Konya'da 3 yaşında kendiliğinden okuma, yazmaya ve
matematiksel işlemleri yapmaya başlayan, her hareketiyle
yaşıtlarından ayrılan 5 yaşındaki Demir'in IQ seviyesi,
Mevlana Üniversitesi'nde yapılan ölçümde 149 çıktı
)8>4247>0=8?:; >BMIG?GQ<OMNKMOLOLQ>B7G?GLQ-IP;N-QDO8NCODNLO
CPJHLQBMIG?GQ<NMINKNMIN:Q,HIPQ+=;OLINDNQPLLOQN?IOFQ,9Q-2=C=JMOKMO
JBLGAFPCH9QBLMPKIPLQ<NKQAOCMOKQPMFPCHQ>BJQDO8NCBK:Q%OENAJNLQNLDPLMPK
6N<NQ7=FMOMOKQJGKGCBK:Q#?KOLFOCOQP>Q8OQ<[email protected]=KOJMNQDBK6GMGCBK:[email protected]<NMO
<[email protected]?KOLINJ:Q'=KOJMN
[email protected]@:QQ)[email protected]<GQAOJNMIOQBLP
[email protected]@:Q*MMP;/EPLQ/6BB6MO/Q6N<NQ<NKQAOCQ8PK:
%BJDPQ6OK>OJEOLQ>[email protected]:Q&N>[email protected]<NMO
6O>FOCO7OJQDBKGMPKQDBKP<NMNCBK-QINCOQJBLGAEG:QQ
<=6?9;>/.<?
(, ,
*+.,1/$2$2.21%2$'/&
Büyükşehir ile birlikte yaşanacak değişimi ve
kazanımlarını anlatmak için 18 ilçe, 68 belde,
368 köyü gezen Başkan Zolan, "2 ay gibi kısa
bir süre içinde Büyükşehir’in tüm sistemini
çalışır hale getirdik. Şimdi ilçelerde gerçekleştireceğimiz projelere başlama zamanı” dedi
10 Haziran 2014 Salı
www.sondakikagazetesi.com
,-),01($',0
2 12
1(2$20
2 1'21/0(2.02(&1
,?2?7<?:?5;7! FG;EPKMHJMPKIPLQIP;PQJBMPCQ8O
OEJNLQ;[email protected])PKAHCPJPQ2OMOINCO
2PAJPLHQ&=DOCNLQ+GEMGQ*J4HLPK9QFG;EPKMPKHL
>PMHAFPQJBAGMMPKHLHQNCNMOAENKFOJQN>NLQ>PMHAFP
<PAMPEEH:Q [email protected]>NLQ!
FG;EPKPQ;PEMHQ7O4QEOMO1BLGQ8OQNLEOKLOEQIODEO?N
DP?MPLIH:Q+G;EPKMHJQ<NLPMPKHLHLQOMOJEKNJQ8OQDG
6NIOKMOKNQNMOQ<PJHF9QBLPKHFQFPDKP1MPKHLHLQIP
<OMOINCOQEPKP1HLIPLQJPKAHMPLP7P?HQ<OMNKENMIN:Q*J4HLPK
+G;EPKMPK9Q8PEPLIPAMPKQNMOQ<OMOINCOQPKPDHLIPJNQOL
5LOFMNQJ54K=Q65KO8NLNQCP4HCBKMPK:[email protected]<OL0
NFQOLQCPJHLQIPLHAFPLMPKHFQFG;EPKMPK:Q3MOENANFNL
6=>[email protected]>NLQIODEOJ
[email protected]:Q<=6?9;>/$.2=
2 2)$2./
220 2'/
&
+458>*?-:;8>*=7>[email protected]<OQ2PAJPLHQ*;FOE
(B?KGCBM9Q*MNP?PQ(O8MOEQ&PDEPLODN/LIOQ65KO8MN
=KJQ'P?MHJQ'OLQ3ACOKNQOFDNM7NDNQFKOQ)ODJNL
;[email protected]
DBKGAEGKFPQP>HMIH?HLHQD5CMOIN:Q2PAJPLQ(B?KGCBM9
-2OK6PFPQ(O8MOEQ&PDEPLODN.LIOQCP4HMPKPJQ2OK6P0
FP9Q(NJNMN9QB>PQ8OQ*MNP?PQNM>OMOKNLOQIP?HEHMPL
[email protected]?GQIO1PMPK7PQEGEG0
MPLQEGEPLPJMPKMPQDP<NEENK:Q)51EOLNLQN>OKNDNLIOLQDP>FP
<NMOQ>HJFHAJOLQ<[email protected]@QBMPCPQDOCNK7N
JPMPFP@:Q3IPKO7NMOKQANKJOEQOMOFPLMPKHLHLQEGEEG?G
EGEPLP?PQNAMOFQCP4FPCPQ>PMHAP7PJMPKHLPQ5L7OQ4OK0
DBLOMOQ6OMOLQCOFO?NLQJPMNEODNLNQN;PMOQAPKEMPKHLP
GCG4QGCFPIH?HLHQJBLEKBMQOEDNLMOK-QIOIN:Q/$.2=
%"">35??2>?84:2=3! [email protected]=C=JAO;NKQ2OMOINCODN
EPKP1HLIPLQ)5K1O@.IOLQ>HJPKHMP7PJQJGFGLQOJBLBFNJQIO?OKO
I5L=AE=K=MFODNQN>NLQD=KI=KI=?=Q4KBOQ>PMHAFPDHLHQEPFPFMPIH:
[email protected]
LOK6NDMOKQJHDPQD=KOIOQ>N>OJMOLNL7O9QLN8OKDNEOQIOQ;OFOLQ;PKOJOEO
6O>ENQ8OQ*KPAEHKFP0C6GMPFPQN1EMN?NQNMOQHDMP;QPMPLMPKHLIPQJGM0
[email protected]@QJGFGLPQEPMN4QBMIG:Q<=6?9;>(1<?
Çameli ziyarete ilişkin değerlendirmede bulunan
Başkan Zolan, "Bu gezi bir başlangıç. Çameli ve tüm
ilçelerimizde projelerimizi tek tek yerine getireceğiz. 5
yıl sonra dönüp baktığımızda Denizli merkezde birçok
işleri yapmış olacağız. İlçelerimizi ise birçok hizmet ile
ilk defa tanıştıracağız. Bu işleri ise yerinde görmek
gerekiyor. Kağıt üzerinde iş yapmak bizim tarzımız
değil. Bu sebeple yeniden yollara düştük. Başta Çameli
Belediye Başkanımız Cengiz Arslan, meclis üyeleri,
muhtarlar ile iyi bir istişare gerçekleştirdik. Çameli için
en doğruyu, en güzeli, en öncelikli olanı belirleyerek ilk
kazmamızı en kısa sürede vuracağız" dedi.
devamı 10'da
İl Genel Meclisi'nin son başkanı Değirmenci'den şok iddia:
$ /./01)$2./
$2- %// )),,)
30 Mart yerel seçimleriyle kapatılan İzmir İl Özel İdaresi’nin son
başkanı Serdar Değirmenci, İzmir Valiliği'nin köylere hizmet veren
çöp kamyonları ve vidanjörlere de el koyduğunu iddia etti
,?:3>+)5?8.? EO4JNQ65DEOKOLQ([email protected]
FPMQ8PKMHJMPKHLHLQ&[email protected][email protected]
PMNMN?N9Q3MQ,OLOMQ+O7MNDN.LNLQ<OMOINCOMOKMOQ4KBEBJBMQCP4PKPJQJ5C0
MOKNLQ>54Q8OQ1BDO4ENJMOKNLNLQEB4MPLFPDHQN>NLQEP;DNDQOEEN?NQ>54
[email protected] PMNMN?N.LOQEODMNFQOINMFODNLN
NDEOIN:Q2GQNDEO?NQFPLEHJMPQP>HJMPFPJQF=FJ=LQIO?NMINK:Q2GQGC6GMP0
[email protected]/NLQJ5CMOKNQPKEHJQ1BDO4ENJQJBJP7PJEHK:Q3MQ,OLOM
+O7MNDN.LNLQDBLQ<PAJPLHQ8OQ!"QCHMMHJQFO7MNDQ=CODNQBMPKPJQ<GQGC6GMP0
FPCPQNDCPLQOINCBKGF9QN>NFOQDNLINKOFNCBKGF-QIOIN:
=-359=73 -)HAQFO8DNFNLIOLQ>HJHMFHA9QCP?FGKMPKHLQD=KOJMN
CP?FPDHQDBLG7GQCBMMPKQJ5DEO<OJQCG8PDHLPQI5LF=A9QJNFDOQF=IP0
;PMOQOEFNCBK9QOIOFNCBK:[email protected]@OKMOKN9
6KOCIOKMOKNQAPLENCOMOKIOQJNMNEMNQCPEHCBK:[email protected];MOKNLIOL
[email protected]:[email protected]=K6OQ<NKQJOLEQ;PJQCBJ9
;GJGJQCBJ9QPIPMOEQCBJ9Q8N7IPLQCBJ9QFPLEHJQCBJ:Q2GQLPDHMQIO8MOE
PLMPCHAH9Q<GQLPDHMQC5LOENFQPLMPCHAHQ=FQ*)$QC5LOEN7NMOKNLO9QFNM0
MOE8OJNMMOKNLO9Q;=J=FOEO9Q2PA<PJPL/PQDODMOLNCBKGF9Q<GQ;[email protected]<G
;[email protected]:Q
<=6?9;>/1<=
*=639>,?5:;8:?5&>#%>#><=6?9;>(1<?
0?7>
=:36?7)-:&>+458147>?-0;7?>?:>?:9?8><=6?9;>'1<=
"-2)1*+.(+0',1%#02-1202.!/*/&
İzmir İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği
ile Antalya merkezli Sergün Güneş Enerji Sistemleri’nin işbirliğiyle geliştirilen proje sayesinde
dağdaki çobanlar da elektriğe kavuştu. Elektrik
olmadığından dolayı geceleri sürülerini kontrol etmekte zorlanan çobanlar, taşınabilir "tak çalıştır"
güneş panelleriyle bu sıkıntıyı aştı. 5 ile 7 Kw
gücündeki sistemi kuran çobanlar, aydınlatmanın
yanısıra dağbaşında buzdolabı çalıştırıyor, televizyon seyrediyor, sağdığı sütü soğutma tankında
muhafaza ediyor, hattâ internete giriyor. 16'da
40=:?= ,[email protected]%PMHQ+P;PMMODN/LIOJNQ8P4GKQNDJOMODNLNL
<GMGLIG?GQPMPLIPQP>HMIH:[email protected]@OMMNJMOQDP;[email protected]
[email protected];PMNLOQ6OMOLQ,[email protected]?NQ,[email protected]
<P;>O.IOQ<GQCHMQIPQ;PCPEPQ6O>NKNMIN:Q,[email protected]<P;>O.LNLQ%PMHQ+P;PMMO0
DN.LIOQ8P4GKQNDJOMODNLNLQ<GMGLIG?GQFOCIPLIPQP>HMPLQ,O7O
[email protected]/NQJP4PMHQ!"/DNQP>[email protected]"/CNQPAJHLQDEPLE
JBLGMIG:Q'EPLEMPKIP9Q6NCDNIOLQEPJHCP9Q6HIPIPLQ>PLEPCPQJPIPKQ;OFOL
;OKQJODNFNLQN;ENCP>QIGCIG?GQQ=K=LMOKQDPEHAPQDGLGMGCBK:
<=6?9;>'1<=
SAYFA 02
MAVI
KIRMIZI SARI
10 Haziran 2014 Salı
Tarihi taşların GIZEMINI
bilim adamları çözecek!
Onlarca bilim adamı uzun yıllardır Selçuklu dönemine ait olan ve büyük çoğunluğu halen
çözülemeyen mezar taşlarının üzerinde ki Arapça yazıları çözümlemek için kolları sıvadı
B
itlis Eren Üniversitesi ev sahipliğinde
4 gün boyunca Ahlat ilçesinde ki tarihi yapıları ve tarihi Selçuklu Mezarlarını inceleyecek olan bilim adamları, aynı zamanda bu tarihi yapılar üzerinde bulunan
Arapça yazıları da irdeleyerek, tarih için büyük önem arz eden bulgular elde etmeyi hedefliyor. Yapılan çalışmalar neticesinde şimdiye kadar net sayıları belli olmayan Selçuklu Mezarlarının sayıları 6 bin 208 olarak tespit edilerek kayıt altına alan bilim adamları,
şimdiye kadar yapılan çalışmalarda bu mezar
taşlarının sadece 200 – 250 civarında ki mezar taşının üzerindeki yazıların okunabildiğine dikkat çekti. Yapılan çalıştayda en büyük
hedef, mezar taşlarının tamamının üzerindeki
yazıların okunması ve bu vesile ile tarih için
önemli olan birçok bulgu ve bilgiye ulaşılması olacak. Çalıştay sonucunda taşların üzerinde ki Arapça yazılar ve motifler bir bir irdelenip, uzun yıllardır bir gizem olarak kalan
yazıların da bir nevi gizemi çözülmesi hedeflenirken, bu yazıtların çözüldükten sonra ortaya çıkacak olan bilgi ve belgelerin tarih açısından önemli bulgular ortaya koyacağı düşünülüyor. Türk Dil Kurumu’nun(TDK) da
yer aldığı bir çalıştay ise Türkiye’de ilk defa
Ahlat ilçesinde yapılmış olacak.
Ahlat Kültür Merkezinde ki çalıştayın ardından Ahlat ilçe çıkışında bulunan tarihi Selçuklu Mezarlığını ziyaret ederek, tarihi mezar taşları üzerinde ki Arapça yazıları, kazı ve
restorasyon çalışmalarını ve mezarlar üzerinde ki motiflerde inceleme yapan bilim adamları her mezar taşının bir bilgi hazinesi olduğuna dikkat çekti.
Türk Dil Kurumu (TDK) Başkan Yar-
dımcısı Ali Karaçalı, Türk Dil Kurumu
(TDK) olarak Arap harfli yazıtlarla ilgili Türkiye’de ki ilk çalıştayı Ahlat’ta yaptıklarını
belirtip, “Ahlat’ta özellikle Arap harfli yazıtlarla ilgili bir çalıştayımız oldu. Türk Dil Kurumu olarak bu tür sempozyumu Türkiye’de
belki ilk diyebiliriz. Bu programı aşağı yukarı 20’ye yakın bilim adamı ile yapıyoruz. Bizim geçmişimizle tanışmamız hedefleniyor.
Geçmiş bizim için önemli. Çünkü geleceğe
geçmişe bakarak ancak sağlam adımlarla yürüyebiliriz. Bu nedenle bu çalışma çok
önemli. Ahlat’ta ki bu kültür havzasındaki
çalışma bizim için çok önem arz ediyor.” dedi.
Yapılan çalışmalara katkı sunmak adına
Ahlat’a geldiklerini belirten Türk Dil Kurumu (TDK) Yazıt Bilimi Kolu Başkanı ve aynı zamanda Atatürk Üniversitesi Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Cengiz Alyılmaz ise, “Ahlat
yazı bilimin doruk eseridir. Bu nedenle Ahlat
mezar taşları Türk mimarisinin ve yazıt bilimi ve sanatının dorukta eserleri. Türk milletinin hafızası durumunda. Yani bir nevi burada
yapılan çalıştayla buradaki çalışmalara katkı
sunulacak ve sayıları 6 bin 208 olan mezar
taşlarının üzerindeki yazılar tek tek okunacak. Bunlar okunduktan sonra bir nevi bu
mezarlarda yıllardır saklı olan bir gizem de
ortaya çıkmış olacak.” diye konuştu.
“OKUNAN MEZAR TAŞLARINDA
2 YENİ MESLEK ORTAYA ÇIKTI”
Selçuklu Mezarlığında çalışmalara bu yıl
erken başladıklarını belirten Eski Ahlat Şehri
Kazı Başkanı ve Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Recai Karahan
da, yapılan çalışmalarda her geçen gün yeni
bilgi ve bulgular elde edildiğini söyledi. Bir
yandan restorasyon bir yandan ise taşları
okuma çalışmaları yaptıklarını anlatan Karahan, yaptıkları çalışma neticesinde bu yıl iki
yeni meslek daha tespit ettiklerini ifade ederek şöyle konuştu: “Her yıl olduğu gibi yine
bu yılda çalışmalarımız Selçuklu Mezarlığında devam birkaç başlık altında devam edecek. Bunlardan en önemlisi yıkılmış olan
mezar taşlarının ayağa kaldırılması, temizlenmesi, okunmasıdır. Bu taşlar okundukça
yeni bilgiler elde ediliyor. Bu sayede önemli
bulgular ve önemli yeni mesleklerde ortaya
çıkıyor. Bunlardan son olarak 2 meslek ortaya çıktı. Bunlardan biri marangoz diğeri ise
çilingir mesleği. Taşları okuma çalışmalarımız devam edecek. Yaptığım taramalar ve
uydu fotoğraflarıyla yaptığımız çalışmalarda
ayakta 6 bin 208 taş tespit ettik. Ancak biz
Urla Sanat Sokağı sizi çağırıyor!
Her Cumartesi günü saat 17.00 ve 24.00 saatleri arasında Urla Sanat Sokağı’na davetlisiniz zira tarihi taş
binaların gölgesine kurulan Urla Antika ve Sanat Sokağı etkinliği, size eğlenceli bir akşam vaat ediyor.
Urla Belediyesi ile Urlalı sanatçıların, zanaatkârların
ve esnafın birleşerek oluşturduğu Urla Sanat Sokağı
Platformu’nun birlikte organize ettikleri sanat etkinliği bu hafta yine oldukça keyifli saatlere sahne oldu.
Urlalılara sanatın her rengini sunabilmek ve daha fazla kitlelere sanatla dokunabilmek istediğini vurgulayan Urla’nın Belediye Başkanı Sibel Uyar’da Sokağı
gezip, stantlarda yer alan eserleri ve ürünleri inceleyerek, katılımcılarla sohbet etti. Sanatçıların canlı
performanslarına sahne olan sokak, canlı müzikle misafirlerini dans ettirirken, resim ve heykel sergileriyle
de davetlileri büyüledi. Asırlık antika eşyaların varlığıyla tarihe yolculuk yapmanızı sağlayan Sokakta ayrıca, sahipsiz sokak hayvanları yararına satış yapan
bir de stant bulabilirsiniz. El yapımı sabunlar, özel tasarım ürünleri takılar, ikinci el kitaplar, el emeği örgüler ve daha birçokları için Urla Sanat Sokağına davetlisiniz. Urla Sanat Sokağı, yalnızca etkinlik günlerinde değil, sokakta yer alan sanatçıların atölyeleri ve
dükkânları sayesinde haftanın her günü sizleri ağırlamayı vaat ediyor.
(HABER MERKEZİ)
bunların daha 300’e yakınını okuyabildik.
Çalışmalar devam edecek.”
“MEZAR TAŞI SAYISI 6 BİN
208 OLARAK TESCİLLENDİ”
Selçuk Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.
Dr. Ali Boran ise yapmış oldukları haritalama çalışmalarında şimdiye kadar sayısı net
olarak bilinmeyen mezar sayısının 6 bin 208
olarak tespit edildiğini açıkladı. Çalışmaların
halen devam ettiğine dikkat çeken Boran,
“Fakat bizim bu projemiz halen yaşayan bir
proje. Biz bunların ölçümlerini tespit ettik
ama halen toprağın yada otların altında olan
mezarlar olabilir. Çalışmalarımızı bu yönde
yaptık. Bundan sonra çıkacak her mezar bilgi
ve belge bize ışık saçacak. Bu bağlamda çalışmalarımız devam edecek.” diye konuştu.
(CİHAN)
Anadolu'nun
zenginliği
bu kitapta
Gezi Yazarı Hasan Mahir'in Anadolu'nun
gezilip görülecek 41 mekanını kaleme aldığı 'Yol Açık' isimli kitabı Serencam Yayınları'ndan çıktı. Hem gezi, hem rehber,
hem de özgün yemek tariflerinin yer aldığı kitap raflarda yerini
aldı. Mardin’den Antalya’ya, Demre’den Uzungöl’e, Nemrut’tan Yalvaç’a ülkenin hemen hemen her köşesinden kırk bir
gezi mekânı kitapta anlatıldı. Gezilen mekânların öne çıkan tarihi eserlerinin tanıtıldığı kitapta, orada yapılacak etkinlikler,
yenilecek yemekler, neler alınacağı, nasıl gidileceği sorularının
cevabının bulunacağı rehber bölümü de bulunuyor. Yılların gezi birikimini meraklıları için yazdığını belirten Mahir, “Çocukluğumda köylerinin hemen yanı başında tarihi bir köprüyü görmeden seksen yıl yaşayıp ölen bir teyzeden bahsetmişlerdi. Bu
hafızamda yer etmiş. 'Nasıl olur da bu köprüyü merak etmez'
diye hep içimden düşünmüşümdür. Ancak büyüdükçe gördüm
ki dünyanın en güzel tarih ve kültür coğrafyasında yaşayan bizim insanımızda aynı meraktan yoksun. 'Yol Açık' kitabını bu
sebeple gezi merakı oluşturmak için yazdım.” dedi. (CİHAN)
Bizans'tan Kız Alma oyunu
İstanbul Temaşa Tiyatro Grubu tarafından sahnelenen 'Bizans'tan Kız
Alma' isimli oyun Antalya'nın Manavgat ilçesinde sahnelendi. Manavgat Belediyesi İbrahim Sözen
Gençlik Merkezi'nde ücretsiz sahnelenen oyun Manavgatlılardan yoğun ilgi gördü. Erkan Gürbüz'ün
kaleme aldığı komedi türü oyun,
İstanbul'un Fethi sırasında Bizanslı
bir kumandanın evinde hizmetli
olarak yaşayan 3 kişilik Osmanlı
ailesinin, kumandanın kızı istemesi
üzerine yaşanan olayları mizahi
açıdan anlatılıyor. Usta tiyatro
oyuncusu Ercüment Balakoğlu ve
ekibi tarafından sergilenen tiyatro
oyununun konusu ise şöyle: "Yıl
1453. Fatih Sultan Mehmet Konstantinopolis'i fethetmek üzere kuşatma hazırlıklarına başlamıştır.
Kuşatma altındaki Bizans'ın üç büyük kumandanından birisi olan Komutan Marcus ise yaklaşan savaş
için oldukça heyecanlıdır. Marcus,
Sultan Mehmet gibi eşsiz ve büyük
bir düşman karşısında galip gelerek, adını altın harflerle tarihe yazdırmak istemektedir. Fakat Bizans'ın diğer iki komutanı, bu hedefinin önüne geçerek onu safdışı
bırakır. Marcus, bu durumu hazmedemez ve imparatora karşı gelir. Ev
hapsiyle cezalandırılan Marcus,
evinin Türklerin Fethi tehlikesiyle
karşı karşıya olduğunu öğrenir. Kızı Eleni ise bahçıvanlığını yapan
Kocabey ailesinin oğluna aşıktır.
Konstantinopolis'in iki komutanı
şehri Fethe karşı savunurken, Bizans'ın kahraman komutanı Marcus'a da, çok sevdiği kızı Eleni'yi
Kocabey ve ailesine karşı savunmak düşmüştür."
Oyun bitiminde Manavgat Belediye Başkan Yardımcısı Hasan
Şimşek, oyunculara çiçek takdim
etti. Tiyatro oyuncusu Ercüment
Balakoğlu'da oyunu sergilemelerinde emeği geçenlere teşekkür etti.
(CİHAN)
Yıl: 3
. Sayı: 943 . 10 Haziran 2014 Salı
Sahibi
Saykar Basın Yayın Gaz. Mat. Kır. San. ve Tic. A.Ş. adına
Eflatun SAYGILI
Yazı İşleri MüdürüYayın Sahibi Temsilcisi
Azime MOLLA
Haber Müdürü
Gülseren KUMRU
Sayfa Editörü
Nur Gülmez BEL
Turgut KOÇ
Denizli Temsilcisi
Sedat KAYA
05326601776
[email protected]
Sorumlu Yazı İşleri Müdürü
Fikret DAĞTEKİN
İdari Merkez
Şehit Fethi Bey Cad. Kızılkanat
İş Merkezi 45/803
Gümrük - Konak / İZMİR
Tel: 0232 425 26 10 (Pbx)
0232 425 26 10
Mail:
[email protected]
Dağıtım: Hakkı SARIÖZ
Yayın türü:
Yerel
Basıldığı Yer
Star Medya Yayıncılık A.Ş Gaziemir Tren İstasyonu Karşısı
Eski Beton Taş Tesisleri İçi No: 29 Gaziemir / İZMİR
Tel: 0232 251 76 32
SON DAKİKA Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir
SAYFA 3
SONDAKiKA GAZETESİ >>
3 ASAYiŞ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
10
2014Perşembe
Salı
17Haziran
Şubat 2013
YARGITAY'DAN MEMURA
Turgutlu'da sağanak
yağış ve fırtına
hayatı olumsuz
etkiledi
M
anisa’nın Turgutlu ilçesinde dün akşam
saatlerinde başlayan sağanak yağış ve
fırtına, günlük hayatı olumsuz etkiledi.
Ana caddeler ve ara sokaklarda çok sayıda su birikintisi oluşurken E96 İzmir–Ankara karayolu
Akçapınar–Gökkaya arasında onlarca araba yaklaşık 3 saat mahsur kaldı.
Mahsur kalan yolculardan Yasin Göbekli,
yağmurun aniden başladığını, arabalarının su birikintilerin zarar görmesinden korkan sürücülerin trafikte beklediğini söyledi. Karayolları ekiplerinin müdahalesiyle ancak akşam saatlerinde
açılabilen yoldan, trafik kontrollü şekilde devam
etti. Tarım arazilerinin de su altında kaldığı yağmurda mahsulün az da olsa zarar gördüğünü
ama önümüzdeki günlerde havanın açık olacağı
ümidiyle zararın karşılaşacağını belirten Urganlı
kasabasından Fevzi Daşkan ise, “Bu yağıştan
sonra çiftçi, mahsulüne sadece yaparsa bir ilaçlama yapar. Yağışın çok zarar veridğini düşünmüyoruz. Allah, aşırı dolu yağışından bağlarımızı korusun.” dedi. (CİHAN)
HOŞ GÖR UYARISI
Yargıtay 4. Ceza Dairesi, kendisine haksız yere balık çiftliği kurma ruhsatı vermeyen memurlarla ilgili soruşturma açılmasına gerek görmeyen kurul üyeleri hakkında, "Anayasa, kanunlar,
yönetmelikler, yargı, hukuk, hak anlamayan kıyakçı, gaspçı zihniyetli icraatçılar..." şeklinde
dilekçe yazan vatandaşa hakaret suçundan verilen cezayı, AİHM ve AİHS'ye dayanarak bozdu
Y
argıtay, "...yargı, hukuk, hak anlamayan kıyakçı, gaspçı zihniyetli icraatçılar..." sözlerini, Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi (AİHM) ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) kriterlerine dayanarak, hakaret değil, eleştiri sınırları
içinde saydı. Balık çiftliği kurmak için yaptığı başvurunun haksız yere reddedildiğini
savunan bir vatandaş, başvurusunu reddeden ilgili bakanlık memurları hakkında
şikayetçi oldu. Yapılan inceleme sonucu
memurlar hakkında soruşturma açılmasına gerek görülmedi. Şikayet ettiği memurlar hakkında soruşturma izni vermeyen
kurul üyeleriyle ilgili dilekçe yazan vatandaş, mahkemelik oldu. Kurul üyeleri hakkında, "Anayasa, kanunlar, yönetmelikler,
Paraşüt pilotu,
yolcusuyla
kayalıklarda
asılı kaldı
Muğla'nın Fethiye ilçesindeki
Babadağ'ın bin 800 metrelik pistinden
havalanamayan yamaç paraşütü
pilotu ve yolcusu düştükleri
kayalıklarda asılı kaldı
F
ethiye'deki Babadağ'dan yamaç paraşütüyle uçmak isterken kayalıklara düşerek asılı
kalan pilot ve yolcusunu Ulusal Medikal
Kurtarma Kurtarma Ekipleri (UMKE) kurtardı.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, yamaç paraşütü pilotu Mustafa Gülen, İngiliz yolcusu Karen Mcdondugh ile tandem (ikili) uçuş
için Ölüdeniz Mahallesi'ndeki Babadağ'ın bin
800 metrelik pistine çıktı.
Pistte uçuş için hazırlıklarını tamamlayan
ikili, havalanmak için koşmaya başladı. İddiaya
göre uçuştan korkan yolcu Mcdondugh, koşmayı bırakınca havalanamayan ikili, pistten yaklaşık 25 metre aşağıdaki kayalıklarda asılı kaldı.
Paraşüt pilotlarının haber vermesi üzerine
Babadağ'da konuşlu bulunan UMKE ve 112
Acil Servis ekibi olay yerine geldi. UMKE ekipleri, yoldan yaklaşık 4 metre yukarıda asılı kalan
pilot ve yolcuyu halatlar yardımıyla kurtardı.
Hafif şekilde yaralanan pilot ve yolcusu ilçedeki hastanelerde tedavi altına alınırken sağlık
durumlarının iyi olduğu öğrenildi.
Pilot ve yolcusunun kurtarılma anı bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. (AA)
'Suriyeliyim, parayı
tanımıyorum'
diyerek dolandırdı
B
ursa’nın Yıldırım ilçesinde, yolda yanına
gelip "Suriye vatandaşıyım, paranızı tanımıyorum, elimdeki parayla yemek yiyebilir miyim?" diyen kimliği belirsiz kişi tarafından dolandırıldığını belirten şahıs, polise müracaat etti.
Bir arkadaşıyla birlikte yolda yürüyen
Ş.G.’nin yanına araçla gelen kimliği henüz belirlenemeyen bir kişi, araçtan inerek Suriyeli olduğunu ve elindeki 10 liranın yemek yemeye yetip
yetmediğini sordu.
Suriyeli olduğunu söyleyen kişinin "Daha
büyük para var mı? Bakabilir miyim?" demesi
üzerine içerisinde bin 250 lira bulunan cüzdanını
şüpheliye veren Ş.G., Suriyeli vatandaş yanından ayrılınca parasını saydığında 600 liranın olmadığını fark etti.
Yavuz Selim Polis Merkezi Amirliği’ne giden Ş.G., kimliği belirsiz yankesiciden şikayetçi
olduğunu söyledi. Cumhuriyet savcısı, olayla ilgili soruşturma başlattı. (CİHAN)
yargı, hukuk, hak anlamayan kıyakçı,
gaspçı zihniyetli icraatçılar hesabını iyi biliyorlar ya sonrası bu bağlamda görevim
ülkeme, aileme, özürlülere, inançlarıma
hizmet vermek doğrultusunda konuyu TC
makamlarına arz ederim" sözlerini içeren
dilekçe yazan vatandaş hakkında, kamu
görevlilerine görevleri nedeniyle hakaret
ettiği gerekçesiyle dava açıldı. Ankara 5.
Sulh Ceza Mahkemesinde yargılanan vatandaş, Türk Ceza Kanunu'ndaki kamu görevlilerine hakaret suçundan mahkum oldu. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosyayı görüşen Yargıtay 4. Ceza Dairesi, oy birliğiyle yerel mahkemenin kararını bozdu.
-Gerekçeden
Dairenin gerekçesinde, hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan değerin,
kişilerin onur, şeref ve saygınlığı üzerindeki hakları olduğu, bu suçun oluşabilmesi
için fiilin gerçek bir kişinin belirtilen kişilik
haklarını rencide edecek şekilde işlenmesi
gerektiği belirtildi. Hakaret suçunun, Anayasa'nın 24-30. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) 9 ve 10.
maddelerinde düzenlenen ifade hürriyetinin sınırlarını oluşturduğu ifade edilen gerekçede, "Suçu oluşturan eylem bakımından, failin ifade hürriyeti, mağdur yönünden ise onur, şeref ve saygınlığı ile din,
vicdan ve kanaat hürriyetine ilişkin hakların dengelenmesini gerektirmektedir. Ancak, ileri sürülen biri düşünceyle bağlantısı
bulunmayan, esasında düşünce açıklaması
vasfında da görülmeyen sövme niteliğindeki fiillerin ifade özgürlüğünden yararlanamayacağı açıktır" denildi.
-AİHM'den alıntılar
Dairenin gerekçesinde, Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarına
atıfta bulunuldu. AİHM'in, 2004 yılı Busuioç-Moldova kararında, AİHS bağlamında
ulusalüstü insan hakları hukukunu yorumlarken, kamu görevlilerinin görevlerini yerine getirirken fonksiyonlarını etkilemeyi
ve saygınlıklarına zarar vermeyi amaçlayan aşağılayıcı saldırılara karşı korunmalarının zorunlu olduğunu vurguladığı aktarıldı. Gerekçede, bununla birlikte AİHM'in
Steur-Hollanda kararında, kamu görevlilerinin, görevlerini yerine getirirken icraat
ettikleri eylem ve sözlerine yönelik eleştirilere karşı "daha fazla hoşgörü" göstermeleri gerektiğini belirttiği aktarıldı. Gerekçede, AİHM'in Solovakya, Polonya ve
Fransa ile ilgili aralarında ayrıca, fiil isnadına dayanmayan ve ispat gerektirmeyen
değer yargılarından ibaret sözlerin sarsıcı
olsa bile eleştiri hakkı ve ifade özgürlüğü
kapsamında değerlendirilebileceğini kabul
ettiği vurgulandı.
İncelenen dosyada, sanığın haksız olarak kendisine balık çiftliği kurma ruhsatı
vermeyen memurlarla ilgili soruşturma izni vermeyen kurul üyeleri hakkında yazdığı dilekçede yer alan "Anayasa, kanunlar,
yönetmelikler, yargı, hukuk, hak anlamayan kıyakçı, gaspçı zihniyetli icraatçılar
hesabını iyi biliyorlar ya sonrası bu bağlamda görevim ülkeme, aileme, özürlülere, inançlarıma hizmet vermek doğrultusunda konuyu TC makamlarına arz ederim" biçimindeki sözlerle kamu görevlilerine görevleri nedeniyle hakaret ettiğinin
kabul edildiği hatırlatıldı. Olayda, sanığın
haksızlığa uğradığı kanısıyla eleştiri ve yakınma boyutunda kalan cümlelerinin hakaret suçunun ögelerinin oluşturmadığı
gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulmasının bozma nedeni yapıldığı belirtildi.
(AA)
25 Aralık'ın polis şefi: Başbakan’ın
ve ailesinin telefonları dinlenmedi
Y
olsuzluk ve rüşvet operasyonlarını yürüten ve
daha sonra meslekten ihraç edilen eski İstanbul
Mali Şube Müdürü Yakub Saygılı, fezlekelerde
'dönemin başbakanı' yazdığı iddiasını reddetti. Fezlekelerin orijinal ve ıslak imzalı nüshalarının adli birimlerde
bulunduğunu söyleyen Saygılı, Başbakan Erdoğan, ailesi ve bakanların telefonlarının dinlenmediğini belirtti
Twitter hesabından yazılı açıklama yapan Yakub
Saygılı, “Adli birimlerin emri ile gerçekleştirilen çalışmalar kapsamında yasama dokunulmazlığı olan hiç
kimsenin ve Sn. Başbakan’ın aile fertlerinin kamuoyunda bilinen tabiriyle telefonları dinlenmemiş ve haklarında izleme tedbiri uygulanmamıştır.” dedi. Fezlekede 'dönemin başbakanı' ifadesi kullandığı yönündeki iddiayı yalanlayan Saygılı, Fezlekelerin orijinal ve ıslak
imzalı nüshalarının adli birimlerde bulunduğunu ifade
etti. Saygılı, Hürriyet yazarı Ahmet Hakan’ın da köşesinde paylaştığı 'dönemin başbakanı' ifadesinin yer aldığı sayfaya dair, "Kimin kullandığı, kimin huzurunda
ve kim tarafından incelemesinin yapıldığı bilinmeyen
bilgisayarlardan elde edildiği iddia edilen bilgisayar
dosyaları.” ifadesini kullandı.
Yakub Saygılı’nın Twitter’dan yaptığı açıklamanın
tam metni şöyle: “Son haftalarda kamuoyunda 17 ve 25
Aralık olarak bilinen ‘rüşvet ve yolsuzluk’ operasyonları kapsamında polis fezlekelerinden Başbakan Sn. Recep Tayyip Erdoğan hakkında ‘dönemin başbakanı’ ‘örgüt lideri’ ve ‘devrik başbakan’ ifadelerinin kullanıldığı
yazılı ve görsel medyada yer alması üzerine bir açıklama yapılması gereği hasıl olmuştur. Suç gruplarının takibi esnasında aylarca cumhuriyet savcılarına hitaben
yazılar yazılır ve talimatlar alınır. Söz konusu soruşturmalar kapsamında sadece son gün değil, soruşturma
başlangıcından itibaren cumhuriyet savcılığı ile yüzler-
ce yazışma yapılmış ve takibi yapılan suç grupları ile ilgili raporlar, tutanaklar ve fezlekeler gönderilmiştir. Tamamı paraflanarak ve imzalanarak resmi kimlik kazanan bu belgelerin hiçbirinde Sn. Başbakan için ‘dönemin başbakanı’ ‘örgüt lideri’ ve hele de ‘devrik başbakan’ tabirleri kullanılmamıştır.
O tarihte şube müdürü olarak görev yaptığım İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen tüm
çalışmalar, ilgili adli birimlerin emri ile gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda yasama dokunulmazlığı olan hiç
kimsenin ve Sn. Başbakan’ın aile fertlerinin kamuoyunda bilinen tabiriyle telefonları dinlenmemiş ve hak-
larında izleme tedbiri uygulanmamıştır. Yasama dokunulmazlığı olan hiç kimse ile ilgili delil toplanmamıştır.
Var olan ve delil özelliği taşıyabilecek her veri hakkında CMK md. 135 ve 140 kapsamında ‘dinleme ve izleme’ kararı olan şüpheli şahısların suç olduğu iddia edilen faaliyetlerine, ilgililerin teması ile belgelenmiştir.
Bu durum mevzuat gereği cumhuriyet savcısının talimatıyla rapor haline getirilerek savcılık makamına teslim edilmiştir.
Bilindiği üzere iddianame hazırlama görevi polisin
değil savcılık makamının görevidir. Fezlekelerin orijinal ve ıslak imzalı nüshaları adli adli birimlerde bulunmaktadır. Şimdi ise bahsedilen tabirlerin aslında adli
makamlara gönderilen fezlekelerde değil, silinmiş bilgisayar dosyalarında bulunduğu iddia edilmektedir. Haberlerin içeriği incelendiğinde kimin kullandığı, kimin
huzurunda ve kim tarafından incelenmesinin yapıldığı
bilinmeyen bilgisayarlardan elde edildiği iddia edilen
bilgisayar dosyalarından bahsedilmektedir. Bazı Bakanlar Kurulu üyeleri hakkında adli makamların emriyle soruşturma dosyasının yanı sıra bir rapor hazırlanmış
ve yine adli makamlara resmi olarak iletilmiştir. Bu raporda ise ilgililerin, karşılaşılan faaliyetlerinin yazılı
hukukumuzdaki yerleri ifade edilmiştir. Konu, bu işlemlerin adli merciler ve emirleri altında görev yapan
adli kolluk görevlileri tarafından yapılamayacağı ise,
bu iddia sahiplerine kolluk birimlerinin kanun yapıcı
değil, kanun uygulayıcı olduklarını hatırlatmak isterim.
Bakanlar Kurulu’nun eski üyeleri hakkındaki iddiaların
vehametinin ısrarla göz önünden kaçıran haber sahiplerini algı faaliyetleri yerine, kolluğun hangi hukuku
mevzuata aykırı davrandığı bilgisini ortaya koymaya
davet ediyorum. Yakub Saygılı…”
(CİHAN)
Sarıgöl'de çete ve kaçakçılık operasyonu
Manisa İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri,
Sarıgöl ilçesinde düzenlene operasyonda
tefecilik ve dolandırıcılık zanlısı 12 kişiyi
gözaltına aldı.
Sarıgöl Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube
Müdürlüğü ve Sarıgöl İlçe Emniyet Mü-
dürlüğü ekiplerinde operasyon düzenlendi. Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak,
örgüte liderlik yapmak ve yönetmek, üye
olmak, tefecilik yapmak, nitelikli dolandırıcılık, tehdit, yağma ve kişi hürriyetinden
yoksun kılmak suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında yapılan eşzamanlı
operasyonda çok miktarda tapu, senet,
ajanda, belge ve not kağıdıyla 1 adet 9
mm. çaplı tabanca, buna ait 1 adet şarjör
ile 8 adet 9 mm. çaplı dolu fişek ele geçirildi.
Zanlılar A.G., Ü.G., H.A., M.D., H.O.,
İ.G., H.İ.P., H.İ.S., M.A.A., S.T., S.Ö. ve
M.Y. gözaltına alındı. Olayla ilgili adli tahkikat devam ediyor. (CİHAN)
10 Haziran 2014 Salı
Ekonominin çok iyi gittiğini söyleyen Ekonomi Bakanı Zeybekci,"Türkiye çok kısa bir sürede
tekrar 2013 yılındaki ekonomiyi coşturan, yatırımları artıran, ihracatı, üretimi artıran, istihdamı
destekleyen faiz seviyelerine tekrar ulaşacaktır. Türkiye, asla yerle bir olmayacak" dedi
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, "Bu
pazartesiyle başlayacak haftanın ekonomi
anlamında çok iyi, güzel gelişmelerin
olacağı bir hafta olacağının şimdiden
müjdesini verebilirim" dedi. Denizli
programı kapsamında valiliği ziyaret eden
Zeybekci, burada basın mensuplarına
ekonomik gelişmelerle ilgili
değerlendirmede bulundu. Geçen haftanın
ekonomi için çok önemli gelişmelerin
yaşandığı bir hafta olduğunu ifade eden
Zeybekci, şunları söyledi: "Geçen hafta
Avrupa Birliği Merkez Bankasının faizleri
0,25'ten 0,15'e düşürmesi ve tabii en önemlisi 400 milyar avroluk bir parasal
genişlemeden bahsetmesi ve bunu uygulamaya koyacağını söylemesi, gerek
Türkiye'de gerekse dünya ekonomisinde
çok önemli bir şekilde algılandı. Bildiğiniz
gibi Türkiye'de ekonomik gelişmelerle ilgili
gündemde olan faizle ilgili faizin inmesi,
faizin düşmesi tartışılıyor. Faizlerin enflasyona etkisi, faizlerin enflasyonda kaç puan,
ne kadar etki yaptığı gibi şeyler tartışıyor.
Ama asıl olan faizlerin Türkiye'de ekonomiyi
yavaşlattığı, yatırımları yavaşlattığı,
büyümeyi, istihdamı, üretiminin önünde faizlerin en önemli engel olduğunu bugün
hemen hemen herkes aynı şekilde bunu
tespit ediyor, teslim ediyor. Tabii faizin
Türkiye'de aşağıya doğru istediğimiz hızda,
piyasaların üretimin ihracatın yatırımcının
istediği hızda aşağıya inmesinin uzak
önünde en önemli etkenlerden biri
Amerikan Merkez Bankasının 2015 Haziran'dan itibaren faizlerde yavaş yavaş artırıma
başlayacağı, yani faizleri artıracağı yönünde
bir açıklaması var. Bu Türkiye'de faizlerin gelecekle ilgili beklentisinde bir nebze endişe
yaratan bir unsurdu. Ama geçen hafta Avrupa Birliği Merkez Bankasının 400 milyar
avroluk bir parasal genişlemeden ve bunu
uygulamaya koymayı bahsettiği andan
itibaren Türkiye'nin Amerikan Merkez
Bankasının önümüzdeki 2015'ten itibaren
faiz artışıyla ilgili endişelerini nötrleyen bir
açıklamaydı. Yani şu andan itibaren
Türkiye'nin 2015 yılındaki Amerikan Merkez
Bankasının faiz artırımına gideceğinden
kaynaklanan herhangi bir Türkiye'deki faizlerin yukarıya gidişine sebep olabilecek bir
nedeni de ortadan kaldırmış
bulunmaktadır."Türkiye'de parasal
piyasaların dengeleri anlamında şu andan
itibaren bütün gelişmelerin istedikleri yönde
devam ettiğini bildiren Zeybekci, "Cuma
günü dikkat ederseniz piyasalar bunu son
derecede olumlu karşıladı. İnanıyorum ki bu
haftadan itibaren Türkiye'de faizler,
piyasadaki faizler beklentilerin üzerinde
aşağı yönlü bir seyir izleyecektir. Eminim
Merkez Bankamız da en kısa zamanda
piyasaların faiz yönünde faizdeki bu aşağı
doğru yönelişini destekleyici kararlar
alacaktır" değerlendirmesinde
bulundu."Türkiye'nin çok kısa bir sürede
yeniden 2013 yılındaki ekonomiyi coşturan,
yatırımları, ihracatı, üretimi artıran, istihdamı
destekleyen faiz seviyelerine ulaşacağını"
kaydeden Zeybekci, "yatırımı coşturan faiz
seviyelerine mutlaka ve mutlaka
ulaşılacağını" söyledi. Zeybekci, "Şu andaki
bütün şartlar Türkiye'nin ekonomisi için o
kadar olumlu ki önümüzdeki hafta, yani bu
pazartesiyle başlayacak haftanın ekonomi
anlamında çok iyi, güzel gelişmelerin
olacağı bir hafta olacağının şimdiden
müjdesini verebilirim. Önümüzdeki, hafta
Türkiye ekonomisi inşallah çok güzellikler
yaşayacak" diye konuştu.Zeybekci, bir
gazetecinin "2008'e kadar milli gelirde bir
artış olduğu daha sonra 10 bin dolarda sabit durduğu" yönündeki değerlendirmesi
üzerine şunları belirtti: "2009'dan itibaren
milli gelirde ve ihracatta 140-150 milyar
bekci, EGS Kongre ve Kültür Merkezi'nde
düzenlenen AK Parti danışma meclisi
toplantısına katıldı. Gençlerin salonu
süsleme heyecanına şahit olduğunu ifade
eden Zeybekci, "Biz de Türkiye'mizi baştan
aşağı süslemeye çalışıyoruz. Türkiye'mizi
2023'e hazırlamaya çalışıyoruz ve karşısına
geçip de şöyle bakıyoruz. 'Güzel oldu'
demiyoruz da seçimlerde vatandaşa 'güzel
oldu mu' diyoruz. Onlar da 'güzel oldu ellerinize sağlık' diyor. 30 Mart'ta da öyle
dediler. Türkiye'ye dönüp baktığımızda her
şey o kadar güzel oluyor ki. Her şeye
rağmen, istemeyenlere rağmen" diye
konuştu. Geçen yılki Gezi Parkı olaylarına
değinen Zeybekci, şunları söyledi: "Denizli'ye kadar geldi. Bütün bunları yapanın
dolar civarında ihracatta ve milli gelirde de
9-10 bin arasında bir sıkışmada kaldık. Tabii
ekonomide orta gelir seviyesini aşmada
zorlanan bütün ülkeler bu şekilde zorlandı.
Kore zorlandı, tüm gelişmiş ülkelerin
tamamı burada zorlandı. İnşallah Türkiye olarak biz 2014'ün sonunda 11 bin 500'leri de
aşacağız. Toplam kişi başına düşen milli
gelirde bu rakamları aştığımızda bu
dediğimiz sıkıntılardan kurtulmuş olacağız.
İhracatta 170 milyar dolara inşallah
dokunuyor olacağız. En azından yakalamasak da bu rakamı 2014 sonu itibarıyla
yakalıyor olacağız. Türkiye, evet, 2009'dan
itibaren bu seviyede biraz oyalandı. Bu
oyalanmayı da inşallah 2014 yılı itibarıyla o
daireyi kırarak düz yol haline
getireceğiz.""İstediler ki Türkiye ekonomik
olarak yerle bir olsun. Bak ne oldu? İhracat
ilk beş ay ortalama yüzde 10, istihdam ilk
beş ay tavan yapıyor. İhracat rakamlarında
nisan mayıs cumhuriyet tarihinde rekorlar
kırıyor"Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, cari
açığın ilk çeyrekte yüzde 30 düştüğünü belirterek "Yıl sonunda 50 milyar dolarlık
düşüş bekleniyordu. Allah'ın izniyle yıl sonunda onun da altına ineceğiz" dedi. Zey-
tamamını biliyoruz. Onların hiçbirisinin
Türkiye ile alakası yok. Bunların neyle
alakası olduğu belli. Kaldı ki onlar da
maşadır. Onları gözümüzün önünden
ayırmayacağız. Onlar zannediyorlar ki tekrar
deneyeceğiz. Bakın biz onları o hale getirenleri bularak onları kökünden kazımaya
kadar gideceğiz. Biz bu işi sabırla
yapıyoruz."Zeybekci, İstanbul'da üçüncü
havaalanının temelinin atıldığını, Kanal İstanbul'un da milletin cesareti ve gücüyle
dualarıyla bir medeniyet kanalı olarak
yapılacağını ifade etti. Türkiye'nin yeniden
tefeci ve faizcilerle muhatap edilmeye
çalışıldığını anlatan Zeybekci, şöyle devam
etti: "Onlar oyun, plan, tuzak kurdu ama bu
millet her seferinde onların oyununu bozdu.
Oyuncaklarını ellerine verdiği gibi gönderdi
geriye. Geçen sene bütün kurguladıkları
oyunlar, tüm tezgahlar Türkiye'nin geri adım
atması, geri gitmesi, ekonominin
darmadağın olması üzerineydi, Türkiye'de
faizler yükselsin üzerineydi.
Başbakanımızın o duruşuyla bunlar defedildi. Aralık ayında da aynı oyun. Altını çize
çize söylüyorum: 17 Aralık bir darbe
girişimi, hükümeti devirme girişimidir, 17
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Sektörler Konseyinde, Hazırgiyim ve Konfeksiyon Sektörü
temsilciliğine seçilen Denizli İhracatçılar Birliği (DENİB) Başkanı Süleyman Kocasert,
Türkiye ihracatının lokomotif sektörlerinden hazır giyim ve konfeksiyon sektörünü bir adım
daha öteye taşımak için el birliği ile çalışmaya, projeler üretmeye devam edeceklerini bildirdi. Kocasert, yaptığı yazılı açıklamada, TİM'in yetkili organlarında görev yapacak isimlerin de
seçildiği 21. TİM Olağan Genel Kurulu'nun dün İstanbul'da gerçekleştirildiğini hatırlattı.
[email protected]=OKO:OPO5OJ
&M>GLP)[email protected]@JP-NHE7LP/DLDKDJDJ
[email protected]<IP9OLKOHKNLOJP?NPFNKN;NKNLOJ
FNCEN:OPOKNPCN5OIOPHM>MJFG:[email protected]
=MCNLE8PADJKMLGPHMBFNEEOP-O?OKPE@.KDI
HDLDKDAKMLGJFMPBMPFMPINCKNHP7L;<EKNLOJFNP;7LN?
[email protected]?NPFN:[email protected]:DJDP6NLP>M0
[email protected];7LN?PMKMJ0
KMLPHNJFOKNLOJFNJ8PMOKNKNLOJFNJ8POAKNLOJFNJP?N
>[email protected]
O6LM=ME5GP9OLKOHKNLOJFNP;7LN?PMKMJPO6LM=ME5GKMLPO5OJ
FNP;N5NLKO3PJ=NKOHKNP%4(P9<JBNCOJFNP?N
[email protected];MJKMLFMP;7LN?
MKMJP6NLHNCOJPNIN:[email protected]
@KFD:DJDPO1MFNPNEINHPOCENLOI32DP9MAMLG8P$NJO0
>KO!JOJP9MAMLGCGFGL8P9OLKOHP?NP9NLM9NLKO:OIO>[email protected]
=DFDL3P2OL9OLOIO>NP;<5P?NLNLNHPFM6MP7JNIKO
9MAMLGKMLMPOI>MPMEM=M:GIG>FMJPA<.[email protected]$NJO0
>KOP46LM=ME5GKMLP2OLKO:[email protected]
%4([email protected]=OKO:O
;7LN?OJOP<[email protected]>3P
&NLPANBFNJP7J=N8P$NJO>KO!BN8P$*42!NP?NP6M>GL
;[email protected]@JPCNHE7L<[email protected]
[email protected]>INEPBMLGAGJFMJPMLHMIFMPFDLMJ
?NPFNCENHKNLOJOPNCOL;NINBNJP6NLHNCN8PMOKNIN8
[email protected]@JCD>
ENANHH<[email protected]/M>[email protected]
@[email protected]>GLP;[email protected]
[email protected]<J<JPINJ1MMEKNLOPO5OJP6N.P9OLKOHEN
ENHP?<=DEP5MKGAIMBMPFN?MIPNFN=N:OIO>OPO1MFN
NEIOAEOH3P
4JAMKKM6P"+'0"+'PF7JNIOJFNP%<LHOBN
[email protected]@[email protected]>GLP;OBOI
[email protected]@JPCNHE7L<J<P9OLPMFGIPFM6MP7ENBN
EMAGIMHPO5OJPNKP9OLKO:[email protected]<LNE0
INBNPFN?MIPNFN=N:O>3
Aralık bir şerefsizlik belgesidir.Sen yıllardan
beri Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanını,
cumhurbaşkanını, bakanlarını, milletvekillerini, müsteşarlarını, genel müdürlerini, iş
adamlarını dinleyip takip edeceksin. Madem
bir ahlaksızlık var, madem bir suçluluk var,
madem bir hırsızlık ve soysuzluk var, niye
bekledin? Niye suçüstü yapılmasını
sağlamadın? Ne için bekledin Allah aşkına?
Tek bir amacı vardı. Kendi menfaati için.
Hepsi de yalandı. Dün açıklandı işte.
Başbakan ve oğluyla ilgili kaset vardı, kelimelerin montajını bırakın, kelime içindeki
heceleri bile montajlamışlar. TÜBİTAK'ın
kararı, raporu çıktı. Ne oldular? Bir tek onunla ilgili bir yorum var mı? Yeri göğü
yıktılardı Başbakanın o konuşmasıyla
ilgili."2013 Aralık ayında başlayan sürecin,
"tam anlamıyla darbe, operasyon, hem
siyasi hem ekonomik, tam anlamıyla
planlanmış bir darbe süreci" olduğunu
söyleyen Zeybekci, sürecin özellikle 25
Aralık'tan başlatılan kısmının tamamının
ekonomik olduğunu kaydetti. Zeybekci,
"Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası
ekonomiyle ilgili müdahalelerini yaparken
dünyanın herhangi bir yerindeki bir hesaptan döviz satışı yapıyor. Bir hesaptan 2,5
milyar dolar para çekiliyor. Hesabın nerede
olduğunu da arkasındaki havuzu da biliyoruz. Ama biz Türkiye olarak evrensel
ekonomik sistemin bir mensubuyuz.
Bunların da kuralları çerçevesinde hesabını
soracağız" diye konuştu. "Bizim hiçbir yerle
sözümüz yok. Bizim hiçbir yerle hesabımız
yok. Özellikle de benim kimseyle hesabım
yok. Benim tek bir hesabım var o da bu millet" diyen Zeybekci, sözlerini şöyle
sürdürdü: "Benim hesabım milletimin üzerine gönderilen her türlü belanın karşısında
dağ gibi, taş gibi durmaktır. Bütün amacımız
milletimin birlik ve beraberliği. Bakın yiğitlik
vurmakla kırmakla devirmekle değil, yiğitlik
bir araya getirmekle bütünleştirmekle
kardeşlikle barışla olur. Biz hainleri biliyoruz. Biz bu millete, bu ülkeye kastedenleri
biliyoruz. Onların da hesabının hukuk ve
demokrasi içinde sorulmasından yanayız.
Ama onun dışında biz, iyi niyetli
kardeşlerimizi de biliyoruz. Onları da
kucaklayacağız. Onlarla beraber 2023, 2053
ve 2071 Türkiye'sine birlik ve beraberlikle
kardeşlikle gideceğiz. Ama her musibetten
ders çıkararak tedbirlerimizi alarak aynı
hatalara düşmeden."Geçen yıl mayıs ayında
yüzde 4,6 olan faizin, Ocak 2014'te yüzde
15-16'ya geldiğini hatırlatan Zeybekci, "artan faizi milletin ödediğini, istenilenin bu
olduğunu" belirtti. Bazılarının milleti küçümseyerek "bidon kafalı", "göbeğini kaşıyan
adam", "dağdaki çoban" dediğini kaydeden
Zeybekci, "En son adam kendini aştı. 301
maden şehidimize ne dedi? 'Bunlar AK Parti'ye oy veren, bunlar bidon kafalı. Vur
kafaya, dan dan ses gelir. Müstahak bunlara'
dedi. Allah senin her iki cihanda
müstahakını versin başka bir şey demiyorum" diye konuştu. (AA)
*;NP27K;NCOP-MJMBOP#FMCG8PMKGAIMP?NP4AP/DLDID
4/P4>IOLP4KP(<F<LK<:<8P/<5<HP?NP#LEMPK5NHKO
4AKNEINKNLOP)NKOAEOLINP4FMLNCOP2MAHMJKG:GPOA9OLKO:OPOKN
;OLOAOI=OPN:OEOIP.L@;[email protected]@IOHPHMKHGJIM
[email protected];OFNLOKINCO8P;OLOAOI=OKO:OJ
FNCENHKNJINCOP?NPBMB;GJKMAEGLGKIMCG8P9MAMLGKGP?N
C<LF<L<KN9OKOLPOAKNEINKNLOJPHDLDKIMCG8P;OLOAOI=OKOH
H<KE<L<J<JP9OLNBKNLPMLMCGJFMPBMB;GJKMAEGLGKIMCGPMIM=GJG
EMAGBMJPN:OEOIKNLP4>IOLP ?LD.MP2OLKO:OP4AP)NKOAEOLIN
(NLHN>OP4>IOLP 24)*(PD>IMJKMLGPEMLM1GJFMJP?NLOKN0
=NH3P4KHOP+P&M>OLMJ,FMP*2-#,FMP9MAKMBM=MH
;OLOAOI=OKOHPN:OEOIOP'+P%NIID>,[email protected]=NH3
)OLOAOI=OKOHPN:OEOIOJFNJPBMLMLKMJIMHPOCENBNJKNL
I<LM=MMEKMLGJGP4>IOLP 24)*(,NP'P&M>OLMJ,MPHMFML
BM.M9OKN=NH3P2MA?DLDPCM6O9OP;OLOAOI=OPMFMBKMLGP'0P"+
&M>OLMJ,FMPI<KMHMEMPMKGJGLHNJ8POAP1OHOLKNLOPOKNPOK;OKO
CDJDIKMLGJGPD>[email protected]
9MA?DLDKMLGPFN?MIPNFN=NHPN:OEOIKNLFNP+P;OLOAOI=O
MFMBGPN:OEOIPMKM=MH3P
101Şubat
Haziran2013
2014Perşembe
Salı
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Negrin, "Dünya Bankası raporu önemli bilgi hatalarıyla dolu. Bize 'çıkmalısınız' dedikleri hazır giyimi, krizdeki Portekiz, İspanya ve İtalya
için desteklenmesi gereken sektörler olarak açıklamalarını iyi niyetle değerlendiremeyiz" dedi
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD)
Başkanı Cem Negrin, Dünya Bankası'nın
"Türkiye'nin ihracat yapısı ve rekabetçiliği ile
yüksek gelirli ülkeler arasına katılma"
ilişkisini inceleyen raporunun bilgi ve yönlendirme hatalarıyla dolu olduğunu belirterek, "Ya özensizlik ya da art niyetle
hazırlandığına inandığımız Dünya
Bankası'nın bu raporunu pusula edinip oyuna gelmeyelim" dedi. TGSD Başkanı Negrin,
yaptığı yazılı açıklamada, geçen hafta
yayımlanan raporda, Türkiye'de ihracatın,
teknoloji ve katma değer açısından düşük
ürünlere yoğunlaştığı, bu tespitlere bağlı olarak Türkiye için ihracatta orta-yüksek ve
yüksek teknolojili sektörlere ve yüksek katma değerli ürünlere yönelmesinin tavsiye
edildiğini hatırlattı.İlk bakışta doğru gibi
algılanabilecek bu raporun derinine
inildiğinde önemli hatalar içerdiğini vurgulayan Negrin, şunları kaydetti: "Bu öneriler
çerçevesinde hazır giyim ve tekstil sektörü
gibi geleneksel ihracat sektörlerimiz için
yeniden olumsuz bir algı dönemi
yaratılmasından endişe ediyoruz. Türkiye'nin
bu sektörlerden çıkması gerektiği gibi bir
algının oluşmasını sağlayacak bu öneriler ile
Avrupa Birliği (AB) içinde Portekiz, İspanya, İtalya gibi ülkelerde bu sektörlerin desteklenmesi ve krizden çıkış için öncelikli sektörler
olarak görülmelerinin aynı döneme denk
gelmesi tesadüf değilse en azından ilgiye
açıktır. Türkiye son 10 yıldır ekonomideki
normalleşme ve iyileşme ile yeni küresel rekabet koşulları içinde daha yüksek katma
değerli ürünlere ve sektörlere yöneliyor.
Hazır giyim sektörü de mevcut küresel rekabet koşulları içinde üretim ve ihracatta daha
yüksek katma değerli ve daha pahalı ürünlere odaklanmış durumda.Örneğin kadın bluz
ve gömleğinin kilosunu 39,5 dolardan ihraç
ederken, monitör ve projektörleri 27,7 dolardan, motor parçalarını 18,2 dolardan, toplu
taşıma araçlarını ise 12,9 dolardan ihraç ediyoruz. Nitekim Türkiye'de sektörlerin en pahalı
ihraç ettikleri ürünler incelendiğinde kg/fiyat
olarak en pahalı ihracatı hazır giyim sektörünün gerçekleştirdiğini görüyoruz. Dünya
Bankası'nın raporunda bu çok önemli ayrıntı
kaçırılmış gibi görülüyor.. Ayrıca bu sektörlerin hiçbiri hazır giyim ve moda endüstrisi
kadar insan istihdam etmiyor.
Konuya bir bütün olarak baktığımızda
Dünya Bankası'nın raporunu anlamak ve iyi
niyetle değerlendirmek mümkün değil."Cem
Negrin, AB içinde hazır giyim üretiminin
halen yoğun olarak sürdüğü Portekiz, İspanya ve İtalya gibi ülkelerde krizden çıkışın
önemli bir aracı olarak ihracat ve hazır giyim
ihracatının görüldüğüne işaret ederek, "Bu
ülkeler hazır giyim sektöründe Türkiye'nin de
rakibi konumunda. Özellikle İspanya ve
Portekiz'in ihracat artışı son derece önemli
ve dikkati çekici. AB'nin göbeğindeki bu
ülkelerde hazır giyim üretimi ve ihracatı
desteklenirken, Türkiye'de bu sektörlerdeki
ihracatın eleştirilmesi bizim açımızdan
anlaşılır değil" ifadelerini kullandı.Portekiz
örneğinin daha yakından izlenmesi
gerektiğini belirten Negrin, bu çerçevede
Portekiz'de esnek emek piyasası
uygulamalarının, rekabetçi enerji fiyatların
teşviki, yenilenebilir enerji kullanımı destekleri, yurt dışı alacakları için ulusal karşılıklı
garanti sistemi tesis edilmesi, ilave ihracat
kredi hatları, KDV iadesinin 4 güne indirilmesi, kümelenme ve teknoloji transferlerinin
hızlandırılması gibi destekler sağladığını
vurguladı. "Buna bağlı olarak Portekiz'de
ihracat önemli bir artış gösteriyor" diyen Negrin, benzer destek uygulamalarının İspanya
ve İtalya için de geçerli olduğunu dile getirdi.
Negrin, bu ülkelerdeki destekler ile hazır giyim ihracatı artışının sürdüğünü belirterek,
"Ya özensizlik ya da art niyetle hazırlandığına
inandığımız Dünya Bankası'nın bu raporunu
pusula edinip 'katma değer' oyununa
gelmeyelim" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin
sektör ayrımı yapmaksızın yüksek katma
değerli ve fiyatlı ürünler ihraç etmeye
yönelmesi gerektiğini kaydeden Negrin, hazır
giyimin bu konuda diğer sektörler için en iyi
örneği oluşturduğunu aktardı.(AA)
-HQMSKTV/ILULSILSMVEQEJE!-1/ GVUKOIVUKOVSCSRV0S:
RURIUPV+ULOQOJV,QUCPUQORORVTTPV"TLSQSVQURPUQORO
UCOMPUNO>V,KPOMVTRVKHMITMVUKPOMVQTTPVATLSQSGV+EQLV/CSV1QTLS?S
0SKULV4RNTMISV!+/:104 VSPTVSRNSQATRNSBSRNTVKHFNTV'G$7G
-HMTLS?SV0SKULV4RNTMISV!-104 VSPTVSRNSQATRNSBSRNTVSIT
[email protected]!5(- V7;;V4RNTM:
IS2RNTVATQCTMPT=LS>V-1/VLUQU3ORNURVKU9OPURVKUFOPO
UCOMPUJUNUV+/:104VSPTVSRNSQATRNSBSRNTVKULOQOJ
UQUCPUQORNURV%T8PTLV/CV5DQCPURJUV(TRTLPTQSV!%/5( VKHFNT
7G''V8TVJT8NEULV3USFSVKHFNTV;G$)VDQURORNUVQTTPVATLSQS
IUBPUNO>V5ERUVMUQ=OPOMV4EQDVKHFNTV7G6GVMHPCTVUPLORVKHFNT
7G&&V8TV,JTQSMURV%DPUQOVKHFNTV7G7#VDQURORNU
[email protected]>V-104VSPTVSRNSQATRNSBSRNTV%T:
8PTLV/CV5DQCPURJUV(TRTLPTQSVKHFNTV;G&6V8TVJT8NEULV3USFS
KHFNTV;G;7VDQURORNUVQTTPVATLSQSVIUBPUQMTRGV4EQDVKHFNT
6G&6GVMHPCTVUPLORVKHFNTV6G'&V8TV,JTQSMURV%DPUQOVKHFNT
6G;[email protected]>5(-V7;;V4RNTM:
ISGVHCVUKPOMVNTBTQPTRNSQJTNTV+/:104VSPTVSRNSQATRNSBSRNT
KHFNTV6;G;&GV-104VSPTVSRNSQATRNSBSRNTVSITVKHFNTV7G;.
DQUROKPUVKULOQOJ?OIORUVTRVKHMITMVQTTPVATLSQSVIUBPUKUR
MHPCTVUPLORV+/:104VSPTVSRNSQATRNSBSRNTVKHFNTV&G6GV-104
SPTVSRNSQATRNSBSRNTVSITVKHFNTV#G&)VDQURORNUVKULOQOJ?OIORU
[email protected]?OVDPNE>V,PLOVUKPOM
NTBTQPTRNSQJTKTVA<QTVMU9IUJUVUPORURVKULOQOJVUQUCPUQO
UQUIORNUV+/:104V8TV-104VSPTVSRNSQATRNSBSRNT
KULOQOJ?OIORUVMUFURCVIUBPUKURVDPJUNO>V,KROVN<RTJNT
5(-V7;;V4RNTMISGV+/:104VSPTVSRNSQATRNSBSRNTVKHFNT
)G#6GV-104VSPTVSRNSQATRNSBSRNTVSITVKHFNTV)G';VDQURORNU
[email protected]?OVDPNE>0S:
RURIUPVKULOQOJVUQUCPUQOVKOPPOMVDPUQUMVNTBTQPTRNSQSPNSBSRNT
4EQDV+/:104VSPTVSRNSQATRNSBSRNTVKHFNTV#G$GV-104VSPT
SRNSQATRNSBSRNTVSITVKHFNTV7;G.;VDQURORNUVKULOQOJ?OIORUVTR
3UFPUVQTTPVATLSQSKSVIUBPUNO>V%SBTQVLUQU3LURGV5(-V7;;V4R:
NTMISV+/:104VSPTVSRNSQATRNSBSRNTVKHFNTV6)G&$GV-104VSPT
SRNSQATRNSBSRNTVSITVKHFNTV66G'&VDQURORNUVKULOQOJ?OIORUVTR
[email protected]?OVDPNE>V Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar,
bu yıl kuraklık, don, dolu afeti yaşayan çiftçinin destekleme
ödemelerinin bloke edilmesine tepki gösterdi. Bayraktar, “Destekleme
ödemeleri üzerindeki bloke kaldırılmalı, ödemeler yapılmalıdır.” dedi
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)
tarafından yapılan nisan ayı sanayi üretim
endeksi değerlendirmesi sonuçlarına
göre, mevsim ve takvim etkisinden
arındırılmış sanayi üretiminin, bir önceki
aya göre yüzde 1,0 arttığı ortaya çıktı
,KQO?UGV6;[email protected]<R?TMSVKOPORVUKROVUKORUVA<QTVJUNTR?S:
PSMV8TVLU=D?UMCOPOBOVITML<QHVKHFNTV$G)[email protected]=LSQTRVITML<Q:
[email protected]=ORNUVATPNS>VV-1/VLUQU3ORNURVKU9OPURVKUFOPOVUCOMPUJUNUGVIURUKSRSR
UPLVITML<QPTQSVSR?TPTRNSBSRNTV6;[email protected]<R?TMSVUKUVA<QT
JUNTR?SPSMV8TVLU=D?UMCOPOBOVITML<QHVTRNTMISVKHFNTV)G$GVSJUPULVIURUKSVITM:
L<QHVTRNTMISVKHFNTV;[email protected]*UQV8TVSMPSJPTRNSQJTVHQTLSJSV8T
NUBOLOJOVITML<QHVTRNTMISVSITVKHFNTV)G.VUQLLO>V+U9OPURVUQU=LOQJUPUQNUGVLUM8SJ
[email protected]<R?TMSVKOPORVUKROVUKORUVA<QTVKHFNT
.G&VUQLLO>V(URUKSRSRVUPLVITML<QPTQSVSR?TPTRNSBSRNTV6;[email protected]
<R?TMSVKOPORVUKROVUKORUVA<QTVJUNTR?SPSMV8TVLU=D?UMCOPOBOVITML<QHVTRNTMIS
KHFNTV$G)GVSJUPULVIURUKSVITML<[email protected]*UQ
8TVSMPSJPTRNSQJTVHQTLSJSV8TVNUBOLOJOVITML<QHVTRNTMISVSITVKHFNTV#VUQLO=VA<I:
LTQNS>VT8ISJV8TVLUM8SJVTLMSISRNTRVUQORNOQOPJO=VURUVIURUKSVAQE9PUQORNUVTR
KHMITMVUQLO=VITQJUKTVJUPOVSJUPULORNUVATQCTMPT=LS>V,RUV(URUKSV"QE9PUQO
!"I VIORO3PUJUIORUVA<QTGV6;[email protected]<R?TMSVUKUVA<QTVTR
KHMITMVUQLO=VKHFNTV6G;VSPTVITQJUKTVJUPOVSJUPULORNUVATQCTMPT=LS>V/JUPUL
IURUKSVUPLVITML<QPTQSVSR?TPTRNSBSRNTGV6;[email protected]<R?TMSVUKU
A<QTVTRVKHMITMVUQLO=VKHFNTV6'G.VSPTVNSBTQVEPU=OJVUQUCPUQORORVSJUPULORNU
ATQCTMPT=LS>V5EVUQLO=OGVKHFNTV7.G'VSPTVJUMSRTV8TVTMS9JURPUQORVMEQEPEJEV8T
DRUQOJOGVKHFNTV'G;VSPTVLTJTPVT?FU?OPOMVHQHRPTQSRSRV8TVT?FU?OPOBUVSPS=MSR
JUPFTJTPTQSRVSJUPULOVLUMS9VTLLS>VV/JUPULVIURUKSVUPLVITML<QPTQSVSR?TPTRNSBSRNTG
6;[email protected]<R?TMSVUKUVA<QTVTRVKHMITMVNH=H=VKHFNTV&G;VSPT
LHLHRVHQHRPTQSVSJUPULORNUVATQCTMPT=LS>V5EVNH=H=HGVKHFNTV'G'VSPTVNSBTQVSJUPUL:
PUQGVKHFNTV.GVSPTVTPTMLQSMPSVLTC*SFULVSJUPULOVLUMS9VTLLS>V
TLLSBSVNTILTMPTJTV<[email protected]
ATQTMSQ>[email protected]
TPTMLQSMVMEPPUROPUQUMVJTLQTPTQ?TVKTQVUPLORNUR
IEVCTMSPJTMLTGVIEPUJUVKU9OPJUMLUNOQ>V5EVIE:
PUJUV=TMPSVHQTLSJVJUPSKTLPTQSRSVUQLOQJUMLUNOQ>
[email protected]@SQVKHM
DPE=LEQJUMLUNOQ>V5HKHMVJSMLUQPUQUVEPU=UR
[email protected]>V5ERPUQ
KU9OPURNOQOPJUFIUGVNTILTMPTJTV<NTJTPTQS
KU9OPJUFIUV<RHJHFNTMSVKOPORVHQTLSJSVLT*PSM:
TKTVASQTQ>S3LCSRSRV*UIULLURVIDRQUVKTRSVHQT:
LSJVN<[email protected]
5UKQUMLUQGVS3LCSJSFV*UIULLUVHQHRHVLD9PU:
[email protected]*UQ?UKU?UM>VUIUL:
LURVIDRQUVNUVLUQPUIORUVMHPLHQTPVS=PTJPTQVKU:
9U?UMGVASQNSVMEPPURU?UMGVKTRSVHQTLSJVITFD:
RERUV*UFOQPURU?UM>[email protected]:
?UM>VS3LCSJSFTV3SRURIJURVDPURUBO
KUQULOPJUPOGVNTILTMPTJTV<NTJTPTQSVKU9OPJUPO
MSVATPT?TMVKOPORVHQTLSJVITFDRERU
*UFOQPURIOR>VNTNS>V +UFOPOVUCOMPUJUVKU9URV5UKQUMLUQGVLUQOJIUP
[email protected][email protected]
CS3LCSPTQTGV@EV@DQCPUQOV<NTRSR?TKTVMUNUQ
NTILTMPTJTV<NTJTISV8TQSPJTJTISRSRVCS3LCSKS
FDQVNEQEJNUV@OQUMU?UBOROV@TPSQLLS>
"HRTKNDBEV,RUNDPEV5<PATISRNTV3UUPSKTL
A<ILTQTRV%S?PTV4PTMLQSMV%UBOLOJV,2RSRV9U:
JEMV8TVJOIOQNUV6;7)VKOPOVSCSRVNTMUQV@U=ORU
$;VPSQUVDPUQUMV@TPSQPTNSBSVTPTMLQSMV@TNTPPTQSRSR
KHMITMVDPNEBERUVNSMMULSVCTMTRV5UKQUMLUQG
4PTMLQSMV@TNTPPTQSVNH=HQHPJTPSGVU=UBOVCTM:
SPJTPSNSQ>VCUBQOIOVKU9LO>S3LCSRSRGVHPMT
CU9ORNUVKU=URURVMEQUMPOMGVNDRGVNDPEGVU=OQO
KUBO=VAS@SVU3TLPTQVRTNTRSKPTVIOMORLOPOV@SQVHQT:
LSJVN<RTJSVATCSQNSBSRSV@SPNSQTRV5UKQUMLUQG
=ERPUQOVMUKNTLLSV6;7.VKOPOVNTILTMPTJT
<NTJTPTQSRSRGVLUQOJIUPVIEPUJUKUVSPS=MSRVTPTM:
LQSMV@DQCPUQORORV<NTRJTISRTV@UBPURJUIO
CS3LCSJSFSVJUBNEQVTNTQ>V%TILTMPTJT
<NTJTPTQSVHFTQSRNTMSV@PDMTVMUPNOQOPJUPOG
<NTJTPTQVKU9OPJUPONOQ>V1QTLS?SPTQSJSFSRV*UM
Ukrayna krizi ve küresel ekonomide yaşanan durgunluğa rağmen Rusya’nın
en büyük bankası Sberbank, 2014’de en az geçen yıl kadar kar etmeyi
planlıyor. Sberbank 2013’de 362 milyar ruble (10,4 milyar dolar) kar açıklamıştı
EIKU2RORVOQOJ2OVLD9QUMPUQORUVMULJUIOROR
UQNORNURV5ULONURVATPTRVKU9LOQOJPUQV8TVMHQTITP
TMDRDJSNTMSVNEQAERPEMVRTNTRSVSPTVEIKU2ROR
6;7.2NTVIO3OQV@HKHJTVATQCTMPT=LSQJTISV@TMPTRSK:
DQ>V(@TQ@URM2ORV<NTRJTKTRVMQTNSVQUMUJPUQORUVSIT
MQSFVSPMVCTKQTMLTVKHFNTV7#2PSMVUQLO=VDPUQUMVKURIONO>
5URMURORVKOPPOMVDQLUMPUQVLD9PURLOIORNUVMDRE=UR
5U=MURV+UQNOJ?OIOV,PTMIURNQVDQDFD8GVSC
MSJITVMQUKRU2KOV@TMPTJSKDQNE>VSCVMSJIT
NDBEVMQUKRU2NUV@EVATPS=JTPTQSRVDPJUIORO
<RA<QJHKDQNE>V,R?UMV@SFVMQUKRUVDPUKPUQO
<R?TISV,QUPOM2LUVMU@EPVTLLSBSJSFVS=V9PUROJOFO
NTBS=LSQJSKDQEF>V5SFVTRVUFVATCTRVKOPVMUNUQVMUQVTP:
NTVTLJTKSV9PURPOKDQEF>VNTNS>EIKU2KUVK<RT:
PSMVKU9LOQOJPUQNURVCDMVJUPSV9SKUIUPUQNU
KU=URURVNEQAERPEBERVDPEJIEFVTLMSPTQS
DPNEBERERVKUNIORUJUKU?UBOROVMUKNT:
NTRV(@TQ@URMV42IEV"TQJTRV"QT3G
5ULOPOVHPMTPTQSRVKU9LOQOJPUQOVEIKUV%T:
8PTLV5U=MUROVPUNSJSQVELSR2TVKUMORVSISJ:
PTQSRVKEQLVNO=OV*TIU9PUQOVSPTVSPASPS>V,R?UMVRUMSL
IOMORLOIOV3USFVDQURPUQOROVUQLOQOKDQ>VTQMTFV5URMUIO
SPTV@SQPSMLTVMQSFTVC<FHJV@EPJUKUVCUPO=OKDQEF>>VS:
3UNTPTQSRSVMEPPURNO>V"QT3GVMQUKRU2NUV@URMUROR
3UUPSKTLPTQSRSVIHQNHQT?TBSRSVNTVLTKSLVTLLS>
(@TQ@URMV6;772NTV)VKOPVSCSRNTVU=UJUPO
DPUQUMVMUQV9UKOVNUBOLOJPUQOROVKHFNT
6;2KTVMUNUQVCOMUQJUKOV9PURPUJO=LO>
6;772NTVKHFNTV7'VDPURVNUBOLOJG
6;762NTVKHFNTV7V8TV6;7)2NTVNT
KHFNTV6;2KTVCOMUQOPJO=LO>V5EVKOPVNU
KHFNTV6;2PSMVMUQVNUBOLOJORNUVNTBS=SMPSBT
ASNSPJTKT?TM>V
Haziran
2014
Salı
10
1Şubat
2013
Perşembe
Bütünşehir yasasıyla mahalle olan köylere ziyaretlerini sürdüren Menderes Belediye Başkanı
Bülent Soylu, güne Sancaklı Köyü’nde başladı.
Seçim sonrası başlattığı Köy Buluşmaları’na
Sancaklı ile devam eden Menderes Belediye
Başkanı Bülent Soylu, köy sakinleri ile sabah
çayını içip sorunları dinledi, sohbet etti.
Vatandaşların isteklerini dinleyen başkan Soylu,
daha sonra Sancaklı Ahmetçik İlkokulu’nda incelemelerde bulundu. Köy sakinlerinin özellikle
su konusunda sıkıntı yaşadıklarını belirten
başkan Soylu, ‘ Sancaklı köyümüzün sakinleri
tarlalarını sulayamamaktan şikayetçi. Yapılan
sondaj çalışmalarından bir sonuç alamadıkları
için tarlaya su veremiyorlar. Elimizden gelen
çabayı gösterip bu sorunu ortadan kaldıracağız.
Su Sancaklı’ya gelecek’ dedi.
Öğrencilerle bir araya geldi
Vatandaşlarla sohbetin ardından köy okulunu
da ziyaret eden Menderes Belediye Başkanı Bülent Soylu, okul içerisinde incelemelerde bulundu, öğrencilere oyuncak hediye etti. Başkan Soylu, ‘ Okulumuz bahçesinde yer alan park
kullanılamaz halde. Çocuklarımızın oyun
alanlarında zaman geçirmesi için parkı en kısa
sürede yenileyeceğiz. Minik yüreklerin mutluluğu
için ne gerekiyorsa yapılacak. Okul bahçesinde
de düzenleme yapacağız. Özellikle tuvaletlerin
yenilenmesi gerekiyor bu kapsamda gerekli
müdürlüklere talimat verilmiş durumda. İnşallah
okulumuz yeni eğitim-öğretim yılına yenilenmiş
haliyle merhaba diyecek’ ifadelerini kullandı.
(HABER MERKEZİ)
7$;<@9D>DC=D> 8D1E7,E+D>:CE'EB
D@?.6DE/A&BC=E<3BD@:?=?
A>5A9BA.:C>CB8CE7,E+D>:CE7$;
<@9D>DC=D>E/CBBA:"A9CBCE-DBCBE>(@1
)ABA8C;AE0<=;DBEA=C=BA>C @8AE;D3?BD@
:<3BD@:?8DE;D3:?2?E9<@4.6D8D1
=C;D=A:CE5(6E4B6D9EC5C@
;D3:?9BD>?@?EC$D8AEA::C
#!$"
" $#$!$!
$
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir Milletvekili Mustafa Moroğlu ve bir
grup parlamenter, emek dünyasının kanayan yarası konumundaki
“sendikalaşma” gerçeğini Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı
-+BCE/<><2B41EEMEDMQLQLQDKRD7=MPAGPMPLMPR?@8PN:P
QMHKNQRQMKNQNRDPNJOIQMQAGQR7N@NJPIORPN?PMMPLR8PRBERPN4
?PMMPLONRIQMJKLKMGQDKRO<ONRFQ5KMQ:QIMQLKNRHPD5OHORQGQ:KFMQ
%.33+JPR3P:MODR2LQAHKLGQDKRQ<KMGQDKRHPIMO1ONJPRBEMEN4
JE9RL?@HMPNGPNONREMEDQMR8PREMEDMQLQLQDKRGPHONMPLMP
HQNKNGKARBOLR6QIRCMJE>ENQRJOIIQHR<PIPNR3CLC>ME;RHPI4
MO1ONJP;R2NQFQDQ+NKNR'/93QJJPDOR8PR2*,R//9R3QJ4
JPMPLOFMPRJ@=PNMPNPNRDPNJOIQRIELGQR8PRBENMQLQRDPLBPDH<P
@FPRCMGQR6QIIKNQRQHK1HQRBEMENJE9R3CLC>ME;R7L?@HM@M@>@N
?PMOAGOARHC5MEGMQLJQRHPA8OIRPJOMJO>ONO;RQN:QIR%@LIOFP+JP
OA8PLPNMPLRQ<KDKNJQNRBOLRHP6JOHRCMQLQIRQM?KMQNJK>KNKRBP4
MOLHPLPI;RBERJELEGENRDPNJOIQMQLRQ<KDKNJQNR7NPGMORBOLRPN4
?PMRCLHQFQR<KIQLJK>KNKRIQFJPHHO9R
0A@8C9DB?EC.5CE=D;?=?EE!'ECBAE8A2CB
QDQMQLR8PREMEDMQLQLQDKRGPHONMPLMPR?@8PN:PRQMHKNQ
QMKNQNR6QIMQLKNRFQLQHKMQNR1OOMORJELEGMQLMQRCLHQJQN
IQMJKLKMJK>KNKRQNMQHQNR3CLC>ME;RA7FMPRJP8QGRPHHO9R/"
3QFKDR(0/RHQLO6ONJPR3QNODQ,CGQ+JQRFQAQNQNROA
:ONQFPHORDCNLQDKNJQRDPNJOIQNKNROA8PLPNONRHQMP5R8PRODHPI4
MPLORJC>LEMHEDENJQR<QMKAHK>K;ROA<ORDQ>MK>KR8PROAR?@8PNMO>O
Q<KDKNJQNROA<OMPLONRHQMP5MPLONORJOIIQHPRQMGQJK>KRCLHQFQ
<KIGKAHKL9R.ENENRFQNKNJQRDPNJOIQMQAGQRCLQNMQLKNJQIO
J@A@IM@IRJPRJOIIQHR<PIO:OJOL9R :QIR(0/R8PLOMPLONPR?7LP
%@LIOFP+JPR//RGOMFCNR00RBONROA<ORBEMENGQIHQJKL9
.ENMQLKNR/RGOMFCNRRBONORFQNOR#R9'+ORDPNJOIQFQ
BQ>MKJKL9R.ERCLQNR28LE5QR.OLMO>OR@MIPMPLONJPRCLHQMQGQR#
(";R R@MIPMPLONJPIORODPRCLHQMQGQR#/!+JOL9
3CLC>ME;RHPIMO1R?PLPI<PDONJPR?PMOAGOAR@MIPMPLJPRGPHQMR8P
GQJPNRDPIH7LMPLONJPRDPNJOIQMQAGQRCLQNKNKNR#R'040
:O8QLKNJQROIPN;RBERLQIQGKNR%@LIOFP+JPRGPHQMRDPIH7L@NJP
#R/'9;RGQJPN:OMOIROARICMENJQRODPR#R(0RJCMQFKNJQ
CMJE>ER8PLODONOR5QFMQAHK9
0<6DECB5A=C@8A GPFJQNQR?PMPNRGQJPNR1Q:OQDK
BQAHQRCMGQIR@=PLPRGQJPNRIQ=QMQLKNKNRQLQAHKLKMQLQIRBE
DPIH7LJPRQMKNGQDKR?PLPIPNROARDQ>MK>KR8PROAR?@8PNMO>ORH4
PJBOLMPLONONRBPMOLMPNGPDORQGQ:KFMQRIELEMQNR3P:MOD
2LQAHKLGQDKR&CGODFCNENENR@FPMPLOR3QNODQ-FQR?PMJO9
&CGODFCNRBQAIQNKR8PR2&R$QLHOR2IDQLQFR3OMMPH8PIOMO
2MORK=QR2MQBCFEN;RICGODFCNR@FPMPLOFMPR?PMJO>O
,QLE6QNR HPM-JPR?Q=PHP:OMPLPRFQ5HK>KRQ<KIMQGQJQ;ROIO
?@NR,CGQ-JQRQLQAHKLGQRFQ5Q:QIMQLKNKRBPMOLHPLPI;
FQLKNRDQBQ6RPLIPNRDQQHMPLJPROM<PFPR?OJPLPIRIQ=QRFPLONO
?7LGPIRODHPJOIMPLONORD7FMPJO9R2L=EMQLKNKNRIQ=QNKN
FQAQNJK>KRGQJPNPR?OLGPIRCMJE>ENERQN:QIRHPINOIRNP4
JPNMPLMPR?QMPLONONROIORQ>=KRJQRBQLQMQNJK>KRO<ON
O<PLOJPIOR6Q8QNKNRCIDOPNONONRHQGQGPNRI7G@LMP
LPQIDOFCNQR?OLO5RH@IPNGPDONONRBPIMPNJO>ONORIQFJP4
JPNR2MQBCFEN;RBENENRBOLIQ<RQFRQMQ:Q>KNK;RQLJKNJQN
CMQFRFPLONP;R?QMPLOFPR?OLP:PIMPLONOR8EL?EMQJK9RQ4
MPLOFPR?OLJOIHPNRDCNLQRH@GRIELEGMQLKRJONMPFO5;
LQ5CLMQLKNKRFQ=Q:QIMQLKNKRJOMPR?PHOLPNR2MQBCFEN;R).PM4
IORJPR3P:MODRHQLO6ONJPRICGODFCNENRHQGQGKROMIRJP1Q
BOLRHC5MQNHKFKRGP:MODONRJKAKNJQRFQ5KFCL9R.ER<CIR7NPG4
MO;RBPNRBENER7NPGDOFCLEG9R.ER6PGR,CGQR6QMIKNQ
6PGRJPRBERCMQFQR8PLGOARCMJE>EGE=R7NPGONRBOL
?7DHPL?PDOJOLRJOFPRJ@A@N@FCLEG9RPNPMJP
ICGODFCNMQLKGK=R?OHHO>ORFPLMPLJPRI@<@IR<Q5MKR=O4
FQLPHMPLRFQ5QLMQLJKRQGQRICGODFCNRB@H@NRPIO5MP;R/!
IOAOFMP;RIQFKHMQLKFMQ;RGP:MODORQJPHQRBELQFQ;R,CGQ-FQ
HQAKJKI)RJOFPRICNEAHE9RRR,CGQ-JQR7N:PR8QHQNJQAMQLKR=O4
FQLPHRPJPLPIRQOMPMPLPRBQADQ>MK>KRJOMPFP:PIMPLONO;
QLJKNJQNRCMQFRFPLONORJPR?7LPLPI;RIQ=QFQRBOM1OOMRGQLE=
IQMQNROA<OMPLORJONMPFPLPI;ROMIRBOM?OMPLORCNMQLJQN
QMQ:QIMQLKNKRO1QJPRPJPNR2MQBCFEN;R)Q6QRDCNLQRJQRJP4
8MPHONRIELEGMQLKNKR2NIQLQ-JQRHPIRHPIR<Q>KLK5
JONMPFP:P>O=9R*NAQMMQ6RBERDQFPJPRBPMIORCMQFKRHQGQGPN
QLQAHKLQ:Q>K=RQGQRQLQAHKLGQNKNRJKAKNJQR"0/RIOAONON
LE6ENQRBELQJQNRLQ6GPHRJOMOFCLEG9R.PMIORCNMQLRBO=P
GQJPN:OMOIRDPIH7L@NJPRBENJQNRDCNLQRNPMPLRFQ5KMGQDK
?PLPIHO>ONONR7N@N@RQ<Q:QIMQL9R NENMQROM?OMORBPMIO
JQ>KNKIRGP8=EQHKRBOLRQLQFQR?PHOLP:P>O=;RFPNORGP8=E4
QH;RFPNORFQDQRHPIMO1OR7NPLPBOMP:P>O=9RJPJO9R%77#
0A@8C9DBD>?@E"D>B?2?E("A@&AE<BD6?;<>
,PNJOIQMQLKNRH@=PMRIOAOMOIRCMQLQIR8QLRCMGQDKROMP
DPNJOIQMR6QIR8PR?@8PN:PMPLRDQ>MQNQGQJK>KNKNRQMHKNKR<O=PN
3EDHQ1QR3CLC>ME;RGP:MODRQLQAHKLGQDKRHPIMO1OR?PLPI<PDONJP
FPLR8PLJO>ORO1QJPMPLONORA7FMPRHQGQGMQJKR3P8:EHREF?EMQ4
GQMQLRBO=PRFONPROA<OMPLONR7L?@HMPNGPDONONRPN?PMMPNJO>ONO
?7DHPLGPIHPJOL9R$PIR<CIROAFPLONJPROA<OMPLRDPNJOIQMK
CMJE>ERO<ONROAHPNR<KIQLKMGQIHQJKL9R*AHPNR<KIQLKMGQFQN
OA<OMPLORODPROA8PLPNRHQLQ1KNJQNRJPDHPIMPNPNRDPNJOIQMQLQR@FP
CMGQMQLKRICNEDENJQRBQDIKR?7LGPIHPJOL9R,CNE<RODP
FQDQMQLMQRHQNKNQNR6QIMQLKNRIEMMQNKGKRFONPROA<OMPLP
DQ>MQNQGQGQIHQJKL9R.ERNPJPNMPLMPRFQDQMQLMQR8P
EMEDMQLQLQDKRD7=MPAGPMPLMPR?@8PN:PRQMHKNQRQMKNQN
DPNJOIQMQAGQNKNR7N@NJPIORPN?PMMPLR8PRBERPN?PMMPLON
IQMJKLKMGQDKRO<ONRFQ5KMQ:QIMQLKNRHPD5OHORQGQ:KFMQ
2NQFQDQ+NKNR9R8PR%@LIOFPR.@F@IR3OMMPHR3P:MODO
*<H@=@>@+N@NR/09R8PR/0'9RGQJJPMPLOR?PLP>ON:PRGP:MOD
QLQAHKLGQDKRQ<KMGQDKNKRQL=R8PRHPIMO1RPJPLO=9
%-7)*E/*,*#
)4@4E;D3D>9A@ JPRIOGDPNONR?7NM@N@
IKLGQGQFQR<QMKAHKIMQLKNKRD7FMPFPNRL@N;
).@H@NRBEROAMPLOR1QFJQMKROARCMQLQIRQM?KMQJK>KGK=
O<ON;RDQGOGOFPHMPRFQ5KFCLE=9R.O=RBOLBOLOGO=P
6QFKLMKROAMPLOGO=ON;R6QFKLMQRDCNE<MQNGQDK
?PLPIHO>O;RDQBKLMQR<QMKAGQFQRJP8QGRPHGPGO=
?PLPIHO>ONORD7FM@FCLE=9R,OFQDPHORBO=RB7FMP
BOMOFCLE=)RJOFPRICNEAHE9RR"0R3QLH-HQIOR3Q6QMMO
*JQLPMPLR,P<OGMPLO-NONRQLJKNJQNRI7FPRJ7N@APN
BPMJPMPLPRJQ6QR<CIR6O=GPHRQIHQLKMQ:Q>KNKRQNMQ4
HQNRL@N;RAERO1QJPMPLPRFPLR8PLJO
)PLPMRF7NPHOGMPLOGO=ONR?PMOLMPLO;RFQDQJQ
DQFKMGKA9R2&R$QLHOR6@I@GPHOR(00'RFKMKNJQ
<KIQLJK>KR3Q6QMMOR*JQLPMPLRQDQDKROMPR6PG
BPMPJOFPMPLJPR6PGRJPROMR7=PMROJQLPMPLJPR<CIROFO
JP>OAOIMOIMPLRFQ5HK9R,CNRCMQLQIR(0//RFKMKNJQ
BOLRIP=RJQ6QRBERFQDQFKRJP>OAHOLJOI;ROMQ8PMPL
FQ5HKI9R,CNE<ROHOBQLOROMPRBPMPJOFPMPLONRFQDQM
?PMOLMPLONORQLHKLJKI9R.O=OGR?OBOROMMPLJP;RQNQ
IQMPG;RGPLIP=ORB@H<PJPNR?PMPNR5QLQJKL9R.E
IQFNQIRJQRBPMJP;ROM<P;ROMRCMGQDKRJELEGENQ
?7LPRJP>OAOFCL9R.OLR8QHQNJQARBQAKNQ;R@MIPJPIO
QFMKIR?PMOLRJELEGENQR?7LP;R((4"0RMOLQRQLQDKNJQ
5QLQR?PMOFCL9R.ER5QLQ;RFQRBPMPJOFP
BQAIQNMKIMQLKNQRFQRJQR*MRPNPMR3P:MODMPLO-NP
?PMOFCL9RPLR6QM@IQLJQRF7NPHOGONJP;
DP<OMGOAMPLONRCMJE>ERIELEGMQLQR?PMOFCL9)
L@N;R!'0RBONRN@1EDRILOHPLONJPNRDCNLQRAERQNJQ
GPLIP=ORB@H<PJPNRB@F@IAP6OLMPLPRQFLKMQN
?PMOLON;RF@=JPR!0RQLHHK>KNKRO1QJPRPJPLPI;
21FCNIQLQ6ODQL-KNRB@F@IAP6OLRDHQH@D@N@
IQ=QNJK>KR?@N;RGPLIP=ORB@H<PJPNRQMQ:Q>K
5QLQNKNRJQRQLHQ:Q>KNKRJOMPR?PHOLJO9R
!'E724=:<=E=A5C6BA>CE
9<BD;E<B6D;D&D9
2&R$QLHOR*MR.QAIQNKR3P6GPHRPFBPIRODP
7G@-JPIORQLQRDP<OGMPLPRJP>ONPLPI;R2&R$QL4
HO-NONRQJQFKRQIIKR%PION-ONRDP<OGMPLON
QLJKNJQNRFPNOJPNRBPMPJOFPRBQAIQNKRDP<OMJO>ONO
O1QJPRPHHO9R/0R2>EDHCD-HQRFQ5KMQ:QI
:EG6ELBQAIQNMK>KRDP<OGMPLONONR=CLRCMQ:Q>KNK
D7FMPFPNRPFBPI;RAENMQLKRIQFJPHHO
)%@LIOFP+JPRNPLPJPFDPROIOR?LE5RIQMJK;RBOL
HQLQ1HQR2&R$QLHO;RIQLAKDKNJQRJO>PLMPLO9R/0
2>EDHCDRDP<OGMPLORICMQFRCMGQFQ:QI9R*MIRJP1Q
BERQ=O=RGOMMPH;RIPNJOR7=?@LROLQJPDOFMP;RIPNJODO
?OBORFQAQFQN;RIPNJODOR?OBORJ@A@NPN;R@MIPDONO;
GOMMPHONOR8PR8QHQNKNKRDP8PNRBOL
:EG6ELBQAIQNKNKRIPNJORCFMQLKROMPRDP<P:PI9
%QBOOR/!4('R2LQMKIR8PR?P=ORCMQFMQLKROMPRBE
@MIPNONR6E=ELENERBC=GQFQR<QMKAQNRGQMEG
?LE5;R:EG6ELBQAIQNMK>KRDP<OGMPLONPRIQJQLRLQ4
6QHRJELGQFQ:QIMQL9R.O=MPLPRJ@APNRODPRCNELE4
GE=ER8PRJOIRJELEAEGE=ERBC=GQJQN;RJC>LE
BOMJO>OGO=RFCMJQRDCNENQRIQJQLR?OHGPIR8PR@MI4
PFPRFQ5KMQNRFQHKLKGMQLK;RBERQ=O=RGOMMPHPRQNMQH4
GQIR8PRONAQMMQ6R5QLHOGO=ONR?7DHPLP:P>OR5QLHOMO
BOLR:EG6ELBQAIQNKRQJQFKNKNRQLIQDKNJQRJOIRJE4
LQLQIROMIRHELJQRF@=JPR'0-FOR?P<PNRBOLRCLQNMQ
:EG6ELBQAIQNKRFQ5GQIHKL9R.ERBO=OGRBCFNE4
GE=ENRBCL:EJEL9R*NAQMMQ6R2&R$QLHORHPAIOMQHMQLK
JQRJQ6QR7N:PR?OLJO>ORDP<OGMPLJPR?7DHPLJO>O
BQAQLKFKR:EG6ELBQAIQNMK>KRGQIQGKNQRJQ
FQLQAKLRAPIOMJPR?7DHPLGPMO9)RR%77#
##$$# "#!"$#$!$"$!
$!$!#$""! "#" # Çözüm sürecine destek veren MemurSen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu,
"Millet, çözüm sürecini sahiplendi ama milletin sorununu çözmesinden
rahatsızlık duyanlar, sorunlardan
beslenenler süreci sabote etmeye, devre dışı bırakmaya gayret ediyorlar"
Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet
Gündoğdu, milletin çözüm sürecini
sahiplendiğini ama milletin sorununu
çözmesinden rahatsızlık duyanların, sorunlardan beslenenlerin süreci sabote etmeye,
devre dışı bırakmaya gayret ettiklerini
söyledi. Gündoğdu, Türkiye Gönüllü
Teşekküller Vakfı Denizli Platformu'nun
düzenlediği toplantıda sivil toplum kuruluşu
temsilcileri ile bir araya geldi. Toplantıda
basın mensuplarının gündeme ilişkin
sorularını cevaplayan Gündoğdu, 30 yıllık
bir sorunun çözülmesi için adımların
atıldığını, son günlerde çözüm sürecinden
içeride ve dışarıda birilerinin rahatsız
olduğunu belirtti. Türkler ve Kürtler adına
söz söyleme hakkı olmayanların, silah
tüccarlarının da sevinmesine yol açacak
şekilde yeni girişimlerde bulunmaya gayret
ettiğini savunan Gündoğdu, "Ben
inanıyorum ki bu millet barışın tadına
varmıştır ve artık şehit cenazesi gelmesini
istemiyor. Ölümlerin değil demokrasinin
konuştuğu, siyasetin konuştuğu, teröre
bulaşanların hukuk devleti adına cezasını
alması gerektiği ama topyekün bir ırkın
terörist ilan edilerek yapılan toplum
mühendisliğinin de bitmesi gerektiğini
söylüyoruz" dedi. 30 yıldır hem canlarını
hem de enerjisini, maliyesini kaybeden bir
ülke olarak sorunun mutlaka çözülmesi
gerektiğini kaydeden Gündoğdu "Merhum
Necmettin Erbakan, 28 Şubat sürecinde
'Nedir bu süreç, bu yaşananlar?' sorusu kendisine yöneltildiğinde 'Bu milletin kendi
değerlerine, misyonuna dönmesine tahammül edemiyorlar ve bunu baltalamaya
çalışıyorlar' diye mükemmel bir tespitte
bulunmuştu. Şimdi bu milletin kendi sorununu kendisinin çözmesini istemeyen
içerideki maşalar ve dışarıdaki emperyalist
güçler, siyonist güçler yeni bir oyunun
içerisinde. Biz bunu görüyoruz. Millet,
çözüm sürecini sahiplendi ama milletin
sorununu çözmesinden rahatsızlık duyanlar, sorunlardan beslenenler süreci sabote
etmeye, devre dışı bırakmaya gayret ediyorlar" şeklinde konuştu.
-"Bu tezek TÜSİAD'a
yapışmıştır, bir daha çıkmaz"
Yunanistan'da çalışanların yüzde 25'inin
işten atılmasına rağmen uluslararası
çalışma örgütlerinin bu ülkeye değil 1
Mayıs'ta Taksim'e gelmeye çalıştıklarını dile
getiren Gündoğdu, "Niye? Taksim'den bu
milletin değerleri aleyhine bir ekmek
çıkarabilir miyiz diye. Hamburg'da yapılan
olayları görmek istemeyen Alman
Cumhurbaşkanı, Neonazilerin katlettiği
vatandaşlarımızın katillerini bulma arayışına
girmeyenler, buradan bir ekmek çıkar mı
gayreti içerisindeler. Üç beş ağacın kesilmesine gösterilen saygı, Diyarbakır'da
'çocuklarımızı istiyoruz' diyen annelerin bu
haykırışına gösterilmiyor. 'Üç beş ağaç
niçin kesiliyor?' diye yaygara koparan
DİSK'i, KESK'i, TÜSİAD'ı, öbür tarafta sınıfta
kalıyor. İşyerinden attığı işçilere mobing
uygulamak için işçilerin eylem yaptığı yere
sıvı tezek döküyor, dışkı döküyor ve mobing uyguluyor. Bunlar çifte standarttır. Elbette bu tezek TÜSİAD'a yapışmıştır, bir daha çıkmaz. Bu çifte standardı geçmişte de
yapmışlardı, çıkmamıştı" dedi.
-"Berkin Elvan da Burak da
bu milletin çocuğu"
Sivil toplum, meslek örgütleri, siyaset,
meclis olarak demokratikleşme paketiyle
başlayan süreci sadece Kürt sorununda
değil, Alevi meselesinde de sahaya sürmek
gerektiğini savunan Gündoğdu, "Berkin Elvan öldürüldü" diyenler "Burak öldü" diyorlar. Hayır Berkin Elvan da, Burak da bu milletin çocuğu, İkisi de öldürülmüştür. İster illegal eylem yapsın ister başka şey yapsın
devlet can güvenliğini sağlamak
zorundadır" dedi.
(AA)
Haziran
2014
Salı
10
7 Şubat
2013
Perşembe
(&('+*&!--+%*+
))$-#+$!"!$!'!*
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Diyarbakır
Lice’de yaşanan bayrak indirme olayı ile ilgili Başbakan Recep Tayyip Erdoğan
ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ü eleştirdi. Kılıçdaroğlu, “76 milyon yurttaşıma
sesleniyorum; o bayrak bizim namusumuzdur, bizim onurumuzdur. Her ülkenin
bayrağı öyledir. Bayrak indirilecek, bu yeni bir şey değil. İkinci kez oluyor, üçüncü
kez oluyor bu ülkede. Bu ülkenin başbakanı sessizliğini koruyacak, ülkenin
cumhurbaşkanı sessizliğini koruyacak. Biz bunları kabul etmiyoruz.” dedi
<:8:(/A48, AOL?ORIVENVSQPBPWJU@TLTWJGRUATSMU
>;RGEWVQPE=URTETSMUWIOQOSLVNWT@TSW>UR@UNQUEHTRMTBT
>;RGELUQURUWMU=VLWUMTKFRCW3PQP@MVRFBQOW>;RGELUQUR
@UR@U=UJTSMUW0ULFNRVHW7VRHTW#07"W2USUQW9VENVSPW2GQ4
HUNTSWKJVQW=UW<VRHTWK;SUHTLTSTWDTKVRUHWUHHTCW*NTQT:W@PNPEHV
IVJPSWV@PNQVLVJPWKV<HP:WJFROQVRPWAU=V<QVMPC
,OL?ORIVENVSQPBPWJU@TLQURTWMFQVKPJPWTQUWKV<HPNQVRP
HULVJQVRPSWIO>GSWJFSOSAOJOSOW07WTQU
>UR@UNQUEHTRMTNQURTSTW?VHPRQVHVSW3ULVQW3PQP@MVRFBQO:
-/VKPSW2USUQW9VENVSW=UWVRNVMVEQVRPWTQUW>GDUQWITR
>;RGELULTDWFQMOCW'SAUQTNQUWEOSOWV@PNWKGRUNQTQTNQUWT6VMU
UMUKTLCW&V<HPBPLPDWHULVJQVRWTDQUMTBTLTDWKFQOSWSUWNVMVR
MFBROWFQMOBOSOW>;JHURTKFRCWGSNGWAOL?ORIVENVSPWFQVRVN
AOL?ORIVENVSQPBPWNFQHOBOSVWFHORVAVNWNTETSTSWITRWIGKGN
ITRWHF<QOLJVQWODQVELVWTQUWJU@TQLUJTWUSWIGKGNWVRDOLODC
0GEGSAUQURTLTDTWVNHVRMPNCW/VKPSW2USUQW9VENVSW=U
VRNVMVEQVRPWMGEGSAUQURTSTWITDUWVNHVRMPQVRCW2GDUQWITR
>;RGELUWFQMOCW9GHGSWIOW>UQTELUQURMUSWIGKGNWITRWOLOH
FRHVKVW@PNHPBPSPWMGEGSGKFROLCWLOKFROLW;SGLGDMUNT
JGRU@WT@URTJTSMUWAOL?ORIVENVSPWVMVKPSPWIUQTRQUMTBTLTDMU
FWIGKGNWHF<QOLJVQWODQVELVSPSW>UR@UNQUEHTBTSTW?U<TLTD
>;RUAUBTDCW)SWIGKGNWVRDOLODWIOCW9GKGNWITRWHF<QOLJVQ
ODQVELVWTQUWIOWGQNUKUWITRWAOL?ORIVENVSPWJU@LUQTKTDC
1U<TLTDTSWNVIOQWUHHTBT:WJU=MTBT:WJVKMPBPW=UW>G=US
MOKMOBO:WMULFNRVJTLTDTW>UQTEHTRUS:WTSJVSW?VNQVRPSV
MUBURW=URUSW=UWITDTWOQOJQVRVRVJPWVRUSVMVWMVWKUHNTSQTNWTQU
HULJTQWUMUAUNWITRWAOL?ORIVENVSPWVMVKPWTQUWOLOKFROD
;SGSGDMUNTWJGRU@WT@URTJTSMUWNVREPSPDVW@PNVAVBPDC.WT4
6VMUQURTSTWNOQQVSMPCW
';2C=B>7B9B61C<B;25C?-=@6%927+
-2GSUKMFBO8MVW5GRNWIVKRVBPWTSMTRTQTKFRCW(SHWT@LTEWITR
,OL?ORIVENVSPW=UW2USUQNORLVKW9VENVSPW=VRCW/TDWVSV
LO?VQU6UHWFQVRVNWGQNUWLVSDVRVJPSPWSVJPQ
HVSPLQPKFRJOSOD%.WJFROJOSVWTJUW3PQP@MVRFBQOWEOWNVREPQPBP
=URMTW-9OWLVSDVRVKPWNVIOQWUHLTKFRODCWQNUSTSWT@TSMU
IOQOSMOBOWEVRHQVRPSWTKTWFQLVMPBPSPWMU6VQVRAVWT6VMUWUHHTLC
0ULFNRVJTWNFSOJOSMVWIGKGNWV@LVDQVRPLPDW=VRCW0U=QUH
K;SUHTLTWNFSOJOSMVWMVWIGKGNWV@LVDQVRPLPDW=VRCW)BUR
ITRWGQNUMU:WJTDWFWGQNUSTSWIVKRVBPSPWTSMTRUAUNWNTETQURTS
VRNVJPSMVWMORVAVN:WFSQVRVWLFRVQW=URUAUNWITRWJUJJTDQTBU
IGRGSGKFRJVSPDWIOSOWNVIOQWUHLULTDWLGLNGSWMUBTQCW
LTQKFSWKORHHVEPLVWJUJQUSTKFROLWFWIVKRVNWITDTLWSV4
LOJOLODMOR:WITDTLWFSOROLODMORCW1URWGQNUSTSWIVKRVBP
;KQUMTRCW9VKRVNWTSMTRTQUAUN:WIOWKUSTWITRWEUKWMUBTQCW*NTSAT
NUDWFQOKFR:WG@GSAGWNUDWFQOKFRWIOWGQNUMUCW9OWGQNUSTS
IVEIVNVSPWJUJJTDQTBTSTWNFROKVAVN:WGQNUSTS
AOL?ORIVENVSPWJUJJTDQTBTSTWNFROKVAVNCW9TDWIOSQVRPWNVIOQ
UHLTKFRODCW9VKRVNWIUSTLWIVKRVBPLWFQMOBOWNVMVRWJTDTS
MUWIVKRVBPSPDCW/TDTSWIVKRVBPSPDWFQMOBOWNVMVRW(IMOQQV?
2GQ8GSWMUWIVKRVBPWFQLVNWDFROSMVMPRCW(SVKVJV!MVWKULTS
T@HTSTDCW$WKULTSWJPRVMVSWITRWKULTSWMUBTQCW$WKULTST
@PNPKFRJOSODWLTQQUHTSW?ODOROSMVWKV<PKFRJOSODCW9US
IOSQVRVWJVMVNVHQUWIVBQPWNVQVAVBPL8WMTKFRJOSODCW/TDTS
JVMVNVHTSTDTWITDWJFR>OQVRW?VQUW>UQMTNCW9TDTWGDUSWIO:WIOSO
NVIOQWUHLTKFRODC.WW3PQP@MVRFBQOWVKRPAVW+17WTQUWTNTSAT
>;RGELUSTSWHVN=TLTSWIUQQTWFQMOBOSOW=UW>;RGEUAUNQURTST
V@PNQVMPCW
263B5&C31B<C$>0?=
#?9<?3@>C$>0?=@
5GRNTKU8STSWJPAVNW>GSMULTSTSW?URNUJTSW>GSMULT
FQMOBOSOW=OR>OQVKVSW2GQHUNTSWKJVQ:WEOSQVRPWMTQUW>UHTRMT
-9OWLGSVJUIUHQUWVSVWLO?VQU6UHW?G=TKUHTWTQUW,178STS:
ITRTSATWTNHTMVRPSWFKWVQMPBPWNTHQUQURTSWRPDVJPSPSW;HUJTSMU
IGHGSWHF<QOLOSWRPDVJPSPW>;DUHLUWSFNHVJPSMVWITRWTRVMUSTS
JV?TITWFQLVJPW>URUNTRNUS:WIVEHVWVSVWLO?VQU6UHW,17W=U
+178STSWIOWVQMPNQVRPWTSTJTKVHT6QUWIURVIURWIOWJGRU@QURT
+UAQTJWT@T:W+UAQTJWPEPWJT=TQWVNH;RQURTWM?TQWUHLUW>VKRUHQUR4
TSUW;SULWVH6UMTKFRODCW9OWVSQVLMVWIORVMVWNVREPQPNQPWF4
QVRVNW5GRNTKU8STSWKGNJUNW>URTQTLW?VHHPSMVWJUKRUMUSW>GS4
MULTSTWMUW>;DW;SGSMUWIOQOSMORVRVNWITRWHVRT?JUQQTN
T@URTJTSMUWKUSTMUS:WIUQNTWMUWAOL?ORTKUHW=UWMULFNRVJT
HULUQTSMUW6VIRTNVWVKVRQVRPSVWM;SMGRGQUAUNWITRWLVST=UQV
6FSNJTKFSOW>;RLUJTW?G=TKUHTWTQUWAOL?ORIVENVSQPBP
JU@TLQURTSTWUQUWVQMPNCW9OWVSQVLMVWHULUQW<RUSJT<QURTWTQU
IGKGNWLOHVIVNVHQVRPS:WIGKGNWFRHVWLGEHURUNQURTS
FQOEHOBOW>;DQUSTKFRCW9OWJORUATSWFQOELVJPSMVW=U
5GRNTKU8STSWT@TSMUW=UWMPEPSMVW>UQTEUSW?VMTJUQURQUWIURVIUR
JVBQPNQPWITRWDULTSMUWTQURQULUWSFNHVJPSMVW07WFQVRVN
NFKMOBOLODW<RUSJT<QURW;Q@GJGSMUWFQOLQVEHPRPAP:WFQOLQO
ITRWTJHTNVLUHHUWK;SWVQVITQLUJTWVMPSV:WNVHVQTD;RW=VDT6UJT
>;RLUNWVMPSVWFQOLQOWHUNQT6QURTLTDTW<VKQVELVW>VKRUHT
T@URTJTSMUKTDCW5GRNTKU8STSW>UQMTBTWUETNHUWNUSMTJTSUWRFQ
HVRT6TWKV<LVQPCW9OWVSQVLMVWKVR>PSPSWTEQULUMTBT:
MULFNRVJTSTSWVJ>VRTWMGDUKMUWITQUWTEQULUMTBTWMGDUKMU
KUSTMUSWKURQURTWKURTSUWNFKVITQLUNWVMPSVWKUSTWITRWLOHV4
IVNVHWDULTSTSMUW5GRNTKU8STSWLGEHURUNUSWIGHGSWJT=TQ:
JTKVJTWVNH;RQURTWTQUWIURVIURW>UQUAUBTSTWFRHVKVWNFKVAVN
JTKVJTW?VHHPWFRHVKVWNFKLVWLUAIORTKUHTLTDW=VRMPRCW9OWTN4
QTLTSWMUBTELUJTWSFNHVJPSMVWAOL?ORIVENVSQPBPWJU@TL4
QURTSTSW;SULTSTWITQTKFRODCW9OWVSQVLMVWKONVRPMVSWVEVBPKV
NVMVRWMTDVKSWUMTQLTECW9OWUQITJUWIUSTLWTKTWMOROKFR8WMTK4
URUNW5GRNTKU8STSWT?HTKV@QVRPSMVSWMV?VWDTKVMUWEV?JPWT4
?HTKV@W=UW;SAUQTNQURTSTW;SUWNFKVRVNWIUQTRQUSUSWRU6FRLWVMP
VQHPSVWLTQQUHUWHVNHPLWUMTQUSWITRWHVNPLWJGRU@QURTSWLTQ4
QUHTLTDTSWQU?TSUWFQLVMPBPSPWKVEVSVSWJGRU@WTJ<VHWUHLTEHTRC
9O>GSWIOWSFNHVMVW;DUQQTNQUWVSVWLO?VQU6UHW?G=TKUHTWTQU
,178KUW=UW+UAQTJ!HUWIOQOSLVW?G=TKUHTWAOL?ORIVENVSP
>;JHURUITQLUW?G=TKUHTWTQUW+178KUWLTQQUHTSW;SGSMU
IGKGNWITRW=VDT6UWMGEHGBGSGWITQTKFRODCW9OWVSQVLWNFL4
<QUNJTDWITRWEUNTQMUWTNHTMVRPSW;DUQQTNQUWJTKVJTWKTSUWNUSMTJT
TQUWRUNVIUHWMUBTQWMUWMV?VW@FNWLO?VQU6UHTWNUSMTJT
T@URTJTSMUWRUNVIUHUWMVRW<VRVSHUDW?V<JUHLUWHUEUIIGJW=U
HUQNTSQURTSTWMUW>;RGKFRODCW9OWUSMTEUQURTLTDTWMUWJTDQURTS
VRVAPQPBPWTQUW<VKQVELVWT?HTKVAPW?TJJUHHTNCW1VKRPWVRVMPBPLPD
SFNHVMVWJFSOSMVW?VKPRWFQLVJPSPWHULUSSTWUMTKFROLC.
<:8:(/A48,&C ,CA*ACA/A4C..)
"A:*/AC.(".4C4)!CA:8)A/:
,OL?ORTKUHW1VQNW7VRHTJTW#,17"W2USUQW9VENVSPW3ULVQ
3PQP@MVRFBQO:WLUMKVMVWKURWVQVSWITRWNVMPSWAOL?ORIVENVSP
VMVKPW=UW)JNTEU?TRW9GKGNEU?TRW9UQUMTKUW9VENVSPW&PQLVD
9GKGNUREUS8TSWAOL?ORIVENVSQPBPWVMVKQPBPSMVWTJLTSTS
>U@LUJTWNFSOJOSMVWV@PNQVLVQVRMVWIOQOSMOC
3PQP@MVRFBQO:W-*JTLWIVDPSMVW?T@ITRW>;RGELUWKV<PQLVMPC
/VMUAUWAOL?ORIVENVSPSPSWSTHUQTNQURTWNFSOJOSMV
>;RGELUQURWKV<PQMPCW0ULFNRVJTKUWTSVSLPE:W>G@QURW=U
NO==UHQURWVKRPQPBPWTQNUJTSUWTSVSLPEWITRWAOL?ORIVENVSP
VMVKPW<RF6TQTW@TDTKFRODCW'DUQWITRWTJTLQUSMTRLUWEOWVSV
NVMVRWKV<PQLVMPC.WMUMTCW,17W2USUQW9VENVSP
3PQP@MVRFBQO:WKVNQVEVSWAOL?ORIVENVSQPBPWJU@TLQURT
NFSOJOSMVW>;RGEWVQPE=URTETWKV<LVNWT@TSWJTKVJTW<VRHTQURQU
ITRWVRVKVW>UQMTCW*QNWFQVRVNW0ULFNRVHTNW/FQW7VRHTW#0/7"
2USUQW9VENVSPW+VJOLW5GRNUR!QUW>;RGEUSW3PQP@MVRFBQO:
MV?VWJFSRVW957W2USUQW9VENVSPW1VKMVRW9VE8PWDTKVRUHWUHHTC
957W>USUQWLURNUDTSMUW<VRHTWK;SUHTLWNOROQOWTQUWITRQTNHU
HF<QVSHPWKV<VSW3PQP@MVRFBQO:WMV?VWJFSRVW2USUQW9VENVS
1VKMVRW9VEWTQUWITRQTNHUWIVJPSWLUSJO<QVRPSPSWJFROQVRPSP
KVSPHQVMPCWW3PQP@MVRFBQO:W>USTEWITRWHF<QOLJVQWODQVELVKQV
ITRWAOL?ORIVENVSPWVMVKPSPSWIUQTRQUSLUJTSMUW5GRNTKU8STS
@PNVRPWFQMOBOSOWT6VMUWUHHTCW9578STSWMUWIOWNFSOKQVWTQ>TQT
@VQPELVWKV<HPBPSPW=UWIOSOWMTNNVHUWVQVAVNQVRPSPWNVKMUMUS
3PQP@MVRFBQO:W9578QTQURTSWMUWNVIOQWUMUITQUAUBTWITR
AOL?ORIVENVSPWT@TSW@VQPEHPNQVRPSPWNVKMUHHTCW
+UMKVMVWKURWVQVSWNVMPSWITRWAOL?ORIVENVSPW=U
)JNTEU?TRW9GKGNEU?TRW9UQUMTKUW9VENVSPW&PQLVD
9GKGNUREUS8TSWVMVKQPBPSPSW>USUQWNVIOQW>;RMGBGSUWK;SU4
QTNW?VIURQURTWMUBURQUSMTRUSW3PQP@MVRFBQO:W-*JTLWIVDPSMV
?T@ITRW>;RGELUWKV<PQLVMPCW/VMUAUWAOL?ORIVENVSPSPS
STHUQTNQURTWNFSOJOSMVW>;RGELUQURWKV<PQMPCW0ULFNRVJTKU
TSVSLPE:W>G@QURW=UWNO==UHQURWVKRPQPBPWTQNUJTSUWTSVSLPEWITR
AOL?ORIVENVSPWVMVKPW<RF6TQTW@TDTKFRODCW'DUQWITRWTJTL4
QUSMTRLUWEOWVSVWNVMVRWKV<PQLVMPC.WV@PNQVLVJPSMVWIOQOS4
MOCWW957W2USUQW9VENVSPW1VKMVRW9VEWTJU
AOL?ORIVENVSQPBPWNFSOJOSMVW6VKMVQPWITRW>;RGELU
KV<PQMPBPSVWMUBTSMTCW-VTN:WMULFNRVHTNWKV<PQVSLVJPSPS
NO==UHQURWVKRPQPBPSVWTQTENTSCW&VJVLV:WKGRGHLU:WKVR>PWVRHPN
ITRWUQMUWHF<QVSLVKVAVN:WHVRV6JPDWITRWAOL?ORIVENVSP:WLTQ4
QUHTSWHVLVLPSPWNOAVNQVKVAVNWITRWNTLQTBUWJV?T<WFQLVJP
>URUNTRC.WMTKUWT6VMUWUHHTC
<!)A8C<:8:(/A48,&C;A"AA*C.*!CA8A4AA
,OL?ORTKUHW1VQNW7VRHTJTW#,17"W2USUQW9VENVSPW3ULVQ
3PQP@MVRFBQO:W0TKVRIVNPRWTAU8MUWTSMTRTQUSW5GRN
IVKRVBPKQVWTQ>TQT:W9VENVSW UAU<W5VKKT<W)RMFBVS8PSWKTSU
KVQ=VRVAVBPSPWJ;KQUMTCW;DGLWJGRUATSTSW)RMFBVSW=UW(I4
MOQQV?W'AVQVSWVRVJPSMVW>U@HTBTSTWIUQTRHUSW3PQP@MVRFBQO:
-*NTWHVRV6HVWMVW>G=USJTDQTNW=VRCW2G=USJTDQTNWGDURTSUWJGRU@
TSEVWUMTQLTECW2G=USJTDQTNWGDURTSUWJGRU@WTSEVWUMTQTRWLT%
'KQUW>;RGQGKFRWNTWIOWJGRU@W5GRNTKU8KTW@PNLVDWSFNHVKV
>;HGRUAUNWITRWJGRU@HTRCW/GRUATWIOWEUNQTWTQUW>;HGRLUQURTSTS
SUMUST:WNTETJUQWNVRTKURW?UJVIPWGDURTSMUSWKV<PQPKFRWIGHGS
IOW?UJV<QVLVQVRC.WMUMTCWW3PQP@MVRFBQO:WAOL?ORIVENVSP
JU@TLTWJGRUATSMUW>;RGEWVQPEW=URTETSMUWIOQOSLVNWT@TS
>UR@UNQUEHTRMTBTW>;RGELUQURUWMU=VLWUMTKFRCW3PQP@MVRFBQO:
>;RGELUQURW@UR@U=UJTSMUWIO>GSW0ULFNRVHTNW/FQW7VRHT8KT
#0/7"WDTKVRUHWUMURUN:W2USUQW9VENVSW+VJOLW5GRNUR!QU
>;RGEHGCW*NTQT:W@PNPEHVWIVJPSWLUSJO<QVRPSVW>;RGEULU
?VNNPSMVWV@PNQVLVQVRMVWIOQOSMOCW
TKVRUHW?VNNPSMVWITQ>TW=URUSW0/7W2USUQW9VENVSPW+V4
JOLW5GRNUR:W-9GKGNW;Q@GMUW<VRVQUQWMGEGSGKFROD:WITRQTNHU
MGEGSGKFRODCW5GRNTKU8STSWJVK>PSWITRWAOL?ORIVENVSPSV
T?HTKVAPWFQMOBOSOW?U<TLTDWITQTKFRODCW/U@TQUAUN
AOL?ORIVENVSPSPSW5GRNTKU8KTWHULJTQWUHLUJT:
MULFNRVJTKUWTSVSLVJP:W;D>GRQGNQURUWTSVSLVJP:W?ONONOS
GJHGSQGBGSUWTSVSLVJP:W5GRNTKU8KTWKORHWMPEPSMVW=UWKORH
T@TSMUW?VNWUHHTBTWEUNTQMUWHULJTQWUHLUJTWITDTLWUSWIGKGN
VRDOLODCW,OL?ORIVENVSPWVMVKPSPWIGKGNWITRWHF<QOLJVQ
ODQVEPWTQUWIUQTRQULUNWTJHTKFRODCW9OWSUMUSQUWJVKPSW>USUQ
IVENVSPSW=UWVRNVMVEQVRPSW>;RGEQURTSTWVQMPNCW3USMTQURTSU
KGRUNHUSWHUEUNNGRWUMTKFRODC.WMUBURQUSMTRLUQURTSMUWIO4
QOSMOCWW0/7WTQUWMGEGSAUQURTSTSWVKSPWK;SMUWFQMOBOSOW=OR4
>OQVKVSW3PQPMVRFBQOWTJUW-9TDTLWMUWMGEGSAULTDWNUSMTQURT
TQUWVKSPWK;SMU:W5GRNTKU8STSWIGHGSQGBGSGWNOAVNQVKVAVN:
I;QGSLUJTSTW;SQUKUAUNWITRWAOL?ORIVENVSPSPSW>USTEWITR
HF<QOLJVQWLOHVIVNVHQVWJU@TQLUJTMTRCW5GRNTKU8MUWJTKVJT
<VRHTQURTSWTEITRQTBTWKV<LVJPWKVJVN:WVSAVN
AOL?ORIVENVSQPBPWJU@TLTSMUWVMVKQVRPSWKGDMUW8MVSW6V4
DQVWVQVSW<VRHTQURWHVRV6PSMVSW>;JHURTQUITQUAUBTSTW=U
MFQVKPJPKQVW?URW<VRHTSTSWLOHVIPNWNVQVSPSWVMVKWT@TSW<RF<V4
>VSMVWKV<PQVITQLUJTSUWTLNSW=URTKFRCW9OWNFSOMVNT
>;RGEQURTLTDW<VKQVEHPNCW9TDWIOWNFSOMVW,178STSWKV<VAVBP
@VQPELVMVWITRWIGHGSQGBGWJVBQVKVSWITRWAOL?ORIVENVSP
IOQOSMOBOW=UWIOWNFSOMVWITDQURMUSWMUJHUNWVQPSMPBPWDVLVS
ITDWIOWNFSOMVWMUJHUNW=URLUKUW?VDPRWFQMOBOLODOWNUSMT4
QURTSUWIUQTRHHTNC.WT6VMUQURTSTWNOQQVSMPCW
';@7C@3-@6%927C<@C$?>@ C;@9
=2-B;B<B-C3B5B6B51=+
9VJPSWV@PNQVLVJPSPSWVRMPSMVSW3PQP@MVRFBQO:WIVJPS
LUSJO<QVRPSPSWJFROQVRPSVWMVWAU=V<W=URMTCW-1V6HVWJFSO
IUQUMTKUWIVENVSQVRPSPDPWHF<QVKVAVNJPSPDCW'SGLGDMUNT
?V6HVWVMVKPSPDPWV@PNQVKVAVNJPSPDWMTKUITQTRWLTKTD%.
JFROJOSVW3PQP@MVRFBQO:W-9TRWHF<QOLJVQWODQVELVMVS:
IGKGNWITRWHF<QOLJVQWODQVELVMVSWJ;DWUMTKFRODCW9GHGS
>;RGELUQURTLTDTWKV<LVMVSWVMVKWV@PNQVLVLPD:
KV<HPBPLPDWIOW@VQPELVSPSWIFEVW>THLUJTWFQORCW9TDWTJHTKFROD
NTW>USTEWITRWLOHVIVNVHWJVBQVKVQPLCW,OL?ORIVENVSP
JPRVMVSWITRWNTETWMUBTQ:W5GRNTKU8KTWHULJTQWUMUAUNW=UWITDTL
USWIGKGNWVRDOLODWWLTQKFSWKORHHVEPSWMVW-IOWIUSTL
AOL?ORIVENVSPLWFQVITQTR.WMTKUITQUAUBTWITRTJTSTWJV<HV4
LVNCW$WSUMUSQUWIOW>;RGELUQURTWKV<PKFRODCW/VSPKFROL
;SGLGDMUNTWJGRU@WT@URTJTSMUW@FNWODOSWFQLVKVAVNWIO:
NPJVWITRWJGRU@WT@URTJTSMUW>;RGELUQURTLTDT
HVLVLQVKVAVBPDCW/FSRVWAOL?ORIVENVSPWVMVKPLPD
IUQTRQUKUAUBTDC.WAU=VIPSPW=URMTCW
';@7CB351>0BC;@95? =?<C7%92>0B617+
-/VKPSW5GRNURWTQUW<VRVQUQWMGEGSMGBGSGWJ;KQUMTSTDC
7VRVQUQWNUQTLUJTWTQUWSUWVSQVHLVKVW@VQPEHPSPD%.WJFROJOSV
TJUW3PQP@MVRFBQO:W-2VKUHWIVJTHCW0/7:W,17WITDW6VRNQP
MGEGSUSWJTKVJTW<VRHTQURWMUBTQTD:WJFJKVQWMULFNRVHW<VRHTKTDC
0/78STSW>USUQWIVENVSQPBPSPWKV<VS:W>U@LTEHUW,178STSWMU
>USUQWIVENVSQPBPSPWKV<HPCW3VJHPLWIOMORCW1VHHVWJVKPSW>USUQ
IVENVSPSW;SGSMUWJ;KQUKUKTLCW9TDWVJQPSMVWITRQUELUN
DFROSMVKPD:WVKRPELVNWMUBTQ:WIURVIURWFQLVNWDFROSMVKPDC
0GEGSAUQURTLTDWIURVIUR:WMGSKVKVWIVNPEPLPDWIURVIUR:WTS4
JVSVWIVNPEPLPDWIURVIURCW V?LUHQTW)AU=TH:W-SUWUDUSWSU
UDTQUS:WTSJVSAVW?VN@VWITRWMGDUS.WMULTEHTCW(KSPWIUSWMU
J;KQGKFROLCW(KSPWEUKTWJVKPSW>USUQWIVENVSWMVWJ;KQGKFRC
5GRNTKU:WJGRVHQUWIVENVWITRWVQVSVWU=RTQTKFRCW0FQVKPJPKQV
ITDTLWI;QGSLUWQGNJGLGDWKFNCW9URVIURWFQLV:W>G@WITRQTBT
KV<LV:WITRQTNHUWFQLVWT?HTKVAPLPDW=VRCW7VRVQUQMUSWNVJHPL
IOKMOC.WEUNQTSMUWAU=V<W=URMTCW
';B69B1>C@>0@9@5=?3@>?C
-B#B==5C?0?=?6@7+
-0TKVRIVNPR8MVW@VQPEHVKW=VRMPCWTAU8MUWMUW@VHPELVQVR
JGRGKFRCW&VNQVEPNWW?V6HVQPNWFQVKQVRWJFSRVJPW5GRNWIVKRVBP
TSMTRTQMTCW1ULW@VQPEHVKPW?ULWFQVKQVRPWSVJPQ
MUBURQUSMTRTKFRJOSOD%.WJFROJOSVWTJUW,17W2USUQW9VENVSP
3PQP@MVRFBQO:WEOWEUNTQMUWAU=V<W=URMTWW-5GRNWIVKRVBPSPWTS4
MTRUSWITRW?VRUNUHTWVJQVW=UWVJQVWNVIOQWUMULUKTDCW$WIVKRVN
?U<TLTDTSWFRHVNW<VKMVJPMPRCW9VKRVNWGDURTSMUSWJTKVJUH
KV<PQLVDCW$WIVKRVBPSWNPRLPDPWRUS>TSMUWMUMUQURTLTDTS
NVSQVRPW=VRMPRCW9TDW;KQUWITQTKFRODCW9VKRVBPWTSMTRUAUNJTSTD:
JTKVJUHWKV<VAVNJPSPDCW9OWMFBROWMUBTQCW0FBROWMUBTQCW(JQV
NVIOQWUHLTKFRODCW UAU<W5VKT<W)RMFBVS8PSW@PNP<WIOWNFSO4
MVWNFSOELVJPSPWIUNQTKFROLCW2UR@TW?URWHGRQGWLTQQTKUH@TQTBT
VKVNQVRPSPSWVQHPSVWVQMPBPSPWITQTKFROLWVLVWIVKRVN
NFSOJOSMVWSUWJ;KQUKUAUNW>UR@UNHUSWLURVNWUMTKFROLC
9TQTKFROLWKTSUWKVQ=VRVAVNCW&TSUW-SUWFQORJOSODWIVKRVBV
JVQMPRLVKPS.WMTKUAUNCW9VKRVBPSWTSMTRTQLUJTSUWHV?VLLGQ
UMULUKTDCW*ETSW;DGWIOMORCWTAU8MUWFQVKQVRPWKVNPSMVSWT4
DQTKFRODCW+TQQUH=UNTQTWVRNVMVEQVRPLPDPW>;SMURMTNCWGSNG
?GNGLUHWNVSVMPWMFBROWITQ>TW=URLTKFRCW9TRWJGRU@
KVEVSPKFRCW/GRUATSWSUWFQMOBOSOWNTLJUWITQLTKFRCW*NTWNTET
ITQTKFRCW+VJVSPSWITRWOAOSMVW UAU<W5VKT<W)RMFBVS
FHORLOE:W;IGRWOAOSMVW(IMOQQV?W'AVQVSWFHORLOE:WTNTJT
IURVIURWFHORO<WNFSOEOKFRQVRCWUWNFSOEHONQVRPSPWITQLTK4
FRODCWUW;MGSW=URTQMTBTSTWMUWNTLJUWITQLTKFRCW*NTWHVRV6HV
MVW>G=USJTDQTNW=VRCW2G=USJTDQTNWGDURTSUWJGRU@WTSEV
UMTQLTECW2G=USJTDQTNWGDURTSUWJGRU@WTSEVWUMTQTRWLT%W'KQU
>;RGQGKFRWNTWIOWJGRU@W5GRNTKU8KTW@PNLVDWSFNHVKVW>;HGRU4
AUNWITRWJGRU@HTRCW/GRUATWIOWEUNQTWTQUW>;HGRLUQURTSTSWSUMUST:
NTETJUQWNVRTKURW?UJVIPWGDURTSMUSWKV<PQPKFRWIGHGSWIOW?4
UJV<QVLVQVRCW-9USWSVJPQWAOL?ORIVENVSPWFQOROL.:
-NVREPMVNTWNTETKTWSVJPQWVQMVHPRPL:WFSOSWFKOSOWVQPRPL.
IOSOSWGDURTSUWTSEVWUMTQTKFRCW5GRNTKU:WIOW>UR@UBTW>;RLUN
DFROSMVMPRC. @#B>
'*)"-+&
,"+%, &,
$+',&,
,')%*!$-')%,#) )'+*-*
#
,"+%, )#,-","")
Bağımsız Kütahya Milletvekili İdris Bal, "Mızrak
çuvala sığmıyor, hadi
bakalım nasıl örteceksiniz. B planı günah
keçisi bulacaksınız, C
planı suni Türk
milliyetçiliği
yapacaksınız. İnsanların
milliyetçiliğini suistimal
edeceksiniz." dedi
Meclis'te basın toplantısı
düzenleyen Bal, Türkiye'nin,
uzun süre terörle ilgilenmek
zorunda bir ülke olduğunu ifade
etti. Görünenin, aynı konuların
konuşulmaya devam edeceğini
belirten Bal, örgütün bölgedeki
gücünü herkese hatırlattığını,
şuur altına kaydettiğini ifade etti. Diyarbakır'daki bayrak indirme olayında askerin seyretmek zorunda bırakıldığını dile
getiren Bal, çözüm sürecinde
350 çocuğun örgüte gittiğini
kaydetti. Ailelerin, çocuklarını
geri almak için para ödediğini
belirten Bal, örgütün silahla elde edemeyeceği mevziyi
kazandığını vurguladı. Bal,
"Mızrak çuvala sığmıyor, hadi
bakalım nasıl örteceksiniz. B
planı günah keçisi bulacaksınız,
C planı suni Türk milliyetçiliği
yapacaksınız. İnsanların
milliyetçiliğini suistimal edeceksiniz." diye konuştu. Hiçbir
ülkenin; bağımsızlığı, hukuku
ayaklar altına alarak
çözmediğine dikkat çeken Bal,
yolların neden açılamadığını
sordu. Vesayetle mücadele
ediyorum diyen bir iktidarın
örgütün vesayeti karşısında
sessiz kaldığının altını çizen
Bal, cumhurbaşkanlığı seçimi
öncesi iktidarın olayı örtme
çalışması yaptığını kaydetti.
Bal, "Birileri AK Parti'yi karavan olarak kullandı ve kullanmaya devam ediyor. Bir TIR'la
çıkmaz sokağa girdiler, çok hızlı
gidiyorlar. Etraftakiler işaret
ediyorlar ama kendilerine küfür
ediliyor sanıyorlar. Ama maalesef TIR'ın freni de patlak." ifadelerini kullandı. Bal,
Anayasa Mahkemesi'nin
görüşeceği dershanelerin
kapatılma konusunu da
değerlendirdi. İstifa etmesine
sebep olan süreçte Gezi, çözüm
süreci, Mısır, MİT kadar dershane kapatma girişiminin de
bir unsur olduğunu belirten Bal,
hukuki olarak Anayasa'da 38.
maddede özel teşebbüsün
korunması ve teşvikten
bahsedildiğini hatırlattı.
Anayasa Mahkemesi'nin dershaneler konusunda gerek HSYK, gerek youtube kararına
bakıldığında kanaatinin iptal
edeceği yönünde olacağını vurgulayan Bal, bunun bir tahmin
olduğunu ifade etti.
(CİHAN)
),-&-+%*+($(+
%+(&+#-$,#!*
"+&'(*(%(-)'', &,-,
#,*, &,-(#(%*!$
Türkiye Büyük Millet Meclisi
(TBMM) Başkanı Cemil Çiçek,
Diyarbakır'da Türk bayrağının
indirilmesini şiddetle ve nefretle
kınadığını söyledi. Konuya
ilişkin yazılı bir açıklama yapan
Çiçek, bayrağın hürriyetin ve
bağımsızlığın sembolü
olduğunu kaydetti. Çiçek, "Hürriyetimiz ve bağımsızlığımızın
sembolü olan al bayrağımıza
yapılan menfur saldırıyı
şiddetle ve nefretle kınıyorum.
Milletimizin onuruna yapılan bu
saldırının cezasız kalmaması
için gerekli her türlü takibatın
yapılacağına inanıyorum.
Şehitlerimizin al kanlarından
rengini alan bayrağımızın Türk
milleti varoldukça
dalgalanacağından kimsenin
kuşkusu olmasın. Milletimiz bu
konuda müsterih olsun."
ifadelerini kullandı.
(CİHAN)
SAYFA 8
SONDAKiKA GAZETESİ >>
8 GÜNCEL
10
2014Perşembe
Salı
17Haziran
Şubat 2013
Körfez inKumuna
“Tarih Ödülleri” için
başvurular başladı
İ
zmir Büyükşehir Belediyesi’nin
tarihi yapıların korunmasını
teşvik amacıyla 12. kez düzenlediği “Tarihe Saygı Yerel Koruma
Ödülleri”ne başvurular başladı.
Büyükşehir sınırlarının genişlemesi
nedeniyle yarışma, ilk kez bu yıl 3
ayrı bölge üzerinden gerçekleştirilecek. İzmir’de, geçmiş uygarlıklara
ait mirasa hak ettiği saygının gösterilmesi ve tarihi yapıların korunmasını
teşvik amacıyla Büyükşehir
Belediyesi tarafından 2003 yılından
bu yana düzenlenen “Tarihe Saygı /
Yerel Koruma Ödülleri” için başvurular, 1 Ağustos Cuma günü mesai
bitiminde sona eriyor. “Tarihe Saygı
Yerel Koruma Ödülleri Yarışması”na
katılmak isteyenler, İzmir Büyükşehir
Belediyesi’nin
http://tarihesaygi.izmir.bel.tr/ adresine
girerek form edinip, doldurdukları
formları “İzmir Büyükşehir
Belediyesi İzmir Tarih Proje Merkezi
Konak Mahallesi, 848 Sokak No: 77
- 79 Kemeraltı – Konak” adresine
elden ya da postayla teslim edebilirler. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi
almak isteyenler ise web sitesinden
ya da 2933984 / 2931613 no’lu telefonlardan da yararlanabilirler.
Ödül kategorileri
Ödül Programına bu yıl tarihi
konutunda yaşamayı sürdüren tarihe
duyarlı kişileri ve yapıları kapsayan
"Tarihi Yapıda Yaşam Ödülü", basit
onarım, esaslı onarım ve emek dallarını kapsayan "Tek Yapı Ölçeğinde
Koruma Uygulamaları Ödülleri",
"Kentsel Sit Alanlarında ve Koruma
Alanlarında Yeni Uygulama Ödülü",
"Tarihi Çevre ve Kültür Varlıklarını
Koruma Dalında Katkı Ödülü" ve
öğrencilerin okulları öncülüğünde
kültürel miras odaklı çalışmalarını
değerlendiren "Tarihi ve Kültürel
Miras Konulu Okul Projeleri Teşvik
Ödülü" kategorilerinde başvurular
kabul edilecek.
Yeni yasa ile Büyükşehir sınırlarının genişlemesinden dolayı
başvuruları daha ayrıntılı değerlendirmek için 3 bölge oluşturuldu.
Buna göre Konak, Karabağlar,
Buca, Gaziemir, Bayraklı, Karşıyaka,
Çiğli, Bornova, Balçova, Narlıdere,
Güzelbahçe, Urla, Çeşme ve Karaburun ilçesinde yaşayanlar "Merkez"de;
Menemen, Foça, Aliağa, Dikili,
Kınık ve Bergama'dan katılacaklar
"I.Bölge"de; Kemalpaşa, Bayındır,
Ödemiş, Kiraz, Beydağ, Tire, Selçuk,
Torbalı ve Menderes'ten katılacaklar
ise "II.Bölge"de değerlendirilecek.
Sonuçlar Eylül’de
İzmir Büyükşehir Belediyesi
tarafından Büyükşehir Belediyesi
sınırları içindeki, tarihi mirasın belgelenmesi, yaşamını sürdürmesi ve
geleceğe aktarılması bu yapıların
tanıtılması ve tarihi mirasın korunması için bilimsel ve mesleki kuruluşlarla işbirliği içinde
gerçekleştirilen ödül programı; 2003
yılından bu yana kesintisiz
sürdürülüyor. Seçici kurul toplantısı
25 - 29 Ağustos'ta gerçekleştirilecek
olan yarışmanın sonuçları 3 Eylül
günü açıklanacak.
Seçici Kurul
Yarışmanın Asil Seçici Kurulu,
Yıldız Teknik Üniversitesi, Mimarlık
Fakültesi, Mimarlık Bölümü,
Restorasyon Anabilim Dalı Başkanı
Prof. Dr. Can Binan, Akdeniz
Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof.
Dr. Taner Korkut, Yıldız Teknik
Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir
ve Bölge Planlama Bölümü Öğretim
Üyesi Doç. Dr. Asuman Türkün,
Yaşar Üniversitesi Sanat ve Tasarım
Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü
Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr.
Mehmet Kahyaoğlu, Mersin Üniversitesi Akdeniz Kent Araştırmaları
Merkezi Şehir ve Bölge Planlama
Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
Uzman Tülin Selvi Ünlü, İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü Mimarlık
Bölümü Yarı Zamanlı Öğretim Üyesi
Yüksek Mimar Kıvılcım Keskiner ve
Mimar Zübeyda Özkan'dan oluşuyor.
(HABER MERKEZİ)
ASLAN: ANAOKULUNDAN
TEK KAZANCIM VAR O DA;
PIRIL PIRIL NESİLLER
Seferihisar'da
engelsiz eğlence
Seferihisar Belediyesi, Kent Konseyi Engelliler
Meclisi ve Can Arkadaş Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi ortaklığıyla ilçede üçüncü kez
"Engelli Çocuklar Pikniği" düzenlendi. Geleneksel hale gelen Engelliler Pikniği, Orhanlı Mahallesi Piknik Alanı'nda gerçekleşti. Pikniğe
Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer ve eşi
Neptün Soyer, Kent Konseyi Başkanı Deniz
Tolga İnci, Kent Konseyi Engelli Meclisi
Başkanı Mahmut Karadaş, Can Arkadaş Özel
Eğitim Merkezi öğrencileri ve aileleri katıldı. Seferihisar Belediyesi ekiplerinin hazırladığı mangalda hazırlanan yiyeceklerle öğle yemeği ikram
edildi. Çocuklar Belediye Başkanı Tunç Soyer’le birlikte oyunlar oynayıp uçurtma uçurarak
gönüllerince eğlendi. (HABER MERKEZİ)
Güzelbahçe
Gece Pazarı açıldı
Güzelbahçe Gece Pazarı Yalı Mahallesi'ndeki
vapur iskelesinin bulunduğu alanda açıldı. Yaz
aylarında özellikle sahil merkezlerinde alışverişin
gözde adresi haline gelen Gece Pazarı geleneği
Güzelbahçe’de bu yıl da hayata geçirildi. Güzelbahçe’nin Yalı Mahallesi’nde vapur iskelesinin
bulunduğu meydanda açılan Gece Pazarı’nda 35'i
kapalı 120'si açık olmak üzere 150'yi aşkın stant
konuldu. Stantlarda, giysiden takıya, gıdadan çantaya kadar hemen her kesimin ihtiyaç duyduğu
ürünler satışa sunuluyor. Gece Pazarı’nın
açılışında konuşan Güzelbahçe Belediye Başkanı
Mustafa İnce, İzmir metropolünde denize girilebilecek en yakın
sahile sahip olan
Güzelbahçe’de
halkın
ihtiyaçlarına yanıt
verecek olan Gece
Pazarı’nı hizmete
açtıklarını söyledi.
(HABER
MERKEZİ)
Özel Hüseyin Aslan Anaokulu
öğrencileri, 2013-2014 eğitim
öğretim yılını muhteşem bir
gösteri ile tamamladı. Toplam
13 öğrencinin mezuniyet
sevinci yaşadığı gösteride
minik aslanlar performanslar ile
göz doldurdu. Okul Kurucusu
ve Ege-Koop Genel Başkanı
Hüseyin Aslan, “ Biz bu işi
ticaret için, para kazanmak için
yapmıyoruz. Benim bu anaokulundan tek kuruş kazancım yok.
Bütün amacım kaliteli bir
eğitim ile anne ve babasına,
yaşadığı kente ve ülkesine
hayırlı evlatlar, pırıl pırıl nesiller yetiştirmeye katkıda bulunmak” dedi.
Geleneksel Yılsonu Etkinliği ve 6 Yaş Grubu Mezuniyet
Töreni, Ege Üniversitesi Kültür
Sanat Evi’nde gerçekleşti.
Velilerin büyük ilgi gösterdiği
tören Aslan’ın açılış konuşmasıyla başladı. Geride kalan 7
yılda sevgiyi, emeği ve işbirliğini ön planda tuttuklarını, her
yeni yıla da aynı heyecanla
başladıklarını belirten Aslan, “
Amatör ruhumuzu, heyecanımızı, bilgiye, yeniliğe merakımızı hiç yitirmedik.
Profesyonel bir kadro ve profesyonel bir eğitim anlayışı ile
çocuklarımızın yarınlarına katkı
koymak adına çalıştık. Birgün
bile ticari bir amaç gütmedik.
Oysa bugün bir bakkal
dükkanının bile ticari kaygısı
en üst düzeydedir. Ben bu
anaokulundan bir tek kuruş
almıyorum. Aslında öğrenci
sayısına baktığımızda burayla
bir ev geçindirilir, para
kazanılır. Ben ise üzerine para
veriyorum. Bundan da mutluyum çünkü biz insanımıza,
çocuklarımıza, geleceğimize
yatırım yapıyoruz” dedi.
“BUNU YAPABİLEN KAÇ
ANAOKULU VAR?”
Özellikle son on yılda
anaokullarının sayısının ciddi
şekilde arttığını ancak eğitim
kaliteleri bakımından istenen
düzeyde olunamadığını kaydeden Aslan, “ Anaokulu çok
ancak eğitim kalitesi, eğitim
standartı dediğinizde ön plana
çıkabilen okul sayısı çok az.
Biz kendi adımıza bunu en iyi
şekilde yerine getirdiğimize
inanıyoruz. Çünkü çocuklarımız bizlere emanetler.
Herşeylerinden sorumluyuz.
Bu yüzden yiyeceklerinden
eğitim malzemelerine dek her
şey birinci sınıf. Branş öğretmenlerimizin her biri kendi
alanlarının uzman isimleri.
Velilerimizden ise sadece aylık
ücret alıyoruz. Bunun dışında
tek bir etkinlik için bile herhangi bir ücret talep etmiyoruz.
Böyle bir töreni dahi ücretsiz
gerçekleştiriyoruz. Bunu yapan
kaç anaokulu var açıkçası ben
bilmiyorum” diye konuştu.
Aslan, önümüzdeki eğitim
dönemine ise çok farklı bir anlayış ve yepyeni bir eğitim
uygulaması ile start vereceklerini sözlerine ekledi.
Minik öğrenciler yaklaşık
üç saat boyunca büyük bir
heyecan ve coşku ile birbirinden güzel gösterilere imza
attı. Anne, baba ve konuklara
büyük bir gurur yaşatan minik
aslanlar, muhteşem performanları ile unutulmaz anların da
mimarı oldu.
(HABER MERKEZİ)
E.Ü. Ziraat Fakültesi, İzmir
Büyükşehir Belediyesi tarafından
Körfez’den çıkarılacak kumun
ekonomik değere dönüştürülmesi
için sürdürdüğü proje çalışmasını
tamamladı. Serada körfez kumu
kullanılarak dikilen sardunya, menekşe
ve nergisler kısa sürede çiçeklenince,
Üniversite de hemen harekete geçti
ve Araştırma-Uygulama Çiftliği ile ıslah
alanlarında kullanmak üzere körfez
kumuna talip oldu.
“Yüzülebilir Körfez” hedefiyle İzmir Büyükşehir
Belediyesi’nin TCDD ortaklığı ile yürüttüğü “İzmir Limanı ve Körfez’i Rehabilitasyon Projesi” kapsamındaki
çalışmalarda, Körfez’den çıkan tarama malzemesinde
ağır metale rastlanmaması, gözleri bu malzemenin nasıl
değerlendirileceği konusuna çevirdi.
İZSU Genel Müdürlüğü,
Körfez’in kuzeyinde açılacak
sirkülasyon kanalından çıkacak 25
milyon metreküp tarama
malzemesinin “ziraat ve inşaat”
alanlarında kullanımını araştırmak
amacıyla Ege Üniversitesi
Mühendislik Fakültesi İnşaat
Mühendisliği ve Ziraat Fakültesi ile
sözleşme imzaladı. Tarama
malzemesinin seralar, peyzaj alanları, toprak ıslahı gibi zirai
faaliyetlerde doğrudan ve dolaylı kullanılabilirliğini ortaya koymak için Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi
Toprak Bilim ve Bitki Besleme bölümü ile yürütülen
çalışma sonuçlandı. Fakültenin Peyzaj Mimarlığı
bölümü ile ortaklaşa yürütülen ve 6 ay süren “İzmir Körfezi Tarama Malzemesinin Tarımsal Amaçlı Kazanımına
Yönelik Araştırma Projesi” sonuç raporu, İzmir
Büyükşehir Belediyesi’ni sevindirdi.
Üniversitenin laboratuvarlarında yürütülen çalışmada, öncelikle tarama malzemesinin içindeki tuz, bitki
besin elementi miktarı, organik madde, azot miktarı gibi
kimyasal ve biyolojik içeriği belirlendi. Ardından üniversite içinde bulunan “Peyzaj Uygulama Birimi Serası”nda
da tarama malzemesi tuzdan arındırılmadan, toprak ile
farklı dozlarda karıştırılarak deneme üretimleri yapıldı.
Şubat ayında çim tohumları ekildi ve bir hafta gibi kısa
bir sürede tohumlar çimlendi. Menekşe, sakız sardunyası
ve nergis çiçekleri de dikildi. Şubat ayından bu yana hem
çimlerin hem de çiçeklerin gayet sağlıklı bir şekilde
büyüyüp boy vermesi hem proje çalışanlarını hem de
İzmir Büyükşehir Belediyesi yetkililerini sevindirdi.
KULLANIM ALANI GENİŞ
Üniversitenin hazırladığı raporda; Körfez dip tarama
malzemesinin kum bünyeden kil bünyeye kadar değişim
gösterdiği; söz konusu malzemenin ön işlemlerden
geçirildikten sonra zirai amaçlı doğrudan veya dolaylı
olarak kullanılabileceği belirlendi. Raporda, dip tarama
malzemesinin çeşitli şekillerde geri kazanımının, tüm
dünyada kabul gören bir uygulama olduğu ifade edilerek, tarama malzemesinin eğimli alanlarda şev stabi-
lizasyonu (eğimli alanların düzenlenmesi), maden ve taş
ocaklarının onarımı, kıyı stabilizasyonu ve erozyon kontrolü, Gediz Deltası’ndaki aşınmış dalyan ekosistemlerinin rehabilitasyonu, yeni kıyı ekosistemlerinin
yaratılması için dolgu materyali olarak kullanabileceği
vurgulandı.
SULAK ALAN YA DA ADA OLUŞTURULABİLİR
Çalışmada; Körfez tarama malzemesinin peyzaj
düzenleme ve ağaçlandırmada İZSU’nun Çiğli İleri Biyolojik Atık Su Arıtma Tesisi’nden çıkan ve “tarımda kullanılabilir” sınıfında yer alan arıtma çamuru ile
zenginleştirilerek kullanılması önerildi. Bilim adamları,
yürüttükleri çalışmanın sonucunda Körfez dip tarama
malzemesinin bertarafında en ekonomik yollardan
birinin yapay sulak alan oluşturulması olduğunu belirtirken, Sasalı’daki Doğal Yaşam Parkı yakınında bir
alanın bu seçenek için kullanılabileceği görüşünü de ileri
sürdü. Bu sulak alanın birçok hayvan ve bitki türü için
yaşam ortamı olabileceği, hatta gelecekte bu alanın
Doğal Yaşam Parkı gibi ziyaretçileri olan bir çekim
merkezi olabileceğini ifade etti. Deniz içerisinde ada
oluşturulması seçeneğinin de önerildiği raporda; bu
adayı ağaçlandırmak için akasya türleri, mimoza, sülün,
ılgın, kırmızı okaliptüs, hurma, Anadolu Sığası, yalancı
tesbih ağacı gibi tuza dayanıklı ağaçların; dış mekan süs
bitkilerinde ise begonvil, kedi tırnağı, kapari, katır tırnağı, Bermuda çimi gibi türlerin seçilmesinde yarar olacağını belirtildi. Ege Üniversitesi ayrıca, fakültelerine ait
Menemen (715 dekar), Seyrekköy (750 dekar), Mordoğan Araştırma ve Uygulama çiftliklerindeki arazilerin
ıslahında kullanmak üzere (yaklaşık 300 dekar) bu
malzemeye talip olduğunu belirtti.
ÜNİVERSİTE OLARAK TALİBİZ
Yürüttükleri çalışma ile bilgi veren Ege Üniversitesi
Ziraat Fakültesi Toprak Bilim ve Bitki Besleme Bölüm
Başkan Yardımcısı ve Proje Koordinatörü Doç. Dr. Sezai
Delibacak, “Biz tarama malzemesinin özelliğini belirledik. Peyzaj mimarlığındaki arkadaşlarımız da bu
materyali normal toprakla değişik miktarlarda karıştırıp
4 farklı oran oluşturup farklı bitkilerle deneme yaptı.
Oldukça başarılı sonuçlar aldık” dedi. Delibacak, Körfez
dip taramasından çıkacak malzemelerin kullanım alanın
çok geniş olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu: “Yaptığımız araştırmaların sonucuna göre tuzdan arındırılarak
ya da tuza dayanıklı bitki türleri kullanılarak veya Çiğli
Atık Su Arıtma Tesisi’nde arıtma çamuru ile
karıştırılarak bu dip tarama malzemesinin belediyenin
park ve bahçelerinde, İnciraltı Kent Ormanı’nda, terk
edilmiş taş ocakları, katı atık deponi alanlarında, eğimli
Bez bebekler, kadın hallerini yansıttı. İzmir
Ekonomi Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım
Fakültesi Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Şölen Kipöz, “İnsaf” temasıyla
gerçekleştirilen Port İzmir 3 kapsamında “Cepteki
Miras” adlı sergisiyle yer aldı. Projesinde, Ödemiş
Kadın Kooperatifi üyesi kadınlara yer veren Doç.
Dr. Kipöz, kadınların kendi hikâyelerini bebeklere
yansıttığını söyledi. Sergide, Clarissa Este’nin
Kurtlarla Koşan Kadınlar kitabından seçtiği
hikâye üzerine yoğunlaştığını, bu hikâyede annesi
ölürken kızına bıraktığı bez bebekten yola çıktığını vurgulayan Doç. Dr. Kipöz, “Trianel kapsamında 4 farklı kadın tasarımcı olarak dişi beden
olgularına odaklanmaya karar verdik. Beden,
bellek ve giysi temalı çalışma kapsamında kendi
projemi ürettim. Yerel değerleri önemsemek üzerinden çıktığım yolda hikâyeden de etkilenerek,
kendi bez bebeğimi yapmaya karar verdim.
Çocukluğumda oynadığım Şebnem kâğıt bebek-
“TCDD ile birlikte İZSU Genel Müdürlüğü, İzmir Körfezi ve Liman Rehabilitasyon Projesi için çalışmalar
yürüttük. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda ÇED
dosyamız inceleniyor. Körfez’in kuzey kısmında derinleştirme çalışması yapacağız. Dere ağızlarımız Körfez’e
açılıyor ancak çok sığ olduğu için suların tahliyesinde
zorluklar yaşıyoruz. Bostanlı’dan Tuzla’ya kadar
uzanacak akıntı iyileştirme kanalı açacağız. Buradan
çıkacak malzemeleri karada geri kazanıp tekrar doğaya
geri vermeyi düşünüyoruz. Geri kazanım alanlarında bu
malzemeyi kurutup gerektiğinde de tuzsuzlaştırma
işlemi yapacağız” diye konuştu. Demircioğlu, Büyük
Körfez Projesi’nin çevreci ve önder bir proje olduğunu
ifade ederek, “Bu proje, gelir getirici değil, tamamı ile
ekolojik bir proje. ‘Yüzülebilir Körfez’ hedefiyle bu projeyi gerçekleştirmek için bütün gücümüzle çalışıyoruz”
dedi.
“İZMİR LİMANI VE KÖRFEZ’İ
REHABİLİTASYON PROJESİ”
Körfez’in güney aksı boyunca açılacak olan navigasyon kanalı ile Körfez’e temiz su girişi artacak. İzmir
Büyükşehir Belediyesi’nin Kuzey aksında oluşturulacağı
sirkülasyon kanalı da bu bölgedeki akıntı hızlarını artıracak. Su kalitesi ve biyolojik çeşitlilik iyileştirilirken,
İzmir Limanı’nın kapasitesi de artacak ve yeni nesil
gemilere hizmet vermeye başlayarak ana liman olma
statüsüne kavuşacak. ÇED sürecinin tamamlanmasının
ardından çalışmalar başlayacak. İzmir Büyükşehir
Belediyesi, giderek sığlaşan İzmir Körfezi’ni kurtarmak,
Körfez’de denize girilebilmesini sağlamak amacıyla bu
projeye büyük önem veriyor. (HABER MERKEZİ)
alanların şev stabilizasyonunda, Gediz Deltası’ndaki
aşınmış dalyan ekosistemlerinin rehabilitasyonunda,
Sasalı’daki Doğal Yaşam Parkı yakınlarında yapay sulak
alan oluşturulmasında, deniz içerisinde doğal habitat
adası oluşturulmasında dolgu materyali olarak kullanabileceğini ortaya koyduk. Sulak alan yaratılacaksa ya
da ada oluşturulacaksa, dip tarama malzemesini yıkamaya gerek yok belki de en ekonomik yöntem bu olabilir”
GELİR GETİRİCİ DEĞİL ÇEVRECİ PROJE
Büyük Körfez Projesi kapsamında yürütülen çalışmaların tamamen bir çevre projesi olduğunu söyleyen
İZSU Genel Müdür Yardımcısı Gülay Demircioğlu ise
KADIN HALLERİ BEZ BEBEKLERDE!
leri hatırladım. Kadın teni gibi yumuşak tek parça
ve eklem yerlerinden kıvrıldığında katlanan bebekler yaptım, onları giydirdim. ‘Kadın kimdir,
hangi katmanlardan, kaç kadın oluşur’ gibi soruların yanıtları aradım. Daha sonra Ödemiş Kadın
Kooperatifi üyeleriyle tanışıp onların kendi
hikâyelerini bebeklere yansıtmalarını istedim. Ortaya çok farklı bir çalışma çıktı” dedi.
KİMİ MUTLULUĞUNU KİMİ
ÜZÜNTÜSÜNÜ YANSITTI
Sergi kapsamında Doç. Dr. Kipöz’ün çalışmasına katılan Ödemiş Kadın Kooperatifi Üyesi
Gülsün Ergin de, bebeklerle çalışmaya başladıktan
sonra mutluluğunu yansıtmak istediğini kaydetti.
Ergin, “Kooperatifde çalışırken çok mutluyum.
Papatya gibi açıyorum. Bebeği işlerken de bu mutluluğumu yansıtmak istedim. Bu nedenle bebeğe
papatyalı bir kıyafet diktim” diye konuştu. Bir
diğer üye Gülen Arkant da, üreten kadınlar olarak
bebekleri severek yaptıklarını belirterek, işlediği
bez bebekte günümüzün samimiyetsizliğine yer
verdiğini ifade etti. (HABER MERKEZİ)
SiYAH MAVi KIRMIZI SARI
2014Perşembe
Salı
17Haziran
Şubat 2013
9 GÜNCEL 10
,
ozcanpehlivanoglu@yahoo.com
Milli şairimiz merhum Mehmet Akif, Türk milletini İstiklal Mücadelesi’ne razı etmek için gittiği Kastamonu’da 19 Kasım 1920 tarihinde
şöyle der: “Milletler topla, tüfekle, ordularla,
tayyarelerle yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki bağlar çözülerek, herkes kendi başının
derdine, kendi menfaatini temin etmek sevdasına düştüğü zaman yıkılır.” Bu ifade doğru
değilmidir?
Eğer buna doğru diyorsak; hem kendi halimize
hem de etrafa, çok dikkatlice bakmamız
gerekir.
Bugün Türk Milletinin, sosyolojik ve psikolojik hali darma dumandır. Bölücübaşı, Türk Milletini Türk – Kürt diye ayırma konusunda
epeyce mesafe kaydetmiştir. Diğer bölücü de,
Türk Milletinin 36 etnik parçadan ibaret olduğu
safsatası ile Türk Milletine karşı, ilkinden çok
daha büyük bir günah işlemiştir.
Bu sebeple Türk yurdu Türkiye; bölünmenin
de bir adım ötesine geçerek parçalanmanın
eşiğine gelmiştir. Öyle 36 parçalı “millet” diyerek insanları bir arada tutmanın imkanı yoktur.
Buradanda anlıyoruz ki; Türkiye parçalanmalıdır diyenler vardır ve etrafta kol gezmektedirler.
Ancak Türk’ün hesaba katmadığı hususları,
onlar Türk’ü çok iyi tanıdıklarından hesaba
katarak, attıkları adımlara büyük dikkat göstermektedirler.
En büyük stratejileri; uyuyan Türk’ü uyandırmamak ve uyumaya meyilli olan Türkleri de
uyutmaktır.
Memleket çok sıkıntılı günler yaşarken,
gerçekler Türk Milletinden gizlenmekte ve
adeta yapılan organizasyonlar eli ile Türk’ün
ağzına bir parmak bal çalınmaktadır.
Gündemi takip ediyorsanız, bu meyanda İstanbul, Edirne, Eskişehir ve Bodrum’da; Türklüğe
ve Türk Dünyası’na yönelik bazı çalışmalar
yapılmıştır.
Edirne ve Eskişehir’de yapılan “Dünya Türk
Forumu”, İstanbul’da yapılan Balkanlara ilişkin bir sempozyum, devlet destekli Türk
Dünyası Araştırmaları Vakfı’nın “Çocuk
Şöleni”, Avrasya Bir Vakfı ve İstanbul Türk
Ocağı’nın TİKA, İstanbul Büyükşehir ve Fatih
Belediyesi ile yaptığı Türk Dünyası çocuklarını
buluşturan çalışması, Dışişleri Bakanı Ahmet
Davutoğlu’nun Eskişehir’den yaptığı açıklama,
Bodrum’da Türk Cumhuriyetlerinin devlet
başkanlarının buluşması ve kamuoyuna
sunumları; Türk Milletinin ruhunu hep okşamış
ve “bakın Türklük için ne kadar iyi şeyler
yapılıyor” dedirtmiştir.
Bütün bunlar göstermeliktir. Pkk’ya terk edilen
Doğu ve Güneydoğu illerimiz Türk Milletinin
gözünden kaçırılmaya çalışılmaktadır. Irak
Türkmenlerinin içler acısı hali ve Doğu Türkistan Türklerinin dramı medyada yer bile bulmamaktadır. Kıbrıs ne haldedir bilen yoktur.
Bulgaristan Türkleri, Bulgarın insafına terk
edilmiştir. Velhasıl Türk’ün halini ne kaybedilen topraklarda ne deTürkiye’de soran yoktur.
Ama göstermelik organizasyonlar, uyuyan ve
uyumaya meyilli Türkler üzerinde çok etkili olmaktadır. Psikolojik operasyonun küçük bir
tamamlayıcısı da “IMF bizden 5 milyar dolar
isterse” veririz haberleridir. Ne güçlü iktidar
değil mi? Memleket elden gidiyor ama IMF’e
5 milyar dolar borç veriyoruz!
Şimdi fol yok yumurta yok, nereden çıktı bu
Türk’ün ağzına bir parmak bal çalma operasyonları derseniz; size Cumhurbaşkanlığı seçimlerini işaret ederim.
Cumhurbaşkanını Türk Milleti belirleyecekte,
ondan bu göz boyamalara ağırlık verilmiştir.
Hatırlayın kara partinin mitinglerinde işi biten
Türk bayraklarının çöp bidonlarına atılışını...
Edirne’de “Dünya Türk Formu”nda Kızıl Elma
ödülleri bile dağıttılar. Sahnede akil adam
Orhan Gencebay’da vardı. Kızıl Elma ve akil
Gencebay; ne kadar yakışıyorlar birbirlerine
değil mi?
Ey Türk Milleti; sana karşı Türklük konusunda
yapılan takiyyeyi gör ve yeni tuzaklara düşme.
Karşında, Türk’e düşman ve Türk Yurdunu
Suret-i Hak’tan gözüküp parçalamaya çalışanlar var. Ve büyük önder Mustafa Kemal
Atatürk’e kulak ver “Türk Milleti, milliyetine
gereken önemi vermeyeşinin çok acı cezalarını
gördü.
Osmanlı İmparatorluğu dahilindeki çeşitli
milletler hep milli inançlara sarılarak, milliyet
ülküsünün kuvvetiyle kendilerini kurtardılar.
Biz ne olduğumuzu, onlardan ayrı ve onlara
yabancı bir millet olduğumuzu sopa ile içlerinden kovulunca anladık. Kuvvetimizin
zaafa uğradığı anda bizi tahkir ettiler,
aşağıladılar, horgördüler. Anladık ki; kabahatimiz kendimizi unutmaklığımızmış!”. Bilmem
anlatabildim mi?
SONDAKiKA GAZETESİ >>
“ilk talip” çıktı
Özcan
PEHL VANOĞLU
TÜRK’ÜN
AĞZINA BAL
ÇALMAK!
SAYFA 9
MAVi KIRMIZI SARI
ÇİĞLİLİ KADINLARA KÜLTÜR GEZİSİ
Her fırsatta kadınları evlerinden
çıkaracak projelerin önemini vurgulayan Çiğli Belediye Başkanı Hasan
Arslan, kültür gezileri kapsamında
Çiğli’de yaşayan 100 kadı için Ayvalık ve Kaz Dağları gezisi düzenledi.
Her mahalleden geziye katılan kadınlar, eşsiz doğa manzarasına sahip
bölgede eğlenceli, dolu dolu bir gün
geçirdiler. Çiğli Belediyesi’nin düzenlediği kültür gezileri kapsamında
Çiğlili kadınlar, Ayvalık’ın muhteşem
doğa manzarasını gezmenin tadını
çıkardılar. Günübirlik gidilen Ayvalık
gezisine ilgi büyüktü. Üç otobüsler
yolculuk yapan Çiğli’nin çeşitli mahallelerinde yaşayan 100 kadını
Başkan Hasan Arslan uğurladı. Erken
saatlerde Ayvalık’a ulaşarak yöresel
bir kahvaltıyla güne başlayan kadınlar
kahvaltıdan sonra Çiğli Belediye
Başkanı Hasan Arslan’ın eşi Ergül
Arslan ve Başkan Yardımcısı Sevil
Boran’ın ev sahipliğinde Kaz dağları,
Cunda Adası, Şeytan Sofrası, Ağlayan
Şelale, Hasan Boğuldu gibi önemli
turizm alanlarını
gezdiler. Tatlı bir
yorgunluğun ardından
öğle yemeği yiyen
Çiğlili kadınlar, akşam
saatlerine kadar süren
gezide bol bol
eğlendiler ve gittikleri
yöreler hakkında detaylı bilgi aldılar.
(HABER
MERKEZİ)
KÜRESEL-MÜRESEL
Sevim
Varlıklar
Facebook: sevimvarliklar1
Twitter: @sevimvarliklar
“Ölme Nazım”
3 Haziran 1963.
Geçen hafta Nazım Hikmet’in ölümünün 51.
Yıl dönümüydü. Zamanında bir “başbelası”
olarak görülen modern Türk şiirinin en değerli
şairlerinden birinin mezarı nerededir bilir
misiniz? Moskova.
Leipzig’de yaşadığım yıllarda, Nazım’ın da
kaldığı Hotel Astoria’nın otelinin penceresi
önünde, Leipzig’in ona nasıl göründüğünü
düşünerek saatlerce volta atan genç bir yazar
olarak anıyorum onu.
*** ***
Yıl 1951...Nazım Hikmet Türk Vatandaşlığı’ndan Bakanlar Kurulu kararıyla çıkartıldı.
Dönem: Demokrat Parti (Ama önceki yıllarda
CHP’nin tutuklamalarını da gözardı etmeden
düşünelim)
Başbakan: Adnan Menderes (Önceki yıllarda
İsmet İnönü, Celal Bayar olduğunu gözardı
etmeden düşünelim)
Dünya konjüktürü: Soğuk Savaş (Ve önceki
yıllarda iki dünya savaşı arası yükselen faşizm
ve komünizmi tehlike gören yeni Türkiye’yi
göz ardı etmeden düşünelim)
Nazım Hikmet: Markist-Leninist bir vatansever. Aşk dolu, hayat dolu amma velakin biraz
sivri dilli her sanatçının olması gerektiği gibi.
Ve bunların hepsi birlikte değerlendirildiğinde
sonuç kulağa “olması gerektiği” gibi gelse de...
*** ***
Geçtiğimiz günlerde AB Bakanı Mevlüt
Çavuşoğlu, Nazım Hikmet’in ölüm yıldönümü
sebebiyle Moskova’daki mezarını ziyaret etti.
Bir mesajı vardı: “Nazım Hikmet’in mezarının
Türkiye’ye getirilmesini isterim ancak buna
karar verecek yetkili kişi ben değilim.”
Ben bu kararın arkasındaki yetkili kişi(ler)den,
2009 yılında Bakanlar Kurulu kararıyla
saygıdeğer şairimizin Türk Vatandaşlığı’na
tekrar kabul edilmesi gibi “tarihi sayılabilecek”
bir hamleden güç alaraktan, Moskova’da yatan
o bedenin, Türkiye’ye getirilmesini talep ediyorum. 2009’daki bu “tarihi sayılabilecek” hamleyi “tarihi” yapabilecek bir Türkiye’nin hala
erdemini koruduğu ümidi benim genç ama
kötümser yanıma merhem olacaktır.
*** ***
Kaldı ki, biz nice bahanelerden ötürü okuma
yazma oranımızla övünemeyiz.
Kaldı ki, biz yazarımızı yazdığı için,
başbakanımızı yönettiği için, gençlerimizi yeşil
parka giydiği için darağacında sallandırmakla
övünen bir milletiz.
Kaldı ki, biz toprağımızı işleyemeyiz; onu işletiriz. Biz düşünemeyiz; düşünmeleri için para
veririz.
Kaldı ki, Nazım da işte o sürülmemiş toprağından, o cahil vatanından, ve aşklarından
vazgeçemedi. O vatanın aşkıyla öldü, öldü ve
dirildi mısralarında.
Dirilmişken hazır bu Nazım sevdası yıllar
sonra yine, yeniden...Nazım halbuki bir semboldür, geç kalınmışlığa, pişmanlığa, sanata ve
ona duyulan özleme, ihtiyaca...
Sizce artık zamanı değil midir, bırakalım
Nazım’ın mezarı doysun en azından bedeninin
yaşarken doyamadığı topraklara...Bırakalım
sanata doysun bu coğrafya. Vatan sevgisine.
Özleme. Aşka. Şiire. Şairlerine. Erdemlice.
Korkmadan. Yüzleşerek hatalarıyla.
Doysun bu coğrafya pişmanlıklarına.
İzmir Üniversitesi
öğrencilerinden
TEGV’li çocuklara
anlamlı destek!
4 aylık çalışmanın sonucu sahneye koyacakları
Kumkurdu isimli tiyatro oyunla yaşıtlarının karşısına
çıkmaya hazırlanan TEGV’li çocuklara destek olmak
için İzmir Üniversitesi öğrencileri kermes düzenledi.
İzmir Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu öğrencileri, Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı (TEGV) Balçova
Eğitim Biriminde tiyatro eğitimlerini sürdüren çocuklara
düzenledikleri kermesle destek verdiler. 7-11 yaş arası 9
çocuğun yaşıtları karşısında sahne alacağı Kumkurdu
isimli tiyatro oyunu öncesi düzenlenen kermeste oyunun
farklı illerde daha fazla çocukla buluşabilmesi için
destek toplandı. Öğrenciler, bir eğitim projesine destek
vermenin mutluluğunu yaşadı. 4 aydan bu yana akranlarının karşısında sahneye çıkmaya hazırlanan öğrencilerin ilk durağı Söke olacak. Söke Vali Recep Yazıcıoğlu
Kültür Salonunda daha önce hiç tiyatro izlememiş
çocukların karşısında
sahne alacak TEGV’li
çocuklar, gelecek
günlerde oyunlarını
farklı il ve sahnelerde
de sergileyecek.
(HABER
MERKEZİ)
SAYFA 10
SONDAKiKA GAZETESİ >>
10 DENİZLİ HABERLERİ
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
10
2014Perşembe
Salı
97 Haziran
Şubat 2013
Başkan Zolan
yeniden yollarda
Büyükşehir ile birlikte yaşanacak değişimi ve kazanımlarını
anlatmak için 18 ilçe, 68 belde, 360 köyü gezen, son bir yıldır
Denizli’de neredeyse adım atmadık yer bırakmayan Başkan
Zolan yeniden yollarda. Bu kez büyükşehir’in gerçekleştireceği projeleri yerinde incelemek için yollara düşen Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, ilçe gezilerine Çameli’den başladı. Başkan Zolan, “2 ay gibi kısa bir süre içinde
Büyükşehir’in tüm sistemini çalışır hale getirdik. Şimdi sıra ilçelerde gerçekleştireceğimiz projelere başlama zamanı” dedi
S
on bir yıldır Büyükşehir ile birlikte yaşanacak değişimi ve kazanımlarını anlatmak için Denizli’de neredeyse adım
atmadık yer bırakmayan Denizli Büyükşehir
Belediye Başkanı Osman Zolan, yeniden ilçe turlarına başladı. Bu kez büyükşehir’in
gerçekleştireceği projeleri yerinde incelemek
için yollara düşen Başkan Zolan’ın ilk durağı Çameli oldu. Hafta sonu gerçekleştirilen
gezide Denizli Büyükşehir Belediyesi tam
kadro hazır bulundu. Başkan Zolan ile birlikte Genel Sekreter Mustafa Ünal, DESKİ Genel Müdürü Mahmut Güngör ile genel sekreter yardımcıları, daire başkanları ve birim
müdürleri de katıldı.
Gezi’nin ilk durağı Çameli Belediyesi oldu.
Cengiz Arslan tarafından
karşılan Başkan Zolan
ve beraberindekiler ilçede kısa bir esnaf ziyaretinde bulundu. Vatandaşlarca da sevgi gösterisi
ile karşılanan Başkan Zolan daha sonra Esnaf ve
Kefalet Odası Toplantı
Salonu’nda belediye
meclis üyeleri, muhtarlar
ve vatandaşların hazır bulunduğu toplantıya katıldı.
Başkan Zolan:
“Bizim yol
arkadaşlarımızsınız”
Salonda bulunan herkesi yol arkadaşı
olarak gördüğünü dile getiren Başkan Zolan,
“ Burada olduğunuz için hepinize teşekkür
ediyorum. Bu buluşma bizim için çok önemli. Çameli için neler yapılması gerektiği konusunda, önceliklerimiz konusunda bu toplantı bize bir yol haritası çizecek. Sizleri dinlemeye Denizli Büyükşehir Belediyesi olarak tam kadro geldik. Sizler bizim yol arka-
daşlarımızsınız. Bize verdiğiniz
destekten dolayı hepinize teşekkür ediyorum” dedi. Toplantıya katılan muhtarlar taleplerini dile getirirken Başkan Zolan
tüm taleplerin önceliğine göre
tek tek yerine getirileceğini söyledi.
Başkan Zolan ve beraberindekiler daha sonra Garaj, pazaryeri
ve Hayri Dev Kültür Merkezi’nin yapılacağı alanlarda incelemelerde bulundu. Büyükşehir
Belediyesi’nin Çameli’nde hizmet verecek birimlerin konuşlanacağı alanlarda da inceleme
tık. Talepleri aldık. Denizli
Büyükşehir Belediyesi tam
kadro burada. Genel Sekreterimiz, Genel Sekreter Yardımcılarımız, DESKİ Genel
Müdürümüz, Daire Başkanlarımız ile birlikte toplantımızı ve incelemelerimizi gerçekleştirdik. Oldukça verimli
bir gezi oldu. Çameli ile ilgili
hayallerimiz var. Daha önce
yapacağız dediğimiz projeleri yerinde gördük. Garaj, pazaryeri, Dünyanın, Türkiye’nin ve
bir konuşma gerçekleştirdi.
yapan Başkan Zolan, Çameli Stadyumu ve
Paşa Deresi Mesireliğini gezdi. Buralarda
bulunan eksikliklerin giderilmesi için çalışmalar yapılacağını dile getiren Başkan Zolan, daha sonra itfaiye, cenaze hizmetleri ve
DESKİ’ye bağlı birimlerde görev yapan personel ile bir araya geldi. Personele kolaylıklar dileyen Başkan Zolan, Büyükşehir Belediyesi’nin çalışma prensipleri hakkında kısa
Büyükşehir tam kadro
Çameli’nde
Ziyarete ilişkin değerlendirmede bulunan Başkan Zolan, “ Denizli uzun yıllardan
beri arzu ettiği Büyükşehir’e
kavuştu ve 30 Mart’ta da vatandaşlarımızın teveccühü
ile göreve geldik. 2 ay gibi
kısa bir süre içinde Büyükşehir’in tüm sistemini çalışır
hale getirdik. Sistemimizi
kurduk. Bizimle beraber
Büyükşehir statüsünü kazanan illere göre tam bir yıl öne yola
çıkmamızın avantajını şuan kullanıyoruz.
Merkezdeki işlerimizi belli bir sisteme oturttuktan sonra ilçelerimizde işleyişin nasıl olduğunu görmek için yeniden yollardayız. İlk
ziyaretimizi Çameli’ne gerçekleştirdik. Burada muhtarlarımızla, belediye meclis üyelerimizle, vatandaşlarımızla bir araya geldik.
Çameli ile ilgili tekrar bir değerlendirme toplantısı yaptık. Yapmak istediklerimizi anlat-
bizim gurur kaynağımız olan sanatçımız
Hayri Dev’in isminin yaşatılacağı Hayri Dev
Kültür Merkezi’nin yapılacağı alanı inceledik. Ayrıca Büyükşehir birimlerinin itfaiye,
cenaze hizmetleri, DESKİ’ye bağlı birimlerin konuşlandığı yerleri gezdik. Buralarda
görev yapan arkadaşlarımıza kolaylıklar diledik ve bizim hizmet anlayışımızın olmazsa
olmazlarını anlattık. Oldukça verimli bir gezi
oldu. Bu gezi bir başlangıç. Çameli ve tüm
ilçelerimizde projelerimizi tek tek yerine getireceğiz. 5 yıl sonra dönüp baktığımızda
Denizli merkezde birçok işleri yapmış olacağız. İlçelerimizi ise birçok hizmet ile ilk defa
tanıştıracağız. Bu işleri ise yerinde görmek
gerekiyor. Kağıt üzerinde iş yapmak bizim
tarzımız değil. Bu sebeple yeniden yollara
düştük. Başta Çameli Belediye Başkanımız
Cengiz Arslan, meclis üyeleri, muhtarlar ile
iyi bir istişare gerçekleştirdik. Çameli için en
doğruyu, en güzeli, en öncelikli olanı belirleyerek ilk kazmamızı en kısa sürede vuracağız. Çameli İnşallah yarın daha güzel olacak.
5 yıl sonra Çameli ve tüm ilçelerimiz hayal
ettiğimiz noktaya gelecek. Gezilerimizi diğer
ilçelere de yapacağız. Bu toplantıları periyodik olarak gerçekleştirmek istiyoruz. Her buluşma ilçelerimize değer katacak” dedi.
Arslan bu bir
başlangıç
Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı
Osman Zolan’ı Çameli’de ağırlamaktan son
derece mutlu olduklarını dile getiren Çameli
Belediye Başkanı Cengiz Arslan ise “ Çok
verimli bir gezi oldu.
Burada Büyükşehir ile
birlikte yapacağımız projelerimizin bu ziyaret ile startını vermiş olduk.
Büyükşehir bu gün burada tam kadro yanımızda olduğunu bir kez daha gösterdi. İnanıyorum ki Çameli 5 yıl içinde inanılmaz bir
değişim yaşayacak. Tüm planlamalarımızı
yaptık. El birliği ile Çameli yarın çok daha
güzel olacak. Başkanımıza ve ekibine sonsuz teşekkürlerimi iletiyorum” dedi.
(HABER MERKEZİ)
Türkiye'yi Avrupa'da temsil ettik
Eğlenerek öğrendiler
Türkiye'nin en 'En Çevreci Belediyesi', Türkiye’nin 'En Temiz Kenti' unvanlarını Denizli'ye kazandıran Denizli Büyükşehir Belediyesi çevre bilinci oluşturmak ve geliştirilmesine katkıda bulunmak üzere Çevre Haftası etkinlikleri
kapsamında İncilipınar Parkı'nda Çevre Şenliği düzenledi.
İlkokul öğrencilerine yönelik gerçekleştirilen çevre şenliği
çerçevesinde çevre konulu atık parkuru yarışması yapıldı.
Şenliğe Başkarcı Mustafa Kulaklı İlköğretim Okulu, Fatih
İlköğretim Okulu, Ekrem Başer İlköğretim Okulu, Hüsamettin Kulaklı İlköğretim Okulu, İstiklal İlköğretim Okulu,
Pınarkent İlköğretim Okulu, Ressam İbrahim Çallı İlköğretim Okulu, Zehra Suna Manasır İlköğretim Okulu, Hasan
Başkan İlköğretim Okulu ve Güzelköy Mehmet Tunç İlköğretim Okulu'ndan toplam 243 öğrenci katıldı.
Günün önemini ve çevre bilincini çocuklarımıza kazandırmak için eğlenceli bir ortamda etkinliğin düzenlendiğini belirten Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Lale Gönüllü, Denizli Büyükşehir Belediyesi'nin bu tür etkinliklerinin devam edeceğini söyledi.
Çevre konulu "Atık Parkuru Yarışması"nda Güzelköy Mehmet Tunç İlköğretim Okulu birinci, Zehra Suna Manasır
İlköğretim Okulu ikinci, Ressam İbrahim Çallı İlköğretim
Okulu üçüncü oldu.Öte yandan şenlik alanında Hakkı Dereköylü Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinden oluşan müzik gurubu verdikleri mini konserle öğrenciler keyifli dakikalar yaşattı. (HABER MERKEZİ)
Denizli Büyükşehir Belediyesi'nin
üye olduğu Avrupa Bölgeler
Asamblesi’nin (AER) Büro Toplantısı ve Genel Kurul Toplantısı
Polonya’nın Wroclaw şehrinde
gerçekleştirildi. Toplantılara Denizli Büyükşehir Belediyesi’ni
temsilen Başkan Vekili Ali Değirmenci katıldı.
Avrupa Bölgeler Asamblesi
Genel Kurul ve Büro toplantısı
geçtiğimiz haftalarda Polonya’nın
Aşağı Silezya Voyvodalığı Başkenti Wroclaw şehrinde yapıldı.
Toplantıya Denizli Büyükşehir
Belediyesi’ni temsilen Başkan Vekili Ali Değirmenci ve Etüt ve
Projeler Dairesi Başkanlığı Projeler Müdürlüğü'nden Faruk Tahal
katıldı.
1985 yılında kurulan Avrupa
Bölgeler Asamblesi (AER), 15
bölgelerarası kuruluşu ile birlikte
35 ülkeden yaklaşık 230 bölgeyi
bir araya getiren Avrupa’da bölgesel yönetimlerin en geniş bağım-
sız ağıdır. Avrupa Birliği’ndeki
yerel yönetimlerin kalkınma ve işbirliği yapma adına bir araya gelmeleri amacıyla kurulan Avrupa
Bölgeler Asamblesi’ne
(AER)Türkiye’den 15 ilin üyeliği
bulunuyor. Açılış konuşmasını
Avrupa Bölgeler Asamblesi Başkanı Dr. Hande Özsan Bozatlı’nın
yaptığı ve Türkiye’den ilimizin
yanı sıra İstanbul, Kayseri, Kocaeli, Edirne, Kırşehir ve Uşak illeri temsilcilerinin de katılarak oy
kullandığı toplantılarda 2013 ve
2014 yılları bütçeleri, faaliyetleri,
denetim raporları ve komitelerin
çalışmaları hakkında sunum ve
bilgilendirmeler yapıldı. AER
2013 eylemleri kapsamında 2 daimi komite (Kurumlar arası İşbirliği Komitesi, İzleme ve Değerlendirme Komitesi) ve 3 çalışma komitesi (Ekonomi ve Bölgesel Kalkınma, Sosyal Politikalar ve Halk
Sağlığı, Kültür-Eğitim-GençlikUluslararası İşbirliği), Rur@act
Programı, Eurodyssey Programı,
Bölgesel Gençlik Ağı Programı ve
Yaz Okulları Programı konularında oluşturulan raporların sunumu
gerçekleştirildi. Tematik toplantılarda ise bölgeler bazında demokratik ve yönetimsel anlamda
oluşması muhtemel yenilikler ve
değişikler hakkındaki görüş ve fikirler tartışıldı. Ayrıca bölgelerin
ekonomik görünüm ve beklentilerinin de konuşulduğu bu toplantılarda politikacılar, iş dünyası temsilcileri, sivil toplum örgütü temsilcileri “Ekonomik Yerellik” kavramı ve etkileri üzerine panel katılımcılarına görüşlerini aktardılar.
Genel Kurul toplantılarının Avrupa Birliği seçimleri üzerine yapılan görüşmelerinde ise her bölge
kendi yerel politik ve siyasi durumunun Avrupa Birliği seçimlerine
olan etkilerini belirtmek suretiyle
olası sonuçlar hakkında görüşlerini ifade ettiler.
(HABER MERKEZİ)
SAYFA 11
SONDAKiKA GAZETESİ >>
11 DÜŞÜNENLERİN DÜŞÜNCESİ
10
2014Perşembe
Salı
17Haziran
Şubat 2013
Tarih illa ezber gerektiren bela bir ders değildir
Mehmet
BARLAS
SABAH GAZETESİ
Padişah sıcak bir ağustos gününde Aksaray'ın Et
Meydanı'ndaki "Yeni Odalar" diye bilinen yeniçeri
kışlasında, sayıları 196 olan ve "Orta" denilen
yeniçeri bölüklerini birer birer teftiş etmektedir. Zaten Padişah da, halefleri gibi 1'inci Orta'nın 1 numaralı neferidir...
Padişah, sarayın av köpeklerine bakmakla
görevli 64'üncü Orta'yı, turna kuşlarını besleyen
68'inci Orta'yı teftiş etmiş, orta komutanları olan
"Seksoncu"dan, "Zağarcı"dan çalışmaları hakkında
bilgiler almıştır.
Ancak güneş yükseldikçe hava daha da sıcak olmaktadır. Padişah bir ortanın önünde "Bana soğuk
bir su verecek yok mu" diye seslenir... Bunun üzerine Orta'nın Ağası, bir kase içinde buz gibi bir şerbet sunar Padişah'a. Osmanlı hükümdarı
teşekkürünü ifade etmek maksadıyla şerbet kasesinin altınla doldurulup o ortaya iade edilmesi için,
yanındaki Enderunlulara emreder.
Bir geleneğin oluşumu
Aradan bir yıl geçmiştir. Padişah yine sıcak bir
ağustos gününde, yine Et Meydanı'ndadır ve yine
yeniçeri ortalarını teftiş etmektedir. Ancak Yeni Odalar'da, kışlanın kapısına ayak attığında bütün ortaların ağalarının, ellerinde şerbet kaseleri ile kendisini beklediklerini görür. Bunun üzerine bütün şerbet
kaselerinin alınmasını ve hepsinin altın doldurularak ortalara iade edilmelerini emreder. Artık bu bir
gelenek olmuştur. Padişah gelmese de, her ağustosta saraya şerbet kaseleri gönderilir. Bu kaseler altınla doldurularak yeniçeri ortalarına dağıtılır. Ertesi
yıllardan birinde bir ağustos ayında yeniçeriler
Felemenk'le savaşırlarken, cepheden İstanbul'a
saraya, şerbet kaselerini gönderirler... Savaşlar
yüzünden hazine sıkıntıda olduğu için bu kaselerin
doldurulması gecikir. Bunun üzerine yeniçeriler bir
nevi grev yapıp, savaşa katılmazlar.
Darbe geleneğinin kökeni
Saray paniktedir... Hemen saray mutfağındaki altın tabaklar eritilip, bu altınla sikkeler basılır... Şerbet kaseleri yine altınla doldurulup cepheye gönderilir...
Yeniçeriler de yeniden savaşa katılırlar... Yeniçeriler bu gibi örneklerle kendi çıkarlarını devletin
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
çıkarlarının üzerinde tutmaya başladılar... Kabakçı
Mustafa'nın elebaşı olduğu sokak ayaklanması ile
Padişah 3'üncü Selim'in katledilmesine kadar
dayandı iş... Sonunda 15 Haziran 1826'da, Yeniçeri
Ortaları topa tutuldu, Yeniçeri Ocağı lağvedildi ve
ülke çapında yeniçeri avı başlatıldı. İdamdan kurtulmak için bir grup yeniçeri bugün "Belgrad Ormanı"
diye bildiğimiz ve o dönemde ucu bucağı bilinmeyen ormana kaçmıştı...
Dünden bugüne...
Orman o kadar büyüktü ki, Von Moltke'nin
yazdığına göre Fransız elçisi karısıyla kavga edip
ormana kaçtığında, onu bulmak haftalar sürermiş...
Padişah 2'nci Mahmut ormana kaçan yeniçerilerin
yakalanabilmeleri için, ormanın yakılmasını emretti... Ve orman yakıldı... Bugünkü Belgrad Ormanı'nın ağaçları, o yangın sonrasında yetişmiş
genç ağaçlardır...
Osmanlı tarihinde böyle yapraklar da var... Güncel siyasal davranışlarımızda, bu derin bilgilerin izlerini bulmak da herhalde mümkün. Bugün de birileri "İktidardan pay isterük" ya da "Seçilmişleri istemezük" diye ortaya çıktıklarında, Osmanlı tarihini
mesela Uzunçarşılı'dan okumak, olayları anlamaya
yardımcı olabilir. 09.06.2014
A.Turan
ALKAN
ZAMAN GAZETESİ
Vallaha mı?
Kitâbi söyleyiş böyle değil elbette; “Vallahi mi?” demek daha doğru. Bu beylik soru cümlesinin doğup
büyüdüğüm topraklardaki en yaygın -ve af buyrunuz- biraz kaba ama kulağa dolgunluk hissi veren kullanışı ise
şöyledir, “Vallaha mı la?”
Birazcık olsun İslâm kültürüne âşina olanlar, “Vallahi”
kelimesinin ardına getirilecek sözlerin, nasıl ağır bir sorumluluk gerektirdiğini iyi bilirler ve o yüzden vara-yoğa
Vallahi ile yemin etmezler. Vallahi, Müslüman için yeminin müntehâsıdır. Kaynağa göre “vav, be, te” harflerinin
birini başa getirerek “Vallahi, Billahi, Tallahi” diye edilen
yeminler aynı derecede kavî ve geçerli sayılıyor. Bu durumda bir Müslüman'ın, başkaca isbat çaresi kalmamış
ise gerçek duruma şahâdet etmesi için Vallahi demesi
yetiyor.
Peki, “Gözüm önüme aksın, gençliğimin hayrını
görmeyim ki, falancanın ölüsünü öpeyim ki, Kur'anMushaf çarpsın ki...” şeklinde avâmi dilde sıkça kullanılan yeminlerin hükmü ne olacak? Fakihler, bu kabil
yeminlerin farfaralıktan başka hükmü olmadığını söylüyorlar. Müslüman'ın tek yemini var: Allah adına verilen
yemin. O yüzden bir Müslüman, şuur halinde iken Vallahi diye kasem ederek bir meseleye yemin ederse, ona
yüzde yüz güvenmek gerekiyor. Eğer yemin edici bile
bile yalan üzre Allah'ın adını vererek kasem ediyorsa onun hali pek fenâ. “Gamûs yemin, büyük günahlardan
sayılıyor. Âl-i İmran Sûresi, 77. âyet şöyle: “Allah'ın ahdini ve yeminlerini az bir değere karşılık satanlar... İşte
onlar; onlar için ahirette hiçbir pay yoktur, kıyamet
gününde Allah onlarla konuşmaz, onları gözetmez ve onları arındırmaz. Ve onlar için acı bir azab vardır.”
Yürürlükteki hukukta yeminin yeri varsa da, “Allah'ım
ve namusum üzerine yemin ediyorum” metni, doktrinde
biraz ihtilâflı. Benim için farketmiyor. Müslüman olduğu
bilinen birisi “Vallahi ben şu işi yapmadım veya yaptım”
derse ona itimad ederim.
Lâfın nereye geleceğini anladınız. Birkaç günden beri
Tübitak'ın bir dinleme kaydı hakkında verdiği “Bilimsel”
rapor tartışılıyor, hatta tartışılmaktan da öte, “Parça hecelerden yeni kelimeler türetildiği” şeklindeki bilimsel veri
hayli yaygın tatavalara sebep olmakta. Rapor, eğer sahih
kabul edilirse, bu montajı yapan kişilerin âcil olarak
“montaj ve düblâj” branşlarında Oscar (veya Nobel de
olur, farketmez!) ödülü almaları gerekiyor. Hece birleştirmekteki kuyumcu sabrı ve titizliğini anladık fakat
yapıştırılan hecelerin tamamına dramatik bir aksiyon
arkaplanı verebilmek ancak sanatkârâne bir emektir ve
ödülle taltifi gerekir. Neresinden bakılsa talihsiz bir durum; hükümetin emrindeki ilmi bilirkişi heyetlerinin
güvenilirlik krizine düşmesi pek fena.
Diyelim ki kriminal ve bilimsel yollarla dinleme kayıtlarının gerçekliği hakkında net bilgiye ulaşmak mümkün
değil. Ortada birilerinin imal ettiği pek vahim ve çirkin
bir iftira ile o iftiradan mutlaka aklanmak isteyen mağdur
bir taraf var. Dedikodu diz boyu ve diğer bütün yollar, bir
şekilde neticesiz kalıyor. Ne yapmalı?
PKK coştukça coşuyor...
Gülay
GÖKTÜRK
BUGÜN GAZETESİ
Sonunda Lice’de kan dökmeyi de başardı ya,
şimdi Duran Kalkan’ın ağzından, yayın organlarından çağrılar yapıyor: Lice direnişi büyütülmeliymiş.
Tüm metropollere yayılmalıymış. Her yer Lice olmalıymış. Bütün Kürt kurumları Lice direnişine daha güçlü destek vermeliymiş. Çünkü “demokratik
çözüm ve özgürlük ancak direnişle
sağlanabilir”miş!
Her yeri Lice yapmanın ne demek olduğunu
bilmeyen yok sanırım: Maskeli şiddet gruplarıyla
şehirleri ateşe vermek, yolları caddeleri kesmek,
hendekler kazıp siper yapmak, otobüsleri yakmak,
polise-askere ateş etmek...
Yani, “ben değişmedim, ben hep aynıyım, ben
şiddetin çocuğuyum ve öyle kalmaya kararlıyım”
mesajı vermek...
Ateşle oynuyorlar
Pazarlık ettikleri gücün AK Parti değil, onun
arkasındaki on milyonlar olduğunu hâlâ anlayamadılar. O on milyonların meşru görmediği, haklı
görmediği hiçbir adımın atılamayacağını da...
Ve şimdi ateşle oynuyorlar. AK Parti’nin bir
buçuk yıldır o milyonları çözüm sürecine psikolojik
olarak hazırlamak için yaptığı kitle çalışmalarını
birkaç ayda sıfırlamak için daha iyi bir yol bulamazlardı gerçekten de!
PKK terörünün yüreğinde açtığı acıları küllendirmeye çalışan, bugünün gençlerine hayat şansı
vermek için kendi oğlunun acısını kalbine gömmeye ve affediciliğini ön plana çıkarmaya çalışan insanları tahrik ederek, kin ve öfkeyi canlandırarak,
onları yeniden barış düşmanı haline getirerek
“demokratik çözüm”e ulaşacaklarmış!
Elindeki silahtan başka hiçbir şeye inancı
kalmamış, ondan da vazgeçtiği anda yok olacağına
inanan bir grup şiddet bağımlısının böyle düşünmesini anlayabiliriz.
Ama ya en baştan beri Lice’deki şiddet eylemlerinin yanında yer alan Kürt siyasi hareketine, bu
eylemlere maddi-manevi destek veren sözde Kürt
dostlarına ne demeli?
Bu yolun HDP’nin daha doğru dürüst siyasi aktör olamadan devre dışı kalmasına yol açacağını;
hem Türkiye siyasetinden hem de kendi kitlesinden
tecrit olup, küçük marjinal bir grup haline geleceğini göremiyorlar mı?
Diğer seçenek AK Parti’nin keyfini beklemek
değil
Şiddetten uzak durmak, Kürtler’in AK Parti’nin
canı ne zaman isteyecek de reform yapacak, diye oturup beklemesi değildir. Şimdiye kadar hiçbir
demokrat bunu savunmadı; böyle pasif rol biçmedi
Kürtler’e... Maskeli molotofçuların alternatifini,
kaderci bir biçimde iktidarın hakkını lütfetmesini
bekleyen kitleler olarak görmedi.
Tam tersine, demokratik kamuoyu şimdiye kadar
hiç yapmadıkları bir şeyi yapmalarını bekledi
Kürtler’den: Kitlesel demokratik mücadeleyi yükseltmelerini... Eğer böyle yapsalardı, haklı zeminde
yürütecekleri bu mücadele ile demokrasiden yana
olan Kürt-Türk bütün kesimlerin desteğini alabilir
ve iktidar üzerinde de çok ciddi bir baskı oluşturabilirlerdi.
Bunu hâlâ yapabilirler...
Şu anda AK Parti’yi “Kürtler’i oyalamakla”
suçlayan herkesin sıraladığı bir reform listesi var ortada; Anayasa değişikliği gerektirmeyen, gerçekleştirilebilir ve haklı talepler bunlar: Terörle Mücadele Kanunu’nun kaldırılması, TCK'da yapılacak
değişiklikler, KCK tutuklularının serbest bırakılması, Öcalan’la yapılan görüşmelerin yasal bir
zemine oturtulması...
O zaman BDP’ye sormak lazım: Lice’de yol kesen eşkıyaların kuyruğuna takılacağınıza, neden siz
harekete geçip bu talepler etrafında demokratik kitle
hareketleri örgütlemiyorsunuz; mitinglere,
yürüyüşlere, imza kampanyalarına, boykotlara, sivil
itaatsizlik kampanyalarına öncülük etmiyorsunuz?
Hükümeti PKK’nın şiddetiyle köşeye sıkıştırmaya çalışacağınıza, kendi kitlenizin gücüyle
sıkıştırsanıza!
Aslına bakarsanız, o kitlenin yaptırım gücüne
doğru dürüst öncülük edilebilseydi, bugün Kürt
sorununun çok başka bir noktasında olurduk. O
güç, 30 yıl boyunca PKK terörü yüzünden kullanılamadı, akıp giden ırmaklar gibi boşa gitti ve şu
anda da hâlâ boşa gidiyor.
Çünkü Kürtler hâlâ milyonları çözüm sürecinin
pasif destekçisi olmaktan çıkarıp aktif inşa edici
gücü haline getirebilecek bir siyasi önderlikten
mahrum. 09.06.2014
Basit! İftiraya uğrayanı, “Vallaha mı?” diye yemine
davet etmeli... Kamuoyu karşısında “Vallahi ve billahi
kayıtlarda konuşan ben değildim” denildiğinde de konu
kapanmalı; çünkü Allah adına kasem edilmiştir ve bu
yemin her iki tarafı da bağlar. Şahsen ben mutmain olurum ve yemin sahibine inanırım; suizannımdan varsa
tevbe ederim. Yorgunu yokuşa sürmeye, bilim kurullarının muhteviyatını değiştirmek için dedikodulu
tayinler ve sürgünler yapmaya, neticede ses mühendislerini gülmekten yere yıkılacak derecede eğlendirecek
faraziyeler ileri sürmeye hiç gerek yok.
Madem iş bu raddeye geldi, zihnimi kemirip duran bir
küçük suali sormadan geçmeyeceğim: kayıtların montaj
ve düblâj olduğu iddiasıyla, “Bu günaha nasıl girilir”
verip veriştirenlere sormak isterim: Velev ki iftiradır,
montajdır ve külliyen yalandır ve bu cürmü işleyenlerin
vebâli pek ağırdır; peki, milyonda bir ihtimâl de olsa iddialar doğru ise, ortaya çıkacak fıkhî vaziyet (veya rezâlet)
nedir; bir de bu “fikr-i muhâl” üzre fıkhî egzersiz buyrulsa? 09.06.2014
SAYFA 12
SONDAKiKA GAZETESİ >>
ACİL TELEFONLAR
İtfaye
AKS110
Acil Yardım
Polis İmdat
Elektrik Arıza
Jandarma İmdat
İZSU Su Arıza
Doğalgaz Acil Müdahale
Cenaze Hizmetleri
Sahil Güvenlik
Orman Yangınları
110
110
112
155
186
156
185
187
188
158
177
YANGIN TELEFONLARI
İzmir
Karşıyaka
Kadifekale
Bornova
Bostanlı
Buca
Karabağlar
Çamdibi
Çiğli
Balçova
Evka 4
Evka 1
Gaziemir
Hatay
Narlıdere
Güzelbahçe
110
372 58 74
225 49 99
388 10 03
386 17 86
487 13 61
237 13 07
433 65 59
376 73 23
278 76 02
351 09 04
452 24 77
251 00 44
250 86 40
238 35 97
234 25 34
HASTANE TELEFONLARI
-Devlet HastaneleriAliağa
616 87 87
N.S. İşgören Alsancak
463 64 65
Alsancak Acil Servis
Ağız ve Diş Sağlığı
422 00 76
Alsancak Diş Hast.
464 78 62
Atatürk Devlet
244 44 44
Behçet Uz
489 56 56
Bornava Dev. Hast.
375 58 58
Bozyaka Eği. Hast.
250 50 50
Buca S.D. Hastanesi
452 52 52
Çeşme A. Çizgenakat
712 07 77
Foça
812 14 29
Göğüs Hastanesi
433 33 33
Konak Diş Hastanesi
441 81 81
Karşıyaka
366 88 88
Çiğli Dev. Hastanesi
376 23 33
Menemen Dev. Hast.
832 58 59
Nejat Hepkon
Seferihisar Hastanesi
743 20 10
Selçuk Dev. Hast.
892 70 36
Urla Dev. Hastanesi
752 10 04
Tepecik Dev. Hast.
469 69 69
12 GÜNCEL
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
10
2014Perşembe
Salı
17Haziran
Şubat 2013
İzmirli mucitlerin uydu
takımı Amerika yolunda
Turkcell Superonline, İTÜ ARISAT Model Uydu Takımı’nın sponsorluğunu üstlendi. Takım, tüm dünyadan üniversite öğrencilerinin geliştirdiği model uyduların yarıştığı Cansat Competition’a katılıyor
A
merika’da düzenlenecek
yarışmaya katılacak takımda İzmir’den İTÜ öğrencileri Emre Erbuğa ve Mert
Kahyaoğlu da yer alıyor. Gerçek uydu sistemlerinin yapım
prosedürlerinin birebir uygulandığı yarışma için yapılan
çalışmalar, Türkiye’nin gelecekte kendi uydu sistemlerini
geliştirmesine katkıda bulunma potansiyeli taşıyor. Dijital
dünyada hayatı kolaylaştıran
vazgeçilmez teknoloji ortağı
Turkcell Superonline’ın sponsorluğunu üstlendiği İTÜ ARISAT Model Uydu Takımı, Teksas’ta düzenlenecek model uydu yarışması Cansat Competition öncesinde Turkcell Superonline Genel Müdürü Murat
Erkan’ı ziyaret ederek, geliştirdikleri model hakkında bilgi
verdi. Amerika Astronomi Topluluğu (AAS) ile Amerika Havacılık ve Uzay Bilimleri Enstitüsü (AIAA) tarafından NASA’nın da aralarında bulunduğu havacılık ve uzay sektörünün önde gelen şirketlerinin
katkılarıyla 1998 yılından bu
yana düzenlenen Cansat Competition’a bu yıl tüm dünyadan
59, Türkiye’den 8 takım katılıyor.
KENDİ ENERJİSİNİ ÜRETECEK
UYDU TASARLADILAR
Gerçek uydu sistemlerinin
yapım prosedürünü birebir uygulamasıyla aynı zamanda
eğitici bir özellik taşıyan Cansat Competition’da bu yıl katılımcılardan istenen görevler
arasına uyduların kendi enerjilerini üretmesi de eklendi. Daha önce dört kez katıldıkları
yarışmadan 2011 ve 2012 yıllarında birincilikle dönen
İTÜ’lü öğrenciler, planladıkları
uydunun tasarımı ve çalışma
sistemine ilişkin detaylı sunumun ardından son hazırlıklarını da tamamladı.
“TEKNOLOJİ ÜRETEN ÜLKE
OLMA YOLUNDAYIZ”
İzmir’den Emre Erbuğa ve
Mert Kahyaoğlu’nun yanı sıra
Çağrı Eren Durkaya, Ali Canbolat, Ümit Yelken, Caner Balyemezler, Hasbi Sevinç ve
Onur Alp Çakan’dan oluşan takım üyelerini genel müdürlükte ağırlayarak projeye ilişkin
bilgi alan Turkcell Superonline
Genel Müdürü Murat Erkan,
“Yenilikçi telekom operatörü
kimliğine sahip Turkcell Superonline’da, geleceğin teknolojik altyapısına katkı sunacak
projelere destek olmaya büyük önem veriyoruz. Geçtiğimiz yıl satın aldığımız Deksarnet ile 32 bin 500 kilometrelik
fiber altyapımıza uydu desteği
sağladık. Böylece kesintisiz
hizmeti daha fazla noktaya
ulaştırma fırsatı yakaladık.
Sponsorluğunu üstlendiğimiz
İTÜ ARISAT takımının, geliştirdiği model uydu ile başarılı
sonuçlar elde edeceğine inancımız tam. Bu süreçte elde ettikleri bilgi birikimi ise, ülkemizin teknoloji üreten noktaya
ulaşması için önemli bir katkı
olacaktır” değerlendirmesinde
bulundu.
MODEL UYDU NASIL
ÇALIŞACAK?
Cansat Competition’da bu
yıl gençlerin geliştireceği uydu
yaklaşık 670 metreden serbest bırakılarak paraşüt ile yavaşlatılacak ve hızı saniyede
12 metreye düşürülecek. 500
metreye geldiğinde iki parçaya ayrılan uyduda ikinci parça,
pasif bir yavaşlama sistemi olmaksızın saniyede 10 metrenin altında bir hızda tutulacak.
Aynı zamanda kendi enerjisini
üretmeye başlarken, iniş sırasında basınç değerini, sıcaklığı
ve ürettiği voltaj değerini paket veri olarak yer istasyonuna iletecek. Uydu yere indiğinde içindeki yumurtanın da kırılmamış bir şekilde çıkarılması hedefleniyor.
ARISAT HAKKINDA
ARISAT, 2013 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ)
Elektrik Elektronik Fakültesi’nde kurulan Arı Teknoloji
Geliştirme Kulübü (ARIGE)
bünyesinde Cansat Competition’a yönelik proje geliştirmek
üzere oluşturulmuş bir öğrenci
projesidir. (HABER MERKEZİ)
Borcanevi
Bornova Yeni Yaşam
Bozyaka Halk
Bozyaka Dispanseri
Buca Çözüm
Cansu Karabağlar
Çamdibi Derman Polik.
Çizgi Polik.
Deniz Sağlık Polik.
Ege Sağlık
Egeform Fizik
Eşrefpaşa Ö.Sağ.
Eşrefpaşa Zinde Polik.
Gaziemir Dr. Polik.
Gazi Kent Polik.
Halk Polik.
Hatay Özel Sağlık
İhtisas Polik.
Karşıyaka Park Sağlık
Mevlana Polik.
Mersinli Özel Sağlık
Neron Psikiyatri
Nergiz Özel Sağlık
Onur Polik.
Özel 9 Eylüllüler Polik.
Özel Altındağ
Özel Brn Dr. Dispanseri
Özel Çiğli Polik.
Özel Eylül Polik.
Özel Gülhan Polik.
Özel İrem Sağlık Polik.
Özel İzmir Polik.
Özel Pınarbaşı Polik.
Özel Sarnıç Polik.
Özel Seferihisar Polik.
Özel Serin Polik.
Özel Yedigöller Polik.
Özel Yenişehir Polik.
Park Sağlık Polik.
Sevgi Özel Sağlık
Şöferler Odası
Sağlık Polik.
Teos Polik.
Vefa Polik.
Yeşiltepe Polik.
Yıkık Cami Halk.
255 04 44
388 03 31
261 39 13
256 09 86
438 76 26
237 73 83
435 00 77
226 34 34
369 90 91
487 57 64
464 24 24
227 35 26
262 64 71
252 36 92
274 13 74
285 46 34
250 51 52
254 13 13
367 22 22
343 32 43
461 19 99
256 76 76
364 08 10
458 77 45
453 81 11
458 05 89
347 38 92
386 05 95
373 85 74
347 99 91
251 84 24
343 23 50
479 80 25
281 64 03
743 58 48
261 29 99
442 29 92
433 09 24
367 22 22
438 37 38
227 99 35
743 57 77
341 84 24
351 38 72
271 27 27
-Askeri HastanelerHava Hastanesi
285 96 50
Kara Hastanesi
262 55 55
ÜNİVERSİTE TELEFONLARI
Başkent Üni. Zübeyde Hanım Uyg.
Merkezi
330 52 30
Dokuz Eylül Ünv.
412 22 22
Dokuz Eylül Üni.
Karşıyaka Polik.
369 30 40
Ege Üniversitesi
444 13 43
İlaç ve Zehir Dan.
277 73 33
Ege Üni.Uyg.ve
Araş.Merkezi
330 52 30
-Belediye HastaneleriEşrefpaşa Bel. Hast. 293 80 00
-Özel HastanelerAnadolu Tıp Merkezi
272 00 11
Agora Tıp Merkezi
425 73 73
Atakalp Kalp Hastanesi
483 14 14
Atakent Tıp Merkezi
336 11 95
Atagöz Göz Hastalıkları 435 35 35
Atafizik, Fizik Ted. Mer.
231 25 15
Batıgöz Hastanesi
489 03 03
Bornova Tıp Merkezi
388 20 40
Bornova Özel Tıp Mer.
343 23 50
Bornova Özel
Sağlık Tıp Merkezi
339 77 83
Buca Tıp Merkezi
438 14 14
Buca Sağlık Merkezi
438 06 20
Central Hospital
341 67 67
Can Tıp Merkezi
232 13 48
Caner Göz Merkezi
278 81 11
Çağdaş Tıp Merkezi
285 95 95
Çankaya Tıp Merkezi
425 31 31
Çesav Tıp Merkezi
362 67 67
Çeşme Sissus Has.
723 05 55
Çınarlı Hastanesi
462 27 27
Çiğli Özel Sağ.
386 26 16
Diyabet Hastanesi
449 13 19
Diamed Dah. Dal Mer.
465 27 37
Doğa Tıp Mer.
244 16 16
Dr. Sıhhat Tıp Merkezi
367 67 47
Efes K.B.B. Merkezi
446 15 16
Ege Sağlık Hastanesi
463 77 00
Ege Tüp Bebek Merkezi 445 31 45
Egeria Çocuk Sağlık
Hastanesi Dal Merkezi
489 35 35
Ekol K.B.B. Dal Mer.
386 55 05
Ekol K.B.B. Şube
369 89 65
El ve Mikro Cerrahi
441 02 21
Gazi Kent Tıp Merkezi
252 45 00
Gaziemir Tıp Merkezi
251 47 67
Hayat Hastanesi
441 41 96
İzmir Hastanesi
483 31 31
İrenbe Tüp Bebek Mer.
464 58 88
441 41 70
Karataş
Karşıyaka Tıp Merkezi
369 00 91
POLİKLİNİK TELEFONLARI
-Doğum EvleriEge Üni. Tıp Fak.
388 19 63
Konak Doğum Evi
489 09 09
Tepecik Doğum Hast.
449 49 49
Değirmenci: İzmir'in
köyleri foseptik kokacak
3
0 Mart yerel seçimleriyle kapatılan
İzmir İl Özel İdaresi’nin son başkanı
Serdar Değirmenci, hükümetin şehre
"gavur İzmir" muamelesi yaptığını, valiliğin uygulamasınınsa İzmir’in köylerinin
foseptik kokmasına yol açacağını iddia etti. Değirmenci, yaptığı açıklamada, “İl
Özel İdaresi’nin mal varlıklarının tümünün Hazine'ye devredilmesinin ardından
İzmir Valiliği, İl Genel Meclisi’nin belediyelerle protokol yaparak köylerin çöp ve
foseptiklerinin toplanması için tahsis ettiği
-Türk TelekomArıza
Bilinmeyen Numara
Danışma
Uyandırma
Posta Kodu
Fono Tel
Borç Ögrenme
Çağrı
-SinemalarAgora Balçova
Afm Park Bornova
Afm Forum Bornova
Afm Ege Park
Afm Passtel
121
11811
444 14 44
135
119
141
163
133
277 25 25
373 73 20
373 03 50
324 42 64
489 22 00
çöp kamyonları ve vidanjörlerin, 9 Haziran Pazartesi gününe kadar İzmir Valiliği’ne teslim edilmesini istedi. Bu isteği
mantıkla açıklamak mümkün değildir.
Bu uygulama sonucu İzmir'in köyleri
artık foseptik kokacaktır. İl Genel Meclisi’nin son başkanı ve 20 yıllık İl Genel
Meclis üyesi olarak bu uygulamaya isyan
ediyorum, feryat ediyorum. Kış mevsiminden çıkılmış, yağmurların sürekli yağması sonucu yollar köstebek yuvasına
dönmüş, kimse müdahale etmiyor, edemi-
Avşar Palmiye
Cinebonus
Cinebonus
Cinebonus (Ykm)
Cinecity Kipa Çiğli
Çeşme Hollywood
Çamlıca
Deniz Karşıyaka
Batı Sineması
Çınar Sineması
Karaca Sineması
Kipa Hollywood
Menemen Kültür
Şan Konak
Çınar Center
277 48 00
278 87 87
446 90 40
425 01 25
386 58 88
712 07 13
343 83 15
381 64 61
347 58 25
489 88 85
445 87 76
252 56 66
832 14 11
483 75 11
277 11 00
yor. Özel İdare’nin iş makineleri, dozerleri, greyderleri şantiyelerde kilitli yatıyor.
İzmirliler, tercihlerinden dolayı cezalandırılıyor. İzmir adeta sömürge bir kent; hak
yok, hukuk yok, adalet yok, vicdan yok,
mantık yok.
Bu nasıl devlet anlayışı, bu nasıl yönetim anlayışı? Tüm AKP yöneticilerine,
milletvekillerine, hükümete, Başbakan'a
sesleniyorum, bu haksız, bu hukuksuz uygulamayı durdurun.”
(HABER MERKEZİ)
Sema Sineması
Konak Sineması
Desem Sineması
Karşıyaka Sineması
İzmir Sİneması
-TiyatroKonak Sahnesi
Ragıp Haykır Sahn.
İzmir Devlet Tiyat.
Uğur Mumcu Sahnesi
İzmir Tiyatro
Bab-ı Sanat Merkezi
İsmet İnönü
Sanat Merkezi
483 91 00
483 21 91
422 53 10
381 50 98
421 42 61
483 50 35
369 14 87
445 89 41
343 04 33
446 77 95
441 09 02
-Kan MerkezleriKızılay
463 63 53
Çocuk Hastanesi
433 06 08
Ege Üni.
388 28 61
Tepecik Kan Merkezi
433 38 74
ULAŞIM TELEFONLARI
Denizyolları
THY Rezervasyon
Basm. Rezervasyon
Alsancak Gar
Santral Garaj
464 88 89
444 08 49
484 86 38
464 77 95
472 10 10
-Körfez Ulaşım İskelelerKonak
484 98 56
Karşıyaka
368 00 42
Alsancak
464 78 31
Bostanlı
330 89 22
Bayraklı İskele
345 77 53
Pasaport İskele
484 22 56
Göztepe İskele
224 20 22
Üçkuyular İskele
259 40 13
-Elektrik ArızaGenel Kesinti Seb.
435 11 84
Buca
426 69 37
Çiğli
376 90 91
Karşıyaka
369 79 80
Bornova
388 83 78
Narlıdere
238 32 90
261 48 04
Eşrefpasa
Gaziemir
251 92 05
Güzelbahçe
234 05 34
Konak
425 60 60
Çeşme
712 63 46
"
10Şubat
Haziran
2014
Salı
2013
Perşembe
-8->5,@B#=A,?>9A:?9AB <.B@8+;:?9A
#>5;5AB6=@)A;A3B*@;<B0>?:A3B#4?9A
>5!B*>!BB6:A;;@B6><750@=/B9<@8
"@,@;@><=B:@%B"@9:@;<0<B>A98A=A
@>:<>7<0<=<B)?;A>:?>?8/B4@1<=B?=B@1
/B;A:>?B9-B:+8?:A;3?9A=AB$=?>7A
TWRUT;VIUXNGPUNVLVTVTXWCXJSLWMQ@XHWCQXVSW<SWR
PKSSWTQSLWMQTQTXNWFXDWMNWSQEQTQXNUNVPSUIUHVSU;UEVTVXXHUSVRNNV>
2)?1;?>7?B:@%B>A98AB@>:<45>
#HUCVNUTVTXNWFXJSKFKLKTOWXBTULSVXHVRXRVMP
8WPNBRGXJSOKEKTKXOVSUX?UNVRUTX6RQOJEWT@
77JHUCXDWMNWSWROWXNWFXDWMNWSQEQXHVRWC
OWDWX8WCSWX?BRGSOGEGXMBISUTUHVSVR@
DWRUPUNSVXVTMWTSWROWXNWFXJSKFLW
RVMPVXOWDWXWCOQR77XOUOV>X4BHRUP
NWFQXOGFGRUTXVTMWTSWROWXIUTVOUT
NWFXJSKFLWXJSWMQSQEQTQTXIGPMUP
JSOKEKTWXOVPPWNVX<UPUT
6RQOJEWT@XFBISUXOUAWLXUNNV
772WFXOGFGRUTXHVRXPVFVOUXIUTVOUT
NWFXNUPRWRSWLWXVDNVLWSVXIGCOU
,7OVR>XX3WDWXBT;UXNWFXOGFGRUT
VTMWTSWRQTXHBHRUPXNWFQXRWDWNMQCSQEQ
PJTKMKTOWX<JPXOWDWXOVPPWNSV
JSLWMQX?URUPLUPNUOVR>X4KXTUOUTSU
HUMSUTLUIU@X8VCVPMUSXWPNVAVNUIU
BTULSVXAURVSLUMVX?URUPVR>X'CUSSVPSU
MQAQXNGPUNVLVTUXOVPPWNXUOVSLUSVOVR@
IWCQTXUTXWCX@,XSVNRU@XPQFQTXVMUX-@,XS:
VNRUXMKXV<VSLUSVOVR>X3UT?USV
HUMSUTLUX<JP
BTUL:
SVOVR@
DWI:
AWTMWS
=RJ:
NUVT
NGPUNV:
LVXAU
NKCX
6><750@=/BIW=NQEQXW<QPSWLWOW@XFVOOUNSV
HBHRUPXWERQMQTWXTUOUTXJSWTXHBHRUPXNWFQ
DWMNWSQEQTQTX?USVFLVFXGSPUSUROUXXURPUPSURVT
IWPSWFQPXIGCOUX--7VTOUXPWOQTSWRQTXOWXIGCOU
(7MVTOUX?BRGSOGEGTGXHUSVRNVRPUT@X2GRPVIU7OU
VMUXBCUSSVPSUXHUMSUTLUXWSQFPWTSQPSWRQTW
HWESQXJSWRWPXHKXDWMNWSQEQTXOWDWX<JP
?BRGSOGEGTGXV8WOUXUNNV>X4BHRUPXNWFQ
DWMNWSQEQTOWXHVRXNWPQLXRVMPX8WPNBRSURV
JSOKEKTKXWTSWNWTX6RQOJEWT@XHKTSWRQTXHWFQTOW
WVSUAVX8WPNBRSUR@X<UARUMUSXAUXHUMSUTLUX8WPNBR:
SURVX?USOVEVTVXPWIOUNNV>X6VSUMVTOUXNWFXBIPGMG
JSWTSWROWXNWFXDWMNWSQEQX?BRGSLUXJSWMQSQEQTQT
VPVXPWNXOWDWXWRNNQEQTQXHUSVRNUTX6RQOJEWT@
MQ;WPXDWAWSWRQTXOWXNWFXDWMNWSQEQXRVMPVTV
WRNQROQEQTQXHVSOVROV>XWIAWTMWSX=RJNUVT:
SUROUTXCUT?VTXHUMVTSURSUXHUMSUTLUTVT
OUXRVMPX8WPNBRSURVXWRWMQTOW
HKSKTOKEKTWXVFWRUNXU:
OUTX6RQOJEWT@
V<URVEVTOU
JPMWSWNQTXHKSK:
TWTX.<VPJSWNW>
PJPWJ@
PWDAUX?VHV
0XGRGTSURVT
8WCSW
NGPUNV:
LV@
PKSSWTQLQXWCWSNQSLWSQ@XAG;KNXPVNSUXUTOUPMVTVT
WRNLWLWMQTWXBCUTX?BMNURVSLUSVOVR>X?CURMVCXOUXHKXOKRKL:
OWPVXDWMNWSWRXV<VTXBTULSVOVR>77
2 ?7@,A7?B4?=AB4$=:?3;?>B
4BHRUPXNWFQTQTXNUOWAVXUOVSLUOVEVXNWPOVROUXHBHRUEVT
PWIHQTWXPWOWRX?VOUTXHVRXMGRU;VTXHWFSWIWHVSOVEVTUXOVPPWNV
<UPUTX6RQOJEWT@XHBHRUPNUX-@-@,XMWTNVLOUTXPG<GPXNWFSWRQT
NWPV=XUOVSOVEVTV@XWT;WPXHKTOWTXHGIGPXHVRXNWFQTXAWRSQEQ@XHVR
IURVXNQPWLWMQXIWXOWXWERQXIW=LWMQXOKRKLKTOWXNUOWAVTVT
FWRNXJSOKEKTKXHVSOVROV>X2WFXDWMNWSQEQTWXIBTUSVPXMJT
OBTULOUX<UFVNSVXNUOWAVSURXKI?KSWTOQEQTQXWTSWNWT
6RQOJEWT@X77UFVNSVXNUOWAVXIBTNULSURVXLUA;KN@XHKXXNWFQXAG:
;KNXOQFQTOWTXPQRLWXFUPSVTOUXJSWHVSVR@XAG;KOKTXOJEWSXOU:
SVPSURVTOUTXIWTVXVORWRXIJSSWRQTOWTX?VRURUPXWSLWXJSWHVSVR@
SWCURXIWROQLQISWXIWXOWXPQARQSWHVSVR@XHGPGSUHVSUTXWSUNSURSU@
IWXOWXMQRNNWTX?VRURUPXHBHRUPXNWFQTQTXNUOWAVMVXFUPSVOUXJSW:
HVSVR77XFUPSVTOUXPJTKFNK>
2WFX;URRWDVMVTOUPVXUTXBTULSVXKTMKRSWROWTXHVRVTVTXNWFQT
NWLWLUTXNULVCSUTLUMVXJSOKEKTKXAKR?KSWIWTX6RQOJEWT@
<GTPGXAG;KNNWTXNULVCSUTLUIUTXXHVRXNWFQTXOWDWXMJTRWXHVR
<UPVROUPX?BRUAVX?BRURUPXOWDWXHGIGPXNWFSWRWXMUHU=
JSWHVSU;UEVTVXPWIOUNNV>X4BHRUPXNWFSWRQTQTXNUOWAVMVTOUXWMQS
WLW;QTXLVTVLWSXIWTXUNPVXVSUXDWMNWIQXNWFMQCXOKRKLWX?U:
NVRLUPXJSOKEKTKXHUSVRNUTX6RQOJEWT@XMJTXOBTULOUXNUOW:
AVOUXXBCUSSVPSUXXXOJEWSXVORWRXPWTWSQTOWTXXGRUNURX.HBHRUPXVSU
VORWRXPUMUMVXWRWMQTOWPVXPWTWS0XAUXHBHRUPXV<VTUX?VRVSURUP
IW=QSWTXAUXWOQTWX*UNRJ?RWNX/TNRW*UTWSXURRWDVX.*/*0
OUTVSUTXOWDWXWCXIWRWSWIQ;QXIBTNULUXPWILWXJSOKEKTKXXHU:
SVRNNV>X3WDWXHGIGPXNWFSWROWX1URPGNWTX"U8RJSVNJNRV=MV
.1"0XIBTNULVTVTXKI?KSWTWHVSOVEVTVXWTSWNWTX6RQOJEWT@
1"XIBTNULVTOUXMQRNXHBS?UMVTOUX;VSOUXIW=QSWTX-X;LSVP
HVRXPUMVXMJTRWMQXHBHRUEVTXV<URVMVTUXHVRXVETUXVSUXKSWFQSOQEQTQ
MBISUOV>X2UOWAVSUROUXMQPXPKSSWTQSWTXSWCURX;VDWCSWRQTQTXOW
VORWRXIJSSWRQXNWFSWRQTQX<JPXOWDWXPG<GSNLUIUXIWRWOQEQTQXHU:
SVRNUT@X6RQOJEWT@X772UPTJSJ VTVTX?USVFLUMVISUXIUTVXNUOWAV
IBTNULSURVXJRNWIWX<QPNQ@XWSUNSURX<JPXVT;USLUIUXHWFSWOQ@
TJRLWSXAG;KNXOUSVPSURVTOUTX?VRLUPXOWDWXRWDWNSWFNQ>X
6LW;QLQCXDWMNWIQXHVRXWTXBT;UXTJRLWSXDWIWNQTW
OBTOGRLUPXNWHVXHKXIBTNULSURSUXXDWMNWXV<VTXOUXPJT8JRSK
HVRXNUOWAVXMGRU;VXHWFSWOQ77XOUOV>X&66'
+%+*$+%(#'+$*)+*# *)$)*%&"*&+#&%*+'$'&'+)!+&("(&'+)*%*$+# (%')(&
'&(+*+')(%)("'$(+
())'$)(++*)*%&"*&+#&%*+"**+#$+%!)"!!&!+()'% '
>?9.A@X9/TLU@XOGTIWX?UTUSVTOUXVSPXMQRWOW@X2GRPVIUOU
VMUX)>XMWPWNSQPXTUOUTVXJSWRWPXPWRFQLQCWX<QPQIJR>X/TLUXRVMPVTV
WRNQRWTXRVMPSURVTXHWFQTOWXVMUXPWS=NUXUTXMQPX?BRGSUTXRVNVL
HJCKPSKPSWRQXWRWMQTOWXIURXWSWTX7WNRVIWSX8VHRVSWMIJT7X?USVIJR>9
OUOV>XX!ULJRVWSXVFSVXWMNWTUMVX/TLUXX*WDWHVSVNWMIJTXAU
6RWFNQRLWX&TVNUMVX4WFPWTQX3J<>X3R>X+WPK=X5RUM=V@XPWS=
MWESQEQXAUXVTLUXVSVFPVMVXDWPPQTOWXHVS?VXAUROV>X6RVNLVIUXHWESQ
VTLUXOWDWXNUDSVPUSVXJSWHVSVIJRXOVIUTX5RUM=V@X96NRVIWSX8VHRV:
SWMIJTX.60XIWTVXWTJRLWSXPWS=XRVNLVXIWXOWXWRVNLVXWSNNWXPWS=
PW=WPXDWMNWSQPSWRQX?VHVXHWFPWXHVRXPWS=XDWMNWSQEQXIWNLWMWXHVSU
VTLUXRVMPVTVX:,XPWNXWRNQRLWPNWOQR>X2GLXVTLUSURVTXIWPSWFQP
G<NUXHVRVTVTXWRVNLVIUXHWESQX?USVFNVEVX?BRGSLUPNUOVR>X6IRQ;W
WRVNLVIUXHWESQXVTLUXOWDWXWEQRXHVRXMUIVRX?BMNURLUPNUXAUXOW:
DWXBSGL;GSXJSLWPNWOQR>X6RVNLVOUXIWFXVSUXHVRSVPNUXVTLU
MQPSQEQXWRNQFX?BMNURLUPNUOVR>X+WFXOQFQTOWXHVR<JPXUNPUTXWRVNLV
VSUXHVRSVPNUXVTLUX?U<VRLUXRVMPVTVXIGPMUSNVR>X
'RTUEVTXWRVNLVXVSUXHVRSVPNUXOVIWHUN@XDV=URNWTMVIJT@XPWS=
IUNLUCSVEV@XOWDWXBT;UOUTXVTLU@X?U<V;VXVMPULVPXWNWPXAUIW
HWFPWXHVRXOWLWRXDWMNWSQEQX?U<VRLVFXJSLWXBIPGMG@XPWOQTX;VT:
MVIUNX?VHVXOKRKLSWRXHKXRVMPVXWRNQRWTXUTXBTULSVXRVMPX8WPNBR:
SURVOVR>XX71WRJPMVMLWS7XIWTVXWRWSQPSQXWRVNLVSVXDWMNWSWROWXVTLU
RVMPVXVSUXPWSQ;QXWRVNLVMVXJSWTXDWMNWSWROWPVXVTLUXRVMPVXVSUXHUTC:
UROVR>X5JRKIK;KXNUOWAVXW<QMQTOWTXDURXVPVXOKRKLXWRWMQTOW
DV<HVRX8WRPXIJPNKR>9XOVIUXPJTKFNK>X6RVNLVIUXHWESQXVTLUOUT
PJRKTLWTQTXLGLPGTXJSOKEKTKXV8WOUXUOUTX3J<>X3R>X+WPK=
5RUM=V@X96RVNLVIUXHWESQXVTLUSURVTXBTSUTLUMVTOU
?GTGLGCOUPVXUTXUNPVTXIWPSWFQLXJRWSXWTNVPJW?GSWTX.#650
IWTVXPWTXMKSWTOQRQ;QXVSW<XPKSSWTQLQOQR>X%GTGLGCOUXPJRKIK:
;KXNUOWAVX?URUPMVTVLVXJSWTXDWMNWSWRQXHKSK=XMU<LUXIURVTU
?UR<UPNUTXOGFGPXRVMPSVXJSK=XNUOWAVX?URUPNVRLUIUTXDWMNWSWRQ
HKSLWPXIWPSWFQLXJSWRWPXBTX=SWTWX?U<LVFNVR>X
4KTWX?BRUX,XIWFQTXWSNQTOW@XIWSTQC;WXWRVNLVMVXJSWTXIWTV
HWFPWXRVMPX8WPNBRGXJSLWIWTXDWMNWSWROWXNUOWAVIUX?URUP
PWSLWLWPNWOQR>X1RWNVPXJSWRWPXOVEURXNGLXDWMNWSWROWX#65XNU:
OWAVMVTUXHWFAKRLWPX?URUPLUPNUOVR>9XV8WOUSURVTVXPKSSWTOQ>
6RVNLVOUXVTLUOUTXPJRKTLWOWXWM=VRVTXIUNURSVXLVXMJRKMKTW
5RUM=VXFBISUX;UAW=SWOQX%GTGLGCOUXWRVNLVOUXWM=VRVTXVSU
UNPVSVXVTLUXPJRKLWMQTWXOWVRXPWTQNSWRXCWIQ8NQR>X2UPXHWFQTW
PKSSWTQSOQEQTOWXMWTPVXWM=VRVTXOWDWXWCXPWTWLWXRVMPVXNWFQR
?VHVXIWTSQFXHVRXPWTQXAWROQR>X6T;WPXWM=VRVTVTXBCUSSVPSUXIWFSQ
DWMNWSWRQLQCOWXTURUOUIMUXJRWSXWTNVPJW?GSWTSWRWXHUTCURXHVR
PW8WXV<VXPWTWLWXRVMPVXNWFQIWHVSOVEVXKTKNKSLWLWSQOQR>X4KXTU:
OUTSUXWM=VRVTXWRVNLVIUXHWESQXVTLUXPJRKLWMQTOWXIWSTQC;W
PWTXMKSWTOQRQ;QXVSW<SWRQTXPKSSWTQLQTQXRUOOUOUTXDWMNWSWRSW
MQTQRSQXNKNKSLWSQOQR>9X
5WTXMKSWTOQRQ;QXVSW<SWRQTXRVMPVXVSUXVS?VSVX3J<>X3R>X+WPK=
5RUM=V@X9/SW<SQXPJRKLWXPWRWRQXAURVSVRPUTXPWTXMKSWTOQRQ;QXVSW<
NUOWAVMVTVTXIGPMUPXBSGLXAUXPQMQNSQSQPXRVMPVXTUOUTVISUXUTXPJ:
RPKSWTXPJL=SVPWMIJTKXJSWTXHUIVTXPWTWLWMQTQXOWXV<URUT
WEQRXPWTWLWXRVMPV@XVTLUXNUDSVPUMVTUXPWRFQX?BCXBTGTOU
HKSKTOKRKSLWSQOQR>X/SW<SQXPJRKLWXHWFSWNQSLWOWTXHVRXPWTWLW
RVMPVXOUEURSUTOVRLUMVXIW=QSLWSQOQR>X5JTNRJSXWSNQTOWXJS:
LWIWTXDV=URNWTMVIJT@XWTJRLWSXHBHRUPPWRW;VEURX8JTPMVI:
JTK@XPWTWLWXBIPGMGXAUIWXUEVSVLV@XUFXCWLWTSQXVSW<WSPJS
PKSSWTQLQXHKXRVMPSURUXBRTUPXJSWRWPXAURVSUHVSVR>X6LW<XPJ:
RKIK;KXVSW;QXAURUHVSLUPXV<VTXOUEVFNVRVSUHVSVRXPWTWLWXRVMP:
SURVTVXJRNWOWTXPWSOQRLWIWX<WHWSWLWPNQR>X5WTXMKSWTOQRQ;QXV:
SW<XNUOWAVMVTVTXIWRWRSWRQTQTX=JNWTMVIUSXCWRWRSWRQTOWTX8WCSW
JSOKEKX?BCXBTGTOUXHKSKTOKRKSLWSQOQR>X2UOWAVIUXPWRWR
AURVRPUTXDUPVLXAUXDWMNWXV<VTXBTULSVXJSWTXOWARWTQF@XPWTWLW
RVMPVTOUTXPJRPKSLWMQTOWTX<JPXVTLUOUTXPJRKTLWP
JSLWSQOQR>9XOUOV>X
&6'
!!
# !##
# #"
!#!#!#
"## Fatih Üniversitesi Tıp
Fakültesi Hastanesi’nden
Psikolog Hilal Arslan,
sorumluluk verilmeden,
koruyup kollanarak
yetiştirilen çocuklarda
özgüven eksikliğinin daha
fazla görüldüğünü söylüyor
Arslan, sorumlulukları ebeveynlerinin üzerinde olan çocukların
sorun çözme yeteneğinin
gelişmediği ve bu durumun kendini yetersiz hisseden bireylerin
yetişmesine sebep olduğunu
aktardı. Konuyla ilgili yazılı
açıklama yapan Arslan, aileleri;
çocuklarının yerine her şeyi
düşünerek onlara iyilik
yapmadıklarını farketmeleri
konusunda uyarıyor. Çocuklarda
duygularını ifade edememe,
hakkını savunamama gibi
davranışlarla kendini gösteren
özgüven eksikliğinin; aile ve okul
hayatını, yetişkinlik dönemini ve iş
hayatını da etkilediğine dikkat çekti. Psikolog Arslan, ebeveynlerin
çocuklarını kendi eserleri gibi
gördüklerinin altını çizerek,
"Toplum olarak hata yapmaya
karşı toleransımızın düşük olması,
örnek çocuk yetiştirmeye
çalışırken ebeveynin çocuğu kendi
eseri gibi görüp onu kusursuz bir
proje yapma çabası içinde olması,
aşırı anne babalık çocuğun kişilik
gelişimini olumsuz yönde etkiliyor." ifadelerine yer verdi. Çocuğa
yaşına ve yeteneklerine uygun olmayan hedefler verip bunları
başarmasını beklemenin de yanlış
olduğunu vurgulayan Arslan,
"Çocuğa yapabileceğinden zor
görevler verilirse çocuk gereksiz
yere başarısızlık duygusunu tadar.
Aynı şekilde becerileri ve ilgi
alanına uygun olmayan görevlerde
çocuğa kendini yetersiz hissettirir.
Örneğin 2 yaşındaki çocuğa boyama kitabı alır ve dışarı taşırmadan
boyamasını beklersek bunu
başaramayan çocuk yeteneklerine
güvenemez. Halbuki 2 yaş bu beceriyi beklemek için çok erken bir
yaştır. Ya da futbol oynamaya kabiliyeti olan bir çocuğu ısrarla keman kursuna gönderip
yapamadığında daha çok
çalışmasını söyleyerek ona kendini yetersiz hissettirmek yanlış bir
değerlendirmedir. Bu nedenle
çocuğun içinde bulunduğu gelişim
dönemi iyi tanınmalı, o yaş
grubundaki çocukların neler
yapabildiği hakkında fikir sahibi
olunmalı, çocuğun bireysel özellikleri, kabiliyeti ve yönelimi iyi tespit
edilmelidir." önerilerinde bulundu.
Çocuklara duygularını çekinmeden ifade edebileceği şekilde
iletişim kurulmasının önemine
değinen Psikolog Hilal Arslan,
"Çocuğa içinde bulunulan gelişim
dönemine, yeteneklerine, ilgi
alanına ve potansiyeline uygun
görevler verilmeli. Aile içerisinde
kendisini ilgilendiren konularda
karar verileceği durumlarda
çocuğun da fikrine sunulmalı.
Haftalık aile toplantıları düzenleyebilir ve bu toplantılarda herkes evle
ilgili öneri veya isteklerini ifade
etmesi konusunda yüreklendirebilirsiniz.” dedi. (CİHAN)
"# !##
#" !" !#"#!
*@8A8@;@><=BHVSUXBTULSVXJSOKEKX9PWTXCUDVRSUT:
LUMV9TVTXNWTQMQXV<VTXBRTUPXWSQLQTOWPVXDWNWSWR@XBCUSSVPSU
OUXKSKMSWRWRWMQXMNWTOWRNSWROWXIGCOUX)7NUTXWCXJSLWMQXHUP:
SUTUTXHKSWFXJRWTQTQTXIGCOUX)(7SURUX<QPLWMQ@XKCLWTSWRQ
HKXPJTKOWXPQSWAKCXDWCQRSWLWIWXIBTUSNNV>X5JTKISWXVS?VSV
MVAVSXNJ=SKLXBR?GNSURVTVTXPWNPQSWRQISWX2GRPVIU7OUXVSP
JSWTX95WTX5GSNGRGX$I?KSWLWX5QSWAKCK9XDWCQRSWTOQ>
3JEKX6POUTVCX&TVAURMVNUMVX2Q=XWPGSNUMVX2QHHVX!VPRJ:
HVIJSJ VX6TWHVSVLX3WSQX'ERUNVLX&IUMVX1RJ8>X3R>X6DLUN
4WFKMNWJESK@X66XLKDWHVRVTUXIW=NQEQXW<QPSWLWOW@XDWSP
WRWMQTOWX95WTXCUDVRSUTLUMV9XJSWRWPXHVSVTUTX9MU=MVM9
AWPWSWRQTQTXNWTQMQXV<VTXPWTXPGSNGRGXWSQLQTOWXOVPPWN
UOVSLUMVX?URUPUTXDKMKMSWRWXOVPPWNX<UPVSLUMVXAUX9WSNQT
MNWTOWRN9XJSKFNKRKSLWMQXWLW;QISWXPQSWAKC
DWCQRSWTOQEQTQXHVSOVROV>
8WRPSQSQPSWRQT@XIWSWT;QX=JCVNV8SVPXJRWTSWRQTQXIGPMUSNNVEVTV@
DWMNWTQTXNUOWAVMVTOUXIWTSQFSQPSWRW@XBSGLXAUXMWESQP
MJRKTSWRQTQTXWRNLWMQTWXTUOUTXJSOKEKTKXMBISUOV>
5JTKISWXVS?VSVXMVAVSXNJ=SKLXBR?GNSURVTVTXPWNPQSWRQISW
DWCQRSWTWTXAUX2GRPVIU7OUXVSPXJSWTX95WTX5GSNGRGX$I?K:
SWLWX5QSWAKCK9ISWXMU=MVMXNWTQMQTOWXWSNQTXMNWTOWRNXJSWT
95WTXPGSNGRG9XPJTKMKTOW@XMNWTOWRNXKI?KSWLW
MWESWIWRWPXPWSVNUIVXWRNQRLWP@XRVMPVXWCWSNLWPXAUXHKSWF
JRWTSWRQTQXOGFGRLUIVXDUOU8SUOVPSURVTVXWTSWNWT
4WFKMNWJESK@XHBISUSVPSUXDWMNWTQTXOJERKXWTNVHVIJNVPXNU:
OWAVMVTUXDQCSWXKSWFWRWPXIWSWT;QX=JCVNV8SVPXJRWTSWRQTQTXAU
MWESQPX?VOURSURVTVTXWCWSNQSLWMQTWXPWNPQXMWESWLWIQ
WLW<SWOQPSWRQTQXAKR?KSWOQ>X4WFKMNWJESK@XPQSWAKCOWPV
BTURVSURVTXPWTXPGSNGRGTGTX?URUPSVXDWMNWSQPSWROW@XOJERK
CWLWTOWXAUXNUPTVPSUXWSQTLWMQTQXMWESWIW;WEQTQXHUSVRNNV>
5WTXPGSNGRGTGT@X9PWTXCUDVRSUTLUMV9TVTXTUOUTVTVT
NUM=VNXUOVSLUMVXAUXKI?KTXNUOWAVXPJTKMKTOWXDUPVLVT
IBTSUTOVRVSLUMVXW<QMQTOWTXUTXBTULSVXNWTQXIBTNULV
JSOKEKTK@XURPUTXNWTQTQT@XUTXKI?KTXNUOWAVTVTXMU<VSLUMV:
TVXMWESWOQEQTQXHUSVRNUTX4WFKMNWJESK@XKI?KSWLWOWPV
2(*+1+=B)A>B%?8A;7?B58-4@=B"@:@B4@.3@1(
5QSWAKCKT@X67OWTX7IUXHGNGTXKI?KSWLWIQXAUXUSOU
UOVSUTX=JCVNV8XPGSNGRGTXIJRKLSWTLWMQTQXMNWTOWROVCU
UNNVEVTVXHUSVRNUTX4WFKMNWJESK@X94KXPQSWAKCKXOGC?GTXHVR
FUPVSOUXJPKIWTXDUPVL@XNUPTVMIUTXAUIWXDULFVRUTVTXDWNW
IW=LWMQTWXVLPWTXJSW;WEQTQXMWTLQIJRKL9XOVIU
PJTKFNK>XX1RJ8>X3R>X4WFKMNWJESK@XPWTXPGSNGRGTGT@XNUMN
FVFUSURVTUXWSQTWTXPWTSWXIW=QSLWMQXMUHUHVISUXPSVTVPSUROU
PWTXWSQLQTOWXIW=QSWTXDWNWSWRQTXJSOKP<WX;VOOVXJSOKEKTK
OVSUX?UNVRURUP@X94KXDWNWSWROWTXUTXBTULSVMVTVTXPJTNWLV:
TWMIJTX.HKSWF0XMJRKTKXJSOKEKXW<QP>X$SKMSWRWRWMQXMNWT:
OWRNSWROWXIGCOUX)7NUTXWCXJSLWMQXHUPSUTUTXPJTNWLVTWMI:
JTXJRWTQXIGCOUX)(7SURUXPWOWRX<QPLWPNWOQR9XOUOV>
+W=NQPSWRQXWTPUNX<WSQFLWMQISWXDWMNWTUSUROUX=URMJTUSOU@
BCUSSVPSUXDULFVRUSUROUX;VOOVXUEVNVLXAUXKI?KSWLW
UPMVPSVEVXHUSVRSUOVPSURVTVXHUSVRNUTXX4WFKMNWJESK@X9'CUS:
SVPSUX=URV8UROUPVXDWMNWTUSUROUXHKXPJTKXV<SURXW;QMQXOU:
TVSUHVSVRXWLWX<JPXVIVXDVCLUNXAURUTXOUASUNXDWMNWTUSURVL:
VCXOUXMBCXPJTKMK>X2ULUSX=RJHSULXPSVTVPXAUXSWHJRWNKAWR
WRWMQTOWPVXVSUNVFVLXUPMVPSVEV@XVPVT;VMVXOUXUEVNVL9XOVIU
PJTKFNK>
2(>8?=B:@=<B$=?3;A(
5WTXPGSNGRGTGTXURPUTXNWTQOWXHGIGPXBTULUXMWDV=
JSOKEKTKXHVSOVRUTXX4WFKMNWJESK@X9%U;VPVSUTXDURXMWWN
BSGLXJRWTQTOWXIGCOUX(>7SGPXWRNQFWXMUHU=XJSKIJR>
3JERKXNWTQXCWLWTQTOWXAURVSVRMU@XDULXDWIWNXPKRNWRQR@
DULXOUXIWTSQFXNUOWAVXUT?USSUTLVFXJSKR9
OUEURSUTOVRLUMVTOUXHKSKTOK>XU=MVMNUXBSGLXJRWTQTQT
637NWTXOWDWXIGPMUPXJSOKEKTKXV8WOUXUOUT
4WFKMNWJESK@XOGTIWOWX?USVFLVFXGSPUSUROUXPWTXWSLW
VFSULVTVTXDULFVRUSURXIURVTUX98SUHJNJLVMN9SURXNWRW8QTOWT
IW=QSOQEQTWXOVPPWNVX<UPNV>X4WFKMNWJESK@X95WTXWSLWP
DULFVRUSURVTX?BRUAVXWLWX6437OUX8SUHJNJLVMNSURXAWR@XHK
VFVXJTSWRXIW=QIJR>X2GRPVIU7TVTXUPJTJLVPXIW=QMQ@
WSNIW=QMQXHKTKXPWRFQSWIW;WPXOGCUIOUXOUEVS>X4KTKXIW:
=W;WPX=URMJTUSXHVCOUXDULFVRUSUR9XOUOV>
2?.9A9B=?7A>
9!VPRJJR?WTVCLWXMWIQMQTQTXPVFVTVTXHWEQFQPSQPXMVM:
NULVTVXIUTUHVSU;UEVXMWIQTQTXGCURVTUX<QPLWMQ9XJSWRWP
NWTQLSWTWTXMU=MVM@XOURVXGMNGTOUPVXHVRXIWRWOWXLVPRJ=
PW=LWXMJTK;KXUT8UPMVIJTXJSKFLWMQ@XHVRXW=MUTVTX=WNSW:
IWRWPXVSNVDWHQTXPWTWXPWRQFLWMQ@XHJEWCXUT8UPMVIJTK@
HWEQRMWPXVSNVDWHQ@XWP;VEURXAUXVORWRXIJSSWRQXUT8UPMVIJTK
?VHVXTUOUTSURSUXJSKFWHVSVIJR>X
&66'
SAYFA 14
SONDAKiKA GAZETESİ >>
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
Haziran
Salı
20132014
Perşembe
14 GÜNCEL7107ubat
Alanya turizminde 12 ay umudu
ALTİD Başkanı
Başkanı Sili,
Sili, "Yılda
"Yılda 30-34
30-34 milyar
milyar dolarlık
dolarlık gelirin
gelirin elde
elde
ALTİD
edildiği turizmde,
turizmde, yaz
yaz kış
kış farkının
farkının kapanması
kapanması halinde
halinde 7
7
edildiği
milyar dolar
dolar seviyesinde
seviyesinde bir
bir para
para ekonomiye
ekonomiye kazandırılakazandırılamilyar
bilir" derken
derken Alanya
Alanya İşletme
İşletme Fakültesi
Fakültesi Dekanı
Dekanı Güngör
Güngör de
de
bilir"
Alanya'da Aromatik
Aromatik Cennet
Cennet Vadisi
Vadisi ve
ve Sapadere
Sapadere Kanyonu
Kanyonu
Alanya'da
gibi projelerin
projelerin artması
artması gerektiğini
gerektiğini söyledi
söyledi
gibi
A
lanya Turistik İşletmeciler Derneği (ALTİD)
Başkanı Burhan Sili,
"Türkiye'de yılda 30-34 milyar
dolarlık bir gelirin elde edildiği turizmde yaz kış farkının kapanması
halinde 7 milyar dolar seviyesinde
para daha ekonomiye kazandırılabilir" dedi.Başkan Sili, AA
muhabirine yaptığı açıklamada,
kıyı kesimlerinde yaz kış turizmi
arasında ciddi bir fark
olduğunu söyledi. Alanya
ilçesinde yaz potansiyelinin
ancak yüzde 30'unu kışın
gerçekleştirdiklerini dile getiren Sili, "Alanya'da 600'ü
aşkın tesisin kış sezonunda
ancak yüzde 30'u açık kalabiliyor. Üstelik kışın doluluklar da yaz doluluk oranının yarısından biraz fazla
oluyor" ifadesini kullandı. Türkiye turizminin 1980'li yıllarda başlayan 'milyonlara ulaşabilir
miyiz?'
düşüncesinin
bugün 34 milyonlara ulaştığını
belirten Sili, yılda
3 milyonun üzerinde
turist ağırlayan ilçede ise
kış sezonunun hareketlenmesi halinde yılda 5 milyon
rakamına ulaşabileceklerini bildirdi. Sezonun uzatılması ve turizmin 12 aya yayılması anlamında ciddi
bir çaba içerisinde olduklarını ifade eden Sili, "Bu çabalardan da hemen sonuç alınamayacaktır. Bu iş bir
süreç gerektiriyor" dedi.
Bu çalışmaların bir günde yapılacak iş olmadığını anlatan Sili, şöyle konuştu: "Bu biraz da ulaşımla
alakalı. Örneğin Gazipaşa Havalimanı ile 2011 yılında 2 bin, 2012'de 86 bin ve 2013'te de 360 bin
yabancı yolcu geldi. Başbakanımızın yapmış
olduğu açıklama doğrultusunda Gazipaşa
Havalimanı'nın 1.5 milyonlara ulaşması demek kış turizminin de
önemli bir
noktaya geleceği anlamına geliyor. Keza bize rakip
olan İtalya, İspanya, Fransa, Yunanistan gibi ülkelerde de 12 ay turizmde ciddi bir sorun var. Ancak
bizde imaj olarak bir kere deniz, kum, güneş oturmuş
vaziyette. Onu biraz daha açmak adına daha hızlı
hareket edebiliyoruz. Dezavantajımız ise onların uçuş
süresi daha kısa. Bizde biraz daha uzun ve bu da uçak
maliyetlerinin artması anlamına geliyor ama hem
kalitemiz hem de standardımızla bunu kapatacağımıza inanıyorum."
Devlet kanalıyla sektöre yapılan teşvikler ve Türk
yatırımcısının çabaları sayesinde 34 milyon rakamına
ulaştıklarını hatırlatan Sili, "Türkiye'de yılda 30-34
milyar dolarlık bir gelirin elde edildiği turizmde, özellikle deniz kum güneş üçlemesine sahip kıyı bölgelerinde, yaz kış doluluk farkının kapanması halinde
7 milyar dolar seviyesinde bir para daha ekonomiye
kazandırılabilir" diye konuştu. Kış turizminde tatilcinin profilinin yaza göre değiştiği bilgisini de veren
Sili, özellikle üçüncü yaş denilen tatilcilerin,
ekonomik anlamda belirli bir
düzeyde olduğunu ve
tatile ne
kadar
MUHTARLARA “MOBİL” DESTEK
V
atandaşların, muhtarlıklardan daha kolay ve etkin hizmet almasını isteyen
Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu
Akpınar, muhtarların çalışma koşullarını iyileştirmek için çalışma başlattı. Vatandaşlarla
kesintisiz iletişim için 27 muhtara hatlı cep
telefonu ve internet desteği sağlandı.
Muhtarlık binalarının elektrik ve su giderleri
ile bakım, onarım masraflarının da belediye
tarafından karşılanacağı belirtildi. Karşıyaka
Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar,
Bostanlı Gondol Kafe’de, muhtarlar ile bir
araya geldi. Toplantıya Başkan Akpınar’ın
eşi Zehra Akpınar ve Muhtarlar Masası Koordinatörü Hasan Kaya da katıldı. Muhtarlar,
mahallelerinin sorunlarını içeren dosyaları
Başkan Akpınar’a teslim etti. Tüm sorunları
tek tek çözeceklerini söyleyen Akpınar,
muhtarların çalışma şartlarını da iyileştireceklerini belirtti.
da belediye tarafından karşılanacak. Ayrıca
her muhtara üç ayda bir de kırtasiye yardımı
yapılacak. Bu destek karşısında, vatandaşlar
da resmi evraklar için muhtarlık hizmetlerinden daha ucuza yararlanacak.
MUHTARLARA BÜYÜK DESTEK
Muhtarların; belediye, vatandaş ve kendi
aralarındaki iletişimi güçlendirmeleri adına,
her birine hatlı cep telefonu ve internet
desteği sağlandı. Muhtarlık ofisleri
önümüzdeki süreçte tek tek elden geçirilecek
ve bakım - onarımı yapılacak. Tadilattan
sonra eskiyen mobilyalar da yenilenecek.
Muhtarlıkların aylık elektrik ve su masrafları
“MUHTARLAR DANIŞMANIM”
Muhtarların, vatandaşlara daha etkin ve
hızlı hizmet verebilmesi için çalıştıklarını
söyleyen Karşıyaka Belediye Başkanı
Hüseyin Mutlu Akpınar “Muhtarlarımız ile
işbirliği ve dayanışma içinde olmamız çok
önemli. Muhtarlar, vatandaşlar ile belediye
arasındaki en önemli köprü görevini yapıyorlar. Bu yüzden benim en yakın danışmanlarım muhtarlar. Hep birlikte sorunları en aza
indirmek için çalışacağız. İletişimin güçlenmesi ve masrafların azalması için destek
sunmaya da devam edeceğiz” dedi.
DESTEK SÖZÜ
Karşıyaka Muhtarlar Derneği Başkanı
Fuat Pusat ise “Bizi en yakın danışmanlarınız olarak kabul etmeniz ve sokak toplantılarında bizlere de söz vermeniz, bizi onurlandırmaktadır. Muhtarlar Masası uygulamanız, diğer ilçelere de örnek olmaktadır.
Her konuda ve her zaman size destek olacağız” diye konuştu. (HABER MERKEZİ)
para ayırabilecekleri konusunda sorunlarının olmadığını dile getirdi. Bu gruptaki insanların uygun
gördükleri her dönemde tatile gelebilme şansına sahip
olduğunu ifade eden Sili, "Kış mevsimini talep edenlerin yüzde 90'ı üçüncü yaş turizmi kapsamına giriyor. Ağırlıklı olarak 60-65 yaş üzeri insanlar bunlar. Bu
insanları ilçemize çekmek için de çalışmalarımız
mevcut" dedi.
Sili, Alanya'nın Akdeniz çanağından gelen turistin
yüzde 30'unu ağırladığını ve yazı yüzde 85 doluluk oranıyla geçirdiklerini hatırlatarak, 150 binin üzerinde
yatağa sahip ilçenin 5 milyon rakamlarına ulaşmasının ise hayal olmadığını sözlerine ekledi. Alanya
İşletme Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Güngör
ise turizmin çeşitlendirilmesi halinde kış turizminden
Alanya için bahsedebileceklerini söyledi. Alanya'da
kış turizmi için gerçekleşecek en önemli yatırımlardan birinin golf sahaları olduğunu dile getiren
Güngör, "Alanya ilçesinde 5 adet golf sahası projesi
var. Bakan Mevlüt Çavuşoğlu'nun büyük gayretleriyle golf sahalarının yapımı için önemli
adımlar atıldı. Bu golf sahalarının devreye
girmesi, Akdağ Kayak Merkezi'nin hayata
geçirilmesi gibi projelerle kış turizminde
Alanya'nın bir ivme yakalayabileceği
kanısındayım" şeklinde konuştu.
Güngör, sadece bu projelerle
yetinilmemesi gerektiğinin de altını
çizerek "Alanya'da Aromatik Cennet Vadisi, Sapadere Kanyonu
gibi projelerin artması gerekiyor" dedi. Çim kayağı, buz
pateni gibi alternatif turizm
projeleriyle kış mevsiminin
sosyal ve sportif etkinliklerle zenginleştirilmesi
gerektiğini de ifade eden, Güngör,
"Artık kış turizminden daha rahat
bahsedebiliriz. Projelerin hayata geçirilmesi ve
yaşaması için gerekli olan altyapılar devreye giriyor.
Gazipaşa Havalimanı'nın devreye girmesi bile Alanya
ve bölge turizmi için çok önemli bir faktör" dedi.
(AA)
Yemek şirketi
tutanak tuttu
başhekimlik
soruşturma açtı
Aliağa Devlet Hastanesi Türk Sağlık Sen
İşyeri Temsilcisi Emre Keskin’e özel
yemek şirketi personellerinin tutanak tutturarak, idari soruşturma açtırdığı öne
sürüldü. Konuyla ilgili açıklamada bulunan Türk Sağlık Sen İzmir Şube Başkanı
Ahmet Doğruyol, devlet memuru olmayan şirket elemanlarının bir memur
hakkında tutanak tutması kadar abesle
iştigal bir durum olamaz. Şirket elemanlarının bu konuda bilgisi olmayabilir. Ancak tutulan tutanağı ciddiye alarak soruşturma konusu yapan idarecilerin
memuriyetle ne kadar alakalı oldukları
ortada. Sayın Emre KESKİN bizim, Türk
Sağlık Sen’in işyeri temsilcisidir. Temsilcilerimizin görevi kurumda bulunan
çalışanlarımızın mağduriyetlerinde yanında olmaktır. Bergama Devlet Hastanesi’nde yapılarak Bergama, Dikili, Foça ve
Aliağa ilçelerine dağıtılan yemeğin ne
kadar kalitesiz olduğu defalarca tutulan
tutanaklarla sabittir. Köftenin içerisinden
saçma bile çıkmışken bizim temsilcilerimiz olaya seyirci kalamaz.
İdareciler şirket elemanlarının tuttuğu
tutanağa işlem yapmaya çalışacaklarına
önce personele gelen yemeğin kalitesini
ihale şartlarına uyup uymadığını kontrol
etsinler. Kendi görevlerini yapmaktan
imtina edenler görevleri dışındaki işlerle
uğraşmasınlar. Temsilcimiz ve diğer bazı
sendika temsilcileri yemek yenmemesi
ile ilgili çalışanlarımıza bilgilendirme
yapmışlardır. Bilgilendirme temsilcilerimizin görevidir. Aynı ortamda başka
sendika temsilcilerinin olması ve onlar
adına bir girişimde bulunulmaması ise
manidardır. Her geçen gün devlet
memurları itibarsızlaştırılmaya devam etmektedir. Yasal olmayan bir soruşturmanın karşı girişimlerini avukatlarımız
takip edecekleridir" dedi.
(HABER MERKEZİ)
Soldan sağa:
1. Bir yer ya da nesnenin ısısını kendiliğinden düzenleyen, aynı derecede kalmasını sağlayan aygıt. 2. Ülkü,
mefkûre. – Gaye, maksat, amaç. 3. Çocuk yuvası. –
Tespihlerin baş tarafına geçirilen uzunca parça. 4. Çile
durumundaki ipliği yumak yapmak için üzerine geçirildiği kafes biçimindeki dönen araç. – Favori. 5. Kemiklerin yuvarlak ucu. – Bir tür otomobil yarışı. 6. Herhangi bir kas kümesinin irade dışı hareketi. – Küçük köy. –
Radyumun simgesi. 7. Fok balığının bir türü. – Cerahat.
8. Yapı. – Sahip, ıs, malik. 9. Tiyatro ve sinemamızın
başkarakter oyuncularından olan rahmetli bayan sanatçımız. 10. Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan
bir tür eğri bıçak. – Bir pamuk türü. 11. Vilayet. – Para
ve değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap. – Bir
renk. 12. Firari. – Arjantin’in plaka işareti. 13. Avrupa’da bir başkent. – Anma. 14. Asya’da bir başkent. –
Sofrada kullanılan sahan altlığı. 15. Muharrem ayında
yapılan tatlı. – Kekliğin boynundaki siyah halka. 16.
Başa kakma, serzeniş. – İskambilde koz. 17. Tıpta kuvvetsizlik. 18. Bir nota. – Zonguldak yöresinde oynanan
bir halk oyunu. 19. İri taneli bezelye. – Eski dilde bayram. 20. Gürültü, patırtı.
Dünkü bulmacanın cevapları
Yukarıdan aşağıya:
1. Afrika’da yetişen bir ağaç. – Kendi kendine işleyen.
– Süs ve gösteriş. 2. Balıkesir ilinin bir ilçesi. – Edirne
ilinin bir ilçesi. – İri gövdeli bir papağan türü. 3. Gerçek. – Mezar, sin. – Gümüş balığına benzer bir balık. –
Yumurtanın bir bölümü. 4. İnsan topluluğu, toplum. –
İkiyüzlü. – Salatası yapılan bir bitki. 5. Eski dilde “O”
anlamında kullanılan bir sözcük. – Sinema ya da tiyatroda gündüz gösterisi. – Parkinson hastalığının başlıca
belirtisi olan hareket yeteneğinin kaybolması. – Binek
hayvanı. 6. Eskimoların buzdan yaptıkları kulübelerine
verilen ad. – Doğu Anadolu’da bir ırmak. – Bir nota. –
Valide. 7. Sürekli, kalıcı. – Telli balıkçıl. – Kabaca evet.
– Hatay ilinde bir ova. 8. Mesafe. – Tırpana balığı.–
Avuç içi ile toplama. 9. Bir sanat eserinde işlenen konu.
– Osmanlı donanmasında tümgenerale eş bir rütbe. – II.
Abdülhamit’in Selanik’te sürgüne gönderildiği köşkün
adı. 10. Kebabı ve şekeri yapılan bir meyve. – Ağızda
çok zor eriyen bir tür şeker. – Kaz Dağlarının mitolojik
devirlerdeki adı.
SAYFA 15
SONDAKiKA GAZETESİ >>
15 SPOR
SİYAH MAVİ KIRMIZI SARI
10
2014Perşembe
Salı
17Haziran
Şubat 2013
HOŞCAN: ŞİKEDE BÜTÜN TAKIMLARIN ADI ANILDI AMA HAK EDEN BİZ GİDEMİYORUZ
GÜNAH KEÇİSİ ESKİŞEHİR
Eskişehirspor Başkanı Mesut Hoşcan, şike sürecinin bütün Türk takımlarını etkilediğini söyledi. Hoşcan, "Eskişehirspor olarak hak eden biz gidemiyoruz, Sivasspor gidemiyor. Arkasından geldiğimiz zaman Bursa, Kardemir Karabükspor, Gençlerbirliği
var ama ilişkilendirildiği zaman onların da belli bir oyuncularının adları anıldı." dedi
Mancini ile
yola devam
Ünal Aysal: Mancini ile
toplantı yapacağız, hoca
ile devam etmek istiyoruz
Galatasaray Kulübü Başkanı Ünal Aysal, teknik direktör
Roberto Mancini ile bir toplantı yapacaklarını ve İtalyan
hoca ile devam etmek istediklerini açıkladı. Galatasaray Lisesi’nde öğrencilerle bir araya gelen Başkan Aysal, öğrencilerin sorularını cevaplandırdı.
DÜŞÜNME HAKKI VAR
Teknik Direktör Roberto Mancini ile devam etmek istediklerini dile getiren Başkan “Mancini’nin sözleşmesinde
üç yıl boyunca 15 Haziran’a kadar düşünme hakkı var. Biz
de hocamızla devam etmek istiyoruz. Yarın kendisi ile bir
toplantı yapacağız.” diye konuştu. Ünal Aysal, Şampiyonlar
Ligi’nin maddi ve prestij olarak çok önemli gördüklerini de
vurguladı.
SÜREKLİLİK ÖNEMLİ
Başarıda sürekliliğin kendilerinin en önemli hedeflerinden birisi olduğunu kaydeden Başkan, mali yapılanmanın da kendileri için olmazsa olmazlarından birisi olduğunu
kaydetti. Ünal Aysal, vergilerin arttırılmasının spor kulüpleri için büyük bir darbe olacağını ifade etti.
Başkan Aysal, gelecek sezona yönelik 16 bin kombinenin
satıldığını sözlerine ekledi. (CİHAN)
Alex : Kadıköy'deki atmosferi çok özledim
Fenerbahçe'nin eski yıldızı Alex de Souza,
tatil için geldiği Türkiye'de birbirinden özel
açıklamalarda bulundu. Alex, "Aklımda
hep Kadıköy'deki müthiş atmosfer var." diye konuştu.
Fenerbahçe'nin eski yıldızı Alex de
Souza, % 100 Futbol Özel programında
çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Hiçbir statta kötü bir tezahürata maruz
kalmadığını belirten Brezilyalı oyuncu,
"Kişisel olarak olmadı ama kendi taraftarım tarafından bir kez ıslıklanmıştım, Sakaryaspor maçıydı. Aslında ben saha içinde
taraftarın verdiği bu tip tepkileri olağan
karşılarım. Oraya beklentiyle geliyor insanlar ve beklenti karşılanmayınca bir hedef
arıyorlar. Hedef olmam da çok doğal. Başkan da ayağa kalkıp o tepkiye katılmadığını
göstermişti ama ben o tepkiyi çok doğal
karşıladım. Kesinlikle Kadıköy'deki muhteşem atmosferi özledim. Aklımda hep Kadıköy'deki müthiş atmosfer var. Çok özlüyorum." dedi.
Türkiye’den ayrılışı sırasında çok özel
ve duygusal anlar yaşadığını söyleyen
Alex, "Çok özel anlardı onlar. Beni havaalanında uğurlamalarını da ekleyebiliriz.
Çünkü genelde futbolcular fazla sayıda taraftarlarla karşılanır ama az sayıda taraftar
uğurlar. Beni ise fazla taraftar karşıladı ama
çok daha fazla sayıda taraftar uğurladı." diye konuştu. (CİHAN)
Trabzonspor için geldi
Trabzonspor, Liverpool'da forma giyen 20
yaşındaki golcü futbolcu Samed Yeşil'i
transfer görüşmeleri için İstanbul’a getirdi.
Trabzonlu olduğu için bordo-mavili takımda forma giymeye sıcak bakan 20 ya-
şındaki genç futbolcu, yarın İstanbul’da
yöneticilerle görüşecek. Trabzonsporlu yöneticilerin, İngiliz ekibiyle sözleşmesi devam eden futbolcunun yüksek bonservis
bedelini düşürmenin yollarını arıyor. Bordo-mavili takımda forma giymek isteyen
İLAN
İZMİR VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI YAMANLAR VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNDEN
SIRA
VERGİ CEZA VERGİNİN CEZANIN ADRES
NO Vergi Numarası ADI, SOYADI / UNVANI DÖNEMİ
NEV'İ NEV'İ MİKTARI MİKTARI
1
6210318086
DOĞAN MİNGAN
10/2008-12/2008 G.G.V. V.Z.C. 2.274,45 2.274,45 8087/11 SK. NO:47
KARŞIYAKA / İZMİR
YAMANLAR VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ MÜKELLEFLERİNDEN OLUP YUKARIDA ADI/SOYADI/ UNVANLARI YAZILI BULUNAN GERÇEK VE TÜZEL KİŞİLER ADINA TANZİM EDİLEN VERGİ/CEZA İHBARNAMELERİ MÜKELLEFLERİN BİLİNEN ADRESLERİNDE BULUNAMAMASI NEDENİYLE TEBLİĞ EDİLEMEMİŞTİR. 213 SAYILI V.U.K.`NIN 103 VE 106. MADDELERİNE
GÖRE İLAN YAZISININ VERGİ DAİRESİNİN İLAN KOYMAYA MAHSUS YERİNE ASILDIĞI TARİH OLAN 03/06/2014 TARİHİNİ
İZLEYEN 15 İNCİ GÜN İLAN TARİHİ OLUP, BU TARİHTEN İTİBAREN 1 AY İÇERİSİNDE VERGİ DAİRESİNE BİZZAT VEYA BİLVEKALE MÜRACAAT EDİLMESİ VEYAHUT TAAHHÜTLÜ MEKTUP VEYA TELGRAFLA AÇIK ADRESİN BİLDİRİLMESİ HALİNDE KENDİLERİNE SÜRE İLE KAYITLI RESMİ TEBLİĞ YAPILACAĞI, AKSİ TAKDİRDE İLAN TARİHİNDEN İTİBAREN BİR AYIN
SONUNDA TEBLİĞİN YAPILMIŞ SAYILACAĞI İLAN OLUNUR. 03/06/2014
Resmi İlanlar: www.ilan.gov.tr’de
Sondakika 10/6
Basın: 6683
genç golcünün de kulübüyle görüşerek
transferinde kolaylık isteyeceği belirtiliyor.
Bonservis konusunda anlaşma sağlanamaması halinde ise bordo-mavili yöneticilerin, golcü futbolcuyu kiralamayı planladığı
belirtildi. (CİHAN)
Mesut Hoşcan kulüp tesislerinde düzenlediği basın
toplantısında, şike sürecinden dolayı Avrupa kupalarına katılmalarının engellenmesini eleştirdi. Şike sürecinin bir an evvel bitmesini ifade eden Hoşcan, "Şu an
bu konuyla ilgili şike sürecinin yeniden yargılanmaya
dönmesiyle ilgili savcılığın müracaatı var. Bence artık
ne olacaksa olsun. Yeniden yargılanma olacaksa olsun.
Ama bu iş bir an evvel bitmesi gerekli." diye konuştu.
ORTAK MÜCADELE
Şike sürecinde bütün Türk takımları veya futbolcularının adlarının geçtiğini belirten Hoşcan, "Şimdi sıralamamaya baktığımız zamanda Eskişehirspor olarak
hak eden biz gidemiyoruz, Sivasspor gidemiyor. Arkasından geldiğimiz zaman Bursa, Kardemir Karabükspor, Gençlerbirliği var ama ilişkilendirildiği zaman onlarında belli bir oyuncuları adları anıldı. Yani bu iş artık çok zarar vermeye başladı. Bu konuda adli yargılar,
federasyon bu işteki sorumluluğu olan kimse Bir an
evvel bu kararı verip bu işin bitmesi lazım. Türk futbolu için hepimiz ortak mücadele etmeliyiz." açıklamasında bulundu.
BİLEĞİMİZİN HAKKI
UEFA'dan gelen yazıyla yeniden 3 Temmuz sürecinin gözlerinin önüne yeniden getirilmesinin kendilerini çok rahatsız ettiğini kaydeden Hoşcan, "Çünkü bileğimizin hakkıyla Türkiye Kupası'nda final oynamış
bir takım olarak, Avrupa kupalarının hazırlığı içindeyken, bu sevinci yaşarken, gelen yazıyla şok olduk.
Tahkim Kurulu'nda yaklaşık 2 saatlik bir toplantıda,
her türlü konulara açıklık getirerek, Eskişehirspor'un
hak ve menfaatlerini korumak için elimizden geleni
yaptık." diye konuştu.
HAZIRLIK YAPTIK
Cezalarının UEFA tarafından kendilerine 1 yıl kupalardan men değil kupalara katılmama şeklinde kendilerine iletildiğini kaydeden Hoşçan, "Olası bir cezayla ilgili nasıl bir yol izleyeceğimizle ilgili hazırlıklarımıza başlamıştık." diyerek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Cuma günü UEFA'dan gelen yazıyla bir yıl kupalara katılamama durumuyla karşı karşıya kaldık. Bunun bir üst mahkemesi olarak CAS'a müracat etme ve
CAS'ta hakkımızı arama çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam etmekte. CAS'ta gerekli çalışmalarımızı
mücadelemizi vereceğiz. Biz bu işin bireysel bir olay
olduğuna inanıyoruz. En son CAS'taki raporda da Eskişehir adının çıkmasına rağmen böyle bir kararın yayınlanması bizi derinden üzdü. İnanıyorum ki Eskişehirspor'un bu bireysel olaylarla yapılan hata ve suçları
artık bu konuya fazla girmek istemiyorum. Sorumlusunun Eskişehirspor olmadığını, eğer bireyselse bu bireysel cezaların kişilere bireysel olarak verilmesinin
yanında, kararında ve düşüncesinde olduğumuzu da
belirtiyoruz." (CİHAN)
Transfer çalışmalarımızı UEFA'nın
kararına göre belirlemiyoruz
E
skişehirspor Başkanı Mesut Hoşcan, transfer politikalarını UEFA'nın vereceği karara göre belirlemediklerini söyledi.
Başkan Hoşcan kulüp tesislerinde basın toplantısı yaptı. Başkan Hoşcan, "Transfer politikalarımız Avrupa Kupaları'na gitmekle ilgili değil biz önümüzdeki 5 yılın takımını oluşturmak üzere hocamızla yaptığımız çalışmalar
ve aldığımız kararlar ile bu yönde devam ediyoruz.
Transfer konusunda da çok titiz çalışıyoruz." diye konuştu.
Eskişehirspor Teknik Asbaşkanı Mehmet Akman ise,
Altay'dan kaleci Ali Şaşal ile anlaştıklarını söyledi. Akman, "Biz sadece bu gün değil gelecek çok iyi yılların Eskişehirspor'unu oluşturmak adına transfer
politikalarımıza hep o
açıdan bakıyoruz.
Bunları düşünerek hep
anlık şeyleri düşünmüyoruz. Ali Şaşal isminde genç bir kardeşimiz
Altay'dan geldi bugün.
Kendisiyle sözleşme
imzalayacağız." şeklinde konuştu. (CİHAN)
Dünya Kupası heyecanı, 360istanbul'da başlıyor
FIFA 2014 Brezilya Dünya Kupası'nda geri sayım sürüyor. Ev sahibi
Brezilya ile Hırvatistan arasında oynananack A Grubu açılış maçına 3
gün kalırken bu maçın heyecanı da
360istanbul'da yaşanacak.
360istanbul, 2014 FIFA Dünya
Kupası için ev sahibi Brezilya'nın
eğlencesine yakışır bir açılış organizasyonu düzenliyor. Brezilya İstanbul Konsolosluğu'nun destekleri ve
Hırvatistan İstanbul Konsoloslu-
ğu'nun katılımlarıyla düzenlenecek
2014 FIFA Dünya Kupası'nın açılış
maçı için 360istanbul'da hem eğlence hem de futbol keyfi buluşuyor.
360istanbul'da 2014 FIFA Dünya
Kupası, Brezilya İstanbul Konsolosluğu destekleri ve Hırvatistan İstanbul Konsolosluğu'nun katılımlarıyla
başlıyor. 12 Haziran Perşembe gecesi ev sahibi Brezilya ile Hırvatistan arasında yapılacak ilk maçın
gösteriminin, şovlar ile renklendiri-
leceği gecede spor ve eğlence
360istanbul'da bir araya gelecek.
Spor ve eğlencenin enerjisinin
birleştirildiği bu özel gecede, 2014
FIFA Dünya Kupası'nın albümü
"One Love, One Rhythm" parçaları,
açılışın enerjisini yükseltecek. Amerikan rapçi Pitbull'un, Jennifer Lopez ve Brezilyalı şarkıcı Claudia
Leitte ile seslendirdiği “We Are One
(Ole Ola)” ise gecenin favorisi olacak. (CİHAN)
)-,+* 0!.-(/'*/-0+/0)%.-0".$#A`^]aRW`Rc9`]]aX]a^c;SKa_]`[c:T_UaY`E_`_
&A9;:%ca[T_TW`[cbWQb^NTUVcb]X\_Zb[`cB^b_J
N]TQb]ca[T_TW`YacXVXV_Wb[c`M`_cYF_S_S
<VQb`EZa_c=S^[`YaEYacMaK`^Z`Lcc??cWVGbQ`^`_`_
Za^]aZ`P`cQ`]N`]a^acNF^aJc->5>cY\]\_Zb_cUT_^b
=S^[`YaEZac[V^V]b_cB^b_]\cR`^[aXcUbY\U\_Zb
QSYS[cQ`^cb^X\RcT]ZVLc=S^[`Yac.Zb]b^cKacAT^C
Ub]b^cA`^]`P`cKa^`]a^`_acNF^aJc->5>cY\]\_Zb
=S^[`YaEZac'5$cB^b_]\cR`^[aXc[V^V]ZVLc7T_c'
Y\]Zbc[V^V]b_cD`^WbcUbY\U\_\_c`Uac$>>EScQV]ZVPV
XbGW`_caZ`]`YT^LcB^b_]\cYbX\^\WI\]b^\_c=S^[`Yac`]C
N`U`_`_cb^Z\_Zb_cBOW`^EZac[V^V]b_c+NacAF]NaU`
KacB^b_cBRQ`^]`P`c<a^_aP`cAbR[b_\c8SUaY`_c?^`C
b_JcB^b_]\cR`^[aX]a^`_c[S^aUa]ca[T_TW`Yaca_XaN^a
T]WbYbcMb]\RX\P\_\cUFY]aZ`Lc;aMW`RXac<VQb`cSOC
a^`_Za_cQV_VcYbHWbYbcMb]\Rb_cB^b_]\
YbX\^\WI\]b^\_Jc[a_Z`]a^`_`c^bGbXcG`UUaXX`[]a^`
S][a]a^acN`XWaYacQbR]bZ\P\_\cb_]bXb_c?^`b_J
@B^b_]\cR`^[aX]a^`_cV]VU]b^b^bU\cR`^[aXcT]Wb
b^bY\R\cKb^Lc;aMW`RXac<VQb`EZacYbX\^\WcYbHb^b[
QV_VcNa^Ma[]aRX`^a_cR`^[aX]a^JcR`WZ`cMTPV_]V[]b
=S^[`YacKac;S^I`UXb_E\cXa^I`GcaZ`YT^@cZaZ`LcB^b_
`]ac=S^[`YaE_`_cNaMW`RXa_cNa]a_c`Y`c`]`R[`]a^`_`_
UT_cY\]]b^ZbcG\O]\cQ`^cNa]`R`WcNFUXa^Z`P`_`cKV^C
NV]bYb_c8SUaY`_c?^`b_JcB^b_EZbc5>c[`R`Za_
4E`_`_c=S^[`YaEY`cMT[cUaKZ`P`_`cb[Xb^Z\LcB[`cS][a
b^bU\_Zb[`cX`Ib^aX`_cYb_\cU\^bcbY_\cZ`_cKacT^Xb[
[S]XS^S_cB^b_]\cYbX\^\WI\]b^\_c=S^[`YaEY`cXa^I`C
G`_ZacQSYS[c^T]cTY_bZ\P\_\cZ`]acNaX`^a_c?^`b_J
@A9;:cbWQb^NTUV_Vc=S^[`YacMT[cU\[\
VYNV]bWbZ\LcB^b_EZbJcEbWQb^NTZbc=S^[`Ya
Yb_\W\OZbcYa^cb]Z\Ecb_]bY\R\cKb^LcAVcb_]bY\R
=S^[`YaEYac`]N`]`cb^X\^Z\@cZ`Yac[T_VRXVLc8SUaY`_
?^`b_JcZbGbcF_IacYbX\^\Wc`M`_c<VQb`EYacN`Za_
B^b_]\cYbX\^\WI\_\_c^TXbY\c=S^[`YaEYacMaK`^Z`P`_`
UFY]aZ`LcB^b_]\]b^\_JcaU[`Za_c@a_cYb[\_cKaca_
ZTUXcS][a@cT]b^b[c<VQb`EY`cNF^ZSPS_ScZ`]acNaC
X`^a_c?^`b_JcRV_]b^\cUFY]aZ`*c@"`WZ`c=S^[`YaEY`
ZbGbcYb[\_cKacZTUXcT]b^b[cNF^SYT^]b^Lc<VQb`EY`
<VQb`cYbHb_cYbX\^\W]b^\_c'EXacQ`^`_`cB^b_]\
R`^[aX]a^cYbHX\Lc"`WZ`cb^bYbcEU`YbU`cUTPV[]V[E
N`^Z`Lc:a_Z`]a^`_`c<VQb`EZac^bGbXcG`UUaXWaYa_
QVcD`^Wb]b^JcYbX\^\W]b^\_\c=S^[`YaEYa
[bYZ\^\YT^Lc#]VU]b^b^bU\ca[T_TW`Yaca_XaN^a
T]WbY\c=S^[`YacSOa^`_Za_cYbHWb[
`UX`YT^]b^L@?^`b_JcB^b_]\cYbX\^\WI\_\_J
=S^[`YaEZaca_cDbO]bc+NacAF]NaU`cKacBOW`^Eac`]N`
NFUXa^Z`P`_`cUFY]aZ`LcBOW`^EZa_cB^b_EbcKacB^b_EC
Zb_cBOW`^EacU\[cU\[cX`Ib^`cO`Yb^aX]a^`_cYbH\]Z\P\_\
[bYZaZa_c?^`b_Jc->c8bO`^b_EZbcZbcQ`^cN^VH
Ub_bY`I`c`]acB^b_EbcN`ZaIa[]a^`_`c`DbZacaXX`LcB^b_]\
D`^Wb]b^\_cYbX\^\Wc`M`_JcZbGbcVIVOcT]ZVPVc`M`_
BUXb_QV]cYa^`_acBOW`^/`cXa^I`GcaXX`P`_acZ`[[bX
Ma[a_c?^`b_Jc@7T_c-C,cY\]Zbc4>cB^b_]\cD`^Wb
BOW`^EZacYbX\^\WcYbHX\LcAV_]b^\_cYb^\U\c<VQb`EC
Za_cNa]Z`@cZaZ`Lc=S^[`YaEZacYbX\^\WcYbHb_
B^b_]\cD`^Wb]b^\_ca_cQSYS[cU\[\_X\U\_\_cHb^b
X^b_UDa^`cT]ZVPV_VcZ`]acNaX`^a_c?^`b_JcA9cbWC
Qb^NTUVcUaQaQ`Y]acQb_[b]b^ZbcGaUbHcbMWb[Xb
OT^]b_Z\[]b^\_\c`DbZacaXX`Lc?^`b_JcRV_]b^\cUFY]aZ`*
@=`Ib^aXXaca_cF_aW]`cRaYcHb^bcX^b_UDa^`Z`^L
Ab_[b]b^Zb[`cZV^VWcUaQaQ`Y]acQV_V
YbHbW\YT^VOLc;\ZbcUa[XF^S_ZacDbb]`YaX
NFUXa^a_cBOW`^cKac9a^U`_EZacYbX\^\W]b^\cQV]VC
_b_cB^b_]\cQ`^cD`^WbcNaMa_cY\]cQV^bZb_c'>cW`]YC
T_cZT]b^]\[c`G^bIbXcYbHX\LcAb_[b]b^ZbcGaUbHcbMC
WbcU\[\_X\U\cUaQaQ`Y]acN`XWaY`cZSRS_SYT^L
Ab_[b]b^ZbcGaUbHcQ`]acbMbW\YT^]b^L@&??%
Global ekonomiye entegre olmak
için geçmişte Dubai'yi tercih eden
İranlı şirketler, son yıllarda yatırımlarını Türkiye'ye kaydırmaya başladı. Ege Bölgesi ve İran İşbirliği Derneği Başkanı Arian, "İranlı şirketlerin yatırım için en fazla ilgi gösterdiği yerlerin başında ege bölgesi geliyor. Son 2-3 yılda 50 İranlı firma İzmir'de yatırım yaptı" diye konuştu
www.sondakikagazetesi.com
10 Haziran 2014 Salı
İzmir İli Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği ile Antalya merkezli Sergün Güneş Enerji Sistemleri’nin işbirliğiyle geliştirilen proje
sayesinde dağdaki çobanlar da elektriğe kavuştu
`^WbcXb^bD\_Zb_cXbUb^]b_b_cNS_aRcHb_a]]a^`J
MTQb_]b^\_cGbYbX\_\cZaP`RX`^`YT^Lc+]a[X^`[cT]WbZ\P\_Zb_
ZT]bY\cNaIa]a^`cUS^S]a^`_`c[T_X^T]caXWa[XacOT^]b_b_
MTQb_]b^JcXbR\_bQ`]`^c@Xb[cMb]\RX\^@cNS_aRcHb_a]]a^`Y]acQV
U\[\_X\Y\cbRX\Lc4c`]acc:cNSIS_Za[`cU`UXaW`c[V^b_
MTQb_]b^JcbYZ\_]bXWb_\_cYb_\U\^bcZbPQbR\_ZbcQVOZT]bQ\
Mb]\RX\^\YT^JcXa]aK`OYT_cUaY^aZ`YT^JcIaHcXa]aDT_V_V_
QbXb^YbU\_\cRb^6caZ`YT^JcUbPZ\P\cUSXScUTPVXWbcXb_[\_Zb
WVGbDbObcaZ`YT^JcU\Ib[cUVca]ZacaZ`YT^JcGbXXc`_Xa^_aXa
N`^`YT^Lc;S_aRcHb_a]]a^`JcYT]cT]WbZ\P\c`M`_cZbP]b^bcaRa[
U\^X\_ZbcXbR\_\YT^Lc2b[]bR\[c-cQ`_c$>>c]`^bcWb]`YaX`cT]b_
U`UXaW`c[V^Wb[c`UXaYa_cMTQb_]b^bJc[\^Ub]c[b][\_Wb
ZaUXa[]aWa]a^`cH^TN^bW\c[bHUbW\_ZbcYSOZac4>cG`Qa
Ka^`]`YT^L(^T6aY]ac`]N`]`cQ`]N`cKa^a_cBOW`^cB]`c<bW\O]\[
:TYV_c:aM`c2aX`RX`^`I`]a^`cA`^]`P`cAbR[b_\c)Oa^c=S^a^J
SYa]a^`_`_cMTPV_V_c[\^Ub]cb]b_ZbcYbRbZ\P\_\cQa]`^a^a[J
0AV_]b^\_c_aca]a[X^`P`c_acZacYT]VcKb^Lc3TPVcYa^a
b^bQbY]bcV]bR\]bW\YT^LcA`OcZacGaWcQVc`_Ub_]b^\_cGbYbX
[b]`XaU`_`_cYS[Ua]WaU`_ac[bX[\c[TYWb[cGaWcZac[TYV_
Kac[aM`cUSXS_S_cUTPV[cO`_I`^ZacXTH]b_WbU\_\cUbP]bWb[
`M`_cQFY]acQ`^cH^T6acNa]`RX`^Z`[Lc7SXScUTPV[cO`_I`^acb]bC
WbYb_c[\^Ub]Zb[`cS^aX`I`JcI`ZZ`cNa]`^c[bYQ\_bcVP^VYT^L1
ZaZ`Lc:\^Ub]Zb[`cS^aX`I`]a^`_cGbDXbZbcQ`^cHbOb^bc`_a^a[
`GX`YbM]b^\_\c[b^R\]bZ\P\_\c`DbZacaZa_c=S^a^JcRFY]acZaC
KbWcaXX`*c0B]aX`R`Wc[V^bQ`]Wa]a^`c`M`_cYb_]b^\_ZbcNaC
X`^Z`[]a^`cSMcQaRcXa]aDT_cQbXb^YbU\_\cRb^6caZ`YT^JcQV_]b^\
Q`^cGbDXbc[V]]b_\YT^]b^Lc?Y^\IbcUbYb]b^\_ZbcH`[_`[cXSHS_a
QbP]\Jc]S[SUcZ`YacbZ]b_Z\^\]b_caU[`cX`Hc]bWQbY]b
bYZ\_]bXWbcYbH\YT^]b^LcAVcYSOZa_cGbDXbZbcZF^XcQaRcXb_a
[SMS[cXSHcXS[aX`YT^]b^Lc._V_]bcZbcb_Ib[cQV]V_ZV[]b^\
Ya^`cbYZ\_]bXbQ`]`YT^]b^LcAV_bcMb^acb^b^[a_c7a^NS_c`]a
QbP]b_X\YbcNaMX`[LcA`^[bMcZa_aWacU`UXaW`c[V^ZV]b^J
QbRb^\]\cT]V_IbcH^TXT[T]cYbHX\[Lc7bYb]b^\cKacM`DX]`[]a^`
b^X\[c\R\]c\R\]Lc`Xa]`[]`cUT]b^cHb_a]]a^cUbYaU`_ZacXa]aK`OYC
T_cKacQVOZT]bQ\cMb]\RX\^bQ`]`YT^JcUbYb]b^\_\
\R\[]b_Z\^bQ`]`YT^JcZbPcQbR\_Zbc`]aX`R`Wc[V^bQ`]`YT^JcUb[
UVca]ZacaZaQ`]`YT^LcAVcU`UXaWcUbYaU`_ZacGbYKb_]b^\_Zb_
UbPZ\P\cUSXScZacUTPVXWbcXb_[\_bcb]bQ`]`YT^Lc:\UbIbca]a[C
X^`[cT]b_cGa^cYa^ZacGbYbXcZaP`R`YT^L17a^NS_c;S_aRc+_C
a^6`c7`UXaW]a^`c;a_a]c9SZS^c2b^Z\WI\U\c#PV^c(T]bXcZb
,>cY\]Z\^cQVcb]b_ZbcDbb]`YaXcNFUXa^Z`[]a^`_`cQa]`^Xa^a[J
A`^]`[cAbR[b_\c=S^a^/`_c[a_Z`]a^`_Za_Jc[\^Ub]cb]b_Zb[`
MTQb_]b^\_ca_a^6`c`GX`YbM]b^\_\c[b^R\]bWb[c`M`_cQ`^cU`UXaW
Na]`RX`^Wa]a^`_`c`UXaZ`P`_`cUFY]aZ`LcAV_V_cSOa^`_acMaR`X]`
HT^XbX`DcUT]b^cHb[aX]a^cNa]`RX`^Z`[]a^`_`cb_]bXb_c(T]bXJc0BC
GX`YbMcKacXS[aX`WcZTP^V]XVUV_ZbJcMTQb_cMb_XbU\_Zb_
YbRbWcHb[aX`_ac[bZb^cb]X\cZaP`R`[cS^S_cHb[aX`
GbO\^]bZ\[Lc;S_aRcHb_a]]a^`_`JcXb[cMb]\RX\^/cRa[]`_Za
XbUb^]bZ\[LcAVcUbYaZacU`UXaW`c`UXaZ`P`_`OcYa^a
XbR\YbQ`]`YT^UV_VOLc9T_Xb6cYbHWb[c`M`_cHb_a]]a^`J
V]bR\W\_cT]WbZ\P\cZbP]\[cQF]Na]a^acaRa[cU\^X\_Zb
XbR\YT^VOLcAVcRa[`]ZacZbPZb[`cMTQb_]b^\W\Oca]a[X^`Pa
[bKVRVYT^L1cZ`Yac[T_VRXVLcBOW`^/ZacR`WZ`Yac[bZb^cQV
Ra[`]Zac4>/YacYb[\_cNS_aRca_a^6`U`cU`UXaW`c[V^ZV[]b^\_\
b[Xb^b_c(T]bXJc0AV_]b^Zb_ca_c[SMS[cT]b_\cXa]aK`OYT_cKa
QVOZT]bQ\cMb]\RX\^WbJcbYZ\_]bXWbcKacXa]aDT_cRb^6caXWaYa
YF_a]`[Lc(b[aX]a^Jc`GX`YbIbcNF^acZaP`R`YT^Lc9b]`YaX`cQ`_c4>c=/Za_cQbR]\YT^LcAVcU`UXaWJc[\^Ub]c[b][\_Wb
H^TN^bW\cMa^MaKaU`_ZacYSOZac4>cG`QacZaUXaP`
[bHUbW\_ZbcQV]V_VYT^LcAV_Zb_cZT]bY\cYTPV_cQ`^cXb]aC
H]ac[b^R\c[b^R\YbY\OL1cZaZ`L2b[]bR\[c4>>c[aM`]`[cUS^SUS
T]b_cMTQb_ca_N`Oc<`OZb^Jc0+U[`Za_c[b^b_]\[Xbc[aM`]a^`
UbPWb[XbcOT^]V[cMa[`YT^ZV[Lc"`WZ`cb[RbW]b^\c\R\[]b^\
bM\Hc^bGbX]\[]bc`R`W`cYbHbQ`]`YT^VWLc
?Y^\IbcGbYKb_]b^cZTPVWcYbHX\[Xb_cUT_^bcTP]b[]b^\_\
QV]Wb[cQ`^cZa^XcT]VYT^Lc2bK^V]b^\_\cb__a]a^`_acKa^Wa[
`M`_c[b^b_]\[XbcUaMaW`YT^ZV[Lc"`WZ`cQFY]acQ`^cUT^V_
YT[Lc3T[cNSOa]cQ`^cU`UXaWW`RJc[V^V_IbcGbYbX\W
ZaP`RX`L1ZaZ`L
/+&%00$,! +",0
/0'/(0-,(..0##*/
Konya'da 3 yaşında kendiliğinden okuma, yazmaya ve matematiksel işlemleri yapmaya
başlayan, her hareketiyle yaşıtlarından ayrılan 5 yaşındaki Demir'in, "bu çocuk normal
değil" denilerek götürüldüğü merkezde "çok üstün zekalı" olduğu ortaya çıktı
:T_YbEZbc,cYbR\_Zbc[a_Z`]`P`_Za_cT[VWbJcYbOWbYb
Kac^b[bW]b^]bc`R]aWcYbHWbYbcQbR]bYb_JcGa^
Gb^a[aX`Y]acYbR\X]b^\_Zb_cDb^[]\cT]b_c4cYbR\_Zb[`
<aW`^E`_Jc@QVcMTIV[c_T^Wb]cZaP`]@cZa_`]a^a[
NFXS^S]ZSPScWa^[aOZacNa^Ma[]aRX`^`]a_cc!cF]MSWS_Za
@MT[cSUXS_cOa[b]\@cT]ZVPVcQa]`^]a_Z`Lc!cZa^aIa]a^`_Za
5C55>cb^bU\c_T^Wb]cOa[bc[bQV]caZ`]`^[a_c4cYbR\_Zb[`
<aW`^E`_c!cUaK`YaU`Jc9aK]b_bc_`Ka^U`XaU`E_Za
YbH\]b_cF]MSWZac5'cM\[X\Lc@3T[cSUXS_cOa[b]\@
T]ZVPVcQa]`^]a_a_cMTIVPV_c@ZbG`@cUaK`YaC
U`_acYb[\_cT]ZVPVcQ`]Z`^`]Z`Lc8a^c`[`U`cZa
N\ZbcWSGa_Z`U`cT]b_c3`PZaWc&,4%cKa
?GWaXc;Lc&,$%cM`DX`JcNF^S_XScKa
DTXTP^bDcb]\_WbU\_bc`O`_cKa^Z`cb_Ib[
MTIV[]b^\_\_cNSKa_]`P`cbM\U\_Zb_cGbQC
a^ZacUTYc`U`W]a^`_`_cYbO\]WbU\_\c`UC
XaWaZ`Lcc??cWVGbQ`^`_acbM\[]bWbcYbC
Hb_Jc3`PZaWc;JcTP]V_V_c5J4cYbR\_Zb
^aU`W]`Jc^b[bW]\c[`XbH]b^bc`]N`U`cT]ZVPV_V
UFY]aZ`L<aKbW]\c@QVc_a @cZ`YacUT^b_
<aW`^E`_cUS^a[]`c[a_Z`]a^`_Za_cT[VWb]b^\_\cKa
Q`^cRaY]a^`cb_]bXWb]b^\_\c`UXaZ`P`_`cZ`]acNaX`^a_cb__aJ
ObWb_cNaMX`[MacMTIVPV_cT[VWbYbc`]N`U`cT]ZVPV_VJ
@_acYbO\YT^ @cZaWaYacQbR]bZ\P\_\cb[Xb^Z\Lc3`PZaWc;J
@,cYbR\_ZbcT[VWbYbcQbR]bZ\Lc.[VWbcUS^aI`cG\O]bcZaC
KbWcaXX`Lc8aWa_cYbOWbcNa]`RX`Lc3T[cG\O]\cT[VWbYb
QbR]bZ\Lcb[bW]b^bcXTH]bWbcM\[b^Wbc`R]aW]a^`Y]acYaXC
`_WaZ`LcB_b_\]WbOcZa^aIaZacG\O]\c[a_Z`_`cNa]`RX`^WaYa
QbR]bZ\@cZaZ`L8a^cRaYac`]N`cZVYb_cTPV]]b^\_\_c[a]`Wa
ZbPb^I\P\_\_cT]ZV[MbcNa]`RX`P`_`cNF^ZS[]a^`_`cb_]bXb_
3`PZaWc;JcRFY]acZaKbWcaXX`*c@ASYS[]a^]ac[T_VRWbY\J
T_]b^Zb_cQ`^cRaY]a^cb]WbY\cMT[cUaK`YT^Lc2aX`R[`_c`_Ub_C
]b^cN`Q`cISW]a]a^c[V^VYT^Lc)P^a_WaYacbMcKacQ`O`
US^a[]`cUT^NV]VYT^LcA`OcQ`]acQ`]aWaZ`P`W`OcRaY]a^`cTC
_V_cUbYaU`_Zacb^bRX\^Z\[JcFP^a_Z`[Lc.YV_Ib[]b^\_bc`]N`
ZVYWbZ\Lc7HT^]bJcWSO`[]ac`]N`]a_Z`Lc8a^
Gb^a[aX`Y]acQ`O`cRbR\^Xb_cTP]VWV_cZaP`R`[
b]b_]b^bc`]N`U`cT]ZVPV_VcDb^[caXX`[LcEAV
MTIV[c_T^Wb]cW` EcZ`Yac`_Xa^_aXXa_
b^bRX\^WbYbcQbR]bZ\[Lc3S_[Sc<aW`^EZa
_T^Wb]cT]WbYb_cQ`^cRaY]a^cKb^Z\L
.P]VWV_cOa[bcUaK`YaU`_`_cYS[Ua[
T]bIbP\_\cFP^a_Z`[Lc2b[\_cObWb_Zb
<aW`^E`_cOa[bcUaK`YaU`_`cXbWcT]b^b[
FP^a_Z`[Lc?M\[MbU\cQVcUaK`YaZacM\[WbU\_\
Q`OcZacQa[]aW`YT^ZV[Lc)P^a_Z`P`W`OZacZbC
GbcMT[cRaYacZ`[[bXcaXWaW`OcNa^a[X`P`_`
ZSRS_ZS[Lc8aWa_c`]N`]`c[`R`]a^]ac[T_VRXV[LcbU\]
ZbK^b_WbW\OcNa^a[X`P`_`Jc_bU\]caP`X`WcKa^WaW`O
Na^a[X`P`_`cb_]bZ\[L@?GWaXc;Lc`UacTP]V_V_cQV]WbIb
MFOWaY`JcUbX^b_McTY_bWbY\Jc^b[bW]b^]bc`R]aW
YbHWbY\Jc^b[bW]b^\_c`M`_ZacQV]V_ZVPVcTYV_]b^]b
TY_bWbY\cMT[cUaKZ`P`_`cKV^NV]bZ\Lc?Zb]aXcKacb`Z`YaX
ZVYNVUVcN`Q`cMaR`X]`cFOa]]`[]a^`cQV]V_b_cQ`^cMTIVPb
UbG`HcT]Wb_\_cOT^]V[]b^\_bcZbcZaP`_a_cQbQbJc@
.P]VWVOcMT[cWS[aWWa]`YaXM`Lc:V^b]]b^\cKb^Lc9aUa]b
FP^aXWa_]a^acb`XcQ`^cXVKb]aXacN`^Wa[c`UXaZ`P`W`OZacbU]b
N`^WaYaIaP`_`cUFY]aZ`Lc7S^a[]`cUT^ZVPVcUT^V]b^bcIaKbH
Ka^Wa[cOT^V_ZbU\_\OLcc:a_Z`W`O`cQVcRa[`]ZacT_bcNF^a
Na]`RX`^Wa[cOT^V_Zbc[b]\YT^VOLc?]]bGEXb_cENTTN]aEcN`Q`
Q`^cRaYcKb^Lc2T[UbcNa^Ma[Xa_cMT[cOT^]b_bIb[X\[Lc8`M
b[]\_\O\_cVIV_Zb_cQ`]acNaMWaYaIa[cUT^V]b^cUT^bQ`]`YC
T^@cZ`Yac[T_VRXVLcc8a^cRaY`cQ`^cH]b_cMa^MaKaU`_ZacYbC
Hb_c<aW`^c`Uacb`]aU`cF_IaZa_cNbOaXaI`]a^`_c^FHT^Xb6
YbHbIbP\_\cUFY]aWaZ`P`c`M`_c[T_VRWb[c`UXaWaZ`L
7S^a[]`c+P`X`Wc#YNV]bWbcKac?^bRX\^Wbc9a^[aO`
9SZS^ScAa^bXc7VIVc`UacFOa]cHU`[T]T6`[cOa[bcXaUX`Y]a
MTIVPV_cZV^VWV_V_cQa]`^]a_Z`P`_`JcYbRcN^VQV_ZbcT]bC
Q`]aIa[cXaUX]a^ZacYbH\]bIb[ca_cSUXcU[T^VcYbHb_
<aW`^E`_cMT[cFOa]cQ`^cMTIV[cT]ZVPV_V_cT^XbYb
M\[b^\]Z\P\_\c[bYZaXX`*c@#]VU]b^b^bU\cUXb_Zb^X]b^Zb
YbH\]b_cF]MSW]a^cUT_VIV_ZbcW`]YT_ZbcQ`^c[b^R\W\Ob
M\[bQ`]`^cQScXS^cMTIV[]b^LcEUXS_cMTIV[EcZaWa[cEGa^cbC
]b_ZbcQbRb^\]\cT]bIb[EcZaWa[cZaP`]Lc8aHU`_`_cDb^[]\
FOa]]`[]a^`cKb^@cZ`Ya_c7VIVJcc@<aW`^cN`Q`cMT[cSUXS_J
ZbG`cUaK`YaU`_Za[`cMTIV[]b^cb__acQbQbU\c[`XbHcT[V^[a_
UaU]a^]acGb^D]a^`cQ`^]aRX`^a^a[c[a_Z`c[a_Z`]a^`_a
T[VWbY\Jc^b[bW]b^]bc`R]aWcYbHWbY\cFP^a_`YT^Lc.]NV_
MTIV[]b^Lc3TIV[]b^\_cSUXS_cXb^bD\cUbZaIacb[bZaW`[
ZaP`]JcUTUYb]cKacHU`[T]T6`[cT]b^b[cZbcT]NV_]b^L
2bR\X]b^\_Zb_cSUXS_cXbK\^]b^cUa^N`]`YT^]b^L@ &'&*/-0.-*..
%/-(0.$,+/'0
))
Müftüler Birliği Derneği İkinci
Başkanı Emin Arık, Diyanet İşleri
Başkanlığı'nın özerk bir yapıya
kavuşturulmasını önerdi. Siyasi
baskılarla birlikte kurumun bazı
yanlış uygulamalara maruz
bırakıldığını savunan Arık, bunun
önüne geçebilmek için de YÖK veya
Merkez Bankası gibi özerk yetkilerle
donatılması gerektiğini aktardı.
BOW`^E`_c:b^bQbP]b^c`]MaU`cAbGMa]`aK]a^cWaK[`U`_C
Za[`c:V]b]\c8bI\c8b]`]cbW`U`E_ZacZSOa_]a_a_c09a^C
GVWc9SDXS]a^`W`O`cKac9b_aK`c)_Za^]a^`W`O`c?_Wb
;S_S1cH^TN^bW\_bc[bX\]b_caWa[]`cWSDXSc?^\[JcZbGb
UT_^bcNbOaXaI`]a^`_cUT^V]b^\_\cIaKbH]b_Z\^Z\Lc->5>
Y\]\_ZbcM\[b^\]b_c=aR[`]bXc:b_V_V/_V_Jc<`Yb_aX
IbW`bU\_\_cH^TQ]aW]a^`_acMFOWa[Xa_cVOb[cT]ZVPV_V
Qa]`^Xa^a[Jc0?_bYbUbE_\_cKa^Z`P`cYaX[`Y]acXTH]VWVcZ`_
YF_Za_cbYZ\_]bXWbcKac`QbZaXcYa^]a^`_`cYF_aXWa[]a
YS[SW]Sc<`Yb_aXcBR]a^`cAbR[b_]\P\E_\_cFOa^[cQ`^
YbH\Ybc[bKVRXV^V]WbU\Jca_cbO\_Zb_c2):cKaYb
9a^[aOcAb_[bU\E_\_cUbG`HcT]ZVPVcFOa^[cYaX[`]a^]a
ZT_bX\]WbU\_\_cDbYZb]\cT]bIbP\_bc`_b_\YT^VWL1cZaZ`L
=TH]VWVcZ`_c[T_VUV_ZbcbYZ\_]bXWbcNF^aK`c?_bYbUb
`]acKa^`]W`RcQ`^c[V^VWV_JcU`YbUaX`_cKacU`YbU`]a^`_caX[C
`U`_Za_c[V^Xb^\]WbU\cNa^a[X`P`_acZ`[[bXcMa[a_c+W`_
?^\[Jc0B]cKac`]MacWSDXS]a^`_`_cYa^cZaP`RX`^WacKacXbY`_C
]a^`_ZacHa^DT^Wb_UcKacQbRb^\]\cG`OWaX]a^`_`_cNFOF_S_a
b]\_b^b[cZaPa^]a_Z`^Wa]a^`JcWSDXSJcKb`OJc`WbWcGbX`HJ
WSaOO`_c[bYY\WJc:V^E_c[V^UVcFP^aX`I`U`JcWaWV^cKa
Wa^[aOcNF^aK]`]a^`_`_cXSWcXbY`_]a^`_ZacQbO\cU`YbU`C
]a^`_JcU`K`]cXTH]VWcF^NSX]a^`_`_cKacQbO\cNSMcTZb[]b^\_\_
ObWb_cObWb_cZbcT]UbcZaK^aYacN`^a^a[cWSZbG`]
T]Wb]b^\_bcWb_`cT]V_WbU\Jc<`Yb_aXc=aR[`]bX\E_Zb
G`OWaXcXaI^SQaU`cT]WbYb_cb[bZaW`UYa_cGTIb]b^\W\O\_
QSYS[c`]]a^aJcYV^XZ\R\cWSRbK`^]`[cKacbXbRa]`[]a^a
bXb_Wb]b^\_\_cYbYN\_]bRX\^\]WbWbU\Jc`]cKac`]MacWSDXSC
]a^`_`_cFO]S[cGb[]b^\cKacWbbRcDb^[]b^\cb^bU\_Zb[`
Wb[bU\_Jc`]MacWSDXS]a^`cKac`]cWSDXScYb^Z\WI\]b^\c]aG`_a
YS[Ua]X`]a^a[cYb[]bRX\^\]WbU\_\_cYb^b^]\cT]bIbP\_b
`_b_\YT^VWLcB]MacWSDXSUScKac`]cWSDXScYb^Z\WI\]b^\_\_
a[cNFUXa^Na]a^`_`_cXaWWVOcbY\cF_IaU`c,>>/acYS[C
Ua]X`]WaU`c`R]aW`_`_cNa^Ma[]aRX`^`]WaU`JcKb`O]a^`_cFO]S[
Gb[]b^\_\_c`Y`]aRX`^`]WaU`Jc_SDVUVc5>>cQ`_]a^`cbRb_cKaYb
QV_]b^Zb_cZbGbc[SMS[cF]Ma[Xa[`c`]Ma]a^ZacWSDXScTC
]b^b[cMb]\Rb_Jc5>>cQ`_]a^Iac`_Ub_\_cUT^VW]V]VPV_V
XaR[`]bXcWa^[aO`_acKac?]]bGEbc[b^R\cKa^Wac[T_VWV_Zb
T]b_cb^[bZbR]b^\W\O\_JcaWa[]`cT]ZV[]b^\_Zbc->cGb_a]`
Q`^c[FYZacNF^aKcYbH\HcaWa[]`cT]b_cWaU]a[XbR\c`]acbY_\
aWa[]`cWbbR\cb]WbU\_\_c`UbQaX]`cQ`^cVYNV]bWbcT]VH
T]WbZ\P\_\_cYa_`Za_cUT^NV]b_WbU\_\_cDbYZb]\cT]bIbP\
`_b_I\_ZbY\WL1cRa[]`_Zac[T_VRXVL7T_cNS_]a^ZacT^XbYb
bX\]b_c^TXbUYT_cUFY]a_X`]a^`_`_JcXbR^bcXaR[`]bX\_ZbcNF^aK
YbHb_cQSXS_cHa^UT_a]`c^bGbXU\OcaXX`P`_`JcMb]\RWb
RaK[`_`c[\^Z\P\_\Jc[V^VWbcT]b_cNSKa_`cUb^UX\P\_\
UFY]aYa_c<a^_aP`cB[`_I`cAbR[b_\c?^\[JcRV_]b^\c[bYZaXC
X`*c07T_cY\]]b^Zbc`WbWcGbX`HcKacWSaOO`_c[bYY\W]b^b
YF_a]`[c^TXbUYT_cUFY]a_X`]a^`JcQVc[bZ^T]b^ZbcNF^aKcYbC
Hb_cb^[bZbR]b^\W\O\_cHU`[T]T6`]a^`_`cQTObIb[cF]MSZa
YbYN\_]bRWbU\cZ`_cG`OWaX]a^`_`cT]VWUVOcYF_Za
aX[`]aZ`P`_Za_cIbW`U`_ZaJcWbGb]]aU`_ZaJcSUXS_cG`OWaX
Ka^a_JcGa^Gb_N`cQ`^cUT^V_VcT]WbYb_cKac^TXbUYT_cXb]aH
aXWaYa_cb^[bZbR]b^\W\Obc^TXbUYT_cVYNV]b_WbWbU\_\
Xb]aHcaZ`YT^VOLc3b]\RWbcQb^\R\_\_cOaZa]a_WaU`_acD\^UbX
Xb_\_WbWbU\_\c`UX`YT^VOcb_Ib[c[a_Z`c`UXaP`Y]ac^TXbUYC
T_cXb]aQ`_ZacQV]V_b_]b^bcVYNV]b_WbU\_\_cYb^b^]\
T]bIbP\cKacQV_V_cZ`_cG`OWaX]a^`_acT]VW]VcT]b^b[
Yb_U\YbIbP\_\cQa]`^XWa[c`UX`YT^VWLc
.^Xb[cb[]\_cQVcWb[V]cXb]aH]a^`_`_JcXaR[`]bX\W\O\_
SUXcZSOaYcYaX[`]`c[V^V]]b^\_Ibca]acb]\_b^b[
ZaPa^]a_Z`^`]WaU`_`_cDbYZb]\cT]bIbP\c[b_bbX`W`O`c[bC
WVTYVY]bcHbY]bR\YT^VOL1
Download

Eşek sırtında güneş enerjisi! Eşek sırtında güneş enerjisi!