ALLAH CC.
Kur’an, bize ayetlerin ço¤unda Allah ile ilgili bilgiler vermektedir. Bir kaç ayette de Allah’› tarif etmektedir. Bütün
bu bilgilere ra¤men Allah’› idrak etmek için, insan akl›
kâfi de¤ildir. Çünkü Allah, insana bilgi ve kudretinden çok
az bir pay vermifltir. Allah, ancak kalbimizle hissedebilece¤imiz bir varl›kt›r.
Afla¤›daki ayetlerde, Kur’an bize, Allah’›n kudretini, özelliklerini, yaratma gücünü anlatmaktad›r. Bunlar bize, k›smen de olsa Allah’a ait tasavvuru vermektedirler.
Allah, insan akl›n›n kavrayamad›¤› bir varl›kt›r, kâinat›
ve içindeki her fleyi bilimsel kanunlarla yaratand›r. Allah,
sonsuz güç ve kudret sahibidir. Allah, kâinat› yaratm›fl, kâinattaki her fleyi dengeye oturtmufl ve sonra Arfl’a yönelmifl ve oradan kâinat› bir düzen içerisinde yönetmektedir.
Allah, kâinatta bulunan her fleyin hareket ve davran›fl›ndan haberi vard›r ve her fleyin geçmiflini ve gelece¤ini bilmektedir. Çünkü her fleyi bir programla yaratt›¤›ndan, o
program›n çal›flma safhalar›n› da bilmektedir. Kâinatta bulunan her zerrenin hareketi kay›t alt›na al›nmaktad›r. fiu
halde kâinattaki büyüklü küçüklü her fley, network sistemine benzer bir sistemle ana merkeze ba¤l› olmal›d›r.
Allah, belirli zaman dönemleriyle kâinat›n düzenini güncellefltirmek için, gerekli yerlere melekler göndererek bunu gerçeklefltirmektedir. Kur’an, bu dönem aral›¤›n› dün41
ya için bin y›l olarak bildirmektedir. fiu halde dünyam›z
her bin y›lda bir, ola¤anüstü bir durumu yaflamaktad›r.
Kuran’›n bize verdi¤i tarife göre: Allah, uyumaz ve uyuklamaz. Allah, sonsuz bir ilim hazinesine sahiptir. Kâinattaki her fley O’nun yönetimi kapsam› içerisindedir. Göklerin
ve yerlerin dengesini, O sa¤lamaktad›r.
Allah, do¤urulmad› ve do¤urmaz. Yaratt›klar›, kendilerine verilen ilim seviyesinin üstüne, O’nun izni olmadan ç›kamazlar. Göklerin ve yerlerin dengesini korumak ve onlar› yönetmek O’na pek kolayd›r.
Kuran’›n bu tariflerine göre Allah, Madde üstü bir varl›kt›r. S›n›rs›z güç ve kudrete sahiptir. Diledi¤i her fleyi yapabilmektedir.
Allah’›n di¤er bir özelli¤i için Kuran’›n verdi¤i tarif fludur: Allah, göklerin ve yerin nurudur. O’nun nuru, devaml› ›fl›k saçan bir ampulün ›fl›¤› gibidir. Yani atefl üretmeden devaml› ›fl›k saçan bir nurdur. K›yamet günü yeryüzünü bu nur ayd›nlatacakt›r.
Kuran’›n Allah için bildirdi¤i di¤er bir özellik fludur:
Musa as’›n örne¤inde oldu¤u gibi, insan Allah’› göremez,
ama Allah’›n tecelli etti¤i (üstüne indi¤i veya etkiledi¤i)
madde (da¤) paramparça olmufltur. fiu halde, madde halindeki insan, Allah’› görebilecek dayan›rl›¤a veya kabiliyete sahip de¤ildir.
Allah’›n büyüklü¤ü (Hacimsel ve flekilsel olarak) konusunda Kuran’›n verdi¤i bilgi ise, fludur: K›yamet günü Allah’›n Arfl’›n› (Makam›n› veya komuta merkezini) sekiz melek tafl›yacakt›r. Bu bilgi bize, Allah’›n belirli bir büyüklü¤e sahip oldu¤unu, ama bu büyüklü¤ün boyutlar›n› ve
fleklini bilemeyece¤imizi bildirmektedir.
Nihayet Kuran’›n bize verdi¤i di¤er bir bilgi fludur: Allah’›n insanlarla konuflmas›, ancak bir vahiy, bir kalkan arkas›ndan (insan› etkiden korumak için) veya bir melek vas›tas› ile mümkündür.
42
Kuran’›n Allah konusunda verdi¤i en önemli bilgi ise,
fludur: ‹nsan Allah’› idrak edebilecek (kavrayabilecek) bir
bilgiye sahip de¤ildir. ‹nsan, mevcut özellikleriyle ne Allah’› görebilir ne tarif edebilir ne de O’nun mahiyetini
kavrayabilir!
‹nsan›n idrak edemedi¤i Allah’›n, insana ne kadar büyük imkânlar sa¤lad›¤›n› ve ne kadar büyük de¤er verdi¤ini afla¤›daki metinde anlat›lmaktad›r.
Allah
Allah, O’ndan baflka ilah yoktur.
Hayat› ezeli ve ebedidir.
Her fleyi yöneten O’dur.
Allah, uyuklamaz ve uyumaz.
Göklerde ve yerde olan her fley O’nundur.
O’nun izni olmadan hiç kimse bir fley konusunda icraat yapamaz.
Allah, her fleyin geçmiflini ve gelece¤ini bilir.
Allah, ilminden müsaade etti¤inde fazlas›n› kimse kavrayamaz.
Göklerin ve yerlerin hepsi Allah’›n yönetim kapsam› içerisindedirler.
Göklerin ve yerlerin dengesini korumak ve onlar› yönetmek, O’na a¤›r gelmez.
Allah, pek yücedir, pek büyüktür. (2/255)
Allah, O’ndan baflka ilah yoktur. Hayat› ezeli ve ebedidir. Her fleyi yöneten O’dur. (3/2)
Allah, görmekte olu¤unuz gökleri desteksiz olarak yükselten, sonra Arfl’a istiva ederek (dengeyi sa¤layarak) günefl
ve ay’›n hareketlerini düzenleyen ve her ifli yönetendir.
(13/12)
De ki “Rabbimin sözleri için derya mürekkep olsa ve o
kadar da ilave getirsek dahi, Rabbimin sözleri bitmeden
önce deniz tükenecektir. (18/109)
43
Allah, göklerin ve yerin Nur’udur. O’nun nurunun misali, içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir. O lamba
bir cam içindedir. O cam da, sanki inciden bir y›ld›zd›r.
O lamban›n verdi¤i ›fl›k, zeytin a¤ac›ndan elde edilen bir
ya¤›n yak›lmas›ndan elde edilen ›fl›k gibidir. Ama lamban›n verdi¤i ›fl›k, atefl deymeyen bir ›fl›kt›r. Bu ›fl›k sürekli
nur saçmaktad›r. (Burada tarif edilen, günümüzde kulland›¤›m›z elektrik ampulünün verdi¤i ›fl›¤a benzemektedir.
Bu tarife göre denebilir ki; Allah’›n verdi¤i ayd›nl›k, çok
güçlü bir elektrik ›fl›¤› gibidir.)
Bu Nur, Allah’›n izin verdi¤i, ev içindekilerin Allah’› sabah akflam tesbih etti¤i ve Allah’›n isimlerinin yüceltildi¤i
evlerdedir. (24/35-36)
Allah, her fleyden önce var oland›r, her fleyin yok oluflundan sonra baki kalacak oland›r. Ak›llar›n kavrayamad›¤›
yaratand›r.
Allah, birdir. Allah, Samet’tir (her fley her yönü ile O’na
muhtaçt›r. O, ise hiçbir fleye muhtaç de¤ildir). Do¤urmam›flt›r ve do¤mam›flt›r. O’na hiçbir fley denk olmam›flt›r.
(112/1-4)
Kendisiyle Allah’›n konuflmas›, bir befler için olacak fley
de¤ildir; ancak bir vahiy ile ya da bir kalkan arkas›ndan
veya bir elçi gönderip kendi izniyle diledi¤ine vahyetmesi
durumu baflka. Gerçekten O, yüce oland›r, hüküm ve hikmet sahibidir. (42/51)
Musa, Tur da¤›nda Rabbinin kendisine görünmesini ister. Rabbi ona, kendisini göremeyece¤ini, ama karfl› da¤a
bakmas›n ve o da¤›n yerinde durabilmesi halinde, kendisinin de Rabbini görebilece¤ini bildirir. Allah da¤a tecelli
edince (da¤a görününce) da¤ paramparça olur. Durumu
gören Musa bay›l›r. (Bu ayet bize Allah, kendisini göstermesi halinde, nurunun kayalar› bile parçalayaca¤›n› bildirmektedir. Bu bize, Allah’›n gerekti¤inde çok güçlü bir
enerji yayabilece¤ini göstermektedir.) (7/143).
44
Sur’a üflenince, Allah’›n diledi¤i bir yana, göklerde olanlar, yerde olanlar hepsi düflüp ölür. Sonra Sur’a bir daha
üflenince hemen aya¤a kalk›p bak›fl›r dururlar. Yeryüzü
Rabbinin nuru ile ayd›nlan›r. (K›yamet sonras› yeniden diriliflte yeryüzünün Allah’›n nuru ile ayd›nlanaca¤› bildirilmektedir. Bu bize Allah’›n k›yamet sonras›nda oluflacak yeni kainat› kuflataca¤›n› ve onu ayd›nlataca¤› anlam›n› tafl›maktad›r.) (39/69)
Alllah
h’›n Vas›fllar›
Allah, gücü her fleye yetendir. (2/109); (9/39)
Allah, yapt›klar›m›z› görendir. (2/110); (2/233);
(2/237); (2/265); (3/156);(5/71); (8/72); 64/2)
Allah, her fleyi kuflatand›r. Her fleyi bilendir. (2/115)
Allah, iflitendir bilendir. (2/137); (2/181); (2/227);
(2/231); (2/244); (2/256); (3/34); (3/121); (4/134);
(4/148); (8/42)
Allah, yapmakta olduklar›n›zdan gafil de¤ildir.(2/140);
(2/283)
Allah, yapt›klar›n›zdan gafil olmayand›r. (2/149)
Allah, ba¤›fllayand›r, esirgeyendir.(2/163); (2/182);
(2/192); (4/96); (5/3); (5/34); (5/74); (5/98); (6/145)
Allah, insanlara yak›nd›r. Dua ettikleri zaman, dualar›na
cevap verendir. (2/186)
Yap›lan her hay›r, Allah taraf›ndan bilinmektedir.
(2/215)
Allah, bilmediklerinizi bilendir. (2/232)
Allah, ifllediklerinizden haberi oland›r.(2/234); (4/135)
Allah, kalplerinizde olan› bilmektedir. Allah, ba¤›fllayand›r, yumuflak davranand›r. (2/235)
Allah, r›zk› diledi¤ine artt›r›r, diledi¤ine de daralt›r.
(2/245)
Allah, mülkünü diledi¤ine verir. Allah, lütfü genifl oland›r. Allah, her fleyi bilendir. (2/247)
45
Allah, ihsan› bol oland›r, bilendir.
Allah, rahmetiyle genifl oland›r. Allah, hakkiyle bilendir.
(2/286)
Allah, yapmakta olduklar›n›zdan haberi oland›r. (2/271);
(3/98); (3/153); (3/180); (4/94); (4/128); (5/8)
Allah, her fleyi bilendir.(2/282); (8/75)
Yerde ve gökte Allah’tan gizli kalan hiç bir fley yoktur.(3/5)
Allah, üstün kudretli ve her fleyi hikmetli oland›r.(3/6);
(9/40); 9/71)
Allah, ba¤›fl› en çok oland›r. (3/8)
Allah, vaat etti¤inden caymaz. (3/9)
Allah’›n verece¤i azab› hiç kimse engelleyemez. (3/10)
Allah, azab› pek fliddetli oland›r. (3/11)
Allah, kullar›n›n yapt›klar›n› görendir. (3/15);(3/20)
Allah, Aziz (mutlak güç), Hâkim (Hükmeden) d›r.
(3/18); (3/62); (4/158); (4/165); (5/38); (8/10); (8/63);
(8/67); (62/3)
Allah, hesab› pek çabuk görendir. (3/19); (5/4)
Allah, mülkün gerçek sahibidir. Mülkü diledi¤ine verir,
mülkü diledi¤inden geri al›r. Diledi¤ini yüceltir, diledi¤ini
de alçalt›r. Her türlü iyilik O’nun elindedir. O, her fleye
kadirdir.
Geceyi gündüze katan, gündüzü de geceye katand›r.
Ölüden diriyi ç›karan, diriden de ölüyü ç›karand›r. Diledi¤ine de say›s›z r›zk verendir. (3/26–27)
Allah, gö¤üslerinizde saklad›klar›n›z› da gizlediklerinizi
de bilmektedir. Allah, gökte olanlar› da yerde olanlar› da
bilir. Allah, her fleye gücü yetendir. (3/29)
Allah, kendisine karfl› gelmekten (size yol göstererek) sak›nd›r›yor. Allah kullar›na karfl› çok flefkatli oland›r. (3/30)
Allah, kendisini sevenleri sever. Allah, ba¤›fllayand›r, esirgeyendir. (3/31)
46
Allah, zalimleri sevmez. (3/57)
Allah, fesat ç›karanlar› bilir. (3/63)
Allah, hakk›nda bilginiz olmayan fleyi bilir. (3/66)
Allah, müminlerin velisidir. (dostu, yak›n›d›r). (3/68)
‹hsan Allah’›n elindendir, diledi¤ine verir, Allah rahmetiyle genifl oland›r, bilendir. (3/73)
Allah, diledi¤ine rahmetini (ba¤›fl›n›) tahsis eder. Allah
büyük fazl (büyük ihsan) sahibidir. (3/74)
Allah, sözünü yerine getiren ve takva sahiplerini (Allah’›n emirlerine uyan›) sever. (3/76)
Allah, tövbe edenler için ba¤›fllayand›r, esirgeyendir.
(3/89); (4/16)
Allah, infak (hay›r için verdiklerimizi) etti¤iniz (hay›r
için verdiklerimiz) her fleyi bilir. (3/92)
Allah, hiç bir fleye muhtaç de¤ildir.
Allah, yapmakta olduklar›n›za flahittir. (3/98)
Allah, âlemlerin zulme u¤ramalar›n› istemez. (3/108)
Bütün ifller Allah’a döndürülecektir. (3/109)
Allah, muttakileri (Allah’›n emirlerine karfl› gelmekten
sak›nanlar›) bilendir. (3/115)
Allah, sinelerin özünde sakl› duran› bilendir. (3/119);
(5/7)
Allah, hileli düzen kuranlar› kuflatand›r. (Sabreden ve
takva gösterenleri koruyand›r.) (3/120)
Zafer, Aziz ve hükümran olan Allah’tand›r. (3/126)
Allah, Gafur (Ba¤›fllayan), Rahim (merhamet edendir)
dir. (3/129); (3/155); (4/25); (4/100); (84/106);
(84/110); (4/129); (4/152); (5/34); (9/5); (9/27); (9/99)
Allah’tan korkup sak›n›n, umulur ki kurtulufla erersiniz.
(3/130)
Allah, flükredenleri ödüllendirir. (3/144); (3/145)
Allah, sabredenleri sever. (3/146)
Allah, iyilik yapanlar› sever. (3/148)
Allah, yard›m edenlerin en hay›rl›s›d›r. (3/150)
47
Allah,
Allah,
(11/5)
Allah
Rahmet
Allah,
Allah,
Allah,
Allah,
Allah,
müminlere karfl› büyük ihsan sahibidir. (3/152)
sinelerin özünde sakl› olan› bilendir. (3/154);
yolunda ölenler veya öldürülenler için, Allah’tan
ve ma¤firet vard›r. (3/157)
kendisine tevekkül edenleri sever. (3/159)
gizli tutkular› bilir. (3/167)
her fleye güç yetirendir. (3/189); (8/41)
hesab› pek çabuk görendir. (3/139)
insanlar üzerinde gözetleyicidir. (4/1)
Allah, hakkiyle bilendir, her ifli hikmetli oland›r.(4/11);
(4/170)
Allah, bilendir, kullar› için yumuflak davranand›r. (4/12)
Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (4/17);
(4/24); (4/26); (4/104); (4/111); (6/139); (8/71); (9/15);
(9/28); (9/97); (9/106); (9/110)
Allah, tövbeleri kabul etmek ister. (4/27)
Allah, yüklerinizi hafifletmek ister. (4/28)
Allah, size karfl› çok merhametlidir. (4/29)
‹nsanlar› cehennemde cezaland›rmak Allah için çok kolayd›r. (4/30)
Allah, her fleyi bilendir. (4/32)
Allah, her fleye flahit oland›r. (4/33)
Allah, yücedir, büyüktür. (4/34)
Allah, her fleyden haberi oland›r, her fleyi bilendir.
(4/35); 4/176)
Allah, yap›lmakta olanlar› bilendir. (4/39); (9/16)
Allah, affeder ve ba¤›fllar. (4/43); (4/99); (5/39)
Allah, üstün güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
(4/56)
Allah, iflitendir, görendir. (4/58); (22/61)
Allah, tövbeleri
(4/64); (9/104)
kabul
edendir,
48
merhamet
edendir.
Allah, vekil olarak yeter. (4/81)
Allah’›n kahr› da, ibret al›nacak cezas› da, pek fliddetlidir. (4/84)
Allah, her fleyin karfl›l›¤›n› verir. (4/85)
Allah, her fleyin hesab›n› gere¤i gibi yapand›r. (4/86)
Allah, do¤ru sözlü oland›r. (4/87)
Allah, her fleyi bilendir. Hüküm ve hikmet sahibidir.
(4/92)
Allah, kâfirlere azap haz›rlay›c›d›r. (4/102)
Allah, hain ve günahkârlar› sevmez. (4/107)
Allah, her an yap›lan› denetleyendir. (4/108)
Allah, yüzünü Allah’a dönenleri, ihsanda bulunanlar› ve
‹brahim’in dinine uyanlar› sever. Allah, ‹brahim’i dost
edinmifltir. (4/125)
Allah, her fleyi kuflatand›r. (4/126)
Allah, yapt›¤›n›z her hay›rl› ifli bilir. (4/127)
Allah, lütfü (ihsan›) genifl, hikmeti büyüktür. (4/130)
Allah, gani (bir fleye muhtaç olmayan), hamid (muhtaç
olanlara yard›m eden) dir. (4/131)
Göklerde ve yerde olan her fley Allah’›nd›r. (4/132)
Allah, her fleye kadirdir (her fleye gücü yetirendir).
(4/133); (5/17); (5/19); (5/40); (5/120)
Allah, flükrün karfl›l›¤›n› verir ve bilir. (4/147)
Allah, affedenleri affedendir, güçlü oland›r. (4/149)
Allah, vekil olarak size yeterlidir. (4/171)
Allah, diledi¤i hükmü koyar. (5/1)
Allah’›n cezas› çetindir. (5/2)
Allah, iyilik yapanlar› sever. (5/13); (5/93)
Allah, adaletle hüküm yürütenleri sever. (5/42)
Allah, rahmetiyle genifl oland›r, bilendir. (5/54)
Allah, gizli tutkular›n›z› bilendir. (5/61)
Allah, bozguncular› sevmez. (5/64)
Allah, kâfirler toplulu¤unu hidayete erdirmez. (5/67)
49
Allah, iflitendir, bilendir. (5/76); (8/17);(8/53); (8/61);
(9/98); (9/103)
Allah, s›n›r› aflanlar› sevmez. (5/87)
Allah, intikam almada üstün güçlüdür. (5/95)
Huzurunda toplanaca¤›n›z Allah’tan sak›n›n. (5/96)
Allah, her fleyi bilendir. (5/97)
Allah, a盤a vurduklar›n›z› da, gizlediklerinizi de bilir.
(5/99); (16/19)
Allah, ba¤›fllayand›r, yumuflak davranand›r. (5/101)
Dönüfl Allah’ad›r. Allah, yapt›klar›n›z› hat›rlatacakt›r.
(5/105)
Allah, insanlar›n yapt›klar›na tan›kt›r. (5/106)
Allah, bozguncular› hidayete erdirmez. (5/108)
Göklerde ve yerde Allah O’dur. Gizlinizi ve a盤›n›z› bilir; kazanmakta olduklar›n›z› da bilir. (6/3)
Gece içinde ve gündüz içinde bar›nan her fley O’nundur. O, iflitendir bilendir. (6/13)
Allah, besler ve beslenmeye ihtiyac› yoktur. (6/14)
Gözler O’nu idrak edemez (gözler O’nu göremez, tarif
edemez, anlayamaz) ama O, gözleri idrak edendir. Allah
latiftir, her fleyden haberdard›r. (6/103)
Musa a.s. Rabbi ile konuflurken: “Rabbim seni görmek
istiyorum” dedi. Rabbi ona: “Beni göremezsin, Lakin karfl› da¤a bak, e¤er da¤ yerine durabilirse, o zaman beni görebilirsin” dedi. Allah da¤a görününce, da¤ paramparça oldu. Musa bay›larak yere düfltü. (7/143)
Allah’›n verece¤i zarar›, O’ndan baflka giderecek yoktur.
Allah, her iyili¤i vermeye de kadirdir. (6/17)
Allah, kullar› üzerinde her türlü tasarrufa sahiptir. Allah, hüküm ve hikmet sahibidir. Allah, her fleyden haberdard›r. (6/18)
Allah, Kuran’› insanlar› uyarmak için göndermifltir. Allah, peygamberle insanlar aras›nda tan›kt›r. (6/19)
50
Allah, cehalet göstererek kötü ifl yapt›ktan sonra tövbe
ederek ›slah olanlar› ba¤›fllayand›r, esirgeyendir. (6/54)
Hüküm ancak Allah’›nd›r. O, hakk› anlat›r ve O, do¤ru
hüküm verenlerin en hay›rl›s›d›r. (6/57)
Allah, zalimleri en iyi bilendir. (6/58)
Gelece¤in s›rlar›n› Allah’tan baflkas› bilemez. Allah karada ve denizde olanlar›n tümünü bilmektedir. Düflen her
yaprak, yerin karanl›klar›nda her tane, yafl ve kuru her fley,
Allah taraf›nda bir kitapta yaz›lm›fl kurallara göre hareket
etmektedirler. (6/62)
Sonuçta her fley Allah’a döndürülecektir. Allah, hesap
görenlerin en süratli olan›d›r. (6/62)
Allah, çekirde¤i (tohumu) çatlatand›r, ölüden diriyi, diriden ölüyü ç›karand›r. (6/95)
Allah, bir ifli çabuk sonuçland›rand›r. Allah, ba¤›fllayand›r, esirgeyendir. (7/167)
Allah, azab› fliddetli oland›r. (8/13); (8/25); (8/52)
Allah, büyük lütuf sahibidir. (8/29)
Allah, ba¤›fllayand›r, esirgeyendir. (8/69-70); (9/102)
Allah, muttakileri sevendir. (9/4); (9/7)
Allah, takva sahiplerini bilendir. (9/44)
Allah, zulme sapanlar› bilir. (9/47)
Allah, gelece¤in bilgisine sahiptir. (9/78)
Allah, tövbeleri kabul edendir, esirgeyendir. (9/118)
Allah, büyük Arfl’›n sahibidir. (9/129)
Allah, müminleri mükâfatland›rmak ve kâfirleri cezaland›rmak için yarat›l›fl› bafllatan sonra iade edendir. (10/4)
Allah, hiç bir fleye ihtiyac› olmayand›r. Göklerde ve yerde olanlar›n tümü O’nundur. (10/68)
Allah, görüneni de görünmeyeni de hakk›yla bilendir.
Allah, yüceler yücesidir. (13/9)
Allah, s›rlar›n›z›, aç›k ve gizli konuflmalar›n›z›, gizli ve
aç›kça yapt›klar›n›z› bilendir. (13/10)
51
Size korku ve ümit içinde flimfle¤i gösteren ve yüklü bulutlar› meydana getiren O’dur. Gök gürültüsü O’na hamd
ile tesbih eder. Melekler de O’na korkular›ndan tesbih
ederler. Allah y›ld›r›mlar› gönderip bununla diledi¤ine çarpar. Onlar ise Allah hakk›nda çekiflip- tart›fl›rlar. O, gücü
pek çetin oland›r. (13/12-13)
Göklerde ve yerde olan her fley ve onlar›n gölgeleri (bu
fleylere ba¤l› unsurlar) isteyerek ve istemeyerek te olsa Allah’a sabah akflam secde ederler.(13/15) (her fley Allah’›n
koydu¤u kanunlara göre hareket etmek zorundad›r. Ço¤u
fley bu kanunlara do¤al olarak uyum sa¤lamaktad›rlar. Kural d›fl›na ç›kanlar ise bu kurala uydurulur veya yok olurlar).
Allah, insanlara say›s›z nimetler verendir .(14/34)
Allah, Kuran’› indirendir ve onu koruyand›r. (15/9)
Allah tektir, orta¤› yoktur. (16/1)
Allah insanlara: “Benden baflka tanr› yoktur. Bana karfl›
gelmekten sak›n›n.” Mesaj›n› iletmek için kullar›ndan dilediklerine, melekleri emrinden ruh (Allah’›n ilim bilgilerini tafl›yan kitaplar) ile indirir. (16/2)
Allah, gökleri ve yerleri kusursuz olarak yaratt›. O’nun
orta¤› yoktur. (16/3)
Allah, flefkatli ve merhametlidir. (16/7)
Allah dileseydi tüm insanlar› do¤ru yola iletirdi. (16/9)
Allah, gece ve gündüzü düzenleyen, günefl, ay ve y›ld›zlar› nizama sokand›r. (16/12); (35/13)
Allah, flefkatli ve merhamet sahibidir. (16/47)
Nimet olarak size ulaflan ne varsa, Allah’tand›r (16/53)
Allah, kullar›na karfl› merhametlidir. (17/66)
Allah, dualara cevap verendir. (17/67)
Allah, göklerin ve yerin yarat›c›s›d›r ve Kuran’› indirendir. Rahman Arfl’a istiva etmifltir. Göklerde, yerde ve ikisi
aras›nda bulunan fleyler ile topra¤›n alt›nda olanlar hep
52
O’nundur. Allah, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilmektedir. Allah, O’ndan baflka ilah yoktur, en güzel isimler
O’nundur. (20/4-8)
Göklerde ve yerde kim varsa O’nundur. O’nun huzurunda bulunanlar, O’na ibadet hususunda kibirlenmezler ve
yorulmazlar. Onlar, b›k›p usanmaks›z›n gece gündüz Allah’› tesbih ederler.
(21/19-20)
Allah, hakk›n ta kendisidir, O, ölüleri diriltir, O, her fleye gücü yetendir. (22/6)
Allah, yüceler yücesidir. (22/62)
Allah, çok lütufkârd›r, her fleyden haberi oland›r.
(22/63)
Allah, Ganidir (hiç bir fleye ihtiyac› olmayand›r), övülmeye de¤erdir. (22/64); (31/26); (35/15)
Allah, insanlara karfl› flefkatlidir, çok merhametlidir.
(22/65)
Allah, gökte ve yerde olan her fleyi bilmektedir. Bunlar›n hepsi bir kitapta yaz›l›d›r. (22/70)
Allah, meleklerden ve insanlardan elçiler seçer. Allah,
iflitendir, görendir. (22/75)
Allah, insanlar için kulaklar, gözler ve kalpler infla edendir. (23/78)
Allah, insanlar› yeryüzünde ço¤altan ve yayand›r. O’nun
huzurunda toplanacaks›n›z. (23/78-79)
Allah, yaflatan ve öldürendir. Gece ve gündüzün düzeni,
O’nun kanunudur. (23/80)
Allah, tövbeyi çok kabul edendir, çok merhametlidir.
(24/10)
Allah, gerekeni aç›k aç›k bildiren ayetleri, sizden önce
yaflay›p gitmifl olanlardan örnekler ve takvaya ulaflm›fl kimseler için ö¤ütler gönderendir. (24/34)
Göklerde ve yerde olanlar›n tümü ve havadaki saf saf
uçan kufllar Allah’› tesbih ederek dua ederler. Allah, onlar›n yapmakta olduklar›n› çok iyi bilendir. (24/41)
53
Allah,
(24/42)
göklerin
ve
yerin
sahibidir,
dönüfl
O’nad›r.
Allah, bulutlar› rüzgârla sürerek birlefltiren ve bunlardan
ya¤mur ve dolu indiren ve bunlardan flimflek üretendir.
(24/43)
Allah, insanlar› do¤ru yola iletmek için aç›k anlaml› ayetler indirdi. Allah, diledi¤ini do¤ru yola yöneltip iletir.
(24/46)
Allah, her fleyi ölçülü yaratand›r. Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. Çocuk edinmemifltir. Mülkünde de O’na ortak yoktur. (25/2)
Allah, göklerdeki ve yerdeki s›rlar› bilendir, Kuran’› indirendir. Allah, ba¤›fllayand›r, esirgeyendir. (25/6)
Allah, gökleri ve yerleri ve ikisinin aras›ndakini alt› günde yaratand›r. Allah, esirgeyendir. (25/59)
Allah, gökte burçlar oluflturan ve onlar›n içinde ayd›nl›k veren bir günefl ve nurlu bir ay bar›nd›rand›r. Allah,
yüceler yücesidir. (25/61)
Allah, gece ve gündüzü birbiri ard›nca k›land›r. (25/62)
Allah, üstün ve güçlü oland›r, merhamet sahibi oland›r.
(26/9)
Allah, yarat›l›fl› bafllatan sonra geri aland›r. (29/9)
Göklerde ve yerde bulunanlar O’nundur. Hepsi O’na
boyun e¤mifl bulunmaktad›rlar. (30/26)
Allah, yaratmay› bafllatan, sonra onu iade edecek oland›r. Allah göklerde ve yerde en yüce s›fatlara haizdir. O,
güçlü ve üstün oland›r, hüküm ve hikmet sahibidir.
(30/27)
Yeryüzündeki bütün a¤açlar› kalem ve mevcut denizlere
yedi kat deniz ekleseniz, Allah’›n kelimelerini (ilim hazinesini) yazmaya yetmez! Allah, gücü üstün O’land›r, hüküm
ve hikmet sahibidir. (31/34)
Allah, yerin yönetimi için dünya günü ile her bin y›lda
bir emir indirmektedir. Böylece Allah, gelece¤i de mevcut
durumu da bilmektedir. (Ayetlerde, dünyan›n yönetilmesi
54
için her bin y›lda emir gönderdi¤i belirtilmektedir. Dünya
gönderilen programlara göre yönetildi¤inden, dünyan›n gelece¤i Allah taraf›ndan bilinmektedir. (32/5-6)
Allah, hüküm ve hikmet sahibidir, haber aland›r. Allah,
yere gireni ve ondan ç›kan›, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. O, merhametlidir, ba¤›fllayand›r. Göklerde ve yerde zerre a¤›rl›¤›nca hiçbir fley O’ndan sakl› kalamaz, bundan daha küçük olan› da, daha büyük olan› da. Göklerdeki ve yerdeki her fley bir kitapta kay›tl›d›r. (34/1-3)
Allah, ikifler, üçer dörder kanatl› melekleri elçi k›land›r,
diledi¤ini yaratand›r, her fleye güç yetirendir. (Burada miktar› belirlenen kanatlardan maksat, meleklerin farkl› yeteneklere sahip olduklar›n› belirtmek olmal›d›r. Ayr›ca dünyan›n yönetimi için meleklerin elçi ve yönetici olarak gönderildi¤i anlafl›lmaktad›r.) (35/1)
Allah, üstün güçlü ve hikmet sahibidir. Açt›¤› veya k›st›¤› rahmetini önleyecek yoktur. Allah, insanlar› yerden ve
gökten r›z›kland›rmaktad›r. (35/2-3)
Allah, dilerse sizi yok eder ve yerinize baflka nesil getirir. Bu Allah’a güç de¤ildir. (35/16-17)
Allah, göklerin ve yerin s›rlar›ndan haberi oland›r. Allah, sinelerin özündekini bilendir. (35/38)
Allah, yeflil a¤açtan atefl oluflturand›r. Allah, gökleri ve
yerleri yaratand›r, onlar›n benzerini yaratmaya kadirdir. Allah, diledi¤i fleye “Ol!” der o da oluverir. Mülk ve tasarruf Allah’›nd›r. Dönüfl O’nad›r. (35/80-83)
Allah, küfredenlerden de¤il, flükredenlerden raz› oland›r.
Allah, sinelerde olan› bilendir. (39/7)
Allah, her fleyin yarat›c›s›d›r. O, her fley üzerinde vekildir. (39/62)
Ha, Mim. Ayn, Sin. Kaf. Aziz ve hâkim olan Allah, sana ve senden öncekilere iflte böyle vahyeder. Göklerde ve
yerde olanlar O’nundur. O, yücedir, büyüktür. O’nun azametinden gökler çatlayacak hale gelmektedir. Melekler
Rablerini hamd ile tesbih ederek insanlar için ma¤firet dilemektedirler. (42/1-5)
55
Allah, gökleri ve yeri alt› günde yaratan sonra Arfl’a istiva edendir. Allah yere giren ve yerden ç›kan›; gökten yere ineni ve yerden gö¤e yükseleni bilendir. Allah, nerede
olursan›z olunuz sizinle beraberdir, Allah, ne yaparsan›z
görendir. (57/4) Allah, gö¤üslerde olan› bilendir (duygu
ve düflüncelerimizi bilendir). (57/6)
Allah, üstün ve güçlü oland›r, hüküm ve hikmet sahibidir. Göklerde ve yerde olanlar›n tümü Allah’› tesbih etmektedirler. (59/1)
Allah, öyle bir ilaht›r ki O’ndan baflka hiç bir ilah yoktur. O, mülkün sahibidir, eksiklikten münezzehtir, selamet
verendir, emniyete kavuflturand›r, gözetip koruyand›r üstündür, istedi¤ini yapt›ran, büyüklükte efli olmayand›r. Allah,
müflriklerin ortak kofltuklar› fleylerden münezzehtir. Allah,
yaratan, var eden, flekil verendir. En güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanlar, O’nun flan›n› yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir. (59/23-24). Bu ayetler
Allah’›n güzel isimlerinden baz›lar›n› bildirmektedirler.
Allah, büyük lütuf sahibidir. Lütfünü diledi¤ine verendir.
(62/4)
Allah, sinelerde olan›, aç›k ve gizli yap›lan›, göklerde
ve yerde olanlar› bilendir.(64/4
Allah, üstün oland›r, hikmet sahibidir, gizli olan› da aç›k
olan› da bilendir. (64/18)
Allah, her fleyi ilmiyle kuflatand›r. (65/12)
‹ster gizli ister aç›k olsun Allah, sinelerin özünde sakl›
olan› bilendir. O, yaratt›¤›n› bilmez mi? O, en ince fleyleri görüp bilmektedir ve her fleyden haberdard›r. (67/1314)
K›yamet günü Allah’›n arfl› sekiz melek taraf›ndan tafl›nacakt›r. (69/17)
Melekleri de arfl›n etraf›n› kuflat›c›lar olarak, Rablerine
hamd ile tesbih ettiklerini görürsün. Art›k mahlûkat›n aralar›nda hak ile hüküm verilmifl ve meleklerin: “Hamd
âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur!” diyeceklerdir.
(39/75)
56
Allah, zerre kadar haks›zl›k yapmaz. Bir iyilik olursa onu
kat kat artt›r›r ve kendinden de büyük mükâfat verir.
(4/40)
Üzerinizde kanatlar›n› aç›p kapatan o kufllar› da havada
tutan Allah’t›r. Allah, her fleyi hakk›yla görendir. (67/19)
(Ayet bize, havan›n da Allah’›n bir ayeti (bir mucizesi) oldu¤unu bildirmektedir.
Alllah
h ve Yaratt›ll›fl
Allah, göklerin ve yerin eflsiz yarat›c›s›d›r. Bir fleyi diledi¤inde ona sadece “Ol!” der. O da hemen oluverir.
(2/117); (16/40)
Allah, gökleri ve yeri yaratand›r. Dünyadaki do¤a olaylar›n› düzenleyendir. (2/164)
Allah, diledi¤ini yarat›r. Bir iflin olmas›na karar verirse,
yaln›zca ona “Ol!” der, o da hemen oluverir. (3/47)
Allah, gökler. Ve yerleri yaratand›r. Allah, karanl›klar› ve
ayd›nl›klar› oluflturand›r. (6/1)
Allah, insan› çamurdan yaratt›, sonra belirli bir süre için
can verdi. (6/2)
Allah, her fleyi bir sebebi için ve mükemmel olarak yaratm›flt›r. (10/5)
Allah, yap›lmakta olanlar› pekiyi bilendir. (10/36)
Allah, yaratan ve öldürendir. Dönüfl O’nad›r. (10/5)
Allah, iflitendir, bilendir. Üstünlük O’nundur. (10/65)
Allah’›n hükümranl›¤› su üzerinde iken, sizi amellerinizle (faaliyetlerinizle) denemek için gökleri ve yerleri alt›
günde yaratt›. (11/7)
Allah, yeri kararl› bir hale getiren, da¤lar› ve nehirleri
oluflturan, ürünlerin her birinden ikifler çift yaratand›r.
(13/3). Ayette Allah’›n, dünyada her üründen erkekli diflili
iki çift oluflturdu¤u bildirilmektedir.
Allah, her diflinin neyi yüklendi¤ini ve rahimlerin neyi
eksiltip neyi ekledi¤ini bilir. O’nun kat›nda her fleyin miktar› belirlenmifltir. (her fleyin geliflme safhalar› belirlenmifltir). (13/8)
57
‹nsan›n önünde ve arkas›nda melekler vard›r, bunlar Allah’›n emriyle insan› korumaktad›rlar. fiühesiz ki, bir millet kendilerindeki iyi hali de¤ifltirmedikçe, Allah’ta onlara
verdi¤i nimeti de¤ifltirmez. Allah, bir kavme kötülük dilerse, art›k onu de¤ifltirecek yoktur. Onlar için Allah’tan baflka bir veli (koruyucu) yoktur. (13/11)
Allah, her fleyi yaratand›r. Allah birdir ve kudretiyle her
fleye üstün oland›r. (13/16)
Allah gökten su indirir, dereler onunla dolar taflar. Sel,
üste ç›kan köpü¤ü al›r götürür. Faydalanman›z için ateflte
erittiklerinizin üzerinde de buna benzer yarars›z bir köpük
oluflur. Faydal› fleyler kal›r, faydas›z olan da uçup gider.
Hak ve bat›l da böyledir. Hak kal›c› bat›l ise gidicidir. Bunlar Allah’›n size verdi¤i misallerden baz›lar›d›r. (13/17)
Kâinattaki her fley Allah’›n yan›nda bulunan ana kitapta
yaz›l›d›r. Allah o kitaptan istedi¤ini siler istedi¤ini b›rak›r.(t›pk› bir bilgisayar program› gibi) (13/39)
Allah, sonuçta hesaplar› görecek oland›r. (13/40)
Allah, hüküm verendir, hesab› pek çabuk görendir.
(13/41)
Allah, her nefsin kazand›¤›n› bilir. (13/42)
Allah, gökleri ve yeri kusursuz olarak yaratand›r. Bu Allah’a güç de¤ildir. (14/19-20)
Gökleri ve yeri yaratan, yukar›dan indirdi¤i su ile size
r›zk olarak ürünler yetifltiren, emri gere¤ince denizde yüzmek üzere gemileri, nehirleri, belli yörüngelerde yürüyen
ay ve günefli, geceyle gündüzü sizin buyru¤unuza veren Allah’t›r. (14/32-33)
Her fleyin kayna¤› Allah kat›ndad›r. Ancak Allah, bu kaynaklardan belirlenmifl bir miktar indirmektedir. (15/21)
Allah, yaflat›r ve öldürür, var›fl O’nad›r. (15/23)
Allah, insan› bir damla sudan (bir hücreden) yaratt›.
(16/4)
Allah, insanlar›n faydalanmalar›, derilerini ve tüylerini
kullanarak ›s›nmalar›, etlerinden yemeleri için davarlar› yaratt›. (16/5-6)
58
Allah, insanlar›n binmeleri ve güzel vakit geçirmeleri
için atlar›, kat›rlar›, merkepleri yaratt› ve daha sizin bilmedi¤iniz fleyleri yaratmaktad›r. (16/8)
Allah, her fleyi bilendir, her fleyi yaratmaya gücü yetendir Sizi yaratan sonra öldüren, baz›n›z› da bildiklerinizi
unutturacak bir hale gelinceye kadar, uzun y›llar yaflatand›r. (16/70)
Allah, gökleri ve yeri kusursuz yaratan, gece ve gündüzün dönüflümünü sa¤layan, günefl ve ay’› kararl› bir konuma sokan ve hepsinin belirli bir süreye kadar gökte hareketlerini sa¤layand›r. Allah, üstün ve güçlü oland›r, ba¤›fllayand›r. (39/5)
Allah, sizi tek bir nefisten yaratt› sonra ondan eflini oluflturdu. Davarlardan sizin için sekiz çift indirdi. Sizi annelerinizin karn›nda üç karanl›k içerisinde (anne rahminde)
bir yarat›l›fltan sonra yaratand›r. ‹flte Rabbiniz olan Allah
budur; mülk de O’nundur; O’ndan baflka ilah yoktur. Buna ra¤men nas›l çevriliyorsunuz? (39/6)
Allah, sizi topraktan yaratt› sonra bir su damlas›nda sonra döllenmifl bir hücreden sonra bir bebek olarak ç›karan
sonra sizi güçlü kuvvetli bir ça¤a ulaflt›ran sonra yafll› hale sokan sonra sizi belirlenmifl bir süreye kadar yaflatand›r.
Baz›n›z da ecelinizden önce vefat etmektesiniz. Umulur ki
düflünürsünüz. (40/67)
Allah, dirilten ve öldürendir. Diledi¤inde “Ol!” de ve istedi¤i hemen oluverir. (40/68)
Allah, göklerin ve yerin yarat›c›s›d›r. Allah, iflitendir, görendir. (42/11)
Allah, göklerin ve yerin anahtarlar›na sahiptir. Diledi¤inin r›zk›n› geniflletir, diledi¤ine k›sar. Allah, her fleyi bilendir. (40/12)
Allah, kullar›na karfl› lütuf sahibi oland›r; diledi¤ini r›z›kland›r›r. Allah, güçlüdür, gücü her fleye üstün gelendir.
(40/19)
Allah, gökleri ve yeri kusursuz yaratand›r. Sizi de en güzel fizikle yaratand›r. Dönüfl O’nad›r. (64/3)
59
Merhametli olan Allah, Kuran’› ö¤retti. ‹nsan› yaratt›. ‹nsana aç›klama yapmas›n› ö¤retti. Günefl’in ve ay’›n hareketini hesapla belirledi. Otlar›n ve a¤açlar›n, koydu¤u kanunlara göre davran›fllar›n› sa¤lad›. Gökleri yükseltti ve bir
dengeye oturttu. ‹nsana, dengeyi bozacak hareketler yapmamas›n› ve hakça davranmas›n› tavsiye etti. (55/1-9)
Allah, yeri canl›lar için yaratt›. Üzerinde taneli ve salk›ml› meyveler, kabuklu yemifller ve kokulu bitkiler yeflertti. Allah’›n bu nimetlerini nas›l yalanlayabilirsiniz? (55/1013)
‹nsan›, ateflte piflmifl kuru bir çamurdan yaratt› (Magmatik veya volkanik tafl, mineral içeren tafllar). Cini de dumans›z ateflten (gazlardan) yaratt›. fiu halde Rabbinizi hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? (55/14-16)
Allah, iki do¤unun da iki bat›n›n da Rabbidir. fiu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? (55/1718) (Bu ayette muhtemelen ikinci bir canl› gezegenin varl›¤› belirtilmektedir.)
Birbiriyle kavuflup karfl›lamak üzere iki denizi sald›. ‹kisi aras›nda engel vard›r, birbirlerinin s›n›r›n› geçmezler.
‹kisinden de inci ve mercan ç›kar. fiu halde Rabbinizin
hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? (55/20-23)
Dev gemiler denizlerde O’nun kanunlar› ile yol almaktad›rlar. fiu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? (55/24-25)
Yeryüzündeki her fleyin bir sonu vard›r. Orada kal›c›
olan sadece Rabbinizin varl›¤›d›r. fiu halde Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlayabilirsiniz? (55/26-28)
Göklerde ve yerlerde ne varsa, hepsinin ihtiyaçlar›n› her
gün, O, karfl›lamaktad›r. fiu halde Rabbinizi nas›l yalanlars›n›z? (55/29-30)
Ey yeryüzünün as›l unsurlar› olan cinler ve insanlar! Yak›nda sizinle ilgilenece¤iz. fiu halde Rabbinizi nas›l yalanlars›n›z? (55/31-32)
Ey cin ve insan topluluklar›! Göklerin ve yerlerin katmanlar›ndan kaçabilirseniz kaç›n, ancak size yard›m yap›l60
madan kaçamazs›n›z. Geçmeye kalkarsan›z üzerinize ya¤acak olan atefl ve metal buharlar›n› engelleyemezsiniz! fiu
halde Rabbinizi nas›l yalanlars›n›z? (55/33-36)
Gök yar›l›p k›pk›z›l bir hal ald›¤›nda, o gün ne cin ne
de insan günahlar›ndan dolay› sorgulanmaz. Çünkü o gün
suçlu günahkârlar simalar›ndan tan›nacak ve bafllar›ndan ve
ayaklar›ndan yakalanacaklard›r. Yalanlad›klar› cehennemde
kaynar sular aras›nda dönüp dolaflacaklard›r. Rabbin makam›ndan korkanlar için iki cennet vard›r. ‹çlerinde güzellikler vard›r, içlerinde iki p›nar vard›r. ‹kisinde de her meyveden iki çift vard›r. Atlas kumafltan kapl› yataklar üzerinde yaslanm›fl olarak meyvelerini kopar›p yerler. Bak›fllar›n›
yaln›z efllerine çevirmifl, daha önce ne bir insan›n ne de
cinin eli de¤memifl kad›nlar vard›r. Sanki onlar yakut ve
mercan gibidirler. ‹hsan›n karfl›l›¤› ihsandan baflkas› m›d›r?
Bu cennetlerin ötesinde iki cennet daha vard›r. Alabildi¤ine yemyeflildirler. ‹çlerinden durmaks›z›n f›flk›r›p akan iki
p›nar vard›r. ‹çlerinde meyveler, hurmalar ve narlar vard›r.
Orada huylar› güzel yüzleri güzel kad›nlar vard›r. Ota¤lar›
içinde korunmufl huriler vard›r. Bunlara daha önce ne bir
insan ne de cin dokunmufltur. Yeflil yast›klara ve çarp›c›
güzellikteki döfleklere dayan›p yaslanm›fllard›r. fiu halde
Rabbinizi nas›l yalanlars›n›z? Celal ve ikram sahibi Rabbinin ad› pek yücedir. (55/37-78)
Alllah
h Konusund
da Billgiller,, Ö¤üttler ve uyar›llar
Namaz›n›z› k›l›n ve Allah’›n emirlerine karfl› gelmekten
sak›n›n. Huzurunda toplanaca¤›n›z O’dur. (6/72)
Allah, gökleri ve yerleri kusursuz yaratt›. “Yok olun” deme hakk› O’na aittir. Sur’a üflenece¤i gün mülk O’nundur. Allah, gelece¤i de yaflanan› da bilendir. Allah, hüküm
ve hikmet sahibidir, her fleyden haberdard›r. (6/73)
Geceyi takip eden sabah›n gelmesi, gece vaktinin dinlenme zaman› k›l›nmas›, günefl ve ay›n kararl› hareketleri Allah’›n takdiri ile olmaktad›r. (6/96)
Allah, size, karalar›n ve denizlerin karanl›klar›nda (›ss›z61
l›¤›nda) yolunuzu belirlemeniz için y›ld›zlar› istifadenize verendir. (6/97)
Allah, sizi tek bir hücreden; geliflmenize uygun ve sizi
koruyan bir depoda infla edendir. (6/98)
Allah, gökten indirdi¤i su ile her bitkiyi yeflerten, bitkilerden yeflillikler ve yeflilliklerden baflaklar, hurma a¤açlar›
ve benzerlerinden salk›ml›klar, benzersiz meyveler ç›karand›r. (6/99)
Cinleri Allah’a ortak kofltular. Oysa onlar› da O yaratm›flt›r. Bir de hiç bilgiye dayanmaks›z›n O’na o¤ullar ve
k›zlar yak›flt›rd›lar, O ise nitelendire geldikleri fleylerden
yücedir, uzakt›r. Gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratand›r. O’nun nas›l bir çocu¤u olabilir? O’nun bir efli
(zevcesi) yoktur. O, her fleyi yaratm›flt›r. O, her fleyi bilendir. ‹flte Rabbiniz olan Allah budur. O’ndan baflka ilah yoktur. Allah, her fleyin üstünde bir vekildir. (6/101-102)
Allah size, görebilmeniz için yol gösterici bilgiler indirmifltir. Bu bilgilere uyanlar, kendi nefislerine iyilik; uymayanlar ise nefislerine kötülük etmifl olurlar. Allah sizin üzerinizde muhaf›z (zorlay›c›) de¤ildir. (6/104)
Allah’›n kararlar› do¤ru ve adildir. Onlar› kimse de¤ifltiremez. Allah, iflitendir bilendir. (6/115)
Allah, yolundan sapanlar› da, do¤ru yolda olanlar› da bilir. (6/117)
Allah, israf edenleri sevmez. (6/141)
Allah, zalimler toplulu¤unu hidayete erdirmez. (6/144)
Allah’›n orta¤› yoktur. (6/163)
Her nefis, yapt›klar›ndan dolay› sorumlu olarak Rabbine
dönecektir. (6/164)
Allah, insanlar› yeryüzüne yönetici k›ld› ve onlar› denemek için birbirlerine göre farkl› imkânlar vererek derecelendirdi. Allah, sonuçland›rmas› pek çabuk oland›r ve flüphesiz O, ba¤›fllayand›r, esirgeyendir. (6/165)
Allah, yap›lanlardan habersiz de¤ildir. (7/7)
Kötülük iflleyip de bunun ard›ndan tövbe edenler ve
iman edenler için Rabbin, hiç flüphesiz ba¤›fllayand›r, esir62
geyendir. (7/153)
‹simlerin en güzeli Allah’›nd›r. Öyleyse O’na bunlarla
dua edin. O’nun isimlerinde “ayk›r›l›¤a (inkâra) sapanlar›”
b›rak›n. Yapmakta olduklar›yla yak›nda cezaland›r›lacaklard›r. (7/180)
Bütün ifller Allah’a döndürülecektir. (8/44)
Allah, sabredenlerle beraberdir. (8/46); (8/66)
Refahtan fl›maran, insanlara gösterifl yapan ve insanlar›
Allah yolundan al›koyanlar gibi olmay›n. Allah, onlar›n yapt›klar›n› çepeçevre kuflatand›r. (8/47)
Allah, hainleri sevmez. (8/58)
Allah, zulme sapan bir kavmi hidayete erdirmez. (9/19);
(9/109)
Göklerin ve yerin mülkü Allah’›nd›r. Allah diriltir ve öldürür. Allah’tan baflka veli ve yard›mc› yoktur. (9/116)
Allah, iyilik yapanlar›n ecrini kaybetmez. (9/120)
Allah, takva sahipleriyle beraberdir. (9/23)
Allah’›n göklerde ve yerde yaratt›klar›nda, gece ve gündüzün oluflum düzeninde, takva sahibi toplumlar için ibretler vard›r. (10/6)
Dönüflünüz Allah’ad›r. O, her fleye gücü yetendir. (11/4)
Yeryüzünde bulunan her canl›n›n r›zk› Allah’a aittir. Her
canl›n›n bafllang›c› ve geliflme safhalar›, Allah taraf›ndan
kararlaflt›r›lm›fl bir plana göre yürümektedir. (11/6)
Allah, her fley üzerinde yetki sahibidir. (11/12)
Yeryüzünde birbirine yak›n toprak parçalar› üzerinde yetiflen salk›ml› meyvelikler, ekinler, küme halinde ve kümesiz hurmal›klar vard›r. Bütün bunlar ayn› su ile sulanmaktad›rlar. Hâlbuki tatlar› farkl›d›r. fiüphesiz bunda akl›
bafl›nda olan bir kavim için ibretler vard›r. (13/14)
Allah’›n yolu, nur yoludur (ayd›nl›k yoldur). Bu yolun
rehberi Allah’tan indirilen Kuran’d›r. (14/1)
Göklerde ve yerde olanlar›n tümü Allah’›nd›r. (14/2)
Allah, melekleri gerekmedikçe indirmez. ‹ndirdi¤i zaman
da göz açt›rmaz. (15/8)
63
Allah, Muhammed as’dan önceki kavimlere de peygamberler gönderdi. Onlar, Resullerle alay ettiler. Allah, bunlar›n kalplerine korku salm›flt›r. Önceki kavimlerin bafl›na
gelenlerden ders almayanlar, kendilerine gö¤e yükselecekleri bir kap› aç›lsa bile, bu bir sihirdir derler. (15/10–15)
Allah rüzgârlar› afl›lay›c› olarak göndermektedir. Bulutlar› afl›layarak yere su inmesini sa¤larlar. Bu sudan içmektesiniz, yoksa onu toplayamazd›n›z. (15/22)
Andolsun sizden öncekileri biliriz, sizden sonrakileri de
biliriz. Sonuçta Allah, insanlar› huzurunda toplayacakt›r, Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. (15/24-25)
Allah, sizin için gökten su indiren O’dur; içecek ondan,
a¤aç ondand›r ve bitkiler onunla yeflerir. Onunla sizin için
ekin, zeytin, hurmal›klar, üzümlükler ve meyvelerin her
türlüsünden bitirir. (16/10–11)
Yeryüzünde sizin için rengârenk yaratt›klar›nda da ö¤üt
alan bir toplum için gerçek bir ibret vard›r(16/13). Taze
et yemeniz, tak›nd›¤›n›z süsleri edinmeniz ve Allah’›n bol
nimetinden faydalanman›z için ve gemilerde seyahat etmeniz için denize boyun e¤diren O’dur. Art›k belki flükredersiniz. (16/14)
Allah, sars›lman›z› önlemek için yeryüzüne da¤lar yerlefltirdi. Yararlanman›z için aralar›nda vadiler ve nehirler oluflturdu. Nice alametlerle ve y›ld›zlarla yollar›n›z› bulabilirsiniz. Yaratanla yaratmayan› ay›racak kadar akl›n›z yok mu?
Allah’›n nimetini saymaya kalkarsan›z, onu sayamazs›n›z. Allah, ba¤›fllayand›r esirgeyendir. (16/15-18)
Allah’›n yaratt›¤› fleylerin gölgeleri, kuzey yönlerden sa¤a do¤ru secde ederek döndüklerini görmezler mi? (Allah’›n kurdu¤u düzen gere¤i olarak, cisim gölgelerinin devaml›, olarak bat›dan bafllayarak kuzey yününde sa¤a do¤ru hareketleri anlat›lmaktad›r.) (16/48)
Göklerde bulunanlar, yerdeki canl›lar ve bütün melekler, büyüklük taslamadan Allah’a secde ederler. Onlar, üstlerindeki Rablerinden korkarlar ve kendilerine ne emredilirse onu yaparlar. (16/49-50)
64
Allah buyurdu ki: “‹ki Tanr› edinmeyin! O ancak bir
tanr›’d›r. O halde yaln›z benden korkun!” (16/51)
Göklerde ve yerde ne varsa, O’nundur. O halde Allah’tan baflkas›ndan m› korkuyorsunuz? (16/52)
Allah, gökten indirdi¤i su ile ölü olan yeryüzünün diriltmesinde, hayvanlar›n karn›ndaki sindirilmifl g›dalar ile kan
aras›ndan ayr›larak oluflan ve içimi hofl olan sütün oluflmas›nda Allah’›n varl›k delilleri vard›r. (16/65-66)
Hurma ve üzümlerin meyvelerinden ald›¤›n›z g›da ve
sarhofl edici sular›nda da ak›llar›n› kullananlar için ibretler vard›r. (16/67)
Da¤larda, a¤açlarda ve yerleflim yerlerinde yuva kuracak
flekilde bir kabiliyetle yarat›lan ar›lar›n, her türlü meyveden ald›klar› g›dalardan kar›nlar›nda muhtelif renkli ve insanlar
için
flifa
veren
flerbet(bal)’›n oluflturulmas›nda ve depolanmas›nda ak›ll› toplumlar için Allah’›n varl›¤›n› gösteren deliller vard›r.
(16/68-69)
E¤er Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet k›lard›. Ama
yapt›klar›n›zdan sorgulanman›z için yapmad›. Allah, diledi¤ini sapt›r›r, diledi¤ini hidayete erdirir. (16/93)
Yedi gök ve yerler O’nu tesbih etmektedirler. O’nu övgü ile tesbih etmeyen hiç bir fley yoktur. Lakin onlar›n tesbihini kavrayam›yorsunuz. O, halim oland›r, ba¤›fllayand›r.
(17/44)
Biz, mucizeleri, insanlar› sap›k yollara girmelerini önlemek ve korkutmak amac›yla göndeririz. Bizi, mucize göndermekten engelleyen fley, insanlar›n, gönderdi¤imiz mucizeleri yalanlamalar›d›r. Semud kavmine bir difli deveyi görünür bir mucize olarak göndermifltik. Ama onlar o difli
deveyi keserek nefislerine zülmettiler. (17/59)
Sana: “Rabbin insanlar› kuflatm›flt›r” demifltik; sana gösterdi¤imiz o görüntüleri ve Kuran’da lanetlenen a¤ac›, ancak insanlar› s›namak için meydana getirdik. Biz onlar›
korkuturuz da, bu onlara, büyük bir azg›nl›ktan baflka bir
fley sa¤lamaz (17/60). (Ayette peygambere Miraç gecesin65
de gösterilen olaylar ve lanetlenmifl a¤aç olan cehennemdeki zakkum a¤ac›ndan bahsedilmektedir).
Allah’a nankörlük edenler, karl› ç›kacaklar›n› sanmas›nlar. (17/68-69)
Biz, insano¤lunu flan ve fleref sahibi k›ld›k. Onlar› karada ve denizde tafl›d›k; kendilerine güzel r›zklar verdik ve
onlar›, yaratt›klar›m›z›n birço¤undan üstün k›ld›k. Mahfler
gününde her insan toplulu¤unu önderleri ile beraber ça¤›r›p sorgulayaca¤›z. Bu dünyada kör olan kimse ahirette
de kördür, üstelik iyice yolunu flafl›rm›fl olarak. (17/70-72)
Allah, göklerin, yerin ve aralar›ndakinin Rabbidir. O’na
sab›rla ibadet ediniz. (19/65)
Göklerde ve yerde olanlar›n tümü, günefl, ay, y›ld›zlar,
da¤lar, a¤açlar, hayvanlar ve insanlar›n ço¤u Allah’a secde
etmektedirler. Ama birço¤u üzerinde azap hak olmufltur.
Allah’›n afla¤›lad›¤› kimseyi flereflendirecek yoktur. Allah,
ne dilerse yapar. (22/18)
Allah, gece ile gündüzü evirip çevirir. Bunda basiret sahipleri için bir ibret vard›r. (24/44)
Allah, her canl›y› sudan yaratt›, baz›lar› karn› üzerinde,
baz›lar› iki ayak üzerinde, baz›lar› da dört ayak üzerinde
yürümektedirler. Allah, diledi¤ini yarat›r. Allah, her fleye
güç yetirendir. (24/45)
Dikkat edin! Göklerde ve yerde olanlar›n hepsi Allah’›nd›r. Allah, hayat›n›z boyunca yapt›klar›n›z› bilendir. O’na
dönece¤iniz gün yapt›klar›n›z› size hat›rlatacakt›r. Allah, her
fleyi bilendir. (24/64)
Allah, Furkan’› (Kuran’›) âlemlere uyar› olmas› için kuluna indirdi. (25/1)
Allah tektir, O’ndan baflka ilah yoktur; O’nun zat›ndan
baflka her fley helak olacakt›r. Hüküm onundur. Siz O’na
döndürüleceksiniz. (28/88)
Yeryüzünde dolafl›n ve yarat›l›fl›n nas›l bafllad›¤›n› görün
(araflt›r›n). ‹flte Allah ölümden sonraki hayat› ayn› flekilde
oluflturacakt›r. (29/20)
Allah’a çevrileceksiniz. Allah diledi¤ine azap eder, dile66
di¤ini esirger. (Ayette insanlara can veren ruh’un Allah’a
dönece¤i, bu ruh’un, yeniden do¤uflta tekrar can verece¤i
bedenin azap veya mükafat görece¤ini bildirmektedir.)
(29/21)
Siz Allah’› ne yerde ne de gökte aciz b›rakamazs›n›z. Sizin Allah’tan baflka dost ve yard›mc›n›z yoktur. Allah’›n
ayetlerini yalanlayanlar ve O’nunla karfl›laflmay› ret edenler, Allah’›n rahmetinden ümit kesenlerdir. Onlar için ac›kl› bir azap vard›r. (29/22-23)
fiimfle¤in korku ve ümit vermesi, gökten inen su ile topra¤›n dirilmesi, Allah’›n varl›k delilleridir. Bu olaylarda
ak›ll›ca düflünebilen toplumlar için ö¤renilecek dersler vard›r. Gö¤ün ve yerin dengede durmas› da Allah’›n varl›¤›n›n delillerindendir. (30/24-25)
Allah’›n orta¤› yoktur, sizin mallar›n›zda kölelerinizin
eflit ortakl›¤a sahip olmad›klar› gibi. (30/28)
Allah, sizi yaratan sonra r›z›kland›ran sonra öldüren ve
sonra diriltendir. O’na flirk kofltuklar›n›z bunu yapamazlar.
Allah, flirk kofltuklar›n›zdan münezzehtir, yücedir. (30/40)
Allah, r›zk verenlerin en hay›rl›s›d›r. Her neyi infak
(insanlar› yararland›rmak)ederseniz, onun yerine size bir
baflkas›n› verir. (34/39)
Rabbiniz birdir, göklerin, yerin ve aralar›ndakilerin Rabbidir, do¤ular›n Rabbidir (37/4-5). (Bu ayette geçen do¤ular, iki farkl› fleyi anlatm›fl olabilir. Birincisi, yeryüzünde
ki her boylam çizgisi üzerinde yer alan her nokta için farkl› bir do¤u vard›r. Dolay›s›yla yeryüzü üzerinde birçok do¤u vard›r. Bu da bize, dünyan›n yuvarlak oldu¤unu ve kendi ekseni etraf›nda döndü¤ünü ifade etmektedir. ‹kincisi
ise, Kâinatta mevcut olan ve gezegenimize benzeyen canl›
gezegenlerin varl›¤›n› ifade etmektedir).
Saflar halinde dizilenlere (Melekler), toplay›p sürenlere
(bulutlar), zikir okuyanlara (Allah’› zikreden yarat›klar) yemin ederim ki Rabbiniz birdir. O, hem göklerin hem yerin ve ikisi aras›ndakilerin ve do¤ular›n Rabbidir. (Ayette
do¤ulardan maksat, di¤er canl› gezegenler olmal›d›r.)
(37/1-5)
67
Allah, peygamberlere zafer vaat etmifltir. Allah’›n taraftarlar› galip olacak olanlard›r. (37/171-173)
Allah, yalanc› ve inkârc›lar› hidayete ulaflt›rmaz. Allah,
birdir, yücedir. Allah, çocuk edinmeyi isteseydi, yaratt›klar›ndan diledi¤ini seçerdi. (39/3-4)
Göklerin ve yerin anahtarlar› yan›ndad›r. Allah’›n ayetlerini inkâr edenler hüsrana u¤rayanlar olacaklard›r. (39/63)
Bu kitap (Kur’an) mutlak galip, hakk›yla bilen, günah›
ba¤›fllayan, tövbeyi kabul eden, azab› çetin, lütuf sahibi Allah taraf›ndan indirilmifltir. O’dan baflka ilah yoktur, dönüfl O’nad›r. (40/2-3)
Allah, her fleyi yaratand›r. O’ndan baflka ilah yoktur.
(40/62)
Allah, yeryüzünü size yaflayaca¤›n›z yer yapt›, gök ile sizi korudu. Size en güzel flekli verdi. Size güzel r›zklar verdi. ‹flte sizin Rabbiniz olan Allah budur. Âlemlerin Rabbi
Allah ne yücedir. (40/64)
Allah, daima var oland›r. O’ndan baflka ilah yoktur. O
halde dinde ihlâsl› ve samimi kifliler olarak O’na dua edin.
Her türlü övgü âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur. (40/65)
Allah, kendi d›fl›nda ilah edinenlerin hesab›n› kendi görecektir.(42/6)
Büyük alametlerin (gemilerin) de denizde seyretmeleri,
Allah’›n ayetlerindendir. E¤er Allah dilerse, onlara hareket veren rüzgâr› durdurarak gemileri deniz sath› üzerinde hareketsiz b›rakabilir yahut içerisinde bulunanlar›, günahlar› sebebiyle yok edebilir. Rüzgar ak›mlar› da flükrederek sabredenler için Allah’›n kudretinin delillerindendir.
(42/32-34)
Allah, gerçek bir dost ve yard›mc›d›r. Hamd edilmeye
lay›kt›r. Ümitsiz insanlara ya¤muru indirerek rahmetini yayand›r. Göklerin ve yerin ve onlarda yayd›¤› her hareketli
mahlûkun yarat›l›fl›, O’nun delillerindendir. Diledi¤i zaman
onlar› toplayarak bir araya getirme¤e gücü yetendir.
(42/28-29)
Ha, Mim. Apaç›k olan Kitaba andolsun ki, biz onu mü68
barek bir gecede indirdik. Kuflkusuz biz uyar›c›y›z. O gecede her hikmetli ifle karar verilir. Al›nan kararlar Rabbinizden bir rahmet olarak elçilerimize gönderilir. fiüphesiz
Allah, iflitendir, bilendir. (44/1-6)
Allah, göklerin ve yerin Rabbidir. Buna inan›n. (44/7)
Allah, diriltir ve öldürür. O’ndan baflka ilah yoktur. Allah, sizin de atalar›n›z›n da Rabbidir. (44/8)
Göklerde ve yerde müminler için ayetler vard›r. ‹nsanlar›n yarat›l›fl›nda ve yeryüzünde da¤›n›k halde bulunan canl›larda kan›t arayanlar için ayetler vard›r. Gece ile gündüzün düzeninde, gökten inen ya¤murla topra¤›n yeflermesinde ve rüzgârlar›n hareketlerinde beynini kullananlar için
ayetler vard›r. Bütün bunlar, Allah’›n emriyle oluflan gerçeklerdir; bunlar› yalanlayabilecek bir dayanak ta yoktur.
(45/3-6)
Allah, denizi size fayda sa¤layacak ve ulafl›m› mümkün
k›lacak flekilde düzenleyendir. Allah, göklerde ve yerdekileri size fayda sa¤layacak flekilde düzenleyendir. Bütün bunlarda düflünebilenler için Allah’›n varl›k delilleri vard›r.
(45/12-13)
Allah, göklerin, yerin ve âlemlerin Rabbidir. Hamd (övgü) Allah’›nd›r. Allah, gücü üstün oland›r, hüküm ve hikmet sahibidir. Göklerde ve yerde büyüklük O’nundur.
(45/36-37)
Allah, gökleri ve yeri yaratand›r. Ölüleri diriltmeye ve
her fleye gücü yetendir. (46/33)
Allah, her fleyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Göklerin ve yerin ordular› O’nundur. Allah, müminlerin
iman›n› artt›rmak için kalplerine sükûnet verendir. (48/4)
Allah, üstün ve güçlü oland›r, hüküm ve hikmet sahibidir. Göklerin ve yerin ordular› Allah’›nd›r. (48/7)
Mant›kl› insanlar için do¤ada ve kendi nefislerinizde Allah’›n varl›k ve kudretine ait kan›tlar vard›r. Gökte de size vaat edilen r›zk›n›z vard›r. (k›yamet sonras› cennetlerin
bulundu¤u yerleflim yerleri kast edilmifl olunmal›d›r).
(51/20-22)
Allah, üstün ve güçlü oland›r, hüküm ve hikmet (üstün
bilgi) sahibidir. Göklerde ve yerde olanlar›n tümü O’nu
69
tesbih ederler. Allah, her fleye güç yetirendir. Göklerin ve
yerin mülkü O’nundur. (57/1-2)
Göklerin ve yerin mülkü Allah’›nd›r. Sonuçta her fley
O’na döndürülecektir.
Allah, insanlar› karanl›klardan (cehaletten) ayd›nl›¤a (bilime) ç›karmak için aç›k ayetler indirendir. Allah, çok flefkatli çok merhametlidir. (57/9)
Göklerde olan ve yerde bulunanlar, Melik (Mülkünde istedi¤i gibi tasarruf eden), Kuddüs (bütün noksanl›klardan
münezzeh olan), Aziz (Kudreti daima üstün gelen),
Hâ-
kim (her ifli hikmetli olan) Allah’› tesbih eder. Çünkü müminlere, içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onlar›
temizleyen, onlara Kitab› ve hikmeti ö¤reten bir peygamber gönderen O’dur. Kuflkusuz onlar önceden apaç›k bir
sap›kl›k içindeydiler. (62/1-2)
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’› tesbih eder.
Mülk O’nundur. Allah, her fleye güç yetirendir, Övgü
O’nundur. (64/1)
Mutlak hükümranl›k elinde olan Allah, yüceler yücesidir
ve O’nun her fleye gücü yeter. O, hanginizin daha güzel
davranaca¤›n› s›namak için ölümü ve hayat› yaratm›flt›r. O,
mutlak galiptir, ba¤›fllay›c›d›r. (67/1-2)
Yeryüzünü size boyun e¤diren O’dur. fiu halde yeryüzü
üzerinde dolafl›n ve Allah’›n r›zk›ndan yiyin, dönüfl O’nad›r. (67/15)
Kanatlar›n› çarparak havada kalabilen ve saflar halinde
seyreden kufllarda, Rahman›n mûcizesini görmez misiniz?
(67/19)
Devenin yarat›l›fl›, göklerin düzeni, da¤lar›n teflekkülü,
yeryüzünün düzeni, Allah’›n varl›k ve kudretinin delilleridir. (88/17-20)
70
Download

04. Allah C.C - Abdurrahman EREN