05
YAZ 2014
ÜCRETSİZ
Doğa Dostlarının Dergisi
www.yesilcember.eu
damlaya
damlaya...
GÖL MÜ?
ÇÖL MÜ?
nMavi Altınımız: SU
nAcı Gerçek: Çölleşiyoruz!
nSu Ayak İzinizi Biliyor musunuz?
nÇevre Elçilerimiz:
4 Şehir - 4 Portre
nSuyun Hafızası Var mı?
Yeşil Çember’in Aktiviteleri: Yeşil Takvim
Mayıs/Haziran
01.05.
03.05.
08.05. 13.05. 17.05. 23.05. 24.05. 01.06. 14.06. 15.06. 21.06. 21.06. Sebze Bahçesinin Açılışı, Berlin-Rudow
Yeşil Çember-Greenpeace Buluşması, Berlin
„Tabiat“ projesinin konferansı, Bonn
Mersin’den Gelen Çevrecilerin Yeşil Çember’i Ziyareti, Berlin
Stuttgart 3. Çevre Günü, Stuttgart-Wangen
Yeşil Çember Eko-Gala, Berlin
Orman’da Yenebilecek Bitki Ve Baharatları Toplama Turu, Berlin
Brandenburger Tor’da Çevre Festivali, Berlin
„Partizipation & Umweltwahrnehmung“ konferansında sunum, Bremen
Lange Nacht der Stadtnatur, Berlin
Erlangerstraße Şenliği, Berlin-Neukölln
Duisburg Çevre Şenliği, Duisburg
Eylül/Ekim
26.09. Hamburg 1. Çevre Günü, Hamburg-Wilhelmsburg
17.10. Mannheim 2. Çevre Günü, Mannheim-Jungbusch
Yeşil Çember’in Ücretsiz Yayınları
Bu Derginin Basılmasını Destekleyen:
B
“Bu Dünya herkesin ihtiyacını karşılar,
ama bazılarının ihtirasına yetmez!”
(M. Gandhi)
Değerli Yeşil Çember Okuyucuları ve Destekcileri,
sevgili Doğa Dostları,
İçİndekİler
4 Yeşil Çember Nerede Neler Yaptı?
6 Çevre Elçilerimiz: 4 Şehir – 4 Portre
7 Yeşil Çember’e Konuşan Doğa Dostları
8 Mavi Altınımız: SU
10 Su Ayak İzinizi Biliyor musunuz?
Anlayacağınız; durum gerçekten kritik! Artık farkındalık yaratma çizgisini çoktan geçip, acilen önlem alma durumuna geldik...
Hepimizin gözleri önünde olan senaryo gerçekten içler acısı...
Yapabileceğimiz neredeyse tek şey; SUyumuzun her damlasını
akıllı kullanmak ve bunu tekrar dönüştürmek!
12 Suyun Hafızası Var mı?
13 Atık Sudan İçme Suyu
14 Suyu, İlkokul Öğrencilerine Sorduk
15 Doğa Dostu Bir Hayata Geçerken
Şiir: Balıklar Ağlar mı?
© Weissblick - Fotolia.com
Damlaya damlaya... diyerek bu sayıyı sizin için hazırladık ve paha
biçilmez kıt bir varlık olan SUyumuzun değerini yazılara ve resimlere dökmeye çalıştık. SU, mutluluk kaynağımız. SU, kutsal bir
beslenme, arınma ve dinlenme aracımız. SU, Dünyadaki yaşamın
temeli ve toprağın bereketi. SUda, insan kadar tüm canlıların
hakkı var. Denizde yaşam temiz tuzlu SUya, karada yaşam temiz
tatlı SUya bağlı.
Fakat insan, hava ve toprağı olduğu gibi SUyunu da vurdumduymazca kullanıp kirletmekte. Dünya’daki SU israfı ve kirliliği her
geçen gün inanılmaz bir hızla artmaktadır. Bir zamanların verimli
topraklarını çöle çeviren biziz!
11 Acı Gerçek: Çölleşiyoruz!
Hidroelektrik Santraller
Doğa Dostu Enerji mi?
16 Yeşil Çember’e Gönül Verenler
son dergimizin ardından üç sene geçmiş... SU gibi akıveren koca
üç yıl... Dergimizin baskısını ücretsiz olarak üstlenen dieUmweltdruckerei sayesinde sizlerle tekrar buluşmanın mutluluğu ve
heyecanı içindeyiz.
Sözü fazla uzatmadan; Didem arkadaşımızın Akdeniz SUlarını
dinlerken tasarladığı dergimizin renkli sayfalarıyla sizi baş başa
bırakıyorum... Okurken Yeşil Çember’in bir halkası da SİZ oluyorsunuz... Lütfen fikir ve sorularınızı bizimle paylaşın!
Bu derginin oluşması için onca değerli zaman ve enerjisini veren
tüm gönüllü arkadaşlarıma candan teşekkür ediyorum!
Doğa ve SU dostu bir yaz geçirmeniz dileğiyle,
SU gibi aziz olun...
Gülcan Nitsch
Yeşil Çember Kurucusu ve Yönetici Ortağı
Yayın Ekibi: Ahmet Tütüncü (öğretmen),
Afife Çetintaş (eğitmen), Gülcan Nitsch
(biyolog), Güliz Avcı (kimyager, şifalı bitkiler
uzmanı), Mehmet Yücel (öğretmen),
Onur Kütük (gıda mühendisi)
Grafik Tasarım: Didem Şentürk de Jonge,
www.didemsenturk.com
Resimler: Clipdealer, Fotolia, Yeşil Çember
gGmbH
İletişim adresi: Yeşil Çember – ökologisch.
interkulturell. gGmbH, c/o BUND Berlin, Crellestr. 35, 10827 Berlin
Web: www.yesilcember.eu
E-mail: [email protected]
Baskı: 5.000 Adet
İklim nötr olan bu dergi,
bitkisel bazlı boyalarla
%100 geri dönüşümlü kağıda basılmıştır.
Kaynaklar: www.isu.gov.tr/icerik/detay.aspx?Id=42; www.cevreonline.com/su/dunyada%20suyun%20dagilimi.htm; www.cevreonline.com/su.htm;
www.recepgul.com/sanal-su-tuketimi; www.waterfootprint.org/?page=files/home_su_ayak_izi;
www.tag-des-wassers.com/wasserfakten/index.html; www.wasser-aqualino.de/wassertipps/haushaltstipps/wasserhaerte;
www.wwf.org.tr; www.virtuelles-wasser.de; www.weltagrarbericht.de; www.bibardak.com/turkiye-collesiyor.html; www.yetenek.com; www.on5yirmi5.com/haber/yasam/dogal-yasam; www.haber5.com; http://www.bwb.de; www.greenpeace.org/turkey
Kapak fotoğrafı: ©clipdealer
Nerede Neler Yaptı?
Stuttgart
Belediye Başk.
F. Kuhn, Yeşil
Çember’e
Trophee de
Femmes Çevre
Ödülü‘nü
verirken
Brandenburger
Tor’daki Çevre
Festivali’nde
Federal
Çevre Bakanı
P. Altmaier,
Yeşil Çember’i
ziyaretinde
Yeşil Çember,
Berlin‘de TDIHK üyelerine
“sürdürülebilir
ekonomi”
üzerine seminer
verirken
Almanya
Çevre
Bakanlığı,
Yeşil Çember,
Yeşilist &
Öko-Institut‘un
İstanbul’da
Konferansı
(Ediz Hun ile)
Köln’de “İyi
Yaşam Günü”
etkinliğinde
„Bisikletin
faydaları“
afişimiz büyük
ilgi gördü
Yeşil Çember
ve Kuzey Ren
Vestfalya
(NRW)
Tüketici
Merkezi basın
toplantısında
bilgi verirken
Çevre Günleri
Baden-Württemberg
Çevre Bakanı Franz
Untersteller‘in himayesinde gerçekleşen
Stuttgart 1. Çevre
Günü’nde Stuttgart
Başkonsolosu, Cem
Özdemir, STK temsilcileri ve Yeşil Çember
Gönüllüleri birarada
NRW 2. Çevre
Günü’nde
Düsseldorf
Başkonsolosu,
NRW Çevre
Bakanı ve Arif
Ünal
4
damlaya damlaya... GÖL MÜ? ÇÖL MÜ?
Mannheim’da
Karlsruhe
Başkonsolosu
ve Belediye
Başkanı Çevre
Elçilerine
sertifikalarını
verirken
Cumhurbaşkanlığı
Sarayı’nda yapılan
Çevre Haftası’nda
Cumhurbaşkanı
Joachim Gauck ve
Federal Çevre Bakanı
Peter Altmaier
Yeşil Çember Gönüllüleri ile sohbet ederken
Berlin
Kreuzberg’de
Yeşil Çember
Gönüllüleri
piknikte
sohbet
ederken
Berlin’de Yeşil
Çember Sebze
Bahçesinde
Gönüllüler
domates
fidelerini
dikerken
Hamburg’da ilk
Çevre Elçileri Eğitimi
– Dortmund Yüksek
Okulu’nun yaptığı
araştırmada, Yeşil
Çember’in interaktif
ve yenilikçi
eğitim metotlarının
etkisi ispatlanmıştır
Çocuklar, veliler
ve öğretmenler ile
beraber Aziz Nesin
Okulu‘nda Berlin 7.
Çevre Günü‘nde
sürdürülebilir yaşam
ve tüketim hakkında
stantlarda bilgi verilip,
okul bahçesinde elma
ağacı dikilirken
Berlin 6. Çevre
Günü‘nde değişik çevre konuları hakkında
interaktif bilgi alışverişi
ve Türkiye’den gelen
Yeşil Çember’in onur
üyesi change.org
Direktörü Dr. Uygar
Özesmi, Yeşil Çember
Gönüllüleri ile beraber
Yeşil Çember 05|YAZ 2014
5
Çevre Elçilerimiz
4 Şehir – 4 Portre
Berlin’den Aysel, 38
„Çevre elçisi olduktan sonra
hayatım alt üstüne geldi diyebilirim, ör. alış-veriş alışkanlıklarım
tamamen değişti, çöp ayrımına
çok dikkat ediyorum, klor ve fosfat gibi zararlı
maddelere veda ettim. Ama hiç bir değişiklikte
zorlanmadım, çünkü hiç bir değişim imkansız
değil! En kolayından başlamak işleri daha da
kolay hale getiriyor. Şimdiki çevre dostu
hayatımızdan ailece çok memnunuz.“
Hamburg’dan Belma, 47
“Bu kadar kısa zamanda tahmin edemeyeceğiniz kadar çok bilgi, değer ve yeni renkler kattınız hayatıma... Bildiğimi sandığım, ama
aslında bilmediğim ne kadar çok şey varmış, meğer
bilmeden doğaya ne kadar zarar veriyormuşum...
Yeşil Çember’e doğayı kucaklayan katkılardan dolayı ne kadar
teşekkür etsem azdır, iyi ki Çevre
Elçisi eğitimine katılmışım!”
6
damlaya damlaya... GÖL MÜ? ÇÖL MÜ?
Stuttgart’tan Ayşin, 40
„Yeşil Çember eğitimine katıldıktan
sonra hayatımda çok şey değişti,
ama her şeyden önce vicdanım
değişti... Örneğin enerjiyi daha
tasarruflu kullanıyorum, organik ürünler alıyorum,
çevre dostu elektrik kullanıyorum. Benim sayemde 50’den fazla insan artık doğayla dost bir yaşam
sürüyor. Fakat ben çok daha fazla insana ulaşıp,
onlara bu yeni bilgilerimi ve hayat felsefemi
aktarmak istiyorum.“
Mannheim’dan Melis, 21
„Alışverişten yemek alışkanlığıma kadar
çok şey değişti hayatımda, mesela (ne kadar zor olsa da) haftanın bir günü et yememeye
başladım. Artık aldığım kıyafetlerin nerede ve hangi
koşullarda üretildiğine dikkat ediyorum. Değişimde
fazla zorluk çekmedim, ama bazı
insanların beni anlamaması biraz
üzücü oluyor. Bireylerin bilinçli tüketiminin büyük değişiklerin
başlangıcı olacağına tüm yüreğimle
inanıyorum!”
Yeşil Çember’e Konuşan Doğa Dostları
E. Hun
C. Özdemir
U. Özesmi
M. Topal
“Doğa, bize dedelerimizden kalan bir miras değil, TORUNLARIMIZA bırakacağımız bir emanettir.”
(Kızılderili Duwanish Aşiret Reisi Seattle)
Ediz Hun
Dr. Yekta Arman
Biyolog, Çevre Uzmanı, Yazar ve Sanatçı
Berlin Türk Tiyatrosu Tiyatrom’un Genel Müdürü
„Doğaya sevgiyle yaklaşmak lazım. Sevginin olmadığı
hiçbir koruma yöntemi işlevini yapamaz. Doğayı korumak
isteyen herkes gönlündeki sevgi pınarından doğaya bir
pencere açmalıdır! Birey olarak yapabileceğimiz çok şey
var, hepimizin üstüne çok görev düşüyor.“
“Sadece çocuklarımıza değil, bizden sonraki nesillere de
örnek olmamız gerekiyor. Hepimiz bu mavi gezegende
misafiriz! Bir misafir gibi davranıp, yine bir misafir gibi bu
dünyayı terk etmemiz gerekiyor. Sadece bunun bilincinde olsak ve böyle davransak, yeterli olur.
Cem Özdemir
Nihat Sorgeç
Yeşiller Partisi Başkanı
Bildungswerk in Kreuzberg’in
(BWK) yöneticisi
“Toplum standartlarımıza çevre dostu bir yaşam da
girmeli. Vazifelerimizden biri de, sırf kendi yaşamımızı
düşünmek değil, gelecek yaşamları da düşünmek!
Çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakabilmek annebabanın görevidir, bunun için elimizden gelen her şeyi
yapmalıyız.“
Dr. Uygar Özesmi
change.org Türkiye Direktörü
„Dünyayı cehenneme çevirdik. Gelecek kuşaklar için
onurlu bir yaşam ve yeşil bir gezegen bırakmak istiyorsak, şimdi harekete geçmemiz gerekiyor. Toplumun her
alanında ve her kesiminde toplumsal dönüşüm yaratmak
için hepimizin bir lider olması gerekiyor!“
Murat Topal
Komedyen ve Sanatçı
“Dünyamıza en çok zarar veren canlı yaratık biz
insanlarız! Hepimizin kendi imkanları çerçevesinde
yapabileceği çok şey var, yalnız söylemekle olmaz, bütün
davranışlarımızla gelecek nesillere iyi örnek olmalıyız.
Çocuklarımızı seviyorsak tabiatımıza, çevremize son
derece saygı göstermeliyiz.“
Remzi Kaplan
Berlin Türk Alman İşadamları Derneği Başkanı
“Köyde yaşarsan köyünü korumak zorundasın, şehirde
yaşarsan şehrini korumak zorundasın. Çevreciliğin
insanlıkla alakası var – ister köyde olsun ister şehirde.
Bir insan varlıklı olabilir, fakat insanlara ve doğaya zarar
veriyorsa, bu insanlık değildir!”
Kaynak: Bu sayfadaki bütün röportajlar, Yeşil Çember
Dergisi’nin eski sayılarda çıkan yazılardan alınmıştır.
„Doğamızı bir aile gibi görmeliyiz. Ailemizi nasıl koruyup,
zarar gelmesini istemiyorsak, işte doğamızı da bu titizlikle korumalıyız. Yoksa hesabını gelecek nesillere nasıl
vereceğiz. Doğayı kirletmeye ve bozmaya hakkımız yok!
Çocuklarımızın temiz bir çevrede büyümesi en önemli
önceliğimiz olmalı.“
Yeşil Çember 05|YAZ 2014
7
SU
© niyazz - Fotolia.com
Mavİ Altınımız
Onur KÜTÜK
S
usuz bir hayat düşünebiliyor musunuz? Bu soruya herkesin HAYIR diyerek cevap verdiğini duyar
gibiyim. Yeryüzündeki canlıların yaşamlarını
devam ettirebilmeleri için gereken „SU“, en büyük besin
kaynağımızdır. Dolaşım ve sindirim sistemimiz için temel
unsur olup aynı zamanda vücudumuzdan artık ve zehirli
maddelerin atılmasında da önemli bir görev alır. Su sadece canlılar için mi gereklidir? Tabii ki hayır. Aklınıza gelebilecek her noktada su olmazsa olmaz. Gerek tarımda,
gerekse gıda üretiminde, gerekse çamaşır veya bulaşık
yıkanmasında.
Dünyamızın dörtte üçünü, vücudumuzun ise %60´nı su
oluşturmaktadır. Sizce, dünyadaki suların yüzde kaçı
tatlı sudur? Sadece %2.5´i tatlı sudur! Bunun da %70´i
kullanılamaz durumda olup buzullarda, toprakta, atmosferde ve yeraltı sularında bulunur.
SU KAYNAKLARIMIZ YETERLİ DEĞİL
Su kaynaklarının kirletilmesi ve buna karşı önlem
alınmaması, su kıtlığını geleceğin en büyük sorunu olarak
karşımıza çıkarmaktadır. Zaten mevcut su kaynağının
azlığına bir de dikkatsiz su tüketimi eklenince suyun
eksikliği kendini şimdiden iyice göstermektedir.
RAKAMLARIN DİLİYLE
n Almanya´da her kişi günde ortalama 130 litre su harcıyor,
bu rakam Amerika´da 300 litre ve Afrika´da 5 litredir.
8
damlaya damlaya... GÖL MÜ? ÇÖL MÜ?
n 2050´de 9,4 milyar olması beklenen dünya nüfusunun
% 40‘ının su sıkıntısı çekeceği söz konusudur.
n Her yıl çoğunluğu çocuk olmak üzere 2 milyon insan
kirli sular neticesinde ortaya çıkan enfeksiyonlardan
hayatını yitirmektedir.
n Eğer tuvalet sifonunuz su akıtıyorsa, bu yılda 83.000
litre su kaybı demektir.
n 3 dak. diş fırçalama sırasında, eğer musluk
kapatılmazsa, 15 litre su boşa akar.
n Geri dönüşümlü kağıt (Recylingpapier) üretiminde
%90 daha az su harcanıyor.
n Dünya üzerindeki yaşamın %80’i sularda yaşar
İÇME SUYUNUN KALİTESİ VE
SAĞLIĞIMIZA ETKİSİ
İçme sularında, çözünmüş oksijen konsantrasyonu yüksek ve ph değerinin 7-8.5 arasında olmalıdır. Düşük oksijen miktarı, göl ve akarsulardaki canlıların yaşamı için iyi
bir ortam oluşturmaz ve bu değer suyun kirli olduğunu
gösterir. Suda amonyak olması suyun organik maddelerle kirlendiğini gösterir. Kalsiyum ve magnezyum iyonları
suyun sertlik derecesini belirler. Almanya’da musluklardan akan su genelde sert olduğu için kireç oluşmasına
neden olur. Suyun sertlik derecesi arttıkça midede
şişkinlik hissi ve gastrite yol açabilir. Sert suların, yemeklerin geç pişmesine, sabunun zor köpürmesine, boru ve
kazanlarda tıkanmalara yol açabildiği bilinmektedir.
© niyazz - Fotolia.com
EVLERİMİZDE NASIL SU TASARRUFU YAPABİLİRİZ?
Mutfakta
n Sebze ve meyveleri bir kabın içinde yıkayalım.
Sonra da bu suyu çiçekleri sulamada kullanabiliriz.
Ayrıca yeşil yapraklı sebzelerin yıkama sularına sirke
konulduğunda yıkama işlemi kolaylaşır.
Banyoda
n Tasarruflu duş başlığı ve sifon kullanarak %50’ye kadar
su tasarrufu yapabiliriz.
n Elde bulaşık yıkarken, mümkün olduğunca en az miktarda deterjan kullanalım. Musluğun altına yıkadığınız
tabakları üst üste koyalım ki, daha az suyla durulama
yapmış olalım. Ayrıca bulaşık durulama suyunu tuvaletlere dökebiliriz.
n İhtiyacımız olduğu kadar su ısıtalım. Bu hem suda hem
de elektrik ve gaz masrafından tasarruf sağlayacaktır.
n Bulaşık makinesini tam dolduğunda çalıştıralım,
böylelikle su ve enerji tasarrufunu aynı anda yapmış
oluruz.
n Banyo suyunun ısınmasını beklerken, boşa akan suyu
bir kovaya dolduralım.
n Küveti doldurmadan duş yapmayı tercih edelim ve
daha kısa duş alalım.
n Tuvaleti çöp kutusu gibi kullanarak, gereksiz yere
sifonu çekmeyelim.
n Damlayan musluklar günde 25-30 litre suyun boşa
gitmesine neden olur. Musluğun altına kap koyarak,
suyu biriktirebiliriz.En iyisi musluğu bir an önce tamir
ettirelim.
n Çamaşır makinesini tam dolduğunda çalıştırırsak
her yıkamada 10 litreye kadar su tasarrufu sağlamış
oluruz.
n Haşlama sularını dökmeyip, çorbalarımızda
kullanırsak daha besleyici ve su tasarruflu yemek
pişirmiş oluruz.
n Donmuş yiyeceklerin buzunu çözdürürken, akar suyun
altına değil de, bir gece önceden buzdolabında çözülmeye bırakalım.
n Mümkünse, en son durulama suyu ile yerleri silebilir
veya tuvaletimizi temizlemek için kullanabiliriz.
Su tasarrufu etmekle aynı zamanda;
hem ENERJİ hem
1 damla petrol,
1 milyon damla
suyu kirletiyor
ATIK SU hem de PARA TASARRUFU ederiz!
Hergün
3 Bin çocuk
kirli su nedeniyle
ishalden ölüyor
Dünyada 800
Milyon insanın
temiz içme
suyu yok
Yeşil Çember 05|YAZ 2014
9
SU AYAK İZİNİZİ BİLİYOR MUSUNUZ?
Doğrudan harcadığımız su, içme suyu ve hijyen için
kullanılan su miktarıdır. Dolaylı olarak kullandığımız su
ise, satın aldığımız her ürün ve hizmetin imalatında ve
üretiminde harcanan sudur. Dolaylı kullanım aynı zamanda “sanal su” olarak da tanımlanır.
Örneğin sabah içtiğiniz bir fincan kahve ile bir fincan su
tükettiğinizi düşünseniz de, aslında tükettiğiniz miktar
140 litre (sanal) sudur. Bu miktar, kahvenin yetiştirilmesi,
işlenmesi ve paketlenmesi için harcanmıştır. Yani tüketimimiz arttıkça, harcanan su miktarı da artmaktadır.
Bu hesaba göre bazı ürünlerin su maliyeti şöyledir:
n1 kİlo sığır etİ: 16 Bin litre
n1 kİlo buğday: 1.300 litre
Mavİ Su: Yüzeysel ve yer altı suyu
(ör. nehirler, göller)
Yeşİl Su: Tekrar buharlaşan
yağmur suyu
n1 kİlo pİrİnç: 3.400 litre
n1 kot pantolon: 8 Bin litre
Grİ Su: Duştan, küvetten,
lavabolardan gelen evsel atık su
n1 paket çİkolata: 1.700 litre
SU AYAK İZİMİZ
Su Ayak İzi, hem doğrudan hem de dolaylı su kullanımını
hesaplamak için kullanılan bir göstergedir. Asıl
harcadığımız suya (kişi başına günde ortalama 130
litre) sanal su miktarını da ekleyince, Su Ayak İzimiz
hemen binlerce litreye ulaşıveriyor. Almanya’da günde her bireyin Su Ayak İzi ortalama 5 Bin litre olarak
hesaplanmıştır. Bunu düşünerek tüketimimize çok
dikkat etmeliyiz!
için kullanılan toplam su miktarını gösterir. Bu hesaplamaya o ülkenin tüketiminin Su Ayak İzi denir. Örneğin
Almanya’nın yıllık Su Ayak İzi 159,5 Milyar metreküptür.
Su Ayak İzi bir ülkenin geneli için de hesaplanabilir ve o
ülke içerisinde tüketilen tüm ürün ve hizmetlerin üretimi
Siz de Su Ayak İzinizi hesaplayın ve bu miktarı azaltmaya
çalışın!
Küresel ölçekte üretimin Su Ayak İzinin %92’si tarım
kaynaklı olduğu hesaplanmıştır.
Ayrıca Su Ayak İzi hesaplamasında mavi, yeşil ve gri su
ayırt edilir.
Merhaba sevgili okurlar, sizlerle çocuklarımla su tasarrufu hakkında yaşadıklarımı paylaşmak
“
istiyorum. Ben çalışan bir anneydim ve su ile oynamasını çok seven çocuklarımı kontrol etme
şansım yoktu. Fakat elimden geldiğince her fırsatta çocuklarımı bu konuda bilinçlendirmek
için elimden geleni yaptım. Örneğin bir gün evde çiçeklerimiz solmuştu, bunu f ark eden
kızım “Anne, çiçeklerimize bir şeyler olmuş!” diyerek ağladı. Çocuklarıma “Çiçekler susuz
kaldığı için hastalanmışlar, susuz kalan her canlı hastalanır.” dedim. Çiçeklerimizi suladık ve
çiçekler tekrar canlandı. Böylelikle çocuklarım suyun bütün canlılar için önemini fark etmiş
oldular. Sağlıklı ve bol rahmetli bir gelecek için, sevgilerimle.”
10
damlaya damlaya... GÖL MÜ? ÇÖL MÜ?
© RFsole - Fotolia.com, © 2586376 clipdealer
Bireysel olarak yapacağımız su tasarrufunu çocuklarımıza da öğretebiliriz.
Bakın bu konuda Yeşil Çember gönüllüsü Afife Aydın ÇETİNTAŞ ne diyor:
© Visions-AD - Fotolia.com
Acı Gerçek:
ÇÖLLEŞİYORUZ!
Mehmet YÜCEL
T
arımda yapılan birçok yanlışlıklar, topraklarımızı
erozyon ile kaybetmemize neden olurken,
küresel ısınmanın etkisiyle de çölleşme çoktan
başlamıştır.
Gün gelecek, maydanoz bile yetişmeyecek!
TEMA Vakfı üyesi Profesör Kenan Demirkol’a göre, son
40 yılda Anadolu’da Van Gölü‘nün üç katı büyüklüğünde
1 milyon 250 bin hektarlık bir alan çölleşti. Türkiye’nin en
büyük tatlı su gölü olan Beyşehir’in 25 katı büyüklüğünde
sulak alan ise yok oldu. Böyle devam ederse 2055’te
Anadolu’da bırakın tarım yapmayı, bir sap maydanoz bile
yetiştiremeyeceğiz.
Toprağın 1 cm oluşması 500 yıl sürüyor!
Tarım yapabilmek için en az 40 cm kalınlığında toprağa
ihtiyaç var. Bu toprak 20 bin yılda oluşuyor.
Karbondioksit miktarını çoktan aşmış durumdayız!
Atmosferdeki karbondioksit eşik değeri milyonda 350
parçacıktır. Şu anda 400 ppm düzeyindeyiz. Durum kritik!
Kuraklık açlık da getiriyor!
Şu anda dünyada 500 milyon insan açlık sınırının altında
yaşamak zorunda. Küresel ısınmadan dolayı 2050’de açlık
sınırı altındaki kişi sayısı 2,5 milyar olacak.
2050’de Türkiye’nin durumu…
n Sıcaklık en az 3-4 derece artacak ve ortalama düşen
yağış azalacak.
n
Kıyılarda deniz seviyesi 1 m kadar yükselecek, birçok
bölge su altında kalacak.
n
Yeraltı suları tuzlanacak.
n
Kuraklığa bağlı olarak tarım üretimi azalacak ve ciddi
şekilde su kıtlığı yaşanacak.
Hiç birimiz ülkemizin ve dünyamızın çölleşmesini istemeyiz. Bu nedenle bireysel ve toplumsal yaşamımızda ekolojik değerleri tüketen değil, yeniden üreten olmalıyız.
Doğadaki diğer türlerle uyumlu ilişkiler içinde yasamayı
öğrenmeliyiz… Dünya’mızın çölleşmesini istemiyorsak; çocuklarımızı öyle yetiştirelim ki, onlarda gelecek
kuşaklara yaşanabilir bir TÜRKİYE ve DÜNYA bıraksınlar.
Sevgi ve Dostlukla…
Hidroelektrik Santraller Doğa Dostu Enerji mi?
Güliz AVCI
Hidroelektrik Santraller (HES), değirmen taşı yerine
bir türbini döndüren modern zaman değirmenleridir.
Elektrik üretimi amacıyla akarsuyun bir miktarını nehir
yatağından alarak borular içinde yüksekçe bir yere
ulaştırmak ve buradan aşağıya su türbini döndürmek
üzere bırakmak prensibini taşır. Bu esnada hiçbir kayıp
veya kirlenme söz konusu değildir. Ancak denetimsiz
bırakıldığında, her konuda olduğu gibi, bu konuda da
ülkemizde yanlış uygulamalar olmuştur. Dereden alınan
su, doğal yaşamı ve halk ihtiyaçlarını etkilemeyecek
kadar olmalıdır ve suyun dere yatağına tekrar bırakılması
garanti altına alınmalıdır.
Uygulamada sorunlar olmakta ve pek çok firma taahhüt
ettiği suyu bırakmak yerine başka amaçla kullanmakta
veya satmaktadır. Bunun faturası ülkemizde ne yazık ki
ağır olmuş, bilinçsiz yapılan HES inşaatlarının doğaya
ve canlı yaşama ciddi zararlar verdiği, nesli tükenmeye
yüz tutan balık ve bitki türleri olduğu gözlenmiştir. Bu
durum HES’lere karşı olmak değil, plansız ve denetimsiz HES yapılmasına karşı olmak sonucunu getirmelidir.
HES’lerden de vazgeçmeyip standart koymak, denetimi
arttırmak, uzman yetiştirmek ve kurallara uymayanlara cezalar vermek gereklidir. Bilinçli vatandaş olmanın
gereği buradaki denetimi zorlamaktır.
Yeşil Çember 05|YAZ 2014
11
© Irochka - Fotolia.com
Suyun
hafızası
var mı?
Güliz AVCI
S
on günlerde gündemi meşgul eden konu,
suyun sadece bir kimyasal bileşik olmadığı, aynı
zamanda bir belleğinin de olup olmadığıdır.
Herşeyin sudan yaratılmış olduğu inancı her devirde ortak nokta olmuş. Yaratılış sırlarını anlamaya çalışan bilim
insanları suyla ilgili araştırmalarını yıllardan beri yoğun
tartışmaları da beraberinde getirerek sürdürmektedirler. Gelin, isterseniz biraz tarih sayfalarını karıştıralım,
herşey nasıl başlamış bir bakalım…
Sümer Efsanesi’nde Su: Sümer efsanesine
göre evrende ilk olarak Tanrıça Nammu adında büyük
uçsuz bucaksız bir su vardı. Tanrıça, o sudan büyük bir
dağ çıkarıyor. Oğlu Hava Tanrısı Enlil, onu ikiye ayırıyor.
Üstü gök, altı yer oluyor. Bilgelik Tanrısı ile Hava Tanrısı
yeri bitkiler, ağaçlar, sularla donatıyor.
Tevrat’da Su: Benzer bir ifade Tevrat‘ta yer alıyor
Tekvin 1:2-9. Suların yüzü üzerinde Allahın ruhu hareket
ediyordu: Allah, “Suların ortasında kubbe olsun, suları
ayırsın” dedi ve Allah kubbeyi yaptı. Altta olan suyu
üstte olan sudan ayırdı ve Allah kubbeye ‚gök‘ ve alttaki
kuru toprağa ‚yer‘ dedi.
İncil’de Su: İncil‘de Petrus, ikinci mektubunda yerin
sudan ve su aracılığıyla şekillendiğini anlatırken, Homeros da başlangıç olarak suyu kabul eder, bir disk şeklinde
olan yeryüzünün çevresini, Okeanos denilen bir ırmağın
kuşattığını söyler.
Kuran-ı Kerim’de Su: Kuran-ı Kerim Enbiya
Suresi 30. Ayeti Kerimesinde: “Semaların ve arzın bitişik
olduğunu görmediler mi? Sonra Biz, o ikisini ayırdık. Ve
her canlı şeyi sudan yarattık” diyor. Furkan Suresi 50.
Ayeti Kerimesinde ise daha gizemli bir hale getirip suyu
Rahmet fazl ve salavat ile birlikte gökten inen rızık olarak tanımlıyor.
12
damlaya damlaya... GÖL MÜ? ÇÖL MÜ?
Suyun anomalisi: Su +4ºC derecede en yüksek
yoğunluğa sahiptir. Donma noktasına kadar soğutulursa,
genleşecektir. Kışın izole edilmeyen su borularının
patlamasının, buzdağlarının suyun üzerinde yüzebilmesinin, bardağımıza attığımız buz parçasının yukarda
kalmasının nedeni de budur. Su biyoloji, fizik ve kimyadaki kurallara uymamakta direnir, kırkın üzerinde
fiziksel anomali göstermekte ve bunlar bilimsel olarak
açıklanamamaktadır. Su molekülünde özel hidrojen
bağlarından (H-H) bahsedilir; bu bağların nasıl bir fonksiyonu olduğu bugüne kadar açıklanamamış ve varlıkları
bilimsel olarak kanıtlanamamıştır.
Suyun Hafızası: Suyun belleği olduğu ile ilgili
bilinen ilk tartışmalar 1988 yılında başlamış, Nature
dergisinde çalışan Benveniste bilgisayarındaki bir
“sound” kartı ile saf suyla uğraşmaya başlamıştı ve
suyun bir ses alma aygıtı gibi moleküllerin bilgilerini
kaydedebildiğinden emindi. Stuttgart Üniversitesinden
Prof. Kröplin çeşitli bölge ve renkte su örnekleri almış
ve cam üzerinde bunların buharlaşmasını sağlamıştı. Bu
artıkların resmi çekildiğinde ise oluşan renk cümbüşünü
ve her çeşit suyun başka bir görünüşü olduğunu resmederek belirlemişti. Japon bilim adamı Dr. Masaru
Emoto ise, suyun kristal düzeninin değişen frekanslara
göre farklılaştığını ve onlara değişik tarz müzik dinletip
fotoğraflarla belgelemeyi başarmıştır.
Zemzem Suyu: Zemzemin mayalama özelliği
bulunduğunu, bir bardağının bir kova şebeke suyunu
temizlediğini, bu özelliğiyle bile enerji ve şifa kaynağı
olduğunu tespit eden Dr. Pfeiffer, Zemzem’de büyük
bir enerji var, başkasını değiştirir, ama kendi değişmez
diyordu.
Bilim, suyun davranışlarını açıklama konusunda
araştırmalarına devam etmektedir. Su, sadece doğal
ve fiziksel bir varlık değildir, aynı zamanda bizler için
doğaüstü bir lütuftur…
© 16373727_clipdealer
Atık Sudan İçme Suyu
H
er gün sifonu çekerken ortalama 5 litre değerli
içme suyunu kanalizasyona gönderdiğinizi
düşündünüz mü hiç? Musluğu açtığınızda akan
su nereden geliyor ve tekrar bize nasıl geri dönüyor?
Almanya’daki hanelerin %96’sı Biyolojik Atık Su Arıtma
Tesisi’ne bağlıdır. Bu kanalizasyon sisteminin uzunluğu
yaklaşık 500 Bin kilometreyi buluyor – bu sayı Berlin’de
yaklaşık 10 Bin kilometredir.
Berlin’de altı Atık Su Arıtma Tesisi bulunmaktadır ve
burada her gün 620.00 metreküp civarında kirli su
temizlenip tekrar yeni su kaynağı kazanılmış olur. Arıtma
aşamalarında önce mekanik bir işlemle suyun içindeki
kaba kalıntılar süzülür. Ardından biyolojik işlemler
yapılarak kimyasal maddelerden ve bakterilerden
temizlenir. Arıtılmış su, doğal döngüye verilmek üzere
göllere ve nehirlere gönderilir ve uzun yıllar süren
aşamalarda yer altı suyuna karışır ve sonunda bize içme
suyu olarak geriye döner.
Suyu neler kirletir?
Şehirleşmenin ve sanayileşmenin artması sonucu oluşan
çevre kirliliği, akarsularımızı da olumsuz etkilemektedir.
Atık suların arıtılmadan akarsulara verilmesi sonucu
kirlenme oluşur ve sudaki doğal denge bozulur. Bütün
bu kirletici maddeler, denize ulaşan akarsularla birlikte
denizlere taşınır ve bütün Dünya’da sirkülasyon yapar.
Sağlıklı bir akarsuda ekolojik bir denge vardır. Dış
ortamdan gelen evsel ve endüstriyel atık sularla ortaya
çıkan kirlenme, bu dengenin bozulmasına, hatta tamamen
yok olmasına neden olur. Başka bir etken ise tarımda
kullanılan kimyasal gübre ve ilaçlardır. Ayrıca denizlerde
görülen tanker kazaları da feci bir kirliliğe yol açar.
Bazı etkenler, doğrudan kirlilik yaratmayıp suyun
geçirgenliğini azaltır. Dolayısıyla suyun altındaki oksijen
tedarik eden organizmaların güneşle olan kontağı
kesilir ve bu kaynak uzun vadede kullanılamaz hale gelir.
Su kirliliğine yol açan etkenlerin hepsi insan elinden
çıkmaktadır!
Su kirliliği, içme suyu kaynaklarında görüldüğünde ishale
ve değişik rahatsızlıklara yol açar ve hayati tehlike söz
konusudur. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, her gün
binlerce kişi (mecburiyetten) kirli su içtiği için ölmektedir.
Su kaynaklarımızı korumak için ne
yapabiliriz?
n
Klor, fosfat ve fosfor içermeyen bitkisel tabanlı
temizlik malzemeleri kullanmak
n
Bitki özlü doğal şampuanları ve sabunları tercih etmek
n
Atık yağlarınızı bir kavanozda biriktirip, özel toplama
yerlerine vermek
n
Tuvalete sigara, hap, atık yağ gibi maddeler atmamak
n
Kimyasal ilaç yerine doğal maddelerle
toprağı gübrelemek
an beri
22 M art
n
Tarımsal sulamada
“damla sulama”
yöntemini yaygınlaştırmak
n
Doğaya hiçbir çöp atmamak
n
Zehirli maddeleri (ör. piller,
enerji lambaları)
özel toplama yerlerine
vermek
1993 yılınd
D ünya S u
kutlanır.
G ünü
Atık Su Arı
tma
düzenlediğ Tesisleri’ne
imiz gezile
re
siz de katı
labilirsiniz
!
Yeşil Çember 05|YAZ 2014
13
Christian-Morgenstern İlkokulu Türkçe dersine
katılan öğrencilere sorduk:
“Su senin için ne ifade ediyor?”
1. ve 2. sınıf öğrencİlerİ
“Su olmazsa dünya da olmaz.
Su olmazsa ağzımız kurur.
Su olmazsa banyo yapamayız,
tuvaletimizi yapamayız.
Su olmazsa deniz olmaz,
balıklar yaşayamaz.”
3. sınıf öğrencİlerİ
“Su olmasa dünyada canlılar olmazdı.
Suyu boşa harcarsak dünyada su kalmaz.
Birde yüzeceğimiz
denİz veya havuz olmazdı.”
“İnsanlar suyu korumalı, yoksa suyumuz tükenir.
Suyla bir çok şey yapıyoruz.
Örneğin ellerimizi ve yüzümüzü yıkıyoruz,
banyo yapıyoruz,
suyu içiyoruz,
bitkileri suluyoruz...”
4. sınıf öğrencİlerİ
“Suyu yanlış kullanmamalıyız...
Su olmadan yaşamın sürmesi düşünülemez.
İçmesi cok keyif verici ve
rahatlatıcı bir İçecektİr .”
“Dünyamızda suyun var olması biz insanlar için
büyük bir şanstır, bunu iyi kullanalım;
buna göre suyu
boşa harcamayalım.”
6. sınıf öğrencİlerİ
“Su hayattır .
Vücudumuzun %70’i sudan oluşur.
Su yaşamımızın sürdürülmesi için
gerekli bir besindir.”
14
damlaya damlaya... GÖL MÜ? ÇÖL MÜ?
5. sınıf öğrencİlerİ
“Su bütün canlıların hayatı için gereklidir.
Bu nedenle susuz bir DÜNYA düşünülemez.
Suyu dikkatli kullanarak,
ziyan etmemeliyiz.”
Doğa Dostu Bir Hayata Geçerken
KÜÇÜK & KOLAY
ADIMLAR
ENERJİ
n Yıllık elektrik, su ve kalorifer giderlerinizi iyice gözden geçirin
(tam anlamıyorsanız, bize e-mail yazın)
Enerji tüketiminizi en az %5 azaltmaya çalışın
n Evinizdeki bütün elektronik eşyalarınızı bir sayın
Sadece gerçekten ihtiyacınız olanları kullanın
n Aletlerinizde yanan tüm kırmızı ışıklara dikkat edin
Kullanmadığınız zaman tüm aletlerinizi fişten çekin
ya da daha kolayı; kapama düğmesi bulunan priz duyu kullanın
n Şu soruyu cevaplayın: Nükleer enerjiye HAYIR mı diyorsunuz?
O zaman hemen doğa dostu bir elektrik şirketine geçin:
www.atomausstieg-selber-machen.de/tuerkce/anbieter.html
Dün yine aktım
Düşen yapraklar gibi
Yorgun köyümün
Yıllara meydan okuyan
Azgın derelerinden
Yokuş aşağı
Menekşe kokan
Yaylalarında geçti
Çocukluğum.
Dar ama gür akan
Dere kıyıları
Karşılardı beni hep
Çocuksu yalnızlığımda
Ürperirdi yüreğim
TÜKETİM
Her ıslanışında
Kuşlar gibi
n
Satın aldığınız her ürünü sorgulayın ve çevre etiketlerine dikkat edin:
Karadeniz’imin
Sahile ıslık çalan
Gerçekten ihtiyacınız var mı?
Yerel ve mevsimlik mi?
Gereksiz ambalajı var mı?
Fairtrade (Adil Ticaret) simgesi var mı? (yiyecek, tekstil ve çiçeklerde)
MSC (Sürdürülebilir Balıkçılık) simgesi var mı? (deniz ürünlerinde)
Blauer Engel (Mavi Melek) simgesi var mı? (özellikle kağıt ürünlerinde)
BDIH ve Natrue (Doğal Kozmetik) simgesi var mı? (kozmetik ürünlerinde)
FSC (Sürdürülebilir Ormancılık) simgesi var mı? (tahta mobilyalarda)
n
“Eşyaların Hikayesi” adlı 21 dakikalık şu filmi izleyin:
UCUZA SATIN ALDIKLARIMIZIN GERÇEK DEĞERİNİ KİMLER ÖDÜYOR?
© volkerladwig - Fotolia.com
B
BALIKLAR AĞLAR MI?
www.youtube.com/watch?v=UAWoUja4Ggo
n
Yıllık Karbon Ayak İzinizin kaç ton olduğunu hesaplayın:
www.klimaktiv.klimaktiv-co2-rechner.de/tr_TR/page/start
Bu sayıyı en az %10 azaltmaya çalışın
Dalgalarına biner
Bende gelir giderdim
Birlikte
Önce köpük sesleri
Ardından minik çakıl taşlarının,
Şıkırtısıydı bestelerim
Al beni götür uzaklara derdim,
Dertleşirdim ufkuna bakarak
Sonra da sorardım kendi kendime
Balıklar ağlar mı?
Sahi balıklar ağlar mı?
Ahmet TÜTÜNCÜ
BAĞIŞ SPENDE
Banka:GLS Bank
BIC :GENODEM1GLS
IBAN :DE 40 4306 0967
1141 2406 00
Gelin, Yeşil Çember’e Siz de Destek Verin!
Her küçük bağış ve gönüllü destek çalışmalarımızı
devam ettirebilmemiz için çok önemlidir!
www.yesilcember.eu
YEŞİL ÇEMBER’E GÖNÜL VERENLER
Afife
Ali
Ahmet
Beste
Belma
Belgin
Emine
Elif
İlhami
Medine
Kübra
Haydi
Yeşil Çember’e
SEN
Rabia
Pınar
Sultan
Suat
Yasemin
Semra
Songül
Tülay
Zeynep
Serap
Şahinde
Süleyman
Zeliha
Öznur
Sabine
Sinap
Tevide
Mesude
Nuran
Remziye
Sevim
Şükran
Şeyma
Melek
Özlem
Selvihan
Süheyla
Kamile
Meryem
Rahime
Sevilay
Seval
Mehmet
Özge
Selma
Selçuk
Sakine
Hediye
Nesrin
Öykü
Halil
Jülide
de katıl!
Ömer
Onur
Gülhanım
Hale
Güliz
Nazan
Mine
Fatih
Havva
Meral
Melis
Gül
Havagül
Handan
Hülya
Gönül
Eda
Eyüp
Eslem
Gülten
Gülsüm
Gülseren
Ceylan
Ebru
Esra
Gonca
Gizem
Canan
Bülent
Dilan
Didem
Derya
Aynur
Ayfer
Arzu
Ayşen
Ayşe
Aysel
Ayça
Şehriban
Türkan
Zuhal
Zülfiye
Lütfen bu dergiyi okuduktan sonra arkadaşlarınıza veriniz!
Download

GÖL MÜ? - Yeşil Çember