Sevgili İnsanlar,
Sizlere Çin’in güneybatısından sesleniyorum. Bol miktarda bambu ile beslenen, siyahbeyaz kürklü bir hayvanım. Evet, ben bir pandayım.
Beni yalnızca hayvanat bahçelerinde görebiliyorsunuz. Benim gerçek hayatımı ne
kadar iyi bilebilirsiniz ki? Bir konuşabilsem, neler neler anlatırım size. Beni doğal hayatıma,
ormanlarıma geri götürmeniz için neler vermezdim. Sayım çok azaldı, neslim gitgide
tükeniyor. Siz insanlar da bu nedenle pandaların yarısını hayvanat bahçelerine
götürüyorsunuz. Bir bilseniz biz o demir parmaklıklar arkasında neler yaşıyoruz. Koskoca
ormanlardan çıkıp, o küçücük kafeslerde hayatını sürdürmek kolay mı sanıyorsunuz. Oysa
bıraksanız bizi, ormanlarımıza, eski evlerimize geri dönsek ne kadar mutlu olacağız. Zaten
Dünya üzerinde ortalama 700 panda kaldı. Tarım ilaçlarıyla, avcılıkla, ormanların yakıp
yıkılmasıyla, bilimsel deneylerle, otoyol kazalarıyla, nüfus artışıyla, ticaretle ve daha birçok
nedenle sayımız azalmaya devam ediyor. Bir de o bilimsel deneyler olmasa…
Neden deneylerde hep hayvanları kullanıyorsunuz? İlaçları onların üstünde deniyor,
sağlığa zararlı olup olmadığını böyle anlıyorsunuz. Peki denediğiniz ilaç sağlığa zararlıysa,
deney yaptığınız o hayvan ne olacak? Zararlı olduğu için belki de hayvan öldüğünde, o türün
sayısı da azalacak. Peki, hayvanat bahçelerinde birçok hayvan varken, neden en çok nesli
tükenmekte olan hayvanları getiriyorsunuz? O kadar hayvanın arasında bizi görmeseniz ne
olur sanki? Lütfen söylediklerimi dikkate alın. Çok yakında bizim de neslimiz tükenecek.
Bizlere yardım etmeniz dileğiyle;
Pandalar
Nil Reyhanoğlu
5-C 405
Download

Nil Reyhanoğlu 5-C 405