II. ÇAĞCIL KURAMLAR
•
•
•
•
•
•
•
•
•
Louis WIRTH
Robert PARK
Ernest BURGESS
Ebory Bogardus
Homer HOYT
Homer Hoyt
C. Harris
E. Ullman
A. Hawley
Chicago Okulu
• Henri Lefebvre
• Allen J Scott
•
•
•
•
•
•
•
•
• Michael Storper
Manuel Castells
David Harvey
Doreen Massey
Bob Jessop
Neil Brenner
Mike Savage
Alan Ward
Kevin Ward
Çatışmacı Okul
•
• Anthony Giddens
Los Angeles
Okulu
ve
Diğerleri
CHICAGO OKULU
• Louis WIRTH
• Robert PARK
• Ernest BURGESS
• Ebory Bogardus
•
•
•
•
•
Homer HOYT
Homer Hoyt
C. Harris
E. Ullman
A. Hawley
Bu okul 20. yüzyılın ilk
yarısında özellikle etkili oldu.
Bugün de Chicago Okulu
çizgisini sürdüren, örn. Amos
Hawley gibi önemli yazarlar
var.
CHICAGO OKULU
• XIX. Yüzyılın ikinci yarısından başlayarak, büyük Amerikan
kentleri çok hızla büyüyordu. Bu büyüme sürecinde kentin
hem fiziksel (makroformu; arazi kullanımı) hem de toplumsal
nitelikleri değişmekteydi.
• XX. Yüzyılın ilk yarısında Chicago Üniversitesi’nde bir araya
gelen bilim adamları çalışmalarıyla bu gelişmeleri açıklamaya
çalıştılar.
• Chicago Okulu içinde kenti değişik yönleriyle ele alan
çalışmalar yapıldı ve farklılaşan görüşler ortaya çıktı. Ancak,
hepsi benzer yöntemler izledi ve aynı yaklaşım içinde oldu.
• Chicago Okulu’nun, bir sosyoloji okulu olarak, çok önemli
etkileri oldu ve kent sosyolojisine yön verdi.
1850 - 1950
ARAŞTIRMALARIN AMACI
Kentin sorunlarını
anlamak,
sınıflandırmak,
çözmek
Bu çabalar hem uygulamacı hem de kuramsal yaklaşımları ortaya çıkardı.
Bu araştırmacı düşünürler Manchester ve Chicago ‘laboratuvar’larında
yaptıkları gözlemlere dayanarak modeller geliştirdiler.
Chicago 1865
1871 yangını … Bir büyük
kentin yok oluşu…
1893 Dünya Kolombiya Fuarı
… ve bir kentin baştan
yaratılışı.
Chicago 1890
Daniel Hudson
Burnham
Frederick Law
Olmsted
… ve bir kentin baştan
yaratılışı.
1909 _ Chicago Ticaret Derneği,
Chicago kenti ve bölgesi için
Daniel Burnham tarafından
hazırlanan planı yayınladı.
Planı tanıtmak için lise
öğrencilerine dersler, konferanslar
verildi.
CHICAGO
OKULU
• Dünyanın ilk sosyoloji bölümü, 1892.
• “…çağımızda tek bir kent hakkında yapılmış en önemli
araştırma” (Ulf Hannerz).
• Chicago: Hızla gelişen modern kent – çeşitlilik ve ölçek.
CHICAGO [SOSYOLOJİ] OKULU
• EKOLOJİ OKULU,
• EKOLOJİK OKUL da denir.
• 1920’li ve 1930’lu yıllarda Chicago’da yapılmış kent
sosyolojisi araştırmalarını ve bunlara dayanılarak
geliştirilmiş öğretiye verilen addır.
• Bu dönemdeki çalışmalara Chicago yakınlarındaki
çeşitli üniversiteler katılmıştır; ama, bu terim
genellikle Chicago Üniversitesi’nin sosyoloji
bölümünün çalışmaları ve geliştirdiği kuramlar için
kullanılır.
CHICAGO OKULU
Pozitivist bir okuldur: Çeşitli bireyleri ve toplumsal olguları
açıklamak üzere veriler toplarken ve çözümlerken doğa bilimlerinin
tekniklerini kullanır.
Ekolojisttir: İnsan davranışlarını toplumsal yapıların ve fiziksel çevre
etmenlerinin belirlediği olgular olarak açıklar. (Genetik etmenler ya da kişisel
karakter özellikleri üzerinde durmamışlardır.)
Topluluğun içinde yaşadığı doğal çevre (kentin fiziksel özellikleri;
ekonomik çevre; toplumsal çevre) birey davranışlarını biçimlendiren en
önemli etmendir.
Organizmacıdır: “Kent insan doğasının tüm özelliklerine sahiptir... …
büyütülmüş olarak” (Park, 1915); i.e. kent canlı bir varlık gibidir.
Chicago Okulu’na göre kent bir mikro-evrendir (mikrokosmos).
CHICAGO OKULU
Üç tema üzerinde duruldu:
1. Farklı kültürlerin karşılaşması ve çatışma;
etnik gruplar arasındaki etkileşim süreci.
2. Etnik kümelerin ‘gel-git’ine göre kent
mekanının ve kentteki toplumsal kurumların
değişik çıkar grupları, paydaşlar ve aktörler
tarafından ele geçirilmesi.
3. Kent politikasının yapısı ve işleyişi.
 Bu okulun laboratuvarı, araştırma alanı Chicago kenti oldu:




Başlangıçta, Chicago temiz bir kentti; fiziksel çevresi boştu.
1860’da 10,000 nüfuslu bir kasabaydı.
1871 yangınından sonra çok hızlı bir büyüme yaşandı.
1910’da nüfus iki milyonu aşmıştı.
(FİZİKSEL) KÖHNEME
YOKSULLUK
DÜŞÜK YAŞAM KALİTESİ
 Evsizlik sorunu başlamıştı.
 Barınma koşulları çok kötüydü;
 Çalışma koşulları çok kötüydü;
 Ücretler azdı;
 Çalışma saatleri çoktu.
Toplumsal kurumlar ve yasalar bazı kümelerin çıkarına işletiliyordu. Çalışma
yaşamını düzenleyen kurumlar, yasalar büyük girişimcinin denetimindeydi.
Bazı kurumlar toplumun tüm bireyleri için eşit biçimde işlemiyordu.
Farklı etnik kümeler ve ırklar eşit vatandaşlık haklarından yararlanamıyordu.
1920ler – İşçi Yürüyüşleri
Harlem renaissance_1920 gösterileri
Al Capone’un
silahşörleri:
Clementi & Mangano
• Yoksulluk; eğitimsizlik;
• Kentsel kurumlara
erişememe;
• Kolluk (polis) hizmeti eksiği;
kentin güvenli olmaması;
• Sosyal güvence eksiği;
• Dayanışma eksikliği;
• Fırsat eşitsizliği;
•
Enformel örgütler neden ortaya çıkar?
Varlıklarını nasıl ve neden sürdürebilirler?
Suç nedir?
Suçlu kimdir?
Suç işleyenler hangi nedenlerle suç işler?
Al Capone
(1899-1947),
avukatıyla
KENTSEL SÜREÇLER XIX. – XX. yy
KENT MERKEZİ
FİZİKSEL
KÖHNEME
•Konut dışı işlevler
•Kirlilik & gürültü
•Eski & konforsuz
yapılar
KENT ÇEPERİ / DIŞI
TOPLUMSAL
ÇÖKÜNTÜ
• Salgın hastalıklar
• Güven ortamı yok
• Yerel ilişki ağları
kayboluyor
• Sosyal çevredeki
tehditler artıyor
TOPLU
ULAŞIM
GELİŞTİ
Raylı
sistem;
…daha
sonra
otomobil
ALTKENTLEŞME
Ödeme gücü olanlar
kent dışına yerleşti
Yerel yönetimlerin
sınırları (yeni
yerleşimleri kapsamak
üzere) genişledi.
ALTKENTLEŞME
Prospectstreet,
Gloucester
E.Hopper_1926
Benzinci,
E.Hopper, 1926
‘KENTSEL YAŞAM BİÇİMİ’
(Mikro-sosyolojik bir kuram)
• Louis WIRTH (1897 – 1952)
• Kent – nüfusu büyük, yoğun, toplumsal ve
kültürel olarak heterojen bir yerleşimdir.
• Kent [yaşamı], şu üç etmenin bir fonksiyonudur:
1. Nüfus Büyüklüğü
2. Nüfus Yoğunluğu
3. Nüfusun Heterojenliği
‘KENTSEL YAŞAM BİÇİMİ’
1. Nüfus Büyüklüğü
2. Nüfus Yoğunluğu (L. Wirth)
• Kent toplumbilimcisinin ana sorunu, yoğun nüfuslu yerleşmelerde
gözlemler yapmak ve göreli sürekliliği olan toplumsal eylemlerin ve
örgütlerin biçimlerini keşfetmek olmalıdır. … Bir topluluk ne kadar
daha geniş, daha yoğun nüfuslu ve daha değişik nitelikteki
insanlardan oluşursa kentlileşmenin temel niteliklerini de o kadar
güçlü bir biçimde vurgulamış olacaktır.
• Kentte kurulan ilişkiler gerçekten yüz yüze olabilir, ama bu ilişkiler
yine de kişisel, yapay, geçici ve parçacıldır. … Kentlilerin
ilişkilerindeki soğukluk ve kayıtsızlık, diğerlerinin istek ve
beklentilerine karşı koymak için bir araç olarak görülebilir.
• Kentte yaşayanlar, diğer bireyleri kendi amaçlarına ulaşmada bir
araç olarak görerek, çıkara dayalı ilişkiler kurma eğilimindedirler.
‘KENTSEL YAŞAM BİÇİMİ’
3. Nüfusun Heterojenliği
Çok sayıda farklı kişilik tipinin etkileşmesi sonucu
• Sınıflar arasındaki sınırlar kırılır,
• Sınıf yapısı karmaşıklaşır;
• Toplumsal hareketlilik artar;
• (Toplumsal hareketliliğe bağlı olarak) coğrafi hareketlilik
artar;
• Farklılıklar daha da çeşitlenir ve sınırlı bir
coğrafyada yığılır.
CHICAGO OKULU
EKOLOJİK YAKLAŞIM
Robert Park,
Kentler doğal olarak, çekirdekteki
“The City”, 1915
merkezi alandan dışarıya doğru
Chicago -“Canlı Laboratuvar”
büyürler. Nüfus doğal bir süreçle
farklı kümeler, topluluklar halinde
yerleşir.
• KENTSEL EKOLOJİ ► zoning ve ayrışma (segregasyon).
• MEKANSAL ÖRGÜTLENME ► Kentsel alanların biçimi ve
nitelikleri belirlenir.
CHICAGO OKULU
EKOLOJİK YAKLAŞIM
Bu yaklaşımın dayandığı 3 kavram:
• AYIKLANMA
• UYUM
• ORGANİK BÜYÜME
SÜREÇ:
(1) Rekabet = yarışma
(2) Egemenlik
(3) Ele geçirme
(4) İşgal
Robert Park,
“The City”, 1915
Kent Mekanında İki
Toplumsal Devinim:
* SÜZÜLME
* SOYLULAŞTIRMA
Kentsel Ekoloji: Rekabet (yarışma)
Bir alana sahip
olabilmek için
toplumsal sınıflar
ve etnik kümeler
arasında yaşanan
yarış.
Kentsel Ekoloji: Egemenlik
Bir kümenin,
bir başka
kümenin
üzerinde
egemenlik
kurması.
Kentsel Ekoloji : Ele geçirme
Egemen küme,
yenilen kümenin
terkettiği alanı ele
geçirir.
State Str. 1925’den sonra Al
Capone’un bölgesi haline
gelmişti
State Str. (Devlet Caddesi), 1926
http://www.univie.ac.at/Anglistik/easyrider/data/pages/Chicago%20Blues/Sweet%20Home%20Chicago.htm
DEARBORN, CHI
1920’lerde State Str.’de tiyatrolar, caz
klüpleri ve pek çok siyah blues sanatçısı
çalışıyor. Siyahların ve göçmenlerin
yaşadığı yoksul mahalleler bu caddenin
güneyinde (The Southside) yer alıyor.
State Str. (Devlet Caddesi), 1926
CHICAGO, İtalyan mahallesi, 1920’ler
CHICAGO, Güney; Maxwell Str. 1978
Kentsel Ekoloji : İşgal
Yenilen
kümenin yeni
bir alanı işgal
etmesi, ve
böylece
çevrimin
yeniden
başlaması.
SÜZÜLME
• Üst gelir gruplarının bir konut alanını,
yapıların yaşlanmış ve köhnemiş olması
nedeniyle terketmesi sonrasında;
onların yerine bu alana alt gelir
gruplarının gelmesi.
Bu süreçte eski konutların fiyatlarının düşmesi alt gelir
gruplarının konut sorununa iyileştirici yanıt olabilir.
“… filtering involves obsolescent housing being handed down the social hierarchy.” Penguin Dictionary of
Human Geography
SOYLULAŞTIRMA
• Süzülmenin tersi. Üst gelir gruplarının kentin
merkezindeki konut alanlarına girerek
buralardaki fiyatların yükselmesine neden
olması. Bu süreç sonucunda alt gelir grupları
kentin merkezindeki bu alanları terk
etmektedir.
DEARBORN, CHI
Dearborn Park (1985) _ Merkezde/Göl kıyısında, orta-üst gelir
grubu konut alanı: Az ve çok katlı konut blokları, rekreasyon
donatıları, kültür donatıları (müzeler, sanat galerileri)
[G. Lane]
Dearborn Park’ın geçirdiği toplumsal evreler
• Amerikan yerlilerinin yerleşimi
• Mavi yakalıların mahallesi
• Seçkinlerin konut alanı
• Suç, yasa dışı olaylar bölgesi
• Çöküntü/köhneme bölgesi
• Sosyal konut ve toptan ticaret-antrepo
bölgesi
• Soylulaştırılmış konut alanı
Ernest Burgess, “The Growth
of the City”, 1925
“Devinim (mobilite), belki de
kent metabolizmasının
durumunun en iyi göstergesidir…
İnsan vücudunun nabzı gibi,
[kentte] toplulukta meydana
gelen tüm değişiklikleri yansıtan
bir süreçtir.”
TEK MERKEZLİ ÇEMBERLER
Michigan Gölü’nün konumu kentin tam çemberler
halinde büyümesine engel oluyordu. Buna karşın, E.
Burgess (radyokonsantrik) TEK MERKEZLİ
ÇEMBERLER MODELİ’ni kurdu: Tüm büyük
kentlerin merkezden dışarıya doğru halkalar halinde
büyüyeceğini ileri sürdü.
Tam merkezde iş alanı, onun çevresinde yoksulluk
alanı [geçiş bölgesi], biraz daha dışarıya doğru
işçilerin konut alanı; onun da dışında (orta katman)
konut alanı; sonra, barakalar bölgesi; en dışarıda,
çevrede de kente hergün gidip gelen üst, üst-orta
katmanların konut alanı. Burgess bu halkalara
ZONLAR diyordu.
BURGESS’in Modeline Eleştiri
• Topografya ve çevresel koşulların farklı
etkileri olasılığı üzerinde durulmamış.
• Kentlerin çok büyümesi durumunda tek
merkezin yetersiz kalabileceği
düşünülmemiş.
Sektör Kuramı
Homer Hoyt (1939, 1964)
Çok-Merkezli Kent Kuramı
C.D. Harris & Edward L. Ullman (1945)
Tramvay
banliyöleri
Sanayileşmiş dünyanın
1850-1940 dönemindeki
egemen kent formu:
•Orta yoğunluk
•Karma işlevler
•Izgara doku
•Merkezleşme
Tren
banliyöleri
GELECEĞİN KENTİ
Nodal Bilişim Kenti
Geleceğin sürdürülebilir kentinin
planlanmasında, hem su kullanımında
daha duyarlı olunmasını sağlayacak
hem de kentin otomobile bağımlı
olmamasını sağlayacak bir arazi
kullanımı tasarlanmalıdır.
• FARKLI YOĞUNLUKLAR- yüksek, orta, düşük.
•Yüksek y.- kentsel köyler
• Orta y.-Transit durakların çevresindeki 800m.
• Düşük-DRT ya da bisikletle ulaşım.
• BÜTÜNLEŞMİŞ: konut, ticaret, küçük sanayi.
•SUB-CENTRALİZED: transit ve telekomünikasyon ile bağlantılı
http://www.sustainability.murdoch.edu.au/casestudies/Case_Studies_Asia/urbwater/urbwater.htm
GELECEĞİN KENTİ
Nodal Bilişim Kenti
http://www.sustainability.murdoch.edu.au/casestudies/Case_Studies_Asia/urbwater/urbwater.htm
Ekolojik Yaklaşıma Eleştiriler
• Bilinçli planlama, tasarım nerede?
Paris (1860’lar) - Napoleon III / Hausmann: çalışan sınıfların
mahallelerini yık-kazı, kenti askeri denetime aç.
• Chicago Okulu’nun modelleri evrenselleştirilebilir
mi?
• Kent yaşamı modellere indirgenebilir mi?
• Kentlilerin günlük yaşamdaki deneyimleri, öznel
duyguları nasıl?
CHICAGO OKULU
Bugün de önemini koruyan anahtar kavramlar
• SOSYALLEŞME
• (sociation)
• (changing modes of
sociation within
DEĞİŞEN SOSYALLEŞME
modernity)
BİÇİMLERİ
• MODERNİTE İÇİNDEKİ
• SOSYAL REFORM
• (social reform)
Kaynak: SAVAGE, M., Warde, A. and Ward, K. (2003) Urban Sociology, Capitalism and Modernity, New York:
Palgrave MacMillan.
CHICAGO OKULU
Bugün de önemini koruyan anahtar kavramlar
SOSYALLEŞME
TANIM: Toplumsal etkileşim modelleri ve toplumsal
bağ kurma (social bonding) süreçleri
SOSYOLOGLARIN SORDUĞU SORULAR:
İnsanlar başka insanlarla neden ilişki kurar?
• Toplumsal kümeler, bağlar ve sadakat nasıl ortaya çıkar?
• Nasıl gelişir? Nasıl değişir?
BULMAK İSTEDİKLERİ:
• Toplumsal yaşamın enformel düzeni (informal ordering);
• Bireylerin gelişigüzel, tutarsız gözüken eylemlerinin altında yatan
ahlak kodları (moral codes) ve konvansiyonlar.
CHICAGO OKULU
Bugün de önemini koruyan anahtar kavramlar
SOSYALLEŞME
R. PARK (1967): MODERNİTE VE SOSYALLEŞME ÜSTÜNE …
İnsanların eylemlerinin dayandığı, formelleşmiş temel yapı
parçalanıyor ve giderek enformel bir toplumsal yaşam büyüyor:
• İŞBÖLÜMÜ_ Çalışma yaşamı ve meslek, toplumsal
bağları (social bonds) farklılaşan parçalara, bölmelere ayırıyor.
• KOMŞULUK_ Modern kentte toplumsal bağların
kurulabileceği tek yer komşuluk birimi …
• AİLE _ BİRİNCİL BAĞLAR (primary bonds) modern kentte
erozyona uğradı.
Birincil bağları olmayanlar ne tür toplumsal bağlar kuruyorlar?
Nasıl bir süreç içinde kuruyorlar?
CHICAGO OKULU
Bugün de önemini koruyan anahtar kavramlar
SOSYALLEŞME
Birincil bağları olmayanlar ne tür toplumsal bağlar kuruyorlar?
Nasıl bir süreç içinde kuruyorlar?
Ch.Okulu’nun araştırma konuları: Birincil bağlardan yoksun
olanlar
• The Hobo (Andersen, 1923) _ göçmenler ve serseriler.
• The Gang (Thrasher, 1927) _ çeteler
• The Gold Coast and the Slum (Zorbaugh, 1929)_ Kent
merkezinde birbirine bitişik –biri varsıl, öteki yoksul- iki
alan arasındaki toplumsal ilişkiler.
• The Taxi-Hall Dancers (Cressey, 1932) _para karşılığı
erkeklerle danseden kadınlar ve buraya gelen erkekler.
NORMLAR – UYUM SAPKINLIK – SUÇ
ANOMi KURAMI (Durkheim; R.K.Merton)
•
ANOMİ
•
Durkheim (XIX.yy): Toplum yaşamının belirli bir alanındaki davranışları
düzenleyen hiçbir açık ölçünün olmadığı durumlarda ortaya çıkar. Bireyler
kendilerini yollarını yitirmiş ve kaygılı olarak duyumsar. Sonuç: intihar
eğilimi.
=
Toplum yaşamının yol açtığı amaçsızlık ya da
umutsuzluk duygusudur.
Merton (XX.yy): Kabul edilmiş normların toplumsal
gerçeklikle çatıştığı durumda birey, normlara uygun
davranış biçimlerine sadık kalarak çıkış yolu
bulamayabilir. Bu yasa (norm) dışı yollara yönelten bir
baskı oluşturabilir.
NORMLAR – UYUM SAPKINLIK – SUÇ
YAFTALAMA KURAMI
(E.Lemert; Adler)
• SAPKINLIK bir birey ya da kümenin
özelliği olarak değil, sapkınlar ile sapkın
olmayanlar arasındaki bir etkileşim süreci
olarak algılanmalıdır.
VARSAYIM: Hiçbir edim “yapısı gereği” suç
niteliği taşımaz. Suçluluğun tanımı, güçlüler
tarafından, yasal düzenlemeler ile, kurumlar
yoluyla yapılır.
NORMLAR – UYUM SAPKINLIK – SUÇ
YAFTALAMA KURAMI
(E.Lemert; Adler)
• Sapkınlığın gerçek yapısını anlamak için bazı
insanlara “sapkın yaftası”nın neden yapıştırıldığını
ortaya çıkarmak gerekir.
– BİRİNCİL SAPKINLIK: Başlangıçtaki, ilk
sınırları aşma davranışı
– İKİNCİL SAPKINLIK: Birey yaftayı
kabullendiğinde ve kendisini sapkın olarak
görmeye başladığında ortaya çıkar.
– SAPKIN OLMAYI ÖĞRENME SÜRECİ –
Sapkın davranışı düzeltmesi beklenen kurumlarda
yaşanır. (hapishane vb.)
TOPLUMSALLAŞMA (SOSYALLEŞME)
• Toplumsal etkileşim modelleri ve
• Toplumsal bağ kurma (social bonding) süreçleri
üzerinde durmak gerekir.
Anlamsız, ani ya da anarşik gözüken toplumsal eylemler
mekansal ve toplumsal bağlamın içine oturtulduğunda
anlam kazanırlar.
Bu kapsamda antropologların araştırmaları ve kuramları
çok etkili oluyor.
İŞLEVSELCİLİĞİN ÇAĞCIL
BİÇİMİ
A.R. RadcliffBrown
1881-1955
Bronislaw
MALINOWSKI
1884-1942
BÜTÜNCÜL (HOLİSTİK) YAKLAŞIM:
Bir toplumun başlıca kurumlarını anlamak ve
üyelerinin (bireylerin) davranışlarını açıklamak için
o toplumu ya da kültürü bir bütün olarak incelemek
gerekir.
Trabriand Adaları
Pasifik
Bronislaw MALINOWSKI
A.R. RadcliffBrown
1881-1955
Bronislaw
MALINOWSKI
1884-1942
BÜTÜNCÜL VE ORGANİZMACI YAKLAŞIM:
Bir toplumsal pratik ya da kurumun İŞLEVİNİ
incelemek, bu pratik ya da kurumun bir bütün
olarak, o toplumun varlığının devamına katkısını
çözümlemektir.
Bunu anlamanın en iyi yolu insan bedeniyle
benzerlik (analoji) kurmaktır.
YAPISALCILIK ve İMBİLİM
(semiyoloji)
• Bir eylemi, davranışı ya da sözcüğü ancak onun
parçası olduğu yapıyı tanımlayarak anlayabiliriz.
• ANLAM VERMEK (yüklenen anlam)
• FARK
• BAĞLAM
TOPLUMSALLAŞMA (sosyalleşme)
• Toplumsallaşma bireyselliğimizin ve
özgürlüğümüzün de temelinde yer alır.
• Bu süreçte hepimiz bir KİMLİK duygusu ile
bağımsız düşünme ve eylem yeteneği
geliştiririz. (A.Giddens,2000:25)
ANLAM VERME/YÜKLEME
B - ÇAĞCIL KURAMLAR_2
ELEŞTİRİ KURAMI ÇİZGİSİ
 Henri Lefebvre _ Mekan ve kültür ilişkisi; The
Production of Space (1971; 1991)
 Manuel Castells - The Urban Question (1977); The
Rise of Network Society (1996)
 David Harvey – Social Justice and the City (1973);
The Urbanisation of Capital (1985); The Condition of
Postmodernity (1989)
 Doreen Massey
Kente Ekonomi Politik Yaklaşımı
ya da
Eleştirel Yaklaşım
• Kökeninde Marx ve Engels’in düşünceleri vardır.
• “Ekonomi politik” (political economy) terimi, toplumsal olguların ortaya
çıkmasında siyasal ve ekonomik güçlerin oynadığı role işaret eder.
• Siyasal ve ekonomik güçlerin kentsel eylemleri güden,
onlara yön veren en önemli güçler olduğu kabul edilir.
•
Bu yaklaşım içinde çalışmaları olan yazarlar:
• Henri Lefebvre,
• David Gordon,
• Michael Storper ve David Walker,
• Manuel Castells,
• David Harvey,
• Allen Scott.
D. Harvey
H. Lefebvre
Kente Ekonomi Politik Yaklaşımı
ya da
Eleştirel Yaklaşım
Politik ekonomi temelli kentsel kuramların ana
temaları:
• 1. Yarışan çıkarlar, yarışan statü kümeleri arasındaki
çatışmalar her yerde görülen bir toplumsal süreçtir.
• 2. Kapitalizm egemen bir güç sistemi olarak modern,
kentsel sanayi toplumlarının gelişimini belirler.
• 3. Kentler ve metropoliten topluluklar bugün, giderek
yükselen küresel ekonominin dünya sistemi tarafından
biçimlendirilmekte ve kontrol edilmektedir.
• 4. Yerel kentsel toplulukların ya da komşuluk birimlerinin
mikrososyolojik ölçekteki sorunları, üst ölçekteki
makroekonomik eğilimler ile açıklanabilir. Bu iki ölçek
arasında neden sonuç ilişkisi kurulabilir.
Joe Bailey (2000), “Some Meanings of `the Private' in Sociological Thought”
adlı makalesinde mahrem, özel ve kamusal kavramlarının yeniden
düşünülmesi gerektiğini yazıyor. … Bailey’e gore kamusal alan, en azından,
toplumsal değişmenin odağı ve mekanı olarak sorgulanmalıdır. Çünkü
kamusal alan kavramına –kamusal alanın ne olduğuna- ilişkin sarsıntıların
temelinde post-modernizm ve globalleşme yatmaktadır.
Kamusal alan kavramının yeniden tanımlanmasının yanı sıra kamusal
alanın bir mekan ve toplumsal yaşamımız içindeki bir kurumsal düzenleme
konusu olarak da yeniden düşünülmesi gerekmektedir. Özellikle kent ve
bölge planlama penceresinden bakıldığında kamusal alanın yeniden
tanımlanmasının operasyonel bir gerekliliği olduğu da ortaya çıkmaktadır. Bu
çerçevede plancının kamusal alanı kavrayış biçimi planlamanın eşitlikçi,
toplum yararına ve toplumsal adalete uygun olup olamayacağına dair
ipuçlarını da verecektir.
David Harvey’in «yaratıcı yıkım» kavramından hareketle Brenner ve
Theodore neo-liberal sermayenin, kavramlar ve kurumları yıkıp yeniden
kurarak kendisine en uygun ortamı, uygun mekanları yarattığını ileri
sürmektedir.
ZOOM IN YOUR LIFE
Download

Dy13e14 KentinBüyümesi_Chicago_Okulu_2014