LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ
2014
KONTROL USTALARI
Prof. Dr. Hasan Şimşek
İstanbul Kültür Üniversitesi
(www.hasansimsek.net)
14 Eylül 2014
İnsan kendini dünya üzerinde yaşayan canlıların en akıllısı olarak bilir. Bu, insanın
aklını kullanarak ürettiği teknoloji ve yöntemlerle çevresini kontrol altında tutması ile
de neredeyse tartışmasız bir olgu olarak kabul görür. Ancak, kendini bütün canlıların
üzerinde konumlandıran insanın “aklına ve zekasına” verdiği önem ve değerin
sorgulanmasına yol açabilecek çokca da olay ve olguyla karşılaşırız. Gerçekte, akıl ve
zeka doğada bizi şaşırtacak derecede karışık formlarda karşımıza çıkabilir. Akıl ve
zekadan yoksun olduğuna inandığımız bitkiler ve hayvalar gibi doğanın değişik
bileşenlerini oluşturan canlıların yaşam mücadelelerinde başardıkları insanın aklını
alacak cinstendir. Bir seferinde oturduğumuz evin önünde asfaltla kaplanmış
kaldırımdan bir çam filizinin uç verdiğini gördüğümde şaşkınlık içinde kalmıştım. Keza,
kırılmaz görünen kayaların milimetrik oyuklarından bitkilerin kendilerine yer açtıklarına
da tanık olmuşuzdur. Hayvanların, başka canlılarla, hemcinsleriyle ve düşmanlarıyla
paylaştıkları çevrede yaşam mücadelleeri sürecinde başardıkları pek çok şeye insan
olarak bizlerin şapka çıkarması gereklidir. Kısacası, dünya üzerinde akıl ve zekasıyla
canlılar dünyası içinde kendini fazlasıyla yücelten insanoğlu dünyada doğaya yayılmış
bu değişik formdaki akıl ve zekayı anlamayı, ona saygı duymayı öğrenmelidir.
Fakat, insanın aklına ve zekasına atfettiği değerle çelişecek pek çok durum da var.
Yurt Gazetesi’nde Haluk Şahin ilginç bir yazı yazdı (Yurt Gazetesi, 14 Eylül 2014, s.
7). “Yeni Ortaçağ” başlıklı yazıda Şahin, “savaşkanlıkla ya da kitlesel şiddet uygulama
alışkanlığı ile dinler arasındaki ilişkiyi” irdeliyordu. Nasıl oluyor da “bu türden
kötülükleri önlemek için evrimsel açıdan işlevsel olduklarını düşündüğümüz dinler”
insanların içindeki şiddet dürtüsünü frenlemekte başarısız kalıyordu? Dahası, nasıl
oluyor da “savaşları önlemesi beklenebilecek dinler en başta gelen savaş nedenleri
arasında” yer alıyordu?
Page 1 of 4
LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ
2014
Discovery kanalında “Kontrol Ustaları” isimli bir program var. Program çeşitli
konularda önceden oluşturulmuş senaryolar çerçevesinde insanların davranışlarını
inceliyor. Bir kurgu etrafında, kurgudan haberi olmayan (masum) insanların kurguya
konu, bazen son derece absürd olayların akışı sırasında gösterdikleri davranış ve
tepkiler kaydediliyor. Belirli koşullarda, insan zekasının ve aklının ne kadar sınırlı
olduğunu, hatta manipulasyona ne kadar açık olduğunu görüyorsunuz.
Bir programa konu senaryo ve olayların akışı şöyleydi:
Bir barda insanlar masalarda ve barda yüksek sandalyelerde oturuyor ve sohbet
ediyorlar. Aniden masada oturanlardan 50’li yaşlarından bir adam bayılarak
sandalyesinden yere düşüyor. Yere düşen ve baygın rolü yapan adam da senaryo
ekibinin bir parçası. Kurgu gereği, kurgunun parçası olan birisi 911’i arıyor. 5-6 dakika
sonra barın kapısından beyaz doktor önlüklü, boynunda steteskop olan 30’lu
yaşlarında bir erkek giriyor ve yerde yatan hastaya müdahale etmeye başlıyor. Aklı
zorlayan olaylar da bundan sonra başlıyor. Bu beyaz önlüklü doktor önce hastanın
etrafında Afrika kabilelerindeki büyücülerin hareketlerine benzer hareketler yapıyor.
İnsanlar şaşkınlıkla izliyor. Daha sonra steteskopla hastanın kafatasını, yüzünü
dinliyor. Sonra bu “doktor,” genç bir erkek ve genç bir kızdan kendisine yardım
etmesini istiyor. Son derece kararlı bir sesle kızdan ketçapı getirmesini istiyor.
Koşarak getiriyorlar. Genç erkek ve genç kızdan biraz ketçap alarak hastanın
kollarının içini ovmasını istiyor. Kız ve erkeğin yüzü bir miktar değişiyor ancak
söylenenleri yapmaya başlıyorlar. Bu arada doktorumuz yapılana bilimsel bir açıklama
getiriyor. “Ketçapın içindeki fosforik asit birazdan deriden nüfuz ederek hastanın
kalbine ulaşacak ve hastamız gözünü açacak.” Biraz ketçapla hastanın alnına da
masaj yapmalarını istiyor. Genç erkek bunları da yerine getiriyor. Bir süre sonra
“doktorumuz” fikrini değiştiriyor ve “bana bir uzatma kablosu getirin” diyor. Koşarak
bir uzatma kablosu getiriyorlar. Uzatma kablosunun prize giren fiş tarafını bırakıp
diğer tarafını bıçakla kesiyor, kabloları dışarı çıkarıyor. “Hastaya şimdi son çare olarak
elektroşok uygulayacağız” diyor. Gençlerin yüzü değişiyor ancak şaşkınlık içinde
dinlemeye devam ediyorlar. “Doktor” ucunu açtığı kablolardan birini hastanın sağ
memesine, diğerine hastanın sol memesine değdiriyor. Genç bir siyahi kızdan kabloyu
prize takmasını istiyor. Kız çekingen bir ifadeyle bunun doğru olmayabileceğini
Page 2 of 4
LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ
2014
söylüyor. “Doktorumuz” kesin ve kararlı bir ses tonuyla fişi prize takmasını istiyor. Kız
direniyor. “Doktor” bu sefer iki kabloyu kendisiyle baştan beri işbirliği yapan genç
erkeğe vererek kabloları aynı şekilde tutmasını istiyor ve fişi prize takmak için
koşuyor. Bu aşamada fişin prize takıldığını görmüyoruz. Ancak “doktorun” sesi
duyuluyor. “Açıyorum” diye bağırıyor. Yerdeki hasta kasılıyor. Yerdeki hasta da zaten
ekibin bir üyesi. “Kapatıyorum” diye bağırıyor, yerdeki hasta gevşiyor. Bir kaç kere bu
tekrarlandıktan sonra hasta yerde yatmaya devam ederken “doktorumuz” üç genci
yanına çağırıyor. Bunun bir gizli kamere oyunu olduğunu belirtiyor. Siyahi genç kızı
talimatlarını uygulamadığı için kutluyor. Çünkü, bu deneyin %90’ında insanların o fişi
prize taktıklarını söylüyor.
İşin konumuzla ilgili kısmı diğer iki gençle yaptığı konuşmada ortaya çıkıyor. Süreçte
sürekli işbirliği yapan genç kıza, bir sürü absürd şeye rağmen her söylediğini niçin
yaptığını soruyor. “Çünkü beyaz önlük giyiyorsun ve boynunda steteskop var. Doktor
olduğuna inandım” diyor. Aynı zamanda senaryoyu oynayan program yapımcısı
kameraya dönüyor ve şunu söylüyor: “Bu 10 sterlinlik bir önlük ve boynumdaki bu 25
sterlinlik steteskopla insanlara pek çok şeyi yaptırabilirsiniz.”
İnsanlar gerçekte pek çok sembolle yoğrulmuş karmaşık kültürel kalıplar içinde
yaşarlar. Bu kültürel kalıplar insan toplulukları var olduğu zamandan beri vardır. Bu
kültürel dünya insanı tıpkı bir atmosfer gibi sarar. Bu atmosferin içine doğarız, bu
atmosferden hava alırız, besleniriz, iletişim kurarız. Her insan az veya çok bu
atmosfere katkıda da bulunur. Bu atmosfer yaşayan bir evrendir. Evrilir ve değişir.
İçinde yaşayan insanların düşünce ve duygularının evrilmesine koşut olarak ve dış
dinamiklerin de katkısıyla bu atmosfer de yavaş veya hızlı değişir ve dönüşür. Bu
kültürel kalıplar içinde sözler, objeler, imgeler belirli mesajlar taşır. Sonuçta, bu
kültürel atmosfer bir semboller evrenidir. Semboller anlam taşır, mesaj iletir. İletişim
her zaman dil ve benzer iletişim araçlarıyla olmaz. Semboller ve imgeler de iletişimin
örtük yollarıdır.
Beyaz önlük ve steteskop kültürel imgelerdir. Belirli şeyleri ifade eden iletişim
araçlarıdır. Bunu taşıyan insanlar bu kültürel objelerle ve imgelerle özdeşleşmiş bir
sanal gerçeklik evreni içinde insanlar üzerinde kontrol elde ederler. Her şeyin sahtesi
bu semboller ve imgeler dünyasının manüple edilmesi üzerine kuruludur. Sahte
Page 3 of 4
LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ
2014
peygamberler, sahte tarikatlar, sahte bilim insanları, dolandırıcılar, üç kağıtçılar bu
semboller ve imgeler dünyasının usta kullanıcılarıdır. Bunlar, gerçekte birer kontrol
ustasıdır. İnsanlar açısından kutsal, değerli ve önemli şeylerin bir takım amaçlarla
kötüye kullanılması sıklıkla siyasi manüplasyonun da en etkili araçlarından birisi
olabilir.
Haluk Şahin “Yeni Ortaçağ” yazısının sonunda şunlara değiniyor:
“...Din bir ‘kaynak’ olarak ne derse desin, onun belirli çevrelerin
çıkarlarına uydurulmuş yorumları tam tersi sonuçlara yol açabiliyor...
Bu, ‘sevgi’ dini olduğunu öne süren Hristiyanlık için de böyleydi,
‘barış’ dini olduğunu söyleyen İslamiyet için de böyle. Sevginin yerine
nefret, barışın yerine şiddet ağır basabiliyor.”
Bilimde, siyasette, ekonomide, inanç dünyasında çevremiz şeytanı iğne deliğinden
geçirebilecek, keskin dilli “kontrol ustalarıyla” dolu. Bilimde profesör veya doçent
unvanı, dinde sarık ve cüppe veya papaz kıyafeti, tıpta önlük ve steteskop, mahir bir
dolandırıcı için takım elbise ve kravat, hint ritüelleri ve hint kıyafetleri “kontrol ve
manüplasyon ustalığına” giden yolun sembolik ve görsel malzemeleri olabilir.
Her yeme Sazan olmayan insana ihtiyacımız var. “Yeni Ortaçağ”a ancak “şüpheci akıl”
galip gelebilir.
Page 4 of 4
Download

Kontrol Ustaları - hasansimsek.net