Yatağan'da asansörler
kontrolden geçiriliyor
Yatağan'daki tüm asansörler, Asansör Bakım ve İşletme Yönetmeliği
gereği muayeneden geçirilerek
belgeli hale getirilecek. »»» Sayfa 7'de
12. Yıl
5 Aralık 2014 Cuma
www.demecgazetesi.com
Kuruluş: 14 Mart 2003
50 Krş
Sayı : 2987
İŞÇİLERİN HAKLARI KORUNACAK
Yatağan Termik Santrali'ni özelleştirme sonucu
bünyesine katan Bereket Enerji, santralde çalışan
işçilerin tüm haklarının korunacağını ve santralin
verimliliğinin arttırılacağını açıkladı.
REDHACK YATAĞAN İŞÇİLERİ İÇİN HACKLEDİ! Müftülüğün hizmet içi
eğitimi tamamlandı
»»» Sayfa 9'da
SU… SU… SU !?
“Su hayattır!.. Su, yaşamın özü
ve ta kendisidir!.. Su varsa, canlı
vardır!.. Dünyanın dörtte/
üçü sudur!.. İnsan
vücudunun % 70'i, yeni
doğan bebeklerin % 90'ı
sudan ibarettir!.. Aç insan
33 gün, susuz insan
sadece 3 gün
». S 2'de Sakin KOŞAR
Özelleştirme karşıtı eylemde flaş gelişme:
FİRMAYLA GÖRÜŞECEKLER
»»» Sayfa 2'de
Yatağan İlçe Müftülüğü tarafından, müftülük bünyesindeki imam hatiplere hizmet içi eğitim verildi. »»» Sayfa 6'da
2. Sayfa
5 Aralık 2014
Cuma
yatağan
gazetesi
Özelleştirme karşıtı eylemde flaş gelişme:
Gülelim Düşünelim
SU… SU… SU !?
“Su hayattır!.. Su, yaşamın
özü ve ta kendisidir!.. Su varsa,
canlı vardır!.. Dünyanın dörtte/
üçü sudur!.. İnsan vücudunun %
70'i, yeni doğan bebeklerin %
90'ı sudan ibarettir!.. Aç insan
33 gün, susuz insan sadece 3
gün yaşayabilir!.. Karpuzun
%98'i su, kalan % 2'si glikoz ve
organik posadır… Avcılar, en çok
su kenarlarında avlanırlar…”
diye öğrendiğimiz bilgiler neyin
nesidir?
Ya ilham gelen birçok
şairimiz, balıklara özenip de;
“Suda yüzen balık olsam”
derlerken, bizim deli Orhan
Veli'nin çıkıp da; “Rakı şişesinde
balık olsam” demesine ne
demeli?
Rahmetli Turgut Özal
Başbakanken, yıllar önce
temelini sayın Demirel'in attığı
“GAP”ın açılışını yaptığı sırada
çıkıp; “Bundan sonraki dünya
savaşları Pazar ekonomisi ve
teknoloji yüzünden değil, SU
yüzünden çıkacaktır,
göreceksiniz!” demiş, bazıları da
bu görüşe o günlerde
gülmüşlerdi. Muhalefetteki
sayın Demirel ise bu açılışa
bozulup; “GAP'ı gaptırmam, GAP
benimdir, kimse orayı boşuna
sahiplenmesin” demişti…
Vazgeçmemizin asla
mümkün olmadığı SU ile ilgili
kötü haberler sık sık gelmeye
başladı:
--Yalova İli kaynakları
kurudu, şehir susuz kaldı, taşıma
suyla idare etmeye başladılar…
--İstanbul'da 26 günlük su
kaynağı stoku kaldığı defalarca
haber yapıldı…
-Ankara halkı arasında son
günlerde yaygın olan ishâl ve
alejik vakaların, Ankara
Belediyesi'nce, su kıtlığı
nedeniyle Kızılırmak suyunun
şehre verilmesinden
kaynaklandığı söyleniyor…
Başkan Melih Gökçek çıkıp
şebeke suyundan içti ya, onu
yakından tanıyanlar bu
beyhude, uyduruk şovu da
yutmadılar; nedense, merhum
Bakan Cahit Aral'ı hatırladılar…
Telestar TLS-1000 BBV00014038 marka yazar
kasa ruhsatımı kaybettim,
hükümsüzdür.
Songül ARAS
Dere Mah. Kuzu Apt. Yatağan/MUĞLA
Anadolu'daki birçok şehirde
tasarruf ve kesinti yapma
planları hazırlıyorlar… Yani,
gidiş hiç de iyi değil, kaynaklar
yavaş yavaş azalıyor… Bir de
buna göllerin kurutulup arsa
üretilmesi, ormanların kesilip
köprüler, yollar, ak - kara
saraylar ve AVM'ler yapılması,
HES'ler kurup derelerin
kurutulması vakaları eklenince,
su darlıkları da günden güne
artacağa benziyor?
Onca bilimsel uyarılara,
toplantılara ve yurt dışından
bile olumlu tavsiyelere hep
kulaklarını tıkayan yöneticilerin
bu duyarsızlıkları, artık masaya
yatırılmalı ve bir güzel
sorgulanmalıdır!..
Bilgisizliğimizden,
duyarsızlığımızdan, ufkumuzun
darlığından ve biraz da maddi
darlıklarımızdan; yıllardır
şehirlerin kanalizasyonlarını
denizlere, göllere, nehirlere ve
derelere akıttık!.. Arıtma
tesisleri kurmaktan ya imtina
ettik, ya da hep geciktik!..
Saldığımız bu kimyasallı pis
sularla, doğal sularımız içinde
balık bırakmadık!.. Sağ
kalabilenlerin de “kurşun” yüklü
mahlûklar haline geldiğini, artık
birer zehirli yiyecekler
olduğunun ayartına varamadan
yedik, tükettik... İşte, bugünlere
böyle geldik; su yok, ağaç yok,
yiyecek yok…
Yüzyıllar önce bilimden
haberi olmayan bir Kızılderili
Atasözü şöyle der: “Son ağaç
kesildiğinde, son nehir
kuruduğunda, son balık
avlandığında, Beyaz Adam
paranın yenmeyen bir şey
olduğunu anlayacak…”
İşte şimdi, bu bizdeki
“BEYAZ ADAM”ları bulup ortaya
çıkarmanın, sorgulayıp hesap
sormanın tam zamanıdır! Bu
işleri yapan sadece % 1'lik
insanlar, bize bu kötülüklerin %
99'unu “Rant İçin” yaptıklarına
göre, hesap zamanı çoktan
gelmiştir diye düşünüyoruz? Bu
konuda ya sizler ne
düşünüyorsunuz bakayım?
FİRMAYLA GÖRÜŞECEKLER
İşçilerin, 4C kapsamında başka kamu kurumlarına geçmelerine olanak
sağlayan sürenin, 6 aydan 2 yıla kadar uzatılmasıyla ilgili taleplerin,
Bakanlar Kurulu'nda görüşüleceği öğrenildi.
»»» Burak Alper KUŞ
445 gündür özelleştirme
karşıtı eylemlerini sürdüren
Yatağan Termik Santrali ve
kömür işletmelerinde çalışan
enerji ve maden işçileri, 5 gün
önce başlattıkları iş yerlerini terk
etmeme eylemini sürdürüyor.
Santral ve kömür işletmelerinin
giriş ve çıkışını kapatan işçiler,
Tes-İş ve Maden-İş sendikalarının
düzenlediği toplantının ardından,
alıcı firmayla görüşerek
taleplerini iletme kararı aldı.
İşçilerle, sendika
temsilcilerinin fikir
alışverişlerinde bulunarak alıcı
firmaya sunulması planlanan
talepler ise, Ankara'da
düzenlenecek toplantıda Elsan
Elektrik Firması'na iletilecek.
Toplantıya, Tes-İş ve Maden-İş
sendikalarının Yatağan Şube
başkanları, Tes-İş Sendikası
Genel Merkez yöneticileri ve
Elsan Elektrik Firması'nın
temsilcileri katılacak.
Görüşmenin, olumlu şekilde
tamamlanması durumunda,
santral ve kömür
işletmelerindeki eylemin sona
ereceği, aksi olduğu takdirde ise
eylemlerin talepler kabul edilene
kadar süreceği
öğrenildi.
Tes-İş Sendikası
Yatağan Şube
Başkanı Fatih Erçelik,
şartları sadece
Elsan'a
sunmayacaklarını,
aynı şartları Yeniköy
ve Kemerköy termik
santralleri ve kömür
işletmelerini alan IC
İçtaş Firması'na
sunacaklarını söyledi. Her iki
firmanın da talepleri kabul
etmesi durumunda eylemin sona
ereceğini söyleyen Erçelik, “Türkİş, Maden-İş ve Tes-İş genel
merkezlerinin, Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı ile yaptığı
görüşmeler neticesinde, işçilerin
4C kapsamında başka kamu
kurum ve kuruluşlarına olanak
sağlayan sürenin 2 yıla
çıkartılması talebi, Bakanlar
Kurulu'na sunuldu. Bu gelişme,
eylemlerimizin zaferlerinden
biridir. Yatağan işçisi, adını tarihe
altın harflerle yazdırmıştır”
ifadelerinde bulundu.
Erçelik, ayrıca dün yapılan
toplantıda alınan karar
doğrultusunda firma yetkililerine
iletilecek olan talepleri ise şu
şekilde sıraladı:
“Bütün personelin,
memurlar gibi özlük haklarına
sahip olması ve diğer kamu
kurum ve kuruluşlarına
geçişlerinde kolaylık sunulması,
alıcı firma tarafından devri
tamamlanan santral ve kömür
işletmelerinde, bundan sonraki
süreçte taşeron işçi
çalıştırılmaması, firmanın kendi
personellerinin çalıştırılması,
tüm işçilerin sosyal haklarının
ödenmesi, baca gazı filtreleri
devrede olmadan sistemin
çalıştırılmaması ve toplu
sözleşmenin sürmesi gibi
taleplerimizi, Ankara'da
yapacağımız toplantıda alıcı
firma yetkililerine sunacağız.”
5 Aralık 2014
Cuma
3. Sayfa
yatağan
gazetesi
BAŞKANLARDAN SAĞDUYUYA DAVET
Hafta sonu Muğla Atatürk Stadı’nda oynanacak Muğlaspor-Bodrum Belediyesi Bodrumspor karşılaşması öncesi kulüp başkanları taraftarlara sağduyu çağrısında bulundu.
Bölgesel Amatör Lig (BAL) 7.
Grup'da lig lideri Bodrum
Belediyesi Bodrumspor ile lig
üçüncüsü Muğlaspor arasında
oynanacak karşılaşma öncesi iki
kulübün başkanları taraftarlarda
çağrıda bulunarak aynı ili iki
takımının başarısına gölge
düşürülmemesi gerektiğini
açıkladılar.
MUğlaspor Kulüp Başkanı
Rüştü Gürsoy, sezon öncesi
kendilerini ziyaret eden
Bodrumspor yönetimi ile atılan
kardeşlik temellerinin spor
karşılaşması nedeniyle
bozulmaması gerektiğini ifade
etti. Gürsoşy, “Bodrum ve Muğla
bir bütündür. Muğla'yı
Bodrum'dan, Bodrum'u da
Muğla'dan ayrı düşünmek
yanlıştır. Sahada iyi olanın
alkışlanmasını istiyoruz. Bu
konuda taraftarlarımızdan
sağduyulu hareket etmelerini ve
taşkınlığa meydan
vermemelerini istiyorum.
Amigolarımız ile görüşme yaptık.
Uşak taraftarları ile nasıl yan
yana maç izledi isek,
Bodrumspor taraftarları ile yan
yana maç izleyebilmeliyiz.
Futbol maçı uğruna
ilişkilerimizin zedelenmesini
istemiyoruz” dedi.
Bodrum Belediyesi
Bodrumspor Kulüp Başkanı Rıza
Karakaya, sosyal medya
üzerinden gençlerin karşılıklı
rencide edici paylaşımlarını
tasvip etmediklerini belirterek,
“Onlar adına ben Muğlalı
Gündem
ÖZELLEŞTİRMELERE NEDEN
KARŞI ÇIKMALIYIZ? (1)
hemşehrilerimizden özür
diliyorum. Şu an iki kulübün
birbirleri ile olan müsabakalara
seyirci götürmeme kararı
alınması valilik ve emniyetin
gündemindedir. Bence Bodrum
ve Muğla seyircileri bu cezayı
hak etmemektedir. Ben bu maçta
sağduyulu, medeni Bodrumspor
ve Muğlaspor taraftarlarının
takımlarını centilmence
destekleyeceğinden eminim. Hiç
kimsenin gücü Bodrum ve
Muğla'nın dostluğunu bozmaya
yetmeyecektir. Bu maçta en ufak
taşkınlık yapanın karşısında da,
bizlerin olacağının bilinmesini
isteriz. Bizler Muğlaspor
yönetimiyle dostluğu bulunan
kişileriz. Hepimizin sakin olup
sadece maçı düşünmemiz ve
Bodrum'a yakışan şekilde
takımımızı küfürsüz şekilde
desteklememiz gerekmektedir.
Benim temennim iki takımın
tribünlere kol kola gelerek,
Türkiye'ye fair-play dersi vermesi
ve bundan sonrada hep aynı
güzel tabloların hem Bodrum'da
hem Muğla'da tekrarlanmasıdır.
Türkiye'nin en medeni illerinden
birisi olan Muğla'nın iki güzide
kulübüne de yakışan budur”
dedi.
TRAFİK LEVHA VE İŞARETLERİ TESPİT EDİLİYOR
Muğla Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı Trafik Levha ve İşaretlerinin
(yatay ve düşey işaretleme) mevcut durum tespiti çalışmalarında sona yaklaştı.
Ulaşım Daire Başkanlığı
Trafik Şube Müdürlüğü
ekiplerince Muğla il genelinde
yapılan Trafik Levha ve
İşaretlerinin mevcut durum
tespiti çalışmalarının %70’i kısa
bir süre içinde tamamlandı.
Muğla Büyükşehir Belediyesi
Ulaşım Daire Başkanı Alper
Kolukısa konuyla ilgili yaptığı
açıklamada, Trafik Levha ve
İşaretlerinin yol güvenliğinin
Neşet KARADAĞ
sağlanması, trafiğin
düzenlenmesi, sürücü ve
yayalara rehberlik etmesinde
büyük önem taşıdığını
vurgulayarak “Trafik Şube
Müdürlüğü ekiplerinin kısa
sürede Trafik Levha ve
İşaretlerinin mevcut durum
tespiti çalışmalarını %70
oranında tamamladı. yapılan
tespitlerin ardından gerekli
çalışmalar yapılacak ve böylece
vatandaşlarımız daha güvenli
seyahat edebilecek.” dedi.
Devlet nedir; Toprak ve
insan.
Peki siyasi iktidar nedir;
Devletin (insanların) vergileri ile
kurulan kamusal yaşamın
örgütlenmesi.
Sermaye nedir; (Capital)
Bina, tesis, makina ve donatım
gibi üretimde kullanılan araç ve
gereçlerin tümü. Emek ve doğal
kaynaklarla birlikte üretimde
kullanılan üç temel üretim
faktöründen biri. İşletmecilikte,
yalnız işletmenin toplam mal
varlığını, yani sermaye malları
toplamını değil, marka, patent
gibi gayri maddi haklanm da
kapsar. Ekonomik açıdan
genellikle sabit sermaye ile
döner sermaye arasında bir
ayırım yapılır. Birincisi bina,
makina ve donatım gibi uzun
süre dayanan üretim araçlarını,
diğeri ise ham maddeler ve yan
işlenmiş maddeler gibi kısa
zamanda kullanılıp tükenen
malları kapsar. Ekonomide
sermaye deyimi daha çok reel
kapital malları yani fiziki varlığı
olan malları ifade eder. Günlük
kullanımda ise sermaye,
genellikle parasal sermayeyi
yani geçmiş tasarruflann sonucu
olan para stokunu
belirtmektedir. Sermaye
kavramının iki önenv li özelliği
vardır : (a) Yaratılması bir
fedakarlık gerektirir. Sermayenin
kaynağını tasarruflar oluşturur.
Tasarruf ise gelirin tüketilmeyen
kısmıdır. Dolayısıyla fertler
bugünkü gelirlerini tüketmekten
vaz geçmekle (tasarruf) bir
fedakarlığa katlanmış olurlar, (b)
Sermaye, toprak ve emek gibi
öteki faktörlerin üretimdeki
verimliliğini yükseltir.
Sermayenin yaratılması için
gereken fedakarlığa katlanmanın
ödülü, verimlilikteki bu
artışlardır. O bakımdan
verimliliği artırdığı sürece yeni
sermaye yaratılması da
sürecektir.
Kamusal yaşamın güçlü
olduğu ülkeler de, Sermaye nasıl
tasaruf yapabilir?
Yaşamın devam
etmesinde,insanların ve diğer
canlıların kullandığı,vazgeçilmez
olan maddelerin
tüketimindedikkatli davranma,
gereği kadar kullanma,idareli
tüketmeye tasarruf denir.
Yatrım nedir?
Alet, makina, teçhizatgibi
sermaye mallarına
Bina, yol, köprü, baraj ve
benzeri inşaatlara
Firmalarca depolarında
bulundurdukları ham, yarı ham
ve mamul mallara (bu üçüne
envanter ya da stok da denir)
yapılan harcamalar yatırım
harcamalarıdır.
Burada neyi görüyoruz?
Sermayenin oluşumun da
kamunun etkisini.
Sermayenin oluşumu sırasın
da tasaruf öncelikse, kamusal
kaynakların ''bir sınıf''
yaratılması amacıyla
kullanılması, bir ekonomik
soygunu ortaya çıkarmıyormu?
Devletin örgütlenmesi,
gördüğümüz gibi insanları ve
toprağı bir özne olarak önümüze
çıkarıyor. Burada kamusal
kaynakların halkın yaşamının
örgütlenmesi tasarufların
değerlendirilmesi olmuyor mu?
Bu tasaruflar nasıl oluyor da
bir sınıf yaratma anlamın da,
kaynak yaratmaya dönüşüyor?
Kamu yaşamı örgütlenirken,
bireyin düşüncesi sermaye'ye
nasıl dönüşebilir?
Kamu yaşamın da , eğitim
bir haktır.
Bireyin aldığı eğitim,
kamunun tasaruf edilmesi ile
ediniliyor ise, bireyin
sorumluluğu nasıl sermaye'ye
dönüşür?
Devletin örgütlenirken,
kamu yaşamı ayrılmıştır. Devletin
örgütlülüğü onun için gereklidir.
Devlet bir siyasi organa
dönüşürken siyasetin görevi,
kamusal yaşamı yeniden dizayn
etme değildir!!
Siyasetin görevi, üstlendiği
kamusal yaşam da insanların
ihtiyaçlarının yerine
getirilmesidir.
Siyaset üstlendiği görevi
yerine getirirken, kamusal
kaynakları toplumsal ayrıştırma
amacı ile kullanmaya başlamış
ise, burada bir aldatma ortaya
çıkar. Siyasetin görev ihmali.
Siyasetin görev ihmali kamu
yaşamı dizayn etmeye başlamış
ise ortaya çıkıyor.
''Bir sınıf'' yaratma!!
Kamusal kaynakların siyaset
eli ile ''halkın yoksulluğu'' adına
kulanılması, siyasetin üstlendiği
görevi suistimal etmesi olmuyor
mu?
Bireyin zengin edilmesinin
kaynakları, halkın tasruflarının
siyaset eli ile ''bir sınıf'' yaratma
amacı ile aktarılması,
''özelleştirmelerin'' nasıl
yapıldığının tartışılmasını bu
gün önümüze seriyor.
Kamu kaynaklarının
''özelleştirmecilik'' adı altın da
nasıl ''bir sınıf'' yaratma adı altın
da talan edildiğini tartışmaya
başlayalım. Ve toplumun ''işçi
sınıfı'' ve ''sermaye sınıfı'' ile
bölündüğünü.
Ve ''bölgemizdeki
(ülkemizdeki) özelleştirmelere
neden karşı çıkmamız
gerektiğini.
4. Sayfa
Lütfü KIRAYOĞLU
Üretimden Gelen Güç
Üretimden Gelen Güç,
sendikal mücadelenin en etkili
kavramıdır.
Elbette her emekçi kol ya da
kafa gücü ile bir değer üretir.
Ancak üretimden gelen güç
dediğimizde örgütlü ve bilinçli
bir güçten söz ederiz. Bu güç,
bazen bir işyerinde, bazen iş
kolunda, ender olarak da tüm
çalışanlarca kullanılır.
Üretimden gelen güç
çoğunlukla üretmek değil,
üretmemek şeklinde kullanılır.
Pek çok seyin değerinin
yokluğunda anlaşılması gibi
üretimden gelen gücün değeri
de üretim durduğunda anlaşılır.
Üretimden gelen gücün
kullanılmasından ne kadar çok
kesim etkilenirse o derece
yaptırım gücüne sahip olur içi
sınıfı…
Yatağan'da enerji ve maden
5 Aralık 2014
Cuma
yatağan
işçileri yaklaşık 15 aydır
işyerlerinin özelleştirilmesine
karşı büyük bir direniş
sürdürüyor. Direnişteki işçilerin,
sendikaların yereldeki
yöneticilerinin her türlü barışçı
eylemine, yöre halkının ve kitle
örgütlerinin desteğine rağmen
özelleştirme işlemi 1 Aralık
tarihi itibarı ile gerçekleşti. Her
ne kadar devir işlemi iktidarın
öngördüğü şekle işçilerin
kararlılığı nedeniyle uymasa da
tesis şu anda yeni sahipleri
adına enerji üretiyor.
Bu durumda sendika şu
anda istediği hedefe ulaşamamış
gözükse de, santrali satın alan
firma da tam olarak hedefine
ulaşabilmiş değil. Bu nedenle
işçiler büyük bir umutla
mücadelelerine devam ediyorlar.
İşçilerin istenen hedefe
ulaşamamalarının temel nedeni
ise başta eneri iş kolunda
örgütlü Tes-İş Sendikasının
genel merkez yöneticileri ile
Türk-İş Konfederasyonunun
“Yatağan namusumuzdur”
sözüne sadık kalmamalarıdır.
Türk-İş yöneticileri Yatağan
direnişine gereken desteği
verememiş ve özelleştirme
dalgasının önünü Yatağan'da
kesmek için üretimden gelen
güçlerini kullanma cesaretini
gösterememişlerdir. Bu cesaret
Tes-İş ve Maden-İş
sendikalarının Yatağan şube
yöneticilerinde olsa bile böyle
bir karar sendikaların yerel
yöneticilerinin alabileceği bir
karar değildir. Üstelik üretimden
gelen gücün sadece Yatağan'da
kullanılması ile başarılabilecek
ve sonuç alınabilecek bir iş
değildir.
Enerji iş kolunda her türlü
grev ve direniş yasaklanmıştır.
Yani şalter indirilemez. Ancak
şalter indirmek enerji patronları
için de yasaktır. Buna rağmen
bundan 8 yıl önce 1 Temmuz
2006 tarihinde özel enerji
üreticisi patronlar şalterleri
indirmiş ve bütün Batı
Anadolu'yu karanlıkta
bırakmışlardır. Eylemleri suç
olmasına rağmen “yaptık, yine
yaparız” diyerek sattıkları enerji
fiyatlarında zam almayı
başarmışlardır. Bu eyleme karşı
savcıların eli kolu bağlı
kalmıştır.
Bu bir güç meselesidir. Adına
da siyasal güç diyebiliriz.
Yatağan'da siyasal güç ile
üretimden gelen güç karşı
karşıya gelmiş ancak Türk-İş
siyasal gücün restini
görememiştir. İşçiler umutla
Türk-İş yöneticilerinin cesaretini
bekliyor.
gazetesi
MİNİBÜS ELEKTRİK DİREĞİNE
ÇARPTI; 1 YARALI
Marmaris'te, aşırı hız nedeniyle virajı alamayan minibüs
elektrik direğini çarptı. Kazada araç sürücüsü yaralandı.
Kaza, dün gece Marmarisİçmeler Karayolu'nda meydana
geldi. Alınan bilgiye göre, Muğla
Sıtkı Koçman Üniversitesi Turizm
Meslek Yüksekokulu
öğrencilerini almaya giden
A.E'nin (21) kullandığı minibüs,
İçmeler yolu üzerindeki virajı
alamayarak elektrik direğine
çarptı. Çarpmanın hızıyla
hurdaya dönen aracın sürücüsü
A.E, başından ve ayağından
yaralandı. Yaralı Marmaris Devlet
Hastanesi'ne kaldırıldı. Kaza
nedeniyle yol trafiğe kapanırken
direğe yapışan araç itfaiye
ekiplerinin çalışmasıyla
kurtarıldı. Kazayla ilgili
soruşturma başlatıldı. (İHA)
5 Aralık 2014
Cuma
5. Sayfa
yatağan
gazetesi
6. Sayfa
5 Aralık 2014
Cuma
yatağan
gazetesi
Müftülüğün hizmet içi eğitimi tamamlandı
Yatağan İlçe Müftülüğü tarafından, müftülük
bünyesindeki imam hatiplere hizmet içi eğitim verildi.
»»» Burak Alper KUŞ
eğitim programları düzenledi.
Yatağan İlçe Müftülüğü,
Kur'an kursu ve cami
hizmetlerinin etkin ve verimli
bir biçimde sunulması amacıyla,
istihdam ettiği personelin
mesleki yeterliliklerini, hizmette
etkinlik ve verimliliklerini
artırabilmek amacıyla hizmet içi
Merkez Yeni Camii Müezzini
Süleyman Bayram tarafından
verilen eğitimlerin son
bölümüne, İlçe Müftüsü
Şahabettin Yılmaz'ın izinli
olması nedeniyle katılan
Kavaklıdere Müftüsü Kadir
Küçük, eğitimlerin 13 Ekim'de
başlayıp 4 Aralık tarihinde sona
erdiğini söyledi.
Toplam 160 saat süren
eğitimlere İlçe Müftülüğü'nün
16 imam hatibinin katıldığını
ifade eden Küçük, şöyle konuştu:
MUĞLA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI'NDAN
BASIN AÇIKLAMASI
6552 sayılı İş Kanunu ile
Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde
Kararnamelerde Değişiklik
Yapılması ile Bazı Alacakların
yeniden yapılandırılmasına dair
kanunda yer alan bazı başvuru
ve ilk taksit ödeme sürelerinin
uzatılmasına ilişkin Bakanlar
Kurulu Kararı 30.11.2014 tarihli
Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
Sürelerin uzatılmasına ilişkin
Bakanlar Kurulu Kararı
sonrasında; Vergi Dairesi
Başkanlığımızın ilgili birimlerine
başvuru için son gün 31 Aralık
2014, ilk taksit ödeme süresi
için son gün ise 2 Şubat 2015
olarak değişmiştir.
Mükelleflerin son günlerde
oluşabilecek yoğunluklardan
dolayı mağdur olmamaları için
bir an önce şahsen veya
www.gib.gov.tr internet
sitesinden müracaatlarını
yapmalarında fayda vardır.
6552 sayılı kanunda bu
konuya ilişkin Bakanlar
Kuruluna tanınan süre uzatım
yetkisi 1 ay olduğundan ve bu
yetki de kullanıldığından
başvuru ve ilk taksit ödeme
süresinin bir daha uzatılması
mümkün görünmemektedir.
Mükelleflerimiz konu
hakkında Vergi Dairesi
Başkanlığımızın ilgili
birimlerinden, Vergi
Dairelerimizden ve Gelir İdaresi
Başkanlığının web sitesinden (
www.gib.gov.tr ) gerekli bilgiyi
temin edebileceklerdir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
Hüseyin BAYAR
Muğla Vergi Dairesi Başkanı
“Kur'an kursu ve cami
hizmetlerini yürüten
personelimizin hizmet içi eğitim
ihtiyaçlarını karşılamada eğitim
merkezlerimizin sınırlı
kapasitesi, müftülükler nezdinde
de hizmet içi eğitimlere ağırlık
verilmesini zorunlu kılmaktadır.
Yatağan İlçe Müftülüğümüzce
de cami görevlileri ve Kur'an
kursu öğreticileri için Kur'an-ı
Kerim Hizmet İçi Eğitim Kursu
programı hazırlanmıştır.”
CHP Muğla Milletvekili Demir:
“KAYA KÖYÜ YOK ETMEYİN”
CHP Muğla Milletvekili Prof. Dr. Nurettin Demir, Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçe görüşmelerinde
seçim bölgesi olan Muğla’nın turizm konusundaki eksikliklerini gündeme getirdi. Otel yapımıyla
gündeme gelen Muğla Fethiye’deki Kaya Köye dokunmayın dedi.
“Kaya Köyü Otel Değil, Barış
Köyü Olmalı”
AKP iktidarı döneminde
Muğla Fethiye Kaya Köyünün Barış
köyü olacağının dile getirildiğini
söyleyen Demir, “şimdi
öğrendiğimiz ve duyduğumuz
kadarıyla, Kaya Köyün içerisine
300 yataklı otel yapılacağı
söyleniyor. Lütfen yapmayın. Eğer
otel yapılacaksa da yer Kaya Köy
olmasın, başka bir yer verilsin”
dedi. Demir, Kültür ve Turizm
Bakanı Ömer Çelik'e bu değeri yok
etmeyin diye seslendi.
“Muğla'da Bir Müze Yok”
Muğla'ya 3 milyon turist
geldiğini belirten Demir, “İstanbul
ve Antalya'dan sonra Muğla'nın
turistlerin en çok geldiği bölge
olmasına rağmen Muğla'da
maalesef ki bir müze yok. Bu
gerçekten hepimiz için büyük bir
ayıp” dedi.
“Tarihi Eserlerimize Sahip
Çıkmıyorsunuz”
Türkiye'de tarihi eserlerin
korunmadığını belirten Demir,
tarihi eserlerin çalındığı Muğla
Fethiye Ksantos bölgesini
hatırlatarak, şimdiye kadar kaç
tane tarihi eser çalınmıştır? Bu
konuda bir envanter çıkarılmakta
mıdır?” diye sordu. Demir, ayrıca
Türkiye'de kazı çalışmalarının
yeterince desteklenmediğini ifade
etti.
“Muğla Turizm Açısından
Önemli Bir Potansiyel
Taşımaktadır”
Muğla'nın Antik Karya'dan
Likya'ya, İyonya'dan Osmanlıya,
birçok medeniyete ev sahipliği
yaptığını belirten Demir, “1.476
kilometre uzunluğunda kıyısı,
mavi bayraklı birçok limanı olan
Muğla, Türkiye ve dünya çapında
büyük bir turizm potansiyeline
sahiptir. Eğer biz Muğla'nın 3
T'sinin, yani tarih, turizm, tarımda
sadece turizm potansiyelini
kullanırsak yıllık 100 milyar dolar
gelir getirebilecek potansiyele
sahip” dedi.
Demir, Muğla'ya daha
fazla ilgi gösterilmesi
gerektiğini söyledi.
“Latmos'a Sahip Çıkın”
Muğla Milas'da bulunan
Latmos'un korunması için
Milli Park olarak ilan
edilmesi gerektiğini
söyleyen Demir, bu konuda
geçtiğimiz sene kanun teklifi
verdiğini belirtti. Latmos'un çok
değerli kaya mezarlarının
bulunduğu, dünyada örneğine az
rastlanan tarihi ve kültürel bir
değer olduğunu ifade eden Demir,
“Sayın Bakan, dünyada örneğine
az rastlanan tarihî ve kültürel bir
değerdir ve aynı zamanda da bir
doğa harikasıdır. İçerisinde yer
alan figürleri ve resimleriyle de
dünyada bir ilki oluşturmaktadır
ama koruyamıyoruz. Yüzlerce
demeyeyim ama en azından 5060 tane orada çimento için taş
ocakları buraları darmaduman
ediyor, köstebek yuvasına çevirdi.
Lütfen oraya sahip çıkalım.” dedi.
Demir, arkeologlara da sahip
çıkılması gerektiğini belirtti.
5 Aralık 2014
Cuma
7.Sayfa
yatağan
gazetesi
Yatağan'da asansörler kontrolden geçiriliyor
»»» Burak Alper KUŞ
Yürürlüğe giren Asansör
Bakım ve İşletme Yönetmeliği
gereği, asansörlerin güvenli ve
işletme yönünden uygun şekilde
çalıştığının tespitinin, 1 Ocak
2012 tarihinden itibaren Türk
Akreditasyon Kurumu (TÜRKAK)
tarafından asansör konusunda
akredite olmuş A tipi bir
muayene kuruluşuna
yaptırılması zorunlu hale
gelmişti.
Bu kapsamda Yatağan
Belediyesi, A tipi muayene
yetkisi olan bir şirket ile asansör
bakım protokolü imzaladı.
Protokole göre asansörlü binalar
yılda bir kez muayene edilerek
asansör kazalarının da önemli
ölçüde önüne geçilmesi
planlanıyor.
Yatağan Belediye Başkanı
Hasan Haşmet Işık, tıpkı
araçlarda olduğu gibi
asansörlerde de muayene
zorunluluğu getirildiğini
belirterek, “Yatağan'da kayıtlı
kayıtsız bütün asansörlerin
muayene ve kontrolü yapılacak.
Yönetmeliklere uygun olan
asansörlere belge verilecek.
Uygun olmayan asansörler
uygun hale getirilene kadar
kullanıma kapatılacak. Bütün bu
çalışmalar, vatandaşlarımızın
can ve mal güvenliği içindir.
İmzalanan protokol gereği firma,
asansörleri kuran firmaları
denetlemek suretiyle prosedürü
işletecek. Belediyemiz sürekli
olarak bu denetim ve
kontrollerin içinde yer alacak”
dedi.
Başkan Işık, ayrıca
uygulamaya örnek olması
maksadıyla, ilk kontrollerin
belediye hizmet binasından
başlatıldığını sözlerine ekledi.
Yetkililer, son olarak,
asansör muayene ve kontrolleri
için yapılacak hizmetin ücretinin
ise 5 durağa kadar 140 lira
olduğunu ve ilk kontrolde
çıkabilecek eksiklikler nedeniyle
eksikliklerin tamamlanması için
verilen ek sürenin ardından
yapılan ikinci kontrolün ücretsiz
olduğunu belirttiler.
8. Sayfa
5 Aralık 2014
Cuma
yatağan
gazetesi
5 Aralık 2014
Cuma
9. Sayfa
yatağan
gazetesi
REDHACK YATAĞAN İŞÇİLERİ İÇİN HACKLEDİ!
Yatağan Termik Santrali'nin özelleştirilmesini
protesto etmek için hacker grubu RedHack Yatağan
belediyesinin internet sitesini hack'ledi.
RedHack, termik santral ve
maden sahalarının
özelleştirilmesine karşı süresiz
eylem başlatan Yatağan
işçilerine destek için Yatağan
Belediyesi'nin resmi internet
sitesini hackledi.
Yatağan Belediyesi'nin
sitesine girmek isteyenler
Redhack'in bıraktığı “Bugün
Yatağan kaybederse tüm işçi
sınıfı ve emekçi halkımız
kaybeder” mesajıyla karşılaşıyor.
RedHack'in mesajı şöyle:
Daha fazla sömürü ve emek
hırsızlığı olan özelleştirmeye
karşı direnen Yatağan İşçilerini
yalnız bırakma.
Sarı sendikalara değil
kendisine güvenen, emekten
gelen gücünü silah olarak
kullanan işçilerin yanındayız.
“Biz artık Ankara'nın değil,
Türkiye'nin sesimizi duymasını
istiyoruz.
İşçiler birlik olursa
Türkiye'de yer yerinden oynar.
Bugün Yatağan kaybederse
tüm işçi sınıfı ve emekçi
halkımız kaybeder.
Zafer artık diktatörlerin
değil, işçi sınıfının yanında olma
günüdür” diyerek çağrı
yapan Yatağan işçilerinin
sesini duyduk ve bu haklı
mücadelelerinde her
zaman yanlarındayız.
Zincirlerimizden
başka kaybedecek
birşeyimiz yok.
Hak gasplarına karşı
şimdiden sesini
çıkartmazsan yarın çok
geç olabilir.
Gün birlik ve
dayanışma günü.
Yatağan İşçileri
kazanacak.
Madem sonsuza
kadar yaşamayacağız, o
vakit istediğimiz gibi
yaşayacağız…
5 Aralık 2014 Cuma Sayı: 2987
Kuruluş: 14 Mart 2003
Basım Yeri :
anıl ofset matbaa & yayınevi
10. Sayfa
5 Aralık 2014
Cuma
yatağan
gazetesi
İŞÇİLERİN HAKLARI KORUNACAK
Yatağan Termik Santrali'ni özelleştirme sonucu
bünyesine katan Bereket Enerji, santralde çalışan
işçilerin tüm haklarının korunacağını ve santralin
verimliliğinin arttırılacağını açıkladı.
Bereket Enerji Yönetim
Kurulu Başkanı Ceyhan Saldanlı
ve Başkan Yardımcısı Ali Yağlı,
Denizli Gazeteciler Cemiyeti'nde
basın toplantısı düzenleyerek,
Yatağan Termik Santrali ve
işçilerin eylemleri ile ilgili
açıklama yaptı. Bereket Enerji
Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhan
Saldanlı, Yatağan Termik
Santrali'nin özelleştirilmesi ile
ilgili sürece dahil olduklarını
belirterek, "Açık ihalede
verdiğimiz teklifle birinci olduk.
Aylar süren çalışmaların
ardından özelleştirilmeyle ilgili
her şey neticelendi. Şirketimiz
üstüne düşen yükümlülükleri
yerine getirdi. Hukuken bu devir
gerçekleşti. Bundan sonra asıl
işler başlıyor" dedi.
Öncelikle verimi düşük olan
santralin verimli hale
getirilmesinin gerektiğini
belirten Ceyhan Saldanlı, "200
milyon dolarlık yenileme
yatırımları yapılacak. Artık
santralin bacasından kirli duman
çıkmayacak. 200 milyon doların
yarısı çevrenin korunması, diğer
yarısı da kapasite ve verimliliğin
arttırılması için kullanılacak. Biz
bunları mevcut personelimizle
yapacağız. 9 bin çalışanımızın
üstüne Yatağan'la birlikte yeni
üyeler eklenecek. Onlar için bu
aileye katılmak uygun bir seçim
olur. Bizler de onlarla çalışmak
istiyoruz. Hiçbir yasal hakları
çiğnenmeyecek. Tüm kanunen
kazanılmış hakları devam
edecek. Ücretlerinde düşme
olmayacak. 4-C kapsamında
ayrılmak isteyenler her türlü
yasal haklarını kullanabilir.
Yıllarca düşük verimle çalışan
santral artık daha verimli
çalışacak. Halka ve çalışanları
faydalı olmayacak hiçbir çözüm
sürdürülebilir değildir" diye
konuştu. dedi.
"KİMSE İŞTEN
ÇIKARILMAYACAK"
Daha önce Aydın, Denizli ve
Muğla'nın elektrik dağıtımını
yapan AYDEM'i aldıklarını
belirten Saldanlı, şunları söyledi:
"O gün çalışandan daha
fazla kişiyi çalıştırıyoruz. 30 olan
mühendis sayımız 70'e çıktı.
Ücretlerin seviyesi eskisinden
daha yüksek. Çalışanlar ve
hizmet ettiğimiz halkın da daha
mutlu olduğunu düşünüyorum.
Yatağan'da da aynısının olmasını
istiyoruz. Orada
çalışanlarla biz de daha
mutlu olacağız. Bizimle
çalışmak isteyen
herkesle biz çalışmaya
hazırız. Bunu işçilerimize
söylemek istiyorum. Hiç
kimse boş tereddütlerle
vesveseye katılmasın.
İşlerini terk etmesinler”
diye konuştu. Şirketin
yabancı sermayeye devri
ile ilgili bazı duyumlar
aldıklarını belirten
Bereket Enerji Yönetim
Kurulu Başkanı Ceyhan
Saldanlı, “Böyle bir şey
söz konusu değildir. Biz
Türkiye'nin yerli enerji şirketiyiz.
Bize göre çözülmesi gereken bir
sorun yok. Bir yanlış
anlaşılmanın söz konusu
olduğunu düşünüyorum.
İşçilerimizin asla kaybı
olmayacaktır. Yasal hakları
saklıdır. En kısa sürede işin
çözüleceğini düşünüyoruz.
Gösterilerin en kısa sürede
ortadan kalkmasını ümit
ediyoruz."
"YATAĞAN'IN
KİRLENMESİNİ ÖNLEYECEĞİZ"
Bereket Enerji Yönetim
keşke demeden önce...
Kurulu Başkan Yardımcısı Ali
Yağlı da, bugüne kadar ülke
ekonomisine katkıda bulunmak
için çalıştıklarını, hiçbir zaman
ne kadar para kazanacaklarını
düşünmediklerini belirterek,
"Yatağan Termik Santrali'nde
yüzde 60'a varan kapasite
artırımı yapılabilir. Verimliliği ve
kapasiteyi arttırdığımız taktirde
ülke ekonomisi de kazanacak.
Biz bölgenin şirketiyiz ve öyle
kalmaya da devam edeceğiz.
Yapacağımız yatırımlarla
Yatağan'ın kirlenmesini
önleyeceğiz" dedi. (İHA)
5 Aralık 2014
Cuma
11. Sayfa
yatağan
gazetesi
SERİ İLANLAR
Mizah, Karikatür, Fıkra, Komik Yazılar
Günün Fıkrası
TARLA
- Yılkar A.Ş. Club Adas Hotel’de kat
hizmetleri, ön büro ve muhasebede
çalıştırılmak üzere bayan elemanlar
alınacaktır. 0252 595 8552 - 0532 276 42
82
(3 Aralık -5 Ocak 2015)
- Mikroman Maden A.Ş.’de çalıştırılmak
üzere, Üniversite Mezunu, Genel
Muhasebe Deneyimi, Maliyet
Muhasebesi Deneyimi olan, Mali Müşavir
ya da Mali Müşavir Stajı başlamış en az 5
Yıl deneyimli muhasebe personeli
alınacaktır. (Erkek Adaylar için askerliğini
yapmış olması) 0252 585 01 00 – 0252
585 04 00 Faks: 0 252 585 00 85
(3 Aralık -5 Ocak 2015)
- Dereli Bilgisayar & Güvenlik
Sistemleri’nden çalıştırılmak üzere
‘Güvenlik Alarma ve Santral Sistemleri’
konusunda deneyimli eleman alınacaktır.
0252 572 9717
(28 Kasım - 31 Ocak)
- Ensar Kuruyemiş’te çalıştırılmak üzere
bayan eleman alınacaktır. Müracaatların
şahsen yapılması rica olunur. 0554 779
55 42
(22 Kasım -Açık)
- Ünal Ticaret’te çalıştırılmak üzere depocu, servis elemanı ve ön muhasebe elemanları alınacaktır. Müracaatların şahsen
yapılması rica olunur. 0544 437 02 08
(3 Kasım - 3 Aralık)
- Şimşekler Ticaret’te çalıştırılmak üzere
deneyimli bay muhasebe elamanı ve tır
şoförü ve operatörler eleman alınacaktır.
572 72 08 (25 Temmuz - Açık)
SATILIK TARLA
- Nebiköy Mahallesi’nde bulunan ev ve
Belen mevkiinde bulunan 12 dönüm
zeytinlik satılıktır. 0536 726 56 84
(24 Eylül - 1 Kasım)
- Nebiköy Ovası Söğütlükahve
mevkiinde içerisinde zeytin, badem,
amut ağaçları ve müstakil yolu bulunan
şebeke suyu olan 2400 m2 tarla
satılıktır.
0536 745 22 35
(22 Ağustos - 1 Kasım)
- Kavak Mahallesi su deposu yanında,
Yatağan Kavaklıdere yoluna sıfır tarla
sahibinden satılıktır. 0536 386 88 83
(15 Temmuz - 19 Ağustos - mküçük)
- Doğanköy Su Deposu’nun Yatağan’a
bakan kısmında bir tarla altında,
besicilik ve su kuyusu açmaya elverişli
7250 m2 + 16.849 m2 iki parça tarla
satılıktır. 0536 310 66 05 (Ramazan
Topaloğlu)
KİRALIK - SATILIK BÜRO
Ziraat Bankası Yanı, Galeria İş Merkezi
1. Katta bulunan 64 m2 Büro Sahibinden
Kiralık veya Satılıktır. 0539 401 0766
(11 Kasım - Açık)
DEVREN SATILIK MARKET
- Yeni Mahalle Cumhuriyet Caddesi
üzerinde bulunan Market Devren
Satılıktır. 0555 827 27 48 (28 Kasım - 28
Aralık)
SATILIK MERMER FABRİKASI
KİRALIK DAİRE
Faal durumda mermer fabrikası satılıktır.
0532 203 64 61
Öğretmeni Antalya'da bir okulda orta
okul son sınıfta okuyan Erzurumlu bir
öğrenciyi kaldırır tahtaya ve sorar:
-Yavrum Erzurum'un bitki örtüsünü
anlat bize.
Öğrenci başlar:
-"Canın çıha Erzurum, dokkuz ay gış, iki
ay yağmur, bir ay da yazi görir görmir
bidaha gışa dönir, bizimde her yanımız
donir. Bu durumda bitki ne arir"
Tarihte Bugün
Olaylar
1920 - TBMM'de "Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk
Grubu" kuruldu; Mustafa Kemal grup başkanlığına seçildi.
1927 - Cumhuriyet döneminin ilk kağıt paraları tedavüle
çıkarıldı. 1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1000 liralık olmak üzere 7
ayrı değerde çıkarılan banknotlar eski Türkçe ve Fransızca
bastırıldı.
1932 - Almanya doğumlu İsviçreli fizikçi Albert Einstein
Amerikan vizesi aldı.
1933 - ABD'de 14 yıldır devam eden içki yasağı kalktı.
1934 - Türkiye'de kadınlara milletvekili seçme ve
seçilme hakkı tanıyan kanun kabul edildi.
1941 - İngiltere, Finlandiya, Macaristan ve Romanya'ya
savaş ilan etti.
1942 - Erbaa ve Niksar'da meydana gelen depremde
500 kişi öldü.
1957 - Sukarno tüm Hollandalıları Endonezya'dan
sınırdışı etti.
Doğumlar
1901 - Walt Disney, ABD'li film yapımcısı.
1902 - Vasfi Rıza Zobu, Türk tiyatro ve sinema sanatçısı.
Ölümler
1791 - Wolfgang Amadeus Mozart, Avusturyalı besteci.
1930 - Musa Kazım Onar, Türk siyasetçi.
1934 - Ali Cenani, Türk siyasetçi.
SATILIK EV
SATILIK DAİRE
- Cumhuriyet Mahallesi Atatürk Caddesi
102. Sokak 136/1 Kibar Market
arkasında bulunan 102 ve 106 m2
daireler uygun fiyata satılıktır. 0532 545
59 49 (30 Eylül - 20 Kasım 2014)
- Dere Mahallesi 16. Sokak No: 10 Kat
2'de bulunan bahçeli daire satılıktır. 0532
517 76 12 (1 Kasım - 20 Kasım)
iLAN VE REKLAMLARINIZ iÇiN
- Sahibinden Kiralık Kaloriferli Daireler.
572 70 11 (14 Nisan - Açık)
- Bozarmut Mahallesi Menekşe
Sokak’ta bulunan müstakil, bahçeli ev
satılıktır. 0537 262 2690
(5 Aralık - 10 Ocak)
- Akyol Mahallesi İtfaiye üstünde
bulunan dubleks, 156 m2 4+1 bahçeli ev
sahibinden satılıktır. 0532 223 91 80
(28 Kasım - 11 Aralık)
- Atatürk Mah. 232. Sokakta bulunan
müstakil ev sahibinden satılıktır. 0535
948 08 77 (30 Mayıs - Açık)
Acı seni daha güçlü yapar.
Korku seni daha cesur yapar.
Kırık bir kalp ise, seni daha akıllı yapar. Elif Şafak
572 55 44 - 572 81 96
ELEMAN İLANLARI
Günün Şiiri
Sonbahar Üşümeleri
Çamurdan oyuncaklarda dağıldı çocukluğum
Başağın su sıkıntısında
Hep ağrıdı yüzüme kazınan bozkır
Ellerimde buhran, sesimde tenha
Kimse işitmedi çan çiçeğini
Topraktaki yangını bilmedi tohum
Kırmızı soluğunda alev alev bir ırmak
Ünlemsiz hayatları dolaştı durdu
Yaban bir kederde kaldı akşamın eğrisi
Beyazımda hırçın bir tarih bu yüzden
(Hem sadece beyazı anımsanır kadınların)
Bu yüzden az pencereli çok yalnızlıklar
Sonbahar üşümeleri ve saklandığım kuytular
Gonca Özmen
12.Sayfa
5 Aralık 2014
Cuma
yatağan
gazetesi
Ev alana bedelli askerlik bedava!
İzmir Torbalı’da bir inşaat firması, bedelli askerlikten
faydalanmak isteyenler için ilginç bir kampanya başlattı.
Firma, ev alanların bedelli askerlik ücretini ödeyecek...
Bedelli askerlikle birlikte
otomobil ve gayrimenkul
piyasası da hareketlendi. Bedelli
askerlikten yararlanmak isteyen
vatandaş, parayı
denkleştirebilmek için otomobil,
tarla, arsa, ev gibi
gayrimenkullerini satışa çıkardı.
Emlak Rotası'ndan Dinçer
Bilgener'in haberine göre bu
yöndeki en ilginç haber ise
İzmir’in Torbalı ilçesinden geldi.
Torbalı’da faaliyet gösteren
Mazkent İnşaat adlı bir inşaat
firması, Torbalı’nın Muratbey
mahallesinde inşa ettiği 6 katlı
apartman için son derece ilginç
bir kampanya başlattı. Buna
göre bu apartmandan daire
satın alan vatandaşların bedelli
askerlik ücretleri, firma
tarafından karşılanacak.
Firma yetkilisi İbrahim
Ağlamaz şunları söyledi:
“Torbalı’da son zamanlarda
inşaat faaliyetleri çok yoğun. Biz
de ilçemizin önemli inşaat
firmalarından biriyiz. Son
zamanlarda daire almak isteyen
vatandaşlardan indirim ya da
kampanya talepleri
sıklıkla geliyordu. Bedelli
askerlik çıkınca biz de
böyle bir kampanya
yapalım dedik.
Kampanyamız henüz çok
yeni olduğu için ‘şu kadar
talep gördük’ gibi bir şey
söylemem pek mümkün
değil. Ama büyük ilgi
bekliyoruz.”
Tüm dairelerde geçerli
Kampanyanın, inşa ettikleri
binadaki tüm daireler için
geçerli olduğunu söyleyen
Ağlamaz, “Projemiz 2+1 ve 3+1
dairelerden oluşuyor. 2+1
dairelerimiz 100 metrekare, 3+1
dairelerimiz ise 150 metrekare
büyüklüğe sahip.
Projemizde 7/24
kameralı güvenlik
sisteminden ebeveyn
banyosuna kadar
birçok lüks özellik de
mevcut” diye
konuştu. Projede 3+1
dairelerin fiyatları ise
175 bin liradan
başlıyor.
Download

işçilerin hakları korunacak