İSTEK ÖZEL ACIBADEM ANAOKULU
VELİ BÜLTENİ
Kasım 2014
ÇOCUKTA DAVRANIŞ KONTROLÜ
Davranış kontrolü , çocuğun 3 farklı alanda nasıl davranması gerektiğini öğrenmesidir:
-
Fiziksel tehlike yaratan durumlar(merdiven, kalabalık caddeler, soba gibi)
Psikobiyolojik ihtiyaçların giderilmesi (yeme-içme, uyuma gibi)
Aile içinde öğrenilen, sosyal ilişkilerde ortaya çıkan davranış kalıpları
Davranış kontrolü ev ortamında anne babanın davranışlarını gözlemleyerek başlar.
Ebeveynlerin verdiği tepkiler, davranışlarını ne ölçüde ve hangi durumlarda kontrol edip
edemedikleri çocuğun içinde bulunduğu duruma nasıl tepki vereceğini belirler. Ev içinde
eleştirel ve agresif tavırlarını kontrol etmeyi başaran anne babalar, çocuklarının özgüvenlerini
zedelemeden çatışmayı çözümlemelerine ve davranışlarını olumlu yönde güdülemelerine
yardım etmiş olurlar. Çocukla tartışmaya girmek, istediğimiz davranışı yapması için zorlamak
çocuğun duygusal tepkilerini kontrol etmesini imkansız hale getirecektir. Anne babanın ev
içindeki “kontrol dışı” davranışlarına örnek verecek olursak:
-
Çocuklara emretmek, bağırmak, alay etmek, eleştirmek, azarlamak, çocuklara “arsız,
aptal, tembel, işe yaramaz” gibi sıfatlar takmak, çocuğu başka bir yere göndermekle
tehdit etmek, hatalara orantısız ve ilişkisiz cezalar vermek (Ör: yemek yemek
istemeyen çocuğa oda cezası vermek, oyuncaklarını toplamak istemeyen çocuğun
oyuncaklarını kırmakla/çöpe atmakla tehdit etmek/yapmak gibi.), hata yapınca özür
dilememek, çocukları şımartmak onlara aşırı derecede teslim olmak, hata yaptığında
çocuğa küsmek, sevgiyi ve ilgiyi kesmek.
Ailede düzen, güven, adalet, sevgi ortamı oluşturabilmek için aile bireylerinin üstlenmesi
gereken sorumluluklar vardır. Aile çocuğun bu sorumluluklarından kaçmasına cezai
uygulamalarla değil yaptırımlarla karşılık vermelidir. Yaptırımlar sosyal davranışlardaki
sorumluluğu vurgular. Çocuk sorumsuz davranmayı seçtiği zaman yaptırım bedelini de
üstlenmeyi seçmiş demektir. Örneğin istediği şeyi ağlama krizine girerek anlatan çocuğa
“ağlamanı bitirdiğin zaman isteğinle ilgileneceğim” deyip kendi yaptığınız işe dönerseniz,
uyguladığınız bu yaptırım sayesinde hem sakinliğinizi korumuş olursunuz hem de
çocuğunuzla aranızdaki koşulsuz sevgiyi korumuş olursunuz.
Çocukta Oto Kontrolü geliştirmek için:
-
Yaptırımlar olumlu bir biçimde uygulanmalıdır
Anne baba her zaman sözünde durmalıdır
Çocukla kesinlikle çatışmaya girilmemelidir.
Yaptırımları uygularken çocuğa neyi yanlış yaptığını ve kendisinden ne beklendiğini saygılı
ve sakin bir biçimde anlatmak çok önemlidir. Yaptırımlar sorumsuz davranışın doğal bir
sonucu olmalıdır. Örneğin sinirlenip kardeşine vuran çocuğun elinden yavaşça tutup “bu
davranışın yanlıştı, ellerimiz vurmak için değil okşamak içindir” diyerek kardeşinden özür
dilemesini isteyebiliriz. Böylece duruma uygun doğal bir yaptırım uygulamış oluruz.
Yaptırımlar her zaman net ve tutarlı olmalıdır. Çocuk sorumsuzca bir davranış sergilediğinde
aynı yaptırımın uygulanacağını bilmelidir. Örneğin boya kalemleriyle masanın üzerini çizen
bir çocuğa “kağıdını boyamalısın, masayı boyamaya devam edersen kalemlerini almak
zorunda kalacağım” demek ve her boyama saatinde aynı davranışa aynı tepkiyi vermek
tutarlılık sağlayacaktır.
Yaptırımlar uygun ve adil olmalıdır. Anne ve baba aynı durum için farklı yaptırımlar
uygularlarsa çocuğun anneye ve babaya olan güveni azalır. İkisini de dinlememeyi ve keyfi
hareket etmeyi seçer. Örneğin salonun her tarafına oyuncaklarını yaymış olan çocuğa
“oyuncaklarını topladığında birlikte film izleyebiliriz” denilebilir, zorlandığı durumda yardım
edilebilir. Ama “o daha çocuk ben toplarım” düşüncesiyle hareket eden ebeveyn çocuğun
sorumluluk geliştirmesini ve davranışının sonucuyla yüzleşmesini engellemiş olur.
Yaptırımlar kişisel olmamalıdır. Çocuk işbirlikçi davranmadığı takdirde “ben senin
annenim/babanım hemen dediğimi yapacaksın” şeklinde ya da tehditkar bir tepki verilirse
çocuk annesi/babası istediği için yapması/yapmaması gerektiğini düşünür. Bu da yaptırımları
keyfi algılamasına neden olur.
Çocuğun olumsuz davranışının nedeni ilgi ihtiyacı da olabilir. Eğer dikkati çekmek için,
diyaloğa katılmak için sorumsuzca davranış sergilerse ihtiyaca yönelik hareket etmek daha
makul olacaktır. Ama sorumluluklardan kaçmaya çalışıyorsa yaptırım kaçınılmaz olmalıdır.
Yaptırımı uygulayan ebeveynler soğukkanlı ve olumlu bir tavır içinde olmalıdır. Korku duyan
çocuk aileyle sağlıklı iletişim kurmamış ve sorumluluğu hakkında hiçbir şey öğrenmemiş
olur. Üstelik bir sonraki sorumsuzluğu ilkinden beter olacaktır. Ör: Çocuğun koltuğun üstüne
çıktığını gördük ve panikle aşağı indirip “bir daha oraya çıktığını görürsem fena yaparım”
diye kızdık. Çocuk davranışındaki yanlışın ne olduğunu, neden çıkmaması gerektiğini
öğrenemedi. Bunun yerine çocuğu kucaklayıp yere indirdikten sonra “koltuğun üstüne çıkmak
tehlikelidir, yere düşüp canını yakabilirdin”
diyerek kendini nasıl koruması gerektiği
anlatılabilir.
Yapılan en büyük hatalardan biri çocukla çatışmaya girmektir. Anne baba kontrolü
kaybederse çocuğun durum ve ebeveynler üzerindeki kontrolü artmış demektir. Örneğin sık
sık ağlama krizi yaşayan çocukları düşünelim. Çocuk bağıra çağıra ağlamaya başladığında
döngü de başlar. Anne ve baba ısrarla susturmaya çalışır, ikna etmeye çalışır, çocuk sinirli
olduğu ve duyamadığı için bağırarak ağlamayı sürdürür. Ailenin sabrı taşar ve çocuğu
tartaklayarak, bağırarak ya da azarlayarak kontrol altına almaya çalışırlar, istediğini yaparlar.
Sonuç: anne ve baba kontrolü kaybetti, çocuk kazandı. Yapılacak tek bir şey vardı:
Duymamak ve görmemek. Karşınızdaki kişinin kulağında kulaklık olduğu zaman onunla nasıl
konuşmuyorsanız, çocuğunuz da ağlama krizine girdiğinde sakinleşmesini beklemelisiniz.
Kendini koruyabilen, sosyal ilişkilerinde dengeli hareket eden, davranışlarının sorumluluğunu
alan çocuklar yetiştirmek için dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:
-
Anne babanın görevi çocuğu kontrol etmek değil, davranışlarını kendisinin kontrol
edebilmesi için sorumluluklar vermektir,
Anne baba sorumlulukları ev içinde ve dışında sık sık hatırlatmalıdır, çatışmaya
kesinlikle girmemelidir,
Ailede her birey kendi oto kontrolünü sağlamalı, hata yaptığı zaman özür dilemeyi
bilmelidir,
Çocuğa sorumluluk kazandırmak için eşler ortak ve kararlı bir tutum sergilemelidir,
yoksa çocuk sadece kuralları esneten/uygulamayan ebeveyni dinleyecektir,
Sıkıntısı olan, duygusal tepkilerini kontrol etmekte güçlük çeken anne babalar bunu
çocuğuna yansıtmamak için psikolojik destek almalıdırlar.
Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümü
Kaynaklar:
Humphreys,T. (1993). Çocuk Eğitiminin Anahtarı: Özgüven, Epsilon Yayınevi
Download

istek özel acıbadem anaokulu veli bülteni