I
l2:
osmanli'yi
yeniden
kegfetmek
TiMAS
YAYINLARI
iSTANBUL
2006
I...
ÍLBER
ORTAYLI
I
I
Í947
yihnda dogdu. Ankara Üniversitesi
Siyasal Bilgiler
Pak Itesi (1969)ile Ankara UniversitesiDil Tanh Cofrafya
Faküllesi Tarih Bölämü'nü bitirdi. Chicago Üniversitesi'nde
çaligmasuu Prof Hafil lnalak ile yapts. "Tanzimat
m master
Sonrast Mahalli 1dareler" adh rezi ile doktor, "Osmanla
Imparatorluju'nda
Alman Nüfuzu" adt: çalgmasryla da doçent
oldu. Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskova,Roma, Münih,
Strasbourg, Yanya, Sofya, Kiel, Cambridge, Oxford ve Tunus
Gyehji yapte, seminerler konferanslar
üníversiteterindemisajir opretim
ve
verdi. Yerli ve yabana bilimseldergilerdeOsmanIrtarihinin 16. ve
tarihiyle
yüzyde
ilgili
makaleier
19.
yaymlada 1989-2002
ve Rusya
yrllan arastnda Siyasal BilgilerFaküllesiindeIdare Tarihi Bilim
Dal: Baikam clarak Rörev yapmy, 2002 yrianda Galatasaray
Universitesi'negeçmigtir. Halen TopkapeSardys MüzelerMüdürlüfü
Baikam görevini de yurütmektedir. Ilber Ortayh, Uluslararast
OsmanicEtüdleri KomitesiWnetim Kurulu üyesi ve Avrupa Ironoloji
Cemiyetiüyesidir.
o
Diger Eserleri
Tanzimat'tan Sonra Mahalli Idareler (1974)
Türkiye'deBelediyedligin Eurimi (flhanTekeli ile birlikte, 1978)
Türkiye Idare Tarihi (1979)
Alman Nüfiezunda Osmanh Imparatorluju (1980)
GelenektenGelecede(1982)
Imparatorlujun En Uzun Yüzyah (1983)
Tanzimat'tan Cunghun'yet'eYere!YönetimGelenegi(1985)
Istanbul'dan Sayfalar (1986)
Studies on Ottoman Transfomtation
(1994)
Hukuk ve 1dare Adann Olarak Osmanh DevletindeKadi (1994)
Turkiye1dareTarihirie Giri; (1996)
Osmanh Alle Yapts: (2000)
Tarihin Simrlarma Yolculuk(2001)
Osmanlr1mparatortugu'adaIktisadive SosyalDegigim(2001)
Osmanh Mirasmdan Cranhuriyet Turkiye'síne(Taha Akyol ile
birlikte, 2002)
Osmanh Banµ (2004)
-r
-
I
I..
1 INDEKILER
ÖNSÖZ / 7
ÍSTANBUL TARiHINDENESÏNTÏLER / 9
MÏMAR SÏNAN / 19
OSMANU'DA DEVSIRME / 27
OSMANU'DA AÍLE KURUMU
/ 35
BAB-l ÂLÍ/ 45
I
(.
BAROK 1STANBUL'DA / 53
FATlH SULTAN MEHMET / 61
FATÍHVE FETÏH / 69
OSMAND MUTFAGl / 77
OSMAND
/ 85
SEYAHATNAMELERÌ
OSMANU SARAYLARI
TOPKAPI SARAYI / 91
--
ÍSTANBUL'DA ULEMA SEMTLERI
/ 101
OSMAND PADISAHI.ARI
OSMANU PASALARl
/
/
109
117
127
OSMANLI KADISI /
DÌVAN-I HÜMAYUN/ 135
SULTANAHMET / 145
OSMANLI IDARE SISTEMINDE BAGIMSIZ EYALETLER / 155
ASAR-I ATIKA / 163
173
/
ENDERUN
SON ROMA ÍMPARATORLUÕU
/ 181
I
I,
L
L.La
12.L..
F-I
l
i
i
di.
i
!
s
i
i
JL
IFA
bli•pmLI.•Jumi
la,
i..
i
\"
/
ONSOZ
--
I
-
Osmanli'yr Yeniden Keyfermek,Osmanh ekseninde yapttgim birtakim konugmalarimin kitap haline getirilme projesidir.
Bunlar çegirli iletigim araçlarmdaki yaptipm konugmalardtr.Bir
nevi umumî konferans mahiyetindeki
malardtr.
Osmanh üzerine yorumla-
L
·
Konugmalarimi,Engin Atatimur'un kizi sevgill Neslihan Atatimur degifreetti. Tekrardan duzenlernekve gözden geçirmek gibi
bir ihtlyaç hâsil oldu. TimagYaymlan da bu kitabt yaymlamaya talip oldu. Bu hiç güphesiz benim seve seve kabul ettigim bir tekliftir.
Umut ederim beklenen bir ihtiyaci karidayacaktir.Okuyucumuzun
bu konudaki cepki ve degerlendirmeside bundan sonraki baskdarda
veya bu tip konugmave konferanslann yeniden çözülüp, yorumlanmasina, degerlendirmesinesebep olacakttr.
ILBER ORTAYLI
7
I
.
I
-I
I
KonugmalanmizinOsmanli'yt yeniden kegfetmekten ziyade
belki bir yorum ve birtakim az bilinen, okul müfredatlannda
yer almayan kurumlan ve çizgileri yorumlamak ve betimlemek geklinde
anlagilmasini
temenni
ederim.
Genellikle kutlama programlarinin çok manidar oldugunu
dügünmüyor ve bir çigtr açacagina inanmtyorum. Bununla
beraber Os-
manli
Devlett'nin kurulugunun 700. yll kutlamalan Turkiye'de
bir ilgi uyandirdt ve Türk toplumu yedi astrbk carihine ilgi duymayabagladi.Bu ilgi, kuru bir hamaset çirgisini
geçti, anlagilan toplumsal dügünceninve yorumlamalarin tekâmül
etmesi dolaytstyla "Osmanh imparatorlugu
nedir? Bu imparatorlugun kurumlan nedir? Yagamgekli nedir? Bizimiçin anlamt nedir?" gibi sorulara
cevap aranmaya baglandl.Ve bu meyanda bu tip çahymalar, hazirhklar yapmak ve yapaklanmm
genig kitleye tarutmak gibi bir ihtiyaç hâsil oldu.
umulmaz
adir.
ki elinizdeki bu kitapta bunlardan birisidir ve
Süphesiz
Gelecekte bu tur kitaplar yayinlanacak
basamak tegkil edecektir.
ve
daha
o iddigenigine bir
Ocak 2.006
ilberOrtayli
8
OSMANLPYlYENIDEN KESFETMEK
.
1¯L
L
ÏSTANBUL TARÌHÌNDEN ESÍNTÏLER
"Be makama Konstantiniyye el Mahmiyye..."
Yüzyillarboyu Osmanh Imparatorlugu'nonbücun fermanlannda ve kayidarmda gehrin adt böyle geçerdi: Konstantintyye, "korunmuy makam"... Memalik-i Mahrusa'nin korunmuy ulkelerinin
Konstantiniyyebücün Araplann tarihinde, Islamtarihi boyunca bu adla andirdi. Kimse gebrin kurucusu olan hükümdann ne
adint küçümserdi,ne de inkâr ederdi. Hiç güphesiz ki bu resmî ad,
sadece resmî iglemlerle sinLrh degildi. Son döneme kadar, basdan
bazi kitaplann ilk sayfasinda "Konstantiniyye... marbasi" künyest
vardtr. BüyükKonstantin'in adini tagimaktan dolayiOsmanh istanbul'u hiçbir zaman yüksünmüç degildir. Dolayistylabu konuda bir
hassastyetede lüzumyoktur.
merkezi
Vakia mütareke dönerninin tatsiz gunlerinde Konstantin ismirahatsiz etmesinden daha normal bir
gey yoktur. Çünkü iggal kuvvederi tçinde yer alan Yunanldar küçük Yunanistan'trl
nin Türkleri
1LBEROR.TAYLI
.
9
..I
i.
...mi,....I
-_._ime
.1...mi.I..
L
.
.
i.i_iB
i
I
-
Ísianbul.Peter
Coek.
Krah Konstantin'le tarlbteki büyükKonstantin'in ismini birbirinin
yerine
koymayaçahytdar. O yüzden resmen bu isim silindi. Hiç güp-
hesiz ki büyük gehrin bagka adlan da vardt. Bir kere Istanbuldördüncü asirda resmen kuruldugundan beri yeryüzünde onun kadar
büyük bir gehir, ancak italya'dakiRoma'ydi ve bir iki asir içinde istanbul
istikrarli, zengin,
kuvvetli bir imparatorlugun merkezi olduu için, Nea Roma yani "YeniRoma" eskisini gölgede biraka; eskisi çöktukçe, fakirleptikçe,dagudikça, nüfusu azaldikça yenisi ona
inat geniglemeye bagladt.
Iki astr sonra ise yeryüzünde bundandaha büyük bir gehir dügünulemezdi. Misir'dakiAleksandria (iskenderlye),
Italya'dakiRoma,
dini bir merker
oldugu
lçin hacimce büyük olmasa da Kudüs, eski
Suriye'nin ihtigamini pek tagunasa da Antakya ve Atina ise harabe-
ler halinde bir gehirdi. YeryüzündeIstanbulkadar ihtigamb bagkabir
gehir bulmak pek mümkün degildi.Emeviler'den
Abbasonra Sam,
siler'den sonra Bagdat,satvetli devirlerindefran'in Isfahan daha
ve
evvel Kazvin,Niçabur gibi gehirler belkibüyükgehider sayilabilirdi.
10
OSMANLPYIYENIDEN KESFETMEK
Ancak, gurast bir gerçek ki bin yd boyunca
bir gehir yoktu.
Istanbul'dandaha parlak
TRIICS) iki
Alcaci asir ortasmda Miletli ve AydLDil
mimar
Anchemios ve Isidor yanan bir kilisenin ve llahi Hikmer
anlamindaki Ayasofyahin yerine bugünkü bildigimizbüyük mabedi, büyük kiliseyibina ettiler. Vakia, bu mabet belki, 16. asirda SiyendemeSL
OlmâSR günumüZe
ZOT uZanirdt.
nan m onemh destek ve
Ama begeriyetilk defa kubbeyi satunlar ve kemerler üzerine bina
becerdi ve bir daha bunu birakm bagka milletler, BizanshalRomalilarin kendileridahi geligtiremediler. 16. ve 17. asirda
Osmanli bagkentini süsleyen büyuk maberlerin yapimma kadar
Ayasofya'yL
geçecek ne bir yükseklik ne de kubbe genigligi söz koermeyi
kLrun,
nusu olmuytur.
Italya'dakiRönesans mimarisini de göz ardi etmeyelim;
bin sene Istanbulhem bu büyük mabedlyle hem de
Tabii
ama yaklagik
bizzatkendisi milletlerin dikkatini çekmigti. Ona gitmek, onu gezmek, onu görmek bir imtiyazdi. Italya'nin, Yunanistan'in, Suriye'nin, Kafkas ülkelerinin,
Kirim'm, Uzak Rusya'nm hatta o zaman tamamtyla toplayict ve avet milleclerin yagadišt 1skandinavya'nin bazi imtiyazblart istanbul'agelmeyi bir saadet addederlerdi.
Imparatorlugunmuhafiz kitalan arasinda bulunan Vareglerdedigimiz Rus ve Isveçtaktmint unutmayahm. Nihayet hac için bu gehre gelen
Ruslar onu hayranhkla ve hayretle tasvir etmekten
kalmamiglardtr.
geri
Bütün Avrupa kitaimda lstanbul,yani Konstantinopolis ile
bir gebir yoktu. Nasil olsun ki; en parlak zamanlarmda
Kolonya, yani Köln on bin nüfusa ancak ulagmigtt. Italya bayüyen
gehirlerin yagadigt bir bõlgeydi;ama orada bile güzel Venedik, Pisa,
Eski Roma ve geligmekte olan Floransa, Istanbullayangmak lÇLR
ancak on beg ile on altmet yüzyib beklemek zorunda kalmiglardi.
Onun yapdarma ulagmak mümkün degldi. Bu yüzden eski imparatorluk zamarunda gebri ifade etmek için sadece "Urbis", (Urb, yani
yangabilecek
ILBER ORTAYLI
¯LIMI'
I..
L
I•
.'.".¯IE]¯L
.IL
r
t.r.L.1
11
•
e
•
.I.
IA,
_lis.auk
r"Il
-9IALLrs
L
i
•
I".
'&
I..•..hi_..ni".11•RI
ha
..i.
·'
•
•
1
.I
ehir
sadece
kelimesi)kullandiyorsabu yeni gehrin admi da
ehir diye ifade etmek yetti. Bundan dolayt
gehirde" anla"polis",
"gehre,
kullandan Stinpoli, Îstanbul'uneski adi olarak ortaya çika.
yerleyti. Zamania bu
Muslüman Emevi kugatmastndaiscinboldeyimi
gehrin eski ismine benzeyen bir kelimeyi de Türkler kullandt. 18.
yüzydda bazi kitabelerde, mezar taglarmda, hiç güphesiz fermanlarda
ve kayitlarda kullandan Islambol kelimesi vardir.
Bu, gehrin âdera
tagidtimin
islamlagoginm,
islamadt
bir ifadesidir. 18. yuzyihn garip
bir etnik bilincidir ve isim çok fazlayagamamistir. 19. yüzydda kullanilmamigor. OsmanlL
istanbul'umutantandi, görkemliydi, bü tün
dogulu ve banh milletlerin gözü o gehrin üzerindeydi.
lnda
gibi
Iran'da,1sfahan,Orta Asya'da, Müslüman Hindistan'da, Delhi
belki bäyle kalabahk gehirler vardir. Bona ragmen, 1st.anbul'un
nüfusundan
çok zenginligi,
orijinal mimarisi,
çekerdi. Develer dolusu kervanlarla bu gehre
kütüphaneleri dikkati
kitap tagirurdi. Kütuphaneleri dolmayabaglamigti. Bizzat istanbul'unbu zenginligi muhtelif milletlerin dillerinde, muhtelif isimlerle andmasma neden oldu:
Asitane, Darü's-Saadet, Der Allyye (Yüce Ev), Darü'l-hilafetü'lAliyye, Der-i Saadet veya Der-Saadetgibi son zamanlara kadarhalk
arastada kullandan isimler. Isimlersaymakla bitmlyor. Slav milletledilinde onun adt Tsarigrad'di (Çar'm,
imparatorun yaçadt L gebugün
hir). Hâlâ
Bulgarca'dabu ismin kullanddiginigörürsünüz. Bildigimkadanyla Sofya Havaalanthm beklemesalonundaki mozaigin
üzerinde istanbul,Tsarigrad diye gösterilmektedir.
rin
Bu isimlerin hiçbirisini reddetmemeliyiz.
ne boyunca bütün dünyamn tek
ve
Çünkühepsi bin sebüyük metropolü olan gehrin
adidir. Bu gehri almak isteyenier çoktur. Onun muhtegem surlan
buna mani oldu. Bu gehri top kullanarak, yani modern çagin ategli
silahlarim
kullanarak bizim dedelerimiz ele geçirdiler ve ondan
sonra da bu sehri korudular.Önceeski büyük kiliseleri camilere çevirdiler, bu bir korumaydi. Sonra yenilerini yaptdar ve yenileri 16.
yüzydda gahikasina ulagu.
12
.
OSMANLPYIYEN1DEN KESFETMEK
.
1stanbulkendine göre bir nüfus
politikast takip etti.
Sehrika-
labahklagarmakiçin Anadolu'dan zorla götürülenler sadece Müslümanlar degillerdi;KaramanbölgesindenTürkçe konutan HiristlyanRumlar, sonra Helence konuganlarve
lar, yani Karamanhdedig-imiz
nih'ayet Ermenil.er. O kadarki Ermeni tarthinde ve dini hiyerargisinde, hiç yeri olmadigt halde, Istanbulbir patriklik, hem de bütün Eryöneten bir patriklik olarak
meni milletini
teykilatlandinldt.
Nihayet 15. ve 16. yüzyillarda yogun Yahudi göçuyle lstanbul
dünyaSlnLn
ve Selanik, Yahudi
en änemli iki merkezi haline geldiler. Bo gehrin adlart onun çegitli milletlerin efsanelerinde, masallarmda yagadtşnl gösterir. Halen bugün için bile hiçbir memleket,
hiçbir gehtr bagka millederin folklorunda bu kadar yogunlukla
andmaz. Bunun üzerinde israrla durmak gerekiyor.
Îstanbuldügün dernek
gehriydi. Bu gehirdeki protokol ve töre-
Enümkün
degildir. Unutmaymiz
ne bagkamilletlerde rastlamak pek
yüzyll
sacaylarina
16.
Avrupa
ki
boyunca
bokmeden Îspanyolproto-
kolüydü.Fransiz saray adabi, protokolü ancak 17. yüzydm sonunda,
18. yüzyilda, yani 14. Louis'ren itibaren bagkamillederi etkilemeye
baglaml§CLT.
bir rektörler toplantistna
Rektörü merhum hocamiz
katilan o zamanki lstanbulÜniversitesi
eski
Siddik Sami Onar, "En
universite benim. Onu ben temsil ediolacaktir" deyorum; dolayisiyla protokoldeki yerim de öncelikli
mistir. Tabii daha Theodosius devrinden beri gerçek anlamda üniversiteye sahip bu gehre de Sorbonne, Prag ve Cambridge'ler än1940'larin
celik vermek
sonunda,
Avrupa'daki
durumunda kahmylardir.
Bütün orta
zamanlar
boyunca millecleri hayran birakaa ve on-
takht
.
larm
etmeye çahstiklari tek yer Konstantinopol, yani bizim
anlardBizans lmparatorlugodedigituiz yerdi. Bu gehrin tärenleri,
sin, ögrenilsin diye kitaplarakonu olmuscu. Bizzat imparatorlar, rörenlerin
usulü
ILBERORTAYLI
hakkmda kitaplar kaleme ahntglardir:
Imparator
13
.
i
Konstantin Porfirogenetus'un 10. asirda kaleme aldigt De Ceremoniis Aulae Byzancinae'igibi. 15. yüzyddan itibaren bu imparatorluk
protokolü hiç güphesiz ki Osmanh ananestyle devam etmigtir.
Bu gehirde hükümdarin nasd yagayacagi, sarayda devlet adam-
lanyla günlük
nasil yemek yiyecegi, muayyen günlerde, bilhassa Cuma günleri Cuma namazina gidilirken selamhk dedigimiz
törenin nasil yapilacagi en ince aynnflSLna
kadar tespit edilirdi. Ve
temast,
bu sadece imparatorlugun
çok önemliydi.
bir adaletin
halki için degil,butün Islamdünyast için
Unutmaym ki, Cuma günleri bir törenin ötesinde
karmanLndaki
tecelli günü, halkin
insanlarla,
en alt
uzak köylerle
hükümdann ve vezirlerin temasa geçtigi gündü. Rikab-rHümayun dedigimiz,padigah atla geçerken onun güya egerini
yakalayarak
verilen, takdim
leri degil bir alay
edilen arzuhallerin
içinde sirf TürkçeSlav dillerinde ve Helence olanlarl Vardt. Bu, 19.
yüzydda
dahi devam eden bir ananeydi. Bunlart argivde de görmek
mümkündur. Dolayistylaimparatorluk bir dunya imparatorluguydu
ve istartbulda o dünya imparatorlugunun
bagkentiydi.
Her tären bunu göstermek için bir vesileydi. Meselâ, üç ayda
bir yeniçerilerin
ulufeleri
verilirdi.
Bu muelaka
sarayda
verilirdi.
Her yeniçeri ortaSLna teSlim edilecek maag, büyük deri torbalarin
içinde haztr tutulurdu ve or tarun ileri gelerileri, zabitleri orada toplanirdt. Binlerce kipinin çektigi
ve çikardigt
gürültüydü.
dezenli
gayet
bir
Bizbu gulguleyi gamata, düzensiz gürültü anlaminda kullantriz;
ama o zaman öyle degildi.Ulufe dagttimi strasmda atilan sloganlar, bir nevi gösterilen sarayda avluda bu"gülbank"
"gulgule"
lunan yabanci elçileri büyulerdi. Çünküo gün Istanbul'dakisefaret
heyetlett de orada hazir bulunurdu. Bu çok önemli bir gundü. Cu-
lus alayt gehrin içinden geçilerek yapdan yürüyügle vuku bulurdu.
Aynt gekilde padaah Eyup'te kiliç kugandl tâû SOnra, gehrin her
tarafmdan
geçecegi ve görülecegi bir güzergâh, karadan veya sudan
takip
14
edilirdi.
OSMANU'YIYENIDENKESFETMEK
I
Beyazit'tan Haliç, K prü ve Galata. J. Godfrey.
I-
Ramazan ortastnda padi ah, Müslümanlarin halifesi olarak,
törenle Hirka-i Serifve mukaddes emanetleri ziyaret eder, bundan
sonra törenle Hirka-i Serifalayt certip edilirdi. lytedini yant agir ba-
san bu törenden sonra; saray mutfaklannda hazirlanan ve yeniçeri,
sipahi, topçu ve cebeci. gibi KapikuluOcaklart askerinin her
on neferinebir cepsihesabiylahazirlanan baklavasialleri, futalarina sardmig olarak Matbah-i Amire önüne dizilirdi.Bu Ramazan ikramlfU
olugturan sintlerin ilkini, silahdar aga ve mahiyeti, bir numaralt
yeniçert olan padigah adina teslim aldiktan sonra, diger ortalardan gelen ikiger nefer futalanna sanlmig birer siniyi nizamî olarak yüklenir; her bölügün usta, saka, macevelli, odabagt gtbi amirleri önde,
baklava siniferi ve
ta§Lyanlar
arkada, açilan
kapidan dLgan Çlkarlar,
baklava alayt gulgule ve numayt; ile Divanyolu'ndan kargthkll Slfalanmi§ halkan arasladan alki § ile ki§lalara Yutardü. Sint ve futalar
ise ertesi gün iade edilirdi.
.
Sultan hanimlaradügün yapihrdt. Sehzadeleie
ise sünnet dügüdüšun yapumiyor. Bu Ydmaz
nü yapahrdi. Yani gehzadeler evlentrken
(LBER ORTAYU
15
Özeunatarafmdan
belirttlir... Fakat sehzadelere
mutlaka mutantan
sünnet dügünü yaputyor. Igteo sünnet dügünleri gehrin esnafmin,
ulemanin,
askerin gulgulesi, gösterigi için diger bir vesileydt ve o gün-
lerce devam eden zengin dugün töreniyle de Istanbulhalki ortaya çikar, sanatkarlar, canbazlar ortaya çikar, esnaf alaylanyla bir nevi üretim teghir edilirdi.
Bunlarm hepsi bin yllhk gark âderleriydi. Iran'da, Bizans'ta
benzerleri görülürdü; fakat en mütekâmili Osmanh istanbula'ndaydi. 19. yüzydda bu aderlerdegigmisdirve Istanbulyeni bir
döneme girmigrir. Bu ne demektir?Birkere artik halkla saltanatm
temast bagkakahplara dökülmügtur. Gerçi gene eski âderler devam
etmektedir. Meselâ, Cuma selambémi herkes seyrederdi. Kadinlaiçin yer hazirlanirdi. Asaylge dikkat edilirrin da seyredebilmeleri
selamhgindaki
selam kitalannda sadece Müslümanlann
di. Cuma
degil, bagka dinden yani millet gruplanndan çavug, mülazim ve neferlerin de bulunmasma dikkat edilirdi. ÇünküCuma selambitna
çikan imparator yani bizim padigahimiz, son Roma hükümdari,
yeryuzündeki bü tün bu milletlerin hukümdarydi. Dolayisiyla mil-
lecler,kendisine ihtiramlanni
ddar. Cuma
selamligt
aynt
arz etmek durumunday(saygliarlnl)
zamanda
imparatorluk
protokolünün
heykellegtigtbir yerdi. Dolayistylabagkenttekisefirlerin, hatta mede bunu seyretmesi imkân dâhilindeydi
mur olmayan ecnebilerin
ve
bU
ilnkan hazirlantrdt.
Meselâ, bir kögede de birtaktm eenebi hanimlarin, madamalagöcürdünüz. Bunun gibi bir
1DL V€ tÖfeni Seyrettišini
rörende Kdiç Alayi idi. Eyüp'ten kiliç kuganmig padigahin gehre makamma dogru yürüyügunü duqunünüz. Son güne kadar bu gerçekten çok dikkati çeken bir törendi. O kadar ki bunun
rm toplandl
bagka önemli
kudsiyeti sadece bu toplumda degil, bütün dünyada tantrimak
zorunda kalm4tir. l. Dunya Savagl ÏÇinde
padigah
tahta
çiktigt
Son
ve
cülus rörenini yapagt gün kihç kuganmigttr.O
g
ehIngthzler
zaman
ri bombardiman alema almigti. Çivilerve elle bomba artyorlardi.
16
OSMANU'Yl YEN1DENKESFETMEK
.
Topkapi Sarayi ikinci avlusunda
P. Martini.
bayram töreni.
Sultan VI. Mehmed Vahideddin;
"Bugün gehir bombalanmaz"demigti. Hakikaten o gün bomba atd-
Alay, Eyüp'ten yürümekteydi.
harbeden devlet dahi olsa OSmank Împaratorlugu
büyük devletlerden birlydi. Dü§man cephesi,
tahana
da saygi göstermekteydi. lstanonun hükümdarma da,
bul'daki törenler, emperyal protokol bütün gark dünyasmin bir
manzumesidir. Bunun üzerinde durmak gerekir. Maalesefhenüz tegrifat üzerinde aragttrmalar büyük ölçüde tamam degildir. Ama günden güne bunlar anlaplmaktadie
Çünkübu bir protokoldü
madi.
ve
19. yüzyda kadar kimseyeburnundan kil aldirmayan Istanbul,
aklimizi bagimizatoplatsak gene de aldirmaz. Potanstyellbu kadar
yüksek, geligmeye bu kadar müsait, bu kadar güzel ve bu kadar zengin mitasa-sahip bagka gehir nerede? Hangi gehrin bõyle bir silueri
kegmeke;de bizi. Elli
senedir onu çirkinleptirmek için her geyi yaplyoruz ama gene de
var?
istanbul'undigt cihant
yakar, içindeki
güzel.
.7
lLBER ORTAYLI
I
--
I
Onun için istanbul'unbu-olaylanmn geçtiši bölgeleri çok lyi
korumamizgerekir..Neresidirbu bölgeler?Sultanahmet, Divanyolu
dedišimiz,yani Sultanahmet ile en azindan Aksaray'a kadar uzanan
cadde, Beyazit Meydant ve Süleymanlye civan...
Maalesef gu ana
kadar korumaytbeceremedik.Eger bu yollan ve mekânlan koruyamazsak ne ecdadimizin ala astrhk tarihini, ki bunun beg
asn Istanbul'da geçmigtir, ne de pegimizdeki bin ydlik Roma carihini korumamiz, anlamamiz, canlandtrmamiz mümkün degildir.Ve bu uzun
tarih bizimsorumlulušumuz altindadir. Buralara sahip olan insanlann imriyazlan kadar, çekecegi külfet.ve altina girecegi yükümlüläk
de vardir. Bu üç kilometrekareyikorumak, muhafaza etmek bizim
boynumuzunborcudur.
18
OSMANLPYlYENIDENKEQFETMEK
L
I
I
MÏMAR SÍNAN
I
I
Kanunî Sultan Süleymandevri, Osmanh lmparatorlugu'nun,
hatta bütün Türk tarihinin zirvedeki, en pardtill zamani olarak bilinir.
Tarihte hüzünluve hadisellyeri olan sarvetli milletlerin tarihinde bu
gibi zamanlar vardtr... Bu bir astr mi sürer, bir buçuk astr mi sürer belda digerbüynk imparatorluklar gili degil.Osmanh Imparatorlugu'na
bi iki buçukasir ömür biçenlervar. O iki buçuk asnn gerisi kurulugve
gerileme diye tasvir edilir. Buradaimparatorluklann cografyast ve tarihi özellikleri üzerinde fazladuracakdegiliz.Ama bu gibi dönemlere
insanlarm özlemle bakmast,sirf Kanunîdevrine hasdešildir.
saltanatinSultan Süleyman'm kirk dört yilkk iktidarmdan,
dan sonra da daha bir asir ve uzun asirlar boyu o devir bir model
olarak anlagdmig ve muhtelif tarihçilerin
ve siyasetle ugrayan kayakmmastyla
üslûbuyla,
özlemiyle,
bu görüg bizlere kadar
lemlerin
devam etmigtir. Imparatorlukve Türk edeblyati ise bu devirde en
buyuk gairlerine sahiptir.
ILBERORTAYU
19
r.
Bu insanlarm ne oldugunu, neler terennüm ectiklerini, sanatlanndakt özellikleri halen anlamakla meggulüz. "Eski kitaplar artik
okunmuyor"
diyenler var. Okunmamalan onlann kabahati degil,
bin kelimeyle yazip konugan bizim gençligimizin kabahati ve o
gençligi öyle yeEigtiren
bizlerin, egitimcilerin suçudur; buna kuvvetle inantyoruz ki biz Türkler, edebiyanmizi ve dilimizidaha iyi ögrendigimiz, daha lyi araçurmaya bagladigimizzaman bunlar tekrar
keyfedilecek hazineler olacaktir. Dügününki böyle büyük gairlerin
döneminde Kanunî ve Hürrem Sukan, yañi imparator diyebileceimiz bir padigah ve gözdesi bile glir yazmaktadtr ve burlar kötü giirler degildir. Öneinliresim, minyatür üstadlart bu dönemdedir. lstanbul kervantarla bütün garktan kitap çekmektedir, öyle bir, iki, üç
âdet degil yuzlerce... 1stanbul'un
kütüphaneleri en degerli gark yazmalarlyla dolmaktadir. istanbulbatiyi çekmektedir. Nitekim Kanunî'nin sevgili veziri önce makbul, sonra maktul saytlan
siyaset
cezasindan kurtulamayan- IbrahimPaga, âdeta bagkente Venedik
-tabii
zevkini, Ränesans't getiren
bir devlet büyügüdür.
Unutmayin ki, onun, bugün Islam Eserleri Müzesi olan ve
kendisine atfedilen saraym önüne, Budin'den, Mohaç seferinden
dönerken beraberinde getirdigi Apollon, Herkül ve Diana heykel
grubunu diktirmesinin bir münakagaya ve giderek bir isyana sebep
oldugu billnmektedir.
Türk mimarîsi, bu dönemde yerel özelliklerinden merkezîlegmeye dogru gitmektedir. Meselâ Büyük Farih'in döneminde yapilmig bugunkü Yunanistan'da, Mora'da, Atina veya Yanya'daki bir
camiye baktiginizzaman henüz geç paleolog dedigimizson devir Bizans'm etkileri görülür. Hatta bagkentte bile böyle eserler vardir;
ama on alttact yüzydda âdera bir merkezî bakanlikta, sanki Baymdirlik Bakanligi'nda standârt tersimle çikan projeler gibi, Bosna'dan
Halep'e, hatta Misir'a kadar belirgin üslûba sahip medreselerin, camilerin, çegmelerin ortaya çiktigi görülür. lyte bu merkezîlegmede
bir dâhinin çok büyük rolü vardir; Mimar Koca Sinan Aga.
20
OSMANLPYIYENIDEN KESFETMEK
Süleymaniye Camii. Thomas Allom.
Mimar Koca Sinan kimdir?
Devgirmeoldugu bihniyor.Ordunun istihkâm smthna ve Hasçocuklar,
sa Mimarlan Ocagt dedigimizmimarî bölümüne devgirilen
gelebilir.
öbür devgirmelerinaksine daha ileri yagta
Çunkübunlar
adamlar
Bazdannin
olmahdir.
er.
behrgin bir sanau bilen, ögrenen
abartdlyOr.
olarak
saghkh
etmemiz
tespit
çok
Oysa
nik mengei
bunu
inimamümkün degildir.Mimar Sinan, Osmanh imparatorlogu'nun
ndir ve bir Osmanh'dir. Bu kuru kuruya söylenmig bir söz degildir;
çünkü onun bürün yerelliklerin, bütün etnik özelliklerin üzerine çiknäint gõreceksiniz. MimarlarOcaši'na abnan, yant Hassa Mimarlan
Ocagi'na ahnan bir mimar tabii ki bir askerdir, bir zabittir.
imparatorlugundört bir tarafmi
yerde
köprüler onanlir.
gezer. Niçin? Çünküuzun seHer yerde su kaynaklan onan-
ferlerde her
br. Ordunun konaklayacag1depolar, hangarlar onanhr
ve tabli cayerel
sanatlara,
yerel
bunlar yapihrken
sanacçdan'kulanögrenmek, yerel
Ve
OnâTÄlf
bunlan
mak gerekir. O yüzden bunlar çok çabuk beynelmilellegen,bugünkü
miler
yapdLT
Veya
malzemeye vâktf olmak,
ILBERORTAYLI
I
I
i
I
mimarî ögrencisinin
hip olan kigilerdir.
bile sahip olamayacagt bir imkân ve egitime sa-
Bugün bir mimarlik
re'yi,
Misir'i,Çin'ive
fakültesi ögrencisine,
Hindistan'L
anda tefsir ettirebilmek,
gösterebilmek,
ustalanyla,
Îtalya'yt,Îngilteoradaki eserleri
bir
mimarlarlyla yür yüze getirebilmek gansina sahip degiliz.O yüzden bu mimarlarin OsmanlL
Împaratorlugu gibi üç kLta a Ve
o zamanki medenlyetleri kapsayan
bölgede yetigmesinin
bilmemizgerekir.
bir
'onlar
için büyük bir gans ve imkân oldugunu
Çokkisa bir zamanda,
dört bir tarafta cografî çartlari, malzeçok önemli- uscalarin kendine
äzgü bilgilerini kapan bu kipiler standart bir mimarî geligtirebilmektedirler. O kadar ki, Yunanistan'in
bugün Trikala denen Tirhala'smdaki Osman Sah Camii, Halep'teki camiler ve Istanbul'daki Mimar Sinan eserlerini tantyabilmek
için egitimli mimar
meyi tantyan
-malzemeyi
tanimak
olmak gerekmiyor.
Bunlart gören, bir kaçma dikkatli bakan herhangi bir gehirli, mimarî bilgisi olmasa bile, ayru mimarin elinden
çtktigint anlar. Igteböyle özgün üslûp sahibi olmak,
ancak dâhilere hastir.
Türkiye sanatL, Osmanll sanati dedigimizböyle bir dönemden
geçmektedir. Unutmayahm, devletin yönetiminde insanlar
yeni bir
devre girmektedirler; 16. yüzydda dini baktmdan daha Ortodoks
dedišimiz, daha muhafazakâr bir yönetim benimsenmektedir. Eski
Ortadogu ve Islam edebiyatt kavranmaktadir. Hatta
Ebus-suud
Efendi, ki o zaman geyhülislâm ismi daha kullanilmiyordu,
konusunda son otoritelerden saydmaktadir. Bir yandan
da MoHaKaabrz
gibi daha mutaassip bir
yagam yorumu getirenler ortaliktadir. Halk
edebiyacinm ve divan edebiyati
dedigimizbölümün hangisine bakarsak bakahm, siirdeve edeblyatta bile bu mistisizm hâkimdir.
Ama bir derinlik de kaçmdmazdtr. Devletin sinirlart "Orbis Octomanorum"yani "Osmanhlarm Dünyast"diyecešimizkavramt hakh
22
'
OSMANU'YI YENIDEN KESFETMEK
kamaktadir. Batida bugünkü Macaristan'dan baglayansmirlar, dobugünkü HagudaGürciscan'i kapsamakta, Ukrayna ovalanndan
uzanmaktadtr.
Nibegistan'in kuzeyine yani Habeg eyaletine kadar
hayet 16. yüzythn akqi içinde Garp Ocaklan dedigimizKuzey Afrika'daki Cezayir, Tunus ve Libya, Yemen'e kadar uzanan Kuddeniz
havzasi ve Basra Körfeztbu büyük cografyays tamamlamaktadtr.
Bir tasavvur edelim: Kargmizda bütün dinleri
ve inandmaz
sayidaki dilleri kapsayan bir imparatorluk söz konusu. Bu imparatorlugu ge2ebilen, görebilen, ögrenebilen insanm eger zekiyse ve üstün
muhtegem olacagma hiç güphe yoktur. Buzekâhysa yaratiethšmin
gün bile bu imkâna sahip bir zümre yoktur. 16. yüzydm Osmanh lmparatorlugu, askerî bir imparatorluktur ve askerî hayatin zaruretleri
içinde
zümre çok geyi kegfederek,süratli olarak ögrenebil-
belirli bir
mekte ve yeni modeller
ortaya
koyabilmektedir.Bu büyük dinler,
imparatorlukla-
diller, trklar haritastnm 18 ve 19. yüzyihn sömürge
bir memleketttyla da pek alâkasi yoktur. Çünkabu imparatorluk,
ler bütünudür. Burada yaçayan insanlarm yatay olarak bir egitliligi
söz konusudur.Teotik olarak ve pratikte de en ücra kögedekiinsamerkezindeki karar organlanna oturamn yükselebilme ve devletin
bilmesi söz konusudur.
vardir. Aynt
ve örfî bir hukuk
zamanda Hirisciyanlar ve Musevîler için kendi cemaarlerinin hukukunun uygulanmasi söz konusudur. Hatta Rum Ortodoks cema-
Ser'îhukukun yanmda
saygLn
hukukuatt için "Turkokracia"dedišimizdönem, yani Geç Bizans
Imparatoriçtihatlannin
konusudur.
söz
devami
nun metinleri ve
imparatorluklan
gibi sivil hayatta bir
lukbüyaktür; ama Yeniçag'm
zenginligiimparatorlugun
israf henüz söz konusu degildir. Dogrusu
ni doguran kaynaklar ve bu kaynaklarm kullanlmlnda kamusal
heykellegmesi,soluklay
camilerdi, sebillerdi,
mast ön plandaki endigeydi, Güzel binalar;
çok açik bir keyflyetmedreselerdi, büyük kapali çargilardi. Surasi
zengLn.binasi
tir; 16. yüzyd lstanbulu'nun,zarif de otsa en guzel ve
otoritenin,
kamo yönetiminin,
1LBERORTAYLI
idatenin
23
Topkapi Sarayt degildir. 1500'lerde bir sancak
12.000 altin civanndaydi.
sinden ancak
Bursa'nm en
zengin
beyinin geliri
tüccannm
.tereke-
4.000 altm çikml§tl. Halil Inalcikhocamizsöylemekredir; henüz devietin idaresint, topragin idaresini elinde
tutan si.
ntflar en güvencede, en zengin kisimdir
ve bunlar bu dünyayi yaranyordu. Ayni gekilde zengin bir
imkanina
sahip olan ulem·2
maag
smift da; bu imkânt yeni eserler bina etmekte kullanml§ELI.
Osmanh toplumunda
mimarlik basit ve ingaat ustalgt degildi.
O zamanlar otorite vardi. Binalarm boyu, sokaklara bir gehnigininin
(balkon)tagtp
bunun ihlali halinde anî bir yrkim kaBundan dolayidLr ki, Sultanahmet
Meydant altmdaki sarniçlarm korunmast için yüksek binalar yapilmamast, 19. asir sonuna kadar uygulanan
bir kuraldt. Ancak 19.
asirda ve bilhassa 20. asirda
buralarda bu kurah iblâl eden binalar
tagmayacagi,
ran, mimarbaginm elindeydi.
ottaya çikmigur.
Fonksiyonlan ve örgütlenig biçimi itibarlyle Hassa Mimarlan
Ocagi, Yeniçeri Ocagi'nm bir parçastydt ve buraya giren insan belirli bir kültürün, emperyal Osmanh kültürunün kompartimani için-
de erir, kendine özgü bir kipilikkazantrdi. Eu kipiligin içinde büyük
dehalar orcaya çikmigtt.
Sinan Aga'nin eserierinin sayisi halen tartigthyor.
KaylpkrlD
kendi eserinin digmdanasd bir tasarim yapttšt tartigthyor. Elimize geçen planlar yok ama plan ve kroki için kagLt defterleri
var.
Bundan bagka,Sinan Aga'nin lego benzeri rakimlarla her gün
maker yaptl 1, bu maketleri geligtirdigi, etraft göretledigt bilinlyor. Hiç
ve
güphesi:
ki, demir yolu yoktu, tayyare de yoktu. Mimar Sinan
Aga'nm dört bir kugagayetigmesi, yant bu mimarî generalin, istihdam generalinin imparatorlušun dört bir tarafma kogusturmasi,buradaki eserlerin
ingasmi bizzat gözetmesi mümkün degildir.
Çok
ekol
sahibidir. Onun üslûbunu
ki, bir
ve teknigini kavrayan
ustalar, diger mimarlar ve kalfalar vardtr.
açikElr
24
OSMANLI'YIYENiDENKESFETMEK
Eugène Flandin.
§ehzadeCamii.
O yüzdendir ki, dört bir kögede,hatta bazenbizzacgidemedi-
gi yerlerde onun izini, perspekttfini tagiyan yapdar yükselmektedir.
Mimar Sinan imparatorluk cografyasina, imparatorlugun sanatina
kendi üslübunu
ve merkezi
bir Osmanh havastm veren dâhidir.
Bugün Süleyrnaniye semti, onun sevimli mütevazi türbesinin
buüslûp
orijinallišinin
lundušu semt bu yarattnm, bu
beraberliginin,
sayllir...
zirvesi
Süleymanlye, 1.5 kilometrekare alantyla bizimkimligimizdir,
kâgiduntzdtr.Bizimbu memleketteki tapumuzdur. Buradaki
lâubalîdavranl§lmiz, büyükgebrin hengâmesinebu muhiti birakmamiz düpedüz bir intihardir. Üstelikgelecek nesillere karp bizi utandiracak bir intihar oldugunu söylemek gerekir.
nüfus
.r
Sultanahmet'te Turing Kulübühün onardišt YegilEv dedigimiz konak, bugün otel olarak kullandmaktadir. íçine Milano mobilyalan monte edilmly; bazilariorijinal bazilari degiL Ama yok olmakta, ytkilmakta
atmosferini
olan bir Sultanahmet
canlandirabilen
ILBERORTAYLI
1¯f
ti
LT·-TŒ.
--
.-i-
-:"".IF1_'1"Tur.II
15
••
II
a•.a
si
a
_a.FIFI•91
i
._a
IFmal.a.I
Jf.Lisual
--
•di
_•.•Fada.•±•h•.am-II.m.
Lili
e
i
=
.•._•
I-.,
•i
-%•·
kurumlarin bagmda bu kulüp geliyor. Sogukçegme Sokagt, bizim
gençlišimizde dahl bir yiktna olarak gördugümür bu sokak, gimdi o
ortami anlatabilecek ve lstanbul'agelenlerin sükûnet içinde dinlenebilecekleri,
kalabilecekleri bir yer olarak ortaya çikmigur.
SogukçegmeSokagt ndaki evlerin birinde Istanbul'un.sayisiz
hazinelerindenbiri sayabilecegimiz bir 1stanbulkitapltäi, yani Çelik
Gülersoy'unpahsî kütüphanesi yer ahyor. Bu kütüphanenin özelligi;
1stanbulhakkindaki yerli yabanet seyahatnameler, Bizans ve Osmanh dönemi üzerindeki monografilerden=olugan zengin bir ketüphane olmasidir. Defter-i Hakani Hukuk Mügaviri,yani eski Tapu
Kadastro Genel Müdürlügü Hukuk Mugaviri olan Hasan Tahsin
Efendi'nin konagi da bu civardadir.
Hiç güphesiz ki Ayasofya ile Sošukçegme arasindaki en
eser klasik devirden kalma Cafer Aga Medresesi'dir. Türk
Kültürüne Hizmet Vakfi'na tahsis edilen bu medresede, bugun hat,
.
.
önemli
ebru
gibiOsmanlisanatlariyla
ilgilidersler
veriltnekte,.sergiler
açamaktadtr.
26
OSMANLPYIYENIDEN KE§TETMEK
.
IL
L
I
OSMANLI'DA DEVSÍRME
Osmanli
rumlarm
tarih
ve tetkiklerinde
bizi en çok meggul eden ku-
bagmdadevgirmelikgelir.
Devyirme,çok kisa bir tarifle, devletin kapikulu ocaklari olan
sipahilerle,
temin etmek içm ortaya
çakmigttr, çankü insan ve savagçl yüzü yenilenmek zorundadir. Hiristiyan çocuklardan devgirmeahnmigur. Niye Hiristiyan çocuklar.
yeniçerilerm
dan diyoruz?
yendenmesmi
ÇünküMusevî
toplumundan,
Osmanhhk'in Musevî
Bunun nedent
degildir,Yahudiler'ingehir
kompartimanindandevgirmeahndigt gärulmemigtir.
antisemitizm veya
toplumu olmasidir.
YahudilikaleyhtarhšL
Devgirme kurumunda temel kaidelerden birisi, gehir utaštnin
çünkü gehir uçagmin gözü açiktir, muhtelif
ocaša ahnmamasidir;
cereyanlara, akimlara mensup olabilir. Bu yüzden kültür bakimmdan artik kendine göre bir kigiligekavugmugtur,bir kimlik elde etmigtir. Dolayistyla bu ocagm gerektirdigi tekdüze, tek yönlü bir
kimligin gehirliye verilmesi mümkün olmayabilir.
Bunun digmdahepimizin bildigi gibi fakat yanhg olarak teküzere, Müslümanlarmda devgirmeyeahamadigi söylenir.
rarlandigL
ORTAYLI
ÍLBEÑ
.T¯.I
I¯F£r¯
,,i
27
-
IIII.I
LIIIIIII-i.
.L
i
IhmirlLI.I,i..
.
.
Bu bir genel kuraldir; ama istisnast yok degildir. Mesela, IslamAnsiklopedisi'nin
"devgirme"
maddesinde
bukonuda istedigimiz malû-
BaZL
Müslüman köylerden de çocuk devgirilir.
maci bulabiliriz.
Çünkübu köyleria ahalisi bunu istemiglerdi.
Devgirme iglemi, birkaç ydda bir yapilirdt
'kaç
bin çocukla sintrh
tutulurdu.
ve
Bazensayi 5-6
genelde sayi birbine kadar ulagir;
ama fazlast olmazdi
ve bu olay h.er yd da yapumazdi çünkü kapikulu ocaklarindaki asker sayistni göz önüne aldigimiz zaman ihtlyaç
belirliydi. Binaenaleyh bir tarihte bilhass.a taribi teckiklerden
ve
tarihçilerinin
inmekten
Osmanh kaynaklarina
âciz bazi Balkan
ve
onlan takip eden Hirtstiyan yazarlann ileri surdügü gibi, ye tigen butün yeni gençlik Osmanh savag gücünün içine ahnmig, Türkleçcirilmis ve bäylelikle Balkanlar'da âdeta milleti sürükleyecek, ayaklanma yaratacak; belki bagimstzhgi elde edebilecek saghkli genç bir nufusun yegermesine müsaade edilmemigtir gibi bir hayalperest ifadenin gerçekle baglantisi yoktur. Nicekim ilmi tarihçillkle
hareket
eden bizzat Balkanh yazarlar, meselâ Yunanh VasilikiPapoulia da
bunun bäyle olmadigini çahymalarinda ortaya koymuytur.
Ihriyacagöre
sadece Balkanlar'dan
dešil, bazen, Orta Anado-
lu'dan çocuklar devgirilmigtir. Mimar Koca Sinan'in bu çevreden
hassa mimarlar ocagt için devgirildigtbilinmekredir.Hatta Kafkasya'dan da
devgirmeahndiëL olmuytur. Eu devgirme, devyirmeemini
kryafer"(fizyonomi)
dedigimizdala vukuve kâtibleri denen
fu olan, çocuklarm ne oldugunu anlayan ve hakikaten de bu -konuda ehil olan ve dürüstlügüyle taninan kimselerden olugur.
"ilm-i
Devgirmeemini ve devgirmekâtibleri belirli bälgelere çikarlar ve bilhassa käylerdeki çocuklari devgirirler. Devgirme iglemi dedigimir gibi her yd yapumaz. Bu ikt ydda olut, üç yllda bir olur, bazen uzadtgi da olmuytur. Onun için böyle her yd binierce çocugun
devgirilmesigibi bir olay dogru degildir. Gene aynt gekilde devgirme emini tek çocuklu allelerin, tek oglan çocugu olan allelerin çocugunu devgiremez. Esasen devgirme tçin, köy cemaatinin bir yer28
OSMANLPYlYENIDEN KESFETMEK
de rizastrun alinmaSL gerekir. Bu quadan ileri gelir zannedlyorum
bir nevi çatigmayi önleyen amnî (kapah)bir anlagma ve topiumsal
akit sör konusudur.
Kural olarak köylere gidiur. lik olarak köy çocugu tereih edilir; çunkü kendi dini bakimtadan da kendt dili baktmmdan da deigmeye en açik köy çocugudur. Burada kural vardir. Ivo Andriç'in
romant Drina Köprasühde yazdigt gibi,
o pek güzel, pek etkileyici
öyle 3-5 yaginda çocuk sepete konup götürülmez. Yani Osmanh
devgirmesi sepette taginabilecek bir çocuk degildir; çünkü sepette
tagmabilecek
çocuk hastaçocugun daha henüz tamamlayamadigi
hklan vardir. Devlet kizamik,kuspalazigibi çocukluk hastahklanyla ugragacak durumda degildir.Bunlari atlatan biri ve oradaki yazicmin tabiriyle gulamçe, -Farsça'dangelme bu kelimenin tam karphgi bati dillerinde garçon veya knabe veyahut da boy- yani tam anlamtyla artik bir okul çocugu yagini almly biri devgirilebilir. Demek
ki dokuz yagLn üStüdur, gene aynt gekilde on därt-on beg yagm uzerinde de devgirilmesipek âdet degildir, çünkü böylelerinede literatürde
diye tabir edilir. Bu gibi zevatin artik yetistirilme yagi geçmigtir; yant agaç yagken egilir kurahna uymadigi çok açikttr.
"sakalh"
Ancak bazi klasik ve çok ihtisas isteyen smiflar için, mesela,
ordudaki istihdam birligive baymdirllkbirligi diyebilecešimiz has-
lagimcilar için bazi iglerden anlayan çirak,
kalfa gibi gençlerden söz edilir ki, galiba, Mimar Sinan bu gibi lylerden anlayan biridir. Hiç güphesiz ki burada emisici rol oynamaz.
Osmanh Devleti çocuk Sevgirirken
hangi etnisitiden oldušuna hiç
bakmaz. Nitekim pekâlâ Orta Anadolu'da Karamanh dedigimiz
Türk ama dini Hiristlyan olan sintfran devgirme toplandigt
sa mimarlar
ocagi için,
görülmektedir.
I
Baziköyler o derecede fakir ve kendilerinde o derecede istikbal görmüyorlardt ki, Kafkasya'nin veya Arnavutluk'un, 14kodrahin
beslenebilmesi,istikbalde is
dag köylerinde oldugu gibi, çocuklaTLn
L
1LBER ORTAYU
29
.
bulabilmelerizordu.
Çünküekecek
tarla, sapan ve besleyecekbayevlenebilmeleri
mümkün görülmeÇolukçocuga kangip
mekteydi. Böyleyerlerde aileler devgirmeeminini beklerlerdiâdeta.
van yoktu.
Genellikle çocuklar kimliklerini unutacak yagta degillerdir.
Yani ileri yagta da hangi köyden geldigini, anasini, babasini, akra-
haarlar. Örneklerivardir. Sokoloviç Mehmer Papa gibi...
Sokullu bütün ailesini sonradan aynt gekilde devlet hizmetine almigttr. Hatta bir tanesini beylerbeyi,äbürünü Strp patriki yapmt§tir. Meselahog bir hikâyedir: AyazPapabir kt; kendisine eski partal ayakkabilar.veren
bir fakir kadma, ki Güney Arnavutlukludur
kendisi, bir gükran ifadesi olarak, zamanla sakladigt o pabuçlarm
içini altinla doldurup göndermigtir. Herkes kendi yerini bilir. Fakat unutulan gey güphesiz ki çocuklarin konugtuklaridil ve dinleridir. Bu çocuklar toplandiktan sonra yürütülürlerdi. Bu dogrudur,
çünka artik yürüyecekyagtadirlar ve saglikhdtrlar. Belirli merkezlere.getirilir, sünnet edilirler ve ondan sonra ayrdirlar. Çokzeki ve.
güzel olanlart Enderun mekteplerine ahnirlar ki burada bunlar saray hizmerlileri olacaklardir ve belirli bir kademeden sonra Birun'a çikmak dedigimiz, yani sancak beyi payesiyle veya ona egit
baSLRI
payelerle devlet hizmetine.gireceklerdir.
Dünyada hemen hemen hiçbir devletin protokolü, yüksek
zümreye bakaginiz zaman Osmanh Devleti kadar göz alici degildir;
çünkü Osmanh devlet protokolü.hepsi fizikîbakimdan mükemmel,
fevkalâde zeki ve tüm trklarin en seçkinlerinden meydana gelmig
devlet adamlarindan olugur. Bunu seyyahlarin tasvirinde de göruyorsunuz. O kalabaligtn içinde hastalikh olant yoktur, çankü burdar
zaten seçilerek o makama gelmig, geririlmig insanlardtr.
Her devgirmeöyle bazdannin sandigt gibi gidilip zorla ahnmaz. Hatta ban fakir köylei· çocuklarinm -bu yolla kurtulacagma,
yukselecegine inanarak gänüllü olarlar. Tabli kaderde bir asker
olarak, bir yeniçeri olarak muharebede ölmek de vardtr. Onu da
30
.
OSMANU'YI YENIDENKESFETMEK
herkes bilir. Zaten dünyada hangi olay yüzde yüz egitlikle cereyan
edlyor ki? O alinan çocuklarm kimisi bir yeniçeri neferi olarak kalacaktir, kimisi de Sokullu Mehmet Paga.ve Mahmut Papa gibi koca bir imparatorlugun kaderini elinde tutan bagvezirlerolacaktir.
Tipkt bugün nasd Harbiye'dektbir SLulfa giren ÇOcuklardan
biri gebagkant oluyor;
bir kismi da albay bile olamadan
nelkurmay
-hatta
mazide cumhurbagkant
emekli
olop
oldular-
gidlyor, bunun aksi
mümkün
degildir. Her Mülktye'ye giren adam büyükelçi veya vall
ya da müstepar olmuyor, bazistda özel idarede küçük bir memur
olarak da kalabillyor.
.
Bunun gibi Enderun dedigimizmektep, SmLf bulunan bir mektep degildir;zaten burada insanlar hizmeE iÇiešitim görürler, kogugtan koguça terfi ederler. Padigah sarayirida kendileri begenildikçe
padigaha daha yakm hizmetlere verilirler. Burada çok ilginç bir gekilde sözlü ve yüz yüze bir egitim görarler. Spor.da vardtr, resim de
vardir,
hüsn-ü hat da vardir, edebiyat da vardtr.
.
.
toplar. Her
Kabillyetinegöre insan bunlardan toplayabildigini
devgirmeâlim olacak demek degildir. Dogru dürüst egitim görmemigse, -neferlikle ige bagladiysa;meselâ sonrådan Kemanke; Kara
Mustafa Paga gibi
sadrazam
da
olsa okuma
yazmasi olmaz, bu müm-
kündür. Ama içlerinde bizzatMahmut Paga, Cagalazade, Sokullu
Mehrnet Papagibi bilgili insanlar vardtr. Lütfi Papagibi eser yazanlar bilinir. Bu çok açaktar. KöprülüMehmet Paga'ntn kendisi bilgili
degildi;ama artik devgirmeolmayan, onun sulbünden gelen çocuklan devrin tanmmig müderrisleriydi.
Devgirmebir hayat tarzidir. Bu çocuklar Türkçe ögrenir. Enderun'a almmayanlar bile-Türk'e verilmek uzere-1stanbul
civarindaki köylerdekiköylülerin yanma gönderilir.
Balkan dillerinin getirdigi kültürle konugan çocuklarin bir
müddet sonra Osmanit'mn lisaamt benimsedikleri anlagdabdir.
Yeniçeri adaymin burada ögrendigi Türkçe ve din bilgisi de çok
[LBERORTAYLI
31
önemlidir.
I
Rafine bir medrese dindarhgi verilmlyor
Bir köylünün dindarhgi verilyor,
bu çocuklara.
en esas unsurdur bu.
Bir dil ve medeniyet en saglam bir gekilde alt tabakada ögrenilir. Nicekim günün birinde gençlerimiz meselâ 15, 16, 18 yaglarmda Fransizca ögrenmek istlyorlarsa, bence Fransa tagrasma gitsinier
veyahut bir köylü allenin yanmda kalsinlar ve o gekilde o medeniyete adim atsinlar. Üniversitededil ögrenmeyi herkes birdenbire
kavrayamaz.Bu devyirmelerinzamanla, meselâ, eski günlerinden
kalma dualan terennüm ettikleri, bir parkiyi'söyledikleri bellrrillyor.
Her devyirne köylu mü? Haytr. Bazen çok änemli ailelerin çoda ikna yoluyla almabilir. Bu Osmanh ananesine uygundur.
cuklan
Devletimizin ve milletimizin tarihinin serencammin ilk safhasmda
bize Bizans'm asilleri de kanlmiglardtr. Mihailoglu, Evrenosoglu gibi ve bizzat imparatorluk hanedanmdan, paleologlardan Murat Pahanedaga gibileri kat migttr. Veya SemsiPapa gibi Isfandlyarošlu
nmdan gelenler vardtr.
Aynen Mahmut Papave Sokullu Mehmet Papaörnešinde oldugu gibi, muharebeden sonra ulema ve bilhassadevgirmeeminleri,
(onlarçok
yetenekli
kipilerdir)aileleri ikna ederler: "Çocugunu-
Müslüman olsun, bu sizin için de lyldir, bizim için de lyidir." derler. Nitekim Sokullu Mehmet Papa, çok ünlu, bilgili bir
ruhban ailesinin çocuiu olarak aramiza girmigtir. Ama gunu söylemek gerektr ki, çok iyi bir Müslüman olmugtur. Zaten bu sistemin
zu verin.
en önemli
taraft
da budur.
Bu asimilasyon, bu egitim amalgami ve kabullenilmesininnaçok önemlidir.
Enderun bagh bagma bir müessesedir ve
sd oldugu
bilmek gerekmektedir. Burada insanlar birbirlerlyle
diyekonuqurlar,lâubalîlikyoktur. Koguyzabirlerlyle, koogun baglarlylason derece saygik olmak.zorundadirlar. Yeme içme,
yikanma, kalkma, yatma saatleri konusunda büyük bir disiplin içindedirler. Igtebuna bazi insanlar; Osmanh Saray Medeniyecidlyorlar
onun
tarihini
çok iyi
"siz"
3Z
OSMANLI'YlYENIDENKE$FETMEK
ki, bu došrudur.Buradauydurulan bazigeyler üzerinde de durmakgerekir; Enderun oglani gibi uydurma laflarin geçerllliši yoktur.
HiristlyanlarLn
kurdugu CizvictariBurada, tipkt Rönesans'ta
kati.gibiama ondan daha evvel geligen ve aklin yolu bir oldugu için
benzerliklergösteren bir durum söz konusudur.Son derece sert, yuzde yüz kipiselkurallar cereyan eder. MeselâCizvitlerde birbirlerine
diyehitap ederler. Tarikatm içinde gençlerin lâubalî olmasi pek
mümkün degildir.Devamh bir kontrol söz konusudur.Yani insanlar
gündüz de, gece de kontrol altmdadir. Enderun da böyledir. Enderun'daki disiplindolayistylaçok kisa zamanda bir Osmanh saray protokolü meydana gelmigtir. Daha da ilginci Enderun'un digibir izdugümü vardir. O da bizatihi Harem'in kendisidir.
"siz"
Harem'deki bütün ktzlar padigah için
toplanmig
dešildir. Ora-
özelda
liklere sahip bazikazlarinoldugu dogrudur.Ama neticede birtaktm
kizlar orada hizmet.ltolarak kahr ve asil önemlisi buradaki Türkçe
ve Islâm'i ögrenen ve Osmanh saray medeniyetinin benimsetildigt
buktzlann bir kismmin Birun'a çikan Enderunhalkiyla baggöz edildigidir. Dolayistylabir kan aristokrasisi, bir hukuki hükümranhk
padigaha takdim edilecek, padigahin
begenecegi öncelikli
statüsü tespit edilmedigi halde, Osmanh cemiyeti de insanlann
nel kurab diginda kalmamaktadir. Orada da insanlann tecvizi
ge-
(ev-
Bu seçkin situf
eli ayagt tuttugu, akh igledigi surece hükümdarm yantada devletin
yönetimini götürmektedir. Bunu beceremedigitakdirde derhal o stniftin digina itilir. Zaren hukukî hiçbir imtiyazi yoktur,
lendirilmesi)yoluyla
bir seçkin sintf yarattlmaktadir.
Devgirmelik 17. asirda azalmistir. Evliya Çelebi'ninde verdigi bilgilere göre IV. Murat zamarunda 8.000 kisi kadar, 18. asirda,
IIL Ahmet zamarunda 1.000 kivi civart devgirilmigtir.Ancak asrin
ortalarinda artik Anadolu Türkleri de bu kategoriye girmektedir.
Meselâ,NevgebirliDamat ibrahimPapa Türk devgirmelerdertbiri-
dir. Tabli Zülüflü Balcacuar arasinda Türk devgirmeler her
zaman
II
i
bulunmaktadir. Baltact Mehmet Papa gibi, onlar sarayin digkogu§unu meydana getirirler veya Kafkas kökenl Miislüman devgirmeler, AnadolulagmigIspartalt.Halil Hamit Papa gibi... 18. aSLrdan
sonra pratikte de bu müessese ortadan kalkmaktadtr.
Akt astrbk imparatorluk hayatimizda, Çandarblar
sülalesinden sonra, 15. asir ortalanndan 18. asra geldik. Yani iki
asn birazgeçen bir süre bir devgirme geleneginden bahsedilir. Uzun hayatinda
imparatorluk;
tarihinin
daha sikintdL
bagka yöntemler
bularak geçoigtir ki, bunlann üzerinde de aynca durmak gerekir.
.köprülerini
II
I
i
I
34
OSMANU'YIYENIDENKESFETMEK
I
OSMANU'DA AÌLE KURUMU
I)
L
I
.
Osmanh ailesi nasd bir kavramdir?
diyede ele alabilirdik
bir nedeni var: Bu bir imparatorluktur ve
ki "Osmanh toplumunda
Süph.esiz
ama
bunu yapmamamian
alle"
sonuncusudur ve guragerçek anlamda geleneksel imparatorluklann
güneyine bu
si da çok açikttr ki, dogusundanbatisina, kuzeyinden
imparatorlugu olugturan muhtelif dialere bagli ve muhtelif dilleri
.
konugan unsurlann baziortak yönleri vardtr. O ortak yönler arasmda en bagta gelen ailedir.
ki, bu imparatorlukta bir
Suphesiz
tarafta Arabistan urbani,
bir tarafta Balkanlar'm, Adriyatik'in kiytsmdakt gehirler, en bagta lstanbulgibi bir dünya bagkenti yer ahr. Bu kadar
farkh yerlegim noktalannda insanlaan çok farkh yapdanmalara maçegitlilikler gösterecegi açaktir. Ama
ruz kalaca L, farkh toplumsal
her geye ragmen alle bu toplumda bir yeknesakhk arz eder. O kadar
yani agiretler,
ki, insanlann aile hakkludaki mefhumlan, alle içi iligkileri, allenin
ILBERORTAYLI
35
I
I
bireyin hayatmda oynadigt rol açtsindan ister Tuna boyundakiköylere veya ehiriere, ister Firat havzasmagidin; ister Kafkasyakiydannda olun, istersentz Necef çölünde pek farkhhk
görmezsiniz. Daha
dogrosuban kurallart ve kaideleri, ananeleri bildišiniz rakdirde her
yerde.hareketiniz için bir referans, bir demir alma noktast meydana
gelmig saythr.
Osmanli ailesi dedigimizzaman, buradahiç çaphesiz ki Müslüman ve o Müslumanhginiçinde Sünaî -ve. diger fikth mezheplerine
bagh kollardakiinsanlar kadar,Hiristiyanlan'veMusevîleride kastediyoruz.Çünküburada alle, toplumun temelidir ve aileyi iki açidan
ele alahm: Birisidevlet, biris¯toplumun kendi nezdinde.
Nedir?Devletin nezdinde, aile esas biriodir, üretim birimidir,dolayistyla vergilendirilecekbirimdir. 19. astrda ahz-i asker yani, asker toplamak için
temel birimdir.Devletin.tebaa ifá temasa geçecegi idarî ünitedir.
Müslüman tebaanin evliligi,· ger'iyye Siciline, mahkeme siciline kaydedilecekdeniyor.Ancak bunu herkesin yapmadl L, yapamadigi açikur..Asd olan insanlann kendi dialerine göre küçük bir törente, bu da part degil; ama ananedir, birlegtiklerini
cemaate ilan etmeleridit. Bundan sonra,
çift
kan-koca olarak caninir ve dogacak
o
çocuklan ve varsa evdeki daha öneeki nesildere ihtlyarlarla
birlikte
bir aileyi meydana getirirler.
Bunun kandi içinde bazi kurallan vardli Osmanh allesi patriarkal, yani ataerkildir. Devlet de babayt
ve ogullan vergi mükellefi
olarak kaydeder. Osmanh ailesinin bu özelligi,
Müslümanlar kadar
öbür dinler için de geçerlidit.
Osmanh
ailesi
dinî
bir
kurulur. Bu bir kayittir. Bu nenikâht
çok part midir? Evet, anane olarak
dir? Imam
garttir. Hiristiyanlarda bu,.mutlaka kilisenin defterine kayitla mümkündür.
iglemle
Yani
dini blr nikâh vapdirve onlar böylecealle olur. Bu ailede ölüm halinde, miras taksimi de gene dini kurallara gõre yapdir. Ancak burada kargmaa çok ilginç istisnalar çikmaktadir.
Ser'iyyesicillerine,
36
OSMANLPYI YENIDENKESFETMEK
bakaginiz zaman bazi ahvalde ahkam-i feraiz
takdedigimizlslamhukuku miras kurallarma göre yapuan miras
simlerine gayrtmüslimlerin de müracaat ettigini gõcüyoruz. Mesela,
mahkeme
sicillerine
Ermeni allelerinde
vefat
edenlerin
mirast; çocuklart, kizi, oglu, egi
buna göre taksim edilir. Niçin? Anlagdan kurallar ve yagayakindir. Yani kiz çocuga çeyiz verilmekt.edir,
yty biçimi birbinne
araSLnda
evlendirilmekredir.
Geriye kalan
tarlayl,
ogullann
taparu,
bahçeyi,
Yagambiçimindebir yerde egit suretle payla§malan
hayaEt
müesseselerde
paylagma,
hukukî
ayru
ki benzerlikter ve aynt
istenmektedir.
paylagmt ve standardizasyonu
getirmektedir.
kugkusuz aileyi olugturan en änemlt unsur kaTürk kadininin, imparatorluktaki
yagam biçimi
dindlf. OSmanil
vardtr.
üzerinde egri dogru birtakim teoriler
Bunlar kismen çagda;
klSmen
degerlendirilmesinden,
yanhg
kaynaklarm yanllghitndan,
de ezbere konugmaktan ileri gelebilir. Sunusöylernek lazim: Osmanh allesinde kadin ikincil durumda görülmektedir. Bu MüslüRum
man Türk için de bõyledir, Arap için de böyledir, Enneni,
içia de böyledir. Hiç kugkusuzki, uzak Arabistan'daki yagam biçimiyle Bosna'yi, Tuna kiydarini ve Orta Anadolu'yn bir kefeye
Bu toplumda
koymak dogru degildir.
Bir kere bu kafes arkasi
efsanesi
pek
toplumda kadin evin diginaçikmaktadir.
mektedir.
bu
dogru degildir. Çünkü
Karnusal alanda da görül-
g;itmekredir.
ama kadin çargiya, pazara
tabli sokaga çiktlmama hassasiyeti devam ermekte-
istisnalarvardir;
Bazi yerlerde
dir. Ama purast çok açdibr ki, bilhassa istanbul kadini ve imparatorlukraki küçuk yerlerdeki kadinlar çargtya, pazara da gider. Hattürbeleri
biter,
ta türbe zlyaretleri o dereceye varir ki, Müslüman
vazife addemayista Hz. Meryem'in göge yükseligini kutlamak bile
dillr. Surlardaki kiliselerde Kara Meryem gününde Hiristlyan ve
Muslümankadinlarm o gün beraber oldugunu görürsunüz. Bu toplumda bu gibi geylerin oldugunu Salomon Schweigger, Sultaniar
Kencine Yolculukadh 16. yüzyd seyahatnamesinde de yazmgar.
lLBER ORTAYU
37
:
I
Bu seyyahin dedlšine göre; Türk, iki kart bakacak durumda degildir. Aynldiklan zaman çocuk bilhassa kiz çocugu kadma verilir
ve
kadinlar çok gezerler. Bunlar Salomon Schweigger'in gözlemidir,
ama mutaassib bir Alman Protestan'a göre bu topium, kadinin hür
oldugu bir yapidadir.
Osmanh allesi için
tipi aile" deniyor. Yani büyük bir
aile... Biraz yanh; bir sosyolojik önyargidir.
Tanmla geçinen bir
_
toplumda
büyuk allenin geçerli olacagi dügünülür. Oysa
pek öyle
degildir. Hele 19. asra gelindigi zaman I anbul gibi gehirlerde küçük aile artik hâkimdir. Çekirdek
aile, yani ana, baba ve çocuklardan olugan aile tipi.
"cemaat
Vakia qu özelligt unutmayallm: Geçmig asirlarda da Osmanli'da
ekirdek
aile görülse de mahalle
en önemli rolü oynamaktadir. Osmanh ailesi için ana unsur,
ana platformdur. Bunun nedenleri vardir.
Bir kere mahalleye yerlegen herhangi bir hane halkL, diger kompula-
nu kefaletiyleoraya yerlegebilir. Dolayistyladigerkompularbu alleyi
kontrolde, uygunsuz hareketlerini ihtarda ve mahalleden armakta
hak sahibidirler. Bu iglem her zaman uygulantr. Yani mahallenin hu-
zuru ve uyumu çok önemlidir.
Elizabeth'in gönderdigi ilk
I
I
I
O kadar ki, 16. 2SLT SOnlannda
Kraliçe
IngiltereBüyükelçisi EdwardBarron Top-
hane'deki bir mahallede oturuyormuy ve biraz eglenceye dügkün bir
adam oldušu için
gayet gürültülü, içkili geceler tertipliyormug. Matoplanip,
arzuhal verip
halleli
onu bile oradan aturyorlar. O zaman
Vestfalya Antlagmast öncesinde diplomatik dokunulmazliklar,
muaflyetler yok; ama mahalleden atilan
da bir kraliçeninsefiri. Ayni gey
meselâ, ban yabanct tüccarlara da uygulanabiliyor.
Demek ki yagam tarzmda, kültürde bir yeknesakhk, bir
uyum
Birçoksemtte, ahyap evlerin içinde insanlar yüksek
sesle kavga etmlyorlar; çünkü mahallenin
bunu duymamasigerekir.
olmasi m(imkün.
Insanlarmahallede
Bu çok
38
önemli
öbürleriyle
bir özelliktir.
beraberolmak için bir arada yagarlar.
OSMANLPYI YENIDENKESFETMEK
ikinci ve daha önemlisi,
mahalle
alleyi
kapsayanbir bukukt
Meselâ, avanz vergisi; avartz-i divanlye dedišimiz
fevkalâdezamanlarda ahnan olašanüstü vergiler bir degilbirkaç haolugur. Bu
ne sneydana getirit. Yani avartz hanesi birkaç haneden
malî bir birimdir. Dolayisiylamahallede yagamak çok önemlidir.
kipiligesahiptir.
çegme, suyolu denen lagtm, yangina kargi
alindigt yok ya igte altnmasi lazimdir) birtaktm
Üçüncüsü;mahalle
tedbir
gibt
(pekde
asayigin bozuldugu
kendisi yerine getirir. Özellikle
zamanlarda mahalleli kendi mahallesini
kendi. korur. Bu çok
önemli bir özelliktir ve tabii kanun olmasa da gelenek olan gey ondan daha kuvvetlidir. Mahallede zengin fakir .bir - arada oturur.
Çünkümahalle, ekonomik duruma göre degil, dine göre, dini aidiiçinde elden geldigince
yete gäre olugan bir birimdir ve bu birimin
zengin fakiri gözecir.
mükelleflyetleri
dogar. Dogdugu an onu tebrike gelenler mahallelilerdir. Lohusaya yardim
edenler, kendihane halki yecersizse, mahallelilerdir. Çocukbuyür,
Bir çocuk, ailenin yeni ferdi, mahallenin
okula gider, mahallenin
mektebi olsun, ister
okuluna
gider.
lçinde
lster Muslüman
kilisenin veya sinagogun yanmdaki
"beyt
mahalle
mid-
rag" olsun, oraya gitmeyeni cemaat her geyden evvel ikaz eder. Baganh ögrenclyi cemaat tebrik eder.
Bir mahalledeki evlillk olayi cemaatin igidir. Hiç kimsenin
cenazesi ortada kalmaz. Hastaltkta kimse kendi bagina kalmaz.
Herkesin elden geldigince yardim, destek görecegi bir yer vardtr.
Dolayisiylamahalle insanlarin yagaytgina da burnunu sokar. "Mahalleli ne der?" anlayigt çok ciddi bir toplumsal snüessesedir ve varbgtyla geçerlidir. O kadar ki, IL Abdülhamid devrinde ablâk zabitakttasi tegkil edilene kadar mahallenin içinde oturan uygunsuz
oluyogahit
mahallelinin baskin yapmastna
ma, böyle yagayanlara
·
ruz. Bunlar o devirden kalma, hatta zamanimiza kadar uzanan geylerdir. Bugün gerek apartman hayatt, gerek yagayt; biçimimiz ve
lLBERORTAYU
39
-
I
I
I
ekonomik
durumumuz itibariyle biz, mahalle denen müesseseyl
yt
kiyoruz,ortadan kaldinyoruz.Hatta ayru apartmanda oturanlar bile bu birlikte yagama denen usulü bilemiyorlar, göcüremiyorlar.
Osmanli ailesinin çok önemli bir evrimi de vardir. Aslmda
I
I
alle ve evrim çok ters kavramlardir, çankü alle tarihin
bilgisintn
ve tespitinin ötesinde bir müessesedir. Insanhštn
erkin,
en
en muhafazakâr müessesesidir, fakat bunun kendi içinde geçirdigi bir
evtim vardir. Osmanh allesi, sulale
ve mahalleyle birlikte yagar. Ekonomik aktiviteler, etkinlikler
o gekilde yarine getirilir ve bir destek söz konusudur.
19. yüzydda büyük gebir ve giderek göç olgusunun ortaya çik-
masiyla
bu sistem bozulmayabaglamigtar,ama gunu ifade etmek
geki, bütün Orta Dogu toplumlan gibi Türkiye'de halen, Avrupa'ya nispecen bu konuda
en muhafazakâr toplumlardan
biridir.
Toplumsal müesseselerin, toplumdaki iktisadî kurumlann geligememesi durumunda alle temel rolü oynar. Nitekim bugünün Türkiyesi'nde birçok ailede
uç kugagmbir arada yaçamamast, gu ekonomik
krizde aslinda ne kadar olumsuz bir unsurdur.
rekir
Yani üç kugagtnbir arada yagamaSLyla,
krizlerin var oldugu bir
küçükler lyi bakilacak, terblye edilecektir ve bu hayat pahahhginda ortak tencere kaynayacaktLT.
Bunu maaleSef belirginbir
hayat ve dünya görügüyle ve belirgin bir kutoplagmaylaalle bireyleri arasinda yok edip ortadan kaldinyoruz.Oysa
orta sintf Türk ailesi ekonomik baktmdan küçük çekirdek alleyi kurup götürebilecek
durumda degil.Bunu da hepimiz biliyoruz.
toplumda
I
I
***
Alle bir yerde Osmanh toplumunda
orada yetigir.
I
I
I
asil mekteptir.
Çocuk
Bunu üçüncü kugak yerine getirir ve aile Osmanh
toplumunda
her ge-yden evvel bir müessesedir. Tahrir defterleri dedigimiz vergi arazi kayitlarina baktigimizzaman; ailenin erkek bireylerinin verginin esas
unsuru oldugu ve bunlara tahsis edilen
I
I
I
I
I
40
OSMANLPYIYENIDENKESFETMEK
dedigimizbir çift öküzle sürülebilecek, onunla ekim yapi
labilecek arazinin tahsis edildigt görülmektedir. Alle sülaleyle birlikte, yani yakin akraba grubuyla birlikte esasen, gehtrde de bir üretim birimidir.
Çaryusralart yanina çirak olarak yakin akrabasmi,
bildigi hemperisini abr. O yüzden de zanaatlar, bir bakima, eski
toplumlarda
rastgele kimselerin toplandišt yer degildir.Yakmlarin
çiftyeri
çirak ve kalfa yapilmast dolayistyla zanaat dallan etnik kökene gäre gekillenir. Mesela, Ermeniler kuyumcu, Rumlar marangoz, Süryaniler tagçtdir ve gümügçüdür.
Türkler çok ilginç btr gey, iglerini iyt bilirler, camet ve vitraySüleymantye defterleri kayttlarindan bu çikar ve nibayet
alle bestenme rejimleri ve mutfak kültürü itibariyle bu toplumdaki
cidLrlar.
esas unsurdur. Ailede bir kere insanlar yemek yemeyt ögrenirler ve
çok uzun yillar Türk mutfagt ve Osmanli imparatorlušu'nundiger
mutfagL
unsurlarinin
Bu
piyasaya, yani lokantaya çikmamqur...
bugan de böyledir. Acaba Türklye'de 70 bin kadar yagayan Ermeru'ye ragmen, Erment mutfagini dogrudurust cadacagimiz ticart bir
yer yani lokanta, restoran var midir? Bu halen evin içinde uretilen
mutfaktir. Belki de Batt Avrupa toplumlarindan
en buyük farkimiz
budur.
Nihayet alle mahalli kültürun, folklorun yagadigt bir yerdir.
Osmanli topiumunda hangi dinden olursa olsun her cemaat umaCLlarla,
perderle,
masallarla
büyur ve bunlar gaplacak kadar da bir-
birine benzer. Fakat buna yüruten yer ne matbuattir, ne okuldur.
Bunlar dogrudan dogruya allenin içinde o birimin ortasmda buyü.kten küçüge, babaanneden torunlara intikalle devam eder. Nihayet bir geyi daha unutmayalim;
kriz zamarundaki en bag sigmti
yeri ailedir.
Imparatorlugunbu muhafazakâr
kadar da devam etmektedir.
itiraf edelim
ve koruyucukurumu bugüne
Ipsizliksevimli bir olgu degildir; arna
ki ipsizlik, eger zengin batt Avrupa
lLBERORTAYLI
toplumlarLndaki
41
I.
kadar feci ve korkunç bir görünüme gelmemisse, bunda aile müessesesinin, allenin
koruyucurolunün büyük payi
vardir.
Osmanli ailesi Tanzimat'ta degigmeyebagladt. Çekirdekaile-
den bahsermiyorum sadece.
KadLmn
yava§ yavag hayata girmesi, ilk
tahsil görüp muallime almast, zamanla hayatin diger dallanna
da girmesiyle birlikte ailedeki ekonomik roller degigmeye bagladi.
õnce
Bundan sonra hayatin kazanum ve yarucülmesi bu gekilde devam ettigi içindir ki, ailede çekirdek konuma geçmeyen kugaklararastada
aeldi
bölünme ve ayrilma bu devirde meydana
ve alle kanun konusu
olmaya bagladt.MeselâMen-i IsrafatKanunu gibi, dügünlerde
masraf yaptlmamasi, evlenmenin kolaylagmastiçin baghkladrahomarun
azaltilmasi, yasaklanmast gibi kurallar orraya çika ve bunlar devam
etti. Nihayet nüfus idaresi kuruldu. Ailedekilerin nafos kaydt yapLldi. Alle toplumun hukuken de birincil esas unsuru olarak benimsendi. Harp içinde kaldirdan Hukuk-i Aile Kararnamesi'ne ragmen
1926'da kabul edilen Medenî Kanun ile romanizasyon,
yani Türk
hukukunun Romaldagma,Roma hukukunu, esaslanru benirnseme
ve garb hukukunu uyarlama çabalan son noktaya ulagmigttr. Böylelikle bundan sonra birey ve alle bu kanunun esas remel unsurudur.
Boganma bu ailenin en
ve Osmanli
önemli
örelligidir.
Islamhukukuna
uygulamastna
göre, kadin boganmaiçin mücbir sebeplere sahip olmahdir. Bunlar bugünkü medenî kanunda da- aynen
sayllmigtir.
Meselâ sarhogluk ve sarhoglukta Israr etme. Eg içmeyeceëine
dair söz vermigttr, "Eger içersem bogamriz","Bog ol" diye. Tektar
içerse zevce bu nedenle boganma hakkma sahip olur. Gaybubet;
ya
da nerede oldugu meçhul (gâib)koca için boganmahükmüne vanbr. Tabii ki kabul edilemeyecek sapkinhk halleri bunun nedenleridir. Bundan bagkabazi ahvalde kadm giddecli geçimsizlikle müracaat ettiginde, erkek bunu kabul ederse zaten boganmigolmaktadir.
Yani hiç boganmiyor degil insanlar, fakat kadinin da hakki vardir.
41
OSMANLYYlYEN1DENKESFETMEK
I
Herkesin bildigi gibi
hakki" dedigimizyani padigah ve gehbu hakki vardtr. Onlar kocalarmdanboganmayi talep edebilirler. Tum geleneksel topiumlarda oldugu gibi her
halukârda boganmahogkarylanmaz.Kanun ve hukuk kendisine bu
kolayhgibahgediyordiye bir erkegin ikide bir bog oldugunu da bildigini zannetmeyelim. Bugünkünden çok daha zordur bu. Çünkü
adama
erkekleri dikkatli davranmadiye sorarlar. O
ya zorlar. Hatta bazidurumlarda çok geçimsiz eplerle bile hayat surdürmek zorundadirlar.
"ismet
zade ktzisultanlarm
"niye"
"niye"
Çocuk,anne babanin
vesayeti altmdadir. Eger onlar yoksa
kendisine vasi tayin edilir. Bazenmakkeme bu görevi yüklenir. Sunu da söyleyelim ki, sokaga atdan çocuklar o devirdede vardir. Bu
çocuklar
belirli bir maagla bir kadma verillrdi. Onlar da bu kimse-
sizlere bakar, büyütürlerdi. Bõylece, bu hallerde de bir koruma ünitesi ortaya çikrugar.
Hiç kugkusuzki 19. yuzyilda bilhassa gayrimüslim cemaatler,
yetimhaneleri ve kurduklan vakiflar sayesinde epeyce buyüdüler.
Çocukve alle güphesiz bazi vakiflann konusudur. Müslümanlar ve
Hiristiyanlar be konuda gerekli vaktflan cömertçe kurmaktan çekinmezler, ama unutmayahm ki bu mütevazi yagayan bir topluodur.
Her gey tevazu sirurlan içindeydi. Zannediyorum bugünkü Türkiye'de sokaklardaki binlerce sahipsiz çocuk halen bir utanç durumudur ve bizbu görevi yerine getiremeyen bir toplum olarak hayatimi
za devam edlyoruz.
I'
Ailenin egitimi ve ailenin geligtirilmesi, bilhassa kadmin ve
çocuklann
ešitimi meselesi, 19. asirda artik bir içtimaî kural, bir
kiz
doktrin, bir misyon haline getirilmektedir.
O kadar ki, insanlar alle olarak, batidahani gramer kitaplannda gördagümuz Mr. Brown, Mrs. Brown yahut Madame ve Monsieur Duvalle gibi aileleri benimsemektedirler.Yani iki çocuk, anne,
ILBERORTAYLI
43
I
i
i
baba
çok çok iheiyar büyük ebeveyn,
buyük babanin bulundugu,
kitap okunulan, igte nakig iglenilen lyi aydinlattimty, lyi
evler... Derskitaplannda aile diye bunlar okutoluyor. Însanistnan
iar, Aksaray'm, eski istanbul'unizbe, ahgap hanelerindeki kadiniann toplandigt, erkeklerin oturmaktan sikthp kendini mahalle kahvesine actigt, kendi alle düzenlerine karp bir dü;manhk beslemeye
bagltyorlar. Bu ideolojidir ki, büyük alle tipi, yani üç kugaginbir arada yagadgt alle tipini süracle çekirdege.dogru götürmektedir. Göturuyor da ne oluyor? Maalesefekonomik gelgmemiz böyle bir egilive
akgamlan
me fazla imkân venniyor.
Osmanh allesi dedigimiz,yani iki-üç kugagin bir arada yagadigi
akrababk, sulâle iliskilerine önem veren ve bulundugumahalle içinde var olan alle tipine çok dikkat edilmesi gerekmektedir. Bu özellik
bütün Osmanblar için geçerlidir. Onun için bir Osmanh allesinden
bahsedlyoruzve bu alle tipinin kendine has iletigim ve hitap biçimlert vardir. Bu sokaga da akseder. Türklye'de hangi dinden olursa oldi.yehitap eder;
diye hitap eder,
sun yagldara, insanlar
diye hitap eder. Ve Osmanh imparatorlugu'ndan
göç
eden insanlarin bu gibi adetlert Amerika'da bile cagidigi görülür. Su
birisidir ki, mesela, mahalle halkinin birbirleen änemli unsurlardan
riyle yakm iligki kurmamasidügünülemez. Eunun akst bir düzen, han"teyze"
"amca"
"kardegim"
gi dinden ve dilden olursa olsun, Osmanh Ìmparatorludu'ndan
çikan
insanlarm bilhassayurt digina gittiklerinde Avrupa ve Amerika'da gikayetçi olduklan bir konadur.
Biz aileyi muhafazakâr bir kurum olarak göruyoraz ve öyledir.
de pek kulak asmaz, kendi bildigiyle gider. Va-
Aile siyasî rejimlere
kla son asun ekonomik geligmeleri onda dramatik degigmeleri de
yararmamig denemez. Ama insanlar halen bazen geriye baktyorlarsa, gittigimiz yoida en dogruyumu yapiyoraz diye sormamiz gerekir.
Sosyal mühendishk ve alle bagdagmayaniki unsurdur. Bunun böyle
geligen olaylar da göstermektedir.
olduŠunu
44
OSMANLPYI YENIDEN KESFETMEK
I
I
I
.
I
i
I
I
I
BAB-I ALI
duymuyoDaha dogrusu
ismi çok duyanz.
bu
âh;
Bab-i
digina, Ïkitelltgisemtlert terk edip istanbul'un
bu
çünkü basm
macbuat Lçin kularuz;
Bab-1âli ismi de
beri
çekildišinden
bi yerlete
ndmaz oldu.
verilen
bir
Bab-i âli'yi Türk basmina
hayattmizda
olarak duçúAshnda biz
ifade eden bir kavram
basinimia
dolayt
Osmanh
isim, semtren
âli denince, bundan
Bab-1
asirda
19.
terkiptir.
nürüz; ama dünya
kelime bir
Osmanh'hukumerini anlardi ve bu
Devleti'ni,
Rusçadaki tabtriyle
amk
tercumesi
Sublimeporte, Hohepforte,
Bunun
kularubr. Yangmalardave
DvorOsmanh hukümeti için
hareket
Verhovniy
Bab-i âli böyle
raporlarda; Bab-i âli punu isclyor,
diplomatik
Devleti'nin, Osmanh hütereddütte gibi Osmanh
Bab-i âli
görürdük.
ile özdeglegtigini
kümetinin bu kelime
hükumeti
dogrudan dogruya
asirda Bab-i âll deylmi
Türk
Geçen
hâkimiyeti devrinde,
Türk
Iran'da
ki,
kadar
ifade ederdi. O
edlyor,
45
ILBERORTAYLl
I
-
l
I
i
hanedanlarin hâkimiyetinden olacak
Kazvin'de ve 1sfahan'dahükümete bu kelimeden bozma
Ali Kapi denirdi. YüksekKapt
anlamanda bir kelimedir. Bizimkinden
daha Türkçe'ydi; fakat oralarda
hükümet denilen kurum bu
kadar müesseselegmigmiydi,
o caragdir.
Bugün Sirkeci'den Gülhane
Parkt'na dogru giderken
bir kögeden Alay Kögkühe,
diger köpeden de Devlet Güvenlik
Mahkemesi'nin kargismda
yer alan ahgap kaplya, yani bir zamanlarta
ünlü Bab-i âli'sine rastlanz.
Bab-i âli
halen ahgab, öyle olmasi da
geKapmm hemen ardmda bahçe
içinde BagbakanhkArgiv
Dairest yet aliyor.
Milano'daBrera Akademisi'nden
Fossati biraderlerin eseridir. 1911'de esash
bir yangm geçiren, nice tarihî
belgenin
kül oldugu ve birkaç yll önce
de defterdarlik tutugunca
tekir.
gene yanatlatan ünlü argivden
söz ediyoruz.
Bab-i âli yanginlara ahgikttr.
18. yüzydda birkaç yango
çirdi. 1808'de
gegin tehlikesi
Alemdar Mustafa Paga,konaga saldiran
Yeniçerilekarit Harem'de kalan bir
cariyesini ve kendinisilahla
savundu.
Sonra da cephaneligi ategleyip
konakla birlikte birkaç yüz
yeniçeriyi de havaya uçurdu.
Bu siyasî harakiri Türk devlet geleneginde
zaman zaman rasdanan olaylardandir.
O olaydan sonra Bab-i âli
konak yeniden yapttrildt.
ve
Bab-iâli.'nin ahgap dönemi
Tanzimat devriyle bitti. lstanbul
valiliginia bulundugu
1844'te tamamlanan kârgir bina eski sadrazamhk
binasidir.
Bab-t âli geçen asirda, talebelerin,
yanE bir nevi devlet kapistyönelen
na
insanlana yetigtigi
muhitti. Bu yüzden Bab-i âli efendisi, Bab-i âli ketebesi,
devlet yönetimine aday
genç memur smifmi
ifade eden bir
kavramdi. Nitekim olumlu
da olumsua olarak;
ya
Bab-t âli zihniyeti, Bab-i âli ikiyüzlülügü,
Bab-t
âli efendiligi, Bab-i
âli tavn gibi
birtaktm kelimelerle lisammizda
yerini etmigtir. Impacatorluk bu bölgede
fizikîolarak gekillenmigtir.
re
belki farkmda degilizdir.
Çogumuz
19. yüzyd
baglarmakadar
devleti temsil edecek
binalarm, müesseselerin,
yant fizikî varhšm
I
I
I
46
OSMANLPYI YENIDEN
KESFETMEK
..
.
II
I.
Bab-1 âli Thomas Allom.
.
sayisi pek azdi. Saray-i Amire dedigimiz Topkapi Saray1padigahin
eviydi ve bunun etrafmda birtakim bölumler sirf padigah evi degildi. Harem bunun ilk kismtydt, çünkü padigahm özel eviydi.
Saray görevlilerinin ve saraya memur olarak yetigecek insanlaokulu ifade eden Enderun ve onun ardindan Endeyetigtigi
nn
run'un digmdaki koguglar, en bagta Divan-i Hümayun aslinda huku-
kî anlamda bir müessese midir? GörünügteKubbe'ntn altinda devlet iglert tartgihrdt; fakar Divan-i Hümayun Osmanli Imparatorlugu'nun en önemli ve devamli kurumlanadari birlydi. Divan-i Hümayun'dan buradakisaca söz edecegiz.
Divan-t Hümayun'a sadrazamdan bagka Anadolu ve Rumeli
Kazaskerlerigirer. 16. astrdan itibaren, ilmlyyenin reisi olmasma rag-
hazrederiburayagirmezdi.
Seyhülislâm
Divanin devamh üyesi
degildi.Tabii birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü vezirler var. lçlerinde Kaptan-i Derya,büyük amiral ve sonra Yeniçeri Agast gelir. Niganci, çok ilginç bir biçimde,bütün tapu kadastrokayttlannin, yazigmalarium, haricî ve dâhili yazqmalarm amiri durumundaydl.Buniar
men,
lLBERORTAYLI
47
..i
.---
...
.-,
Divan-i Hümayun üyeleriydi.
Buralardamühim meselelerin tartigil-
dtätru billyoruz.
Ayrica haftada bir gün, ki bu ögleden sonra Cuma'dtr, temyiz
görevi günudür; yani bir yerde gärulmüg, nkanmig ya da hakstzligina hüküm getirilip bir daha buraya müracaat edilmig davalar, hükümler aleyhinde müracaat hemen orada gõzden geçirilirdi.
Divan-i Humayun, imparatorlugu temsil eden idarî bir kurumdu ve onan etrafindaki ofislerde de bürokratikkadrolar çaligirdi. Bu
çok mühim bir gödurumda sarayin sadece padigah evi
revi oldugunu billyoruz.Bab-i âli dedigimizsadaret konagi, sadaret
makami 17. astrdan beri bilinen yerinde mütemekkindir, yani yerlegmigtirve vezir-i azam konaklart, vezirin gabst ikametgâhi oldugu
olmadiÃtru,
gibi, halkin ve belirli devlet görevlilerinin
çaligtigt ofistir.
Burada çabgan herkes sadrazamin kendi akçesinden, kendi
bütçesinden maag verdigi insanlar degildi. Gerçi eski devler düzeninde 19. asirdan evvel büyükdevlet yöneticilerinin kapi halki de-
digimizbirtakim hizmerkârlartvardi. Bunlarin ücretini onlar verirdi. Hatta bunlarm bir kismi konak iglerini görmenin öresinde devlet iglerini gören memurlardt; yani sadrazama o älçüde yardim ederlerdi. Bu, diger görevliler için de söz konusuydu.
Kisacasibugünkü Bab-1 âli, ki pimdi Istanbulvalisinin konagidir,çok daha genig bir inekândi
ve bunun içinde bugün için devletia akla hayale gelmeyecek birtakim ofisleri yerleynigti. Meselâ,
Mallye buradaydi, DLgigleri Bakanhgl diye bir örgür yoktu, ama digiglerinin görevlerini gören adamlar vardi. Bunlarin baginda Reisul-ul Küctab dedigimiz kâtiblerin reist bulundugu için bu
memur
digigleridiplomasisi konolarinda uzman sayihrdt. O kadar ki, Kartarihinde hem
lofça Antlagmasi gibi bizim imparatorlugumuzun
olumsuz, ama yeni geligmeler getirmesi baktmmdan öneml sayabilecegimiz bir anlagma esnasmda bu memurlarin degeri ortaya
çikti.
48
OSMANLI'YIYENIDENKESFETMEK
Gelecegin Rami Mehmet Papasto zaman Reis-ülküttab'di. Daçekmig ve ileride
ha sonra diplomasi alanmdaki beceristyledikkati
temel.ofislesadrazam olmustu. Bab-i âli ilginç bir biçimde devletin
rinden biriydi ve bizim bugün bakanlik diye bildigimizbirtakim görevler
bunun içindeydi.
bit konu; Süleymanlye Caašamii'nin civarmdaki yeniçerilerin serdart olan, bagiolan Yeniçeri
olmast
Oturdugu
Buranin Seyhülislamlik
Aga kaplSLdir.
sinLD
veya Bab-i Megihat(Me1826'dan sonradtr ve Megihatü'l-Islamiyye
Burania diginda çok daha
tenkli
kapist), diye anilmigtir. Cumhuriyet'in ilanindan sonra da Iscanbul Müftülügü'neçevrilmigtir. Halen de IstanbulMüftulügü'dür.
Burada çok önemli bir argivimiz, ger'iyye mahkeme sicilleri kayitlari saklantr ki, fevkalâdebir argivdir. Defterlerin saklandigt doçok kigtbilaplar,IL Abdülhamid Han'mdir. O lyi bir marangozdu,
gihat
içinde de cabil imparatorlugumuzun,
lir bunu, ve o
defterleL·in
yatmaktadtr.
Incelemekleve
büyük
gehirlerimizin bütün içtimaî hayatt, kultürel hayatt, hukukî hayati
yorumlamakla
ildir. Bunlarm ingallah aragurmacdann
bitecek bir kaynak de-
elinde zamanla ylpranmak-
evvel tipkibastmma
can kurtarilmasi için bir an
tanbul'a
gitmek talihine,
orada
yagamak
talihine
geçllir ve sadece
dünyanm dört bucagmdayagayan Osmanh
bunlart kullanabilirler.
yurdun ve
Is-
kavuganlar degil,
tarihçileri
de
Bir diger ofis de Kaptan Paga'nta dairesiydi. Bu Kastmpaga'daydi. Yavagyavag Bahriye Nezareti'ne ve günümüzde de donançevrilmigtir. Bugün amiralimiz orada ocurma saha komutanhšma
maktadir. Marmara ve Bogazlar'abakan komutanlik onun resmî
efendinin konaši yoktur.
ilginçtir; Seyhülislâm
makamidir.
Çok
makama ayrilmigoturursa orast aynt zamanda
astrlarda çok ilginç bir
tir. Dolayistylabu dedigimizbinalar, geçen
Osmaalt Devleti'nin fiziklegmiggekliydi ve o yüzden Bab-
nerede
Seyhülislâm
biçimde
yaydmign
1 âli, devlet kapist gibi laflar yava; yavag tagraya da
ILBERORTAYLI
ve
49
tagrada
kaymakambklann, mahkemelerin
oldugu yerlere devlet kadenirdi,
kale
denirdi.
ptst
Meselâ Safranbolu'da bir repede yanan
hukümet konagi ondan evvel bu adla andiyordu. Su anda o konak
tamir edillyor. Ne için kullandacak bilmlyorum.
Bab-i âli'den, Cumhuriyet devrinden beri Istanbul valisinin
çabyma yeri olarak kunandan konaktan yukari çikiyoruz.
Bunun
kargisinda defterdathk vardi. 1stanbuldefterdarhş da eski Maliye
Nezareti'ydi. Yandiktan ve tamir edildikten sonra Istanbulpolisine
verildi. Bunlann arkasinda
da devletin argivleri vardi. Hazine-i ev-
rak'a yeri yetmiyor, yenisi de yapdamiyor. 1stanbul Türkiye alti
ve
asithk imparatorlugun mirasmi yani argivleri yürütemiyor. Bizim gi-
bi devletlerin hariciye argivleri olur, yani mazidekt büyükdevlederin, ki bu büyük devletlerden birisi de Osmanli Devleri idi. Hukuken büyckdevietti bunlar, birbirleriyle büyükelçi teati ederlerdi. Eskiden her devletin büyükeiçisi yoktu. Her deviet büyakelçi gönderemezdi ve her devlete de büyükelçigönderilemezdi. Ancak büyük
devlet vasfma sahip olanlann hukuken bu gibi özellikleri vardi.
Bunlar fevkalâde yetkili büyukelçiler teati ederlerdi. Ingiltere,
Avusturya-Macaristan,Rusya,Fransa, tabii Osmanli imparatorlugu,
sonra
Almanya,
Italya,ispanyada bu devletlerdendi. Bunlann
sefaâli'de
olmast gerekir; fakat nedense eenebi
esasen Bab-i
devletler Bizanszamanindan beri kargi kiytyi cercih etmislerdir ve
retlerinin
onun için
butün Avrupa e1çilikleri Beyoglucarafindadir.
Bit tek istisnasi olan deviet, Iran sefacetidir. O, billyorsunuz
Bab-i âli'dedir. Bugünde istanbulBaykonsolosluguolarak kullanilmaktadir. Burada dikkatinizi çekeyim, bazi negriyatta yanlig yapdiyor, binayt Balyaniar degil, italyanFossaribiraderler inga etmiglerdir. Yani Fossatiusulü binalardandtr.
Bab-i âli yakin
Tan ga2etesi olayi
i
50
âli
2amanlarda
çok büyük olaylar yagadt. 194Tde
ve daba daha geriye gittigimiz zaman ünlü Babbaskuu, yani Enver ve Talat Paga'nin -Talat Bey henüz paga
OSMANLPYl YENLDEN KEQFETMEK
degil- tertiblyle kabineyi toplanti halinde bastp Harblye Nazin'nt
katletmelerini, gehit edenleri hatirbyoruz. Bu çok kanli bir hükügörülmemigti ve sadmet darbesiydi,geçmig devirlerdebile böylesi
vilayette eski kartpostallara
razamin oturdugu konak, yani bugünkü
baktl m1z zaman, makineli tüfeklerle korunan makam arabastni görürsünüz. Bu bize ünlü Mahmut SevketPagahin suikast sonucu hasillamesini
yattan, siyasî hayattan
hatirlatmaktadtr.
OsmanlL
tari Ïniû V6
Cašaloglu çok ilginç bir semttir. Burada
Cagaloglu
denikültürünün muhtelif parçalannt görürüz. Bu semte
Pqa'dan
Cagaloglu,
CagalazadeSinan
geliyor. Neden Cagaloglu?
rivayetler
gibi
için
de
Cagalazade
liyor.Tabii birçok devgirmepaga
muhtelif. JosephHammer'i dialeyecek olursak; Papa Kont Cigalohun soyundan geliyor; bir Italyansoylusu. Denizde Osmanh Bahriye Kuvvetleri'ne esir dugmüg;fakat daha evvel annesi bizim saraydanmig. Bir gemide iken annesi Italyanlartarafindan esir altamig.
DolaylSLyla
da bu gizli MüslüKont Cigalo bu hanimla evlenmig.
hanLm
yani Cigalazade'ninannesi, çocuiunu Türk Müslüman
man
terbiyesine göre yetigtirmig. Bu.yuzden devgirme paganin ihtidasi
pek zor olmamig. Osmanlt tarihinin çok örremli'komutanlanndan,
devlet adamlanadan birisiylekargikarglyaytz.
baZL
konagt orada oldugu ve kendisi orada
vaktf eserleri meydana getirdigi için, istanbul'unbirçok semti gibi
adly santyla aniliyor. Mekteplerlyle,
o semtin de adi bu paganin
Ve lstanbul
fotokopicileriyle, kittasiye ve-riätbaalafL I2ÈnlÜÔÜf
olinaya
devam etmektebirl
hayatimn vaggihrœz pargal Aidan
semttir. Bumda·meselâ Ticarechane
Cagalogíop1Niginç.bii
Bu muhteremin
.dir.
Sokagi vardir.
ÀRhog-biriaolmasa da burada'-Bagbakanhk D-le
Argiviyet alir.
Ayn.tsokaga.bakmes içtihad Evi varuito Modern Türk imla
Latidarfleriyle Fransiz imlâstyla Içcihadyazdmyttr.
na uymayan
Abdullah Cevdet'in ünlò IctihadMecmuasinta Àarddtgbyetair.
ILBERORTAYLI
51
I
I
lçtihadMecmuasihin bir özelliši
var. Bu basildigindan daha çok
yani elden ele dolaçan bir mecmuaydi. Modernist blamciydt, rahmerli Cemil Meriç'in tarifiyle... Yani modern asrî
okunan,
haya-
tin 19.-20. yüzyddaki her müessesesinin Islamikurallara uygun oldugu yönünde keskin fetvalar árirdi. Bu yüzden de mutaassib ta-kimin hipmma ugramigti. Rivayet edillyor.ki.emniyet bir ara bu yaihaneyi
copia beklemek ve korumak zorunda kalmuttr. Yarn baindaki
Sokagt 15. yüzytldan
Çacalçegme
20. yüzyda kadar.bizimtaküçük bir
KögesindeMolla Fenari
Mescidi ile birlikte incili Çavu;Sokagtha ve Rustem Mektebihe
ihimizi ifade eden
I
I
sapariz; ünlü okullar
nieydandir..
buradadir.
Cašaloglu KizEnstitusü de burada yer almaktadir..llk
mekteplerindendir
günkü
halde
sanayi
ve bir ara Mülkiye Mektebi bo binadaydi. Bude argivde çabganlarm ugradigL kitapçdar, fotokopici-
ler bu semtte çalismaktadtr. Dolayistylabiz 1stanbul'uniglek yaym
hayati baktmmdan, kültür hayatt bakimmdan änemli bir semtindeyiz; ama fizikikonumu baktmmdan aym lyimserligi ve olumlu görugü serdermek mümkün degildir.
52
OSMANLI'YIYENIDENKESFETMEK
L
BAROK ISTANBUL'DA
18. yüzytlda Osmanh bagkentininyaninda ticaretle zenginlegen
kentler var ki, saymakla bitmez.MeselâBalkanlar'daBulgaristan'da Filibe,Makedonya'daVoskopol,daha yukanda Saraybosna;
smirlart içinKaradeniz kiydarmda Trabzon; nihayet bugünkü 1srail
de Hayfa;Suriye'de Halep ve Samgibi yerler bu bagkentin atmosferini benimsemeyebagladilar.Gelecekte'Selanik, Beyrut, Izmirgibi
gehirler de 1stanbul'unyamnda büyuk metropoller olarak geligeceklerdi. Yalniz ilginç bir gey vardt; imparatorlušun mimarîsi 16. asicda,
sadece kamusalbinalard yani camiler, imatet, kervansaray,köprü
gibi yapilarda degil, artik kullanilan konutlarda da standartlagmaya
baglamigti. Bir kere bütün esnaf konaklannda belirgin üslûpla nakt;
arasinda, meselâ, Istanbulresimleri yer alve bu duvar nakiglarmin
muhtelif
bir biçimde 18. yüzyil Osmanh mimarisînde yani kamusalmimarîde, camtlerde, çegmelerde ilginç bir Avrupa Barok
üslûbunun benzerinin ortaya çiktigi görülmektedir. O yüzdendir ki,
maktaydl.
Çokilginç
sanat tarihçileri
1LBERORTAYU
bu asirda Osmanh barokundan söz etmektedirler.
53
I
Simdibarok dedik de nasd bir gey oldugunu biraz tartigahm.
Barok, çok kiginin sandigt gibi sadece mimarîye has bir üslûp degildir.Biliyorsunuz,Avrupa sanat tarihçileri, sanatlari Apolloniyen ve Diyonisyendiye iki isim altinda inceliyorlar. Bunlardan bi-
ri Apolloniyen sanatlart; yani mitolojideki Tanri Apollo'ya izafe
edilen bir isim. Bunlar Apollo'nun üstat oldugu
mimarî, resim,
heykeldir; bir de Diyonisyen sanadar var, yani tiyatro ve bilhassa
müzikal gösteri.
Simdibarok sadece mimariye ve resme has bir sanat gibi, yani Apollonlyen bir sanat gibi telaffuz edilmiyor. Diyonisyen taraflan da var, yani bir barok müzikten söz edillyor
ve barok müzišin ne oldugu galiba mimaridekinden
daha lyi tarif edilmig vaziyette.
Daha da ilginci barok dugünceden, barok edebiyatediliyor.
tan da söz
Igtebunun üzerinde de durahm. Meselâ 18. yüzydda Le Sage pitoresk
roman dedigimiz bildigimiz barok devrin,
barok üslûbun etkilerinin oldugu bir roman türünü temsil eder.
Hiç güphesiz ki bütün bu bilgileri 18. yüzyllin Osmanh
dünyasma
kolay degil; ama yabana atmayacagtmiz, atamayacagimiz degigikliklerde var.
aktarmak,
uygulamak
Biz 18. yüzyd Osmanh dünyasmin Avrupa barokundan bu de-
rece etkilenmesinin
nasd mümkün oldugunu
tartigmak
ki bu etkilenme
Süphesiz
durumunda-
edebiyat ve felsefeyekadar
uzanmig
degildir;ama mimarîde önemli veriler vardir. Birkere resimde garip
bir gekilde perspektif kullandiyor. Sanat tarihçilerimiz bu perspekyiz.
tifi
daha
önce
toda
de Bektagî resimleri dedigimizgeleneksel halk sana-
tespit etmigtir. Zaten aslmda
resmindeki bu geligme Azerbaycan
resminde, perspektifin
uzun anlatimm,
uygulandršt
devamli anlatimm
_1ß.
asir sonundan itibaren
havalisini de etkilemigtir.
Iran
Iran
resimlerde, panorama dedigimiz
yer aldtit görülmektedir. Mese-
la, muLtegernstralamalarla müharebe resimleri ve
ZaSehname'den
sélu Rüstem'in
ve Zal Mahmut'un gürey tutma maceralanni veya
SaÊevi-Osmanh savaglanni
resmeden
konaklann duvarlarmdayer aliyor.
54
eserlerdir
bunlar. Bu eserler
OSMANLPYl YENIDEN KEQFETMEK
Osmanli çevrelerini, bilhassa Iscanbul'u çok etkiledigi konusunda dügünceler var. Yani resmimizdeki bo degigikligin kökterini illa Batida aramayahm. 1randaha yakm olabilir. Nitekim Levni gibi bir minyatur üscadi artik eskt Osmanli minyatür gelenegini birakimg,kendince portreye ve resimlerinde insana daha.fazlabir harekerlilik vermittir. Gene ayni sekil-
Iran resminin 18.
yüzydda
de Enderun'dan yetigen minyatür
ustalan
arasinda Vastf'tn persFakat asd de-
pekttfli eserlerini göz önüne getirmek gerekmektedir.
gigiklikmimarîdedir.
Barok mimart Avrupa'da iki fonksiyonu yerine getirmigtir.
Bunlardan bir tanesi halkin kargismdadevletin somutlagtirdmasi
Uzun monumental genig merdivenlerle çikan binalatin fasadi,yanl ön cephesi, gayet ho; süslemelerle insanlann gözünu almaktadir. Devlet muhtegem fakat o derecede de cakendini kitsomutlagmaktadtr ve devlet
na yakm binalarda
ve resimleptirilmesidir.
·âdeta
leye kabul ettirmektedir.
izdtrap
telkin
Ortaçagin o hüzünlu, dikenli ve insana ancak
eden sanati, yerini yagayan civil civil bir mimarîye birakmaktadir.
yani Ottaçag Avrupa mimarisi gibi bir görunüme sahip olmayan, son derece geometrik sanatatbiki ne olmaktm çevreyi birbiriyle bütunlegt.trenbir mimarîye
tadir?
Çokaçak bir gekilde barok dönemi resim sanattni Topkapi
Sarayi'nda Harem ve dišer bölumlerin ban pavyonlannda görürsü-
Simdibunun böyle bir geçmige
Ama
nüz. Bunlann çok üstün eserler olup olmadigt tartiplabilir.
toplumlarin
yenilik
aramaktadtr
yenillk
en
besbellt ki cemlyet
ve
meselâ,
Lübnan'da
Cebeli
istegidir.
Benzer sanat bugün
masum
Muhtara'daki, Beytuddin'deki Dürzî emirlerinin saraylannda gö-
istanbul'unresim
rülmektedir.
tagraya
da
sanati ve süsleme sanan
kendisini
tagmaktadtr.
Fdibe'nin, Gobrovo'nin konaklannda, Balkanlar'daBosna'da,
Voskopol'un konaklarmda, Yunan adalannda, Mora'da bilhassa
ILBERORTAYU
55
-
I
I
Naupliya'da (Anaboli dedigimiz)bütün bu ešilimleri görmek mümkündür. Hiç güphesiz ki zengin Ege bölgesindeIzmir,Aydin
ve bilhassa Tire'de Birgi'deki konaklarda bunu gözlemek mürnkündür.
Aynt egilim Trabzon'un konaklarmda ve o zamanki genig Trabzon
vilayetinin
Giresun gibi sancaklarmda,
dini hissettirmektedir.
Suriye'de, Akka'da da ken-
Insanlarresim
seviyor, canh renkli resimler seviyor ve impaneresinde olurlarsa olsunlar, Istanbul'uevlerinin
tavaninda, duvarmda görmek istiyorlar. Mimarîmizde
bitki süslemelerine dayanan barokun kendi, kurak motiflere
çizgilere
ratorlugun
ve
dayanan
bir bagatmimarî, bir ön cephe mimarîsi geligrirmektedir. lçte bunu
Istanbul'dakiNur-u Osmanlye Camii'nde, çok abarcilmig bir gekilde Tophane'deki Nusretlye Camilhde, dahast var sagda solda bir-
takim sebillerde gärmektesiniz.
I
I
I
Bogazin uzak semti Beykoz'da, daha evvel gümrük eminligi
ÎShak
Aga'nin 1746 yllmda yaptirdigt abidevî çegmeyi dügüyapml§
nünüz. Bu çegme verimli su kaynagiylane kadar hogbir biçimde
bütünlegmigtir. Bizimnesil çocuklugunda
buradan akan suyun bütün
Bogazibeslediginibilir. Bu su damacanalarlaetrafa dagmhrdt.
Uzak Beykoz, barok bir karaktere bürünmügtür. Etraftaki dönemin barok sanayi dedigimizsanayisi
(çünkubarok sanayi diye bir
mefhum da vardi) porselene dayanmaktadir.Sümerbank
kumagfabrikast, Beykoz'underi ürünleri kadar
iglerinin
sergilendigi
tesiscam
lerin yaninda L Mahmut'un yaptirdigt kasir, Beykoz'un Bogazdaki
barok merkezi mertebesine yükselmesine yardim etmigtir. Nihayet
Istanbullular'mher gün gördügü, nereden bakarlarsa baksmlar, Selimiye'deki Sultan IIL Selim'in yapardigt kigla sadece mimarî tarihimizindegil bütün Avrupa tarihinin barokkiglalarinaen iyiörnektir. Hakikaten aynen Avrupa'daki gibi Osmanh'run
17. yüzyil ve
18. yüzyd baglarindakisurekli savaglarm bezdirdigiasker toplumuna
bir refah ve yeni bir zevk getirmektedir.
56
OSMANU'YI YENIDENKESFETMEK
Nur-u Osmanlye Camii iç avlusu. Thomas Allom.
Bu dönemin vezir ve paga konaklari eski dönemlerdekinden
daha makemmeldir. Mükemmel oldugu için de hem tagrada bem
de 1stanbul'dabugüne kadar uzanan örnekler bu devre altri. Daha
evvelki astrlara ait konut mimarîsi, yani sivil mimarîye ait eserler
çok saythdir. BelkiTürk insam o zaman savagtyor ve kamusal binalan büyük gösterigle yaplyor; fakat 16. yazyilda Alman seyyaht Salomon Schweigger, kendt bakig açisina göre, "Bunlar, sadece Al-
lah't kandtrmak için ona buyük mabedler yapiyorlar" diyor. Bu cabli bir dindarligtn bagka türlü bir degerlendiriligbiçimidir ve 17.
yüzyilin insant dindardir.. 17. yüzyihn insant toplum için gösterigli
eser yapmayi cercih etmektedir. Kendi hayattnda o nisbette mütevazi hasta birazfazla mütevazidir. 18. yüzydda bu iklim degigmekte-
dir
ve insanlar
artik gelirleri nisperinde
kendi hayatlarinda da de-
Tabli bu bagkatür bir hayat tarzt gerirmektedir. Nedir bu? istanbul'unKâgithane, Göksu gibi suyolu merkezlerinde ayn bir eglence türü ortaya çtkmigttr. Bu eglence öyle baziEsnaf
lanmma zannettigi gtbi sadece pagalative veziderikapsamaz.
yapmaktadirlar.
gigiklik
loncalart da burada eglenirler ve
1LBERORTAYLI
öyle amiyane
eglenceler
degtidir.
57
l
i
·l
I
i
I
.
Ii
Birtakimhalk sanatlan, Karagöz,Ortaoyunu gibi dallann buralarda inkigaf ettigi anlagilmaktadtr. Kâštthane eglenceleri, Türkierin
hem hoguna gitmig hem de mutaassib ve fakirlegençevrelerin hasetint çekmigtir. O yüzdendir ki hem ayaklanmada, hem de çok
önemli sanayilegmenin basladigt kagLthane,
lengerhane, demirdökaSLTÌRT
merkezleri
iglemlerde
ylkilküm
RCimaSlzca
kurmak gibi
by
olarak
addedilmigtir.
Bunlar
fuzulî
migtir.
Ama sadece Patrona Halil'in serdefteri oldugu asiler degtl devleri idare edenler de bu gibi konak ve kasirlan yikip yerine bazi si-
kurmayikendileri için çok haylrhah bir davrampolarak
görmüglerdir. Haliç'te bugün kalmtdarini gördügümür veya hâlâ
kullandtšimizKâgithane, Feshane veya Tersane'ye ait lengerhane
naî
tesisleri
gibi tesislerin
bulunduklan yerlerde, bir zamanlar çok girin, kaytkhanell konaklar, yaldar daba içeride de kastrlar vardi.
Barok hayat tarzt bu kadarla da bitmiyor. istanbullular'inarahos halk hikâyeleridolagiyor.Zannetmeyelim ki barokdönemin edeblyati sadece Nedim'in pür nege, tertemiz Türkçeh müzikal giirlerinden ibarettir. Bir mudder sonra SeyhGalib'in derin mis·
smda çok
I
de bu döneme aittir ve o medenlyeti tamamlayici bir parçadir. Nihayet "Tayyarzade", "Hançerli Hanun" gibi halk hikâyeleri
de, ki içinde muagaka hatta hafif sefahat ve geleneksel iffetli hayattan saptirtet motifler vardir, barok istanbul'unhalk kültürüne ait
parçalardir. Bu parçalar da Istanbulmedentyetinin bir sütunudur.
risizmi
I
I
Su kadarini
biz Lale Devrindeyiz. Insanlar,
fakirine, ilmlyye strufinin en seçkin insanlanndan,
Ebu ishakzade'lerden tutunuz kayikçilara, kasaplara kadar lale sogani yetigtiriyorlar, yeni lale türleri ortaya çikanyorlar. Lale Istanbul'da bir moda haline gelmig. O kadar ki Tezkire-igükufeciyan biunurmayahm;
zengininden
I
zim taribimizde
essiz
kaynait
yüzydda ayn
lale yeristiricilerinin
okudugunuz
biyografileriniihtiva eder. Bu
zaman görecekstniz ki, Turk cemiyeti 18.
bir tarzin içine girmigtir. Bilhassa bizim okul
tarih
I
I
I
58
I
i
OSMANLPYIYENIDENKESFETMEK
L
Küçüksu'da
müzisyenler.
William Henry Barleu.
derslerimizde bir israf, bir lüzumsuzlvkolarak addedilen ve ardmdan kanli ve cahil bir isyam davet ettigi için âdeta suçlanan Lale
Devri, bir medentyerin açdmasi ve geligmesi için âdeta 1üzumlubir
üslûp
degigikligidir.
ve tarihi
bir baktma kitleye
Ahmet Refik (Altmay soyadmi tagirdi), bu döneme Lale Devri ismini vermekle çok isabet
etmigtir. ÇünküOsmanli ve Türk hayatmda Lale Devrinin önemi
Halka yönelik eserleriyle taninan
sevdirmekte
çok büyük rolü olan tarihçi
kavranmigttr.Hatta gu kadarmi söylemek lazim gelir ki, bu keyflyet
sadece bagkentlstanbul'lasmith degildir.Baziiddialarin aksine, çok
uzak vilayetlerde tagralara kadar uzanan ve etkilerini gösteren bir
kültürel üslûp degigikligidir.
Avrupa; kiyafetiyle,camtyla, kumagiylaTürkiye'ye akmaktadir; ama aynt gekilde buradan da benzergeyler Avrupa'ya akmaktadir. Bahçelerimizi Fransiz üslûbunda düzenlemeyebagladigamizsöylenlyor. Bu dogru; ama ne yazik ki elimize eskizleriyle ve kahnellariyla geçmedigi için lyi bilinmlyorsada, bir Türk bahçe tipi, bir Iran
ILBERORTAYLI
59
bahçe tipi süslemenin oldugu anlagdtyor. AynL gekilde bizimkdiklarimiz,türbanimiz, cüppelerimiz, kumagLmlz
Avrupa'yi etkilemekte
ve Turqueriededigimizbir moda yaydmaktadir.
Dolayisiyla 18. yüzydda Turk medenlyeri Bati Avrupa ile bir
kültürel ahyverig içine girmektedir. Bunun önetni üzerinde de durduk. Çünkügu stralarda Fransa'da sadece tarihçiler
ve Türk tarihi
çaliganlar degil; Fransa tarihçileri hatta sosyologlar da, dönemin
Türk eserleriyle, sefaretnamelerle çok ilgileniyorlar. Çevirileryapdiyor ve bu onlarLn
dügüncesineyeni bi<boyut getiriyor. O takdirde 18. yüzyda bizimde yeni bir boyutla, yeni bir görugle bakmainiz
60
gerekir...
OSMANU'YI YENIDEN KE§FETMEK
.
.
FATIH SULTAN MEHMET
30 Mart 1432'de, Sultan IL Murad'm bir oglu dünyaya geldi.
Baglangaçtabu çdeugun veliaht olacagt bile güphellydi; ama gelidolayistylaçok küçük yagta ikikegen olaylar ve agabeyininölümü
re tab.ta çakmak zorunda kaldi. iki kere, artik bir imparatorluk say.dan Osmanh tahtinm bagmdaydive iki kere de bu tahti babastna
terk ederek Manisa,daha dogrusu Saruban, sancak beyligineçekildi. Manisa, Saruhan'm bagkentiydi. Iki kere bir gencin tahttan
inip tekrar çikmasi, pek nadir bile diyemeyecegimiztek görülen bir
olaydtr.
Ama bu genç, 21 yaginda yani 1453'te bir büyük gebri, o za-
dünyanm metropolü say dan ve kendisinden sadece polis
hir- -diye bahsedilen bir bagkenti kugattL; öbür gehirlerin herhalde
ehir diye pek görülmedigi dünyada, ün getiren bir zafer kazandt.Islâm dónyasinda artik ylldm sönmeye baglayanSam,Bagdatve yükselen Kahire, uzak fran'dakiIsfahan,Niçabut gibi gehirier digmda,
manki
lLBERORTAYLI
-ge-
61
.
Avrupa kitastnin tümünde gehir saytlacak bundan daha buyük bir
yer yoktu. Bahsettigimizyer o tarihteki Konstantinopolis'tir. 21 ya-
hükümdar onu fechermekiçin bildigimizBogazkesenHisart'ni, yani Rumeli Hisanhi dört ay içinde inga ettirdi.
indaki
lstanbul'unfethi büyük bir olaydtr. Bu sadece Türkler'in milliyecçi tarih guuru açisindan dolayi böyledegerlendirilenbir olay degildir. Maalesef üzerinde yeterince durulmuyor. 1stanbul'unfethi
ategli silablarm ve modern askerî tekniklerin kullantldigtRönesans
tipi
bir savagm dorugundakibir olaydir.
ÇanküRönesansdevri boyunca cereyan
eden savaglarda
Ital-
ya'da gehir devletleri
I
I
kirahk askerler araciligtyla savagtyordu. Bunlara Condoccieredenirdi. Bunlarin bagmdakilerâdeta savag müteahhicleriydi ve Italyahm ordulart savagta askerleri telef olmasm diye
savag degil âdeta bir nevi satranç oyunu geligtirmiglerdi. Meselâ
Italya'yamüdahale eden Fransa'nm savagL, çok daha sonraki Avusturya savaglan, hatta 1618-48 arasmdaki 30 yll savaglan bile modern silablarm, ategli silahlann çok etkin bir biçimde kullanildigi
muharebeler sayilmaz. Bu konuda Avrupa'da sadece Macar kralligt
bir nebze öncaydü.
IgteOsmanklar Balkanlar'da aruk 100 senedir mücadele ve müdahale halinde olduklan Macar kralhštnin askeri teknolojisiyle
bag
edebilmek
için ister istemez onu geçecek bir yaplya yönelmiglerdir.
Genç hükümdar II. Mehmet bu igin gampiyonlugunu gögüsler ve Ortaçagin
en muhtegem kalesi sayilan Istanbulsurlan artik Yeniçag'm
savaglartni temsil eden
SÖylenen
dört agir top ve ilk defa kullantldlŠl
havan tipi toplarla, yani hareketli toplarla dövülmeyebaglanmigttr.
Dört ayda biten ve Bošazlannkontrolünü ele geçirerek Karadeniz koloniterinden yardim gelmesini önleyen bu mekanizmayla
padigah, nisan baginda Edirne'den çektirdigi toplarla muhasaraya
I
I
i
bagladt.Elli üç gün sürecek uzun savag gerçekten Ortaçag'tkapatmigtir. Bu Ortaçag, Avrupa tarihi için böyle oldugu gibi bizim için de
I
I
62
OSMANLPYIYENIDENKESFETMEK
.
L
öyledir.
Çünküo
kadar Osmanh, imparatorluk
tarihe
müesseseleri
ideolojisi itibarlyle gerçek bir imparatorluk saydmazdt. Ancak îstanbul gibi bir kentin, yani Konstantinopolis'in, Dogu Islammillederi-
deyigiyleKonstantiniyye'nin, fethinden sonradtr ki bir imparatorluk guuru bu topluma yerlegmigtir. Bunun sanat, külcürhayatmda
nin
ve saray protokolünde
de etkilerini görmek mümkündur.
yeniça 1Igte bu imparatorluk çagi.da btr yerde Osmanli'DLE
dir. Yoksa Ortaçag'la Yeniçag't, illâ matbaanm kullanilmasi veya
feodalkalelerin yLkLimâ5l gibi kastaslarlaayirmak gerekmez. Unutmayalun ki, lstanbul'unfethlyle bir yerde Dogu Akdeniz'deki ticarete dayanan Venedik ve Cenova gibi Akdeniz Italyandevletlerinin de çökugü baglamigur.Aynca bu hal, uzak Okyanuslara açilmayi gerekli kdal§ Ve hizlandtrmqtir.
Muhasara elli üç gün sürdü. Gayet gidderli hücumlar yapddi ve
bu arada Nisan ortalarmda, 22-23 Nisan gecesinde; tamamtyla çagday Bizans ve italyanraporlarma ve sonradan Runniman, Babinger
ve Schlumberger gibi büyak tarihçtler carafmdan çok esasli raporlara dayanarak tarif edildigi gibi gemilerin Bogaz'mbagmdan Haliç'e
indirilmesi gibt bir ameliye gerçeklegtirildi. ince donanma hafif ka-
dirgalardan
olugtugu
için gemilerin
Nitekim girilemeyen
bir gecede çekimi mümkündü.
kapatilan Haliç bu tarihre artik önemini kaybermeyebaglamigttr.Bununla be caber savag
kara surlan carafmda devam etmektedir. Bizans'in ortaçaglar boyunca, ilk ortaçaglardan itibaren kullandigi Grek acesi dedikleribir
certibi vardtr. Bugün, 20. yüzyilda su üzerinde ve karada çok daba
yakici silahlann oldugu malûm; ama tarihçilik halen bu Rum areginin terkibîni tam bilmlyor.Bununla gehrin denizden kuganlmaSL
imkânstz hale getirilmigtir.
ve aštr zincirlerle
Ne var ki bu sefer yirmi küsur kara kugatmasiBizans'in uzun
tarihinde ilk görülen vaktadtr. Dogu Roma diyoruz Istanbul'a,Bizans demlyoruz;çünkü Bizans, bu imparatorluk yikildiktan sonra
ILBERORTAYLI
63
l
I
I
Avrupa'ntn
verdigi
bir isimdir
ve imparatorluk
gelenegini
kuçültkonan bir isimdir. ÇünküAlmanlar, billyorsunuz,gerçek
bir imparatorluk saydmayan Roma-Germen veya MukaddesRoma
mek için
Germen
imparatorlugu'nunRoma
risi oldušunu
oldugunu ve eski Roma'nin vaileri sürmek için Bizans't tarihten elemek istemigler-
dir. Onun için kendine Romah diyen, Roma devleti diye isim veren bu imparatorluk, Batt'da, yrkimmdan sonra Bizans diye adlandirdmigetr.Bu ismi kullanmakta son derece de dikkadi davranmahytz ve icap ederse çok absumq bu tabiri carih yazimindan silmek
durumundaytz. ÇünküBizans çok eski Helenistik devirden kalma,
hatta Helenizim öncesinden kalma koloni bir gebirdi ve bugünkü
Sarayburnu'nu geçmeyen bir hacimdeydi.
Imparatorlukyirmiyi
askin kugarma görmügtür tarihinde; bazilan çok gedit ve savaççi-barbar süruleri rarafLndan,
bazdan askerî tegyapudt. Bunlarin hiçbiri
kilan oturmuy devletler, ordular tarafindan
muvaffak olamamigti, ama ilk
defabir ordu modern çait açan silahlarla onu kugatiyordu.Rönesans Bizans'mdibine gelmigti. Bazdannin
belirttigi gibi Rönesans'inbelki de çok somut bir görünümu bu savagla mümkündür. Bilhassa ve 12 Mayis'taçok gidderli kugatmalarm
"6
oldušu"
üzerinde
Batih
ve yerli tarihçilecimiz
birlegmektedir. Çok
kanh hücumlar olmaktadtr. Surlara kargison derece önemli manciniklarla,
gullelerle,
Sehirkendini
agir toplann
güllelerlyle gedikler açdmaktadir.
savunmaktadir.
Kugarmaordusunun sayist üzerinde kedegiliz.Meselâ Barbaroadh bir çagdag Italyangözlemci 100-160 bin civannda bir rakam verlyor. Hâlbuki Bizansh tarihçi
Halkokondiles, 400 bin rakamirti veriyor. Gelin ortastni bulun.
sin fikir sabibi
Modern
tarihçiler
de, Schlumberger'den Runciman'a kadar
çok çegirli rakamlar vermektedirler.
Her halükârda,Ortaçag ordula-
çözügünü göz
nnm lojistik,
önüne ahrsak sayist öyle 200-300 bini bulanbir ordudan söz edemeyiz; çünkü 100-150 bin kipininbir yerde temizligini ternin etmek lazimdir, aksi takdirde
derhal salgin hastahklar çikar. Böyle bir vakia
ulagim, beslenme saghk meselelerini
I
64
OSMANLI'YIYENIDEN KESFETMEK
.I
-
L
Ayasofya
Camii. Dumouxa.
göre bu ordunun sayismi fazlabüyütemeyiz. Hiç kugku
çok altindaydt. Onlar daha ziyade
suz ki, gehri savunanlar da bunun
savonmadaki güçlerine, cesaretlerine, dirence ve surlann yaplSLna
oknadigma
tarihindekt
borçLular.Bizans,yani Hiristlyan Roma Imparatorlugu
yagarmyordu.
menkibeler, inançlar sükût-u hayale ugramayi birden
kurtañnaSLDL
bekHalk son ana kadar MeryemAna'run kendilerini
ledi. Son gece Ayasofya'daki ayinde imparator, Meryem Anakin
gelecegini reblië etti. Halk hâlâ, Türkler içeri girdigt zaman, meleklerin duvarlan yanp ortaya çikacaklan ve Türkler'i kovacaklan bekcanlantrlar. Bin yih aglentist içindeydi. Menktbeler felaket anmda
km bir süre bütun dunyanin hayranllkla tasvir ettigi Hiristiyanhšm
bu büyuk merkezi yeni bir kuvvetin eline geçiyordu.
Ayasofya halkin gözünden dügmügtü; çünkü Karolikdünyayllahiyat
la btrligin simgestydt. Katoliklik'iRomahm halki teoloji,
mülâhazalanyla reddedlyor degildi. Onlar için Katoliklik 1204'de
muhtegem gehti iggal eden, hileyle, onun bütün zenginBklerint
önündeki
hipodromda etraft pirinç levhalarla
hatta AyasofyahLn
kaph dikilitagm pirinc kapiamalannt
LBER ORTAYLI
bile yagmalayacak
kadar
65
.
I
1
I
kan dökucü ve bütün kütüphaneleri yok eden Lâtin istilâst demekti. Bu nedenledir ki, bem Bizans'in son bagbakani Nocoras hem Gennadios gibi halkin çok itimat ettigi ruhaniler, "Bu
görgüsüz,
memlekette,
tercih
Freng'in ekmegindense
ederiz" demiglerdir.
Türkün sangiru ve kihcmi
Fetthren sonra gurast açik bir vaktadir:
olmadtgi
boyuncaganimete, yani yagmaya müsaade edilir. Bu bir
kuraldtr. Eger gehir bir ayda teslim edilseydi bu olmayacakti.
için üç gün
.I
§ehirtestim
Hiç kugkusuz ki, Bizans'm son imparatoru, "Bunu yapmaktanBen en büyük ve hakiki Hiristlyan imparatorlušun bagindaytm" demigtir.Son imparator Konstantin Paleologos'un
naagt
cesetlerin arasmda bulunmugrurve Facih kendisine dini tören
yapsa ölürüm.
tirmig, gereken sayglyt göstermigtir. Hiç kugkusuz ki,
ristlyanhétn
ve dünyanm bu
büyükmabedi, pimdi
en
mabedi haline geririlmigtir.
Ayasofya, Hi-
islam'inbüyük
Bu fizikî büyüklügenü 1550'lere, yani
önce Süleymaniye'ninsonra da Selimiye'nin ingaasma kadar koruyacaktir. Batt Avrupa'da hatta Rönesans italyasi'ndahiçbir
yapt
Ayasofya kadar cazip degildir.Rönesans'ta yapilan büyükkiliselere
.I
I
kadar Ayasofya bütün Hiristiyan millederin hayalini süslüyordu.
Onun için bunun cami haline çevrilmesi çok önemlidir. AynL
gekilde 1930'dan sonra Cumhuriyet Türkiyesi'nin, begeriyetin
yüz-
lerce yd kavgasmaneden olan ve tamkhk eden bu büyük mabedi bir
müze haline çevirmesi de çok anlamb bir siyasî-kultürel tasarruftur.
I
Fatih,
istanbul'unfethinden sonra hiç güphesiz ki harap bir ge-
hirle kargdagmigttr.Bu harabe 13. astr baglarmagelmektedir. Haçh
istilâsi ve elli ydhk Lâtin hâkimiyeti boyunca gehir çok kan kaybetmigtir ve küçülenbu devletin bagkenrioldugu için de kendisini
to-
parlayamam1§ttt.
66
OSMANLPYIYEN1DENKESFETMEK
.gehri
Simdi.bu
Bunun
imar etmek gerekmektedir.
insan deposu saydan bugünküKonya, Nig-
yeniden
için neler yapdatytir?
de _ve Aksatay vilâyeti, yani o zamanki Karaman ve Karaman'm
muhtelif merkezlerinden-hem
Müslaman Türkler hem de Htristiyan Türkler kismen Istanbul'agetirilmigtir. Bu da yermemistir. Fatih imparatorluktan
kendi kontrolumüzdekiyerlerden Ermeni nü-
fusu yerleptirmigtir. Bu nedenledir ki 1461'de Bursa'nm metropolici Hovakim Osmaalt Ermenileri'nin, yant bu milletin bagina tayin
edilmigtir.
Millet bagiolarak, lstanbul'dabir patrik ilk defa patrik
olarak tahta
çikmaktadir.
Ecmiyazin,Sis ve Vaspuraganyani Ahdamar katogikoslarindan sonra bir ruhanî lider daha ortaya çikmaktadir. Fakat bu daha
çok idarl bir liderdir, millet bapdtr. Bu çok önemlidir. Ayni gekilbulunmugtur ve bilhassa fetthten
de burada bir Musevî
ytkilma5Lyiâ,
RVag
yanda
Endülüs'un
da
yavag 100 sene
sonra, bir
kadar sürecek bir Yahudi gäçü olmugtur. 1stanbul'dakalabahk bir
.cemaati
Yahudi cemaati, elliden çok sinagog cemaatinden
(kahal)olug-
maktaydi.
Artik istanbul'aKonstancinyadenmesinden hiç çekinmeyelim; çünkü Osmanli evrakmda
da bu isim kullandmaktadir. Fer-
hatta basilankitaplarda20. yüzyd bagindavakta arada bilhassa 18. yüzyilda Islamboldendiši fermanlarda,kitabelerde, mezar
taglarinda da görülmektedir. Isimlerkonusunda hiçbir gekilde bagnaz olunmamalldir; çünkü bu gehir büyükbir dünya bagkentidir.
manlarda
Burast Osmanh'nta idaresi altma geçmigtir. Onun sahibi
ve
Sehirdeeski çargdarm yeni tekniklerle
KapaliçaTgL'nm
meydana geldigt görülmekarada
hamili Osmanh olmugtur.
bu
tedir. Anlaguan gehrin topografik teckiklerine göre, ki,buna Patroloji (Patria Konstantinopolou) denir, Bizans döneminde burada
tarzmda
çargi oldugu açikttr; fakat bunun bildigimizkapah çargi
düzenlenmesibu devre aittir.
geligtirildigi,
II
ILBERORTAYLI
67
.
.I
I.
I
I
Kisa zamanda gehir, yapdan camiler ve camilerin etrafmda
kurulan çarydar, hangah ve dergâhlarla kendi görünümünü kazanmaya baglamaktadir.Her mahalle o camiyi, hani, hamami yaptirantn adlyla andmaya baglamaktadir.Onun için istanbul'a pagalar
gebri de denir ve 16. yüzyilda bu gehir asd geligimini yagayacaktir.
I
I
I
·
l
I
I
I
I
I
I
I
i
I
I
I
I
I
i
i
i
I
I
68
OSMANU'Yl YEN(DEN KESFETMEK
l
I
I
I.
FATIH VE FETIH
ölHiç kugkusuzistanbul'unfechinin büyük etkileti arastnda,
mekte olan bir dünya bagkentinin yükselmesi ve Balkanlara yerleimparatorlugun biçimlenmesi vardir. Bu olay
gen bir Müslüman
beklense, korkulsa, tahmin edilse bile ilk anda kolay hazmedilecek
gibi degildt.Ayrica bunun hazininin sadece Bati Hirisciyandünyast
unutmayahm.
için degil, Dogululariçtn de mesele oldùšunu
Macarlar bir Haçh seferi tertiplemeye kalkiyorlar.Papa, Hiristlyan milletleri alaria geçiriyor, "Birlegin"diyor. Italyakorkular
içerisinde, zaten bir müddet sonra güneyde topugun ucu olan Pug-
lia eyaletinde Otranto'ya Gedik Ahmet Papaçakacaktir ve orada istilâ hakkinda anlatdan geylerin çogu farazîdir,bunu bilelim.Aynbunu sadece Muslüman dügmanliginabaglayamazsmiz.Bu Hirisca
tiyanlar't
birleptirmek için bir propaganda teknigidir. Yant orada
degigtir,deitytirmezsenölsözde yüzlerce kipinin katledilmesi,
dureruz"gibi tehditler bugüne kadar tarihçilišin dilinde yagamqttr.
"din
LLBERORTAYU
69
Asd önemli olan
.
I
I
I
bunu muhakeme etmemesidir. Yoksa
haberlerin yayilmasi gerekirdi. Bu bir savunma
Su kadarmt söyleyelim, Bati'da bu kadar etki
uyandiran Fetih olayi yanibagamazdaki
Akkoyunlu Devleti'nde resmî tarib olan "Kitab-iDiyarbakiriyye"de,hiç
deginilmeden geçigtirilmistir. Yani âdeta negatif bir
uslüpsäz konusudur.
Niçin? Çünkü
1stanbul'unalmigi mühim bir olay ve Akkoyunrakib
lulata degil,
hanedana nasib olmuytur. Aynca cabiiunutmayaIlm, Akkoyunlu hükümdan Uzun Hasan, Kommen sülalesinin yönettigi ve 1204'teki Haçh felaketinden sonra kurulan Trabzon
Pontus Imparatorlušuhanedaniyla akrabadtr. O yüzden de geleceëin
Safevi SahIsmail'ibaba tarafmdan ünlü MüslümanTürkler,
ana tarafmdan da mavi imparatorluk Kommenus
kani tagimaktadir. Kendisi Kommenterin torunudur. Evet, böyle bir devletin de cabii Osmanh hâkimiyetini pek hogkargilamayacagiaçiktir. Ama
gunu söyleyelim ki, iç Hiristiyan dünyanin içinde birtaktm
kuvvetler yeni
hükümdarlarlave yeni hükümetle bir an evvel temasa geçmeyi kendileri için ehven gärmüglerdir.
o devirde bu gibi
mekanizmasidir.
1
I
tarihçilerin
Bu çok mühim bir olaydtr. Zaten bir müddet sonra da, yikilan
Altmordu Devleti'nin yerine kuzeydekiKipçakTürk
devletleri arasindaki kavgadan çikan hanedan idaresindeki
Kirim Hanhgi paçayt
kurtarmak için derhal Osmanli Devleti ile bir ahidname yaparak,
düpedüz bir sözlegme hükumranhit kurarak, Osmanhhin etkisini
tanimayt yeg tutmaktadir. Bu olaydan
sonra, 1475'ten sonra Kirim
Yarimadasthm Kefe ve Sudaka kadar uzanan önemlice bir bölümü
došrudan dogruya bir Osmanh sancagt olarak merkeze baglanacaktir. Üsctaraflan da vasal, baštmh, statüdeki Kinm Hanhšthin
yönetimine birakdacakur.
Gene ayni gekilde 1461--63 arasinda Balkan fütuhati tamamlanmigttr. Arnavurluk ve Bosnahin fethi nedir? Kalabaliklara
bazi
geyleri yazlyla ve sözle anlatmanin imkânt yoktur.
Bu çok dogaldir.
I
,
70
OSMANLPYIYENIDENKESFETMEK
Tarih kâgttla ve sözle olmaz, cografyayi bilmek gerekir. Onun için
genç
görmeleridir.
kugaklarimizacavsiyem, ne yapip edip butalart
:I
Yanya'nm, igkodrahin,Bosna'nin engebeli arazisini gördügünüz zatamamlayan diplomasininne kadar ustaman bu fütuhatin ve bunu
dayandigt anlag thr.
tekatklere
ca ve ileri
mundi" yani dünya hakemi
Osmanh Devleti artik bir
tartigilacak
bir gey yoktur ve gerçek
ve dünya kuvvetidir. Bunda
"arbitet
evrensel
15. yüzyihn ikinci yansi, Osmanh cemiyetinin
yaksekilde
anlamda imparatorluk misyonunu, hem de guurlu bir
lendigi devirdir.
Papahk, bu yeni hükümdarla, artik barbar, bagbelast bir Müs-
anlamda
olmadigini
.
anla-
lüman hükümdarla munasebete geçmenitt yaran
aldatmadir ve Papa IL Pius bir mektup
myttr. Bu kendi kendini
yazmaktadtr: "Hiristlyan ol, Hiristiyan oldugun takdirde dünyanin
hâkimi zaten sen olacaksin" demeye getirlyor. "Bunun için sana gesu", yapauci"
reken gey..."
kelime gudur:
gönderildigtne dani vaftiz olmasini önerlyor. Vakia bu mektubun
"birazcik
"aquae
-aynen
-
icibariyle
it bir delil yoktur; fakat müsveddeleri ve ana temasi.esas
argivlerde bulunmustur ve vardtr. Tabii ki Farih'in buna iltifat etmesine imkân yoktur. Burada göyle btr münakaga çakiyor. "Fatih as-
hada Hiristiyan'dit" deniyor.
Hayir, öyle gey olmamigtir; ama hiç güphesiz ki, Fatih Sukan
gibi sofu,
Mehmet bizim anladigimiz anlamda yani ošlu IL Bayezid
gibi bir hükümdar degildir.Yani güphetorunu Yavuz Sultan Solim
üslûbunda bu kadar
siz icikadi vardir; ama herhalde davranigindave
koyo dešildir. Nitekim idaresi boyunca kozmopolit davraruglara
çok meylermigtir. KendisiFazlullah'mHurufileriile yakin Eligkideyeden
di. Burada bunun üzerinde çok fazladuramayiz.Iran'danneget
bu garip tarikatin en büyük özelliši, tipkt YahudiTalmut Kabalistleri gibi ebcede ve rakamlarla harfler arast fligkdere dayanarak birtakim kehanet ve yorumda bulunmastydi;ama bütün bu söylemin
lLBER ORTAYLI
i.
71
.
--.I-
I,.,..
wh.L.shi,iL
I.LMALS"I.:AhiLI..
.I
ILE
.
.="r"
I
.
.
i
i
I
I
I
I
I
etrafinda
her dinden ve mezhepten insanlari da etraftnda toplamigti. Bu kozmopolityapih hareket padigahm da duydugu sempatiyle,
belki de mensublyerle büyüme istidadt göstermigken, aslen bir devgirme olan hem de Hiristlyan rubban bir aileden gelen Mahmat
Papa (ki kendisine sonradan
unvani verilmigttr)
bu hareketi
pidderle ve kanla bastirmigtir. Kanla da pek diyemiyoraz,
acegle bas'veli'
armigetr. Adam yakmak, islâmîgelenekte pek olcnayan bir yönterndir, herhalde eski kulturden rebaruz etmigti.
Onun, Facih Sul-
tan Mehmet'in
yaptLgl
halkin
yaDgtLrmast,
tepkisini
günleri bir nebze
SÜrgünÌŒr
dOÌRylSLy
R g2Eifig
Karaman eyalerinden
yCT
yaplacak
Fifdi
i
sür-
onlemesi takdir coplamigttr. Ayrica o zämanlar
devlet devamh blr sava; ekonomisi içinde ohnasmdan dolayt, ban
dergâh, zaviye ropraklari miriye padigah carahndan abatyordu. Buktsmen
önlemesi,
onu genig halk zumreleri bilhassa ulema, medervigleri arastada çok sevilen bir kipilikhaline gecirmigtir. Fatih maalesef bu sadrazamt karlermek konumunnu
gayib, carikar evenleri,
da kalmlytir. Çünküarada tatsiz olaylar geçoigtir. Bu olaydan
sonra bilhassa.halk kendisine veli ünvanmi vermektedir
ve Mahmut
Papa menktbesini içeren elyazmalart herhalde Osmanli elyazma
edebiyantun en kalabahk kismini meydana getirir
ve zamanimiza
kadar da ulagmtgar, bugün bile herhangi bir çarkiyacçi, herhangi bir
tarihçi
bu yazmalan gayet kolay bolabilir.
yük
I
Facihçok buyukbir hükumdardir.Büyükbir politikacidir.-Bübir kultür adamidir. Bizim için de äyledir. Tarihçinin yorumla-
masi ve degerlendirmesiyle büyük adamlar illa zamanmda
büyüklukleri anlagdan ve buna göre sevgi gören kimseler degildir, olma-
yabilir ve
bu vakta bunun
tipik bir örnegidir.
ÇünküFatih bir impaecmekredir;
ingaa
ama punu da ifade edeyim ki alti astrlik
imparatorlugun tarihi lçinde sadece anavaranimiz Anadolu'yu de-
ratorluk
gil,Turkiye'nin diginda kalan Osmanh ülkelerinin de içtimai, dini,
kultürel yapismi en cok degigtiren hukümdar Fatih Sukan Mehmet'tir. Bunun böyleoldugunu bilmek gerekir.
72
OSMANLl'Y! YENIDENKESFETMEK
--
-
lii
I
..i..,
-r
- -
.. -•
I
-
-.
rr
Fadh Camii.
Fatih bir Ränesans senyörüdür. Rivayetler kendisinin çok li
san bildigi etrafmdadtr. Bu boybir söz degildic.Meselâ Trazepuncus
Giacomo Languschi diyor kt; onun kadar Helen kaynaklarint iy
okuyan yok.
Burada abartma payi olabilt ama besbeli Rumca bilmektedir.
Bu gibi kaynaklan okuttugu zaman en azindan pek tercümeye ihtivardir.
yaç duyrnamaktadtr,anlamaktadir. Cenig bir kelimehazinesi
Lâtince için ayni gey söylenmektedir. Arapça, Farsça'yi bildigi zaten
malûm, çunko o da hanedanin birçok nyest gibi pairdit. Eu yazdiklarindan anlagilmaktadir. Kendisinin cografyaya ve caribe çok metakli oldugu açiktir. Troya ile çok ilgilenmigtir. Tabil
o zaman Trotahminen
astrda
çok bilgunkü
o
ya bulunmuy bir yer degildi; ama
bir dunya bölgeside hiç güphesiz
ezbere bilmektedir ve gelecekte ölmese mutlaka
lealya'dir.
kLlayt
adamakdlt tanimaktadir.
Zaten bagkentreki
fethedecegi bu
podesta'DLn
raporlaVenedik, Cenova elçileri olan baglio'nun ve
nndan bunun böyle oldugu anlagilmaktadtr.
gi edinmektedir.
ok lyt tanidigt
HaritayL
ILBER ORTAYLI
73
1
I
.i
Fatih kadar Italya'yive Italyankültürünü tantyan bir Osmanli hükümdari, birakm Sark'ta,Garp'ta da böylebir hükümdar yoktur. Italyaher yerdeydi, Kahire'deydi,1skenderiye'deydi,
Iran'daydt,
Dogu Anadolu'daydt tabil, ama hiç biri dogulu hükümdar Fatih kadar bu kültüru ve dünyayitanimadi. Ama o dünyanm da ashada iktisadlyatmin kõkünü eriten Fatih Sultan Mehmet'tir. istanbul'un
almip, Akdeniz adalannin yani Egriboz adasi, Semadirek vs. kontrol alana ahnigt, bilhassa Karadeniz kolonilerinin, 1463'te Pontus'un octadan kalkigt ve Kinm'in 1475'te tamamen ele geçirilip
kontrol ediligi, Eflak Bogdan'da hâkimiyetin tesisi, Adriyatik üzerinde
Osmanh gemsiyesinin kurulmast,Venedik'in klasik büyük im-
paratorlugunun
I
sonunu getirdi.
Oradan itibaren artik Venedik Cumhurlyeti'nin inhitatandan
bahsedebiliriz.Bundan dolayi Fatih Sultan Mehmet hakkmda yazilan müsper yazdara, degerlendirmelere ragmen, belki de Fatih
Bati dünyastnda en çok korkulan, nefret edilen yöneticidir. Millî ta-.
rihimizde,
Fatih, Bati ile Dogu'nun dengesinikuran, devlet ve milletimizi bilhassa kültürümüzü müesseseleriyle batiya açan mübeggirlerin bapada saydmahdir. Burada önemle gunu belirtmek isterim; Fatih, Ban'ya karst kompleksi olmayan Došulu'dur. Bu tip bir
insan birakm devlet adamlarimiz arasmda, zamanumzin aydinlari
arasinda bile çok az bulunur. Dogulu'dur ve ayni zamanda da Bati'yt sever ve bilir. Bu nedenledir ki 15. yüzyd Türk Imparatorlugu
kendisinden sonraki devirlere göre bile çok daha becerikli bir kültürel atmoss'erden geçmektedir.
Bunu imparatorlugun ingaasinda
da gözlemek mümkündür.
I
Bazi vakialarin üzerinde durahm. Meselâ, Venedik'in 1204'te
Roma imparatorlugu'nda,
Bizans'ta tesis ettigi hâkimiyett Fatih sona erdirmiµir.
Cenova lehine bir denge politikast gürmügtür. Tabli ki Cenova da eiimektedir. Fatih inanilmaz bir biçimde Avrupa
devleclerinEn iç hayatt ve kültür hayatt hakkinda bilgt edinmektedir. Nihayet çok açik bir gekilde görulmektedir ki, Fatih sadece
74
-
OSMANLPYI YEN1DENKESFETMEK
mekânlarla
yayginligiyla
ilgilenen
biri degildir, zamanlarla da ilgi-
lenmektedir. imparatorlugunmuastr yazarlari, Kricovulos ve sonradan Kemalpagazade'nin de degindigi gibi, bagkentine eski Yunan
Roma heykellerini getirmekte, bunlar meydanlara dikilmese bile,
eski Yunan Roma tarihi hakkanda kendisinin etrafmda Italyan
Rum mügavirler bulunmaktadtr.
yerli tarihçimiz Tursun Bey, Dogu RoFatih'in cemlyetinde
ma'dan Kritovulos ve Languschi gibi digerleri bir arada bulunmaktadir. Ayrica gu kadarint ifade edeyim; bagkentin Musevîlerinden
Haham Kapsali de yazdigt tarihte, Farih'i göklere çikarmakta ve bu
dönemi tasvir etmektedir. Bagkent bir kültürel amalgam haltndedir.
Bu kadan da yetmlyor, büyüyen imparatorluk emperyal ideolojisint
ortaya çikarmaktadir.
itibaren
Nasd mt? Bizimbu tarihe kadarkurulugundan
Osmanlt Devleti'nin
alan çašdag vakayinamemiz
olaylarini,
yoktur.
zamanlarinda,
II. Murat Han'in son
devrinde ortaya çtkmaktadtr.
harplerini, geligimini
ele
ilk defadirki bu vakayinameler
yani
babast ve bilhassa Fatih
Yani Osmanh tarihyazicihitnin,
historiyografisinin, gerçek
anlamda doguguve ilk geligmesi Fatih'e ait bir olgudur ve bu yazilan tarihte artik bir imparatorluk ideolojisini gözlemek mümkündür. Demekki, bir yerde yeni bir düzen, yeni bir dünyaya bakg, yeni bir yagam biçimi gelmektedir. Fatih saray protokolünü tespic etmekredir, vezirleriyle artik yemek yememektedir. Babasindan kalma âdeti birakarak divana bagkanliketmiyor, divan görügmelerini
kafesten izliyor. Fatih, Rum Patrikhanesi'ne hürmet gösteriyor, imtiyazlar veriyor; çünkü arak o bir Roma Împaratoru'dur.
Bunu zaten sirf o degil Türk tarihçiler de yazlyor. Trapezuntus gibi, Kritovulos gibi tarihçiler de Roma tahtina geçen Fatih'in Roma kayzeri
oldugunu, kendisinin zamanmdaki tarihçiler ve kendisinden sonra gelen Ibn-i-Kemal, Kemalpagazadegibi bir tarihçiler de bunu
söylüyor. Roma tahtina ocurmug, diyor ve Bizans'in son yönetici
hanedanlarini, yani ünlü aristokratlarini da kattertirmesini buna
.
LLBERORTAYLI
.-
75
I
.".¯
g
I
1
bašhyor. Çünkübu devlette bu etkileri kaldirmakta ve eski mirasa
kendisi oturmaktadir.
Fatih, "Gökteki güne; nasil tekse dünyada da tek devlet, tek
din olmah" sözünü säylemigtir. Bu evrensel bir nazarlyedir, bu ünvani her zaman kullanmaktadir. Bizzat Ortodoks kilisesininde Roma
ismini kullanmasiRum-Ortodoks olmasi bu evrensellik ile llgilidit.
Bo evrensellik, hiç güphe yok ki, Dogu'da da Batt'da da kolay
kabul edilmez. Ama millet sözle kabul ermese bile, zihnen bunu kabul etmigtir; buna göre hareker ermektedir, zaten bagkaçare de yoktur. 15. yüzyilda butun Türk tarihi âdeta bu imparatorlugun kurulu-
dogurmaktçin geltymig gibidir. Yaal nasd kl Rönesansbir yerde Ban medentyetinin bütun eski köklerinin kristalize edildigi bir
dönem ise, ayni dönemde 15. yüzyil da Türk dünyastnin, Sarkdünbütün olugualarinin âdeta kristalize
yasmin bütün elemanlanmn,
oldugu bir dönemdir.
gunu
Bundan sonra tarih Osmanhhk errafinda gekillenmektedir ve
bizim tarihimizde, Türklerin tarihinde,
Müslüman milleclean tarihinde ne Osmanhhga yakinsa o bundan istifade etmigtir, ne de
onun uzapnda kalmigsakendisini çöku; beklemektedir. Volga'nta
kuzeyinin macerast böyledir. Dünyayi aydinlatan,
bir
zamanlar
en
azindan üç asir ilmî ve
lus'ün hazin, trajik
I
I
kültürel sahada dünyayt aydinlatan Endümacerasi da böyledir.
1
I
I
76
I
I
I
I
i
OSMANU'YI YENIDENKESFETMEK
OSMANLI MUTFAGI
I
Geçmigdevirlerde nasil beslenlyorduk?Osmanh-Türk mutfamutfagt bir muessegl denen müessese nedir? Evet, Osmanlt-Türk
sedir, bir ananeler toplamidir. Hiç güphesiz ki bu konudaki tetkikat
zaylfttr. Çünküii öyle hanim ninemizin, annemizin pigirdigi patlicanla veya hazirladigttathyla anlagtlacak gibi degildir. Maalesef yapdan tetktklerin bir kismiböylebir yöntem ve muhtevaya dayantr.
Bau üscadlarin mesela Stefanos Yerasimos, rahmetli Süheyl
ÜnverHoca, dostumuzTurgur Kut gibi kimselerin vesikalara istinaOÌâCR
Inl SÖyden hazirladiklariçaligmalarm bu konuda aydinlaricl
tarihi
yazdleyebiliriz. Ama hiç güpbesiz muazzam bir Türk rautfagl
õyle
Beynelkolay bir i; degildtr.
mamigttr. Esasenbunu yazmak da
milel bir çabayt gerektirebilir.
Günümüzde sikça karydagogimiz yanhglardan bir tanesi Osmanli Türk mutfagini istanbul'ahasretmektir. Bu çok tutarsiz bir
yaklapmdir. Buyükmutfaklar õyle bir gehrin veya bagkentinmurfak
1LBERORTAYLI
·
77
l
zenginliglyle
anlagdir
bir vakia degildir. Bugün Fransiz mutfagimn
Paris veya Versailles'leSmLrh oldugunu zannedenler çok yanihrlar.
çünkü Fransizlar böyle bir yanhqhät önleyeGerçi zannedemezler;
cek aragttrmayl, envanteri çoktan
ortaya koymugtur. Diger ünlü
mutfak olan
mutfagt
için
de durum buna yakLndir;
Çin
ama bizde
maalesef imparatorlugumuzu
lerin mutfaklan hem
meydana getiren eyaletlerin
ve gehir-
olarak,
anane
hem bugunyagayan kahntilar ve
de bazivesikalar degerlendirilmedigindenbu mutfaklara dair tahmi.I
I
ni yaklaçamlarin çok yanhg oldugunu görüyoruz.
Meselâ zeytinyaghyi Egeliler bilir ve zeytinyagint kullantrlar.
Anadolu bunu bilmezdenir, çok yanhg. 17. asir kadi sicillerine gäre
kaadinin, biliyorsunuzbir gehre gelen kadihem orada yargiçttr, hem
de beledlyereisidir ve belediye reisi olarak yapurdigi en önemli iglerden biriside çok altrup satilan hevayic-izaruriye denen malzemeye narh koydurmaktir,Lonca temsilcilerlyle fiyat tesbit ettigi anlaµlmaktadir. Narh defterinde
zeyt" diye zeytinyagmm adt
geçiyor. Yani öyle bir iki yerde de degil. Dedigim yer Ankara'dir.
Ankarahlar zeytinyagmi Ege gibi olmasa da kullantyor.Zaten Deniz
Alphan'm Türk Yahudi mutfagt uzerineyazdigi Dina'nin Mutfagt
adh kitapta da görülüyor. Sutle eti bir arada yasaklayan YahudiKoger kurahna göre tereyagla et pigmez; Türk Yahudilert bu nedenle
bulunduklan yer Ege bölgesi olmasa da mutfaklannda zeytinyagi
kullaniyorlar.Diger halk da zeytinyagini kullantyor.
"rugan-i
Demek ki o zamanm 20 bin nüfuslu Ankarasthda zeytinyait
birtakunkalabahginkullandigtbir gey. Pekâlâ, anlagiltyor ki Ankaraldar zaten yemek pigirmeyi ve yemeyi severler. Zeytinyagh yemeklerden de kendilerini mahrum
Elbette bunu Aydinblar,SaManisaldarkadar kullanmtyorlar;ama belli ki o mutfaga
zeytinyait girmig. Sonra bilhassaRamazanlarda,Arabistan'danbagka
etmemigler.
ruhanhlar,
Arap ülkelerinden gelen cins cins yiyecekleri
nuz.
ri'den
1stanbullu,
Kayseripastinnasi
geliyor ve
Istanbul'dagörüyorsu-
Bu nereden geliyor? Kayseçok iyi biliyoruzki Kayseri'denbu gibi mahsulât
ylyor.
I
I
78
OSMANU'YlYENIDENKESFETMEK
sevk edillyor. Dahast var, birtakim yerlerde bagka vilayetterden gelen sabun kullantityor.Yani bunlar ylyecek maddeleri degil; ama zarurî maddelerdir.
Tabli ki en yaygtn gey, Turkiye gibi bir ziraac ülkesinde
ama buiklim
ahvalde
sebzenin
ragmen
bir
bazi
bulundugu
dolayisiyla
kit
na
yerde, turqudur. Turgu Anadoluhun bütün bölgelerindeyer yer ve
kendine has özelliklerle kurulur. En önemli unsurlardan biriside ta-
I
hda dayahbaklavalardtr.Vakia Osmanli mutfaginda ve Istanbulzevkine ragmen tasanlar Halep'in, Sam'mbaklavasinida sever, ararlardt; ama her vilayetimizin ve gebrimizin kendinehas bir baklavastvardir ve bunlarm kendine has bir lezzetivardir. DolayisiylabiztmTürk
mutfagL
dedigimizgey mazide bir zenginlikti, bugün ise eriyor.
Geldigimiz bölgelere bakarsak; ne Orta Asya'da ne de îran'da
bu kadar zengin ve leziz mutfak bulunmadigi anlagibyor. O zaman
burada ne yaptik? Muhtemelen reçel gibi veya diger sebzelerin kullammt gibi bazi konularda Anadolu'da yagayan milleclerin bir payi
vardir. Meselâ Ermeni mutfaginm, herhalde bahk konusunda He-
lenlerin ve diger sahillerde yagayanlarin bir katkist vardtr. Hiç güphe yok kl çok erken baglayan ve uzun devam eden Balkan hâkimiyeti bircaktm anane ve aderler gibi mutfagin da geçmesini saglamigcir. Oralara bazi geyleri biraktigunizgibi muhtemelen oralardan da
bazi pigirme teknikleririi almigizdtr. Ama bu bir muamma dešildir
ve görünen gerçek bugünküKüçükAsyahin etraf ülkelere göre halen çok zengin bir mutfaga sabip olmasidtr. Bu nasil olmustur? Îçre
bu bir muammadtr.
Bunu çözemiyoruz ve kolaylikla anlayamtyoruz. Hiç §üphesiz
ki pigirme teknikleri, depolama teknikleri, saklama teknikleri ittbariyle eski mutfagtmizi terk ediyoruz. Bugünün insant maltiz kullanmiyor. Maltizibizimçagimizdaki insanlar bile bilirler. Niçin kullanilmlyor? Çokmu zor? Bugünün insaru artik toprak kaplari da kullanmtyor, kolayina gellyor belki çelik tencerede yemek pigirmek.
I
ILBERORTAYLI
-Ihim.191--
i
..Ia.:ALi•2..a
79
.
I-
.B'k
LMI....._la-9LM9•IMF.Lierd-liEmFestimelsk,-.ibi.
..1-
I-.J.?."aF.Ele._Bel-LEulimilsk-la.I.r.t
_--,æ...aAJ.i.
I•mb,
I
Nihayetinde bugünün insant yemek yapmayi büyük bir külfet ve
angarya olarak duqunüyor.Hâlbuki bilmlyorlar ki bu, özendigimiz
Ban kültüründe bir meziyettir. lyi yemek yapmak bir kültür gästergesidir. Herhangi bir ecuelektüelden
çok daha fazia takdir edilen
kigidir lyi bir agçi. Zengin bir mutfakta yerigtigimiz halde analanmiz, ninelerimiz bu mutfagt tatbik ettikleri halde onlann torunlann.in kir veya erkek olsun bu kulfetten kaçmmalarmi bir kaytp olarak görmellyiz.
Murfagt birakahm. Amacimiz zaten pek o da degil. Bo gehir-
ler nasd
I
i
I
beslenlyor?Hiç güphe yok ki imparatorlugun küçuk gehirleri etrafmdakt baglar,bahçeler, bostanlar, çok yaktadaki tahil depolan, degirmenler kolayca ulagdabilen
kaynaklardir.Zaren küçük
gehirlerde mezbaha da yoktu. Çiftlikteveya evde kesim yapilirdi.
Bu gehirlerde yemegi pigirmek de, yemek de vakit geçirilen ve dikkat edilen, insanlann iltifat ettigi bir ugragtt. Bizttn bunu bilmemiz
lazim;ama kargmizda büyük bir gebir var. istanbulapagt yukarl mllâdi 4. astrdan beri dünyanin büyuk gehriydi. Ne Avrupa'da böyle
bir gehir vardL ne de henüz Asya'da. Asya'daKahire gibt Bagdat gibi, sonralart Isfahangibi gehirler lstanbul'dançok sonra inkisaf etmigierdir. Nüfuslari ondan sonra artmittir.
Tabli oralarda da benzer problemler vardi. Bu gebirler için tarihçiler caraftndan yanby
olarak rallyonla nufus takdir
edillyor; o zamanlar
için
bir gehirde
1.5 milyon insanm yagamasi mümkün degildtr. Çünküburalar akyapi bakimmdan, kanalizasyon sistemi baktmodan, -sašhk bakimindan son derece nüfusun idamesi mümkün olmayan yerlerdi.
DolaylSlyla
birkaç yüz bin kigi çok nüfus saythyordu. Bunlann tanereden
geliyordu? Unu, bugdayi, eti nereden gellyordu? Sebhdi
zesi, meyvesi nereden gellyordu? Igte buno irnparatorluklar,
mecburî tekel sistelni dedigimiz,bazdarma zorla verilen tagtmacdik sistemlyle saglamylardtr.
istanbul'untahili,
ürünlerinin,
80
unu,
yag ve. peynirin
bugdayL
Dobruca'dan gelirdi. Sür
Kinm'dan geldigi anlagilmaktadtr.
OSMANLPYI YEN1DEN KESFETMEK
.
hepimizin bildigi gibi sür elde
edilmektedir. Bu ürünler Kirim'in kendi imkânlarlyla, deniz yoluyla nakledilebilmektedir. O yüzden de meselâ Kefe liman ve sancagt
Kinm Hanligt'na degil, dogrudan lstanbul'abašhydt. Kefe sancagmdakaraborsayayani istifçilige ve kaçaga kargi çok fect tedbirler
ahnrmgtir. Çünkübizim mecburî tekel yoluyla tagittigimiz geyleri,
Akdeniz'in tüccar devlerleribilhassa 16. yüzyddan sonra Ban'ya aktarmak için kaçak ticaretle geliyorlardi. Yanibiz tekelle meselâ bugdayi 10 liraya tagitiyoruz, yabanct tüccar 11-12 lira verlyor.
Çünküonun
.
arka5Lndaki
steplerde
Et gene Bulgaristan Trakya havzasindan gelirdi ve sürüleri
sevk.etmek,
dedišimiz ayn bir kasap celeb grubuna
aitti. Üzüm,Akdeniz adalartndan, Ege'den gelirdi. Gemilerde ara
limanlara ugraylp mal bogaltmamalan, eenebi gemilere mal devretmemeleri için fermanlar bulunduguna göre demek ki kaçak tiçok
caret oraya da musallat oluyordu. Her halükarda lstanbullu
geçinebilen, kolay yagayabilen bir nüfus
uzun yillar boyuncakolay
degildi
"celebkegan"
Bazi zamanlar uzun, giddetli kiglar olurdu. Kimi zaman isyan
çikar, dükkânlar firmlar kapatdir, gehir gidasiz kahrdt. Kimi zaman
kithk olur, birdenbire fiyatlarfirlar; yakacagin fiyatt firlar, unun fisikinti çeyati firlar,hiçbir gey bulamazsm.O zaman igte halk, çok
kerdi ve bu sikmtidan dolayt çok istanbulkadistnin, ki gehrin yarilmiyye de yüksek rütbesi
gici en büyük hâkimi, belediye reisi ve
olan bir memurdu, hatta sadrazamin, çünkü Istanbul'dansadrazam
yanardt.
ve kethüdast sorumluydu, bagt
Dolayistylagehirde böyle bir sikmti bagladigt,bazi mallar bulunmadišt veya konan flyatlar agddigi takdirde bundan lstanbulkadist ve vezir-i azam sorumlu tutulurdu ve bu konudaki yalan, gizleçok giddetini çekerdi.
me, yanhg bilgi verme hükümdarm
durmahytz.Bu gehtrde yangmlar da
büyük problem yarattrdi. Çünkübir yangindan sonra yok olan yüz-
Sununüzerinde
istarlar
|
1LBERORTAYLI
81
:
r
lerce ahyap binano yeniden inçast. için malzeme ve usta ve amele
yani iççi bulmak çok zordu. Derhal bücan vilayetlerden
usta, amele
ve mimar zorla cezbedilir, ani olarak fermanlarlamalzeme getirilmesine çabgihr ve gehir kendini yeniden restore edebilsin, düzenleyebilsin, yananlar, yikilanlar yapuabilsin diye hummalt bir faaliyet
baglardt; ama bu faallyet acuza da mal olmazdt.
latanbul'unbeslenmesigibi bir sorun hiç güphesiz ki bir yerde
büyük gehir halkmin, belki de vilâyetlerdeki
kadar eli açik ve rahat
olmamasma sebep olmuytur. Ama ulagim iinkânlanrun geligtigi 19.
yüzyilda is degigmeye bagladt.
riyle
Evvela.o zamanki Istanbul'unetrafi bostanlar, sebze bahçeledoluydu. Hatta Bogaz köyleri bile böyleydi.Bugün için bize
Langa'da yetigen marul
salatahgi,
ArnavutÇengelköy'ün
salatahŠl,
käy'ün çilegi efsane gibi geliyor. Bu gibi ürünleri ancak çok merakhlan bir hafta boyu bir yerlerde bulup alabiliyorlar. Çünküartik
bunlar kabna halde yetigir; ama o zaman Istanbulbu gibi geyleri
kendi yakln ǀVTOSinden
de temin edebillyordu.
Ekmek ve et için ise ayni durum söz konusu degildi. O Anadolu'dan gelmek zorundayda. leirafetmek gerekir kl bizim Bagdat
demiryolu dedigimiz Ankara-istanbul, Istanbul-Afyon üzerinden
Konya'ya baglanan demiryolu etrafma yerlegen Rumeli göçmenle-
faaliyetleri sonucu gehre tahil akmaya baglayana kadar
Türkiye, Rusya'nin ve Dobruca'nin bugdayina muhtaçti. Aynca
bunlann çiktigt ülkeler Rusya'am Odesa bölgesi gibi degildi, biz
yabanci bugday yiyorduk.
rirtin ziraat
i
ilk defadir ki Yunan muharebesinde
1890'dan sonra gelen deordumuz Anadolu bugdayiylyerek savagabilmigtir. Hiç güphesiz ki bu gibi modern ulagtm araçlart blzimhayatunlzda
bir çagdaylagma saglamigttr ve Facih'te, Aksaray'da ve daha
pek çok yerde artik eskisine göre daha rahat
er, ekmek ve bühassa
sebze meyve buluyoruz.Asd önemlisi Avusturya
ve Rusya'nin kelmiryolu zenginliglyle
.I
82
I
OSMANLPYIYENIDEN KESFETMEK
le gekertyle, gehir bu problemi halletmisti. Ne zamana kadar?Birinci Cihan Harbi parlayana kadar. Harp patladtit zaman insanlar bu
yabanet ithal gekeri bulamaddar. Kendi eski abykanliklarini yani
bal, pekmez vs. kullanmayida kaybettikleri Eçin dupedüz gekersizlikten dolayi hastalandtlar. Herkes biltyor ki bu gibi kichšin mühim tezahürü, insanlarm uyuz hastahgina yakalanmasidir. Insanlabirtakim hastahklara kargi dayanikstz olmasindan
dolayi telef oldugu görülüyor. Birinci Cihan Harbt'nde istanbullu
bu yüzden çok kaylplar vermigtir.
rin influenza gibi
Bütün bunlar bir gerçeši gösteriyordu. Türkiye ziraî bakimdan
kendi atil kaynaklarmi iglemek, kullanmak zorundaydt. O nedenle-
dir ki Cumhuriyet döneminde ilk yapilan iq geker fabrikalankurmak
üreciminden
vazgeçeolmugtur. Bugünbizimbunaldigumzve
geker
yuzden
oluyor"
pahahya
yuzünden
bu
mal
dedišimiz
lim, astan
devleti yönetenler için stratejik bir maddeydi. Onsuz yagayamaytz,
"artik
onu üretmezsek
yapamaylZ
denlyOrdu.
Hiç güphesiz kilstanbul mutfagima zenginligi ve bir geleneksel
ekonomide, geligmemig bir ulagtm sisteminde bulunmayacakgidalainsanlann
na bile hem lstanbul'ahem de bazi vilayetlere getirilmesi
bir incelige neden oldugu gibi, onlarm kitliga kargt da
tahammülsuz olmastni saglamigttr. Birinci Cthan Harbi içinde millet
aglz tadmda
hiçbir gekilde tahammül gösterememigtir. Oysa ayyagantyordu. Muhni sikinti Viyana'da da yagantyordu, Berlin'de de
temelen bizdetevdiat ve karne sistemi oradaki kadar lyi iglemiyordu.
çektigi sikintilara
Abdülhamid Han BeylerbeyiSarayi'ndan ebedî istirahatgâht olan Divanyolu'ndakiSultan Mahmus
Türbesi'ne dogru ugurlamsken, bu yüzden bütün evlerin pencerelerinden sarkan mahalle hatunlart ve halk; "Bizi doyuran padigahim
biraktp nereye gidiyorsun" diye hem aglamiglar hem de günün hükümetini protesto etmiglerdir. Kolay degildi, uzun suren topyekûn
bir harbe hazahkstz olarak girmistik...
Harbin sonlannda
ölen
I
ILBERORTAYLI
83
IkinciCihan Harbihde de, savagmadigimiz halde darlik korkusuylahukümetin gida maddeleri üzerinde kontrol kurmasi aym
neticeyi dogurmuyve pahahlik meydana gelmig, bu da
uzun zaman
unutulmamigtir. Tatsiz meseleleri bitakahm. Ancak
gurast bir gerçek ki bu iki harp Türkiye'de bu konuda bir iradeyi de ayaga getirmigtir. Yani gunu söylemek isttyorum; Türkiye organize olmugtur.
Harpten sonra Türkiye en uzak ücra köyün bile pazara mal çikarabilmesini sašlamigttr. Aslmda, bugünkü Türkiye'de 19. yüzyllm gehirleri gida bakimmdan sikinti çekmfyorlar. Ara sira meydana gelen zeytinyagt kuyruklari digmdada biz her istedigimizi buluyorduk. Bugün bu sorun da yok ve beslenme alanmda
Avrupahm
en ucuzcu
84
ulkesiyiz.
OSMANLPYIYEN1DEN KESFETMEK
I
OSMANLISEYAHATNAMELERI
-
seleHiç güphe yok ki.,Osmanit Devleti ve daha evvel onun
fi olan Selçuklu imparatorluguhakkinda bilgi edindigimiz kaynaklarin baginda yabanct seyyahlar gelir. Vatanimiz 11. asirdan itibaastrdan itibaren buren Türklegti. Bunu bizden çok daha önce 12.
rada ticaret ve diplomasi ile ugragan Italyanlar;.Turchia, yahut
Turcmenia diye söylüyorlar. Yani Yakmdogu'yu iyi caniyan ve buCenevizler, Venedikliler topraklartrada ticaret yapan Îtalyanlar,
vermiglerdir. Biz ise
miza Türkmenya veya Türkiya adiru o zaman
topraklarimiza
imparatorluk
misyonumuz, iddiamiz dolayistyla
Rum ülkesi, Rum iklimi, Rum Selçuklulari, Rumeli gibi isimler
vermigizdir. Bu Roma'yla ilgilidir. Bliralart gezen insanlarin notlan çok önemlidir.
Miladt 1135'ten itibaren Türkiye azerindekisistematik ve devamh raportart bugün Vatikan argivlerinde bulmak mumkündür. Bu
oldugunu henüz tam bilemedišimiz
en eski argivdir. Hiç güphesiz ne
ILBER ORTAYU
85
Venedik ve Cenova argiyleri de bu zenginligi tamamlamakradir.
Ba-
sth eserler çoktur. Sadece 19. yüzyilda Osmanli cografyast
üzerine
yazilan seyaharnamelerin
geçõektedir.
5000't
sayisi
Türkiye üzerine okudugumuz en eski Fransizca ve Almanca seyahatnameler daha öncesine yani Osmanh öncesine uzanmaktadtr. Bunlar Bizans
1stanbulu'ndangeçmislerdir
ve elbette ki Türkler'in elinde olan o
Anadolu'yu da canh bir biçimde anlatmaktadirlar.
Igte
Kastilya elçisi Klavijo'dan biraz sonra II. Murad devrini anlatan
ünlü Fransiz gezgin Bercrandon
de la Broquiere ve gene aynt döneme ait bir bagkaAlman gezgin daha dogrusuesir ve gözlemci Hans
zamanki
I
I
Schilchergerbunlann bagmdagelir. ÜstelikHans Schilcberger TaKirim-KazanÇagatay
Türkçesi ile bir
noster-gökteki babamiz"duasini da kaydetmigtir.
çok
Bu
enteresan bir olgudur. Demek ki misyonerler daha zamandan Türk
halklarina yöo
tarca yani
"pater
nelik propaganda
maktadirlar.
I
'
,
olarak
lucil ve dua metinleri
gibi geyleri hazirla-
Avrupa halki Dogu ile ilgilenlyor. 1;indaha da ilginci bu
kicaplar, meselâ Hans Schiltberger'in kitabt matbaadan evvel
yazilmigttr ve marbaa icat edilip kullanima geçmeden çok evvel el
masiyla onlarca aushast etrafa dagitamigur. Yani matbaadan
millet o kadar okuyor ki Türklye'yidahi tetkik edlyorlar.
Bu zengin-
liklerin OrtüSLnda
I
yazevvel
gerçekten seyahat, felsefe ve cografya edebiyatipaheserleri
vardir.
nin
17. asrin ünlü Fransiz't Jean Chardin, Paris'ren Tiflis'e ve Paris'ten Isfahan'abaglikhseyahatnamelerin
yazaridtr. Burada canli ve bizehakikaten çok geyler
ögreten seyahat
videri yaninda
tas-
bagkabir gey daha görüyoruz. Avrupah artik
Sark'a
yani Akdeniz'in dogusuna;
"atil,
degigmeyen, geligmeyen ülkeler"
diyebakmayabaglamigtir.Chardin bu görügünü "Asya'da hiç bir
gey
degigmez.Bir atalet vardir. Avrupa'da ise devamh degigmevardir"
diye ifade etmektedir. Artik Avrupahhin kendine tapinmastnm
doruga ulagtigini, 17. asirda yani Barok aydialanma çagtnda
Jean
Chardin gibi fevkalâde bir yazann kaleminde görebillyoruz.
Aym
I
86
i
OSMANU'YI YEN1DEN KESFETMEK
Ok Meydani ndan
Ïstanbul.William
Henry Barlett.
i
I.
geyleri Fransit aydinlanma çaginm önemli seyyahlarindan biri olan,
bilhassaDogu Akdeniz seyahatnamesini (Voyages de Levant) yazan
"lran
AltL
Seyahat" baghitylakitaplarmt yayinlave Türkiye'de
ve
gözlemliyoruz. Bu.iki gezginin
yan Jean Baptiste Tavemier'de de
notlari, hakikaten sadece verilen bilgi baktmodan degil; ayrica artik Garplt'nin Sark'anasil bakmaya bagladigini daha dogrusu Carpdiye bir kavram ve medenlyet yarattišmt göstermesi ba-
h'nta Sark
kimindan da
öneralidir.
Bagkayönlere bakahm. Bizedevlet ve toplumumuz hakkmda
bilhassa toplumsal yagaylgtmiz hakkinda çok ilginç bilgiler veren
adh
"Navigation into the Turkie" (Türkiye'ye Deniz Yoleulugu)
eseriyle Nicolas de Nicolay'dir.Dikkatinizi çekerim bugünkü Ingilizier gibi Turkeydiye yazmiyor; gerçi memleketimizi hindlye benzetiyorlar diye komplekse girmemize gerek kalmtyor, ama de
Nicolay düpedüz Turkiye yaztyor.
16. asir sonunda ülkemize gelen Salomon Schweigger oldukça
bir Protestan papazidtr. Seyahatnamesindekt bilgilerin
mutaaSSLb
1LBERORTAYLI
87
I
-.
I
yaninda
daba çok bu dünyaya bakL§l ilginçtir. Onun yeniden tipkibasim haldeki seyahatnamesine bakarsak, bizim Topkapi Saray:
ni
nasd anlattyor görürüz. Bu yeni
zaman Almancast, kendine has grameri, kelimeleri ve yazardan yazara degigenimlâstyla çirkin bir
metindir. Eser gerçi dilimize
son zamanlarda kazandirilmigetr.Türk hamamini tasvir eden sayfa5Lada
her Banh'nm korkulu rüyasi olan
Türkler'in ordulanni görurüz. Bunu anlarmaktan
ve çizmekten kendilerini alamamaktadirlar. Schweiggefin çok ilginç gözlemleri
var-
I
dir: "Adamlarhamamda bile bir örta kugabryorlar.Ne kadar edepli
insanlar. Bu edep ve
namusu bu barbarlardanögrenmemiz lazim"diyor. Bir bagkagözlemi: "Evleri o kadar fakir ve hem de o kadar
pahahdir ki, bizdeki okkah bir burjuva evinin fiyatma mal olmaktadir"
diyor. Daha ilginç bir gözlemi: "Bücan sabre dindarlar gibi Allah'r
aldarmak için büyük maberler
ve kamu eserleri yaparlar, ocurduklan ev bir geye benzemez"diyor.
Viyana'ya giden elçilik heyetinde de bulundugu için Osmanh
digi ülkeyi de tasvir eden Evltya Çelebi,bugün sadece bizim degil;
bütün tarihçi âlemin ve bütün Avrupa dünyastrunmerakla takip ettigi bir kaynaktir.
EvliyaÇelebi
bir kere,keskin hievi zekâstyla ve hiciv meraktyolmadik
tezatlan gözleyip kaleme almigttr. Aynca fevkalâdekulala
oldugu
için fevkalâdelisan kaydt yapabilmektedir. O
it
kadar ki bukaybolup giden Kafkasdillerinin ban izlerini onun seyahatnamelerinde bulmak mumkündür. O yüzden Kafkasyalilariçin
vazgeçilmez bir kaynak haline gelmigtir.
gün
Evliya Çelebi'ninde yantldigi yerler
vardir. Hayalinin ürünü
olan yerler olabillr. Arada strf eglence olsun,
espri oisun diye damdan dama atlarken donan kedi gibi unsurlardan da söz edebilir.
Ancak gunu unutmayahm ki, seyahatnamesi incelemekle bitmeye-
cek
bir Türkoloji, bir Türk dili kaynagidir.Incelemeklebitmeyecek
bir cografya ve kültur kaynagidir.Abidevî bir eserdir. Evliya
Çelebi
I
88
I
OSMANLI'YIYEN1DEN KESFETMEK
gibisi ne daha evvel ne
rupa'da kolay rastlanir.
de ondan sonra bizde olmustur; ne de.Av-
gibi olmasalar da bugunlerdeyeHiç guphesiz ki Evllya Çelebt
vardLr.
niden orcaya çikan kaynaklar
Hepimizin bildigt Yirmi Sekiz
Efendi
Seyahamamesibuna bir ärnektir. Fransa
ÇelebiMehmer
Rönesans Dönemi dedigimiz,yani XV. Lui'nin çocukluk kralligina
bu dönemi Yirmi Sekiz ÇelebiMehmet Efendi'den öšre,
necek degiliz. Resmi, gayri resmi kayttlar, mektuplar, kitaplarin
haddi hesabi yoktur. Birçok milletin alimlerinininceledigt bu kaynaklara; Fransa medeniyetinin,
Carp medenlyetinin kaynagl OËRn
bu kitaplara ragmen niye insanlar hâlâ hem de sadece. Türkologlar
degil, Fransiz sosyologlart ve bütün Avrupah sosyologlar, tarthçiler
Yirmisekiz ÇelebiMehmet Efendi'nin sefaretname tercumesine saldmyorlar. Çünkübu eserde bagka bir göz, bagka bir eleptiri, bagka
rastlayan
türlü
bir takdir söz konusudur.
Buradan gu çiktyor; herhangi bir medeniyet geçmigini anlamak
evrak kalabahšma,sadece ecdadt ve kendibüyükbabalansadece
için
ntn tuttugu notlara degil; aynca bagkalarmmda degerlendirmesine
Bunun böyle oldugunu bilmemizgerekir. Hele Osmanh
medenlyeti ve devleti gibi çegitli milletlerin cografyast üzerinde kurulmuhtaçtir.
mug, birçok etnik grubu idare etmig, ala asir yagamig ve yeniçaglara
hükmetmig cihangümul bir devletin içtimaî hayacini,ekonomisini ve
kültürünü anlamak için bu kaynaklarabagvurmamizkaçindmazdtr.
Simdi19. yüzydda Olivier gibt
birisi çiktyor. Sonra Texter, Mordtman gtbileri çikiyor ki, bazdan
gerçekten nitelikli adamlardi. Bunlar artik sadece maddi
gevreyedemedenlyete
yargdanyla
yaklagtyorlar.
ön
bu
de
kendi
gil;
Çokbilgill
kipilerolduklan hatta Türkçe bildikleri için bu ön yargilan bir yana
atamaytz ve elimizin tersiyle de itemeyiz. Dikkatle anlamak zorundayiz. Uñutmayin ki 19. yüzydin Türk seyahatnameleri de çok ilginçtir. Meselâ direktör ÂIi Bey'in Bagdat'a ve Hindistan'a kadar giderBagdat'Lna,
ken yazdtgi
ki bu
son derece ilginçtir. Zamanm
19. yüzytl ise degigiklikasndir.
"jurnal"
ILBERORTAYL1
89
.
l
I
apagi yukan Midhat Paga'nta reformlar yaptiši bir Bagdat'cir, ÂliBey
nasd yaklagmaktadir, nasil gözlemlemektedir; Hindistan'a nasd bakmaktadir? Bütün bunlan bu.kitapta bulabiltriz. Aynca bu devirde,
Türkler'in kaleme aldiklart Hindistan seyahatnameleri
çok ilginçtir.
Asil änemlisi 20. yüzyihn Türk seyyaht, ki baglarmdaFalih
Rifkt Acay gelir, dg dünyaya nasil bakmigttr? Balkantar'a, Bau Avrupa'ya, komünist Rusya'ya, Fagist italya'yave o zamanki Britanya
Hindistan'ina... Her yerde bir siyasi gärügun, bir dunya görügunün
izlerine rastlamamak mümkün degildir. Seyaharnameler bu bakim-
dan sadece maddî olaylan, maddî varkklan ve geçoigi respit edebilecegimizkaynaklar degil; fakat aynt zaman da tarihçi için anlagdmasi en zor olani anlagthr kdan kaynaklardir;insanlarmzihniyeti,
kafalarinin içi, dünyayave kompuyabakglan gibi...
Bu bakimdan seyahatnamelerin
Türkçe'ye de derhal çevril-
mesi, çeviri yoluyla kazanilmasigerekmektedir. Oysabunu yapmak
bir yana, bizler seyahamame yazan hem de iyisini yazan kendi ec-
dadlmizmkini bile eski harflerden yenisine aktaramadLk.
Bununla
beraber, bu seyahatnamelerin,
gazetenin, mektubun, resmî evrakm, resmî kayttlarm veremedigini verecek kaynaklar olduklanru
unutuyoruz.
90
OSMANLPYlYENIDENKESFETMEK
OSMANLI SARAYLARI
-
TOPKAPI SARAYI
.
I
Osmanh imparatorluguhunsaraylan ve gagaast üzerine çok
säz sôylenir; çok slogan attlir. Bütün bir nesil, okul kitaplarinda
"Maliyenin iflast ve saraylar" hikâyesiylebüyümügtür.Oysa insanRusya'nin bagkentlerini gezmeye bagladiktan ve buradaki saray ve kastrlart gördükten sonra
daha lyi fark edlyor; 19. yüzyihn Osmanh devlet tüketimi diger bülarimiz,
yük
son on yllda
Avrupahm
ve
devietlerle mukayese edilemeyecek
ölçüde mütevazidir.
devlerler"
ki Osmanli Imparatorlugu
denilen kategoridendir. Büyük devletlerin kendilerine has protokolü olar. Bu protokolün kendine göre gerekleri vardtr. Bunlarher
geyden evvel büyukeiçi teati ederler. 20., 21. yüzydda dünyada bütün devleder buyükelçi teati edlyor, öncekt asirlarda ise az sayida
devlet birbiriylebüyükelçi teati ederdi. Bu devlederin bagkentleelçi" diyebilecegimizveya
rinde diger devletler
yetkili orta elçi" diyebilecegimizgörevliler, diplomatlar tarafmdan
"büyük
Unutuhnasm
"orta
ILBERORTAYLI
"fevkalâde
91
I
l
:i
I
edilirlerdi
temsil
bu iki grup birbirinden farkhydt. Büyükelçiler
bulunduklart devletin saray protokolüne girerlerdi. Hükümdar veya devlet reisi nezdinde bunlarm oturduklart yerlerin adt saraydt,
sadece residence degildi. Tipkt istanbul'dakiPalais de France vs.
gibi ve buralardaki koruma da aystydt. Bu elçilerin gördükleri itibar da aynydt, meselâ bir sefaretin yolunun açalmaSL €V sabibi hüve
kümetin boynonun borcuydu. Sefaretlerin yaklamda
gaatlara dikkat edilirdi. Büyükbir sefaretin yakLninda
yapilacak inmeyhane
inça edilemezdi, 1stanbul'daaçuamazdi. Gene ayni gekilde o.büyük
devletin sefirinin arabasi, kayL 1 tanm1rdi. Bunun protokolde änceligi vardi.
i
19. yüzyilda hiç güphesiz ki bizim Topkapi Saraythin meveut
devlet protokolüne hizmet verebilmesi mümkün degildi. TopkapL
Sarayihda ne bir devlet reisi agirlanabilirdi, ne muahede töreni
yapdabilirdi,
ne de artik burada bir sefirin kabulü mümkundü.
Özellikle1815 Viyana Kongresi'nden sonra diplomatik kurallar
yeniden respit edilmigri ve bu ortamda bizim ecdaddan kalma saraym iglerligi hukmünü yitirmigti. O yuzdendir ki IL Mahmud Han
hakh olarak bu saraym diginda yagamigtir. Her ne kadar onun zamanLnda
yeni bir saraya geçilmemigse de, II. Mahmud'un oglu Abdülmecid Han hepimizin bildigi gibi saltanatmin son dealerinde
Dolmabahçe Sarayt'na geçebilmigtir. Onun biraderi Sultan Abdülaziz Han zamanmda Çiragan,
Beylerbeyi gibi saraylar da bu protokole dâhil edilmigtir ve nihayet Sultan Abdulhamid Han Yddiz
Sarayt'nt yaptirmigttr.
Dolmabahçe Sarayi ne Viyana'daki Hofburg ne Paris'teki Louvre ve
Versailles,
ne
de St. Petersburg'daki gimdi Ermitaj Müzesi
olatak
kullandan Kighk Saray'la boy ölçugebilir. Olsa olsa Peterhof taki yazhk saray gibidit. Zaten Dolmabahçe Sarayt'nin göz alan
iki bölümu BüyükMuayedeSalonu ile SüferaOdasi denilen, sentlerin itimatnamelerini takdim edip kisa süre padigah ile görügtükleri yerlerdir. Çokaçiktir ki, muayede salonùnda tahta çikig (cüI
.
92
-
OSMANLYYlYENIDENKESFETMEK
lus) törenleri yaputt
ve
bu törenlerde,
bayramlagmalardaimpara-
torluk protokolüne giren yüksek memurlar, ruhanî liderler ve bagkentteki reisler padigahm huzurunda topluca bulunurlar... Gelen
bir yer lazimdir,buvardir. Ayrica padigösterigli,
salona
ihtiyaç
genig
bir
nun için de
odaSLnda
gah kendilerlyle sufera
konugur. Bunun digmda bu sarasefirlere itimatnamelerini
takdim
edecekleri
hiçbir lüks tarafi yoktur. Tek lüksü çahane Bogazmanzarasidtr.
ym
19. yüzyilda saraylara yapilan masraflarm bir zarureti kargiladišt açiktir ve suhususu söylemek gerekir: Tabiatm verdigi zarafet
diginda bu saraylarin çagdag devletlerinkiyle kargdaptirilacakbir
carafi Yoktur ve hele hele Osmanh Devleti'nin Protokol bakimindan büynk devletler arasmda bulundugunu görürsek durum hiç de
iç açicl
.1
degiÏÖËf.
cemiyetinde savezirler
yöneticilerin
hususî konaklari pek
ray, yani ne
ne de diger
parlakttr. Hatta Müslüman olsun Hiristlyan olsun, meselâ ruhanî
Aslinda bu çok ilginç bir konudur. OsmanlL
de bu eksik söz konusudur. Hiçbir zaman. patrikin Roma'daki papa gibi yazhk veya kylik bit sarayt bulunmast söz konusu degildir. Vezirlerin ayni gekilde zengin bir konaga, saraya sahip
reisler için
olmadigt görülür. Hatta padigah için de bu böyledir. Bütün astriari, bütün mekânlart büyüleyen Süleymantye gibi bir eseri yapuran
çikmak aklma
Kanunî Sultan Saleyman'm Topkapi SarayL'ndan
gelmemigtir. Yani ünlü mimara büyük süslü bir saray yaptirmak söz
O koca imparatorlugun müreffeh bag vezirieri
konusu olmamigtLr.
Damat Rüstem Paya ve onen haleflerinden en uzun süre vezir-i
azambk yapan Damat (veya
Sehit)Sokullu Mehmet Papa veya
Slyavug
Paga'nin da ünlü bir sarayt veonun haleflerinden Damat
ya konagt yoktur. Zaten olamaz; çanka damatlar âdet üzere padigahm kizi veya kLz kardeginin, eglerinin, sultanlann sarayma, konama yerlegirlerdi. Ne var ki onlardan da pek bir kalinti yoktur.
Ünlü Esma Sukan'in Bošaz'daki saray anan sadece ismi
'kalmigttr.
h
lLBERORTAYLI
.
93
r
r
,
-
-
I
.I
Oradaki binanin o sarayla alâkast yoktur. Burada bir bagkakonunun üzerinden geçmek durumundayiz...
Bagkentteki, bilhassa 19. asirdaki sefaret saraylari âdeta bizim
ve devleti yönetenlerin
matevazi konaklanyla alay eder konumdadir. Tepebagthdaki ünlü Britanya sefarect, Fransa sarayi dedišimiz
Fransa Büyükelçiliši... 16. RSLtdan beri yerinde bulunan ünlü Venedik Sarayi, yani Venedik elçilišinin bulundušu
yer ki sonradan
Avusturya-Macaristan Büyükelçiligi oldu ve 19. asirda Italya ile
münasebetiinizin henüz kuruldugu zamanlirda Italyahin büyükbir
devlet olarak 20. asir bapnda yaptirdigt fakat kullanmadigi Maçka'daki ünlü Italyan Büyükelçilik binasi... ItalyaBüyükelçilikbikullantlmaktadLT.
Bu binalara
nasi bugan sanat mektebi olarak
bakttäimtz
bunlarla boy
zaman,
ne bir sadrazam ikametgâhimiz
maktadtr
Bu
tevazunun
lî imkânstzligt da
ölçügecek
ne
bir
vezir
konagimiz
vardir. Müthig
bir tevazu göze çarpbir ahlakî anlayi; yant oldugu gibE bir ma-
tartigilabilir.
Bagkentrebüyük saray
ve
konaklar
pek az sayidadtr.
19.
SSLrda
istanbul'daki,yani Imparatorlukbagkentindeki bu
bayük sefaret saraylanyla
r
94
:1
i
i
boy ölçügebilecek bir bagvezirkonaga, bir
konagi yoktur
dedik. Süphesiz
bir tüccann, sanayicinin evinden de söz edilemez. O kadar ki bu yapilanmalar ancak ve ancak
belki Misir'in zenginligini Istanbul'atagtyan Hidtv ailesinin kastrlan, kögkleri,konaklanyla ärtülebilir. Gerçekten de Sait Halim Paga'nin Bebek'teki sarayt, ki bugün Misir Bagkonsoloslugu'dur veya
Yeniköy'de yanmig olan ahyap konagt veya Çubuklu'daki
Hidiv'
Abbas Hihni Paga'nm gimdi Belediyeye ait olan ünlü konagt bir istisna addedilir ve bunun gibileri çok yoktur. Süleymantye'de Bahriye nazirina yapddigt zaman büyükdedikodularasebep olan Kayserili Ahmet Paga'nm konagt Kültur Bakanligttarahndan
restore edildi. Bu konagt da gidip gärdügünüz zaman Misirldarmki'ne göre ne
kadar mütevazi ve fakir kaldigint görürsünüz. Aslmda istanbul'daki
vezir
_
OSMANLl'YI YEN IDENKEQFETMEK
Topkapi Sarays birinci kapisi (Bab-i Hümayun)
ve 3. Ahmet
Çe mesi
Thomas Allom.
zenginlišin
ne
Kahire'yle ne lskenderiyeile karsilagttrilmastmüm-
kün degildir. Hele hele 19.-20. yüzyildaki Rusya'nin zenginlikleriyle mukayese edilemez. Nitekim ünlü romancumz Midhat Cemal
Kuntay, Uç Iscanbulda bunu çok güzel ifade etmektedir. Romandaki hirSLzLgt
ve yolsuzlugu belirtilen lL Abdulhamid'in Bahriye na-
kögkü, Istanbul'a Sliman ihtilal kaçktni bir Rus
hiçbir gey degildir.Onlarin Rusya'dabiraktiklartymukayese
la
bile edilemez.
mermer
prensin gözünde
ZLilnin
Üzerindedurulacak bir konu da Topkapi Sarayt'ran zenginliçok kendine has karakteri, has çizgileri ve
gindenve ihtigamLndan
Zaten Topkapi SarayiOsmanh imparatorlugutarihini bir ananevi, bir baba ocagt gibt kaplamtetir. Padigahlarburada
oturmasalar da ölüm halinde naag burada defnedilir ve cabil yagarlarken de sünnet burada yapilirdi. Topkapi Sarayt bir ananedir ve
buradaki yagam bilmemiz gereken bir çizgidir. Ayrica Osmanlt
i
ananeleridir.
ILBERORTAYLI
95
I.
I.
I
-
I
I
I
I
I
i
I
•
I
l
I
.
devlet anlayigt bu sarayin her
bölümünde ve her kögesinde
göze çarpmaktadtr.
Sarayi 19. yüzyda
kadar devletin eviydi.. Saray
TopkapL
p-2-cc
.
noktasinda
dünyanin en
bizim "Sarayburnu" dedišimiz
uçta yer abr. Sehrinher tarafmdan görelür ve gehrin her tarafindan gorundugu bilinen bu
.güzel
...
-
saray, ashnda zaman zaman yapilan ilavelerle, bir tek.devirde
meydana gelmemigtir;
Topkapi Sarayi ikinci kapist
(Bâbüsselâm). J. A. Pierrion.
fakat bu-
-
-
-
-
-
-
.
na ragmen sarayin adeta birbtrtbir gorunumu
ni tamamlayan
vardir. Surasiçok açiktu; bakd.
.
..
..
..
..
digt zaman Sultanahmet ve Ayasofyaile birlikte bir bütünlük tegkil eden sarayin, bu profili bozdugunukimse söyleyemez. Aksine,
hatta düzeltmigtir.O görünüm bir zenginlik, bir ilave getirmigtir.
Fatih gehre girdigt ve Bizans kayserlerinin sarayma baktigt zaman
kimin eserinden oldugu bilinmeyen, tartigdan bir beyit söyledigi
I
rivayet edilir:
"Bumnevber mizened der tarem-i Afrasyâb
I
I
Perdedarî mikoned der kasr->kayzerankebud"
"Afrasyâb'm, o büyük Iranimparatoru'nunsaraymda, bayku;
nevbet çahyor, yant bando görevini yerine getiriyor" diyor. Çünkü
hükümdarlarm kapismda böyle bir yeniçeri mehter takunt gibi
nevbet veran bir takim vardi. "Kayserlerinsarayinda, perdedarlik
yant protokol gefligi görevini örümcekler yapl Or"
diyor. Bu hazin
ifadedir;
tabii
fakat
Topkapi
bir
Sarays hiçbir zaman bu duruma
dügmemigtir.Cumhurlyet devrinde de barap olan saraym yeniden
I
J
l
i'
96
OSMANLPYIYENIDENKESFETMEK
.
Topkapt Saray1 üçüncü
kapist (Bâbüssaade)
korunmast säz konusudur.. Bugün Topkapi Sarayi
çok
tur-izmin tahaccümü altmda bunalmaktadir. Surasi
açikttr; Osmardi saraymdaki bazi eserlerin bir an evvel kurulacak
millî· bir müzeye riakledilmesi gerekiyor. Ay nca Topkapt Saray t
Osmanli hükümdarlarinin 19..yüzytla kadar ocurduklari, ondan
sorna hir ritüel, uhrevî merkez olarak muhafaza ettikleri bir yer
olarak korunmak zorundadtr. O nedenledir ki onun içindeki rituele riayet edilmiitir. Meselâ Hirka-i Serif'te
24 saat Kur'an okuma
âdeti dumhuriyet
devrinde de devam edilen bir âdettir. Bugünde
restorasyonu
maalesef
.ar-
.tik
.
'
buna riayet edillyor.
Topkapi Sarayi her eye. ragmen Osmanli medeniyetini bütün gatafattyla nakleder. Meselâ Bab-i Hümayun yeniden
tarnir
edilmektedir;
çünkü devletin kapisidtr. Zaten Topkapi Sarayi da
kansinda toplar oldugu için halkm verdigi bir isimdir. Bâbüsselâm âdeta devlete.gösterilen saygtnin kapisidtr. Bugün müzelerin
glielerinin bulundu u bu kapidan girerken Sadrazam Papa dâhil,
kimse at üzerinde kalmazat. Herkes atindan inip yürürdü ve nite[LBERORTAYLI
..
97
-
|
1
L.
19.i....L
a
--a
athhiu-L.
Pui.
raissL
,.lai
s
.I
Al
i
=
i
a
h
ILEXi
i=Malbi--imbi--ILL
.
...i.
tiah,h
s
:1
I
I
I
I
I
I
I
kim bu avlunun kenarmdaki kubbenin, ki aderalmparatorlugun
cihangümul karakterini temsil eder
ve istanbul'un her yerinden
görünür, Kasr-iAdi gibi kendine has unvanlart vardir. Devleti yöneten iç kabine mesafesindeki yaksek görevlilere de KubbeaÏn vazerasi denirdi. Cuma günleri burada temyiz görevleri yerine geririlirdi. Gene burada her üç ayda bir yeniçerilere ulufe dagittbrdi. O
buradaki gulgule, yeri gögu inletirdi ve bu günler de bagkentteki yabanci elçilerin orada bulunmalanna dikkat edilirdi.
zaman
Murfak bugun egine rastlanmaz bir ini-porselen zenginligini
barindirmaktadir.Osmanli saraymLn
mutfagt 19. asirda bile zarafeein, zenginligin
ifadesi oldugu gibi Sarayin civarma da yemek dabir yerdi. Nihayet Harem bir muesseseydi.
gittlan,yemek çtkanlan
Harem aristokrasinin bulunmadigt, devgirme sisteminin cari oldugu bir kurumdu. Yönetici seçkinlerin, halkin en alt tabakalarindan, devletin yönettigi uzak köylerden gelen insanlann yetistitildigi Enderun'un digi muadili giblydi. Böylelikle kadmb-erkekli bir
elit zümre yaratdir, yetigririlirdi. Bu Harem'e given
genç kizlarin
içinde Türkçe'yi çok iyi ögrenenler
vardi, bizzatHürrem Sultan örneginde görüldügu gibi. Hiç §üphesiz ki Harem'de de kendine
has
egitsizlikler vardt; dünyanin her yerinde, her kurumunda görüldüI
ga gibi...
Osmanh sarayinin içindeki Enderun müessesesi, ki buna bir
diyoruz, aslinda bir yetistirme taEZLydt ve protokolüydü. Osmanh saraymin içindeki hazine dairesi, Osmanli
saraymm içindeki mutfak, dig koguglar, iç koguglarve bugün demityolunun kapladigi denize kadar olan sahadaki bostanlar, bahçeler, her biri kendine has bit âdeti, bir müesseseyi barmdirirdi. Meselâ istanbulsahillerinin sorumluluku saraya aitti, bostanctlar ocagina aitti. Gene
sarayin içindeki bazikuruluglar, meselâ ala bölük halkl dedigimiz
sipahiler, kapilculusüvarileri istanbulve
sarayin asayi; ve korumaokul
smdan sorumluydu.
98
OSMANLI'YIYENIDEN KESFETMEK
Tüm saraylar da tipkt insanlar ve cemlyetler gibi iglevlerini
bagka kurumlara devrederler. Klasik devir Osmanh saraya, bizim
Topkapt Sarayt dedigimiz Saray-i Amire de 19. yüzytlin modem
dunyasmda devletler sistemi içerisindekt bir buyükdevletin klasik
evt olarak iglevini tamamlamq ve görevini yenilerine devretmek
zorunda kalmigttr.
I
I
ILBER ORTAYLI
99
L
l
I
.I
J
\
I
I
I
I
I
I
I
I
I
I
I
I
.
•
\
\
I
I
I
I
i
I
I
i
I
I
I
·
I
I
L
I
ÌSTANBUL'DA ULEMA SEMTLERI
1stanbul'unmerkez semtleri diyebilecegimizSüleymanlye,Vefa, yant bagindakiVezneciler,Zeyrek, Fatih ve Fatih Çargambasi
ulema semderi diye adlandinlabilir.
Sebebi de gudur: Fatih Sultan
Mehmet Han, Fatih Camii. çevresinde "Sahn-1 Seman" dedigimiz
Avrupa dillerinde auditorium e anlammdaki en yüksek tahsil kurumunu meydana getirmigir.
Burayibitiren kimseler16. astrda Kanunî Sultan Süleyman'in,
SüleymaniyeCamii civannda ihdas ettišt Süleymanlyemedreselerini de, ki onlar daha yüksek bir kademeydi,ikmal ettikten sonra Istanbul Ruûsu abrlar. Imparatorlukta
gerçek anlamda Kadt, MüderILBER ORTAYLI
].01
.
L.
1
1
1
Iftamakaminda müftu olabilmek için
Ruûsu"arantrdt. istanbulRuûsu'nu alamayanlar, bu imtihandan geçemeyenler
ris ve
"lstanbul
gerçek anlamda
tahsilli,
terblyeli, medreseli
kipilersayilmazlardi. Bu
semtlerin civannda da buna yänelik bir hayat olugmuscu. Talebeler
medresede yatar, kalkar,orada çabgirlardi. Bazimüderrisler oraya
gelir, dersini verirdi. O medresenin profesörüydü. Bazilarint Süleymaniye dersiamt veya Fatih dersiamt diye duymugsunuzdur.
Bagtatalemerakhlan
olmak
camilerdeki
beleri ve
üzere insanlar, büyak
ders
günlerinde onlan dinlemeyegiderlerdi.
Çokilginç bir geydir ki, 19. yüzytldaki
büyük egitim reformukargidirve medresenin digmda bir egitim
muz tamamen
sistemi kurmayayöneliktir. Bunlarm bile bu civardan aynlamadtgini görürüz. Yani birtakim mekeepler, ki bunlar ileride Darülfünun'u
meydana getirecektir, bu semtlerde olugmuytur. Hatta ulema sinifi
bile kendini yeni hukukî dünyaya, yeni mevzuata uyarlayabilmek
medreseye
bir müessese meydana getirmigtir. Medresetü'l Kudat,
Mekteb-iNüvvab da denen bu modern kadi medresesi çok ilginç bir
gekilde modern hukuk mektebinden daha Batici, daha Romanist
hukuk sistemine yatkin ve ilk defa müderrislerin keyfine göre degil
de, belirli ders saatlerinde belirli derslerin okunabileceši
programla
hayata girmigtir ve bizim20. yüzyilm hukukçu deposu da bu müesiçin yeni
sese olmugtur.
I
Yine Mercan Idadîsive Darüggafakagibi birtakim kurumlarin
da buralarda, bu semclerde yer aldigi agikârdtr. Üzerinde
durulacak
semtlerin
tarihi
ile
bu
imparatorlugun
gey,
kultürel tarihinin iç içe
geçigidir. Bir kere buralardakiTürkçe, 1stanbulTürkçesi dedigimiz
givedir. Bu give ben çocukken kulagima çalmmigttr. Meselâ birtakim yagh teyzeler, ki bu yagh ve görgülü 1stanbulhanimlarinin
mel tahsill yoktu, yani
for-
bunlar lise üniversite
gibi egitim görmemiglerdi. Görselerdibu giveyi muhafaza etmelerine imkân olmayacakti.
Meselâ bunlar
"gelecek
Pergenbe"demezler de
Pergenbe"
yikayorum
çikmtyo
derler. "Çamagiri
bu kir". "Oluyor" degil
"gelcak
"bu
l
I
102
_
OSMANU'YIYENIDENKE$FETMEK
Ísmnbul.W. H. Leitch.
Eyup sittlanndan
"olyor"
gibi söylüyor, "Falancaefenoluor" diyor. "Oluyor" da degil,
gibisinden
ytktyor"
Türkçelerdi. Bunlar çok ilginç; bazi
di duvan
l'leriÜ diye telaffuz
ederler. Gayer temiz konugurlar ve bozukcümtahsili
olmayan insanlar nasd anlayacak, derlerle kurmazlardi.Hiç
çok
di. Bizimbugunku üniversite mensuplarindan, talebelerinden
daha zengin bir Arapça, Farsça keliine dagarciklari da vardir yerine
göre. Bu semderin halkiydt oníar, buralarda yetisirdi.
Bu saydiklarun
ve reedrese mensuplari,
hocalar, yüksek bürok-
rasi mensuplarl bu semtlerde ocururdu. Zengini,fakiri mevzuubahis
degildi. O zamaradan hatirladigim,fotografargivlerinden de görebi-
lirsiniz,kalan bazisokaklar var. Neredeyseyikddim yrkdacak bir buçuk katli bir ahgap evin yanmda bir konak yer altyor. Görmek isteyenler bu manzarayi haleri bugün Hirka-i Saadet'in etrafinda Karagumrük'e yakin semtlerde görebilirler. Görürsünaz bu topografik yaplyi. Bu ilginç bir geydir. Fatih Camii âdeta görevi bagindaölen sadrazamlarin cenazesinin kilmdagtbir mekândt. Bunlarin mezarlari da
bu haziredeydi ve bazi büyük âlimlerinki de buradaydt.
ILBER ORTAYLI
Lii
.·
!
tha
103
R.J.I
i.,..
p.i.,
I
e
i
,
mit-II.---r
zum-aa
I._a.L
..t_.._
_=
a.
I
ami.t..r
....LI.iti..·...
L
\
19. yüzyihn medreselerinin
çikardigi ilk ve son güneg diyebilecegimizAhmet Cevdet Pagahm yuvarlak bir sütun biçimindeki
mezar tagt buradadtr. Bu mezar biçimi Avusturyah garkiyacçi Hammer'i bile o kadar cezbermigti ki, adamin Viyana civannda Klosterneuburg'taki mezan bu gekildedir. Ahmet Cevdet Paga'ninki-gibi
silindir bir tagttr. Üstündede Arap harfleriyle "Hüvelbaki,
muverrih ve mütercim-i elsine-i selase Yusufbin Hammer"
yaziyor. Hatirladigimkadarryla,hiçbir haç falan yok,.tamamtyla oryantal uslûbda
bir mezar tagidir. Son derece de agir, bugünkü mezarlar gibi böyle
mutantan bir gösterige, zevksizlige kaçmayan basic, ama agirlištyla
kendisini hissettiren bir mezar tagi...
.N.asilki kimi mezarhkta, ölen genç kizlarin,genç gelinlerin ve
hantmlarin böyle çiçeklerle donanmg mezar taglartyla o
havaya giriyorsunuz, nasil ki bazdanndabirtakim tarikat geyhlerinin
ve mensuplannm
mezar taglarma baktigmizda kendinizi dergâhta
zannediyorsuniz, iyte Fatih Camilhde de böyle bir hava vardir.
orta yagh
I
'
l
Fatih çevresi Osmanh yazili edeblyatinm
yant bagmda talebe
dedikodusunun,çatumastnin oldugu bir yerdir. Birkaç tane medreseli isyani, camide falanca mollanin vakaSL gibi olaylar vardtr. 17.
astrda OstüvaniMehmet Efendihin takum bugünküArabistan Vahabileri gibt her geye bidat ve yasak diyorlar. Meselâ camide makamla kamet getirmek de yasak. Oysa Istanbulcamilerinin en büyük özelligi müezzinlerin güzel kamet getirmeleridir;
o kadar güzel
sesle ve o kadar makamla kamet getiriyorlar ki, bu âdeta istanbul
zariflerini çeken bir olay ve mutlaka büyük camilere gidlyorlar. Hatta
bir meezzin makamla kamet gerirdigi için, secdeye varan adamlar
"Sübhane Rabbiyel alâ"am,
fazla uzatmqlar, yüksek sesle
iltifat edlyorlar müezzine. Kadizadelilerbu gibi incelikleri yasaklamaya kalkiyor.!'Bu bidat'tir" diye hadise çtkariyorlar. Tabli igin aruk siyasete ve içtima-i anarglye dönügtügüçok açik.
"alâ"smi
I
KöprüluMehmet Paga, ertesi gün bunlarin üstüne gazelce ye104
I
I
OSMANLPYIYENIDENKESFETMEK
L
I
niçerileri yollaytp sopayi çektiriyor. Üstüvani
Efendide Kibus'a sürgün ediliyor. Çankübu tip hareketlerin devlet nezdinde hepsi serbesttir aslinda, istedigin kadar tartigirsin; ama devlet nizamint, ce-
bozmayakalktigtn zaman bunun cevaba bellidir.Mebir biçimde Süleymanlye Medreseleri'nigezdiginizde
bunu görürsünüz. Etraf bugün bile maalesef ytkima terk edilen, bekar iççiler caraftndan istila edilen, fevkani denilen yüksek yapilar
güzel ulema konaklarlyla doludur. Halen bugün bile yart koruma
tedbirlerimize ragmen ayakta kalmigtir.Burada bu zevki görürsünüz;
ilgisizligine bakin. Her
ama bugünküdevlet ve bugünkü toplumun
büyükkültürü aslinda temsil eden alleler hiçbir yerde o kadar zengin degildir.
miyet nizamini
selâ çok ilginç
Bugündahl, sizin kültürlüdediginizülkelerden Italya'damesela; Floransa'nin bir kilometrekaresinikaldinniz, ne kalir o Röne-
sans'tan
acaba?
Roma'DLa
iki kilometrekaresini yok ediniz, kendi
kahr acaba o Italya'ninRönesans'indan Ba-
haline terk ediniz. Ne
rok'undan? Iki kilometrekareyikendi haline birakimz.Seine nehrinin iki yakastnda Marais veya St. Michel'in arastna, Louvre'in arkasina Swiss Otel'i dikiniz. Fransahtn o mutantan 14. Louiskülcürü
kalir mi? Moskova'da, Petersburg'da ayru gey olsun, ne kalir eski
Rusya'dan?Maalesefbugünün Türkiye'si, Süleymanlye,Vefa, Zeyrek ve Fatih
olugan iki kilometrekareyikendi kaderiÇargamba'dan
ne terk etmigtir.
Burarun bir kere tarihi topografyasmin korunmastgerekir. Bukorunmist gerekir. Bir gekilde orada eski Istanbul
muhafaza edilmeli ve o kültüru gelecege aktaracak kugaklarinsübradaki ahalinin
vansiyonla,
malî destekle äzendirmek
yolùyla orada ocurtulmast lazim. Meselâ üniversitenin burada belirli kulüplerinin olugturulmasi
gerekir; oysa IstanbulÜniversitesi
gibi bir kurumburadahoyracçabinalarla o dokuyu ve hayan yok etmigtir. Bu
son otuz senenin içinde
olmugtur. Bu gayretkegliktir ama igte Istanbul'unmerkezi gitmektedir.
Bunun üzerinde israrla durmamizgereklyor. Tarihi, her sütunuyla,
ILBERORTAYLI
105
i.-
Eyüp Mezarhyndari
her
Haliç. William Henry Darleir.
tagiyla,
her kitabesiyleifade eden bir semttir burast.Kirazh MesSokagi'ndan geçersin kendi haline birakdmig,oradaki mescidin
haziresine bakarsm neredeyse Bab-i âli ketebesinin, memurlarium
tam takun bir örnegi divanhaneye girmig gibi oradadir; oysa bunlar
kendi haline terkedilmigtir. Restorasyon iyi yapdmamaktadir.
cit
SimdikiIstanbulmüftülügü,
eski
ve SeyhüSeyhülislamhk'tir
lislamhk olmadan evvel de burast aga kapisi dedigimiz yenlçerilerin merkeziydi,
yani bir nevi seraskerlik, Genelkurmay Bagkanh-
Yeniçeri Ocant kaldirildiktan sonra burayi Bab-i Megihat'e
vermigler; ondan evvel bõyle bir
Seyhühslamhk'a
yer, Megihat
binast yokm. Kitabe çok ilginç, "Bab-; Brneydi. Hak kildr makamreaksiyondan,
1 ifca" diyor; yani bir tarihi
(bu 1240 tarihli) Vaka-l
Hayriye'den hemen sonra konulan bir kitabe...
i'ydt.
yani
Kapiya bakaraksaša dönünce, kägede dunyalarisüsleyen imparatorluga
damgastnivuran, yani o üç kitadaki imparatorlugu imparacorluk olarak resimleyen
o büyük adamin mürevazi türbesi göze
âdeta
küçükbir satranç plyonu geklindeki gayer iddiasiz
çarplyor. Bu,
I
I
I
106
OSMANLI'YI YENIDEN KETFETMEK
L
I
köge bag türbesi, tabiî ki MimarbagiKoca Sinan'a alt. Süleymaniye Camii'nin haziresine girdiginiz zaman da ülkeler fetheden Kanunî Sultan Süleyman Han'Ln
ve birkaç kilometre ötede YavozSulHan'nLn
türbelerinin,
ülkeler fetheden imparatorlugu
tan Selim
türbelerinin,
gekilde
mukayese edilemeyecek bikuranlarin
bagka
çimde mutevazi oldugunu goruyorsunuz.
Sur içi Istanbul'da ne taribi camilere ne de türbelere dikkat etmiyoruz. Bunlart kendi haline baraktmgvaziyetteyiz. Bunlacin etrafma olur olmaz binalarin yapilmasma, müesseselerin yerleptirilmesine sesimizi çikarmadik. Koca lstanbul'daSosyal Sigottalar Kurumu'nun, Merker Bankasi'nin yerlegecegi sanki bagkabir yer yoktu.
Bunlan dügünemedik,falan veya filan enstitüleri burayakurduk. lstanbul Üniversitesi'nin
en atu müesseseleri için buralarda lüzumsur
binalar yaptik. Buralarda dünya mirasina kargi sorumlu olacagLmiz
yani bizim korumakla mükellef oldušumuz birtakun binalann etrafmdaki yerlegmelere de dikkat etmedik.
KiliseCamii denen yani bir Bizans geç Paleologkilisesi iken
mükemmel bir gekilde camiye çevrilmig bir bina ile .az ötesindeki
Attf Efendi Kütüphanesihin, ki her baktmdankultür tarihimizin bir
kilometre tagidir, bulundugu sokagin
ne yerlegtmine ne yapilanmastatölyeler ile doluyor. Valens su kemerinin
dibine kocamanbir tugla bina yap11tyor. Bu çirktn yapLIREl dikmeye,
na dikkat etmedik,
buraSL
bunlara göz yummaya ne bakkimizvar? Bu binalartn yapdmast yetmedigt gibi burada sefalet muhiti tegekkül edlyor. Bu tip gundelik
oturulan veya allelerin degil
bekâr igçilerin ve henüz üretim sürecine tam girememig yani günü gününe yagayan nüfusun barmdtil yerlere sefalet mahallesi decir. Bu bir edebi küçümsemelaft degil, sosyolojik tabirdir. Burasttabii çöpten geçilmlyor
ve üstelik bu semt bir
de SeyhVefahazretlerinin makamidir. lye nibayer tarihi müesseselerimizdenbiri, gerçek Vefa bozacisthalen.burada çirpinmaktadtr.
Yazmpra, kipin bozaylageçinmektedir. Orayi meselâ birçok lstanbullubilmezve dolaylSLyla
O damak tadiru kaçinrlar. Vefa Lisesi'nin
1LBERORTAYLI
107
-
errafmdaki o güzelim
doku mahvolmugtur.
ortaya çikmaktadir.
Çirkindokuma atölyeleri
tarihimizin,
Imparatorlugumuzun,
kültürümüzüniki buçukkilodigmdaberbat edecek ve kendihaline bLrakacak
bir semt bulamiyormusunuz? Bunun uzerindeduruyorumve soruyodedigimir
rum. Fatih Camii'nden ve Valens su kemeri (aquaduccus)
kemerin bapndan bir bakinlZ. TR UZakta bir yanda Sehzadebap'yt,
o
izginin saštnda öbür tarafmda Süleymaniye'yigörürsünüz. Sinan
cetvel gibi gebri, bu büyük camilerle donaimigttr ve o arada tabii
Yavuz Sultan Selim Camii geride kalmaktadir.
metrekarelik merkezi
Benim çocuklugumda bile, henüz yüksek kath çirkin apartman binalarmin yaptimadtit Îstanbul'da,burada bir camiden äbürüne geniççe sokaklarda yürünebilirdi. Bunlarm üçü, dördü bir arada bir çizgiden gäzlenebilirdi. Muhtegembir lstanbul'du.Taglarla
örülmüg, agaçlarla suslenmig
bir guzellik...
Biz onu yenilerken bile o geometriye dikkat etmedik. Buna
dikkat etme zamani geliyor; çünkü biz bu mirasi reddedecek kadar
zengin degiliz.Hiç kimse degil, tekrar üzerinde duruyorum; bu yeryüzünün en kültürlü uluslart dedigimizulkelerdebile hiç kimseböylesine bir iki kilometre kareyifeda etme lüksüne sahip degildir.Etrikleri an yok olurlar.
I
I
I
.I
108
OSMANLPYI YENIDENKESFEt uíEK
I
OSMANLIPADÌSAHLARI
gayet etrafh monograBagkamilletlerin hanedanlari ozerine
filer vardir. Hatta hayatt, tarihi hayan kisa olan Romariovlar ve
onlardan evvelki Rurik hanedant üzerine Rusya tarihinin ünlü uzmam lvan Zabelin'in "Rus ÇarlannmGünlük Hayatt",.ardmdan
Günlük Hayan" ve nihayet "Rus Çareviçle"Rusya Çariçelerinin
rinin Günlük,Hayati" diye gerçekten adam boyunu bulan eseri halen.ölümsüzlügünümuhafaza etmektedir.
-
Topkapi Sarayt'ndaySaray argivine bakagtmiz zaman. sayisti
belge bulunur ve bu belgelerin bazdan Avrupa saraylanndan daha
referruach geyleri anlatacak durumdadLt.
O kadar ki padigahlara
önünden geçen gündelik elli-altmig çegit yemegi, çegidi fazlaotsa da
mütevazi olanlart belki 14. Louisdevri Fransizsaray mutfagt ile kargilagtirmak bile çok eëlenceli bir monografi konusu olabilir. Gürdük
saray harcamalan, saraym içindeki hiyerargive padigahlann günluk
hayati onlann etrafmdaki vakayinamelerde
yer alan parçalardtr.
.
.
1LBERORTAY
-
-
109
.
.
Ayrica sefirlerin
ve bagkenttekiseyyahlann saray ve padigahlar hakkinda yazdiklart yazdar da çok ilginç bilgilerdir.
Osmanh padisablarmm
bayan nedir? Osmanli padigahlan
kimdir?
Eski bir hanedan mensubudurlar. Islâmdünyasmda bu kadar
olan iki tanesi vardar. Birisi Oguz
ömürlü
uzun
Han'dan geldigi söylenen ama ne olursa olsun Osman Bey'den ve babast Gündüz
Alp'ten
(kigimdi Ertuirul Gazi'nin Günd_üzAlp oldugu
ileri sürü-
lüyor)bugünekadardevam eden bir hanedan. Yedi astrhk ömrü kebilinlyor. Öbürüde Cengiz Han'dan gelen Kinm, Kazan,
sinlikle
Astraban
I
I
I
I
gibi salaleler...
Osmanh sülalesi, siyasi hayattnm ilk yüz elli ylbnda gehzadelerin, taht namzetlerinin civar hükümdarlann kizlanyla evlenmesini
bir prensip edinmigti. Germiyan Beyi'nin kiztyla evlenen I. Murad'm oglu Bayezid; Osmanh Beyligi'ne Germlyan, yani Kütahya
ahalisinin çeyiz olarak getirilmesini saglamigttr. Orhan Gazi'nin Bizans lmparatoruKantekuzinos'unkiziyla evlendigi ve bu evliligin
Osmanh hanedanma aynt zamanda Hiristlyan dünyasi nezdinde
çok änemli olan bir mavi kan asaleti, bir intiba getirdigi çok açikcir. Aynt geyi Uzun Hasan gibi Akkoyualu hanedant da TrabzonRum imparatorlanKomnenoslarla akrabalik kurarak saglamigtir.
Yani SahIsmailbir yerde hem SeyhHaydar'm,hem de Komnenoslar'in torunudur. Galiba Kinm hanmin kizlart ile evlenen son gehzadeler II. Bayezid'inçocuklandir.
YavozSelim Han, Mengeray'inktztHafsa Sultan ile evlenmigtir. Vakia, tarib hteratürümüzde ÇagatayUluçay'm itirazlan bu
noktaya bir soru igareti getirlyorsa da genel kabul Hafsa Sultan'in,
yant büyük hükumdar Kanunî Sultan Süleyman Han'in annesinin
Kinm haninin kizioldugudur. Böylelikle Osmanli ve Cengizsülâlelerinin birlegtigibir noktadan söz edilebilir.
110
I
hanlLklan
OSMANLYYlYENIDENKESFETMEK
Bundan sonra ise artik Osmanli Sarayi'nda mavi kanh prensesler degil, güzel ve zeki kadinlar görülür. Igrebütün hanedanin büyuk annesi saydacak tek karanhk, tek aydinlik saydmayan yan karanbkta olan, Galiçya bölgesindenbir papazin kizi oldugu söylenen
Hürrem Sultan veya Roksolan'dir.
Hürrem Sultan hiçbir zaman Valide sultan olmadigt halde,
kendisine padigah çocuklannin anast olarak sultan ünvani verilmigtir. Bir takim hayir eserleri ile lstanbul'dave Kudüs'te anthr.
Hürrem Sultan piire merakhydt ve dili çok lyi kullanirdt. Sahsen
Kanunî ile yazigmalan edeblyat carihimize geçecek sayfalardir; ama
bunu merak edip çoluga çocuga
de kaldt?
ögretecek
himmet ve gayret kim-
Ikinci, hanedanin buyükanneleri içinde önde gelen, L lbrahim'in egi Hat ice Turban Sultan'dir. Ayr ica I. Ahmed'in egt, IV.
Murad ve I. Ibrahim'inannesi olan ve IV. Mehmed'in de, büyük
valide" ünvaruyla
sarayda bulunan Kösem
annesi olarak
Mahpeyker Sultan't da hiç unutmayaltm. Bu ünlü hükümdar anastnin, Osmanh hareminin bu uzun süreli hâkimesinin hangi memleketten oldugunu bile lyi bilmlyoruz.Bir bakima Osmanit hanedam"büyük
ntn an.neleri
"sultan"
Hasekilerde bu pek görälmüValide sultanlana mengei peceresi hiç güp-
unvantnL
allyOr.
Hürrem Sultan ve
hesizki padigahin kendisininki gibi çok açik ve belli degildir.
yor.
I.
gy
M.
-.'s'
I.-_
,
Osmanh padigahi gunlük hayari itibanyla çok sikt btr protokolün içindedir. Sabah Hare-m'dençiktiktan sonra, sarayin içinde nerelerde oturacagt bile bellidir. Bualar 17. asirda Revan Käykü, Bagdat Kögkü veya Arz odast
veya
III. Ahmed'in
yaprirdrši kütüphane,
ki kendi oradadir, veya buna benzerEnderun'dakibaziyerlerdir. Padigabin günlük protokola, Enderun'un hangi agalanyla birlikte olacašt, hatta saat kaçra yemek yiyecegi, ki bu erken kahvaltidan dolayi saar 11'dir, bellidir.O yemegin nereden, nasd getirtilecegi bellidir. II. Bayezid'den sonra kesialikle porselen kullandmakradir. AsILBERORTAYU
111
-
I
linda bu, Topkapt'daki.zenginporselen-çini koleksiyonun varkgiru
da izah eder. Gelen yemešin nasd tadilacagt, önce aççdar sonra çagnigir tarafindan zehirlenmeye ve suikasta karcibir tedbir olarak dügünülmektedir. Tabii.geleñ 60 çegit yemegin her birinin yendigini
sanmamak gerekir. Padigahin bazenbaktigi, bazen sadece tattigt bu
nefis yemeklerin herhalde kendisinden.sonra protokol icabi baçkalan carafmdan yendigi açiktir ki, bu eski bir §arkve Türk ananesidir. Padigahlargece Harem'e çekilirler. Harem'deki hayatin nasil
olacagi, kendisinin hangi cariye ile nastLberaber olacagt da
gene
belli bir protokol surecidir. Padigahlarm her biri zanna. olan kimselerdir. Biz bunlann
hepsinin ne zanaatL Oldugunu
bilmiyoruz;ama hepsinin bir igi vardir. Ciban hâkimi Sùhan Süleyman Han çok becerikli ve mahir bir
kuyumeudur.O yüzde baz:halde digandan,Venedik'ten veya Avrupa'dan gelen eserlerfe bu zevk sahibi adama göre çok seçkin parçalar bir araya gelmigtir Meselâ bir tanesi Venedik'ten gelme bir
taçttr ve bu taç üzeritiae Ëro£
Gülru Necibošlu'aunbir monografisi vardir. Burada
bir Rönesans zevki görülür. Padigabinkendisi çok tyi sanacçidir
yüËsek
Çokilginç
yönlar var IIL
Murad-en büyük ve en uzun divan
Pädigahin ince kumag zevki, onun bu
alanda, hiç degilse'te hibte ileri derecede bir zevk sahibi oldugusahibi olan gairlerdendi
nu gösterir.
IV. Murad, buyük bir porcudur. 17. yüzyLiln
bu buyük mate-
gali agir gürz tagir, çok lyi ok atar,.fakat bu iri yari sporcu adamin
kendinden beklenemeyecek bfr sanatl.daha vardir. Güzelyazi yazan,
ince sanat sahibi. bir hattattir. §iir ve musiki bilir ve sever.
Vaktini avda çok geçirIV. Mehmed'in avethgi-meghurdüL·.
migtir. Av, Osmanh iktidar v hayatinin bölünmezbir parçasi ol-
muytur; ama padigahin
guda açikttr.
112
iyl. bir avet olmasi için lyi bir sporcu oldu-
OSMANLPYI YEN1DEN KESFETMEK
'
Sultanm saltanat kaytş.
L Sabatier ve J. Schranz.
I
III. Ahmed büyük bir
hattaTELE.
III. Selim neredeyse kismî
za-
kadar büyükbir bestekardir.Kendi'sinden
orijinal üslûp sahlbi btr
sonra tahta geçen ll. Mahmud ise hem çok
hattattir hem de amcasi derecesinde olmasa da lyi bir muzisyendir.
manh padigahhk yapacak
II. Abdülhamid Han'm ise lstanbul'da padigah olmasa milyarder olacak derecede ince bir marangoz oldugu, dizayninin, yani tersiminin rakipsiz oldugu çok açikur. Bunu bugün lstanbulMafrülüühdeki periyye sicillerinin saklandigt dolaplarda,saraydaki bazi mabir kitap dolabinda ve Yddiz'dasalarda, 1stanbulÜniversitesihdeki
ki gehir müzesi baglangicysaydacak bolumde görmek mümkündür.
Abdülmecid Han ise modern bir ressam, daha da ileri derece-
de alafranga bir bestekârdir.Onun zarif bestelerihenuz ortaya çikmaktadir. Çošukipinin sadece peblivanlik ve kuzuyemeyle tanidtlyi
it, yanhg carih yazimlyla bize tanitdan Sultan AbdülazizHan da
bir ressamdir. Aynca alaturka ve alafranga besteleri ile insani çekecek kadar iyi bir bestekardir.
ILBERORTAYLI
I 13
.L
V. Murad çok lyi bir piyanisttir, besteleri vardtr ve aynL ZaSultan Abdülaziz'in gehzadelerinden Seyfeddin
manda ressamdir.
Efendihin meslegi daha
aginçtir,bu iri cusseli prens o dar minare
süratie inip çikar ve Ramazan mahyalarmt hazirlarismi geçecek kadar bu igi bilirdi. lyi bir
merdivenlerini
di. MahyacLhkra
bestekârdi.
Osmanh padigahlart bu marifetleri yaninda, âdeta mütevazi
saraym içinde çok uzun süren bir protokoller çevresinin insanlart olarak yagamiglardtr. Bu protokol ancak 19. yuzyilda kLSmen
degigmektedir.
Bir padigah sünnet olacagt zaman bunun nerede olacagt bellidir. Saraydaki sunnet odasi veya kutsal ernanetler kismi kullantbr,
zaten yan yanadirlar. Yeni saraya geçildikten sonra da bu âdet de-
vam etmigtit. Padigah ve gehzadeler öldükten
sonra eski sarayda
Hirka-i Saadette teslim edilirler ve gasl ve tekfin edilirler. Cenaze
oradan çikar. Padigahlar her zaman buray:ziyaret etmek zorundadtr-
lar ve iç hazine son zamanlara kadar Topkapt Sarayt'nda saklanmigtir. Yani bugün orada, teghirde gördügünliz kiymerli parçalar, hepsi
aynt yerde kalmiglardir.
Padigahlaan halkla
ettikleri
baghca tören, onlarin taç
kihç olayidtr. Eyüp Sultan'da ya hanedanin menulu geyhleri tarafindan
sup oldugu Mevievî tarikattnin
ya da nakibü'l egraf tarafindan kugatilankiliçlarla resmen saltanat baglamp
saydtr. Tabii ashnda padigah kendinden evvelki hükümdar öldügü
zatemas
glytneleri sayalan
man, onun cesedini,
naagiru görür ve sonra Babü's-saade önüne çiAninda kendisine devlet ricali biar eder.
Tellallar bunu her yerde halka duyurur. "Memleketve millet Sultan
kartlIRD
RICLE
tahta
OtBERT.
Ibrahim Han'indtr" veya "Sultan- Süleyman Han'mdir" gibi nida
i.le... Bu tören ve âdet hiç degigmemigtir.
Son padigab, yani Vahdettin Han bile Baba's-saade önüne
konan altin tahrta ocurup biatt kabul etmigtir. istisnastittihatçilar'in 31 Mart vakasindan sonra Sultan Regat'a alelacele Harbi.ye
114
I
OSMANLl'YIYENIDENKESFETMEK
nezaretinde
darbeci Hüseyin Avni Paga'nm Sultan V. Murad'a
blat etmeleridir ki bu törenden bir sapma addedil-
ve
seraskerlikte
mektedit.
Selamlik, her hafta padigahm lstanbulcamilerinden birinde
Cuma namazuu kumast demektir ve buradaki tören ve alkg, alkig
elçarpmak anlammda degil,"Padigahimmagrur olma, senden büyük
Allah var" nidalan arastada hükümdann geçigidir. Selamhk resmi
rikab-L
âlisi çok önemlidir. Klasikdönemde halkin bazi gikâyetleri
hümayuna, yani padigahm egerine sunulurdu. Eu dilekçeleride rikabdar aga toplardi ve kaale de ahnudu bu dúekçeler Osmanh argi-
hümayuna teslim
en zengin vesikalan arasindadtr. Rikab-i
edilen keselerin içinden çok ilginç arzuhaller çtkmaktadir.
Türkçe degilbagkadillerdede dilekçe yazdtr.
vinin
Sade
Padigahm sadrazami ile temasi telhis dedigimizmektoplarla
olur. Sadaret makammin takdim ettigi bu telhisler 19. yüzyd'da bizim idarî ve siyasî hayatimizmbaglica vesikalart konumundadir.
Osmanh padigahlart çok degigikkigillkleresahiptir. I. Bayezid
okuyan biridir.L Sultan Mehmed çok kurnaz,ketum bir hükümdardir. Bu sayede Fetret devrinde kardegleriniyenmig ve Osmanli mülkünü yeniden
setnamelere
II. Murad park literatürüne, siyaçok merakhydt. Buyük tercümeler onun zamaninda yatespit
edebilmigtir.
Fatih Sultan Mehmed, zamantni aydinlatan, herkesi haymaregalin Yuret ve gLpta içinde birakan bir hükümdardi. Bu genç
abartdsa da esasta
nanca, Italyanca,Farsça.ve Arapça bilgisibazen
tarih.konusunda
çok
derin bilgisioldugu,
sašlam oldugu, kendisinin
yerli ve yabanci raporlardan da çok lyi anlagdmaktadir. Giacomo de
Languschi gibt bir Venedikli, Kritovulos gibi Bizans'tan kalma tarihçiler bunu belirtmektedir.
pilmqttr.
Bunun dlgLnda birçok dil bilen padigah vardl. Yavuz Selim'in
Ahmed Arapça bir slyasetname yazacak kadar slyakardegiSehzade
set ve Arapça bilgi sahiblydi. Yavuz Sultan Selim, Fars dilini ve giILBERORTAYLI
115
h-
irini çok lyi bilirdi. Kanuni Sultan Süleyman'Ln
son derece yuksekti ve piirden iyi anlardi.
.I
okuma
kapasitesi
Yavuz Sultan Selim çok asabîydi. Bilhassa yalana tahammul
edemezdi. Esasenbu genel bir kuraldir. Bir sadrazamin
hükumdan-
na yalan söyledigi anlagildigt anda boynu giderdi. Yalan,deviet hayati ve güvenligi için en tehlikeli huy saythrdt ve bir devlet adaminda affedilemezdi.
Galiba istisnast pek azdtr, ölümden kurtulan
sayihdir.
I
Aksi takdirde yalanci siyaset cezasindan kortulamamigetr.
lçlerindeson derece munis olanlart vardir·,.ama galiba bu hanedanin umumî bir özelligi meziyet ile bagariyidevlet açismdan dügundugünü hemen söylememek, ketum olmak. YavuzSultan Selim gibi fevrileri dabi hissiyatmi gizlemek, tenzil ermek, hiddet bakt;mt
giddeclî bir gekilde belirtmektedir. Bunun üzerinde durmak gerekir.
Eu Osmanli ailesine alt bir özelliktir. Uzun bir saltanat boyunca Osmanh hanedanmi kimse degigtirmeyi dügunmemigtir.Bu hanedanm balkla iligkilerinde kendine has özellikleri vardir. Osman-.
h, üst üste bir düzine basanh maregal yetigtirmig bir hanedandir ve
içinde takdire gayan çok sanatkârlar vardir.
ki bir milleti
Süphesiz
ve devleti ikbal ve iktidann dorugunayükseltmek gibi o devletin
sanayi çagma intibakmda da meziyetler ve nihayet ortadan kalkmasmda da hanedanm kendine has kusurlan etkill olmugtur.
I
i
I
I
-I
I
I
I
I
I
_I
I
.i
I
116
I
OSMANU'Yl YEN1DENKESFETMEK
I-
OSMANU PASALARI
L
I
I-
Osmanh Devleti'ni pagalar yönetirler. Bu paga kelimesi tartigm.ahdir. Farsçast Pa-i Sah'dir.Yani gahin ayagmdan geldigi söylendigi gibi, esasta bizim bagagakelimesinden türedigi de öne sürülür
ve en çok kabul gören etimoloji de budur.
Papalar Mirliva rütbesinden baglar.Türk cemlyetinin askeri
komutanlandir. Mirliva dedišimizbugünkü tuggenerale egit sancak
beyi rutbesindeki askerlerdir. Bunlar bugünku Türklye'de apagt yu-
kan küçükboylu vilayerlere
tanlardir. Askerî siniftandir
revleri de vardtr.
eden sancaklan yöneten komuaskerdirler.
Bunlann tabli mülkî göve
tekabül
19. yüzylla kadar Osmanli idaresinde asker ve sivil veya askerî
rütbeli
ve mülkî aynmi yoktu. Sancak beylerinin üzerindekt buyuk
komutanlar, eyaletleri yönetenler veya merkezde 1., 2. ve 3. vezirler
rütbesiyle divana girenler ve kaptan-i deryalar,ki bunlar vezir yarti
maregal rutbesini tagrlar,
1LBERORTAYLI
Anadolu ve Rumeli beylerbeyisaythrlar117
.
di. Hiç güphesiz ki istisnalar olmakla birlikte yapi buydu ve 19. yüzyda kadar eyaletleri yani bugunkündendaha genig smirlara sahip
vilayetleri yöneten komutanlar, mülki amir olmaktan çok askerîdirler
ve bu ikisi bilegimdi.
Kaptan-1 deryanLn,.
ki-vezir rütbeli büyük bir komutandLT
VB
Divan-i Hümayun üyesidir, illa denizeilikten anlayan biri olmasi
art
degildir. Mali müzayaka anlannda,
yapamayacagt
masraflanni
yani hazinenin ani ödeme
çahsi serveti ile gemilerin inga ve tersane
karidayabilmesi,cevval ve ytiksek yöneticilik vasfma
anlarda,
sahip olmasi yeterlidir. _Nicekim carihimizde denizeilikte yerigmemesine ragmen Fatih'in sadrazamlanndan
Mahmut Papa hatta So-
kullu Mehmet Paga'nm diger deniz kurtlan gibi kaptan-i deryahk
yaptigt görülür.
Tarihçimiz Yilmaz Öztuna'nmSultan Abdülaziz darbesinde
igaret ettigi gibi eski-Kaptan-iDeryaKayseriliAhmet Papa maalesef
bu ünvanm kaldmhp kendisine Bahriye Nazin denmesinden son
derecede rahatsiz olmuy ve bunun düzeltilmesi için de megrarîyet
admi tagiyan bir darbeye katdmigttr.Gerçek sebebin bu olup olmadigi tam olarak bilinmesede bu çok manidar bir görügtür. Pekâlâ,
BahriyeNann bu ünvani tapyabilmellydi. Tabii ki vezaret rücbesine sahip olanlarm hepsi asker dešildir. Divan-i Hümayun azalarmdan nigancihk görevini yapanlar buna örnek gösterilebilir. Diger taraftan vezaret rütbesini tagidtšl halde kendisi Papa diye andmayanlar Yeniçeri agalan idi. Yeniçeri Ocagt'nin komutanlanna aša denirdi. En bagtaocagm bagmdakiaga Divan-1Hümayun üyesidir.
Vezirdir ve maregal derecesindedir;
ama aga denir.
I
Bütün bunlarm yani bagtnda mesleklerinde bagka vasiflart
da vardt. Meselâ Cerrah Mehmet Papa,ki sadra2amhga kayükseltilmigtir,
dar
cerrahî kabillyetleri ile andirdi. istanbul'unünCerrahpagasemtine adma camileri ile vermigti. Bir yerde Istanbul'u inga ermek pagalann igidir. Hamam, medrese ve
en önemlisi
olanlar
.lü
I
118
-I
OSMANLYYIYENiDENKE§FETMEK
cami
yaparak
âdera
etraflartndaki
mahalleleri
olugturmuglardir.
Onun için lstanbulpagalar gehrtdir. Her semt bir bagkapaganin adi
ile anthr. Burada çok ilginç yapdanmalar vardtr.
Osmanli askerî ricall klasikdevirde genelde Enderun'dan yetigirdi; fakar Enderun'dan yetigmeyip acemi oglanlan kylasmda düz
yeniçeri olarak yetigenler
de vardi. Hiç güphesiz ki sistemin kokeni
devgirmelige dayantr. Bu devgirmeligin de 1T. astrdan icibaren daha
çok Anadolu ve Rumell'nin Türk çocuklanna münhasir oldugu bir
gerçektir. Bir çocuk, genellikle 10-12 yaglannda, devgirildišt zaman
fizigine, zekâsina ve kabillyetine gõre ya Edirne Saraytha ya Galata
SarayL'na
ya da Topkapi Sarayi'na almir. Buralarda yetigenler haliyle okuma-yazma ve bazi rafine sanatlar dahnda digerlerinden üstün
oluyor; ama tabii buraya her gelen mutlaka öyle olmuyor. Bunun
çok önemli örnekleri vardir: Osmanli
üç
Ìmparatorlugu'nu
padi ah
döneminde 14.5 yd süreyle sadcazam olarak yöneten Sokullu Mehmet. Papa, Bosna'nin ünlü Sokol kasabasindan,Sirp asdh bir rubban
allesinden
gelir, yani allesinde papazlar var.
ikna yoluyla
abnmty;
SokulluMehmet Paga'nin daha sonra bütun allesi neredeyse Îslamiyet'edönmüg,ihtida etmigler. Ama kardegiPeç (lpek)Sirp patriki olmug. Sokullu Mehmet Papa o derece okuma-yazma ve edebiyatta üstün bilgi sahiblydi ki, zaten dogdugu yer, geldigi alle ve kökeni itibariyle bu ige kabiliyetli oldugunu gösterir.
ama
Devgirmelerin içinde Enderun'dan yetigen çok lyi sporcular
oldugu gibi aralannda musikipinas, hattat, edebî bilgisi lyi hatta islâmi ilimlerde ve fikthta ileri gelenler vardar. Kanunî'nin sadrazamlarindan
Asafname adh eserin yazan Lutfi Papa da bunlardan
Gene aym gekilde çok estün sanat bilgisine vakif olan, önce
Makbul sonra Makwl lâkabli aslen Pargah ibrahimPapa da bunlardan birisidir.Çokuzun bir zatnan Kanunî gibi çok zeki ve sanatçi bir
padigaht bile yönlendirecek kadar bilgi sahibi ve onun yaktatydi.
1LBERORTAYLI
119
I
I
.
..
.
-
-,
--..-
.
-.
Kaptan Paga'nm CebecilerKö§kü'nden hareketi.
I
Enderun'dan yetismeyen pagalarin içinde okuma-yazmast olmayanlar bile vardir. Nitekim IV. Murad ve I, Ibrahimdevrinin ünfü sadrazami Kemanke; Kara Mustafa Papa,bäyle okuma yazmast olmayanlardandir. Ancak bu devleti çok iyi idare etmigtir. Mali tedbir-
r
lerde neredeyse mektep bitirenler kadar uyaniktir ve çok bagarilL bir
vezirdir. Yani hem
sava; alaninda, hem de idarede çok bagardidir.
Savaglarda zaten Kemankey Kara Mustafa Papa denmesi de kendisinin çok iyi ok atmasmdan,
l
yani sporculukta
üstün
vasiflara
sahip ol-
masmdandlf.
I
Hiç çaphe yok ki bu memleketin tarihinde ve devietin hayaçok ünlü ve müstesna bir yeri.olan KöprülüMehmet Papada
böyle okumast yazm25L olmayan ocak pagalarindandi. Tabii ki
oglu Fanl Ahmet Papa babaSLnin
bu eksigini kat be kat telaft ermig
ve döneminin ünlü müderrislerinden
olmuçur; oradan yani ilmitinda
I
yye silkinden askeri silke incisap etmigir. O da Osmanh Devleti'nin unlü sadrazamlarindan
biri olmugrur. Bunlar görülecek örneklerdir.
.I
120
I
OSMANLI'YI YENIDEN KESFETMEK
Bu Osmanh Devleti'ni yöneten ve asker olan papalarin icinde
ilmlyye strufmdan geçenter vardir.
simfina geçenler de vardir.
mal
Ige Kemalpagazade.dedigimiz lbn-i Ke-
bunlardan biridir. 19. asirda
likten mülkiye silkine geçen
bildigi ünlu.taribçi
mizin
Aym gekilde askerlikten ilmlyye
ve
bile ilmlyye smifmdan, kazasker-
ve paga ünvant
alan biri vardtr. Hepi-
hukukçu Cevdet Paga'yt, Ahmer Cev-
det Paga'yl kastediyotoz.
asker
Imparatorlugumuzun
aynt zamanda mülki hayara
hâkimdic; onu dengeleyen,kalemden yetigen mallyeciler, defterdarlar, Reis-ül Küttab'in ofisindeki FenerliRum, Ermeni, Türk memurSLRlfl
lan tantyalim. Bunlarin içinde Mavrokordatolar,Argiropulolar gibi
AvrupaMuslümankesimden de çok ünlu bir âlim Kâtip Çelebi'yi,
lilar Haci Halife veya Hact Kalfaderler, zikredebiliriz.
Gene ilmlyye sinifinda adlî ve beledihizmetlerlüstlenen kadtlar ve nihayet onan bagli oldugu kazaskerlerve 17. asirdan itibaren
vardir. Imparatorlugun
bu silkin bagindayer alan Seyhülislâm
modernlegmedänemine kadar bu devleti yönetenler, ister Anadolu ve
Rumell'den gelen Türk çocuklan, ister Arnavut, Bognak olsun, ister 200 yll kadar devyirmesisteminden gelsin veya sonra dogrudan
dogruya âdeta bir nevi kariyer intisablyla Saraya veya Yeniçeri Oca-
gt'na girenler
bunlardi ve burlann içinde söyledigimiz gibi
sanatlart, kabiliyetleri,bilgileri itibariyle farkh kimseler vardi. Ama
gu kadarint söylemek gerekir ki hiçbirinin bilgisi öbüründen, ya da
hiç birinin kabillyeri öbürunun tahsilinden azimsantyor degildi.
olsun,
19. asirda bile mektep görmemig sade neferlikten, askerlikten
yetisme alayh pagalar dedigimizbir zumre vardLr. Bunlarm ärnegi olarak sadece YediSekiz Hasan Papayani
Haa Hasan Papa veÇorumlu
ya ünlü Arnavut tüfekçilerin basindakiTahir Papagibilerini dügünmeyelim. Pekâlâ, Yunan muharebesinin kahramanlanndan ve orada
gehit olan
AbdülezelPapa da böyledir.Alayh bir pagaydi. Bunlann
içiade harita bakmayi bilmeyenler vardt; ama topografyayi
ezbere
ILBERORTAYLI
-I
Ir•-
wrr-•¾.-
a
---
I
-----e-
-.-.-
121
-i---
--.-
·
,
a
L..
....L....!
I
•
•
I
'
I
I.......Ali
9..
bildiklerinden içlerinde bazen haritaya bakanlardan daha fazla etraft bilenler çikabiliyordu. Ama her halükârda, 19. yüzydda Türk
askeri silki buyük degigikliklergeçirmigtir. Bu degigiklik, bu geligme; modern egitime fen bilimlerinin girmesiyle baglamigttr.18. yüzydda modern merkeziyerçi ve daimi ordulara geçilmigtir. Devlet-i
aliyyehin ebedi dügmanlan, yani Alman-Avusturya grubu ve Rusya çarhgindaki askeri reformlar dolayistylaOsmanh Imparatorlugu
aynt geyi yapmak zorunda kaldt.
L
asËeri
anlamda topçu ve isKurulan mühendisbaneler aslmda
smiftm besleyecek mühendislerin
yerismesini saglamigttr.
örnešinde
oldugu gibi... Bunlann yapngi köprü de biTipkt Fransa
askerlige
seferberlige
yöneliktir ve ardindan rabii dalmî orve
na da
tihkâm
I
dunun kaçtnilmaz fennî gruplan yani süvari sinif için veterinerler,
hekimler ve sava; cerrahlari, tabipler yetigmigtir. Bu iki zümre de
18. aSLtda yetmeyecektir. Askerî tibbiye ve askerî baytarlik sivil
gruplara da yaydacaktir ve tabii 19. asirda sivil mektepler mülkiye,
hukuk, ricaret mektebi gibi merkezî bir devletin maliyesini düzenlemeye dönük bir gekilde teykilatlanacaktir. 1steo andan itibaren
Osmanli askerî smifmda bir yenilenme, asri metodlara uyug, yeni bir
asker ve subay tipi ortaya çikmaktadir...
J
Mekteb-i Harbiyehin, Yeniçeri Ocagi'nm hemen kaldirdmasonra yeniden tegkili ve özellikle 1848 gibi çok erken bir tarihte Avrupa ordulannm bile bazdannda görulen kurmay mektebi
yani Erkan-i Harb Akademisi'nin kurulmasiOsmanh ordusundaki
smdan
kumandan :ipinin çok süratle modernlegmesini saglayan yeniliklerdendir. Igte bu iki müessesedir ki modern Osmanh ordusunu ve muasir carihimizi gekillendiren kadrolari da ortaya çikarmigttr.
Hiç kugkusuz19. yüzydin pagalart artik sivil yani melkiye silkinde ve askerî silktedir. Bunlarm içinde Mithat Papa gibi valiler
vezir rütbesi ile bu görevi görmektedir. SekerAhmet Papa gibi ressamlar, ünlü Tibbtye pagalan yaninda sivil veya asker, kargL tafafta
I
I
122
I
I
OSMANLI'YIYENIDEN KE§FETMEK
-
,I
-
da askerler yer almaktadir. Bilhassa eyaletlerdeki idarede bazen bu
iki silk arasinda hafif protokol sürtügmeleri söz konusu olmaktadtr.
Artik burada eski eyalet tegkilâtt, vilâyetlere döndürelmügtür.Bagma mülkî pagalar vali olarak getirilmigtir. Ordu mmtikalan ise bazen birkaç vilâyeti içine almaktadir. Rumeli'de Edirne, ki bütün
Rumellbunlarin kontrolündedir, ve lstanbulI. Ordu, Sarktarafinda Erzincan, Arabistan'da da Bagdat, Samve sonra Yemen'de görüldügü gibi ayni ordu mmttkalaridir.
Bunlann içinde valiler de
yer almaktadir. Bu tip örgütlenme Bahriye'de de görülmektedir.
Yani klasikte Kastmpaga'da, Kastmpaga'nm asayiginden sorumlu
Kaptan Papa ve onun bir nevi timari, dirligi saydacak bazi adalar
ve sancakbeyi
rütbesindeki
amirallere
verilecek
bazi takimadalar,
buradaki zeamet ve dirlikler sistemi, yerini yeni bir bahriyeye terk
etmigtir.
Yeni sistemde yeni bir kurmay smifi ortaya çakmaktadir. Bunlarm bazilartson derece dikkatedegerdir. Meselâ Yunan muharebesinde Dömekekahramani olan GaziErhem Papa... Çokilginçcir, Ethem Papa oradan eski eser getirecek kadar bilgi sahibidir. Her girdii muharebede müthig baçanli olmugtur. Sadece Yunan muharebestade
degil, diger görevlerinde de baçanli olarak tarihe ismini altm
harflerle yazdirmigttr. Gazi Ahmet Muhtar Papa da böyledir... Son
devrin sadrazam ve harblye naziri Mahmut Sevket
Papabirçok eser
verecek kadar bilgilidir. Bütun bunlar Prusya tipi pagalardtr. Ayru
zamanda askeri ilimlerde ve taribte çok btlgilidirler;Ahmet Cevdet
Papagibi...
Yeni yetigen bu grup imparatorlugun
sil etmektedir.
Bagansiz ve
erken
modernizasyonunu
tem-
terfi
dolayistyla hayalperest emeller peginde imparatorlušu ve ordulan pek de hayirh yollara sevk
edemeyen Enver Papa digmda unutmayahm,
1880'lerde dogan bir
Kemal
bagtaMustafa
Fevzi Papa
Paga,KazimPaga-Karabekir,
grup
tabli
Ali Fuat Papa olmak üzere bunu göstermektedir. Hiç tesave
düfdegildir.BirinciHarb'in ortasmda yani 1917--1918yillannda bu
IL
1LBERORTAYU
123
I
-
grubun
hepsi mirlivahja
terfi etmektedir
ve mirlivahga
terfi edene
kadar yani 35-36 yaglarmda bunlar çok erkenden olgunlagmig askerlerdir.Nasd olmasm ki! Bu askerler 2 sene Sam'da,
Yemen'de ve
3 sene sonra Makedonya daglarmda çeteci kovalamaktadirlar. Bir
tarafta_eykiyakirahyla
yerdeharpederkenöbür
megguldürler. Harp
akademisinde lyi yetigtikleri için digliteratürü takip etmektedtrler,
sivillerin seçkinleri ile temastadirlar.
Imparatorlugun
o dagdagastiçinde
erkenden
çok erkenden
terfi etmig ve 35'll yaglarda general olarak
gi'na girmiglerdir. Igteistiklâlsavagimiz
olgunlagmig,
IstiklalSava-
Caliçya'da,
Çanakkale'de,
Kafkasya'da,Yemen'de,Bagdat'ra, Filistin'de ve Süveyg cephesinde
olgunlagan böyle komutanlardan olugmaktadir. Bunlarm içinde çok
Halife Abdulmecid'in oglu Ömer
Faruk Efendidahi bu silkin içindedir. Mustafa Kemal'in arkadapdtr.
Prusya'da okumugtur. Gayer lyi bir tahsil görmügtür. lyi bir askerdir.
Suradanbellidir ki Birinci Büyük Harp'te muttefik oldugumuz Almanlar'm ordusunda Marne Cephesi'nde Fransa'ya kar§t dövügenilginç insanlar
vardtr.
Meselâ
son
lerdendir ve gehzade oldugu için degilhakktyla kara karcalniganmi
imparatordan almigttr. Gene meselâ gehzade Osman Fuat Efendi
Süveyg Cephesi'nde temayüz
lar göze çarpici örneklerdir.
SükrüPaga,
eden bu gibi komutanlardandir.
Edirne müdafii,
Bun-
Igkodra'daâdeta kahramanca
çarpigan, kaleyi raudafaa eden ve son anda ikinci defa kendisine
payahk gelen (çünkübirinci pagaligi 1908'den sonra rütbe tenzili
ile
bir ara albayhga dügtü) All
Paga,sonra Ali Nizami Papagibi âdeta Prusya akademilerinden ve Fransizegitimini alan seçkinlerden olanlar vardir. Igtebu seçkin zümrelerin içinde Asim Gündüz, IsmetInönügibi IstiklâlHarbî erkâru içinde olan birinci smif
kurmaylatimizvardir ve seçkin komutanlar olarak temayüz etmiglerdir. Mustafa Kemal Papa gibi Birinci Cihan Harbi'nde yrkilan
dedigimiz ve mü tarekede çok zor duruma dügürülen imparatorlugu
tekrar yeniden derleyip toplayan, asker smifmt
ve mülkiye smifint
124
I
RLza
OSMANLYYI YENIDENKESFETMEK
tegkilatlandiran,
tarabilenleri
yeniden
bir direnig savagina giderek vaziyeti kur-
biliyoruz.
Bu zûmrenin askerligin ötesinde bilgi ve sezilere sabip olmasi
yagadiklason zamanindaki okullagmanm artmasi,
cografyadan gelen genç olri genig cografyadaki tecrübe ve o genig
gunlagmanin bir ürünüdür.
imparatorlugun
L
I
I
I.
I
L
ILBER ORTAYLI
125
'g]
¯
I
.I
-I
.-I
I
I
I
I
I
.-
I
.
i
.
i
I
i
I
I
I
I
J
\
i
I
I
I
I
.I
I
I
I
I
I
II
I
I
I
I
I
I
I
I
.
I
i
.
I
OSMANLI KADISI
L
Kadt, hem Osmanh'mn hem de bütün
önemli
Islamülkelerinin
çok
bir kurumudur.
üzerinde
"kaf",
harfleri ile meydana getürer, yargtç demektir. Bunun çok äzgän
len
bir müessese oldugu malumdur. Ayni zamanda da degildir; çünkü
yeryüzünde insan toplumu ve devler oldukça bir yargiç vardir ve
gene çok ilginçtir bu yargiç yani hâkim, orta zamanin Avrupa'sinda da gebirleri yönetir.
AdL
Arapça'da
"dad"
"Kaza"yargilamadan
Osmanh kadisi mahkeme yargict oldugu gibi, ayni zamanda
bir noter, gehirdeki vakiflarin müfettigi ve tabii ki belediye reisidir.
Yani gehrin asaylgini yürütmekle görevli zabitlert, subagilart,
asesbagilart o denerler ve onlarin amiridir.
esnaft kontrol
Çargida
eden muhtesib dedigimizmemur ona baghdir ve burada çok ilginç
bir görev birligi olmakla birlikte bu diger imparatorluklarda da aynidir.
Eski Roma'da praefectus, Bizans'ta nomark, epark denir
ILBERORTAYLI
ve
127
bu eparka bagh agoranomos (pazardüzenini saglayan adam) tipkt
bizim Islâmdevletlerindeki muhtesib gibidir.
Osmanh imparatorlugu'nun
son Roma imparatorluguolarak
butün Akdeniz'in hayatmda çok buyük genig bir cografyada aslm-
.I
da önemli bir ölçekte merkezî bir idare kurdugunu, än planda böyle bir memuriyet gösterir. Osmanh lmparatorlušu'nunhâkim oldugu bürün bölgelerdeki sancak merkezlerine ve adi üstünde kazalara, kaddari Istanbultayin eder.
I
Anadolu ve Rumell'dekt bütün kaddarin amiri de Rumeli
Kazaskeri, Anadalu Kazaskerleri efendilerdi. Bir de buna ilave olarak Misir lçin ayn bir hiyeracyi ceykil edilmigtir. Yani Osmanh kaddan en küçük kazadan en büyügüne kadar üç kitada vazife görür-
ler ve bunlarin her biri Istanbul'dantayin edilirdi.
Kadi Osmanh ilmiyye
Yani medreseyi bitiralmasi gerekir. Medreseyi bitiren insanlar meslekmig olmasi,
lerine üç karlyerdeyani üç ineslekte
baglarlar.Birincisi ikta dedigiLuiz
konsültasyon müftülük, ikincisi cedris dedišimiz müderrislik,
strufLnin
Ü €Sidir.
icazeE
yani profesörlük ve üçüncüsü de kaza dedigimiz yargt yolu yani kaduik. Bu gibi mesleklere girenler agašt yukara butün islâmülkelerin-
de belirlibir saygt görürler. Osmanh sisteminde bunun bir farkt var-
dir. Bunlann hepsi birbirineprotokoller bakimmdan yatayma ve dikeyine derecelerle epitlenmigtir ve bu meslege girmek içtn de belirli bir tahsil veya o tahsilin karithgmda bir imtihandan geçirilir. Sizin hangi medreselerde kaç yd okudugunuz hiç önemli degildir;ama
en
baglndan medrese
tahsiline
tekabül
eden imrihanlart
vermig
ol-
15. asirda, 16. asirda Fatih Medreselerini, ki
"Sahn-i Seman" denirdibunlara, veya 16. asirda Süleymaniye Medreseleri dedigimizbuyük medreseleri bitirmigolmantz gerekirdi. Bumantz ve
aSli
ÖROLulisi
radan
I
danigmenddlyeçikan kigiler,hocalarmdan icazet alanlar karma bir ihni heyetin önünde imtibana girerler, yazili ve sözlü olarak
sorulan sorulara cevap verirler
ve sonunda bunlar payet muvaffak
1
I
I
I
128
OSMANU'YI YENIDEN KESFETMEK
ÎstanbulRuûsu dedigimizdereceyi almalan uygun görülärdü. 1stanbulRuûsu denen dereceyi almayan bir adam 40 sene
olurlatsa
medresede sürünse de bõyle bit itibar görmezdi. Böyle kisilerin imiçinde tedris yani müderrislik, ifra, yant müftülük, hele
kadthk yapmasi hiç mümkün degildi. Kadihklann derecesi vardtr.
Bunun gibi Anadolu, Rumeli ve Misir kitasmda müderrisin de de-
paratorluk
baglarlardt. Küçuk derecedekiler kasabada,büyügü medreselerde ige baglar, eger rütbesi müsaitse terfi eder veya çok bilgili birisi ise daha üste bir yere cayin
recesi vardt.
25 akçe yevmlye
ile göreve
edilirdi.
Osmanli carihinin ünlü -idare adamlanodan Cevdet Papa hepimizin bildigi gibi çok genç yagta en yüksek egitim kurumlarmdan
biri olan Süleymanlye Medreselerinde kibare müderrisin yani o
devrin ordinaryüsü demek olan Süleymantye müderrisligi ile ige
baglamigtt.Muvaffakiyetiüzerine bir ara kendisine kazaskerlikpayesi verilmigti. Kazaskerlikpayesi ile is görürken de ilmlyye silkini
terk etmig ve vezir olarak idareci sinifina geçmigti. Bunun gibi bir
kadt Anadolu'da-ve Rumell'de, geçtigi rütbeye göre küçuk bir kazada 25 akçe yevmiye ile göreve baglar. Bu ne demektir? Mahkeorada otumeye gelen harçlardan kendi maagmt alacakttr. Yoksa
mümkün degilrup mahkemenin bätün gelirint kendisine almasi
seneden
yerde
1.5-2
fazlakalmadan
dir. Zamanla terfi ederek her
olacagi
mahalli
dügünülur,
yüz
göz
halkla
yer degigtirir.Yargicin
bir yerde uzun süre kalan saygt göremez. Bo yarg1ç hepimizin bildii gibi ayni zamanda beledlye reisidir, vaktflann müfettigidir ve ayDaha5L
bulunduni zamanda vergilerin toplanmasma nezaret eder.
vardtr,
içindeki
kakalenin
gu yerde bir kale varsa, kl umumiyerle
erlerinin
yani garnizonun ve baglarmdakikale dizdannin görele
vini yapip yapmadiklarina,
o bölgenin askeri komutani olan.sancak.beyi ya da beylerbeyidegil, kaadt bakar.
Kaddan tef tig için de bagkakaddar görevlendirilir, bunlara mehayifmüfettipi denir. Daha da änemlisi kaddar bazi halde ahalinin
.
ILBERORTAYLI
-
129
önüne dugerek merkezî
hükümete toplu dilekçeler sunarlar. Bu asreisligini
tam beledlye
belirten bir konumdur ve gerlata gäre.
devlerin tremuru oldugu kadar, ayni zamanda idare edilen
lLnda
kadt
ahahnin
de temsilcisidir. Bu çok önemli bir noktadtr ve kadL mahkemesinde tek bâkim esast caridir. Bu 19. asirda degigir.
Savcdik müessesesi zaten yoktur. 19. a5Lrda geligmigtir. Avu-
kathk da yoktur. Bunlar Islâmhukukunda olmayan kurumlardtr.
Bunlarin zaten o dönem açismdan pek geregi yoktur. Kadi Osmanh Imparatorlušu'adasadece geriatm hüEümlerini degil, aynt za-
manda
o çerçevede yorumlanmast istenen örfi sultant dedigimiz
örfî kanunlarl da tatbik ederdi. Kadmin bir idare adamt olarak
sorumlulugu çoktu. Bunun çok trajik neticeleri de olmuçur.
IV. Murad Bašdat seferine çiktigt strada yollann karmi küretmeyen lznik kadisini astirmigetr. Bu kadmin orada idari görevini
aksatmasmdan
ileri gelmektedir.
Yoksa Osmanli Imparatorlu-
.
'
gu'ndabu önemli
mülkî
fakat ön anlamda yargaç statûsündeki inbir nevi dokunulmazhgi vardtr. Kendileri ne bogdurulur
ne de kihçla siyaset tatbik ettirilir. Hatta o kadar ki Prof. Halil
Inalcik hocamizm yaymladt L 1595 tarihli bir adaletnamede padigah birtakim görevlileri tehdit ediyor: "Görevinizi
yapmazsaniz gu
müeyyideleri yani yaptinmlan uygulanm" diye. Orada "Kaddar dahi dibekte dövülür, helâk edilir" gibi dehget bir tehdit var. Tabli
hiçbir kadmin dibekte dövülmesi söz konusu olmamigtir; ama burada "Katiyenkan siyaseti tatbik edilmeyecegi için rahat ohnaym,
usulsüzlügünüz halinde ben sizin kanlulZi
akitmadan öldürürüm,
idam etmesini de bairim" diye Islâmöncesi bir tarihî cezadan
söz
.sanlann
ediyor.
Osmanli kadisi terfi eder, bir yere gider, döner ve lstanbul'da
bekler, daha üst bir yere terfi eder ve buna mazullyer denir.
Azledilmek bu anlamda usulsüzlük neticesi gelen bir fill degildir.
Bekledikçenihayet yüksek bir sancaga mevleviyyer payesi ile tayin
tekrar
.
I
.130
_
I
I
OSMANLI'YIYENIDENKESFETMEK
Böyle mevleviyyet rutbesi için Istanbul'dabekleyen
eski kazakadilarina tahrabap denir.
edilecektir.
Igtesize bir Skra: Kirklarell'den (o zaman kl adtyla Kirkkilibir kadt bu uzun bekleyig strasanda önemli bir sancak
merkezi olan Manastir'a kadi olarak tayini için dilekçe veriyor ve
israrda
bulunuyor.Diyorlarki "Orast çok önemli bir merkezdir, sese) gelen
nin oraya tecrüben yetmez" Kadt da "Canim" diyor; "Kirk tane kiliseyi idare ettik bir manastiri mi idare edemeyecegiz?"
Hiç güphesiz ki bu konuda hiyerargiye,taEsile, tecrubeye, imtihana dayanan bir denetim vardtr Adliye sukinde ve mülkiyedeki
birtakim yolsuzluklar, zainan zaman birtaktm rusvet olaylari bu
müesseseleri tümüyle silmigtir. Imparatorlugun
sonuna kadar kadihk
kalmLgtlf.
Burada size tarihin sayfalarina gömulen bu kurumu anlatan
Habir biyograflyigöstermek istiyorum. Üsküdar'da
bir
noktada
ile
Tibbiye Caddesi'nin kavugtugu
ya.
rem IskelesiSokagt
kaldLni Karaca Ahmet Mezarhgi'nda, artik günden güne eksilen,
rilan mezar taglannin arastnda yüksek rütbeli kadilardan birinin
vesikayL,
gu ibare ilginçtir: "Hüvel Baki" yani "Baki olan
O'dur. Allah'tir." Misir kadist olup Samcanibine karadan giderken Suriye'deki Hama'dan, Trablus tarafma teveccüh yani bildigipahidesindeki
hastalanip
Trablus Sam'ageçerken esna-yi rahda (yolculukta)
älmüg. Demek ki kadimizSultan Ahmet imamzade'dir.
miz
Selâtin camileri imimlarl çok bilgili ve daha yüksek maag verilen kimselerdi.Tanmarlardi Istanbul'da.Demek bunlardan da birinin oglu ya da torunu. "Methum ve magfur Esseyit Mustafa Efendi ruhu için Fatiha. Sene 1919". Imparatorlugun
son demi, Samelden çakmig ama Kadt hâlâ orada.
Bu yüksek rütbeye çikan insanlann çogu zaman da aileden bunu edindikleri, bu kültürü ve görevlerini yaparken o genig impara1LBERORTAYLI
131
-
I
i
todukta
.bir
därt kögedebulunduklan açtk. Sagda solda bu tip mezarlan
görú.rsünüz ve onlarm geldikleri ülkelere bakarsantzRumell'dedogan bir çocuk Bagdat'ta veya Trabzon'da gömülmug. Aynt gekilde
ulemadan
Trabzonlu veya Îsranbullu
birinin çocuiunun Anadolu'da
yerde veya Rumell'demezartagtni görürsünuz.
Bu sinifin rolü hiç güphesiz ki 1826 yeniçeri olaylari ile kalkti. Vaka-i Hayriye dedigimiz Kapikulu ocaklarinin,
yeniçeriligin
ortadan kaldirdmasi ile kaddtk hayli SRTSintL geçirdi.
.
Yeniçeri ocagt kaldinldigt zaman lËaldirtlan
yalruzca. asker
degildi; bir kere asayi; örgütü sarsildt. Çünküasesbagt, subagibi
gehirlerin emniyet amirleri de ocaktandi. Karavulhane, adi
gi
üstünde karakollar; yeniçeri kapikulu askerlerinin
ve Kastmpaga
gibi yerlerde tersane leventlerinin asayigi sagladtgL
yerlerdi. Adalar'da ve bazi limanlarda da asaylgi bunlar saglardi. Sadece Istanbul'da degil her yerde kadi yapririmci bir kuvvet olarak bu sinifa
dayaniyordu. O zaman birden bire kaddarin da görevi azaldt. Bir
kere beledlye reisligi, malî görevler, teftipler ortadan kalkti. Bir
müddet sonra vaktflar ayn bir nezaret olarak birlegtirilince, kaddarin bunlardan da eli ayagi çekildi. Nihayet idarî anlamda mahkemeler kuruldu, ceza mahkemeleri kuruldu ve kadilarin
yargi görevleri de sadece bizim özel hukuk alanL dedigimizdavalara münhasir
ocagi
·
I
kaldi.
I
Bu anlamda bu SlnLf1n medrese egitiminin imparatorlukta geriledigini
ve elendigini gäruyoruz. Çünkügurasi açik ki Tanzimat
ashnda laik egitimi, laik okulu digerlerine tercih edlyordu. Ne
yapildd Derhal Osmanli fukaha (fakih-hukukçu)smifi gereken tedbiri aldi. Medreset-ülnuvvab yahut Medreset-ülkudat naib yahut
kadi medresesi dedigimizbir hukuk mektebi tesis edildi ve gurasini söylemek gerekir ki IL Mahmud'un kurdugu hukuk mektebi
Mekteb-i Maarif-i Adliyye'ye göre bunun prograru batili hukuka
daha yakindt. Birkere batt hukukuna dair birtakim branglar,hatta
I
132
I
OSMANLI'YIYENIDENKESFETMEK
Roma hukuku okutulmaktaydt ve eski egitim sisteminden farkh
olarak, tipkt bugü.nkü hukuk fakulteleri ve Mekteb-i Mülkiye eski
.
ders plani gtbi belirli saaderde belirli dersler yapdmakta, her dersin haftanin hangi günu. ve saati yapdacagt belli olmakta, talebeler
kadar asd müderrisler disipline çekilmekteydi. Dolayisiyla bu sinif
adlî hayatindakt görevint elde tutmayi becermigimparatorlugun
tir. O kadar ki Cumhuriyet ilan edildigi hatta Medeni Kanun'un
kabulü ile Romanist bir hukuk duzenine geçildigi zaman önemli
yargiçlarin hatta birtaktm temyiz azalarino bile eski hukuk sintfindan yani kadt medresesinden
ImparatorlukhayatLmizda
den, belirli bir imtthandan
ve koca bir imparatorlugun
çiktigi gerulmügrür.
mülkî smiflart bellrli bir egitimgeçirerek merkezî bir idareyi kurmak
hukuk sistemini belirli esaslara rapte-
debilmek hiç gaphesiz ki bu son assin baçansidir ve Osmanh Devleti alti astrhk hayatt boyunca carihteki Islâmimparatorluklann-
dan da bu alanda
farbhklar gösterir.
önerali
kazasker çok önemlidir. 17.
ilmlyye sinift içinde temayüz edene kadar, kl.
asirda Seyhülislâmlar
bu Kanunî devrinde baglar ve EbussuudEfendi sayesinde olmogtur, kaddarln reiSi olan kadry-tleykeryani asker kadist demek olan
Rumeli ve Anadolu Kazaskeri efendiler önemltydi ve bunlar DigirHümayuna girerlerdt. Divan-i Hümayuna Seyhüllslâm
van-i
Osmanh Devleti'nde
.kadi
ve
mezdi.
I
¯'
¿
*
I
,
Zirveye çikmak için.insanlarin çok önemli bir karlyeri yürütmeleri gerekirdi. Bizim lmparatorlukbayatimizdaçok önemli mü-
derris alleleri ve kadt adeleri görülmügrür. IgteEbu-lshakzadeler,
Karaçelebizadeler, Köprülüzadeler, Minkârizadeler ve daha çok
saymakla birmeyen ulema banedanlart... Bunlar bu devlerin içinde yagaylg biçimiyle, servet biçimlyle,kültür bakimindan da.önde
gelen, Osmanh kültürünu geligtirip götüren bir zümreydi.
ÎLBERORTAYLI
.
.
133
L
Bu struft onun için çok iyi bilmemiz gerekir. Bilhassa lstanbul'daki büyük mezarhklardaki ulema hanedanlarina ve kaddara
ait taglart tarihi belge olarak korumakta çok ticiz davranmann
gerekir. Ne yazik ki her gün bir ulema allesi
mezari blok halde yok
'
edillyor...
.I
I
I
I
i
I
I
I
I
I
I
I
I
I
I
I
I
I
i
I
J
I
I
I
I
I
I
I
I
134
OSMANLYYIYENIDEN KESFETMEK
I
DÍVAN-I HÜMAYUN
Divan-i Humayun tamami ile Farsça bir tabirdir. Tercümesi
imparatorluk kuwlu diye de yapilabilir. Nedir bu kurum?Divan-t
Humayun, devletin baglangicindan beri Osmanli hükümdarlannin
bagkanligindatoplanan bir kuruldu. IL Murat devrinde, rivayetlere gõre, açikta halkm önündeki bir sofada toplanan bu kurula bir
derviggelir, "Sultan Murat hanginiz?"diye sorar. Bu dönemde idaolmaya baglamigttr. Bu
re ve devlet, yönetilenle çok fazla yüz göz
yüzden, kurul halkm içinden çekilir. Mamafih çok sonralart Top-
kapt'daki divanin aksi sadast öyle önemlidir ki, divanda konugulantar kapima digmdada duyulur.Nitekim Fatih Sultan Mehmet
devrinden itibaren padigahlarin Divan-1Hümayun'a yani dünyayi
yöneten bu kurula bagkanliketmedikleri açikur. Bu dönemden itibaren padigahlar, toplanti salonu üzerinde kafesle ayrilan bir hücrede oturarak müzakereleri takip etmeye baglamiglardir.Pek nadivurarak toplannyi dagituklart varen sesle, daha çok kafese asayla
kidir. Toplanti dagildiktan sonra vezir-i azam ve ilgill kurul üyeleri öbür kaplyi, Bâbussade'yi,geçerek arz odasina girerler. Padigah
hepsini dinler ve müzakerelerin özecini alir. Eger vezir-i azam,
ILBERORTAYU
135
\
\
\
l
-.-.--
L
Defterdann kalem odasi. De l'Espinasse.
I
1
olarak arz etmek tstiyorsa susar; bu
hünkâra bir geyi inahrem
suskunluk öbür kurul üyelerinin digan çikmasmi gerektirir.
Genellikle
bag vezirin yahut vezir-i azamin padigaha
arz cezkiresi diye bilinen evrakin adi, 15-19.
vezirin,
yazth olarak verdigi
asirlarda
celhistir. Padigahlar çok önemli emirleri yazth olarak
hans hümayun denen bir biçimde bildirirler. Bu ayridlf. Ü€nellikle padigahlann vezirlerine verdikleri notlar bazen samimi bazen
de resmî bir ifade tagir. "Vezir-t meali semir'in", "Benim Vezirim"
hitap tarzlaridir ve oradan padigahlann
kaligrafisini yani
hamru da tantnz. Mesela IV. Murat'm gagilacak derecede zarif bir
kaligraf oldugu görülür. Hiç güphesiz ki III. Ahmet gibi bir padigahin hatn bir sanac eseridir. II Mahmud özgun bir hattardir. Ancak, büttin Türk taribinin en önemli bestekûrlaandan birtsi.olan
III. Selim'in yazismdan hiç söz etmesek daha iyidir.
gibi
'
,
'
I
I
I
I
I
'
136
OSMANLPYl YENIDENKESFETMEK
Divan-i Hümayun gerçek anlamda imparatorlugun yönetildigibir kuruldur. Bu, bir bakanlar kurulu degildir.Buradan çikan kararlann
hukuken çok geçerli oldugu söylenemez; ama bu kararlar
vezir-i azam kâdir-i mutlak btr vekildir.
fiiliyatta geçerlidir. Çünkü
Onun bagkanliginda toplanan bu kurulun toplaamast da, müzakere usulleri de, dagdmast da, toplanct günleri de uzun astrlar içinde
olugmuy
bir ananeyi aksettirir.
Divan-i Hümayun üyeleri sabah namazint genellikle Ayasofkilarlar. Ayasofya bütün Islâmdünyasi için bir numarali camiidir, protokoldeki yeri de böyledir (Nitekim fechekadar da buyük katedral olmastyla bir numaralt kiliseydi). Buradan gelenler,
büyükkaplyl yani Bab-1 Hümayun'u atla geçcikten sonra Bâbüsselam dedigimiz,bugün müze gigelerinin bulundušu asd girig kapismda attan inerlerdi. 1739 senesinde Belgrad Barigt'ndan zaferle
dönen IvazMehmet Paga'ya I. Mahmut'un istisnal atifeti dolaytsiyla acla girme dignda böyle bir vakia pek görulmez. Daha içeriye
atla girmek sadece padigaha mahsus bir imtiyazdir. lçerideprotokol sirasina göre yerlegen divan üyeleri sadrazamin girigi ile birlikte müzakerelere baglar,bu arada kendilerine yaz veya kiga uygun
ya'da
ikramda bulunulurdu.
Kimler Divan-1Hümayun üyesidir? Tabiî ki ilk önce; Vezir-i
Azam ve sonra strayla 1., 2., 3., 4. vezirler gelir. Anadolu ve Rumeli KazaskeriEfendiler de Divan-1Hümayun üyesidir.
Seyhülislâm üye degildir. Müftü,-hiçbirzaman Divan-i Hümayun'da bulunmamigttr. Müftunün kabineyedâhil olmast Tanzimat'tan çok sonraki bir olaydtr ve protokol yõnünden Vezir-i Azam'dan
sonra Seyhülislâm gelir. Ancak, klâsik Osmanh devirlerinde Kast i Adl
(Adalet KaSIL) dedigimizFloransaüslubuna uygun yapilml§, Ìstanbul'un her taraftadan görünen, imparatorlugun yüksekligini, hagmetini temsil eden kulenin altinda Seyhülislâm
hiçbir zaman bulunmamtyttr.
ILBERORTAYLI
137
I
.-
.
.I
I
Vezirlerden sonra gelen üye tabiî ki Yeniçeri Agast'dir. Aga
burada general demektir. Ardmdan bir maregal olarak, 19. asirda
Bahriye NaZlTL Olan Kaptan-i Derya gelir. Asil önemlisi Niçanct
kurulda üyedir. Niçanci pratikte butün Osmanh kançilaryastnm
en yüksek memurudur. Nigancthm görevleri sandiginizin çok öte-
I
bütün Osmanh imparatorlogu'nuntapu kadastro
timarblarin,
zeamet sahiplerinin
kayitlari Niganci'da tutulur. Bunlarm beratini vermek süreci geligtirmek ve gerçek anlamda tevdi etmek onun yetkisi ve kararina dâhildir. Birkere vezir-i azamm yanmdaki en önemli üye kançdaryanin gefidir.
Reis-ulküttab gibi, digiglerindeuzmanlagan kalabahk bir kâtip orreisi durumundusunun, yani Divan-i Hümayun tercümanlarinLn
gelen
giden
evrak kalemiNiganct
daki memur ona baghdtr.
ayrica
nin de bagindadtr.En önemli görevi tabiî ki Împaratorluguntapu
kadastro naziri olmasidir. Yani binlerle ifade edilen timar ve zetemelidir,
amer kaydi, ki askerî, idarî ve malî nizamm
onun elinden geçer. Timarblar savaglardaki yararhhkla bu berati alsalar da
bunlarin iglenmesi, geligtirilmesi ve arazilerinin kendilerine verilmesi tamamen Niçanci'nm adaletine, ferasetine ve becerisine kalsindedir;
çünkü
amiridir.
Bütün
magttr.
Tabiî bunlart kontrol
aktbetini
etmek,
icabmda
bogalan
timarlarm
izlemek,
bazi timarblart gerektiši halde azletmek de tamamt ile bu önemli göreve baghdir. Niçancilarin arasmda Kanunî
zamaninm ünlü nigancisi Celalzade Mustafa gibi hem tarihte hem
edebiyatta üscadhga erigmig, Arap-Fars dilini Türkçe ile çok iyi
mezcedebilmig, maharetli kimselerde vardir.
Divan-i Hümayun'un en önemli iki unsurunun Anadolu ve
Osmanh ordusuRumeli Kazaskerleri oldugunu söyledik. Süphesiz
nun askeri hâkimi durumundadirlar. Bu iki memur zamanla bir hiolagan olarak tekrar azbagh kadilarm tayin-terfilerinin
ledilmesi yani görevden çagnlip beklemesi, tekrar bir üst rütbeye
yükselmesi gibi çok önemli bir mekanizmanin bagndadirlar. Anadolu ve Rumeli Beylerbeyipayesini ragiyan beylerbeyi vezirler ise
yerargiye
138
OSMANLPYIYENIDENKESFETMEK
Divan-i Hümayun'un en bagmdan beri nyeleri idi. Hiç güphesiz
Kaptan Papa gibi servet sahibi, deniz iglerinden anlamast gart olmayan ama bir donanmayt techiz edecek marifetteki birinin de
Divan'da bulunmast gereki-yordu. Nihayet magavir durumundaki
vezirlerden sonra Yeniçeri Agast, askerin bagi olarak buradaydi.
Divan-1Hümayun imparatorlugun butün meselelerini tartiYabanct devletlerle olan iligkileri ele abrdl. Harb karari için
padigaha tavsiyede bulunmak Divan'in igidir. Aynt zamanda Divan umulmayacak geylerle de ugragir. Bagkent 1stanbul'uniage sistemi, yakacašmin
temini çok önemli görevdir. Burada çok önemteknolojik partlanna göre
li bir konuya deginmek gerek. ZamanLn
olan
çok buyük bir gehir
1stanbul,Bizans'tan beri özel bir biçimde
et ve tahum temin edildigi, depolandLÉl
ve belirli fiyat kontrolüyle yani mecburî tekel ve marka tesbitiyle tevdi edildiši bir gehirdir. Bunun ihmal ve aksamast buyuk problemlere hatta isyanlara
irdi.
neden olurdu.
Divan-i Hümayun kararlarinin hiç güph.esizki padigahla targerekir; ama zannetmeyelim ki orada bir veto sistemi fazla iglemekteydi. Nihayet bu insanlar Devlet-i Aliyye umuru içinde
tigdmast
yetigmislerdi
ve bunu bilirlerdi.
Divan Cuma günleri de toplanirdi.
Cumalan en yogun çabg-
ma günüydü. Divan-1Hümayun temyiz davalarma bakardt, halko
müracaatlarmL
dinlerdi. Dahast, ihtida eden yani Müslümahht
geçenlere divan toplantist'sonunda
50 akçe destek paraSL V€rilÎl
di. Eski toplumda din degigiren biri bütün akrabalarmi, cemaatiai hatta tezgâhmt. gözden çikarmig demektir. Bo nedenle ihtida
Rimz
eden¯dul kadln Veya
ihtiyarlara ev ve geçim imkâni dahi
saglantrdL.
Divan'in üç ayda toplanmasi da ayri bir törene bašltydi. O
gün Divan-1Hümayun toplandigmda Bâbüsselam'dan^1çeri-Babüssaade önüne gelen yani ikinci avluya toplanan
1LBERORTAYU
yeniçeri ortalarmm
139
I
zabitleri ve temsileileri
ve gürültü gerçekten
inletirdi.
hassaren bir gülbank çekerlerdt. O gulgule
mahtegem bir korodan çikar ve yeri gögü
O anda askere çorba ikram edilirdi.
Çorbaiçilitse
maag-
lar
baglanirdi. lçilmezseisyan alâmetlydi.
Birinci ortanin bir numarali neferi padigabin kendisiydi. Çokilyani ulûfe dagitumaya
ginç bir ananedir
ve bütün ortalarm
dagitdirdi. Bu gureltülü ve mutantan
ulûfeleri
töreni
üç ayda
bu gekilde
de bagkentteki sefirler
ve kompuhükümetlerden gelen elçilik heyetieri seyrederdi.
I
Osmanh Divan-i Hümayun'u hiç güphesiz ki 16. ve 17. astrdan sonra 1.8. aSLrda önemini kaybetmeyebagladt. Daha az coplanir oldu. Buradaki mekanizmalar çok ilgiaçeir. 18. astrda imparatorlukta bir nevi âdem-i merkeziyet baglamigo.Sinir eyalederinde,
gehirlerde
topluluklar
kendi kendini yönetir giblydiler. 19. asirda
merkezîlegme.ise daha bagka bir yapuagma getirdi. Ortaya bakanhklar çika. Görüldügü gibi Divan-i Humayun belki bir parlamento degildir; ama Türkiye merkezî idatesinin ve bürokrasisinin kökeni bu sarayda yatmaktadir ¯ve Divan-i Hümayun bunurt baglangicidir.
Divan-i Hümayun'un dünyada benzerleri var midir? Hiç güphestz vardtr. ispanya'daböyle bir divan vardir; mügavirler toplanir,
Kral da oradadir. Kral, toplantiya bagkanlik etmez. Kafes arkasm-
I
dan izler. Nihayet Moskovadevletint idare eden degil de âdera zaruri bir mügavere görevini yüklenen "Boyarskoyeduma" yani Boyarlar Meclisi. vardir. Bu meclisin
Çarile iligkileri benzerdir. Ama
onlarm içinde övünmek gibi olmasin en hususî ve özgün protokolü olan, ihtigama çok dikkat eden, etiketin en ince referruatmda,
ayrintisinda bile bir hikmet gizli olan bizimDivan-i Humayun'dur.
Burada bir kuralin aksamasi çok önemli btr olay addedilmektedir.
Toplannya kaulanlardan birinin sesini yükseltmesl önemli bir reniçi isyan gibi bir durumdur. Bukit .konusudur
ve bir nevi-kabine
rada her curla çatigma ve uyumsuzluk olabilir
ama ayni zamanda da
l
I
140
OSMANLl'YI YENlDEN KESFETMEK
Sa
a
aivan toplantisi. De l'Espinasse.
bir uyum vardir. Eger ükümdann kuvvetli bir kipiligivarsa veya
vekil-i mutlakt duruma hâkim oluyorsa igler iyi yürüyor demektir.
yer abr. Bu
kalemde saklanan evrak bugün bagbakanlik argivindedir. Çokyakin zamanlara kadar buradaydi.Simdionlarin yerine dünyanin en
Divan-1.1ümayunhun
yanmda saraymkalernleri
biri var. Gelecekte ingallah bu silahlart ayri bir binada sergileyebilecek duruma geliriz. Divan-i
Hümayun'un ikinci merali ise Bâbussaade'nin hemen giriginden
sonra yer alan arz odasidir. Vezirler burada belirli zamanlarda pailginç silah kolekslyonlarmdan
da telhis sunar. Divan üyeleridigaha lâylha sunarlar ve
nin padigahla görügtükleri·bölümün önune aynt zamanda rahr.a çi.sadrazam
bayramlagma töreni için altin taht konulur. Gene cihad ilan edilecegi veya 1826'da oldugu üzere padigahin yeniçerikarken
veya
lere kargihalki yanina çagirdigi durumlarda da sancak oraya dikilir.
iLBER ORTAYLI
141
I
Topkapi Sarayt'nda orta avlu, Osmanh devlet mekanizmastnin hemen butün ana unsurlannt içermektedir. Saglamhk,devam-
luik, ananenin devami yantada yeniçerilerin büyük isyanlarda Bâbüsselam'dan lçeri girip, ayak divaru talep ettikleri yani padigahi
zorladiklari
da vakiidit. Bunun sayl5Lz kanh örnekleri de gene burada görülmügtür. Bugün bu bölümün yant bapnda bg fevkalâde
konum diyebilecegimiz saray mutfaklan yer altr. Türk mutfagram,
imparatorluk mutfaginm nasil bir serencamt oldušunu tam anlamiyla bilmiyoruz. kadartnL SÖyleyeyimki dünyanm en büyük çiSu
ni porselen koleksiyonlarindanbirisi, tamamt 12 bla parçayla gene burada muhafaza edilmektedir. Bu bölüm sergilenme açtsindan
restorasyona
muhtaçttr.
Divan-i Hümayun'un yanL bagmda Harem-i Hümayun yer
allr. Yani umumi devlet hayatmdan birden bire hususî hayata geçilir. Bu padigahin evidir ve Divan-t Hümayun'un üstündeki Kasri Adl dedigimizAdaler Kasa Istanbul'un
en iyi gözlendigt noktalardan biridir. Kason ihtigammm ilginç bir noktast da Ayasofyave
Sultanahmet gibi anitlarm minareleri ile boy ölçügmesidir. Divani Hümayun'a profilini
veren Rönesans uslubundakibu kule yüksekliginden çok zarafetiyle sarayi temsil eder. Yangmdan sonra 17.
kâgirolarak inga edilmigtir. Osmanh döneminin.bütün saBahçesaray'dakiHansaray'da, Edirne Sarayi'nda hatta
rayJarmda,
181ylizyilda ünlü ayan konaklarmda bunun benzeri kuleler vardL.
mi hiibiri E
ve O maalt merkez tegkilatmir
úâ
üyelerirte kubbeniginiical
Miemli orgatift Kubbealts,.beorganin
depdi ird'hâtirlamai
devleti isimlendirm4tir. Bilhassa genib zaHaligfa-halâ
parladigun burada görbir altin
aË
yuzythÏa
ly-Segildir
.boynuz.gibi
mek müigkü'ndür.
Bâbüsselam'dan ve Bâbüssaade'den îçeri geçtigimiz
dunya tarlhinin
oriiinaÏimpara
ok
n
.vakit
Roden,
I
142 ·
:
OSMÁN
EMDÉN \ŒSFETMEK
Hümayun göze çarpar. Bugün birçok esertn sergilendigi bu avlunun
etrafinda; imparatorlegu
yönetecek devgirme çocuklarin etki.n
olanlarinm yetigtirildigi, egitildigi ve hem de hizmet gördükleri
Enderun yer almaktaydi. Ilerikisayfalarda Enderun üzerinde ayrtca duracagiz.
'
I
L
[LBERORTAYLI
143
L
æ:A
I
I
i
.i
J
.I
.i
i
i
i
I
I
I
I
I
I
i
1
I
|
|
I
I
I
i
|
|
1
I
I
I
\
SULTANAHMET
Sultanahmet, dunyanm baglangiçnoktasi olan bir meydandit.
Sultanahmet Meydant'na inerken meydanla Ayasofya'nin
Çünkü
Yerebatan Saraytdedigimizsarnica girecešimiz yertarafma uzade bir Million cap vardtr. Bu imparatorlugun dört bir
noktasidtr.1stanbul
dördancü asardan bugünan yollann baglangtç
arasmdakt tam
ne
kadar bir dünya bagkentidir
ve tarihin
ve
talthin
yardimiyla da
bu vasfint sürdürmektedit. Bir ara iktisadî krizlerin, fakirlegmenin,
iki harbin getirdigi yikintilann etkislyle bir kiytya itilmig büyük ve
güzel bir gehir olan lstanbul,gimdi tekrar bir kültür bagkenti olma
yolundadir. Öyleki bazi günler iki üç paralel konserle sanatseverler
hangisine yerigeceklerini bilmiyorlar. 1stanbul,ayni zamanda çok
büyükfakirligin,problemlerin ve hizmetterdeki adaletsiz dagitimin
da alanidir. Bunlann hepsinin üstesinden geldigimiz zaman Türklye
olarak bu büyükkültür bagkentinin sorunlannt çözmüg olacaštz.
maaleSef
Yerebatan Sarnict'nm etrafLR3
son elh yilda birileriyapLldi
ve mevcut binalar
nin kayirmastylabirtaktm yüksek binalar
halen yükseltiliyor. Oysaki Yerebatan Sarnict'nin ve diger sarniçla-
ILBERORTAYU
145
nn korunmasi için iki Roma Imparatorlugu
döneminde de; 330'larda ortaya çikan Hippodrom (At Meydant) ve onun ardih Osmanh
dönemindeki Ar Meydanina yüksek yapi pek kondurulmada.Ibrahim Paga Sarayi gibi yapilar, 19. astrda ticaret mektebi olan MarmaRektörlük binast ve bugünIstanbulTapu binaSL OÌ2û
ra Ùniversitesi
Defter-i Hakan-i Nezaretidigmdada buralarda yüksek bina yoktur.
Su stralarda
bir otel yapma mecaktyla buranin siluetEnin bozulacagindankorkuluyor.Zira istanbul'daAt Meydant dedigimizSultanahmet
Meydantetrafina yapdacak binalann bölgenin bütün dokusunu bozmast, mimarî tehlike yaratmast bir yana asil 1000 yllhk
1500 ydlik bagkentin alemdaki arkeolojik zenginliklerin,
cemel kazdar strasmda tahtip edilme endigesi vardir. Buna dikkat edilmesi
gerekmektedir.
Meydandabugün oldukça sevimsiz yapilar da vardir. Bunlardan bir tanesi Sultanahmet Adliyesi'dir. Ünlübir mtmarimizin ese-
ri olmasma
ragmen onun en lyi çahymalarindan biri sayilmaz
ve
meydanm hem siluetini bozmuyhem de mahkemenin yarattigt iq
hacmi dolayisiyla Lüzumsuzbir trafik problemi ortaya çLkarmigtar.
Sultanahmet bizim çok dikkat etmemiz gereken bir nokradir; çünkü burast istanbul'un1500 ydhk bir asalet beracidir.
Sultanahmet MeydanL Ve onun etrafmdaki eserlere sabip olan
bir millet ve bir memleket, kültüruyle ve tarihî yahsiyetlyle hakli
olarak övünebilir. Bunun tahrip edildigi, dikkat edilmedigi, etrafmdaki çirkinliklere göz yumuldugu ölçüde de böyle bir
unvana ve
böyle bir övgüye laytk olamadigLml2
RÇIktir.
* * *
Hippodrom500 ydhk dünya bagkentininmerkezi noktast saythrdt. Nitekim buradaki eserlere baktigmizzaman bunu görürsünüz.
Ortada 3. Turmosis'eait bir dikiliragvardir. Bu dikilitagTheodosius zamanmda Misir'dangetirilmigtir. Demekki 19. yüzydda Paris ve
Londra gibi kolonyalist devletlerin bagkentlerinin Misir'dan dikill
:I
.,I
I
I
l
146
OSMANLFYlYENIDENKESFEI'MEK
C.
Sultanahmet Camii, Meydam ve Dikilitag.
Thomas Allom ve S. Bradshaw.
uzanmaktayma âdecinin kökü bir yerde buraya kadar
cap (obelisk)
cadtr. Bu zarif dikilitag ve arkadaki Sukanahmet'in cebhesi
tesadüfen âdeta eski Misir mabetleri cebhesi gibi bir manzara yarat-
Hatta daha da güzeldit; çünku caminin mimarî ve
geometrik görünümü o dikilitagla inandmaz bir uyum içindedir.
GeçmigtelbrahimPagaSarayi ve bugün islamEserleriMüzesiolan
binanin balkonundanbu manzarayt seyretmenizi tavsiye ederiz.
Onun yanL bagmdaPlatea yani Peleponnes savaglart diye bilinaktadtr.
digimizKlasik Yunan çaštadaki iç harpren sonra yapilan sulhun niganesi olarak, Delfi'deki Apollon mabedine sunulan bir kazan geklindekt büyük tunç sunagm ayaklarmdan biri yer altr. Yilan bagh
bront bir sütundu bu, hogbir ayakti ve gäz altyordu. Zannederimdügörülebilir ve
gen uç yani ydan bagt Arkeoloji Müzesi'ndehalen
üçüncü sütun Konstantin PorÑrogenetosdedigimizyani im.paratorluk alameti saydan porfirde dogmugolan imparatorKonstantin'in,
Bizans'm mutantan törenlece çok dügkün ve tõrenleri tegvik eden
ILBERORTAYLI
147
I.
I
I
Sultanahmet Meydam. Eugène Flandin.
I
I
1
.I
1
'
imparatorunun diktirdigibir sütundur. Konstantin bu örme sütunun
etrafina san pirinç kaplatmigve sütun altin gibi parildtyormug. 1204
Haçldart yani Bati Avrupa'dan gelen görgüsüz ve vahgî kalabahk;
bunu alun zannederek sütunun etraftadaki piriaçleri söküp götürmügler. Bir Avusturyah dostum; "Bunu altm zannedip, kaplamayi
sökenler mi, yoksa kaplamayi yapttranlar mi daha ahmak ve zevksiz? Tartigdir." demlyi.
Her halukârdabu Istanbul'durve hippodromunBizansdevrinden beri yagadiklan Osmanli devrindede devam etmi tir. Sultanahmet bu mutantan, gösterigli tarihini en son Hallde Edip Adivar'in
konugtugu mitingle tamamlamigttr. Sultanahmet'i bugün bir turistik merkez olarak göräyoruz. Ashnda turistik bir merkez olmaktan
çok
bürün medentyetimizin
ve tarihimizin
kalbi oldugunu unurma-
mamiz gerekiyor.
ImparaA yasofya, 532 Nika lsyant'ninbir sonucudur. Çünkü
ayaklananlar
"Nika" (Zator Justinianus
ve kanst Teodora'ya kargt
yaktiklart
ahyap
arada
kilise Ayasofbir
fer) diye baginyorlardtve o
ya adiru tapyordu.
tirmastyla
Bugünkü anit, imparatorun kiliseyiyeniden yap-
ottaya çikmtytir.
Ayasofya, 537 ylhnda uzun bir ingaattan sonra açuan bu büyuk
kilise, üstunden geçen 1000 ydin sonunda, Sen Plyer, Suleymaniye
ve apagt yukari bir 50 yd sonra da yant bagndaki Sultanahmer yaptlana kadar bütün dünyarun en buyük mabedlydi. Bütün millerlerin,
HLristlyan
özendigi, model aldigt bir yave Müslüman milletlerin
ptydi. Menkabelerhalinde bu millerlerin hayatinda ve edeblyacinda
yerini alirdi.
Genig
Ayasofya'nin özelligi genig bir kubbest bulunmaSLdir.
kubbe daha evvel de vardt; en azmdan Roma'daki Pontheon dediimiz mabet böyledir.Ne var ki o, bir bardagin üstüne oturtulmug
teknigin daha kolay olyanm elma gibidir. Bu tarz bir mimarînin,
dušu söylenmektedir.
1LBER ORTAYLI
Burada ise Aydinli
ve
Miledi yani Trallesli ve
149
I
I
I
Miletoslu Isidorosve Anthemios, ilk çagLn iki meghur genç klâsik
mimaridtr, âdeta trigonometrik bir harikayla bu genig kubbenin
ayaklarmi sü tunlara oturtarak ayakta tutmayi becerebilmigler
ve bunun ortaya çikardigt zarafet dolayistylada Ayasofya, hemen yapildiktan sonra önemli bir çöküntä ve camir geçirdikten ve bir tamirden daha sonra agagi yukart önemli bir tamir görmeden, MimarSinan zamanma ve günümüze kadar gelmigtir. En son geçirdigi tamirat Sultan Abdülmecit devrinde ItalyanFossatibiraderlere yaptiriliçindeki eski
migtir. Igtebu strada da kubbedeki ve bütün
_caminin
freskler kitab halinde basarilmigur. Bunu finanse eden de yazilan
talebine ragmen Rus
Çan olmamqttr. Sultan Abdülmecit bunu fietmigtir. Ilk büyükkatalog da; Ayasofya'nin ilmî sanat katalogu, Sultan Abdülmecit Han'a ithaf edilerek basumigtir.
·nanse
Ayasofya belirrtišimiz gibi 16. asra kadar tekti ve hiç güphesiz
kl gehri fethedenler tarafmdan camiye çevrilmigtir. Bu camideki bütün törenler, bütün kamet gerirmeler, hutbeler kendine özgü bir ritüele,
bir etikete, btr adetlersilsilesine tâbidtr. Ayasofya, bu nedenle
bir dinî merkezdi. 1930'larda Ayasofya'nin bir müze
haline getirilmesi yeni Cumhuriyet'in âdeta beynelmilel alandaki
bir yeni yorumu gibi ele ahnabilir.
çok önemli
At Meydant isminin Sultanahmet'e çevrilmesi dogrudan dogruya imparatorlugumuzun
genç padigahi 14. Padigah Sultan Ahmet'in, ki çok genç tahta çikti ve ölümu de öyle oldu, Sultanahmet
Camii'ni yaptirmaSLyla
ilgilidir. Camiin özelligi alti minaresi olmasidir.
Bu yüzden Medine'deRavza-i Mutahhara'daki büyük camiye
bir minare daha ilave edilmek zorunda kalinmigttr.Sultanahmet,
Osmanh mimarîsinin son paheseri, son sentez parçasidir ve bilhassa
çinileri ile ünludür.
Sultanahmet Meydardna girdiginiz zaman Sultanahmet'in
okunan ezanla yani bagindaki camilerin bir nevi
koralhalde birbirleriniizlediklerini, mukabelede bulunduklarinigöminarelerinden
rürsünüz.
r
150
I
OSMANU'YIYEN1DENKESFETMEK
kendine özgü geleneklert olugmugapagidaki Setur. Bunun üzerinde durmaklazim...Meselabirazdaha
hit Mehmet PapadedigimizSokullu Mehmet PapaCamii de ashnda
meydanin digmda olmasma ragmen bu manzumenin içinde dügüMeydatun
taman
içerisinde
nülinelidir.
Sultanahmet Meydant, yani eski Bizans Hippodromu kanli
yanglann
yeriydi. Burada mesela Nika Isyam gibi
ayaklanmalann,
ayaklanmalar, Osmanh devrinde de görülmügtür. Kanunî Sultan
Süleyman'm zarif veziri lbrahimPapa, ki o zamanlar makbul lbrahim Paga'ydi, Budin'den mitolojide Üç Güzeller dlye bilinen bir
heykel grubu getirmigti. Bu heykeli kendi tag sarayinm önüne diktirmesi.
dedikodu ve ayaklanmayt
mucip olmugtu.
Zamanm gairi
Figânî, muhtemelen Firdevsi'nin Gazneli Mahmut içirt yazdtgi
(Gazneli Mahmut'un bir adt da lbrahim'di)giiri Ibrahim Paga'ya göçikarmigti;
re degistiretek, hadi intihal diyelim, bir beyit ottaya
Dünyayaiki Ibrahimgeldi
Biri put kardi,biri put dikri
Bu beyit Makbul lbrahimPaga'yL çileden çikannigtir. Galiba
Figânî'nin ölümüne sebep budur. 16. astrdaki Üç Güzeller heykel
grubu bizim bildigimiz bir Müslüman gehrinin meydanma dikilen
tek heykeldi. Saraylardabu tip heykeller vardt. Mesela Halife Higam'in zamarunda Yeriho'da bugünkü Higam saraymda, Samsarayinda bu gibi heykel ve mozaikler vardi. Saraylardanbagkayerlerde
de vardi ama meydana.dikilen bu heykeldensonra bir daha 20. yüzyda
kadar böylebir deney yaganmayacaka.
p
I
bir biçimde lbrahim Papa Saraythm niceligi buBu, mehterhane yani tabl ve sancaklartn
gün tartigdmaktadir.
muhafaza edildigi bir rag bina midir, yoksa lbraözenle saklanLp
him Pagahin sarayt midLt? Her halükârda zamanla padigahin gazabina ugraylp katledilen ve bundan dolayi Makbul'ü Maktul'a çevrilen Makrül ÎbrahimPapadiye antlan bu ünlü sadrazamm sarayi
Çok ilginç
1LBERORTAYLI
e
151
-
-i
I
olma ihtimali
kuvvetlidir ve bugün Avrupa camiaSLntn,
Avrupa
müzelerinden
en dikkate deger
biridir. Zamanla bilhassa bagindakiyöneticilerin, Sayin Doktor Nazan Ölçer'inve arkadaylarmin gayretiyle de burada son derece ilginç sergiler certipcografyasmm
I
lenmektedir.
Sultanahmet, Sultanahmet'ligini 19. astrda da devam ectirKayzerWilhelm'in istanbul'uziyarer hatirasi olarak biraz
kozmopolitbit tarzda inga edilen, daha.dogrusuo zaman ki Almanmakbul olan Bizantino-Morik denen sisya ve Alman
temde
yapilan çegme, meydana yakigan bir abide degildir.Sanatsal
zevkten ziyade, siyasî görüg, korku zaruret icabt
ve
oraya yapdmigtir.
ötedeki
Sultanahmet çegmesiyle hiç yakigmayacak bir kabahk
Az
mektedir.
.çevresinde
içindedir.
.I
I
I
Gene bu meydanda 19. yuzyihn eserleri olan bugünkü MarRektörlügü, ki eski ricaret nezarecidir, ve
mara Üniversitesi'nin
Defter-i Hakan-i Nezareti dedigimiztapu kadastro umumi müdüriyeti imparatorlugun yeni binalandir. Bunlar Sultanahmet'in yeni
komgulandir.
Bir ara ramamtyla abgap binalar ve mahallelerle
çevrill olan
Sultanahmet bugünbetonlagmatehlikesi altmdadir. Bu büyük tehlike meydamn turizm dolayisiylaönem kazanmastve birtakim açikgözlü tarafmdan usulsüz yükselen binalann ahgap bir tabakayla kaplanmastyla estetikçilerin, zevk zarafet sahiplerinin ve tarihçilerin
gözünden saklanmaya çahydmaktadir.
I
Sukanahmet her metrekaresinin degerlendirilmesi, gözlernlenmesi gereken bir yerdir. Sukanahmet'in smirlan agagida Cagalog-
lu'ndan baglar,denizekadar uzamr. Bati tarafinda da en azandan Diüzerinden Beyazit'akadar devam eder. Bu çevrede kötü
yapilagmayi, yogun trafigi doguracak birtakim igyerlerinin bulunmasi, bu essiz ve emsalsiz âdeta Avrupa kitasinin en gezel açik hava
vanyolu
1
152
OSMANLl'YI YENIDENKEQFETMEK
I
.
.-..-- ----- --
- ------
--
- --
p
bir tehlikedir. Bunun önünün altnmast gerekir; çankü
bütün Avrupa'da ne Venedik'teki San Marco, ne Paris'teki Concorde, ne de Roma'daki San Pietro Meydani bu meydan kadar orijinal ve 1500 ytllik tarihin en lyi örneklerini banndtran bir mahal
salonu için
olamaz.
I
I
I
ILBERORTAYLI
I
1--
-I-2-.".
1
1--------3-,
153
!TTw"1
1
i
=
•
En
i
m
•
,,,
r¯
L
r
-
L
I
-I
I
I.
I
J
l
L
-I
i,-
osMANLI ÍDARE SÌSTEMÍNDE
BAGIMSIZ EYALETLER
Osmaalt imparatorlugutarihteki IIL Roma diyoruz; bunun
sinirlart agagi yukari kendinden evvelki iki Roma ile bilhassa Bizans denen ikincisi ile çok benzegir;fakat görü1dügü gibi çok genig
bir alandadir. Genellikle bu imparatorlugun Fas smirlanndan, dogudaBasrakörfezine, kuzeyde Ukrayna steplerinden güneyde bugün söylendigi gibi Habegistandegil de Somali'ye ve Eritre'ye kadar uzandigini, Tuna havzasmi bugünkü Macaristan mansabmdan
aldišmi ve Mezopotamya'da Firat'a kadar uzandigmi tekrarlanz.
Tekrarlariz da bu genif alandaki eyalet sisteminin nasil oldušu, ne
okul kitaplannda ne de akademik dünyadaki aragttrmalarda
fazla
ele almtr.
Birinci kategori eyaletlerde merkezî hükümete çok siki siktya
bagh olarak tayin edilen zabitan ve memurlarm timar sistemiyle
âdera bir nevi kontrol altma ahndigt ve dirlik düzeniyle de âdeta
yeknesak iktisadî ekonomik bir mekanizmanm
bagh- kutuldugu bellidir. BurastOrta Anadolu'daki
bir eyaleti diyelimSivas
-tarima
lLBERORTAYLI
155
I
I
i
I
(yaniRum)
eyaletiyle
Karaman't (yaniKonya) ve Rumeli'deki bir
dönemin Bulgaristant'ni içerirdi. Gene Temegvar ve Bttdin eyaleti arasmda (ki_
bugünküMacaristan'dir) sistem itibarlyle çok farkhhk olamaz...
Osmanh
önemli
.idare
sisteminde
rolü olan ikinci
ve imparatorlugun
hayatmda çok
bir kategori daha
Bunlar dogrudan
dogruya eyalet-i mümtaze dedigimizbir çegit otonom, seçkin eyaletlerdir. Hangileridir bunlar? Kina Hanhét, bugünkü Romanya'nin
bansini tegkil eden o zamanlar yogun
konugulan Macar ülkesi Erdel Kralligt veya bizim Erdel Beyligi dedigimizyer, Eflak yani Vlahlar ülkesi've nihayet bugünküMoldova Cumhuriyetini olugturan Bogdan eyaletidir. Kinm Hanligthiç gaphesiz ki Kafkasya'am
bir kismmt yani batt carafini alan Kuban Kazaklannm da yaçadtšt,
ama esas itibarlyle Kafkas eyaletlerinin dogrudan dogruya ban kisruni, Ukrayna'run güney kisimlanni içine alan yerdir. Bu yan müstakil Kirim Hanhgaesas itibarlyle Kinm Yanmadasi azerindebulunvardir.
MacaËca
birlikte, yanmadanLn
bir önemh kismiKinm Hanligi'nin degildir.Došrudan merkeze baghdir. Merkeze bagh bu yere Kefe Sancagt diyoruz;ama bu bugünküKefe'nin digmdaKirim'in apagi yukan ta Sudak'a, Yalta'ya kadar.uzanan ve kuzeyde de Azak denizine
ulagan kismini içerir.
makla
.I
I
Güney eyaletierine
indišimiz zaman, koskoca Misir kitast çok
bir beylerbeyliktirve cabiî Hicaz da önemli konumu
dolayistylaOsmanh idatesinin kendine özgü bir protokolle idare ettigi bir bölgedir. Her geyden evvel guna säylemek gerekir: Hicaz
bölgest, yani Mekke ve Medine'nin etrafindaki bölge, Osmanli
Devleti'ne öbür eyaleclerin aksine hiçbir gelir getirmez. Burast aksine büyük masraflara sebep olur. Bazihalde bu bölgede bir türbenin etraftni çevirmek veyahut hacdar için bir suyolunu, bir çegmeyi tesis veya tamir etmek o kadar zordur ki yerli uscalar yerismediinden, oraya ingaat malzemesi ve usta sevk edilir ve batidaki bir isilginç statüde
kelenin tüm yillik gümrük geliri buna harcantr. Gene ayni gekilde
156
I
I
J
OSMANLI'YI YENIDENKESFETMEK
I-
I
ölçüde refahmt
tesis etmek,
burave Medine halkanin bir
lardaki konaklama tesislerinin tamir veya yapimina harcamak için
MLSlr
eyaleti gibi zengin bir bölgenin bir kLsim parasi buraya verilir. Bu bir reprezantasyon yani temsildir. Modern devletlerin de bu
gibi harcamalart vardir; çünkü burada iktisadî dügunmekten çok
siyast dügünülür. Zira Osmanli ImparatorluguHicaz bölgesindeki
hakimlyetine çok önem vermigtir. O kadar ki devletin cihan devleti vasfma sahip oldugu 16. asirda YavuzSultan Selim Han gibi
buralart fetheden bir padigah halife unvanmdan çok "Hadim-ül
yani Mekke ve Medine'nin, iki
Haremeyn-ügSerifeyn"
unvanini
tercih
olmayi
ermigtir. Bu unvan hutbede
haremin hizmerkân
okunar ve öyle dua edilir... Osmanli padigahi için, bu "Hadim-ül
Haremeyn-üg Serifeyn"
Batt'da da çok önemle üzerinde dügünülen
tekabül etmektedir.
Custodia'ya
bir kuruma
Hepimizin bildigi gibi
Bati'nin Hiristiyan devletleri, gerçi çok kisa bir süre ellerinde tutabilmiglerdir,
ama Kudüs bölgesinin Custodia'sint yani hizmet ve
muhafazasini ellerinde tutmayt bir geref, bir onur, mistik ve karizmatik bir misyon gibi yorumlamiglardir. Bunu da böyle anlamak
lazimdir...
Mekke
Medine hepimizinbildigi gtbi o.tarthlerde birkaç bin nüfuslu,
iktisadî kaynaklan çok kit bir eyalet gehridir. Ikinciside hiç güphe
ki berün Islamiyet'inmerkezi Mekke-yiMukerreme'dir.Medine ve Mekke'deki sancak beyi rütbesindeki görevlilere sancak beyi
yok
denmez. Bunlara geyh-ül medine gibi unvanlar verilir. Gene aym
gekilde buraya tayin edilenskaddann hiç birisineküçükbir rücbe verilmez.
Haremeyn mevieviyyeri dedigtmizMekke ve Medine kadihklan
son derecede üstan bir noktadadir. Yani Mekke
ve Medine kaddigt yapmayanin istanbutkadisi, payitaht kadisi e
protokolde
-
masi pek istisnaîdir.
Buralardakimemuriyetlerin hepsi son derecede yüksek rütbededir ve isimler de öyledir. Hatta Mekke-yi Mükerreme'de zemzem
kilyusunun eminligiyle; idaresiyle görevli olanlar bile ilmivv
lLBER ORTAYU
I
15i
I.
.
-
çok üst rütbelerinde
yer alan memurlardir.
Mekke ve Medine yani
hatta imparatorluk ytkdana kadar bu vasftkorumuytur.
O
kadar ki çok önem verilen bu kita için Sultan II.
ni
Abdülhamid Han, Sam'danbaglamaküzere Medine'ye kadar.uzarian bir demiryolunuön planda Türk mühendislerine tabiî Türk igçilerine yaptirmig ve bu ingaat bizim teknik tarihimizde
agama kaHicaz 19. yüzyd sonuna,
tettirici,
itici bir rol oynamigtir.
imparatorluk
Sermayesi
Ìmparatorluguve
ise tamamen
Osmanh
dipindaki Müslümanlar'm verdigi
bagiglardanileri gelmektedir, hatta bunun için de bir Hicaz madal-
yasi ibdas edilmigti.
I
Fahrettin Paga, mütarekeden sonra daha beg ay kadar Medine'yi Arap ve Ingilizler'e
kargtmuhafaza etmig ve buraya gönderilen
emanetleri
hazine gibi kutsal
de geri göndermeyi bagarabilmigtir.
I
Güney'de imparatorlušun zenginlišini,
ama zenginliginden
çok, asil ihtigamini ve denialer üzerindeki kontrolünü saglayan bir
bölgehiç güphe yok ki Mistr'dir.Misir,Roma imparatorlannin gögsündeki ziynettir.
Onsuz ne Roma, ne Bizans imparatorluguolabil-
BizansMisir'skaybettikten sonra çok çabuk gerilemigtir
Osmanlt Imparatorlugu
için de MLSir bu önemdedir.
migtir.
ve
Misir, evvela bir tahil hazinesidir.Sanlyen etraft kontrol eden
tablî ki maliyeye bir katkisi vardir.
bir bölgedir. Üçüncüsü
Julius
MLSli'In
tarafindan
ahamasi ile Roma imparatorlugu'nun
Caesar
CaeSar'1n
gerçek bir devlet mesabesine ulagtigLnl
Ve jüÌiBS
oradaki
malî sistemi, vergilendirme sistemini ögrenmestyle Roma hazinesini tegekkül
ettigini carihçiler tekrarlar.
Yavuz Sultan Selim Han, Ridaniye zaferinden sonra 1517 Ñisant'nda bu kitayi yani Misir't bir beylerbeylik olarak tegkilatlandismig ve merkeze baglamigttr. Aslmda burada çok ilginç bir yol
güdülmastür; 17 sancaktan olugan bu zengin eyalette, üç eyalet yani Iskenderlye,
Dimyat ve Ragit, ki Rosetta ve Damierra der Avrupaldar, donanmarun selameti, üsleri bulunmast, geliri
ve tahil
158
OSMANLPYIYEN1DENKESFETMEK
--
temin etmest ve kontrol bälgesi olmasi dolayLSL
& MISlf
ieylerbeyligi'ne degil, Akdeniz adalarma tabidir, yani Kaptan PaaridatLnl
kaynaklarmadahildir. Bunun digindaki 14 eyaletin ba"Yavuz Sultan Selim Han Kanunnamesi lle" yerel Memlûk
eyleri birakilmigtir.Bunlarin Türkçe bilmeside part koguimogtur.
asilhdir. Bu beylerin bagina
aten bir kismi Türk, bir kismi Çerkez
a'nm gelir
inda
ezir rütbesinde Beylerbeyi payeli bir MLSLr defterdari tayin edik
ektedir. Defterdar Osmanh mallyesinde önemli bir memurdur;
hesap kitaptan çok lyi anlamast, kaynaklart kontrol et-
efterdarm
tiesi
gerekir.
Mtsir kadisi ayrt bir äneme sahip bir memurdur
ve
Misirkadi-
baginda yer ahr. ÇünkuMisir ahallsi genellikle
ayn bir
Aalikimezhebinden olup, çok azi Hanefi olan bir gruptur. Buradasilkin
lšt
kaddar üzerinde hâkimiyetkurabilen biri olmast lazimdir.
i yerel
Beylerbeyi de buradan topladigt varidatt Mistr'a harcaOnun için Mistr'dabir hayli Osmanh eseri varlir. Maktu bir miktar, belirli bir miktar, Misit hazinesi diye 1stan>ul'a yollanir,
ki bu "Cib-i Hümayun" hazinesidir,yani padigahin
MLSir
aakla mükelleftir.
pahsi
:endi
harçhgidir. Tabiî ki bu Misir'in iggaline kadar devam
Ama hepimizin bildigi gibi 1. Dünya Harbi çikip Íngiltere
disir'i resmen ilhak edene ve Misir Hidivi olan Abbas Hilmi Pa:tmigtir.
a'yi tahttan
un öbür
indirip onun yerine Sultan Kâmil'i ve nihayet hanedakolundan Kral Fuat'i tahta oturtana kadar Misir,Osmanh
tabidir.
-lukümeti'ne
sagmdaki
Mehmet Ali Papaolaymdan sonra da Misir'in
yart müstakil valilere hidiv yani Kral naibi denmektedir.
Suhidiv unvant çok önemlidir.
tr'i
Misir zengin bir kitadtr. Zenginligi dolaylSLyla
19. yuzyll MiOsmanli Imparatorlugu'ndapayitahtta bile gärülmeyen bir
enginlik
disir,
snemli
ve burjuva
bu zenginligine
bir
noktadLr;
,BERORTAYLI
hayati sergilemektedir. Klasik dönemlerde
binaen Osmanli lmparatorluguiçin çok
her sene Hac yollarmi kontrolle görevli bir
159
.
I
eyalettir. Süveyf te oturan
nir. Tipkt SamBeyleL·beyi'nin
Hac görevlisine
yani
SamValisi,
Beylerbeyi'ninde Emir-ülHac unvanini
-l
MisLr
Emir-ül Hacci de-
Suriye Valisi olan
tagamast gibi...
Demekki bu bölgedeki Hac igleri buradan idare edilmektedir.
Fazladan da Misir varidatmdan 24 milyon akçe kadar çok önemli
bir meblag, Mekke ve Medine'nin masraflarma aynkr. Aksi takdirde Misir tahill ve.pirinci olmasa Hicaz ahalisi aç kaltrdt. Mtsir bir
salyane eyaletidir, yani yllhk ödeyen eyalettir. Diger önemli eyaletler de bugünkü Balkanlar ve -haliyle Orta Avrupa'ya uzanan EflakBogdan, yani modern Romanya'yL
meydana getiren iki beylik, bugünkü Romanya'nm içinde bulunan ama aslen bir Macar topragt
ve
devleti olan Erdel ve-nihayet Kinm Hanhgidir.
BugünküRomanya ve Romanya'yiolugturan Eflak ve Bogdan
uzerindedurmahytz.Îmtiyazheyaletler statüsünü icad.edip bu eyaletleri tegkilatlandiran, imparatorlugun gerçek kurucusudiye adlandirlan Fatih Sultan Mehmet Han'dir. Romanya'nin bugünkügüney
klSmi yani Bükreg
ve Targovigte etraftnda olugan kisim Eflâk'tir.Eflak, Ulablar ülkesi demektir. Bugünkü Moldova Cumhuriyeti'ni
olugturan ve önce Sucava sonra Yaggehri etrafmda olugan beylikde
Bogdan Beyligi'dir. Süphesiz
ki bu iki beylik birbirine çok yakin iki
give konugurlar,buna biz Romence diyoruz.Avrupa'da eski Lâtin
diline en yakm dil de Romence'dir. Osmanh fechinden önce Bogdan Polonya'ya, Eflak da Macar KralbgL'na
tabi iki önemsiz devletçik iken Osmanli hâkimiyetinden sonra
yan müstakil bir devlet
olup yerli boyarlardanyant boyar reisleri dedigimizyerli aristokratlardan tayin
miglerdi.
I
edilen
ve degigtirilen iki voyvoda'nm
önemlidir.
çok
Bu
Romen ulusunun kültüru ve tarihi bašimsizhgi açismdan bu
rejimin fevkalâdeenemi vardtr. Nitekim HariciyeNazirhgida
yapmig olan taninmig Romanyah tarihçi Nikolai Yorga,Osmanh hâkimiyetinin Slav ve Germen denizi ortasmda kaybolacak bir Lâtin
J A \17
I
I
idatesine veril-
OVI VENTInch1
1/ro
halki tarihteki yoluna devam ettirdigini ve Romen halkmm varligisöyler. Burada Constantin Branni bu hâkimiyete borçlu oldugunu
cievaru gibi Slavyan-Grek Akademisi'ni kuran önemli bir voyvoda
OsmanlL
idaresinsayesinde bir nevi Hellenik ve Lâtin Rönesanst da
rehin
olarak
de muvaffak olmugtur. 1711'den daha evvel lstanbul'da
bulunan Bošdan Prensi Dimitri Kantemir maalesef ÇarBuyükPetcarafinda Osmanhlar'a kargi savagmaya girigince bu ihanetin
bedeli õdendi ve bu iki eyalete Fenerli Rum Beyler cayin edildi.
ro'nun
llk FenerlE
voyvodalar
da lstanbul'daiken Bogdan Prensi Di-
eden Mavrokordata kardeplerdir. Bu
Kantemir
dönemde Romanya'nin çagdag külte .a hayh inkigaf etmigtir.
1859'da daha fazla özerklik verilen bu iki devlecçikdogrudan dogçikruya birleptirilerekbir nevi müstakil Romen Prensligi ottaya
mLgtIr.
Merkez Bükre¢tir ama artik Prens Kral gibidir ve
1877-1878 Osman\t-Rus Harbi ile de Romanya'ntn Rusya ÇariIL
ile ahbaphk
mitri
Alexandr ile muttefik oldugu görälmektedir.
Klasik Osmanli devrinde bu eyaletter belirli asker yollarlar,
Avrupa savaglari strasinda belirli yilliklarmi öderlerdi. Bunun digmda lstanbul gibi büyük bir payita-htm beslenmesi için gereken
kasablik hayvan bilhassa koyun buradan temin edilirdi ve gene
Dobrucahm bugdayida buralarda mecburi tekeller sayesinde seçilen müteahhitlere devredilirdi. Bunu temin edemeyen bir voyvodanin idareye devam ermesi mumkün dešildi.
Görüldügü gibi kuteyde Farih'in tespit ettigi bu iki yan mustakil hükumet ile bugün Balkanlar'da ashnda Türkiye'nin devamli
devlet ortaya çikmigttr. BunlaHanhgL
ve Kafkaslar'daKurin digmda Dubrovnik, Erdel, Kirim
mästakil
idareler vardir ki,
gibi kabileleri yöneten
muk Sambathgi
bu yan müstakillik Osman\t idatesinin askeri ve dig politikada katiyen taviz vermedigi bit buyukbirligi geririr, bir imparatorluk yamüttefiki
ve ruhen yakmi olan iki
pismi olu§turur.
lLBER ORTAYLI
161
l
I
i
i
I
II
I
i
i
.1
I
I
I
I
rl
I
\
ASAR-I ATib
Hiç güphesiz ki bizim kühür hayanmizdaen önemli mesele
den biri Türkiye'nin Asar-i Atika yani eski eserler ve harabeler k
nusundaki
zenginligidir.
Sununüzerinde
durmaliytz;Türk
barmdiran en zengh
önemle
itibariyle eski eserler
ye yeryüzünde yogunlugu
zengin dešildir. Bugün herhalde.Çin'de
yapiinamlmayacak zenginlikleri ortaya çikartyor. Italya ve
ulkelerdenbiridir, en
lan kazdar
Misir için de ayni gey säz konusu... Ama Türkiye eski eserlerin younlugu yaninda bu zengin ülkelerin içinde bilhassarenkliligi bakimindan birinci alke gelir; yani apagt yukart M,Ö.8000'lere uzanan
Neolitik yani Cilah Tag devri dedigimizmedeniyet safhasinda Türkiye topraklarmda yerlegmeler olugmustur. Bolann en önemlisinin
oldugu ve bu kazimnbütün herkesin çok ilgisini çektiÇatalhöyük
ginibiliyoruz.BizzatAnkara'daki Anadolu MedeniyetieriMüzeside
buradan çikan zenginlikleri barndtran ve teghir eden önemli bir
merkezdir. Turkiye asd Bronz devrinden itibaren ve yazinm kullanilmaya bagladišt M.Ö.2000'den sonra bem tarihî malzeme, hem
arkeolojik malzeme olarak büyak bir zenginligi büñyesindebarm,thk
dirmaktadtr. Bu zenginliklerde renk çok önemlidir. BirbirinlLBERORTAYU
.
1
.I
i
I
teykil edecek
derecede renkler barmdiran medeniyetier bu topraklardadirlar. Yunan klâsik çagirun, Hellenizm'in ve Roma çagmin
getirdigt zenginlikler bellidir.
Nihayet Türkiye, Bizans Imparatorlugu'nun
merkezidir. Selçuklu medenlyeti buradadir. Dogu Anadolu'da çok enteresan Gürcü ve Ermeni kalmtilart vardir. Asil ônemlisi Beyliklerdevri dedi-
gimirdönemdir ve 21. yüzyda kadar uzanan
rihi söz
çok uzun bir Türkiye ta-
konusudur.En yogun ve en önemli devir bu bin yddir. Tabiî ki Osmanli imparatorlugu'nun,
bu cihangümul sentezin en
änemli parçalan yine bu topraklardadir.
Sadece ibadethaneler,
ticarethaneler,
kervansaray, bedesten
gibi eserlerle
dešil; hayatin her safhastni tegkil eden eserlerle, mezarkklarla bile Turkiye çok zengin bir topraktir
ve bu zenginlik de
hiç güphesiz ki çok büyük sorunlar yaratmaktadtr.
Tarih bilincimiz ve eski eser bilincimizde gerçege
uygun
dere-
bir zenginlegme, bir olgualagma olmadigt takdirde bu sorunlar
büyüyecektir.Eger yurttaglar olarak bu zenginliklere sahip çikarsak
cede
sorunlar azalacaktir.
Bizim asd üzerinde durmak istedigimiz bir konu da, Osmanh
dönemi boyunca klâsik çagin eserlerinden hiç kimsenin bir gey
an-
lamadigt, bunlann yok edildigi ve bu tip bir vandalizmin âdeta bizim eski eser bilincimizive zenginligimizi yok ettigi
ve birtakim Avrupaldar'in bu eserleri gelip yagmalaytp, sökap götürmelerinin âdeta onlarin medenî bir hakki ve bir medenlyet misyonu oldugu gibi
bir dügünceninsadece yurt digindaBatt Avrupa'da degil, bazen bizim aramizda da yagamasidir. Bu dogru degildir. Eski eserlerin korunmast bir dramdir. Bir tezat tegkil eder. Çoktrajik, çözülmez bir
konudur. Unutmayin ki çagdag Avrupa medeniyetini yaratan Italya
bile eski eserlerine sahip çikamamaktadtr. Çunkäyagmact ve kolekslyoncu zihniyet kargisinda maalesef bizden daha bilgili bile olsa
Italyadahi çaresizdir. Bununla bag etmek son derece güçtür. Buna
I
164
OSMANLPYlYENIDENKESFETMEK
L
kargilik daha küçük bir memleket ama
tabii tarih ve eski eser
bilin-
ci son derece yüksek olan Israilarkeolojiyi milli bir spor haline getirdigi için kaçakçilann gerrine daha az ušramaktadir.
Israil'deeski
eserleri ve
eski
topraklanndaki
eser kaçakçihgi asgaridir ve Israil,
zenginlikleri
koruyabilmektedir.
Hiç güphesiz ki eski eser bilinci ve gereken entelektüel yapisi
çok eskiden beri var oldugu halde tipkt Türkiye gibt Misir da bugun
kaçakçilišm, kaçakkazdann hedef tahtasi olan ülkelerden
biridir. Bundan sadece Misir zarar görmüyor. Ayni zamanda eski
Misir.medentyeri hakkindaki bilgtlerimizde dagdiyor. Çünkükaçakçilar ve kaçak koleksiyonlart zenginleçoirmeye hizmet edenier,
bu eserleri bilim dünyastam envanterinin dtyma çikartyorlar. Falanin veya filanin bahçesindeki,konagindaki eseri bilim dünyastbil-
maalesef
mez ve bazen tarih ya2Lm: için çok degerli malzemeler bu gekilde heba olup gidebilir. International Herald Tribune'de Souren Melikian, Christie's Mûzayedesigibi bir merkezde dahi Sarkeserlerinin ne
kadar dagmik oldugunu ve mesela Firdevsi'nin dizelerint içeren
Nishabur'dan bazikâselerin nasil parça parça gittigini anlattr.
Nitekim Türkiye'deki Osmanh dönemi mezarhklart ar tik birakm çok zengin koleksiyonculan,kendini bilmez turistlerin ve hatta
yerli halkimizdan bazi gärgüsüz kimseleña bile yagma hedefihaline
gelmigtir. Saga sola devgirilipgötürülen bu mezar taglanyla tarihimiz
hakkmda ne kadar önemli biyografikbilgilerikaybettigimizitasavvur edemezsintz.
Türkiye aslmda eski dünyaya ilgi duymakbaktomdan hiç de
küçürasenmeyecekbir mirasa sahiptir. Burada bahsettigim Misir
piramitlerini gezip onlardan söz eden Evliya Çelebi
degildir.Evliya
yeteneginden
tasvir
tespit
söz
ve
o dâhlyane görügü,
Çelebimizin
etmlyorum. Hiç güphesiz ki 17. asirda Misir medenlyeti hakkindaki bilgiler; birakm Evliya'da bütün _dünyada bile kirintilar halindeydl. Çünkü
o zaman Mistr'da önemli kazilarhiç yapilmamigtt, söz
lLBER ORTAYLI
165
\
\
I
Müzchane-i Ilümayun
Arkeoloji Muzesi.
konusu degildi. Bu eserlerin bilimsel respiti ve asil önemlisi Misir
hiyeroglifi dedigimiz begeriyerinünlü edebi zenginliginin
çözümü
-
konusudegildi.Hepimizinbildigigibi Misir'm ilmi olarak kaydt
ragmen son derece büyük gravürlerle ve grafotograf
söz
-olmamasma
vürcü heyetlerle oraya giden General Bonaparte'a aittir.
General yani sonraki imparator
Napoleon buraya ilmi heyetler götürmügtü. Misir'm bitkilerini,
hayvan türlerini ve tabiî eski eserlerini sistematik olarak çizdirip
tesbit ettirdi. Bu ilk büyük ekspozisyonlardan,
ilmî tetkik gezilerinden, seferlerinden biridir ve bir müddet sonra da bugün Ragiddediimiz Avrupa dilindeRoseccadenen Delta agzmda, 1skenderiye'nin
civanndaki bir mevkide bir subay apagt yukan 50 cm boyunda bir
tag kitabe bulmugtur.Bu tagta Hiyeroglif,eski Yunanca ve Dimettiki dedišimiz ahali Koptçasmm yeni Yunan harfleriyle yazilmasmdan mütegekkil versiyonlu bir metin vardt.
O zaman
MLSII'l
iggal edebilen
'
Igtebu keyif Champollion'a hiyeroglifi çözme
166
i
imkânmi
ver-
OSMANLI'YIYENIDENKESFETMEK
I -
-
I
I
migtir ve
MLSlr
bizimbilgilerimizi,tahayyüllerimizi
gõlgeleyecek
I
-
ih-
bu ülkede hüküm subegeriyetinkargismaÇLim tir. Simdi
olan
Osmanh imparatorlugudören, o tarihe kadar hüküm-ferma
olmadigL
nemi'nde böyle bir kegif olmadigt için, böyle bir merak
için bütün dünyada oldugu gibi bilgi bulamtyoraz.Gene aynt gekilde bizim hükümranhgime devrinden sonra lstanbul'dabuyukelçi
tigamlyla
Henry Layard'm tetkikleri ve kazdaryla Asur medentyeti üzerinde bir hayli bilgi edinilmigttr. Bu dönemde yani 19. asrin bo döolan
bizim için henüz aktif bir arkeoloji ilmi, kaz: söz konusu
degildir. Bir yerde gunu unutmayalim; Yemen'deçok çignenilen kat
yapraginm bile ne oldugunu bizim devletimiz resmen 19. astrda sorneminde
cografya ve tarib tetkiklerinin
hiç gaphesiz Avrupa devletleri ve hatta Rusya ile mukayese edilemeyecek kadar yaya oldugu açiktir; ama hiçbir gey bilinmiyor degil.
maktadir. Yani imparatorlugumuzda
Insanlannhog bir yaklagtml
Mesela Evliya
vardir.
ÇelebiGirit
AdaSL'nda
Minos-Miken medeni-
kalintuarmi çok iyi gözlemig ve çok enteresan bir tasvir yapmtêtir. "Bunlar Efrikiye'den (Afrika'dan), gelme Ecine kavmidir"
diyor.Evliyao müfhi-2 zekâsi ve mukayese kabillyetlyleherhalde Girit'irt sanattnm
uslubunuMLSLT'la mukayese edip bašlantistni kurabilmig. Nicekim hâlâ karanlik bir mevzu olmasma ragmen Girit medenlyeciniyaratanlarm Misiddan göç ettigi bugün için en kuvvetli
olarak ileri sürülen ihtimallerdendir
ve birtakim deliller de bunu
destekler durumdadir.
yetinin
19. yüzyilda bizim.Aydmlanma dönemimizdemek olan Tanzimat döneminde bu ige merak sarilmig ve 1847de Tophane Mügiri
Fethi Ahmet PapabugünküSt. IreneKilisesihi bir silah müzesi, asken muze gLbt certiplemigti.
1869 ydtnda devrin aydin sadrazamt, Mehmet Emin Ali Papa
tarafindan ilk Müze-iHamayun yani emperyal müze tegkil edildi.
Bundan çok önce bütün
vilayetlerden
yazigmalar
dolayistyla eski
r
1LBERORTAYLI
167
-
eser göndertimeye baglandi.Mesela 1847 Arahk ayinda Kudüs mutasarnft, Gazze'deki Askalan mevkiinde bulunan bir somaki
mer-
mer lahidin resmini çizdirmig ve merkeze yollamig. Çizimilmî ölçülere uymuyor ama argivde de eskizi
var ve "Bunu merkeze nakledebilir miyiz" diye yaztyor sadarete. Herhalde orada muhafaza edildi, nakledilmedi; fakat bu gibi nâkiller vardLr. Mesela Adana mal
müdürü
Ahmet Ata Bey'in ayni yllLn ekim ayinda birtakim antik
koleksiyona coplattirdigt ve bunlart merkeze gönderdigi görälüyor.
Devrin tetkikini yapan tarihçilerimizden de açikça görülüyor ki,
toplanLp
merkezdeki bu müzeye yollanmaksayisiz bir biçimde eser
tadir.
Nitekim 1872 ythnda bizim tiyatrocu sadrazamimiz ve valimiz
Vefik Papada bu müzeye Alman arkeolog Dethier'yi bilim-
Ahmet
I
sel mügavir olarak tayin etmigtir ve
vanteri de o zaman yapdmigttr.
bu koleksiyonlarin tek ilmi en-
1880'de ise bugünkä ÇiniliKögk, yani Arkeoloji Müzesi'nin
bahçesindeki Fatih devrinden kalma kögkte ilk müze teykil ediliyor. St. Irene'deki silahlar bu carafa nakledillyor ve Suphi Papada
36 maddelik ilk Asar-i Atika Nizamnamesi'ni negrediyor.
Sununüzerinde
israrla
durmamizgerekiyor. Bu dönemde çik-
maya baglayan devlet yilliklan, salnameler ve vilayetlerde
çikan
salnamelerde
eski
eserlerinden
bölgeletin
o
uzun boylu bahsedilir.
Meselâ dönemin Aydin vilayeti salnemelerinde, ki Aydm; Izmir,
Manisa, Denizli ve bugünküMugla bölgelerini içeren bir vilayectir,
Bergama ve Efes için nefis izahatlar yapihr. Hiçbir gey anlamadigi-
I
mtzt söyledigimiz eserler için izabat verilir. Bazi yarim bilgili arkeologlann eski nesiller hakkinda böyle eksik
ve yanlig bilgi nakletmeleri aylprir. Nitekim bu salnamade hiçbir
gey anlamadigimizi ve
bu yüzden Almanlar'a teslim ettigimizi söyledigimiz Bergama Sunap da pek iyi tarif edilmektedir. Bergama
koymugrur,söküp görürmeye çabgmiglardtr.
Sunagi'na Almanlar göz
Izmirvalisi buna mani
I
I
I
I
I
168
I
OSMANLI'YIYENIDENKE§FETMEK
olmugtur;
fakat sonradan devlerlerarasi iligkiler dolayisiylabu sunak
edilmig görünüyor. Almanya'ntn Osmanli Devleti ile
kurdugu lyi lligkilerden bu gekilde istifade ettigi açakar, bizzat Iskender lahidi istenmig, ama yetkililer carafmdan önlenmigtir. Sunak problemi yüzunden galiba o zamanki Müze-iHamayun Mudürümüz Osman Hamdi Bey o kadar sintrlenmig ki hafif kalp spazmi
geçirmigtir. Maalesef, Osmanh devlet yönetimi de Avusturya elçisi Baron Prokesch von Osten'in taleplerine de müsper cevap verteslim
migtir. Kirim Savap strasinda Avusturya'nta istanbul'dakielçisine
bazi sikkelerin verildigini ben de tespit etmigtim. Avusturya'nta tarafstzligindan dolayi Baron Prokesch von Osten'e bir rugvet veriliyor.
Çünkübu âdera
devletlerarast lyt fligkilerin bir bedeli olarak
istenmigtir.
IP.
Mesela Rusya veliahdinm Çanakkale'yi
gezerken hoguna giden bir kitabenin ona verildigi veya oradakilere pek hissettismeden
Nur-u Osmanlye Camii avlusundaki eski bir lahit kapaginin önce
bagkayere naklettirilip sonra Britanya Büyükelçisine verildigi gibt
buluncularimizhep var. Demek ki arkeoloji tarihi pek etddi
ça lip 1mamig.
evrak
Bu nedenledir ki Osman Hamdi Bey 1880'lerde bugünkü
Asar-i Acika Nizamnamestnin temelini regkil eden bu konularda
taviz vermeyi ve kaçakçiltät önleyen unlü nizamnameyi çikarmigtir. Osman Hamdi Bey, 1881'de Sultan Abdülhamid Han carafindan M'üze-iHümayun yani EmperyalMüze Müdürü tayin edildikten sonra 1891'de Topkapi Sarayi'nin hemen altmda Gulhane Parki'nin üstündeki Mü.zehane-i Hümayun (ImparatorlukMüzesi)dedišimiz bugünkü muhtegem bina 1scanbulArkeoloji Mazesi yapilmigetr. Bunun mimari Istanbulu bir Italyanolan ünlü mimar Alexandre Vallaury'dir ve Osman Hamdi Bey'inSayda'dabuldušu Aglayan Kadinl.arLahidi'nin modelini oraya tarbik etmistir. Vallaury
zaten lahitleri çok seven ve anlayan bir mimardi. 1stanbul'da
yapilan eski ltalyanSefareti de (gimdiMaçka KizSanat Eristitüsü'dür),
ILBERORTAYLI
169
-a
I
i
I
r
bir Rönesans lâhiti biçiminde yapilmigtLr,
miman
âdera bu ekola
izlemigtir.
Osman Hamdi Bey bizzatbugünkü Lübnan'da, Suriye'de kazilar yapan ve bu kazdardan bulduklanyla, negrettigt raporlarla
meghur olan bir ressamimiz ve arkeologumuzdur.
Osman Hamdi
Bey Viyana
Paris'te okumug, Vali Midhat Pagahin maiyetinde
Bašdat vilayetinde
çabgmigor. Nasil Fenike dili-
ve
imparatorlugun
nin incelenmesini
ve yeniden öšrenilmesini
ünlü
Fransizfilozofve
maddî eserlerifilologuErnest ReÃan'a
borçluysak,o medËniyetin
ni tanimayi da, Sayda nekropolünü yani Krallar Mezarligl'nt kazip
tanitan Osman Himdi Bey'e borçluyuz.
Osman Hamdi Bey,.Aziz Bey gibi, Efes kazdannL yapan, bir
uzmanlar
ara Topkapi Sarayi Müdürü olan Tahsin (Öz)Bey gibi
yetigtirmigtir. Aynca keridinden sonra da gene bildigimiz gibi Halil Ethem Beymüzenin müdürü olmugtur. Bd çok ünlü meskûkât ilmi sahibi bizim tarihimizde önemli bir yer edinir ve dolayistyla19.
yuzyihn son çeyreginde maarif inkdâlumizin yaninda Türktye'de
Asar-i Acika kazdaTL yapihr. Bu kaplatin bir kismi bizimbugünkü
sinirlanmizin digmda.yapudtve oralardan gelen eserleri de Arkeoloji Müzesi'nde görebilirsiniz Aruk. pasif olarak yagmalanan de-
gil, arkeoloji
ilm
yapdiyorsa,
saf na girdik. Eger hâlâ kaçakçihk
geyler tährip ediliyorsa bu anlaytysizlik ve ce-
apan ülkeler
hâlgbazi
haletten degil imkânsizliktandy
Imkânsizhkda halen devam et-
mektedir.
sahip
Kuvvedi Bir·yur.tsevgiiinin, eski eser anlayigmin ve kültüre
görüldügü takdirçikma bilincinin yetlegmesinde sakmcalar
de kaçakçihk vs. kemdmazdar. Bunu bugünkü halya'da da göru.yorsunuz. Bu n'rfcehalerle de ilgili degildir.
..
C
Burada Ëlkin
ve jevletin yeterince igbirligi halinde örgutlenememesi söz konusudur, ki örgürlendigi takdirde kaçakçiligin önlenebileceëi bazi ömeklerle sabittir. Unutmaym Asar-i Atika'dan
170
I
1
OSMANLPYI YENIDEN KESFETMEK
.
-
I
r
çok anlayan ve medeniyetine çok sahip çLkan Rusya da bile on sene evvel kriz aninda müzelerden birtakim eserlerin ahnip sarddagt
ve yurt
mast
Çlkarildigi malumdur.
dLgtna
Demek ki bu bilincin yagatil-
da öyle çok kolay degildir.
Burada söylemek istedigimiz qudur: Turkiye mirasina sahip
çikmigttr, çikmaktadir;
ama maalesef organizasyon ve insanlarimizin bu konudaki igbirligi yeterli degildir.Sorunu kisa zamanda halletmemiz gerekmektedir.
I
I
I
ILBERORT
'"
'
171
•
I
1
r
I
I
I
I
I
I
I
I
I
i
I
I
I
I
I
I
1
I
I
I
I
L.
ENDERUN
Osmanli sarayinta 18. yuzyila kadar devlet idaresindeki en remel müessesesi Enderun'dur ki Farsça anlamtyla."iç kisim"demekBugün Topkapi Sarayi Müzesi'nde,Bâbüssaade'dengirince arz
odastnin saš ve solunu ve oradaki avluyu içeren kismaEnderun avlusudiyoruz.Buradakapidan girince hemen sagimizda kalan yer Entir.
derun'un ilk odalandir. Enderun adalan nedir? Bir.anlamdasmifor;
fakat bu okul sintflan anlaminda anlaylmasm.
Gerçekten de Enderun, saraym içinde en merkezde yer alan
bölümdür.Bâbüssaadededišimizbölümden sonra sarayda padigahin
özel mekânt baglar.Buradadevlet hayatt biter. Igteo kapidan girdiagalannin yetistirildigi, hizmet gördüšinizan Enderun, sivil SÀray
gü bölümdür.Onun bir kapist da Harem'e açiltr. Enderun'a almanlarm, devgirme çocuklarm beden ve zekaca en seçkinlerinden olduklan bilinen bir gerçektir. Agagiyukart bülug çaglarmda, 14-15
yaglarmda, Edirne Sarayi ve Galata Sarayrgibi müesseselerden seçilen çocuklar buraya gelir. Bâbüssaade'den girince saga döndügünaz
vakit büyük ve küçak odalar yer altr. Buradaki gençlerin Enderun
agalan olarak almdtit bellidir. Yalntz bu agalar henüz acemi ve
ILBERORTAYLI
173
adaydir. Dolaman
aenir. Bunlar ancak belirlibir hizmet ve imtihan
döneminden sonra kafranh yani ktdemli ve yükselmeye aday memurlar olacaklardir. Bu agamayi geçemezlerse kapikulu ocaklanna,
sipahi bölüklerine gönderilirler.
I
Enderun çetin bir hayatin yagandigt yerdir. Saray okuludur;
ama bizim anladigimiz anlamda bir okul degildir. Buraya gelen çocuklara Türk kültürünün, Islâmiyet'inderinlikleri hocalar taranndan ögretilir. Bunlar bildigimizkimselerdir.Nitekim OsmanlL CRTihinin musiki dallarinda yükselen devlet adamlarinin
bu ocaginda
Ali Ufki BeydiyebildigimizAlbert Bobovius de vardir. Kendi bagihayatmm son safhasmi bilmlyoruz.
na yagamigttr. Nasd õldügünü,
Ama Enderun ylilSil ÜZerine kaleme aldigt eser okunmalidlT.
Endesistemi
birtakim
verir.
bilgiler
run
azerinde
Küçuk ve büyük odalarda hem saray hizmetlerine bakan, hem
adab-i muapret ögrenen, hem de biraz ilim ve sanat ögrenenlerin
degerive liyakati anlagilmca, onlar bizzatpadigahm emri üzerine üst
düzeye geçerler.
Agalar sabah ezantyla uyarur; eger gereklyorsa hamama gidilir,
sabah namazi mutlaka kilmtr ve daha sonra günlük hayata baglantrdt. Yemeksofrasmda dikkatsizve usulsüz bir davranista tekdir veya
ele kepçe vurmak
gibi bir mukabele görünürdü. Agalarm laubali hi-
taplarda
bulunmalari,edepsiz tavirlar göstermeleri, serkeglik etmeleri, sikt glyim kurallarmm diginaçikmalart gidderle cezalandtrilirdi.
1
.I
Enderun mensuplarmm birbirlerlyletemaslaranda disipline ve
bir tavra çok dikkat edilirdi. Bütun bu sert yaga-
l·Aubalilikten uzak
prensiplerine benzer ve Enyty adera 16. astrdaki Cizvit tarikatmin
inda
cehalet göstergesi, bazilâubali rivayetlerin çok
derun hakk
yaygin olamayacagini gösterir.
Enderun'un ilk iki odasmdan sonra terfi edilen Sefedi Koguçu,
17. yüzytlda IV. Murat'm kogugtaki agalan sefere götürmesinden
sonra octaya çikmigttr. IV. Sultan Murat bir harbin zor partlari için174
1
I
OSMANLTYIYENIDENKESFETMEK
de, ona hizmet edecek gençleri bu bälümden almigetr. Onun açin
seferliler kogugudur.Bagtanberi bugünkühazine datresinde olan v
II. Mehmet tarafindan yapunlan bölümler,Enderun'un "Kilerliler
ve "Hazinedar"koguglandir.Sol tarafta bulunan Kilerlikošuçuhei.
kilere, hem padigaha hizmet etmeye bakan bölümdürve burada ço!
yakin muteber saray mensuplari
rayL
vardir. Bugün burma
Tokom
Sa
Müze Mudarlügü bulunmaktadir.
Enderun'dan çikan insanlar eger kaftanh sinitma ginmalerse,
tuggeneral
rürbesaray digmahizmete tayin edildiklerinde en apagi
siyle bu hizmetlere giderler. MeselaKilerlikogugundaböyle bir durumdaki aga, Beylerbeyirütbesini almaya açtkor. Hiç güphesiz, saraym maregali yani vezaret rütbesindeki has odabaymm yönettigi
odaldar", Enderun agalarinin en seçkin zumresini olugtururlar.
Hiçbir yerde görülmeyecek sembolleri vardir. Mesela, Enderun'da"has
ki Agalar Camii'nin (bugünyazma eserler kütuphanesi olarak kullanilmaktadtr) çini panolarlæ donanmig kisminda padigahla birlikte vakit namazlarmi kilarlar. Camini.n düz badanali diger kism
ise õteki kogugagalan remaz kdar. Rütbenin kihk-kiyafet ve
belki ancak bue
bet diginda ibadet mahalline kadar yanstmaSL
'
gora ur.
Has odablar seçkin konumlanndan dolayt çiniterle kapi. Do
lümlerde, "Emanat-i Mukaddese" dedigimiz peygamber ve halife
de muhafaza ederlerdi. Has odabagt saray maregali derecesindedir. Kendisinden sonra gelen silahtar aga saray bayyaveri
derecesindedir, törenlerdeki protokol gefidir ve bu rütbe böyle
emanetlerini
gider.
Enderun bir müessesedir. Buradakiegitimle imparatorlugun y.
netici sinifL yeEigEiTilÍT. Büyük kismt icibarlyle Balkanlar'm,Kafka
lar'in ücra kõylerindendevgirilengençlerin, burada ešitilip nasd
tun bir sinif meydana gerirdigini görürsünüz. O kadarki hem fizik
ri, hem duruglanylaetraft etkileyen bu devletlilerin,kendilerinin
ILBERORTAYLI
T.
I
devlet imajint meydana getirdigini
söylemek hiç mübalâga saydgelen
her yabanct ve seyahatname yazan onlann
maz. istanbul'a
geçidi
resmermekten ve onlari uzun uzadlya tasbir
katildigt resmî
vir etmekten kendini alamamqttr.
Törenlerde ve saraym digmda
kuiç alayi, cuma selamhgt gibi merasimlerde Enderunlularm zaten
buraya gelmelerine neden olan fizikîheybetleri digindaklik-kiyafetleri ve özellikle
denen refakacçilerin sorguçlan sadece etraftaki halkt degil,bagkente gelen ecnebileri bile çarpmigtir. Seyahatnamelerde, Osmanh törenlerindeki
devletlûlarin bakir baski
gravürleri bulunmayanlari pek azdir. Tevekkeli degil, meghur nüktedir; bu mutantan alayL seyreden fakir Bektaçî dervigi göge
bakpadigahin
"Hey
kullarma
Allah'im,
bir
mig:
bak, bir de gu fakir kulunun haline..." demistir.
"peyk"
I
I
Enderunlulann içinden
Bobovius yani Ali Utki Bey gibi
müstesna
Rekorlan itibariyle tarihe geçen
sporcular çtkmigtir. Pekâlâ, edebiyat sahasinda, felsefede ismi
geçenler çakmigttr. Ama her geyden evvel Osmanli tarihinip en az
ç astmda etkili olan maregaller Enderun'dan çikmadir. Hiç güphesiz hiç Enderun'Ëušramayan
devgirmeler de vardir ve çogunlušu
Acemioglant olarak ayrdan ve Istanbul'ade civar köylerde,köylülerin yantada dini de, dili de ägrenenler vardir ki, onlann içinden
de böyleleriçtkmigtir. Ama Enderunlunun tavri ve havasi bagkaidi.
Enderun, gerçekten aristokrasinin irsî olmasa da egitimle, liyaketle
okulu"
bagardabilecegini gösteren bir okuldur..
unvant buraya çok yakigmaktadir. Enderun üzerindeki cetkikat
eenebiler tarafindan yapdmtytir. Çünkü
hemen hemen tamamen
Osmanh Yönetimini esasindan kavramak istemiglerdir..
müzisyenler
I
I
çakmigur.
"lmparatorluk
I
19. yüzytlda ise Enderun çok kiyt kögebir okuldur.
tik
I
Çünküar-
böylebir sistemin yerini bildigimizmuasir okullar; Mülkiye,Hukuk, Harbiye gibileri almigttr ve 20. yüzyd bagindada Enderun kahntilan Leiban ile fillen lagvedilmigtir.
I
J
',
J
OSMANLPYI YENLDENKESFETMEK
Bugün Topkapi Sarayt'ntn bu bölümünde padigah elbiseleri
koguguve hazinenin dört odast vardir. Kilerlikogygumüdüriyectir.
Saatler bölümü Hazinedar kogogundadir. Portreler ve Mukaddes
Emanetler, Has odada yer almaktadir. Meydarun ortasmdaki Enderun Agalar Camii de yazma eserler bölumü olarak ününü korusonunda da bir kapt, avludan Harem'e
maya devam ediyor. Bölum
açibyor. Orasi da bir ölçekte kizlarin, bu yeni struf için, yönetici si-
inensuplan
sadece panif için egitildigi bir yerdir. Çünkü
Harem
ölçekte kismedigahin egleri veya müstefrigesi olsun diye degil,bir
tini iyi kapilarda, daha bagka yerlevde bulsuni.e diye yetigttrilen ve
bir yerde devgirilen, saan ahnan kizlazar. Enderun'un üzerinde
durmahyu. Burada Osmanh hazinesi, iç hazine yer ahrdt ve o hazine her zaman YavuzSultan Selim Han'in mührü ile kapatthrdi.
Çünkügaliba ha2inenin en zengin zamani onun devrinde olmugortasinda zarif bir bina; III. Ahtnet'in, bu hattat
cur. Enderun'un
abr. Buve okumayi seven padigahm, adina yapilan kütüphane yer
saklanmtyor. Onlar
gun kütûphanede hemen hemen hiçbir yazma
Agalar Camii'ndedir.
Osmanli egitimi hepimizin dikkatini çekecegi üzere îrsiyyete
dayanan, bir seçkin zümre yaratmaktan
çok
liyakat sahibi ve buna
sahip olabilecek kabiliyetteki gençlerin seçilip, yetistirildigi bir sistemi ifade eder. Bu baktmdan Enderun bütün tarihte çok özgündür.
Tarihte kul sistemini kullanan tek devlet Osmanhlar degildir;
Memlûklarda kullanmigtir.Orta Asya hanliklarinda da kul sistemi
oldugu gibi buna bengõrülür. Ban'da da Roma Împaratorlugu'nda
içinde en özgün tegkilatlanmt;
zer bir sistem görülür. Ama bunlarm
olani Enderun'dur.
Talebe nasil yetigtirilir? Daha önce Osmanh'da Devyirmebaglikh yazida sözünü etmigtik. Devgirmesisteminin üç veya beg senede bir Balkanlar ve bilhassa Kafkasya'dangetitilen devgirmeeminlerinin seçtigi ögrencileri; Galata Sarayi, Edirne Sarayi ve Sultanahmet'teki lbrahimPaga Sarayt'na almLrdi..Buokullarm iglevi 17.
lLBERORTAYLI
177
1
.1
yüzyd sonuna kadar devam etti. Esasen ondan
sonra da devyirmesisterni bizimbildigimiz yapisodan çikti ve Enderun'a bagkalangeldi.
Acemioglan ktglalan kadar Enderun'dakt agalarin
genç
talebelerin
birbirierine taktiklan lâkap da hayat boyu üzerlerinde
kalmigttr."TabanlyaSSl",
"Boyauegri", "Semiz" gibi vücut kusurlan"Kalaylikoz","Yabnikapan" gibi karakter çizgilerini gösni, "Õküz",
teren lakaplart tagiyan vezir ve vezir-i azamlan hatirlartz. Bu
anane
Galatasaray'da ve Mülkiye'de de devam etmigtir. Öküz,Boynuegri
gibi lâkablar bu okuldan kalma isimler
degûdir. Bazilaribu lâkablaörnegin
gibi,
Kemankey
ri,
ketidi mesleklerine göre abr. Okullu de.yani
gil, sporcu
oldugunu gösterir. Sokullu'ya verilen
lakabi Enderun'dan kalmadtr.
"tavil"
yani uzun
.I
Talebelerin bazdari ahndiklari Edirne Saraya Galata Sarayt
ve
gibi okullardaki hizmet
ve ögrenim kabillyeclerinegöre 15--16 yag-
larinda Topkapi Sarayi'na geririlirler. Bu saraydaki egitim yanmda
hizmetle yükselenler bir üst odaya alintr. Görünüm böyle devam
ederdi. Hiç güphesiz ki Enderun'a geçtikten
sonra bütün hayatt bu
avluda geçen ve sarayda kalanlar oldugu gibi,
Has Odabay, Hazinedarbagi,Çuhadaraga, Silahtar Aga gibi görevlerle Beylerbeyiolanlar hatta vezaret rütbesine ulaganlar vardir.
I
Enderun'un bugün modern dünyadaki karythgicaanmayahm.
BizdekiMülkiye Mektebi ile mukayese etmek hem dogrudur hera
yanhgur. Bilinmelidirki bu klasik anlamdaki feodal
bir okul.degildir. Bireyleriçok siki bir seçmeye, gözleme, izlemeye tabidir. O hizmet içinde yükselirler. Yani igin esasi hizmet etmesini bilen bu zümre belirli bir etiketi, beltli bir anlayisi ve zihniyeti zarafetle de götürebilmigtir.
Yine o yuzdendir ki burada ayri bir iklim
ve zümre tegekkül etmigtir. Bu yüzden doguçu itibari ile muhtelif mintikalardan, Slav illerinden, Yunanca konuqulan, Arnavucça konugulan
yerlerden gelen insanlarin bir
sarayin dili, üslubu, rituel ve icraatt
ecrafinda birlegtikleriyer Enderun'dur.
I
178
I
OSMANLl'YJYENIDENKESFETMEK
l
Saraydan çikan insanin dilinde, kökenlere özgü bir telâffuzu
vardir. Bu çok yakm zamana kadar görülebilirdi. Hatta o kadar ki
Topkapi Sarayt'nin müze olarak kuruldugu ilk 25-30 yllda bile buralardan kalma memurlar vardir. Enderun'dan çikan insanin eski dili lie imani ve kabilesi ile alakast zaman içinde kesilir. O yeni bir
kültür çevresine ait olur. Bu haremdekiler için de söz konusudur ve
onlatin ait oldugu hatta bazt halde o yeni kultür çevrest içerisinde
sadakat gösterdigi bir tek unsur vardir: Bellekleri.Onun digna çika-
Üç tuglu
imparatorlugunuzak
vilayederinde çaa'nta
Budin Beylerbeyi
hpr. Tipkt Sokullu'nun yegeni Mustafa a
olmast gibi... Günün birinde de bir atlas torba içmde çavugbagt ile
maziar.
vezir olur,
gelen idam fermarunt boyun egerek kabul eder. Çünküdevletten
bagkaEnderun'un güvenecegi yer yoktur. Bu nedenledir ki Osmanli Enderun takimmm içinden çikanlar hem maharetleri, hem orada
birbirleri ile rekabetleri ve bazihalde de kendilerinihaklt gören metodlan ile diger üyeler tarafindan
sevilmezler. Acemi oglanlar onlara saray faresiderler. Hatta medreselerden yetigen ulema ve yine o
gekilde kaleme giren kalemiyyememurlar sinift da Enderunlu hasimlarina bõylebakar.
Unutmamak gerekir ki imparatorluk kendini yönetecek sadik
komutanlan bu ocakta yetistirmigtir. Igtebu çok önemli bir vasifttr.
Buradan çikan insanlar; vezir olmugtur, Yeniçeri ocagL agabil yapmigtir, devlet kademelerinehatta birçok memuriyete dahi agirligiru
koymustur;ama her zaman için padigahm kullan, padigahin hizmet
sinifL
Olduklannt
unutmaruglardtr. Devlet fikrini,devletin bütunlugünüçok iyikavramiglardir. Bu nedenledir ki 16..astrda Kanunî devrinde imparatorlugumuza.gelen
A.vusturya-Alman
ÎmparatoruBüyü-
kelçist Ogier Ghiselin von Busbeck,bu durumubiraz idealist bir üslub ve birazda kiskançhklagöyle anlatmaktadir: "Türk devletini,Osmanlt-Tü.rkleri'nin devletini, imparatorlugunu liyakat sahibi, zengin, guzel insantar, çahgarak, yükselerek, gayrede elde ectiklerirutbelerle yönecirler. Bizdeki gibi irst bir aristokrasi yoktur. Bu yuzden ka-
ILBERORTAYLI
179
\
biliyetsizinsanlarm elinden degil,kabiliyetlilerinelinden yaydan ve
fetheden bir imparatorluk söz konusudur."
yükselen, istikbali
I
Gerekdevgirmesisteminin gerek Enderun'un 18. ve 19. yüzydda yavag yavag ortadan kalkmasmdasistem ayrudtr. Tanzimat devri
boyunca halkin kabiliyetli gençlerinin girdigi Bab-i âli kalemlerinin
odast büyük insanlar yetigrirmigtir. Sadrazam
tercüme
Mehmet
Emin Al.i Papa gibi, Midhat Papa gibi...
Enderun, Osmanh'da devlet adami yetigtirme gelenešinin özBu yaraticihk, 19.'yüzydda Galatasaraygibi, Mülkiye gibi idareci mekteplerinin yananda Tibbiye Mektebi,
Baytar Mektebi, Mühendis Mektebi gibi yaah burslu kurumlarm
yaratumasmi da kolaylagtiranbir ananedir. Osmanh imparatorlušu,
Enderun ve Harem'de kan asaletine degil liyakate sahip ve yükselme yetenegi olan insanlardan olugan bir yönetici ve sarayldar zümrest yaratmigttr ve bu topraklarda Osmanh hanedarundan bagkahanedanlarm yükselmesine müsaade etmemigtir. Bu
en önemli mese-.
lelerden biridir. lyte Enderun mektebinin daha çok dešerlendirilmesi gereken yönü budur.
günlügünü temsil ederdi.
I
I
I
II
i
I
I
I
I
I
I
|
|
|
|
|
I
I
180
OSMANI.17IYENIDENKEQFETMEK
I
SON ROMA ÍMPARATORLUÖU
tatthin son Roma lmparatorlugu'dur.
Osmanh Imparatorlugu,
Bu tabir bizim literatürümüzde,bizimsiyasi hayanmizdaçok münakagayaratmyttr. Çanküçok açik bir gekilde Roma mevhumu nedir,
bilinmemektedir.Bu çok ilginç bir geydir; çünkü Roma, çagdag medeniyetin,hukuk ve idari yapimizin temelini tegkil eder. Roma sistemine ragmen dünyadakiuluslann çogu bunu anlamazlar. Bau Avruverilmig bir dänemdir. Ama mesela
pa için Roma anlagdmig, hakki
çašdag Yunanklar, yanlig bir tarihyazicLGI ve tarih egittml dolayistyla Roma'ytbir inhitar, bir vahget, bir sefahat ve rezalet dänemi olarak görür, öyle öšretirl.er. Bu tip yorumlan benimserler.Bu görügün
de BatL'da bir kaynašL Vardir; fakat Yunanhlar Roma'yi bir gekilde
kendi medeniyetlerinin dejenerasyonuolarak görürler.
Maalesef çagday Türkiye'de de hiç yeri ve. lüzumuyokken Rohakkmdakidügüncelerbundan ileri gitmez. Hatta
ma 1mparatorlugu
çok anlamsiz bir tartigma da yet almaktadir. Bu da imparatorluk deemperyayiminin bir tabu biçiminde kullandmasidtr.Imparatorluk,
emperyalizmle
imlizmgibi bir kavramlabašdagttrdmaktadtr.Oysaki
vardir
alâkasi
çaglannda
çok
iki
kavramin, hele Roma
az
parator gibi
1LBER ORTAYU
181
-.
l
Fatih Sultan Mehmet'in Ïstanbul'uKugalmasi.
ve o zamanlarda, emperyalizm kätu anlamda kullanilan bir terim olmaktan da çok uzakttr. O kadarkl baziyanke sosyoloji egitimi dolayisiyla imparatorluk
modeli olarak
III. Napolyon Fransa'st,yani 19.
kolonyalistFransa, anlattlmakta ve Osmanh Devleti böyle bir günah ve böylebir rezaletle(!) alakasi olmayan bir devlet geklinde tanttumaktadtr.
Devlet kavraminm tarihini çok lyi veremeyen
kipiler,devlet ve imparatorluk ayrlml yapmaya gitmektedirler.
yüzyildaki
1
Bütün bunlar bizeçok açik bl.rgeyi göstermektedir: Bizim tarih
ve styaset dü;üncemtzdeimparatorluk, Roma zihniyeti ve Roma yapist lyi anlagdmamaktadar. Oysaki ecdadimiz için bu böyle degildir.
Roma demek, cihangümul bir imparatorluk demekti. Bu bir misyondu ve bu siyasî yükümlülükten çekinenler veya tapyamayanlar yerini yeni gelene birakirlards.
Nitekimbizimecdadimiz için Romave Romahâkimiyeti,Diyari Rum'a, Iklim-iRum'a sahip olmakti
ve bu misyon artik, Yunanca
BatL
konugan,Orca Anadolu'daki,
Anadolu'daki, Küçük Asya'daki
I
.
182
OSMANLI'YIYENIDEN
KESFETMEK
I..
I
..9
toplumun
ist degildi.O misyonu artik yuklenecek olan Selçuklu'ydu,
Osmanh'ydl. ÜSmanhlar
Ve hiç enbu misyonu üstlerine almiglardL
digeetmeden de Roma'run bagkentini,yeni Roma'yi,yant istanbul'u
ahnak laumdi ve alarak o bedeft gerçeklestirdiler.
I-
.
Türkler'in hükürndari hem Türk Hakant'dir hem Müslümanlar'in halifesidir ve Kayzer-iRum'dur yant RomaKayzeri'dir.Sunuda
ekleyellm: Halife tabiti öyle YavuzSultan Selim'le Hicaz'daki ve Kahire'deki emanerlerin devriyle gelmig bir gey de§ildir. O, bizde 18.
yüzyda air bir efsanedir. Yaratumig
bir efsanedir. Yavuz Sultan Selim
Han'dan evvel de padigahlarimizin halife unvanmt kullandigina,bu
unvanin zikredildigine dair kayttlar vardir. En azindan vakanüvisler
bunu böyle yazmaktadtrlar. Kaldtki ne Yavuz Sultan Selim ne Kanunî, halife unvantni mesela IL Abdülhamid Han kadar,Sultan Abdülazizkadar kullanmarmgiardtr.
gerekiyor: Bu taribin son Roma imparatorlugu bir remel aktöre yani MüslümanTürk'e dayanmaktadlr.Bunda
hlç guphe yoktur. Nitekim ordunun dili Türkçe'dir ve ordu Türk müessesesidir. Devgirme çocuklar alminiteir, fakat o çocuklar Türkçe
Sunuifade
ermek
konuguyotlar,Osmanhlagtyorlarve o
unsurlardan
meydana
gelen
Kapikulu Ocaklart, merkezî ordunun çekirdegidir. Asil saytca kalabalik eyaletier ordusu için bu durum söz konusu degildir.
Tarihi boyuncabu Türk devletinin ana unsuru askerlik olmugtur ve orada Turkçe korunmustur, Türkçe devamb kullandmigetr.
Bununhlçbir devirde istisnasi yoktur.
ilginçbir biçimde bu imparatorlukta
kançuarya dili de Türk-
çe'dir.
YaniTürkçe hâktm olarak kullandmasabile her devitde kullandmigtir,zannetmeyiniz ki berhangi birTürk devletinde bir rarthte bir Türkçe müracaat veya arzuhal reddedilecek, anlamaytz denilecek; böyle bir gey sözkonusu degildir. Tabtî ki Iran'dahükmeden
Büyük Selçuklu Devleti'nin, kançdaryada Farsça'yi kullanmasi kadar kaçintimazbir olay yoktur. Ama o ülkede, o devlette Türkçehin.
-
I
ILBERORTAYLI
183
L
.
I
I
I
I
I
bürokraside,yürürlükte olmadigma, kullanilmadLgma
dair bir delil
var midir? Haytr yoktur. Kaldtki ordudaki komuta dili bu devlerlerde Turkçe olmugtur.
Önemieüzerinde durmamizgereken
bir mesele daha
var.
Tarth
boyu devlecte Türkler'in
bagka unsurlar bir arada olmugtur
unsurlar
arada
oldukça
bir
da onlann kühüründen, tariblerinve bu
den esintiler her zaman kültürelhayacimizda,kultureldokumuzdavar
olacaktir. Harra çok enteresan, folklorda,sosyolojide bir Almanca
tabir kullaruhr:"Volksfrämmigkeit", "Halk imam"demektir: llginçbir
ektlde bazen Hiriselyan, Yahudi,Müslumangeleneklertnta birbirine
karigtigint,birtaktm Hiristiyanlar'in birtakim Müslüman evllyalann
mezannt ziyaret ettigini, birtaktm Müslümanlar'inda adet oldugu
yanLnda
üzere
1stanbul'damesela Meryem Ana Yortusu'nda Hirisciyanlar
ile
birlikte bulundugunu, birtakimYahudiadeelerinin rahatlikla Müslümanlar carafmdan alindigmt görürüz. Demek ki bu söz konusu oldu-
gu gibi devlet bayattmizdada birtaktm
müesseseler, unsurlar
çigkenlik söz konusudur.
için ge-
>I:**
Osmanli Tarihi, açikça söyleyelim biz Türkler'in tarihidir,
Türk devletinin tarihidir; ama ayni zamanda etraftmtzdaki ytrmi küsur devlette yagayan onu agkin milletin, çok dinli, çok dilli kavimlerin ortak
bir tarihidir.
Bunu böyle kabul etmemiz gereklyor. O takdirde ne Balkanlar'da, ne Orta Sark'ta,ne de Kafkasya ve Güney Rusya'daOsmanli
tarthsiz
ve Türkçesizbir tarih egitimi yapmanm, tarib quuru elde etmenin imkâni yoktur. Yani Turkçe bilmedikleri, Turk kaynaklarma
inmedikleri takdirde hiçbir gekilde kendi millî tariblerini yazamazlar.
Bunu bir gekliyle Macarlar ve Israilliler(kl onlar bu bölgeyeen geç
gelen unsurdur) anlamylardir. ÖbürOsmanh millerlerinin bo konuda maalesef yeterince uyanik oldugunu söylememiz mümkün degildir. Bu keyfiyetonlar için böylede bizimiçin farkh mi? Yani sadece
184
OSMANLYYIYENIDENKESFETMEK
.- ...........
. ......
.
Topkapt Saraya arz odasmda Avrupah bir bakanla görügme. De l'Espinasse.
Türkçe-Osmanhcakaynaklarabakarakbu mutantan imparatorlugun
tarihini, yagammt, lçindeki halklann ideolojisini, dünya görügünü
kavramakmümkün müdür? Haytr.
Acaba Arapça, Farsça'yt bir parça bHmeden,Osmanhca'yt çok
lyi bilmeden Osmanh carihçisi olmak mümkün degildirde
došru
bir söz bu- Yunanca bilmeden, Bizans't tanimadan, Slavlar'm Bal-ki
kanlar'daki orta zamanlardaki devlet ve yagam kültürünü bilmeden
teiellerini
bu devletin
ve karakterini anlamak mümkün müdür? HaArap kültürünü tanimaytt. Acaba orta zamanlardaki Orta Sark'taki
dan bu devleti anlamak mümkün müdür? Yine hayLTI
Gerçi, "Osmanli Devleti 16. yüzydda Araplagmigttr" diyor birta-
klm ÍnSanlar.
olsa" metoduyla bu sözü söylüyorlar. HaEzbereve
kikaten äyle midir? BöylebirArapla§ma var midir? Öylebir olaganüstü Araplagmaytsaglayacak unsurlar meydana çikmig midir? Nedir onlar?Nasd oluyor da Fatimîlerve MemlûklardevriArap dünyastni, o
Sam'mL,
zamanLn
Suriye'sini,Bagdat'inL,
Filistin'ini incelemeyen bir
ILBERORTAYLI
"olsa
185
1
A
l
I
Türk tarihçi
ve sosyal
bilimdüguncesi,böyle bir iddiayi çocukça ortaya atabillyor? Bütün bunlar çok ciddi sorunlardtr ve bilim adamlanrun, yüksek ilim müesseselerimizin aragtirma güzergâhmin çok dogru oldugunu säylemeyecegimiz gibi, bu gibi bilgileriözet halde gençlere sunmayan bir tarihyaziminm da millî tarihin anlagilmasma yardim ettigini söyl.emekçok güçtür.
·
BugünOsmanblar'in fethettigi Arap dünyasmdane olup bittiitni, Fransa'dave haEtaRusya'dakicarih talebesi, üniversitedeki tarih calebesi okuyup biliyor;ama bizbilmiyoruz.Bu dogrultudaküçuk
bir paragraf bile yazilmamigttr. Osmanh'dan önceki Balkanlar nedir,
kitaplarda bir paragraf yoktur ve oralarda nasil bir hayat degigikligi
olmustur, örnek yokrur. lvo Andriç'in DrinaKäprüsü'nü,Nobel alan
bu romani, okudugumuz zaman bepimizgagmigtLk, heyecana gelmigtik. Dügunün
en hafif bir bilgi verilmiyor ve aslmda pek de hoglansayamayacaglmLz,
oldukça önemli bir Hirvat milliyecçisi Ivo
mig
yazdigt
Andriç'in
Drina Köprüsü etrafmda geligen tarihi roman bizi
heyecana dügürüyor.Çünkü
hiçbir gekilde o dünyadan haberimizolmamig.
I
Çokilginç bir olaydir: Osmanli Tarihi'nin büyüksentezini,
ne
18. asrin ne de 19. asrin Türk âlimleri yapmigttr. Bunu bir Avusturyah bilgin olan JosephHammer von Pwgstall yapti ve onun yantn-
da biridaha vardL, onu birçokkigibilmez;bukill tarihçi johann Wilhelm Zinkeisen'dir.Hepimizinbildigtgibi, Joseph
HammerAvusturyah'dir, Zinkelsen de Alman'dir.
Hammer ve Zinkeisen, Türkçe argiv (hattaZinkeisen Türkçe
bilmez) kaynaklartokumadan, tamamlyla
cihangümul bir imparatorI
I
lugun Venedik, Avusturya, Almanya, Fransa argivlerindeki kayttlantakip ederek oldukça
hacimli Osmanh Tarihi sentezi meydana geni
tirmiglerdir. Kime sorsak bunlarin geçtigini, eskidištni söylüyor. Eski
pabuçlarm
yerine yenisini koymadigamiz surece karda kigta eskileri
glylyoruz. Bu çok açik bir gerçektir. DolayistylaHammer'siz gu anda
i
1
I
1
1
186
OSMANU'YI YEN1DEN KESFETMEK
hiç kimsenin bir gey takip ettigini söylemek çok zordur. Bunun uzerinde durmamizgerekiyor. Kaldiki böyle cibangümul bir imparatorlugun ilmt sentezinin halka nakledilmesi gerekir. Halka mal olacak
bir popüler edeblyat, tarih edeblyati lazimdir.Bununda çok yakm zamanlara kadar meveut olmadrimi söylemek lazim.§unuunutmayaile Okulim ki, bizimkugak,bu tip bir carihi "Hayat Tarih MecmuaSL"
okuyordu.
yordu, Yilmaz Öztena'nm
Ondan evvel genig
kitalanyla
öšrencilerinin
okuyup
kitlelerin, lise-üniversite
merakla izleyebilecekleri bir degigikyorum bile söz konusudegildi.
OsmanlL
Tarihi kaynaklan bir muammadtr. Bu imparatorlugun
1300'lerdeyani 14. asrin baglannda(Halil InalcikHoca bu tarihi birkaç sene daha ileri götürmektedir) ortaya çiktigL malumdur. Ne var
ki aga L yukafL 150 sene boyu,yani 1450'lere yaklagan dönemekadar,
biz bu imparatorlugun hikâyesini Çagday
Terkler'den dinlemiyoruz.
Yani Âgik
Pagazade,Oruç Bey,Mehmed Negrigibi ilk devir kroniklerinin hepsi 15. astm ortalarindan sonlarina dogru ortaya çikmLjür.
Tabiî yazdiklart tarihte, malûmat bakimindan eskiyi duyduklankadar naklediyorlar. Hangi yazth kaynaklartkullanlyorlar ve daha da ilginci bun1ar nasil bir dünya görügüyle tarihi olaylari anlattyorlar,
tam
manastyla
bilemiyoruz.MesalâAgLkpagazade'nin
söz ettigi kaynakkielimize
nüsha
yok.
gi Yahit Fakib'den
Yani,-1350'deyazigeçen bir
lan bir tarih kitabt, herhalde bizebagkabir bakiglaolaylart nakledecekti. Hâlbuki bu tarihçilerimiz, yani bizim bugun ihtiramla ismini
andiklarimiz, bir imparatorluk atmosferinin tarihçileridir.
Çokgütel
Almanca bir
tabir var
bu
vakanüvisler
için; Reichs-
tarthçisi",
tarihçileri"...
historiker yani
Fatih'in Bosna'ytaldt L, Arnavueluk'u aldigt, 1stanbul'u
fethettigi ve bir
dünya gücü olarak çikan büyükdevletin bagnda, o buyükOsmanli
Devleti'ni yönettigi çagda bu vakanüvisler Devlet-i Aliyye'nin kurulugunuyaziyorlar. O kurulugu bambagkabir havayla,yani oldugundan
"devlet
1LBERORTAYLI
"imparatorluk
187
I
.
-
.L
I
i
L
.
L
.-
I
.
L
ve Ortodoks patriginin bulqmalan. Smeeton.
Seyhülislam
bagkabir havayla vermemeleri mümkun mü? Menktbe gerçekle karttarth
olmayan geyler ortaya çikabilir. Çagdag
maalesef daha güvenilir bir dal degildirve öyle zannedlyorum ki önumüzdekt zamanlarda muaSLr devletlerin Memluklar'in, Venedik'in,
Floransa'nto yani Toskana devletinin, Cenova'ntn argivleri lyice ka-
gabilir.
Çokolasthkla
bizimyeni bilgilerelde etmemiz de oldukça güçlegecektir. Filolojik bakimdanbir çetinceviz daha var; 15-16. asir Moskova argivleri. Zenginfakatkullanilmadt.
ngunlmadLkça,
Kurulugdevrimizdeki bu historiyografikzorluklar, bagkaalanlarda da ortaya çokmaktadtr. Hangi tahrir defterinebaksanlZ RTRZi V€ VCTgi kayttlannin 15. astrdan apagtya gideni yoktur.
Ilk yayinlanan
tahrir
defterlerive resmi kançuaryaninkayidan olan ahkâm dekerleri'dirki
bunlann bir dizisiniartik Bagbakanhk devlet argivimiz baçanylaorEaya çikarmaktadir. Ayricabu defterleriEdebiyatFakültesi'ndenMehFeridunM. Emecenve llhanSahingibi dostlanmizele almet Îpgirli,
maktadir ve kaynaklann daha eskiye gitmedigini size zaten yazarak
188
OSMANLYYlYENIDENKESFETMEK
bildirmektedirler.Dolayistylabiz ortada varhštyla objektif olarak bulunan büyükbir bölgenin,cihangümul bir imparatorlugun karanhk tarihini kegfermekve anlamak zorundayiz. Oysahem yazarlar, okumu
yazmig kimselerolarak; hem de halk olarak bunu ters anlamakta, ters
yorumlamakta ve buna ters inanmakta birebiriz.Gelecek zamaniarda
Ingaallahbunu telafi edecegiz.
I
I
I
I
I
L
ILBERORTAYLI
189
L
l
I
TIMA
timas
yayinlari
UD
Osmanh1rpratodugn'nunsonyuzylhn
Teginisanive Öresi,
hikâyesi.SultanMahmud-i Adli'den baglayamksaltanaan
veanimdanhilafetinilgpsmakadaruzananha
inbirhikäye.
Suhan Abdulaziz Han'm phadeti, Sultan Begnci Murat?m
cinneti, 93 Harbi, isynnlar, iro alanan agir antlagnalar... Ve
hepsininardmdanhadm,
er* genç,ihtiyar,
SuhanOsmank
kannu tapyan bütün yhzade ve suhanlann ülke digna
I
i
)
üriyaAarüd,IfelKilabevi,
lemzi,Dog,N·Tva tiimseskin
kilupplarde
t
i
,
I
·
r
-
I
-
I
..
I
P
L
-
I.
I...
1. J
Li-
-.6
•.
I
JP
"i
a
L--.
I
•
I
I
,
-rs!
Pa:.
1..
"1"LL
4RLÆMALIMIEEl-ti
ELL=)
! I
=
.L"
M.-..
13
Li lldEddilliiJriki
?
,
wr
..
.
..-AA
MA.I.
a
.
r
.
Mi
.-.
.1•
.9
.
Download

Ilber Ortayli - WordPress.com