CARIA hem fiyatta
hem kalitede çözüm
sunuyor
ARAT BİLİŞİM SİSTEMLERİ Türkiye Satış Müdürü Muhammet ATAMAN; “CARIA ürünleri,
geçmiş yıllarda oluşturulmuş bölgesel satış
ofisleri ve geniş bayii ağının
dışında Devlet ihaleleri ve
DMO Katalogu
üzerinden tüm
kurum, kuruluş iştirakleri ve
KOBİ’lere ulaşArat Bilişim Sistemleri
maktadır” dedi.
Türkiye Satış Müdürü
Robot’lar hızla hayatımıza
girmeye başladı
İnsansı ve Mobil
teknolojiler önümüzdeki 5-10 yıl
içinde Türkiye’
de birçok alanda
sık kullanılacaktır
diyen İnrobotek
firma Genel Müdürü Erol Çetin;
“Artık bütün teknolojilerin toplamı robotu oluşturuyor” dedi.
İnrobotek
Firma Genel Müdürü
Erol Çetin
Yurtdışı eğitiminde danışmanlık yapan firmalardan
olan Paraf Yurtdışı Eğitim, aslında 25 yıldır turizmin
bulunduğu bütün faaliyet kollarında yer almakta.
Firma sahibi Tahir Başarır; “Eğitim konusunda profesyonel bir kadroya sahibiz, hepsi
daha önce yurtdışında eğitim almış
bireylerden oluşuyor danışmanlık ve
hizmet konusunda
rakip tanımıyoruz. “
dedi.
“Ülkemizin Teknik
Eğitim konusunda ihtiyaçlarını biliyoruz,
bu ihtiyaçları karşılayacak bilgi ve tecrübeye sahibiz” diyen
Çokesen Elektronik
Ticaret Müdürü Fora
Çokesen “En iddialı olduğumuz konuların başında satış sonrası destek gelmektedir” dedi.
Paraf Yurtdışı Eğitim
Firma Sahibi; Tahir Başarır
Muhammet Ataman
Devamı Sayfa 3’de...
Devamı Sayfa 4’de...
Teknik eğitim ve deney cihazları
ihtiyacına “Çokesen Elektronik”
farkı
En güvenilir danışman olmak
en önemli hedefimiz
Çokesen Elektronik
Ticaret Müdürü
Fora Çokesen
Devamı Sayfa 2’de...
Devamı Sayfa 6’da...
www.
türkegitimgazetesi
.com
Türk Eğitim Rehberi
AY L I K E Ğ İ T İ M T E K N O LO J İ L E R İ G A Z E T E S İ
EYLÜL 2014
26
GÜNCEL HABER
KAYNAGINIZ
6 rektör ve 68 dekan atanacak
Yükseköğretim Genel Kurulunun 2014 yılı 10. toplantısında 6 vakıf üniversitesine rektör atanmasına karar verildi.
Ayrıca devlet üniversitelerinden 30 fakülteye ve 38 vakıf üniversitesine de dekan
atanmasına karar verildi.
Devamı Sayfa 6’da...
Bakan Avcı ´Özel Eğitimin
Güçlendirilmesi Projesi´
Kapanış Konferansına Katıldı
Devamı Sayfa 7’de...
Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı
Enver Yücel, Türkiye’de her bir yabancı öğrencinin
eğitiminden günlük yaşam faaliyetlerine kadar yılda kişi başı ortalama 40 bin dolar harcama yaptığını
belirtiyor. Yücel; “Yalnızca biz BAU (Bahçeşehir Üniversitesi) olarak 2 bin 200 yabancı öğrenci sayısına
ulaştık. Bu da yılda ülke ekonomisine 80 milyon doların üzerinde katkı anlamına geliyor. Tabii bunun
bir de kültürel boyutu var” diyor.
Üniversite
Tercih Fuarı tüm
yurda yayılıyor
Devamı Sayfa 4’de...
Üniversite Tercih günleri 2014’te Malatyalı gençleri
üniversitelerle buluşturacak. Türkiye’nin en kalabalık yirmi sekizinci şehri Malatya, Doğu Anadolu’nun
Yukarı Fırat bölümünde bulunur. Dünya’nın en ünlü
Kayısıları bu ilimizde yetişmektedir.
yıllık 40 bin dolar harcıyor”
Devamı Sayfa 8’de...
Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, “Türkiye
son 10 yıldır, Avrupa´da sosyal yardımların büyük ölçüde budandığı ve gelişemediği bir dönemde bu alanda çok
ciddi atılımlar yaptı“ dedi.
Kayısı diyarı Malatya
“Her yabancı öğrenci kişi başı
GENÇ YEDİTEPELİ’DEN
İSPANYA’DA BİRİNCİLİK
Yeditepe Üniversitesi Reklam Tasarımı ve İletişimi Bölümü öğrencisi
Samir
Akovalı, Gençler Avrupa Şampiyon Kulüpler
Kupası’nda 110
metre engellide 4x100 metre bayrak yarışında birinci oldu.
2012’de İstanbul’da başlayan Üniversite Tercih Fuarı, 2015’te Ankara’yı
da içine alan büyük bir organizasyon gerçekleştirmeye hazırlanıyor.
Üniversite Tercih Günleri kapsamında Malatya ile başlayacak etkinlikler
sırası ile; Diyarbakır, İskenderun, Antakya, Zonguldak, Muğla, Bodrum ve
Fethiye olarak belirlendi.
BİR
Nöro Eğitim ve Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nin kurucularından Ethem Kocabaş, daha önceki kitaplarından farklı bir temanın işlendiği, gerçeklik, zaman,
mekân ve paralel evrenler olgusunu odak noktasına alan Matrix
tadındaki Bir romanını okurun beğenisine sunuyor!
Devamı Sayfa 4’de...
Devamı Sayfa 10’da...
Okul öncesi check-up
Devamı Sayfa 10’da...
AVRUPA BİRLİĞİ E-KİTAP İLE LİSELERDE
Okul öncesi çocuklarına önlük, defter, kitap gibi kırtasiye hazırlıkları yapan anne ve babalar çoğu zaman önemli bir noktayı gözden kaçırıyor. Peki çocuğunuzun sağlığı okula hazır mı?
Anadolu Sağlık Merkezi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr.
Fatma Ela Tahmaz, çocukların anasınıfına başlangıcından itibaren her sene doktor kontrolünden geçmesi ve eksik aşılarının
yapılmasının önemine dikkat çekiyor.
İstanbul Bilgi Üniversitesi, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Beyoğlu Belediyesi
Gençlik Merkezi ve Öğretmen Akademisi Vakfı ortaklığı ile yürütülen Jean Monnet Programı Avrupa Birliği e-kitap projesi “Okulda Avrupa Birliğini Öğrenme” tamamlandı.
Devamı Sayfa 9’da...
Devamı Sayfa 9’da...
EYLÜL 2014 / SAYI 26
Teknik eğitim ve deney cihazları
ihtiyacına “Çokesen Elektronik” farkı
1987 yılında kurulan Çokesen Elektronik, aynı yılda Eğitim ve Deney cihazları üretimine
başlamıştır. Halen Üniversitelere, Yüksekokullara ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Teknik
Liseler’e donanım ihtiyaçlarını sağlayan Çokesen Elektronik, Sanayi kuruluşlarına da hizmet vermekte. “Ülkemizin Teknik Eğitim konusunda ihtiyaçlarını biliyoruz, bu ihtiyaçları
karşılayacak bilgi ve tecrübeye sahibiz” diyen firma Ticaret Müdürü Fora Çokesen “En iddialı olduğumuz konuların başında satış sonrası destek gelmektedir” dedi.
Satış şartlarınız nedir? Toptan veya perakende olarak mı hizmet sağlıyorsunuz?
Genelde satışlarımız ihale yöntemi ile katıldığımız ve aldığımız ihaleler yöntemi ile
yapılmaktadır. Rakiplere göre uygun ve
kaliteli ürünlerimiz ile sektöre destek vermekteyiz.
Çokesen Elektronik
Ticaret Müdürü; Fora Çokesen
Fora Bey Merhaba! Öncelikle eğitim sektöründe faaliyet göstermeniz bir tesadüf
mü? Yoksa bilerek ve isteyerek mi sektörün içine girdiniz? Faaliyete nasıl başladınız?
Firmamız kuruluşu 1987 yılında kurucumuz
Tahsin Taner Çokesen ve Kerime Çokesen tarafından gerçekleşmiş ve kuruluşundan bu
güne dek Teknik Eğitim ve Deney Cihazları
üretimini gerçekleştiren bu konuda ülkemizde faaliyete geçmiş ilk firmadır. 27 yılı geride bırakan firmamız ikinci kuşak olarak bizlerinde firmaya katılması ile daha kurumsal
bir hüviyet kazanmış bulunuyor. Özetle “tesadüf mü?” sorunuza ülkemizin ihtiyaçlarını
da dikkate alırsak “mecburiyet“ şeklinde cevaplamam doğru olacaktır. Ben halen Ticaret Müdürü olarak görev yaptığım şirketimizde önümüzde daha çok yapılması ve başarılması gereken işler olduğunu düşünüyorum.
Eğitim sektörüne sunmuş olduğunuz
ürünlerden biraz bahsedelim isterseniz?
Kuruluş yıllarında Elektrik - Elektronik deney
ve eğitim cihazları konularında faaliyete başlamış firmamız bugün için Temel ve İleri Seviye Elektrik- Elektronik- Haberleşme Teknolojisi- Mikro Denetleyiciler -Otomasyon Deney Setleri ve Mekatronik - Otomotiv Deney
Setleri - Fizik Deney Setleri Güneş ve Rüzgar
gibi Alternatif Enerji Deney Setleri - Makina
Mühendisliği konularında gerekli olan Akışkanlar, Isı Transferi, İklimlendirme Deney Sistemleri ve Laboratuvar Genel Donanımları üretimi yanında Alman Peaktech firması
ürünleri olan Test ve Ölçü aletlerinin Türkiye
Genel Distribütörü olarak satış temsilciliğini
de yürütmektedir.
Aylık Ticari Gazete
TÜRK EĞİTİM REHBERİ GAZETESİ
İmtiyaz Sahibi: Ünal ÇELİKTAŞ
Genel Müdür: M. Uğur TOK
S. Yazı İşleri Müdürü: Cengiz ORCAN
Genel Koordinatör: Nilgün TOK
Yönetim Adresi: i. İnönü Cad. Bulut İş Hanı,
No: 10 / 406 Çeliktepe / İstanbul
Tel: 0 212 280 60 25
Fax: 0 212 280 60 45
[email protected]
Basım Yeri:
Portakal Basım Matbaacılık San. Tic. A.Ş.
Huzur Mah. Tomurcuk Sk. No: 5/1
4 Levent - Seyrantepe / İstanbul
Tel: 0 212 332 28 01
www.portakalbasim.com.tr
Gazetemiz Basın Meslek İlkeleri’ne uymayı
taahüt eder.
www.turkegitimrehberi.com
TİRAJ: 10.000 Adet Dağıtım: Türk Eğitim Rehberi Gazetesi istanbul, Ankara izmir bölgelerindeki tüm resmi ve özel okullara, üniversitelere ayrıca Özel Okullar birliğine bağlı Türkiye genelindeki tüm Özel Okullara PTT vasıtasıyla ücretsiz dağıtılmaktadır
EYLÜL 2014 / SAYI 26
Firmamızdan talep edilen en küçük siparişleri bile önemsiyor ve toplu gelmiş bir
siparişe gösterilen önem ve hassasiyeti
bize güvenmiş tüm müşterilerimize gösteriyoruz.
Bize gelen tüm soru ve talepler mutlaka
24 saat içinde cevaplanmaktadır. Bu nedenle toptan veya perakende şeklinde bir
ayırım bizim için bulunmamaktadır.
Okullar veya öğrenciler en çok hangi
ürünlerinizi talep ediyor? Neden?
Sınıflamak gerekirse Üniversite seviyesi
olan deney ve eğitim Setleri - Teknik Liselerin ihtiyacı setler, Çok Programlı Liselerin ihtiyaçları ve Genel Lise veya orta öğrenim kurumları ihtiyaçları birbirinden farklılıklar arz eder.
Biz satış ve tanıtım programımızı kurumun duyacağı ihtiyaçlara göre orantılı yapıyoruz. Ancak satış yelpazemizin çok geniş olması nedeni ile bizde her kurum kendi ihtiyacını karşılayacak ürünleri bulabilmektedir. Gelişen teknoloji yanında gelişen deney ve eğitim cihazları olması gayet doğaldır ve bizler de araştırma - geliştirme faaliyetlerimizde bu bilinçle hareket
ediyoruz.
Ürünlerinizde satış sonrası desteğiniz
devam ediyor mu?
Çokesen Elektronik Sanayi ve Ticaret Ltd
Şirketi olarak en iddialı olduğumuz konuların başında satış sonrası destek gelmektedir. TSE kurumu onaylı Hizmet Yeterlilik
Belgesi kurumumuz için sadece bir belge
olmaktan çok mutlaka uyulması ve takip
edilmesi gereken bir konudur.
Referanslarımız bu konuda ne kadar hassas olduğumuzun bir kanıtıdır. Eğitim
amaçlı Deney Cihazları mutlaka satış sonrası destekli olmak zorundadır. Maalesef
yurt dışından büyük paralar ödeyerek alı-
nan setler ülkemizde cihaz mezarlıkları
oluşturmaktadır.
Firma olarak bundan sonraki hedefleriniz?
Firma olarak bundan sonraki hedeflerimiz tanıtım faaliyetlerimizi daha da
arttırmak, kalitemiz ve geniş ürün yelpazemiz sayesinde yeni eğitim kurumlarını müşterilerimiz arasında görmeyi
sağlamak olacaktır.
Ülkemizin Teknik Eğitim konusunda ihtiyaçlarını biliyoruz, bu ihtiyaçları karşılayacak bilgi ve tecrübeye sahibiz.
Milli Eğitim Bakanlığımıza bağlı kurumlardan talep bekliyoruz, Üniversite veya
diğer tüm eğitim kurumlarımızdan bize
dönüş yapmalarını bekliyoruz.
www.cokesen.com adresinde mutlaka
çok uygun ve faydalı bilgiler bulacaklarını umuyoruz.
Son Olarak söylemek istedikleriniz?
Bu satırları okuyan herkese “ çok esen li
“ çalışmalar dilerim. Saygılarımla
Türk Eğitim Rehberi Gazetesi
Türkiye’nin ilk “Postkolonyal Çalışmalar
Uygulama ve Araştırma Merkezi” Üsküdar
Üniversitesi’nde kuruldu…
Ülkemizde önemli bir boşluğu kapatacak
Türkiye’nin ilk Postkolonyal Çalışmalar Uygulama
ve Araştırma Merkezi (PAMER) davranış bilimleri ve
sağlık alanında ilk ve tek tematik üniversite Üsküdar Üniversitesi bünyesinde kuruldu. Tek ve sadece
batı kaynaklı kabul edilebilir bilgi üretimine alternatif sunacak bilgi sistemleri oluşumuna katkı sağlanması hedeflenen merkezin başkanlığını Merve
Kavakçı İslam yürütecek.
Postkolonyal Çalışmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi (PAMER), sosyal bilimler ve fen bilimlerine ait geniş bir alanda uluslararası ilişkilerden antropolojiye, sosyolojiden din ve dil bilimlerine kadar bir dizi disiplin alanında inceleme ve araştırma yapılmasına imkân sağlayacak.
Merkez, Türkiye’de çok önemli bir boşluğu kapatacak
Merkezin başkanlığını yürütecek olan Üsküdar Üniversitesi İnsan ve
Toplum Bilimleri Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü öğretim üyesi Merve Kavakçı İslam, merkezin Türkiye’de önemli bir
açığı kapatacağını belirterek ‘Postkolonyalizm üzerine çalışan herhangi bir başka akademik organizasyonun, bir eğitim kurumunun olmaması da merkezimiz tarafından ne kadar önemli bir boşluğun doldurulabileceğini gösteriyor.
Postkolonyalizm, Türkiyeyi, içine girdiği yeni dönemi, Yeni Türkiye kavramını çok yakından ilgilendiriyor. Konu, ülkemizin bulunduğu bölgeyi, Doğu Batı ilişkilerini, geçmişi, bugünü ve geleceği ilgilendiriyor. Konu, insanlık tarihini, bu tarihin nasıl yazıldığını, tarihi yazanların
hangi perspektiften ve ne amaçla bu bilgiyi ürettiklerini ilgilendiriyor.
Konu, Kuzey ve Güney ilişkilerini, marksizmi, komünizmi, kapitalizmi ve
küreselleşmeyi, dünya siyasi ve ekonomik sistemini yakından ilgilendiriyor’ diye konuştu.
2
3
Türk Eğitim Rehberi Gazetesi
Robot’lar hızla hayatımıza girmeye başladı
İnsansı ve Mobil teknolojiler önümüzdeki 5-10 yıl içinde Türkiye’ de birçok alanda sık kullanılacaktır diyen İnrobotek firma Genel Müdürü Erol Çetin; “Artık
bütün teknolojilerin yani PC, internet, akıllı telefon, tablet, algılayıcılar, mekanik, yazılım, iletişim ve psikolojinin toplamı robotu oluşturuyor” dedi. Son 2-3
yıldır İnsansı ve Mobil Robotların dünyada geliştiğini ifade eden Çetin; Üniversitelere ve üniversitesi öncesi tüm okullara robotlar geliştirdiklerini söyledi.
sene içinde değiştirecek. Bilgisayar, internet, akıllı telefon, tablet gibi hepimiz bunlardan artık hayatımızda vazgeçemiyoruz
zaten. Bence İnsansı ve Mobil Robot demek
bu teknolojilerin hepsinin bir araya geldiği
bir ürün, yani robotun içinde, PC, internet,
akıllı telefon, tablet, algılayıcılar, mekanik,
yazılım, iletişim, psikoloji hepsinin toplamı
robotu oluşturuyor.
İnrobotek
Firma Genel Müdürü
Erol Çetin
Sn. Erol Çetin kısaca özgeçmişinizden
bahseder misiniz?
ODTÜ Fizik Mühendisliğini bitirdikten sonra, 25 yıldır Bilişim sektöründe, İstanbul’da
yerli ve yabancı firmalarda çalıştım, yöneticilik yaptım. Son 2-3 yıldır İnsansı ve Mobil
Robotların dünyada geliştiğini ve geleceğin dominant teknolojisi olacağını gözledikten sonra, bu konuda da Türkiye’de pek
fazla bir şey yapılmadığını görünce, bu konuyu Türkiye’de geliştirmek, projeler yapmak üzere sadece İnsansı ve Mobil Robotlar üzerine kendi firmamızı kurduk.
İnrobotek, firma olarak hangi konularda
hizmet vermeyi amaçladı?
Firmamız ‘’ İNROBOTEK ‘’ , İnsansı Robot
Teknolojileri kelimelerinin kısaltılması ve
birleştirilmesinden oluşuyor. Bizim ana ve
tek konumuz insanlara ve kuruluşlara hizmet edecek, yardımcı olacak insansı ve mobil robotları insanların hizmetine sunmaktır. Bu amaçla dünyada bu konuda ilerlemiş
4 ülke var, Amerika, Japonya, Kore ve Fransa, bu ülkelerdeki önemli uluslararası firmaların distribütörlüğünü aldık, bu firmaların ürünlerini ithal ederek Türkiye’de güzel
projeler yapmaya başladık. Bu mobil robotlar ofislerde, evlerde, eğitim kurumlarında
ve pek yakın bir zamanda da açık alanlarda
insanlara yardımcı oluyorlar. Daha bu teknolojinin başlarında olmamıza rağmen hayatımıza girmeye başladılar. 5-10 sene içinde herkesin vazgeçilmez bir ihtiyacı olacak
mobil robotlar, şu an Türkiye’ de insanlar
farkında değil ama uzay filmlerinde, çizgi
filmlerde gördüğümüz robotlar artık hayatımıza girdi ve hepimizin yaşam şeklini 5-10
Kuruluş aşamasından bahseder misiniz?
Bilişim işimizi yaparken, uluslararası bir çok
markanın temsilciliğini yaptığımız için, doğal olarak teknolojiyi, yurtdışındaki gelişmeleri ve firmaları takip ediyorduk, fuarlarda ve organizasyonlarda robot firmaları ile tanışmamız ve ürünlerine hayranlığımız bizi bu konuya hızlı bir şekilde itti, ve 1
senelik bir düşünsel planlamadan sonra firmamızı kurmaya karar verdik, uluslararası
önemli firmalar ile distribütörlük anlaşmaları yaptık ve ürünlerimizi de pazara sunmaya, tanıtmaya, seminer ve konferanslara
katılmaya başladık.
Hedef kitleniz kimlerden oluşuyor?
İnsansı ve Mobil Robotlar esasında önümüzdeki yıllar her alana girecek, ama şu an
için öncelikli alanlar teknolojiye ve konuya yakın olduğu için Üniversiteler, ortaöğretim okulları, şirketler ve pek yakında evler olacak, hemen hemen aynı PC’nin gelişimi gibi olacak.
Eğitim sektöründe ne tür ürünleriniz bulunuyor? Özelliklerinden bahseder misiniz?
Öncelikle eğitim sektörünü iki kısma ayırıyoruz, birincisi üniversiteler, ikincisi Üniversite öncesi tüm okullar, liseler, ortaokullar,
ilkokullar ve hatta anaokulları. Üniversitelere, öğrencilerin lisans, yüksek lisans ve doktora süresince hocaları ile beraber yaptıkları araştırma geliştirme projeleri için robotlar sunuyoruz. Bu ürünler AR&GE için profesyonel ürünler, bu ürünler üzerinde yazılım uygulamaları ve içerik geliştiriyorlar, şu
ana kadar verdiğimiz robotlarla, robot insan ilişkisi, otistik ve spastik çocuklar üzerinde proje geliştiriyorlar, geliştirilen bu
projelerle ve içeriklerle bu çocuklarımızın
ve insanların iletişimlerinin ve hayatlarının
daha kolay hale gelmesi amaçlanmaktadır.
Liselerde, ortaokullarda hatta ilkokullarda öğrencilerimizin geleceğin teknolojisi
olan robotları şimdiden anlamalarını, aşina
olmalarını ve bu konuda proje yapar hale
gelmeleri için okullarımızda robot Laboratuarları kurularak, robot eğitimleri almalarında gelecek için çok yarar var. Artık robot
eğitimleri Japonya’ da Kore’de Amerika’ da
ders olarak konuldu ve inanılmaz bir eğitim
ve ortam yaratılıyor.
Bu eğitimlerin sonucunda bu çocuklar artık robot teknolojisi üzerine üniversitelerde
eğitim alıyorlar ve robot şirketlerinde çalışıyorlar veya robot şirketi kuruyorlar. Buradaki en önemli fark bize göre bu devletlerin inanılmaz bu konuda okullara ve şirketlere destekleri var, binlerce robot şirketleri
kuruldu ve çok büyüyorlar.
Bizlerinde okullarda şu an robot teknolojilerini çocuklarımıza anlatmamız, göstermemiz, projeler yapmamız gerekiyor, yavaş
yavaş bunu yapan okullarımız var, ama bu
konuda geç kalmadan tüm okullarımızda
bu konuda yatırım yapmamız gerekiyor, şu
an için belki her okul yapamayabilir ama bu
konuya bütçe ayırabilen, okulun farklılığını
ve vizyonunu göstermek isteyen yöneticiler bu konuya el atmalılar. Okullarında robot eğitimleri vermek isteyen, robot laboratuarı kurmak isteyen okul yöneticileri bizimle irtibata geçerlerse biz bu konularda
yardımcı oluruz. Bu laboratuar ve eğitimlerin bütçelerinin yüksek tutarlarda olmaması okullar için büyük avantajdır, bunu proje
tekliflerimizde göreceklerdir.
En enterasan ürünlerimizden birisi anaokulları veya okulöncesi çocuklar için geliştirilen bir robot. Bu robot hem anaokullarında hem de evde çocukların arkadaşı olarak yer alıyorlar. Bu robot üzerinde geliştirilmiş içerikler var, hem eğlence için hem eğitim için robotun konuşması, mimikleri, el
ve vücut hareketleri olması çocukları müthiş bağlıyor. Bu gerçekten müthiş bir ürün.
Bu ürünü Kore’de 3000 Anaokuluna devlet
satın aldı ve kullanılıyor, Kore’de geliştirilen
100 ün üzerinde ders var, bizde burada bir
yayınevi ile bazı içerikler geliştirdik, okullarımızın projesine göre içeriklerde geliştirebiliriz.
Sektörlere göre diğer ürünleriniz nelerdir?
Tüm robot kategorilerinin den bahsedersek oldukça uzun sürer, şu an için iki kategoriyi öncelik olarak aldık, birincisi Telepresence robotlar, yani bu robot sizin yerinize başka bir yerde var, bir anlamda kendinizi ışınlıyorsunuz. Bu şu demek; örnek olarak, okulumuzun birisine 10 tane telepresence robot koyduk. Öğrenci veya öğretmen hasta oldu okula gelemiyor. 2-3 gün
dersler aksayacak. Öğrenci veya öğretmen
okulun internet sayfasından şifresi ile giriyor. Boş olan bir robotu internetten hareket
ettiriyor, gittiği yeri görüyor, üzerinde LCD
ekran olduğu için robotun karşısındakilerde robotu yöneten öğrenci veya öğretmeni görüyor, robotu sınıfına kadar götürüyor
ve akşama kadar derse katılıyor, dersi kaçırmıyor, ama evde hasta olarak, dolayısı ile o
kişi hem evde hem okulda. Bu robota her
sektörde ihtiyaç var, müthiş bir teknoloji.
Şirketlerde, evlerde, okullarda, hastanelerde, müzelerde, AVM’lerde her yerde ihtiyaç
var. Bu ürün bir mobil robot.
Bir diğer robot tam insan yapısında, yürüyor, oturuyor, kalkıyor, düşüyor, konuşuyor,
dinliyor, insan psikolojisini anlayabiliyor,
bu robotlarda şu an şirketlerin birçok aktivitelerinde, lansmanlarında insanlara gösteri yapmak amacı ile kullanılabiliyor, ama
bunun yeni versiyonu gelecek yıl şirketlerde ve evlerde hizmet etmek amaçlı kullanılmaya başlayacak.
Dünyanın diğer ülkeleri arasında Türkiye robotik teknolojilerde ne aşamada?
Dünyada İnsansı ve Mobil robotlar sadece 4-5 ülkede çok ilerledi, bunun dışındaki ülkelerle bu ülkeler arasında uçurum var,
Türkiye’de bu ülkeler arasında, işe nerdeyse daha başlanmadı bizde, sadece Üniversitelerde, ortaöğretimde ve liselerdeki öğrencilerde ilgi alaka var. Bizim devletimiz ve
bakanlıklar konuya çok uzak veya haberleri
bile yok, bu çok üzücü. İnsansı ve mobil robot pazarı, uluslararası raporlara göre önümüzdeki 10 yıldaki en büyük 10 teknoloji
içinde olacak, bana göre bu konu devletimizin acil stratejik yatırımları içine hemen
alınmalı. Bir örnek vereyim, çok ilginç, İran’
da eğer bir robot yarışmasında derece alı-
yorsanız askerden muaf sayılıyorsunuz, düşünsenize İran bile ne düşünüyor? Ve uluslararası Robot yarışmalarında çok başarılılar.
Robot teknolojisini sıkça ne zaman kullanabileceğiz? Teknolojik altyapı buna
hazır mı? Kişilerden veya kurumlardan
çok sık talep alıyor musunuz?
İnsansı ve Mobil teknolojiler önümüzdeki
5-10 yıl içinde Türkiye’ de birçok alanda sık
kullanılacaktır, bunu hep beraber yaşayacağız. 10 sene önce Akıllı telefon ve tabletler hayatımızda yoktu, şimdi onlarsız olmuyor, Robotlarda öyle olacak ve insanoğlu
var oldukça gelişmeye devam edecek, hayatımızın bir parçası olacak, evde, işte, okulda, doğada, her yerde olacaklar. Teknolojik
altyapımızda bunu engelleyecek bir problem yok. Kurumlar ve kişiler hala böyle bir
ihtiyaç olduğunun farkında değiller, ama
anlattığımız zaman çok şaşırıyorlar ve ihtiyaç olduğunu görüyorlar. Biz insanların ihtiyacı olduğunun farkındalığını yaratmaya
çalışıyoruz, toplantılara, seminerlere, fuarlara, yarışmalara katılarak tanıtmaya çalışıyoruz.
Özel projeleriniz bulunuyor mu?
O kadar çok projeler düşünüyoruz ki, o kadar çok yapacak şey var ki, ama ilk biz yaptığımız için birçok şeyi öncelik sırasına koyuyoruz, önümüzdeki aylar enteresan uygulamaları ve projeleri duyacaksınız.
Bundan sonraki hedefleriniz nelerdir?
Bizim işe başlarken ki hayalimiz bundan
sonraki hedefimiz, yani kendi Robotumuzu
yapmak, kendi markamızı yaratmak, hem
yurt içine hem yurtdışına ihracat yaparak
uluslararası bir robot markasını yaratmak
istiyoruz. Bu konuda biz planlarımızı hazırlıyoruz, 1 sene içinde bu projeye başlayacağız ve bitireceğiz, her zamanki gibi dışa bağımlı kalmak, teknolojiyi takip etmek değil,
kendimiz yaratmak istiyoruz. Türkiye’nin
bunu yapacak insan kaynağı ve bilgi birikimi var, ama devletin bu konudaki desteği
her şeyi hızlandıracaktır.
EYLÜL 2014 / SAYI 26
Türk Eğitim Rehberi Gazetesi
CARIA hem fiyatta hem
kalitede çözüm sunuyor
Arat Bilişimin markası olan CARIA LASER TONER KARTUŞLARI fiyat ve kalite’de önemli çözümler sunuyor. ARAT BİLİŞİM
SİSTEMLERİ Türkiye Satış Müdürü Muhammet ATAMAN; “CARIA ürünleri, geçmiş yıllarda oluşturulmuş bölgesel satış ofisleri ve geniş bayii ağının dışında Devlet ihaleleri ve DMO Katalogu üzerinden tüm kurum, kuruluş iştirakleri ve KOBİ’lere
ulaşmaktadır” dedi.
kuruluş iştirakleri ve KOBİ’lere ulaşmaktadır.
Arat Bilişim Sistemleri
Türkiye Satış Müdürü
Muhammet Ataman
Tüketici neden Caria’yi seçmeli?
%100 Türk Markası,
Geniş tedarik kanalı,
Tam Zamanında teslimat,
Teknik servis desteği,
Koşulsuz değişim garantisi ve müşteri
memnuniyeti,
Uygun fiyat garantisi,
Gerekli ISO kalite ve CE sertifikalarına
sahip olması olarak sıralayabiliriz...
Arat Bilişim ne zaman kuruldu? Faaliyet konunuz hakkında bize bilgi verir misiniz?
Arat Bilişim Sistemleri 2010 yılında kurulmuş genç ve dinamik bir şirket olmakla beraber 15 yılı aşkın bir geçmişe sahip ve patenti SARAL BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ’ ne ait olan CARIA LASER
TONER KARTUŞLARI’nın kurumsal alanda kullanımını yaygınlaştırmak amacı ile
kurulmuştur. Bu kapsamda CARIA markası 2010 yılının son çeyreği itibari ile
DEVLET MALZEME OFİSİ Kataloğunda
ARAT BİLİŞİM SİSTEMLERİ öncülüğünde
ilk muadil toner markası olarak yerini almıştır.
Kullanıcılara neler tavsiye edersiniz?
Kullanıcılar yüksek baskı maliyetlerine
engel olmak için, kartuşlarını tekrar doldurarak tasarruf etmeye çalışmaktadır,
oysaki dolum ürünler ile alacakları baskı sayıları orijinali kadar olmayacak ve
bir kartuşu maksimum 3 defa doldurtabileceklerdir, sonrasında tekrar orijinal
ürün almaları gerekmektedir. Baskı sayısını da hesaba koyacak olursak toplam
maliyette muadil toner kullanımından
daha pahalıya gelmektedir. CARIA markası tamda bu noktada kullanıcılara diğer muadillere kıyasla hem fiyat hem de
kalite anlamında çözüm sunmaktadır.
Markanız olan Caria piyasadaki diğer
ürünlerden ne oranda etkin olarak
kullanılıyor? Kaç bayiniz bulunuyor?
CARIA ürünleri Geçmiş yıllarda oluşturulmuş bölgesel satış ofisleri ve geniş
bayii ağının dışında Devlet ihaleleri ve
DMO Katalogu üzerinden tüm kurum,
Bundan sonraki hedefleriniz nelerdir?
Her zaman rakiplerine göre bir adım
önde olmayı başaran markamız CARIA
ile gelecekte de bir ilk ile destekçi kurum ve kuruluşlarımızla buluşmayı hedeflemekteyiz.
EYLÜL 2014 / SAYI 26
Bakan Avcı ´Özel Eğitimin Güçlendirilmesi
Projesi´ Kapanış Konferansına Katıldı
Millî Eğitim Bakanı Nabi Avcı, “Türkiye son 10 yıldır,
Avrupa´da sosyal yardımların büyük ölçüde budandığı ve
gelişemediği bir dönemde bu alanda çok ciddi atılımlar
yaptı“ dedi.
Özel
Eğitimin
Güçlendirilmesi
Projesi´nin kapanış konferansına, Millî
Eğitim Bakanı Nabi Avcı´nın yanı sıra
Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Stefano Manservisi ve
Almanya´nın Ankara Büyükelçisi Eberhard Pohl da katıldı.
Bakan Avcı, yaptığı konuşmada, projeye önem verdiklerini vurgulayarak, projeyle başlatılan süreçlerin, bundan sonraki uygulamalarda etkilerini hissettireceğini söyledi.
“Bu bir son değil, aslında bir başlangıç”
diyen Bakan Avcı, bundan sonraki süreçte projenin kazanımlarını eğitim sistemine aktarmanın yollarını da bulacaklarını anlattı. Bakan Avcı, şöyle devam etti:
“Bu projenin bizim açımızdan en önemli özelliklerinden biri de uygulanacak
testlerin uyumlandırılması meselesi.
Gerçekten böylesine kültüre göre biçimlenen süreçleri her ülkede, herhangi bir
uyumlama yapılmaksızın olduğu gibi uygulanması mümkün değil, geçmişte bu
yanlışı yaptık, bu yüzden pek çok engellimizi de sağlanan imkânlardan mahrum
bıraktık. Onun için bu uyumlandırma süreci inşallah bundan sonra mümkün olan
en yüksek düzeyde erişimi sağlayacak bir
fırsatı bize sağlamış olacak.”
Projede emeği geçenlere teşekkür
eden Bakan Avcı, “Türkiye son 10 yıldır,
Avrupa´da sosyal yardımların büyük ölçüde budandığı, gelişemediği bir dönemde
bu alanda çok ciddi atılımlar yaptı. Ama
bunları, siz değerli öğretmenler olmasaydı, velilerimizin desteği olmasaydı kazanamazdık” dedi.
“Her bireyin temel hakkı”
AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Stefano
Manservisi de insan hakları, ekonomik ve
sosyal boyutu bulunan projenin önemine
işaret etti. Manservisi, “AB´nin çabalarında olduğu gibi, Türkiye´nin de bu
bireyleri mümkün olan en üst düzeyde toplum ve iş hayatına katma çabaları devam ediyor” dedi.
Türkiye´nin de BM Engellilik Stratejisini kabul ettiğini ve yasal mevzuatı
haline getirdiğini anlatan Manservisi, “Ekonomik unsur bir yana, bunun
temel bir insan hakkı olduğunu da
unutmamalıyız. Engelli olsun olmasın
herkes tüm imkânlarından eşit istifade etme, eşit muamele görme ve eşit
fırsatlara sahip olmak durumundadır.
Bu her bireyin temel hakkıdır.” şeklinde konuştu.
Almanya´nın Ankara Büyükelçisi Pohl
da ihtiyaçları, inançları, ideolojileri ne
olursa olsun herkesin kaliteli bir eğitime erişim hakkı bulunduğunu vurgulayarak, ihtiyaçlara göre eğitim verilmesinin önemine değindi.
GENÇ YEDİTEPELİ’DEN İSPANYA’DA BİRİNCİLİK
Yeditepe Üniversitesi Reklam Tasarımı ve İletişimi Bölümü
öğrencisi Samir Akovalı, Gençler Avrupa Şampiyon Kulüpler
Kupası’nda 110 metre engellide 4x100 metre bayrak yarışında birinci oldu.
Yeditepe Üniversitesi, akademik alanda
kazandığı başarılarını, spor alanında öğrencilerinin kazandığı başarılarla taçlandırmaya devam ediyor. Yeditepe Üniversitesi Reklam Tasarımı ve İletişimi Bölümü öğrencisi Samir Akovalı, İspanya’nın
Castello kentinde düzenlenen Gençler
Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası’nda
110 metre engellide ve 4x100 metre bayrak yarışında birinci oldu.
Samir Akovalı, 11-18 Mayıs 2014 tarihleri arasında Kayseri’de gerçekleştirilen 11. Koç Fest Üniversite Spor Oyunları Atletizm Şampiyonası’nda 110 metre engellide Türkiye ikinciliğini kazanarak, hem büyükler A Milli Takımı’na
girmeye hem de Dünya Gençler
Şampiyonası’nda yarışmaya hak kazanmıştı.
4
5
Türk Eğitim Rehberi Gazetesi
EYLÜL 2014 / SAYI 26
Türk Eğitim Rehberi Gazetesi
6 rektör ve 68 dekan atanacak
En güvenilir danışman
olmak en önemli hedefimiz
Yükseköğretim Genel Kurulunun 2014 yılı 10. toplantısında
6 vakıf üniversitesine rektör atanmasına karar verildi. Ayrıca
devlet üniversitelerinden 30 fakülteye ve 38 vakıf üniversitesine de dekan atanmasına karar verildi.
YÖK’ten yapılan açıklamada, “6 vakıf üniversitesinin mütevelli heyetleri tarafından rektör adayı olarak Yükseköğretim Kurulu’na
önerilen adaylarla ilgili olarak olumlu görüş bildirilmesine karar verilmiştir. Bu üniversitelerimiz ve rektör adayları Fatih Sultan Mehmet Vakıf- Prof. Dr. Musa Duman,
Maltepe- Prof. Dr. Şahin Karasar, Mevlana
-Prof. Dr. Tankut Yalçınöz, Murat Hüdavendigar- Prof. Dr. Mesut Aydıner, Okan- Ayşe
Şule Kut, Şifa- Prof. Dr. Mehmet Ateş” denildi.
30 FAKÜLTEYE ATANAN DEKANLAR
Devlet üniversitelerinden 30 fakülteye atanan dekanlar ise şöyle:
“Abant İzzet Baysal Güzel Sanatlar Prof. Dr.
Nesrin Kalyoncu, Afyon Kocatepe İktisadi
ve İdari Bilimler Prof. Dr. Veysel Kula, Akdeniz Alanya Tıp Prof. Dr. Mehmet Murat Kuloğlu, Anadolu Hukuk Prof. Dr. Ufuk Aydın,
Anadolu İletişim Bilimleri Prof. Dr. Halil İbrahim Gürcan, Anadolu İşletme Prof. Dr.
Hasan Durucasu, Bozok İlahiyat Prof. Dr. Salih Karacabey, Cumhuriyet İletişim Prof. Dr.
Metin Erol, Dicle Edebiyat Prof. Dr. Kemal
Timur, Düzce İşletme Prof. Dr. Nigar Çakar,
Düzce Sanat ve Tasarım Prof. Dr. Emine Yıldız Doyran, Düzce Ziraat ve Doğa Bilimleri Prof. Dr. Ahmet Uludağ, Gümüşhane İletişim Prof. Dr. Celalettin Vatandaş, Hacettepe Sağlık Bilimleri Prof. Dr. Sibel Aksu Yıldırım, Hitit Tıp Prof. Dr. Mete Dolapçı, İnönü
Diş Hekimliği Prof. Dr. Serkan Polat, İnönü
Su Ürünleri Prof. Dr. Kazım Şahin, İstanbul
Florence Nightingale Hemşirelik Prof. Dr.
Nezihe Kızılkaya Beji, İstanbul Hasan Ali Yücel Eğitim Prof. Dr. İrfan Başkurt, İstanbul İşletme Prof. Dr. Erdal Tekarslan, Kastamonu
Mühendislik ve Mimarlık Prof. Dr. Naci Tüzemen, Kırıkkale İktisadi ve İdari Bilimler
Prof. Dr. Nihat Işık, Nevşehir Hacı Bektaş Veli
İlahiyat Prof. Dr. Zülfikar Durmuş, Niğde İktisadi ve İdari Bilimler Prof. Dr. Abitter Özulucan, Niğde Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Prof. Dr. Zafer Ulutaş, Ondokuz Mayıs Eğitim Prof. Dr. Yavuz Bayram, Ondokuz Mayıs
İletişim Prof. Dr. M. Nurdan Öncel Taşkıran,
Selçuk İletişim Prof. Dr. Ahmet Kalender, Yıldız Teknik İnşaat Prof. Dr. Ahmet Demir, Yüzüncü Yıl İktisadi ve İdari Bilimler Prof. Dr.
Reha Saydan.”
EYLÜL 2014 / SAYI 26
38 VAKIF ÜNİVERSİTESİNE ATANAN DEKANLAR
Açıklamada, 38 vakıf üniversitesinin mütevelli tarafından dekan adayı olarak Yükseköğretim Kurulu’na önerilen adaylarla ilgili olarak olumlu görüş bildirilmesine karar verildiği belirtildi. Atanan isimler şöyle: “Bahçeşehir Mühendislik Prof. Dr. Taşkın Koçak, Bahçeşehir Sağlık Bilimleri Prof.
Dr. Orhan Babucçu, Başkent Fen Edebiyat
Prof. Dr. Rahmi Yağbasan, Başkent Tıp Prof.
Dr. Haldun Müderrisoğlu, Başkent Sağlık Bilimleri Prof. Dr. Korkut Ersoy, Beykent
Hukuk Prof. Dr. Sabahat Binnur Çelik, Beykent İktisadi ve İdari Bilimler Prof. Dr. Selahattin Sarı, Beykent İletişim Prof. Dr. Nihat
Küçüksavaş, Bezmialem Vakıf Sağlık Bilimleri Prof. Dr. Ahmet Belce, Biruni Diş Hekimliği Prof. Dr. Selim Arıcı, Biruni Eczacılık Prof.
Dr. Ayfer Yalçın, Bursa Orhangazi İktisadi ve
İdari Bilimler Prof. Dr. Hüseyin Abdurrahman Kanıbir, Fatih İktisadi ve İdari Bilimler
Prof. Dr. İsmail Özsoy, Hasan Kalyoncu Hukuk Prof. Dr. Şaban Kayıhan, İhsan Doğramacı Bilkent Eğitim Prof. Dr. Mehmet Baray, İstanbul Arel İktisadi ve İdari Bilimler
Prof. Dr. Derman Küçükaltan, İstanbul Arel
Mühendislik-Mimarlık Prof. Dr. Ahmet Can,
İstanbul Aydın Fen Edebiyat Prof. Dr. Şuayip Karakaş, İstanbul Bilim Fen Edebiyat
Prof. Dr. F. Betül Aydın, Kadir Has İletişim
Prof. Dr. Sevda Alankuş, Koç İnsani Bilimler
ve Edebiyat Prof. Dr. Ahmet İçduygu, Koç
Tıp Prof. Dr. Evren Keleş, Maltepe İktisadi ve
İdari Bilimler Prof. Dr. Nazif Gürdoğan, Maltepe Mühendislik ve Doğa Bilimleri Prof. Dr.
İlhami Yavuz, Mef Sanat, Tasarım ve Mimarlık Prof. Dr. Arda İnceoğlu, Melikşah Hukuk
Prof. Dr. Murat Şen, Melikşah Mühendislik
Mimarlık Prof. Dr. Mehmet Halidun Keleştemur, Okan Hukuk Prof. Dr. Mustafa Koçak,
Okan İktisadi ve İdari Bilimler Prof. Dr. Enar
A. Tunç, Selahaddin Eyyubi Sağlık Bilimleri Prof. Dr. Ferda Özbaşaran, Turgut Özal İktisadi ve İdari Bilimler Prof. Dr. Muhammet
Kösecik, Türk Hava Kurumu İşletme Prof. Dr.
Nevin Yörük, Yaşar İktisadi ve İdari Bilimler
Prof. Dr. Aylin Güney, Yaşar Sanat ve Tasarım Prof. Dr. Gören Bulut, Yeditepe Hukuk
Prof. Dr. Abdullah Haluk Kabaalioğlu, Yeditepe Fen Edebiyat Prof. Dr. Ahmet Turan
İnce, Yeditepe Güzel Sanatlar Prof. Dr. Ömer
Hilmi Gülsen, Zirve Emine-Bahaeddin Nakıboğlu Tıp Prof. Dr. Murat Özdemir.” 1 vakıf meslek yüksekokuluna ataması yapılan müdür ise Beykoz Lojistik MYO Prof. Dr.
Okan Tuna.
Paraf Yurtdışı Eğitim
Firma Sahibi; Tahir Başarır
Paraf Yurtdışı Eğitim olarak kuruluş
amaçlarınızdan kısaca bahseder misiniz?
Yurtdışında eğitim görmek isteyen öğrencilerimize her konuda yardımcı olarak, onların bu uzun yolculukta en güvenilir danışmanı olmak en önemli hedefimiz.
Firma olarak hangi hizmetleri sağlıyorsunuz?
Herşeyden önce öğrenci analizi ve buna
göre ülke tavsiyesi. Daha sonra ise dil
okulu, yaz okulu, sertifika programları,
staj, üniversite, yüksek lisans ve doktora danışmanlığı ve başvurularının yapılması. İngilizce yeterlilik sınav başvurularında, niyet mektubu yazımında, gerekli
evrak toplanmasında ve referans örnekleri sağlanmasında öğrenciye her türlü
yardım da firmamız tarafından sağlanmaktadır. Öğrencimizin kabulunun gelmesinden sonra vize alımına kadar olan
süreç de tamamen tarafımızdan yönetilmektedir. Vize başvurusunun olumlu sonuçlanmasına istinaden öğrencinin uçak
bileti organizasyonu da istenildiği takdirde firmamız tarafından yapılmaktadır.
Ayrıca, öğrencimizin eğitimi süresince ilgili okulla yakın ilişki içinde olarak durumu yakından takip edilmektedir.
Çalıştığınız ülkeler nerelerdir?
İngiltere, Amerika, Malta, Kanada, Avustralya, YeniZelanda, İspanya, Fransa, Al-
Yurtdışı eğitiminde danışmanlık yapan firmalardan olan Paraf Yurtdışı Eğitim, aslında 25 yıldır turizmin bulunduğu bütün faaliyet kollarında yer almakta. Firma sahibi Tahir Başarır; “Eğitim konusunda profesyonel bir kadroya sahibiz, hepsi daha önce yurtdışında eğitim almış bireylerden oluşuyor
danışmanlık ve hizmet konusunda rakip tanımıyoruz. “ dedi.
manya, İtalya, İsviçre, Litvanya, Rusya,
Fas, Çin, Kosta Rika, Dominik Cumhuriyeti, Guatemala, Kolombiya, Meksika, Panama, Küba, Ekvator, Brezilya, Malezya,
Peru, Arjantin, Bolivya ve Şili.
Diğer firmalardan sizi ayıran özellikleriniz nelerdir?
Biz 25 yıldır bu işin içindeyiz, şöyle ki sadece yurtdışı egitim yapmakla beraber
turizmin bulunduğu bütün faaliyet kollarında yer almaktayız, birden fazla firmamız ve her firmamızın farklı faaliyet alanı
bulunmaktadır, Paraf da dahil olmak üzere hepsi TÜRSAB A grubu seyahat acentasıdır bu durum ise seyahat konusunda diğer firmalardan oldukça farklı kılıyor
Paraf’ı. Eğitim konusunda ise profesyonel bir kadroya sahibiz, hepsi daha önce
yurtdışında eğitim almış bireylerden oluşuyor aynı zamanda egitim danışmanlığı
konusunda uzunca süredir tecrübeliler
durum böyle olunca danışmanlık ve hizmet konusunda rakip tanımıyoruz.
Yurtdışı ile ilgili en çok merak edilen
soruların başında neler geliyor?
Öğrencilerimizin en çok merak ettiği konuların başında burs olanakları gelmekte. Burs konusunda ülke ve okul bazında
oldukça değişik uygulamalar mevcuttur.
Bunun yanısıra, öğrencinin not ortalaması, sosyal ve toplumsal aktiviteleri, varsa
uğraştığı sporlar da burs konusunda etkili olmaktadır.
Merak edilen bir diğer konuda mezuniyet sonrası orada çalışılıp çalışılamayacağı. İş konusu da ülke ve vize türüne göre
değişkenlik gösteren bir durum. Son
konu ise, öğrencinin konaklamasının karşılamasının veya başka ihtiyaçlarının bizim tarafımızdan mı? Yoksa kendi tarafından mı yapılacağı? Öğrencinin a dan z ye
bütün ihtiyaçlarını biz organize ediyoruz,
vize başvurusu, uçak bileti, hava alanından karşılanıp evine yerleştirilmesi, konaklamasına kadar her şeyi önceden organize edip öğrenciyi gönderiyoruz.
Yurtdışında eğitim alacak öğrenciler
için tavsiyeleriniz nelerdir?
Gidecekleri ülkenin kültürü hakkında az
da olsa bilgi sahibi olsunlar. Mümkün olduğu kadar yerel halk ile arkadaşlık etsinler. Bu, hem onların dillerini ilerletmelerine ve hem de o ülkenin kültürüne daha
hızlı uyum sağlamalarına yardımcı olacaktır.
Firma olarak gelecekteki plan veya
projelerinizde neler var?
Yurt dışı eğitim danışmanlığında verdiğimiz butik hizmeti daha da geliştirmek,
öğrenci ve velilerin vazgeçilmezi olmak.
Yurtdışındaki eğitim kuruluşlarıyla kalıcı
çözüm ortaklıkları üreterek gerektiğinde
öğrencilere kişiye özel programlar oluşturmak. Yerel üniversitelerin Erasmus anlaşması yaptığı üniversite sayısını arttıracak projelere imza atmak.
6
7
Türk Eğitim Rehberi Gazetesi
İL İL TÜRKİYE
Kayısı diyarı Malatya
Üniversite Tercih günleri 2014’te Malatyalı gençleri üniversitelerle buluşturacak.
Türkiye’nin en kalabalık yirmi sekizinci şehri Malatya’yı biraz tanıyalım mı?
Boğaziçi Üniversitesi’nde
Dersler Duolingo’nun yaratıcısı
Luis von Ahn ile Başladı
Boğaziçi Üniversitesi, internet üzerinde insanları robotlardan
ayırmak için kullanılan CAPTCHA teknolojisinin mucidi ve popüler dil öğrenme uygulaması Duolingo’nun kurucusu, Luis von
Ahn’ın verdiği dersle 2014-15 eğitim-öğretim yılına başladı.
von Ahn’ı ağırlıyoruz. Girişimleri birçok ödül almış olan Von Ahn, yarattığı Duolingo uygulaması ile milyonların hayatına dokunuyor. Bu uygulamanın başarısının ardında yatan felsefe de büyük önem taşıyor” dedi.
çababa Dağları, Yama Dağı iken, başlıca akarsular Söğütlü Çayı, Morhamam
Çayı, Kuruçay, Tohma Suyu, Sultansuyu,
Sürgü Suyu, Beylerderesi, Mamıhan ve
Şiro Çayı’dır.
Malatya, Türkiye’nin en kalabalık yirmi sekizinci şehri. 2013 itibarıyla
762.538 nüfusa sahiptir. Doğu Anadolu
Bölgesi’nin Yukarı Fırat Bölümü’nde bulunur. İlk olarak Hitit döneminde kurulmuştur. O günden bugüne el değiştirerek yıkılıp yeniden yapılarak günümüze
kadar gelmiştir.
Malatya, kayısı diyarı olarak bilinir. İlde
yetişen kayısılar, dünya genelinde ünlüdür ve kayısı üretiminin % 80’ini Malatya Ovası’nda bulunan kayısı bahçeleri sağlar. Büyükşehir yasası ile 2014 yerel seçimlerinin ardından büyükşehir
statüsüne kavuşmuştur.
Coğrafya
Malatya, Doğu Anadolu bölgesinin batı
bölümünde yer almaktadır. Doğuda
Elâzığ (98 km) ve Diyarbakır (251 km),
güneyde Adıyaman (185 km), batıda
Kahramanmaraş (219 km), kuzeyde Sivas (245 km) ve Erzincan (363 km) illeri ile çevrilidir.
İl genelinde yer alan dağların başlıcaları Malatya Dağları, Nurhak Dağları, Ak-
Ayrıca Beydağları’nın o muazzam görüntüsü, o uzantısı şehre ayrı bir güzellik katmaktadır. İl, İç Anadolu, Akdeniz,
Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu
Bölgesi’nin arasında tampon bir bölge
olma özelliğini de taşımaktadır.
Malatya ilinde karasal iklim koşulları hüküm sürer. Evvel çok çetin kış ayları yaşanıyor olsa da, Malatya’daki su potansiyeli sebebiyle son yıllarda inşa edilen barajlar il genelinde iklimi fazlaca yumuşatmıştır. Bölge iklim koşullarına göre oldukça ılıman bir iklim hüküm
sürmektedir.
Akarsular ve göller
Orduzu-Pınarbaşı gölleri meşhurdur;
piknik ve dinlenme merkezidir. Ayrıca
Fırat’ın büyük bir bölümü de Malatya’nın
doğusundan geçmektedir. Pütürge ilçesinin Şiro Çayı da meşhur akarsularındandır ve bu akarsu balığıyla ünlüdür.
Yöresel yemekleri
İçli köfte, analı kızlı, kayısı tatlısı, ekşili köfte, mercimekli köfte, kulak çorbası, tavşanlı yufka, kaburga dolması, tava,
kâğıt kebabı, kalbur hurması, bilik, pirpirim cacığı, yapraklı köfte.
Eğitim
91000 dev öğrenci projesi ile daha
da iyi eğitim verilmeye başlanmıştır.
Malatya’da il halkının ihtiyaçlarını karşılayacak birçok okul vardır ve eğitimi iyidir.
Yönetim
Malatya’nın valisi Süleyman Kamçı’dır.
Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı;
Ahmet Çakır, Malatya İl Milli Eğitim Müdürü ise Ali Tatlı’dır.
Boğaziçi Üniversitesi, Apple ve Google tarafından yılın uygulaması, TechCrunch tarafından ‘En İyi Eğitim Girişimi’ seçilen Duolingo uygulamasının
yaratıcısı Luis von Ahn’ı ağırladı. Von
Ahn, Lecture Series adı ile gerçekleştirilen konferansların ilkinde ‘Geleceğin Eğitiminde Teknolojinin Yeri’ başlıklı bir konuşma gerçekleştirdi.
Konferansın açılış konuşmasını yapan
Boğaziçi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr.
Gülay Barbarosoğlu, “Eğitim alanında öncü bir kurum olarak daha kaliteli bir eğitim için yeni teknolojilerin
nasıl kullanılabileceğini konuşmanın
önemine inanıyoruz. Lecture Series
adı altında gerçekleştireceğimiz konferansların ilkinde çok genç yaşta başarılı olmuş bir bilim adamı olan Luis
Öğrenciyken hayalinin ulaşabileceği kadar çok insana ulaşmak ve onların hayatlarında olumlu değişiklikler yaratmak olduğunu belirten Luis
von Ahn, Duolingo’yu da bu motivasyon ile yarattığını söyledi. Dünya üzerinde mobil telefonla internete girme
oranının yüzde 85’e ulaştığını belirten
Luis von Ahn, “Gelecekte eğitimin kişiye özel, eğlenceli ve interaktif olması daha da önem kazanacak. Özellikle mobil uygulamalara daha sık başvurulacak. Teknoloji ve eğitim entegre edildiğinde öğrenme de kolaylaşacak. Eğitimde teknolojinin kullanımı,
kişilerin ihtiyacına özel, farklı öğrenme hızlarına adapte edilebilen öğrenme modeli sunuyor. Duolingo yoluyla
herkesin kendi hızında, ücretsiz bir şekilde dil öğrenmesini sağlamayı amaçladık. İki yıl içerisinde geldiğimiz nokta doğru yolda olduğumuzu gösteriyor. İnsanlar Duolingo’yu tercih ediyor
çünkü uygulamayı oyun gibi tasarladık. Oyun oynar gibi dil öğrenmek ve
bu rahatlığı ceplerinde taşıyabilmek
insanların hoşuna gidiyor. Şu anda
42 milyon kullanıcımız var, bunu önümüzdeki iki yılda 100 milyona çıkarmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu.
EYLÜL 2014 / SAYI 26
Türk Eğitim Rehberi Gazetesi
Eğitim İzleme Raporu 2013 Özet Değerlendirmesi Yayımlandı
Eğitim Reformu Girişimi (ERG), her yıl hazırladığı Eğitim
İzleme Raporları’nın yedincisini tamamladı. ERG raporda, erken çocukluk eğitimi, eğitimin ve öğretmen niteliğinin artırılması, eşitsizliğin giderilmesi yönünde ilerleme kaydedilemediğine dikkat çekiyor.
ERG, Eğitim İzleme Raporu 2013’ün ana
bulgularını kamuoyuyla paylaştı. Eğitimde 2013’te yaşanan gelişmeleri değerlendiren ve eğitim sisteminin dört
ana bileşeni (öğrenci, öğretmenler, eğitimin içeriği, öğrenme ortamları) ile yönetişim ve finansmanı ayrıntılı biçimde
irdeleyen rapor, kamuoyuyla paylaşıldı.
Eğitim İzleme Raporu 2013’ü sunan ERG
Araştırma Koordinatörü Dr. Alper Dinçer de, ERG’nin en önemli önceliklerinden biri olan erken çocukluk eğitiminin
(EÇE), MEB’in son yıllarda eğilmeye başladığı bir konu olmasına rağmen, halen
zorunlu ve ücretsiz olmamasına dikkat
çekti. Dinçer sözlerine “MEB merkez teşkilatında devam eden yapısal değişiklikler, FATİH projesi, “4+4+4” sistemine
geçiş, ortaöğretime öğrenci seçme ve
yerleştirme düzenlemesi ve dershanelerin dönüştürülmesi politikaları, mevcut bürokratik iradenin eğitim politikası öncelikleri arasında yer alıyor. ERG
olarak yaptığımız araştırmalar temelinde MEB’in aldığı kararların eğitimde niteliği iyileştirme ve eşitsizlikleri azaltma potansiyelini sınırlı buluyoruz. Ayrıca, bu önceliklerin eş zamanlı gerçekleştirilmesi MEB üzerinde ciddi bir yük yaratıyor.
Dolayısıyla da, eğitimde eşitlik ve nitelik
olmak üzere eğitimin genelinde uygulama sıkıntıları devam ediyor, okul öncesi eğitim ve öğretmen politikaları konusunda adımlar atılmıyor. MEB’in, öğretmenlerin ve eğitim yöneticilerinin, velilerin ve öğrencilerin karar süreçlerine katılımını sağlayacak düzenlemeleri
yapması gerekiyor” diyerek devam etti.
Eğitim İzleme Raporu 2013’ü sunan ERG
Araştırma Koordinatörü Dr. Alper Dinçer
şu bulgulara değindi:
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) 2010-2014
Stratejik Planı’nda, okulöncesi net okullulaşma oranının 2014 yılında % 70’e
ulaşması hedeflenmiştir. MEB tarafından paylaşılan verilere göre, 2013-14
eğitim-öğretim yılında net okullulaşma oranı 3-5 yaş grubunda % 30,9’dan
% 28’e, 4-5 yaş grubunda ise % 44’ten %
37,9’a gerilemiştir. Erken çocukluk eğitimi, Türkiye’deki en önemli eğitim politikası önceliklerinden biri olmaya devam
etmektedir.
Uluslararası bir değerlendirme olan
Uluslararası Matematik ve Fen Eğilimleri Araştırması (TIMSS) 2011’den çıkan
önemli bulgulardan biri, Türkiye’de hem
4 hem de 8. sınıf düzeyinde öğrencilerin
dörtte bire yakınının, temel düzeyde yeterliklere dahi sahip olmadıkları yönündedir. Bu durum eğitimde kalite eksikliğinin bir göstergesidir.
Türkiye’deki 15 yaş grubundaki öğrencilerin % 15,5’i matematikte en temel dü-
zeydeki yetilere dahi sahip değildir. Bu
oran OECD genelinde % 8’dir. Türkiye’de
yeterlik düzeyi dağılımında alt gruplarda önemli bir yığılma göze çarparken,
öğrencilerin yalnızca % 1,2’si en üst düzeyde matematik yetisine sahiptir.
Üniversite öncesi eğitimde öğretmen
sayısı 2002-03’te 504.479’dan 201314’te 801.975’e arttı ve bu önemli bir kazanım. Ancak, 2013’te Öğretmenlik Alan
Bilgisi Testi’nde hiçbir alanda adaylar
50 üzerinden ortalama net 30 doğruya
ulaşmamıştır.
MEB, 2010-11 eğitim-öğretim yılından
itibaren 1.477 genel liseyi dönüştürmeye başladı ve bu süreç 2013-14’te tamamlandı. Bu süreçte yeni açılan liselerle birlikte mesleki ve teknik lise sayısı %
23, Anadolu lisesi sayısı % 57 ve imamhatip ve Anadolu imam-hatip lisesi sayısı %73 oranında arttı. Bu oranlar kamunun eğitimde program tercihlerini göstermesi açısından önemli.
Yeni kayıtlar içinde genel programlara
kayıt yaptıran öğrencilerin oranı sadece
iki eğitim-öğretim yılında % 49,5’ten %
36,8’e gerilemiştir. Buna paralel olarak,
mesleki ve teknik ortaöğretim programlarına kayıt yaptıran öğrencilerin oranı
% 50,5’ten % 63,2’ye yükselmiştir. 201314 yılında örgün ortaöğretime yeni
2012-13 öğretim yılı ilk döneminde, Türkiye genelinde on gün ve üzeri devamsızlık yapan öğrenci oranı % 32,7’dir. Bu
oran, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel
Müdürlüğü’ne bağlı kurumlarda % 39,1,
Ortaöğretim Genel Müdürlüğü’ne bağlı kurumlarda % 27,4, Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’ne bağlı kurumlarda ise
% 31,1 olarak açıklanmıştır.
Türkiye genelinde derslik başına düşen
öğrenci sayısı, geçen yıla oranla hem ilkokul hem de ortaokul kademelerinde
30’dan 29’a düşmüş; öğretmen başına
düşen öğrenci sayısı da benzer bir eğilimle her iki kademede de birer birim
azalmıştır.
2013-14 eğitim-öğretim yılında ortaöğretim (genel ortaöğretim ve mesleki/teknik ortaöğretim toplamı) düzeyinde sisteme yeni dahil olan öğrenci sayısı 425 bin, okul sayısı 537, öğretmen sayısı 24 bin, derslik sayısı 11 bin, şube sayısı da 7 bin 500 civarındadır.
Her yabancı öğrenci kişi başı yıllık 40 bin dolar harcıyor”
Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli
Heyeti Başkanı
Enver Yücel
EYLÜL 2014 / SAYI 26
Uluslararası faaliyetlerin hız kazandığı eğitim sektörü, tanıtıma ayrılan payın son yıllarda artırılmasıyla başta İstanbul olmak üzere Türkiye’nin yabancı öğrenciler için çekim merkezi haline
gelmesini sağladı.
başta olmak üzere pek çok Avrupa ülkesinin de aralarında bulunduğu gelişmiş ekonomilerin lokomotif sektörü haline gelen uluslararası öğrenciler,
Türkiye için de önemli bir kaynak yaratıyor.
BAU (Bahçeşehir Üniversitesi) olarak 2
bin 200 yabancı öğrenci sayısına ulaştık. Bu da yılda ülke ekonomisine 80
milyon doların üzerinde katkı anlamına
geliyor. Tabii bunun bir de kültürel boyutu var” diyor.
Başını vakıf üniversitelerinin çektiği, Avrupa’dan Türki Cumhuriyetlere,
Afrika’dan Çin’e kadar geniş bir yelpazede sürdürülen tanıtım çalışmaları
ve yurtdışı fuarlar meyvelerini veriyor.
Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere
Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, Türkiye’de her
bir yabancı öğrencinin eğitiminden
günlük yaşam faaliyetlerine kadar yılda
kişi başı ortalama 40 bin dolar harcama
yaptığını belirtiyor. Yücel; “Yalnızca biz
Kurulduğu günden bu tarafa uluslararası çalışmalara ağırlık veren Bahçeşehir Üniversitesi’nde altı öğrenciden birini yabancı öğrenciler oluşturuyor.
Yalnızca bu yıl üniversiteye kayıt yaptı-
ran öğrencilerde ise bu oran yüzde
25. Enver Yücel 2014 - 2015 Akademik Yılı’na lisans bölümlerinde 600,
yüksek lisans bölümlerinde ise 150
yeni yabancı öğrenciyle başladıklarını ifade ediyor.
Yücel “Hem vakıf hem de devlet üniversiteleri olarak henüz yolun başındayız. Yurtdışı tanıtım çalışmalarımıza her yıl artan oranlarda yatırım
yapmamız gerekiyor” dedi.
8
9
Türk Eğitim Rehberi Gazetesi
SAĞLIK
Okul öncesi check-up
Okul öncesi çocuklarına önlük,
defter, kitap gibi kırtasiye
hazırlıkları yapan anne ve babalar
çoğu zaman önemli bir noktayı
gözden kaçırıyor.
Peki çocuğunuzun sağlığı
okula hazır mı? Anadolu Sağlık
Merkezi Çocuk Sağlığı ve
Hastalıkları Uzmanı Dr. Fatma Ela
Tahmaz, çocukların anasınıfına
başlangıcından itibaren her sene
doktor kontrolünden geçmesi
ve eksik aşılarının yapılmasının
önemine dikkat çekiyor.
Fark edilmeyen sağlık sorunları çocukların okul başarısını ve geleceğini etkileyebiliyor. Çocukları hastalıklardan koruyan aşıların zamanında ve eksiksiz yapılması büyük önem taşıyor. Bu noktada
okul öncesi muayenede aşılarının yapılmasının önemli bir fırsat olduğunu belirten Dr. Fatma Ela Tahmaz “Okul çağı
çocuklarının her sene ayrıntılı bir muayeneden geçmeleri gerekiyor. Yaptığımız bu muayeneler çocuklarımızın sağlığı ve okulla ilgili ortaya çıkabilecek sorunları önceden belirleyip çözüme kavuşturmamızı sağlıyor” diyor.
Karma aşılar büyük önem taşıyor
Özellikle 4 yaşındaki karma aşı tekrarlarının yapılması önem teşkil ediyor. Difteri, boğmaca, tetanoz, çocuk felci, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, suçiçeği,
meningokok ve grip gibi aşılarının okul
öncesinde yapılması gerekiyor. Bu hastalıkların özellikle çocuklar arasında salgınlara ve büyük problemlere yol açabileceğini söyleyen Dr. Tahmaz “Aşılar bazı
bulaşıcı hastalıklar için çocuklarda bağışıklık sağlayıp hastalıkların yayılmasını önlüyor. Bahsettiğimiz tüm bu aşılar
da okullardaki salgınları büyük ölçüde
engelliyor. Özellikle bu sene dört valanlı
olarak piyasaya çıkan ve daha fazla grip
virüsü tipini taşıyan grip aşısı, eski aşılara göre daha etkili.”
Fiziki muayeneyi ihmal etmeyin
Çocukları okul başlamadan önce, çocuk
hekimine götürüp önce detaylı bir fizik muayenelerini de yaptırmak gerekiyor. Çocukların her yıl göz, diş, kulak, burun, boğaz ve işitme muayenelerini ihmal etmememizi belirten Dr. Tahmaz, fizik muayenede değerlendirilmesi gereken noktalar hakkında şu bilgileri veriyor: “Bu alanlardaki herhangi bir problem çocuğun okul başarısını ciddi oranda etkiliyor. Tahtayı görmeyen, duyma
güçlüğü olan veya diş ağrısı çeken çocuk okulda başarılı olamayacaktır. Bu
nedenle her yıl okul öncesi check-up
yaptırmak sene içinde çıkacak rahatsızlıkların önemli bir kısmını önlememize
yardımcı oluyor.”
Özellikle okul öncesi check-up’ın anasınıfına başlangıç yaşında yapılmasını
öneren Dr. Tahmaz, anasınıfına normal
başlama yaşı 4 olmasına rağmen, 2-3
yaşında kreşe başlayacak olan çocuklara da aynı muayenenin yapılması gerektiğini vurguluyor.
AVRUPA BİRLİĞİ E-KİTAP İLE LİSELERDE
İstanbul Bilgi Üniversitesi, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Beyoğlu Belediyesi Gençlik Merkezi ve Öğretmen Akademisi Vakfı ortaklığı ile yürütülen Jean Monnet Programı
Avrupa Birliği e-kitap projesi “Okulda Avrupa Birliğini Öğrenme” tamamlandı
Avrupa Komisyonu tarafından desteklenen Avrupa Birliği Türkçe e-kitap
projesi, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Yardımcısı Serkan Gür, İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Remzi
Sanver, Avrupa Birliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayhan Kaya ile projeye destek veren lise öğretmenleri ve öğrencilerin katılımıyla gerçekleşen törenle
son buldu. İstanbul Bilgi Üniversitesi
santralistanbul Kampüsü’nde gerçekleşen törende açılış konuşmasını ya-
pan e-kitap projesinin yürütücüsü BİLGİ Avrupa Birliği Enstitüsü Müdürü Prof.
Dr. Ayhan Kaya “Bu kitap bilimsel ve objektif bilgiler içeriyor ve aynı zamanda
sunduğu ‘Öğretmen Rehber’ kitabıyla
da öğretmenlerimizin ilgili üniteleri etkin bir şekilde işlemesini sağlıyor. Fatih
Projesi bağlamında da rahatlıkla kullanılabilecek olan e-kitap aynı zamanda
Android ve Apple kullanım sistemlerine
de uygun şekilde üretildi. Kitabın en yenilikçi yanı ise sadeleştirilmiş metinlerin
yanında çok sayıda animasyon, video,
fotoğraf ve bir de bilgisayar oyunu içeriyor olması.
Avrupa Birliği Komisyonu’na, İstanbul İl
Milli Eğitim Müdürlüğü’ne, Öğretmen
Akademisi Vakfı’na (ÖRAV), emeği geçen diğer herkese çok teşekkür ediyorum” dedi. İstanbul Bilgi Üniversitesi
Rektörü Prof. Dr. Remzi Sanver ise yap-
tığı konuşmada “Bu projenin temeli
daha önce üniversitemizde hazırladığımız ‘Akıllı Basitleştirme’ kitabına dayanıyor. Daha sonra bu kitap lise öğrencilerine uyarlandı ve bir e-kitap haline getirildi. E-kitap içerisinde bilgisayar oyunları ve animasyonlar da eklenerek daha kolay kullanılır hale getirildi. Bu şekliyle internetten serbestçe
indirilebilecek” diye belirtti.
Globalleşen ve ileri teknoloji ile hızla
gelişen dünyada görsel ve etkili öğrenmenin daha önem kazandığına dikkat
çeken İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü
Yardımcısı Serkan Gür “e-kitabın öğrencilere kazandırılmasından dolayı
mutluluk duyuyoruz. E-kitap sayesinde çocuklarımız Avrupa Birliği süreçlerini ve bu süreçlerdeki her türlü içeriği
iyi bir şekilde öğrenebilecekler” şeklinde konuştu.
Sivil Toplum Kuruluşları için Kaynak Geliştirme
Uzmanlığı Sertifika Programı başlıyor
FundraisingOkulu.org, The Resource Alliance ve Kadir Has Üniversitesi Yaşam Boyu Eğitim Merkezi işbirliği ile düzenlenen sertifika programı Sivil Toplum Kuruluşları’nın gelişimine katkıda bulunuyor.
1 Kasım - 20 Aralık tarihlerinde Kadir Has Üniversitesi Yaşam Boyu
Eğitim Merkezi’nde gerçekleşecek
Türkiye’nin ilk sertifikalı kaynak geliştirme eğitimi olan bu program;
kaynak geliştirme, pazarlama, iletişim, finans, sivil toplum yönetimi
ve kaynak geliştirme uzmanlığı hak-
kında kendini geliştirmek isteyen herkese hitap ediyor. Bu programı tamamlayan katılımcılar, Tüm kaynak geliştirme teknikleri hakkında genel bilgi birikimine sahip oluyor ve bir sivil toplum
kuruluşunun kaynak geliştirme ihtiyaçlarını belirleyebilecek bir vizyon kazanıyor. Stratejik planlamadan uygulama-
ya, analiz süreçlerinden doğru raporlama tekniklerine kadar birçok teknik
bilgi ve beceri elde ediyor. Kaynak geliştirmede etik, yasal sınırlamalar ve
süreçler hakkında hem Türkiye hem
de uluslararası arenada kabul edilen
standartları öğreniyor.
EYLÜL 2014 / SAYI 26
Türk Eğitim Rehberi Gazetesi
Üniversite Tercih Fuarı
tüm yurda yayılıyor
KİTAP
2012’de İstanbul’da başlayan Üniversite Tercih Fuar’ı,
2015’te Ankara’yı da içine alan büyük bir organizasyon
gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Üniversite Tercih Günleri kapsamında Malatya ile başlayacak etkinlikler sırası
ile; Diyarbakır, İskenderun, Antakya, Zonguldak, Muğla,
Bodrum ve Fethiye olarak belirlendi.
öğrenciler, üniversiteleri daha yakından tanıyabilecek.
Malatya’dan sonra 24-25 Kasım
2014’te Diyarbakır’da Hilton Garden
Inn’de yapılacak Üniversite Tercih
Günleri, Mardin ve Batmanı’da kapsayan 12. Sınıflara istedikleri üniversite ve seçecekleri bölümler için büyük kolaylık sağlayacak.
Eket Fuarcılık Tarafından düzenlenen
4. Üniversite Tercih Fuarı 2015’te, 03-05
Temmuz tarihlerinde yine İstanbul Lütfi Kırdar Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Üniversite Tercih Fuarı, İstanbul ve diğer illerde gerçekleştirdiği başarılı organizasyonları 2015’ten itibaren Ankara’da da devam ettirecek.
İlk kez yapılacak Ankara Üniversite Tercih Fuarı 08-09 Temmuz 2015’te Ankara
Congresium’da yapılacak.
Ankara’dan, çevre il ve ilçelerden gelen
öğrenci adayları 2015’te doğru tercih
yaparak doğru gelecek’e adım atacaklar.
Üniversite Tercih Fuarı, İstanbul ve Ankara dışında çeşitli illerde yapacağı etkinliklerle de yine adından çok söz ettirecek.
2014’ün Ekim ayından itibaren başlayacak Üniversite Tercih Günlerinin ilk durağı Malatya olacak. Üniversite Tercih
Günleri ile ilk kez 20-21 Ekim 2014’te
Malatya Kongre Merkezi’nde buluşacak
EYLÜL 2014 / SAYI 26
Hatay Üniversite Tercih Günleri, 09-10 Aralık’ta İskenderun’da, 12
Aralık’ta Antakya’da düzenlenecek.
Kırıkhan, Erzin, Hassa, İskenderun,
Antakya, Samandağ, Dörtyol, Defne;
Komşu iller: Kilis ve Osmaniye, İskenderun ve Antakya, Üniversite Tercih
Günlerinin ziyaretçileri olacaklar.
Üniversite Tercih Günleri, Tüm Batı
Karadeniz’i kapsayan ziyaretçi çalışması ile (Zonguldak, Karadeniz Ereğli, Bartın, Bolu, Düzce, Karabük) kapılarını 2. Kez açacak. Batı Karadeniz
Üniversite Tercih Günleri 18-19 Aralık
2014’te yine Zonguldak Dedeman
Otel’de gerçekleştirilecek.
Muğla Üniversite Tercih Günleri 23
Şubat 2015’te Bodrum’da, 25 Şubat
2015’te Muğla Merkez’de, 27 Şubat
2015’te ise Fethiye’de düzenlenecek.
Bodrum, Muğla merkez ve Fethiye’de
1 gün ara ile 3 gün sürecek olan etkinlik, Türkiye genelinde başarı sıralaması yüksek Muğla’daki öğrencilere büyük avantaj sağlayacak.
BİR
Nöro Eğitim ve Psikolojik Danışmanlık
Merkezi’nin kurucularından Ethem Kocabaş, daha önceki kitaplarından farklı bir temanın işlendiği, gerçeklik, zaman, mekân ve paralel evrenler olgusunu odak noktasına alan Matrix tadındaki
Bir romanını okurun beğenisine sunuyor!
Hayatın akışına müdahale edebilir misiniz? O, ediyor! Tıpkı kelebek etkisi gibi…
Bir ışık, bir yüz ve bir patlama! Belki olacakların önüne geçebiliriz…
“Seçimlerimizi beynimiz aracılığıyla ruhsal yanımızın yapmasının bilincinden hareketle, kuantum fiziğinin öğretisinden
yola çıkarak, nöron ağının yapılandırması
sayesinde hayatın akışına müdahale etmekten bahsediyorum. Sen de bu aşamalardan geçiyor olabilirsin.”
yadaki varoluş nedeninin sırlarını çözmek için ona çok değerli bir ipucu sunar.
Artık paralel evrenle ilişki kurabilmektedir ve bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi
olmayacaktır. Çünkü evrenin baş mimarı ile yüzleşerek ölümün gizemini çözmenin zamanı gelmiştir.
AKLINI İMKÂNSIZLIĞA AÇABİLİRSİN
Davranış bilimleri ve insan beyni üzerine
araştırmalar yapan bir akademisyen geçirdiği bir kaza sonrasında bazı insanların
başlarında aura benzeri ışıltılı alanlar görmeye başlar. Buna bilimsel olarak hiçbir
açıklama getirilemez. Fakat o her geçen
gün daha sıra dışı olaylar yaşamaya devam eder. Dünyadaki hayatı ve gerçekliğe dair sahip olduğu tüm bilgileri sorgular hale gelmiştir. Yaşadıklarına ışık tutmak için araştırmalarını derinleştirdikçe tarihte iz bırakmış olan pek çok bilim
insanı ve sanatçının bugüne kadar ortaya çıkmamış gizli mesajlarıyla karşılaşır. O
artık kuantum fiziğinden paralel evrendeki eş izlerine, noetik biliminden dünya dışı medeniyetlere kadar uzanan büyük bir labirentin içinde yolunu bulmakta zorlanmaktadır. Bu dünyadaki hayatın
gerçek mi yoksa bir yanılsama mı olduğu sorusuyla yüzleşmeye koyulur. Bir akşam gördüğü bir rüya evrenin ve bu dün-
Yazar Hakkında
Eğitim uzmanı Ethem Kocabaş tipoloji, nöroloji, kuantoloji, psikoloji ve genetik konularında araştırmalar yapmakta ve
bu bilim dallarında Türkiye çapında yürütülmekte olan çeşitli projelere destek
vermektedir. Nöro Eğitim ve Psikolojik
Danışmanlık Merkezi’nin kurucularından
olan Kocabaş, çok sayıda akademisyenin
desteğiyle Türkiye’de ilk defa mesleklerin
zihin süreçlerine göre analiz edilmesi konusunda özel bir proje başlatmıştır.
Eğitim kavramında zihin süreçlerinin tipoloji ve nöroloji bilimleriyle sentezlenmesi konusunda faaliyette bulunan merkezde, halen eğitim uzmanı olarak çalışmalarına devam etmektedir.
Yazarın Diğer Kitapları:
Zihnin Şifresi, Zihinsel Uyanış, Hep Çocuk
Kaldık, Zihni Özgürleştirmek, Liderliğin
Zihin Kodları, Müzik ve Zihnin Gizemleri
Öğrenciler kiralık ev ilanlarını patlattı
Yeni eğitim ve öğretim yılı her sene olduğu gibi 2014’te de kiralık ev ilanlarında artışa yol açtı.
Üniversite sınav sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte öğrencileri ev arama telaşı sardı. Okul sezonunun açılmasıyla ev sahiplerinin de yüzü güldü. İstanbul’da özellikle Beşiktaş, Avcılar ve Kadıköy gibi ilçelerde kiralık ev
ilanları artış gösterdi. Hurriyetemlak.
com verilerine göre, İstanbul’da kiralık
ev ilanları 15 Ağustos ile 15 Eylül 2014
tarihleri arasında, önceki bir aylık süre-
ce göre yüzde 23 oranında arttı. Başkent
Ankara’da ise aynı süreçte kiralık ev ilanlarının sayısı yüzde 14 oranında artışla dikkat çekti.
5 BÜYÜK İLDE KİRALAR ARTIYOR
Artan talep kiralık evlerin fiyatlarının da
yükselmesine yol açıyor. hurriyetemlak.
com Emlak Endeksi’ne göre İstanbul’da
kiralık ev fiyatları geçtiğimiz yıla göre
yüzde 26 artarak metrekaresi 18 liraya ulaştı. Ankara’da artış yüzde 12 olurken, metrekare ortalama kiralık ev fiyatı
8 liraya yükseldi. Birçok üniversiteye ev
sahipliği yapan İzmir’de artış yüzde 10,
metrekare ortalama fiyat ise 8 lira olarak belirlendi. Antalya’da fiyatlar yüzde
14 artarak 7 liraya ulaşırken, Bursa’da artış yüzde 1’de kaldı. Metrekare ortalama
kiralık ev fiyatı ise 6 lira olarak açıklandı
10
11
Türk Eğitim Rehberi Gazetesi
EYLÜL 2014 / SAYI 26
Türk Eğitim Rehberi Gazetesi
SİNEMA
İİZYON
ZYON
V
FİLMLER
FİLML
İZYONDAKİ
ADALET
Vizyon Tarihi
26 Eylül 2014 (2s 11dk)
Yönetmen
Antoine Fuqua
Oyuncular
Denzel Washington,
Chloë Grace Moretz, Marton Csokas
Tür
Gerilim, Polisiye, Aksiyon
Ülke
ABD
Özet
McCall gizemli geçmişini geride bırakıp, sakin ve sessiz bir yaşama doğru
yelken açar. Fakat acımasız Rus mafyasının kontrolü altındaki Teri isimli genç
kızla tanıştığında onun içinde bulunduğu duruma kayıtsız kalamaz. Kendi kendisini emekli etmiş olan McCall, içindeki adalet duygusunun peşinden giderek
Teri’ye yardım edecektir. Çünkü adaletin
temsili olarak güçsüzün yanındadır...
TEMMUZ SOĞUĞU
Vizyon Tarihi
26 Eylül 2014 (1s 49dk)
Yönetmen
Jim Mickle
Oyuncular
Michael C. Hall, Sam Shepard,
Vinessa Shaw
Tür
Dram , Gerilim
Ülke
ABD , Fransa
Özet
Sundance seçkisinde de yer alan bu karanlık suç dramında, iki babanın gizemle örülü intikam öyküsü anlatılıyor. Daha
önceki sinema projelerinin aksine Michael J. Hall’ı daha ağır bir rolde izleyeceğimiz filmde, Hall’e usta aktörler Sam
Shepherd ve Don Johnson eşlik ediyorlar.
SİCCİN
AŞKA DAİR
Vizyon Tarihi
26 Eylül 2014 (1s 29dk)
Yönetmen
Kat Coiro
Oyuncular
Justin Long, Evan Rachel Wood,
Keir O’Donnell
Tür
Romantik , Komedi
Ülke
ABD
Özet
Sam genç bir yazardır, her zaman gittiği bir kafede çalışan Birdie’ye aşık olur.
Oldukça utangaç olan Sam arkadaşının
tavsiyesiyle kızı etkileyebilmek için internette sahte bir profil hesabı oluşturur. Ancak iş görüşme safhasına geldiğinde karışıklık başlar…
Kutu Cüceleri:
Yaratıklar Aramızda
Vizyon Tarihi
26 Eylül 2014 (1s 37dk)
Yönetmen
Graham Annable, Anthony Stacchi
Oyuncular
Isaac Hempstead-Wright,
Ben Kingsley, Simon Pegg
Tür
Macera , Aile , Animasyon , Fantastik
Ülke
ABD
Özet
Küçük yaşta yetim kalan bir çocuğu,
şehrin sokaklarından çaldıklarıyla büyüten, çöp toplayıcı sevimli kutu cücelerini (Boxtroll’leri) konu alan yapım Alan
Snow’un ‘Here Be Monsters’ adlı kitabından uyarlama. Filmin yönetmenliğini Graham Annable ve Anthony Stacchi beraber üstlenirken, orijinal seslendirme kadrosunda Elle Fanning, Simon
Pegg, Toni Collette, Ben Kingsley ve Nick
Frost gibi isimler yer alıyor.
AŞK TARİFİ
Vizyon Tarihi
26 Eylül 2014
Yönetmen
Alper Mestçi
Oyuncular
Pınar Çağlar Gençtürk,
Koray Şahinbaş, Merve Ateş
Tür
Korku
Ülke
Türkiye
Vizyon Tarihi
26 Eylül 2014 (2s 3dk)
Yönetmen
Lasse Hallström
Oyuncular
Helen Mirren, Om Puri, Manish Dayal
Tür
Dramatik komedi
Ülke
ABD
Özet
Genç ve güzel bir kadın olan Öznur, kimsenin onaylamayacağı bir gönül macerasına
tutulmuştur. Çocukluğundan beri kuzenine, yani teyzesinin oğlu olan Kudret’e aşıktır. Öznur ne yapar eder, Kudret’i beraber olmaya ikna eder. Fakat durumu içine sindiremeyen ve üstüne üstlük evli olan Kudret ilişkilerini bitirmek ister. Öznur ise ne
olursa olsun Kudret’i kendisine bağlamak için eşi Nisa’ya büyü yaptırır. Bu büyü sonucu kadına cinler musallat olacaktır. Bu kötücül cin Nisa’yı ele geçirir. Büyüye göre,
5 yatsı vakti sonrasında Nisa ile onun kanından gelenler ölümle yüzleşecektir...
BEN O DEĞİLİM
Vizyon Tarihi
26 Eylül 2014 (2s 5dk)
Yönetmen
Tayfun Pirselimoglu
Oyuncular
Ercan Kesal, Maryam Zaree, Rıza Akın
Tür
Dram
Ülke
Türkiye , Yunanistan , Fransa , Almanya
Özet
Bombay’da yaşayan Hassan Haji, dedesinin işlettiği restoran sayesinde mutfakla çocuk
yaşta tanışmış, bu ilgisini yeteneğiyle pekiştirmiştir. Şimdilerde genç bir adam olan Hassan, dedesinden kalan müesseseyi başarıyla işletirken beklenmedik bir trajedi nedeniyle
Bombay’dan taşınmak durumunda kalır. Ailesiyle birlikte Fransa’nın bir kasabasına yerleşir ve işini burada devam ettirmek için hazırlıklara başlar, restoranını açar. Böylece bu yeni
restoranın sunduğu egzotik Hint mutfağı kısa sürede bölge halkının dikkatini çeker. Bu nedenle de bölgenin prestijli restoranı Le Saule Pleureur’de bir telaş başlar. Şef Madame Mallory, yeni rakibi Hassan’ın kendinden daha yetenekli olduğunu fark etmiştir ve bu durum,
aralarında esaslı bir rekabetin doğmasına neden olur.
Özet
Orta yaşlarını süren bekar Nihat bir hastanenin kantininde çalışmaktadır. Genç
Ayşe ise aynı kantinde mesai arkadaşıdır.
İşe yeni başlayan Ayşe, Nihat’a fazlasıyla
ilgi göstermekte ve bu durum Nihat’ı şaşırtmaktadır. Bir akşam Ayşe, Nihat’ı evine akşam yemeğine davet eder. Nihat
Ayşe’nin hapisteki kocası yüzünden etrafta dedikodu çıkacağından endişe etse
de daveti kabul eder. Fakat evde gördüğü bir düğün fotoğrafı Nihat’ı alt üst edecektir zira Ayşe’nin kocası kendisine ikizi
kadar çok benzemektedir. Bu garip ilişki
Nihat’ın sıradan hayatında tahmin edemeyeceği değişikliklere yol açacaktır.
ÇÖL FIRTINALARI
HAMLET MAKİNESİ
İstanbul Devlet Tiyatroları (2 Perde)
İlk Oynama Tarihi: 28.03.2014
(1 EKİM) İstanbul Devlet Tiyatroları
(1 perde 1 saat 20 dakika)
Hıttin savaşından sonra Kudüs’ü
Selahaddin’in elinden almak isteyen
Haçlı Ordusu, çölün kapılarına dayanmıştır. Haçlı Ordusu’nun komutanı Aslan
Yürekli Richard, Selahaddin’in karşısına
intikam hırsıyla dikilecektir. İki ordu da
komutanlarında vücut bulur ve dile gelir. İşte o an, Çöl Arslanı Selahaddin’in liderlik tılsımı yırtıcı ve savaşçı bedeninde
belirir. Ancak asıl soru, ruhundaki perdeleri kaldırdığında cevaplanmayı bekler:
savaşın kaskatı yaptığı yüreğinin ardında
saklı tuttuğu şey, Selahaddin’in gerçek
zaferi midir, yoksa gerçek yenilgisi mi?
Heiner Müller’in, Avrupa tiyatrosunda, yazarlık, dramaturgi ve performans
alanlarında belirgin bir etki ve değişim
yaratan ünlü eseri “Hamlet Makinesi”,
post-dramatik tiyatronun başlıca örnekleri arasında yer alır. Oyun, Shakespeare’in
başyapıtı Hamlet’ten yola çıkarak, geçmişle hesaplaşma çabası üzerine kurulmuştur. Ele alınan geçmiş, ardarda iki
dünya savaşı geçiren Avrupa’nın kanlı tarihidir. Bu taşlaşmış geçmiş, komünist sistemi de içeren bir hayalet gibi Hamlet’in
karşısında yer alır. Geçmişten beslenen ve
bireyi kuşatan sistem, farkındalığı arttıkça
tutsaklaştığını anlayan bütün kadın ve erkekleri abluka altına almış, tuzağa düşürmüş, makineleşmeye zorlamaktadır. Makineleştikçe çok daha kolay sakatlanan
bedenlerin ve bu bedenlere sıkışıp kalan
ruhların acısını, oyun içinde oyun vurgusuyla, yer yer ironik bir üslupla sahneye
taşıyan oyun, katmanlı yapısıyla seyirciyi de önyargılarından arınmaya, farklı bir
serüvene katılmaya çağırmaktadır…
TİYATRO
BERNARDA ALBA’ NIN EVİ
ANKARA Devlet Tiyatrosu
2 perde | 2 saat 35 dakika Tarih 1 Ekim
Yazan: FEDERICO GARCIA LORCA |
Çeviren: TURAN OFLAZOĞLU
Rejisör: AYŞE EMEL MESCİ
Yıl 1936’ydı. İnsanlık yeni bir yol ayrımına gelmişti. Rönesans’tan başlayıp 1789
Fransız Devrimi’ne, oradan da 20. yüzyılın toplumsal devrimler ve ulusal kurtuluş hareketlerine uzanan “büyük insanlık” serüveninin karşısına Nazi ve faşist
hareketlerin temsil ettiği gerici, karanlık cephe dikilmişti. 20. yüzyılın ve belki de insanlık tarihinin en kanlı boğazlaşması başlamak üzereydi. Lorca bu yol ayrımında gerildi çarmıha. Bu yol ayrımında yazdı son oyunu, Bernarda Alba’nın
Evi’ni; Haziran 1936’da.
EYLÜL 2014 / SAYI 26
EURIDICE’NİN ELLERİ
ANKARA DT
1 perde | 1 saat 15 dakika
Yazan: PEDRO BLOCH |
Çeviren: LÜTFİ AY - TARIK LEVENDOĞLU
Yöneten : YURDAER OKUR
Oyun; “aynı çatı altında yaşamalarına
rağmen birbirlerini tanıyamayan insanların bencillikleri, beşeri zaafları ve anlayışsızlıklarının, evlilikleri nasıl iflasa sürüklediğini” anlatmaktadır.
İKİNCİ DERECEDEN İŞSİZLİK YANIĞI
İstanbul Devlet Tiyatroları (2 perde - 1 )
İlk Oynama Tarihi: 24.10.2013
Bir Cumhurbaşkanı, Başbakan’ın kafasına
anayasa fırlatırsa, tesadüf bu ya, siz de o
gün askerden dönmüş bir üniversite mezunu olarak iş aramaya başlasanız nasıl bir
sürecin içinde bulurdunuz kendinizi? Güzide memleketimizin insan kaynakları uzmanlarının “modern metotlarla” hazırladığı başvuru-eleme-cevap bekleme badirelerini aşmaya çalışmak bir yandan, eşe
dosta, aileye karşı işsiz konumunda olmak öte yandan, kendi başvuru kriterlerinizi tabana vurdurmak ters kroşeden gelirken nasıl olur da sağlıklı, ilkeli, tuttuğunu koparan bir vatan evladı olarak kalırsınız? Ya da kalabilir misiniz? Durum bu kadar tuhafken doğal olarak yaşananlar da
absürd olacaktır. Hem keyifli, hem de canınızı yakacak bir kara komedi.
12
Download

6 rektör ve 68 dekan atanacak