Prof. Dr. Cengiz AKÇAY
YAŞLILIK VE EMEKLİLİK
(Kavramlar, Kuramlar, Sorunlar)
ISBN 978-605-318-106-4
Kitap içeriğinin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir.
©2015, Pegem Akademi
Bu kitabın basım, yayın ve satış hakları
Pegem Akademi Yay. Eğt. Dan. Hizm. Tic. Ltd. Şti.ne aittir.
Anılan kuruluşun izni alınmadan kitabın tümü ya da bölümleri,
kapak tasarımı; mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik, kayıt
ya da başka yöntemlerle çoğaltılamaz, basılamaz, dağıtılamaz.
Bu kitap T.C. Kültür Bakanlığı bandrolü ile satılmaktadır.
Okuyucularımızın bandrolü olmayan kitaplar hakkında
yayınevimize bilgi vermesini ve bandrolsüz yayınları
satın almamasını diliyoruz.
1. Baskı: Mart 2015, Ankara
Yayın-Proje Yönetmeni: Ayşegül Eroğlu
Dizgi-Grafik Tasarım: Selda Tunç
Kapak Tasarımı: Yılmaz Yücel
Baskı: Sonçağ Yayıncılık Matbaacılık Reklam San Tic. Ltd. Şti.
İstanbul Cad. İstanbul Çarşısı 48/48 İskitler - Ankara
(0312 341 36 67)
(0535 292 34 31)
Yayıncı Sertifika No: 14749
Matbaa Sertifika No: 25931
İletişim
Karanfil 2 Sokak No: 45 Kızılay / ANKARA
Yayınevi 0312 430 67 50 - 430 67 51
Yayınevi Belgeç: 0312 435 44 60
Dağıtım: 0312 434 54 24 - 434 54 08
Dağıtım Belgeç: 0312 431 37 38
Hazırlık Kursları: 0312 419 05 60
İnternet: www.pegem.net
E-ileti: [email protected]
Prof. Dr. Cengiz Akçay
1958 yılında Biga’da doğan R.Cengiz Akçay, ilköğretimi (1969)
Biga’da, ortaöğretimi (1976) Nazilli Öğretmen Okulu’nda tamamladı. Yozgat ve Ankara’da 1991 yılına kadar öğretmen olarak görev
yaptı. 1983 yılında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi,
Eğitim Yönetimi ve Planlaması Bölümü’nden mezun oldu. Aynı üniversite ve bölümde 1986 yılında yüksek lisans, 1994 yılında doktorasını tamamladı. 1991-2012 yılları arasında Çanakkale Onsekiz Mart
Üniversitesi Eğitim Fakültesi’nde sırasıyla öğretim görevlisi, yardımcı doçent, Doçent ve profesör olarak görev yaptı.
Akçay, 2012’den bu yana da Gaziantep Hasan Kalyoncu
Üniversitesi’nde profesör ve Eğitim Bilimleri bölüm başkanı olarak
görev yapmaktadır.
Akademik yaşamı süresince bölüm Başkanlığı, dekan yardımcılığı, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü, Rektör Danışmanlığı gibi
yönetsel görevlerde bulundu.
Örgütsel Davranış, Yaşam boyu Öğrenme, Türk Eğitim Sistemi, Yaşlılık ve Emekliliğe hazırlık, Sürdürülebilir Eğitim, çalışma
ve ilgi alanlarıdır. Bu alanlarda çeşitli araştırma ve yayınları bulunmaktadır.
ÖN SÖZ
Yaşlılık, ister yaşamın en sıkıntılı ve sorunlu, ister en mutlu ve
yaşam doyumu yüksek dönemi olsun çok önemli ve kritik bir dönemdir. Yaşlılığı sıkıntılı bir dönem olarak algılayıp yaşamak da bizim elimizdedir; mutlu bir dönem olarak algılayıp yaşamak da. Bu kitap, bir
bakımdan yaşlılığın mutlu bir dönem olarak algılanıp yaşanmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
Yaşlılık hakkında doğru olduğunu sandığımız fakat yanlış olan o
kadar çok bilgi ve yargı vardır ki bunları yenilemek, temizlemek ve doğruya dönüştürmek oldukça fazla çaba gerektirmektedir.
Kitapta verilen bilgilerin bu amaca hizmet edeceğini umuyorum.
Kitap on bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde yaşlılık demografik
bir olgu olarak verilmektedir. İkinci bölümde, yaşlılıkla ilgili kavramlar
açıklanmakta; üçüncü bölümde ise yaşlılığın sosyal kuramları ele alınmaktadır.
Dördüncü bölümde yaşlanmanın toplumsallığı; beşinci bölümde
yaşlılıkta aile yaşamı; altıncı bölümde bireysel gelişim; yedinci bölümde yetişkinlik, yaşlılık ve zeka; sekizinci bölümde bir araştırma özeti;
dokuzuncu bölümde yaşlı çalışanlar; onuncu bölümde ise emeklilik ile
emekliliğe ve yaşlılığa hazırlık konuları ele alınmıştır.
Bu kitabı hazırlama sürecinde çok kişinin emeği geçti. Başta eşim
ve kızıma desteklerinden dolayı teşekkür ederim. Daha sonra ise derslerde yönelttiği sorular ve katkı niteliğindeki görüşleriyle kitabın oluşmasına ve biçimlenmesine katkıda bulunan öğrencilerime de bir teşekkür borçluyum.
Mart, 2015
Yaşlılık ve Banyan Ağacı
Dünyanın en muhteşem ağaçlarından biri olarak nitelendirilen
“Banyan”ağacı,“Hint inciri”, “Ficus Bengalensis”olarak da bilinen;
Hindistan ve Güneydoğu Asya’da yetişen bir türdür (http://www.neatorama.com/2007/03/21/10-most-magnificent-trees-in-the-world/).
Banyan ağacı, adını “banians” denen Hindu tüccarlardan alır. Hindu
tüccarların bu ağacın altında işlerini yürüttükleri ifade edilir (http://
www.neatorama.com/2007/03/21/10-most-magni ficent -trees-in-theworld/). Banyan ağacını “Robinson Crusoe tarafından kullanılan ağaçev” ipucu ile birlikte herkes daha rahat hatırlayabilir. Dev ağacın şekli
belirgindir. Dallarından yere çalışan havai kökleri yanında, geniş ve
düz tacı ile görkemli bir gölgelik oluşturur (http://www.neatorama.com
/2007/03/21/10-most-magnificent-trees-in-the-world/).
Banyan ağacı, gövdesinden havaya kökler salma becerisinde biriciktir. Bu kökler toprağa ulaşır ve yeni gövdeler için temel biçimleri
oluşturur. Tek ağacın binlerce gövdesi bulunur. İşte Banyan, böyle bir
ağaç türüdür ve Hindistan’da yetişir. Her bir dalı yere kök salarak yayılan tek bir ağaç düşünün. Banyan ağacı her bir dalının kök salmasıyla yayıldıkça yayılır. (http://www.hurriyet. com .tr/dunya/11681599.
asp?gid=229).
Sonuçta, bu havai kökler, büyük ağaç dizileri ve kümelerini oluşturur. Birağacınyassı yüzeyli tacı, 20 000kişiiçin barınak sağlar ve çevresi 700 metreden fazla olabilir. (http://www.monitor ingris.org/documents/strat_glob/Scanned_Banyan_Fund_Aging.pdf) Dalları geniş
bir araziye yeni bir ağaç gibi yayılır. Kökleri daha sonra yeni gövdeler
ve dallar oluşturur. Banyan ağacı, Budha’nın “ben banyan ağacıyım”
dediği için Hintlilerce kutsal kabul ediliyor. Her bir dalının yere doğru
uzamasıyla toprakta kök salarak yeni gövdeler oluşturduğu için ve uzun
ömürlülüğünden dolayı da ölümsüzlüğü simgeler; yaşam ağacı olarak
da bilinir. Hindistan efsanelerinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bugün
bile Banyan Ağacı, köy yaşamında önemli bir yere sahiptir ve gölgesinde köy toplantıları yapılır (http://www.kagitpil.com/2242-banyanagaci-nedir.html #ixzz1loFZQFWb).
viii
Yaşlılık ve Emeklilik (Kavramlar, Kuramlar, Sorunlar)
Korumalı bölgede tutulan banyan ağacının 320 tane kalın, en az
3.000 tane ince gövdesi bulunuyor. Yani 1000lerce ağaçlık bir orman büyüklüğünde bir ağaç. 7.000 kişinin sığabileceği büyük bir orman oluşturan ağacın gövdesinden sızan süt gibi beyaz bir sıvıdan düşük nitelikli
kauçuk elde ediliyor (http://www.hurriyet. com.tr/dunya/11681599.
asp?gid=229).
Dünyanın en ünlü Banyan türlerin biri olarak bilinen ağaç, Sri
Lanka’da olup Kutsal Şekil veya Bo ağacı olarak da adlandırılmıştır.
Ağacın orijinal ağaçtan kesilerek dikildiği ve onun altında büyüdüğü;
orijinal ağacın ise M.Ö. 6. yüzyıldan kalma olduğu söylenir.
M.Ö. 288’de dikilen Sri Lanka’daki ağacın, insan tarafından dikilenler içinde, dünyada bilinen en eski ağaç olduğu belirtilmektedir
(http://www.neatorama.com/2007/03/21/10-mostmagnificent-trees-in-the-world/). Banyan ağacı yakınındaki ağaçları ve binaları (AngkorWat Tapınağı gibi) boğarak yok edebilir
(http://www.izafet.
com/genel-kultur/247693-banyan-agaci.html).
İçindekiler
ix
Banyan ağacı, 1982 yılındaki Birleşmiş Milletlerin düzenlemiş olduğu 1. Dünya yaşlılık kongresinde simge olarak kabul edilmiştir. Ağaç,
uzun ömürlülüğü, özgüveni ve sürekli büyümeyi simgelemektedir
(http://www.monitoringris.org/documents/ strat_glob/ Scanned_Banyan_Fund_Aging.pdf). Banyan ağacı, Dünya yaşlılık kongresi ile eşzamanlı şekilde (1982 yılında) Viyana’ya dikilmiştir. Onun yayılan kolları,
kökleri yeni gövdeler oluştursun; dev çevreleri, toplumun bir buluşma
merkezi olsun diye yeni kuşaklara gönderilmektedir (Kapell, 1982).
26 Temmuz 1982 tarihinde resmi logosu olarak kabul edilen şekil, aşağıda görülmektedir. Bu bir daire içinde stilize edilen bir banyan ağacına gösterir ve tasarımı
80 yaşındaki A.B.D.’li sanatçı, Oscar Berger tarafından yapılmıştır. Daha önce de
belirtildiği gibi, uzun ömürlülüğü, kendine güveni, sürekli büyümeyi ve topluluğun
toplantı yerini simgeleyen banyan ağacı, ana gövde ötesinde yüzlerce
metre dışarı yayılır. Birçok topluluklar, tente, pazar yerleri, sosyal etkinlikler ve köy ihtiyar üyesi toplantıları için barınak sağlar. 01 December 1981 (http://www.unmultimedia.org/s/photo/ detail/381/0381467.
html).
İÇİNDEKİLER
Ön Söz ............................................................................................................vi
Yaşlılık ve Banyan Ağacı ............................................................................ vii
1. BÖLÜM
GİRİŞ
Demografik Bir Olgu Olarak Yaşlılık.........................................................2
2. BÖLÜM
YAŞLANMA İLE İLGİLİ KAVRAMLAR
Yetişkinliğin Evreleri ..................................................................................12
Yaşlanmanın Analizi ..................................................................................12
Yaşlılığın Başlangıcı ....................................................................................16
Yaşlanmanın Biricikliği..............................................................................18
Yaşlılık Ne Değildir? ...................................................................................19
Yaşlılığı Etkileyen Değişmeler...................................................................20
xii
Yaşlılık ve Emeklilik (Kavramlar, Kuramlar, Sorunlar)
3. BÖLÜM
YAŞLANMA KURAMLARI
Araştırma Yöntemleri ................................................................................23
A. Biyolojik Kuramlar..............................................................................25
B. Psikososyal Kuramlar..........................................................................25
1. Rol Kuramı ..............................................................................................30
2. Modernizasyon Kuramı .........................................................................32
3. Yaşamdan Geri Çekilme, Kopma Kuramı ...........................................35
Temel Sayıltıları ....................................................................................38
Kurama Yöneltilen Eleştiriler .............................................................40
Kuramın Genel Değerlendirmesi .......................................................43
4. Etkinlik Kuramı ......................................................................................46
Temel Sayıltıları ....................................................................................47
Kuramın Sınırlılıkları ve Kurama Yöneltilen Eleştiriler ..................49
5. Süreklilik Kuramı ...................................................................................51
Kurama Yöneltilen Eleştiriler..............................................................54
6. Sembolik Etkileşimcilik .........................................................................54
7. Alt Kültür Kuramı ..................................................................................56
8. Etiketleme Kuramı .................................................................................58
9. Yaş Tabakalaşması (Age Stratification) Kuramı .................................61
10. Toplumsal Değişim (Takas) Kuramı. .................................................64
11. Yaşlanmanın Politik Ekonomisi Kuramı ...........................................69
12. Yaşam Süreci Kuramı ...........................................................................70
13. Eleştirel Kuram .....................................................................................71
14. Feminist Kuram ....................................................................................73
15. Sosyal Fenomenolojistler ve Sosyal Oluşturmacılık ........................74
Kuramların Genel Değerlendirilme ve Tartışılması ..............................75
İçindekiler
xiii
4. BÖLÜM
YAŞLANMANIN TOPLUMSALLIĞI
Yaşlılığın Evrensel Özellikleri ...................................................................79
Toplumun Yaşlılara Karşı Tutumu ...........................................................80
Yaşlanmanın Bireyselliği............................................................................84
Diğer İnsanların Yaşlılara İlişkin Yargıları ile Yaşlıların
Kendileri ile İlgili Algıları Arasındaki İlişki ...........................................86
Yaşlılıkta Toplumsal Yaşam .......................................................................87
Yaşlanmanın Toplumsal Sorunları ...........................................................88
Yaşlılıkta Yalnızlık Duygusu ......................................................................92
Yalnızlığın Değişkenleri .............................................................................92
Yaşlanmanın Toplumsal Algılanması İle İlgili Bir Araştırma...............94
Katılımcıların Yaşlarına Göre Dağılımları ........................................95
Katılımcıların Eğitim Durumuna Göre Dağılımları .......................95
Bulgular ve Yorum ..............................................................................97
Sonuç ve Öneriler .................................................................................99
5. BÖLÜM
EMEKLİLİK VE YAŞLILIKTA AİLE HAYATI
Aile Yapısında Ortaya Çıkan Değişmeler ............................................. 101
a) Geniş Aile Yapısından Çekirdek Aile Yapısına Geçiş............... 103
b) Uzun Hayat Kavramı ve Aile ...................................................... 105
c) Emeklilik ........................................................................................ 109
Yaşlılıkta Aile İçi İlişkiler ........................................................................ 111
Kuşaklararası İlişkiler ............................................................................. 111
Yaşlılıkta Karı – Koca ilişkileri ............................................................... 115
Aile İlişkilerinde Çatışma ....................................................................... 118
xiv
Yaşlılık ve Emeklilik (Kavramlar, Kuramlar, Sorunlar)
6. BÖLÜM
YAŞLILIKTA BİREYSEL GELİŞİM
Yaşlanma ve Fiziksel Değişim ................................................................ 121
Duyu Organları........................................................................................ 123
Genel Sağlık Durumu ............................................................................. 125
Yetişkinlerin Gelişim Görevleri ............................................................. 125
a) Genç Yetişkinlik ............................................................................ 126
b) Orta Yetişkinlik ............................................................................. 126
c) İleri Yetişkinlik .............................................................................. 126
Yetişkinlerin Davranış Özellikleri ......................................................... 127
Yetişkinlerin İlgileri................................................................................. 128
Yaşlanma ve Kişilik.................................................................................. 129
1. Erikson: İnsanın Sekiz Çağı ......................................................... 133
2. Robert Peck: Yaşlılıkta Gelişim Görevleri Kuramı ................... 134
3. Daniel Levinson: Yaşam Yapısı Kuramı ..................................... 136
7. BÖLÜM
YETİŞKİNLİK, YAŞLILIK VE ZEKÂ
Yaşlılık ve Bellek ...................................................................................... 142
Bildirimsel vs. İşlemsel (Prosedürel) Bellek................................... 146
Anlamsal (Semantik) vs. Olaylara Dayanan (Episodik) Bellek ... 146
Yaşlılık ve Bilgelik .................................................................................... 149
İçindekiler
xv
8. BÖLÜM
YAŞLILIK PROFİLİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA
Gereç ve Yöntem ...................................................................................... 154
Bulgular .................................................................................................... 156
Tartışma .................................................................................................... 164
9. BÖLÜM
YAŞLI ÇALIŞANLAR
Yaşlanan Dünya ....................................................................................... 171
Yaşlanan İş Gücü ..................................................................................... 173
Meslek Seçimi ve Mesleki Gelişim Kuramları ..................................... 176
Yaşlı Çalışanların Değerlendirilmesi .................................................... 187
10. BÖLÜM
EMEKLİLİK
Emekliliğin Değişen Anlamı .................................................................. 204
Emeklilik Kararı....................................................................................... 205
Emeklilik Olgusunun Önemini Etkileyen Değişkenler ...................... 207
1. Birey İçin Çalışmanın Anlamı ..................................................... 207
2. İşin Niteliği..................................................................................... 212
3. Bireyin İşteki Konumu ................................................................. 213
4. Bireyin Emeklilik İçin Hazırlık Derecesi ................................... 214
xvi
Yaşlılık ve Emeklilik (Kavramlar, Kuramlar, Sorunlar)
5. Emeklilik Ortamının Niteliği ve Görünümü - Cazibesi .......... 214
6. Diğer Toplumsal Koşullar
(Çalışmanın, Yaşlılığın Toplumsal Anlamı)............................... 215
7. Çalışma Yaşamının Niteliği, Yasalarla Düzenlenmesi .............. 215
8. Çalışma ve Emeklilik Olgusu ile İlgili Çağcıl Değişmeler ....... 216
9. Bireysel Özel Koşullar................................................................... 216
Psikolojik Olarak Emeklilik ve Yaşlılık ................................................. 221
Yaşlılık ve Emekliliğe Hazırlık Eğitimi ................................................. 224
Emekliliğe Hazırlık Çalışmalarından Sorumlu Kurumlar ................. 229
Emekliliğe Hazırlık Eğitimi Uygulamaları ........................................... 231
Emekliliğe Hazırlık Programlarının Nitelikleri................................... 232
A. Planlama Açısından Emekliliğe Hazırlık Eğitimi. ................... 234
B. Danışma-Uyum Açısından Emekliliğe Hazırlık Eğitimi ......... 237
Emekli Adaylarına Öneriler ................................................................... 242
KAYNAKÇA ............................................................................................ 251
1. BÖLÜM
GİRİŞ
Tıp ve teknoloji alanlarında görülen gelişmeler, insan yaşamının giderek uzamasına yol açmış; bu da insan yaşamında yaşlılığın
giderek daha önemli bir dönem olarak algılanmasını doğurmuştur.
Bu algı, beraberinde yaşlanma ve yaşlılık konusunda araştırmaya
dönük yoğun bir ilgiyi de getirmiştir. Bu bölümde yaşlanma, öncelikle genel demografik bir olgu olarak ele alınmaya ve yaşlanmayla
ilgili konular da genel olarak irdelenmeye çalışılmıştır.
Yaşlanma ve Yaşlanma Bilimi (Gerontoloji) son yıllarda önem
kazanmıştır. Bu alanın giderek daha ilgi çeken bir inceleme alanı ve
araştırılmaya değer bir bilim olmasının altında bazı gelişme ve olgular yatmaktadır. Bu gelişme ve olgulardan ilki, özellikle gelişmiş
ülkelerden başlayarak ve gelişmekte olan ülkelerde de görülmeye
başlanan, bebek doğum oranlarındaki azalma ve buna bağlı olarak
Dünya’nın demografik (nüfus) yapısındaki değişmelerdir. Bu gelişme, yaşlanma süreciyle ilgilenen Yaşlanma Bilimini (Gerontoloji) de
giderek daha önemli kılmakta, daha incelemeye değer bir bilim dalı
haline getirmektedir. İkinci olarak son yıllarda tıptaki gelişmeler, yaşam süresinin uzamasına yol açmakta ve bu gelişmeye paralel olarak
da yaşlıların toplam nüfus içindeki oranı gittikçe artmaktadır. Yaşlı
insan sayısının gittikçe artması, insan hayatının yaşlılık dönemine ve
bu döneme ilişkin sorunlara ilgiyi de arttırmaktadır.
2
Yaşlılık ve Emeklilik (Kavramlar, Kuramlar, Sorunlar)
Demografik Bir Olgu Olarak Yaşlılık
Dünya nüfus yapısının son yıllarda izlenen ve gelecekte de
gündemde olacak en önemli olgularından birisi, nüfus yaşlanmasıdır. Bu olgu, Dünya nüfus yapısındaki değişmeleri ortaya koyan
ilgili istatistiksel göstergelere bakıldığında açıkça görülmektedir. Bu
göstergelerden biri, dünya insanının ortalama yaşıdır. Dünya insanı, 1950 yılında 23.5 yaşında iken 1998 yılında 26.1 ve 1999 yılında
26.4 yaşında olmuştur. Bu sayının 2050 yılında 37.8 olacağı tahmin
edilmektedir (U. N., 1998). BM nüfus verilerine göre, yüksek gelirli
ekonomilere sahip ülkelerde ortalama yaş diğer ülkelere göre oldukça yüksek olup, gelecekte de olağanüstü bir artış beklenmektedir. Örneğin Japonya’da 2000 yılında 41.2 olan ortalama yaşın, 2050’de 52.1
olması beklenmektedir. Türkiye için ise medyan yaş 1985 yılına kadar 19 -20 arasında durağan bir yapıda iken 1990 yılında 22.2 yaşa,
2000 yılında ise 25.5 yaşa ulaşmıştır (Sazak 2004: 191).
Demografik göstergelerden ikincisi, yaşlı insan sayısı ve oranıdır. 1986 yılı Birleşmiş Milletler istatistiklerine göre dünyada 65 ve
üstü yaş grubu nüfusu 286 000 000’u bulmuştur. Bu sayı dünya toplam nüfusunun % 6’sını oluşturmaktadır (United Nations, 1986:189).
Dünyadaki yaşlı insan sayısı giderek artmaktadır. Yirminci yüzyılın
son 30 yılında dünyadaki 65 ve daha yukarı yaşlıların sayısı % 63
oranında artış göstermiştir (DİE 2002; TNSA 2003; Sağlık Bakanlığı
2002).
21. yüzyıl başında dünyada 60 ve üstü yaş grubundaki nüfus,
beş yüz seksen milyondur. Bu sayının 2020 yılında bir milyar olacağı
tahmin edilmektedir. Dünya nüfusunun yaş yapısı, ileri yaş guruplarının oransal olarak genç nüfusa göre daha hızlı artması yönünde değişmektedir. 1998-2025 yılları arasında 15 yaş ve altı nüfus %
6 oranında büyüyecekken yaşlı nüfus ikiye katlanacaktır (WHOa,
2000). Bu gelişime oransal olarak bakacak olursak, 60 ve üstü yaş
grubunun toplam nüfusa oranı 1950 yılında % 8’den 1998’de % 10’a
çıkmıştır (U. N., 1998). 2050 yılında ise bu oranın % 22’ye çıkacağı
Giriş
3
tahmin edilmektedir (UN, 1999). Türkiye açısından bu sayılara bakıldığında, yaşlı nüfusun toplam nüfusa oranı 1960 yılında yüzde
7.1 iken 1999 yılında yüzde 8.4 olmuştur. 1990 nüfus sayımına göre
ise 65 ve üstü yaşlarda 2 417 363 kişi vardır. Bu da toplam nüfusun
% 4.3’üdür (DİE, 1993: 60). Bu oran 1998 yılında % 5.9’a, 2003 yılında % 6.9 olmuştur. Görüldüğü gibi Türkiye’de de yaşlı nüfus giderek
artmaktadır. 2025 yılında ise toplam nüfusun % 9’unun 65 yaş üstü
nüfus olması beklenmektedir. (DİE 2002; TNSA 2003; Sağlık Bakanlığı 2002). Birleşmiş Milletler verilerine göre, 2050 yılında dünya nüfusunun % 21’inin 60 yaş üzerinde olacağı belirtilmektedir. Dünya
Sağlık Örgütü (WHO) yaşlılığın başlangıcını 65 yaşın bitimi olarak
kabul etmektedir. WHO’ne göre bir ülkenin toplam nüfusunun içinde 65 yaş ve üstü yaşta olan bireylerin sayısı % 7 – 10 arasında olduğunda, o ülkenin nüfusu yaşlı olarak kabul edilir. Bu oran ülkemizde
2000 yılı itibarıyla % 6.1, 2003 verilerine göre ise % 6.9’dur. (DİE
2002; TNSA 2003; Durgun 2005).
Dünya nüfus yapısının değiştiğini ortaya koyan göstergelerden bir diğeri ise, ortalama yaşam süresi (yaşam beklentisi) dir. Bu
sayı dünya genelinde 1999 yılında erkeklerde 63.3, kadınlarda ise
67.6’dır. Ancak bu sayılar açısından gelişmiş bölgelerle gelişmekte
olanlar arasında belirgin fark vardır. Gelişmekte olan bölgelerde bu
sayılar sırasıyla 61.8 ve 65 iken gelişmiş bölgelerde 71.1 ve 78.7’dir
Türkiye’de ise erkeklerde 66.5, kadınlarda ise 71.7’dir (U. N. Population Funds. 1999). 1998 yılında ortalama 65 olan yaşam beklentisi,
2020 yılında 70, 2050 yılında da 76 olacaktır (U. N., 1998; WHOb,
2000). Dünya ortalaması ise 2000 – 2005 dönemi için 66 yaş, 2045
– 2050 dönemi için 76 yaştır (Sazak 2004: 191). Bütün dünyada ortalama yaşam süresinin artması, nüfus piramidinin üst bölümünün
genişlemesine neden olmuştur. Şekil 2 ve 3 bu durumu somut olarak
ortaya koymaktadır.
4
Yaşlılık ve Emeklilik (Kavramlar, Kuramlar, Sorunlar)
Şekil 1. Dünya Nüfusunun Yaşlar İtibarıyla Gelişimi
Birleşmiş Milletler Nüfus Bölümü’nün diğer tahmin ve tesbitleri de maddeler halinde şu şekilde özetlenebilir (U.N. Population
Division, 2000):
1.
Nüfusun yaşlanma hızı gelişmekte olan ülkelerde daha çok
artacaktır. Bu da bu sorunun gelişmekte olan ülkeler için
daha önemli olduğunu göstermektedir. Sorunu çözmek ve
sonuçlarına uyum sağlamak için bu ülkelerin daha az zamanı vardır.
2.
Yaşlı insanların çoğunluğu (% 51’i) kentlerde yaşamaktadır. 2025 yılında bu oranın % 62 olacağı tahmin edilmektedir. Ancak bu oranlar açısından gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler arasında fark vardır. Gelişmiş ülkelerde
kentlerde yaşayan yaşlılar daha fazladır.
Giriş
1999
Age
100+
90
80
70
60
50
40
30
20
10
0
Males
8
6
Females
4 2 0 2 4 6 8
Percentage of population
5
2050
Age
100+
90
80
70
60
50
40
30
20
10
0
Males
8
6
Females
4 2 0 2 4 6 8
Percentage of population
Şekil 2. 1999 ve 2050 yılları için Nüfus Pramitleri
Kaynak: Birleşmiş Milletler Nüfus Bölümü.
3.
Son olarak yaşlı sayısının artması, yaşlı nüfusun aktif nüfusa bağımlılığını arttırmaktadır.
Tüm bu kestirimler, gerek dünyada, gerekse Türkiye’de yaşlı
insan sayısının giderek artması ve gelecekte devam edecek olması,
toplumların demografik yapılarını ve insan hayatına bakış açılarını
değiştirmektedir. İnsan hayatı artık daha uzun, daha etkin ve potansiyel olarak daha zengin görülmekte ve algılanmaktadır. Ancak
toplumlar bu uzun, etkin ve zengin hayatın içeriğine henüz uyum
sağlayamamıştır. Sanki insanoğlu, böyle iyi, güzel ve olumlu bir gelişmenin gerçekten olduğuna halâ inanamamaktadır. Henüz insanlık, yaşlılık yıllarına hayatın en kötü parçası, yalnızlığın, hareketsizliğin ve kötü sağlığın hüküm sürdüğü bir dönem olarak bakmaktadır
(Mc Cluskey, 1982 : 63).
Yaşlanma, tarih boyunca insanlar tarafından korkulan, ölümün
bir habercisi olarak algılanmış ve yaşamın olumsuzluklarla dolu, son
halkası şeklinde değerlendirilmiş ve buna bağlı olarak insanlar, daha
uzun ve genç olarak yaşamanın sırlarını araştırmışlar ve “gençlik iksirlerinin” peşinde koşmuşlardır (Lehr, 1994: 11).
6
Yaşlılık ve Emeklilik (Kavramlar, Kuramlar, Sorunlar)
Önümüzdeki 25 yıl esnasında, dünyanın yaş yapısı, ileri yaş
guruplarının toplamının büyük bir parçasını oluşturması yönünde
değişecektir. Örneğin, 1998-2025 yılları arasında genç nüfus (15 yaş
ve altı) %6 oranında büyüyecekken yaşlı nüfus ikiye katlanacaktır ve
5 yaş altındaki çocukların artış oranı %5’in altında kalacaktır. Sonuç olarak, dünya nüfusu gelecek on yıl boyunca ilerleyebir şekilde
yaşlanacaktır.Nüfus yaşlanması sebebiyle, ileri yaş bağımlılık oranı
gelecek 25 yıl içinde artacaktır. Ve bütün dünya halkı yaşlı besleme
yüküyle 1998’e göre 2025’te %50 daha fazla yüzyüze kalacaktır.
Yaşlı nüfusun bu hızlı büyümesine rağmen, gelecek çeyrek yüzyılda dünya çapındaki bağımlı nüfusun büyük miktarını çocuklar
oluşturacaktır. Bugün, Afrika, Asya ve Latin Amerika’nın az gelişmiş
bölgelerindeki bağımlı nüfusu oluşturan bireylerin neredeyse 10’undan 9’u 15 yaşının altındadır. Ve 2025 yılında çocukların tüm bağımlı nüfusun ¾’ünü oluşturacakları hesaplanmıştır. Gelecek 25 yıl
boyunca sadece ABD ve diğer gelişmiş ülkelerdeki bağımlı yaşlılar
15 yaş altındaki nüfusu geçecektir.
Yaşlı insan sayısını arttıran unsurlar ve bunların önemi ilerideki
sayfalarda daha ayrıntılı olarak incelenecektir. Kısacası saçları ağaran bir dünyada yaşıyoruz. Dünya insanı giderek yaşlanıyor.
İnsanoğlunun yaşlılık dönemi ile ilgili kuşku ve endişesinin temel nedeni, yaşlılık ya da geç yetişkinlik yılları denilebilecek dönem
için özel bir hazırlığın olmayışıdır.
Download

Yaşlılık ve Emeklilik