dârülaceze albümü
THE DARÜLACEZE
Dârülaceze albümü
the dârülaceze
Genel Yayın Yönetmeni / Director of Publication
Nevzat Bayhan
Editör / Editor
Nevzat Özkaya
Çeviri / Translation
Hanife Öz-Dr.Şerif Esendemir
Grafik / Graphic
Selçuk Eser
Baskı-Cilt / Printing
Aktif Matbaa
Haziran / June - 2013 İstanbul
Copyright ©
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı
Darülaceze Yayınları 2013
Ministry of Famili And Social Policies
Darülaceze Publications 2013
ISBN: 978-605-4628-44-5
AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI DARÜLACEZE YAYINLARI
MINISTRY OF FAMILI AND SOCIAL POLICIES
DARÜLACEZE PUBLICATIONS
Darülaceze Cad No: 51 Okmeydanı-Şişli/ İstanbul
Tel: 0212 210 1895 Faks: 0212 210 1896
www.darulaceze.gov.tr / e-posta: [email protected]
Darülaceze Vakfı’nın katkılarıyla / Hospice Foundation’s contributions
SULTAN II. ABDÜLHAMİD
SULTAN ABDÜLHAMİD II
İÇİNDEKİLER
CONTENTS
Takdim / Introduction ..................................................................................................................................................5
Darülaceze’yi geleceğe taşıyan hafızalar / Memories that carry Darulaceze to future .......................................................6
Önsöz / Preface .............................................................................................................................................................7
Editör’den / Editor’s Note ............................................................................................................................................10
Dârü’l-aceze’nin Okmeydanı cihetinden görünüşü / Darulaceze from the Direction of Okmeydani................................13
Dârü’l-aceze’nin şefkat meâb-ı / Door of Compassion of Darulaceze ...............................................................................15
Dârü’l-aceze’nin câmiî şerifi / Darulaceze Mosque .........................................................................................................17
Komisyon salonu / Commission Lounge ..........................................................................................................................19
Sütunu Mefharet ile Bahçenin Manzarası / Praise Pillar and Landscape of Garden ......................................................21
Bahçenin Diğer Kısmı /Other Side of Garden .................................................................................................................23
Matbah ve kiler - Dârü’l-aceze’nin mutfak ve kileri /Kitchen and Cellar .......................................................................25
Çamaşurhanenin ameliyat-ı ibtida’iyesi / Implementation of Laundry ...........................................................................27
Çamaşurhanenin ameliyat-ı ibtida’iyesi / Implementation of Laundry ...........................................................................29
Kazanların mahallerine vaz’i ameliyatı / Placing Vessels in their Places ...........................................................................31
Çamaşur kazanlarının hal-i hazırı / The Condition of Laundry Vessels ............................................................................33
Çamaşur makinelerini tahrik eden motor / The Engine Turning on Washing Machines ..................................................35
Çamaşurhânenin manzara-i umumiyesi / Overall View of Laundry ..............................................................................37
Bir çamaşur makinesiyle sıkmağa mahsus makine /The Squeeze Machine with a Washing Machine ...............................39
Boğar tenekeleri ve çamaşur vagonları / Steam Tanks and Clothe Wagons......................................................................41
Tebhîr makinasının mahalline vaz’ından evvel resmi / Picture of Tebhir (Steam, Dry) Machine before its Placing ..........43
Tebhîr makinasının mahalline vaz’ından sonra resmi / Picture of Tebhir (Steam, Dry) Machine after its Placing ...........45
Çamaşırhâne planlarından biri /A Plan of Laundry .......................................................................................................47
Hastahâneden bir koğuş /A Dorm from the Hospital .....................................................................................................49
Ameliyat-ı cerrahiye salonu / Operating room ................................................................................................................51
Ameliyat-ı ayniyye salonu /Eye operating room ..............................................................................................................53
Ameliyat-ı viladiye salonu / Gynecology operating room ..................................................................................................55
Bakteriyolojihane / Microbiology room ............................................................................................................................57
Ma’lûl acizenin tenezzühü /Strolling of dependent patients .............................................................................................59
Irzâhâne ve çocuklar / Nourishment room and children ...................................................................................................61
Irzâhâneden bir koğuş /Nourishment room .....................................................................................................................63
Eytâmhâne ve çocuklar / Orphan house and children ......................................................................................................65
Eytâmhâne medhali / Entrance of orphan house..............................................................................................................67
Eytâmhâneden bir yatakhane / A view of bedroom from orphanage ................................................................................69
Sütun-u Mefharet / Pillar of Praise ................................................................................................................................71
TAKDİM
INTRODUCTION
eçmişi aydınlatan bütün ışık kaynaklarını tahrip edip karanlıkta bırakılmaya çalışıldığı bir zaman evresini anlayabilmek için bir ömre bedeldir bir fotoğrafa sığan bir “an”. Bazen tek bir kare “kızıl”a boyanmış bir dâhiyi fark ettirir, üzerine dökülmüş boyaları temizler, pak gönüllere yerleştirir. “Hasta Adam”ın en zayıf anında bile altı yüz yıllık bir medeniyetin mesajını bugüne emanet bırakır. Bir bakış, bir duruş hüzünlü bir sonbahar rüzgârı estiriverir yüreğimizde... İsm-i şahanelerini telaffuz etmekten bile kaçındığımız bu bakış(ma), yüzleştiriverir bir çırpıda yüzyıl ötesinde bir yerlerde unutturmaya çalıştığımız ceddimizle...
moment captured in a photograph is sometimes worth a lifetime when it comes to a
period of time which was deliberately left in darkness through the obfuscation of all
sources that could possibly illuminate the past. Sometimes a single shot is enough to
give us the chance to see a “genius” who was portrayed under quite a different light. It rids this
portrait of the paint that had long masked it and restores the love people had for him. A photo
entrusts to us the powerful message of a 600 year-old civilization even when it was at a time of
collapse. A simple glance or a posture in a photo washes over us with nostalgia and this exchange
of looks is nothing but an encounter with our ancestors whose names we once were supposed to
leave in the dark recesses of history.
G
A
Bir çırpıda alınmış kareler, uzun metrajlı filmlere metin olur fark ettirmeden sökün eder,
bozulmamış bilincimizin hafızalarında besteye dönüşür, bir melodi olur ince sazlarda ve
“Hanedan”ın öyküsü saklanır murassa ciltlerin arasında albüm olarak. Önce bir sızı olur
açılınca kapak, Osmanlı’nın “mülk”ünde her biri sessiz bir hikâyenin kahramanı olarak
yeşertir seyredenin gönlünde ümit tohumunu. Büyür karalanan dastanî kahramanlar,
mağrur ancak mahzun bir bakış belirir gözlerimizde...
Candid photos can contain enough material for feature-length films. They are so powerful
that the moment they appear in front of us, they register themselves in the subconscious of
our memories and turn into a melody that tells of the story of the “Dynasty” which had long
remained wrapped in bejewelled bindings. We turn the cover of the albums, something hits us
immediately. The heroes of these stories without words from the Ottoman landscape become real
to us and give us hope. These legendary people, whose names were on ce slandered, reclaim their
place and we look at them yet again with sadness and pride.
Her bir fotoğraf, vaktinin çoğunu sarayında geçirmesine rağmen, dünyayı ve dünyada gelişen olayları yakından takip eden ve bilimsel gelişmelere müştak Sultan II. Abdülhamid
Han’ın anılarını depreştirir aşinaların göz bebeklerinde… İlk kız mekteplerini açan, dünya edebiyatından pek çok romanı ve Türklerle ilgili kitapları Türkçeye çevirisini yaptıran, kendi yayınladığı bazı divanları da dünyanın çeşitli ülkelerine hediye olarak gönderen, Hicaz Demiryolu Projesi’ni gerçekleştiren Ulu Hakan tüllenir hayalinde art niyetsiz insanların.
Each photograph in this album is a cherished memory of the legacy Sultan Abdulhamid II who,
despite spending most of his time in his palace, followed the latest developments in the world
ardently and was quite interested in scientific developments. The Great Sultan who opened
the first girls’ schools, had dozens of novels from the world literature as well as books on Turks
translated, sent some of his own collections of poetry to various countries as gifts and put in
place the great project of the Hejaz railway, comes alive in the imagination of well-meaning
people.
Yıldız Albümleri’ni karıştırırken, medeniyetimizin sosyal hizmet geleneğini ve birlikte
yaşama algısının en önemli yapı taşı olarak Darülaceze çıkar karşımıza. 1895 yılında
Ulu Hakan tarafından kurulan, kurulduğu günden bu yana 29.000’i çocuk olmak üzere 71.000’i aşkın kişiye hizmet veren Darülaceze; din, dil, ırk, sınıf ve cinsiyet farkı gözetmeksizin bakıma muhtaç, yaşlı, sakat insanlara, sokağa terk edilmiş kimsesiz yavrulara hizmet veren ışığıyla aydınlatır yolumuzu…
Flipping through the Yıldız Albums, we see Darulaceze casting an image as one of the most
elemental part of the perception of living together in solidarity and the tradition of social service.
The institution, which was established under the patronage of the Great Sultan in 1895 has
since offered its services to more than 71000 people, 29000 of which were children. Regardless
of their religion, race, language and gender, people who are in need of being taken care of, people
who are old, disabled or left homeless can take refuge here and their subsequent happiness casts
its bright light on our path. I find it quite remarkable that these photo albums which were
presented to Sultan Abdulhamid II on the opening day of Darulaceze and continue to hold
invaluable messages for us today are now published in facsimile form and they await those with
curiosity to illuminate our future.
118 sene önce Darülaceze’nin resmî açılışında Sultan Abdülhamid Han’a takdim edilen
kuruma ait mesaj yüklü bu albümlerin tıpkıbasımını meraklılarının ilgisine sunmayı, bu
ışığın geleceği de aydınlatması adına önemli buluyorum.
Darülaceze Albümleri’nin yayımlanmasında emeği geçen tüm mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
I thank all my colleagues who contributed to the publication of the Darulaceze Albums.
Fatma ŞAHİN
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı
Minister of Family and Social Policies
5
DARÜLACEZE’Yİ GELECEĞE
TAŞIYAN HAFIZALAR
MEMORIES THAT CARRY
DARULACEZE TO FUTURE
arihî anların şehname sayfalarına not edilmesi, onları gelecek nesillere bırakmanın en güzel ve kalıcı yoludur. Savaşın insanı insanlıktan çıkaran atmosferinde
“İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” yaklaşımını kendisine ülkü edinmiş bir medeniyetin, insanlık tarihine armağan ettiği binlerce altın sayfalarından birisini oluşturur şefkat kapısından girilen Darülaceze ve onun sergüzeşti hayatını bize ulaştıran albümleri…
T
Recording of historic moments in sehnames -accounts of the virtues, achievements and leadership
of sultans in verse form- is the most permanet way of leaving their legacy to future generations.
These albums bring us the story of the Darulaceze, which has been a door of compassion to those
in need and a golden page in the past of a civilization whose principle was “Let people live so
that the state lives on”
Darülaceze’nin resmî açılışının yapıldığı 1896 yılında, Sultan Abdülhamid Han’a kurumun anahtarıyla birlikte sunulan iki albüm bulunmaktadır. Bu albümlerden birincisi, “Dârü’l-aceze binâ-yı âlîsinin ırzâhânesi ile bi’l-cümle dâru’s-sınâ’a ve teferru’âtını
şâmil” albümüdür. Yani Darülaceze’nin emzirme odası ve diğer sanat odaları ile teferruatını gösteren albümdür. Bu albümü oluşturan fotoğrafları çeken ise o zamanın ibareleriyle “Daire-i behiyye-i Dârü’l-aceze fahri serfotoğrafi Kaymakam Ali Sami kulları”, yani
Darülaceze’nin gönüllü olarak fotoğrafçılığını yapan Kaymakam Ali Sami’dir.
On the day of the official opening of Darulaceze in 1896, two albums were presented to Sultan
Abdulhamid II along with the keys of the institution. One of these albums shows the nursing
room, rooms for artisan workshops and their details. The photographer of these albums was Ali
Sami the District Governor who volunteered at Darulaceze for taking photographs.
The photos in the album include those of the nursery, children’s rooms, nursing room, feeding
rooms, babies’ bathrooms, a dentist’s examination room, bedrooms for male residents, a tailor’s
shop, a carpenter’s shop, workshops for making socks and shoes, the historical Darulaceze Mosque,
the magnificent gardens of Darulaceze, the carpet weaving workshop as well as the group photos
of Darulaceze residents, all of which are like exquisite rays of light still shining on us.
Albümde bulunan resimler; kreş/çocuk yatak odaları, emzirme odası, mama yedirme
odaları, bebeklerin banyo odaları, dişçi muayenehanesi, erkek sakinlerin yatak odaları,
terzihane, çorap atölyesi, ayakkabı atölyesi, marangozhane, tarihî Darülaceze Camii, Darülaceze sakinleri toplu fotoğrafları, o muhteşem Darülaceze bahçesi vs. ve halı dokuma
atölyesiyle yüzyılları aşarak günümüze kadar ulaşan o eşsiz ışığın tayflarını oluşturuyor.
Here we see Darulaceze and its message to the world of living together. With its mosque, its
church and its synagogue, it is a unique testament to and the epitomization of a social state that
ruled over a vast geography with justice for centuries.
İşte, birlikte yaşama sanatını en güzel mesaj olarak sunan; camisiyle, kilisesiyle ve havrasıyla dünyada eşi benzeri olmayan, yüzyıllarca adaletin hüküm sürdüğü coğrafyada sosyal
devlet olmanın en güzel örneğidir Darülaceze.
At the beginning of one these albums is the following passage, “Darulaceze, which was built
under the patronage of the supreme custodian of the sublime seat of the Islamic caliphate, the
great and the merciful Sultan of the Ottoman sovereignty, the benefactor of the House of Osman,
the compassionate, merciful and the great, the Veteran Abdulhamid Han II.”
Bu albümlerden ikincisinin baş kısmında ise şu ibare yeralır: “Şukûhefzâ-yı serîr-i
şevket-masir-i hilafet-i uzmâ-yı İslâmiye ve revnak-ı dehande-i saltanat seniyye-i Osmaniye şehriyari şefkat şiar ve tacida mekârim nisâr essultan ibnü’s-sultan essultane el-gazi
Abdülhâmid Hân-ı sani efendim hazretlerinin âsâr-ı hayriyyi hümâyûnlarından. Dârû’laceze.”
While the other album details mostly interiors, this album is more or less a collection of the photos
of outdoor spaces at Darulaceze.
And in this album, a view of Darulaceze from Okmeydanı, Darulaceze’s “port of compassion”,
namely, its door as well as its mosque, committee room, the Column of Honour, the view of
the gardens, early construction work of the kitchen, the pantry, the laundry, steam washers
and laundry carts, which were the latest technology of their day, the hospital, patients’ rooms,
operating theater, operating theatre for eye-surgery, delivery room, nursing room, orphanage
and orphans can be seen.
Günümüz ifadesiyle, “Büyük İslâm hilafetinin azametli sahibi, Osmanlı saltanatının
merhametli sultanı, Osmanlı hanedanının iyilikler saçan, şefkatli, merhametli yüce sultanı Gazi II. Abdülhamid Han tarafından yaptırılan Darülaceze.”
Diğer albümde genelde iç mekân gösterilirken, bu albümde ise dış mekân ağırlıklı olarak fotoğraflanmıştır.
It is with profound gratitude that we honor the memory of Abdulhamid Han who left us with
the great legacy of this institution and thank those people who took these photographs, bound and
protected them with utmost care and made it possible to still have them today and everybody else
who contributed to this work.
Elimizde bulunan bu albümde; Dârülaceze’nin Okmeydanı cihetinden görünüşü, şefkat
meâb-ı yani Darülaceze’nin kapısı, câmiî şerîfi, Komisyon Salonu, Sütûn-u Mefharet ile
bahçenin manzarası, mutfak ve kileri, çamaşırhanenin ilk inşası çalışmaları, günün son
teknolojisi olan “Bohar tekneleri ve çamaşur vagonları” yani buhar tekneleri ve çamaşır
vagonları, hastane ve koğuş, ameliyat-ı cerrahiye salonu, göz ameliyathanesi, kadın ve
doğum ameliyathanesi, emzirme odası, yetimhane ve yetim çocukların fotoğraflarından
oluşmaktadır.
Bu mekânı bize miras bırakan cennetmekân Abdülhamid Han başta olmak üzere bu fotoğrafları çeken, ciltleyen, koruyarak günümüze kadar gelmesini sağlayan ve emeği geçen
herkese şükranlarımızı arz ediyoruz.
Ahmet ZAHTEROĞULLARI
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Müsteşarı
Minister of Family and Social Policies
6
ÖNSÖZ
PREFACE
Y
S
Savaş yıllarının bütün olumsuz şartlarına ve devletin bütün maddi imkânsızlığına rağmen, dünyada insan kıyımları yapılıyorken bu muazzam kurumları inşa ettiren Sultan, gidişin aksine hiçbir ayırım yapmadan insanları onurlu bir şekilde yaşatmaya çabalamıştır.
In spite of the harsh conditions inflicted by years of warfare, the financial cul-de-sac
the state was in and the mass-killing of people in many countries across the world, he
had these great institutions built under his patronage and tried to let people live as
honorably and humanly as possible despite their times and without any discrimination.
At the end of a two-year search during my office as the Director of Cultural Affairs
ultan Abdulhamid II, who was on the throne during the most tumultous period of an
empire that ruled over the world for centuries, projects an image of an idiosyncratic
sultan with his political genius, his endless curiosity for technology, his craftsmanship and
his practices that would puzzle many sociologists.
üzyıllardır cihana hükmetmiş bir imparatorluğun en sancılı zamanlarında tahtta bulunan Sultan Abdülhamid Han, siyasi dehası, teknolojiyi takip eden meraklı yapısı, el sanatlarındaki mahir doğası ve birçok meziyetinin yanı sıra, toplum
bilimcileri şaşkına çevirecek uygulamaları ile “nev-i şahsına münhasır bir padişah” olarak
karşımıza çıkıyor.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Genel Müdürü iken yaklaşık iki sene iz sürdükten sonra ulaştığımız, dünya kültür mirasının paha biçilemez bir hazinesi olan Yıldız
Koleksiyonu’ndan Sultan II. Abdülhamid Han Arşivi İstanbul Fotoğrafları, Ulu Hakan’ın
yaşadığı dünyanın 29 farklı ülkesinden çekilmiş kareleri bir araya getiren Sultan II.
Abdülhamid’in Arşivinden Dünya, Sultan Abdülhamid Han’ın Aile Albümü, Sultan II. Abdülhamid Arşivinden Dünya Liderleri adlarında dört albüm yayımlamıştık.
of the Metropolitan Municipality of Istanbul, we tracked these photos that belonged to Yıldız
Collection, which is itself an invaluable treasure for the world culture and we published four
albums under the titles of From Sultan Abdulhamid II’s Archive-Photographs of Istanbul, From
Sultan Abdulhamid II’s Archive-The World -a collection of photos from 29 different countries-,
Sultan Abdulhamid II’s Family Album and From Sultan Abdulhamid II’s Archive-The World
Leaders.
Sultan Abdülhamid’in çabası, görsel tarihin eksik yanlarını tamamlarken, önemli bir arşivi de bugüne bağışlıyor.
Through the effort of Sultan Abdulhamid II, we are handed over a very significant archive
which gives us a more complete version of visual history For those who wish to understand
history by taking their cues from real documents,
Tarihe belgeler ışığında bakmak isteyenler için; her biri özenle saklanmış, ciltlenmiş ve
yakutlarla, zebercetlerle bezeli sandukalarda “arşiv”e kaldırılmış bu nadide kültür mirası olan Sultan II. Abdülhamid’in Yıldız Albümleri şefkat ve adaletinin resmini görmek isteyenler içinse 1896 yılında Darülaceze Müessesesi’nin resmî açılışında bir yıllık faaliyeti de içeren “Darülaceze Albümleri” çok önemli bir fırsat sunuyor.
Yıldız Albums and Darulaceze Albums, which were protected with utmost care, bound and put
away in archives in cases bejewelled with rubies and chrysolites, provide great opportunities for
us to see signs of the Sultan’s compassion and justice as well as to learn about the activities at
Darulaceze during its first year after it was opened in 1896.
Bu çalışmayla geçmişe gösterdiği sorumluluk, bugüne duyduğu özen ve gelecek için taşıdığı inanç sayesinde, kültürümüzün bütün koridorlarında, birlikte yaşa(t)ma sanatını
günümüzün araştırmacılarına sunmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Sultan II. Abdülhamid
dönemin teknolojik gelişmelerine açık bir padişahı olduğu kadar, bu teknolojiyi nasıl kullandığını göstermesi bakımından da önem taşımaktadır.
We feel blessed and honoured to be presenting these works to researchers of our day.
These albums are testaments to the art of living together in solidarity in all parts of our culture
which was built on the effort of fulfilling one’s responsibility towards the past, caring for the
present and having faith for the future. These works are also important in the sense that they
demonstrate Sultan Abdulhamid II’s open-mindedness to technological development and his
implementation of technology.
Özgün ve “özel”likli olan bu fotoğraflar, tarihin üzerinde bıraktığı tozlu tortudan sıyrılıp
şefkat, gayret ve samimiyeti günümüz insanının dikkatine sunmanın aracılığını yapıyor.
Darülaceze Albümü’nü oluşturan fotoğraflar tarih ve dünya insanlığına mesaj sunan bir
anıt gibi yükselen, birlikte yaşama düşüncesinin uygulama alanı olan bu kurumun daha
iyi tanıtılmasına katkı sağlayacağı inancındayız.
The photos in the album are both authentic and special. They bring out compassion, effort and
sincerity from the repository of the past to our attention. We believe that the photographs that
comprise the Darulaceze Album will be a great contribution to further promote this institution
which is a monumental example of living together and a message to humanity.
Şu anda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’na bağlı olarak hizmetine devam eden Darülaceze Müessese Müdürlüğü bu çalışmasıyla, tarihin yanlı(ş) yorumlanan bir karesini
aydınlatıyor.
Darülaceze Institutional Directorate which is affiliated with the Ministry of Family and Social
Policies is happy to make a contribution to illuminating a misinterpreted period in our history.
“An olur, asrı özetler” bu anlık kareler, asırlık bir devletin son katrelerine yüklenmiş mesajları müdekkik gözlerin önüne seriyor…
The instances captured in these photos are “worth a century” and very telling of the meaning of
the last decades of a centuries-old state.
Saygıdeğer Başbakanımıza ve kadirşinas Bakanımızın şefkatli himayelerinde takdim ettiğimiz bu kültür hizmeti için emeği geçen herkese sonsuz teşekkürü bir borç biliyorum.
We present this work as a service to culture under the compassionate patronage of our honorable
Prime Minister and very supportive Minister and thank everyone who contributed to these
publications endlessly.
7
Darulaceze as a Sustainable Living of the Civilization of Tolerance
Darülaceze, Hoşgörü Medeniyetinin Yaşayan Mekânı
19. yüzyıl, devlet-i ebedmüddet için çok sıkıntılı ve sancılı bir yıldır. Durmak bilmeyen
Osmanlı-Rus savaşları, Romanya, Bulgaristan, Sırbistan, Yunanistan…
Kısacası bütün Balkanlar’da patlak veren isyanlar asırlardır kardeşçe yaşanılan bu güzelim
coğrafyayı ateş deryasına çevirmiş, Kafkasya büyük bir yangının içine atılmış, Devlet-i âli
Osmaniye bir taraftan Erzurum’a diğer taraftan Yeşilköy’e kadar varan bir işgal hareketiyle karşı karşıya bırakılmıştı. Kuzey’de bunlar olurken güneyde ise İngilizler önce Kıbrıs’a
üs kurmuş, akabinde Mısır topraklarını ele geçirmiş, Fransızlar, önce Cezayir’i sonrasında Tunus’u işgal ederek üç kıtaya adaletle hükmetmiş olan İmparatorluğu çepeçevre kuşatarak; kolunu kanadını budamaya başlamıştı.
Darülaceze fikri işte böylesi zorlu, puslu, amansız bir atmosferde gelişiyordu. Gerek yetimlerin gerekse de kimsesizlerin sokaklarda kalmasına yüreği dayanamayan Ulu Hakan,
cennet mekân Abdülhamid Han, kalıcı bir çözüm için yetkilileri âdeta seferber ediyordu. Bütçe sıkıntısını, malî çıkmazı hatırlatan görevlilere, yakınlarından temin ettiği parayı teslim ediyor, yetmeyince gözü gibi sakındığı şahsî eşyalarını müzayedelerde satarak
vakit fevt etmeden inşaatı başlatıyordu. Ülke ekonomisinin neredeyse çöktüğü, herkesin
üç kıtada kendisinden medet beklediği böylesi bir zamanda Dersaadet’in en asude yerlerinden biri olan Okmeydanı’nda muhteşem bir yerleşkeyi bina ederek kimsesizlerin kimsesi olduğunu bir kez daha ariz amik olarak ortaya koyuyordu.
Darülaceze, tıpkı yetimlere kucak açmış Darüşşafaka; her dinden tüccar ve esnafın bir
arada olduğu Kapalıçarşı; sadece çocuklara şifa dağıtan Şişli Etfal, on binlerin sağlık vesilesi olan Hayrünnisa, Vakıf Gureba, Balıklı Rum Hastanesi, Bulgar ve Ermeni hastaneleri gibi çok renkliliğin, çok sesliliğin, çok dinli ve kültürlü bir uygarlığın himayesinde kalplerde makes bularak asırlardır duraksamadan insanî hizmetlerini sunmaya devam
etmiştir…
Cömert, adil ve şefkatli kelimelerinin en çok yakıştığı, zirve insanlardan biri olan Abdülhamid Han, ülkenin saadetinin tebaanın mutluluğundan geçtiğini bilen bir sultan, seçkin
hasletler ve vasıflarla donanmış bir Ulu Hakan’dır. Bir tarafta üç kıtada asayiş ve huzurunu ikame ve idame adına üzerine titrediği “denge”yi koruma mücadelesini bütün platformlarda verirken, diğer taraftan iç hesaplaşmaları akılları hayran bırakan siyasetiyle yönetiyordu. Bu arada da Kâbe’yi ve Hz. Peygamber’in Ravza-ı Mutahhara’sını restore edip,
tezyinatını yaptırıyor, Mekke’de sağlık tesisleri kuruyor, “Ayn-i Zebeyde” gibi Harem için
hayat suyu yerine geçen isale hatlarını hayata geçiriyor, Osmanlı coğrafyasını cami, mescit, türbe, dergâh, namazgâh, çeşme, hastane ve okullarla donatıyordu.
Dünyanın çoğu ülkelerinde hastane bile bulunmazken Hamidiye Etfal Hastanesi ki dünyada bir benzeri görülmeyen bir çocuk hastanesi olarak hizmete açılıyordu. Kâğıthane’de
sulama tesislerini kuruyor, İstanbul’da Darülaceze, Bursa’da düşkünevi, ıslahevi, İzmir’de,
Selanik’te ıslahevleri ile muhtaçlara, zayıflara, düşkünlere hizmet veren onlarca kurumu
insanlığın istifadesine sunuyordu. Bunlarla da yetinmiyor her kış mevsimi geldiğinde
muhtaçlara para giyecek ve yakacak yardımında bulunuyor, dünyadaki yoksul insanların
korunması için oluşturulan hayır cemiyetlerine sürekli olarak yardımda bulunarak şefkat kavramını zirvede temsil ediyordu. O sıralarda Paris’te zayıflara ve yoksullara yardımda bulunan “Ankorojman Obiyen” yani “Hayrat ve İyiliğe Teşvik” adlı hayır derneği dünyada en hayırsever kişi olarak Ulu Hakan’ı seçiyor ve bir iftihar madalyası hazırla-
19th Century is a problematic and hard period for the eternal state with ongoing OttomanRussian wars in addition to wars with Romania, Bulgaria, Serbia, Greece, etc.
In short, the riots starting in Balkans set a fire in this peaceful geography and Caucasia.
Also, Ottoman Empire faced with conquest movement from reaching both its Erzurum side
and Yesilkoy side. While these events were happening in the North, British built a military
installation in Cyprus and invaded Egypt. French invaded Algeria and then Tunisia. Thus, the
Ottoman Empire ruling three continents with justice was surrounded and weakened.
The idea of building Darulaceze just had been developed in this difficult, fogy, merciless
atmosphere. The Great Emperor Abdulhamid Han becoming so sad for both orphans and homeless
in the streets ordered authorized people to find a sustainable solution. Although some officials
reminded him insufficient budget and fiscal problem, he donated the money collected from his
friends. Since this money didn`t meet the needs of the construction, he sold his private belongings
in auction sale to start building quickly. Thus, he showed himself as a helper of helpless people
once again by building a campus in a wonderful Okmeydani district of Dersaadet, Istanbul,
during a period in which economy was almost collapsed and people requested help from three
continents.
Like Darussafaka opening its doors for orphans, Grand Bazaar having tradesmen from all
religions, Sisli Etfal curing only kids, Hayrunnisa healing thousands person. Vakif Gureba,
Balikli Rum Hospital, Bulgaria and Armenians hospitals Darulaceze is serving continuously
under umbrella of a colorful, multi-sounded, multi-religious and cultural civilization.
Abdulhamid Han, a generous, just and kind person, was a great sultan knowing how the future
of the state was related to the happiness of its citizens. He was a sultan with unique manners
and talents. He tried to keep “balance” in three continents in addition to manage internal
conflicts carefully in a smart way. Meanwhile, he restored Kaaba and Ravza-i Mutahhara
of the Prophet, built health centers in Mecca and put conduction lines as life water for Harem
like “Ayn-i Zubeyde” in addition to coloring Ottoman geography with mosques, masjids, tombs,
dervish lodges, prayer rooms, fountains, hospitals and schools.
Sultan Abdulhamid built unpaired Hamidiye Etfal Hospital as child hospital in the World
when the majority of the countries did not have even single one. He put watering systems in
Kagithane district of Istanbul. He built several poorhouses and reformatories such as Darulaceze
in Istanbul, a poorhouse and reformatory in Bursa and poorhouses in Salonika and Izmir for
needy. He kept the his role of compassionate sultan at the top by giving money, clothes and fuel
for heating to his citizens in the winters in addition to helping charity organizations working
for saving the poor in the World. For example, “Ankorojman Obiyen” (Charity and Goodness
Encouragement) charity organization helping needy in Paris selected the Sultan as the most
charitable person in the World by giving his award to the Ottoman Ambassador in Paris. Since
the state budget was not feasible for sponsoring Darulaceze, the Great Sultan founded an auction
commission called “Compassionate Higher Commission” with ex-economy minister Agop Pasha
as a president. In August 30th, the contract for construction was done with Vasîlâki, master
8
builder of Tersâne-i Âmire (Navy-yard of the State), on the base of 59 thousands Ottoman liras
payment. The construction was finished in four years. There were name of the sultan caliphate
as founder of Darulaceze on the Mefhuret Sütunu (Column of Honor) at the gate of Bab-i
Sefkat (Door of Compassion). Unfortunately, there were not any remnants of these writings in
addition to the amazing gate.
yarak Osmanlı Devleti’nin Paris’teki Büyükelçiliği’ne takdim ediyordu. Darülaceze için
devlet bütçesinde finansman bulunmadığı için koca sultan bir eski Maliye Bakanı Agop
Paşa’nın da içinde bulunduğu adına “Şefkat Yüksek Komisyonu” dediği bir müzayede komisyonu kurup bizzat kendisi başkanlığını üstleniyordu. 30 Ağustos’ta 59 bin Osmanlı Lirası bedelle Tersâne-i Âmire kalfası Vasîlâki’ye ihale edilen inşaat, dört sene gibi bir
süre zarfında bitiriliyor ve “Bâb-ı Şefkat” yani Şefkat Kapısı’ndan girişte ziyaretçileri karşılayan adına “Mefharet sütunu” denilen abidenin dört tarafına Darülaceze’nin padişahın, halife hazretlerinin eseri olduğunu belirten yazılarının bulunduğu yüksek bir sütun
dikiliyordu. Günümüzde güzelim kapı gibi bu kitabelerden de maalesef ne bir iz ne de
bir eser bırakılmıştır.
Sakinlerine sadece bir barınma alanı olarak görülmeyen bu yerleşkede, fırın, su deposu,
kesimhane, mutfak, hamam, hastane, eczane, her dine ait ibadethane, marangozhane, demirhane, matbaa gibi iş ocaklarıyla en zor zamanlarda kendisine yetecek bir şehir kuruluyordu. Tam teşekküllü bu altyapıyla sakinler için güçlerine göre iş yapıp maddî yönden
para kazanacakları, kabiliyetlerini geliştirecekleri atölyeler, o güne kadar hiçbir yöneticiye
nasip olmayan dünyanın en güzel, görkemli, çok fonksiyonlu bir hayır kurumunu Sultan
Abdülhamid bütün insanlığa armağan ediyordu.
Önceleri inşaata Halil Rıfat Paşa nezaret etmiş daha sonra ise Dâhiliye Nazırı (İçişleri
Bakanı) Memduh Paşa’nın gayretleriyle 6 Ekim 1892 tarihinde 21 koyun kesilerek dualarla başlanan Darülaceze’nin inşaatı büyük bir hızla ilerleyerek Sultan II. Abdülhamid’in
cülusunun sene-i devriyesi olan 19 Ağustos 1895 tarihinde binaların inşaatı tamamlanıyordu.
Kimi tarihçilerin “Hilal Haç” savaşları olarak tanımladığı, sınırların keskinleştiği, uçurumların derinleştiği, her türlü bağnazlığın yaşandığı, her şeyin meşru görüldüğü zamanlardır. Bu amansız harp yıllarında Darülaceze, bırakın dinî bir baskı yapmayı en küçük
hiçbir ayırım yapmadan yapılan sekiz binanın dördünü Müslümanlara, dördünü gayrimüslimlere tahsis eden irade bütün insanlara muhteşem medeniyet üniversitesinde bir
şefkat dersi veriyordu.
Devlet-i Âli’nin medeniyet simgesi olan Şefkat Kapısı’ndan giren insanlık, solda gayrimüslimlere tahsis edilmiş, kimsesiz sakinlere ait dört blok, kilise, havra ve hamamı, sağ
tarafta yani güney kısımda yine dört binayla birlikte, cami ve hamamı olan Müslümanlara tahsis edilmiş bir yapıyla karşılaşacaktır. Dünya kan, kin ve nefret tohumları ekip milyonları katlederken, bizim iklimimizde Dersaadet’in şefkatli kolları arasında sıcak bir yuvaya kavuşan dünyada kimsesi kalmamış sakinler, savaşı, kini kavgayı unutup aynı çatı altında cennetâsâ bir hayat yaşıyordu.
Asırlardır medeniyetimiz bu hoşgörü anlayışını uygulama alanında sergilerken, günümüzde bazı başkentlerde bile hâlâ cami olsun mu olmasın mı, minare bulunsun mu bulunmasın mı, ezan okunsun mu okunmasın mı tartışmaları yaşanıyor.1895’ten bu yana
hiç kapanmayan camisi, havrası ve kilisesiyle dünyaya insanlığın, birlikte yaşamanın
ve sahiplenmenin mesajlarını senelerdir sunan, yüz bine yakın mahzun yüzü güldüren
Darülaceze’yi bize miras bırakan Ulu Hakan Abdülhamid Han’ı rahmetle anarken, şimdiye kadar emeği olan herkese şükranlarımızı arz ediyoruz.
Darulaceze was not built only as a complex for living but also a city with bakery, cistern,
slaughter house, kitchen, hammam, hospital, pharmacy, praying place for all religions, carpenter`s
shop, ironwork, printing house and different work places to sustain itself during these hard
times. Sultan Abdulhamid gave such a place where residents were able to work, earn, and
develop themselves in workshops as gift to the humanity. Nobody was lucky to be granted to do
this except for this sultan.
Halil Rifat Pasha controlled the construction of Darulaceze at the beginning. Then Interior
Minister Memduh Pasha put a lot of effort to initiate project by slaughtering 21 sheep in October
6th, 1892. The construction was completed quickly until the birth date of Sultan Abdulhamid II,
August 19th, 1895.
It was the time of being seen as “Crescent and Cross” wars, sharpened of poles, deepened of
cliffs and legitimization everything. Even during these hard times Darulaceze served people
regardless of their religions. For example, four building of eight building assigned to nonMuslim, whereas the rest was given to Muslims. Thus, a lesson was giving to humanity in this
civilization university like place without any discrimination.
If a person enters the Door of Compassion, a civilization symbol of the Ottoman Empire, he
or she will see four complexes for non-Muslims for lonely in addition to church, synagogues and
hammam at left side, whereas he or she can see four complexes in addition mosque and hammam
for Muslims at right side. Although there was blood, enmity and hatred seeds due to killing of
millions of people in the world, people were living under the compassionate umbrella of our
Dersaadet, Istanbul, in peace by forgetting this fogy climate.
Whereas our civilization has been applying this example of tolerance for years, some countries
are still discussing whether or not mosque should be built, minaret should be put and azan
should be called in their capital cities. We commemorate the Great Hakan Abdulhamid Han
with mercy for his unique leadership in building Darulaceze with its mosque, synagogue and
church. Since it is a symbol of living together and bring a historical legacy since 1995, we thank
him and his follower servants of this facility.
Nevzat BAYHAN
Genel Yayın Yönetmeni
Director of Publication
9
EDİTÖR’DEN
EDITOR’S NOTE
“Sosyal Devlet”e bu iki gözle bakın...
Look at the “Social State” with these two eyes
Sultan Abdülhamid Han’ın fotoğraf merakı bilinen bir gerçektir. İşte bu merak gelecek
nesillere, yani bizlere bir hazine olarak ulaşmıştır; biz de sonraki nesillere aynı şekilde koruyarak devredeceğiz bu emaneti.
Sultan Abdulhamid II’s interest in photography is a well-known fact. And this interest found
its way to us as a great treasure. We will protect this treasure the way it was before and hand it
over to our future generations.
Ulu Hakan Sultan Abdülhamid Han’ın fotoğraf koleksiyonu “Yıldız Albümleri” olarak bilinmektedir. Bu albümler 35 bin fotoğrafı içeren dünyanın da sayılı görsel arşivlerinden
birisidir. Fotoğraflar, tüm Osmanlı coğrafyasını kapsamakla birlikte dünya için de önemli
tarihî vesika niteliğindedir. Bu fotoğraflarda kullanılan tema, kıtaların ve buralardaki değişik kültürlerin de içerisinde barındırdığı gerçek bir öze yansımadır.
The photography collection of the Great Sultan Abdulhamid II is known as Yıldız Albums. These
albums which include 35000 photos are among the rare visual archives of the world. The photos
that cover the vast geography under the Ottoman rule as well as other countries, are important
historical documents for world history. The theme displayed in them is different continents and
cultures in these continents.
“Yıldız Albümleri” kategorisinde Osmanlı Arşivi’inde bulduğumuz sosyal hizmet geleneğinin başlangıcı olan dünyanın ilk ve en önemli sosyal hizmet projesi Darülaceze’nin kuruluş yıllarına ait iki albüm de bu tarihî varoluşu bizlere yansıtmaktadır. Bu iki albüm,
iki göz niteliğindedir. Yani bir sosyal devlet geleneği vardır. Bu geleneğe bu gözlerle bakıldığında daha büyük anlam yakalanmaktadır ve eşsiz mesajı da bu gözlerle anlamlandırılmaktadır.
The two albums that we tracked in the Ottoman Archives under the category of Yıldız Albums,
from the foundational years of Darulaceze which as an institution signalled the beginning of
a tradition of social service and was itself the first and the most important social service project
of its time in the world, reflect the significance of Darulaceze’s historic standing. These two
albums are like two eyes to see that there has always been the tradition of a social state. When
we see this tradition through this lens, it means even more and its unique message takes on a
new resonance.
Şefkat padişahı Ulu Hakan Sultan Abdülhamid Han tarafından Darülaceze Müessesesi ile başlayan sosyal devlet geleneği, günümüzde Başbakanımız Sayın Recep Tayyip
Erdoğan’ın önderliğinde ve Bakanımız Sayın Fatma Şahin hanımefendinin şefkatli himayelerinde daha da güçlenerek, “devlet gücünün göstergesinin ancak sosyalleşme ile
olacağı”nın bilinciyle tüm imkânlar kullanılarak daha imrenilir bir yaşam alanı tesis edilecektir.
The social state tradition that began with the Institution of Darulaceze thanks to the Great
Sultan Abdulhamid II is gaining greater strength today with the leadership of our honorable
Prime Minister, Recep Tayyip Erdoğan and under the compassionate patronage of our honorable
Minister Fatma Şahin and paving the way towards creating a living space to be envied with
the awareness that “the power of the state can only be manifested in its socialization” and with
the use of all means available.
Bu vesile ile öncelikle bu albümlerin gün yüzüne çıkmasına yönelik çalışmaları yapma fırsatını bana verdiği için Darülaceze Başkanımız Sayın Nevzat Bayhan Bey’e medyûn-û
şükran olduğumu ifade etmek isterim.
I am grateful to the Institutional Mr. President Nevzat Bayhan, for giving me this opportunity.
I would like to add how happy I am to recover these photos in the form of these albums and
to present it to our people. And I also thank Hanife Öz, Hülya Göksu, Nermin Taylan, Şerif
Esendemir, İsmail Erdoğan and Korkut Özelsü who had significant contributions to this work.
Çalışmalarımızda büyük yardımları olan Hanife Öz, Hülya Göksu, Nermin Taylan, Şerif
Esendemir, İsmail Erdoğan ve Korkut Özelsü’ye çok teşekkür ediyorum.
Nevzat ÖZKAYA
Editör/Editor
10
Şukûh efzâ-yı serîr-i şevket-masir-i hilafet-i uzmâ-yı İslamiye ve revnak-ı dehande-i saltanat seniyye-i Osmaniye şehriyari şefkat şiar ve tacida mekârim
nisâr essultan ibnü’s-sultan essultane el-gazi Abdülhâmid Hân-ı sani efendim hazretlerinin âsâr-ı hayriyyi hümâyûnlarından
Dârû’l-aceze
Büyük İslam hilafeninin azametli sahibi, Osmanlı saltanatının merhametli sultanı, Osmanlı hanedanının iyilikler saçan, şefkatli, merhametli yüce sultanı,
sultan oğlu sultan, gazi Abdülmamid Han tarafından yaptırılan Darülaceze
Darulaceze built by order of magnificent owner of Great Islam Caliphate, merciful sultan of the Ottoman sultanate, fairness distributor, merciful, compassionate sultan of the
Ottoman dynasty, sultan son of son veteran Abdulhamid Han
11
Dârü’l-aceze’nin Okmeydanı cihetinden görünüşü
Darulaceze from the Direction of Okmeydani
12
13
Dârü’l-aceze’nin şefkat meâb-ı
(Darülaceze’nin kapısı)
Door of Compassion of Darulaceze
14
15
Dârü’l-aceze’nin câmiî şerifi
Darulaceze Mosque
16
17
Komisyon salonu
Resimdeki Tablo: Padişahım çok yaşa
Commission Lounge
Table in the Picture: Long Live my Sultan
18
19
Sütunu Mefharet ile Bahçenin Manzarası
Praise Pillar and Landscape of Garden
20
21
Bahçenin Diğer Kısmı
Other Side of Garden
22
23
Matbah ve kiler
(Dârü’l-aceze’nin mutfak ve kileri)
Kitchen and Cellar
24
25
Çamaşurhanenin ameliyat-ı ibtida’iyesi
(Çamaşırhanenin ilk inşası çalışmaları)
Implementation of Laundry
26
27
Çamaşurhanenin ameliyat-ı ibtida’iyesi
(Çamaşırhanenin ilk inşası çalışmaları)
Implementation of Laundry
28
29
Kazanların mahallerine vaz’i ameliyatı
(Kazanların yerlerine yerleştirilme çalışmaları)
Placing Vessels in their Places
30
31
Çamaşur kazanlarının hal-i hazırı
(Çamaşır kazanlarının şimdiki durumu)
The Condition of Laundry Vessels
32
33
Çamaşur makinelerini tahrik eden motor
(Çamaşır makinalarını çalıştıran motor)
The Engine Turning on Washing Machines
34
35
Çamaşurhânenin manzara-i umumiyesi
(Çamaşırhanenin genel manzarası)
Overall View of Laundry
36
37
Bir çamaşur makinesiyle sıkmağa mahsus makine
(Bir çamaşır makinasıyla çamaşır sıkma makinası)
The Squeeze Machine with a Washing Machine
38
39
Boğar tenekeleri ve çamaşur vagonları
(Buhar Tekneleri ve Çamaşır Vagonları)
Steam Tanks and Clothe Wagons
40
41
Tebhîr makinasının mahalline vaz’ından evvel resmi
(Buhar makinasının yerleştirilmeden önceki resmi)
Picture of Tebhir (Steam, Dry) Machine before its Placing
42
43
Tebhîr makinasının mahalline vaz’ından sonra resmi
(Buhar makinasının yerleştirildikten sonraki resmi)
Picture of Tebhir (Steam, Dry) Machine after its Placing
44
45
Çamaşırhâne planlarından biri
A Plan of Laundry
46
47
Hastahâneden bir koğuş
A Dorm from the Hospital
48
49
Ameliyat-ı cerrahiye salonu
(Ameliyathane)
Operating room
50
51
Ameliyat-ı ayniyye salonu
(Göz ameliyathanesi)
Eye operating room
52
53
Ameliyat-ı viladiye salonu
(Kadın ve doğum amaliyathânesi)
Gynecology operating room
54
55
Bakteriyolojihane
(Mikrobiyoloji odası)
Microbiology room
56
57
Ma’lûl acizenin tenezzühü
(Düşkün hastaların gezintisi)
Strolling of dependent patients
58
59
Irzâhâne ve çocuklar
(Emzirme odası ve çocuklar)
Nourishment room and children
60
61
Irzâhâneden bir koğuş
(Emzirme odası)
Nourishment room
62
63
Eytâmhâne ve çocuklar
(Yetim evi ve çocuklar)
Orphan house and children
64
65
Eytâmhâne medhali
(Yetimhanenin girişi)
Entrance of orphan house
66
67
Eytâmhâneden bir yatakhane
(Yetimhaneden bir yatakhane görüntüsü)
A view of bedroom from orphanage
68
69
Sütun-u Mefharet
Alttaki not: Darül Aceze fahri fotoğrafı Mülazım-ı evvel Rıza kulları
Pillar of Praise
The writing at the bottom: Voluntary photographer of Darulaceze, Mülazım-ı
evvel Rıza kulları
70
71
Download

19.Darülaceze Albümleri 2