1366
I.BURDUR SEMPOZYUMU
BURDUR GÜLLERİNDEN TÜRK ÇİNİ SANATINA
Latife AKTAN*
İnsanlığın tanıdığı ilk çiçeklerden biri olan gül; aşkı, büyüyü, umudu ve ihtirası simgelediği gibi, eski
dönemlerden bu yana birçok nedenle kendinden bahsettirmiştir.
Gül adı Farsça kökenlidir. Hititler döneminde “Sila” adıyla tanınmakta ve ilaç hazırlanmasında kullanılmakta
olduğu Mezopotamya çivi yazılı kaynaklarında kayıtlıdır.
Romalılar döneminde büyük bir öneme sahip olan gül, İmparator Neron döneminde de özelliğini korumuştur.
(MS.37-38) Misafirlerin ağırlanmasında gülden yapılmış döşekler kullanıldığı rivayet edilmektedir. Benzer
uygulamaya günümüzde Anadolu’da da rastlanmaktadır.
Gül, Osmanlı Saraylarının da vazgeçilmez çiçeklerindendi. Nakkaş Osman tarafından yapılan minyatürde
Fatih’in (II. Mehmet) kokladığı gül, dünyanın –onun elinde açılan- en güzel gülünü yani İstanbul’u temsil eder.
Topkapı Sarayı’nın kuzey batı ve doğu yönünden çevreleyen Has bahçe’nin bir bölümünde gül yetiştirilirdi.
Bölgeye verilen “GÜLHANE” adı bu gül bahçesinden kaynaklanmaktadır. Yetiştirilen güllerden gül suyu ve
gülbeşeker (gül reçeli) hazırlandığı tahmin edilmektedir.1
Türk sanatlarının hemen hemen hepsinde kullanılmış olan gül motifi, ciltte, hatta kumaşta, kaatıda, şukufede,
minyatürde, halıda, kilimde, çinide, kalem işinde, seramikte, taşta, tezhipte, halkarda olduğu gibi çok geniş bir alana
yayılmıştır. Bu örnekler Osmanlı Döneminde de önemli bir yere sahip olduğunu göstermektedir.
Burdur’da bulunan ve günümüze kadar gelen 17. Yüzyıl, Osmanlı yapılarından Taş Oda ve Baki Bey Konağı,
duvar ve tavan kalem işleri bezemelerinde, gül, goncası ve gül buketleri yer almaktadır. Bu yapılar, gülün Burdur’lular
tarafından da kalıcı hale dönüştürüldüğünü gösteren örneklerden birkaçıdır.
Gül; Yunanlılar’da Afrodit’in çiçeği, İslamiyet’te peygamberin teri, Hıristiyanlık’ta saf özü ifade ettiği gibi
Bektaşilerin ve Mevlevilerin giydikleri cübbeye de verilen DESTEGÜL adıyla birçok alanda önemsendiği
görülmektedir
Gülün dikine kesitine bakıldığında;
Taç petal yapraklar
Erkek organlar
Dişi organlar (yumurtalık kesesi)
Çanak sepal yapraklar görülür.
Gül, doğanın rengârenk ifadesi olan çiçeklerden biridir. Kaynaklara göre gül;
Karanfilden sonra en fazla kültürü yapılan bir çiçektir. Kışın yapraklarını döken gül, dikenli, beyaz, sarı,
pembe veya kırmızı çiçekli ve çalı görünüşünde (Rosa sp.) Rasacea familyasından 1-2 m. arasında boylanabilen uzun
ömürlü, bol saçak köklü bir bitkidir. Dallardan çıkan yapraklar 5-7-9 parçadan oluşur. Gövde ve dalları dikenlidir.
Çiçekler en az 5 pettalli (Taç yapraklı) erkek organları sarı başlı olup, gonca içinde grup teşkil ederler.
Bugün yetiştirilen gül çeşitleri üç ana gülden elde edilmiştir. Bunlar Rosa gallica, Rosa indica ve Rosa
luteadır. Çeşitli melezleme çalışmaları, yüzlerce yeni kültür formunun ortaya çıkmasını sağlamıştır.2
Oligosen devri fosillerine göre Rosa (gül) cinsi dünya üzerinde yaklaşık 35 milyon yıldan beri mevcuttur. Bu
bilgilere göre gül türleri insanlardan çok daha önceki devirlerde dünya üzerinde bulunuyordu. Genellikle kuzey yarım
küresinde yetişen 250 kadar yabani gül türü bilinmektedir.3
*
Yrd.Doç., Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü,
BAYTOP, T: Türkiye’de Eski Bahçe Gülleri, Ankara -2001, s. 5
2
AKTAN,L.: “Türk Çini sanatında Gül ve Goncası”, Antik Dekor Dergisi, S:.67, İstanbul -2001, s. 86
1
I.BURDUR SEMPOZYUMU
1367
Türkiye’de 25 kadar yabani gül çeşidi yetiştirilmektedir. Birçok kültür çeşidi bahçelerde süs bitkisi olarak
yetiştirilir. Bu gül isimlerinden biri de R. DAMASCENA MİLLERdir. Isparta gülü, Şam gülü, Yağ gülü. Burdur ve
Isparta bölgelerinde gül yağı elde etmek için yetiştirilir.4
Bir diğer gül ismi KATMER GÜLÜdür. (Bülbülyuvası) Doç Hüseyin Erenberk’in verdiği bilgiye göre
Osmanlı Döneminde Burdur köylerinde gül yağı elde etmek için yetiştirilmiştir. Yağının acımsı kokusu nedeniyle
terkedilmiştir. Bu çiçek aynı bölgede nadiren görülmektedir.5
Burdur güllerine dair diğer bir diğer bilgi 19.yüzyıla aittir. 1877-78 Balkan Savaşı sonunda Anadolu’ya
dönen Bulgaristan Göçmenlerinin beraberinde getirdikleri gül fidanları Anadolu’da (İstanbul, Burdur, Isparta
bölgelerinde ) ikinci bir gül bahçesi kurma ve gül yağı elde etme dönemini teknik olarak başlatmıştır. Bu
dönemde hükümet yetiştiricilere fidan, imbik ve kredi sağlayarak üreticiyi gül yağı üretimine teşvik etmiştir.
Halen Burdur ve Isparta bölgelerinde yapılan üretim bu ikinci dönemin devamıdır.6
Klasik dönem çinilerinde gül, profilden, cepheden, arkadan ve gonca gül olarak stilize edilmiştir. Bu
örnekler; 16. yüzyıldan günümüze kadar gelen yapılarda bolca kullanılmıştır. Sıraltı tekniğindedir. Genellikle
İznik ve Kütahya ürünüdür. Birçok evani dediğimiz kullanım eşyasında (bardak, tabak, sürahi, vazo v.b.) mezar
taşında, gül ve gül goncası motifi yer alır. Bu örneklerden bazıları şunlardır.
Cepheden resmedilen gül örnekleri: Bu görüntüler Atik Valide Camii, Sokulu Mehmet Paşa Camii,
Piyale Paşa Camii, Mehmed Ağa Camilerinde v.b. bulunur. Merkezsel penç görünümündedir.
Profilden resmedilen gül örnekleri: Sultanahmet Camii, Mehmed Ağa Camii ve tabaklardaki çeşitlerdir.
En yaygın gül motifi örnekleridir. Özellikle tabaklarda karşılıklı simetrik olarak yer alır.
Gonca gül örnekleri: Sokulu Mehmet Paşa Camii, Atik Valide Camii, Piyale Paşa Camii, Sultanahmet
Camii örneklerinde olduğu gibi. Hemen hemen her gül görüntüsünün yanı sıra ve yalnız olarak yer alır. Bu
nedenle en çok kullanılan gül örneğidir.
Arkadan görüntülenen gül örneklerinden biri de Rüstem Paşa Camii son cemaat yeri panosunda yer
almaktadır. Çanak sepal yaprakların sapla birleştiği bölgeyi öncelikli belirten gül örneğidir.
Türk çini sanatında gül motifi genellikle kırmızı, yaprak ve sapları ise yeşil olarak renklendirilmiştir.
Lacivert zeminli alanlarda beyaz güller, beyaz zeminli alanlarda ise kırmızı gül kullanılmıştır. Tekfur Sarayı
ürünlerde sarı renkli örnekleri yanısıra genelde doğada bulunan tüm renkleriyle kullanılmıştır. Pembe hariç.
Mavi-beyaz çini örneklerinde kullanılan renkler lacivert, sulu mavi ve turkuvaz olduğundan güller doğadakinin
dışında mavi-beyaz renklendirilmiştir.
Naturalist uslup motiflerinden biri olan gül, şemse içinde olduğu gibi genellikle orta bağdan veya
yaprak kümesinden çıkan lale, sümbül, karanfil motifleri ile birlikte resmedilmiştir. Bordür ve ulama çinilerde
farklı kullanımlarının yanı sıra panolarda altta ve köşelerde yer alır.
Bütün Gül çizimlerinde; ortak özellik kademeli oluşudur. Profil, yarı profil ve cepheden gül
çizimlerinde merkezden dışa doğru büyüyen, (taç yapraklarla) geçişler vardır. Taç yaprakların bu dağılımı gülün
doğadaki yapısıyla aynıdır.
Gonca gül çizimi; biberon ağızlığı görünümündeki yumurtalık kesesi ile başlar. Taç yaprakları
sarmalayan lale formundaki çanak yaprakların dışa açılımıyla tamamlanır.
Gül Yaprakları, gül dalında 3-5-7 gibi tek sayılı ve simetrik bir dizilim sergiler. Yapraklar, dalında
olduğu gibi dikensi çıkıntılarla çevrilidir. Oval formludur.
Gül ve goncası çizimlerinde genellikle, benzerlikler vardır. Bu benzerlikler doğadaki bütün gül
çeşitlerinin anatomik yapılarındaki gibidir.
Elde edilen kaynaklardan anlaşıldığı gibi Burdur’da gül yetiştiriciliği oldukça eskidir ve özellikle gül
yağı üretimine dayanmaktadır.
Günümüze ulaşmış olan çeşitli dönemlere ait Türk Çini Sanatı örneklerinde bolca kullanılan gül motifi
ölümsüzleşmiştir. Bu sanatın güllü örnekleri 16. yüzyıldan günümüze kadar tabak, bardak, duvar çinisi vazo gibi
geniş açıda ele alınmıştır.
3
BAYTOP,T.: a.g.e. s.3
BAYTOP,T.: Türkçe Bitki Adları Sözlüğü, Ankara-1997 s.123
5
BAYTOP, T.: a.g.e., s.88
6
BAYTOP, T.: a.g.e.,s.93
4
1368
I.BURDUR SEMPOZYUMU
Burdur güllerinin de günümüz çinilerinde yer alması klasik çini örneklerinden hareketle olabilir. Çizimlerde
ve resimlerdeki desen ve renkler ele alınarak yenisi üretilebilir. Ülkemizde gül yetiştiriciliğinin önemli merkezlerinden
biri olan Burdur’un önemi, bir başka boyutuyla da (örneğin; Burdur çinisinde, Burdur gülleri veya Türk Çini
Sanatında Burdur gülü olarak) kalıcı hale getirilebilir.
Stilize edilmiş Burdur gülleri Türk çini sanatına kazandırılan yeni bir gül versiyonu olmasının yanı sıra gül ve
gül yağı ürünlerde logo-simge özelliği de taşıyabilir.
Belki de bu vesile ile Burdur'da bir çinicilik başlatılabilir. Burdur’u sarmalayan dağlardaki toprak analizi
yapılarak uygunluğu saptanırsa, ülkemiz yeni bir çini merkezine kavuşabilir düşüncesindeyim. Bu konuda gerek
duyulduğunda bir çini sanatçısı ve akademisyen olarak, severek katkıda bulunabilirim.
Kaynakça
1
L. Aktan , Türk Çini sanatında Gül ve Goncası, Antik dekor Dergisi Sayı.67 İstanbul 2001
T. Baytop, Türkçe Bitki Adları Sözlüğü, Ankara 1997
3
T. Baytop, Türkiye’de Eski Bahçe Gülleri, , Ankara 2001
2
Resim İsimleri
Burdur Gülü (Katmer Gülü)
Nakkaş Osman tarafından yapılan “Gül koklayan Fatih Minyatürü” TSM H 2153 10a
Konya Etnoğrafya Müzesinde yer alan Bursa’da dokunmuş 16. yy. Kemha
Deri Cilt ve şemsedeki çiçek süslemesi Kur’an ve Risaleler 1757-8 TSM H 141
T.S.M. Harem Dairesi III. Ahmet Yemiş Odası (Hasoda) kalemişi
16. Yy. sıraltı tekniği, İznik, Kenarsız düz tabak, yaklaşık 1575 Gulbekian Müzesi Lizbon Çap: 33cm
19.Yy. sıratlı tekniği, Kütahya tabak, özel koleksiyon, yaklaşık 33cm.
Edirne Selimiye Camii, sıratlı tekniği, 16.Yy. İznik, Duvar çinisi
Sultanahmet Camii, sıratlı tekniği, 16.Yy. İznik, Kadınlar mahfeli duvar çinisi
İstanbul, Piyale Paşa Camii, sıratlı tekniği, 16. YY. İznik, Mihrap cephesi çinisi
Topkapı Sarayı, Harem dairesi girişi “Servili pano”
İstanbul, Atik valide Camii, sıratlı tekniği, 16.Yy. İznik. Mihrap cephesi çinisi
Bursa, Şehzade Mustafa Türbesi 1522
İstanbul, Abdülmecid Efendi Köşkü, sıratlı tekniği, Kütahya,II. Kat çinili oda, duvar çinisi ( Rüstem Paşa Camii
son cemaat yeri Bahar Ağaçlı panonun 20. yy versiyonu)
Gülün dikine kesit çizimi
Cepheden gül çizimi, Sultanahmet Camii, çinilerinden
Cepheden gül çizimi, Eyüp Sultan Türbesi şemse içi çinilerinden
Cepheden gül çizimi, Atik Valide Camii çinilerinden
Cepheden ve yarı profilden gül çizimi, Sultanahmet Camii çinilerinden
Cepheden gül çizimi, Piyale Paşa Camii çinilerinden
Profilden gül çizimi, Sultanahmet Camii çinilerinden
Profilden gül çizimi, Sultanahmet Camii çinilerinden
Profilden gül çizimi Mehmet Ağa Camii, Son cemaat yeri pencere alınlığından
Arkadan gül çizimi, Mehmet Ağa Camii, Son cemaat yeri pencere alınlığından
Arkadan gül çizimi, Rüstem paşa Camii, Son cemaat yeri Bahar ağaçlı panodan
Gonca gül çizimi, Takkeci İbrahim Ağa Camii çinilerinden
Gonca gül çizimi, Edirne Selimiye Camii çinilerinde
1369
I.BURDUR SEMPOZYUMU
Resim 1
Resim 2
Resim 5
Resim 2
Resim 3
Resim 6
Resim 1
Resim 4
Resim 7
1370
I.BURDUR SEMPOZYUMU
Resim 8
Resim 9
Resim 11
Resim 13
Resim 10
Resim 12
Resim 14
1371
I.BURDUR SEMPOZYUMU
Resim 19
Resim 15
Resim 16
Resim 17
Resim 18
Resim 20
Resim 21
1372
I.BURDUR SEMPOZYUMU
Resim 22
Resim 25
Resim 28
Resim 23
Resim 26
Resim 29
Resim 24
Resim 27
Resim 30
1373
I.BURDUR SEMPOZYUMU
Resim 31
Resim 34
Resim 37
Resim 32
Resim 35
Resim 38
Resim 33
Resim 36
Resim 39
1374
I.BURDUR SEMPOZYUMU
Resim 40
Resim 43
Resim 46
Resim 41
Resim 44
Resim 47
Resim 42
Resim 45
Resim 48
Download

burdur güllerinden türk çini sanatına