OSMANLI
DÖNEMİNDE
EĞİTİM-2
ÖZCAN PALAVAN
MUTLAKİYET
DÖNEMİ
Mutlakıyet Dönemi (18781908)
Sultan II. Abdülhamit’in 13
Şubat 1878’de Parlâmentoyu
süresiz tatil etmesinden 23
Temmuz 1908’e kadar geçen
döneme denir.
Mutlakiyet dönemi eğitiminin temel özellikleri
1. Bir çok meslek ve sanat okulu açılmıştır.
2. İlk kez özel eğitim alanında bir girişim olmuş,
sağır, dilsiz ve körler için bir okul açılmıştır.
3. Yerli ve yabancı özel öğretim büyük gelişme
göstermiştir.
4. Genel eğitimde ve okulların yaygınlaşmasında
önemli gelişmeler kaydedilmiştir.
5. Nicelik bakımından gözlenen başarılar eğitimin niteliğini
yükseltmek gibi bir amaçla beraber yürütülmemiştir.
• Aksine, okullar, öğretmenler, programlar, kitaplar, basın sıkı bir denetim
altına alınmış, yeni düşünceler engellenmeye çalışılmıştır.
• Eğitimdeki sayısal gelişmeler yanında niteliğin yükselmesi, gelişmesi
yolunda da çaba gösterilmiş olsaydı, eğitim tarihimizde bu dönemin yeri
başka olurdu.
6. Bu dönemde yetiştirilmek istenen insan tipi, Tanzimatın
"Osmanlılık" idealine bağlı, dindarlık, itaatkârlık, Sultan II.
Abdülhamit’e sadakat... özellikleri güçlendirilmeye çalışılan
bir insan tipidir.
• Ancak, azınlıklar ve yabancılar, millî, dinî, siyasî, ayrılıkçı emellerini yine
de eğitim yoluyla sürdürmektedirler.
7. Programlardan hayata dönük bazı dersler çıkarılmış,
Din ve Ahlâk derslerinin saatleri artırılmıştır.
8. Öğretmenliğin meslekleşmesine ilişkin kâğıt üzerinde de
kalsa bazı önemli hukukî düzenlemelere başlandığı görülür.
9. Maarif Nezareti, 1894-1895’ten itibaren, ilk kez ülke
çapında eğitim istatistikleri yayınlamaya başlamıştır.
MEŞRUTİYET
DÖNEMİ
II.Meşrutiyet Dönemi (1908-1918)
Parlâmentolu rejime dönüş için Anayasanın tekrar
yürürlüğe konduğu 23 Temmuz 1908’den 30 Ekim 1918
Mondros Mütarekesine kadar geçen zamana II. Meşrutiyet
veya daha çok kullanılan şekliyle, sadece, Meşrutiyet
dönemi denir.
31 Mart (13 Nisan 1909) günü İstanbul’da patlak veren bir
olay, yeni açılan Parlâmentoyu dağıtmayı ve Meşrutiyeti
kaldırmayı amaçlamıştır. Bu olay ordu tarafından
bastırılmış ve bundan sonra Sultan II. Abdülhamit tahttan
indirilerek yerine Mehmet Reşat (1909-1918) getirilmiştir.
Dönemin öteki en önemli siyasî
ve askerî olayları şunlardır:
Trablusgarp Savaşı (1911),
Balkan (1912-1913) ve
I. Dünya Savaşları (1914-1918),
arkasından gelen Mütareke dönemi, parti kavgaları,
öğrenci olayları, vs...
Meşrutiyet dönemi eğitiminin temel özellikleri
Bu dönem, esas olarak, Cumhuriyet dönemi
eğitimindeki düzenleme ve geliştirmelerin bir çeşit
hazırlık safhasını teşkil etmiştir.
1. Siyasî hayat ve fikir hareketleri birden canlanmış,
yayın özgürlüğüne kavuşma yanında, özellikle
Balkan Savaşları, aydınları toplumsal sorunları ve
dertleri acımasız bir dille ortaya koymaya itmiştir
2. Dönemin başında, Meşrutiyetin ilânı ile
beraber, aşırı hürriyetçi bir hava ortaya
çıkmış, bu okullara da yansımıştır.
Bu nedenle, önceleri okullara "hürriyetçi
mektepler" dendiği olmuştur.
Fakat, bu terimle aslında, okulların içine
yuvarlandığı disiplinsizlik, keşmekeş, başıboşluk,
gösteriş (nümayiş) anlatılmak istenmiştir.
31 Mart olayı bastırıldıktan sonra, okullarda da
disiplin sağlanmıştır.
3. Özellikle Balkan Savaşlarından (19121913) sonra, toplumda eğitim
konularına ilgi artmış, âdeta herkesin
"gözü açılmış, eğitim işleri yalnızca
Maarif Nezaretinin işi olmaktan
çıkmıştır".
• Ancak, Balkan Savaşları felâketlerinden çıkarılan,
"toplum olarak uyuşukluktan silkinip, çalışıp çaba
harcayarak toparlanma gerektiği, yoksa Devletin
daha büyük felâketlerle karşılaşacağı" gibi dersler,
düşünceler ve özeleştiriler, ne yazık ki, çabuk
unutulmuştur.
4. Balkan Savaşları ve felâketlerinden sonra toplumda,
"çökmekte olan Devleti eğitim ve öğretmenler
kurtaracaktır" şeklinde bir görüş benimsenmiştir.
• Fakat bu, genellikle, bir slogan görünümünden öteye gidememiştir.
5. Özellikle Balkan Savaşlarına kadar
"taassup(GEREĞİNDEN FAZLA BAĞLILIK)" nedeniyle kızların
eğitimi konusunda verimli çalışılamamış
• fakat Balkan felâketlerinden sonra taassup azalmış, daha cesurca
ve etkili çalışmalar yapılabilmiştir.
6. Kızlar için ilk kez bir yüksek öğretim kurumu
açılmıştır.
7. Dönemin sonuna doğru geleneksel sıbyan mekteplerinin çoğu
kapatılmıştır.
8. Okul öncesi eğitimde ilk ciddî adımlar atılmıştır.
9. Medreselerin ıslahı için fikirler ve teşebbüsler yaygınlaşmıştır.
10. Öğretmen yetiştirilmesinde yenilikler yapılmış, önemli
adımlar atılmıştır.
11. Öğretmenler ilk kez bu dönemde meslekî örgütler
kurmuşlardır.
12. Eğitimde niceliğe önem verilmiş, nitelik
hemen her zaman ikinci plânda kalmıştır.
13. Programlara sosyal, siyasal muhtevalı,
hayata dönük bazı dersler girmiştir.
14. Eğitimin bilim olarak işlenmesinde ciddî
gelişmeler sağlanmıştır.
• Batının önemli eğitimcilerinin fikir ve yöntemleri çok daha
iyi tanınmaya başlamıştır.
• Pedagoji ve eğitim, eğitimcilerde ve toplumda gittikçe
saygı ve ilgi uyandıran bilimler olarak görülmüştür.
15. Daha önce öğretimde öğretmen, kitap,
hafıza çok önemli idi.
Meşrutiyet döneminde bunların yerine tabiat,
eşya, olay, deney getirildi.
• Bu, o dönem için "ihtilâlci bir pedagoji" demekti. Başka
deyişle, eğitim ve öğretim yöntemlerinde kitap ve
öğretmenden eşyaya yönelen, gözleme ve öğrencinin
kendisinin araştırıp bulmasına dayanan bir yola gidilmeye
başlandı.
• Bu şekilde, okullarda, öğrencilerin fizikî ve sosyal
çevrelerini tanımaları için gözlem ve inceleme gezileri
düzenlendi. Fakat bu yeni yöntemler pek yaygınlaşamadı.
16. Eğitim Bakanlığı ilk kez ülkenin renkli eğitim
haritalarını yayınlamıştır.
17. Meşrutiyet döneminde her alanda ortaya çıkan
düşünce ve davranış çeşitliliği ve farklılığı, eğitim için
ortak ve kesin bir "amaç" belirlenmesini engellemiştir.
• Balkan Savaşları ve felâketleri ile beraber "Osmanlılık"tan
vazgeçilerek "Türkçülük" idealine yönelinmiştir.
18. Meşrutiyet dönemi, eğitimde büyük girişimler
dönemi olamamıştır.
• Meşrutiyet döneminde yeniliklere engel ise birçok fertlerin
kararsızlığı idi.
19. Eğitim ve öğretmen sorunları
meslekî dergiler ve genel basında ilk kez
geniş ölçüde tartışılmış, yeni ve orijinal
görüşler ortaya çıkmıştır.
20. Balkan ve I. Dünya Savaşları ve
bunların yol açtığı felâketler, Meşrutiyet
dönemi eğitiminin gelişmesini önleyici
temel nedenler arasında yer almıştır.
Osmanlı da bir de Saray Mektepleri vardır
MEŞKHANE
ENDERUN
MEKTEBİ
ŞEHZADEGAN
ENDERUN MEKTEBİ
II. Murat (1421-1451)
zamanında kurulmuştur
1908 İkinci Meşrutiyetin ilanını
takip eden günlerde tamamen
kapatıldı.
Enderunda eğitim beş konu
üzerinde toplanmıştı
Fen, matematik ve coğrafya eğitimi
Beden eğitimi
Uygulamalı idari işlerin eğitimi
Yeteneklerine uygun bir sanat eğitimi
Teorik olarak İslami bilgiler ve dil eğitimi
ŞEHZADEGAN MEKTEBİ
Osmanli sehzâdelerinin okuduklari mekteptir.
Tahsil derecesi, halka açık olan ve halk çocuklarının
devam ettikleri "Sibyân Mektebi" seviyesindedir.
Sibyan mekteplerinde oldugu gibi burada da okumayazma, Kur'an-i Kerim, dört islem gibi basit bilgiler
verilirdi.
MEŞKHANE
Burada musikî tahsili yapılırdı.
Saraydaki yetenekli iç oğlanın
ve kızların belirli sürelerle
musiki öğrendikleri mektep
(okul) idi.
OSMANLI DÖNEMİNDE
EĞİTİME KATKI
SUNANLAR
ZİYA PAŞA (1825-1880)
Medrese eğitimine karşı çıkmıştır.
Azınlık okullarının daha üstün bir eğitim yaptığını
söylemiştir.
Çocuğa ancak ölümle karşılaşıldığında değer verilmesini
eleştirmiştir.
Emile (J.J. Rousseau) adlı eseri çevirmiştir.
Eğitime özellikle çocuğun eğitimine önem
verilmemesinden şikayetçidir
NAMIK KEMAL (1840-1888)
Medrese zihniyetine karşı çıkmıştır.
Atatürk’ü görüşleriyle etkilemiştir.
Gelişmenin anahtarı eğitimdir.
“Eğitim dini zayıflatır” görüşünü eleştirir.
Kötü eğitimden tutucu cahil hoca ve cahil anneleri sorumlu tutar
Her felaketin sebebi eğitimsizliktir.
Osmanlıcılık ülküsünü benimser.
SELİM SABİT EFENDİ(1829-1911)
İlköğretimde yenileşme hareketlerinde
bulunmuştur. (Usul-i Cedid)
İlkokul öğretmenleri için rehber pedagoji
kıtabı yazmıştır.
Öğretmen adayı öğrencilerinin medrese
zihniyetinden kurtarmak istemiştir.
İlkokul öğretmenlerinin kadın olması
gerektiğin savunuyor (J.J. Rousseau gibi)
MÜNİF PAŞA (1830-1910)
Antep doğumludur.
3 kez Eğitim Bakanlığı yapmıştır.
Ailelere eğitim konusunda büyük görevler düşer
Kızların eğitim ve özel eğitim konusunda çalışmalar yapmıştır.
Yeni öğretim yöntemlerinin ve yenilikçi öğretmenlerinin
gerekliliğine inanmıştır.
Dayaktan vazgeçilmelidir.
EMRULLAH EFENDİ(1858-1915)
Eğitimle ilgili gazeteler yayınlamıştır.
İdadileri Sultani yapmıştır
Sultanilere ve ilkokulara yeni dersler (felsefe, musiki, köy iktisadı
vs.) koydurmuştur.
TUBA AĞACı nazariyesini ortaya atmıştır
İlkokul öğretmenlerinin maaşını devletin ödemesi gerektiğini
savunmuştur.
Öğretmenliği meslek olarak görüp gelişmesine yönelik çalışmıştır.
SATI BEY ( 1880-1968)
Resim, Beden eğitimi ve Musiki derslerine önem vermiştir.
Herkesin öğretmenlik yapabileceğin görüşüne karşı çıkmıştır.
Tuba Ağacı nazriyesine karşı çıkmıştır.
Eğitimin mutlak milli olmayacağını savunmuştur.
Arap milliyetçiliğinin hizmetine girmiştir.
Okul müzeleri kurmuştur.
Mezun ettiği öğretmenleri mezuniyet sonra gözetime almıştır.
Hizmet içi eğitimi ilk kez ayrıntılı olarak ele almıştır.
MEHMET AKİF (1873-1936)
İslam birliğini savunan biridir.
Tanzimat sonra açılan okulları tüketici yetiştiriyor diye eleştirir.
Toplum olma bilincinin zayıflığına işaret ediyor.
Medreseleri “İbn-i Sina ve Gazali gibi adamlar yetiştirmiyor” diye
eleştirir.
Cahil Vaizlerden de şikayetçidir.
Eğitimde batının ilmi ile Kuran’ın hükümler ve mili değerlerin
sentezini savunur.
ZİYA GÖKALP (1876-1924)
Öğrencilerin ve aydınların öğrendiklerinden
bir sentez yapamadıklarından ve yaratıcı
olamadıklarından şikayetçidir. Bu sebeple
Felsefe dersinin programlara girmesinin
gerekliliğini savunmuştur.
Vatana en zararlı kişilier mektep ve medrese
okuyanlar olarak görür.
ZİYA GÖKALP (1876-1924)
Öğretmenler maaş ve mevki oalrak ne kadar yüksek olursa o ülke
ililimde o kadar kıymetli olur.
Türkçe ezan ve kadın hakları konusunda Atatürk’e ilham
vermiştir.
Beşikten itibren milli duyguların geliştirlmesini savunmuştur.
Tuba Ağacı nazriyesini savunur
Blimsel toplantılar yapılmasını önerir.
İSMAİL HAKKI BALTACIOĞLU
(1886-1978)
Üretime yönelik bir eğitim savunmuştur.
Köy eğitimi üzerinde durmuştur.
Güzel sanatların eğitimde önemi üzerinde durmuştur.
Program değiştirmenin adam yetiştirmediğini savunur
Halk eğitimine önem vermiştir.
Eğitim doğumdan başlamalıdır
Çocukla arkadaşlık yapaılarak düşünceleri öğrenilmelidir.
Çocuklar yaparak yaşayarak öğrenir.
Download

türk eğitim tarihi bölüm 6.osmanlı dönemi eğitim-2