Aylık Ekonomİ ve Sanayİ Dergİsİ
Sayı: 83 OCAK 2014
www.kobilife.com
Fiyat: 7 TL
KALKINMA
AJANSLARININ
DESTEK PROGRAMLARI
KOBİ AVI
KOBİ'LERİN
GÜCÜ ADINA
EMİTT İÇİN
GERİ SAYIM BAŞLADI
ONLINE ALIŞVERİŞİN
BİLİNMEYENLERİ
TEKNOLOJİ İLE
BÜTÜNLEŞEN DİZAYNLAR
Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş
“KOBİ’LER BİZİ DAHA İYİ KULLANSIN”
Büyükdere Cad. No:65 D:7 Mecİdİyeköy, Şİşlİ
+90 212 272 22 23 | +90 554 796 89 89
KUZEY
TURİZM & VIP KİRALAMA HİZMETLERİ
Kuzey 2009 Medya İnş. Tur.
Oto. Kir. Tic.Ltd.Şti. adına
İmtiyaz Sahibi Feride Burçin KÖKSAL
Yazı İşleri Müdürü Feride Burçin KÖKSAL
[email protected]
Grafik Tasarım Elif Terzi CAN
[email protected]
Reklam Grup Başkanı Nurullah ALOĞLU
[email protected]
Reklam Müdürü Eymen Tuğba DUMAN
[email protected]
Finans Döndü KÖKSAL
[email protected]
Reklam Rezervasyon 0 212 272 22 24
0 212 272 22 25
[email protected]
Danışma Kurulu Prof. Dr. Şule ÖZMEN
İstanbul Bilgi Üniversitesi
İktisadi ve İdari Bilimler
Fakültesi Öğretim Üyesi
[email protected]
Yayın Türü ULUSAL SÜRELİ
Her ay yayımlanır
Kuzey Medıa
Kuzey 2009 Medya İnş. Tur. Oto. Kir. Tic. Ltd. Şti.
Büyükdere Cad. No. 65/7 Mecidiyeköy / İSTANBUL
Tel. 0 212 272 22 24
www.kobilife.com
Portakal Basım A.Ş.
0212 332 28 01
Dağıtım : Bayilerde
Kobilife Dergisi, Kuzey 2009 Medya İnş. Tur.
Oto. Kir. Tic.Ltd.Şti. tarafından T.C. yasalarına
uygun olarak yayımlanmaktadır. Dergide
yayımlanan yazı, fotoğraf ve tarafımızca yapılan
ilanların, konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak
gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.
Büyümenin YOLLARI
Kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları
arasındaki işbirliğini geliştirerek, kaynakların
yerinde ve etkin kullanımını sağlamayı amaçlayan
kalkınma ajansları, yerel potansiyeli harekete
geçirmek suretiyle, ulusal kalkınma plânı ve
programlarda öngörülen ilke ve politikalarla
uyumlu olarak bölgesel gelişmeyi hızlandırmayı ve
sürdürülebilirliğini sağlamayı amaçlıyor. Biz de bu
perspektiften yola çıkarak daha parlak bir gelecek
için kurumların gelişmesi konusunda fikir sağlamayı
amaçladık ve kalkınma ajanslarının 2014 yılı açık
destek programlarını sizlerin bilgisine sunduk.
Diğer taraftan da KOBİ’lerimizin gelişmesine katkı
sağlamak için çalışan dernekleri ve bankaların
KOBİ aksiyonlarını irdeledik. Özellikle KOBİ
bankacılığı alanında sunulan hizmetler gerçekten
çok cazip… Ancak KOBİ’lerin kredi kullanmaya
güçleri var mı orası tartışılır. Bazı kurumlar hibe
ve destekler konusunda KOBİ’lerin daha fazla
bilgilendirilmesi konusunda hem fikirler.
Ümit ediyorum ki bugüne kadar kaleme aldığım
yazılar, siz okuyucularımızın fikir zenginliğine katkı
sağlamıştır.
Hedeflerinize doğru emin adımlarla
ilerleyebileceğiniz bir yıl geçirmenizi diliyorum.
Elveda.
TUĞBA UPRAK
İÇİNDEKİLER
KAPAK
8
KOBİ DESTEKLERİ
32
“KOBİ’LER
BİZİ DAHA İYİ
KULLANSIN”
26
EMİTT İÇİN
GERİ SAYIM BAŞLADI
ARAŞTIRMA
KOBİ’LERİN
GÜCÜ ADINA
38
KALKINMA
AJANSLARININ
DESTEK PROGRAMLARI
12
FİNANS
KOBİ AVI
58
SANAYİ
AVANTAJların OSB'Sİ
ÇERKEZKÖY ORGANİZE
SANAYİ BÖLGESİ
72
64
OnlIne Alısveris'İN
BİLİNMEYENLERİ
4
TEKNOLOJİ İLE
BÜTÜNLEŞEN DİZAYNLAR
FİNANS
T
SUKUK’TAN TÜRKİYE’YE
1 MİLYAR DOLAR GELECEK
ürkiye’de sermaye piyasasında
ilklerin mimarı Global Yatırım
Holding ve Avrupa’nın önde
gelen varlık yönetim şirketlerinden Azimut Grup’un güçlerini birleştirmesiyle kurulan AZ Global,
Avrupa’nın ve Türkiye’nin ilk Global
Sukuk Fonu’nu (Uluslararası Kira
Sertifikası Fonu) İstanbul’dan yönetecek. Avrupa ve Türkiye’ de kurulan ve AZ Global tarafından ‘İslam
Hukuku Kurallarına Uygun’ olarak
yönetilecek Global Sukuk Fonu’na,
Sermaye Piyasası Kurulu’ndan
çıkan onayın hemen ardından
Türkiye’ye 150 milyon dolar yatırım çekti. Azimut Grup tarafından
Eylül 2013’te Lüksemburg’da kurulan Global Sukuk Fonu, UCITS
(Undertakings for Collective Investment in Transferable Securities)
standartlarına uygunluğu ile tüm
Avrupa Birliği pasaportuna sahip
ilk sukuk fonu olacak. Bu sayede
Global Sukuk Fonu hem İstanbul
Finans Merkezi Projesi kapsamında yönetilen bir fon olacak hem de
Avrupa Birliği ülkelerinde yalnızca
kurumsal yatırımcılara değil bireysel yatırımcılara da satılabilecek.
Avrupa’da bugüne kadar kurulan
en büyük sukuk fonu olma özelliğini taşıyan Global Sukuk Fonu ile eş
zamanlı olarak Türkiye’de de kurulan Global Sukuk Fonunun her
ikisi de İstanbul’dan AZ Global
Portföy Yönetimi tarafından yönetilecek. Seçimi yapılan sukuk ihraçlarına yatırım yapan Global Sukuk
Fonu, yılda dört kupon ödemesi
yapacak. Ocak, nisan, temmuz ve
ekim aylarının ilk iş günlerinde ya-
T
tırımcılara kar paylarını kupon olarak ödeyecek olan fonun yatırım
büyüklüğüyle dünyanın en büyük
sukuk fonu haline geldiğini söyleyen AZ Global İcra Kurulu Başkanı Giorgio Medda, Global Sukuk
Fonu’nun dünya için de önemli olduğuna dikkat çekti.
BANK ASYA, 2014 YILINDA
500 KİŞİYİ İŞE ALACAK
ürkiye bankacılık sektörünün parlayan yıldızı katılım bankacılığı, kariyer açısından da çalışanlara birçok fırsat sunuyor. Türkiye’nin lider katılım bankası Bank Asya da kariyer fırsatlarına 2014 yılında yenilerini
ekleyecek. Banka gelecek yıl 500 kişiyi işe almayı planlıyor. Bank Asya’nın
katılım bankacılığında kariyer yapmak isteyenler için eşsiz imkanlar sunduğunu ifade eden Bank Asya’nın İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Hakan Fatih Büyükadalı, üniversiteden yeni mezun olan ve
finans sektöründe çalışmak isteyenleri parlak bir kariyer için Bank Asya’ya
beklediklerini söyledi. 2013 yılı sonuna kadar 20 şube daha açmayı planladıklarını belirten Büyükadalı, ”Şu anda 280 şube ve 5096 personel ile
sektörün lideri konumundayız. 2014 yılında 500 kişi daha istihdam ederek sektörde liderliğimizi devam ettirmek istiyoruz” dedi. Türkiye’de henüz
yüzde 5’lik bir pazar payına ulaşmış bulunan katılım bankacılığının 10 yıl
içinde iki katı pazar payına ulaşacağını vurgulayan Hakan Fatih Büyükadalı, “Bu büyüme kariyer açısından büyük bir avantaj. Parlak bir kariyer
için gençlerimizin bu dönemde aramıza katılmaları açısından büyük bir
fırsat var” dedi.
6
GÜNCEL
7
KOBİ DESTEKLERİ
KALKINMA AJANSLARININ
DESTEK PROGRAMLARI
istanbul kalkınma ajansı
Başvuruya Açık destek Programları
Program adı
Afetlere Hazırlık Mali
Destek Programı
ISTKA/2014/AFK
Verimli ve Temiz
Enerji Mali Destek
Programı(İşletmeler)
ISTKA/2014/EVI
Verimli ve Temiz Enerji
Mali Destek Programı
ISTKA/2014/EVK
Çocuklar ve Gençler
Mali Destek Programı
ISTKA/2014/GEN
Küresel Turizm Merkezi
İstanbul Mali Destek
Programı(İşletmeler)
ISTKA/2014/TMI
Küresel Turizm Merkezi
İstanbul Mali Destek
Programı
ISTKA/2014/TMK
Yenilikçi İstanbul Mali
Destek Programı
ISTKA/2014/YEN
Program bütçesi
(TL)
Proje başına asgariazami destek tutarları
(TL)
Azami destek oranı
Son başvuru tarihi
10.000.000
200.000
1.000.000
%90
17/02/2014
10.000.000
200.000
500.000
%50
18/02/2014
10.000.000
200.000
1.500.000
%90
18/02/2014
25.000.000
200.000
1.000.000
%90
19/02/2014
10.000.000
200.000
500.000
%50
20/02/2014
10.000.000
200.000
1.000.000
%90
20/02/2014
25.000.000
200.000
1.500.000
%90
21/02/2014
PROGRAMIN AMAÇLARI
AFETLERE HAZIRLIK MALİ DESTEK PROGRAMI: Yaşam ve mekân
kalitesi yüksek güvenli İstanbul yaratmak üzere; afet yönetim
sisteminin etkinleştirilerek uygulama kapasitesinin artırılması
ve afet risklerinin azaltılması amaçlanmaktadır.
VERİMLİ VE TEMİZ ENERJİ MALİ DESTEK PROGRAMI: Enerji tasarrufu, enerji verimliliği ve temiz enerji uygulamalarının yaygınlaştırılması ile İstanbul’un enerji yoğunluğunun ve sera gazı
salınımının azaltılması amaçlanmaktadır.
ÇOCUKLAR VE GENÇLER MALİ DESTEK PROGRAMI: Çocuklar ve
gençlerin maruz kaldıkları risklerden korunmaları; mutlu,
üretken, yaratıcı bireyler olarak var olabilmeleri için bilişsel,
fiziksel, psikolojik, sosyal gelişimlerinin desteklenmesi amaçlanmaktadır.
8
KÜRESEL TURİZM MERKEZİ İSTANBUL MALİ DESTEK PROGRAMI: Turizm sektörünün geliştirilerek
İstanbul’un diğer küresel turizm merkezleri ile rekabet düzeyi yüksek bir cazibe merkezi haline getirilmesine katkıda bulunmak amaçlanmaktadır.
YENİLİKÇİ İSTANBUL MALİ DESTEK PROGRAMI : Katma değeri, teknoloji ve bilgi yoğunluğu yüksek
ürün ve hizmetler ile İstanbul’un küresel ekonomide söz sahibi olabilmesi için yenilik ve yaratıcılık odaklı ekonomik yapının benimsenmesi ve
bu doğrultuda İstanbulluların yenilik üretme ve
yaratıcılık kapasitelerinin geliştirilmesi amaçlanmaktadır.
KOBİ DESTEKLERİ
ipekyolu kalkınma ajansı
BÖLGESEL VE SEKTÖREL REKABET MALİ DESTEK PROGRAMI (KOBİ)
Programın
Toplam Bütçesi
(TL)
yatırım yeri
destek verilecek
sektör
Şahinbey,
Şehitkamil
Plastik, Kimya,
İşlenmiş Deri
Ürünleri , Tekstil,
Gıda Sanayi,
Tarıma Dayalı Sanayi, Yenilenebilir
Enerji
Nizip, İslahiye,
Nurdağı, Oğuzeli,
Gıda Sanayi,
Yavuzeli,
Tarıma Dayalı
Araban, Karkamış,
Sanayi,
Kilis Merkez,
Yenilenebilir Enerji
Elbeyli,
Musabeyli, Polateli
Gıda Sanayi,
Tarıma Dayalı
Adıyaman ve
Sanayi,
İlçeleri
Tekstil, Mobilya,
Yenilenebilir Enerji
ve Madencilik
PROJELERE
SAĞLANACAK ASGARİ
Azami destek oranı Son başvuru tarihi
VE AZAMİ DESTEK
MİKTARLARI
Asgari Tutar:
50.000 TL
5.000.000 TL
%50
17/02/2014
Azami Tutar:
400.000TL
PROGRAMIN AMAÇLARI
TRC1 bölgesindeki işletmelerin bölge içi ve bölge dışı rekabet edebilirliğinin artırılmasıdır.
Özel Amaç: Öncelikli sektörlerde işletmelerinin üretim kapasitesinin arttırılması; istihdam seviyesinin
arttırılması; Ar-ge, Ür-ge, inovasyon ve markalaşmanın artırılmasıdır.
BURSA ESKİŞEHİR BİLECİK KALKINMA AJANSI
Çevre Dostu Üretim Mali Destek Programı
Program bütçesi
(TL)
10.000.000 TL
Proje başına asgariazami destek tutarları
(TL)
Proje başına mali destek
oranı
Asgari Tutar:
50.000 TL
Asgari % 25
Azami Tutar:
400.000TL
Azami % 50
Son başvuru tarihi
14/02/2014
PROGRAMIN AMAÇLARI
Bu mali destek programının amacı; Bursa, Eskişehir, Bilecik bölgesinde üretim faaliyetlerinden kaynaklanan çevresel etkilerin azaltılması, kaynak ve enerji kullanımındaki verimliliğin arttırılması yoluyla çevre
dostu üretime geçişe katkı sağlamaktır.
9
KOBİ DESTEKLERİ
ZAFER kalkınma ajansı
Rekabetçi KOBİ Mali Destek Programı
Program bütçesi
AJANS DESTEK
MİKTARI
Yararlanıcı
Eş Finansmanı
PROJE BÜTÇESİ
Asgari Tutar:
25.000 TL
Asgari Tutar:
25.000 TL
Asgari Tutar:
50.000 TL
Asgari % 10
Azami Tutar:
400.000 TL
Azami Tutar:
3.600.000 TL
Azami Tutar:
4.000.000 TL
Azami % 50
Azami destek oranı Son başvuru tarihi
16/02/2014
16.000.000 TL
PROGRAMIN AMAÇLARI
TR33 Bölgesi’nde imalat sanayisi ve turizm sektörlerinde faaliyet gösteren KOBİ’lerin rekabet güçlerinin
arttırılarak Bölge’nin sürdürülebilir ekonomik gelişimine katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
KARACADAĞ kalkınma ajansı
2014 YILI KOBİ MALİ DESTEK PROGRAMI
Program bütçesi
10.000.000 TL
Proje başına asgariazami destek tutarları
Asgari Tutar: 30.000 TL
Azami Tutar: 500.000 TL
Son başvuru tarihi
06/01/2014
PROGRAMIN AMAÇLARI
İmalat sanayi ve turizm sektöründe faaliyet gösteren
mikro ve küçük işletmelerin kurumsallaşma çalışmalarının
desteklenerek fiziki ve beşeri altyapılarının geliştirilmesi
suretiyle ölçeklerinin büyütülmesi, finansal kaynaklara
erişimlerinin artırılması, planlama ve pazarlama konularındaki kapasitelerinin geliştirilmesi, yüksek katma değerli
mal üretim kapasitelerinin artırılması, yenilikçilik ve Ar-Ge
faaliyetlerinin desteklenmesi, ihracata yönlendirilmesi
amaçlanmaktadır.
orta anadolu kalkınma ajansı
Başvuruya Açık mali destek Programları
Program adı
Rekabetçi Üretim
Mali Destek Programı
İstikrarlı Büyüme
Mali Destek Programı
Sosyal ve Kentsel Kalkınma
Mali Destek Programı
DESTEK ALT LİMİTİ
DESTEK ÜST LİMİTİ
50.000 TL
500.000 TL
50.000 TL
500.000 TL
100.000 TL
1.000.000 TL
Son başvuru tarihi
14/02/2014
PROGRAMIN AMAÇLARI
REKABETÇİ ÜRETİM MALİ DESTEK PROGRAMI: TR72 Bölgesi
Kayseri ilinde rekabetçi sektörlerde faaliyet gösteren ve/
veya stratejik alanlara yönelik ürünlerin imalatını yapan,
kar amacı güden gerçek ve tüzel kişilerin program önceliklerine uygun olarak desteklenerek, doğal kaynakların
sürdürülebilir kullanımı ve çevresel öncelikler çerçevesinde, bunların ulusal ve küresel ölçekte rekabetçiliklerinin artırılması ve daha yüksek katma değerli mal ve
hizmet değer zincirlerine geçişin sağlanması yoluyla
bölgesel gelişmeye katkı sağlanması amaçlanmaktadır.
İSTİKRARLI BÜYÜME MALİ DESTEK PROGRAMI: TR72 Bölgesi
Sivas ve Yozgat illerinde faaliyet gösteren, kar amacı
10
güden gerçek ve tüzel kişilerin program önceliklerine
uygun olarak desteklenerek, katma değeri yüksek yenilikçi sektörel oluşumların desteklenmesi ve üretim kapasitesinin artırılması yoluyla bölgesel gelişmeye katkı
sağlanması amaçlanmaktadır.
SOSYAL VE KENTSEL KALKINMA MALİ DESTEK PROGRAMI:
TR72 Bölgesi Sivas ve Yozgat illeri sınırları içerisinde
merkez ve kırsal alanlarda sosyal ve kentsel altyapının
geliştirilmesi ile temel hizmetlere erişimin iyileştirilerek,
bölgede yaşam kalitesinin artırılması yoluyla bölge içi ve
bölgeler arası gelişmişlik farklarının azaltılmasına katkı
sağlanması amaçlanmaktadır.
GÜNCEL
11
KOBİ
2013 yılının ilk yarısı itibarıyla sektördeki
kredilerin yüzde 25’i KOBİ kredilerinden
oluşuyor. Bu dönemde KOBİ kredileri 2012 yılı
sonuna göre yüzde 17 ile 33.6 milyar TL tutarında
artışla, 229.8 milyar TL’ye yükseldi. Ülkemizde
de işletmelerin yüzde 99’unu oluşturan KOBİ’ler,
toplam istihdamın yüzde 78’ini, toplam ihracatın
yüzde 60’ını gerçekleştiriyor. Bu rakamlar,
KOBİ’lerin Türkiye ekonomisindeki önemini
vurguluyor. KOBİ tanımında yapılan değişiklikle,
yıllık mali bilançosu 25-40 milyon TL arasındaki
işletmelerin de KOBİ sınıfına dahil edilmesinin
bu artışlarda etkisi bulunuyor.
TUĞBA UPRAK
12
KOBİ BANKACILIĞI
“KOBİ’LER TÜRKİYE EKONOMİSİNİN
DİNAMOSU”
2
013’de sektörün üzerinde
büyümeye devam ettiklerini söyleyen Akbank KOBİ
Bankacılığı’ndan Sorumlu Genel
Müdür Yardımcısı Bülent Oğuz,
BDDK verilerine göre, Eylül 2013
E
itibarıyla KOBİ’lere kullandırılan
TL nakit kredi tutarının ilk 9 ayda
yüzde 26 artış ile 210 milyar TL’ye
ulaştığını aktarıyor. Akbank KOBİ
Bankacılığı’nın TL nakdi kredi tutarının ise aynı dönemde yaklaşık
yüzde 38 artış gösterdiğini belirten
Bülent Oğuz, şu değerlendirmeleri
yapıyor: "Türkiye'de ekonomik göstergelere baktığımızda KOBİ'lerin
önemi açıkça ortaya çıkıyor. Bugün
ülkemizdeki toplam işletmelerin
yüzde 99’unu KOBİ’ler oluşturuyor. Toplam istihdamın yüzde 78’i,
ihracatın yüzde 60’ı ve katma değerin yüzde 55’i KOBİ’lerce sağlanıyor. KOBİ’ler her yıl büyüyen
Türkiye ekonomisinin dinamosu
konumundalar. İşte KOBİ’lerin
ekonomi üzerinde artan bu etkisi
sonucu bankaların bu alana daha
fazla yoğunlaştığını, hatta kendi
organizasyonlarını KOBİ’lerin ihtiyaçlarına göre farklılaştırdığını görüyoruz. Bankaların bu faaliyetleri
sonucu da KOBİ’lerin bankacılık
ürün ve hizmetleri hakkında daha
fazla bilgi sahibi olduklarını, daha
fazla bankacılık ürünü kullandıklarını söyleyebiliriz. Özetle, Türk
bankacılık sisteminin odak noktasındaki KOBİ’lere sunduğu ürün
ve hizmetlerle çok ciddi destek olduğunu düşünüyorum." KOBİ’lerin
büyümesine ve gelişmesine katkıda
bulunmak için varolan kredi ürünlerine yenilerini katacaklarını söyleyen Bülent Oğuz, "Uygun koşullarla
sunacağımız fonlarla desteğimizi
artırarak devam ettireceğiz" diyor.
KOBİ’LERİN İHTİYACINA
YÖNELİK ÜRÜNLER SUNUYOR
kim sonu itibarıyla Yapı Kredi
olarak KOBİ’lere aktardıkları
kaynağın 13 milyar TL’yi aştığını dile getiren Yapı Kredi KOBİ
Bankacılığı Grup Direktörü Aslı Düzenli, bugün bankacılık sektöründe
KOBİ’lere sunulan ürünlerin, son
derece kapsamlı ve farklı ihtiyaçlara
hizmet edecek şekilde tasarlandığını belirtiyor. Ancak son dönemde
Türkiye’deki KOBİ’lerin, genç nüfusun etkisiyle daha girişimci ve daha
inovatif ürün ve hizmetler üzerine
çalışmaya başladıklarını ileten Aslı
Düzenli, "Bu nedenle dönem içerisinde farklı finansal ihtiyaçlara sahip olabiliyorlar. Bankacılık sektörü
olarak biz de bu dinamizme ayak
uydurmaya, her alanda ihtiyaçlarını
karşılayabilecekleri çözümler geliştirerek onları her alanda desteklemeye devam ediyoruz" diyor. 2014
yılında, KOBİ’lere sağladıkları finansal desteği artırarak hem firmaları, hem de faaliyet gösterdikleri
sektörleri en iyi şekilde desteklemeyi ana hedef olarak belirlediklerini
vurgulayan Aslı Düzenli, bu doğrultuda yeni ürün ve hizmetlerini,
KOBİ’lerin ihtiyaçlarına göre geliştirerek, kurumlara özel hizmetler
sunmaya devam edeceklerini vurguluyor. Yapı Kredi KOBİ Bankacılığı Grup Direktörü, sözlerine şöyle
devam ediyor: "Yapı Kredi olarak,
Tarım Bankacılığına verdiğimiz
önemle müşterilerimizin talep ve
ihtiyaçlarını göz önünde bulundu-
rarak bu konudaki çalışmalarımızı
sürdüreceğiz. Geniş şube ağımızın
da desteğiyle çiftçilerimiz ve tarımsal faaliyeti destekleyen kurum ve
kuruluşların ihtiyaçlarını çok yakından takip ederek onlara en uygun
çözümleri sunmaya, önümüzdeki
dönemde de yeni ürün ve hizmetlere imza atmaya devam edeceğiz."
13
FİNANS
K
NAKDİ KREDİLERDE ARTIŞ SÜRÜYOR
OBİ Bankacılığı olarak bilinen küçük ve orta boy işletmelerin, her ülkede olduğu
gibi Türkiye'de de ekonomik canlılığın göstergesi konumunda olduğunu dile getiren Finansbank
KOBİ ve Tarım Bankacılığı Genel
Müdür Yardımcısı Metin Karabiber,
2013 başından bu yana KOBİ’lerin bankalardaki işlem hacimlerinin
gitgide arttığını belirtiyor. Özellikle
nakdi kredilerde tüm bankalarda
yüzde 21’lik bir hacim artışı gözlendiğini aktaran Metin Karabiber,
bu oranın Finansbank’ta yüzde 40
seviyelerinde olduğunu vurguluyor.
2013 yılının son çeyreğinde, ‘Bizce
Mümkün’ yaklaşımlarıyla müşteri
odaklı faaliyetlerini sürdürdüklerini sözlerine ekleyen Metin Karabiber, "Eylül sonu itibariyle KOBİ’lere toplam 2.6 milyar TL’lik nakdi
ve gayrinakdi kredi kullandırdık.
Ekim sonu rakamlarına baktığımızda da 100 binden fazla işletmeye
toplam 4 milyar TL’lik nakdi kredi
kullandırdığımızı görüyoruz. Bunun
yüzde 70’i taksitli ticari kredi niteliğindedir. Özellikle 7646 SMS hattımız ile kısa süre içerisinde sonuç
belirtmemiz ve 50 bin TL’ye kadar
kredi imkanı sunabilmemiz sayesinde müşterilerimizin algısını bu
yöne çekebildik" diyor. Yatırım için
düşük faiz ortamının şart olmadığını vurgulayan Metin Karabiber,
"Piyasaların büyüme tarafında yukarı ivme ile desteklendiği durum
ve düşük faiz yatırım ortamını daha
cazip hale getirecektir. Bu durumu
fırsata çevirmek isteyen KOBİ’lere
120 aya kadar uzayan vadelerle kredi vererek ülke ekonomisine
ve KOBİ’lere destek olmaya devam ediyoruz. Finansbank olarak,
KOBİ’lere kendi ölçeklerine uygun
14
bankacılık ürün ve hizmetleri sunuyoruz. Kredi büyümemizi ilk 9 ayda
yüzde 50 artış ile mikro işletmeler
göğüslemiş durumdadır" diyor.
"KOBİ’ler önemli bir
işlev üstlendi"
Türkiye ve dünya ticaret ağının dinamosunu oluşturan KOBİ'lerin ileriki yıllarda daha fazla göz önünde
olmasının beklendiğini söyleyen
Metin Karabiber, günümüzde KOBİ’lerin, küreselleşmenin yarattığı
şiddetli rekabet ortamında ulusal
ekonomilerin gelişmesi ve korunması bakımından önemli bir işlev
üstlendiğini aktarıyor ve ekliyor:
"Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde KOBİ’ler, işsizliğin azaltılması
ve yeni istihdam alanlarının yaratılmasında oynadıkları rolleri, dengeli ekonomik ve sosyal kalkınmanın sağlanması ve sürdürülmesine
yaptıkları olumlu katkıları ve piyasa
koşullarında meydana gelen değişmelere hızlı uyum sağlayabilen esnek üretim yapısına sahip olmaları
itibariyle etkili bir rol oynuyorlar.
Bunun yanı sıra taşıdıkları yerellik
ve orta sınıfı güçlendirme gibi nite-
likleri, KOBİ’leri sosyal açıdan da
önemli kılıyor. Bankacılık sektöründe yaşanan rekabet ile birlikte büyüme potansiyeline sahip KOBİ’ler
bankaların ilgi odağı konumuna
geliyor."
Hızla artıyor
"KOBİ’ler sadece bankacılık sektörünün değil ekonominin tüm kademelerinde büyüme potansiyeli ile
göz çarpan, ülkemiz istihdamının
yüzde 78’ini, katma değerin yüzde
55’ini, yatırımların yüzde 50’sini
üstlenmiş dinamik bir yapı taşıdır"
diyen Metin Karabiber, KOBİ kredilerinin son birkaç yılın en hızlı artan
kredi türü olmaya devam ettiğini
söylüyor. Devlet desteklerinde gözlenen artış ve çeşitliliğin, özel sektörün KOBİ ürünlerine yaptığı yatırımın sektör büyüklüğünü dahası bu
büyüklüğün gelişme potansiyelinin
altını çizdiğini ileten Karabiber,
"Önümüzdeki dönemde yeni yasal
düzenlemeler ile zorlu bir yıl geçirecek olan bankalar, yine KOBİ’leri
odak noktalarında tutarak büyüme
ivmelerini bu segmentte kurgulayacaklardır" diyor.
KOBİ BANKACILIĞI
15
FİNANS
B
KREDİLERİN YÜZDE 32'Sİ KOBİ'LERE
ankacılık sektörünün
KOBİ toplam kredileri
2012 yılsonuna göre
54,4 milyar TL artarak Eylül
2013 itibarıyla 254,2 milyar TL seviyesine ulaştı. Eylül
2012 tarihine göre 2013 Eylül sonu itibariyle KOBİ kredilerinde yüzde 48'lik bir artış gerçekleşti. Albaraka'nın
KOBİ segmentinde yer alan
kredi limitli müşterilerine kullandırdığı nakdi fon miktarı
ise geçen yılın aynı dönemine göre 2013 yılı 3. Çeyreği itibariyle yüzde 60'lık bir
büyüme gösterdi. Albaraka
olarak toplam krediler içerisinde KOBİ’lerin yüzde 32'lik
bir pay aldığını dile getiren
Genel Müdür Yardımcısı Bülent Taban, "Bu durum bizim
KOBİ Bankacılığına verdiğimiz değerin bir göstergesidir" diyor.
"KOBİ'leri teşvik edici
faaliyetler yapılmalıdır"
"KOBİ’ler bizim ekonomimizin kılcal damarları olarak çok önemli
işletmelerdir" diyen Bülent Taban, Türkiye'de işletmelerin yüzde 99’unu oluşturan KOBİ’lerin,
toplam istihdamın yüzde 78’ini,
toplam ihracatın yüzde 60’ını gerçekleştirdiğini söylüyor. Bu rakamların, KOBİ’lerin Türkiye ekonomisindeki önemini vurguladığını
aktaran Bülent Taban, şu bilgileri
veriyor: "Dünyada KOBİ'ler toplam
kredilerden yüzde 42'lik pay alırken
Türkiye'de bu oran 25'te kalıyor.
KOBİ'lerin toplam kredi pastasından aldıkları payın artırılması için
çaba gösterilmeli ve KOBİ'leri teşvik
edici faaliyetler yapılmalıdır. KOBİ
alacak takip oranlarında ki yüksek
oranların azaltılması konusunda
çözümler üretmek durumundayız.
16
Bu durum KOBİ'lerin krediye ulaşımında negatif bir faktördür. Sektörün takipteki alacakları artışının
2013 yılının üçüncü çeyreğinde de
devam ettiği görülmektedir. Sektör
ortalamalarına bakıldığında KOBİ
kredi takip oranı yüzde 3,2 oranında seyretmektedir. Albaraka’da
takip oranı sektörün çok altında bir
düzeydedir. Büyüme rakamları ve
trendler göz önünde bulundurulduğunda önümüzdeki dönemlerde
“KOBİ Bankacılığı'nın öneminin artarak devam edeceğini söyleyebiliriz. Bizde ticari hayatın en önemli
aktörü olan KOBİ'lerin ihtiyaçlarının en uygun koşullarda karşılanması ve taleplerinin hızlı, etkin bir
şekilde cevaplanmasını sağlayacak
ürün ve hizmetlerle bu artışa ivme
katacağız."
"Büyüme devam edecek"
KOBİ Bankacılığındaki büyümenin
gelecek yılda devam edeceğini
söyleyen Bülent Taban, özellikle
KOBİ'lerin ihtiyaçlarının en uygun
koşullarda karşılanması ve
taleplerinin hızlı, etkin bir
şekilde
cevaplanmasının
önem arz ettiğini belirtiyor.
"Benzer fiyatlamaların sunulduğu sektörde farklılaşmanın dinamiği temel bankacılık ürünlerinin yanında
hizmet çeşitliğinin artırılması
ve müşteri sadakatini sağlamak olacaktır" diyen Bülent
Taban,
Albaraka olarak
inovasyon
çalışmalarına
önem verdiklerini ve işlerine
yenilik katmaya çalıştıklarını
belirtiyor. "2014 yılı KOBİ
Bankacılığında inovasyonlara imza atacağımız bir yıl
olacak" diye konuşan Bülent Taban, sözlerine şöyle
devam ediyor: "KOBİ'lere
temel bankacılık ürün ve
hizmetlerimizle avantaj fırsatı sunarken, önümüzdeki dönem bu
kategoride hem mevcut müşterilerimiz hem de yeni müşterilerimiz
için özel ürün paketleri geliştireceğiz. Bu amaçla müşteri grupları
için meslek ve ihtiyaç odaklı ürün
tasarımları yapıyoruz. KOBİ'lerimiz
için özel çözümler üreterek onlara değer katmak istiyoruz. Kredi
hizmetlerimiz dışında, danışmanlık
hizmetlerimizle KOBİ'lere katma
değer sağlamaya çalışıyoruz. Nitelikli saha satış örgütümüz KOBİ
danışmanları gibi çalışarak mali,
finansal, yatırım, vergi, dış ticaret,
teşvik ve hibeler, KGF danışmanlığı
konularında KOBİ'leri desteklemektedirler. 2014 yılının ilk çeyreğinde
KOBİ'lere özel portal açarak yeni
bir kanal üzerinden KOBİ'lere fayda sağlamaya devam edeceğiz.
Ayrıca KOBİ'lerimizin ayağına ihtiyaç duydukları bilgiyi götürmek
için seminer ve konferanslar dizisi
planlıyoruz."
KOBİ BANKACILIĞI
17
FİNANS
NAKDİ KREDİLERDE
BÜYÜME TRENDİ
"Uzun vadeli riskler azaldı"
Bankalar için ticari kredilerin, taşıdığı büyüme potansiyeli
ve karlılığa olumlu etkisi sebebiyle avantaj oluşturduğunu vurgulayan Virma Sökmen, BDDK'nın sektörü kontrol
altında tutması, sıkı tedbirler ve sektörün geçmişte yaşadığı krizlerden aldığı dersler sayesinde uzun vadeli risklerin azaldığını ve sektöre olumlu yansıdığını söylüyor.
Bankaların her segmentte yoğun rekabet içinde olduklarını gözlemlediklerini ileten Sökmen, "Bunun da etkisiyle
Kurumsal ile KOBİ segmenti arasındaki faiz marjı da giderek kapanmaktadır. Özellikle orta ölçekli firmalar artık
Kurumsal ölçekli firmalar gibi uygun kredi faizlerinden
yararlanabilmektedir. Bu rekabet ortamının ve bireysel
kredilerdeki kısıtlamanın KOBİ'lere daha avantajlı ürün
ve hizmetler sağlayacağını düşünüyoruz" diyor.
1 milyar TL tutarında kaynak aktarma hedefi
HSBC Türkiye olarak son dönemde “1.000.000.000 TL
Uluslararası Büyüme Desteği” kampanyası başlattıklarını
aktaran Virma Sökmen, şu bilgileri veriyor: "Küresel ticarette büyümek isteyen kurumlara 1 milyar TL tutarında
kaynak aktarma hedefiyle yola çıktık. 1.5 ay gibi kısa
bir zamanda doğru yönlendirme, doğru ürün ve fonlama
ile HSBC Türkiye olarak uluslararası ticarette büyümek
isteyen müşterilerimizin ticaret döngülerine uygun ürünler kullanmalarına destek olduk. Amacımız dış ticarette
büyümek isteyen müşterilerimizin çözüm ortağı olmak,
Türkiye’nin uluslararası ticarette aldığı payın artmasını
desteklemek ve Türk şirketlerinin bölgesel başarı hikayelerini artırmak. Bu kapsamda kampanya çerçevesinde
dış ticarette büyümek isteyen kurumlara fonlama ve danışmanlık desteği sağlamaya devam edeceğiz."
“KOBİ’lerin ihtiyaç ve taleplerini yüzyüze dinledik”
2
013 yılının ilk yarısı itibarıyla sektördeki kredilerin yüzde 25’inin KOBİ kredilerinden oluştuğunu söyleyen HSBC Türkiye Kurumsal ve Ticari
Bankacılık'tan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Virma
Sökmen, bu dönemde KOBİ kredilerinin 2012 yılı sonuna göre yüzde 17 ile 33.6 milyar TL tutarında artışla,
229.8 milyar TL’ye yükseldiğini aktarıyor. KOBİ tanımında yapılan değişiklikle, yıllık mali bilançosu 25-40
milyon TL arasındaki işletmelerin de KOBİ sınıfına dahil
edilmesinin bu artışlarda etkisi olduğunu ileten Virma
Sökmen, "Global krizin etkileriyle 2009 yılında 1.1 milyar TL seviyelerine kadar inen nakit kredi büyüklüğümüz
bu tarihten sonra istikrarlı bir büyüme trendine girdi ve
içinde bulunduğumuz dönemde 2 milyar TL seviyesini
geçti" diyor.
18
2013 yılında, HSBC olarak KOBİ Roadshow adı altında
KOBi’lerle farklı illerde buluştuklarını söyleyen Sökmen,
“Ekonomi uzmanları ve bankamız üst düzey yöneticilerinin katılımı ile gerçekleştirilen toplantılar sohbet havası şeklinde gerçekleşirken, KOBİ’lerin ihtiyaç ve taleplerini yüzyüze dinledik ve fikir alışverişinde bulunduk”
diyor. HSBC Grubu’nun diğer ülkelerdeki müşterilerini
Türkiye’de ağırladıklarını ifade eden HSBC Türkiye Kurumsal ve Ticari Bankacılık’tan Sorumlu Genel Müdür
Yardımcısı, şunları söylüyor: “Türkiye’de iş bağlantıları
gerçekleştirmeyi planlayan bu müşterileri, HSBC Türkiye müşterileriyle tanıştırdık, firma ziyaretleri düzenledik.
Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM), ihracatçıları 2023
hedefine hazırlamak için düzenlediği seminerlere sponsor olduk. Her seminere o sektördeki müşterilerimizi davet ederek gelişmeleri takip etmelerini sağladık. Bu tarz
çalışmalarımız 2014’te de devam edecek.”
KOBİ BANKACILIĞI
“BÜYÜME
GÜÇLÜYDÜ”
2
013 yılından bugüne kadar
olan süreçte bankaların iyi
performanslar sergilediklerini
dile getiren DenizBank KOBİ ve Tarım Bankacılığı Grubu Genel Müdür Yardımcısı Gökhan Sun, büyümenin güçlü olduğunu söylüyor.
Geçen yılın tamamında yüzde 16
artan kredilerin, sadece ilk 11 ayda
yüzde 27 arttığını ileten Gökhan
Sun, şu bilgileri veriyor: "Mevduat
büyümesi kredilerin altında kalsa
da özellikle son 3-4 aylık dönemde
faizlerin de artmasının desteği ile
aradaki farkı kapamaya başladıkları görüldü. Hızlı büyürken kredi
riski kontrol altındaydı ve sorunlu
krediler oranı yüzde 3’ün altında
kalmaya devam etti. Aktif büyümesindeki olumlu tabloya karşın
bankaların sermaye karlılığı 2011
ve 2012’deki gibi yüzde 14’lü seviyelerde kaldı. Karlılıktaki bu düşüşün ilk etkilerini görmeye başladık.
Sermaye Yeterlilik Oranı (SYO) ilk
defa bu yıl yüzde16’nın altına geriledi ve son 4 aydır bu seviyede.
Karlılıktaki bu düşüş kalıcı olursa
önümüzdeki dönemde sektördeki
potansiyel büyüme hızlarını aşağı
çekecek bir faktör olacaktır. Yılın
kalan dönemi ve 2014 karlılık anlamında bankaları daha da zorlayabilir. Son dönemde uygulamaya
alınan regülasyonlar ve önümüzdeki dönemde gelmesi planlanan
yenileri, faizlerdeki yükselişin bankaların tahvil portföyünü olumsuz
Tüm KOBİ segmentlerinde sektörün üzerinde büyümeyi hedefliyor
2014 yılında ekonominin büyümesini sürdüreceğini düşünen Gökhan Sun,
"Ekonominin temel çarkları olan KOBİ’lerin kredilerinin ise genel kredi artışı ortalamalarının üzerinde büyüyecektir" diyor. DenizBank olarak KOBİ
Bankacılığı faaliyetlerinde stratejilerinin özünde, tüm KOBİ segmentlerinde
sektörün oldukça üzerinde büyümenin yattığını sözlerine ekleyen Gökhan
Sun, şöyle devam ediyor: "Öngörümüz, KOBİ kredilerinde hem adet hem
de hacim olarak sektörün yüzde 20 düzeyinde büyüyeceği, DenizBank olarak KOBİ’lere kullandırdığımız kredilerin ise yüzde 30 düzeyinde artacağı
yönündedir. Türkiye’nin 81 ilinde faaliyet göstermemiz, daha fazla sayıda
KOBİ’ye ulaşmak açısından DenizBank’ın en önemli avantajlarından biridir.
DenizBank KOBİ Bankacılığı’nda büyümeye devam ederken, sektör bağımsız olarak her türlü faaliyet alanındaki küçük işletmeye ulaşmayı önemsiyoruz. Bu kapsamda Esnaf ve Sanatkarlar Odaları ile yaptığımız işbirlikleri ile
DenizBank’ın desteğini sağlamaya devam edeceğiz. Sektörler bakımından
hali hazırda turizm, sağlık, imalat sanayi ve tarıma dayalı sanayi gibi hizmet
ve üretim alanlarında desteklerimiz hız kesmeden devam edecektir."
etkilemesi ve net faiz marjlarında
son yıllardaki aşağı yönlü trendin
devam etmesi bankaların kar baskısını artan bir oranda hissedeceğine işaret ediyor."
Uygun koşullarla kaynak
yaratmaya devam edecek
"Rusya’nın bankacılık devi ve hissedarımız SberBank’ın bulunduğu
bölgelerle ticaret yapan işletmelerimize özel olarak, SberBank’ın
geniş ağ yapısını kullanarak yenilikçi POS ve tahsilat çözümleri
sunmayı, yurtiçi ve yurtdışından
uygun maliyet ve koşullarla kaynak
yaratmaya devam etmeyi planlıyoruz" diyen Gökhan Sun, KOBİ’lerin,
DenizBank'ın uzun vadeli büyüme
stratejisinin her zaman odağında olduğunu söylüyor. Bu nedenle 2014 yılında da yine sektörün
üzerinde adetsel ve hacimsel artışlar hedeflediklerini vurgulayan
Gökhan Sun,“Esnaf Dostu Banka”
olarak mikro işletmelerimizin taleplerine hızlı ve avantajlı çözümler
üretmeye devam edeceğiz" diyerek
sözlerine son veriyor.
19
FİNANS
2
“KOBİ BANKACILIĞI ÜZERİNE
YOĞUNLAŞACAĞIZ”
013 yılında, KOBİ'lere amiral
ürün olarak sağladıkları TL
kredilerinde yüzde 49 büyüme
sağladıklarını dile getiren T-Bank
Pazarlama ve Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Doruk Parman, bununla birlikte toplam KOBİ
Bankacılığı bilanço büyüklüğünün
de yüzde 25 büyüyerek 2013 hedefini aştığını aktarıyor. "Toplam
KOBİ Bankacılığı bilançomuzun
yüzde 78'i KOBİ’lere kullandırılan
kredilerden oluşmaktadır" diyen
Parman, şu bilgileri veriyor: "Bankamızın uzun vadeli hedefi KOBİ
kredilerinin toplam kredilerdeki
payının yüzde 50’sini oluşturmasıdır. Hedeflerimizin 2014 yılında
da ağırlıklı olarak KOBİ Bankacılığı
üzerine yoğunlaşacağını söyleyebiliriz. KOBİ'lerin ulaşmakta sıkıntı
çektiği uzun vadeli kredilere aracılık etmek, proje ve yatırım finansmanlarını sağlamak, işyeri alımlarında etkin olmak, ekipman ve
hammadde tedariklerini sağlamak,
ihracat ve ithalatlarını desteklemek
2014 yılında KOBİ'ler için öncelikli
planlarımızdır." Bankacılık sektörünün, son 10 yılda KOBİ'lere oldukça fazla ilgi duyduğunu dile getiren
Doruk Parman, bankaların, riski
dağıtma ve müşteri yaygınlığı açısından oldukça öneme sahip olan
KOBİ'lere her türlü kredi ve nakit
yönetim ürününü kullanıma açtığını
söylüyor. "Bakanlar Kurulu'nun belirlediği KOBİ kriteri içine Türkiye'de
bulunan işletmelerin yüzde 99 unun
KOBİ olduğunu düşünürsek, bankaların KOBİ’lere kendi karlılıkları
açısından da finansman sağlaması
kaçınılmazdır" diye konuşan Parman, özellikle son 10 yılda POS,
doğrudan borçlanma sistemleri,
proje ve yatırım kredileri, tarım ve
hayvancılık kredileri gibi doğrudan
KOBİ'leri ilgilendiren birçok ürünün
yaygınlık kazandığını iletiyor.
“KOBİ BANKACILIĞI HIZLA GELİŞİYOR”
2
013 yılında tüm güçleriyle
KOBİ’leri desteklemeyi sürdürdüklerini dile getiren VakıfBank Genel Müdür Yardımcısı M.
Lütfü Çelebi, ilk 10 ayda KOBİ’lere kullandırdıkları nakdi kredilerin
sektörün genel artış trendine paralel artış gösterdiğini söylüyor. Tür-
20
kiye ekonomisinin itici gücü olan
KOBİ’lerin, geçmişte finansmana
ulaşım konusunda ciddi sıkıntılar
yaşadığını belirten Çelebi, son birkaç yılda, bankacılık sektörünün
KOBİ’lere yönelik ürün ve hizmet
çeşitliliğinde çok hızlı bir artış yaşandığını iletiyor. Gelinen noktada
KOBİ’lere yönelik finansal çözümler konusunda sektörün önemli
bir yol kat ettiğini, ancak hala bu
doğrultuda atılabilecek bazı adımlar olduğunu söyleyen Çelebi, şunları söylüyor: "VakıfBank olarak,
Türkiye genelindeki 900’e yakın
şubemizdeki KOBİ Portföy Yöneticilerimiz ile KOBİ’lerin ihtiyaçlarını analiz edip, her bir KOBİ’mize
ihtiyaçları doğrultusunda finansal
çözüm paketleri sunuyoruz. Bu yaklaşım ile finansal çözümlere erişen
KOBİ’lerin ülkemiz ekonomisine
katkılarının daha da artacağına
inanıyoruz." 2014 yılında hızla gelişen ekonomik yapıya paralel olarak
KOBİ’lerin yeni ortaya çıkan veya
değişen ihtiyaçlarına uygun ürünler
tasarlayıp, tüm ürünleri bir finansal
çözüm paketi anlayışıyla sunmayı
planladıklarını sözlerine ekleyen
Çelebi, "Özellikle ihracat amaçlı
üretim yapan KOBİ’lerimize yönelik
çalışmalarımızı daha da artıracağız. Ayrıca, banka kaynaklarımızın
yanı sıra uluslararası kuruluşlarla
işbirliğimizi daha da güçlendirerek,
bu kuruluşların uygun maliyetli kaynaklarına KOBİ’lerimizin erişimini
kolaylaştırmak istiyoruz. Her yıl olduğu gibi 2014 yılında da KOBİ’lerimizin ihtiyaç duyduğu finansal çözümleri üreterek uygun maliyetler
ve vadelerle hizmetine sunmaya
devam edeceğiz" diyor.
KOBİ BANKACILIĞI
21
FİNANS
İ
"EKONOMİNİN ROTASI KOBİ’LERE DÖNDÜ"
lk senelerinde KOBİ kredileri için gerekli alt yapı ve
iş süreçlerini hazırladıklarını
ve kredi kullandırımlarına başladıklarını dile getiren Odeabank Ticari Bankacılıktan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı
Erol Sakallıoğlu, gerek KOBİ,
gerekse ticari segmentteki
müşterilerine kullandırdıkları
kredilerin 5 milyar TL hacme
ulaştığını söylüyor. 2014 yılında da iddialı olduklarını vurgulayan Erol Sakallıoğlu, mevcut
hızlarını koruyarak KOBİ’lere
finansman sağlamaya devam
edeceklerini ve yüzde 100
oranında bir artış hedeflediklerini açıklıyor. Özellikle son
yıllarda küçük ve orta ölçekli
işletmelerin rekabet güçlerinin artırılmasını sağlayan teşvik
ve politikalarla birlikte bu segmentin ekonomi içindeki rolünün
güçlendiğini söyleyen Sakallıoğlu,
ekonominin rotasının KOBİ’lere
döndüğünü vurguluyor. Bankaların
bu segmentteki müşterilere sağladıkları finansman, danışmanlık,
dış pazarlara kolay ulaşım sağlama gibi imkanların, KOBİ’lerin
büyümesine, rekabet içinde ayakta kalmalarına yardımcı olduğunu
ve ekonominin ilerlemesine direkt
olarak katkıda bulunduğunu aktaran Erol Sakallıoğlu, şu bilgileri
veriyor: "2013 yılı, Türkiye’nin kriz
etkilerinden oldukça yüksek bir
ölçüde sıyrıldığı bir yıl oldu. Buna
bağlı olarak bankalar da KOBİ’lere kullandırdığı kredilerde büyümeye devam ettiler. Birçok banka
bu alana ürünlerini farklılaştırmaya
çalışarak hizmet vermeye çalıştılar.
Özellikle yıl genelinde faizin düşük seviyelerde olması, bankaların
22
akışlarında birebir faydasını görebilecekleri finansman
çözümlerini sunmayı hedefleyen Odeabank, bu ortamda
KOBİ’ler ile sağlıklı ve uzun
soluklu çalışmalarını sürdürüyor olacaktır" diyor.
‘Kişiye Özel Bankacılık’
KOBİ’lere olan finansman aktarımını kolaylaştırıcı bir unsur oldu."
Diğer bankalardan farklılaşmayı
hedefliyor
2014 yılında, 2013 yılının sonlarına doğru yaşanan faizlerdeki yükselmenin, maliyetleri artıracağını
ve dolayısıyla kredi fiyatlamalarında bir miktar yukarı seviyelere
taşınacağını ileten Erol Sakallıoğlu, "Ayrıca piyasalardaki olası
sıkılaşmaya bağlı olarak KOBİ’lerin krediye ulaşmasının bir miktar
zorlaşması beklenebilir. Bu noktada Odeabank’ın sektörün yeni
oyuncusu olarak farkı, KOBİ’lerin
günlük nakit akışı ve yatırım ihtiyaçlarını doğru analiz ederek,
onlara ihtiyaç duydukları fonlamayı sağlayacak kredi yaklaşımları
ile sektördeki diğer bankalardan
farklılaşmayı
hedeflemektedir.
KOBİ’lerin finansman işlemlerini
kolaylaştıracak, böylece büyümesine katkısı olacak, günlük nakit
Odeabank olarak sektöre,
her müşterinin ihtiyacına özel
çözümler getirmek sözüyle
‘Kişiye Özel Bankacılık’ stratejisiyle girdiklerini ifade eden
Erol Sakallıoğlu, "Bugüne kadar ürün ve servislerimizle,
hizmet kalitemizle bu marka
vaadimizi de başarıyla gösterdik. KOBİ bankacılığında da
bu stratejimiz doğrultusunda
ilerleyeceğiz" diyor. KOBİ’lere
de kendi dinamikleri çerçevesinde
özel finansman ürün ve hizmetleri
sunacaklarını dile getiren Sakallıoğlu, "Müşterilerimiz için yalnızca
banka olmaktan çıkıp yakın bir
çözüm ortağı olacağız. İşletme
sermayesi, dış ticaret finansmanı,
nakit yönetimi ve ödemeler çözümleri, proje finansmanı ihtiyaçları,
yurtdışı faaliyetleri gibi bütün ihtiyaçlar için danışman konumunda
hizmet vereceğiz" diye konuşuyor.
2013 yılının son günlerinde Dünya
Bankası’nın özel sektörü destekleyen iştiraki Uluslararası Finans
Kurumu (IFC) ile toplamda 75
milyon dolarlık kredi anlaşmasına
imza attıklarını Sakallıoğlu, "Kredinin 50 milyon dolarıyla KOBİ’lerin
özellikle yatırım ihtiyaçlarına kaynak yaratmayı, 25 milyon dolarını
ise Global Dış Ticaret Finansmanı
Programı kapsamında dış ticaret
işlemlerinde kullanmayı hedefliyoruz" diyerek sözlerine son veriyor.
KOBİ BANKACILIĞI
23
FİNANS
“KOBİ’LERİN YANINDA OLMAYA
DEVAM EDECEĞİZ”
K
OBİ’leri odak noktalarına
koyduklarını dile getiren ING
Bank KOBİ ve Ticari Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı İhsan
Çakır, ihtiyaçlarını analiz ederek
hayatlarını kolaylaştıracak, hem
ulusal hem de uluslararası ortamda
rekabet etmelerini sağlayacak ürün
ve hizmetler sunmak için çalıştıklarını belirtiyor. 2013 yılında olduğu
gibi 2014 yılında da KOBİ’lerin çözüm ortağı olarak, müşteri odaklı
yaklaşımlarıyla sektörde fark yaratacak ürün ve hizmetler sunmaya
devam etmeyi planladıklarını aktaran Çakır, şu bilgileri veriyor: "Geçtiğimiz dönemde sektörde bir ilk
olan SMS ile Gümrük Vergisi Ödeme hizmetimizi, vadesiz hesabın tanımını değiştirerek firmaların nakit
akışını yöneten yepyeni bir likidite
yönetim hesabı olan Paydos Yok
Hesap’ı ve dış ticaret işlemlerinde KOBİ’lere avantajlar sağlayan
Dış Ticaret Ürün Paketleri ve yeni
meslek paketlerini hayata geçirdik.
Önümüzdeki sene de yenilikçi ürün
ve hizmetlerimiz ile KOBİ’lerin yanında olmaya devam edeceğiz.
Bunların yanı sıra, ihracatçı birlikleri ve sanayi odalarıyla yaptığımız iş
birliği protokolleri ile yakın ilişkiler
kuruyor ve KOBİ’lerin finansmana
erişimlerini kolaylaştırıyoruz, 2014
yılında da anlaşma ve işbirliklerimize hızla arttırmayı hedefliyoruz."
İhracatçı firmaların finansmana
erişimlerini kolaylaştıracak
ING Bank olarak ING Grubu’nun
global ölçekteki networkünden de
güç alarak dış ticaret konusunda
da firmaları desteklemeye devam
edeceklerini ve ING’nin uluslararası deneyimini müşterileriyle buluşturacaklarını dile getiren İhsan
Çakır, "Bu kapsamda KOBİ’lerimizin yurtdışındaki pazarlara açılma24
larına destek olmak için ihracatçı
firmaların finansmana erişimlerini
kolaylaştıracak destek paketleri ile
yanlarında olmaya devam edeceğiz" diyor. KOBİ’lerin döngüsündeki eksik halkaları tamamlayıp,
ihtiyaçlarına yönelik, hayatlarını
kolaylaştıracak ürün ve hizmetler
sunarak rekabet güçlerini ve sürdürebilirliklerini desteklemeyi hedeflediklerini vurgulayan Çakır, şu
açıklamaları yapıyor: "KOBİ Bankacılığını rakamsal olarak değerlendirirsek, sektördeki toplam kredi
büyüklüğü 2013 yılının ilk 9 ayında
990 milyar TL'ye ulaşmış ve KOBİ
Kredilerinin toplam Bankacılık
sektöründeki krediler içindeki payı
2013 yılının ilk dokuz ayında yüzde
25,7 pay alarak 250 milyar TL'yi
aştı. Eylül 2013 itibarıyla sektördeki toplam kredi hacminde gözlenen toplam 195,7 milyar TL’lik
artışın ise 54,2 milyar TL’si KOBİ
kredilerinden kaynaklanmış ve yüzde 17,1 ile KOBİ kredileri en hızlı
artan kredi türü olarak öne çıkmıştır. Eylül 2013 itibarıyla bankacılık
sektörü toplam kredilerinin yüzde
42’si kurumsal/ticari kredilerden,
yüzde 32,3’ü bireysel kredilerden,
yüzde 25,7’si ise KOBİ kredilerinden oluşmakta… ING Bank olarak
biz 2012 yılında KOBİ kredilerinde
yüzde 37 büyüdük. 2013’ün ilk dokuz ayında ise KOBİ’lere aktardığımız kaynak tutarı 4 milyar TL’yi aştı.
ING Bank olarak hedefimiz, geçen
sene olduğu gibi 2013 yılında da
KOBİ Kredilerinde sektörün üzerinde büyümek."
“Minimum operasyon ile KOBİ’lerin iş yükünü üzerinden alan hizmetler...”
Günümüzde rekabetin her sektörün ayrılmaz bir parçası olduğunu düşünen
İhsan Çakır, “Bu zorlu koşullarda faaliyet gösteren hem biz bankalar hem
de KOBİ’ler için inovasyonun ticari hayatta kalmak için bir gereklilik haline
geldiğini düşünüyoruz” diyor. Minimum operasyon ile KOBİ’lerin iş yükünü
üzerinden alan, katma değerli ürün ve hizmetlerin önem kazanacağını düşünen Çakır, son olarak şunları söylüyor: “ING Paydos Yok Hesap. KOBİ’lere
özel, basit, kolay, ulaşılabilir ve ufak miktarlı tasarruflarına bile değer katan
ING Paydos Yok Hesap ile vadeli ve vadesiz mevduatı tek bir hesapta birleştiriyoruz. Özel bir TL likidite hesabı olan Paydos Yok Hesap, talimat gerektirmeden, otomatik olarak çalışıyor ve bu sayede operasyonel olarak KOBİ’nin
iş yükünü üzerinden alıyor. Ayrıca, sunduğumuz rekabetçi faiz oranları ve
masrafsızlık özellikleri sayesinde de KOBİ’lerin nakit akışı yönetimine destek olurken tasarruf etmelerini de sağlıyor. Servis kalitemizi artırmaya yönelik projelerimizle, özellikle internet ve mobil bankacılığımızın kullanımını
da yaygınlaştırmayı planlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de inovatif ürün ve
online çözümlerle KOBİ’lerin hayatlarını kolaylaştırmaya devam edeceğiz.”
KOBİ BANKACILIĞI
25
ARAŞTIRMA / KOBİ
KOBILERIN
GUCU
ADINA
Global ekonominin temel taşlarından olan KOBİ'ler
oluşturdukları kümeleme ile ülkelerin hatta uluslararası ekonominin
vazgeçilmez enstrümanlarındandır. KOBİ'lerin başta istihdam
oluşturmak olmak üzere birçok alanda faydaları olduğu yadsınamaz
gerçektir. Bugün için ekonomide istikrar isteniyor ise bu Türk
KOBİ’lerinin performansı ile doğru orantılı olacaktır. Ancak 2023
hedeflerine ulaşabilmek için KOBİ'lerin daha fazla desteklenmeleri
gerekmektedir. Bakalım dernekler KOBİ'leri desteklemek için
2014 yılında neler yapacak...
TUĞBA UPRAK
26
ARAŞTIRMA / KOBİ
Kadın Girişimciler
T
DESTEK BEKLİYOR
ürkiye'de dört milyon civarında KOBİ bulunduğunu
dile getiren KAGİDER Başkanı Dr. Gülden Türktan, bu sayının, faaliyette olan özel sektör
şirketlerinin yüzde 99’una denk
geldiğini vurguluyor. "Yani ülke
ekonomimize dinamizmi küçük
ve orta büyüklükteki işletmeler veriyor" diyen Dr. Gülden Türktan,
sözlerine şöyle devam ediyor:
"Kadın girişimciler için KOBİ alanındaki bu hareketliliğin büyük
bir fırsat ve potansiyel olduğunu
düşünüyoruz. TBMM tarafından
bu yıl kabul edilen Onuncu Beş
Yıllık Kalkınma Planı’nda da rakamlar ise şu şekilde: “Esnaf ve
sanatkârların ağırlıklı olarak yer
aldığı KOBİ'ler, çalışan sayısı
bakımından toplam girişimlerin
yüzde 99,9’unu, istihdamın yüzde 76’sını, katma değerin yüzde
54’ünü, yatırımların yüzde 50’sini
ve üretimin yüzde 56’sını oluşturmaktadır. 2012 yılı itibarıyla
KOBİ’ler banka kredilerinin yüzde
25’ini kullanmakta ve ihracatın
yüzde 60’ını gerçekleştirmektedir.” Bu verilerden de anlaşılacağı üzere, KOBİ'lerin potansiyeli ve
ekonomik hedeflerdeki yeri gün
geçtikçe büyüyor. Kadın girişimciler de bu potansiyelden etkilenecek ve güçlenecek. Özellikle
10. Kalkınma Planı’nın girişimciliği önemle ele aldığını da görüyoruz. Resmi planlara bu şekilde
girmiş bir konunun kadın girişimciler tarafından bir fırsat olarak
algılanmasının önemli olduğunu
düşünüyoruz. Ayrıca kadın girişimciliği için ekstra teşviklerin de
düzenlenmesini bekliyoruz."
"Destek yetersiz"
"Kadın girişimcilerin
teşvik edilmesi gerekiyor"
KAGİDER olarak kadın istihdamı için daha büyük hedefler
belirlenmeden, üretim süreçlerinin tümünde eşitlik anlayışını
benimsemeden arzu edilen gelişmişlik seviyelerine erişmenin
mümkün olmayacağını düşündüklerini söyleyen Dr. Gülden
Türktan, Türkiye’de kadının
ekonomiye katkısına ve yerine
inandıklarını ve güvendiklerini
belirtiyor. Başkan; KOBİ'lerin
ekonomiye katkısı için kadın girişimciliğinin de desteklenmesi,
teşvik edilmesi ve gündemde
tutulmasının şart olduğunu düşünüyor.
Ekonomik şoklara karşı “kadınların
potansiyel gücü ve KOBİ’lerin” adeta bir koruma olarak görüldüğünü
belirten KAGİDER Başkanı "Ülkemizde henüz bu algı belirgin olarak
ülke politikalarının içine yerleşmedi.
KOBİ'lere ve özellikle de kadın girişimcilere sağlanan desteğin iyi ancak yetersiz olduğunu düşünüyoruz"
diyor. KAGİDER olarak girişimci kadınlara yönelik pek çok faaliyetlerinin bulunduğunu aktaran Dr. Gülden Türktan, projeleri hakkında şu
bilgileri veriyor: "Son dönemde sonuçları en ölçülebilir olan projelerimizden biri, Türkiye’deki kadın girişimcileri ve mentorları Avrupa’daki
büyük bir ağa entegre ettiğimiz Avrupa Kadın Girişimcileri Mentor Ağı
Projesi. Projenin ana hedefi, işini
yeni kurmuş genç ve desteğe ihtiyaç
duyan girişimci iş kadınlarına uzun
yıllardır iş hayatında deneyim sahibi
olmuş, kendi işini kurmuş ve geliştirebilmiş iş kadınları tarafından destek olunması ve bu destek sonrasında genç girişimcilerin iş yönetme
vizyonlarının ve hacimlerinin olumlu yönde geliştirilmesidir. Avrupa
Birliği’nin uluslararası platformda
birden fazla ülkeye açtığı bu projeye
KAGİDER- Türkiye Kadın Girişimciler Derneği, Özyeğin Üniversitesi
Girişimcilik Merkezi ve ANGİKADGirişimci İş Kadınları ve Destekleme
Derneği işbirliği ile başvurmuş ve
bu proje için Avrupa Birliği desteği
almaya hak kazanmıştır. Spesifik
olarak, yeni kurulmuş işletme sahibi
girişimci kadınların zorlu ilk yıllarında sürdürülebilirliklerini sağlayacak
devamlı bir mekanizma oluşturmak
amaçlanmaktadır.
27
ARAŞTIRMA / KOBİ
“KOBİ’LER ULUSLARARASI EKONOMİNİN
VAZGEÇİLMEZ ENSTRÜMANLARIDIR”
G
lobal ekonominin vazgeçilmez ve temel taşlarından olan KOBİ'lerin, oluşturdukları kümeleme ile ülkelerin hatta uluslararası ekonominin temel ve
vazgeçilmez enstrümanları olduğunu dile getiren KOBİ Girişimci İş Dünyası
Derneği Denetim Kurulu Başkanı Sezgin Sezer, oluşturdukları sektörel dağılımlar
ve buna bağlı gelişimlerle ülkelerin insan gücü, teknoloji, markalaşma gibi çok
sayıda gelişmeyi de beraberinde getirdiklerini söylüyor. Almanya, Çin, Japonya,
USA örneklerinin en belirleyici referanslar olduğunu aktaran Sezgin Sezer, şunları
söylüyor: "Ülkemizde 2011 yılından itibaren hızlı bir sürece giren KOBİ & Girişimci
tanımları AB'nin de katkısı ile önemi fark edilmeye başlanmıştır. KOBİ'lerde ki gelişme ve yükselmeleri; beraberinde onların ihtiyacı gibi görünen eğitimli personel,
teknoloji, finans kaynakları gibi konularında gelişmesini sağlamakta ve beraberinde ülkelerin teknolojileri yani Ar-Ge'leri, Eğitimleri, Finans kaynakları da artmakta
kaliteleri yükselmektedir. Bu neden ile KOBİ odaklı ekonomi politikası (halen ülkemizde yürütülmekte olan politika gibi) başarıyı beraberinde getirmektedir."
"KOBİ'lere ulaşmak için çaba sarf etmelidir"
"Kalkınma Ajanslarının, Ekonomi Bakanlığının, Bilim
ve Teknoloji Bakanlığı’nın, Tubitak'ın, Ipard'ın KOBİlere ulaşma çabaları destek vermenin önüne geçmiştir" diyen Sezgin Sezer, şu bilgileri veriyor: "KOBİ'lere
destek veren kurumlar, KOBİ'lere ulaşmak için çaba
sarf etmelidir. Yoksa KOBİ'lere ulaşılmadan verildiği
açıklanan destekler hiçbir işe yaramayacaktır. Ekonomi Bakanlığı, Bilim ve Teknoloji Bakanlığı çok güzel
bir şekilde çalışıyor. Hem projeler hayat buluyor hem
de KOBİ'lerimiz gelişiyor. Devletimiz KOBİ'ler için çok
sayıda destek, imkan ve projeler açıklamakta, ülkemizin gelişmesi için fırsatlar oluşturmaktadır. Bunların
2 büyük örneği Tübitak ve Ekonomi Bakanlığı dır.
Özellikle Ekonomi Bakanlığı uzmanlarını arayıp bilgi almak istediğinizde uzmanlar dokümandan tutun
saatlerce telefon ile bilgilendirmeye kadar büyük bir
azim ile destek vermektedir. TÜBİTAK’ın uzmanları da
keza yine aynı. Tutaktaki uzmanlar bir oturup sizin
projenizi yazmadığı kalıyor. Nerdeyse onu da yapacaklar. Bu iki kurumu ve kurum çalışanlarını içten dileklerimle kutuluyorum. Geçenler de İkitelli OSB de
ziyaretlerim vardı. Tubitak bir destek programı hakkında tanıtıcı kitapçıklar oluşturmuş; Kooperatif Başkanlıklarına 300'er 500'er adet dağıtılması için göndermiş. Kendi gözlerim ile gördüm. İşte benim demek
istediğim bu. Destek veriyoruz demek ile olmuyor O
desteği KOBİ’ye ulaştıracaksınız. Çaba sarf edeceksiniz, yoksa 50 metre ilerdeki hizmet müdürlüğünüzün
yanındaki KOBİ sizin desteklerinizden faydalanamaz."
28
KOGİDER'in 2014 yılı hedef programı
• 2014 yılı içinde en az 5.000 kombinin destek ve hibelerden faydalanması için ücretsiz uygulamalı danışmanlık
hizmeti verecek
• 2014 yılı içinde her ay bir eğitim programları düzenleyecek
• KOBİler ile işbirliği yaparak AB'ye en az 10 proje
sunacak
• 16 Ocak 2014 tarihinde saat 14:30 da
Bahçelievler’de konferans düzenleyecek
• 23 Ocak 2014 tarihinde saat 09:00 da hibe ve teşvikler konulu büyük bir konferans düzenleyecek
ARAŞTIRMA / KOBİ
"SUNULAN İMKANLARDAN
HABERDAR DEĞİLLER"
T
ürkiye'deki işletmelerin yüzde
99,6'sının, istihdamın yüzde
64'ünün, katma değerin ise
yüzde 36'sının KOBİ'lere ait olduğu ve Türkiye'de yaklaşık olarak
3 milyon 400 bin kayıtlı KOBİ'nin
bulunduğunu dile getiren Küçük
ve Orta Büyüklükteki İşletmeler
Derneği (KOBİDER) Başkanı Nurettin Özgenç, "KOBİ'lerin başta
istihdam oluşturmak olmak üzere
birçok alanda faydaları olduğu
bilinen bir gerçektir. Bu bağlamda ekonominin lokomotifi olan bu
kesimin hak ettiği değere kavuşturulması lazım" diyor. Öncelikle
KOBİ'lerin büyük çoğunluğunun
kendilerine destek vermek amacıyla kurulmuş kurumlardan ve
imkanlardan yeterince haberdar
olmadıklarını düşünen Nurettin
Özgenç, bu nedenle desteklerden
yeteri kadar yararlanamadıklarını
vurguluyor. KOBİ'lerin ekonomiye
çok önemli katkılar sağlamasına
rağmen kredi pastasından aldıkları payın devede kulak olduğunu
sözlerine ekleyen Nurettin Özgenç, "2023 hedeflerine ulaşabilmek için KOBİ'lerin daha fazla
desteklenmeleri
gereklidir.2014
yılında küçük ve orta büyüklükteki işletmelere hak ettiği desteğin
sağlanması lazım. Çünkü Türk
KOBİ'lerinin yabancı rakipleri ile
rekabet edebilmeleri için onlarla
aynı kulvarda koşabilmeleri için
devlet desteği şarttır. Aksi halde
yarışta çok geride kalırlar. Bu da
ülkemizin ekonomik yönden kalkınmasına olumsuz etki yapar" diyerek sözlerine son veriyor.
KOSGEB’DEN KOBİ’LERE
CAZİP ŞARTLARDA KREDİ İMKANI
B
ilim, Sanayi ve Teknoloji
Bakanı Nihat Ergün, KOBİ’lerin finansmana erişimini
kolaylaştırmak amacıyla bankalar ile Kredi Garanti Fonu arasında ‘Eş Finansman Kredi Program
Protokolü’nün imzalandığını belirterek, “Eş Finansman Kredi
Programı Protokolü ile KOBİ’lerimiz ve girişimcilerimiz, projelerde
kendilerinin üstlenmeleri gereken
finansmana çok daha cazip şartlarla ulaşabilecekler. “Kredilerde
vade süresine bakılmaksızın aylık
faiz ya da kar payı oranı, bu yıl
sonuna kadar yüzde 1.09 olacak.
1 Ocak 2014 tarihinden itibaren
geçerli olacak faiz ya da kar payı
oranı her dört ayda bir uygulanmak
üzere bankalarla yapılan yazılı mutabakatla belirlenecek” dedi. Bilim,
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat
Ergün’ün konuya ilişkin açıklaması
şöyle: “Reel sektörü ve özellikle reel
sektörün belkemiği olarak gördüğümüz KOBİ’lerin hem sayılarını
hem de niteliklerini artıracak çalışmalara büyük önem veriyoruz.
KOSGEB aracılığıyla KOBİ’lerimize ve girişimcilerimize çok önemli
destekler sağlıyoruz. KOBİ’lerimiz
de bu desteklerden aldıkları güçle,
ekonomiye çok ciddi katkı veriyorlar. Mesela, 2012 yılında gerçekleştirdiğimiz 152.6 milyar dolar
ihracatın yüzde 62’sinden fazlasını
KOBİ’lerimiz gerçekleştirdi. KOBİ’lerin maruz kaldıkları en önemli
problemlerin başında finansman
sıkıntısının geldiğini biliyoruz. Bazı
KOBİ’lerimiz, çok iyi projeleri olmasına rağmen, çok değerli yatırım planları yapmalarına rağmen,
elverişli finansman imkanlarına
ulaşamadıkları için, bu projeleri
hayata geçiremiyorlar. Gerekli büyüklüğe ulaşamayan, teknoloji yatırımları yapamayan KOBİ’lerimiz,
ekonomiye daha fazla katkı verme
imkanından mahrum kalabiliyor.
Biz bu sorunu çözmek için, bugüne
kadar önemli adımlar attık. Şimdi
bu adımlarımıza bir yenisini daha
ekliyoruz."
29
ARAŞTIRMA / KOBİ
“EKONOMİDE İSTİKRAR TÜRK KOBİ’LERİNİN
PERFORMANSI İLE DOĞRU ORANTILI”
"
KOBİ’lerin ekonomiler içerisindeki yerini tartışacağımız
dönemlerin artık geride kaldığını düşünüyorum" sözleri Türkiye
Küçük ve Orta ölçekli işletmeler,
Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticiler Vakfı TOSYÖV Yönetim
Kurulu Başkanı Rahmi Aktepe'e
ait... Bugün için ekonomide istikrar
isteniyor ise bunun Türk KOBİ’lerinin performansı ile doğru orantılı
olacağını söyleyen Rahmi Aktepe şunları söylüyor: "Girişimcilik
kültürünün giderek yerleştiği bir
dönemde değer yaratma yollarını
keşfeden, rekabet edebilen ve küresel pazarları hedefleyen Türk KOBİ’lerin ülke vizyonuna etki eden bir
performans göstereceğine inanıyorum. Doğaldır ki bu performansta
devletin sağlayacağı olanakların
ve alacağı kararlarında etkin bir
rolü olacaktır. Destek mekanizmalarının aktif ve sonuç odaklı olarak
KOBİ’ler tarafından değerlendirilmesi, girdi maliyetlerine etki eden
iyileştirmelerin sağlanması ile rekabette avantajlı bir iklim oluşturulur
ve bu iklim korunursa dinamik Türk
KOBİ’leri dünya piyasalarında da
etkin olabilirler."
"Girişimcilik açısından sağlam
bir yapı oluşmaya başladı"
Girişimcilik için özel bir iklimin yaratılması ve korunması gerektiği
gibi, bu iklimin özellikle tekno-girişim, biyoteknoloji ve bilişim alanında daha çok katma değer yaratacak iş fikirlerine açık hale gelmesi
gerektiğini dile getiren Rahmi Aktepe, sözlerine şöyle devam ediyor:
"Türkiye durguluğa ve küresel krize
rağmen KOBİ’leriyle büyümeyi başarabildi ise girişimcilik açısından
sağlam bir yapı oluşmaya başlamış
30
demektir. İzleyeceğimiz seyir mavi
okyanuslar yaratarak yolumuza
devam etmektir. Niş alanları görmeye çalışırsak bunu başarabiliriz.
Ayrıca dünyada başarılı girişimcilik örneklerine baktığımızda hızla
büyüyün şirketlerin genelde genç
girişimcilerin yaratıcı fikirlerinden
doğduğunu görüyoruz. Bu anlamda inovatif, esnek ve rekabetçi yeni
nesil KOBİ’ler yaratma konusunda
gençlerin desteklenmesini özellikle
vurguluyoruz. Değişimin kaçınılmaz olduğu günümüz dünyasında,
bu homojen yapıya en kolay uyum
sağlayacak kesimin gençler olduğunu düşündüğümüzde genç nüfusumuzun dinamizmini iş dünyasına
kazandırarak bunu bir avantaja dönüştürebiliriz."
"Girişimcilik kültürü
yaygınlaştırılmalı"
TOSYÖV’ün misyonu içerisinde girişimcilik kültürünün yaygınlaştırılmasının çok önemli bir amaç olduğunu söyleyen Rahmi Aktepe, "Bu
amacımıza 25 yıllık sürede ulaştığımızı düşünüyoruz" diyor. Bir zamanlar sadece TOSYÖV’ün ortaya
çıkardığı kavramların, bugün bir
çok kamu ve özel kuruluş yanında
odalar ve farklı sivil toplum kuruluşları tarafından da sahiplenildiğini
sözlerine ekleyen Aktepe, "Girişimciliğin somut olarak desteklendiği
mekanizmaların kurulmuş olması
sevindirici. TOSYÖV finansman
sağlayan bir kuruluş değil. Ancak
girişimcilerin finansmana erişimine yol gösteren bir kuruluş olduğunu söyleyebiliriz. Bizde genelde
girişimcilere destek denince daha
çok mali destekler algılanıyor. Biz
bu algıyı anlayabiliyoruz. Bunun
nedenle yaptığımız çalışmalarda
finans olanaklarının etkili kullanımının sağlanmasına yol gösteren
bir yapıdayız. Hem finans olanakları ve destek sağlayan kuruluşları
açısından hem de girişimciler açısından konuya odaklanarak, her iki
tarafı bir araya getiren çözümlerin
etkili kullanılmasına bilgimiz ve danışman tarafımızla ön ayak olmaya
çalışıyoruz. Ayrıca eğitime önem
veren bir kuruluş olarak uygulamalı
girişimcilik eğitimlerine özel eğitim
tasarımları ile ayrı bir bakışımız var.
Fakirlikle mücadele değil katma
değer yaratan çözümler üzerinde
duruyoruz. Girişimcilerin ve işletmelerin çağdaş yöntemleri eğitimlerle öğrenmelerinin yolunu açarak bir anlamda onlara mentörlük
yapıyoruz. Sürdürülebilir işletmeler
kurulması için eğitimin şart olduğu kanısındayız. Bu da TOSYÖV’ü
diğer sivil toplum kuruluşlarından
ayıran bir yön diyebiliriz. İsteyen
herkes girişimcilik, mevcut ihtiyaçlarının tespiti ve iş geliştirme konusunda TOSYÖV uzmanlarına
başvurabilir" diyerek sözlerine son
veriyor.
KAPAK
“KOBİ’LER BİZİ
DAHA İYİ KULLANSIN”
KOBİ’lerin ekonomiler içerisindeki yerini tartışacağımız dönemler artık geride kaldı. Günümüzde hemen hemen tüm kurumsal
şirketler, aksiyon planlarını KOBİ’lere göre yapıyor. Turkcell’de bu kervana katılanlardan… Bir GSM operatörü olmanın ötesinde
işletmelerin teknoloji konusunda çözüm ortağı olmayı planlayan Turkcell, tüm segmetlerdeki işletmeler için ayrı çözümler
sunuyor. Özellikle KOBİ’lerin, Turkcell’in sunduğu hizmetlerden daha fazla yararlanması gerektiğini düşünen Genel Müdür
Yardımcısı Selen Kocabaş, “2000 kişilik satış ekibimiz ve 1500 kişilik çağrı merkezimizle, Türkiye’nin her noktasındayız.
Amacımız; kurumların teknoloji ortağı olmak… Çözüm ekibimizle işletmelerin başarılarını artırmak adına çalışmalar yapıyoruz.
Bence bu fırsatı iyi değerlendirsinler… Çünkü artık aile büyüklerinden kalan yöntemlerin ötesinde bir şeyler sunuyor olmak
gerek… Farklılaşmak için teknolojinin fırsatlarından yararlanmak gerek. Bu noktada onlara tavsiyem Turkcell’i
daha iyi kullanmaları olacaktır. KOBİ’lerin teknolojinin nimetlerinden daha fazla yararlanmaları gerektiği
konusuna değinen Selen Kocabaş ile Turkcell’i ve Türkiye’nin teknolojide geldiği noktayı konuştuk.
TUĞBA UPRAK
32
KAPAK
Bir GSM operatörü olmanın ötesinde;
sunduğu çözümlerle, Türkiye’nin
Turkcell’i olmayı başarabilen markanız
neler yapıyor?
Turkcell, 9 ülkede 70 milyon müşteriye sahip olan bir grup yapısı. Biz
Turkcell’i, Türkiye’nin Turkcell’i olarak görüyoruz ama baktığımız zaman müşteri bazımızın yarısı bölge
coğrafyasında. Abone bazına göre
baktığımızda T-Mobile’den sonra
Avrupa’nın 2. büyük operatörüyüz. Eski Türki Cumhuriyetlerde
operasyonumuz
var. Azerbaycan, Gürcistan,
Moldova ve Kazakistan’dayız. Bunun yanı sıra Ukrayna Belarus’tayız, Kıbrıs’tayız.
Türkiye’de büyük bir yapılanmamız var… Hem Turkcell
Türkiye hem de Superonline
tarafında yatırımlarımız var.
Türkiye’nin tek New York
Borsası’na kote şirketiyiz.
New York Borsası’na kote şirket olarak; yarattığımız hacim
itibariyle performansı en yüksek kurumuz. Dünya borsası
tarafından takip ediliyoruz.
Tüm çalışanlarımız, bayi çalışanları ve iş ortaklarımızla
60 bin kişilik bir aileyiz. Bu
aileyi kendi içimizde Turkcell
Akademi’de eğitiyoruz ve geliştiriyoruz. Rekabete pazar
dinamiklerine hazırlıyoruz...
Sadece sınıf içi değil tamamen online, uzaktan eğitimle
çalışanlarımızın gelişmelerini
sağlıyoruz.
İş alanlarınızdan bahseder misiniz?
Turkcell’in hem bireysel tarafta hem
de kurumsal tarafta müşterileri bulunuyor. İş yönetme tarzımız “Müşterini tanı ve tanıdığın müşterilerine
farklılaştırılmış, değer yaratan hizmetler götür.” Bireysel müşterilerimize baktığımızda, gençlere ayrı
yaklaşımımız var, çalışanlara ayrı…
Çünkü gençlerin ihtiyaçları farklı,
profesyonellerin farklı. Bu nedenle
de segmentasyon bizim için çok
önemli. Kurgumuzu bu şekilde dizayn edip, yönetiyoruz. 500 binin
üzerinde firmamız var. Bu firmaları
4 ayrı segmentte yönetiyoruz. Dev
şirketlerin olduğu Strategic Account Manager segmentinde yaklaşımımız tamamen sektörel. Bir alt
segmentte hem İstanbul’daki hem
de Gaziantep, Kayseri, Adana ve
ruz. Operasyona ilk başladığımız
yıllarda bir GSM şirketiydik. Yani
mobilde, ses ve daha sonrasında
gelen SMS hizmetleri sunuyorduk.
Fakat teknolojinin değişimi ve dönüşümüyle birlikte yeni ürünler
hayatımıza girdi. Artık sadece mobil iletişim hizmetleri sunmuyoruz.
Sabit iletişim hizmetleri sunuyoruz,
IT çözümleri sunuyoruz. Bunun ötesinde, şirketlerin yönetim ve pazarlama ihtiyaçlarını da karşılayalım
diyoruz. Bu yoldan yaptığımız
hareketle müşteri ihtiyaçlarını
beş ana grupta topladık. Bir
ana grup var ki; tüm segmentler KOBİ’lerde dahil
hazırladığı ürünlerini müşterilerine ulaştırmak istiyorlar.
Nasıl ulaştıracaklar? Pazarlama seti kurduk… Her şirketin; ana varlıkları ve operasyonları gibi belli bir yönetim
ihtiyacı var. Bu ihtiyaçlardan
yola çıkarak yönetim setini
geliştirdik. Her şirketin, IT
altyapı ihtiyacı ve network ihtiyacı var. Tüm şirketleri kendi
içinde bir etkileşimi, toplantısı
birbiriyle haberleşmesini sağlayan işbirliği çözümlerine ihtiyacı var. Bunları tanımladıktan sonrada ‘İş’te Teknoloji
Hamlesi” dedik…
Nedir Bu İş’te Teknoloji Hamlesi?
Bursa gibi büyük illerdeki ekonomik
kalkınmaya destek olan büyük şirketler var. Bir de medium business
dediğimiz KOBİ’lerin içinde yer aldığı orta ölçekli şirketleri yönetiyoruz. Son olarak; small business dediğimiz küçük ve küçüğün altındaki
esnafa kadar giden işletmeler var.
Mobil taraftaki yenilikler neler?
2014 itibariyle 20. yılımıza giriyo-
Turkcell olarak, şirketlerin
ve ülke ekonomisinin teknoloji kullanımıyla büyüyeceği inancından yola çıkarak
Türkiye’de yepyeni bir hareket
başlattık. Farklı sektörlerin ve her
boyutta şirketin ihtiyaçlarını analiz
ederek, işlerini büyütmek ve verimliliklerini artırmak isteyen tüm şirketleri “İş’te Teknoloji Hamlesi”ne
davet ettik. Ülkeler arasında ekonomik fark yaratan en önemli unsur
teknoloji. İş’te Teknoloji Hamlesi ile
şirketlerin büyümesini, Türkiye’nin
dünya klasmanında bir üst lige at33
KAPAK
lamasını hedefliyoruz. Peki,
bunun için ne yapıyoruz?
Müşterimize,
ihtiyaçlarına
yönelik hangi paketi hangi
setten kullanması gerektiği
konusunda fikir veriyoruz.
Her şirketin kendine göre
fazları var. Şirketin bu eğrisine göre bahsettiğimiz setlerdeki paketleri bölüyoruz.
Türkiye’de her yıl yüz bizlerce
şirket kuruluyor ancak öncelikle neye ihtiyacı oluyor? Geneli itibariyle; sabit telefona,
mobil telefona ve bilgisayar
donanımına… Biz bu noktada sabit ve mobil teknolojileri
tek elden verelim… Bilgisayar
donanımına yatırım yapmayın
biz bunu size bulut servis olarak uzaktan sağlıyor olalım
diyoruz.
Peki, neden Turkcell?
Biz 35 milyon müşterimiz için
yıllardır her türlü bilgiyi yedekliyor, saklıyor ve gerektiği
noktada ortaya çıkartıyoruz. Yine
yeni kurulan şirketlere diyoruz ki;
pazarlama yapmak istiyorsunuz,
ilk müşteri bazınızı oluşturmak adına size destek olalım… Yani biz
Turkcell olarak diyoruz ki “Sizlerin
teknoloji danışmanı olarak; hem
doğru müşteri kitlenize ulaşmanız,
hem de maliyetlerinizi optimum yönetmeniz için yanınızdayız”
Turkcell olarak sektörün
gelişmesi adına birçok proje
gerçekleştiriyorsunuz. Hiç kuşkusuz
bunlardan biri de Teknoloji Zirvesi…
Neler vardı bu zirvede?
Bu yıl, İstanbul’da teknoloji zirvesinin dördüncüsünü gerçekleştirdik.
Bunun dışında Ankara ve İzmir’de
de zirveler düzenledik. Yıllardır
Anadolu’da yaklaşık 20 ilde akıllı
şirket roadshowları yapıyoruz. Zengin içeriğimizle birlikte 200 civarında iş ortağımızı bu yapı içinde ku34
cakladık. Aynı zamanda Türkiye’de
bulunan hemen hemen tüm teknoloji şirketlerini, ana şemsiyemize toplayalım dedik. Bu iki gün
içerisinde 100’ün üzerinde oturum
oldu, 200’ün üzerinde konuşmacı
sunum yaptı. İki gün içinde 10 bin
civarında müşterimiz zirvede yer
aldı. Aynı zamanda beş ana oturumumuzu internet üzerinden verdik.
Toplama baktığımızda 35 bin kişiye ulaşmış olduk… Bu yeterli mi?
Değil... Şu anda teknoloji zirvesinin
içeriğini Anadolu’daki tüm şirketlerimize ve özellikle tüm KOBİ’lerimize ulaştırmak adına dijital platformları kullanıyoruz.
Siz Turkcell olarak hangi
hizmetlerinizden bahsettiniz?
Teknoloji Zirvesi’nde öne çıkan
ürünlerimizden bir tanesi video
konferans sistemleriydi. Artık donanım yatırımı yapmadan, akıllı cihazlarımızdan toplantı yapabileceğimiz
bir servis geliştirdik. Bu ürünümüz çok ilgi gördü. Yaptığımız işlerin temeline baktığınızda hedefimizin kurumların
büyümesini sağlamak olduğunu görebilirsiniz… Aslında
bunu başardığımızda ülkenin
de gelişmesine katkı sağlamış
oluyoruz. Buna paralel olarak; 5-6 alanda, önümüzdeki
5-10 seneyi sektör liderleriyle bir araya gelerek, ilerinin
dünyasına bugünden hazırlıklarımız neler olacak konusunu konuşuyor olmak istiyoruz.
Bu fikrimiz zirvede büyük ilgili
gördü. Yine zirve içinde makinalararası iletişimi konuştuk. 2012 yılında deneyimlediğimiz M2M teknolojisinden
Türkiye ekonomisine, 2013
yıl sonu itibariyle toplam 1,5
milyar TL tasarruf sağladık.
Örneğin enerji sektöründe
çok büyük kayıp kaçak var.
Yine doğal su kaynaklarımızın yüzde 50’sini boşuna akıtıyoruz. Bu noktada M2M ile birçok
noktada optimizasyon sağlayacağımız, araçlarla ciddi bir maliyet
avantajı yaratacağımız bir dünyaya gidiyoruz. Bu alanda bakanlık
neczinde ciddi çalışmalarımız var.
Gelir idaresi Türkiye’de ilk defa bir
vergiyi indirdi. Bu da bu hatlardaki yeni tesis vergisidir. Bu indirim
M2M alanında ne kadar büyük bir
potansiyel olduğunun bir göstergesidir.
Türkiye’nin teknoloji alanında geldiği
noktaya değinir misiniz?
GSM teknolojisi tarafında nüfusu
kapsama ve kalitede Türkiye, dünyada birinci sırada yer alıyor. Bu
çok ciddi bir fırsat. Çünkü en son
teknolojileri kullanıyoruz. 2009
yılında dünyanın frene bastığı dönemde milyar dolarlık yatırımlar
yapmaya devam ettik. Yarattığımız
yolculukta teknoloji hamlesiyle bir-
KAPAK
likte istiyoruz ki KOBİ’lerimizde teknoloji dostu olsun… Fakat IT teknolojilerini kullanma ve hayatımıza
sokma konusunda geri plandayız.
YASED’İN yaptığı bir araştırmaya
göre; KOBİ’lerin teknolojiye yaptıkları yatırım, dünya standartlarının çok gerisinde. Tüm yatırımların
içinde yüzde 15’lik bir pay alıyor ki
bize en yakın ülke Polonya’da bu
oran yüzde 30’u buluyor. Bu yatırımlarda ne yazık ki yoğun olarak
donanıma yapılıyor… Gelişmiş ülkelerde ise bu yatırım genelde servise yapılıyor. Dünyanın gittiği yolculukta bizim de payımızı almamız
lazım… Turkcell olarak verdiğimiz
mesajda dünya mobil biz de mobiliz, akıllı telefonlar artık birer bilgisayar. Birçok kurum KOBİ’ler de
dahil artık saha ekiplerini kullandıkları saha otomasyon çözümleriyle
tabletlerden telefonlardan yönetir
vaziyete geldi. Bu sonuçlardan yola
çıkarak Mobilim diye bir ürün geliştirdik. Sistem içerisindeki akışları
telefonumuz üzerindeki yazılımdan
takip edebiliyoruz. Yine geçtiğimiz
günlerde “İşin cebinde çalsın” diye
bir ürün lanse ettik. Mobil telefonla
sabit telefonu birleştirdik. Müşteri
yönlendirmesiyle sabit telefon bir
süre sonra cep telefonuna yönleniyor. Siz neredeyseniz aradığınız kişi
size ulaşıyor. Bir bakıma potansiyel
müşteriyi kaybetmemiş oluyorsu-
nuz… Bu dünyanın fırsatlarından
KOBİ’lerin daha çok yararlanması
gerekiyor.
Okullarına pozisyonlandırdık. Bu
üç konuda çalışmalarımız tüm hızıyla sürüyor.
Peki, Turkcell’in 2013 yılının ilk 9
ayında gösterdiği performansı nasıl
değerlendiriyorsunuz?
Son olarak Turkcell’in yatırımlarından
söz eder misiniz?
Biz hem regüle bir ortamdayız hem
de newyork borsasına kote bir şirketiz… Yılbaşında belli bir ana hedef paylaşıyoruz. İlk 3 çeyrekteki
performansımız verdiğimiz ana hedeflere paralel yönde gidiyor. Son
çeyrekte 3 milyar TL’lik bir gelir yarattık. Burada hem abone bazımızı
hem yeni servislerdeki penetrasyonumuzu özellikle mobil internetlerdeki kullanım ve gelirimiz arttırdık.
Hedefleriniz neler?
Biz bir iletişim ve teknoloji şirketiyiz.
Yeni iş alanları büyük bir potansiyel taşıyor. Mesela mobil finans
bizin için önemli bir nokta. Kredi
kartlarındaki ödemelerin mobil
telefonlara gireceği bir döneme
yaklaşıyoruz. E-ticaret sitelerindeki
ödemeleri de mobil telefonla yapıyor hale geleceğiz. Mobil finans bizim için çok büyük bir dikey. Sağlık
da aynı şekilde… Önem verdiğimiz
noktalardan üçüncüsü de eğitim.
Hem kurum içi hem de müfredat
olarak, öğrencilerin takibini, yoklamasını yapabildiğimiz bir çözüm
paketimiz var. Bunu Mektebim
Turkcell sürekli olarak yatırım yapan bir şirket. Turkcell Grup olarak 2013’ün ilk 9 ayında 1 milyar TL’nin üzerinde yatırım yaptık.
3G’de A tipi lisans aldık. Bunu 4
gidiş 4 gelişli 8 şeritli bir otobana
benzetebiliriz. Diğer operatörler
B ve C tipi lisans kullanıyor.Bu lisanslar 2 ya da tek şeritli gidiş geliş sağlıyor. Bunun ötesinde hız ve
çeviklik anlamında rakiplerimize
kıyasla 3 kat daha fazla mobilize
olma gücümüz var. Bu gücümüzü
koruyarak hatta farkı daha da açarak yolumuza devam etmek istiyoruz. Hem sabit fiber tarafta tam de
mobil şebekemizde yatırımlarımızı
sürdüreceğiz.
“EKİP ÇALIŞMASI, İŞ BİLGİSİ VE EMEK…”
Bu 3 anahtar kelime Turkcell Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş’ı
başarıya götürüyor. Bir işte başarılı olabilmek için öncelikle o işe
hakim olmak gerektiğini düşünen Kocabaş, hakimiyeti sağlamak için
de emek vermek gerektiğinin altını çiziyor. Hiçbir başarının temelinde
şans olmadığına inanan Genel Müdür Yardımcısı, “İşi iyi bildiğiniz
zaman, doğru vizyonu ortaya koyabiliyorsunuz… O yön doğrultusunda
da ekibinizle birlikte emin adımlarla sonuca ilerleyebilmeniz gerekiyor”
diyor. Turkcell’de bir liderlik modelinin bulunduğunu, o modelin
oluşmasında birçok kişinin olduğu gibi kendisinin de katkısının yüksek
olduğunu vurgulayan Selen Kocabaş, “Başarı iyi bir ekip çalışmasında
saklı” diyerek girişimcilerin yoluna ışık tutuyor.
35
HABER
REİS GIDA’YA AVRUPA VE AMERİKA’DAN
TALEP ARTIŞI VAR
beklentimizin üzerinde ihracat artış
talebiyle karşılaştık. Özellikle Amerika, Fransa ve Azerbaycan pazarlarından olan talep artışı %100’leri
buldu. Sadece yurtdışında yaşayan
Türk vatandaşlarından değil; ihracat yaptığımız ülkelerin vatandaşları da raflardan Reis markasını satın
aldı. Çiftçimizin ülkemiz topraklarında ürettiği %100 Türk kuru gıda
ürünleri; dünyanın en kaliteli ve en
lezzetli ürünleridir. Yurtdışında Reis
ürünlerini bir kez tadan yabancı
bir kişi, Reis’i istiyor. Önümüzdeki
yıllarda, yurtdışında daha da etkin
olarak, Reis markasını dünyaya yayacağız” dedi.
Ü
lkemiz kuru gıda sektörünün
lider firması Reis Gıda, Avrupa ülkeleri ve Amerika’ya
yaptığı ihracatı, 2013 yılında ortalama %50’nin üzerinde arttırdı.
Gelen talebe paralel olarak 2014
yılında rotayı dünya pazarlarına
çevirecek olan Reis Gıda, ihracat
yaptığı ülkelerde etkin olmak için
çalışma başlattı. Amerika, Kanada,
Fransa, İngiltere, Almanya, İsveç,
Hollanda, Norveç, Azerbaycan’ın
aralarında bulunduğu 20’nin üzerindeki ülkeye ülkemiz topraklarında yetişen kuru gıda (pirinç, nohut,
fasulye vb) ürünlerini ihraç eden
Reis Gıda, önümüzdeki yıl Avrupa
ülkeleri ve Amerika pazarının yanı
sıra, Körfez ülkelerine yaptığı ihracatı arttırmayı planlıyor. Obeziteye
karşı, dünya kamuoyunda sağlıklı
beslenme konusunda yoğun bir bilincin oluştuğuna işaret eden Reis
Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Reis, şunları söyledi: “Sağlıklı
beslenmek isteyen dünya kamuoyu, bakliyat ürünlerine tam bir U
dönüşü yaptı. Bu yıl yurtdışından,
36
Reis Gıda’nın 2014 planında,
1 milyon TL yatırım bulunuyor
Son 2 yıldır, İstanbul ve Kastamonu’daki fabrikalara 3,5 milyon
dolara yakın ek makine parkuru
ve teknolojik altyapı yatırımı gerçekleştirdiklerini kaydeden Mehmet Reis, yatırımların önümüzdeki
yıl da devam edeceğini ve 2014
planında 1 milyon TL’yi bulan ek
yatırımın olacağını belirtti. Gelecek
yıl hedefte olan yurtdışı pazarlarında yapılanmanın yanı sıra, yurtiçi
bayilerinde de yeni bir yapılanma
planlandığını anlatan Mehmet
Reis, konuşmasına şöyle devam
etti: “Önümüzdeki yıl, mevcut bayi
sayımızı revize ederek, ülkemiz geneline yayılan güçlü bölge bayileri
kanalıyla hizmet vereceğiz” diye
konuştu.
Obeziteye’ye karşı, Sosyal Sorumluluk
2014’te de devam ediyor
Obeziteye karşı olan sosyal sorumluluk kampanyasına 2009 yılında
başladıklarını hatırlatan Mehmet
Reis, şunları söyledi: “Projemizin
ana mesajı ‘Geleneksel Lezzetler,
Sağlıklı Nesiller’ idi. 2009 yılında
‘Çocuklar, kuru fasulyeyi ancak anneannesine gittiğinde yiyebiliyorlar’
diyerek, Alican ve Mertcan karakterleri ile proje başlangıcını yaptık.
Projenin ikinci aşamasında ‘Abur
cubura karnımız tok’ sloganıyla,
projenin üçüncü aşamasında ‘Abur
cubur olacağı Budur’ sloganıyla
devam edildi. Obezite kampanyamız kapsamında, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve ilgili diğer
mercilerle yaptığımız görüşmeler
ve yazışmalar sonucunda olumlu
sonuçlara ulaşıldı. 2009 yılından
bugüne kadar 500 binin üzerinde
aileye ulaşıldı. Dünya gündeminde
artarak yer alan ‘Obezite’ sorununa karşı, Reis Gıda olarak yapacağımız yeni projelerle, 2014 yılında
da toplumu bilinçlendirmeye devam edeceğiz” diye konuştu.
Taşköprü Sarımsağında, 'İyi Tarım
Uygulama Projesi' 2014'de başlıyor
Taşköprü sarımsağından daha
yüksek standartta verim alınabilmesi için "iyi tarım uygulamaları"
ile “yerli sarımsak tohumu” ekimi
yapılması gerektiğinin altını çizen
Mehmet Reis, şunları söyledi: “Reis
Gıda Sarmoni Sarımsak İşleme
Tesisi olarak, coğrafi işarete sahip
yerli Taşköprü sarımsağına ait, yerli
sarımsak tohumu projesini hayata
geçiriyoruz. Birinci etapta, 2014
yılı şubat ayında, 50 dönümün
üzerindeki arazide ekim yapılacak
ve her yıl ekim alanları arttırılacak.
Taşköprü sarımsağının standardı bozulmadan gelecek nesillere
ulaşabilmesi için TÜBİTAK ve üniversitelerle işbirliği yaparak, bilgi
birikimlerimizi çiftçimiz ile paylaşarak ve toprağı daha verimli kılarak
sosyal sorumluluk projemizi devam
ettireceğiz” şeklinde konuştu.
ARAŞTIRMA / KOBİ
37
FUAR ÖZEL
EMITT için
Dünya turizm sektörü profesyonellerinin gözleri şimdiden 30 Ocak - 2 Şubat 2014 tarihleri arasında
TÜYAP'ta 18. kez düzenlenecek olan Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı EMITT'e
çevrilmiş durumda. 2013 Eylül ayı itibariyle 18. EMITT Turizm Fuarı'nda yer almak için başvuru yapan
ülke sayısı 67'ye, turizm şirketi sayısı ise 4 bine ulaşmış bulunuyor. İlerleyen tarihlerde ülke katılımının
70'i, uluslararası katılımcı kurum, kuruluş, belde sayısının ise 4500'ü aşması bekleniyor. Bakalım
katılımcıların fuarla ilgili beklentileri neler...
TUĞBA UPRAK
38
EMİTT
EMITT, 2014 YILINDA
YENİ VE YENİLİKÇİ
PROJELERLE GELİYOR
Porto Beach Resort Hotel
Genel Müdürü Gökçe Kesikçiler Buğday
“TÜRK TURİZMİ
İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”
İ
ş ilişkilerini geliştirmek için satış ziyaretleri yaptıklarını söyleyen Çeşme
Otelciler Birliği Başkan Yardımcısı ve
Porto Beach Resort Hotel Genel Müdürü Gökçe Kesikçiler Buğday; İstanbul,
İzmir ve Ankara’daki büyük firmalara,
acentelere sıkça ziyaret yapıp ilişkilerini geliştirdiklerini vurguluyor. Yurt
dışındaki fuarları da takip ettiklerini
aktaran Gökçe Kesikçiler Buğday, iç
pazar ve dış pazar kontratlarını yapıp
otellerini pazarladıklarını belirtiyor.
EMITT Fuarı’nın Türk turizmi için çok
önemli olduğunu söyleyen Gökçe Kesikçiler Buğday, şunları söylüyor: “Bildiğimiz gibi İstanbul ve Antalya özellikle dünyada marka olan 2 büyük şehir
İstanbul gibi bir metropolde uluslararası bir turizm fuarının yapılması çok
önem taşıyor. Her yıl daha da gelişen
bir fuar olduğunu ve verimli olduğunu
söyleyebilirim. EMITT Fuarı’nda pazarlama adına hedefleri koymuş oluyoruz.
Acentelerimiz ile görüşmelerimizi yapıyoruz. 2014 yılını otelci ve acenteci
arkadaşlarım ile değerlendiriyoruz. İç
pazar için belirleyici, yön verici bir fuar
oluyor, dış pazarda da yavaş yavaş
ilerleyen bir pazarlama gücü olmaya
başladı.” Sektörel fuarların, hem otelci
hem de acentecilerin istişare edebilmesi, ilişkilerin gelişmesi ve sektörel
pazarlama yapabilmesi için çok büyük
önem taşıdığını aktaran Genel Müdür,
yıl içinde yoğun operasyon içerisinde
görüşülmeyen pek çok konunun sektörel fuarlarda karşılıklı görüşmeler ile
çözüldüğünü veya geliştiğini iletiyor. Bu
fuarlara sürekli ve etkin katılımın çok
önemli olduğunu vurgulayan Gökçe
Kesikçiler Buğday, “Ne kadar uzun süreli olursa bölge tanıtımları bir o kadar
etkin olur” diyerek sözlerine son veriyor.
Y
Ekin Fuar Direktörü Hacer Aydın
az turizmi sezonu gerek rekor yabancı ziyaretçi sayısı gerek yüksek
otel doluluk oranlarıyla büyük
bir başarı ile devam ederken, dünya turizm sektörü profesyonellerinin
gözleri şimdiden 30 Ocak - 2 Şubat
2014 tarihleri arasında TÜYAP'ta 18.
kez düzenlenecek olan Doğu Akdeniz
Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı EMITT'e çevrilmiş durumda. 2013
Eylül ayı itibariyle 18. EMITT Turizm
Fuarı'nda yer almak için başvuru yapan ülke sayısı 67'ye, turizm şirketi sayısı ise 4 bine ulaşmış bulunuyor. İlerleyen tarihlerde ülke katılımının 70'i,
uluslararası katılımcı kurum, kuruluş,
belde sayısının ise 4500'ü aşması
bekleniyor. Ekin Fuar A.Ş. - ITE Group
organizasyonunda TUROFED ve TYD
ortaklığıyla gerçekleşen EMITT Fuarı'na Kültür ve Turizm Bakanlığı,
İstanbul Büyükşehir Belediyesi, TOBB, 6 meslek odası, 36 dernek
ve vakıf destek veriyor. Sektörel çevreler, 2014 yılında 18. kez düzenlenecek olan EMITT Fuarı'nın yeni bir katılımcı ve ziyaretçi rekoruna imza atacağına şimdiden kesin gözüyle bakıyorlar. Dünyanın
5. büyük turizm fuarı konumuna sahip olan ve önümüzdeki yıllarda
ilk üçe girmeyi hedefleyen EMITT Fuarı'nın katılımcılarını tur operatörleri, seyahat acentaları, oteller ve zincir oteller, hava yolları,
cruise firmaları, turistik beldeler, uluslararası tanıtım ofisleri, araç
kiralama firmaları, hastaneler ve turizm sektörüyle tüm kuruluşlar
oluşturuyor. Her yıl yeni rekorlar kıran EMITT Fuarı, yıllardan bu
yana gerçekleştirdiği yüzde 10'un üstünde büyüme oranıyla bölgedeki tek turizm fuarı olarak da dikkatleri üzerine çekiyor.
Yeni ve yenilikçi konseptler
2014 EMITT Fuarı'nda katılımcı kurum, kuruluş ve ziyaretçilerin birçok yenilikle karşılaşacağını ifade eden Ekin Fuar Direktörü Hacer
Aydın, yeni eklenen sağlık ve kış turizmi salonlarında zengin konsepti buna örnek olarak gösteriyor. Türkiye'de hızla gelişen turizm
sektöründeki çeşitliliğe destek vermek ve gelen işbirliği taleplerini değerlendirmek için yeni projeleri hayata geçirdiklerini kaydeden Aydın, EMITT Fuarı'nın yıllardan bu yana beldelere, kalkınma
ajanslarına, turizm firmaları ve sektör profesyonellerine yüksek katma değer sağladığının altını çiziyor.
39
FUAR ÖZEL
Eresin Otelleri Genel Müdürü Müberra Eresin
"EMITT ÇOK İNANDIĞIM
BİR FUAR"
MARKA BİLİRLİĞİNİ
ARTIRMAK İÇİN
ÇALIŞIYOR
BiletBank Pazarlama ve Satış Müdürü
Bilgehan Sesışık
B
S
ektörel fuarlar sayesinde, özellikle uzun zamandır görüşemedikleri ve iş birliği içinde oldukları şirket yetkilileriyle bir araya gelme imkanı bulduklarını dile getiren
TUROB Başkan Yardımcısı ve Eresin Otelleri Genel Müdürü
Müberra Eresin, fuara gitmeden önce katılımlarıyla ilgili yerli
ve yabancı tüm iş ortaklarına bilgi verdiklerini söylüyor. İlk
açıldığı yıldan bu yana EMITT Fuarı'na katıldıklarını aktaran
Müberra Eresin, "EMITT çok inandığım bir fuar, tabi yıllar
içinde gelişimi biraz yavaş oldu ama dünyada bir çok fuar
kan kaybederken bence EMITT gelişimine devam etti" diyor.
Daha da iyi olması ve Akdeniz'in en büyük turizm fuarları
arasında yer almasını heyecanla beklediğini vurgulayan Müberra Eresin, şunları söylüyor: "Bu durum hem sektöre hem
ülkemiz turizmine büyük katkı sağlayacaktır. Destek verebilenler yıllardır veriyor ve bundan sonrasında geri dönüşümlerin olduğunu ve devam edeceğini umuyorum." Özellikle
iş birliği içinde oldukları ve İstanbul’un yoğunluğundan çok
sık bir araya gelemedikleri firma yetkilileri ile görüşebilmeyi
hedeflediklerini söyleyen Müberra Eresin, İstanbul ve dışından gelen partnerleriyle bir araya gelmenin büyük tasarruf
olduğunu belirtiyor. "Yeni işler alacağımızı çok ummuyoruz
açıkçası ama gelen yabancı acente yetkilileriyle bir araya
gelmek iş geliştirme açısından önemli. Bugünkü durumu ve
ileriye dönük gidişatı konuşup en azından beklentilerimizi
doğru verilere göre yapıyoruz" diyen Müberra Eresin, şunları söylüyor: "Eresin Hotel'leri olarak yurt dışında da bir çok
fuara katılıyoruz ve gittiğimiz o fuarlarda 2-3 yeni iş anlaşması yapmanın yanı sıra en önemli olan konu iş yaptığımız
şirketlerle daha yakın ilişkiler kuruyoruz. Çalıştığımız büyük
tur operatörlerinin ya da acentelerin yetkilileri de yapılan
bu fuarlara katılıyorlar ve hiç olmazsa senede 7-8 defa görüşmüş ve iş ile ilgili gelişimin sağlanması için karşılıklı fikir
alışverişinde bulunup gerekleri yapmaya hem fikir oluyoruz."
40
2B kanalında hizmet veren bir kurum
olarak; sektörel fuarlarda standlı katılımlar, sektör dergisi olan TÜRSAB
dergisinde reklam çalışmaları ve sektörel
internet haber sitelerinde haber bültenleri
ile yer aldıklarını dile getiren BiletBank Pazarlama ve Satış Müdürü Bilgehan Sesışık,
kendilerini ve marka bilinirliklerini iş ortaklarına hatırlatan çalışmalar yaptıklarını
söylüyor. Her yıl EMITT Fuarı'na katıldıklarını belirten Bilgehan Sesışık, beklentilerini
üzerinde verim aldıklarını aktarıyor. Yeni
fuar kapsamında geçen yıla göre yaklaşık
yüzde 80 daha fazla ziyaretçi ve yüzde 40
oranında yeni kontratlı acente beklediklerini ileten Bilgehan Sesışık, "Hedef olarak
sektörün en etik kurumu ve sadece seyahat
acentelerine hizmet veren tek şirketi olmayı
belirledik" diyor ve şunları söylüyor: "Sektörel fuarlar, sektörün aktörlerini ve bileşenlerini bir araya getiren önemli ortamlardır.
Bu noktada iş ortaklarımızın ziyaretleri, bizi
ulaşamadığımız dostlarımızla mutlaka bir
araya gelerek sektörel gelişime ön ayak
olurken bilinçli sektör kurumlarının artmasını sağlamaktadır."
EMİTT
41
FUAR ÖZEL
Güleli Turizm Şirket Ortağı M. Emin Güleli
“EMITT EN ETKİLİ FUAR”
T
urizm otelcilik sektöründe faaliyet gösteren bir şirket
olarak öncelikle sosyal medya bültenleri ve internet üzerindeki sektörle ilgili tanıtım sayfalarında yer
alarak belirli bir kitleye kendilerini tanıtmaya çalıştıklarını söyleyen Güleli Turizm ve Olive Odore Palace Hotel
Şirket Ortağı ve Müdürü M. Emin Güleli, akabinde fuar
faaliyetlerinde bulunarak acente bazında çalışan şirketlerle iletişime geçerek ortak çalışma platformunu kurmaya
çalıştıklarını aktarıyor. Gazete, Dergi ve TV kanallarından
da faydalanarak işletmeleri hakkında bilgileri ve tanıtımları tatilcilere iletmeye çalıştıklarını ileten M. Emin Güleli,
daha önce EMITT Fuarı’na katıldıklarını söylüyor. Bekledikleri verimi her fuarda alamadıklarını ileten M. Emin Güleli, “Bazı fuarlarda ziyaretçi sayısında veya bazı fuarlarda
stand alanımızdaki faaliyetlerden dolayı tam istenilen geri
dönüşü alamadığımız zamanlar oldu. Fakat Türkiye’de
düzenlenen turizm fuarlarının içerisinde en etkili olan yinede EMITT Fuarı’dır” diyor. Bu tip fuarlara, biraz daha
yabancı acentelerin iştirak etmesi gerektiğini düşünen M.
Emin Güleli, etmeleri için biraz daha teşvik edilmesi gerektiğini vurguluyor. Türkiye’deki büyük tur operatörlerinin
hemen hemen hepsinin fuara katıldığını söyleyen Şirket
Ortağı, şu bilgileri veriyor: “Türkiye’nin turizm alanındaki
etkinliğinin ne denli önemli olduğunun ve yurt dışındaki
fuarlara her tesisin katılamadığını ön görürsek; bu tip fuarlarda yabancı operatörlerin olması bizim ve bizim gibi
bir çok tesisin birebir kendilerini yurt dışında da tanıtma
imkanı sağlamaktadır. Fuarlar, birçok operatörün bir arada olması ve sektör ile ilgili faaliyet gösteren firmalarında
standı olsun olmasın konusu ile ilgili istişare edebilmesi ve
iş bağlantıları yapabilmesi açısından büyük faydası oluyor.
Halkında bu tip fuarlara ilgi göstermesi zaman zaman direkt olarak tatilcilere ulaşmamızda etken olmaktadır.”
42
ICE PARK 2014
EMITT FUARI'NDA
ÇOCUKLARA KAYAK
PİSTİ KURUYOR
Ice Park Pazarlama ve Satış Sorumlusu Nil Kara
3
0 Ocak - 2 Şubat 2014 tarihleri arasında
TÜYAP'ta 18. kez düzenlenecek olan Doğu
Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı EMITT'te yer almaya hazırlanan buz pistleri,
kayak pistleri ve teleferik sistemleri kurucusu İCE
PARK, mevcut uluslararası faaliyet alanını daha
da genişletmeyi hedefliyor. Sektöründe alışılmışın dışında hizmetler sunan İCE PARK, 2014
EMITT Fuarı'nda sabit buz pistleri, mobil buz
pistleri, kayak pistleri, teleferik sistemleri ve ekstrem spor alanlarının yanı sıra firmanın çocuklar
için geliştirdiği özel kayak pisti İCE PARK KİDS'le
uluslararası pazarlara açılıyor. Kış turizmine de
açılan EMITT Fuarı'nın İCE PARK açısından büyük
önem taşıdığını ifade eden İCE PARK Pazarlama
ve Satış Sorumlusu Nil Kara, önümüzdeki yıllarda da fuarda düzenli olarak yer alarak ulusal ve
uluslararası pazarlarda daha çok tanınmayı ve
EMITT'le kalıcı bir ilişki geliştirmeyi arzu ettiklerini
kaydediyor. EMITT'te geniş bir ürün yelpazesiyle
boy göstereceklerini dile getiren Kara, ürün gamı
içinde yer alan mobil buz pistinin özellikle kış
mevsiminde kullanılmayan havuzlar, spor tesisleri ya da meydanlık açık alanlarda kısa zamanda
kolaylıkla kurulup sökülebilen bir sistem olduğunu belirtiyor. Kara, mobil buz pistinin şenlikler,
yıl sonu etkinlikleri, fuar ve organizasyonlar için
tercih edilen bir ürün olduğununu kaydederek,
kısa zamanda kurulma avantajının yanı sıra firma olarak eğitmeninden patenlerine kadar tüm
ürün ve hizmetleri sunduklarının altını çiziyor.
EMİTT
Palm Wings Genel Müdürü Ertan Kesim
PAZAR ANALİZİ
YAPACAK
Stone Groups Hotels Satış ve Paz. Koord. Biray Öğüt
A
kdeniz çanağındaki en güzel tesislere sahip
olan Stone Group Hotels, yeni yatırımlar
sayesinde hızla gelişiyor. Hal böyle olunca
renkli, yaratıcı, özgün, aile konseptine uygun tesislerle design ve konsept otellerini bünyesinde barındıran grup, iş ortakları ile ilişkilerini geliştirmede
fuar ve organizasyonları iletişim platformlarından
bir tanesi olarak görüyor. Bu kapsamda EMITT'e
katılarak iş ilişkilerini geliştirmeyi planlayan Stone
Group Hotels'in beklentilerini Satış ve Pazarlama
Koordinatörü Biray Öğüt, şöyle anlatıyor: "İç pazarın mevcut durumunu analiz ve değerlendirmesini
yaparak ve stratejileri gözden geçirerek gelirlerimizi arttırmayı hedefliyoruz. Yeni iş bağlantıları kurmayı, otellerimizin etkili tanıtımını yapmayı, mevcut
misafirlerimizi otellerimizdeki yenilik ve değişiklikler hakkında bilgilendirmeyi amaçlıyoruz. Yine yeni
misafirlere ulaşmak ana hedeflerimizden birkaç
tanesidir." Daha önceki yılda EMITT'e katıldıklarını
söyleyen Biray Öğüt, gruplarının iç pazar hedeflerini her yıl katlayarak büyüttüklerini belirtiyor. "Son
10 yılda iç pazar hacminin büyümesi, tatil davranış
ve kültürünün gelişmesi, bizim segmentimizi tercih
eden kitlenin artması bu pazardaki beklentileri de
arttırmaktadır" diyen Biray Öğüt, sektörel fuarların, satış ve pazarlama çalışmalarını desteklediğini
ve yeni müşteri gruplarını tanıma konusunda fırsat
sağladığını söylüyor. Ayrıca fuar yapılan destinasyondaki pazarın durumunun analizi ve değerlendirmesi, tur operatörleri ve satış kanalları ağının
genişletilmesi, otellerdeki yenilik ve değişikliklerin
paylaşılması ve otellerin pazardaki durumunun
değerlendirilmesi imkanı sunduğunu aktaran Biray
Öğüt, "Otellerdeki yeni konseptlerin ve ürünlerin
fuarda basın aracılığı ile tanıtılması, basınla ilişkilerin geliştirilmesi, bilgi alışverişi yolu ile otellerin
satış faaliyetlerinin geliştirilmesi gibi faydalar sağlıyor" diyor.
“PARTNERLERİMİZLE
GÖRÜŞME İMKANI
BULUYORUZ”
P
alm Wings Kuşadası
olarak; özellikle satış
pazarlarının
yoğun
olduğu yurt dışı ve yurt içi
fuarları takip ettiklerini dile
getiren Genel Müdür Ertan
Kesim, bu fuarlara giderken kendilerini anlatacak
her türlü bilgi ve belge ile
ilişkilerini yoğunlaştırmaya çalıştıklarını söylüyor.
Ayrıca yurt içindeki ve yurt
dışındaki medyanın da reklam anlamında yardımını
aldıklarını belirten Ertan Kesim, daha önceden EMITT
Fuarı'na katıldıklarını ve
bekledikleri verimi aldıklarını iletiyor. EMITT Fuarı'nda
pazarın nabzını yoklamakla beraber çalıştıkları acente ve
kuruluşları tekrar görebilmeyi hedeflediklerini vurgulayan
Ertan Kesim, fuarlar sayesinde partnerlerini aynı yerde görebilme imkanı bulduklarını ve bu sebeple bu tür organizasyonlara önem verdiklerini söylüyor.
43
FUAR ÖZEL
Businesstanbul Sağlık Hizmetleri, Abu Dhabi B.A.E.
Genel Müdürü Mr. Issa Al Hashimi
"STRATEJİK
ORTAKLARLA
KARŞILAŞACAĞIMIZI
UMUYORUZ"
Nazmi Travel Genel Müdürü Nazmi Karabulut
"
İ
ş ilişkilerini geliştirmek için fuarları takip ettiklerini söyleyen Businesstanbul Sağlık Hizmetleri
Ltd Şti Abu Dhabi Birleşik Arap Emirlikleri Genel Müdürü Mr.Issa Al Hashimi, sosyal medyada
tanıtım çalışmaları yaptıklarını belirtiyor. Bunun
dışında konuyla ilgili yöneticilerle bire bir toplantılar düzenlediklerini aktaran Mr.Issa Al Hashimi,
daha önceden EMITT Fuarı'na katılmadıklarını
dile getiriyor. Bu sene ilk kez fuardan stand aldıklarını ileten Mr.Issa Al Hashimi, daha önce sadece ziyarete geldiklerini söylüyor. "Turizm ve sağlık
konusunda stratejik ortaklarla karşılaşacağımızı
ümit ediyoruz" diyen Mr.Issa Al Hashimi, termal
oteller konusunda taleplerini profesyonelce karşılayacak kuruluşlar aradıklarını söylüyor. Sektörel
fuarların, iş ilişkilerini kuvvetlendirme konusunda oldukça faydalı olduğunu aktaran Mr.Issa Al
Hashimi, "Sektörün hemen hemen tüm oyuncularını aynı çatı altında 4 gün içerisinde görmek hem
zaman kazandırıyor hem de etkinliğin verdiği sinerji ile motivasyonu arttırıyor" diyor.
44
"İŞ İLİŞKİLERİMİZİ
GELİŞTİRİYORUZ"
İş ilişkilerimizi geliştirmek için; dinamik kadromuzun
tecrübeleriyle ve birikimleriyle hareket edip, global
dünyanın gelişmelerini takip ediyor, online kanal ve
teknolojilerden faydalanıyoruz. Bunun yanı sıra sektörel fuarlara, gerek katılımcı gerekse ziyaretçi olarak iştirak ediyor ve piyasadaki güncel gelişme ve yenilikleri yakından
takip ediyoruz" sözleri Nazmi Travel Genel Müdürü Nazmi
Karabulut'a ait. Uzakdoğu'dan yapmış oldukları incoming
operasyonları sayesinde Türkiye'nin ve kültürel varlıkların
tanıtımına katkı sağlamayı hedeflediklerini söyleyen Nazmi Karabulut, ülkeye gelen misafirlere en kaliteli hizmeti
sunarak müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutmayı
amaçladıklarını belirtiyor. "Türkiye'den; yeni ülkeleri görmek ve farklı kültürleri tanımak isteyen misafirlerimiz için
özellikle Yunanistan, Bulgaristan ve Balkarlar gibi yakın
destinasyondaki ülkelere kendi araçlarımızla turlar düzenliyoruz" diyen Karabulut, her bütçeye uygun alternatif tur
programlarıyla kaliteli hizmet anlayışını ön planda tutarak
dünyanın bir çok ülkesinde misafirlerine hizmet vermeyi
planladıklarını aktarıyor. Fuar süresince sektörün birçok
öncü markasıyla doğrudan ikili ilişkiler kurarak, bu doğrultuda tedarikçi ve partnerleriyle olan bağlantılarını artırmayı ve geliştirmeyi hedeflediklerini ileten Nazmi Karabulut, şunları söylüyor: "EMITT Fuarı; yeni markamız olan
Nazmi Travel'in tanıtımı açısından büyük önem arz etmektedir. Sektörün dev markalarıyla aynı çatı altında olmaktan son derece memnuniyet duyacağız. Sektörel fuarlar,
hizmet üreticilerinin ve tüketicilerinin buluştuğu bir pazar
niteliği taşımaktadır. İlgili talebi doğrudan en etkili şekilde
yakalama imkânı verdiği için hem satış hem de tanıtım
açısından şirketimize önemli kazanımlar sağlamaktadır.
Fuarlar, yerel ve uluslar arası markalar ile tanışıp ticari
ilişkiler geliştirmenin en etki yollarından biridir. Sektörün
birçok profesyoneli ile ikili görüşmeler hem sektörün şekillenmesine hem de gelişimine büyük önem sağlamaktadır."
EMİTT
45
FUAR ÖZEL
Kapadokya Hastanesi Başhekimi
Op.Dr. Fatih Yakut
"KENDİMİZİ ANLATMA
İMKANI BULDUK"
K
Mika Tur Pazarlama Müdürü Okan Torun
"YENİ ANLAŞMALAR
YAPIYORUZ"
M
ika Tur olarak; hem Travel Turkey hem de EMİTT
Fuarı’na önem verdiklerini söyleyen Pazarlama
Müdürü Okan Torun, "Çok değerli, özellikle
otelci dostlarımız ve diğer iş birlikçilerimiz ile bir araya
geliyor, mevcut iş birlikteliklerimizi ve gelecek dönemleri
değerlendiriyor hem de özlem gideriyoruz" diyor. Her yıl
EMİTT Fuarı’na katıldıklarını belirten Okan Torun, mevcut iş birliktelikleri hakkında gerekli görüşmeleri yapıyor
hem de yeni anlaşmalar yaptıklarını aktarıyor. Yoğun
iş temposunu geriye bırakarak, değerli dostlarıyla bir
araya gelebildikleri nadir dönemlerden biri olduğu için
EMİTT Fuarı’ndan verim aldıklarını ileten Torun, "Geniş
bir katılımın olması ve tüm dostlarımızın bizleri ziyaret
etmeleri en büyük beklentimizdir" diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor: "Özellikle son yıllarda internetin de
hayatımıza girmesi, daha uygun ödeme seçeneklerinin
olması gibi nedenlerle her yıl tatil yapan kişi sayısı arttı. Bu da turizmi daha önemli hale getirdi. Bu nedenle
biz turizmciler her yıl daha da yoğun bir iş temposu ile
karşılaşıyoruz. Fuarlar, nadir de olsa iş birlikçilerimiz,
otelci arkadaşlarımla hem hasret gidermek hem de yeni
anlaşmalar yapabilmemize fırsat tanıyor. Bu açıdan bakıldığında, sektörel fuarlar bu tarz eksiklikleri kapatmamıza vesile oluyor."
46
apadokya Hastanesi olarak; iş yemekleri, toplantılar, özel ziyaretler ve fuarlarla
iş ilişkilerini geliştirmeye yönelik adımlar
attıklarını dile getiren Kapadokya Hastanesi
Başhekimi Op.Dr. Fatih Yakut, EMITT Fuarı'na
katıldıklarını söylüyor ve fuarla ilgili şu değerlendirmeleri yapıyor: "EMITT çok önem verdiğimiz
bir fuar. Turizm bölgesinde sağlık sektöründe
hizmet vermemiz bizi EMITT’e katılmaya yöneltti. Fuar sayesinde paydaşlarımızla olduğu kadar
pek çok sektörden firma ile de görüşme imkanı
bulduk. Kapadokya Hastanesi olarak bölgedeki
yerimiz, yapmış olduğumuz çalışmalar ve vizyonumuz konusunda kendimizi anlatma imkanı
bulduk." Kapadokya Hastanesi’nin; sadece kendi ilinde değil çevre illerde de tanınan, sağlık
hizmetinde akla ilk gelen işletmelerden olmasını amaçladıklarını aktaran Op.Dr. Fatih Yakut,
marka değerlerini artırmayı planladıklarını belirtiyor. Aynı zamanda sağlık turizmi açısından
da önde gelen bir isim olduklarının bilinmesini
ve hastanenin yaygın olarak duyulmasını sağlamayı hedeflediklerini açıklayan Op.Dr. Fatih
Yakut, "Fuarlarda; özellikle paydaşlarımızla birebir olarak görüş alışverişinde bulunuyoruz.
Yapmış olduğumuz çalışmalar, gerçekleştirmeyi
düşündüğümüz projeler üzerinde görüşüp daha
ileriye gitmek adına neler yapılabileceği hususunda fikir yürütüyoruz" diyor.
EMİTT
GÜVEN VE
UYUM İLİŞKİSİNE
ÖNEM VERİYOR
FlatsinIstanbul Operasyon Müdürü
Şale Türkeli
F
latsinIstanbul olarak Beyoğlu’nda
möbleli daire kiraladıklarını ve tüm
emlakçılarla beraber çalıştıklarını
dile getiren Operasyon Müdürü Şale Türkeli, ilişkilerini her zaman tazelediklerini
vurguluyor. Aynı zamanda çalışanlarına
konaklama sağlayan şirketlerle, konsolosluklarla ve hastanelerle bağlantı kurduklarını ya da ilişkilerini sıcak tuttuklarını
aktaran Şale Türkeli, "Görünürlüğümüzü
ve güvenilirliği arttırmak amacıyla sosyal
medyadaki mevcudiyetimize önem veriyoruz" diyor. Beraber çalıştıkları firmalarla
güven ve uyum ilişkisine çok önem verdiklerini sözlerine ekleyen Şale Türkeli,
EMITT fuarına ilk defa katıldıklarını açıklıyor. Kendilerini olabildiğince tanıtmayı ve
ilişki ağlarını genişletmeyi hedeflediklerini söyleyen Şale Türkeli, "Beklentilerimiz,
kurduğumuz ilişkilerin, iş potansiyelini arttırarak büyümemize ve gelişmemize katkıda bulunması" diyor.
PARION HOTEL
ÖNCELİKLE PROFESYONELLERE
VE TÜKETİCİLERE TANITILACAK
A
Parion Hotel Genel Müdürü Serdar Gücük
cente ziyaretleri, online bazda tur operatörlerine bölge, belde, tesis tanıtımı, tesisin toplantıya dair outlet'leri, kongre ve
organizasyon yapan kuruluşlara seyahat acentelerine tanıtım
ve pazarlama yaptıklarını dile getiren Parion Hotel Genel Müdürü
Serdar Gücük, bunun yanı sıra görsel ve basılı yayın organlarından
yararlandıklarını söylüyor. Yurt içi ve yurt dışında fuar planlamaları
yaptıklarını aktaran Serdar Gücük, satış pazarlamayla ilgili Ar-Ge
çalışmaları yaptıklarını belirtiyor. Daha önceden EMITT Fuarı'na katıldığını söyleyen Serdar Gücük, yeni açılacak olan bir otel oldukları
için ilk kez katılacaklarını belirtiyor. Otelcilik bazında fevkalade sonuçlar aldıklarını sözlerine ekleyen Serdar Gücük, acentacı olarak
ise defalarca, özellikle Balkan Tur operatörlerini davet ederek, kontratlar yaptığını ve istenilen sonuçları elde ettiğini vurguluyor. Yeni
açılacak olan otellerinin iki türlü tanıtımını yapmayı hedeflediklerini
aktaran Serdar Gücük, "Öncelikle profesyonellere ve tüketicilere tanıtımı planlanmıştır, özellikle Anadolu Kültür Tur Programları yapan
Seyahat acenteleri, İç Pazar acentaları, Okul grupları daha önemlisi
Kongre ve Toplantı organizasyonu gerçekleştiren meslektaşlarımıza
tanıtım hedeflenmiştir" diyor. Serdar Gücük; fuarların tanışma, bağlantı, yakınlaşma, pazarlama ve sosyal olarak gelişim sağladığını
sözlerine ekliyor.
47
FUAR ÖZEL
Alaiye Hotels M.I.C.E. Supervisor Erkan Usluca
"FUARLAR
VAZGEÇİLMEZİMİZ"
İksir Resort Town Yönetim Kurulu Üyesi Duygu Ece Aydın
İ
İ
ş ilişkilerinin sadece acentalarla sınırlı olmadığını dile
getiren Alaiye Hotels M.I.C.E. Supervisor Erkan Usluca; kurumlarla, derneklerle, odalarla ve sendikalarla
da uzun yıllara dayanan ilişkilerinin olduğunu belirtiyor.
İş ilişkilerini geliştirmek için yıl içerisinde çeşitli geziler
planladıklarını ve uyguladıklarını belirten Erkan Usluca, "Yakın zamanda 200'den fazla kurumu ziyaret ettik,
önümüzdeki haftalarda yine belli başlı illerimizi kapsayacak yoğun bir gezi programımız olacak. Ayrıca fuarlar vazgeçilmezimiz. Yurtiçi ve yurt dışında sektörümüzü
ilgilendiren çok sayıda fuarda standımızla yer alıyoruz"
diyor. EMITT Fuarı'na her yıl katıldıklarını söyleyen Usluca, verim aldıklarını vurguluyor. Turizm camiasındaki
dostlarıyla iç içe olmaktan mutluluk duyduklarını ileten
Erkan Usluca, "Fuarlar sayesinde bizi tanımayan insanlarla iletişim kurmuş oluyoruz. Yüz yüze görüşme imkanı
buluyoruz. Onlara önümüzdeki yıl için projelerimizi anlatmayı hedefliyoruz" diyerek sözlerine son veriyor.
48
"KATILIMCILAR
BAZINDA GENİŞ BİR
PLATFORM
OLUŞTURUYOR"
ksir Resort Town Ailesi olarak hem offline hem
online mecralarda tanıtım faaliyetleri yürüttüklerini, düzenli olarak acenta, şirket, kurum ziyaretleri
gerçekleştirdiklerini ve aylık e-bültenlerle tüm datalarını faaliyetlerinden haberdar ettiklerini dile getiren
Yönetim Kurulu Üyesi Duygu Ece Aydın, tesislerinin
açılış yılı olan 2010'dan itibaren EMITT Fuarı'na katıldıklarını söylüyor. "Fuar; katılımcılar bazında geniş
bir platform oluşturuyor, bu nedenle bizim gibi farklı
turizm türlerini bir bünyede toplayan, bol alternatifli
tesislerin tanıtımı ve satışlar açısından faydalı oluyor"
diyen Duygu Ece Aydın, bu sene de tesislerini en iyi
şekilde tanıtma amacıyla katılacakları fuarda, mevcut
bağlantılarını ve iş potansiyellerini geliştirmeyi, yeni
pazar ve müşteri gruplarına ulaşmalarını sağlayacak
bağlantılar kurmayı hedeflediklerini vurguluyor. İksir
Resort Town Yönetim Kurulu Üyesi Duygu Ece Aydın,
"Sektörel fuarlar kendimizi hatırlatma, yeni projelerimizle ilgili fikir ve bilgi alışverişinde bulunma, ilgili
kişiler ve kurumlarla birebir iletişim kurma gibi konularda faydalı oluyor" diyerek sözlerine son veriyor.
EMİTT
49
FUAR ÖZEL
CloudArena Kurucu Ortağı Tolga Yalçınkaya
ALTİD Başkanı Burhan Sili
"BÜYÜK BİR İLGİYLE
KARŞILAŞTIK"
"VERİMLİLİK
ARTTI"
onaklama sektörüne yönelik çözümler geliştirdiklerini
dile getiren CloudArena
Kurucu Ortağı Tolga
Yalçınkaya, bulut bilişim
tabanlı dijital, konaklama tesis yönetim ve pazarlama platformu olan
HotelRunner ile konaklama tesislerinin günlük
operasyonlarını, internet
sitelerini ve sosyal ağlardaki hesaplarını kolayca
oluşturup yönetmelerini
sağladıklarını belirtiyor.
"Bizim öncelikli hedef
kitlemiz konaklama sektöründe hizmet veren
işletmeler olduğundan
dolayı iş ilişkilerimizi geliştirmek için bu alanda düzenlenen fuarlara katılarak HotelRunner’ı turizm profesyonellerine tanıtmaya yönelik çalışmalarda bulunuyoruz" diyen Tolga Yalçınkaya,
Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı EMITT’te
yer almaya çok önem verdiklerini söylüyor. 24-27 Ocak 2013
tarihlerinde düzenlenen 17. EMITT Fuarı’na katıldıklarını aktaran Tolga Yalçınkaya, şu bilgileri veriyor: "Fuarda, konaklama tesislerinin doluluk hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olan
HotelRunner’ı hedef kitlemize detaylı bir şekilde tanıtma fırsatını yakaladık ve büyük bir ilgiyle karşılaştık. Bu yıl 18.si gerçekleşecek olan Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat
Fuarı EMITT’e katılarak HotelRunner’ı turizm sektöründe hizmet
veren işletmelerle buluşturmayı hedefliyoruz. Bu yıl HotelRunner
ile EMITT’te 3’üncü salon, 3631 numaralı stantta yer alacağız.
Fuar süresi boyunca turizm işletmelerine HotelRunner’ın sunduğu avantajlardan,konaklama tesisleri ve acentelerin satışlarını artırmaya nasıl katkıda bulunduğunu anlatacağız.. Kısacası
EMITT süresince HotelRunner standını ziyaret eden katılımcılar
HotelRunner’ın konaklama tesislerine sağladığı avantajları tüm
ayrıntıları ile öğenme fırsatı bulacaklar. Standımızda, HotelRunner platformunun nasıl kullanıldığını uygulamalı olarak işletme
ve acente sahiplerine göstereceğiz."
irlikte çalıştıkları acenta ve tur
operatörleriyle, her zaman yakın
diyalog içerisinde bulunup, pazarla ilgili bilgilerini güncel tutmaya çaba
gösterdiklerini dile getiren Alanya Turistik
İşletmeciler Derneği (ALTİD) Başkanı Burhan Sili, ayrıca yurtiçi ve yurtdışı fuarları
takip ederek tanıtım faaliyetlerine devam
ettiklerini söylüyor. Bunun yanı sıra bölgelerini tercih eden mevcut misafirlerinin
devamlılığı adına eğitim ve iyileştirme
faaliyetlerini sürdürdüklerini ileten Burhan Sili, şu bilgileri veriyor: "Bünyemizde
bulunan ve uzun yıllardır sektörde hizmet
veren tesislerimiz adına ilk yıllarından itibaren EMITT Fuarı'na katılıyoruz. İlk yıllarında iç Pazar odaklı olan EMITT’in günümüzde çok çeşitli ülkelerden katılımın
artması ile sektöre daha verimli hizmet
verdiğini düşünüyoruz. Bu yıl düzenlenen
fuarda; önümüzdeki yaz sezonu ile ilgili son pazar durumlarını analiz etmeyi,
iş birliği yaptığımız partnerlerimizle ikili
görüşmeler yapmayı hedefliyoruz. Bu tür
fuarların; her geçen sene artan yatak arzına rağmen, bölgemizin ve bölgemizde
bulunan tesislerimizin gündemde kalmasına ve acentalarımızla yakın işbirliğinin
devam etmesine katkıda bulunduğunu
görüyoruz."
K
50
B
EMİTT
Karnak Travel İstanbul İş ve Strateji Geliştirme
Direktörü Ergün Güvenç
"ÜLKE TANITIMINA
KATKIDA BULUNMAYI
AMAÇLIYORUZ"
Ş
irket olarak iş ilişkilerini geliştirmek için
yurtiçi ve yurtdışındaki fuarlara katıldıklarını söyleyen Karnak Travel İstanbul
İş ve Strateji Geliştirme Direktörü Ergün Güvenç, ayrıca tanıtım pazarlama görüşmeleri,
ürün tanıtım katalogları, online rezervasyon
sistemleri, internet reklamları ve informasyon
gezileri yaptıklarını belirtiyor. Daha önceden
EMITT Fuarı'na katıldıklarını ve katılmaya
devam edeceklerini söyleyen Ergün Güvenç,
bekledikleri verimi aldıklarını vurguluyor. Bu
yıl 70 metrekarelik bir standla EMITT'e katıldıklarını dile getiren Güvenç, sözlerine şöyle
devam ediyor: "Daha fazla tanıtım, markalaşma desteği ve yerli ve yabancı tüm iş ortaklarımızla ikili görüşmeler yapmayı hedefliyoruz.
Fikir alışverişinde bulunmak yeniliklerle tanışmak, sektörümüzle ilgili araştırma ve geliştirme çalışmaları yapmak planlarımız arasında yer alıyor. Bunun dışında son gelişmeleri
takip etmeyi, sektörel bazda ülke tanıtımına
katkıda bulunmayı amaçlıyoruz." Ergün Güvenç, Karnak Travel olarak bu yıl, EMİTT Fuarı bünyesinde yer alacak olan 2 bin metrekarelik özel sağlık turizmi ihtisas salonunun
organizasyonunda da görev aldıklarını söyleyerek sözlerine son veriyor.
ARJANTİN, TÜRK TURİSTLERİ
ÜLKESİNDE GÖRMEYE KARARLI
E
Arjantin Turizm Bakanı Carlos Enrique Meyer
MITT'e katılan Arjantin, fuarda üç yıl üst üste yer alarak
Türkiye'ye olan ilgisini ortaya koyuyor. Arjantin Turizm Bakanı Carlos Enrique Meyer ve geniş bir katılımla 2014 EMITT
Fuarı'na hazırlanan Arjantin standında fuar ziyaretçileri muhteşem tango gösterilerini izleme şansına sahip olacaklar. Enrique
Meyer, Arjantin olarak dileyen tüm ziyaretçilere fuar boyunca
tango dersleri vereceklerine de vurgu yapıyor. EMITT Fuarı'na üst
üste 3 yıldan bu yana katılmalarının başlıca nedeninin Türkiye
gibi önemli bir turizm pazarına duydukları ilgiden kaynaklandığını ifade eden Meyer, Arjantin açısından Türkiye'nin büyük bir
potansiyel sunduğunu, 2013 yılında 4.000 olan Türk turist sayısını artırmayı hedeflediklerini belirtiyor. Arjantin'in farklı biyolojik
çeşitlilikteki canlı türlerine ev sahipliği yaptığını kaydeden Meyer,
Latin Amerika'yı bir uçtan uca kateden geniş bir coğrafyaya sahip
ülkede turistik imkanların sınırsız olduğuna değinerek, bunlardan
bazılarının futbol, tango, folklor, polo, golf, yürüyüş, at binme,
rafting, hobi balıkçılığı, kayak, avcılık, kaplıcalar, spalar, arkeolojik kalıntılar, şaraplar ve özel et yemekleri olduğunun altını
çiziyor. Meyer'in EMITT Fuarı ve Türkiye hakkındaki görüşleri
ise şöyle: "EMITT, Arjantin’in turizm konumlandırmasına katkıda
bulunacak, yeni işler ve yatırımlar meydana getirecek, turistlere özel ürün ve varış noktalarının promosyonu ve pazarlamasını
geliştirmek için turizm endüstrisinden profesyonelleri bir araya
getiren birinci sınıf bir turizm fuarıdır. Katılım amacımız, Arjantin
markasının tanıtımını yaparak ve bu markayı yayarak bu cazip
fırsatları yakalamaktır. Bu hedefe ulaşmak, Arjantin’in satışlarının
artmasına ve Asya piyasasından bilgi ve turist akışının çoğalmasına vesile olacaktır. 2013 Temmuz ayından itibaren Arjantin ve
Türkiye, yani Buenos Aires ve İstanbul arasında, ülkemizdeki turist akışının artmasının yanında yatırımı da teşvik etmeye yardımcı olmak üzere Türk Hava Yolları tarafından günlük uçak seferleriyle bağlantı kurulduğunu belirtmek ve vurgulamak da isterim."
51
FUAR ÖZEL
MSC Cruises Türkiye Genel Müdürü Necla Tuncel
"HEM İŞ İLİŞKİLERİMİZİ HEM DE
SEKTÖRDEKİ KONUMUMUZU
GELİŞTİRİYORUZ"
Alba Turizm Müdürü ve Şirket Ortağı
Niyazi Şahin
R
üya tatilleri kitlelere yaşatmak ve cruises seyahat anlayışını
Türkiye’ye yerleştirmek hedefiyle yola çıktıklarını dile getiren
MSC Cruises Türkiye Genel Müdürü Necla Tuncel, Türkiye’de
çok yeni olan cruises seyahatini, acentaları aracılığıyla misafirlere
ulaştırdıklarını söylüyor. Acentalarıyla, işbirliklerinin başlangıcında
ve devamında düzenli olarak iletişim içinde olduklarını ve çeşitli
eğitimler verdiklerini belirten Necla Tuncel, şu bilgileri veriyor: "Eğitimlerde; cruise seyahat anlayışını, MSC Cruise sistemini ve gemilerimizi anlatıyoruz. Eğitimleri; yüz yüze toplantılar, teknik bilgilendirmeler, gemilerimizde günü birlik yada daha uzun cruise eğitim
gezileri, dokümantasyon ve dijital bilgi sağlanması gibi yöntemlerle
veriyoruz. Sektörel buluşmalarda bir araya geliyoruz. Bu şekilde
hem iş ilişkilerimizi hem de sektördeki konumumuzu geliştiriyoruz."
İlke kez EMITT fuarına 2009 yılında katıldıklarını dile getiren Tuncel, "Beklediğimiz verimi alabildiğimiz için katılmaya devam ediyoruz. 2014’te geçen yıl da olduğu gibi 7. salonda 7122 nolu standımızda yerimizi alacağız" diyor. EMITT’te ilk iki gün, sektörel yani
profesyonellerin ziyareti, son 2 gün turizm ve seyahat ile ilgili bilgi
almak isteyen, her kesimden, yani açık ziyaretin olduğunu sözlerine
ekleyen Necla Tuncel, "Biz EMITT’te hem mevcut acentalarımızla
ilişkilerimizi tazelemek, hem potansiyel acenta adaylarımızla tanışmak, hem de son tüketiciye direkt satışımız olmasa da MSC Cruises
hakkında fikir ve bilgi vermek ayrıca sektörün önemli bir etkinliğinde yer almak için bulunuyoruz. Ve bu sene de geçen yıllardaki gibi
beklentilerimizi karşılayacağını düşünüyoruz" diye konuşuyor.
52
"DAHA GENİŞ
KİTLELERE
ULAŞABİLMEK
AMACINDAYIZ"
İ
ş ilişkilerini geliştirmek için; gerek yurt
içi gerekse yurt dışı turizm sektörü pazarında özellikle internet ortamını ve
iletişim araçlarını kullandıklarını dile getiren Alba Turizm Ticaret Ltd. Şti. Müdürü
ve Şirket Ortağı Niyazi Şahin, ardından
fuarlarda ziyaretçi veya katılımcı olarak
bulunduklarını belirtiyor. Bu sayede hem
işbirliği yapabilecekleri işletmeleri tanıdıklarını hem de yine işbirliği yapmak amacıyla kendilerini tanıttıklarını ileten Şahin,
bu yıl EMITT Fuarı’na ilk kez katılacaklarını söylüyor. Geçen yıl ve bu yıl EYAF
2012 ve EYAF 2013 (Engelsiz Yaşam
Fuarı) ve Travel Turkey 2012’ye katıldıklarını aktaran Niyazi Şahin, "30 Ocak-02
Şubat 2014 tarihleri arasında gerçekleşecek olan EMITT Fuarı'yla ilgili beklentimiz;
gerek yurt içinden gerekse yurt dışından
işbirliği yapabileceğimiz kurum ve kuruluşlarla ve ticari işletmelerle tanışmak ve
işbirliğimizi geliştirmek. Hizmetimizi ve
ürünlerimizi daha geniş kitlelere ulaştırabilmek amacındayız. Fuarlarda stand
alarak bulunmak işimizin ciddiyetinin bir
göstergesidir. Aynı zamanda fuar süresince hakkımızda ayrıntılı ve ilk ağızdan
bilgilerimizi aktarabildiğimiz ortamlardır.
Bu anlamda sektörümüz ile ilgili fuarlarda
yeni iş görüşmeleri fırsatları elde etmekteyiz, yaptığımız işlerimizi bire bir anlatarak
kendimizi daha etkin tanıtmaktayız" diyor.
EMİTT
Ağrı İl Kültür ve Turizm Müdürü
E. Muhsin Bulut
"TANITIM
NOKTASINDA
VERİM ALDIK"
İ
l Müdürlüğü koordinesinde Ağrı'daki Seyahat Acentaları ve otellerle beraber fuarlara katıldıklarını
dile getiren Ağrı İl Kültür ve Turizm
Müdürü E.Muhsin Bulut, kentin tanıtımını yaparken özel sektördeki turizm
şirketleri ile görüşmeler yaptıklarını
belirtiyor. Daha önceden EMITT Fuarına katıldıklarını söyleyen E.Muhsin
Bulut, tanıtım noktasında verim aldıklarını aktarıyor. 30 Ocak – 02 Şubat
2014 tarihleri arasında gerçekleşecek
olan EMİTT fuarında, Ağrı'yı ve bölgeyi daha çok tanınır hale getirmeyi
hedeflediklerini ileten E.Muhsin Bulut,
özel sektörle iş bağlantıları kurmalarına yardımcı olmasını beklediklerini
vurguluyor.
KIŞ TURİZMİ
EMITT İLE MARKALAŞIYOR
3
0 Ocak - 2 Şubat 2014 tarihleri arasında TÜYAP'ta 18.
kez düzenlenecek olan Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm
ve Seyahat Fuarı EMITT, bir ilke daha imza atıyor. Mevcut
salonlara yeni bir salon açarak salonun tamamını kış turizmine
tahsis ediyor. 2014 EMITT Fuarı Türkiye’nin iklim zenginliğinin
ortaya konulması ve tatil anlayışının dört mevsime yayılması
adına büyük potansiyeller barındıran kış turizminde çıtayı yükseltmeyi hedefliyor. Türkiye'nin ve dünyanın önde gelen kayak
tesisleri, otelleri ve ekipman üreticileri fuarda yerli ve yabancı kurum ve kişilerle buluşacak. Turizm denince akla öncelikle deniz,
kum, güneşten oluşan yaz tatilleri ve son dönemde yükselen bir
trend olan kültür turları geldiğini ifade eden Ekin Fuar Direktörü
Hacer Aydın, kış tatillerinin de doğru değerlendirme ve planlamalarla çok keyifli dinlenme zamanları olacağının altını çiziyor.
Türkiye’de Bursa Uludağ ile başlayan ve Bolu, Erzurum, Erzincan, Isparta, Kayseri, Kastamonu, Antalya, Bitlis, İzmir, Ağrı,
Kocaeli, Bingöl, Gümüşhane ve Kars’ta da hızla gelişen kayak
kültürünün, son dönemlerde hızla yayılarak yurtdışına da taşmaya başladığını belirten Aydın, özellikle sömestr dönemleri için
erken rezervasyonla alınacak tatil paketlerinin kış tatili yapmak
isteyenlere çok büyük avantajlar sunacağını vurguluyor, 2014
EMITT Fuarı'nın bu yönde bir ilki gerçekleştirerek kış turizminin
tanıtımına ve canlanmasına önemli katkı sağlayacağını ifade
ediyor. Türkiye'nin dünya standartlarında kayak merkezlerine ve
termal tesislere sahip olduğunu belirten Aydın, kış turizminin birçok seçenek sunduğunu, isteyenlerin kayak yaparken isteyenlerin
termal tesislerde şifa bulabileceğinin altını çiziyor. Bu noktadan
hareketle EMITT fuarında Kış Turizmi salonuna bir de Sağlık Turizmi salonu eklenmiş bulunuyor.
53
FUAR ÖZEL
Otorento.com Genel Müdürü Şehnaz Kırmızı
"YENİ İŞBİRLİĞİ
FIRSATLARI
OLUŞACAK"
H
15 YILDIR EMİTT'E KATILIYOR
"
SAN Bilgisayar Genel Müdürü Erol Türk
Sürekli olarak bizi bugünlere taşıyan değerli iş ortaklarımızla
her vesilede bir araya gelmeye çalışıyoruz ki bu ortamlardan
en önemli olanı bizler için turizm fuarlarıdır. Sektörel yazılım firması olarak gerek piyasanın ihtiyaçlarını görmek ve çözüm
sunduğumuz değerli partnerlerimizden önerileri almak gerekse de
beşeri ilişkilerimizi geliştirmek açısından fuarların önemli olduğu
kanısındayız" sözleri S.a.n Bilgisayar Genel Müdürü Erol Türk'e ait.
Rutin olarak uyguladıkları bir başka yolun ise partnerleriyle ilişkilerinin sıcak kalması için, kendi yerlerinde sohbet amaçlı ziyaret
etmek, varsa öneri, istek ve şikayetlerini dinlemek olduğunu söyleyen Erol Türk; Tayland’dan Dubai’ye, Tunus’dan Baltık ülkelerine,
4 kıtada ziyaretlerini bugüne kadar başarıyla uyguladıklarını ve
aynı zamanda programlarının da gelişimlerini bu suretle sağladıklarını belirtiyor. Son 15 senedir EMITT’in beklentilerini karşıladığını düşündüklerini vurgulayan Erol Türk, bunun için sürekli olarak
kendi standlarıyla katılım sağladıklarını belirtiyor. "Tabii ki verim
almaktayız aksi takdirde bu sürekliliği devam ettirmezdik" diyen
Genel Müdür, son yıllarda yoğun kış nedeniyle reel anlamda katkı
sağlayacağını düşündükleri bazı ziyaretçilerin katılmakta güçlük
çektiklerini söylüyor. Bu sene 2 yeni ürünle fuarda yer alacaklarını söyleyen Erol Türk, şunları söylüyor: "Günümüze kadar sadece
acentalar ve tur operatörleri için yazılım çözümleri sunmaktayken EMITT 2014’de otellerin kullanımı için yeni ürünümüz olan
Hotel2Sejour’un lansmanını yapıp sektörün hizmetine sunacağız.
Çok büyük yankı uyandıracağını düşündüğümüz diğer bir markamız PAXIMUM gene ilk defa EMITT 2014’de yer alacak. Pazar
yeri olarak tabir ettiğimiz bu B2B alışveriş portalında 52 ülkede
bulunan 500’ü aşkın iş ortağımızı bir araya getireceğiz. Sektörel
fuarların bizlere yeni iş kapıları açtığı şüphesiz. Sektörel Fuarlar
sayesinde mevcut iş ilişkilerimizi geliştirdiğimiz gibi yeni firmalarla tanışma ve iş yapabilme şansımız da oluyor ki bu bağlamda
EMITT’de bizler için bir ITB, WTM ve MITT kadar önemli bir fuar."
54
izmet kalitesi sürekliliğinin esas
olduğunu bunun nedenle tedarikçilerle birebir görüşmeler yaparak
işbirliklerini derinleştirmeye çalıştıklarını
söyleyen Otorento.com Genel Müdürü
Şehnaz Kırmızı, Türkiye ve Avrupa genelinde 130’un üzerindeki satış acentalarıyla sürekli iletişim halinde olduklarını
belirtiyor. İş ortaklarına sağlayacakları
katma değerin artırılması için en önemli
konunun iletişimin güçlendirilmesi olduğunu düşünen Şehnaz Kırmızı, fuarların, sektörün önde gelen temsilcilerinin
sıcak temas kurduğu bir ortam olduğunu bu sebeple özellikle EMITT Fuarı'na
katılmayı tercih ettiklerini vurguluyor.
Otorento'nun araç kiralama modelinin
yeni nesil temsilcilerinden olduğunu bu
nedenle de ilk kez fuara katıldıklarını
aktaran Kırmızı, "Fuarın iş ilişkilerimizi
geliştirmede önemli bir katkısı olacağından eminiz" diyor ve beklentilerini şöyle
sıralıyor: "Sektörün en önemli oyuncularının bir arada olacağı EMITT Fuarı'nda,
yeni işbirliği fırsatları oluşturacağımıza
inanıyoruz. Hem tedarikçilerimizin güçlendirilmesi hem de satış acentası noktalarımızın artırılmasına katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Fuarda oluşturulacak
profesyonel ilişkilerin sektörde uzun süreli ve kalıcı olma hedefimizle birebir örtüştüğüne inanıyoruz." Sektörün en önemli
fuarı olan EMITT'in ve diğer uluslararası
sektörel fuarların, hem yurt içinde hem
de yurtdışında oluşturulacak uzun süreli ticari işbirlikleri için en önemli zemini
oluşturduğunu düşünen Şehnaz Kırmızı,
"Sektörel fuarlar, en önemli iletişim kanalı olan yüz yüze görüşmeyi kısa süre
içinde mümkün hale getirdiği için ticari
işletmeler için hayati öneme sahiptir" diyerek sözlerine son veriyor.
EMİTT
İLK KEZ
EMİTT'E KATILACAK
S
Saudia Türkiye Müdürü
Abduljabbar Alhussami
audia olarak, pazar odaklı ve pazarın
ihtiyaçlarını gözlemleyerek hareket
eden bir havayolu olduklarını dile getiren Saudia Türkiye Müdürü Abduljabbar
Alhussami, buna istinaden Suudi Ababistan Krallığı ve Türkiye arasında uçuşlarını
Ocak 2014 itibariyle haftada 18'e çıkartacaklarını söylüyor. Market içindeki sosyal aktivitelere de katıldıklarını ve diğer
iş ortaklarıyla aralarındaki işbirliğini en
iyi şekilde devam ettirdiklerini ileten Abduljabbar Alhussami, "Bunlara ek olarak;
Sky Team üyesiyiz, bu çerçevede kendimize ait sadakat programımız Al Fursan ile
üyelerimize bilet ve bir üst sınıfta yolculuk
etmek gibi avantajlar sunuyoruz" diyor.
2014 yılında ilk kez EMİTT'e katılacaklarını belirten Alhussami, şunları söylüyor:
"Ticari havayolu olarak, her çeşit yolcuya
ve iş ortaklarımıza ulaşmayı umuyoruz.
Onlarla bağlantı kurup, onlardan gelen
geri dönüşümü değerlendirmek istiyoruz
ki bu bizim için çok önemli. Ziyaretçilere
standımızda ve broşürlerimizle uçuşlarımızdaki mükemmel servisimizi ve konforumuzu göstermek istiyoruz. Uzun vadede
hedefimiz ise Türkiye'den Suudi Arabistan
Krallığı'na ve aktarmalı olarak diğer destinasyonlara daha fazla yolcu taşımaktır.
Eklemek isterim ki Saudia, 2013 Arab İş
Başarı Ödülü'nü kazanmıştır. Havacılık uzmanlarından oluşan jüri Suudi Arabistan
Krallığı'nın bayrak taşıyıcısını gösterdiği gelişmelerden dolayı Orta Doğu'nun havayolu olarak seçmiştir. Bu nedenle Türkiye'de
de marka bilinilirliğimizi güçlendirmek istiyoruz." Alhussami; fuarların; ziyaretçiler ve
potansiyel yolcular dışında tur operatorleri, seyahat acentaları, diğer havayolları,
oteller, taşımacılık firmaları, sağlık turizm
sektörü gibi iş ortakları ile aynı ortamda
olmak ve fikir alışverişinde bulunmak için
iyi bir fırsat olduğunu iletiyor.
HEM SPONSOR HEM KATILIMCI
Mavi Catering İkram ve Ziyafet Organizasyon Kurucusu Ergin Merter
M
avi İkram olarak; iş ilişkilerini geliştirmek için tanıtıma ağırlık verdiklerini dile getiren Mavi Catering İkram ve Ziyafet
Organizasyon Kurucusu Ergin Merter, yeni yatırımlar yapmak için çalışmalarını sürdürdüklerini söylüyor. Tanıtım çalışmaları kapsamında fuarlara öncelik verdiklerini söyleyen Ergin Merter,
yaklaşık 15 yıldır Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat
Fuarı EMITT'e katıldıklarını iletiyor. EMITT'in; uluslararası satışa
açık olan bir fuar olduğunu bu nedenle de bekledikleri verimi alabildiklerini ifade eden Ergin Merter, "Geçen yıl birçok farklı ülkenin standlarındaki hizmetleri biz verdik. Bu anlamda EMİTT kendimizi geliştirdiğimiz bir fuar oldu. Her yıl olduğu gibi 2014 yılında
da EMITT'te yerimizi alacağız. Bu yıl fuarın ikinci günü çok özel
geçecek. Mevcut salonlara yeni bir salon açarak salonun tamamı
kış turizmine tahsis edilecek. Mavi İkram olarak bu salonda da
görev alacağız." Hem sponsor hem de katılımcı olarak fuarda yer
aldıklarını söyleyen Ergin Merter, birçok firmanın standındaki hizmetlerin de, Mavi İkram tarafından verildiğini vurguluyor. EMİTT'in
her zaman beklentilerin üzerinde verim sağladığını sözlerine ekleyen Ergin Merter, iş ilişkilerini geliştirmek için fuarları takip etmeye
devam edeceklerini söylüyor.
55
MAKALE
AVRUPA BİRLİĞİ HİBE PROJELERİNDEN YARARLANMADA
KOBİ’LERE KURUMSAL KİMLİK
Avrupa Birliği hibe programlarında yüzlerce projenin faaliyete geçmesinde profesyonel müşavirlik
desteği veren Katre Yatırım ve Danışmanlık şirketinin CEO’su Mustafa Kemal Zengin,
KOBİ dünyasına bu konuda önemli mesajlar verdi…
Avrupa Birliği hibe projeleri…
“AB, daha güçlü bir mali yapıya kavuşmak ve ortak bir politika
oluşturmak amacıyla hem üye hem
de üyeliğe aday ülkelere çeşitli
mali yardımlar sağlıyor. Türkiye
de 1963’ten bu yana AB mali yardım imkanlarından yararlanıyor.
1999’da gerçekleştirilen Helsinki
Zirvesi’nde Türkiye, ‘Aday Ülke’
olarak kabul edildi ve Türkiye-AB
arasında Katılım Öncesi Mali İşbirliği başladı. Adaylık döneminde,
AB tarafından Türkiye’ye sağlanan mali yardımlar nitelik olarak,
‘hibe’ ve ‘kredi’ şeklinde veriliyor.
Bu mali yardımların tamamı proje
bazında sağlanıyor.
Hibe Programı…
Katılım Öncesi Mali Yardımlar
kapsamında sivil toplum kuruluşları (ticaret ve sanayi odaları, meslek
odaları, üniversiteler, dernekler,
vakıflar, kooperatifler, birlikler,
sendikalar vb.) tarafından geliştirilen projeler ‘Hibe Programı’ adı
verilen bir yöntemle finanse ediliyor. Hibe Programı, halihazırdaki
Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı
(IPA) kapsamındaki öncelikler çerçevesinde merkezi düzeydeki kamu
kuruluşları (Bakanlıklar, Müsteşarlıklar vb.) tarafından geliştirilmiş
projelerin içinde yer alan ve söz
konusu proje alanındaki AB uyum
çalışmalarına sivil toplum kuruluşlarının da katılmasını desteklemek
amacıyla oluşturulan bir uygulama
56
yöntemidir. Hibe Programlarının
şeffaf ve objektif uygulanmasını temin etmek üzere duyuru, başvuru
ve değerlendirmenin koordinasyonu görevi Hazine Müsteşarlığımıza bağlı olarak faaliyet gösteren
Merkezi Finans ve İhale Birimine
(MFİB) verildi. Dolayısıyla, projelerin Avrupa Birliği’nin merkezinin
bulunduğu Brüksel’e iletilmesi veya
herhangi bir AB ülkesinde bir AB
kuruluşuna iletilmesi gerekmiyor.
Hibe Programı’nın proje başvuru
süreci MFİB’nin teklif çağrısı duyurusuyla başlıyor ve yaklaşık 2-3
ay sürüyor. Sivil toplum kuruluşları Hibe Programı’nın konusuna
bağlı olarak geliştirdikleri projeleri
başvuru süresi içinde MFİB’ye sunmak zorunda… Aksi takdirde Hibe
Programından faydalanma şansı-
nı kaybederler. Hibe Programları
için proje başvuruları genel olarak
Türkçe hazırlanıyor ve sunuluyor.
Ancak bazı şartlarda projelerin
İngilizce olarak hazırlanması da
isteniyor. Hibe Programları kapsamında her bir proje için sağlanan hibe desteğinin miktarı Hibe
Programının bütçesine ve amacına
göre değişebiliyor. Hibe Programları için düzenli bir duyuru zamanı bulunmuyor. Hibe programları,
program sahibi kurum/kuruluşlarca olgunlaştırıldıktan sonra MFİB
tarafından duyuru için hazır hale
getiriliyor. Dolayısıyla, proje geliştirmek isteyen sivil toplum kuruluşlarının belirli sıklıklarda MFİB tarafından yapılan çağrıları web sayfası
aracılığıyla takip etmesi gerekiyor.
Hibe Programlarına ilişkin duyurular aynı zamanda AB Bakanlığı’nın
MAKALE
web sayfasında da yer alıyor. Ancak Bakanlık, kamuoyunu bilgilendirme amacıyla söz konusu duyuruları yapıyor, proje başvurularını
kabul etmiyor. Finanse edilmesi talep edilen faaliyetlerin ilgili bölgesel program kapsamındaki illerin
sınırları içinde yürütülmesi koşuluyla, yerel yönetimler ile kar amacı
gütmeyen kurum ve kuruluşlar başvuruda bulunabiliyor. KOBİ’lerin
ise doğrudan gelir artırıcı nitelikte
olmayan faaliyetlerine hibe verilebiliyor.
Bu niteliğe sahip kurum ve kuruluşlar: Yerel yönetimler (belediye,
il özel idaresi, köy tüzel kişiliği,
muhtarlıklar), KOBİ’ler, Sivil toplum kuruluşları ve ilgili tüm yerel
inisiyatifler, Sanayi, ticaret, ziraat,
meslek oda ve kuruluşları, vakıflar,
dernekler, sendikalar, kooperatifler, Üniversiteler, araştırma enstitüleri ve eğitim kurumlarıdır.
Hibe Başvuru Rehberi’nde aksi
belirtilmedikçe kamu kurum ve kuruluşları hibeden yararlanamıyor
ancak projelerin hazırlanması ve
uygulanmasına destek verebiliyor,
bu amaçla ‘iştirakçi’ olabiliyor.
Ne Tür Projeler Destekleniyor?
AB Mali İşbirliği kapsamında yürütülen bölgesel kalkınma programlarının hedeflerine ve belirlenen
öncelik alanlarına uygun olan ve
her program için özel olarak hazırlanan başvuru rehberlerinde belirtilen şartları taşıyan projeler hibe
ile destekleniyor.
Katılım Öncesi Yardım Aracı
Yaşanan gelişmelere paralel olarak AB, 2007-2013 yıllarına ait
bütçe dönemiyle birlikte aday ülkelere sağladığı mali yardım mekanizmasında değişikliğe gitti. Buna
göre, aday ve potansiyel aday
ülkelere yapılan mali yardımlar
Katılım Öncesi Yardım Aracı (IPA)
adı altında birleştirildi. Beş bölüm
halinde yapılandırılan IPA, geçiş
dönemi ve kurumsal yapılanma
desteği yanı sıra çevre, ulaştırma,
bölgesel rekabet, insan kaynak-
ları kalkınması ve kırsal kalkınma
olarak belirlenen yeni alanlarda
katılım öncesi mali destek sağlıyor.
Ayrıca aday ülkeler, katkı payları
kısmen IPA altında finanse edilen
Birlik programlarına katılmaya devam ediyor.
IPA...
12345-
Geçiş Dönemi Desteği ve Kurumsal Yapılanma,
Sınır Ötesi İşbirliği,
Bölgesel Kalkınma,
İnsan Kaynaklarının Geliştirilmesi,
Kırsal Kalkınma (IPARD)…
IPA kapsamında 2007-2013 yılları itibariyle ülkelere tahsis edilen fon
yaklaşık 9.9 milyar Avro tutarında…
Bu tutarın yaklaşık yarısını oluşturan 4,8 milyar Avro, nüfus ve yüzölçümü
büyüklüğü dikkate alınarak Türkiye için ayrıldı. IPA’nın temel amacı; aday
ülkenin AB’ye üye olma yolundaki ihtiyaç ve önceliklerine hizmet eden projelerin desteklenmesi… Projeler aracılığıyla kullandırılan fonlar, AB müktesebatına uyumu ve bu uyum için gerekli idari kapasite oluşturulmasını
hedefler. Bununla beraber ekonomik ve sosyal uyumun sağlanmasına (bölgesel kalkınma, tarımsal ve kırsal kalkınma, sınır ötesi işbirliği ve KOBİ
projeleri) yönelik projeler de mali yardımlar içinde gün geçtikçe artıyor.
Katılım Öncesi Mali Yardımlar kapsamında AB hibe projelerinden yararlanabilmek için illerde, sanayi ve ticaret odalarından ziyade bölgesel kalkınma ajanslarına da büyük sorumluluk düşüyor.
57
SANAYİ
AVANTAJların
OSB’Sİ
Türkiye’nin en büyük ve en köklü sanayi üretim bölgelerinden biri olan
Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi, İstanbul’a yakınlığı ile öne çıkıyor. Bölgede fabrikalar tarafından
yapılan üretimler, dünyanın dört bir tarafına ulaşıyor. Gerek limanlara, gerek havalimanına
gerekse tren istasyonuna olan bağlantıları sayesinde, firmaların dağıtım ağlarını daha etkin bir
şekilde kullanmalarına imkan tanıyan Çerkezköy OSB, lokasyon avantajıyla
ihracatta büyük kolaylık sağlıyor.
TUĞBA UPRAK
58
ÇERKEZKÖY OSB
"TEDARİK ZİNCİRİ KONUSUNDA
Ç
BİR ADIM ÖNE ÇIKARTIYOR"
erkezköy Organize Sanayi
Bölgesi bünyesinde yer almanın, düşük enerji maliyeti,
sağlanan teknik hizmetler ve destekler sayesinde işletme maliyetleri yönünden avantaj sağladığını
söyleyen Şükrü Gündüz, "Mevcut
ve potansiyel müşterilerimize yakın
olabilmek tedarik zinciri konusunda bizi bir adım öne çıkartıyor"
diyor. Klüber Lubrication firması
olarak bölgede bulunan birçok
firmaya nakliye, işgücü, yemek, temizlik, güvenlik ve servis gibi farklı
alanlarda iş potansiyeli yarattıklarını aktaran Şükrü Gündüz, ithalat
ve ihracat faaliyetleriyle, bölgenin
ekonomiye katkısını arttırdıklarını
vurguluyor. Şükrü Gündüz, "İşletmemizi yurt dışından ziyarete gelen
konuklarımız sayesinde bölgenin
yurt dışında da bilinirliğini artırmaya katkıda bulunuyoruz" diyor.
"Hizmetlerden indirimli olarak
faydalanabiliyoruz"
Çerkezköy OSB bünyesinde yer almanın en büyük avantajının, bölge
müdürlüğü tarafından sağlanmakta olan elektrik, su, doğalgaz, atık
su artıma gibi altyapı hizmetlerinden indirimli olarak faydalanabilmek olduğunu söyleyen Klüber
Lubrication Genel Müdürü Şükrü
Gündüz, "İhtiyaç halinde ve olağanüstü durumlar dahilinde yine
bölge müdürlüğü tarafından sağlanan destek hizmetlerinden hızlı
ve ucuz olarak faydalanma imkanı
büyük bir avantaj sağlıyor" diyor.
Bölge müdürlüğü tarafından organize edilmekte olan bilgilendirme
toplantıları, eğitim ve seminerlerle, genel yerel ve yasal mevzuatlar
hakkında daha detaylı bilgi sahibi
olma imkanı bulduklarını dile getiren Şükrü Gündüz, çalışanların
düzenlenen eğitimlere katılmasıyla
yetkinliklerinin arttığını belirtiyor.
"En büyük sorun
nitelikli işgücü eksikliği"
"Çerkezköy OSB’nin yaşamış olduğu en büyük sorunun nitelikli iş gücünün bulunabilirliği olduğunu düşünüyoruz" diyen Şükrü Gündüz, şu
değerlendirmeleri yapıyor: "Nitelikli iş gücü açısından bölgeyi daha
cazip kılacak çözümler üzerinde
yoğunlaşılması gerektiğini düşünüyoruz. Bölgedeki, eğitim, yaşam,
spor ve sosyal faaliyetlerin iyileştirilmesi üzerine yapılacak yatırımlar
nitelikli iş gücü açısından bölgeyi
daha cazip bir konuma getirecektir. Diğer bir husus ise bölgede
teknik hizmet alınabilecek profesyonel firmaların yetersizliği. Elektrik, mekanik, otomasyon, bakım,
tasarım, danışmanlık vb. hizmetlerin sağlanması açısından bölge ve
civarında yer almakta olan firmalar
yeterli kalite ve profesyonellikte hizmet sağlayamamaktadırlar. Bölge
de yer alan endüstri kuruluşlarına
daha profesyonel destek hizmet
sunabilecek firmaların bölge ve
civarında konumlanmasını teşvik
edecek faaliyetler sanayicilerin de
işlerini daha verimli hale getirmelerine yardımcı olacaktır."
59
SANAYİ
"VERİLEN HİZMETLERİN SÜREKLİLİĞİ
AVANTAJ SAĞLIYOR"
Ç
erkezköy OSB'de; imar, doğalgaz, elektrik, atık su, arıtma, yağmur suyu, yol ve itfaiye gibi ihtiyaçlarının karşıladığını
dile getiren Mega Teknoloji Firma
Sahibi Funda Sevim, bölgeyle ilgili
şu değerlendirmeleri yapıyor: "Verilen hizmetlerin sürekliliği, kalitesi
ve uygun fiyatlı olarak sunulması,
bölgemizin İstanbul’a yakınlığı ve
geniş ulaşım imkanları, herhangi
bir talebimizde çözüm ortağı gibi
hareket edilmesi Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi'nin sağladığı
avantajlar arasında yer almaktadır. Çerkezköy OSB'nin, Türkiye’nin
en önemli OSB’leri arasında yer
alması, OSB’lerin çevreyi koruyan, çarpık kentleşmeyi önleyen
kurumlar oluşu ve aynı zamanda
O
mında çalışmasına yardımcı olunabilir. Yatırımların OSB'lere yönlendirilmesine ve OSB'lerde yatırım
ortamının iyileştirilmesine yönelik
çalışmalar yapılabilir. Yerli sanayi
ürün kullanımı yaygınlaştırılabilir.
Sanayiye yönelik veri ve bilgi toplanabilir, bu amaçla bilgi bankası
oluşturulabilir. OSB sanayicilerinin
küresel rekabet gücünü arttırmak
için faaliyetler yapılabilir."
"OSB'DE YER ALMANIN BİRÇOK AVANTAJI VAR..."
SB bünyesinde faaliyet gösteren bir firma olarak Çerkezköy OSB’de yer almanın, planlı bir yerleşim ve altyapı
üzerine kurulu bir bölgede doğal
afetlerden etkilenmeme gibi konularda avantaj sağladığını dile getiren Öznur Kablo Sanayi ve Tic A.Ş
Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı
Oktay Balarısı, diğer avantajlarını
şöyle sıralıyor: "OSB bünyesinde
yer almak; güvenilir enerji hatları
sayesinde üretim kayıplarının olmaması, fiyat olarak ucuz ve kaliteli elektrik,yer altı suyu ve doğalgaz
kullanımı, ortak sosyal tesislerden
faydalanma, düzenli ve planlı yollar sayesinde hızlı ulaşım, resmi
prosedürlerin an aza inmesi sayesinde inşaat için alınması gereken
belgeler,ruhsat gibi belgelerin tek
yerden tedarik edilmesi,sürekli yatırım yapıp genişleyen fabrikamız
60
kayıtlı ekonominin merkezi olması ile sanayicilerin OSB'lerle ve
kaynak kaybından kurtulmasını,
OSB'de yer almanın avantajları olarak düşünüyoruz." Mega
Teknoloji'nin iş hacmi açısından 3
merkezli bir çalışma içinde olduğunu söyleyen Funda Sevim, günlük
20 ton üretimle bölgeye ciddi bir
katma değer sağladıklarını vurguluyor. Çerkezköy Organize Sanayi
Bölgesi'nde, üyeler arasında daha
etkin iletişim ve iş birliği sağlanılabileceğini düşünen Funda Sevim,
bölgenin eksikleri hakkında şu bilgileri veriyor: "İstanbul – Çerkezköy
organize arasında hızlı tren seferleri gerekmektedir. Kurulmuş veya
kurulacak olan işletmelerin daha
verimli ve rasyonel üretim orta-
için inşaat izin ve ruhsatlarının kısa
sürede alınması sayesinde kısa
sürede işletmenin kurulup devreye alınması gibi konularda fayda
sağlıyor. Bunu yanın sıra; organize sanayi bölgesinin düzenlediği
ücretsiz eğitim ve seminerler sayesinde bilinçli ve eğitimli işgücüne
sahip olma, yıl içinde düzenlenen
sosyal etkinlikler sayesinde moral
ve motivasyonun yükselmesi, bölge
içinde elektrik, su, doğalgaz, yangın güvenlik kontrolleri sayesinde
problemin kısa sürede çözülmesi,
ihtiyaç duyulması halinde kanalizasyon problemleri ve yol açma
hizmetleri almanın kolaylıkla yapılabilmesi gibi konularda avantaj
sağlıyor." Öznur Kablo olarak sürekli büyüyen bir firma olduklarını bu nedenle her zaman ilave iş
gücüne ve yatırımlar için firmalara
ihtiyaç duyduklarını belirten Ok-
tay Balarısı, "Bölgedeki müteahhit
firmalar,cephe kaplama, hafriyat
ve nakliyat şirketleri, bazı hammadde ve teknik hizmet veren firmalar bizlerin sayesinde iş hacimlerini arttırmaktadır" diyor.
ÇERKEZKÖY OSB
“İSTANBUL’A YAKINLIĞI İLE
D
ÖNE ÇIKIYOR”
inarsu Halı olarak, uzun yıllardır Çerkezköy Organize
Sanayi Bölgesi’nde faaliyetlerini sürdürdüklerini dile getiren
Dinarsu Genel Müdürü Ahmet
Murat Ercan, Erdemoğlu Holding
bünyesine geçerek, yeniden yapılanma sürecine girdiklerini ve halen, 155 bin metrekaresi kapalı,
323 bin metrekare alan üzerindeki
entegre tesislerinde üretim yaptıklarını belirtiyor. "Elbette, Türkiye’nin
en büyük ve en köklü sanayi üretim
bölgelerinden birinde yer almanın
birçok avantajı bulunuyor" diyen
Ahmet Murat Ercan, İstanbul’a
yakınlığı ile öne çıkan Çerkezköy
OSB’de gerçekleştirdikleri üretimi,
dünyanın dört bir tarafına ulaştırdıklarını aktarıyor. Gerek limanlara, gerek havalimanına gerekse
tren istasyonuna olan bağlantıları
sayesinde, dağıtım ağlarını daha
etkin bir şekilde kullanabildiklerini
ileten Ahmet Murat Ercan, şunları
söylüyor: "Türkiye genelinde nüfusu
hızla artan ilçelerin başında gelen
Çerkezköy’de, kendi üretim tesislerimizde 700 kişiye istihdam olanağı sağlıyoruz. Bu da, bölge ekonomisine çalışanlar için yılda 20
milyon lira katkı anlamına geliyor."
"OSB ile uyumlu
hizmet kalitemizle ön plana
çıktığımızı düşünüyorum"
"Firmamızı aldığımız dönemde 5
milyon metrekare halı üretimi gerçekleştiren Dinarsu’yu 100 milyon dolarlık bir Ar-Ge yatırımıyla
baştanbaşa yenileyerek, yılda 35
milyon metrekare halı üretim kapa-
sitesine sahip bir tesis haline getirdik" diyen Ahmet Murat Ercan, bu
süreçte, OSB’de altyapı maliyetinin
minimum düzeyde olmasının yatırımlarını hızlandırdığını söylüyor.
Bunun yanı sıra, kalite prensiplerinden ve çevre politikalarından
ödün vermeden üretim gerçekleştirme noktasında da OSB’lerin
genel prensipleriyle uyuşan bir yapılarının olduğunu aktaran Ahmet
Murat Ercan, "Dolayısıyla OSB ile
uyumlu hizmet kalitemizle de ön
plana çıktığımızı düşünüyorum. Ayrıca içinde bulunduğumuz OSB’nin
İstanbul’a yakınlığı ve geniş ulaşım
olanakları da bize dünyanın dört
bir yanına gerçekleştirdiğimiz ihracatta kolaylık sağlıyor" diye konuşuyor.
"Sanayicilerin önünde duran en
büyük sıkıntı..."
Dünyada suyun çok kıymetli hale
gelmesinin, bölgede de hissedildiğini belirten Ahmet Murat Ercan,
şu bilgileri veriyor: "DSİ’nin bölgemizde yeni su kuyularının açılmasına izin verememesi üretim hacminin arttırılmasında biz sanayicilerin
önünde duran en büyük sıkıntı olarak görülmektedir. Ancak sevindirici olan bu konuda OSB’nin uzun
süredir üzerinde çalıştığı baraj projesinin bir an önce hayata geçmesi
sanayicilere rahat bir nefes aldıracaktır."
61
SANAYİ
"DAR ALANLARA SIKIŞMIŞ TESİSLER ÇERKEZKÖY GİBİ
G
SANAYİ BÖLGELERİNE TAŞINIYOR"
amma-Pak Sterilizasyon San.
ve A.Ş olarak sadece bölgenin değil Türkiye’nin en
yüksek kaynak kapasiteli ışınlama
tesisi olma özelliği ile sterilizasyon
sektöründe faaliyetlerini sürdürdüklerini dile getiren Tesis İşleticisi
ve Mesul Müdürü Dr. Hasan Alkan,
"Dünya üzerindeki tüm ışınlama
tesislerinin en önemli özelliğinin,
ülkenin çeşitli yerlerinden yüklü
tır ve araçlarla gönderilen gıda,
tıbbi, malzeme, ilaç kozmetik ürün
ve polimer malzeme kolilerin hiç
açılmadan işlenerek tekrar üretici
firmalara veya belirtilen adreslere
sevk edilmesi işlemine dayanır. Bu
nedenle İstanbul’a yakın olmasının
yanında, gümrük ve sınır kapılarına
da yakın olması ithalat ve ihracat
işlemlerini kolaylaştırmakta ve bu
nedenle bölgeyi daha da cazip
hale getirmektedir" diyor. Şehir
merkezlerindeki dar alanlarına sıkışmış fabrika ve tesislerin, giderek
Çerkezköy gibi sanayi bölgelerine
taşınmaya başladığını söyleyen
Dr. Hasan Alkan, "Böylece OSB
bünyesinde üretilen bir ambalaj malzemesi veya farmasötik bir
ürün hiç vakit kaybetmeden tesise
62
ulaşmakta ve sterilizasyon işlemi
tamamlanmaktadır" diyor. Ayrıca,
gama ışınlarıyla sterilizasyonun,
ileri teknoloji kullanılarak yapılan
endüstriyel bir uygulama olduğunu
vurgulayan Dr. Hasan Alkan, bu
nedenle diğer tesis ve fabrikalar
kadar fazla insan kaynağına gereksinim duymadığını belirtiyor ve
"Bakım onarım çalışmaları, diğer
mekanik parça ihtiyaçları, iş sağlığı ve çevre konularında da teknik
yönden uzman insan kaynağını
OSB çevresinden kolayca ulaşarak
temin etmek mümkündür" diyor.
"Büyük iyileştirmeler yapıldı"
OSB yönetiminin, çalışma koşulları, yol yapımı, su ve enerji dağıtımı
gibi sanayiciye yönelik temel hizmet alanlarında büyük iyileştirmeler yaparak iş kayıplarını azalttığını
ve sanayicinin beklediği hizmetleri
sunduğunu dile getiren Dr. Hasan
Alkan, "Ancak bölgemizde kullanılan yeraltı su kaynakları azalmış
olup oldukça derinlere inmiştir. Bu
sorunun giderilmesi için Yoncalı
Barajı’nın bir an önce bitirilerek yüzey sularından yararlanılması yoluna gidilmesi gerekmektedir. O.S.B
yönetiminin son yıllarda gösterdiği
başarılı hizmetlerine ek olarak yüzeysel su sağlama hizmetlerinin de
en kısa zamanda çözüme kavuşturması başlıca dileğimizdir" diyerek
sözlerine son veriyor.
“Çerkezköy OSB sayesinde iş hacmimiz büyütecek”
OSB bünyesinde kurulu ışınlama tesislerinde, 2013 yılında yaklaşık 4 bin
900 ton kadar gıda ışınlaması gerçekleştirdiklerini söyleyen Dr. Hasan Alkan, bu miktarın yüzde 70’lik oranının baharat ışınlaması teşkil ettiğini,
kalan yüzde 30’luk oranının da kırmızı et, dondurulmuş gıda ve bitkisel
çay gibi gıda grupları oluşturduğunu belirtiyor. “Bu işlem sayesinde gıda
kayıpları önlendiği gibi gıda zehirlenmelerinin önüne geçilerek toplum sağlığı korunmaktadır” diyen Dr. Hasan Alkan, sözlerine şöyle devam ediyor:
“Sterilizasyon işleminde ürünler, kendi orjinal koli ve ambalajlarında hiç
açılmadan işlem görmekte bu yüzden kontaminasyon riski önlenmektedir.
Medikal ve tıbbi sektör alanında yapılan ışınlamalar için ise bu yılki rakamın
yaklaşık 20 bin m3’e ulaşması beklenmektedir. Çerkezköy OSB bölgesine
taşınan fabrika sayılarının gün geçtikçe artış göstermesi nakliye ve zamandan doğacak kazanç düşünüldüğünde bizim de iş hacmimizi büyüteceği ve
genişleteceği tahmin edilmektedir.”
ÇERKEZKÖY OSB
"BÖLGENİN KALKINMASINA
K
KATKI SAĞLAMAYI HEDEFLEDİK"
ompozit sektörünün gittikçe artan talebini karşılamak amacıyla Tekirdağ /
Çerkezköy’de ikinci üretim tesisini
faaliyete geçiren Boytek; yüksek
kaliteli doymamış polyester reçineleri, vinil ester reçineleri, jelkot ve
pigment pastaları üretiyor. Boytek;
ayrıca sektörün, SMC- BMC alanındaki ihtiyacının karşılanması
için, üç yıldan bu yana dünyanın
sayılı kuruluşu olan Menzolit firmasıyla yaptığı lisans anlaşmasıyla,
Çerkezköy tesisinde bu markanın
A klas grubundaki ürünlerini otomotiv sektörüne sunuyor. Yaklaşık 14 yıldan bu yana Çerkezköy
OSB'de faaliyet gösterdiklerini dile
getiren Firma Sahibi İsmail Darcan, Boytek'in bölgeye bakış açısını şöyle değerlendiriyor: "Tesisin
Çerkezköy'de kurulması kararını
verirken, OSB’nin olası avantajlarının yanında, kurucularının aslen
Tekirdağlı olması nedeniyle, bölgenin kalkınmasına katkı sağlamayı
hedeflemiştik. OSB'lerde yer alan
işletmelerin, emlak vergisinden,
atık su bedelinden, bina inşaat
harcı ve yapı kullanma izni harcından muaf olması; araştırma-geliştirme yatırımları, çevre korumaya
yönelik yatırımlar, teknoloji geliştirme bölgelerinde yapılacak yatırımlar, bölgesel gelişmeye yönelik
yatırımlar ve gelişmiş yörelerden
özel amaçlı bölgelere taşınacak
yatırımlar için Hazine Müsteşarlığınca uygun görülmesi halinde
teşvik belgeli veya belgesiz olarak
bütçe kaynaklarından kredi tahsis
edilmesi gibi avantajları mevcuttur.
Çerkezköy OSB özelinde ise, yukarıdaki avantajların paralelinde, is-
tikrarlı ve tecrübeli OSB yönetiminin çevre, iş ve işçi sağlığı, ulaşım,
modern ölçümleme ve iletişim gibi
konularda başarılı çalışmalarını
avantaj hanesinde görüyoruz."
Darcan, şirket olarak çalıştırdıkları
personel, sağladıkları katma değer
ve yaptıkları ihracatlarla, Türkiye'ye
ve bölgesel kalkınmaya destek verdiklerini vurguluyor.
"Coğrafi konumunun sağladığı
avantajları önemsiyoruz"
İş ve işçi güvenliği konusunda
istikrarlı bir program yürütülmeli
OSB'de yer almanın Boytek'i rakipleri karşısında daha avantajlı hale
getirdiğini söyleyen İsmail Darcan,
"Öncelikle üretim faaliyetinin, iş
sağlığı, çevre, ulaşım, enerji gibi
sorularının yanında mevzuata dair
bürokratik sorunlara karşı tek başına mücadele etmek yerine kollektif bir şekilde çözüm üretebilmek avantajların başında geliyor.
Ayrıca ihracat ürünlerinin nakli
konusunda coğrafi konumunun
sağladığı avantajları da önemsiyoruz" diyor. Boytek'in, İstanbul
Sanayi Odası ilk 1000 firma verilerine göre ikinci 500 büyük firma
sıralamasındaki yerini altı yıldan
beri sürdürdüğünü belirten İsmail
OSB'lerin, özellikle Üniversite-Sanayi işbirliğinin örnek uygulama
alanları olması gerektiğini düşünen Darcan, şu bilgileri veriyor:
"Kaliteli ve uzman personel ihtiyacı, Ar-Ge ve inovasyon konuları bu
konuda ısrarlı olmayı gerektiriyor.
Tekniker ve teknisyen ihtiyacı, yerinden ve sürekli hizmet içi eğitim
üretimin belli başlı sorunları arasında yer almakta. OSB'lerin bu
konuda etkili olması beklenmelidir.
İş ve işçi güvenliği konusunda istikrarlı bir program yürütülmeli, doğal afetlere karşı, fiziksel koşulların
düzeltilmesi ve organize edilmesine
yönelik programlı bir çalışma yapılmalıdır."
63
SEKTÖR
Online
Alısveris‘in
Bilinmeyenleri
Artık ne istersek bir tıkla kapımızda!
Tek yapmamız gereken oturduğumuz yerden seçim yapmak.
Peki e-ticaret sadece bizim hayatımızı kolaylaştırmak için mi var? Yok mu hiç dezavantajı?
Sorularımıza cevap aradık ve sürekli büyüyen e-ticaret sektörünü tüm detaylarıyla ele aldık.
FULYA ARSLAN
64
ONLINE ALIŞVERİŞ
ONLINE ALIŞVERİŞ
HER YIL İVME KAZANARAK BÜYÜYOR
Şenay Küçük Tanşu / Tchibo Türkiye Genel Müdürü
O
nline alışverişin Türkiye’deki
geçmişiyle,
bugününü,
gelecek
beklentileriyle birlikte sorduğumuz Tchibo Türkiye Genel
Müdürü Şenay Küçük Tanşu:
“Yaptığımız ve incelediğimiz
araştırmalardan görüyoruz ki
ülkemiz online alışverişe gün
geçtikçe daha fazla alışıyor.
Halen çoğu kimsenin internet
üzerinden alışveriş yapmaya
çekindiği gibi bir gerçek olsa
da, özellikle özel günlerin vazgeçilmezi olan online alışveriş
her yıl ivme kazanarak büyüyor. Bunun ilerleyen senelerde
daha da yükselen bir grafikte
seyredeceğine
inanıyoruz.”
açıklamalarını yaptı.
Online alışveriş sadece hayatımızı kolaylaştırmak için mi var oldu
peki…
Her geçen gün yoğunlaşan iş
hayatında, online alışverişin
hayatları kolaylaştırmak için
var olduğunu söyleyen Şenay
Hanım, oluşan pazardan ve
rekabetten dolayı da her geçen gün daha kaliteli hizmet
vermek için çok çalışıldığı bir
gerçek” dedi. Online mağazalarındaki ürün çeşitliliğinin oldukça fazla
olduğunu belirten Tanşu, “Mağazalarımızda olduğu gibi her hafta
değişen temalarımız ve birbirinden
lezzetli kahve çeşitlerimiz mevcut.
Ayrıca müşterilerimizin kaçırdığı
ürünleri bulabilecekleri fırsat köşemiz ve sadece internet mağazamıza
özel sunulan ürünler var. Tchibo.
com.tr üzerinden gerçekleştirilen
satışlarda en çok haftalık tema ve
“Her Çarşamba sabahı Tchibo mağazalarımızın
önünde sıra oluşturan müşterilerimizin,
aynı heyecanla sitemize de ilgi göstermesini
istedik ve bunun için çok çalıştık.”
kahve ürünlerimiz rağbet görüyor.
Müşterilerimiz genellikle 30-45 yaş
grubu arası kadınlardan oluşuyor.
Ağırlıklı 30-45 yaş grubu en çok
gıda dışı ürünlerine ilgi gösterirken,
gençler en çok Tchibo kahvelerine
rağbet ediyor” bilgilerini aktardı.
Peki benzerleri çok olan bir sektörde ayakta kalmanın koşulları neler
olabilir? Bu konu hakkında şöyle
konuşuyor Şenay Hanım:
“Burada kuşkusuz doğru ürünü,
doğru teslim sürecinde sunmak en önemli unsur. Başlangıç aşamasında benzer
perakende sitelerini dikkatli
bir şekilde inceledik elbette,
ancak biz her hafta değişen
temalarımızla diğerlerinden tamamen farklı; özgün bir perakendecilik hizmeti sunuyoruz.
Her Çarşamba sabahı Tchibo
mağazalarımızın önünde sıra
oluşturan
müşterilerimizin,
aynı heyecanla sitemize de ilgi
göstermesini istedik ve bunun
için çok çalıştık. Tchibo.com.
tr’nin moda çekimleri ve çarpıcı görsellerle desteklenen
tasarımının yanı sıra en önemli
unsurlarından birini de ürün
teslim hızı ve sağladığımız kolaylıklar oluşturuyor. Ayrıca,
kapıda ödeme seçeneğiyle de
kredi kartı olmayan veya kredi
kartını vermek istemeyen müşterilerimize de Tchibo ürünlerinden faydalanabilme imkanı
sağladık.”
Online ve mağaza cirolarını
karşılaştırmalarını
istediğimizde Tanşu, “Tchibo olarak
2009’da müşterilerimize sunduğumuz Tchibo.com.tr online alışveriş mağazamız, 2012’de
toplam ciromuzun %25’ini oluşturdu. 2013’te bu oran %30’a çıktı.
Tchibo.com.tr sanal mağazamızı
gün geçtikçe büyütüyor, teknolojinin sağladığı her tür kolaylık ve
fırsattan faydalanıyoruz. Online
müşterilerimize sunduğumuz kaliteli ve hızlı hizmetin yanı sıra; ürün
çeşitliliğimiz ve teknik alt yapımızla
fark yarattığımıza inanıyoruz” diyerek sözlerine son verdi.
65
SEKTÖR
YAŞANAN REKABET
PAZARDAKİ HAKİMİYETİMİZİ GÜÇLENDİRDİ
H. Engin Tuncer / Eyüp Sabri Tuncer Yönetim Kurulu Başkan Vekili
“
İnternetten alışveriş, zaman
fiyat vb. gibi pek çok konuda kolaylık sağlıyor. Online
alışverişin, zamandan tasarruf ve
tüketici olarak istediğimiz anda istediğimiz mağazadan alışveriş yapabilme imkanı gibi pek çok avantajı bulunuyor. Klasik alışverişlerde
uzak mesafeler arasında bulunan
farklı mağazaları görebilmek için
yaşanan zaman kaybını da ortadan kaldırıyor. Başka ülkedeki bir
mağazayı bile yalnızca bilgisayarınızı açarak bulunduğunuz yerden
görme ve alışveriş yapma imkanına sahip oluyorsunuz. Bu da zamanı esnek kullanma fırsatı tanıyor.”
Eyüp Sabri Tuncer Yönetim Kurulu
Başkan Vekili Engin TUNCER, online alışverişin hayatımızı nasıl kolaylaştırdığını böyle anlatıyor.
“Öte yandan bazı ürünler için ürüne dokunmadan, ürünü görmeden
ya da denemeden satın almak aynı
etkiye sahip olmuyor. Ancak yine de
tüketicilerin ihtiyaçlarını teknolojiyi kullanarak farklı bir platformda
cevaplamak için çok doğru bir yol
olduğunu düşünüyorum.” diyerek
sözlerini sürdüren Tuncer, bir sürü
alternatif varken ayakta kalmanın
şartlarını ise “Perakende sektöründe yıllardır yaşanan mağaza açma
rekabetine, bilhassa 2009 yılından
bugüne yoğunlaşan online alışveriş sitesi açma rekabeti de eklendi.
Tüketiciyi cezbeden indirim oranları ile ürünlerini satışa sunan bu
fırsat sitelerinin pazara önemli bir
canlılık, hareket getirdiğini ve sağlanan bu dinamizmin kurumlara,
66
markalara önemli katma değerler
sağladığını düşünüyoruz. Yaşanan
rekabet pazardaki hakimiyetimizi zorlamadığı gibi konumumuzu
güçlendirmektedir. Çünkü en iyi
fiyat ile en yüksek kalite anlayışı
ve koşulsuz müşteri memnuniyeti
online satış faaliyetlerimizin temel
ilkeleridir.” şeklinde açıklıyor..
Uluslararası zincir marketlerde karşılaşılan kimi haksız uygulamalar,
talep edilen astronomik raf bedelleri, özellikle yerli üreticileri ve
ONLINE ALIŞVERİŞ
markaları finansal anlamda zorluyor. Biz yüksek kaliteli ürünlerin
tüketiciye ulaştırılmasının önündeki bu engellerin kaldırılmasını
istiyoruz diyerek sözlerini sürdüren
Engin Tuncer, “Bu sebeple, online satış sitemiz olan shop.eyupsabrituncer.com’a ağırlık vererek,
tüketicilerimizin ürünlerimize en
hızlı ve ekonomik yolla ulaşmalarını sağlıyoruz. Bu nedenle shop.
eyupsabrituncer.com adresindeki
online satış kanalımızı Aralık 2008
tarihinde tüketicilerimizin kullanımına sunduk. İnternet üzerinde satışa sunduğumuz 5 ürün kategorisi
bulunuyor: Kişisel Bakım Kategorisi, Kişisel Temizlik Kategorisi, Ev
Bakım Ürünleri Kategorisi, Tekstil
ve Spa Ürünleri Kategorisi. Satışlarımızın %5’lik kısmını internet sitemiz aracılığı ile yapmaktayız” dedi.
Bu kategoriler altında sunacakları
ve tüketicinin beğeniyle karşılayacağını umdukları birbirinden güzel
ürünleri, online olarak tüketicilerle
buluşturmaya 2014’te de devam
edeceklerini bildiren Tuncer, yeni
dünya düzeni için de yenilikleri takip ettiklerini bildirdi: “Öte yandan,
gelecek yıllarda organik ürünlere
olan ilginin artacağını düşünüyoruz. İnsanların giderek daha doğal
yaşama çabaları kozmetik sektörüne de yansıyor. Yeni nesil ürünlerin
silikon, paraben, petrokimyasal,
boyar madde içermeyen, doğal ve
organik içerikli olanları tercih edilir
hale geliyor. EST 1923 markamızla biz de dünya trendlerine uygun
olarak organik ürünlerimizi geliştiriyor, üretiyor ve tüketicilerimizin
beğenisine sunuyoruz. Bu ürünlerimizi, tüketicimize, online satış kanalımız ve Ankara Ulus mağazamız
üzerinden ulaştırıyoruz.” Açıklamalarını yaptı.
İnternet Teknolojileri
10 Yılda Sıçrama Gösterdi
Eyüp Sabri Tuncer Kozmetik San.
A.Ş. kurumsal internet pazarlama
stratejisi gereği olarak shop.eyup-
sabrituncer.com internet sitesinde,
hedef olarak belirlenen ziyaretçi
grubunun dikkatini çekme, üyelik
gerçekleştirme, tüketicilerle interaktif olarak iletişime geçilmesi
ya da satış yapılması gibi temel
amaçları yerine getirmeye odaklı
bir takım kampanyalar düzenlenmekte olduklarını aktaran Engin
Tuncer, tüm dünyada geçerli olduğu üzere, dijital ortamda ağızdan
ağza, hızlı ve etkin bir şekilde ürün
tanıtımının gerçekleşmesi amacıyla
düzenlenen bu kampanyalar çerçevesinde, web siteleri üzerinden
mevcut tüm ürün çeşitlerinin özel
fiyat ve kampanya sunumları ile
müşterilerine ulaşmasını sağladıklarını sözlerine ekledi.
Engin Tuncer Türkiye’de online alışverişin durumunu ise, “Türkiye’de
online alışveriş ve e-ticarete yatırım her yıl katlanarak büyümeye
devam ediyor. İnternet teknolojilerinin giderek hız kazanıp geliştiği
günümüzde, son 10 yıl içerisinde
sıçrama olarak nitelenebilecek bir
gelişme gösterip tüm hayatımıza
işleyen internet kullanımı beraberinde e-ticaret sektörünün gelişmesine ortam hazırlıyor. Genel olarak
bakıldığında; e-ticaret sektörü ülkemizde her geçen gün daha da
yükselen bir grafikle ilerlerken hem
kullanıcılar tarafında, hem şirketler
tarafında kullanımın yanı sıra tüketiciye karşı sorumluluklar ve bilinç
artışı göstermektedir.” sözleriyle
açıkladı.
67
SEKTÖR
“Müşterilerimizi Mutlu Etmek Adına
Elimizden Geleni Yapıyoruz”
G
Göktuğ Okan Oğuz / unnado.com Kurucu Ortağı
öktuğ Okan Oğuz konuşmasına, online alışveriş avantajlarını aktardığı konuşmasına, “Online alışveriş, tüketiciye
seçenek zenginliği sunmasıyla öne
çıkıyor. Böylece, pek çok markanın
çeşitli ürünlerini yerinizden kalkmadan inceleme ve ulaşma şansına sahipsiniz” diyerek başlıyor ve
devam ediyor: “Mağaza sahipleri
için de online ortam çok elverişli
çünkü klasik bir dükkanın aksine
online bir siteye aynı anda binlerce
markayı koymanız mümkün. Keza
aynı şekilde klasik bir dükkanın
aksine günde 100.000 kişi hatta
daha fazlası mağazanıza girebiliyor. Bugün en büyük mağaza zincirlerine dahi bu kadar kişinin aynı
anda girmesi pek mümkün değil.
Bir başka avantaj ise coğrafi sınır
olmaması. Anadolu’nun en ücra
köşesine kadar gidebilirsiniz online
ortamda. Ancak bir mağaza zinciri
ne kadar çok mağaza açarsa açsın
her yere ulaşamaz. KOBİ’ler online alışveriş sitelerinde yer almalı
çünkü mallarını aynı anda daha
çok kişiye satabilir, tanıtabilir ve
gönderebilir. Zaten bunu bir kez
deneyenler, daha sonra bundan
vazgeçemiyorlar.”
Ayakta kalmanın koşulları neler olabilir hakkında tartışıyoruz bu sefer,
öyle ya yüzlerce site var..
Bu konuda en önemli şeyin fark
yaratmak olduğunu söylüyor Sayın Oğuz, “Fark yaratmak, online
alışverişte olmazsa olmaz bir koşul.
Bunun için, unnado.com olarak
öncelikle devamlı yeni markalara yer vermeye çalışıyoruz. Ayrıca
anne, baba ve çocuk özelinde bir
alışveriş kulübü olduğumuz için
68
ni, buradaki en bariz farkın mobil
cihazlardan alınan ciroların geçen
senelerde %10-15 seviyelerindeyken şu anda %30-35 seviyelerine
gelmiş olmasını gösteren Oğuz,
Bunda tablet ve phablet pazarının
büyümesinin de etkin rol oynadığını aktardı: “Anne dikeyinde özellikle bu daha bariz bir şekilde görülebiliyor çünkü annenin bir yandan
bebeği ile ilgilenirken bir yandan
alışveriş yapabilmesi adına tablet
ve phablet’ler çok büyük kolaylıklar getiriyor. 2014 yılında bu cihazlar üzerinden gelen cironun çok
daha fazla olmasını bekliyoruz.”
çok hassas bir kesime hitap ettiğimizin bilinciyle anne ve babaları,
sadece ticaret yaptığımız bireyler
olarak değil, birer ebeveyn olarak
da görebiliyoruz. Göktuğ Okan
Oğuz ‘unnado.com’ daki en büyük
farklılıklarının sundukları hizmetin
kalitesinde olduğunu dile getirerek
devam ediyor konuşmasına; “Müşterilerimizi mutlu edebilmek adına
elimizden geleni yapıyoruz. Tekrar alım yapan müşteri oranımızın
%70’lere varmış olması bunun en
güzel kanıtı. Bunu sağlamamızdaki
bir etken de her an erişilebilir olmak ve e-posta ile gelen öneri ve
destek taleplerine bile telefonla
geri dönüş sağlamak. İnsanın insana dokunuşu, karşısında bir muhatabı canlı olarak duyması bunda
çok etkili.”
TABLETLER ÜZERİNDEN
GELEN CİRO 2014’TE ARTACAK
2013 yılının e-ticaret sektörü için
büyüme yılı olmaya devam ettiği-
Online alışveriş konusunda merak ettiğimiz bir şey daha var.
Türkiye’de durum nasıl? Olması
gerektiği şekilde rayına oturdu mu?
Konuşmasına, 2014 yılının birçok
e-ticaret firması için dönüşüm yılı
olmasını beklediklerini belirtip, indirimlerin artık “olağan’’ algısına
sahip olduğunu gözlemliyoruz diyerek başlayan Oğuz, “2013 ortasından sonra bu algı daha da arttı.
E-ticaret firmalarının bu seneden
itibaren kendilerini ancak daha
hızlı gönderim ile farklılaştırabilecekleri bir gerçek. Bu bağlamda
kargo firmalarına çok iş düşüyor.
Daha fazla noktaya daha hızlı ulaşabilmeleri gerekiyor. SMS ile desteklenen müşteri bilgilendirmeleri
ve iadede sağlanacak kolaylıklar
bu seneye fark getirecektir. Keza
e-ticaret platformlarının gelişmesi
sonucu olarak butik e-ticaret sitelerinin de artacağı düşüncesindeyim.
Bunda, ödeme sistemlerine yapılan
geliştirmeler ve farklı seçenekler
büyük rol oynayacak.” diyerek sözlerini bitirdi.
SEKTÖR
CİROMUZUN YÜZDE 13’Ü
ONLINE SATIŞLARDAN SAĞLANIYOR
KILINÇ ORHAN ERDEMİR / GOLD COMPUTER, PAZARLAMA MÜDÜRÜ
Gold Computer’ın Pazarlama Müdürü Kılınç Orhan Erdemir “Online Alışveriş”
hakkındaki sorularımızı cevapladı.
Online alışveriş gerçekten “bir tıkla
kapımızda” mı yoksa dezavantajları
da olan bir sektör mü?
Online mağazacılığın fiziki mağazaların üzerindeki etkisi elbette kaçınılmaz. Ancak özellikle teknoloji
perakendeciliğinde fiziki mağazalarda yer alan uzman personelimiz, hızla gelişen teknolojiye ayak
uydurmaya çalışan teknoloji tutkunlarının imdadına yetişiyor. Bu
aslında şu an fiziki mağazacılığın
en önemli avantajlarından biri çünkü uzman bir personelle görüşmek,
neye ihtiyacınız olduğunu belirleyip
doğru özelliklerde ve uygun fiyat70
ta olan ürünü seçmenizi sağlıyor.
Bunun yanı sıra kargo esnasında
oluşabilecek hasarlar sonucu tamir
süresiyle kaybedeceğiniz zamanı,
ürünleri mağazadan direkt alarak
kazanmış oluyorsunuz. Özellikle
hassas teknolojiye sahip ürünler
için bu önemli bir kıstas olabiliyor.
Fiziki mağazada onlarca ürünü
deneyip, anında sahip olma isteği
elbette hâlâ içimizdeki güçlü bir
dürtü.
Bu saydığım faktörleri e-ticaretin
handikapları olarak nitelersek önümüzdeki beş yıllık süreçte tüketici
beklentilerini şekillendirecek olan
da yine e-ticaret firmaları olacaktır.
Ancak geleneksel perakendeciliğin
2018’e kadar e-ticaretten dolayı
bir yara alacağını düşünmüyorum.
Çünkü ev ve işyeri arasında sıkışan
hayatlarımıza küçük renkler katabilmek için dışarı çıkmak, AVM’leri
ve mağazaları gezmek gittikçe
önem kazanan bir ihtiyaca dönüşüyor. AVM’lere artık sırf alışveriş
yapmak için gitmiyoruz. AVM’ler
ve çarşılar ailecek nefes aldığımız,
mevcut ortamlarımızdan sıyrıldığımız hatta sosyalleştiğimiz alanları
oluşturuyor.
ONLINE ALIŞVERİŞ
Dış Pazar için beklenti ve yatırımlarınız var mı, varsa neler?
Dış pazarlar için şu an planlarımız bulunmuyor. Önümüzdeki beş
yıllık süreçte Türkiye’deki etkinliğimizi artırmak ve tüm Türkiye’de
yaygın mağazacılığa ulaşmayı hedefliyoruz.
Amazon 10. Yılında kar etmeye
başlayan bir site, yeni dünya düzeninde sizce bu romantiklik mi, yoksa
e-ticaretin ilk amacı kar etmek mi
olmalı?
Kısa sürede kar etmeye başlamayan bir işletmeyi pazarda tutundurmak hem sabır hem de çok ciddi
maddi destek gerektirir. Bu aslında
sadece e-ticaretin değil, ticaretin
genel kuralıdır. Amazon’un durumunu romantiklik olarak görmüyorum. Elbette her ticari işletme kar
elde etmek için kurulur. Aksi halde
sivil toplum kuruluşu olmanız lazım. Bugün Türkiye’de de 5-10 yıl
kar etmeden ya da zararla devam
eden işletmeler elbette olabilir. Bu
aslında işletmenizin arkasında bulunan sermaye gücünün projeye
inanmasıyla alakalı bir durumdur.
Geleceğine gerçekten inanılan
projeleri desteklemek özellikle büyük sermaye güçleri için göze alınabilen bir risktir.
Siz e-ticaret yanında mağaza sahibi
de bir firmasınız, ikisi arasındaki en
büyük fark nedir? Ciro yüzdelerinde
ciddi farklar var mı?
vadede fiziki mağazalarımızı artırmamıza rağmen bunu %20’ye taşıyacağımızı düşünüyorum.
“AYAKTA KALABİLENLER
DAHA ÇOK GÜÇLENECEK”
Türk insanı kolay bir alıcı mı sizce?
Belirgin bir beğeni eşiği var mı?
Türkiye’de teknoloji alıcılarının
açıkçası genel bir profili yok. Ama
en çok kafasında hiçbir marka veya
özellik olmadan satış personelimizden yardım alanların çoğunlukta
olduğunu söyleyebilirim. Bunun
yanı sıra alacağı ürünün her tür
detayını bilerek gelenlere hatta bir
ürünü sırf tasarımı hoşuna gittiği
için tercih edenlere de rastlıyoruz.
Ama genel olarak şunu söyleyebilirim ki toplum olarak yeni teknolojileri takip etmeyi seviyoruz. Bu sebeple en yeni teknoloji ürünlerine
adapte olmakta da sıkıntı çekmeyen bir toplumuz.
Online alışveriş’in geleceği hakkında
ne öngörüyorsunuz?
E-ticaret Türkiye’de gittikçe gelişiyor ancak bir yandan da bazı sancılı geçiş süreçleri yaşıyor. Çeşitli
yeni alışveriş konseptleri çıkıyor. İlk
başta bunlar hem medya hem de
ağızdan ağıza pazarlama yoluyla
olduğundan fazla şişiriliyor. Pazardaki bu büyüye kapılan firmalar
büyük yatırımlar yapıyor. Ancak
yüksek marka bilinirliğinin büyüsüne kapılan işletmelerin zamanla bu
maliyetlerin altından kalkamayarak
battığını ve e-ticaretten çekildiğini
görüyoruz. Bu durumda karşımıza
şu gerçeklik çıkıyor. Tüketiciyi kendinize bağlayacak olan farkınızı
sürdüremiyorsanız zamanla ilgi sizden kaçıyor ve elinizde devasa operasyonel maliyetlerle kara kara düşünmeye başlıyorsunuz. Bu açıdan
bakıldığında e-ticaretin gerçekten
ince hesaplar gerektiren bir işletme
türü olduğunu bilmemiz gerekiyor.
Girişimciler için e-ticarete giriş, bir
web sitesi kurarak kolay gözüküyor
ve her girişimcilik platformunda
e-ticaret ön plana çıkıyor. Bunun
çok yanlış olduğunu düşünüyorum.
E-ticarete giriş kolay olsa da başarıyı yani karı yakalamak ve bunu
sürdürmek son derece uzman
personel, ayakları yere basan pazarlama stratejileri ve bütçeleri ve
operasyonel yapının profesyonelce
yönetilmesini gerektiriyor. Hele ki
online satış için sadece dijitle mecraya odaklanmak ve bütünleşik bir
pazarlama anlayışından yoksun
olmak intiharın başlıca sebebini
oluşturuyor. Önümüzdeki beş yıl
içinde bu alandaki tecrübenin çok
daha artacağını ve ayakta kalabilenlerin çok daha güçleneceğini
düşünüyorum.
Bugün online mağazalar, özellikle
ürün özelliklerini ve fiyatları karşılaştırmak için hepimize çok önemli
bir kaynak konumunda bulunuyor.
Biz de hem fiziki hem online mağazacılık yapan bir perakendeci olarak, mağaza ve online arasındaki
gidiş gelişleri elbette yaşıyoruz.
Online satışlarımız şu an ciromuzun %13’ünü teşkil ediyor ve orta
71
DOSYA
TEKNOLOJİ
İLE BÜTÜNLEŞEN
DİZAYNLAR
Özellikle ülkemiz mobilya üretimi konusunda oldukça gelişmiş bir görüntü sergiliyor.
Birçok ilimizde, imalattan satışa hizmet veren firmaların çokluğu göze çarpmakta. Bu firmaların
bazıları ise ofis mobilyaları konusunda günümüzdeki teknolojik gelişmeleri yakından takip ederek
ilerliyor. Zira bu teknolojik gelişmeler geçmişten gelen tecrübeler ile harmanlandığında ortaya
bütünleşmiş ofis mobilyaları ve ya büro mobilyaları tasarımları ortaya çıkıyor. Bu şekilde ofis ve
büro mobilyası üretimi, tasarımı ve satışını gerçekleştiren firmalar genel itibari ile güncel ihtiyaçlara
cevap verebilecek konseptlere sahip olmanın yanında, konsept şeklinde gerçekleştirdikleri
dizaynlar ile her geçen gün ürün gamlarını genişletmeye devam ediyor.
AYŞEGÜL KÜÇÜKKURT
72
BÜRO MALZEMELERİ
“OFİSLERDE
DOĞAL DENGE KORUNMALI”
B
ürotime olarak günün büyük bir kısmını ofiste ve masa başında oturarak geçiren insanların konforuna büyük önem
verdiklerini söyleyen, Bürotime Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Tosunoğlu, oluşturdukları ve oluşturacakları çözümleri bu
ana kavram üzerinde planladıklarını belirtiyor. Ürünlerin tasarımlarını nasıl ve neye göre gerçekleştirdiklerini sorduğumuzda
ise; “Bürotime olarak biz, ürünlerimizde ergonomi kriterini ön
planda tutuyoruz. İnanıyoruz ki birincil ölçütü ergonomi olarak
üretilen her ürün, ofis çalışanlarının gün sonunda daha sağlıklı
bir şekilde ofisten ayrılmalarını sağlar. Bu da kişinin işyerinde
geçirdiği zaman içerisinde en az seviyede yorulmasını, minimum
yıpranmasını ve maksimum verim elde etmesini sağlayacaktır.
Böylelikle kişi kendini genel olarak daha dinamik ve sağlıklı
hissedecektir” diye açıklıyor. Ürünlerin çok işlevli, insan sağlığına duyarlı ve çevreci özelliklere sahip olmasını çalışan için çok
önemlidir diyen Hüseyin Bey ekliyor; “söz konusu “insan” olduğunda bu kavramların birlikte bulunması doğal bir dengeyi beraberinde getirmektedir. Verimli ve sağlıklı bir çalışma ortamının
hedeflendiği ofislerde de bu doğal dengenin korunması gerektiğini düşünüyoruz.” Son tüketicilerin talep ettiği ürünler ise; “Ofis
çalışanları arasındaki hiyerarşi azaldıkça çalışanlar birbirlerine
daha fazla yaklaşıyor ve iş birliği daha güçlü hale geliyor. Bunun
sonucunda ofis mobilyalarında da iş birliğini ve ofis iletişimini
destekleyen, farklı konfigürasyonlarda düzenlenebilen tasarımlar talep edilmeye başlıyor. Eskiden çalışma masalarında sadece
bir bilgisayar olurdu. Şimdiyse bilgisayar, tablet PC’leri ve akıllı telefonları sürekli, hatta bazen üçünü bir arada kullanıyoruz.
Günümüz çalışma masalarında bu teknolojik cihazların elektrik
kabloları için birden fazla kanal bulunması gibi talepler gün geçtikçe artıyor” diye açıklıyor.
“Yine bu cihazlar için ofis
mobilyalarında bulunan özel
bölmeler, daha düzenli ve verimli bir
çalışma ortamı için çok yakında bir
standart olacak gibi görünüyor.”
73
DOSYA
“EĞLENCELİ OFİS ÜRÜNLERİ
İLGİ ÇEKİYOR”
M
aya Mağazacılık çatısı altında kurulmuş bir e-ticaret markası olan Ofix, ofis kırtasiye, tüketici elektroniği, teknoloji sarf
malzemeleri, gıda tüketim ürünleri, temizlik ürünleri, ambalaj
ve hijyen ürünleri gibi ofisinizin temel ve genel ihtiyaçlarını karşılamak amacı taşıyan bir online ofis marketi. Ofix markası altına yer
alan ürünlerin hepsi başka markalara ait olduğunu söyleyen Pazarlama Müdürü Gökhan Avcı, “Kendi markamız altında yaptığımız
ve ürettiğimiz ürünlerim şu an için bulunmamaktadır. Önümüzdeki
yıl içerisinde Ofix markalı ürünleri piyasaya sunmayı hedefliyoruz” diyor. Özellikle ofis ve işyerlerinin ihtiyacı olan bütün ürünleri
müşterilere sunmaya çalıştıklarını belirten Gökhan Bey, bu yüzden
yaklaşık 15.000 den fazla bir arada sunmaya çalışıyoruz diye de
belirtiyor. Dizayn mı yoksa kullanışlı olması mı ön planda diye sorduğumuzda ise; “Ofis için kullanılan ürünlerin tercih edilmesinde
hem fonksiyonluk hem de tasarım kaygıları bizi yönlendiriyor. Bunla ilgili olarak alışveriş yapan müşterimizin yapmış olduğu işin de
nemli belirleyiciliği olduğundan bahsedebilirim. Örnek vermek gerekirse mimarlık ofisleri tasarım yönü ön planda olan ürünler satın
alırken, teknik konularda sıkı belirleyicileri olan muhasebe büroları
fonksiyonel ürünleri tercih ediyorlar” diye açıklıyor. Ofis içerisinde
en çok ihtiyaç olan ürünlerin ise, fotokopi kâğıtları, eğlenceli masaüstü ekipmanları oldukça ilgi görüyormuş. Gökhan Bey’e, müşterinin en çok talep ettiği ne oluyor sizlerden diye sorduğumuzda
ise bakın ne cevap veriyor; “Öncelikli olarak müşterilerimizin büyük bir çoğunluğunun KOBİ olduğunu paylaşmak isterim. Bu KOBİ’lerin en büyük sorunu iş yerlerinin ve ofislerinin tüm ihtiyaçlarını
farklı farklı tedarikçi ya da yerlerden karşılamak oluyor. Bu onlar
için büyük bir sorun. Bu yüzden müşterilerimiz tüm ihtiyaçlarının
hepsini ofix.com platformumuz üzerinden karşılamak istiyorlar. Bu
konuda onlara elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz.
Ek olarak; ihtiyacı olan malzemelerin teminin en kısa sürede karşılanması Müşterilerimiz için çok önemli. Bu noktada onlara özel
teslim özellikleri sağlamaya çalışıyoruz.”
74
BÜRO MALZEMELERİ
75
DOSYA
Ç
“MERDİVEN ALTI
ÜRETİMLERE DİKKAT”
alışanların ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak kişiye özel, alana
ve ortama özel, hem konforlu çalışmaya imkân sağlayan hem de
görsel açıdan beğeni toplayıp ofiste zaman geçirmekten mutluluk
duyulacak alanlar yaratmak üzerine kurguladıklarını söyleyen Genel
Müdür Güray Çalışkan, “Tasarımlardaki konfor çalışanları rahat ettirecek şekilde tasarlanınca performans arttırıcı etki sağlıyor aynı zamanda üründe estetik bir model motive edici olabiliyor”diyor. Çalışanların
ofis içerisinde ufak ayrıntılara dikkat ettiğini ve bu konfor bazen masanın detayındaki bir çekmece modülü, ya da bir yan etajerin hareket
kabiliyeti ile ilgili detaylar olduğunu, bu tercihler doğrultusunda mobilyalarını tasarladıklarını söylüyor. Ayrıca Güray Bey son olarak merdiven altı üretimlere dikkat çekerek, “Bu üretimler ofislerde zehir saçıyor,
ekonomideki büyümeye paralel olarak sayıları artan işyerlerindeki ofis
mobilyası ihtiyacı, merdiven altı üretim yapanların iştahını kabartıyor.
Mobilyada kullanılan hammaddeler maliyette çok önemli bir yer tutuyor ve sağlıksız malzemeler ile üretim yapılan mobilyalar ofislerde
zehir saçtığı gibi, çok ciddi sağlık sorunları yaratmasının yanında çok
kısa sürede deforme oluyor. Bunun yanında bizler gibi kullandığı her
hammadde de, TSE belgesi olan firmaların rekabet gücü çok azaltılmış
oluyor. Dünya mobilya pazarından Türkiye’nin payına düşeni alabilmesi için bu sorunu kesinlikle çözmesi gerekiyor” diyerek altını çiziyor.
76
BÜRO MALZEMELERİ
“AMACIMIZ KULLANICILARIN
İŞİNİ KOLAYLAŞTIRMAK”
İ
şletmelerin, firmaların veya kurumların rekabeti yakalamasının
yolu inovasyondan geçer diyen
Saral Genel Müdür Yardımcısı
Gürkan Bülbül, “Saral, inovasyonu hem yeni teknolojileri hem de
işlerin yapılış şekillerindeki yenilikleri kapsayan ve yeniye uyum sağlayan bir anlayış içerisinde algılar.
Burada bahsettiğimiz yenilik, olanı
değiştirmek olarak algılanmamalı,
olmayanı ortaya çıkarmak olarak
algılanmalıdır” diyor. Günümüzün
genel kabul olarak algıladığı konu,
teknoloji ve bilişim alanlarının her
geçen gün daha da önem kazandığı söyleyen Gürkan Bey, çalışanlarına geleceklerini değişime uygun
olarak garanti altına alma imkânı
sunduklarını da söylüyor. Ofis içerisinde verimi arttırmak için sizce
neler önemlidir diye soruyoruz; “İş
memnuniyetinin ya da tatmininin
artması, direk olarak çalışanla-
rın performansına ve verimliliğine
yansır. Sabah kapısından içeri girdiğinizde size çalışma şevki veren
bir ofise sahip olmak bu verimliliğin olmazsa olmazıdır. Ofisimizin
düzenlemesine yaptığımız her yatırımın çalışanların performansına
pozitif etki edeceğini ve bu sayede
fazlasıyla bizlere geri döneceğini
biliyoruz. Ofisin yeterince ışık alan
bir yapıda olması, havalandırma ve
iklimlendirme sistemlerinin yeterli
düzeyde olması, özellikle sessiz bir
ofis ortamının sağlanması, ofisin
bakımlı ve temiz olması, çalışanların konuşma mahremiyetine sahip
olacakları alanların bulunması verimliliği artırma açısından ofis içerisinde gerçekleştirdiğimiz uygulamalarımıza dâhildir” diye açıklıyor.
Ayrıca “Ofisin her bileşeni verimliliğe direk etki eder ve kullanılan
cihazlar bunun yaşamsal ve kritik
bir parçasıdır. İş akışları içerisinde
doküman yönetimi, işletmelerin farkında olmadan verimini kaybetmesini veya artırmasını sağlar” diye de
ekliyor.
“Satış Sonrası Hizmet Önemli!”
Gürkan Bey; “Cihaz seçiminde can
alıcı bir nokta da, satış sonrası hizmet konusudur. Son kullanıcı bir cihazı alırken, olası problemler veya
ihtiyaçlar halinde alacağı hizmetin
garantisini düşünmek durumunda”
diyor ve ekliyor; “Piyasada çok düşük maliyetli bir çok cihaz bulma
şansına sahipsiniz, ancak çözüm
cihazı alırken değil, kullanımı sırasında ortaya çıkan bir olgudur.
Son kullanıcıların, alacağı hizmeti
doğru analiz etmesi kritik önem arz
etmektedir. Saral, çalıştığı firmaları
hiçbir zaman “müşteri” olarak algılamaz. Bizler çözüm ortaklarımız ile
beraber karşılıklı değil aynı sırada
oturan bir kültüre sahibiz. Çözüm
ortaklarımızın gözünde bizi rakiplerimizden farklı kılan nokta ise verdiğimiz hizmetin kalitesidir.”
77
DOSYA
M
“MOTİVASYON AÇISINDAN
OFİS ÜRÜNLERİ ERGONOMİK OLMALI”
üşterilerin ihtiyaçları göz
önünde bulundurularak geliştirilen Xerox ürünlerinin,
en son teknolojilerle donatılması,
dayanıklılığı, yüksek performansı,
enerji verimliliği ve çevreye duyarlılığı ürün tercih ederken etkili olan
unsurlar. Çalışanların motivasyonu
açısından ürünlerin ergonomik olması ve ofis içinde doğru konumlandırılması da oldukça önemli.
Xerox ergonomi konusunda ARGE’sinde bulunan ve konusunda
uzman olan ergonomistlerle çalışmaktadır. Xerox ürünlerinin ergonomik özellikleri kıtadan kıtaya,
kültürden kültüre ve kullanım alışkanlıklarına göre değişebilmektedir. Pazardaki gelişmeleri genellikle tüketici taleplerinin belirlediğini
söyleyen Xerox Türkiye Pazarlama
Direktörü Ayşen Şişman, değişen
müşteri ihtiyaçları ve taleplerine
göre AR-GE çalışmalarımıza yön
verdiklerini söylüyor. Xerox ürün
ve çözümlerinin sağladığı faydalar nedir diye sorduğumuzda;
“Xerox’un son teknoloji, ürünleri,
performans ve verimliliği esas alan
donanım ve yazılım özelliklerine
sahiptir ve kolayca kullanılabilen
Türkçe panelleri vardır. Çalışanlar
tarafından en sık kullanılan özellikler ilk ekranda, kullanıcının kolay-
78
ca ulaşabileceği şekilde konumlanmıştır. Bu tip ürünlerde, kağıt
sıkışması gibi basit sorunların bile
kolayca giderilebilmesi için, Xerox
ürünlerinde kağıt yolu kolay ulaşılabilir yapılmıştır” diye anlatıyor.
Xerox Türkiye Pazarlama Direktörü
Ayşen Şişman, “Ofis çalışanları her
zaman işlerini kolaylıkla ve zamanında yapabilmeyi ister” diye ekliyor. Ofis donanımları seçiminde
çalışanların işlerini kolaylaştıracak
birden fazla işi tek makinede yapabileceği ürünler seçilmelidir. Bu konuda çok fonksiyonlu ürün grupları
ideal bir seçim olacaktır. Her geçen gün yeni yeni teknolojilerle geliştirilen Xerox çok fonksiyonlu ofis
cihazlarında, yazdırma, tarama,
faks, kopyalama gibi işlevlerinin
yanında uzaktan baskı, mobil baskı, e-posta gönderme gibi özelliklerde bulunuyor” diyor. Son tüketici
özellikle nelere dikkat ediyor diye
sorduğumuzda ise; “Ofis donanım
ürünlerinin seçiminde kullanıcılar
öncelikle bilinen ve güvenilir bir
markadan kaliteli bir cihaz almayı
tercih etmeliler. İlk satın alma maliyeti önemli olsada asıl önemli olan
makinenin satış sonrası çıkaracağı
maliyetlerle toplam satın alma maliyetinin ne olduğudur. Bu yüzden
ilk alım maliyeti değil, toplam satın
alma fiyatı düşünülmelidir. Ancak
maliyetin sadece makine fiyatı olmadığının bilincinde olan kullanıcılar daha sağlıklı karar verebilirler. Bugüne kadar birçok kullanıcı
makine fiyatının ucuzluğundan etkilenerek yaptığı alımın sonrasında
karşılarına çıkan yüksek maliyetli
sarf malzemeleri nedeniyle hatalı
bir karar verdiklerini görmektedir.
Makine toner ömrü ile sayfa başı
baskı maliyetinin ne olacağını hesaplayarak alım yapan tüketiciler,
hem maliyetlerini bilerek hareket
eder hem de zaman içinde sürpriz
ödemelerle karşı karşıya kalmazlar. Satın alınan marka ve ürünün
ülke genelindeki servis kabiliyeti de
önemli ve dikkat edilmesi gereken
bir konu olduğunu sözlerine ekledi.
1 Yıllık (12 Sayı) Abone Bedeli
80
Adı Soyadı
Firma Adı
Vergi Dairesi Vergi No.
Dergi Teslim Adresi
İlçeİl
Banka Hesap Numaraları
Telefon Faks
KUZEY 2009 MEDYA İNŞ. TUR. OTO KİR. TİC. LTD. ŞTİ.
Garanti Bankası
Metro Mecidiyeköy Şb.
723-6298417
TR81 0006 2000 7230 0006 2984 17
İş Bankası
Büyükdere Cad. Mecidiyeköy Şb.
1357-57037
TR02 0006 4000 0011 3570 0570 37
Ziraat Bankası
Galatasaray Şb.
701-63065340 5001
TR41 0001 0007 0163 0653 4050 01
YKB
Mecidiyeköy Şb.
082-91608030
TR88 0006 7010 0000 0091 6080 30
TEB
Mecidiyeköy Şb.
427-12438875
TR72 0003 2000 0000 0012 4388 75
Akbank
Mecidiyeköy Şb.
133-163441
TR05 0004 6001 3388 8000 1634 41
Download

Kobilife Dergisi - Gamma-Pak