bizim
DURAK
İETT aylık kurum içi bülteni HAZİRAN 2014
İETT’DE BAYRAK DEĞİŞİMİ
Temmuz 2009’da İETT Genel Müdürü olan, Mayıs 2014’te de
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği’ne atanan Dr.
Hayri Baraçlı, Genel Müdürlük görevini İETT Genel Müdür Yardımcısı
Mümin Kahveci’ye devretti.
N
M
HABABA
EVİ:
SINIFI’NIN N
A
T
L
U
S
ADİLE
KASRI
filmi
klasikleşen
ltan
nemasının iği yer olan Adile Su k ve
si
rk
Tü
lji
ta
os
n
e
Yıllar boyu nıfı’nın da çekild
n
Sı
yaretçileri
Hababam e edilmiş haliyle zi
or
Kasrı rest gün vaat ediyor.
r
huzurlu bi
E
GÜLDÜR
İETT ’NİN
YÜZÜ:
AŞALI
ADNAN P
LİĞİ
İ GÜVEN
İŞ VE İŞÇ
AR İÇİN
KURUML
NEMLİ?
NEDEN Ö
göre
verilerine
ve 180
rgütü’nün
Ö
ta
a
ak
m
m
ış
n
ol
al
slararası Ç 10 milyon iş kazası
uncusunda rçok
lu
oy
U
an
lış
ça
bi
1
lda
ine
TT’de
sından şair
dünyada, yı ını kaybetmektedir.
a kadar İE
Bu zaman radyo TV programcıızda ise farklı bir
çi hayat
iş
n
a,
bi
m
en
ın
yı
ıs
yk
sa
Bu
0 kilo
şarkıc
e tanıttık.
şalı’nın 17
kişiyi sizler hip olan Adnan Pa zlerle paylaşacağız.
sa
si
i
e
in
eğ
n
es
ay
yete
kilonun hik
haziran 2014 Bizim Durak 1
verdiği 60
GENEL MÜDÜR’DEN
Yeni bir heyecanla merhaba
Mümin KAHVECİ
Genel Müdür
İETT olarak
kurumumuza ivme
kazandıracak tüm
faaliyetlerimizi,
sürdürülebilir kalite
anlayışı çerçevesinde
gerçekleştirmeye
çalışıyoruz.
Güçlü, uzun ömürlü ve değer oluşturabilen
bir marka olabilmek kurumsallaşma ile
mümkündür. Kurumsallaşma, her işi belli
kurallara bağlı olarak yürütmeyi, kuralları sürekli değiştirmemeyi, işi gereğince
yapmayı, tüm çalışanları performansına
göre değerlendirmeyi, kişiler değişse bile
yönetim tarzını değiştirmemeyi, takım
oyunu oynamayı, herkesin görevlerini
bilmesini gerektiren bir anlayıştır. İETT de
kurumsallaşma adına bugüne kadar önemli
çalışmalara imza atan bir kurum.
lerimizi belirli bir noktaya getirdik. Bugün
geldiğimiz noktada kentiçi toplu taşımacılık alanında dünyanın gıpta ile baktığı
bir kurum olarak öne çıktığımızı, ulusal ve
uluslararası platformda katıldığımız her
toplantıda göğsümüzü gere gere dolaştığımızı hepimiz yaşayarak görüyoruz. 20142019 vizyonunda İETT daha farklı projelere
imza atacak. Toplu ulaşım alanında yeni
yeni projeler yapacak. Kendini ispat etmiş
olan İETT’nin markalaşması da hızla devam
edecek.
Son yıllarda İETT’de yaşanan yenilik ve
değişim, kurumumuzu ulusal ve uluslararası alanlarda övülen bir noktaya getirdi.
İETT’de değişim rüzgarını genç ve mühendislik tabanlı gerçekleştirmeye çalıştık.
Burada en önemli unsur, kurumun aynı dili
konuşması yani hedef birliğine varmasıydı.
İşletme başarısının ortaya çıkması hedef
birliğine bağlıdır. Bizler bu noktada ilk olarak kısa, orta ve uzun vadeli planlar yaptık.
Bunun için de sistematik ve bütünsel bakış
açısı geliştirdik. Müşteri memnuniyetini
sağlayabilecek süreç odaklı ve sonuca dayalı
bir yönetim anlayışıyla başarıyı yakalamaya
çalıştık. Sürekli iyileşme ve sürekli gelişme
ana felsefemiz oldu. Hem insan kaynağı
açısından hem de sistem açısından faaliyet-
İETT’nin elde ettiği başarıda elbette ki en
önemli unsur ekip ruhunun yakalanmış
olması, belirlenen hedeflere hiç yorulmadan
kararlılıkla ulaşma isteği ve her zaman başarmak için çalışmaktır. Bugüne kadar yaptığımız çalışmaları büyük bir ekip anlayışı
içerisinde yapmaya çalıştık. Bir kurumda
ya da işletmede dönüşüm modelini geliştirmek için liderler daha çok çalışmalıdır.
Biz İETT’li yöneticiler de bunu yapmaya
çalıştık. Bizler ekibimizle İstanbul’a hizmet
etmeye çalıştık. İnşallah bundan sonra da
emaneti aynı özenle koruyacak, vatandaş
memnuniyetini üst noktalara çıkartacak
hizmet anlayışını devam ettirecek ve yine
aynı şevk ve heyecan içinde çalışmalarımızı
sürdüreceğiz.
İÇİNDEKİLER
3
4
5
Genel Müdür Baraçlı, Busworld Otobüs Fuarı’ndaydı AR-GE Zirvesi’nde yerimizi aldık
Kartlar adrese gönderiliyor
İETT’den Engelliler Haftası mesajı
Anneler Günü için “Çiçek Tramvay”
Ikaruslar Liberya’ya hizmet edecek
Öğrenciler Kağıthane garajını
ziyaret etti
İETT’de Y kuşağı dönemi
İETT, Fransa ve Pakistan
heyetlerini ağırladı
İETT Uzaktan Eğitim Sistemi açıldı
32. İBB Spor Şöleni başladı
bizim
DURAK
6
9
10
12
13
14
15
İETT’de Bayrak Değişimi
Hababam Sınıfı’nın evi: Adile
Sultan Kasrı
İETT’nin Güldüren Yüzü: Adnan Paşalı
Anılara Yelken Açıyor: İstanbul Deniz Müzesi
İş ve İşçi Güvenliği Kurumlar İçin Neden Önemli?
Yaz aylarında nasıl beslenmeli?
Kardeşim İçin
Legends of Oz: Dorthy’s Return
MFÖ Konseri
Editions 4: Parallel Realities/Paralel Gerçeklikler
Bir Cihan Devleti Doğuyor: Osmanlı
2 Bizim Durak haziran 2014
İETT Adına Sahibi
Mümin KAHVECİ
Yayın Kurulu
Mustafa ALBAYRAK
Osman Nuri BAYRAK
Editör
Filiz ACAR, Füsun DİKTAŞ
Fotoğraf
Fatih Sultan KAR
Şahkulu Mah. Erkan-ı Harp Sk. No: 2 Tünel
34420 Beyoğlu/İSTANBUL
www.iett.gov.tr 444 1871
İETT’DEN
Kartlar adreslere
gönderiliyor
Busworld Otobüs Fuarı’ndaydık
İstanbul Yeşilköy CNR Fuar alanında
24-27 Nisan tarihleri arasında
düzenlenen “Busworld 2014” 5.
Otobüs Endüstrisi ve Yan Sanayi
Uluslararası İhtisas Fuarı’nı gezen
İETT Genel Müdürü Dr. Hayri
Baraçlı, stantları tek tek gezerek
otobüs üreticilerinden yeni araçlar
ve teknolojileri hakkında bilgi aldı.
Özellikle bir otobüs firmasının engelli
vatandaşlar için yaptığı otomatik
engelli rampasını dikkatle inceleyen
Baraçlı, otomatik rampa ile yakından
ilgilendi. Fuarda motor ve şanzıman
üreten firmaların stantlarını da
dolaşan Baraçlı, hidrojen yakıtlı
motorları da detaylı olarak inceledi.
Burada üretici firma yetkilileriyle
sohbet eden Genel Müdür Baraçlı,
İETT’nin alternatif yakıtlı araçlar
konusuna özel bir önem verdiğini,
doğalgazlı otobüslere ek olarak
elektrikli otobüslerin deneme seferi
yaptığını, ayrıca hidrojen yakıtlı
araç konusunda da çalışmalar
yürüttüklerini anlattı.
İETT, ücretsiz seyahat kartlarını alıncaya
kadar nüfus cüzdanlarını göstererek
seyahat eden 65 yaş ve üzerindeki
vatandaşların seyahat kartlarını 15
Mayıs’tan itibaren adreslerine göndermeye
başladı. Ücretsiz seyahat kartı almak
isteyen 65 yaş ve üstü vatandaşların,
İETT’nin www.iett.gov.tr adlı resmi
web sitesine girerek online başvuruda
bulunması gerekiyor. Web sitesi üzerinden
online başvuru yapanların kartları kısa
sürede adreslerine postalanacak. İndirimli
kartlarını biletmatik ya da otomatik satış
makinelerine okutarak ücretsiz karta
dönüştüren sosyal kart sahibi vatandaşlar
ise, dönüşen kartlarını 2025 yılına kadar
kullanabilecek.
İETT’den Engelliler
Haftası mesajı
G
Ar-Ge zirvesinde yerimizi aldık
Türkiye’nin bilgiye dayalı teknolojiye hızla ulaşmasını, gelişmiş bir sanayiye
sahip olmasını sağlayacak adımları atmasının tek yolu olan Ar-Ge konusu
bu yıl 3. Türkiye Ar-Ge Zirvesi ve Fuarı’nda “Geleceğine Sahip Çık” teması
çerçevesinde İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlendi. Bilim, Sanayi ve
Teknoloji Bakanlığı’nın desteği ile yapılan zirvede konuşan İETT Genel Müdür
Yardımcılarından Dr. Maşuk Mete, İETT’nin Ar-Ge’ye büyük önem verdiğini
belirterek yerli motor için Ar-Ge çalışması başlattıklarını söyledi. İETT’de
Ar-Ge kültürünün yerleştirilmesini en önemli görevleri arasında gördüklerini
belirten İETT Genel Müdür Yardımcısı Dr. Maşuk Mete, Ar-Ge konusunda
özel sektör, üniversite ve sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar
yaptıklarını, bu çalışmaların neticesinde de Kasım 2012 yılından itibaren yerli
motor üretimi için ilk adımı attıklarını söyledi.
enel Müdürümüz Dr. Hayri
Baraçlı görevinden ayrılmadan önce, 10-16 Mayıs tarihleri
arasında kutlanan Engelliler Haftası
dolayısıyla bir mesaj yayınladı.
Engelli insanlara fırsat verildiğinde
birçok alanda başarılı çalışmalara
imza attıklarının görüldüğünü söyleyen Baraçlı, “Her şeyden önemli
olan birbirimize sevgi ve saygıyla
yaklaşmaktır. Karşılıklı hoşgörüyüye dayalı, mutlu ve huzurlu bir
yaşam için engelli kardeşlerimizi
görmemiz, onlara da fırsatlar tanımamız gerekir. Bu vesileyle tüm
engelli kardeşlerimizin Engelliler
Haftası’nı kutluyor, sağlıklı, mutlu
ve başarılarla dolu bir hayat diliyorum” dedi.
haziran 2014 Bizim Durak
3
İETT’DEN
Anneler Günü için
“Çiçek Tramvay”
İ
ETT, Anneler Günü’nü özel olarak süslediği “Çiçek Tramvaylar”
ile kutladı. İstanbul’da fotoğrafı en çok çekilen simgelerden biri
olan Nostaljik Tramvay, Anneler Günü’nde özel olarak süslenerek
“Çiçek Tramvaya” dönüştürüldü. Süslenen tramvayın arkasına
eklenmiş vagonda ise canlı müzik orkestrası yer aldı. Çiçek Tramvay, saat 13.00’te Galatasaray Lisesi önünde seferlerine bir saat ara
verdi. Etkinlik alanında bulunanlar yaklaşık bir saat boyunca Çiçek
Tramvay’da asılı “Anneler Günü Hatırası” panoları önünde hatıra
fotoğrafı çektirdi. Çiçek Tramvayların üzerine yerleştirilmiş QR
kodları okutan vatandaşlar, Anneler Günü için özel olarak hazırlanan videoyu da izleme imkanı buldu.
Ikaruslar Liberya’ya hizmet edecek
Y
eni alımlarla otobüs filosunu gençleştiren İETT, trafikten çektiği
İkarus marka otobüslerin 20 adedini Batı Afrika’da bulunan
Liberya Cumhuriyeti’nin Monrovia Belediyesi’ne gönderiyor. Birçok
yaşanmışlığa, anıya ve hikâyeye ev sahipliği yapan Ikarus marka
otobüslerin ihtiyaç sahibi Liberya’ya hibe edilmesi amacıyla Malta
Köşkü’nde imza töreni düzenlendi. Otobüsler için İstanbul Büyükşehir
Belediyesi’ne ve İETT’ye teşekkür eden Liberya Cumhuriyeti yetkilileri
çok duygulandıklarını, Türk halkının kendilerine verdiği desteğin çok
önemli olduğunu, Liberya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin daha da
gelişeceğini söyledi. Otobüslerin Liberya’ya gönderilmeden önce İETT
tarafından bakım, onarım ve istenilen renkte boyama işlemleri yapılacak. Otobüslerle birlikte bir ay boyunca eğitim verecek 3 adet teknik
personel de Liberya’ya gönderilecek. Otobüslerin Türkiye’deki gümrük
işlemlerini İETT yürütecek. Gümrük sonrası Liberya’ya teslimat ve
orada gümrükten giriş işlemlerini ise TİKA yapacak.
4 Bizim Durak haziran 2014
Öğrenciler Kağıthane garajını
ziyaret etti
Taşdelen İMKB Endüstri ve Teknik Lisesi öğrencileri
öğretmenleriyle birlikte 43 kişilik grup Kağıthane
garajını ziyaret ederek garajın işleyişi hakkında bilgi
aldı. İlk olarak garajda bulunan simülasyon merkezini gezen öğrencilere simülasyon eğitimi ve cihazlar
hakkında bilgi verildi. Daha sonra Akyolbil merkezine
geçen öğrenciler son olarak atölyeleri gezerek buradaki çalışmalar ve işleyiş hakkında bilgiler aldı. Öğrencilerin gezi sırasında sordukları sorular İETT yetkilileri
tarafından tek tek cevaplandı.
İETT’de
Y kuşağı dönemi
Y
enilikçi, dinamik ve takım çalışmasına yatkın
bir kurum kültürü oluşturmak isteyen İETT,
değişim için gerekli enerjiyi Y jenerasyonundan
alıyor. 8 bin 605 personeliyle dev bir kurum olan
İETT’de, çalışanların yüzde 32.5’ini Y kuşağı
oluşturuyor. Özellikle memur kadrolarındaki
gençleşme ile dikkatleri üzerine çeken İETT, müdür
kadrolarından başlayarak en tepe yönetime kadar
geniş çaplı bir gençleştirme hareketi içinde. Bu
hareket sadece memurları kapsamıyor. İşçiler için
de aynı durum söz konusu. İETT’nin geçen yıl yeni
aldığı 964 şoförün 871’i Y kuşağını temsil ediyor. Yaş
ortalamaları ise 32.
İETT’DEN
İETT, Fransa ve Pakistan
heyetlerini ağırladı
İETT geçtiğimiz ay, Fransa
ve Pakistan’dan önemli
konukları ağırladı. Fransa’nın
Lyon şehrinde bulunan ve
kentlerin ulaşım alanındaki
faaliyetlerini inceleyen
CODATU kuruluşunun
yöneticileri ve Pakistan’ın
Lahor Kenti Otobüs İdaresi
(LTC) CEO’su ve şirket Genel
Sekreteri Mariam Khawar,
toplu ulaşım sistemleri ve
metrobüs hakkında bilgi
almak üzere İETT’yi ziyaret
etti.
Sanayileşmiş ve gelişmekte
olan ülkeler arasında
kent ulaşımındaki geçmiş
deneyimleri ve gelişmeleri
paylaşmayı hedefleyen ve
Fransa’nın Lyon kentinde
kurulmuş olan CODATU
şirketinin Başkan Yardımcısı
Prof. Dr. Ali S. Huzzayin, İcra
Direktörü Julien Allaire, Proje
Müdürü Abnes Trione ile İTÜ
öğretim üyesi Doç. Dr. Dilay
Çelebi İETT’yi ziyaret etti.
İETT Genel Müdürü Mümin
Kahveci’nin karşıladığı heyet
üyelerine İETT’nin uygulamış
olduğu araç alım modeli
ve gerçekleştirilen diğer
projeler hakkında sunum
gerçekleştirildi. Heyet üyeleri
İETT’nin 2014 yılı içerisinde
gerçekleştireceği TRANSİST
2014 etkinliğine davet edildi.
İETT Uzaktan Eğitim
Sistemi açıldı
Toplantının sonunda Genel
Müdür Mümin Kahveci
tarafından, konuk heyete
Galata Köprüsü üzerinde
tarihi tramvayları resmeden
tablo ile İETT yayını olan “Bir
Zamanlar İstanbul” isimli
kitabın son baskısı hediye
edildi.
Öte yandan, İstanbul
ziyaretinin bir bölümünü
toplu ulaşım sistemleri ve
metrobüs hakkında bilgi
almak üzere İETT`ye ayıran
Pakistan’ın Lahor Kenti
Otobüs İdaresi (LTC) CFO’su
ve Şirket Genel Sekreteri
Mariam Khawar’ı İETT Genel
Müdürü Mümin Kahveci
karşıladı. İETT’nin ulaşım
alanındaki tecrübelerinden
yararlanmak istediklerini
söyleyen Khawar’a metrobüs
ve ulaşım planlaması hakkında
bir sunum gerçekleştirildi.
Ziyaretin ardından Genel
Sekreter Mariam Khawar
Edirnekapı garajında yer alan
Metrobüs Kontrol Merkezi’nde
incelemelerde bulundu.
Daha sonra metrobüs hattına
geçilerek Edirnekapı-Avcılar
arasında teknik inceleme
yapan Khawar’a Genel Müdür
Kahveci tarafından nostaljik
tramvayın rölyefi ve “Bir
Zamanlar İstanbul” adlı albüm
kitap hediye edildi.
U
laşım Akademisi projesi kapsamında İETT
Eğitim Müdürlüğünce kurulan Uzaktan
Eğitim (e-learning) Sistemi hizmete açıldı.
Kurulan Uzaktan Eğitim Sistemiyle tüm çalışanlarımız modern teknolojinin imkanlarından
en iyi şekilde yararlanarak mesleki gelişimlerini
sağlama imkanı bulacak. Sistemle, alanında
lider e-öğrenme kuruluşlarının kapsamlı eğitim
içeriklerinin yanı sıra, şoförlerimiz için İETT’ye
özel olarak geliştirilmiş eğitim programları da
çalışanlarımızın hizmetine sunulacak. Ayrıca
şoförlerimize verilmesi planlanan halkla ilişkiler,
iletişim, stresle başa çıkma vb. eğitimlerle
çalışanlarımızın niteliklerinin artırılması ve bu
yolla İETT’nin hizmet kalitesinin yükseltilerek
İstanbul halkına daha nitelikli ve kaliteli bir toplu
ulaşım hizmeti verilmesi amaçlanıyor.
Sisteme giriş adresi: http://akademi.iett.gov.tr
32. İBB Spor
Şöleni başladı
Y
aklaşık 50 bin çalışanı ile İstanbul’un tüm bölgelerinde 365 gün 24 saat hizmet veren İstanbul Büyükşehir
Belediyesi düzenlediği ‘Spor Şöleni’ ile çalışanlarını da
unutmuyor. Her yıl geleneksel olarak düzenlenen İBB
Spor Şöleni ile çalışanların motivasyonu, takım ruhunu
oluşturma, çalışanlar arasında dayanışma ve entegrasyonuna katkıda bulunuluyor. Tüm çalışanların ortak platformda buluşmalarını sağlayan turnuva ile kurumlar arası
koordinasyon ve işbirliği de artıyor. 62 takımın katıldığı
futbol turnuvası 16 gruba ayrılırken İETT Futbol Takımı
11’inci grupta yer aldı. 16 takımın katılım gösterdiği
voleybol turnuvası ise 4 grupta şekillendi.
haziran 2014 Bizim Durak
5
KAPAK
İETT’DE BAYRAK DEĞİŞİMİ
Temmuz 2009’da İETT Genel Müdürü olan, Mayıs 2014’te de İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel
Sekreterliği’ne atanan Dr. Hayri Baraçlı, Genel Müdürlük görevini İETT Genel Müdür Yardımcısı Mümin
Kahveci’ye devretti.
Beş yıldır İETT Genel Müdürlüğü görevini başarıyla yürüten İBB Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı için veda yemeği
ve devir teslim töreni düzenlendi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel
Sekreteri Prof. Dr. Adem Baştürk’ün
emekliye ayrılmasının ardından göreve
6 Bizim Durak haziran 2014
getirilen İETT Genel Müdürü Dr. Hayri
Baraçlı için önce Baraçlı’nın makamında, ardından da İETT Karaköy
yemekhanesinde çalışanların da katılımıyla devir teslim töreni yapıldı. Daha
sonra ise Malta Köşkü’nde veda yemeği
düzenlendi. Düzenlenen programa İBB
Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı’nın
yanı sıra İETT Genel Müdürü Mümin
Kahveci, İETT Genel Müdür Yardımcıları Dr. Hasan Özçelik, Dr. Maşuk
Mete, Dr. Ahmet Bağış, İETT Genel
Koordinatörü Alaeddin Şahin ile daire
başkanları ve birim müdürleri katıldı.
“Hem insan kaynağı açısından hem
de sistem açısından faaliyetlerimizi
belirli bir noktaya getirdik.
İETT’de uyguladığımız insan
kaynağı çalışmalarını Büyükşehir
Belediyesi’nde de yapma gayreti
içerisinde olacağız.
Devir teslim töreninde ve veda
yemeğinde bir konuşma yapan Dr.
Hayri Baraçlı, görevde bulunduğu
5 yıl içerisinde yaptıkları çalışmalarla İETT’yi belli bir noktaya
getirdiklerini belirterek İstanbul’a
hizmet etmeyi sevdiklerini söyledi.
İETT’nin 24’üncü Genel Müdürü
olarak görevini yerine getirdiğini
anımsatan Baraçlı, “İETT 143 yıldır İstanbul’a hizmet veriyor. Hizmet kalitesinin artmasında işçi ve
memur arkadaşlarımızın emekleri
göz ardı edilemez. Bizler hizmet
etmeyi seviyoruz ve bunu da çalışarak gösteriyoruz. Sizlerin çalışmaları bizleri hem heyecanlandırdı
hem de umutlandırdı. 5 yıldır birlikte çalıştık. Her zaman başarmak
için çalıştık. Bir yerlere gitmek
için asla çalışmadık. Türkiye’de
30 tane büyükşehir belediyesi var.
Bunların içerisinde en büyüğü de
İstanbul Büyükşehir Belediyesi.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni
Türkiye’nin kaşıkçı elması olarak
tarif edebiliriz” dedi. Sürekli iyileşme ve sürekli gelişmenin ana
felsefeleri olduğunun altını çizen
Dr. Baraçlı, “Hem insan kaynağı
açısından hem de sistem açısından
faaliyetlerimizi belirli bir noktaya
getirdik. İETT’de uyguladığımız
insan kaynağı çalışmalarını Büyükşehir Belediyesi’nde de yapma
gayreti içerisinde olacağız. Yeni
ve genç çalışanlarımızın yönetim
kademelerinde olması bizleri heyecanlandırıyor. Hepimizin fırsatları
iyi kovalaması gerekiyor. Yanlış
yapmamaya gayret göstereceğiz.
O amaç ve heyecanla çalışıp bize
haziran 2014 Bizim Durak
7
KAPAK
bırakılan emanetleri daha iyi yerlere getirme gayreti içerisinde olmayı
kendimize hedef edindik. Büyük
bir görevden daha büyük bir göreve
gidiyoruz. Benden sonra İETT Genel
Müdürlüğü görevini Mümin Kahveci
Bey yürütecek. Kendisinin bu bayrağı
sizlerin de emeği ve gayretiyle daha üst
seviyelere çıkartacağına inanıyorum.
Hiçbir zaman İETT’yi unutmayacağım.
Hepinize çok teşekkür ediyorum” diye
konuştu.
Görevi devralan yeni İETT Genel
Müdürü Mümin Kahveci de yaptığı
konuşmada Genel Müdür Baraçlı ile
5 yıl birlikte çalıştıklarını hatırlatarak,
Baraçlı’nın büyük bir heyecanla çalıştığını, ondan aldıkları bayrağı daha üst
noktalara çıkartmak için çalışacaklarını
söyledi. Yaptığı konuşmada aldıkları
emaneti daha ileriye taşıyacaklarını
belirterek; vatandaş memnuniyetini
üst noktalara çıkartacak hizmet anlayı-
8 Bizim Durak haziran 2014
Son yıllarda İETT’de yaşanan yenilik
ve değişim, kurumumuzu ulusal ve
uluslararası alanlarda övülen bir
noktaya getirdi. Bugün geldiğimiz
noktada kent içi toplu taşımacılık
alanında dünyanın gıpta ile baktığı
bir kurum olarak öne çıktığımızı,
ulusal ve uluslararası platformda
katıldığımız her toplantıda
göğsümüzü gere gere dolaştığımızı
hepimiz yaşayarak görüyoruz.
şını devam ettireceklerini dile getirdi.
Bugüne kadar yaptıkları çalışmaları
büyük bir ekip anlayışı içerisinde yapmaya çalıştıklarını kaydeden yeni Genel
Müdür Kahveci, “Son yıllarda İETT’de
yaşanan yenilik ve değişim kurumumuzu ulusal ve uluslararası alanlarda övü-
len bir noktaya getirdi. Bugün geldiğimiz noktada kent içi toplu taşımacılık
alanında dünyanın gıpta ile baktığı bir
kurum olarak öne çıktığımızı, ulusal
ve uluslararası platformda katıldığımız her toplantıda göğsümüzü gere
gere dolaştığımızı hepimiz yaşayarak
görüyoruz. Bizler, Başkanımız Hayri
Bey ve ekibimizle İstanbul’a hizmet
etmeye çalıştık. İnşallah bundan sonra
da emaneti aynı özenle koruyacak
ve yine aynı şevk ve heyecan içinde
çalışmalarımıza devam edeceğiz” diye
konuştu.
Törenin sonunda İBB Genel Sekreterliği görevine atanan Dr. Hayri
Baraçlı’ya İETT’nin yeni Genel Müdürü Mümin Kahveci tarafından tablo
ve çiçek takdim edildi. İETT’de 5
yıldır birlikte çalıştığı mesai arkadaşları tarafından alkışlarla uğurlanan
Baraçlı, binadan ayrılırken duygulu
anlar yaşandı.
NOSTALJİ
HABABAM SINIFI’NIN EVİ:
ADİLE SULTAN KASRI
Yıllar boyu Türk sinemasının klasikleşen filmi Hababam Sınıfı’nın da çekildiği yer olan Adile Sultan Kasrı restore
edilmiş haliyle ziyaretçilerine nostaljik ve huzurlu bir gün vaat ediyor.
Yaklaşık 200 yıl önce Sultan III. Selim
( 1798–1807 ), annesi Mihrişah Valide
Sultan için Çamlıca eteklerinde yer alan
arazide bir bağ köşkü inşa ettirir. Mülkiyet,
Sultan Abdülmecid’e geçince; yapı annesi
Bezmialem Valide Sultan’a hediye edilir.
Bezmialem Valide Sultan, yurtiçinden ve
yurt dışından getirttiği bitki türleriyle araziyi modern bir botanik bahçesine çevirir.
Vefatından sonra, Validebağ arazisi Altunizade ailesinin mülkiyetine geçer. Altunizade İsmail Zühtü Paşa, 1860 yılında burada
muhteşem bir köşk inşa ettirir. Bir süre
sonra da köşkü, güzelliğinden etkilenen,
Sultan Abdülaziz’e armağan eder. Sultan
Abdülaziz köşkü yıktırıp günümüzdeki
yapıyı inşa ettirir ve annesi (Pertevniyal)
Valide Sultan’a hediye eder. Yapı, 1863
yıllarında Adile Sultan’a yazlık saray olarak
verilmiştir. Adile Sultan’ın ölümünden
sonra yapıya, Sultan Reşad’ın üçüncü eşi
Darrüalem Kadın yerleşir, O da 1909’da
vefat edince yapı bir süre boş kalır.
I.Dünya Savaşı yıllarında kız öğrenciler
için Dar-ül Eytam (Yetimler Yurdu) olarak
düzenlenir ve Maarif Vekaletine bağlanır.
1924 Cumhuriyet sonrasında Dar-ül Eytam
kapatılır ve “ Validebağ’ı Şehir Yatı Mektebi” olarak hizmet verir.
Dar-ül Eytam’ın kapatılmasından sonra bir
süre boş kalan yapının bakımsız ve harap
duruma düşmemesi için; 1927’de Maarif
Vekâleti- Validebağ Prevantoryum’a dönüştürülür. Prevantoryum Mustafa Necati
Bey’in girişimleriyle hizmete girmiş, tedavi
gören çocukların eğitimleriyle de kadrolu
disiplin öğretmenleri ilgilenmiştir.
Cumhuriyet öncesi ve sonrasında Validebağ Kasrı ya da Validebağ Sarayı adıyla
anılan yapıya 1933’lü yıllardan sonra, Adile
Sultan Kasrı adı verilmiştir. 1928 yılında
kasrın kapasitesini arttırmak için, çatı katı
yıktırılıp yerine solaryum katı yapılır. 1971
yılında, kat ilavesinin binayı yıpratması
nedeniyle yıkım kararı alınır ve yerine
orjinal olmayan kırma çatı yapılır. 1973’te
Validebağ Öğretmenler Hastanesi’nin açılmasıyla, prevantoryum olarak kullanılan
Adile Sultan Kasrı hizmet dışı kalır. 1991’de
dönemin İstanbul Milli Eğitim Müdürü
Turgut Akan’ın önerisiyle, öğretmenevi ve
kültür merkezine dönüştürülmesine karar
verilmiştir.
Yaklaşık 150 yıllık bir geçmişe sahip olan
(Validebağ) Adile Sultan Kasrı, tarihsel ve
anısal değerler bakımından günümüzün
nadir yapılarından biridir. Ulaşılabilen kaynaklar, yapıda günümüze değin eğitim hizmetlerinin ağırlık kazandığını gösteriyor.
Bu bakımdan ayrı bir önem arz etmektedir.
haziran 2014 Bizim Durak
9
SÖYLEŞİ
İETT’NİN GÜLDÜREN YÜZÜ:
ADNAN PAŞALI
Bu zamana kadar İETT’de çalışan oyuncusundan şarkıcısına, radyo TV programcısından şairine birçok kişiyi sizlere
tanıttık. Bu sayımızda ise farklı bir yeteneğe sahip olan Adnan Paşalı’nın stand-up yeteneğini ve 170 kiloyken verdiği 60
kilonun hikayesini sizlerle paylaşacağız.
-Kaç yıldır İETT’de çalışıyorsunuz, hangi görevlerde bulundunuz?
Dokuz yıldır İETT’de çalışıyorum.
İETT’ye şoför kadrosunda başladım, bir dönem Akbil gişesinde bir
dönem de amir yardımcısı olarak
çalıştım, şu an metrobüs şoförü
olarak çalışıyorum.
-Stand-up gösterileri yapıyorsunuz, bu yeteneğinizi nasıl keşfettiniz?
Karınca kararınca bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Hemen hemen
çocukluğumdan beri var olan bir
yeteneğim bu.
-Gösterilerinizde öne çıkardığınız, dikkat ettiğiniz konular
nelerdir?
Genelde aile içerisinde uygun
olmasına dikkat ediyorum. Öncelikle kendimden bir şeyler üretip
10 Bizim Durak haziran 2014
sunmayı seviyorum. Kendimle
ilgili komediler yapmaya çalışıyorum, bir başkası hakkında bir şey
konuştuğumda günaha gireceğimi
düşünüyorum. İETT’de, kendi
ailemde, arkadaşlarımla ve yaşadığım çevre ile ilgili komedileri öne
çıkarmaya çalışıyorum. Rizeliyim,
Karadeniz’de fıkra özelliği çoktur.
Cem Yılmaz’a Rize’ye neden turneye gitmiyorsun diye sormuşlar.
Cem Yılmaz ise şu cevabı vermiş,
“Ben güldürmek için 80 vilayete
turneye gidiyorum ama gülmek için
Rize’ye gidiyorum.” Ben de o bölgenin özelliği olarak fıkraya meraklıyım, günlük yaşanan komediye
uygun konuları değerlendirmeyi ve
insanlara sunmayı seviyorum.
-Bir insanı nasıl güldürebileceğinizi nasıl hissediyorsunuz?
İnsanlara tebessümle anlatmaya çalışıp gözlerine bakarak dikkatlerini
çekmeye çalışıyorum. Anlattığım
şeyler genellikle yaşadıkları ve bildikleri şeyler olduğu için insanlara
hoş geliyor. Daha çok insanların
nelere güldüğünü biliyorum. Ben
Karadeniz’e veya Kastamonu’ya
gittiğim zaman oranın insanı neye
çabuk güler onu biliyorum. Bir
şeyi sahnede anlatacaksam önceden
şoför arkadaşlarımla oturduğumda
veya diğer arkadaşlarıma önden anlatarak bir anlamda jüriye sunmuş
oluyorum. Eğer ilgi çekmişse daha
sonra sahnede anlatıyorum yani
öncesinde belli testlerden geçiriyorum. Genelde derleme yapıyorum,
doğaçlamaya çok nadir yer veriyorum. Dramdan oldukça uzak duruyorum. Kendim Pollyannacıyım,
çok rahatım, olumsuz bakmıyorum
hiçbir şeye. Biz metrobüs kullanıyoruz, metrobüs kullanırken arkaya
bakarsanız kaza yaparsınız biz
önümüze bakmalıyız. Ben yaşam
tarzımda arkaya bakmayı uygun
görmüyorum çünkü geçmiştir o,
ben önüme bakarım ve güzel empati kurmaya çalışırım. Ben bunlardan hoşlanırım ve insanlar beni
böyle tanır, kilomla tanır. Ben çok
kilolu geldim buraya. Yaşadığım
kiloyla ilgili olaylar var. Metrobüste olsun, diğer hatlarda olsun.
-Yolcularınızla iletişiminiz nasıl,
güldürme yeteneğinizin onlar
üzerinde etkisi oluyor mu?
İETT şoförlüğünün bugün zor bir
iş olduğu söyleniyor ama ben araca
çıktığım zaman işin zorluğuna bakmıyorum, işimin varlığıyla mutlu
oluyorum. İnsanın en değerli varlığı ailesidir. Ben ailemi, çocuklarımı bununla geçindiriyorum ve bununla mutlu ediyorum. Bu nedenle
işimi seviyorum. İşimiz zordur ama
sonuçta yolcuları anlamak lazım.
Olası bir sorun varsa bunu yolcuya
anlatarak çözmek lazım, yolcu kendisine muhatap arıyor. Yolculardan
tepki verene daha sakin yaklaşarak
onu anlamaya ve onlara çözüm
üretmeye çalışıyorum. Ben yaradılış olarak mutlu bir insanım, yolcu
bana bağırabilir ama ben öfke
kontrolümü sağlamalıyım. İnsanın
vücuduna öfke girdiği zaman akıl
beyinden çıkarmış. Bir tasavvur
edin, anlık öfke ile yakınlarımızı
kırıyoruz ama daha sonra bunun
pişmanlığını yaşıyoruz.
-Zayıflama sürecinden bahseder
misiniz?
İETT’ye girdiğimde İETT’nin parası helaldir dediler. Gerçekten öyle
çünkü İETT’ye 134 kilo geldim ve
170 kiloya kadar yükseldim. Yolcularımızın tebessümlü şakalarına
maruz kaldım burada, güzel sempatik muhabbetler oldu. İETT’nin
araçlarında biz insan taşıyoruz yazardı, bir bayan bana madem insan
taşıyorsunuz peki arabayı neden
insan kullanmıyor demişti, ben onu
bile espriyle karşıladım.
İETT’nin müdürlerinden Maşuk
Mete bey ve doktor eşi Çiğdem hanım bana ameliyatla zayıflayabileceğimi ve bu konuda bana yardımcı
olabileceklerini söyledi.Ameliyat
safhasına başladık, yaklaşık bir yıllık araştırmanın sonucunda Çiğdem
hanımın desteğiyle obezite ameliyatı oldum, bu ameliyat ile 170
kilodan 110 kiloya düştüm. Ameliyattan sonra bir anda fiziki değişim
yaşadım. Kilolarım nedeniyle şoförlük yapamıyordum ve ameliyat
sonucunda şoförlüğe geri döndüm.
Hastanede tedavi sürecinde bile
komik olaylar yaşadım. Anketörler
gelmişti yanıma, annemle bir anket
yapmak istediler ve anneme birkaç
soru ilettiler. Teyzecim kulağınız
ne işe yarar dediler, annem duymaya dedi, teyzecim gözünüz ne
işe yarar, annem görmeye diye
cevap verdi. Birkaç sorudan sonra
son olarak teyzecim beyin ne işe
yarar deyince, annemin cevabı çok
komikti, “Kızım amcan rahmetli
yen kaplumbağa yanlış yolda koşan
yarış atından daha çabuk hedefine
ulaşır. Doğru olduğunuz sürece
işiniz sıkıntı değildir. Ayrıca İETT
yanlış yolda olsanız bile yönlendiriyor. Ben bu nedenle İETT’nin bir
sıkıntısını görmüyorum. İETT’den
çok memnunum zaten memnun
olmasam sahneye çıkıp insanları
güldürmeyi başaramazdım.
İşimiz zordur ama sonuçta yolcuları
anlamak lazım. Olası bir sorun varsa
bunu yolcuya anlatarak çözmek lazım,
yolcu kendisine muhatap arıyor.
Yolculardan tepki verene daha sakin
yaklaşarak onu anlamaya ve onlara
çözüm üretmeye çalışıyorum.
oldu” yanıtını verdi. Anlatmak istediğim hayatım çevrem hep böyle.
Bir gün eşime ben yeterince zayıfladım, bazı kilolu arkadaşlarım var,
kıyafetlerimi arkadaşlarıma vereyim
dedim, eşim bana onları veremem,
nevresim takımı olarak kullanıyorum dedi.
-İETT’deki çalışma ortamınızdan
biraz bahsedebilir misiniz?
İETT’ye girdiğimde bugünkü araçlar yoktu, o gün daha düşük modellerde araçlarımız vardı ama hiçbir
zaman onu sorun etmeyip bizden
öncekilerin daha da eski araçlarla
çalıştığını daha iyiye gittiğimizi düşündüm. İETT’nin çalışma
ortamından çok memnunum, İETT
benim hayatımda bir milattır. Daha
önce ticaretle uğraşıyordum, iflas
ettim. Benim açımdan İETT çok
güzel bir kurum. Doğru yolda yürü-
-Yerli komedide örnek aldığınız
birileri var mı?
Toplumda kilolu insanlar hep
sempatik görünüyor. Ata Demirer
bu konuda yakın hissettiğim birisi.
Kilolarınız bile size bir güldürü
malzemesi olabiliyor.
Bir de bunun avantajı şu; karşı
taraf sinkaflı kelime kullanıyor
şoför arkadaşlara ama bana sadece
kilomu ön plana çıkaran kelimeler
söylüyorlar, açıkçası küfür bile yemiyorum. Burada şu düşünce tarzı
var; karşıdaki kişileri eleştirmek
engeliyle dalga geçerek insanları
güldürmek çok günah. Ben buna
çok önem veririm o yüzden sermaye kendim olduğu için öz sermayeden kullanıyorum. Hiçbir zaman
kilolarımdan şikayetçi olmadım,
kilo vermekteki amacım da öldüğüm zaman tabutumun kolay
taşınması içindir.
-Kendinizden biraz da genel olarak bahsedebilir misiniz?
Ben doğuştan şöhretim, 6 kilo 250
gram doğmuşum, o anda çok ilgi
görmüşüm. Zaten kilolu bir ailenin
çocuğuyum. 23 Nisan 1969 yılında doğdum, ortaokulu bitirdikten
sonra ticaretle uğraştım, kendimi
bildim bileli kiloluyum. 13 yaşında
esnaflığa başladım, 16 saat her gün
bilfiil çalıştım. Hayatım o şekilde
geçti. Askerden döndüğümde ailem
Rize’ye çağırdı, orada çok sürpriz
bir şekilde evlendim, evliliğim bile
sürprizlerle dolu ama iyi ki öyle
olmuş. 2000 krizinde iflas ettim, o
dönem İETT işçi alıyordu, başvurdum ve işe alındım. Şu an çok şükrediyorum. Allah benden bir aldı
bin verdi. Hayatım güzel gidiyor
şu an, kızım da İETT’de çalışıyor,
artık İETT ailesinden olduk.
haziran 2014 Bizim Durak
11
NASIL GİDİLİR?
ANILARA YELKEN AÇIYOR:
İSTANBUL DENİZ MÜZESİ
Deniz Müzesi, 31 Ağustos 1897 tarihinde Bahriye Nazırı Bozcaadalı Hasan
Hüsnü Paşa`nın emirleri ve Tersane
Komutanı Amiral Arif Hikmet Paşa`nın
destekleri ile Binbaşı Süleyman Nutki
tarafından Tersane-i Amire bünyesindeki Mayın Müfreze Komutanlığı`na
ait binada dünyanın nadir örneklerinden biri olarak “Müze ve Kütüphane
İdaresi” adıyla kurulmuştur.
Önceleri tasnifi yapılmamış, müze
deposu olarak sergiye açılmıştır. 1914
yılında Bahriye Nazırı olan Cemal
Paşa, denizciliğin tüm kollarında
olduğu gibi müzede de reform yapmış
ve müdürlüğe Deniz Yüzbaşı Ressam
Ali Sami Boyar`ı getirerek, bilimsel
anlamda müzenin yeniden düzenlenmesine olanak sağlamıştır. Ali Sami
Boyar 1917 yılında müzenin ilk kataloğunu yayınlamış, Türk gemilerinin tam
ve yarım modellerinin yapılması için
“gemi model atölyesi” ve mankenlerin
yapıldığı mulaj (döküm)-manken atölyesini kurarak, müzenin geliştirilmesine ve bugünkü halini almasına temel
oluşturmuştur.
12 Bizim Durak haziran 2014
1933 yılında Kasımpaşa`daki Nakkaşhane binasına taşınan müze, bu kez
“Bahriye Müzesi Müdürlüğü” adıyla
açılmış, II. Dünya Savaşı`nda ise olası
tahribattan korumak üzere Ankara,
İzmit ve Niğde`ye aktarılmıştır. 1946
yılında müzenin tekrar İstanbul`da
kurulmasına karar verilerek önce
bugünkü Kuzey Deniz Saha Komutanlığı binasına depolanmış, sonra da
Dolmabahçe Camii Hünkar Mahfeli`ne
taşınmıştır. Yeni müze müdürü Haluk
Türkiye`nin denizcilik alanında
en büyük ve içerdiği koleksiyon
çeşitliliği açısından dünyanın
sayılı müzelerinden biri olarak
varlığını sürdürmektedir.
NASIL GİDİLİR?
İstanbul Deniz Müzesine, İETT’nin 28
Edirnekapı-Beşiktaş, 280 Beşiktaş- Otogar,
28T Topkapı-Beşiktaş, 30A ve 30 M
Mecidiyeköy-Beşiktaş, 40B Sarıyer-Beşiktaş
hatlarını kullanarak ulaşabilirsiniz.
Şehsuvaroğlu idaresinde, 1948 sonbaharında Preveze Deniz Zaferi`nin
410’uncu yıldönümü sırasında “Deniz
Müzesi ve Arşivi Müdürlüğü” adı ile
ziyarete açılmıştır.
1956 yılında Dolmabahçe yolunun
genişletilmesi sırasında müzenin
müştemilatından olan garaj ve kayıkhane binası istimlak edilmiş, burada
bulunan arşiv ve belgeler Dolmabahçe
Sarayı`nın kuzey kısmında bulunan
(bugünkü Deniz Tarih Arşivi binası)
Arabacılar Dairesi`ne taşınmıştır.
Son olarak 27 Eylül 1961’de Beşiktaş
semtinin İskele Meydanı`nda Türk
Amirali Kaptan-ı Derya Barbaros Hayrettin Paşa`nın anıtı ve türbesi yanına,
bugünkü bulunduğu yere taşınmıştır.
Türkiye`nin denizcilik alanında en
büyük ve içerdiği koleksiyon çeşitliliği
açısından dünyanın sayılı müzelerinden biri olarak varlığını sürdürmektedir.
Müze yılbaşı ve dini bayramların ilk
günü ile, pazartesi - salı günleri dışında
her gün 09.00 - 17.00 saatleri arası
ziyarete açıktır.
MAKALE
İŞ VE İŞÇİ GÜVENLİĞİ
KURUMLAR İÇİN
NEDEN ÖNEMLİ?
Uluslararası Çalışma Örgütü’nün verilerine göre dünyada, yılda 110 milyon iş
kazası olmakta ve 180 bin işçi hayatını kaybetmektedir. Ayrıca, yine bu örgüt
tarafından yapılan bilimsel çalışmalar, ölümcül iş kazalarının sayısının az olduğu,
yani iş güvenliği için daha çok yatırım yapan ülkelerin rekabet gücünün yüksek
olduğunu göstermiştir.
Fatih GÖKSU
Günümüzde üretimin en önemli faktörü
olan insan, teknolojik gelişmeler ile
birlikte işyerlerinde ölümlerle dahi sonuçlanabilecek kazalar ile karşılaşmaktadır.
Bu kazalar önce insan sağlığına, sonra
işletmeye ait her türlü ürüne yönelik
tehditler oluşturmaktadır. Sanayinin
bugünkü gibi gelişmemiş olduğu çağlarda
durum çok büyük bir sorun olarak görülmemiştir. Faaliyet alanlarının artması,
işlemlerin karmaşıklaşması, bunların
neticesinde tehlikelerin çoğalması, bazı
kuralların konulmasını, kanunların
çıkarılmasını gerektirmiştir. İşte tüm bu
sebeplerden dolayı konu ile ilgili bilimsel
İş güvenliği kapsamında; çalışanların
can güvenliği, makine araç ve gerecin,
işyerinin, çevrenin, üretilen ürünün
güvenliği yer almaktadır. Bu kapsamda,
iş dünyasında çalışan çok sayıda insan,
büyük miktarlar tutan malzeme, makine,
araç ve gereçler, çevre, ekoloji, iş dünyası
ile ilgisi olmayan milyonlarca insanın
hayatı ve mutluluğu anlaşıldığına göre iş
güvenliğinin önemi kendiliğinden ortaya
çıkmaktadır. Bu nedenle denilebilir ki, bir
iş yerinde değil, bir ülkede İş Güvenliği
varsa orada sağlık ve mutluluk vardır.
İş güvenliği yoksa, can kaybı, sakatlık,
hastalık, para ve zaman kaybı vardır.
İş güvenliğini sağlama konusunda ise
hem devletin hem bireyin hem de işverenin sorumluluğunda olması gereken
kurallar vardır. Özellikle işverenin sorumluluğu altındaki kurallar hem bireyin
hem de kurumun refahı açısından önem
teşkil etmektedir. İşveren, iş görenlerin
yapılan işin özelliklerine uyan şartları
oluşturmak, işçilerin kendi başlarına
alamayacakları eğitimleri almalarını
sağlamak, işçiye ve çevreye karşı kanunların kendilerine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmek durumundadır.
Unutulmamalıdır ki iş kazalarının yüzde
10 - 20’si yönetim hatalarından meydana
gelmektedir.
araştırmalar başlamış, tıbbın, tekniğin,
diğer bilim dallarının ortak bir çalışma
alanı olarak, İş Güvenliği kavramı ortaya
çıkmıştır. Hipokrat’ın kurşun zehirlenmesini tespiti ile başlayan alana ait çalışmalar, günümüzde pek çok çalışmanın
yanında, sadece meslek hastalıkları ile
ilgilenen hastanelerin kurulmasını gerekli
hale getirmiştir. İşyerlerinde işin yapımı
sırasında, sağlığa, işe ve işyerine zarar
verebilecek çeşitli sebeplerden kaynaklanan, olumsuz şartlardan korunmak amacı
ile yapılan planlı çalışmaların hepsine “İş
Güvenliği” denir.
İnsan canının ilk ve en önemli olduğu
konu unutulmadan, yazıya kurumların
iş güvenliğinde karşılaşacakları maddi
zorluklar ile devam edelim. İşverenlerin iş
kazalarını engellemek için önleyici faaliyetlere ayıracakları bütçe, iş kazası sonrası
karşılamak zorunda kaldıkları maliyetin kat kat altındadır. Kaza, küçük bir
yaralanma veya sakatlanma ile sonuçlansa
bile bir maliyeti bulunmaktadır. Kaza
sonucu yaralanmaların, sakatlanmaların
veya ölümlerin işletmelerin verimliliğine
olumsuz etkileri bulunmaktadır. Verimliliğin düşmesi işletmeyi maddi zarara
uğratmaktadır. Tıbbi harcamalar, geçici
veya sürekli iş göremezlik ödeneği, ölüm
geliri, tazminatlar, makine, hammadde,
vb. kayıplar ve bir süre üretimin durması
işletmenin kazadan sonraki giderlerine
örnek olarak gösterilebilir. Ayrıca kaza
geçiren isçinin yerine alınan işçinin eğitim giderleri ve üretim sürecini öğrenene
kadar ki verim düşüklüğü de maddi
giderler arasındadır.
haziran 2014 Bizim Durak
13
SAĞLIK
Yaz aylarında nasıl
beslenmeli?
Diyetisyen Merve KAYALI
Yaz aylarının başlaması ile artan hava
sıcaklıkları birtakım sağlık sorunlarını da
beraberinde getirmektedir. Sıcaklık ve nem
oranına bağlı olarak vücut ısısı da artmakta
ve metabolizma bu yeni duruma uyum sağlamaya çalışmaktadır. Kalp debisinde düşme, doku ve organların oksijenlenmesinde
azalma, kalp atım sayısı ve kan basıncındaki
artış nedeniyle yaz aylarında özellikle yüksek
tansiyon, kalp yetmezliği ve koroner kalp
hastalıklarında artış gözlenmektedir. Ayrıca
sıcaklıkların etkisiyle artan terle birlikte
su ve mineral kaybı sonucu, bayılma hissi,
bulantı, baş dönmesi gibi sağlık problemleri
de görülebilmektedir. Yaz aylarında özellikle
bebek ve çocuklarda ishal görülme sıklığı
artmaktadır. Ayrıca sıcak havalarda besinlerin bozulma riski bulunduğundan besin
kaynaklı zehirlenmeler sık görülmektedir.
Yaz sıcaklığından en çok çocuklar, yaşlılar,
hamileler, kalp ve şeker hastalığı olan bireyler etkilenmektedir. Yaz aylarında sıklıkla görülen sağlık problemlerinin azaltılmasında
sağlıklı beslenme ve bu konuda toplumun
bilinçlendirilmesi son derece önemlidir.
YAZ AYLARINA YÖNELİK SAĞLIKLI
BESLENME ÖNERİLERİ
1. Yaşamın her döneminde yeterli ve dengeli
14 Bizim Durak haziran 2014
beslenme sağlığın korunması için esastır.
Bu nedenle, dört besin grubunda bulunan
çeşitli besinler en az 3 ana ve 3 ara öğünde
yeterli miktarlarda alınmalıdır.
2. Kahvaltı günün en önemli öğünüdür.
Yaz aylarında yapılacak kahvaltıda az yağlı
peynirler, zeytin ve taze sebzeler bulunmalı,
kafein içeren içecekler yerine de süt, meyve
suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi bitki çayları
tercih edilmelidir.
3. Yaz aylarında yağlı besinler ve yağda kızartma tüketiminden kaçınılmalı; yemeklerde bitkisel sıvı yağların kullanımı, kızartma
ve kavurma yerine haşlama, ızgara, kendi
suyunda veya az suda pişirme gibi sağlıklı
pişirme yöntemleri uygulanmalıdır.
4. Yaz aylarında vücut direncini artırmak
ve vücudun yeterli miktarda vitamin ve
mineral almasını sağlamak için sebze ve
meyve çeşitlerinden yararlanılması önemlidir. Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve
tüketilmesi gerekir.
5. Kan şekerini hızla yükselten ve düşüren
besinlerin tercih edilmemesi, basit karbonhidrat olan saf şeker ve şekerli besinler
yerine kepekli ekmek, makarna, bulgur gibi
lifli besinlerin tüketilmesine özen gösterilmelidir.
6. Aşırı sıcaklarda vücutta yorgunluğa, baş
ağrısı ve kan basıncının artmasına sebep
olacağından özellikle sıcakların fazla
olduğu yaz aylarında hamurlu, yağlı yiyeceklerden kaçınılması gerekiyor. Enerjisi
yüksek hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar,
meyve tatlıları, dondurma gibi tatlılar tercih
edilmelidir.
7. Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının
önlenmesi için yeterli sıvı alımı önemlidir.
Ayrıca, yaşamın her döneminde yeterli sıvı
alımı vücutta oluşan toksinlerin (zararlı
öğeler) atılması, vücut fonksiyonlarının
düzenli çalışmasında, metabolizma dengesinin sağlanmasında ve vücutta pek çok
biyokimyasal reaksiyonun gerçekleşmesinde son derece önemli rol oynamaktadır.
Vücuttan fazla miktarda su kaybedilmesi
sonucu; bayılma, bulantı, baş dönmesi gibi
sağlık problemleri görülebilir. Sıvı ihtiyacını
karşılamak için süt, ayran, soda, taze sıkılmış meyve suları, bitki ve meyve çayları tercih edilebilir. Öte yandan en iyi çözücü, saf,
doğal ve katkısız içecek sudur. Su, yaşam
için esastır. Susama duygusuna güvenilmesi
her zaman yeterli toplam su alımını garanti
etmez. Bebek ve çocuklar sıvı kayıplarını
ifade edemeyecekleri için, ebeveynlerin bu
konuda daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Bu nedenle, her gün en az 2-2.5 litre
(12-14 su bardağı) su içilmeli, sıvı alımının
karşılanmasında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi
içecekler tercih edilmelidir.
8. Besin zehirlenmeleri, halk sağlığını
yakından ilgilendiren ve özellikle yaz aylarında artan hastalıklardan biridir. Çoğunlukla hafif seyirli ve kısa süreli hastalıklar
olmalarına karşın, zehirlenmeye yol açan
besinle ve kişiyle ilgili bazı faktörler hastalığın zaman zaman daha ağır seyretmesine
hatta ölümcül olmasına yol açabilmektedir. Özellikle yaz aylarında dışarıda ve
açıkta satılan yiyeceklerin, tüketiminden
kaçınılmalı, çabuk bozulan potansiyel riskli
besinler (et, yumurta, süt, balık vb.) açıkta
bekletilmemeli, besinlerin hazırlanması ve
pişirilmesi aşamalarında hijyen kurallarına
özen gösterilmelidir.
9. Yaz aylarında özellikle rota virüslerden
kaynaklanan bebek ve çocuklarda yaygın
olarak görülen ishallerin önlenmesinde
el temizliği ile sebze ve meyveleri yemeden önce iyice yıkamak çok önemli olup,
ishali olanlar en yakın sağlık kuruluşuna
başvurmalıdır.
Sağlıklı günler….
KÜLTÜR-SANAT
Vizyon Tarihi:
13 Haziran 2014
(117 dk.)
Yönetmen:
Scott Cooper
Kardeşim İçin
MFÖ KONSERİ
M
azhar Alanson, Fuat Güner ve Özkan Uğur’un tüm zamanlara
damgasını vurmuş en sevilen şarkılarından oluşan repertuvar
ile MFÖ, hayranları için Harbiye Açıkhava’da sahnede olacak.
Konserlerinde 3 ayrı jenerasyonu bir araya getiren MFÖ grubunun
bu özel performansını kaçırmayın!
Tarih:
19 Haziran 2014 Perşembe 21.00
Yer:
Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava
Sahnesi
R
ussell ve kendisinden küçük kardeşi Rodney, uzun zamandır ekonomik sıkıntılarla
boğuşmakta olan Rust Belt kasabasında yaşamakta
ve her daim kaçıp gitmenin, daha iyi bir hayata
sahip olmanın hayallerini kurmaktadır. Fakat
bir hata sonucu Russell kendisini hapishanede
bulduğunda hem bu hayalleri hem de hayatları
altüst olur. Kardeşi ise kuzey bölgesinin en zalim
ve acımasız suç ağlarından birine bulaşır ve
yaptığı hata canına mal olur. Bu nedenle Russell
hapishaneden çıktıktan sonra kendi özgürlüğü ile
kardeşinin intikamı arasında bir seçim yapmak
zorunda kalır.
Vizyon Tarihi:
6 Haziran 2014
(88 dk.)
Yönetmen:
Dan St. Pierre,
William Finn
Editions IV: Parallel Realities/Paralel
Gerçeklikler
Artists: Tuğçe Ayerdoğan, Oğuz Karakütük, İrem Sözen
Curators: Refik Akyüz, Serdar
Darendeliler (Geniş Açı Project Office)
Elipsis Galeri, sanat dünyasına, koleksiyonerlere ve
sanatseverlere keşfedecekleri
yeni fotoğrafçılar ve fotoğraflar
sunmak amacıyla yola çıktığı
‘Edisyonlar’ serisinin dördüncüsünde, Geniş Açı Proje Ofisi’nden
Refik Akyüz ve Serdar Darendeliler’in küratörlüğünde Tuğçe
Ayerdoğan, Oğuz Karakütük ve İrem Sözen’in çalışmalarını ‘Paralel
Gerçeklikler’ başlığı altında bir araya getiriyor. Hepsinin de yolu
bir dönem Geniş Açı Proje Ofisi’nin atölyeleriyle kesişmiş olan bu
üç ismin ortak özelliği, kendi deneyimlerinden yola çıkarak insana,
doğaya ve geçmişe dair paralel gerçeklikler oluşturmaları.
BİR CİHAN DEVLETİ DOĞUYOR: OSMANLI
Oz Efsanesi:
Dorothy’nin Dönüşü
D
orothy Gale, Kansas’a geri döndüğünde
şehrin devasa bir hortumla yerle bir
olduğunu fark eder. Birkaç gün önce Oz’un
fantastik dünyasına tanık oldukları bu yer, bir
hayli zarar görmüştür, burada yaşayan insanlar,
eşyalarını toplayıp başka bölgelere taşınmaya
başlamıştır. Dorothy ise Oz’un büyülü evrenine bir
şekilde geri dönme yolunu bulur ve tehlikede olan
Oz’un yardıma ihtiyacı olduğunu öğrenir. Zira
The Jester, Oz’u ele geçirmeye ve insanları cansız
kuklalara dönüştürmeye çalışmaktadır. Dorothy
ortadan kaybolan arkadaşlarını ararken Tin Man
ve Lion gibi yeni karakterlerle karşılaşır ve hepsi
için zorlu bir görev başlar.
H
er siyasi olay, gaza ve fetih Osmanlının
devlet olma sürecini sağlamıştır. Domaniç
ve Söğüt’ten başlayan Bursa’nın fethine kadar
uzanan yarım yüzyıla aşkın bir iskan ve kurumsallaşma sürecinin tümü Osmanlı Devleti’nin
bünyad edilişinin aşamalarıdır. Kuruluş sürecinde “Domaniç Savaşı”, Osmanlı’nın kritik
dönüm noktalarından, önemli köşe taşlarından
birisidir. Uludağ Üniversitesi Tarih Bölüm
Başkanı Prof. Dr. Yusuf Oğuzoğlu “Domaniç
Savaşı Osmanlı’nın gerçek anlamda ilk savaşı
sayılmalıdır ” ifadesiyle bu savaşın önemini belirtmiştir. Tarihimizin
şanlı sayfalarından birini oluşturan “Domaniç Savaşı”, Kayıhanlıların
ayakta kalmak için amansız ölüm-kalım mücadelesinde destan yazdığı bir savaştır. Bu kitapta; üzerinde yaşadığımız toprakları kanlarıyla
yoğurup vatanlaştırmış, fakat unutulmuş bir kahramanlığa tanık
olacaksınız. Domaniç Savaşını anmak, anlamak, anlatmak, unutmamak, unutturmamak dileğiyle…
haziran 2014 Bizim Durak
15
Download

Sayı 34