Mimar A. SAİM ÜLGEN
Bu yazımızda İznik surları içinde ve civarmdaki âbidelerimiz hakkmda 1937 yılmda yaptığımız tetkiklerin neticeleri arzedilecektir.
Türk mimarî tarihi bakımından bu eser­
lerin diğer devir eserlerimizle mukayesesi ya­
pılarak bugünedek gizli kalmış ba?ı nokta­
lar ve karakterler aydınlatılmağa çalışılacak­
tır, iznik, Osmanlı Türk san'at tarihinde Bur­
sa, Edirne ve İstanbul kadar belki bazı ba­
kımlardan onlardan daha mühim hususiyet­
leri haîi!! bir,.san'at şehrimizdir. Fakat bugün
millî mücadele yıllarmda müstevlilerin en
çok insafsız davrandıkları bir köşe olarak,
gerek hatırlarile, gerek yadigârlarile, birçok
noktalarında tahrip izleriyle gözümüzün önü­
ne serilmektedir. Bugün bu harap âbideleri­
mizin dikkatli eller tarafından onarılması
icap etmekte ve bu mühim iş bilhassa Kültür
Bakanlığma ve Vakıflar müessesesine düş­
mektedir. Ben bu yazımda eserlerimizin bu­
günkü vaziyetlerini de elimde mevcud malû­
mat ve vesaite dayanarak kısmen gösterece­
ğim.
İznik, Bursa vilâyetimize bağlı ve ken­
di adı ile anılan gölün kıyısmda bir ilçebayhktır.
Bursa'nın 55 kilometre şimali şarkısindedir. İznik gölü Gemlik körfezinin 20 kilomet­
re doğusundadır. Bu göl dördüncü zamanın
başlangıcında çöküntülerle vücut bulmuş
12 - 32 kilometre uzunluk ve genişliktedir.
Mesahası 300 kilometre murabbaı ve derinli­
ği vasatı 40 - 50 metre kadardır.
Bu göl Marmaraya Karsak deresile akar.
İznik ve gölü Katırh ve Samanlı dağları arasmda ve oldukça düz bir sahadadır. Havası
nisbeten ağırdır. Suyu mebzul, her tarafı ye­
şillik, münbit ve mahsulü bol, bilhassa meyvalıkları meşhurdur.
TARİHİ
BAKIŞ
Iznigin Tarihi Anadoluda doğan, yaşa­
yan ve ölen birçok devletlerin
alâkalıdır.
tarihleriyle
Garbî Anadolu Devletleri hakkında ya­
zılan bütün tarihler ve tetkiklerde bu şehir
hakkmda bir miktar malûmata raslanır. Bil­
hassa İlk Kurunda bu şehirden bahsedenler­
den Coğrafyacı I s t r a b o n , Roma valisi
P 1 i n i ü s ve Bursalı R e t o r
Diön'ü
zikredebiliriz.
Yeni tetkiklerde de bu şehir hakkında
eski tarihî malûmata rastlanacağı gibi G r e lot, P a u l L u c a s , H a m m e r , L e ­
o n de L a b o r d e ,
Charles
Texier, G o 1 t z gibi müdekkikler tarafıudan
malûmat verilmiştir.
Bu kadar mufassal tetkikler mevcud iken,
Türklerin eline geçmeden önceki İznikin ta­
rihi üzerinde durmak lüzumsuzdur. Arzu
edenlere kolaylık olmak üzere yukarıda mü­
elliflerinin bazısını saydığımız eserlerin ad­
larını yazıyoruz ( I ) .
1081 M . yılında Selçuklu Türklerden
K u t l u m u ş o ğ l u S ü l e y m a n tara­
fından Anadolu Selçuklarınm
idaresi altına
alınmış ve merkez yapılmıştı. K ı l ı ç A s I a n zamanında ise 1097 de birinci Haçlı­
ların pek büyük gayretleri neticesi tekrar Bi
zans m eline geçmiş olan şehrin 1330 M . yı­
lına kadar büyük vak'alara sahne olduğunu
yukarda zikredilen eserlerde görebiliriz.
(1) B u s b e c q : ed, Plantin 1585 - G r e l o t :
Relation
Paul
nouvelle
Lucas
d'un
:
voyage â Constantinople
Voyage dans la Grice,
•
l'Asie Mi-
neure - P o c o c k e : Description of the East
-Ses.
I I n 1 : Voyage dans la Grice asiatique, oris 1789 Hammer : Umblick aus eriner reise von Constanti.
nopel nach Brussa 1818 - Hammer : Geschichte
des Osman riches - Kİ ne İr Journey
Minor -
P r o k e s c h : Osten
Erinnerungen
through
Denkvvürdigkeiten
aus dem Orient - C h a r l e s
e r ; Description
de I'Aiie mineure
Asia
una
Texl-
- G o 11 z :
Ana.
toUiohe AutJlUge • O s k a r W u U ; Oie üCo<me>
litkiroht in Vioaea un<t thrt fiosaiktn,
S4
A.
Hîı»
M . <ir ormanlı
iznıi'm
pılnıı«
rlınr
tarihi
itli
•«•{•«•p!»'
ı k ı m ı «l»fa )n\rn
kainor.
Yukarıda
hılhj^>j
t m \, h'prdir
l'jrı*
I I I . I>uı»l.ııl.
Ttinhı,
f
Sfsaholnumfü
Ihılfli
( t r e i: <• r o <
..iuruir.
lariîıi
>
»{r
•i\ırsîid.ı
r:i-t>«"t'rı
mev­
tarihrilrrimiz-
r » » s a - ! ' » d a l:^ı^
r - n . ı d , ı ! r.îîi'!
ı
halin-
I»
Alınan
işgali
t . ı p ı . ı m » - ! ! t a h r i p r d i l m i » ve h u
" ( ' • ı d f h r •]<• f''( i \ , 1 / i v e I i c r t ' dii'^-
<•:.<• 7
^
C'>'".
-.i
-r
r
-.-.r,i,
ci'.t
III
1..
.'•.'•3—• "•.•••-::v;««if.<la F r » n z T «• • * : w i * t i- ic ' ili
VV,-:(r fttmir.
:•,
- - : ; - : > . ! .
; H
hir şosenin
m.-!
nu
-..t . it'-.;:-. VtZ'^t r
(;-.-;ı:r,-,^:--yr
4-.',v ;o!2 • KM".
ıı,
l-'
•I*-,'»-:
Turcsfl,
:» ! k ı k . ı t m ı ı / ı - ı r ' i . ı v . ' l ı n ı
' . - i / .•
i
Vx.,...t\.,
.! < , . ı r : i
, ..n,n
• M tf 1 H . ı m / . ı
ÎMT!..
I
l \
nn - ıdı
\ C
Hizansın
lâlel
ntır«a
M.. \ 1 VI I .
7.".(i.7'>l
M. -
{ ',7'» I '.')(» M .
K ıli.'-Urı
\'
Iın!.<
^1 i ' niiif
ı
l>rrf
i-HuMii
ı .ı-
a-ırıl.ı
;uınI
M. •
Kalı^
<levriııiıı
inşaa
t a m i r l e r i n i g ö r d ü ğ ü n e (h
ve e s e r l e r e
müteakip
tamir edildiği
Hâlen
ıiıetrevf
(»ölim
yakın
ii/eriiHİeki
saha
fclh
de t a h m i n
h i r kıım-^al
yeiiidı-ıı
vü<ud
ramanları
yapılmakta
ya\,ış
arkaları
ku^ahada
M* hıılmuşlın
f!Ösleren.
olduğundan
iş<;.ı
kayholınakladn
toplanan yeni
h o ş ar>^alar
nırvcııl
surla i
kuvvellirlir. K a
yavaş
K . ı k a l . <,'arşi f i r a f ı n d a
hâlâ
rdilehiliı
arasında
emareler, oldııkra
talırihalı
ieriıı
miiın
raslayaınadık.
pid ile surlar
vüksfidiği
raslamak
tarafından
mahalh
halindedir.
tiyatro
harahesi
\y(>»ofya
na
kili-esinin
cephe»*!
iii/aii'^lilar
âhidrlcriıı
mihrap
Hoınalılar.
ili"
'^n/.
ciiıetiınleki
iki aya/ma
desrimlen
(iııiitıdcki
1\\2 M.
ve k i l i '
kalma
tarih
hakiycleridir.
m ü • l iırhe v r
Tekke
\ V
iıu i a s r ı n
haşıııd
Tıırlırlı r .". ( -.lıi a r ı k
kİMihfli
\ ] \ . lincii a'-n h a ş ı m l
U r y h . a n kiiııhcli
ıiMi'u a'-ır l ı a ş i m l
1(1 ( a ı ı c l a r i i
ıclliıı
llay-
l'ava
Imlıc^i
7.'1(> I I .
\ l \ \ \ . iiHi
'
7
Hoına
.ımıı
CICI.]
s u «jeli
uzunlukı.-
es«'rlerindeııdir.
k ü n d i i r . Hu k a l e n i n T ü r k l e r
'*
W. M . • 1 l."> \ l .
^.-..1 ' . T u m
>
»levri
kitahe
I I'lân 2 ı .
tın' < i d i
7
ve ş e h r e
(»00 metre kadar
müteaddit
eden
7 U . II, 1 î '.l. M .
ıtnarfi
jteçeıı
Hu k a j n
t ı n ı h â l â m ı ı l ı a f a / . a e t m e k t e d i r , t sl k ı s r m l a n l .
Tİriiri I iü-h r u i i ' '••ıf N a p l ı ı r ı ı n u la'<-
(7. r- ,
i s t a s y o n u n a lıa-!'
ı^ip.
ni ı ı ı ı n ı rilt.
Kitnçhnrdt
r - î - : ' : ! , M'-rt-.'Iuh
Mekkeıe
i ç ve a l t ı k ı s ı m l a r ı
lıarahrsi
'
hir kap
son noktasıdır.
yanından
Jiistiııyaniis
nin
ün
:
l.efke kapısı.
lardı.
plânına
t>ir r ı i ı \ e
g ö l tarafında
l>iı
k(i|>ı^
d i ı . B i / a ı ı s a h a ^ l ı y o l I s t a n h u l k a p ı s ı n d a n lıa-^
Fakat kat i <lelâile
ufak
esas
i l a v e e d i l m i ş t i r . Istanhul kapısı ş i m a l
l.efke ( ( > > m a n e l i » kapısı s a r k . ) eııişıhir kapı
sı t f t ı ı ı p ve fiöl kapısı, f i a r p i s t i k a m e t l e r i n d i
Vf
i -
kahderindeiı
dört
kada
olıınai
daha
Tarihi.
\ r - u r l a r i l e <;evrili.
'I'lân
luına
hemen
malûmata
T r \ i !• r " n i n
-j.-rtilrri-klrdir
liıı^iin
su k e m e r l e r i
cilt
yurdun
kt\m«'lli
p . - r r -< t i r . « t r . ı f ı ( . . i h r r l i T
rat»ı
* e kı»a
en hiiyük
ren
hakkımızdır ' 2 ı .
i-, a T I
vardır,
muhafaza
devirlerdenlieri
nın
T.ilt I I I ; D ıı -
<;'«k ö n e m l i
t<'!kikatınt
i«kî<nvk
<
lîıı
devirlerin
Tarihî
20. F n i 6 kilometre
ve hendekle
K e •
Hıır>a 1 9 H 5 ; \
müphem
Çevresi
üiır
Tarihi
e r a f •• t I i n ' i n zafernanuH
te.jdııf
<Vr
ıı t.
re Buna
f e y h o Tr
«^rierfk'
idi.
A h m e t
:nik
çil'i
tarihî
l.ırihi.
T ıı r
zii
cilt
katlı
Iı j!Üzel
M e n ı <l u h
H.
i:nik,
iki
r h e d e , An­
V^l\ • .1ii{p>ı*a:ade
İ « l a ! i ! ul
k a »
Osmaniye
M a m nı e r
N
Dr.
I t,'it\,-
i k
Tonı I I I
Cfirhi
kiûnuzu
kara
kilaplarlu
I hiıim.
l i l l ;
huratia
ciı?>art<itnHa
ge<jt*n
df
\ i j li«*\ i f ' r r e n M ' s i .
I . ; l::ti
Türklerin
<mıriarı
i>imh-ri
î ' ' 2 7 l i r f.tlitıi
rıh.
(«lâm
«*hrin tarihini
makalenin
V LCE
eVxnt d ü -
u/rrin<W h u y ü k t r t k i k a t y a
«İrilidir,
ayiırılâlRuk
Türkleri
S A t M
I I Can.laılı
hiın l'aşa
hesi
1.İ7'> ^
İhra
liir-
• İmaret
.".'.O.
I I . 1 1:'
tZN
t K'T
E TÜRK
12 Çandarh Halil
Paşa türbesi
859 H . - 1455 M .
18 Iznikte müleferrik mezarlar
Medrosp]'\
X I - X I V - X V I mcı
asırlar arasında
Süleyman Paşa
medresesi
X I V üncü asır başında
imaret­
ler
15 Nilüfer Hatun
imareti
790. H . - 1389. M .
16 Yakup çelebi
imareti - Türbe
X I V . nci asa
Hamam­
lar
17 İstanbul yolun­
da hamam X I V . nci asir başında
18 Hacı Hamza
hamamı
19 Büyük lıamam
X V inci asır
X V I . ncı asır.
AYASOFYA CAMİİ : I V . M . asırda.
İznik Belediye dairesinin karşı köşesinde,
çukurda kalmış bir binadır. Bugün bir hara­
beden başka bir şey olmıyan bu tarihî bina­
nın tarihçesini yapmak lıem uzun hem de
lüzumsuzdur. Yalnız şunu kaydedelim k i bu
binada i^25 (3) lariiıinde birinci ve 787 yı­
lında ikinci konsüllerin lo|3İandığı tarihlerce
tesbit edilmiştir.
O r h a n G a z i Iznilci zaptettiği za­
man bu kiliseyi camiye tahvil elmiş ve Ev­
liya Çelebinin kavline giire (4) i)ir kitabe
koydurtmuş. lUıgün bu kitabe mevcud olma­
dığı gibi o devirden kalma tadilât ta mevcud
değildir. Çünkü bu cami yandığından Kanu­
nî Sultan Süleyman Mimar Koca Sinan'a bu
eserin tamirini emrelmişlir (Kesim: 3) ( 5 ) .
Sinanm l ) U g ü n g ö r ü l e n tâdilâtı şunlardır.
1 - Mihrajj yapılmıştır (Hı'sinı: I ) . 2 - (Cenah­
larla
orta
sahanın
aralarını
geniş
kemerler­
açınışlır (Besim: 5 ) . 3 - j \ I i i K i r e ilâve etmiş­
tir (Kesim: 6). Gurlitl'in makalesinden bu ke­
merlerin ve ayakların eski olduğu kanaatini
lıeslediği g ö r ü l ü y o r . DJİrdiincü asra ait bütün
Bazilika'larda bu sahanlar, kolonlar ile bir­
birlerinden ayrılmış, orta s a l u ı n d a h a ziyade
le
(3) G u r l i t t
-
Orientaliachcs
Archiv
55
yükselmiştir. Çizmiş olduğumuz Restitüsyon
resimlerinde bu şekli izah etmeğe çalıştık.
(Hesim: 7 ) . Bunları mukayese edebilmek üze­
re Mösyö Gurlitt'in resimlerini de aynen bası­
yoruz ( Kesim: 8 ) . Bu âbidenin tarihini 4 üncü
asra kadar çıkarabilecek şekilde inşaî ve mi­
marî
delillere
malikiz.
Mabedin
esas
mermer döşemesi, istanbul Alman
Arkeoloji
Enstitüsü namına yaptığı hafriyat neticesinde
D r , S c h e n e i d e r tarafından, bugünkü
toprak zeminden 2 metre aşağıda tesbit edil­
miştir. Bu kazı esnasında ufak ve yanmış Os­
manlı tezyinat p a r ç a l a n ile bazı dokümanter
eserler bulunmuştur. Kilisenin absidinin i k i
cihetinde mevcud kubbeli odaların sıvalan
temizlendiği vakit bazı fresk emarelerine
rastlanmıştır. Zemin döşemesi üzerinde mo­
zaikler de bulunmuştur ( 6 ) .
Bugün camiin mihrabı üzerinde kırmızı
v( beyaz boyalı alçı tezyinat dikkate şayan
X V I . ncı asır Türk eserlerindendir. Minarenin
kürsüsü tuğla ve taş olmak üzere çok dik­
katle yapılmış, üst kısımda, tuğladan yapılan
müsellesi şekillerle murabbadan daireye ge­
çilmiştir. İnşaat ve işçiliğin çok kuvvetli bir
teknik eseri olduğu görülüyor.
ÇARŞI MESCİDİ : 7.34. H . - 1334. M .
İznik çarşı caddesi üzerindedir (Resim:
9).
Dahilî bir dıl'ı 7.92. M., olan murabba
])lânlı ve üç kemerli, i k i direkli son cemaat
mahalli olan ufak bir mescittir. Binanın
küçüklüğüne rağmen lıütü'i inşaat çok güzel
ve dikkatle kârgir olarak ya])ilmıştır (Resim
10 - ] 1 ) . Mesçit kısmı. İzniğin ve Bursanın
diğer âbideleri gibi yüksek, mainî şekillere
munkasem tambur üzerine oturan bir kubbe
ile örtülmüştür. Son cemaat mahalli uzunlu­
ğuna Tonozla örtülmüştür. Pencere üstleri
alı katta sivri tuğla kemerli, tanburda ise
ahşajj lentoludur. Tanbuıım dört köşesine
yajjılan müsellesi istinat duvarları haricen
husu.sî bir şekil arzeder. Yeşil camide, bu in­
şaat unsıuıı çok daha hafif iken burada daha
bariz bir hal aldığını görüyoruz. Kubbenin
merkezi taiıburun üstüne çıkarılmış ve kul)-
III.
sayfa GO.
(6)
1935 yılında Alman Arkeoloji E n s t i t ü s ü t a ­
rafından İstanbul kapısı ve Ayasofyada yapılan haf­
(4) Evliya Çelebi
seyahatnamesi
Cilt. I I I . say­
fa 7.
(5)
ESERLERİ
riyat ve tetkikat
hfılen
neşredilmemiş
Olduğu c i ­
hetle bu meselenin üzerinde durmamıza mahal yok­
Teskeretülbünyan
- Sal Çelebi.
tur.
A.
hrnin nıııl
S<l>r|>
kuvvrtleri
1)11
ııl^fak
<k«rıikdf
niğin
ilmr
ti'krıuımılu.
Sın
K-nıa.ıl
iijiinlr kitaluUıı
n:aıılı
|»-k uiı/cl
nıalıallinc
lıak^ıiı
Tek­
tt'/alün
(KMICCrenin
li»
kilat-^ v f i:..rı- 7 U h i t r î
otı t-ski O s -
lıakkııııla
hit, liir
>.ılıi|> ı ı i . ı ı n a t l ı k .
Hu kilaln-yi
tarilii
ile kaytlctmişiir
Hinanııı
ınıılo/
Tanlmr
ri'iıkli
öğreiiiyorıı/.
tj-esinıleki
itihariyif
tujila
i'rülmüs,
nıülıiııı
dan
kt-.-if
ihîınıal
birinin
Türk
taşların­
b i r lahit c e p h e s i o l ­
ılahilintletlir.
Hu t -«-ı
buLMin
Ifikike
Niy.ın
12ı
İllin.iri
l.nilnmi/
Dİııı
kilabt'lerı
Hu k i t a b e l e r e
ilıb.ııılc,
b i r lı»li)j;rafı
l akal
iHesim:
bakımıınlaıı
ıHi'>-iın:
ehem-
b ı ) bıılıınıltı-
I ıırb''-ı"'iiıı. O s m a n
kıınıbel
ı.jııılf
Ml.Şİl,
\:m
<-eklinde
ınün.ı
b',ı
okulla-
CAMİİ:
700
Türk
mimari
tarihimle
lıa t e t k i k i y a p ı l m ı ş
değildir.
ülkesi
ne
Hu ederde,
iı^iıule n a s ı l
inkılâplar
marisiiide
geçtirdiği giniilebilir.
/incirleme
m.
bir
genişlik,
musiatil
a:,ı
ınulıiın
resim
(;ıka-
esere in­
bu .'ıbitleler (\r h,'l-
ı,Ti!,ı_
kiiah.Ur
; ı . ' l r i <;rık f a r k l a r
gut.
M'• 111 (1 u l>
T u r -
P.. irdklls eli lifimiz
<A<\..i:\ı
KfirOIınnştur. Hu
edelim.
ir),.i.'ı ııı. u z u n l u k l a
sahanın
örtül.nesi
olan
iı^in, b u j c k ı l
t,l{esim:l I j . Hirinci kı
11,(K) m . k u l ı ı r l u ve 2,îi(l i r l i l a ı n d a k i ıı
tüvani
ve m a i n . ş e k i l l i b i r l a m b ı ı r
be d a h i l e n
u/ciiııc
l().2ll m e l r e i ı l i l a d a . k i l ı l
kısımlar
(Hesiın:
basık
<:ü. k a | i m ı n
lierli
Tur­
1(31-1152. Dursa. 1935.
Huniardan »n mUhlml,
1.")). İ k i m i
lono/.larla
in
lislüne
gelen
lası
ib
M ' J iım n
iM l ı ı l m i i ş l İ M .
im
kısım
l<
ise s a f ; ı ı
b i r k u b b e ili- \ e t a m b a r b ı
kap.ılılmışl11.
Hu b i n a l i e y e l i ı i i n t.ıkış ı i o k l a s i ı . m m d c k i
cemaat
yeri
de h e m e n
aynı
taksim edilmek
sisicın
Miıcliylc
M>I
u/cır
Konya'da
edil
ya|.ilaimm
i<,ın
mişliı.
Hu e - e ı O s m a n l ı
ılı
Tıiık
bıiyiık bir mabel olarak c l i ı ı ı i / d c k a b ı n
eski â b i d e d i r
(7H0 l l i c ı i )
yapılan
Orhan
bııjııin
Hu b i ı ı . i ı l a ı ı
(i,ı/i
IIICM
idi
cilik
inşa
ailliı.
ı ı s n l l e ı iy le.
l.ır/ları
c ı
..m . .
( 7 '..''
(7()7 I I . ) l a ı i l ı l ı d i ı ; l.ı
mcvcııl
(.".20 I I . ) I . ı r i h l e ı i ı ı c
ilc^'iliciıliı.
^cşil
'<klı
mal/cınc
hiç bir y a b a n ı l
c ı m i d c ','<<
l iıi'.lcii.
Icsiic
ı
k.i|iılnı.ı
mışlır.
leıiebilir,
refettin
Se­
\'
inşa
Abide, haricen sarı renkli
1' il<ur-,rı mrûıl, M f m d II h
Sa:,ra
ı9;
Türk m ı
t^ok n ı ü l ı i ı ı ı
Oılı.iiı (»a/i camiıııitı mcvcml i ı r a a l
-.r fn.l.U.r n i M h l a ç t u .
. i; I
tekanuilün
dört kısma ayrılmışlır
sim,
edilııu
Osiıunılı
b i r h a l k a s ı u l a n b u b i n a y ı linee t a r i l
riılcn
>a.-;;ar
laktlir
Türk s a n a l ı n ı ı ı
bıml.ır
ır.'-.iif
biı
tesirler a l t ı n d a k a l d ı ğ ı M
kal
ctmı klı ı ı l ı i | i . biü.'iılı
filıiiii'-hır ı ı .
li i . . < : • ! .
t^ok t i ı ı e ı n l i
ve k ı y ı u e l i
\ e Şehadel camii
n-.r--.:
Ltıuıluu
y e r i ş g a l e t m e s i i c a p e d e n b u ; " ı b i d e ı n i / i ı ı ıl.ı
Il.ı
••'
I ;7')
arasııulaıiır.
HiHsada
'
7'M.
i / i l i k .surları ılalıilind'.' /.e/Ac \ e
yapılınnsı
b u e--erler y ı k ı l m a d a n
l.ır/ı >eUMikl.ırıl.ı <l> birkat,
•
n a m ı n t l a biı / a l ı n bu
.M.
î i l ı ı u ^ l ı ı . \ ' ı,ını- - , ı \ . ı n ı ı l i k k a l t i r k i ı n a h n ı t i
r.ijı
s,if;larıı
i->bal:ı k.ı
f;<>re 7.''tn I I . y ı l l . ı ı m . l , :
.'V 1 i
kııııbfl
in-.ıı
lıalılh
re^anelini
b.ılı
lııntlııgu lesbil e t l i l m i ş tılııyıır.
İK; k ı s m a
ı ı ı - . ı t <|ı r e g l i n i /
yılı
r>'.n
VK
I .". I .
/.ım.ııuiMİ.ı
daircsiniıı
llıjl'la
insaalııı
II a c l
bağlanımşlır
iı.ıntli' k.ıytli'lın('i;i
ıiKik.ılf
Ila< I l i . ı m / . ı
rınnı
TÜHHi;
n ı e v r ı ı d tlcj^nldir.
clımı/ılf
bir ınc-cl
şu e d i l m i ş b ü y ü k k u b b e i l e o r l i ı l m i i ş l i ı ı . Kub
1.1.-. M .
irin I ' M
- İ | ) bubiilk
A t . Hu ka­
nıe/ar
MKSt l I .
pil
ayna
taş \e
fitlir.
itiba-
bilinme-
: 7Uı I I .
nıi)elı
sanat
ettiği
H \< I H A M Z A
ile
kiremitle
taklar
12
ne i f a d e
b i r i>ar<;,ı. ı l i ğ e r i n i n
İM\HKTİ
kır­
IM^ralıer
';abırtn<u
(Ilesinı
ıni'mu-rlerin
l.eral>er
ması
sıra
tama-
{lü/.fi
yrssı
tjInıanutkIa
kullanılan
tetkike ş a y a n d ı r
mekh-
\ t ' l>ir
KUIIIK-
gayet
kesme
kııpılıııı
I>u mest ide !• t i s i k (,cşıııe
ta$ı o l a r a k
bartma
liatıl
evvelce
beletliye
bakiyesi
ıluvar-
ile y a | i ı l ı n ı ş t ! r .
Hıı^ün
duvar
ve K u r s a
(7t.
kaıhu
etülmiştir.
\<' h a m u r u
ttrtulmuştıır.
rile
ak-aınına
sıra
t a ş iU- i n j a
(uğlaılan
mızı
l/nik
ta^ \ f tııjila l ı a t ı i
İ M - liir
kesnun>en
taııhur
nıalûnıuta
yanında
din \ e imaretin meveınl ı ı l d u ^ u ı ı u yei l i h ı ı l m
c^i'i İt i iiıılı II ı ı i a t l u t ı t l a n lıiı âlıickTİ(i;tM
! İ7 t a ı i l ı i
türlienin
MiınaV
nu'Vcıııiıiıır.
>,ilıi|.i
iarı
toorülK'leı
ilk
gö'trrilclıilir.
|ıura«l:ı
LCEN
küçültülmüştür.
« w r ı iğin
).ıpılını^ olnui'i
S At M Ü
Camii
l/nik
civan
ve çnk
kalkerleriyle
iyi i.
çnk
ılı
arkasında İdi.. DBİrdlyo t B i B f ı n d n n y :
• ç m a l t İçin yıktırılmııtır.
IZN
1 K'TE
TÜRK
57
ESERLERİ
nalı kesme taştan yapılmıştır. Duvarları nis-
masını istiyen san'atkârlar bu ahenkli kaide­
beten kalındır (160 sm.). Minare kaidesi, son
cemaat mahalli, kapı süveleri, sütun başlık-
de daiıa serbest çalışma yollarını keşfetmiş-
larl kamilen mermerdendi!. Haricî
ler vermeğe muvaffak olacağız.
direkler
yeşil Porfir ve gre cinsindendir. Türk mimari­
sinde cskidenberi lıaricdc ve dahilde çini
İrdir k i , işle bu âbidemizle buna bazı misal­
Binanın umumî hacim itibariyle âhengi
çok elzemdir. Bilhassa âbidevî binalarda bu­
kaplama kullanılmasnia rağmen, -emsaline
başka yerde raslanmamak üzere- bu eserde
na büyük kıymet verilir. Kitle bütün azamet
dahilî (3,20 m.) irtiiaa kadar mermer ile kap­
kat bu birliğin içinde ve yakınında iken göz
lanmıştır. Bu cins mermer • kaplama usulünü
Bizans tesirine atfetmek doğru olmasa ge­
bu umumî tesirlerden kurtulur. Böyle bir va­
rektir. Çünkü bu tarihlerde, Osmanlılar ülke­
sinde dahilî çini kaj)laına usulü tekemmül et­
surun tekerrürü, muttarit seslerden müteşek­
memiş olduğundan, duvarların
sanı sıkar. ]5u haleti ruhiyeye vakıf olan mi­
temizliği ve
muhafazası i ç i n bu çareye başvuruhnustur.
Yarım asa- geçmeden b i ı s a n ' a t şubesinin bu
mıntakada da fevkalâde tekemmül elliğini ve
emslsiz latbikalnıı Bursa Yeşil camiinde gö­
rüyoruz.
Dahildeki pencere süveleri bugün
men yokolmuştur.
Duvatlardaki
kıs­
kaplama­
ve kuvveti ile
vahdetli
görünmelidir.
Fa­
ziyet karşısında birkaç aks veya mimarî un­
k i l bir musiki j)arçasımn tesirini yapar; in­
marlarımız umumî tenazur fikrine,
âbidevî
şekillerde kuvvetle bağlandıkları halde tez­
yini ve müteferrik hususlarda çok serbest ça­
lışmışlardır. İşle bu mabedde hemen en az
bir tekerrür halinde (üç aks içinde) bile zi­
yaretçiyi, gözü sıkan bu tesirden kurtarmış­
lardır. Son cemaat mahallinin kapıya
göre
nefis
mütenazır olan pencereleıinin süve ve rozas
mihrap, istilâ günlerinin tahribatına rağmen
tezyinatı ile haricî cephe pencerelerinde de
güzellik ve fevkalâdeliklerini ihsas ediyorlar.
bu hususiyetin büyük muvaffakiyetle tatbik
larla
sütun
başlıkları,
fevkalâde
Orca
edlidiğini görüyoruz (12). Son cemaat giriş
tezyinat
kapısı Bursa \ e ş i l cami pencere süveleri gi­
şekillerinden b i r başlık ile laçlandırılmışlır.
bi istalâktitli bir frizle süsleiımişlir (Resim:
Mihrap tamamen sitil ize
Asyanın
olmuş,
lazelliğini muhafaza eden
İki haricî köşede sütunceler biraz arkaik is-
17) . Bu istalâklillerin klasik mimarimizde gö­
talaktitli baslıklarla
Bunu
rülen sarkilmaları mevcud değildir. Yani, on­
takiben d ü z b i r kısım mihrabın i k i yannu ve
lara nazaran daha iptidaî şekildedir (Resim:
üstünü çerçeveler. Bu tezyinalsız kısmın hu­
18) . Son cemaat yerinin çevresinde (Resim:
dutları içinde mihrap istalaklillerinin nihayet
19) görüldüğü üzere
tutlurulmuşlur.
mermer
taş
işçiliği
köşesine kadar bendesi tertibatla b i r su vü­
şaheserlerinden sayılacak derecede güzel bir
cuda getirilmiştir.
korkuluk varmış. Bu korkuluk, düşmanlar ta­
Mihrap
istalaklillerinin
kaidesindeki friz, kaytan kıvrımları şeklinde
rafından İznikle beraber
işlenmiştir. Bu kısmın altında şakulî b e ş sa-
Bu korkuluğun çevresindeki usluplanmış tez­
tıhlı
yinat (Resim:20) fevkalâde bir işçiliğin mah­
bir
milıraj)
nişi
mevcuddur. Bu
saUh-
ların üzerlerindeki f! - 16 k-'iseli ve dairevî
ialırip
edilmiştir.
sulüdür. Son cemaat mahallinin direk başlık­
zaslar d a klâsik mimariniizde nievcud olan
ları ise biraz tezyini mahiyette, fakat tama-
tezyini
ınen Türk taş uslalığnnn eserleridir (Resim:
şekillerin
başhuıgn;
nünunıeieridir
(11).
Camiin dahilen mukabil
ce])lıesindc
mcvcud i k i büyük sütuna jsliııal c d c ı ı k e m e ı lerin başlık ve ka])lanıalarj da mermerden­
dir (Kesim: 16). I!u baslıklarda gördiiğiijııüz
tezyinat bilhassa alâkaırnzı celbeder. Türk
mimarisinde, tenazurun ç o k nuıllaril b i r h i s
verdiğini sezen ve gözün b u lesirden kurlul( 1 1 ) S e l ç u k sanatinde çok fazla g ö r ü l e n , kaba­
21)
(13).
(12) Bursa,
Edirne
ve
de çok defa r a s t l a n ı r bir
(13) T ü r k
ne
İstanbuldaki
eserlerde
keyfiyettir.
mimrisinde
başlık
yapma
usulleri­
ve i s t a l â k t i t l i b a ş l ı ğ ı n Bursa ve Edirnede
ima­
line b a ş l a n d ı ğ ı n ı , İ s t a n b u l d a t e k e m m ü l e t t i ğ i n i , da­
ha ö n c e l e r i Bizans b a ş l ı k l a r ı k u l l a n ı l d ı ğ ı n ı İddia edenlcr b u l u n m a k t a d ı r . B u gibi zevat, İ z n l k t e k l
şü Cami ve Nilüfer
çuk)
Hûtun
daki İsa Bey Camiinin
imaretlerinin,
Ye-
Efes (Sel­
ve A n a d o l u n u n birçok
ra tftblr '.İttiğimiz rozasın mUstcvl satıh ş e k l i n e İ n ­
n o k t a l a r ı n d a k i m i m a r î eserlerimizin ve T ü r k l s t a n d a -
kılâp
kl
e t m i ş h u s u s î hail.
âbidelerin
başlık
şekillerini tetkik
etmelidirler.
58
A.
Mrrmer
meridir.
en.
kemerler çift
B u kemerleri
mim«ri
uMundeki
Ifursa
devri
hina-
İ M - klü>ik
Sinan
kapıcı
kemerleri­
ne ç»»k y a k ı n l>ir t n e r k e / l i vı- m ü m a ^ l a r l a
bim e d i i ı i ı
» ir(»€lrtu|ir
V L C E N
Bu
de
ter­
ı K e * i n ı : 2 2 >. B u u n s u ­
kaplama
kısma
üslubu
e<ler<-^iz. C a m i y e g i r i ş
kemer
M
merkezli T ü r k ke­
lıuüUriiyetlerine
tarihimizin
idinde m ü l a U a
S A l
I
unuınıiyel
ayrılmıştır
itibarih-
beden
(Besim: 2!{).
Ş e r e f e a l t ı { : ı \ ' n ı e m o t i f l i l ı e n d i ' s i (;i
ni k u ş a k .
2
Bedeni ö ı l ı n
ebranıi
ve m e v c e v i l e / y i n a t . '•\ - ( > - ' ) •
la/am
mudallaların
bulan
ince
kabaralı
12 d ı l ı l ı
nııın
birlışınesinden
kabartmalı,
bcle/.oiıî
\ii<ır
ve <lü/. k u
run uxrrinth- «htrnıakla m a k a l e m i z mevzuu ha­
şak
renkli
tasiaı
ricine ç ı k m t ş olaraj^muzılan
d a n o l a n c e p h e ve m i n a r e s i n d e k i fa/.lu
ıniktaı
zi
tetkik
r<lerken.
mukayese
Bu
iki
hiri
üzerine,
varı,
diper
girİH
kemerine
tonoz
tamburin
dir
cemaat
ıHe*im:
kü<^ük
binanın du­
yeri
tl»
malzeme
ş.ıyanı
başlıklı
lak f i ü n e ş i
al
verecek
istaBu
şal
kilit
taşı.
nüınunelerinden-
ve p e i r k k ı « ı n ı l a r ı
t ı k t ı n / ve k ı s a d ı r .
I
sülüs
Minarenin
kaidesine
kai<le kı-*ıııı
beyaz
m e r m e r . p e n ı l > e k o n u l o r n ı T ı l i r tHr>*in): 2.^ •
V.ı l ı e r ı d « ' » i M - k i l d c k . ı p l a n n ı ı » .
mermer
de
\r
-lili/e
b i r kıışrtk
bir m i n . ı r e
n>noriî/
lekliği
lıa/
•rklıııdr
r«rrf\'-ı
memur
v.ıpıinııMır
H»rrff
Uıb-n
;,erek
yeri
ise
«iislii
B u şekil­
yerde
raslla-
iıina
korniş­
«ilmeleri
altında
kabartma
bir Ir/yinal
ıH<»iın: 2 7 ı .
kııl.'ılı
kl-nıı
kıırkıılu):ıı
^allıı
rınklrtilc
nt i<rl<
lı.ışka
itibaren
« o n cemaat
Miııarıııin
*i-ı
Ic/yin.illii
rdilnıişlir.
k.^idc-inc
rıokl.<daıı
ı-erek
tııtı
ilâve
allına
ı R r ^ i ı n : 2'>ı. Minarenin bina ile bir
leri,
fVlık,
olmuş
k u r ş u n
kaplıdır.
\i' i-lalaklitlı-rle
-arı.
l.'i(i\frl.
-nl;oııııı^
Ncşil.
l i^la
w
bıı
I(;
(H<'sim:
2'>. İH
:ir /'ıııııilir
yun
mahalinc
inşi ata
kitabe
piren
biı
okunaklı
TîiO
yılnıd ı
I I y ı l sonra
Ihr
bili
iDftlnlıır
mccınııı
vc
I ' a ıı i
y a z ı l m ı ş o l a n Dir
Cııııdml\:.ıiılr
/ <
makalesinde, bıı aı
rrıılır»! (V/crlnr »Ornifiı
ı;rıt\\
Islım
T c s c lı n e r
tar,'ifınd/ın
hnKn erekli rdrr
r-nkll »ır l ı ı ı ı - lılr v..
Tııûlıı k n ı ı ı ı / ı
v- c'ik kp«lfllf
knplnmn olnrnk
firill.
I''
lıışnnttıı mni
z< mr BrB'UKİ» vr y n l n ı / İmrKlı-kl lıııvu tOHİrltıı- kın
şı
kllİHIIIlITlIfjtlI .
Vrjl/
f.'diıHlıı
(.hılliTl
IlırrliKİr
-hu
IIIIIIIK
ılr- l)lr lu-h/c (lıııııınk vr l / n l k l r k l clııl Imnifttı
I<.II;
lıni
kıntİH rUl<-kl nu-lm/lrrr (Inyniuirnk bıt/ı ıtıııhınmt \"i :
mc'k
nıılnuMlp nlıırnktı.
('Ill
I ' 44 llıu n ınvriKİıı c'lııl Inmll lııtkkındıı
O I. I <• r
Vııvaıır
ıtiftl îii' \<Mit (lUlıırn Kİlıl
^'.rUutt
V''lrhi
Iiln ;i ılııı n ı lldlnılc !)
vmlr
il^lııl
tıırrrtıl
riKİ
ııirhıüu
Ihrn
n-.rı
ttnnı
Alıınrd
Uuıı.'ı\ur
n
irıır
i-:!r>ıit
rm
/, 1
şffntn
unun
ır
rtrifmdıı
/lkri'ini(-kl<'<llT
bir
İle
lırp
adı
l/nlktrkl
Ji»nt,!"!ilunn liifyn**! mni'iııdp
plçlttıif
IrvB/ıını
vr pıııı.filıırı
nı,
lııhııhlıt.
hiKİm
uı
1>u j:nll,
da
'
(,'(lı. i - Af »/•
n(/A',v/"'
lidhkujtr
hfr-i''i
(inwjl ınımiıırdn I '
InmlAllınııc hHklyi'lcılııi' ı«s(İnDiıııçIıi'
trlk
•
ArtWimw :
hAM-lı'tI,
Uıı kfi If tını jt
ll-uııı
Tuntı.
IIIMI'
srv(if'(tlrifttn'
hâ^l
O.ılllıllltdr
Isr kAfltrıl
rıı
.'İOO kArUnnr
Kâs'ılrtı
IHylllı
ı-hnlıır
ntliOilutf
A/ij(/*-r
UtınıUı
nldtnılınıı
drOtrlKli'
rinilr
vıznn
i«a
b e n c e (;ok k i i w c i
de y a n i
kapıdaki
HfiAAir l.rl'ill
ruıil«tut\ (Inr vrya
yaptııan
(llayıetin
bir satırlık
göre
I- r a n /
tlırihirii
l.'î n ı . li n r » alt nUıılıırı
nazaran
vardır.
ve 7')\
f i r u / e ma-
gornüır
lç>r'ii,»> (t»f'.»r (Uvartı «Irr
b i r zevk ve s a n
ihtimali
son cemaat
i t t e k
(llyc
T»pı''1ıkl«rı
^MI
rilebilnıişlir.
kakrnı ri­
<>tlııirtııı Itır ( I l ı .
l r ; r . l<- ];' u< ı
ki bu
M u ş a d ı r . B ı ı z a t ı n S i v a s vi­
kitabeye
başlanmış
Hi
I'ur/nr
birbiril,
mavi seması, p a r
Halil
üstündeki
kitabe
I kadardır. Şe­
kı«ını
kara
İlacı
kapısı
^
kıılııh
''.etlnniştir
kitabesine
olması
Camiin
yük
\\
i'tal.iklitli
ve y a b a i K ı
lidir.
smda
2"»
camiin
Niğıleli
r e f e i l r i r t i f a i <ln b e n ı o ı ı a y n ı ni^ln-l ü / e r i ı n ' i n i'değin
\ü<'uda
yeşil toprağı
Çandarlı
Bu
B u n l a r ı ı ; nislw l l c r i t . ı k r i b c n
r|.ır4ır.
aykırı
mesabesindedir
mimarı
ya
üstünde
M i n a r e y e ı r c l i n r e : l m ı ı m i nislx-l i t i b a r i y ­
na/.ır.^ıı
hiı^'le
altında sönmeyen
kaynağı
Bıı
;:ibi ı l ı s a r ı d a n d a
dikkat
l/niğin
meşhur
alîkalıdır.
2 W. B u k n b l x - n i n
ınüzevyrn
edi!nıi*tir.
(Reşidi,
bir âlienk
zellik
lie-
ve d<'-rl k ö ^ s i
olduğu
öyle
' Kesim: 2 1 » .
le k u l â h
B u I'tbidenin
büyük
haricen
hissini
müselles
kubl^e i<;len d i l i m l i
alemlerimizin
biri­
diğeri
ellirmiş
olurliilniu-i
.'rliılmüş
gördüğümü/
snıı
i-linal
yuk-iek
lâklilirrlc
l>üyiik
b i r t.-ıraftan
cepheden
ü/erine
k'>*elidir
hustM«iyetleriruien
y e r i n i n «>rta kul>l>e:«idir. H u
iki «ihetlen
şekilde,
kemerleriyle
eder.
d u r m u y o r . B u k a d a r (.eşiıli m a l / e m e .
aliidenin ayrı
kemer
^ik
devir
tarihimi­
etleceğiz.
s i tk" ««)n « - e m a a t
kuhlıe.
diğer
mimarî
talıılit
Nlli'klîiı > I '
loptuk
IcliHİ'* •
l)iıhııınHiçt,>ır.
İZNİK'TE
TÜRK
ESERLERİ
59
leye ait diğer kitalieler gilıi mevcuddur. Fa­
cere vardır. Kubbeyi tutan kemerler sivri ve
kat bu kitabelerin iyice tedkiki lâzımdır. Çımki bizim nldığımız. f;erek bn makalede, perek
iki merkezli Türk kemerleridir. Bu kemerler
köşelerde birleşerek gayet ince birer ayak vü-
İznik ve Bursa tariliindeki kitabeler birltirin-
ende getirir ve zemine kadar inerler. Türbenin
den çok farklıd.r.
şekli murablja ve bir dıl'i S.00 metledir. Tür­
beye, minare ile son cemaat mahallinin direk­
Son
eenıaal yerinin
<ii\r])
cilıeli pence­
resi iislünde.--^l .i-,JUl^,.. yazılı olup milırabdaki çiçekli kûl'î yazı
okunamamışlır.
ŞEYH KUTBİTTİİN
Mİİ : X V . M .
TÜHBF. VE
CA­
Yeşil cami ve /VzY/z/cr
imareti
arasında (Hesim: o2 - Besini: 32 A ) .
Şeylı Kutbiddiiı cami lieyeti.
a l i b " in
veziri H a l i l
P a s a oğlu
B e y a z ı t
n . nin veziri î b r a b i m P a ş a nın ese­
ridir (902 - 905 H i c r î ) .
İznik yangınında baraj) olan İni bey'et.
abşap çatılı ve üç direkli son cemaat yerini
havi bir eami, üstü kubbi'lli ve kiremit örü­
lü kârgir türbe ve lürlıe d n a r ı n a bitişik bir
minareden ibarettir. Iznikleki Şeylı Kutlnddin ve Eşref-i-Rumî camilerinde minareler
binadan ayrı inşa edilmişlerdir, şayanı dik­
kat bir bususiyct arzederlcr (15).
Bu binada tetkik edeceğimiz noktalar az
olmakla beraber önemli telâkki edilebilir.
Camiin girişi aks üzerinde değildir. Bu
hususiyeti birçok ufak binalarımızda giirüyoruz.
Cami kısmının dıvarları bir sıra taş ve
üç sıra hatılla inşa edilmiştir. On kısımda­
ki son cemaat mahalli üç kaim direğe isti­
nat eden revaklı bir kısımdır. Bu kışının ke­
merleri lamanıen kesme tas olarak yapılmış­
tır. Süluıı başlıkları koınpozil üslubnndadır
Bu başlıkların burada kullanılması dikkate
şayandır, izııikle bulunan hu çok güzel üç
başlığın burada kullanılması Türklerin san'ale verdikleri ehenımiyeli gösterir (16).
Mal sırlı ve hafif renkli lıığlalarla inşa
edilmiş olan minare. îzniğin en güzel eserle­
rinden biridir,
'ramamen Yeşil Cami mina­
resine müşabihlir.
Türbe
kânıilen
kârgir
olarak ya|)ilnııştır. Dört cephesinde dört pen(1,5) SapancaûnU
RH:ilcvt'iHtşu Cami'mûp
cic ay­
n i hususiyet m e v c u t t u r .
(IG) /Î7ir.sadakl
eserlerde
bilhassa
türbelerde
k u l l a n ı l a n böyle b a ş h k l a r pek ç o k t u r . Ü z e r i n d e h a ç
b u l u n a n l a r ı da mevcuttur; fakat b u n l a r ı n
Bİne bile l ü z u m g ö r ü l m e m i ş t i r .
sillnme-
leri arasında açılmış olan kapıdan girilir.
İçeride kitahesiz i k i sanduka vardır. Kubbe­
nin haricen gayet hafif
köseli bir tanbur
üzerine oturduğu gclrülür.
Dahilde, köşelerdeki alikalar düz ve sıva
ile örtülmüştür. Türbenin h.pricî dıvarları son
cemaat mahallinin taş isçiliğinin ayni işçilik­
le inşa edilmiştir. Camiin 6.15 m. irtifadaki
dıvarlannııı vücude getirdiği kitle türbeye hâ­
kimdir. Bu heyet ker])iç bir bahçe divan ile
çevrilmiş oluj) şark tarafı mezarlıktır. Gerek
bina. gerek mezarlıkta kilabeye raslayamadık.
M A H M U T ÇELEBİ
CAMİİ: 846 H . -
1412. M .
Ayasnfyu
camii ile ) r'rıi.şehir kapısı ara­
sındadır. Halen mamur ve kullanılmaktadır.
(Besim So ve 33 A - l î ) .
Bu cami İzniğin bütün binalarında gö­
rülen karakterde. İznik Mektebi son eserle­
rindendir. Bu (iııeıııli âbideyi dikkatle tetkik
edecek olursak. Yeşil camide görülen bariz
hususiyetlerin tekemmül elliğine ve daha sadeleşliğiııe kanaat getirilir. Esas itibarile İz­
nik Yeşil camiinin daha ufak bir örneğidir,
l'akal aradaki hariz farkları aşağıda zikrede­
lim:
1 — Kubbede, laııburuu açılmaması için
Yeşilde kullanılan dörl kv.şedeki alika üstü
islinad duvarları burada görülmüyor. Muka­
vemet ve müvazeiıel tecrübeleri huııun lü­
zumsuzluğunu ishal elnüş ve arlık lalhik edil­
memişi ir.
2 — Kubbe taiıburu daha ziyade alçalmışlır.
3
Kubbe haricen yarım kiirredeiı ek­
sik hissini verecek şekilde iıısa edilnıişlir.
'1 — Kubbenin merkezi lambur dahiline
indirilmiş ve lanıburım şakulî duvarları mail
itmeleri karşılaınışlır.
5 — Son cemaal nKiİJİli ile cami kor­
nişleri ayni hizada devam ederek liir kesik­
lik vücude gelmemiştir.
eo
4.
SAtU
6 — Minarenin künüsü kubbe örtüsü ve
korattteri parçalayıp in^aî aksaklıklara
VIC
EN
da üstü çatılı, dört direğe müstenit, yanlan
ie-
kapalı son cemaat mahalli bulunan rami ile.
bcp olmanıtflir. Yani )Vfi7 Camide görülen
Türbe ve Tekkeden ibaret bir bina beyetidii.
bu pürüt bu eyerde halledilmiştir.
7
Burada da minare binadan tamamen u y n i n
Kubbelerde luzunwuz boşluklar ve
şa edilmiştir (Kesini: M ) .
fener ;^lindeki {tirintiler lerkedilnıiftir.
8
Teaytnal daha »ade %e dux, hatlar
daha hâkimdir.
Bu minarenin mimarî yönden dikkate d<
ğer tarafı uzun bir lıedene mukabil ı>ft«'k
\r
külâh kısımları çok tıkı/dtr ve şerefe, alt \>-
Yalnu bu e«erde «on cemaat mahallinin
talâkiilleri ile oldukça genin ufki bir ııisi» !
direklerine ve direk ballıklarına dikkat edil­
tesiri yapar. Petek ile liedeiı arusınduki kalın
memiştir. Bu ballıklar Dor ü*lûbuna benzer
İlk farkları da gözle pek }?ii/el s»\ile(ck de
fdkilde g«yel »ade hatlarla, ba«ık olarak ya­
recede fazladır.
pılmıştır. Belki bu parçalar (direkler tama-
Minarenin, kırmızı tuğlaları ve «;ini k a
Baen antik olduğu gibi) ba^a bir eaer hara­
r«< kuşaklarla tezyin edilmesi az teı>udüf
besinden getirilmiştir
lir hususiyetlerden biridir. Iran .strfcrinı- ; ; i
(17).
Bu ramide çok dikkaıH işçilik görülmek­
ledir, kemerler çok
muntazam
çizilmiştir.
BiUıa»a son cemaat yerinin mermer korku­
derken, Yavuz Sultan Selini tarafııuiun
yap­
tırılan tamir de konulan bu çiniler; \
nııcn
asrın en güzel parçalandır.'
lanları, kapmm iki cibetindeki nişler çok mü­
kemmel laşçıidı eserlerindendir.
edi­
Cami,
C u r I i t t ' in takribi plâmnılaıı
anlaşılacağı üzere müstatılî, üstü ve
nıtic//,İM
Tuğla minaresinin parlak sırlı tuğlaları
mahfeli tamamen ahşap inşa edilmiş l.H<^'^>>>>
Fıraıe mavisi rengindedir. .Miııarenin nisbeti
35). Mihrabın tuğadan yapılan basit tezyina­
Yeşil Camideki nisbetlere çok yakmdır. Yal­
tı; l.stalâktit işlenecek bir mihrabın taslak l ı a
n u şerefe altı tuğla tezyinatı irtifai daha hâ­
ündeki taşlarını andıracak şekilde ya|>ıln)i:;
kim görülüyor.
tır ( Kesim: Mt-M M).
iç kapiM üzerindeki kitabe, bu nefîs ese­
rin Çandaritlar
ailesinden Mahmut Çelebi ta­
rafından yaptırıldığını gösteriyor:
Hu eserin, kitabeye gr>rc JJ-k». H. yılmda,
Anadolunui)
ikiıu i
derecede bütün binalarında bu .şekillere f a /
lasiyle rastlamak kabildir. Mihrabın nİ!«i
i<,iıı
deki çinilerle duvar çini kaplamaları
(pıi
kalan bazı aksamı da sökülüp satılmak sun:
Murat I I . nin zamanında i r . ^ edilmetıine rağ­
tiyel) işgal esnasındaki
men Bun>a vr Mdirnedeki âbidelerimizle mü­
nıalıvolmııştıır. Bunlara minare kuşakları ii/c
him farklar arzelliği hrmrn görülebilir.
rindeki nefis çiniler grrek ın<»tif. fjerek n ıık
J>?RKf I K l .Ml CAMİ
VK T(;RHLSİ:
itibariyle bir örnek <ılnbilirlcr. liıı
minarenin
bir âbi<ir lıaiindr mulıafa/ası e/.enıdir.
XV inri a.*ır «onu.
litaıthul
yangında lamatnen
haptu ile çar;i arasında, mahal-
liıı
eserde, bugün İliç bir kitabe nievend dejiilıliı.
Abidenin luıdiresinıle (,<(k kıynulli
ir içindedir. Huğun bir linraWden başka biı
Bil
şe;
taşları mevcııddıır. Itmıarı nıe/ar t a ş l a n l>alı
değildir.
Izniktr. bilhassa teferruat vr
dahili lr/> inalı ile mrjhur olan bu eseri arı-
ınc/aı
sinde tetkik e»leregi/.
yanlar, l>u guzci Abideden yalnız bir minare
il( yanmt« dı\arlardan ibaret bir (a; yığını
bulabilirler.
()rirnlaliiche>
C o r ı ı r I i u « Ct u r I i I t
zılan Dir l\lıınüii»chfn
Archiv
T { K
III. de
V. I,
rsrr
tarafından ya­
fUiUten lon İznik, ma-
II
I,
A<,IK
n
V
I,
M
I.
KCMUTİ;
XIV
I H ,
A 1!
Ü I K Ü
a...
başında
Lı'jhr
kaİP!>ııı<« a t>a;ka yt ftiv İ M I eser hakkında mi­
kapı.%1 lıarieinde Su kemeıinin (<
mari malûmata tesadüf olunamadı. Bira/ ön­
nu|> cihetinde, tarlalar iı.inde
ce la\sif edilen ^ y l ı Kutbiddin camii lar/ın-
nı
MT) du tAhmİDl Mrdctm<kl« b«rkb»r Te«lld«kl
kapı T« lon c«nıaat mabaUt mantılına tamanMD
««v*Xuk «tUlUKlaa bu parvalaruı bu M«r Kin )ron<
tuldutuna fUpb* roktur.
Z A
furiardan
!(•(>
nıesafedcflir.
Dört ayak üzerine oturtulmuş hir knlı
beden ibaret olan hu tiirhc. inşa
itibariylı
dikkate değer bir cserciklir (Kesim: .'İ9 - H c
•im:
40).
İZNİK
- T K
T V K K
X I V üncü a!»ır icjiiidcki lnili'm l ı i ı ı a l a n ı ı ı ı / da bilhassa gördiijÂiiıniiz Lir sıra k c s m i '
üç sıra tuğla şeklini aynen h n r a d a
tas.
da
Inılu.
yoruz. Bu sebeple jK-riyodiMuı m i m a r i
larilıi
bokımından tetkik e(ici>iliri/..
sisli­
Hn i n ş a
F S K K I. E R t
İ n i sebeple k n b l ı e n i ı ı merkezi y u k a r ı k a l d ı r ı l nnş.
taş aralarındaki
der/.ler \\\^\ı\
vı
kaluılıklann-
dan azdır.Türk ınimarîsindc ı l n c m l i M r k a n k ter olan hu .«istem dalıa s, n r a l a n lıa/.ı Inısusiyetler göstermişse de \m f a r k l a r ı l)n v a p ı is­
çiliğinde göremiyoruz. l»ıı;_'iinkii / c i n i n d c n i l i baren 6 taş sırasını n n i l c ı k i ) ) k n M ı r \ i
intan
yuvarlak kemerlerin ii/en<;i a l t l a . r n u l . ı . İm lıi'ila hatıl gayri m ı n ı l a z a m
.şrkildı- lıcş \ c
8ira arasında talıaliif eden l i i r k a i m i ı i ı
allı
k c m e ı l e r e k n \ ^ c t l c r i i i asfrarî m e y i l l e ve
şakule
yakın
ııelirilınesine
çalışılmışlır k i
'i ü r k m i m a r î l a r i l ı i u d e bunr. her z a m a n istisn ; ; s ı / rasi l a v a b i l e e e ğ i z .
mi Türk Osmanlı n ı i ı n a r i s i n d i ' . i n i n n n l a k a d a n
İtibaren kuvvcile lıAkiın o l n n ı s l n r . ' I ' n ^ l a
61
Knblıeniıı
müş
halen
ve m e z a r l a r ı n
mühim
üslü
bir kısmı çök
a e ı l m ı ş t ı r k i türbe­
nin halk a r a s ı n d a a l e m o l a n a d ı buradan ge­
liyor.
Dahilinde
mezar
varsa
da
Yalnız birinin
Selçuk
üslûbunda
kilaheleri
nıescud
üzerinde kırık m e r m e r parça­
l a r ı a r a s ı n d a şu s a t ı r l a r ı n
düm.
Plânda
i k i taş
değildir.
kilaheli
b n h m d u ğ u ı m gör
laşnı
yeri
m i m a r a ilb
gösteril iniştir.
iıai/.-
dir. Bu taban üzerine n ı c r m i ' r M r i i / c ı i i : i
ta­
şı konmuştur. Bn tasın k e m e r y a p ı l ı r k e n m ü ­
him vazifesi olması ı n e l l ı n z d n r :
Kemer
sıiyle k i :
kalıbı bn k o n s o l l a r a istinat ede­
cek şekilde yerleştirilir:
ta.ş. tıı^la
san harcından m i i r e k k e j i
yapılır. Yalnız
\v
hora­
malzeme i l e i n ş a a t
gerek k n l . l i e n i i ı
şekli,
Tarihi
mexend ıleğilılir. İ / ı ı i k l r hu eser hak­
k ı n d a hiı,- kimse h i r ş e y h i h n i y o r
yet \e efsanesi
P)tı eserin k u b b e ve di.üer y ı k ı l m a ğ a nıüs-
ilerek
yapj .sanatı dikkatle ve itin.ı ile y a p ı l m a s ı n a
taiıl k ı s ı m l a r ı n ı
rağmen bn kemerlerin b i r v a r ı m
zımdır.
daire
şek­
linde inşasının sebclıini b u l m a k i m k r m n u el­
de edemedim. Bnnn l'izans
tesirine lı.ımle-
denler de bulunabilir. I";ıkal b i r a z i ' . ı y ı e l k e s
Avrupalı
müelliflerin
derlifii
ııibi.
bn
ler Bizans tesiri ve y e r l i n ı i n ı a r l . ı r m
İhı l ü ı h e n i n
luiimak
I'i/ans
ve dıvareılarmnı bn â b i d e l e r i n
laseı
Mnlıakkak
ki bu gibi y e r l e r d e b n l ı m a n ıisla \ e işi ileı
[ularda (;alışlMilmış
\e
de gayri şnnrî o l a r a k
lli/ans
bn
in •a
A.I
-ı-h-mi
Yenişehir
kapısı
şosenin
sahil
Ihı
lilıhe
I I . 12. I ' M .
hakkında
de halk a l a s ı n d a
ne
mehazlarda,
ne
d i k k a t e d e ğ e r b i r mah'ımal
m e \ e u d d e ğ i l d i r , ^ a l n ı / l>ıı eserin hususiyet­
l e r i n i n \e m i u ı a ı i c h e ı u m i y c i i n i ı ı dun ı d m a d ı -
suni.ı
İm
i-iııı M' kii.ıhr'-i dr nırvcııd d e ğ i l d i r . Ihı yazı­
lıi
eln
imyl nının
n-lal.ı
/.ııl u l d n - n
lını e r \ ı r - i
ıılkc
ılın ,ıc.eM/.
{»-MMMII
\e
mekmı/
-an.ılL.n
n l m /e\k
larm çoğalnıasıdır.
l;,,
lırlırl
|,rı.
dan
biiyükliiı.
nf.'ik
lîmınn
Mıbbc,
ırlu b;
dört ayağın yan d a f i a l a n n ı
temin e d ı ı c l
\<
kubbenin mail k u v v e t l e r i n i
kai-^ılavar.ık
11.
vasıtaya başvurulmadan d n r d n n ı h d . i l ı m nc'ıı
anlaşılıyor.
lelkikal.ı b a ş l a n g ı ç olarak
.ıhlılrnin
nishrilrı
iızrıindr
..r.ninüşü
hakikî
irııı,jr hu eser ü z e r i n d e b i r nebze
hakınıından
i
metre k ı ı l r ı ı n d . ı
ılışnula.
<jj b i l ;'İMİişıle
İhliyarıııı teinin eden k<ıklü. kiillıiı ln < lem;nı
yarım kubbeden
( I").
r C HI'.r.Sİ : \ 1 V . cl a s ı r b a ş ı .
T.ııilü
ların katılması. ı n b l a n l a
olduğunu
ı.n al n n k ı n
tesirlerinin ne k a d a r ı , ı b n k
sine yeniden T ü r k
ait
işi ileı
Birkfn; es<'ri tetkikten
nil
Saltıka
I!K> I I \ \
lar i r i n d e d i r ı l i e s i m :
kısmen tatbik e d i l m i ş t i r .
mı göreceğiz, l î ı m ı m da
ve kurtarmak l â
e i h e l i ı ı d e . s u r l a r d a n 2oO metre i l e r d e tarla­
iıış,ı-ııııl,ı k u l
lanılmulnrı ı n e v z n n b a l ı s o l a b i l i ı .
San
zin l e l k i k i n e m ı ı l ı l a e l ı r
eser­
lıiıımıe-
kai akterleı ini
İmkânı ınevend d e ğ i l d i .
onarmak
s ö y l e y e n l e r de v a r d ı r . Ihı eihel t a ı i h ç i l e r i m i
ti ile yapılmış d e ğ i l d i r . I'n'>yle olsa i d i yıık.ırida zikrelliğiın 'l'iiık
H i ç lıir r i v a ­
yoktur,
şrhiıılekl
âbidelerle
münasrhrli
x.'.inindru oliluke.ı farkı
KnMırniiı
mrrkvzi
(il(lıı;Mindau
yarını
ııi-helrn
r,
ıdmakl.'i
ba^ık
\e
miışaher:ıvardır.
l;;ul>ıır kaidesi
kürre
\e
hanrj
sivridir.
; ; : ı l t ı l ; Ki üncü ri'^ıı-(l:ı yasamı:;-
A.
62
S A t M
Ü I
GEN
2 — Kubbe taıjbunı hariçten ve dahil
den çok yüksektir.
nazarda dikkatimizi çeken bu bina iıaricdcıı.
nispeten ağır görünür (Resim: H ) .
3 — İnşaat itibarile haricen kaba ve
nisbeten gayri muntazam moloza yakm taş­
larla inşa edilmiştir.
Bu âbidenin mühim bir hususiyetile mi
marîmizde oldukça tetkike değer yeri vardır.
Bu hususiyet, haricen kümbet şekli ile kinn>vî bir kubbenin birleştirilmesine yakın bir \ a
ziyet hâsıl olmasındadır. Bu eserin içiıui
emsali olmayan nefis mezar t a ş l a n mevcıif!
dur ki o devrin bize en mükemmel bir saıı"ii'
vediasıdır.
4 — Tuğla hatıllar, 3 sırt; yerine 2 sıra
üzerine ve itinasız dizilmiştir. Pencere ke­
merleri yuvarlak ve taştan yapılmıştır.
5 — Daha iptidaî şekilde yapılmış biı
moloz divan ile birleştirilmiştir k i bu kıs­
mın daha sonra yapıldığı Uellidir.
6 — Sıçan dişi tâbir olunan şekilde
silmeleri mevcut olup, iki sıra arası i k i kat
taş ile ayrılmış bir vaziyette ve hiç bir yer­
de görülemiyen ağırlıktadır.
7 — Dahili eb'adı ile irtifaı
şakulî büyük farklar mevcuddur.
8 — Dahilî köşeler tromp
ve irtifa nispetleri fazladır.
arasında
şeklindediı
9 — Tanbur dahilen yuvarlak ve iaksimatsızdır.
10— A l t ve üst pencerelerin aksleri
dikkatle tatbik edilmemiş, biraz yana kaçırıl­
mıştır.
11 — Dahilinde, tanbur üzerinde sezi­
len renkli tezyinat fersek şeklindedir. Kenk
lerin imtizaçsız ve âhenksiz olduğu belli ol­
maktadır. Bu farkları göz önüne koyduktan
sonra Osmanlı Türkler tarafından Izniğin
zaptını müteakip yıllarda bir Türkün nezareti
altında Bizanslı işçilere yaptırıldığı kanaati
mevzuu bahsoluyor. Bu hususiyetler arasın­
da Türk karakterlerinin görülmesi başka tür­
lü izah edilemez.
Esas türbede daha sonraları ilâve olu­
nan binanın giriş cephesini değiştiğini zan­
nettirecek deliller mevcuddur. Kubbeli kı­
sımda beş büyük, iki küçük, ilâve olunan gi­
riş kısmında ise 3 mezar mevcuddur.
Tarihçilerimizden bu eser hakkında araş­
tırmalar beklemek ve o tetkiklere dayanarak
bü dikkate şayan ayrılıkları tebarüz ettirmek
icap etmektedir.
ÇANDARLI HAYRETTİN PAŞA TÜR­
Binanın inşa şekli X I V üncü asır hasli;
rina aittir ve bir sıra kesme taş. üç sıra tuğla
hatıllı, dik tanburlu ve luğla silmelidir. I ' , , :
türbe birbirine bitişik mıuabhaî i k i kısımdan
ibarettir. Bu iki parçanın birbiriyle alâkası
haricen ve mimarî cepheden mütalâa ederseK
tâlî ve ayrıdır. Dahilden yine aynı hissi vt-ı-c
cek şekilde birbirlerinden izole edilmiş, yal
nız basık bir kapı ve bir pencere ile birleş­
tirilmiştir. Dıvarlar oldukça kaim ve hesa]>
sızdır. Bu eserde dikkatimizi celbeden hari( î
ayrılıklar yerine dahiden alikalar ile tanhın
çok muvaffakiyetle taksim edilmiş ve dıvar
lara oturtulmuştur. Binanın içinde mevciHİ
olan ruhî tesir, bize Selçuk uslübünün kın
velli varlığını ihsas ettiriyor. Bu binada ziya­
nın giriş ve dağılışı, nötr ve sâkin ışık, d ü /
vc ufkî hatlar, bizi çok itina ile işlenmiş ka­
birlerle yalnız bırakıyor. Hayrettin ve A l i pa­
şaların mezarlarının bulunduğu hücre, yalnız,
başına gerek haricen ve gerek dahilen bu
mühim
hususiyetleri
arzeumektedir. D i ­
ğer kısmın en büyük hususiyeti kubbe
tanburudur. Bütün Bursa' uslubü içine sok­
tuğumuz âbidelerin bir farikası derecesinde
mühim olan bu unsurdur. Yumuşak inliinalı
ik: Türk kemeri ile kornişleri ileri doğru alın­
mış ön cephesi 17,77 m. tutan bu binanın gi­
rişi, Türk mimarisinde hususî binalarda olduuğ gibi aksa getirilmemiştir. Ahşap bir sa­
çakla bu girişten 1 No. lu umumî salona g i r i ­
lir. Bu salon yukarda zikredilen Inısusiyeti
haiz bir tanbur üzerine oturtulmuş, y a n kürreden biraz fazla bir kubbe ile örtülmüştür.
Bu sebeple dayanma kemerlerine ihtiyaç gö­
rülmemiş ve tatbik edilmemiştiı (19).
B E S İ : 780 .- 800 H . 1379 M .
Lefke kapısı haricinde, su yolunun şi­
mal cihetinde, mezarlık içinde, surlardan 200
m. kadar mesafededir.
Sağır kubbeleri ve dik tamburu ile ilk
( 1 9 ) Sinan devrinden biraz evvel kim İle b a ş ­
ladığını hâlen tesbit edemediğimiz
bu
İnşaî
çekil,
b i n a n ı n haricî güzelliğinde büyük bir İnkılâp
mıştır. B u elemanı kullanan m i m a r ı n Esir Ali
ması muhtemeldir.
yap.
ol­
İZNİK'TE
TÜRK
Ziya Hüzmeleri, şakulî tanburun üstün­
de açılmış üç pencere ile. aşağıda zemine yaeserlerimizin üzerinde, gavazm izleri ve acı
gölgeli, günün her saatine göre değişen de­
koru vardır. Ru salonda mevcud mezarların
birçoklarmm t a ş l a n mevcud değildir. Bunlarm istilâ zamanmda kırılarak yerleri kay­
bedilmiştir. Türbede mevcud bu. nefis san'at
eserlerimizin üzerinde garazm izleri ve acı
hîtıraları, büyük ve tamiri imkânsız lekeleı
ve yaralar şekline inkılâp etmiştir.
ikinci hücrede ise yukarda kaydedildiği
üzere Hayrettin ve oğlu A l i paşaların mer­
mer mezarları mevcuddur. Bu salonun kub­
besi gayet ince, basit bir kornişle dıvara ve
alikalara oturtulmuş ve kaide sekiz köşeli ya­
pılmıştır. Dört köşedeki alîkalar çift müsel­
leslerin ittihadmdan vücut bulmuş, tamamen
X I I I üncü asır Anadolu Selçuk inşaat sistemi­
ne göre inşa edilmiştir. Bu müsellesi alika1ar hemen aynı his ile haricden de gösteril­
miştir (20).
Kubbenin tanburu mevcud değildir. Te­
pedeki açık fener mahalli, bu dairenin ziyasmm nötrlüğüne hizmet etmektedir. Ziyanm
dağdışı, köşelerde vücuda getirdiği gölgeler
ve sükûn, ruhî bir tesir vücuda getiriyor. Bu
hücredeki mezarlar üç adet olup birincisi
Ali paşanın, ortadaki Hayrettin jDaşanındır.
Nihayet köşedekinin kitabesi yoktur ve bu
kabrin bir kadm mezarı olması muhtemeldir.
Bu salonun diğer salona nazaran va­
satı 65. sm. kadar çukur olduğu ve elrafnıda dar bir set vücuda getirildiği görülüyor.
Şimal cephesi tamamen sağırdır. (Plân ve
maktalara bakınız (Resim- 45. 46).
Hayrettin ve A l i pasalarm mezar taşlarmm işçilikleri emsalsizdir (Resim:47-4.8-49).
Bunlarm san'at tarihimiz bakımmdan kıy­
metleri çok büyüktür. On üçüncü asır Selçuk
üslubu üzere kitabe ve istalâktitli birer hüc­
re halinde ve ikişer cepheli yajnlmıştır. Bu
çşphelerdeki kitabeler arabçadır. Sanduka kı­
sımları müsellesi sırtlı ve müstatilî kaideli­
dir. Üstlerindeki yazılar farscadır. Bu yazılarm cümlesi çok girift Selçuk sülüsüdür.
ESERLERİ
63
Mezarların lahit kısımlarmın irtifaı 0,85 eb'adı 3.50X0.78 metredir. Das ve ayak taşları­
nın irtifaları 180 sm.. genişlikleri 45 sm. dir.
Bugüne kadar bazı yerlerde kısmen neşredi­
len bu mezar taşlarınm yazıları tamamen hâl
edilememişti ve cümlesi hatadan salim de­
ğildir.
İBRAHİM PAŞA TÜRBESİ VE İMA­
RETİ : 830 H . - 1427 M .
Lefke kapısının iç tarafında yeni cad­
denin başlangıç noktasında, çınarlı meydan
kenarındadır.
Bu türbenin öncephesi kesme taş, (Resim:
50), arka duvarları moloz ve kerpiç ile inşa
edilmiş, çatısı ahşap bir 1/inadır. Mimarî kıy­
met itibariyle büyük bir önemi yok ise de
içinde mevcud mezarlar çok mühim eserler­
dedir (Resim: 51).
Türbenin şark duvarına bitişik olarak in­
şa edilmiş ve bugün tamamen münhedim bu­
lunmuş olan imaretin bize kalan tek işareti
kitabe taşından ibarettir. İzniklilerin ifade­
sine göre bu kısım müstatilî bir salondan
ibaret imiş. Türbenin plânı mıırabbaa yakın
ve her ce])hesi ikişer pencerelidir (Resim
52). ()n. kesme taş cepiıeniıı İjiiyük tadilâta
uğradığı ve derzlerin gayrı nıuntazam sıvan­
dığı görünüyor. Pencere l enıerlerinin şekil­
leri bozulmuştur. Çatısı ve tavam çok basit
ve yenidir.
Bu türbedeki mezarlar da tamamen kı­
rılmış olduğundan tetkikleri çok müşküldür.
1 — H a l i l
]3 a ş a o ğ l u
Ah­
m e t p a ş a . Vefatı : öoS H . Şevval.
2 — i h r a h i nı p a s a bin H a y
r e l t i n ]> a ş a. Vefatı : 832 H. - 24 Zil­
kade.
ma
3 — i b r a h i ın p a ş a k ı z ı
H a t u n . Vefatı : ^43. H .
4 _
Fat­
S a i d e. Vefatı : 847. H.
İbrahim paşa imart'Jİmn kitabesi türbe
içinde mahfuzdur. 84 sanliın uzınıhığunda, 45
santim eninde-mermer İjir levhadır. Yazılan
girift Selçuk sülüsüdür.
HALİL PAŞA TÜRBESİ : (Fatihin ve­
(20) Fatih
Camiinde
Medrese
dershanelerinin
kubbe teşkilâtında da bu hususiyete
hemen
hemen
başka
eserlerde
ye Bursa ü s l u b u n u n hususiyetleri
yor.
rastlıyoruz ki
tesadüf
edilmiyor
çevresinde
kalı­
ziri 859 H . - 1455 M .
İznik'in yeni çarşı raddesi
üzerinde
Nilüfer hatun imareti civarındadır.
Ça nd a r1 I İ b r a h i m
Paşa
türbesi
A.
64
S A t M
gibi ön cephesi kesmetaş, arka kısnnları mo­
loz ve kerpiç ile inşa edilmiş, ahşap çatılı
mfistatile yakm ve sokak cephesi duvarı az
çarpuk bir binadır (Resim: 53). Türbenin,
dört cihetine müteaddit pencereler vardır. Ya­
pı kitabesi mevcut değildi:. Türbede mevcud
12 mezarın hemen bütün taşları parçalanmış,
toplanması, tetkik edilmesi imkânsız hale
gelmiştir. Yalnız Halil paşanm ve birkaç me' zarm bazı kısımları okunabiliyor. Eskiden sokağm karşı cihetinde, türbeye mukabil Halil
paşanm imareti ile mescidi de varmış. Bu­
gün bu iki eserin yeri arsa halindedir ve kitabeileri de mevcut değildir.
Bu türbeyi yaptıran ve Halil paşayı bu­
raya gizlice gömdüren, sonraları ikinci Beyazıda vezirlik yapan oğlu Atik ibrahim pa­
şadır. Bu zat babasmın mezarmı dahi Fatihden saklamak için gerek tarihini, gerek elkabmı tahrif ettirmiş (21).
Türbedeki kırık mezar taşlarmın üslublarma bakılırsa bunların X V ve X V I ncı asır­
lara ait oldukları ve sanat bakımından ehem­
miyetleri bulunduğu görülür. Ne yazık ki
cümlesi parça parça edilmiş ve bir kısmı
kaybolmuştur. Bu mezarlarm vaziyet ve eb'adına bakarsak bir kısmmın çocuk ve genç­
lere ait olduklarını tahmin edebiliriz.
Bu kitabelerin bazıları talîk, bazıları sülüsdür.
ÎZNlKTE MEVCUD
ZAR TAŞLARI,
KIYMETLİ
X I - X I V - X V I I I inci
ME­
asırlar
arasında :
1 — Çandarlı
Hayreddin
p a ş a nm mezarı.
Bu eserin bilhassa emsalsiz sanat kıy­
meti mevcuddur. Baş ve ayak taşmdâki
müzeyyen taçlar ve mermer işçiliği çok nefis,
yazılarının şekli girift Selçukî sülüsüdür (Re­
sim: 47 - 4fi).
2 — H a y r e d d d i n p a ş a nın oğlu
p a ş a nm mezar taşlan daha nefis ve
Ali
(21)
Kitabede .kendisinin ve babacının paşa ve
vezir l&kabları mevcud değildir. Halil P a j a n ı n ailesi
Fatihin gazabından çekinerek Halil Paşama
mezat
Ü LG E N
yazı taşı sanatı bakımından çok
(Resim: 49).
3 — Ç a n d a r l ı
H a y r e d d i n
p a ş a nm oğlu İ b r a h i m p a ş a nm,
imareti yakınındaki türbesinde mevcud me­
zar taşlan gerek sanat gerek tarih baknnmdan aynı ehemmiyeti haizdir (Resim: 51)
4 — Fatihin veziri Çandarlı H a l i l paşanın türbesindeki mezar taşlan ise X V inci
ve X V I ncı asra ait çok mühim şekil ve I c / y i .
natı, hattâ renkleri muhafaza etmeklcdiı icr.
Bu taşların hemen hepsi 'ahrib edilmiş hıdunduğundan toplanıp kırıkların birşle.ştiıilmesi ve korunması lâzımdır ( 2 2 ) .
5 — Mahmud çelebi camii hatiros!::de
taşlar, ise şekil itibarile bilhassa dikkate de­
ğer nümunelerdedir. Bunlardan bir kacunn
resimlerini makaleye ilâve ediyoruz ( 2 3 ) . lU,
önemli parçaların mahallerinde muhafazası
lâzımdır (Resim: 54, 55).
6 — EşTef-i-Rujr\î
camii
badiresi' de
mevcud olan biri kadın diğeri erkek i k i mazar taşının tarih itibarile büyük bir ehemmi­
yeti haiz olmadıkları nazarı itibare a l ı n a r a k
kitabeleri tesbit edilmemiştir.
Yalnız klâsik Türk sanat telâkkileı ine
karışan lâle ve Barok tesirlerinin ne kaj.ar
iyi hazmedildiğine ve millîleştirildiğine îiayet güzel iki misal olan bu parçaların m<.!if
itibarile zenginlikleri ve işçilik b a k ı m ı n d a n
fevkalâdelikleri, ilâve olunan fotoğraflardan
pek güzel anlaşılacaktır (Resim: 56,57,58.F>9,
60).
Bugün müze deposu olarak kullandan
Yakub çelebi imareti avlusunda getirildikleri
yerler malûm olmıyan bazı mezar taşları var­
dır. Bunların içinde zikre değer b u l d u k l a r ı ­
mızın fotoğraflarını ilâve ediyoruz. Bu taş­
ların Orhan ve Murad zamanında yapılmış
oldukları tezyinat ve işçiliklerinden anlaşılı­
yor. Biri çok güzel olan bu taşların, diğer­
leri usta ellerden çıkmamalarına
rağmen
çok orijinaldirler (Foto: 61). Diğer taşlar da(22)
Franz
kitabesini bu şekilde yazdırmışlar ve 834 tarihi koy­
t e k . Der İslâm
durmuşlardır kl bu tarih Hicri
Gandarlyzade
Şemsi olarak
nuştU!. Hicrî kameriye tahvilinde 859
tsntk
sa ms.
ve Bursa
Tarihi,
sahlfe 140-
alm-
tarihi
çıkar.
Memduh Turgud
Btır-
önemlidir
Teschner,
Paul
Wit-
m e c m u a s ı n d a k i Die Vezir 1 amille
makalesinde bu mezarların kitabe
fo­
toğrafları da mevcuttur.
(23) B u
taşların
resimleri,
formaları
İtibarile
dikkate şayan görülerek mahallinde ç i z i l m i ş t i r .
İZNİK'TE
TÜRK
ESERLERt
65
ha sonraki devirlere ait ve oldukça kıymetli
parçalardır. X I inci asra ait Selçuk mezarla­
rına gelince, Yenişehir kapısı hizasmda ve
göle en yakm büyük kule üzerindeki Selçuk
lahidleri çok dikkate değer parçalardır ( 2 4 ) .
de geniş bir duvar çıkıntısı vücuda gelmiş­
tir. Halbuki dershane kubbesinin irtifaı ya­
nındaki odanın irtifaindan çok farklı olduğından bu aksaklık saklananıamıştır (Resim:
64).
SÜLEYMAN PAŞA
XIV üncü asır başında.
Bu eser Osmanlı ülkesinde mahir sanat­
kârların ve mimarlıkta üslad kimselerin he­
nüz yetişmediği bir harp ve başlangıç devre­
sinde; Orhan Gazinin ufacık ülkesinde oğlu
Süleyman paşanın yaptırdığı binalardandır.
İznikte lıalen başka kârgir medrese mevcud
değildir. Diğerleri tamamen mahvolmuşlar­
dır. Evliya Çelebi eserinde bu medreseden
bilhassa bahseder.
MEDRESESİ :
Maltepe mahallesi ile hükümet konağı
arasmda mahale içindedir.
Osmanlı Türkler tarafmdan yapılmış
binalarm en eskilerinden olan bu medrese,
inşaat ve malzeme itibarilc çarşı mescidine
çpk benzer. Yalnız saçak kornişleri tamamen
taştan mulürsüz, basit olaıak yapılmıştır. 11
odalı olan medresenin dershanesi avlı revakina ve arka cephesine göre mütenazır değil­
dir. Plânı U şeklinde ve -nütenazır i k i kolda
üçtr oda vardır. Bütün medrese sisteminde
görüldüğü üzere önleri revaklıdır (Resim 62 63). Burada i l k defa olarak, Selçukîlerdenberi ayakların tamamen kalkarak revaklı kısım
ktuıer istinadlarmm direğe tahavvül ettiğini
görüyoruz. Bu inşaat usullerinin ve mu­
kavemet kaidelerinin ampirik olarak tekeminül ettiğini bize göstermektedir. înşaat ba­
sit ve fazla itinalı olmamakla beraber hiç biı
.yabancı elin karıştığı görülmüyor. Revakh
avluda kullanılan sütun başlıkları çok basit
ve tezyinatsız üst kısımları murabba, altları
dairevî olmak üzere yarım mahruta benzer şe­
kildedir. Kemerler i k i merkezli sivri türk ke­
meridir. Medrese odalarının sokağa nazır
olan pençereleri yüksektedir. Kapılar revaklı
kısma açılır ve odaların akslarından yana
kaçırılmıştır. Binanın i k i köşesine gelen oda­
lara mail ve uzunca geçid şeklinde kapılar­
dan girilir. Revaklı kısımda da beş direk var­
dır. Revak kollarının i k i nihayeti dıvarlarla
kapatılmıştır. Dıvar kalınlıkları her cephede
aynı değildir. Bazı odalarda ocak vardır. Haricden medrese dershanesinin aksdan kaçıklığmm görülmemesi için yanındaki odanın
. önüne dar bir kısım ilâve edilmiş ve cephe(24) B u mezarlar,
Selçukluların
yıllan arasındaki h ü k ü m e t l e r i
1081 - 1097
zamanında
yapılmış
ve İznlkln, birinci Haçlı seferinden sonra tamirin­
de Bizanslılar taarfmdan yerlerinden sökülerek şur­
ada
kullanılmıştır. Kızlar
Kutesmin
dik cephesin­
de dürbün ile tedkik edilebilecek tehlikeli bir nok­
tada bulunmaktadırlar.
i M A R E T L EK
NİLÜFER HATUN İMARETİ: 790 H . 1389 M .
İznik şehri içinde Yeşil camiin karşısındadır (Resim: 65).
Bugün kısmen lıarap \ e odun deposu
olarak kullanılan bu eser. Türk mimarî tari­
hinde çok önemli bir mcı'ki işgal eder. 20-23
santim irtifada kesme taş ve üç sıra olmak
üzere horasanla beraber 2!' sanlinı yükseklik
tutan tuğla liatılla inşa edilmiştir. Esas ce])hede 15 sıra tuğla hatıl ve 14 sıra kesme taş
mevcuddur. Dıvarların, vasalî 45 santim irti
fada kesme taş bir temel üzerine oturtul­
duğunu görüyoruz. Bu sokl diğer eserlerde de
mevcuddur. Ön cephede ınovcud olan revaklı
kısım beş. yanlarda ikişer kemere taksim edil­
miştir (Resim: 65 A ) . Bu kemerlerin ortala­
rındaki kemer daha büyük inşa edilmiş olup
binanın esas aksı üzerindedir. Bütün heyeı
bu esas mihvere göre tamamen mütenazırdır.
Yanlardaki kemerler mermer sütunlar üzeri­
ne konmuş ve yeşil camiinkinden daha mü­
tekâmil istalâktitli mermer başlıklara istinad
ettirilmiştir (Resim: 66).
Bu kemerlerin gergileri. İznik'in diğeı
âliidelerindeki gibi ahşabdandır.
Bina aksının üstünde bulunan büyük ke­
merin i k i cihetinde mevcud dilimli kontrfor
(dayak direği) Türk mimarisinde Selçukîleı
tarafından da kullanılmışlır (Resim: 67).
Profilli üzengi zeminlerine oturan ke­
merler yumuşak inhinalı ve iki merkezli siv­
r i Türk kemerleridir. İki kemerin birleşirken
66
A.
S At
M
vücuda getirdikleri müsellesi kısım tuğla ile
ve tezyini şekilde doldurulmuştur. Sivri kö­
şeler daima 45" ile kesilmiştir.
Pencere leııtoları ahşab ızkara şeklinde
yapılmış, üstü tuğla ve taş ile doldurulmuş­
tur (Resim: 68).
Kemerler şaşırtma şekilde, tuğla ve taş
ile öltülmüş hem de tezyini bir unsur olarak
kullanılmıştır.
'
Halen revaklı kısmm cenup tarafmm to­
nozları çökmüş köşe ayağı bir kontrfor ile
tahkim edilmiştir (Kesim: 69). Düz ve geniş
kilit taşlı ve üstü çift tuğla kemerli kapıdan
büyük kubbeli ve bir dılı 10,30 metre gelen
bjr salona girilir (Kesim: 70). Bu salonun
kubbesinin üstünde bir aydmlık feneri vardır.
8 dıhlı, mudalla fenerin her sathmda sivri
kemerli pencereler açılmıştır. Bu salondaki
bütün duman ve buharlar bu menfezden dı­
şarı çıkar (Resim: 71).
Bu dairenin zemininden bir az yüksek
diğer bir kısım mevcuddur k i bu mahal, ge­
niş bir kemerle büyük kısımdan ayrılmış ve
iki küçü kubbe ile örtülmüştür. Şöyle k i : bu
kısım geniş bir kemerle iki müsavi mustatile
ayrılmıştır.
Bu
mustatillerin
ortalarına
kuturları küçük dılı'lar olmak üzere i k i kub­
be inşa edilmiştir. İki yanlarında kalan
açıklıklar tonozlarla örtülmüş, birer taraflarmdan orta kubbeye, diğer cihetlerden du­
varlar ve kemerlere istinad ettirilmişlerdir
(Resim: 72). Bu tonozların mürtesimleri mü­
sellesi şekiller vücuda getirmişlerdir.
Büyük kubbeli dairenin iki cihetindeki
kollar da mustatilî salonlardır. Bu salonların
orta kısımları, bir murabba şeklinde taksim
edilmiş ve üstlerine kubbeler inşa edilmiştir.
Gerek bu kubbeleri yanlardan istinad ettir­
mek, gerek geri kalan yan kısımları örtmek
için geniş kemerler inşa edilmiştir. Bu salon­
ların birer mutfak olduklarını, büyük kub­
beli dairenin dıvanna bitişik kemerlerin
üzerindeki büyük baca deliklerinden anlıyo­
ruz. Bu bacalardan hem duman, hem rutu­
bet harice çıkmakta i d i . Bugün ocak enkazı
mevcud. değildir. Bu sebebten, zemine konu­
lan ızkaralarm altında yakılan ateşlerle mü­
teaddit ve müteharrik ocaklar vücuda getiril-
V
LGEN
mekte olduğu tahmin :)lunabilir.
Osmanlı
türkler devrinde mükemmel surelte yapılan
ilk imaret, bu eserdir. Plân şekli itiİKnile çok
ehemmiyetlidir.
Kapı üzerindeki kitabe üç satır lıalinde
ve Selçukî sıilüsü, kırma ve girift yazıdır.
Bu kitabeden anlaşıldığına gör(> 700 y j .
lında Murad Hüdavendigâr tarafıiHİ;iiı ana­
sı Nilüfer Hatunun ruhu için bu
İmaret
yaptırılmıştır. Bu sıralarda Çandar!.
H^y.
reddin paşanın Yeşil camiini de rniın u- f j ^
cı Musa inşa etmekte i d i .
YAKUP ÇELEBİ İ M \ U E T V I O 1 r HBESt : X I V üncü asır başı.
Iznik'in Maltepe mahallesinde. !,,!'eıı es­
ki eserler deposudur.
Plân ilibarile Nilüfer Hatun ii'iarctinden az farklı olan bina heyetinde, cb ad lıakımmdan revaklı kısmın daha büyük ' i.i'rnmiyeti vardır. Tamamen aynı devir inş uıt tek­
niği, mimarî görüşleri ile inşa edilmi i r. Binanm kitabesi mevcud değildir. Vn\ ^ı beple
hakikî inşa tarihini tesbit imkânnu v\ov ede­
medik. Binanın haricinde giriş M ; ' esinin
sağ tarafında, dört köşeli ayak üz( ri;ı - ins-j
edilmiş bir türbe vardır ki bu da ^ a^M]) çe­
lebinin mezarıdır. Bu türbenin döıl kemeri
içerden takviye kemerile kuvvellendirii:niş ve
orta kısımları tamamen dıvarla örülıı;,'^^. yal­
nız birer pencere bırakılmıştır (Resi ; : 73).
Bu inşaat, bir sıra kesine tas. üç s. a tuğ­
ladan ibaret yapı
sistemidir. Küf belerin
tanbur kısımları kubbe ile mütenasij .ir. Ke­
merler sivri ve i k i merkezli kemerleri nüz sınıfmdandır.
Nilüfer Halun imurctinAv görii'ei.
metaş sokl burada da mevcuddur..
kes-
Burada dikkate şayan cihet, hinamn çev­
resini dolaşan bir saçak o n u ı m a ı n u u ; yekpa­
re ve ufkî olarak bulunmamasıdır. Ila/.ı nok­
talarda tonoz meylile alçalan kornişler, arka
cepheden prırülccek şekilde meyillidir.
Kapı girişi akşındaki büyük orla salon
iki kubbe ile örtülmüş olup cenup tarafın­
daki kubbe daha büyüktür.
Revaklı kısmın tonozlarının haricî
gö­
rünüşü meyilli çatı şeklindedir. Giriş kapısı
üzerindeki kubbenin irtifaı bu çalının o nok­
tada yükselmesini icab ettirmiştir.
tZNİK-TE
TÜRK
Revaklı kısım, Nilüfer Hatun imaretin­
de olduğu gibi kapı aksında mütenazır ol­
mak üzere iki cihette ikişer kemere taksim
edilmiştir. Bu şekilde iki köşe ayağı, i k i ara
ayak ve iki adet mermer direğe istinad etti­
rilmiştir. Direk başlıkları sade. yuvarlak şe­
kilde ve tezyinatsızdır.
Bina girişinin i k i ciLetindeki
odalar,
tonozlu ve ocaklı hücrelerdir. Revaklı gale­
riye pençereleri yoktur.
Bu eser de sanat tarihimizde dikkate de­
ğer hususiyetleri mütalâa edilecek âbideler
araşma girecek kıymettedir.
İSTANBUL Y O L U N D A H A M A M : X I V
asır başmda.
İstanbul kapısı ile Yeşil cami arasmda
yangm yerinde, metruk bir vaziyettedir.
Yangm yerinde, kulübeler arasmda bir
taş yığmı hissini verecek kadar belirsiz, ha­
rap bir bina bakıyyesi mevcuddur. Bu binanm dahilen ne kadar dikkatle tetkike değer
olduğunu tasavvur etmek imkânı yoktur. Bu
binamn ufak ve eb'ad itibarile çelimsizliği,
kat'iyyen bir çok mühim hususiyetlerin saklı
olduğuna ihtimal verdirmez. Fakat bu ufak
' dört kubbeli ve müteferrik kısımları
havı
binacık, tzniğin dikkatle üzerinde durulacak
binalarından en mühimmidir. İnşa tarzı ve
şdcIi bu harabenin bir harnam olduğunu vazıhan göstermektedir. Klinghardt. Türkische
Bâder'inde bu hamam üzerinde ehemmiyetle
duruyor. (Sahife 41- 42-43-44-45). Fakat bu
müellifin tetkikleri üzerinde bazı noktaların
pürüzlü kaldığı kanaatindeyim.
Bu zat çizdiği plânda sirkülasyonun esas­
larını tesbit etmek imkânını elde edememiştir.
Bu plânda 1 No. mahal halvet olarak değil,
halvetlere girilecek bir geçid gibi mütalâa edilmelidir. Kanaatime ve tetkikatıma göre bu
hamam büyük bir konak veya saray hamamı­
dır (25). Tezyinat itibarile İznik'in hiç hiı
eserinde bu kadar ihtimama rastlamak im­
kânı yoktur. Fakat bu binanın inşaat devri­
ni araştırmak lâzımdır. Btınun için hemen
kat'î bir söz söylemek büyük bir hataya düş­
mek olur. Yalnız istalâktitlerin ve tezyini, in(25) Evliya Çelebi
seyahatnamesinde
bu
eserin
a d m ı n geçfnemesl bu b a m a m ı n hususi bir hamam
oMulunü teyld edebilir.
ESERLERİ
67
şaî elemanların çok kuvvetli Selçuk tesiri al­
lında yapıldığnıı, İznik Yeşil camidekilerle
nuikayese ederek, bu eserin tezyini aksamile
münasebeddar olduğunu izah etmek müşkül
değildir. Üzerinde kitabe ve periyodik inşaî
unsurların hakkile tesbit edilememesi bu hu­
susta ])ir hüküm vermeğe hakkile imkân bı­
rakmıyorsa da haricî duvarlardaki moloz taş
inşaatile tezyini motiflerin Osmanlı Türklerin
en eski motifleri olduğunda şüphe yoktur. Bu
sebeple biz bu eseri Osmanlıların İznik mek­
tebine ithal etmekle büyük bir hataya düş­
müş olmayacağız.
Bugün mevcud olan kısımları K l i n g ­
hardt
müteaddit numaralarla isimlendir­
miş ve eserinde mufassal an tarif etmiştir. Bu
yazımızın maksadı Türk mimarî tarihine me­
haz vermek ve eser göstermek olduğu için bu
kadar tafsilâta girecek değiliz (26).
Makaleye ilâve olunan bu eserin plânın­
da (Resim: 74) her Iıücve bir numara ile gös­
terilmiştir. Bu naroaralara göre hücreleri kı­
saca izah ve tavsif edelim :
1 inci hücre: V,u lıücre Türkische Râder
adlı kitapta (ÎV Raum) işaretile gösterilmiş­
tir. Eserinde mulıarrir bu daireyi bir hamam
sıcaklığı ve halvet olarak kabul ediyor (Re­
sim : 75. 76"). Kanaatime göre bu kısım
bu binanın ait olduğu konak ve saraydan gi­
rilen ve halvete açılan geçiddir. Soğukluk
kısmı bugün yapının hancî duvarlarındaki
emarelere göre tamamen yıkılmıştır. Kubbe
tezyinatı bakiyelerinden bu kısmın muayyen
şekillere taksim edilmiş, sağır bir tanbur üze­
rine tuğla ıiervürlere istinad eden bir kubbe
inşaatı yapılmış olduğu anlaşılıyor. Kapı ke­
merleri dikkate değer şekildedir.
2 nci hücre ( I Raum) .ile işaret edilmiş- ,
tir. Bu hücrenin kubbe nervürleri. alçı ka­
bartması çok mühim olduğundan fotoğraf ve
krokilerle tesbit edildi (Resim: 77). Bu kısım
halvet şeklinde ve kurnalıdır.
3 üncü hücre: ( I I I Raum) ile göste­
rilmiştir. Bilhassa bu kısmın kubbe ve du­
var tezyinatı calibi dikkattir (Resim: 78. 79.
80. 81. 82, 83).
(26) " K a r i
Stuttgart 1?27:
K l i n g h a r d t . Türkische
Bâder,
68
A.
S Al
Burada görülen hücrenin soklüne kadar
inen istalâktitler yeşil camiin cümle kapısı
üstündeki mermer üstüne işlenmiş kubbe alikalarmm aynı işçilik ve tarzmdadır. Bu hüc­
renin kubbesindeki dahilî helezonî şekil, pek
az görülen orijinal bir motiftir.
4 üncü hücre: ( I I Raum): Bu kısmın
dahi bir halvet olması lâzımdır. Fakat kur­
na gibi aksama rastlanamadı.
Bu mahallin kubbesi ve tezyinatı daha
basittir (Resim: 83, 84).
5 inci hücre: Bu kısım bir su haznesi ve
kazan mahallidir. ( I Raum) ile gösterilen
bu mahal «Klinghardt» in dediği gibi bir ha­
mam geçidi değildir. Çünkü yanındaki hüc­
re ile irtibatı, gerek genişlik, gerek irtifa itibarile çok farklı bir pencere ile temin edil­
miştir.
Bu odacığın döşeme kısmı toprak ile
dolmuş ve zemin irtifaı da oldukça derinde
kalmıştır. Üstü tonozla örtülüdür. Yanlar­
daki alçak ve dar çıkıntılar su seviyesinin irtifaını irae etmektedir. Duvar sıvası ise hu­
susî kıtıklı horasandır va hiç tezyinat yok­
tur. Bu kısmın diğer hücreler gibi hariçle eması mevcuddur ve bu geniş kemerli dehliz
esas soğuk su deposu ile alâkadar olmalıdır.
Klinghardt'ın hamamlarımız hakkındaki bu
eserinde mevcud plânda garb duvarı tama­
men dolu gösterilmiştir; fakat verdiğimiz
izahata nazaran bu cihetten yanındaki binaya
çok srkı bir bağlılığı olması lâzımgelir. So­
ğukluk kısmı muhakkak hu cihette idi. Bu
eserin etrafında inceden inceye temellerin va­
ziyetlerinin aranması ve zemin seviyyelerinin bulunması icab eder.
Bu âbidecik, Türk san'at tarihimiz nok­
tasından iyice etüd edilmeğe lâyıktır.
HACI HAMZA H A M A M I : X V - X V I
asırlar arasında.
Mahmud çelebi camii karşısında hâlen
belediye ardiyesidir.
Binanın tarihini gösterecek hiç bir kita­
besi yoktur. Fakat binanın inşaatından bu
hamamın X V inci asrın sonunda ve X V I ncı
asır başında yapıldığı anlaşılıyor.
Izniklilerin Hacı Hamza raAfına bağlı
olduğunu söyledikleri bu hamamın vakfiye­
M
Ü
LGEN
lerim tetkik ile bu binanm hakikî tarihini
tesbit etmek tarihçilerimizin vazifesidir.
Makalemizin mevzuundan dışarı çıkma­
mak için bu bahis üzerinde durmayacağız.
Çifte olarak, yapılan hamamın bir tarafı ka­
dınlara, diğeri erkeklere mahsusdur (Resim:
85, 85 A, 86, 87).
Bu iki hamamın aynı eb'ad üzere ve ay­
nı zamanda yapılmadığı dışarıdan da an];ı
şılabilir. Erkekler kısmının soğukluğu dalı;>
yüksek, sıcaklığı daha geniştir. K a d ı n l a n n ki ise her hususda daha küçük ve dahilî tak­
simatı başka türlüdür. İnşa tarihi bakımın
dan kadmlar tarafı X V inci diğeri X V I ııcj
asır başıdır.
Soğukluklar aynı hiza ve irtifada oini;,
dıklarından kadınlar kısmı daha geri çekihrek bir l^hçe içine alınmıştır. Diğeri dalii,
ileride ve yüksektedir. Kadınların girişi bah­
çe içinde erkeklerin girişi Mahmud çelebi ca
mü cihetinde ve umumî aks haricindedir (Re­
sim: 88 • 89).
Erkeklerin tarafı şu şekilde teşekkül et­
miştir:
1 — Geniş kubbeli ve bir dıl'ı 10 metre
uzunluğunda murabba bir soyunma yeri. (po
ğukluk).
Bu dairenin ortasında on altı köşeli hiı
havuz (şadırvan) mevcuddur. Duvarlara multasıl yüksek soyunma sedleri vardır. Kubbe­
nin köşe alikalan müsellesi istalâktitlere ay­
rılmış ve aşağı doğru sarkmıştır. Yalnız bu
istalâktitlerin sarkıtmaları yoktur.
Bu holden içeri girilince genişçe bir geçid ve sol tarafta belâlar mevcuddur. Bu geçidden, dört köşesinde harvet ve yıkanma niş­
leri, ortasında göbek taşı bulunan sıcaklığa
girilir.
Sıcaklığa bitişik olan su depoları
ve
kazan dairesi kadınlar kısmile müşterektir.
Kadınlar cihetinde ise erkekler tarafın­
daki gibi bir soğukluğa girilir. Burası daha
basir ve küçüktür. Bn holden geniş bir .sıcak­
lığa geçilir. Bu mahalle açılan iki halvet ile
helâ k a p ı l a n ve bir cihetindeki yıkanma nişi
oldukça basit bir manzara arzeder.
IZr^İK'TE
TÜRK
K 1 i n g h a r d t Tiirkische
Bader'iu
de bu eserden de bahsetmiş ve Türk hamam­
ları tasnifinde merkezî mahalli. I V numaralı
gruba ayrılmıştır (27).
Hamamm sıcaklık kubijeleri nisbetcu \msık mahrutî şekildedir. Bu tip kubbeleri Sel­
çuk mimarîsinde ve onu takip eden Anadoludaki Osmanlı Türk eserlerinde görüyoruz.
Bu şekil bilhassa X V I ucı asrm sonuna kadar
tatbik edilmiştir (28).
(27) Bu tasnif m e v z i i d i r . Ç ü n k ü b u zat eserini
yazarken Gebze, İzmit,
iznik,
Bursayı
t e t k i k ederek
bu neticeye varmıştır. Türk m i m a r i s i tctkikaiim halen neticelenmediği cihetle Iju mesele üzcıincie biı
fikir vermeği z a m a n s ı z t e l â k k i e d i y o r u m . Die ü d d t ;
gonstantinopelâeU
h a m a m l a r l a bu eserlerde nievcud
olmayan diğer binalarımızı da b u tasnife sokmak l â ­
zımdır,
(28) Samsun v i l â y e t i n d e k i Havza ilçesinde mev­
cut ılıcalarda Çorumda, Osmanelinüc,
Ycniiiehir
ve
Bursada, bazı hamamlarda b u şekle r a s t l a n m a k t a d ı r .
İstanbulda hemen h i ç t a t b i k
edilmemiştir.
Bu sebepe bu mimari ve i n ş a i şekli. O s m a n l ı
Türk mimarisinde Anadolu m e k t e p l e r i n i n karav.terleri arasında m ü t a l â a e d e c e ğ i z .
ESERLERİ
69
B l YİjK H A M A M : X V ci asır.
Istanbul kapjsj ile çarşı arasında, yangm yerinde ve çok lıarap bir vaziyettedir. Izniklilerce Büyük ve Eski hamam adı ver­
dikleri bu biıuı. çifte hamamlar şeklindedir.
Üstünde, tarihi hakkında fikir verecek hiçbii
kitabe nievcud değildir.
Binanın inşaat itiİHirile X V asır sonu eserİcriıiflen olduğu muhakkaktır. Bugün içine
girmek imkânı yoktur. Çünkü sıcaklık ve halvcl kisnîiip.v; taksime uğramış ve kısmen yıkılnuşlıi'. içi tanıanıen pislik ve yıkıntı ile
do'i-.uiur. İhı sebeple röleveleri yapılamadığı
'2.'-h\ daiiiii tcşkÜûti da tetkik edilemedi. Harie e i ! ciltf hauiiMular şeklinde büyük kubl.ıeleı
iîe öriiinüis soğukluk!;!!! nıe\cııl fotografda
de ;-;örii!ıneklcdiv i R c - * i m : 90). Plân teşekkülü
liariçiePı Hacı Ham/.:; î\ar.ıaımna lienzcmekte
ise de .'kiîsa ınütena^n' bir şekildedir ( 2 9 \
(^'l' ::,-Hvc.
ik: ri;>e hc-mjvıı
^:^avı-
Çv'cvi
jcKû^ifiîiıaiîîcsKîcie,
İzrtik'in
olup V.unlardan ciri Teki oğlu ha.''o?
ve lıoş Tjina bir
hamavn
ri(;;;'i.-ur-. 0.:ğer\ Ve?M r^ar.am âalıi miiferralı
'-r'u^c
/i(V':;a/;; ( ruriddır
diyor.
vc âiU
İZNİK ŞEHRİ
PLANI
1»U KAMM
K ŞEHRİ
AftftCLCKİN
PLANI
rtCVKtI
4^
t
Pl, 2
R. 3
R. 4
R. 5
I
R.
8
Û
Û
Û
û
Û
\
i
i!
İJ...L
---1
J---!'-
J
i
j
ZJ
R. 7.
B
R. 8
R. 9
Orientalichc. Aıchiv - C. Gurlitt
'"oto D r . S ü h e y l
•v > •
ir
^
V
•
'
*
R.
*
10
'
"
^
'»
R. 11
R. 12
Foto D r . Süiıeyl
•
:!-.••
n -
«t
f
YA
<D
r
a.
X
R. 13
Foto Dr. S ü h e y l
R. 18
R. 19
O r l e n t a l l s c h e » A r c h l v - C.
OurUtt
•m
s ,
R. 20
R. 22
l
R. 28
-Ut
!
IBP
R. 24
R. 21
R. 25
R. 25. A .
i
i
i
al
f
i
'A
f5
s.*' >
R. 27
>
•
R. 33
R. 31
I " t
R. 32 • A
t
1
i'4;
i
Î
R. 37
O r i e n t a l i s c h e s A r c h i v - C. G u r l i t t
i
1
4
7
s
f
R. 33 - A
WMiEMmm.WMmi
•iiiHiiiii
^
R. 34
O r i e n t a l i s c h e s A r c h i v - C. G u r l i t t
R
40
R. 38
. 36
()ı ı n ı t . ı l ı .<;hr . A - r t n v
O r i e n t a l i s c h e s A r c h iv - C . G u r l i t t
- C
Ciurlıll
R. 35
()ı i i ' t i l i i l i M - h c
R. 32
R. 41
"c
R. 42
7
P
R. 45 • 46
ü —î
t
I
1
M. r.2
48
Foto D r . S ü h e y l
R. 47
Foto D r . S ü h e y l
te4
51
Foto D r . S ü h e y l
R. 49
Foto D r . S ü h e y l
R . SO
R. 58
Mı
i
.s
•*-f "
t
*/
*'
7
ıl
R. 43
I
J
OM'
•t
«o !'
I
/
4
1
i
R. 72-A
R. 73
m
(T
I
-ki
R. 65
İlli
- I<
m.
İHHİİM
1 bKUta-.'iu, 1 I I '
- • ıh,
ı,ı,fûflhui'>nwu*.
ı„ <v
IE»,JJ 11 il<J I ' >,
.
- - ıllRl-Jp -4 MLKI
- J'^IHiWIWI
,»._
R. 65-A
-
Orientalisches A r c h i v - C . G u r l i t t
"t •
R. 64
R.
R . 61
66
LJ
11
m
«tâ
R. 68
Orientalisches A r c h i v - K . K l i n g h a r d t
s-
R. 70
T»
R. 71
TP 1
4
A
->w
J
R. 75
Die T ü r k i s c h e A r c h i v - K .
Klinghardt
--if-..
TA
•m
R. 7 7 - A
00
DC
R. 76
C3
oo
i l
R. 77-B
82
Die Türkische Bâfler - K . Klinghardt
••J»V
R. 88
Foto Dr. S ü h e y l
R. 89
Foto Dr. S ü h e y l
m
3
R. 83
Die T ü r k i s c h e B â d e r - K .
- a
R. 8 5 - A
Klinghardt
R. 84
4fi
R. 87
mm
•'t:
• aiS • 3!.»,*
Pi
R. 90
*v : • -*
Download

View/Open