KAMU PERSONEL SEÇME SINAVI
ÖĞRETMENLİK ALAN BİLGİSİ TESTİ
SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETMENLİĞİ
26 – 27 Nisan 2014
TG – 5
ÖABT –
SOSYAL BİLGİLER
Bu testlerin her hakkı saklıdır. Hangi amaçla olursa olsun, testlerin tamamının veya bir kısmının “İhtiyaç Yayıncılık”ın yazılı izni olmadan kopya edilmesi, fotoğrafının çekilmesi, herhangi bir yolla çoğaltılması, yayımlanması ya da kullanılması yasaktır. Bu yasağa
uymayanlar, gerekli cezai sorumluluğu ve testlerin hazırlanmasındaki mali külfeti peşinen kabullenmiş sayılır.
AÇIKLAMA
DİKKAT!
ÇÖZÜMLERLE İLGİLİ AŞAĞIDA VERİLEN UYARILARI MUTLAKA OKUYUNUZ.
1. Sınavınız bittiğinde her sorunun çözümünü tek tek okuyunuz.
2. Kendi cevaplarınız ile doğru cevapları karşılaştırınız.
3. Yanlış cevapladığınız soruların çözümlerini dikkatle okuyunuz.
2014 – ÖABT / SOS
1.
TG – 5
SOSYAL BİLGİLER ÖĞRETMENLİĞİ
Hititlerde devlet idarecileri Tanrı’ya hesap
verme anlayışı içerisinde yapıp ettiklerini
annal adı verilen kil tabletlere yazdırmışlar böylece kronik tarih anlayışını başlatmışlardır. Bu tabletlere yazılanlar Tanrı’ya
hesap verme anlayışı ile yazıldığından objektif tarih anlayışının da başlangıcı olarak
kabul edilir.
3.
Hititlere ait kil tabletlerin bulunmasında tarih araştırmacıları sağlanmasında kazı bilimi olan arkeolojiden faydalanmaktadır (I).
Kil tabletlerin okunmasında ise paleografya
biliminden faydalanan tarih araştırmacıları
bu belgeleri tarihe kazandırmaktadırlar (II).
Antropoloji, kafatasları ve kemikleri inceleyerek etnik köken araştırmalarında tarihe
yardımcı olan bilim dalıdır. Tabletlerin incelenmesinde yararlanılan bir bilim değildir.
İslamiyet öncesi Türk topluluklarının inanç
sistemleri ile ilgili “D” seçeneğinde verilen
bilgi doğru değildir. Politeist inanç sistemi
çok tanrılılıktır. İslam öncesi Türk topluluklarında çok tanrılı inanç sistemi ve puta
tapıcılık görülmemiştir. En yaygın inancın
Gök Tanrı dini olduğu İslam öncesi Türk
toplulukları birçok dini inanç sisteminden
de etkilenmiştir. Bu durumda Türklerin
ana yurtları Orta Asya’dan başka yerlere
yaptıkları göç hareketleri etkili olmuştur.
Uygurların Manihaizm inancını benimsemeleri geleneksel Türk yaşam biçimi olan
göçebe yaşam tarzının değişmesine ortam
hazırlamıştır. Manihaizm’de kan akıtmanın
yasak olması Türklerin tarımsal üretime yönelmesine ve yerleşik hayata geçmelerine
ortam hazırlamıştır.
Kurganlar ev – oda şeklinde yapılmış mezarlardır. Balballar ise mezarların başına
dikilen heykellerdir. Her ikisi de Türklerde
ikinci bir yaşama inanıldığının kanıtıdır.
A B C D E
5.
Mısır’da hâkimiyet kuran Türk - İslam devleti Memluklerde “her emirin hükümdar
olabilmesi” anlayışı benimsenmiştir. Bu anlayış İslamiyet öncesi gelenek olan “Ülke
hanedan ailesinin ortak malıdır.” anlayışı
ile bağdaşan bir durum değildir. Benimsenen bu egemenlik anlayışı şeri hükümlerden kaynaklanan bir anlayış da değildir.
Ancak, bu sistemde de tahta kimin çıkacağı belli olmadığından sık sık taht kavgaları
yaşanmıştır. Her emirin hükümdar olabilmesi anlayışı Memluklerde,
●● Düzensiz bir Veraset Sistemi’nin benimsendiğinin (II)
kanıtı olarak gösterilebilir. Memluklerin yıkılışlarında bu uygulama önemli bir etkiye
sahiptir.
A B C D E
6.
A B C D E
Büyük Selçuklu Devleti Hükümdarı Tuğrul
Bey’in Bağdat Seferi’ni düzenlemesinde
Abbasi halifesinin Tuğrul Bey’den Şii Büveyhoğullarının baskıları karşısında yardım istemesi etkili olmuştur. Bağdat’a giren
Tuğrul Bey Büveyhoğullarının hükümdarını
yakalatmış, Büveyhoğulları Devleti’ne son
vermiştir (1060). Bu gelişmeden sonra Abbasi Halifesi Tuğrul Bey’e “Doğunun ve Batı’nın sultanı” unvanını vermiştir. Böylece
İslam dünyasının siyasi liderliği de ilk kez
bir Türk devletine geçmiştir.
A B C D E
7.
2.
İslamiyet öncesi Türk devletlerinin kullandığı ve ticari çıkarlarını korumak için Çin
başta olmak üzere mücadelelerde bulunduğu en önemli ticaret yolu İpek Yolu’dur.
Çin’den başlayıp Orta Asya üzerinde batıya (Kırım’dan Karadeniz’e, İran üzerinden
Akdeniz’e, Anadolu’ya ve oradan Avrupa’ya) uzanan bu yola Hunlar, Kök Türkler,
Uygurlar başta olmak üzere birçok Türk
devleti hâkim olmuştur (I).
Kürk Yolu, Sibirya’dan başlayıp Hazar ülkesinden Karadeniz’e uzanan yoldur. bu
ticaret yoluna da Sibirler ve Hazarlar başta
olmak üzere Karadeniz’in kuzeyine hâkim
olan birçok Türk devleti hâkim olmuştur (II).
4.
İslam tarihinde Türk toplulukları ile İslam
Devleti’nin komşu olması Hz. Ömer Dönemi’nde İran topraklarının ele geçirilmesinin bir sonucudur. İran’ın fethedilmesi ile
birlikte İslam Devleti Türklerin ana yurtları
olan Orta Asya ile komşu olmuştur. Türklerle ilk askerî mücadeleler ise Hz. Osman
Dönemi’nde yaşanmıştır. Kafkaslara doğru
ilerleyen Hz. Osman Hazarlarla mücadele
etmiştir.
Baharat Yolu, Hindistan’dan başlayıp Hint
denizi ve Kızıldeniz üzerinden Mısır’a ve
Akdeniz’e ulaşan yoldur. Bu ticaret yolu
üzerinde İslamiyet öncesi Türk devletlerinin herhangi bir etkinliği olmamıştır.
Emeviler Dönemi’nde Türklerle - Müslümanlar arasında çatışmalar artmıştır. Abbasiler Dönemi’nde ise Talas Savaşı’nda
Türkler (Karluklar) Müslümanlara yardım
etmiş ve Çin mağlup edilmiştir. 751’de
yaşanan Talas Savaşı’ndan sonra Türkler
kitleler hâlinde Müslüman olmaya başlamışlardır. İlk Müslüman olan Türk topluluğu
ise Karluklardır.
A B C D E
A B C D E
3
Osmanlı Devleti’nde kazaskerlik makamını
oluşturan I. Murat bu göreve Çandarlı Halil Hayrettin Paşa’yı atamıştır. Halil Paşa,
Orhan Gazi Dönemi’nde Bilecik ve Bursa
kadılığı yapmıştır. I. Murat Dönemi’nde kazasker olduktan sonra Osmanlı Devleti’nde önemli gelişmelere öncülük etmiştir. I.
Murat onun tavsiyeleri ile Yeniçeri Ocağını
kurmuştur. Devşirme Sistemi’nin kurucusu
Çandarlı Kara Halil Paşa olarak kabul edilmektedir. Çandarlı ailesi II. Mehmet (Fatih)
Dönemi’ne kadar Osmanlı yönetiminde etkin rol oynamıştır.
Davud-u Kayserî, Orhan Bey Dönemi’nde
İznik’te açılan Süleyman Paşa Medresesinin ilk müderrisidir.
Amasyalı Bayezit Paşa, 1413-1421 yılları
arasında sadrazamlık yapan devlet adamıdır.
Çandarlı İbrahim Paşa, 1421-1423 yılları
arasında sadrazamlık yapan devlet adamıdır.
Sinanüddin Fakih Yusuf Paşa, 1349-1364
yılları arasında görev yapmıştır. Orhan Gazi’nin son, I. Murat’ın ilk vezidir.
A B C D E
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 – ÖABT / SOS
8.
TG – 5
Osmanlı Devleti’nde Tımar Sistemi’nin
uygulandığı merkeze bağlı eyaletler (Saliyanesiz Eyaletler); Trabzon, Halep, Budin,
Rumeli, Anadolu, Bosna, Halep, Girit, Şam
gibi eyaletlerdir. Özel yönetimli eyaletler;
Mısır, Yemen, Bağdat ve Cezayir’dir. İmtiyazlı eyaletler ise Kırım, Eflak, Boğdan,
Lehistan, Erdel, Hicaz eyaletleridir.
11.
A B C D E
9.
İkinci Balkan Savaşı’nda Bulgaristan kendisine karşı mücadele eden Yunanistan,
Sırbistan, Karadağ ve Romanya karşısında yenilgi almıştır. Savaşın sonunda da
Birinci Balkan Savaşı’nda aldığı Osmanlı
topraklarını bu devletlere vermek zorunda
kalmıştır. İşte bu durum ilerde ortaya çıkan
bazı gelişmeleri de etkilemiştir.
13.
Truman Doktrini, 12 Mart 1947’de ABD’nin
Sovyet yayılmacılığına karşı Türkiye ve
Yunanistan’ın ekonomik ve askerî alanda
desteklenmesine yönelik yardımlarını içeren belgedir. ABD Başkanı Truman tarafından hazırlanan doktrin kapsamında Türkiye ve Yunanistan’a yardımlar yapılmıştır.
●● Kaybettiği yerleri geri alma politikasını
uzun yıllar devam ettiren Bulgaristan
1934’te Türkiye, Yunanistan, Romanya
ve Yugoslavya arasında oluşturulan Balkan İttifakı’na katılmamıştır (I).
●● Birinci Dünya Savaşı’nda Bulgaristan’ın
İttifak Grubu (Almanya, Osmanlı, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu) yanında olmasının temel nedeni de II. Balkan
Savaşı’nda kaybettiği yerleri geri almayı
düşünmesidir (II).
Osmanlı Devleti’nde Avrupa’nın önemli
şehirlerinde ilk sürekli elçiliklerin açılması
Sultan III. Selim Dönemi’nin gelişmesidir.
Mekteb-i Mülkiye, Tanzimat Dönemi hükümdarlarından Abdülmecit Dönemi’nde
açılmıştır. Bu okulda devlet kademelerinde
çalışacak memur yetiştirmek amaçlanmıştır. 1859’da İstanbul’da açılan okul bugünkü Siyasal Bilgiler Fakültesinin temelidir.
Sovyet Rusya tarafından, ABD’nin Avrupa
ülkelerine yönelik olarak hazırladığı Marshall Planı ve bu çerçevede yaptığı ekonomik yardımlarına karşı Doğu Bloku ülkeleri
arasında ikili ticaret düzeni şeklinde kurulan sistem 1947’de hazırlanan Molotof Planı ile gerçekleştirilmiştir.
Brejnev Doktrini, Soğuk Savaş Dönemi’nde SSCB’nin dış politikasını belirleyen
doktrindir (1968). Kapitalizme yönelik alınacak tedbirleri içerir.
COMİNFORM, 5 Ekim 1947’de Sovyet
Rusya’nın öncülüğünde Yugoslavya, Romanya, Bulgaristan, Macaristan, Polonya,
Çekoslovakya, Fransa ve İtalya’daki komünist partiler arasında gerçekleştirilen bir
teşkilatlanmadır.
●● İkinci Balkan Savaşı’nda “Dobruca” adı
verilen bölgeyi Romanya’nın işgal etmesi Bulgaristan ve Romanya arasında
siyasi gerginliklerin yaşanmasına neden
olmuştur (III).
A B C D E
Schuman Planı, 9 Mayıs 1950’de Fransa
dışişleri bakanı tarafından ortaya atılan
Avrupa kömür-çelik sanayisinin tek çatı
altında birleştirilmesini öngören doktrindir.
Bu doktrinden sonra yapılan çalışmaların
neticesinde Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu kurulmuştur.
Çiftçi kesimi desteklemek amacı ile kurulan
Menafi Sandıkları ya da Memleket Sandıkları Tanzimat Dönemi’nde Abdülaziz’in açtığı kurumlar arasında yer alır. Bu kurumlar
Ziraat Bankasının temelini oluşturmuştur.
(1867’de açılmışlardır.)
A B C D E
Sanayiinefise Mektebi, II. Abdülhamit Dönemi’nde Osman Hamdi Bey tarafından
açılan sanat-meslek okuludur. (10 Ocak
1882’de açılmıştır.)
Darüşşafaka Lisesi Abdülaziz Dönemi’nde
kimsesiz çocukların eğitimlerini desteklemek amacı ile açılmıştır. (1873’te hizmete
açılmıştır.)
A B C D E
14.
12.
Millî Mücadele Dönemi’nde TBMM’ye bağlı orduların başarılar kazanması Anadolu
işgallerine katılan İtilaf Devletleri’nin geri
adım atmalarına ortam hazırlamıştır.
●● II. İnönü Muharebesi’nden sonra Fransa
Zonguldak’ı, İtalya ise Antalya’yı boşaltmıştır (II).
10.
Bağlantısızlık Hareketi’nin temeli 1955’te
Hindistan, Mısır, Yugoslavya ve Endonezya liderlerinin bir araya geldiği Bandung
Konferansı’nda atılmıştır. “Barış için bir
arada yaşama” ilkesini temel alan bu hareketin ortaya çıkmasında,
●● Soğuk Savaş’ın dünya devletlerini tehlikeye sokması (I),
“Fief” Orta Çağ’da benimsenmiş olan feodal düzen içinde “süzeren” adı verilen koruyan sınıf ile “vassal” adı verilen korunan
sınıf arasında imzalanan bağlılık ve koruyuculuk üzerine kurulu sözleşmedir. Bu
sözleşme ile vassallar süzerenlere bağlı
kalacaklarına dair söz verirken, süzerenler
de vassallarına koruyuculuk garantisi vermekteydiler.
●● Sakarya Muharebesi’nin kazanılmasından sonra İtalya, Anadolu’ya tamamen
terk etmiş, Fransa ise Hatay dışında
tüm işgallerini sona erdirmiştir. Fransa
ve TBMM Hükûmeti arasında Ankara
Antlaşması imzalanmıştır (III).
●● İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra birçok
bağımsız devletin ortaya çıkması (II),
●● Fakat I. İnönü Muharebesi önemli bir
başarı olsa da savaş sonunda işgallerine kısmen ya da tamamen son veren bir
İtilaf devleti olmamıştır.
Ancak Sovyet Rusya Bağlantısızlar Hareketi’nin kurulmasından çok sonraki bir
dönemde (1989’da) dağılma sürecine girmiştir.
A B C D E
A B C D E
A B C D E
4
●● Bağımsızlığını kazanan devletlerin barış içinde yaşamak, tehlikelerden uzak
durmak istemesi gibi durumlar etkili olmuştur.
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 – ÖABT / SOS
15.
TG – 5
Kuzey Amerika’da kentleşime oranı %
82,1’dir. Bu değer kentin nüfus sayısını
vermez. Asya’da kentleşme oranı %42,2
olmasına rağmen kent nüfus sayısı Kuzey
Amerika’dan daha fazladır.
20.
Tropikal kuşak, termik alçak basınç etkisindedir. Bu nedenle nemli ve yağışlı olur.
Fiziksel ufalanmanın etkili olduğu yerlerde
nem az sıcaklık farkı çok olur.
25.
●● Öznel idealizm, bildiğimiz şeylerin zihinde beliren fikirler olduğunu söyler.
Nesneler insan aklında var olan fikirlerin
(idelerin) bir sonucudur. Örneğin; insan,
masa fikrini zihninde oluşturur ondan
sonra masayı üretir. Dolayısıyla bu yaklaşıma göre nesneler insan zihni ile sınırlıdır. İnsan kendi zihni dışında hiçbir
varlığı bilemez.
A B C D E
A B C D E
21.
16.
Zonguldak’ta yıllık sıcaklık farkı Ankara’ya
göre daha azdır. Çünkü Zonguldak’ta bağıl
nem yüksek (denizellik etkisi) sıcaklık farkı
azdır.
A B C D E
İdealizm, kendi içerisinde ikiye ayrılır: öznel idealizm ve kategorik idealizm.
Rize ve Kırklareli’de kırsal kesimde meskenlerde yapı malzemesi olarak daha çok
ahşap kullanılır. Muğla ve Antalya’nın kırsal bölgelerinde yapı malzemesi olarak taş
kullanılmaktadır. Yozgat’ta ise kurak iklim
koşullarından dolayı kerpiç ya da toprak
kullanılır.
●● Kategorik idealizmde ise zihin kategorilere ayrılmıştır ve bu kategoriler yoluyla
nesneleri kavrar. Bilgi, deneyimler ve
zihnin birlikte hareketi ile sınırlıdır. Yani
deneylerle başlayan bilgi aklın süzgecinden geçerek gerçek hâlini alır. Burada süzgeçten kasıt kategorizasyondur.
Bu yaklaşımın en önemli temsilcisi Immanuel Kant’tır.
A B C D E
A B C D E
22.
17.
Kanarya Adaları Batı Afrika kıyılarında Atlas Okyanusu’nda yer alır. Diğer adaların
tamamı Akdeniz’de bulunmaktadır.
Dünya taş kömürü üretiminde en büyük
üretici Çin’dir. Bunu ABD, Hindistan, GAC,
Avusturalya, Rusya, Almanya ve Polonya
izler. Taş kömürü rezervi en fazla olan ABD
ve Rusya’dır.
26.
A B C D E
A B C D E
Bir toplumda düzenin bozulmaması ve
toplumsal birlik ve beraberliğin sağlanması için insanlar üzerinde etkili denetim
görevi yapmaya “toplumsal kontrol” denir.
Toplumsal kontrolün amacı, gerek insanlar
gerekse kurumlar arası denetimi düzenleyerek toplumun düzenini devam ettirmektir.
Toplumsal kontrolün olmadığı yerde toplumun devamından söz edilemez. Toplumsal
kontrolün özellikleri şunlardır:
●● Toplumsal yaşama göre ortaya çıkar.
23.
18.
Akdeniz vejetasyonu subtropikal kuşaktan
yaklaşık 30º - 40º enlemleri arasında kotaların batı kesimlerinde gelişmiştir.
●● Toplumsal bütünleşmeyi ve ulusal birliği
sağlar.
Levhaların hareket yönleri yaklaşma
ve uzaklaşma durumları incelendiğinde
Avustralya levhası ile Kuzey Amerika levhasının birbirlerini etkileme durumu söz
konusu değildir.
●● Toplumda düzeni ve devamlılığı sağlar.
●● Toplumdan topluma ve bir toplumda zaman içerisinde değişir.
A B C D E
10º kuzey 10º güney enlemleri arası Nemli Tropikal Ormanlar
●● Bireylerin toplumsallaşmasına katkı
sağlar. Dolayısıyla D seçeneğindeki ifade yanlıştır.
10º - 20º enlemleri arası - Savanlar
A B C D E
20º - 30º enlemleri arası - Çöl fermasyonları
Güney ve Güneydoğu Asya’da ise Muson
Ormanları gelişmiştir.
A B C D E
24.
Verilen topraklar dış kuvvetlerin etkisi ile
taşınmış topraklardır.
●● Alüviyal topraklar, akarsuların taşıyıp
biriktirdiği verimli topraklardır.
●● Litosol topraklar, Yamaçlarda devamlı
aşınma sonucu oluşan iri malzemelerin
hakim olduğu taşlı topraklardır.
19.
Pasifik Ateş Çemberi dünyanın, en çok
volkan bulunduran ve en çok deprem görülen alanıdır. Bu kırıklı yapı nedeniyle jeotermal enerji potansiyeli yüksektir.
●● Regosoller, volkanlardan çıkan kum boyutundaki malzemelerin akarsular etkisi
ile yamaç eteklerinde birikmesiyle oluşan kumlu kolüvyal topraklardır.
27.
Sosyal psikolojik yaklaşımlar kendi içinde
üçe ayrılmaktadır: güdüsel yaklaşım, davranışçı yaklaşım ve bilişsel yaklaşım. Sosyal psikolojideki genel yaklaşımlardan biri
olan güdüsel yaklaşım, bireyin ihtiyaçları
ya da güdülerine odaklanmaktadır. Örneğin, benlik-saygısını artırmak ve kendisini
iyi hissetme ihtiyacını doyurmak isteyen
bir kişi yaşamındaki başarıları sahiplenip
başarısızlıklarında başkalarını suçlayabilir.
A B C D E
A B C D E
A B C D E
5
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 – ÖABT / SOS
28.
TG – 5
Elton Mayo Hawthorne Deneyleri sonucunda şu bulgulara ulaşmıştır:
31.
●● Endüstriyel bir ortamın her türlü özelliğinin bir sosyal değer taşıdığı sonucuna
varmıştır.
Ülkemizde sosyal bilimler alanında önemli
çalışmalar yapan ilk isim Ziya Gökalp’tir.
33.
Türkçülük üzerine çalışmalar yapan Ziya
Gökalp, Türkiye’de sosyoloji kürsüsünü kuran kişidir. Batının teknolojisi alınırken kendi kültürümüzle sentezlenmesi gerektiğini
savunan Gökalp, ülkemizde sosyal bilimlerin gelişmesinde çok önemli bir isimdir.
●● Kadınların fabrikanın diğer kısımlardan
ayrılarak çalıştırılmasının onlarda bir öz
güven yarattığı sonucuna ulaşmıştır.
Bir ekonomide ülke sınırları içerisinde belli
bir dönemde üretilmiş nihai mal ve parasal
değer, gayrisafi millî hasıla değeridir.
Safi yurt içi hasılanın, net faktör gelirleri ile
toplamı gayrisafi millî hasılayı verir. Ayrıca
GSMH; tüketim, kamu harcaması, yatırım
ve net ihracatın toplamıdır.
Ayrıca Osmanlı Dönemi’nde Namık Kemal,
Ahmed Cevdet Paşa, Ahmed Vefik Paşa
ve Yusuf Akçura gibi isimlerin de sosyal
bilimler literatürümüze önemli katkıları olmuştur. Ahmed Cevdet Paşa bilimsel tarih
anlayışını savunan ilk isim olmuş ve Türk
tarih çalışmalarının kurucusu sayılmıştır.
Ahmed Vefik Paşa ise ilk Türkologumuzdur.
●● Çalışanların yöneticileri ile arkadaşça
bir ilişki içerisine girdiklerinde kendilerini
işte daha mutlu hissetmeye başladıklarını tespit etmiştir. Kendileriyle değişimlerin etkilerini tartışan yöneticiler onlara
kendilerini bir takımın parçası gibi hissetmeleri imkânını verir. Onların bağlılıklarını ve iş birliklerini güven altına
alması dinlenme molaları kaldırılsa bile
üretimin artmasını açıklar. Dolayısıyla
III. öncüldeki ifade yanlıştır.
Millî gelir, üretim faktörlerinin (emek, sermaye, toprak, girişim) kullandırılması sonucu elde edilen gelirin toplamıdır.
A B C D E
A B C D E
A B C D E
29.
Etnosentrizm, kişinin kendi kültürünü temel olarak alması ve diğer kültürleri kendi
kültürü açısından değerlendirmesi anlamına gelir. Boks ve güreşi en iyi spor, boğa
güreşini vahşet olarak nitelendiren görüş,
etnosentrik bir düşüncedir. Etnosentrizmin
hem olumlu hem de olumsuz yönleri vardır. Olumlu yönü, grup bağlılığının artması;
olumsuz yönü, ayrımcılıklara neden olup
farklı olanları küçümsemeye ve dışlamaya
iten davranışlara yol açmasıdır.
A B C D E
30.
34.
32.
Orta Çağ’da tüketilenden fazla ürün üretilmesi sonucunda fazla ürünleri elden çıkarmak bir ihtiyaç olarak belirmiş, ticaretin
gelişmeye başlaması söz konusu olmuştur.
Akdeniz’de bir ticaret ağı kurulmuş, denizciliğe önem verilmiş, liman kentleri büyük
bir öneme sahip olmuştur.
Anadolu’nun en görkemli tümülüslerinden
biri Phyrig Krallığı döneminde yapılan Yassıhöyük’teki Kral Midas Mezarıdır.
Avrupalı soyluların bolluk ve lüks içinde
yaşama isteği tüccar sayısını artırmış, ticaret yollarının ortaya çıkması kaçınılmaz
olmuştur. Ticaretin yeni yaşam tarzının
temel direği olması, ticaret yapabilmek
için birçok insanın kentlere göç etmesine
neden olmuş ve kentleşme büyük bir hız
kazanmıştır.
Madde – form ilişkisi üzerinden sanata
bakışını konumlandıran düşünür Aristoteles’tir. Aristo sanat hakkındaki görüşlerini
“Poetika” adlı eserinde toplamıştır. Aristo
da Platon gibi insanın iki dünyası olduğuna inanır. Bunlardan birincisi akıl yoluyla
kavranan dünya, diğeri ise duygularımızla
kavradığımız dünyadır.
Kentlerdeki et ihtiyacını karşılamak için büyük hayvan çiftlikleri kurulmuştur. Aynı zamanda bir soyluluk göstergesi hâline gelen
kaliteli kumaşlardan yapılmış giysiler giymek toplumsal hayatın vazgeçilmezlerinden biri olduğundan dokumacılık sektörü
hızla gelişmiş ve ayaklı dokuma tezgâhları
kullanılmaya başlanmıştır.
Aristoteles’e göre iyi ve soylu bir sanatçı
ancak iyi ve soylu kişileri taklit edebilir. Basit bir karaktere sahip sanatçı ise bayağı
insanları taklit eder. Bu noktada Aristoteles bir nesneye ya da reel bir şeye değil,
bir ideale yönelmiştir. Bu da Aristoteles’i
idealist bir sanat anlayışına götürür. Aristoteles’e göre her objede madde form uygunluğu bulunmaz. Böyle bir obje, mimesis
objesi olduğunda sanatçı tarafından idealize edilmeli güzel hâle getirilmelidir.
Mekanik saatin keşfedilmesi, ticaret hayatına büyük bir katkı sunmuştur. Günün
bölümleri mekanik saat yoluyla çok daha
rahat değerlendirilmiş ve ticari hayat aksamadan işlemiştir.
Fabrikasyon üretim tarzına geçilmesi ise
Orta Çağ’da değil Endüstri Devrimi Döneminde ortaya çıkan bir gelişmedir.
A B C D E
Mezar tepesi anlamına gelen arkeolojik
alan tümülüstür. Soylu kişilerin mezarlarının belli olması için oluşturulan tepelerdir.
Toprağın zamanla akmayarak korunması
için killi toprak tercih edilir. Tümülüs geleneğinden çok daha eski mezar tepelerine
ise kurgan adı verilir.
A B C D E
35.
Dünyanın karşı karşıya kaldığı temel küresel sorunların başında; küresel ısınma,
açlık, salgın hastalıklar ve nükleer enerjinin çevreye yaydığı zararlar gelmektedir.
Küresel ısınma sorununu çözmek için devletlerin attığı en önemli adım; 1997’de Japonya’da imzalanan Kyoto Protokolü’dür.
Protokolü imzalayan devletler karbondioksit ve sera gazı salınımını azaltmaya yönelik söz vermişlerdir. Türkiye de 2009’da bu
protokolü imzalamıştır. Kyoto Protokolü’nden ayrılan ilk ve tek ülke ise Kanada’dır.
A B C D E
A B C D E
6
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 – ÖABT / SOS
36.
TG – 5
Milli Güvenlik Kurulu, cumhurbaşkanı başkanlığında olağan şartlarda iki ayda bir toplanır. Görevi, millî güvenlik siyasetini tayin
etmek ve millî güvenliğin sağlanması için
Bakanlar Kuruluna tavsiye niteliğinde rapor
sunmaktadır. Dolayısıyla kararları bağlayıcı değil, tavsiye niteliğindedir.
39.
Millî Güvenlik Kurulu üyeleri şunlardır:
cumhurbaşkanı, başbakan, başbakan
yardımcıları, içişleri bakanı, dışişleri bakanı, millî savunma bakanı, adalet bakanı,
genelkurmay başkanı, kara kuvvetleri komutanı, deniz kuvvetleri komutanı, hava
kuvvetleri komutanı ve jandarma genel
komutanı. TBMM başkanı ise MGK üyeleri
arasında yer almaz.
Aydınlanma, Sanayi İnkılabı ve Fransız
Devrimi’nin Avrupa’da meydana getirdiği
hızlı değişimler muhafazakârlığın bir siyasi ideoloji olarak ortaya çıkmasının temel
sebebidir. Siyasi, sosyal ve iktisadi alanda
yaşanan hızlı değişimler, muhafazakârlığın
bir tepki olarak ideoloji niteliği kazanmasına neden olmuştur.
41.
İngiliz filozof Edmund Burke, muhafazakâr
ideolojinin en önemli ismidir. “Fransız İhtilali Üzerine Düşünceler” isimli eserinde,
muhafazakârlığı kuramsal bir temele oturtmuştur.
Bu yönüyle muhafazakâr düşüncenin kurucusudur. Muhafazakârlığın temel ilkeleri
şunlardır:
A B C D E
●● Gelenekçilik
●● Faydacılık (Pragmatizm)
Sınıf ortamında kendiliğinden ortaya çıkan
unsurlar örtük program kapsamındadır.
Zira öğretmen örtük programın etkisini ortadan kaldıramaz. Çünkü bu program türü
kendiliğinden ortaya çıkar.
●● İnsanın doğuştan kusurlu olması
●● Organizmacı toplum anlayışı
●● Hiyerarşik toplumsal yapı
37.
●● Otoriteye saygı
Nüfusu ne olursa olsun il ve ilçe olan yerlerde belediye kurulur. Nüfusu 2000’in altına
düşen belediyeler köye dönüştürülür. Belediyeler müşterek kararname ile kurulur.
Dolayısıyla B seçeneğindeki ifade yanlıştır.
Zabıtalar, belediyelerin kolluk kuvvetleridir.
A B C D E
●● Mülkiyete saygı
●● Ortak aklın gücü
●● Bireysel aklın eleştirisi
A B C D E
Organları; belediye başkanı, belediye encümeni ve belediye meclisidir.
42.
Belediye başkanı, belediye meclisi ve belediye encümeni; İçişleri Bakanlığının bildirisi ve Danıştay kararı sonucu görevlerini
kaybederler.
Hakkında soruşturma ya da dava açılan
belediye başkanı, içişleri bakanı tarafından
geçici olarak görevinden uzaklaştırılabilir.
A B C D E
40.
Projelerin düzenlenmesinde dikkate alınması gereken hususlar şunlardır:
●● Uygulamalı öğrenme
●● Bilgilerin keşfedilmesi
Aydınlanma düşünürlerinin Kartezyen aklı
ortaya atmaları akıl ile doğru bilginin bulunabileceği kabulünü ortaya çıkarmıştır.
Aydınlanmacılar aklı mutlak bir mertebeye
oturtmuş ve bilimin konusuna girmeyen her
türlü bilgiyi dışarıda bırakmışlardır. Dolayısıyla dinî, ahlaki ve metafizik ögeler aydınlanmanın düşünce sistematiğinde yer bulamazlar. Bu yönüyle aydınlanma felsefesi
mekanik bir akıl ortaya koymuş ve insan
aklına tanrısal denebilecek bir sıfat yüklemiştir. Varlığın temel amacı düşünmektir.
Bu görüşün en önemli temsilcisi ise Rene
Descartes’tir. Rene Descartes’ın meşhur
sözü: “Düşünüyorum, öyleyse varım.” Aydınlanmanın bu düşünce sistematiğini çok
iyi açıklamaktadır.
Rüştü Öğretmen’in yaptırdığı etkinlikte öğrencilerden çalışma raporu yazarak sınıfta
sunmalarını istemesi hem yazılı anlatım
hem de iletişim becerisini geliştirecektir.
Öğrencilerin üç tane bilim adamı ve bunların buluşlarıyla ilgili araştırma yapmaları,
referans kaynakları kullanmalarını gerektir.
Ayrıca bu süreçte elde ettikleri bilgi ile görselleri kullanmaları yaratıcı düşünme becerilerini geliştirecektir.
Bu bilgiler doğrultusunda Rüştü Öğretmen’in A, B, C ve E seçeneklerinde yer
alan becerilere yönelik etkinlik yaptırdığı
söylenebilir. Fakat D seçeneğinde verilen
gözlem becerisi, öğrencilerin olay ve olguları farklı biçimlerde incelemesidir. Süreç
içerisinde bu beceriye yönelik bir etkinlik
yapılmamıştır.
●● Sorunun özgünlüğü
●● Akademik çalışma tarzı
38.
Paragraf incelendiğinde dikkat çekme,
güdülenme ve gözden geçirme işlemlerinin öğretmenin yaptığı etkinliklerde uygulandığı görülecektir. Bu yüzden A, B ve E
seçeneklerinde verilen ifadelerin öğretim
sürecinde gerçekleştirilebildiği söylenebilir. C seçeneğinde ise “estetik” değerinin
verildiği söylenmiştir. “Zengin Kültürümüz”
konusu “Adım Adım Türkiye” ünitesinde
yer alır. Bu ünitenin öğrenme alanı “Kültür
ve Miras”tır. Doğrudan verilecek değer ise
“estetik”tir. Bu değerin kazandırılmasında
öğretmen öncelikle kendi çevresinde ya
da toplumda bulunan estetik değeri olan
eserlerden aldığı zevki yansıtarak öğrencilere örnek olmalıdır. Dolayısıyla bu bilgiler
doğrultusunda C seçeneğindeki ifadenin
de gerçekleştirildiği söylenebilir.
●● Daha derin bilgiler edinilmesi
●● Değerlendirme uygulamaları
A B C D E
Görüldüğü üzere farklı projelerle karşılaştırma proje düzenlemesinde dikkat edilecek hususlardan biri değildir.
A B C D E
43.
A B C D E
Öğrencilerin çalışmalarının hangi aşamasında ne kadar puan alabileceklerini gösteren değerlendirme aracı, dereceli puanlama anahtarıdır. Bu değerlendirme aracının
diğer bir adı da rubriktir. Gözlemlerimizi puanla tanımlanmış ölçütlerden uygun düşen
boyuta kaydetmemizi sağlayan bu araç;
değerlendirme ölçütleri, ölçüt tanımlamaları ve puanlama stratejisi olmak üzere üç
bölümden oluşur.
A B C D E
7
Diğer sayfaya geçiniz.
2014 – ÖABT / SOS
44.
TG – 5
“Bilimsel düşünmeyi temel alarak bilgiye
ulaşma, bilgiyi kullanma ve üretmede bilimsel ahlâkı gözetme” amacı; bilim, teknoloji ve toplum öğrenme alanına aittir. Bu
yüzden E seçeneğinde verilen eşleştirme
yanlıştır. Kültür ve miras öğrenme alanıyla öğrenciler genel olarak Türk kültürünü
meydana getiren temel unsurları tanıyıp
benimseyerek millî bilincin ortaya çıkmasını sağlayan kültürün korunması ve geliştirilmesi gerektiğini kabul eder.
48.
Yapay ya da gerçek bir problemle karşılaşıldığında kullanılan, öğrencilerin problem
çözme becerilerini kullanarak yargılama
yaptıkları, değer öğretimi yaklaşımı “değer
analizi”dir. Bu yaklaşımla öğrenciler örnek
olaylar sayesinde ahlâki düşünme becerisi
kazanırlar.
A B C D E
A B C D E
45.
“Küresel Bağlantılar” öğrenme alanı “Ülkemiz ve Dünya” ünitesinde yardımseverlik
değeri öğrencilere kazandırılmaya çalışılmıştır. Paragrafta verilen kazanımlar incelendiğinde özellikle “Ülkemizin diğer ülkelerle doğal afetlerde ve çevre sorunlarında
dayanışma ve iş birliği içinde olmasını fark
eder.” kazanımıyla bu değere ulaşılmaya
çalışıldığı anlaşılabilir.
49.
Öğrenme alanları, sosyal bilgiler dersinde
4. sınıftan 8. sınıfa kadar her ünitede verilmiştir. Ayrıca bir ünite, bir ya da birden
fazla öğrenme alanını içinde barındırabilmiştir. Özellikle “Zaman, Süreklilik ve
Değişim” öğrenme alanı 5. sınıfta tek bir
ünitede verilmeyip diğer öğrenme alanları
içinde düşünülmüştür.
A B C D E
46.
Uzun bir sürede ve birkaç oturumda 15-20
dakikalık sunumlar hâlinde gerçekleşen,
bilimselliğin ön planda tutulduğu, uzman
kişiler tarafından yapılan paneller dizisine
sempozyum denir. Her oturumda uzman
kişilerin yaptıkları çalışmalar tebliğler sayesinde düzenleme kuruluna sunulur.
A B C D E
50.
Kavram karikatürlerinin kullanım amaçları
şunlardır:
●● Kavram yanılgılarını ortaya çıkarmak,
Sempozyumu panelden ayıran en önemli
özellik resmi bir ortamda gerçekleşmesidir.
●● Tartışma için uyarıcı sağlamak,
Bu bağlamda paragraf incelendiğinde sempozyum tekniğinin kullanıldığı görülecektir.
●● Araştırma için başlangıç sağlamak,
A B C D E
●● Alternatif bakış açıları geliştirmek,
●● Öğrencinin derse katılımını yükseltmek
ve motivasyonu artırmak,
●● Bilimsel düşünceleri günlük yaşama uygulamak,
●● Öğrenmeyi somutlaştırmak,
47.
“İnsanlar, yerler ve çevreler” öğrenme alanı “Ülkemizde Nüfus” ünitesinde doğrudan
verilecek beceri grafik hazırlamadır.
Öğrencilerin kır-kent nüfusu ve bunların
cinsiyete göre dağılımını görselleştirerek
ifade etmeleri için grafik hazırlama becerisine sahip olmaları gerekir.
Grafikler, eğitim-öğretim etkinliklerinde
göze hitap etmesi, bilgiyi öz bir biçimde
ve somut olarak sunabilmesi, öğrencilerin
ilgisini daha çok çekmesi gibi avantajları
sebebiyle tercih edilen bir malzemedir.
●● Öğrencilerin düşüncelerini sorgulamalarını sağlamak.
Bu bilgiler doğrultusunda A, C, D ve E
seçeneklerinde verilen ifadelerin kavram
karikatürlerinin kullanımındaki amaçlardan
olduğu söylenebilir. Fakat B seçeneğindeki “doğrudan bilgi sunma” ifadesi yanlıştır.
Çünkü kavram karikatürleri öğrencilerin bilgiyi sorgulamalarını sağlar.
A B C D E
A B C D E
8
Download

TG – 5 - İhtiyaç Yayıncılık