AKKİZ İMMUN YETMEZLİK SENDROMU VE HODGKİN LENFOMA TANILI HASTADA OTOLOG
KÖK HÜCRE NAKLİ
Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Hematoloji Kliniği
Aysun Gönderen,Simten Dağdaş,Funda Ceran,Gülsüm Özet,Yasin Kalpakçı,Cenk Sunu,Kürşat Güneş,Önder
Savaş,Berna Afacan Öztürk,Gülten Korkmaz,Abdullah Agıt
GİRİŞ
Kazanılmış bağışıklık yetmezliği sendromu olan hastalar Hodgkin lenfoma gelişimi için modern kombine
antiretroviral tedavi (CART) başarısına rağmen yüksek risk altındadır. CART öncesi,HIV+HL tanılı hastalarda
hıv+ olmayanlara göre konvansiyonel kemoterapi ile daha kötü sonuçlar elde ediliyordu ancak HIV+HL tanılı
hastalarda kombine antiretroviral ajanların kullanımı ile birlikte PFS ve OS açısından sonuçların HIV negative
HL tanılı hastalar ile benzer olduğu görüldü.Bu önemli gelişmelere rağmen, HIV+HL tanılı hastalar ilaç-ilaç
etkileşimleri açısından artmış risk altındadır.
OLGU
HIV (+)´liği ile takip edilen, efavirenz ve tenofovir kullanan hasta,2010 yılında Hodgkin Lenfoma tanısı ile 8 kür
ABVD aldı. Yaklaşık 2 yıl ilaçsız izlemde olan hastanın çekilen kontrol BT sinde paraaortik 20X14 mm çapında
lap saptanması nedeniyle çekilen PET-CT incelemesinde SUV MAX: 7.86 olan tutulum nedeniyle yapılan
exisyonel lenf nodu biyopsisi klasik Hodgkin lenfoma nüksü olarak yorumlandı. 3 kür EPOCH sonrası filgrastim
ile kök hc toplaması yapılamayan hastanın kök hücre toplaması pleriksafor ile yapılabildi.
Nüks tarihinden yaklaşık 16 ay sonra hastaya parsiyel yanıt ile otology kök hücre transplantasyonu yapıldı.
Nakil döneminde ve sonrasında nötropenik ateş veya fırsatçı enfeksiyon gelişmedi.Geçici bir GGT yüksekliği
dışında herhangi bir ilaç toksisitesi veya organ disfonksiyonu gözlenmedi.
TARTIŞMA
İspanyol Gesida grubunun yaptığı bir çalışmada HIV+HL tanılı hastalarda antiviral tedavi alan ve
almayanlardaki CR oranları %91 e %70 oranında farklı bulunmuştur.
Bizim vakamızda da olduğu gibi tüm dünyada, hıv+ hastalar dahil kullanılan başlangıç tedavisi ABVD dir.
CART ile birlikte HDC – ASCT ‘nin potansiyel bir toksisite riskiyle birlikte , refrakter veya nüks HIV+ HL
hastalarında uygulanabilir ve başarılı bir strateji olduğu gösterilmiştir.
HIV+HL tanılı hastalarda kullanılan antiretroviral ajanların da katkısı ile, HDC-otolog HKHN, özellikle üst ve
alt gastrointestinal toksisite, hepatotoksisite ve nötropenik enfeksiyonları yaklaşık % 30-40 oranında
arttırır.Bizim olgumuzda da yönetilebilir, normalin 3-4 katına kadar çıkan geçici bir GGT yükselişi gözlenmişti,
ancak bunun dışında herhangibir toksisite gözlenmedi.
SONUÇ
HIV+HL tanılı hastalarda kombine antiretroviral ajanların kullanımı ile birlikte PFS ve OS açısından sonuçlar
HIV+HL hastalar ile benzerdir. Bu nedenle relaps-refrakter hastalarda otolog kök hc destekli yüksek doz
kemoterapi bu grup hastalarda nonenfekte grup kadar etkili bir tedavi yöntemi olarak düşünülmelidir. Bizim
vakamızda da olduğu gibi uygun hastalarda etkin bir toksisite yönetimi ile hastalara bu tedavi şansı mutlaka
verilmelidir.
Download

AKKİZ İMMUN YETMEZLİK SENDROMU VE HODGKİN LENFOMA