ŞARKI DEVR-i REVANI
bir başka ifade ile bir semai, iki sofyan ve
bir nlm-sofyanın birbirine eklenmesiyle
meydana gelmiştir. İlk yedi zaman tamamen bir devr-i hindl usulü yapısındadır.
Bu sebeple usulün yapısını "bir devr-i hindl usulüne bir altı zamanın eklenmesi" şek­
linde tarif etmek mümkündür. 13/8'lik birinci ve 13/4'lük ikinci mertebeleri olan şar­
kı devr-i revanı usulünün 13/4 mertebesi
daha çok tercih edilmiştir. Zaman sayısı
değişmemekle birlikte usulün üç çeşit vuruluş şekli vardır :
IS' lik
B irın c ı şekli
merteb edeı
Düm
düm2
düm2
tek 2
tek tek
te
ke
tek 2
1
Devr-I hindi usulü
t4'1ük mertebedeJ
Düm
düm 2
düm 2
te
__J__
J
+
tek tek
ıa
--
+
-r~r_j
ke
tek 2
tek 2
sonda bir iki zaman eklenir. Bu biçimin
sadece 13/4'lük mertebesi vardır. Usulün
bu şekli bazıları tarafından yirmi altı zamanlı bir başka usul olarak kabul edilir. Ancak bu şekliyle usulün zaman içinde velvelendirilerek daha hareketli hale konulmak istendiği anlaşılmaktadır. Zira büyük
usullerde zaman içinde birtakım değişiklik­
lerin olduğu bilinmektedir (Özkan. türyer.).
Şarkının klasik büyük formlara göre daha
hafif ve küçük bir form olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu usulün değişik
biçimlerinin olması veya değişik kullanıl­
ması şarkıların bu özelliğinin bir sonucu olsa gerektir.
Vardakosta Ahmed Ağa'nın muhayyer
sünbüle makamında. "Ey nihai-i işve bir
nevres fidanımsın benim": lll. Selim'in mah ur makamında. "Gel açıl gonca-dehen
zevk edecek günlerdir": Şakir Ağa'nın hüzzam makamında, "İ şittim ey gül-i gülzar"
ve mahur makamında, "Sabah olmuş tan
yerleri atıyor": Sermüezzin Rifat Bey'in bestenigar makamında, "Gücenmezsen budur
arz-ı niyazım" mısraıyla başlayan şarkıla­
rı
Devr· i hlndi usulü ıağırl ·
bu usulle
bestelenmiş
eserlerden
bazı­
larıdır.
BİBLİYOGRAFYA :
Bu usulün ikinci şeklinde ilk üç zamandan sonra kendi formunda bir düyek usulü yer alır ve ardından bir iki zaman eklenir.
I k incı
sekll
IS' lik mertebedel
Düm
düm
te
düm 2
Suphi Ezgi. Nazarf-Ameli Türk Musikisi, İstan­
bul ı 935, II, 54-55; Rauf Yekta. Türk Musikisi, s.
ı ı 9; Hüseyin Sadeddin Are!, Türk MOsıkisi Nazariyatı Dersleri (haz. Onur Akd oğ u), Ankara ı991 ,
s. 114-116; İsmail Hakkı Özkan, Türk Masikisi
Nazariyatı ve Usulleri Kudüm Velveleleri, İstan­
bul 2006, s. 693-697, ayrıca bk. tür.yer.; Sadettin Heper. "Türk Musikisinde Usuller" , MM, sy.
346
tek tek
ı
tek 2 tek
ke
tek2
14'1ük mertebedel
düm
düm 2
tek 2 t ek
tek tek
ke
Ağır düyek usulü
L
Şarkı
devr-i revanı usulünün üçüncü şek­
linde ise ilk üç zamandan sonra kendi formasında
alır
iki düyek usulü yer
ve buna
üçOncO sektı
Düm
düm
düm
tek tek
tek tek
tek
düm
tek tek
_1_-
Semai
360
düm
Kendi formunda düyek
tek .
CiJ
1!1!1 İS MAİL
HAKKI Ö ZKAN
Ebü'l-Müsenna el-Velid
b. el-Husayn b. Cemmal b. Habfb
el-Kutamf el-Kelbf
(ö. 155/772 [?])
te
tek 2
s. 17.
ŞARKİ b. KUTAMI
( '#"'U:..;! f 0-1 ~~ f )
Düvek usulü
Düm
(ı987),
düm
tek tek
Arap edebiyatı
ve ensab alimi, şiir
ve ahbar ravisi.
şiir yanında güzel ahiakla yetiştirmesini
istedi. Şarki on civarında hadis rivayet etmiş, fakat güvenilir bir ravi olmadığı söylenmiştir. Kendisinden kadim Arap haberleri, anekdot ve hikayeler. özellikle aşk hikayeleri nakledilmiş, garlb kelimeler, tarih ve coğrafyaya ilişkin bazı bilgiler aktarılmıştır. Bu alanlarda ilk ravilerden olan
ve bir gözü görmeyen Şarki 1S3 (770) veya 1SS (772) yılında vefat etti.
Şarki
b. Kutaml'den rivayette bulunan
kendisinden daha çok
tanınan. Kitabü'l-Eşnam ve Cemheretü'n-neseb müellifi İbnü'l-Kelbl, Medaini
ve Yezld b. Harun anılmaktadır. Kaynaklarda Şarki'ye ait herhangi bir eserden söz
edilmez. Ancak İbnü'n-Nedlm onun garlb
kelimelere dair bir kasidesinin bulunduğu­
nu söylemektedir (el-Fihrist, s. 90). Şarki'­
den intikal eden ahbarın önemli bir kısmı
ve diğer bazı rivayetleri, Cahiz'in el-Beydrı
ve't-tebyin'i ile Kitdbü'l-lfayevan'ı, Taberl'nin Tari]]'i ve Mes'Gdl'nin Mün1cü'~­
~eheb'i gibi eserlerde yer almaktadır. Onun
otorite sayıldığı alanlardan biri de Arap
atasözleri ve mesellerinin ortaya çıkması­
na sebep teşkil eden olay ve hikayelerdir.
Bu konudaki rivayetleri genellikle orüinal
bir nitelik taşımaktadır. Söz konusu bilgiler, W. Heinrichs tarafından yazılan bir
makalede birçok örnek verilerek değer­
lendirilmiştir (bk. bibL) . Şarki'den rivayet
edilen Arap atasözleriyle onların hikayelerine ilişkin nakiller Mufaddal ed-Dabbl,
Ebu İkrime ed-Dabb1, Ebu Ubeyd el-Bekrl. Ebu Ubeyd Kasım b. Sellam. Hamza elİsfahanl, Mufaddal b. Seleme. Ebü'l-Mehasin eş-Şeybl, Zeyd b. Rifaa, Ebu Hilal elAskeri. Ahmed b. Muhammed el-Meydan!
ve Zemahşerl gibi emsal yazarlarının kitaplarıyla Cahiz'in Kitabü'l-lfayevan'ı ve Ebu
Mansur es-Sealibl'nin Şimarü'l-I;mlılb'ü
gibi eserlerde yer almaktadır.
öğrencileri arasında
BİBLİYOGRAFYA :
_j
Beni Kelb kabilesine mensuptur. Kfıfe ' ­
de doğdu ve orada yetişti. Bu arada kelam
dersleri aldı. Lokman b. Amir ve Mücalid
b. Said gibi alimlerden rivayette bulundu.
Özellikle ensab, ahbar. eyyamü'l-Arab, şiir,
dil ve edebiyat alanında kendini yetiştir­
di. Abbas! Halifesi Ebu Ca'fer el-Mansur
(754-775) oğlu Mehdi-Billah'a hocalıkyap­
ması için onu Bağdat'a getirtti ve kendisinden oğlunu eyyamü'I-Arab, ahbar ve
İbn Kuteybe, ei-Ma'arif(Ukkaş e). s. 539; Mes'Gdi, Mürücü'?·?eheb (Abdülhamid) . VI, 25ı-256;
İbnü ' n-Nedim , el-Fihrist (Fiügel). s. 90, 170, 306;
Hatib, Tarfl]u Bagdad, IX, 278-279; Kemiileddin
el-Enbari. Nüzhetü'l-elibba' (n ş r. M. Ebü 'l-Fazl ibrah im ). Kahire 1386/1967, s. 34; Yağmüri, Nürü 'l-Jqbes el-Mui)taşar mine'l-Mu!!:tebes (n ş r. R.
Se llh eim). Wiesbaden 1384/1964, s. 275-276;
Sezgin, GAS (Ar.). Vlll/1, s. 115, ı99 ; S. Leder,
Das Korpus al-Haitam lbn 'A di (st. 207/822),
Frankfurt 1991 , s. 308-314; W. Heinrichs, "aiSharqi b. ai-Qu(aml and his Etiologies of Proverbs", Story-telling in the Framework of Non{ictional Arabic Literature (ed. S. Leder). Wiesbaden ı 998, s. 282 -308; a.mlf.. "at-m:ıarki. b. aiKutami " , Ef2 (ing.). IX, 354-355.
Mi!!
ZüLFiKAR TüCCAR
Download

TDV DIA - İslam Ansiklopedisi