Arş. Gör. Necdet YASIT
1983 yılında Denizli’nin Kale ilçesinde doğdu. İlkokulu Alanyurt köyünde, Ortaokulu
ve liseyi Kale’de tamamladı. 2003 yılında Gaziantep Üniversitesi Nizip Meslek
Yüksekokulu’ndan mezun oldu. 2008’de Süleyman Demirel Üniversitesi Tarih Bölümünde
Lisansını 2012’de Yüksek Lisansını tamamladı. Aynı yıl Erciyes Üniversitesi Sosyal Bilimler
Enstitüsü Yakınçağ Tarihi doktora programına başladı. Şu anda “Sudan’da Kondominyum
Dönemi (1898-1917)” adlı doktora tez çalışmasını sürdürmektedir. Erciyes Üniversitesi
Stratejik Araştırmalar Merkezi’nde (ERUSAM) Afrika Araştırmaları’nda Yakın Dönem
Sudan ve Türkiye - Afrika İlişkileri konularında çalışmalar yapmaktadır.
İÇİNDEKİLER
Takdim……………………………………………………………………………………………………………………………………….………2
Giriş……………………………………………………………………………………………………………….….……………………..………..3
Ülke Profili…………………………………………………………………………………………………………………………….……………6
Ayrılıkçı Gruplarla Çatışma ve Anlaşma………………………………………………………………………………..……….……7
Ulusal Uzlaşma Arayışları…………………………………………………………………………………………………….……………9
Nisan 2015 Seçimleri……………………………………………………………………………………………………………………..…12
Yakın Komşularla İlişkiler………………………………………………………………………………………………………………….13
Sudan, Avrupa ve ABD ilişkileri…………………………………………………………………………………………………………14
Türkiye-Sudan İlişkileri…………………………………………………………………………………………………………………….17
SONUÇ…………………………………………………………………………………………………………………………………………….19
KAYNAKÇA………………………………………………………………………………………………………………………………………22
1
Takdim
ERUSAM olarak Türk dış politikasını yakından ilgilendiren birçok konu hakkında
çalışmalarımız devam etmektedir. 2015’te Ortadoğu, Kafkaslar, Afrika ve Kırım gibi
sahalardaki gelişmelere dair çeşitli analiz, değerlendirme ve raporlar yayınlamaya başladık.
İlk olarak Rusya devlet başkanı Vladimir Putin’in Türkiye ziyareti münasebetiyle
Tekin Aycan Taşçı’nın hazırladığı “Türkiye-Rusya ilişkilerinde Üst Düzey İşbirliği Konseyi
(UDİK)” adlı bir analiz yayınlandı. İkinci olarak birimimizin Diasporalar bölümünde çalışan
Özer Özocak’a ait “Diaspora Kavramı ve Ermeni Diasporası” adlı çalışmasını yayınladık. Bu
sefer Merkezimiz Afrika Araştırmaları bölümünde çalışan Arş. Gör. Necdet Yasıt’ın “Sudan
2014” konulu değerlendirmesini yayınlıyoruz.
Afrika, Türkiye’deki araştırmacıların dikkatini yakın döneme kadar yeterince
çekmeyen bir coğrafyaydı. Siyasi ve ticari ilişkilere paralel olarak kıtaya son yıllarda artan bir
ilgi olmakla birlikte çalışmalar, henüz istenen noktaya gelmemiştir. Tarihi ve kültürel
bağlardan dolayı dostane ilişkiler gün geçtikçe artmaktadır. Bilindiği üzere Afrika’nın önemli
bir kısmı uzun süre Osmanlı yönetiminde kalmıştı. Bunlardan biri de Sudan’dı. Günümüzü
anlamanın ve daha sağlıklı ilişkiler kurmanın yolu geçmişi iyi analiz etmekten geçiyor.
Necdet Yasıt, meraklılarına Sudan’ın dünü, bugünü ve iki ülke arasındaki ilişkilere dair ilgi
çekici bilgiler sunmaktadır. Keyifle okumanız dileği ile.
Doç.Dr. Cevdet KIRPIK
ERUSAM Müdürü
2
Giriş
Sûdan, Arapçada “siyah” anlamındaki “Sûd” kelimesinden gelmektedir. Biladü’sSudan ise “siyah insanların ülkesi” anlamına gelir. Tarihte “Sudan” kelimesiyle, siyah
insanların yaşadığı Afrika sahra altı coğrafyasında Doğu-Batı arasında geniş bir alan
tanımlanmıştır. Günümüzdeki Sudan ve Güney Sudan bu geniş coğrafyanın doğu tarafını
oluşturmakta ve “Sudan” ismini devam ettirmektedirler. Tarihi anlamda Biladü’s-Sudan
içinde bulunan diğer ülkeler: Çad, Orta Afrika, Kamerun, Nijer, Nijerya, Mali, Senegal,
Gambiya, Gine, Gine Bissau, Fildişi Sahili,
Burkina Faso, Gana, Benin, Togo, Liberya,
Sierra Leone’dir.
Sudan, Mısır valisi Mehmet Ali Paşa
tarafından 1820’li yıllarda yapılan seferler
neticesinde
Func
Sultanlığı’nın
yıkılması
sonucunda kurulmuştur. Mısır’a ve dolayısıyla
Osmanlı Devleti’ne bağlanmıştır. Sudan 1820 1885 yılları arası Ahd-i’t-Türkiyye olarak
adlandırılmıştır.
1
Fotoğraf 1: 1 Ocak 1956
Bu dönemde İstanbul’unda
onayı alınarak Sudan valileri, Mısır yönetimi tarafından atanmıştır. Türk dönemi, Mısır
idaresi tarafından görevlendirilen Gordon Paşa’nın 1885 yılında Mehdi kuvvetlerince
öldürülmesiyle sona ermiştir.
Türk Dönemi’nin sona ermesiyle Sudan’da Mehdi Dönemi başlamış ve İngilizlerin
Sudan’ı işgal ederek Kondominyum Anlaşması’nın 2 imzalandığı 1899’a kadar devam
etmiştir. Bundan sonraki süreçte ise Sudan, Kondominyum anlaşması ile Mısır-İngiliz ortak
yönetimi altına girmiştir. Birinci Dünya Savaşıyla resmi ve fiili olarak tamamen Osmanlı
idaresinden ayrılan Sudan bağımsız olduğu 1956’ya kadar İngiliz yönetimi altında kalmıştır.
Sudan, 1 Ocak 1956’da bağımsızlığına kavuşmuş ancak iç problemler katlanarak
günümüze kadar devam etmiştir. Darbeler, isyanlar, iç savaş ve nihayetinde bölünme
Sudan’ın yakın tarihindeki önemli olayları oluşturur. Siyasi olaylara eklenen kuraklık, açlık
ve ekonomik olaylar ise ülkeyi daha da zor duruma sokmuştur. Bağımsızlığının ikinci yılı
olan 1958’de seçilmiş hükümete General İbrahim Abboud tarafından darbe yapıldı.1962’de
ise etnik ve dini farklılığın çatışmaya dönüştüğünün ilk ciddi işareti olan isyan hareketi Güney
1http://ataturkilkeleri.istanbul.edu.tr/wp-content/uploads/2013/03/ydta-08-nour.pdf
2Kondominyum,
iki veya daha çok sayıda egemen gücün bir bölgeyi bölmeden eşit şekilde paylaşılıp yönetmesidir.
3
bölgesinde başladı.1964’te, General İbrahim Abboud yönetimi Ekim Devrim’i ile sona
erdirilerek yeniden parlamenter sisteme dönüş yapıldı. Ancak ikinci parlamenter dönemde çok
uzun sürmeyip 1969 Mayıs Devrimi’yle sona erdi. Bu kez darbeyi gerçekleştiren General
Cafer El Nimeyri’dir. Nimeyri yönetimi 1985 yılına kadar sürdü. Bağımsızlık döneminden
itibaren başlayan Güney isyanları, Kuzey – Güney çatışması halini aldı. Kuzey-Güney
çatışması aralıklarla devam etmiş 1972 Addis Ababa Anlaşması'yla kısa bir süreliğine
durdurulabilmişti. Nimeyri’nin 1983’te şeriat düzenini uygulamak istemesi üzerine bu
çatışmalar yeniden alevlenmiş ve 2005 yılına kadar devam etmiştir. Nimeyri idaresinin 1985
yılında sona erdirilmesi sonrasında seçimler 1986 yılında yapılabildi ve Umma (Ümmet)
Partisi lideri EL-Sadık EL-Mehdi başkanlığındaki koalisyon hükümeti işbaşına geçti.
Dördüncü darbe ise o zaman Tuğgeneral olan Ömer El-Beşir tarafından 1989 yılında
gerçekleştirildi. Devlet başkanı olan Beşir, siyasi ortamın uygun olduğu düşüncesiyle 1993
yılında seçim kararı aldı ve seçimler sonucunda cumhurbaşkanı oldu. Günümüzde de bu
görevini devam ettirmektedir.
1972 tarihinde yapılan Addis Ababa Anlaşması’nın bozulmasıyla 1984 yılında
yeniden başlayan Kuzey - Güney iç savaşı, 9 Ocak 2005 tarihli “Kapsamlı Barış Anlaşması
(KBA)” ile sona erdi. Bu anlaşmaya göre:
•
Güney Sudan altı yıllık özerklikten sonra bağımsızlık kararı için halk
oylamasına gidecek,
•
Halkoylaması sonucunda Güney için bağımsızlık çıkmaması durumunda ortak
kurulacak 39.000 kişilik ordu teşkil edilecek,
•
Her durumda Güney petrollerinin geliri yarı yarıya paylaşılacak,
•
Merkezî Hükümette Güney’in temsil oranı %70’e %30 alacak,
•
İç savaş sebebiyle göç etmek zorunda kalanlar evlerine dönebilecek,
•
Güney ve Kuzeyin ekonomik dengesini sağlayabilmek için, Güneye ekonomik
yatırımlar yapılacak. 3
Böylece altı yıl sürecek bir geçiş dönemine girilmiş oldu. Bu anlaşma çerçevesinde
Beşir, Cumhurbaşkanlığı görevine devam etti, birinci dereceden yardımcılığına ve Güney
İsa Öğdür, Sudan’daki Askeri Darbeler ve Ortadoğu’ya Etkileri, (Basılmamış YL tezi), Marmara Üniversitesi Ortadoğu
Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul, 2010, s.107.
3
4
Sudan Hükümeti başkanlığına da John Garang getirildi. Ancak kısa bir süre sonra helikopter
kazası neticesinde ölen Garang yerine Salva Kiir Mayardit geçti.
Referandum 9 Ocak 2011 tarihinde gerçekleştirildi ve Güney Sudanlıların %98,83’ü
ayrılma yönünde oy kullandı. Böylelikle Güney Sudan 9 Temmuz 2011 tarihinde
bağımsızlığını ilan etmiş oldu. Güney Sudan’ı ilk tanıyan ülke ise Sudan oldu.
Bağımsızlığın tek başına çözüm olmadığı kısa bir süre sonra görüldü. İki taraf arasında
petrol, vatandaşlık, borçlar gibi önemli sorunların sebep olduğu siyasi sürtüşmeler ve
çatışmalar ortaya çıktı. Abyei, Güney Kordofan ve Mavi Nil eyaletlerindeki çatışmalar
nedeniyle önemli bir savaş tehlikesi ortaya çıkmıştır. Bu sorunlar nedeniyle iki taraf arasında
zaman zaman gerilimler en üst safhaya çıkmakta, ardından geçici çözümler üretilmektedir.
Kalıcı çözüm ise hala sağlanabilmiş değil. Diğer taraftan bağımsızlığını kazanan Güney
Sudan sadece Sudan ile sorunlar yaşamamakta aynı zamanda içte ciddi siyasi problemler,
isyan hareketleri ve kıtlık-açlık gibi sorunlarla uğraşmaktadır. Bu şekilde 2014 yılına kadar
gelen Sudan’ın 2014 yılını ana hatlarıyla ve olaylarıyla sunmaya çalışacağız.
Harita 1: Bölünme öncesi Sudan
5
Harita 2: 2011 Sonrası Sudan
Ülke Profili
Coğrafi Konum: Afrika kıtasının kuzeydoğu kesiminde yer almaktadır. Afrika ve Arap
dünyası arasında köprü konumundadır. Kuzeyinde Mısır, batısında Libya, Çad ve Orta Afrika
Cumhuriyeti, güneyinde Güney Sudan, doğusunda ise Eritre, Etiyopya ve Kızıldeniz yer alır.
GSYİH ( Milyon $ ): 74.343
KBGSYİH ( $ ):2.430
Büyüme Oranı ( % ):2.30%
Nüfus:30.600.000
Yüzölçümü ( km² ):1.861.484
Başkent: Hartum
Çalışma Saatleri: Devlet daireleri genellikle saat 9.00’dan 14.30’a kadar çalışmaktadır.
Bankalar ise öğleyin 12.00’ye kadar çalışmaktadır. Hafta sonu tatili Cuma günüdür. 4
4
www.ekonomi.gov.tr
6
SUDAN 2014
Ayrılıkçı Gruplarla Çatışma ve Anlaşma
Sudan’da 2014 yılı çatışmalarla başladı. İlk çatışma haberleri Güney Kordofan
bölgesinden geldi. Çatışmaların sebebi ise Güney Sudan’ın Sudan’dan 2011 yılında
ayrılmasıyla ilgili. Sudan,1956’da bağımsızlığını kazandı ancak ülkenin kuzeyi ile güneyi
arasında etnik farklılıkların çatışmaya dönüşmesi nedeniyle iç savaş başladı. İç savaş başkent
Hartum’daki hükümet ile güneydeki isyancı ve ayrılıkçı gruplar arasında başladı. Bu ayrılıkçı
gruplar 1983 yılında Sudan Halk Kurtuluş Örgütü (SPLA) ismiyle bir araya gelmiş ve
hükümet ile silahlı mücadeleleri 2005 yılına kadar devam etmişti.
2005’te SPLA ile Sudan Hükümeti arasında Kapsamlı Barış Anlaşması (KBA)
imzalandı. Nihayetinde 2011 yılında referandum ile Güney, Sudan’dan ayrıldı. Anlaşma
gereği Güney Kordofan, Kuzey tarafının sınırları içerisinde kaldı. Ancak kuzey - güney iç
savaşı sırasında Güney Kordofan güneyi desteklemişti. Ayrılma sonrasında ise Güney
Kordofan, Güney Sudan’a katılmak istemektedir.
Günümüzdeki
Sudan’ın
Güney
Kordofan
bölgesindeki
çatışmaların
temel
sebeplerinden biri Güney Sudan’a katılmak isteğidir. Çatışmalar Güney Kordofan ile de sınırlı
değildir. Hükümete karşı muhalif silahlı gruplar birleşmiş, "Adalet ve Eşitlik", "Sudan
Kurtuluş Hareketi" ve "Sudan Halk Kurtuluş Ordusu" hareketlerini bünyesinde barındıran
Devrimci Cephe’yi oluşturmuşlardır. Devrimci Cephe 2003 yılından bu yana hükümete karşı
silahlı mücadele vermektedir.
Çatışmalar ara ara devam ederken Devlet Başkanı Ömer El Beşir 2014 Ocak ayının ilk
günlerinde Güney Kordofan bölgesindeki ayrılıkçı gruplara sert operasyonların yapılacağı
sinyalini verdi. Kısa bir süre sonra Sudan ordusu, Devrimci Cephe Birliği kontrolündeki
Güney Kordofan eyaletindeki 3 bölgeyi ele geçirdiğini bildirdi. 5
Sudan ordusunun operasyonları Güney Darfur'da da devam etti. Benzer şekilde bu
bölgedeki isyancılara yoğun operasyon başlatan Sudan ordusun, bölgeye bir ay içinde birçok
kez hava saldırısı düzenlemesi sonucunda yüzlerce sivil, Güney Darfur'un başkenti Niyala
yakınlarındaki El Selam Mülteci Kampı'na sığınmışlardı. 6
5http://www.memleket.com.tr/sudan39daki-catisma-280643h.htm
6http://haberciniz.biz/sudan-guney-darfuru-bombaladi-2531753h.htm
7
Haziran ayına gelindiğinde Güney Kordofan bölgesinde çatışmalar tekrar başladı.
Güney Kordofan’ın Atmur bölgesinde Halk Hareketi mensuplarının intihar saldırısı
girişiminde bulunmasının ardından isyancılara tekraroperasyon düzenlendi. Halk Hareketi,
iktidardaki Ulusal Kongre Partisi'nin 2011'de Güney Kordofan'daki seçimleri kazanmasının
ardından hükümete karşı silahlı mücadele başlatmıştı. 7
Kasım ayına gelindiğinde Etiyopya'nın başkenti Addis Ababa'da Sudan hükümetiyle
Sudan Halk Kurtuluş Hareketi - Kuzey (SPLM-N) arasında barış görüşmeleri yapılmaya
başlandı. Ancak görüşmeler sırasında İsrail’in SPLM-N ile gizli görüşmeler yaptığı iddiaları
yayıldı. Hartum’u temsilen görüşmelere katılan Ömer el-Beşir'in danışmanı İbrahim Gandur,
İsrail'in, Sudan'ın tarihi düşmanı olduğunu söylemiş, iddiaların gerçekliği durumunda Sudan'a
açıktan savaş ilanı sayılacağını belirtmişti. Ayrıca İsrail’in Sudan'ı parçalamak için birden
fazla defa teşebbüste bulunduğunu, Mavi Nil ve Güney Kordofan ve Darfur'daki isyancılara
yardım ettiğini iddia etmişti. 8
Afrika’yla ilgili özellikle Doğu Afrika ile ilgili haberlerde Etiyopya’nın başkenti
Addis Ababa’nın adı sıkça duyulmaktadır. Birçok barış görüşmesi bu şehirde yapılmaktadır.
Bunun sebebi Addis Ababa’nın Afrika Birliği'nin ve Birleşmiş Milletler Afrika Ekonomik
Kurulu'nun merkezi olmasıdır. Bu yüzden birçok uluslararası konferans Addis Ababa’da
yapılmaktadır. Etiyopya’nın en önemli özelliği ise –ki başkenti Addis Ababa’nın Afrika
Birliği’nin merkezi olması muhtemelen buna dayanır– tarihi boyunca 1936 – 1941 arası
İtalyan işgal hareketi haricinde sömürgeye ve işgale uğramamış tek Afrika devleti olmasıdır.
Aralık ayına gelindiğinde Addis Ababa’daki barış görüşmeleri halen devam
etmekteydi. Ancak görüşmeler devam ederken Sudan ordusu ile SPLM-N mensupları Güney
Kordofan’da çatışmış ve 50 milis öldürülmüştü. 9
Görüşmelerin devam ettiği sırada gerçekleşen çatışmalar kalıcı barışın önündeki en
büyük engellerden biri kabul edilebilir. İsyancı gruplar, Sudan İle Güney Sudan arasında da
büyük problemlere neden olmaktadır. Nitekim iki ülke de birbirlerini içerideki isyancı
gruplara destek vermekle suçlayıp, tehditlerde bulunmuşlardır.
Aralık ayı ortalarında Sudan Dışişleri Bakanı Sözcüsü Yusuf el-Kordofani, Güney
Sudan'ın isyancıları desteklediğine dair elinde delillerin bulunduğunu iddia etti. Ayrıca
7http://www.aa.com.tr/tr/dunya/342766--sudanda-ayrilikci-gruplara-operasyon
8http://www.arcaajans.com/haber/dunya/israil-sudanli-ayrilikcilarla-gorustu-iddia-edilmesi/539789/
9http://www.dunyabulteni.net/dunya/316013/sudanda-ayrilikcilara-yonelik-operasyon-54-olu
8
Güney Sudan’da istikrardan yana olduklarını belirtti ve isyancılara (özelikle SPLM-N)
desteğin sona erdirilmesini istedi. 10
Sudan Dışişlerinin açıklamasından birkaç gün sonra Güney Sudan’dan açıklama geldi.
Sudan'ın isyancılarla ilgili yaptığı açıklamalarını "savaş ilanı" olarak nitelendirdi. Güney
Sudan ordusu sözcüsü Albay Philip Oqoir, ülkesinde Sudan yönetimine karşı mücadele veren
herhangi bir isyancı unsurun bulunmadığını açıkladı. Aynı zamanda benzer şekilde Sudan’a
karşı suçlamalarda bulundu. Hartum yönetimini, Güney Sudan'da yönetime karşı silahlı
mücadele veren Riek Machar yanlısı güçlere destek vermekle suçladı. 11
İki ülke arasındaki isyancı grupların neden olduğu gerilimin sona erdirilmesi her
şeyden önce kalıcı çözüm sunan barışçıl görüşmelere ve anlaşmalara dayanmaktadır.
Ülkelerin isyancı gruplara karşı etkin müdahale edememeleri ve isyancı grupların çıkardıkları
olayların hemen ardından diğer tarafa ağır suçlamalarda bulunmaları şimdilik çözümün çok
yakın olmadığını gösteriyor.
Ulusal Uzlaşı Arayışları
Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir, 2014
Ocak
ayında
muhalif
partilere
diyalog
çağrısında bulundu. Diyalog çağrısı basında
“Sudan’da ulusal uzlaşı” şeklinde yer aldı.
Cumhurbaşkanının “muhalif” partilere çağrıda bulunmasını anlamlandırabilmek için Sudan’ın
siyasi yapısına bakmak gerekir.
Sudan, eyalet sistemiyle yönetilen federal bir cumhuriyettir. 17 eyaletin bulunduğu
Sudan’da cumhurbaşkanı hem devlet hem de hükümet başkanıdır. Cumhurbaşkanlığı
seçimleri beş yılda bir yapılır ve cumhurbaşkanını halk seçer. Herhangi bir dönem kısıtlaması
da bulunmamaktadır. Yasama organı olan meclis iki kanatlı bir yapıya sahiptir. Milli Meclis
ve Eyalet Meclisi’nden oluşur. Eyalet Meclisi, eyaletleri temsilen eyaletlerin içerisinden
seçilen toplam 50 milletvekilinden oluşur. Milli Meclis Güney Sudan’ın ayrılmasında önce
450 milletvekilini barındırırken ayrılmadan sonra bu sayı 346’ya düşmüştür. 346
milletvekilinin 316’sı Ömer El Beşir’in başkanlığındaki iktidar partisi Ulusal Kongre Partisi
milletvekilidir. Diğer bütün muhalif partilerin mecliste toplamda 20 milletvekili vardır. 10
10http://www.konhaber.com/yeni/haber-256553-GUNCELGuney_Sudanin_isyanci_hareketleri_destekledigi_iddiasi.html
11http://www.trtturk.com/haber/sudan-guney-sudan-gerginligi-97262.html
9
sandalye ise boş durumdadır. 12 Sudan’ın başlıca partileri ve 2010 seçim sonuçları
neticesindeki sandalye dağılımı 13 şu şekildedir:
Ulusal Kongre Partisi (NCP)
Sudan Halk Kurtuluş Ordusu (SPLM)
Halk Kongresi
Demokratik Birlik Partisi
Bağımsızlar
Federal Ümmet Partisi
Reform ve Kalkınma Partisi Ümmet
Demokrat Birlik Partisi - Menşei
Sudan Halk Kurtuluş Ordusu (SPLM) -DC
Ümmet kolektif liderlik
Ulusal Ümmet Partisi
Ümmet Partisi
Müslüman Kardeşler
Boş
Toplam
323
99
4
4
3
3
2
2
2
1
1
1
1
4
450
Cumhurbaşkanı El Beşir’in muhalif partilere diyalog çağrısında bulunduğu konular
İç savaşın durdurulması ve barışın sağlanması, özgür siyasi toplum oluşturulması, fakirlikle
mücadele ve milli kimliğin güçlendirilmesidir.
El Beşir’in çağrısına ilk olumlu cevap şubat ayında muhalif lider Hasan El Turabi’den
geldi. Bazı gruplar ise çağrıya olumlu cevap vermek için özgürlüklerin sağlanmasını ve siyasi
tutukluların serbest bırakılmasını istedi.14 Nisan ayına gelindiğinde Sudan'da 20 muhalif
partinin çatı kuruluşu olan Muhalif Partiler İttifakı, Cumhurbaşkanı Ömer el-Beşir'in diyalog
davetini kabul ettiği gerekçesiyle Hasan Turabi'nin liderliğini yaptığı Halk Kongresi
Partisi'nin (SHKP) ittifaktaki üyeliğini dondurdu. 15Turabi’nin cevabı, ulusal uzlaşı için
önemli bir adım olmasına rağmen yaşanan olaylar diyalog çağrılarının samimiyetinin
sorgulanmasına neden olmuştur. Haziran ayı içinde muhalif partilerden
"Sudan Kongre
Partisi" Genel Başkanı Eş-Şeyh gözaltına alındı. İdam cezasını gerektiren anayasal düzeni
yıkmaya ilişkin ceza kanunun ilgili maddesine muhalefet etmekle suçlandı. Parti içinden
yapılan açıklamalarda suçlamaların siyasi olduğu, aslında El Beşir’in davetine olumlu cevap
verilmemesi nedeniyle gözaltına alındığını iddia ettiler. 16
12http://www.hartum.be.mfa.gov.tr/
13http://www.ipu.org/parline-e/reports/2297_E.htm
14http://www.dunyabulteni.net/dunya/289408/sudanda-onemli-uzlasma
15http://www.hakimiyet.com/genel/sudan039da-ulusal-uzlasi-arayislari-h427676.html#ixzz3Qwj4k5wi
16http://www.haberler.com/sudan-da-muhalif-lider-gozaltina-alindi-6130605-haberi/
10
Benzer şeklide başka bir muhalif Milli Ümmet Partisi'nin Başkanı Genel Başkanı olan
El Mehdi cumhurbaşkanlığına bağlı İstihbarat ve Güvenlik Teşkilatı aleyhinde konuşması
nedeniyle Mayıs ayı içinde tutuklanmış, Haziran ayı içinde de serbest bırakılmıştı. 17 El Mehdi
serbest bırakılmasından sonra yaptığı açıklamada ülkedeki krizin çözümü için temel
revizyonlar gerçekleştirilmeden diyalog sürecine devam etmenin imkânsız olduğunu ileri
sürdü. Bu noktada El Beşir’in diyalog çağrısının düşünce özgürlüğü konusunda başarısız
olduğunu söyledi. 18
Takip eden günlerde Avrupa Birliği de meseleye dâhil oldu.Avrupa Birliği Sudan
Temsilcisi Tomas Ulicny, El Beşir’e ortamı yumuşatmak için siyasi tutukluların tamamının
serbest bırakılması çağrısında bulundu. 19
Aralık ayında ise bir araya gelen Ümmet Partisi Başkanı Es-Sadık el-Mehdi, Devrim
Cephesi Başkan Yardımcısı Minni Arko Minawi, Muhalefet İttifakı Genel Komitesi Başkanı
Faruk Ebu İsa ile Sudan Sivil Toplum Girişimi temsilcisi Emin Mekki Medeni, Etiyopya'nın
başkenti Addis Ababa'da "Nida Sudan Bildirisini" (Sudan Çağrısı) imzaladı.
Bildiri, "Tek parti devletinin kaldırılıp devlet mekanizmasının eşit vatandaşlık
temelinde kurulması, bu amacın gerçekleştirilmesi için kitle iletişim araçlarından halk
ayaklanmasına kadar her yola başvurulması, Darfur, Güney Kordofan ve Mavi Nil'de
çatışmaların son bulması, sorunların siyasi meşveret yoluyla çözülmesi ve Sudan'da geçiş
döneminde görev alacak geçici hükümetin kurulmasını" maddelerini içeriyor. 20
Ömer El Beşir’in diyalog çağrısında bulunduğu konulardan biri yukarda belirtildiği
üzere “özgür siyasi toplum oluşturulması”dır. Ancak uygulama kısmına bakıldığında El
Beşir’in bu maddeye çok sadık kalmadığı anlaşılıyor. Mecliste UKP’nin 316 milletvekiline
karşı muhaliflerin toplam 20 milletvekili bulunuyor. Buna rağmen muhalefetin eleştirilerine
tahammül gösterilmemesi, aksine sert bir şekilde yıldırılmaya çalışılmaları ulusal uzlaşının
önündeki önemli engellerden biridir. Toplumsal uzlaşı ve barış isteniyorsa öncelikle düşünce
özgürlüğü sağlanmalıdır. Diğer taraftan muhalefetin de ayakları yere basan ve toplumda
karşılığı olan eleştirilerde bulunması gerekiyor. Muhalefetin toplumda karşılık bulup
bulmayacağı yakın zamanda yapılacak olan genel seçimlerde görülecektir.
17
http://www.sansursuzhaber.com/sudanda-muhalif-lider-mehdinin-tutuklanmasi-386913h.htm
20
http://www.haber7.com/guncel/haber/1258292-sudan-devlet-baskani-besir
18http://www.hakimiyet.com/genel/sudanli-muhalif-liderden-devlet-baskani-besir039e-elestiri-h507918.html
19http://www.hakimiyet.com/genel/sudan039da-milli-mutabakat-arayislari-h512593.html
11
Nisan 2015 Seçimleri
Sudan’da seçimler beş yılda bir
yapılıyor. Bir önceki seçim Nisan 2010
yapılmış, devletin ve hükümetin başkanı
olan Ömer El Beşir’in partisi Ulusal
Kongre Partisi (UKP) oyların çoğunu
alarak iktidara gelmişti. Seçimlerden
yaklaşık bir yıl sonra referandum yapılmış ve Güney Sudan bağımsız bir ülke olarak
Sudan’dan ayrılmıştı. 2010 seçimleri neticesinde Güney Sudan’ın Milli Meclisteki temsilcisi
Sudan Halk Kurtuluş Ordusu (SPLM), UKP’den sonra en çok oyu alarak mecliste 99
sandalyeye sahip olmuştu. Sudan’dan ayrılmasının ardından meclisteki görevleri düşmüştü.
Bunun üzerine muhalefet mevcut iktidarın meşruiyetini kaybettiği iddiasıyla en kısa sürede
seçimlere gidilmesini istemesine rağmen, bu görüş iktidar tarafından kabul edilmedi.
Hükümetin Nisan 2010 seçimleri sonucu işbaşı yaptığı, meşru olduğu ve görevine devam
edeceği açıklandı. 21
Şimdi beş yıllık sürenin dolmasına çok az kaldı ve seçim çalışmaları devam
etmektedir. Seçimden aylar öncesinde adaylar ilan edilmeye başlandı. Ulusal Kongre
Partisi’nin adayı yine Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir’dir. Ömer El Beşir, aday olmayacağı
yönünde açıklama yapmasına rağmen partililer tarafından tekrar parti genel başkanlığına
seçildi ve cumhurbaşkanı adayı gösterildi.
Ekim ayında Ulusal Kongre Partisi (UKP) yönetim kurulu içerisinde 5 aday belirlendi.
Adaylar arasında yapılan seçimi, 522 oydan 266'sını alan El Beşir kazandı. 22 Parti genel
başkanlığına seçildikten bir ay sonra devlet başkanlığı için de aday gösterildi. Diğer taraftan
Sudan muhalefeti ise seçimleri boykot edeceği yönünde açıklamalarda bulundu. 2010 devlet
başkanlığı seçimlerinde hile yapıldığını bu seçimlerin de yine şeffaf ve demokratik
olmayacağını iddia etti. 23
Ömer El Beşir’in devlet başkanlığına aday gösterilmesinin ardından yine Ekim ayı
sonunda bir kongre düzenlendi. 6250 üyenin oy kullandığı kongrede yüzde 90 oy alarak
cumhurbaşkanlığı adaylığı kesinleşti. 24
21http://www.hartum.be.mfa.gov.tr/
22
http://www.haber3.com/sudanda-cumhurbaskanligi-secimine-dogru-2967939h.htm
23http://www.timeturk.com/tr/2014/10/22/besir-sudan-devlet-baskanligina-yeniden-aday.html#.VNm3V_l_u68
24
http://www.hakimiyet.com/politika/sudan039da-cumhurbaskanligi-secimine-dogru-h663560.html
12
1989 yılından bu yana devlet başkanı olan Ömer El Beşir’in 2015 seçimlerinde de
devlet başkanı olması ve UKP’in de yeniden iktidar olması muhtemel gözüküyor. Bu seçimler
Güney Sudan’ın Sudan’dan ayrılmasının ardından yapılacak olan ilk seçimler olması yönüyle
önemli. Son seçimlerde bugün Güney Sudan’ın iktidarını oluşturan Sudan Halk Kurtuluş
Ordusu (SPLM) 99 milletvekiliyle en ciddi
muhalif gruptu. Bu seçimlerde ise bu şekilde
güçlü bir muhalefet bulunmuyor. Diğer
taraftan muhalif partiler hile yapılacağı
söylentileriyle
seçimleri
protesto
etmeye
hazırlanıyor. Bunun seçimlerin yapılamasına
bir engel teşkil etmeyeceği öngörülebilir.
Ancak seçime katılmazlarsa Sudan, yüzde 90
ile değil yüzde 100 ile parti devleti olmaya
devam edecektir.
Yakın Komşularla İlişkiler
Sudan’ın komşuları ile ilişkileri 2014
yılı için daha çok sınır bölgelerinde bulunan isyancı grupların karşılıklı olarak desteklendiği
iddiasına dayalı olmuştur. Mısır ile ilişkilerde ise her iki ülke için hayat kaynağı olan Nil
Nehri’yle ilgili olmuştur. Güney Sudan’ın ayrılmasından önce sınır komşusu olan ancak şimdi
sınırdaş olmayan Uganda ile de isyancı gruplara destek olunmasıyla ilgili sorunlar
yaşanmıştır.
Nisan ayında Uganda Başbakanı Amama Mbabazi, Uganda ve Güney Sudan'ın bazı
bölgelerinde faaliyet gösteren Joseph Kony öncülüğündeki "Tanrının Direniş Ordusu"
(LRA) isimli isyancı örgütü Sudan Hükümeti'nin desteklediğini ileri sürdü. Ayrıca bu
durumla ilgili İslam İşbirliği Teşkilatı'na (İİT) şikâyetlerini ilettiklerini bildirdi. Uganda ile
Sudan arasındaki suçlamalar uzun süreden beri devam ediyor. Geçen sene de Sudan,
Uganda'yı Afrika Birliği'ne şikâyet ederek, Uganda'nın Sudan'daki yönetimi devirmek için
bazı silahlı grupları desteklediğini iddia etmişti. Özellikle son zamanlarda Uganda
Hükümeti'nin, Sudan Devrimci Cephesi'ni desteklediği iddiaları sık dile getiriliyor. 25
Uganda ile Sudan arasındakine benzer bir olay Eylül ayında Libya ile yaşandı.
Sudan’a ait askeri bir uçağın Libya'nın güneydoğusundaki Kufra Havaalanı'na iniş yapması ve
25http://www.hakimiyet.com/genel/uganda-ile-sudan-arasinda-gerginlik-h439837.html#ixzz3Qx3vR3wq
13
uçakta yapılan arama sonucu mühimmat bulunması Sudan ile Libya arasında gerginliğine
neden oldu. Bu olay Libya’nın iç işlerine müdahale olarak algılandı. Diğer taraftan Birleşmiş
Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) Libya'ya silah girişinin yasaklanması kararına da
muhalefet olarak değerlendirildi. İki ülke arasındaki güvenliği sağlayan Libya-Sudan Ortak
Güçler Komutanı Albay Süleyman Hamid ise uçağın ortak güçlere malzeme taşıdığını ve
yeterli koordinasyonun sağlanamaması nedeniyle gerilimin yaşandığını ileri sürdü. 26
Ekim ayında ise bölgenin gündeminde Nil sularının paylaşımı vardı. Tanzanya Devlet
Bakanı Mark Mwandosya, hükümetin Entebbe Anlaşmasını onayladığını ve anlaşmanın yakın
zamanda
meclise
düzenleyen "Entebbe
gönderileceğini
açıkladı.
Anlaşması"nın 27 Tanzanya
Etiyopya,
Nil
hükümeti
sularının
tarafından
paylaşımını
onaylanmasını
memnuniyetle karşıladı. Ayrıca diğer Nil havzası ülkelerinin de bu anlaşmayı onaylamalarını
beklediklerini ifade ettiler. Nil havzasında, Eritre, Uganda, Etiyopya, Sudan, Güney Sudan,
Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Burundi, Tanzanya, Ruanda, Kenya ve Mısır bulunuyor
ancak her ülkenin Nil’den yararlanma oranları farklı en büyük pay ise % 80 ile Mısır’ın. 28
Tanzanya hükümetinin anlaşmayı onaylamasından birkaç hafta sonra Ömer El Beşir
Mısır’a bir ziyarette bulundu. Yapılan resmi açıklamalarda iki ülke arasındaki ilişkilerin
geliştirilmesi ve stratejik ortaklık gibi konulara ağırlık verildiği bildirildi. Ziyarette stratejik
ortaklık ve Nil suları konusu da görüşüldü. Nil suları konusunda yapılan açıklamada, “Nil
sularının Nil havzasında bulunan bütün ülkeler için diğer bir ülkeye zarar vermeden ortak bir
kalkınmaya vesile olması gerektiğine” işaret edildi. 29 Bu konuda El Beşir, paylaşım
konusunda daha çok iklimsel durumlara bakılmasını istiyor. Nil nehrinin kaynağına yakın
ülkeler daha çok yağış alıyor ancak Sudan ve Mısır’da kurak çöl iklimi etkin, bu yüzden
Nil’in Sudan ve Mısır için önemi büyük. Bu iki ülkede tarım büyük oranda Nil’e bağlı.
Sudan, Avrupa ve ABD İlişkileri
Sudan’ın Avrupa ve ABD ile ilişkilerinin tarihi temellerinde sömürgecilik bulunduğu
için günümüzde ilişkilere daha mesafeli yaklaşıldığı söylenebilir. Ancak günümüz küresel
sisteminde Avrupa’dan uzak kalması pek mümkün gözükmemektedir. Diğer taraftan
Avrupa’nın bölgeye askeri ve insani yardımları devam etmektedir.
http://www.haber7.com/afrika/haber/1198678-libya-ile-sudan-arasinda-gerginlik
2010 yılında Etiyopya, Tanzanya, Ruanda, Uganda ve Kenya arasında imzalanmıştır. Amacı Nil sularının adaletli
paylaşılmasıdır. İngiltere, Mısır'da işgalci olduğu dönemde, 1929 yılında Nil sularının yüzde 80 oranında kullanımı
konusunda Mısır'a hak tanıdı.( http://www.bugun.com.tr/son-dakika/nil-sularinin-paylasimi-haberi/1489658)
28http://misirbulteni.com/tanzanya-hukumeti-entebbe-anlasmasini-onayladi/,
http://www.konhaber.com/yeni/haber-206944-GUNCEL-Nil-sularinin-paylasimi.html
29 http://www.dunyabulteni.net/gunun-haberleri/312136/misir-ve-sudan-arasinda-stratejik-ortaklik
26
27
14
Sudan uzun yıllardan bu yana ABD’nin terör listesinde yer alıyor. Sudan uluslararası
terör örgütleriyle bağı olduğu gerekçesiyle 3012 Ağustos 1993 tarihinde terörü destekleyen
ülkeler listesine alınmıştı. 31 Ağustos 1998’de ise Kenya ve Tanzanya’da Amerikan
elçiliklerinin bombalanmasının ardından misilleme olarak Sudan’daki Eş-Şifa ilaç fabrikası
kimyasal silah ürettiği iddiasıyla bombalanmıştı. Clinton’ın emriyle vurulan fabrika
hakkındaki iddiaların asılsız olduğu ortaya çıkmıştı.
Sudan’ın terörü destekleyen ülke olarak listeye alınması ülke üstünde kontrol
mekanizması anlamına geliyor. Amerikan Kongresi Araştırmalar Dairesi'nin raporunda
“Sudan'ın ekonomik ve ticari imtiyazlardan yararlanmasını engellemek için sürekli terörü
destekleyen ülkeler listesinde gösterilmesi gerekiyor” ifadesi bunu gösteriyor. 2014’teAfrika
Birliği aracılığı ile ABD yönetimi ile yapılan görüşmelerde üst düzey yetkililerin Sudan’ın
terörü destekleyen ülkeler listesinden çıkarılacağı sözü verildi. Sudan yönetiminin teröre karşı
mücadelede önemli adımlar attığı belirtilerek teröre destek veren ülkeler listesinden
çıkartabileceği söylendi. Ancak Sudan’ın bu listeden çıkartılabileceği söylemi ilk değil; 2005
yılında Güney tarafıyla imzalanan Kapsamlı Barış Anlaşması’na uyduğu takdirde listeden
çıkartılacağı ifade edildi. Benzer şekilde 2011 yılındaki Güney Sudan’ın ayrılma
referandumuna müdahale etmemesi durumunda yine listeden çıkartılabileceği ifade edildi. 32
Ancak 2005 yılından bu yana ortaya konmuş somut bir karar bulunmamakta. 2005 ve 2011
yıllarındaki ifadeler Güney Sudan’ın menfaatine olmuştur. Diğer taraftan 2014 yılı listeden
çıkarma sözü için Sudan Enformasyon Bakanı Ahmed Bilal, Amerikan yönetimine tam olarak
güvenmediklerini, ancak yine de Sudan’ın geleceği için gelişmeyi olumlu değerlendirdiği ve
ümitli olduğunu belirtmişti. 33
2014 yılının sonuna yaklaşılırken Ömer El Beşir ile ilgili gelişmeler yaşandı. Birleşmiş
Milletleler, Darfur'da2003 yılında başlayan çatışmalar nedeniyle yaklaşık 300.000 kişinin
öldüğünü ve 2,7 milyon kişinin de evlerini terk ettiğini bildirmişti. Bu insani krizin ardından
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından soruşturma başlatılmış nihayetinde Mart
2009'da ve Temmuz 2010'da Ömer El Beşir hakkında savaş suçu işlediği gerekçesiyle iki ayrı
yakalama kararı çıkarmıştı. Ancak 2014 sonlarına doğru UCM savcısının Birleşmiş Milletler
Genel Kurulu’ndan yeteri kadar desteği alamadığı için soruşturmayı dondurma kararı aldığı
açıklandı. Ömer el-Beşir, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Savcısı Fatou Bensouda'nın,
30http://www.state.gov/r/pa/ei/bgn/5424.htm
31http://www.state.gov/j/ct/list/c14151.htm
32http://www.amerikaninsesi.com/content/amerika-sudani-terore-destek-veren-ulkeler-listesinden-kaldirabilir106867373/889098.html
33 http://www.dunyabulteni.net/manset/310077/abd-sudani-torur-listesinden-cikaracak
15
yürüttüğü soruşturmayı dondurma kararını "UCM'nin halkın iradesine teslim olması" olarak
değerlendirdi. 34
Sudan'ın batı sınır bölgesi olan Darfûr, Fûr kavminin yaşadığı "Furlar memleketi"
anlamına gelir. İslamiyet’le birlikte bölgeye gelen Araplar, etnik yapının değişmesine neden
olmuşlardı. Özellikle 14. yüzyılda Bakkara ve Cüheyne asıllı Araplar bölgede etkili
olmuşlardır. Müslümanların bölgeye yerleşmesiyle1640 yılında Darfûr Sultanlığı kuruldu.
1874 yılında Mısır Sudanı’na dahil olan Darfur 1874-1898 yılları arasında Sudana bağlı
kalabildi. İngiliz saldırılarına karşı koyan son Darfur hakimi Ali Dinar Darfur’u 18 yıl
sömürge idaresinden korumuştu. 1916 yılında ise İngiliz güçlerine yenildi. Resmi olarak 1922
yılında Anglo–Mısır idaresindeki Sudan’a dahil edilmiş ve günümüz Sudan’ının bir parçasını
oluşturmuştu. Günümüzde Sudan’ın batısında, Çad sınırındaki Kuzey Darfur, Güney Darfur
ve Batı Darfur eyaletlerinden oluşan, 493 bin kilometre kare yüzölçümü ile genişlik
bakımından neredeyse Fransa’ya denk olan, Darfur bölgesinin nüfusu yaklaşık 7.5 milyondur.
Sudan’da 1956 yılında bağımsızlığın kazanılmasından sonra merkez hükümetler Darfur
bölgesindeki kalkınma ve güvenlik sorunlarına karşı ilgisiz ve yetersiz kalmışlardır. Göçebe
ve yerleşik gruplar arasında doğal kaynaklar üzerinden yaşanan mücadeleler devam ederken
kuraklık ve açlık gibi sıkıntılar Darfur’u sorunlu bir bölge haline getirdi. Tüm
olumsuzlukların üzerine 2003 yılında Darfur halkı için siyasi ve ekonomik haklar talep eden
"Sudan Kurtuluş Ordusu" ve "Adalet ve Eşitlik Hareketi" adlı iki örgüt isyan başlattı. İsyanın
neden olduğu çatışmalar bölge içinde giderek iç savaşa dönüştü. BM’ye göre rakamlar
tartışmalı da olsa yaklaşık 300 bin kişi hayatını kaybetti,2,5 milyondan fazla kişi de
yerlerinden ayrılmak zorunda kaldı. Sorumlu kişi olarak devlet başkanı Ömer El Beşir
gösterildi, yaklaşık 50 farklı savaş suçunu barındıran suçlamalarla hakkında tutuklama kararı
çıkarıldı. 35
Darfur’da yaşanan insani kriz nedeniyle bölgeye uluslararası düzeyde birçok yardım
kuruluşu geldi. Dışarıdan gelen kuruluşların içinde insan hakları örgütünün çalışanları da
bulunuyor. 2009 yılındaki tutuklama kararının ardından Ömer el-Beşir'in "savaş suçu
işlediğine" yönelik bilgileri UCM’ye gönderdikleri gerekçesiyle sınır dışı edilmişlerdi. 2014
Aralık ayında da Norveç'te bir gazetede, El Beşir ve Sudan aleyhinde ismi açıklanmayan
ancak BM çalışanı olduğu iddia edilen kişilerin açıklamalarına yer verilmiş, haberde, "Sudan,
halkı uluslararası yardımlara bağlı, insani ve ekonomik krizin yaşandığı bir ülkedir.
34
35
http://www.trthaber.com/haber/dunya/ucm-teslim-oldu-155722.html
Hasan Öztürk, “Darfur’da Yaşanan İç Savaşı Anlamak”, Avrasya Etüdleri,TİKA, S.40/2011-2, s.123-144.
16
Uluslararası toplum, UCM tarafından hakkında yakalama kararı çıkartılan Ömer el-Beşir'i
muhatap almak zorunda" ifadeleri kullanılmıştı. Bunun üzerine Sudan yönetimini, Birleşmiş
Milletler (BM) İnsani İşler ve Kalkınma Koordinatörü Ali ez-Zateri'nin 72 saat içinde ülkeyi
terk etmesini istediğini bildirildi. Sudan'da 104 yabancı ve BM'ye bağlı 21 yardım kuruluşu
görev yapıyor. 36
Ömer El Beşir’in yabancı kuruluşları ülkeden kovması dünya kamuoyunda yankı
uyandırmış tepkilere neden olmuştu. Diğer taraftan Sudan’da görev yapan uluslararası
kuruluşların bölge hakkında dünya kamuoyunu yönlendirici raporlar hazırladıkları bunun
üzerine Sudan üzerine baskı uygulanmaya çalışıldığı da bir gerçektir.
Türkiye–Sudan İlişkileri
Türkiye Sudan ilişkileri, Sudan’ın İngilizler tarafından işgali ve Birinci Dünya Savaşı
sonrasında kesintiye uğradı. Osmanlı Devleti’nin dağılması neticesinde yeni kurulan Türkiye
Cumhuriyeti’nin kendi meselelerinden dolayı kısıtlı bir dış politika izlemesine en azından
Afrika’yı göz ardı etmesine neden oldu. Afrika’nın Türk dış politikasında daha aktif yer
alması 20. yüzyılın sonlarına doğru gerçekleşti. Sudan ile ilişkiler Sudan’ın 1956 yılında
bağımsız olmasıyla başladı. Türkiye Sudan’ı ilk tanıyan ülkelerden olduğu gibi ilk
büyükelçilik açan ülkelerden oldu (Bkz.Ek.1).
Tarihi ve kültürel bağlarında etkisiyle ilişkiler her geçen gün daha iyi bir noktaya
doğru yol almaktadır. Yakın zamanda Türkiye ile Sudan arasında birçok üst düzey ziyaret
gerçekleştirildi. Ziyaretler neticesinde başta tarım, sağlık, güvenlik ve eğitim alanları olmak
üzere, birçok alanda çeşitli işbirliği anlaşmaları imzalandı.
Türkiye ile Sudan arasında 1999 yılında Parlamentolararası Dostluk Grubu
oluşturuldu. Bu grubun faaliyetleri halen devam etmektedir. Diğer taraftan 2013 yılında iki
ülke Parlamento Başkanları karşılıklı ziyaretlerde bulundular. Ayrıca Türkiye Emniyet Genel
Müdürlüğü tarafından Sudan polis teşkilatı mensuplarına çeşitli eğitimler verilmektedir.
Sudan ile Türkiye arasındaki ticaret hacmi ise küçük dalgalanmalarla birlikte gittikçe
artmaktadır. 2014 yılında ticaret hacmi 318 milyon doları aşmıştır. 37
36
37
http://www.milliyet.com.tr/sudan-bm-gorevlisini-ulkeden-kovdu/dunya/detay/1989883/default.htm
www.mfa.gov.tr
17
Türkiye – Sudan Dış Ticareti (Bin Dolar)
Tablo 1:Türkiye – Sudan Dış Ticareti (Bin Dolar)Kaynak:TÜİK.
350.000
300.000
250.000
200.000
150.000
100.000
50.000
0
2004
2005
2006
2007
2008
2009
2010
2011
2012
2013
2014
İhracat 88.44 145.1 216.9 179.6 233.8 244.8 227.6 243.7 279.6 268.6 308.1
İthalat 12.07 7.955 7.623 8.400 9.208 7.262 5.215 9.370 11.17 26.33 10.25
Hacim 100.5 153.1 224.5 188.0 243.0 252.0 232.8 253.1 290.8 294.9 318.3
Türkiye’nin Sudan’la tarihsel bağlarının bulunması günümüz ilişkilerine de olumlu
şekilde yansımaktadır. Ticari ve siyasi ilişkilerin yanı sıra eğitim ve sosyal yardımlarla Türk
halkı ile Sudan halkı arasında köprüler kurulmuştur. Türkiye tarafından Sudan’ın birçok
yerinde su kuyuları açılmış, geçici ve kalıcı sağlık hizmetleri verilmiştir. Kızılay ve TİKA
sosyal yardımları organize eden önemli kuruluşlardır. Bununla birlikte İHH gibi STK’larda
Sudan’da sosyal yardımlarda bulunmaktadır.
Sağlık hizmetlerinde yapılan en önemli yardımların başında Darfur bölgesinde
Türkiye Başbakanlığı’nın talimatıyla yapılan Araştırma Hastanesi
yer almaktadır.
Sudan'da Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından inşa edilen
hastanenin
açılışını, Başbakan
Yardımcısı Emrullah
İşler, Sağlık
Bakanı
Mehmet
Müezzinoğlu ve Sudan Cumhurbaşkanı birinci Yardımcısı Hasan Bekri gerçekleştirmişti. 11
bin metrekaresi kapalı olmak üzere 50 bin metrekare alan üzerinde kurulu hastanede, 150
normal, 46 yoğun bakım yatağı, 3 ameliyathane, 2 doğumhane, tam donanımlı radyoloji
ünitesi ve laboratuar bulunuyor. 38
Diğer taraftan Darfur’da yaşanan insani krizden Ömer El Beşir’in sorumlu tutulması
ve Uluslararası Ceza Mahkemesi(UCM) tarafından hakkında tutuklanma kararı çıkartılması
üzerine Türkiye Sudan’ın yanında yer almış, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ömer elhttp://www.aa.com.tr/tr/dunya/294628--sudanin-guney-darfur-eyaletinin-baskenti-nyalada-basbakan-receptayyip-erdoganin-talimatiyla-insa-edilen-sudan-turkiye-egitim-ve-arastirma-hastanesinin-resmi-acilisi-yapildi
38
18
Beşir'i, "Müslümanlar soykırım yapmaz" diyerek savunmuştu. Ömer el-Beşir, 10 Ağustos
2014 tarihinde yapılan seçimle Recep Tayyip Erdoğan’ın, Cumhurbaşkanı olması nedeniyle
kendisine kutlama mesajı göndermiş, bunun üzerine Erdoğan, yakın zamanda ameliyat olan El
Beşir’i arayarak geçmiş olsun dileklerini iletmişti. Bu görüşmede El Beşir’in
"cesur
uluslararası pozisyonunu" takdir ettiğini söylemiş ve Türkiye’ye davet etmişti. 39
Tarım alanında da önemli gelişmeler olmuştur. Türkiye’deki üniversitelerde
Sudan’daki tarım ürünleri üzerinde çalışmalar yapılmış, yakın zamanda da Türkiye Tarım
İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM)tarafından üretim yapmak üzere Sudan’dan önemli
miktarda toprak kiralanmıştır. TİGEM Genel Müdürü Mehmet Halis Bilden, TİGEM’in
Sudan’ın 6 bölgesinde kiraladığı toplam 7,8 milyon dönüm arazide özel sektörle birlikte 10
milyar dolarlık yatırım yapacaklarını söyledi. Nisan ayında imzalanan anlaşma ile 99 yıllığına
kiralama yapılmış, anlaşma gereği yüzde 80’i Türkler’e, yüzde 20’si Sudanlılar’a ait bir şirket
kurulacağı belirtilmişti. 40
SONUÇ
Sudan, Doğu Afrika’nın ilerlemeye ve gelişmeye açık ülkelerinden biri. Ancak
yaşadığı iç ve dış sorunlar nedeniyle ilerleme yönündeki adımlar daha yavaş atılıyor. Yavaşlık
sadece siyasi sebeplerle ilgili değil. Bu durum halkın yaşam şekliyle de yakından ilgili. Öyleki
bir Sudan atasözünde “Koşan bir Sudanlıya rastlamanız imkânsız” deniliyor.
Devlet
memurlarının günlük beş saat çalıştığı, bankaların günlük üç-dört saat açık kaldığı Sudan’da
gelişimin çok hızlı olmaması normal karşılanabilir.
Sömürge döneminin izlerini üstünden atmakta zorlanan Sudan, bağımsızlığını da
doyasıya yaşayamamış. Darbelerle iktidar değişirken son iktidar ise bu anlamda istikrar
sağlayarak 1989’dan bu yana ülkeyi idare etmektedir. Devlet başkanının aynı zamanda
hükümet başkanı olması ve muhalefetin mecliste etkin olamaması istikrarın(?) devamında
önemli yere sahip denilebilir. Güney Sudan’ın 2011’de ayrılması sonucu muhalefet Ömer El
Beşir’i yanlış politikaları suçlamış daha sonra ise 1989 sonrasında olduğu gibi bazı muhalif
liderler farklı suçlamalar nedeniyle hapse atılmışlardır. Ülkenin en büyük sorunlarından biri iç
çatışmalara neden olan isyancı gruplarla kalıcı çözümün sağlanamamış olması. İç güvenliğin
sağlanabilmesi için isyancı grupların öne sürdüğü problemler ortadan kaldırılmalıdır.
Darfur’daki iç savaşın, Darfur halkı için siyasi ve ekonomik haklar talep edilmesi sonucunda
ortaya çıktığı göz önünde bulundurularak, başta Darfur bölgesi olmak üzere her bölgeye eşit
39
40
http://haber.sol.org.tr/devlet-ve-siyaset/erdogan-omer-el-besiri-turkiyeye-davet-etti-haberi-95821
http://haber.stargazete.com/ekonomi/afrikada-arsa-yarisinda-sudan-ve-cibuti-hamlesi/haber-984810
19
şekilde devlet yatırımları ve yardımları yapılmalı, halkın devletin adaletine güveni
kazanılmalıdır. Ulusal uzlaşı çağrıları her ne kadar beklenen etkiyi yapmamışsa da toplumsal
barışı sağlamak adına önemli bir adımdır. Bunun için daha çok elle tutulur projeler ortaya
koymak gerekiyor.
2015 Nisan’ında yapılacak olan genel seçimlerin demokrasinin temel şartlarına uyarak
yapılaması çok önemli. Muhalefetin daha önceki seçimlere hile karıştığı yönündeki
iddialarına kulak verilmeli ve seçimler şeffaf şekilde yapılmalıdır. Avrupa ile ilişkilerde iç
işlerine müdahale olmadığı sürece daha ılımlı yaklaşılması Sudan’ın dünyadaki imajına
olumlu manada katkıda bulunacaktır. Dış dünyanın baskı unsuru olarak öne sürdüğü insan
hakkı ihlallerinin yaşanmamasına ve varsa ihlallerin ortadan kaldırılmasına çalışılmalıdır.
Türkiye-Sudan ilişkileri, Osmanlı Devleti’nden bu yana en iyi seyrinde devam ediyor.
Tarihi dostluk temelleri üzerine inşa edilecek olan ticari, sosyal ve siyasi ilişkiler daha da
geliştirilebilir. Özellikle Sudan’da yapılan araştırma hastanesi gibi kalıcı yardımlara önem
verilmelidir. Türkiye’de her seviyede eğitim gören öğrenci sayısı arttırılmalıdır. Türkiye’de
doktora eğitimi almış olup şu anda Sudan üniversitelerinde çalışan akademik personellerin
Türkiye’ye olumlu bakışları bunun önemini göstermektedir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin
Sudan’da temel öğretimden üniversiteye kadar yapacağı eğitim yatırımları gelişen Sudan –
Türkiye ilişkilerine ivme kazandıracaktır.
20
Ek 1. Başbakanlık Cumhuriyet Arşivi, 1-47/560.
21
KAYNAKÇA
Kitaplar
ATAÖV, Türkkaya.,Afrika Ulusal Kurtuluş Mücadeleleri, Ankara Üni. Basımevi, Ankara,
1977.
BROCKELMANN, Carl.,İslam Ulusları Ve Devletleri Tarihi, çev. Neşet Çağatay, TTK,
Ankara, 2002.
CLEVELAND, William. L.,Modern Ortadoğu Tarihi, çev. Mehmet Harmancı, Agora
Kitaplığı, İstanbul, 2008.
DOĞRU, Adil.,Sudan Dosyası, Akabe, İstanbul, 1986.
FAHMY, Khaled.,Paşanın Adamları Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Ordu ve Modern Mısır, çev.
Deniz Zarakolu, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 2010.
HAZAR, Numan.,Türkiye Afrika İlişkileri, Yeni Türkiye Yayınları, 2003.
KAVAS, Ahmet.,Geçmişten Günümüze Afrika, Kitabevi, İstanbul, 2005.
LURAGHI, Raimondo.,Sömürgecilik Tarihi, çev. Halim İnal, e yayınları, İstanbul, 2000.
MAZRUİ, Ali,.Afrikalılar: Üç Farklı Kültürel Miras, çev. Yusuf Kaplan, İnsan Yayınları,
İstanbul, 1992.
ORHONLU, Cengiz.,Osmanlı İmparatorluğunun Güney Siyaseti Habeş Eyaleti, İstanbul,
1974.
TURABİ, Hasan.,Sudan İslam Projesi, (Çev. İslam Özkan, Vahdettin İnce ), Ekin Yayınları,
İstanbul, 1997.
Makaleler
ANDI, Fatih., “Sudan”, Doğuştan Günümüze Büyük İslam Tarihi, Çağ Yayınları, İstanbul,
1993, C.13, s.375-385.
BOSTAN, İdris., “Osmanlı Türk Devleti`nin Uzak Doğu ve Afrika Siyaseti”, İslam
Konferansı Teşkilatı Üye Ülkeler Ulaştırma Bakanları 1. Toplantısı, s.200-206.
HAZAR, Numan., “Sultan II. Abdülhamit Dönemi Osmanlı Devleti ve Afrika Siyaseti”,
Devr-i Hamid: Sultan II.Abdülhamid, Ed.Metin Hülagü-Şakir Batmaz-Gülbadi Alan,
Erciyes Üniversitesi Yayınları, C.4, Kayseri, 2011, s.185-217.
KANE, Ousmane., “Müslüman Afrika ve Modernleşme Tecrübesi”, Modernleşme, İslam
Dünyası ve Türkiye (Milletlerarası Tartışmalı İlmi Toplantı, 17-19 Kasım 2000 –
İstanbul), Ensar Neşriyat, İstanbul, 2001, s.163-181.
KAVAS, Ahmet.,“Afrika’da Sömürgeciliğin XIX. Yüzyılın ikinci Yarısına Kadar
Kurulamamasında Osmanlı Devleti’nin Rolü”, Yükselen Afrika ve Türkiye, Der.
Ahmet Kavas, Hasan Öztürk, Tasam Yayınları, İstanbul, 2006, s.103-108.
KAVAS, Ahmet., “Osmanlı Devleti’nin Afrika Kıtasında Hâkimiyeti ve Nüfuzu”, Yeni
Türkiye Dergisi, 6/31, (2000), 188-198.
KİTAPÇI, Zekeriya.,“Osmanlı Türkleri Afrika ve Emperyalizm”, Türk Dünyası Tarih
Dergisi, ŞUBAT 1990, S.38, s.10-15.
NOUR, TarıgMohammed., “İngilizler’in Sudan’da Türk Dönemine Son Vermesi”, Yakın
Dönem Türkiye Araştırmaları, İstanbul, 2005, S.8, s.115 – 124.
İnternet
KAVAS, Ahmet., “Sudan Cumhuriyeti (Cumhuriyetü’s-Sûdân), http://www.tasam.org/trTR/Icerik/770/sudan_cumhuriyeti_cumhuriyetus-s%C3%BBd%C3%A2n,
(20.05.2012).
NOUR, TarıgMohammed., “Birinci Dünya Savaşı'nda Emperyalizme Karşı Türklerin
Yanında
Yer
Alan
Darfur
Hakimi
Ali
Dinar
(1898-1916)”,
http://www.atam.gov.tr/index.php?Page=DergiIcerik&IcerikNo=105, (11.05.2012).
22
http://haber.sol.org.tr
http://haber.stargazete.com
http://haberciniz.biz
http://misirbulteni.com
http://www.aa.com.tr
http://www.arcaajans.com
http://www.bugun.com.tr
http://www.dunyabulteni.net
http://www.ekonomi.gov.tr
http://www.haber3.com
http://www.haber7.com
http://www.haberler.com
http://www.hakimiyet.com
http://www.hartum.be.mfa.gov.tr
http://www.ipu.org
http://www.konhaber.com
http://www.memleket.com.tr
http://www.mfa.gov.tr
http://www.milliyet.com.tr
http://www.sansursuzhaber.com
http://www.state.gov
http://www.timeturk.com
http://www.trthaber.com
http://www.trtturk.com
23
Download

Untitled - Erusam