Avrupa’nın Eğitimde Model Ülkesi: Finlandiya
Hasan Basri Dursun > [email protected]
Giriş
PİSA ve IGLU gibi karşılaştırmalı eğitim araştırmalarında Finlandiya büyük başarı göstermiştir.
Özellikle Güney Kore ve Japonya gibi başarılı ülkeleri geride bırakan nadir ülkelerden olması, eğitimle ilgili
kişi ve kurumların Fin Eğitim Sistemini merak etmesine yol açmıştır. Bu nedenle eğitim sistemini
araştırmak için Finlandiya’ya çeşitli ülkelerden heyetler gitmiştir. Finlandiya’nın eğitimdeki başarısının
altında yatan nedenleri ortaya koymadan önce ülkenin tarihi ve kültürel arka planına değinmek faydalı
olacaktır.
Tarihi ve kültürel arka plan
Beş milyonluk nüfusa sahip olan Finlandiya’nın yüzölçümü yaklaşık Almanya büyüklüğünde olup
337.030 kilometrekaredir. Finlandiya, 31 Aralık 1917’de bağımsızlığını kazanmıştır. Bu tarihe kadar Rusya
ve İsveç arasında sürekli el değiştirmiştir. 1155 yılında İsveç Krallığına geçmiştir. 1323 yılında Novgorod
(Rusya) ve İsveç arasında yapılan barış antlaşmasıyla batı ve güneyi İsveç’e, doğusu (Karelien) ise
Novgorod’a bırakılmıştır. 1809 yılında ise tamamen özerk çarlık dükalığı olarak Rusya’ya dâhil edilmiştir.
Bu dönemde Finlandiya kendi hukuk sistemini, gelişen ulusal ekonomisini ve ordu birimlerini korumuştur.
1865 tarihinde Finlandiya kendi para birimi olan Markka’yı çıkarmıştır. Parlamenter ve hukukun
üstünlüğüne dayalı bir hükümet sistemi geliştirmişlerdir. Rusya’daki Ekim Devrimi ile Finlandiya
bağımsızlığını ilan etmek için 6 Aralık 1917 tarihinde büyük bir fırsat elde etmiştir. Sovyet Rusya
Hükümeti, 31 Aralık’ta Fin bağımsızlığını tanımıştır. Komşu devletler ve batı ülkeleri tarafından da tanınma
süreci hızlı bir şekilde gerçekleşmiştir. Fransız sistemine benzeyen Finlandiya Anayasası, 17 Temmuz 1919
tarihinde kabul edilmiştir.
Sovyetler Birliği, Finlandiya’ya 1939’da saldırmış bu saldırının ardından, tarafsız bir ülke olan
Finlandiya, 2. Dünya Savaşına dâhil olmuştur. Finlandiya 1939-1940 ve 1941-1944 yılları arasında
Sovyetler Birliği ve 1944-1945 yılları arasında Almanya ile savaşmıştır. Savaşın sonunda Finlandiya,
topraklarının %10’u ile 100.000 insanını kaybetmiştir.
1944 yılı sonbaharında savaşta kaybedilerek Sovyetler Birliğine bırakılan Karelia ilindeki 400.000 insan
ülkedeki başka yerlere yerleştirilmiştir. Laponya büyük oranda tahrip edilmiş, bunun sonucunda yeniden
yapılandırılmak zorunda kalınmıştır. Sovyetler Birliği ile yapılan barış antlaşması Finlandiya’nın çok yüksek
oranlarda savaş tazminatı ödemesine neden olmuştur.
2. Dünya Savaşına katılan tüm Avrupa ülkelerinden, sadece Finlandiya ve İsveç yabancı birlikler
tarafından işgal edilememiş ve Fin demokrasisine dokunulmamıştır.
Okuma geleneği olan bir ülke
Finlandiya, 600 yıllık yabancı hâkimiyetine rağmen dilini ve kültürünü korumayı başarmıştır. Bunun en
önemli nedeni, okuma geleneğinin çok eskilere dayanıyor olmasıdır.
Finlandiya’da okuma geleneği, Fin yazı dilinin babası sayılan Mikeal Agricola (1510-1557)’ya dayanır.
Onun tarafından ilk defa 1548 yılında İncil Fince yazılmıştır. Bu İncil, Fincenin Alfabesi sayılır. 1686
yılında ülke çapında okuma sınavları gerçekleştirilmiştir. Bu tarihten itibaren her evlenecek çift için bu
sınavı başarıyla geçme zorunluluğu getirilmiştir. Bu önemli okuma geleneği, bugün çok iyi yetiştirilmiş
anaokulu öğretmenleri ve okullar tarafından devam ettirilmektedir. Eğitimdeki başarılarında da en önemli
etken bu olmuştur.
“Kütüphaneler demokrasinin oturma odasıdır” cümlesiyle eski Fin Kültür Bakanı Tanja Saarela
ülkesi için okumanın ne kadar önemli olduğunu ve eğitim sistemlerinde okuma becerisine ne kadar çok
değer verildiğini göstermektedir.
Doğu komşusu Rusya ile batı komşusu İsveç arasında kalarak, sınırlı maddi kaynaklarını yüksek kaliteli
uzmanlar yoluyla en verimli şekilde değerlendirmek için profesyonel eğitim sistemi inşa etmişlerdir.
Profesyonel eğitim sistemi sayesinde kaliteli bir eğitim yanında vatandaşların okuma becerileri geliştirilerek
kültürel kimliğin korunmasına önem verilmiştir.
Ülkede okuma, eğitimin temeli sayılmaktadır. Anaokulundan itibaren çocuk ve gençlerin eğitimine
yüksek kaliteli öğretmenler eşlik etmektedir. Eğitim düzeyi düşük bölgelerle özel olarak ilgilenilmektedir.
Okuma becerisinin bu kadar gelişmiş olmasında Fin dil yapısının kolay olmasının da rolü vardır.
Finlandiya’da okuma becerisine katkı sağlamada televizyon yayınlarının da etkisi vardır. Tüm yayınlar
orijinal dilde ama Fince altyazılı olarak gösterilmektedir. Özellikle mükemmel bir şekilde donatılmış
kütüphanelerle okuma cazip hâle getirilmiştir. Kırsal bölgelere kütüphane olarak düzenlenmiş özel
otobüslerle hizmet verilmektedir.
Eğitim geçmişi
İlk defa 1852 yılında eğitimbilimleri bölümü açılmıştır. Koskenniemi en önemli eğitim bilimcilerinden
birisidir. Alman eğitimcilerinden özellikle Prof. Dr. Peter Petersen, David Katz, Charlotte Bühler ve Dr. Elsa
Köhler’in Fin eğitim biliminde etkisi büyüktür. 1920-1930’lu yıllarda Almanların etkisi azalmıştır. Altmışlı
yılların sonu ile yetmişli yılların başında Doğu Alman eğitimi ile ABD eğitimi arasında bir denge kurulmaya
çalışılmıştır. 1946 yılında Doğu Almanya 8 yıllık zorunlu ilköğretimi yürürlüğe koyarak Finlandiya’ya
örnek olmuştur. Günümüzde Finlandiya, İngiliz eğitiminin etkisi altındadır.
Finlandiya’da, eğitimde genel/ulusal hedefler ve ders saatleri hükümet tarafından kararlaştırılır. Çerçeve
bir müfredat ve standartlar Ulusal Eğitim Ajansı tarafından ortaya konulmaktadır. Fin eğitim ve öğretim
mevzuatı, öğretmen yetiştirilmesi, hizmet içi eğitim, ders planları ve ders materyalleri konularını
içermektedir.
1968 yılında parlamento oy birliğiyle kesintisiz dokuz yıllık temel eğitim sistemini kabul etmiştir. 1972
ve 1979 yılları arasında 1.sınıftan 9.sınıfa kadar kesintisiz birleşik (İlköğretim) okul sistemi uygulamaya
konulmuştur. 1980 yılından itibaren eğitim programlarında köklü değişikliklere gidilmiştir. Örneğin
liselerde sınıf geçme sistemi ve seviye kursları kaldırılmıştır. Kredili Ders Geçme Sistemi veya kısaca Kurs
Sistemine geçilmiştir. 1994 yılında yeni öğretim planları ve standartları yürürlüğe girmiştir. Okulların
dışarıdan denetimi kaldırılarak belediyelerin ve okulların sorumlulukları artırılmıştır. (Okul içi özdenetim
veya öz değerlendirme).
Ülke çapında hizmet içi eğitim kurslarına büyük önem verilmektedir. Yabancı dilin çeşitliliği,
matematik, fen ve tabiat bilimleri, nitelikli okuma becerisi ve sanal okul alanlarında projeler
gerçekleştirilmektedir.
Fin Eğitim Sisteminin temelleri İsviçreli Eğitim Bilimci Jean Piaget’in eğitim anlayışına uygun olarak
inşa edilmiştir. 90’lı yıllarda yapılandırmacı eğitim anlayışıyla eğitim çalışmaları zenginleştirilmiştir. PİSA
eğitim araştırmalarında Finlandiya eğitim sistemi dünyanın en iyi eğitim sistemlerinden sayılmaktadır.
Finlandiya, okuma, anlama, matematik ve tabiat bilimlerinde Japonya ve Kore gibi ülkeleri geride bırakan
nadir Avrupa ülkelerinden birisidir. PİSA sonuçları açıklandığından beri birçok eğitim uzmanı “Finler
bizden farklı ne yapıyor?” sorusuna cevap bulmak için bu ülkeye araştırma gezileri yapmaktadır.
Finlandiya’nın eğitim sistemindeki anlayış değişikliğine özellikle kırsal yerlerde yaşayanlarla şehirde
yaşayanlar arasındaki eğitim farklılığı neden olmuştur. Yeni eğitim anlayışının hedefi bütün öğrencilere
yaşadığı yer, cinsiyeti, kökeni ve sosyal tabakası ne olursa olsun eşit eğitim şansının verilmesidir. Bu hedef,
1921’den beri Fin anayasasında mevcuttur ve büyük oranda da gerçekleştirilmiştir.
Neuvola (Ana çocuk sağlığı merkezi)
Danışman veya rehber anlamına gelen Neuvola kurumu, 1922 yılında Helsinki’de çocuk doktoru Dr.
Arvo Ylppö tarafından doğum sonrası anne ve çocuk ölümlerine karşı tedbir amacıyla kurulmuştur. Bizdeki
Ana Çocuk Sağlığı Merkezi’nin karşılığıdır. 1944 yılından beri tüm ülkede ücretsiz olarak hizmet
vermektedir. Fin sağlık sisteminin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Neuvola, hamilelikten çocuğun
okula başlamasına kadar, çocuk ve aileye rehberlik ve destek sağlar. Bu çerçevede aileye görüşme ve
muayenelerde güvenilir bir ortak olarak destek olur. Çocuğun tedavisi için çocuk doktoruna havale etme
yetkileri de vardır. Neuvola’da çalışanlar, tıp ve psikoloji dallarında ebelik, hemşirelik ve aile danışmanlığı
alanlarında yükseköğrenim görürler. Neuvola’ya başvuran aileler (Fin ailelerin % 99’u bundan yararlanır)
devlet tarafından anne parası verilerek ödüllendirilir. Anne parası doğumdan dört hafta öncesinden
doğumdan dokuz ay sonrasına kadar ödenir. Doğumdan sonra da bebek için bir donanım paketi verilir.
Yaklaşık 500 €’luk bu pakette, bebeğin kıyafeti, yatağı ve ilk kitabı gibi çeşitli hediyeler bulunur. Bu paket,
tüm çocukların eşit olduğunu sembolize etmektedir. Neuvola kurumunun oluşturulmasında amaç,
çocuklardaki göze çarpan farklılıkları çok erken fark etmek ve tedbir almaktır. Çocukların özel olarak
desteklenmesi ve ailelerin beslenme konusundaki problemlerine yardım etme ve gerektiğinde uzmanlara
havale etme görevleri de vardır.
Eğitimde fırsat eşitliği
Finlandiya eğitim sisteminin en önemli amacı her vatandaşa yaşından, ikamet ettiği yerden, maddi
durumundan, cinsiyetinden ya da anadilinden bağımsız olarak eşit eğitim imkânları sağlamaktır.
Okul öncesi eğitim, ilköğretim ve ortaöğretim ücretsizdir. Eğitim, sosyal hizmetler ve okul yemeği
bütün sınıflarda ücretsizdir. Ders materyalleri, okul kitapları, okul öncesi eğitimde ve ilköğretimde
parasızdır. İlköğretim öğrencilerinin okula ulaşımları belediyeler tarafından ücretsiz sağlanır.
Eğitimde rehberlik
Eğitimde fırsat eşitliğini sağlamak için okullarda rehberlik hizmeti verilmektedir. İlköğretimin ilk altı
yılında rehberlik hizmeti derslerle birlikte verilir. Ama ilköğretimin 7-9. sınıflarında ve orta öğretimde ders
planında bunun için özel ders saati ayrılmıştır. Rehberliğin amacı, öğrencilerin okullardan başarılı bir
şekilde mezun olmalarını sağlamak, öğrencinin meslek tercihinde yardımcı olmak ve meslek eğitiminde
öğrenciye en iyi şekilde danışmanlık yapmaktır.
Mecburi okul çağı
Mecburi okul çağı yedi yaşında başlar ve dokuz yıl sürer. İlköğretim okulundan mezun olunduktan
genel ve mesleki liselere, bundan sonrada meslek yüksekokuluna ya da üniversiteye devam etme imkânı
vardır.
Azınlık dilleri
Finlandiya’nın, Fince ve İsveççe olmak üzere iki resmi dili vardır. Ülkede ilköğretim ve ortaöğretimdeki
öğrencilerin % 6’sı, eğitim dili İsveççe olan okullara devam etmektedir. Her iki dil grubundakiler için kendi
anadilinde yüksek öğrenim imkânı da mevcuttur. Bunun yanında kısmen veya tamamen derslerin yabancı
dille verildiği -çoğunluğu İngilizce verilen- okullar da vardır. Lâponya’nın Sami bölgesinde yerel idareler
Sami dilinde de eğitim vermek zorundadır. Azınlıklar ve sağırlar için de kendi dillerinde eğitim verilir.
Okulların finansmanı
İlk ve ortaöğretim okullarının çoğu belediyeler tarafından finanse edilir. 2004 yılında ilköğretim
okullarının % 98’i, genel eğitim veren liselerin % 92’si ve meslek eğitimi veren liselerin % 52’si belediyeler
tarafından finanse edilmiştir. Özel müteşebbis tarafından finanse edilen eğitim kurumları belediyelerin
gözetimi altındadır. Bu özel okullar da Fin ulusal eğitim merkezi ofisinin tespit ettiği yönergelere ve ulusal
eğitim programına uygun olarak çalışmalarını yürütürler.
Yerel idareler eğitimde anahtar rol oynar.
Eğitim Bakanlığı, eğitim sisteminden sorumludur. Fin ulusal eğitim merkezi ofisi (Bizdeki Talim ve
Terbiye Kurulu), ilk, orta, yüksek ve yetişkin eğitiminin yöntemi, içeriği ve hedeflerinin geliştirilmesinde
Eğitim Bakanlığı ile birlikte çalışır. Her bir Fin bölgesinin –ki, altı tanedir- kendi eğitim ve kültür
müdürlüğü vardır. Okulların yönetimi, okulların finansmanından sorumlu olan belediyelerin elinde bulunur.
Eğitimde özerklik
Okulların özerkliğinin kapsamını belediyeler belirler. Okulların, yasal olarak belirlenmiş temel
görevlerini yerine getirdikleri takdirde, eğitim hizmetlerini kendi yönetim anlayışına uygun olarak verme
hakkı vardır. Meslek yüksek okulları belediyelere veya özel müteşebbislere aittir. Tüm yüksek okullar ve
üniversiteler devlete aittir ve özerktir.
Teftiş yerine öz değerlendirme
Finlandiya’da okul denetçileri yoktur. Eğitim kuruluşlarının çalışmaları ulusal eğitim programının
amaçlarına ve yasal kurallara uygun olarak yerine getirilir. Sistem, öğretmenlerin dallarındaki
yeterliliklerini, ders programlarında gösterilen hedeflerin gerçekleştirilmesindeki başarıya göre belirler. Öz
değerlendirmeye çok önem verilir.
Değerlendirme kurulu, 2003 yılından beri ilk ve ortaöğretimde değerlendirmenin gelişimi, yönetimi,
koordinasyonu, planlaması ve eğitiminden sorumludur. Yüksek okullar ve meslek yüksek okulları
çalışmalarından ve sonuçlarının değerlendirilmesinden kendisi sorumludur. Ancak, Değerlendirme
Kurulundan destek alırlar.
Okulöncesi eğitim ve anaokulları
Aileler, 10 aylıktan ilkokula başlayıncaya kadar çocuklarını, yuvaya, anaokuluna ve bir bakıcı aileye
verme hakkına sahiptir. Bakıcı ailede, dört çocuğun birlikte bakılması şart koşulur. 6 yaşından itibaren isteğe
bağlı okul öncesi eğitim başlar. 3 yaşın altındaki çocuklar, en fazla 12 kişilik gruplar halinde meslek lisesi
mezunu iki çocuk bakıcısı ve bir anaokulu öğretmeni tarafından bakılır. Anaokulu öğretmenleri eğitim
bilimlerinde master derecesinde bir yüksek öğrenim görürler. 3 yaşın üzerindeki çocuklar, en fazla 21 kişilik
gruplar halinde, bir çocuk bakıcısı ve iki anaokulu öğretmeni tarafından bakılır. Anaokulu ve okulöncesi
eğitimde her çocuk için bir anaokulu haritası oluşturulur. Bu, çocuğun bir gelişim planıdır. Bu gelişim planı
aile, çocuk ve anaokulu tarafından birlikte oluşturulur. Bu plan yılda iki defa gerçekleşen görüşmelere
dayanır. Bu planda çocuk için alınması gereken tedbirler görüşülür ve karara bağlanır. Veliler isterlerse bu
planı çocuk okula başladığında okul yetkililerine verebilirler. Tüm bu çalışmaların amacı çocuğun öğrenme
şartlarını en iyi hale getirmektir.
2001 yılından beri belediyeler 6 yaşındaki çocuklara ücretsiz bir yıllık anaokulu imkânı sunmaktadır.
Okulöncesi zorunlu olmamasına rağmen katılım % 98’dir. Okulöncesi eğitim bağımsız Anaokullarında veya
ilköğretim okulunun bir parçası olan anasınıflarında verilmektedir. Anaokulları, çocukların hayal
dünyalarını zenginleştiren etkinliklerin sunulduğu; çocukların diğer çocuklarla birlikte bütüncül olarak
gelişimini sağlayan eğitim ve oyun çevresi oluşturmaktadır.
Okulöncesinde verilen derslerin planlanmasına, şartlar izin verdiği ölçüde aile ve çocuklar da dâhil
edilmektedir.
Okulöncesi eğitim sistemli ve profesyonel olarak gerçekleştirilmektedir. Okulöncesi eğitimin amacı
okula hazırlamaktır. Ders programında “Bireysellik, aktif öğrenme ve çocuğun bir grubun üyesi olarak
sosyal becerileri desteklenmek zorundadır” ibaresi vurgulanmaktadır. Ders programı ders saatleri veya
dersler olarak değil konu alanları olarak alt bölümlere ayrılmıştır.
Örneğin: Dil ve Etkileşim, Matematik, Ahlak ve Felsefe, Çevre ve Doğa, Sağlık, Fiziksel ve Motor
Gelişimi, Sanat ve Kültür.
Okulöncesi eğitim, çocukların bilgisi, becerisi ve tecrübeleri üzerine yapılandırılmıştır.
Okulöncesi eğitimin yöntem ve işlevleri mümkün olduğunca çeşitlilik ve değişkenlik arz etmektedir.
Çocukların grup içinde çalışmasını öğreten etkinlikler eğitimin temelini oluşturur. Bunun dışında diğer
önemli anlayış, çocuğun tüm etkinliklerde kendi isteği ile yer almasını, inisiyatif geliştirmesini
desteklemektir.
Eğitmenlerin çocukları doğru analiz edebilmesi, onların bireysel farklılıklarını gözeten, bireyselliklerini
destekleyen bir eğitim vermeleri çok önemlidir.
Anaokullarında çocukların tecrübe kazanmaları için göreceli bir serbest alan oluşturulur. Çocuklar bu
alanda ne yapmaları konusunda bağımsız olarak karar verirler. Okul öncesi eğitimde yapılandırmacı anlayışa
uygun olarak çocuğun oyun ve öğrenme çevresine çok önem verilir. Çocukların, kendi akranları arasında
bağımsız düşünmeleri geliştirilir. Barışçıl bir yaşam anlayışını ve öğrenmeyi teşvik etmede oyunlar temel bir
araçtır.
Fin eğitim sisteminin temel prensipleri
• Her çocuk değerlidir.
• Yaşam boyu öğrenmenin temeli güvendir.
• Çocuklar utandırılamaz.
• Çocukların ileriki yaşlarda özdenetimli, bağımsız ve sorumluluklarını bilen bir kişi olmasını
sağlamak için mümkün olduğunca erken desteklenmelidir.
İlköğretim (peruskoulu)
1921 yılından beri ilkokul zorunludur.
İlköğretim veya temel eğitim okulları yerel yönetimlerin sorumluluğundadır. Okullar hem yönetim hem
de ders programları bakımından çok geniş bir özerkliğe sahiptir. Öğretmenler devlet memuru değildir.
Öğretmenler ihtiyaca göre işe alınıp, gerektiğinde işine de son verilebilir. Okul müdürü ihtiyacı olan
öğretmen veya okul psikolog sayısını belediyeye bildirir. Açık olan iş için ilan verilir ve başvurular içinde
uygun olanlar işe alınır.
Bütün Fin okullarının % 40’nın öğrenci sayısı 50’den azdır. Okulların % 60’ının öğretmen sayısı
yediden azdır. Finlandiya’daki okulların sadece % 3’ünün öğrenci sayısı 500’den fazladır.
Her okulda okulun büyüklüğüne göre değişen aşağıdaki personelden oluşan kurullar bulunur.
• Okul hemşiresi
• Özel eğitim almış bir rehber öğretmen
• Psikolog
• Okul psikologu (İlave Psikoloji eğitimi almış sınıf öğretmeni)
• Asistan öğretmenler (Sınıf öğretmeni veya branş öğretmenine derste yardımcı olması için)
Her anaokulunda ve ilköğretim okulunda bir mutfak ve yemek salonu vardır. Öğrenciler yemeklerini
ücretsiz olarak okulda yerler. İyi bir öğrenme için sağlıklı beslenme önemlidir.
Öğretmenler okulda ortaya çıkan sorunlarda proaktif ve önleyici bir tavır alırlar. Sorumluluk üstlenip,
suçlayıcı olmadan yapılması gereken tedbirleri alarak sorunların en aza indirilmesi için gerekli çalışmaları
yaparlar. Okulun en yüksek hedefi öğrencilerin kendilerini okulda iyi hissetmelerini sağlamaktır.
Özel eğitime muhtaç öğrenciler için ayrıca okullar yoktur. Aileler istedikleri okula çocuklarını
gönderebilirler.
İlköğretimin ilk basamağı 6 yıldır. Yabancı dil, müzik, resim ve spor haricinde tüm dersleri sınıf
öğretmenleri verir. İkinci basamak ise 3 yıldır. Bu basamakta dersleri branş öğretmenleri verir. Bu iki okul
bir çatı altında bulunmaz.
İlköğretimde verilen dersler şunlardır: Anadil ve Edebiyat (Fince), ikinci anadil (İsveççe), Yabancı diller
(İngilizce, Almanca), Çevre Bilgisi, Toplumbilim, Din ve Ahlak, Tarih, Coğrafya, Sosyal Bilgiler,
Matematik, Fizik, Kimya, Biyoloji, Spor, Müzik, Sanat Eğitimi, Elişi ve Ev Ekonomisi.
Üçüncü sınıftan itibaren yabancı dil öğretilmektedir. Öğrenciler dokuzuncu sınıfı bitirdiklerinde bitirme
belgesi alırlar; not ortalaması tutanlar üç yıllık lise eğitimine devam eder.
İlköğretimde her ders için genel hedefleri Eğitim Bakanlığı belirler. Her dersle ilgili özel hedefler ise her
okulun öğretmenler kurulu tarafından, kısmen de velilerin katılımı ile belirlenir. Tüm eğitim çalışmaları
yerel yönetimler tarafından denetlendikten sonra onaylanır.
Derslerin seçimi ve içeriği okul öğretmenler kuruluna aittir. Okul gerektiğinde eğitimde bireysellik
ilkesiyle öğrenciye göre ders sayısını, dersin içeriğini ve hedeflerini düzenleyebilmektedir.
Yedinci sınıftan itibaren dersler kurs sistemi (Ders geçme sistemi) şeklinde verilir. Ders yılı dokuz
haftalık dört evreden oluşur. Dokuzuncu haftada sınavlar yapılır. Şayet öğrencinin notlarını düzeltme imkânı
yoksa öğrenci o kursu tekrar edebilir. Not basamağı dörtten ona kadardır. On pekiyidir. Okulda OPOs
denilen rehberlik kurulu, kurs sistemi ve okul hakkında öğrencileri bilgilendirir. Öğrenci ve velilerle kişisel
görüşmeleri gerçekleştirir. Sekizinci ve dokuzuncu sınıflarda seçmeli derslerin belirlenmesinde bu kurul
öğrencilere yardımcı olur. Sekizinci sınıftan itibaren meslek seçimi konusunda danışmanlık yapılır.
Öğrencinin güçlü ve zayıf yanları yapılan testler ve kişisel görüşmelerle ortaya çıkarılır. Mesleklerinde
pratik yapacakları bir işyeri bulmada öğrencilere yardımcı olunur. Dokuzuncu sınıfta genel veya meslek
lisesine başvuruda gerekli evrakların hazırlanmasında öğrencilere yardım edilir.
Ortaöğretim
Genel liseler
Liseler yerel yönetimler ile özel kişi veya kurumlar tarafından açılır. Liselerde öğrenci sayısı ortalama
olarak 250 kişidir. Okula kayıt için gerekli not ortalamasına her okul kendisi karar verir. Her lise ders
programını kendisi belirler. Sanat ve müzik ağırlıklı liseler ayrıca yetenek testi yaparlar. Dersler, mecburi,
uygulamalı ve seçmeli dersler olmak üzere üçe ayrılır. Öğrencinin başarısına ve yeteneğine göre iki, üç veya
dört yıl sonra merkezi bir sınav yapılır. Bu sınavı verenler liseyi bitirmiş sayılırlar.
Finlandiya’da genel lise eğitimi ile tam günlü meslek eğitimi eşit değerdedir. Her iki okula yatay geçiş
imkânı vardır. Okulların % 54’ünü (447 Okul) genel liseler, % 36’sını (400 okul) ise meslek liseleri
oluşturmaktadır.
Ortaöğretim modüler bir yapı içerdiğinden mezun öğrenciler isterlerse fark derslerini vererek genel lise
mezunuysa meslek lisesi meslek lisesi mezunuysa genel lise mezunu olabilmektedir.
Sınıf geçme yerine ders geçme esastır (Kurs sistemi). Merkezi bitirme sınavları en fazla üç ayrı tarihe
bölünerek gerçekleşir. Bitirme sınavı, dört zorunlu ve altı seçmeli dersten yapılır.
Meslek liseleri
Meslek eğitimi seçimi öğrencinin bireysel meslek eğitim planına göre (Rehberlik çalışması) yapılır.
Meslek eğitimi, 7 işkolundan oluşur. (Teknik ve Ulaşım, Ticaret ve Yönetim, Tabii Kaynaklar, Gıda ve
Ekonomi, Toplum ve Sağlık, Kültür, Boş Zaman ve Spor)
52 Meslek Diploması ve bunlarla ilgili 112 çeşit üniversite programı vardır.
Her meslek eğitimi, 20 haftası işyerinde olmak üzere temel dersler (Diller ve bilimsel dersler) ve
seçmeli dersleri içerir. Meslek eğitimi veren okullar belediyeler (55 okul), sivil toplum örgütleri (dernekler,
meslek odaları-70 okul), vakıflar ve özel şirketler (95 okul) tarafından kurulmuştur. Beş tane de engelliler
için meslek okulu vardır. Okul açmak isteyenler, resmi bir onayın yanında yapılması zorunlu işlemlerin
yazılı olduğu özel bir belge alırlar. Bu belgede hangi bölümlerin açılacağı, ders saatleri gibi ayrıntılı bilgiler
vardır.
Meslek eğitimi, açık ve örgün veya ikisi bir arada şeklinde verilmektedir.
Meslek eğitimi için bir “Okul Programı Kurulu” oluşturulmuştur. Bu kurulun üyeleri, okul ve firma
temsilcilerinden oluşur. Bu kurul işyerinde gerçekleştirilecek meslek eğitiminin akışı ve hedefleri için
planlar yapar. Tüm öğrenciler bireysel ders planına uygun olarak üç yıllık meslek eğitimi sonunda yeterlilik
belgesi yani meslek diploması alırlar. Bunun yanı sıra lise bitirme sınavına da girebilirler.
Meslek lisesinden sonra mesleki yüksek öğrenim imkânları da mevcuttur. Yönetim ve planlama
görevlerini içeren, usta (Meister), tekniker ve mühendislik gibi meslekler için öngörülen süre iki ila dört
yıldır. Meslekler arası geçişler her zaman mümkündür.
Çıraklık ve dual (ikili) meslek eğitimi
İsteğe bağlı olarak 10. sınıfa devam eden öğrenciler, yaklaşık 160 meslekten birini seçip teorik ve
uygulamalı olarak hem okulda hem de işyerinde meslek öğrenirler. İkili meslek eğitimi (oppisoppimus) son
yıllarda yeniden gözden geçirilmiş ve gittikçe de yaygınlaşmaktadır.
Yüksekokullar ve yetişkin eğitimi
Yüksekokullar ağırlıklı olarak bilimsel araştırma ve öğretime (Teorik), meslek yüksek okulları ise daha
çok uygulamaya (Pratik) yöneliktir. Yükseköğrenimde verilen dersler genel, branşla ilgili ve uzmanlığa
yönelik olarak üçe ayrılır. Yüksekokullardan, düşük ve yüksek akademik derecelerden mezun olmak
mümkündür. Yükseköğrenimin süresi değişkendir. Bachelor akademik derecesi 3 yılda, Master derecesi 5
yılda meslek yüksek okulu eğitimi ise 3-4 yılda bitirilir.
Yaz mevsiminde üniversiteler mesleki gelişim kursları ve liseliler için yetiştirme kursları düzenler.
Mesleki ve genel olarak kendini geliştirmek isteyen yetişkinler için işçi ve sivil kuruluşlar tarafından kurslar
düzenlenir. Bu kursları ayrıca televizyon, spor, müzik, eğitim kuruluşları da düzenlemektedir.
Fin okul sisteminin güçlü yanları
• Eğitim, okul araç gereci, yeme içme, diş ve sağlık bakımı ücretsizdir.
• İlköğretim tüm öğrencilere birlikte verilir.(Engelliler için ayrıca bir okul yoktur.)
• İletişimde herkes eşit haklara sahiptir.
• Yapılandırmacı çalışmalara önem verilir.
• Eğitimin merkezinde öğrencilerin öğrenme süreci ve mutluluğu vardır.
• Sık sık yapılan değerlendirmeler yapılandırmacıdır ve öğrencilerin öğrenme sürecine yardım
etmelidir.
• Öğrenciler bire bir olarak desteklenir ve yardım edilir.
• Öğretmenler yüksek kaliteli meslek eğitimine ve toplumda özel bir yere sahiptir.
• Öğretmenler yüksek öğrenime başlamadan önce insanlarla iletişim becerisi ve eğitsel yetenekleri
bakımından seçime tabi tutulur.
• Öğretmenler işlerini severek yapmaktadırlar.
• Öğrencilerle iletişimlerinde öğrencileri bir iş ortağı olarak görürler.
Fin eğitim sisteminde öğretmen
Fin eğitim sisteminde en önemli aktör öğretmendir. Bir Fin öğretmeninde olması gereken temel
özellikler:
• Öğrencinin öğrenme kapasitesine güvenir.
• Her öğrencinin keşfedilmesi ve desteklenmesi gereken yeteneklerinin olduğuna inanır.
• İnsan ilişkilerinde, diyaloga açık, kişilerin haklarına saygılı ve samimidir.
• Öğrencilerin sadece öğretmenden değil, birbirlerinden de öğrendiklerine inanır.
• Öğrenme atmosferi ve ilişki düzeyini olumlu tutmaya çalışır.
• Öğrenme sürecinin sıkıcı olabileceğini, sabır ve sebat gerektirdiğini bilir.
• Öğretmen ve öğrenciler karşılıklı olarak birbirlerini ciddiye alırlar
• Her türlü öğrenci sorununda “Ben ne yapmalıyım? Aile ne yapmalı?” sorusunu sorar. (Kontrol ve
disiplin)
Sonuç
Karşılaştırmalı eğitim araştırmalarında büyük başarı gösteren Fin toplumunda, gerek okumaya verilen
değer gerekse demokrasinin kaçınılmaz bir dayanağı olan eğitim, küçük yaşlardan itibaren tüm bireylere
benimsetilmektedir. Finlandiya, doğuştan gelen tüm farklılıkların olumsuz etkisini en aza indirerek, hangi
toplumsal katmandan gelirse gelsin tüm çocuklara eşit eğitim fırsatı vermeyi büyük ölçüde başarmış bir
ülkedir. Öğrencilerin başarısını etkileyen olumsuz koşulları en aza indirerek öğrencilerin potansiyellerinden
tamamen faydalanmaktadır. Ayrıca öğretmene hakettiği değer verilmekte üniversiteler de öğretmen olacak
kişileri seçerken çok dikkatli davranmakta ve diploma notu en yüksek öğrenciler arasından seçmektedir.
Finlandiya, resmi ve özel kurumlar da dâhil olmak üzere “Kuzeyin refah ülkesi” hedefini kalıcı hale
getirmek için sürekli uğraş halinde olan aktif bir ülkedir. Umarım bu aşk ve şevk ülkemiz için de
gerçekleşir. Her yerde olduğu gibi tüm güzellikler eğitimle gerçekleşmektedir.
Kaynaklar
www.oph.fi
Michael Pfeifer, Bildung auf Finnisch 2006 P. Kirchheim Verlag München
Die Schulsysteme Europas Pertti Kansanen 2004 Schneide Verlag Hohengehren
Institut Peter Held Faszination Finnland 2008 Darmstadt
Download

Finlandiya Eğitim Sistemi