f'
c
DIYARBAKlR'DEKI ANTIK DICLE KÖPRÜSÜ:
Mezopotamya'nın
ww
w.
ar
siv
ak
ur
d
.or
g
eski yerleşim birimlerinden biri olan Diyarbakır, ister
milattan önceki yüzyıllara dayanan, ister milattan sonraki yüzyıllardan kalma birçok
tarihi eseriyle, Süryani kültürünün etkisinde kaldığı hiç bir tarihçinin
yadsıyamayacağı bir gerçektir. Diyarbakır ve çevresinde bulunan eserler bunun
güzel bir örneğidir. Ancak ne var ki, bazı tarihçiler millattan önceki döneme ait
eserlerin Asurlulardan kaldığını kabul ederken, millattan sonraki bazı eserlerde yer
yer kuşkuya kapılmış, yabancı tarihi verilere dayanarak bunları Diyarbakır'da
egemenlik sürmüş çeşitli kültürlere mal etmekten geri kalmamışlerdır. Oysa bir
kültürün öz kaynağından alınmamış tarihi bilgiler her zaman gerçeği
yansıtmayabilir. islamiyetin bölgedeki yayılışına dek, Diyarbakır'ın daha çok
Süryani kültürünün etkisinde(1) olduğu gerçeği göz önünde bulundurulduğunda,
bu saptama daha güzel anlaşılmaktadır.
Diyarbakır'ın 3 km. güneyinde, Mardin Kapısı dışında bulunan ve halk
arasında On gözlü köprü adıyla bilinen Dicle Köprüsü, bu görüşümüzü
kanıtlamaktadır. Dicle Nehri üzerinde kurulu olan bu köprü, şehrin güneyindeki
Kırklar Daği üzerinde. bulunan Kırklar Kilisesi ile birlikte, Mor Gabriel Manastırında
rahip iken, 484 yılında Amid'e (Diyarbakır) metroplolit olan Mor Yuhanun Saoro
tarafından yapılmıştır. Adı geçen bu metropolit, Mor Gabriel (Deyrulumur)
Manastırında yetişmiş 79 bilgin, ünlü metropolitten birisidir(2). Mantıkçı Zekarya,
Eklasistikl eserinin ll.· cildinde sayfa 24'de bu metropolit hakkında şöyle
yazmaktadır: "Metropolitliği strasmda ne orucunu, ne de münzeviliğin iyi işlerini
terk etmedi. Cemaatm zenginlerini daima yardtmseverliğe özendirmekte, bu
konuda on/art uyarmaktaydt. Mihrabta gördüğü Rabbm meleği, ölümünden sonra
şehrin (Diyarbaktr'm) Persli/erce kuşattlacağmt önceden kendisine bildirmişti."
Kilisade cemaata duyurduğu bu olay, 503 yılındaki ölümünden sonra, savladığı
gibi Pers Kralı Kud (Kubad) gerçekten bu tarihte Amid'i kuşatmıştır(3).
Bu köprü, Süryani metropolitlerinin dinsel işlerinin yanısıra, topluma yönelik
altyapı hizmetlerine de büyük önem verdiklerinin somut bir göstergesidir.
Süryanice dışındaki kaynaklar, bu köprü hakkında doğruluğu tam kanıtianmayan
çeşitli bilgiler sunmaktadır. Niebuhr, "köprünün çok eski olduğu ve 1065'de
köprüyü onaran Nasr'dan önce de mevcut olduğunu" belirtmektedir(4). Bölge
hakkında yazılı yapıtları olan tarihçi Albert Gabriel ve Max Van Berchem,
köprünün antik çağ eseri olduğunu ileri sürüyorlar(s). Bu köprünün güneyinde,
birinci ayağının tabanında, aslan fıgürünün altındaki taşlardan birinin üzerindeki
Süryanice ilginç yazıt, 1949 yılında Metropolit Hanna Dolapönü tarafından
Türkçeye aynen şöyle çevrilmiştir: "Buhro halefi Ikinci Mano zamanmda yani
(M.Ö: 90) raddelerinde Diyarbaktr köprüsü onartlmtşttr. "(6) Bu yazıdan
anlaşıldığına göre, bu köprünün tarihi geçmişi milattan önceki yüzyıllara
dayanmaktadır. Belki de var olan bu köprü, Metropolit Yuhanun Saoro tarafından
oldukça büyük onarımdan geçtiği için kendisine mal edilmiştir. Fakat yirminci
yüzyılın Süryani tarihçilerinden olan Metropolit Hanna'nın deyimiyle, bu köprünün
M.Ö. varolması konusunda kesin bir bilgi yoktur(7).
/
rg
1065 yılından kalma Nizamüddin Nasr zamanından kalma yazıtın solundaki
aslan kabartmasının alt taraflarında 1946 yılında bulunan bir başka Süryanice
yazıtı, yine Metropolit Hanna Dolapönü tarafından "Mano günlerinde" şeklinde
okunmuştur (7). Metropolit Hanna'ya göre, bu yazı, Urfa'da Mano adındaki 9
krallardan birinci veya ikinci Mano (M.Ö. 139-57) zamanına aittir. Ancak yıkılmış
olan bu köprünün onarımı sırasında, Diyarbakır'ın çevresindeki yıkık eski
kalıntılardan da yararlanıldığı bilindiğine göre, "Mano günlerinde" diye okunan
yazının da köprüye değil, başka yerlerden getirilerek buraya konulan eski bir
esere ait olduğunun kanısındadır Metropolit Hanna(7).
Bu olasılıklar göz önünde bulundurulduğunda, sözkonusu bu Dicle Köprüsü,
aşığadaki Süryanice yapıtların da doğruladığı gibi, 484 yılından sonra, Amid
Metropoliti Yuhanun Saoro tarafından yapılmış olduğu ortaya çıkmaktadır.
d.o
1_ Şevket Beysano~u,sf. 132.
2_ Dolabani, sf. 9. Mihoel Rabo, sf. 267. Kartminli, sf. 7. Tarabdin, sf. 81. Şevket Beysano~u, sf. 131-223.
3_ Kartminli, sf. 7.
4_ Şevket Beysano~u, sf. 221.
5_ Aynı Eser, sf. 221
ur
6_ Cebrail Aydın, sf. 57.
7_ Şevket Beysan~u, sf 223 •
ak
KAYNAKLAR:
siv
1- Meçhul Kartminli: Mor Gabriel Manastın rahiplerindm birisinin Silryanice yazdığı (Maktabzabne D'adamo lAşnatJı 1130
Lyavnoye) ve Yunani 1130 yduıa kadarki olaylan Içeren Kronolojik Eser: Corpos Scriptorum Christianorum Orientalium,
ar
Unıversitatis Catholicae Americae Et Universitatis Catholicae Lovaniensis, Vol. 81, Cronicon Anonymum AD, A D. 819
Pertinens, Louvain lmprimerie Orientaliste L. Durbecq, 1953.
2- Antakya ve TOm Dogu Patrigi Mor İgnatius L Efrem Barsavm: Turabdin YlJresinin Tarihi (Süryanice), Lübnan Cünye
Matbaası, 1964.
3- Mardin Metropolili Mor Filoksinos Hanna Dolapönli: Deyrulumur Tarihi (Süryanice), Mardin Öz Hikmet Matbaası, 1959.
4- Michel Le Syren (Süryani Patrigi Mihael Rabo): C/ıronique (Kilise ve Siyasi olaylan içeren kronolojisi), Paris, 1899.
w.
5- Şevket Beysanoglu: Anıtlan ve Kitabeleri ile Diyarbalar Tarihi, Cilt 1. Neyir Matbaası, Ankara, 1987.
6- Cebaril Aydın: Tarihte Süryaniler, Cilt 1. İstanbul, 1964.
ww
Not: Bu yazı, yukardaki kaynaklardan yararlanılarak, Istanbul Yönetim Kurulu Başkanı Sayın
Cemil Tahincioğlu'nun isteği üzerine Mor Gabriel (Deyrulumur) Manastırında hazırlanmıştır.
Download

www.arsivakurd.org