Ekonomi
3
Muhasebe
5
Gündem
BMM Genel Kurulu'nda, dört eski bakanla ilgili fezlekeler
konusunda Genel Görüşme açılması kabul edilmedi. Genel
Kurul'da, Genel Görüşme önergesinin ön görüşmeleri üzerinde
konuşmaların tamamlanmasının ardından yapılan işari oylamada, TBMM
Başkanvekili Sadık Yakut, katip üyeler arasında anlaşmazlık olduğunu
belirterek, elektronik oylama yaptı.Bu oylama sonuçlanmadan itiraz
olduğunu belirten Yakut, oylamayı yineleyeceğini söyledi.Bu sırada CHP'li
milletvekilleri "yuh" ve "cesaret" diyerek bağırmaya başladı.Yinelenen işari
oylamada da anlaşmazlık olunca elektronik oylama yapıldı.Oylama sürerken,
CHP'li milletvekilleri "ahlak, vicdan, cesaret" ve "her yer rüşvet her yer
yolsuzluk" diye bağırdılar.Sonuçları açıklayan TBMM Başkanvekili Sadık
Yakut, Genel Görüşme önergesinin 158 kabul oyuna karşı 259 red oyuyla
kabul edilmediğini bildirdi.CHP milletvekili Melda Onur TBMM’den cep
telefonuyla canlı yayın yaptı.Genel Kurul’da zaman zaman tansiyon yükseldi.
ırım'ın yapılan referandumun ardından Rusya'ya bağlandığını açıklaması ve ABD ile Rusya arasındaki gerilimin
artması uluslararası piyasaları hareketlendirirken, Türk iş
dünyası da bu durumdan tedirginlik duyuyor.TOBB Başkan Yardımcısı
ve Ege Bölgesi Sanayi Odası Başkanı Ender Yorgancılar, konuyla ilgili
yaptığı açıklamada Türkiye'nin bu gerilimde stratejik olarak çok önemli bir
noktada olduğunu söyledi.Türkiye'nin ABD ve AB'nin önemli bir müttefiki
olduğunu ifade eden Yorgancılar, "Bir tarafta AB'ye girmek isteyen Türkiye
var. Diğer tarafta iyi bir ticaretinin olduğu, doğalgaz ithal ettiği sınır
komşusu Rusya var. Olası bir yaptırımda direkt olarak etkilenecek
ülkelerden biriyiz" dedi.Yorgancılar, iş dünyasının Kırım üzerinde yaşanan
gerilimden dolayı tedirgin olduğunu belirterek, AB ile ABD'nin Rus ve
Ukraynalı 21 kişinin mal varlıklarının dondurulması ve seyahat yasağı
getirilmesiyle ilgili bir yaptırım kararı aldığını hatırlattı.
T
K
TÜRK İŞ
D Ü N YA S I
K I R I M ' DA N
ENDİŞELİ
azine Müsteşarlığı ile Rekabet Kurumu vatandaşın en çok
şikâyet ettiği konuların başında gelen kasko ve zorunlu trafik
sigortasını mercek altına aldı. İncelemede, sigorta
şirketlerinin hem teminat hem de hasarların artmasını gerekçe göstererek
primleri yükselttiği tespit edildi. Bu kapsamda, sigorta primlerinde
kademeli düşüş için çalışma başlatıldı.İncelemeye göre, her yıl yaklaşık 10
milyon araç sahibinin yenilediği trafik sigortalarında yüzde 100'e, kaskoda
da ise yüzde 250'ye varan fiyat artışları gözlemlendi. Hazine de son
dönemde artan sigorta primlerinin yükseltilmesi konusundaki şikâyetleri
değerlendirmeye aldı. Geçen yıl yapılan yüksek oranlı artışların zararlarını
karşılamak için adım attıklarını belirten yetkililer, "Bu yıldan itibaren
kademeli bir düşüş başlayacak. 2012'de 1.1 milyar lira zarar söz konusuydu.
Bu nedenle de geçen yıl fiyatlarda ciddi artış yaşandı. Bu zarar telafi
edildiği için kademeli indirim daha kolay olacak" değerlendirmesini yaptı.
H
onomi
HERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
21 MART 2014 Cuma
8
KDV dahil 25 Krş
3. Köprü'nün
kuleleri
eşitlendi
arayolları Genel Müdürlüğü, 3. Boğaz
Köprüsü'nün kule yüksekliğinin Avrupa
yakasında 198 metre, Asya yakasında 198
metre olarak tamamlandığını, her iki yakada da kayar
kalıp sistemi sökülerek, otomatik tırmanır kalıp
sistemine geçiş çalışmalarının devam ettiğini bildirdi.
K
www.ekonomigazetesi.net
Enerjide bağımsızlık Türkiye’nin büyük başarısı
HEDEF ALINDI!
17 Aralık'tan sonra Türkiye'de oynanmak istenen oyunların önemli bir kısmının enerji sektöründe yaşandığını
söyleyen Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız,
'17 Aralık ile ekonomimize darağacı kurdular ama siyasi
istikrarımızı asla bozamayacaklar' dedi.
OCAK'TA 1.2 MiLYAR $
1.2 milyar dolarlık doğrudan yatırım geldi
Ekonomi Bakanlığı, bu yılın ocak
ayında Türkiye'ye 1 milyar 211 milyon $ uluslararası doğrudan yatırım girişi
gerçekleştiğini bildirdi.Ekonomi Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, geçen
yıl ocak ayında 802 milyon $ olan Türkiye'ye giren uluslararası doğrudan yatırım
tutarı bu yıl ocak ayında % 51'lik artışla 1 milyar 211 milyon dolara yükseldi.
cakta gerçekleşen uluslararası sermaye girişlerinin
707 milyon dolarlık bölümü
(yüzde 84'ü) AB, 87 milyon dolarlık
bölümü (yüzde 10,3'ü) Asya ülkeleri kaynaklı oldu. AB ülkeleri arasında ilk üç
sırayı 599 milyon dolarla Hollanda, 22'şer
milyon dolarla İrlanda ve İspanya aldı.
Asya ülkeleri arasında ise Hong Kong 34
milyon dolar ile ilk, Suudi Arabistan 18 milyon dolar ile ikinci, Azerbaycan 15 milyon
dolar ile üçüncü sırada yer aldı.
O
nerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanı Taner Yıldız, 17
Aralık'tan sonra Türkiye'
de oynanmak istenen oyunların
büyük bölümünün enerji sektörün
de olduğunu ancak hükümetin bu
oyunlara gelmediğini söyledi.
Soma'da kurulacak Kolin Termik
Santrali'nin temel atma törenine
katılan Yıldız, 'Halkımız, vatanda
şımız bilsin ki biz bu oyunlara
düşmüyoruz. Hem enerji sektöründe
hem siyasi olarak.Bunu çok fazla
önemsiyorum. Hedefimiz 2023
yılında, başbakanımızın verdiği
hedef tüm yerli kömür kaynak
larımızı teknolojik ve kurallarına
uygun olarak kullanmak' dedi.
E
ONLARA EKMEK ÇIKMAZ
'Birlik ve beraberliğimizi bozmak
isteyenlere ekmek yok arkadaşlar.
Hamdolsun ekmeğimizi bu Türkiye
'nin istikrarını isteyen tüm kardeşle
rimizle beraber paylaşacağız' diyen
Yıldız, 'Ben başsavcımıza da, yargı
mensuplarına, yürütmeye, yasaya
her birine beraber sesleniyorum. Bir
yatırım yapacaksak bir dava açılıyor,
davadan dolayı 1,5 yıl bekleyen yatı
rımımız var. Yazık günah değil mi bu
yahu. Bununla alakalı her türlü
kanuni düzenlemeyi, yönetme liği,
mevzuatı yapabilecek durum dayız.
Ülkemizin gelişmesi, ilerle mesi ve
büyümesi adına her birimize düşen
görevler olduğuna inanıyo rum.
TENCERE ÇALMAKLA OLMAZ
Yıldız, 'Bir kısım iyi niyetli
vatandaşları tenzihen söylüyorum.
Geliyorlar İstanbul'dan İzmir'den 1520 kişi. 'Biz sivil toplum örgütüyüz'
diyorlar, başlıyorlar tencere tava
çalmaya, yatırımı engellemek için.
Derdimiz nedir? Türkiye'nin siyasi
istikrarını sürdürülebilir hale
BORSA
getirmek, iyi niyetle ve yapıcı bir
gayretle çalışıyoruz. Bu ekip, başta
Başbakanımız ve diğer mesai
arkadaşları 16 Aralık'a kadar iyi
niyetliydi de 17 Aralık'tan sonra mı
kötü niyetli oldular? 30 Mart'taki
seçimler yalnızca belediye başkanı
seçmek değil Türkiye'nin siyasi
istikrarını seçmek anlamına geliyor.
EKONOMİMİZİ ASMAK İSTEDİLER
Torbalı Ticaret Odası toplantısında
konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanı Taner Yıldız, 17 Aralık
operasyonlarının siyasi bir
mühendislik ürünü olduğunu,
Türkiye'de siyasi istikrarın yok
edilmeye çalışıldığını belirterek, '17
Aralık operasyonun özeti şudur.
EN FAZLA YATIRIM GİRİŞİ HİZMETLER
SEKTÖRÜNE OLDU
Uluslararası doğrudan yatırım girişleri
sektörel bazda incelendiğinde Ocakta en
fazla uluslararası doğrudan yatırım çeken
sektör 491 milyon dolarla hizmetler sektörü oldu. Hizmetler sektöründe en
fazla yatırım ise 411 milyon dolar ile finans ve sigorta faaliyetleri sektörüne yapıldı. Hizmetler
sektörünü 269 milyon dolarla imalat
sanayi, 44 milyon dolarla enerji sektörü
izledi.Bu yılın ocak ayında, 178'i uluslararası sermayeli şirket kuruluşu ve 2'si
yerli sermayeli şirkete uluslararası sermaye iştiraki olmak üzere toplam 180 şirket faaliyete geçti. Söz konusu şirketlerin
46'sı AB ülkeleri, 86'sı Yakın ve Orta Doğu
ülkeleri ortaklı olarak faaliyete başladı.
TOPLAMDA 37 BİN 246 ULUSLARARASI
SERMAYELİ ŞİRKET FAALİYET
GÖSTERİYOR
Ocak sonu itibarıyla, Türkiye'de toplam 37
bin 246 uluslararası sermayeli şirket
faaliyet gösteriyor. Bu şirketlerin yüzde 81'i
yeni, yüzde 16'sı iştirak, yüzde 2'si şube
şeklinde kuruldu. Türkiye'deki tüm uluslararası sermayeli şirketlerin
yüzde 49'unu AB ülkeleri
ortaklı şirketler oluşturuyor.
Bölgesel bazda AB ülkelerini, yüzde 25
payla Yakın ve Orta Doğu ülkeleri takip
ediyor. Ülkeler açısından Almanya 5 bin
677 şirket ile ilk sırada yer alıyor. AB
ülkeleri içinde Almanya'yı 2 bin 646 şirket
ile İngiltere ve 2 bin 300 şirketle Hollanda
takip ediyor.Genel toplamdaki sektörel
dağılıma göre, 12 bin 591 uluslararası sermayeli şirket ile ilk sırada yer alan toptan
ve perakende ticaret sektörünün ardından,
6 bin 24 adet şirket ile gayrimenkul, kiralama ve iş faaliyetleri sektörü ve 5
bin 329 şirket ile
imalat sanayi
geliyor. İmalat
sanayi
içerisinde kimya
(597), gıda (537)
ve tekstil (499)
sektörleri şirket
sayısı bakımından
ön plana
çıkıyor.
Altın
dibe
vurdu
luslararası piyasalarda
altın fiyatlarında sert
düşüşler görüldü.Uluslararası piyasalarda altın fiyatı
1325.40 dolara kadar düştü.Saat
12:20 itibariyle uluslararası
piyasalarda altınnın onsu 1327.71
dolardan işlem görüyor.Kapalıçarşı'da altının gramı 95.22
liradan, çeyrek altın 156.03 liradan,
Cumhuriyet altını ise 641 liradan
el değiştiriyor. Altının ons fiyatı,
ABD Merkez Bankasının (Fed)
kararlarından sonra hafta başından beri devam eden düşüşünü hızlandırarak geçen hafta
kapanışına göre yatırımcısına yaklaşık yüzde 4 kaybettirdi.
U
Telekulağa su perdesi
00 bin kişinin telefonunun dinlendiğinin ortaya çıkması üzerine
vatandaşlarda "Bunu nasıl engellerim" arayışı başladı.Birçok şirket, toplantı
ve CEO odalarına dikey bahçe yaptırıyor.
Hedef, su sesiyle görüşmeleri anlaşılmaz hale
getirmek.Silvanus'un sahibi Münevver Yıldız,
"Dikey bahçelere son dönemde kamu kurumları ve şirketlerden talep çok" dedi.17 Aralık
siyaseti dizayn etme operasyonundan sonra
telefon dinlemeleri Türkiye'nin gündemine
oturdu. Paralel yapının 500 bin kişinin telefonunu dinlediğinin ortaya çıkması üzerine
&
5
vatandaşlarda 'Bunu nasıl engelleyebilirim'
arayışı yeni iş kollarının ortaya çıkmasını
sağladı. Birçok şirket casusluğa karşı ilk
etapta elektronik önlem alırken, son olarak
'dikey bahçe' yöntemi keşfedildi. 2011'de iç ve
dış mekânlara dikey bahçe kurmak için kurulan Silvanus, dinlemelerin artmasıyla siparişlere yetişemez oldu.
Artık
Ekonomi
Gazetesini
twitter &
facebook’dan
okuyabilirsiniz
2
21 MART 2014
Ekonomi
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
ngiliz Ticaret Odası ve İstanbul
Ticaret Odası arasında
Mutabakat Bildirisi
imzalandı.İstanbul Ticaret Odası
(İTO) Başkan Yardımcısı Gökhan
Murat Kalsın, İngiliz Ticaret
Odası ve İTO arasında
imzalanan Mutabakat Bildirisi
sayesinde öncelikle işadamları
arasında işbirliği fırsatlarının
genişleyeceğini belirterek,
"Sonuç olarak, ortaklığımız ve
dostluğumuz pekişecek,
potansiyelimizi çok daha verimli
kullanabileceğiz"
dedi.Türkiye'deki İngiliz Ticaret
Odası tarafından geliştirilen
Mutabakat Bildirisi'nin (MOU)
ilki İstanbul Ticaret Odası ile
Londra Finans Merkezi Belediye
Başkanı Fiona Woolf 'un da
hazır bulunduğu törende
imzalandı. Bu anlaşma,
ekonomik güç birliği yoluyla
İngiltere ve Türkiye'deki şirketler
arasındaki ticari ilişkilerin
optimum gelişimini teşvik
etmeyi hedefliyor.
İ
TÜRK
ngiltere'nin kendileri için hem çok önemli
İ
bir dost hem de önemli bir ortak
olduğunu belirten Kalsın, özelikle Türkiye'nin
ve ilişkilerimizin daha somut ve sonuca dönük
bir boyut kazanacağına inanıyorum.
AB üyeliği konusunda İngiltere'nin desteğini
hep yanında hissettiğini ve İngiltere'nin yanı
sıra İngiliz iş adamlarının da bu yöndeki
desteklerinin kendileri için çok önemli
olduğunu ifade etti.
Ayrıca bugün, Birinci Dünya Savasında
İngilizler ve Türkleri karşı karşıya getiren
Çanakkale Deniz Savaşının yıldönümüdür.
Savaşta iki ülke de büyük kayıplar verdi. Her
iki taraftan da ölenlerin ruhu şad olsun. Ne
mutlu ki artık savaşlar değil, barış ve
dostluklar konuşuluyor."
Kalsın, ticari ilişkilere bakıldığında
İngiltere'nin Türkiye'nin dış ticarette üçüncü
en büyük ortağı olduğuna dikkati çekerek,
"2013 yılındaki ticaret hacmimiz 13,7 milyar
dolar oldu. Doğrudan yatırımlar açısından
bakıldığında ise 2013 yılı itibariyle
Türkiye'deki İngiliz menşeli doğrudan
yatırımlar stokunun 23 milyar doları aşmış
olduğunu görüyoruz. Ayrıca hali hazırda 926
İngiliz Sermayeli firma Odamıza kayıtlıdır"
diye konuştu.
Bugün İTO'nun temsil ettiği İstanbul'un 14
milyonluk nüfusuyla dünyada yaklaşık 100
ülkeden daha büyük olduğuna işaret eden
Kalsın, Türkiye'nin dış ticaretinin yarısını
İstanbul'un karşıladığı dile getirdi. Kalsın,
Türkiye'nin ekonomik ve ticari hayatının
kalbinin İstanbul'da attığını vurgulayarak,
"Türkiye ise son on yılda ortalama yüzde 5
büyüyen ekonomisi, 76 milyonluk nüfusuyla
küresel ölçekte büyük bir pazar. Yabancı
yatırımcı için güvenli ve cazip bir adres. 30
binden fazla yabancı şirketin burada yatırım
yapması bir tesadüf değil. Burada bürokratik
engeller yok. İstanbul'da Odamız çatısı altında
sadece bir günde şirket tescili
gerçekleştiriyoruz" ifadelerini kullandı.
Dünya'nın değiştiğini, yeni dünyada da
Türkiye'nin özgüvenini kazanmış bir ülke
olarak söz sahibi olmaya başladığını anlatan
Kalsın, bu noktada kendilerine düşen en
büyük görevin, birbirlerinin potansiyelini
daha iyi değerlendirmek olduğunu söyledi.
Bugün burada bu ilişkilerin gelişimi için
önemli bir adım attıklarını belirten Kalsın,
şunları kaydetti:
örende konuşan Gökhan Murat
Kalsın, Türkler ve İngilizlerin
yüzyıllardır birbirini tanıdığını ifade
ederek, uzak olsalar da yoğun
ilişkilerini sürdüren milletler
olduklarını söyledi
T
ve İ n g i l i z
İ TO' l a r a r a s ı n d a
imzalar atıldı
"İngiliz Ticaret Odası ve İstanbul Ticaret
Odası arasında imzalanacak bu Mutabakat
Anlaşması sayesinde öncelikle işadamlarımız
arasında işbirliği fırsatları genişleyecek,
projeler desteklenecek, eğitim programları
düzenlenecek. Sonuç olarak, ortaklığımız ve
dostluğumuz pekişecek, potansiyelimizi çok
daha verimli kullanabileceğiz. Ben tüm
çabalarımızın mutlaka başarıya dönüşeceğine
2019 yılında devreye alınacak
Tuz Gölü'nün altına 640 milyon dolara inşa edilecek doğalgaz
depolama tesisinin ilk bölümü iki yıl sonra ikinci fazı da 2019
yılında devreye alınacak.Ülkelerin enerji planlamaları açısından
ithalat kesintisi durumunda doğalgaz yeraltı depolama
tesislerine ihtiyaç da artıyor. Bu gelişmeden yola çıkan Enerji ve
Tabii Kaynaklar Bakanlığı, ani talep artışlarını karşılamak için
yeraltı depolama projelerini uygulamaya koydu.
640 milyon
dolarlık depo
2016'da hazır
- "Bu imzayı İTO ile atmaktan memnuniyet
duyuyoruz"
Londra Finans Merkezi Belediye Başkanı
Fiona Woolf da iki köklü ticaret odasının
işbirliği yapmasına şahitlik etmenin kendisini
onurlandırdığını dile getirerek, en eski
odalardan birisi olması dolayısıyla
Türkiye'deki İngiliz Ticaret Odası'nı tebrik etti.
Woolf, dünyanın en büyük ticaret odalarından
olan İTO ile İngiliz Ticaret Odası arasında
gerçekleştirilen stratejik partnerlikten dolayı
memnuniyet duyduğunu da ifade etti.
Türkiye'deki İngiliz Ticaret Odası Başkanı
Chris Gaunt da bugün ilki imzalanan
Mutabakat Bildirisi'ni (MOU) İTO ile
imzalamaktan memnuniyet duyduklarını
belirterek, İTO'nun kökleri geçmişe dayanan
güçlü işadamları organizasyonu olduğuna
işaret etti.
Böyle bir özel imza törenine Londra Finans
Merkezi Belediye Başkanı Woolf'un da şahitlik
etmesinin kendileri için ayrı bir anlam
taşıdığını aktaran Gaunt, "Bugünkü imza
töreni Türkiye'deki diğer ticaret odalarıyla
imzalanacak anlaşmalar için de bir kilometre
taşı niteliğinde. Kayseri, Adana Gaziantep
Adana Eskişehir gibi illerle bu işbirliklerinin
artarak devam etmesini diliyoruz" dedi.
endüstriyel faaliyetlerde, bilgi alışverişi yolu
ile iki ülke arasındaki ekonomik ve sanayi
işbirliği genişleyecek, iş fırsatları hakkındaki
bilgiler karşılıklı olarak paylaşılacak. Ortak
girişimler yoluyla yatırım ve teknoloji transferi
teşvik edilecek ve belirli projeleri ve ortakları
belirlemek için karşılıklı destek sağlanacak.
İkili ekonomik ilişkileri geliştirmek
amacıyla her iki ticaret odasının üyelerine
yönelik seminerler, konferanslar ve eğitim
programları düzenlenecek. Fuar ve sergilere
katılımda destek verilecek. Ticaret Odası
üyelerinin işbirliğini genişletmek için iki ülke
arasındaki sanayi ve ticari heyetlerin
ziyaretleri ve alışverişleri kolaylaştırılacak.
İki ülke arasındaki ticari, endüstriyel ve
ekonomik yasa ve yönetmelik hakkında bilgi
alışverişi kolaylaştırılacak, üyeler arasında
teknik ve mesleki deneyim alışverişi teşvik
edilecek. Periyodik görüşmelerle karşılıklı
ilerlemeler gözden geçirilecek. Dış ticaret ve
yatırım ile ilgili mevcut yasa ve
yönetmeliklerle ilgili bilgi alışverişinde
bulunulacak.
Enerji, bilişim, ilaç, sağlık, nano teknoloji,
bilim ve inovasyon gibi sektörlerden
başlayarak üç ayda bir iki sektörü kapsayacak
eğitim programları ve seminerler planlanacak.
Ayrıca İngiliz ve Türk şirketlerinin bu
alanlarda gerçekleştirebilecekleri işbirliği
fırsatları değerlendirilecek.
Hedef şirketlerin belirlenmesi ile İngiltere
ve Türkiye arasında uluslararası bir İş
Yerleştirme Düzeni kurulacak. Biri Türkiye'de
biri İngiltere'de olmak üzere her yıl iki ulusal
fuarda ticari katılım teşvik edilerek, daha
fazla işin etkinleştirilmesine imkan
sağlanacak.AA
İngiltere'nin Türkiye Büyükelçisi Richard
Moore ise İTO Başkan Yardımcısı Kalsın'ın "18
Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma
Günü" dolayısıyla yaptığı açıklamayı "çok tatlı
dil" ile vurguladığını söyleyerek, bu savaşın
yıldönümünde bir işbirliği anlaşmasıyla bir
araya gelmenin çok anlamlı olduğunu
sözlerine ekledi.
- "Mutabakat Bildirisi Kapsamı"
Bu arada verilen bilgiye göre, ticaret,
yatırım, teknoloji transferi alanlarında etkili
işbirliğini teşvik edecek ve kolaylaştıracak
Mutabakat Bildirisi ile ekonomik ve
ış aylarında
artan tüketim
K
doğalgazda
darboğaza yol
açarken, gözler
yeraltı depolarına
çevrildi. Kuzey
Marmara ve
Değirmenköy
Sahaları Yeraltı
Doğalgaz Depolama
Tesisleri faaliyete
geçerken, Tuz
Gölü’ne inşa
edilecek deponun
yapımına hız
verilecek. 640
milyon dolarlık
projenin ilk
bölümünün 2016’da,
ikinci fazının ise
2019’da devreye
alınması için
çalışmalar
hızlandırılacak.
Ülkelerin enerji
planlamaları
açısından ithalat
kesintisi
durumunda
doğalgaz yeraltı
depolama
tesislerine ihtiyaç
da artıyor.
Bu gelişmeden yola
çıkan Enerji ve Tabii
Kaynaklar
Bakanlığı, ani talep
artışlarını
karşılamak için
yeraltı depolama
projelerini
uygulamaya koydu.
Depodan şebekeye
günlük 20 milyon
m3 doğalgaz
Geçen yıl 40 milyar
metreküp tüketim
gerçekleşti.
Uzmanlar günlük
tüketimin 180
milyon metreküpü
geçmesi halinde Ege
ve Marmara
bölgelerinde sıkıntı
yaşanabileceğini
belirtirken, olası
krizlerin etkilerini
bulunuyor.
Depodan ulusal
şebekeye günlük 20
milyon metreküp
doğalgaz
verilebiliyor. İkinci
depolama alanı ise
daha önce
planlanmasına
rağmen Tuz
Gölü’nde
yılında devreye
alınması için
çalışmalar
hızlandırılacak.
azaltmak için uzun
süredir gündemde
olan yeraltı
doğalgaz depolama
projelerinin bir an
önce tamamlanması
gerektiğini
kaydediyor. Türkiye
ilk yeraltı
depolamasını,
Silivri’de yaptı.
Kuzey Marmara ve
Değirmenköy
Sahaları Yeraltı
Doğalgaz Depolama
Tesisi’nin yaklaşık
2.5 milyar metreküp
kapasitesi
projelendirilmişti.
Ancak aradan uzun
zaman geçmesine
rağmen proje
faaliyete
geçirilemedi.
Planlaması 1987
yılına kadar uzanan
projenin
mühendislik
çalışmaları Mayıs
2006’da
tamamlandı. Alınan
karar üzerine
projenin ilk
bölümünün 2016
yılında ikinci
fazının ise 2019
kapsamında gölün
yaklaşık 40
kilometre
güneyindeki
Aksaray’a bağlı
Sultanhanı
yakınlarında toplam
12 kaverna (suni
mağara)
oluşturulacak.
Aksaray
Sultanhanı'nda 12
mağara
oluşturulacak
Tuz Gölü Yeraltı
Depolama Projesi
1 milyar metreküp
gaz depolanabilecek
Yerin yaklaşık 1100
ile 1400 metre
altındaki tuz
yapılarında
doğalgaz
depolanması
amacıyla kurulacak
bu mağaraların her
birinin fiziksel
hacmi 630 bin
metreküp olacak. 12
kavernanın
tamamlanmasıyla
yaklaşık 1 milyar
metreküp çalışma
gazı kapasitesine
ulaşılacak ve
günlük 40 milyon
metreküp gaz
şebekeye
verilebilecek.
Değişik hukukî
süreçlerin yaşandığı
640 milyon dolara
mal olacak projede
son olarak
Kasım 2011’de Çinli
China Tianchen
Engineering
Corporation ile
BOTAŞ arasında
anlaşma
imzalanmıştı.
CİHAN
3
21 MART 2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Türk turizmciler, Rusya pazarından umutlu
Türk iş dünyası Kırım'dan endişeli
"Rus turistler, Türkiye'ye
yılda birden fazla
gelmeli"
Bir oteller grubunun Satış
ve Pazarlama Direktörü
Erol Çanga, önümüzdeki
turizm sezonu için
Rusya'nın çok büyük ve
ekonomisi çok güçlü bir
pazar olduğunu
ifade etti.
Çanga, bu yıl Rusya
pazarında stabil bir
büyüme beklediğini
kaydederek, "Rus
halkıyla, Türk halkı
neredeyse kaynaştı.
Çok ciddi rakamlara
varan evlilikler var, bu iki
halkın bibirini tanımasını
sağlıyor, Rusya'dan gelen
misafir sayısı her geçen
gün artıyor.
Stabil bir artış beklentisi
söz konusu. Özellikle
mayıs ayı itibarıyla,
seviyenin istediğimiz
yerlere geleceğini
düşünüyorum" diye
konuştu.
Rusya'da düzenlenen en büyük
turizm ve seyahat fuarlarından
kabul edilen İntourmarket'e
katılan Türk turizmci ve otelciler,
Rusya pazarında bu sezon çift
haneli rakamlarda büyüme
sağlanacağını tahmininde
bulundular.
Türk turizmciler, Rusya'nın çok
büyük bir ekonomi ve çok güçlü
bir pazar olduğuna dikkati
çekerek, 2014 yılının 2013'den
geride olmayacağını dile getirdiler.
Çift haneli rakamlarda büyüme
bekliyoruz
MOTORİN
Akdeniz Turistik Otelciler ve
işletmeciler Birliği (AKTOB)
Tanıtım Direktörü, Yelda Yüksel
Karaca, bu yıl Rusya pazarında,
çift haneli rakamlarda artış
beklediklerini söyledi.
Karaca, geçen yıl Rusya pazarında
yüzde 22'lik bir artış olduğuna
dikkati çekerek, "Rusya, iki ana
pazardan bir tanesi ve çok büyük
bir pazar. Geçen seneki artış
oldukça yüksekti. Otelci
arkadaşlar, aynı rakam bu sene
yakalanmasa bile, iki haneli bir
artışın söz konusu olduğunu
söylüyorlar" dedi. Antalyalı
turizmci Özgür Tunç da erken
rezervasyon yaptıranların yüksek
olduğunu vurguladı.
Gelecek sezonda Rusya pazarında
"çift haneli rakamlarda" büyüme
sağlanacağını belirten Tunç, "Şu
an için 2014 verileri bizim
açımızdan oldukça olumlu. Fuar
da başarılı geçiyor.
Ruysa ve Türkiye arasında
birtakım anlaşmalar imzanıyor.
Güzel bir sezon bizi bekliyor" diye
konuştu.
Canga, Rus turistlerin
Türkiye'ye yılda birden
fazla gelmeleri gerektiğini
savundu. Antalya'da
faaliyet gösteren bir
otelin yetkilisi Işıl Saral
da önümüzdeki sezon turizm
beklentileri konusunda 2013
verilerinin altında
kalınmayacağını ifade etti.
Saral, şöyle konuştu:
"Rusya'daki ekonomik durum alım
gücünü biraz etkilemiş durumda.
Ancak 2014 yılı 2013'ten eksi
olmayacak, ne kadar artıda
olduğunu sezon sonunda
göreceğiz. Rusya'daki fuarlara
katılarak pazar payımızı
genişletmek ve kitle iletişim
yollarını kullanarak insanlara
ulaşmayı hedefliyoruz." AA
akan
Yazıcı
, yaptığı açıklamada, esnaf
ve sanatkarların
toplumun
temel direği
olduğunu,
hükümet
olarak
toplumun tüm
kesimleri için
olduğu gibi bu
alanda da
çalışmalar
yürüttüklerini
belirtti.
B
ırım'ın yapılan
K
referandumun ardından
Rusya'ya bağlandığını
açıklaması ve ABD ile Rusya
arasındaki gerilimin artması
uluslararası piyasaları
hareketlendirirken, Türk iş
dünyası da bu durumdan
tedirginlik duyuyor.
Türkiye Odalar ve Borsalar
Birliği (TOBB) Başkan
Yardımcısı ve Ege Bölgesi
Sanayi Odası Başkanı Ender
Yorgancılar, konuyla ilgili
yaptığı açıklamada Türkiye'nin
bu gerilimde stratejik olarak
çok önemli bir noktada
olduğunu söyledi.
Türkiye'nin ABD ve AB'nin
önemli bir müttefiki olduğunu
ifade eden Yorgancılar, "Bir
tarafta AB'ye girmek isteyen
Türkiye var. Diğer tarafta iyi bir
ticaretinin olduğu, doğalgaz
ithal ettiği sınır komşusu Rusya
var. Olası bir yaptırımda direkt
olarak etkilenecek ülkelerden
biriyiz" dedi.
Yorgancılar, iş dünyasının
Kırım üzerinde yaşanan
gerilimden dolayı tedirgin
olduğunu belirterek, AB ile
ABD'nin Rus ve Ukraynalı 21
kişinin mal varlıklarının
dondurulması ve seyahat
yasağı getirilmesiyle ilgili bir
yaptırım kararı aldığını
hatırlattı. Yorgancılar, "Bu sayı
artacak mı, Rusya'nın buna
tepkisi ne olacak? Belirsizlik
hakim şu anda. Bu da haliyle
piyasaları son derece etkiliyor"
diye konuştu.
am petrol ithalatı, ocakta geçen yılına aralık ayına göre yüzde 19,9
azalışla 1 milyon 251 bin 758 ton, motorin ithalatı ise yüzde 0,01'lik
H
azalışla 880 bin 302 tona geriledi.Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
(EPDK) Ocak 2014 Petrol Piyasası Sektör Raporunu yayımladı.Buna göre,
rafinerici lisansı sahiplerinin toplam benzin ve motorin üretimi ocakta 674
bin 291 ton olurken, toplam petrol ürünleri üretimi 1 milyon 334 bin 329
ton olarak gerçekleşti. Rafinerici lisansı sahiplerinin toplam üretimi,
ocakta geçen yılın aynı ayına göre yaklaşık yüzde 8,5 azalışla 1 milyon
334 bin 329 ton oldu.Ham petrol ithalatı, ocakta geçen yılın aralık
ayına göre yüzde 19,9 azalışla 1 milyon 251 bin 758 ton, motorin ithalatı
ise yüzde 0,01'lik azalışla 880 bin 302 tona geriledi.Bu yıl ocakta, geçen
yılın aynı ayına göre ise ham petrol ithalatı yaklaşık yüzde 1,6, motorin
ithalatı yüzde 53,3 arttı. Benzin ihracatı ise 2013 Aralık ayına göre,
yaklaşık yüzde 35,6 azalışla 137 bin 518 ton oldu.Rafinerici, dağıtıcı ve
ihrakiye teslimi lisansı sahiplerinin havacılık yakıtları ihracatı ocakta aralık
ayına göre, yüzde 29,6 azalışla 181 bin 588 tona, denizcilik yakıtları yüzde
24,3 azalışla 153 bin 525 tona geriledi.Münir ARIKAN-EKONOMİ
İTHALATI
AZALDI
ABD ile Rusya arasındaki
gerilimin artması
uluslararası piyasaları
hareketlendirirken, Türk
iş dünyası da bu
durumdan tedirginlik
duyuyor.
İhracatçı da tedirgin
Ege İhracatçı Birlikleri Başkanı
düzenlemesi seçimden sonra geliyor
Mustafa Türkmenoğlu ise
gerilimin ticarete yansımasının
sınırlı olduğunu belirterek, "Şu
anda ticari ilişkide bir
sıkıntımız yok ama yarın olası
bir Rusya-Ukrayna çekişmesi
tabii ki bölgeyi huzur ve istikrar
anlamında rahatsız eder. Bu da
ticari anlamda en çok
ilişkilerimizin olduğu bu
ülkelerle aramızda gerilmelere
neden olur" ifadelerini
kullandı.
Türkmenoğlu, ABD ve AB'nin
Rusya'ya yaptırım uygulama
sinyallerine dikkati çekerek,
"Ticari anlamda en büyük
pazarlarımızdan Rusya'nın bu
yaptırımlarla karşı karşıya
kalması, bizi çok yakından
ilgilendiriyor. Ancak
yapacağımız bir şey yok,
uygulamaların sonucuna
bakacağız" dedi.
Altın fiyatları
Batı Anadolu Kuyumcular
Birliği Başkanı Yılmaz Uça da
altın fiyatlarının Kırım'daki
gerginliklere bağlı olarak son 3
haftada yüzde 10'dan fazla
arttığını kaydederek, şunları
söyledi:
"Zaten ne zaman bu tür siyasi
gerilimler ortaya çıksa sıcak
para her zaman 'güvenli liman'
diye tabir edilen altına yönelir.
Eğer bu gerilim devam ederse
altın fiyatları daha da artmaya
devam edecektir.
Hiç kimsenin tahmin
edemediği bir durum
gerçekleşti. Bunda 2-3 ay önce
altın fiyatları çok düşük
seviyelerdeydi. Hatta daha
fazla düşmesini bekliyorduk.
Şimdi bazı vatandaşlarda
ellerindeki altınla 'fiyat
yüksekken bozdurayım'
düşüncesiyle kuyumculara
koştu. Şu an altında satışımız
az ancak geriye alış fazlalaştı."
Sabri ÖZDEMİR-EKONOMİ
Gümrük ve Ticaret
Bakanı Hayati Yazıcı, tüm
perakende sektörünü kapsayan düzenleme üzerinde çalıştıklarını, 30 Mart'taki Mahalli İdareler Genel
Seçimi'nden sonra bu konuda TBMM'de yasal düzenleme yapılabileceğini söyledi.
snaf ve sanatkar kesE
iminin hükümetten
beklentileriyle ilgili
daha önce bir strateji
planı hazırladıklarını
anlatan Yazıcı, "Bu
strateji planının alt
başlıkları çerçevesindeki bazı projeler uygulamada. Bunlar
değişim, dönüşüm,
destek programı, esnaf
bilgi sistemi ve benzerleri ama bu kesimin
beklentisi AVM denen
kanun tasarısı" diye
konuştu.
Taslak seçimden sonra
Bakanlar Kurulu'na
taşınacak
Bakan Yazıcı, daha
önce bu konuda çalışmalar yapıldığını dile
getirerek, "Bu konuyla
ilgili daha önce çalışma
yapılmış ama bu defa
bunun ismini
değiştirdik AVM değil,
Perakende Ticaretin
Düzenlemesi Hakkında
Kanun. Çerçeve kanun,
25-30 maddelik bir
kanun. Bu kanunla ilgili çalışmayı epey za-
mandır sürdürüyoruz.
Paydaşlarımızla toplantılar yaptık, paylaştık,
tartıştık. Seçimden
sonra arkadaşlar son
bir kez daha beni bilgilendirecek. Sonra
Ekonomik Koordinasyon Kurulu, oradan
da inşallah Bakanlar
Kurulu'na taşıyacağız"
dedi.
Söz konusu kanunun
genel hatlarıyla bir
çerçeve çizerek tüm perakende sektörünü kapsadığını anlatan Bakan
Yazıcı, şunları kaydetti:
"Meclisten geçtiğinde
tartışmalar minimize
olacak"
"Bilindiği gibi AVM
denen mağazalar var,
büyük mağazalar var,
zincir mağazalar var.
Bir de geleneksel perakende ticaret dediğimiz
esnaf ve sanatkar
olarak ifade ettiğimiz
kesimin faaliyetini
sürdürdüğü alan var.
Perakende Ticaretin
Düzenlemesi Hakkında
Kanun bu alanlara ilişkin bir çerçeve düzenlemeyi öngörüyor.
İnşallah bu yasal
düzenlemeyi meclisten
geçirmeyi başarırız. Perakende sektörüyle ilgili
yasal düzenlemeyi
meclisten geçirmeyi
başardığımız takdirde
de bu alandaki tartışmaları en azından minimize etmiş oluruz.
Çünkü perakende sektörü gerçekten düzenlenmeye muhtaç bir
alan ama bir yasaklama
getirmeden, esnaf ve
sanatkarımızın toplumdaki işlevini de
düşünerek onların
ticaretin dışında sosyal
önemlerini de dikkate
almak suretiyle elbetteki serbest piyasa
ekonomik kurallarını da
gözeterek bir çerçeve
taslağı hazır. İnşallah
başarırız."
Bakan Yazıcı, esnaf ve
sanatkarların
günümüzde uygulamanın pratikteki temsilcileri olduğunu,
toplumumun temel di-
reği olan bu kesimin
mutlu olmasını da
diledi.
Perakende işletmelerin
faaliyete geçişi kolaylaşacak
Perakende Ticaretin
Düzenlenmesi
Hakkında Kanun
tasarısı taslağında, söz
konusu kanunun, perakende işletmelerin
açılış ve faaliyete geçiş
işlemlerinin kolaylaştırılması, perakende
ticaretin kaliteli ve standartlara uygun olarak
serbest piyasa ortamında etkin ve
sürdürülebilir rekabet
şartlarına göre yapılması, perakende işletmelerin dengeli şekilde
büyüme ve gelişmesinin
sağlanması, üretici ve
tüketicilerin hak ve
menfaatlerinin korunması, perakende işletmelerin faaliyetleri ile
bunların üretici ve
tedarikçilerle ilişkilerinin düzenlenmesini
amaçladığı belirtildi.
CİHAN
4
Borsa - Finans
21 MART
2014
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Gündemde Neler Var?
Faruk BAKAÇ
14:30_ABD İşsizlik Başvuruları
Beklenti: 320 bin Önceki: 315
bin
16:00_ABD 2. El Konut Satışları
(Şubat) Beklenti: 0,30%
Önceki: -5,10%
Şirket Haberleri
Eczacıbaşı Yatırım
Holding 7 Mayıs’ta
hisse başına net 0,0935
TL temettü ödemeyi
kararlaştırdı. Temettü
verimliliği %1,87
Penguen Gıda 9 mn
euroluk ihracat
bağlantısı
gerçekleştirdiğini
açıkladı. Şirket
Avrupa'nın ünlü bir
market zinciriyle,
çeşitli konserve
ürünlerinden oluşan
9.2 mn euro tutarında
bağlantı yaptığını
açıkladı. Gerek
dondurulmuş, gerekse
konserve ürünleri
kapsayacak şekilde,
sezonluk ihracat
bağlantılarının devam
etmesi beklenmekte
olduğu belirtildi.
Gen Yatırım Holding
bağlı ortaklığı
vasıtasıyla 130 mn
TL’lik ihale aldı. Şirket
bağlı ortaklığı
Genpower
Jeneratör'nin Erbil
Valiliği'ne vermiş
olduğu; 200-1000 KVA
arası 1200 adet ve
toplamda 130 mn TL
tutarındaki jeneratör
işinin şirket lehine
sonuçlandığını
açıkladı.
Turcas Petrol iştirak ve
grup şirketlerindeki
sermaye artırımına
katılma kararı aldı.
Şirket sermaye
artırımlarında toplam
nakdi sermaye
yükümlülüğünün
70.838.176 TL
olduğunu, bu tutarın
31.640.398 TL'sınin
daha önce ödenmiş
olan sermaye
avanslarından
karşılanacağı,
dolayısıyla Turcas
Petrol A.Ş.'nin söz
konusu sermaye
artırımlarına istinaden
kalan toplam nakdi
yükümlülüğünün
39.197.778 TL olduğu
açıklandı.
Enka- Bechtel ortaklığı,
Şah Deniz 2
projesinden 528 milyon
dolarlık iş aldı. BP
liderliğindeki bir
konsorsiyum
tarafından
geliştirilmekte olan
Şah Deniz 2 doğal gaz
üretim projesinden
Bechtel International
Inc. ve ENKA İnsaat ve
Sanayi A.S.'nin
ortaklığındaki Bechtel
Enka, toplam 528
milyon dolar tutarında
iş aldı. Alınan 528
milyon dolarlık iş
Gürcistan'da destek
tesislerinin inşaasını
ve işletilmesini
içeriyor.
Bu tesisler ulaşım
yolları vepompa
istasyonlarını da
kapsıyor. Şah Deniz 2
projesi 2019 yılıda tam
kapasite ile devreye
alındığında yıolda 16
milyar metreküp gaz
üretecek ve bu gazın 10
milyar metreküpü
Avrupa'ya, 6 milyar
metreküpü Türkiye'ye
gelecek.
Netaş, hizmet verdiği
firmalarla büyüyecek.
Netaş CEO’su C. Müjdat
Altay, yaklaşık 2 yıldır
İzmir’de sistematik
olarak büyümeye
çalıştıklarını belirterek,
“Geleceğin hem üretim
hem de bilgi kenti
olacağına inandığımız
İzmir’de daha güzel
işler yapabileceğiz.
Birbirimize ihtiyacımız
olduğunu gördük. 50
değil, 100-150 kişilik
sistematik kadrolara
ihtiyaç var. Biz aslında
size fırsat yaratmak,
maliyetlerinizi
azaltmak için
buradayız. Her
anlaşmamızın
arkasında bir maliyet
indirimimiz var” diye
konuştu.
Deva’da pazar payı
hedefi %6 oldu. Jenerik
ilaç üreticisi Deva’nın
CEO’su Philipp Haas,
2014’te iki yeni üretim
tesisinin faaliyete
geçmesiyle kutu
bazında yüzde 5.3 olan
pazar payını yüzde 6’ya
çıkarmayı
hedeflediklerini
söyledi. Ayrıca şirket
CEO’su halka arz
oranını arttırmayı
planlamadıklarını
açıkladı. İlaçta
referans fiyat
yükselmezse bu yıl
yatırım zor.
Turkcell 3. hamlesini Konya'da yaptı
urkcell'in, şirketlerin
mobil ve sabit teknoloji
T
çözümlerini kullanarak,
daha hızlı ve karlı olmalarını sağlamak ve
başarılarına katkıda bulunmak amacıyla düzenlediği toplantının
3'üncüsü Konya'da gerçekleştirildi
Turkcell Genel Müdür
Yardımcısı Selen Kocabaş,
Dedeman Otel'de gerçekleştirilen toplantıda yaptığı konuşmada,
toplantıyı, Turkcell ailesi
olarak, iletişim ve
teknoloji alanında şirketlerin yanında en iyi şekilde yer almak ve destek
sağlamak amacıyla
gerçekleştirdiklerini
söyledi.Şirketlerin işlerinde fark yaratmasının
ancak ve
ancak
teknolojik
dönüşümle
mümkün
olabileceğini
belirten Kocabaş, Turkcell'li olmayı
seçen şirketler için
fark yaratmak, onları teknolojiyle
bir adım öne taşıyabilmek
için yoğun çaba içerisinde
olduklarını ifade etti.
bireylere nasıl etkin şekilde ulaştırabiliriz? bunun
çabası içerisindeyiz.
Anadolu'nun dört bir
yanında Türkiye
ekonomisini her geçen
gün daha iyi noktalara
taşıyan binlerce şirket var.
Turkcell olarak öncelikli
hedefimiz; bu şirketlerin
teknik ekipleriyle birlikte
çalışıp, Anadolu'da iş ortaklığı ekosistemini
büyüterek, yerel değeri
güçlendirmek" diye
konuştu.
Kocabaş, Türkiye'deki KOBİ'lerin, toplam yatırım
alanının yüzde 15'ini
teknoloji alanındaki
yatırımlara harcadığını
dile getirerek, bunların
çoğunun donanım üzerine olduğunu, bundan
ziyade yazılıma daha çok
ağırlık verilmesi gerektiğini vurguladı.
- "Hepimizin cebinde
birer bilgisayar var"
Kocabaş, taş tabletlere
kazılan yazılarla başlayan
bilgi aktarımının,
günümüzde internet
ağıyla devam ettiğine
dikkati çekerek, şunları
kaydetti:
"Artık internet dünyasındayız. 'Dünyanın
neresinde ne oluyor?
Hangi bilgiler üretiliyor?
Hangi patentler var?' Ülke
olarak bunları hızlıca
alıp, kendi patentlerimizi
üretme noktasına taşımak, bizim ana
odağımızdır. Yani taş
tabletlerden, artık inter-
Turkcell ailesi olarak, internet dünyası, makineler
arası iletişim ve bulut
teknolojisi alanlarında
şirketlere katkı sağlamak
amacıyla yatırımlar yaptıklarını anlatan Kocabaş,
"Bilgiyi, şirketlere ve
Asya Emeklilik, Aktif Eğitimciler’le işbirliği yaptı
sya Emeklilik, Aktif Eğitimciler Sendikası
ile ‘Bireysel Emekliliğe Avantajlı Katılım’
protokolü imzaladı.1 yıl önce kurulan ve 25 bin
üyeye ulaşan Aktif Eğitimciler Sendikası ile ‘Bireysel
Emekliliğe Avantajlı
Katılım’ protokolü imzalayan Türkiye’nin ilk ve
tek faizsiz emeklilik şirketi
Asya Emeklilik, bireysel
emeklilik kapsamında sunduğu fırsatlar ve
yaptığı işbirlikleriyle büyümede devamlılığı
hedefliyor. Aktif Eğitimciler Sendikası’nın tüm
üyelerine sigorta ürünleri sunmak ve dileyen
üyelerin Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES)
avantajlı katılımına katkı sunmak üzere hazırlanan protokol, Aktif Eğitimciler Sendikası
(Aktif Eğitim-Sen) ve Cihan Sendikalar Konfederasyonu (Cihan-Sen) Genel Başkanı
Osman Bahçe ile Asya Emeklilik Satış Direktörü Hüseyin Celal Coşkun tarafından imzalandı. İmza törenine Cihan Sendikalar
Konfederasyonu Genel Başkan Vekilleri Cemalettin Çelik ve Bayram Ali Bahadır ile konfederasyona bağlı sendikalar ile Ufuk Kültür
-Sen, Ufuk Haber-Sen, Ufuk Ulaşım-Sen ve
Ufuk Bayındır-Sen genel başkanları da katıldı.
A
Yapılan protokol ile Aktif Eğitim-Sen üyeleri,
Bank Asya şubelerinden Bireysel Emeklilik
Sözleşmesi (BES) yapmak istediklerinde, peşin
giriş aidatı ve yönetim gider kesintisi ödemeyecekleri gibi bunun yanında sadece Aktif
Eğitim-Sen üyelerine sağlanan pek çok avantajla Bireysel Emeklilik Sözleşmesi (BES) yapabilecekler. Ayrıca üyelere sağlanan bu
avantajlardan üyelerin eş ve çocukları da faydalanabilecek. Protokolde yer alan avantajlardan Cihan-Sen’e bağlı Ufuk Büro-Sen, Ufuk
Sağlık-Sen, Ufuk Yerel-Sen, Ufuk TarımOrman-Sen ve Ufuk Enerji Sen üyeleri de istifade edebilecek.CİHAN
netli bir dünyaya
bakıldığında, Türkiye bu
anlamda avantajlı konumda. Artık öyle bir noktadayız ki; akıllı telefon
dediğimiz şey aslında
öncelikle bir bilgisayardır.
Hepimizin cebinde birer
bilgisayar var. Bu bilgisayarla, birlikte çalıştığımız
ekip arkadaşlarımıza ve
müşterilerimize ulaşabilir
vaziyetteyiz. Artık
dünyamız mobilitenin
olduğu bir yapıda. Bu hız
ve dönüşüm, birçok iş
alanında mobil internette
bizlere yeni bir dünya
açıyor. Lojistikte iş yapı
şekilleri değişiyor.
Ekonomi, eğitim ve sağlık
alanında doğru ve daha
hızlı hizmet veriliyor.
Ekonomik açıdan
Türkiye'nin en gelişmiş
kentlerinden biri olan
Konya'yı da bu teknolojik
dönüşümü en hızlı şekilde sistemlerine entegre
ederek, ekonomimizin en
önemli damarlarından
biri olma yönündeki iddiasını sürdürecek illerimizden biri olarak
görüyorum. Bu konuda
şirketlerimize destek
veriyoruz."AA
500 bin kişilik yeni şehre Türk taşı
ge İhracatçı Birlikleri'nin milli katılım organizasyonunu düzenlediği dünyanın en büyük doğalE
taş ve teknolojileri fuarı olan Xiamen Stone Fair 2014
meyvelerini vermeye başladı.
Tianjin'de kurulacak 500 bin
kişilik uydu şehirde Türk doğaltaşı kullanılacak.
Ege Maden İhracatçıları Birliği'nden yapılan
yazılı açıklamaya
göre, Türkiye'nin
doğaltaş ihracatında en büyük pazarı olan Çin Halk
Cumhuriyeti ile 150 milyon dolarlık doğaltaş anlaşması imzalandı.
Pekin'e 90 kilometre mesafedeki 18 milyon nüfuslu
Tianjin'de 500 bin kişinin yaşayacağı yeni konutların yapımında Türk doğaltaşı kullanılacak.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Ege Maden İhracatçıları Birliği Başkanı Aslan Erdinç, Tianjin
Belediye Başkanı'nın davetlisi olarak Maliye Bakan
Yardımcısı Abdullah Erdem Cantimur, Maden İşleri
Genel Müdür Yardımcısı Selahattin Erdoğan
ve Maden İşlere Genel Müdürlüğü Daire Başkanı
Eyüp Yadigar ile yaptıkları ziyarette 150 milyon
dolar değerinde 2 milyon metrekarelik Türk
doğaltaşının yeni kurulacak uydu şehirde
kullanılmasıyla ilgili protokol imzaladıklarını belirtti.
Türkiye'nin Çin'e gerçekleştirdiği 3.5 milyar dolarlık
ihracatın yüzde 70'ine tekabül eden 2 milyar 450 milyon dolarlık kısmının madencilik sektörü tarafından gerçekleştirildiğine değinen Erdinç, bu ülkeye
2013 yılı sonunda 982 milyon dolar olan doğaltaş
ihracatının 2014 yılında 1.2 milyar dolara çıkmasını
hedeflendiğini kaydetti.CİHAN
DÜNYA
Obama: ABD Kırım’da
savaşmayacak… ABD Başkanı
Barack Obama, Amerikan NBC
kanalına yaptığı açıklamada,
askerlerinin Kırım’da
savaşmayacaklarını söyledi.
Kırım'da yaşanan son
gelişmelere değinen Obama,
“Bizler Ukrayna’da
savaşmayacağız.
Ukraynalıların da Rusya ile
savaşa girmesi uygunsuz bir
adım olur. Savaşın Ukrayna
yararına olmayacağını
düşünüyorum” dedi.
detay vermedi. Bu arada Rus
askerleri Kırım'da 2 Ukrayna
deniz üssünü kuşattılar.
Kuşatılan üsler Kırım'ın
Bahçesaray kentinde
bulunuyor.
BKM: Şubat'ta kredi kartı
harcamalarında büyüme oranı
yüzde 6'ya geriledi… Şubat
2014’te kredi kartları ile
yapılan 28,7 milyar TL’lik
ödeme, kredi kartlarında Ocak
2014’te yüzde 17 olan büyüme
oranının yüzde 6’ya
gerilediğini gösterdi.
Almanya, Rusya ile silah
ticaretini dondurdu… Almanya
Ekonomi Bakanı, Kırım krizi
nedeniyle silah şirketi
Rheinmetall’ın Rusya ile ticari
ilişkilerini durduğunu açıkladı.
AB ülkeleri yeni yaptırım
kararları almaya hazırlanıyor.
AVRUPA
İspanya'da hükümet vergi
indirimlerini artırmayı
planlıyor… El Mundo
gazetesinin haberine göre
İspanya Başbakanı Mariano
Rajoy, daha büyük ve hızlı
vergi indirimleri yapmayı
değerlendiriyor.
Hükümete yakın kaynaklara
dayandırılan habere göre
İspanyol hükümeti 25 Mayıs'ta
yapılacak Avrupa
Parlamentosu seçimleri
öncesinde beklentilerden daha
yüksek bir vergi indirimi
açıklayabilir.
Ukrayna, Kırım'daki
askerlerini çekmeye
hazırlanıyor… Ukrayna Ulusal
Güvenlik ve Savunma Konseyi
Sekreteri Andriy Parubyi,
Kırım'daki askeri personeli ve
ailelerini çekmek için planlar
hazırlamakta olduklarını
söyledi. Ancak Parubyi
askerlerin nasıl ve ne zaman
geri çekileceği konusunda
ABD
Fed, sözlü yönlendirmede
değişiklik yaptı… Her ay
gerçekleştirdiği 65 mr dolar
seviyesindeki varlık alım
programını 10 mr dolar
azaltarak (beklentiler
paralelinde) 55 mr dolara
çekme kararı alan FOMC
üyeleri, faiz artırımına ilişkin
sözlü yönlendirmede
Güngör URAS
Merkez’den izin
çıkmıyor (gibi!)
Anadolu’da esnaf ekonomiyi “piyasa”dan izler.
“Piyasa canlı” ise ekonomide durum iyidir.
“Piyasa geberik” demek, işler durdu demektir.
Piyasayı canlandıran da, geberik hale getiren de
halkın talebidir. Halkın cebine para giriyor ise
veya halk kolay borçlanabiliyor ise talep de
canlanır.Ekonomiyi yönlendiren Ankara, cari
açığı, döviz açığını küçültmek arayışında talebi
kısacak tedbirler aldı. (1) Banka kredilerinin artışı
sınırlandırıldı. (2) Kredi kartı kullanımına
kısıtlama getirildi. (3) Taksitli satışlarda süre
kısaltıldı, peşinat miktarı yükseltildi. (4) Az da
olsa satış vergilerinde artış yapıldı.
Ankara “cari açığı-döviz açığını” küçültmek için
bu tedbirleri alırken, Merkez Bankası da
enflasyon artışını sınırlamak için harekete geçti.
Enflasyon genelde parasal bolluktan artar.
Ankara gelir artırıcı uygulamalar içinde değil.
Borçlanma imkanlarını kıstı. Bu durumda talep
daraldığına göre enflasyon nasıl artar?
Artan enflasyon maliyet enflasyonu. (1) Tarım ve
sanayi üretiminde ithal girdi payı yüksek. Döviz
artışı maliyeti artırıyor. (2) Talep genelde
yavaşlayınca ürünlerde birim maliyetler
yükseliyor. İşte bunun için iç talep daralırken
enflasyon artışı önlenemiyor.
Parayı sıkmaya devam
Para Kurulu toplantısı sonunda önceki gün
Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamalar ve dün
Merkez Bankası’nda banka ekonomistlerine
verilen bilgiler, haziran ayına kadar ekonomide
olacakların işaretini veriyor.Merkez Bankası,
sıkılaştırmaya (açık anlatım ile piyasadaki para
imkanlarının, talebe dönüşecek para miktarının
azaltılmasına) rağmen enflasyondaki artışın
önlenemediğini belirtiyor.
- Enflasyonun en az haziran ayına kadar artışının
süreceğini haber veriyor.
- Enflasyondaki artış duruncaya kadar faizler
aşağıya çekilmeyecek diyor.
Piyasa “geberik” durumda
Merkez Bankası, bu politikaların ekonomiyi nasıl
daralttığının (başarısının!) göstergeleri olarak şu
bilgileri veriyor:
- İç talep o kadar daraldı ki, otomobil satışları
yüzde 18 oranında, buzdolabı satışları yüzde 11
oranında geriledi.
- Halkın takati o kadar kesildi ki, kredi kartı
harcamaları geçen yıl yüzde 30 artmışken bu yıl
yüzde 11 azaldı.
- Tüketici güven endeksi bugüne kadar
rastlanmamış ölçüde kötüleşti.
Aferin... “Oğlum Ahmet, yoluna devam et”
denilebilir ama, bütün bu politikaların sonu
ekonomideki büyümenin aşağı çekilmesidir.
Ekonomide daralma, talepteki azalma ne kadar
devam edecek? Piyasa ne kadar daha daralacak?
Nasrettin Hoca’nın hikayesini hatırlayınız. Hoca
merkebine her gün bir torba arpa yedirmekten
bıkmış. Başlamış merkebin önüne her gün attığı
arpayı birer tas azaltmaya... Bir tas, iki tas
azaltıyor... Ama merkep ayakta...
Kendi kendine “Ben bu merkebi boş yere
besliyormuşum, boş yere fazla arpa
veriyormuşum” diye söylenerek arpayı kıstıkça
kısmış. Ama bir gün bir de bakmış merkep yerde
cansız yatıyor. “Tüh be...” demiş. Tam açlığa
alışıyordu, çekti gitti”. İşte o biçim... Talebi
kısalım. Parasal sıkılaştırmaya devam edelim
de... Nereye kadar?MİLLİYET 20.03.2014
değişiklik yaptı. Fed’in, faiz
artırımı için ortaya koyduğu
%6,5’teki işsizlik oranı eşiği
kaldırılarak, faiz artırımı için
daha geniş kapsamlı
göstergelere bakılacağı
belirtildi. Varlık alımlarının
büyük ihtimalle 2014
sonbaharında sona
erdirileceğini belirten Fed
Başkanı Yellen, ilk faiz
artırımının ise varlık alımları
sona erdirildikten 6 ay sonra
gerçekleşebileceği mesajını
verdi. Bununla birlikte çoğu
FOMC üyesinin ilk faiz
artırımının 2015 yılında
olacağını (bir önceki
tahminlere göre daha güçlü bir
oranda) öngörmesi de dikkat
çekti.
ASYA
Çin büyümeyi destekleyici
önlemleri hızlandırıyor…
Sanayi üretimi ve
yatırımlardaki yavaşlamanın
yüzde 7.5 büyüme hedefini
tehdit ettiği Çin, ekonomik
büyümesini desteklemek için
inşaat projeleri ve diğer
önlemleri hızlandıracak.
bloomberght.com'un haberine
göre, Devlet Konseyi'nin dün
geceki toplantısından sonra
yaptığı açıklamada, "Ülke yerel
talebi genişletilmesi ve
büyümede istikrar
sağlanmasına yönelik önceden
kararlaştırılmış tedbirleri
uygulamak için fırsat kolluyor"
denildi. Kabine, Çin'in ön işleri
ve önemli yatırım projelerini,
doğru zamanlı fon bütçeleriyle
hızlandıracağını söyledi.
21 MART
2014
Muhasebe
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
1 8 m i lyo n v a t a n d a ş a
b ü y ü k m ü jd e
ürkiye İstatistik Kurumu
(TÜİK), 65 ve daha yukarı
yaştaki nüfusun toplam
nüfus içindeki oranının 2013
yılında yüzde 7,7 olduğunu
bildirdi.Nüfus
projeksiyonlarına göre bu
oranın 2023 yılında yüzde 10,2,
2050 yılında yüzde 20,8, 2075
yılında ise yüzde 27,7'ye
yükseleceği tahmin edildi.
T
OKİ, Samsun'da geliştireceği konut
T
sayısını 13 bin 876 olarak belirledi.
Projelerin toplam yatırım bedeli ise 1
milyar TL'yi buluyor.Başbakanlık Toplu
Konut İdaresi (TOKİ) proje ve ihale
çalışmaları devam eden 6 bin 420 konut
ile birlikte Samsun'da toplam 13 bin 876
konut sayısına ulaşılacak olup,
başlatılan uygulamaların toplam
yatırım bedeli ise yaklaşık 1 milyar TL
olduğu belirtildi.
Samsun'un çeşitli ilçe ve mevkilerinde
toplam 33 şantiyesi olduğu belirten
TOKİ, 7 bin 456 konut, 5 ilköğretim, 6
lise, 5 cami, 11 spor salonu, 5 ticaret
merkezi, 5 hastane, 3 büfe, kreş,
pansiyon, cezaevi, Milli İstihbarat
Teşkilatı (MİT) Müsteşarlığı hizmet
binası ve stadyum inşaat çalışmalarına
devam ediyor.
ÜİK, ''2013 Yılı Yaşlılar
T
İstatistikleri''ni açıkladı.
Buna göre, 65 ve daha yukarı
Nüfus projeksiyonlarına göre bu
oranın 2023 yılında yüzde 10,2,
2050 yılında yüzde 20,8, 2075
yılında ise yüzde 27,7'ye
yükseleceği tahmin edildi.
Yaşlı nüfusun en yüksek oranda
bulunduğu il, yüzde 16,7 ile
Sinop oldu. Sinop'u yüzde 15,7
ile Kastamonu ve yüzde 14,3 ile
Çankırı izledi.
Yaşlı nüfusun en düşük oranda
bulunduğu il ise yüzde 2,8 ile
Hakkari oldu. Hakkari'yi yüzde
3 ile Şırnak ve yüzde 3,2 ile Van
izledi.
Türkiye'nin yaşlı nüfus oranının
2023'te yüzde 10,2'ye yükselerek
"çok yaşlı" nüfus yapısına sahip
ülkeler arasında olacağı tahmin
ediliyor.Türkiye İstatistik
Kurumu (TÜİK), "2013
İstatistiklerle Yaşlılar"ı 2013
açıkladı. Buna göre, yaşlı
nüfusun toplam nüfus içindeki
oranı 2013'te yüzde 7,7 ile 5
milyon 892 bin oldu.
Birleşmiş Milletler'in tanımına
göre, bir ülkedeki yaşlı nüfusun
toplam nüfus içindeki oranının
yüzde 8-10 arasında olması o
ülke nüfusunun "yaşlı", yüzde
ISSN 1308 7606
TOKİ'den alınan bilgiye göre,
Samsun'da yapılan 33 şantiyenin 24'ü
tamamlanmış olup, geri kalan 9
şantiyede de inşaat çalışmaları devam
ediyor. Devam eden inşaat çalışmaları
arasında İlkadım ilçesi Çatkaya köyüne
cezaevi inşaatı, Çarşamba ilçesine 200
yataklı devlet hastanesi, MİT
Müsteşarlığı Hizmet Binası, 33 bin
seyircili stadyum, Havza ve Vezirköprü
ilçelerine hastane ve 1'er adet lojistik
depo ve nizamiye binaları
bulunuyor.CİHAN
Yıl:70 Sayı:24745 Tarih:21 Mart 2014 Cuma
Yayın Sahibi İmaj İç ve Dış Tic. A.Ş.
Genel Yayın Yönetmeni
Reyhan AYTEKİN
Yazıişleri Müdürü
Şüheda YILDIRIM
Sayfa Editörü
Sayfa Editörü
Gülşan KURT
Yasemin ERENER
İstihbarat Şefi
Haber Müdürü
Kenan KURTOĞLU
İdari Merkez
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu
Cad. No:2 Sefaköy/
Küçükçekmece/İST
Tel :0212 540 40 45 Fax 0212 540 39 99
www.ekonomigazetesi.net .
[email protected]
Ankara Temsilciliği
Macun Mah.3. Cadde No:2
Yenimahalle /ANK.
Tel :0312 397 91 40 41
Fax 0312 397 41 5254
İstanbul Dağıtım
REKDAĞ Ltd.Şti.
ettiği konuların başında
gelen kasko ve zorunlu trafik
sigortasını mercek altına aldı.
Sabah'tan Hazal Ateş''in
haberine göre; incelemede,
sigorta şirketlerinin hem
teminat hem de hasarların
artmasını gerekçe göstererek
primleri yükselttiği tespit
edildi. Bu kapsamda, sigorta
primlerinde kademeli düşüş
için çalışma başlatıldı.
HER YIL 10 MİLYON ARAÇ
İncelemeye göre, her yıl
yaklaşık 10 milyon araç
sahibinin yenilediği trafik
sigortalarında yüzde 100'e,
kaskoda da ise yüzde 250'ye
varan fiyat artışları
gözlemlendi. Hazine de son
dönemde artan sigorta
primlerinin yükseltilmesi
konusundaki şikâyetleri
değerlendirmeye aldı. Geçen
yıl yapılan yüksek oranlı
TAMİRCİLER TEŞVİK
EDİLECEK
Sigorta primlerindeki artışın
önüne geçmek için çeşitli
alternatifler gündemde.
Zorunlu trafikte fiyatı
yükselten "karşılık ayrılması"
konusunda yeni bir
düzenleme yapılacak. Bir
şirketin dönemsel olarak
fiyatlarında aşırı değişime
gitmesinin önüne geçilecek.
Tamirci ve yetkili servislere
yönelik de yeni bir
düzenleme öngörülüyor.
Zararı artıran yetkili servis
oranı
yaştaki nüfusun toplam nüfus
içindeki oranı 2013 yılında
yüzde 7,7 oldu.
Caner ERDOĞAN
Hazine
Müsteşarlığı
ile Rekabet
Kurumu,
kasko ve
zorunlu
trafik sigortasını incelemeye
aldı. Sigorta
primlerinde
kademeli
düşüş için
düğmeye
basıldı.
artışların zararlarını
karşılamak için adım
attıklarını belirten yetkililer,
"Bu yıldan itibaren kademeli
bir düşüş başlayacak. 2012'de
1.1 milyar lira zarar söz
konusuydu. Bu nedenle de
geçen yıl fiyatlarda ciddi artış
yaşandı. Bu zarar telafi
edildiği için kademeli indirim
daha kolay olacak"
değerlendirmesini yaptı.
yerine küçük tamircilerin
teşvik edilmesinin faydalı
olacağı düşünülüyor.
DİKKATLİ SÜRÜCÜYE
İNDİRİM
Öte yandan, sigorta şirketleri
kaskoda olduğu gibi
müşterilerine istedikleri
oranda prim uygulamama
hakkına sahip. Kaza yapan
sürücünün ödediği prim
miktarı artarken, aracını
hasarsız kullananlara da
indirim yapılabiliyor.
Yılbaşından itibaren yeni bir
döneme giren trafik sigortası
birçok avantaj sağlıyor. Eski
uygulamada dikkatli
sürücüler yüzde 20'ye kadar
indirim alabiliyordu. Yeni
sistemde ise yüzde 60'a kadar
indirimden
yararlanılabilecek.
REKABET KURUMU DA
İNCELEDİ
Rekabet Kurulu Başkanı
Nurettin Kaldırımcı da,
sigortacılık alanındaki ani
fiyat artışlarına yönelik
şikâyetleri incelediklerini
belirtti. Kaldırımcı, "Bu
konuda kayda değer şikâyet
geldi, konuyu önemsedik. İlk
incelemelerde soruşturma
için yeterli gerekçe
oluşturulmadı. Rekabet ihlali
olmadığı kanaatine vardık.
Özellikle Hazine'nin
sigortalar üzerindeki
regülasyonlarının etkisi
üzerinde duruldu"
dedi.
ARAÇ 18 MİLYONU GEÇTİ
Trafik sigortası primleri
yaklaşık 6 yıldır sigorta
şirketlerince belirleniyor. 5 yıl
önce 200 liranın altında
bulunan binek araç sigortası
bugün 500'ü geçti. TÜİK
verilerine göre ocak ayı sonu
itibarıyla trafiğe kayıtlı araç
sayısı 18 milyon 52 bine
çıktı.Ocakta 124 bin 291
taşıtın trafiğe kaydı
yapıldı.CİHAN
İşte Türkiye'deki yaşlı nüfus
TOKİ'den Samsun'a
13 bin konut
Sorumlu Müdür
Bilal ÇETİN
azine Müsteşarlığı ile
Rekabet Kurumu
H
vatandaşın en çok şikâyet
5
İnternet Site Editörü
Kübra ERENER
Reklam Pazarlama ve Dağıtım
Dolmabahçe Caddesi
Eti İş Merkezi No:23 Kat:3
Beşiktaş/İST.
Tel: 0212 259 12 20
Fax: 0212 259 12 10
ANKARA
Atatürk Bulvarı Palas İş
Merkezi B Blok Kat:6 D:114
Kızılay/ANKARA
Tel: 0312 425 99 63
Fax: 0312 425 99 76
Ankara Dağıtım
AKDAĞ DAĞITIM APDULGANİ AKDAĞ
Yayın Türü:Yerel Süreli
Basıldığı Yer İstanbul
Alkım Basım Yayın Dağıtım Tic.A.Ş.
Tevfik Bey Mah. Tahsin Tekoğlu Cad. No:2 Sefaköy/ İSTANBUL
Tel : 0212 540 40 45 Resmi ilanlarınızı internet sitemizden de
görebilirsiniz (www.ekonomigazetesi.net)
EKONOMİ Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir.
10'un üzerinde olması ise "çok
yaşlı" olduğu anlamına geliyor.
Nüfus projeksiyonlarına göre,
Türkiye'nin yaşlı nüfus oranının
2023'te yüzde 10,2'ye
yükseleceği ve "çok yaşlı"
nüfuslu ülkeler arasında yer
alacağı tahmin ediliyor.
Söz konusu istatistiğe göre,
2012'da en yüksek yaşlı nüfus
oranına sahip ilk üç ülke
sırasıyla Japonya (yüzde 24,4),
Almanya (yüzde 21,1) ve İtalya
(yüzde 20,8) olurken Türkiye
(yüzde 7,5) 91. sırada yer aldı.
- Yaşlı nüfusun artış hızı,
2013'te binde 36,2 oldu
Türkiye'de 2013'te yaşlı nüfus,
diğer yaş gruplarındaki nüfusa
göre daha yüksek bir hızla arttı.
Ülkede, toplam nüfusun artış
hızı 2013'te binde 13,7 iken yaşlı
nüfusun artış hızı binde 36,2
oldu.
"Yaşlı bağımlılık oranı", çalışma
çağındaki her 100 kişiye düşen
yaşlı sayısı olarak tanımlanan
açıklamaya göre, Türkiye'de
geçen yıl 100 çalışanın bakması
gereken yaşlı sayısı 11 oldu, bu
sayının 2030'da 19'a çıkması
bekleniyor.Nüfusun yaşlanması
ile ilgili bilgi veren
göstergelerden biri olan
"ortanca yaş"ın, nüfusun tek
yaşa göre sıralandığında ortada
kalan yaş olduğu, nüfusu iki eşit
parçaya böldüğü, alttaki genç,
üsteki yaşlı nüfus grubunda
edildi.Yaşlı nüfus yasal medeni
duruma göre incelendiğinde,
cinsiyetler arasında önemli
farklılıklar olduğu görüldü.
Geçen yıl, yaşlı erkek nüfusun
yüzde 1,1'i hiç evlenmemiş,
yüzde 82,7'si resmi nikahla evli,
yüzde 2,6'sı boşanmış, yüzde
13,6'sının eşinin öldüğü tespit
edildi. Aynı dönemde yaşlı
kadın nüfusun yüzde 2,6'sı hiç
evlenmemiş, yüzde 42,5'i resmi
nikahla evli, yüzde 2,9'u
boşanmış, yüzde 52'sinin ise
eşinin öldüğü kayıtlara geçti.
birbirine eşit sayıda kişi
bulunduğu kaydedilen
istatistikte, Türkiye'nin 2013'teki
ortanca yaşının 30,4, dünya
nüfusu için ortanca yaşın 29,4
olduğu kaydedildi.Dünyada en
yüksek ortanca yaşa sahip ilk üç
ülke Monako (50,5), Japonya
(45,8) ve Almanya (45,7)
oldu.Türkiye, bu sıralamada
104. sırada yer aldı.
- Hanelerin yüzde 21,7'sinde
en az bir yaşlı bulunuyor
Nüfus ve Konut Araştırması
(NKA) sonuçlarına göre 2011'de,
en az bir yaşlı bulunan
hanelerin oranı yüzde 21,7 oldu.
Türkiye'de en yüksek ortanca
yaşa sahip ilk üç il geçen yıl 38,2
ile Sinop, 37,7 ile Balıkesir ve
37,6 ile Edirne oldu. En düşük
ortanca yaşa sahip ilk üç ilin ise
aynı dönemde 18,7 ile Şırnak, 19
ile Şanlıurfa ve 19,7 ile Ağrı
olarak belirlendi.
Sağlık durumu "çok iyi/iyi"
düzeyinde olan erkek nüfusun
oranı 2012'de yüzde 36,9 iken
kadınlarda bu oran yüzde 18,7
oldu. Yaşlı kadın nüfusun
obezite oranının yüzde 33,1 iken
yaşlı erkeklerde bu oranın yüzde
16,2 olduğu görüldü. Türkiye
genelinde 2012'de, 15 ve daha
yukarı yaştaki nüfusun obezite
oranı yüzde 17,2 iken yaşlı
nüfusta bu oran yüzde 25 oldu.
- Yaşlı nüfusun en yüksek
oranda olduğu il Sinop
Yaşlı nüfusun en yüksek olduğu
il, yüzde 16,7 ile Sinop oldu.
Sinop'u yüzde 15,7 ile
Kastamonu ve yüzde 14,3 ile
Çankırı izledi. Yaşlı nüfusun en
düşük oranda bulunduğu il ise
yüzde 2,8 ile Hakkari oldu.
Hakkari'yi yüzde 3 ile Şırnak ve
yüzde 3,2 ile Van takip etti.
"Toplam nüfustaki cinsiyet
oranı 2013 yılında 100,7 iken
yaşlı nüfustaki cinsiyet oranı
76,9" denilen istatistikte, bu
oran illere göre incelendiğinde,
yaşlı nüfus cinsiyet oranının en
düşük olduğu ilin 64,3 ile Rize
ve en yüksek olduğu ilin 86,3 ile
Antalya olduğu ifade
Sadece yaşlı fertlerden oluşan
hanehalklarının yüzde 60'ının
tek kişilik hanelerden oluştuğu
tespit edildi.
- Tütün mamulü kullanan
yaşlı nüfus oranı yüzde 8,4
Türkiye genelinde 2012'de, 15 ve
daha yukarı yaştaki nüfusun
yüzde 23,2'si her gün düzenli
olarak tütün mamulü
kullanırken bu oran yaşlı
nüfusta yüzde 8,4 oldu. Tütün
mamulünü her gün kullanan
yaşlı erkek nüfus oranı yüzde
16, yaşlı kadın nüfus oranı
yüzde 2,6 oldu.Ölüm nedeni
verilerine göre, 2010'da
Alzheimer hastalığından ölen
yaşlı nüfus oranı yüzde 2,7 iken
bu oran 2011 yılında yüzde 2,9,
2012 yılında ise yüzde 3,4'e
yükseldi.
- Yaşlı yoksulluk oranı 2012'de
yüzde 18,7'ye yükseldi
Yaşlı nüfusta yoksulluk oranı
2011'de yüzde 17 iken 2012'de
yüzde 18,7'ye yükseldi. Yaşlı
nüfusun yoksulluğu cinsiyet
bazında incelendiğinde,
kadınların erkeklerden daha
yoksul olduğu görüldü. 2012 yılı
verilerine göre, yoksul yaşlı
erkek nüfus oranı yüzde 17,7
iken yoksul yaşlı kadın nüfus
oranı yüzde 19,4 oldu.
Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir
medyan gelirinin yüzde 60'ına
göre hesaplanan yoksulluk
oranı, Türkiye geneli için yüzde
22,6 olarak gerçekleşti.
İki günde bir et, tavuk ya da
balık içeren yemek masraflarını
karşılayamayan nüfus oranı
2012 yılında yüzde 56,1 iken bu
oran yaşlı nüfusta yüzde 57,3
oldu.
Sosyal transferlerden
yararlanan yaşlı nüfus oranı
2011'de yüzde 74,7 iken bu oran
2012 yılında yüzde 76,6'ya çıktı.
Bu oran, yaşlı erkeklerde yüzde
71,8, yaşlı kadınlarda ise yüzde
86,3 olarak gerçekleşti. Emekli
ve dul-yetim aylığından
yararlanan yaşlı nüfus oranı ise
yüzde 75,5 oldu. Bu aylıktan
yararlanan yaşlı erkeklerin
oranı yüzde 70,7 iken yaşlı
kadınların oranı ise yüzde 85
oldu.
2013'te 18 ve daha yukarı yaş
nüfusun yüzde 59'u mutlu
olduğunu beyan ederken yaşlı
nüfusun mutluluk oranı yüzde
63,4 oldu. Yaşlı erkeklerin yüzde
64,1'i, yaşlı kadınların ise yüzde
62,8'i mutlu olduğunu beyan
etti. Yaşlı kadın ve erkek
nüfusun 2013 yılında en önemli
mutluluk kaynağı, yüzde 67 ile
aileleri oldu. İkinci sırada gelen
mutluluk kaynağı; kadınlar için
yüzde 22,3, erkekler için ise
yüzde 9,4 ile çocukları oldu.AA
Gümrüklerde Tek Pencere Sistemi başladı
ümrük ve Ticaret
G
Bakanlığı, gümrüklerde
belge kontrollerinin
elektronik ortamda
yapılacağı Tek Pencere
Sistemi'ne geçişi başlattı.
Sistem ile işlem süreleri
kısalacak ve belgede
sahteciliğin önüne
geçilecek.Son dönemlerde
birçok yeniliğe imza atan
Bakanlık, gümrüklerde evrak
kontrollerini de kolaylaştıran
Tek Pencere Sistemi'ni
hayata geçirdi.
Sistem, gümrük işlemleri
sırasında istenen tüm
belgelerin tek noktadan
temin edilmesini sağlayan ebelge aşaması ile diğer
kurumlara ilişkin taleplerin
tek noktaya yapılmasını
sağlayan e-başvuru
aşamasından oluşuyor.
Sistemin e-belge aşaması
hayata geçirildi. Bu sayede
manuel olarak yapılan belge
kontrolleri elektronik
ortamda gerçekleştirilecek,
kullanıcı hataları ortadan
kalkacak, kontrollerin
etkinliği artırılacak ve işlem
süreleri kısalacak.
Tek Pencere Sistemi
sayesinde bilgiler elektronik
ortamda ve doğrudan
Bakanlığa
gönderileceğinden, belgede
sahteciliğin de önüne
geçilecek. Ayrıca, gümrük
idaresine manuel ortamda
ibraz edilen belgelerin
standart hale getirilerek
izlenebilirliği de artırılacak.
Sistemin e-başvuru
aşamasının hayata
geçirilmesi ile birlikte
firmaların izin ve belge temin
etme sürecinde tek noktaya
başvuru yapmaları ve
sonuçlarını tek noktadan
almaları sağlanacak.
Böylece, firmaların kamu
kurumları arasında "gel-git"
yapmasının ve zaman
kayıplarının önüne
geçilecek. Ayrıca, firmaların
işlem maliyetleri düşecek ve
uluslararası rekabet güçleri
artacak.
Ayrrıca, Tek Pencere Sistemi
ile işlemler kağıtsız ortamda
gerçekleştirilecek. Böylece,
kağıt israfının da önüne
geçilecek.
e-belge aşamasının, hızlı bir
şekilde kurumlara
yaygınlaştırılması
hedeflenirken, sistemin
tasarım ve yazılım süreci
devam eden e-başvuru
aşamasına ilişkin teknik
çalışmaların yıl sonuna
kadar tamamlanması
bekleniyor.
- Şeker Kurumu ile Tek
Pencere başladı
Öte yandan, Bakanlığın
2014/1 sayılı Genelgesi ile 14
Ocak 2014 tarihi itibariyle
Şeker Kurumu ile tek pencere
uygulamasına başlandı.
Söz konusu tarihten bugüne
kadar Şeker Kurumu
tarafından Bakanlığa 432
belge elektronik ortamda
gönderildi.
Bu belgelerden 271'i ithalat
ve ihracata ilişkin muhtelif
gümrük beyannamelerinde
kullanıldı.AA
6
21 MART 2014
Dış Haberler
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
IRAK
Irak Meclis Başkanı
Usame Nujeyfi,Türkiye
Bağdat Büyükelçisi
Faruk Kaymakçı ile bir
araya geldi. Irak Meclis
Başkanlığı'ndan
yapılan yazılı açıklamada Nujeyfi'nin
Büyükelçi Faruk Kaymakçı'yı kabul ettiği
ifade edildi.
Görüşmede, iki ülke ilişkilerinin masaya
yatırıldığı belirtildi.
Irak'ın Anbar şehrinde
yaşanan terör
saldırısının iki komşu
ülkeyi tedirgin ettiği
vurgulandı. Ayrıca
görüşmede
önümüzdeki ayın sonunda Irak'ta yapılması planlanan genel
ve yerel seçimlerin de
gündeme geldiği aktarıldı.
CİHAN
ABD
ABD'nin kuzeybatı
ucundaki Seattle
şehrinde yerel bir
televizyon kanalına
ait helikopter,
gözetleme kulesi
yakınındaki otomobillerin üzerine düştü.
KOMO-TV'ye ait helikopterin patlayarak
alev aldığı kazada,
araçtaki 2 kişi hayatını kaybetti.
Otomobilinden son
anda çıkmayı başaran
bir kişi ise ağır yaralı
olarak hastaneleye
kaldırıldı. Helikopterin, televizyon
kanalının çatısından
havalandığı sırada irtifa kaybederek önce
binaya çarptığı, ardından da caddeye
düştüğü belirtildi.
Kazada çok sayıda
araç da yandı. CİHAN
Putin, Kızıl
Meydan’da
Kırım
mitingine
katıldı
usya Devlet Başkanı Vladimir
Putin, Kırım Özerk Cumhuriyeti
ve Sivastopol’un Rusya Federasyonu’na bağlanması ile ilgili anlaşmayı
imzalamasının ardından Kızıl Meydan’da düzenlenen mitinge katıldı.
Yaklaşık 120 bin kişinin katıldığı kalabalığa seslenen Putin, "Kırım uzun bir
yolculuktan sonra tekrar evine döndü."
dedi.
R
Rusya’nın bir parçası olma konusunda
çok açık bir irade beyanında bulundukları için Kırım halkına teşekkür eden
Rus lider, “Zorlu ve uzun bir yolculuktan sonra Kırım ve Sivastopol Rusya’ya
kendi sahiline kendi limanlarına geri
döndü.” değerlendirmesinde bulundu.
'Biz beraberiz' adlı konser ve mitinge
katılan vatandaşlar Rusya bayrakları
ile sık sık Putin’i alkışladı. Kızıl Meydan’da mitingine Kırım Başbakanı
Sergey Aksyonov, Kırım Parlamento
Başkanı Vladimir Konstantinov ve
Sivastopol Belediye Başkanı Aleksey
Çali de katıldı.
CİHAN
Putin: NATO’lu denizcileri
Sivastopol’a misafir olarak bekleriz
Rusya Devlet Başkanı Vladimir
Putin’in Kremlin’de gerçekleşen
Kırım ve Sivastopol’un Rusya
Federasyonu’na bağlanması ile
ilgili anlaşmanın imza töreninde
yaptığı konuşmada, NATO
denizcilerini Sivastopol’a misafir
olarak beklediklerini söyledi.
Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne
her zaman saygı duyduklarını
değinen Rus lider, “Ülkeyi bölen
kişilerden farklı olarak bunu
yaptık. Kırım’ın ardından diğer
bölgelere sıra gelecek diye
konuşanlara inanmayın. Kırım
hepimizin ortak başarısı ve bu
stratejik bölge Rusya gibi sağlam
bir egemenlik altında olmalı. NATO
ile işbirliğine karşı değiliz. Ama
askeri ittifakın sınırlarımızın
yanında, tarihi topraklarımızda at
oynatmasına karşı çıkıyoruz.
ivastopol’a, NATO’lu denizcilere
misafir olarak gideceğimizi asla
tasavvur edemiyorum. NATO’lu
denizciler mükemmel çocuklar. Ama
biz değil, onlar bizim Sivastopol’a
misafir olarak gelsin…” dedi. Ukrayna’nın SSCB’den ayrılırken benzer bir
adım attığını hatırlatan Putin, “Kırım
BM ilkelerine atıfta bulunarak
bağımsızlığını ilan etti. Bu arada
Ukrayna’nın kendisi de SSCB’den
ayrılırken bunu yapmıştı. Ukrayna
bu hakkını kullanırken, peki niye
Kırımlılara aynı hak tanınmıyor?
Kosova olayına da temellendiriliyor.
BM Güvenlik Konseyi’nin hiç bir belgesinde tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan etmeyle ilgili hiç bir yasak
yok. Bunun dışında bağımsızlığı ilan
etmeye yönelik yasak da uluslar arası
uygulamada yok. Bu artık çifte standarttan ziyade ilginç bir
aşağılayıcılık.” eleştirisi getirdi.
Kosova’nın Sırbistan’dan ayrılması
hususunda ABD’nin deklarasyondaki
S
“Bağımsızlık deklarasyonunu ancak
iç mevzuat bozabilir. Ama bu, uluslar
arası hukukun ihlal edildiği anlamına gelmez.” ifadelerini hatırlatan Putin, “Kendiniz yazdınız,
herkesi eğdiniz, şimdi ise öfkeleniyorlar. Kırımlıların adımları bu yazıda
belirtilmekte. Peki neden Kosova’da
Arnavutlara olur da (biz onlara
saygıyla yaklaşıyoruz) Kırım’da Rus,
Ukraynalı ve Kırım Tatarlarına
olmaz?” tepkisini dile getirdi. “Eğer
Kırım’da kendi koruma milisleri durumu kontrol altına almasaydı, orada
çok kan akardı. Peki neden kan akmadı biliyor musunuz? Çünkü halka
ve iradesine karşı savaşmak zor veya
mümkün değil. Kanlı çatışmalara
girmeyerek kana bulaşmayan Ukraynalı askerlere teşekkür ediyorum.”
ifadelerini kullanan Putin şöyle
devam etti: “Yugoslavya, Afganistan
ve Irak’a yönelik de BM Güvenlik
Konseyi kararlarında açık şekilde ihlaller oldu. Belli, bu ülkelerde insan-
lar diktatör, fakirlik ve perspektiflerin olmamasından usandı. Fakat
bu duygulardan aşağılayıcı şekilde
kullanıldı. Demokrasi ve özgürlük
yerine terör geldi. Arap baharını
yerini Arap kışı tuttu.” Uluslar arası
yaptırımlar hakkında da konuşan
Putin şu çağrıda bulundu: “Bizi yaptırımlarla tehdit ediyorlar ama biz
zaten birçok sınırlamalarla karşı
karşıyayız. Rusya’yı çevreleme politikasının hala etkin olduğunu görebiliyoruz. İki yüzlülük yapmadığımız
ve dürüst olduğumuz için bizi arkaya
çekmek istiyorlar. Ama her şeyin bir
sınırı olması lazım. Bugün bu sinir
krizine son vermek, soğuk savaş retoriğini bir kenara atmak ve
Rusya’nın da ulusal çıkarlarının olmasını anlamak lazım. Bunlara itimat edilmeli. Kırım’daki adımlarımızı
anlamaya çalışan taraflara minnettarız. Kırım’daki duruma tarihi perspektiften bakan Çin hükümetine
minnettarız.”
CİHAN
YENİ BULUŞLAR-TEKNOLOJİ
ALMANYA
Baden-Württemberg
Eyaleti’nde ikamet eden
yabancıların sayısı 2013
yılı itibariyle tarihin en
yüksek seviyesine yükseldi. Eyalet istatistik
dairesinin yaptığı araştırmaya göre geçen sene
sonu itibariyle eyalette
yaşayan yabancı pasaportlu insanların sayısı
1,3 milyon üzerinde oldu.
Bu ise nüfusun yüzde
12’sine tekabül ediyor.
Eyalette ikamet eden yabancıların ülkeler üzerinde dağılımı ise sürpriz
olmadı. Yabancıların
yarısından çoğunu AB
vatandaşları oluştururken, özellikle birliğin
içindeki gelişmemiş
ülkeler olarak bilinen Hırvatistan, Romanya ve Bulgaristan’dan gelen
yabancılar çoğunluğa
sahip. 2013’de eyalete yerleşmek için gelen yabancıların noktasında ise
ilk sırayı AB’ye yeni dahil
olan Hırvatistan çekti.
CİHAN
RUSYA
Rusya’da gençler, metro
ile yaptıkları tehlikeli
yolculuklarını internette paylaşma yarışına
giriyor. Rus gençler
metro trenlerine durakta arkadan
yapışarak hem tehlikeli
yolculuk yapıyorlar
hem de bu anlarını
görüntüleyip internette
paylaşma yarışına giriyorlar. Görüntülerde, bir
genç metro istasyonunda trenin son
vagonuna tutunuyor.
Trenin tünelden çıkmasıyla genç trenin
üstüne çıkıyor ve karşıdan gelen trenlere el
sallıyor. Tehlikeli yolculuğunu tamamlayan
genç vagonların
bağlantı kısmında
kapıyı açarak yolcuların
bulunduğu yere giriyor.
Yolcuların gencin bu
davranışı görmemezlikten gelmesi ise dikkat
çekiyor.
CİHAN
AirTies TV Connect
Fuarı’na çıkarma yapacak
Stuttgart'da
kamuda
uyarı grevi
hayatı
durduracak
lmanya'nın
Baden-Württemberg eyaleti
genelinde bugün ve
yarın çeşitli şehirlerle
kamuda uyarı grevleri
yapılacak.
A
Bugün Karlsruhe ve
çevresinde kamu
çalışanları 24 saatlik
uyarı grevine başlıyor.
Grev kararı
çerçevesinde Karlsruhe
ve çevre şehirlerde
bugün belediye otobüs
ve tramvay hatlarında iş
yavaşlatma eylemi
yapılacak.
irTies; sektör devlerini Londra’da bir araya getiren 10.TV
Connect Fuarı’nda, 11ac
teknolojisine sahip dünyanın en hızlı
kablosuz video erişim noktası ve
dünyanın en küçük kablosuz ağ
genişletici olarak yeni ürünlerini
tanıtacak.
A
AirTies ayrıca, inovasyon, mükemmellik ve başarıların ödüllendirildiği
"TV Connect Industry Awards"da,
patentli teknolojisi AirTies Mesh ile
"En İyi Destekleyici Teknoloji" kategorisinde finale kaldı.
Ödüller, sektör devlerini Londra'da
bir araya getiren 10.TVConnect
Fuarı'nda 19 Mart'ta sahiplerini bulacak.
AirTies, dünyanın en hızlı kablosuz
video erişim teknolojisi 11 ac'ye sahip
yeni ürün ailesiyle 10. TV Connect
Fuarı'nda Türkiye'yi temsil edecek.
AirTies, erişim hızını 1,7Gbit'e çıkartacak yeni ürün ailesiyle hız deneyiminde devrim yaratacak. Ürünlerin
sahip olduğu yeni tasarımı ile,
10cmx10cm boyutlarındaki ürünler
pazarın en ufak ve en şık tasarım
özelliklerine sahip.
Geleceğin teknolojilerinin tanıtıldığı
TV Connect fuarı, 83 ülkeden 7500'i
aşkın sektör çalışanını 18-20 Mart
2014 tarihlerinde Londra'da buluşturuyor.
Fuara dünyanın önde gelen OTT,
telekomünikasyon ve kablolu iletişim
şirketleri ile yayıncı, içerik ve çözüm
sağlayıcı şirketler katılıyor.
AirTies'ın kurucusu Bülent Çelebi
konuyla ilgili şunları söyledi: "AirTies
olarak kuruluşumuzun 10.yılını kutluyoruz.
Kuruluşumuzdan bu yana dünyanın
önemli telekom operatörlerine ve
servis sağlayıcılarına ürün ve
teknoloji temin eden bir şirket konumuna geldik.
Bizi rekabette farklılaştıran en
önemli avantajımız yeni teknolojileri
ürünleştirmekteki hızımız. Pazarın
ihtiyacına yönelik, müşterilerimize
beklentilerini aşan ürün ve hizmetler
sunabilmenin yolu ise 100'den fazla
Türk mühendisinden oluşan Ar-Ge
ekibimizden geçiyor.
Yaptığımız yatırımların sonucunda
Ar-Ge merkezimiz Bilim, Sanayi ve
Teknoloji Bakanlığı tarafından
düzenlenen 2012 Performans Endeksi
Değerlendirmesi'nde sektör bazında
'En Başarılı Ar-Ge Merkezi' seçildi.
Geliştirdiğimiz inovatif teknolojiler
sayesinde müşterilerimize benzersiz
bir kullanıcı deneyimi sunmayı ön
planda tutuyoruz.
Patentli teknolojimiz AirTies Mesh
ile, kullanıcıların ev içi kablosuz ağ
deneyimlerinde oyunun kurallarını
tamamen değiştiren bir yaklaşım
geliştirdik.
Bu teknolojimiz sadece son kullanıcı
tarafında hissedilen bir performans
artışı yaratmakla kalmıyor, aynı zamanda servis sağlayıcı şirketler için
de bir rekabet avantajı yaratıyor."
Vatandaşların büyük
mağduriyetler yaşamaması için bazı hatlara
özel otobüs firmaları seferler koyacak. Bunun
yanı sıra
anaokullarında da iş
yavaşlatma eylemi
yapılacak.
Eyalet başkenti
Stuttgart’ta da yarından
itibaren birçok hatta
tramvay, otobüs ve
metro seferleri yapılmayacak.
Anaokullarında da iş
yavaşlatma eylemi
Stuttgart’ta da yapılacak.
Anaokullarından
velilere gönderilen mektupta bakım açısından
çok acil durum olmadığı
sürece çocukların
anaokullarına gönderilmemesi istendi.
Ver.di Sendikası’ndan
yapılan açıklamada
grevler kapsamında
yürüyüşler tertiplendi.
Sendika kamu çalışanları için yüzde 3,5
oranında ücret artışı
talep ediyor.
CİHAN
21 MART 2014
Politika
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
MHP'li Altın:
Sincan’a büyük
bir hastane
sözümüzdür
HP Sincan Belediye Başkan
adayı Hasan Altın, yaklaşan
yerel seçim çalışmaları kapsamında Sincan sivil toplum kuruluşlarından Sincan Etimesgut
Sanayicileri ve İşadamları
Derneği'ni (SİSİAD) ziyaret etti.
M
Altın, "Sincan için en büyük eksiklerden birisi büyük bir hastanedir.
Sincan nüfusuna oranladığımız
zaman mevcut hastaneler çok yetersiz geliyor ve vatandaşın sağlık
hizmetini yeterli şekilde
karşılamıyor. Sincan’a büyük bir
hastane sözümüzdür." dedi.
Dernek üyeleri ile fikir alışverişinde
bulunan MHP adayı Altın, "Sincan’da en büyük sorunlardan birisi
yapılaşma ve imar sorunudur. Sincanlılarda biliyor ki merkezde her
yer doldu ve artık nefes alacak
düzenli yapılaşma alanları
kalmadı.
Bu anlamda Sincan’a nefes aldıracak yatırımların yapılması ve yeni
imar revizyonları ile, özellikle
Saraycık Çimşit bölgesinde bu sorunun çözüme kavuşturulması gerektiğine inanıyorum. Yenikent
bölgesinde bulunan yapılaşması
başlamamış adaların revize imar
alkların Demokratik Partisi
(HDP) İstanbul Büyükşehir
Belediye Başkan adayı Sırrı
Süreyya Önder, yaklaşan seçimler öncesi İstanbul’la ilgili çözüm
önerileri ve projelerini anlattı.
Seçilmesi durumunda 3. köprüyü
yıkacaklarını, 3. havalimanı ve
Kanalistanbul projelerini iptal
edeceklerini ifade eden Önder,
toplu taşıma ücretlerini düşüreceklerini ve musluktan su
içilebileceğini dile getirdi.
H
Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul
Büyükşehir Belediyesi Eş
Başkan adayları Sırrı Süreyya
Önder ve Pınar Aydınlar, İstanbul'un sorunları için çözüm önerilerini Elite World Otel’de
düzenlediği basın toplantısıyla
anlattı. İstanbul'un kaynaklarını
tüketen tüm çılgın ya da mega
projeleri iptal edeceklerini belirten Sırrı Süreyya Önder, Kadir
Topbaş’ın topluluk içerisine çıkamadığını, kalabalıklarla bile
planlarıyla daha modern site tarzı
yapılaşmaya açılması gerekiyor. Yapacağımız projeler arasında bulunan üniversite projesi ile birlikte
birde tıp fakültesinin Sincan’a açılmasını özellikle arzuluyorum." diye
konuştu.
"İKTİDAR, GERME POLİTİKASI İLE
TABANINI SABİT TUTMAYA ÇALIŞIYOR"
Bu seçimlerin artık yerel değil genel
seçim haline geldiğini belirterek
algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bana
göre bu sandıkta çok ciddi bir tepki
patlamasına şahit olacağız. İnsanlarla tokalaşırken gözlerindeki
içtenliği ve samimiyeti görebiliyorsunuz. İnsanların bize karşı çok
ciddi teveccühleri var.
İktidar son zamanlarda germe politikası ile tabanını sabit tutmaya
çalışıyor. Fakat aynı zaman da halkı
ve insanları da geriyor. Bu istenmeyen sonuçlara sebebiyet verebilir. İnşallah hayırlısı ile bu
seçimleri atlatırız. Biz bu seçimlerde çok ümitliyiz. Saha çok güzel.
İnşallah bu seçimleri biz değil millet kazanacak.
makla övündüğünü anlatan
Önder, “Peki insanların buraya
ulaşması için pratik çözüm yolları ürettin mi? Beyinleri pırıl
pırıl çünkü kullanmıyorlar.”
eleştirisinde bulundu. Ulaşım
hizmetlerinde fiyatları düşüreceklerini dile getiren Önder,
“Tatil günleri İstanbul Boğazı’na
ücretsiz ulaşım imkanı sağlayacağız. Kaynak var. Dünyada bunu
Estonya denedi.
Kentte ulaşımı kârsız,
ücretsiz ya da sistemin
kendini yenileyebileceği
bir sisteme dönüştüreceğiz.” diye
konuştu. “Su haktır parayla
satılamaz.” diyen Önder, “Evlere
hane başı aylık 10 ton suyu vereceğiz. Musluk suyu içilebilecek.
Kontörlü sayaç sistemine son
vereceğiz. Atık suları arıtacağız.
Yeni barajlar yapmayacağız. Mevcut barajların iyileştirmesini
sağlayacağız. Şehrin kuzeye
büyümesini engelleyeceğiz.” şeklinde konuştu.
Önder
İkincisi diğer partiler.
Hepsi birbirine benziyor. 3.
Köprüyü durduracağız.
‘Bunlar 1. Köprü’ye de karşı çıkmışlardı.’ diyorlar. Millet de
‘Aman Allahım! bunlar 1.
Köprü’ye de karşı çıkmışlardı.’
diyor. Evet bu kentin katliamı birinci köprünün yapılmasıyla
başladı. İkinci köprü yapılınca
da trafik rahatlamadı. Bırakın 3.
köprüyü 13. köprüyü de yapsanız. Şehir nefes alamıyor. 3.
köprüyü yıkacağız. Zarara sebep
olanlardan parasını tahsil edip
kent halkının sosyal ihtiyaçlarını
karşılayacağız.” ifadelerini kullandı. İktidarın Marmaray’ı yap-
C
Oktay, kimi muhalefet partilerinin AK Parti ile uğraşmak
yerine CHP ile zamanını harcadığını, esas muhalefetlik
görevini yapmadığını söyledi.
Oktay açıklamasında şu
eleştirilerde bulundu: "Bir
hafta, on gündür uydurulan
dedikodularla yok efendim
CHP Belediye Başkanı adayı
Kemal Ünlü'nün adaylıktan
çekildiğini ya da CHP'nin bir
başka muhalefet partisini
desteklediği gibi aslı astarı olmayan dedikodularla halkın
kafasını karıştırmaktadırlar.
SİSİAD Başkanı Hasan Toprak,
"Adalet her şeyin başıdır. Biz yöneticilerimizin adaletli olmasını istiyoruz. Şeffaf bir yapısının
olmasını istiyoruz. Yöneticilerimizin kapı arkasından iş çevirmesini
istemiyoruz. Yöneticilerimizin
kapılarının halka karşı sonuna
kadar açık olmasını istiyoruz.
Biz yöneticilerimizle birlikte ülkemizin itibarını el üstüne tutmak istiyoruz." şeklinde konuştu. Ziyarete
MHP Sincan Seçim İletişim Merkezi
Başkanı Mehmet Erdoğan, belediye
meclis üyesi adayları Davut Armutçu, Erdinç Ölmez, Levent Sayın
Mustafa Ünver ve SİSİAD Yönetim
Kurulu Üyeleri katıldı.
CİHAN
'BU İŞLER 'KADİR ABİ' DİYEREK
ÇÖZÜLMEZ'
3. havalimanı ve 3. Köprü projelerini iptal edeceklerini
söyleyen Önder şöyle devam etti:
“Gerekirse belediye kepçelerini
kullanarak o alana girişi yasaklayacağız. Kepçenin önündeydik,
dümenine geçeceğiz. Hükümeti
engelleyeceğiz. Bu işler ‘Kadir
abi’ diyerek çözülmez.
Taksim’den Şişli’ye
uzanan dev yeşil alanı
‘Gezi Barış ve Kültür Vadisi’ olarak halka açacağız. Taksim Meydanı gösteriler için daha
kullanışlı hale getirilecek. Gazi
Mahallesi, 1 Mayıs Mahallesi, Armutlu ve Şişli’de hafıza ve adalet
merkezleri oluşturacağız. Taksim’e ‘Cumartesi Anneleri’ anıtı
yapılacak. Tarlabaşı’nda göç
müzesi inşa edeceğiz. Selimiye
Kışlası’nı ortak yaşam alanı haline getireceğiz. Hrant Dink caddesinden başlayarak bazı sokak
ve cadde isimlerini değiştireceğiz. AKM’nin restorasyonunu
biz üstleneceğiz."
Mehmet Akın ÇAVDARLI-EKONOMİ
CHP'li
Oktay'dan
iktidar ve
muhalefete
eleştiri
HP Bafra İlçe Başkanı
Nihat Oktay parti binasında yaptığı basın
açıklaması ile iktidar ve
muhalefet partilerini eleştirdi.
Dolayısıyla Sincan da millet söz
sahibi olacak. Biz bu kadar baskıcı
ve otoriter bir yerel iktidar ile
karşılaşacağımızı hiç düşünmüyorduk. Öyle düşünüyorum ki bu
seçimlerde mağlup olan AK Parti ve
anket firmaları olacak." ifadelerini
kullandı.
3. köprü, 3. havalimanı ve
Kanalistanbul'u iptal edeceğiz
Başbakan olmadan gezemediğini
ifade etti. Topbaş’ın ayın 25’inde
çılgın proje açıklayacağını hatırlatan Önder, “Öyle bir çılgın
proje olacakmış ki herkesin mutluluktan ağzı açık kalacakmış.
‘Kanalistanbul ne?’ diyecekmişiz.
Gece üzerinde düşündüm. Bu çılgınlıkta ne olabilir diye. Topbaş
seçimlerden çekilebilir. En çılgın
şey bu.” dedi. Seçime iki partinin
katıldığını söyleyen Önder, “Bir
biziz.
CHP adayı Şahin:
Bursa’nın acil
sorunu trafik
ve toplu ulaşım
7
Bu partinin ya da partilerin
Cumhuriyet Halk Partisi'yle
uğraşmaktan esas görevleri
olan muhalefet görevlerini unutmuşlardır.
HP Bursa Büyükşehir Belediye
başkan adayı Necati Şahin, toplu
ulaşım teşvik edilmeden, Bursa'nın
trafik sorununun çözülmesinin mümkün
olmadığını söyledi. Büyükşehir bütçesinden en büyük payın, ulaşıma ayrılmasına
rağmen hala yoğun bir trafik sorunu
yaşanmasını ironi olarak niteleyen Şahin,
sorunun temelinde sistemsizliğin yattığını
belirtti. CHP Bursa Büyükşehir Belediye
başkan adayı Şahin, Merinos AKKM'de
Bursa Servis Aracı Işletmecileri ve Özel
Halk Otobüsçüleri Odası’nın Genel Kurulu’na katıldı.
C
Ulaşım sektöründe hizmet veren her kuruluşun trafik sorununda çözüm ortakları
olduğunu belirten Şahin, “Büyükşehir
Belediyesi yatırım bütçesinin yüzde 70'ini
ulaşım sektörüne ayırmasına rağmen
trafik sorunu çözülemiyor ve şikayetler
artıyorsa bunun bir nedeni olması
gerekiyor.” dedi.
Bursa’da Kent içi ulaşımda özel araçların
kullanımının yüzde 42 gibi bir yüksek
paya sahip olduğunun altını çizen Şahin,
bu özel araçların yüzde 70’inde de tek kişi
ile yolculuk yapıldığına dikkat çekti.
Şahin, yerel yöneticilerin, ‘biz nerede yanlış yapıyoruz’ diyerek şapkalarını önlerine
alıp düşünmeleri gerektiğini kaydetti.
'TOPLU ULAŞIM FIYATLARINI YARIYA INDIRECEĞIZ'
Göreve geldiklerinde el atacakları ilk konunun Kent içi ulaşım ve toplu taşıma
olduğunu kaydeden Şahin, toplu ulaşımı
teşvik etmek için ne gerekiyorsa yapacaklarını bildirdi. Buna ilişkin ilk olarak toplu
ulaşımda fiyatı yarıya indireceklerini, Bursaray’ın seferlerini 10 dakikadan 2,5
dakikaya düşürerek kapasiteyi artıracaklarını dile getirdi.
Şahin, şunları söyledi: “Milyar Euro harcanan Bursaray’ın toplu ulaşımdaki payı
yüzde 8. Bu çok vahim bir durum. Bu
oranın yukarılara çıkması gerekiyor. Biz
Bursaray’ın toplu ulaşımdaki payını
artıracağız. Sefer aralıklarını azaltarak
balık istifi yolculuğa son vereceğiz. Hemsehrilerimiz konforlu ve güvenli bir yolculuk yapacak.
Bursaray’a yer altından yeni hatlar ekleyerek ulaşımı insanın olduğu yere götüreceğiz. Vatandaşımız Bursaray
istasyonundan indikten sonra evine
yürüyerek gidecek.” Kent ulaşımını, Bursa
Ulaşım Ana Planı (BUAP) ile ele alarak
planlayacaklarını belirten Şahin, çözüm
ortaklarının da bu süreçte yer alacağını
ifade etti. Şahin, “Hiç kimseden kaçmayacağız. Aynı masa etrafında oturup çözümler üreteceğiz.
Bizim temel hedefimiz toplu ulaşımı teşvik
etmek. Eğer bir işletmenin servis
araçlarını kaldırırsanız, her çalışan özel
aracıyla işine gelmeye çalışır. Bu da trafikteki araç sayısının artması demektir. Bizim
temel hedefimiz toplu ulaşımı teşvik
etmek, bunu da başaracağız.” şeklinde
konuştu.
CİHAN
Belediyeyi yönetme hevesinde
olan bu partilerin projeler
üretmek yerine günlük aciz
dedikodular peşine takılmaları gerçekten çok enteresandır.
AKP hükümetinden önce on
yıl Bafra yı yöneten bir partiyle AKP hükümetinin ne
farkı var. Yirmi yıldır Bafra'yı
aynı zihniyet yönetmiyor mu?
Bugün Baframız Samsun'un
on yedi ilçesi içinde en geri
duruma düşmüşse bunun sorumlusu kim? Bafra'yı yirmi
yıldır idare eden zihniyet değil
mi?
En yakın ilçemiz olan 19 Mayıs
daha düne kadar bizim bir
nahiyemizdi, bugün bir fakültesi, bir yüksek okuluyla
Bafra'nın çok ilerisine geçmiş
bir ilçe durumuna gelmiştir.
Peki sorarım size hemşehrilerim Bafra'yı bu duruma getiren kimlerdir? Tabi ki yirmi
yıldır Bafra'yı yöneten kişilerdir.
Kendi aralarında düştükleri
taht kavgasındandır. Diğer
ilçelerde Bafra’mız arasındaki
durumu artık kıyaslamaya
gerek var mı?"
Muhalefet partilerinin
görevinin iktidarı eleştirmek
ve yanlışlarını göz önüne sermek olduğunu hatırlatan
Nihat Oktay, "Baframızın
bunca sorunu varken muhalefetin birbiriyle uğraşması
niye?
Bafra'da bütün siyasi partilerden her gün partimize katılımlar oluyor. Bunlar bize
güveninizin bir işaretidir.
Önümüzdeki hafta bunları sizlerle paylaşacağız.
Şu anda Cumhuriyet Halk Partisi köylerde birinci ve
Bafra'da da yedi mahallede
birinciliğini sürdürmektedir.
Bu vatandaşlarımızın bize
olan güvenlerinin sonucudur.
Bazı partilerin hırçınlaşmalarının ve boş şeylerle
uğraşmalarının ana nedeni
Cumhuriyet Halk Partisinin 30
Mart seçimlerinde birinci olmasından korkmalarıdır.
Allah nasip ederse 31 Mart'ta
belediye sizlerin yöneteceği,
Cumhuriyet Halk Partisi'nin
yöneteceği bir belediye olacaktır. Allah hayırlısıysa nasip
etsin.’’ ifadelerini kullandı.
CİHAN
8
21 MART 2014
Gündem
Davutoğlu:
30 Mart'ta
hayati tercih
yapılacak
ışişleri Bakanı Ahmet
D
Davutoğlu, "Bu devletin en
mahrem telefon görüşmelerini
dinlemeye cüret ettiler. Kim
adına dinliyorsunuz, kimin
adına buralarda ne planlar
yapıyorsunuz Bunların hepsi
ortaya çıkacak, hesabı
sorulacak" dedi.
Konya'nın ilçe ve beldelerinde
seçim çalışmalarına katılan
Davutoğlu, bugün ilk olarak
Çumra ilçesine bağlı
İçeriçumra beldesinde
vatandaşlarla bir araya geldi.
Ardından Çumra ilçesinde
partisince düzenlenen mitinge
katılan Davutoğlu, burada
yaptığı konuşmada,
Çumra'nın AK Parti'yi hiçbir
zaman yalnız bırakmadığını
söyledi.
Davutoğlu, 2011 yılında
Çumra'ya geldiğinde yağmur
altında miting yaptığını ve çok
güzel şekilde karşılandığını
ifade ederek, bugün de
Çumra'da coşkuyla
karşıladığını belirtti.
Miting alanındaki "Senin
kefeni giyip çıktığın bu yola,
biz mezarımızı kazıp da
geldik" yazılı bir pankartı
okuyan Davutoğlu,
"Fedakarlığınız için Allah razı
olsun ama biz bu yola mezar
kazmaya değil, biz bu yola bu
memleketi ihya edip, herkese
hayat sunmaya geldik. Aynen
Şeyh Edebali'nin dediği gibi;
'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın'
Biz bu milleti yaşatmaya
geldik ama biliyorum
Çumralılar, bu güzel
mesajınızla 'Siz neredeyseniz
S
Türkiye'nin köklü bir sese,
tutarlı bir siyasete ihtiyacı
olduğunu savunan
Kamalak, şöyle konuştu:
"Bu siyasetin adresi, Saadet
Partisi'dir. Partimiz,
makamın ve servetin değil,
hakkın ve hakikatin
temsilcisidir. Ne hasetimiz
var ne de kasetimiz. Evet,
bizim ne kirimiz ne de
kinimiz vardır. Tertemiz bir
partiyiz. Her seçim önemli
ancak bu seçim çok daha
önemli. Çünkü bu seçim,
tarihi bir seçimdir. Bu
seçimlerde sadece belediye
başkanlarını
seçmeyeceksiniz. Aynı
zamanda vereceğiniz her bir
oyla Türkiye'nin yönünü de
belirleyeceksiniz. Bir bütün
olarak ülkemizin geleceğine
karar vereceksiniz. Türkiye,
İslam ülkelerine öncü mü
olmalı, yoksa batıya uşak
mı olmalı Türkiye, İslam
Birliğini mi kurmalı, yoksa
Gündem
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "Bu devletin en mahrem
telefon görüşmelerini dinlemeye cüret ettiler. Kim adına dinliyorsunuz, kimin adına buralarda ne planlar yapıyorsunuz
Bunların hepsi ortaya çıkacak, hesabı sorulacak" dedi.
biz de orada olacağız' demek
istiyorsunuz. Zaten Çumra'dan
başka bir şey de beklenilmez"
dedi.
Alandaki bir başka
pankarttaki; "Size iftira
edenleri 30 Mart'ta sandığa
gömeceğiz" yazısını okuyan
Davutoğlu, "İşte bu doğru.
İnsanımıza güzel bir gelecek
sunmaya geldik" dedi.
AK Parti iktidarından önce
devlet büyüklerinin küçük
miktarlar için IMF kapıları
önünde sıra beklediğini dile
getiren Davutoğlu, bugün
Türkiye'nin IMF kapılarında
bekleyen ülke konumundan,
IMF defterini kapatmış, kardeş
halklara milyarlarca dolar
yardım yapabilen bir ülke
konumuna geldiğini aktardı.
Davutoğlu, belli odakların her
seçim öncesi AK Parti'nin
önünü kesmeye çalıştığını
ancak bunda başarılı
olamadığını vurgulayarak,
şunları kaydetti:
"Geçen yıl Gezi Parkı
olaylarını çıkarttılar. Ardından
17 Aralık sonrası yolsuzluk
gibi bir takım şeylerin
arkasına sığınarak bu milletin
hızını kesmeye çalıştılar.
Suriye'de Türkmenlere giden
tırları dahi durdurmaya gayret
ettiler. Öyle ki; bu devletin en
mahrem telefon
görüşmelerini, benim de sayın
Başbakanımızla,
Cumhurbaşkanımızla ve
devletin bütün birimleriyle
olan telefon görüşmelerini
dinlemeye cüret ettiler. Kim
adına dinliyorsunuz, kimin
adına buralarda ne planlar
yapıyorsunuz Bunların hepsi
ortaya çıkacak, hesabı
sorulacak."
30 Mart seçimleri ile
Cumhurbaşkanlığı seçimleri
ve genel seçimlerde ülkede
kriz çıkacak gibi bir beklenti
oluşturulmaya çalışıldığını
anlatan Davutoğlu, bu kara
tablolar oluşturulurken geçen
yıl Türkiye'de çok olumlu
gelişmelerin yaşandığını
bildirdi.
Davutoğlu, başörtülülerin
geçmişte ikinci sınıf vatandaş
muamelesi gördüğünü
belirterek, konuşmasını şöyle
sürdürdü:
"Çanakkale Savaşı'na
giderken böyle bir ayrım
yapmayan ecdadın çocukları,
ayrıma tabi tutuldu. Ta ki, AK
Parti iktidara gelene kadar.
Önce üniversiteden yasaklar
kalktı. Sonra kamudan
yasaklar kalktı. Bu
kardeşlerimizin her yerde
çalışmasına imkan tanınıyor.
En önemlisi başörtülü
kardeşlerimiz, 'dışarı dışarı'
tezahüratlarıyla hakarete
uğradıkları TBMM'nin çatısı
altına başı açık
kardeşlerimizle birlikte
onurla, gururla girdiler. Kimse
de 'dışarı dışarı' diye bir
tezahürat yapma cüreti
gösteremedi. Aralarında
Konya Milletvekili Gülay
Samancı'nın da olduğu
milletvekilleri onurlu şekilde
Meclis'te yerlerini aldığında
bu defa kimse 'dışarı dışarı'
diye tempo tutamadı. Çünkü o
zaman o Meclis'te AK Parti
kadroları vardı. AK Parti
kadrolarının,
milletvekillerinin,
bakanlarının olduğu yerde
hiçbir vatandaşımıza
ayrımcılık yapılamaz, ikinci
sınıf vatandaş muamelesi
yapılamaz. 2013'te bu yaşandı.
Bugün bizi eleştirenler, iftira
yağmuruna tutanlar, onların
eşleri, kardeşleri, kızları da bu
imkandan istifade ettiler.
Onlar da bizim için azizler,
yeter ki; bilsinler, AK Parti
hükumetlerinin kadrolarının
sağladığı imkanları görsünler,
bir karamsarlık tablosu
oluşturmasınlar."
Dışişleri Bakanı Davutoğlu,
sözlerine şöyle devam etti:
"Başörtülülerin onurla ve eşit
vatandaş haklarıyla meclise
girmesinde mi rahatsız
oldunuz Bu memleketin
inancının temeli olan aziz
Kur'an-ı Kerim ve Siyer-i
Nebi'nin derslerde
okutulmasından mı rahatsız
oldunuz ki bu hükumete savaş
ilan ettiniz. Sebebini izah
etmeleri lazım.”CİHAN
Kamalak:
Ne hasetimiz
var ne de
kasetimiz
aadet Partisi Genel
Başkanı Mustafa
Kamalak, "Ne hasetimiz var
ne de kasetimiz. Evet, bizim
ne kirimiz ne de kinimiz
vardır. Tertemiz bir partiyiz"
dedi.Kamalak, partisinin
Kastamonu İl Başkanlığınca
bir düğün salonunda
düzenlenen aday tanıtım
programında yaptığı
konuşmada, Türkiye'nin
bugün kısır kavgaların, içi
boş polemiklerin ve
seviyesiz tartışmaların esiri
edildiğini söyledi.
21 MART 2014
Avrupa Birliği'nin
kapısında mı durmalı
Türkiye, mazlum milletlere
umut mu olmalı, yoksa
zalimlere destek mi vermeli
İşte bu seçimde, bunlara
karar vereceğiz. Mazlum
milletlere lider olmak
varken zalimlere niçin uşak
olalım."
Mevcut iktidarın hem
içeride hem de dışarıda
"bataklığa saplandığını"
öne süren Kamalak, şöyle
devam etti:
"İçeride sosyal barış
bozulmuştur. Şimdi yeni bir
istiklal mücadelesinden
bahsediyorlar.
Kime karşı mücadele Kime
karşı savaş Düşmanımız
kim Kiminle savaşacağız 55
yıldır girmek için 'hazır
ol'da beklediğimiz Avrupa
ile mi savaşacağız yoksa
milleti birbirine mi
kırdıracağız Ülke bölünme
noktasına gelmiştir. Toprak,
ayağımızın altından
kayıyor. Ülkemizin diğer
dengeleri de bozulmuştur.
Türkiye'de bankaların
yüzde 60'ı, borsanın yüzde
70'i, sigorta şirketlerinin
yüzde 80'i yabancıların
elinde. Bütün stratejik
kuruluşlarımız yabancıların
kontrolüne geçmiştir. İç ve
dış borç rekor kırdı. Döviz
rekor kırdı, faiz üçe
katlandı. Türkiye
sömürülüyor. Hükümet açık
bütçeyle halkın
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
TBMM, CHP'nin talebini kabul etmedi
BMM Genel
Kurulu'nda,
dört eski
bakanla ilgili fezlekeler konusunda
Genel Görüşme
açılması kabul
edilmedi.
tansiyon yükseldi.
Saat 19:00’dan sonra
TBMM TV Genel
Kurul’dan yapılan
canlı yayını sona
erdirdi.CHP
milletvekili Melda
Onur ise usstream
aracılığı ile cep
telefonu üzerinden
TBMM Genel Kurulu
Salonu’nda
yaşananları canlı
yayınladı.
T
enel Kurul'da,
Genel Görüşme
önergesinin ön
görüşmeleri
üzerinde
konuşmaların
tamamlanmasının
ardından yapılan
işari oylamada,
TBMM Başkanvekili
Sadık Yakut, katip
üyeler arasında
anlaşmazlık
olduğunu belirterek,
elektronik oylama
yaptı.
G
Bu oylama
sonuçlanmadan
itiraz olduğunu
belirten Yakut,
oylamayı
yineleyeceğini
söyledi.Bu sırada
CHP'li milletvekilleri
"yuh" ve "cesaret"
diyerek bağırmaya
başladı.
Yinelenen işari
oylamada da
anlaşmazlık olunca
elektronik oylama
yapıldı.Oylama
sürerken, CHP'li
milletvekilleri
"ahlak, vicdan,
cesaret" ve "her yer
rüşvet her yer
yolsuzluk" diye
bağırdılar.
Sonuçları açıklayan
TBMM Başkanvekili
Sadık Yakut, Genel
Görüşme
önergesinin 158
kabul oyuna karşı
259 red oyuyla kabul
edilmediğini
bildirdi.
MELDA ONUR CEP
TELEFONUYLA
CANLI YAYIN YAPTI
CHP milletvekili
Melda Onur
TBMM’den cep
telefonuyla canlı
yayın yaptı. Dört
bakan ile ilgili
fezlekelerin
görüşülmesi
TBMM’de ilginç
görüntülerin
yaşanmasına sahne
oldu. Genel Kurul’da
zaman zaman
Onur’un yayınında
oylama anı ve
CHP’li vekillerin her
yer rüşvet,
her yer yolsuzluk
sloganları ile
oylama sonrasında
gösterdikleri
tepkiler dikkat
çekti.
REDDEDİLDİ
Oylama neticesinde
158 kabul oyuna
karşı 259 ret oyu ile
fezlekeler ile ilgili
CHP’nin Meclis’te
genel görüşme talebi
açılması talebi kabul
edilmedi.
HABER MERKEZİ
Vural: Milletin egemenliğini kısıtladılar
HP Grup Başkanvekili
M
Oktay Vural beraberindeki
çok sayıda MHP'li milletvekili
ile TBMM Genel Kurulu
Salonu'ndan çıktı ve basın
toplantısı düzenledi. Vural, 19
Mart'ın Türkiye
Cumhuriyeti'nin ve Türkiye
Büyük Millet Meclisi'nin kara
günü olduğunu belirterek,
milletvekillerine Anayasa ve İç
tüzükle verilen haklarının gasp
edildiğini söyledi.Vural, 4 eski
bakanla ilgili fezlekelere
değindi. Vural,
"Milletvekillerimizden
saklanan dosyalar meclis
bürokratlarının, çoğunluk
iradesinin incelemesine
açılmıştır. Bugün
milletvekillerimiz Cumhuriyet
Savcılığı'nın TBMM'ye
gönderdiği ve Anayasa gereği
kendisine tevdi edilen görevi
yapması engellenmiştir. TBMM
haram para aklayan İranlı
ajanın rüşvet ağına batmış,
bakanları hakkındaki iddiaları
milletten ve milletvekillerinden
saklanıyor. Bu tablo Adalet Ve
Kalkınma Partisi'nin
kılavuzlarının yönetiminin
bizatihi bu yolsuzluk
soruşturması içine
gömüldüğünü ortaya
koymuştur. Bu bakımdan
milletimize şikayet ediyoruz.
Bugün milletin makamlara
taşıdıklarının sahip olduğu
yetkilerle haram para aklayan
Reza'dan rüşvet alması ile ilgili
eylemler ve haklarındaki
suçlamalar milletvekillerinden
ve milletten saklandı.
Milletvekilleri olarak Türkiye
büyük Millet Meclisi
Başkanlığı'nın
milletvekillerimizin bu
konudaki egemenliğini ve
iradesini kısıtlayan, yok sayan
iradesini bizatihi millete
hakaret olarak görüyoruz.
Bugün Meclis Başkanlığı
milletin egemenliğini
kısıtlamıştır"
dedi.Vural,sözlerini şöyle
sürdürdü: "Milliyetçi Hareket
Partisi olarak biz, yargının
çalışması, Meclis soruşturması
sürecinin devam etmesi
gerektiği ve Yüce Divan'da bu
yargılama sürecinin önünün
açılması gerektiğini
düşünüyoruz. Bu bakımdan
milletvekilleri olarak bu süreç
içerisinde Türkiye BüyükMillet
Meclisi Başkanı'ndan bu
dosyaları inceleme ve tetkik
etmek üzere yazılı olarak
müracaatlarımızı yapacağız.
Milletvekillerinin bu şekilde
görevlerini yapamaz hale
getirmesi darbeci Evren
Paşa'nın darbesinden başka bir
anlam taşımamaktadır."AA
ursa'da, AS
B
TV'de canlı
yayınlanan bir
programa katılan
Arınç, gündeme
ilişkin önemli
yorumlarda
bulunarak
Fethullah Gülen'e
ve cemaatine
çağrıda bulundu.
Arınç, "Varlık
sebebin olan bir
partiyi bırakıp,
başka bir partinin
heybesine oy
toplayamazsın.
Bunu yaparsan
benim gözümde,
milletin gözünde,
yurt içinde, dışında
artık sen siyasi bir
organizasyonsun.
Ondan sonra fakir
milletin de
zenginlerin de
kesesinden,
kasasından elini
çekersin. Başka
yapacağın bir şey
yok. "Ben
kabahatliysem bana
oy verme ama sen
kendini de inkar
etme. Çünkü sen
siyasi bir
organizasyon
olacaksan biz sana
bundan sonra o
gözle, rakibimiz
olarak bakarız.
Artık sen de bir
parti kurarsın, hazır
milletvekilleri de
var parlamentoda 35 tane, bundan
sonra karşımıza,
MHP'nin de
CHP'nin de
karşısına bütün
partilerle birlikte
siyasi bir yarışa
girersin ama ondan
sonra 'hizmet' diye
bir şey kalmaz, onu
da bilesin" dedi.
Arınç, "30 Mart'tan
sonra ne
olduklarını
göreceğiz ama şu
yürek burkan
çalışmaları beni
fevkalade üzüyor.
Yani köylere,
kasabalara giderek,
bizim
tavassutumuzla en
iyi noktalara gelmiş
insanlar, 'Bu
hükümeti
bitireceğiz' diyerek
başka partilere oy
topluyorlar. 'Yeter ki
AK Parti
kazanmasın, işte şu
kazansın, bu
kazansın.' Burada
bir tercihleri de yok.
Eminim bazı
yerlerde de BDP için
oy topluyorlardır"
diye konuştu.
Başbakan
Yardımcısı Bülent
Arınç, cemaatin
CHP ve MHP'ye
sokak sokak
dolaşarak oy
topladığını söyledi.
Arınç, 30 Mart
sonrası tüm
gerçeğin ortaya
çıkacağını
söyleyerek şöyle
konuştu:
“BİR PARTİYE OY
TOPLAMAK ÇOK
YANLIŞ”
"MHP, bu Fethullah
Gülen hocaefendi
için, bu cemaat için
bugüne kadar ne
demiştir, alt alta
getirebilirim. Ağız
dolusu ne kadar
hakaret etmişlerdir,
alt alta
BERKİN
ELVAN'IN
ÖLÜMÜ
Başbakan
Yardımcısı
Bülent Arınç,
"Berkin Elvan,
hepimizin evladı
sayalım, onun gibi
Ali İsmail
Korkmazlardan,
diğerlerinden
başlayarak
söyleyeyim; bunlar
sokak olaylarında
hayatını kaybetmiş,
bizim
gençlerimizdir.
İnşallah bundan
sonra kesinlikle
böyle bir olay
yaşamayız. Bu
olaylardan sonra
yapılacak şey de
ciddi bir adli
soruşturmayla
kimin sebebiyet
verdiğini, bu
ölümlere kimin yol
açtığını ya silah
olarak ya eylem
olarak tespit etmek
ve bunun cezasını
vermek"
dedi.CİHAN
CHP mitinginde Mansur Yavaş'a tepki
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı
Adayı Mansur Yavaş, Ankara'da seçituru
yaptı.
HP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan
Adayı Mansur Yavaş, partisinin Genel Başkanı
C
Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı mitingde şok bir
tepkiyle karşılaştı.
CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve Ankara
Büyükşehir Belediye Başkanı Adayı Mansur
Yavaş, Ankara'da seçim turu yaptı. Konya Yolu'ndan başlayan seçim turu, Tuzluçayır'da yapılan
mitingle son buldu. Mitingde ise CHP'ye geçişi
büyük tepkilere yol açan Mansur Yavaş, beklenmedik bir tepkiyle karşılaştı. MHP saflarında
siyaset yaparken Deniz Gezmiş için "katil" dediği
öne sürülen Yavaş'a tepki için kalabalığın ön kısmında Deniz Gezmiş posteri açıldı. Mansur Yavaş
ise, bu tepkiyi görmezden geldi.CİHAN
Erdoğan orduyu
Suriye'ye sokmak
isteyebilir
HP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye’de
C
bulunan Türkiye’nin toprak parçası olan Cabar
Kalesi’nden dolayı Türkiye'nin seçimlerden önce orduyu Suriye’ye sokabileceği iddiasında bulundu. Bu
konuda bazı duyumlar aldığını söyleyen Kılıçdaroğlu,
"Buradan Genelkurmay Başkanına seslenmek isterim;
Türkiye’yi maceraya sokmayın." dedi. Kılıçdaroğlu, S
Haber’de yayınlanan ‘Seçim Gündem’ programında
Abdullah Abdulkadiroğlu’nun sorularını cevaplandırdı.
"Fezlekeler"
"O ELi KIRMAK NAMUS BORCUMUZDUR"
“Peki muhalefet ne
yapıyor? İstemiyoruz
diyor. 3'üncü köprüyü
yapmayın, siz birinciyi de
karşı çıkmıştınız. Birinci
köprüye CHP kampanya
açtı.
İkinci köprüyü Özal
yapacağı zaman Özal'a
da dediler yaptırmayız
diye üçüncü köprüye de
karşılar, üçüncü
havaalanına da karşılar,
Marmaray'a da
karşılar. İyi de siz ne
istiyorsunuz? Benim
bakanlığım döneminde
okul aile birliği ile ilgili
bir toplantı var idi,
bunda da CHP karşı
çıkmıştı.
sömürülmesine aracılık
ediyor."
Kamalak, bankaların 10
yılda bile kazanmaları
mümkün olmayan parayı
son 2 yılda kazandığını
iddia ederek, "Hükümet
açık bütçe vasıtasıyla 12
yılda para babalarına tam
600 milyar lira faiz ödedi"
dedi. Son 12 yılda zenginin
daha zengin, fakirin ise
daha fakir olduğunu öne
süren Kamalak, şöyle
konuştu:
"İslam ülkeleri, tarihte hiç
olmadığı kadar perişan. Her
yerde gözyaşı, her yerde
kan. Emperyalizm, şimdi
20. haçlı seferini yapıyor.
Adım adım Büyük İsrail
Projesi uygulanıyor. Sudan
ikiye bölündü, Irak üçe
bölündü, Libya kırka
bölündü. Mısır'ın durumu
ortada. Suriye paramparça.
Yanlış dış politika sebebiyle
200 bin Suriyeli kardeşimiz
hayatını kaybetmiş, dokuz
milyon kardeşimiz
yerinden, yurdundan
olmuş, bunun yaklaşık bir
milyon kadarı ülkemize
sığınmış, sırf bu yüzden
Gaziantep,
Kahramanmaraş, Kilis,
Mardin, Şanlıurfa, Adana,
Mersin ve Hatay nefes
alamaz hale gelmiş. Amaç,
Büyük İsrail Devletini
kurmaktır. Bunun için
Türkiye'yi bölmeye
çalışıyorlar. “CİHAN
toplayabilirim.
Kılıçdaroğlu ve
ekibinde ne
kadar insan
varsa 'Fetoş'
demekten
başlayarak ne
kadar hakaretler
yapmışsa,
kitaplar
yazabilirim. Sen
böyle bir partiye
oy topluyorsun
şimdi öyle mi?
Bu çok yanlış.
9
K Parti Genel Başkan
A
Yardımcısı Hüseyin Çelik,
"Tüyü bitmemiş yetimin
hakkına el uzatan kim olursa
olsun, o eli kırmak sizin ve
bizim, AK Parti'nin namus
borcudur" dedi.
AK Parti İl Teşkilatı tarafından
düzenlenen etkinlik için Kilis'e
gelen AK Parti Genel Başkan
Yardımcısı ve Gaziantep
Milletvekili Hüseyin Çelik,
onuruna verilen öğle yemeğinde
yaptığı konuşmada, AK Parti
Kilis Belediye Başkan adayı
Hasan Kara'ya destek istedi.
Ülke gündemiyle ilgili olarak
konuşan Çelik, insanların
genellikle kendisi nasıl ise
herkesi öyle gördüğünü ifade
ederek, “Anadan doğma iki kör
aynı tabaktan sarma
yiyorlarmış, biri diğerine demiş
ki; sarmaları çift çift yeme,
diğeri ben kör sen kör benim çift
çift yediğimi nereden
görüyorsun demiş, çünkü ben
öyle yapıyorum. Siz nasılsanız
başkasını da öyle görürsünüz,
burada çok açık bir şey
söyleyeyim; tüyü bitmemiş
yetimin hakkına el uzatan kim
ama kim olursa olsun o eli
kırmak sizin ve bizim AK
Parti'nin namus borcudur,
burada hiçbir tereddüt yok. 11
yıldan beri AK Partiydik de 17
Aralık'tan sonra 'kara parti' mi
olduk. AK Parti döneminde
hırsızlık, rüşvet olsaydı,
Türkiye'de bu yatırımlar
yapılabilir miydi?” dedi.
"HORTUMLARI BİZ KESTİK"
Eskiden 1 liranın peşinde 6 sıfır
olduğunu ifade eden Çelik,
şöyle devam etti:
“Tuvalete girmek için 1 milyon
veriyorlardı, hatırladınız mı,
tuvalete gitmek için milyoner
olmak lazımdı. 1 milyon lira
tuvalet parası, biz 6 sıfırı
atacağız dediğimiz zaman bize
nasıl atacaksınız diyorlardı, hiç
unutmuyorum Başbakan 2002
yılında parti kurduğumuzda
dedi ki; sahillerimizde 5 yıldızlı
otellerimizde yol yok, gitmek
için 15 bin kilometre duble yol
yapacağız inanın birçok köşe
yazarı siz parayı nereden
bulacaksınız dediler. Başbakan
da hortumları kestik bu paraları
biz buluruz dedi.
AK Parti hortumları keserek bu
yolları yaptı. Tarihimiz boyunca
yapılan bölünmüş yol 6 bin
kilometre, AK Parti'nin 12 yılda
yaptığı yol 17 bin kilometredir.
Elini vicdanına koyan bunu
takdir eder. Başbakan'ın 12 yıl
önceki resimlerine bakın bir de
şimdiki haline bakın, Başbakan
12 yılda 25 yıl yaşlandı. Kendi
sağlığı için ülkesi için veda eden
bir Başbakan'dan söz ediyoruz.
Allah'a şükür dünyada itibarı
olan bir ülkeyiz. Dünyada sözü
hatırı olan bir ülkeyiz.“
TEMEL FIKRALI ELEŞTİRİ
Muhalefeti eleştiren Çelik, şöyle
konuştu:
Ben de size bir
Karadeniz fıkrası
anlatayım dedim
kendilerine, ‘Temel ile
Dursun birbirinin can düşmanı
ikisi de suç işlemiş hapse
girmişler idama mahkum
edilmişler. Hani idam
mahkumlarına son arzuları
sorulur ya ikisini de huzura
çağırmışlar ilk önce Temel'e
sormuşlar.
Temel senin son arzun nedir?
Temel boynunu bükmüş anamı
görmek istiyorum. Dursun'a
demişler senin son arzun nedir?
Temel'in gözlerinin içine kin
olarak bakmış bakmış, Temel
anasını görmesin.' CHP'lilere
söyledim sizin bize
muhalefetiniz 'Temel anasını
görmesin' muhalefetidir.”
Yapılan konuşmadan sonra AK
Parti Kilis Belediye Başkan
adayı Hasan Kara tarafından AK
Parti Genel Başkan Yardımcısı
ve Gaziantep Milletvekili
Hüseyin Çelik'e yorgan hediye
edildi.CİHAN
aşbakan Erdoğan,
B
TRT'de gazetecilerin
sorularına cevap veriyor.
Ahmet Taşgetiren, Hakan
Albayrak, Nihal Bengisu
Karaca'nın katıldığı
programda Başbakan
Erdoğan, öncelikli olarak
dinleme konusuyla ilgili
iddialara cevap verdi.
DİN ALİMİNİN ALUFTE
SÖZÜ KABUL EDİLEMEZ
-Başbakan Erdoğan,
seçim döneminde böyle
bir konuya girmek
istemediğini belirtirken
kendisinin 2 yıl önce
Türkçe Olimpiyatları'nda
dön çağrısı yaptığını
söyledi. Erdoğan,
inzivaya çekildiği
söylenen kişinin
Türkiye'de kendilerine ait
televizyon kanalındaki
dizilererin sahnelerine ve
senaryolarına kadar onun
oluru görülüyor dedi.
-Bir din alimininin bir
alufte ile ilgilenmesinin
kabul edilemeyeceğini
anlatan Erdoğan,
partilerden istifa
edenlerin istifa
nedenlerini
araştırıldığında altından
bu tür olaylar çıkacaktır.
Bunların üzerine
gidilecek. 30 Mart kırılma
noktasıdır." dedi.
BUNU AÇMAK BENİM
EDEBİME TERS DÜŞER
-Erdoğan, Paralel
Yapı'nın 35 yıllık süreç
içinde attıkları adımlar
olduğunu belirterek
"İktidarımız süresi içinde
iyi niyetimizi koruyarak
buraya geldik. Bunların
az sızdıkları veya çok
sızdıkları alanlar var. Ben
buradan bu camiaya
gönül vermiş
kardeşlerimize seslenmek
istiyorum. Hocaefendi
dediyse bunda bir
keramet vardır. sözü çok
yanlış bir ifadedir. Bunlar
için kendi amaçları için
herşey meşrudur. Ben
bunları ben bildiğim için
söylüyorum. Ancak bunu
açmak benim edemibe
ters düşer.
-Ben bu kardeşlerime
seslenmek istiyorum.
Aldığınız görevde son 3
yıla kadar bizle ilgili
hiçbir sorun yoktur. Bana
gönderdiği hediyelerde
bize methiyeler düzüyor.
Son iki yılda ne oldu ki,
benim şahsım ailem akla
gelebilecek her türlü
yalanı iftirayı atma
durumuna girdiler. Bu
iftiralar içinde, beni,
eşimi, kızımı, çocuklarımı
dinlemişler, bunların
içinde bakanlarla
yaptığım güvenlik hat
konuşmalarımı
dinlemişler. Bunu yasal
olarak yapmaları
mümkün değil. Bir
müslüman bir müslümanı
dinleyebilir mi
gözetleyebilir mi, Bunlar
bunu yaptı. Yapmaya da
devam ediyorlar. Şantajı
da kullanıyorlar. Bunun
ulusal boyutu yok,
uluslararası boyutu da
var. Benim Enerji Bakanı
ile yaptığım görüşme
uluslararası boyutu var.
Sen bunu dinler ordaki
bilgiyi bir yerlere servis
ederse bedeli Türkiye
ödeyecek. Bu dört dörtlük
vatana ihanet suçuna
gider. Biz ülkenin çalınan
bir imkanını geri
kazanmak istiyoruz. Oysa
o birileri ile iltihak
halinde.
-Bunların içinde çok çok
sıkıntılı olaylar var.
Adana olayı yenilir
yutulur olay değildir. Ben
onun görüntülerini
izlediğim zaman
vurulmuşa döndüm.
Savcı giden yardımı
durdur, kapağı açtır,
yerlere saçtır, MİT
mensupları kimliklerini
gösterdikleri halde sanki
PKK'lı imiş gibi onlara
orda yerde işkence ediyor.
Bunu yapan da bir savcı.
Bu nasıl bir milliyeti
sevmektir. Bunun sınırı
da yok. Bunlar en yakın
arkadaşlarını da
dinlediler. Latif Erdoğan,
hayatı onlarla geçmiş
ama 15 yıl onu
dinlemişler. Neden diye
sorduğunda 'Ne
yapıyorsun nereye
gidiyorsun' diye merak
ettiklerini söylemişler.
PARELEL YAPI İLE
İLGİLİ İLK KUŞKU NE
ZAMAN BAŞLADI
-8 Şubat olayı dinleme
konusunda zirve yaptı.
Aslında daha öncesi Oslo
görüşmeleri ilk
tezahürleri oldu. Biz terör
örgütü olayı lehine adım
atmışız, bir kısım yargı
bizim müsteşarımızı
ifadeye çağırdılar. benim
iznim şart. onlar dümdüz
gitmek istediler. Oslo'ya
onu gönderen benim,
Emre beyi, Afet hanımı
gönderen de benim,
gücünüz yetiyorsa beni
alacaksınız dedim.
Onların derdi Türkiye'nin
istihbarat gücünü
artırmak değil, türkiyenin
gücünü kırmak ve
kendileri devreye girmek
istiyordu. Biz çomağı
sokunca rahatsız oldular.
-Bunları rahatsız eden ilk
konu dersane konusu.
Ben bu konuda ilk
talimatı Hüseyin beye
verdim. Ben Türkiye'yi
dolaşırken bu konuda çok
şikayet aldım. İnsanlar
malını mülkünü satıp
çocuğunu dersaneye
vermiş ama çocuk
üniversiteye girememiş.
Ancak onda da başka
işler olmuş. KPSS veya
başka alanlarda birçok
durumlar yaşanmış. Karı
Koca sınava girmiş ve tam
puan almışlar. Bizim
bunların dershaneyi
kapatmak suretiyle
faaliyet alanlarını
tıkamak gibi bir şeyi
düşünmemiz mümkün
değil. Ben çok görüştüm
kendileriyle. Dedim ki
hizmet alımıyla okullar
yapın. Hatta adımını
attık. Danıştay engelledi.
'Hükümet cemaatin
okullarına zemin
hazırlıyor' dedi gazeteler.
Buna rağmen görüşmede
'Okullaşma olayına
ağırlık verin bu dershane
olayını sonuna kadar
savunamayız' dedik.
Ağırlığı dershaneye
verdiler. Niye çünkü
seçerek öğrenci alıyordu.
Bu şekilde bu işi
sürdürdüler. 1 Eylül 2015'e
kadar sabredeceğiz.
-Bunlar dersten öte kendi
dershanlerinin
propangandasını
yapıyorlar. Yurtlarda
korku var. Tehdit
ediyorlar. Bir şehrimizde
kızlar geldi yanıma, evde
kalıyor. Eğer onların
dediğini yapmazsak
ailemi arayacak anneme
babama üniversitedeki
erkek arkadaşlarımla
yaptığım hareketle kızınız
erkeklerle meşru olmayan
ilişki içerisinde diyecekler
dedi. Orada bile şantaj
var, acımasızca
yapıyorlar. CİHAN
TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen fezlekeler
konusuna değinen Kılıçdaroğlu, “Sanıyorlar ki bu fezlekeler burda okunmayınca halk bunları öğrenemeyecek. Onların bütün arzusu o. Fezlekelerin
içeriğinin seçimlere kadar halk öğrenmesin, bunu istiyorlar. Parlamento’nun görevi yolsuzlukları örtmek
midir, yolsuzluklarla mücadele etmek midir? Kimse
kusura bakmasın ama Parlamento'da ‘hırsız’ olmaz.”
diye konuştu.Bakanların soruşturma komisyonu kurulması için dilekçe verdiklerini hatırlatan Kılıçdaroğlu, "E, niye bugün Meclis’e gelmediler?
Gelselerdi, kürsüye çıksalardı; ‘Fezlekeleri açın, milletvekilleri öğrensin, okusun. Bizim alnımız ak. Mücadeleyse mücadele vereceğiz, hakkımızı arayacağız,
biz böyle töhmetin altında kalmak istemiyoruz’ diyebilirlerdi. Ama gelmediler, demediler. Sadece dilekçe
vermişler; onu da bilmiyoruz tabi verip vermediklerini... Öyle bir açıklama yapmışlar." ifadelerini kullandı.
"İlker Başbuğ’un tutuklanması"
Emekli Emniyet Müdürü Ali Fuat Yılmazer’in bir TV
programında ‘İlker Başbuğ’un tutuklanmasını
Başbakan istedi’ açıklamasının hatırlatılması üzerine
düşünceleri sorulan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu
şöyle konuştu: “Doğrudur… Niye doğrudur; gazetelere
telefon edip yazarları attıran bu değil miydi? Bu. Televizyonlara telefon edip ‘lütfen şu programları
kaldırın’ diye kızan o değil miydi? Oydu. Ne olacak,
İlker Başbuğ’u da almıştır ‘tutuklayın bunu’ demiştir.
Demiyor muydu ‘ben bu davaların savcısıyım’ diye.
Tutuklama isteğinde kim bulunur? Savcı bulunur.
Sonra kamuoyunun baskısı üzerine timsah gözyaşı
dökmeye başladı; ‘Efendim, İlker Başbuğ’un tutuklanması doğru değildir.’ Peki doğru değilse neden tutuklanmasına izin verdin, neden bir yasa çıkartıp
Anayasa Mahkemesi’nde yargılanmasını sağlamadın?
Yapabilir miydi, yapabilirdi ama yapmadı. Neden?
Çünkü tutuklanmasını o istiyordu da ondan. Şimdi
gerçekler ortaya çıktı. Kim bilir daha bizim
bilmediğimiz daha nice gerçekler ortaya çıkacak."
"Okullarda müfettişlerin çocukları sorgulaması"
Özel okullara MEB tarafından gönderilen müfettişlerin
küçük çocukları siyasi sorguya çekmeleri hakkındaki
düşünceleri sorulan Kılıçdaroğlu, “O müfettişler bana
gelsin. Ben kötülüyorum. Küçük çocuklardan ne istiyorlar? Adı hırsıza, yalancıya çıkmış bir adamdan
başbakan olmaz. Adı hırsıza çıkmış bir adama övgüler
düzülmez. Adı yolsuzluğa çıkmış bir insanın arkasından gidilmez. Şimdi bakın ne yapıyorlar; küçük çocuklara müfettiş göndermişler efendim ‘Erdoğan
kötüleniyor mu’. Bu söylenecek laf mı Allah aşkına? O
çocuklar ders görüyorlar, öğrenim görüyorlar orada.
Amaç, sahte delillerle bir şeyler yapmak. Çünkü daha
önceki davalarda bunları yapmıştı, benzerini yapmak
istiyor şimdi.” açıklamasını yaptı. CİHAN
10
H
21 MART 2014
Basın-Kritik
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Yusuf KELEŞ
Fatih ÖZATAY
Keyfî vergi incelemeleri, yabancı yatırımcıyı ürkütür
Belagat ile ekonomik sorunlar çözülmüyor
ukuk devleti, en sade ifadesiyle
vatandaşlarına hukuki güvenlik
sağlayan devlettir. Hukuki güvenliğin
birinci gereği ‘belirlilik’ ilkesidir. Belirlilik
ilkesi de gerçek ve tüzel kişileri etkileyen
hukuk mevzuatının tanımlı, anlaşılır ve
net olmasını gerektirir. Vergi incelemeleri
bağlamında bakılacak olursa, bu ilke
gereği vergi inceleme kriterlerinin,
dönemlerinin ve yöntemlerinin net olması ve kanunlarla düzenlenmesi
gerekir. Hukuki güvenliğin ikinci gereği
ise hukuki istikrardır. Hukuki istikrar,
kazanılmış hakların korunmasını, kanunların geriye yürümemesini gerektirir.
Bir grubun bütün şirketleri keyfi olarak
mütemadiyen ve birden fazla yılı kapsayacak şekilde inceleniyorsa o grubun
kazandığı maddi manevi haklarını
elinde tutabilmesi imkânsız olabilir.
Hukuki güvenliğin son şartı ise
öngörülebilirlilik ilkesinin varlığıdır.
Gerçek ve tüzel kişiler var olan hukuk
sisteminde, geleceği nispi olarak görebilmeli ve planlayabilmelidir. Ne
zaman, nasıl ve hangi sebeplerden
dolayı bir vergi incelemesi ile karşı
karşıya kalacağını öngöremeyen yerli
veya yabancı müteşebbis tabii olarak
yatırım yapıp yapmamakta tereddüt
yaşayacaktır. Ülkemizde en az yüzde 30
ile yüzde 130 arasında olduğu ifade
edilen yüksek bir kayıt dışılık mevcut.
Kayıt dışı çalışanlar, kayıtlı çalışanlara
göre Gelir/Kurumlar Vergisi, KDV ve
diğer bütün vergilerin yanı sıra sosyal
güvenlik primlerini de ödemez. Hal böyle
iken Maliye’nin ve Gelir İdaresi’nin birinci önceliği kayıt dışı çalışan mükellefleri kayıt altına almak olmalıdır. Buna
mukabil Vergi Denetim Kurulu’nun
(VDK) inceleme konularının yüzde 80’ini
sahte fatura kullanma incelemeleri oluşturduğu ifade ediliyor. Mali yapıyı bir
hastalık gibi saran sahte fatura olgusu
mükelleflerin daha fazla vergi ödememek için başvurduğu bir yöntem. O
firmadan gerçekten mal veya hizmet
almış olan mükellefler de sahte fatura
kullanıcısı oluyor ve daha önce ödedikleri vergileri tekrar ödemek zorunda
kalıyorlar. Ekonomimiz ve Maliye idaresi
yüksek miktardaki sahte fatura olgusuyla ve kayıt dışılıkla karşı karşıya.
Bu sorunlarla mücadele için ayrılması
gereken işgücünün kayıtlı mükellefleri,
mecburen kayıtlı olan Koç Grubu, Boydak Grubu, İpek Grubu gibi holdingleri,
keyfi olarak incelemeye hasredilmesi sizlere de garip gelmiyor mu? Bu çelişki
dolu davranış kamuoyuna “Küçük
mükellefler gibi büyükleri de inceleyeceğiz.” veya “Büyük şirketler daha çok
vergi kaçırıyor.” gibi popülist bir
söylemle sunulunca çok taraftar
topluyor. Ama bu işin içerisinden gelmiş
birisi olarak şunu söyleyeyim ki kayıtlı
olarak çalışmak zorunda olan bu şirketlerin incelemelerinde bulunan vergi farkları hep zorlama yorumlara dayanır.
Yetkin müşavir ve danışmanlar çalıştıran
bu şirketler de çoğunlukla tartışmalı
konularda yazılan bu raporlara ilişkin
tarhiyatların iptali için açtıkları davaları
kazanır. Bu açıklamalarımdan kesinlikle
‘büyük şirketler incelenmemeli’ manası
çıkarılmamalı. Benim özellikle kastettiğim inceleme gücünün kayıt dışı ile
mücadelede etkin olarak kullanılması
gerektiğidir. 28 Şubat sürecinde
Maliye’de bazı kişi ve kurumlar nezdinde
keyfi incelemeler yürütüldüğünden bahsetmiştim. O dönem; ‘yeşil sermaye’
olarak görüldüğü veya belirli siyasi kesimin elinde olduğu için incelenen
belediyeler, belediye şirketleri, Kombassan, Albaraka Türk ve İhlas Finans gibi
şirketler bu süreçte çok yıpranmıştı.
Hatta Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan’ın
büyükşehir belediye başkanı sıfatıyla bulunduğu incelemede rencide edildiği
söyleniyordu. Hatalı yazılan bir raporla
Albaraka Türk gibi büyük bir bankanın
sahte fatura düzenlediği iddia edilmişti.
Dolayısıyla bankanın yönetim kurulu
üyeleri sahte fatura kullanıcısı ve düzenleyicisi olarak incelenmişti. Eski Maliye
Bakanı Kemal Unakıtan da bu kurumda
görev aldığı için bu suçlamalara
muhatap olmuştu. O dönemlerde inceleme emirlerini verenler, incelemeleri
yaptıranlar, görevlendirme yazılarını
imzalayanlar hep siyasi arenadan çekildi.
Kalanlar ise o incelemeleri yapan inceleme elemanları oldu. Çünkü inceleme
raporlarının kapaklarında o inceleme
ekiplerinde görev yapanların isimleri
kaldı. O incelemelerde görev alan inceleme elemanları için bugün cadı avı
başlatıldı. Kritik görevlerde yer alan,
benim de tanıdığım ve dürüst, saygın ve
üstelik hükümete yakın birer insan
olduklarından emin olduğum bürokratların apar topar görevlerine son verildi.
Hele kendisi hevesli ve istekli olmadığı
halde bir birimin başına getirilip sonra
da belediye incelemelerinde yazılan raporlardan birinin kapağındaki ismi gösterilerek görevine son verilen ‘mazlum
muttakinin’ durumu tam bir trajedi. İnceleme elemanları yaptıkları incelemelerde her zaman adil, tarafsız ve dürüst
davranmalıdır. İncelemelerde bulacakları matrah farklarını vicdanen rahat, her
zaman ve her ortamda savunabilecek
hususlara dayanmalı. Aksi takdirde her
gelen siyasi iradenin borazanı olmaktan
öteye geçemeyecek ve bir sonraki iktidarın da hışmından kurtulamayacaklar.
Ayrıca inceleme elemanları incelemeye
başlamadan kendilerini tanıtmalı,
mükellefe inceleme ile ilgili bilgiler
vermelidir. Vergi incelemeleri esas
olarak mükellefin işyerinde yapılır.
İşyerinin müsait olmaması, ölüm, işin
terk edilmesi gibi zaruri sebeplerle incelemenin işyerinde yapılması imkânsız
olur veya mükellef ve vergi sorumluları
isterlerse inceleme dairede de yapılabilir.
Bu takdirde incelemeye tabi olanın defter
ve belgelerini daireye getirmesi kendisinden yazılı olarak istenir. İbraz edilen
defter ve belgelerle ilgili olarak ayrıntılı
tutanak tanzim etmek gerekir. Aynı şekilde defterlerin mükellefe iadesinde de
benzer bir tutanak tanzim edilmelidir.
Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar,
görevleri dolayısıyla, mükellefin ve
mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına,
muamele ve hesap durumlarına, işlerine,
işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine ilişkin olarak öğrendikleri sırları
veya gizli kalması gerekli diğer hususları
ifşa edemezler ve kendilerinin veya
üçüncü şahısların yararına kullanamazlar. Bu yasak, vergi incelemesi yapmaya
yetkili olanlar görevlerinden ayrılsalar
dahi devam eder. Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlar, inceleme esnasında
gerekli görürlerse, vergilendirme ile ilgili
olayları ve hesap durumlarını ayrıca tutanaklar ile tespit ve tevsik edebilirler.
Zaman 30 Aralık 2013
T
ürkiye gibi ülkeler, boş
övünmeyi bir tarafa
bırakıp kırılganlıklarını azaltmak için ellerinden geleni
yapan ülkeler karşısında
dezavantajlı durumdalar. Bir
ülkede mal ya da hizmet üretmek üzere yatırım yapmak
isteyen yabancılar o ülkenin
ekonomik durumu hakkında
fikir sahibi olmak için işlerine gelen istatistiğe bakmıyorlar. İşlerine yaran
istatistikler ile ilgililer.
düzeyinin gelişmekte olan
ülkelere kıyasla az olmasında
yukarıdaki unsurlar açısından Türkiye’nin pek de
olumlu sayılmayacak bir konumda bulunmasının rolü var.
Mesela, “on yedinci büyük
ekonomi, yüksek nüfus,
büyük pazar” falan kesmiyor
onları. “Rüşvet ve yolsuzluk
açısından durum ne?” ve
“Hukuk sistemi gelişmiş
demokrasiler düzeyinde mi?”
sorularının yanıtları özellikle
çok önemli. Zira karşılaşacakları önemli sorunları
çözmek için ‘ahbap-çavuş’ ilişkisi sağlamaya çalışmak
onlar için hem büyük zaman
hem de para kaybı.
Ülkeleri sıralıyor bu çalışmalar. Hafta sonu sıralamalardaki yerimizi ‘kör
gözüm parmağına’ şeklinde
verip içinizi karartmaya
gerek yok. Zaten bir süredir
yeteri kadar içimiz karardı.
Yönümüzü mal ve hizmet
üretmek için gelen ser-
Tıkır tıkır işleyen ve gelişmiş
demokrasilerdeki düzeyde
bir hukuk sistemi bu açıdan
yaşamsal. Kurumsal yapının
temellerinin sağlam ve şeffaf
olmasını istiyorlar.
Öyle her akla geldiğinde oyunun kurallarının değişmesi,
onların eski kurallara göre
yaptıkları hesapların alt üst
olması demek çünkü. Elbette
geldikleri ülkede, işgücünün
niteliği de önemli onlar için.
Çalıştıracakları insanların
düzeyleri kârlarını yakından
etkileyecek çünkü.
Bu listeyi uzatmak mümkün
ama gerek yok. Açık ki hem
bu ülkeye mal ve hizmet üretmek için gelen (doğrudan)
yabancı yatırım düzeyinin
düşük olmasında hem de
kendi insanlarımızın gerçekleştirdikleri yatırım
Bu unsurları ölçmeye çalışan
uluslararası çok sayıda
çalışma mevcut. Mesela yolsuzluk endeksleri, iş ortamı
endeksleri, eğitimin kalitesi
ve niceliğini gösteren çalışmalar.
mayeden, tahvil ve hisse
senedi gibi finansal yatırım
araçlarını satın almaya gelen
sermaye ile şirketlerimize ve
bankalarımıza verilen dış
borçlara çevirince biraz daha
farklı bir durum ortaya
çıkıyor.
Özellikle finansal akımların
oldukça kısa vadeli olanları,
mesela birkaç aylığına yüksek getiri elde etmek için gelenleri, yukarıda değindiğim
‘derin’ yapısal meselelerle
mal ve hizmet üretmek için
gelen sermaye sahipleri
kadar ilgilenmiyorlar.
Bırakın bu derin yapısal
sorunları, bir ülkenin kısa
vadeli borçlarını ödeme kapasitesine bile gözlerini bazı
koşullar altında kapatabiliyorlar. ‘Her zaman’ değil, ‘bazı
koşullar altında’. Mesela,
kısa vadeli borçlarını ödeme
kapasitesi açısından
u para, kırılgan olsa da kırılganlığı had safhada olmamak koşuluyla, daha yüksek
getiri sağlayan bizim gibi
ülkelere akıyordu.Şimdi işler
değişti. Özellikle ABD parasal
sıkılaştırma sürecinin
düğmesine bastı.
Bir süre sonra da faiz yükseltmeye başlayacak. Bir de
Çin gibi çok büyük bir
ekonomide birkaç yıldır
tartışılan sorunların daha
bir gün yüzüne çıkması
sorunu var.
Bu ortamda, birkaç yıl öncesine kıyasla bir miktar
düşmüş olsa da, mevcut kırılganlıklar çok fazla göze
batıyor. Hele bir de size benzer ülkelere kıyasla daha
kırılgansanız.
Vaktiyle boş övünmelerle
kıymetli zamanlarını boşa
harcayan Türkiye gibi
ülkeler, boş övünmeyi bir
tarafa bırakıp kırılganlıklarını azaltmak için ellerinden geleni yapan ülkeler
karşısında dezavantajlı durumdalar.
Yüksek belagat gücüyle işler
yürümüyor kısacası. El alem
zamanı geldiğinde işine
yarayan istatistiği öyle bir
görüyor ki şaşırıp kalıyorsunuz.
Radikal 30 Aralık 2013
38 yıldır tapu bekledikleri
eve vergi ödüyorlar
sküdar'da, bir kadının kullandığı motorize trafik ekibi, başka bir
Ü
otomobilin arkadan çarpması nedeniyle devrildi. Kaza sırasında
Çiğdem Kılıç isimli polis memuru yaralandı. Yerde bir süre ambulans
Bir süre yerde arkadaşları tarafından sakinleştirilmeye çalışan Kılıç,
daha sonra sağlık ekiplerine teslim edildi. Ayağında kırık ihtimali
bulunan Çiğdem Kılıç, ambulansla Haydarpaşa Numune Hastanesi'ne kaldırıldı. Kılıç'ın olay yerinde kalan silahı ve kaskı ise meslek
taşlarına teslim edildi. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Kazaya
neden olduğu iddia edilen İsa Güner ise polis tarafından gözaltına
alındı. Görgü tanıkları, 06 JF 008 plakalı otomobilin polis memuruna
arkadan çarptığını, bu sırada kontrolünü kaybeden memurun da
önündeki otomobile çarparak devrildiğini söyledi. Öte yandan, Çiğdem Kılıç'ın arkadan çarptığı otomobildeki şahıslar ile polis ekibleri
arasında kısa süreli tartışma yaşandı. Bir programa yetişmeleri
gerektiğini belirten şahıslar karakola gitmek istemeyince kısa süreli
gerginlik yaşandı. Şahıslar polis eşliğinde Doğancılar Polis Merkezi'ne götürüldü.
Gürkan ÖZTEKİN-EKONOMİ
Oysa uluslararası finansal
sermaye, o sırada Türkiye’nin
kırılganlığını dert etmiyordu.
Çünkü gelişmiş ülke merkez
bankaları etrafa bol kepçe
para saçıyor ve faizleri çok
düşük düzeylerde tutuyorlardı.
Erzurum’da 12 yıldır tapu bekleyen Yeğenağa İş Merkezi esnafından sonra Aziziye Mahallesi İmar İskan Evleri Sakinleri de 38 yıldır tapu beklediklerini, 1976 yılından beri tapuzede durumunda bırakıldıklarını söyledi.
Kadın polis memuru
hastanelik oldu
bekleyen çevre yollarında görevli bayan trafik polisi, daha sonra hastaneye kaldırıldı. Kaza, Burhaniye Mahallesi Kısıklı Caddesi üzerinde
meydana geldi. İddialara göre; seyir halinde olan Çiğdem Kılıç'ın
kullandığı 43641 kodlu motorize trafik ekibine, aynı yöne giden İsa
Güner'in kullandığı 06 JF 008 plakalı otomobil arkadan çarptı. Çarpmanın etkisiyle kontrolünü kaybeden Kılıç, önündeki 34 009 plakalı
lüks bir otomobile çarptıktan sonra devrildi. Bu sırada devrilen motosikletin altında kalan polis memuru Çiğdem Kılıç yaralandı. Kazayı
gören çevredeki sürücüler hemen yaralı memurun yardımına
koşarak sağlık ekiplerine haber verdi. Kazayı haber alan çok sayıda
polis ekibi de olay yerine geldi.
Türkiye’nin bugünkü konumu 2009 sonundaki ya da
2010 ortasındaki konumundan biraz daha iyi durumda.
Kasa hırsızları kamerada
Ümraniye'de bir işyerinde kasa hırsızlığı yapan 2 kişi, önce
güvenlik kameralarına sonra da polis ekiplerine yakalandı.
iralık otomobille geldikleri iş
K
yerinden 20 bin lira nakit, 6
dizüstü bilgisayar ve 100 bin liralık çek
alan zanlılardan biri kovalamaca
sonucu yakalandı. İddialara göre
Dudullu'da faliyet gösteren Özkan
Pekgüzel'e ait perde aksesuarları
üreten iş yeri, sabah saat 06.00
sıralarında soyuldu. Hırsızlığı saat
08.00 sıralarında fark eden Pekgüzel,
durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar
üzerine olay yerine gelen Ümraniye
Asayiş Büro Ekipleri, güvenlik kameralarına yakalanan hırsızların eşkal ve
kimlik bilgilerini kısa sürede tamamladı.
Daha sonra takibe alınan zanlılardan
Özkan K. (28) polisi fark edince kaçmaya başladı. Rentecar'dan kiralanan
otomobille uzun süre polisi peşinden
koşturan zanlı, bu sırada yolun
karşısına geçmeye çalışan 2 kadına
çarpınca yakayı ele verdi. Zanlının
çarptığı yaralı kadınlar da ambulanslarla hastaneye kaldırıldı. Kelepçelenen Özkan K., ifadesi alınmak üzere
emniyete götürüldü. İfadesinde suçlamaları kabul etmeyen ve çaldıkları
eşyaların yerini söylemek istemeyen
Özkan K.'nın araç kiraladığı şirketle
temasa geçildi. Kiralık otomobildeki
uydu takip sistemi sayesinde Sancaktepe'de bir adres belirlendi. Adrese
baskın düzenleyen polis ekipleri burada yaptığı aramalarda bir silah, miktar uyuşturucu, 6 adet dizüstü
bilgisayar ve çalıntı çekler bulundu.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan
Özkan K., Anadolu Adliyesi'ne
çıkartıldı. Şimdilik izini kaybettiren
Murat B. isimli diğer zanlının da kısa
sürede yakalanması bekleniyor. Bu
arada Ümraniye Asayiş Büro’ya gelen iş
yeri sahibi Özkan Pekgüzel, çalınan
bazı eşyalarının bulunduğunu, yaklaşık 50 bin lira zarara uğradığını
söyledi. Hırsızların kısa sürede bulunmasını beklemediğini de belirten
Pekgüzel, “Emeği geçenlere teşekkür
ediyorum”. dedi.
Sabahın erken saatlerinde gerçekleşen
hırsızlık iş yerindeki 6 güvenlik kamera
tarafından saniye saniye görüntülendi.
Kamera kayıtlarına yansıyan görüntülerde yüzlerini kapatan 2 kişinin soygunu nasıl gerçekleştirdikleri net bir
şekilde görülüyor. Kayıtlarda zanlıların
kapıları zorlaması ve camlardan içeriye
girme anları da bulunuyor. İş yerindeki
bütün odaları didik didik arayan hırsızların rahat davranışları dikkat çekiyor.
Yaklaşık 20 dakika kaldıkları
mağazadan istediklerini alan hırsızlar
daha sonra çaldıkları eşyalarla iş
yerinden ayrılıyor. Öte yandan sabah
saatlerinde hırsızlık yapan şahısların
öğleden sonra kız arkadaşlarıyla gezintiye çıkmaları da kameralar tarafından
görüntülendi. Başka bir oto yıkamanın
kameralarına yansıyan görüntülerde
hırsızlık şüphelisi 2 kişinin yanındaki
kız arkadaşları dikkat çekiyor. CİHAN
Y
akutiye ilçesine bağlı Aziziye Mahallesi'ndeki
İmar İskan evlerindeki 36
konut 260 daire sahibi tapu
alamıyor. 1976'dan beri evlerinde tapusuz halde oturduklarını belirten ev sahibi
Cevat Koç, tapusu olmayan
evlere yıllardır vergi ödediklerini söyledi. Koç, “Aziziye
mahallesindeki imar iskan
evlerinin 1976 yılından
beridir tapusu yok.
36 konut 260 daire sahibi
olarak 38 yıldır tapu alamıyoruz. Bayındırlık İskan
Bakanlığı tarafından kentsel
dönüşüm kapsamanda buradaki 36 konut yıkılacağını
yerine yeniden evler yapılacağını söylediler. Aradan 38
yıl geçmesine rağmen ne
gelen var ne de bizim halimizi soran. 38 yıldır tapusuz
evlerde oturduğumuz halde
birde üstüne üstlük konut
vergisi ödüyoruz.” dedi. Mahalle sakinlerinden Murat
Gültekin ise evin dış tarafındaki duvarlarının bir kısmında çökmeler yaşandığı ve
evin her an yıkılmasından
endişe ettiğini dile getirdi.
Gültekin şunları kaydetti:
“Mahallemizde ki bu konutların her tarafında, çok
büyük çatlakların meydana
gelmesi sonucu bir kısmı
yıkılmak üzere. Geri kalan
kısımları ise yıkılmak üzeredir ve mecburi olarak
evlerde kalmak zorundayız.
Bu evlerde oturan birçok
kişinin maddi durumum iyi
olmadığı için mecburen
evlerde oturmak zorunda
kalıyor, yıkılmak üzere olan
konutları onaracak hiçbir
imkân ve gücümüz olmadığı
gibi, başka yere gidecek durumumuzda yok, mağdur durumdayız. Yetkililere
sesleniyoruz, sesimizi duysunlar ve sorunlarımıza bir
an evvel çare bulsunlar,
yoksa bu kış ortasında evlerimiz başımıza yıkılacak. Devletimiz bize sahip çıksın.
Yetkililerin burayla ilgilenmesi için illaki birkaç evin
çöküp birilerinin ölmesi mi
gerekiyor.”
CİHAN
21 MART 2014
Eğitim
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
11
Viranşehir Çağlayan
Baran Koleji
Seviye Belirleme
Sınavı'na yoğun ilgi
Öğrenciler YGS
öncesi prova yaptı
Nabi Avcı'dan o iddialara yanıt
Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı(YGS) öncesi Otlukbeli Hacı Ali Akın Anadolu Lisesi son sınıf öğrencileri, sınav stresini atmak üzere yapılan deneme sınavında kendilerini son kez prova etti.
E
rzincan Üniversitesi Hukuk
Fakültesi amfisinde düzenlenen YGS deneme sınavına öğrenciler büyük ilgi gösterdi.
Otlukbeli Hacı Ali Akın Anadolu
Lisesi 12. sınıf rehber öğretmeni
Alaattin Balamaz, üniversite ortamında, öğrencileri YGS’ye hazırlamak amacıyla deneme sınavını
yaptıklarını söyledi.
Balamaz, söz konusu deneme sınavıyla, öğrencileri sınav atmosferine alıştırmaya çalıştıklarını
belirtti.
Rehber Öğretmen Ali Okumuş ise
öğrencilerin sınav stresine uyum
D
Ü
N
K
Ü
Ç
Ö
Z
Ü
M
Ç
E
N
G
E
L
B
U
L
M
A
C
A
sağlamaları için bir denemeyi
üniversite ortamında yapmak istediklerini belirtip, "Ortam ve
düşünce açısından girecekleri sınavla YGS atmosferine adapte olmaları büyük önem taşıyor.
Gerçek sınav uygulamasının birebir
uygulandığı sınavda öğrencilerin
heyecanları gözlerinden okunuyordu. Bu çalışmayı LYS sınavı
öncesinde de yapacağız.” dedi.
Deneme sınavına katılan öğrenciler, gerçek sınava girer gibi sınava
girdiklerini söylediler ve kendilerine bu imkanı sağlayan okul idaresine ve öğretmenlerine teşekkür
etti.
CİHAN
Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "(Basında yer alan iddialar) Milli Eğitim Bakanlığında bugün itibariyle 100 bin okul yöneticisinin, müdür ve müdür yardımcısının görevden alınacağına dair haberleri, ben de sizin gibi şaşkınlıkla okuyorum.
B
akan Avcı, 100 bin okul yöneticisinin görevden alınacağı iddialarının hatırlatılması
üzerine, şöyle konuştu: "Bu iki
gündür farklı gazetelerde Milli
Eğitim Bakanlığında pazartesi,
yani bugün itibariyle 100 bin okul
yöneticisinin, müdür ve müdür
yardımcısının görevden alınacağına dair haberleri, ben de
sizin gibi şaşkınlıkla okuyorum.
Çünkü, yasa çok açık. Bu yasa,
Resmi Gazete'de yayınlandı.
Yayınlanmadan önce Milli Eğitim
Komisyonu'nda görüşüldü. Mili
Eğitim Komisyonu'nda
görüşürken, bu konu defaatle
izah edildi. Daha sonra Meclis
Genel Kurulu'nda görüşüldü. O
zaman da müteaddit defalarca,
biz bunun ne olduğunu anlattık.
Sonunda yasalaştı. Yasalaşma
sürecinde de anlattık."
Spekülasyona yer bırakmayacak
kadar açık bir yasa metninin
olduğunu vurgulayan Avcı, şöyle
devam etti: "O yasa metnini açan
ve okuyan her medya mensubu
görecek ki, orada 4 yılını tamamlamış olan okul yöneticilerinin bu
ders yılı sonunda, yani 2013-2014
ders yılının sonunda, 4 yılını
tamamlamış olanların performans değerlendirmelerine göre
görevlerine devam edeceği veya
etmeyeceği konusunda Milli
Eğitim Bakanlığı, karar verecek.
2014 haziranından sonra okullar
kapandıktan, ders yılı bittikten
sonra. Pazartesi, nereden çıktı?
Onu anlamadık. 100 bin kişiyi
nereden buldular? Onu hiç anlamadık. Çünkü yasa çok açık diyor
ki, 4 yılını doldurmuş olan yöneticiler... Bu durumda olan okul
müdürü sayımız, 16 bin. Müdür
yardımcılarıyla beraber bu durumda olan bütün okul yöneticilerinin tamamı 39 bin ve bunların
tamamının değişmesi diye bir şey
söz konusu değil. Dediğim gibi 4
yılını tamamlamış olanların...
Bunların içerisinde 20 yılık, 25 yıllık olanlar var bu yönetici
arkadaşlarımız içinde ve başarılı
olanlar var, başarısız olanlar var."
Avcı, objektif başarı kriterlerine
göre 4 yıldan sonrasını tekrar
değerlendireceklerini dile getirerek, "Yasa, bunu öngörüyor. Bu,
4 yılını tamamlayan herkes
görevini bırakacak anlamına
gelmiyor. Bunu da müteaddit defalar açıkladık. Şimdi burada da
bir kere daha açıklayalım ama
biliyorum ki, yarın Ankara'da
başka bir arkadaşımız,
'önümüzdeki pazartesiden
itibaren 100 bin kişinin görevi
değişecekmiş' gibi bir haberle
karşımıza çıkabilir. Yok böyle bir
şey. 100 bin kişi değiller zaten,
kaldı ki yasada çok açık şekilde
söyleniyor" ifadesini kullandı.
AA
iranşehir Çağlayan Baran
V
Koleji’nin düzenlediği Seviye Belirleme Sınavı'na yoğun
ilgi gösterildi.
Çağlayan Baran Koleji Müdürü
Tahir Goral, 4., 5., 6. ve 7. Sınıf
öğrencileri yapılan sınava
800’ün üzerinde katıldığını belirterek yoğun ilginin kendisini
ve öğretmenleri sevindirdiğini
söyledi.
İlgiden çok memnun olduklarını dile getiren Çağlayan
Baran Koleji Müdürü Tahir
Goral, "Sınava yoğun bir ilgi
var.
Bu ilgiye bakınca çok daha
fazla çalışmamız gerektiği,
daha fazla öğrencimizin elinden tutup onları yarınlara
hazırlamamız gerektiği kanaatine öğretmen arkadaşlarımızla vardık. İnşallah kurum
olarak Viranşehirlilere uzun
yıllar hizmet ederiz." şeklinde
konuştu.
CİHAN
Fatih Koleji Tübitak bölge finallerinde
- 20 Mart 2014 tar7
ihleri arasında
Gazi Üniversitesi
Mühendislik Fakültesi Ankara’da düzenlenecek Ankara
bölgesinde yüzlerce
öğrenci projelerini
sergileyerek jürilerden geçer not almaya
çalışacak.
Yarışmanın ödül
töreni 21 Mart'ta
yapılacak. Fatih
Koleji proje koordinatörü Zafer Türkmen, ulusal ve
uluslararası yarışmalarda bu yıl çıtayı
daha da yükselttik-
Zonguldak'ın Ereğli
ilçesi Fatih Koleji
öğrencileri, bu yıl
45'incisi düzenlenecek olan 45.
Tübitak Ortaöğretim
Öğrencileri Arası
Proje Yarışması
Bölge Finalleri'nde
uygulamalı fizik
alanında finale
kaldı.
lerini, şimdiden
ulusal ve uluslararası arenadaki
pek çok yarışmada
Türkiye'yi ve bölgeyi temsil etme
hakkını elde ettiklerini söyledi.
Fatih Koleji
Müdürü Ahmet
arıkçı ise "Öğrencilerimiz bu yıl
Avrupa,
Amerika
,Asya'dan
yarışmalara
başvurarak finalist olmak
için mücadele
ediyor. Şimdi-
den Tübitak bölge ,
Kazakistan Infomatrix
ve Azerbaycan inepoeurasia yarışmalarında finalist
olmaya hak
kazandılar.
Öğrencilerimizin
yarışmalarda
madalyayla dönmesini temenni ediyoruz." dedi.
CİHAN
12
21 MART 2014
Sağlık
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Omega-3 haplarını atın, balık yiyin
Ahmet Rasim KÜÇÜKUSTA
B
en bile omega-3 haplarının işe
yaramadığını yazmaktan, söylemekten usandım ama var olsun
uzman araştırmacılar çalışmaya
devam ediyorlar. Neredeyse her gün
yeni bir “tape çıkar” gibi yeni bir
araştırma yayınlanıyor.
Omega-3 hapı içeceğinize balık yiyin
JAMA’ da bu araştırmayla ilgili olarak
yayınlanan bir yorumda şu bilgi ve
görüşlere yer veriliyor: Omega-3 hapları tüm dünyada kalp hastalıklarından korunmak için giderek daha çok
kullanılıyor.
Uzun yaşama ve hastalıklardan korunmanın “besin destekleri” ile değil
“sağlıklı beslenmeyle” mümkün olabileceği teorime yeni bir “destek”
geldi.
Omega-3 yağ asitlerinin trigliserit seviyelerini düşürdüğü, ciddi ritim
bozukluklarını önlediği, trombositlerin kümelenmesini engellediği,
aterom plağını stabilize ettiği ve kan
basıncını azalttığını ortaya koyan veriler var.
Trigliseritler üzerine olan etkileri doz
bağımlı ve günde 4 gram alındığında
trigliseritler yüzde 25 oranında azalıyor.
JAMA’ da yayınlanan araştırmada
diyete eklenen “omega-3 çoklu doymamış yağ asitleri” veya “makuler
ksantofillerin” kalp-damar hastalığı
riski üzerine olan etkileri incelendi (1).
Yaşla İlgili Göz Hastalıkları Araştırması’ nın (Age-Related Eye Disease
Study 2 =AREDS2) yan çalışması olan
Kardiyo-vasküler Sonlanım Çalışması
(The Cardiovascular Outcome Study
=COS) 4.8 sene süreyle takip edilen 4
bin 203 kişi üzerinde gerçekleştirildi.
Çoğu beyaz ırktan, evli ve yüksek
eğitim düzeyine sahip katılımcıların
başlangıçtaki yaş ortalamaları 74 idi.
Bir gözlerinde halk arasında sarı nokta
hastalığı adıyla bilinen yaşla ilgili
“makula dejeneresyonu” bulunan 5085 yaş arasındaki kişilerden en az bir
sene evvelinden beri bilinen stabil
kardiyo-vasküler hastalığı olanlar rastgele iki gruba ayrıldı.
Aldıkları günlük mineral ve vitaminlere ilaveten bir gruba günde her gün
omega-3 yağ asitleri (350 mg DHA +
650 mg EPA) + makuler ksantofiller (10
mg lutein +2 mg zeaksantin) bir gruba
ise plasebo verildi.
Neticede her iki grupta toplam 602
kişide çeşitli kardiyo-vasküler olaylar
(kalp krizi, felç, stent uygulaması, kalp
yetersizliği, hastaneye yatış, ölüm) ortaya çıktığı tespit edildi ama her iki
grup arasında bu olayların sıklığı ve
ağırlığı bakımından bir fark bulunamadı.
Araştırmacılar, yaşla ilgili makuler dejenerasyon olanlara, her gün alınan
vitamin ve minerallere omega-3 yağ
asitleri veya makuler ksantofiller eklenmesinin kardiyo-vasküler riskleri
azaltmadığı sonucuna vardıklarını
bildiriyorlar.
600 binden fazla kişiyi kapsayan bir
meta-analizde de besin desteği olarak
verilen yağ asitlerinden hiçbirinin kalp
hastalıkları riskini anlamlı derecede
azaltmadığı neticesine varılmıştı (2).
Yüksek trigliserit seviyeleri geleneksel
olarak kalp-damar hastalıklarının önlenmesinde ikincil bir hedefse de risk
hesaplamalarında dikkate alınmaz ve
bundan dolayı da kardiyo-vasküler
hastalıklardan korunmada omega-3
desteği tartışmalıdır.
FDA bu haplara sadece trigliserit yüksekliği için onay verirken, Avrupa İlaç
Ajansı (EMA) bunların kalp krizi
geçirenler tarafından “yardımcı tedavi” olarak kullanılmasını destekliyor.
Omega-3 haplarının kalp-damar
hastalıklarına etkisinin incelendiği 9’
u 1000’ den fazla katılımcısı olan 22
randomize araştırma, bunların günde
1 grama varan dozların herhangi bir
faydasının olmadığını gösteriyor.
Omega-3 haplarının 1 gram üzerindeki
dozlarının ve farklı EPA/DHA oranlarının koruyuculuğunu gösteren
meta-analizler yapılana kadar, bunlar
ancak trigliseritleri çok yüksek olanlara verilmelidir.
Omega-3 hapı alalım mı diye soranlara
“bunların etkinliklerinin kanıtlanmadığı, bugünkü bilgilere göre omega3 hapı yerine balık yemenin tercih
edilmesinin daha doğru olduğu”
söylenmelidir.
Gelelim neticeye
BİR: Arkadaşlara teşekkürler ama
sitemi takip ediyor olsalardı “besin
desteklerinin” bir pazarlama oyunu
olduğunu, asıl önemli olanın “sağlıklı
gıdalarla doğru beslenme” olduğunu
bilirler ve bu kadar yorulmazlardı.
Uykuda solunum
durması ani
ö l ü m l e re yo l a ç ı yo r
T
oplumun yüzde 42’sinin horlama sorunu ile karşı karşıya
olduğunu söyleyen Atasam Hastanesi Kulak Burun Boğaz Uzmanı Op. Dr. Murat Köse ani
ölümlere neden olan uyku apnesi hakkında bilgi verdi. “Aileniz şiddetli horlamanızdan mı
şikayetçi? Horlamanız soluk durmaları ile kesiliyor mu? Sabah
yorgun ve uykunuzu alamamış
olarak mı kalkıyorsunuz?
Tüm bu sorulara cevabınız ‘evet’
ise ‘uyku apne sendromu’ olma
riskiniz çok yüksek” diyen Köse,
“Eğer düzenli horlama uykuyu
bölmüyor ve solunumu durdurmuyorsa sosyal bir problem
olarak karşımıza çıkar. Ancak
uykuda 10 saniyeden 1 -2
dakikaya kadar solunum durmasına neden olan uyku apne
sendromu; yüksek tansiyon,
kalp krizi, kalpte ritim bozukluğu, beyin damar tıkanıkları
sonucu felç gibi ciddi hastalıklara neden oluyor.” dedi. İleri
yaşlarda erkeklerin yüzde
60’ının, kadınların ise yüzde
49’unun horladığını kaydeden
Murat Köse, “En tehlikeli horlama şekli, sessizlik dönemleri
ile kesintiye uğrayan şiddeti horlamalardır. Bu tür horlamalardaki sessizlik dönemleri
genellikle solunum durmalarıdır.
Solunum durmaları gece içinde
yüzlerce defa tekrarlayabilmekte
ancak bunların çok az bir kısmı
hastanın yakınları tarafından
fark edilmektedir. Uykuda solunum durması uyanıklıklara
sebep olduğu için uykunun
kalitesi de bozulmaktadır. Hasta
her solunum durmasının ardından 5-10 saniye süreyle uyanmakta, hasta tarafından bu
durum hissedilmese bile uykunun asıl dinlendirici dönemlerine ulaşılması mümkün
ilim insanları, 25 yıl önce toplanmaya başlayan, 65 yaş üzerindeki
kişilere ait bilişsel ve nörolojik
gelişmelerin 2-3 yılda değerlendirildiği
verileri inceledi. Alzheimer'a
yakalanan 442 kişiden 171'inin düşük,
271'inin yüksek eğitimli olduğu belirtildi. Eğitimli kişilerde Alzheimer'ın ilk
belirtileri ve bunama arasındaki
sürenin 15-16, düşük eğitimlilerde ise 7
yıl olduğu belirlendi. Ayrıca eğitimlilerde Alzheimer hastalarının günlük
“Bununla birlikte geceleri sık
idrara çıkma, gece aşırı terleme,
sabah yorgun ve uykulu
uyanma, gündüz isteksizlik,
sıkıntı ve gerginliğe yol açmaktadır. Gündüz uyku hali, trafik
kazalarına yol açabilmektedir.
Uzun dönemde uyku apne
sendromu; yüksek tansiyon,
kalp krizi, beyin damar tıkanıkları sonucu felçler gibi ciddi
problemleri de ortaya çıkarmaktadır. Uykuda solunum durması
olan hastalarda gece boyunca
ortaya çıkan düşük oksijen
düzeyi, hastanın kalp ve damar
sisteminde yüklenmeye yol açmakta, hastaların yarıya
yakınında zaman içinde kalp
büyümesine ve hipertansiyona
sebep olmaktadır.
Hipertansiyonun, bu hastalarda
yüzde 30-40 oranlarında ve hatta
bazı çalışmalarda yüzde 50’ye
varan oranlarda görüldüğü bilinmektedir. Kalp ritmindeki bozukluklar, bazen hastanın uykuda
kaybedilmesine dahi sebep olmaktadır. Tanı aşamasında elbette hasta ve yakınlarının
şikâyet ve tanıklıkları önemli
olduğu gibi, uyku testinin yapılması, radyolojik incelemeler ve
ilave hastalıklarla ilgili metobolik testler yol göstericidir.”
CİHAN
Varisler kalp damar sağlığını da olumsuz etkiliyor!
alp ve Damar Cerrahisi Uzmanı
Prof. Dr. Azmi Özler, fazla kilolar,
K
hareketsizlik, çok ayakta kalmak ve
İKİ: Sevgili okurum, omega-3 haplarını
at, balık ye. Hem ağzın tatlansın hem
karnın doysun hem kafan çalışsın hem
paran cebinde kalsın!
genetik faktörler bacaklarda varis oluşumuna zemin hazırlayan önemli etkenlerin başında geldiğini söyledi. Özler,
"Kadınlarda erkeklere oranla 4 kat fazla
görülen varisler, yalnızca estetik
görünümü bozmakla kalmayıp kalp
damar sağlığını da olumsuz etkiliyor."
dedi. Memorial Ataşehir Hastanesi Kalp
ve Damar Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof.
Dr. Azmi Özler, varis hastalığı ve tedavi
yöntemleri hakkında bilgiler verdi.
Özler, "Genellikle çok ileri evrelere gelene kadar önemsenmeyen varis
hastalığında genetik faktörler kadar
düzensiz yaşam tarzı da etkili. Çoğunlukla vücudun tüm yükünü taşıyan bacakların alt kısımlarında görülen varis
hastalığı, bacaklardaki toplardamarların
genişlemesi ve venöz kapakçıkların
Diplomalılar Alzheimer'a daha geç yakalanıyor
B
olmamaktadır. Uykuda solunum
durmalarının sayısı da gecede 1520 den 400-500'e kadar
değişmektedir. Saatte 60-70 kez
tekrarlayan 15-20 saniye süreli
solunum durmaları hastalığın
ciddi olarak ilerlemiş olduğunu
gösterir.” diye konuştu. Uykuda
solunum durmalarının kalp
atımında düzensizlik ve ileri
yaşlarda ritim bozukluğuna bağlı
olarak uykuda ani ölümlere
neden olduğunu ifade eden
Köse, şu bilgileri verdi:
hayatta daha az sorun yaşadığı
görüldü. Araştırmaya imza atanlardan
Helene Amieva, öğrenim görmeyen
kişilerde bilişsel belirtilerin ani ve belirgin şekilde ortaya çıktığını, bunların
da hemen günlük hayata yansıdığını
vurguladı. Amieva, beyin görüntülerinde de eğitimli kişilerin beynindeki gri maddenin daha fazla olduğu,
bunun da daha çok sinir hücresi ve
sinirsel iletimin bulunduğu anlamına
geldiğini açıkladı.
AA
yetersiz kalması sonucu gelişen ve hoş
olmayan görüntülerle kendini gösteren
bir toplardamar bozukluğudur. Varis
hastalığı ile başa çıkmak için doğru tedavi yöntemlerinin uygulanması kadar
koruyucu tedbirlerin alınması da büyük
önem taşımaktadır. " diye konuştu. Varis
ile insanların depresyona girebileceğini
söyleyen Prof. Dr. Azmi Özler, "Bacak
damarlarının görünür halde olması her
zaman hastalık anlamına gelmemektedir. Ancak varisler geliştiğinde de
damarlar ciltten kabarık, mor renkte ve
hoş olmayan bir görünüme neden olur.
Varisler neredeyse bazı kişilerin bacaklarından utanır hale geldiği ve ne yapacağını bilemediği durumlardır. Hatta
bu hastalık nedeniyle yalnızlaşan ve depresyona giren kişiler olduğu gözlemlenmektedir. Varis oluşumunda en
büyük etkenlerden biri de hareketsiz
yaşamdır." ifadelerini kullandı. CİHAN
Türkiye Perşembe biraz serinliyor. Ancak serin hava sadece kuzey kesimlerde etkisini hissettirecek, Marmara'nın doğusu ve Karadeniz boyunca kuzeyli rüzgarlar
yağışa da yol açacak. İç ve güney kesimlerde ise sıcaklıklar yine yüksek, güneş bol.
Beş büyük kentin hava koşullarına gelince: İstanbul'da gece ve sabah yağmur geçişi olsa bile öğleye kalmadan
güneş görülecek. Kuzeyli rüzgarlarla sıcaklık 15 dereceye iniyor. Ankara'nın Kızılcahamam gibi kuzeydeki ilçelerinde
yağmur olabilir, sıcaklık 11 derece.
İzmir'de rüzgar serin esecek, hava güneşli, sıcaklık 21 derece. Bursa 17, Adana 22 derece. Marmara'da çok yükselen sıcaklık Perşembe kuzeyli rüzgarlarla biraz azalacak. Sabah-öğle arası Marmara'nın doğusunda kısa süre yağış
olsa bile öğleden sonra güneş görülecek.
İç Anadolu'da termometreler 15 ila 17 dereceyi gösteriyor ama rüzgar kuzeyden hem sert, hem de serin esecek.
Çankırı ve Sivas'ın kuzeyinde yağış olabilir. Konya-Niğde arası ise güneşli. ege açık, sıcaklık yine nisan değerlerini
buluyor, Muğla 22, Denizli 21 derece, ama Kuzey Ege'de serin esen rüzgar hissedilen sıcaklıkları biraz düşürecek.
Akdeniz'de de yazı anımsatan sıcak bir hava var. Rüzgar dağlardan kuru esiyor, sıcaklık Antalya'da 25 dereceyi bulacak. Güneydoğu da hızla ısınıyor. Gaziantep 19, Diyarbakır 20 derece.
ANKARA
İS TAN BUL
Bugün
21 Mart Cuma
16
Rüzgar
14
9
Bugün
21 Mart Cuma
Nem
%63
17
Rüzgar
13
4
AN TAL YA
İZ MİR
Bugün
21 Mart Cuma
Nem
% 76
22
Bugün
21 Mart Cuma
Rüzgar
22
9
Nem
% 96
24
Rüzgar
20
11
Nem
% 72
21 MART 2014
Turizm
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Amasya'ya
ziyaretçi akını
A
masya İl Kültür ve Turizm
Müdürü Ahmet Kaya, "2023
hedefimiz olan yıllık bir milyon turist sayısına adım adım ilerliyoruz"
dedi. Kaya, AA muhabirine yaptığı
açıklamada, Hititler'den Osmanlılar'a kadar birçok medeniyete ev
sahipliği yapan Amasya'nın, ulusal
ve uluslararası fuar ve tanıtım
çalışmaları sonrası ziyaretçi
sayısını her yıl istikrarlı bir şekilde
artırdığını söyledi. Amasya'nın
barındırdığı tarihi ve kültürel
zenginliklerin dışında doğal güzellikleriyle de öne çıktığını ve bu
özellikleri ile ziyaretçilerin ilgisini
çektiğini belirten, Kaya, "Amasya,
sahip olduğu değerlerle turizm
alanında çok iddialı bir kentimiz.
Bu özelliklerinin ulusal ve uluslararası alanda tanıtımıyla ziyaretçi
sayısını artırıyor. Turistik tur organizasyonları artık planlarını
Amasyasız yapmıyor" diye konuştu.
Amasya'ya gelen ziyaretçilerin en
çok Kral Kaya Mezarları, Yeşilırmak
Nehri kıyısında sıralanan Yalıboyu
Konaklarına ilgi duyduğunu ifade
eden Kaya, şunları kaydetti: a"Son
yıllarda yapılan tanıtım çalışmalarının da etkisiyle kente gelen
turist sayısında artış yaşıyoruz.
2023 hedefimiz olan yıllık bir milyon turist sayısına adım adım ilerliyoruz. 2005 yılında kente gelen
yerli ve yabancı turist sayısı 155 bin
938 iken geçen yıl bu rakam 467 bin
659'a yükseldi. Konaklama
sayılarında da artış yaşıyoruz. 2012
yılının ilk iki ayında kente gelen
turist sayısında ise 2013 yılında
yüzde 44 oranında artış sağladık."
Artışın konaklama oranlarına da
yansıdığını vurgulayan Kaya,
2012'de konaklayan kişi sayısı 181
bin kişi iken 2013'te bu rakamın 229
bine yükseldiğini belirtti. Kaya, en
çok yabancı turistin Almanya'dan
geldiğini, kente yurt içinden ise en
çok İzmir'den yerli ziyaretçinin
konuk olduğunu sözlerine ekledi.
AA
M a rd i n
U N E S C O’ya
hazır
Nevruz'da Köprülü Kanyon'a
rafting için 15 bin İranlı bekleniyor
D
ünya Kültür Mirası'na aday olmak
için 27 yıldır mücadele veren
Mardin, önümüzdeki günlerde Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür
Teşkilatı'na (UNESCO) yeniden başvurmak için hazırlıklara başladı.
Mardin'de bulunan önemli tarihi eserler olmak üzere cami, medrese, külliye,
kilise ve tarihi evler tek tek
restorasyondan geçirildi. Kentsel
Dönüşüm Projesi kapsamında daha
önce belirlenen yaklaşık 560 beton binadan şu ana kadar 150 bina yıkıldı.
Tarihi sokaklar onarılıyor. Şehrin
altyapısı tamamlandı. Şehrin girişinde
bulunan iş yerleri tek tip hale getiriliyor. Binlerce yıllık tarihi geçmişi ile
30 medeniyete ev sahipliği yapan
Mardin Kalesi restorasyon ihalesi
yapıldı. UNESCO'nun belirlediği kriterleri yerine getirmek için Mardin Valiliği
ve Mardin Belediyesi tarihi şehirde
çalışmalarını aralıksız devam ettiriyor.
ekipler çalıştırdıklarını ifade eden Vali
Cengiz, şöyle konuştu: ”Bu tarihi
dönüşüm projesi ve kentsel dönüşüm
projesi çok yakından ilgili uluslararası
uzmanlar çalıştırıyoruz. Portekizli bir
profesör geldi. Çalışmalarımız devam
ediyor. Tabi, mesela tarihi dokuya uymayan yapıların yıkılması. Bunun bir
parçasıydı. Altyapı çalışması, ondan
sonra cephe iyileştirilmesi bunların
hepsi UNESCO? Adaylığının parametreleridir. Bunu yaparken de öncelikle
turizmin gelişmesini sağlamaktır.
Mardin'in, dünya mimarisinin önemli
şehirlerinden biri olduğunu belirten
Vali Dr. Ahmet Cengiz, Mardin'in tarihi
dokusunun korunması ve dünya kültür
mirası olması için önümüzdeki günlerde eksikleri tamamlayarak, yeniden
UNESCO'ya müracaat edeceklerini belirtti. UNESCO’ya müracaat için
Mardin’e verilen sürenin 2014 yılı
olduğunu belirten Vali Cengiz, ”Biz eksiklerimizi tamamlayıp mart ayında
veya bize önerilen tarihte dosyamızı
sunacağız. İnşallah Mardinimizi de
UNESCO listesinde görmek istiyoruz.
Mardin’de ülkemizin en büyük tarihi
dönüşüm projesi ve en büyük kentsel
dönüşüm projesi uygulanmaktadır.
Tarihi dönüşümün çok bileşeni var.
UNESCO heyeti ile sürekli görüşüyoruz.
Mardin, bu projesini hem de UNESCO
kültürel miras adaylığını görüşüyoruz.”
dedi. UNESCO dosyası için uzman
Turizm sektöründe hizmet veren mevcut işletmelerin canlanması ve yeni
işletmelerin oluşturulması gerekmektedir. Bu bağlamda, dışarıdan işletmelerin ve işletmecilerin Mardin'de
faaliyete başlaması lokomotif etkisi
gösterecektir. “şeklinde konuştu.
Bütün bunları bir an önce tamamlayıp,
2014 yılında ise UNESCO dünya kültür
mirası adaylığına başvurarak, bu listeye kalıcı bir şekilde girmek için çalışmaları hızlandırdıklarını kaydeden Vali
Cengiz, şunları dile getirdi: ”Öncelikle
kentin turizmini canlandırmak için rehabilitasyon projelerine ağırlık verdiklerini anlatan Cengiz, şunları dile
getirdi: "Mardin, doğal ve tarihi değerleri açısından turizm potansiyeli yüksek bir şehir. Kültür ve Turizm
Bakanlığı tarafından kentsel sit alanı
olarak belirlenen Mardin'in turizm
altyapısı, pazarlama ve tanıtım
D
faaliyetlerinin geliştirilmesini
amaçladık. Proje kapsamında mevcut
koruma planlarına uygun olarak
Mardin kentsel Sit alanındaki ana
ulaşım yolu olan 1. Cadde ve eski canlılığını büyük ölçüde yitirmiş olan
zanaat sokaklarının rehabilitasyonla
daha cazip bir hale getirilmesi ve gelen
turist sayısının artırılarak, konaklama
sorunlarının minimum düzeye indirilmesi çerçevesinde önemli çalışmalara imza attık.
İTÜ ile işbirliği içinde birinci
caddedeki karmaşıklığın giderilmesi ve
tarihi çarşının olabildiğince düzene
sokulması amacıyla ilgili kurumlarımızla koordinasyon içinde üzerimize
düşen gayreti gösterdik. Tarihi
Dönüşüm Projesi'nin bitirilmesi ile birlikte Avrupa Kültür Başkenti olan
Mardin'in 5 milyar doları bulan turizm
gelirini hedefliyoruz. UNESCO Dünya
Kültür Mirası Listesi'nde yer alan
kültür, sanat ve turizm şehri Mardin'i
yıllık ziyaret eden 5 milyon turisti ağırlayan bir şehir konumuna sokmak istiyoruz. Mevcut 4 bin 751 yatak
kapasitesi olan Mardin'in tarihi ve mimari konaklarını butik otele
dönüştürmek sureti ile 50 butik otel ve
50 bin yatak kapasitesine çıkarmak
hedeflerimizin arasındadır. Mardin'de
turizm sadece dört ayla sınırlı olmamalıdır. Öncelikli hedefimiz, turizmi 12
aya yaymaktır." diye konuştu. CİHAN
ünyaca ünlü Beşkonak Köprülü Kanyon'da
rafting sezonunun Nevruz Bayramı tatili
dolayısıyla İranlı turistler için 25 Mart'ta başlayacağı bildirildi. Yıllık 1 milyon yerli ve yabancı
turistin su sporu yaptığı Beşkonak Köprülü
Kanyon Su Parkuru'nda 41 raftingci hizmet
veriyor.
Beşkonak Karabük Turizmi Geliştirme Kooperatifi Başkanı Refik Armağan, yaptığı açıklamada,
2014 rafting sezonunu 2 haftalık Nevruz Bayramı
tatili için gelecek olan İranlı turistlerle 25 Mart'ta
açacaklarını söyledi.
'Dünyanın en doğal' rafting alanı ismi ile bilinen
Köprülü Kanyon'da yıllık 1 milyon yerli ve yabancı turistin rafting su sporunu yaptığını anlatan Armağan, her yıl sezonu İranlı turistlerle
açtıklarını kaydetti.
Nevruz Bayramı rezervasyonlarının iyi durumda
olduğunu vurgulayan Armağan, "Geçen yıl İran
para biriminin Euro ve dolar karşısında değer
kaybetmesine karşı Nevruz tatilinde 5 bin İranlı
rafting yapmıştı. Bu sene 3 katı artış bekliyoruz.
Rafting rezervasyonları iyi durumda. Bu sene
Nevruz tatilinde en az 15 bin İranlı turistin rafting ve kano su sporu yapacağına inanıyoruz. Sezona iyi bir çıkışla giriş yapacağımıza
inanıyorum." ifadesini kullandı.
Su sporları uzmanı Adem Bahar, Beşkonak
Köprülü Kanyon'da rafting sezonunun 25 Mart'ta
başlayacağını söyledi. Bu sene iyi bir sezon
geçireceklerini belirten Bahar, bu sezon geçmiş
yıllara oranla İranlı turist ağırlamada üç katı
artış beklediklerini kaydetti.
CİHAN
Forever Tango İstanbul seyircisiyle ilk kez buluşacak 40 renk fotoğraf
projesi, 11. renk
G
ezgin fotoğrafçıların
dünyayı dolaşarak, tanıklıklarını aktardıkları 40 Renk
Fotoğraf Projesi, 11. renk
Moğolistan gezisine ait fotoğrafların sergilenmesi ile
devam ediyor.
Bir yandan Cengiz Han'ın
güçlü mirasını, bir yandan da
yerel Şamanist geleneklerle
sentezlenen Tibet Budizmi izlerini taşıyan fotoğrafların
oluşturduğu kapsamlı seçki, 22
Mart – 25 Nisan tarihlerinde
Taksim'de Dünyanın Renkleri
Galerisi'nde ilgilenen herkesin
ziyaretine açık olacak…
F
orever Tango, 21-23 Mart tarihleri arasında, ünlü müzisyen
Luis Bravo'nun yönetmenliğinde
Zorlu Center PSM'de ilk kez İstanbul seyircisinin karşısına çıkacak.
pek çok gösteriyle tango severlerle
buluşan Forever Tango, dansın
ateşini, hafızalardan silinmeyecek
bir performansla ilk kez İstanbul'da sergileyecek.
Tangoateşini, Broadway başta
olmak üzere dünyanın birçok köşesine taşıyan, Tony ve Drama Desk
ödüllerine aday gösterilen Forever
Tango, 21-23 Mart tarihleri
arasında, ünlü müzisyen Luis
Bravo'nun yönetmenliğinde Zorlu
Center PSM'de ilk kez İstanbul
seyircisinin karşısına çıkacak...
ÜNLÜ MÜZİSYEN VE YAPIMCI
LUİS BRAVO'NUN YÖNETMENLİĞİNDE SAHNEYE TAŞINIYOR…
1990 yılında San Diego'da gösterime başlayan ve 1996 yılında San
Francisco'da en iyi turne müzikali
seçilerek Bay Area Critics Birliği
Ödülü'nükazanan Forever Tango,
İstanbul'da gerçekleştireceği ilk
gösterisiyle Zorlu Center PSM'de izleyicinin karşısına çıkacak.
1997 – 1998 yılları arasında Broadway'de sahnelenen Forever Tango,
Amerika'yı baştan başa dolaştı ve
Tony ile Drama Desk ödüllerine
aday gösterilerek tekrar Broadway'e döndü. Dünya çapında da
13
İspanya'da dünyaya gelen ve küçük
yaşlarda gitar, ardından çello çalmaya başlayan, Argentine National
Symphony ile müzik kariyerine
merhaba diyen Luis Bravo, Avrupa
ve Amerika'da pek çok opera ve
senfoni ile sahne aldı.
2002'de Malambo isimli gösterinin
prodüksiyonunu yürüten ve Arjantin müziğiile dansına elektronik bir
sound getiren Bravo, malambo
olarak bilinen dansı, kentli bir
tango ve İspanyol flamenko esintileriyle sahneye taşıdı.
Luis Bravo 1990'da San Francisco'da ilk adımları atılan ve 92 hafta
boyunca oynayan, 1997'de Boroadway'e taşınan, ardından Kuzey
Amerika, Avrupa ve Asya'da sahne-
lenen Forever Tango'nun yaratıcısı
ve yönetmeni. Dansı "Tango bir
danstan daha fazlasıdır, gerçek bir
hikâyedir ve geceye aittir"diyerek
tarif eden ünlü müzisyen ve yönetmen Luis Bravo'nun yorumuyla
sahneye taşınan Forever Tango 2123 Mart tarihlerinde Türkiye'de ilk
kez Zorlu Center PSM'de!
Tarih: 21-22-23Mart 2014
Mekan: Zorlu Center PSM, Ana Tiyatro
Bilet Fiyatları: 57 TL, 80 TL, 99 TL,
120 TL, 140 TL
ZORLU CENTER PSM'DEN ÖĞRENCİLERE JEST!
Zorlu Center PSM, sanatsever gençleri de düşünerek limitli öğrenci
biletlerini satışa sunuyor. Sevdiği
müzisyeni dinlemek,
Broadway Show'larını izlemek ya
da farklı gösterileri Zorlu Center
PSM'de takip etmek isteyen öğrenciler, performans günü 10.00 –
12.00 saatleri arasında, 20 TL'ye
bilet alabilecek!
AA
Dünyanın Renkleri Seyahatleri'nin, fotoğraf sanatçısı Muammer Yanmaz eğitmenliğinde ve
Teoman Cimit rehberliğinde
yürüttüğü 40 Renk Fotoğraf
Projesi, hızla değişen dünyayı
fotoğrafçılarla birlikte gezip,
40 Renk Fotoğraf
Projesi, 11. renk
Moğolistan gezisine
ait fotoğrafların
sergilenmesi ile
devam ediyor.
belgeleri gelecek kuşaklara aktarmayı hedefliyor. Her ülke ya
da bölgenin, bir rengi oluşturduğu 40 Renk Fotoğraf Projesi'nde toplam 40 gezi
yapılacak.
yapılıyor. Fotoğrafçılar, tüm
ülke çapında yapılan festivalin, başkent Ulaan Baatar'daki muhteşem açılış törenini
de görüntüleme fırsatı buldular.
Bugüne kadar Hindistan,
Ürdün-İsrail, Vietnam-Kamboçya, Venedik, Kenya-Tanzanya, Myanmar, Kuzey
Vietnam-Yunnan, Küba ve
Paris gezilerinde çektikleri fotoğrafları sergileyen fotoğrafçıların son sergisi ise,
dev ülke Moğolistan'a ait…
Moğolistan'ın gezginlere sunduğu bir başka değer ise
Orhun Yazıtları oldu. Gezginler ayrıca, muhteşem manzaralara, dokunulmamış bir
tabiata ve cana yakın bir halka
sahip Moğolistan'da, uçsuz
bucaksız bozkırlarda at
yetiştiricilerini de fotoğrafladılar.
Gezi, Temmuz ayında, Moğolların çetin geçen bir kışın
ardından gelen sıcak havaları
ve hayatta kalmanın sevincini
yaşadıkları Naadam Festivali
sırasında yapıldı. Bir Orta
Asya Olimpiyatı sayılan festivalde, ata binme, okçuluk ve
güreş alanlarında yarışmalar
Devasa yüzölçümünde sadece
3 milyon insanın yaşadığı
Moğolistan, sonsuzluk hissini
yaşatan fotoğraflarla
Dünyanın Renkleri galerisinde
25 Nisan tarihine kadar ziyaretçilerini bekliyor.
Haber Merkezi
14
21 MART 2014
Magazin-Tv
Meryem
Uzerli doğum
kilolarını
veriyor
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
ubat ayında kızı Lara'yı dünyaya
Ş
getiren Meryem Uzerli, kilolarından bir bir kurtuluyor. Uzerli,
doğumdan 37 gün sonra çektirdiği
fotoğrafı "Bugün gülelim ve öpüşelim" notuyla facebook sayfasında
yayınladı. Fotoğrafta zayıfladığı bir
hayli belli olan Meryem Uzerli
hayranları tarafından beğeni
topladı.HABER MERKEZi
Hesaplaştık ama helalleşemedik
erya Tuna, Hafta
Dröportajda
Sonu’na verdiği
İbrahim
Tatlıses’le ilgili soruları da yanıtladı.
Artık görüşmediklerini belirten Tuna,
“Kırgınlıklarım
yoktu dersem yalan
olur.Ama geçti. Çok
güzel bir laf vardır;
hesaplaştık ama
helalleşemedik! Benimki de onun gibi.
Hesaplaştık, bitti.
Ama helalleştik mi,
hayır” dedi.Tuna,
Ayşegül Yıldız’dan
boşanan Tatlıses’le
yeniden bir araya
gelme ihtimallerinin
olmadığını da sözlerine ekledi: “Bundan
sonra mümkün
değil, imkansız bir
şey.Bir başkası olabilir ama İbrahim
Bey olamaz! O defter
kapandı, bitti. Bizim
yaşadıklarınız film
yapılsa, adı ‘aşk,
sevgi ve nefret’
olurdu.”HABER
r
o
y
ü
n
ö
d
e
ğ
i
l
n
e
k
Man
MERKEZi
Yağtu,
Ahumankenliğe
dönüyor.Önc
eki gün oğlu
Kemal’le gittiği Akmerkez’de
soruları
yanıtlayan
Yağtu, “Gelecek yılın
Fashion
Week’ine
hazırlanıyorum. Şimdilik podyum
teklifi yok
ama olursa
yine
mankenlik
yaparım”
dedi.HABER
MERKEZi
İş ciddiye
bindi
ir süredir birlikte olan Ebru
Şallı ve Sinan Akçıl İlişkilerini
bir adım daha öteye taşıdı,
Sinan Akçıl oturduğu evden
ayrılarak sevgilsinin çocuklarıyla
birlikte Beykoz'da yaşadığı eve
taşındı.Eylül'den beri Sinan Akçıl
ile aşk yaşayan Ebru Şallı eşinden
Temmuz 2013'de boşanmıştı.HABER
MERKEZi
B
KANAL AKIŞLARI
07:00Sabah Haber
08:15İyi Şeyler
08:30Sen de Gitme
10:00Eline Sağlık
11:15 İyi Şeyler
11:30 İyi Fikir
13:00Haber
13:15Spor
13:20Hava Durumu
13:30Elde Var Hayat
14:35Aileler Yarışıyor
16:20 Zengin Kız Fakir Oğlan
19:00 Ana Haber Bülteni
19:45Spor
19:50Hava Durumu
19:55Böyle Bitmesin
04:30Oynat Bakalım
05:00Saba Tümer'le
Bu Gece
06:15Flashpoint
07:00Gülhan'ın Galaksi
Rehberi
08:40Aramızda Kalsın
12:00Özge İle Yeni Hayat
14:30Anlatacaklarım Var
17:15Sine 8
18:15Flashpoint
19:00Komedi Dükkanı
19:45Cehennemden Kaçış 2
06:45Bugün
09:00Beni Affet
10:00Melek
12:00En Güzel Bölüm
12:30Aşkın Bedeli
14:30Soframız
15:30Küçük Kadınlar
kardeşlerin hikâyesi...
16:45 En Güzel Bölüm
17:15 Beni Affet
19:00Star Haber
20:00Medcezir
23:30 Kardeş Payı
06:45İrfan Değirmenci ile
Günaydın
09:00Doktorum
11:00 Mutfağım
12:15Gün Arası
12:30Kaynana Gelin
Seda’ya Gelin
15:00Evim Şahane
17:00Arka Sokaklar
18:50Koca Kafalar
19:00Kanal D Ana Haber
20:00Yalan Dünya
23:15Beyaz Show
05:30Adanalı
07:00 Kahvaltı Haberleri
10:00Müge Anlı ile Tatlı Sert
13:00Kızlar ve Anneleri
15:00Alemin Kıralı
16:00Zahide ile Yetiş Hayata
19:00ATV Ana Haber
20:00Huzur Sokağı
23:00İsyan
00:00Gerçek Adalet
01:45Ekip 49
03:30Yedi Psikopat
05:10Dudaktan Kalbe
06:15Yeter Ki Sen Kazan
07:00Her Sabah
08:452. Sayfa
10:30Doktor Aytuğ
12:30Öğle Haberleri
12:50Derya'nın Dünyası
14:45Dudaktan Kalbe
16:15Dolu Dolu Anadolu
17:50Sıcak Gündem
18:00Ana Haber
18:50Yeter Ki Sen Kazan
19:50Fünye
21:45Kayıp Kimlik
23:45Hayatın Rengi
06:40Ejder Avcıları
07:00Kavak Yelleri
09:00Bir Bulut Olsam
11:00Bıçak Sırtı
13:00Menekşe İle Halil
15:15Hanımın Çiftliği
17:10Ejder Avcıları
18:10Kobra Takibi
20:00BKM Mutfak Çok
Güzel Hareketler Bunlar
21:30Kaplanlar Timi
23:50Ah Biz Kadınlar
08:45Lifestyle
08:55 Hava Durumu
09:00Haber Merkezi
09:15Ekonomi Piyasalar
09:20Spor
09:30Ekonomi Notları
10:00Haber Merkezi
10:15Ekonomi Piyasalar
10:20Spor
10:30Seçim Aktüel
10:45Spor
10:55Hava Durumu
11:00Haber Merkezi
11:15Ekonomi Piyasalar
11:20Spor
11:30Haber Merkezi
11:35Ekonomi Piyasalar
11:40Spor
06:30Cennet Mahallesi
07:15Büyük Sır
08:20Pepee
08:30Yeni 1 Gün
10:00Her Şey Dahil
12:00Gülben
14:15Büyük Sır
15:45 Show Dünyası
16:15Adını Feriha Koydum
18:20Pepee
18:30 Show Ana Haber
19:15Büyük Risk
20:00Dila Hanım
23:15Makina Kafa
02:00Gece Haberleri
02:15Tarafsız Bölge
04:00Gece Haberleri
04:155N1K
05:20Serra ile İtalyan İşi
06:00Güne Merhaba
07:40Spor
07:50Güne Merhaba
08:40Spor
08:49Güne Merhaba
09:00Parametre
10:00Haber
10:35Paranın Gündemi
11:00Haber
12:00Bugün
13:48Hava Durumu
14:00Günlük
14:50Hava Durumu
07:00Geri Sayım
09:45Cnbc-e.com'da Bugün
10:00Piyasa Ekranı
10:30Piyasaya Bakış
11:00Piyasa Ekranı
12:00Finans Cafe
14:00Piyasaya Bakış
14:30İş Dünyasından
15:00 Piyasaya Bakış
15:30Piyasa Ekranı
16:00 Kapanışa Doğru
16:45Cnbc-e.com'da Bugün
17:00 Son Baskı
17:30Piyasaya Bakış
18:00Avatar
18:30Penguins of Madagascar
19:00The Simpsons
20:00Mom
11:35Spor Bülteni
11:55Hava Durumu +
Yol Durumu
12:00Ajans Bugün
12:35İşin Sırrı
12:503 Dakika
12:55Hava Durumu +
Yol Durumu
13:00Ajans
13:50Hava Durumu
13:55Yol Durumu
14:00Ajans
14:30Spor Bülteni
14:50 3 Dakika
15:00Ajans Gün İçi
15:25Bize Sorun
16:00Ajans Gün İçi
16:30Spor Bülteni
05:45Çocuklar Duymasın
06:45İsmail Küçükkaya ile
10:00Doktorlar
12:30Yemekteyiz Anadolu
14:30Unutma Beni
16:30Esra Erol'da
Evlen Benimle
19:00Fatih Portakal ile
Ana Haber
19:30Deniz Yıldızı
20:45Karagül
12:00Haber Masası
12:25Dünya Raporu
12:35Ekonomide Görünüm
12:45Spor Bülteni
13:00Gün Ortası
13:35Ekonomide Görünüm
13:45Spor Bülteni
14:00Gün Ortası
14:45Ekonomide Görünüm
15:00Güne Bakış
15:35Ekonomide Görünüm
15:45Spor Bülteni
16:00Güne Bakış
16:35Ekonomide Görünüm
16:45Spor Bülteni
17:00Akşam Haberleri
18:00Akşam Raporu
20:00Televizyon Gazetesi
21 MART 2014
Spor
HERKES İÇİN EKONOMİ POLİTİKA
Kardemir Karabükspor’da
hedef puanla dönmek
Ünal Aysal affetme
şartını açıkladı
Kardemir Karabükspor Teknik Direktörü Tolunay Kafkas, hafta sonunda deplasmanda oynayacakları Medical Park Antalyaspor maçından puanla dönmeyi hedeflediklerini söyledi.
Ünal Aysal, Londra fiyaskosu sonrası
futbolcuları affetme şartını ilan etti.
T
eknik direktör Tolunay Kafkas, Medical Park Antalyaspor'un iyi futbolculara sahip bir takım olduğunu belirterek, "Yeni teknik direktörleri ile kazanmak
isteyecekler. Bu maç bizim açımızdan da önemli bir maç.
Son oynadığımız Galatasaray maçı bizim adımıza iyi geçti.
Kalan 9 maçın da her takım için çok zorlu geçeceğini
düşünüyoruz. Bizim hedefimiz Medical Park Antalyaspor
maçından puan ya da puanlar almak olacaktır" dedi.
C
helsea maçı sonrası Londra'da kalan Aysal, futbolcuları "2 kupa
alalım, Fener'i yenelim" diyerek kalan haftalara motive etti.
Başkanın hedefi Fener galibiyetinin coşkusuyla 13 Nisan'daki mali
genel kurula girmek. Chelsea karşısında turun kaybedilmesi nedeniyle ekonomik hesapları şaşan G.Saray Başkanı Ünal Aysal,
takıma hedef gösterdi: 'F.Bahçe'yi yenin...'
Aysal, maçtan sonra İstanbul'a dönmezken takımla birlikte otelde
kaldı ve futbolculara moral verdi. Ardından 13.30'daki idmanı
bekleyen G.Saray Başkanı gece takımla birlikte döndü. Aysal, Londra'da motivasyon konuşmaları yaparken Reborta Mancini üzerinden takıma mesaj göndermeyi de ihmal etmedi.
Galatasaray maçında uygulandıkları taktiğin spor kamuoyunda farklı tartışmalara sebep olduğunu anlatan
Kafkas şunları söyledi; "Taktik çalışmasını mesafe
ayarlarını ayarlamak için yapıyorduk. Galatasaray
maçında oyuncularım ellerini uzun tuttu ve bırakmadılar.
Bununla ilgili bir takım sıkıntı yaşandı.
MALİ KONGREDE GÜLLER AÇAR
Ne ben ne de Karabükspor birilerini zor duruma sokmak
için böyle bir anlayış içerisinde olmaz. Daha dikkatli olacağız. Bunla ilgili çalışmalar içerisindeyiz. Elimizdeki
kadroyu koruyup, gelecek yıl biraz daha iyi transferler
yapmak için mücadele vereceğiz. İçeride oynayacağımız
Beşiktaş,
Avrupa'ya veda edince 6 milyon euroluk bir gelirden olan G.Saray,
kalan 9 haftaya ise F.Bahçe'nin 8 puan gerisinden giriyor. 20.
şampiyonluk yani 4. yıldız için bu sezon şampiyonluk kazanmak
zorunda olan Aslan'da bundan sonra öncelikli hedef ise 28. haftadaki F.Bahçe derbisi.
Bu hafta Kayserispor karşısında rahat galibiyet bekleyen, Torku
Konya deplasmanı için de "Artık kazanırız" diyen Ünal Aysal, 6
Nisan'da oynanması beklenen F.Bahçe derbisinden 3 puan istiyor.
Aysal'ın hedefi ise camiaya en azından bir F.Bahçe galibiyeti hediye
edip 13 Nisan'daki Mali Genel Kurul'da bunun keyfini çıkartmak.
Genel kurulun 5 Nisan'da çoğunluk sağlanmayacağı için 13 Nisan'da
yapılması garanti gibi.
FENER'İ YEN DEV LİGE DİREKT GİT
İşte Aysal bu nedenle, takıma "F.Bahçe maçı bizim için önemli
hedef. Kazanmamız gerekiyor. Bu bizim için, bütün camiamız için
moral olur. Ligde şampiyonluk şansımızı son saniyeye kadar kovalayacağız. Türkiye Kupası'nı da almamız şart. Bu takım umut vaat
ediyor ve gelecek sezonlar için Avrupa'da hep çeyrek finale kalacak
takım olacağız" mesajı verdi. Aysal, gelecek sezon Şampiyonlar
Ligi'ne direkt katılınması için de F.Bahçe galibiyetini önemsiyor.
FORMSUZ 4'LÜYE AYAR
Ünal Aysal, taraftarın büyük tepki gösterdiği Melo, Selçuk, Burak ve
Sneijder'e uyarı yapılması için teknik heyet ile görüştü. Stamford
Brigde'te özellikle 4 oyuncu büyük hayal kırıklığı yaşatmıştı. Solda,
yani istemediği yerde oynayan Sneijder, Melo, Selçuk ve Burak Yılmaz... 4 ismin durumundan memnun olmayan taraftarlar büyük
tepki göstermişti. Ünal Aysal da bu yıldızların halinden mutlu olmadığı için teknik heyet ile bir görüşme yaptı.
NEREDE SÜPER O İKİLİ
Aysal, "Bu oyuncuların hali ne, neden böyle oldular. Adım atamadılar" derken Mancini ve Tugay Kerimoğlu'nun 4 ismi de
uyarmasını istedi. Özel bir sorunları olup olmadığını soran Aysal,
"Hayır" yanıtını alınca da özel zirveler düzenlenmesini istedi. Selçuk
ve Melo'daki form düşüklüğü dikkat çekerken Burak Yılmaz da
Şampiyonlar Ligi'nde büyük düşüş içinde bulunuyor.
DEPLASMANA YENİ ÖNLEM
Mancini'den rapor alan Ünal Aysal, dış saha fobisini bitirmek için
önlem alıyor. İngiltere'de de deplasman sendromunu bitiremeyen
G.Saray'da yönetim yeni hamleler yapabilir. Karabük deplasmanında "Bilmece-bulmaca gibi ödül" vaat ettiği takımın berabere
kalmasıyla bu planı suya düşen Ünal Aysal, "Deplasmanda maç
kazanamazsak şampiyon olamayız" diyen Mancini ile bu fobiyi
bitirmek için bir görüşme yaptı.
SÜRPRİZ HAMLE NE?
İtalyan hoca bu konuda "Oyuncularımızın ekstra mücadele etmesi
lazım. Bunu yapamazsak başarılı olmayız" dedi. Daha önce primi iki
katına çıkartan, dış sahadaki maçlara gitme kararı alan Ünal Aysal,
gelecek haftadaki Torku Konya maçında takımdan patlama bekliyor.
Aysal bunun için de takıma sürprizler yapacak.
Haber Merkezi
15
Aygüneş: Trabzonspor her sezon
Avrupa'da olmayı hak ediyor
Aksihar Belediyespor ve Eskişehirspor maçları da çok zor.
Önümüzdeki Medical Park Antalyaspor, Beşiktaş ve
Çaykur Rizespor maçlarından en az hasarla çıkmak istiyoruz. Eğer iyi çıkabilirsek çok daha farklı yerlere gidebiliriz. Önemli olan oynadığımız oyun anlayışı ve mantalite.
Bu eninde sonunda bir yerde bizim yüzümüze gülecek. Şu
anda bir sıkıntımız yok. Bizi en çok üzen içeride kaybettiğimiz Gaziantepspor maçı oldu. Önemli olan içeride maç
kaybetmemek ve dışarıdan getireceğimiz 1 yada 3 puan
hanemize artı olarak yazılacak. 9 maçta herkes varını
yoğunu ortaya koyacaktır. Kalan 9 maçta 27 puan var,
bizim hedefimiz 1,5 puan ortalamasında gitmek" CİHAN
Trabzonspor’un Kasımpaşa’dan renklerine kattığı Şahin Aygüneş, üst üste alacakları iyi sonuçlarla ligin üst sıralarda kendilerine yer bulacaklarını belirtti.
Ş
ahin, Trabzonspor’un her sezon
Avrupa’da olması gerektiğinin
de altını çizdi. Uzun bir aranın
ardından geçtiğimiz hafta Sivasspor
deplasmanından 4-0’lık galibiyetle
dönen Trabzonspor’da moraller yerine geldi. Bordo-mavililer, galibiyet
serisini sürdürmek ve ligin üst
sıralarındaki yerini sağlamlaştırmak için cuma akşamı sahasında
oynayacağı Kasımpaşa maçına da
galibiyet parolasıyla hazırlanıyor.
Antrenmanları basına ve taraftara
kapatan teknik sorumlu Hami
Mandıralı, talebelerini bu maça
motive etmeye çalışıyor.
Kasımpaşa maçı bordo-mavililerin
yeni transferlerinden Şahin
Aygüneş için de ayrı bir önem
taşıyor. Devre arasında Kasımpaşa’dan transfer edilen genç futbolcu, hocasının forma vermesi
halinde eski takımına karşı mücadele edecek. Trabzonlu olan
Şahin, Trabzonspor Dergisi’ne
verdiği röportajda, Trabzonspor’a
gelerek gurbet hayatının sona
erdiğini belirtti. Çocukluğunun Almanya’da Trabzonspor’u izleyecek
geçtiğini anlatan gurbetçi oyuncu,
hayalini kurduğu takıma geldiğini,
bundan sonra ilk 11’in değişmezleri
arasındaki yeri almak istediğini
ifade etti. Hocası Hami
Mandıralı’ya hayran olduğunu dile
getiren Şahin, Mandıralı’nın çocukluğunun idolü olduğunu da vurguladı. Kasımpaşa’da 3 yıl boyunca
düzeli bir şekilde forma şansı bulduğunu hatırlatan Şahin, çapraz
bağlarındaki yırtılmanın ardından
10 ay sahalardan uzak kaldığına
değindi. O dönemde yurt dışından
önemli teklifler aldığını dile getiren
futbolcu, yapılan görüşmelere rağmen anlaşma sağlanamadığını belirtti. Şahin, yaşadığı sakatlığın
ardından yeniden sağlığına kavuştuğunu ve oynayabilecek duruma
geldiği bir dönemde de Trabzonspor’a transferin gerçekleştiğine
işaret etti.Daha çok hücuma dönük
orta saha oyuncusu pozisyonunda
forma giydiğini anlatan Şahin,
“Hep forvet olarak oynamadım.
İkili forvet oynadığımız zaman ben
daha çok hücuma dönek orta saha
oyuncusu gibi mücadele ediyorum.
Ayrıca kanatlarda da görev aldım.
Ben tek forvet olarak oynayamam,
yapıma uygun değil. Yüzümün kaleye dönük olması gerekiyor.” dedi.
Trabzonspor’un her sezon Avrupa’da olması gerektiğinin altını
çizen Şahin, bu sezon taraftarlarını
çok üzseler de üst üste alacakları
iyi sonuçlarla zirvede kendilerine
yer bulacaklarına inandığını dile
getirdi. En büyük hedefinin düzenli
olarak ilk 11’de forma giymek
olduğunu vurgulayan genç futbolcu, golleri ve asistleriyle takıma
katkıda bulunmak istediğini kaydetti. Şahin, takım arkadaşı Emre
Güral’ın da çok yetenekli bir golcü
olduğunu ifade etti.
CİHAN
Sağlam: Eskişehirspor'da mutluyum
Eskişehirspor Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, sezon sonunda başka takıma gideceği yönünde çıkan haberlerin gerçeği yansıtmadığını söyledi.
S
ağlam, " Ben Eskişehirspor'da mutluyum.
Sezon sonunda İnşallah hedeflerimize
ulaşırsak o zaman çok daha mutlu olacağız."
dedi. Eskişehirspor Spor Toto Süper Lig'in 26.
haftasında oynayacağı Çaykur Rizespor maçı
hazırlıklarına devam ediyor. Teknik Direktör
Ertuğrul Sağlam antrenman öncesi gazetecilere açıklamalarda bulundu.
Avrupa Kupalarına gidecek iki kulvarda da
hedefin içinde olmaktan duydukları mutluluğu dile getiren başarılı hoca, "Eskişehirspor
olarak hem kupada hedefimize sağlam adımlarla ilerliyoruz hem de ligde beşinci sıradayız. Avrupa Kupasıyla alakalı iki kulvarda
da hedefimizin içinde olmanın mutluluğunu
yaşıyoruz."diye konuştu.
"KALAN MAÇLARIN TELAFİSİ YOK"
Lig'de kalan karşılaşmaların zor olacağını
hatırlatan Ertuğrul Sağlam, şöyle konuştu:
"Lige baktığımız zaman on birinci sıradaki
takımın bizden sadece iki puan geride
olduğunu görüyoruz.
Elazığ maçında olduğu gibi kazançlarda altı
basamak yukarı çıkabileceğimiz gibi, kaybettiğimiz zaman da rakiplerin durumuna göre
üç dört basamak aşağı inebiliyoruz.
Kalan maç sayısı az olduğu için de maçların
telafisi çok kolay olmayacak. Bu sebeple
sıralamadaki yerimizi biraz daha garantiye
almak için önümüzdeki maçları kazanmamız
gerekiyor."
"RİZE DEPLASMANI ZOR OLACAK"
Rize deplasmanının zor olacağına değinen
başarılı teknik adam, "Rize maçı zor bir deplasman ancak tarafımızdan 3 puanla
geçilmesi hem bizim sıralamadaki yerimizi
sağlamlaştıracak, hem de önümüzdeki hafta
oynayacağımız kupa ve Gençlerbirliği
maçıyla alakalı olarak taraftarın, camianın ve
takımın motivasyonunu üst seviyeye çıkaracak.
Yani sadece 3 puan kazanmayacağız, geleceğe bakışla alakalı da kazanımları olacak.
Elazığspor maçının moraliyle hafta başından
beri antrenmanlarımız devam ediyor."
ifadelerini kullandı.
Ertuğrul Sağlam, basında çıkan, önümüzdeki
sene başka takıma gideceği yönündeki haberlerle ilgili gelen bir soruya ise, "Ben antrenörlüğe Samsunspor’da başladım. Beşiktaş’tan
sonra iki sene Kayserispor ve dört sene Bursaspor’da geçirdim.
Bu gibi söylentiler her antrenörlük dönemimde oldu. Ben Eskişehirspor’da olmaktan
dolayı çok mutlu olduğumu söylemek istiyorum. Sezon sonunda İnşallah hedeflerimize
ulaşırsak o zaman çok daha mutlu olacağız.”
diye cevap verdi.
CİHAN
onomi
HERKES iÇiN EKONOMi POLiTiKA
21 MART 2014 Cuma
KDV dahil 25 Krş
www.ekonomigazetesi.net
G
ÜMRÜKTE
YENİ DÖNEM
BAŞLIYOR!
Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, gümrük hizmetlerinde “Tek Pencere Sistemi”ne geçişin başladığını açıkladı. Bakan Yazıcı, yaptığı açıklamada, “Gümrük
Hizmetlerinde Tek Pencere Sistemi” konulu 2012/6 sayılı
Başbakanlık Genelgesi ile koordinasyon görevinin Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na verildiğini hatırlattı.
FED TAHViL ALIMINI AZALTTI
ABD Merkez Bankası
(FED), aylık 65 mil yar dolarlık tahvil
alım miktarını 10
milyar dolar azal tarak, 55 milyar
dolara indirdi. Faiz
oranlarında ise
değişikliğe gitmedi.
F
FOMC, karar sonrası yaptığı açıklamada ekonomik aktivitenin kış aylarında elverişsiz hava şartlarının da
etkisiyle durgun seyretmesine karşın,
hane halkı ve firma düzeyindeki harcamalarda meydana gelen kısmi artış
ve iş gücü piyasasındaki mütevazı
düzelmeyi dikkate alarak tahvil
alımını azaltma kararı aldığını ifade
etti.
Komite ayrıca varlık alımlarındaki indirimin kesin bir takvime bağlı olmadığını, ancak iş gücü piyasasından
gelecek haberlerin beklentiler
dahilinde olması ve enflasyondaki
hareketin uzun vadeli trendle uyumlu
seyretmesi durumunda daha ilerideki
toplantılarda da alımlarda azaltmaya
gidilebieceğini belirtti.
Öte yandan FED, mevcut yüzde 6,7
düzeyinde bulunan işsizlik oranı
yüzde 6,5’un üzerinde kaldığı ve uzun
vadeli enflasyon oranı da yüzde 2’yi
geçmediği sürece yüzde sıfır düzeylerinde bulunan “hedef faiz oranlarını” değiştirmeyeceği konusundaki
görüşünü korudu.
Gelişmekte olan piyasalarda yakın zamanda görülen dalgalanmanın ve son
dönemde ABD ekonomisiyle ilgili verilerdeki zayıflığın FED’in tahvil
alımını azaltma kararını etkilemediği
gözlemlendi.Bugünkü FOMC toplantısı FED başkanı Janet Yellen’in görevi
Ben Bernanke’den 1 Şubat’da devraldıktan sonra yönettiği ilk toplantı
oldu.FED’in bir sonraki FOMC toplantısı 29-30 Nisan tarihlerinde yapılacak.
Aşağı yönlü revize
FED 2014 yılı içinde Gayrı Safi Yurt İçi
Hasılanın (GSYH) yüzde 3,0
dolayında artacağını öngörürken, işsizlik oranının yüzde 6,3 düzeyinde
gerçekleşmesini bekliyor.
FED, bugün sonra eren Federal Açık
Piyasalar Komitesi (FOMC) toplantısı
bildirgesine ilave olarak yayımladığı
tahminlerde ekonominin geleceğiyle
ilgili bir dizi öngörüde bulundu. FED,
B
KAĞIT İSRAFININ DA ÖNÜNE GEÇİLECEK
Bakan Yazıcı, sistemin e-başvuru aşamasının
hayata geçirilmesi ile birlikte çağdaş yönetim
anlayışının bir gereği olarak firmaların izin ve
belge temin etme sürecinde tek noktaya başvuru
yapmaları ve başvuru sonuçlarını tek noktadan
almalarının sağlanacağını, böylece firmaların
kamu kurumları arasında gel-git yapması ve
zaman kayıplarının önüne geçilece ğine,
firmaların işlem maliyetlerini düşürece ğine ve
uluslararası rekabet güçlerini artıraca ğına,
ülkemizdeki yatırım ortamının iyileştiril mesi
sürecine olumlu katkı yapaca ğına vurgu yaptı.
Tek Pencere Sistemi’nin devreye alınma sından
sonra işlemlerin kağıtsız ortamda gerçekleştiril
mesinin sağlanarak kağıtsız gümrük işlemleri
için önemli bir aşamaya gelindiğini vurgulayan
Bakan Yazıcı, böylece kağıt israfının da önüne
geçilmesinin sağlana cağını belirtti.Gümrük
beyannamesi ekinde aranan izin, onay ve
belgeleri düzenleyen kurumlarla veri paylaşımı
gerektiren projenin e-belge aşamasının hızlı bir
şekilde diğer kurumlara yaygınlaştırılmasının
hedeflendiğini belirten Bakan Yazıcı, tasarım ve
yazılım süreci devam eden e-başvuru aşamasına
ilişkin teknik çalışmaların yıl sonuna kadar
tamamlanacağını kaydetti.
ED, 18-19 Mart tarihlerinde
yapılan Federal Açık Piyasa
Komitesi (FOMC) toplantısının
kararlarını açıkladı. Buna göre FED,
ekonomiye destek amacıyla yürüttüğü, aralık ve ocak aylarında 10'ar
milyar dolar azaltarak aylık 85 milyar
dolardan 65 milyar dolara indirdiği
tahvil alım miktarını nisan ayından
başlayarak 55 milyar dolara düşürme
kararı aldı. Karar, komite üyelerinin
1’e karşı 8 çoğunluyla alındı.
Bu alımların 30 milyar dolarlık tutarı
Amerikan hazine bonosuna, 25 milyar
dolarlık bölümü de konut kredisi
tahvillerine aktarılacak. Komite elde
edilecek olan anaparanın tekrar adı
geçen tahvillere ve hazine bonolarına
yatırılacağı yönünde politikaya
devam edeceğini kaydetti.
Bakan Yazıcı, Tek Pencere Sistemi’nde
gümrük işlemleri sırasında istenen tüm
belgelerin tek noktadan temin edilmesinin
e-belge aşaması, diğer kurumlara ilişkin
taleplerin tek noktaya yapılmasının ise ebaşvuru aşamasından oluştuğunu ifade etti.
Sistemin e-belge aşamasının Ocak ayı itibariyle
hayata geçirildiğini hatırlatan Bakan Yazıcı,
halihazırda muayene ve kontrol ile görevli
memurlarca manuel olarak yapılan belge
kontrollerinin bu sistem sayesinde elektronik
ortamda gerçekleştirileceğini, insan hatala rının
ortadan kaldırılacağını, kontrollerin etkinliğinin
artırılacağını ve işlem sürelerinin kısalacağını
vurguladı. Bakan Yazıcı, Tek Pencere Sistemi
sayesinde ilgili kurumlar tarafından düzenlenen
belgeye ilişkin bilgilerin elektronik ortamda ve
doğrudan Bakanlığına gönderileceğinden belge
de sahteciliğin önüne geçileceğine dikkat çekti.
Yazıcı, ayrıca Gümrük İdaresi’ne manuel ortam
da ibraz edilen belgelerin standart hale getiril
erek izlenebilirliğini de artıracağını ifade etti.
en son aralık ayında yapmış olduğu
ve 2014, 2015 ve 2016 yıllarını içeren
büyüme, işsizlik oranı, enflasyon ve
çekirdek enflasyon alanlarındaki tahminlerini revize etti.
Buna göre FED, 2014 yılı için GSYH
artışındaki tahminin üst sınırını aralık ayına göre yıllık yüzde 3,2’den
yüzde 3,0’a revize ederken 2015 ve
2016 yılları için de büyümenin
sırasıyla yüzde 3,2 ve 3,0 düzeyinde
gerçekleşmesini bekliyor.
İşsizlik oranında ise gerek bu yıl ve
gerekse önümüzdeki iki yıl boyunca
iyileşme olacağı tahmininde bulunan
FED, 2014 yılı için aralık ayında
yapılan yüzde 6,6 düzeyindeki işsizlik
oranı öngörüsünü yüzde 6,3’e indirirken, takip eden iki yıl için de bu
oranı sırasıyla yüzde 5,9 ve yüzde
5,6’lık olarak açıkladı.Kişisel tüketim
harcamaları (PCE) üzerinden hesaplanan enflasyon oranında ise aralık
ayında 2014 yılı için yapılmış yüzde
1,6’lık tahmin değiştirilmedi.
Önümüzdeki iki yıl için ise enflasyon
oranının yüzde 2,0 düzeyinde olması
bekleniyor.Çekirdek enflasyonda da
içinde bulunduğumuz yıl için beklenen yüzde 1,6’lık öngörü korunurken,
önümüzdeki iki yıl için beklenti yıllık
yüzde 2,0 düzeyinde tutuldu.
Yellen: Faiz artırımı hemen gündeme gelmeyecek
ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı
Janet Yellen, varlık alımlarını sonbaharda bitirebileceklerini ancak faizlerin artırımında aceleci
davranmayacaklarını söyledi.Yellen,
Federal Açık Piyasalar Komitesi
(FOMC) toplantısının ardından
düzenlediği basın toplantısında,
ekonominin genel durumu ve Fed'in
uyguladığı para politikasına ilişkin
görüşlerini açıkladı, gazetecilerin
sorularını yanıtladı.Basın toplantısında enflasyonun Fed’in koymuş
olduğu uzun vadeli hedef olan yüzde
2 değerinin altında seyrettiğini, iş
gücü piyasasında ise önemli bir fazla
bulunduğunu belirten Yellen, işsizliğin yüksek olmaya devam etmesi
durumunda yüzde 2’nin üzerindeki
enflasyonu tolere edebileceklerini
ifade etti.
Sultan Abdülhamid'in Filyos'a dev
YATIRIM HAYALI GERÇEK OLUYOR
lyos Projesi, Sultan II. Abdülhamid’in
hazırladığı bildirilen ‘Anadolu’da Genel
Üretim Raporu’nda Filyos’ta denizden
açılacak kanallar vasıtasıyla gemilerin
Gökçebey ilçesine kadar girerek bir
ticaret ve sanayi alanı oluşturulması
fikrine dayanıyor. Filyos’ta potansiyel
yatırımın 10 milyar dolara, istihdamın
ise 10-15 bine ulaşması bekleniyor.
I. Abdülhamid döneminden bu yana
gündemde olan 100 yıllık Filyos Vadisi Projesi’nin en önemli ayağı Filyos
Limanı’nın ihalesi yapıldı. İhalede en
düşük teklifi 472.5 milyon lira ile NasYSE ve Detaş konsorsiyumu verdi.
I
Marmaray’ın ardından Sultan II. Abdülhamid’in bir rüyası daha gerçek oluyor.
Karadeniz bölgesi ve kıyı ülkelerinin
ekonomilerine ciddi katkılar sağlayacak
olan ve II. Abdülhamid döneminden
itibaren uygulamaya konulması beklenen 100 yıllık Filyos Vadisi Projesi’nin en
önemli ayağı olan Filyos Limanı’nın
ihalesi dün yapıldı. İhalede en düşük
teklifi 472.5 milyon lira ile Nas İnşaat,
YSE İnşaat ve Detaş İnşaat’ın oluşturduğu konsorsiyum verdi. Komisyon
başkanlığını Altyapı Yatırımları Genel
Müdür Yardımcısı Yalçın Eyigün’ün yaptığı ihaleyi, AK Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan, AK Parti
Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar,
Zonguldak Valisi Ali Kaban, Altyapı
Yatırımları Genel Müdürü Metin Tahan
da izledi. 15 şirket ve konsorsiyumun
katıldığı ihale öncesi proje ile ilgili bilgi
veren Tahan “Çandarlı, Mersin Limanı
ayarında 3. liman olacak. 4 yılda bitecek” dedi. Metin Tahan’ın açıklamasının
ardından zarflar açıldı. En uygun teklifi
472.5 milyon lira ile Nas-YSE-Detaş iş ortaklığı verdi.Ortaklıkta yer alan Nas İnşaat, Aqua Florya, İstanbul Akvaryum
ile Beylikdüzü Metrobüs hattının inşaatını yapmıştı. Dünkü ihaleye bu 3 şirketin yanı sıra Limak-Kolin, Cengiz,
Türkerler, Grandi Lavori-Yüksel-YDA,
Mapa İnşaat-Atacan Aksoy, MakyolDoğuş, Sigur Ros-Kalyon, NurolGama’nın da aralarında bulunduğu 14
teklif geldi. Hükümetin ‘çılgın projelerinden olan Filyos Limanı, Çaycuma’nın denizle buluştuğu noktaya
kurulacak.
FİLYOS’TA 15 BİN KİŞİYE İŞ
SADECE bir liman değil, etrafında
endüstri alanı da oluşturulacak olan Fi-
TOPTAN: DOKUNSANIZ
AĞLAYACAĞIM DENIR YA IŞTE
O NOKTADAYIM
TBMM eski Başkanı ve AK Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan, Filyos Limanı’nın altyapı yapım işi ihalesinin
ardından yaptığı açıklamada, çok heyecanlı olduğunu belirtti. Projeyle ilgili
olarak ‘hep hayalcilikle, yalan söylemekle’ suçlandıklarını ifade eden Toptan “Dokunsanız ağlayacağım, denir ya
o noktadayım, çünkü proje ile ilgili
işitmediğimiz laf, görmediğimiz hakaret
kalmadı. Allah’a çok şükür ortaya çıkan
projeye, Türkiye’nin en büyük firmaları
ilgi gösterdi. 14 büyük firma Filyos Limanı altyapısı için teklif verdi. Projede
çok önemli bir aşama kaydedilmiş oldu.
İnşallah, süresinden önce bitirilecek
altyapı çalışmalarından sonra üstyapı işi
de yap-işlet-devret modeliyle ihale edilecek” diye konuştu.
BÖLGE İÇİN HAYIRLI OLSUN
Toptan “Buna paralel Filyos Vadisi’ne
yönelik eksiklikleri bir an önce tamamlayacağız. Ardından da işadamlarına
burası yatırım amaçlı tahsis edilecek.
Başta Sayın Başbakanımız, Sayın Binali
Yıldırım ve Sayın Cevdet Yılmaz’a çok
teşekkür ediyorum. Projeyle ilgili çok
uğraştılar. Bölge için, Türkiye için
hayırlı, uğurlu olsun. Umarım, hep beraber temel atma imkanı da buluruz,
duman tütmeyen fabrikaların kurulduğunu da görürüz” dedi.
Download

21 MART 2014 - Ekonomi Gazetesi