Sermaye Şirketlerinde
Kurum Kazancı
Kurum Kazancının Hesaplanması
Kurum kazancı nasıl belirlenir? Kurum kazancının hesaplanmasında indirilecek ve indirilemeyecek giderler nelerdir?
Hazırlayan : VOLKAN KARA
www.muhasebeciyorumluyor.com
İçindekiler
- Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
- Kurum Kazancının Beyanı
- Kurum Kazancının Tespit Edilmesi
- Kurum Kazancının Tespitinde İndirilecek Giderler
- Gelir Vergisi Kanununa Göre İndirilecek Giderler
- Kurumlar Vergisi Kanununa Göre İndirilecek Giderler
- Kurum Kazancından İndirilecek Diğer Giderler
- Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler
- Kurum Kazancından İndirilemeyen Giderler
- Kurum Kazancı Tespitinde İndirilemeyecek Giderler
- Benzer Hükümler
- İndirilemeyen Giderlerden Bazıları
- İndirilemeyen Bazı özellikli Giderler
- 1.Hırsızlık Nedeniyle İndirilemeyen Giderler
- 2.Maliyete Girmesi Gereken Giderler
- 3.Peşin Ödenen Giderler
- 4. Vergi Usul Kanununda Olmayan Karşılıklar
- Diğer Kanunen Kabul Edilmeyen Giderler
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 1
Kurum Kazancının Beyanı
Nisan ayı, bu ay işletmelerde muhasebeciler için önemli.
Çünkü bir önceki yılın kurumlar vergisi beyannamesi hazırlanarak kurum kazancı beyan edilecek.
Sermaye şirketleri ve diğer kurumlar vergisi mükellefleri geçen yılın kurumlar
vergisi beyannamesini 25 Nisan akşamına kadar vergi dairesine vermiş olacaklar. Ödenecek kurumlar vergisi çıkması halinde de tamamını 30 Nisan tarihine kadar ödeyecekler.
Kurum Kazancının Tespit Edilmesi
Sermaye şirketlerinde kurum kazancı nasıl tespit edilecek sorusuna cevabı
Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 6.ncı maddesinde buluyoruz.
Bu maddenin 1.nci fıkrasına göre kurumlar vergisi safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacak, 2.nci fıkraya göre de safi kurum kazancının tespitinde Gelir vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkındaki hükümleri uygulanacaktır.
Şimdi burada Gelir Vergisi Kanunu (GVK) 38.nci maddeye bakmamız gerekiyor. GVK madde 38 "Bilanço Esasında Ticari Kazancın tespiti" başlıklı.
Bu maddeye göre, teşebbüsteki öz sermayenin hesap döneminin sonu ve başındaki tutarları arasındaki olumlu fark bilanço esasına göre ticari kazançtır.
Hesap döneminde işletme sahip ya da sahipleri tarafından işletmeye ilave
edilen tutarlar bu farktan indirilir, işletmeden çekilen değerler ise bu farka ilave
edilir.
Ayrıca, ticari kazancın tespit edilmesinde Vergi Usul Kanunu (VUK) değerleme hükümleri ile GVK 40. ve 41. maddeleri hükümlerine uyulmak zorundadır.
Özetlersek safi kurum kazancı, öz sermayenin hesap dönemi başı ve sonu
arasındaki tutarlarının kıyaslanması ile hesaplanmakta ve çıkan olumlu farktan yukarıda belirttiğim indirim ve ilaveler yapılmaktadır.
Bunun yanında VUK değerleme hükümleri ile GVK'nun indirilecek giderleri
gösteren 40.nci maddesi ve gider kabul edilmeyen ödemeleri belirten 41.nci
maddesi hükümlerine uyulacaktır.
Ayrıca Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre kabul edilmeyen indirimleri de göz
önüne almamız gerekmektedir. Kurumlar Vergisi Kanunu 11.nci maddesinde
kabul edilmeyen indirimleri görebilirsiniz.
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 2
Bu şekilde hesaplanan kurum kazancı üzerinden, Kurumlar Vergisi Kanunu
(KVK) 5.maddesinde sayılan istisnalar ve kurumların kendi kanunlarında yer
alan diğer istisnalar ( ki bunlar zarar olsa dahi indirilecek istisna ve indirimlerdir) indirilecektir.
Daha sonra varsa geçmiş yıl mali zararlar ve yine Kurumlar Vergisi Kanunu
10.maddede sıralanan indirimler (ki bunlar kazancın bulunması halinde indirilecek istisna ve indirimlerdir) yapılarak safi kurum kazancı belirlenecektir.
Şimdi burada Tekdüzen Hesap Planı'na göre ilgili hesaplara kaydedilen gelir
ve giderler sonucu gelir tablosunda ortaya çıkan işletme kârına göre hesaplanan kurum kazancından bahsetmek istiyorum.
Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği'ndeki tekdüzen hesap planı ve
mali tablolardan olan gelir tablosuna göre kurum kazancının hesaplanması
farklı olmaktadır.
Muhasebe sistemine göre gelir tablosu hesaplarının (+/-) olarak sıralanması
(ki bunlar satışların, gelirlerin, satış maliyetlerinin, giderlerin izlendiği hesaplardır) bir başka deyimle kıyaslanması ile işletme ticari kazancı ortaya çıkmakta ve bu kazanca varsa hesap planına göre ilgili gider hesaplarına kaydedilmiş olan ancak vergi kanunlarına göre kanunen kabul edilmeyen giderler
ilave edilmektedir.
Bu şekilde hesaplanan işletme bilanço kârına yukarıda anlattığım istisna ve
indirimler uygulanması neticesinde safi kurum kazancı yani kurumlar vergisi
matrahı ortaya çıkmaktadır.
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 3
Kurum kazancının tespitinde indirilecek giderler için Gelir Vergisi Kanunu
40.ncı maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunun 8.nci maddesine bakmamız gerekiyor.
Yani kurum kazancının (ticari kazanç da diyebiliriz) tespitinde GVK/40.ncı
madde ile KVK/8.nci maddesinde sıralanan giderler indirilecektir.
Şimdi bu giderlere bakalım.
1. Genel Giderler
GVK 40.ncı madde 1.nci fıkrasına göre ticari kazancın elde edilmesi ve idamesi için yapılan genel giderler işletme hasılatından indirilir.
Burada genel giderleri biraz açalım.
Her muhasebeci bilir, genel giderler işletmenin özelliğine, organizasyon yapısına, sektörüne göre değişiklik gösterebilmektedir.
Genel giderlerin işletme hasılatından indirilebilmesi için bazı şartların olması
gerekmektedir.
Bu şartları şöyle sıralayabiliriz;
A. Yapılan gider, her şeyden evvel ticari kazancın elde edilmesi ve idamesine
yönelik, ticari faaliyetin yapılabilmesi için olmalıdır.
B. Yapılan gider, ticari kazancın gerçekleşmesi için olmalı yani keyfilik unsuru
taşımamalıdır.
C. Yapılan gider, ancak vergi konusuna giren kazançlarla ilgili olmalıdır. Yani
vergiden istisna edilen gelirlere ait ait giderler vergiye tabi kazançlardan indirilemez.
D. Yapılan gider, maliyetlere girmesi gereken bir gider olmamalıdır. İşletme
ürün ya da hizmetlerin maliyetine girmesi gereken giderler doğrudan gider
yazılamaz.
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 4
Şimdi bu çerçeveden bakarak genel giderleri belirlemeye çalışalım ;
- İşletmenin idari bölümlerinde çalışan (bir başka ifadeyle üretimle ilgili olmayan) personele ait maaş/ücretler, sosyal yardımlar, ikramiye ve benzeri personel yan ödemeleri,
- İşletmenin üretimle ilgili olmayan ısıtma, aydınlatma, su gibi enerji giderleri,
- İşletme aktifindeki bina, taşıt ve diğer sabit kıymetlerin yangın, deprem, kaza, hırsızlık, sel basması gibi risklere karşılık sigorta ettirilerek ödenen sigorta
primleri,
- Finansal kiralamaya ilişkin ödenen faizler,
- İşletmenin üretimle ilgili olmayan kira giderleri,
- İşletme personelinin işle ilgili temsil ve ağırlama giderleri,
- Satışlarla ilgili reklâm giderleri,
- İşletmeyle ilgili ilan ve duyurular,
- İşletme faaliyetiyle ilgili meslek dernek ve birliklere ödenen aidatlar,
- Genel olarak pazarlama, satış ve dağıtım için yapılan giderler,
- Buraya almadığım ancak yukarıda genel giderlerin işletme hasılatından indirme şartlarına uygun diğer genel giderler, mesela işletme faaliyetiyle ilgili
finansman giderleri.
- Ayrıca ihracat, yurt dışında inşaat, onarma, montaj ve taşımacılık yapan mükellefler GVK 40/1.nci maddesi ile bu faaliyetlerinden elde ettikleri döviz hasılatının binde beşine kadar yurt dışındaki bu işlerle ilgili giderlerine karşılık olmak üzere hesapladıkları götürü gideri de ticari kazançdan indirilebilmektedir.
2. GVK/40.ncı maddesi 2.nci fıkrasına göre, hizmet ve işçilerin işyerinde ya
da müştemilatında iaşe ve ibate giderleri, tedavi ve ilaç giderleri, sigorta primleri, emekli aidatı ve GVK 27.nci maddede belirtilen (demirbaş olarak verilen)
giyim giderleri.
3. GVK/40.ncı maddesi 3.ncü fıkrasına göre, işle ilgili olmak şartıyla sözleşmeye veya ilama ya da kanun emrine istinaden ödenen zarar, ziyan ve tazminatlar.
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 5
Burada birkaç noktaya dikkat çekmek istiyorum.
- Zarar, ziyan ve tazminatların ödenmesi gerekir. Yani karşılık ayrılarak gider
yazılamaz.
- Zarar, ziyan ve tazminatların ticari faaliyet nedeniyle oluşması bir başka ifadeyle kişisel bir nitelik taşımaması gerekir.
- Zarar, ziyan ve tazminatların işletme sahiplerinin suçundan dolayı ödenmemiş olması gerekir.
4. GVK/40.ncı madde 4.ncü fıkrasına göre, işle ilgili olarak seyahat ve ikamet
giderleri. Yapılan seyahat işin önemi ile genişliğine uygun ve seyahat amacının gerektirdiği süreyle sınırlı olması gerekmektedir.
İşletmenin faaliyet konularının gerektirdiği seyahat ve konaklama giderleri işletme hesaplarında gider yazılabilir.
Seyahat ve konaklama giderleri içinde bulunan yol giderlerinin tamamı
GVK/24.ncü madde 2.nci fıkrasına göre gerçek tutarları üzerinden, yemek ve
yatmak giderlerinde ise bu giderlere karşılık verilen gündelikler gider yazılır.
Ancak bu gündelikler aynı aylık seviyesindeki devlet memurlarına verilen
gündeliklerden fazla olması halinde ya da devletçe verilen gündeliklerin en
yüksek haddini aşması halinde aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulmak
zorundadır.
Yemek ve konaklama giderlerinde harcırah usulü yerine belge karşılığı fiili
harcama usulü de giderleştirilebilir. Bu giderlerin ticari faaliyetle ilgili, seyahat
amacına mütenasip olması burada önemlidir.
5. GVK/40.ncı madde 5.nci fıkrasına göre, kiralama yoluyla edinilen ya da işletmeye ait olan ve işte kullanılan taşıtların giderleri de işletme hasılatından
indirilebilir.
6. GVK/40.ncı madde 6.ncı fıkrasına göre bina, arazi, gider, istihlak, damga,
belediye vergileri, harçlar ve kaydiyeler gibi ayni vergi, resim ve harçlar işletmeye ait olmak koşuluyla gider yazılabilir.
7. GVK/40.ncı madde 7.nci fıkrasına göre, Vergi Usul Kanunu hükümlerine
uygun olarak ayrılmış amortismanlar gider yazılabilir.
Muhasebecilerin bildiği gibi amortisman ayırmanın bazı koşulları bulunmaktadır.
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 6
Bunları kısaca şöyle sıralayabiliriz;
- Üzerinden amortisman ayrılacak sabit kıymetin bir yıldan fazla kullanılması
gerekmekte.
- Amortisman ayrılacak sabit kıymet işletme envanterinde olmalıdır.
- Aktife kayıtlı kıymet yıpranma ve aşınmaya maruz kalmalı, mesela boş arsa
ve araziler yıpranmaya tabi olmadığı için bunların kayıtlı değerleri üzerinden
amortisman ayrılamaz.
- Envantere alınması için sabit kıymetin değerinin belli tutarı geçmesi gerekmekte, bu tutar 2014 yılı için 800 TL.
Yani bu şu demek oluyor 800 TL. ye kadar olan sabit kıymet gider yazılabilir.
8. GVK/40.ncı madde 8.nci fıkrasına göre, işverenlerin Sendikalar Kanunu
hükümlerine göre sendikalara ödediği aidatlar gider yazılabilir, ancak ödenen
aidatın bir aylık tutarı işyerinde işçilere ödenen çıplak ücretin bir günlük toplamını aşmaması gerekiyor.
9. GVK/40.ncı madde 9.ncu fıkrasına göre, işverenlerin ücretliler adına ödediği bireysel emeklilik sistemi katkı payları gider yazılabilir.
Ticari kazancın tespitinde gider olarak indirilecek katkı paylarının toplamı,
ödemenin yapıldığı ayda elde edilen ücretin %15'ini ve yıllık asgari ücretin
yıllık tutarını aşamaz.
10. GVK/40.ncı madde 10.ncu fıkrasına göre, fakirlere yardım maksadıyla gıda bankacılığı faaliyetinde bulunan dernek ve vakıflara Maliye Bakanlığı'nca
belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde bağışlanan gıda, temizlik, giyecek,
yakacak maddelerinin maliyet bedeli gider yazılabilir. Bir başka ifadeyle kurum kazancının tespitinde hasılattan indirilebilir.
Gelir Vergisi Kanunu 251 No.lu Genel Tebliği bu kapsamda yapılacak bağışlara ilişkin usul ve esasları düzenlemektedir.
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 7
Kurumlar Vergisi Kanunu 8.nci maddesi, ticari kazanç gibi hesaplanan kurum
kazancının tespitinde ayrıca hasılattan indirilebilecek giderleri sıralamıştır.
Bunlar;
a- Menkul kıymetlerin ihraç giderleri,
b- Kuruluş ve örgütlenme giderleri;
Kuruluş ve örgütlenme giderlerini biraz açmak istiyorum. Bu giderler bir işletmenin yeni kurulması, yeni bir şube açılması, işlerin genişletilmesi amacıyla
yapılan giderlerdir. Bu giderlerin karşılığında herhangi bir maddi kıymet edinilmez.
Kuruluş ve örgütlenme giderleri Vergi Usul Kanunu 326.ncı maddesine göre
mukayyet değerleri üzerinden eşit tutarlarda ve beş yılda amortisman yoluyla
itfa olur.
Kuruluş ve örgütlenme giderleri hakkında www.muhasebeciyorumluyor.com
da yazdığım "Kuruluş ve Örgütlenme Giderlerinde Aktifleşme Yasağı" başlıklı
makaleyi okumanızı öneririm.
Bu makalede kuruluş ve örgütlenme giderlerinin muhasebesi, hangi giderlerin
olduğu VUK 282. ve 326.ncı maddelerine göre kuruluş ve örgütlenme giderlerini ve Türk Ticaret Kanunu 74.ncü maddesine göre aktifleştirme yasağı konularında bilgiler bulacaksınız.
c- Genel kurul toplantıları için yapılan giderler, birleşme, devir, bölünme, fesih
ve tasfiye giderleri,
d- Sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde komandite ortağın kâr
payı,
e- Katılım bankalarınca katılma hesabı karşılığında ödenen kâr payları,
f- Sigorta ve reasürans şirketlerinde bilanço gününde hükmü devam eden sigorta sözleşmelerine ait olan teknik karşılıklar kurum hasılatından indirilebilir.
Bu karşılıkların detayı için Kurumlar Vergisi Kanunu 8.nci maddesine bakın.
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 8
1. Temettü ikramiyesi;
Kurumlar hesap dönemi sonunda gerçekleşen net kârdan çalışanlarına temettü ikramiyesi verebilmektedir. Ancak bu ödemeler GVK/61.nci madde
2.fıkrasına göre ücret olarak değerlendirilmektedir. İşte bu nedenle bu ödemelerin kurum kazancından ücret gideri olarak indirilmesi gerekmektedir.
Ancak personele ödenecek temettü ikramiyesinin belirlenmesi hesap döneminin kapanmasından sonra olacağı için indirme beyanname üzerinden olacaktır.
Tahakkuk ve ödeme ertesi yıl yapılacak fakat dönemsellik gereği gider olarak
indirimi ilgili yıl kazancından olacaktır. Burada dikkat edilecek konu cari yılın,
yani ödendiği yılın hesaplarına kanunen kabul edilmeyen gider olarak kayıt
edilmesidir, dolayısıyla cari yılın kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınmayacaktır.
2.Vergi Usul Kanunu'na Göre Ayrılan Karşılıklar
Vergi Usul Kanunu (VUK) 288.nci maddeye göre;
"Hasıl olan veya husulü beklenen fakat miktarı katiyetle kestirilmeyen ve teşebbüs için bir borç mahiyetini arz eden belli bazı zararları karşılamak maksadiyle hesaben ayrılan meblağlara karşılık denir.
Karşılıklar mukayyet değerleriyle pasifleştirilmek suretiyle değerlenir."
Bu madde çerçevesinde ayrılabilecek karşılıklara bakalım.
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 9
a- Stok Değer Düşüklüğü Karşılığı
VUK/278.nci maddesi kıymeti düşen mallar ile ilgilidir. Bu maddede sayılan
nedenlerden iktisadi kıymet değerinde azalış meydana gelmesi halinde bu
mallar emsal değeri ile değerlenir. Dolayısıyla emsal bedele göre tespit edilen
değer düşüklüğü için karşılık ayrılması gerekir.
b- Menkul Kıymet Değer Düşüklüğü Karşılığı
VUK/279.ncu maddesine göre, borsa rayici ile değerlenmesi gereken menkul
kıymetler vardır.
Bu menkul kıymetlerde değerleme gününde borsa rayici ile yapılan değerleme sonucunda ortaya çıkan değer düşüklüğü için karşılık ayrılarak bu fark giderleştirilebilir.
c- Şüpheli Alacak Karşılığı
VUK/323.ncü maddesine göre kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi ile
ilgili olan alacaklardan;
- Dava veya icra safhasında olanlar,
- Yapılan protesto veya yazı ile bir kereden fazla istenilmesine rağmen borçlusu tarafından ödenmeyen ve dava ve icra takibine değmeyecek tutarda olan
küçük alacaklar için şüpheli alacak karşılığı ayrılabilir.
Alacağın şüpheli hale geldiği hesap döneminde karşılık ayrılması gerekmektedir. Alacağın şüpheli hale geldiği dönemden sonraki dönemlerde karşılık
ayırarak zarar yazmak kabul görmemektedir. Ayrıca teminata bağlı alacaklar
için karşılık ayrılamaz.
Burada şunu söylemek mümkün herhalde, satışı yapılan mal ya da hizmet
bedelinin tahsil edilme imkanının ortadan kalkması ya da başka bir ifadeyle
tahsilinin şüpheli hale gelmesi durumunda VUK'na göre bu alacağı zarar
yazmak mümkün.
d- Değersiz Alacaklar
VUK/322.nci maddesine göre kazai bir hükme ya da kanaat verici bir vesikaya göre tahsili imkansız hale gelen alacaklar değersiz alacaktır ve mukayyet
değerleriyle zarara geçirilerek yok edilirler.
Şüpheli alacak ile değersiz alacak arasındaki fark, şüpheli alacağın aksine
değersiz alacağın tahsil edilme ihtimalinin olmamasıdır.
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 10
3- Reeskont
VUK'nda reeskont 280, 281 ve 285.nci maddelerde düzenlenmiştir.
Reeskont, işletmenin aktif ve pasifinde bulunan senede bağlı alacak ve borçlarından değerleme gününde henüz vadesi gelmemiş olanlarının değerleme
günündeki cari değerine indirgenmesidir.
Bu işlem senede bağlı alacak ve borçlarda değerleme gününden sonraki döneme isabet eden vade farkı tutarlarının hesaplanarak bu tutarlar kadar gider
ve gelir yazılmasıdır.
VUK/281.nci maddesine göre, vadesi gelmemiş olan senede bağlı borçlar
değerleme günü kıymetine irca olunabilir. Bu takdirde senette faiz nispeti
açıklanmış ise bu nispet, açıklanmamışsa Merkez Bankası resmi iskonto
haddinde bir faiz uygulanır.
Reeskont işleminin yapılabilmesi için;
- Alacak ve borçlar senede bağlanmış olmalı,
- Senede bağlanmış alacak ve borçlar ticari ilişkiden kaynaklanıyor olmalı,
- Reeskont uygulanacak senedin vadesinin dönem sonunda (değerleme günü
itibariyle) dolmamış olması,
- Alacak ve borç senedinin işletmenin bilançosunda olması gerekmektedir.
Alacak senetleri için hesaplanan reeskont gider, borç senetleri için hesaplanan reeskont ise gelir olarak gider kaydedilecektir.
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 11
Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler
Şimdi Gelir Vergisi Kanunu ile Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre gider olarak
kabul edilmeyen ödemeler ve indirimlere de bir bakalım.
Gelir Vergisi Kanunu'nda 40.ncı madde ticari kazancın tespitinde indirilecek
giderleri belirlerken 41.nci maddede gider kabul edilmeyen ödemeler belirlenmiştir.
Bu çerçevede GVK/41.nci maddede sayılan ödemeler ticari kazancının tespitinde indirilemez.
Ticari kazancının tespitinde indirilemeyecek ödemeleri tek tek okumak için
lütfen Gelir Vergisi Kanunu'nun 41.nci maddesine bakınız.
Kurumlar Vergisi Kanunu 11.nci maddesinde de kurum kazancının tespitinde
kabul edilmeyen indirimler sıralanmıştır.
Kurum kazancının tespitinde kabul edilmeyen indirimleri tek tek okumak için
lütfen Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 11.nci maddesine bakınız.
Bu özet bilgiden sonra indirilemeyen giderleri biraz detaylandıralım.
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 12
Kurum Kazancı Tespitinde İndirilemeyecek Giderler
Buraya kadar sermaye şirketlerinde kurum kazancının nasıl hesaplanacağını
anlatmaya çalıştım.
Bu çerçevede gerek Gelir Vergisi Kanunu, gerekse Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre safi kurum kazancı hesaplanırken indirilecek giderleri incelemeye
çalıştım.
Şimdi kurum kazancı hesaplanırken indirilemeyen giderleri yine Gelir Vergisi
Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu'na göre incelemeye çalışalım.
Kurumlar Vergisi Kanunu 6.ncı maddesine göre safi kurum kazancının hesaplanmasında Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazancın tespitiyle ilgili hükümleri
uygulanacaktır.
Bu çerçevede safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu 40.ncı
maddesinde sıralanan indirilecek giderleri dikkate almamız gerekmektedir.
Ayrıca Kurumlar Vergisi Kanunu 8.maddesinde sıralanan indirilecek giderler
ticari kazanç gibi hesaplanan kurum kazancının tespit edilmesinde hasılattan
indirilebilecektir.
Hangi giderler kurum kazancının tespitinde indirilebilir sorusuna herhalde kısa
ve öz olarak şu şekilde cevap vermek gerekir; kazancın elde edilmesi ve idamesi için yapılan, doğrudan doğruya bu amaca yönelik giderler indirim konusu olabilir, şüphesiz vergi kanunlarının ilgili hükümlerine uygun olarak.
Kurum kazancının tespitinde indirilebilecek giderlerin yanında indirilemeyecek
gider ve ödemeler de bulunmaktadır.
Bu e-kitabın konusu olan indirilemeyecek giderler Gelir Vergisi Kanunu 41.nci
maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunu 11.nci maddelerinde sıralanmaktadır.
Gelir Vergisi Kanunu 41.nci maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunu 11.nci maddesini aşağıda okuyabilirsiniz. Ya da www.gib.gov.tr adresinde mevzuat bölümünden inceleyebilirsiniz.
Gelir Vergisi Kanunu 41.nci maddesi:
"Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 13
Aşağıda yazılı ödemelerin gider olarak indirilmesi kabul olunmaz.
1. Teşebbüs sahibi ile eşinin ve çocuklarının işletmeden çektikleri paralar veya aynen aldıkları sair değerler (Aynen alınan değerler emsal bedeli ile değerlenerek teşebbüs sahibinin çektiklerine ilave olunur.)
2. Teşebbüs sahibinin kendisine, eşine, küçük çocuklarına işletmeden ödenen
aylıklar, ücretler, ikramiyeler, komisyonlar ve tazminatlar;
3. Teşebbüs sahibinin işletmeye koyduğu sermaye için yürütülecek faizler;
4. Teşebbüs sahibinin, eşinin ve küçük çocuklarının işletmede cari hesap veya diğer şekillerdeki alacakları üzerinden yürütülecek faizler;
5. Bu fıkranın 1 ilâ 4 numaralı bentlerinde yazılı olan işlemler hariç olmak üzere, teşebbüs sahibinin, ilişkili kişilerle emsallere uygunluk ilkesine aykırı olarak tespit edilen bedel veya fiyatlar üzerinden mal veya hizmet alım ya da satımında bulunması halinde, emsallere uygun bedel veya fiyatlar ile teşebbüs
sahibince uygulanmış bedel veya fiyat arasındaki işletme aleyhine oluşan
farklar işletmeden çekilmiş sayılır.
Teşebbüs sahibinin eşi, üstsoy ve altsoyu, üçüncü derece dahil yansoy ve kayın hısımları ile doğrudan veya dolaylı ortağı bulunduğu şirketler, bu şirketlerin ortakları, bu şirketlerin idaresi, denetimi veya sermayesi bakımından kontrolü altında bulunan diğer şirketler ilişkili kişi sayılır.
Bu bent uygulamasında, imalat ve inşaat, kiralama ve kiraya verme, ödünç
para alınması veya verilmesi, ücret, ikramiye ve benzeri ödemeleri gerektiren
işlemler, her hâl ve şartta mal veya hizmet alım ya da satımı olarak değerlendirilir.
İşletmeden çekilmiş sayılan farklar, ilişkili kişi tarafından beyan edilmiş gelir
veya kurumlar vergisi matrahının hesabında dikkate alınmış ise ilişkili kişinin
vergilendirme işlemleri buna göre düzeltilir. İlişkili kişiler ve bu kişilerle yapılan
işlemler hakkında bu maddede yer almayan hususlar bakımından, 5520 sayılı
Kurumlar Vergisi Kanununun 13 üncü maddesi hükmü uygulanır.
6. Her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin suçlarından
doğan tazminatlar (Akitlerde ceza şartı olarak derpiş edilen tazminatlar, cezai
mahiyette tazminat sayılmaz.)
7. Her türlü alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve
reklâm giderlerinin % 50'si (90/1081 sayılı B.K.K. ile (0) sıfır) (Bakanlar Kurulu, bu oranı % 100'e kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye yetkilidir).
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 14
8. Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan yat, kotra, tekne, sürat
teknesi gibi motorlu deniz, uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ile amortismanları;
9. Kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede
kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur
farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının
%10'unu aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan kısmı.
Belirlenecek oranı sektörler itibarıyla farklılaştırmaya Bakanlar Kurulu, bendin
uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir
10. Basın yoluyla işlenen fiillerden veya radyo ve televizyon yayınlarından
doğacak maddî ve manevî zararlardan dolayı ödenen tazminat giderleri.
Bu maddenin uygulanmasında, kollektif şirketlerin ortakları ile adi ve eshamlı
komandit şirketlerin komandite ortakları teşebbüs sahibi sayılır."
Kurumlar Vergisi Kanunu 11.nci maddesi:
"Kabul edilmeyen indirimler
(1) Kurum kazancının tespitinde aşağıdaki indirimlerin yapılması kabul edilmez:
a) Öz sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faizler.
b) Örtülü sermaye üzerinden ödenen veya hesaplanan faiz, kur farkları ve
benzeri giderler.
c) Transfer fiyatlandırması yoluyla örtülü olarak dağıtılan kazançlar.
ç) Her ne şekilde ve ne isimle olursa olsun ayrılan yedek akçeler (Türk Ticaret
Kanununa, kurumların kuruluş kanunlarına, tüzüklerine, ana statülerine veya
sözleşmelerine göre safî kazançlardan ayırdıkları tüm yedek akçeler ile Bankacılık Kanununa göre bankaların ayırdıkları genel karşılıklar dahil).
d) Bu Kanuna göre hesaplanan kurumlar vergisi ile her türlü para cezaları,
vergi cezaları, 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları ve
faizler ile Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ödenen gecikme faizleri.
e) Kanunlarla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak tespit edilen hadler
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 15
saklı kalmak kaydıyla, menkul kıymetlerin itibarî değerlerinin altında ihracından doğan zararlar ile bu menkul kıymetlere ilişkin olarak ödenen komisyonlar
ve benzeri her türlü giderler.
f) Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan; yat, kotra, tekne, sürat
teknesi gibi motorlu deniz taşıtları ile uçak, helikopter gibi hava taşıtlarından
işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ve amortismanları.
g) Sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından
doğan maddî ve manevî zarar tazminat giderleri.
h) Basın yoluyla işlenen fiillerden veya radyo ve televizyon yayınlarından doğacak maddî ve manevî zararlardan dolayı ödenen tazminat giderleri.
ı) Her türlü alkol ve alkollü içkiler ile tütün ve tütün mamullerine ait ilan ve reklam giderlerinin % 50'si. Bakanlar Kurulu bu oranı % 100'e kadar artırmaya
veya sıfıra kadar indirmeye yetkilidir.
i) Kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri dışında, kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade
farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10'unu aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan kısmı. Belirlenecek oranı sektörler itibarıyla farklılaştırmaya Bakanlar Kurulu, bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir."
Benzer Hükümler
Yukarıda Gelir Vergisi Kanunu 41.nci maddesinin ilk beş fıkrasına baktığımızda işletmeden teşebbüs sahiplerine bir menfaat aktarımının önlenmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu aktarımların işletmede gider yazılamayacağını göstermektedir.
Dolayısıyla teşebbüs sahibinin işletmeden bir kıymet veya mal çekimi işletme
için ticari kazancın hesaplanmasında indirilmesi mümkün olmayan giderlerdir.
Hemen söyleyeyim, Kurumlar Vergisi Kanunu 11.nci maddesinde de (yine yukarıdan incelemenizi öneririm) yukarıda söz ettiğim teşebbüs sahipleri yani
kurum ortakları tarafından işletmeden mal veya kıymet çekimine yönelik benzer hükümler bulunmaktadır.
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 16
İndirilemeyen Giderlerden Bazıları
Ben burada indirilemeyen giderlerden bazılarından, Gelir Vergisi Kanunu
41.nci madde ile Kurumlar Vergisi Kanunu 11.nci maddesinde benzer şekilde
yer alanlardan bahsetmek istiyorum.
- Gelir Vergisi Kanunu 41/6.nci maddesindeki;
"Her türlü para cezaları ve vergi cezaları ile teşebbüs sahibinin suçlarından
doğan tazminatlar. (Akitlerde ceza şartı olarak derpiş edilen tazminatlar, cezai
mahiyette tazminat sayılmaz.)"
Yukarıdaki GVK-41/6.ncı madde oldukça açık, her türlü para cezaları ile işletme sahibinin suçlarından doğan tazminatları gider olarak indirmek mümkün
değil.
Ancak burada parantez içinde bir istisna var, sözleşmelerde bir ceza şartı olarak konulan tazminatlar ceza mahiyetinde tazminat olmadığı için gider olarak
indirilebilir.
Ayrıca elektrik, gaz, su gibi kamusal ve yarı kamusal hizmetlerin vadesinde
ödenmemesi nedeniyle ödenen gecikme faizleri bir nevi vade farkı mahiyetini
taşıdığından kurum kazancının tespit edilmesinde gider olarak dikkate alınabilir.
Yukarıda KVK-11/1-d maddesine baktığımızda da, kurumlar vergisi ile her türlü para cezalarının, vergi cezalarının, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil
Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ödenen cezalar, gecikme zamları
ve faizler ile Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre ödenen gecikme faizlerinin
kurum kazancından indirilemeyeceğini görüyoruz.
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 17
- Gelir Vergisi Kanunu 41/8.nci maddesindeki;
" Kiralama yoluyla edinilen veya işletmede kayıtlı olan yat, kotra, tekne, sürat
teknesi gibi motorlu deniz, uçak ve helikopter gibi hava taşıtlarından işletmenin esas faaliyet konusu ile ilgili olmayanların giderleri ile amortismanları; "
Yukarıda sayılan taşıt araçlarının giderleri ve amortismanları, şayet bu taşıtlar
işletmenin faaliyet konusu ile ilgili değilse kurum kazancının tespitinde indirilemez.
Bu konuda 180 no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği'ne bakılabilir. Bu tebliğde bu
giderlerin esas faaliyet konusuna uygunluğu açısından değerlendirilerek örnekler verilmektedir. Bu örneklere bakmanızı öneririm.
- Gelir Vergisi Kanunu 41/10.nci ve Kurumlar Vergisi Kanunu 11-1/h
maddelerindeki;
" Basın yoluyla işlenen fiillerden veya radyo ve televizyon yayınlarından doğacak maddî ve manevî zararlardan dolayı ödenen tazminat giderleri. "
Bu tip fiillerin işletme işletme ticari faaliyetinin kapsamı içine girmemesi, bir
başka deyişle ticari kazancın elde edilmesi ile ilgili olmaması nedeniyle, bu tip
fiiller neticesinde ödenen tazminatlar kanunen kabul edilmeyen gider olmaktadır.
- Kurumlar Vergisi Kanunu 11-1/i.nci maddesindeki;
" Kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri dışında, kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade
farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10'unu aşmamak üzere Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan kısmı. Belirlenecek oranı sektörler itibarıyla farklılaştırmaya Bakanlar Kurulu, bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir."
Bu maddenin benzeri Gelir Vergisi Kanunu 41.nci madde 9.ncu fıkrasıdır.
Finansman giderleri kısıtlaması, 6322 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü
Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile
getirilmiş bulunmaktadır. Bu finansman giderleri kısıtlamasının yürürlük tarihi
yine 6322 sayılı kanunun 43.ncü maddesine göre 01.01.2013 tarihidir. Dolayısıyla bu düzenleme 2013 yılı kurum kazancının hesaplanmasında dikkate
alınması gerekmektedir.
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 18
- Kurumlar Vergisi Kanunu 11-1/g.nci maddesindeki;
"Sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatlar hariç olmak üzere kurumun kendisinin, ortaklarının, yöneticilerinin ve çalışanlarının suçlarından
doğan maddî ve manevî zarar tazminat giderleri. "
Bu madde hükmü ile sözleşmelerde ceza şartı olarak konulan tazminatların
dışındaki kurumun kendisi, ortakları, yönetici ve çalışanlarının suçlarından
meydana gelen tazminat giderleri kanunen kabul edilmeyen giderlerdir. Dolayısıyla kurum kazancının tespitinde gider olarak alınamaz.
Bu fıkranın benzeri, Gelir Vergisi Kanunu 41.nci madde 6.ncı fıkradır.
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 19
Şimdi burada direkt olarak yukarıda verdiğim GVK/41.nci madde ile
KVK/11.nci maddede yazmayan bazı özellikli kanunen kabul edilmeyen giderlerden de kısaca bahsetmek istiyorum.
1. Hırsızlık Nedeniyle İndirilemeyen Giderler
Gelir Vergisi Kanunu 40/1.nci maddesine göre, ticari kazancın elde edilmesi
ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler safi kazancın tespitinde indirilebilir.
Oysa hırsızlık ticari faaliyetin olağan icapları içinde değildir. Bu durum hırsızlık
nedeniyle işletmede uğranılan kaybın ya da zararın gider olarak kurum kazancından indirilmesini engellemektedir.
Burada Vergi Usul Kanunu (VUK) 278.nci maddesinde de bahsedilebilir. Bu
maddede kıymeti düşen mallara ilişkin hükümler bulunmaktadır.
Bu maddeyi buraya aynen almak istiyorum;
"Yangın, deprem ve su basması gibi afetler yüzünden veyahut bozulmak, çürümek, kırılmak, çatlamak, paslanmak gibi haller neticesinde iktisadi kıymetlerinde önemli bir azalış vaki olan emtia ile maliyetlerin hesaplanması mutad
olmıyan hurdalar ve döküntüler, üstüpü, deşe ve ıskartalar emsal bedeli ile
değerlenir."
Görüldüğü gibi hırsızlık olayı bu madde kapsamına da girmediği için hırsızlık
nedeniyle yok olan kıymete (meydana gelen zarar) değerleme hükümleri uygulanarak kurum kazancından indirilemez.
2- Maliyete Girmesi Gereken Giderler
Bildiğimiz gibi, satın alınan, işletmede imal edilen emtianın ve duran varlıkların maliyet bedeli Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenir.
Vergi Usul Kanunu 262.nci maddesi maliyet bedelini tanımlamakta, 269.ncu
madde gayrimenkullerin maliyet bedeli ile değerleneceğini, 270.nci madde
gayrimenkullerde maliyet bedeline girecek giderleri, 273.ncü madde demirbaş
eşyanın maliyet bedeli ile değerleneceğini ve maliyet bedeline girecek giderleri göstermektedir.
Yine 274.ncü madde emtianın maliyet bedeli ile değerleneceğini, 275.nci
madde ise imal edilen emtianın maliyet bedeline girecek giderleri göstermektedir.
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 20
Bu çerçevede maliyet giderlerine girmesi gereken giderleri doğrudan gider
yazarak kurum kazancının tespitinde indirilmesi mümkün değildir.
Muhasebe işlemlerinde maliyete giren giderlerden stoktaki mallarda pay alacaktır. Eğer dönem sonunda stok varsa, bunlara verilmiş olan giderler sonuç
hesaplarına değil aktif hesaplara girmiş olacaktır.
3- Peşin Ödenen Giderler
Gelecek hesap dönemine ait olupta içinde bulunan dönemde ödenen giderler
kurum kazancından ancak ait olduğu dönemde indirilebilir.
Bu hususta Vergi Usul Kanunu'nda "Aktif Geçici Hesap Kıymetleri" başlıklı
283.ncü maddeye bakılabilir.
Bu maddeye göre içinde bulunan dönemde ödenen fakat gelecek döneme ait
giderin, içinde bulunan dönemde gider yazılmadan aktifleştirilmesi gerekmektedir.
4- Vergi Usul Kanunu'nda Olmayan Karşılıklar
Vergi Usul Kanunu 288.nci maddesinde karşılıklar tarif edilmektedir. 323.ncü
maddede ise ticari alacaklar için nasıl ve hangi şartlarla karşılık ayrılabileceği
düzenlenmiştir.
Yine Vergi Usul Kanunu 278.nci maddesinde de değeri düşen mallar için emsal bedeli hesaplanacağı dolayısıyla değer düşüklüğü karşılığı ayrılabileceği
görülmektedir.
Oysa Tekdüzen Hesap Planı ve SPK mevzuatı çerçevesinde ayrılan karşılıklar Vergi Usul Kanunu'ndaki düzenlemeye göre daha farklıdır.
Vergi Usul Kanunu'nda sadece şüpheli alacaklar ve değeri düşen mallar için
karşılık ayırarak kurum kazancından indirilebilir.
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 21
Uzun yazıların okuyucuyu sıktığını bildiğimden konuyu daha fazla uzatmadan
bir kaç indirilemeyen giderden daha bahsederek bu e-kitabı tamamlamak istiyorum.
- Amortismanların gider yazılabilmesi için Vergi Usul Kanunu (VUK) hükümlerine uygun ayrılmış olması gerekir. Çünkü amortisman oranları, süresi ve diğer şartlar bellidir. Bu çerçevede VUK hükümlerine aykırı fazla ayrılan amortismanları gider yazmak mümkün değildir.
- Dönem sonlarında stok sayımları yapılır, bunu her muhasebeci bilir. Stok
sayımlarında çıkan sebepleri bilinmeyen envanter eksiklikleri gider yazılamaz.
- Motorlu Taşıtlar Kanunu 14.ncü maddeye göre, bu kanuna bağlı (I) ve (IV)
sayılı tarifelerde yer alan taşıtların vergi ve cezalar ile gecikme zamları kurum
kazancının tespitinde gider olarak kaydedilemez.
- Gider Vergileri Kanunu 39.ncu maddesine göre özel iletişim vergisinin kurum
kazancının tespitinde gider olarak kaydı mümkün değildir.
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 22
Muhasebeci Yorumluyor Hakkında
Bu e-kitap www.muhasebeciyorumluyor.com yazarı Volkan Kara tarafından hazırlanmıştır.
Muhasebeci Yorumluyor web sitesinde muhasebenin çeşitli dallarında özgün konularda
içerikler bulunmaktadır.
Günümüzde genel muhasebenin yanında maliyet ve yönetim muhasebesi, işletme bütçeleri özel önem taşımaktadır.
Muhasebenin bu dallarında www.muhasebeciyorumluyor.com’da çeşitli yazılar/makaleler okuyabilirsiniz.
Muhasebeci Yorumluyor web sitesini ziyaret etmek isterseniz bu sayfadaki linklere tıklayın...
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 23
Sermaye Şirketlerinde Kurum Kazancı
Hazırlayan : Volkan Kara
Tarih : 21 Eylül 2014
Sayfa 24
Download

Burayı sağ tıklayarak indirin…