AB, KRĐZDEN GÜÇLENEREK MĐ ÇIKACAK?
Avrupa Birliği (AB), son üç yıldır ciddi bir ekonomik burhanla savaşıyor ve aynı
zamanda stres testi uygulamasına doğal yollarla tabi oluyor. Hatta, kendilerini birazda fazlaca
zorluyorlar bu testi geçme konusunda. Çünkü, ekonomik test aynı zamanda kendileri için
hakiki manada birliğin geleceğinin sorgulanmasında öncü olmuştur, bugün ekonomik test
güven testi şeklinde de değerlendirilebilmektedir. AB üyesi devlet yöneticileri birliği aşağı
yönde harekete zorlayan devletlere yardım etmek istese de halkları gelişmeleri sıkı sıkıya
takip etmekte ve AB’nin hasta çocuklarına kendilerine bir fayda getirmeyeceği düşüncesi ile
artık bakmak istememektedir.
Bugün medyadaki haberlere bakarak AB hakkında bir düşünceye sahip olmak istenirse
psikoloji gereği, AB’nin bir çıkmaz ve açmaz içinde olduğunu, artık AB’nin sonlandığını,
kopmaların yakında başlayacağı şeklinde tahminlerin yürütüldüğünü görmek hiç de şaşırtıcı
olmaz. Zaten belirli bir kesimin ve onun 5. Kolu vaziyetindeki medyanın yapmak istediği tam
da budur. 2001 öncesi döneme baktığımızda Türkiye ekonomisi de, gündemi de, vizyonu da
dibe vurmuştu. Bu ülke bir daha ayağa kalkabilecek mi diye düşünürken, bugün geldiğimiz
noktada Türkiye bölgesel ve küresel bir güç haline gelmeyi çok ama çok çalışarak başarmıştır.
Bazı zamanlarda dibi görmek ayağın yere daha sıkı basarak ileri daha fazla sıçramada
yardımcı olabilir.
Kimi arkadaşların AB’de tek lider mantığının olmayışı, üye devletlerin yönetim
anlayışlarındaki belirgin farklılıklarının ve ortak kültür noktasında birlikte hareket
edememesinin sonucunda Türkiye’nin başardığı mucizevi gelişmeyi aynı paralellikte elde
edileceği noktasında şüphelerini ve hatta bugünlerini mumla arayacaklarına yönelik
kanaatlerini etrafta dillendirmektedirler. Öte taraftan, aynı zamanda AB ülkelerinin kendi
arasında enteresan bir uzlaşma kültürü olduğunu vurgulayan bir tarafta mevcut. Bugün kanlı
bıçaklı olduğu düşünülen devletler, yarın can-ciğer kuzu sarması olabileceğine inanıyorlar.
Avrupalılardaki anlayışın Churchill’in dediği gibi, “Yarın barış masasına oturamayacak
olanlar,
bugün savaş meydanına çıkmasınlar” bir yaklaşım olması AB’nin düşünce sistemini
kavramada etkili olacağını düşünüyorum.
Devlet kademesinde gerçekleştirilebilecek uzlaşmacı anlayış, aynı şekilde halklar
arasında görülmeyebilir tabi. Çünkü, Avrupa Birliği halkları bugün liderlerine güvenme
noktasında ciddi sıkıntılar yaşıyor. Maalesef, AB’de yaşayan halklar Türkiye’de yaşayanlar
kadar şanslı değil. 2002’den beri Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN vatandaşına ne
söz
verdiyse yerine getirdi, hatta sözünün ilerisine bile geçti. Bu yüzden 2007’de oylarını biraz
daha arttırdı, 2011’de ustalık dönemine yakışacak desteği seçmeninden aldı. Avrupa’ya
baktığımızda ise tehlike çanları çalmaya başlamış durumda, Sayın Merkel ve Sarkozy’nin
verdiği sözleri yerine getiremediği gibi, vatandaşın var olan haklarını kaybetmeye başlaması
hem Merkel’e hem Sarkozy’e pahalıya mal olacak gibi duruyor.
Tek başına AB’ne bedel bir duruş sergileyen dinamik Türkiye, artık yatığı reformları
sadece kendisi için yapıyor. AB, ilerleyen aşamada varlığını ve gücünü korur ve Türkiye’yi
bünyesine katmaya karar verdiği vakit Türkiye’nin asıl işlevi olmayan bir görüntü çizen
birliğe
dahil olmayı isteyip istemediğine bakılması gerekecektir. Bu noktada Hükümet, ülkenin hayat
ve refah seviyesini vatandaşı istediği için yükselttiğinin altını bir kere daha vurgulamak lazım,
bunu başarırken de AB kriterlerini aynı zamanda sağlıyor. Burada sonuç ne olursa olsun
kazanan tarafın Türkiye tarafı olacağını görmek, bilmek insana ayrı bir huzur veriyor.
Daha nice güzel, sağlıklı, huzurlu ve bereketli günlerde buluşmak duası ve ümidiyle.
Mustafa Haşim YILDIRIM
NOT:
1- Geçtiğimiz Çarşamba günü hain bir saldırı sonucu kaybettiğimiz gencecik fidanlarımız
olan şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve Türkiye’ye böylesi
büyük bir acıya dayanma gücü vermesi duasiyle.
2- Van’da meydana gelen 7.2 şiddetindeki depremde hayatını kaybeden kardeşlerimize
Allah’tan rahmet, yaralılara sağlık-sıhhat diliyorum. Kış günü ciddi sıkıntı içine düşen
vatandaşlarımıza Devletimizin dört bir koldan sarıldığını görmek, içimizi biraz olsun
rahatlattı. Yardım etmek isteyen vatandaşlarımızı Đstanbul Büyükşehir Belediyesine
kendilerini yönlendirmeleri için başvurmalarını tavsiye ederim.
Download

AB, KRĐZDEN GÜÇLENEREK MĐ ÇIKACAK?