Ahmet Rasim de matbuat
hayatına, tıpkı Mithat
Efendi gibi mütenevvi
mevzularda yazılar
yazmak suretiyle atılmış
fakat güzel üslubu, bilgi ve
zekâ unsurlarıyla yüklü
zarif yazıları ve gerçekten
yerli ve zevkli
söyleyişleriyle az zamanda
sanat cephesi yine Mithat
Efendiden üstün eserler
vermeğe muvaffak
olmuştur.
Ahmet Rasim, İstanbul’da
doğmuştur. Babası, o
AHMET RASİM
(1864-1932)
daha doğmadan annesini
terk ettiği için çocukluğu
annesinin yanında ve fakir
bir hayat içinde geçmiştir.
Ahmet Mithat Efendi
tarzının, yine Servet-i
Fünun çağlarında
yetiştirdiği diğer popüler
ve kudretli bir sanatkâr
da Ahmet Rasim’dir.
Darüşşafaka okumuş, bu
mektebi bitirmiş PostaTelgraf Nazırlığı fen
kalemine mamur
seçilmiştir. Fakat Daha
çocukluğundan beri yazı
hayatına karşı büyük bir
heves duyan muharrir bu
ölmüş ve Ada mezarlığına
gömülmüştür.
vazifeden çabuk ayrılmış
ve hayatını, muharrirliği
vakfetmiştir. Arada bir
Kendi kendine
Fransızca öğrenerek;
muallimlik veya Maarif
Nazırlığı teftiş ve
muayene encümeni azalığı
gibi kısa süren bazı
vazifeleri ve 1927’de
İstanbul Milletvekili
sıfatıyla bulunduğu Büyük
Millet Meclisi azalığı
istisna edilirse Sanatkârın
bütün hayatı, Babıâli
caddesinde neşrolunan
çeşitli mecmua ve
gazetelerde; çok sevilen ve
aranılan bir muharrir
sıfatıyla; yazı yazmak ve
yine çok sayıda eserler
vermek suretiyle
geçmiştir. Hayatının son
yıllarında hastalanmış ve
uzun bir hastalıktan
sonra; Heybeliada’da
neşriyat hayatına
Fransızcadan tercüme
ettiği fenni ve edebi
yazılarla başlayan Ahmet
Rasim, önce Ahmet
Mithat Efendinin
Tercüman-ı Hakikat’inde
çalışmış, sonra Babıâli’de
neşredilen hemen bütün
gazete ve mecmualara yazı
yazmıştır. Fonografa,
elektriğe dair yazılardan
başlayarak, Garp
klasiklerinden seçme
parçalar tercümesine;
tarihe ait eselerden alfabe dahil- muhtelif
derslere ait mektep
kitaplarına varıncaya
kadar, pek mütenevvi
eserler veren bir taraftan
da gazete ve mecmualara
makaleler, fıkralar,
musahabeler yarak;
monografiler yazmış;
bilhassa günlük hadiseleri
kıvrak ve çekici üslubiyle,
yerli ve temiz Türkçesiyle,
çok geniş bir okuyucu
keskin ve zarif çizgilerle
karikatürize eden mizahi
fıkralarıyla büyük ve haklı
kitlesi toplamaya
muvaffak olmuştur.
bir alaka uyandırmıştır.
Muharrir, aynı zevkli
üslupla, giderek, kendini
daha çok edebi mevzulara
yaşanılmış ve
yaşanılmakta olan
hayatların karakteristik
yöneltmiş yahut edebi
neviler dâhilindeki
eserlerini daha
tarafları üzerinde nüfuslu
bir görüşü ve bu
hadiselerin komik ve ibret
sanaatkarhane bir istek ve
zevkle kaleme almıştır. Bu
arada, çok yakından
verici taraflarını kuvvetle
yakalayarak; onları,
gerçekten sanaatkarhane
tanıdığı İstanbul hayatına
ait mevzular üzerinde
hikayeler, romanlar,
bir üslupla bezeyerek;
içer, beşer, kelimelik kısa
cümlelerle tanıtışı,
hatırat yazıları; günün
hayatından renkli bir
fotoğraf zevkiyle
tamamıyla nevi şahsına
münhasır bir yazı
sanatının kudretli ve
aksettirilmiş tablolar;
dünün hayatına dair adeta
tezahürleridir. Görünüşte
kolay yazılmış hissini
canlı, tarihi eserler; büyük
Tanzimat ediplerine ait
veren bu güzel cümleler,
hakikatte, eskilerin şelf-i
Ahmet Rasim’ in,
mümteni dedikleri,
herkesin başaramayacağı
hatırlanması lüzumlu
olan, edebiyata ait belli
bir kolaylıkla
söylenilmiştir.
başlı verimlerini şöyle bir
kısa, ile tanımak
mümkündür: Muharririn
Akşamları, zevkle
hazırlanmış bir içki
sofrası başında, çeşitli
mezelerle ve uzun bir
zaman süresince fakat pek
az içmeyi hususi bir itiyat
haline koyan ve bu
hareketleriyle de bir ayrı
alaka uyandıran
muharririn; üçer, beşer
kelimelik, kısa fakat pek
zevkli, pek hareketli, bilgi,
görgü, duygu, fikir ve zekâ
unsurlarıyla ördüğü
renkli cümlelerinde, adeta
bu çeşitli mezelerin, iştiha
uyandıran, değişik ve
lezzetli çeşnisi vardır.
Ahmet Rasim’in sayısı
130 u aşan telif, tercüme;
küçüklü büyüklü muhtelif
eserler içinde burada
yerli mevzularla meydana
getirdiği hikaye ve
romanlarında umumiyetle
hissi aşk maceralarının ve
aile felaketlerinin
romantik ifadesi vardır.
Bu bakımdan onun
eserleri devrin edebi ve
içtimai havasına
uygundur. Namık
Kemal’den veri Türk
romanın belli başlı aile
mevzu olan aile
sarsıntıları, Ahmet
Rasim’in de dikkatle
alakalandığı memleket
dertlerindendir. Bu
maceraların yürüyüş ve
tanıtılışında;
muharirririn büyük bir
muvaffakiyetle çizdiği bazı
canlı sahneler
Onun serlerine daha
çekici bir renk vermiştir.
özel hayatına, gerek
İstanbul hayatına ait
Ahmet Rasim’in muhtelif
tarihlerde, küçük ve
büyük kitaplar halinde
çeşitli hatıralarını yine
zevkli ve çekici bir üslupla
kaleme almıştır.
neşrettiği eserleri içinde
ilk sevgi, güzel Aleni
mektup arkadaşım,
Küçük hikâyelerinden,
makale ve tenkitlerden
Endişe-i Hayat, Nakam,
Asker oğlu, Sevda-yı
Sermedi, İki güzel
günahkâr, İki günahsız
sevda, Hamamcı Ülfet
isimli hikâye ve romanları,
sanatkârın hikâye
vadisindeki başarı ve
tekamülünü tanıtacak
başka bir takım hatıraları
da ihtiva eden Ömr-i
Edebi isimli eserinde
bilhassa İstanbul
mesirelerine dair kuvvetli
intibaları vardır; iki
ciltten mürekkep Fuhş-ı
Atik adlı kitabı, eski
Beyoğlu hayatına ve o
Türk milletini yakından
devrin sefahat âlemlerine
ait zengin ve zevkli
müşahedelerle doludur.
tanıyan, onun dilini çok iyi
bilen, onun ruhuna nüfuz
ederek; dertleriyle
1927 de yazdığı Falaka
isimli çocukluk
hatıralarında yazdığı
dertlenen, neşesiyle
zevklenen muharrir;
tarihten yarım asır evvelki
mahalle mektebi
çocukluk çağlarında
başlayarak; gerek kendi
hayatının; mektebe
başlayıştan, hoca, aile,
eserlerdendir.
talebe münasebetlerine
kadar; en ince teferruatı
diğer bir yazı sahası da
tarihçiliktir. Muharrir
ustalıkla, samimiyetle
anlatılmış, bu eserde bu
gün birer tarihi vesika
mektep kitaplarından
başlayarak, tarihe ait
muhtelif eserler yazmıştır.
değeri kazanan kuvvetli
sahneler çizilmiştir.
Bunlar arasında resimli
ve haritalı Osmanlı Tarihi
güzel ve pedagojik değeri
Muharririn; gülüp
ağladıklarım, muharrir bu
ya, Şair-Muharrir-Edip ve
bilhassa Şehir mektupları
isimli tanınmış
eserlerinde hep aynı
kuvvetli kalemin ve aynı
içtimai mizahçılığın güzel
sahifeleri sıralanmıştır.
Sanatkârın bir aralık
Romanya’ ya yaptığı
küçük bir seyahatte
Romanya Mektupları
adıyla hatırat ve seyahat
edebiyatımızın zevkli ve
nükteli eserleri arasına
katılmış bulunmaktadır.
Ahmet Rasim’in
merakla ve ısrarla çalıştığı
olan bir mektep kitabıdır.
Tarih ve Muharrir eseri,
müellifin tarihi makale ve
muhasebelerinden
müteşekkildir. İstibdattan
hâkimiyet-i milliye ye adı
ile yazdığı 2 ciltlik
eserinde Osmanlı
İmparatorluğunun
bilhassa XIX. Asırdaki
siyasi ve içtimai tarihine
dair kuvvetli görüşler,
canlı tasvirler vardır.
Ahmet Rasim, Tanzimat
muharrirlerinden Şinasi
hakkında güzel bir
monografi yazmış ve
Matbuat tarihine methal:
İlk büyük
muharrirlerinden Şinasi
başlığıyla hazırladığı bu
Dağlarında’sı Jeane
Richep’in den çevrilmiş
eseri 1927 de yazmıştır.
Şinasi müellifinin bundan
başka Akif Paşa, Ziya
Uhlankarısı, Jules
Verne’in Kaptan Jips
on’u, D.Lesueur Madam
Paşa ve Namık Kemal için
yazmış, fakat
neşrolunmamış
Hardiber gibi tanınmış
eserleri vardır.
monografileri vardır
bütün bular ve burada
isimleri sayılmayan daha
bir çok eserler, Ahmet
Rasim’e Türk matbuat
hayatının velut
Böylelikle tıpkı Servet*i
Fünuncular gibi
eserlerinin mühim bir
kısmını XX. Asırda veren
bu popüler sanatkârların
ilk edebi verimleri ve XIX.
muharrirleri arasında
şerefli bir yer sağlamıştır.
Asrın son yıllarında
Hüseyin Rahmi’nin ve
Ahmet Rasim’in
Sanatların telif
eserlerinin dışında Garp
Edebiyatından bazı
romanlarındaki popüler
maksattan uzak
kaldıkları, hele halk
tercümeleri, bazı yazı ve
kültür hayatına ait zengin
tabloyu bütünlemektedir.
hayatlarından alınmış
realist tabloları
aksettirmek gibi mühim
Bu tercümeler arasında
Cemalle Flamarion’ un
bir meziyetten tamamıyla
mahrum bulundukları
Urani’si Cermen
Siliva’nın Car pat
halde şöhretleri ve hissi
maceralarıyla halk
arasında alaka
uyandırmış bir takım
eserler daha yazmıştır.
Bunlar arasında
Vecihi’nin mahcura,
Hikmet gibi tanınmış
telifleriyle Saffet
Nezihi’nin Zavallı Necdet
isimli romanın özel bir
mevkii vardır.
akillitahtasunumlari.com
Download

AHMET RASİM (1864