BİLGESAM HEYETİ’NİN ÇİN HALK
CUMHURİYETİ ZİYARETİ
SONUÇ RAPORU
BİLGE ADAMLAR
STRATEJİK ARAŞTIRMALAR MERKEZİ
BİLGESAM HEYETİ’NİN ÇİN HALK CUMHURİYETİ ZİYARETİ
SONUÇ RAPORU
Grafik Tasarım: Sertaç DURMAZ
Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi
Wise Men Center For Strategic Studies
Mecidiyeköy Yolu Caddesi No:10
Celil Ağa İş Merkezi Kat:9 Daire:36
Mecidiyeköy / İstanbul / Türkiye
Tel: +90 212 217 65 91 Faks: +90 212 217 65 93
www.bilgesam.org
[email protected]
Atatürk Bulvarı Havuzlu Sok. No:4/6
A.Ayrancı / Çankaya / Ankara / Türkiye
Tel : +90 312 425 32 90 Faks: +90 312 425 32 90
Copyright © BİLGESAM ARALIK 2012
Bu yayının tüm hakları saklıdır.
Yayın Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin
izni olmadan elektronik veya mekanik yollarla çoğaltılamaz.
Sonuç Raporu
SUNUŞ
Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM) heyeti, Çin Uluslararası Dostluk Derneği’nin
(China Association for International Friendly Contact-CAIFC) daveti üzerine 18-24 Kasım 2012 tarihleri
arasında Çin Halk Cumhuriyeti’ne bir ziyaret gerçekleştirmiştir. Bilge Adamlar Kurulu Başkanı Oramiral
(E) Salim Dervişoğlu başkanlığındaki BİLGESAM heyeti, ziyaret programında ev sahibi kuruluş Çin
Uluslararası Dostluk Derneği’nin koordinasyonuyla Şanghay ve Pekin’de temaslarda bulunmuştur.
BİLGESAM heyeti, 7 günlük ziyaret programında Şanghay Sosyal Bilimler Akademisi, Şanghay Halk
Meclisi, Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı (CPPCC) Şanghay Komitesi, Çin Uluslararası Dostluk
Derneği, Tsinghua Üniversitesi ve Devlet Konseyi’ne bağlı Devlet Etnik İşler Komisyonu’ndan Çinli
uzman, akademisyen ve yetkililerle görüşmeler gerçekleştirmiştir. Heyet, ziyaretin Pekin bölümünde
Türkiye’nin Pekin Büyükelçiliği’ni de ziyaret etmiştir.
BİLGESAM heyeti, ziyaret süresince katıldığı toplantı ve görüşmelerde Şanghay kentinin sosyo-ekonomik
kalkınma süreci, Çin’in ekonomisi ve genel dış politika vizyonu, ABD ve Japonya ile münasebetleri, Orta
Asya’ya bakışı, Orta Doğu bölgesine yönelik izlediği siyaset, İran nükleer programı ve Suriye krizine
yaklaşımı, egemenliği altındaki etnik unsurlara yönelik politikaları, Sincan Uygur Özerk Bölgesi, Uygur
diasporası, Türkiye’deki Uygurlar ve Türkiye-Çin ilişkileri konularında Pekin’in tutumunu öğrenme imkânı
bulmuş, Türkiye’nin görüşlerini Çinli yetkili, uzman ve akademisyenlere iletmiştir.
Sonuç Raporu, ziyaretin Türkiye-Çin ilişkilerine katkı sağlaması amacıyla ziyaret programı kapsamındaki
görüşmelerin özeti olarak hazırlanmış ve kamuoyuyla paylaşılmıştır. Raporun Türk karar mercilerine, ilgili
uzman ve akademisyenlere faydalı olmasını temenni eder, ziyaret programı boyunca heyetimize eşlik eden
CAIFC Genel Sekreteri Chen Jun ve beraberindeki yetkililere, heyetimize başkanlık eden Oramiral (E)
Salim Dervişoğlu’na, Çin temsilcimiz Salih Tınmaz’a ve rapora katkı sağlayan BİLGESAM personeline
teşekkür ederim.
Doç. Dr. Atilla Sandıklı
BİLGESAM Başkanı
29
(BİLGESAM) Heyeti’nin Çin Halk Cumhuriyeti Ziyareti
30
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
BİLGESAM HEYETİ’NİN ÇİN HALK CUMHURİYETİ ZİYARETİ
SONUÇ RAPORU
Çin Uluslararası Dostluk Derneği (China Association for International Friendly Contact-CAIFC) heyeti, 9 Temmuz 2012 tarihinde BİLGESAM’a gerçekleştirdiği ziyaretin ardından BİLGESAM heyetini Çin’e davet etmiştir.
BİLGESAM ve CAIFC arasındaki temaslar neticesinde ziyaret programında
gündeme alınacak konular Orta Asya ve Afganistan’daki Gelişmeler, Çin ve
Orta Asya Hattında Etnik Sorunlar, Sincan’daki Ayrılıkçı Unsurların Faaliyetleri, Terörizm, Ayrılıkçılık ve Aşırılık, Çin’in Orta Doğu Poltikaları, Çin’in
Suriye Krizindeki Tutumu ve Türkiye-Çin İlişkilerinin Geliştirilmesi İçin Yapılması Gerekenler olarak belirlenmiştir.
Çin ziyareti programında BİLGESAM heyetinde Bilge Adamlar Kurulu Başkanı Oramiral (E) Salim Dervişoğlu, BİLGESAM Başkanı Doç. Dr. Atilla
Sandıklı, BİLGESAM Çin Uzmanı ve Çin Temsilcisi Salih Tınmaz ve Araştırma Koordinatörü Erdem Kaya yer almıştır. 18-24 Kasım 2012 tarihlerinde
7 gün süren ziyaret programında BİLGESAM heyeti, ev sahibi kuruluş Çin
Uluslararası Dostluk Derneği’nin koordinasyonuyla Şanghay ve Pekin’de
çeşitli temaslarda bulunmuştur.
BİLGESAM heyeti ziyaret programı kapsamında Şanghay Sosyal Bilimler
Akademisi, Şanghay Halk Meclisi, Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı
(CPPCC) Şanghay Komitesi, Çin Uluslararası Dostluk Derneği, Tsinghua
Üniversitesi ve Devlet Konseyi’ne bağlı Devlet Etnik İşler Komisyonu’ndan
Çinli uzman, akademisyen ve yetkililerle görüşmeler gerçekleştirmiştir. Heyet, ziyaretin Pekin bölümünde Türkiye’nin Pekin Büyükelçiliği’ni de ziyaret
etmiştir.
1
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
BİLGESAM heyeti, ziyaretin Şanghay bölümünde Riverside Otel’de (International Convention Center), Pekin bölümünde ise Regent Otel’de misafir
edilmiştir. Ziyaret programı süresince BİLGESAM heyetine CAIFC Genel
Sekreteri Chen Jun başkanlığındaki Çinli grup eşlik etmiştir. Heyet, Şanghay
Pudong Havalimanı’ndaki karşılamadan Pekin Uluslararası Havalimanı’nda
uğurlanmaya kadar VİP olarak ağırlanmış, ziyaret programı boyunca BİLGESAM heyetine eşlik eden Çinli grubun heyet mensuplarına gösterdiği saygı,
nezaket ve samimiyet ve organizasyondaki kusursuzluk takdirle karşılanmıştır.
BİLGESAM heyeti 17 Kasım Cumartesi akşamı Çin Uluslararası Dostluk
Derneği’ni temsilen programı koordine eden Çinli grupla akşam yemeğine katılmıştır. Yemekte Bilge Adamlar Kurulu Başkanı Oramiral (E) Salim Dervişoğlu, BİLGESAM Başkanı Doç. Dr. Atilla Sandıklı ve Çinli grubun başkanı
CAIFC Genel Sekreteri Chen Jun Türkiye ve Çin Halk Cumhuriyeti hakkında
bilgi teatisinde bulunmuştur.
Oramiral (E) Salim Dervişoğlu başkanlığındaki BİLGESAM heyeti, ziyaret
programının birinci gününde Şanghay Sosyal Bilimler Akademisi’nde Prof.
Dr. Pan Guang başkanlığındaki Çinli akademisyenlerle bir toplantı gerçekleştirmiştir.
Şanghay Sosyal Bilimler Akademisi’ndeki görevlerinin yanı sıra Çin’in
Medeniyetler İttifakı nezdindeki temsilcisi olan Prof. Guang, Türkiye’ye pek
çok defa geldiğini, Türkiye ve İspanya başbakanları liderliğinde yürütülen
medeniyetler buluşması toplantılarına katıldığını ve Türkiye’yi iyi tanıdığını ifade etmiştir. Heyet mensuplarının karşılıklı tanıtılmasından sonra Prof.
Dr. Pan Guang Şanghay Sosyal Bilimler Akademisi’nden, Akademi bünyesinde faaliyet gösteren Şanghay İşbirliği Teşkilatı Çalışmaları Merkezi (COSCOS), Şanghay Uluslararası Çalışmalar Merkezi (SCIS) ve Şanghay Yahudi
Çalışmaları Merkezi’nden (CJSS) bahsetmiştir. BİLGESAM heyeti de kısaca
BİLGESAM’ın teşkilat yapısı, çalışmaları ve faaliyetleri hakkında bilgi vermiştir.
Toplantı, Prof. Guang’ın talebi üzerine Oramiral (E) Salim Dervişoğlu’nun
Türkiye’nin Orta Doğu politikası, komşularıyla ilişkileri, Suriye krizindeki
tutumu, İsrail, Gazze ve Irak’la ilişkiler ağırlıklı yaptığı konuşma ile başlamıştır. Dervişoğlu özellike Suriye krizi üzerinde durmuş, krizin yol açtığı sonuçlar bakımından Türkiye’yi kaygılandırdığını belirtmiştir. Dervişoğlu’nun
2
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
konuşmasından sonra toplantı Prof. Pan Guang’ın konuşması, Bilge Adamlar Kurulu Başkanı Salim Dervişoğlu’nun ve BİLGESAM Başkanı Doç. Dr.
Atilla Sandıklı’nın sorulan sorulara cevaben yaptığı değerlendirmeler ile Çinli
akademisyenler Prof. Zhou Guojian ve Doç. Dr. Wang Shuming’in konuşmalarıyla sona ermiştir.
Prof. Guang, Çin ile Orta Doğu ülkeleri arasında herhangi bir ihtilaf olmadığını, Muhammed Mursi’nin Mısır cumhurbaşkanlığına seçilmesinden sonra
ilk olarak Çin’i ziyaret ettiğini ifade etmiştir. Guang, Pekin’in Libya, Tunus,
Fas, Cezayir, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Körfez ülkeleri ile münasebetlerinin
çok iyi olduğunu, ancak Orta Doğu’daki son gelişmelerin Çin’in bölge ile yürüttüğü ticareti menfi yönde etkilediğini kaydetmiştir. Prof. Guang, bölgedeki
istikrarsızlığın riskleri, dolayısıyla ulaşım ve sigorta maliyetlerini artırdığını,
sigorta şirketlerinin şu anda Suriye’ye gönderilecek malları sigorta etmediğini, Çin’in Orta Doğu ülkeleri ile ticari ilişkilerini bu nedenle Dubai merkezli
olarak yürüttüğünü ancak burada da sıkıntılar olduğunu belirtmiştir.
Prof. Dr. Pan Guang, Libya’daki kriz başlayınca bu ülkede çalışan 36.000
Çinli işçinin tahliye edildiğini, Libya’nın hâlihazırda bu işçilerin geri gönderilmesini talep ettiğini ancak Çin’in öncelikle ülkede kalan parasını kurtarmayı amaçladığını ifade etmiştir. Prof. Guang, Çin’in Irak’ta özellikle kuzeydeki
Bölgesel Kürt Yönetimi ile ilişkilerinin çok iyi olduğunu ve Cumhurbaşkanı
Talabani ile de bir sorununun olmadığını dile getirmiştir.
Prof. Dr. Pan Guang,
Çin’in İran’ın nükleer
silah sahibi olmasını
kabul edemeyeceğini,
ancak bu ülkeye her
türlü askeri harekâta
da karşı çıktığını ifade etmiştir.
Guang, İran meselesinde Çin’in üç ilke doğrultusunda hareket ettiğini açıklamıştır. Pekin’in İran konusunda benimsediği birinci prensibin bu ülkenin
nükleer silah sahibi olmaması gerektiği olduğunu, bu nedenle İran’ın nükleer
silah sahibi olmasını Çin’in kabul edemeyeceğini ifade etmiştir. Prof. Guang,
ikinci ilkenin İran’a karşı her türlü askeri harekâta karşı çıkmak olduğunu,
Çin’in bu ilke doğrultusunda İran nükleer krizinin askeri seçenekle kesinlikle
çözülemeyeceğini savunduğunu belirtmiştir. Prof. Guang, İran’daki nükleer
tesisleri imha etmeye dönük düzenlenecek askeri bir harekâtın bütün Orta
Doğu’yu çatışmaya sürükleyebileceğini vurgulamış, İran’da halkın reform taleplerinin olduğunu ve bu ülkeye karşı gerçekleştirecek bir saldırının reform
çabalarına da zarar vereceğini belirtmiştir.
İran konusunda Pekin’in benimsediği üçüncü ilkenin, Çin’in bu ülkedeki
menfaatlerinin korunması olduğunu ifade eden Prof. Pan Guang, Çin’in İran’da
3
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
yatırımları bulunduğunu, İran’dan petrol ithal ettiğini ve bu ülke ile finansal
ilişkiler yürüttüğünü bildirmiştir. Guang, Pekin’in bu nedenle ABD’nin İran’a
karşı uyguladığı tek taraflı müeyyidelerine destek vermeyerek kendi menfaatlerini koruduğunu ancak Birleşmiş Milletler’in yaptırımlarına riayet ettiğini hatırlatmıştır.
Prof. Dr. Pan Guang, Pekin’in bölgede genel olarak bir sorununun olmadığını tekrar hatırlatmış, Çin’in Orta Doğu’nun yanı sıra Rusya, Kazakistan ve
Türkmenistan’dan da enerji ithal ettiğini dile getirmiştir. Guang, Çin’in uzun
yıllardır güvenlik açısından ilgi duyduğu bölgenin Hint Okyanusu olduğunu ancak son zamanlarda Süveyş Kanalı’nın ötesine 3 gemi gönderdiğini bildirmiştir.
Çin gemilerinin Rusya, Türkiye, Bulgaristan, İsrail ve Mısır’ı ziyaret ettiğini ve
bu ülkelerin donanmaları ile arama-kurtarma ve insani yardım amaçlı tatbikatlar
yaptığını ifade etmiştir. Prof. Guang, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Lübnan’daki
BM barış gücü içinde 1000 askerinin görev aldığını ve bu ülkede çıkabilecek istikrarsızlıkların Çin’i kaygılandırdığını belirtmiş, Çin’in Akdeniz’le ilgili Lübnan’daki kuvvetlerinden kaynaklanan güvenlik endişeleri bulunduğuna işaret
etmiştir.
Prof. Guang, Çin’in
Suriye’ye yabancı askeri müdahaleye karşı olduğunu ve Esed
iktidarını Suriye’nin
merkezi yönetimi olarak tanımaya devam
ettiğini belirtmiştir.
Prof. Guang, Suriye konusunda Pekin’in yaklaşımının Moskova’nın tutumundan farklı olduğunu, Rusya’nın bu ülkede askeri üssü bulunduğunu ve iki ülke
arasında silah satış anlaşmaları olduğunu anlatmıştır. Guang, Çin’in Suriye ile
böyle bir ilişkisinin olmadığını ancak Suriye’ye yabancı askeri müdahaleye karşı olduğunu ifade etmiştir. Çin’in muhalefetle bir sorununun olmadığını, Esed
iktidarı ile de iyi ilişkiler içinde olduğunu ve bu iktidarı Suriye’nin merkezi yönetimi olarak tanımaya devam ettiğini vurgulayan Prof. Guang, Pekin’in Annan
ve İbrahimi’nin planlarını desteklediğini belirtmiştir. Prof. Guang, Çin devletinin Suriye krizinde gelinen aşamada ise herşeyden önce ateşkesi gerekli gördüğünü ilave etmiştir.
Prof. Guang, Çin’in İsrail-Filistin ihtilafı konusunda Filistinlilerin kendi devletlerine sahip olması gerektiğini savunduğunu ve Filistin’in Birleşmiş Milletler
üyeliğini desteklediğini ifade etmiştir. Guang, bununla birlikte Pekin açısından
İsrail’in güvenliğinin önemli olduğunu ve Hamas’ın roket saldırılarını durdurması gerektiğini belirtmiş, Çin’in iki tarafı da müzakerelere ve anlaşmaya teşvik
ettiğini bildirmiştir. Prof. Dr. Pan Guang, İsrail-Filistin ihtilafının çözümünde
ABD ve Avrupa Birliği’nin de gayret göstermesi gerektiğini dile getirmiştir.
Prof. Dr. Pan Guang, konuşmasının ardından BİLGESAM heyetine
4
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
Türkiye’nin Suriye krizindeki tutumu ile ilgili soru yöneltmiştir. Prof. Guang,
yakın zaman önce ABD’de bulunduğunu, temas ettiği bazı kişilerin ABD’nin
Suriye’ye askeri müdahalede bulunmayacağını, bunu Türkiye’nin yapması
gerektiğini düşündüklerini nakletmiş ve böyle bir şeyin olup olmayacağını
sormuştur.
Prof. Guang’ın sorusuna cevaben Oramiral (E) Salim Dervişoğlu, Türkiye’nin
komşusundaki bu krizden şüphesiz çok rahatsız olduğunu ancak gerek halkın
çoğunluğunun gerekse hükümetin böyle bir hareket tarzını uygun görmediğini ifade etmiştir. Dervişoğlu ancak Türkiye’nin kendisine müteveccih her
türlü tehdide karşılık vermeye kararlı olduğunu eklemiştir. ABD ve AB’nin
Türkiye’nin Suriye’ye taarruz etmesi gerektiğini düşünmelerinin mantıklı
olmadığını belirten Dervişoğlu, Türkiye’nin müttefiki olan Batılı ülkelerin
böyle bir harekâtın icrası durumunda taahhütleri gereği sorumluluk altına girebileceğini, dolayısıyla bugünkü durum muvacehesinde böyle bir harekâtı
istememeleri gerektiğini kaydetmiştir.
BİLGESAM Başkanı Doç. Dr. Atilla Sandıklı da Türkiye’nin İran nükleer krizinin diplomatik yollardan çözülmesi için elinden gelen herşeyi yaptığını anlatmış ve Ankara’nın Suriye krizindeki tutumunu değerlendirmiştir. Sandıklı,
Türkiye’nin Arap baharı başlamadan önce Esed iktidarı ile oldukça iyi ilişkiler içinde olduğunu ve iki devlet arasında ortak bakanlar kurulu toplantıları
yapabilecek düzeyde bir yakınlık tesis edildiğini belirtmiştir. Doç. Dr. Sandıklı, Arap baharının başlamasından sonra ise Türkiye’nin otoriter yönetimler
ile demokratik hak ve özgürlük talep eden halklar arasında bir seçim yapmak
zorunda kaldığını ve tercihini diğer Arap ülkelerinde olduğu gibi Suriye’de
de halktan yana kullandığını ifade etmiştir. BİLGESAM Başkanı, Suriye’deki
süreçte Türkiye’nin Esed iktidarına tavır almadan önce halkın talepleri doğrultusunda reform tavsiyesinde bulunduğunu, ancak rejime bağlı güvenlik
güçlerinin halka ateş açması ve gösteri yürüyüşlerini silahlı kuvvetle bastırma
teşebbüsü karşısında halktan yana tutum geliştirdiğini dile getirmiştir.
Doç. Dr. Sandıklı,
Türkiye’nin Arap
baharı sürecinde otoriter yönetimler ile
demokratik hak ve
özgürlük talep eden
halklar arasında bir
seçim yapmak zorunda kaldığını ve tercihini diğer Arap ülkelerinde olduğu gibi
Suriye’de de halktan
yana kullandığını ifade etmiştir.
Toplantıda BİLGESAM heyetine, Türkiye’nin Orta Doğu’daki ihtilafların çözümünde yumuşak gücünü, insan hakları ve demokratik değerleri ön planda
tutarak hareket etme tercihi üzerine de bir soru tevcih edilmiştir. Çinli akademisyenler BİLGESAM heyetine bu metotlarla Orta Doğu ülkeleri arasındaki ihtilafların çözümünün mümkün olup olmadığını sormuştur. Bu soruya
cevaben Oramiral (E) Salim Dervişoğlu, Orta Doğu ülkelerinin problemle-
5
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
rinin bölgeye has özellikler içerdiğini, Türkiye’nin bölgedeki ihtilafların çözümünde silahlı kuvvet kullanma seçeneğini benimsemediğini ve bu nedenle
“komşularla sıfır sorun” ilkesini geliştirdiğini ifade etmiştir. Türkiye’nin Orta
Doğu’da kalıcı barış ve istikrar istediğini belirten Dervişoğlu, Ankara’nın bu
konudaki çabalarını demokrasi ve insan hakları gibi genel kabul görmüş esaslar çerçevesinde yürütmek istediğini dile getirmiştir.
Prof. Dr. Pan Guang,
Türkiye-Çin arasında
Orta Asya ülkelerinde
müşterek teşebbüsler
düşünülebileceğini,
ortak yatırımlar ve
ortak kültürel projeler tasarlanabileceğini
belirtmiştir.
BİLGESAM heyeti Başkanı Oramiral (E) Salim Dervişoğlu’nun Çinli heyetin
sualine verdiği cevabın ardından, Prof. Dr. Pan Guang Orta Asya’da TürkiyeÇin işbirliği ihtimali üzerine değerlendirmelerde bulunmuştur. Türkiye’nin
Şanghay İşbirliği Örgütü’nün Diyalog Ortağı olduğunu belirten Guang, Çin’in
Hindistan ve Malezya ile olduğu gibi Türkiye ile de Orta Asya’da işbirliği süreçleri başlatabileceğini söylemiştir. Çin Halk Cumhuriyeti’nin Orta Asya’da
Hindistan ve Malezya ile müşterek girişimleri ve ticari ortaklıkları bulunduğunu ifade eden Prof. Guang, aynı şekilde Türkiye-Çin arasında Orta Asya
ülkelerinde müşterek teşebbüsler düşünülebileceğini, ortak yatırımlar ve ortak
kültürel projeler tasarlanabileceğini belirtmiştir. Prof. Dr. Pan Guang, tarihi
İpek Yolu’nun bir ucunda Türkiye’nin diğer ucunda ise Çin’in yer aldığına,
Türkiye-Çin arasında İpek Yolu boyunca işbirliği geliştirilebileceğine işaret
etmiştir.
Prof. Guang, Çin’in Orta Asya ülkelerinde Selefi düşünce ve hareketlerin yayılmasından endişeli olduğunu, Kazakistan’da yakın zamanda polise saldırı
düzenleyerek ortaya çıkan “Juda-Caliph” adlı bir teşkilatın bulunduğunu ve
bu teşkilatın El Kaide’nin desteğini aldığını açıkladığını ifade etmiştir. Prof.
Pan Guang, Çin’in Orta Asya’da Hizbuttahrir benzeri akımların yayılmasından rahatsız olduğunu, Pekin’in Afganistan’ın geleceği ile ilgili de kaygı
beslediğini ve ABD çekildikten sonra bu ülkedeki gelişmelerden endişe duyduğunu izah etmiştir. Prof. Guang, bölgedeki aşırı grupların “küresel cihat”
isteklerinin ürkütücü olduğunu söylemiş ve Türkiye’nin bu konulardaki görüşlerini sormuştur.
Oramiral (E) Salim Dervişoğlu, Prof. Guang’ın sorusu üzerine bu nitelikteki aşırı akımların İslam dini ile uyumlu olmadığını ve birkaç yıl önce El
Kaide’nin İstanbul’da yaptığı terör saldırılarında birçok Türk vatandaşının
öldüğünü hatırlatmış, Türkiye’nin de dini istismara dayalı bu kabil terörist
yapılanmalardan rahatsız olduğunu dile getirmiştir. Dervişoğlu, Türkiye’nin
dini açıdan İslamiyet’in hoşgörü esasını temel alan mutedil bir yaklaşım sergi-
6
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
lediğini ve bu yaklaşımın Türkiye’nin yumuşak gücü olduğunu ifade etmiştir.
Oramiral (E) Dervişoğlu dünyadaki Müslüman halkların, aşırı akımların insan
öldürmeyi mübah gören yaklaşımından ziyade Türkiye’nin insancıl ve hoşgörülü yaklaşımına çok daha yakın olduğunu vurgulamıştır.
Prof. Guang, BİLGESAM heyeti başkanı Dervişoğlu’nun verdiği cevabın
ardından Suriye krizindeki gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulunmuş,
krizin Türkiye’ye muhtemel etkileri üzerine bir soru sormuştur. Prof. Guang,
ABD’nin ve diğer Batılı ülkelerin Libya’da muhalefeti desteklediğini ancak
Bingazi’de Amerikan büyükelçisinin öldürülmesinin Washington’ın Suriye politikasını etkilediğini ve ABD’nin Suriye muhalefetine verdiği desteğe
kural ve sınırlar getirdiğini belirtmiştir. Guang, BİLGESAM heyetine ilerde
Suriye muhalefeti içindeki Kürtlerin kuzey Irak’taki Kürtlerle ittifak halinde
Türkiye’ye karşı bir harekete girişmesi durumunda Türkiye’nin nasıl hareket
edeceğini sormuştur.
Oramiral (E) Salim Dervişoğlu, böyle bir senaryonun gerçekçi ve muhtemel
olmadığını, çünkü Türkiye’nin kuzey Irak’la ilişkilerinin gayet iyi olduğunu
ve Kürt kökenli Suriyelilerin de hem nüfus bakımından az hem de ülkede
dağınık biçimde yerleşik olduğunu ifade etmiştir. Dervişoğlu, Suriye Kürtleri içinde PKK terör örgütüne sempati duyan ve PYD mensubu olan azınlık
bir gruba karşılık çoğunluğun Türkiye’ye yakın olduğunu ve PKK’ya soğuk
baktığını belirtmiş, bu nedenle böyle bir senaryoyu olası görmediğini tekrar
belirtmiştir.
BİLGESAM Başkanı Doç. Dr. Atilla Sandıklı ise bu kapsamda Türkiye’nin
terör sorunu ile ilgili değerlendirmede bulunmuş, durumun dışarıdan göründüğünden çok farklı olduğunu anlatmıştır. Sandıklı, Türkiye’de bağımsızlık isteyen Kürtlerin sayısının çok az olduğunu, Türkiye vatandaşı Kürtlerin büyük
çoğunluğunun Türklerle birlikte aynı devlet çatısı altında yaşamayı arzu ettiğini ifade etmiştir. Doç. Dr. Sandıklı, bu istatistiklerin BİLGESAM’ın bölgede yaptığı anketler neticesinde elde edildiğini ilave etmiş, Terörle Mücadelede
Toplumsal Algılar başlıklı raporun ilgili verilerini katılımcılarla paylaşmıştır.
Türkiye’deki Kürt nüfus içinde bağımsızlık isteyen Kürtlerin %2, federasyon
talep eden Kürtlerin de sadece %5,7 oranında kaldığına, Kürtlerin %90’ının
Türklerle ortak gelecekten yana olduğuna işaret etmiştir. Türkiye’de Türkler
ve Kürtler arasında toplumsal düzeyde bir entegrasyon olduğunu hatırlatan
Sandıklı, BİLGESAM’ın son anketinde Kürt kökenli vatandaşların %66,7’si-
Oramiral (E) Salim
Dervişoğlu, Suriye
Kürtleri içinde PKK
terör örgütüne sempati duyan ve PYD
mensubu olan azınlık
bir gruba karşılık çoğunluğun Türkiye’ye
yakın olduğunu ve
PKK’ya soğuk baktığını anlatmıştır.
7
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
nin Türklerle evlilik yoluyla akraba olmak istediğini belirttiğini açıklamıştır.
Doç. Dr. Wang Shuming, Türkiye-Çin
arasında ticaret açığının yanı sıra önemli
bir bilgi açığının olduğunu ve iki ülkenin
birbirini iyi tanımadığını vurgulamıştır.
Toplantıda Çinli akademisyenlerden Orta Doğu uzmanı Prof. Zhou Guojian,
Arap devletlerindeki Türkiye algısı konusundaki değerlendirmelerini katılımcılarla paylaşmıştır. Şanghay Yahudi Çalışmaları Merkezi’nin (CJSS) Dekan
Yardımcılığı görevini de yürüten Prof. Guojian, geçmişte Irak’ta bir süre bulunduğunu ve Arap halkları nazarında Türkiye’nin itibarının oldukça yüksek
olduğunu gözlemlediğini ifade etmiştir.
Toplantıda Şanghay Sosyal Bilimler Akademisi’nden Doç. Dr. Wang Shuming de Türkiye-Çin ilişkileriyle ilgili değerlendirmelerde bulunmuştur. Doç.
Dr. Shuming, yakın zaman önce Türkiye’de Türkiye-Çin ilişkileri konulu bir
konferansa1 katıldığını ve iki ülke halklarının birbirini ne kadar az tanıdığını
müşahade ettiğini belirtmiştir. İkili ilişkilerde ticaret açığının yanı sıra önemli
bir bilgi açığının olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Shuming, Türkiye ve Çin’in
birbirini yeterince tanımadığını ve iki ülkede de diğer ülkeyi iyi bilen uzman
eksikliği bulunduğunu dile getirmiştir. Doç. Dr. Wang Shuming, Türkiye ve
Çin’in bu bilgi açığını giderebilmek için eğitim, araştırma-geliştirme, spor ve
turizm alanlarında daha fazla işbirliği geliştirmesi gerektiğini ifade etmiştir.
Şanghay Sosyal Bilimler Akademisi’ndeki toplantı, her iki tarafın Çin ve
Türkiye’nin politika ve yaklaşımlarının küçük farklılıklar dışında genel olarak birbirine yakın olduğunu, iki ülkenin birbirini daha iyi tanıyarak ortak
çalışmalar yürütmelerinin faydalı olacağı müşterek anlayışı çerçevesinde sona
ermiştir.
Liu Lunxian,
Türkiye’nin Avrupa ve Asya arasında
köprü niteliğindeki
coğrafi konumunu
çok önemsediklerini
ve Türkiye ile yakın
işbirliği arzusunda
olduklarını ifade etmiştir.
BİLGESAM heyeti aynı gün Şanghay Halk Meclisi eski Başkan Yardımcısı
Liu Lunxian ile de bir araya gelmiştir. Heyet Liu Lunxian’ın verdiği yemeğe
katılmış, yemek sırasında Bilge Adamlar Kurulu Başkanı Oramiral (E) Salim
Dervişoğlu, BİLGESAM Başkanı Doç. Dr. Atilla Sandıklı ve Sayın Lunxian
Türk dış politikası ve Türkiye-Çin ilişkileri üzerine fikir teatisinde bulunmuştur. Liu Lunxian, yakın zaman önce Türkiye’ye gittiğini insanların sıcaklığı
ve misafirperverliğinden çok etkilendiğini, Türkiye’nin Avrupa ve Asya arasında köprü niteliğindeki coğrafi konumunu çok önemsediklerini ve yakın
işbirliği arzusunda olduklarını ifade etmiştir. Lunxian, BİLGESAM heyetini
ağırlamaktan mutluluk duyduğunu ve bu ziyaretin ardından Çin’de Türkiye
ile ilişkilerin geliştirilmesi noktasında başlatılan girişimleri destekleyeceğini
1 Küresel 21. Yüzyılın Kavşağında Türkiye ve Çin, 19-20 Ekim 2012, Boğaziçi Üniversitesi, Konferans sayfası için bkz. http://www.asia.boun.edu.tr/chinaconference2012.html
8
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
söylemiştir.
BİLGESAM heyeti yemeğin ardından kendisine eşlik eden Çinli grupla birlikte Şanghay’ın şehir manzarasını izlemek üzere 492 metre yüksekliğindeki
Şanghay Ticaret Merkezi’ne geçmiştir. Heyet CAIFC Genel Sekreteri Chen
Jun ve beraberindeki Çinli grup tarafından ticaret merkezi kulesinin üst katlarında yer alan bir kafede ağırlanmış, taraflar burada BİLGESAM-CAIFC
işbirliği olanaklarını değerlendirmiştir. Chen Jun, CAIFC’in bizzat Çin eski
devlet başkanı Deng Xiaoping tarafından kurulduğunu, derneğin ilk genel başkanının Xiaoping’in kızı olduğunu, daha sonra ise derneğin başkanlığı görevinin üst düzey siyasiler ve bürokratlar tarafından yürütüldüğünü belirtmiştir.
Görüşmede, CAIFC’in görevinin Çin’in diğer ülkelerle kültürel ilişkiler başta
olmak üzere eğitim, ar-ge, teknoloji ve sair konularda işbirliğini geliştirmek
olduğu anlatılmıştır. CAIFC’in Çin’in birçok büyük şehrinde şubeleri olduğu
ve mali kaynakları zengin bir kuruluş olduğu anlaşılmıştır. Genel Sekreter
Chen Jun, görüşmede derneğin BİLGESAM’la işbirliği yapmayı arzu ettiğini
ifade etmiştir.
Programın ikinci gününde heyet, Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı
(CPPCC) Şanghay Komitesi Başkan Yardımcısı Li Liangyuan ile bir görüşme
gerçekleştirmiştir. Görüşmede Li Liangyuan, Şanghay kentinin kısa geçmişi,
ekonomik kalkınma süreci, kentteki sanayi bölgesinin ihracat ve ithalatı ve
şehrin diğer özellikleri hakkında BİLGESAM heyetine bilgi vermiştir. Liangyuan, Şanghay ve İstanbul’un kardeş şehirler olduğunu, Şanghay’ın yüzölçüm, nüfus ve göç alan dinamik yapısı bakımından İstanbul’a çok benzediğini ifade etmiştir. Liangyuan, 2010 Şanghay Expo’da Türkiye bölümüne ilgi
duyduğunu ve fuarda genel olarak Türk mutfağına yoğun ilgi gösterildiğini
belirtmiş, Türkiye-Çin arasındaki ticaret hacmini 50 milyar dolara çıkarmayı hedeflediklerini ilave etmiştir. Görüşmede Bilge Adamlar Kurulu Başkanı
Oramiral (E) Salim Dervişoğlu da Türkiye ve İstanbul hakkında bilgi vermiş, BİLGESAM heyetine gösterilen ilgiye teşekkür etmiştir. Doç. Dr. Atilla Sandıklı ise BİLGESAM’ın yapısı, faaliyetlerleri ve vizyonu hakkında Li
Lianguan’ı ve diğer katılımcıları bilgilendirmiştir.
Şin Yunming, Çin’in
barışçıl bir yükselme
politikası takip ettiğini, diğer ülkelerle
arasındaki ihtilafları
barışçıl yollardan
çözmek istediğini ve
savaşa karşı olduğunu
belirtmiştir.
Ziyaretin dördüncü gününde heyet, Diaoyutai Devlet Konukevi’nde Çin
Uluslararası Dostluk Derneği Başkan Yardımcısı Şin Yunming ile görüşmüş,
Yunming’in BİLGESAM heyeti onuruna verdiği yemeğe katılmıştır. Görüşmenin başında Şin Yunming CAIFC hakkında, Oramiral (E) Salim Dervişoğlu
9
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
ve Doç. Dr. Atilla Sandıklı ise BİLGESAM hakkında bilgi vermiştir. Görüşmede Yunming, Çin’in dış politika vizyonunu izah etmiş, Çin’in barışçıl bir
yükselme politikası takip ettiğini, diğer ülkelerle arasındaki ihtilafları barışçıl
yollardan çözmek istediğini ve savaşa karşı olduğunu ifade etmiştir. Yunming,
Çin’in batısında güvenlik sıkıntıları olduğunu, bu nedenle Türkiye ve Balkan
ülkelerine önem verdiklerini belirtmiştir. Derneğin Başkan Yardımcısı Yunming, Çin’in bütün bölgelerinin Şanghay kadar gelişmiş olmadığını, ülkenin
genel ekonomik kalkınması için yapılacak daha çok işlerinin olduğunu ilave
etmiştir.
Yunming, ABD’nin
stratejik ağırlığını
Pasifik bölgesine
kaydırarak Çin’i kuşatmaya çalıştığını ve
Japonya’yı Çin’e karşı tahrik ettiğini dile
getirmiştir.
Oramiral (E) Salim Dervişoğlu da Türkiye’nin barışçıl bir dış politika izlediğini, gerek bölgesel gerekse küresel ölçekte barış ve istikrarın korunması
doğrultusunda irade gösterdiğini kaydetmiştir. Dervişoğlu, Türkiye’nin de
öncelikli hedefinin ekonomik kalkınma ve halkının refahını artırmak olduğunu, diğer devletlerin iç işlerine karışmak gibi bir politika takip etmediğini ve
Türk devletinin yayılmacı eğilimlerinin bulunmadığını ifade etmiştir. Bilge
Adamlar Kurulu Başkanı Dervişoğlu, Türkiye’nin ayrılıkçı hareketlere karşı
oldukça net bir tutuma sahip olduğunu ve diğer devletlerin toprak bütünlüğüne saygı gösterdiğini hatırlatmıştır. Dervişoğlu, Ankara’nın tek Çin politikasına destek verdiğini, Çin’in toprak bütünlüğünün korunması ve Sincan Uygur
Özerk Bölgesi konusundaki hassasiyetini anladığını belirtmiştir.
Şin Yunming, Orta Doğu’daki iktidar değişikliklerinin bölgeye istikrarsızlık getirdiğine, Libya ve Mısır’daki yönetimler değişince bu ülkelerde daha
büyük sorunlar çıktığına ve istikrarı tekrar sağlamanın uzun zaman aldığına
işaret etmiştir. Yunming, Suriye’de kendi halkına ateş açan Baas rejiminin iktidarda kalmasının mümkün olmadığını ve nitekim Esed iktidarının yakında
devrileceğini değerlendirdiklerini belirtmiştir.
Yunming, Arap baharı kapsamındaki gelişmelerden sonra Çin’in ABD ve
Japonya ile olan ilişkilerine değinmiştir. ABD’nin politikalarını ve stratejik
ağırlığını Pasifik bölgesine kaydırarak Çin’i kuşatmaya çalıştığını ifaden eden
Yunming, Washington’ın Japonya’yı kullandığını, Çin’e karşı tahrik ettiğini
ve Çin-Japonya arasında son dönemde ortaya çıkan ada sorununda ABD’nin
etkisinin olduğunu dile getirmiştir. Şin Yunming, Çin’in Japonya’dan hiçbir
zaman tazminat talep etmediği halde Japonya’nın Çin’e geçmişte saldırılar
düzenlediğini inkâr ettiğini, okul kitaplarından da bu konuyu çıkarttığını ifade
etmiştir. Yunming, ABD-Japonya ilişkileri çok iyi görünse de aslında Japonla-
10
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
rın ABD’den hoşlanmadıklarını ve Washington’a ileride sorun çıkaracaklarını
öne sürmüştür.
Görüşmede Dernek Başkan Yardımcısı Şin Yunming, Çin Halk Cumhuriyeti’nin
Türkiye ile benzer durum ve hedefleri olduğunu söyleyerek CAIFC ve
BİLGESAM’ın ortak çalışmalar yapabileceğini ve buna önem verdiklerini
ifade etmiştir. Görüşme tarafların gelecek dönemde BİLGESAM-CAIFC arasında işbirliği tesisi ve Türkiye-Çin ilişkilerinin geliştirilmesine katkı sağlamaları temennileri ile sona ermiştir.
Oramiral (E) Salim Dervişoğlu başkanlığındaki BİLGESAM heyeti, ziyaret programının beşinci gününde Tsinghua Üniversitesi’nden Prof. Dr. Wu
Dahui başkanlığındaki öğretim üyelerinin yer aldığı toplantıya katılmış ve
Türkiye’nin Pekin Büyükelçiliği’ne bir ziyaret gerçekleştirmiştir.
BİLGESAM heyetinin Tsinghua Üniversitesi’nden Prof. Dr. Wu Dahui başkanlığındaki öğretim üyeleriyle gerçekleştirdiği toplantıda Türk dış politikası, Türkiye-Şanghay İşbirliği Örgütü ilişkileri, Çin ve Türkiye’nin Orta Asya
politikaları ve Uygur meselesi konuşulmuştur. Toplantının başında BİLGESAM heyeti başkanı Oramiral (E) Salim Dervişoğlu, Türkiye’nin durumu,
Türkiye’nin çevresindeki sorunlar ve Türk dış politikasının genel hatlarını
özetlemiştir. Toplantıda, Bilge Adamlar Kurulu Başkanı Oramiral (E) Salim
Dervişoğlu ve BİLGESAM Başkanı Doç. Dr. Atilla Sandıklı, Çinli akademisyenlerin sorularını cevaplamışlardır.
Oramiral (E) Dervişoğlu, Türkiye’nin
NATO radarına ev
sahipliği yaparak
sisteme dâhil olduğu
füze kalkanı projesinin savunma amaçlı
olduğuna, Türkiye’de
sadece radar bulunduğuna ve taarruz
amaçlı silah yerleştirilmediğine dikkat
çekmiştir.
Toplantıda Çinli heyetin başkanı Prof. Dr. Wu Dahui, daha önce Türkiye’ye
geldiğini ve 9 Temmuz 2012’de CAIFC heyetinin BİLGESAM’a gerçekleştirdiği ziyarette yer aldığını hatırlatmıştır. Prof. Dahui, Türkiye’nin Şanghay
İşbirliği Örgütü’ne Diyalog Ortağı olduğunu belirtmiş, BİLGESAM heyetine
füze kalkanı ve insan hakları konularında farklı tutum ve uygulamaları olan
NATO içinde Türkiye’nin konumunun bu durumda nasıl algılanacağını ve değerlendirileceğini sormuştur.
Oramiral (E) Salim Dervişoğlu, Türkiye’nin NATO radarına ev sahipliği yaparak sisteme dâhil olduğu füze kalkanı projesinin tamamen savunma amaçlı
olduğunu vurgulamış, Türkiye’de sadece radar bulunduğuna ve taarruz amaçlı
silah yerleştirilmediğine dikkat çekmiştir. Dervişoğlu, Türkiye’nin görüşüne
göre iki devlet arasında diyalog kurulacaksa bu diyalogun demokrasi ve insan
11
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
haklarının mevcut olduğu bir ortamda ideal düzeyde olabileceğini belirtmiş,
NATO üyeliğinin Şanghay İşbirliği Örgütü’ne diyalog ortaklığına engel olmadığını dile getirmiştir.
BİLGESAM Başkanı Doç. Dr. Atilla Sandıklı, füze kalkanı sisteminde
Türkiye’ye silah sistemleri konuşlandırılmadığını tekrar belirtmiş, Türkiye’nin
NATO üyesi olmasının Çin Halk Cumhuriyeti ile iyi ilişkiler kurmasını engellemeyeceğini söylemiştir. Doç. Dr. Sandıklı, Soğuk Savaş döneminde blokların lideri konumundaki devletlerin politikalarının bloklar dâhilindeki diğer
devletlerin politikalarını belirlediğini, Soğuk Savaş sonrası dönemde ise bölgesel güçlerin çıkarları örtüştüğü nispette küresel güçlerle birlikte hareket ettiğini ifade etmiştir. Sandıklı, Soğuk Savaş sonrası dönemde bölgesel güçlerin
dış politika tercihlerini öncelikle kendi menfaatleri doğrultusunda tayin etmeye başladığını, küresel güçlerle çıkarlarının örtüşmediği durumlarda diyalogla
orta yolu bulmaya çalışırken çıkarların çatışması halinde ise farklı politikalar
izleyebildiğini anlatmıştır. BİLGESAM Başkanı, Türkiye’nin Batılı ülkeler
dışındaki ülkelerle münasebetlerini geliştirme tercihinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmiştir.
Prof. Dr. Wu Dahui, Pekin’in Orta
Asya’ya bakışında
güvenliğin ön planda
olduğunu ve Çin açısından bölgedeki siyasi istikrarın ekonomik
menfaatlerden daha
önemli olduğunu vurgulamıştır.
Prof. Dr. Wu Dahui, Şanghay İşbirliği Örgütü’nün bölgesel bir teşkilat olduğunu, ancak diğer bölgelerden de ülkelerin üyelik talebinde bulunduğunu ve
diyalog ortağı olan ülkelerin tam üye de olabileceği bilgisini vermiştir. Orta
Asya’daki beş ülkenin dördünün Türk ırkından gelen milletler tarafından teşkil
edildiğini ve Türkiye ile iyi ilişkiler içinde olduğunu belirten Prof. Dahui, bazı
Çinli uzmanların Türkiye’nin katılımının Şanghay İşbirliği Örgütü’nün batıya
açılmasına vesile olabileceğini değerlendirdiğini aktarmıştır. Dahui, Almanların örgüte üye olmayı sorduklarını ve başvurması halinde Almanya’nın örgüte
kabul edilip edilmeyeceğini sorguladıklarını bildirmiştir.
Prof. Dr. Wu Dahui’nin ardından toplantıdaki diğer Çinli akademisyenler,
BİLGESAM heyetine Türkiye’nin Orta Asya’ya bakışı ve Türkiye-Özbekistan ilişkileri üzerine sorular tevcih etmiştir.
Oramiral (E) Dervişoğlu, Türkiye’nin Orta Asya’ya ilgi duymakla birlikte bölgedeki ülkelerin kendilerine ait farklı iktidar yapılarına sahip olduğunu ve bu
ülkelerdeki halkların Türk ırkından gelmiş olsa da bugün her birinin bağımsız
birer devlet olduğunu hatırlatmıştır. Her ülkenin hedefinin kendi halkına refah getirmek olduğunu ve devletler arası ilişkilerde bu hususun müşterek bir
12
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
hedef olarak değerlendirildiğini belirten Dervişoğlu, etnik kökenleri aynı olan
ülkeler arasında da karşılıklı refah, barış ve istikrarın hedeflenmesinin doğal
olduğunu izah etmiştir. Dervişoğlu, ülke halklarının birbirini tanımasının, sosyo-kültürel münasebetler geliştirmesinin, karşılıklı ekonomik ve ticari ilişkilerin ilerletilmesinin iki tarafın da yararına olduğunu ifade etmiş, Türkiye’nin
Orta Asya ülkelerine bakışının bu çerçevede olduğuna işaret etmiştir.
Bilge Adamlar Kurulu Başkanı Dervişoğlu, Türkiye’nin Orta Asya’da barış,
istikrar ve ekonomik kalkınma temenni ettiğini, bölge devletleriyle daha çok
ekonomik ve kültürel alanda ilişkiler geliştirdiğini dile getirmiştir. Doç. Dr.
Atilla Sandıklı da Türkiye’nin Orta Asya’daki Türk cumhuriyetleriyle ilgili
barış ve istikrar umut ettiğini, bu yaklaşımın altında gizli bir hedefinin bulunmadığını vurgulamıştır. Sandıklı, Türkiye’nin Orta Asya devletleriyle ilişkilerinin genelde olumlu seyrettiğini belirtmiş, bölge ülkeleriyle ekonomik
ilişkilere öncelik verdiğini anlatmıştır.
Bilge Adamlar Kurulu Başkanı Dervişoğlu ve BİLGESAM Başkanı
Sandıklı’nın Türkiye’nin Orta Asya’ya bakışı ile ilgili değerlendirmelerinden
sonra Dervişoğlu Çinli heyete Çin’in Orta Asya’ya bakışının nasıl olduğunu,
Pekin’in bölge ile ilgili ne düşündüğünü sormuştur.
Bilge Adamlar Kurulu Başkanı Dervişoğlu, Türkiye’nin Orta
Asya’da barış, istikrar ve ekonomik kalkınma temenni ettiğini, bölge devletleriyle
daha çok ekonomik ve
kültürel alanda ilişkiler geliştirdiğini dile
getirmiştir.
Prof. Dr. Wu Dahui, Çin’in komşularla iyi ilişkiler geliştirmeyi ve ekonomik
istikrarın teminine öncelik vermeyi dış politikada genel prensipler olarak benimsediğini ifade etmiştir. Çin’in Orta Asya ülkeleriyle altyapı ve tarım alanlarında işbirliği yaptığını, bölgenin kalkınmasına destek verdiğini anlatan Prof.
Dahui, Çin’in Orta Asya devletlerinin sistemlerine saygı gösterdiğinin altını
çizmiştir. Prof. Dahui, Çin’in batı bölgesinin Orta Asya ile doğrudan irtibatlı
olduğunu, bu nedenle Orta Asya ülkelerinin istikrarının Çin için çok önemli
olduğunu belirtmiştir. Dahui, Çin’e tarihte 187 saldırı gerçekleştirildiğini, bu
saldırılardan 100’ünün batıdan geldiğini hatırlatmış, Çin için bölgedeki siyasi
istikrarın ekonomik menfaatlerden daha önemli olduğunu vurgulamıştır. Dahui, bu nedenle Çin’in Soğuk Savaş sonrası dönemde Orta Asya’da bağımsızlığını ilan eden devletleri hemen tanıdığına ve iyi ilişkiler geliştirdiğine dikkat
çekmiştir.
Doç. Dr. Atilla Sandıklı, Orta Asya ülkeleriyle Çin arasında dengesiz bir dış
ticaret olduğunu, Çin’in bölge ülkeleriyle yürüttüğü ticarette büyük bir dış ticaret fazlasına sahip olduğunu ve bu durumun bölge ülkelerini tedirgin ettiğini
13
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
anlatmıştır. Oramiral (E) Salim Dervişoğlu ise Çin’in Orta Asya’dan enerji
ithal ettiğini, enerji kaynaklarını çeşitlendirmenin ve enerji arzında nakil hatlarının farklı istikametlerden gelmesinin önemli olduğunu ifade etmiş, Çinli
heyete Pekin’in bu konudaki yaklaşımını sormuştur.
Prof. Dr. Wu Dahui, Çin’in 1997’den itibaren Kazakistan’dan petrol ithal ettiğini, enerji başlığının Çin-Orta Asya ilişkilerinde önemli bir yer tuttuğunu
belirtmiştir. Batı medyasında Çin’in bölgeyi ekonomik olarak istila ettiğinin
idda edildiğini bildiren Prof. Dahui, Çin’in toplam dış ticaret hacmi içinde
Orta Asya ülkeleriyle sürdürülen ticaretin %1-2 düzeyinde kaldığına işaret
etmiş, bölgenin ekonomik menfaatten ziyade güvenlik bakımından Pekin için
önem arz ettiğini vurgulamıştır. Çin’in Orta Asya’ya bakışında güvenliğin
ön planda olduğunu, mesela Kırgızistan’ın küçük bir pazar olsa da Çin Halk
Cumhuriyeti açısından önemli bir geçiş bölgesi niteliğinde olduğunu ifade etmiştir.
Toplantıya katılan diğer Çinli akademisyenler, Türkiye’nin bağımsızlık süreci
sonrası Orta Asya devletleri üzerindeki etkilerini ve Türkiye-Özbekistan ilişkilerini değerlendirmiş, BİLGESAM heyetine Orta Asya’daki aşırı unsurlar
konusunda Türkiye’nin nasıl bir değerlendirmede bulunduğunu sormuştur.
Özbekistan’ın bağımsızlığını kazanmasının ardından Türkiye’nin bu ülke ile
her alanda ilişkilerini geliştirmeye çalıştığını, yeni bağımsızlığını kazanan
bölge ülkelerinde Türkiye menşeli ürünlerin satılmaya başladığını ifade eden
Çinli akademisyenler, Orta Asya devletlerinin Türk sistemini örnek almak istediğini ancak bu süreçte bölgede Pan-İslamist ve Pan-Türkist düşüncelerin
yayıldığını belirtmiş, bu düşüncelerin etkisiyle bölgede 1999-2000 yıllarında
bazı aşırı grupların ortaya çıktığını ve saldırılar gerçekleştirdiğini aktarmıştır.
Çinli akademisyenler, Türkiye ile Orta Asya ülkeleri arasında akrabalık bulunduğunu, bağımsızlık sonrasında bölge devletlerinin Türkiye ile siyasi ve
ekonomik ilişkilerini geliştirdiğini ancak Türkiye ile bölge ülkeleri arasında
problemler de olduğunu ve Özbekistan’la ilişkilerin örnek verilebileceğini
belirtmiştir. Çinli öğretim üyeleri, Türkiye’nin bağımsızlık sonrası süreçte
Özbekistan’daki iktidarın muhalifi konumundaki Muhammed Salih’e destek
verdiğini, Özbeklerin bundan rahatsız olduğunu ve Türk iş adamlarını ülkeden
çıkardıklarını anlatmış, Orta Asya devletlerinin Türkiye’den beklentilerinin
başlangıçta yüksek olduğunu ancak bekledikleri desteği bulamadıklarını ilave
14
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
etmiştir.
Çinli akademisyenler, Türkiye’nin Orta Asya’daki etkisi ve Türkiye-Özbekistan ilişkilerini değerlendirdikten sonra, bölgede özellikle Kırgızistan ve
Tacikistan’da son dönemde aşırı grupların ortaya çıktığını, bu gruplar üzerinde dış etkenlerin hususiyle Türkiye’nin bir rolünün olup olmadığını sormuştur.
BİLGESAM heyeti başkanı Salim Dervişoğlu, Orta Asya’daki aşırı gruplar üzerinde Türkiye’nin bir etkisinin olmadığını ve Türkiye’nin gerek Orta
Asya’da gerekse diğer bölgelerdeki tüm aşırı akımlara olumsuz baktığını vurgulamıştır. Dervişoğlu, Türkiye’de Pan-Türkist düşüncelerin marjinal kabul
edildiğini, Türk devletinin Orta Asya ile ilişkilerde bu düşünceler doğrultusunda hareket etmediğini ve bu düşüncelerin Türk dış politikasını etkilemediğini ilave etmiştir.
Oramiral (E) Dervişoğlu, Türkiye’nin Orta Asya devletleriyle ilişkileri açısından Özbekistan’la yaşanan sürecin istisnai bir durum olduğunu, Özbekistan’da
İslam Kerimov ile muhalif unsurlar arasındaki mücadelenin iki ülke ilişkilerini
olumsuz etkilediğini ve Türkiye-Özbekistan arasında soğukluğa neden olduğunu ifade etmiştir. Dervişoğlu, benzer bir durumun Azerbaycan’da AliyevElçibey rekabeti sırasında ortaya çıktığını ancak kısa zamanda çözüldüğünü
anlatmıştır. Türkiye’nin hâlihazırda Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan
ve Kırgızistan ile ilişkilerinin iyi olduğunu belirten Dervişoğlu, Ankara’nın bu
ülkelerin iç işlerine karışmadığını, bu ilişkilerde daha iyi organize olduğunu
ve TİKA’nın buna örnek gösterilebileceğini dile getirmiştir.
BİLGESAM Başkanı Sandıklı, Uygurlar konusunda
Türkiye’nin tavrının
oldukça net olduğunu
ve Ankara’nın belirgin biçimde Çin’in
toprak bütünlüğünü
desteklediğini ifade
etmiştir.
Doç. Dr. Atilla Sandıklı, Türkiye’nin Özbekistan’la ilişkilerinde geçmişteki
bu hadiseden dolayı bir soğukluk yaşandığını ancak hâlihazırda Türkiye’nin
Özbekistan’daki muhalif unsurlara destek vermesinin söz konusu olmadığını
belirtmiştir. Sandıklı, Türkiye-Özbekistan arasındaki bu soğukluğun izale edilebileceğini ve iki ülkenin ileride iyi ilişkiler geliştirebileceğini değerlendirdiğini ifade etmiştir.
Toplantıda Çin’in Sincan Uygur Özerk Bölgesi ve Uygurlar meselesi de gündeme gelmiş, Çinli akademisyenler Pekin’in bu konudaki hassasiyetini ve endişelerini BİLGESAM heyetine aktarmıştır. BİLGESAM Başkanı Doç. Dr.
Atilla Sandıklı, Uygurlar konusunda Türkiye’nin tavrının oldukça net olduğunu ve Ankara’nın belirgin biçimde Çin’in toprak bütünlüğünü desteklediği-
15
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
ni belirtmiştir. Toprak bütünlüğü ve terörizm konularında Türkiye’nin Çin’le
aynı hassasiyetleri paylaştığını vurgulamış, Türkiye’nin terörden büyük zarar
gören bir ülke olduğunu hatırlatmıştır.
BİLGESAM heyeti Tsinghua Üniversitesi’nden akademisyenlerle gerçekleştirdiği toplantının ardından Pekin’deki Türkiye Büyükelçiliği’ne bir ziyaret gerçekleştirmiştir. Büyükelçilik’te BİLGESAM’ın Çin ziyareti programı
hakkında ve ziyaret kapsamında Çinli muhataplarla gerçekleştirilen toplantılarda gündeme gelen konularla ilgili bilgi verilmiştir. BİLGESAM heyeti,
Büyükelçilik’teki görüşmede Birinci Müsteşar Yiğitgüden ve İkinci Müsteşar
Uçak’dan Türkiye-Çin ilişkileri ile ilgili bilgiler almıştır.
BİLGESAM heyeti programın altıncı gününde Çin Devlet Konseyi’ne bağlı
Devlet Etnik İşler Komisyonu’nunda Bakan Yardımcısı Chen Gaihu ve beraberindeki yetkililerle bir görüşme gerçekleştirmiştir. Bakan Yardımcısı Chen
Gaihu ve beraberinde bulunan diğer yetkililer BİLGESAM heyetine Çin’in
egemenliği altındaki etnik unsurlara yönelik izlediği politikalar ve Çin’deki
etnik topluluklarla ilgili geniş bilgi vermiştir.
Bakan Yardımcısı
Chen Gaihu, 2013
yılının Çin’de Türk
Kültür Yılı olarak
kutlanacağını hatırlatmış, kadim TürkÇin dostluğunun yeniden canlandırılması
için kültürel münasebetlerin artırılması
gerektiğine işaret
etmiştir.
16
Bakan Yardımcısı Chen Gaihu, BİLGESAM heyetine hitaben yaptığı konuşmasında 1999’da Türkiye’ye gittiğini, Türkiye’nin güzel bir ülke ve zengin bir tarihi geçmişe sahip olduğunu ve iyi intibalar edindiğini aktarmış,
BİLGESAM’in ziyaretinden çok memnun olduklarını ifade etmiştir. Bakan
Yardımcısı Gaihu, farklı etnik unsurların idaresi konusunda Türkiye-Çin etkileşiminin ve ilişkilerinin az olduğunu kaydetmiş, bu konuda iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesini arzu ettiklerini bildirmiştir. Bakan Yardımcısı,
2012 yılının Türkiye’de Çin Kültür Yılı olduğunu, 2013 yılının ise Çin’de
Türk Kültür Yılı olarak kutlanacağını hatırlatmış, kadim Türk-Çin dostluğunun yeniden canlandırılması için kültürel münasebetlerin artırılması gerektiğine işaret etmiştir.
Bakan Yardımcısı Chen Gaihu, Çin’in eskiden beri çok uluslu bir devlet olduğunu ve Çin Halk Cumhuriyeti’nde 56 farklı etnik unsurun bulunduğunu
anlatmış, Han Çinlilerinin ülke nüfusunun büyük bölümünü oluşturduğunu
belirtmiştir. Gaihu, azınlıkta kalan diğer 55 farklı etnik unsurun nüfusunun
110 milyon civarında olduğu ve toplam nüfusun %8,94’ünü teşkil ettiği, yaşadıkları alanın ise Çin’in %16,4’lük kısmına tekabül ettiği bilgisini vermiştir. Gaihu, azınlıkta kalan bu etnik unsurların daha ziyade ülkenin batısında
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
yaşadığını, yaşadıkları bölgelerin tarihi nedenlerle ve diğer sebeplerle Çin’in
doğusuna nazaran az gelişmiş bölgeler olduğunu ve bu etnik gruplar arasında
da önemli farklılıklar bulunduğunu ifade etmiştir.
Bakan Yardımcısı, Çin’de bulunan etnik gruplarla ilgili genel bilgilerin ardından Devlet Etnik İşler Komisyonu’nun yapısından ve işlevinden bahsetmiş,
Komisyon’un merkezi hükümete doğrudan bağlı olan bir teşkilat olduğunu
anlatmış, Çin anayasasına göre etnik hususların hükümetin bir numaralı görevi olduğunu belirtmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti’nin hâkimiyeti altındaki etnik
unsurlara yönelik izlediği politikaları eşitlik ve birlik ilkeleri temelinde belirlediğini ifade eden Bakan Yardımcısı, ülkedeki bütün etnik grupların devlet
tarafından eşit görüldüğünü ve Çin’in farklı etnik gruplar arasında karşılıklı
saygının muhafazasına önem verdiğini dile getirmiştir.
Chen Gaihu, Çin Halk Cumhuriyeti’nde bölgesel özerklik esasının uygulandığını, bu çerçevede ülkede 5 eyalet, 30 özerk bölge ve 120 özerk belediye bulunduğunu, doğu/batı farkı nedeniyle ülke içinde özel kültürel etkileşim programları yürütüldüğünü anlatmıştır. Çin devletinin etnik grupların eğitimine ve
geleneklerinin korunmasına önem verdiğini vurgulayan Gaihu, Çin Komünist
Partisi’nde ve hükümet organlarında Han Çinlileri dışındaki etnik unsurlardan
da vatandaşlar olduğunu belirtmiş, kendisiyle birlikte toplantıya katılan diğer
yetkililerin Çin’deki 5 ayrı etnik gruba mensup olduğunu söylemiştir.
Bakan Yardımcısı Gaihu, Sincan’ın Çin’in en büyük özerk bölgesi olduğunu
ve diğer ülkelerle sınırının bulunduğunu ve diğer bölgelere göre nispeten gelişmiş bir bölge olduğunu belirtmiştir. Çin devletinin Sincan’da az gelişmiş
bölgelerde altyapı ve ticaret için özel programlar uyguladığını, iki özel ekonomik bölge açtığını, bu bölgelerde ticaret ve finans alanlarında programlar
yürüttüğünü ve yabancı yatırımcılara kolaylıklar sağladığını anlatmıştır. Gaihu, 2011 yılında Çin %8 büyürken, Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nin %12
büyüdüğü ve bu bölge ile ilgili Çin’in büyük projeleri olduğu bilgisini vermiş,
Çin’in son dönemde özellikle güney Sincan’da konut yatırımları yaptığını bildirmiştir.
Bakan Yardımcısı,
Sincan’ın TürkiyeÇin arasında köprü oluşturmasını
arzu ettiklerini ve
Türkiye’nin Sincan
için çok önemli bir
ülke olduğunu vurgulamıştır.
Çin devletinin Sincan’daki etnik kültürün korunmasına önem verdiğini ancak
bölgede sanayileşme ve kentleşme alanlarında zorluklar bulunduğunu ilave
etmiştir. Türkiye’nin de Sincan’da bir sanayi parkı olduğunu hatırlatan Bakan Yardımcısı bu bölgenin Türkiye-Çin arasında köprü oluşturmasını arzu
17
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
ettiklerini ifade etmiş, Türkiye’nin Sincan için çok önemli bir ülke olduğunu
vurgulamıştır. Türkiye’de Sincan asıllı 20,000 Uygurun yaşadığını öne süren
Bakan Yardımcısı Chen Gaihu, Sincan’ın ve Uygurların eskiye nazaran dışa
daha çok açıldığını ifade etmiştir. Bakan Yardımcısı, milletlerin üç düşmanının dini aşırılık, ayrılıkçılık ve terörizm olduğunu ifade etmiş, Çin’in de
Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde bu konularda endişeli olduğunu belirtmiştir.
Doç. Dr. Sandıklı, gerek TİKA’nın gerekse
Yurtdışı Türkler ve
Akraba Topluluklar
Başkanlığı’nın PanTürkist bir hedef taşımadığını belirtmiştir.
Türkiye’de Türkiye dışındaki Türk kökenli unsurlarla ilgilenmek amacıyla
yeni bir teşkilat kurulduğunu söyleyen Bakan Yardımcısı, Sincan’ın Türkiye
ve Çin arasında köprü olmasını istediklerini dile getirmiştir. Bakan Yardımcısı, Türkiye’nin egemenliği altındaki farklı etnik unsurlara ve farklı etnik unsurların yaşadığı bölgelere yönelik nasıl bir politika izlediğini bilmediğini,
bu konuda Çin’in Türkiye’den öğreneceği konular olabileceğini ifade etmiştir. Bakan Yardımcısı, Türkiye’deki Uygurların Türkiye-Çin ilişkilerine katkı
sağlayabileceğini ve bu kapsamda BİLGESAM’la işbirliğine önem verdiklerini vurgulamıştır.
Devlet Etnik İşler Komisyonu Bakan Yardımcısı’nın yaptığı konuşmanın ardından BİLGESAM heyeti başkanı Oramiral (E) Salim Dervişoğlu Türkiye’de
bulunan farklı etnik gruplar ve Türkiye’nin bu gruplara yönelik politikaları
hakkında bilgi vermiş ve Türkiye’nin Uygurlar meselesine bakışını anlatmıştır. Türkiye’nin ayrılıkçı hareketlere kesinlikle sıcak bakmadığının altını çizen
Dervişoğlu, Ankara’nın Çin’in toprak bütünlüğüne saygı gösterdiğini ve Sincan bölgesi ile ilgili hassasiyetlerini anladığını ifade etmiştir.
Bir soru üzerine Türkiye’de yakın zamanda Başbakanlığa bağlı olarak kurulan
Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı hakkında Bakan Yardımcısını ve beraberindeki heyeti kısaca bilgilendiren Dervişoğlu, Türkiye’nin
ayrılıkçı hareketlere karşı sürdürdüğü net tavırda bir değişiklik olmadığını
dile getirmiştir. Dervişoğlu, Türkiye’nin de kendi içinde ayrılıkçı hareketlerle mücadele ettiğini belirtmiş, Türkiye’deki Kürt meselesinden ve PKK terör
örgütünden bahsetmiştir.
Doç. Dr. Atilla Sandıklı, gerek TİKA’nın gerekse yeni kurulan Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı’nın Pan-Türkist bir hedef taşımadığını, Türkiye’nin sadece yurtdışındaki Türk vatandaşları ile soydaş ve akraba
toplulukların refahını istediğini belirtmiştir. Sandıklı, Türkiye’nin Uygurlara
Türkiye-Çin ilişkilerinde köprü nazarıyla baktığını, bu yaklaşımın da Türkiye
18
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
Başbakanının gittiği ülkelerdeki Türk azınlıklara yaşadıkları toplumla entegre
olmaları yönündeki çağrısından anlaşılabileceğini ifade etmiştir.
Devlet Etnik İşler Komisyonu’ndaki görüşme, Bilge Adamlar Kurulu Başkanı Oramiral (E) Salim Dervişoğlu ve BİLGESAM Başkanı Doç. Dr. Atilla Sandıklı’nın değerlendirmelerinin ardından karşılıklı olarak tarafların
Türkiye-Çin ilişkilerinin geliştirilmesi temennileri ile samimi bir havada sona
ermiştir.
Sonuç
BİLGESAM heyetinin Çin Uluslararası Dostluk Derneği’nin (CAIFC) ev sahipliğinde Çin Halk Cumhuriyeti’ne gerçekleştirdiği ziyaret ve ziyaret kapsamında Çinli yetkili, uzman ve akademisyenlerle gerçekleştirilen temaslar
Türkiye-Çin arasındaki etkileşime katkı sağlamıştır.
BİLGESAM heyeti katıldığı toplantı ve görüşmelerde Şanghay kentinin sosyo-ekonomik kalkınma süreci, Çin’in ekonomisi ve genel dış politika vizyonu,
Orta Asya’ya bakışı, ABD ve Japonya ile münasebetleri, Orta Doğu bölgesine
yönelik izlediği siyaset, İran nükleer programı ve Suriye krizine yaklaşımı,
egemenliği altındaki etnik unsurlara yönelik politikaları, Sincan Uygur Özerk
Bölgesi, Uygur diasporası, Türkiye’deki Uygurlar ve Türkiye-Çin ilişkileri
konularında Pekin’in tutumunu öğrenme imkânı bulmuş, Türkiye’nin görüşlerini Çinli yetkili, uzman ve akademisyenlere iletmiştir.
Ziyaret programı kapsamındaki görüşmelerde Çinli yetkili, uzman ve akademisyenlerin ifadeleri doğrultusunda Çin’in barış içinde yükselme niyetinde
olduğunu ve savaş istemediğini vurguladığı ve uluslararası ilişkilerde ülkelerin iç işlerine karışmama ilkesinin tatbikinde hassas olduğu fark edilmiştir.
Bazı Çinli uzmanların dünyada düzen sağlayıcı güçlü ve adil bir ülke olabileceği yönünde düşüncelere de sahip olduğu görülmüştür.
Çin’in Orta Asya’da istikrarsızlık doğurabilecek gelişmelerden ve aşırı akımlardan tedirgin olduğu, bölgeyi ekonomik menfaat odaklı olarak değil daha
çok güvenlik açısından önemsediği anlaşılmıştır. Çin’in, ABD’nin Pasifik’e
odaklanmasından rahatsız olduğu, ABD’nin NATO’yu Pasifik bölgesine taşıma ihtimali noktasında kaygı taşıdığı, son dönemde Japonya ile yaşanan
ada sorununa Washington’ın tahriklerinin sebep olduğu görüşünde olduğu ve
19
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
ABD’nin Çin’i yıpratmak için bu sorunu çıkardığı yönünde değerlendirmeler
yapıldığı müşahade edilmiştir.
Görüşmelerde Çin’in Orta Doğu’daki gelişmelerle ilgili olarak kaygılı olduğu
gözlemlenmiştir. Pekin’in Lübnan’daki BM gücünde bulunan Çinli askerlerden dolayı Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri teyakkuzla takip ettiği ve İran’a
olası bir saldırıya karşı çıkmakla birlikte bu ülkenin nükleer silah sahibi olmasını kabul edemeyeceği anlaşılmıştır. Çin’in Suriye’deki krize rağmen Esed
iktidarını meşru merkezi yönetim olarak tanımaya devam ettiği, Libya’daki
müdahalenin bir benzerinin Suriye’de gerçekleştirilmesine karşı olduğu, krizin dış müdahale olmadan kendi içinde çözülmesi gerektiği görüşünde olduğu
ve Esed rejiminin yakın zamanda yıkılacağını da öngördüğü anlaşılmıştır.
BİLGESAM heyetinin katıldığı toplantı ve görüşmelerde Çinlilerin
Türkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü’ne tam üyeliğe nasıl baktığını merak
ettikleri gözlemlenmiş, Çin’in Türkiye’nin ŞİÖ içinde Batıya bir köprü işlevi
görebileceğini değerlendirdiği fark edilmiştir.
Çin’in birliğini muhafaza etmek için ülkedeki farklı etnik unsurların yaşadığı bölgelerdeki refahı artırmayı hedeflediğini ve bu çerçevede özellikle Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ne ihtimam gösterdiğini vurguladığı görülmüştür.
Çin’in Uygurlar meselesinde oldukça hassas olduğu ve Sincan’daki muhtemel ayrılıkçı hareketlere karşı tedirgin olduğu gözlemlenmiştir. Çin’in Türkiye’deki Uygurların faaliyetlerine dikkat teksif ettiği, Türkiye’nin Sincan’da
yapıcı bir rol oynamasını arzu ettiği ve Uygurlar konusunda birlikte çalışmayı
istediği müşahade edilmiştir.
20
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
BİLGESAM YAYINLARI
Kitaplar
Çin Yeni Süper Güç Olabilecek mi? Güç, Enerji ve Güvenlik Boyutları
(Ed.) Doç. Dr. Atilla SANDIKLI
Değişen Dünyada Türkiye’nin Stratejisi
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI
Türkiye’nin Bugünü ve Yarını
E. Bakan-Büyükelçi İlter TÜRKMEN
Türkiye Cumhuriyeti’nin Ortadoğu Politikası
E. Bakan-Büyükelçi İlter TÜRKMEN
Türkiye’nin Vizyonu: Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri
(Ed.) Doç. Dr. Atilla SANDIKLI
İleri Teknolojiler Çalıştayı ve Sergisi (İTÇ 2010) Bildiri Kitabı
Prof. Dr. M. Oktay ALNIAK
IV. Ulusal Hidrojen Enerjisi Kongresi ve Sergisi Bildiri Kitabı
Prof. Dr. M. Oktay ALNIAK
Özgür, Demokratik ve Güvenli Seçim
Kasım ESEN, Özdemir AKBAL
Terörle Mücadele Stratejisi
Bilge Adamlar Kurulu Raporu
Hazırlayan: Doç. Dr. Atilla SANDIKLI
Türkiye’de Kürtler ve Toplumsal Algılar
Dr. Mehmet Sadi BİLGİÇ, Dr. Salih AKYÜREK
21
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
Teoriler Işığında Güvenlik, Savaş, Barış ve Çatışma Çözümleri
(Ed.) Doç. Dr. Atilla SANDIKLI
Raporlar
Rapor 1: Küresel Gelişmeler ve Uluslararası Sistemin Özellikleri
Prof. Dr. Ali KARAOSMANOĞLU
Rapor 2: Değişen Güvenlik Anlayışları ve Türkiye’nin
Güvenlik Stratejisi
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI
Rapor 3: Avrupa Birliği ve Türkiye
E. Büyükelçi Özdem SANBERK
Rapor 4: Yakın Dönem Türk-Amerikan İlişkileri
Prof. Dr. Ersin ONULDURAN
Rapor 5: Türk-Rus İlişkileri Sorunlar-Fırsatlar
Prof. Dr. İlter TURAN
Rapor 6: Irak’ın Kuzeyindeki Gelişmelerin Türkiye’ye Etkileri
E. Büyükelçi Sönmez KÖKSAL
Rapor 7: Küreselleşen Dünyada Türkiye ve Demokratikleşme
Prof. Dr. Fuat KEYMAN
Rapor 8: Türkiye’de Bağımsızlık ve Milliyetçilik Anlayışı
Doç. Dr. Ayşegül AYDINGÜN
Rapor 9: Laiklik, Türkiye’deki Uygulamaları Avrupa ile Kıyaslamalar
Politika Önerileri
Prof. Dr. Hakan YILMAZ
Rapor 10: Yargının İyileştirilmesi/Düzeltilmesi
Prof. Dr. Sami SELÇUK
22
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
Rapor 11: Yeni Anayasa Türkiye’nin Bitmeyen Senfonisi
Prof. Dr. Zühtü ARSLAN
Rapor 12: Türkiye’nin 2013 Yılı Teknik Vizyonu
Prof. Dr. M. Oktay ALNIAK
Rapor 13: Türkiye-Ortadoğu İlişkileri
E. Büyükelçi Güner ÖZTEK
Rapor 14: Balkanlarda Siyasi İstikrar ve Geleceği
Prof. Dr. Hasret ÇOMAK, Doç. Dr. İrfan Kaya ÜLGER
Rapor 15: Uluslararası Politikalar Ekseninde Kafkasya
Yrd. Doç. Dr. Fatih ÖZBAY
Rapor 16: Afrika Vizyon Belgesi
Hasan ÖZTÜRK
Rapor 17: Terör ve Terörle Mücadele
M. Sadi BİLGİÇ
Rapor 18: Küresel Isınma ve Türkiye’ye Etkileri
Doç. Dr. İrfan Kaya ÜLGER
Rapor 19: Güneydoğu Sorununun Sosyolojik Analizi
M. Sadi BİLGİÇ, Dr. Salih AKYÜREK, Doç. Dr. Mazhar BAĞLI
Müstecep DİLBER,Onur OKYAR
Rapor 20: Kürt Sorununun Çözümü İçin Demokratikleşme,
Siyasi ve Sosyal Dayanışma Açılımı
E. Büyükelçi Özdem SANBERK
Rapor 21: Türk Dış Politikasının Bölgeselleşmesi
E. Büyükelçi Özdem SANBERK
Rapor 22: Alevi Açılımı, Türkiye’de Demokrasinin Derinleşmesi
Doç. Dr. Bekir GÜNAY, Gökhan TÜRK
23
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
Rapor 23: Cumhuriyet, Çağcıl Demokrasi ve Türkiye’nin Dönüşümü
Prof. Dr. Sami SELÇUK
Rapor 24: Zorunlu Askerlik ve Profesyonel Ordu
Dr. Salih AKYÜREK
Rapor 25: Türkiye-Ermenistan İlişkileri
Bilge Adamlar Kurulu Raporu
Yrd. Doç. Dr. Fatih ÖZBAY
Rapor 26: Kürtler ve Zazalar Ne Düşünüyor? Ortak Değer ve
Sembollere Bakış
Dr. Salih AKYÜREK
Rapor 27: Jeopolitik ve Türkiye: Riskler ve Fırsatlar
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI
Rapor 28: Mısır’da Türkiye ve Türk Algısı
M. Sadi BİLGİÇ, Dr. Salih AKYÜREK
Rapor 29: ABD’nin Irak’tan Çekilmesi ve Türkiye’ye Etkileri
Doç. Dr. Cenap ÇAKMAK, Fadime Gözde ÇOLAK
Rapor 30: Demokratik Açılım ve Toplumsal Algılar
Bilge Adamlar Kurulu Raporu
Dr. Salih AKYÜREK
Rapor 31: Ortadoğu’da Devrimler ve Türkiye
Doç. Dr. Cenap ÇAKMAK, Mustafa YETİM, Fadime Gözde ÇOLAK
Rapor 32: Güvenli Seçim: Sorunlar ve Çözüm Önerileri
Kasım ESEN, Özdemir AKBAL
Rapor 33: Silahlı Kuvvetler ve Demokrasi
Prof. Dr. Ali L. KARAOSMANOĞLU
Rapor 34: Terör Önleme Birimleri
Kasım ESEN, Özdemir AKBAL
24
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
Rapor 35: İran, Şii Hilali ve Arap Baharı
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI, Emin SALİHİ
Rapor 36: Yeni Anayasadan Toplumsal Beklentiler
BİLGESAM
Rapor 37: Etnik Çatışma Teorileri Işığında Dağlık Karabağ Sorunu
Yrd. Doç. Dr. Reha YILMAZ, Elnur İSMAYILOV
Rapor 38: Çağcıl Hukuk Sistemlerinde ve Türkiye’de Tutuklama
Bilge Adamlar Kurulu Raporu
Rapor 39: Afrika’da Türkiye ve Türk Algısı
BİLGESAM
Rapor 40: Kaos Senaryolarının Merkezinde İran
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI, Bilgehan EMEKLİER
Rapor 41: Ermenistan’da Türkiye ve Türk Algısı
Dr. Salih AKYÜREK
Rapor 42: Yasa dışı Göç ve Türkiye
Bilge Adamlar Kurulu Raporu
Emine AKÇADAĞ
Rapor 43: Kırgızistan’da Türkiye ve Türk Algısı
Dr. Salih AKYÜREK
Rapor 44: Kazakistan’da Türkiye ve Türk Algısı
Dr. Salih AKYÜREK
Rapor 45: Çatışma Çözümü ve Türkiye’de Kürt Meselesi
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI, Erdem KAYA
Rapor 46: Afganistan’ da Sivil Ölümleri
Dr. Salih AKYÜREK, Nursema KIBRIS, Dilara ÜNAL
25
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
Rapor 47: İran Nükleer Krizinin Türkiye’ye Olası Etkileri
Bilge Adamlar Kurulu Raporu
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI, Bilgehan EMEKLİER
Rapor 48: Çağcıl Hukuk Sistemleri ve Türkiye’de İşkence
Erkam MALBELEĞİ
Rapor 49: Balkanlarda Türkiye ve Türk Algısı
Dr. M. Sadi BİLGİÇ, Dr. Salih AKYÜREK
Rapor 50: Suriye Sorunu ve Türk Dış Politikasına Toplumsal Bakış
Dr. Salih AKYÜREK, Prof. Dr. Cengiz YILMAZ
Rapor 51: Terörle Mücadelede Toplumsal Algılar
Dr. Salih AKYÜREK
Mehmet Ali YILMAZ
Rapor 52: Bütün Boyutlarıyla Suriye Krizi ve Türkiye
Bilge Adamlar Kurulu Raporu
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI, Ali SEMİN
Rapor 53: İnsansız Hava Araçları: Muharebe Alanında ve Terörle
Mücadelede Devrimsel Dönüşüm
Dr. Salih AKYÜREK, Mehmet Ali YILMAZ & Mustafa TAŞKIRAN
Demokratikleşme ve Sosyal Dayanışma Açılımı
Bilge Adamlar Kurulu Raporu
İleri Teknolojiler Çalıştayı ve Sergisi (İTÇ 2010) Sonuç Raporu
BİLGESAM
İleri Teknolojiler Çalıştayı ve Sergisi (İTÇ 2011) Sonuç Raporu
BİLGESAM
26
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
Dergiler
Bilge Strateji Dergisi Cilt 1, Sayı 1, Güz 2009
Bilge Strateji Dergisi Cilt 2, Sayı 2, Bahar 2010
Bilge Strateji Dergisi Cilt 2, Sayı 3, Güz 2010
Bilge Strateji Dergisi Cilt 3, Sayı 4, Bahar 2011
Bilge Strateji Dergisi Cilt 3, Sayı 5, Güz 2011
Bilge Strateji Dergisi Cilt 4, Sayı 6, Bahar 2012
Bilge Strateji Dergisi Cilt 4, Sayı 7, Güz 2012
Söyleşiler
Bilge Söyleşi-1: Türkiye-Azerbaycan İlişkileri
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI ile Söyleşi
Elif KUTSAL
Bilge Söyleşi-2: Nabucco Projesi
Arzu Yorkan ile Söyleşi
Elif KUTSAL-Eren OKUR
Bilge Söyleşi-3: Nükleer İran
E. Bakan-Büyükelçi İlter TÜRKMEN ile Söyleşi
Elif KUTSAL
Bilge Söyleşi-4: Avrupa Birliği
Dr. Can BAYDAROL ile Söyleşi
Eren OKUR
Bilge Söyleşi-5: Anayasa Değişikliği
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI ile Söyleşi
Merve Nur SÜRMELİ
Bilge Söyleşi-6: Son Dönem Türkiye-İsrail İlişkileri
E. Büyükelçi Özdem SANBERK ile Söyleşi
Merve Nur SÜRMELİ
27
BİLGESAM Heyeti’nin Çin Ziyareti Sonuç Raporu
Bilge Söyleşi-7: BM Yaptırımları ve İran
Doç. Dr. Abbas KARAAĞAÇLI ile Söyleşi
Sina KISACIK
Bilge Söyleşi-8: Füze Savunma Sistemleri ve Türkiye
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI ile Söyleşi
Eren OKUR
Bilge Söyleşi-9: Gelişen ve Değişen Türk Deniz Kuvvetleri’nin
Bugünü ve Yarını
E. Oramiral Salim DERVİŞOĞLU ile Söyleşi
Emine AKÇADAĞ
Bilge Söyleşi-10: Soru ve Cevaplarla Yeni Anayasa
Kasım ESEN ile Söyleşi
Özdemir AKBAL
Bilge Söyleşi-11: Türk Hava Kuvvetleri’nin Bugünü ve Yarını
E. Hv. Korgeneral Şadi ERGÜVENÇ ile Söyleşi
Emine AKÇADAĞ
Bilge Söyleşi-12: Arap Baharı Süreci, Mısır Seçimleri,
Türkiye-Suriye Krizi
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI ile Söyleşi
Ali SEMİN
Bilge Söyleşi-13: Esed Sonrası Suriye
Halit Hoca ile Söyleşi
Ali SEMİN & Tuğçe ERSOY ÖZTÜRK
28
Download

indirmek için tıklayınız