AMAN DİKKAT! BU HAVALAR SİZİ DE ÇARPABİLİR!
Recep Uysal > [email protected]
Havalar ısınmaya başladı. Bizi evde oturup camdan dışarıda yağan karı seyretmek zorunda bırakan kış
günleri geride kalıyor artık. Daha güneşli, sıcak ve uzun günler var önümüzde. Güneşin ışığını daha çok
göreceğiz. Doğanın canlanışına şahit olacağız, yeşeren ağaçları, her tarafı saran papatyaları görüp bizler de
canlanacağız.
Kalbiniz baharın gelişiyle daha hızlı ve coşkulu atmaya başladı bile. Evlere, beton binalara sığamaz
olacaksınız. Şöyle sahilde, denize karşı durup dalgaları seyretmek, hoş bir çay bahçesinde çay içmek, ya da
baharın ılık rüzgârlarını yüzünüzde hissederek gezmek, bir ağacın altında bir banka oturup o muhteşem
yeşillikleri seyre dalmak…“Benim canım böyle şeyler çekmiyor” diyebilir misiniz?
Bütün bu güzelliklerin yanı sıra yaklaşan bahar aylarıyla birlikte SBS maratonu da hızla ilerliyor. Biten
her ay geçen her mevsim bizi hedeflerimize biraz daha yaklaştırıyor. Dolayısıyla bu yolculukta hızla
ilerleyen sizlerin dikkat etmesi gereken bazı noktalar vardır.
Bahar ayları genelde öğrenciler için zor ve sıkıntılı aylardır. Divan şiirinde bile deliliğin arttığı mevsim
olarak söz edilen bahar aylarıyla yaklaşan sınavın heyecanı ve stresi ve mevsim değişikliklerinin etkisi
birleşince ortaya istenmeyen sonuçlar çıkabilir. Havaların ısınmasıyla birlikte oluşan ‘bahar yorgunluğu’
veya ‘bahar sendromu’, öğrencide bitkinlik, güçsüzlük, enerji noksanlığı, vücutta karıncalanma ve
uykusuzluk meydana gelebilir. Eğer sizler de bahar aylarıyla birlikte sabah halsiz kalkma, sinirlilik, uyku
bozukluğu, yoğunlaşma güçlüğü, eklem ve kas ağrılarının olması, tembellik, üşengeçlik, enerjinin azaldığını
hissetme ve tükenmişlik hissi, işlerini erteleme, tedirginlik, planlı çalışmama gibi problemlerden şikâyet
ediyorsanız bahar yorgunluğu sizi de etkilemiş olabilir.
Hava durumu, kişinin beynindeki fizyolojik dengeyi etkiler. Beyindeki bazı kimyasalların fazla
salgılanmasına neden olur ve bir canlanma yaşanır. Bazı kişilerde ise bu durum, beden-beyin arasında
uyumsuzluk meydana getirir.
Sadece biyolojik etkiler değil, psikolojik etkiler de ‘bahar yorgunluğu’ riskini artırır veya azaltır.
Değişime açık olmayan, devamlı olumsuz düşünen öğrencilerde sıkılma-bunalma gibi şikâyetler artar, kişi
kendini kötü hisseder. Öğrencide eğer olumlu düşünceler, her gün kendini daha geliştirdiği ve ilerleme
gösterdiği düşüncesi varsa, bahardan olumlu yönde etkilenir. Dolayısıyla sizlerin bakış açısı çok önemli.
Başarıya olan inancınızı asla kaybetmemeli, daima olumlu düşünmelisiniz. Olumsuz düşünceler başka
problemleri de beraberinde getirecektir. Unutmayın bir bardağın yarı dolu ya da yarı boş olması bakanın
tavrına bağlıdır.
Meteorolojinin ruh sağlığına etkisi üzerine yapılan bir araştırmaya göre; atmosferdeki basıncın, dikkat
ve zekâyı etkilediği, düzensiz dalgalanmaların hata yapma oranını % 20 arttırdığını ortaya koymaktadır.
Mevsim değişikliği, insan biyoritmini (değişikliklere uyum) olumsuz etkiler. Bahar mevsiminde havadaki
elektrik yükü artar. Bu yük havada pozitif ve negatif iyonlar aracılığıyla taşınır ve taşıma dengesi
bozuklukları, iklim değişiklikleri dönemlerinde sıkça karşımıza çıkar. Havadaki elektrik yükü, büyük
şehirlerde daha fazladır. Bu duruma hava kirliliği, sanayi atıkları ve trafik yoğunluğu da eklenirse yorgunluk
belirtileri ve ruhsal sıkıntılar, büyük şehirlerde yaşayanlarda daha fazla görülür.
Bahar mevsiminde görülen geçici yorgunluk belirtilerini etkileyen bir başka faktör de beslenme
alışkanlığı bozukluklarıdır. İnsan vücudunun mevsime göre vitamin ihtiyacı değişir. Besinlerle yeterli
miktarda vitamin ve mineral alınmayan durumlarda yorgunluk tetiklenebilir. Beslenme alışkanlıklarınızı
yeniden gözden geçirmeniz ve mevsime uygun beslenmeniz sizin için daha faydalı olacaktır.
Tembel bir yaşam biçimi olan bir kişide, bahar mevsimiyle birlikte yorgunluk artar. Tiroid bezinin
düzensiz çalışması ve dolayısıyla hormonların düzensiz salgılanmasıyla hafıza zayıflaması, uyku eğilimi,
adale ağrıları normalden fazla görülür.
Baharı bir şeylere yeniden başlayabilme, eksikleri tamamlama, çalışma coşkusunu yeniden kazanma,
kaybolan motivasyonu yeniden sağlama, günlerin uzaması ve bereketlenmesini değerlendirme,
karamsarlık üreten düşüncelerden kurtulma adına bir fırsat olarak yaşamaya ve değerlendirmeye ne
dersiniz?
Başarılı insanlar önlerine çıkan engelleri aşmayı ve yaşadıkları problemleri çözerek fırsata dönüştürmeyi
bilen insanlardır. Baharın etkilerinden, üzerinizde oluşturabileceği yorgunluk hissinden şikâyet edip
yaklaşan sınav öncesi böyle bir bahanenin arkasına sığınmak yerine, bu durumu bir fırsat olarak görmenin
sizi hedefe ulaşma yolunda bir adım daha öne geçireceğini düşünüyorum. Sizler de baharla birlikte yeniden
bir canlanma yaşayabilir, çiçekten çiçeğe uçup bal yapmaya çalışan arılar gibi hedefinize ulaşmak için
yolunuza emin adımlarla ilerleyebilirsiniz.
Mevsim değişikliğinden en az etkilenmek için neler yapabilirsiniz?
 Beslenmenize mutlaka dikkat edilmelisiniz. Bol bol sebze ve meyve tüketin. Vücut bu dönemde
özellikle ‘B’ ve ‘C’ vitaminleri ile potasyuma ihtiyaç duyar. ‘B’ ve ‘C’ vitaminleri sebze ve meyvelerde;
potasyum ise domates, patates ve kayısıda bol miktarda bulunur. Kolay bozulan yiyecekler ve asitli
içeceklerden uzak durmanız daha faydalı olacaktır. Ayrıca mutlaka yeterli miktarda karbonhidrat alımı
yorgunluktan korunmada önemlidir. Vücut enerjisinin yüzde 50-60’ı karbonhidratlardan sağlanmaktadır.
 Günlük en az 2-3 litre su içmeye çalışın. Vücudunuzun su ihtiyacını ve yemek yemeden, yatmadan
önce azar azar içilerek karşılayın.
 Egzersizin, bahar yorgunluğunu önlemede önemli etkisi vardır. Haftanın 3 günü 20’şer dakika
yürüyün. Sabah yürüyüşleri vücuda daha iyi gelir ve insanı dinç tutar.
 Uyku düzenine özen gösterilmelidir. Kaliteli uyku uyuyan öğrencinin ‘bahar yorgunluğun’dan
etkilenme riski azalır. Gece uykusu çok verimlidir. Ne gereğinden fazla, ne de gereğinden az uyuyun.
 Beyninizin oksijene ihtiyacı vardır ve beynin yeterli oksijeni alabilmesi için çalışılan ortamın
havası mutlaka temizlenmelidir. Odadaki havanın kirlenmesi, ders veriminin düşmesine, motivasyonun
azalmasına sebep olur. Özellikle ders aralarında çalışma odası havalandırın. Havasız ortamlarda çalışmaktan
kaçının.
 Çalışmalarını iyi aydınlatılmış bir mekânda yapın. Böylece yorgunluk ihtimalide azaltılmış olur.
Mümkün olduğunca gün ışığından yararlanılmaya çalışın. Bahar mevsimiyle birlikte uzayan günleri bir
avantaj olarak görün ve değerlendirin.
 Normal bir odanın ısısı yaklaşık 20˚C olmalıdır. Çalışma odasında ısının fazla yükselmesi,
uyuşukluk ve uykuya; ısının düşmesi de dikkatinin dağılmasına neden olur. Bu durum ise motivasyonunu
olumsuz yönde etkiler.
 Hedefi olmayan öğrenciler mevsim değişikliklerinden daha çok etkilenmektedir. Sabah kalktığınızda
hedefinizi bir kere daha düşünün ve başardığınızı hayal edin. Amaçlarınız sizi motive edecek bu dönemi
daha kolay atlatmanızı sağlayacaktır.
 Çok uzun süre çalışmak yerine yorgunluğu azaltmak ve sıkılmayı önlemek için sık aralıklarla kısa
süreli dinlenmeyi deneyin.
Yararlanılan Kaynaklar
1. Göre, Z. , Divan Şiirinde “Cunun Eyyamı” Olarak Bahar, http://www.turkishstudies.net/sayilar/sayi5/gorezehra.pdf
2. Budak, F, Bahar Aylarında Günlük Ani Değişiklikler Ruh Sağlığını Olumsuz Etkiliyor,
http://www.tavsiyeediyorum.com/makale_1018.htm
3. Kavaklı, B, Bahar Yorgunluğuna Yakalanmayın, http://www.aktuelpsikoloji.com/haber.php?haber_id=3981
4. Bizi Bu Güzel Havalar Mahvetti,
http://www.donusumkonagi.net/makale.asp?id=4251&baslik=bizi_bu_guzel_havalar_mahvetti
Download

AMAN DİKKAT! BU HAVALAR SİZİ DE ÇARPABİLİR! Recep Uysal