1
GÖNÜLDEN ESİNTİLER.
TERZİ BABA
İLÂHÎLER=DERLEME
(87)
NECDET ARDIÇ
İRFAN SOFRASI
NECDET ARDIÇ
TASAVVUF SERİSİ (87)
2
BİSMİLLÂHİRRAHMÂNİRRAHÎM.
Muhterem okuyucularım, içinde ilâhiler bulunan ve
tasavvufi yapıda olan bu kitabın oluşması, uzun senelere
bağlıdır. Gençliğimin ilk yıllarından beri, bu tür eserleri
nerede bulsam, nerede duysam, hemen yazmaya gayret
eder, okuyanlardan da yazabilmek için tekrarlamalarını rica
ederdim. Allah kendilerinden razı olsun onlarda kırmazlar,
o eseri bana düz olarak tekrar okurlar, bende yazar
kendilerine teşekkür ederdim. Bu İlâhi defterinin oluşması
yaklaşık yirmi sene kadar sürmüştür.
Özellikle Nusret Babama tabi olduktan sonra,
huzurunda bulunduğum cemiyetlerde, neler okunursa
orada okuyanlardan hemen tekrar etmelerini rica edip, bir
şiir defterine kayda almaya gayret ederdim. Bu çalışmayı
hep sürdürmüşümdür. Ayrıca okunan ilâhilerin melodi
yapılarını da kulağımda ve gönlümde tutmaya çalışır,
ayrıca hafızama ve hatıralarıma da kaydederdim.
Uzun seneler böyle her bulunduğum mecliste, söylenen
değerli söz ve makam nağmelerini, hatırımda tutmaya
çalışır,
daha
sonra
kendi
kendime
veya
yakın
arkadaşlarımla paylaşırdım, böylece bu/ aşağıda da aslının
kopyalarını bulacağınız şiir/İlâhi, defteri ortaya çıkmış oldu.
Hani denir ya, (geçmiş zaman olur ki, hayali cihan
değer) işte bu İlâhi defteri de, benim için aynen öyledir.
Defterin içinde bulunan, herhangi bir İlâhi veya güzel
sözlere baktığımda, o İlâhinin ve güzel sözün, söylendiği ve
gerçekten çok büyük değerlerle, büyük değerli insanlarla
geçen o günleri hatırlar, ve yad eder, iyi ki bu kayıtları
almışım
derim.
Şu
anda
bu
kayıtları
yeniden
okuyanlarından ve nefes edenlerinden almanın imkânı
yoktur, bütün dünyanın malı verilse de gene de mümkün
değildir. Çünkü hepsi Mevlâlarına kavuşmuşlardır. Aslında
geçmişi düşünmek hali kaybetmektir, ama böyle bir
geçmişi düşünmek, kişinin o günlerden ve o güzel
insanlardan feyz almış olarak, geleceğini daha da
güzelleştirmektedir. Nusret Babamın meclisine birçok yolun
3
müntesipleri gelirler hep beraber İlâhiler okunur kısa da
olsa zikirler yapılır daha sonrada sohbete geçilirdi.
Nusret babamın Davudi sesi Rahmiye annemin lâtif
sesi, Lütfü beyin ince sesi, Hüseyin beyin hazin sesi, Nazan
ablamızın nazlı sesi, Sabri beyin yumuşak sesi, tabî fakirde
içlerinde bulunarak. Ve isimlerini sayamadığım birçok
kimselerimizin de katkılarıyla.
-------------Rahmiye Annemin lâtif sesi ile, Niyazi Mısrinin.
Bakıp cemâli yare çağırıram dost dost,
Dil oldu pare pare, çağırıram dost dost,
diyerek bizlerde eşlik ederek.
-------------Hatice ablamızın ince sesi ile,
Fenerin mumunu yak da gel derviş”
“Fenerin camını kırda gel derviş,
diyerek bizlerde eşlik ederek.
-------------Daha sonra gene hep birlikte Nusret Babamın,
Erler demine destur alalım,
Pervaneye bak ibret alalım,
Aşkın ateşine gel bir yanalım,
Dost dost diyerek arşa varalım,
Devrane uyup seyran edelim,
Eyvah vah vah demeden Allah diyelim. Lâilehe İllâllah
Lâilehe İllâllah Lâilehe İllâllahu.
Diyerek, beraberinde küçük birde zikir yapılarak
sonlandırılırdı, ondan sonra Nusret Babamın lisanından
günün mevzuuna ve sohbetin gidişine göre Hakk kelâmı
4
başlar ve belirli bir yol alındıktan sonra, çaylar içilir ne
varsa
lokma
edilir
vakit
de
dolunca
herkes
fakirhanelerimize dönmek üzere oradan ayrılırdık. Ben
genelde gece orada kalır ertesi gün çarşıdaki işimi de görür
oradan Tekirdağ’ına dönerdim.
-------------Ayrıca Rahmiye Annemin çok sevdiği,
Bu dünyadan gider olduk,
Kalanlara selâm olsun,
Allah Lâilehe İllâllah,
Bizim için hayır dua,
Edenlere selâm olsun,
Allah Lâilehe İllâllah,
-------------İlâhisi de okunurdu, bunun hazin bir hatırası da vardır.
Rahmiye Annem gerçekten çok yorgun bir insandı, zaman,
zaman ya Rabb-i bana dinlenmek için iki sene versen ne
olur biraz dinleneyim, diye niyaz ederdi. Gerçekten de
Nusret Babamın dünya değiştirmesinden iki sene sonra
rahmetlik oldu ve cenazesi adeta düğün alayı gibi idi
bindiğimiz otobüste kabristana giderken, adeta yaşadığımız
sevinç mi, keder mi? Ayıramıyorduk, kasetten ilâhiler
okunuyor idi sanki âdeta daha baştan hesaplanmış
kurgulanmış gibi, tam kabristanın önüne geldiğimizde, “bu
dünyadan gider olduk” ilâhisi okunmaya başladı, çok
sevdiği bu ilâhi ile o da bâki âleme yolcu edilmiş oldu.
Bizlerden de kendine bâtın âleminde selâmlar olsun, nur
içinde yatsın. Allah kendisinden milyonlarca defa razı olsun.
-------------Demek vakti gelmiş ki, bu defter konusu zuhura çıkmak
istemiş, bu sebeple Fa…. Oğlumuza defterin içindeki
kayıtları bilgisayar ortamına geçirmesini istemiştim sağ
olsun oda kayıtları bilgisayar ortamına çevirerek aşağıdaki
mail ile şiirleri bilgisayar yazısı ile düzenleyip gönderdi
5
daha evvelce de ikinci bölümde olan defterin aslına uygun
fotokopisini daha evvelce göndermiş idi bende bir önsöz
yazarak defter hakkında kısa bilgi vermeye çalıştım.
Görüldüğü gibi bir hadise veya yaşantı oluşuyor iken
güncelliği yönüyle farkında olmadan gelip geçmektedir, bir
müddetten sonra da unutulmaktadır. İşte bir değerli
oluşum yaşandığı o günlerde kayda alınırsa ancak o zaman
kalıcı olmaktadırlar.
Bende bu kitabı iki bölüm halinde hazırlamaya çalıştım
birinci bölümde defterin içinde bulunan ilâhilerin bilgisayar
ortamındaki yazılar ile kaydını yaptım.
İkinci bölüme ise defterin kendi aslı üzere olan ve
benim el yazılarımdan çekilen kopyasını ilâve ettim.
Defterin aslı ise bende çok değerli bir hatıra olarak
muhafaza edilmektedir. Rabb-ımıza şükrederiz.
-------------Fa…. Bu…. Efendi Babacım hayırlı günler;
Sizden aslını almış olduğumuz İlâhi/şiir defterini word'e
aktardım, daha önce vermiş olduğunuz sayfa ölçülerini
kullandım ve dediğiniz gibi sayfa numarası vermedim. Son
bir kez Mu…. Pa… kardeşimle bir mukabele yaptık,
hatalarımızı en aza indirebilmek için ama yine de hatamız
çıkabilir, şimdiden affınıza sığınıyoruz.
Bazı okuyamadığımız yerlerde şiirlerin orijinallerini
bulmaya gayret ettik ve bazı kelimelerin yazılışları için Ferit
Develioğlu'nun Osmanlıca lügatinden faydalandık.
Bu dosyanın çıktılarını almak için yorulmayın lütfen,
inşeallah haftaya Kavacık sohbetine geldiğinizde size
çıktılarını da takdim ederiz.
Hürmetle sizin ve annemin ellerinizden öpüyorum
oğlunuz Fa….
--------------
6
Sevgili okuyucum, bu kitabın yazılışında, düzenlenişinde,
basılışında, bastırılışında, tüm oluşumunda emeği ve hizmeti
geçenleri saygı ile yad et, geçmişlerine de hayırdua et, ALLAH(c.c.)
gönlünde feyz kapıları açsın.
Yarabbi; bu kitaptan meydana gelecek manevi hasılayı, evvelâ
âcizane, efendimiz Muhammed Mustafa, (s.a.v.)’in ve Ehl-i Beyt
Hazaratı’nın rûhlarına, Altı Peygamber Hazaratı’nın ruhlarına ve
onların varislerinin de rûhlarına, kendi anne ve babamın da, eşimin
de anne babasının, büyükanne ve büyükbabasının rûhlarına, Ayrıca
Nusret Babamın ve Rahmiye Aneminde ruhlarına, ayrıca o günleri
birlikte yaşadığımız bahsi geçen veya geçmeyen bütün kişilerinde
ruhlarına hediye eyledim kabul eyle, haberdar eyle, ya Rabbi.
Muhterem okuyucularım; yine bu kitabı da okumaya başlarken,
nefs’in hevasından, zan ve hayalden, gafletten soyunmaya
çalışarak, saf bir gönül ve Besmele ile okumaya başlamanızı
tavsiye edeceğim. Çünkü kafamız ve gönlümüz, vehim ve hayalin
tesiri altında iken gerçek mâ’nâda bu ve benzeri kitaplardan
yararlanmamız mümkün olamayacaktır.
Gayret bizden muvaffakiyet Hakk’tandır.
--------------
7
Şiir/İlâhi defterinin şöyle bir kabı vardır içinde “İbrahim
Hakkı Erzurumlunun aşağıdaki iki dörtlüğü ile başlamaktadır.
8
Deme şu niçin şöyle
Yerincedir o öyle
Bak sonuna sabreyle
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler
-----------------------Bir işi murâd etme
Oldu ise inâd etme
Haktandır o red etme
Mevlâ görelim neyler
Neylerse güzel eyler
Fahri Âlem Efendimize
Bu gün gönlüm kaynıyor, sebeb bilmem ne hikmet,
Misafiriz âlemde, ev sahibim Muhammed (s.a.v.)
Seher vakti Nûsret’in senden şefaat bekler,
Ümmete vermek için, ya Hazret-i Muhammed (s.a.v.)
Mahbesin içindeyim, saatin dördündeyim,
Ağlar seni beklerim, ya Hazret-i Muhammed (s.a.v.)
Kula secde yok derler, sana dahi olmazmış,
Kırk yıl secdem sanadır, ya Hazret-i Muhammed (s.a.v.)
Bilmez âlem bu sırrı, bir Hak onda sen varsın,
Gören o görülen sen, ya Hazret-i Muhammed (s.a.v.)
Dışı sana benzeyen, içi Hak’tır şüphesiz,
Birden gayrı ne vardır, ya Hazret-i Muhammed (s.a.v.)
Kâinatın mirâcı velilerde son bulur,
Veli sende yok olur, ya Hazret-i Muhammed (s.a.v.)
Seni görmeyen bir göz, sana yanmayan bir dil,
Zannetmem ki insandır ya Hazret-i Muhammed (s.a.v.)
9
Seninle bitti firkat, sende bulundu vuslât,
Sana fedâ bin Nûsret, ya Hazret-i Muhammed (s.a.v.)
Senin isminle dahi titremeyen bir gönül,
Varsa eğer şaşarım, ya Hazret-i Muhammed (s.a.v.)
Senden baktım âleme, yine Allah’ı gördüm,
Hakk gözüyle de seni, ya Hazret-i Muhammed (s.a.v.)
Bir şehre vardı yolum, kalpten nûr ile doldum,
Her vârımla sen oldum, ya Hazret-i Muhammed (s.a.v.)
Arşa bastı ayağım, kıble oldu durağım,
Sende kayboldu Nûsret, ya Hazret-i Muhammed (s.a.v.)
Hz. Nûsret
-----------------------Erler demine destur alalım
Pervâneye bak ibret alalım
Aşk âteşine gel bir yanalım
Dost dost diyerek arşa varalım
Devrâna uyup seyran edelim
Eyvah demeden Allah diyelim
Günler geceler durmaz geçiyor
Sermâyen olan ömrün bitiyor
Bülbüllere bak, feryad ediyor
Ey gonca açıl mevsim geçiyor
Devrâna uyup seyran edelim
Eyvah demeden Allah diyelim
Aşıksan eğer gel birleşelim
Şeyhin izine yüzler sürelim
Tâ fecre kadar zikreyleyelim
Feryâd edelim, efgân edelim
Devrâna uyup seyran edelim
Eyvah demeden Allah diyelim
10
Ey yolcu biraz gel dinle beni
Kervân yürüyor sen kalma geri
Nûsret denilen deryâ gezeri
Hatmetti bugün seyrü seferi
Devrâna uyup seyran edelim
Eyvah demeden Allah diyelim
-----------------------Dü cihan varından geçer Hû isminin aşıkları
Dost elinden kevser içer Hû isminin aşıkları
Hak lâ ilahe illallah Hû
Allah Allah illallah Hû
Kim bu zikre gönül verir cümle günahları erir
Şübhesiz cennete girer Hû isminin aşıkları
Hak lâ ilahe illallah Hû
Allah Allah illallah Hû
Rasulullahtır hem râhı inan bu söze vallahi
Hicabsız görür Allahı Hu isminin aşıkları
Hak lâ ilahe illallah Hû
Allah Allah illallah Hû
Er olan söyler gönülden elestü kalu beliden
Ders alırlar Hu Ali’den Hu isminin aşıkları
Hak lâ ilahe illallah Hû
Allah Allah illallah Hû
Ezelden aşkınla ben yane geldim Hay Hay Medet
Vücûdum şemine pervane Hay Hay Medet
Allahım Allah Allahım Hu
Ko beni yatayım şeyh eşiğine Hay Hay Medet
Bu tatlı canım kurbane geldim Hay Hay Medet
Allahım Allah Allahım Hu
İlahi acizem horum hakirem Hay Hay Medet
Senin dergahına seyrane geldim Hay Hay Medet
Allahım Allah Allahım Hu
11
Bu cihan fanidir kaygusuz olmaz Hay Hay Medet
Bunda üç beş on gün mihmane geldim Hay Hay Medet
Allahım Allah Allahım Hu
Yusufum aldırdım Kenan ilinden Hay Hay Medet
Arayı arayı bu hale geldim Hay Hay Medet
Allahım Allah Allahım Hu
Hz. Niyazi Mısri
------------------------
Bakıb Cemali yare çağırıram dost dost
Dil oldu pare pare ah çağırıram dost dost
Ne yerdeyim ne gökte ne mürdeyim ne zinde
Her yerdeyim her demde ah çağırıram dost dost
Sular gibi çağ çağ dolaşırım bağ bağ
Hayran bana sol ve sağ ah çağırıram dost dost
Geldim cihane garib oldum güle andelîb
Her dem ciğerim delik ah çağırıram dost dost
Hep görünen dost yüzü ondan ayırmam gözü
Gitmez dilinden sözü ah ah ah çağırıram dost dost
Aşkın ile dolmuşum zühdümü yanılmışım
Mestü müdam olmuşum ah ah ah çağırıram dost dost
Derya olunca nefes parelenince kafes
Ta kesilince bu ses ah çağırıram dost dost
Mescidü meyhanede hanede viranede
Kâbede puthanede ah çağırıram dost dost
Geldim o dost elinden koka koka gülünden
Niyazi’nin dilinden ah çağırıram dost dost
Hz. Niyazi Mısri
12
-----------------------Aşkın beni rüsvay-ı cihan eyledi gitti,
İlmin ise dânâyı cihan eyledi gitti,
(Sensin) dediğim benliğimi, anladığım an,
Rûhum kafesi tenden, uçup Hû dedi gitti.
Bekler dururum sağ ve solu yel gibi geçti,
Ömrüm oluyor bir sene ki altmışı geçti,
Sussam duramam, sözlerimi anlayanım yok,
Gönlüm, kalemim, leyl-ü nehar, inledi gitti.
Lütfun beni Kârûn-u cihân eyledi gitti,
Gafil gezenin ömrü bitip ağladı gitti,
Kimden kime izah edeyim, vasl-ı firakı,
Nûsret yaradan Rabb’ına Allah dedi gitti.
Toprak diye gam çekmiş olan toprağa gitti,
Taş taş dedi ahar kimisi taş yedi gitti,
Terk eyledi beni bahtım gelmez sanıyordum,
Çok hızlı gelip bir yanağım öptü de gitti.
Dûzeh diye korkmakta olan yandı da gitti,
Cennet diye kokmakta olan, cennete gitti,
Sen Nûsret’e sor âlemi icmâl ediversin,
Hakk ehli olan, Hakk olarak, bildi ve gitti.
Hz. Nûsret
-----------------------Kış geçti bahar geldi yine coştu tabiat,
Her yer kokuyor misk gibi sen bu ne kudret,
Ezhar ile evzak nerede gizleniyordu,
Hem gizleneni hem kokanı bulsana Nûsret.
Hz. Nûsret
------------------------
13
Âlemi eflâki gezdim indim arza ey garib
Boynumu büktüm ve diz çöktüm olunca andelîb
Bağı hüsnünde gül oldum her devir Mevlâ deyip
Postla âlûde iken ben dostu buldum ey necip
Dem bu demdir, dem bu demdir, dem bu dem
Biz hümayı vahdetiz amma cihanda bendeyiz
Şems-i zâtım arza düşmüşse ne gam hep Hû deriz
Bir Habib’e bir habib olmak için ah eyleriz
Vuslat eyyamında firkat nağmesin arz eyleriz
Dem bu demdir, dem bu demdir, dem bu dem
Nerde kaldın kırk yıl âgâh olmadın sen ey gönül
Tabl-ı Ahmed inliyor, beş kerre günde ey gönül
Aybı arı terk edib ifşaya geldim ey gönül
Nefhalar zinde kılarken mürde-i gel ey gönül
Dem bu demdir, dem bu demdir, dem bu dem
Zât-ı Hakk’ı kendi zâtında ara bul evvelâ,
Sonra benler, hep sen olmuş olur kulak ver ey şehâ
Gönlümüz şems oldu sen de gir ve şems ol mehlika,
Gerçi surette harabatız, harabız sâkiya
Dem bu demdir, dem bu demdir, dem bu dem
Her kulundan Hakk zuhur eyler bunu bil hürrem ol,
Hakk deyince gönlü sızlar Nûsretin gel Hakk’ı bul,
Zât-ı Hakkı bulmak istersen, gönülde sen yok ol,
Nerde ağyar görmedim ben, sende ben ol yâri bul,
Dem bu demdir, dem bu demdir, dem bu dem
Yâri bulduk, yâre uyduk şimdi olduk yârla yâr,
Kimi tasdik kimi inkâr eder amma bizde yâr,
Perde-i ağyârı yırt ki zahir olsun dilde yâr,
Aşka yaktın perde-i ağyârı kaldı şimdi yâr,
Dem bu demdir, dem bu demdir, dem bu dem
Hz. Nûsret
------------------------
14
Ben Hakk’a âşık olmuşum
Dâim onun hayranıyım
Dost bağına zînet gerek
Al koncanın bülbülüyem
Bilmem ne hâl oldu bana
Ben sen miyim, sen ben misin?
Yine Hakk’tan geldim bugün
Hakk’a gider râhım benim
Dünya sarayında benim
Hünkârın aşk mecnunuyum
Bilmem ne hâl oldu bana
Ben sen miyim, sen ben misin?
Küfrüm îmân oldu benim,
Cismim cânân oldu benim,
Eski halim noldu benim,
Bilmem ne hâl oldu bana
Ben senmiyim, sen benmisin?
Kâfi oldun her vücûda
Varım verdim sen mevcûda
Nazar kıldın bu vücûda
Bilmem ne hâl oldu bana
Ben sen miyim, sen ben misin?
Çün aklım oldu benim kül,
Dost dahil oldu sağ ve sol,
Anın için hayran gönül,
Bilmem ne hâl oldu bana
Ben sen miyim, sen ben misin?
Bu dil aşktan usanmadı,
Bir lâhza ayrı kalmadı,
Dünyaya rağbet kalmadı,
Bilmem ne hâl oldu bana
Ben sen miyim, sen ben misin?
Mekân gözden oldu nihân,
Her yerlerde oldu âyân,
15
Fehm eyle Fahrettin Ziya,
Dost gözünün dürbünüyem
Bilmem ne hâl oldu bana
Ben sen miyim, sen ben misin?
-----------------------Bahar içre baharım ben, heyulâyı cihanım ben,
Aşk derdine devayım ben, beni kaldır gör Allah’ı
Zaman içre zamanım ben, mekân içre mekânım ben,
Vücûd içinde cânım ben, beni kaldır gör Allah’ı
Gözünde nokta-i nûrum, özünde inleyen rûhum,
Günün her vakti sarhoşum, beni kaldır gör Allah’ı
Cehennemde yananda ben, cennetinde gezende ben,
Hakk ile Hakk olanda ben, beni kaldır gör Allah’ı
Gönülde Mustafa’yım ben, gözünde Murtaza’yım ben,
Bebekte Nûsrata’yım ben, beni kaldır gör Allah’ı
Göklerinde tek nûrum ben, gönüllerde huzurum ben,
Anla seraba rûhum ben, beni kaldır gör Allah’ı
Asıl adı Muhammed’dir, dünya mülkünde Nûsret’tir,
Cismim âleme rahmettir, beni kaldır gör Allah’ı
Kâinatta bir taneyim, seher vakti üryaneyim
Dost elinde şehzadeyim, beni kaldır gör Allah’ı
Senin ağzından ben dedim, onun ağzıyla sen dedim,
Sen ben yokuz hep O dedim, bizi kaldır gör Allah’ı
Beytullah’ta habib oldum, İstanbul’da fakir oldum,
Nûsret’te pür safa oldum, bizi kaldır gör Allah’ı
Göklerinde uçan da ben, arz üstünde gezende ben,
Denizlerde yüzen de ben, bizi kaldır gör Allah’ı
16
Rabbimle oldum pür safa, ayrı düştüm çektim cefa,
Gafillere verdim selâ, seni kaldır gör Allah’ı
Tek seda oldu son sözüm, Hû dedim feth oldu özüm,
Beni dinle a iki gözüm, bizi kaldır gör Allah’ı
Hz. Nûsret
-----------------------Bir gün seherden evvel uyandım,
Aşkıyle Rabbin eflâke baktım,
Ses yok seda yok bir hayli daldım,
Gönlü Allah’ın önünde sandım.
Allah’u Ekber Allah’u Ekber
Allah’u Ekber Allah’u Ekber
Ay ve yıldızlar, kurtlarla kuşlar,
Escar ve esma, hepsi sarhoşlar,
Ebhar ve enhar, Arş üzre rûhlar,
Huzuru Hakk’ta sübhan okurlar.
Allah’u Ekber Allah’u Ekber
Allah’u Ekber Allah’u Ekber
Aşıkın gönlü şemsten münevver,
Aşıksan oldun nûrlardan enver,
Gaflette kalma olma tenperver,
Servere ser ver ol sende server.
Allah’u Ekber Allah’u Ekber
Allah’u Ekber Allah’u Ekber
Cahillik etme dalma sivaya,
Beş vakit boyun bük sen Mustafa’ya,
Sabret erersin bir gün sefaya,
Bab-ı sır açıktır merdi Hüdaya.
Allah’u Ekber Allah’u Ekber
Allah’u Ekber Allah’u Ekber
17
Ezan sesiyle mü’min uyandı,
Aşık gönüller nûrla boyandı,
Gözler coşunca, yaşlar boşandı,
Uyan ey Âdem âlem uyandı.
Allah’u Ekber Allah’u Ekber
Allah’u Ekber Allah’u Ekber
Hamd sûresiyle durdum namaza,
İhlâsla çıktım arzdan semaya,
Nûr âyetiyle vardım Hüdaya,
Gönlüm dolunca indim selâya.
Allah’u Ekber Allah’u Ekber
Allah’u Ekber Allah’u Ekber
Âdem yatakta, Nûsret ayakta,
Ben bir mum oldum sahr-ı cihanda,
Yandı tutuştu gönlüm şu anda,
Buldum huzuru meydan-ı zâtta.
Allah’u Ekber Allah’u Ekber
Allah’u Ekber Allah’u Ekber
Hz. Nusret
-----------------------Semadan sırrı tevhidi duyan gelsin bu meydane
Derun içre bugün Allah diyen gelsin bu meydane
Duyanlar sırrı settarı, görenler nuru gaffarı
Cihanda şişe-i arı kıran gelsin bu meydane
Salâhdır ehli irfana getirsin canı meydane
Bugün başını kurbane koyan gelsin bu meydane
Gönül maksudunu buldu cihan envar ile doldu
Bugün Nûsret imam oldu duyan gelsin bu meydane
------------------------
18
Aşkın şarabın içmeyen
Mest olup hayran olur mu?
Zinciri aşka düşmeyen
Soyunup üryan olur mu?
Akıt gözlerinden yaşı
Gör kim işler işi
Kul olursa bir kişi
Bu mülke sultan olur mu?
Aşka ciğerin yakmayan
Mürşide doğru bakmayan
Bahri muhite akmayan
Göl iken umman olur mu?
Gel aşık geçirme çağın
Ko yansın yürekte yağın
Gülleri bitmeyen bağın
Bülbülü seyran olur mu?
Nakşi açıldı gözüm
Hakk’ı görür oldu özüm
Bilmem ki münkire
Kâr etti mi bu sözüm?
Bir Nakşi İlahisi
-----------------------Ey Allah’ım beni senden ayırma
Ayırıpta gafletlere daldırma ya Hû
Seni sevmek benim dinim imanım
İlahi dini imandan ayırma ya Hû
19
Şeyhim güldür ben onun yaprağıyam
İlahi yaprağı gülden ayırma ya Hû
Şeyhim baldır ben onun arısıyam
İlahi arıyı baldan ayırma ya Hû
Eşrefoğlu senin kemter kulundur
İlahi kulu sultandan ayırma ya Hû
-----------------------Ben bendene himmet kıl
Ahvalime şefkat kıl
Lütfunla inayet kıl
Ya Hazreti Mevlâna
Aşıkım sana giryan
Yandı yüreğim pürhan
Bu canım sana kurban
Ya Hazreti Mevlâna
Bir el verdim bir ere
Kaydolunduk deftere
Namın geçti her yere
Ya Hazreti Mevlâna
Nurdan kandiller yansın
Arştan huriler insin
Aşka da gelenler dönsün
Ya Hazreti Mevlâna
Manâ gülleri pembe
Kokusu gönüllerde
Ey pirim aşkım sende
Ya Hazreti Mevlâna
Kapında olan canlar
Eşiğini beklerler
Sendedir gizli sırlar
Ya Hazreti Mevlâna
20
Sen tıfıl iken ey sultan
Göklerde ettin seyran
Melâik sana hayran
Ya Hazreti Mevlâna
-----------------------Gökten itildim bir kenara düştüm,
Mecnun gibi ben ahu zare düştüm,
Göz yaşlarımla niyaza düştüm,
Ey Allah’ım seni bulan nerdedir?
Aşkın ile gece gündüz ağlarım,
İçin için yanar yürek dağlarım,
Senin için dert üstü dert bağlarım,
Ey Allah’ım seni gören nerdedir?
Seni gözler seni arar dideler,
Senin için inler bir çok sineler,
Bağda kırda yırtıldı elbiseler,
Ey Allah’ım senin izin nerdedir?
Gafil geçen ömrüm hep heba oldu,
Gece gündüz dünya bana dar oldu,
Aşık iken cümlemize yar oldu,
Ey Allah’ım kılavuzun nerdedir?
Gelecek mi acep vuslat demleri,
Görecek mi göz Hakk’a erenleri,
Peşimden gel yaşa şu hoş demleri,
Ey Allah’ım senden haber kimdedir?
Nûsret yandı artık benlik kalmadı,
Ondan sonra kendin, ancak anladı,
Hep dost imiş âlem ağyar kalmadı,
Hâzır nâzır o dost Nûsret nerdedir?
21
Yandım derken nûr olmuştu sözleri,
Öze vardı geçti diğer özleri.
Kamaştırdı vuslat bütün gözleri,
Aramayın Nûsret her dem bizdedir.
Nehir bahre ulaşınca ses olmaz,
Kar üstüne kar yağarsa iz olmaz,
Âşık bir gün mâşuk olur şek olmaz,
Yâr ile yâr oldu Nûsret bizdedir.
Hz. Nûsret
-----------------------Durakları Aşalım
Gelin dostlar bizde aşka yanalım,
Yanalımda neş’e ile dolalım ya Hay
Gönlümüzde daim Hakk’ı bulalım
Bulalım da Hakk ile Hakk olalım ya Hay
Hû hû ile coşalım
Coşalımda durakları aşalım ya Hay
Erenler arifler bu yola girdi
Girdi de kendi benliğin buldu ya Hay
Bulduğunu anlayınca O oldu
Oldu da cümle şerlerde yok oldu ya Hay
Hû hû ile coşalım
Coşalımda durakları aşalım ya Hay
Dem geçmeden gel demi demliyelim
Demliyelim de kıymetin bilelim ya Hay
Gafleti geçip huzura erelim
Erelim de daim neş’e edelim ya Hay
Hû hû ile coşalım
Coşalımda durakları aşalım ya Hay
22
Ey Allah’ım bizi mahsun eyleme
Eyleyipte vahımızı dinleme ya Hay
Neş’emizde her zaman tamam olsun
Olsun da nefsimiz hep viran dursun ya Hay
Hû hû ile coşalım
Coşalımda durakları aşalım ya Hay
el F. Necdet
-----------------------Aman Allah
Bana bir hâl oldu bugün
Ey ahbablar sizde duyun
Kalmadı hiç eski huyum
Açıldı gönülde kuyum
Ah aman Allah Allah Allah
Canım Allah Allah Allah
Anladım nûr bütün soyum
Gönülden geldi hay suyum
Bildim bende öyle nûrum
Bakarsan fakirde kulum
Ah aman Allah Allah Allah
Canım Allah Allah Allah
Gezer yürür divane ben
Girerim hep divana ben
Kalma nûrdan bigane sen
Delindi bak kafesi ten
Ah aman Allah Allah Allah
Canım Allah Allah Allah
Her an bülbül gibi ötem
Hemen uçup Hakka gidem
Allah Allah deyip dönem
Arşa çıkıp yere inem
Ah aman Allah Allah Allah
Canım Allah Allah Allah
el F. Necdet
------------------------
23
İki varlıktan biri mâşuk olur
Diğeri elbet ona âşık olur
Mahbubumdur Hakk’ın habibi benim
Her tarafta onu arar gözlerim
İçi mâşuk dışı âşık bir vücud
Her taraf bir kıbledir etsek sücud
Kalksa vücud kümbeti puthaneden
Kim kalır kim gider meyhaneden
Kâh erihnâ kâh Hümeyrâ der Habib
Bin selâmlar sana bizden ey tabib
Hasta gönüle sıhhat istersem eğer
Sonra ona yalvarırım tâ seher
Bir zehir ver beyaz olsun içeyim
Gönlün etrafında tavaf edeyim
Sen tohum ol ben de toprak olayım
Âlem içre bağ ve bostan kurayım
Gönül coştu hayretimden ağladım
Şefaat sırrını şimdi anladım
Nûr doğarsa her taraf pür nûr olur
Cife dahi nûr ile mesrur olur
Meğer bende canlı bir âlemmişim
Veyahut can âlemine ermişim
Ya Hümeyrâ git yetiş imdadına
Nûsret’in son gelmiyor feryadına
Mürşidin gönlüne bir cümbüş olur
Söyletirler çok söyleme suç olur
Hz. Nusret
24
Mürşit gözünden lâyezâl göründü,
Bî mîsal bî nikâp Cemâl göründü.
Perdeler gözümden bir bir açıldı
Gönüller bir oldu nûrlar saçıldı
Ayıldım kendimi onu aradım
Ne ben var ne o var şimdi anladım
Rücûu ilâllah desek bu işe
Vuslat deyiniz siz bu gidişe
Âlemde görmedim hiç böyle makam
Cihânı vereyim ben orda kalam
Lüzum yok dediler her taraf birdir
Mekân-ı lâ mekân hepsi senindir
Hz. Nûsret
-----------------------Fidandım büyüdüm goncayla doldum
Bahara yetiştim kızardım soldum
Kokuma bir müddet dostlar üşürdüm
Dikenim yaprağım arza düşürdüm
Ben ve sen meğer kuru lâfmış
Her vücûd Hakk’ın maada yalanmış
Dâima hazır ol ey anı vuslat
Nâr-ı aşkınla nûr oldu Nûsret
Hz. Nusret
------------------------
25
Ey Âdemoğlu nerden gelirsin
Geçmekte ömrün her dem erirsin
İdrak edersen sen bir emirsin
Durmaz gidersin kemâle doğru
Sahilde bir gün sabah edersen
Gafil görünme mihrabdasın sen
Dağlar denizler tekbir okurken
Tut şeyh elinden git Hakk’a doğru
Yokluktur evvel şartı kemâlin
Elbet gizler dilber cemâlin
Bir gün tadarsın zevkin visâlin
Sanma gidersin hevaya doğru
Kendin mi mahzun yarin mi bilmem
Kalbin okur Hû ey nûr-ı dîdem
Âlem kemâ-kân devrinde her dem
Çık arşa bir an bak ferşe doğru
Dalma derinden bahri sıfata
Düşsen mukabil mir’ât-ı zâta
Hakk gör bakarken şah-ü gedaya
Gönlün açılsın mevlâya doğru
Her nokta cevval, her zerre raksân
Her katre-i can aşk ile handân
Cennet mi bilmem her bağ ve bostân
Meydan senindir devrana doğru
İdrâki noksan olduysa merdin
Kemâle seyrini bilmezse ferdin
Koşup yürürler peşinde dehrin
Elbet giderler hayale doğru
İnsân isen gel mâşûku seyret
Fânî vücûdu bâkîye devret
Mahbubu Hakk’sın ilminde zevket
Yorulma gitme celâle doğru
26
Coştum giyindim meydâna geldim
Uşşâkî dilden seyrâna geldim
Ey dertli etfâl dermâna geldim
Merd ol soyun gel ummâna doğru
Ey veçhi bâkî maşuku canan
Bak cismi fânî hasretle nâlân
Âdemle Havva gurbette giryan
Elbet giderler visâle doğru
Mânen büyüksün yoktur sana eş
Gönülde neler var boş durma eş
Ufku ezelden doğan bir güneş
Gider mi acep zevâle doğru
Ölmezden evvel ölmek gerekmiş
Cânana cânı kurban gerekmiş
Uşşâk içinde Nûsret bilinmiş
Çevir yüzünü cemâle doğru
Hz. Nûsret
-----------------------Bir âlemden bir âleme
Devren geldim bu âleme
Hasret kaldım ol Âdeme
Nerededir yârin yolu?
Gece gündüz demedim ben
Yola düştüm giderim ben
Ararım her sabah erken
Nerededir yârin yolu?
Ben bir garib biçareyim
Bağrı yanık âvareyim
Aşk oduna pervaneyim
Nerededir yârin yolu?
27
Gökte sordum meleklere
Ay yıldıza feleklere
Acımam ben emeklere
Nerededir yârin yolu?
Tâ sübha dek mevlâ derim
Bazen ya Hû ya Hakk derim
Eyvah demem Allah derim
Nerededir yârin yolu?
Nerde kokan gülleri
Nerde öten bülbülleri
Bulabilsem erenleri
Nerededir yârin yolu?
Dolaşırım solu sağı
Aşarım ben taşı dağı
Nerede vuslat durağı
Nerededir yârin yolu?
Gurab değil bir garibim
Hakk’la zengin bir fakirim
Öksüz yetim bir hakîrim
Nerededir yârin yolu?
Dosttan haber verin bana
Sende gel benimle ara
Bakmayın pek öte yana
Nerededir yârin yolu?
Göz yaşımla söndüreyim
Cehennemi yok edeyim
Soran varsa söyliyeyim
Nerededir yârin yolu?
Müjde müjde buldum yâri
Hilâfım yoktur vallahi
Gözümden bakar billâhi
Bize varır yârin yolu
28
Cennetlerden cennet beğen
Hurilerden huri beğen
Bütün bunlardan vazgeçen
Bize varır yârin yolu
Sabahları Konya’dayım
İkindiyin Uşşak’tayım
Her gece Beytullah’tayım
Bize varır yârin yolu
Dilimizde Hakk’ın sözü
Gözümüzde aşkın gözü
Özümüz Mustafa özü
Bize varır yârin yolu
Ahımla âlem kül olur
Nefhamla yaprak gül olur
Âşık bir gün mâşuk olur
Bizde biter yârin yolu
Nûsreti bul vuslata er
Gönlüne gir Kâ’be’ye er
Sözümden aldınsa haber
Bizde biter yârin yolu
Hz. Nûsret
-----------------------Bülbülü râ’nâyı sev amma hümay-ı aşka bak
Cümle ezhârı sev amma gel gül-ü râ’nâya bak
Ey fakir insân bu âlem içre geldin neyledin?
Cümle eşyayı muhit olmuş dîl-i dânâya bak
Biriz mânâda canânım, sûrette ayrıldık biz,
Libas-ı aşkı ben giydim, libas-ı hüsnü sen giy…
Kıblegâh-ı cümle âlemdir, bunu bilmez cehil
Vâkıf-ı esrâr-ı Hakk’tır, anlamaz echel cehil
Sen dîl-i dânâyı buldun, anladınsa ebsem ol
Îyd-i ekber ol gün oldu, sonra olma muzmahil
29
Biriz mânâda canânım, sûrette ayrıldık biz,
Libas-ı aşkı ben giydim, libas-ı hüsnü sen giy…
Ol dîl-i dânâ da, mestur etti kendin, zât-ı Hakk
Âdem’in gönlünde kenzi mahfiyim ben dedi Hakk
Taht-ı gâh etti dîl-i dânâyı oradan coştu Hakk
Tâc-ı Kerramnâ’yı giydirdi, temâşa kıldı Hakk
Biriz mânâda canânım, sûrette ayrıldık biz,
Libas-ı aşkı ben giydim, libas-ı hüsnü sen giy…
Hakk ile geldik cihâne, sonra cümle olduk halk
Lâm-ı istidadı kaldır, cümle âlem oldu Hakk
Gel dîl-i dânâya râm ol dediler bu dad-ı Hakk
Levh-i mahfuzun kitabın kim okursa oldu Hakk
Biriz mânâda canânım, sûrette ayrıldık biz,
Libas-ı aşkı ben giydim, libas-ı hüsnü sen giy…
Hakk olan Hakk bildi kendin âleme mir’at dedi
Neş’ey-i mahbubiyyetle baktı ya Ahmed dedi
Mustafa ayinesinden baktı taaşşuk eyledi
Kendi kendinden temaşâ etti de nâz eyledi
Biriz mânâda canânım, sûrette ayrıldık biz,
Libas-ı aşkı ben giydim, libas-ı hüsnü sen giy…
Bilmedi iblis-i lâin, kim ol dîl-i dânâdadır
Cahil-ü nadânı bil amma ki canân ordadır
Kendi bildi kendi örttü vechini bil perdedir
Şükrü çok kıl ârif-i billâh isen hep sendedir
Biriz mânâda canânım, sûrette ayrıldık biz,
Libas-ı aşkı ben giydim, libas-ı hüsnü sen giy…
Lütf edip Fahri Rasul açmakta vechinden nikâab
Geh kapar nûr’u Hüdayı, hem görünmez âfitab
Ey fakir Nûsret, bu âlem içre geldin neyledin
Bil ve setret ki, cemâlin âleme vermekte tâb
Biriz mânâda canânım, sûrette ayrıldık biz,
Libas-ı aşkı ben giydim, libas-ı hüsnü sen giy…
Hz. Nûsret
30
-----------------------Meyhanede kaldık bu gece ah mestiz efendim
Bir şeyle mukayyet değiliz serbestiz efendim
Ta’n etme bizi sofi gibi hoş gör efendim
Bir şey ile mukayyet değiliz serbestiz efendim
-----------------------Kâh çıkarım gökyüzüne seyrederim âlemi
Kâh inerim yeryüzüne seyreder âlem beni
Ah Haydar Haydar seyreder âlem beni
Kâh giderim medreseye ders okurum halk için
Kâh giderim meyhaneye dem çekerim Hakk için
Ah Haydar Haydar dem çekerim Hakk için
Sofular haram derler bu aşkın şarabına
Ben doldurur ben içerim günah benim kime ne
Ah Haydar Haydar günah benim kime ne
Sofular secde eder caminin mihrabına
Benim secdegâhım yâr eşiği kime ne
Ah Haydar Haydar yâr eşiği kime ne
Nesimi’ye sormuşlar yârin ile hoş musun?
Hoş olayım olmayayım o yâr benim kime ne
Ah Haydar Haydar o yâr benim kime ne
Hz. Nesimi
-----------------------Şol cennetin ırmakları akar Allah deyu deyu
Çıkmış İslam bülbülleri öter Allah deyu deyu
Aydan aydındır yüzleri, şekerden tatlı sözleri
Cennette huri kızları gezer Allah deyu deyu
31
Salınır tuba dalları Kur’an okur hem dilleri
Cennet bağının gülleri kokar Allah deyu deyu
Kimler yeyip kimler içer hep melekler rahmet saçar
İdris nebi hulle biçer sübhanallah deyu deyu
Yunus Emrem diyarına, koma bugünü yarına
Yarın Hakk’ın divanına, varam Allah deyu deyu
Hz. Yunus
-----------------------Durma yanalım ateşi aşka
Şule verelim ateşi aşka
Evvel aldandım pek kolay sandım
Kat be kat yandım ateşi aşka
Aşk ehli ölmez yerde çürümez
Yanmayan bilmez ateşi aşka
Ey padişahım affet günahım
Yanmaktır kârım ateşi aşka
Seyyid Nesimi terk eyle resmi
Yandır bu cismi ateşi aşka
Hz. Nesimi
-----------------------Ben yürürem yane yane, aşk boyadı beni kane
Ne akilem ne divane gel gör beni aşk neyledi
Kâh eserim yeller gibi kâh tozarım yerler gibi
Kâh çağlarım sular gibi gel gör beni aşk neyledi
32
Akar sularım çağlarım, dertli yüreğim dağlarım
Yârim için ben ağlarım, gel gör beni aşk neyledi
Ben yürürem ilden ile, dost sorarım dilden dile
Gurbette halim kim bile, gel gör beni aşk neyledi
Gurbet elinde yürürem, dostu düşümde görürem
Uyanır melûl olurum, gel gör beni aşk neyledi
Benzim sarı, gözlerim yaş, bağrım pare, ciğerim taş
Halim bilen dertli kardeş, gel gör beni aşk neyledi
Aşkın beni mest eyledi, aldı gönlüm hasteyledi
Öldürmeye kast eyledi, gel gör beni aşk neyledi
Ben Yunusu biçareyim, aşk elinde avareyim
Baştan ayağa yâreyim, gel gör beni aşk neyledi
Hz. Yunus
-----------------------Didemiz giryan sinemiz suzan ruhumuz hayran, Halvetileriz
biz
Cismimiz püryan derdimiz derman aşkımız bürhan,
Celvetileriz biz
Seyr ile seyran aşk ile devran ederiz her an, Kadirileriz biz
Zikrimiz esma fikrimiz müsemma seyrimiz ev edna,
Bedevileriz biz
Bizdedir halvet yâr ile ülfet bulmuşuz vuslat, Dusukileriz
biz
Mahremiz raze bülbülüz yâre harız ağyare, Rifaileriz biz
33
Hayyül bakiyiz dost müştakıyız aşka sakiyiz, Nakşileriz biz
Ölmeden öldük sonra dirildik uçmağa girdik, Mevlevileriz
biz
Oniki seyran ederiz her an manada sultan, Bektaşileriz biz
Hakk için bulduk nûr ile dolduk aşk ile yoğrulduk,
Şazelileriz biz
On iki pire bendeyiz bende Hakkın yolunda, Hüsamileriz biz
Sâmi ko halkı ara bul Hakk’ı yoldur aşkı, Uşşâkileriz biz
Hz. Sâmi Niyazi
-----------------------Severim ben seni candan içeri
Yolum geçmez bu erkândan içeri
Nereye bakar isem dopdolusun
Seni nerde koyam benden içeri
O bir dilberdir ki yoktur nişanı
Nişan olur mu nişandan içeri?
Beni sorma bana bende değilim
Suretim boş yürür dondan içeri
Beni benden alana ermez elim
Kadem kim basa sultandan içeri
Tecelliden nasib erdi kimine
Kiminin maksudu bundan içeri
Kime didar gününde şule değse
Onun şulesi var günden içeri
Senin aşkın beni benden almıştır
Ne şirin dert bu dermandan içeri
34
Şeriat, tarikat yoldur varana
Hakikat, marifet ondan içeri
Süleyman kuş dilin bilir dediler
Süleyman var Süleyman’dan içeri
Hz. Yunus
-----------------------Dervişlik bana derki
Sen derviş olamazsın
Gel ne diyeyim sana
Sen derviş olamazsın
Sen Hakk’ı bulamazsın
Derviş bağrı boş gerek
Gözü dolu yaş gerek
Koyundan yavaş gerek
Sen derviş olamazsın
Sen Hakk’ı bulamazsın
Dövene elsiz gerek
Söğene dilsiz gerek
Derviş gönülsüz gerek
Sen derviş olamazsın
Sen Hakk’ı bulamazsın
Dilin ile şakırsın
Çok maniler okursun
Vara yoğa kakırsın
Sen derviş olamazsın
Sen Hakk’ı bulamazsın
Bağırıp varmayınca
Mürşide gelmeyince
Hakk nasip etmeyince
Sen derviş olamazsın
Sen Hakk’ı bulamazsın
35
Derviş Yunus gel imdi
Ummanlara dal imdi
Ummanlara dalmayınca
Sen derviş olamazsın
Sen Hakk’ı bulamazsın
Hz Yunus
-----------------------Neş-e paşı Hazret-i Mustafa’yız
Muhibbân-ı Âliyyel Murtaza’yız
Ehl-i Beyt’e biz mir’âtı safayız
Biz Uşşâkileriz, berk-i Hüdayız
Hu hu hu Allah
Hay hay hay Allah
Hakk güneşi tariklerin başıdır
Gönlümüzde son yol aşkın yoludur
Kervanımız âşıklarla doludur
Biz Uşşâkileriz bahr-ı safayız
Hu hu hu Allah
Hay hay hay Allah
Levlâke levlâk lema halektül eflâk
Hayran bize ins-ü melek ve eflâk
Hakk’tan gayra yoktur asla inhimak
Biz Uşşâkileriz nûr-u Hüdayız
Hu hu hu Allah
Hay hay hay Allah
Hep dertliyiz fakat aynı devayız
Âlem bize gıpta etse sezayız
Aşk denilen cevhere mübtelâyız
Biz Uşşâkileriz sırrı cihanız
Hu hu hu Allah
Hay hay hay Allah
36
Zaman olur başımız hep sücûdda
Huzurdayız arş üstünde huzurda
Nûsret’e uyduk gideriz bu yolda
Ne ten kaldı ne cân kaldı vücûdda
Hu hu hu Allah
Hay hay hay Allah
Hz. Nûsret
-----------------------Dem bu dem devran bu devran mesti hayranız bugün
Terki hesti eyleyen aşıklarız geldik bugün
Beş gün evvel almışız kadri beratın
Gönlümüz mihrakı aşktır şemsi can olduk bugün
Maşukum âşık dilinden âleme saldın sâlâ
Can-ı başı terk eden merdane Hayyaalessâlâh
Biz vücûdu mutlakız terk edip kat kat libası
Her ne yönden bakmış olsak biz o nûr-u mutlakız
Biz Muhammed Mustafa’ya uymuşuz cân bulmuşuz
Haki gafletten silindik vechi paki mutlakız
Maşukum âşık dilinden âleme saldın sâlâ
Can-ı başı terk eden merdane Hayyaalessâlâh
Bir cân verdik fakat bin cân ile doldu gönül
Her dala konmaktan âr etti huzuru buldu gönül
Narı gafletten halasla nûr-u mahz olduk bugün
Nûsret ismi aldı coştu derde dermandır gönül
Maşukum âşık dilinden âleme saldın sâlâ
Can-ı başı terk eden merdane Hayyaalessâlâh
Hz. Nûsret
------------------------
37
Gönül nedir diyene
Gönül veresim gelir
Gönülden bilmeyene
Hissiz diyesim gelir
Aşk nedir sevda nedir
Bunu bilmek gerekir
Bunu bilen aşığı
Her dem göresim gelir
-----------------------Benlikle varılmaz ol ulu dergâha Allah Allah
Varını yoğunu at da gel derviş
Fenerin mumunu yak da gel derviş
Mâna tezgahında hulle doku Allah Allah
Elestii bi Rabbi’yi bilerek oku
İlim meclisinden koku al koku Allah Allah
Hulleyi enine giy de gel derviş
Fenerin mumunu yak da gel derviş
Mürşide teslim ol mevtalar gibi Allah Allah
Yumuver gözün amâlar gibi
Lâkin zamanında deryalar gibi Allah Allah
Coşkun sular gibi ak da gel derviş
Fenerin camını kır da gel derviş
------------------------
38
Mevsim gene gülden
Bülbül yine susmuş
Duyulan ses gene meyden gene meyden
Gönlüm yara hala
Seni sevmek gibi şeyden gibi şeyden
Bülbül yine susmuş
Duyulan ses gene meyden gene meyden
-----------------------Ey Allah’ım seni sevmek ne güzel şey ne güzel şey
Bu başı yoluna can etmek Allah ne güzel şey
Şol ismi zâtını bilmek visali gülünü dermek
Cemâli pakini görmek ne güzel şey Allah ne güzel şey
Sürüp dergahına yüzler akıtsın yaşın gözler
Bir olsa gece gündüzler ne güzel şey Allah ne güzel şey
Medine şehrine varsam ravzasına yüzüm sürsem
O mübarek yeri görsem ne güzel şey Allah ne güzel şey
Visali derdine düşmek yanıp aşk odununda pişmek
Sonunda sana erişmek ne güzel şey Allah ne güzel şey
Niyazi yârini bulsam eylenüp yanında kalsam
Varsam bir ile bir olsam ne güzel şey Allah ne güzel şey
-----------------------Ey gonca-i bâğ-ı safâ, ey verd-i handânım yetiş
Bûyin senin derde devâ ey derde dermânım yetiş
Dolmuş gözüm gönlüm senin aşkınla ey nazlı güzel
Sensiz cihânı neylerim ey mûnis-i cânım yetiş
39
İçtim gözünden bir kadeh aşkın şarâbın mest olup
Ayılmazam tâ haşra dek ey çeşm-i mestânım yetiş
Ey tûti-i sükker –dehân nutkun verir bu cisme cân
Kurban yolunda baş u cân ey mâh-ı tâbânım yetiş
Nûr-ı cemâlin şem’ine pervâne veş yandı gönül
Aşkından ayırma beni ey şems-i tâbânım yetiş
Dil bülbülü feryâd eder ağlar durur şâm u seher
Bekler o cânândan haber ey cân-ı cânânım yetiş
Ey gonce-i bâğ-ı emel ey hüsn ü ânı bî-bedel
Ey Hazmî’nin leylâsı gel sultân-ı hûbânım yetiş
M.Hazmi TURA
-----------------------Asitânın senin dâru’l-emândır
Himmet eyle bize Pîr Hüsâmeddîn
Şarâb-ı vahdetden kalbimiz kandır
Himmet eyle bize Pîr Hüsâmeddîn
Allah Allah ya ya Allah
Hay Hay Allah Allah Hû Hû Allah
Tarikat Pîrleri sana geldiler
Kutb-ul vakt olduğun bildiler
Hizmetin yolunda canlar verdiler
Himmet eyle bize Pîr Hüsâmeddîn
Allah Allah ya ya Allah
Hay Hay Allah Allah Hû Hû Allah
Enbiyâ evliyâ ervâhı bile
Ârifîn âşıkîn erenler ile
Günâhımız afvın sen Hakk’tan dile
Himmet eyle bize Pîr Hüsâmeddîn
Allah Allah ya ya Allah
Hay Hay Allah Allah Hû Hû Allah
40
Hazreti Ali’den almışın desti
Hazreti Rasulun sevgili dostu
Bir kuru tahtadır döşeği postu
Himmet eyle bize Pîr Hüsâmeddîn
Allah Allah ya ya Allah
Hay Hay Allah Allah Hû Hû Allah
Ravzana yüz süren olur ber-murâd
Tarîkat rüknünde kıldın ictihâd
Hüsâmî kulundur eyleme âzâd
Himmet eyle bize Pîr Hüsâmeddîn
Allah Allah ya ya Allah
Hay Hay Allah Allah Hû Hû Allah
Hz. Ahmed Hüsâmî
-----------------------Aşık oldur kim kılar cânın feda cânânına
Meyli cânân etmesin her kim ki kıymaz cânına
Cânını cânânına vermektir kemâli aşıkın
Vermeyen cân itiraf etmek gerek noksanına
Mevlâm ver aşkını bana hayranın olayım senin
Bülbül gibi cemâline, nâlânım olayım senin
Yandır beni yandır beni, aşk meyine kandır beni
Beyhuş edip döndür beni, mestanın olayım senin
Mansûr’um aşkın darına, mazhar olup dîdarına
Şem-i cemâlin nûruna, sûzânım olayım senin
Al bende benlik kalmasın, kimseler halim bilmesin
Nâm’u nişânım kalmasın, pinhânın olayım senin
Bu cân kuşum sana uçur, aşk meyinden daim içir
Bu tâcı hırkadan geçir, üryanın olayım senin
41
Vasleyle yâri yârine, koma bugünü yarına
Yak beni aşkın nârına, bûryanın olayım senin
Seyyid Nizamoğlu hocam, ayırma kendinden yüce
Gerek gündüz gerek gece, mihmanın olayım senin
Hz. Seyyid Nizamoğlu
-----------------------Şu dünyada behey Âdem elinde defterin olsun
O defter rûzi mahşerde elinde rehberin olsun
Gece gündüz Hüda ismi dilinde ezberin olsun
Rasûlullah muinindir melekler yaverin olsun
Yarın rûz-i kıyamette yükünde cevherin olsun
Gece gündüz Hüda ismi dilinde ezberin olsun
Bu dünya bir değirmendir durmayıp daim döner
Yarın kıyamet kopunca dünya harabaya döner
Gece gündüz Hüda ismi dilinde ezberinde olsun
Emri Hakk vaki olunca bir gün kandilin söner
Ben Mevlâ’ya kavuşunca yalan dünya sizin olsun
Gece gündüz Hüda ismi dilinde ezberinde olsun
-----------------------Allah bize lütfetti
Şükür elhamdülillah
Nimetine gark etti
Şükür elhamdülillah
Allah lâ ilâhe illâllah
Hû hû Allah illâllah
Yiyelim nimetini
Övelim rahmetini
Analım hasretini
Şükür elhamdülillah
Allah lâ ilâhe illâllah
Hû hû Allah illâllah
42
Gönderdi doğru yola
Kullar kulluk eyleye
Hakk bize kulum deye
Şükür elhamdülillah
Allah lâ ilâhe illâllah
Hû hû Allah illâllah
Muhammed kadem bastı
Şefî’ olmaktı kastı
Hakk’ın sevgili dostu
Şükür elhamdülillah
Allah lâ ilâhe illâllah
Hû hû Allah illâllah
Ol habîbin yârları
Cennettedir cânları
Severiz biz onları
Şükür elhamdülillah
Allah lâ ilâhe illâllah
Hû hû Allah illâllah
Bağdadi’nin bu sözü
Kabul eyle niyazı
Dergaha sürdük yüzü
Şükür elhamdülillah
Allah lâ ilâhe illâllah
Hû hû Allah illâllah
Yemek İlâhisi
-----------------------Buyruğun tut Rahmânın
Tevhîde gel tevhîde
Tazelensin imanın
Tevhîde gel tevhîde
Allah lâ ilâhe illâllah
Allah lâ ilâhe illâllah
43
Sen seni ne sanırsın
Faniye aldanırsın
Hoş bir gün uyanırsın
Tevhîde gel tevhîde
Allah lâ ilâhe illâllah
Allah lâ ilâhe illâllah
Hüdâi’yi gûş eyle
Aşka gelip cûş eyle
Bu kevserden nûş eyle
Tevhîde gel tevhîde
Allah lâ ilâhe illâllah
Allah lâ ilâhe illâllah
Hz Hüdayi
-----------------------Ey aşık-ı sadıklar
Gelin Allah diyelim
Bezm-i Hakk’a layıklar
Gelin Allah diyelim
Sübhan Allah, sultan Allah
Her dertlere derman Allah
Varalım doğru raha
Yüz sürelim dergaha
Yalvaralım Allah’a
Gelin Allah diyelim
Sübhan Allah, sultan Allah
Her dertlere derman Allah
Dinlen derviş Himmet’i
Tutun farzı, sünneti
Ey Muhammed ümmeti
Gelin Allah diyelim
Sübhan Allah, sultan Allah
Her dertlere derman Allah
------------------------
44
Cân kafesten uçmadan gel
Ruhu sultan idegör
Geç aradan göçmeden gel
Nûru burhan idegör
Sen hakikat rahına ir
Cân gözünü açagör
Gel Muhammed Ali bağı
Sende bağı idegör
İrmediler bu hakikat
Menziline şirk koşan
Kendini kendinde setr ol
Hakk’ı her an idegör
Mürşidinden feyz alanlar
Çün bilüpdür zatına
Kâmili bul şaşmadan gel
Hakk’ı seyran idegör
Şah Hulûsi, eyliyalar
Enbiya emrindedir
Görmeden mizan sıratı
Burada mizan idegör
Şah Hulûsi
-----------------------Gece gündüz döne döne
İstediğim Hakk’tır benim
Allah deyu yana yana
İstediğim Hakk’tır benim
Gafiller aşk halin bilmez
Münafıklar yola gelmez
Ağlar bu gözlerim gülmez
İstediğim Hakk’tır benim
Ko yanayım kül olayım
Taşkın akan sel olayım
Çiğnet beni yol olayım
İstediğim Hakk’tır benim
45
Seyyid Nizamoğlu gönül
Bulagör kendinde yâri
Ağlayuben zâri zâri
İstediğim Hakk’tır benim
İnleyüben zâri zâri
İstediğim Hakk’tır benim
Aman ……. Aman…..
Ağlayuben zâri zâri
İstediğim Hakk’tır benim
İnleyüben zâri zâri
İstediğim Hakk’tır benim
-----------------------Bu dünyadan gider olduk
Kalanlara selâm olsun
Allah lâ ilâhe illâllah
Bizim için hayır dua
Edenlere selam olsun
Allah lâ ilâhe illâllah
Ecel büker belimizi
Söyletmeye dilimizi
Allah lâ ilâhe illâllah
Hasta iken halimizi
Soranlara selam olsun
Allah lâ ilâhe illâllah
Derviş Yunus söyler sözü
Yaş doludur iki gözü
Allah lâ ilâhe illâllah
Bilmeyenler neyi bilsin
Bilenlere selam olsun
Allah lâ ilâhe illâllah
46
------------------------------------------------------Kayda alınanlar burada bitmektedir. Aşağıya da kendi aslı
olan el yazmaları kopyalanacaktır. T.B.
------------------------
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
146
147
148
149
150
151
152
153
154
155
156
157
158
159
160
161
162
Download

terzi baba ilâhîler=derleme (87) necdet ardıç