MILAS
gazete
Bağımsız Günlük Siyasi Gazete
Yıl: 12 Sayı: 3480 28 Ocak 2015 Çarşamba
www.gunaydinmilas.com
Milas’ın gündemini
gunaydinmilas.com’dan
takip edin... farkı hissedin...
Fiyatı: 75 Krş. (KDV Dahil)
MHP’de 3 adaylı kongre
Milliyetçi Hareket Partisi’nin hafta sonu gerçekleştirilecek kongresinde, ilçe teşkilatı tarihi için bir ilk
yaşanacak. Güncel açıklamalara göre, başkanlık için üç isim yarışacak.
Günay Gürer
Mehmet Çayırlı
Milliyetçi Hareket Partisi’nin 31 Ocak
Cumartesi günü gerçekleştireceği Milas İlçe
Teşkilatı kongresinde, partinin ilçedeki siyasi tarihi açısından bir ilk yaşanacak. Bugüne
kadar en çok iki adayla gidilen kongrelerde,
bu kez üç isim yarışacak.
Adaylığı konusunda ilk açıklamayı Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Mehmet Çayırlı yapmıştı. Adaylık için ikinci açıklama
dün emekli eğitimci Günay Gürer’den geldi.
Milas’ın çevre mahallelerinde adaylığı
Murat Yıldırım
konusunda delegelerin desteğini almak için
çalışmalarını sürdüren Çayırlı’nın karşısındaki Günay Gürer’in de eski MHP Milas Belediye Meclis Üyesi emekli eğitimci Aşkın
Kılınç’la birlikte kongreye hazırlandığı gözleniyor. Mehmet Ali Şimşek yönetiminin,
MHP Muğla İl Teşkilatıyla ters düşmesinin
ardından kurucu başkan olarak görevlendirilen Murat Yıldırım’ın adaylığı konusunda
kendisinden herhangi bir teyit alınabilmiş
değil. Adaymış gibi çalışmalarını sürdüren
Yıldırım, gazetecilerin tüm sorularına karşın
net bir açıklama yapmadı. Öte yandan, önceki seçimde 400 olarak İlçe Seçim Kuruluna
bildirilen delege sayısında da ciddi bir düşüş
yaşandı. Buna göre, İlçe Seçim Kuruluna 231
delege bildirildi. Buna göre, genel kurulda
ciddi bir rekabet yaşanması bekleniyor.
MHP Milas İlçe Teşkilatı’nın yeni yönetimini belirleyeceği olağan kongresi Prof. Dr.
Aşkıdil Akarca Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilecek.
Sarıçay’a
yerinde inceleme
Muğla Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanı Vali
Yardımcısı Fethi Özdemir, Milas Kaymakamı Fuat
Gürel nezaretinde Sarıçay’da, faaliyet gösteren kum
ocaklarının verimli tarım arazilerine zarar verdiği
yönünde gelen tepkiler üzerine incelemelerde
haberi 3’te
bulundu.
Denizden gelen
cisim paniğe
neden oldu
www.milasmedya.com
Muğla İl Jandarma
Komutanlığı ekiplerince
2014 yılı içinde yapılan 347
operasyonda 831 kg esrar
maddesi ve 52 bin 142 kök
hint keneviri ele geçirdi.
haberi 3’te
İMO Muğla Şubesi:
“Ülkemizin talanına
izin vermeyelim”
TMMOB Muğla İl Koordinasyon Kurulu adına bir
açıklamada bulunan İnşaat Mühendisleri Odası
(İMO) Muğla Şube Başkanı Alifer Atasever, “Ülkemizin talanına, halkımızın soyulmasına, mesleklerimizin niteliksizleştirilmesine, haklarımızın
gasp edilmesine, odalarımızın işlevsizleştirilmesine izin vermeyeceğiz!” dedi.
sayfa 8’de
Bodrum’da sahile vuran cisim
duman çıkarmaya başlayınca
ekipleri alarma geçirdi. sayfa 3’te
www.gazetemilas.com
1 yılda 831 kilo
esrar yakalandı
www.gazetemilas.com
www.milasmedya.com
www.gazetemilas.com
2
28 Ocak 2015
Kayaköy'ün Türk köyü
olduğu belgelerle anlatıldı
Fethiye'de Rum köyü olarak bilinen Kayaköy'ün Osmanlı arşivlerinde "Kayı"
isminde Türk köyü olduğu düzenlenen konferansla belgelerle anlatıldı.
Fethiye Belediyesi, Yörük
Türkmen Derneği ve Tarih ve
Sosyal Bilimler Araştırma Merkezi tarafından Fethiye Belediyesi Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Osmanlı Arşivleri
ve Belgeler Işığında Kayı Köyü
Tarihi" konulu panelde, katılımcılara Osmanlı arşivi belgeleri
sunumlarla gösterildi. Oturum
başkanlığını eski Başbakanlık
Osmanlı Arşivleri Şube Müdürü Avukat Ömer Karayumak'ın
yaptığı panele, Süleyman Demirel Üniversitesi Yeni ve Yakın
Çağ Tarihi Uzmanı Doç. Dr. Behset Karaca, Genel Türk Tarihi
Uzmanı Doç. Dr. Mustafa Gökçe
ve Yörük Türkmen Araştırıcısı
Eren Fehmi Eroğlu konuşmacı
olarak katıldı. Panelde konuşan
Doç. Dr. Karaca, Fethiye’nin 16.
yüzyıldaki isminin Meğri olduğunu siyasi, ekonomik ve sosyal durumunu incelediğini 1261
yılında kurulan Menteşe beyliği
ile Oğuz boylarının bölgeye geldiğini söyledi. Kayı boyu, Kara
Keçeliler gibi Oğuz boylarından
gelenlerin o dönemden Meğri
çevresinde yaşadığını belirten
Karaca, "Bölgede o dönemde
Yörüklerde oldukça fazlaydı. Fakat yörenin nüfusunun yüzde
25’ni oğuz boyları oluşturuyordu. Belgeler de Fethiye merkezinin bu dönemde 750 kişilik
bir kasaba olduğu anlaşılıyor"
dedi. Osmanlı belgelerine göre,
Rumların yaşadığı yerin Elviz
olarak geçtiğini kaydeden Karaca, Rumlar bölgeye gelmeden
önce çevrede Kayı halkına ait
medrese, vakıf ve mektephanelerin olduğu biliniyor.
Karaca, o dönemde Türkler
ve Rumların yan yana yaşadığını, ancak bölgeye Rumlardan
önce Türklerin gelerek yerleşik
hayata geçtiklerini ifade etti.
Yörük Türkmen Araştırıcısı
Eren Fehmi Eroğlu ise Kayı isminin bölgede yakın bir zamana kadar yöresel ağızla "gayı"
olarak ifade edildiğini vurguladı. Kayı Köyünün geçmişini
anlamak için öncelikle Kayı boyunun tarihi hakkında bilgi sahibi olmak gerektiğini anlatan
Eroğlu:
"Kayı boyu Oğuzların 24
boyu içerisinde yer alan en çok
devlet kuran boylardan birisidir.
Boyun kurucusu Oğuz Kağan'ın
torunu Gülhan oğlu Kayıhandır.
Kayı boyu hakkındaki en eski
bilgileri bir çok yazılı eserden
görmekteyiz. Ayrıca 8,9 ve 10.
yüzyılda Orta Asya'ya getirilmiş olan Arap coğrafyacılığının
eserlerinde de Kayılar hakkında
önemli bilgiler yer almaktadır"
Eroğlu, Kayı Köy isminin
sadece Fethiye'de bulunmadığına dikkati çekerek, Tekirdağ,
Erzincan, Ağrı, Ödemiş, Bursa, Sivas ve Burdur'da da aynı
isimli yerleşkeler olduğunu
kaydetti. ürkiye'nin en kalabalık
ve en yaygın boylarından birisinin Kayı olduğunu vurgulayan
Eroğlu, gerçek manada bir Oğuz
yerleşkesi olan kayı Köyün ismine Osmanlı arşivlerindeki
kaynaklarda sıkça rastlandığını
anlattı. Eroğlu, köyün tarihinin
ilk olarak Likyalılar döneminde
başladığını, o dönemde Karmylassos olarak anılan köyün daha
sonra Roma ve Bizans egemenliğine girdiğini bildirdi.
1071 sonrası Anadolu'da başlayan yoğun Yörük Türkmen
akını ile bölgeye göçün başladığını hatırlatan Eroğlu, şunları
kaydetti:
"Bu dönemde kayı köyü
Menteşe beyliği sınırları içinde
yerini aldı. Köy ilk kez Osmanlı
hakimiyetine ise Yıldırım Beyazıt döneminde girdi. 1902'de
meydana gelen Ankara Savaşı
ile Menteşe beyliği tekrardan
kuruldu ve köy yeniden Osmanlı hakimiyetinden çıktı"
Eroğlu, köye dair en eski Osmanlı arşivi belgelerinin 2. Beyazıt dönemine ait Başbakanlık
Devlet Arşivinde yer alan 39
numaralı tahlil defterinde bulunduğunu, o dönemde tahlil
defterinin vergi defterleri olarak
kullanıldığını ifade etti.
BELGELERLE İSPATLADIK
Bu belgeler ışığında söz konusu yerin Kayı Köyü olduğunu
ispatladıklarını kaydeden Eroğlu, "Bu dönemde bölgede 3 Kayı
cemati bulunuyordu. Birinci
Kayı cemati 131 haneden, ikincisi 183 hameden, üçüncüsü ise
30 haneden oluşuyordu" dedi.
Fethiye Yörük Türkmen
Derneği Başkanı Ramazan Kıvrak da 10 yıl önce Kayaköy'deki
mezar taşları üzerinde çalışma
yaptıklarını ve ancak söz konusu mezar taşlarının aradan
geçen zamanda birileri tarafından çalındığını savundu. Mezar
taşlarının bir milletin tapusu
olduğuna dikkati çeken Kıvrak,
devletin mezar taşlarını çalanları bulmasını istedi. Kıvrak, köyün isminin Kayı olarak değiştirilmesi için Fethiye Belediye
Başkanı Behçet Saatcı ile görüştüklerini kendisinin de konuya
sıcak baktığını vurguladı.
KAYI HALKI ATASINA
SAHİP ÇIKSIN
Kayaköy'de 2 tane kilise olduğunu hatırlatan Kıvrak, sözlerini şöyle tamamladı: "Lozan
Antlaşmasına göre o dönemde
kilise açık ise açık kalacak kapalı
ise öyle devam edecekti. Nasıl
Yunanistan'da cami açılamıyorsa burada da kilise açılamayacak. Dışarıdan gelen turistlere
rehberlerimiz orada sanki sadece Rumlar yaşamış gibi kiliseleri
gezdiriyorlar. Oysa orada 500
yıl önce medrese vardı. Oradaki
insanlar en azından bunları da
ziyaretçilere göstermeli. Burada
bir çok Türk evi var. Kayı halkı
atalarının evine sahip çıksınlar."
Panelin ardından, konuşmacılar Kayaköy'de bulunan söz
konusu cami, medrese, mezarlık ve evlerde inceleme yaptı
Araştırmacılar, yapılarda rastladıkları Kayı damgalarını da fotoğraflayarak belgeledi.
3
28 Ocak 2015
Namaz Vakitleri
Hava Durumu
Hicri:1428 - Rumi:1423
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı
05:44
07:09
12:29
15:10
17:35
18:54
En Düşük
En Yüksek
Sıcaklık (0C)
4
16
Nem (%)
68
94
Rüzgar (km/sa)
9
10
E
Nöbetçi Eczane
Meltem Eczanesi
İsmetpaşa Mh. Atatürk Bulvarı No:40/A Milas
Tel: 0 252 513 21 05
Sarıçay’a yerinde inceleme
Muğla Yatırım İzleme ve Koordinasyon
Başkanı Vali Yardımcısı Fethi Özdemir, Milas
Kaymakamı Fuat Gürel nezaretinde Sarıçay’da,
faaliyet gösteren kum ocaklarının verimli tarım
arazilerine zarar verdiği yönünde gelen tepkiler
üzerine incelemelerde bulundu.
Muğla Yatırım İzleme ve
Koordinasyon Başkanı Vali Yardımcısı Fethi Özdemir, Muğla
Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı Doğal Kaynaklar
ve Kültür Varlıkları Müdürü Ali
Haydar İstemihan ve yatırım izleme dairesi teknik personelleri
Milas ‘a gelerek Milas Kaymaka-
mı Fuat Gürel nezaretinde bir
takım incelemelerde bulundu.
Sarıçay’da, faaliyet gösteren
kum ocaklarının verimli tarım
arazilerine zarar verdiği yönünde gelen tepkiler üzerine, heyet
buradaki kum, çakıl ve taş ocaklarına yerinde incelemelerde
bulundu.
Özellikle çevre halkının şikayetlerini dikkate alan heyet,
kum ocaklarının koordinatlarının dışında çalışıp çalışmadıklarını, ruhsatsız ve kaçak çalışma
yapılıp yapılmadığı yönünde
tespitlerde bulundu.
Heyet buradaki inceleme
ve tespitlerin ardından 2013 yılında 42 bin 318 liralık bütçeyle restore edilmeye başlanılan
Şenköy’de bulunan Buharalı
Muhammed Seyid Türbesi’nde
incelemelerde bulundu.
1 yılda 831 kilo Denizden gelen cisim
esrar yakalandı paniğe neden oldu
Muğla İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince
2014 yılı içinde yapılan 347 operasyonda
831 kg esrar maddesi ve 52 bin 142 kök hint
keneviri ele geçirdi.
Bodrum’da sahile
vuran cisim duman
çıkarmaya başlayınca
ekipleri alarma geçirdi.
Bodrum’un Ortakent Yahşi Mahallesi sahiline vuran ve ilk başta ne olduğu anlaşılamayan bir cisim bir anda beyaz duman çıkarmaya başladı. Cismin
ne olduğunu anlayamayan vatandaşlar
durumu 155’i arayarak polis ekiplerine
bildirdi.
Olay yerine gelen Bodrum Emni-
Muğla İl Jandarma Komutanlığı,
sorumluluk bölgesinde, kaçakçılıkla
mücadele kapsamında, 2014 yılında
çoğunluğu Menteşe ilçesi Göktepe
mevkiinde olmak üzere düzenlenen
operasyonlarda Muğla tarihinin en
büyük uyuşturucu operasyonlarına
imza attı.
Muğla Jandarma ekipleri, uyuşturucu madde kaçakçılığı kapsamında 347 operasyon düzenlerken,
operasyonlarda 831 kg esrar, 52 bin
142 kök kenevir bitkisi ele geçirdi.
Ele geçirilen esrar ve kenevir bitkisi
miktarında bir önceki yıla göre 1,5
kat artış kaydedilirken, esrar ve hint
keneviri ekimine adı karışan 465
şüpheli şahıstan 28’i tutuklanarak
cezaevine gönderildi.
Tütün ve tütün mamulleri kaçakçılığı kapsamında ise 1,7 ton kaçak tütün ele geçirilirken, son beş
yılda ele geçirilen tütün miktarının
1,5 katı kaçak tütün mamulü ele
geçirildi. 2013 yılına oranla 3 kat
artış gösteren göçmen kaçaklığı
olayında ise 62 göçmen kaçakçılığı
olayında Bin 482 göçmen yakalandı. Göçmen kaçakçılığı yaptığı
değerlendirilerek adli makamlara
sevk edilen 63 şüpheli şahıstan
33’ü tutuklandı. Jandarma tarafından akaryakıt kaçakçılığına yönelik
2014 yılında gerçekleştirilen denetimlerde ise 4 bin 575 litre kaçak
akaryakıt ele geçirildiği açıklandı.
işaret fişeği olduğu anlaşıldı. Üzerinde İngilizce yazılar bulunan ve ABD
yapımı olduğu tahmin edilen fişeğin
nereden atıldığı ve nasıl Bodrum’un
Ortakent Yahşi sahiline vurduğu ise bilinmiyor.
Yaklaşık 75 santimetre uzunluğunda olan cismin bir tehlikesinin olmadığını tespit eden ekipler, gerekli
işlemleri tamamlayıp cisim ile birlikte
bölgeden ayrıldı.
yet Müdürlüğü Bomba İmha ve Terörle Mücadele Büro Ekipleri çevrede
önlem alarak vatandaşları bilinmeyen
cisimden uzak tuttu. Ekipler bölgeye
geldiğinde hala duman çıkaran cismi
görünce olası bir duruma istinaden itfaiye ekiplerini bölgeye çağırdı. Cismin
denizden gelmesinden polis ekipleri
durumu Sahil Güvenlik Komutanlığı’na da bildirdi.
Ekiplerin cismi araştırmasının ardından sahilde paniğe neden olan cismin arama kurtarma faaliyetlerinde
kullanılan ve helikopterlerden atılan
4
28 Ocak 2015
ÖNEMLİ TELEFONLAR
Kaymakamlık 512 10 01
Cumhuriyet Savcılığı 512 14 67
Garnizon Komutanlığı 523 03 02
Jandarma Komutanlığı 512 68 28
Emniyet Müdürlüğü 512 10 05
Askerlik Şubesi 512 10 52
Milas Belediye Başkanlığı 512 10 25
Ören Belediyesi
Güllük Belediyesi
Selimiye Belediyesi
Bafa Belediyesi
Beçin Belediyesi
532 26 47
522 21 00
542 21 53
543 61 71
515 04 01
Milas Bld. Zabıta Amirliği 512 12 81
Bölge Trafik D.İ. Amirliği 515 07 77
Toplum Sağlığı Merkezi
Milas Devlet Hastanesi
1 No’lu Aile Sağlığı Merkezi
2 No’lu Aile Sağlığı Merkezi
Alman Başkonsolos
Gerlach Bodrum'u beğendi
Almanya'nın İzmir Başkonsolosu Thomas Gerlach, Bodrum'a hayran kaldığını söyledi. Almanya Muğla Fahri Konsolosluğu
tarafından düzenlenen yeni yıl resepsiyonuna katılan Gerlach, Bodrum Belediye Başkanlığı'nı da ziyaret etti.
Belediye Başkan Vekili Mehmet
Melengeç tarafından karşılanan
Gerlach'a, Fahri Konsolos Gülay
Kaman Kaplan eşlik etti.
Bodrum'un merak ettiği bir yer
olduğunu söyleyen Başkonsolos
Gerlach, "Televizyon ekranlarında gördüğümden daha güzelmiş.
Bodrum'un iklim şartları da tatil
için çok uygun. Bodrum'un tercih
edilişinin en önemli sebeplerinden
biri de burada yaşayanların medeni ve misafirperver oluşudur. Türk
insanı, genel olarak sıcakkanlı ve
misafirperver. Almanya'da çok sayıda Türk vatandaşı var. Yıllardır iki
512 50 27
512 10 07
512 13 00
513 36 43
Basın ve Hakla İlişkiler 513 26 00
Elektrik Arıza 444 41 86
Su Arıza 512 10 53
Telefon Arıza 121
Polis İmdat
Jandarma İmdat
İtfaiye
Orman Yangın
kültür iç içe yaşıyor. Türkiye'ye de
her yıl binlerce Alman turist geliyor." dedi.
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren Başkan Vekili
Melengeç de, "Türkiye ile Almanya arasında köklü bir ilişkimiz var.
155
156
110
177
Milas Hava Limanı
Vergi Dairesi
İlçe Tarım Müdürlüğü
Muğla Barosu
523 01 01
512 12 05
512 11 80
214 13 47
Karadeveci Otobüs İşletmesi
Metro Otobüs İşletmesi
Pamukkale Otobüs İşletmesi
Kamil Koç
513 53 53
512 10 71
512 48 35
513 58 86
Bilinmeyen Numaralar 11811
Kemerköy 532 36 00
532 26 67
532 26 55
522 26 56
TKİ Yeniköy
Cezaevi
inşaatında çalışan
iş makinesi yandı
Türk ve Alman vatandaşlar arasında, Almanya'da sıkı bir bağ oluştu.
Ayrıca her geçen yıl Bodrum'a gelen
Alman turist sayısı artıyor. Yurtiçi
ve yurtdışı fuarlarda Bodrum'un
tanıtımı için çalışmalarımızı sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.
Eşkiyalar suyuna kavuştu
Menteşe Belediyesi’ne bağlı Özlüce Mahallesi Eşkiyalar Mevkii’nde
içme suyundan yararlanamayan yerleşim yerleri suyuna kavuştu.
Dalaman Açık Ceza ve İnfaz Kurumu
içerisinde bulunan inşaat şantiyesinde
çıkan yangında bir iş makinesi
tamamen yandı.
558 02 93
Yeniköy Elektrik 558 02 90
Ahmet Gazi Öğrenci 51 01 97
Yurdu 0 505 443 90 92
Güllük’te yaz kış oturulabilir
durumda dubleks ev satılık,
takas yapılır.
Müracaat: 0544 828 61 70
www.milasmedya.com
Bağımsız Günlük Siyasi Gazete
MiLAS
gazete
R
ISSN 1307 - 6132
Ye r e l S ü r e l i Ya y ı n
28 Ocak 2015 Çarşamba
Sayı: 3480
KURULUŞ 2003
Kurucusu: Ümit KESKİN
Doğ-Han Tarım Orman
Toprak Ürünleri Sanayi
Turizm Hayvancılık Gıda Nazmi DOĞRU
Pazarlama ve Ticaret Ltd.
Şti. adına sahibi:
Yazı İşleri Müdürü: Mutlu HAZER
Sayfa Editörü: Ayhan KÜLAHİ
Genel Yayın Yönetmeniİnternet editörü: Gülşah BAŞTAŞKIN
Dalaman Açık Ceza ve
İnfaz Kurumu'na ait inşaat şantiyesinde inşaat şirketine ait kepçe henüz belirlenemeyen bir nedenle
yanmaya başladı. Durumun bildirilmesi üzerine gelen itfaiye ekipleri
yangına müdahale etti.
Hükümlü mahkumların
kaldığı konutlardan uzakta gerçekleşen yangında
her hangi bir can kaybı
yaşanmazken, iş makinası kullanılamaz hale geldi.
Polis yangınla ilgili olarak
soruşturma başlattı.
Muğla Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (MUSKİ), içme
suyu kullanım sorunu yaşayan bölgelerin sorunlarını ortadan kaldırmaya
devam ediyor. MUSKİ 3.
Bölge ekipleri tarafından
yapılan çalışmalar sonucunda Özlüce Mahallesi Eşkiyalar mevkiinde
içme suyundan yararlanmayan yerleşim yerleri
için bölgeye 470 metre
içme suyu hattı döşendi.
Olumsuz hava şartlarına rağmen çalışmalarına ara vermeden devam
eden ekipler, bölgenin su
ihtiyacını gidermek için
yoğun mesai harcayarak
içme suyu şebeke hattının yapımını tamamladı.
Çalışmaları yakından
takip eden Özlüce Mahallesi Muhtarı Yüksel
Boz, “ Daha önceki senelerde bölgemizde içme
suyu vardı ancak biz yararlanamıyorduk. MUSKİ
kurulmadan önce bölgemizde yapılan altyapı çalışmaları sağlıklı olmadığı
için borular sürekli patlıyordu. Uzun zamandır
su sıkıntısı çekiyorduk.
MUSKİ ekipleri özverili
çalışmalar
sonucunda
kısa süre içerisinde derdimize derman oldular. Bu
çalışmalarda emeği geçen
herkese teşekkür ediyo-
rum” dedi.
Çalışmalar hakkında
bilgi veren MUSKİ Genel
Müdürü Baki Ülgen,” Eşkiyalar mevkiinde bulunan ana ishale hattına ek
yapılarak bölgeye döşenen içme suyu şebekesine su verildi. Ekiplerimiz
kısa süre içerisinde bölgenin su sıkıntısına çözüm getirdi ve buradaki
evlere su vermeye başladık. MUSKİ olarak şartlar
ne olursa olsun çalışmalarımıza hız kesmeden
devam edeceğiz. Bütün
bölgelerimizin içme suyu
sorununu kısa süre içerisinde bitirmek istiyoruz”
dedi.
Muhabirler: Mustafa VURAL
Hamza BALANDI
İdare Yeri
Hacıilyas Mah. Kadıağa Cad. No: 15 (THK üstü) Milas
Tel:0 252 513 60 00
[email protected]
Baskı ve Hazırlık
Tel:513 25 25 - 513 35 35
İlan Tarifesi
Resmi İlan Sütun Santimi 8,90 TL.dir. KDV oranları gazete
aboneligi için %1, diğer ilanlar için %18’dir.
Abone Ücretleri:
Yıllık: 200.00 TL. - 6 Aylık: 125.00 TL
Posta gideri dahil abone ücretleri:
Yıllık: 300.00 TL - 6 Aylık: 200.00 TL
Gazetemiz Basın Yayın Meslek İlkelerine uymaya söz
vermiştir. Gazetemiz ve eklerinde yayınlanan yazılar,
haber ve fotoğraflar kaynak gösterilerek kullanılabilir.
Yazıların sorumluluğu yazarlarına aittir.
ISNN 1307-6132
Eleman ilanı
Eleman ilanı
NECİPOĞLU Odun Kömür Ofisi’nde
her türlü işi yapabilecek olan B ve E
sınıfı ehliyetli bay elemanlar aranıyor.
MİLBASSAN’da
çalıştırılmak üzere
Tabela ve Kaynakçı
elemanlar alınacaktır
İrtibat Tel; 0 533 495 15 00
İrtibat Tel; 0 532 665 67 67
5
28 Ocak 2015
Kendini sokak köpek
ve kedilerine adadı
Bodrum'da yazlığı bulunan emekli makinist 69
yaşındaki Ramazan Arslan, kendini tatilcilerin evlerine
dönerken sokağa bıraktığı köpek ve kedilere adadı.
Emekli maaşının yarısını bu hayvanlara harcayan Arslan, dört yıldır bu nedenle Almanya'daki yakınlarının yanına
dönmüyor. Elinde yiyecekle sokakta
göründüğünde onlarca kedi köpek Arslan'ın çevresini sarıyor.
24 yaşında gittiği Almanya'nın Köln
şehrinde yıllarca makinist olarak çalışan
3 çocuk, 3 torun sahibi Ramazan Arslan,
emekli olup, beş yıl önce Bodrum Kadıkalesi Mahallesi'nden yazlık villa aldı.
"Yazları üç, dört ay tatil yaparım. Kışları
ise Almanya'da geçiririm" dediği Bodrum'dan, tutkunu olduğu sokak hayvanları nedeniyle ayrılamadı. 4 yıldır,
Kadıkalesi ve Turgutreis Mahalleri'nde
her gün saat 10.00 ile 15.00 adrasında
dolaşıp, 100'e yakın kedi ve köpeği kuru
mama ve restoranlardan topladığı yemek artıklarıyla besleyen Arslan, bakım
ve tedavilerini de yaptırıyor. Arslan,
herbirine isim verdiği bu hayvanlara,
üzerinde telefon numarasının yazılı
olduğu bir de tasma takıyor. Başlarına
bir şey geldiğinde bu numaradan kendisine ulaşılması halinde kolaylıkla bu
hayvanlara ulaşıp, gereken desteği sağlayabilmek için böyle bir yönteme başvurduğunu belirten Arslan, "Ailecek 15
yıldır Bodrum'da tatil yapıyoruz. Burayı
seviyorum. Kısa tatilleri emekli olunca
uzatmak için ev aldık, yerleştik. Ancak,
4 yıl önce tatillerini bitirip dönenlerin
sokaklara bıraktıkları kedi ve köpeklerin
kış gününde sahipsiz kaldığını görünce
yüreğim sızladı. Önce 3 köpek ve 6 kediyi sahiplendim. Evimde beslemeye
başladım. Ardından bölgedeki kedi ve
köpeklere her gün düzenli yemek ve
kuru mama vermeye başladım, aşılarını tedavilerini yaptırdım. Kış olunca
tatilcilerin beslediği hayvanları bırakıp
gitmeleri nedeniyle sayılarıda arttı ama
benim için önemli değil. O hayvancıklar
da bu topraklarda doğdu büyüdü. Burada onların da en az bizim kadar yaşama
hakları var. Bu nedenle maaşımın her ay
yarısını onlara harcıyorum. Bu nedenle
artık iki, üç günlüğüne de olsa Almanya'ya zor gidip geliyorum. Özellikle kış
günleri onları yalnız bırakamam. Sadece yaz aylarında bir, iki günlüğüne
çocukları ve torunları görmeye gidip
hemen dönüyorum. Astım hastasıyım.
Doktor, 'Kedi, köpeğe yaklaşma' dedi
ama onların sevgisi zaten beni yaşama
bağlıyor. Nefesim yettiğince sayıları
yüze yaklaşan kedi ve köpekleri beslemeye bakımlarını yaptırmaya devam
edeceğim" dedi.
Bodrum Hayvan Hakları Derneği
Başkanı Füsun Uslu da Ramazan beyin yaptığını asla unutmayacaklarını
belirtip, "Bugünlerde sokaklara zehirli
kıyma atarak birçok köpeğin ölümüne
neden olanlara karşılık kış gününde aç
kalma tehlikesi ile karşı karşıya kalan
hayvanlara sahip çıkan Ramazan Bey'e
teşekkür ediyoruz. Son derece örnek bir
davranış ortaya koyuyor" diye konuştu.
Muğla’da bir hastada
mers şüphesi
Marmaris'te umre’den
dönen bir kadın, mers
şüphesiyle Muğla Sıtkı
Koçman Eğitim ve
Araştırma Hastanesinde
gözaltına alındı.
Suudi Arabistan’a, Umre görevini
yerine getirmek için giden Marmaris'te oturan B.S. (51) isimli
bayan, Umre dönüşü ateş
ve titremelerinin dinmemesi üzerine Marmaris Devlet
Hastanesi'ne başvurdu. B.S,
Hastanede yapılan ilk muayenenin ardından Mers şüphesi
ile özel giyimli 112 Acil Servis ekipleri tarafından Muğla
Sıtkı Koçman Üniversitesi’ne
sevk edildi. Muğla’dan başka
bir ile sevki için bekletilen
ambulans, hastayı hastanenin özel odasında gözetim
altına aldı.
B.S. isimli bayanın tedavisinin yapılması için diğer illerin hastaneleri ile
temasa geçildi. Saat 15.00 sıralarında
ambulans içinde bekletilen bayan, daha
sonra hastanenin yan bölümünde özel
odaları bulunan odada gözetim altına
alındı.
Muğla İl Sağlık Müdürü Dr. Cihan
Tekin, hastanın sağlık durumunun iyi
olduğunu, şüphe üzerine gözetim altına
aldıklarını açıkladı.
MİLAS’TA HALİ HAZIRDA İŞLEYEN,
KOMPLE HAZIR MUTFAK VE MARANGOZ
İMALATHANESİ DEVREN SATILIKTIR.
SHOWROOM TEŞHİR ÜRÜNLERİDE
VERİLECEKTİR.
Tel : 0 533 398 08 06
ÖZGÜRCE...
Köşeme sizden
gelenler
Malum son yazılarım AK Parti’nin üzerine oldu. Yazılarıma okurlarımdan ilginç yorumlar geldi. Adı bende saklı
okurumun e-posta ile gönderdiği yorumu paylaşıyorum, katıldığım anlamına gelmez. Şöyle:
“Sevgili Özgür, bu yorumu ismim saklı kalmak ricasıyla gönderiyorum, selamlar.
Yeni yapılan Muğla Ak Parti İl Kongresini ve sonrasını ibretle izliyoruz. Kongrede kendilerine büyük
haksızlıklar yapıldığını, siyaseten önlerinin kesildiğini söyleyen, başta Seyfi Terzibaşıoğlu ve Şadi Pirci
olmak üzere bir takım şahısların, geçmişte Muğla Ak
Partiye büyük hizmetler vermiş insanlara yaptıkları
ayak oyunlarını unutmadık. Demokrasiden bahseden
Seyfi Terzibaşıoğlu’nun ve Şadi Pirci’nin, geçmişte
yapılan iki adaylı Muğla Ak Parti Merkez İlçe Kongresindeki demokratlıklarını ve neler yaptıklarını herkes çok iyi biliyor ve unutmadı. Bu şahısların ağzına
Demokrasi kelimesi hiç yakışmıyor. ‘Keser döner sap
döner bir gün gelir hesap döner’ vecizesi sanki bu ikili
için söylenmiş. Sen başkalarına yapınca ala, başkaları
sana yapınca feryat figan, yok öyle yağma.
İktidar Partisi olan Ak Partiyi, Belediye Başkan
Adayı olarak Muğla’da 3. parti yapma başarısını gösteren, yine yıllardır Belediye Başkanlığını yapmış olduğu, şimdi köy statüsünde olan beldesinde Ak Partiyi 3.
Parti durumuna düşüren kişilerin bu partinin yakasından düşme zamanı geldi de geçti bile. Daha fazla gülünç duruma düşmeden köşelerine çekilmelerini bekliyoruz, maazallah bu tutumlarında ısrarcı olurlarsa
belki de ihraç edilirler. Siyasetin çöplüğü çok büyük.
Rabbimin sopası yok, Rabbimin adaleti var, vurdu mu
böyle vurur.”
xxxx xx
“AK Parti’de Neler Oluyor?!!” başlıklı (15.01.2015)
yazıma en sadık okurum Reşat Öztepe “Gocuman; yazınızı beklemekteydim ama, Denizlinin Nihat’ı kelimesi
her şeyi yerli yerine koymuş oldu. Zira menteşe İlçesi
daha mı böyyük Muğla İlinden. Hırs azgınlığı diye bir
tarif vardır. Müspet anlamdaki Hırs iyidir. Amma ille
illa illa ki diyerek yola çıkar da hırslanırsanız gözünüz
kör olur, etrafınızı göremez olursunuz. Bilhassa Yola
çıktıklarınızla değil de, yolda bulduklarınızla devam
ederseniz, kazanmış olduğunuz tüm güzellikleri ve
özelliklerinizi kaybetmeye mecbur olursunuz…” demiş.
Sevgili Reşat Öztepe “Muğlalı Ahmet Davutoğlu”
(17.01.2015) başlıklı yazıma da “Gocuman; Aleyhime bile!
olsa yalan söyleyemem. Yazınızı okudukça ağlamaklı oldum. Şükür bazı doğruları hala yazan çizen var
diye. Partimize (Muğla İl) diğer partilerden gelenlerin
hepsi Ordinaryüs demiştim, aynen yineliyorum, ilave
olarak da; Muğlalı doğma böyüme moğlalı olunmaz
amma, Niçin 16 kişilik kadrodan bir tane bile!? moğlalı çıkamadı. Niçin Partiye Muğlalı olanlar el atmıyor,
diyeceğim. Başbakanımıza ve Genel Başkanımıza da
hoş geldiniz diyorum. Selam ve sevgi.” yorumunda bulunmuş.
xxxx xx
“Muğlalı Ahmet Davutoğlu” (17.01.2015) başlıklı yazıma okurlarımdan Ali Karadaş, önce sabah saat 08.41’de,
sonra saat 19.48’de iki ayrı yorum yapmış. O yorumları bir
başka yazımda paylaşmıştım. Merak eden gazetemiz internet sitesinden 17.01.2014 tarihli yazımı tıklayabilir… Ben bu
vesile ile Sayın Karadaş’ın şahsımla ilgili övgülerine tekrar
teşekkür ediyorum.
Sevgili Reşat Öztepe, “AK Parti’de Ne Değişti?”
(20.01.2015) başlıklı yazıma “Gocuman; nihayet beklenen olmasa da Özcan USTA bir yazı yazar (Ak Parti
İl Teşkilatı seçimleri) diye düşünülen yazıyı kaleme
almışsınız. Önce tebrik ediyorum. Çok fazla yoruma
girmem doğru olmaz. Amma, en son cümleden önceki
Aydın-Muğla arasındaki hem duyumunuza ve hem de
tespitinize katılmamak mümkün görünmüyor.” yorumunda bulunurken, Muzaffer Akça adındaki okurum şöyle demiş:
“Sayın Özgür kongre Muğla için bir facianın başlangıcıdır. Merak ettiğim konu AK Parti’yi Muğla’da sizce
kim toplardı? Yani il başkanı kim olmalıydı? Yazarsanız sevinirim.”
Bu okurumu sevindiremedim. Kendisine o gün “Sayın
Akça üzgünüm, kim olmalıydı sorusunun yanıtını AK
Partililerden almak lazım.” diye yanıt vermekle yetindim.
xxxx xx
Reşat Öztepe, kongreden sonra kaleme aldığım “Ya Şadi Pirci Kazansaydı?!!” (21.01.2015)
başlıklı yazıma da not düşmüş. Şöyle:
“Gocuman; dünden devam niteliğin-
Özcan Özgür
deki yazınızı okudum. Tespit ve teşhis doğru. Umarım
Muğla Ak Parti Teşkilatı bu kongreden iyi dersler çıkarır da, sonuca ulaşır. Çığır açmak en zor eylemlerden
biridir.”
Aynı yazıma “Dava adamı” rumuzuyla not düşen okurum da “Sayın Şadi Pirci ve diğer adaylar mülakata gitti. Başbakanımızın Şadi Pirci’nin aday olduğunu bilmemesi gibi bir algı oluşturmak, sizin gibi bir yazara
yakışmıyor. Başbakanımız hem Aydın’da hem de Muğla’da bu konuda Fazlasıyla bilgilendirilmiştir. Bence
Ak Partiyi karıştırma fitne çabası içindesiniz. Muğla’ya yakışmıyor bu fitne ve fesat tohumları…” demiş.
Bu yazıma (Fethiye İlçe Başkanı olmalı) Sayın Kadir
Sarıhan da “Her şeyde bir hayır vardır. Geriye dönmek
Ak Partinin işi değildir. İçten hesap yerine içten kucaklamak esas çizgimiz olduğuna göre yol doğrudur.
Saygılarımla..” yorumu yapmış.
“Gerçek AK Partili” rumuzlu okurumda “AK Parti’de
Adalet Hareketi” (22.01.2015) başlıklı yazıma “Sayın Pirci ye Muğlalılık konusunda katılıyorum… Bodrumluyum.. Nihat Öztürk’ün dizayn ettiği ilçe yönetiminde
başkan dahil hepsi Giresunlu, Karadenizli. Bir tek Bodrumlu yok.” yorumu getirmiş.
Hepsine saygı duyarım.
xxxx xx
Bir de AK Parti’nin Muğla’da Kurucu İl Başkanı olan
Yavuz Ercan’dan e-posta aldım.
“Kurucu İl Başkanlığını ve Milletvekili Adaylığını
yaptığım Partimle ilgili
yorumlarınıza, tenkitlerinize ve önerilerinize katılmamam mümkün değil.” diyerek şöyle devam etmiş:
“Çok zor şartlarda, bir avuç, inanmış ve idealist arkadaşlarımla çok büyük bedeller ödeyerek kurmuş olduğumuz Partimiz, yapılan 2002 Genel Seçimlerinde
bütün olumsuzluklara rağmen iki Milletvekili çıkarma
başarısını ve akabinde 2004 Yerel Seçimlerinde de 1.
Parti olma başarısını göstermiştir. Tabi ki bunda Muğlalı hemşerilerimizin partimize gösterdiği teveccühle
beraber o dönem görev yapan ve hiç bir şaibeye bulaşmamış arkadaşlarımın karşılık beklemeden yapmış
oldukları çalışma neticesi bu başarı yakalanmıştır.”
Yazılı açıklamasında “Ben Muğla’mızın CHP’nin kalesi olduğuna inanmıyorum.” iddiasında da Bulunan Ercan
sözlerini özetle şöyle sürdürmüş:
“Muğla’nın geçmişteki siyasi tercihleri bazen DYP,
bazen de ANAP olmuştur. O zamanlar 11 İlçesi olan
Muğla, 9 İlçede ANAP’lı Belediye Başkanlarını tercih
etmişti. Kırsal kesimin tercihi de ezici bir çoğunlukla
çoğu zaman DYP olmuştur. Bizler Muğla’da, Ak Parti’nin kuruluş çalışmalarını yaparken Muğla’mızın bu
siyasi hassasiyetini hiç unutmadık. Bu merkezden hareket ederek, Merkez Sağ ağırlıklı kuruluş yapmaya çalıştık. Bunda ne kadar başarılı olduğumuzu, kuruluştan hemen sonra yapılan Genel ve Yerel Seçimlerdeki
sonuçları hemşerilerimizin takdirlerine bırakıyoruz.”
xxxx xx
Sayın Ercan’ın iletisi oldukça uzun. Son olarak şu sözlerini de paylaşayım:
“Bugün yurdumuzun hemen her yerinde, geçmişte
DYP ve ANAP’a oy veren seçmen Ak Partiye oy veriyor
ve onun tabanını oluşturuyor da bu Muğla’da neden
olmuyor. Neden bu ezici seçmen kesimi Ak Parti yerine büyük bir çoğunlukla Muğla’da CHP sini desteklemek zorunda kalıyor. Bodrum, Marmaris, Fethiye, Dalaman, Milas, Ortaca gibi ilçelerimizde bırakın seçim
kazanmayı 3. Parti olmamızı, hatta bazı sandıklarda
Ak Partiye oy bile çıkmamasını kim nasıl açıklayacak
veya açıklıyor. İl ve İlçe Başkanı olmak, Yönetim Kurulu Üyesi olmak isteyenlerin sayısının fazlalığı çok
iyi. ama Ak Parti’nin Muğla’daki durumu nasıl acaba,
bu kardeşlerim bu duruma mesai harcıyorlar mı? Tüm
Teşkilat Mensubu kardeşlerimizin kendilerine öncelikle ‘2015 Genel Seçimlerinde, bu teşkilat yapımızla
acaba Muğla’da nasıl bir sonuç bizi bekliyor, İl Kongresi’nde Muğla’yı istiyorum diyen Sayın Başbakanımıza
mahcup olacak mıyız? Yoksa Başbakanımızın istediğini verecek miyiz?’ diye sormaları gerekmez mi? Ben
her daim, arkadaşlarım için duacıyım. Muğla’da siyasetin ne kadar zor olduğunu amansız olduğunu bilenlerdenim.
Tabi ki İl Başkanı, İlçe Başkanı olmak ve o görevi ifa
etmek çok zor olmakla beraber başarılı olmak elzemdir. O koltuklardan güç alan değil güç verenlerden olmak gerek. Sevgili Özgür, şahsınızın vesilesiyle de yeni İl Başkanımıza ve Yönetimine,
tüm İlçe Başkanlarımı ve yönetimlerini tebrik
ediyorum. Rabbim yar ve yardımcıları olsun.”
Yorumsuz…
6
28 Ocak 2015
ABD'deki bal yarışmasında Datça birinci oldu
ABD'nin Kuzey Karolina eyaletinde her yıl düzenlenen "Siyah Kavanoz" isimli bal yarışmasına
Datça'dan katılan 35 yaşındaki Arıcı Ahmet Kuyucu, kekik ve keçiboynuzu ballarıyla şifalı
bitkiler dalında birincilik ödülüne layık görüldü.
Yarışmada 40 kategoride,
çeşitli ülkelerinden 50'ye yakın bal sergilendi. Altı uzman
tarafından değerlendiren ballar
arasında Datça'nınki en kalitelisi seçildi.
ABD'de doğal arıcılık araştırma uzmanı olan Debra Roberts,
Datça'da arıcılık ve bal konusunda yaptığı araştırmadan sonra
Kuyucu ile birlikte doğal arıcılık
konusunda eğitimler verdi. Ro-
berts, Kuyucu'nun çam balını
beğenerek, ABD'deki yarışmaya
götürdü. Kuyucu da 2013 yılında çam balı ile ikinci olunca bu
yıl kekik ve keçiboynuzu ballarıyla katıldı. Yarışmada kekik
balı, şifalı bitkiler dalında birinci
seçildi. Türkiye'den yarışmaya
ayrıca katılan İstanbul Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Onur
Çilenk'in kestane ve komar balları "Dark Woodland", İznik'ten
katılan bahçe balı da "Floral" dalında ödül aldı. Alper Kuyucu'ya
ödül kurdelesi, yazısı ve sembolik çeki postayla gönderildi.
Kuyucu, 25 yıldır arıcılık
mesleğiyle uğraştığını belirterek, "Çocukluğumdan bu yana
arıcılığa merakım vardı. Her
gün arıcılıkla ilgili yeni bir şeyler öğreniyordum. Arıları anladıkça doğayı anladım. Doğayı
anladıkça kendimi, çiçeği ve
böcekleri anlamaya başladım.
Dünyaya arı gibi bakmaya, arı
gibi çalışmaya başladım. Doğa
ve arı âşığı biri olarak, daha sonra Amerikalı bal uzmanı Debra
Roberts'le tanıştım. Doğal bal
üretimi konusunda beraber
çalışmaya başladık. Yöremizin
ballarını çok beğendi ve Amerika'ya götüreceğini söyledi.
Kuzey Karolina'da her yıl bir bal
yarışması
düzenleniyormuş.
Önce çam balı ile katıldığım yarışmada ikinci, daha sonra kekik
balı ile birinci oldum. Datça'yı
ve Türkiye'yi temsil ettiğim ve
birinci olduğum için çok mut-
luyum." dedi. Kuyucu, Türk
balının hak ettiği yerde olmadığını ifade ederek, "Maalesef
dünya üzerinde bal üretmeye
çok müsait, mükemmel doğaya
sahip bir memlekette yaşıyoruz
ancak bal üretiminde yapılan
sahtekârlık ve işi bilmeyen insanların bilinçsizce üretim yapmaları, balımızın kalitesini düşürüyor. Amacım, doğal olarak
ürettiğim balları birçok dünya
ülkesinde tescilleterek, Türk
balını hak ettiği yere taşımaktır."
şeklinde konuştu.
Kredi kartı ile 430 milyar lira!
(BKM) Genel Müdürü Dr. Soner Canko, "Kredi kartı ödeme tutarı, 2014
yılında yüzde 11 büyüdü ve yılı 430 milyar lirayla tamamladı" dedi.
Soner Canko Özellikle taksit sayısına getirilen sınırlama
kartlı ödemelerde önemli değişimler yaşanmasına neden
olduğunu ifade etti ve 2013
ekim ayında kart sahibinin
tüm kredi kartlarının toplam
limitinin gelirinin dört katıyla sınırlandırılması, şubat
2014'te en fazla taksit sayısının 9 ile sınırlandırılması ve
bazı sektörlerde taksit yapılmasının engellenmesi düzenlemelerinin gerçekleştirildiğini anımsattı.
Bu iki düzenlemenin kredi kartı kullanımını ve sayısını doğrudan etkilediğini dile
getiren Canko, şöyle devam
etti:
"Türkiye gibi kayıt dışı
ekonominin kambur oluşturduğu bir ülkede, kartlı ödeme sistemlerine yönelik katı
düzenlemelerin kayıt dışı
ekonomiyi tetikleyebileceğini unutmamak gerekiyor.
Kayıt altındaki tüketimin
düştüğünü biliyoruz ama bu
tüketimin ne kadarının kayıt
dışında yapıldığı konusunda
bilgiye sahip değiliz. Üstelik
kayıt dışındaki bu tüketimin
ne ekonominin büyümesine
katkısı var ne de vergi gelirlerine. Bugün kartlı ödemelerin, hanehalkı tüketimine
oranı yüzde 40'a ulaşmış durumda. Biz bu oranı, 'nakitsiz
ödemeler' hedefimiz doğrultusunda çok daha yüksek
oranlara çıkarmayı hedefliyoruz. Ödemelerin tamamını kartlarla yapalım ki tüm
işlemler kayıt altına alınsın,
vergi gelirlerimiz artsın, ekonomimiz büyüsün. Bunun
için de kamunun, kart kullanımının yaygınlaşmasına
destek olmasını bekliyoruz."
Kartların tüketim aracı
değil, ödeme aracı olduğunu,
hatta bireysel emeklilik primlerinin yüzde 60'ının ödenmesini sağlayan bir tasarruf
aracı olduğuna dikkati çeken
Canko, "Kart kullanımının
üçte ikisi zaten zorunlu ödemelerden
kaynaklanıyor.
Kartların bir tüketim aracı
olarak konumlandırılmaması
ve kartlarımızı bütçemiz doğrultusunda bilinçli bir şekilde
kullanmamız gerektiğine yönelik mesajlarımızın yerine
ulaştığını görüyoruz" dedi.
"BİREYSEL BORÇLULUK
DAHA SAĞLIKLI
SEVİYELERE GERİLEDİ"
Soner Canko, 2014 yılında
kart sahibi kişi sayısının artmasına karşın kart sayısındaki artışın durduğunu söyledi.
Bunun kart sahiplerinin cüzdanlarındaki kullanmadıkları
fazla kartları kapattığına işaret ettiğini söyleyen Canko,
"Artan banka kartı sayısı ve
kullanımı da artık kart kullanıcılarının hesabında bulunan paraları harcadığını ve
ayağını yorganına göre uzattığını gösteriyor. Kamunun
ve bankaların teşvikleri ile
tasarruflar artarken bireysel
borçluluk da daha sağlıklı
seviyelere geriledi. 2015 yılı
kart bilincinin artması için çalışmalarımızı daha da yoğunlaştıracağımız bir yıl olacak"
dedi.
Takipteki alacak oranının
bankacılık sektöründe takip
edilen önemli göstergelerden
biri olduğunu belirten Canko,
asgari ödeme oranını yüzde
40'lara kadar yükselten dü-
zenlemelerin kart kullanıcılarının ödeme alışkanlıklarını
zorladığını ifade etti.
Geçen yıl sorunlu alacakların toplam içindeki payı
yüzde 5'ten yüzde 7'ye yükseldiği bilgisini veren Canko,
"Bu hızlı artış bazı kredi kartı
kullanıcılarının sistemin dışına çıkmasına yol açtı. Oysa
kart sahipleri eski oranlarda
asgari ödeme yapmak durumunda kalsalardı en azından
bir kısmı yasal takibe düşmeyecek, sistemin içinde
kalacak ve mali durumlarını
düzelttiklerinde
borçlarını
kapatabileceklerdi. Kart kullanıcılarının sistem içerisinde
tutabilmenin finansal istikrar
açısından önemli olduğunu
düşünüyoruz"
yorumunu
yaptı.
"Banka kartı sayısı geçen yıl 106 milyona yaklaştı
"Kartlı ödeme sistemleri verilerine göre 2013 sonunda 100
milyon adet olan banka kartı
sayısının geçen yıl sonunda
106 milyona yaklaştığını dile
getiren Canko, bu artışta sayısı 4,7 milyondan 10,5 milyona
yükselen ön ödemeli kartların yaygınlaşmasının önemli
rol oynadığını ifade etti.
Banka kartlarının ödemelerde kullanımının hızla arttığını belirten Canko, 2012 ve
2013 yıllarında yüzde 36'lık
büyümeler gösteren banka
kartları ile yapılan ödeme
tutarının 2014 yılında yüzde
33 büyüdüğü ve 29,4 milyar
TL'ye ulaştığı bilgisini verdi.
Kart sahiplerinin daha
önce çoğunlukla nakit çekmek için kullandıkları banka
kartlarını artık alışverişlerde
çok daha sık kullandıklarını
vurgulayan Canko, "2002
yılında kartlı ödeme adedi
içindeki payı, sadece yüzde 1'i
banka kartları ile yapılırken,
bu oran 2014 yılında yüzde
21'e yükseldi" dedi.
7
28 Ocak 2015
Bodrumspor, Uşak
Sportif ile yenişemedi
Bölgesel Amatör Lig 7. Grup’ta mücadele eden B.B. Bodrumspor grubun güçlü
rakiplerinden Uşak Sportif Gençlikspor ile 2-2 berabere kaldı.
Uşak 1 Eylül Stadı’nda Uşak
Sportif Gençlikspor’un cezası nedeniyle seyircisiz olarak oynanan
karşılaşmanın ilk dakikasından son
düdük çalana kadar gayet heyecanlı geçti. Gruplarında şampiyonluk
parolası ile yola çıkan Uşak Sportif
Gençlikspor ve B.B. Bodrumspor
seyircisiz oynanan karşılaşmada ekranlarda maçı izleyenlere de büyük
heyecan yaşattı. Karşılaşmanın ilk
dakikalarında B.B. Bodrumspor Yasin Ayaklı ile girdiği net posizyonu
gole çeviremedi. Bundan sonraki
dakikalarda evsahibi takım baskılı
oynamaya başladı ve dakika 29’da
9 numaralı formasıyla Yasin Uşak
Sportif Gençlikspor’u 1-0 öne geçir-
di. Yediği golden sonra toparlanan
B.B. Bodrumspor girdiği atakları
değerlendiremedi ve maçın ilk yarısı 1-0 Uşak Sportif Gençlikspor’un
1-0 üstünlüğü ile bitti. İkinci yarıya
her iki takımda aynı kadro ile çıkarken B.B. Bodrumspor ilk yarıya
göre daha bir oyunla maça başladı.
İyi oyununu ataklarla güçlendiren
B.B. Bodrumspor dakika 70’te kaptan Süleyman Görgün’ün asisti ve
Tolga Deniz’in golü ile beraberliği
yakaladı. Attığı golden sonra ataklarını sıklaştıran B.B. Bodrumspor
dakika 85’te yine kaptan Süleyman
Görgün’ün ortasında Ersen Savaş’ın
kafa golü ile 2-1 öne geçti. Dakikalar 89’u gösterdiğinde Uşak Sportif
Gençlikspor kornerden bulduğu
gol ile durumu 2-2 yaptı. Beş dakika
uzatılan maçta her iki takımda gol
bulamayınca karşılaşma 2-2 sona
erdi.
Sercan hoca gözüyle...
Milas Gençlikspor Özpisi Spor
maçının ardından -2Dünden devam.
Güzel bir havada oynanan müsabakada forma giyen her iki takımın sporcuları maçta nasıl performans gösterdiler.
Milas Gençlikspor: kaleci Serhat: İlk yarıda yüzde yüz iki mutlak gollük vuruşları mükemmel
kurtaran Serhat devre biterken
gözüne güneş geldiği için hatalı
bir gol yedi. Kaleci Serhat bu maçta kalesinde takım arkadaşlarına
güven verdi. Çağdaş: sakatlıktan
kurtulan sağbek Çağdaş bu maçta
90 dakika oyun disiplinine sadık
kalarak oynadı. Bence görevini iyi
yaptı. Tugay: Genç oyuncu ikinci
yarıda oyundan çıkıncaya kadar
hatasız bir oyun sergiledi görevini
layıkıyla yaptı. Hüseyincan: genç
oyuncu maç boyu kademelere
sağlam girerek hatasız bir 90 dakika sergiledi. ben Hüseyincan'ı
bu maçtaki performansı nedeniyle beğendim. Hasan: ilerleyen yaşına rağmen tecrübeli oyuncu bu
müsabakada hiç hata yapmadan
90 dakikayı tamamladı. Stoper
Hasan düzenli antrenman yaparsa takımda forma giyer. Tecrübeli
oyuncu oynadığı akıllı futbolla
güven verdi. Abdullah: tecrübeli
oyuncu müsabaka boyunca sahip olduğu her topu olumlu kullandı disiplinli oynadı. Görevini
yaptı. Necmettin: Genç oyuncu
orta sahada akıllı paslarla forvet
hattında oynayan sporcu arkadaşlarına gollük paslar verdi. Bence
iyi oynadı görevini yaptı. Hasan
Hüseyin: maçın en iyilerinden birisiydi 90 dakikada attığı beş golle
sahada yıldızlaştı. Genç oyuncu
her maçında böyle oynarsa takımına büyük katkı sağlar diye
düşünüyorum. Ahmet Demir: sezon başında Yeni Milasspor takımından transfer edilen yetenekli
sporcu bilhassa ilk yarıda çok iyi
oynadı görevini yaptı. İlker: antrenmansız olduğu her halinden
belli oluyordu düzenli antrenman
yaparsa tekniği ile takımına katkı
sağlar diye düşünüyorum. Ferhat
Kayım: sezon başı hazırlıklarına
Yeni Milasspor'da geçiren genç
oyuncu maç boyu sağlı sollu dripling yaparak rakip defansı çok zor
durumlarda bıraktı. Ferhat Kayım: müsabakanın iyileri arasında
yer aldı. Ferhat Milas Gençlikspor
takımı için tam isabet bir transfer.
Necip: Oyuna ikinci yarıda dahil
olan genç sporcu hırsı çalışkanlığı ile takımına katkı sağladı. Ben
Necip Kutluay'ı bu maçtaki performansı nedeniyle beğendim.
Necip Kutluay takımda forma giydikçe takımına katkı sağlayacaktır
diye düşünüyorum.
Devam edecek.
Sercan Ergin
MILAS
gazete
Bağımsız Günlük Siyasi Gazete
Yıl: 12 Sayı: 3480
28 Ocak 2015 Çarşamba
Fiyatı: 75 Krş. (KDV Dahil)
İMO Muğla Şubesi: “Ülkemizin
talanına izin vermeyelim”
TMMOB Muğla İl Koordinasyon Kurulu adına bir açıklamada bulunan İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Muğla Şube Başkanı Alifer
Atasever, “Ülkemizin talanına, halkımızın soyulmasına, mesleklerimizin niteliksizleştirilmesine, haklarımızın gasp edilmesine,
odalarımızın işlevsizleştirilmesine izin vermeyeceğiz!” dedi.
TMMOB Muğla İl Koordinasyon Kurulu adına bir açıklamada bulunan İnşaat Mühendisleri
Odası (İMO) Muğla Şube Başkanı Alifer Atasever, AKP iktidarının yasa düzenlemelerini
genellikle ''torba yasalar" aracılığıyla yapmakta olduğunu savunarak, bunlardan sonuncusu
olan “İmar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı”nın
rant eksenli bir tasarı olduğunu
söyledi.
Atasever, “Bu tasarı on üç
ayrı yasada onlarca değişiklik
yapılmasını
öngörmektedir.
Değişiklik yapılması öngörülen
yasalar; örgütümüz Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği- TMMOB Yasası ile imar, yapı
denetimi, kamu kurum ve kuruluşlarının ürettikleri mal ve
hizmet tarifeleri, iskan,
kültür ve tabiat varlıkları, çevre, tapu, kat mülkiyeti, iller bankası, belediye yasaları ve belediye
gelirleri ile ilgili yasalardır. Bu tasarı ile yapılmak
istenen değişikliklerin
birbirleriyle çok yönlü
bağlantıları bulunmaktadır. Söz konusu tasarı,
bugün ülkemizde egemen olan rant talanına
dayalı sermaye birikim
politikalarının en başta hedeflediği alanları
kapsamaktadır. Bunlar,
mühendislik, mimarlık,
şehir planlama hizmetleri ve
onlarla doğrudan bağlantılı olan
kentsel-kırsal-kültürel-doğal
varlıklarımızdır. Kamuya ve halka ait varlıklara el konulması ve
arazi-mülkiyet düzenlemeleri
üzerinden iktidarın denetimindeki inşaat sektörünün bir rant
alanı olarak biçimlendirilmesi
ana amaçtır. Bu nedenle biz mühendis, mimar, şehir planlama
örgütleri olarak ‘Ülkemize, Halkımıza, Mesleğimize, Örgütü-
müze Sahip Çıkıyoruz’ içerikli
bir kampanya yürütüyor ve halkımızın desteğini bekliyoruz.
Ülkemizin talanına, halkımızın
soyulmasına, mesleklerimizin
niteliksizleştirilmesine, haklarımızın gasp edilmesine, odaları-
mızın İşlevsizleştirilmesine izin vermeyeceğiz!”
dedi.
“AKP iktidarının bu
düzenlemelerini ve torba yasa tasarısını hep
birlikte reddedelim” diyen Atasever, sözlerini
şöyle sürdürdü: “Ormanlarımızın, kıyılarımızın,
meralarımızın, koruma
altındaki milli parklarımızın, kamuya ait yeşil
alanların, parkların, tarihi değerlerimizin, hatta
mezarlıkların bile talan
edilerek özel işletmelere
açılmasına izin vermeyelim. Yargı kararlarını yok saymaya, Atatürk Orman Çiftliği, tarihi
yarımada gibi kamu arazileri ve
yeşil alanlar üzerindeki kaçak
yapıların affedilmesine karşı
çıkalım. Tarımsal üretim alan-
larımızın yapı ve rant talanına
açılmasına karşı mücadele edelim. ‘Kentsel-kırsal dönüşüm’,
‘riskli alanlarda dönüşüm’ görünümü altında kamunun ve
halkımızın birikimlerinin imar
hakkı transferine, borsalarda
heder edilmesine, gasp edilmesine birlikte karşı duralım. Yerel
yönetimlerin yetkilerini siyası
iktidara aktaran ve yurttaşların oylarını çöpe atan keyfiyeti
kabul etmeyelim. Kar ve daha
fazla kar uğruna insan yaşamını
hiçe sayarak iş cinayetlerine yol
açan politikalara karşı işçi sağlığını, iş güvenliğini ve insanca
yaşamı hep birlikte savunalım.
Mühendislik mimarlık, planlama hizmetlerinin kamusal ve
nitelikli bir hizmet olarak topluma ulaşmasını engellemeye
çalışan girişimlere karşı birlikte
mücadele edelim.”
Download

Bağımsız Günlük Siyasi Gazete