Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
Koç Holding Katılımcıları:
Funda Güngör Akpınar, Yatırımcı İlişkileri Koordinatörü
Ahmet Çimenoğlu, Ekonomik Araştırmalar Koordinatörü
Gökhan Dizemen, Finans Koordinatörü
Funda Güngör Akpınar:
İyi günler bayanlar ve baylar. Hoş geldiniz, Koç Holding’in 2013 yılı sonuçlarını görüşmek üzere
bu öğleden sonra bize katıldığınız için teşekkür ederiz.
Bugünkü web-yayınımızda, ilk konuşmacımız Koç Holding Ekonomik Araştırmalar Koordinatörü
Sayın Ahmet Çimenoğlu olacak. Sunumu sırasında Ahmet Bey kısaca küresel ekonomideki ve
Türkiye ekonomisindeki temel gelişmelerden bahsedecek. Onun sunumunu takiben, ben sizlere
Koç Topluluğu’nun faaliyet gösterdiği sektörlerdeki önemli gelişmeleri ve başlıca şirketlerimizin
faaliyet sonuçlarını anlatacağım. Ardından Finans Koordinatörümüz Sayın Gökhan Dizemen
sizleri Koç Holding’in 2013 yılı finansal sonuçlarıyla ilgili bilgilendirecek. Her zaman olduğu üzere,
sunumun sonunda bir Soru-Cevap bölümümüz olacak.
Geçen Cuma sizlere yatırımcı sunumumuzu özet finansal bilgiler ile göndermiştik. Kopyalarını da
web sitemize yükledik. Hem Türkçe hem İngilizce versiyonlarını web sitemizde bulabilirsiniz.
Ayrıca Web sitemizde bu konferans görüşmesinin kaydını tekrar izleme imkânı ile beraber
konuşma metni ve sunumun bir kopyası da olacaktır.
Her zaman olduğu üzere, sunumumuz ve Soru-Cevap bölümümüz geleceğe yönelik ibareler
içerebilir. Tahminlerimiz şu an için öngördüğümüz varsayımlara ve şirketlerimizin mevcut
durumlarına dayanmaktadır ve bunlarda değişiklikler olabilir.
Şimdi izninizle sözü Sayın Ahmet Çimenoğlu’na bırakıyorum.
Ahmet Çimenoğlu:
Teşekkürler Funda. Herkese iyi günler diler ve hoş geldiniz demek isterim.
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
1 / 20
Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
2013 yılında dünya ekonomisi açısından belki de en önemli gelişme, FED’in 2013 yılının son
çeyreğinde tahvil alımlarını 10 milyar dolar azaltması oldu. FED’in bu hareketine ilk tepki genel
anlamda nötr oldu. Ancak Ocak ayında, dış fonlama ihtiyacı olan ve yapısal anlamda daha güçsüz
gelişmekte olan ülkelere yönelik risk iştahında gerileme gözlendi. Bu arada FED Ocak ayında
tahvil alımlarını 10 milyar dolar daha azaltarak artık gelişmekte olan piyasalar için bol ve ucuz
global likiditenin döneminin sonuna yaklaşıldığına işaret etti.
Bunun sonucunda Türkiye, Hindistan, Güney Afrika, Brezilya ve Endonezya gibi yüklü miktarda
dış borçlanma ihtiyacı olan ülkeler kendilerini zor durumda buldular. Bu ülkeler zayıflayan para
birimleri nedeniyle daha yüksek faiz ve sıkı bir para politikası uygularken, büyümelerindeki
yavaşlama daha düşük faiz ve genişlemeci para politikasına ihtiyaç doğurdu. Sonuçta gelişmekte
olan ülkelerin çoğunluğu faiz oranlarını artırarak para birimlerindeki değer kaybının önüne
geçme ve böylece hem enflasyondaki olası bir artışı önleme hem de dış borç ödemelerinin
maliyetinin yükselmesini engelleme yolunu seçtiler. Bunun neticesinde doğal olarak yüksek faiz
oranları ekonomik büyümeyi daha da yavaşlattı.
Bu sırada gelişmiş ülkeler 2013 yılının sonuna doğru, beklentilerden çok daha iyi performans
gösterdiler ve böylece hem ABD hem de Avrupa için 2014 büyüme beklentisi yukarı yönlü revize
edildi. Her ne kadar Avrupa’nın büyük bir kısmı için büyüme rakamları halen mütevazı olsa da,
bu Türkiye’nin Avrupa’daki büyümeye fazlasıyla duyarlı ihracatı için olumlu bir gelişme oldu.
Genel olarak biz, ABD para politikasındaki normalleşme ve gelişmiş ülkelerin büyüme
görünümlerindeki iyileşme sonucunda gelişmekte olan ülkelere yönelik yabancı para akımının
azalacağını ve maliyetinin de artacağını düşünüyoruz. Küresel piyasaların likidite koşullarındaki
bu değişimle, ekonomileri güçsüz temellere dayanan gelişmekte olan ülkelerin bu baskıyı
üzerlerinde çok daha fazla hissedeceğine inanıyoruz. Kırılgan bir ülke olarak algılanan Türkiye’nin
bu değişimden önemli ölçüde etkilenmemesi için ancak gelişmekte olan ülkelere olan risk
iştahını arttıracak küresel likidite koşullarında büyük bir değişiklik olması veya Türkiye’nin bu
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
2 / 20
Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
likidite düşüşünden etkilenmeyecek bir şekilde ekonomik dengelerini güçlendirmesi gerektiğine
inanıyoruz.
Aralık ortasında başlayan ve 2014’te de devam eden politik gerginlik Türkiye’nin küresel likidite
koşullarındaki kötüleşmeye olan kırılganlığını arttırdı. Bunun sonucunda Slayt 3’te takip
edebileceğiniz gibi finansal piyasalar çok kuvvetli tepki verdi: 21 Şubat itibari ile Türk Lirası
yolsuzluk soruşturmalarının başladığı 17 Aralık’tan beri %7,7 değer kaybetti; gösterge tahvil
faizleri 200 baz artarak 10.9% seviyesine ulaştı ve Borsa İstanbul hisse senedi piyasası %14.6
düştü. Merkez Bankası’nın ilk müdahaleleri finansal piyasaları yatıştırmaya yetmedi. Ancak Ocak
ayında yapılan olağanüstü Para Politikası Toplantısı’nda Merkez Bankası’nın faizleri arttırması
piyasaları kısmen yatıştırdı fakat bu hamle ekonominin geri kalanı için maliyetli oldu.
4.Slayt’a geçersek, biraz Türkiye’deki ekonomik aktiveden bahsetmek istiyorum. 2013 son
çeyreğinde ekonomik aktivite beklenenden daha dirençli olduğunu kanıtladı. Üçüncü çeyrekte
%4,4 seviyesinde GSYH büyümesi gösteren Türkiye’nin, 2013 yılının son çeyreğinde daha yavaş
ama makul bir seviyede büyüyeceğini bekliyoruz ve sene sonu büyüme rakamını %3,5-4 olarak
tahmin ediyoruz. Ancak son iki aydaki ekonomik veriler bizi biraz hayal kırıklığına uğrattı.
Kapasite kullanım oranlarındaki artış durdu; perakende satış büyümesi durgunlaştı; tüketici ve
reel sektör güveni geriledi. Bu nedenle 2014’ün ekonomik açından zorlu bir yıl olmasını ve
büyümenin bizim %4’lük tahminimizden daha düşük gerçekleşmesini beklemek makul olur.
Slayt 5’te dış ticaret ve ödemeler dengesindeki gelişmelere değinmek istiyorum. 2013 yılının
ikinci çeyreğinde Avrupa’ya olan ihracatımızdaki iyileşmeye rağmen, altın ihracatımızdaki düşük
performans ile tüm yıl ihracatı %0,4 düşerek hayal kırıklığı yarattı. Diğer taraftan ithalat 2013
yılında %6,4 seviyesinde büyüyerek dış ticaret açığını arttırdı. İthalattaki artışın ana sebebi altın
ithalatında görülen artış oldu. Enerji talebindeki zayıflık ve düşen global enerji fiyatları ile enerji
ithalat maliyetimiz azalarak dış ticaret açığındaki kötüleşmeyi bir nebze sınırlandırdı.
Artan dış ticaret açığı sebebiyle, cari işlemler açığı 2013 yılında 65 milyar dolara çıktı ve cari
işlemler açığı/GSYH oranı 2012’deki %6,1 seviyesinden %7,9 seviyesine yükseldi. Ancak 2013
yılındaki altın ticaretinin cari işlemler açığı/GSYH oranını %2,1 yukarı çektiği düşünülürse, altın
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
3 / 20
Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
ticareti hariç cari hesaplarında çok belirgin bir kötüleşme olmadığını görüyoruz. Bu arada turizm
gelirlerindeki %11 seviyesinde artış ödemeler dengesini yıl boyu destekledi. 2014 yılında durgun
bir iç talep ve altın ticaretinde normalleşme beklentimizi göz önüne alarak cari işlemler açığının
önemli ölçüde azalacağını tahmin ediyoruz.
Slayt 6’da görebileceğiniz gibi, enflasyon yine resmi hedef olan %5 seviyesinin üstünde kaldı ve
2013 senesini %7,4 ile kapattı. Daha da önemlisi; Türk Lirası’ndaki değer kaybı, Ocak ayındaki
sürpriz vergi zamları ve gıda fiyatlarını yükselten kurak kış koşulları sebebiyle enflasyon
beklentileri daha da kötüleşti. Üretim sektöründe maliyet baskıları birikti ve Ocak ayı itibari le
senelik üretici fiyat endeksi (ÜFE) %10,7 seviyesine ulaştı. Bu nedenle önümüzdeki dönem iç
talebi durgun beklesek de, enflasyonun yüksek seviyelerde kalacağını düşünüyoruz.
Sonuç olarak, 2014 yılının hem yurt içi hem de küresel faktörlerden ötürü beklentilerimizden
zorlu geçeceğini düşünüyoruz. Bu şartlar altında makroekonomik risklere karşı tedbirli bir duruş
sergilemenin hayati olduğuna inanıyoruz.
Böylece makroekonomik görünüm hakkındaki görüşlerimi noktalıyor ve sözü Funda’ya
bırakıyorum.
Funda Güngör Akpınar:
Teşekkürler Ahmet.
Şimdi kısaca sektörel analize değinerek Grup şirketlerimizdeki en önemli gelişmelerden
bahsedeceğim.
Slayt 8’de Enerji sektörü ile başlamak ve öncelikle rafineri şirketimiz Tüpraş’ten bahsetmek
istiyorum.
2013 rafineri sektörü için zorlu geçmiştir. Gösterge niteliğindeki Akdeniz kompleks rafineri marjı
2013 yılında ortalama 1.67 dolar/varil seviyesinde gerçekleşerek geçen seneye oranla %60 düşüş
göstermiştir. Ağır ve hafif ham petrol fiyat makasının azalması, ABD rafinerilerinin daha yüksek
kapasitede üretim yapmaları sonucunda Avrupa’da rekabetin artması ve küresel petrol ürünleri
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
4 / 20
Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
talebinin azalması ile ürün fiyatlarının düşmesi, Akdeniz rajineri marjındaki daralmanın ana
nedenleridir. Bu süre içinde gözlenen tek olumlu gelişme Türkiye’de talebin artmaya devam
etmesi ve motorin ile jet yakıt talebinin senelik %7 yükselmesi olmuştur.
Tüpraş rafineri marjları da, 2013 yolunda düşmüş ancak bu Akdeniz kompleks rafineri marjındaki
düşüşe nazaran çok daha sınırlı olmuştur. Tüpraş net rafineri marjı senelik %26 daralarak 2.45
dolar/varil seviyesinde gelmiştir. Bu daralmaya; kapasite kullanım oranındaki azalma (2013:%79,
2012:%82), düşen ürün fiyatları ile ağır ve hafif ham petrol fiyatlarındaki makasın kapanması
sebep olmuştur. Ancak Tüpraş uyguladığı stok-üretim optimizasyonu ve azalttığı (düşük marjlı)
ihracat hacmi ile Akdeniz ortalama rafineri marjlarından daha iyi bir seviye yakalamayı
başarmıştır. 2013 yılında Tüpraş’ın beyaz ürün verimliliği bir önceki seneki %70,3 seviyesinden
%72,4 seviyesine çıkmıştır. Satışlar ise azalan hacim ve petrol fiyatları doğrultusunda bir önceki
seneye göre %3 azalmıştır.
2014 yılı Tüpraş 2013’e benzer bir kapasite kullanım oranı ve satış seviyesi beklemektedir.
Rafineri marjının ise kurlara bağlı olarak 3,1-3,4 dolar/varil seviyesinde olması tahmin
edilmektedir.
Fuel Oil Dönüşüm projesinin Kasım 2014’de faaliyete geçmesi beklenmektedir. 2013 sonu
itibarıyla proje genelinde %94 ilerleme sağlanmış ve harcama tutarı 2,2 milyar dolar seviyesine
erişmiştir. Proje tamamlandığında rafinerilerimizin ortalama Nelson kompleksite endeksi mevcut
7,25 seviyesinden 9,5 seviyesine yükselecek, bu endeks İzmit rafinerisi için 7,78 seviyesinden
14,5 seviyesine çıkacaktır.
Fuel Oil Dönüşüm Projesi kapsamında, son yıllarda talebi azalan yaklaşık 4,2 milyon ton fuel oil
eşleniği ağır ürünler işlenerek, çoğunluğu motorin olmak üzere Euro V standartlarında yaklaşık
3,5 milyon ton daha değerli ve çevreci beyaz ürünlere dönüştürülecektir.
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
5 / 20
Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
Bu proje sadece Türkiye ekonomisi için önemli bir katma değer sağlamakla kalmayıp, İzmit
rafinerisini kompleksite açısından dünyanın sayılı rafinerilerinden biri konumuna getirecektir.
İlaveten
portföyün
daha
katma
değerli
ürünlerden
oluşması
Tüpraş’ın
kazancını
destekleyecektir. Tüpraş yönetimi projenin faaliyet geçmesi ile FAVÖK miktarının senelik 550
milyon dolar artmasını öngörmektedir. Tüpraş’ın son 3 yıllık ortalama FAVÖK seviyesinin 870
milyon dolar olduğu göz önüne alınırsa, bu proje Tüpraş’ın FAVÖK seviyesini yaklaşık %63
arttıracaktır. Ayrıca bu proje Tüpraş’ın yurtiçindeki tek oyuncu olma avantajı ile birlikte, Avrupa
rafineri marjları ve ürün fiyatları baskı altı olduğu zamanlarda benzerlerine nazaran daha
defansif kılacaktır.
Tüpraş’ın altında konsolide edilen akaryakıt dağıtım şirketimiz Opet ise 2013 yılında sektörün
üzerinde büyüyerek başarılı bir performansa imza atmıştır. Sektörde artan rekabet ve beyaz
ürünlerde %6’lık büyümeye rağmen Opet’in satış hacmi senelik %10 artmıştır. Toplam satışlarda
yüksek marjlı ürünlerin payının artmasıyla marjlar da iyileşmiştir. Toplam istasyon sayısı 1.356
adete ulaşmış ve böylece istasyon sayısı açısından Türkiye’deki en büyük ikinci şirket olmuştur.
Ayrıca Opet 2013 yılında da üst üste 8. kez müşteri memnuniyetinde lider olmayı başarmıştır.
Kuruluşundan beri LPG dağıtım sektöründe lider şirketimiz Aygaz da 2013 yılında sektörün
üzerinde büyümüştür. Türkiye’deki rekabetçi oto gaz piyasasındaki sınırlı büyümeye rağmen,
Aygaz oto gaz satışları senelik %7 artmış ve tüp gaz satışları ve ihracattaki düşüşü kısmen telafi
etmiştir. Artan ürün fiyatları ile Aygaz’ın 2013 satışları senelik %7 artmıştır. Serbest tüketici
statüsündeki kullanıcılara doğal gaz satan bağlı ortaklığı Aygaz Doğal Gaz’ın satışları ise senelik
%130 büyüyerek 434 milyon TL’ye ulaşmıştır. Önümüzdeki dönemde Aygaz’ın ana hedefi Türkiye
ve potansiyel pazarların enerji çözümleri sunan, öncü şirketi olmak ve faaliyet gösterdiği tüm
segmentlerde pazar payını arttırmaktır.
En son olarak elektrik üretim şirketimiz AES Entek’e değinmek istiyorum. 2013 yılsonu itibariyle,
AES Entek toplam 364 MW kurulu gücü ile Türkiye’deki kurulu gücün %1,2’sini, özel sektör
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
6 / 20
Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
kurulu gücünün ise %1,1’ni oluşturmaktır. Şirketin 2013 konsolide satışları ise 342 milyon TL
olarak gerçekleşmiştir.
Şimdi 9. Slayt’ta Otomotiv sektörüne geçebiliriz.
2013 yılı, Türkiye otomotiv endüstrisi satışlarında 2011 yılından sonra en iyi performans
gösteren yıl olmuştur. Koç Topluluğu’nun %24,5’ni oluşturduğu otomotiv pazarında, satışlar
2012’ye göre %9 artmıştır. 2013 yılının ikinci yarısında Euro/Türk Lirası kuru 2012 ortalamasına
göre %16 artmasına rağmen, ileriki dönemde otomotiv fiyatlarının artacağı beklentisi ile pazar
güçlü kalmıştır. Böylece talep öne çekilmiştir.
2013 yılında otomotiv sektöründeki en mühim değişiklik hafif ticari araçlardan binek araçlara
kayış olmuştur. 2013 yılında binek araç satışları senelik %19,5 artarken, hafif ticari araçlar %15
azalmıştır. Bunun sonucunda binek araçların toplam otomotiv satışları içindeki payı bir sene
önceki %68 seviyesinden %74,4 seviyesine çıkmıştır.
Biz 2014 yılı için Türk otomotiv sektöründe bir daralma ve hafif ticari araç segmentine hafif bir
kayış bekliyoruz. Bu beklentimizin ana sebeplerini; öne çekilmiş talep, yükselen faizler ve değer
kaybeden Türk lirası ve binek araçlar için arttırılan özel tüketim vergisi ile oto kredilerine
getirilen sınırlandırmalar oluşturmaktadır. Hatırlatmak gerekirse, binek araçlar için özel tüketim
vergisi sene başında yaklaşık %5 arttırılmış; Kasım 2013’de ise otomotiv kredilerine bazı
sınırlandırmalar getirilmiştir. Bunların dışında ocak ayında Merkez Bankası’nın faiz artırımı
sonucu otomotiv kredi faizleri 4 yüzde puan yükselmiş ve bu sırada Türk Lirası Euro’ya karşı %3
değer kaybetmiştir. Önümüzdeki dönemde tüm bu etkenlerin yurtiçi otomotiv talebini olumsuz
etkileyeceğini düşünüyoruz. Bu doğrultuda otomotiv şirketlerimiz 2014 yılında pazarda %25
daralma öngörmektedir.
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
7 / 20
Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
İhracat tarafında ise, Avrupa’daki zayıf talebe rağmen ihracat pazarlarımızın çeşitliliği sayesinde
otomotiv ihraç adetleri 2013 yılında %14 büyümüştür. Biz, 2014 yılında Avrupa pazarında
toparlanma ile birlikte ihracatta daha da büyüme öngörüyoruz.
Koç Grubu olarak, otomotiv piyasasında 2013 yılında da Türkiye’deki toplam üretimin %47’si ve
ihracatın %45’ni oluşturarak liderliğimizi sürdürdük. Ford Otosan %12,8 pazar payı ile liderliğini
korurken, Tofaş’ın pazar payı %11,2 olmuştur. Şirketlerimizin ihracat performansları güçlü olup,
toplam ihraç adetleri 2013 yılında %8 büyümüştür.
Bir diğer yandan hafif ticari araç talebindeki zayıflama iki şirketimizin karlılığını da olumsuz
etkilemiştir. Bu etki süresi tükenmekte olan ürünlere sahip Ford Otosan için daha büyük
olmuştur. Bunun sonucunda Ford Otosan FAVÖK marjı %7,5 seviyesinde gerçekleşirken,
Tofaş’ınki %11,6 olmuştur.
Yalnız akılda tutulması önemli bir mevzu Ford Otosan’ın 1 milyar doları aşan yatırım projesinin
2014 yılında tamamlanacağı ve tamamlanması ile birlikte tüm ürün gamının yenileneceği
olmalıdır. Bunun sonuncunda biz, yeni ürün portföyünün Ford Otosan’ın hem pazar payını hem
de karlılığını arttırmasını bekliyoruz. Diğer taraftan Tofaş 2014 yılında yeni modelleri kapsamında
toplam 880 milyon dolarlık bir yatırıma başlayacaktır. Bu yatırım Doblo’nun Amerika’ya
adaptasyonu ve yenileme yatırımı ile hızla büyüyen binek oto pazarı için yeni binek oto yatırımını
kapsamaktadır.
Traktör pazarına göz atacak olursak, Türk Traktör yaklaşık %50 pazar payı ile sektör liderliğini
sürdürmüştür. 2013 yılında traktör piyasasındaki sınırlı büyüme ve artan maliyetlere rağmen,
Türk Traktör satışlarını %10, FAVÖK seviyesini ise %12 arttırmayı başarmıştır. Türk Traktör’ün bu
başarısı, yurt içindeki büyük ölçeği ve güçlü marka bilinirliği ile kuvvetli ihracat performansına
ithaf edilebilir. Şirket 2013 yılında %38 oranında öz kaynak verimliliği sağlamıştır.
Hatırlayacağınız üzere Türk Traktör üretim kapasitesini 35 bin adetten 50 bin adede çıkaracak
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
8 / 20
Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
yeni fabrika yatırımı bu sene tamamlanacaktır. Fabrikanın senenin ikinci yarısı faaliyete geçmesi
beklenmektedir.
Şimdi ise Dayanıklı Tüketim sektörüne ve bu sektörde faaliyet gösteren lider beyaz eşya firmamız
Arçelik’ten (Slayt 10) bahsetmek istiyorum.
İki yıl üst üste yaklaşık %23’lük bir ciro büyümesinin ardından, Arçelik 2013 yılında da cirosunu
senelik %5 arttırmayı başarmıştır. Satışlardaki artışa yüksek marjlı beyaz eşya satışları ve
yurtdışında kazanılan pazar payı sonucunda elde edilen güçlü ihracat performansı sebep
olmuştur. Böylece 2013 yılında ihracatın toplam satışlardaki payı %58’e çıkmış; Batı Avrupa’nın
payı ise %31 olmuştur. Biz 2014 yılında da Arçelik’in zayıf Türk Lirası nedeniyle fiyat duyarlı Batı
Avrupa pazarına ihracatının artacağını düşünüyoruz. Ayrıca 2014 FIFA Dünya Kupası öncesinde
televizyon talebin yükseleceğini öngörmekteyiz.
Kârlılığa bakacak olursak, Arçelik senelik %14 FAVÖK ve net gelir büyümesi ile başarılı bir sene
tamamlamıştır. 2013 yılında tüm ürün kategorileri için brüt kârlılık iyileşmiştir. İlaveten yüksek
marjlı ürünlerinin payının arttığı daha iyi bir satış karışımı, 2012 yılında %9,6 seviyesinde
gerçekleşen FAVÖK marjını 2013 yılında %10,4 seviyesine çıkarmıştır.
Son olarak da Slayt 12’de Finans sektörünü ve Yapı Kredi Bankası’ndaki gelişmeleri incelemek
istiyorum.
Yapı Kredi Bankası, 2013 yılında maddi özkaynakta ortalama %25,7’lik bir getiri oranı (kârlılığı)
kaydetmiştir. Sigorta şirketinin satılmasından sonra elde edilen sermaye kazancı, tek seferlik bir
olay olarak kârlılığı desteklemiştir. Sigorta şirketinin satılmasından elde edilen yaklaşık 1,3 milyar
TL sermaye kazancı hariç, net gelir bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %13’lük bir büyüme
kaydetmiş ve maddi özkaynakta ortalama %16,7’lik getiri oranını sağlanmıştır.
2013 yılında, Yapı Kredi iki ana alanda pozisyonunu daha da güçlendirmiştir: Sermaye tabanı ve
likidite.
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
9 / 20
Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
2013 yılında YKB sermaye yeterliliği %16,0 seviyesine ulaşmış ve bu seviye sektörün en yükseği
olmuştur. Bu güçlü sermaye oranına YKB; sigorta şirketinin satışı, menkul kıymetler portföyünün
yeniden düzenlenmesi, sermaye benzeri kredi yenilenmesi ve varlık optimizasyonu gibi adımlar
sonucunda ulaşmıştır.
Likidite bakımından YKB, kredi ve mevduatlarda dengeli büyüme göstererek, kredi/mevduat
oranını %110’da muhafaza etmiştir. İlaveten 2014 için ihtiyacı olan ek fonlama tutarının yaklaşık
%50’sini; sigorta şirketinin satışı, Euro-tahvil ihracı, Medium Term Note programının başlatılması
ve sermaye benzeri kredi yenilemesi sayesinde tamamlamıştır.
Yapı Kredi 2013 yılında %28 kredi büyümesi elde etmiş ve bunu daha çok tüketici ve kurumsal
krediler
yoluyla
sağlamıştır.
Kredi/varlık
oranı
%59’dan
%61’e
çıkarken,
menkul
kıymetler/varlıklar oranı %17’den %14’e gerilemiştir. Mevduat açısından, Yapı Kredi, yıl
içerisinde yabancı para mevduatlarında artış sayesinde %24’lik bir büyüme kaydetmiştir.
2013 yılında takipteki kredi oranı 2012 yılındaki %3,2 seviyesinden %3,5 seviyesine çıkmıştır. Risk
maliyeti ise 2012 yılındaki %1,35 seviyesinden %1,27 seviyesine düşmüştür. Risk karşılığı bir sene
önceki %62’den %67’ye yükselmiştir.
Gelir yaratma bakımından, Yapı Kredi tutarlı büyüme trendini sürdürmüş; toplam gelirler
%13’lük artışla 8 milyar TL seviyesine ulaşmıştır. Toplam gelirlerin %89’unu çekirdek gelirler
oluşturmuştur. Net faiz marjı öngörülen şekilde %3,7’de gerçekleşmiş; bu da Banka’nın zorlu
ortamlarda hareket edilme gücünü kanıtlamıştır. Ücret ve komisyon gelirleri de bir yıl öncesine
kıyasla %15’lik bir artış kaydetmiştir.
Yapı Kredi 2014 yılında da sürdürebilirliği ve akıllıca büyümeyi önceliklendirecektir. Yapı Kredi
yönetimi 2014 yılında Türkiye bankacılık sektörü için; %14 kredi büyümesi, %13 mevduat
büyümesi, net faiz marjlarında 50 baz puan daralma ve takipteki kredi oranında 60 baz puan
artış öngörmektedir. Yapı Kredi Bankası özelinde ise; sektörün üzerinde kredi ve mevduat
büyümesi, sektörden iyi net faiz marjı, ücret ve komisyonlarda çift haneli büyüme ile yeni
yatırımlar nedeni ile sektörün üzerinde bir maliyet artışı beklemektedir. Risk maliyetinin ise
sektöre paralel 25 baz puan artması tahmin edilmektedir.
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
10 / 20
Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
Bu noktayla birlikte sektör incelemesini ve şirketlerimizdeki önemli gelişmeleri sonlandırıyorum.
Şimdi de finansal performansımızı değerlendirmek için sözü Bay Dizemen’e bırakıyorum.
Gökhan Dizemen:
Teşekkür ederim Funda. Şimdi izninizle raporlanan rakamların analizini sizinle paylaşacağım.
13. Slaytta, Koç Grubu’nun finansal sonuçlarının bir özetini kombine bir bazda sizlere sunduk. Bir
kez daha, finansal raporumuzdaki ve yatırım sunumlarımızdaki “kombine” rakamların, Koç
Grubu’nun bağlı ortaklıklarının yanı sıra iş ortaklıklarının kâr-zarar tablolarının ilgili kalemlerinin
%100’ünü içerdiğini vurgulamak istiyoruz.
13. Slayttan takip edebileceğiniz gibi, Koç Grubu 2013 yılında 123 milyar TL gelir, 6,8 milyar TL
faaliyet kârı ve 7,5 milyar TL net gelir kaydetmiştir. Kontrol gücü olmayan paylar (azınlık payları)
ve iş ortaklarının payları düşüldüğünde Koç Holding’in konsolide net geliri, 2013’ün yılında 2,7
milyar TL tutarındadır.
Şimdi de, segmentlerin gelirlerimize katkılarını analiz etmek üzere 14. Slayt’a geçiyorum. Daha
önce de belirttiğim gibi, toplam gelirlerimiz bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %6 oranında
artarak 2013 yılında 123 milyar TL seviyesine ulaşmıştır. Gelirlerin segmentel performansına
baktığımızda, tüm segmentlerin gelirleri artarken, Otomotiv sektörü gelirleri çift haneli
yükselmiştir. Bu çift haneli yükselişin ana sebebi özellikle binek araç tarafında büyüyen Türkiye
otomotiv pazarı ile Tofaş ve Ford’un ihracat adetlerindeki artış olmuştur.
15. Slaytta Koç Grubu’nun faaliyet kârı performansı gösterilmektedir. Rekabet Kurulu tarafından
Tüpraş’a verilen ceza nedeniyle ayrılan karşılığı hariç tutarsak, Koç Grubu’nun normalize
konsolide faaliyet kârı 2013 yılında 7,1 milyar TL olmuştur. Finans ve Dayanıklı Tüketim
segmentlerinin faaliyet kârındaki senelik artışlar, Enerji segmentindeki kötüleşen kârlılığı telafi
etmiştir. Böylece Grup’un normalize konsolide faaliyet kârı geçen seneye paralel gerçekleşmiştir.
Finans segmenti faaliyet kârlılığındaki artışa özellikle yılın ilk çeyreğinde iyileşen net faiz marjları,
kârlı perakende segmentindeki kredi büyümesi ve Euro tahvil portföyün satışlarından elde edilen
faiz dışı gelir sebep olmuştur. Dayanıklı Tüketim Malları segmentinde ise %5 seviyesindeki ciro
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
11 / 20
Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
büyümesine rağmen, faaliyet kâr artışı Sermaye Piyasası Kurulu’nun yeni raporlama taslağı
kapsamında ticari alacak ve borçlarda gerçekleşen kur gelirlerdeki artışın etkisiyle %50 civarında
gerçekleşmiştir. Ticari alacak ve borçlardaki kur artış gelirlerini hariç tutarsak, senelik büyüme
%15 seviyesinde olmuştur. 2013 yılının en kötü performans sergileyen segmenti Enerji, net
rafineri marjlarındaki düşüş ve enerji ile ulaşım maliyetlerindeki artıştan negatif etkilenmiştir.
16. Slaytta Grup’un toplam net gelir performansına geçtiğimizde, esas olarak, sigorta şirketinin
satılmasıyla Finans segmentinde elde edilen 1,3 milyar TL’lik sermaye kazancına dayanan %20’lik
bir artış olduğunu görüyoruz. Bu sermaye kazancının etkisi hariç tutulduğunda, Grup’un
normalize toplam net geliri, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %5’lik bir artış
göstermektedir. Döviz cinsi yükümlülüklerden doğan ve artış gösteren net döviz kayıplarının
olumsuz etkisine rağmen Tüpraş; Fuel Oil Dönüşüm Projesinden sağlanan yatırım indirimiyle
elde ettiği ertelenmiş vergi varlık geliri sayesinde, faaliyet kârında kaydettiği senelik bazdaki
daralmayı net gelirde anlamlı düzeyde dengelenmiştir. Finans ve Dayanıklı Tüketim
segmentlerinde net kâr senelik %15 artarken, senelik bazda net kâr Otomotiv segmentinde
neredeyse aynı kalmıştır.
Koç Holding’in konsolide net gelirinin bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla performansı 17.
Slaytta verilmektedir. Grup’un 2013 tüm yıl konsolide net geliri, bir yıl öncesine kıyasla %15
oranında artmıştır. Aynı şekilde, sigorta şirketinin satışından elde edilen sermaye kazancı ve
Rekabet Kurulu cezası hariç tutulduğunda, normal seviyeye getirilen konsolide net gelir senelik
%3’lük bir artış göstermektedir. Finans segmenti konsolide net gelirlerin %49’unu oluşturarak en
yüksek paya sahip olmuştur. Otomotive ve Enerji segmentleri de sırasıyla net gelirin %23 ve
%15’ini oluşturmuştur.
18. Slaytta, ihracat ve yurtdışı gelirlerdeki performansımız gösterilmektedir. Otomotiv
sektöründeki olumlu ihracat performansı, Dayanıklı Tüketim ve Enerji sektörlerindeki olumsuz
performansları dengelemektedir. Sonuç olarak, Grup’un toplam ihracatı bir önceki yıla kıyasla
durgunluk gösterdi.
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
12 / 20
Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
19. Slaytta, 2013’teki toplam yatırımlarımızı görebilirsiniz. Grup’un toplam kombine yatırımları,
büyük yatırımların Enerji ve Otomotiv Sektörlerine odaklandığı 2013 yılında 6,4 milyar TL
civarındaydı.
Şimdi de risk yönetimi konusuna geçelim. 20. Slaytta da gördüğünüz gibi, Holding şirketimizin
net nakit durumu, 2013 yılının sonunda 800 milyon dolar olmuştur. Holding düzeyindeki brüt
toplam borç, yalnızca, Koç Holding’in 750 milyon dolarlık Euro-tahvil ihracını kapsamaktadır.
Finans sektörü dışındaki konsolide net borcumuz 3,1 milyar dolar civarındadır. Finans sektörü
dışındaki kombine net borcumuz 4,8 milyar dolardır. Bu noktada, Tüpraş satın alma finansmanı
özel amaçlı şirketin (SPV’nin) borcunun 2013’ten itibaren 330 milyon dolar tutar olduğunu
belirtmekte yarar olabilir.
21. slaytta görebileceğiniz üzere, Holding seviyesinde 190 milyon dolar tutarında küçük bir uzun
vadeli döviz pozisyonu taşıyoruz. Konsolide kısa vadeli döviz pozisyonumuz ise 3,5 milyar
dolardır ve bu 3,5 milyar doların 1,7 milyar doları Tüpraş ve Aygaz stoklarının döviz bağlantılı
fiyatlandırmasından kaynaklanan doğal korumalı döviz pozisyonlarına (natural hedge) tâbidir.
Öte yandan, kısa vadeli net döviz pozisyonunun kâr-zarar tablosuna etkisi açısından bakıldığında,
Tüpraş'ın Fuel Oil Dönüşüm Projesi'nin finansmanı için aldığı yaklaşık 1,7 milyar dolar tutarındaki
kredilerden doğan döviz kaybının Tüpraş'ın kâr-zarar tablosu üzerindeki olumsuz etkisinin sınırlı
düzeyde kaldığı, çünkü ödenen ve tahakkuk eden faizleriyle birlikte ilgili döviz kaybının bir "TL
cinsinden gösterge kredinin" faiz maliyetine istinaden projenin inşaat aşamasında sermayeye
çevrilebileceği unutulmaması gereken diğer bir önemli noktadır.
Daha önceki web-yayınlarımızda hep vurguladığımız gibi, ilgili herkesi kapsayan son derece
ihtiyatlı bir risk yönetim politikası uygulamaktayız. Koç şirketlerinde, spekülatif döviz
pozisyonlarını tutmuyoruz. Ayrıca, finansal borç ve likiditeleri tatmin edici seviyelerde tutmak
için net finansal borçlanmayı ve şirketlerimizin cari oranlarını belirli sınırlar içinde tutmak
istiyoruz.
Böylece sunumumun sonuna gelmiş bulunuyoruz. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Şimdi de Soru-Cevap bölümümüzü başlatabiliriz.
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
13 / 20
Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
Soru-Cevap Bölümü:
OPERATÖR: İlk sorumuz BNP Paribas’dan Alper Aksoy’dan geliyor. Lütfen buyurun.
PAKSOY A: İyi günler. Bize Tüpraş SPV’deki borcu biraz daha detaylı anlatır mısınız? Doğru
anladıysam 2013 yılı sonunda net borç oranı 330 milyon dolardı. Sanırım bu borcun ödemesi ile
ilgili bazı değişiklikler oldu? Son durum nedir? 2014 ve 2015’te ödemeyi planladığınız borç
miktarı ne kadardır? Eğer krediyi uzatma olacaksa hangi koşullar altında olacak? Ben aynı
zamanda SPV’deki borç kapatılınca SPV’ye ne olacağını da merak ediyorum. Tüpraş ile
birleştirilecek mi ya da başka plan var mı? Bunun dışında bizi biraz AES Entek’in projeleri
hakkında da bilgilendirir misiniz? Projeler nasıl devam ediyor? 2014 yılında şirkete sermaye
koyma girişimi olacak mı? Bir de kaçırdıysam üzgünüm ama Koç Holding için 2014 yılı kombine
ciro veya net gelir tahmini paylaştınız mı? Teşekkürler.
GUNGOR AKPINAR F: Teşekkürler Alper. SPV’deki borç ile başlamak istiyorum. Açıkçası borcu
yeniden yapılandırmak gibi bir değişiklik yapmadık. Doğal olarak Tüpraş’ın kâr dağıtımı bu sene
açıklandıktan sonra borcu geri ödeme kapasitesini görebileceksiniz. Bu seneki geri ödeme
oldukça makul, yaklaşık 30 milyon dolar civarında. Bu ödeme Tüpraş’ın bu sene açıklanan net
geliri ile kolayca yapılabilir görünüyor.
SPV’deki tüm borcun kapatılmasından sonra SPV ile ilgili ne yapılacağına dair nihai karar
verilmedi. Bizim için asıl önemli olan Holding düzeyinde bu zamana kadar Tüpraş yatırımımızdan
hiç temettü almadık. Ancak SPV düzeyindeki borç kapatılınca Tüpraş’ın temettüsü doğrudan Koç
Holding’e akacak ve bunun bizim net nakit pozisyonumuza önemli bir katkısı olacak.
AES Entek konusunda gelince bildiğiniz gibi sektörde arz konusunda bazı belirsizlikler süre
gelmekte. Bu nedenle biz AES Entek’in yeni projeleri için ihtiyatlı davranıyoruz. Hala istekliyiz
ancak yeni yatırımlar konusunda çok tedbirli davranmaya devam edeceğiz. Bu sene şirkete ilave
sermeye enjeksiyonu ile ilgili bir planımız yok. Şayet olursa sizi bilgilendiririz.
Konsolide finansal beklentilerimize gelirsek; bu sene sadece küresel değil, seçimler nedeniyle
yurtiçinde de belirsizliklerin çok fazla hâkim olduğu bir yıl. Senenin başından beri yaşadığımız
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
14 / 20
Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
ilave dalgalanmalar sonucunda Grup düzeyinde bir beklenti paylaşmak yerine, Grup şirketleri
bazında beklentileri açıklamaya karar verdik. Nitekim bu şirketler bizim satış ve kârımızın
%95’inden fazlasını kapsamakta. Teşekkürler.
OPERATÖR: Bir sonraki soru çevrimiçi katılımcı Deniz Yatırım’dan Alper Akalın tarafından geliyor.
Soru şu şekilde: Bu sene Tüpraş temettü ödemesinin net gelirlerdeki düşüşe bağlı olarak daha az
olması durumunda, Koç Holding borcu kapatmak adına Enerji Yatırım’larına para koymayı
düşünür mü? Yoksa dışardan borçlanma veya borcu döndürme daha mı yüksek olasılık?
GUNGOR AKPINAR F: Önceki cevabımda belirtiğim gibi her iki seçenek de olası. Öncelikle 2014
yılında Tüpraş’ın performansına bağlı olarak SPV’deki borcu tamamen ödeyebilme kapasitemizi
görmemiz lazım. Ondan sonra şayet borç kalırsa bunu yeniden yapılandırma veya para enjekte
etme kararını 2015 yılında kalan tutar ve koşullar doğrultusunda belirleyeceğiz.
OPERATÖR: Teşekkürler, yine çevrimiçi bir katılımcıdan soru var. Katılımcımız Renaissance
Capital’den Ilgın Erdoğan. Soru şu şekilde: Şu an ki makro ve politik görünümü göz önünce
alırsak yeni özelleştirme projeleri hakkındaki beklentiniz nedir? Eğer herhangi bir satın alma ve
birleşme fırsatı doğarsa, borçlanma stratejiniz ne olur? Likit mi kalmayı tercih edersiniz? Ayrıca
bu seneki temettü ödemenizle ilgili de bizi bilgilendirir misiniz? Teşekkürler.
GUNGOR AKPINAR F: Öncelikle yurtiçinde görülen belirsizlikler nedeniyle biz özelleştirmelerin
gerçekleşmesi daha az olası görüyor. Ancak şayet olursa portföyümüze katkı sağlayacak
özelleştirmelere büyük bir ilgi gösteririz.
Bildiğiniz gibi biz Türkiye’de pazarı çok iyi bildiğimiz için faaliyette olduğumuz, olmadığımız her iş
kolundaki yatırım fırsatlarına bakıyoruz. Türkiye pazardaki mevcudiyetimizin 90. Yılına yaklaşmak
üzereyiz. Türkiye’deki sağlam ve güçlü duruşumuz sayesinde yeni segmentlere ve pazarlara
kolayca uyum sağlayabiliyoruz. Bu nedenle Türkiye’deki tüm farklı satın alma ve birleşme
fırsatlarını değerlendiriyoruz.
Türkiye pazarı dışında yurtdışındaki yatırım fırsatlarını da araştırıyoruz. Bunların bazıları
Arçelik’in inorganik büyümesinde olduğu gibi Grup şirketleri aracılığıyla olabilir. Ancak biz
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
15 / 20
Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
faaliyette bulunduğumuz başka sektörlerdeki şirket birleşme ve satın alma fırsatlarına
değerlendiriyoruz. Bunlar fırsatçı satın alımlar veya önemli ölçüde değer yaratmalar olabilir. Şu
an bu konuda tercih ettiğimiz spesifik bir proje yok.
Bir de temettü ödemesi ile ilgili bir soru vardı sanırım. Bildiğiniz üzere son üç yıldır belli bir
temettü verimliliğini korumaya çalışıyoruz. Nakit pozisyonumuz el verdiği sürece bu verimlilik
oranını muhafaza etmeye çalışacağız. Temettü miktarı Genel Kurul’da belirlenecek. Akabinde
Holding düzeyinde kalan net nakit miktarına göre planlarımızı daha da tartışabiliriz. Biz Holding
düzeyinde belli bir nakit tutmaya olası kötü koşullar nedeniyle değer veriyoruz. Ancak eğer çok
iyi bir yatırım fırsatı görürsek mutlaka değerlendiririz. Bizim için önemli olan, eğer bilançomuzu
net borç durumuna getirecek bir yatırım yaparsak kesinlikle bizi en fazla iki sene içinde net nakit
pozisyonuna getirecek bir planımızın hâlihazırda bulunması. Bunu Grup şirketlerimizden
alacağımız temettü, Koç Holding’de holding düzeyinde ödenecek temettü veya çeşitli şirketimin
satışı gibi seçenekleri içeren bir plan ile yapabiliriz. Biz net nakit pozisyonumuzun kuvvetli
olmasına çok önem veriyor ve holding düzeyinde belli tutarda nakdi tutmak istiyoruz.
OPERATÖR: Çok teşekkürler. Çevrimiçi katılıcımız Onur Marşan’dan (Garanti Yatırım) iki sorumuz
var. İlk soru şu şekilde: ‘‘2015 yılında kapatılması beklenen Enerji Yatırımlarındaki 330 milyon
dolar borç uzatılabilir mi? Bu borcun 2014 ve 2015 ödeme planları ile ilgili bilgi verebilir
misiniz?’’ İkinci soru ise şu şekilde: ‘‘İGDAŞ özelleştirmesi ile ilgili planlarınız nelerdir? Koç
Holding hala ilgileniyor mu? AES’in mevcut portföy ve projelerine bakarsak da, 3,000 megavat
üretim hedefi hala geçerli mi?’’ Teşekkürler
GUNGOR AKPINAR F: Sanıyorum AES Entek’in borcu ve projeleri hakkındaki sorulara önceden
cevap verdim. İGDAŞ projesi ise olursa çoğunlukla Aygaz çatısı altında gerçekleşecek. Bu nedenle
bu Aygaz’ın cevaplaması gereken bir soru. Ama genel olarak bakıldığında bu projeye hala ilgimiz
var. Bu proje bizim mevcut ürün yelpazemize son derece tamamlayıcı olur. O nedenle kesinlikle
ilgileniriz. Teşekkürler
OPERATÖR: Teşekkürler. Bir sonraki sorumuz çevrimiçi katılımcımız PIMCO’dan Charles
Watford’dan geliyor. Soru şu şekilde: ‘‘Holding düzeyinde 2014 yıl sonu net nakit durumu için
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
16 / 20
Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
beklentinizi paylaşır mısınız? 2014 kombine yatırım harcaması beklentiniz nedir? 2013 yatırımlar
açısından zirve yıl mıydı?’’ Teşekkürler
GUNGOR AKPINAR F: Tamam, teşekkürler. Öncelikle yeni düzenlemelere göre Yönetim Kurulu
onaylamadan bu veriler hakkındaki beklentilerimizi paylaşamayız. O nedenle bu konferans
konuşmamızda beklenti ne yazık ki veremeyeceğiz. Özellikle net nakit durumu beklentisi çok zor
telaffuz edilecek bir beklenti. Eğer inorganik büyüme fırsatları çıkarsa, tabii bu fırsatlar ile sene
boyunca ilgileneceğiz. Ancak bu fırsatlarda önemli bir katma değer görmezsek ve bizim iç karlılık
beklentilerimizi karşılamazlarsa, belli düzeyde bir nakit durumunu kesinlikle elimizde tutmak
isteriz. Yatırımlara gelirsek, şirketlerimizin çoğunluğu yatırımı planlarını açıkladı. Bildiğiniz gibi
2014 yılında Tüpraş’ın büyük yatırımı tamamlanacak. Ford Otosan’ın büyük yatırımı da son
bulacak. Tofaş ise 880 milyon dolarlık yeni bir yatırım planına başlayacak. Önceden açıkladığımız
rakamlar bunlardı. Teşekkürler
OPERATÖR: Teşekkürler. Renaissance Capital’den Ilgın Erdoğan’dan bir sorumuz daha var.
Elektrik üretim sektörü hakkında görüşünüzü ve sizin bu sektördeki kapasite artışınızı paylaşır
mısınız?
GUNGOR AKPINAR F: Sorular internet aracılığı ile sorulunca önceden cevapladıklarımızı da
içerebiliyor. Bu önceden cevapladığımız bir soruydu. Elektrik üretim sektöründe gerek
özelleştirmeler gerek yasal düzenlemeler konusunda belli şeyleri görmeden büyük adımlar
atmayacağız. Aynı zamanda arz talep dinamikleri de bir şirket için bu sektöre yatırım yapmak
açısından çok önemli. Bu gelişmelere bağlı olarak bir yatırımlarımızda hırslı bir yaklaşıma sahip
olmaya devam edeceğiz. Ancak şu an muhafazakar bir tutum içindeyiz.
OPERATÖR: Çok teşekkürler. Şimdiki sorumuz ise BNP Paribas’dan Alper Paksoy tarafından
geliyor.
PAKSOY A: Merhaba Funda. Şu an Koç Holding enerji şirketleri için yapılan soruşturmalarla ilgili
paylaşmak istediğin bir şey var mı diye merak ediyorum. Bir de son zamanlarda yaşanan
ekonomik görünümdeki değişimler (yükselen faizler, Türkiye’deki yavaş büyüme) Koç Holding’i
yatırımlar konusunda önceki 3-6 aya göre daha temkinli bir hale getirdi mi?
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
17 / 20
Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
GUNGOR AKPINAR F: Teşekkürler Alper. Öncelikle enerji şirketlerimizdeki soruşturmalarımızın
çoğunluğu sonlandırıldı ve sonuçlarını bekliyoruz. Bu iddialarla ilgili bir yorum yapmak çok zor.
İlgili şirketler açıklamalarını yaptılar ve benim bu konuda ekleyeceğim bir şey yok.
Ekonomik görünüm ve bunun bizim karar verme sürecimize yansımasına istinaden piyasalardaki
bu tarz değişikliklerle hazırlıklı olduğumuza inanıyoruz. Bildiğiniz gibi 2008 yılından beri bu tarz
zorluklara karşı çok güçlü ihtiyati tedbirler alıyoruz. Bu değişimler ilk başta küresel piyasalardaki
problemlerle başladı ve şimdi yurtiçindeki problemlerle birleşiyor. Biz 2008 yılından beri
borçluluk olsun açık döviz pozisyonu olsun gerekli önemleri aldık. Hiçbir şirketimiz spekülatif
veya riskten korunmamış (hedged) bir açık döviz pozisyonuna sahip değil. Bizim aynı zamanda
şirketlerimizin likidite oranları ile ilgili de bazı kısıtlamalarımız bulunmakta. Sonuç olarak cari
oran, likidite, açık döviz pozisyonu gibi konularda bu tarz piyasalarda faaliyette bulunmak için
yeterince hazırlıklıyız.
Bunun dışında 2013 senesinde bütün bu pozitif gelişmelerden yararlandık. Özellikle yılın ikinci
çeyreğinde borçlanma vademizi konsolide bazda Arçelik, Aygaz ve Tüpraş’ın Euro tahvil ihraçları
ve Yapı Kredi’nin yine bu piyasadaki aktif ihraçları sayesinde uzattık. Bunların sonucunda
borçlarımızın ortalama vadesini geçtiğimiz yıl 22 aydan 36 aya çıkardık. Bu nedenle her alanda
kendimizi rahat hissediyoruz. Buna ilaveten çeşitlendirilmiş portföy yapımız bizi sektör spesifik
risklere veya düzenleyicilere karşı daha dirençli kılıyor. Teşekkürler.
PAKSOY A: Müsaadenizle bir şey daha sorabilir miyim? Koç Holding için CEO düzeyinde bir
değişiklik bu sene olacak mı, bunun için belli bir program var mı?
GUNGOR AKPINAR F: Hayır, bu zamana kadar henüz olmadı ve bu konuda yaptığımız bir
açıklama da olmadı.
PAKSOY A: Teşekkürler.
GUNGOR AKPINAR F: Teşekkürler.
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
18 / 20
Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
OPERATÖR: Bir sonraki sorumuz Zantke & Cie Asset Management adlı şirketteki Martin Seitz
tarafından geliyor. Soru şu şekilde: ‘‘Herhangi potansiyel bir yatırımınız için kredi notunuzun
‘‘yatırım yapılabilir’’ seviyesinin altında düşmesini kabul eder misiniz?
GUNGOR AKPINAR F: Yatırım planları veya satın alma fırsatlarına bakarken bizim risk yönetimi
açısından bakışımız derecelendirme kuruluşlarından veya yatırımcılardan farklı olmaz. Ancak
önemli katma değerli ve yüksek iç karlılık oranına sahip yatırım fırsatını değerlendirir ve bunu
yaparken bilançomuzun gücünü koruduğundan emin oluruz. Bizi ‘‘yatırım yapılabilir’’ seviyesinin
altına düşürecek potansiyel bir yatırımla ilgileneceğimizi düşünmüyorum çünkü bizim bir yatırım
yapabilmemiz için ona çok inanmamız gerekir. Bu tarz bir satın alımın, bilançomuza ve gelirgider tablomuza uzun vadede katacağı potansiyel iyileşmeleri detaylı inceler ve bu iyileşmelerin
derecelendirme kuruluşları tarafından önemli bulunacağını varsayarız.
OPERATÖR: Teşekkürler. Sonraki soru Deniz Yatırım’dan Alper Akalın tarafından geliyor. Soru şu
şekilde: ‘‘Tekrar için üzgünüm ancak Enerji Yatırımlarındaki son borç durumunuz paylaşır
mısınız?’’
GUNGOR AKPINAR F: Bu daha önceden cevapladığımız bir soruydu. Teşekkürler.
OPERATÖR: Rica ederim. Şimdiki soru Graranti Yatırım’dan Onur Marşan tarafından geliyor. Soru
şu şekilde: ‘‘ Vergi soruşturmalarınızda son durum nedir ve bu konuda ne beklemeliyiz?’’
Teşekkürler. Sonraki soru Deniz Yatırım’dan Alper Akalım tarafından geliyor. Soru şu şekilde:
‘‘Tekrar için üzgünüm ancak Enerji Yatırımlarındaki son borç durumunuz paylaşır mısınız?’’
GUNGOR AKPINAR F: Bu da önceden cevapladığımız bir soruydu. Teşekkürler.
OPERATÖR: Teşekkürler. Bayanlar ve baylar şu an başka soru kalmadı. Kapanış konuşmanızı
yapabilirsiniz. Teşekkürler.
GUNGOR AKPINAR F: Bugünkü konferans konuşmamıza katıldığınız için hepinize teşekkür
ederim. Eğer ilave sorularınız olursa bize her zaman e-mail yolu ile ulaşabilirsiniz. Yine bu
konuşmanın deşifre metni ve tekrar dinleme seçeneği en kısa zamanda web sitemizde olacaktır.
Teşekkürler.
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
19 / 20
Koç Holding 2013 Yıl Sonu Finansal Sonuçlar – Internet Yayını Deşifre Metni
Koç Holding Yatırımcı İlişkileri
20 / 20
Download

Transkript İndir