Meclisi Mebusan
İ :37
30 Kânunusâni 1332 (1916)
yekûn addediliyor. Bendeniz h ü k m ü ilamı tadil eder ne gi­
bi esbap bulunabileceğini kendi kendime d ü ş ü n d ü m , fakat
C :1
Şu halde Usulü Muhakemeye neden muhalif olsun. Bi­
naenaleyh muhalif değildir. Maddenin ruhuna şu suretle nü­
bir şey b u l a m a d ı m . Meselâ gayri menkul veya menkul ol­
fuz edilecek oldukta, "Badeddava aynı mahkumunbihte vu­
duğunu farzedelim, yyed-i hadis sahibi çıkıyor, ben bu mah-
ku bulan tebeddül-ü yed, muamelatı îcraiyyeye haizi tesir
kumunbihi,
veyahut
değildir. Ancak yeddi haciz sahibi vaz'iyet hususunu iştira
müdde-i olan kimseden falan tarihte iştira etmiştim, ken­
mahkûmunaleyh
olan
kimseden
ve icare ve iare gibi esbabı tasarrufa istinaden m a h k û m u n ­
disi b a n a bu malı teslim etmemişti, bilahara mahkeme-i ai-
aleyhe izafe etmesse nazar oluruz. Mahkûmunbih gayrimen­
desine müracatla aleyhine ikame-i dava ettim ve bu mal be­
kul olup ta, yed-i hadis sahibi, h ü k m ü ilamı talil edebile­
nim şiraen m ü l k ü m olduğuna dair müdde-i aleyhine veya
cek esbabı sübutiyye irae ederse kendisine mehil verilir" Yani
müddeaaleyh aleyhine şu hükmü istihsal ettim diyor ve ha­
yed-i hadis sahibine, Mahkemeye müracaat etmek için bir
kikaten bir ilam ibraz ediyor ve bu ilamın tarihi de müste-
mehli münasip verilir, muamelatı îcraiyyede bir müddeti
dinin istihsal ettiği ilamın tarihinden mukaddem oluyor. Şu
muvakkate için tehir olunur Birinci fıkra budur.
halde m u k a d d e m bir tarihi havi olan bir ilâm üzerine ta­
sarruf iddiasında bulunuyor. Bu hale göre yed-i hadis olan
Şimdi şuraya atf-ı nazar olundukta, burada şu cümle
şu adamın bu sözü hükmü ilâmı talil ediyor. Bendeniz böyle
bir kaziyye-i külliyye şekil ve mahiyetinde ve fakat kayda
görüyorum. Halbuki buna karşı müdde-i "evet böyledir, bu­
m a k r u n d u r ki, usulü tahrire, tanzimi kavaninde bu usuller
nu benden iştira ettiği; mebii teslim etmediğimden dolayı
caridir. Burada badeddava aynı m a h k u m u n b i h t e vuku bu­
Mahkemeye müracaat etti, aleyhime hüküm aldı, ilam doğ­
lan davalar muamelatı îcraiyyeye haizi tesir değildir deni­
rudur, fakat badeddava velhüküm müddeaaleyh bunu müd-
liyor; bu kaziyyenin muhtevi olduğu h ü k ü m , ıtlakı üzere
deiden iştira etti, ben de müddeaaleyhten iştira ettim derse
bırakılmıyor. Meselâ benim için bir şey hasıl olmaz, ancak
ne olacak ve isbat edip h ü k ü m aldım derse bu pirincin ta­
şu cihet böyle olursa, falan, falan şey olur denilmez mi?
şını kim ayıklayacak? tcra M e m u r u tarafeyni celp ve m u ­
Cümle-i ula alelıtlaka kaziyye-i salibe-i külliyye şekil ve ma­
hakeme edip te bir hükme mi rapdedecek? Tabii, bu, Mah­
hiyetinde ve fakat beşatı şey'irad olunuyor. Bu kaziyyenin
kemece hallolunacak bir meseledir.
akabinde b u n d a n kaydı ilave istisna olunuyor. Binaenaleyh
şunun yazılışında usulü tanzime bir muhalefet görmediğim
Peki mahkemece hallolunacak bir meseledir diye şim­
gibi, manayı m a k s u d u ihlal edecek bir nokta da görmüyo­
di yed-i hadis sahibinin ilamını nazarı itibara alsın da he­
rum. Çünkü yed-i hadis sahibi meselâ ilamı istihsal eden
nüz istihsal edilmiş bir ilamı neden nazarı itibara almasın?
zat Zeyd'Ie A m r muhakeme olmuşlar, Zeyd, hükmü kazan­
Neden tercih bila müreccah olsun ve acaba Mahkemeden
mış, ilâm almış, mevki-i îcraya koymuş. îcra Memuru tenfiz-
verilmiş bir ilamın h ü k m ü n ü îcra M e m u r u n u n takdiri b o ­
i hükme mübaderet ettikte bakmış ki, üçüncü bir şahıs iş­
zabilir mi? Bendenize kalırsa, b u , mantıksız bir şeydir; ar­
gal ediyor, işbu yed-i hadis sahibine diyor ki, sen burada
zettiğim gibi, itirazulgayr selahiyeti için bir hak verilmek
niçin duruyorsun ve ne hakla vaz-ı yed ediyorsun? Biz şu
üzere bir mehil tayini ile iktifa etmeli ve bu maddenin şek­
ilamın h ü k m ü n ü tenfiz için geldik, demesi üzerine o da,
lini bozmalı, tayyetmeli.
ben b u n u mahkumunaleyten iştira ettim, yahut isticar et­
M E H M E T SADIK E F E N D İ (Denizli) — Rüfekayı
muhteremeden Emanuelidi Efendinin dermeyan ettiği m ü talaatın bir fıkrasına bendeniz cevap arzetmek istiyorum.
Maddenin fıkra-i ulası, Usulü Muhakemeye ve Mecelleye
muhaliftir dediler. îtirazulgayr davası ikame edilecek olur­
sa mesele başka mahiyet ve h ü k ü m iktisab eder. Bu m a d d e
ise; onun abidir ve bu gibilere gayri şamildir demek istediler.
tim, istiare ettim gibi esbabı temellük ve tasarruftan bir şey
dearmeyan ederse bu mesmü değildir, tşte bu suretle mah­
kûmunaleyhe izafe ve nisbet ederse, bu mesnü değildir bel­
ki h ü k m ü ilam icra olunur, fakat mahkûmunaleyhe böyle
bir temerrükle tasarruf gibi bir sebeb nisbet ve izafe etmezse,
bu benim mülkümdür, b a b a m d a n tevarüs etmiş mülkümdür veya falan şahıstan şu suretle telakki-i mülk etmişim
gibi bir dava dermeyan eder ve fakat kavl-i mücerret olma­
Bendeniz diyorum ki, şu maddenin r u h u n a ve vaz'ın-
yarak, belki bu sözünü de esbabı sübutiyye irae etmek ta­
dan m a k s a d a atf-ı nazarı im'an edersek, Usulü Muhake­
rikiyle teyit edecek olursa, yani îcra M e m u r u n a : "işte ye­
meye ve Mecelleye muhalefet yoktur, çünkü, dedikleri gibi
dimde müddeamı ve hakkımı isbat edecek şöyle bir vesika
üçüncü bir şahıs, itirazulgayr mahiyette, olarak bir dava der­
var, bu vesika size kanaat bahşedecektir, benim hukuku­
meyan edecek olsa, bu davayı ikameden kim men'ediyor?
mu muhafaza ediniz dedikte, şu hale nazaran burada ne
Mahkemeye müracaat etse, rü'yeti muhakemeden, bu mad­
oluyor, îcra Memuru ne yapıyor? Hakimlik sıfatını takın­
de men'ediyor m u ? Bendeniz öyle anlıyorum ki men'etmi-
mıyor, ancak muvazeneyi hasıl etmek, tarafeynin hukuku­
yor. O Mahkemeye müracaatla ikame-i dava eder. Muha­
nu muhafaza eylemek için şu yed-i hadis sahibine bir m ü ­
kemesini rü'yet ettirebilir.
nasip mehil vererek Mahkemeye müracaat et, eğer davayı
— 170
T B M M KÜTÜPHANESİ
Download

Meclisi Mebusan İ :37 30 Kânunusâni 1332 (1916) C : 1 yekûn