PEYRONIE HASTAllÖıNDA
TEDAVi
NON-OPERATIVE
UYGULANAN
MODALITELERI
TREATMENT
NON-OPERATiF
VE SONUCLARI
MODALlTIES
AND IT'S RESULTS
IN PEYRONlE)
TAMAY,
G. (*)
GiRiş
Bu yazımıza 1963-1983yılları arasında gecen 11 yıl ıcınde üniversite
duşnde Trokvn'ru, şirin bir kasabası olan Corlu'da serbest ofis polikHniğinde rastlanan 10 Peyronie vokcsıkonu olmuş, uygulanan ofis tedavi modaliteleri ocıklcnorck elde edilensonuclar tartışılmıştır.
GENEL BILGi
PEYRONIE
HASTALlÖI:
TARiF
Peyronie hastalığı, penis'in corpus cavernosum'unu saran tobokolcrdo,
buok tosclc'sındo sert fibroUk plcklnrfckcrckterlze organ<la deformite ve
ağrılı ereksiyonlara yol açan bir antite'<lir. Hastahk ilk defa 1743'de Peyronie
tarafından ta-rif edildiğinden bu isimle omlmcktcdır.
ETYOLOJı
Bilinmemektedir. Ancak bazı olası toktörler sucloamcktodır. Bunlar:
Veneryal hastalıklar, şekerli diyabet, arteriyo-skleroz, endokrln dengesizlik,
tekrorlovıcı vasıfta minör travmalar ... olabilir.
Burford ve diğerleri 186 vakalı,k bir seride vakaların % 33'ünde hi'kayede travma soptomrşkırdır. Ayrıca Peyronie'li vakaların % 10-26'sinda Palmar
fascia'da dupuytren kontraktürü saptanmıştır. Normal populasyonda du1°) Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Ürolojl Klln'llıı.
Türk Ürololi Dergisi. OIlt: 12, Sayı: 1, 1986
93
puytren,'erastlama ihtimalinden 3-8 defa daha fazla olarak Peymıı,ie'de
dupuytren'e rastlanır.
Erken va'kalarda tunica olbuqlnerı ile corpus cavernosum orosmdost
mesafede: Lenfosit ve p/azmosit/erden ibaret ve başlıcasını areoler 'konnektif dokunun teşkil ettiği yaka şeklindekiyapının perivasküler dokusu
içinde bu hücrelere rastlamak mümkündür.
Vokclcrm % 56-64'ündepeniste ağrıIı ereksiyonlar görülür. Bu semptom
daha ziyade gençhastalarda görülür ve erken safhada ağrı o derecede
şiddetlenirk,i hastalar erekslyondcn kocımrlcr, ilerlemiş vakalarda kclmloşmış fibröz plcklcr nedealvle tımlee albuginea ile corpus cavernosum birbi,rindenayrılır, yani olay önceden zannedildiği g,ibi buck fasciasında değH,
T. albuginea ile C. Cavernosum arasında'ki tasanlı mesafededir ve olayen
son safhada cavernosuma infiltre olur.
Patolojisi 1966'da Smith tarafından açıklanmıştır. Smith şu.ıo inanmaktadır ki olay önceleri bir Vaskülit şeklinde başlamakta, daha sonra fibrozise,
bazıkere de 'kalsinkasyon veya ossifikasyona gitmektedir.
KliNIK SEMPTOMLAR
Hastalığın kliniği orijinal oloro« 1743'de Peyronie tarafından tarif edilmiştir.
% 56- 64 vakada: Ağrılı ereksiyonlar,
% 50-100 vokodo : Penistekorvatür görülür. Bu kurvotür, hemen daima
plağın olduğu ,isHkamettedir.Deformite 'bazen o derecede ileridir ki lntromlsston'o engelı olur.
Va'kaların % 66"sında pla'k veya ploklcr corporclcrın dorsal yüzeyindedlr ve curvatür de ekseri dorsaldedir.
Vaıkaların % 22'sinde plaklar loterelde olup bunlar da lateral curvotürde görülür.
Ventral ploklcr nadirelir. Vokolcnn % 80-100'ündeendüre bir moss.do,
şikayet vardır. Hastalık ilerledikçe ve ploklcr C. covernosovo doğru impregne
oldukça, proximol coreere erekte olduğu zaman corporc.un distal segmenti
tloccıd kclmokto devam eder, tabiatiyle bu durumda intromisyana imkan
vermez.
Peyroni'deki ploklor hiçbir zaman urethrayı atake etmediğinden üriner
obstrüktif semptomlar olmaz.
Hastalarda semptomctololltçln yaş ortalaması S3'tür, fakat bu yaş hudutları 19-70arasında olabilir.
Pevronıe Ho'stGhğında Uygulonan Non-Operatil
94
Tedavi Modolitelerl
ve Sanuc1on/Or.
G. Tornoy
Varkarlarınbüyük bir bölümü olay başladıktan itibaren birsene 'ioinCle,
yarıdan fazlaısıda başlangıçtan 6 ay zortmdcdoktoro boşvururter. Peyronrie
hastalığı üzerine yazılmış yazıların az birkısmında hastalığın pSi'koloji1k
yönde yaptığı etkilere değinilme'kle beraber, gerçekte Peyronie'li ncstclorın tedavi planında psikoterapiye de geniş ölçüde yer verilmelidir, çünkü
hastaların buna Ihtlvcclcn zannedildiği"den de tcztodır.
Fizirkbulgular eksen corpora cavernosa ve ıntercorporcl septumdadır,
plaklann büyüklükleri ortalama 2 cm. olup, bunların 2/3'ü dorsal lntercovernoz septumda lokalizedir.
Plakların 1/2'siglansın tam arkasında olup, 1/3'ü de midshafttadır.
Ge!'i ıkalankısmıise penis bazisi yakınında oturur.
Her vıe kadar tipi'k lezyonlar, mid·line ve dorsalde ise de vakaların
1/3'ünde plcklcr lateral veya ventralde olabilir. Bu lezyonlar, ne üzerini
örten deriyi ve ne de üretrayı ctcke etmezler. Erken ıezvonlcr oldukca
hassastır ve muhtelif diskrete lezyonlar halinde de olabilirler. lltlhcb! bir
durumu gösteren lokal işaretler yoktur.
Peyronie'de ayırıcı tanı şunlorlo olmoüdrr :
1-
Sifilitik gomlar,
2 -
Lenfogranuloma venerum,
3 -
Primer penla vıeoplczrnlon (eksen prostat 'kanserindenkal'kan
lenfoproliferatif metastazlar).
TANI
Tanı değeri olan tek bir diagnostik test varaır, o da corpora cavernosuma opa1krncdde zerki ile ploklcrın radyografi'k olarak vizualize edilmesidir. Hernilton ve Swan (1967) tarafından geliştiorHenbu teknikte corpora
covernoso üzerine enf.iltre olan plakları göstermek mümkün olabilir.
NATOREL HiKAYE
Penlste tesadüfen bir nodül tespiti veya a~rılı ereksiyon veya penil angüla'syonla birl'iıkte ağrılı nodül hissedilmesidir. Zamanla eğer tedavi edilmezse tezvon daha azağrılı bir durum alır. Plok giderekküçülebildiği gibi
bazı kere tamamen kaybolabilir de.
Penisteki eğriHk derecesi giUikçe azalabilir ve bu eğrilik bazen o derece azalır ki sonuçta tatminkar bir seksüel ilişkisağlanabilir.
Williams ve Thomas, 12 tedavi edilmemiş vakayı 7 ay ile 8 sene arası
takip etmişler ve bunların ancak 3'ünün düzelmediğini, S'inin oldukça iyi
Tü~k Ürololi DergiSi, Ollt: 12, Soyı: 1, 1986
95
bır şekilde düzeldlğhıJ ve 4'ünün de ortalama 4 sene ıioinde tamamen düzeldiğini görmüşlerdir. Bazı hastalarda uygun ereksiyonlar hiç mümkün ola'
rncrnoktodır, sebebi de lezyonun distalinde olon corpus covernosodck! konlo dolmoda husuie gelen yetersizliktir. Bu tiplere «Hormon Döven Penis»
(FlaH Penls) adı vertür.
TEDAVi
Geçmişte Peyronie hastalığının tedavisinde çeşitli modaliteler vardı iki
bualnnn çoğu histori,k bir alôkadan .JIerigidememişlerdir. Bonvolor, mineral
sulan, diatermi ve diyet ... gibi.
Scott ve Sccrdlno (1948). Peyronie'de günde ax 100 mg. Tocopherol
ile iyi sonuç aldıklarından bahsetmektedirler, ağndan yakman tüm vokolardo ağrının kaybolduğu gözlenmiştir.
EğrHi'ktedüzelme oranı % 76'dır. Tümiyi sonuç oranı ise % SO'dir.
Bu tedavi He iyi sonuçlar alındığını bildiren diğer yazarlar Hovıd (1963),
Zarafonetis ve Horrex (1959)'dır. Bu yazarlar potasyum-para-omino benzoate
(POTABA) Ile günlük dozu 12-16 gr. crosmdc 'kullanmak 'suretiyle iyi sonuçlar almışlardır.
Ağrının azalıp, kaybolduğu (1-2 hafta içinde) saptanmış ve % 69 vckodo tse deformitede düzelme görülmüştür, % 10 vakada pkıklor kaybolmuş,
% 76 voıkoda tse 3-24 a'y içinde ploklor kücülmüştür.
1/3 vokodo tedaviye 6-12 oy ara verilmiş olmasına rağmen herha',ıgi
bir rekürrens bildirHmemiştir.
Pevronle'de lezyonun lokcl olarak infiltrasyonla tedavisinden ilık olarak Teasley (1954) bahsetmiştir. Müteaddit haftalar devam eden ve haftalı'k
intervallerle 10ka,1hidrokortizon zerkleri yapılmıştır. Tedavi süresi elde edilen sonuçlara bağlıdır. Hastaların çoğu zerktenistifade sağlarlar. Prosedürün en zor tarafı sert fiıbrotiık tabakaya zerk!,ı uy'gun olorok yapılabil'
mesidlr. Fayda sağlama cncok 6-10 zerkten sonra görülmeye başlar, optimum bir tedavi ıctn 15-20 zerk gereklidir.
Toksu (1969). Triaminocolone Diacetate zerkeden bir jet eniektör 'kullanmıştır. Toksu'yo göre: Plak üzerindeki cllt lnslze edilip, pla,k ortaya çıkarılmakta ve jet enjektörkullanılarak endüre doku sterıoid Ile infiltre edilmektedir.
De Sanctis (1967), Dexamethazon zerkleriyle 28 voko.un % 78'inde iyi
sonuç sağlamıştır. Buna ilaveten Vit-E günde 3 X 100 mg. verilirse sağlana,n
fayda artar.
Peyronle Hastalığında
96
Tedavi Modaıltelerı
Uygulanan Non-Operatif
ve SonuclanlOr.
G. T<ımay
lowsley ve Boyde (1950). ploklcrın ekslzvonu ve yerlerine abdominal
yağ dokusu veya ementum implante etmekle ileri derecede kür sağlandığından bohsetmekte.erse de (50 vckcdc 39 mükemmel sonuç). plcklcnn
bu basit eksizvovılon cerrahi olcrok husule gelen skar dokusunun detormiteye doğru bir meyil göstermesi sebebiyle tehllkell de olabilir.
Mamafih daha önce radyasyon, E-vit, diyatermi vb. tedavilere direnç
gösteren vakalarda denenebilir. Her şeyden önce bu prosedür endikasyonu
için lezyonların belirli bir büyüklüğün üzerinde olması şartı vardır.
Yalnızca radyum uygulaması veya radyum ve oral tokoferolkombinasyonu vakaların % 84'ü"de iyi sonuç vermiştir.
Tek bir doz X-ray dahi % 86 gibi iyi bir sonuç vermektedir.
Williams (1970). X-ray'in etkili olduğuna tnunmomcktodır, zira mukeveseH bir seride X-ray almamışlara nczcrcn herhar.gi bir üstünlük saptamamıştır.
Aşağıda Tablo I'de vakalar toplu olarak gösterilme'ktedir:
MATERYAL
VE METOD
1973-1983yılları arasında muhtelif zamanlarda ürolo]t polikliniği,ıe başvuran bu 10 Peyronie vokcsındc anamnez, öz ve soy geçmiş, natürel hikayede travma, crterlo-skleroz, diyabet araştınlıp, bazılarında (hipertansiyonlularda) kolestercl ve total lipid tayinleri yapıldı.
Lezyonlar lokcllze ed'ildikten sonra her bir hastaya lokal intra lezyonel zerk lcln her deresrade birer ampul:
2 cc'lik Dekort flacon,
2 cc'Ils Kinaden veya Alfa Kemotdpstn ampul,
2 cc'Ji'k loıkal ve anestetik (citanest, xylocaine, [etocoı-ıe vs. gibi) karışım 10 cc'Hk luer-lock tip cam bir eniektöre çekilip 18 No.'lu bir iğne
ile bu konşimden her bir lezyona eşit olarak Cooper ve Buck fasciaları delinmek suretiyle intra lezvonel olarak zerkler yapıldı.
Bazı vckclcro imkônlar elverdiği ölçüde tlcveten oral Potaba ve E-vita'll'ini belirli bir süre (ortalama 3-6 ay) verilip, son zerkten 6-12 ay sonrasına
hastalar 'kontrole çağırıldı.
AUNAN
SONUCLAR
Tablo I'de her bir vokcnm ayrı ayın incelenmesinden de anlaşılacağı
üzere 10 va'kanım3'ünde (3, 5 ve 9 No'lu vckolor) tüm plok veya pla'klarda
Türt< 01'01011Dergisi, Cılt: 12, Soy i : 1, 1986
97
TOBLO:
i
E-Vit.
Ad
Vaka
SoyadYa,
-----R.D.
56
TEDAVI
Haftalık
Natürel
Hikaye
Başlangıç
Şlkayet
Öz "e
Soy
(+)
Şikayetl
Süresı
Geçmı,
Bulguları
de Süre
-
Penlste eğrillk
Ağrılı Colt
12 oy
Özellik
yok
Her 2 Lateral
C. ccvemozo,
larda O.5X0.2
KONTROL
SONUÇLARI
P L AK\.. ARD A
Lokal
Zerk
Pota-
Sayısı
bo
3 oy
8 hafta
-
3 oy
12 hafta
3X100
Lokal Muayene mg/gün-
Kaybolma Küçülme
+
Değişme
/Control
Yok
Periyodu
16 hafta
O.8XO.5 plok
a} ~
2
I.G.
63
-
g.
~
<: o
Ağrlı ereks.
8 ay
Başansız Colt
Özellik
yok
_. ~.
3:
o :ı:
Sağ glaneda
3 ay
O.5xO.5 sol orko Crurada
Glansta'kl Oruredakl
ılok (+)
16 hafta
plak (+)
(J)
O,2X1.5 plak
2: g
i
[3
~
_.
i§'
:::ı
CIL
g
c
ü§
~
~
g
g
O
:"
~
H.S.
48
-
Penistesertlik
24 ay
ve eğrmk
Özellik
Sağ covernoe
yok
clsırnde
~ g.
0.5xO,5
4
Ö.A.
51
-
Penis Devlas.
2 oy
Ağrılı Erek.
!il
6
5
Ş.Ş.
69 3 yıl önce Penistesertllk
trafik kaz. erek. ağrı
d '5:
peniste
ii! ii
-<
::;;
",me
Başansız Colt
5 ay
6 hafta
+
-
1I!S hafta
plaf<
Özellik
Bmlste. orta
yok
hatta 1,5X1.0
cm plok
•.•..•.• :::ı
-
Özellik
Corono glO/1-
yok
dlsde halka
şeklinde plok
ı oy
8 hafta
-
3 av
'2 hafta
-
+
+
10 hafta
12 hafta
-i
e,
~
cı
TABLO
i (devamı
i3
.Q:
o
E-Vit.
(i)
Natürel
CO
~
Q
;:;
~
!"
Vaka
Ad
Soyad Ya,
----6
A.T.
Hikaye
Ba,langıç
(+)
Şikayet!
Peniste ağrılı
58
gı
Devlosvon De-
.~
formasyon Coit
yapamama
~
i
7
8
Y.K.
M.T.
66
55
10 yıllık
hiperton-
Aı}rılı cott
Şika-
Öz ve
yet
Süresı
Soy
GeçmiŞ
Lokal Muayene
Bulgulan
12 ay
Özellik
GIGns. coronc
yok
ve her ıkı ıcterol eav. elsim-
A.F.
46
38 ay
penil devlasyon
Özemk
yol(
Bczlste, orta
Lokal
de Süre
Sayısı
Potabo
4ay
16 hafta
7 oy
Kaybolma
Küçülme
Bazılorında kaybol-
Bazılarındo kücül-
ma
me
DeğI,me
Kontrol
Yok
Periyodu
28 hafta
corporovı tutan
220/140
2.5X 1.8 cm pl.
impotens
Özellik
yok
3 ay
10 hafta
+
12 ha,fta
3 oy
8 hafta
of
12 hafta
3 ay
7 hofto
3 ay
6 oy
8 hafta
3 ay
hatta her 2
slon TA:
Peniste eğrııık
3X100
mg/gün-
Zerk
SONUÇLARI
PLAKLARDA
lerde dağınık
ploklar
Başka şlkayet! yok
9
KONTROL
TEDAVI
Haftalık
Corono ve soı
covernöz eislm
lclnde ~Xl0
mm'lik 2 plak
3 oy
ve sertlik
Özellik
Dorsal saı) cor-
yok
porada O,5X
+
12 hafta
0.5 cm pk*
III
H.B.
62
Peniste sertlik
De\i'~~Yon Colt
yapc"ıoma
CD
CD
3 ay
Özlellk
yok
Corona ve her
2 lcterds 3 Q,yrı yerde 0,5
om'lik plaldar
+
40 hafta
terneme.
reçresvcnlo kaybolma (% 30 tam regresyon), 3 vokodo (1, 2 ve
6 No'lu vokclcr) ,büyük ölcüde (hacminin % SO'sinden fazla) bir regresyonla
birHkte lezvonlcrm tamamenkaybolmadığı (% 301,3 vckodo (4, 7 ve 8 No'lu
vakalar) yapılan tüm tedaviye rağmen herhangi bir regresyon görülmediği
(% 301, 1 vokooo (10 No'lu voko) ise uygulanan tedaviye rağmen regresyon
görülmemesine Ilcvete. lezyonda bir büyümenin gözlendiği dikkati çekti
(% 10).
TARTIŞMA
Tablo rde de görüldüğü gibi bizim bu 10 vakada yaş 46-66 arasında
değişmektedir, ortaloma yaş 56,4'dür, bu da literatürdeki ortalama yaş grubu olan 53'e uvmoktcdır.
Vokolonmrzm % SO'sinde ağrılı ereksiyonlar. % 70'inde peniste eğriHk
ve % 4O'ında da kolt'de başarısızlık gözlenmiştir. Peniste saptanan eğriliğin % 100 vakada plağın Olduğu yerde meydano geldiği yine hastalam
şikayetlerinden anlaşılmıştır.
literatürde Peyronie vckolcnnm % 33'ünün hikayesinde travma saptanmışsa da, bu oran bizde % 10 olcrck bulunmuştur. Yine literatürde
Peyronie va1kalarını.ı % 10-26'sında palmar fasciada dupuytren kontraktürüne rastlanmışso da, bizim hlcotr vokcmızdo böyle bir patoloji tespit edilmemiştir. 10 vckcrun 1 tanesinin hlkcveslnde 10 yıldan beri devam edegelen
hlpertansiyona rastlanmış, diyabet sifiliz vs. gibi diğer patolojiler gözlenmemiştir.
Vokolcnn % 20'si olay başlodıktan itibaren 12 ay iet,ıde, % 10'u 24 ay,
% 10'u 18 ay, geri kalan % 60'1 ise 2-8 ayarasında değişen biorsüre içinde
doktora başvurmuşlardır. Vckolorm % 50'sinde ploklar her iki lateral 'kavemozalarda, geri kalan % 50 vckcdo da penisin diğer muhtelif bölgelerinde palpe edilmiştir.
%20 vaka 1.0 cm. çapından büyük plcklcr halinde, % 80 vcko Ise 1.0
cm. cooındoo ,küçük pla'klar halinde bulunmuştur. Ortalama plak büyü'klüğü 0.8 om.'dir. Tipi'k lezyonlar literatürde de olduğu gibi orta hatta ve
dorsoldedlr, lezyonların hlebirls! üzerini örten ...deriyi ve üretrayı otoke
etmemiştir. Va:kalarımızın % go'ında en az 3 ay süre ile günde oral 300 mg.
E-vit tedavisi uygulanmış, hemen hepsine (% 100) 6-16 hafta arasında değişen sürelerle lokal hidrokortizon zerkleri yapılmış, ceşttlt imkanSIZll'klaır
nedeniyle de a',ıca1k% 40 vckodc Potobokuücmlcbltmlştlr.
12-40 haftalık süreler arasında (ortalama en az 12 hafta) ta,k,i1bedHen
hastaların biri horlç bütün diğerleri 3 aydan fazla bir süre kontrole gelme-
100
Peyronie Hastalığında
Uyguıanan Non-Operatıt
Teda,vi Modoliteleri
scnucıcn/t».
ve
G. Tomoy
mlşlerdlr, Bu yüzden uzun süreli sonuçlar
yetersizdir.
ha'kkında bilgilerimiz mocteeet
Zerk sayısı ile lezyon veya lezyonların regresyon süre ve süratleri arasında belirgin bır pozitif ilişki bulunrnomcklo beraber, uygulanan lo'kal zerıke
ilaveten oral Potaıbo veya E-vitamini ile desteklevlcl tedavilerin lezyonların
regresyonu üzerinde olumlu etki yarattığı dikkati çekti, nite'kim 1, 2, 6 ve
9 No'lu vakalardakombine
kullanılan Potabo ve E-vitamini destekleyici tedavisi ile lezyonların büyük bir bölümünde yumuşama, küçülme ve bazılarındakaybolma
da bu bulgumuzu desteklemektedir.
Yine 4, 7 ve 8 No'lu regresyo" görülmeyen vokclordo lo'kal zerklerln
yanında Potaba kullomlmcvcrok sadece E-vit'inin kullanılışı da Potaıbo'sız
tedovının. lokal zerk ve E-vit'ine rağmen fazla etkili olmadığını göstermekteydi.
Bu çalışma Üniversite dışında bir poliklinik çalışması olması ve ona
amacın tedaviye dayanması açısından, vokolcrdo sadece lokol zerk veya POtaba vererek veya placebo çalışmaları yapara'k daha berra'k ve kesin sovılootlecex sonuçlara varma amacı güdülmemiştir.
Lezyonların büyüklük, sayı ve sertlik derecesi de tedaviye verllecek cevabı etkilemektedir. Tek veya az sayıda, küçük, discrete ve daha yumuşaık
lezyonlu vakalar tedaviye daha olumlu cevap vermektedirler, nlteklm soIiter lezyonlu 3, 5 ve 9 No'lu vokclcr da bu bulgumuzu desteklemektedir.
Lokcl zerklerin sayısı çok fazla etkilememekle beraber Potaıbo'nın uygulanma süresi tedaviyi olumlu yönde etkilemektedir. Gerçekten 3aydan uzun
bir süre (ortalama 6 ay) uygulana,ı Potcbc ile daha olumlu sonuçlar alınmoktcdır,
Va'kalanmızın % 90'ının semptomlarında büyük ölçüde gerileme veya
'kaybolma görülmesi de lokct tedaviyle sağlanan iyi gelişmeler olarak kobul edildi.
ÖZET
Bir ürotojt ofis polikliniğinde 1973-1983arasındaki 11 yıl içinde görülen
10 Peyronie vakası gözden geçirilerek, uygulanan non-operatif tedavi modalltelerinlvı sonuçları tartışılmıştır.
SUMMARY
10 Peyronie cases in on urology office out-pctlent between the yee,rs
of 1973-83 have been reviewed and the results of the non-operative treatment modalities which were applied were diseussed.
Türk Orololl Dergisi, Cılt: 12, Soyı: 1, 1986
101
KAYNAKLAR
1 -
BURFORD,
ronle's
2 -
SCOTT,
Med.
3 -
E. H., and BURFORD,
C. E.: Combined
therapy
for Pey-
J. Urol., 87: 765, 1957.
disease.
W. W., and SCARDINO,
P. L.:
Pevrorue's
disease.
Southern
J., 41 : 173, 1948.
DE SANCTIS,
P. N., and
for Peyronie's
FUREY, C. A.:
A ıü-vecr
disease:
Steroid
surnmorv
injection
and review
therapy
of 38 cases.
J. urol., 97: 114, 1967.
4 -
FUREY, C. A.:
Peyronie's
tion of Meticortelone
5 -
SMITH,
June
6 -
B. H.:
disease:
LOWSLEY,
Peyronie's
disease.
9 -
HAMILTON,
Path.,
45:
670,
J. L., and THOMAS,
J.
ronie's
disease.
Urol.,
103:
HAND,
J. R.: In Campbell,
Saunders,
with
potossium
TEASLEY, G. H.:
jn
1967.
The natural
history
of Pey-
75, 1970.
M. F. (ed.):
Urology,
2nd
ed., vol.
3
1963). p. 2775.
C. J., and HORRAX,
ZARAFONETIS,
cavernosogrophy
409, Aug.
G. G.:
with an opera-
J. Urol., 63: 888, 1950.
J. C.: Corpus
Brit. J. Urol., 39:
disease.
WILLIAMS,
disease
11 -
locolinjec-
77 : 251, 1957.
experience
disease.
R. W., and SWANN,
(Philodelphia:
10 -
by the
urot.,
J. Clin.
Amer.
O., and BOYCE, W. H. : Further
Peyronie's
8 -
J.
1966.
tion for the cure of Peyronie's
7 -
Treatment
and hvdrocortisone.
T. M.:
Peyronie's
disease-new
Treatment
J.
poroominobenzoate.
Urol.,
of Peyronie's
81 : 710, 1959 ..
J. Urol., 71 : 611,
approach.
1954.
12 -
TOKSU,
nual
E. A.:
rneett.ıç
Association,
13 -
YOUNG,
Peyronie's
disease-treatment
of the North eostern
Seetion
(presented
ot the
of tfıe American
an-
Urological
1969).
H. H.:
Proctice
of Urology,
vol. 2 (Philadelphia:
Sounders,
1926), p. 647.
14 -
FRICKE,
with
15 -
rodium.
DUGGAN,
disease.
16 -
R., and VARNEY,
AQUINO,
disease.
andits
treatment
of X-ray therapyon
patients
with
Peyronie's
R. M., and FILBEE, J. F.:
Peyronie's
Urol., 91 : 572, 1964.
J. A.,CUNNINGHAM,
J.
disease
J. Urol., 59: 627, 1948.
H. E.: Effect
J.
J.: Peyronie's
urol.,
97:
492, 1967.
Peyronie Hostalığında Uygulanan Non-Operatif
102
Tedovi Modoliteleri ve sonucıon/t».
G. Tamay
17 -
SMITH, B. B.: Pevrome's disease. Amer. J. elin. Path., 45: 670, 1966.
18 -
BILllG, R. H., BAHER, R., IMMERGUT, M., and MAXTED, W.: Peyronie's disease. Urology, 6: 409, 1975.
19 -
FURLOW, W. L., SWENSON, H. E., and LEE, R. E.: Peyronie's
disease: a study of its natural history ovıd treatment with artovoltage
radiotheropy. J. Urol., 114: 69, 1975.
20 -
ASHWORTH, A.: Peyronie's disease, Proc. Ray. Soc. Med., 53: 692,
1960.
21 -
RAZ, S., DE KERNION, J .B., and KAUFMANN, J. J.: Su-rgical treatment of Peyronie's disease: a new approach. J. Urol., 117: 598, 1977.
22 -
HICKS, C. C., O'BRIEN, B. P., BOSTWICK, J., and WALTON, K. N.:
Experience with Horton-Oavine dermal gratt in the treatment of
Pevrome's disease. J. UraL., 119: 504, 1978.
23 -
PALOMAR, J. M., and THOMAS, R.: Evaluatio,ı of the su.rgical management of Peyranie's disease. J. UraL., 123: 680, 1980.
Tü~k Ürololl Dergisi. Cılt: 12. Sayı: 1. 1986
103
Download

Tam Metin (PDF)