T.C.
İSTANBUL
CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI
DURUŞMA SAVCILARI BÜROSU
Mahkeme Esas No: 2011/5
Savcılık Mütalaa No: 2014/4024
İSTANBUL 13. AĞIR CEZA MAHKEMESİNE
İlgi: a) 18/04/2014 tarihli Aziz YILDIRIM müdafii Av. Dr. Köksal BAYRAKTAR
tarafından verilen infazın durdurulması talepli iadei muhakeme isteği içeren ve
06/05/2014 tarihinde tarafımıza gönderilen dilekçe ve ekleri.
b) 21/04/2014 tarihliİlhan Yüksel EKŞİOĞLU müdafii Av. Ertekin AKSÜT
tarafından İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine verileniadei muhakeme ve infazın
geri bırakılması talepli dilekçe.
c) 21/04/2014 tarihliİlhan Yüksel EKŞİOĞLU müdafii Av. Ertekin AKSÜT
tarafından İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesine verilen koşullu salıvermenin infaz
kanunu 107/ uyarınca yapılmasına dair talepli dilekçe.
d) 05/05/2014 tarihliİlhan Yüksel EKŞİOĞLU müdafii Av. Dr. Ersan ŞEN
tarafından İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine verilen görevsizlik ve yetkisizlik
talepli dilekçe.
e) 06/05/2014 tarihli Abdullah BAŞAKmüdafii Av. Soner BABALIK tarafından
verilen infazın durdurulması talepli iadei muhakeme isteği içeren ve 06/05/2014
tarihinde tarafımıza gönderilen dilekçe ve ekleri.
f) Olgun PEKER müdafii Av. Ramazan DİNÇ ve Av. Behlül Alper KISIKKAYA'nın
07/05/2014 tarihli başka suçtan tutukluluk süresinin mahsubu talepli dilekçesi.
g) 08/05/2014 tarihli Aziz YILDIRIM müdafii Av. Dr. Köksal BAYRAKTAR
tarafından verilen iadei muhakeme ve infazın durdurulması talepli 08/05/2014
tarihinde tarafımıza gönderilen dilekçe ve ekleri.
h) Ali KIRATLI müdafii Av. Ramazan DİNÇ'in 09/05/2014 tarihli görevsizlik kararı
verilmesi talepli dilekçesi.
ı) Ayhan BİÇER'in Maltepe 2 Nolu C.İ.K müdürlüğü aracılığıyla Anadolu 2. Ağır
Ceza Mahkemesinden almış olduğu ve dosya ile ilgisi bulunmayan dilekçe.
j) Olgun PEKER müdafii Av. Ramazan DİNÇ ve Av. Behlül Alper KISIKKAYA'nın
09/05/2014 tarihli mahsup talepli ek beyan dilekçesi.
k) Olgun PEKER müdafii Av. Ramazan DİNÇ ve Av. Behlül Alper
KISIKKAYA'nın 12/05/2014 tarihli iadei muhakeme ve infazın durdurulması talepli
dilekçesi.
l) Malen sorumlu Ruken BAŞAK müdafii Av. Yücel ÖNDER'in 14/05/2014 tarihli
ve tarafımıza 22/05/2014 de intikal eden iadei muhakeme ve müsaderenin
kaldırılması talepli dilekçesi.
m) Aziz YILDIRIM müdafii Av. Abdullah KAYA'nın 20/05/2014 tarihli iadei
muhakeme talepli ek dilekçesi.
n) Serdar ADALI müdafii Av. Ömer DURAK'ın 21/05/2014 tarihli CMK 308. md.si
kapsamında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazyetkisi hususunda başvuru
talepli dilekçesi.
o) Olgun PEKER müdafii Av. Aynur Tuncel YAZGAN ve Av. Zeynep Gönenç
PARMAKSIZOĞLU'nun 21/05/2014 tarihli iadei muhakeme ve infazın
durdurulması talepli 22/05/2014 tarihinde tarafımıza intikal eden dilekçesi.
r) Trabzonspor Klubü Derneği, Trabzonspor Futbol İşletmeciliği A.Ş., Trabzonspor
Sportif Yatırım ve Ticaret A.Ş., Trabzonspor Ticari Ürünler Ticaret A.Ş. vekilleri
Av. Hakan ORHAN, Av. Nusret YILMAZ, Av. Erdem EGEMEN'in 22/05/2014
tarihli ve aynı tarihte intikal eden yargılamanın yenilenmesi ve infazın durdurulması
yönünde hükümlülerin yapmış oldukları taleplerin reddine dair talep içeren dilekçe.
s) Serdar ADALI müdafii Av. Ömer DURAK'ın 26/05/2014 tarihli, 27/05/2014
tarihinde tarafımıza intikal eden tefrik ve görevsizlik talepli dilekçesi.
t) Olgun PEKER müdafii Av. Ramazan DİNÇve Av. Behlül Alper KISIKKAYA'nın
30/05/2014 tarihli ve aynı tarihte tarafımıza intikal eden iadei muhakeme ve infazın
ertelenmesi talepli ek dilekçe ile ekleri.
u) Recep ÖZCAN'ın 05/06/2014 havale tarihli ve tarafımıza 06/06/2014 tarihinde
intikal eden davaya katılma talebi ile Aziz YILDIRIM hakkında verilen hükmün
infazı gerektiğine dair beyan.
Yukarıda içerikleri ve ilgi konuları yazılı talep dilekçelerinin mahkememizin 2011/5
esas sayılı ve kapatılan İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/63 Esas, 2012/71 Karar
sayılı dosyası bakımından aynı dosyaya müteallik talepler olduğundan birlikte
değerlendirilmesi zarureti nedeniyle tüm talepler birlikte değerlendirilmiştir. İstanbul 13. Ağır
Ceza Mahkemesinin yukarıda ilgide yazılı dilekçeler bakımından CMK 318/1 kapsamında
yargılamanın yenilenmesi isteminin kabule değer olup olmadığına dair verilecek karara
yönelik mütaala beyanı talebi olarak gereğine tevessül edilmiş, aşağıdaki şekilde irdelenmiş
ve sonuç olarak görüşümüz sunulmuştur.
Yukarıda ilgide belirtilen dilekçelere konu kapatılan İstanbul 16. Ağır Ceza
Mahkemesinin 2011/63 Esas, 2012/71 Karar sayılı, 02/07/2012 karar tarihli hükmünün bir
kısım sanıklar tarafından temyiz edilmesiyle Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 2013/16791 Esas ve
2014/516 Karar sayılı ilamına konu olan Onama, Düzelterek Onama ve Bozma ile sonuçlanan
karar sonrası haklarında mahkumiyetleri kesinleşen yukarıda adları yazılı kişiler bakımından
CMK 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi, infazın
durdurulması, dosyanın bir kısım suçlar bakımından görev ve yetki cihetiyle ayrılması,
görevsizlik ve yetkisizlik kararları verilmesi taleplerine yönelik olarak dilekçe ve ekleri
gereğince yapılan inceleme bakımından;
GÖREV VE YETKİYÖNÜNDEN TALEP-DEĞERLENDİRMESİ:
Öncelikle yukarıda içerikleri belirli dilekçelerde ileri sürüldüğü üzere İlhan Yüksel
EKŞİOĞLU, Serdar ADALI ve Ali KIRATLI müdafiilerinin taleplerinde özetle suç yerleri ve
suç örgütü kurma-yönetme-üye olma suçuna bakmakla görevli mahkeme gözetilerek Asliye
Ceza Mahkemesine ve 6259 sayılı yasa ile değişik 6222 sayılı yasanın 23. Maddesi
kapsamında Ağır Ceza Mahkemesinin görevli olmadığı, HSYK 1. Dairesinin 2012/47 sayılı
kararıyla İstanbul 3. Sulh Ceza Mahkemesinde görülmesine yönelik görevsizlik kararı ve
yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği talep edilmiş olup, bu husus Yargıtay ilamı ile Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının karar düzeltme ve itiraz talepleri doğrultusunda vermiş olduğu
mütaalasında açıkça irdelendiği şekilde suç örgütü faaliyeti çerçevesinde yapılan soruşturma
ve bu kapsamda işlenen çok farklı yetki alanlarına dahil ve değişik mahkemelerin görev
alanlarına giren suçlardan delillerin birlikte değerlendirilmesi, yargılama ve usul ekonomisi
ile Anayasa ve İnsan Hakları Sözleşmesi gereği yargılamaların makul sürede ve süratle
sonuçlandırılması gerektiği, söz konusu ana ilkeler doğrultusunda dosya kapsamı suçlar
bakımından aralarında CMK 16 kapsamında bağlantı bulunduğundan ayrıca dosya kapsamı
suçların ve şahısların çokluğu, yargılamanın aşaması dikkate alındığında dosya konusu
suçların ayrılarak görülmesinde imkansızlık derecesinde fiziki güçlük bulunduğundan bu
yönde taleplerin irdelenen nedenlerle reddine karar verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINDAN BOZMA İSTEMİ
TALEBİ-DEĞERLENDİRMESİ :
Serdar ADALI müdafiinin CMK 308 maddesi kapsamında yargıtay ilamına karşı
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz yetkisini kullanması talepli dilekçesi de tarafımıza
gönderilmiş ise de bu konuda takdir yetkisi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ait
olduğundan, talep muhatabı itibariyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılğına gönderilmesi
gerektiği değerlendirilmiştir.
MALEN SORUMLU RUKEN BAŞAK'IN MÜSADERE YÖNÜNDEN
TALEBİ-DEĞERLENDİRME:
Abdullah BAŞAK hakkında verilen hükümle birlikte Ruken BAŞAK adına tescil
edilen ve suçtan elde edilen gelir olarak müsaderesine karar verilen araç bakımından
yargılamanın yenilenmesi talebini haklı gösterecek herhangi bir olgu, delil ileri
sürülmediğinden bu yönde talebin ise kabule değer görülmemesi gerektiği değerlendirilmiştir.
AYHAN BİÇER ADLI ŞAHSIN DİLEKÇESİ:
Şahsın Maltepe 2 Nolu Ceza İnfaz Kurumunda Anadolu 2. Ağır Ceza
Mahkemesindeki dosyası nedeniyle tutuklu veya hükümlü olduğunun anlaşıldığı, kendi
başından geçenlere dair dilekçesini söz konusu bu dosyayı ilgi tutarak gönderdiği, iş bu dosya
ile hiçbir ilgi ve alakası bulunmadığından değerlendirilmesine yer olmadığı,
OLGUN PEKER MÜDAFİİNİN MAHSUP TALEPLİ DİLEKÇE VE EK
DİLEKÇESİ:
Olgun PEKER müdafii iş bu dosya bakımından mevcut haliyle kesinleşmiş
mahkumiyetine konu ceza bakımından daha evvel tutuklu kaldığı başka suçlardan beraatle
sonuçlanan mahkumiyetlerine dair mahsup talebi olduğu, mahsup konusunun infaz işi olduğu,
bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığı,
RECEP ÖZCAN'IN KATILMA VE AZİZ YILDIRIM HAKKINDAKİ
KARARIN İNFAZINI TALEP EDEN DİLEKÇESİ:
Recep ÖZCAN'ın iş bu dosyayı ilgi tutarak Fenerbahçe Spor Kulübünun Divan
Kurulu Üyesi olması nedeniyle müdahale talebinde bulunduğu ayrıca Aziz YILDIRIM
hakkındaki kesinleşmiş mahkumiyetin infaz edilmesi gerektiğini talep eden dilekçesi
bakımından yapılan değerlendirmede,
Recep ÖZCAN'ın iş bu dosya konusu suçlar bakımından doğrudan suçtan zarar
görme sıfatı bulunmadığından katılma talebinin reddine karar verilmesi gerektiği
değerlendirilmiştir.
Aziz YILDIRIM hakkındaki hükmün infazının Recep ÖZCAN tarafından talep
edilmesine gerek olmadığı hükmün infazının mahkemenin görevi olduğu, tarafımızdan bu
konuda bir değerlendirme ve mütaalada bulunmamızın mümkün olmadığı belirlenmiştir.
SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA-YÖNETME VE ÜYE OLMA
SUÇLARI BAKIMINDAN YARGILAMANIN YENİLENMESİ VE İNFAZLARIN
DURDURULMASI TALEBİ-DEĞERLENDİRMESİ :
Yargılamanın Yenilenmesi ve İnfazların Durdurulması talepli dilekçelerde özetle
06/03/2014 tarihinde Yargıtay ilamından sonra kabul edilip yürülüğe giren 6526 sayılı yasa ile
TMK 10. Madde İle Yetkili ve daha önceki CMK 250. Maddesi ile Yetkili mahkemeler ve
nezdindeki savcılıkların kaldırıldığı, dosya konusu suçlar bakımından özel yetkili
mahkemelerin görev alanına dahil olmamasına karşın bu mahkemelerde yargılanmak suretiyle
adil yargılanma hakkı ve kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği, 6526 sayılı yasanın
12. maddesi ile CMK'nun 135/6 bendinde sayılı katalog suçlardan "Suç Örgütü KurmakYönetmek" suçunun çıkarıldığı, söz konusu yasa ile yargı sisteminin, delil toplama
yöntemlerinin değiştirildiğini, mahkum olunan suçlara yönelik davanın delillerinin telefon
konuşmalarının dinlenip kayda alınmasından müteşekkil olması nedeniyle kişi lehine
düzenleme olduğunun kabul edilerek hükümlü ve sanıklar lehine uygulanması gerektiği, bu
hususun CMK 311/1e fıkrasında tanımlı yeni olay ve delil addedilerek yargılamanın
yenilenmesi ve infazın durdurulması talep edildiği, zira 6526 sayılı yasanın CMK 135/6
bendini ilga eden 12. Maddesinin gerekçesinde "Türk Ceza Kanununun220. Maddesinde
düzenlenen suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçunun, maddenin altıncı fıkrasında
düzenlenen katalogdan çıkarılması suretiyle, bazı soruşturmalarda sırf bu tedbirin
uygulanabilmesi için soruşturmanın suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu kapsamında
başlatılıp yürütülmesi uygulamasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır."
denilmekleyargılamaya konu suçların soruşturulması sırasında iletişimin tespiti, dinlenmesi ve
kayda alınması şeklindeki soruşturma yöntemlerinin kötüye kullanıldığı ileri sürülmektedir.
Bunun yanında 6526 sayılı yasa ile özel soruşturma ve yargılama usulleri bulunan
Cumhuriyet Savcılığı ve mahkemelerin kaldırılması nedeniyle ve CMK 135/6 maddesindeki
değişiklikle suç örgütü kurma ve yönetme şeklinde yapılan iletişim tespiti yöntemlerinin bazı
suçları soruşturabilmek için bir araç olarak kötüye kullanıldığı, suçların işlenişinde örgüt
olmadığı bilindiği halde sırf bu tedbirin uygulanabilmesi amacıyla suç işlemek amacıyla örgüt
kurma suçundan iletişimin tespiti ve kayda alınması tedbirlerinin uygulandığı, bu nedenlerle
görünüşte usul kurallarında yapılan bir değişiklik olduğu ve bu nedenle geçmişe etkili
olmayacağı yönündeki kuralın istisnası olduğunu zira iletişim tespiti, dinlenmesi ve kayda
alınması tedbirleri uygulanarak gereksiz olduğu halde suç örgütü kurma suçu ihdas edilerek
bu yolla yasanın dolanıldığı, bu nedenle yasanın yürürlüğünden önce kesinleşmiş olsa bile
yasa gerekçesine dahil olan bu açıklama nedeniyle yargılamanın yenilenmesi gerektiği
belirtilerek infazın durdurulması talep edilmiştir.
Yine bir kısım dilekçelerde sonradan yürürlüğe giren CMK 135/6 maddesinde
tanımlı suç örgütü kurma suçunun katalog suç olmaktan çıkarılması sonucunu doğuran 6526
sayılı yasanın getirdiği düzenlemenin dilekçe ekinde de sunulan hukuki mütaalada belirtildiği
şekilde sonradan ortaya çıkan durum olduğu, yeni olay sayılması gerektiği, mütaalaya göre
hüküm kesinleştikten sonra, hüküm verilirken kullanılan delillerin temelsiz olduğu ortaya
çıkarsa bu delillere dayanılarak verilmiş olan ve kesinleşen hükmün yargılamanın yenilenmesi
yoluyla yeniden görülmesi gerektiği, iletişim tespiti yöntemiyle elde edilen delillerin belirti
delili oldukları, beyan ve belge delili olmadığı, tek başlarına ispat kabiliyetleri bulunmadığı,
diğer yan delillerle desteklenmedikçe suçun ispatında yeterli olmadığı,mahkumiyete ve
yargılamaya konu suçların, özellikle TCK 220. Md. Kapsamındaki iletişimin tespiti,
dinlenmesi ve kayda alınması yoluyla elde edilen belirti delillerine dayandığından ve hükmün
Yargıtay tarafından incelenmesinden sonra kabul edilip yürürlüğe giren yasa değişikliği
gözönüne alındığında suç örgütü kurma ve bu örgüte üye olma suçlarının delil ve hukuki
temelden yoksun hale geldikleri, bir kısım sanıklar hakkında verilen hükümlerin Yargıtayca
onandığı, bir kısmının ise bozulduğu, aynı iletişim tespitlerine dayanan deliller
muvacehesinde sonradan yapılacak yargılamada hükmü bozulan sanıklar hakkında yasal
değişikliğin uygulanmış olacağı, hakkında kesinleşmiş hüküm bulunan sanıklar hakkında aynı
yasal usulün uygulanmamış olmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, bu nedenlerle zaruri
olarak yargılamanın yenilenmesine gerek bulunduğu ileri sürülmüştür.
YARGILAMANIN YENİLENMESİ TALEBİ- DEĞERLENDİRMESİ :
Sanıklardan Aziz YILDIRIM ve Olgun PEKER'in Türkiye Futbol Federasyonu
organizasyonu kapsamında Süper Lig, 1. Lig ve Türkiye Kupası maçlarının sonuçlarını
etkilemek amacıyla şike yapma ve teşvik primi verme suçlarını işlemek amacıyla örgüt
kurduğu ve yönettiği sabit görülerek yerel mahkemece her ikisine de ayrı ayrı kendi suç
örgütlerini kurup yönetme eyleminden neticeten 2 Yıl 6 Ay Hapis cezası verildiği, talepte
bulunanlardan Abdullah BAŞAK ve İlhan Yüksel EKŞİOĞLU ile talepleri olmayan diğer bir
kısım sanıklar hakkında ise söz konusu suç örgütlerine üye olma suçundan ceza verildiği,
Yargıtay temyiz incelemesi sonucunda Aziz YILDIRIM ve Olgun PEKER hakkında "Suç
Örgütü Kurup Yönetme" suçundan cezalarının onandığı, İlhan Yüksel EKŞİOĞLU ve
Abdullah BAŞAK hakkında Aziz YILDIRIM liderliğindeki suç örgütüne üye olma eylemi
sabit görülerek verilen ceza bakımından Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar
verildiği,Aziz YILDIRIM ve Olgun PEKER bakımından hüküm Yargıtayca onanıp
kesinleştiğinden Yargılamanın Yenilenmesi talebinin ileri sürülmesi imkanı bulunduğu
değerlendirilerek yapılan incelemede;
Olgun PEKER ve Aziz YILDIRIM hakkında şike ve teşvik primi suçlarını işlemek
amacıyla suç örgütü kurup yönetmek suçlarından verilen mahkumiyet kararınınYargıtayca
incelenip 17/01/2014 tarihinde onanarak kesinleşmesinden sonra 21/02/2014 tarihinde
yürürlüğe giren 6526 sayılı yasa ile CMK 135 ve 140 maddelerinde değişiklik yapıldığı,
CMK 135/6 maddesinde katalog suç olarak tanımlı suç işlemek amacıyla örgüt kurma
suçunun çıkarıldığı, bu kapsamda suç örgütü kurduğu sabit görülerek haklarındaki hüküm
onanan Aziz YILDIRIM ve Olgun PEKER ile kurmuş oldukları örgütlere üye olmaktan ceza
verilen, cezaları Yargıtayca bozulan bir kısım şahıslar ile haklarında suç örgütüne üye
olmaktan beraat kararı verilip decezalandırılması gerektiğinden bahisle suç örgütüne üye olma
bakımından bozulan beraat kararları nedeniyle haklarında bozma üzerine yapılacak
yargılamada, yargılama tarihi itibariyle 6526 sayılı yasa ile değiştirilen usul hükümleri
uygulanacağından aynı suç örgütü bakımından suç örgütü kurma ve yönetme ile suç örgütüne
üye olma suçlarından iki farklı usul ile yargılama yapılıp bu kapsamda delillerin
değerlendirilmesi ve takdiri Yargıtay bozma ilamı ile ortaya çıkan bir durum olduğundan ve
bu durumun yargılamada aynı olayları kapsayan ve aynı suç örgütünün sanıkları bakımından
farklı delil değerlendirilmesi sonucu doğuracağı, yargılamada aynı eylemler nedeniyle ve aynı
örgüt suçları bakımından yargılanan şahısların aynı usul hükümlerine göre yargılanması
gerektiği, aksi takdirde Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olacağından bu yönüyle yasal
değişikliğin haklarında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme suçlarından mahkum
Aziz YILDIRIM ve Olgun PEKER ile yine haklarında bu örgütlere üye olma suçlarından
eylem ve suçları sabit görülüp hükmün açıklanması geri bırakılan kişilerle, suç örgütü
üyeliğinden eylemi ve suçu sabit görülüp hakkındaki hükmün açıklanması geri bırakılmasına
yer olmadığına karar verilip Yargıtayca onanan ve yargılamanın yenilenmesi talebinde
bulunan İlhan Yüksel EKŞİOĞLU ve Abdullah BAŞAK ile talepte bulunmayan, tarafımızdan
resen dikkate alınan aynı durumdaki diğer tüm hükümlüler hakkında yargılamanın
yenilenmesi istemlerinin bu nedenlerle kabule değer görülmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
YARGILAMANIN YENİLENMESİ NEDENLERİ BAKIMINDAN
ŞARTLARIN İRDELENMESİ:
CMK 311 ve devamı maddeleri kapsamında Yargılamanın Yenilenmesi talebi
karşısında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve bu örgütlere üye olma suçları
dışında şike, teşvik primi ve diğer suçlar bakımından yapılan incelemede CMK 311/1e
maddesindeki yargılamanın yenilenmesi amacının "yeni olaylar veya yeni deliller ortaya
konulupta bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte gözönüne alındığında,
sanığın beraatine veya daha az cezayı içeren kanun hükmünün uygulanmasıyla
mahkum edilmesini gerektirecek nitelikte olursa" şeklindeki yasal açıklamayla
yargılamanın yenilenmesi nedenleri ile yenileme gerekçesini ve amacının belirlendiği, bu
kapsamda kesin hükümle sonuçlanmış hükümler bakımından sonradan ortaya çıkan durum ile
sanığın beraati veya daha az ceza alması ihtimali bulunduğunda yargılamanın yenilenmesi
gerektiği ilkesi kabul edilmiştir.
Hükümlü lehine(veya aleyhine) yargılamanın yenilenmesi talebinin
değerlendirilebilmesi için hükmün kesinleşmiş olması ve CMK 315/2 gereği hatanın
giderilebilmesini sağlayacak başka bir yol bulunmaması gerektiği, incelemeye konu hüküm
bakımından talep sahiplerinin haklarındaki hükümlerin Yargıtayca onanarak kesinleştiği ve
yargılamanın yenilenmesi dışında başka bir yolla yanlışlığın giderilmesinin mümkün olmadığı
belirlenmiştir.
SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURMA-YÖNETME VE ÜYE OLMA
SUÇLARI DIŞINDAKİ SUÇLAR BAKIMINDAN MAHKEME KARARI VE
YARGITAY İLAMI KAPSAMINDA TALEPLER DOĞRULTUSUNDA VE RESEN
YAPILAN İRDELEMEDE:
Yargılama dosyası bakımından Aziz YILDIRIM hakkında:
08/05/2011 tarihli Karabük-Fenerbahçe,
15/05/2011 tarihli Fenerbahçe-Ankaragücü,
25/05/2011 tarihli Sivasspor-Fenerbahçe maçlarında şike yapmak,
17/04/2011 tarihli Trabzonspor-Bursaspor,
22/04/2011 tarihli Eskişehirspor-Trabzonspor,
15/05/2011 tarihli Trabzonspor-İBB Spor maçlarında teşvik primi suçlarını işlediği
sabit görülerek yerel mahkemece hüküm kurulmuş olup söz konusu hüküm Yargıtayca
yukarıda sayılı müsabakalardan ilk üç maçtaki eylemler şike suçu(tamamlanmış suç) diğer
müsabakalar bakımından teşvik primi verme suçu olarak kabul edilmiş ve bu şekilde
onanmıştır.
Yerel mahkemenin onanan hükmünde Aziz YILDIRIM hakkında suça yönelik
eylemleri bakımından cezanın kişiselleştirilmesi ile hüküm kurulurken söz konusu şike suçları
bakımından teşebbüsten bahsedilmemiştir.
Sanıklardan Ali KIRATLI hakkında yerel mahkemece ;
17/04/2011 tarihli Trabzonspor-Bursaspor,
22/04/2011 tarihli Eskişehirspor-Trabzonspor ve
22/05/2011 tarihli Sivasspor-Fenerbahçe maçlarında her bir maç için ayrı bir
nitelendirme yapılmaksızın "şike ve teşvik primi suçları işlendiğinden" mahkumiyet verilmiş,
Yargıtay ilamında Sivasspor-Fenerbahçe maçı şikeye teşebbüs suçu olarak sabit görülmüş,
Trabzonspor-Bursaspor ve Eskişehirspor-Trabzonspor maçlarında teşvik primi suçlarının
işlendiği kabul edilmiş, esastan temyiz talepleri reddedilmiş, erteleme ve benzeri nedenlerle
hüküm bozulmuştur.(Ali KIRATLI'nın hükmünde Sivasspor-Fenerbahçe maçı şikeye
teşebbüs olarak kabul edilmiştir.)
Sanık Yusuf TURANLI hakkında hüküm kurulurken;
01/05/2011 tarihli İBB spor- Fenerbahçe,
15/05/2011 tarihli Fenerbahçe-Ankaragücü,
25/05/2011 tarihli Sivasspor-Fenerbahçe ve
15/05/2011 tarihli Fenerbahçe-İBB spor maçları bakımından her bir maç üzerinden
şike ve teşvik primi suçları ayırt edilmeksizin yerel mahkemece "şike ve teşvik primi suçlarını
işlediğinden" şeklinde karar verilmiş olup, karar Yargıtayca ilk üç maçı şike, son maçı teşvik
primi suçu olarak niteleyip esastan temyiz taleplerini reddedip eylemlerin nitelendirilmesini
kabul etmiş, ancak erteleme ve benzeri gerekçelerle bozmuştur. Yani Fenerbahçe-Ankaragücü
ve Sivasspor-Fenerbahçe maçları tamamlanmış şike suçu olarak kabul edilmiştir.
Sayılan maçlardan Fenerbahçe-Ankaragücü maçı Şekip MOSTUROĞLU ve Sami
DİNÇ hakkında verilen hükümde şikeye teşebbüs olarak tanımlanmış, Yargıtay ilamında suç
nitelendirmesine dair bir bozma hükmü yer almamıştır.
Buna karşın yukarıda sayılan maçlardan 22/04/2011 tarihli EskişehirsporTrabzonspor maçı için Sami DİNÇ adlı sanık bakımından hüküm kurulurken şikeye teşebbüs
suçu olarak tanımlanmıştır.
Aynı zamanda Aziz YILDIRIM'ın kurup yönettiği suç örgütüne üyelikten hakkında
hüküm verilen Sami DİNÇ'in söz konusu mahkumiyeti Yargıtay incelemesi sırasında eylem
nitelemesi bakımından temyiz talebi reddedilerek suçun nitelemesi sabit görülmüş, ancak
erteleme ve diğer nedenlerle bozma yapılmıştır. Yani Aziz YILDIRIM'ın kurup yönettiği suç
örgütü lehine suç işlediği kabul edilen Sami DİNÇ'in Eskişehirspor-Trabzonspor maçı
bakımından ancak teşvik primi suçu söz konusu olabilecekken imkan bulunmayan şikeye
teşebbüs suçundan hükümlendirildiği anlaşılmıştır.
Bülent İbrahim İŞÇEN hakkında 22/05/2011 tarihli Sivasspor-Fenerbahçe maçı için
şike(tamamlanmış suç) suçundan verilen mahkumiyet kararını Yargıtay esastan temyiz
itirazlarını reddederek erteleme ve benzeri nedenlerle usulden bozmuştur.
Korcan ÇELİKAY ve Mehmet YILDIZ hakkında 22/05/2011 tarihli SivassporFenerbahçe maçı nedeniyle şike suçundan hüküm verilmiş, teşebbüs nedeniyleherhangi bir
indirim yapılmamıştır. Yani Sivasspor-Fenerbahçe maçı tamamlanmış şike suçu olarak kabul
edilmiştir.
Ahmet ÇELEBİ hakkında İBB Spor- Fenerbahçe, Sivasspor-Fenerbahçe maçlarından
mahkumiyet kararı Yargıtayca onanmış, Sivasspor-Fenerbahçe maçı nedeniyle şikeye
teşebbüsten bahsedilmeksizin şike suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur. Yani
Sivasspor-Fenerbahçe maçı tamamlanmış şike suçu olarak kabul edilmiştir.
Sanık Erdem KONYAR hakkında yerel mahkemece verilen beraat kararı bozulurken
08/05/2011 tarihli Karabük-Fenerbahçe maçında Emenike'ye şike teklifinin yapıldığı, futbolcu
tarafından kabul edildiğine dair yeterli bir delil bulunmadığı, eylemin şikeye teşebbüs suçu
olacağı belirtilerek karar aleyhine bozulmuştur.
Aynı maç bakımından yerel mahkemenin Aziz YILDIRIM hakkında
şike(tamamlanmış suç) suçunu sabit görerek verdiği ceza Yargıtayca onanmıştır. Söz konusu
suç bakımından Yargıtay ilamında "Aziz YILDIRIM'ın Şekip MOSTUROĞLU'na, onun Sami
DİNÇ'e, onun Erdem KONYAR'a, Erdem'in de Emenike'ye şike teklifini iletmesi şeklinde
suçun işlendiği" belirtilmiş, maçta yapılacak şike eylemine teşebbüsün bu yolla
talimatlandırıldığı ve Emenike hedef seçilerek gerçekleştirilmeye çalışıldığı kabul edilmiş
olmasına rağmen aynı maç bakımından aynı eylem şikeye teşebbüs iken Aziz YILDIRIM
hakkında tamamlanmış şike suçu kabul edilip hükme esas alınmıştır.
08/05/2011 tarihli Karabükspor-Fenerbahçe maçında şike yapma suçu bakımından
Emnanuel Chınenye EMENİKE hakkında dosya bakımından diğer tüm sanıklarla birlikte
iddianameye konu dava açıldığı,Emenike'nin temin edilip sorgusu yapılamadığından karar
tarihinde dosyasının ayrıldığı, bilahare Karabükspor-Fenerbahçe maçındaki şike suçundan
yargılandığı, beraat ettiği, söz konusu beraatin de kesinleştiği sabit olduğuna göre 6222 sayılı
yasanın 11/3 maddesi kapsamında Emenike'ye şike teklif eden kişi veya kişilerin eylemleri
sabit bulunduğu takdirde ancak şikeye teşebbüs suçundan ceza verilebileceği halde yukarıda
anlatılan şekilde Aziz YILDIRIM hakkında hatalı olarak şike(tamamlanmış suç) suçundan
eylem sabit görülüp cezaya konu edilmiş ve hüküm Yargıtayca onanıp kesinleşmiştir.
M.Şekip MOSTUROĞLU hakkında da;
08/05/2011 tarihli Karabük-Fenerbahçe ve
15/05/2011 tarihli Fenerbahçe-Ankaragücü maçlarında şike suçu sabit görülerek
hüküm kurulmuş, yargıtayca söz konusu hüküm sanığa verilen "şikeye teşebbüs suçları"
bakımından esastan temyiz talepleri reddedilerek erteleme ve güvenlik tedbirleri yönünden
bozulmuştur. Yani 15/05/2011 tarihli Fenerbahçe-Ankaragücü maçı ile 08/05/2011 tarihli
Karabük-Fenerbahçe maçı Şekip MOSTUROĞLU'nun eyleminde şikeye teşebbüs olarak
nitelendirilmiştir.
Abdullah BAŞAK adlı hükümlü bakımından yapılan incelemede;
15/05/2011 tarihli Fenerbahçe-Ankaragücü
22/05/2011 tarihli Sivasspor-Fenerbahçe maçlarındaki eylemleri bakımından
şike(tamamlanmış suç) suçundan yerel mahkemece verilen mahkumiyet kararı Yargıtayca
onanmıştır.
Yine Sami DİNÇ hakkında verilen hükmün Yargıtay tarafından incelenmesinde
Karabük-Fenerbahçe ve Fenerbahçe-Anakaragücü maçları şikeye teşebbüs olarak kabul
edilmiş, bu şekilde nitelendirme yapılmış, esastan temyiz talepleri reddedilerek erteleme ve
güvenlik tedbirleri yönünden bozulmuştur. Sami DİNÇ hakkında hüküm kurulurken
teşebbüsten indirim yapılmıştır.
22/04/2011 tarihli Eskşehirspor-Trabzonspor maçı Sami DİNÇ hakkında hüküm
kurulurken şike suçu olarak, Şekip MOSTUROĞLU hakkında hüküm kurulurken teşvik primi
suçu olarak hükme konu olmuştur. Halbuki Sami DİNÇ ve Şekip MOSTUROĞLU her ikisi
de Aziz YILDIRIM liderliğindeki suç örgütü üyeliğinden haklarında hüküm verilmiş olup
rakip Trabzonspor aleyhine Eskişehirspor üzerinden ancak teşvik primi suçu söz konusu
olabilecekken Sami DİNÇ hakkında şike suçundan hükme konu olmuştur.
6222 sayılı yasanın 11. Maddesinin başlığı "şike ve teşvik primi" olarak belirtilmiş
ve madde kapsamında suçun tipik özellikleri belirtilerek tanımlanmıştır. Maddede şike suçu
tanımlandıktan sonra kazanç veya sair menfaat temini hususunda anlaşmaya varılmış olması
halinde dahi suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur şeklinde hüküm getirilerek şike ve
teşvik primi suçlarında menfaat temin edilmese dahi karşılıklı anlaşmaya varılması ile suçun
tamamlanmış olacağı belirlendikten sonra maddenin 3. Fıkrasında suça mahsus özel teşebbüs
hükmü ihdas edilmiş olup "kazanç veya sair menfaat vaat veya teklifinde bulunulması halinde
kendisine menfaat vaat edilen kişi veya kişilerin bunu kabul etmemesi ile anlaşmaya
varılamadığı takdirde suçun teşebbüsten cezalandırılacağı" belirtilmiştir. Yine aynı maddenin
5. Fıkrasında "suçun bir müsabakada bir takımın başarılı olmasını sağlamak amacıyla teşvik
primi verilmesi veya vaat edilmesi suretiyle işlenmesi halinde bu madde hükümlerine göre
verilecek ceza yarı oranında indirilir." şeklinde getirilen hükümle teşvik primi verilmesi veya
vaat edilmesi suçundan maddenin ilk bendinde öngörülen cezadan indirim yapılması hükme
bağlanmıştır. Dolayısıyla münferit olarak şike, şikeye teşebbüs ve teşvik primi suçlarının
yasal cezai yaptırımı farklıdır.
Yukarıda ayrıntılarıyla irdelendiği üzere aynı maç üzerinden aynı örgütün amacı
doğrultusunda işlendiği belirtilen şike, şikeye teşebbüs ve teşvik primi suçlarının faillerinin
aynı eylem nitelendirmesi ile cezalandırılması gerekirken sayılan maçlarda bir sanık hakkında
eylem şikeye teşebbüs olarak kabul edilmişken, diğer sanık hakkında tamamlanmış şike suçu
olarak kabulü, diğer yandan bir sanık hakkında şike-şikeye teşebbüs olarak kabul edilen
eylem diğer sanık bakımından teşvik primi olarak kabul edilmesiyle aynı eylem bakımından
bazı sanıklara indirim uygulanması, diğer sanıklara tamamlanmış şike suçu kabul edilerek bu
yolla fazla cezai hüküm kurulduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Aynı eylem bakımından aynı maç üzerinden yapılan şike ve teşvik primi suçlarının
bu şekilde hükümde karıştırılmasının doğal sonucu olarak tek bir müsabaka nedeniyle
hakkında hüküm kurulan sanıklar bakımından aleyhe sonuç doğurduğu, bunun yanında aynı
şekilde birden çok müsabakada şike ve teşvik primi suçları sabit görülerek 6222 sayılı yasanın
11/10 maddesi hükmünce sabit olan suçlardan en ağır cezayı gerektiren fiilden dolayı
verilecek cezanındörtte birinden dörtte üçüne kadar arttırılarak tek cezaya hükmolunacağı
şeklindeki yasal hüküm nedeniyle arttırım bakımından eylem sayısı ve eylemlerin suç niteliği
sanıklar hakkında cezanın kişiselleştirilmesinde etken olduğu muhakkak bulunduğundan bu
nedenlerle sanıklar hakkında maddi hataya düşülerek fazla ceza tayin edildiği ve bu
hükümlerin Yargıtay ilamı ile onanarak kesinleştiği maddi hataya dair hukuka aykırılığın
giderilmesiyle sanıkların CMK 311/1e maddesinde belirtildiği şekilde daha hafif bir ceza
uygulamasıyla mahkum edilmesini gerektirecek nitelikte olduğu ve hükmü kesinleşmiş kişiler
bakımından da yargılamanın yenilenmesi dışında maddi hatanın giderilmesine yönelik başka
bir yol bulunmadığı anlaşılmıştır.
(İçerikte değinilen ve daha önce bu dosyadan ayrılan Emnanuel Chınenya
EMENİKE hakkında beraatle sonuçlanan dava sonucu mahkeme kararının kesinleşip
kesinleşmediği, kesinleşmiş ise kesinleşme şerhli bir suretinin yargılamanın yenilenmesi
talebinin değerlendirilmesinde gerekli olduğundan temin edilmesi talep olunur.)
SONUÇ OLARAK:
Ayhan BİÇER adlı kişinin göndermiş olduğu dilekçenin iş bu dosya kapsamı ile
ilgisi olmadığından hakkında bir değerlendirme yapılmasına yer olmadığına,
Recep ÖZCAN'ın dosya ilgisiyle sunmuş olduğu katılma talebi ve infaz isteği
hususunda yukarıda bölümünde yazılı gerekçelerle katılma talebinin reddine, infaz isteği
hususunda bir değerlendirme yapılmasına yer olmadığına,
Olgun PEKER müdafiinin mahsup talebi hususundaki talebinin yukarıda başlığında
yazılı nedenlerle bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına,
Serdar ADALI müdafiinin yapmış olduğu CMK 308. Maddesindeki talep
bakımından dilekçesinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Ali KIRATLI müdafiinin yapmış olduğu ayırma ve görevsizlik kararı verilmesi
talebinin reddine,
Ruken BAŞAK vekilinin yapmış olduğu yargılamanın yenilenmesi ve müsaderenin
kaldırılması talebinin reddine,
İlhan Yüksel EKŞİOĞLU müdafiinin yetkisizlik ve görevsizlik talebinin reddine,
Trabzonspor Klubü Derneği, Trabzonspor Futbol İşletmeciliği A.Ş., Trabzonspor
Sportif Yatırım ve Ticaret A.Ş., Trabzonspor Ticari Ürünler Ticaret A.Ş. vekillerinin
yargılamanın yenilenmesi ve infazın durdurulması yönünde hükümlülerin yapmış olduğu
taleplerin reddine dair talepler bakımından bu hususun mahkemece değerlendirilmesi
gerektiğine,
Suç örgütü kurma suçundan Aziz YILDIRIM ve Olgun PEKER hakkında hükmün
kesinleşmiş olması ve yukarıda izah edilen nedenlerle yargılamanın yenilenmesi isteminin
talebe uygun olarak kabule değer görülmesi gerektiğine,
Şahsen ve müdafii tarafından talebi olmayan yukarıda anlatılan gerekçelerle
haklarında yargılamanın yenilenmesi yönünde tarafımızdan resen dikkate alınan, TCK 220/2
maddesi gereğince eylemleri sabit görülerek hüküm kurulan ancak verilen hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen Abdullah BAŞAK, Alaeddin YILDIRIM, Ali
KIRATLI, Aykut AYDIN, Cemil TURHAN, Doğan ERCAN, Hırçın KIMIL, İlhan Yüksel
EKŞİOĞLU, Şekip MOSTUROĞLU, Mesut ERDOĞAN, Özlem TÜTÜNCÜ, Coşkun
ÇALIK , Samet ERDEMİR ve Tamer YELKOVAN ile haklarında TCK 220/2 maddesi
gereğince mahkumiyet kararı verilen ancak temyizi bulunmayan bu nedenle cezası kesinleşen
Selim KIMIL bakımından da yukarıda suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu bakımından
yapılan irdeleme gereğince haklarındaki yargılamanın yenilenmesine yönelik kabule değer
olduğu anlamında resen değerlendirmemiz doğrultusunda;
6222 sayılı yasa bakımından verilen mahkumiyetler bakımından hakkında hüküm
kesinleşen Aziz YILDIRIM, Abdullah BAŞAK, Ahmet ÇELEBİ ve İlhan Yüksel
EKŞİOĞLU bakımından yukarıda ayrıntılarıyla açıklanan nedenlerle yargılamanın
yenilenmesi isteminin kabule değer görülmesi gerektiğine dair CMK 311 ve devamı
maddeleri gereğince,
Infazın geri bırakılması-durdurulmasına dair talepte bulunan Olgun PEKER, Aziz
YILDIRIM, İlhan Yüksel EKŞİOĞLU, Abdullah BAŞAK bakımından talep kapsamında,
Ahmet ÇELEBİ ve Selim KIMIL bakımından ise resen infazın geri bırakılmasının CMK 312.
madde gereğince kabulüne karar verilmesi kamu adına mütaala beyanı olarak arz
olunur.06/06/2014
ABDULLAH MİRZA COŞKUN39732
İstanbul Cumhuriyet Savcısı
Download

SOLGUNLUK HASTALIĞI (verticillium dahliae kleb) NA DAYANIKLI