AFGANİSTAN’DA SİVİL ÖLÜMLERİ
Dr. Salih AKYÜREK
Nursema KIBRIS
Dilara ÜNAL
RAPOR NO: 46
MAYIS 2012
AFGANİSTAN’DA SİVİL ÖLÜMLERİ
Rapor: Dr. Salih Akyürek
Ölüm İstatistikleri ve Vaka Listelerinin Hazırlanması: Nursema Kıbrıs, Dilara Ünal
BİLGESAM YAYINLARI
RAPOR NO: 46
Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi
Wise Men Center For Strategic Studies
Mecidiyeköy Yolu Caddesi No:10
Celil Ağa İş Merkezi Kat:9 Daire:36
Mecidiyeköy / İstanbul / Türkiye
Tel: +90 212 217 65 91
Faks: +90 212 217 65 93
www.bilgesam.org
[email protected]
Atatürk Bulvarı Havuzlu Sok. No:4/6
A. Ayrancı / Çankaya / Ankara / Türkiye
Tel : +90 312 425 32 90
Faks: +90 312 425 32 90
Copyright © BİLGESAM MAYIS 2012
Bu yayının tüm hakları saklıdır.
Yayın Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezinin
izni olmadan elektronik veya mekanik yollarla çoğaltılamaz.
İÇİNDEKİLER
Giriş_____________________________________________________________ 1
Afganistan’da Görevli Koalisyon Güçleri _______________________________ 2
Afganistan’da Sivil Kayıpların Bilançosu _______________________________ 3
Sivil Kayıplarında Hava Saldırılarının Etkisi _____________________________ 7
Sivil Kayıpların Kabulü, Soruşturulması ve Tazmini _______________________ 9
Afgan Halkına Bakış ve Batılı Askerlerin Psikolojisi ______________________ 11
Sonuç Yerine _____________________________________________________ 17
Seçilmiş Olaylar Listesi_____________________________________________ 23
1
SUNUŞ
Dünya’daki ve yurt içindeki gelişmeleri takip ederek geleceğe yönelik öngörülerde bulunmak;
Türkiye’nin ikili ve çok taraflı uluslararası ilişkilerine ve güvenlik stratejilerine, yurt içindeki
siyasi, ekonomik, teknolojik, çevresel ve sosyo-kültürel problemlerine yönelik bilimsel
araştırmalar yapmak; karar alıcılara milli menfaatler doğrultusunda gerçekçi çözüm önerileri,
karar seçenekleri ve politikalar sunmak Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi
(BİLGESAM)’nin kuruluş amaçları arasında yer almaktadır. BİLGESAM, Bilge Adamlar
Kurulu’nun ilk toplantısında alınan kararlar doğrultusunda, yukarıda aktarılan amaçları
gerçekleştirmek üzere, çeşitli konularda raporlar hazırlamaktadır.
Afganistan toprakları stratejik konumu nedeniyle geçmişte pek çok defa işgale ve
müdahaleye uğramıştır. Çin ve Hindistan’ın büyüyen nüfuzunun da etkisiyle batıdan doğuya
kaymaya başlayan dünya güç dengesi nedeniyle Afganistan’ın stratejik önemi günümüzde
daha fazla artmıştır. Afganistan’ın yakın geçmişte yaşadığı pek çok olumsuzluk, bu ülkenin
hegemonik güçler tarafından kontrolünü ve yönetilmesini kolaylaştırmıştır. 2001 yılında
başlayan ve bugün devam eden müdahaleyi de bu genel çerçevede değerlendirmek
gerekmektedir.
Afganistan müdahalesi, uluslararası hukuk çerçevesinde meşruiyet temelinde tartışılmaya
devam etmekle birlikte, benzer bir tartışma ülkedeki sivil ölümleri, insan hakları ihlalleri ve
müdahalenin doğurduğu sonuçlar temelinde de devam etmektedir. Üzerinden 11 yıl geçmiş
olmasına ve on binlerce masum sivilin ölümüne rağmen, ülkede herhangi bir alanda
iyileşmeden bahsetmek mümkün değildir. Rapor, bu genel çerçeve içinde Afganistan’da
NATO şemsiyesi altında görev yapan koalisyon güçlerinin düzenlediği operasyonların neden
olduğu sivil ölümlerini farklı bir pencereden incelemek amacıyla kaleme alınmıştır.
Raporun bu alanda çalışma yapan akademisyenlere, araştırmacılara ve Türkiye’nin dış
politika stratejilerine katkı sağlaması temennisiyle, raporu hazırlayan Dr. Salih Akyürek’e ve
destek sağlayan BİLGESAM personeline teşekkür ederim.
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI
BİLGESAM Başkanı
Afganistan’da Sivil Ölümleri
Giriş
Bu raporun amacı; Afganistan’da NATO şemsiyesi altında görev yapan koalisyon güçlerinin neden
olduğu sivil ölümlerini incelemek, genelde doğu toplumlarına, özelde Afgan halkına bakışın ve batılı
askerlerin psikolojisinin sivil ölümlerine etkisini ortaya koymaktır.
11 Eylül saldırıları Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 51. maddesinin yorumunu etkilemiş ve meşru
müdafaa hakkı devlet dışı aktörlerin terör eylemelerine karşı yabancı ülke topraklarında da
kullanılabilecek bir hak olarak görülmeye ve daha geniş yorumlanmaya başlamıştır. 11 Eylül
saldırılarının ardından, ABD ve İngiltere 7 Ekim 2001’de Afganistan’a karşı ‘Kalıcı Özgürlük
Operasyonu’ (Operation Enduring Freedom) adı altında askeri bir operasyon başlatmıştır. BM
Güvenlik Konseyinin açık bir yetkilendirmesi olmaksızın başlatılan operasyon BM Antlaşması’nın 51.
maddesinde yer alan meşru müdafaa hakkına dayandırılmıştır. Belirtilen gelişmelerin cevabı
gerçekte ‘Bush Doktrini’nin içinde yatmaktadır. Doktrin, tehdit olarak algılanan unsurlara karşı
önleyici askeri müdahalenin gerekliliğini kabul etmektedir. Irak ve Afganistan’a yapılan müdahale
ve gerçekleştirilen operasyonlar da bu doktrine dayandırılmıştır.1
Afganistan müdahalesi, gerek gerekçeleri ve gerekse doğurduğu sonuçlar itibariyle meşruiyet
temelinde tartışılmaya devam etmektedir. Afganistan Operasyonunun tehdit olarak görülen
terörist unsurların ortadan kaldırılması, Taliban rejiminin devrilmesi, Afganistan’a özgürlük,
demokrasi ve istikrar getirilmesi temel hedeflerini yerine getirmek için gerçekleştirildiği pek çok
kere ifade edilmiştir. Bugün gelinen noktada, harekatın verilen bu hedeflerden hangilerini
gerçekleştirdiğine bakmak gerekmektedir. Ülkede El Kaide ve Taliban unsurları etkisiz hale
getirilememiştir, Taliban hükümeti devrilmiş ama ülkenin büyük kısmında etkili durumdadır. İnsan
hakları, eğitim, sağlık ve refah düzeyi konularında hedeflenen gelişmeler sağlanamamıştır.
Üzerinden 11 yıl geçmiş olmasına ve ‘Sonsuz Özgürlük’ sloganı ve vaatlerine rağmen, halkın lehine
olarak herhangi bir alanda ortaya konabilmiş, halkın beklentilerini karşılayan bir iyileşmeden
bahsetmek mümkün olmadığı gibi, Afganistan’ının 12-13 yıl öncesinden daha yaşanabilir bir
durumda olduğunu iddia eden bir kaynağa rastlamak da oldukça güç görünmektedir. Birleşmiş
Milletler dahil pek çok uluslararası kuruluşun raporları bu durumu açıklar nitelikte veriler
sunmaktadır. 11 yıllık savaşın bilançosu; 100 bin’i bulduğu tahmin edilen ölü sayısı, milyonlarla
ifade edilen yerinden edilmiş kişi, bombalanarak yok edilen yüzlerce köy, açlık, sefalet ve korkudur.
Bu çalışma, temelde Afganistan’da koalisyon güçlerinin neden olduğu sivil ölümleri üzerine
odaklanmakla birlikte, müdahalenin şeklini ve mantığını sorgulamayı da amaçlamaktadır. Çalışma
ile Mart 2012 ayı içinde ISAF komutasında görev yapan 12 Türk askerinin bir helikopter kazasında
ölümü üzerine başlayan ve “Türkiye’nin Afganistan’da ne işi var?” sorusu çerçevesinde yapılan
tartışmalara olumlu katkı sağlanması da hedeflenmektedir.
1
Ülkü Halatçı, “11 Eylül Terörist Saldırıları Ve Afganistan Operasyonu’nun Bir Değerlendirmesi”, Uluslararası Hukuk ve Politika Cilt 2, No: 7
(2006): 80-98.
1
Afganistan’da Sivil Ölümleri
Afganistan’da Görevli Koalisyon Güçleri
2001 yılı Ekim ayında başlayan müdahale sürecine bakıldığında; 2003 yılında 21 ülkeden oluşan
yaklaşık 5 bin kişilik NATO’ya bağlı Uluslararası Güvenlik Yardım Gücü (International Security
Assistance Force-ISAF) komutayı devralmıştır. Türkiye ilk defa 2003 yılında ISAF komutasına asker
göndermiş ve bugüne kadar çok uluslu güç içindeki varlığını sürdürmüştür.
Afganistan’da 2012 yılı Nisan ayı itibariyle görev yapan 128.139 askerin ülkelere göre dağılımı
aşağıda tablo olarak verilmiştir. Asker sayılarına oransal olarak bakıldığında, koalisyon güçlerinin
yaklaşık %70’inin ABD, %7’sinin İngiltere, %4’ünün Almanya, %3’ünün İtalya ve %3’ünün Fransa
ordusuna mensup olduğu görülmektedir. Türkiye, asker bulunduran ülkeler sıralamasında 1.845
(%1,5) kişi ile sekizinci sırada yer almaktadır. En çok asker bulunduran ilk 10 ülke toplam
mevcudun %95’ini oluşturmaktadır.
2
Afganistan’da Sivil Ölümleri
Afganistan’da Sivil Kayıpların Bilançosu
Afganistan’daki kayıplarla ilgili istatistiklerin farklı kurum ve kuruluşlarca 2006 ve sonrasında daha
sağlıklı olarak tutulduğu görülmektedir. Burada, tarafların farklı kaynaklardan ulaşılan 2006 yılı ve
sonrası kayıpları aşağıdaki tablo ve grafikte karşılaştırmalı olarak verilmiştir. 11’inci yılına giren
Afganistan harekatında tarafların altı yıllık (2006-2011) kaybının 50 bin kişiyi bulduğu
görülmektedir. 2001-2005 dönemi kayıpları ve kayıtlara girmeyen ve saklanan kayıplarla birlikte
doğrudan ölümleri kapsayan bu sayının 100 bin olarak tahmin edilmesi abartılı olmayacaktır.
Tedavi sırasındaki ölümler ve savaşın neden olduğu dolaylı ölümler de dahil edildiğinde bu sayının
çok daha yukarılara çıkacağı, ancak bu konuda sağlıklı bir sayımın ve tahminin de olmadığı
görülmektedir. Toplam kayıplar içindeki sivil ölümlerinin %30’lar düzeyinde olması ve bu
kapsamdaki her üç kişiden ikisinin kadın ve çocuk olması, savaşın halk üzerindeki yıkıcı etkisini
göstermesi açısında oldukça önemli bulgulardır.
2006
2007
2008
2009
2010
2011
Koalisyon
Güçlerinin
2
Kayıpları
191
232
295
521
711
566
Afgan
Güvenlik
Güçlerinin
3
Kayıpları
*
966
983
931
2113
811
Koalisyon
Güçlerinin
Sivillere Verdiği
Kayıplar
6
230
7
629
7
828
8
596
8
440
8
207
Taliban’ın
Sivillere
Verdiği
4
Kayıplar
1.254
1.952
1.997
2.778
3.202
*
Taliban’ın
5
Kayıpları
3.715
5.739
4.400
4.610
5.225
555
*Bu yıla ait bir veriye ulaşılamamıştır.
Çok sağlıklı olmayan bu veriler temelinde yaralı sayısı ve savaş nedeniyle sakat kalan kişilerin tam
sayısını belirlemek güç olsa da, problemin büyüklüğünü ve vahametini tahmin etmek zor olmasa
2
Operation Enduring Freedom-icasualities, “Coalition Military Fatalities”, Erişim 17 Mart 2012, http://icasualties.org/oef/.
3
Susan G. Chesser, “Afghanistan Casualties: Military Forces and Civilians,” Federation of American Scientists (FAS), February 29, 2012,
Erişim 17 Mart 2012, http://www.fas.org/sgp/crs/ natsec/R41084.pdf.
4
Cost of War. “Civilian death and injury in Afghanistan 2001-2011”, Erişim 03 Nisan 2012, http://costsofwar.org/sites/default/files/
articles/14/attachments/Crawford%20Afghanistan%20Casualties.pdf.
5
Wikipedia. “List of Taliban Fatality Reports in Afghanistan”, Erişim 24 Mart 2012. http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_
Taliban_fatality_reports_in_Afghanistan.
6
Wikipedia. “Civilian Casualities in the War in Afghanistan”, Erişim 28 Mart 2012, http://en.wikipedia.org/wiki/Civilian casualties_
in_the_War_in_Afghanistan_(2001%E2%80%93present)#cite_note-fghanistan_MidyearReport_on_Protectionof_Civilians_in_Armed_
Conflict.2C_2011-26.
7
United Nations Assistance Mission in Afghanistan (UNAMA), “Annual Report On Protectıon Of Cıvılıans In Armed Conflıct”, February
2008. Erişim 26 Mart 2012, http://www.unama-afg.org/docs/_UN-Docs/_human%20rights/2009/UNAMA_09february-annual%20
Report_PoC%202008_ FINAL_11Feb09.pdf.
8
United Nations Assistance Mission in Afghanistan (UNAMA), “Annual Report On Protectıon Of Cıvılıans In Armed Conflıct”, 2009, Erişim
26 Mart 2012. http://unama.unmissions.org/Portals/ UNAMA/human%20rights/Protection%20of%20Civilian%202009%20 report%20
English.pdf.
3
Afganistan’da Sivil Ölümleri
gerekir. Uluslararası Kızıl Haç Komitesine (International Committee for the Red Cross-ICRC) göre,
Kandahar’da bulunan Mirwais Bölge Hastanesine 2010 yılı Ağustos ve Eylül aylarında ateşli silah
yaralanmasına bağlı olarak başvuran yeni kayıtlı hasta sayısı iki aylık kısa dönem için yaklaşık 1.000
kişidir. Sadece bu sayı bile, olayların boyutu ile ilgili önemli bir veri niteliğindedir. ICRC Kabul
Delegasyonu Başkanı Reto Stocker’ın açıklanan sayıları buzdağının sadece görünen kısmına
benzetmesi ve Afgan halkının çatışmaların dolaylı etkileri nedeniyle yaşadığı hastalık ve
yaralanmaların vahim boyutuna vurgu yapması da önemli bir tespittir.9
Yukarıda tablo olarak verilen altı yıllık kayıplara
toplam bazında bakıldığında; kayıpların yaklaşık
yarısının güvenlik güçleri ve sivillerden oluşması
ve sivil kayıpların toplam kayıplar içindeki
oranının %30’lar düzeyinde olması, verilerin
koalisyon güçleri lehine çarpıtıldığı iddiası da
göz önüne alındığında, yürütülen savaşın
kayıplar ve ürettiği sonuçlar noktasında başarılı
sayılamayacağını göstermektedir. Müdahalenin
meşruiyetine dönük tartışmalar ve sivil
kayıplarına neden olan operasyonlarla ilgili
vahim iddialar ise savaşın etik temelde zaten
kaybedildiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Sivil ölümleri ile ilgili istatistiklere bir başka
açıdan bakıldığında; RAWA (Revolutionary
Association of the Women of Afghanistan)
kuruluşu tarafından ortaya konulan koalisyon
güçlerinin neden olduğu sivil kayıplar, İnsan
Hakları İzleme Örgütü (HRW) ve UNAMA
raporlarına yansıyanların çok daha üzerindedir.10
Farklı kaynaklardan ulaşılan 2006-2008 yıllarına
ait verilere karşılaştırmalı olarak bakıldığında,
9
Revolutionary Association of the Women of Afghanistan (RAWA), “ICRC: Kandahar casualties reflect worsening security” , October 12,
2010, Erişim 28 Mart 2012, http://www.rawa.org/temp/runews/ rawanews.php?id=1862.
10
Human Rights Watch Report, “Troops in Contact: Airstrikes and Civilian Deaths in Afghanistan”, September 2008, Erişim 23 Mart 2012,
http://www.hrw.org/sites/default/files/reports/afghanistan0908web_0.pdf;
http://en.wikipedia.org/wiki/
Civilian
casualties_
in_the_War_in_Afghanistan_(2001%E2%80%93present)#cite_note- fghanistan_Midyear Report_on_Protection of_Civilians_in_
Armed_Conflict.2C_2011-26; Revolutionary Association of the Women of Afghanistan (RAWA), “The Matrix of Death: (Im)Precision of U.S
Bombing and the (Under)Valuation of an Afghan Life”, http://www.rawa.org/temp/runews/2008/10/06/the-imprecision-ofus-bombingand-the-under-valuation-of-an-afghan-life. html; United Nations Assistance Mission in Afghanistan (UNAMA), “Afghanistan annual
Report”, February 2008, http://www.unama-afg.org/docs/_UN-Docs/_human%20rights/2009/ UNAMA_09february-annual%20Report_
PoC%202008_FINAL_11Feb09.pdf; http://unama.unmissions.org/Portals/UNAMA/ human %20rights/Protection%20of%20Civilian%
202009%20report%20English.pdf.
4
Afganistan’da Sivil Ölümleri
aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere, RAWA tarafından iddia edilen sayılar diğer kaynakların
oldukça üzerindedir. Yukarıda tablo ve grafik olarak verilen 2006-2011 yılı istatistiklerinde, çok
daha yüksek olan RAWA verileri ihtiyatlı olmak düşüncesiyle kullanılmamış, diğer kaynakların
verilerinden faydalanılmıştır.
Afganistan’da koalisyon güçlerinin neden olduğu sivil ölümleri ve bu konudaki bilgilerin saklanmış
veya maniple edilmiş olması konusunda farklı kaynaklarda veriler bulunmaktadır. Bu konuda,
Wikileaks belgeleriyle ortaya çıkan pek çok gerçek de bulunmaktadır. Afganistan ile ilgili Wikileaks
belgelerinin doğruluğunu kabul eden ABD yetkilileri, belgelerin ifşasının ülkenin güvenliği ile
birlikte bu ülkede görev yapan asker ve işbirliği içinde olan insanların can güvenliğini tehlikeye
attığını öne sürmektedir. Genel olarak bakıldığında; söz konusu endişeler geçerli olmakla birlikte
Wikileaks belgelerinin, ülkede yaşanan insan hakları ihlallerinin, kayıt altına alınmayan kayıpların
ve sivil ölümlerinin ifşasına dönük bilgileri barındırdığı görülmektedir.
Irak’taki sivil ölümlerinde durum nasıldı? Bu konudaki istatistikleri de kısaca vermek faydalı
olacaktır. Irak’ta 2003-2011 yıllarında gerçekleşen ve savaşın doğrudan neden olduğu toplam sivil
kayıp sayısı 114 bin 734 olarak verilmektedir (bu sayıya kayıtlara girmemiş ölümler, yaralanarak
sonradan ölenler ve savaşın neden olduğu dolaylı ölümler dahil değildir.) Bu ölümlerden 14 bin
752’sini (yaklaşık %13) ABD önderliğindeki koalisyon güçleri gerçekleştirmiştir. Öldürülen her üç
kişiden birisi çocuktur. ABD önderliğindeki koalisyon güçlerince sivil halka yönelik olarak
gerçekleştirilen ve en az bir sivilin ölümü ile sonuçlanan saldırı/operasyon sayısı, 2005-2007 yılları
için haftalık 9-10, aylık 42 ve yıllık 501’dir.11 Bu noktada, Irak’ta savaşın neden olduğu dolaylı
ölümler dahil toplam kayıp sayısının bir milyon kişinin üzerinde olduğu ile ilgili pek çok tahmin de
bulunmaktadır. Burada Irak ile ilgili istatistiklerin verilme nedeni, müdahaleler arasındaki
benzerlikleri ortaya koymak ve Afganistan’ın bu konuda bir istisna olmadığını göstermektir.
Afganistan’da sivil ölümlerinin artması üzerine ABD Başkanı Obama, bu ülkede düzenlenen
operasyonlar sonucunda meydana gelen sivil kayıplardan kendisinin sorumlu olduğunu 2010
yılında açıklamıştır. Obama’nın sözkonusu açıklaması, ölümlerin savaşın doğal ve kaçınılmaz
sonucu olduğu gibi bir kabule dayanmaktadır. Açıklamadaki temel mesajı ise, operasyonların aynı
felsefe ve mantıkla devam ettirilmesi ve sivil ölümlerinin soruşturulmaması şeklinde okumak yanlış
olmayacaktır. Ölümlerle ilgili açıklama yapan Karzai’nin mesaj ve tepkileri de, ABD’ye ve koalisyon
güçlerine cılız bir sitem niteliğindedir.
“Afganistan Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu (Afghanistan Independent Human Rights
Commission - AIHRC) raporuna 12 göre, ülkede görev yapan koalisyon güçleri ve Afgan
hükümeti/yerel yetkilileri arasındaki koordinesizlik ve istihbarat hataları sivil kayıpların artması
11
Iraq Body Count, “Iraqidearhs from violence 2003-2011”, Erişim 19 Mart 2012,
http://www.iraqbodycount.org/analysis/numbers/2011/.
12
Afghanistan Independent Human Rights Commission (AIHRC). “From Hope to Fear: An Afghan Perspective on Operations of ProGovernment Forces in Afghanistan”, December 2008:2-3, Erişim 22 Mart 2012, http://www.unhcr.org/refworld/docid/4a03f60e2.html.
5
Afganistan’da Sivil Ölümleri
riskini de beraberinde getirmektedir. Koalisyon güçlerince gece düzenlenen hava saldırıları ve diğer
kara operasyonları; Afgan kültürü ve gelenekleri konusundaki bilgi ve uzman eksikliği nedeniyle
yanlış hedeflere saldırılmasına, yerel halkın kayıp vermesine ve halkın sürekli bir korku içinde ve
travma ile yaşamasına neden olmaktadır. Yasal ve hukuki hiçbir otorite ve kurala bağlı olmaksızın
insanların evleri gece baskınlarıyla işgal edilmekte veya yok edilmekte, aile üyeleri öldürülmekte
veya yaralanmaktadır. Bu olumsuzluklara psikolojik problemleri ve önyargıları nedeniyle
operasyonlar dahilinde veya diğer zamanlarda masum sivilleri öldüren koalisyon askerlerinin
yarattığı korku da eklendiğinde problem tamamen farklı ve vahim bir boyuta kaymaktadır.
En son 12 Mart 2012 günü bir köyü basarak 12’si kadın ve çocuk 16 masum sivili öldüren ABD
askerinin daha önce üç dönem Irak’ta görev yaptıktan sonra Afganistan’a gönderildiği
belirtilmektedir.13 Asker temininde büyük problemler yaşayan ABD Ordusunun bu açığını kapatmak
için her yöntemi denediği; bu yöntemler arasında rotasyon politikasına uymadığı halde kişileri daha
fazla yurt dışı görevde (çatışma ortamı olan) tuttuğu, görevlendirmelerde engel teşkil edebilecek
ruhsal problemlerin göz ardı edildiği, askerlerin karıştığı insan hakları ihlallerinin gizlendiği
görülmektedir.
Independent gazetesi Afganistan'da 12 Mart 2012 tarihinde yaşanan katliamı ele aldığı
sayfalarında Amerikan askerlerinin, silah teslim edilmeden önce nasıl bir psikolojik
değerlendirmeden geçtiğini inceleyen bir habere yer vermiştir. Haberde, askerlerin iki gün boyunca
görme, duyma ve fiziksel yeterliliklerini ölçen testlerden geçirildiği belirtilmektedir. Ancak
psikolojik durumlarının, "Geçmişte hiç psikolojik destek aldınız mı?" sorusuyla geçiştirildiği iddia
edilmekte, bu soruya "hayır" yanıtı veren askerlerin acemilik eğitimleri boyunca psikolojik anlamda
dikkat çekecek bir şey yapmadığı sürece muharip görevlere gönderildiği belirtilmektedir. Gazete,
Amerikan askerlerinin akıl sağlığı durumunun 2009'da ordu psikoloğu Nidal Hasan'ın Fort Hood
Askeri Üssü'nde 13 kişiyi öldürmesiyle uzun süre tartışma konusu olduğunu da hatırlatmaktadır.14
İsmi açıklanmayan resmi bir yetkili,15 11 Mart 2012 tarihinde yaşanan ve 16 masum sivilin
ölümüyle sonuçlanan katliamı stres, alkol ve kişisel sorunların ortaya çıkardığı bir sonuç olarak
yorumlamaktadır. Geçmişte yaşanan yüzlerce benzer vaka16 bu tarz olayların bir istisna veya özel
durum olmadığını göstermektedir. Dünyanın en güçlü ordusu olarak lanse edilen ABD Ordusunun,
askerlerinin benzer suçları işleme eğilimini ve potansiyelini takip etmiyor olması kabul edilebilecek
bir durum değildir. Peki bu ülke, yurtdışında çatışma bölgelerinde görev yapan ve yarısından fazlası
benzer psikolojik belirtiler gösteren askerlerini nasıl olur da göreve devam ettirmektedir? Bu
13
Hürriyet, “Afganistan’daki Katliam ile İlgili Korkunç Şüphe”, 12 Mart 2012, Erişim 15 Mart 2012,
http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=20108746.
14
BBC Türkçe Basın Özeti, 17 Mart 2012, Erişim 26 Mart 2012, http://www.bbc.co.uk/turkce/cep/basinozeti/2012/03/
120312_pressreview.shtml.
15
Laura Myers and Missy Ryan, “Afghan massacre suspect identified, arrives at Kansas base”, Yahoo News, Reuters – Mar 17, 2012, Erişim
21 Mart 2012, http://news.yahoo.com/afghan-massacre-suspect-identified-due-kansas-025151075.html.
16
Rapor Eki, “Sivil Ölümü ile Sonuçlanan Seçilmiş Olaylar Listesi.”
6
Afganistan’da Sivil Ölümleri
sorunun iki farklı cevabı olabilir: (1) Asker teminindeki problemler, (2) ABD Ordusunun bu tip sivil
kayıpları savaşın doğal sonucu olarak görmesi ve fazla önemsememesi. Gerçekte bu iki tespitte
doğrudur ve birbirini tamamlamaktadır. Obama’nın hem Irak hem de Afganistan için asker sayısını
önemli ölçüde azaltma girişimlerinin temelinde ise yukarıda açıklanan birinci neden belirleyici ana
faktör durumundadır.
Sivil Kayıplarında Hava Saldırılarının Etkisi
Farklı kaynaklardaki istatistiklere bakıldığında; Afganistan’da koalisyon güçlerinin neden olduğu,
kayıtlara giren sivil ölümlerinin yaklaşık %40’ının hava saldırıları ile oluştuğu görülmektedir.
Aşağıdaki tabloda, verileri eksiksiz toplanabilen 2006-2010 yılarına ait istatistikler verilmiştir.
Grafikte ise beş yıllık sivil kayıpların toplamı (2723 kişi) ile bu kayıplardan hava saldırıları ile
oluşanların sayısı (1086 kişi) karşılaştırmalı olarak verilmiştir.17
Müttefik Güçlerin Hava saldırılarına
sebep olduğu toplam dayalı sivil
sivil kayıpları
kayıpları
2006
2007
2008
2009
2010
230
629
828
596
440
116
321
119
359
171
ABD, açıkladığı 2014 çekilme planı çerçevesinde Afganistan’daki asker sayısını azaltmaya
başlamakla birlikte, ülkedeki hava operasyon gücünü ve bu gücün etkinliğini artırmaya
çalışmaktadır. Hava saldırıları çoğunlukla Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere ülkede hava gücü
bulunduran İngiltere, Fransa, Hollanda birliklerince gerçekleştirilmektedir. Afganistan’da
planlanmış hava saldırıları nadiren yapılırken, ani hava saldırıları daha sık gerçekleştirilmektedir.
Sivil ölümlerinin çoğu ise, kara harekatlarında talep edilen ani hava desteğinde ortaya çıkmaktadır.
ABD Hava Kuvvetlerince verilen istatistikler, Afganistan’da yer hedeflerine uçaklarla yapılan
saldırılarda her yıl yüksek patlayıcı güçte (Ağırlıkları 250-1000 kg. arasında değişen) 3500-4000
bombanın kullanıldığını ve bu bombalamanın etki açısından rekor düzeyde olduğunu
göstermektedir. 18 Bu bombalamalarda içinde masum sivillerin bulunup bulunmadığı dikkate
17
Human Rights Watch Report, “Troops in Contact: Airstrikes and Civilian Deaths in Afghanistan”, September 2008, Erişim 10 Mart 2012,
http://www.hrw.org/sites/default/files/reports/afghanistan0908web_0.pdf; “Wikipedia, Civiliancasualties in the War in Afghanistan”,
http://en.wikipedia.org/wiki/Civiliancasualties_ in_the_War_in_Afghanistan_(2001%E2%80%93present)#cite_note- fghanistan_Midyear
Report_on_Protection of_Civilians_in_ Armed_Conflict.2C_2011-26; United Nations Assistance Mission in Afghanistan (UNAMA),
“Afghanistan Annual Report”February 2008, http://www.unama-afg.org/docs/_UN-Docs/_human%20rights/2009/UNAMA_09februaryannual%20Report_PoC%202008_FINAL_11Feb09.pdf.
18
Bruce Rolfsen, “Afghanistan hit by record number of bombs” Jul 17, 2008 , Erişim 10 Mart 2012,
7
Afganistan’da Sivil Ölümleri
alınmaksızın yerleşim yerlerinin bir bütün olarak hedef alınması yanında, kullanılan mühimmatın
gücü noktasındaki orantısızlık da dikkat çekicidir. Hatta bombalamaların çoğu zaman güvenilir bir
istihbarat olmaksızın gerçekleştirilmiş olması ve pek çok olayda kayıpların tamamının masum
siviller olması da özellikle vurgulanması gereken bir başka vahim gerçek durumundadır. Koalisyon
hava gücünün, insan kalabalığı gördüğü pek çok ortamı bombalaması, Ek’te verilen olay listesinde
görüleceği üzere bu hedefler içinde pek çok düğün ve cenaze merasiminin yer alması, istihbarat
kalitesi ve insan yaşamına değer anlamında önemli bir probleme işaret etmektedir.
Hava saldırıları, neden olduğu büyük sivil kayıpları yanında, bireysel ve toplumsal mülke çok büyük
zararlar vermekte, 19 kimi zaman bir köyü tamamıyla haritadan silebilmektedir. 20 Güdümlü
bombaların hedef vuruş hassasiyeti çok yüksek olmasına rağmen, yerleşim yerlerine yapılan hava
saldırılarında yüksek tahrip gücü olan bombalar kullanılmaktadır. Sadece belirlenen evin ya da
evlerin hedef alınması yerine tüm bölgenin bombalanması, halkın toptan cezalandırılması ve
sonuçta da her olayda onlarca masum sivilin katledilmesi anlamına gelmektedir. Sivil kayıplardaki
kadın ve çocuk oranının yüksekliği de koalisyon güçlerinin bu konudaki duyarsızlığını ve yanlışlarını
ortaya koymaya yetecek niteliktedir.
Bir köyde veya kalabalık bir grup içinde şüphelilerin olduğu durumlarda, grubun veya köyün
bombalanarak tamamen yok edilmesi ve bombalamayı takip eden saatlerde kurtarma
çalışmalarının bile aynı zihniyetle bombalanması, Afganistan’da yaygın olarak görülen olaylar
arasında yer almaktadır.21 Hedef ayırmaksızın yapılan bu tür hava saldırılarıyla ilgili ABD hava
Kuvvetlerinin kendi çekimlerini içeren ve birisi Irak’ta diğeri Afganistan’da yaşanan iki saldırıya ait
video linkleri dipnot olarak verilmiştir.22
ABD’nin Afganistan’da kullandığı Silahlı İnsansız Hava Araçlarının hedef seçimi ve tehdit konusunda
yaşanan problemleri büyüttüğü ve sivil ölümlerini artırdığı noktasında önemli eleştiriler
getirilmektedir. Bu araçların Nevada’da bir üstten kontrol ediliyor ve yönlendiriliyor olması da
eleştiri ve iddiaların ciddiyetini ve vahametini artıran argümanlar olarak ortaya konmaktadır.
Ciddi ihlallere ve bu konulardaki eleştirilerine rağmen, AIHRC 2012 Raporunda Afganistan’daki
koalisyon güçlerinin sivillere yönelik uluslararası yükümlülüklerini ihlal eden sistematik bir
yaklaşımının olmadığı vurgulanmaktadır. Ayrıca aynı raporda, ülkedeki koalisyon güçlerinin çok
büyük kısmının Afgan halkı için ve ülkenin istikrarının ve güvenliğinin geliştirilmesi için çalıştığı dile
http://www.airforcetimes.com/news/2008/07/ airforce_ bomb_oef_071708/.
19
Afghanistan Independent Human Rights Commission (AIHRC), “From Hope to Fear: An Afghan Perspective on Operations of ProGovernment Forces in Afghanistan”, December 2008:2-3, Erişim 22 Mart 2012, http://www.unhcr.org/ refworld/docid/4a03f60e2.html.
20
Hürriyet Web Tv, “ABD bir köyü böyle yok etti”, video, Erişim 15 Mart 2012, http://webtv.hurriyet.com.tr/2/29054/0/1/abd-bir-koyuboyle-yok-etti.aspx.
21
Bu konu için, Ek’teki olay listesi ve bu çalışmada verilen ana kaynaklara bakınız.
22
http://pubpages.unh.edu/~mwherold/AC130_Gunship.wmv; http://pubpages.unh.edu/~mwherold/MassacreofCivilians.wmv. Erişim
03 Nisan 2012.
8
Afganistan’da Sivil Ölümleri
getirilirken, her bir operasyon için sivil kayıpları engellemeye dönük daha fazla ne yapılabilirdi ve
bundan sonra ne yapılabilir sorularının sorulmasının gerekliliği de dile getirilmektedir.23
Sivil ölümleri noktasında yaşanan problemlerin ve duyarsızlığın koalisyon güçleri içinde yer alan
tüm ülkeler ve ABD askerlerinin tamamı için geçerli olduğunu söylemek elbette ki mümkün değildir.
Eğer öyle olsaydı, bugün Afganistan’daki sivil kayıpları kat kat fazla olurdu. Ancak bu tespit, sadece
masum sivillerin ölümüyle sonuçlanan yüzlerce operasyonun ortaya çıkardığı vahim tabloyu ve bu
olayların soruşturulması noktasındaki eksikliği de ortadan kaldırmamaktadır.
Sivil Kayıpların Kabulü, Soruşturulması ve Tazmini
11 yıllık müdahale sürecinde öldürülen binlerce masum sivil, ya hiç kayıtlara girmemiş ya da
Taliban militanı olarak gösterilmiştir. Bu nedenle açıklanan sivil ölümlerine ait istatistiklere ihtiyatla
yaklaşmak gerekmektedir. Wikileaks belgelerinde yer alan24, pek çok olayda yüzlerce Afgan sivilin
öldürüldüğü, ancak savaş suçu niteliğindeki bu olayların bildirilmediği ve/veya herhangi bir
soruşturmaya konu edilmediği yönündeki bilgiler pek çok yerel ve uluslararası kaynağın iddialarını
doğrular niteliktedir. İnsan Hakları İzleme Örgütünün (Human Rights Watch) sivil kayıpları
araştırmakla sorumlu görevlisi Rachel Reid’e göre;23 Wikileaks belgeleri ülkedeki sivil kayıpların
gizlenmesi ile ilgili ABD ve NATO birliklerindeki genel eğilimi ortaya koyması ve bu olaylara ışık
tutması açısından önem taşımaktadır. Reid, sivillerin öldürüldüğü olayların şeffaf şekilde
araştırılması yönünde sayısız direktif olmasına rağmen uzun süre bu tarz olayların gizlendiğine
vurgu yapmaktadır.
Sivillerin hedef alınmasının savaş suçu olduğunu söyleyen Uluslararası Af Örgütü (UAÖ) Asya Pasifik
yöneticisi Sam Zarifi, Afganistan'da bu sorunu ele alabilecek bir hukuki sistemin bulunmadığına ve
NATO’nun ölümler için kapsamlı bir hesap verme mekanizmasına sahip olmadığına vurgu
yapmakta ve Afgan hükümetinin Uluslararası Ceza Mahkemesine başvurması gerektiğini
belirtmektedir.25
Sivil kayıpların kabul edilmesi ve bu kayıplara neden olan olayların soruşturulması noktasında
önemli problemlerin olduğu görülmektedir. Temmuz 2008 ayı içinde 47 sivilin öldürüldüğü “Düğün
Töreni Saldırısı” ve Ağustos 2008 ayı içinde 78-92 sivilin öldürüldüğü “Azizabad Hava Saldırısı”
koalisyon güçlerince gerçekleştirilmiştir. Koalisyon güçleri her iki olayda da sivil kayıpların
yaşandığını yalanlamıştır. Müteakiben, kamuoyu baskısı nedeniyle, koalisyon güçleri olayları
kendilerinin soruşturacağını açıklamış ve daha sonra Azizabad saldırısı için önce 5-7 ve daha sonra
33 sivilin öldüğü açıklanmıştır. Her iki olaya ait yukarıda verilen sivil kayıp rakamları ise, hükümetin
23
Afghanistan Independent Human Rights Commission (AIHRC), “From Hope to Fear: An Afghan Perspective on Operations of ProGovernment Forces in Afghanistan”, December 2008:2-3, Erişim 22 Mart 2012, http://www.unhcr.org/ refworld/ docid/4a03f60e2.html.
24
Nick Davies and David Leigh, “Afghanistan war logs: Massive leak of secret files exposes truth of occupation”, Guardian, 25 July 2010,
Erişim 21 Mart 2012, http://www.guardian.co.uk/world/2010/jul/25/afghanistan-war-logs-military-leaks.
25
BİANET Bağımsız İletişim Ağı, “Afganistan'da Sivil Ölümleri Uluslararası Mahkemeye Gitmeli", 12 Ağustos 2010, Erişim 24 Mart 2012,
http://www2.bianet.org/bianet/dunya/124099-afganistanda-sivil-olumleri-uluslararasi-mahkemeye-gitmeli.
9
Afganistan’da Sivil Ölümleri
belirlediği müfettişler ve içerisinde UNAMA ve AIHRC çalışanlarının da yer aldığı bağımsız
gözlemcilerden oluşan bir komisyon tarafından ortaya konmuştur.26 Koalisyon güçlerinin neden
olduğu ve sivil ölümleri ile sonuçlanan operasyonların pek çoğunda, ölümlerin kabulü ve ölülerin
masum siviller olduğu noktasında bir olumsuz tavrın ve inkarın genelde yaşandığı görülmektedir.
Afganistan’da gerçekleştirilen gece baskınlarının ve bunların sonucu yaşanan sivil kayıplarının tam
olarak aydınlatılamadığı ve bu tarz olayların medyada da tam olarak yer almadığı görülmektedir.
Bu tarz olayların koalisyon güçleri dışındaki kişi ve kurumlarca (AIHRC ve diğer uluslararası
gözlemciler dahil) soruşturulmasının da tehditler ve korku nedeniyle gerçekleştirilemediği ve bu
kuruluşların temsilcilerinin yerel resmi görevlilere bile ulaşmakta zorluklar çektiği söylenebilir.
Ayrıca, Afganistan’da görev yapan farklı ülkelerin askerlerinin karıştığı olayların, bu ülkelere ait
farklı ulusal soruşturma mekanizmaları tarafından araştırılması, bu soruşturmalar sağlıklı olarak
yapılsa bile sonuçlarının paylaşılması ve Afganistan’da duyurulması noktasında önemli problemlere
işaret etmektedir.
Yaşanan pek çok sivil ölüm vakasına ve bunların soruşturulması noktasında yaşanan problemlere
rağmen; operasyonlar dışında gerçekleşen, Amerikalı askerlerin karıştığı ve gizlenemeyen pek çok
olayla ilgili olarak yargılama süreçleri ise ABD’de devam etmektedir. Bunun yanında,
operasyonlarda yaşanan ihlallerin ve ölümlerin tamamına yakınının savaşın doğal sonucu olarak
görülerek gerçek anlamda soruşturulmadığı da söylenebilir.
Kabul edilen sivil kayıpların tazmini noktasında; tazmin edilmeme, ödeme miktarı ve ödeme
zamanı konusunda dile getirilen pek çok problem görülmektedir. Yaralanan ve sivil kayba
uğrayanların ailelerinin daha çok Afgan Hükümeti eliyle tazmin edildiği görülmektedir. Bu
uygulamada 2008 yılı itibariyle ölümler için ödenen miktar 2 bin ABD doları, yaralananlar için 1.000
ABD dolarıdır.27
Afganistan Bağımsız İnsan Hakları Komisyonu (AIHRC) Raporuna28 göre operasyonlar sonucunda
oluşan kayıp ve yıkımların tazmin edilmemesi ve bu olaylar nedeniyle özür dilenmemesi toplumsal
öfkenin tabi olarak artmasına neden olmaktadır.
26
Afghanistan Independent Human Rights Commission (AIHRC), “From Hope to Fear: An Afghan Perspective on Operations of ProGovernment Forces in Afghanistan”, December 2008:46, Erişim 22 Mart 2012, http://www.unhcr.org/refworld/docid/4a03f60e2.html.
27
Afghanistan Independent Human Rights Commission (AIHRC), “From Hope to Fear: An Afghan Perspective on Operations of ProGovernment Forces in Afghanistan”, December 2008:47-50, Erişim 22 Mart 2012,
http://www.unhcr.org/refworld/docid/4a03f60e2.html.
28
Afghanistan Independent Human Rights Commission (AIHRC), “From Hope to Fear: An Afghan Perspective on Operations of ProGovernment Forces in Afghanistan”, December 2008:8, Erişim 22 Mart 2012, http://www.unhcr.org/refworld/docid/4a03f60e2.html.
10
Afganistan’da Sivil Ölümleri
Afgan Halkına Bakış ve Batılı Askerlerin Psikolojisi
Başta ABD olmak üzere batılı toplumların ve askerlerinin Afgan halkına (temelde tüm doğu
toplumlarına ve Müslümanlara) bakışında problem olduğu tespitini yapmak gerekmektedir. Ortaya
konan pek çok görüş ve yaşanan pek çok olay batılıların Afgan halkını, yaşama hakkı ve diğer
hakları olan insanlar olarak görmediğini ortaya koymaktadır. Benzer bir bakış ve tavrı, geçmişte
Amerika kıtasının keşfi sonrasında yerli halka reva görülen ve sömürge döneminde doğu
toplumlarına yapılan muamelelerde de görmek mümkündür.
Joshua Partlow, Washington Post’ta yayımlanan bir makalesinde, mülakat yaptığı 26 yaşındaki bir
Afgan İnsan Hakları aktivistinin konuya ışık tutacak şu sözlerini aktarmaktadır:29 “Pek çok zaman
NATO birlikleri ve askerleri bizim masum insanlarımızı öldürdü. Biz insan mıyız, yoksa hayvan mı?
Bu insanların umurunda değil.”
Uluslararası ve ulusal medya organlarını takip eden birisinin Irak ve Afganistan’daki herhangi bir
ölümden İngiltere’yi veya ABD’yi sorumlu tutması çok olası değildir. Bu ülkelerdeki şiddet ile ilgili
olarak isyancıların ve mezhep çatışması içinde olanların sorumlu tutulması tipik bir yaklaşım
tarzıdır. 30 Tam tersi görüşler de olmakla birlikte, açıklanan bu yaklaşımın özellikle batılı
toplumlarda yaygın olarak kabul gördüğü söylenebilir. İnsanlar bu yaklaşımı benimserken medya
tarafından yaratılan bir illüzyonun etkisinde olduklarını da pek düşünmezler. Bunca hukuksuz
müdahaleye ve masum sivilin ölümüne rağmen ABD Ordusunun, tarihteki ve bugünkü ordularla
kıyaslandığında en disiplinli ve insancıl ordu olduğu şeklinde görüşler bile savunulabilmektedir.31
Bir makalede32, Afganistan örneği ile batılıların ve batılı medyanın kendi tarafında olanlarla
olmayanlar arasında yaptığı temel ayrım ve çelişkiler özetle şu şekilde ortaya konmaktadır: 19791989 arasında Afganistan’da Sovyetler Birliği işgaline karşı savaşan ve ABD tarafından
desteklenenler; Batılı devletler ve medyaları tarafından “direniş savaşçıları (resistance fighters)” ve
“özgürlük savaşçıları (freedom fighters)” olarak adlandırılırken, bugün koalisyon güçleriyle savaşan
ve içlerinde bir önceki savaşa da katılanların olduğu gruplar “militan” ve “isyancı” olarak
adlandırılmaktadır. Buradaki temel mantık kişilerin sizin yanınızda olup olmamasıdır. Aynı durum,
Irak’taki savaş için de, 1990’lı yıllarda Ruslara karşı savaşan Çeçenler için de sözkonusu olmuştur.
29
Joshua Partlow, “Afghans protest civilian deaths, American presence and NATO bombardments”,
The Washington Post, August 01, 2010, Erişim 28 Mart 2012, http://www.rawa.org/temp/runews/2010/08/01/afghans-protest-civiliandeaths-american-presence-and-nato-bombardments.html.
30
Media Lens, “Some Matter more-When 47 Victims are worth 43 words”, July 22, 2008, Erişim 24 Mar 2012,
http://www.medialens.org/index. php?option=com_content&view=article&id=547:some-matter-more-when-47-victims-are-worth-43words&catid=22:alerts-2008& Itemid=37.
31
Evan Thomas and Scott Johnson, “Probing Bloodbath”, Newsweek, June 12, 2006, Erişim 20 Mart 2012,
http://www.newsweek.com/id/52312/page/1), Aktaran; http://www.medialens.org/index.php?option=com_content&view=article&id
=547:some-matter-more-when-47-victims-are-worth-43-words&catid=22:alerts-2008&Itemid=37.
32
Media Lens, “Some Matter More - When 47 Victims Are Worth 43 Words”, July 22, 2008, Erişim 17 Mart 2012,
http://www.medialens.org/index.php?option=com_content&view=article&id=547:some-matter-more-when-47-victims-are-worth-43ords&catid=22:alerts-2008&Itemid=37.
11
Afganistan’da Sivil Ölümleri
Yine aynı konuda benzer başka bir ayrımcı bakış incelendiğinde, Afganistan'da yılda ortalama 2 bin
masum sivilin ölümünün (kayıtlara girmiş doğrudan ölüm sayısı) yaklaşık üçte ikisine Taliban güçleri
ve üçte birine koalisyon güçleri neden olmaktadır. Ama gelin görün ki, pek çoğu maksatlı ve bilerek
işlendiği halde, koalisyon güçlerinin neden olduğu tüm kayıplar, savaşın doğal sonucu olan kazalar
ve hatalar olarak tanımlanırken, kendilerine karşı savaşan ve isyancı militanlar olarak adlandırılan
kişilerin neden olduğu sivil ölümleri bilinçli işlenmiş katliamlar/cinayetler olarak kamuoyuna
sunulmaktadır. Yanlı bir bakış bundan daha açık ve şeffaf olamaz. Yazar bu yanlı durumu, söz
konusu kişilerin dilinden şu cümle ile özetlemektedir: “Biz sivilleri sadece hata ile öldürürüz,
düşmanlarımız ise bilerek”. Tarafsız bakıldığında, masum insanların yaşam hakkına saygı
noktasında iki tarafın bir diğerinden farkının olmadığı söylenebilir.
Masum sivilleri öldürmek için oluşturulan ölüm mangaları,33 açılan soruşturma ve devam eden
davalara rağmen bilinçli olarak gerçekleştirilen masum sivil katliamları, şüphelenilen köylerin,
cenaze törenlerinin ve düğün evlerinin hava saldırıları ile bombardımanı,34 spor ve eğlence olsun
diye öldürülen silahsız masum Afganlar,35 Afgan halkının kutsal değerlerini aşağılayıcı ve insanları
provoke etmeye yönelik eylemler; tüm bunlar birer iddia değildir. Dünya basınını takip etmek, bu
rapora ek olarak konulan ve sivillerin ölümü ile sonuçlanan vaka özetlerini incelemek, yukarıdaki
suçlamaların çok daha fazlasının Afganistan’da koalisyon güçlerince gerçekleştirildiğini göstermeye
yetecektir.
Irak ve Afganistan’da görevlendirilecek ABD’li askerlerin eğitimlerini inceleyen ve bu görevlerden
dönenlerle yapılan mülakatlara dayanan, ABD yapımı “Savaş Gerçekleri (The Ground Truth)” adlı
belgeselde 36 ortaya konulan ifade ve itiraflar, yaşanan ihlalleri ve masum sivillerin maksatlı
ölümlerini kısmen de olsa açıklar niteliktedir. Bu belgesel, savaşta düşmanını gözünü kırpmadan
öldürmesi gereken her askerin alması gereken fiziki ve psikolojik eğitimin güzel bir örneğini
vermekle birlikte, bu konudaki temel problem; ABD ordusunda düşman tanımı noktasında bir
netliğin olmaması, daha doğrusu konu üçüncü dünya ülkeleri olduğunda sivil-asker ve masumterörist ayrımının ortadan kalkması noktasında düğümlenmektedir. İnternetten erişilebilen ve
dipnotta İngilizce ve Türkçe versiyonlarının linki bulunan bu belgeseli izleme fırsatı bulamayacaklar
için belgeseldeki itiraflardan ve ifadelerden bazılarını yorumsuz olarak burada vermek konunun
boyutlarını anlamlandırmak için faydalı olacaktır:
33
Rolling Stone Dergisi tarafından yayımlanan ve keyif çığlıkları ile sivilleri tarayan ve cesetleri ile fotoğraf çektiren askerlere ait video, Erişim
15 Şubat 2012, www.youtube.com/watch?v=yK6oVYNhUiA, Konu ayrıntıları için bkz.: http://en.wikipedia.org/wiki/
Maywand_District_murders; Sivilleri öldüren ve parmaklarını kesen bir ölüm timinin haberi için bkz.:
http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2011/11/111101_ afghan_fingers.shtml.
34
Hürriyet Web Tv. “ABD bir köyü böyle yok etti”, video, Erişim 15 Mart 2012, http://webtv.hurriyet.com.tr/2/29054/0/1/abd-bir-koyuboyle-yok-etti.aspx.
35
Bu tip olaylardan seçilen iki tanesinin haber ve ifade kayıtları için Bkz. http://www.youtube.com/watch?v= cfMyo2xoF0&feature=related; http://www.bbc.co.uk/turkce/haberler/2011/11/111101_afghan_fingers.shtml, Erişim 15 Mart 2012.
36
Belgesel 03 Kasım 2011 tarihinde NTV’de yayımlanmıştır. Belgeselin İngilizce versiyonuna; “http://video. google.com/videoplay?docid=5188599301918606321#” linkinden ve Türkçe alt yazılı versiyonuna http://tvarsivi.com/player.php?i=2011110064058 linkinden
ulaşılabilir. Erişim 15 Mart 2012.
12
Afganistan’da Sivil Ölümleri
 Köyü bombalayın insanları öldürün; köy meydanına napalmı bırakın, okulun zilini çalın,
çocukların toplanmasını bekleyin, Makineli tüfekleri doğrultun ve çocukların hepsini
vurun (Koşu ve yürüyüşlerde söylenen bir marşın sözleri), (Astsubay Charlie
Anderson-ABD Hava Kuvvetleri).
 “Okula giderek oradaki çocukların öldürülmesi veya çarşıya giderek oradaki kadınların
öldürülmesi ile ilgili şarkılar yürürken ve koşarken askerlere ritim veren şarkılardır.
(Astsubay Charlie Anderson-ABD Hava Kuvvetleri)”
 “Diyelim ki karşıda 50 kişilik bir grup var ve içlerinden bir kişi ateş açtı, o bir kişiyi
bulmakla uğraşmayız, toptan ateş açarız ve hepsini öldürürüz. Bastırmak için tüm
bölgeyi ateş altına alırız. İşe de yarar, tehdit yok edilir (Onbaşı Sean Huze-ABD Deniz
Kuvvetleri).
 “Bize bağlı bir piyade bölüğünde çalışmıştım. Gün içinde birisini öldürmeyenlerle alay
ederlerdi. (Astsubay Charlie Anderson-ABD Hava Kuvvetleri)”
 “Birisini öldürmemiş olmak utanç verici ve grubun baskısını getiren bir durumdur.
(Onbaşı Sean Huze-ABD Deniz Kuvvetleri)”
 “Askerlerden biri önüne çıkan çocuk için önce aracı durduracakmış gibi yaptı, daha
sonra gaza basarak çocuğu ezdi ve geçti… Eğitimler sırasında bize, önünüze birisi
çıkarsa ezin geçin diye öğretilmişti. (Denver Jhones-ABD Ordusu-Uzman)”
 “Yüzbaşım yanıma geldi ve kötü görünüyorsun dedi. Bu gün bir sürü masum sivili
öldürdüm dedim. Bana döndü ve hayır bu senin için güzel bir gün dedi ve gitti.
(Kimliği Bilinmiyor)”
Askeri psikoloji ayrı ve farklı bir disiplindir. Savaşın yarattığı psikoloji içinde nefret, intikam ve bu
duyguların getirdiği savaşma arzusu doğal bir sonuçtur. Savaşta ölümler normal karşılanır ve sivil
kayıplar bile belirli ölçülerde beklenen şeylerdir. Bunun yanında, insanlara ve hatta cesetlere karşı
yapılan insan hakları ihlalleri, illegal ve insanlık dışı olmasına rağmen, nefret ve intikamın bir
sonucu olarak savaşta kimi zaman kaçınılmaz da olabilir. Bu noktada, ahlaki boyutta bu hukuk dışı
eylemler için temel ayırım noktası muameleye muhatap olan kişinin kimliğinin düşman veya
terörist olup olmadığıdır. Eğer bu eylemler için hedef kitleye masum siviller, kadınlar ve hatta
çocuklar dahil ediliyorsa bu noktada daha farklı bir problemden bahsedilmesi gerekmektedir. Irak
ve Afganistan’da olan ise tam olarak budur.
Gerek Irak’ta gerekse Afganistan’da ABD askerlerinin gerçekleştirdiği yüzlerce operasyonda sadece
sivillerin öldürülmüş olmasını ve binlerce masum sivilin insanlık dışı muameleye tabi tutulmasını
normal ruh hali içinde anlamlandırmak oldukça zor görünmektedir. İşin daha garip tarafı, Irak ve
Afganistan’da masum sivillerin öldürülmesini görüntüleyen videolar seyredildiğinde; askerlerin
öldürülenlerin sivil olduğunu bilmelerine rağmen, olay sonrası duyulan sevinç çığlıkları, bu
askerlerin bilgisayarda oynanan sanal bir savaş oyununu oynarmışçasına duyarsızlık içinde
olduklarını göstermektedir. Bu durumu ABD Ordusunda görevli Yarbay David Grossman “On
13
Afganistan’da Sivil Ölümleri
Killing”37 adlı kitabında; İkinci Dünya savaşında bir başkasını öldüremeyen askerlerin durumunu
araştıran ABD Ordusunun; Vietnam ve sonrasında, silahların gerçekçi simülasyonları ile yapılan
eğitimlerle, öldürmeyi şartlı bir refleks haline getiren bir teknik geliştirerek askerlerin insanları
daha kolay öldürmesini nasıl başardığını anlatmaktadır. Biz ise bu şartlı refleksin Irak ve
Afganistan’da masum sivillere karşı nasıl çalıştığını izleme fırsatı bulabiliyoruz. Bu sözde başarının
tek kusuru ise şartlı refleks durumunda öldürme arzusunun baskın haliyle, karşıdaki kişinin masum
mu yoksa düşman mı olduğunu ayırma gibi bir ihtiyacın ve ahlaki/vicdani sorgunun olay sırasında
ortaya çıkmamasıdır.
ABD Ordusunun güç kullanımındaki pervasızlığını, masum insanların yaşama hakkı konusundaki
duyarsızlığını, Afganistan ve Irak’ta bulunmuş bazı batılı kaynakların eleştirileri ile ortaya koymak
çok daha anlamlı olacaktır. Bu eleştirilerin bazıları kaynakları ile aşağıda verilmiştir:
“ABD Ordusunun yüksek ateş gücünü kullanımı o derece kontrolsüz ki, tüm Birleşik
Devletler operasyonları gerçekte bölgenin, kasabanın veya şehrin tamamının
toptan cezalandırılması şeklinde gerçekleşmektedir.”38
“ABD birlikleri kontrol noktasına yaklaşan herkesi potansiyel bombacı olarak görür.
Şüpheli bulunan hareketleri nedeniyle öldürülmüş veya yaralanmış bir akraba veya
arkadaşa sahip olmayan Iraklı yoktur.”39
The Telegraph’ın Irak’ta görev yapan savunma muhabiri; İngiltere’nin Irak’ta
görevli kıdemli komutanının, Amerikan kuvvetlerinin Irak’ta kullandığı askeri
taktikleri orantısız ve zalimce olarak tanımladığını aktarmaktadır. Yazar başka bir
kıdemli subayla yapılan mülakata dayanarak; ABD güçleri ile ilgili temel problemin,
Amerikan askerlerinin Iraklıları aşağılık ve insanlık düzeyine ulaşmamış yaratıklar
(Nazi söylemi ile sub-human) olarak görmesinde yattığını ve masum Iraklıların
yaşam kayıplarının hiçbir zaman umursanmadığını aktarmaktadır. 40
“Amerikalı askerlerin Afganistan’da gerçekleştirdikleri eylemlerden bazıları, yine,
internette yayınlanan videolardan teşhir edildi. Fakat en korkunç şey bölgede, bu
eylemlerin istisna değil, neredeyse askerlerin davranış kuralı olduğunun ortaya
çıkmasıdır. Savaşın kendisi bir haksızlıktır ve tüm savaşlarda bir şekilde barbarca
eylemler yapılır. Ama Afganistan´da asker ve sivillere karşı uygulanan vahşetin
37
David Grossman, “On Killing: The Psychological Cost of Learning to Kill in War and Society”, Back Bay Books, (1995).
38
Patrick Cockburn, “We must avoid the terrorist trap”, The Independent, July 11, 2005, Erişim 20 Mart 2012,
http://www.independent.co.uk/ opinion/commentators/patrick-cockburn-we-must-avoid-the-terrorist-trap-498336.html.
39
Patrick Cockburn, 'We must avoid the terrorist trap,' The Independent, July 11, 2005, Erişim 20 Mart 2012,
http://www.independent.co.uk/ opinion/commentators/patrick-cockburn-we-must-avoid-the-terrorist-trap-498336.html.
40
Sean Rayment, “US tactics condemned by British officers”, The Telegraph, Apr 11, 2004, Erişim 20 Mart 2012,
http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/ middleeast/iraq/1459048/US-tactics-condemned-by-British-officers.html.
14
Afganistan’da Sivil Ölümleri
cezasız kalması, savaşta uyulması gereken temel etik kuralların ihlalinin
sistemleştirildiğini gösteriyor.”41
“Bir Amerikan birliği Bağdat’ta havan topu ile saldırıya uğradığında, radarlar
saldırı noktasını tespit eder etmez, yoğun bir yerleşim alanı olsa bile, bölge genel
olarak yoğun topçu ateşi ile ateş altına alınmaktadır.”42
Afganistan’da batılı kayıplar kişisel hikayeleriyle basında yer alırken, koalisyon
güçlerinin neden olduğu masum sivil ölümleri çoğu zaman iç sayfalarda birkaç
cümle ile geçiştirilmektedir. Örnek olarak, bir düğün evinin 2008 yılında Amerikan
uçaklarınca bombalanması sonucunda ölen çoğu kadın ve çocuk 47 kişinin
haberinin ‘Times’ da iki cümle ile yer alması verilebilir.43
ABD askerlerinin içinde bulunduğu bu psikolojiyi, hatta daha doğru bir ifadeyle patolojik durumu
sadece savaş ortamında yaşananlarla açıklamaya ve anlamlandırmaya çalışmak eksik ve hatta
yanlış bir yaklaşım olacaktır. ABD askerlerinin ve hatta toplumunun üçüncü dünya ülkelerinin
halklarına ve Müslüman toplumlara bakışını anlamak; bu insanların, 11 Eylül sonrası tamamen
kabaran önyargılarının ve paranoyalarının boyutlarını ortaya koyabilmekle mümkün olabilecektir.
Bu tarz çalışmalar askerlerin sapkın davranışlarının açıklanmasına katkı sağlayacaktır. ABD
yönetiminin ve Ordusunun Arap olmayı ve/veya Müslüman olmayı terörist olmakla eşdeğer
görmesi, bu durumun en üst düzeyde ifade edilmiş olması ve 11 Eylül sonrasında yürütülen
mücadelenin bizzat ABD başkanınca Haçlı Seferi (Crusade) olarak ifade edilmesi, hiç şüphesiz
sorunun köklerini açıklar niteliktedir.
Irak ve Afganistan’dan dönen askerlerin pek çoğunun fiziksel olarak sağlam olsalar bile önemli
psikolojik problemler yaşadığı, bu insanlardan iç muhasebesini yapanların önemli bir kesiminin
kendisini katil olarak tanımladığı44 ve bu kişiler arasındaki intihar oranlarının bu ülkelerde görev
yapmayan ABD askerlerinin oranından çok daha yüksek olduğu bilinen ve üzerinde bilimsel
çalışmalar yapılan temel konulardan birisi durumundadır. Sırf bu durum bile, dünyaya özgürlük ve
barış getirmek gibi, kimsenin inanmadığı bir hedefi sürekli dünyaya empoze etmeye çalışan
ABD’nin ve ABD Ordusunun içinde bulunduğu yanlışı açıklamaya yetecek niteliktedir.
ABD’de devlet kaynaklı raporlara bakıldığında; 2007 yılı itibariyle ABD Ordusunda aktif görevdeki
askerlerin %56’sının, rezerv konumundaki askerlerin %60’ının, emekli olmuş veya ordudan ayrılmış
41
María Elena, Álvarez Acosta “Afganistan: Unutulan savaş ve başlangıcın sonu”, 27 Şubat 2012, Erişim 16 Nisan 2012,
www.cubadebate.cu
sitesindeki
İspanyolca
orijinalinden
çevrilerek
5deniz.net
sitesinde
yayımlanmıştır.
http://www.5deniz.net/index.php?eylem=yazi_oku&no=3073.
42
Sean Rayment (The Telegraph Defence Correspondent), tarafından Irak’ta görevli bir kıdemli İngiliz subayla yapılan mülakattan
aktarılmıştır. Bkz. “US tactics condemned by British officers”, The Telegraph, 11 Apr 2004, Erişim 20 Mart 2012,
http://www.telegraph.co.uk/news/worldnews/ middleeast/iraq/1459048/US-tactics-condemned-by-British-officers.html.
43
Media Lens, “Some Matter More - When 47 Victims Are Worth 43 Words”, July 22, 2008, Erişim 17 Mart 2012,
http://www.medialens.org/ index.php?option=com_content&view=article&id=547:some-matter-more-when-47-victims-are-worth-43ords&catid=22:alerts-2008&Itemid=37.
44
Savaş Gerçekleri (The Ground Truth), Belgesel, http://tvarsivi.com/player.php?i=2011110064058.
15
Afganistan’da Sivil Ölümleri
askerlerin ise %76’sının ilgili sağlık birimlerine akıl sağlıkları ile ilgili olumsuz semptomları
aktardıkları görülmektedir. 45 Ordunun “Akıl Sağlığı Danışma Timi (Mental Healt Advisory
Team_MHAT)” ne göre, Irak’ta altı aydan daha uzun süre tutulan veya bu ülkeye iki veya daha fazla
defa göreve gönderilen askerlerin psikolojik yaralanmalar/problemler (psychological injuries)
yaşama ihtimali çok daha yüksektir.46 Afganistan’da 11 Mart 2012 tarihinde 16 sivilin evlerinde
katledilmesi olayını gerçekleştiren askerin bu göreve Irak’ta üç dönem görev yaptıktan sonra
geldiğini ve Irak ve Afganistan’daki ABD’li askerlerin yarısından fazlasının bu ülkelerdeki en az ikinci
görevi olduğunu düşündüğümüzde olayın vahameti ortaya çıkmaktadır.
David Petraeus’tan boşalan Irak ve Afganistan güçlerinin denetim kademesine atanan James
Mattis San Diego’daki bir konferansta; ‘Afganistan’da kadınlar örtünmedikleri için onları döven
erkeklerin olduğunu ve bu adamları vurmanın çok büyük bir eğlence olduğunu’ ifade etmiştir.47
Afganlı erkeklerin davranış şekli eleştiriye açık olmakla birlikte; üst düzey bir yetkiliden işitilen bu
sözler, ABD halkının diğer toplumlara ve kültürlere bakışındaki temel çarpıklık yanında, insanların
11 Eylül sonrası yaşadıkları travmanın üst düzey yönetim kadrolarına gelmiş kişilerde bile nasıl bir
nefrete dönüşebildiğini göstermesi açısından oldukça çarpıcıdır. Bu tarz yöneticilerce denetlenen
ve yönetilen bir orduda en alttaki bazı askerlerin de “spor ve eğlence olsun” diye adam öldürmesini
beklide normal karşılamak gerekir! ABD, Afganistan’daki güçlerin komutasını, tüm Müslümanları
terörist olarak niteleyen ve masum insanların ölümünü eğlenceli bulan bir generale bıraktığına
göre, hukuk tanımayan ve insan haklarına uymayan bu savaşın başından beri tezatlıklarla dolu
olduğunun da herkesçe kabul edilmesi gerekir.
Afgan halkına olumsuz bakış ülkede aşırı güç kullanımından kaynaklanan sivil ölümleri yanında
insan hakları ihlallerine de neden olmaktadır. Pek çok batılı kaynak, ABD’nin Afganistan’da
kullandığı cezaevlerinden birisi olan Bagram Cezaevi’nin şartlarının Guantanamo ve Ebu
Gureyp’ten farksız olduğuna, sıklaştırılan denetimlere ve açılan davalara rağmen 2012 yılı itibariyle
insan hakları ihlalleri konusunda fazla bir ilerleme kaydedilmediğine vurgu yapmaktadır. Bagram
şehrindeki ABD hapishanesinin uluslararası insan hakları kuruluşları ve hatta ABD’nin mevcut resmi
kurumlarının denetimine kapalı olması, tüm dünyaya özgürlük getirme ve adalet dağıtma
iddiasında olan bir devletin kendi toprakları dışındaki halklara karşı takındığı kuralsızlık ve
hukuksuzluk açmazını net olarak ortaya koymaktadır.
Uluslararası Af Örgütünün 2011 raporuna göre, hükümetler sürekli ulusal güvenliği gündeme
getirirken savaş suçlarını ve uluslararası hukuk kapsamındaki diğer suçların sorumlularını araştırma
ve yargılama görevlerini yerine getirmemektedirler. Rapora göre, belgelerle doğrulanan bir başka
nokta da, bu ihlallerle ilgili Uluslararası Af Örgütü ve diğer insan hakları örgütlerinin raporlarını
dikkate almasalar bile hükümetlerin bu raporların doğruluğunu kanıtlayacak belgelere sahip
45
The President’s Commission on Care for America’s Returning Wounded Warriors, “Final Report,” July 30, 2007, p. 15. Erişim 28 Mart
2012, http://www.pccww.gov/docs/Kit/Main_Book_CC%5BJULY26%5D.pdf.
46
Mental Health Advisory Team (MHAT), “Final Report: Operation Iraqi Freedom”, 05-07, November 17, 2006. Erişim 27 Mart 2012,
http://www.armymedicine.army.mil/reports/mhat/mhat_iv/MHAT_IV_Report_17NOV06.pdf.”
47
Khalilullah Rasuli, “Afganistan’da İnsan Hakları Adıyla İnsanlığa Düşmanlık” Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE), Erişim 17 Mart 2012,
http://www.sde.org.tr/print.aspx?pageID=0&columnID=0&newsID=1200.
16
Afganistan’da Sivil Ölümleri
olmalarıdır. Bu bağlamda, Afganistan’ın Bagram şehrinde ABD hava üssünde askeri gözaltında
tutulan yüzlerce kişi dahil, ABD’nin gizli gözaltı ve nakil programlarına maruz kalan tutuklulara
yönelik işlenen suçların soruşturulmasının ve tazmininin ABD yetkilileri tarafından engelledi
görülmektedir.48
Batı toplumlarında oryantalist düşünceye de dayanan etnosentrik bakış açısı ve yaklaşım, hem
etnik hem de dini ayrımda bu kültürlerin diğer toplumlara bakışı ve yaklaşımındaki temel çarpıklığı
ortaya koymaktadır. Afgan halkının gelenekleri ve dini değerlerini koruma noktasındaki
duyarlılığının çok yüksek olduğunu söylemek gerekmektedir. Mart 2012 ayı içerisinde, sanki bu
duyarlılığı kullanarak halkı tahrik edercesine, Bagram Üssü’nde Kur’an ve bazı kutsal kitapların ABD
askerlerince yakıldığı görülmektedir. Pek çok örneği olan bu tip olaylar, maksatlı olarak veya kazara
gerçekleştirilmiş olsa da koalisyon güçlerinin sorumluluğunu ortadan kaldırmamaktadır.
Sonuç Yerine
Afganistan stratejik konumundan dolayı yaklaşık 2500 yıldır sürekli müdahalelere uğramaktadır.
Bugün ABD’nin yapmaya çalıştığı şeyi geçmişte Ruslar, İngilizler, İskender ve hatta Pers hükümdarı
Daru da aynı amaç için yapmaya çalışmıştır. Çünkü Afganistan, coğrafi konumu itibariyle Türkistan,
Çin, Hindistan ve İran’ı birbirine bağlayan tarihi ve tabii yolların kesiştiği, stratejik bir coğrafyada
yer almaktadır. Günümüzde Afganistan’ın stratejik önemi, petrolün ve doğalgazın Orta Asya’dan
Hint okyanusuna indirilmesi projesiyle ve Çin ile Hindistan’ın İran’la imzaladığı petrol ve doğalgaz
anlaşmaları kapsamında daha da artmıştır.49 Afganistan’ı küresel güçler açısından önemli kılan
diğer bir nokta ise Afganistan’a komşu olan ülkelerin ABD’nin dünya üzerindeki siyasi, ekonomik ve
askeri hegemonyasını tehdit edebilecek ülkelerden oluşmasıdır.50
Afganistan müdahalesinin ABD için anlamını, Colin Powell 2002 Şubat ayında, Uluslararası İlişkiler
Meclis Komitesinde yaptığı konuşmada çok net şekilde ifade etmektedir: “Ülke, hayal bile
edilemeyecek bir şekilde Orta Asya´daki çıkarlarını hayata geçirmeyi ve askeri varlığını
yerleştirmeyi başardı”.51 Bu noktadan hareketle, ABD’nin 400 milyar dolar ile 1 trilyon dolar
arasında tahmin edilen Afganistan harcamaları ile El Kaide ve Taliban ile mücadeleyi veya halkın
yaşam şartlarını iyileştirmeyi hedeflediğini düşünmek oldukça kısır bir düşünce olacaktır.52
48
Uluslararası Af Örgütü, “Dünyada İnsan Hakları Durumu”
http://files.amnesty.org/air11/air_2011_full_tu.pdf, Erişim 16 Nisan 2012.
2011
Raporu,
Erişim
16
Nisan
2012,
49
Hüseyin Şeyhanlıoğlu, “Usame Bin Ladin ve ABD İlişkileri Tarihi”, Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE), 02 Mayıs 2011, Erişim 15 Mart 2012,
http://www.sde.org.tr/tr/haberler/1472/usame-bin-ladin-ve-abd-iliskileri-tarihi.aspx.
50
Ali Şahin, “Afganistan Raporu ve Çözüm Stratejisi”, Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (GASAM) Raporu, 10 Mayıs 2010. Erişim
29 Mart 2012.
51
Aktaran; María Elena Álvarez Acosta “Afganistan: Unutulan savaş ve başlangıcın sonu”, 27 Şubat 2012, Erişim 16 Nisan 2012,
www.cubadebate.cu
sitesindeki
İspanyolca
orijinalinden
çevrilerek
5deniz.net
sitesinde
yayımlanmıştır.
http://www.5deniz.net/index.php?eylem=yazi_oku&no=3073.
52
Ali Şahin, “Afganistan Raporu ve Çözüm Stratejisi”, Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (GASAM) Raporu, s.16, 10 Mayıs 2010.
Erişim 29 Mart 2012, http://www.gasam.org.tr/uploads/GASAM%20AFGANISTAN%20RAPORU%20VE%20COZUM%20STRATEJISI.pdf.
17
Afganistan’da Sivil Ölümleri
Afganistan’da otorite boşluğu ve güvenlik alanında gözlenen kötüye gidiş yanında, son 11 yıldır
ülkede hiç bir alanda iyileşmenin sağlanamamış olmasını da tespit etmek gerekmektedir. Bu
olumsuzluklara rağmen, Afganistan harekatının ABD’ye maliyeti yüz milyarlarca dolarla ifade
edilmektedir. New York Times yazarı Nicholas D. Kristof, ABD’nin bu ülkeye gönderdiği her bir ilave
askerin bir yıllık maliyeti ile 20 okulun inşa edilebileceğini, ülkeye sonradan gönderilen 40 bin
askerin birkaç yıllık maliyeti ile tüm Afgan halkının doktora düzeyi dahil eğitim ihtiyaçlarının
karşılanabileceğini iddia etmektedir. Yazar Afganistan’da eğitim, sağlık ve tarım gibi alanlarda
yapılacak yatırımların, askeri harcamalara göre çok daha ucuz ve etkili olacağı yönündeki
görüşlerini vurgularken, ABD’nin mevcut politikalarındaki çelişkilere dikkat çekmekte, bu
politikaları eleştirmekte ve 40 bin ilave asker yerine aynı sayıda okul açmayı önermektedir.53
Bugün Afganistan’a müdahalenin ve bu ülkede yürütülen savaşın; özgürlüklerle, barış ile ve Afgan
halkının geleceğine dönük endişelerle ilgisinin olduğunu düşünmek saflık olacaktır. Gelinen nokta
itibariyle Afganistan müdahalesinin Irak müdahalesinden, meşruiyet temelinde farkı kalmamıştır.
Her seferinde tokat yiyen Afgan halkı için, Taliban ve koalisyon askerlerinin yaşam hakkına saygı
temelinde bir diğerinden farkı da kalmamıştır.54 Bu durum, halk arasında Taliban ile ilgili olumlu
algıların artmasının ve Taliban’ın hala kendisine taraftar ve militan bulabiliyor olmasının da önemli
nedenlerinden birisidir. Taliban’ın 15 Nisan 2012 tarihinde üç şehirde ve Kabil’de büyükelçilikler de
dahil pek çok hedefe karşı düzenlediği saldırılar için, koalisyon güçlerinin neden olduğu sivil
ölümlerini de gerekçe olarak açıklaması, savaşı ve ülkedeki şartları değerlendirme noktasında
oldukça önemli ve düşündürücüdür.
NATO’nun Afganistan’daki mevcut durumuna ve misyonuna bir Afgan’ın The Washington Post’ta
yayımlanan sözleri ile ışık tutmak daha gerçekçi ve objektif olacaktır: “Biz NATO ve ABD birliklerinin
Afganistan’ı terk etmesini istiyoruz. Onlar devasa ordularıyla geçmiş 10 yılda hiçbir şey
yapamamıştır, gelecekte de hiçbir şey yapamayacaktır. Bizim masum kadınlarımız ve çocuklarımız
ölmeye devam edecek ve sonuç sadece Afgan halkının uğradığı zayiat ve ölümler olacaktır.”55 Bu
konudaki tepkileri kişisel görüşlere indirgemek ve küçümsemek de yanıltıcı olacaktır. Ülkede
hemen her ay NATO ve ABD aleyhine onlarca protesto gösterisinin düzenlendiğini de vurgulamak
gerekmektedir. Bu anlamda, koalisyon güçlerine ve batılı ülkelere tepki de her geçen gün
artmaktadır.56
53
Nicholas D. Kristof , “More Schools, Not Troops”, The New York Times, October 28, 2009, Erişim 31 Mart 2012,
http://www.nytimes.com/2009/10/29/opinion/ 29kristof.html.
54
Erica Gaston, “Afghans say, NATO as bad as the Taliban”, Guardian, October 13, 2010, Erişim 30 Mart 2012, http://www.guardian.co.uk/
commentisfree/cifamerica/2010/oct/12/afghanistan-nato.
55
Joshua Partlow, “Afghans protest civilian deaths, American presence and NATO bombardments”,
The Washington Post, August 01, 2010, Erişim 28 Mart 2012, http://www.rawa.org/temp/runews/2010/08/01/afghans-protest-civiliandeaths-american-presence-and-nato-bombardments.html.
56
Conor Powell, “Rising Anti-Westernism in Afghanistan”, Fox News, April 19, 2010, Erişim 28 Mart 2012,
http://www.rawa.org/temp/runews/ 2010/04/19/ rising-anti-westernism-in-afghanistan.html; Jone Boone, “No friendly waves only
hatred for British troops in Afghan town”, The Guardian , April 22, 2010, http://www.guardian.co.uk/world/2010/apr/22/afghanistanbritish-troops-hatred.
18
Afganistan’da Sivil Ölümleri
Uluslararası Güvenlik ve Destek Gücü ISAF’ın görev tanımı konusunda ülkeler arasında önemli
görüş farklılığının olduğu görülmektedir. Başta ABD olmak üzere İngiltere, Kanada ve Hollanda,
ISAF’ın görevleri arasında terörle mücadelenin yer aldığını savunurken, Türkiye’nin de aralarında
bulunduğu Almanya, İtalya ve Fransa ISAF’ı barışı koruma ve destek gücü olarak tanımlamaktadır.
Buna bağlı olarak Amerika, İngiltere, Kanada ve Hollanda, Taliban güçlerinin kontrolünde bulunan
Güney Afganistan ve Kandahar bölgesinde üstlenmiş; Türkiye, Almanya, İtalya ve Fransa ise
Güney’e oranla daha güvenli olan Kuzey bölgelerinde görev üstlenmiş ve Taliban güçleriyle
çatışmayı bir anlamda reddetmiştir.57 Koalisyon güçleri arasında bu noktadaki farklılaşma ve
kamplaşma ülkede görev yapan emperyal güçler arasındaki amaç farklılığı yanında bu güçlerin
Afganistan’da çatışan hedeflerini de ortaya koyar niteliktedir.
Tarafsız olarak bakıldığında, Afganistan için ortaya konulan hedeflerin bu ülkede yaşananlarla ve 11
yıllık müdahalenin sonuçları ile örtüşmediği söylenebilir. O halde, bu ülkede harcanan büyük
miktardaki kaynağın Afgan halkının geleceğine yönelik doğrudan veya dolaylı bir yatırım olmadığı
gerçeğinden de hareketle, bu müdahalenin gayrı meşruluğu ve hukuksuzluğunu seslendirmek ve
koalisyon güçleri içindeki bazı ülkelerin terörle mücadele adı altındaki faaliyetlerinde ortaya çıkan
insan hakları ihlallerini ve savaş suçlarını en azından duyurmak, vicdanı olan herkese düşen temel
görevdir.
ABD NATO şemsiyesine büründürdüğü ve sözde meşruiyet kazandırdığı bu müdahalede kendi
amaçlarına ulaşabilmiş midir? Bu soruya yönelik farklı görüşler ortaya konulabilir. Ancak, harekatın
bugün ulaştığı nokta itibariyle, ABD açısından başarı olarak tanımlanması da pek mümkün
görülmemektedir. ABD’nin kendi kamuoyundaki tartışmalar da bu konudaki problemleri gözler
önüne sermektedir. Afganistan’da bulunan ABD ve NATO askerlerinin komutanı Orgeneral Stanley
McChrystal’ın 2010 yılında istifası ve yerine Amerika Merkez Kuvvetler Komutanı General
Petraus’un getirilmesi ve bu kapsamdaki tartışmalar, ABD Ordusunda Afganistan’da yaşanan
ihlallerin de etken olduğu çatlağı gözler önüne sermiştir. 2014 yılına endekslenen çekilme planı da
temelde başarısızlığın bir göstergesi olarak değerlendirilebilir.
ABD’nin savaş politikası ve diğer ülkelere bakışındaki çarpıklık, Afganistan’daki ihlalleri ve cinayet
niteliğindeki sivil ölümlerini getirmiştir. Bu durum, vicdanı ve ülke değerleri arasına sıkışan, pek
çoğu işlenen suçlara katılmış veya farklı gerekçelerle seyirci kalmış 10 binlerce ABD askerinin
ülkesine döndüğünde yaşadığı psikolojik travmayı ortaya çıkarmıştır. Obama’nın Stanley
McChrystal’ın istifası üzerine yaptığı birlik beraberlik çağrısı da Washington'un sadece Afganistan
değil, diğer tüm ülkelere karşı yürüttüğü politikaların ülke içinde de alarm vermeye başladığının en
önemli göstergesi durumundadır. Yine Obama tarafından ortaya konulan Afganistan’dan çekilme
planları, kuvvet azaltımından öte bir sonuç getirmeyeceği muhakkak olsa da, toplumsal baskıların
ve ordu içindeki zafiyetlerin etkili olduğu, gerçekçi bir karar olarak değerlendirilmelidir.
57
Ali Şahin, “Afganistan Raporu ve Çözüm Stratejisi”, Güney Asya Stratejik Araştırmalar Merkezi (GASAM) Raporu, s.14, 10 Mayıs 2010.
Erişim 29 Mart 2012, http://www.gasam.org.tr/uploads/GASAM%20AFGANISTAN%20RAPORU%20VE%20COZUM%20STRATEJISI.pdf.
19
Afganistan’da Sivil Ölümleri
21. yüzyılda değişen tehditlerle birlikte, modern ve post modern ordu yapıları orduların
misyonlarını, görev tiplerini ve yapılarını da değiştirmiştir. Bu ortamda NATO veya Birleşmiş
Milletler çatısı altında çok uluslu görevler ve bu görevlere uygun yapılar öne çıkmıştır. Türkiye
Somali, Bosna Hersek, Kosova, Lübnan ve Afganistan’da, çatışma alanlarında olmamakla birlikte,
çok uluslu yapılar içinde barışı sağlama misyonuna katkıda bulunmuştur. Türkiye bu görevleri
yerine getirirken, ABD ve İngiliz ordularının Irak’a müdahalesine katılmamış ve topraklarının bu
amaçla kullanımına müsaade etmemiş ve bu kararla müdahalenin meşruiyeti ile ilgili tartışmalara
da bir noktada taraf olarak, Irak’ta yaşanan ölümler ve insan hakları ihlallerinin suç ortağı olmaktan
kurtulmuştur.
Bu noktada Türkiye açısından tartışılması gereken ana konu, Afganistan’da koalisyon çatısı altında
kalınıp kalınmayacağı ve kalınacaksa hangi misyon ve şartlarla bu varlığın devam ettirileceği
olmalıdır. Son 10 yıl içinde yapılması gereken bu tartışma, maalesef 2012 yılı Mart ayında bir
helikopter kazasında 12 Türk askerinin kaybedilmesi üzerine başlamıştır. Bu tartışma; uluslararası
güçlerin Afganistan ile ilgili hedefleri masaya çıplaklıkla yatırılarak ve bu güçlerin Afganistan ve
Afgan halkına bakışındaki çarpıklıklar, sivil ölümleri ve ihlaller de dikkate alınarak yapılmalıdır.
Türkiye askeri varlığı ile Afganistan’da çatışma bölgesi dışında daha çok sivil-asker işbirliği
görevlerini yerine getirmekle birlikte, insan haklarını ve masum sivillerin yaşama haklarını yüzlerce
olayda hiçe sayan ülkelerle aynı çatı altında görev yapmanın ve bu suçlara seyirci kalmanın vicdani
ve ahlaki sorumluluğunu da düşünmek ve sorgulamak durumundadır.
Türkiye içe dönük bir sorgulamada aşağıdaki soruların cevaplarını aramak, araştırmak ve
Afganistan politikasını yeniden değerlendirmek zorundadır:

Afganistan müdahalesi bir işgal midir? Bu müdahaleyi işgal olarak tanımlayanlara göre
Türkiye’nin bu ülkede asker bulundurması bu işgale meşruiyet kazandırmakta mıdır?

Türkiye Afganistan’da emperyal ve küresel bir güç olarak kendi strateji ve politikaları
çerçevesinde mi görev yapmaktadır, yoksa küresel aktörlerin kendisine biçtiği rolü mü
oynamaktadır?

Türkiye Afganistan’daki askeri varlığı ile koalisyon güçlerinden farklılaşan bir konum ve
saygınlığa sahip midir, yoksa aynı safta mı görünmektedir?

Türkiye Afganistan’da koalisyon güçlerinin neden olduğu insan hakları ihlallerine ve savaş
suçlarına karşı, uluslararası hukuk çerçevesinde sesini yükseltebilir mi?

Türkiye 1800 kişilik askeri varlığı ile ülkede sivillere yardım ve halkın kazanılması noktasında
yeterli bir bütçeye sahip midir ve bu görevi etkin olarak yerine getirebilmekte midir?

Türkiye’nin TSK dışında Afganistan’da devlet ve sivil toplum kuruluşları kaynaklı varlığı ve
etkinliği nedir? Ve bu varlık ve etkinlik düzeyi yeterli midir?
20
Afganistan’da Sivil Ölümleri

Afganistan’dan askeri varlığını çekmek Türkiye’ye ve Afganistan’a ne kazandırır ve ne
kaybettirir?
Tarihi bağları, ortak değerleri ve Afgan halkına karşı sorumluluğu olan Türkiye’nin bu ülkede
bulunması tabi olarak savunulabilir. Bu nedenle, sorgulamanın veya sonucunda verilecek kararın,
Afganistan’dan çekilme noktasında düğümlenmesi de gerekmemektedir. Irak’a müdahalede
topraklarının kullanılması noktasında onurlu ve bağımsız bir tavır ortaya koyabilen Türkiye, askeri
varlığı ile Afganistan’da kaldığı takdirde, koalisyon güçlerinin neden olduğu sivil ölümlerini ve
yaşanan ihlalleri eleştirme hakkını ve sorumluluğunu uluslararası hukuk içinde yerine getirmek ve
bu ülkede kendi strateji ve politikaları çerçevesinde görev yapmak zorundadır. Aksi halde
Türkiye’nin Afganistan’daki askeri varlığı, başkalarının rol biçtiği ve emir komuta zinciri içinde söz
hakkı olmayan bir birlik görüntüsünden öteye geçemeyecektir.
21
Afganistan’da Sivil Ölümleri
22
Afganistan’da Sivil Ölümleri
EK
MÜTTEFİK GÜÇLERİN NEDEN OLDUĞU VE EN AZ BEŞ SİVİLİN
ÖLÜMÜ İLE SONUÇLANAN
SEÇİLMİŞ OLAYLAR LİSTESİ
(2001-2012)
23
Afganistan’da Sivil Ölümleri
24
Afganistan’da Sivil Ölümleri
MÜTTEFİK GÜÇLERİN NEDEN OLDUĞU VE EN AZ BEŞ SİVİLİN ÖLÜMÜ İLE SONUÇLANAN
SEÇİLMİŞ OLAYLAR LİSTESİ (2001-2012)58
2012 YILI OLAY LİSTESİ
Ölü
Sayısı
Tarih
17 Şubat 2012
Olayın Kısa Açıklaması
Kunar şehri Dewa Gul Vadisinde aralarında bir kadın ve bir
çocuğun da bulunduğu altı sivil, gece baskını sırasında öldürüldü.
8 Şubat 2012
Kapisa bölgesi yakınlarında ISAF hava kuvvetleri tarafından yedisi
çocuk, sekiz sivil öldürüldü.
8
11 Mart 2012
Kandahar şehrinde Alkol ve uyuşturucu alan bir ABD askeri bir eve
girerek 12’si kadın ve çocuk 16 sivili öldürdü.
16
2011 YILI OLAY LİSTESİ
Şubat 2011
Kunar bölgesindeki NATO operasyonunda 50’si kadın ve çocuk 65
sivil öldürüldü.
20 Şubat 2011
NATO hava saldırısı sonucu Khogyani’de altı kişilik Afgan ailesi
öldürüldü.
1 Mart 2011
ABD helikopter nişancıları, yakacak odun toplayan 7-13
yaşlarındaki dokuz çocuğu öldürdü, bir çocuk da yaralandı.
5 Nisan 2011
Afganistan’ın kuzey bölgesinde NATO güçleri tarafından yapılan
gece operasyonunda altı sivil öldürüldü.
3 Mayıs 2011
Paktia şehrinin Zurmat bölgesinde yapılan gece operasyonunda
altı Taliban militanı ile birlikte üç kadın ve dört çocuk öldürüldü.
27 Mayıs 2011
Nuristan şehrinde NATO bombardımanı sonucu 70 Taliban
militanı, 22 Afgan polisi ve 20 sivil öldürüldü. NATO güçleri olayda
ölenler arasında sivillerin olduğunu inkar etti.
28 Mayıs 2011
Navzad bölgesinde NATO hava saldırısı sonucu iki ev vurularak
ikisi kadın, diğerleri çocuk olmak üzere on dört kişi öldürüldü.
Helikopter, ABD deniz üssüne yapılan saldırıya karşılık verirken evi
vurdu.
22 Haziran 2011
Helmand şehrinde NATO birliklerinin düzenlediği gece
operasyonunda beş sivil öldürüldü.
5 Temmuz 2011
Khost bölgesinde NATO hava saldırısı sonucu 11-13 sivil
öldürüldü.
11 Temmuz 2011 Afgan hükümet yetkilileri, ISAF hava saldırısında 9-16 kişinin
öldürüldüğünü bildirdi. Azra bölgesi hukuk sorumlusu, ölülerin
dördünün Taliban üyesi, geri kalanının sivil olduğunu belirtti.
6
65
6
9
6
7
20
14
5
13
9-16
58
Liste, http://en.wikipedia.org/wiki/List_of_civilian_casualties_in_the_War_in_Afghanistan adresinde yayımlanan olaylardan seçilerek
oluşturulmuştur. 2005 yılı ve öncesi olaylarla ilgili kaynak yetersizliği nedeniyle, bu yıllara ait olaylardan bazıları farklı kaynaklardan (web)
derlenerek listeye dahil edilmiştir. Erişim 27 Mart 2012.
25
Afganistan’da Sivil Ölümleri
14 Temmuz 2011
5 Ağustos 2011
6 Ağustos 2011
26 Ağustos 2011
26 Eylül 2011
24 Kasım 2011
12 Şubat 2010
Khost şehrinin bir köyünde NATO birliklerince düzenlenen gece
baskını sonucu biri 11 yaşında bir kız olmak üzere altı sivil
öldürüldü.
Zabul şehri polis şefinin (komiser) açıklamalarına göre ISAF’ın gece
baskını sonucu üç sivil vatandaşın öldürülmesinin ardından
protesto gösterileri düzenlendi. Gösteriler sırasında Afgan
polisinin kalabalığa ateş açması sonucu dört kişi öldü.
Helmand bölgesinde ISAF birlikleri tarafından aralarında aynı
aileden yedisi çocuk dokuz kişi öldürüldü.
Logar şehrinde ISAF birliklerinin hava saldırısı sonucu aynı aileden
altı kişi öldürüldü.
Nuristan şehrinde ISAF ve Afgan ordusunun ortak operasyonu
sonucu on dokuz sivil öldürüldü.
Karzai, NATO güçlerinin bombalaması sonucu Zhari Bölgesinde
Siacha köyünde altısı çocuk yedi sivilin öldürüldüğünü açıkladı.
Gardez şehri yakınında Khataba köyünde, bir evde yapılan yeni
doğan bebeğe isim koyma töreni sırasında ABD özel kuvvetlerinin
baskını sonucu ikisi hamile beş kişi öldürüldü. ABD birlikleri önce
delilleri gizlemeye çalıştı, ardından sivilleri öldürdüklerini kabul
etti.
2010 YILI OLAY LİSTESİ
14 Şubat 2010
Afganistan’ın doğusunda NATO güçleri tarafından isyancılara karşı
yapılan harekatta on iki sivil öldürüldü.
15 Şubat 2010
Kandahar şehrinde NATO hava kuvvetleri tarafından beş sivil
öldürüldü, iki sivil yaralandı.
21 Şubat 2010
Uruzgan şehrinde, NATO hava kuvvetleri tarafından bir sivil araç
konvoyuna yapılan hava saldırısında otuz üç sivil öldürüldü. NATO
yetkilileri konvoyun Taliban isyancılarına ait olduğu zannedilerek
vurulduğunu açıkladı.
23 Temmuz 2010 Sangin bölgesinde yapılan hava saldırısında çoğu kadın ve çocuk
olmak üzere otuz dokuz sivil öldürüldü. NATO yetkilileri olayı inkar
etti.
23 Ağustos 2010
Baghram şehrinde NATO güçlerinin bir eve düzenlediği baskında
sekiz sivil öldürüldü, on iki sivil yaralandı.
2009 YILI OLAY LİSTESİ
12 Şubat 2009
Avusturya Özel Kuvvetlerinin, Afganistan’ın güneyindeki Uruzgan
şehrinde yaptığı bir operasyonda iki asker beş çocuğu öldürdü.
4 Mayıs 2009
Afganistan’ın batısında Farah ilinde yapılan hava bombardımanı
sonucunda 93’ü çocuk 147 Afgan sivil öldürüldü (Granai Hava
Saldırısı).
6
7
9
6
19
7
5
12
5
33
39
8
5
147
26
Afganistan’da Sivil Ölümleri
19 Mayıs 2009
4 Eylül 2009
30 Eylül 2009
25 Aralık 2009
31 Aralık 2009
Afganistan’ın kuzeyindeki Helmand şehrinde şüphelenilen bir
bölgeye İngiliz uçaklarıyla gerçekleştirilen hava saldırısında sekiz
Afgan sivil hayatını kaybetti.
Militanların kaçırdığı iki yakıt tankerinin Kuzey Kunduz bölgesinde
çamura saplanması sonrası tankerlerin etrafına yakıt almak için
çevre köylerden toplanan 500 kadar köylünün, 250 kiloluk
bombaların kullanıldığı hava saldırısı ile vurulması sonucunda 7090 sivil hayatını kaybetti pek çoğu ise yaralandı.
Helmand bölgesinde, İngiliz birlikleri ile Taliban arasında çıkan
çatışmada, şüphelenilen bir evin Hollanda savaş uçağı ile
bombalaması neticesinde altısı çocuk 9 sivil öldü.
8’i öğrenci olan 10 sivil, Amerikan birliklerince Kunar şehrinin
Narang bölgesinde öldürüldü.
Helmand şehrinde, en az sekiz Afgan köylü bir eve düzenlenen
Amerikan hava saldırısında öldü.
8
70-90
9
10
8
2008 YILI OLAY LİSTESİ
24 Ocak 2008
Kabil’in 200 kilometre güneyindeki Ghazni şehrinde Amerikan
güçlerince 9 veya 10 Afgan polisi ve iki sivil öldürüldü.
12
11 Haziran 2008
Militanların saklandığından şüphelenilen, Paktika şehrine bağlı bir
köye yönelik düzenlenen hava destekli operasyonda en az 30 sivil
öldürüldü.
30
4 Temmuz 2008
Waygal bölgesinde düzenlenen bir Amerikan hava saldırısında 23
sivil öldürüldü.
23
6 Temmuz 2008
Nangahar şehrinde Bir düğün törenine katılanlara yönelik
düzenlenen hava saldırısında Amerikan uçaklarınca 39’u çocuk ve
kadın 47 sivil öldürüldü.
47
14 Temmuz
2008
Nuristan şehrindeki yetkililere göre, ülkenin doğusunda, 30
korunmasız sivil, ISAF hava saldırılarında öldürüldü. ISAF bu
iddiaları reddetti.
15 Temmuz
2008
Amerikan güçleri, Farah şehrinde Bakwa bölgesinde kendilerine
ateş açıldığını söyledikleri bir dizi evin bombalanması neticesinde 8
sivili öldürdüklerini kabul etti.
8
20 Temmuz
2008
Paktaka şehrinde, bir hava saldırısında dokuz Afgan polis ve havan
topu saldırısında 4 sivil olmak üzere iki ayrı operasyonda 13 lişi
öldürüldü.
13
7 Ağustos 2008
Amerikan birlikleri Ghazni şehrinde çatışma bölgesinde kalan 4
kadını ve bir çocuğu öldürdü.
5
10 Ağustos 2008 Uruzgan şehrinde isyancılar tarafından rehin tutulan 8 sivil,
koalisyon güçlerinin hava saldırısında hayatını kaybetti.
8
30
27
Afganistan’da Sivil Ölümleri
21 Ağustos 2008 Afgan İçişleri Bakanı, Azizabad bölgesinde ABD güçlerinin
düzenlediği hava saldırısında, bir köyün bombalanması sonucu 95
sivilin öldürüldüğünü açıkladı.
95
16 Ekim 2008
Helmand şehrinde düzenlenen hava saldırısında 18 sivil öldürüldü.
18
3 Kasım 2008
Kandahar şehrinde bir köyde düğün töreni düzenlenen bir evin ABD
uçaklarınca bombalanması sonucunda 30’u kadın ve çocuk olan 37
sivil öldürüldü, 35 sivil ise yaralandı.
37
2007 YILI OLAY LİSTESİ
12 Ocak 2007
Afgan polisi, 13 sivilin NATO hava saldırısında öldürüldüğünü
açıkladı. NATO sivil ölümlerine ait bir delil olmadığını iddia etti.
13
4 Mart 2007
Pakistan ve Jalalabad arasındaki yolda Amerikan Deniz
Kuvvetlerine yapılan bombalama sonucunda ikisi çocuk 16 sivil
öldürüldü, onlarcası yaralandı.
16
Kabil’in kuzeyinde bulunan Kapisa şehrinde 5’i kadın, 2’si çocuk
olmak üzere 9 sivil, 910 kilogramlık iki bomba ile evlerinin yok
edilmesi sonucu öldürüldü.
9
Helmand şehrine bağlı bir köydeki kontrol noktalarında 5 Afgan
polisi Amerikan askerlerince öldürüldü. ABD askerlerinin bu olaya
karıştığını yalanladı.
5
Zerkoh Vadisi’nde Amerikan Özel Kuvvetlerinin, yürüttüğü bir
operasyonda Afgan Hükümetine göre Taliban ile hiçbir ilgisi
olmayan 42 sivil öldürüldü. Koalisyon güçlerinin ilk açıklamasına
göre öldürülenlerin sayısı 87 ve hepsi Taliban üyesi. İnsan Hakları
İzleme Örgütü’ne göre ise operasyonda en az 25 sivil öldürüldü.
42
29 Nisan 2007
1’i kadın 1’i çocuk olmak üzere 6 kişi arabanın intihar amaçlı
bomba taşıdığı şüphesiyle öldürüldü.
6
1 Mayıs 2007
Afganistan’ın batısındaki Herat şehrinde ABD ve NATO güçlerinin
bombalaması sonucu içinde kadın ve çocuklarında olduğu 50 sivil
öldürüldü.
50
Helmand şehrinde bir köye düzenlenen Amerikan hava
saldırısında beş evin bombalanması neticesinde İçlerinde kadın ve
çocukların da bulunduğu 38 sivil öldürüldü.
38
31 Mayıs 2007
Helmand şehrinin Kajaki bölgesinde NATO güçlerince en az 15 sivil
öldürüldü.
15
18 Haziran 2007
Paktika şehrinde, Amerikan hava saldırısında 7 çocuk öldürüldü.
ABD güçleri, bölgede çocukların olduğunu bildiklerini ancak,
alanda El-Kaide üst düzey yöneticilerinin bulunduğu yönündeki
istihbarat nedeniyle risk alınarak saldırıyı düzenlediklerini
açıklamıştır.
7
5 Mart 2007
16 Mart 2007
29 Nisan 2007
9 Mayıs 2007
28
Afganistan’da Sivil Ölümleri
19 Haziran 2007
Pakistan sınırları içerisine düzenlenen Amerikan füze saldırısında
10 sivil öldürüldü.
10
22 Haziran 2007
Helman şehrindeki bir köye düzenlenen hava saldırısında 9’u
kadın 3’ü çocuk 25 sivil hayatını kaybetti.
25
29 Haziran 2007
Hellmand şehrine bağlı bir köye ABD hava kuvvetlerince
düzenlenen hava saldırısında 50-80 sivil hayatını kaybetti.
50-80
7 Temmuz 2007
Kunar şehrindeki bir köyün 5 Temmuz 2007 tarihinde NATO hava
saldırısında bombalanmasıyla 10 sivil hayatını kaybetti. 07
Temmuz 2007 tarihinde ise ölen kişilerin cenaze merasimine
düzenlenen NATO hava saldırısında 25 sivil öldürüldü.
35
2 Ağustos 2007
Helmand şehrinin Baghram bölgesinde NATO hava saldırısında
yaşamını yitiren ve yaralananların yaklaşık sayısı 100 kişi.
100
16 Ağustos 2007
Polonyalı askerlerin bir düğün evine yaptığı bombalı saldırıda
İçlerinde hamile bir kadının da bulunduğu 8 sivil öldü.
8
19 Eylül 2007
Helman şehrinde düzenlenen bir hava saldırısında içinde kadın ve
çocuklar bulunan altı sivil yaşamını yitirdi.
6
23 Eylül 2007
Kunar şehrinde, Taliban operasyonları sırasında Amerikan
helikopterinin açtığı ateş sonucu iki polis ve üç güvenlik görevlisi
hayatını kaybetti. Sekizden fazla kişi ise yaralandı.
5
Afganistan’ın doğusunda Amerikan askerlerinin düzenlediği hava
saldırısında 14 yol yapım işçisi hayatını kaybetti.
14
28 Kasım 2007
2006 YILI OLAY LİSTESİ
14 Ocak 2006
Afganistan-Pakistan sınırındaki bir köye, insansız hava araçlarıyla
düzenlenen füze saldırısında 18 sivil hayatını kaybetti.
18
22 Mayıs 2006
Taliban güçlerine karşı düzenlenen operasyonda koalisyon
güçlerine ait savaş uçaklarınca düzenlenen hava saldırısında
Taliban militanlarının yanı sıra 17 köylü hayatını kaybetti.
17
Güney Afganistan’da Taliban güçlerine karşı düzenlenen
helikopter destekli bir operasyonda toplam 22 sivil hayatını
kaybetti.
22
Kandahar şehrine bağlı iki köye gece düzenlenen ve roketler ve
havan toplarının kullanıldığı saldırılarda 60 köylü öldü.
60
19 Ekim 2006
26 Ekim 2006
29
Afganistan’da Sivil Ölümleri
2005 YILI OLAY LİSTESİ
01 Temmuz 2005
Kunar şehrinde Chechal köyüne düzenlenen hava saldırısı
sonucunda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu on yedi
sivil öldürüldü.
17
09-11 Ağustos
2005
Kalat şehrinin Zabul bölgesinde ve Afganistan’ın güneyinde ABD
güçlerinin gerçekleştirdiği iki farklı hava saldırısında 7 sivil hayatını
kaybetti.
7
26 Ekim 2005
Uruzgan şehrinin dağlık bölgelerinde, Amerikan ve İngiliz savaş
uçaklarının saldırısında 6 sivil yaşamını yitirdi.
6
2004 YILI OLAY LİSTESİ
18 Ocak 2004
Saghatho Köyü’nde bir eve yapılan hava saldırısında dördü çocuk
on bir kişi öldürüldü. (15)
11
2003 YILI OLAY LİSTESİ
Şubat 2003
Helmand şehrinin dağlık bölümünde, çoğunluğu kadın ve
çocuklardan oluşan 17 sivil, koalisyon güçlerinin hava saldırısında
yaşamını yitirdi.
17
Şubat 2003
Helmand şehri Baghram vadisinde Amerikan uçaklarınca yapılan
bombalama sonucunda 8 sivil hayatını kaybetti.
8
9 Nisan 2003
Paktika şehrinin dış mahallelerinde bir lazer güdümlü bombanın
isabet etmesi nedeniyle 7’si kadın 11 sivil hayatını kaybetti.
Eylül 2003
Zabul şehrinin Naw Bahar bölgesinde ABD uçaklarınca düzenlenen
hava saldırısında bir Taliban komutanı ile birlikte 8 sivil öldürüldü.
30 Ekim 2003
Nuristan şehrindeki küçük bir köyde, eski bir valinin evinin
Amerikan savaş uçaklarınca bombalanması sonucunda aynı
aileden altı kişi hayatını kaybetti.
15 Aralık 2003
Paktika şehrinin Barmal bölgesinde Amerikan savaş uçağının
bombalaması sonucu altı sivil hayatını kaybetti.
5 Aralık 2003
Paktika şehrinin yakınlarında Amerikan özel kuvvetlerinin
düzenlediği hava destekli saldırısı sonucu 6’sı çocuk 8 sivil hayatını
kaybetti.
6 Aralık 2003
Amerikan ordusuna ait uçağın Hutala köyüne düzenlediği hava
saldırısında dokuzu 9-12 yaşlarında çocuk 10 sivil hayatını
kaybetti.
11
8
8
6
8
10
30
Afganistan’da Sivil Ölümleri
2002 YILI OLAY LİSTESİ
01 Temmuz 2002
Oruzgan şehri yakınında bir köyde düğü evinin bombalanması
sonucu 48 sivil öldü, 117 sivil de yaralandı.
48
14 Ocak 2002
Paktika şehrindeki Shudiaki köyünde Amerikan askerlerinin ağır
bombardımanı sonucu 35 ev yerle bir oldu. 15’den fazla sivil
yaşamını yitirdi.
15
Paktika şehrinde, 30 kişinin seyahat ettiği iki pickup kamyonete
ABD savaş uçaklarının saldırısı sonucu 10’u kadın ve çocuk olmak
üzere 16 kişi öldü. Aynı araçlara Ardından yapılan ikinci hava
saldırısında ise 7 sivil hayatını kaybetti. ABD’li yetkililer sadece 14
sivilin öldüğünü kabul etti.
23
Paktika şehrinde, Amerikan Özel Kuvvetlerine ait helikopterin
sivilleri taşıyan dört araçlık bir konvoya saldırması neticesinde 16
kişi yaşamını yitirdi.
16
Kunar şehrinde, Amerikan Özel Kuvvetleri 6 sivili öldürdü.
6
7 Mart 2002
17 Mart 2002
7 Ağustos 2002
2001 YILI OLAY LİSTESİ
10 Ekim 2001
Celalabad Sultanpur Cami’sinin koalisyon güçlerince üst üste iki
defa bombalanması sonucu, birinci bombalamada 15-70
ikincisinde 120 kişi yaralandı veya öldü. Birinci bombalama ibadet
esnasında, İkincisi kurtarma çalışmaları devam ederken
gerçekleştirildi.
135190
yaralı
ve ölü
19 Kasım 2001
Shamsad’da bir caminin yine kısa zaman aralığıyla iki defa
bombalanması sonucu 32 sivil öldürüldü. Müteakip günlerde
Kunduz cami ve Kala Shah Pir camileri bombalandı (Bu iki cami ile
ilgili, ikinci bombalamanın çok kanlı olduğu moktasında bilgi
olmakla birlikte ölü sayılarına ulaşılamadı).
32
19 Kasım 2001
Aynı gün içinde, koalisyon güçlerince Darunta, Torghar ve
Farmada köylerinin bombalanması sonucu 28-100 arasında kişi
yaşamını yitirdi.
28100
11 Ekim 2001
Karam köyü, El-Kaide’nin eğitim kampı ve mühimmat depolarını
bulunduğu iddiasıyla koalisyon güçlerince bombalanarak
tamamen yerle bir edildi. The Guardian’a göre bombalamada
160-200 arasında köylü hayatını kaybetti.
200
19 Ekim 2001
Herat şehrinde yaklaşık 70 sivil koalisyon güçlerince öldürüldü.
70
20 Ekim 2001
Kandahar’da 50 sivil koalisyon güçlerince öldürüldü.
50
21 Ekim 2001
Hastane, cami ve pek çok evin bombalanması sonucu farklı
şehirlerde toplamda 246 sivil hayatını kaybetti.
146
31
Afganistan’da Sivil Ölümleri
21 Ekim 2001
Petrol taşıyan kamyonların, ev ve dükkanların bombalanması
sonucu farklı şehirlerde toplamda 100 sivil hayatını kaybetti.
100
23 Ekim 2001
Chowkar Kariz köyü bombalanarak yerle bir edildi ve olayda 5293 kişi öldürüldü. Time Dergisi muhabiri Poul Roger’a göre köyde
tek bir ev sağlam kalmadı ve köyün terörist amaçlar için
kullanıldığına dair ortada hiçbir kanıt yok.
52-93
26 Ekim 2001
Urozgan şehrinin Thori köyünde 23 sivil havadan yapılan
bombalama sırasında yaşamını yitirdi.
23
5 Kasım 2001
Ogopruk köyünde 36 sivil koalisyon güçlerince öldürüldü.
36
10 Kasım 2001
Khakrez bölgesine yakın üç köyün bombalanması sonucu yaklaşık
125 sivil hayatını kaybetti
125
17 Kasım 2001
Khost şehrindeki bir medresenin bombalanmasıyla 63,
Maidwand yakınlarında göçebelerin bombalanmasıyla 42,
Charikar köyünde iki aileden toplam 30,
Zani Khel köyünde 28, farklı saldırılarda 13 ve toplamda 176 sivil
müttefik saldırıları sonucu öldürüldü.
176
Kundar şehrinde 150’ye yakın Çingene,
Shamsbad köyünde 35 sivil, Garikee
bombardıman sonrası hayatını kaybetti.
sivil
209
20 Kasım 2001
Kunduz sınır bölgesindeki evlerin bombalanması sonucunda 40
sivil yaşamını yitirdi.
40
25 Kasım 2001
18’i kadın 7’si çocuk 92 kişi Kandahar’da bombalama sonucu
yaşamını yitirdi. Aynı gün, Kunduz bölgesinde iki köye misket
bombalarıyla yapılan saldırıda 70 sivil yaşamını yitirdi.
162
Kama Ado köyünde 100 sivil, Kandahar’da 4 kamyon ve 5
otobüsten oluşan konvoyun vurulması sonucu 30, Talkhel ve
Balut köylerinde 50, Chperagem köyünde 28, Agam bölgesinde
20, Arghisan bölgesinde 15, Jada bölgesinde 30 sivil ve toplamda
aynı gün içinde 273 sivil koalisyon güçlerinin saldırılarında
hayatını kaybetti.
273
Amerikan askerlerinin saldırdığı konvoyda, Hamid Karzai’nin
göreve başlama törenine gitmekte olan yaklaşık 60 sivil hayatını
kaybetti.
60
Naka köyünde bir Taliban liderini arayan ABD güçlerince evlerin
bombalanması sonucu 40 sivil öldürüldü. Bir gece sonra Shekhan
köyünde aynı amaçla üç evin bombalanarak imha edilmesi
sonucunda 15 sivil öldürüldü.
55
Bir ABD B-52 bombardıman uçağı ve iki helikopterce Qalaye Niazi
bölgesinde yapılan bombalamada 24’ü aynı aileden 100 sivil
öldürüldü. BM sivil ölümlerini doğruladı.
100
18 Kasım 2001
1 Aralık 2001
20 Aralık 2001
27 Aralık 2001
31 Aralık 2001
köyünde
24
32
Afganistan’da Sivil Ölümleri
BİLGESAM YAYINLARI
Kitaplar
Çin Yeni Süper Güç Olabilecek mi? Güç, Enerji ve Güvenlik Boyutları
(Ed.) Doç. Dr. Atilla SANDIKLI
Değişen Dünyada Türkiye'nin Stratejisi
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI
Türkiye'nin Bugünü ve Yarını
E. Bakan-Büyükelçi İlter TÜRKMEN
Türkiye Cumhuriyeti'nin Ortadoğu Politikası
E. Bakan-Büyükelçi İlter TÜRKMEN
Türkiye’nin Vizyonu: Temel Sorunlar ve Çözüm Önerileri
(Ed.) Doç. Dr. Atilla SANDIKLI
İleri Teknolojiler Çalıştayı ve Sergisi (İTÇ 2010) Bildiri Kitabı
Prof. Dr. M. Oktay ALNIAK
IV. Ulusal Hidrojen Enerjisi Kongresi ve Sergisi Bildiri Kitabı
Prof. Dr. M. Oktay ALNIAK
Selected Articles of Hydrogen Phenomena
Prof. Dr. M. Oktay ALNIAK
Özgür, Demokratik ve Güvenli Seçim
Kasım ESEN, Özdemir AKBAL
Terörle Mücadele Stratejisi (Bilge Adamlar Kurulu Raporu )
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI
Türkiye’de Kürtler ve Toplumsal Algılar
Dr. Mehmet Sadi BİLGİÇ
Dr. Salih AKYÜREK
Teoriler Işığında Güvenlik, Savaş, Barış ve Çatışma Çözümleri
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI
Raporlar
Rapor 1: Küresel Gelişmeler ve Uluslararası Sistemin Özellikleri
Prof. Dr. Ali KARAOSMANOĞLU
Rapor 2: Değişen Güvenlik Anlayışları ve Türkiye’nin Güvenlik Stratejisi
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI
Rapor 3: Avrupa Birliği ve Türkiye
E. Büyükelçi Özdem SANBERK
33
Afganistan’da Sivil Ölümleri
Rapor 4: Yakın Dönem Türk-Amerikan İlişkileri
Prof. Dr. Ersin ONULDURAN
Rapor 5: Türk-Rus İlişkileri Sorunlar-Fırsatlar
Prof. Dr. İlter TURAN
Rapor 6: Irak'ın Kuzeyindeki Gelişmelerin Türkiye'ye Etkileri
E. Büyükelçi Sönmez KÖKSAL
Rapor 7: Küreselleşen Dünyada Türkiye ve Demokratikleşme
Prof. Dr. Fuat KEYMAN
Rapor 8: Türkiye'de Bağımsızlık ve Milliyetçilik Anlayışı
Doç. Dr. Ayşegül AYDINGÜN
Rapor 9: Laiklik, Türkiye'deki Uygulamaları Avrupa ile Kıyaslamalar Politika Önerileri
Prof. Dr. Hakan YILMAZ
Rapor 10: Yargının İyileştirilmesi/Düzeltilmesi
Prof. Dr. Sami SELÇUK
Rapor 11: Yeni Anayasa Türkiye’nin Bitmeyen Senfonisi
Prof. Dr. Zühtü ARSLAN
Rapor 12: Türkiye'nin 2013 Yılı Teknik Vizyonu
Prof. Dr. M. Oktay ALNIAK
Rapor 13: Türkiye-Ortadoğu İlişkileri
E. Büyükelçi Güner ÖZTEK
Rapor 14: Balkanlarda Siyasi İstikrar ve Geleceği
Prof. Dr. Hasret ÇOMAK-Doç. Dr. İrfan Kaya ÜLGER
Rapor 15: Uluslararası Politikalar Ekseninde Kafkasya
Yrd. Doç. Dr. Fatih ÖZBAY
Rapor 16: Afrika Vizyon Belgesi
Hasan ÖZTÜRK
Rapor 17: Terör ve Terörle Mücadele
M. Sadi BİLGİÇ
Rapor 18: Küresel Isınma ve Türkiye'ye Etkileri
Doç. Dr. İrfan Kaya ÜLGER
Rapor 19: Güneydoğu Sorununun Sosyolojik Analizi
M. Sadi BİLGİÇ - Dr. Salih AKYÜREK
Doç. Dr. Mazhar BAĞLI - Müstecep DİLBER
Onur OKYAR
34
Afganistan’da Sivil Ölümleri
Rapor 20: Kürt Sorununun Çözümü İçin Demokratikleşme, Siyasi ve Sosyal Dayanışma Açılımı
E. Büyükelçi Özdem SANBERK
Rapor 21: Türk Dış Politikasının Bölgeselleşmesi
E. Büyükelçi Özdem SANBERK
Rapor 22: Alevi Açılımı, Türkiye’de Demokrasinin Derinleşmesi
Doç. Dr. Bekir GÜNAY-Gökhan TÜRK
Rapor 23: Cumhuriyet, Çağcıl Demokrasi ve Türkiye’nin Dönüşümü
Prof. Dr. Sami SELÇUK
Rapor 24: Zorunlu Askerlik ve Profesyonel Ordu
Dr. Salih AKYÜREK
Rapor 25: Türkiye-Ermenistan İlişkileri
Bilge Adamlar Kurulu Raporu-Yrd. Doç. Dr. Fatih ÖZBAY
Rapor 26: Kürtler ve Zazalar Ne Düşünüyor? Ortak Değer ve Sembollere Bakış
Dr. Salih AKYÜREK
Rapor 27: Jeopolitik ve Türkiye: Riskler ve Fırsatlar
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI
Rapor 28: Mısır’da Türkiye ve Türk Algısı
M. Sadi BİLGİÇ-Dr. Salih AKYÜREK
Rapor 29: ABD’nin Irak’tan Çekilmesi ve Türkiye’ye Etkileri
Doç Dr. Cenap ÇAKMAK-Fadime Gözde ÇOLAK
Rapor 30: Demokratik Açılım ve Toplumsal Algılar ( Bilge Adamlar Kurulu Raporu )
Dr. Salih AKYÜREK
Rapor 31: Ortadoğu’da Devrimler ve Türkiye
Doç. Dr. Cenap ÇAKMAK-Mustafa YETİM-Fadime Gözde ÇOLAK
Rapor 32: Güvenli Seçim: Sorunlar ve Çözüm Önerileri
Kasım ESEN, Özdemir AKBAL
Rapor 33: Silahlı Kuvvetler ve Demokrasi
Prof. Dr. Ali L. KARAOSMANOĞLU
Rapor 34: Terör Önleme Birimleri
Kasım ESEN, Özdemir AKBAL
Rapor 35: İran, Şii Hilali ve Arap Baharı
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI, Emin SALİHİ
Rapor 36: Yeni Anayasadan Toplumsal Beklentiler
BİLGESAM
35
Afganistan’da Sivil Ölümleri
Rapor 37: Etnik Çatışma Teorileri Işığında Dağlık Karabağ Sorunu
Yrd. Doç. Dr. Reha YILMAZ, Elnur İSMAYILOV
Rapor 38: Çağcıl Hukuk Sistemlerinde ve Türkiye’de Tutuklama
Bilge Adamlar Kurulu Raporu
Rapor 39: Afrika’da Türkiye ve Türk Algısı
Bilge Adamlar Kurulu Raporu
Rapor 40: Kaos Senaryolarının Merkezinde İran
Doç. Dr. Atilla Sandıklı, Bilgehan Emeklier
Rapor 41: Ermenistan’da Türkiye ve Türk Algısı
Dr. Salih AKYÜREK
Rapor 42: Yasa dışı Göç ve Türkiye
Emine AKÇADAĞ
Rapor 43: Kırgızistan’da Türkiye ve Türk Algısı
Dr. Salih AKYÜREK
Rapor 44: Kazakistan’da Türkiye ve Türk Algısı
Dr. Salih AKYÜREK
Rapor 45: Çatışma Çözümü ve Türkiye’de Kürt Meselesi
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI
Demokratikleşme ve Sosyal Dayanışma Açılımı
Bilge Adamlar Kurulu Raporu
İleri Teknolojiler Çalıştayı ve Sergisi (İTÇ 2010) Sonuç Raporu
BİLGESAM
İleri Teknolojiler Çalıştayı ve Sergisi (İTÇ 2011) Sonuç Raporu
BİLGESAM
Dergiler
Bilge Strateji Dergisi Cilt 1, Sayı 1, Güz 2009
Bilge Strateji Dergisi Cilt 2, Sayı 2, Bahar 2010
Bilge Strateji Dergisi Cilt 2, Sayı 3, Güz 2010
Bilge Strateji Dergisi Cilt 3, Sayı 4, Bahar 2011
Bilge Strateji Dergisi Cilt 3, Sayı 5, Güz 2011
Bilge Strateji Dergisi Cilt 4, Sayı 6, Bahar 2012
Söyleşiler
Bilge Söyleşi-1: Türkiye - Azerbaycan İlişkileri
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI ile Söyleşi
Elif KUTSAL
36
Afganistan’da Sivil Ölümleri
Bilge Söyleşi-2: Nabucco Projesi
Arzu Yorkan ile Söyleşi
Elif KUTSAL-Eren OKUR
Bilge Söyleşi-3: Nükleer İran
E. Bakan-Büyükelçi İlter TÜRKMEN ile Söyleşi
Elif KUTSAL
Bilge Söyleşi-4: Avrupa Birliği
Dr. Can BAYDAROL ile Söyleşi
Eren OKUR
Bilge Söyleşi-5: Anayasa Değişikliği
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI ile Söyleşi
Merve Nur SÜRMELİ
Bilge Söyleşi-6: Son Dönem Türkiye-İsrail İlişkileri
E. Büyükelçi Özdem SANBERK ile Söyleşi
Merve Nur SÜRMELİ
Bilge Söyleşi-7: BM Yaptırımları ve İran
Doç. Dr. Abbas KARAAĞAÇLI ile Söyleşi
Sina KISACIK
Bilge Söyleşi-8: Füze Savunma Sistemleri ve Türkiye
Doç. Dr. Atilla SANDIKLI ile Söyleşi
Eren OKUR
Bilge Söyleşi-9: Gelişen ve Değişen Türk Deniz Kuvvetleri’nin Bugünü ve Yarını
E. Oramiral Salim DERVİŞOĞLU ile Söyleşi
Emine AKÇADAĞ
Bilge Söyleşi-10: Soru ve Cevaplarla Yeni Anayasa
Kasım ESEN ile Söyleşi
Özdemir AKBAL
Bilge Söyleşi-11: Türk Hava Kuvvetleri’nin Bugünü ve Yarını
E. Hv. Korgeneral Şadi ERGÜVENÇ ile Söyleşi
Emine AKÇADAĞ
37
Afganistan’da Sivil Ölümleri
38
Download

indirmek için tıklayınız