Klinik Psikofarmakoloji Bülteni 2 :3 ,1992
SALDIRGAN
DAVRANIŞTA
ANORMAL
GLUKOZ TOLERANSI*
Dr. E. Timuçin ORAL", Dr. Servet EBRİNÇ**
Ecz. Nezihi BURDURLU***, Psk. Sedef ÇELEBİ****
ÖZET
Hipogliseminin saldırganlık ve agresyona öneğilim
oluşturabileceği düşüncesinden hareketle, saldırgan dav­
ranış gösteren hastalara oral glukoz tolerans testi (OGTT) uy­
gulandı. DSM lll-R ölçütlerine göre Antisosyai Kişilik Bozuk­
luğu tanısı almış ve saldırgan tavır veya kendine zarar verme
davranışı nedeniyle hastaneye sevkedilen 20 erkek hasta ile,
yaşlan türdeş olan, 15 sağlıktı erkek kontrol deneği alındı. Her
iki gruba ilaç verilmeksizin en az üç gün süreyle standart ka­
lorili diyet uygulanarak OGTT yapıldı ve suç işleme, psikoaktif m adde kullanımı, intihar girişimi, öfke, aile öyküleri, davranım bozukluklarını değerlendiren bir anket formu ile SCL90 kendini değerlendirme ölçeği uygulandı. Açlık kan şekeri
ile glukoz atımından 2 saat sonra ölçülen kan şekeri
değerleri karşılaştırıldığında düzeylerin, hasta grubunda kon­
trol grubuna göre anlamlı derecede düşük olduğu saptandı
(p=0.08, p<0.05). Psikoaktif madde kullananlar, suç işleyenler
ve davranım bozukluğu gösterenlerde glukoz değerleri
p<0.05 düzeyinde anlamlı düşüklük göstermekteydi.
Anahtar Kelimeler: Hipoglisemi, Saldırganlık,
Antisosyai Kişilik, Uyuşturucu Kullanımı.
Klinik Psikofarmakoloji Bülteni, 2: 3 (43-46), 1992.
tolerance test (OGTT) has been applied to the patients who
were admitted to the hospital because o f aggressive beha­
viour. Tests have been applied to 20 male patients who
have been diagnosed as Antisocial Personality Disorder ac­
cording to DSM-III-R criteria, and to 15 healthy males o f sim­
ilar age as the control group. Both groups have been tested
for OGTT after 3 days o f drug free and standart diet. SCL-90
self rating inventory and a questionnaire prepared by the
authors in order to evaluate the crime, family and suicide
history, drug abuse, conduct disorder and resistance to hun­
ger have been applied as well. The comparison between
two groups for serum glucose levels before, and after the
second hour o f OGTT revealed that the levels o f the patient
group were lower than the control group. Results have
been found to be statistically significant by student's t-test
(p=0.08,p<0.05). Serum glucose levels of the patients and
two of the control subjects who had crime, drug abuse and
conduct disorder history were found significantly lower
compared with those o f group (p<0.05).
Key Words: Hypoglycemia, Agression, Antiso­
cial Personality, Drug Addiction.
Bull. Clin. Psychopharm. 2 : 3 (43-46), 1992.
GİRİŞ
SUMMARY
Abnormal Glucose Tolerance
in Agressive Behaviour
The aim o f this study in to evaluate whether hypoglyce­
mia can predispose to aggressive behaviour. Oral glucose
Hipogliseminin huzursuzluk ve agresyona yol açtığı
iddiaları oldukça eskilere dayanmaktadır. Kan glikoz
düzeyinin 40 mg/dl altında olması klinik olarak hipog­
lisemi belirtilerinin görülmesi anlamına gelir. OGTT
sırasında kan glikoz seviyesinde beklenen değerden
10 mg/dl ve üzerinde düşüşler olması da yine hipogli­
semi olarak değerlendirilmektedir. Bu değerin çok
daha altında düşüşler olması ise beyinde makrosko-
* 28. Ulusal Psikiyatri Kongresinde Sunulmuştur.
•'Psikiyatri Uzmanı, Balıkesir Asker Hastanesi
•** Biyokimya Uzmanı, Balikesir Asker Hastanesi
**** Psikolog, Balıkesir Asker Hastanesi
43
Klinik Psikofarmakoloji Bülteni 2 :3 ,1992
pik olarak diffüz gri madde nekrozu, mikroskopik ola­
rak da 2 ve 3. tabakalarda nöron yıkımı ve gliozisin
gözlendiği hipoglisemik koma ve neuroglikopeni adı
verilen tabloya sebep olur (3).
Taryuva-Tobias (4) sözel ya da fiziksel saldırganlık,
OGTT de düşük glikoz düzeyi ve EEG anomalisi ile
seyreden bir sendromdan sözetmiştir. Bu bağlamda,
Buckley (1979) hipogliseminin ’savaş ya da kaç" reak­
siyonunu uyaran yolaklarda dopamin reseptörlerinin
cevap eşiğini düşürdüğünü iddia etmiştir. Antropolog
Bolton tarafından 1973 ve 1975 de yapılan ilginç bir
çalışm ada ise, Peru da yaşayan vahşilik ve
ölümcüllükleriyle tanınan Quolla yerlilerine OGTT uy­
gulanmıştır. Vahşi geçmişleriyle tanınan yerlilerin
OGTT değerleri de düşük düzeylerde bulunmuştur (5).
Bir başka spekülasyon ise her iki durumun da aynı
p a to lo jik
nedene
b a ğ lı o la ra k
o rta y a
çıkabileceğidir. Benton ve ark'nın (1987) çalışmasın­
da glikoz ya da plasebo içirilen 6-7 yaşlarındaki
sağlıklı çocuk gruplarında çift kör yöntemle bir okul
günü sonrasında çözümü olanaksız bir video oyunu
karşısında hayal kırıklıktan, huzursuzluk ve dikkat du­
rumları incelenmiş, glikoz alan çocukların diğerlerine
oranla anlamlı derecede belirgin dikkat gösterdikleri
ve hayal kırıklığı ya da huzursuzluklarının ise daha az
olduğu saptanmıştır. Biyolojik bir açıklam a da
dolaşımındaki serotoninin agresyonun yanı sıra glikoz
düzeyinden de sorumlu olabileceğidir. Frenstrom ve
Wurt (1971) insan dışındaki canlılara karbonhidrattan
zengin, proteinden fakir gıdalar verilmesinin, gıdalar
triptofan içermeseler dahi, BOS triptofan düzeyini do­
layısıyla da serotonin sentezini arttırdığını, PerezCruiet ve ark (1974) ise insanlarda proteinden zengin
gıdanın BOS triptofan ve 5 HIAA seviyesini azalttığını
göstermişlerdir (5). Bu noktadan hareketle belki de
kan glikoz düzeyinin serotoninerjik aktivite ve do­
layısıyla agresif davranışın takibinde kullanılabileceği
iddia edilebilir. Yamato ve ark. (1985) farelerde suprakiazmatik nukleus harabiyeti sonrasında uyku ve
yeme düzeninde bozulmalar ile intrakranial glikoz
enjeksiyonuna cevap olarak hiperinsülinemi ve oral
ya da dam ar içi verilen glikoza karşı artmış insülin
yanıtı olduğunu göstermişlerdir. Bu çalışma suprakiazmatik çekirdeğin serotoninerjik girişin temel merkez­
lerinden biri olması nedeniyle önem taşımaktadır. Bu
durumda düşük serotonin düzeyinden dolayı ortaya
çıkan agresyonun suprakiazmatik düzenleyici meka­
nizmalar üzerindeki etkisi nedeniyle glikoz metaboliz­
ma bozukluğu ve uykusuzluğa yol açabileceği iddia
edilebilir. Çatışmamızda bu noktadan hareketle
saldırganlık ve hipoglisemi ilişkisinin incelenmesi
amaçlanmıştır.
GEREÇ VE YÖNTEM
Psikiyatri polikliniğine başvuran DSM-III-R
ölçütlerine göre Antisosyal Kişilik Bozukluğu tanısı
alan, yaşları 20-35 arasında değişen, 21 erkek hasta
ile kontrol grubu olarak yaş ve eğitim düzeyleri türdeş
44
olan 15 sağlıklı erkek birey çalışmaya alındı. Hasta ve
sağlıklı bireylere özgeçmişlerini ve davranış kalıplarını
sorgulamak amacıyla hazırlanmış bir anket formu ile
SCL-90 kendini değerlendirme formu uygulandı.
Serum glikoz düzeyleri, (deproteinizasyonsuz) gli­
koz enzimatik kalorimetrik test yöntemi ile çalışıldı.
OGTTden en az 3 gün öncesinden başlayarak, hasta
ve sağlıklı bireylere standart 2000 kal. 'lik hastane diy­
eti uygulandı. Hasta ve sağlıklı bireylerin 12 saatlik
açlık sonrası venöz kanları alınarak serumları ayrıldı.
200 u l enzim reaktifi (Glucoseliquicolor-Human)
üzerine 20 serum ilave edildi. Oda ısısında 10 dk
inkübasyon yapıldı. Spektrofotometrik olarak 500 nm
dalga boyunda, glikoz oksidaz enziminin enzimatik
oksidasyonundan sonra glikoz miktarı tesbit edilip, hi­
drojen peroksit peroksidaza fenol ve 4 amino fenazon ile etki edilerek kinoneminin pem be renginin
ölçümü yapıldı.
Glikoz yüklemesi, 500 c c suda 100 g glikozun eriti­
lip limon suyuyla tat verildikten 5 dk sonra her iki grup­
taki bireylere içirilmesiyle yapıldı. Yükleme sonrası 1.
2. ve 3. saatlerde venöz kan örnekleri alınarak aynı
yöntemle serum glikoz seviyeleri değerlendirildi. Bu
süre içinde hasta ve sağlıklı bireyler glikozun
ütilizasyonunun önlenebilmesi amacıyla labaratuvarda hareket kısıtlaması yapılarak gözlemde bulundu­
ruldular.
Sonuçlar SPSS PC programı kullanılarak cN kare, ttesti ve Varyans Analizi (ANOVA) istatistik yöntemleri
ile değerlendirilerek anlamlılıklar p değerleriyle
ifade edildi.
BULGULAR
Her iki grup yaş açısından türdeş bulunurken,
sağlıklı kontrol grubunun eğitim düzeyinin hasta gruba
oranla anlamlı düzeyde yüksek olduğu saptandı
(p=0.010).
Hasta grubunda SCL-90 tüm altölçek puanlan kon­
trol grubuna göre anlamlı düzeyde yüksek bulundu
(p<0.001). Yine, suç, kendini kesme davranışı, suisid
girişimi, uyuşturucu kullanımı, ani öfke ve yemek son­
rası ağırlık hissi gibi özellikler açısından da hasta gru­
bunun kontrol grubuna oranla p<0.05-p<0.001
düzeyinde anlamlı farklılıklar gösterdiği saptandı (Ta­
blo 1).
Tablo 1
chi kare_______ p
Suç işleme
Kendini Kesme
Suisid Girişimi
Uyuşturucu Kullanımı
Ani Öfke Nöbeti
Açlığa Tahammül
Yemek sonrası ağırlık
23.98
16.74
11.15
23.98
17.56
.910
4.43
.000“
.000**
.038*
.000**
.000**
.311
.035
Saldırgan Davranışta Anormal Glukoz Toleransı/Oral ve ark.
Açlık kan Şekeri (AKŞ) ve OGTT l.,2.,3., saat
değerleri karşılaştırıldığında, hasta ve kontrol grupları
arasında yalnızca glikoz alımından 2 saat sonrasında
p<0.05 düzeyinde anlamlı fark saptandı. Hasta grup
profilinin kontrol grubuna oranla daha yatık olduğu
ve glikoz alımından 3 saat sonraki kan glikoz
düzeyinin kontrol grubuna oranla hafifçe yüksek bul­
duğu saptandı (Tablo 2, Şekil 1).
Tablo 2
Hasta Grubu
(n -2 0 )
Kontrol G rubu
(n - 16)
t
P
AKŞ
l.SAAT
78.90 ±
8.76
104.00 ±
28.37
84.80 ±
12.47
73.40 ±
9.83
83.80 +
6.70
102.20 ±
19.48
93.80 +
12.19
70.66 ±
10.47
1.80
0.08
0.21
0.83
2.13
0.04*
0.79
0.43
2.SAAI
3.SAA1
Hasta ya da kontrol grubunda olduğuna
bakılmaksızın kan glikoz düzeyleri ile uyuşturucu, 15
yaş öncesi davranım bozukluğu öyküsü, suç işleme
öyküsü arasında açlık ve 2. saat glikoz düzeyleri
açısından anlamlı farklılıklar gözlenirken (Tablo 3),
saldırganlık, açlığa tahammül ya da SCL-90 öfke
düşmanlık alt ölçeği puanları açısından anlamlı bir
ilişki saptandı.
Tablo 3
Yok (n=13)
Var (n = 22)
P
Uyuşturucu
Kullanımı
AKŞ
2.saat
84.84 + 6.54 78.72 +
94.69 + 12.89 85.09 +
8.37
11.92
Davranım
Bozukluğu
AKŞ
2.saat
85.16 + 6.72 78.32 +
95.46 + 12.27 84.63 +
8.20 0.028*
11.88 0.015*
Suç İşleme
Öyküsü
AKŞ
2.saat
84.84 + 6.54 78.72 +
94.69 + 12.89 85.09 +
8.37 0.031*
11.92 0.032*
0.031*
0.032*
TARTIŞMA
Sonuçlar doğrudan doğruya öfke ve saldırganlık
ile kan glikoz değerleri arasında bulunan bir ilişkiyi or­
taya koymamakla birlikte, Şekil l'd e görüldüğü gibi
yatık bir profilin varlığı, özellikle glikoz alımından 2
saat sonra ölçülen değerin hasta grupta anlamlı der­
ece düşük bulunması ve uyuşturucu kullanımı, davranım bozukluğu ile suç işleme öyküsü açısından açlık
ve 2. saat değerlerinin anlamlı istatistiksel özellikler
taşıması olası bir ilişkinin varlığını düşündürmektedir. Bu
bulgular aynı zamanda Virkkunnen ve ark (1983,
1984,1988) tarafından yapılan seri çalışmalarda (6,7,
8) bulunmuş olan saldırgan davranış gösteren kişilerde
OGTT glikoz-eğrisinin düzleştiği sonucu ile uyuşmakta
fakat aynı çalışmalarda bulunan glikoz değerlerinin
çok yükseklere çıkarak yavaş yavaş çok düşük
değerlere inmesi olgusu ile uyuşmamaktadır. Virkkun­
nen ve ark (1983) antisosyal kişiler arasında agresif
davranış gösterenlerin insülin salınımının da artmış
olduğunu, yine bununla bağlantılı olarak alkolün
insülin sekresyonunu arttırmasının antisosyal kişilerin
saldırgan davranışlarını d ah a çok alkollüyken
göstermelerini açıklayabileceğini ileri sürmüşlerdir
(6). Bizim çalışmamızda ekonomik nedenlerle kan
insülin düzeyleri ile c -p e p tid seviyelerinin
çalışılamamış olması bu açıdan değerlendirme yap­
mamızı engellemektedir. Benton, Kumari ve Brain
(1982)'nin çalışmalarında gösterilmiş bulunan, OGTT
uygulanan, hipoglisemi eğilimi ya da agresif davranış
göstermeyen tümüyle sağlıklı kişilerde çeşitli anket­
lerdeki agresivite puanları arasında pozitif korelas­
yon olduğu sonucu da bizim çalışmamızda istatistiksel
olarak anlamlı bulunmadı. Virkkunnen ve ark. uzun
süreli hipoglisemi eğiliminin düşük sözel IQ, kendini
kesme davranışı, dövmeler, uyku ve davranış bozuk­
luğu ile okuldan kaçma, çalma, mala karşı suçlar,
çok sayıda hapis ve alkollü, saldırgan bir babaya sa­
hip olm a arasında anlam lı ilişki old uğ u nu
göstermişlerdir. Kendini kesme davranışı, alkollü ve
saldırgan bir babnın varlığı, uyku ve davranış bozuk­
luğu ya da vücutta dövme bulunması ile hipoglisemik
eğilim arasında herhangi bir ilişkini varlığı bizim
çalışmamızda ortaya konulamamış ancak, suç işleme
ve davranım bozukluğu öyküsü bulunan, uyuşturucu
kullarfcın bireylerde anlamlı hipoglisemik eğilim sap­
tanmıştır (Tablo 3). Çalışmanın kan insülin ve c-peptid
düzeyleri de incelenerek gerçekleştirilmesi, serum
glikoz düzeyinin alışılagelmiş bir OGTT uygulan­
masından çok belki 7-8 saatlik bir süreye yayılması,
ayrıca herhangi bir klinik bozukluğu olm ayan
kişilerde de agresyon / hipoglisemi ilişkisi açısından
ele alınması bu konuya daha fazla ışık tutabilecektir
kanısındayız.
45
Klinik Psikofamxjkoloji Bülteni 2 :3 ,1992
KAYNAKLAR
1. Ridot-Lopez P, Casellas JF, Hulme CD, (1987) Hypoglisemia: Factitious or Felonious, Hosp. Pract., 22,5:125-132
2. Andrade ML, Benton D, Brain PF, ve ark. (1988) A Reex­
amination of the Hypoglycemia-Agression Hypothesis in La­
boratory Mice, intern J. Neuroscience, 41, pp: 179-186
3- iwai A, Sakamoto T, Kinoshita Y, ve ark. (1987) Com­
puted Tomographic imaging of the Branaffer Hypoglycem­
ic Coma, Neuroradiology 29:398-400
4. Yaryuva-Tobias JA (1973), Behavioral-glucodysrhyfhmic triad, American J Psych, 130.825
5. Benton D, (1988) Hypoglycemia and Agression:A Re­
view, intern J. Neuroscience, Vol 41, pp: 163-168
6. Virkkunen M. (1983) insulin Secretion During the GTT in
Antisocial Personality, British J Psychiatry, 142,598-604
7. Virkkunen M, (1984) Reactive Hypoglycemic Tenden­
cy Among Arsonists, Acta Psychiatr. Scand., 69:445-452
8. Virkkunen AR, Linnoila M, (1988) Monoamines, Glocose Metabolism, Agression Towards Self and Others, intern
J. Neuroscience, Vol 41, pp:261-264
46
m
Download

saldırgan davranışta anormal glukoz toleransı