101
yelpenek, kayısı yanında erik, kestane yanında şabalıd, kızılcık yanında zoğal, koz
yanında huz, kavun yanında yemiş, limon yanında lumu, narenç yanında naringi,
üvez yanında guşarmudu, vişne yanında albalı ve gilenar sözcükleri de aynı
meyveler için kullanılmaktadır.
2. TT’de kullanılan 52 tane meyve adı AT ile ilgili elimizdeki sözlüklerde
bulunamamıştır. Onların belirlenememesi AT’de bu meyve adlarının olmadığı
şeklinde yorumlanılmamaktadır. AT ile ilgili kapsamlı ve yeni yayımlanan
sözlüklerin incelenmesiyle bu konu hakkında kesin konuşulabileceğine
inanılmaktadır.
AT’de bulunamayan 52 meyve adından 8’i (frambuaz, kivi, apteriks gibi.)
Türkiye Türkçesine Batı dillerinden; 4’ü Arapçadan geçmiştir. Diğerleri (40
tane) Türkçe sözcüklerdir: Ballıdarı, sarıerik, denizüzümü gibi. Türkçe olmasına
rağmen 40 tane meyve adının AT’de olmaması, iklim, coğrafya, önem verilen
bazı varlık ve kavramlar gibi yaşam ile ilgili özelliklerin farklı bölgelerde yaşayan
Türk halkının adlandırma geleneğini etkilediğini akla getirmektedir. Ayrıca,
o bölgede bazı meyvelerin yetişmemesi de onların adlandırılmamasında etken
olabilir.
TT’de olup AT’de olmayan 52 tane meyve adının 8 tanesi Yunanca, Fransızca,
İngilizce gibi Batı dillerinden geçmiştir. Bunda internet, televizyon gibi kitle
iletişim araçlarının yanı sıra, Türkiye’nin o ülkelerle yaptığı ticarî, eğitim ve
ekonomik ilişkilerin etkili olduğu düşünülmektedir.
3. Meyve adlarını belirlediğimiz sözlüklerde TT’de 89, AT’de 32 tane
meyve çeşidi bulunmuştur. Türkçedeki meyve ad ve çeşitlerinin bu çalışmada
bulunanlarla sınırlı olmadığı gerçektir. Meyve adları ile ilgili Türkçenin bütün
kollarında yapılacak gerek standart dil gerekse ağız çalışmalarıyla Türkçedeki
meyve adlarının gerçek sayısı ve çeşidi ortaya çıkacaktır. Yapılan bu çalışmanın,
böyle çalışmalara katkı sağlaması umulmaktadır.
4. Erik meyvesinin anlamında TT ile AT arasında fark vardır. DLT’de şeftali,
kayısı, erik gibi meyvelere verilen genel ad (DLT 4. Cilt, 1999: 193) anlamına
gelen erik, TT ve AT’de anlam daralmasına uğrayarak TT’de erik, AT’de de
kayısı için kullanılır olmuştur.
TT ve AT’de kullanılan meyve adlarındaki bir başka fark da yemiş
sözcüğündedir. TT ve AT’de genel meyve anlamında kullanılan sözcük özel
anlamda TT’de incir, AT’de kavun için kullanılmaktadır.
5. TT ve AT’de kullanılan ortak meyve adlarındaki belli başlı ses değişiklikleri
şunlardır:
– TT’de sözcük başında sert ünsüzler, AT’de yumuşak ünsüzler vardır: Karpuz
/ garpız, kavun / govun, kiraz / gilas gibi.
102
– TT’de son ünsüzler sert, AT’de yumuşaktır (kiraz / gilas hariç.): Hünnap /
innab, kızılcık / gızılcıˆ gibi.
– TT ve AT’de u>i ünlü değişiminin yanında u>ı ünlü değişimi de olmuştur:
Şeftalu>şeftali (şeft li) ve funduk>fındık (fındıg), fustuk>fıstık (fıstıg) gibi.
– Türkçeye Arapça ve Farsçadan geçen sözcüklerdeki a’lar AT’de
yazılabilir: Şeftalu>şeftali (şeft li) gibi.
ile
– AT’de sözcük başında k>h değişimi de belirlenmiştir: koz>‹uz gibi.
– TT ve AT’de sözcük başında h- türemesine de rastlanmıştır. Arapça ‘unnab
sözcüğü TT’de h- türemesi ile hünnap şeklinde kullanılırken, AT’de innab şeklinde
kullanılmaktadır. Buna karşılık TT’deki ayva, AT’de başta h- türemesiyle heyva
olarak seslendirilir.
KAYNAKÇA
1. Abdullayev, E. E., vd. (1980), Azerbaycan Dilinin İzahlı Lüğeti II, Bakı,
Elmler Akademyası Neşriyyatı.
2. -----, (1983) Abdullayev, E.E., vd. (1980), Azerbaycan Dilinin İzahlı
Lüğeti III, Bakı, Elmler Akademyası Neşrıyyatı.
3. -----, -----, ------, (1987) Abdullayev, E.E., vd. (1980), Azerbaycan Dilinin
İzahlı Lüğeti IV, Bakı, Elmler Akademyası Neşrıyyatı.
4. Aksan, Doğan (1998), Her Yönüyle Dil (Ana Çizgileriyle Dilbilim), (I.II.-III. Cilt), Ankara, Türk Dil Kurumu Yay.
5. Altaylı, Seyfettin (1994), Azerbaycan Türkçesi Sözlüğü I-II, İstanbul,
MEB Yay.
6. Atalay, Besim (çev.) (1999), Divanü Lügati’t-Türk Dizini, ‘Endeks’, Cilt
IV, 4. Baskı, Ankara, TDK Yay.
7. Ayverdi, İlhan (2005), Misalli Büyük Türkçe Sözlük 1-3, İstanbul,
Kubbealtı Neşriyat Yay.
8. Doğan, Nuh (2006), Adbilim Açısından Samsun, Ordu ve Sinop
Ağızlarında Armut, Elma ve Erik Adları, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal
Bilimler Enstitüsü (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi)
9. Duymaz,Ali (2006), Balıkesir’de Yabanî Meyve Kültürü, Emine G.
NASKALİ, vd., Meyve Kitabı, İstanbul, Kitabevi Yay.: 365-393..
10. Ergin, Muharrem (1997), Türk Dil Bilgisi, İstanbul, Bayrak Yay.
11. -----, ----- (1997), Dede Korkut Kitabı (İndeks-Gramer) II, Ankara,
Türk Dil Kurumu Yay.
12. http://www.tdk.gov.tr/TR/YazimKilavuzu.
103
13. http://www.tdk.gov.tr/TR/BelgeGoster. (Yazım Kuralları)
14. http://www.tdk.org.tr/lehceler
15. http://www.tdk.gov.tr/TR/SozBul
16. Karpuz, H. Ömer, vd. (2004) Türk Kültür Tarihinde Meyve Adlarının
İşlevselliği, Türk Kültüründe Meyve Konulu Sempozyum, (7 – 8 Nisan) Marmara
Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul (Yayımlanacak).
17. Kocagöz, İlknur, Samsun ve İlçelerinde Yemek Adları, http://www.
samsun.bel.tr/hizmet_birimleri/kulturwebsite/samsem2006/doc/040.pdf
18. Komisyon (1991), Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü (Kılavuz
Kitap) I, Ankara, Kültür Bakanlığı Yay.
19. -----, (1991), Karşılaştırmalı Türk Lehçeleri Sözlüğü (Dizin) II,
Ankara, Kültür Bakanlığı Yay.
20. Korkmaz, Zeynep, (2003), Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi),
Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara.
21. Kültüral, Zühal (2006), Meyve Kelimesi, Emine G. NASKALİ, vd.,
Meyve Kitabı, İstanbul, Kitabevi Yay.: 351-362.
22. Naskali, Emine G. vd. (2006), Meyve Kitabı, İstanbul, Kitabevi Yay.
23. Orucov, E.E., (1996), Azerbaycan Dilinin İzahlı Lüğeti I, Bakı,
Azerbaycan Elmler Akademyası Neşrıyyatı,.
24. Öztürk, Arzu E. (2006), Alıç, Emine G. NASKALİ, vd., Meyve Kitabı,
İstanbul, Kitabevi Yay.: 395-400.
25. Sakaoğlu Saim, Türk Ad Bilimi I, TDK, Ankara, 2001.
26. Şen, Mesut (2006), “Babürname’de Meyve Adları”, Emine G. NASKALİ,
vd., Meyve Kitabı, İstanbul, Kitabevi Yay.: 291-331.
27. Şirin, Hatice (2006), “Türkçede ‘Yaş’ ve ‘Ufak’ Kavramlarından Gelişmiş
Meyve Adları”, Emine G. NASKALİ, vd., Meyve Kitabı, İstanbul, Kitabevi
Yay.: 335-350.
28. Tietze, Andreas, Tarihî ve Etimolojik Türkiye Türkçesi Lügâti, C.1,
(A-E), İstanbul, 2002.
29. Timurtaş, Faruk K. (1994), Eski Türkiye Türkçesi, İstanbul, Enderun
Kitabevi.
30. Topçu, Nazmiye (2001), Fransızca ve Türkçe Renk İsimleri İçeren
Deyimlerin Karşılaştırmalı İncelemesi, Ankara, H. Ü. Egitim Fakültesi
Dergisi No: 20.
104
31. Türkçe Sözlük (1998), Ankara, TDK Yay.
32. Türkçe Sözlük (2005), Ankara, TDK Yay.
33. Yavuz, Faruk, (2006) İğde, Emine G. NASKALİ, vd., Meyve Kitabı,
İstanbul, Kitabevi Yay.: 401-412.
105
BATI EDEBİYATINDA DİL VE DİLSEL DETERMİNİZM*
ALYAZ, Yunus**-ALİYEVA ESEN, Minara***
TÜRKİYE/ТУРЦИЯ
ÖZET
Bu çalışmada, 20. yüzyıl Batı debiyatından dört edebî eser “dil” olgusunu
ele alışları açısından incelenmiştir: My (Y. Zamyatin, 1924), Anthem (Ayn
Rand, 1938), Nineteen Eighty-Four (George Orwell, 1948) ve Kaspar (Peter
Handke, 1967). Seçilen eserler yazıldıkları dil veya üslup açısından değil,
içerik olarak dil olgusunu linguistik determinizm, idiolektik, psikolinguistik
ve sosyolinguistik kapsamda dil-birey, dil-düşünce ve dil-toplum bağıntıları
boyutlarıyla irdelenmiştir. Bu eserlerin seçilmesinde, dil olgusunun konu
olarak ele alınmasının yanı sıra radikal bireysel veya toplumsal değişimlerin,
dönüşümlerin konu ediliyor olması da dikkate alınmıştır. My (Biz), Anthem
(Ben) ve 1984 anti ütopik roman türünden eserlerdir ve çeşitli açılardan ve farklı
oranlarda, tiyatro eseri olan Kaspar ise ana konu denecek bir ağırlıkla “dil”i ele
almaktadır. Bu çalışmada eserlerin içerikleri kısaca tanıtılmış ve her bir eserde
yazarın, dilin idiolektik, psikolinguistik ve sosyolinguistik boyutlarını nasıl ele
aldığı örneklerle ortaya konmuştur. Eserlerde dil olgusunun ele alınışı, özellikle
dilsel determinizim perspektifinden ele alınmış ve birbirleriyle de kıyaslanmıştır.
Eserlerin her birinde çeşitli oranlarda dilsel determinizm kuramının etkisini
görmek mümkündür. Özellikle 1984 ve Kaspar sosyolinguistik ve psikolinguistik
açıdan çok önemli dilbilimsel veriler içermekte, bireyin ve toplumun dil
aracılığıyla şekillendirilmesi ve yönlendirilmesi konusunda determinist yaklaşımı
destekler niteliktedirler.
Anahtar Kelimeler: Batı edebiyatında dil olgusu, dilsel determinizm, dilbirey ilişkisi, psikolinguistik, sosyolinguistik.
ABSTRACT
In this study four literary works of the 20th century are analyzed how they
treated the language phenomen: My (Y. Zamyatin, 1924), Anthem (Ayn Rand,
*
Bir bölümü 3. Türk Alman Sempozyumu’nda (1999 Siegen) “Sprachphänomene in Peter Handkes
Kaspar und George Orwells 1984 başlığıyla sunulmuş olan bu çalışma, Avusturya Edebiyat
Topluluğu’nun (Österreichische Gesellschaft für Literatur) 2007 yılında sağladığı bursla Viyana
Üniversitesinde yürütülen çalışma kapsamında hazırlanmıştır.
**
Yrd. Doç. Dr., U. Ü. Eğitim Fakültesi Alman Dili Eğitimi Anabilim Dalı. Bursa/TÜRKİYE.
e-posta: [email protected]; [email protected]
Yrd. Doç. Dr., U. Ü. Eğitim Fakültesi Türkçe Eğitimi Bölümü. Bursa/TÜRKİYE. e-posta:
[email protected]
***
106
1938), Nineteen Eighty-Four (George Orwell, 1948) and Kaspar (Peter Handke,
1967). These novels were analyzed not for their stylistic features, but for the
content (language as content). They were examined in language and idividuum,
language and hought relationships and under the idiolectic, psycholinguistic and
sociolinguistic aspects. These four works were chosen for the analysis, because
they treat the language, and reflect radical individual or social changes. My,
Anthem and 1984 are anti utopic novels and treat the language under different
aspects. Kaspar treats almost only the language.
In this study first the mentioned novels were briefly introduced to the reader
and then it was shown with examples, how each author interprets in his work
the idiolectic, psycholinguistic and sociolinguistic aspects of the language.
The language phenomenon was investigated especially under the determinism
perspective and the considerations of authors were compared with each other.
Every work gives a certain place to the language and in each of them were the
traces and the influences of the determisim found in certain degrees. Especially
1984 and Kaspar deliver to the reader very important idiolectic, psycholinguistic
and sociolinguistic data and point how the individuals and the society can be
manipulated using language. Thus they confirm the determinism theory and
agree that the language has a dominanate role on the individuals and the society.
Key Words: Language phenomenon in the western literature, linguistic
determisim, relation between language and individuals, psycholinguistics,
sociolinguistics.
GİRİŞ
Dil, basit bir iletişim aracı değildir, aksine güncel yaşamımızda bireysel
ve sosyal bağlamda çok önemli bir yer tutar ve bireyle, toplumla, felsefeyle,
dinle, kültürle, kısacası insan varlığının tüm olgularıyla ilişkili, iç içe bir
kavramdır. Dilin birçok boyutu bize güncel yaşamda öylesine “doğal” görünür
ki, dili kullananlara hiçbir şey şaşırtıcı gelmez. Dilin gerek bireysel, gerekse
toplumsal varoluş üzerinde çok güçlü bir psikolinguistik ve sosyolinguistik
etkiye sahip olduğu ancak derinliklerine bakıldığında farkedilebilir. Dille ilgili
tartışmaların yüzlerce yıldan bu yana hala güncelliğini koruması da bu önemden
kaynaklanmaktadır. İnsan toplulukları, ulus gibi kavramlar tanımlanırken ortak
coğrafya, ortak geçmiş vb. gibi birçok unsurun yanı sıra ortak dil unsuru da
hesaba katılmaktadır. Birçok ortak değerin yanı sıra, hatta (kimi yerde) ilk sırada,
aynı dili konuşan insan topluluğu ulus olarak tanımlanmaktadır (bk.: Crystal,
1998: 34 ff.). Dil her bir birey için hem bireysel, psikolojik özellikleri ve dilsel
süreçleri yansıtması hem de sosyal aidiyet ifade etmesi açısından belirleyici bir
unsurdur. Birey bir yandan sahip olduğu idiolektik (bireye özgün sesel, işlevsel
sesel, sesüstü, biçimsel, dizimsel, anlamsal ve edimsel) özellikleri veya tercihleri
sayesinde diğer bireylerden ayrılmakta ve kendisi olabilmektedir, öte yandan
Download

ARIKOĞLU, Ekrem-NOSTRATİK DİL TEORİSİ İÇERİSİNDE