Ankara Strateji Enstitüsü
Analiz No: 2014-4
Kasım 2014
Mısır’daki Değişim Sürecinde
Muhalifler ve Muhammed Mursi Dönemi
Analiz
Gülsüm BOZ
Mısır’daki Değişim Sürecinde Muhalifler
ve
Muhammed Mursi Dönemi
Gülsüm BOZ
Ankara Strateji Enstitüsü
Emek Mah. 26. Sokak (Eski 62. Sok.) No:8/2 Çankaya 06500 ANKARA/TÜRKİYE
Tel: (0312) 213 84 44 • Faks: (0312) 213 84 34
ankarastrateji.org • [email protected]
Analiz No: 2014-4
Kasım 2014
Mısır’daki Değişim Sürecinde
Muhalifler ve Muhammed Mursi
Dönemi
Gülsüm BOZ
Ankara
Kasım 2014
Copyright © 2014 Ankara Strateji Enstitüsü
Tüm Hakları Saklıdır.
Birinci Baskı
Kütüphane Katalog Bilgileri
Gülsüm BOZ, “Mısır’daki Değişim Sürecinde Muhalifler ve Muhammed Mursi Dönemi”
Ankara Strateji Enstitüsü Yayınları
Tasarım&Baskı: Karınca Ajans Yayıncılık Matbaacılık
Dr. Mediha Eldem Sokak No: 56/1 Kızılay/ANKARA
Tel: (0312) 431 54 83
Faks: (0312) 431 54 84
www.karincayayinlari.net - [email protected]
Ankara Strateji Enstitüsü
Emek Mah. 26. Sokak (Eski 62. Sok.) No: 8/2
Çankaya 06500 ANKARA/TÜRKİYE
Tel: (0312) 213 84 44
Faks: (0312) 213 84 34
[email protected]
içindekiler
Giriş ...............................................................................................................................................V
7
13
19
I. Mısır’da Muhalif Hareketlenmeler
Ayaklanmanın Ekonomik ve Politik Nedenleri.................................................9
Mısır’da Geçiş Süreci: Yüksek Askeri Konsey....................................................10
II. Mısır’da İlk Demokratik Seçimler
Cumhurbaşkanı Mursi’nin “22 Kasım” Kararları ve Anayasa Referandumu......17
III.Anayasa Referandumu
Kabul Edilen Anayasanın Genel Hatları............................................................19
Mursi’nin Aldığı Son Kararlar Sonrasında Muhaliflerin Durumu.....................21
Sonuç.........................................................................................................................................23
III
giriş
GİRİŞ
1
7 Aralık 2010 tarihinde Tunuslu Muhammed Buazizi’nin kendini yakması ile
başlayan halk hareketleri Ortadoğu için yeni bir dönemin kapısını aralamıştır. On yıllardır baskı ile yönetilen Arap halkları diktatörlerin devrilmesi ve demokratik yönetimlerin kurulması için ayaklanmış ve bölgede geniş çaplı protesto
gösterileri başlatmışlardır. Tunus ile başlayan bu gösteriler Mısır, Libya, Suriye,
Bahreyn, Cezayir, Ürdün ve Yemen ile devam etmiştir. Suudi Arabistan, Umman,
Irak, Lübnan ve Fas’ta başlayan küçük çaplı gösteriler ise iktidarlar tarafından
bastırılmıştır.
Otokratik bir yönetim altında bulunan ve on yıllardır devam eden gelir adaletsizliğinin görüldüğü ülkelerde korku ile bastırılan halklar, Tunus’ta başlayan isyanlarla beraber adalet ve demokrasi içeren yeni yönetimler için ayaklanmışlardır.
Tunus’un ilk adımını oluşturduğu başarıya ulaşan isyan hareketlerinin ikinci
durağını Mısır oluşturmuştur. Mısır’da 25 Ocak 2011’de başlayan ayaklanmalar ülkenin en büyük meydanı olan Tahrir ile anılmaya başlanmıştır. Mısırlılar
özellikle gösterilerde baskıcı yönetimin devrilmesini ve ekonomik anlamda daha
rahat bir yaşam taleplerini “Özgürlük, Ekmek, Onur” sloganları ile dile getirmiştir. Ayrıca ülkedeki işsizlik oranlarının yüksek olması, yolsuzluk ve enflasyonda
Mısırlılar’ın sokağa çıkmalarının bir başka nedeni olmuştur.1 Hükümetin internet erişimini kesmesine rağmen kendi aralarında iletişimi sağlayan göstericiler,
Hüsnü Mübarek’in iktidarı bırakmadan Mısır ayaklanmalarının sembol ismi haline gelen Tahrir Meydanı’nı terk etmeyeceklerini açıklamışlardır. Ülkedeki diğer
önemli bir aktör olan ordu da polisin göstericilere müdahale etmesine rağmen
halktan yana bir tavır almış ve 31 Ocak 2011 tarihinde yaptığı bir açıklama ile
göstericilere müdahale etmeyeceğini bildirmiştir.2
Mısır halkındaki öfkeyi biraz olsun bastırabilmek amacıyla Hüsnü Mübarek,
hükümeti görevden alarak yeni hükümeti kurma görevini Başbakan Ahmet Şefik’e
vermiştir ve yıllardır kendisine herhangi bir darbe olur düşüncesiyle kimseyi atamadığı devlet başkanlığı yardımcılığına ise istihbarat şefi Ömer Süleyman’ı atayarak bir sonraki dönemde yapılacak seçimlerde aday olmayacağını açıklamıştır.3
Ancak yapılan tüm bu yenilikler halkı durdurmaya yetmemiştir. Bunun sonun-
V
Ankara Strateji Enstitüsü, Analiz No: 14-03
cunda Mübarek, gösterilerin başlamasından 18 gün sonra 11 Şubat 2011 tarihinde istifa ettiğini ve iktidarı ise Yüksek Askeri Konsey’e devrettiğini açıklamıştır.4
Bu bağlamda çalışmada Mısır’daki ayaklanmaların arka planını oluşturan ekonomik ve politik faktörler ile muhaliflerin bu süreçteki etkin rolleri incelenecektir. Ancak analizde Müslüman Kardeşler ve Selefiler gibi dini gruplardan ziyade
Mısır’da Sivil Toplum Kuruluşu şeklinde örgütlenen muhalif yapıların etkileri
üzerinde durulacaktır (Kifaye, 6 Nisan, Hepimiz Halid Said’iz). Ayrıca tarihinde
ilk defa demokratik seçimlere sahne olan Mısır seçimleri ve seçimler sırasında
yaşanan tartışmalar da ele alınacaktır. Son olarak ise seçimlerden sonra ülkenin
ilk demokratik Cumhurbaşkanı olan Mursi’nin aldığı kararlar ve bu kararlara
muhaliflerin tepkisi incelenecektir.
VI
I.
Mısır’da Muhalif
Hareketlenmeler
M
ısır’daki otoriter yönetim sisteminin Nasır’ın 1952 yılında bir darbe ile
iktidarı ele alması ile başladığı söylenebilir. Nasır’dan sonra 1970 yılında
yönetime gelen asker kökenli Enver Sedat’ta bu geleneği sürdürmüştür. Enver
Sedat’ın öldürülmesi ile yönetimi 1981 yılında ele alan eski Hava Kuvvetleri Komutanı Mübarek ise geleneği bozmamış ve halkı baskı altında tutarak yönetimini
sürdürmüştür. Ordu-devlet sisteminin iç içe geçtiği Mısır’da, Mübarek, hükümeti
kurarken özellikle devlet başkan yardımcılığı dışındaki birçok göreve askerleri getirmiştir.5 Bunun sonucunda Mısır’da son 30 yıldır süregelen baskıcı rejim varlığını ordu temelli bir yapıya bağlı şekilde sürdürmüştür.6
Bu çerçevede yıllardır baskı altında yaşamaya alışkın olan halkın neden şimdi
yönetime karşı ayaklandığı sorusu gündeme gelmektedir. Öncelikle Mısır’daki
ayaklanmaların aniden ortaya çıkmadığı, 2000’li yıllardan itibaren muhalif hareketlenmelerin ülkede baş gösterdiğinin belirtilmesi gerekmektedir. Tunus’ta
yaşananlar Mısırlılara bir cesaret vermiş ve Tunuslular yaptıysa bizde yapabiliriz
bilincinin oluşmasına neden olmuştur. Bu bağlamda Hüsnü Mübarek’in ayaklanmaların başlangıcından 18 gün sonra devrilmesinin sebeplerinden birinin de ülkedeki muhalif grupların diğer ülkelere göre daha organize olmaları gösterilebilir.
Bu bağlamda Mısır’daki ayaklanmalarda önemli rol oynayan bu gruplardan
birini ise “Kifaye Hareketi” oluşturmaktadır. Ülkenin etkin muhalif gruplarından olan ve üyelerinin çoğunluğunu entelektüel kişilerin oluşturduğu Kifaye
(Yeter) Hareketi, dış politika alanında ABD’nin Irak işgaline, Filistin Meselesine ve Sudan sorununa dikkat çekmektedir. Aynı zamanda otokratik bir yönetim
olan Mübarek’i ise ülkenin gelişmesinin önündeki bir engel olarak görmektedir.7
Kifaye Hareketi içerisinde laik, muhafazakar, Marksist grupları barındırmasının yanı sıra daha çok seküler bir kimliğe sahiptir.8 Bu kimliği ile de Müslüman
Kardeşler’in karşısında yer almaktadır. 2004 yılında kurulan hareket, özellikle
2005 seçimleri öncesinde diğer muhalif gruplara birleşme çağrısında bulunmasına rağmen başarılı olamamıştır.9 2005 seçimlerinden önce yayınladıkları bir
bildiri ile Mübarek’in bir dönem daha cumhurbaşkanı olmasını ve iktidarın devredilmesi beklenen Mübarek’in oğlunu da iktidarda görmek istemediklerini dile
getirmişlerdir.10 2005 seçimleri sonrasında da eylemlerini sürdürmüşlerdir.
7
Ankara Strateji Enstitüsü, Analiz No: 14-03
Mısır ayaklanmalarında etkin bir rol oynayarak halka sanal ağlar (sosyal medya) üzerinden çağrıda bulunan ve grupların organize edilmesini sağlayan 6 Nisan
Gençlik hareketi ise 2007 yılında kurulmuştur.11 2007 yılında internet üzerinden
ekonomik adaletsizliği eleştirmek üzere yaptığı çağrılar sonucunda 6 Nisan 2008
yılında düzenlenen miting ile ön plana çıkmayı başarmıştır.12 Kuruluş amaçları
arasında öncelikleri ekonomik koşulların iyileştirilmesi ve insan hakları ihlallerinin kaldırılması, yolsuzlukla mücadele gibi önemli söylemler yer oluşturmaktadır.13
6 Nisan hareketi siyasi bağlantısı bulunmayan ve içerisinde Mısır’ın her türlü
kesimini barındıran bir hareket olarak karşımıza çıkmaktadır. 2009 yılında hareketin internet sayfaları hükümet tarafından kapatılmasına rağmen 2010 yılında
gösteri çağrıları devam etmiştir. 2011 yılındaki isyan hareketlerinde ise organize
bir grup olarak ön plana çıkan hareket, “Özgür Mısır” söylemleriyle Mübarek’in
iktidarı bırakmasını istemiştir.14 Özellikle ayaklanmaların başladığı 25 Ocak 2011
tarihinde gerçekleştirilen gösterileri organize eden grup olarak ön plana çıkmıştır.
28 Ocak 2011 tarihinde ise Tahrir Meydanı’nda iki milyon kişinin toplanmasını
sağlamıştır.
7 Haziran 2010 tarihinde Mısır polisi bir internet kafeye gelerek, kimlik soruşturması sırasında soruşturmanın nedenini soran kafe sahibine insanların gözü
önünde şiddet uygulamıştır.15 Polisin şiddeti sonrasında hayatını kaybettiği iddia edilen ve adının Halid Said olduğu bildirilen bu kişi, ülkede polisin aşırı
güç kullanımına karşı tepki olarak bir sembol haline getirilmiştir. 2011 Şubat
devrimi sırasında da adına “Hepimiz Halid Said’iz” başlıklı bir facebook sayfası
açılmıştır.16 Özellikle Mısır’da uygulanan olağanüstü hal yasalarına, insan hakları
ihlallerine ve polisin keyfi tutuklamaları ile birlikte aşırı güç kullanımına dikkat
çekilmek istenmiştir. 2011 yılındaki ayaklanmalarda diğer muhalif gruplar gibi
bu hareket de Hüsnü Mübarek iktidarının devrilmesi yönünde hareket etmiştir.
Kurdukları “facebook” sayfası üzerinden insanların ayaklanmalara katılmalarını
organize etmiştir.17
Ayrıca Müslüman Kardeşler’in gençlik kolları da Tahrir Meydanı’ndaki gösterilere katılmıştır. Müslüman Kardeşler devrimin ruhuna zarar vermemek için
gösterilerin başlangıcında Mısır’daki halk ayaklanmasına destek vermemesine
rağmen gençlik kollarının protestolara katılmasına ses çıkarmamıştır.18 Veysel Ayhan Müslüman Kardeşler’in neden ilk başta gençlik kollarından önce devrime
katılmadığını şu şekilde açıklamaktadır:
“Müslüman Kardeşlerin konumuna bakıldığında, bildiğiniz üzere Mısır’da güçlü bir
kuruluşları olduğu için ilk vadede söz konusu ülkede düzenlenen gösterilere katılmaktan kaçındılar. Ayrıca 2005 seçimlerine de katıldılar ve meclisteki koltukların yüzde
20’sini kazandılar. 25 Ocak’ta devrim başladığında, devletteki konumları nedeniyle
gösterilere katılmaktan geri durdular; ayrıca devrim dönemine kadar da seçimlerde
yer aldılar. Fakat Mısırlıların devam eden protestolarının ardından gösterilere katılacaklarını ilan ettiler, bu noktada bizler de Müslüman Kardeşlerin küresel olaylarla
uyuşabildiklerini ve gösterilere dahil olmaya başladıklarını anlayabiliriz.”19
8
Mısır’daki Değişim Sürecinde Muhalifler ve Muhammed Mursi Dönemi
Ayaklanmanın Ekonomik ve Politik Nedenleri
Ülkedeki isyan hareketlerinin aslında 1980’lerden itibaren uygulanan neo-liberal
ekonomi politikaları ile sıkı bir ilişkisi bulunmaktadır. Özellikle Mısır 1979’da
petrol krizinden etkilenmiş ve bu durum Mısır’da kriz sonrası iç ve dış borçların artmasına neden olmuştur. Ülkenin içine düştüğü bu ekonomik darlıktan
kurtarılması amacıyla da 1991’den itibaren liberal ekonomiye geçiş ile yani ekonomik sistemin özel sektöre bırakılmasını amaçlayan Yeniden Yapılanma ve Ekonomik Uyum programı (ERSAP) devreye sokulmuştur.20 Bu şekilde özelleştirilen
kamu teşebbüsleri Hüsnü Mübarek’in partisi Ulusal Demokratik Partisi’ne ve
Mübarek’in oğlu Cemal Mübarek’e yakın olan kişilerin eline geçmiştir.21 Ayrıca
bu kişiler parlamento içerisinde de yer almaya başlamıştır. 1995 yılında 8 iş adamı parlamentoda yer alırken 2005 yılındaki seçimler sonrasında bu sayı 150’ye
çıkmıştır.22
2005 yılındaki seçimler sonrasında ülke içindeki muhalif gruplar bu duruma
karşı seslerini yükseltmeye başlamışlardır. Çünkü 2005-2011 yılları arasında bu
kişilerden bazıları bakanlık görevi de üstlenmişlerdir.23 Örneğin; Mısır’ın temel
yemek markalarından Fine Food’un sahibi Ahmed Rasheed Mısır’ın Dış Ticaret
ve Endüstri Bakanı, IMF’nin önemli ekonomistlerinden Yusuf Boutros Ghali’de
Ekonomi Bakanı olmuştur.24Ekonomik liberilizasyon sonrasında Ulusal Demokratik Partisi ve bu partiye yakın kişiler ülke ekonomisini kontrol eder bir konuma
gelmişlerdir. Bu durumdan en çok işçiler etkilenmiştir. Çünkü 1993-2003 yılları
arasında 193 kamu iktisadi teşebbüsü özelleştirilmiş ve bu bağlamda çalışanlar
ya işten çıkarılmış ya da emekli olmaya zorlanmışlardır.25 Ayrıca hükümet 2006
yılında ulaşım, iletişim ve elektrik ücretlerine zam yapmıştır. Bu bağlamda son
yıllarda yaşam şartlarının zorlaşması, temel ihtiyaç maddelerinin zamlanması nedeniyle büyük protesto hareketleri gözlemlenmiştir. Çünkü Ortadoğu ülkeleri
arasında 85 milyonluk nüfusu ile en fazla nüfusa sahip olan Mısır’da halkın yarısı günlük 2 doların altında bir gelir ile yaşamlarını sürdürmeye çalışmaktadır.26
Dünya Bankası’nın 2009 yılı verilerine göre de 15-65 yaş arası çalışabilir nüfus
arasındaki işsizlik oranı yüzde 9,4 olarak belirtilmiştir.27Resmi olmayan rakamlara göre ise bu oran yüzde 25 seviyelerindedir.
Hüsnü Mübarek’in yaşlandığına ve ülkeyi yönetmesinin zorlaştığına dair düşüncelerin dile getirilmesi de 2000’li yıllardan sonra muhalif seslerin daha fazla
ortaya çıkmasına neden olmuştur.28 Özellikle Hüsnü Mübarek’in oğlu Cemal
Mübarek’i kendisine halef olarak belirlediğine dair işaretlerin varlığı hem ordu
içinde hem de halk arasında endişelerin artmasına neden olmuştur. Ordu, asker
kökenli olmaması nedeniyle Cemal Mübarek’in halefliğini istememiştir. Yukarıda
da belirtildiği gibi Cemal Mübarek kendisine ve partiye yakın kişileri ekonomik
sistem içerisinde yer almasını sağlayarak hükümetin ekonomi üzerindeki kontrolünün artmasını sağlamıştır.
Mübarek döneminden itibaren olağanüstü hal yasalarının uygulanması, bu
bağlamda polisin halka karşı orantısız güç kullanması ve ülkenin ekonomik durumunun iyi olmaması nedeniyle halk arasındaki muhalif sesler yükselmeye başlamıştır.29 Arap Baharı ile başlayan geniş çaplı gösterileri organize eden ülkedeki
muhalif gruplar bu süreç içerisinde etkin bir rol oynamışlardır.
Tüm bu faktörlerin yanı sıra Hüsnü Mübarek, kendisine muhalif olan kişileri cumhurbaşkanı adaylıklarına ve parlamento seçimlerine getirdiği sınırlamalar
9
Ankara Strateji Enstitüsü, Analiz No: 14-03
ile sindirme yoluna gitmiştir. Seçimleri bir baskı aracı olarak kullanan Mübarek
1984 yılındaki seçimlere kendi partisi olan Ulusal Demokratik Partisi’nin yanı
sıra diğer siyasi partilerin de katılmasına izin vermiştir. Bu bağlamda 5 siyasi parti
seçimlere katılmış ve Yeni Vafd partisi seçimlerde 57 koltuk ile temsil edilme hakkı kazanmıştır.30 Müslüman Kardeşler’in söz konusu seçimlere katılması yasaklanmış olmasına rağmen, Vafd partisi içinde yer alan 8 üye doğrudan Müslüman
Kardeşler tarafından desteklenmiştir. Seçim yarışına muhalif partilerin de katılmasına izin verilmiş olsa da Ulusal Demokratik Partisi’nin tek bir partiymiş gibi
parlamentoda yer aldığı görülmektedir. Örneğin; parlamentoda yer alan grupların iktidarı eleştirmeleri Mübarek tarafından hoş karşılanmamıştır. Bu nedenle de
1990 yılında yapılan seçimlerde muhalifler seçimlere katılmamıştır. 1995 yılında
yapılan seçimler sonucunda sadece 14 muhalif mecliste yer almıştır.31 Muhalif
grupların parlamentoda temsil edilme şanslarının olmadığı bu verilerden net bir
şekilde anlaşılmaktadır. 2000 seçimlerinde de benzer bir durum yaşanmıştır. Parlamentoda 388 sandalye Ulusal Demokratik Partisi’nin üyeleri tarafından temsil
edilmiştir.32
11 Eylül 2001’de Amerika’ya karşı gerçekleştirilen saldırılarda Mısırlı vatandaşların yer alması Mısır’ı da etkilemiştir. 33Amerika’nın bu saldırılar sonrasında
kendine terörizmle mücadele ve demokrasinin olmadığı ülkelere demokrasiyi götürme hedefini belirlemesi sonrasında Mübarek 2005 yılında yapılan seçimlere
birçok partinin katılmasına izin vermiştir. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin de çok adaylı bir şekilde yapılması konusunda da bir karar almıştır. Ancak
Mübarek’in seçimler için belirlediği özel şartlar34 sonrasında yapılan ve demokrasi
için önemli bir adım olarak görülen dokuz adayın katıldığı seçimlerde, Hüsnü
Mübarek yüzde 88.7 oy oranı ile yeniden Cumhurbaşkanı seçilmiştir.35 Bu durum yapılan yasa değişikliğine rağmen seçimlerin özgür bir ortamda gerçekleşmediğine dair halkta önemli bir kanı oluşturmuştur. Çünkü seçimlere bağımsız
grupların gözlemci olarak katılmasına izin verilmemiştir. Ayrıca seçimlere katılım
yüzde 23 oranında olmuştur. Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta ise
seçimlere katılması yasak olması nedeniyle bağımsız aday ile seçim yarışına giren
Müslüman Kardeşler’in parlamentoda 88 sandalye kazanmış olmasıdır.36 Çünkü
Mısır yönetiminde özellikle 1952 yılında Hür Subaylar Hareketi’nin lideri olan
Nasır’ın gerçekleştirdiği darbe sonrasında yönetim için bir tehdit unsuru olarak
görülen Müslüman Kardeşler’in bastırılması yoluna gidilmiştir. Özellikle Nasır
kendisine yönelik gerçekleştirilen suikasttan Müslüman Kardeşler’i sorumlu tutmuştur. Bu nedenle Müslüman Kardeşler’in birçok üyesi tutuklanmış ve hareketin ülke içindeki faaliyetleri yasaklanmıştır.
Mısır’da Geçiş Süreci: Yüksek Askeri Konsey
Mısırlıların yukarıda belirtilen faktörler nedeniyle otoriter yönetime karşı yaptıkları gösterilerin ülkenin geneline yayılması sonucunda Mübarek yönetimi
devrilmiştir. Bu bağlamda Mısır tarihi için bir dönüm noktası olan demokratik
seçimlere geçilmeden önce geçiş sürecinde Mareşal Tantavi başkanlığında Yüksek
Askeri Konsey’in yönetimi devralmasına da kısaca değinilmesi faydalı olacaktır.
Mısır’daki önemli aktörlerden diğeri de Mısır ordusudur. Özellikle 11 Şubat
2011 tarihinde otoriter lider Hüsnü Mübarek’in devrilmesinde önemli bir rol
oynayan ordu, iktidarı devraldıktan sonra daha farklı bir çehreye bürünmüştür.
10
Mısır’daki Değişim Sürecinde Muhalifler ve Muhammed Mursi Dönemi
Mısır’da ordunun toplumsal yapı üzerinde etkisi çok fazladır. Mısır ordusunun ülkenin GSMH’nın yüzde 8 ila 40 arasında bir gelire sahip olduğu bilinmektedir.37 Ayrıca devlet başkanları başta olmak üzere birçok bürokratın da
asker kökenli olması ordunun ekonomi ve siyasi yapı üzerindeki etkisini ortaya
koymaktadır. Bu nedenle ilk Tahrir hareketleri sırasında ordunun bu ayrıcalığını
korumak için herhangi bir müdahalede bulunmadığına dair görüşler mevcuttur.
İktidarı devraldıktan sonra da bu ayrıcalığını sürdürmek için bu kez ordu ile halkın karşı karşıya geldiği görülmektedir. Halk hükümette Mübarek rejiminin kalıntılarının yer almasına tepki göstermek ve sivil bir yönetim talebi ile yeniden
Tahrir Meydanı’na inmiştir. Ancak bu kez halk karşısında çok daha sert önlemler
alan bir ordu ile karşılaşmıştır.
Yönetimi devralan Yüksek Askeri Konsey’in ilk açıklaması olağanüstü hal yasalarının kaldırılacağı ve halkın evine dönmesi gerektiği yolunda olmuştur.38 Bu
aşamada Konsey anayasayı askıya alarak parlamentoyu feshetmiştir.39 Altı ay yönetimde kalacaklarını ve sonrasında seçimlerin yapılacağını bildirmişlerdir. Ayrıca siyasi tutukluların serbest kalmasını sağlamışlardır.
Yüksek Askeri Konsey Mısır’da yönetimi ele alsa da bu tarihten sonra ülkedeki
muhalif gruplar yeni siyasi partiler oluşturma yoluna gitmiştir. Mısır’ın siyasal
tarihinde önemli bir konumu olan ve Tahrir’de diğer muhalif gruplar ile beraber
aynı söylemleri kullanan Müslüman Kardeşler, Türkiye’deki Adalet ve Kalkınma
Partisi’nin isminden esinlenerek Hürriyet ve Adalet Partisi’ni kurmuşlardır.40
23 Şubat 2011 tarihinde ise Mısır’da Mübarek istifa etmeden önce hükümeti
kurma görevi verilen Ahmet Şefik, hükümeti oluşturarak Yüksek Askeri Konsey
önünde yemin etmiş ve çalışmalarına başlamıştır.41 Muhalif gruplar, Mübarek
rejimi döneminde de görev alan kimselerin oluşturulan hükümette tekrar yer alması nedeniyle itiraz etmişlerdir. Ayrıca Mısır halkı, ordunun kaldıracağını söylemesine rağmen 25 Şubat 2012 tarihinde de halen varlığını koruyan olağanüstü
hal yasalarının kaldırılmasını talep etmiştir.
Yüksek Askeri Konsey iktidara gelir gelmez askıya aldığı anayasanın yeniden
oluşturulması için on kişiden oluşan bir ekip kurmuştur. Bu ekip tarafından yapılan çalışmalar sonucunda anayasanın bazı maddelerinde değişikliğe gidilmiştir.
19 Mart 2011 tarihinde referanduma sunulan bu değişikliler arasında Cumhurbaşkanının görev süresi, olağanüstü hal yasalarının kaldırılması ve parlamento
seçimleri ile beraber oluşturulacak olan anayasa komisyonu ile ilgili maddeler yer
almıştır. Cumhurbaşkanının görev süresi her dönem dört yıl olmak şartıyla iki
dönem olarak sınırlandırılmıştır. Ayrıca cumhurbaşkanı adaylarının anne, baba
ve eşlerinin Mısır vatandaşı olması şartı getirilmiştir.
19 Mart 2011 tarihinde yapılan ve Müslüman Kardeşler’in de destek verdiği
referanduma katılım yüzde 41 oranında olurken, katılanların yüzde 77.2’si “evet”
oyu kullanırken yüzde 22.8’i de “hayır” oyu kullanmıştır. 42
11
II.
Mısır’da İlk
Demokratik Seçimler
M
ısır için tarihi bir dönüm noktası olarak tanımlanan ve Yüksek Askeri Konsey tarafından ertelenen, Mısırlılar için demokratik bir yönetime geçişin
başlangıcı sayılan seçimler, 28 Kasım 2011-11 Ocak 2012 tarihleri arasında tamamlanmıştır.43 Açıklanan resmi seçim sonuçlarına göre Müslüman Kardeşler
tarafından kurulan Hürriyet ve Adalet Partisi oyların yüzde 47’sini alarak 235
milletvekili ile mecliste temsil edilme hakkını elde etmiştir.44 Selefiler’in partisi
olan Nur Parti’si ise yüzde 27 oy oranı ile 121 koltuk kazanmıştır. Halk seçimleri
sonucunda Liberal Vafd partisi yüzde 9’a yakın oy oranı ile 38 milletvekili çıkartırken, dördüncü parti olan Hür Mısır Bloğu da 34 milletvekili ile mecliste temsil
edilme hakkı kazanmıştır.45
Seçim yasalarına göre ülkede cumhurbaşkanlığı yetkilerini kullanan Hüseyin
Tantavi’nin de 10 kişiyi belirlemesi ile Halk Meclisi 23 Ocak’ta ilk oturumunu gerçekleştirmiştir. Meclis Başkanı olarak Hürriyet ve Adalet Partisi’nin Genel
Sekreteri Saad Katatni belirlenmiştir. Selefi ve Vefd partisinden de Meclis Başkanı
yardımcılarının belirlenmesi kararlaştırılmıştır.
Mısır’da parlamentonun üst kanadını oluşturan, Senato niteliği taşıyan ve
üyeleri iki aşamalı bir seçim süreci sonucunda belirlenen Şura Meclisi seçimlerinin ilk aşaması 29 Ocak 2012 tarihinde gerçekleştirilmiştir. 270 üyeden oluşan
ve üyelerin 180’i seçim ile 90’ı ise cumhurbaşkanlığı görevini yürüten Yüksek Askeri Konsey tarafından atanan Meclis’in ikinci aşaması 14-15 Şubat tarihlerinde
yapılmıştır. Yapılan seçimler sonucunda Müslüman Kardeşler tarafından kurulan
Hürriyet ve Adalet Partisi oyların yüzde 58,8’ni alarak Şura Meclisi’nde de çoğunluğu oluşturmayı başarmıştır.46 28 Şubat’ta yapılan ilk oturumda Şura Meclisi
Başkanlığı’na Müslüman Kardeşler’in partisi Hürriyet ve Adalet Partisi’nden Ahmed Fehmi seçilmiştir.47
Halk ve Şura Meclisi seçimleri bu şekilde tamamlanan Mısır’da aynı şekilde iki
kademede yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk basamağı 24-25 Mayıs tarihlerinde yapılmıştır.48 Resmi başvuru tarihinin 8 Nisan’da dolması ile beraber 23 kişinin adaylığını koymasına rağmen kesin liste 26 Nisan’da açıklanmıştır. Mısır’da ilk turda adayların salt çoğunluğu sağlayamaması halinde seçimlerin
ikinci turunun Haziran ayında yapılacağı ise daha önceden kararlaştırılmıştır.49
13
Ankara Strateji Enstitüsü, Analiz No: 14-03
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin tartışmalı bir ortamda geçmesi nedeniyle
Mısır’da adaylar arasında da önemli bir rekabet ortamının olduğu görülmüştür. 26 Nisan 2012 tarihinde kesin liste açıklanmadan önce 23 aday arasında
yer alan ve seçime katılacaklar arasında öne çıkarak önemli tartışmalara neden
olan adaylardan biri Müslüman Kardeşler’in adayı Hayrat El Şatir50 iken diğeri ise Mübarek döneminde Cumhurbaşkanı Yardımcılığı görevinde bulunan ve
eski rejimi temsil ettiği düşünülen Ömer Süleyman olmuştur.51 Ayrıca annesi ve
kız kardeşinin Amerikan vatandaşlığına sahip olduğu Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklama ile kabul edilen Selefilerin adayı Hazım Salah Ebu
İsmail’in adaylığının tehlikeye girmesi de ülkede önemli bir tartışma konusunu
oluşturmuştur.52 Çünkü Anayasa’ya göre adayların aile mensuplarından birinin
yabancı bir ülke pasaportu taşıması cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmasına bir
engel teşkil etmektedir.53 Bu bağlamda seçimlere katılmayacağına dair bir açıklama yapan Ebu İsmail’in yerine Selefiler Safvat Hicazi’yi aday göstermiştir. Arap
Birliği Eski Genel Sekreteri Amr Musa ve Mübarek döneminin son başbakanı
Ahmet Şefik’de adaylar arasında yer almıştır.54
Liberal görüşlü “Yeni Yarın Partisi”nin lideri Eymen Nur’un ise cumhurbaşkanlığı adaylığı iptal edilmiştir. Bunun nedeni, 2005 yılında yapılan seçimlerde adaylığını koyarak Mübarek’e karşı ciddi bir rakip konumunda olan Eymen
Nur’un, parti teşkilatının oluşumu sırasında dolandırıcılık yaptığı suçlaması ile
beş yıl hapse mahkum edilmesidir. Mısır Ceza Mahkemesi tarafından verilen bu
karar üzerine dört yıl hapis yattıktan sonra affedilmiştir. Ancak af kanunu ile
hapisten çıkanların seçimlerde aday olabileceğine dair bir düzenleme olmaması
nedeni ile Eymen Nur seçimlere katılamamıştır.55
Seçimlerde kimlerin cumhurbaşkanı adayı olup olamayacağına dair devam
eden bu tartışmaların yanı sıra ülkede kritik bir karara daha imza atılmıştır.
Anayasa Komisyonu’nun çalışmaları askıya alınmış ve bu karar idari mahkeme
tarafından onaylanmıştır. Komisyon’da Müslüman Kardeşler ve Selefiler’in çoğunluğu temsil etmesine tepki olarak yaklaşık 20 kişinin istifa etmesi ve bazı tartışmaların yaşanması nedeni ile çalışmaların askıya alındığı açıklanmıştır. Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde anayasanın oluşturulması Mısırlılar için büyük
önem taşımaktaydı. Çünkü anayasa değişmeden seçilecek olan cumhurbaşkanının, Mübarek’in yetkilerine sahip olacak olması yeni bir diktatörlüğün ortaya
çıkması endişelerini beraberinde getirmiştir.
Halk ayaklanmalarında önemli bir rol oynayan, Halk ve Şura Meclisi seçimlerinde oyların çoğunluğunu alan Müslüman Kardeşler’in, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday göstermeyeceği ve mevcut adaylardan birini destekleyeceği izlenimi vermesine rağmen hareketin ikinci önemli ismi olarak kabul edilen zengin
iş adamı Hayrat el-Şatır’ı aday olarak göstermesi, ülkede önemli tartışmaların
yaşanmasına neden olmuştur. Cemaat içinde de tepkilere yol açan bu gelişme
sonrasında, bir önceki yıl hareketten ayrılan Abdulmünim Ebu’l Futuh’un en
önemli destekçisi olan Kemal İmavi istifa etmiştir. Ayrıca Müslüman Kardeşler,
Şatır’ın adaylığının reddedilme ihtimaline karşı yedek aday olarak Genel Başkan
Muhammed Mursi’yi göstermiştir.56
Cumhurbaşkanı adayı olan Arap Birliği Eski Genel Sekreteri ve Mısır Dışişleri
Bakanı Amr Musa hakkında da Yahudi bir üvey annesi ve kardeşi olduğuna dair
iddialar ortaya atılmıştır. Amr Musa’nın babasının Yahudi kökenli bir sanatçı ile
14
Mısır’daki Değişim Sürecinde Muhalifler ve Muhammed Mursi Dönemi
evli olduğu ve bu evlilikten bir erkek çocuklarının olduğuna dair haberler ortaya
çıkmıştır. Ancak yapılan açıklamalar ile Musa’nın aynı anne babadan doğan tek
çocuk olduğu ve babasının dokuz yaşında iken öldüğü belirtilmiştir.
Mübarek döneminde cumhurbaşkanı yardımcılığı görevini üstlenen ve rejimin kalıntısı olarak görülen eski istihbarat şefi Ömer Süleyman’ın adaylığı da
ülkede önemli bir tartışma konusu olmuştur. Müslüman Kardeşler tarafından
kurulan Hürriyet ve Adalet Partisi yayınladığı bir bildiride “Devrim, onun cumhurbaşkanı yardımcılığını reddetti ama o hala cumhurbaşkanı olmak istiyor”57
şeklinde açıklamalara yer vermiştir.
Seçim süreci hayli karışık geçen Mısır’da İhvan’ın Şatır’ı aday göstermeden ve
adaylara yönelik iddialar ortaya atılmadan önce, El Ahram’ın yaptığı bir ankette
Arap Birliği Eski Genel Sekreteri Amr Musa yüzde 40 oy oranı ile birinci gelirken, Selefiler’in adayı Ebu İsmail’de yüzde 20 oy ile ikinci sırada yer alıyordu.58
Ancak İhvan tarafından aday gösterilen Şatır’ın, 2007 yılındaki Mavi Milis davaları nedeniyle aday olamayacağı açıklanmıştır. Ebu İsmail’in de annesinin ABD
vatandaşı olması nedeniyle adaylığı iptal edilmiştir.
Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı seçimlerine şu adaylar katılmıştır; Hürriyet ve
Adalet Partisi Genel Başkanı Muhammed Mursi, Rejimin kalıntısı olarak görülen Mübarek’in atamış olduğu son Başbakan Ahmet Şefik, Şeref Partisi Genel
Başkanı Hamdin Sabbahi, Müslüman Kardeşler’den ayrılarak bağımsız bir aday
olarak seçimlerde yer alan Abdulmünim Futuh ve Arap Birliği eski genel sekreteri
Amr Musa.59 Adayların sırasıyla aldıkları oy oranları ise; 27.78, 23.66, 20.72,
17.42 ve 1.01 şeklinde gerçekleşmiştir. Mısırlı vatandaşların seçimlere katılım
oranı ise yüzde 40 civarında kalmıştır.60 Seçim sonuçlarına göre Hürriyet ve Adalet Partisi’nin lideri Muhammed Mursi ile Ahmet Şefik’in aldıkları oyların salt
çoğunluğu sağlayamaması nedeniyle cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci tura kalmıştır.
Bu arada 17 Haziran 2012 tarihinde yapılacak ikinci tur seçimlerinden önce
Yüksek Askeri Konsey, Mursi’nin Cumhurbaşkanı olma ihtimalini göz önünde bulundurarak cumhurbaşkanının yetkilerini kısıtlayan maddeleri anayasaya
eklemiştir. Bu maddeler ile cumhurbaşkanının subayları ve başsavcıyı ataması engellenmiştir. 61 Bu nedenle Müslüman Kardeşler taraftarları Yüksek Askeri
Konsey’in bu davranışına karşı tepki olarak gösteriler düzenlemişlerdir.62 Ayrıca
Tahrir Meydanı’nda Müslüman Kardeşler taraftarlarının yanı sıra, solcular, liberaller, Selefiler de yer almıştır.
Haziran ayında yapılan seçimlerde Hürriyet ve Adalet Partisi’nin Genel Başkanı ve Müslüman Kardeşler’in adayı olan Muhammed Mursi ile Mübarek rejiminin kalıntısı olarak değerlendirilen Ahmet Şefik yarışmıştır. İkinci turda ise
Mursi oyların yüzde 51.3’nü alarak Mısır’ın Cumhurbaşkanı olmuştur.63 Ahmet
Şefik’in Mursi’ye yakın bir oy (yüzde 48.7) alması İslamcıların aslında Mısır’daki
başarısızlığını ortaya koyması bakımından önem arz etmektedir.64
Mursi Cumhurbaşkanı olduktan sonra önce devrimin başladığı Tahrir
Meydanı’nda yemin etmiştir.65 Böylece Mısır’da sokağın önemli olduğuna dair
işaretler verilmek istenmiştir. Sonrasında ise yasalara göre Anayasa mahkemesi
önünde de yemin ederek resmi olarak görevine başlamıştır.
Göreve geldikten sonra Anayasa Mahkemesi tarafından feshedilen meclisi yeniden açmak istemiş ancak bu defa da önüne yargı engeli çıkmıştır. Yargı
bu durumun mahkeme kararlarına aykırı olduğunu belirterek izin vermemiştir.
15
Ankara Strateji Enstitüsü, Analiz No: 14-03
Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Mursi, 11 No’lu kararla parlamentonun tekrar
görevine başlayacağını açıklamıştır. Alınan kararın içeriğinde ise Cumhurbaşkanı, parlamentoyu fesheden 350 No’lu kararın iptaline, Geçici Anayasa’nın 33.
Maddesi gereği seçilmiş parlamentonun görevine dönmesine ve 60 gün içerisinde
parlamento seçimlerinin tekrar yapılmasına yer verilmiştir.66 Buna karşılık olarak
Askeri Konsey’de;
“Devletin ihtişamı ve halkın saygınlığı için kanun ve anayasanın bağımsızlığı önem
arz etmektedir. Cumhurbaşkanı’nın iptal ettiği parlamentonun feshedilmesi kararı,
Anayasa Mahkemesi’nin seçimlerin kanunsuz yapıldığı şeklindeki hükmüne binaen
verilmiştir. Ordu halkın mülküdür. Her zaman meşruiyet, kanun, anayasa ve halkın
çıkarlarına sadık kalacaktır” açıklamasında bulunmuştur.
Anayasa Hukuku Profesörü Mahmud Kebiş ise “Cumhurbaşkanının böyle bir
karar alma yetkisi yok. Bu karar tam anlamıyla hukuk devletinden çıkmak demek.
Tarihte eşine rastlanmayan bir olay yaşıyoruz’’67 sözleri ile Mursi’nin aldığı kararın hukuk devletinde uygulanan kanunlara uygun olmadığını belirtmiştir. Ancak
Cumhurbaşkanı Mursi’nin tüm çabalarına rağmen parlamentonun açılmasına
izin verilmemiştir. Mursi bunun üzerine öncelikle cumhurbaşkanlığı seçimleri
sırasında yetkilerini sınırlayan ve Yüksek Askeri Konsey tarafından anayasaya eklemlenen maddeleri iptal etmiştir. Ayrıca Yüksek Askeri Konsey Başkanı Mareşal
Hüseyin Tantavi ve Genelkurmay Başkanı Sami Annan’ı görevden alarak müsteşar olarak atamıştır.68 Bu durum iki şekilde yorumlanmıştır. Öncelikle iki askeri
yetkilinin görevden alınması artık devrimin sivilleştiği yönünde yorumlar yapılmasına neden olmuştur. Ayrıca Tantavi ve Annan’ın müsteşar olarak atanmaları
da ordu ile iktidar arasında olumsuz durumların önüne geçmek olarak yorumlanmıştır.69 Alınan bu karar Mübarek yandaşlarını rahatsız etmiştir. Dolayısıyla
Mübarek taraftarları Mursi’nin iktidarının devrilmesi için Müslüman Kardeşler
karşıtı sloganlar atarak gösteriler yapmışlardır.70 Tüm bunların yanı sıra Cumhurbaşkanı Mursi eski Sulama Bakanı olan Hişam Kandil’i de Başbakan olarak
atamıştır.71
Yüksek Askeri Konsey’den görevi devralarak Mısır’ın ilk seçilmiş Cumhurbaşkanı olan Muhammed Mursi, iktidara gelir gelmez ülkenin temel sorunlarının çözülmesi için 100 gün projesini ilan etmiştir.72 Bu proje ile Mursi ülkenin
içinde bulunduğu güvenlik, temizlik, trafik, yakıt sorunlarını 100 gün içerisinde
çözeceğini belirtmiştir. Ayrıca ekonomik sorunlarda Mursi’nin alacağı kararlarda
etkili olmuştur. Çünkü Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi iktidara geldiğinde
193 milyar dolar iç borç ve 34 milyar dolar dış borç ile karşı karşıya kalmıştır.73
Dolayısıyla IMF ile görüşmeler yapmak istemesinin temel sebeplerinden biri bu
durumdur.
Mısırlı ekonomi profesörü Hamdi Abdülazim IMF ile görüşmeler konusunda
ise:
“IMF’den kredi alma konusunda görüşmeler devam ediyor. Hükümet IMF’nin kredi
vermek için öne sürdüğü bazı şartları yerine getirmeye başladı. Ancak reddettiğimiz
bazı hususlar da var. Bunların arasında Mısır para biriminin değerinin düşürülmesi.
Bu bizim için iyi bir sonuç oluşturmaz. Kredinin alımı konusunun yakında bir sonuca bağlanmasını bekliyoruz. Dediğim gibi Mısır birçok şartı yerine getirmeye başladı.
Çünkü buradan alınacak kredi ekonomimiz açısından iyi bir gelişme olacak. Ayrıca
IMF’den alacağımız güven belgesi, yabancı yatırımcıların ülkeye gelmesi açısında da
bizim çok önemli bir role sahip” açıklamasında bulunmuştur.74
16
Mısır’daki Değişim Sürecinde Muhalifler ve Muhammed Mursi Dönemi
Mısır’da Mursi’ye karşı gösteriler ise Cumhurbaşkanı Mursi’nin Başsavcı Abdulmecid Mahmud’u görevinden alması ve Mahmud’u Vatikan’a büyükelçi olarak atamasıyla beraber başlamıştır.75 Ancak Mahmud Cumhurbaşkanı’nın böyle
bir yetkisi olmadığını açıklayarak karara uymamıştır.76 Mursi’nin böyle bir karar
vermesinin arkasında yatan temel neden ise, ayaklanmalar sırasında göstericilere
yönelik saldırıları düzenlemek ile suçlanan 24 Mısırlı yetkilinin beraat ettirilmesidir. Başsavcı Abdulmecid Mahmud’un yerine ise Talat İbrahim atanmıştır.
Cumhurbaşkanı Mursi’nin “22 Kasım” Kararları ve
Anayasa Referandumu
Başsavcının değiştirilmesine yönelik tartışmalar devam ederken Mursi ülkedeki
karışık ortamın durulması amacıyla 22 Kasım’da kendi yetkisini genişleten bazı
kararlar almıştır.77 Muhaliflerin yeniden sokaklara dökülmesine neden olan bu
kararlar aşağıdaki şekilde belirtilmiştir:78
- Ayaklanmalar sırasında öldürme ve yaralama olaylarına yönelik davaların
yeniden açılması,
- Mursi’nin göreve başladığı tarihten itibaren aldığı kararların yeni anayasa
ve halk meclisi seçilene kadar değiştirilemeyeceği ve yargı organları tarafından bu kararlara karşı herhangi bir hukuki sürecin başlatılamayacağı,
- Mısır Cumhuriyet Başsavcısının yargı üyeleri arasından devlet başkanı tarafından dört yıllığına seçilmesi ve şu andaki başsavcı içinde geçerli olan 40
yaş kuralının devam etmesi,
- Halk ve Şura Meclisi’nin feshedilemeyeceği,
- 30 Mart 2011 tarihli Anayasa bildirgesinde Anayasa komisyonunun en
geç altı ay içinde anayasa taslağını hazırlamalı maddesinin sekiz ay süre
içerisinde şeklinde değiştirilmesi,
- Cumhurbaşkanının devrimin amaçlarını korumak için gerekli önlemleri
alma yetkisine sahip olması.
Bu kararlar sonrasında ise ülkedeki olaylar daha şiddetli bir hal almıştır. Bir
yandan Müslüman Kardeşler ve Selefiler alınan kararların ülkedeki istikrarın sağlanmasında önemli bir rol oynayacağını düşünürken liberal ve sol görüşlü gruplar
ve yargı ise alınan kararlara son derece şiddetli bir tepki göstermiştir. Anayasa
Mahkemesi Başkan yardımcısı Tehani el-Cibali kararlar karşısında “Mursi’nin artık gayrimeşru Cumhurbaşkanı” olduğu açıklamasında bulunmuştur.79 Mısır’daki
Hakimler Klubü ise bu kararların hukuk devletinin tehlike içine girmesine neden
olduğu değerlendirmesinde bulunmuştur.80 Cumhurbaşkanı Mursi’nin 22 Kasım
2012 tarihinde aldığı bu kararlar nedeniyle ortaya çıkan çatışmalarda ise 174 kişi
yaralanmıştır.81 Uzun süre ise polis ile göstericiler arasındaki çatışmalar devam
etmiştir. Cumhurbaşkanı Mursi ise yaşananlardan eski rejimin taraftarlarını suçlamıştır.
“Gösterileri karıştırmak isteyen 80 kişi silahla yakalandı. Yakalananlar, eski rejimle bağlantılı kişiler. Onlara para ve silah temin ediyorlar. Hem Mısır içerisinden
hem Mısır dışarısından para desteği geliyor. Olaylarla ilgili savcılık soruşturmaya devam ediyor. Yakalananların ifadeleri doğrultusunda her şey ortaya çıkacak.”82
17
Ankara Strateji Enstitüsü, Analiz No: 14-03
Mursi bu kararların yeni anayasa ve halk meclisi seçilene kadar olduğunu
belirtse bile, muhalif gruplar Mursi yönetiminin, Mübarek yönetiminden farklı
olmadığını ve yeni bir “firavunun”83 ortaya çıktığına dair söylemlerde bulunmuşlardır. Bu kararların ülkede istikrarın yeniden sağlanması için gerekli olduğunu
savunanlar da olmuştur. Bu grupların en başında ise Nur partisi gelmektedir.
Mursi’nin bu kararları alırken Mübarek döneminin kalıntıları olarak görülen
yargının Şura Meclisi ve Anayasa Komisyonu’nu feshetme ihtimaline karşı aldığı görüşünde olanlarda mevcuttur.84 Mursi’ye getirilen eleştirilerden birisi ise
Mursi’nin rejimi devirmek amacıyla ortaya çıkan muhalifleri rejim yanlısı muhaliflerle birlik olmaya itmesi şeklinde olmuştur.
Mısır’da yaşanan istikrarsızlığın en önemli nedeni Mursi’nin tüm muhalif
grupları içeren bir yapı kuramaması olarak yorumlayanlar olmuştur. Ancak bu
kararlara karşı muhalifler şiddetli tepkisi ve ülkedeki kargaşanın dinmesi yerine
gün geçtikçe artmasının yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Sarayının gösterilerce çevrelenmesi, gösterilerde yaklaşık 7 kişinin ölmesi ve protestoların dinmemesi üzerine
Cumhurbaşkanı Mursi 22 Kasım’da aldığı kararları iptal etmek zorunda kalmıştır.85 Ayrıca Yargıçlar Konseyi’de kararlar iptal edilene kadar çalışmalarını durduklarını açıklamışlardır. Protestocuların Anayasa’nın 15 Aralık 2012 tarihinde referanduma sunulmasına da karşı çıkmasına rağmen Hürriyet ve Adalet Partisi’nin
lideri Muhammed Mursi bu kararından geri adım atmamıştır.
18
III.
Anayasa Referandumu
R
eferanduma sunulacak olan anayasanın bazı maddeleri muhalifler arasında
birtakım tartışmalara neden olsa bile kabul edilmiştir. Muhalifler önce
Anayasa referandumunu boykot ederek sandığa gitmemeyi düşünürken
sonrasında halkı “hayır” oyu kullanmak için çağırmıştır.86 Ayrıca yargıçlarda
gözlemci olarak seçimlerde bulunmak istememişlerdir. Seçimlerde görev alması
gereken yargıç sayısı on üç bin olarak açıklanmasına rağmen bu sayı dokuz bin
civarında kalmıştır.
Bu bağlamda yaklaşık dokuz bin yargıcın görev yapacak olduğu seçimlerde
yargıç sayısının yeterli olmaması nedeniyle seçimlerin iki günde yapılmasına karar verilmiştir.15 Aralık ve 22 Aralık 2012 tarihlerinde Mısır halkı yasaların temelini oluşturan ve ülke içinde çok fazla tartışılan anayasa referandumu için sandık
başına gitmiştir. Katılımın yüzde 30’larda olduğu seçimlerin 15 Aralık’ta yapılan
aşamasında Mursi resmi olmayan sonuçlara göre oy kullananların yüzde 56’sının
“evet” oyu kullandığını belirtmesine rağmen muhaliflerse yüzde 66 oranında “hayır” oyunun çıktığını iddia etmişlerdir. Kesin sonuçların 22 Aralık 2012 tarihine
yapılacak oylama işleminden sonra açıklanacağı belirtilmiştir.
22 Aralık’ta yapılan referandumun ikinci turunda katılımın yüzde 32.9 olduğunu belirten seçim kurulu yargıçlarından Samir El Mati 8722 Aralıktaki oylama
işlemi ile beraber evet oylarının oranının toplamda yüzde 63.8 olduğunu ve anayasanın kabul edildiğini belirtmiştir.88
Kabul Edilen Anayasanın Genel Hatları
1971 Anayasası’ndan sonra yapılan ilk anayasa olma özelliğini taşıyan bu anayasaya göre 71 yılında olduğu gibi “Şeriat yaşamın ana kaynağı” olarak kabul
edilmiştir. El-Ezher’e daha fazla yetki tanıyan bu maddeye dini konularda Ezher
alimlerinin görüşüne başvurulması şartını getirmektedir. Ayrıca Ezher’in İslam
dinin yayılması ve Arapça dilinin öğretilmesinde temel dayanak noktası olduğu
belirtilmiştir.
Hıristiyanların ve Yahudilerin kendi ibadethanelerini açmasına izin veren
bu anayasa vatandaşların özgürlüğünün ancak mahkemelerce kısıtlanabileceği
19
Ankara Strateji Enstitüsü, Analiz No: 14-03
hükmünü içermektedir. Anayasanın öne çıkan özelliklerinden birisi ise sivillerin
askeri suçlar dışında artık askeri mahkemelerde yargılanmamasıdır. Tam olarak
sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmaması kararlaştırılmasa da bir sınırlama
getirilmesi de iyi bir işaret sayılabilir. Mübarek döneminde olağanüstü hal yasalarının geçerli olması nedeniyle siviller keyfi olarak tutuklanabiliyor ve askeri mahkemelerde yargılanabiliyordu. Ülkenin en önemli sorunlarından biri olan yolsuzlukla mücadele konusunda ise Ulusal Komisyonun kurulması kararlaştırılmıştır.
Cumhurbaşkanlığının iki dönem ile sınırlanmasını öngören yeni anayasa 71
anayasasında altı yıl olan cumhurbaşkanının görev süresini dört yıla indirmiştir.
Ayrıca cumhurbaşkanının Türkiye’de olduğu gibi partilerle de ilişkisinin kesilmesine dair maddeler yer almıştır. Özellikle 2005’te Mübarek her ne kadar çok
adaylı cumhurbaşkanlığı seçimlerine izin verse de kendisinden başka adayın seçilmemesi için birçok şart getirmiştir. Ancak bu durum yeni anayasa ile beraber
daha kolay hale gelmektedir.
Ayrıca anayasa da dikkat çeken diğer bir konu ise cumhurbaşkanlığı seçimleri
öncesinde eski rejimin yöneticilerine 10 yıl boyunca seçimlere katılamayacağına
dair getirilen değişiklik yargı tarafından Ahmet Şefik’in aday olamama ihtimali
nedeniyle yasalara aykırı bulunmasına rağmen yeni anayasa da bu madde aynı
şekilde yer almıştır. Mursi’nin bu şekilde yargıya bir misilleme yaptığı değerlendirmesinde bulunulabilir.
Cumhurbaşkanın başkanlık edeceği Ulusal Güvenlik Konseyi ve Ulusal Savunma Konseyi oluşturulmuştur. Bu şekilde askerin devlet içindeki ayrıcalıklı konumu da devam etmektedir. Oluşturulan Ulusal Güvenlik Konseyi’nde Başbakan’ın
yanı sıra bazı üst düzey isimlerinde yer aldığı görülmektedir. Konsey’de alt ve
üst meclis başkanları, savunma, içişleri, dışişleri, maliye, adalet, sağlık bakanları,
milli istihbarat başkanı, alt ve üst Meclisi savunma komitelerinin başkanlarının
Konsey’de bulunması kararlaştırılmıştır. Savunma Konseyi’nde ise yukarıdaki
isimlerin yanı sıra kara, hava, deniz komutanları da sayılmaktadır. Askeri bütçenin oylanması da Ulusal Savunma Konseyi’ne devredilmektedir.89
Anayasa’nın kabul edilmesinden sonra da ülkedeki karışıklıklar durulmamıştır. Yapılan gösterilerde Mursi’nin istifa etmesi gerektiğine dair söylemlerde bulunulmuştur. Mursi ise olayların devam etmesi üzerine twitterda “Çirkin saldırılar
devrimin manevi karakterini bozmayi hedeflemiştir. Tüm vatandaşları devrimin
vazgeçilmez özelliğine, özgür ifade ve barışa sahip çıkmaya çağırıyorum” ifadelerine
yer vermiştir.90 Ayrıca devrimin ikinci yıl dönümü kutlamalarında da şiddet ve
gösteriler devam etmiştir.
Tüm bunların yanı sıra 1 Şubat 2012 tarihinde Mısır’ın Port Said kentinde
Port Said futbol takımı ile Kahire’nin takımı el Mısri arasında yapılan futbol maçı
sırasında iki taraf arasında çatışma yaşanmıştı.91 Yaşanan olaylar sonucunda 74
kişi hayatını kaybetmiş ve 300 kişi yaralanmıştı.92 Bununla ilgili olarak ise olaylarda suçlu bulunan 21 kişinin93 idamına karar verilmesi ile beraber Port Said’deki
gösteriler yeniden alevlenmiş ve Port Said başta olmak üzere Mısır’ın birçok kentinde sivil itaatsizlik eylemleri yapılmaya başlanmıştır.
Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye yönelik eylemler sadece gösterilerle
sınırlı kalmamıştır. Ayrıca Mursi’nin 21 Nisan 2013 tarihinde yapılmasını planladığı Halk Meclisi seçimleri için belirlenen tarih, Mısır İdare Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir.94 Muhalif partiler ise bu karara destek vererek ‘‘Bu karar,
20
Mısır’daki Değişim Sürecinde Muhalifler ve Muhammed Mursi Dönemi
UKC’nin seçim kanununun Şura Meclisi’nde aceleyle hazırlandığı yönündeki görüşünün doğruluğunu ortaya koymaktadır’’ açıklamasında bulunmuştur.95 Ayrıca yargı
Mursi’nin Başsavcı Abdulmecid Mahmud’u yerinden alarak Talat İbrahim’i atayan kararnamesini de iptal etmiştir. Buna gerekçe olarak ise ‘’Cumhurbaşkanı’nın
baskıcı bir metot kullandığı, yasama, yürütme ve yargı yetkilerini elinde toplamak
istediği, bu nedenle Başsavcı Abdülmecid Mahmud’u görevinden alarak, Talat
İbrahim’i yerine atayan bir kararname yayınladığı’’ söyleminde bulunmuşlardır.96
Mursi’nin Aldığı Son Kararlar Sonrasında Muhaliflerin
Durumu
Mursi’nin Yeni Firavun olarak nitelendirilmesine neden olan 22 Kasım kararları
sonrasında muhalifler tekrar Kahire sokaklarını doldurmuşlardır. Ayrıca Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın etrafında yaşanan olaylarda Mursi taraftarları ile muhalifler karşı karşıya gelmiştir. Cumhurbaşkanı Mursi bu noktada orduyu göreve
çağırmayarak olayların çok daha içinden çıkılmaz bir hale gelmesini önlemiştir. Ancak muhalefetin ülkenin medya organlarını Mursi aleyhine kullanmaları
Cumhurbaşkanı’nı zor duruma bırakmış ve Mursi aldığı 22 Kasım kararlarını
iptal ettiğini açıklamıştır. 15 Aralık’ta yapılacak olan anayasa referandumu için ise
aynı tarihin geçerli olduğu bildirilmiştir.
Müslüman Kardeşler’in bu kadar yoğun bir muhalefet tepkisi ile karşılaşmasının en önemli nedenlerinden biri Müslüman Kardeşler’in devlet yönetimi
konusundaki tecrübesizlikleridir.97 Bu durum Mursi’nin Cumhurbaşkanı olması
ve yaşanan süreç ile beraber daha ön plana çıkmıştır.98 Ayrıca yeni bir sürecin
içerisine giren Mısır’da ülkenin ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlarının hemen
çözülmesini beklemek doğru bir davranış değil. Bu bağlamda Mursi bir yandan
ülkenin ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlarını çözmeye uğraşırken bir yandan da
kendisinin iktidarını istemeyen muhaliflerin protestoları, yargı ve medyanın sert
tavrı ile karşılaşmıştır.99
Cumhurbaşkanı Mursi’nin iktidarı bırakması için sokaklara dökülen muhalifler arasında seküler ve liberal grupların yanı sıra Mübarek rejiminin taraftarları ve
rejimin izlerini taşıyan yargı yer almaktadır.100 Bu gruplar özellikle de Mursi’nin
22 Kasım kararlarında da ortaya çıktığı gibi tüm yetkileri kendisinde toplamasına karşı çıkmışlardır. Bu bağlamda muhalif gruplar Anayasa’da belirtilen Şeriat
ilkesine karşı çıksalar bile bunun temel bir dayanak noktası olduğunu söylemek
yanlış olabilir.101 Ayrıca yapılan seçimler sonrasında Selefilerin ön plana çıkması
da muhalifleri rahatsız eden bir durum olmuştur.102
Müslüman Kardeşlerin yıllarca yasaklı bir oluşum olarak siyasi hayatta yer
almaları Mursi’nin ve onun arkasında yer alan Müslüman Kardeşler’in iktidara
geldikten sonra nasıl bir yol izleyecekleri konusunda tecrübesiz olmalarına yol açmıştır.103 Bu tecrübesizliğin devlet yönetimine de yansıması ile beraber muhalifler
Mursi karşıtı protesto gösterilerinde bulunmuşlardır.
Mursi’nin karşılaştığı zorluklardan birisi de Mısır yargısının karşısında yer almasıdır. Bu bağlamda Mısır’da yargının ülkedeki sorunlar üzerinde önemli bir etkisi olduğu söylenebilir. Özellikle Mübarek’in devrilmesinden sonra yaşanan geçiş
sürecinde bazı Cumhurbaşkanı adaylarının adaylıklarını iptal etmesinin yanı sıra
Anayasa Komisyonu’nun çalışmalarının askıya alması, Şura ve Halk Meclisi seçimlerinin yasaya uymadığı gerekçesi ile iptal edilmesi bu duruma örnek teşkil
21
Ankara Strateji Enstitüsü, Analiz No: 14-03
edebilecek niteliktedir. Müslüman Kardeşler’in temsilcilerinden Dr. Eşref Gaffar
yaşananları şu sözleri ile özetlemektedir.
“Mısır halkı gelişmelerden memnun ama bazı çevreler özellikle medyayı da
kullanarak sürece müdahil olmaya ve seçimlere gölge düşürmeye çalışıyor. Bu bir
yılda hiç kimsenin tahmin edemeyeceği gelişmeler yaşandı. Seçimler, uluslararası
ve yerel gözlemcilerin onayıyla tamamen şeffaf bir şekilde yapıldı. Bugün geldiğimiz noktada, bazı çevreler seçimlere gölge düşürmeye çalışıyor. Halk yeniden
sokaklara çağrılıyor. 25 Ocak itibariyle halk yeniden sokaklara inecek ama bu
sefer iki farklı grup söz konusu. Bunlardan İslami hareketler ve mutedil olanlar
gelinen aşamayı önemli bir başarı ve demokratik sürecin başlangıcı olarak değerlendiriyor. Diğerleri ise askeri yönetimden intikam almak ve devrimi tamamlamak söylemiyle hareket ediyorlar. Bu arada Müslüman Kardeşler’den ve diğer
İslami yapılanmalardan korkutmaya çalışarak bizlerin İslam devleti kuracağımızı
söylüyorlar. Biz hiçbir şekilde Müslüman Kardeşler ve ötekiler tarzında yahut
Müslümanlar ve gayr-i Müslimler şeklinde bir söyleme sahip değiliz.”104
15 Aralık 2012 tarihinde Anayasa’nın kabul edilmesinden sonra da Halk ve
Şura Meclisi seçimlerinin Nisan ayında yapılması kararlaştırılmıştır. Ancak yargı
Nisan ayında yapılması planlanan seçimlerin ertelenmesine karar vermiştir. Bununla beraber son dönemde yargı Mursi’nin yetkilerini güçlendiren Olağanüstü
Hal Kanunu’da iptal etmiştir.105
22
sonuç
Sonuç
2
5 Ocak 2011 tarihinde Mısır’da başlayan ayaklanmalar Mısırlıların Hüsnü
Mübarek’i devirmesi ile sonuçlanmıştır. Bu bağlamda Mısır’ı diğer Arap ülkelerinden ayıran en önemli faktörlerden birisi ise muhalif grupların 2000’li
yıllardan itibaren ülkede varlık göstermeleridir. Ayrıca 2011’deki ayaklanmalar
öncesinde her fırsatta protesto gösterilerinde bulunmaları ülkedeki yönetim karşıtlığını her zaman canlı tutmuştur. Özellikle bu grupların toplumun çok çeşitli
kesimlerini içerisinde barındırması (öğrenci, işçi, Müslüman Kardeşlerin üyeleri,
milliyetçi, sol görüşlü vb.) devrim sırasında aralarında bir birlik olmasını beraberinde getirmiştir. Ayrıca Müslüman Kardeşler’in ayaklanmaların başlangıcında
devrimin ruhuna zarar vermemek amacıyla pasif kalması ve gençlik kollarının
devrime katılması da devrimin herhangi bir ideolojiye bağlı olmadığını göstermektedir. Ayrıca gösteriler sırasında “Özgürlük, Ekmek ve Onur” gibi sloganların
atılması da devrimin herhangi bir siyasal ideoloji çerçevesinde gerçekleşmediğine
işaret etmektedir.
Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in devrilmesinde sadece muhalefetin
rolü olduğunu söylemek yanlış olacaktır. Çünkü ordunun ayaklanmalar sırasında
halka müdahale etmeyeceğini açıklaması da önemli bir faktördür. Bu iki faktör
dışında yazıda bahsedilmese de ABD’nin de etkisinin olduğu bilinen bir gerçektir. Çünkü Mısır Ortadoğu’da İsrail’den sonra 1.3 milyar dolar ile en fazla askeri
yardımı alan ikinci ülkedir. Bu bağlamda halk hareketleri sırasında ordudaki üst
düzey yetkililer ile ABD arasında görüşmelerin yapıldığı söylenmektedir.
Mübarek iktidar olduğu süre zarfınca seçim sistemine getirdiği kısıtlamalar
nedeniyle ülkedeki muhaliflerin yönetimde söz sahibi olmalarını engellemeye
çalışmıştır. Ancak 2000’li yıllardan sonra Mübarek’in kendi yerine oğlunun geçmesinin planlamasının yanı sıra ekonomi üzerinde kendi taraftarları ile kurduğu
kontrol mekanizması halkın yönetime karşı gösterilerde bulunmasına neden olmuştur. Ancak Mübarek’in devrilmesinden sonra ordunun yönetimi devralması
ile beraber halk kendi istediği kişilerin iktidar olması için Tahrir’i terk etmemiştir.
Bu bağlamda Mısır tarihinde ilk defa yapılan demokratik seçimler halkın geleceğe dair ümitvar olmasını sağlamıştır. Ancak hem meclis seçimleri hem de cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında yaşanan tartışmalar, ordunun kendi etkinliğini
23
Ankara Strateji Enstitüsü, Analiz No: 14-03
kaybetmek istememesi ve yargı organlarının da seçimlere müdahale etmesi halkın
“seçimler olsa bile değişen bir şey olmayacak” gibi söylemlerde bulunmalarına yol
açmıştır.
Mursi’nin ülkenin cumhurbaşkanı olmasından sonra da ülkedeki kargaşa ortamı devam ettiği görülmektedir. Mursi’nin kendi yetkilerini artıran 22 Kasım
kararlarını yayınlaması ile de muhalifler tekrar Mısır sokaklarındaki yerlerini almışlardır. Her ne kadar Mursi bu kararlar neticesinde artan yetkisini ülkedeki
istikrarsızlığın sona ermesi ile bırakacağını söylese bile Mısırlılar bu açıklamadan
tatmin olmamışlardır. Bu bağlamda sokaktaki grupların profilinin ise ayrıca incelenmesi gerekmektedir. Çünkü Tahrir Meydanı’nda hem Mübarek’in devrilmesinde etkin rol oynayan gruplar hem de Mübarek taraftarları aynı saflar arasında
yer almışlardır. Bu durum ise Mısır Cumhurbaşkanı Mursi’nin aldığı kararların
muhalif grupları Mübarek yanlısı kişilerle beraber hareket etmesine yol açtığı şeklinde değerlendirilmiştir.
Baskılar sonrasında 22 Kasım kararlarının iptal edilmesine rağmen Anayasa referandumunun 15 Aralık’ta yapılması kararlaştırılmıştır. Bu ise muhaliflerin
sokaklardaki gösterilerinin ve protestolarının artmasına neden olmuştur. Ayrıca
Mursi taraftarlarının da sokağa inmesi iki grubu karşı karşıya getirmiş ve taraflar
arasında ise çatışmaların yaşanmasına neden olmuştur. Anayasa referandumunun
yapılacağı tarihe kadar da anayasa içerisinde yer alan maddeler ülkenin en önemli
tartışma konusunu oluşturmuştur.
Mursi’nin halk tarafından “yeni firavun” olarak değerlendirilmesi ve tüm muhalif grupların yönetimde söz sahibi olmasını sağlayamaması da Mısır’daki karışıklığın uzun süre devam edeceğine işaret etmektedir. Ayrıca muhaliflerin halen
sokaklarda yer almasının yanı sıra ülkedeki medya ve yargı mensuplarının Mursi
karşıtı tutumları da Cumhurbaşkanı Mursi ve Müslüman Kardeşleri zor durumda
bırakmaktadır. Çünkü Mursi, Müslüman Kardeşler’den bağımsız davranmadığı
eleştirilerine maruz kalmaktadır.
24
SONNOTLAR
1
Mohamed el-Kawas, Egypt’s Unfinished Revolution, Mediterranean Quarterly,
23:1.
2 Andrew England, “Army rules out force against protesters”, 1 Şubat 2011,
http://www.ft.com/cms/s/0/2bdffd86-2d6b-11e0-8f53-00144feab49a.
html#axzz2TIsAw5xT (Erişim Tarihi: 15 Mayıs 2013).
3
“Defiant Mubarak vows to finish term”, Al Jazeera News, 2 Şubat 2011, http://english.aljazeera.net/news/middleeast/2011/02/201121191413252982.html (Erişim
Tarihi: 15 Mayıs 2013).
4 Ve Hüsnü Mübarek İstifa etti, 11 Şubat 2011, http://www.cnnturk.com/2011/
dunya/02/11/ve.husnu.mubarek.istifa.etti/606410.0/index.html (Erişim Tarihi: 15
Mayıs 2013).
5
Mübarek Devlet Başkanlığı yardımcılığına kendisine herhangi bir darbe yapılır korkusu ile birini atamamıştır.
6
“25 Ocak’tan Yeni Anayasa’ya: Mısır’da Dönüşümün Anatomisi”, Ankara, SETA,
Nisan 2011, s. 25.
7 Kifaya (The Egyptian Movement For Change), http://egyptelections.carnegieendowment.org/2010/09/22/the-egyptian-movement-for-change-kifaya (Erişim Tarihi 19 Mayıs 2013).
8 Hakan Çopur, Sivil Toplum ve Ortadoğu’da Demokrasi Denklemi, EkoPolitik,
http://www.ekopolitik.org/images/cust_files/070522152656.pdf, (Erişim Tarihi:
19 Mayıs 2013).
9
İbrahim Tığlı, Mısır’da Sosyal Hareketler, Kifaye Hareketi ve Müslüman Kardeşler,
İstanbul, DÜBAM, Şubat 2011, http://www.dunyabulteni.net/file/2011/misirdasosyal-hareketler.pdf (Erişim Tarihi: 19 Mayıs 2013).
10Ibid.
11 Veysel Ayhan ve Nazlı A. Algan, “Mısır Devrimi Ve Mübarek: Bir Diktatörün
Sonu” , IMPR, 2011, s. 12.
12Ibid.
13 “A facebook revolution”, Post-Gazette News, 13 Nisan 2008, http://www.postgazette.com/ pg/08104/872603-109.stm (Erişim Tarihi: 19 Mayıs 2013).
14 “Mısır Sokaklarında kimler var”, 9 Şubat 2011, http://www.ozgundurus.com/Haber/Haber-Analiz/09022011/Misir-sokaklarinda-kimler-var.php (Erişim Tarihi: 19
Mayıs 2013).
15 Egypt: “We are all Khaled Said”, BBC News, 17 Şubat 2011, http://www.bbc.
co.uk/worldservice/programmes/2011/02/110217_outlook_egypt_protests_khaled_said.shtml (Erişim Tarihi: 19 Mayıs 2013).
16Ibid.
17 Bkz: https://www.facebook.com/elshaheeed.co.uk.
18 Mona Farag, Egypt’s Muslim Brotherhood and the January 25 Revolution: new
political party, new circumstances, Comtemproray Arab Affairs, , 5:2, s. 214-219.
19 Değişen Mısır ve Yeni Dönemde Türkiye-Mısır İlişkileri, ORSAM Tutanakları, 25
Haziran 2012, http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/20121113_
tutanakm%C4%B1s%C4%B1rtur-ing.pdf, (Erişim Tarihi: 20 Mayıs 2013)
20 Angela Joya, “The Egyptian revolution: crisis of neoliberalism and the potential for
democratic politics”, Review of African Political Economy, Cilt 38, No 129, 201, s.
367-386.
21Ibid.
22Ibid.
25
Ankara Strateji Enstitüsü, Analiz No: 14-03
23Ibid.
24Ibid.
25Ibid.
26 Noha Bakr, “The Egyptian Revolution”, http://www.um.edu.mt/__data/assets/
pdf_file/0004/150394/Chapter_4_-_Noha_Bakr.pdf (Erişim Tarihi: 22 Mayıs
2013).
27 Harun Öztürkler, “Mısır Ekonomisinin Genel Özellikleri”, Ortadoğu Analiz, Cilt
4, Sayı 38, Şubat 2012, http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/2012214_harun.ozturkler.pdf (Erişim Tarihi: 22 Mayıs 2013), s. 55.
28 Mısır’da güç savaşı, 1 Ağustos 2012, http://turkish.irib.ir/makaleler/siyasi-makaleler/
item/264471-m%C4%B1s%C4%B1r%E2%80%99da-g%C3%BC%C3%A7sava%C5%9F%C4%B1, (Erişim Tarihi: 22 Mayıs 2013).
29 Didem Aydınoğlu, “Mısır’da Olağanüstü Hal Uygulamaları”, 17 Mayıs 2010,
http://www.sde.org.tr/tr/haberler/1050/misirda-olaganustu-hal-uygulamalari.aspx
(Erişim Tarihi: 22 Mayıs 2013).
30 Veysek Ayhan, “Mısır Devriminin Ayak Sesleri Bir Devrin Sonu Mu?”, ORSAM,
Rapor No:27, Şubat 2011, http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/201123_misir.orsam..pdf (Erişim Tarihi 22 Mayıs 2013).
31Ibid.
32
33Ibid.
34 Bu şartlar şu şekilde belirtilebilir: Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılmak isteyen
adayların en az 1 yıl boyunca siyasi parti liderliği yapmış olması ve bu siyasi partinin ise 5 yıl önce kurulması gerekmektedir. Ayrıca partinin, yapılan Halk ve Şura
Meclisi’nde yüzde 5 oy oranında temsil edilmesi gerekmektedir. Bağımsız adayların
seçimlere katılabilmesi için Halk Meclisi’nden 65 milletvekili, Şura Meclisi’nden ise
25 temsilcinin onayını almasının yanı sıra 14 ayrı valilikten 10’ar Yerel Konsey’in
desteğinin de sağlanmış olması gerekmektedir. Bkz: “Mısır Devriminin Ayak Sesleri
Bir Devrin Sonu Mu?”, ORSAM, Rapor No:27, Şubat 2011, http://www.orsam.
org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/201123_misir.orsam..pdf
35 Veysel Ayhan, Mısır Devrimi’nin Ayak Sesleri, ORSAM, http://www.orsam.org.tr/
tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/2011210_Veysel.Ayhansubatkapakkonu2.pdf...
36 Serpil Açıkalın, “Mısır’da Neler Oluyor”, 7 Aralık 2010, http://www.usak.org.tr/
makale.asp?id=1824 (Erişim Tarihi: 24 Mayıs 2013).
37 Doç. Dr. Harun Öztürkler, “Mısır Ekonomisinin Genel Özellikleri”, Ortadoğu
Analiz, Cilt 4, Sayı 38, Şubat 2012, http://www.orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/
Dosyalar/2012214_harun.ozturkler.pdf, (Erişim Tarihi: 24 Mayıs 2013).
38 “Mısır Ordusu açıklama yaptı”, 12 Şubat 2011, http://www.dunyabulteni.net/
index.php?aType=haber&ArticleID=147139&q=m yüzdeC4 yüzdeB1s yüzdeC4
yüzdeB1r (Erişim Tarihi: 24 Mayıs 2013).
39 “Mısır’da erken seçim yok”, 14 Şubat 2011, http://www.dunyabulteni.net/index.ph
p?aType=haber&ArticleID=147287&q=m yüzdeC4 yüzdeB1s yüzdeC4 yüzdeB1r
(Erişim Tarihi: 24 Mayıs 2013).
40 “Müslüman Kardeşler parti kuruyor”, 22 Şubat 2011, http://www.dunyabulteni.
net/index.php?aType=haber&ArticleID=148368&q=m yüzdeC4 yüzdeB1s yüzdeC4 yüzdeB1r (Erişim Tarihi: 24 Mayıs 2013).
41 “Mısır’da yeni kabine göreve başladı”, 23 Şubat 2011, http://www.dunyabulteni.
net/index.php?aType=haber&ArticleID=148567&q=m yüzdeC4 yüzdeB1s yüzdeC4 yüzdeB1r (Erişim Tarihi: 24 Mayıs 2013).
42 “Mısır anayasada değişikliğe evet dedi” , 21 Mart 2011, http://www.dunyabulteni.
net/index.php?aType=haber&ArticleID=152114&q=m yüzdeC4 yüzdeB1s yüzdeC4 yüzdeB1r (Erişim Tarihi: 24 Mayıs 2013).
43 “Mısır’da halk meclisi seçimleri tamamlandı”, 5 Ocak 2012, http://turkish.ruvr.
ru/2012/01/05/63411284.html (Erişim Tarihi 25 Mayıs 2013).
26
Mısır’daki Değişim Sürecinde Muhalifler ve Muhammed Mursi Dönemi
44 Nebahat Tanrıverdi O YAŞAR, “Mısır’daki Geçiş Sürecinin Aktörler Üzerinden
Değerlendirilmesi”, Ortadoğu Analiz, Ağustos 2012, Cilt 4 Sayı 44. http://www.
orsam.org.tr/tr/trUploads/Yazilar/Dosyalar/2012824_nebahat.pdf , (Erişim Tarihi:
25 Mayıs 2013).
45Ibid.
46 İhvan Mısır Şura Meclisi’nde de lider, 245 Şubat 2012, http://www.dunyabulteni.
net/?aType=haber&ArticleID=198810, (Erişim Tarihi: 25 Mayıs 2013).
47 Mısır Şura Meclisi Başkanı İhvandan, 28 Şubat 2012, http://www.dunyabulteni.ne
t/?aType=haber&ArticleID=199446, (Erişim Tarihi: 25 Mayıs 2013).
48 Mısır Cumhurbaşkanlığı seçimi 23-24 Mayıs’ta yapılacak, 12 Mayıs 2012, http://
www.zaman.com.tr/newsDetail_getNewsById.action?haberno=1286818&title=
misir-cumhurbaskanligi-secimi-2324-mayista-yapilacak, (Erişim Tarihi: 25 Mayıs
2013).
49 Guide to Egyptian presidential election, 14 June 2012, http://www.bbc.co.uk/
news/world-middle-east-18115104, (Erişim Tarihi: 25 Mayıs 2013).
50 Taha Kılınç, “Müslüman Kardeşlerden Tüccar Aday”, 2 Nisan 2012, http://www.
usasabah.com/Yazarlar/taha_kilinc/2012/04/02/musluman-kardeslerden-tuccaraday, (Erişim Tarihi: 25 Mayıs 2013).
51 “Adaylığı ülkeyi karıştırdı”, 9 Nisan 2012, http://www.cnnturk.com/2012/dunya/04/09/adayligi.ulkeyi.karistirdi/656575.0/index.html, (Erişim Tarihi: 25 Mayıs
2013).
52 Abdullah Aydoğan Kalabalık, “Mısır’da ilginç cumhurbaşkanlığı yarışı”, 16 Nisan
2012, http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=206221, (Erişim
Tarihi: 25 Mayıs 2013).
53 “Cumhurbaşkanlığı Seçimi Arifesindeki Mısır’da Tansiyon Yükseliyor”, 2 Nisan
2012, http://www.haberler.com/cumhurbaskanligi-secimi-arifesindeki-misir-da3502041-haberi/, (Erişim Tarihi: 25 Mayıs 2013).
54 Abdullah Aydoğan Kalabalık, “Mısır’da ilginç cumhurbaşkanlığı yarışı”, 16 Nisan
2012, http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=206221, (Erişim
Tarihi: 25 Mayıs 2013).
55Ibid.
56 Abdullah Aydoğan Kalabalık, “2012 Mısır için yeniliklerin yılı oldu”, 5 Ocak 2013,
http://www.dunyabulteni.net/?aType=haber&ArticleID=241534, (Erişim Tarihi:
25 Mayıs 2013).
57 “Mısır’da Ömer Süleyman’ın adaylığına tepki”, 8 Nisan 2012, http://www.samanyoluhaber.com/dunya/Misirda-Omer-Suleymanin-adayligina-tepki/744653/, (Erişim Tarihi: 27 Mayıs 2013).
58 Mısır’da seçim öncesi çelişik tahminler, BBC Türkçe, 18 Mayıs 2012, http://www.
bbc.co.uk/turkce/haberler/2012/05/120517_egypt_polls.shtml, (Erişim Tarihi: 25
Mayıs 2013).
59 “Mısır Seçimleri ve Öne Çıkan İsimler”, http://www.timeturk.com/m/haber.
asp?id=500855, (Erişim Tarihi: 27 Mayıs 2013).
60 Nebahat Tanrıverdi O YAŞAR, “Mısır’daki Geçiş Sürecinin Aktörler Üzerinden
Değerlendirilmesi”, Ortadoğu Analiz, Cilt 4, No 44, Ağustos 2012.
61 “SCAF expands its power with constitutional amendments”, Egypt Independent, 17
Haziran 2012, http://www.egyptindependent.com/node/928246, (Erişim Tarihi:
27 Mayıs 2013).
62 Müslüman Kardeşler meydanlara inecek, 19 Haziran 2012, http://www.dunyabulteni.net/index.php?aType=haber&ArticleID=214657&q=M%C4%B1s%C4%B
1r, ( Erişim Tarihi: 27 Mayıs 2013).
63 “Mısır’da seçim sonuçları açıklandı”, 25 Haziran 2012, http://www.cnnturk.
com/2012/dunya/06/24/misirda.sonuclar.aciklandi/666295.0/index.html, (Erişim
Tarihi: 27 Mayıs 2013).
64Ibid.
27
Ankara Strateji Enstitüsü, Analiz No: 14-03
65 “Mursi’den Tahrir’de başkanlık yemini”, 29 Haziran 2012, http://www.samanyoluhaber.com/dunya/Mursiden-Tahrirde-baskanlik-yemini/786720/, (Erişim Tarihi:
27 Mayıs 2013).
66 Abdullah Aydoğan Kalabalık, Mısır’da Meşruiyet ve güç mücadelesi, Dünya Bülteni, 10 Temmuz 2012, 2013), http://www.dunyabulteni.net/index.php?aType=habe
r&ArticleID=218004&q=M%C4%B1s%C4%B1r, (Erişim Tarihi: 1 Haziran) .
67 Abdullah Aydoğan Kalabalık, Mursi’nin kararına İslamcılardan destek, 9 Temmuz
2012, http://www.dunyabulteni.net/index.php?aType=haber&ArticleID=217842
&q=M%C4%B1s%C4%B1r, (Erişim Tarihi:1 Haziran 2013).
68 Nebahat Tanrıverdi, Mısır’da Sancılı Değişim, 11 Aralık 2012, http://www.orsam.
org.tr/tr/yazigoster.aspx?ID=4088, (Erişim Tarihi: 1 Haziran 2012),
69 İsmail Numan Telci, Mısır’da Devrim Sonrası İktidar Mücadelesi, 8 Aralık 2012,
http://www.orsam.org.tr/tr/yazigoster.aspx?ID=4086, (Erişim Tarihi: 1 Haziran
2012)
70 Abdullah Aydoğan Kalabalık, Mısır’da Cumhuriyet mitingleri devrede, Dünya Bülteni, 24 Ağustos 2012, http://www.dunyabulteni.net/index.php?aType=haber&Art
icleID=223806&q=M%C4%B1s%C4%B1r, (Erişim Tarihi: 2 Haziran 2013).
71 Mısır’da Mursi yeni Başbakanı seçti, 24 Temmuz 2012, http://www.dunyabulteni.net/index.php?aType=haber&ArticleID=220001&q=M%C4%B1s%C4%B1r,
(Erişim Tarihi: 1 Haziran 2013).
72 Mursi 100.cü gününe bir dizi sorunla giriyor, Dünya Bülteni, 5Ekim 2012, http://
www.dunyabulteni.net/index.php?aType=haber&ArticleID=229784&q=M%C4
%B1s%C4%B1r, ( Erişim Tarihi:2 Haziran 2012).
73Ibid.
74Ibid.
75 Mısır’da Başsavcı krizi patlak verdi, 12 Ekim 2012, http://www.dunyabulteni.net/
index.php?aType=haber&ArticleID=230763&q=M%C4%B1s%C4%B1r, (Erişim Tarihi: 3 Haziran 2013).
76Ibid.
77 Mısırlı hakimler Mursi’nin eşi görülmemiş saldırısını kınadı, 24 Kasım 2012,
http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2012/11/121124_egypt_unrest_judges.
shtml, (Erişim Tarihi: 3 Haziran 2013).
78 Mursi anayasal düzenlemeler çerçevesinde yeni kararlar aldı, 23 Kasım 2012,,
http://www.zaman.com.tr/dis-haberler/mursi-anayasal-duzenlemeler-cercevesindeyeni-kararlar-aldi/2019717.html, (Erişim Tarihi: 3 Haziran 2013).
79 Mısır yargısı Mursi’ye savaş açtı, 23 Kasım 2012, http://www.dunyabulteni.net/
index.php?aType=haber&ArticleID=236079&q=m%C4%B1s%C4%B1r, (Erişim
Tarihi: 3 Haziran 2013).
80Ibid.
81 Mursi’nin kararları sonrasında Mısır karıştı, 24 Kasım 2012, http://www.dunyabulteni.net/index.php?aType=haber&ArticleID=236183&q=m%C4%B1s%C4%
B1r, (Erişim Tarihi:3 Haziran 2012).
82 Mısır’da Mursi meydan okudu, 6 Aralık 2012, http://www.dunyabulteni.net/index.php?aType=haber&ArticleID=237831&q=m%C4%B1s%C4%B1r, (Erişim
Tarihi: 3 Haziran 2013).
83 Mısır’ın yeni Firavun isyanı, 23 Kasım 2012http://www.ntvmsnbc.com/
id/25400474/, (Erişim Tarihi: 5 Haziran 2013).
84 Mısır basını protesto için ekran karartıyor, 5 Aralık 2012, (Erişim Tarihi: 5 Haziran
2013), http://www.zaman.com.tr/dis-haberler/misir-basini-protesto-icin-ekran-karartiyor/2024663.html.
85 Mursi geri adım attı, 9 Aralık 2012, http://www.zaman.com.tr/dis-haberler/mursi-anayasal-duzenlemeler-cercevesinde-yeni-kararlar-aldi/2019717.html, (Erişim
Tarihi: 5 Haziran 201).
86 Boykot değil “hayır”, 13 Aralık 2012, http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aTy
pe=RadikalDetayV3&ArticleID=1111816, (Erişim Tarihi: 5 Haziran 2013).
28
Mısır’daki Değişim Sürecinde Muhalifler ve Muhammed Mursi Dönemi
87 Yeni Mısır yasası onaylandı, 25 Aralık 2012, http://www.amerikaninsesi.com/
content/yeni-misir-anayasasi-onaylandi/1571998.html, (Erişim Tarihi: 5 Haziran
2013).
88 Mısır halkı evet dedi, 23 Aralık 2012, http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?a
Type=RadikalDetayV3&ArticleID=1113487&CategoryID=81, (Erişim Tarihi: 5
Haziran 2013).
89 Yeni Mısır anayasasının ana hatları, 25 Aralık 2012, http://www.trtturk.com.tr/
haber/yeni-misir-anayasasinin-ana-hatlari.html, (Erişim Tarihi: 7 Haziran 2013).
90 Mursi’den barış ve sukunet çağrısı, 26 Ocak 2013, http://www.dunyabulteni.net/
index.php?aType=haber&ArticleID=244462&q=m%C4%B1s%C4%B1r, (Erişim
Tarihi: 7 Haziran 2013).
91 Port Said davasında 21 idam, 9 Mart 2013, http://www.dunyabulteni.net/index.ph
p?aType=haber&ArticleID=250796&q=m%C4%B1s%C4%B1r, (Erişim Tarihi:
14 Haziran 2013).
92Ibid.
93Ibid.
94 Mısır’da seçime iptal kararı, 6 Mart 2013, http://www.dunyabulteni.net/index.php
?aType=haber&ArticleID=250380&q=m%C4%B1s%C4%B1r, (Erişim Tarihi: 11
Haziran 2013).
95 Mısır muhalefeti seçim kararından memnun, 7 Mart 2013, http://www.dunyabulteni.net/index.php?aType=haber&ArticleID=250494&q=m%C4%B1s%C4%B
1r, (Erişim Tarihi: 11 Haziran 2013).
96 Mısır Mahkemesi Mursi’nin kararını iptal etti, 27 Mart 2013, http://www.dunyabulteni.net/index.php?aType=haber&ArticleID=253431&q=m%C4%B1s%C4%
B1r, Erişim Tarihi: 11 Haziran 2013).
97 İsmail Numan Telci, Devrim Sonrası Mısır’da Güç Mücadelesi: “İslamcı İktidar vs.
Seküler Muhalefet”, Ortadoğu Analiz, Ocak 2013, Cilt 5, Sayı 13, s.81.
98Ibid.
99 İsmail Numan Telci, Mısır’da İktidar Yeniden Paylaşılıyor, Yeni Şafak, 2 Aralık
2012,
http://yenisafak.com.tr/yorum-haber/misirda-iktidar-yeniden-paylasiliyor-04.12.2012-430190, (Erişim Tarihi: 10 Haziran 2013).
100 İsmail Numan Telci, Devrim Sonrası… s.84.
101 Meliha Benli Altunışık, Mübarek Sonrası Mısır, ORSAM, 6 Şubat 2013, http://
www.orsam.org.tr/tr/yazigoster.aspx?ID=4254, (Erişim Tarihi: 10 Haziran 2013).
102Ibid.
103 Mona Farag, Egypt’s Muslim Brotherhood and the January 25 Revolution: new
political party, new circumstances, Comtemproray Arab Affairs, , 5:2, s. 214-219.
104 Ali Tandoğan, Arap Baharı Sürecinde Mısır, Yüksek Lisans Tezi, içinde Sivil Dayanışma Platformu, Basın Açıklaması, Mısır’da Yeni Dönem, 23Ocak 2012. http://
www.timeturk.com/tr/.
105 Mısır’da yargı Mursi’ye direniyor, Haberinvakti, 4 Haziran 2013, http://www.haberinvakti.com/dunya/misirda-yargi-mursiye-direniyor-h29881.html, (Erişim Tarihi:
10 Haziran 2013)
29
Ankara Strateji Enstitüsü
Analiz No: 2014-4
Kasım 2014
Mısır’daki Değişim Sürecinde
Muhalifler ve Muhammed Mursi Dönemi
Analiz
Gülsüm BOZ
Mısır’daki Değişim Sürecinde Muhalifler
ve
Muhammed Mursi Dönemi
Gülsüm BOZ
Ankara Strateji Enstitüsü
Emek Mah. 26. Sokak (Eski 62. Sok.) No:8/2 Çankaya 06500 ANKARA/TÜRKİYE
Tel: (0312) 213 84 44 • Faks: (0312) 213 84 34
ankarastrateji.org • [email protected]
Analiz No: 2014-4
Kasım 2014
Download

Raporu indirmek için tıklayınız