Prof. Dr. Ayhan Aydın
yaşadığımız
dünya
(Psikoloji, Sosyoloji, Siyaset Bilim ve
Felsefe Üzerine Denemeler)
6. Baskı
3URI'U$\hDQ$<',1
<$Ğ$',Þ,0,='œ1<$
,6%1
.LWDSWD\HUDODQE¶O¼POHULQW¼PVRUXPOXOXßX\D]DUñQDDLWWLU
j3HJHP$NDGHPL
%XNLWDEñQEDVñP\D\ñQYHVDWñğKDNODUñ
3HJHP$NDGHPL<D\(ßW'DQ+L]P7LF/WGĞWLȃ\HDLWWLU
$QñODQNXUXOXğXQL]QLDOñQPDGDQNLWDEñQW¼P¼\DGDE¶O¼POHUL
NDSDNWDVDUñPñPHNDQLNHOHNWURQLNIRWRNRSLPDQ\HWLNND\ñW
\DGDEDğND\¶QWHPOHUOH§RßDOWñODPD]EDVñODPD]GDßñWñODPD]
%XNLWDS7&.¼OW¼U%DNDQOñßñEDQGURO¼LOHVDWñOPDNWDGñU
2NX\XFXODUñPñ]ñQEDQGURO¼ROPD\DQNLWDSODUKDNNñQGD
\D\ñQHYLPL]HELOJLYHUPHVLQLYHEDQGUROV¼]\D\ñQODUñ
VDWñQDOPDPDVñQñGLOL\RUX]
%DVNñ2FDN$QNDUD
<D\ñQ3URMH<¶QHWPHQL$\ğHJ¼O(URßOX
'L]JL*UDILN7DVDUñP&HPDOðQFHRßOX
.DSDN7DVDUñPñ*¼UVHO$YFñ
%DVNñ$\UñQWñ%DVñP<D\ñQYH0DWEDDFñOñN/WG6WL
ðYHGLN2UJDQL]H6DQD\L&DGGH6RNDN1R$
<HQLPDKDOOH$1.$5$
<D\ñQFñ6HUWLILND1R
0DWEDD6HUWLILND1R
ðOHWLğLP
.DUDQILO6RNDN1R.ñ]ñOD\$1.$5$
<D\ñQHYL
<D\ñQHYL%HOJH§
'DßñWñP
'DßñWñP%HOJH§
+D]ñUOñN.XUVODUñ
(LOHWLSHJHP#SHJHPQHW
ÖNSÖZ
Bu kitap yaüadùmz Dünya ve Türkiye üzerinde düüünmek
isteyen okuyucular için yazlmütr. Dikkatli okuyucu satr aralarn da okuyacaù için yaüayamadùmz dünyalarn da varlùn
hissedecektir. Ve belki de insanlùn içinde bulunduùu yaüam
koüullarn sorgulayarak daha insanca bir dünya arayüna katlacaktr. Bir düüünür “Önemli olan çözümü deùil, bilmeceyi kavramaktr,” der. Buna göre insan olmak yantsz bile olsa yaüamn
anlam üzerinde düüünmek ve bu konuda cesaretle soru sormak
demektir. Üstelik hiçbir bakü açsnn ya da ideolojik reçetenin o
çok bilinen kurtarc çözümlerine sùnmadan.
Bütün bunlarn oldukça kapsaml ve iddial amaçlar olduùu
söylenebilir. Ayrca insanoùlunun, çoùunluùun kullandù ve o
hep ayn yöne giden tek doùru yol alükanlùndan vazgeçmeyeceùi de söylenebilir. Ama insanlùn özünde her zaman daha güzel
bir dünya özleminin bulunduùuna inanmak da gerekir. Gerçekte
insanlùn daha mutlu bir geleceùe ulaümas yönündeki umutlarmzn kaynaù da hepimizin yüreùinde çiçeklenmeye hazr bekleyen bu sevgi tohumlardr. Bu kitap iüte böyle bir sevdann
ürünüdür.
Beü bölümden oluüan bu kitabn her bölümünde insan doùas farkl yönleriyle irdelenmektedir. Bu anlamda bir bakma, her
bölüm kendi içinde baùmsz bir anlatm biçimine, kurguya ve
içeriùe sahiptir. Baüka bir anlatmla, her bölüm insan doùasnn
ve evrensel kültürün farkl bakü açlaryla çekilmiü fotoùraflarndan oluümaktadr.
Bu bölümlerden birincisinde, düü ile gerçek arasnda gezinen insanoùlu ve onun alçalü ve yükseliülerle dolu dünyas anlatlmaktadr. úkinci bölümde, içinde yaüadùmz uygarlùn nasl
bir teknoloji faüizmine dönüütüùü, üçüncü bölümde ise örgütsel
yaüamn kuüatmas altndaki insanlarn öyküsü anlatlmaktadr.
Dördüncü bölüm, daha çok sosyolojik ve psikolojik kavram ve
dizgelerle temellendirilen ilk üç bölümü, felsefi açdan tamamlamak amacyla yazlmütr. Buna göre insana ve yaüama iliükin
iyimser ve kötümser bakü açlaryla, üretkenlik ve verimlilik
kavramlar arasndaki iliükiler sorgulanmütr. Bu baùlamda güniii
deme gelen otokratik ve demokratik yönetim modellerinin düüünsel temelleri irdelenmiütir. Beüinci bölüm, bütün bu tartümalara bir anlamda ük tutacak nitelikteki özgün bir makaleden
oluümaktadr.
Özetle her satrnda yaüama ve insana baùllùn örnekleriyle
dolu olan bu kitap yürek diliyle ama bilimsel bir üslupla yazlmütr. Bu nedenle sadece sosyoloji, psikoloji, felsefe, siyaset bilim ve
edebiyata düükün olan okuyucular için deùil, diùer okuyucular
için de keyifli olabilir. Ya da Nietzsche’nin sözleriyle anlatmak
gerekirse “bu kitap herkes için ve hiç kimse için yazlmütr.”
Gelincik tarlalarnda koümak, ay üùnda denize girmek ve
daùlarn doruklarndan dipsiz kuyulara bakmak isteyenlere önerilir...
Aralk 2011
Ayhan AYDIN
iv
Bu Kitabn Yazlma Gerekçesi
Bu kitap yönetim kavram üzerine odaklanan ve gücünü sosyoloji, psikoloji, siyaset bilim, edebiyat ve felsefe gibi disiplinler
üstü bir yaklaümdan alan yeni paradigmann ürünüdür. Baüka
bir anlatmla, iületmeciliùi yönetim sanan ve dolaysyla insan
yok sayan skc ve içi boü söylemlere karülk vermek için yazlmütr.
Esasen özellikle eùitim bilimleri ve yönetim alannda uzun
bir süredir egemen olan tek disiplinli epistomolojik anlayün en
düüündürücü yan, sosyal bilimlerle ve felsefeyle bütün baùlarn
koparmü olmasdr ki, bu türden bir yaklaümla bilimsel bilgi
üretmek yumurtasz omlet yapmaya benzer. Özetle insan sradan bir üretim girdisi gibi alglayan ve kavramlarnn çoùunu
iületme disiplininden alan bu anlayüa göre, psikoloji, sosyoloji,
siyaset bilim, felsefe ve edebiyat olmadan da bilim yaplabilir.
Ancak çok gerekli olduùu zamanlarda bu disiplinlerden belki
sadece kenar süsü olarak yararlanlabilir. Oysa insann beklentileri, aclar, deùerleri, düüleri, kayglar, umutlar, inançlar, tarihleri, üiirleri, aüklar, amaçlar, anlam arayülar, duygular, düüünceleri vardr. Bütün bu insansal özellikler sosyolojinin, edebiyatn, psikolojinin, felsefenin, antropolojinin çalüma alanlar arasndadr. Dolaysyla insana yabanc kalnarak, bilgi üretmek
kolayclù uzun süreden beri toplumsal hayatmz bir körler
saùrlar diyaloùuna dönüütürmüütür. Böylece eùitim sisteminin
kalbi ve beyni tümüyle durmuüken bile, kendilerini doktor sananlar, hastaya suni solunum yapmaya devam etmektedirler.
Sözün özü bugün anlamn anlamn sorgulayamayan ve deùerleri yeniden deùerlendiremeyen “felsefesiz” bir eùitim anlayü, ansiklopedik bilgileri aktarmann ötesine geçemiyorsa, deniz
bitmiütir! Bu kitap tek disiplinli, indirgemeci, renksiz, tek doùru
yantl, piyasac, maddeci, dar ve derinliksiz bilim anlayünn
yoksulluùuna, çaresizliùine ve kuraklùna dikkat çekmek için
yazlmütr. Bilimsel geliümenin ilk basamaùnda kalan bu anlayü
edebi bir metnin ayn zamanda felsefi, psikolojik ve sosyolojik
boyutlar içerdiùini, ayn üekilde felsefi bir anlatnn içinde edebi,
sosyal, psikolojik yönler olduùu gerçeùinden de habersizdir. Dolaysyla bu yaklaümla aùaçlar ormandan baùmsz alglanmakta,
v
baüka bir anlatmla körlerin fil tanmlamasna göre bilimsel bilgi
üretilmektedir. Ayn üekilde uzun süredir yaüadùmz ayrlkç
terör olgusu gibi ciddi toplumsal sorunlarn psikolojik, kültürel,
siyasal vb. bileüenlerini analiz etme, sonuç olarak çözüm üretme
yeteneùinden yoksul olan bu anlayü bugün üniversiter sisteme
öylesine egemen olmuütur ki, üniversite kendi srça köükünde
“benim oùlum bina okur, döner döner yine okur” aymazlùyla
kendi ekseni üzerinde dönerken hayatla ve insanlarla bütün baùlarn koparmaktadr.
Gerçekte eùitim sistemi “göz kendini göremezmiü” ilkesine
göre çalütù halde kendinden baüka her üeyi düzeltmeyi amaçlyor. Oysa belki de “eùitim üart” sözü en çok eùitimcilerin eùitimi
için geçerlidir ve bu anlayü öylesine kapsaml ve güçlü bir duruü
gerektirmektedir ki, yeni bir dil öùrenmeden bunu baüaramayz.
Çünkü yaüadùmz hayat sorgulamadan onu geliütiremeyiz. Öùrendiklerimizin çoùunun kuru ansiklopedik bilgilerden oluüan
aùr bir zihinsel hantallk ve düüünsel yorgunluk yaratmasndan
olsa gerek, bugün bilgisayar mühendisliùi eùitimi alanlarn bilgisayar üretememesine üaürmyoruz bile. Ayn üekilde eczaclk
eùitimi alanlarn sadece ilaç satmalar öylesine kanksanmütr ki,
eczaclarn asl iüinin ilaç üretmek olduùu unutulmuütur. Öùretmenlerin de, sadece bilgi aktarclk rolü kanksandù için hayat
sorgulayarak geliütirme iülevi yani eùitimin varlk sebebi bile yok
saylmaktadr. Oysa eùitim; teknoloji, know-how, marka, bilgi,
duygu, düüünce, neüe, kitap, üiir, senfoni, tiyatro, mutluluk, aük,
sevgi, barü, kardeülik üretmektir. Baüka bir ifadeyle hayatn ta
kendisidir eùitim ve onun kalitesini artrmaktan, dünyay güzelleütirmekten sorumludur. Ancak eùitimin hayatla ve üretimle
iliükileri koptuùu için teknoloji kullananla teknoloji üretenin, üiir
okuyanla üairin ayn düzeyde olduùu yanlgsyla avutuyoruz kendimizi. Doùal olarak fabrikasz mühendislik fakülteleri gibi, uygulama okulu olmadan öùretmen ve yönetici yetiütiren eùitim
fakülteleri de, kötü kaderimizin ya da makus talihimizin diyelim,
sonucu olarak normal karülanmakta…
Bu kerameti kendinden menkul eùitim felsefesiyle evrensel
ölçekte bilim ve sanat insanlar ve toplumsal önderler yetiütirmek
çok güçtür. Belki de biraz da bu yüzden bugün okul mahalleye
vi
deùil mahalle okula yön vermekte ve onu kendine göre üekillendirmektedir.
Disiplinlerin aralarnda örülen yapay duvarlarla birbirinden
ayrlmasnn yarattù miyopluk, hayat ve insan da skalayan tam
bir körlüùe dönüümüütür. Bu anlayü bir kova suyun okyanus
kadar büyük ve derin olduùunu düüünmek kadar yanltcdr. úüte
bu kitap hayatn okula sùmadùn ve herhangi bir bilim dalnn
sadece orkestrada çalglardan biri olduùunu düüünenler için
yazlmütr.
Özetle, elinizdeki kitap yönetim ve insan kavramlarn sosyal
bilimlerin ortak prizmasndan yansyan bir ükla aydnlatma çabasyla kaleme alnmü ve böylece disiplinler arasnda yapay ve
yanltc ayrmlarn gerçek yaüamda deùil, sadece yanlü eùitim
sonucu baz insanlarn iradesinde oluüan yaygn bir tür yanlsama
(illüzyon) olduùu anlatlmak istenmiütir.
Yukarda kitabn yazlma gerekçesi olarak açklanan düüünceler baùlamnda, yazar okuyucunun her tür görüü ve önerisine
açk olduùunu, daha iyi kitaplar üretme sorumluluùunun bir
parças olarak alglamakta ve bu düüüncelerle elinizdeki kitab,
eùitim kamuoyunun deùerlendirmesine sunmaktadr.
Konularn seçimi ve irdeleniü biçimiyle cesur ve sra dü, ayrca dili ve ruhuyla da tümüyle baüka bir dünyaya aittir. “Akll
adama lafn tamam söylenmez.” diye bir söz vardr. Dolaysyla
açklamay burada bitirelim. Ama aùaçlar ve orman hem tek tek
hem de birlikte görebilmek, insana ve hayata yeniden bakabilmek için elinizdeki kitap iyi bir frsat olabilir. Denemeye deùer…
vii
"#
"$ % &
' *&
+ & /""$ 3 "
+ /" &
" 4556 7 &
$8#/"#
9
&
7
" #
$ *7&
%" :# <" % <" 3 '
3
37<'=>'?
@9"C
$ F "
&
##
$
øÇøNDEKøLER
Önsöz .................................................................................................... iii
Bu Kitabn Yazlma Gerekçesi .............................................................v
Özgeçmiü..............................................................................................viii
úçindekiler..............................................................................................ix
YAûADIøIMIZ DÜNYA....................................................................1
únsan ve Korku .......................................................................................3
Faust........................................................................................................6
Dava ......................................................................................................10
Onurlu ve Yalnz Bir Adam ................................................................18
Sonsuz Bir úktidar ve Güç ústenci .......................................................22
Yeni Dünya ..........................................................................................27
Biz .........................................................................................................33
Makinenin Sonu ...................................................................................38
Kendi-Çalar Piyano..............................................................................43
Güliver’in Gezileri ...............................................................................48
Geçmiüe Bakü ......................................................................................52
Düü Dünyasndan Haberler ................................................................59
Çaùdaü Bir Ütopya...............................................................................63
Fahrenheit 451 .....................................................................................68
Mekanik Portakal.................................................................................75
POPÜLER KÜLTÜR FAûúZMú VE úNSANCA
VAROLMA SORUNU ......................................................................80
úletiüimsizlik Çaùnda Eùitim ..............................................................80
Toplumsal Yaüamdan Bir Kesit ..........................................................82
Mekanikleüen Yaüam úçinde Saysallaüan únsan................................86
Yeni Taü Çaù .......................................................................................89
Para: Çirkini Güzel, Yanlü Doùru Eden Güç ..................................91
Guguk Kuüu..........................................................................................96
ix
Deliliùe Övgü........................................................................................99
Psikiyatrinin Ölümü ...........................................................................102
Hoügörü Üzerine................................................................................105
Sessizliùin Dili ....................................................................................106
Ne Yapmalyz? ..................................................................................109
Yaüam Hepimizindir..........................................................................112
úNSANIN VAROLUû SORUNU ve ÖRGÜTSEL YAûAM.......116
únsan m úügören mi? .........................................................................116
únsann Varoluü Sorunu.....................................................................119
Otantik Varoluü Sorunu ve Varoluü Nevrozu..................................121
Varoluü Anksiyetesi ...........................................................................124
Varoluüçu Özgürlük Kavram ...........................................................125
Ontolojik Suç Kavram ve Örgütsel Yaüam Açsndan Doùurgular
.............................................................................................................128
Örgütsel Yaüamn Patolojileri ve únsann Varoluü Sorunu.............130
Yeni Bir Dil Öùrenmeliyiz? ..............................................................134
DÜûÜNCE TARúHú BAøLAMINDA úNSAN DOøASI
VE YÖNETSEL YAKLAûIMLAR ................................................144
Yaüama ve únsana Farkl Bakü Açlar ............................................144
Calvin ve Luther.................................................................................149
Schopenhauer.....................................................................................152
Hume ve Spinoza ...............................................................................155
Descartes ............................................................................................160
Kant.....................................................................................................162
Hegel...................................................................................................164
Marx ....................................................................................................167
Nietzsche ............................................................................................171
Kierkegaard ........................................................................................173
Heiddeger ...........................................................................................175
Adler ...................................................................................................178
x
Freud...................................................................................................181
Fromm ................................................................................................188
Sonuç Olarak......................................................................................192
úNSAN DOøASI VE YÖNETSEL YAKLAûIMLAR ................194
úyi ve Kötünün Kökleri ......................................................................196
únsan Doùas Tanmlanabilir mi? .....................................................200
Yönetsel Yaklaümlarn Düüünsel Temelleri...................................203
únsan... Kendini Arayan Varlk .........................................................208
SON SÖZ ...........................................................................................210
KAYNAKÇA ....................................................................................211
AD DúZúNú ........................................................................................221
KONU DúZúNú ..................................................................................223
xi
Yaüadùmz Dünya
1
YAûADIøIMIZ DÜNYA
Bu bölümün amac, insan-otorite iliükilerini irdelemektir.
Bu amaçla günlük yaüam skntlar içinde ac çeken sradan
insandan kendini aüma ateüiyle tutuüan gerçek insanlara dek
her tür insansal durum ele alnmaya çalülmütr. Örnek olarak seçilen yaüant dilimleri ve bunlar konu alan yaptlar bazen bizi hüzünlendirecek, bazen de gururlandracak türdendir. Ama her koüulda bir insan olarak soyumuzun doùas üzerinde derin derin düüünecek ve yaüadùmz dünyay sorgulayacaùz.
Goethe’nin ünlü baüyapt Faust ile baülayan ve Burgess’in Mekanik Portakal adl eüsiz ürünü ile biten bu bölüm,
bir bakma insann trajikomik öyküsünü anlatmaktadr. Sadece ad geçen iki baüyapt çerçevesinde konuya biraz daha açklk getirmek gerekirse; Geothe Dr. Faust karakteriyle insann
soylu, saygn, tanrsal yönünü üiirsel bir dille anlatmü, Burgess
ise Alex karakteriyle insann çürümüü, kirlenmiü, ilkel yönünü
bütün çplaklùyla gün yüzüne çkarmütr.
Bu bölümde incelenen ve her biri kendi türünde baüarl
birer örnek olan yaptlar arasnda Kafka’nn Dava, Spinoza’nn Ethica, Orwell’in 1984, Huxley’in Yeni Dünya,
Zamiatin’in Biz, Forster’in Makinenin Sonu, Vonnegut’in
Kendi Çalar Piyano, Swift’in Güliver’in Gezileri, Bellamy’nin
Geçmiüe Bakü, Morris’in Düü Dünyasndan Haberler, Wells’in
Çaùdaü Bir Ütopya ve Brandbury’nin Fahrenheit-451 adl ürünleri bulunmaktadr.
2
Yaüadùmz Dünya
Yazara göre bu bölüm yaüadùmz dünyaya yeniden
bakmak ve hayat denen oyunun komik ve trajik yönlerini tanmak isteyenler için eùlenceli ve yararl olacaktr. Bu arada
insan, toplum, otorite, güç, sevgi, erdem, ahlak, mutluluk, suç,
ödül, ceza vb. kavramlar üzerinde yeniden düüünmek koüuluyla...
Yaüadùmz Dünya
3
únsan ve Korku
Camus, 1946 ylnda yazdù Ne Kurban Ne Cellat adl denemesinin giriüinde,
yaüadùmz çaù korku çaù olarak nitelendirerek üöyle tanmlyor:
“17. yüzyl matematiùin, 18 yüzyl
doùa bilimlerinin, 19. yüzyl biyolojinin
Albert Camus
çaùyd. Yaüadùmz yüzyl ise korku ve
(1913-1960)
dehüetin çaùdr. Bu görüüe yant olarak
korkunun bilim olmadù söylenecektir. Ama bence korku
yine de bilimle baùlantl bir sorundur. Çünkü bilimde son
dönemde gerçekleüen kuramsal geliümeler, onu kendisini
yadsyacak, hatta yok edecek noktaya dek getirdi. Uygulamada eriütiùi yetkinlik düzeyi ise, tüm insanlù ykma götürdü.
Ayrca korku tek baüna ele alndùnda, her ne kadar bir bilim
saylmasa da, onun yaüam tehdit eden bir teknik olduùu kuüku götürmez. Yaüadùmz dünyada en çarpc gerçek, insanlarn büyük bölümünün geleceùe inançlarn yitirmiü olmalardr. Oysa geleceùe, olgunlaümaya ve ilerlemeye yönelik umut
olmadan anlaml bir yaüamdan söz edilemez. únsanlar arkasnda ne olduùunu bilmek bile istemedikleri bir duvarn
önünde yaüyorlar. Böyle bir duvarn önünde yaüamak, köpekler gibi yaüamaktan farkszdr. Gerek benim kuüaùmn insanlar, gerekse bugün iületmelere ve üniversitelere gitmekte olan
insanlar köpekler gibi yaüadlar ve yaüamaktalar. únsanlar ilk
kez önlerine örülmüü bir gelecekle yüz yüze yaüamyorlar
elbette. Ama daha önceki çaùlarda sözün ve çaùrnn coükusuyla aüarlard engelleri. Umutlarn güçlendiren insacl deùerlere tutunurlard... Bugün ise, (kendisini sürekli geliütiren-
4
Yaüadùmz Dünya
lerin dünda) artk kimse konuümuyor. Çünkü dünya bize
uyarlar, öùütleri, dilekleri duymayan kör ve saùr güçlerce
yönetiliyormuü gibi gözüküyor. Ksa bir tarihsel geçmiü içinde
yaüadùmz “uygarlk oyunu”, (Birinci ve úkinci Dünya Savaülarn kastediyor) her üeyi ykt. Ve bu üey insanoùlunun bir
baüka kiüiyle insanca konuütuùu takdirde, daha yaüanlabilir
bir dünya kurulabileceùine yönelik umutlar da yok etti. únsanlar arasnda sürüp giden diyalog kesildi. Sonuçta birbirleriyle diyalog kuramayan insanlarn, korku içinde yaüamalar
doùaldr. Ancak burada düüündürücü olan kiüinin hem kendisinden hem de insan türünden korku duymasdr.”
Doùrusu Camus görüülerini biraz sert bir üslupla dile getirmekle birlikte, yaüadùmz korku çaùn oldukça baüarl
biçimde anlatyor.
únsanla otorite arasndaki iliükinin niteliùini, çoùu kez içsel boüluktan ve anlamszlktan kaynaklanan korkularmz
belirlemektedir. Bu anlamda korku bazen kiüisel varlùmzn
güvenliùini koruma kaygsndan, bazen de bilme-öùrenme ve
kendini aüma tutkusundan beslenmektedir. Baüka bir anlatmla korku, iki ucu keskin bir bçaktr. Zor ve karmaük bir kavram olan korkuyu, her ikisi de dönemlerinin baüyaptlar saylan iki eüsiz ürünle irdeleyelim. Bunlardan birincisi
Goethe’nin 1770 ylnda baülayp, 62 yl çalüarak 1832 ylnda
bitirdiùi Faust adl üiirsel anlatsdr. úkincisi ise, kanmz
donduran bir üslupla Franz Kafka tarafndan 1915’te yazlan
Dava (The Trail) adl baüyapttr.
Yaüadùmz Dünya
5
“Büyük insanlarn hedefleri vardr, diùerlerinin arzular”
W. Irwing
Download

yaşadığımız dünya