Uzun yıllar camın büyüsüne kapılarak emeklerini onu süslemeye yöneltmiş ustalar yeni bir
başlangıç için 2012 yılında bir araya geldiler. Birikimlerini, heyecanlarını, müşteri odaklı çalışma
coşkularını kaybetmeden camın yalın parıltısını doğadaki renklerle bezeyerek sizlere sunmak
sevdasına düştüler.
Buluşma yeri İstanbul oldu. Küçük ancak modern atölyeleri ikinci yılına doğru şaşırtıcı bir gelişme
göstererek talep patlamasını sıkıntısızca karşıladı. Ürünlerini çoğunlukla dünyaca ünlü Paşabahçe
Cam üretiminden karşılarken diğer bazı kaynaklara da yöneldiler.
Satışlar Suudi Arabistan’la başladı ve pek kısa zamanda bu oluşum Birleşik Arap Emirlikleri, İran,
Kuveyt, Katar gibi pazarların da yıldız üreticisi konumuna geldi.
Karma Kristal; Baskı, kumlama, asitli dağlama, kesme, asitli parlatma, altın/platin süsleme ve
diğer çeşitli renk uygulama teknikleriye çalışan firma özel tasarım gücü ile geleneksel ve modern
çizgileri bağdaştırarak yorumlamak gayreti içindedir. Ürün ambalajı konusundaki başarının
satışların artmasındaki önemli katkısının bilincinde olarak doğru ambalaj (görünüm ve ergonomik
açılardan) düşüncesine önem vermektedir.
İç pazara yönelik ürünlerimize ait bu kataloğumuzda bulunan ürünlerimizi sizlerin beğeni ve
eleştirisine sunuyoruz.
İlgi ve desteğiniz için şimdiden minnettarız.
Experts who worked in the field of glass decorating for years decided to come together for a fresh
go, thus founding a new company. Expertise in art of glass ornamenting, challenging, insight,
enthusiasm for leadership being the dynamics of this new enterprise, which on top of everything
value customer satisfaction.
Our factory and showroom are located in Istanbul.
Although we mainly use blank forms of world known Paşabahçe Glassworks as our main
supplier, we are going to obtain some forms from different suppliers when and if necessary.
Currently we work with the various production techniques such as decal printing, sandblasting,
acid etching, cutting, acid polish, gold and platinum ornamenting and color applications which
will definitely be enriched in time to meet with the always growing demands of our different
customers.
While we shall be open to undertake the specific market requirements, our designers will be in
constant pursue of fashion in general to reflect the new trends on our standart product lines.
Alongside with our international market from which we have already obtained encouraging
reactions, we are aiming to increase our share in the domestic market with the products in this
catalogue.
We appreciate your interest and we look forward to receiving your feedback.
Thanks in advance for your invaluable support.
Katalogda yer alan tasarımlarımız tescilli olup Türk Patent Enstitüsü tarafından koruma altına alınmıştır.
Designs in the catalogue are registered and protected by Turkish Patent Institute.
1
Bade
Güliz
Kusak
, altın
Kusak
, platin
2
Lala
Katre
.
Iclal
3
Bade
Memluklar, Mısır’da 267 yıl 1250-1517
tarihleri arasında hüküm süren önemli
Türk ve İslam devletleri arasında yer alır.
Başkentleri Kahire, konuşma dili Türkçe,
yazıdili Arapça idi. Devletin başındaki
hükümdarlar “şah” ve “sultan” unvanlarını
taşımışlardır. Sultan El-Ghuri, Memluk
sultanlarındandır. El- Ghuri, çiçeklerden,
müzik ve şiir yazmaktan hoşlanırmış.
Bu ürün, Kahire’de Sultan El-Ghuri
Medresesi’nde bulunan ahşap işçilikli
dolap desenlerinden esinlenerek ortaya
çıkarılmıştır.
4
KRM 51 İBRİK TAKIMI
KRM 301 ŞEKERLİK
KRM 401
KÜLLÜK
KRM 351
MUMLUK
KRM 251 KASE
KRM 201 GONDOL
Bade
KRM 151 VAZO
The Memluks are one of the Turkish-Islam states that dominated Egypt for 267 years from 1250
to 1517. Their capital city was Cairo, colloquial language was Turkish and literary language
was Arabic. The rulers held the titles of “shah” and “sultan”. The patterns on the woodware in
Sultan El-Ghuri Madrasa inspired the artist hence Bade has been created.
5
Güliz
Topkapı Sarayı’nda Osmanlı
padişahlarına ait değerli eşya ve paraların
saklandığı Enderun Hazinesi ( Hazine-i
Humayun) bölümünde bugünlerde
hazine eşyaları sergilenmektedir.
Topkapı Sarayı 1942’de müze olduktan
sonra hazine eşyası sınıflandırılmış ve
bu sınıflandırılma doğrultusunda müze
birimleri oluşturulmuştur. Bu eserler
arasında saatler, gümüşler, porselenler,
padişah elbiseleri, işlemeler, değerli
yazma eserler vb. yer almaktadır.
Bu ürün Topkapı Sarayı Müzesinde
Enderun Hazinesinde yer alan 19.yy.’a
ait altın, elmas, yakut, zümrütlerle bezeli
bir gülabdan üzerindeki desenden
esinlenerek ortaya çıkarılmıştır.
6
KRM 51 İBRİK TAKIMI
KRM 351
MUMLUK
KRM 301 ŞEKERLİK
KRM 251 KASE
Güliz
KRM 201 GONDOL
KRM 151 VAZO
At present the Enderun treasuries are exhibited in Enderun section of Topkapı Palace. After
Topkapı Palace became a museum in 1942, objects of high value such as Porcelainware, Sultans’
garments, handworks and manuscripts, were classified and put into a proper display. Pattern
on the rosewater ewer of 19th century, decorated with gold, diamond, ruby and emerald gave
inspiration to the artist to create Güliz line.
7
Kusak
, altın
Saray giysilerinin ihtişamı Osmanlı’nın
zenginliğini ve kudretini yansıtmaktadır.
Topkapı Sarayı’nın sayıları 1550’yi bulan
giyim kuşam koleksiyonu Osmanlı dönemine
ait giysilerin saklanmasıyla oluşmuştur.
Osmanlı sultanları giyim-kuşama son
derece önem verir, özel olarak dokunmuş
kaliteli kumaşlardan dikilmiş giysiler
giyerlerdi. 19. yüzyılda kadın giysilerinde
beldeki kemer, yüksek ziynet eşyası kabul
edilir, bu kemerler; elmas, yakut, inci gibi
değerli taşlarla süslenirdi. Bu ürün, Topkapı
Sarayı’nda bulunan 19.yy. Osmanlı dönemine
ait inci işlemeli kemer üzerindeki desenden
esinlenerek ortaya çıkarılmıştır.
KRM 52 İBRİK
KRM 102 TABAK
8
KRM 352 MUMLUK
KRM 401 KÜLLÜK
KRM 302 ŞEKERLİK
KRM 251 KASE
KRM 152
VAZO
Kusak
, altın
KRM 202
GONDOL
Magnificence of the palace garments reflects the wealth and power of the Ottoman Empire. The
Kuşak Altın Collection of Topkapı palace which contains over 1550 pieces was created by the
garments of the Ottoman era. Ottoman Sultans paid extreme attention to dressing and they used
to ware garment, sewed with high quality fabrics woven. In 19th century the belts in waist part of
female garments were considered as precious jewellery and those belts used to be decorated with
stones of high value including diamond, ruby, pearl etc. Kuşak Altın was designed by the pattern
on pearl embroidered belt of 19th century Ottoman era in Topkapı Palace.
9
Kusak
, platin
Saray giysilerinin ihtişamı Osmanlı’nın
zenginliğini ve kudretini yansıtmaktadır.
Topkapı Sarayı’nın sayıları 1550’yi bulan
giyim-kuşam koleksiyonu Osmanlı dönemine
ait giysilerin saklanmasıyla oluşmuştur.
Osmanlı sultanları giyim-kuşama son
derece önem verir , özel olarak dokunmuş
kaliteli kumaşlardan dikilmiş giysiler
giyerlerdi. 19. yüzyılda kadın giysilerinde
beldeki kemer, yüksek ziynet eşyası kabul
edilir, bu kemerler; elmas, yakut, inci gibi
değerli taşlarla süslenirdi. Bu ürün, Topkapı
Sarayı’nda bulunan 19.yy. Osmanlı dönemine
ait inci işlemeli kemer üzerindeki desenden
esinlenerek ortaya çıkarılmıştır.
KRM 52 İBRİK
KRM 102 TABAK
10
KRM 352 MUMLUK
KRM 401 KÜLLÜK
KRM 302 ŞEKERLİK
KRM 251 KASE
KRM 152
VAZO
Kusak
, platin
KRM 202
GONDOL
Magnificence of the palace garments reflects the wealth and power of the Ottoman Empire. The
Kuşak Altın Collection of Topkapı palace which contains over 1550 pieces was created by the
garments of the Ottoman era. Ottoman Sultans paid extreme attention to dressing and they used
to ware garment, sewed with high quality fabrics woven. In 19th century the belts in waist part of
female garments were considered as precious jewellery and those belts used to be decorated with
stones of high value including diamond, ruby, pearl etc. Kuşak Altın was designed by the pattern
on pearl embroidered belt of 19th century Ottoman era in Topkapı Palace.
11
Lala
Osmanlı İmparatorluğu döneminde birçok
padişah Amasya’da dünyaya gelmiş ve
şehzadelik yapmıştır. Bu sebeple Amasya’nın
Osmanlı tarihi açısından önemi büyüktür.
Yörgüç Paşa, Çelebi Sultan Mehmet Amasya’da
iken, hizmetinde ve lalalığında bulunmuştur.
Amasya sancakbeyliğine tayin edilmiş ve
Şehzade II. Murat’ın Lalalığını da (yetiştirici,
bakıcı ve eğitici) yapmıştır. 1441 yılında vefat
eden Yörgüç paşa, Amasya’da cami, medrese,
türbeden oluşan bir külliye yaptırmıştır. Bu
ürün 1428 yılında Amasya’da Yörgüç Paşa
tarafından yaptırılan caminin giriş revağında
ana kemerin üzerindeki taşa işlenen desenden
esinlenerek ortaya çıkarılmıştır.
12
KRM 51 İBRİK TAKIMI
KRM 303
ŞEKERLİK
KRM 351
MUMLUK
KRM 402 KÜLLÜK
KRM 253 KASE
KRM 153 VAZO
Lala
Many sultans were born in Amasya and acted as the flag officer when they were shahzadeh
(sultan’s son) in Ottoman Empire era. For this reason Amasya is of great importance for Ottoman
history. Yörgüç Pasha served Çelebi Mehmet Sultan when former was in Amasya as his tutor. He
was appointed as the flag officer of Amasya and served as the tutor of Shahzadeh Murat II as well.
Yörgüç Pasha who died in 1441 had a kulliyah (Islamic-Ottoman social complex) composed of a
mosque, madrasa and tomb built in Amasya. Pattern lapidated on the stone on the main belt in
the entrance portico of the Mosque having constructed in Amasya by Yörgüç Pasha in 1428 gave 13
inspration to the artist to create the Lala line.
Katre
Osmanlı Devleti’nin, Yavuz Sultan Selim
döneminde bölgeye gerçekleştirdiği sefer
sonucunda, Mısır Osmanlı topraklarına
katılmıştır. Bu dönemde ülkenin başkenti
Kahire, Osmanlı Devleti’nin İstanbul’dan
sonra ikinci büyük şehri haline gelmiştir.
Mısır’da uzun yıllar hakimiyetini sürdüren
Osmanlı Devleti, başta başkent Kahire
olmak üzere İskenderiye, Tanta, Şarkiye gibi
büyük kentlerde eşsiz mimari yapılar ve
eserler yaparak bunları Mısır halkına miras
bırakmıştır. Bu ürün, Kahire’de bulunan
18. yüzyıla ait Al Khanqa Camii kapısının
üzerindeki desenden esinlenerek ortaya
çıkarılmıştır.
KRM 152 VAZO
14
KRM 401
KÜLLÜK
KRM 301
ŞEKERLİK
KRM 252
KASE
KRM 351
MUMLUK
KRM 201
GONDOL
Katre
Egypt was conquered during the campaign of the Ottoman Empire to the region made in the era
of Yavuz Sultan Selim. In this period, Cairo, the capital city of the country became the second
biggest city of the Ottoman Empire after Istanbul. Ottoman State, that sustained its sovereignty
in Egypt for many years, built unique architecture and works in big cities particularly including
Cairo, the capital city, Alexandria, Tanta, Sharquia and bequeathed them to Egyptian people.
Pattern on the gate of mosque Al Khanka gave inspiration to the artist to create Katre line.
15
.
Iclal
Mevlevi kaynaklarına göre, Mısır’ın
Yavuz Sultan Selim tarafından fethinden
birkaç yıl önce bazı dervişleriyle birlikte
Mısır’a uğrayan Divane Mehmed Çelebi,
Kahire’de bir süre kaldığı sırada Kahire
Mevlevîhânesi’ni kurmuştur. 3850 m2’lik
bir alanı kaplayan mevlevîhâne, müstakil
iki katlı semâhâne-türbe, minare, şeyh
ve harem dairesiyle iki ayrı bahçeli avlu
etrafında düzenlenmiş mes-cid, meydân-ı
şerif, somathâne, matbah-ı şerif, çilekeş
odası, selâmlık ve büyük bir mihman
evinden müteşekkil olup aynı zamanda
menzil vazifesi ifa eden tam teşekküllü
bir âsitâne özelliğine sahiptir. Bu ürün,
Kahire Mevlevihanesi’nde bulunan kare
planlı Şeyh Hasan Sadaka Türbesi’nin
altta sekizgen, üstte silindir biçiminde iki
kasnakla yükseltilmiş sivri bir kubbenin
sekizgen kasnağının her cephesine
birer sivri kemerli pencere açılmış,
silindirik kasnağın bir dizi pencere
görünümlü dekoratif nişle süslenmiş
desenlerinden esinlenerek ortaya
çıkarılmıştır.
KRM 151 VAZO
16
KRM 302
ŞEKERLİK
KRM 401 KÜLLÜK
KRM 252
KASE
KRM 352
MUMLUK
.
Iclal
KRM 201
GONDOL
According to Mevlevi sources, several years before the conquest of Egypt by Yavuz Sultan Selim, Divane Mehmed
Çelebi who stopped by Egypt together with his dervishes established in Cairo Mevlevi Dervish Lodge. The
Mevlevi Dervish Lodge which occupies an area of 3850 m2 was composed of an independent two-storey semahane
(whirling house)-tomb, minaret, sheikh’s quarter/seraglio and a small mosque, meydan-ı şerif (the square where
dervishes discussed the administrative affairs of the lodge, somathane (Mevlevi dining table), matbah-ı şerif
(kitchen of the dervish convent), suffering room, men’s quarter and a large guest room organized around a yard
with two separate gardens. It also has the feature of a fully fledged asitane (central dervish lodge) serving as
accommodation at the same time. Pattern on the pointed dome of Sheikh Hasan Sadaka Tomb, located in Cairo
Mevlevi Dervish Lodge raised with two hoops, one of them having a number of decorative niches with window
appearance and lancet window openings, inspired the artist to create İclal line.
17
.
Iclal
Mevlevi kaynaklarına göre, Mısır’ın
Yavuz Sultan Selim tarafından fethinden
birkaç yıl önce bazı dervişleriyle birlikte
Mısır’a uğrayan Divane Mehmed Çelebi,
Kahire’de bir süre kaldığı sırada Kahire
Mevlevîhânesi’ni kurmuştur. 3850 m2’lik
bir alanı kaplayan mevlevîhâne, müstakil
iki katlı semâhâne-türbe, minare, şeyh
ve harem dairesiyle iki ayrı bahçeli avlu
etrafında düzenlenmiş mes-cid, meydân-ı
şerif, somathâne, matbah-ı şerif, çilekeş
odası, selâmlık ve büyük bir mihman
evinden müteşekkil olup aynı zamanda
menzil vazifesi ifa eden tam teşekküllü
bir âsitâne özelliğine sahiptir. Bu ürün,
Kahire Mevlevihanesi’nde bulunan kare
planlı Şeyh Hasan Sadaka Türbesi’nin
altta sekizgen, üstte silindir biçiminde iki
kasnakla yükseltilmiş sivri bir kubbenin
sekizgen kasnağının her cephesine
birer sivri kemerli pencere açılmış,
silindirik kasnağın bir dizi pencere
görünümlü dekoratif nişle süslenmiş
desenlerinden esinlenerek ortaya
çıkarılmıştır.
KRM 151 VAZO
18
KRM 302
ŞEKERLİK
KRM 401 KÜLLÜK
KRM 252
KASE
KRM 352
MUMLUK
.
Iclal
KRM 201
GONDOL
According to Mevlevi sources, several years before the conquest of Egypt by Yavuz Sultan Selim, Divane Mehmed
Çelebi who stopped by Egypt together with his dervishes established in Cairo Mevlevi Dervish Lodge. The
Mevlevi Dervish Lodge which occupies an area of 3850 m2 was composed of an independent two-storey semahane
(whirling house)-tomb, minaret, sheikh’s quarter/seraglio and a small mosque, meydan-ı şerif (the square where
dervishes discussed the administrative affairs of the lodge, somathane (Mevlevi dining table), matbah-ı şerif
(kitchen of the dervish convent), suffering room, men’s quarter and a large guest room organized around a yard
with two separate gardens. It also has the feature of a fully fledged asitane (central dervish lodge) serving as
accommodation at the same time. Pattern on the pointed dome of Sheikh Hasan Sadaka Tomb, located in Cairo
Mevlevi Dervish Lodge raised with two hoops, one of them having a number of decorative niches with window
appearance and lancet window openings, inspired the artist to create İclal line.
19
Hasan Rıza Efendi’ nin (hicri, 1265/1849-1338/1920), Sülüs ve nesih hatlarıyla hicri, 1328/1910’ da yazdığı
Hilye-i Şerife
Tezhip ; Rikkat Kunt (1321/1903-1407/1986)
Özel Koleksiyondan esinlenerek ortaya çıkarılmıştır.
Hilyah 1 - was designed being inspired by the Special Collection of Rikkat Kunt (hijri, 1321/1903-1407/1986)
Gold Processed on the Hilyah-Sherif written by Hasan Rıza Efendi (hijri, 1265/1849-1338/1920)
in hijri, 1328/1910 with Qalam an-nash and a third calligraphies.
20
(Neyzen) Mehmet Emin Yazıcı’nın (hicri, 1300/1883-1364/1945) ,
Sülüs ve nesih hatlarıyla hicri, 1350/1931’de yazdığı Hilye-i Şerife.
Tezhip ; Tuğrakeş İsmail Hakkı Altunbezer (hicri, 1289/1873-1365/1945)
Özel Koleksiyondan esinlenerek ortaya çıkarılmıştır.
Hilyah 2 - was designed being inspired by the Special Collection of Tughra Writer İsmail Hakkı Altunbezer
(hijri,1289/1873-1365/1945) Gold Processed on the Hilyah-Sherif written by (Neyzen/Flute Player) Mehmet
Emin Yazıcı (hijri, 1300/1883-1364/1945) in hijri, 1350/1931 with Qalam an-nash and a third calligraphies.
21
Mehmet Şevki Efendi’nin (hicri, 1245/1829-1304/1887)
Sülüs ve nesih hatlarıyla hicri, 1301/1883’de yazdığı Hilye-i Şerife.
Tezhip ; Osman Yumni (hicri, 1255/1839-1338/1919)
Özel Koleksiyondan esinlenerek ortaya çıkarılmıştır.
Hilyah 3 - was designed being inspired by the Special Collection of Osman Yumni (hijri, 1255/18391338/1919) Gold Processed on the Hilyah-Sherif written by Mehmet Şevki Efendi (hijri,1245/1829-1304/1887)
in hijri,1301/1883 with Qalam an-nash and a third calligraphies.
22
Mehmet Aziz Rıfai Efendi’nin (hicri, 1289/1872-1353/1934)
Sülüs ve nesih hatlarıyla hicri, 1348/1929’da yazdığı Hilye-i Şerife
Tezhip ; Kerim Silivrili (hicri, 1340/1921)
Özel Koleksiyondan esinlenerek ortaya çıkarılmıştır.
Hilyah 4 - was designed being inspired by the Special Collection of Kerim Silivrili (hijri,1340/1921) Gold
Processed on
the Hilyah-Sherif written by Mehmet Aziz Rıfai Efendi (hijri, 1289/1872-1353/1934) in hijri, 1340/1921 with
Qalam an-nash and a third calligraphies.
23
Müslüman sanatkârlar, İslâm anlayışıyla
bağdaşmadığına inandıkları için, kutsal kimselerin
tasvirlerini yapmaktan kaçınmışlardır. Bu nedenle
Hz. Muhammed’ in resmini yapmaya hiçbir
sanatkâr cesaret edememiş ve gerek duymamıştır.
Hz. Peygamber’i tanıyanların ve görenlerin
tariflerinden yararlanarak Hz. Muhammed’in
özelliklerini yazıyla anlatma yoluna gitmişlerdir.
Bu tasvirlerin her birine “hilye” adı verilmiştir.
Hilye metinlerinin levha haline getirilmiş şekline
Hilye-i Şerife, Hilye-i Saadet, Hilye-i Nebi veya
kısaca Hilye denilmektedir.
Hilye-i saadet levhaları peygamber efendimizin
çerçeveletilmiş resm-i mübarekleri yerine
konunca, bunun bulunduğu eve huzur, mutluluk
ve bereket getireceği, duvarında yeraldığı evi
kötülüklerden, özelliklede hırsızlık ve yangından
koruyacağına dair inançlar oluşmuştur.
Hilye levhaları her zaman ilgi görmüş ve
koleksiyonların vazgeçilmezlerinin başında
gelmiştir.
Hilye tertibinde başlıca dört bölüm
bulunmaktadır;
1. Başmakamda besmele,
3. Başmakam altındaki göbek kısmında hilye
metni, göbek etrafındaki köşelerde dört halifenin
isimleri (Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz.
Ali bazen Hz. Muhammed’in dört ismi [5-6-7-8])
2. Bunlardan sonra gelen kuşak kısmında
Hz.Peygamber’le ilgili bir ayet (ekseriya el-Enbiya
107. ayet)
4. En altta yer alan etek kısmında da hilye metninin devamı ve hattatın imzası yer alır.
Bu tertib yaygın olmakla birlikte farklı hilye tertibleri de mevcuttur.
Muslim artists avoided making depictions of holy figures since they believed this would be against Islamic
mentality. For this reason, artists neither paint a picture of Prophet Mohammad nor felt it necessary to do so.
They rather preferred to describe characteristics of Prophet Mohammad by writing descriptions of those who knew
or saw the Prophet in person. Each of those depictions were named “hilyah”. The form of hilyah texts written on
plates are called Hilyah-i Sherife, Hilyah-i Saadet, Hilyah-i Nebi or briefly Hilyah.
Believing that when Hilyah-i Saadet plates were replaced with framed holy pictures of our prophet, this would
bring the house peace, happiness and fertility and protect the house against malice such as fire and theft.
Hilyah plates have always been very popular and among indispensible parts of collections.
There are mainly four sections in the arrangement of hilyah;
1. At the top section is the Basmala,
2. At the heart below the top section is the hilyah text, at the corners around the heart section are the names of four
caliphs (Caliph Ebubekir, Caliph Omar, Caliph Osman, Caliph Ali) (and sometimes four names of the Prophet) (5-67-8)
3. In the belt section inscripted a verse of Koran related to the Prophet (generally el-Enbiya section, 107th verse)
4. And at the bottom is the rest of the hilyah text and the signature of the calligrapher.
Although the above mentioned arrangement is the common one, there are also further different hilyah
arrangements .
24
Download

Untitled