BESLENME, SAĞLIK VE SAĞLIKLI İLETİŞİM
Ülkemizde son yıllarda yapılan araştırmalar, medyadaki sağlık
konulu haber, program, reklam içerikli yayınların takip
edilme oranları:
-İnternet ortamında
% 27
-Televizyonlarda
% 19
-Gazetelerde
% 14
Bilgi ve teknoloji çağında insanlar birçok kaynaktan ve
hızla bilgiye ulaşmaktadır.
- Sağlık programı, ticari iletişim yayınlarında artış, geniş bilgi,
reçete gibi tavsiyelerin kamuoyuna aktarılması
BESLENME, SAĞLIK YAYINLARI VE MEDYA
Medya, tüketici davranışlarını etkileyen çevresel
faktörlerin başında yer almaktadır. Sağlık konusunda
insanların bilgili olması, sağlığa gösterilen önemi
artırmakta, yaşam tercihlerinin belirlenmesine yardımcı
olmakta, besin seçimini, beslenme alışkanlıklarını
etkilemektedir.
* Ne kadar sağlıklı olduğu?
* Ne kadar bilgilendirici olduğu?
* Ne ölçüde kamu yararını gözettiği?
gündemdeki eleştirile arasındadır.
BESLENME, SAĞLIK YAYINLARI VE MEDYA
 Temel kamu hizmeti niteliği taşıyan sağlık hizmetlerinin
sunumunda; gerek hekimler, gerekse sağlık kuruluşları, ilgili
mevzuatlarla, reklam yapmaktan men edilmiş olup, sağlıkla
ilgili yapılan her türlü haber, bilgilendirme ve tanıtımın,
toplumun sağlıkla ilgili konularda doğru bilgilendirilmesini
ve insan sağlığının korunması amacıyla, mevzuatla
belirlenmiş sınırlar dahilinde yapılmasını gerekli kılmıştır.
 Sağlık
kurum/kuruluşlarının
bu
sınırlara
uymasının
zorunluluğu yanında, medyanın da aynı şekilde sorumluluğu
vardır. Yapılacak olan bilgilendirme ve tanıtımlarda, aykırı
uygulama ve faaliyetleri sınırlamak amacıyla ilkeler
belirlenmiş, mevzuatı oluşturulmuştur. (RTÜK: gizli
reklam, halkı aldatıcı tanıtım, genel sağlık, kriz dönemi
yayın)
BESLENME, SAĞLIK YAYINLARI VE MEDYA
 Olağanüstü dönemlerdeki yayınlar: 6112-7/2 «Medya hizmet sağlayıcı,
Cumhurbaşkanının veya Hükümetin; millî güvenliğin, kamu düzeninin, genel
sağlığın ve genel ahlakın gerekleriyle ilgili bildirilerini, bildirinin ulaştığı gün saat
23:30’a kadar yayınlamakla yükümlüdür.»
 Olağanüstü dönemlerde, salgın vakalarında medyanın daha dikkatli,
bilinçli, halkı paniğe sevk etmeyecek yayın yapması gerekmektedir.
RTÜK, “Domuz Gribi” salgını döneminde uyarılar yayınlamış ve
alınması gereken tedbirler açıklanmıştır: “Tüm haber ve yayınlarda
Sağlık Bakanlığı’ndan bilgi alınması, konu hakkında kamuoyunu
bilgilendiren kimselerin alanında güvenilir, uzman kimseler olmasına
dikkat edilmesi, arşiv görüntüler yayınlandığında bunun kesinlikle
belirtilmesi ve kamuoyunu paniğe sevk edecek ifade ve görüntülere yer
verilmemesi, kamuoyunu bilgilendirmek amaçlı, ilgili kurumların
hazırladığı bilgilendirici spot filmlere yer verilmesi, konunun bahane
edilerek sosyal, kültürel, ekonomik ve turizm gibi alanlarda birtakım
yanlış beklenti ve hedefleri olanlara fırsat verilmemesi ve Türkiye’nin
uluslararası camiada yanlış tanıtılmamasına dikkat edilmesi”
BESLENME, SAĞLIK YAYINLARI VE MEDYA
 Türkiye’de sağlık haberciliğinin doğru bilgilendirme ve etik
kurallara uyması ile ilgili faaliyet gösteren önemli iki sivil
toplum kuruluşu bulunmaktadır. Eğitim ve Sağlık
Muhabirleri Derneği (ESAM), ikincisi ise Sağlık
Muhabirleri Derneği’dir.
 18-20 Haziran 1999/ESAM, TTB, TÜBİTAK/ Sağlık Bilinci
ve Medya konulu toplantısında, Halkın Yararı İçin Sağlık
Haberciliği Bildirgesi’ni yayınlamıştır.
* Sağlıkta uzmanlaşma desteklenmeli, doğru sağlık
haberciliği için sağlık muhabiri istihdamı, bilimsel danışma
havuzu oluşturulması, İletişim Fakültelerine dersler
konulması…
BESLENME, SAĞLIK YAYINLARI VE MEDYA
 Bildirgenin yayınlanmasından 12 yıl sonra bu konu ile ilgili
olarak Anadolu Üniversitesi tarafından bir proje planlanmış ve
yürütülmektedir. “Türkiye’de Sağlık Konulu Yayıncılık
İlkelerinin Belirlenmesi: Kaynak, İleti ve Sağlık
Haberlerinin İçerik Analizi ve Medya Etiği Hedef Kitle
Bağlamında Sağlık Konulu Yayınların Analizi”
 Proje ile sağlık konulu yayıncılığın betimlenmesi, yayın
içeriklerinin
irdelenmesi,
kamuoyunun
algı
ve
değerlendirmelerinin belirlenmesi ve bu bağlamda sağlık
konulu yayıncılığa ilişkin ilkelerin ortaya konularak bu
alana ilişkin toplumsal bilincin artırılması amaçlanmıştır.
 (Çalıştayların sonunda «Bildirge», araştırma sonuçları)
BESLENME, SAĞLIK YAYINLARI VE MEDYA
Araştırmadan Bazı Veriler:
- Türkiye genelinde “ciddi bir rahatsızlıkla karşılaşan” vatandaşların %
94’ü doktora gitmeyi ve doktordan bilgi almayı doğru buluyor. Doktordan
öğrendikleri bilgiye güvenenleri oranı ise % 75.
- Ciddi bir rahatsızlık karşısında kitle iletişim araçları arasında en çok
internetten bilgi alınıyor (% 13).
- İnterneti takip eden vatandaşların % 66'sı bu yayınlar sayesinde
"sağlığımla ilgili olarak artık daha bilinçli davranabiliyorum" diyor.
İnternet kullanıcısı vatandaşların % 31'i haber içerikleri sayesinde
"sağlığıyla ilgili bir rahatsızlığı olduğunu anladığını" ifade ediyor.
Yayınların Güvenilirliği
 - Sağlık profesyonellerinin % 21'i, medya profesyonellerinin ise % 12'si
medyada yer alan sağlık konulu haber ve yazıları kesinlikle "güvenilmez"
buluyor.
BESLENME, SAĞLIK YAYINLARI VE MEDYA
Yayınların Denetimi
- Sağlık profesyonellerinin % 38'i ve medya profesyonellerinin % 24'ü medyada
yer alan sağlık konularının içeriklerinin denetlenmediğini düşünüyor.
- Vatandaşların % 51'i gazete ya da dergilerdeki, % 45'i televizyondaki, % 48'i
de internetteki sağlık konulu yayınların denetlenmediği kanaatini taşıyor.
Fayda görülüyor mu?
- Vatandaşların % 4'ü medyadan öğrendiği sağlık konulu bilgi ya da tedavileri
genellikle ya da sık sık uyguladığını, Halkın % 1,6'sı ise her zaman hepsini
uyguladığını belirtiyor.
- Medyadan öğrendiği tedavileri uygulayanlara "Bu uygulamadan fayda ya da
zarar gördünüz mü?" sorusuna, % 15'i "çoğunlukla fayda gördüm", % 2'si de
"zararını gördüm" yanıtını veriyor.
Satın alıyorlar mı?
- Medyadan öğrendiği sağlık, beslenme, diyet, iyi yaşam, estetik ya da güzellikle
ilgili herhangi bir kitap, hap, kür ya da ürünü para karşılığı satın alanların oranı
% 9. Katılımcıların % 4'ü de "Almak istedim ama alamadım" yanıtını veriyor.
BESLENME, SAĞLIK YAYINLARI VE MEDYA
 Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) tarafından gerçekleştirilen
«Kadınların Televizyon İzleme Eğilimleri Araştırması- 2»
araştırmasına göre (2007) kadın izleyicilerin en fazla izlediği
program “Doktorum” programı olmuştur. Kadınların % 60’ının
günde yaklaşık 2 ile 5 saat arasında televizyon izlediğini ortaya
koymuştur.
 Araştırmada kadınlar Doktorum programını “bilgilendirici, eğitici
ve yararlı” bulduklarını belirtmişlerdir.
 Programda; hastalıklar konusunda bilgiler yer almakla birlikte,
sağlıklı kalma ve hastalıkları önleme konusunda sürekli bilgi
sunulan ve hastalık gelmeden nasıl önlem alınacağı konusunda
insanların aydınlatılmaya çalışılmaktadır. “hastalıkla geldiğinde
mücadele etmek yerine, hastalık gelmeden önleme”
BESLENME, SAĞLIK YAYINLARI VE MEDYA
 Basında yer alan haberler kişilerin sağlıklı yaşam ya da
sağlık sorunları ile mücadelede izleyecekleri yolları
bilinçli ya da bilinçaltı şekilde etkilemektedir. Bu
nedenle sağlık ile ilgili haberlerde halkı doğru
bilgilendirmek çok önemlidir.
 Haberler toplumun sağlık alanında ve yeni tedaviler
hakkında bilgi edinmede önemli kaynaklardan biridir.
Yanlış yönlendirebilecek basılı ve sözel yayınlara da
sıklıkla rastlanmaktadır.
 Doğruluğu/yanlışlığı bilinmeyen birçok elektronik
posta sanal ortamda dolaşmaktadır.
BESLENME, SAĞLIK YAYINLARI VE MEDYA
 Toplumda
pek çok konu araştırılmadan, televizyondan
izlenerek bilgi edinilmekte ve paylaşılmaktadır.
 İlgili kurumların denetimlerine rağmen; en büyük tehlike taklit
ve sahte üründe yaşanmaktadır.(İfşa edilen ürünler: Süt, yoğurt, sıvı
yağ, peynir, tereyağı, kırmızı et, tavuk eti, pirinç, bal …)
 Gıdaların katkı maddeleri, GDO’lu ürünler, tarım ilacı
kalıntıları gibi nedenlerle hastalıklara yol açtığı bilgileri
toplumda paniğe yol açmakta, bir taraftan da yanlış
bilgilendirmeler ürünlere olan güveni yok etmektedir.
 (Doğal olanı tüketin/ Ambalajlı süt-Sokak sütü/
Ayranımız niye bozulmuyor, süt niye ekşimiyor?/
Şeker kanser yapıyor, Gıdalar kanser yapıyor, GDO’lar
zararlı, mısır yemeyin/Tavuk tüketmeyin/ Suda
arsenik var/ Balık tüketmeyin)
BESLENME, SAĞLIK YAYINLARI VE MEDYA
Kitle iletişim araçları aracılığıyla, bitkisel ürün adı altında
satışa sunulan “gıda takviyesi” ürünlerin, bitkisel
olduğu
iddia
edilerek,
birçok
hastalığı
önleyebileceği/tedavi edebileceği yönündeki ifadelerle,
“tüketiciyi yanıltıcı” iddialarla, adeta “mucizevi” şekilde
tanıtılmaktadır.
• Ürün güvenliği, bilimsel etkinliği kanıtlanmamış bu
ürünlere bir de sağlık beyanıyla tanıtılan gıdaların
eklenmesi (bal, polen, bebek maması, bebek devam sütü
vb.) uygulama alanını genişletmektedir.
BESLENME, SAĞLIK YAYINLARI VE MEDYA
• Kamuoyuna aktarılan bilgilerin doğruluğu, güvenilirliği ve
geçerliliği yönünde kaygıların artmış olması, denetim
sorununu da beraberinde getirmiştir.
• 2010 yılından bu zamana yazılı ve görsel-işitsel medyada
tüketiciyi yanıltıcı reklam ve tanıtımların artması, kendi
mevzuat hükümleri çerçevesinde denetimlerini sürdüren
bir çok kurumu bir araya getirmiş, mevzuata aykırı
yayınların önlenmesi konusunda etkin mücadele süreci
başlatılmıştır.
(kurumların ayrı hareket etmeleri, iletişim ve koordinasyon
eksiklikleri, yetki kullanımı, halkı yanlış yönlendiren içerikler,
halk sağlığı ve bilincinin oluşturulması konusunda
eğitici/bilgilendirici ikame ve spot programlar)
BESLENME, SAĞLIK YAYINLARI VE MEDYA
 Yapılan toplantılarda konunun tüm paydaşları (kamu, özel
sektör temsilcileri, üniversite ve STK’lar) bir araya gelmiş,
gıda ve içecek sektörünü yakından ilgilendiren konular ele
alınmıştır:
- Denetimler sürerken herkes üzerine düşeni yapmalı,
otokontrolünü sağlamalı,
- Çalışmalarda ve mevzuat hazırlama sürecinde işbirliği
yapılmalı,
- Medyadaki bilgi kirliliğinin sektöre zarar verdiği,
- Kayıt dışı üretimin önüne geçilmesi, iyi imalat, iyi
tarım uygulamalarının desteklenmesi,
BESLENME, SAĞLIK YAYINLARI VE MEDYA
 İhtiyaçların karşılanmasında insan sağlığını, geleceğini
korurken, gelecek kuşakların da kendi ihtiyaçlarını
tehlikeye sokmaksızın önlemler alınması,
 Gıda sektörünün iletişim alanını iyi kullanması, medyanın
bir kaynak olarak görülmesi,
 Tüketicinin doğru, bilimsel verilerle bilgilendirilmesi,
bilgilendirmenin kolay, anlaşılır olması,
 Medyada yaşanan bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi
noktasında tüm paydaşların katılımıyla politikalar
geliştirilmesi,
gerektiği ifade edilmiştir.
ÇOCUKLARIN KORUNMASI ve RTÜK
İlerleyen teknolojiyle birlikte, çocukların maruz
kaldıkları etkili pazarlama teknikleriyle hazırlanan (ticari
iletişim, sponsorluk, gizli reklam, internetten yapılan satışpazarlama, satış promosyonları) reklamların olumsuz
etkilerinden koruması amacıyla çalışmalar
yapılmaktadır.
 AB yasalarıyla uyum sürecinde RTÜK tarafından, çocukların
sağlıklı büyümesi ve medyanın olumsuz etkilerinden
korunması amacıyla, aşırı tüketimi önerilmeyen yiyecek ve
içeceklerin reklamlarının daha etkili denetlenebilmesi için,
Sağlık Bakanlığı nezdinde girişimde bulunulmuştur.
ÇOCUKLARIN KORUNMASI ve RTÜK
 Bakanlığın açıklayacağı liste doğrultusunda önümüzdeki
günlerde çocuk programlarında bu tür yiyecek
içeceklerin reklamlarının yapılması önlenecektir.
ve
 Böylelikle televizyonlarda gıda reklamları kapsamında
“Çocuklar için koruma kalkanı” oluşturulacaktır.
 Yapılan düzenlemelerle, sağlıklı beslenme konusunda
algı oluşturacak, düzenli ve dengeli beslenmeyi teşvik
eden mesajlar verilecektir.
TÜRKİYE’DE ÇOCUKLARIN MEDYA
KULLANMA ALIŞKANLIKLARI ARAŞTIRMASI
 RTÜK tarafından 2013 yılında yapılan "Çocukların Medya
Kullanma Alışkanlıkları Araştırması“na göre; çocuklar en fazla
kitap, gazete ve dergiye önem veriyor, en uzun zamanı ise cep
telefonuna harcıyorlar.
 Çocukların önem sıralamasında internet ikinci, cep telefonu dördüncü
 Kitap, gazete ve dergi % 70.7, İnternet % 60.8, Bilgisayar/tablet % 48.6, Cep
telefonu % 45, Televizyon % 40.5 (Radyo, % 55.2 oranında “önemli değil”
kategorisinde)
 En fazla zaman ayrılan cep telefonu
 Öğrenciler cep telefonuna günde ortalama 2 saat 39 dk, televizyona 1 saat 55 dk,
internete 1 saat 48 dk, bilgisayar/tablete (internet dışında) 1 saat 34 dk, kitap, gazete,
dergi (ders kitabı dışında) okumaya 1 saat 32 dk, radyo dinlemeye 58 dk zaman
ayırıyorlar.
(Türkiye genelini temsilen, 26 İl merkezi, ilçe, kasaba ve köylerinde 6-18 yaş grubu,
1-12. Sınıflarda okuyan 4.306 öğrenciye, yüz yüze görüşme yöntemiyle)
ÇOCUKLARIN KORUNMASI ve RTÜK
 Araştırma, yeni neslin televizyondan, mobil cihazlara doğru
eğilim gösterdiğini, çocukların cep telefonu ve tablet gibi
mobil cihazlara harcadıkları zamanın giderek arttığını
ortaya koydu. Bunun üzerine RTÜK, Milli Eğitim Bakanlığı
ve çeşitli üniversitelerden akademisyenler bir araya gelerek
2006 yılından beri ortaokullarda okutulan, “medya
okuryazarlığı” ders programını tamamen yenilediler.
 Böylelikle medya okuryazarlığını, ailede başlayan ve hayat
boyu gelişimini devam ettiren bir beceri olarak gören
akademik bakış açısı pratiğe yansıtılmıştır.
BESLENME, SAĞLIK VE RTÜK YASASI
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), radyo,
televizyon ve isteğe bağlı yayın hizmetleri sektörünü düzenlemek
ve denetlemek amacıyla kurulmuş, idarî ve malî özerkliğe
sahip, tarafsız bir kamu kuruluşudur. Üst Kurul, 6112 sayılı
Kanun ve ilgili yönetmelik ile kendisine verilen bu görev ve
yetkiyi kullanmaktadır.
6112 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın
Hizmetleri Hakkında Kanun, “Avrupa Birliği Görsel-İşitsel
Medya Hizmetleri Yönergesi” ile “Avrupa Sınırötesi Televizyon
Sözleşmesi” kriterleriyle uyum içerisinde hazırlanmıştır.
(03.03.2011 tarih ve 27863 sayılı R.G.)
02 Kasım 2011 tarihinde ise Yayın Hizmeti Usul Ve Esasları
Hakkında Yönetmeliğimiz yürürlüğe girmiştir.
BESLENME, SAĞLIK VE RTÜK YASASI
Yayın Hizmeti İlkeleri:
 Kanunun 8/j bendi: “Haksız çıkarlara hizmet eden ve haksız
rekabete yol açan unsurlar içeremez. ”
 Kanunun 8/l bendi: “Genel sağlığa, çevrenin ve hayvanların
korunmasına zarar verecek davranışları teşvik edemez.”
 Kanunun 8/2 fıkrası: “Radyo ve televizyon yayın hizmetlerinde,
çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar
verebilecek türde içerik taşıyan programlar bunların izleyebileceği
zaman dilimlerinde ve koruyucu sembol kullanılmadan
yayınlanamaz.”
BESLENME, SAĞLIK VE RTÜK YASASI
Yayın Hizmetlerinde Ticarî İletişim:
 Kanunun 9/3 fıkrası: “Gizli ticarî iletişime izin
verilemez.”
 Kanunun 9/6-c bendi: “Yanıltıcı olmamak ve tüketicinin
çıkarlarına zarar vermemek”
Yönetmeliğin 9/6-c bendi: “Yanıltıcı olmamalı ve
tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarına
zarar vermemelidir. Ticari iletişimi yapılan bir ürün,
hizmet veya imajın özellikleri hakkında aldatıcı düzeye
ulaşan eksik bilgi ve abartılı ifade ve görüntülere yer
verilemez.”
BESLENME, SAĞLIK VE RTÜK YASASI
Yayın Hizmetlerinde Ticarî İletişim:
 Kanunun 9/6 fıkrasının (ç) bendi: “Çocukların
fiziksel, zihinsel veya ahlakî gelişimine zarar vermemek,
deneyimsizliklerini veya saflıklarını istismar ederek,
çocukları bir ürün veya hizmeti satın almaya veya
kiralamaya doğrudan yönlendirmemek; çocukları
reklamı yapılmakta olan ürün veya hizmetleri satın
almak için ebeveynlerini veya başkalarını ikna etmeye
doğrudan teşvik etmemek; …”
 Kanunun 9/6 fıkrasının (e) bendi: “Sağlık, çevre ve
güvenliğe zarar verecek davranışa teşvik etmemek,
zorundadır.”
BESLENME, SAĞLIK VE RTÜK YASASI
Yayın Hizmetlerinde Ticarî İletişim:
 Kanunun 9/7 fıkrası: “Genel beslenme diyetlerinde aşırı tüketimi tavsiye
edilmeyen gıda ve maddeler içeren yiyecek ve içeceklerin ticarî iletişimine,
çocuk programlarıyla birlikte veya bu programların içinde yer verilemez.”
 Yönetmelik 9/7:“(Değişik:RG-3/4/2014-28961)Genel beslenme diyetlerinde aşırı
tüketimi tavsiye edilmeyen yağ, yağa dönüşen asitler, tuz/sodyum ve şeker gibi
gıda ve maddeleri içeren yiyecek ve içeceklerin ticarî iletişimi;
 a) Çocuk programlarının başında ve sonunda veya bu programların içinde
yapılamaz.
 b) Diğer programlarla birlikte veya bu programların içinde yapılması durumunda,
ekranın alt kısmında izleyiciler tarafından rahatça okunabilir, akar bant şeklinde
yayınlanacak ve içerisinde düzenli ve dengeli beslenmeyi teşvik eden ifadelere yer
veren yazılı uyarılarla birlikte yapılır.
 c) Genel beslenme diyetlerinde aşırı tüketimi tavsiye edilmeyen yiyecek ve içeceklerin
tespitinde, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan liste esas alınır. ”
BESLENME, SAĞLIK VE RTÜK YASASI
Belirli Ürünlerin Ticarî İletişimi:
 Kanunun 11/2 fıkrası: “Reçeteye tabi ilaçlar ve tedaviler
hakkında ticarî iletişim yapılamaz.”
 Kanunun 11/3 fıkrası: “Reçeteye tabi olmayan ilaçlar ve
tedavilerin reklamları dürüstlük ilkesi çerçevesinde, gerçeği
yansıtan ve doğrulanması mümkün unsurlardan oluşacak şekilde
hazırlanır.”
Yönetmelik 12/c bendi: “… Bu konuda 17/2/2005 tarihli ve 25730
sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Beşeri Tıbbi
Ürünlerin Sınıflandırılmasına Dair Yönetmelik hükümlerine göre
hazırlanan ve her yıl Sağlık Bakanlığınca yayımlanan liste esas
alınır.” “İlaçlar ve tıbbi tedaviler için tele-alışverişe izin
verilemez.”
 Kanunun 11/4 fıkrası: İlaçlar ve tıbbi tedaviler için tele-alışverişe
izin verilemez.
BESLENME, SAĞLIK VE RTÜK YASASI
Program Desteklemesi
 Kanunun 12/3 fıkrası: “Programlar, ticarî iletişimi yasaklanmış
olan mal ve hizmetlerin üretimi veya satışıyla iştigal eden gerçek
ve tüzel kişilerce desteklenemez. Tıbbi ürünleri üreten, pazarlayan
veya satan ya da tıbbi tedavileri pazarlayan veya sunan gerçek ve
tüzel kişilerin program desteklemesinde bulunması hâlinde, gerçek
ve tüzel kişilerin ismi, markası, logosu veya imajı program
desteklemesinde kullanılabilir; ancak gerçek ve tüzel kişilerin
üretim veya satışını yaptığı reçeteye tabi tıbbi ürünler veya tıbbi
tedaviler kullanılamaz.”
 Kanunun 13/5fıkrası: “Ticarî iletişimi yasaklanmış ürünlerin
ürün yerleştirmede kullanılmasına izin verilmez.”
RTÜK ÇALIŞMALARI
Düzenlenen Raporlar:
Sağlık beyanıyla tanıtılan ürünlerle
ilgili genel sağlığa aykırı, halkı
yanıltıcı
ve
gizli
reklam
hükümleri doğrultusunda, 6112
sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği
tarihinden (03.03.2011) bugüne
kadar düzenlenen müeyyide karar
sayısı toplam 4.698’dir.
(20.10.2014 tarihi itibariyle)
6112 SAYILI KANUN
HÜKMÜ
8/1. Maddesinin (l)
bendi
(Genel sağlığa zarar
verilmemesi)
9/3. madde
(Gizli reklam)
9/6. Maddesinin (c)
bendi
(Yanıltıcı reklam)
9/6. Maddesinin (ç)
bendi
(Çocuklara zararlı
reklam)
T O P L A M
MÜEYYİDE
SAYISI
2011/2014
454
1.723
2.289
232
4.698
RTÜK ÇALIŞMALARI
 Uygulanan idari para cezalarının sonuca ne olmuştur?
 (tedavide
etkinliği ve emniyeti kanıtlanmamış
ürünlerin, gerçeğe aykırı beyanlarda bulunarak halkı
istismar ettiği, yanılttığı, bilimsel yönden eksik veya
doğru
olmayan
bilgilerle
tüketicileri
yanlış
yönlendirdiği, bu ürünlerin bilinçsiz tüketimine
neden olarak toplum sağlığı açısından risk
oluşturduğu,
mevzuata
aykırı
sağlık
beyanı
kullanıldığı)
 Yayın formatının değiştirilmesi, / Sağlık beyanını kullanmadan
ürün tanıtılması, / Ürün ismini belirtmeden tavsiye edilmesi, /
İdari para cezalarını karşılanarak aynı şekilde yayına devam
edilmesi/ Yurt dışı kaynaklı yayın yapılması
RTÜK ÇALIŞMALARI
 Platform işletmecileri uyarıldı
 RTÜK’ten lisans almadan uydudan yayın yaparak gıda
takviyelerinin ve bitkisel ürünlerin tanıtımlarını
yayınlayan kanalların, genel sağlığa aykırı ve halkı
yanıltıcı yayınlarının engellenmesi için, platform
işletmecileri nezdinde de girişimde bulunulmuştur.
 12 Temmuz 2013 tarihindeki toplantıda da, dijital
platformların
temsilcilerine,
yayınlarını
iletecekleri
kanalların
RTÜK’ten
lisanslı
olmalarının
önemi
vurgulanmıştır.
 Mevzuata aykırı çeşitli ürünlerin reklamlarının durdurulması
talebiyle ilgili Bakanlıklardan gelen yazılar,
yayıncı
kuruluşların bilgilenmelerini sağlamak amacıyla RTÜK’ün
resmi internet sitesinde yer almıştır.
RTÜK ÇALIŞMALARI
 Sağlık Bakanlığı’nın yeni mevzuatı doğrultusunda 1262
sayılı İspençiyari ve Tıbbi Müstahzarlar Kanunu'nun 2/1/20146514/32 madde ile değişik 19 uncu maddesinin birinci
fıkrasındaki; "... Müstahzar olmamakla beraber hastalıkları
teşhis ve tedavi ettiği beyanı ile herhangi bir ürünün
satışını, pazarlamasını veya reklamını yapanlar bir yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ayrıca
bunların tanıtım veya satışlarının internet veya başkaca
herhangi bir elektronik ortam üzerinden yapılması hâlinde
18 inci maddenin üçüncü fıkrası uygulanır." hükmüne göre
takdir ve gereğinin ifası için Bakanlığa 485 adet bildirim
yapılmıştır.
(11.03.2014 tarihinden 20.10.2014 tarihine kadar)
RTÜK ÇALIŞMALARI
Eğitici Kamu Spotları-Zorunlu Yayınlar:
 Üst Kurulun 8/8/2012 tarih ve 2012/45 sayılı toplantısında kabul
edilerek yürürlüğe giren Kamu Spotları Yönergesi, kamu
spotlarını “Kamu kurum ve kuruluşları ile dernek ve vakıf gibi
sivil toplum kuruluşlarınca hazırlanan veya hazırlatılan ve Üst
Kurul tarafından yayınlanmasında kamu yararı olduğuna
karar verilen bilgilendirici ve eğitici nitelikteki film ve sesler
ile alt bantları” olarak tanımlamaktadır. Bu amaçla hazırlanan
kamu spotlarının süresini 45 saniye ile sınırlayan yönerge
(Md.6/1), kamu kuruluşlarının bir yılda en fazla üç ayrı kamu
spotu yayınlatabileceği (Md.4/6) yönünde bir başka sınırlama
getirmiştir.
RTÜK ÇALIŞMALARI
Eğitici Kamu Spotları-Zorunlu Yayınlar:
 Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, 662 sayılı KHK
gereğince “gıda güvenliği, gıda güvenirliliği, bitki ve hayvan
sağlığı ile toprak koruma” konularında;
 Sağlık Bakanlığı, 663 sayılı KHK doğrultusunda “halk sağlığının
korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve
önlenmesi ile teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin
daha verimli kullanılabilmesi” konularında,
 Ayda 90 dakikadan az olmamak üzere uyarıcı ve eğitici
mahiyette yayınlar hazırlar veya hazırlatılır.
 Kamu spotlarının hedeflenen davranış değişikliğini
yaratabilecek bir etki oluşturabilmesi, hedef kitleye
uygun bir mesaj vermesi ile mümkün olacaktır.
SONUÇ VE ÖNERİLER
 Bu
kadar
kurumun
mücadele
sürecinde
olduğu
yayınlar/bilgilendirmeler kapsamında kesin sonuç alınamaması,
işbirliği ile çalışmayı, etkin mevzuat düzenlemelerini, otokontrolün
ve bilinçlendirilmenin gerekliliğini bir kez daha ortaya
koymaktadır.
 AB mevzuatına uyum sürecinde, yasalarımız revize
edilmekte, halk sağlığını ve çıkarını korumak için yasaklar
getirilmektedir. Ancak bu yasağın tam olarak uygulanması ise,
çok iyi denetim yapılmasıyla mümkün olacaktır.
 Halk sağlığını olumsuz etkileyen, tüketiciyi yanıltan
ifadelerle yapılan yayınlarla mücadele kapsamında kurumlar
yetki ve sorumluluk alanlarını netleştirmeli, yetkilerin kullanımı
sağlanmalı, ortak çalışmalarda ihtiyaç duyulan listeler
açıklanmalıdır.
SONUÇ VE ÖNERİLER
 Tüm




paydaşlar arasında, kurumlar arası işbirliği,
koordinasyon, doğru ve hızlı bilgi akışı ile bu bilgilerin
sürekliliği, şeffaflığı sağlanmalı, kontrol ve denetime
yönelik
hizmetler
etkinleştirilmeli,
kurumsal
kapasite güçlendirilmelidir.
Sorumlu kurumların belirledikleri hedef
ve
çalışmalara ilgili sektörün de dahil edilmesi,
Sorumlu Bakanlıkların denetimlerini arttırmasının yanı sıra,
gıda firmaları da otokontrollerini sağlamalıdır.
Denetim mekanizmasında cezadan önce, otokontrol
yönetimi ve toplum duyarlılığı geliştirilmeli, herkes
üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmelidir.
Gıda güvenliği noktasında denetimlerin ve yaptırımların
yeterli olması sağlanmalıdır.
SONUÇ VE ÖNERİLER
 Bilgi kirliliğinin ortadan kaldırılarak, güvenin tesisi için,
çoklu katılımla, kamuoyunun güveneceği bir kurum tesis
edilmeli, sağlık, beslenme, ürün güvenliği konularında,
halkın paniğini, korkusunu ve endişelerini giderecek
açıklamaları bilimsel yaklaşımlarla bu kurumun yapması
sağlanmalıdır.
 Kitle iletişim araçlarında, toplumu bilgilendirmek için
yapılan sağlık yayınlarında; verilen bilgiler doğru ve
bilimsel temele dayalı olmalıdır.
 Sağlık ve beslenme bilgileri; hedef kitleye uygun, açık
ve sade bir dille, anlaşılır düzeyde, ciddi, kaliteli, ikna
edici, etkileyici ve bilgilendirici bir biçimde
sunulmalıdır.
SONUÇ VE ÖNERİLER
 Halkın, yeterli düzeyde bilinçlendirilmesine yönelik ortak
çözümler oluşturulmalı, eğitici-bilgilendirici ikame ve spot
programlar hazırlanmalıdır.
 Güvenli gıda, tüketici hakları, sağlıklı gıda, besin
etiketlerinin okunması konusundaki eğitimde medya
kullanımı önemsenmeli ve desteklenmelidir.
 Tüketicilerin haklarını bilmeleri kapsamında, insanlara
dijital
kanallar
aracılığıyla
bilgilendirmeler
ulaştırılmalı, sosyal medya aktif kullanılmalıdır.
 Resmi makamlarca kurulan “destek ya da şikayet
hatlarının” kullanımı teşvik edilmelidir.
SONUÇ VE ÖNERİLER
 Toplumun tüm kesimini ilgilendiren gıda güvenliği,
gıda güvencesi, beslenme konularında Tüketiciler/
Üreticiler eğitilmeli, bilinçlendirilmelidir.
 Üretici piyasaya güvenli ürünleri arz etmek
zorundadır. Ürettikleri besinin kalitesini satış
aşamasından önceki her adımda kontrol etmeli,
otokontrolünü sağlamalıdır.
 Üreticiler sektör bazında “Tüketici
Danışma
Hatlarını” kurmalı, ürünle ilgili her konuda
tüketicilerin bilgilenmeleri sağlanmalıdır.
 Doğru seçim yapılabilmesi için eksiksiz ve doğru
bilgilendirme yapılmalı, “Gıda etiketi” bilgisi anlaşılır
olmalıdır.
SONUÇ VE ÖNERİLER
 Tüketiciler
de
denetime
katılmalıdır.
Haklarını öğrenmeli, sahip çıkmalı, şikayet
mekanizmasıyla devletin denetim yapmasını
etkinleştirilmelidir.
 Alışverişlerinde ürün güvenliği kapsamında kendi
denetimini yaparak satın almalıdır.
 Hak aramanın gerekliliği, güvensiz ürünler
kapsamında izlenecek yollar ve ilgili merciiler
hakkında bilgilendirilmeleri sağlanmalıdır.
TEŞEKKÜRLER
İstanbul, 12-14 Kasım 2014
Sevgi HASİPEK
Üst Kurul Uzmanı
Download

sonuç ve öneriler - İstanbul Sağlık ve Beslenme Bienali