SADÜLARAP
Pery, "The Banu Ka'b: An Ambitious Brigand
State in Khuzistan", Le monde iranien et /'Islam,
I, Paris 1971, s. 131-152; C. J. Edmonds, "The Iraqi-Persian Frontier 1639-1938", As.Af., sy. 62
(1975), s. 149-154; Kamüsü 'l-a'lam, N, 2859; T.
H. Weir, "Şatt-ül-Arab", İA, Xl, 356; Amatzia Saram, "Shatt aVArab", EF (İng.), IX, 368-369 .
liJ
şi\VER b. MÜciR
Osmanlı
Devleti ile
iran arasında
(~~).9I..!ı)
Sattü larap ' ın
Ebu
en kapsamlı biçimde
ele alındığ ı
1847
yapılan
barış antlaşmasın ı n
sayfası
(BA, Muahede,
nr. 386)
tülarap ve bölgedeki petrol rezervleriyle
daha yakından ilgilenmeye yöneltmiştir.
Basra, Abadan ve Muhammere önemli liman şehirleri haline gelmiş, bilhassa petr ol nakliyatında önem kazanmıştır. Çok
geçmeden İran ve Irak bölge üzerinde mücadeleye girişmiştir. 1934 yılında İran, Milletler Cemiyeti'ne başvurarak Muhammere ve Abadan gibi ticaret merkezlerini çevreleyen suların Irak'ın hakimiyetinde kalmasını protesto etmiş, Irak ise statükonun sürdürülmesini istemiştir. İki ülke
1937'de tekrar bir antlaşma imzalamış­
larsa da durum sonuç itibariyle 1913 antIaşmasından pek farklı olmamış. Şattüla­
rap ll. Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında İran ve Irak arasında sorun olmaya devam etmiştir. Mart 197S'te iki devlet arasında imzalanan Cezayir Antlaşma­
sı görünüşte Şattülarap anlaşmazlığını halletmiş ve komşuluk ilişkileri 1979 İran İs­
lam Devrimi'ne kadar iyi sürdürülmüştür.
Fakat aynı yıl Irak'ta iktidara sahip olan
Saddam Hüseyin antlaşmayı tanımadığı­
nı açıklamış, 22 Eylül1980'de İran'a savaş
ilan etmiştir. Sekiz yıl süren savaş boyunca İran tarafından kapatılan Şattülarap'ın
dış dünya ile bağlantısı tamamen kesilmiş
ve ancak 1994'te Irak'ın Küveyt'i işgalin­
den önce tekrar başlamıştır. Bununla birlikte bölgede hakimiyet meselesi hala çözülememiştir. Konunun çözümü, ll. Körfez
Savaşı'ndan sonra Irak'ta başlayan Amerikan işgal döneminin ardından gelişecek
İran-Amerika-Irak ilişkilerine bağlı görünmektedir.
BİBLİYOGRAFYA :
BA. I. HUS., İst/1325/M-040, 045, 046 (İngiliz
Lynch Şirketi tarafından Dicle'de ve Şattülarap'­
ta gemi çalıştırılması hakkında); BA. A.DVN.MKL.
382
55/8 (Londra'da imzalanan Şattü larap'ta seyr ü
sefil.in, Anglo-Ottoman Convention, I, 1331/1913);
BA. İ.MSM., 40/1095; BA, Muahede, nr. 366 ; BA,
MV, 169/73, 177 /79; BA. HR.SYS., 112/2; 113/16-9-21; BA. İrade-Hariciye, nr. 9766, 21455; Mes'Gdl, et-Tenbih, s . 52; Yakut, Mu'cemü'l-büldan,
lll, 344; Delilü 'l-Ijalic (Tarih), ı , 478-479; IV, 21672168, 2227-2228, 2235-2251; Mehmed Hurşid,
Seyahatname-i Hudüd (haz Alaattin Eser), İs­
tanbul 1997, s. 3-48; J. C. Hurewitz, The Middle
East and f'lorth Africa in World Politics: A Documentary Record, New Haven 1975, I, 25-28,
79-80, 219-221; K. H. Kaikobad, The Shatt-alArab Boundary Question: A Legal Reappraisal,
Oxford 1988, s. 7, 16-18, 134; R. Schofield, "Interpreting a Vague River Boundary Delimitation:
The 184 7 Erzurum Treaty and the Shatt-al-Arab
before 1913 ", The Boundaries of Modern Iran
[ed. K. McLachlan), London 1994, s. 72-92; J. V.
Harrison, "The Shatt-el-Arab", JRCAS, XXIX/1
(1942), s. 43-51; G. B. Cressey, "The Shatt aiArab Basin", MEJ, Xll ( 1958), s. 448-460; J. R.
sattülarap'ta
seyriseftiin le
ilgili
1913
yılında
imzalanan
Angio-Ortaman
canverıtion
(BA, Muahede,
nr. 366)
Şüca' Şaver
b. Mücir
b. Nizar es-Sa'di
(ö. 564/1169)
Mayısında
Erzurum'da
ilk iki
MusTAFA L. BiLGE
L
Son Hitımi Halifesi
Adıd-Lidinillah'ın veziri.
_j
Cüzam kabilesinin Beni Sa'd koluna mensuptur. Hakkındaki ilk kayıt Haçlılar elinde
esirken Şewal S16'da (Aralık 1122) serbest bırakılmasıyla ilgilidir (Makrizi, III, 83).
Fatımi Veziri Efdal b. Bedr el-Cemall'nin
Haçlılar ' la yaptığı savaşlarda esir düşen
Şaver'in uzun süre esarette kaldığı anlaşılmaktadır. Daha sonra Vezir Me'mQn elBatruhl'nin kurduğu Me'muniyye birliğinde
görev aldı. Vezir Rıdvan b. Velehşa ile Halife Hafız-Lidlnillah arasındaki gerginlik sebebiyle Kahire'de meydana gelen olaylarda Rıdvan'ın tarafında yer aldı ve onunla
birlikte Suriye'ye kaçtı. Rıdvan'ın S34'te
(1139) Kahire önlerine gelip halifenin kuvvetleri karşısında yenilerek yakalanması­
nın ardından bir müddet Said'de bedev1
kabileleri arasında yaşadı. Daha sonra affedilmekle beraber bir süre Kahire'de sarayda ikamete mecbur edildi. Ardından
SAYi HiSSE
Vezir Talai' b . Rüziik'ın hizmetine girdi ve
Kı1s merkez olmak üzere Said bölgesi valiliğine tayin edildi (555/ıı60) Taıai' , Şa­
ver'in görevinde büyük başarı kazanmasından dolayı pişman olmakla birlikte onu
görevden alamadı. Ancak vefatı esnasın­
da oğlu Rüzzlk'ı Şaver'e karşı dikkatli olması hususunda uyardı. Babasının ölümünün ardından vezir olan Rüzzlk b . Talai',
Şaver'i görevinden azletti. Bunun üzerine
isyan eden Şaver ilk çarpışmalarda Rüzzlk karşısında yenilmekle birlikte etrafına
büyük bir kuwet toplayarak Kahire'ye yürüdü ve Rüzz'ikyakalanarak öldürüldü. Böylece Şaver "emlrü'l-cüyüş" unvanıyla vezir
oldu (22 Muharrem 5581 3ı Aralık ıı62).
Şaver ilk icraat olarak Nı1reddin Mahmud
Zengl'ye hil'at ve hediyeler gönderdi. Rüzzlk'ın mallarından büyük miktarda ganimet elde etti ve bunların bir kısmını bedevi kabHelere yolladı.
Şaver'in bu ilk vezirliği dokuz ay sürdü.
Talai' b. Rüzzlk tarafından kumandanlığa
tayin edilmiş olan Dırgam b. Amir isyan
ederek vezareti ele geçirdi (27 Ramazan
558 129 Ağustos ıı63) . Mısır'dan kaçmak
zorunda kalan Şaver, Dımaşk'a Nı1reddin
Mahmud Zengl'ye s ı ğındı. Nı1reddin'den
Mısır'ı ele geçirmesi için yardım istedi,
karşılığında kendisine tabi olup askerlerine iktalar vereceğine ve Mısır gelirinin üçte birini göndereceğine söz verdi. Bunun
üzerine Nı1reddin, Şlrkı1h el-Mansı1r kumandasında bir orduyu Şaver'le birlikte
Mısı r'a yolladı. Bilbls'te Dırgam'ın ordusunu yenen Şlrkı1h ve Şaver Kahire'ye girip
Mısır'ı ele geçirdi. Dırgam yakalanarak öldürüldü ve Şaver tekrar Fatımi veziri oldu
(3 Receb 559 1 27 Mayıs 1ı64) .
Şaver, Nı1reddin'e verdiği
sözü tutmagibi Ş'irkı1h'tan Mısır'ı terketmesini istedi. Ş'irkı1h Mısır'da kalmakta ısrar edince Şaver, Kudüs Haçlı Kralı ı. Amaury'den
yardım talep etti ve karşılığında Haçlılar'a
büyük miktarda para ödemeyi vaad etti.
Haçlılar' la birleşen Şaver'in ordusu Bilbls'te bulunan Ş'irkı1h'u kuşattı. Ancak Nı1red ­
din, Şaver'e yardıma giden Haçlılar'ı Mı ­
sır'dan çekrnek için Suriye'de Harim Kalesi'ni fethedip (Ramazan 5591 Ağustos ıı64)
on beş yıldır Haçlılar'ın elinde bulunan Banyas'ı geri aldı. Bunun üzerine Haçlılar kuşatmayı kaldırdılar, Şlrkı1h da Dımaşk'a
döndü.
dığı
Mısır'da
tekrar hakimiyet kuran Şaver'in
kötü yönetimine karşı birçok isyan çıktı,
bu yüzden Mısır'da istikrar bir türlü sağ­
lanamad ı. Yahya b . Hayyat ve Dırgam 'ın
taraftarları Şaver'e karşı isyan ettilerse de
yenilerek Dımaşk' a sığındılar (560/ıı65).
Diğer tar aftan Şlrkı1h, Mısır'a tekrar sefer açması için Nı1reddin'i tahrik ediyordu.
Nı1reddin onay verince Şlrkı1h yeğeni Selahaddin-i Eyyı1bl ile birlikte Mısır üzerine
yöneldi (562/lı67) . Durumdan haberdar
olan Şaver ise yine Haçlılar'dan yardım talep etti. Esasen Yakındoğu hakimiyeti açı­
sından stratejik bir konumda bulunan Mı­
sır' ı ele geçirmek isteyen Haçlılar harekete geçtiler. Bu sırada Ş'irkı1h Cize'de karargah kurdu. Şlrkı1h'un Haçlılar'a karşı birleşme teklifini reddeden Şaver, Haçlı Kralı
ı. Amaury ile, büyük miktarda para verip
Şlrkı1h'un Mısır'dan çıkarılmasına kadar
bölgede kalması şartıyla anlaştı. Ancak
Babeyn'de yapılan savaşta Şlrkı1h galip
geldi (25 Cemaziyelahir 562 1 ı8 Nisan
1ı67). Şaver ve 1. Amaury Kahire'ye kaçtılar. Yanında yeterli asker bulunmayan
Şlrkı1h, Kahire'ye saldırmaktan çekinerek
İskenderiye'ye yöneldi ve şehri teslim aldı. Bu sırada ordularını tekrar topariayan
Şaver ve Amaury, İskenderiye önlerine gelip Şlrkı1h'u kuşatma altına aldılar. Üç ay süren bu kuşatma esnasında NQreddin'in
Haçlılar'a ait pek çok kaleyi fethetmesi
üzerine Haçlılar anlaşma yoluna gittiler.
Ş'irkı1h ve Amaury, Şaver'den alacakları savaş tazminatı karşılığında aynı anda Mı­
sır'ı terkettiler (562/ıı67). Ardından Şa­
ver, Mısır' da Şlrkı1h'la iş birliği yapan pek
çok kişiyi tutukladı .
Kahire'yi
kuşatan Haçlılar karşısında
direanlayan Şaver 1 milyon dinar ödemek şartıyla onları Mısır'dan geri
çekilmeye ikna etti. Amaury, parayı alamasa da Ş'irkı1h ' un ordusundan çekinip Mı­
sır'ı terketti. Böylece Ş'irkı1h şehri ele geçirdi (7 Reblülahir 1 8 Ocak) ve Şaver, Fatım! halifesinin emriyle öldürüldü (ı 7 Reblülahir 5641 ı8 Ocak ıı69).
nemeyeceğini
BİBLİYOGRAFYA :
If al)H. Derenbourg). Paris 1897, s. 66-94; William of 'JYre, Tarfl)u f:ıurü­
bi 'ş-Şalfbiyye (tre. Süheyl ZekkarL Dımaşk 1990,
ll, 884-887,894-903,913-922, 931-936; İbnü'I­
Eslr, el-Kamil, Xl, 290-291, 298-300, 324-327,
335-340; a.mlf.. et-Tarf/].u'l-bahir fl'd-deuleti 'lAtabekiyye bi'l-Meuşıl (nşr Abdülkadir Ahmed
Tuleymat). Kahire 1382/1963, s. 120-121, 132134, 138-140; Ebu Şame ei-Makdisl, Kitiibü 'r-Rauzateyn (nşr. İbrahim ez-Zeybek) . Beyrut 1418/
1997, 1, 406-412; ll, 10, 11-16, 18, 55-63; ayrıca
bk. İndeks; İbn Hallikan. Vefeyat, ll, 439-448; İbn
Vasıl. Müferricü'l-kürüb, 1, 137-143, 148-152,
155-163; İbn Keslr, el-Bidaye, Xl!, 251-259; Kalkaşendi, Şubf:ıu '1-a'şa (Şemseddin). X, 319-327;
Makrlzl, itti'ti?ü'l-f:ıunefa' (nşr. M. Hilmi M. Ahmed). Kahire 1416/1996, lll, 83, 171, 173,245,
254, 256-303; N. Elisseeff, Nür ad-Dln, Damas
1967, ll, bk . İndeks; M. C. 4'ons- D. E. P. Jackson.
Saladin: The Politics of the Holy War, Cambridge
1982, s. 7, 8, 10, 13-14, 17-18, 25; Runciman,
Haçlı Seferleri Tarihi, ll, 306-320; Ramazan Şe­
şen, Salfihaddin Eyyübf ve Devlet, İstanbul 1987,
bk. İndeks; Eymen Fuad Seyyid, ed-Deuletü'l-Fatımiyye If Mışr, Kahire 1413/1992, s. 218-232;
Fikret lşıltan. "Şaver" , İA, Xl, 357-363; D. S. Richards, "Shawar", Ef2 (İng.), IX, 372-373; a.mlf.,
"~irküh", a.e. (İng.), IX, 486-487.
Umare el-Yemen).
Haçlılar'la yapılan anlaşma gereğince
Kahire'ye bir Haçlı birliğinin yerleştirilmesi
halkın tepkisini çekti. Katı bir politika izleyen Şaver bu dönemde pek çok kişiyi suçsuz olarak cezalandırdı. Fatım'iler'in zafiyetinin farkında olan Kahire'deki Haçlı birliği Kudüs'e haber gönderip Mısır'ın bir an
önce alınmasını istedi. Şaver'in hem halk
hem Fatımi halifesi nezdinde durumu zayıfladı. H açlılar' ın M ısır 'a doğru büyük bir
orduyla hareket etmesi üzerine Şaver, Kudüs kralına elçiler göndererek yaptıkları anlaşmaya sadık kalmasını istedi, ancak bir
sonuç alamadı . Haçlılar önce Bilbls'i işgal
edip halkı kılıçtan geçirdiler (ı Safer 564 1
4 Kasım ıı68). Bu sırada Fatımi Halifesi
Adıd-Lidlnillah ile Kahire ileri gelenleri Nı1r eddin Mahmud Zengl'ye mektup yollayıp
Haçlılar'a karşı yardım talebinde bulundular. Haçlılar Fustat'a yönelince Şaver halkı
Kahire'ye intikal ettirerek şehri ateşe verdi (9 Safer 5641 ı2 Kasım ıı68) Halep'te
bulunan NQreddin Zengl, Ş'irkı1h kumandasında Selahaddin-i Eyyı1b'i'nin de içinde
bulunduğu bir orduyu Mısır ' a gönderdi.
en-Nüketü'l-'aşriyye
bari'l-uüzera'i'l-Mışriyye (nşr
[il
CENGiZ TOMAR
ŞA' VEZE
(ö ~~l )
El
çabukluğu
başka
L
ile bir şeyi olduğundan
türlü gösterme, hokkabazlık
(bk. HAAİKUIADE).
_j
ı
ı
ŞAVT
(.ı.,~! )
Hacerülesved'den başlayıp
yine aynı yere gelinceye kadar
Kabe'nin etrafını bir defa dotaşma
ve Safa tepesiyle
Merve tepesi arasında
gidiş gelişten her biri anlamında
fıkıh terimi
L
ı
L
(bk. SA'Y; TAVAF).
şAYi HiSSE
(bk. MÜŞA').
_j
ı
_j
383
Download

TDV DIA - İslam Ansiklopedisi