TU
Ecopop
insiyatifi
yabancı
düşmanı
Toplu iş
sözleşmeleri
Başarılı adımlar
2
Avrupa Birliği
seçimleri
Alexis Tsipras’in
başarısı
Cumhurbaşkanlığı
seçimi
3
Sivil toplum örgütlerinin
düşünceleri
4
Nr. 4 | temmuz 2014 | türkçe
«Work» Gazetesinin eki olarak yayınlanır | Redaksiyon T +41 31 350 21 11, F +41 31 350 22 11 | [email protected] | www.unia.ch
Ücret eşitliği
Ücret eşitliği: Salyangoz
hızı ile ilerleyemez!
Ücret eşitliği dialoğu, işverenlerin ücret sistemindeki
cinsel ayrımcılığı gözden geçirerek, ücret eşitliğine giden yolda önemli bir adım
atılması için gönüllü olarak
oluşturuldu. Fakat dialoga
katılan işverenlerin sayısının az olması nedeniyle
başarısız olundu. Yasal düzenlemelere gidilmeden,
işverenlerin vicdanına bırakılarak ücret eşitliği sağlanamaz. Bu yolda salyongoz
temposuyla ilerleniyor. Biz
ücret-maaş eşitliğini hemenşimdi talep ediyoruz. Aynı zamanda kontrol gerekli!
İsviçre Sendikalar Birliği (İSB) nin 2013
yılında yapılan kadın kongresine katılan Federal Konsey üyesi Sommaruga
kadınların eşit ücret talebini tanıdı:
Sommaruga, eşit ücret diyaloğunun
başarısız olduğunu kabul ederek, eğer
ekonomi bu konuda tek başına adım
atamıyorsa, politikanın yardımcı olması gerekir dedi. Ücret eşitsizliği azalmıyor, tam tersine artıyor! Kadın ve
erkek ücreti arasındaki fark 18,4 den
18,9 a yükseldi. Kadınların işyerindeki
konumunun yükselmesi durumunda
aradaki ücret farkıda artıyor.
Şimdi önlem alınmalı
Bu olumsuz gelişmeler, İsviçre Sendikalar Birliği üyesi kadınları harekete
geçirdi. Kadınlar, artık harekete geçme, önlem alma zamanı, her şey iş-
4000 Frank yasal
Kadınlar ücret eşitsizliğine karşı mücadele ediyor
verenin gönlüne bırakılamaz dediler!
12 haziran günü yaptıkları etkinlikte
Federal Konsey’e taleplerini içeren bir
mektup verdiler.
Düzenli kontrol ve yaptırım
İsviçre Sendikalar Birliği’nin önerdiği
tedbirler kataloğunda yer alan talepler: İşverenler maaşları düzenli olarak
(her üç yılda bir) mevcut yasaların
öngördüğü biçimde kontrol etmeli.
İşverenler, ücretde şefaflık sağlamalı,
eşit ücretin uygulanması için etkin ve
sürekli kontrol yapılmalı, kontroller
Kadınlar 66 yıl daha beklemek
istemiyor
Ücret eşitliği için salyongoz
temposunda adımlar atılıyor
Baş makale
Şimdi ücret eşitliği sağlanmalı
7 Mart 2015 tarihini not edin
kadınlar, Federal Konsey’in bu konuda yaptırıma gitmesi için eylemlerini devam ettireceklerini belirttiler.
7 mart 2015 tarihini randevu defterinize yazın. Sendika aktivisti kadınlar,
diğer kadın organizasyonları ile birlikte 7 Mart 2015 de ulusal bir gösteri
düzenleyecekler. Amaç, kadınların taleplerini sokağa taşımak. 33 yıldır eşit
haklar yasası Anayasada yer alıyor ve
18 yıl önce eşithaklar yasası çıkartıldı,
fakat hala uygulanmıyor.
70 yıl beklemek istemiyoruz, eşit ücret şimdi uygulanmalı diyen sendikalı
/ Aurora García
sabitleştirilmeli, ulusal düzeyde işveren, işçi ve hükümet görevlilerinden
oluşan resmi bir kurum oluşturulmalı. Bu kurumun, inceleme, kontrol
yapma ve gerekli önlemleri alma ve
uygulatma yetkisi olmalı. Ve gerek
dava açarak, ceza vererek gerekse karar çıkartarak eşitsizliğe karşı mücadele etmeli. Ayrımcılık tesbit edildiği an,
sıfır tolerans gösterilmeli.
Emzirme için yeni düzenlemeler
1 Haziran 2014 tarihinden itibaren,
annelerin iş yerlerinde çocuklarını
emzirme hakkı var. Emzirme molası için yapılacak
ödemeler annenin
günlük çalışma saatine göre düzenleniyor: Günde 4 saat
çalışan bir anne 30
dakika ödemeli emzirme hakkına sahip. 4 saatden fazla
çalışanların, 60 dak. ve 7 saatden
fazla çalışanların ise 90 dak. emzirme hakkı var. Bu düzenleme sütün
pompalanması içinde geçerli. Çocuk,
iş yeri dışında, başka bir yerdede emzirilebilir.
Çocuk hasta, ne yapılmalı?
Çocuğun her hastalandığı ve bakıma
muhtaç olduğu durumlarda anne ve
babanın 3 gün izin hakkı var. Bu tür
durumlarda anne ve
babaya normal ücreti
ödenir. Bu ödemenin
yapılması için anne
ve babanın iş yerinde üç aydır çalışıyor
olması ve önündeki
süreçte en az üç ay
çalışacak olmasının
garanti edilmesi şartı bulunmaktadır.
Anne ve babalara yapılacak olan ödemelerin süresi sınırlıdır ve her işyeri
bu süreyi kendisi belirlemektedir. Bunedenle işyerinizde geçerli olan süre
hakkında bilgi almanız gerekir.
Asgari ücret insiyatifinin reddedilmesi, sendika ve sendika mücadelesini destekleyenleri büyük bir
hayal kırıklığına uğrattı. Bu sonuç
İsviçre’nin geleceği açısından olumsuz bir sinyal olarak algılanabilir.
İsviçre’de yaşayan ve çalışan her
kişinin aldığı maaşla geçinmesi
gerekir, bunun içinde adil asgari
ücrete ihtiyaç var. Bu gerçeği, hiç
bir işveren ve hiçbir politikacı yürütülen kampanya sürecinde inkar
etmedi. Bunedenle, sandıkda kayıp
etsek bile, asgari ücret konusunu
toplumda tartıştırmayı başardığımız için kazançlıyız. Bu tartışmaların sayesinde iş çevrelerinde 4000
Frank adil ücret talebi kabul gördü.
Bizim asgari ücret insiyatimiz sayesinde değişik branşlarda, birçok
işveren işçilerinin maaşını arttırarak
4000 Frank asgari ücret ödemek
zorunda kaldı. H&M, Bata ve Aldi
yi bu konuda örnek olarak gösterebiliriz. 4000 Frank asgari ücret uygulaması, çiçekcide, fırında çalışan
satış elemanları ve Cenevre’de perakendecilik alanında çalışan işçiler
(Unia ile yapılan TİS kapsamında)
içinde geçerli. Ayrıca bahçecilik alanında çalışanların belirli bir bölümüne 4000 Frank maaş ödenmesi kabul edildi. Saat sanayinde ve
grafik endüstrisi basım bölümünde
de bu yönlü çalışmalar devam ediyor. 18 yıldır, sendikaların düşük
ücrete karşı çıkarak, adil ücret için
yürüttükleri mücadele sayesinde,
çalışanların ücretleride düzenli olarak arttı. Örneğin otelcilik alanında,
ücretlerde 1000 Frank artış sağlandı. Biz bununla yetinmeyerek,
toplu iş sözleşmesi kapsamında,
ücretlerin arttırılması için yürüttüğümüz çalışmalarımızı ve adil, asgari
ücret mücadelemizi Unia üyeleri ve
aktivistleri ile birlikte devam ettireceğiz.
Corinne Schärer
Unia Yönetim Kurulu üyesi
horizonte
Kısa
haberler
Toplu iş sözleşme görüşmeleri
Evişleri-anlaşması
onaylandı
Geçtiğimiz aylarda başarılı
toplu iş sözleşmeleri imzalandı ve önümüzdeki aylarda
da önemli toplu iş sözleşme
görüşmeleri başlatılacak.
Unia sendikası toplu iş sözleşmelerin yenilenmesi, iyilestirilmesi için mücadele
ediyor. İsviçre’de aylık asgari ücretin reddedilmesinin ardından, toplu iş sözleşmeleri
asgari ücretin belirlenmesinde önemli bir rol oynuyor. Bu
yazımızda Horizonte okuyucularına, imzalanan ve görüşmelerin yapılacağı toplu
iş sözleşmeleri ile ilgili bilgi
vereceğiz.
Federal meclis, 12 haziran günü
189 sayılı Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) sözleşmesini onayladı.
Böylece, çok kötü iş koşullarında
çalışmak zorunda kalan ev işçileri
anlaşması İsviçre’dede yürürlüğe
girdi. Ev işçileri en çok ayrımcılığa
maruz kalan kesimi oluşturuyor. Bazı ülkelerde onların hakları ayaklar
altına alınıyor. Bunedenle dünya genelinde ev işçilerini koruyan yasaya
ihtiyaç var. ILO-anlaşması 189, ev
işçileri için asgari standartı belirliyor.
Bu sözleşmeyi kabul eden her üye
ülke, çalışma hayatı ile ilgili temel
hak ve ilkelerine saygı duyulmasına,
teşvik edilmesine ve gerçekleşmesine dair sözleşmede belirlenen ilgili
tüm tedbirleri almakla yükümlüdür.
Neuenburg
Kantonunda
asgari ücret
Neuenburg Kanton meclisi, mayıs
ayının sonunda yeni bir yasa çıkardı.
Bu yasayla asgari ücret ve belirlenen
asgari ücretin uygulanmasını yasallaştıdı. Neuenburg’da kabul edilen
asgari ücret, uzun süren bir çabanın ve sosyal ortaklar arasındaki
görüşmelerin ürünü. Neuenburg’da
asgari maaş brüt 3640 Frank, saat
ücreti ise 20 Frank olarak belirlendi.
Haftalık çalışma saati ise 42 olarak
kabul edildi. Bu anlaşma memurların yüzde dördünü, yaklaşık 2700
çalışanı kapsıyor. Unia sendikası
Neuenburg’da kabul edilen asgari
ücretin, diğer kantonlara örnek olmasını umut ediyor.
Mağza açılış
saatlerinin
uzatılmasına
HAYIR
Toplu iş sözleşmelerine
genel bir bakış
Geçen sayımızda yaşlılara bakımın
yapıldığı özel sektörde toplu iş sözleşme görüşmelerinin olduğunu belirttik. Taraflar toplu iş sözleşmesini imzaladı, görüşmeler resmi olarak son
buldu. Atılan bu adım, gelişmekte
olan bir branşda, iş koşullarının korunması açısından büyük bir önem
taşımakta. Atılacak ikinci adım ise,
TİS in bağlayıcı olduğunun en geç
2015 yılına kadar beyan edilmesi.
Belimed-Sauter:
Örnek model TİS
Sterilize alanında üretim yapan, 300
işçinin çalıştığı Belimed Sauter firması ile yapılan görüşmeler sonucu
yeni, başarılı bir toplu iş sözleşme
(TİS) imzalandı. Bu olumlu gelişme,
iş koşullarının korunması, ilerletilmesi için sosyal ortakların ciddiye
Benzin istasyonlarında çalışan 14 200 işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesi
imzalandı
alınması gerektiğini gösteriyor. Yeni
TİS yürürlüğe girdi ve 2019 yılına
kadar geçerli olacak. Çırak eğitimi
görenler ve temporer işçi statüsünde
çalışanlarda yeni toplu iş sözleşme
kapsamında yer alacaklar. Vasıfsız
işçiler ve çırak eğitimi yapanlar içinde asgari ücret tesbit edildi, maaşda
daha fazla şefaflık ve tatil süresinin
arttırılmasıda kararlaştırıldı. Eşitlik
alanında da olumlu adımlar atıldı:
Eşit ücret ile ilgi birçok yönerge belirlendi ve annelik ve babalık izin süresi
genişletildi. Sendika açısından sevindirici olan önemli bir gelişmeyide belirtmek istiyoruz. İşçi temsilcilerinin
işden çıkartılmama kararı alındı.
Benzin istasyonlarında
çalışanlar: Ulusal TİS
Bu yıl bahar ayında, İsviçre Benzin
İstasyonu İşverenler Birliği, İsviçre
Ticaret Odaları Derneği, Syna ve Unia
sendikası benzin istasyonlarında çalışan işçilerin durumunun ele alındığı
görüşmeyi başlattı. Bu alanda çalışan
14 200 kişiyi kapsayan görüşmeler ve
atılan bu adımlar büyük bir önem
taşımakta. Şu an sadece Freiburg, St.
Gallen ve Luzern’de benzin istasyonlarında çalışan işçiler için geçerli olan
TİS bulunmakta. Yeni imzalanan TİS
in 2016 yılında yürürlüğe girmesi
planlanıyor. Ayrıca sözleşmenin
genel -bağlayıcı olarak açıklanması
gerekiyor.
müzdeki yıl sona erecek olan TİS in
yenilenmesi için yoğun hazırlıklar
başladı. İnşaat sektöründe işlerin çok
iyi olmasına rağmen, işverenler ücretlerin arttırılmasına karşı çıkıyor.
Unia, inşaat işçileri bölge temsilcileri ile 28 haziranda yaptığı toplantıda, maaşların arttırılması talebini
bu yıl sonbaharda ve sözleşmenin
yenilenmesi talebini ise önümüzdeki yıl gündeme getirme kararı aldı.
İnşaat işçilerinin taleplerinin kabul
edilmesi için, güçlü bir mücadeleye
ve toplumun her kesiminin desteğine ihtiyaç var. Toplu iş sözleşme
görüşmelerinde gündeme getirilen
taleplerin kabul edilmesi için, işci
ve emekçilerin birliğine, güçlü bir
sendikaya ve güçlü bir işçi hareketine
ihtiyaç var.
/ Aurora García
İsviçre genelinde İnşaat ve
Alman Kantonlarında temizlik
Alman Kantonlarında, temizlik
branşında çalışan 40 000 işçiyi kapsayan TİS yenilenecek. Bu görüşmelerde maaşların arttırılması önplanda tutulacak. Diğer önemli bir TİS
görüşmeside, 80 000 işçinin çalıştığı
inşaat alanında başlatılıyor. Önü-
Temizlik branşında toplu
iş sözleşmesi yenilenecek
Temizlik alanında onaylama yöntemi
Yeterlilik onaylanması-temizlik
branşında yeni bir başlangıç
Avrupa projesi Valbuk (www.valbuk.ch), temizlik branşında çalışan işçilerin kalifiye
statüsünü kazanması için ECAP vakfı tarafından başlatıldı. Bu statüyü kazanmak isteyenlerin yeterlilik tabelasında belirlenen
kriterlere uyması gerekiyor. Bu yöntemle,
resmi ve gayri resmi çalışmadan elde edilen
yetenekler kabul edilmiş olacak. Proje grubu, İsviçre, Fransa,
Avusturya, İtalya, Hollanda, Almanya ve Slovanya da aktif.
Temizlik alanında iki sorun var. Birincisi, çalışanlar tarafından tesbit
edilen sorunlar: bu alanda çalışanların genelikle kalifiye işçi statüsünde olmadığı, yarım gün çalıştığı,
göçmen olduğu ve kendilerini bu
alanda geliştirmek için çok istekli
olmadıkları. İkincisi, işverenlerin
tesbit ettiği sorunlar: bu branş kendi alanına odaklanmış durumda,
şirketler arasındaki rekabet çok büyük, ve meslek eğitimine öncelik
verilmiyor.
ilerletme eğitimini
düzenlemek
Unia sendikası, mağzaların açılış saatlerinin uzatılmasını öngören yeni
federal yasa taslağını reddediyor.
Yeni yasada, mağzaların, hafta içi
saat 6 dan 20 ye ve cumartesi günleri saat 6 dan 19 a kadar açık olması
öngörülüyor. Sendika, satış elemanlarının iş koşullarına yönelik bu saldırıyı kınıyor. Perakende satış alanında
yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi
İsviçre genelinde bağlayıcı olmadığı
için, öngörülen yasa değişikliği, çalışma saatlerinin esnekleştirilmesine,
akşamları ve hafta sonları uzun süre
çalışılmasına neden olacak. Ayrıca,
mesai ücretleride ödenmeyecek.
2
Nr. 4 | temmuz 2014 | türkçe
Temizlik işçilerinin emeği taçlandırılacak
ECAP vakfı, Avrupa proje grubu tarafından geliştirilen kalifiyeleşme de
kullanılacak olan yeterlilik tabelası,
temizlik branşı ve sosyal ortaklar
tarafından geliştirilebilir. Yeterilik
tabelası 12 bölümden oluşuyor (örneğin, sterilize edilmiş odada çalışmak), çalışmanın hangi koşullarda
gerçekleşmesi gerektiğini belirtiyor
(örn; büro) ve bir çok kategoride
çalışmayı öngörüyor (örn; bölüm
yöneticisi). Oluşturulan bu yeterlilik
tabelası, meslek eğitiminde kullanılabilecek esnek bir araç olarak görülmeli. Ayrıca manuel ve kılavuzda
resmi ortamda (örn; resmi olarak
tanınmış eğitim) kazanılan yeteneklerin, gayri resmi bir ortamda
kazanılan yeteneklerle nasıl kombine edilebileceği ve kabul göreceği
anlatılıyor.
Meslek eğitimi için yeni bir
yol
Bu alandaki eğitimin bugüne kadar
ihmal edilmesindeki en önemli neden, temizlik işinin gerek toplum
gerekse mesleğin çalışanları tarafından sürekli yapılabilecek bir meslek
olarak değerlendirilmemesi hatta
statüsüz bir iş olarak görülmesi eğilimidir.
Valbuks projesinin amacı Avrupa
programı «ömür boyu öğrenmek»
kapsamında, temizlik mesleğine
karşı bakışı değiştirmek.
/ Dr Bénédicte Halba, iriv/Fransa
Daha fazla bilgi:
www.valbuk.ch et
http://valbuk-france.blogspot.fr/
horizonte
Soma
Kömür Kongresi sonuç
bildirgesinde Soma
Zonguldak’ta gerçekleştirilen «Türkiye 19’uncu Kömür
Kongresi’nin» sonuç bildirgesinde, Soma’da 301 işçinin
öldüğü maden katliamının
bir sistem sorunu olduğu
belirtildi, taşeron işletmeciliğinde kâr belirleyici olduğu
için güvenliğin çok kolay feda edilebildiği vurgulandı.
konusu proje aşamasında başlar ve
ocak bu parametreler dikkate alınarak
tasarlanır. Proje, bu verilerin doğru
değerlendirilmesine bağlı olarak üretim ve güvenlik ile birlikte değerlendirilir ve her zaman güvenlik belirleyici
etken olur. Güvenlik öngörülemiyor
ve projelendirilemiyorsa üretim de
projelendirilemez denildi.
1983’ten bu yana meydana gelen
19 toplu maden kazasında 655 işçinin
hayatını kaybettiği belirtilen bildirgede şu ifadelere yer verildi «kamuya ait
ve kamu tarafından işletilmesi gereken madenler özelleştirme ve taşeron
uygulamalarıyla özel mülkiyet konusu yapılmıştır. Amacı kar olan özel
şirketler maliyetleri düşürmektedir.
En büyük maliyet unsuru da işçi ücretleri, işçi sağlığı ve iş güvenliği harcamaları olarak görülmektedir. Özel
işletmelerde ve taşeron sisteminde bu
unsurların hepsi kullanılmaktadır».
Bildirgede Soma’daki faciayla ilgili
saptamalar da yer aldı: «ocağın projesi, tasarımı, üretim planlaması ve havalandırma sistemleri bilimsel verilere
uygun olarak düzenlenmemiş, kullanılan ekipmanlar da uygun niteliklerde seçilmemiştir. Olayın başından
itibaren kriz yenitim tam bir karmaşa
ve panik ortamında bilinçsizce sürdürülmüş, Türkiye Taşkömürü Kurumu tahlisiye ekibinin koordinasyonu
üstlenmesiyle bu durumun idaresi
normalleşmeye başlamıştır. Burada
değinilen teknik konular sorunun ana
kaynağı olan özelleştirme ve taşeronlaştırma uygulamaları unutulmadan
değerlendirilmelidir. Aksi halde, işletmede çalışan ve 5’i meslektaşımız
maden mühendisleri olan alt düzey
çalışanlar da günah keçisi olarak suçlanacak, bu olay da mahkemelerin
labirentlerinde kaybolup gidecektir.»
Soma faciasi önlenebilirdi
Bildirgede, Soma’da yaşanan olayın
kömür yangını olduğu hatırlatılarak,
bütün kömür ocaklarında karşılaşılabilecek bu olay öngörülebilir, önlenebilir ve kontrol edilebilir bir durumdur. Yangınlar ve gazlarla mücadele
Saptamalar
Zonguldak ve Soma örneğinde olduğu gibi, büyük kömür havzalarının
5–10 yıllık ticari ömrü olan küçük
sahalara bölünerek özelleştirildiğine işaret edilen bildirgede taşeron
ve özelleştirmelerin durdurulması
istendi. Bu küçük ölçekli sahaları
işleten firmalar ilk yatırım maliyeti
yüksek projelerden kaçınmakta ya da
bu yatırımları karşılayamamakta, işçi
sağlığı ve iş güvenliğine yönelik önlemler başta olmak üzere havalandırma, nakliyat gibi önemli konularda
eksik yatırımlar yapmaktadırlar. Bunun sonucunda Soma’da olduğu gibi
telafisi mümkün olmayan durumlar
ortaya çıkmaktadır denildi.
Bildirgede ayrıca İş Kanunu, Maden Kanunu,
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile
ilgili yönetmeliklerin yeniden yazılması, kömür sahalarının riskleri
de içeren haritalarının çıkarılması,
iş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimlerine dayalı mevcut sistemin
yeniden gözden geçirilerek radikal
önlemler alınması, siyasi iradeden
bağımsız İş Teftiş Sistemi kurularak
uzman kadrolar tahsis edilmesi ve
13 Mayıs’ın maden şehitlerini anma
günü olarak ilan edilmesi gerektiği
belirtildi.
İnsiyatif ne istiyor
«Çevre ve Nüfus Birliği» (ECOPOP)
adlı halk insiyatifinin amacı nedir?
Doğaya zarar vereceği için İsviçre’de
nüfüs artışını engellemeyi, göçmenlerin sayısını sınırlayarak ve dünya
genelinde nüfüs artışını gönüllü aile
planlaması temelinde durdurarak,
doğal kaynakların güvence altına
alınacagını savunuyor. İnsiyatif var
olan doğal kaynaklar herkes için yeterli değil, bunedenle kaynakların
kullanımını kontrol ederek, yaşamamızı garanti altına almalıyız diyor.
Somut olarak, göçmenlerin artışının
yıllık yüzde 0,2 ile sınırlandırılmasını
ve gelişmekte olan ülkelere yapılan
maddi yadımın % 10 nunun «gönüllü aile planlamasına» aktarılmasını
öngörüyor.
Unia neden Ecopop’a HAYIR
diyor
Ecopop insiyaitifi doğal kaynakların
sorumsuzca kullanılmasının, göçmenlerin sayısının radikal bir biçimde azaltılmasıyla ve dünya nüfüsunun artışının engellenmesiyle çözülebileceği propagandasını yaparak,
sorunların özünü çarpıtıyor. Göç-
Ecopop, işçilerin çalışma ve yaşam
koşullarının kötüleştirilmesine neden oluyor, çünkü, İsviçre’ye gelen
göçmenlerin sayısının azaltılması
durumunda, işverenler, kısa süreli
çalışma ve oturum müsadesi olan
göçmenleri kötü iş koşullarında çalıştırmaya başlayacaklar.
Ecopop insiyatifi var olan çevre problemini kesinlikle çözmeyecek, çünkü:
Doğal kaynakların aşırı tüketiminin
nedeni, kar hırsı ve zenginlerin doğayı kendi çıkarları için kullanmasıdır.
Aynı zamanda Ecopop sömürgeci,
AB-seçimleri:
Güney Avrupa’da
solun başarısı
Yunanistan’da birçok sol grup ve partinin bir araya gelerek kurduğu Syriza nın lideri Alexis Tsipras, Avrupa
Birliği (AB) seçimlerini kazanarak, seçimlerdeki sağ
eğilimi kırdı.
Avrupa’da, kemer sıkma politikasını uygulayan sosyal-demokrat ve sağ
hükümetlere karşı mücadele eden, 39 yaşındaki Syriza lideri Alexis Tsipras AB seçimlerini kazandı. Alexis Tsipras, daha fazla iş, sosyal güvenlik
talep ediyor. Toplumu, halkın emeğine saldıran bankalardan kurtarmayı,
sağlık hizmeti veren kurumları, iyi eğitim veren halk okullarını kurmayı
hedefliyor. Bunları gerçekleştirmek içinde somut planlarını sunuyor:
Avrupa borç konferansı düzenleyerek, Güney Avrupa ülkeleri üzerindeki
faiz baskısını kaldırarak, borçlara son vereceğini belirtiyor. Syriza’yı seçenler onun planlarını gerçekleştireceğine inanıyorlar. Lider Tsipras, planlarını Avrupa’dan kopmadan gerçekleştireceğini söylüyor, zira birlikte
çalışarak, yeni gücün oluşacağına inanıyor. Gençlerin yüzde ellisinin işsiz,
yoksulluğun yoğun olduğu bir ortamda, Syriza partisi, Neo-faşistleride
geride bırakarak, başarısını taçlandırmayı başardı.
Unia, açık ve dayanışmacı bir İsviçre için, yabancı düşmanı Ecopop insiytifine
karşı mücadele başlattı
Ecopop işçi haklarınada
saldırıyor
Syriza'nın lideri Alexis Tsipras: Avrupa, ya demokratik olacak ya da olmayacak
/ Emine Sarıaslan
Ecopop’ a hayır
menleri ve fakir ülke haklarını sorunun nedeni olarak göstererek hedef
şaşırtıyor ve yabancı düşmanlığını,
ayrımcılığı teşvik ediyor. İnsiyatifin
sorumluları yukarda belirttiğimiz bu
eleştirilere karşı çıkarak, kendilerinin
«doğa koruyucusu» olduklarını ispatlamaya çalışıyorlar. Yaygınlaştırdıkları ideoloji ile sağcı, gerici, yabancı
düşmanı politikaya hizmet ettiklerini
gizlemek istiyorlar. Bu insiyatifin savunucuları, yıllardır göçmenleri işsizliğin, ev kiralarının yüksek olmasının
sorumlusu olarak ilan edenlerin listesine yeni bir konuyu «doğal kaynakların tüketilmesini“»ekleyerek yeşil
çevreci gruplarıda yabancı düşmanı
politikaya alet etme çalşıyorlar.
Portre
Öneride sunuldu
Federal halk insiyatifi Ecopop
Federal parlamento yaz sezonunda Ecopop insiyatifini
reddetti. Büyük bir ihtimalle, insiyatif kasım 2014 de
halkın oyuna sunulacak. İnsiyatif Federal parlamento
tarafından reddedildi. Fakat
hala tehlike oluşturuyor.
Göçmenleri çevre sorunlarının nedeni olarak gösteren,
işçi haklarına saldıran, yabancı düşmanı, sömürgeciliği savunan bir insiyatifle
karşı karşıyayız.
3
Nr. 4 | temmuz 2014 | türkçe
çünkü, fakir ülkelerde ki nüfus gelişiminin kontrol altına alınmasını,
İsviçre’nin «gönüllü aile planlamasını» teşfik etmesini istiyor. Bu yöntemle fakirliğin son bulacağına halkı
inandırmaya çalışıyor. Fakat bizler
biliyoruz ki, fakirliğin nedeni çok
çocuk doğumu değildir. Fakirliğin
nedeni, Afrika ve birçok fakir ülkenin
var olan yer altı ve yer üstü zenginliklerinin, ülkenin gerici yöneticileri ve
onlarla birilikte çalışan emperyalist
güçler tarafından sömürülmesidir.
Fakir, geri kalmış ülkelerdeki halkın
ülkenin zenginliklerden faydalanamaması, insanları geliştirecek yatırımların yapılmamasıdır. Aile planlanması ise bir eğitim konusudur.
Eğitimin teşfik edilmesi, bu alana
yatırımın yapılması ve ailelerin biliçlendirilmesi ile mümkündür.
500 bin Frank nereden
geldiği
Ecopop insiyatifinin mimarları kendilerini hiç bir parti ve kurumun desteklenmediğini açıklasalar da SVP ve
Yeşiller Partisi’nin tababının yasa
önerisi için toplanan imza kampanyasına katıldıkları biliniyor.
İmzaların toplanması sırasında harcanan 500 bin Frank’ın nereden geldiği sorusuna Ecopop insiyatifi yöneticileri cevap vermiyor.
/ Aurora García
Hollande Tsipras’e karşı
Avrupa seçimlerinin yapıldığı 28 ülkenin 20 sinde sağcı ve yabancı düşmanı partiler kazandı. Sol parti Fransa’da çok oy kaybetti, sadecee yüzde
14 civarında oy aldı. Sağcı Ulusal Cephe, başarısını, hükümette olan sosyalist partinin pasifliğine borçlu. Fransız sosyalistleri izledikleri politika
ile kendi kendilerini küçültüyorlar. Göçmenlere yerel düzeyde seçme
hakkı vereceği sözünü veren Hollande seçimlerden sonra bu sözünden
vazgeçti. Hollande, Tsipra’sinin zıddı. İşsizliğin arttığı bir dönemde verdiği
mesaj: ben hiçbirşey yapamam. Avrupa Sosyal Demokratları, seçimleri
kazanarak daha sosyal bir Avrupa yaratma eğilimi içindeydiler. Fakat, hiç
bir başarı göstermediler. Birçok ülkede nasyonalist modele geri döndüler.
İzledikleri bu politikanın sonucu olarak seçimlerde dumura uğradılar,
İspanya PSOE’yu buna örnek olarak gösterebiliriz. PSOE 9 sandalye kaybetti. Değişik sosyal hareketlerden oluşan Podemos grubu (biz yapabiliriz)
ise 1,2 milyon oy alarak 5 milletvekilini AB parlamentosuna gönderdi.
Bu grup, şimdi tasarruf politikasına ve monarşiye karşı gösteriler düzenliyor.
Berlusconi gitti
Yukarda belirttiğimiz eğilime ters bir gelişme İtalya’da yaşandı. Demokrat Parti’den Renzis, yüzde 41 oy alarak seçildi. Eski komedyen Beppe
Grillo’nun liderliğini yaptığı Beş Yıldız hareketi tamamen sağa kaydı.
Öyleki, Ulusal Cephe ile koalisyon kurmaya bile çalıştı.
Renzi ise, seçmenlerine göre doğru şeyler yapıyor, «Avrupa’yı değiştirmek
için, İtalya’yı değiştiriyor». Hızlı adımlarla sert sosyal liberal reformlar
uyguluyor ve sendiklara sert davranıyor. Bugünlerde onun planlarına
karşı gösteriler düzenleniyor. Renzi aynı zamanda geliri düşük olanlar için
yeni önlemler alıyor. Sol politikacı ve filozof Paolo Flores d’Arcais
Renzi’nin başarısını şu şekilde açıklıyor: «İtalyanların a politik olduğu
söyleniyor. Oysa, onlar partilere tepki gösteriyorlar».
Kısa bir süre önce Flores d’Arcais, değişik sol grupları bir araya getirerek
bir birlik oluşturdu. Bu birliğin adı: «Tsirpas ile birlikte başka bir Avrupa».
/ Oliver Fahrni, work, No. 10.6.2014
horizonte
4
Nr. 4 | temmuz 2014 | türkçe
Röpörtaj
Sivil toplum kurumlarının
düşünceleri
Yurtdışında yaşayan göçmenlerin Cumhurbaşkanlığı seçimine katılması nedeniyle, İsviçre’de bulunan sivil toplum
kurumlarının gündeminide bu seçimler oluşturuyor. Kimileri
destekledikleri parti için çalışma yürtürken, kimileride seçimlerde sadece iki aday gösterilmesini veya seçim kampanyalarının yurdışına taşınmasını eleştiriyor. Sivil toplum
kurumlarının temsilcilerine Cumhurbaşkanlığı seçimleri ile
ilgili düşüncelerini sorduk. Bu sayımızda sorumuza yanıt veren sivi toplum kurumlarının cevaplarını yayımlıyoruz.
Soru 1: İlk defa yurtdışında, Türkiye’de yapılacak olan seçimler için oy kullanılabilecek. Yurtdışındaki Türkiye kökenli göçmenlerin seçimlere katılmasını nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Soru 2: Bu secimlerin yurtdışında kutuplaşmayı körükleyeceği yönünde eleştiriler var, bu konuda sizin düsünceniz nedir?
Cevdet Demir, İsviçre
Kürt Halk Dernekleri
Federasyonu (FEKAR),
Başkan
Gerek Türkiye’de cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılanlar, gerekse
Avrupada ilk defa oy kullanacak
olanlar, iki kötüden birini seçmek
zorunda bırakılıyor. Bu bizim açımızdan kurgulanmış sözde bir demokrasi oyunudur. Zira üçüncü bir
seçenek yoktur. Bunedenle demokratik kamuoyu bu oyuna gelmemelidir. Esas olarak, Anadolu’dan
kopup buralara gelen emekçiler
arasında bir çıkar çelişkisi yoktur.
Onların, talepleri aynıdır. Bazı gerici kesimler kışkırtıcı çalışmalar
yapsada, hatta bazı provakatif girişimlerde bulunmuş olsada kitlede
ayrışma olmaz, farklı tercihler olur.
Demokratik kurum ve taraflar zaten
bu işin dışındadır.
Ethem Kayalı, Atatürkcü
Düsünce Derneği, Bern
Başkan
Öncelikle Yurt dışında yaşayan
Türklerin oy kullanmasını olumlu,
sevindirici buluyorum. Çünkü, Türk
vatandaşlarının (İsviçre vatandaşı
olmuş olanlar hariç) çoğunluğu burada sorumsuz bir şekilde yaşıyorlar,
ne burada nede ülkesinde oy kullanıyorlar. Oy kullanmayan bir insan,
sistemi tanımaz, ve nasıl ve kimler
tarafından yönetildiğini bilmez ve
bilmek de istemez. Onu ilgilendiren
sadece aldığı maaşdır. Bunedenle her
yurtdaşın oy kullanmasının onların
politikleşmesine katı sağlayacağını
düşünüyorum.
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turu 10 Ağustos'ta, ikinci turu 24 Ağustos’ta yapılacak.
Seçimler döneminde Türk vatandaşları arasında kamplaşma tabiki
olur bu kaçınılmaz, bu demokrasinin gereğidir. İnsanlar tartışacaklar ve konuşarak çözümü bulmaya
çalışacaklar. Bu Cumhurbaşkanlığı
seçiminde ne olacagı belli değil. Eğer
oylar burada sayılmayıp Türkiye’ye
götürülürse, hiç kimse oy kullanmasın, çünkü oyların hepsi AKP nin
lehine çevrilir. Şimdilik bizim aldığımız duyumlar böyle. Durum netleşdiği an bizlerde burada yaşayan
vatandaşlarımızı bilgilendireceğiz.
Savaş Demir İsviçre Göçmen
İşçiler Federasyonu (IGIF) eş
başkanı
Bugün ilk defa oy kullanılmasını iki
açıdan değerlendirebiliriz. Birincisi
Türk devleti ve rejimi yurtdışında
(özellikle Avrupa’da) önemli bir oy
potansiyelini değerlendirmek amacıyla, bu gerici politikalarını buralara taşıyarak, göçmen emekçiler
içerisinde bu politikaları hakim kılabilmek için devreye konulmuştur.
Bu eğemen rejim lehine önemli bir
fırsattır.
İkincisi, demokratik, ilerici kesimler açısından da önemli bir fırsattır.
Türkiye’de HDK/HDP ’nin kitlelerle
buluşmanın bir olanak ve alanı olarakda değerlendirmek gerekiyor.
Bu bakımdan bizim gibi göçmen
örgütlerinde Türkiye’ye paralel bir
şekilde burada bu çalımaları yürütmesi anlamlı ve önemli olacaktır.
Seçimler elbette bir kutuplaşmaya
götürecektir. Nasıl ki Türkiyede AKP
toplumda gerici propagandalarla
bir kutuplaşma yarattıysa burada da
benzer gelişmeler olacaktır. Zaten yani eğemenlerle, ezilener cephesinde
zaten bir kutuplaşma vardır. Ezilen
göçmen emekçilerin bir bölümünün
bu gerici probagandanın etkisi altında kalması durumunda kutuplaşma
olacaktır ve gelişecektir. Biz göçmen
örgütleri olarak halkların kardeşliğini yükselterek, her türlü sömürü
politikalarına karşı kardeşlik ve mücadele vurgusunu öne çıkararak, bu
kutuplaşmaları ve gerici propagandaları boşa çıkarabiliriz.
Sorularımızı, alevi dernekleri federasyonu, Avrupalı Türk Demokratlar Birliği ve İsviçre Türk Toplumu
başkanlarında illettik, maalesef kendilerinden yanıt alamadık. Onların
düşüncelerinide bu yazımızda yayınlamayı çok isterdik.
/ Emine Sarıaslan
Cumhurbaşkanlığı seçimleri
2014 Cumhurbaşkanlığı
seçimleri ile ilgili bilgiler
Yutdışında yaşayan Türkiye kökenli göçmenlerin, bu yıl, ilk defa bulundukları
ülkelerde oy kullanmaları mümkün olabilecek. Seçimlerle ilgili bilgi almak
isteyen okurlarımızın talebi üzerine Türk konsolosluğunun yayımladığı, seçimle ilgili bilgileri kısaltarak sizlere sunuyoruz.
Vatandaşlarımızın seçimlerde oy kullanabilmeleri için «Yurtdışı Seçmen Kütüğü» ne kayıtlı olmaları gerekmektedir. Vatandaşlarımızın «Yurtdışı Seçmen Kütüğü» ne kayıtlı olup olmadıklarını Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı’nın internet sitesinden (https://www.ysk.gov.tr) kontrol
etmeleri mümkündürYurtdışı Seçmen Kütüğünde kaydı bulunmayan vatandaşlarımızın
9 Temmuz 2014 Türkiye saati ile saat 17.00’ye
kadar Başkonsolosluğumuza başvurarak adres
beyanında bulunmaları gerekmekte olup, anılan başvuru şahsen veya posta yolu ile de yapılabilmektedir.
Adres beyanı nasıl yapılır?
1-Başkonsolosluğumuz web sayfası «Bilgi Notları» başlığı altında «Adres Beyanı» sayfasında
mevcut Adres Beyan Formu (Form B), eksiksiz
doldurulup imzaladıktan sonra, nüfus cüzdanınızın önlü arkalı fotokopisi ile birlikte İçişleri
Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel
Müdürlüğü’ne veya bağlı bulunulan nüfus müdürlüğüne gönderilmesi gerekmektedir.
2-Adres beyanı işlemini Başkonsolosluğumuzda yaptırmak isteyen vatandaşlarımızın ise,
Ausländerausweis, pasaport ve nüfus cüzdanı
ile birlikte Başkonsolosluğumuza gelip beyanda
bulunmaları veya eksiksiz doldurulup imzalan-
mış «Adres beyanı işlemi Adres Beyan Formu»,
nüfus cüzdanınızın önlü arkalı fotokopisiyle
birlikte postayla Başkonsolosluğumuza gönderilerek yapılabilir. Belgelerde eksiklik olduğu
takdirde bu formlar işleme konulmayacaktır.
Şahsen başvuru şart
2–9 Temmuz 2014 tarihleri arasında adres beyanı başvuruları şahsen yapılabilecek, posta ile
yapılan müracaatlar dikkate alınmayacaktır.
Başkonsolosluğumuz görev bölgesini oluşturan Aargau, Appenzell Ausserhoden, Appenzell
Innerhoden, Basel-Land, Basel-Stadt, Glarus,
Graubünden, Luzern, Schaffhausen, St. Gallen, Schwyz, Thurgau, Zug ve Zürih’de ikamet
eden vatandaşlarımızın; 31 Temmuz, 1,2,3
Ağustos tarihlerinde yapılacak seçimde «Fondli Strasse 15, 8953 Dietikon» adresinde bulunan Stadthalle Dietikon’da 8:00–17:00 saatleri
arasında oylarını kullanmaları mümkündür.
Liechtenstein’da yaşayan vatandaşlarımızın
gümrük kapılarında oy vermeleri mümkündür.
Yurtdışı seçmen kütüğüne kayıtlı
vatandaşlarımızın oy kullanmak için
randevu almaları gerekmektedir
Oy verme günleri iki zaman dilimine bölünmüş
olup (8.00–12.30; 12.30–17.00), «SEÇSİS Oy
Verme Günü Belirleme Sistemi» nden (Sistem)
istenilen gün ve saat dilimini seçmek mümkündür. Sözkonusu işlem 21 Temmuz 2014 (Türkiye saatiyle 8.00’de başlayacak) ile 25 Temmuz
2014 (Türkiye saatiyle saat 17.00’de sona erecektir) tarihleri arasında yapılabilecektir. Bu işlemi kendiniz ve 5 kişi için daha yapabilirsiniz.
Oy verme gününü belirlemeyen seçmenler için
oy verme gün ve saat aralığı ile oy kullanacakları sandıklar Sistem tarafından belirlenecektir.
Belirlenen oy verme gününde oyunu kullanamayan seçmenlerin, oylarını sadece gümrük
kapılarında kullanmaları mümkündür.
Vatandaşlarımızın oy kullanmaya gelirken T.C.
Kimlik Numaralarını gösteren nüfus cüzdanlarını veya pasaportlarını ve randevularını gösteren bilgisayar çıktılarını yanlarında bulundurmaları gerekmektedir.
Vatandaşlarımızın bulundukları ülkelerde kurulacak sandıklarda oy kullanmalarının yanısıra, gümrük kapılarımızda aşağıda sunulan
tarihlerde oy kullanmaları da mümkündür.
nGümrüklerde birinci tur oy verme işlemi:
26 Temmuz – 10 Ağustos 2014
nGümrüklerde ikinci tur oy verme işlemi:
17 Ağustos – 24 Ağustos 2014
Seçimlerle ilgili olabilecek gelişmeleri takip edebileceğiniz güncel duyurularımız Büyükelçiliğimiz / Başkonsolosluğumuz web sitesi ve facebook sayfasında yayınlanmaya devam edilecektir.
Impressum: Beilage zu den Gewerkschaftszeitungen work, area, Événe­
ment syndical | Heraus­geber Verlagsesellschaft work AG, Zürich, Chefredak­
tion: Marie-José Kuhn; Événement syndical SA, Lausanne, Chefredaktion:
Sylviane Herranz; Edizioni Sociali SA, Lugano, Chef­redak­tion: Claudio
Carrer | Redaktionskommission A. García, D. Filipovic, E. Sariaslan, M. Martín,
M. Mendes, O. Osmani | Sprachverant­wortlich Emine Sariaslan | Layout
C. Lonati, Unia | Druck Ringier Print, Adligenswil | Adresse Unia Redaktion
«Horizonte», Welt­poststrasse 20, 3000 Bern 15, [email protected]
www.unia.ch
/ Emine Sarıaslan
Download

Ücret eşitliği: Salyangoz hızı ile ilerleyemez!