TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ
TÜRK DİLİ DERSİ
TDL 100
11. Ders
Anlatım Bozuklukları
1. Gereksiz Yardımcı Eylem Kullanımı
Turgut Özal Üniversitesi, Uzaktan Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi
2. Gereksiz Sözcük Kullanımı
3. Yanlış Yerde Kullanılan Sözcükler
4. Yanlış Anlamda Kullanılan Sözcükler
5. Anlamca Çelişen Sözcükler
6. Yanlış Yapılanmış Sözcükler
7. Gereksiz Çoğul Eki
8. Deyim Yanlışlığı
9. Tamlama Yanlışlığı
Anlatım Bozukluğu
Bir cümlenin anlam, yapı ve öğeler bakımından hatalı olması durumudur. İyi bir
cümlede şu özellikler bulunur:
Turgut Özal Üniversitesi, Uzaktan Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi
1. Duruluk: Cümlede gereksiz sözcük kullanılmaması,
2. Açıklık: Cümlede anlam belirsizliği olmaması,
3. Akıcılık: Cümlenin sürükleyici olması, dil prüzlerine yol açmaması,
4. Yalınlık: Süslü ve sanatlı anlatımın abartılmaması,
5. Özlülük: Az sözcükle çok şey ifade edilmesi,
6. Özgünlük: Cümlenin kendine has olması,
7. Doğallık: Samimi ve içten bir anlatım taşıması,
8. Etkileyicilik: Cümlenin kalıcı olması, unutulmaması,
9. Dilbilgisi kurallarına uygunluk.
Sözcük Düzeyinde Anlatım Bozuklukları
Gereksiz Yardımcı Eylem Kullanımı
Etmek, olmak, eylemek gibi yardımcı eylemler cümleden çıkarıldığında, cümlenin
anlamında hiçbir değişme, daralma veya bozulma olmuyorsa bu sözcükler gereksizdir.
Cümleden çıkarılmalıdır.
Anlam değişiyor, daralıyor veya cümle bozuluyorsa bu sözcükler gereklidir.
Örnek: Bir daha bu tip olaylara karışmayacağınızı ümit ederim. (umarım)
Görevlinin hareketlerinde kuşku edilecek bir şey yoktu. (kuşkulanacak)
Asfaltlanacak olan yollar için belediye, valilikten yardım istedi.
Bu tip hatalar için özellikle şu sözcüklere dikkat edilmelidir:
Kuşku etmek> kuşkulanmak
Şüphe etmek> şüphelenmek
Arzu etmek> arzulamak
Yaşlı olmak> yaşlanmak
Gereksiz Sözcük Kullanımı
Cümleden çıkarıldığında anlamda daralma, değişme ve bozulmaya yol açmayan
sözcükler gereksizdir. Ancak böyle sözcükleri cümleden çıkarıp cümleyi yeniden okumadan
karar verilmemelidir.
Örnek: Yeşil marul yapraklarını yiyerek beslenen hayvan hangisidir?
Turgut Özal Üniversitesi, Uzaktan Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi
Kadir amcanın galiba başka çaresi yok gibi.
Gençlerin davranış biçimine dikkat ettiniz mi?
İnsanların her hareketini eleştirip, tenkit etmek yanlıştır.
Bir sürü gereksiz hata yapmıştı.
Gereksiz İyelik Eki Kullanımı
İyelik anlamı taşımayan sözcüklere iyelik eki getirmek veya yanlış iyelik eki
kullanmak, anlatımı bozar.
Örnek: Aldığım kitaplarımın toplamı 45Tl tuttu.
Yolda yürümesini bilmeyenler bize ders anlatıyor. (yürümeyi)
Çocukların top oynamasını ne kadar çok seviyor. (oynamayı)
Yanlış Yerde Kullanılan Sözcükler
Bir sözcüğün anlam ve görevine uygun olmayan yerde kullanışması ya yanlış anlaya
yol açar ya da cümlede iki anlam oluşturur.
Örnek: Çocuk izinsiz maça gidince cezalandırıldı.
Sabahları her okula gidişimde onunla karşılaşıyorum.
Yanlış Anlamda Kullanılan Sözcükler
Anlam kapsamı veya inceliği bilinmeden kullanılan sözcükler, anlatımı bozar.
Örnek: Uygarlık, bilgisayarın keşfiyle büyük ilerleme göstermiştir. (icad)
Şirket kurma teklifimi iptal ederseniz size gücenirim. (red)
Bazı arkadaşlarınız verdiğimiz parayı küçümsüyor. (azımsa)
Hocalar, 2002’de sınav sisteminin değişeceğini savundurlar. (iddia)
Anlamca Çelişen Sözcükler
Bir cümlede aynı kişi veya olayla ilgili zıt kavramların kullanılması, anlamı bozar.
Kesinlik ve tahmin bildiren sözcüklere dikkat edilmeliidr.
Örnek: Sorumlular mutlaka bir gün belki yakalanır.
Sizler hemen hemen tam üç yüz soru çözmüşsünüz.
Turgut Özal Üniversitesi, Uzaktan Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi
Uyarı: İki kesinlik ya da iki olasılık bildiren cümlelerde çelişki değil, gereksiz sözcük
vardır.
Örnek: Bu derginin tirajı hemen hemen yaklaışık on bindi.
Yanlış Yapılanmış Sözcükler
Dilbilgisi kurallarına uygun olmayan eklerle türetilen sözcükler anlamı bozar.
Özellikle, kuaförcü, terzici, bakkalcı, manavcı, kasapçı gibi sözcüklerde kullanılan “cI” eki
yanlıştır.
Bir sözcüğü düzeltirken sözcüğün köküne dokunmadan sadece ekler değiştiriliyorsa
hatanın sebebi yapı yanlışlığıdır. Kök de değişiyorsa yanlış anlamda kullanılan sözcük olur.
Örnek: Yiyecekleri uygun şartlarda saklamazsak koktururuz. (kokuturuz)
Duygusal filmler halk arasında daha çok seviniliyor. (seviliyor)
Gereksiz Çoğul Eki
Nicelik bildiren sıfatlardan sonra gelen isimler çoğul eki alırsa anlatım bozukluğuna
sebep olur.
Örnek: Her yeni açılan sınıflarda bu tartışma yaşanırdı.
On altı dikkatli öğrencilerin baraşı aştığını gördü.
Pek çok başarılı işadamlarıyla görüştüm.
Deyim Yanlışlığı
Deyimler, sabit anlamlı kalıplaşmış kelime gruplarıdır. Bu özelliklerinden dolayı
deyim sözcüklerini eş anlamlarıyla değiştimek veya anlamına uygun olmayan cümlelerde
kullanmak, anlatımı bozar.
Örnek: Yazımı, bütün bütün detaylarıyla inceleyip göz gezdirdi.
Sınavda derece yaptığını öğrenince yüreği parçalandı.
Bizimki doludan çıkarken yağmura tutulmaya benzer.
Sinirinden saçları diken diken olmuştu.
Verilmeyecek ir hesabım yok, başım açıktır.
Tamlama Yanlışlığı
İsim veya sıfat tamlamalarının yanlış eklerle kullanılması ve yanlış ortak tamlayan ya da
tamlanan kullanılması anlatımı bozar. Tamlayan eksikliği, tamlanan eksikliği, yanlış ortak
sıfat kullanılması, tamlayan ve tamlanan eki eksikliği şeklinde karşımıza çıkabilir.
Turgut Özal Üniversitesi, Uzaktan Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi
Örnek: Bilim adalarına değer verilmemesi, çalışmalarının engellenmesi beyin göçünü
hızlandırmaktadır.
Komşuları yolda görünce, eşyalarını taşıdım.
Bu yıl, vergi ve ticari gelirde artış bekleniyor.
Ormanlar, ötüşen kuşları, çiçekleri ile insanlara yaşama sevinci veriyor.
Kızarmış patates, karpuz iyi gider.
Eğitim konusunda herkesin üzerine düşeni yapması lazım.
Nihat’ın oğluna bağışladığı ikinci evdir.
Uyarı: “ne……ne” bağlacı cümleye olumsuzluk anlamı kattığı için böyle cümlelerde
yüklem olumlu olmalıdır.
Turgut Özal Üniversitesi, Uzaktan Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi
ÖRNEK CÜMLELER
Çocukların birbirleriyle uygunluk içinde oynamaları umut verici bir durum.
Başvuruda adaylardan son öğretim durumlarını belirten belge isteniyor.
Bence sizin bu yarışı kaybetme şansınız hiç yok.
Bu işi babamın sayesinde kaybettim.
Öğretmen tırnakları büyük olanları derse almayacağını söyledi.
Yeni arabamı almıştım ki kaza yaptım.
Her sokakta kalan hayvanı eve almamalıyız.
Meyveler çok sıcakta kaldıklarından dolayı çürümüştü.
Herhalde bu olaydan kesinlikle haberdar olmak isteyecektir.
Şüphesiz o ödev bugüne kadar bitmiş olmalı.
Çocuk korkudan etekleri zil çalar gibi koşuyordu.
Annesinin aldığı hediyeyi görünce paçaları tutuştu.
Ben gelince yüzünden dökülen bin parça oldu.
Gösteride çok fazla heyecan yapmış olsa da performansı iyiydi.
Gereksiz yere ondan kuşku etmeyelim. (kuşkulanmayalım)
Bu olay bize yarar mı sağladı zarar mı belli değil.
Bırakın bir çocuğa bakmayı kreş bile açamaz.
Seninle değil şu odaya gitmek şehir turuna bile çıkılmaz.
Gideceğini kimse önceden bilmediği için herkes çok şaşırdı. (Kimin gideceği?)
O sınavı geçemedi. (O, sınavı geçemedi.)
Hiç kimse derse gelmemiş, dersin yerine partiye gitmiş.
Dedemin asker arkadaşları dün onu ziyarete geldi buna rağmen sevinmedi.
Herkesi toplantıya çağırdım, çünkü bu toplantıda olması gerekiyordu.
Başkanı makamında ziyarete gittik ama yerinde bulamadık.
Hayatınızda sizi düşünen ve değer veren insanlar olmalı.
Oraya hocayı almak için gittik ama hocayı bulamadık.
Güneş insanı mutlu eder, neşe verir.
Yeni gelen öğrencilere yardım eder, ilgilenirdi.
Hocasını aradı, yarım saat konuştu.
Hayatı boyunca bir daha bu işi yapmak veya karşılaşmak istemiyor.
Martılar denize dalıp dalıp çıkıyorlardı.
Herkes bu konunun böyle sonuçlanması gerektiğini biliyor.
Turgut Özal Üniversitesi, Uzaktan Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi
Babam, annem ve ben Salı günü gidiyoruz.
Müdür Bey geç gelecekler.
Virajı alamayan kamyon duramadı ve patladı.
Kulubü iyi yönetemeyen başkana ceza kesildi ve görevden alındı.
Mütahitlerin yapmış oldukları bir sürü hatalar depremde binlerce kişilerin ölümüne yol açtı.
Ne ırk ne de dil ayrımı yapılmadı.
Sen gittiğinden beri ne annem ne de babam gülmedi.
Bütün ödevleri hazırlayıp dosyaya koyulmalıdır.
Bu konular zamanında yetiştirilmesi gerekir.
Bu iş olmayacağını o kendisi söyledi.
Bir koyun bağırarak çoban ardından koşuyordu.
İnsanlara derdini anlatmadan seni anlamalarını bekleme.
Kaynakça
Ceyhun Vedat Uygur, Yaşar Öztürk, Şerif Kutludağ, Şenel Çalışkan, Aliye Tokmakoğlu,
Üniversiteler İçin Türk Dili Yazılı ve Sözlü Anlatım, Kriter Yayınları, İstanbul, 2008.
Murat Durmuş, Üniversiteler İçin Türk Dili El Kitabı, Grafiker Yayınları, Ankara 2009.
www.tdk.gov.tr
Turgut Özal Üniversitesi, Uzaktan Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi
Download

11.Hafta. - Turgut Özal Üniversitesi