Suriyeli mülteci kadınlar, tek başlarına aile reisi rolünü üstlenirken, hayatta
kalma savaşı veriyor
Amman - 08.07.2014 - UNHCR tarafından bugün yayınlanan yeni bir rapor; Mısır, Lübnan, Irak
ve Ürdün’de 145.000’den fazla mülteci ailenin ya da başka bir deyişle her dört aile reisinden
birinin hayatta kalma savaşı veren kadınlar olduğunu ortaya koyuyor.
Rapor, çok kötü durumdaki aşırı kalabalık evlerde, güvenli olmayan üstünkörü yapılmış geçici
barınaklar ve çadırlarda, onurlarını korumak ve ailelerine bakmak için savaşırken; kadınların her
gün verdikleri geçim mücadelesinin üstündeki perdeyi kaldırıyor. Birçok kadın şiddet ve istimar
tehditi altında hayatlarını sürdürürken; çocukları gün geçtikçe artan travma, endişe ve sıkıntıyla
karşı karşıya.
“Kadınlar Tek başına: Suriye’nin Mülteci Kadınlarının Hayatta Kalma Savaşı” isimli rapor,
2014’ün ilk aylarında, üç aydan uzun süre içerisinde kendileriyle gerçekleştirilen mülakatlarda,
135 Suriyeli mülteci kadının paylaştığı kişisel tanıklıklara dayanmaktadır. Eşleri öldürüldükten,
yakalandıktan ya da başka sebeplerden ötürü onlardan ayrıldıktan sonra ailelerinin sorumluluğunu
üstlenmek zorunda kalan kadınlar güçlük, soyutlanma ve endişe girdabına yakalanmış durumda.
Dile getirilen başlıca zorluk kaynak eksikliğiydi. Çoğu kadın kirayı ödemek, sofralarına koyacak
yiyecek tedarik etmek ve temel ev malzemelerini satın almak için mücadele ediyor. Çoğu
birikimlerini tükettiler - evlilik yüzüklerini bile sattılar. Yalnızca beşte birinin para kazandıkları
bir işi var; çoğu ise iş bulmakta zorlanıyor ya da üstesinden gelmek zorunda oldukları başka
sorunlar var. Bu kadınların, yalnızca beşte biri ise akrabalarından destek alıyor.
Bazı kadınlar kaldıkları yerdeki camilerin cömertliğinden ya da kira ödemeden evlerinde
yaşamalarına izin veren ev sahiplerinden fayda görüyor. Bazısı çocuklarını işe gönderiyor. Dörtte
biri UNHCR ve diğer yardım kuruluşlarından para yardımı alıyor; para yardımı alanlarının üçte
ikisi ise hayatlarını bu yardıma tamamen bağımlı olarak sürdürüyor. Kadınların üçte biri yeterli
yiyecekleri olmadığını söylüyor.
UNHCR bağışta bulunanlara, ev sahibi ülkelere ve yardım kuruluşlarına acil yeni adımlar atması
çağrısında bulunuyor.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri António Guterres, “Yüz binlerce kadın için harap
olmuş vatanlarından kaçmak, ezici güçlüklerle örülü yolculuklarındaki yalnızca ilk adımdı,” dedi.
António Guterres “Bu kadınların paraları tükendi, güvenliklerine karşı her gün tehditlerle karşı
karşıyalar ve başka bir suçla değil yalnızca korkunç bir savaşta eşlerini kaybettikleri için
toplumdan dışlanmış insan muamelesi görüyorlar. Bu utanç verici. Her şeyini kaybetmiş oldukları
için aşağılanıyorlar,” diye sözlerine devam etti.
UNHCR Özel Elçisi Angelina Jolie “Suriyeli mülteci kadınlar parçalanmış bir toplumu bir arada
tutan zamktır. Güçleri olağanüstü, fakat tek başlarına mücadele ediyorlar. Sesleri, yardım ve
koruma için gözardı edilemeyecek bir çağrı,” diye ekledi.
Bu kadınlar için sürgündeki hayat, toplumlarından ve geleneksel destek kaynaklarından uzakta
evlerine ekmek getiren ve ailelerinin bakımını üstlenen, kendilerini ve ailelerini koruyan kişi
olmak anlamına geliyor. Birçoğu için bu yük ezici ve çoğu dışardan gelen yardıma tamamen
bağımlı durumda.
Mülakat yapılan kadınların yüzde altmışı, kendilerini güvende hissetmediklerini ifade etti ve her
üç kadından biri evinden çıkmaya ya çok korkuyor ya da buna büyük bir endişe ile yaklaşıyor.
Nuha, eşiyle Kaire’ye geldi; fakat eşi işte vurularak öldürüldü. Nuha “Yüreğimdeki üzüntüden
dolayı evden çıkmak istemiyorum,” dedi. Nuha, “Ölümü Suriye’de bıraktık, sonra baktık ki bizi
Mısır’da bekliyor,” diyerek sözlerine devam etti.
Birçok kadın taksiciler, minibüs şoförleri, ev sahipleri, hizmet sektöründe çalışanlar tarafından
olduğu gibi dükkanlarda, marketlerde, toplu taşıma araçlarında ve hatta yardım dağıtımları
sırasında da sürekli olarak sözlü tacize maruz kalıyor olmaktan şikayet etti. Mısır İskenderiye’de
yaşayan Diala, “Mısır’da yalnız bir kadın tüm erkekler için bir avdır,” dedi. Ürdün’deki Zahwa
ise, gıda kuponu alırken mülteciler tarafından bile taciz edildiğini söylüyor. Zahwa, “Onurlu bir
şekilde yaşıyordum, fakat şimdi yanımda bir erkek olmadığı için kimse bana saygı duymuyor,”
dedi.
Bir kadın tecavüze uğradığını söyledi; fakat bir çoğu cinsel ve toplumsal cinsiyete dayalı şiddeti
tartışmaya hazır değildi. Lübnan’daki Noor isimli bir mülteci kadın “Yardım istemek için asla bir
kuruluşa başvurmam,” dedi ve “Yarama tuz basar sessiz kalırım, fakat asla kimseye bir şey
söylemem,” diye ekledi.
Kadınların çoğu, yaşadıklarının çocukları üzerindeki etkisinden kaygı duyuyordu. Mısır’da
yaşayan Diana “Maddi durumumuz ve okul konusunda endişelenmek durumundayım.
Çocuklarımı korumak, ihtiyaçlarını karşılamak ve aynı zamanda anne sevgisi vermek
zorundayım. Kendimi hırpalanmış hissediyorum,” dedi.
150’den fazla kuruluş, Suriyeli mülteci kadınlara ve ailelerine hizmet sağlıyor ya da onları
destekliyor. Araştırma inisiyatif alan, birbirini destekleyen ve günlük mücadelerinde çözümler
bulmaya çalışan birçok mülteci kadın örneğiyle karşılaştı. Araştırma aynı zamanda ev sahibi
halkın nezaket ve cömertliği gösteren birçok davranış örneğine de dikkat çekiyor.
Fakat rapor, bu yardımın ihtiyaçları karşılamaya yetmediği sonucuna vardı ve bağış yapanlara
Suriyeli mülteci kadınlara, tekrar ayakları üstünde durabilmeleri ve yaşamlarını sürdürmek için
yeterli para kazanabilmeleri için yardımcı olmak amacıyla daha fazla çaba sarf etme çağrısında
bulundu. Her beş kadından birinin eşinden ya da ailesinden vize ya da diğer kısıtlamalar
sebebiyle ayrıldığına dikkat çeken rapor, ev sahibi ülkelerin hükümetlerinden bu kadınları
aileleriyle tekrar bir araya getirmek için çözümler bulmasını istedi. Ev sahibi halkların da çok
büyük desteğe ihtiyacı var. Bu kadınların zorluklarının birçoğu – ve tırmanan gerilimleretrafınlarındaki toplumun daha genel endişelerini yansıtıyor.
2.9 milyon kişinin mülteci olmasına ve daha fazla sayıda insanın ülke içinde yerlerinden
edilmesine sebep olan Suriye’deki durum, dünyadaki en büyük yerinden edilme krizi haline geldi.
2014’ün başından bu yana her ay, 100.000’den fazla Suriyeli mülteci komşu ülkelerde kayıt altına
alınıyor. Mültecilerin toplam sayısının yıl sonuna kadar 3.6 milyona ulaşması bekleniyor.
Raporun tamamına takip eden link’ten ulaşılabilir: http://womanalone.unhcr.org/mobile/
***
Daha fazla bilgi için: Sayın Selin Ünal, Dış İlişkiler ve Enformasyon Müdürü, UNHCR Türkiye;
Cep Telefonu: 0530 282 78 62; E-posta: [email protected]
Download

Suriyeli mülteci kadınlar, tek başlarına aile reisi rolünü