Yrd. Doç. Dr. Orhan YILMAZ
1962 doğumlu. 1984 yılında Ankara Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Zootekni Bölümü’nü bitirdi. 1997 yılında University of Aberdeen’de yüksek lisans, 2007 yılında Ankara
Üniversitesi’nde doktora çalışmasını tamamladı. Halen öğretim
üyesi olarak Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde görevine
devam etmektedir.
Yayımlanmış Kitapları
1. Kangal Köpeği (2003, 2004, 2005, 2008)
2. Her Yönüyle Tokat Zile Küçüközlü Köyü (2004)
3. Zile İsyanı (2005)
4. Şair Esi Köylü Ürfet Pehlivan (2005)
5. Turkish Kangal (Karabash) Shepherd Dog (2007)
6. Zileli Halil Yalçınkaya (2008)
7. Le Chien Karabash (2008)
8. Sıraçlar (Beydili Alevi Türkmenleri) (2009)
9. Sünni Gözüyle Alevilik-Kızılbaşlık-Bektaşilik (2009)
10. Kelleci Efo (2009)
11. Sezar ile Farnake’nin Zile Savaşı (2010)
12. Çakır (Bir Hain! Çerkez Ethem Analizi) (2010)
13. TürkischerKangal (Karabasch) Hirtenhund (2010)
14. Kangal (Karabash) Cane Da Pastore Turco (2011)
15. At, Eşek, Katır Terimleri Sözlüğü (2011)
16. 100 Soruda Köpek Yetiştiriciliği (2011)
17. Domesticated Donkey (2012)
18. Güvercin Yetiştiriciliği (2012)
19. Atçılık (Irk, Don, Nişane ve Yürüyüş Çeşitleri) (2012)
20. Güvercin Terimleri Sözlüğü (2012)
21. Zileliyiz Dediler (2013)
22. Kafesteki Çocuk (2013)
1
Veni Vidi Vici Yayınları: 9
100 Soruda Köpek Yetiştiriciliği
Yrd. Doç. Dr. Orhan YILMAZ
[email protected]
ANAHTAR SÖZCÜKLER
- keywords Köpek, ırk, morfolojik özellik, post rengi
Dog, breed, morphological trait, coat colour
Bu kitabın yayın hakkı Veni Vidi Vici Yayınları’na aittir.
İzinsiz kopya edilemez ve kullanılamaz.
Kaynak göstermek şartıyla, alıntı yapılabilir.
1. Baskı: 2011
ISBN : 978-605-89397-8-3
Kapak Fotoğrafı: Erzurum, Hınıs’ta çoban köpeği (M.
Canberk YILMAZ)
Baskı: Konak Kırtasiye, Ankara
Veni Vidi Vici Yayınları
2
100 SORUDA KÖPEK
YETİŞTİRİCİLİĞİ
Yrd. Doç. Dr. Orhan YILMAZ
Veni Vidi Vici Yayınları
3
Doktora danışmanım
Prof. Dr. Mehmet ERTUĞRUL’a
4
İÇİNDEKİLER
Sayfa
1. Köpek nedir? ........................................................................................................................................................................................11
2. Köpekler terler mi? .................................................................................................................................................................11
3. Köpeklerin vücut ısısı, nabız ve nefes özellikleri nasıldır? ........................11
4. Köpeklerin ayaklarında kaç parmak ve tırnak bulunur? ..............................11
5. Köpeklerde kaç meme başı bulunur? ............................................................................................... 12
6. Köpeklerde gebelik kaç gündür? ............................................................................................................... 12
7. Köpekler bir seferde kaç yavru doğurur? ................................................................................. 12
8. Dünyada kaç tane köpek ırkı vardır? ................................................................................................. 12
9. İslâmiyet’te köpeğin yeri neresidir? .................................................................................................... 12
10. Köpek Kuran’da geçiyor mu? ........................................................................................................................ 13
11. Kaç tane köpek ırkımız vardır?
...............................................................................................................
13
12. Kangal (Karabaş) Köpeği’nin ırk özellikleri nelerdir? ................................. 14
13. Akbaş Köpeği’nin ırk özellikleri nelerdir? ........................................................................... 14
14. Kars Köpeği’nin ırk özellikleri nelerdir? ................................................................................. 15
15. Türk Tazısı’nın ırk özellikleri nelerdir? .................................................................................... 16
16. Tarsus Çatalburun Köpeği’nin ırk özellikleri nelerdir? ............................. 16
17. Kangal (Karabaş) Köpeği’nin Kökeni Neresidir? ................................................... 16
18. Türkî Cumhuriyetlerde Kangal benzeri köpekler var mıdır? ........ 17
1 19. Yurt dışına ilk Kangal Köpeği nereden çıkmıştır? ......................................... 18
20. Kangal (Karabaş) Köpeği ismi nereden çıkmıştır? ............................................ 18
21. Kangal Köpeği’nin kökeni Kangal İlçesi midir ? ....................................................... 19
22. Anadolu Çoban Köpeği isimli bir ırk var mıdır? ...................................................... 22
23. Batı Ülkesi Kangalları’nın Ne Kadarı Saf Kangaldır? ...................................... 23
5
24. Kangal Köpeği’nin asıl vazifesi nedir? ......................................................................................... 23
25. Daha saldırgan olması için yavruyu karanlıkta tutmalı mıdır? ...25
26. Kurdun tür özellikleri nelerdir? .............................................................................................................. 26
27. Kurtçul Kangalların özellikleri nelerdir? ............................................................................... 27
28. Kurt ile Kangal Köpeği’nin benzer yanları var mıdır? .................................. 29
29. Kangal Köpeği’nde ana ırk özellikleri nelerdir? ....................................................... 31
30. Kangal Köpeği’nin genel karakteri nasıldır? ................................................................... 37
31. Köpek dövüşleri niçin yapılır? .................................................................................................................... 38
32. Yavrunun doğduğu ve büyüyeceği iklim önemli midir? ........................... 39
33. Yavru seçerken nelere dikkat edilmelidir? ........................................................................ 40
34. Bir çift yavru seçerken nelere dikkat edilmelidir? .............................................. 41
35. Damızlık yavru seçerken nelere dikkat edilmelidir? ..................................... 41
36. Damızlık seçilecek yavrunun genel görünüşü nasıl olmalıdır? . 42
37. Damızlık yavrulara “Cesaret Testi” uygulanabilir mi? .................................. 43
38. Yetişkin bir köpek satın almanın sakıncaları var mıdır? ......................... 44
39. Yetişkin bir köpek satın alınacaksa, nelere dikkat edilmelidir? ..45
40. Köpeklerde diş sayısı ve yapısı nasıldır? ................................................................................ 45
41. Birbiri ile akraba erkek ve dişinin çiftleşmesi zararlı mıdır? ......... 46
42. İlk kez kızgınlık gösteren bir dişi çiftleştirilebilir mi? .................................. 46
43. Bir dişi ilk kez kızgınlık gösterirse, ne yapmak gerekir? ........................ 47
44. “Gen” nedir? .................................................................................................................................................................................... 48
45. Siyah ve ala maskeli çiftleşmesinde maske nasıl çıkar? ........................... 49
46. İki siyah maskeli çiftleşmesinde maske nasıl çıkar? ....................................... 50
47. Bir damızlığın saf yada melez olduğu nasıl anlaşılır? ................................. 51
48. İki ala maskeliden siyah maskeli yavru çıkar mı? ................................................ 53
49. Kızgınlık gösteren bir köpek nasıl anlaşılır?
.................................................................
53
50. Çiftleşme nasıl olur? ....................................................................................................................................................... 54
6
51. Köpeklerde çiftleşme niçin uzun sürer? ................................................................................. 54
52. Dişiyi birden fazla erkekle çiftleştirmek faydalı mıdır? ............................ 55
53. Erkek köpeğin cinsel organınında kemik var mıdır? ..................................... 55
54. Köpeklerde gebelik ne kadar sürer? .............................................................................................. 56
55. Gebe dişide nelere dikkat edilir? ........................................................................................................... 56
56. Doğum belirtileri nelerdir? .............................................................................................................................. 56
57. Doğum nasıl gerçekleşir? ..................................................................................................................................... 57
58. Yazın mı yoksa kışın mı doğan yavrular mı daha iyidir? ........................ 58
59. Köpekler kaç yavru doğurur? ..................................................................................................................... 58
60. Bir köpeğin kalacağı, uyuyacağı yer nasıl olmalıdır? ..................................... 59
61. Bir köpeğin ışık ihtiyacı nedir? ................................................................................................................. 59
62. Yetişkin bir köpek ve yavruları üşür mü? ............................................................................ 60
63. Nem köpekler için önemli midir? ........................................................................................................ 60
64. Yavruların bakımı nasıl olmalıdır? .................................................................................................... 61
65. Köpek yıkanır mı? .............................................................................................................................................................. 62
66. Üşüyen bir yavru, pratik olarak nasıl ısıtılır? ................................................................ 62
67. Yavruların birbirlerini yalaması zararlı mıdır? ......................................................... 62
68. Bir yavru niçin bağırır? ............................................................................................................................................ 63
69. Yavruya tuvalet terbiyesi nasıl verilir? ...................................................................................... 64
70. Sürü koruma köpeklerinde yavruların kulakları niçin kesilir? . 64
71. Eğer kulaklar kesilecekse, nasıl kesilmelidir? ............................................................ 65
72. Kulak koparma nedir? ............................................................................................................................................... 65
73. Köpeklerde kuyruk ne işe yarar? ......................................................................................................... 66
74. Kuyruk kesilmeli midir? ........................................................................................................................................ 66
75. Ergin köpeklerin bakımı nasıl olmalıdır? ............................................................................ 67
76. Köpek nakliyesi nasıl yapılmalıdır? ................................................................................................ 68
77. Köpeğin günlük besin maddesi ihtiyacı ne kadardır? .................................. 68
7
78. Köpeğin günlük su ihtiyacı ne kadardır? ............................................................................... 69
79. Yavrular annesini kaç ay emmelidir? ............................................................................................ 69
80. Yavrularının ilk 2 ayda beslenmesi nasıl olmalıdır? ....................................... 70
81. Ağız sütü(Kolostrum) önemli bir besin midir? ......................................................... 70
82. İlk defa doğum yapan dişinin yavruları kötü müdür? ................................. 70
83. Annesinden çok küçük ayrılan yavrular nasıl beslenir? ......................... 72
84. Yavru büyürken, süt dışındaki gıdalara nasıl alıştırılır? ........................... 73
85. 2-18 aylık genç köpeklerin beslenmesi nasıl olmalıdır? ........................ 74
86. Yavrulara eti çiğ mi, yoksa pişmiş mi vermek gerekir? ............................. 74
87. Köpeklerin beslenmesinde pratik bir yol var mıdır? .................................... 75
88. 18 aydan büyük köpeklerin beslenmesi nasıl olmalıdır? ..................... 75
89. Günlük öğün sayısı ve yiyecek miktarı ne kadar olmalıdır? ............ 75
90. Yal nedir? ............................................................................................................................................................................................. 76
91. Gebe dişilerin beslenmesi nasıl olmalıdır? ....................................................................... 76
92. Yaşlı köpeklerin beslenmesi nasıl olmalıdır? ................................................................ 77
93. Hasta ve yaralı köpeklerin beslenmesi nasıl olmalıdır? .......................... 77
94. Köpeklerin kaldığı barınak nasıl olmalıdır? .................................................................... 77
95. Köpeğin yemek kabı nasıl olmalıdır? ........................................................................................... 78
96. Köpeğin su kabı nasıl olmalıdır? ........................................................................................................... 78
97. Köpeğin eğitimi nasıl olmalıdır? ............................................................................................................ 79
98. Köpeğin sağlığı bozulduğu zaman ne yapılmalıdır? ....................................... 79
99. Koruyucu tedbirler ve aşılar nedir ve ne zaman yapılmalıdır? . 79
100. Köpek yetiştiriciliğinin genel problemleri nelerdir? ................................ 80
Kaynaklar ............................................................................................................................. .......................................................................... 83
8
9
10
SORULAR VE CEVAPLARI
1. Köpek nedir?
Köpekgiller ailesinden, kurdun alt türü ve ondan
köken alan, 400’den fazla ırkı olan; sürü ve mekan koruma,
kızak çekme, pet hayvanı ve can yoldaşı olarak yetiştirilen
hayvana köpek denir.
2. Köpekler terler mi?
Ter bezleri olmadığı için, terlemezler. Herhangi bir
koşma anında veya fazla sıcağa maruz kaldıklarında,
vücutlarında biriken fazla ısıyı atmak için dillerini dışarı
çıkarırlar.
3. Köpeklerin vücut ısısı, nabız ve nefes özellikleri
nasıldır?
Köpeklerde normal vücut ısısı ortalama 38,4 derece,
nabız dakikada 70-100 ve soluk alıp verme dakikada 15-30
keredir. Koku alma duyguları çok gelişmiştir. Burunlarında
125-200 milyon arasında koku alma hücresi bulunur.
4. Köpeklerin ayaklarında kaç parmak ve tırnak
bulunur?
Pençeleri hareketsizdir, tırnaklarını deri altına çekemez.
11
Ön ayaklarında 4 parmak, 5 tırnak bulunur. 5. tırnak
bilektedir. Arka ayaklarında 4 parmak, 4 tırnak bulunur.
Kangal ve diğer bazı ırk köpeklerin arka ayaklarında 5,
6 veya 7 tırnak bulunabilir. Sadece Afrika Avcı Köpeği’nin
bütün ayaklarında 4 parmak ve 4 tırnak vardır.
5. Köpeklerde kaç meme başı bulunur?
Dişi köpeklerde 8 veya 10 meme başı bulunur. Dişinin
meme başında 3-4 delik birden bulunur.
6. Köpeklerde gebelik kaç gündür?
Gebelikleri ortalama 9 hafta, yani 63 gündür.
7. Köpekler bir seferde kaç yavru doğurur?
Bir seferde 3-10 arası yavru doğururlar. Bazı köpekler
ilk doğumunda sadece 1-2 yavru yapabilir. Bazı ırk köpekler
10 taneden fazla yavru verebilir.
8. Dünyada kaç tane köpek ırkı vardır?
Dünya üzerinde yaklaşık olarak 400 köpek ırkı
mevcuttur ve köpek kadar çok çeşitli ırka sahip, başka bir
hayvan türü bulunmamaktadır. Bu ırklardan, çok ilginç
özelliğe sahip olan bazıları:
9. İslâmiyet’te köpeğin yeri neresidir?
12
Hz. Muhammed, susamış bir köpeğe gösterdiği acıma
hissinde dolayı, bir kadına ahrette mükafat vaat etmiştir.
Köpek; gerek evcilliği ve sıcak kanlılığı, gerekse bazı özel
yetenekleri yüzünden, insanların yeryüzünde en çok
yararlandığı hayvanlar arasındadır.
10. Köpek Kuran’da geçiyor mu?
Kuran’da köpek 2 surede açık şekilde, bir surede ise
dolaylı şekilde geçmektedir.
11. Kaç tane köpek ırkımız vardır?
TSE tarafından tescili yapılmış 5 köpek ırkımız vardır.
Bunlar Kangal, Kars, Akbaş, Tazı ve İzci Köpeği Zağar
Köpekleridir. Tescilli 5 ırktan, 3’ü çoban köpeğidir. Bu çoban
köpekleri genel olarak, koyun yetiştiriciliğinin yoğun olarak
yapıldığı yerlerde bulunur. Koyun ile köpeğin post rengin de
uyumludur. Örneğin Akkaraman yetiştiriciliğinin yapıldığı
yerlerde açık boz renkli Kangal ve Akbaş, Morkaraman
yetiştiriciliğinin yapıldığı yerlerde, koyu, sarı, çapar,
dalkır (çizgili postlu) renkli Kangal ve Kars Çoban Köpeği
yetiştirilir.
Tescili yapılmış ırkların dışında, bazı köpek tiplerinin
yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Tarsus Çatalburun, Koyun,
Dikkulak (Çivikulak), Tonya Finosu, Zerdava ve Karaman
Köpeği gibi yerel yetiştirilen köpeklerimiz de bulunmaktadır.
13
12. Kangal (Karabaş) Köpeği’nin ırk özellikleri
nelerdir?
Esas yayılma alanı, Akkaraman Koyunu yetiştiriciliğinin
yaygın olduğu Aksaray, Ankara, Erzincan, Karaman, Kayseri,
Kırıkkale, Kırşehir, Konya, Nevşehir, Niğde, Sivas, Tokat ve
Yozgat illeridir. Fakat günümüzde Türkiye’de gitmediği yer
kalmamıştır.
Aslan şeklinde vücut yapısı, yüzde ve kulaklarda siyah
maske, kafatasına yapışık kulaklar, yukarı ve öne kıvrık
kuyruk ile karakterize olmuştur. Post rengi boz ve bozun
açık krem renginden, kızıl kahve rengine kadar değişik
tonlarıdır. Cesareti, sadakati, duygusallığı ön plana çıkar.
Kangal köpeği kendi sürülerini ve insanlarını korumada
korkusuz ve yeteneklidir. Sürüsündeki hayvanlar, çocuklar,
ev hayvanları ya da diğer insanlara karşı naziktir. Sert
iklim şartlarına dayanabilir. Böylesine iri bir ırka göre
uzun ömürlüdür. İnsanları sever; ancak sürüyle de bağ
kurar ve onu korur. Bağımsızdır, fakat aynı zamanda zeki ve
eğitilebilirdir de. Eğitimle kontrol edilebilse de iri köpeklere
ve diğer yırtıcı hayvanlara karşı saldırgandır.
13. Akbaş Köpeği’nin ırk özellikleri nelerdir?
Başlıca yayılma alanı, Eskişehir, Kütahya, Afyon,
Konya, Tuz Gölü ve Ankara arasında kalan bölgedir. Fakat
günümüzde, yukarıdaki bölge ağırlıklı olmak üzere, yaygın
olmasa da yurdun bir çok bölgesinde görülebilir.
14
Post rengi istisnasız beyazdır. Kulaklardan, kuyruk
sokumuna kadar olan bölgede, bir parça krem rengine
müsaade edilebilir. Boz Kangal’a nazaran daha zarif, güzel
görünüşlü ve sivri burunludur. Tüyleri Boz Kangal’a nazaran
daha yumuşaktır. Vücut ağırlığı ve yüksekliği olarak Boz
Kangal’lardan küçüktür. Cesaret, sadakat ve kurda gitme
yönünden Boz Kangallar’dan aşağı kalmaz, hatta daha
fazladır. Çok çeviktir. Hiç temas etmeden, insan boyundaki
tel örgü veya duvardan atlayabilirler.
14. Kars Köpeği’nin ırk özellikleri nelerdir?
Bu ırk genellikle, başlıca Kars olmak üzere, Artvin’in
güney dağlık kesimleri, Erzurum, Ağrı, Ardahan ve Iğdır
İlleri’nde bulunur. Bu ırka genellikle Kars, Erzurum, Iğdır
ve Ağrı civarında “Kıllı”, Ardahan’da “Saçaklı”, Artvin’de
“Tüylü” denir.
Dış görünüş olarak Kafkasya Ovcharka Köpeği’ne
çok benzerler. Postu, bölgedeki ağır kış şartlarına uygun
olarak, uzun tüylüdür. Fakat kısa tüylülerine de rastlamak
mümkündür. Genellikle koyu renkler ağır basmak kaydıyla,
birkaç rengi birden barındırır. Düz siyah, düz beyaz, kırçıl,
kırmızı, sarı, kahverengi olmak üzere bir çok renk görülür.
Kafa genellikle koyu renklidir. Boyun kısmı ile arka
bacakların, geri tarafındaki tüyler daha uzundur. Boyun
kısmı yeleli olduğundan, önden bakılınca daha heybetli ve
iri kafalı görülür. Havlamaları, Kangal’lara nazaran daha
boğuk, kalın ve kesik kesikdir. Cesaret, sadakat ve çoban
köpeği olarak mükemmeldirler
15
15. Türk Tazısı’nın ırk özellikleri nelerdir?
Türk Tazısı’nın post rengi her renkte olabilir. Türk
Tazısı’nın ayakları uzun; vücut ince; tüyleri kısa; kuyruğu
ince ve tüysüz; baş ince ve uzun; boyun uzun; göğüs derin ve
karın çekiktir. Türk Tazısı, daha çok bıldırcın, keklik, tavşan
ve tilki avının yapıldığı, Orta ve Güney Anadolu’nun sulak
yörelerinde bulunur. Soğuk mevsimlerde üşümesin diye,
sırtına çul veya örtü sarılır.
16. Tarsus Çatalburun Köpeği’nin ırk özellikleri
nelerdir?
Burnunun ucu 2 parçadır. İsmini buradan almaktadır.
Günümüzde güney illerinde çok az sayıda bulunmaktadır.
Çok üstün bir koklama yeteneği vardır. Avı arayıp, bulmak
ve kaldırmak konusunda çok iyidir.
17. Kangal (Karabaş) Köpeği’nin Kökeni Neresidir??
11. yy. da Anadolu’ya akın akın gelen Türkler,
muhtemelen yanlarında üç tür hayvan getirmişlerdi;
At, koyun ve köpek. At, binek ve araba çekme hayvanı
olarak kullanılıyordu. Koyun, hem yolculuk esnasında
hazır gıdaları idi. Köpek ise insan, hayvanlar ve eşyalara
bekçilik hizmeti için kullanılıyordu. Günümüzde Orta Asya
Cumhuriyetleri’nde, Kangal Köpeği’ne benzer köpeklere her
bölgede rastlanmaktadır.
Bundan daha önemlisi, Orta Asya’dan Anadolu’ya göç
16
eden Türkler’in göç yolu üstünde de Kangal Köpeği’ne
benzer köpekler bulunmaktadır. Fars ve Araplar’ın yaşadığı
İran’ın güney bölgelerinde Kangal Köpeğine benzer boz post
renkli köpekler bulunmamaktadır. Ama Azeri Türkleri’nin
yaşadığı ve Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden Türkler’in
göç yolu üstünde bulunan İran’ın kuzey bölgelerinde,
Kangal Köpeği’ne fenotipik olarak benzeyen köpekler halen
bol miktarda yaşamaktadır.
Kangal Köpeği’nin orijinini araştırmak için, Ocak-2006
tarihinde bu bölgeye bir gezi yaptım. Iran, Afganistan ve
Türkmenistan’a yaptığın bu gezide, Kangal Köpeği’ne benzer
köpekleri görme ve fotoğraflama imkanım oldu.
18. Türkî Cumhuriyetlerde Kangal benzeri köpekler
var mıdır?
Kangal Köpeği’ne benzeyen bu köpeklerin bir çok
benzerinin, diğer Orta Asya Cumhuriyetlerinde de
bulunduğunu öğrendim. Özbekistan, Kazakistan, Tacikistan,
Kırgızistan‘da bu köpeklerden bulunmaktadır. Moğolistan’ın
batı tarafında, nüfusunun %80’ini Kazak Türkleri’nin
meydana getirdiği Bayan Ölgiy Vilayeti bulunmaktadır.
Burada da, koyun yetiştiricilerin elinde bol miktarda Kangal
Köpeği görünümlü köpeklerin olduğunu öğrendim.
Anadolu’dan Orta Asya’ya herhangi bir Türk göçü
olduğuna dair bir kayıt bulunmamaktadır. Halbuki bu göç
bildiğimiz kadarı ile yaklaşık 1.000 yıl önce Orta Asya’dan
Anadolu’ya olmuştur. Öyleyse Anadolu’daki Kangal ve Akbaş
17
Çoban Köpekleri Orta Asya’dan gelmiş olmalıdırlar.
Son 20-25 yıla kadar, hiç kimse Kangal Köpeği ismini
kullanmıyordu. Anadolu’da bu köpek için en çok kullanılan
isim Karabaş’dır. Karabaş’dan başka, Çoban İti, Çoban
Köpeği, Koyun İti, Koyun Köpeği’dir.
19. Yurt dışına ilk Kangal (Karabaş) Köpeği nereden
çıkmıştır?
Bayan Dr. Charmian (Biernoff) Steele, bundan 40
yıl önce Konya civarında arkeolojik kazı yapmıştır bir
arkeologdur. 1965 yılında, bir erkek ve bir dişi yavruyu
İngiltere’ye götürmüşdür. Bu iki yavru, Konya’nın yaklaşık
30 km doğusunda, Konya Karatay ilçesine bağlı, KonyaKarapına Karayolu üzerinde ki Bakırtolu ve Hayıroğlu
köyleridir.
20. Kangal (Karabaş) Köpeği ismi nereden çıkmıştır?
Bu köpeğe Kangal ismi verilmesine neden olan kişiler,
Bayan Dr. Charmian (Biernoff) Steele, Messrs J. Lloyd, D.
Lyth ve Dr. Withof-Keus’dur.
Dr. Steele İngiltere Köpek Kulübü (Kennel Club)’ne
başvurarak, köpeklerini kayıt ettirmek istedi. Dr. Steele’e
köpeklerin hangi ırkdan olduğu sorulduğunda, Türkiye’de
bu köpeklere “Karabaş” dendiğini ve koyun gütmede, bekçikoruma köpeği olarak kullanıldıklarını belirtti. İngiltere
Köpek Kulübü, yeni bir ırk ismi koyma konusunda daha
18
önce bazı problemler yaşamıştı. Bu yüzden sadece Karabaş
ismini, ırk ismi olarak kabul etmedi. “Karabaş-Anadolu
Koyun Köpeği” ismini sözlüğe bakarak bire bir tercüme etti
ve “Karabash-Anatolian Sheep Dog” ismini ırk ismi olarak
tescil etti. Fakat Dr. Steele bu isme itiraz etti. Bunun üzerine,
İngiltere Köpek Kulübü yeni ismi 1968 yılında “Anatolian
Karabash Dog” yani “Anadolu Karabaş Köpeği” olarak
değiştirdi.
1968 yılında Bayan Dr. Steele ile birlikte Messrs J.
Lloyd ve D. Lyth Türkiye’ye geldiler ve Gritaurus Arilan ve
Gritaurus Melek isimli köpekleri yurt dışına çıkardılar. 2 yıl
sonra Messrs J. Lloyd ve D. Lyth Kangal ilçesine geldiler ve
buradan Elif ve Atak isimli iki köpeği yurt dışına götürdüler.
Messrs J. Lloyd, Kangal’dan getirdiği bu köpeklere izafeten,
“Anatolian Karabash Dog” isminin değiştirilerek, bu
köpeklere “Kangal Köpeği” isminin verilmesini istedi. Fakat
bu isteği kabul edilmedi.
Tesadüfen Kangal ilçesine gelen, burada misafir olan,
buradan yavru alan Messrs J. Lloyd, D. Lyth ve Dr. WithofKeus, sayesinde “Kangal” ismi, yabancılar tarafından ırk
ismi olarak tartışıldı ve bu isimlendirme Türkiye’ye yansıdı.
Bu kişiler Kangal ilçesine değil de, Tokat’ın Zile İlçes’ine
gelmiş, misafir olmuş ve yavru almış olsalardı, bu ırkın ismi
“Zile Köpeği” olacaktı.
Türk Karabaş Çoban Köpeği için, Kangal Köpeği isminin
kullanılmasının yaklaşık 20 yıllık bir geçmişi vardır. 1980’li
yılların başında bu isim bilinmiyordu. 1980’li yılların
19
ortalarından itibaren bu isim yerleşmeye ve yaygınlaşmaya
başladı.
1973 yılında 25 kuruş bedelle basılan posta pulunun
üstündeki köpek resminin altında, “Çoban Köpeği”
yazıyordu. 1995 yılında, 10.000 lira bedelle basılan pulun
üstüne “Kangal Köpeği” yazılmıştır.
21. Kangal Köpeği’nin kökeni Kangal İlçesi midir ?
Kangal Köpeği mahalli ve bölgesel bir ırk değildir. Denizli
Horozu, Van Kedisi gibi sadece dar bir bölgede yaşayan bir
ırk hiç değildir. Kangal Köpeği Türkiye’de koyunun ve daha
doğrusu Akkaraman Koyunu’nun bulunduğu her yerde
bulunur. Adana, Antalya gibi, yüksek nem ve sıcağın ikisinin
bir arada bulunduğu sahil kesimleri hariç, Türkiye’nin her
hemen her yerinde Kangal’a rastlanabilir.
20
Coğrafi özelliğinden dolayı, bazı bölgelerde koyunculuk
yaygın bir üretim dalı olmuş ve bu bölgelerde Kangal
Köpeği daha çok bulunur olmuştur. Mesela Kangal İlçesi
bu bölgelerden birisidir. Ama bu köpeğin ismi yanlışlıkla
Kangal olarak kalınca, insanlar şöyle bir hisse kapıldılar:
“Kangal Köpeği’nin kökeni Kangal İlçesi’dir. En iyi örnekleri
burada bulunur.” Bu tamamen yanlış bir inanıştır. Kangal
Köpeği bir Türkiye Köpek Irkı’dır ve Türk Dünyası’na
aittir. Bu ırkın menşei Sivas İli değildir. Ama Türk Çoban
Köpeği’ne yapılan yanlış isimlendirme sonucu, bu köpeğin
nesli Sivas’ta neredeyse tüketildi. Bunu yurt dışından gelen
yabancılar da gözlemlemektedir.
ABD’ye ilk Kangal Köpeği Ankara’dan götürülmüştür.
İngiltere’ye ilk Kangal Köpeği Konya’dan götürülmüştür.
Aslında Kangal Köpeği’nin en iyi örnekleri Konya’da
bulunabilir. Çünkü Konya’da ki koyun sayısı yaklaşık 1,8
milyon baştır. Konya, Türkiye’de en çok koyuna sahip 2.
vilayettir (En çok koyuna sahip 1. vilayet Van’dır ve yaklaşık
2,4 milyon baştır. Ama Van’daki koyunların yaklaşık
2,2 milyon başı (%93’ü) Morkaraman’dır ve buradaki
yetiştiriciler çoğunlukla Kangal yetiştirmezler.). Sivas’daki
koyun sayısı ise yaklaşık 600 bin adetdir. Beher 100 koyuna
bir adet Kangal Köpeği düştüğünü kabul edilirse, normalde
Konya’da 18 bin, Sivas’da 6 bin köpek olur. Nerede daha çok
ve kaliteli Kangal bulunabileceği bu basit orantı ile tahmin
edilebilir.
Kangal Köpeği almak isteyen kişilere, Kangal Köpeği
olarak; bazı kötü niyetli kişiler tarafından, bilhassa büyük
şehirlerdeki vatandaşlara, “Kangal’dan, Sivas’tan geldi”
diyerek satılan köpekler bu tip Anadolu Çoban Köpeği
diyebileceğimiz köpeklerdir. “Benim köpeğim, bir Kangal
Köpeği mi?” diye bana gösterilen köpeklerin en az %
70-80’ninin bu tip sokak köpekleri olduğunu söyleyebilirim.
Karayaka isimli ayrı bir ırk yoktur. Bir çok kişi Boz
Kangal’ın bir renk çeşidi olan Dalkır (Kaplan veya Çizgili
Postlu Kangal) için Karayaka demektedir. Bazıları ise Boz
Kangal’ın diğer bir renk çeşidi olan koyu renkli Yağız Kangal
için Karayaka demektedir. Bazıları ise Kars Çoban Köpeği
için Karayaka demektedir.
21
Bu tamamen yanlıştır. Bazen hayvancılık konularına
yabancı, ama Kangal sever olan kişiler, “Karayaka Köpek
ırkı, Karayaka Koyunu’nun yetiştirildiği yerlerde bulunur”
gibi bir iddiada bulunurlar. Karayaka Koyun ırkı, yağsız,
ince kuyruklu bir koyun ırkıdır. İsmindeki “Kara” sözcüğü
yanıltmasın, Karayaka Koyunu’nun postu beyazdır.
Yukarıdaki resimde görüldüğü gibi, sadece baş, kulak
ve bacaklarda siyah benekler bulunur. Başlıca Sinop’tan
Trabzon’a kadar olan Karadeniz sahil bölgesi ile Amasya,
Tokat-Niksar ve Sivas-Koyulhisar arasındaki bölgede
yetiştirilir. Karayaka Koyunu’nun yetişririldiği bölgelerde
otlak arazisi kıt olduğundan, büyük sürüler bulunmaz. Daha
ziyade küçük aile işletmeciliği şeklinde küçük sürücükler
bulunur. Bu yüzden, bu bölgelerde yetiştirilen koyunların
yanında sürü koruma köpeğine pek ihtiyaç duyulmaz.
Sürü koruma köpeğine ihtiyaç duyulan ve büyük Karayaka
sürülerinin olduğu yerlerde de daha ziyade Kars Çoban
Köpeği yetiştirilir.
22. Anadolu Çoban Köpeği isimli bir ırk var mıdır?
Bu isim bilhassa İngiltere ve ABD gibi bazı ülkeler
tarafından kullanılmaktadır. Saf Kangal’ın, sokak köpekleri
ve diğer bazı ırk köpeklerle çiftleşmesinden meydana
gelen populasyon, Anadolu Çoban Köpek’lerini meydana
getirmektedir.
23. Batı Ülkesi Kangalları’nın Ne Kadarı Saf Kangaldır?
22
Batı ülkelerinde tek köpek yetiştirmek yaygındır.
Batılı evine tek bir Kangal Köpeği alır ve besler. Köpeğini
çiftleştirmek istediği zaman, Kangal Köpeği bulamazsa, ona
en yakın ırkları kullanır. Senbernar, Mastiff ve Labrador gibi.
Bu ise Kangal Köpeği’nin yozlaşmasına sebep olmaktadır.
Bir çok Kangal Köpeği yetiştiricisi, köpeğinin herkesin
köpeğinden büyük olmasını ister. Fakat bu iriliğin bir sınırı
olmalıdır.
Eğer elimizdeki hayvan, bir inek olsaydı, bunu anlamak
kolay olurdu. Çünkü ne kadar iri cüsseli olursa, o kadar daha
fazla süt elde etme şansımız olabilirdi.
Eğer elimizdeki hayvan, bir besi sığırı olsaydı, bunu
anlamak da kolay olurdu. Çünkü ne kadar iri cüsseli olursa,
o kadar daha fazla et elde edebilirdik.
24. Kangal Köpeği’nin asıl vazifesi nedir?
Şurası unutulmamalıdır ki; Kangal Köpeği’nin asli
vazifesi, koyun sürüsüyle beraber gitmek ve sürüye bütün
gün bekçilik etmektir. Bu görev, bütün gün açık arazide,
güneşin altında, sürüyle beraber gezmeyi gerektirir. Acaba
çok ağır ve hantal bir Kangal gün boyu koyun peşinde
gezemez.
Çünkü cesaret kalıpta, boyda, bosda değildir. Yürektedir,
kandadır. O cesur yürek, şu anda Kangal Köpeği’nde
mevcuttur.
Bilhassa köylerde, bir doğumda az sayıda yavru veren
23
Kangallar daha fazla elde tutulur. Bunların daha kaliteli
ve bilhassa kurtçul oldukları iddia edilir. Bunun ilmi bir
açıklaması ve geçerliliği yoktur.
Bütün çiftlik hayvanlarında olduğu gibi, Kangallar’da
da en önemli verim, döl verimidir. Bu, “Hayvan Yetiştirme
ve Islahı Bilimi”nin en temel kurallarından biridir. Çok
sayıda ve sağlıklı döl vermeyen hayvanların neslini devam
ettirmesi imkansızdır.
Geçmişte çok fazla yavrulayan Kangallar’ın, ihtiyaç
fazlası yavruları kimi zaman suda boğulur, kimi zaman yere
çarpılarak öldürülür, kimi zaman kafasına sert bir cisimle
vurularak öldürülür ve gömülürdü. Çok yavru sahibi
olmanın önüne geçmek için, yetiştiriciler az yavrulayan
Kangallar’ın dişilerini elde tutarak, farkında olmadan bir
eleme (seleksiyon) yapmışlar ve “Az Yavrulayan Kangal”
damarlarının (hatlarının) meydana gelmesine yol açmışlardır.
Az sayıda yavru veren Kangallar’ın daha kaliteli ve
bilhassa kurtçul oldukları iddiasının kaynağı şudur: Eskiden
kırsal kesimde Kangal Köpeği bu kadar popüler ve aranan
bir ırk değildi. Kırsal kesimde yaşayan bir çok kimsenin
ifadesi, “Eskiden ‘Köpeğim var’ demeye utanırdık. Hele
büyüklerin yanında köpekten bahsetmek çok ayıptı. Bir
kişinin köpeğinin çok yavrulaması bir kusur gibi görülürdü.
Bu yüzden az yavrulayan Kangallar’ın dişi döllerini
beslerdik” şeklindedir.
Az yavrulayan dişiler makbul ve bunlara sahip olmak
bir ayrıcalık olunca, bazı yetiştiriciler “Kurtçul Kangallar az
24
yavrular” palavrasını ortaya atmışlardır. Bu iddia, bugüne
kadar ilmen ispatlanmış değildir ve aslı yoktur.
Kangal Köpeği’nin çok yavrulayanı daha makbuldur.
25. Daha saldırgan olması için yavruyu karanlıkta
tutmalı mıdır?
Kesinlikle zararlıdır. Bazı köpekler daha keskin ve
hırçın olsun diye, karanlık yerlerde, ahırlarda, günlerce
dışarı çıkarılmadan tutulur. Bu köpeklere yapılabilecek
en büyük zulümlerden birisidir. Hiçbir olumlu faydası
yoktur. Güneş ışığı, Vitamin D’nin sentezlenmesine, vücut
tarafından üretilmesine yarar. Vitamin D ise, “Büyüme
Hormonu” dediğimiz “Growth Hormon”un salgılanmasını
sağlar. Büyüme Hormonu da, adı üstünde canlının normal
bir şekilde büyümesinden sorumlu olan maddedir. Gün
ışığının yetersiz olduğu durumlarda, bunlar peş peşe birbiri
engeller ve canlı daha yavaş büyür ve çok kolay hastalanır.
Köpekler karanlık bir yerde tutulunca, ışık
noksanlığından dolayı, hormonal dengesi ve dolayısıyla
sağlığı, psikolojisi bozulur. Havyan hırçınlaşır, vahşileşir.
Bunun, köpeğin daha saldırgan, daha kalitei olması ile
hiçbir alakası yoktur. Bilakis hayvan daha kötü ve sağlıksız
yapılmıştır.
26. Kurdun tür özellikleri nelerdir?
Kurdun boyu, kuyruksuz olarak 90-120 cm, kuyruğu
25
35-40 cm, omuz (cidago) yüksekliği 75-85 cm’dir. Ağırlığı
30-50 kg’dır. Omuz (cidago) yüksekliği 90 cm, ağırlığı 60-65
kg gelen kurtlara rastlanmıştır. Kurt ve Kangal Köpeği’nin
vücut uzunluğu, cidago yüksekliği ve ağırlığı hemen hemen
aynıdır.
Kuvvetli çene kaslarından dolayı, dip tarafı geniş olan
başı öne doğru sivrilmiştir. Kulakları dik ve orta uzunluktadır.
Boyun kısmı kalın ve çok kuvvetlidir. Göğüs kısmı geniş ve
güçlü, arka kısmı ise öne nazaran daha incedir. Karın içe
çekiktir. Bacakları ince ve kuru görünüşlü, ama pençeleri
büyük ve kuvvetlidir. Kuyruğu meyilli olarak sarkar.
Gözleri tatlı bir sarı renktedir. Kafatası köpeğinkinden
daha dardır. Normal yürüyüş halinde iken, hep arka ayakları
ile ön ayaklarının izleri üstüne basar. Aşırı derecede
temkinlidir.
Rengi değişik olmakla beraber, genel olarak sırtı koyu
esmer, karnının altı ve bacaklarının iç kısmı açık kirli sarı
renktedir. Ön bacaklarının ön kısmında siyah bir çizgi vardır.
Kuyruğu daha koyu renkte ve uç kısmı siyahtır. Kurdun kılları
kışın daha uzun, yazın daha kısadır. Dip kısımlarında gri
veya boz renkte ince kıllar oluşur. Omuz başında V şeklinde
bir koyuluk vardır. Burun kısmı koyu renkte ve ucu siyahtır.
Kurtlarda sürüler 7 ile 24 arasında değişen miktarda
fertten oluşur. Her sürünün 1 erkek ve 1 dişi fertten oluşan
bir lideri vardır. Bunlara “Alfa Erkek” ve “Alfa Dişi” denir.
Lider sürüde mutlak hakimdir ve bütün sürü fertleri buna
uymak zorundadır. Avdan sonra, önce erkek lider karnını
26
doyurur, diğer sürü fertleri hiyerarşik sıraya göre, lider
çekildikten sonra yemeye başlarlar.
Liderlik avantajlı olduğu kadar, aynı zamanda fedakarlık
da isteyen bir görevdir. Lider kurt, yeri geldiğinde kendini
sürünün selameti için feda etmekten çekinmez. Liderin
ölümü durumunda, en güçlü erkek liderliğini ilan eder ve
sürü lidersiz kalmaz. Birden fazla lider adayı varsa, liderlik
kavga sonucu belli olur.
Düzenli bir aile hayatı ve çok zengin toplumsal ilişkileri
vardır. Tek eşlidir. Yavrular sütten kesildikten sonra, erkek
kurt tarafından beslenirler. Erkek kurt önceden yuttuğu eti
yeniden kusarak, yavrulara verir. Dişisi ortadan kaybolsa
bile, erkek kurt yalnız başına yavrulara bakabilir.
27. Kurtçul Köpeklerin özellikleri nelerdir?
Kurdun peşinden giden bir Kangal’da, şu 3 özellik peş
peşe olmalıdır:
1-Cesaret: Kurda gidecek Kangal cesur olmalıdır. Bir çok
Kangal kurdu görmeden önce, kokusunu alır almaz, hemen
oradan uzaklaşır. Görse bile kafasını öte tarafa çevirir ve
kaçar.
2-Sürat: Kurdun peşinden gidecek cesareti olan
Kangal’ın, kurdu yakalaması için, süratli olması gerekir.
Süratli ve uzun süre koşmaya uygun nefesi olmayan Kangal
kurdu yakalayamaz.
3-Güç: Kangal’ın cesareti var, sürati de var. Kurdu
27
yakaladı. Kurdu boğması için, yeterli gücü olması lazım.
Kurdu boğacak cüssesi ve gücü olmayan bir Kangal, kurdu
boğamaz.
Kurtçul Kangallar’ın fiziksel özellikleri için, bilen
bilmeyen bir çok kişi iddialarda bulunmaktadırlar. Bu
iddiaların bilimsel temeli yoktur ve asılsızdır. “Kurtçul
Kangallar’da kurtçul tırnak bulunur.” veya
“Kurtçul
Kangallar’da alında ters dizilmiş kıl çizgisi bulunur” gibi
iddiaların bilimseş bir değeri yoktur.
Kurtçul Kangallar’da fiziksel değil, huy ve karakter
olarak bazı özellikler aranmalıdır. Çok iri ve yüksek yapılı
Kangallar’ın, çok kısa mesafelerde kesildiği ve koşmayı
bıraktığı tartışılmaz bir gerçektir. Ayrıca çok iri ve yüksek
yapılı Kangallar’ın çok cesur olduğu iddiası da her zaman
doğru değildir.
Anadolu’da bir tabir vardır: “Beş parmağın beşi bir
değildir” denir. İnsanlar da böyledir, köpekler de, diğer
canlılar da. Çevremize bir baktığımız zaman, bazı insanların
cesur ve gözü kara, bazılarının vurdumduymaz ve “Amaaan
sende”ci olduğunu görebiliriz.
Kangal Köpekleri de genel olarak cesur bir ırk olmasına
rağmen, kendi arasında çeşitlilik gösterir. Bazı köpekler
kurdun peşinden gider ve boğar. Bazıları da kurdun peşinden
gitmez. Kurt boğan Kangal Köpeği, nihayetinde sahibinin
sürüsüne, malına veya canına musallat olan kurdu bertaraf
etmiş ve vazifesini yapmıştır. Bilhassa köy yerlerinde,
28
“Başkalarının ne dediği”ne çok önem verilir. Köyde bir
kişinin köpeğinin kurt boğması çok önemli bir olaydır.
Kangal Köpeği iyi ve uzun koşucudur. Kangal Köpeği
kurda yaklaştığı zaman, onu yere yıkmak için, yandan vurur.
Bu vuruş esnasında kurdun belinin kırıldığı doğru değildir.
Safsatadır. İkisi de yan yana koşan iki hayvandan birisinin,
diğerinin belini kıracak kadar sert bir hamle yapması çok
zordur. Eğer kurt hareketsiz dursa da, Kangal Köpeği gelip
yandan diklemesine vursa, belki o zaman kurdun beli
kırılabilir. Hamleyi yiyen kurt olduğundan, Kangal daha
önce toparlanır ve yeterli kuvveti varsa kurdu öldürür.
Yukarıda da görüldüğü gibi, kurdun cüssesi ile Kangal
Köpeği’nin cüssesi arasında fark vardır. Kurt biraz daha
hafiftir. Bu kurt için bir dezavantajdır. Ama kurt vahşi,
cesur ve büyük ihtimal çok açdır. Ayrıca kurdun jilet gibi
keskin dişleri vardır. Bu yüzden, bir çok kere kurt üstün
gelebilmektedir.
28. Kurt ile Kangal Köpeği’nin benzer yanları var
mıdır?
Kurt ile Kangal Köpeği’nin bir çok benzer yanı vardır. Bu
benzerlikleri aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
1-Her ikisi de Türk Milleti için tarihsel ve mitolojik
olarak önemli hayvanlardır.
2- İki türün kromozom sayıları da aynıdır ve 2n =
78’dir. Kurt ve Kangal Köpeği birbirleri ile çiftleştiği zaman
29
döl verebilirler.
3-Vücut uzunluğu ve omuz yüksekliği hemen hemen
aynıdır. Kurt biraz daha hafiftir.
4-Her iki türde de dişlerin dizilişi ve sayısı aynıdır.
5-Her iki tür de, kan parametreleri ve beyin ağırlığı gibi
bazı organlar yönünden birbirlerine benzerler.
6-Post renkleri bir birlerine çok benzemektedir. Kurt
koyu kırçıl, boz, Kangal açık bozdur.
7-Gebelik müddeti her iki türde de ortalama 63 gün
veya 9 haftadır.
8-Yeni doğan yavruların gözleri her iki türde de 12-14
günlükken açılır.
9-Her iki tür de 18-24 ayda erginleşir.
10-Ortalama hayat süresi her ikisinde 12-14 yıl
civarındadır.
11-Her iki tür de keskin bir zeka, gelişmiş duyular ve
üstün cesarete sahiptir.
12-Kurtlar kalabalık sürüler halinde yaşamayı severler.
Köpekler ise insanlarla beraber yaşamayı severler. Bu
haliyle, her ikisi de sosyal hayvanlardır.
Kurt ile Kangal Köpeği’nin bir çok benzerliği vardır.
Fakat bunun ötesinde, bütün köpek ırkları kurttan meydana
gelmiştir.
29. Kangal Köpeği’nde ana ırk özellikleri nelerdir?
30
Saf Kangal Köpeği’nde ana ırk özellikleri şunlardır:
1-Aslan şekline benzeyen vücut ve özellikle kafa yapısı,
2-Ağız, burun, kulak ve göz çevresinde siyah maskeyle
beraber boz post rengi,
3-Kafatasına yapışık duran kulaklar,
4-Yukarı ve öne doğru kıvrık kuyruk.
Bu 4 ırk vasfı, bir sacayağına benzer. Bir sacayağının,
ayaklarından birisi eksik olursa, dengesi bozulur, ayakta
duramaz. Bir Kangal Köpeği’nde de bu 4 vasıftan biri
olmazsa, o köpeğin saflığından söz edilemez.
1-Ön göğüste “Madalyon” dedilen beyaz leke,
2-Ayaklarda, dizden aşağı kesimlerde “Çorap” denen
beyazlık,
3-Kuyruk ucunda beyaz leke,
4-Yüzde ve bazen kuyrukta görülen, üzerinde birkaç
uzun, sert kıl olan siyah ben,
5-Damakta siyah leke,
6-Arka ayaklarda “Pençe” veya “Kurtçul Tırnak” denen
1, 2, veya 3 adet ilave tırnak,
7-Ayaklarda, parmak aralarında perde.
Bu 7 özellikten birinin, bir kaçının veya hepsinin birden
olmaması, o köpeğin saf olmadığına delalet etmez. Olması,
olmamasından daha iyidir ve makbuldür.
Bazı yetiştiriciler ve kaynaklar, burun ucunda ve alt
çene ucunda, Kangal yöresinde “Çakal” denen beyaz lekenin
31
makbul olduğunu söylerler. Bu şu yönüyle yanlıştır. Ağız ve
burunda siyah maske, zaten vazgeçilmez bir ırk özelliğidir.
Siyah maskeyi bozan beyaz leke makbul olmaz.
Kangal yetiştiriciliğinde, üzerinde en çok tartışılan
konudur. Kangal Köpeği’nde renk bozdur. Fakat bu boz renk
çeşitlilik (varyasyon) gösterebilir. Kirli beyazdan, krem,
sarı, boz, toprak rengi ve kızıl kahve rengine kadar, bütün
ara tonlar görülebilir.
Saf Boz Kangal Köpeği’nde tamamen beyaz veya
tamamen siyah post rengi görülmez. Köy yerlerinde
yetiştirilen Kangal Köpekleri’nde, sadece renge bakılarak
yetiştirme yapılmaz. Bu yüzden renk çeşitli olabilir. Köy
yerlerinde renge pek dikkat edilmez. Önemli olan köpeğin
keskinliği, sadakatidir. Sürüyü, evi ve ahalisini yırtıcı
hayvanlardan ve yabancılardan korumasıdır.
Asıl ve en çok tercih edilen renk budur. Tanıdığımız,
bildiğimiz klasik Kangal’dır. Eskiden ağırlıklı olarak
Eskişehir, Kütahya, Afyon ve Isparta hattı ile, Tokat, Sivas ve
Malatya hattının arasında, sahile inmemek kaydıyla, bütün
Orta Anadolu’da daha yoğun olarak bulunurdu. Bu bölge
Akkaraman Koyunu’nun yoğun olarak yetiştirildiği bölgedir.
Ama günümüzde dünyanın bir çok ülkesine dağılmış
durumdadır.
Bunlar, vücudunun çeşitli yerlerine yayılmış şekilde
kırçıllık hakim olan Kangal’lardır. Bu koyu post rengi sadece
baş ve boyunda olabileceği gibi, ön gövdeyi veya bütün
vücudu sarmış olabilir. Fakat bu koyu renk göğüs, karın ve
32
bacaklarda bulunmaz. Kurt postuna en çok benzeyen renk
varyetesidir.
Kangal Köpeği’ni seven ama bu konuda fazla bilgisi
olmayan kişilerce, “Karayaka Irkı Köpek” olarak lanse edilen
köpeklerden birisidir. Bu renk varyetesi kırçıl renge benzer.
Fakat kırçıl renkten ziyade, koyu gri, kül rengi bir yağızlık
vardır. Ayrıca kırçıl renkten farklı olarak, bacakların dizden
yukarı kesimi ile göğüsteki beyaz madalyonun etrafı da kül
rengindedir. Dizden aşağı kesimlerdeki beyazlık ile kontrast
oluştururlar. Baş genellikle kırçıl renkten daha homojen ve
koyu olmak kaydıyla kül rengindedir.
Post rengi kızıl, altın veya koyu sarıdır. Yaygın olarak
görüldüğü yer Erzurum ve civarıdır. İri yapılı, inatçı ve
cesurdurlar. Çok güzel görünüşleri ve asaletli duruşları
vardır.
Bu renk de, Kangal Köpeği’ni seven ama bu konuda
fazla bilgisi olmayan kişilerce, “Karayaka Irkı Köpek” olarak
söylenen köpektir. Yurdun çeşitli yerlerinde bu renge “Çapar,
Çizgili Kangal, Çizgili Sırtlan Postlu Kangal, Kaplan Postlu
Kangal” da denmektedir. Ana post rengi grimsi boz renktir.
Bunun üstünde, kaplan postunda olduğu gibi, yukarıdan
aşağıya doğru 1-3 cm genişliğinde, sayıları 10-20 civarında
koyu gri ve koyu kül rengi çizgiler vardır. En çok yetiştirildiği
yer Ardahan’ın Damal ve Hanak ilçeleridir. Diğer bölgelerde
de nadiren görülebilmektedir.
Kangal’da görülen çizgili post rengi diğer bazı ırklarda
da görülebilmektedir. Bunlardan bazısı şunlardır:
33
Hollanda Çoban Köpeği, Benekli Great Dane, Eski İngiliz
Mastifffi, Çizgili Boxer, Fıla Brasilerio, Castro Laboreiro,
Staffordshire Bullterrier, Hannover Tazısı, Tennessee
Treeing Brindle, İspanyol Tazısı.
Genel olarak vücut dişi aslana benzer şekildedir. Vücudun
yüksekliği ile boyu arasında bir uyum bulunmaktadır.
Solunum tipinde (Typus respiraturius), koşmaya uygun
bir vücut yapısı vardır. Bazı ölçümlere göre en az 48-50 km
sürat yapmıştır.
Sağlam, adaleli yapı hemen göze çarpar. Kemik ve kas
yapısı güçlüdür. Fazla kilolu değildir.
Gövdeye yandan bakıldığında, ön parçası, arka parçaya
nazaran daha yüksektir. Yani cidago dediğimiz omuz
yüksekliği, sağrı yüksekliğinden daha fazladır. Göğüs kafesi
geniş, bel daha incedir. Göğüs adaleli ve güçlüdür.
Kafası iridir ve bu onu heybetli gösterir. Alın geniş ve
yüksekçedir. Alının üst, ortasında çıkıntı bulunur. Burun
kalın ve burun ucu hafif küttür.
Ağız yapısı sağlam, çeneleri çok güçlüdür. Üst dudağı,
alt dudağının üzerine sarkık durur. Alt dudağı da sarkıktır
ve çenenin yan tarafından azı dişleri görünebilir.
Kafa iri olduğundan, gözleri, kafaya nispeten küçük
görünür. Gözleri altın sarısından, kahve rengine kadar bütün
ara tonlardır. Bakışları canlı, sıcak, sevgi dolu ve mahzun
görünüşlüdür.
Kulakları gözler ile burun ucu arasındaki mesafe kadar
34
olup, yüzle uyumludur. Şekli, üçgen şeklindedir, ama alt ucu
yuvarlaktır. Sarkık ve kafatasına yapışık durur. Yavru iken,
oran olarak daha küçüktür ve düzdür. Ergin hayvanlarda
daha büyük ve pencere perdesi gibi, aşağıya doğru hafif
dalgalı ve kıvrıktır.
Boyun kısa, kalın ve sağlam yapılıdır. Adaleli ve güçlüdür.
Boyun uzunluğu yaklaşık olarak kafa genişliği kadardır.
Kalın ve sağlam yapılıdır. Patiler iridir. Omuzlar sağlam
ve adalelidir. Bilekler kuvvetli ve uzundur. Arka ayaklar, ön
ayaklara nazaran, yere daha fazla yatık gözükür. Ön bacaklar
daha düz, arka bacaklar biraz daha “S” görünüşlüdür.
Ön ve arka ayaklarda 4 parmak bulunur. Ön ayağın arka,
iç tarafında, işlevi olmayan 5. tırnak bulunur. Bu tırnak bazı
Kangallarda, arka ayakta da olabilir ve bu “Kurtçul Tırnak”
veya “Kurt Tırnağı” şeklinde tabir edilir. Arka ayaktaki bu
ilave tırnak tek olabildiği gibi, bazen 2 veya nadiren de olsa,
3 tane olarak görülebilir.
Ön ayakta, dizin biraz alt, arkasına düşen yerde,
tırnaksız, parmaksı, ilave bir yastık vardır. Parmak üstleri
bombelidir. Tırnakların rengi siyah, beyaz veya karışık
renkte olabilir.
Kuyruk kalın, uzun ve kuvvetlidir. Baş hariç
tutulduğunda, “Sal” denilen gövde uzunluğunun yaklaşık
3/2’si kadar, kuyruk uzunluğu vardır. Kuyruk, rahat
pozisyonda iken sarkık durur. Bunun dışındaki, yürüme,
koşma ve uyarılmış durumlarda, ip kangalı gibi, yukarı ve
öne doğru kıvrıktır.
35
Kangal Köpeği’nin çok kalın bir deri yapısı vardır.
Ayrıca postu iki katmandır. Postun alt tabakası, kısa ama
sıkı tüylerle kaplıdır. Üstte ise seyrek ama, uzun ve kalın
kıllı bir post tabakası vardır. Bu özellik, hayvana iyi bir sıcak
ve soğuk izolasyonu sağlar. Kangal Köpeği, soğuğa çok iyi
dayanır ama nemli sıcağa fazla dayanamaz. Post üzerinde
bulunan kıl tabakası varyasyon gösterir.
Yavrular genellikle 400-600 gr arasında doğarlar. Bu
ağırlık değeri, dişinin kaç yaşında olduğu, dişinin ağırlığı, bir
doğumda kaç yavru doğurduğu, doğum mevsimi, beslenme
durumu, ilk defa kaç aylıkken gebe kaldığı ve erkeğin ağırlığı
gibi bir çok faktöre bağlıdır.
Ayakta duramadıklarından, boylarını tam ölçmek
mümkün olmasa da, yeni doğduklarında genellikle 11-13 cm
cidago (omuz) yüksekliğine ve baş hariç, göğüsten kuyruk
sokumuna kadar 14-16 cm vücut uzunluğuna sahiptirler.
Köy şartlarında yaklaşık 34-60 kg arasındadırlar. Cidago
yüksekliği ortalama 62-82 cm civarındadır. Vücut uzunluğu
51-73 cm civarındadır.
Köy şartlarında yaklaşık 42-70 kg arasındadır. Cidago
yüksekliği ortalama 64-85 cm civarındadır. Vücut uzunluğu
54-77 cm civarındadır.
30. Kangal Köpeği’nin genel karakteri nasıldır?
Kangal Köpeği asil, cesur, ağırbaşlı, zeki ve hassas
ruhludur. Verilen görevi canı pahasına yapar. Genellikle
36
erkekler daha enerjik, dişiler daha sakindir.
Sürü ve çobanla birlikte iken, sürünün yanına gelen
yabancıya havlamaz. Fakat yabancının bütün hareketlerini
gözü ile takip eder ve çok huzursuzdur. Yabancı, çobanın
tanıdığı olduğu için, ses çıkarmaz. Ama sürünün yanında bir
yabancının olmasında da son derece rahatsızdır. Sürünün
yanında çoban veya sahibi yoksa, yabancıların sürüye
yaklaşmasına müsaade etmez.
Ev, ağıl önünde bekleyen Kangal Köpeği, sahibi yanında
ise yine aşırı bir tepki vermez. Genellikle sessiz bir şekilde
bekler. Eğer kendisi ile ilgilenirse, mahcup tavırlar sergiler
ve uzaklaşır. Ev, ağıl önünde beklerken, sahibi yanında değil
ise tepki verir ve havlayarak evdekilere haber verir.
Normal şartlarda, kendilerine saldırılmadığı ve
kendisinin sorumlu olduğu alana girilmediği zaman,
saldırgan değildirler. Böyle bir durumla karşılaşınca,
sırasıyla şu hareketleri yaparlar;
1-Yabancı bir kimse kendi sorumluluk alanına izinsiz
girerse, önce hareketsiz kalır, dikkat kesilir ve gözlerini
muhatabına diker.
2-Karşıdaki bu mesajı almaz ve ilerlemeye devam
ederse, eğer oturuyor veya yatıyorlarsa, hemen ayağa
kalkarlar. Tam cepheden durarak, hafif geriye kaykılır,
başlarını öne eğerler. Gözlerinin üst tarafından bakmaya
başlarlar. Müteakiben hafif bir hırlama sesi gelir. Kuyruk tam
ileriye doğru, halat kangalı gibi kıvrılmıştır. Kulakları geriye
yatmış, sırt tüyleri dikleşmiştir. Vücudu yay gibi gerilmiştir.
37
Ağzı da gerilmiştir ve hırlarken, dişleri hafiften gözükür.
3-Karşıdakinin kışkırtıcı hareketi devam ediyorsa,
bu aşamada, olduğu yerde havlamaya, bu arada bol bol
dişlerini göstermeye başlar. Havlarken ağzından salyalar
saçılmaktadır.
4-Tecavüz yine devam ediyorsa, bu sefer rakibin üstüne,
havlayarak hamle yapmaya başlar. Maksadı onu durdurmak
veya bir yere sıkıştırıp, etkisiz hale getirmektir.
5-Eğer saldırgan mesajı almamakta ısrar ediyor ve
durmu-yorsa, artık üzerine saldırmaktan başka bir çaresi
kalmaz.
31. Köpek dövüşleri niçin yapılır?
Köpek dövüşleri ülkemizin bir gerçeğidir. Bu dövüşlerde
sıklıkla yer alan hayvanlar ise güç, cesaret ve kavga tekniği
yönünden üstün niteliklere sahip olan Kangal, Akbaş,
Kars Çoban Köpeği gibi sürü koruma köpekleridir. Dövüş
esnasında, hayvanların birbirlerini yaralamalarının tasvip
edilecek bir yanı yoktur. Fakat ortada bir gerçek vardır; iyi
damızlık niteliğine sahip sürü koruma köpekleri bu dövüşler
esnasında ortaya çıkabilmektedir. Çünkü güç, cesaret, nefes
ve zeka gibi bir çok özelliği bünyesinde daha çok bulunduran
bir sürü koruma köpeği, diğerine üstün gelebilmektedir.
Sürü koruma köpeklerine ağızlık takıp, birbirlerini
yaralamalarını önleyip, “Köpek Dövüşleri” değil “Köpek
Güreşleri” yapılabilir. Üstün damızlıkların seçilebilmesi için
38
denenecek yollardan birisi bu olabilir. Bu güreşlerin belirli
kuralları konur ve bu konuda uzman kişilerin hakemliğinde,
ağızlık takılarak bu güreşler gerçekleştirilebilir.
32. Yavrunun doğduğu ve büyüyeceği iklim önemli
midir?
Seçilecek yavrunun yaşadığı yer ile, yavrunun götürülüp
besleneceği yerin iklim ve coğrafya özellikleri birbirine
benzer olmalıdır. Bu husus; daha önce “Genel Davranış
Özellikleri” bölümünde açıklanan, “Adaptasyon” konusu ile
ilgilidir.
Her ne kadar köpeklerin değişik çevrelere karşı
adaptasyon kabiliyeti iyi ise de, 1500 m rakıma sahip
bir İç Anadolu kasabasından alınan bir köpek yavrusu,
Antalya’ya götürülürse, çok zor yetiştirilir. Çünkü İç Anadolu
kasabasının rakımı, serin ve kuru havası ile, Antalya’nın
rakımı, sıcak ve nemli havası tamamen zıt karakterdedir.
33. Yavru seçerken nelere dikkat edilmelidir?
Satın alınan yavru, tercihen 2-3 aylık olmalıdır. Çok
daha küçük veya büyük olmamalıdır. Bunun bir kaç sebebi
vardır:
a. Öncelikle, yavru ilk 2 ayda içmesi mecbur olan anne
sütünü emmiştir. Bu yavrunun sağlıklı ve hastalıklara
dayanıklı olacağına işaret eder.
b. Yavrunun üzerinde aranan ırk vasıfları, yeni doğmuş,
39
gözü açılmamış bir yavruda görülmez. Ama 2-3 aylık
yavruda görülebilir. Mesela kuyruğu yukarı kıvrılıyor mu,
bunu gözü açılmamış yavruda anlamak mümkün değildir.
c. Yavrunun üzerinde yapılacak bazı testlere, çok küçük
bir yavru cevap vermez veya yanlış cevap verir. Ama 2-3
aylık yavru daha sağlıklı cevap verir. Mesela yavru seçilirken,
omuzundan tutulur, kaldırılır. Korkak bir şekilde bağıran,
2-3 aylık bir yavru tercih edilmez. Ama gözü açılmamış
hangi yavru omzundan kaldırılsa, can havliyle bağırır. Bu
durum kişiyi, yavru seçiminde yanlış yönlendirir.
d. Yavru üzerinde olan bazı kusurlar, küçük yavrularda
belli olmaz. Mesela ayak yapısı bozuk olan bir yavru, daha
doğru dürüst ayakta duramadığı, gözü kapalı bir devrede
alınırsa, görülemez.
e. Köpeklerde 2-3 aylık çağ, bebeklerdeki 2 yaş çağına
benzer. İnsan ve köpek türünün her ikisi de, tam bu çağda
bebekliğin verdiği tombulluktan kurtulup, boylanmaya
başlar. Boylu ve zayıf bir yapıya bürünür. Ama iyi beslenmiş,
bir kaç haftalık bir yavru, tombul ve çok sevimli görünüşlüdür.
Bu durum insanı hissi davranmaya zorlar, vasıfsız bir yavru
alınmasına yol açabilir.
f. Büyüyünce çok iyi damızlık vasıflara sahip olan bir
yavruyu, sahibi ne kadar para verseniz de satmaz veya çok
aşırı fiyata satar. Köpeğine duygusal olarak bağlanmıştır,
onunla ilgili bir çok hatırası vardır. Ayrıca köpeğinin
kıymetini biliyordur, onu elinde tutup, düşük kaliteli olanını
satmak isteyebilir. Satın alınmak istenen köpek bir yavru
40
olursa, bu mahzurlar ortadan kalkar.
g. Annesinden erken ayrılan yavru, “Köpek olma
eğitimi”ni tamamlamamıştır. Bu tür yavrular büyüdüklerinde
çeşitli davranış sorunları çıkarırlar.
34. Bir çift yavru seçerken nelere dikkat edilmelidir?
Diğer önemli bir konu, yavrular erkek ve dişi olmak
üzere, bir çift olarak alınmalıdır. Fakat kardeş veya yakın
akraba olmamalıdırlar. Erkek yavru bir yetiştiriciden,
dişi yavru başka bir yetiştiriciden alınmalıdır. Eğer aynı
yetiştiricinin birden fazla köpeği varsa, değişik anne
babaların yavruları tercih edilmelidir.
35. Damızlık
edilmelidir?
yavru
seçerken
nelere
dikkat
Damızlık yavru seçileceği zaman, ilk dikkat edilecek
husus, o köpek hangi ırktan ise, ait olduğu ırkın ana ırk
özelliklerini taşıyıp taşımadığıdır.
36. Damızlık seçilecek yavrunun genel görünüşü
nasıl olmalıdır?
Canlı, çevreyle ilgili, vücudunun bölümleri birbiri ile
uyumlu ve harmoni içinde olmalıdır. Göze hoş gelmeyen bir
görüntüsü bulunmamalıdır.
Sağlam kemik yapılı, iri kafalı, kalın bacaklı, iri patili
olmalıdır. Yandan bakılınca duruşu muntazam, başı dik
41
olmalıdır. Önden ve arkadan bakılınca, bacakları normal
pozisyonda olmalı, yürüdüğü zaman, düzgün adım atmalıdır.
Yüzünde, göz çevresinde ve kulaklarında siyah maske
olmalı, kuyruğunu yukarı kıvırabilmeli, kulakları kafatasına
yapışık olmalıdır.
Postundaki tüyler parlak, canlı ve düzgün olmalı,
kaba karışık görünüşlü ve dik olmamalıdır. Postu çekip
bırakılınca, hemen geri yerine gelmelidir. Kulakları avuç
içine alınıp, sıkılınca sıcak olmalı, bırakılınca hemen eski
şeklini almalıdır. Yavrunun önüne yiyecek konduğu zaman,
hırsla yiyeceğe atılmalı, diğer enikleri engellemeye çalışmalı,
sanki elinden alacaklarmış gibi, obur bir şekilde yemelidir.
37. Damızlık yavrulara “Cesaret Testi” uygulanabilir
mi?
Cesaret Testi sürü veya mekan koruma açamçlı
kullanılacak sürü koruma ve bekçi köpeklerine uygulanabilir.
Böyle bir köpeğin cesareti, Cesaret Testi ile test edilebilir.
Yavru sırt üstü yere yatırılır. Karın, göğüs ve bilhassa boğaz
kısmına ellenir ve tahrik edilir. Ses çıkarmıyor, öylece
bekliyor, kurtulmak için bir çaba harcamıyorsa, bu kötü
bir puandır. “İyyk, iyyk” diye bağırıyorsa, daha da kötü bir
puandır. Bu hareketi yapınca hırlıyor, ön ve arka ayakları ile
kurtulmak için çabalıyorsa, bu çok iyi bir işarettir.
42
Ense veya sırt kısmındaki posttan tutulup, yukarı
kaldırılır. “İyyk, iyyk” diye bağırmamalıdır. Ses çıkarmazsa
iyi, eğer bu hareketle hırlıyorsa, bu çok daha iyidir.
Yavrunun karşısına geçip, el ile vuracakmış gibi
yapılır ve aniden üstüne hamle yapılır. “İyyk, iyyk” diye
bağırıp kaçarsa veya gerilerse bu kötü bir puandır. Yerinde
kıpırda-madan durmalıdır. Eğer bu hareketi yapınca,
alarm durumuna geçiyor ve dişlerini göstererek hırlıyor,
dikleniyorsa, bu çok iyi bir işarettir. Cesareti iyi demektir.
Yavrunun cesaretini anlamak için bir çok yetiştirici,
başka pratik yöntemler geliştirmişlerdir. Bazı yetiştiriciler;
yavruları ahır, ağıl gibi kapalı bir yere koyar. Yavruların
daha önce görmedikleri, eşek, at, keçi, sığır gibi bir hayvan
içeriye aniden sokar. Veya yavruların sahibi, kendi üzerine
tanınmayı önleyecek çarşaf gibi bir şey giyer ve ahıra girer.
Korkup kaçan enikler tercih edilmez. Yerinde duran veya
daha iyisi ileri doğru hamle yapıp, diş gösteren, hırlayan,
havlayan yavrular tercih edilir.
38. Yetişkin bir köpek satın almanın sakıncaları var
mıdır?
Genel bir kural olarak, ergin bir köpek, damızlık olarak
satın alınmaz. Bunun bazı sebepleri vardır:
1-Ne kadar iyi bakılırsa bakılsın, ne kadar ilgi gösterilirse
gösterilsin, köpek eski sahibinin fotoğrafını hafızasından
silemez ve yeni sahibine tam manası ile bağlanamaz.
2-Elinde damızlık hayvan bulunduran bir yetiştirici, her
zaman en iyi damızlığı elinde tutup, daha düşük kaliteli olanı
satmak ister. Düşük kaliteli olanı bir yetiştirici niye alsın?
43
3-Köpek bazı kötü huylar edinmişse, bunlardan
vazgeçirmek çok zordur. Mesela evdeki kümes hayvanlarına
saldırması, her gelenin üzerine atlaması, herkesin verdiğini
yemesi gibi.
4-Adaptasyon problemi ortaya çıkar. Yavru yeni bir
çevreye daha kolay uyum sağlar, ama ergin bir köpek kolay
alışamayabilir.
39. Yetişkin bir köpek satın alınacaksa, nelere
dikkat edilmelidir?
Eğer dışarıdan erkek veya dişi bir damızlık alınacaksa
veya elde birden fazla erkek ve dişi damızlık mevcutta,
bunlardan birisi damızlık olarak seçilecekse, bazı noktalara
dikkat edilir:
1-Temel ırk vasıflarını taşımalıdır.
2-Hayvan tüm organları ile sağlıklı olmalıdır.
3-Cinsel organları normal görünüşlü olmalı, dişide
meme başı sayısı 8 veya 10 olmalıdır. 2 meme başı arasında,
ilave meme başı olmamalıdır. Erkeklerin testisleri yerinde
olmalıdır.
4-İyi huylu, sakin tabiatlı olmalıdır.
5-Önüne yabancı tarafından herhangi bir yiyecek
koyulduğu zaman, yememelidir.
44
6-Her ne kadar sahibi söylemek istemezse de, yöredeki
köpeklerde yaygın bir hastalık veya kalıtsal kusur olup
olmadığı araştırılmalıdır. İncelenen köpek, huy, karakter,
hastalık, kusur yönünden çevreye, komşularına sorulmalıdır.
Bu tip bir şey varsa, genelde gizli kalmaz, söylenir.
40. Köpeklerde diş sayısı ve yapısı nasıldır?
Köpeklerde süt dişi sayısı 28, kalıcı diş sayısı 42’dir.
Süt dişleri 4-5 aylıkken düşer, yerine kalıcı dişler çıkar.
Bir çenedeki süt dişlerinin dağılımı, önde 6 adet kesici
(İncissive), onların iki ucunda 2 adet köpek (Canine),
onların gerisinde 6 adet önazı (Premolar) diş bulunur. Bir
çenede toplam 14 adettir. İki çenede toplam 28 diş vardır.
41. Biribiri ile akraba erkek ve dişinin çiftleşmesi
zararlı mıdır?
Akrabalar arasında çiftleştirme kesinlikle zararlıdır.
Genellikle sürü koruma köpekleri kardeş, anne, baba ve
çocukları ile çiftleşmez. Ama birbirlerinin kokusunu bir kaç
km öteden alamayacak şekilde başka eş bulamazsa, neslini
sürdürme içgüdüsüyle, birbirleriyle yakın akraba sürü
koruma köpekleri çiftleşebilir.
İnsan
hücrelerinde,
canlıda
genetik
yapının
şekillenmesine yarayan ve her biri bir karakteri temsil
eden “gen” adı verilen yapılar vardır. Akrabalı yetişen
hayvanlarda, bazı karakterler bakımından ırk özellikleri
bozulmaya başlar.
42. İlk kez kızgınlık gösteren bir dişi çiftleştirilebilir mi?
45
Diğer bütün evcil hayvanlarda olduğu gibi, köpeklerde
de ilk kez kızgınlık yaşı ile ilkine gebe kalma yaşı birbirinden
farklıdır. Erkek ve dişi köpek normal bir beslenmeye tabii
tutulursa, 10-12 aylık civarında cinsi olgunluğa erişir. 1012 aylıkken, vücut hâlâ büyümeye devam ettiğinden, dişi
bu yaşta ilkine kızgınlık gösterince gebe kalmamalıdır. Eğer
gebe kalırsa, dişi hem kendi büyümesini, hem de yavruların
büyümesini normal şekilde sağlayamaz. Genellikle hem
anne, hem de yavrular olumsuz etki-lenir.
Bu olay şuna benzer: Anadolu’daki kız çocukları,
ortaokul çağında iken (12-15 yaş arası) çocukluktan genç
kızlığa geçerler ve çocuk doğuracak özelliklere sahip
olurlar. Ama 12-15 yaşında ki bir kız çocuğunun bedensel
büyümesi 20-22 yaşına kadar sürer. Eğer bu kız çocukları
12-15 yaşlarında iken evlendirilirlerse, hamile kaldıkları
zaman ne kendilerini sağlıklı bir şekilde büyütebilirler, ne
de karınlarındaki çocuğu. Zaten günümüzde köy yerlerinde
ki durum budur. Bu yüzden köy yerlerinde; düşük yapma,
erken doğum, ölü doğum, çocuğun ilk yıllarda ölmesi veya
sık, sık hastalanması, annenin sürekli hasta olması çok
yaygındır.
43. Bir dişi ilk kez kızgınlık gösterirse, ne yapmak
gerekir?
Dişiler yılda iki kere kızgınlık gösterirler (kızan olurlar).
10-12 aylık olunca görülen ilk kızgınlık atlatıldıktan sonra,
15-18 aylık iken 2. kızgınlık meydana gelir. Dişinin bu yaşta
46
iken gebe kalması, hem kendi, hem de yavrularının sağlıklı
doğup büyümesi açısından daha yararlıdır.
Köylerde, erkek ve dişi serbestçe dolaştığı için, 1012 aylık iken dişi gebe kalır. Haliyle vücut hem kendini,
hem yavruları besleyeyim derken, ikisini de beceremez.
Bunun neticesinde gebelikte yavru atma olur, doğum zor
gerçekleşir, ölü doğum olur, doğan yavruların bir kısmı
doğumdan hemen sonra ölür, yavrular yavaş büyürler. Fakat
en önemlisi hem anne, hem de yavrular ömür boyu ufak
kalır.
44. “Gen” nedir?
Bütün canlılarda, bütün karakterlerin meydana
gelmesini sağlayan maddeler bulunur. Bunlara ilmi olarak
“Gen” denir. Genler bütün canlılarda, çifter çifter bulunur.
Bu bir çift genin biri anneden gelir, diğeri ise babadan.
Bu genlerin birbirleri ile olan etkileri çok değişiktir. Bu
genlerin bazıları, bazen birbirlerine üstünlük sağlarlar.
Mesela anneden gelen gen üstün (dominant) ise, babadan
gelen gen güçsüz (resesif) ise, anneden gelen gen etkisini
gösterir. Babadan gelen güçsüz (resesif) gen etkisini
gösteremez. Babadan gelen güçsüz (resesif) genin etkisini
göstermesi için, diğer genin de aynı şekilde güçsüz (resesif)
olması gerekir.
45. Siyah ve alaca maskeli çiftleşmesinde maske
nasıl çıkar?
47
Siyah maskeyi belirleyen üstün (dominant) gen “S”,
ala maskeyi belirleyen güçsüz (resesif) gen “s” olsun. Bu
genler her canlıda çift olarak bulunur. Bunun için, siyah
maskeli saf bir köpeğin genleri “SS”, ala maskeli (burunlu)
saf bir köpeğin genleri ise “ss” şeklinde olur. Hem annesi,
hem babası “SS” şeklinde olan bütün yavrular siyah maskeli
doğar. Hem annesi, hem babası “ss” şeklinde olan bütün
yavrular ise alaca maskeli (burunlu) doğar.
“SS” şeklindeki saf siyah maskeli bir köpek ile, “ss”
şeklindeki saf ala maskeli başka bir köpeği çiftleştirelim
(Hangi köpeğin erkek, hangi köpeğin dişi olduğu önemli
değildir.). Böyle bir çiftleştirmeden doğan yavruların
%100’ü “Ss” şeklinde melez siyah meskeli olur.
SS
(Saf
siyah maskeli)
48
Ss
(Saf
ss
ala maskeli)
(Melez
siyah maskeli)
Burada başka bir durum ortaya çıkmıştır. Siyah maskeyi
belirleyen “S” geni, ala maskeyi (burunu) belirleyen “s”
genine üstün olduğundan, bütün yavrulara dışarıdan siyah
maskeli görünür. Halbuki bu yavruların ana babalarından
birisi ala maskeli “ss” genlerini taşıyordu. Bu durumda,
güçsüz olan “s” geni, üstün olan “S” geni karşısında bir varlık
gösteremez. Ama gizli olarak orada bekler.
46. İki siyah maskeli çiftleşmesinde maske nasıl
çıkar?
Evet çıkar. Yukarıdaki örnekte gösterilen, “Ss” geni
taşıyan melez siyah maskeli bir köpeği, yine “Ss” geni taşıyan
diğer bir melez siyah maskeli köpekle çiftleştirdiğimizde,
daha enterasan bir durum ortaya çıkar. “Ss” genlerinden
sadece birisi, diğer köpekteki “Ss” genlerinden birisi ile
çiftleşebileceğinden, ortaya birkaç değişik durum çıkar.
Ss X
(Melez siyah maskeli)
S
s
SS
Ss
(Saf siyah
maskeli
(Melez siyah maskeli)
Ss
(Melez
siyah maskeli)
S
s
sS
ss
(Melez
siyah maskeli)
(Saf ala
maskeli)
Yukarıda görülen “Ss” ile “sS” birbirinin aynıdır ve ikisi
de “Ss” şeklinde gösterilebilir. Mesela bu çiftleştirmeden
49
4 yavru meydana gelmiş olsun. 4 yavrudan birisi “SS”
şeklindedir ve saf siyah maskelidir. 4 yavrudan ikisi “Ss” ile
“sS” şeklindedir. Yani aynen anne babaları gibidir ve bunlar
da siyah maskelidir. Ama saf siyah maskeli değildir, melez
siyah maskelidirler. 4 yavrudan sonuncusu ise “ss” şeklinde
doğar. Bu yavru ise ala maskelidir. Yani bu yavrunun hem
anne, hem de babası siyah maskeli olduğu halde, 4 yavrunun
birisi ala maskeli olmuştur.
İşin bu ilmi tarafını bilmeyen bazı köpek yetiştiricileri,
sık sık “Bende bir ala maskeli damızlık var. Bunu siyah
maskeli başka bir damızlığa çekiyorum, bütün yavruların
maskesi simsiyah çıkıyor” derler. İşte bu durum, yukarıda
ilk anlattığımız, “SS” ile “ss” çiftleştirmesidir.
İşin ilmi tarafını bilmeyen aynı köpek yetiştiricileri, yine
sık sık “Bende iki tane siyah maskeli damızlık var. Bunlardan
4 yavru alsam, bunlardan birisi muhakkak ala maskeli
çıkıyor” derler. İşte bu durumda, yukarıda anlattığımız
ikinci olaya örnektir.
47. Bir damızlığın saf yada melez olduğu nasıl
anlaşılır?
Bunu anlamak çok kolaydır. Buna Hayvan Islahı
Bilimi’nde “Kontrol Çiftleştirmesi” denir.
50
Saf mı, yoksa melez mi olduğu araştırılacak damızlık, ala
burunlu bir damızlık ile çiftleştirilir. Eğer ala maskeli yavru
çıkarsa, saflığı araştırılan damızlık muhakkak melezdir.
Bunu bir örnekle şöyle açıklayabiliriz:
Eğer saflığı araştırılan damızlık, saf siyah maskeli ise,
“SS” şeklindedir. “SS” genlerine sahip olan bu damızlık, ala
maskeli “ss” damızlık ile çiftleştirilince, bütün yavrular “Ss”
şeklinde olduğundan, dışarıdan bakınca saf siyah maskeli
görünür. O zaman biz saflığı araştırılan damızlığın saf siyah
maskeli olduğuna hükmedebiliriz.
SS
(Saf
siyah maskeli)
ss
(Saf ala maskeli)
Ss
(Melez
siyah maskeli)
Eğer saflığı araştırılan damızlık, melez siyah maskeli
ise, “Ss” şeklindedir. “Ss” genlerine sahip olan bu damızlık,
ala maskeli “ss” damızlık ile çiftleştirilince, yavruların yarısı
“SS” şeklinde saf siyah maskeli olarak, diğer yarısı da “ss”
şeklinde ala maskeli olarak doğar. Doğan yavruların yarısı
ala maskeli çıktığı için, o zaman biz saflığı araştırılan bu
damızlığın melez siyah maskeli olduğuna hükmederiz.
Ss
ss
51
(Melez
siyah maskeli)
Ss
(Saf
ala maskeli)
ss
(Melez (Saf
siyah maskeli)
ala maskeli)
48. İki ala maskeliden siyah maskeli yavru çıkar mı?
Hayır, çıkmaz. Yukarıda ki bütün örneklerde olduğu gibi,
eğer siyah maskeyi meydana getiren “S” geni, ala maskeyi
meydana getiren “s” genine tam olarak üstün ise, her ikisi
de ala maskeli iki damızlıktan, siyah maskeli yavru çıkmaz.
ss
(Saf
ala maskeli)
ss
(Saf
ala maskeli)
ss
(Saf ala maskeli)
49. Kızgınlık gösteren bir köpek nasıl anlaşılır?
Kızgınlık gösteren dişi, anormal hareketler yapar,
52
huzursuzdur. Bulunduğu mekandan dışarı çıkmak ister,
kapılara, pencerelere tırmanır. Sahibinin emirlerine itaat
etmez.
Cinsiyet organı şişer, kızarır, önceleri sümüksü, saydam,
daha sonra kırmızımtırak, özel kokulu bir akıntı gelir.
“Feremon” denilen bu koku, erkek köpekleri çok uzaklardan
cezp eder. Kızgınlık müddeti yaklaşık 10-21 gün arasında
sürer.
50. Çiftleşme nasıl olur?
Erkek köpek yabancıysa, birbirlerine alışmaları için,
çiftleşmeden önceki birkaç gün yan yana konurlar. Dişi takip
edilerek, kanlı akıntının gelmeye başladığı 10. günden sonra
çiftleştirilir. Köpekler çiftleşme için, gözden uzak mekanları
veya gece vaktini seçerler. Eğer çiftleşme esnasında, dişi gebe
kaldıysa, sakinleşir ve erkeğin mükerrer çiftleşmelerine
müsaade etmez. Dişinin gebe kalıp kalmadığı, pratik olarak
sakinlik ve erkeği kabul etmemesi durumundan anlaşılabilir.
51. Köpeklerde çiftleşme niçin uzun sürer?
Çiftleşme yaklaşık 15-30 dakika sürer. Erkeğin cinsel
organın (penisinin) orta kısmı şişkindir. Tam onun karşısına
gelen yerde, dişinin cinsel organının (vajinasının) orta
yerinde de bir girinti vardır. Çiftleşme anında, bu girinti
ve çıkıntı, birbirine geçer. Erkek köpek boşaldıktan sonra,
penisi hemen şişkinliğini kaybetmez. Bu yüzden erkek,
53
penisini geri çekemez. Geri çekebilmesi için, ereksiyonun
bitmesi, yani erkek köpeğin cinsel organının (penisinin)
sertliğini kaybetmesi gerekir.
52. Dişiyi birden fazla erkekle çiftleştirmek faydalı
mıdır?
Dişi köpek kızan olunca (kızgınlığa gelince), ortalama
8 adet yumurta meydana getirir. Bunların her biri, değişik
köpeklerin spermaları (döl suyu) ile döllenebilir. Bu
yüzden, kızan olan dişi birden fazla erkekle çiftleştirilirse,
karmankarışık yavrular meydana gelir. Doğru olan, dişiyi
sadece bir erkekle çiftleştirmektir.
53. Erkek köpeğin cinsel organınında kemik var
mıdır?
Sık sık, bazen sokak köpekleri sokak ortasında
çiftleşirken, öylece birbirlerine bağlı olarak kalırlar. Bunu
gören bazı haylaz çocuklar, birbirinin üstündeki köpekleri
huzursuz eder, bazen döverler. Bu çok yanlıştır, çünkü diğer
bir çok canlıdan farklı olarak, erkek köpeğin penisinin
içinde, “Os penis” adı verilen uzun bir kemik bulunur.
Çocukların bu tip kötü muamelesi esnasında ayrılmak
isteyen erkek köpeğin penisinde ki kemik bazen kırılır.
Bu durum erkek köpek için çok ızdırap vericidir. Tekrar
bir daha çiftleşmek istese de, yapamaz. Böyle bir durum
görülünce, muhakkak çocuklara müdahale edilmelidir. Eğer
54
böyle bir olay, yetiştiricinin kendi damızlık erkek köpeğinin
başına gelirse, korkmaya mahal yoktur. Çünkü bir veteriner
hekim tarafından gerekli tedavi sağlanabilir. Erkeğin penisi
alçıya alınarak, bu kemiğin tekrar kaynaması sağlanır.
54. Köpeklerde gebelik ne kadar sürer?
Köpeklerde gebelik süresi yaklaşık 9 hafta, yani 63
gündür. Bu süre, dişinin yaşı, dişinin kaçıncı gebeliği,
beslenme durumu, bozuk gıdalar verilip verilmediği, iş
verilip verilmediği, iklim şartları ve mevsim gibi bazı
faktörlere bağlı olarak değişebilir.
Gebeliğin ilk 1 ayında, dişinin fiziksel yapısında pek bir
değişiklik olmaz. Ama 1 aydan sonra, karın hızla şişmeye,
memeler irileşip sarkmaya başlar. Bu yüzden, gebeliğin 1.
ayından itibaren, dişiye daha fazla itina gösterilir.
55. Gebe dişide nelere dikkat edilir?
Özel bir bölmeye alınarak, diğer köpeklerin ve
insanların, varlı vakitsiz rahatsız etmeleri önlenir. Doğum
bölmesi temizlenir, en azından duvarları kireçli badana,
tabanı to kireç ile dezenfekte edilir. Zemine, dişi köpeğin
üşümemesi için uygun bir malzeme serilir.
Aşırı soğuk ve sıcağa maruz bırakılmaz, ağır iş
yaptırılmaz. Çok fazla hareket etmesine, koşup, atlamasına
müsaade edilmez. Küflü, bozuk, bayat, donmuş, çok soğuk
ve aşırı yağlı gıdalar verilmez ve önünde bulunmasına
55
müsaade edilmez.
56. Doğum belirtileri nelerdir?
Doğum yapacağı bölmede bulunan dişi, doğuma az
bir zaman kala, gayet huysuzlaşır. İlk defa doğum yapacak
dişilerin, insanlara saldırdığı bile olur. Bunun için gebe
dişilerin kendi hallerine bırakılmaları uygun olur. Eğer köy
yerinde yetişen bir dişi ise, kendine sakin bir yer bulur. Sık
sık telaşla dolaşır, tekrar geri hazırladığı yere döner. Yani
sancıları başlamıştır. Bu belirtilerin görülmesinden yaklaşık
bir kaç saat sonra doğum gerçekleşir.
57. Doğum nasıl gerçekleşir?
Doğum genellikle rahat geçer, dışarıdan müdahaleyi
gerektirmez. Yavrular, zar şeklinde ve içi jöle kıvamında
bir sıvı ile plasenta (kese)nın içinde, ortalama yarımşar
saat ara ile doğar. İlkine doğuran dişi bile, içgüdüsel olarak
keseyi yırtar, göbek kordonunu dişleri ile koparır, yavruyu
yalayarak temizler ve kurutur.
Dişi, yavrulardan arta kalan plasentayı (kese, son, eş)
yer. Çünkü anne için bol proteinli bir besindir. Yavruların
göbek kordonlarından arta kalan parçalar, kurur ve bir hafta
içinde kendilinden düşer. Yavruların göbek kordonları, 1
parmak bırakılarak, temiz bir iple sıkıca bağlanmalıdır.
Bazı yavrular, göbek kordonundan vücuda giren mikroplar
nedeniyle, ölebilir.
56
Doğumu müteakip geçen 2-3 gün, bazı anneler çok
kıskanç olur ve yavrulara kimseyi yaklaştırmaz. Bunu
zorlayarak, yeni doğum yapmış, yorgun anneyi huzursuz
etmemek gerekir. Doğan yavrular siyaha yakın koyu post
renkli ve gözleri kapalıdır. Gözleri 9-10 günlükken aralanır,
12-14 günlükken tamamen açılırlar. Post renkleri de 1-1,5
aylık civarında açılmaya başlar
58. Yazın mı yoksa kışın mı doğan yavrular mı daha
iyidir?
Bir çok yerde, yazın doğan “Yaz yavruları”, kışın doğan
“Kış yavrularına” nazaran daha üstün tutulmaktadır. Her iki
mevsimde doğan hayvanlarda genotip olarak fazla bir fark
yoktur. Bu farklı muamelenin sebebi; kışın dişinin az sütünün
olmasıdır. Bu yüzden yavrular iyi beslenemez. Ayrıca, ilk
bir aylık yaş içinde, yavruların vücudu ısı regülasyonunu
sağlayamadığı için, telefat çok olur.
Ayrıca köy şartlarında, soğuk yerlerde barınan
yavrularda telefat çok olur. Bundan dolayı, yavru temin
edecek yetiştiriciler ve meraklıkların, kış eniklerini tercih
etmesi tavsiye edilir. Yazın çok yüksek bir fiyat talep edilen
bir yavru, aynı anne ve babadan olmak şartıyla kışın daha
uygun bir fiyata alınabilir.
59. Köpekler kaç yavru doğurur?
Köpeklerde bir batında doğan yavru sayısı, köpeğin
57
cüssesine göre değişir. İri ırklarda ortalama yavru sayısı
7-8, orta büyüklükte ki ırklarda 5-6 ve ufak yapılı ırklarda
3-4’dür .
Örneğin Kangal Köpeği ortalama 7 yavru vermektedir.
Kangal Köpeği ağır bir ırk olduğu için “Çok yavrulayan
ırklar” kategorisine girmektedir.
60. Bir köpeğin kalacağı, uyuyacağı yer nasıl
olmalıdır?
Eğer köpek mekan koruma amacı ile yetiştirilioyrsa,
koruduğu mekanın uygun bir yerinde kalacağı kulübesi
olmalıdır. Eğer köpek bir sürü koruma köpeği ise genellikle
köpeğe kulübe yapılmaz. Köpek nereyi uygun görürse,
kıvrılıp oraya yatar.
Sürü koruma köpeği tarafından korunan koyun
sürülerinde koyunlar, Anadolu’nun bir çok bölgesinde yaz
mevsiminde akşam serinlik çıktığında yaylıma çıkarlar.
Sabah 8 veya 9’a kadar, yani sıcaklık yükselene kadar arazide
kalır ve yayılırlar. Bütün gece koyunlar ve köpekler uyanık
kalırlar. sürü koruma köpeği normalde, köy şartlarında,
nerede kuytu bir yer bulursa oraya kıvrılır. Eğer üstünde
yatacağı bir çul parçası bulursa, şanslıdır.
58
Kışın, hiç değilse yerden gelen soğuğu kesmesi için,
altında bir parça çul veya tahta bir zemin olmalıdır. Yattığı
yerin en azından, ufak, kulübecik gibi bir yer olması
gerekir. Kulübe, yazın güneşten, kışın aşırı soğuktan köpeği
korumalıdır. Pire, kene gibi parazitlerden ari olmalıdır.
Zemini kuru olmalı, rüzgara karşı koruma sağlamalıdır.
Kulübenin zemini, topraktan en az 5-10 cm yüksekte
olmalıdır. Kapısı rüzgara karşı olmamalı, eğer rüzgara
karşı yerleştirilmiş ise, kapının önüne tahtadan bir siperlik
konmalıdır.
Kangal, Akbaş, Kars Çoban Köpeği gibi sürü koruma
köpekleri sürekli olarak ev içinde barındırılmamalıdır. Sürü
koruma köpekleri, Kaniş ırkı gibi kucakta taşınacak, evde
beslenecek bir köpek değildir.
61. Bir köpeğin ışık ihtiyacı nedir?
Köy şartlarında beslenen köpekler için ışık yetersizliği
herhangi bir problem teşkil etmez. Bol bol güneş ışığı alırlar.
Güneş ışığı, bilindiği gibi, Vitamin D’nin sentezlenmesine,
vücut tarafından üretilmesine yarar. Vitamin D ise, “Büyüme
Hormonu” dediğimiz “Growth Hormon”un salgılanmasını
sağlar. Büyüme Hormonu da, adı üstünde canlının normal
bir şekilde büyümesinden sorumlu olan maddedir.
62. Yetişkin bir köpek ve yavruları üşür mü?
Kapalı mekan içinde beslenen köpekler için böyle bir
problem olmaz. Ancak kırsal kesimde yetiştirilen köpekler
bu kadar şanslı değildir. Bu köpekler genellikle açıkta
uyurlar.
Köylerde bir tabir vardır: “İt üşümez” denir. Aslında
köpek üşür, ama diğer bir çok çiftlik hayvanında olduğu gibi,
59
soğuktan fazla zarar görmez. Köpekler soğuk etkisi altında
kaldıkları zaman, hemen kıvrılır ve en çok üşüyen yeri olan
burnunun ıslak, siyah ucunu, bacaklarının ve kuyruğunun
altına alır. Böylece hem burnunu ısıtır, hem de ciğerlerine
direkt soğuk hava girmez.
Yeni doğan yavruların vücudu, ilk 1 ay sıcak-soğuk
ayarlamasını (regülasyonunu) yapamaz. Bu yüzden yeni
doğum yapmış dişinin yavruları muhakkak soğuktan
korunmalı, yattıkları yer sıcak tutulmalıdır. Bunun için
çeşitli tedbirler alınabilir. Fakat en pratik yol, yattıkları
yerin kapısını 1-2 kat bez ile kapamak ve altlarına tek kişilik
elektrikli battaniyeyi ikiye katlayarak sermektir. Elektrikli
battaniyenin üstüne de bir kat başka bir örtü serilebilir.
Tek kişilik bir elektrikli battaniye, saatte ortalama 40 watt
civarında elektrik harcar. Ölmesi muhtemel yavruların, bir
canlı olarak değeri göz önüne alınırsa, bu yöntem oldukça
ekonomik sayılır.
63. Nem köpekler için önemli midir?
Her köpek ırkının bir habitatı, yani yaşam alanı vardır.
O ırk, o habitatta yaşamaya alışkındır. Kızak köpekleri kutup
bölgelerinde yaşamaya alışkındır, tropik bölgeye uyum
sağlamakta zorlanır. Malezya’da yaşayan bir köpek ırkı ise
kutup bölgelerinde hayatta kalamayabilir.
60
Sürü koruma köpeklerinin tabii yaşama ortamı, soğuk
iklimdir. Yani tabii yaşama ortamında, yazlar sıcak ve
kurak, kışlar soğuk ve yağışlıdır. Yaz mevsiminde kuru
sıcağa tahammül edebilir. Serin yerlerde ise yüksek neme
dayanabilir.
Örneğin rakımı yüksek yerlerde yazın kurak ve sıcak
geçer. Burada sadece sıcak pek problem olmaz. Veya
İngiltere gibi nemli ama, yazları serin geçen yerlerde de,
sürü koruma köpekleri başarıyla yetiştirilebilmektedir.
Ama, sıcak ve nemin ikisi bir arada olursa, büyük sıkıntı
doğar. Bunun anlamı, sürü koruma köpeklerinin Adana ve
Antalya gibi güney sahillerinde yetiştirilmesinin çok zor
olduğudur. Yavru iken götürülürse intibak eder, fakat ileri
yaşlarda bir çok problem beklenmelidir.
64. Yavruların bakımı nasıl olmalıdır?
Eğer yavrular annesinin yanında ise, yavruların
kaldıkları yerin sessiz, sakin, bilhassa çocuklar tarafından
çok rahatsız edilmeyen bir yer olması gerekir.
Eğer yavrular dişiden ayrıysa, en pratik olarak, karton
bir kolinin içine veya bisküvi kutusu gibi bir kutunun içine
konabilir. Kutunun tabanına gazete kağıdı serilmelidir. Her
istedikleri zaman kutudan çıkamadıkları için, mecburen
istemeseler de kutuya işeyecek ve pisleyeceklerdir.
Bundan dolayı altlarındaki gazete kağıdı günde birkaç kere
değiştirilir. Böylece hem ıslandıklarından dolayı üşümez,
hem de mikrop ürememiş olur.
65. Köpek yıkanır mı?
61
Ergin köpekler ve yavrular yıkanmaz. Fakat bilhassa
annesinden ayrı yavrular, sık sık üstlerini kendi pislikleri ile
kirletirler. Bu pislikler sıcak suda ıslatılmış bir bezle silinir.
Eğer pislik çoksa, yavrular sıcak suyla yıkanır, bezle hemen
kurulanır. Peşinden muhakkak saç kurutma makinesi
ile kurutulmalıdır. Yavru muhakkak titreyecektir, çünkü
bu ısınmak için yavrunun başvurduğu vücut savunma
mekanizmasıdır.
66. Üşüyen bir yavru, pratik olarak nasıl ısıtılır?
Eğer ortam çok soğuksa, titreyen yavru küçük bir
plastik pazar poşetinin içine konur ve sadece kafası poşetin
dışında kalacak şekilde, poşetin ağzı, yavrunun boynundan,
sıkı olmamak kaydıyla düğümlenir. Yavru böylece çabucak
vücut ısısını normal sevi-yeye getirir ve titremesi geçer.
Bilhassa 1 aylıktan küçük yavrular çok çabuk üşürler ve
kolayca hastalanabilirler.
67. Yavruların birbirlerini yalaması zararlı mıdır?
Annesinden ayrı, 1 aylıktan küçük, bilhassa gözü
açılmamış yavrular acıkınca, birbirlerinin kulak, pati ve
cinsel organlarını yalarlar. Bunu önlemek için eniklerin
karnı sık sık doyurulmalıdır. Eğer yine devam ediyorlarsa,
nereyi yalamayı alışkanlık haline getirmişlerse, oraya
tentürdiyot gibi, acı ama eniklere zarar vermeyecek
maddeler sürülmelidir.
62
68. Bir yavru niçin bağırır?
Kapalı bir alanda veya kutu içinde muhafaza edilen,
bilhassa 1 aylıktan küçük yavrular, aynen bebeklerde olduğu
gibi, 4 şey için bağırırlar. Bunlardan hangisi için bağırdıklar
şöyle bulunabilir:
1-Acıkma: Acıkmış yavrunun yanına gidildiğinde,
hemen eli yalamaya, o kişiye bakarak, heyecanla kuyruk
sallamaya, tırmanmaya başlar.
2-Tuvalet ihtiyacı: Yavrunun karnı toktur, sahibi yanında
olduğu halde viyaklamakta veya inlemektedir, kutudan
çıkmaya veya bulunduğu yerden çıkmaya çalışmaktadır.
Arada durup, kutunun veya yattığı yerin zeminini
koklamaktadır. Davranışıyla şunu belli etmektedir: Tuvalet
ihtiyacını yapacağı bir yer aramaktadır, ama yattığı yere
değil.
3-Annelerini veya anne zannetiği sahibini arama: Daha
çok, annesinden çok küçükken ayrılmış, tek başına büyütülen
yavrularda görülür. Yavrunun karnı doyurulmuştur, tuvalet
ihtiyacı da giderilmiştir. Yavru, siz yanınızdayken sustuğu
halde, siz ayrılınca viyaklarsa, bu annesini veya annesi yerine
koyduğu sahibini yanında istediğini gösterir. Bu durumda
ya yavru, kutusuyla yatağın hemen yanına konmalı, ya da
yavrunun yanına oyuncak ayı gibi, köpek yavrusuna benzer
bir eşya bırakılmalıdır.
4-Hastalık: Yavrunun karnı toktur, tuvalet ihtiyacı da
gide-rilmiştir. Siz yanınızda olduğunuz halde, viyaklamakta
63
veya inlemektedir. Büyük ihtimalle rahatsızdır, bu durumda
bir veteriner hekime baş vurmak gerekir.
69. Yavruya tuvalet terbiyesi nasıl verilir?
Tuvalet ihtiyacının belirli bir yere yapılması isteniyorsa;
ilk gün yavrunun konduğu yere gazete kağıdı serilir.
İhtiyacını görüp, kirlettiği gazete kağıdı alınır. Topaklanarak,
tuvalet ihtiyacını görmesini istediği yere konur veya kutuda
kum veya talaş, bu kirlenmiş gazeteye sürülür. Böylece
yavru, tuvaletini ilk oraya yaptığı zannıyla, bundan sonra o
tuvalet kutusunu kullanır.
70. Sürü Koruma
kulakları niçin kesilir?
Köpeklerinden
yavruların
Buna, “Kulak kepçesini kesme” demek daha doğrudur.
Kulak kepçesinin vazifesi; köpeğin kulağına girebilecek
toz, toprak, çöp, pislik gibi yabancı maddeler, sinek,
sivrisinek gibi haşaratlar ile rüzgar, kar ve yağmur suyu
gibi tabii olaylardan, kulağın zarını korumaktır. Anatomik
olarak, Kangal, Akbaş ve Kars Çoban Köpeği gibi sürü
koruma köpeklerinin kulak kepçesi büyük, sarkık ve etlidir.
Kafatasına yapışık şekilde durur ve vazifesini gayet iyi yapar.
Bir çok sürü koruma köpeği yetiştiricisi, 3 sebepten
köpeklerin kulağını keserler. Bunların mazeretleri şöyledir:
1-“Köpeğimin kulakları çok etli olduğundan, iyi
duyamıyor. Bu yüzden bekçilik görevini iyi yapamaz.”
64
2-”Gerek diğer köpeklerle boğuşurken, gerekse kurt ile
boğuşması esnasında, kulağından tutulabilir. Kulağı etli ve
hassas olduğu için, bu durumda kıpırdayamaz ve yenilir.”
3-”Herkesin köpeğinin kulağı kesik. Hem ben, köpeğimi
böyle daha çok seviyorum, köpeğime kesik kulak yakışıyor.”
71. Eğer kulaklar kesilecekse, nasıl kesilmelidir?
Yavru en fazla 2 aylıkken kesilmelidir. Çünkü, daha
büyük yaşlarda, kan damarları geliştiğinden, kesim ve kesim
sonrası, yara bakımı çok zahmetli olmaktadır. Kesim işi
mümkünse bahar aylarına denk getirilmelidir. Yazın yapılan
kesimde, yaranın kurtlanması, kışın yapılan kesimde,
yaranın soğuktan azması riski vardır.
Kesim işi muhakkak bir veteriner hekim tarafından,
usulüne uygun bir şekilde, kulağa güzel şekil verilerek,
anestezi ile uyutularak ve kesim sonrası dikiş atılarak
yapılmalıdlr.
72. Kulak koparma nedir?
Kırsal kesimde bazı cahil ve duygusuz köpek
yetiştiricileri, yavru henüz birkaç günlük iken, 2 kulaktan
tutup, yavruyu döndürerek kulağı koparmaktadırlar. Bunu
vicdanla, insanlıkla ile bağdaştırmak mümkün değildir.
Çok kere kulak kepçesi, çok biçimsiz şekilde ve kafa
derisinin fazladan bir kısmı ile birlikte kopar. Kafatası
kemiği gözükür. Yavru eğer ölmezse, kulak sakat kalır. Fakat
65
yavru çok kere, mikrop kaparak ölür.
73. Köpeklerde kuyruk ne işe yarar?
Kuyruk, bir köpeğin dümenidir. Koşarken, kuyruğu ile
ani manevra yapar. Kuyruğu kesilen bir köpek kesinlikle ani
ve etkili manevra yapamaz. Ayrıca kuyruk kesme çok acı
verir. “Kuyruk acısı” deyimi burdan gelir. Bu yanlış uygulama,
halen Orta Asya Türk Cumhuriyetleri’nde devam etmekte ve
burdaki çoban köpeklerinin kulakları ile birlikte, kuyrukları
da genellikle kesilmektedir.
74. Kuyruk kesilmeli midir?
Eskiden Anadolu’nun bir çok yerinde, Kangal gibi sürü
koruma köpeklerinin kuyrukları kesilirdi. Yaşlılar bunun
sebebini şöyle izah etmektedir: “Köpek uyurken, bilhassa
soğuk mevsimlerde burnunu kuyruğunun altına alır.
Sürünün veya beklediği evin yanına kurt, yabancı köpekler
ve vahşi hayvanlar geldiği zaman, burnunun üstündeki
kendi kuyruk postunun kokusundan dolayı, o hayvanların
kokusunu alamaz. Bu yüzden köpeğin kuyruğunu keserdik.”
Eskilerin bu izahatı şu yönüyle hatalıdır, çünkü köpeğin
işitme duyusu, koku alma duyusundan daha keskindir
ve köpeği daha çabuk alarma geçirir. Bu yüzden eskilerin
yaptığı iş tamamen yanlış bir uygulamadır.
75. Ergin köpeklerin bakımı nasıl olmalıdır?
66
Hangi yaşta olursa olsun, köpeklerin su ve yemek
kapları daima temiz tutulmalıdır. Kaplarda ki su, günlük
yenilenmelidir.
Sık, sık postu, kulaklarının içi, gözleri, dişleri, tırnakları,
herhangi bir parazit veya rahatsızlık olup olmadığı
araştırılmalıdır.
Genel bir prensip olarak köpekler yıkanmaz. Köpeklerde
ter bezleri olmadığından, terlemezler. Postunu ve cildini
korumak için, derilerinden yağlı bir madde salgılarlar.
Bu yağlı madde, ciltlerini nemli tutarak, kurumasını ve
çatlamasını önler. Köpek yıkandığı zaman, bu yağlı madde
de yıkanmış olacağı için, hayvanın cildine zarar verilmiş
olur. Ev ve işyeri gibi kapalı bir alanda yetiştirilen köpekler
genellikle sahipleri tarafından arada sırada yıkanır.
76. Köpek nakliyesi nasıl yapılmalıdır?
Tecrübesi olanlar bilir, çok zahmetli, tehlikeli ve çok iyi
planlanması gereken bir konudur.
Kapalı araba bagajında asla köpek taşınmaz. Hem
karanlıkta kaldığı için strese girer, hem havasız kalıp,
boğulma riski vardır.
Steyşın araba bagajında taşırken, eğer mevsim yaz ise,
köpeği güneşten ve sıcaktan koruyacak tedbirleri almak
gerekir. Büyük ihtimalle huysuzluk yapacak ve kusacaktır.
Bazen aracın arka koltuklarında köpek taşınırken, bunalan
ve huysuzluk yapan köpek sağı, solu tırmalar ve ısırır. Bu
67
arada tırmalama esnasında kapıyı dahi açabilir
Pikap, kamyonet veya kamyon gibi araçlarda taşıma
yaparken en önemli husus, köpeğin zincirinden kurtulup,
aracın açık kasasından atlaması ihtimalidir. Eğer aracın
kasası kapalı ise, muhakkak kapılar çok iyi kapatılmalıdır.
Bazen bağlanan ip veya zincir uzun olduğunda, köpek
kasadan atlayabilir Bu şekilde yerde sürüklenerek, teker
altında kalarak veya asılarak ölebilir.
77. Köpeğin günlük besin maddesi ihtiyacı ne
kadardır?
Bir köpeğin günlük alacağı kuru besin maddesi miktarı,
vücut ağırlığının %2’si kadardır. Yani 50 kg’lık bir köpek 1
kg kuru besin maddesi almalıdır.
78. Köpeğin günlük su ihtiyacı ne kadardır?
Bütün canlılarda olduğu gibi, köpekler için de su
esansiyel, yani vazgeçilemez bir besin maddesidir. Bir
köpeğin su ihtiyacı, aldığı besin maddesinin kuru madde
miktarının 2,5-3 katıdır. Yani 50 kg’lık bir köpek 1 kg besin
kuru maddesi almalı ve bunun karşılığında da 2,5-3 litre
su içmelidir. Başka bir deyişle, bir köpeğin beher kg vücut
ağırlığı için 50 gr su tüketmelidir. Yani 50 kg’lık bir köpek
2,5 litre, 80 kg’lık bir köpek 4 litre veya kg su tüketmelidir.
Bu değerler minimum değerlerdir. Yani bu miktarların
üstüne çıkılabilir ama altına inilmez.
68
79. Yavruları annesini kaç ay emmelidir?
Yavrular doğdukları zaman, annelerinin memesini
bulup emerler. Bu içgüdüsel bir olaydır. Yavrular annelerini
muhakkak emmelidirler.
Köpeklerde emzirme yaklaşık olarak 1,5-2 aydır.
Köpekler 6 ayda bir olmak üzere, yılda 2 kez kızgınlık
gösterir ve doğum yaparlar. Gebelik 2 ay sürer. Takip eden
2 ayda da anne yavrularını emzirir. Geriye kalan 2 aylık
süre, annenin üreme organları ile, tüm vücudunun kendini
toplaması için gerekli süredir. Bu 2 aylık sürede vücut
kendini toplar ve takip eden gebeliğe kendini hazırlar. Bu
yüzden emzirme süresinin fazla uzatılamması gerekir. Eğer
köpeğin sık sık doğurması istenmiyorsa, böyle durumlarda
emzirme süresi 1,5-2 aydan daha fazla artırılabilir.
80. Yavrularının ilk 2 ayda beslenmesi nasıl
olmalıdır?
Dişi, normalde kendi yavrularını ilk aylar besleyecek
süte sahiptir. Ancak bu, dişinin yeterli ve dengeli beslenmesi
şartıyladır. Bazen dişi 10 civarında yavru yapabilir. Böyle
durumlarda
annenin sütü yetersizse, yavrulara süt ve
yemek takviyesi yapılmalıdır.
15 günlük olana kadar, biberonla süt takviyesi, 15
günlük ile 1 aylık arası sütlü papara takviyesi, 1 aylıktan
sonra yemek takviyesi yapılır. Sütlü papara içine ekmek,
69
pirinç unu, nişasta, pilav ve makarna türü unlu gıdalar
katılabilir.
81. Ağız sütü(Kolostrum) önemli bir besin midir?
Yavrular doğar doğmaz, hemen içgüdüsel olarak
annelerinin memesine yapışırlar ve ağız sütünü (Kolostrum)
içmeye başlarlar.
Yavruların kolostrumu içmesi, 2 yönüyle çok önemlidir:
1-Yavrular,
anne
karnındayken,
göbek
kordonu
vasıtasıyla ve kanla beslenirler. 2 ay boyunca dışkılarını
yapamazlar. Doğar doğmaz, bağırsaklarda biriken, macun
gibi koyu renkli, yapışkan dışkıyı acilen atması gerekir.
Emdiği ağız sütü (kolostrum), bütün diğer hayvanlarda
olduğu gibi, ishal etkisi gösterir. Bu vesile ile ishal, ilk
dışkının atılmasına vesile olduğu için, faydalıdır. Yavruların
bağırsaklarını temizler. Eğer doğumdan hemen sonra bu
dışkı süratle atılmazsa, zehir etkisi yapıp yavrunun ölümüne
sebep olabilir.
2-Yavrular
doğduğu
zaman,
bağışıklık
sistemi
gelişmemiştir. Hastalıklara karşı son derece savunmasızdır.
Yavruların
hayatının ilk dönemlerinde yakalanması
muhtemel bir çok hastalığa karşı direnç sağlayan, koruyucu
bağışıklık maddeleri, ağız sütü içinde bulunur. İnsanların
küçükken vurulduğu aşıların vazifesini, kolostrum yapar.
70
82. İlk defa doğum yapan dişinin yavruları kötü
müdür?
Bu inanış genellikle sürü koruma köpeği yetiştirilen
kırsal kesimde yaygındır. Bir sürü koruma köpeğinin dişisi,
ilkine doğumda 3-5 yavru, takip eden doğumlarda ise daha
fazla yavru yapabilir. Köylerde genellikle bir batında az sayıda
doğuran dişiler makbul tutulur.
Ayrıca dişinin ilk doğumunda dünyaya gelen yavrular,
pek makbul sayılmaz. Fakat bunun ilmi açıklaması, gerekçesi
yoktur. Bu nihayetinde bir makine değildir ki, ayarları
yapılana kadar ilk birkaç imalat hatalı çıksın? Bilakis, ilk
doğumda az yavru doğduğu için, enik başına düşen süt ile
annenin eniklere gösterdiği ilgi ve bakım daha fazladır.
İnsanlar için bile, her zaman ilk doğan çocuk daha kıymetli
olmaz mı?
83. Annesinden çok küçük ayrılan yavrular nasıl
beslenir?
Eğer eldeki yavrular 2 aylıktan küçük, hele hele gözleri
daha açılmamış ise, bu tip yavruların beslenmesi çok hassas,
en zahmetli ve azami sabır isteyen bir iştir.
Aslında bir köpek yavrusu 2 aylıktan küçük ise, dişinin
altından alınmamalıdır. Bu iki yönü ile önemlidir.
1-Yavrular çok küçük olarak anasından ve kardeşlerinden
ayrıldığı için, annesinin vereceği ilk 2 aylık terbiye ve
bilgilerden yoksun kalır. Ayrıca yavrular, aile ortamı ve
71
boğuşma gibi bir çok yeni tecrübeyi, ilk 2 aylık “Emzirme
Dönemi”nde yaşar. Yavrular bunlardan da mahrum kalır.
2-Anne sütünün yerini hiçbir şey tutamaz. Çünkü;
yavruların hastalıklara karşı dirençli olmasını sağlayan ve
bağışıklık sistemini (İmmün sistem) oluşturacak bağışıklık
maddeleri, sadece anne sütünde bulunur. İnsanlarda bile,
anne sütünü çok emen çocukların daha gürbüz ve sağlıklı
oldukları, az emenlerin ise, daha cılız ve dayanıksız oldukları
bir gerçektir.
İnsanoğlu hastalıklara karşı korunmak için aşıyı icat
etmiştir. Ama tabii ortamda kendi başına yaşayan hayvanlar
bundan mahrumdur. Hayvanları hayatlarının ilk aylarında
hastalıklara karşı koruyucu bağışıklık maddeleri, süt içinde
bulunur. Bu bağışıklık maddeleri, bilhassa doğumdan
sonraki 2-3 gün içinde anne tarafından salgılanan “Ağız
sütü” (Kolostrum) içinde yoğun olarak bulunur.
Bir örnek verilecek olursa Gençlik Hastalığı köpeklerde
yaygındır ve kuduz hariç tutulursa, en yüksek ölüm oranını
bu hastalık meydana getirir. Eğer yavrular 3 aylıkken
aşılanırsa, hastalığa karşı koruma sağlanmış olur. Eğer
yavrular, anne sütünü emiyorsa, anne sütünde bulunan
maternal antikorlar (anneden gelen hastalık önleyici
maddeler) yavruları 8-9 hafta, hatta bazı durumlarda 1214 hafta Gençlik Hastalığı’na karşı korurlar.
84. Yavru büyürken, süt dışındaki gıdalara nasıl
alıştırılır?
72
Yavruların gözleri açıldıktan sonra, 15-20 günlük
olunca, artık biberondan yavaş yavaş vazgeçilmelidir. Bu
devrede, sütün içine bir miktar bisküvi veya ekmek içi
katılmalıdır.
Yemek tabağı, yavrunun önüne konur ve tabaktan
yemesi için teşvik edilir. Ya elle bir parça sütlü ekmek ağzına
verilir ve geri çekilir. Ya da tabak kaldırılarak veya yavrunun
kafası hafifçe bastırılarak, sütlü paparanın tadını alması
sağlanır. Eğer yavrunun karnı aç ise, bir kere ağzı yemeğe
değdikten sonra, devamı gelecektir.
Bu şekilde hazırlanan papara ile yavru kaptan yemeye
alıştırılır. Eğer eldeki yavru bir adetten fazlaysa, muhakkak
ayrı tabaklar kullanılmalıdır. Çünkü ya bazı yavrular,
diğerine göre biraz mızmızdır ve az yer, ya da yavrunun biri,
diğer(ler)ine tahakküm ederek, diğer(ler)inin az yemesine
sebep olur.
85. 2-18 aylık arası genç köpeklerin beslenmesi
nasıl olmalıdır?
Bu yaş devresindeki bir köpek ev yemeklerini yemeye
alışmış olmalıdır. Bu devrede dikkat edilmesi gereken çok
önemli bir konu da, yavrular sütten kesildiği için, kalsiyum
(Ca) kaynağından mahrum kalmalarıdır. Eğer yavrular
kemik yiyorlarsa, yedikleri kemiklerden, kalsiyum ihtiyacını
karşılayabilirler. Fakat eğer 2 aylıktan itibaren beslenme
bitkisel ağırlıklı ise veya yavrulara sadece yal veriliyorsa,
yemeğine muhakkak kalsiyum takviyesi yapılmalıdır. Eğer
73
bu yapılmazsa, yavruların bacakları eğrilir, deforme olur.
Eczanelerden alınacak kalsiyum katkıları kullanılabilir.
Eğer bu pahalı gelirse, eczaneden DCP (Dikalsiyumfosfat)
temin edilip yiyeceğe katılabilir. Eğer bu da mümkün değilse,
mermer işleri yapan bir mermerciden, 1-2 kg mermer tozu
alınır. Yavruların beher kg canlı ağırlığı için, 1 gr mermer
tozu yemeğine katılır.
86. Yavrulara eti çiğ mi, yoksa pişmiş mi vermek
gerekir?
Yavrulara kesinlikle çiğ et verilmez. Bunun 2 nedeni :
1-Çiğ et yiyen yavrular, büyüyünce tavuk gibi ev
hayvanlarına dadanabilirler.
2-Çiğ et yenmesi ile, başta iç parazit olmak üzere, diğer
bulaşıcı hastalıkları kapma tehlikesi vardır.
87. Köpeklerin beslenmesinde pratik bir yol var
mıdır?
Pratik tavsiyelerden birisi şudur: Sütten kesildikten
sonra 1 yaşına kadar, broiler yemine süt katıp, helva
kıvamında vermektir. 1 yaşından sonra %50 broiler yemi,
%50 arpa ununa süt katıp, helva şeklinde vermektir. Bu tip
pratik besleme ile, bir köpeğin bütün ömrü boyunca, bütün
besin maddesi ihtiyaçları karşılanmış olur.
88. 18 aydan büyük köpeklerin beslenmesi nasıl
74
olmalıdır?
Bu dönemde verilecek gıdaların, yaklaşık %50 protein,
%40 karbonhidrat ve % 10 yağ, mineral ve vitamin içermesi
gerekir. En basitinden, 1/3 haşlanmış et, 1/3 kepekli arpa
unu, 1/3 sudan meydana gelen bir karışım ideal olacaktır.
89. Günlük öğün sayısı ve yiyecek miktarı ne kadar
olmalıdır?
Yaş
Doğum-2 hafta
2-4 hafta
1-2 ay
2-6 ay
6-12 ay
12 aylıktan büyük
90. Yal nedir?
Öğün
sayısı
10-12
6-8
4
3
2
1-2
Miktar
400 gr süt(**)
300 gr süt(**) ve sütlü papara
200 gr süt(**) ve katı gıda
100 gr katı gıda
75 gr katı gıda
50 gr katı gıda
Köylerde Kangal, Akbaş, Kars Çoban Köpeği gibi
köğeklere genelde “yal” verilir. Yal, kepekli arpa ununa,
sıcak su ve yeteri kadar tuz ilave edilerek hazırlanan besine
denir. İyice karıştırılan yalın üstüne bir miktar soğuk su
ilave edilip, köpeklere verilir.
Alıştırmak kaydıyla, köpek hemen hemen bütün sebze
ve meyveleri yerler.
Sürü koruma yani çoban köpeklerinin klasik yiyeceği
yal, o kadar kıymetli bir besin değildir. Köylerde düşük
75
gelirden dolayı, “Böyle gelmiş, böyle gider” bir uygulama
vardır.
Bu yüzden, maddi durumu zengin, iyi bakım uygulayan
kişilerin elindeki köpekler daha sağlıklıdır. Bunlar,
köydekilere nazaran daha iri ve sağlıklı olur, daha erken
gelişir, daha erken cinsi olgunluğa ulaşır ve dişilerden doğan
yavruların ağırlıkları daha fazladır.
Maddi durumu yerinde olan köpekseverlerin hazır
mama kullanmaları yerinde olur. Böylece yavruları daha
sağlıklı beslenebilir.
91. Gebe dişilerin beslenmesi nasıl olmalıdır?
Çiftleşme döneminde, erkek ve dişi hayvana, günde 2
öğün yemek verilir. Dişinin gebe kaldığı tarih göz önüne
alınarak, gebeliğin 2. ayında verilen yemeğin kalitesi ve
protein oranı artırılır.
92. Yaşlı köpeklerin beslenmesi nasıl olmalıdır?
Yaşlı hayvanlara, düşük protein ve yağ oranlı, yumuşak,
sindirimi kolay, daha çok bitkisel kaynaklı yiyecekler verilir.
Belli bir yaştan sonra, ağızdaki dişler azaldığından, iri
kemikler verilmez.
93. Hasta ve yaralı köpeklerin beslenmesi nasıl
olmalıdır?
76
Hasta hayvanların güçsüzlüğü göz önüne alınarak, daha
çok sulu, yumuşak, sindirimi kolay, besleyicilik oranı yüksek
gıdalar verilir. Vücut dokularının kendini çabucak tamir
etmesi için; proteince zengin olan, yumuşak et, baklagil yalı
ile vitamince zengin yeşil sebzeler verilir.
94. Köpeklerin kaldığı barınak nasıl olmalıdır?
Tek veya toplu yetiştirmeye göre farklı planlanmalıdır.
Bir veya iki köpek için kulübe: Kulübe ahşap, kerpiç,
tuğla, briket, betonarme, izolasyonlu panel gibi çeşitli
malzemelerden yapılabilir. İçlerinde en iyisi kerpiçtir.
Çünkü hem ucuza mal olur, hem de çok iyi bir soğuk,
sıcak izolasyonu sağlar. Maddi durumu yeterli olanların
izolasyonlu panelleri tercih etmeleri tavsiye olunur.
Kulübenin zemini yerden 5-10 cm yükseltilmelidir.
Zemin kuru olmalı, nem almamalıdır. Zemine mümkünse
altlık serilmelidir. Hem hayvanı sıcak tutar, hem de temizliği
kolay olur. Çatı su geçirmeyen bir maddeden yapılmalıdır.
Çatının eğimi arkaya doğru olmalıdır. Duvarlara sık sık
kireç ile badana yapılmalı veya antiseptik bir madde ile
temizlenip, hijyenik bir ortam sağlanmalıdır. Duvarlarda
çivi gibi yaralayıcı bir madde olmamalıdır.
Kulübenin boyutları, köpeğin içeride rahatça
dönebileceği şekilde olmalı, ama çok da geniş olmamalıdır.
Boyutları 1 x 1,5 m olabilir. İçerisi aydınlık olmalıdır. Kapısı
rüzgara açık olmamalı, mecbur kalınır da rüzgar yönünde
olursa, Kapının 1 m önüne bir siperlik yerleştirilmelidir.
Kapıya kalın bir örtü, eski halı gibi şeylerin asılması, kışın
77
içerisinin fazla soğumasını engelleyecektir.
95. Köpeğin yemek kabı nasıl olmalıdır?
Hayvanın yemeğini etrafa saçmayacağı bir büyüklükte
ve derinlikte olmalıdır. Günlük sabunlu su ile kolay
temizlenebilir, paslanmaz, kir ve mikrop tutmayan bir
maddeden yapılmış olmalıdır. Çinko, emaye, paslanmaz
çelik, melamin ve sert plastik gibi maddelerden yapılmış
olabilir.
96. Köpeğin su kabı nasıl olmalıdır?
Sert plastik, çinko, emaye veya paslanmaz çelik gibi
maddelerden yapılmış olması tercih edilir. Duruma göre
iç kısmı şaplı beton veya mermerden yapılmış su kabı da
kullanılabilir.
Burada dikkat edilecek bir husus, bilhassa yavrular
olmak üzere, köpekler su kabını ayağı ile devirmeyi çok
severler. Devrilmemesi için gereken önlen alınmalı, kap bir
yere raptedilmelidir.
97. Köpeğin eğitimi nasıl olmalıdır?
78
Basit birkaç komutun dışında, köpeklere sıkı bir eğitim
verilmesi doğru değildir. Ayrıca Kangal, Akbaş, Kars Çoban
Köpeği gibi sürü koruma köpekleri bağımsız düşünen, özgür
ve lider karakterli hayvanlardır. Bu karakter onların sıkı bir
eğitime tutulmasını zorlaştırmaktadır. Bir sirk köpeği gibi,
bir çok lüzumlu, lüzumsuz şey öğretmek uğruna köpeklere
aşırı bir eğitim yaptırılmamalıdır. Köpeğin evde yemeğini
kim veriyorsa, eğitmeni de o olmalıdır. Çünkü köpeğin
gözünde sahibi, kendisini doyuran ve ona bakandır.
98. Köpeğin
yapılmalıdır?
sağlığı
bozulduğu
zaman,
ne
Herhangi bir hastalık durumunda, en kısa zamanda, en
yakın veteriner hekime müracaat edilmelidir. Kişi ne kadar
tecrübeli olursa olsun, bir veteriner hekime danışmadan,
herhangi bir tedavi yapmamalıdır.
Köy yerlerinde, “kocakarı tedavisi” çok yaygındır.
Gerek yaşlılar, gerekse “çok bilmiş kişiler” bu tip tedaviler
önerebilirler. Onların uyguladığı kocakarı tedavisi fayda
vermiş gibi görünebilir. Ama bu tedavi geçicidir. Bu tedavi
şekli, köpeklerde daha tehlikeli sonuçlar doğuracak başka
bir zarara veya hastalığa yol açabilir.
99. Koruyucu Tedbirler ve Aşılar nedir ve ne zaman
yapılmalıdır?
Köpek yetiştiren bir kişinin, bir “Aile Veteriner Hekimi”
olmalıdır. Hangi zamanda, hangi aşının veya parazit ilacının
uygulanacağı, veteriner hekim tarafından muhakkak tavsiye
edilecektir. Bu önerilere titizlikle uyulmalıdır.
Aşılar kesinlikle zamanında yapılmalıdır. Kanlı
İshal, Gençlik Hastalığı, Karaciğer Hastalığı, Enfeksiyöz
79
Laringotracheitis, Leptospirozis, Köpek Boğmacası, Korona
Virüs Hastalığı, Herpes Virüs Enfeksiyonu ve Kuduz
hastalıklarının hepsi, aşılama gerektiren hastalıklardır.
Aşılama ile bütün bu hastalıklar önlenebilir.
100. Köpek yetiştiriciliğinin genel problemleri
nelerdir?
Bu konuda bazı eksiklikler bulunmaktadır ve bazı
çalışmalar yapılması gerekir:
1. Kayıtlı köpek yetiştiriciliği yapılmamaktadır.
Bunu aşmak için Köpek Kulüpleri/Dernekleri/Birlikleri
kurulmalıdır. Bu kurumlar sağlam temellere oturmalıdır.
2. Köpek ırk veya tiplerinin yarısından fazlası henüz
tescil edilmimiştir.
3. Köpeklerin sağlık problemlerini çözmek için
yeterli sayıda ve kalitede veteriner hekim veya teknisyeni
bulunmamaktadır.
4. Belediyelerr göstermelik olarak köpek barınakları
kurmakta ancak bu yerlerin alt yapısı son derece yetersiz
kalmaktadır.
80
Kaynaklar
Akar, A. ve Yeşilyurt, İ. (1995). Köpek yetiştiriciliği ve
eğitimi. Basılmamış bitirme ödevi. Ankara Üniversitesi Ziraat
Fakültesi Zootekni Bölümü, Ankara.
Akay, M., (2000). Köpek Bakımı Özgür Yayınları, İstanbul.
Akçapınar, H. ve Özbeyaz, C. (1999). Hayvan Yetiştiriciliği
Temel Bilgileri, ISBN: 975-96978-0-7, Kariyer Matbaacılık
Ltd. Şti., Ankara.
Aksoy, G., (1991). Kangal Çoban Köpekleri. Türk Veteriner
Hekimliği Dergisi, Yıl: 2, Sayı: 10. Türk Veteriner Hekimleri
Birliği Vakfı Yayınları, Ankara.
Anonim (1986). Evliya Çelebi Seyahatnamesi. Üçdal
Neşriyat, 10 cilt, 4070 s., İstanbul.
Broadhead, P., (2003). Karabaş Kangal Köpeği. 1.
Uluslararası Kangal Köpeği sempozyumu bildirisi. Sivas.
Caferoğlu, A., (1961). Türk onomastiğinde “Köpek” kültü.
Türk dili araştırmaları yıllığı Belleten. Türk Dil Kurumu Yay.
Ankara.
Candan, E., (2005). Türklerin Kültür Kökenleri. Sınır
Ötesi Yayınları, 592 s., İstanbul.
Carım, F. 1966. Marco Polo ve İbn Batuta. İstanbul
Matbaası, 96 s., İstanbul.
Clutton-Brock, J., (1996). Köpekler. Sabah Kitapları.
İstanbul.
Çalışkaner, Ş., (1992). Köpek beslemenin bilimsel
esasları. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yayınları.
81
No:1259. Ankara.
Daşkıran, İ., (1995). Kangal Köpeği Yetiştiriciliği.
Yayınlanmamış Doktora Semineri. A.Ü. Fen Bilimleri
Enstitüsü, Zootekni Anabilim Dalı, Ankara.
Dikmen, C. F., (1936). Savaş ve Polis Köpeği. Türkiye
Basımevi, 120 s., İstanbul.
Düzgüneş, O., (1976). Hayvan Islahı. Ankara Üniversitesi
Basımevi. Ankara.
Düzgüneş, O., (1974). Genetik. Ankara Üniversitesi
Basımevi. Ankara.
Ergün, A. ve Muğlalı, Ö. H., (1998). Köpek ve kedi
hastalıkları ve klinik besleme. Genç Büro Matbaası. Ankara.
Ertürk, G., (1999). Köpek Sağlığı ve Eğitimi. Kardelen
Ofset. Ankara.
Güleç, E., (1996). Türk Kangal Köpeği. Elde basım (ISBN
975-95931-6-5). Ankara.
İmren, H.Y., (1998). Kedi ve köpek hastalıkları, Medisan
Yayınları. Ankara.
Kangal Köpeği Standardı, (1997). Türk Standartları
Enstitüsü, No:12172, Ankara.
Kartay, D., (2002). Bozkırın gözcüsü Türk Çoban Köpeği
Kangal. Kültür Bakanlığı Yayınları. Ankara.
Kartay, D., (2003). Türk Çoban Köpeği Kangal. Altındağ
Grafik Matbaacılık. İzmir.
Kazak, Y. ve Bakır, B., (2002). Kangal Köpeği yetiştirici el
kitabı. TİGEM Ulaş Tarım İşletmesi Müdürlüğü. Sivas.
Kırmızı, E. 1991. Türk Çoban Köpeği ve Alman Çoban
82
Köpeğinin döl verimi, büyütülen yavru oranı, büyüme ve
beden ölçüleri yönünden karşılaştırılması, Doktora tezi.
(Yayımlanmamış), İstanbul Üniversitesi, 114 s., İstanbul.
Kırmızı, E., (1994). Türk Çoban Köpeğinin tarihçesi. Türk
Veteriner Hekimliği Dergisi, Cilt: 6, Sayı: 1. Türk Veteriner
Hekimleri Birliği Vakfı Yayınları. Ankara.
Koban, E. ve ark., (2003). Kangal köpeği ile ilgili bazı soru
ve sorunlara moleküler yöntemlerle cevap arama. 1. Uluslar
arası Kangal Köpeği sempozyumu bildirisi. Sivas.
Onbaşı, H., (2004). Kangal’a sahip çıkalım. Tempo Dergisi.
Sayı: 45/882. Doğan Burda Rizzoli. İstanbul.
Öncül, O., (1983). Köpekler ailesi. Dönmez Ofset. Ankara.
Öner, F., (1993) Tarım, Orman ve Köyişleri Bakanlığı
Dergisi, TOK Yayınları. Ankara.
Perinçek, D. 2003. Bozkurt Efsaneleri ve Gerçek-Orta Asya
Kavimlerinin Tarihsel Gelişmeleri. Kaynak Yayınları:239, 224
s., İstanbul.
Pugnetti, G., (2001). Köpek ansiklopedisi. Arkadaş
Yayınevi. İstanbul.
Reed, S., (2003). İngiltere ve Avrupa’da Türk köpekleri.
1. Uluslar arası Kangal Köpeği sempozyumu bildirisi. Sivas.
Robinson, R., (1989). Genetica. Sayı:79, Sayfa: 143-145.
Kluwer Academic Publishers. Belçika.
Savolainen, P and et all. (2002). Genetic evidence for an
East Asian origin of domestic dogs. Sicence. 298: 1610-1613.
Spira, H.R., (1982). Canine Terminology, Savage & Co. Pty
Ltd, Brisbane.
83
Tellioğlu, S., (1973). Tanınmış köpek ırkları ve özellikleri.
Atatürk Üniversitesi Yayım Müdürlüğü Çiftçi Broşürleri No:
18 Atatürk Üniversitesi Basımevi. Erzurum.
Tepeli, C., (2003). Kangal ırkı çoban köpeklerinde görülen
bazı kalıtsal bozukluklar. 1. Uluslar arası Kangal Köpeği
sempozyumu bildirisi. Sivas.
Tepeli, C., (1996). Kangal ırkı çoban köpeklerinde büyüme,
bazı vücut ölçüleri ve döl verimi özelliklerin (Yayınlanmamış
doktora tezi).
Türk Çoban Köpeği Kangal, (-). Yetiştirici el kitabı.
Karacabey Tarım İşletmesi Müdürlüğü. Bursa.
Uysal, K., (1997). Köpeklerde ilk yardım.Egemen Print
Basımevi. İzmir.
Yılmaz, O., (2002). Kangal Köpeği üzerine uluslararası
oyunlar. Türk Ziraat Haber Dergisi. Yıl:2 Sayı:15. Ankara.
84
Acıkma 63
Adaptasyon 39
Ağız sütü 70
Akraba çiftleşmesi 45
Anadolu Çoban Köpeği 22
Aşı 79
Ayak parmakları 11
Ayak tırnakları 11
Batı Ülkesi Kangalları 22
Cesaret testi 42
Çiftleşme 53
Çiftleşme çeşitleri 47
Damızlık yavru seçimi 41
Diş yapısı 45
Doğum 56
Doğum belirtileri 56
Dünya köpek ırkları 12
Emzirme süresi 69
Eti çiğ veya pişmiş vermek
74
Gebe dişi besleme 76
Gebelik 12, 55
Gen 47
Genç köpek besleme 73
Günlük besin maddesi
ihtiyacı 68
Günlük öğün sayısı 75
Dizin
Günlük su ihtiyacı 68
Günlük yiyecek miktarı 75
Hasta köpek besleme 77
Irk özellikleri – Akbaş 14
Irk özellikleri – Kangal
(Karabaş) 14, 31
Irk özellikleri – Kars 15
Irk özellikleri – Tarsus Çatalburun 16
Irk özellikleri – Tazı 16
Işık ihtiyacı 59
İsim kökeni 18
İslamiyette köpek 12
Karakter 36
Kızgınlık 46
Kolostrum 70
Kontrol çiftleştirmesi 50
Koruyucu tedbirler 79
Kökeni 20
Köpek 11
Köpek bakımı 67
Köpek barınağı 58, 77
Köpek dövüşleri 38
Köpek eğitimi 78
Köpek nakliyesi 67
Köpek pratik beslemesi 74
Köpek yıkama 62
85
Köpeklerde çiftleşme 53
Kulak kesme 64
Kulak koparma 65
Kuran 13
Kurt - Tür özellikleri 25
Kurt ve Kangal’ın benzerlikleri 29
Kuyruk 66
Kuyruk kesme 66
Meme 12
Nabız 11
Nefes 11
Nem 60
Orijini 20
Os penis 54
Post rengi 33
Soğuğa dayanıklılık 59
Su kabı 78
Terleme 11
Tuvalet ihtiyacı 63
Tuvalet terbiyesi 64
Türki Cumhuriyetler 17
Türkiye köpek ırkları 12
Üşüyen yavruyu ısıtma 62
Vücut ısısı 11
Yal 75
Yalama 62
Yaralı köpek besleme 77
Yaşlı köpek besleme 76
86
Yavru bakımı 61
Yavru besleme 69, 71
Yavruyu ilave besleme 73
Yavru sayısı 12, 58
Yavru seçimi 39
Yaz yavrusu-Kış yavrusu 57
Yemek kabı 78
Yetişkin köpek seçimi 44
Download

100 Soruda Köpek Yetiştiriciliği