MU(AMMED FERİD VECDİ NİN TEFSİR ANLAY)Ş) VE
YAŞAD)Ğ) DÖNEM AÇ)S)NDAN TEFSİRİNİN
DEĞERLENDİRİLMESİ
Dr. Sema Geyin
E-mail: [email protected]
Citation/©: Geyin, S., (2013). Muhammed Ferid Vecdi nin Tefsir
Anlayışı ve Yaşadığı Dönem Açısından Tefsirinin Değerlendirilmesi. Journal of Intercultural and Religious Studies. (4). 119-149.
Abstract
It is always stated in the studies about interpretation of Qur an that
glossators reflects the traces of their age. This study is written with the
aim of tracing the periodical impacts on Quran interpretation of
Muhammed Ferid Vecdi, who is known as one of the most significant
glossators of the recent epoch. Even though )slamic world s coming
across with the Western Civilizations dates back to the War of Mu te, it is
said that the most shocking war between these civilizations was the one
in the 18th century. Thus, like the other interpretations in this period,
Vecdi s interpretation was also badly affected by these shocks.
Mentioning about modern sciences, adducing proofs from the studies of
spiritualists of this period in order to interpret some of the verses of
Quran and while fighting against materialistic ideology, reflecting effects
of this ideology in his interpretation are some of the vital indications of
how he was affected by these shocks.
Keywords: Muhammed Ferid Vecdi, Qur an, )nterpretation, glossator.
Journal of Intercultural and Religious Studies
Giriş
Kur'an-ı Kerim kendi “zerinde d“ş“n“lmesini isteyen bir kitaptır. Sa d
/
Nazil olduğu ilk g“nlerden itibaren M“sl“manlar bu emre uyma
çabası içinde olmuşlardır. Bunun bir sonucu olarak geniş bir tefsir
k“lliyatı oluşmuştur. Tefsirler dönemlerindeki sosyal, siyasal, k“lt“rel
tartışmaları da muhtevi olmaları bakımından önemli veriler sunarlar. .
y“zyıl başları İslam d“nyası için olduğu gibi Muhammed Ferid Vecdi nin
yaşadığı Mısır için de önemli sosyal, siyasal ve k“lt“rel değişimlerin
yaşandığı son derece çalkantılı bir dönem oldu. O, pozitivizmin adeta bir
din gibi algılandığı, modernizmin kutsandığı, Batı medeniyetinin
etkilerinin hemen her alanda kendini gösterdiği bir vasatta yaşamıştır.
(Anay, 2001: 14-15). Bu çalışmada son dönemin önemli tefsircilerinden
kabul edilen Muhammed Ferid Vecdi nin tefsiri yaşadığı dönem
açısından ele alınacaktır. Değerlendirme Vecdi nin yaşadığı
.asır
“zerinden değil Mısır özelinde yapılacaktır.
Ferid Vecdi, içtimai tefsir ekol“n“n kurucularından olan Muhammed
Abduh la aynı dönemde yaşamıştır. Vecdi, Abduh ekolünden kabul
edilmekte ise de her konuda ona tabi olduğu söylenemez. Bu
etkilenmenin boyutlarını görebilmek için Vecdi nin tefsiri kısmen
Abduh un tefsiriyle mukayese edilecektir.
Çalışmamızda temel kaynağımız elbette Vecdi nin tefsiri olmuştur. Ancak
o, tefsirini kısa tutmak gayesiyle olsa gerek tefsir gör“şlerine, tefsirle
ilgili tartışmalara hatta bazı tartışmalı ayetlerin açıklamalarına dahi
tefsirinde girmemiştir. Bunlara kısmen tefsirinin öncesinde kaleme aldığı
mukaddimede ve başka eserlerinde değinmiştir. Özellikle Dâiratu
Me ârifi l-Karni l- İşrin adlı meşhur ansiklopedisinde tefsirle ilgili bazı
kavramların açıklamalarını yapmıştır. Vecdi nin eserleri dışında yaşadığı
dönemi anlayabilmek amacıyla ilgili eserlere m“racaat edilmiştir. Yine
son dönemlerde değişen Kur'an ve tefsir algısıyla ilgili yazılan eserler de
başvurduğumuz kaynaklar arasındadır.
Vecdi nin tefsiri hakkında yapılmış çok fazla çalışma yoktur. Ülkemizde,
(. Mehmet Soysaldı, M. Ferid Vecdi ve el-Mushafu l-M“fesser İsimli
120
Geyin, Muhammed Ferid Vecdi nin Tefsir Anlayışı ve Yaşadığı Dönem Açısından
Tefsirinin Değerlendirilmesi
Eserinin Tahlili, adıyla bir y“ksek lisans çalışması yapmıştır Soysaldı,
1990). Yine aynı m“ellif, M. Ferid Vecdi, Tefsiri ve Tefsirdeki Metodu,
adıyla bir makale yayınlamıştır Soysaldı,
: -30). Ayrıca Şahin
G“ven tarafından Muhammed Ferid Vecdi ve el-Mushafu l-M“fesser İsimli
Tefsiri isimli bir makale kaleme alınmıştır (Güven, 2010: 137-152).
Bunların yanında tarafımızdan
yılında Son Devir M“fessirlerinden
Muhammed Ferid Vecdi nin Tefsir Gör“şleri adıyla bir doktora çalışması
yapılmıştır.
yılında bu çalışma aynı adla basılmıştır (Geyin, 2013).
Bunların dışında “lkemizde veya yabancı kaynaklarda Vecdi nin
tefsiriyle ilgili m“stakil bir çalışmaya rastlanmamıştır.1
MU(AMMED FERİD VECDİ NİN (AYAT) VE İLMİ KİŞİLİĞİ
M. Ferid Vecdi, 19. y“zyılın son çeyreğinde d“nyaya geldi. Doğum tarihi
tam olarak bilinmemekle birlikte 1878 veya 1875 tarihleri genel kabul
görmektedir..2
T“rk kökenli bir ailenin çocuğu olarak İskenderiyye de doğmuştur .
Babası, Mustafa Vecdi, dedesi ise Ali Reşad dır (el-Haciri, 1970: 24).
Ahmed isminde bir kardeşinin olduğu söylenir el-Hâciri, 1970: 97).
Yaşamının ilk yıllarını doğduğu yerde geçirmiştir.
yılının mayıs
ayında
İngiliz-Fransız
donanmasının
İskenderiye
limanına
demirlemesiyle başlayan olaylar İskenderiye şehrinden bir göç
1 Ancak Muhammed (“seyin kitabında
yılında Princeton Üniversitesinde (. A. R.
Gibb in yönetiminde Wilfred C. Smith tarafından hazırlanan bir doktora tezinden
bahsetmektedir. Tezin ismi: Mecelletu l-Ezher: Arz ve Nakd-The Azher Journal: Survey
and Ciritique. Çalışmada Ezher dergisinin iki yazı işleri m“d“r“ olan Muhammed (ıdır
Hüseyin ve Muhammed Ferid Vecdi nin yönetimleri karşılaştırılmış. (“seyin e göre
çalışmanın asıl amacı taklidi temsil eden Muhammed (ıdır ile b“y“k oranda Batılı
d“ş“nceye dayanan Muhammed Ferid i karşılaştırmaktır. (“seyin kitabının bir
böl“m“n“ bu çalışmaya ayırır. Bkz. (Hüseyin, 2004: 127-144).
2 Doğum tarihiyle ilgili tartışmaların detayları için bkz. el- Hâciri, 1970: 16-19). Bunun
yanında talebesi M“hendis Muhammed Tevfik Ahmed, özel bir sohbette doğum tarihinin
olduğunu kendisinden işittiğini söylemektedir. Bkz. (el-Cündi, 1974: 84). Kehhale
doğum tarihini
, Zirikli de
olarak vermiştir. Bkz. (Kehhale: 126). (Zirikli, 1997:
220-221).
121
Journal of Intercultural and Religious Studies
dalgasının yayılmasına sebep olmuştu. Bu olay ve İngilizlerin Mısır ı
işgali onun hayatında önemli izler bırakmıştır (el-Hâciri, 1970: 20).
Babasının işi sebebiyle yaklaşık
yaşlarındayken
de Kahire ye;
de Dimyat a;
da da S“veyş e taşınırlar el- Hâciri, 1970: 24–
. Burada yıl kadar kalan Ferid, son olarak
yılında Kahire ye
taşınır ve orada kalır el- Hâciri, 1970: 49).
Orta halli bir memur ve ilme son derece d“şk“n bir babanın oğlu olan
Ferid Vecdi nin eğitim s“reci aslında evlerinde oluşturulan ilmi
sohbetlerle başlar.. Babasının Fransızca, T“rkçe ve Arapça kitaplardan
oluşan zengin bir k“t“phanesi bulunmaktadır. Oğlundaki ilme yatkınlığı
fark eden babası onun da evlerinde yapılan bu ilmi sohbetlere
katılmasını isterdi (el- Hâciri, 1970: 22).
Ailesi ve okuduğu okullar hakkında çok fazla bilgi yoktur. (er ne kadar
(. Mehmet Soysaldı örg“n eğitimde okuduğuna dair bir bilgi
kaynaklarda mevcut değildir , diyorsa da Soysaldı,
:
(âciri,
kendisinin çocukluğunda gittiği “ç okulun ismini zikrettiğini aktarmıştır:
İsmail (akkı Efendi Okulu, (amza Kaptan Okulu ve Monsieur Valon
Okulu. İlkokula dört yaşındayken gittiğini kendisi aktarır. Orada yıl
kalmış ve ikinci okuluna geçmiştir. Orada okuma yazmayı
sağlamlaştırana kadar kalmıştır. Üç“nc“ okulundaki öğrenim hayatı ise
babası Mustafa nın Kahire ye taşınmasına kadar s“rm“şt“r. Bu sıralarda
Ferid yaklaşık
yaşlarındadır el- Hâciri, 1970: 19–20).
Bilindiği kadarıyla Ferid Vecdi nin resmi eğitim s“reci Dimyat a
taşınmalarıyla son bulmuştur. Ancak Ferid kendini eğitmeye t“m g“c“yle
devam etmiştir.3
Muhammed Ferid Vecdi, Dimyat taki g“nlerinin dini çalışmalara
yöneldiği ve entelekt“el hayatının başladığı dönem olduğunu ifade eder.
O,
yılının Ağustos ayında el-Hayât dergisinin ilk sayısını Reşid
3 Ğarib Cum a, bir makalesinde Vecdi nin iki yıl hukuk fak“ltesine gittiğini ancak
fak“ltenin kendisini tahsil etmek istediği ilimlerden alıkoyması “zerine yarım bıraktığını
kaydeder. Bkz. (Cum'a, 1456: 51).
122
Geyin, Muhammed Ferid Vecdi nin Tefsir Anlayışı ve Yaşadığı Dönem Açısından
Tefsirinin Değerlendirilmesi
Rıza nın da yardımlarıyla çıkardı. Dergi, Menar dergisinin matbaasında
basılıyordu el- Hâciri, 1970: 50–51).
Dergiyi çıkarma amacını ilk sayısında el-Hayât ın Amacı adlı yazıyla
açıklamıştır. Yazısında dönemindeki sosyal gelişmelerden, Doğu - Batı
etkileşiminden, Doğu halklarının Batı taklitçiliğinden ve bu taklitçiliğin
inanç alanında yol açtığı zafiyetlerden bahsettikten sonra amacını şöyle
ifade eder:
İlk amacımız İslam ın medeniyetin ruhu olduğunu en kuvvetli delillerde
açıklamak ve zihinlerde bir ş“phe bırakmamaktır. Ayrıca İslam ın
öğretilerini hissi felsefenin delilleri ile te yit etmektir. İkincisi din ile ilgili
Allah ın varlığının ispatı, ruh ve ahiret gibi konularda akla gelen sorulara
ikna edici delillerle cevap vermektir. Bu konularda çağın âlimlerinin
gör“şlerine dayanacağız. Böylece inancın temellerini zihinlere çağdaş
“sluplarla nakşedeceğiz… (el- Hâciri, 1970: 52-53) 4
el-Hayât dergisi her hicri ayın başında çıkıyordu. Bir yıl sonra hiçbir
açıklama yapılmadan derginin yayını durduruldu el- Hâciri, 1970: 56).
Vecdi aynı zamanda el-Livâ ve el-Müeyyed gazetelerinde çeşitli dini ve
sosyal konularda yazılar yazıyordu.
Vecdi,
yılında resmi bir görevle Kahire ye taşındı. Vakıflar
idaresinde kısa bir s“re çalıştı.
Kahire ye taşınmasının ardından bir s“redir ara verdiği el-Hayât
dergisini
yılında tekrar çıkarmaya başladı. Bu dönemde el-Hayât üç
yıl boyunca d“zenli olarak yayınlanmıştır. Ferid Vecdi, dörd“nc“ yıl
g“nl“k bir gazete çıkarmayı d“ş“nmeye başladı ve ed-Düstûr gazetesini
4 Bu ifadeler, Ferid Vecdi nin de çağının d“ş“n“rlerinden pek çoğu gibi Batılı zihniyete
karşı dururken Batı nın zihin yapısını kullandığını göstermektedir. Zira o, İslam ın
öğretilerini hissi felsefenin delilleri ile te yit etmek ten bahsetmektedir. İngilizce de
sensualizm olarak ifade edilen hissi felsefe, T“rkçe ye duyumculuk olarak tercüme
edilmektedir. Sensualizm şöyle tanımlanmaktadır:
-B“t“n bilgilerin yalnızca
duyumlardan geldiğini, duyu algılarına dayandığını ileri s“ren öğreti… - (Ruhbilimsel
açıdan B“t“n ruhsal olayları duyumlara geri göt“ren indirgeyen anlayış, - (Ahlak
Felsefesi açısından Yaşamın anlam ve ereğini duyu hazlarında bulan öğretiler... (Akarsu,
:
. Ferid Vecdi nin böyle bir felsefi anlayışı İslam ın öğretilerini teyit etmek için
kullanması nasıl bir kafa karışıklığı içinde olduğunu göstermesi açısından anlamlıdır.
123
Journal of Intercultural and Religious Studies
çıkardı. Bu sebeple dergiye uzunca bir s“re ara verdi. Ancak gazetesini
durduran Vecdi, dergiye tekrar geri döndü (el- Hâciri, 1970: 106-111).
Vecdi nin gazeteciliğe başlaması ve siyasete yakınlaşması Mustafa Kamil
ile tanışmasıyla başlamıştır. Mustafa Kamil onun “zerinde derin izler
bırakmış ve kendini birdenbire milliyetçilerin safında bulmuştur. elHâciri, 1970: 157).
Ferid Vecdi Kahire ye taşınınca yazdığı konular da farklılaşmaya başladı.
S“veyş gibi sakin bir ortamda daha çok dini, felsefi ve sosyal konularda
yazıyordu. Kahire de değişik ortamlarda bulunan Vecdi yazılarını daha
çok toplumsal sorunlar “zerine yoğunlaştırmaya başladı. Bunlardan ilki,
Abduh un da etkisiyle el- Hâciri, 1970: 127). Ezher Üniversitesi ve onun
eğitim programı oldu el- Hâciri, 1970: 114).
Vecdi, hayatının son dönemlerinde Ezher Dergisi nin başına geçirilmiştir.
Başarılı yöneticiliğiyle derginin seviyesini y“kseltmiştir. Orada nitelikli
yazılar yazan Vecdi nin şöhreti daha da artmıştı (Beyyumi, 1995: 97).
Vecdi, edebiyat, bilim, fıkıh, tarih, hukuk ve Kur'an gibi pek çok alanda
okumalar yapmış, asrının meseleleri, materyalist felsefeye meydan
okuma, insanları imana ve dine davet etme ve benzeri pek çok alanda
yazmıştır. O, modern Arap İslam k“lt“r“n“ oluşturmak için eski ve yeni,
doğulu ve Batılı k“lt“rleri döneminin insanlarına sunmuştur. Bu konuda
Dâiretu Me ârifi l-Karni r-Râbi Aşera ve l- İşrin adlı eseri önemlidir (elCündi, 1974: 4). Vecdi nin yeni bir k“lt“r oluşturma çabası içinde olduğu
anlaşılmaktadır. Modern Arap d“ş“ncesinin temel değer ve
mefhumlarına dayanan bir bakış açısıyla eski ve yeni k“lt“rlerin
birleştirilmesi gerektiğini savunmuştur el-Cündi, 1974: 6).
Ferid Vecdi, çağının dertlerine karşı kayıtsız kalamamıştır. (atta
d“ş“nce hayatının, yaşadığı dönemde M“sl“manların karşılaştığı
sorunların etkisiyle şekillendiği söylenebilir. Sadece kitaplarının
isimlerine bakarak bile bunu anlamak m“mk“nd“r. el- Medeniyyetu
ve l-İslam , el-İslamu fi- Asri l- İlm , el-İslamu Dinu l-(idayeti ve l)slah , onun kitaplarından sadece birkaçıdır. Aslında yine kitaplarının
isimlerinden yola çıkarak onun da bazı çağdaşları gibi Batıya hayranlık
124
Geyin, Muhammed Ferid Vecdi nin Tefsir Anlayışı ve Yaşadığı Dönem Açısından
Tefsirinin Değerlendirilmesi
hisleriyle yazdığı sonucuna varılabilirse de bu yanlış bir d“ş“nce
olacaktır. Zira o, Tatbiku t-diyaneti l-İslâmiyyeti alâ nevâmisi lmedeniyye isimli kitabında İslam öğretisinin modern bilimler
karşısındaki durumunu açıklar. Bunu Avrupalılar ve onlardan etkilenen
M“sl“manlar için yapar. Kitabının başında da aslında İslamiyet in
bunlara ihtiyacı olmadığını vurgulayarak şöyle söyler:
(ayır, İslam b“t“n bunlardan çok daha y“ce ve uludur. Benim amacım
Avrupalıların ulaştığı b“t“n bu modern kanunların İslam ın kanunları
yanında g“neşin ışıklarından biri ya da denizin damlalarından biri
olduğunu kanıtlamaktır el- Hâciri, 1970: 44).
Yine kitaplarının isimlerinden yola çıkarak çağındaki problemlerin neler
olduğu ile ilgili fikir edinmek de m“mk“nd“r. Ele aldığı konuların ana
eksenini İslam a yöneltilen saldırılar ve imâni konularda insanların
bilinçlendirilmesi oluşturmaktadır.
Döneminin d“ş“n“rlerinin pek çoğu gibi Vecdi de C. Afgani v.
ve
M. Abduh v.
ekol“nden kabul edilmektedir. Genel bir yargı olarak
bu doğru kabul edilebilirse de onun b“t“n ilmi birikiminin M. Abduh un
gör“şleri etrafında şekillendiğini söylemek doğru olmayacaktır. Vecdi, M.
Abduh dışında Abd“laziz Caviş gibi dönemin yenilikçi isimlerinden
etkilenmiştir denilebilir (Üveys, 1397: 460).
Tahsil hayatı uzun s“rmediğinden Vecdi kelimenin tam anlamıyla kendi
kendini yetiştirmiş bir şahsiyettir. Dolayısıyla onun zihin d“nyasını asıl
şekillendiren, ilmi bir merakla okuduğu kitaplar olmuştur. Vecdi, çok
yönl“ okumalar yapardı. Bunun için de d“ş“nceleri hem Gazali, Farabi,
İbn Sina gibi İslam âlimlerinden hem de Batılı bilim adamlarının
eserlerinden beslenmiştir (Üveys, 13: 460-461).
M. FERİD VECDİ NİN ESERLERİ
İlme olan d“şk“nl“ğ“yle tanınan Vecdi son derece “retken bir yazardır.
Buraya aldığımız eserlerinin yanında farklı gazete ve dergilerde
125
Journal of Intercultural and Religious Studies
yayınladığı ve kitap haline getirmediği pek çok makalesi de
bulunmaktadır (Üveys, 1397: 476-477)
Vecdi nin asıl meşhur olduğu alan Kelam olmakla beraber o, tefsir ve
felsefe alanlarında da eserler vermiştir. Eserlerininin çoğu yaşadığı
dönemdeki M“sl“manlara yapılan saldırılara cevap niteliğindedir. İlgi
alanı son derece geniş olan m“ellif on ciltlik bir ansiklopedinin de
sahibidir.
Vecdi nin kaynaklarda yer alan eserleri iki başlık altında incelenebilir.
. Tefsirle İlgili Eserleri
a. Safvetü l- irfân fî tefsîri l-Kur ân
Eserle ilgili detaylı bilgi sonraki böl“mde verilecektir.
b. el-Edilletü l- ilmiyyetu alâ cevâzi tercemeti l-Kur'an
Vecdi nin yaşadığı dönemde Kur'an ın terc“me edilip edilemeyeceği
tartışılmakta idi. Vecdi de bu eserinde konuyla ilgili gör“şlerini ortaya
koymaktadır. O, meseleyi ilmi bir “slupla ele almış ve aksini savunanlara
karşı Kur'an ın terc“me edilebileceğini dahası edilmesi gerektiğini
savunmuştur. Kur'an ın terc“me edilmesinin faydalarını, bu terc“meleri
okuyan Batılı bilim adamlarının sözleriyle delillendirmiştir (er-Rumi,
1983: 411-441). (Üveys, 1397: 484).. Üveys in söylediğine göre bu kitap
tefsirin mukaddimesine dâhil edilmiştir (Üveys, 1397: 485).
Bunların dışında Abdu s-settar er- Râvi, Vecdi yle ilgili yazdığı bir
ansiklopedi maddesinde Vecdi nin (ukuku l-İrfan fi Tefsiri l-Kur'an
adlı bir eserinden bahseder. Ancak başka bir kaynakta bu isimde bir
eserine rastlanmamıştır (er-Ravi, 2000: 509).
126
Geyin, Muhammed Ferid Vecdi nin Tefsir Anlayışı ve Yaşadığı Dönem Açısından
Tefsirinin Değerlendirilmesi
2. Diğer Sahâlârdaki Eserleri
a. el-Medeniyye ve l-İslâm:
İlk baskısı
yılında yapılan bu kitap
sayfadır. Kitap, medeniyet
ve İslam hakkında belli başlı konulara yer vermiştir Vecdi,
: –
158).
b. Tatbîku d-diyâneti l-İslâmiyye alâ nevâmisi l-medeniyye
de telif ettiği bu kitapta el- (âciri,
:
. Vecdi amacının,
İslam ı modern ilmin karşı çıkamayacağı, çağın âlimlerinin inkâr
edemeyeceği ve modern bilim öğrencilerinin bir eksiklik bulamayacağı
şekilde ortaya koymak olduğunu ifade etmektedir. Ona göre bunu
yapmak için İslam ı ilk asrına dönd“rmek ve ona sokulan şeylerden
temizlemek yeterlidir. Bunu yaparken o, Abduh un yöntemini
uygulamıştır el- Hâciri, 1970: 43).
Kitabın
yılında ikinci baskısı,
da da “ç“nc“ baskısı yapılır.
T“rkçenin yanında Farsçaya, Urducaya ve Tatarcaya çevrilir. Bir çevirisi
de Sırat-ı M“stakim-i Osmaniyye dergisinde yayınlanmıştır el- Hâciri,
1970: 48).
c. el-Felsefetü l-hakka fî bedâi l-ekvân
Ferid Vecdi bu kitabı
yaşında iken yazmıştır ve
sayfadan
oluşmaktadır. Kitabı önce Fransızca yazmış daha sonra Arapça ya
çevirmiştir. Eser, (alil Nimetullah tarafından Felsefe-i (akka adıyla
Osmanlı T“rkçesine terc“me edilmiş ve Sırât-ı M“stakîm dergisinde
yayınlanmıştır.
d. el-Hadîkatü l-fikriyye fî isbâti vucûdillâhi bi l-berâhîni t-tabîiyye
yılında basılan eser Mehmet Akif Ersoy tarafından (adîka-i
Fikriyye adıyla terc“me edilerek Sırât-ı M“stakîm dergisinde yayınlanır.
Sırat-ı M“stakim, C. ))
e. el-Mer etü l-müslime reddu alâ kitâbi l-cedîde
Ferid Vecdi nin,
yılında Kasım Emin in el-Mer et“ l-Cedîde isimli
kitabına yazdığı reddiyedir.
127
Journal of Intercultural and Religious Studies
Vecdi, kitabında erkek ve kadının yaratılışlarındaki farklılıklara
değinerek her iki cinsin de birbirlerini tamamlayacaklarını ifade etmiştir.
Sözleri çarpıtılan Vecdi bazı kesimlerce kadını dışladığı, onun
köleleştirilmesi yön“nde çağrılar yaptığı, eğitimine ve kültürel birikimler
edinmesine karşı çıktığı iddialarıyla açıkça eleştirilmiştir (Beyyumi,
1995: 99-100).
Eser, M. Akif Ersoy tarafından terc“me edilerek M“sl“man Kadını
adıyla Sırât-ı M“stakîm dergisinde neşredilmiştir. Sırat-ı M“stakim, C. ) .
Daha sonra Mahmut Çamdibi tarafından sadeleştirilerek
yılında
aynı adla tekrar basılmıştır.
f. el-İslâmu fi- asri l- ilm
Ferid Vecdi, M“sl“man Kadını isimli kitabına yazdığı ekte İslam
medeniyeti ve onunla ilgili konular, insanın yaratılış amacı, “stün
medeniyet ve ona ulaşma, medeniyet çeşitleri gibi konulara değinmiştir.
Daha sonra bu konularla ilgili bir kitap yazmaya karar verir. Vecdi nin
gibi Batılıların
kitabı yazma sebeplerinden biri de Ernest Renan v.
kitaplarında ruh, din ve İslam hakkında ileri s“rd“kleri itham ve
ş“phelere cevap vermektir (el-Cündi, 1974: 22).
Çalışma tamamlandığında iki ciltlik ve
çıkar. Vecdi, bu kitabı yazdığında hen“z
478).
g. Kenzu l- ulûm ve l-luga
sayfalık bir kitap ortaya
yaşındaydı (Üveys, 1397:
Basım tarihinden anladığımız kadarıyla kitabı Kahire ye yerleştikten
sonra
yılında yazmaya başlamış,
yılında bitirmiştir. Bu kitap,
yıl sonra çıkaracağı
. Y“zyıl ansiklopedisinin temelini teşkil
etmektedir (el- Hâciri, 1970: 140–143).
h. Vecdiyyât
Bu kitap Vecdi nin kısa hikâyeler şeklinde yazdığı d“z yazılardan oluşur.
Kitaba önce el-Fennu l- cedîd ismiyle başlar. Sonradan adını Vecdiyyât
olarak değiştirir. Kitabını (arîrî ve (emezânî nin makamat tarzı
eserlerinin “slubuyla kaleme almıştır (el-Cündi, 1974: 24).
128
Geyin, Muhammed Ferid Vecdi nin Tefsir Anlayışı ve Yaşadığı Dönem Açısından
Tefsirinin Değerlendirilmesi
ı. Mecmu atu resâili l-felsefiyyeti
Bu eser, bazı felsefi konularda yazılmış risalelerin toplandığı bir kitaptır.
yılında basılmıştır.
i. Dâiretu me ârifi l-karni l- işrîn
Bu, Vecdi nin yazmış olduğu en b“y“k ve değerli eserlerin başında gelir
(Zirikli, 1997: 220; Jansen,
b:
. Arap vatanında ortaya çıkan ilk
Arapça ansiklopedi olduğu söylenir (er-Ravi, 2000: 509). 10 cilttir. Her
cilt
sayfadan oluşur. Vecdi bu eserine
yılında başlamış
de
tamamlamış ve ilk baskısını da Dâiretu Me ârif isimli kendi matbaasında
yapmıştır.
yılında bazı ilavelerle yine
cilt olarak ikinci baskısını
yapmıştır. Eser, alfabetik sıraya göre yazılmıştır.
j. Kitâbu l-mu allimîn
Bu eser, Mısır Milli Eğitim Bakanlığının çıkardığı Eğitim Metodları
isimli kitabın ayrıntılı bir şerhi mahiyetindedir.
sayfa olan eserin ilk
baskısı
yılında Mısır da Dâiretu Me ârif matbaasında yapılmıştır.
k. Alâ itlâli l-mezhebi l-maddî
İlk olarak Mısır da Dâiretu Me ârif matbaasında
yılında basılan bu
eserde m“ellif maddeciliğe reddiye yazarak maddecilerin metotlarını
ç“r“tmeye çalışmıştır. Er-Ravi, Vecdi nin bu eserinde ruhçuluk
mezhebinin
(el-mezhebu r-rûhiyyu)
propagandasını
yaptığını
söylemektedir (er-Ravi, 2000: 509).
l. Düstûru t-tegazzî
Vecdi, bu eserinde vejetaryenlikle ilgili gör“şlerini ve bu husustaki
metodunu ortaya koymuştur. Ayrıca et yemeklerinin zararlarını da
açıklamış ve tıp bilim adamlarının yemek çeşitleri ve besin değerleri
hakkında yazdıkları birçok makaleyi aktarmıştır. Ferid Vecdi nin konuyla
ilgili gör“şlerinden Muhammed Tevfik Ahmed gibi pek çok talebesi de
etkilenmiştir. Bunların dışında Vecdi eserinde zihni işlerle uğraşanlar
için özel bir beslenme metodu da açıklamıştır. Kitap ilk olarak
yılında Mısır da basılmıştır.
129
Journal of Intercultural and Religious Studies
m. Nakdu kitâbi ş-şi ri l-câhilî
Taha (“seyin in fiş-şi ri l-câhilî isimli kitabına5 reddiye olarak kaleme
alınan eser
yılında Dâiretu Me ârif matbaasında
sayfa olarak
basılmıştır. Beyyumi, Vecdi yi bu kitabıyla söz konusu tartışmada edebi
mirası en g“zel şekilde savunduğu için övmektedir (Beyyumi, 1995: 99).
n. el-İslâmu dînu l-hidâyeti ve l-ıslâh
Vecdi, Amerika Üniversitesinde Mesâ ilu fi l ilm adıyla yayınlanan
İslam a, Kur'an a ve (z. Peygamber e saldıran ve ş“pheler ortaya atan bir
kitaba el-Cihad isimli bir gazetede yazdığı makalelerle cevap vermiştir.
Daha sonra onları ilk olarak el-İslâmu dînun ammun hâlidun adıyla
sayfalık bir kitapta topladı. İlk baskısı
yılında6 Dâiretu Me ârif
matbaasında yapılmıştır.
yılında da Dâru l-(ilâl matbaasında Tahir
et-Tanahi tarafından el-İslâmu dînu l-hidâyeti ve l-ıslah adıyla
muhtevasında ve böl“mlenmesinde ciddi değişiklikler yapılarak
neşredilmiştir.
sayfadan oluşan kitap mukaddime ve altı böl“mden
oluşmaktadır. Tanahi nin kitaba eklediği böl“mler Vecdi nin
M“himmet“ d-dini l-İslamiyyi fi l-âlem başlığıyla Ezher Dergisinde
neşrettiği bir kısım makalelerdir (Üveys, 1397: 480).
o. El-İslâmu ve r-reddu alâ müntekidiyye
Kitap, F. Vecdi, M. Abduh ve M. R. Rıza nın v.
İslam a eleştiriler
yöneltenlere verdiği cevaplardan oluşmaktadır (Üveys, 1397: 485).
ö. Şerhu li-menâhici l-medârisi l-ilzâmiyye
Yaklaşık iki y“z sayfaya ulaşan ve pek çok böl“mden oluşan bir kitaptır.
Kitapta eğitim metotları ele alınmış ve öğretmenler için açıklanmıştır
(Üveys, 1397: 485).
5 Söz konusu kitap Cahiliye Şiiri Üzerine adıyla Şaban Karataş ın çevirisiyle Ankara
Okulu Yayınları arasından çıkmıştır. Kitap Ankara da
yılında basılmıştır.
6 Üveys, kitabın ilk baskısının
yılında yapıldığını yazmaktadır. Bk. (Üveys, 1397, s.
479)
130
Geyin, Muhammed Ferid Vecdi nin Tefsir Anlayışı ve Yaşadığı Dönem Açısından
Tefsirinin Değerlendirilmesi
p. Sefîr“ l-İslâm ilâ sâiri l-akvâm
Uluslar arası bir kongrede İslam ı tanıtmak amacıyla yazdığı bir tebliğdir.
(“sn“ Efendizade Cemal tarafından terc“me edilerek Sırât-ı M“stakîm
dergisinin birinci cildinde yayınlanmıştır.
3. Makaleleri
Bizzat M. Ferid Vecdi nin çıkardığı el-Hayât ve el-Vecdiyyât dergilerinde
ve ed-Düstûr adlı haftalık gazetelerde çıkan makalelerinin yanında
Mecellet“ l-Ezher, el-Ehram, el-Hilal, el-Ma rife, er-Risâle ve el-Berîd“ lİslâmî gibi farklı dergi ve gazetelerde de çeşitli makaleleri yayınlanmıştır.
M. FERİD VECDİ NİN TEFSİRİ
Ferid Vecdi,
yılı sonları
yılı başlarında el-İslâmu fi- asri lilm , kitabının çalışmasının yanında Safvet“ l- irfân fî tefsiri l-Kur an,
isimli yeni bir çalışmaya başlamıştı. Bunu da el-İslâmu fi- asri l- ilm ,
kitabı gibi aylık olarak yayınlıyordu. Çalışmayı bitirdiğinde uzunca bir
mukaddime şeklinde
sayfa olarak bastırdı. Daha sonra el-Mushafu lM“fesser adını alan tefsiri de mushafa hamiş şeklinde basıldı el- Hâciri,
1970: 88).
Vecdi mukaddimeyi tefsirinden ayrı olarak da bastırmış olduğu için
mukaddimeyi ayrı bir başlık altında incelemek uygun olacaktır.
1. Tefsirin Mukaddimesi
M“ellif tefsiri için yaklaşık
sayfalık uzunca bir mukaddime kaleme
almıştır. Muhtevasına baktığımızda okuyucu için temel bir altyapı
hazırladığı dikkat çekmektedir. Vecdi yine mukaddimede bunun sebebini
okuyucuyu başka kaynaklara gitmeye muhtaç bırakmamak, olarak
açıklamaktadır. Zira daha sonra da ifade edileceği gibi, onun tefsir
yazmasının asıl sebebi insanları kelam-ı ilahi ile buluşturmak ve diğer
131
Journal of Intercultural and Religious Studies
tefsir kitaplarının insanlarla Kur'an arasına koyduğu engeli kaldırmaktır
(Vecdi, 1903: 10).
Aynı amaca matuf olarak Vecdi, diğer tefsir kitaplarında olmayıp kendi
tefsirinde olan yedi özellikten bahseder. Bunlar;
1. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi mukaddimede var olan Kur'an
hakkındaki zengin muhteva,
2. Kur'an lafızlarının anlamlarının ilave bir açıklamaya ihtiyaç
olmaksızın ortaya konması,
3. N“zul sebeplerine işaret edilmesi,
4. Nasih ayetlere ve nesih sebebine işaret edilmesi,
5. Ayetlerde geçen ve her m“sl“manın mutlaka bilmesi gereken fıkıh
bilgilerinin bir cetvelinin olması,
6. Araştırmak isteyenlerin kolaylıkla istifade edebileceği ayetlerin
konularına göre gösterildiği bir fihrist,
7. Kıraat ihtilaflarının nakledilmesi.
Vecdi, bu özelliklerin Kur'an ı anlamayı kolaylaştırdığını ve diğer tefsir
kitaplarında olmadığını iddia etmektedir Vecdi,
:
. Ancak
elimizdeki nüshada söz konusu cetveller ve fihristler bulunmamaktadır.
Mukaddimeye Kur'an ın nazil olduğu toplumun bir tasvirini yaparak
başlayan Vecdi, o toplumun Kur'an gelmeden önceki durumu ile
geldikten sonraki durumunu karşılaştırmış, Kur'an ın İslam “mmeti için
ne anlama geldiğini, nasıl bir etki bıraktığını, önemini anlatmıştır.
Döneminde İslam “mmetinde gör“len gerileme ve çök“ş“n en önemli
sebebini Kur'an dan uzak olmaya bağlamış ve bu şekilde de kendi Kur'an
algısını yaklaşık on bir sayfada ortaya koymuştur Vecdi,
: – . İki
sayfa kadar da mukaddimenin tertibi hakkında bilgi vermiştir.
Mukaddimenin asıl muhtevası bundan sonra başlamaktadır. Ana
başlıklarıyla muhteva hakkında bilgi vermek gerekirse şu şekilde
sıralanabilir:
Din Felsefesinin Özeti- Din Nedir?, İnsan ve İman, İnsan İlahi Yaratmanın
Tamamlanmasıdır, Asırlar Boyunca İman- İlk Devir Fıtrat Devri , İkinci
Devir Felsefe Devri , Üç“nc“ Devir İlim Devri , İnsanın Fıtrat Dinine
132
Geyin, Muhammed Ferid Vecdi nin Tefsir Anlayışı ve Yaşadığı Dönem Açısından
Tefsirinin Değerlendirilmesi
Dön“ş“, İslam Fıtrat Dinidir, Akaidin Geçirdiği Evrelere Bir Bakış, İslam
Nedir? İlave Açıklama , Evsat Cahillerle Âlimler Arasında Kalan Kesim
ve Din, Âlimler ve Din, Tevhid ve Tenzih Akidesinin Müslümana
Kazandırdığı Edep, Adı Geçen Ş“phelerin Açıklaması, Kâinatın ve İnsanın
Yasası, Bu Akide Karşısında İnsanlar, Ruhani Âleme İnanan Kişinin
Durumu, İnanan Kişinin Varlıktaki Etkisi, Ruhani Âleme İnanmayan
Kişinin Durumu, Bu Kişinin (ayattaki Etkisi, Verasetle Ebeveyninden
Görerek İnanan Kişi, Fezail ve Rezail, Bu İki Esasın Tabiatını Beyan,
İslam Medeniyeti ve Modern Medeniyet, Asıl Maksada Dönmek, Nebi
as ın Bi setinden Önce Âlem Nasıldı? Makâsıdu l-Kur'an, Kur'anî
Üslupla İlgili (akikatleri Nasıl Araştırırız? Kur'an Nazarında İlah
Meselesi, Kur'an Nazarında Peygamberler, Peygamber İnancı, İslam,
Kur'an Nazarında Dinler, Kur'an Nazarında İnsanlar, Kur'an Nazarında
Müsl“manlar, Kur'an Nazarında Kâfirler, Kur'an Nazarında İnsanlar,
Kur'an Nazarında Varlık, Kur'an Nazarında D“nya, Kur'an Nazarında
İlerleme, Kur'an Nazarında Şeriat, Kur'an Nazarında (“k“met, Kur'an
Nazarında Cihat, Kur'an Nazarında İbadetler, Kur'an Nazarında
Mucizeler, Kur'an da Nasih Ve Mensuh, Velayet ve Keramet, Şefaat Ve
Tevess“l, Kur'an Nazarında Kaza ve Kader, Uhrevi M“kâfat ve Ceza ve
Kur'an ın Cem i.
Vecdi, tefsirciliğinin yanında kelami konulara vukufuyle de öne çıkan bir
ilim adamıdır. Yaşadığı dönem göz ön“ne alındığında bunun sebebini
anlamak zor olmamaktadır. O dönemde genel olarak dine özelde de
İslam a yapılan saldırılar Vecdi yi dinin gerekliliği özellikle de İslam ın
fıtriliği ve b“y“kl“ğ“ “zerinde yazmak zorunda bırakmış olmalıdır.
Mukaddimeye din felsefesi konularıyla başlamış olması ve devamındaki
konular Vecdi nin bu saldırılardan ne kadar rahatsız olduğunun açık
göstergesidir. Bu durum aynı zamanda m“fessirin, dönemindeki pek çok
ilim adamında olduğu gibi, nasıl bir savunma psikolojisi içinde ve
saldırılara karşı gardını almış olarak durduğunu da göstermektedir.
Vecdi mukaddimede özellikle yabancı ilim adamlarının sözlerinden
fazlasıyla istişhadda bulunmuştur. Bu duruma muhtemel bir itiraza da
cevap vermiştir. Bunun sebebinin onları övmek veya dini konularda
133
Journal of Intercultural and Religious Studies
onlardan bilgi almak olmadığını bilakis amacının söz“n“ daha g“çl“ ve
sağlam bir şekilde delillendirmek olduğunu ifade etmiştir. O, d“şmandan
getirilen delilin kendi gör“ş“nde olan birinden getirilmesinden daha
inandırıcı olduğu ön kabul“yle hareket etmektedir. Bu davranışına da
selefin tefsirlerde ve siyer kitaplarında m“steşriklerin ve başka inanç
sahiplerinin sözleriyle istişhad etmesini dayanak yapar Vecdi,
: .
Elbette Vecdi, sadece yabancı ilim adamlarından değil, Suyuti, İbn
Teymiyye, Ebu l Beka gibi selef âlimlerinden de nakillerde bulunmuştur
(Vecdi, 1903: 10, 69).
Vecdi, Mukaddimeyi yazarken sorulması muhtemel soruları sormuş veya
konuyla ilgili yapılan ya da yapılabilecek itirazları dillendirmiş ve
cevaplarını da vermiştir Vecdi,
:
.
. M. Ferid Vecdi nin Safvetü'l- irfan fî tefsîri'l-Kur'ân Adlı Tefsiri
Eserin ilk baskısı Safvet“'l- irfan fî tefsîri'l-Kur'ânadıyla Kahire de
Matabi“'ş-Şaab da
yılında yapıldı.7 Daha sonra eserin muhtelif
baskıları yapılmıştır. Çalışmada kullanılan n“sha .baskı olup Kahire de
Mektebetü'l-Kahire matbaasında
yılında basılmıştır.
sayfadır.
Tefsir büyük boy ve tek cilttir.
Muhammed Ferid Vecdi, eserini yazma amacını mukaddimede uzunca
anlatmaktadır. Mukaddimenin başlarında “mmetin şu andaki
durumundan ve Kur'an a yaklaşımından bahseden Vecdi, bu “mmetin en
b“y“k ihtiyacının Kur'an ı anlamak olduğunu, dönemindeki köt“
durumun da Kur'an dan uzaklaşmaktan kaynaklandığını söylemektedir.
Müellif tefsirini tam da bunun için yazmak istediğini belirtir. Ancak o,
tefsiri yeni şeyler söylemek için değil, ilahi manayı dönemin Arapçasının
kalıplarına dökmek için yazmıştır. Bu şekilde modern dönem insanı onu
daha iyi anlayabilecektir. Selef-i Sâlihîn Kur'an ın anlam zevkine ermiş
oldukları için onların söylediklerinin “st“ne bir şey söylemeye ihtiyaç
7 Enver el el-C“ndi ilk baskının
1974, s. 27). Ancak İSAM da eserin
yılında olduğunu ifade etmektedir. Bkz. (el-Cündi,
baskılı bir n“shası bulunmaktadır.
134
Geyin, Muhammed Ferid Vecdi nin Tefsir Anlayışı ve Yaşadığı Dönem Açısından
Tefsirinin Değerlendirilmesi
yoktur. Böyle d“ş“nen Vecdi, daha önce söylenenlere ilave yapmadan,
kendi gör“şlerini işin içine katmadan sadece ilahi manayı herkesin
anlayabileceği bir seviyeye indirgemek gayesiyle tefsirini kaleme almıştır
(Vecdi, 1903: 10).
Ferid Vecdi, ayetleri tefsir ederken iki aşamalı bir metod izler. Önce
tefsiru l-elfaz yan başlığıyla lafızların tahlilini yapar. Burada gerekli
görd“ğ“ lafızların kelime anlamlarını verir, l“gavi açıklamalar yapar,
ravilerini, sıhhatini belirtmeden kıraat farklılıklarını vurgular. Bazen
farklı gör“şlere, birden fazla rivayete yer verse de derin tahliller, uzun
açıklamalar yapmaz. Bazen rivayetleri vermekle yetinir bazen kendi
gör“ş“n“ belirtir. Bu böl“mde Vecdi, açıklanmasını gerekli görd“ğ“ bir
kelimenin anlamını her geçtiği yerde verir. Bu, onun tefsirini diğer
tefsirlerden ayıran bir özelliktir. Zira genellikle tefsirlerde bir kelimenin
anlamı ilk geçtiği yerde verilir, her yerde değil. Böyle yapması
okuyucunun Kur'an ın anlamına n“fuz etmesini kolaylaştırdığı için onun
tefsiri yazma amacıyla bağlantılıdır (Güven, 2010: 149).
Vecdi nin tefsirindeki ikinci kısım tefsiru l-meani adını alır. M“fessir bu
böl“mde ilave etmeyi gerekli görd“ğ“ bir şey yoksa meal vermekle
yetinir. Bazı ayetlerde ayetler açıktır, izaha gerek yoktur gibi ifadelerle
açıklamayı kısa tutar Vecdi,
:
. Sebeb-i Nüzul rivayetlerine,
ayetten çıkarılması gerektiğini d“ş“nd“ğ“ derslere bu böl“mde yer
verir. Vecdi, bunların dışında ilave edilmesini gerekli görd“ğ“
açıklamaları da yine bu böl“mde yapmaktadır.
Vecdi tefsirinde farklı kıraat vecihlerine işaret etmeyi de ihmal
etmemiştir. Ancak o, kıraat imamlarının isimlerini zikretmemiştir. Eğer
farklı kıraat vecihleri anlamın değişmesine sebep oluyorsa onu belirtmiş
ve ayeti ona göre tefsir etmiştir.
M. Ferid Vecdi önceki ve kendi dönemindeki tefsirleri gereksiz
ayrıntılara girmiş olmaları ve dili kullanmada yeterince özenli
davranmamış olmaları konularında eleştirmiştir Vecdi,
: –10).
Vecdi, tefsirinde ayetlerin doğru anlaşılabilmesi için titiz davranmıştır.
Açıklamalarda parantez içi göndermelerle yanlış anlaşılmaların ön“ne
135
Journal of Intercultural and Religious Studies
geçmek istemiş olmalıdır. Mesela Maide sûresi
.ayetin8 mealini
verirken parantez içinde bu söz hristiyanların Salih olanlarına aittir. Bir
önceki sayfayı okuyun, açıklamasını yapmıştır. Vecdi,
:
Vecdi tefsirini her ne kadar özl“ yazmaya gayret etmişse de ilave
açıklamalara ihtiyaç hissettiğinde bunu da belirterek açıklamasını
yapmıştır. Enfal sûresi .ayetin önce diğer ayetler gibi mealini vermiş
ardından bu ayetin açıklanmaya ihtiyacı vardır diyerek açıklamaya
geçmiştir. Vecdi nin yaptığı açıklama şöyledir:
Bedir hadisesinde Kureyş, M“sl“manlarla savaşmak için bir araya
geldiğinde Rasulullah şöyle dua etti: Kureyş b“t“n gurur ve kibriyle geldi.
Allahım senden bana vaat ettiğini istiyorum. İki gurup bir araya gelince
eline çakıl taşları aldı, m“şriklerin y“z“ne y“z“n“z kurusun diyerek attı.
Bu, m“şriklerin yenilmelerine sebep oldu. Savaş bitince bazı m“ minler
ben öld“rd“m demeye başladılar. Bunun “zerine bu ayet nazil oldu. Ayet
aynı zamanda mahzuf bir şartın cevabıdır. Takdiri; onları öld“rmekle
öv“nmeyin, onları siz öld“rmediniz, Allah öld“rd“. Ve sen ey Muhammed
sas , attığın zaman da Sen atmadın Allah attı ( Vecdi, 1953: 236).
Vecdi, nesih olgusunu kabul etmekte, nesih meselesi “zerinden İslam a
saldıranları eleştirmektedir. Ona göre nesih bir t“r toplumsal değişime
uyum mekanizmasıdır. Tefsirinde nasih-mensuh ayetler konusunda
bilgilendirmelerde bulunan müfessir, neshi ahkâm ayetleri için geçerli
kabul etmektedir (Vecdi, 1953: 22).
Vecdi, m“teşabihatı yalnız Allah ın bilebileceğini savunan gurubun içinde
yer almış Vecdi,
:
, tefsirinde mukattaa harfleri geçtikçe konuyla
ilgili rivayetleri sıralamış ancak genellikle tercih belirtmekten
sakınmıştır.
Vecdi, fıkhî ayetlerin açıklanmasında seçici davranmış, her fıkhî ayeti
tefsir etmemiş, özellikle zina, zina iftirası, adam öld“rme konularında
açıklama yapmıştır. Yaptığı açıklamalarda gereksiz tafsilata girmekten
8 Rabbimizin, bizi salihler topluluğuyla beraber cennete koymasını umarken, Allah a ve
bize gelen gerçeğe ne diye inanmayalım?
136
Geyin, Muhammed Ferid Vecdi nin Tefsir Anlayışı ve Yaşadığı Dönem Açısından
Tefsirinin Değerlendirilmesi
sakınmış, gör“şleri bazen ‫ قيل‬lafzıyla, bazen usulc“ler diyerek, bazen
gör“ş“ kendine izafe ederek aktarmış, bazen de ayette verilen h“km“n
hikmetine işaret etmiştir.
Vecdi nin tefsirinin rivayet malzemesi açısından zayıf olduğu
gör“lmektedir. Tefsirde Kur'an ın Kur'an la tefsirine bir kez yer
verilmiştir Vecdi,
:
. Sadece sebeb-i nüzul rivayetlerini aktaran
Vecdi nin bazen sözlerini hadislerle desteklediğini görmekteyiz. Ancak
onun hadislere yaklaşımı, dönemindeki d“ş“nce kalıplarının da etkisiyle,
fazlaca ihtiyatlıdır. Pek çok muhaddise göre m“tevatir hadislerin toplamı
yaklaşık olarak
dir, der ve hadislerin kullanımında titiz davranılması
gerektiğine vurgu yapar. Fakat t“m bu hassasiyetine rağmen (âciri den
öğrendiğimiz kadarıyla Vecdi, hadis ilimleri ve rivayet yöntemleri
konusunda bilgi sahibi değildir. O, Gazali nin İhyası, Suyuti nin Camiu sSağir i gibi kitaplarla yetinmektedir el-Hâciri, 1970: 45). Mezhebi ve sufi
yorumlardan da kaçınan Vecdi nin bu tavrı, tefsirini kısa ve özl“ olarak
kaleme alma isteğinden kaynaklanıyor olmalıdır.
Tefsirinde n“zul sebebi rivayetlerine yeri geldikçe değinmiş ve sebeb-i
n“zul rivayetlerinin Kur'an ı anlama noktasındaki önemine vurgu
yapmıştır. Bu rivayetleri aktarırken ‫نزلت‬, ‫ وي‬, ‫نزلت ه ه ااية‬, ‫ كان سبب نزوله‬gibi
kalıp ifadeler kullanmaktadır. M“fessir sebeb-i n“zule dini pratiğe
geçirme yöntemi bilgisi olarak bakmaktadır Vecdi,
:
. Ancak
m“fessir bazı zayıf sebeb-i nüzul rivayetlerini de tenkitsiz olarak
aktarmaktadır. Örneğin Felak ve Nas s“relerinin tefsirinde söz konusu
tavrı görmek m“mk“nd“r. Burada tartışmalı ve m“steşriklerin
kullandığı bir rivayeti tenkitsiz bir şekilde aktarmaktadır: Rivayet edilir
ki, Allah Rasul“ne sihir yapılmıştır. O da bu sihrin etkisiyle yaptığı bir şeyi
yapmadığını zannediyordu. Bunun “zerine Allah muavezeteyni inzal
buyurdu. (z. Peygamber bunları okuduğunda bu hal ondan uzaklaştı.
(Vecdi, 1953: 815).
Vecdi, kıssalarla ilgili rivayetleri aktarırken rivayeti bazen tenkitsiz
aktarmış, bazen birden fazla rivayet nakledip içlerinden birini tercih
etmiş, bazen de tercih belirtmeksizin rivayetleri sıralama yoluna
gitmiştir. Bazen de o, kıssayı Kur'an ın aktardığı şekilde mealen aktarmış,
137
Journal of Intercultural and Religious Studies
çıkarılması gereken dersi belirtmekle yetinmiştir
Vecdi, 1953:
.Vecdi en genel anlamıyla israiliyattan ise uzak durmuştur.
E. TEFSİRİNİN YAŞAD)Ğ) DÖNEM AÇ)S)NDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
Öncelikle her m“fessirin tefsirine yaşadığı çağı yansıtacağı gerçeği
hatırlanmalıdır. Vecdi nin tefsirle ilgili gör“şleri de bir anlamda yaşadığı
çağda Kur'an a ve tefsire bakışın bir aynası durumundadır. Özellikle
tefsirinin öncesinde kaleme aldığı mukaddime dönemin tartışmalarını ve
sorunlarını gözler ön“ne sermektedir.
Bu böl“mde Muhammed Ferid Vecdi nin tefsir gör“şlerini yaşadığı
dönem açısından değerlendirmek derken kastedilen Mısır özelinde
yapılacak bir değerlendirmedir. Zira XX. asır her alanda olduğu gibi tefsir
açısından da değişim ve buna bağlı olarak da çeşitliliğin arttığı bir asır
olmuştur. Burada çalışmanın sınırlarını aşmamak adına Vecdi nin tefsir
gör“şleri daha çok Mısır daki değişimler dikkate alınarak yapılacaktır.
Mısır bu anlamda önc“ bir yerdir. M“sl“man d“nya Batıyla ilk kez
de Napolyon un Mısır ı işgaliyle karşılaşmış pek çok alanda olduğu
gibi tefsir alanında da değişimler orada ortaya çıkmıştır.
Değişmeyen tek şey değişimdir sloganının adeta nas gibi kabul edildiği
bir dönemde Kur'an a ve tefsire yaklaşım da eski anlayış çerçevesinde
kalmamıştır. Modern zamanlarda tefsirden beklenenler ve tefsirin işlevi
değişmiş gör“nmektedir. Bu değişimin bir sonucu olarak özellikle de son
y“zyılda tefsirin işlevi, bug“n nasıl bir şekil alması gerektiği
sorgulanmaya başlamıştır ve bu sorgulama halen devam etmektedir.9
Kur'an tefsiri her dönemde o dönemin ihtiyaçlarını karşılama görevi
görm“şt“r, denilebilir. (z. Peygamber döneminde yapılan tefsirle
sonraki dönemlerde yapılan tefsirlerin muhtevaları dikkate alındığında
9 Örnek olarak , Mustafa Özt“rk “n Kur'an ve Tefsir Kültürümüz (Öztürk, 2008),
Fazlurrahman ın İslam ve Çağdaşlık (Rahman, 1998), Şehmus Demir in Kur'an ın
Yeniden Yorumlanması Demir,
5 , Mehmet Paçacı nın Çağdaş Dönemde
Kur'an a ve Tefsire Ne Oldu? Paçacı,
,isimli çalışmalarına; ayrıca Şehmus
Demir in Değişim S“reci Açısından Kur'an Yorumu Üzerine Demir,
isimli
makalesine bakılabilir.
138
Geyin, Muhammed Ferid Vecdi nin Tefsir Anlayışı ve Yaşadığı Dönem Açısından
Tefsirinin Değerlendirilmesi
bu farklılık ortaya çıkmaktadır. Özellikle Raşit (alifeler dönemiyle
başlayan genişleme ve farklı k“lt“rlerle karşılama pek çok problemi de
beraberinde getirmiştir. Bunun tabii bir sonucu olarak M“sl“manlar
problemlerinin çarelerini öncelikle Kur'an da aramışlar bu da tefsirlerde
gör“n“r olmuştur. Örneğin Razi nin tefsirinde ortaçağ (elen k“lt“r“yle
karşılaşmanın izlerinin gör“ld“ğ“ söylenmiştir (Baljon, 1999: 13-14).
(emen b“t“n araştırmacılar söz konusu karşılaşmaların en sarsıcı
olanının .y“zyıldan itibaren M“sl“man toplumların etkisi altına girdiği
modern Batı medeniyetiyle karşılaşması olduğu konusunda ittifak
etmişlerdir (Baljon, 1999: 14).
Özellikle modern Mısır da Kur'an genel olarak “ç bakış açısıyla
yorumlanmıştır: filoloji, doğa bilgisi, M“sl“manların nasıl yaşaması
gerektiği Jansen,
a: – . Vecdi nin tefsirinde de bu “ç noktanın
önemli olduğu gör“lmektedir. O, mukaddimede dili doğru ve g“zel
kullanmanın önemli olduğuna, kendisinin de amacının dönemin dil
özelliklerini kullanarak insanlara Kur'an ın mesajını ulaştırmak olduğuna
vurgu yapar. Ancak Vecdi de uzun dilbilgisi tahlilleri, kelime analizleri
aramamak gerekir. Zira onun amacı Arapça konusundaki maharetini
ortaya koymak değil, mesajı insanlara ulaştırmak olunca gramere ihtiyaç
duyduğu kadar yer vermiştir.
Jansen, Vecdi nin tefsiri için, içinde çağdaş bilimsel yorumun
bütünleştirildiği ilk genel Kur'an tefsiridir dese de tefsirin sadece bu
konuya tahsis edilmediğini ayrıca belirtmektedir Jansen,
a, s.
–
. (er ne kadar Vecdi nin tefsiri modern bilimleri içeriyor olsa da bu
sadece bazı ayetlerde yeni bulgulara değinme şeklindedir. Yoksa Vecdi,
Tantavi Cevheri nin v.
veya el- İskenderani nin v.
yaptığı
gibi ayetleri modern teorilerle uzun uzun açıklıyor değildir. Buna Enbiya
Sûresi 30.ayete10 parantez içinde getirdiği açıklama örnek olarak
gösterilebilir. Vecdi, söz konusu ayetleri mealen verdikten sonra Bu,
Kur'an ın en ilginç mucizelerindendir. Çünkü modern astronomi ilmi bu
10 İnkâr edenler, göklerle yer bitişikken, bizim onları ayırdığımızı ve diri olan her şeyi
sudan meydana getirdiğimizi görmediler mi? (âlâ inanmayacaklar mı?
139
Journal of Intercultural and Religious Studies
ayetleri harfiyen tekrarlar , demektedir (Vecdi, 1953: 429). Gör“ld“ğ“
gibi Vecdi burada sadece ayetin modern ilmin verileriyle ört“şt“ğ“ne
değinmiş, detaylı bilgi vermekten kaçınmıştır.
َ‫كت‬
İlmi tefsir taraftarları genellikle En am Sûresi .ayette11 geçen
‫ م ين‬i elimizdeki Mushaf olarak yorumlarlar ve buradan yola çıkarak da
Kur'an da her şeyin bulunduğunu iddia eder, yorumlarına bu ayeti
dayanak yaparlar (Öztürk, 2008: 156). Vecdi nin bu konuda onlardan
ayrıldığı dikkati çekmektedir. O, Abduh gibi Rıza & Abduh,
, s.
,
ayette yer alan ‫ كتَ م ين‬i Allah ın ilmi olarak yorumlar ve ayrıntıya
girmez (Vecdi, 1953: 178).
Klasik İslam modernizminde12 tefsir, ilk asırlardaki M“sl“manlar saf
İslam ı yaşadıkları için gelişmişlerdi. Bug“nk“ geri kalmışlığımızın
sebebi onlar gibi yaşayamayışımızdır. Bu durumdan kurtulmak için
Kur'an ı onların anladıkları gibi anlamalıyız , iddiasını temellendirmek
için kullanılmıştır (Öztürk, 2008: 187). Abduh başta olmak “zere klasik
İslam modernistleri bu iddiayı delillendirmiş ve tefsiri bu amaç için
kullanmışlardır. Vecdi de bu gör“ş“ hararetle savunmuştur. O,
mukaddimenin başında Kur'an ın nazil olduğu toplumun bir tasvirini
yaparak başlamış, o toplumun Kur'an gelmeden önceki durumu ile
geldikten sonraki durumunu karşılaştırmış, Kur'an ın İslam “mmeti için
ne anlama geldiğini, nasıl bir etki bıraktığını, önemini anlatmıştır.
Döneminde İslam “mmetinde gör“len gerileme ve çök“ş“n en önemli
sebebini Kur'an dan uzak olmaya bağlamış ve kendi Kur'an algısını bu
anlayış çerçevesinde ortaya koymuştur Vecdi,
: –11).
Aslında Vecdi nin tefsir anlayışını, eserinin kapak sayfasında, eser
isminin hemen altına yazdığı şu c“mle özetlemektedir: Bu tefsir, ilmi
ıstılahlardan arınmış olarak, bu asrın insanının ihtiyaçlarını karşılama
11 Gaybın anahtarları yalnızca O nun katındadır. Onları ancak O bilir. Karada ve denizde
olanı da bilir. (içbir yaprak d“şmez ki onu bilmesin. Yerin karanlıklarında da hiçbir tane,
hiçbir yaş, hiçbir kuru şey yoktur ki apaçık bir kitapta olmasın.
12 Klasik İslam Modernizmi tabiri Şehmus Demir in Kur'an ın Yeniden Yorumlanması
isimli kitabında kullanılmaktadır. Demir, bu tabiri kullanmakla birlikte yazdığı dipnotta
bu tanımlamanın ş“pheli olduğunu söyler ve çekincelerini aktarır (Demir, 2005: 171).
140
Geyin, Muhammed Ferid Vecdi nin Tefsir Anlayışı ve Yaşadığı Dönem Açısından
Tefsirinin Değerlendirilmesi
amacıyla sadece ehl-i s“nnet imamlarının ve m“fessirlerin önderlerinin
‫ اقط‬gör“şlerine dayanarak kaleme alınmıştır.
Bu c“mle o dönemin öne çıkan değerlerini barındırması, bu özellikleri
taşımıyor oluşlarına işaretle kendisinden önce yazılan tefsirlere bir
eleştiri mahiyetinde olması açısından önem arz etmektedir. Tefsirin ehli s“nnet imamlarının ve m“fessirlerin önderlerinin ( ‫ اقط‬gör“şlerine
dayanarak kaleme alınmış olması gereksiz rivayetlerin tefsirde
bulunmadığını, ilmi ıstılahlardan arınmış olması halkın Kur'an ı
anlamasının ön“nde engel olarak görd“ğ“ bilgilerden tefsirini uzak
tuttuğunu vurgulamaktadır. Aynı zamanda daha tefsirin başında onu
okumaya yönelecek insanlara korkmayın, içinde anlamayacağınız bir
şey yok rahatlığını vermek amacında olmalıdır. Bu asrın insanının
ihtiyaçlarını karşılama vaadi dönemindeki tefsirlerin böyle bir
özelliğinin olmadığına yapılan bir göndermedir. Zaten mukaddimede
böyle bir ihtiyacın olduğunu uzun uzun anlatır. Yaşadığı çağın
ihtiyaçlarına cevap verme vaadinin Menar tefsirinde de vurgulandığı
dikkati çekmektedir Rıza & Abduh,
:
.
Tefsirin sadece ( ‫ )اي‬ehl-i s“nnet imamlarının ve m“fessirlerin
önderlerinin gör“şlerine dayanıyor oluşu, o dönemde ortaya çıkan
sapkın gör“şleri ihtiva etmediğini göstermek ve tefsirin g“venirliğini
artırma çabası olarak da okunabilir.
Tefsir tarihiyle ilgili yapılan araştırmalarda eski tefsirler, ilmi ıstılahları
barındırdığı dolayısıyla belli bir elit z“mreye hitap ettiği, bunun için de
halkın Kur'an ın hitabıyla doğrudan muhatap olamadığı iddialarıyla
eleştirilmektedir (Öztürk, 2008: 176-177). Tefsirin halka hitap etmesinin
Muhammed Abduh la başladığı söylenir (Öztürk, 2008: 177-179). Bu
ihtiyaç Vecdi nin tefsirinde de kendini göstermektedir. Aslında Vecdi
tefsirine aldığı modern ilimlerle ilgili ayet yorumlarını bu ihtiyacın bir
yansıması olarak kabul ediyor olmalıdır. Zira m“fessirin yaşadığı dönem
modern ilimlerin kutsandığı ve bu ilimlere sahip milletlerin “st“n kabul
edildiği bir dönemdi. Kur'an ın bu ilimleri kapsıyor en azından onlara
işaret ediyor olması söz konusu dönemin insanlarının içinde bulunduğu
aşağılık kompleksini tamir etme işlevi gör“yor olmalıdır. Aynı zamanda
141
Journal of Intercultural and Religious Studies
te vilden kaçınma iddiasında olan birinin tefsirinde ayetleri pozitif
bilimin verileriyle açıklama girişiminde bulunması yaşadığı dönemin ona
dayatması olarak da yorumlanabilir.
Vecdi, tefsirini özlü bir şekilde kaleme almayı amaçladığı için ayetlerde
uzun açıklamalara, derin tahlillere rastlanmaz. O, Kur'an ve tefsirle ilgili
gör“şlerini veya herhangi bir ayetle ilgili uzun açıklamalarını
mukaddimede veya diğer kitaplarında yapmıştır. O yüzden tefsirinde
kısa göndermeler yapmakla yetinmektedir.
Muhammed Ferid Vecdi, Abduh ekol“nden kabul edilir. Vecdi nin pek
çok konuda ondan etkilendiği açıktır. Bunun en bariz örneği Fil
s“resindeki ebabil kuşlarının attığı taşlarla ilgili olan yorumu Vecdi nin
de benimseyip tefsirine almasıdır. Abduh, ebabil kuşlarını mikroplar
olarak yorumlamıştı. Cerrahoğlu,
:
. Vecdi de ebabil
kelimesinin taun mikropları olabileceğini söylemiştir (Vecdi, 1953:
811).
Vecdi her ne kadar Abduh ekolüne mensup bir müfessir olarak kabul
ediliyor olsa da her konuda ona tabi değildir. Örneğin Menar da Kur'an ın
en iyi tefsirinin yine Kur'an vasıtasıyla gerçekleştirilebileceği
savunulmuştur. Oysa –daha önce de ifade edildiği gibi-Vecdi nin
tefsirinde bu şekilde tefsir edilen sadece bir ayet bulunmaktadır. Yine
Menar da sebeb-i nuz“l rivayetleriyle tefsirin eleştirildiği gör“lmektedir.
Menar yazarlarına göre sebeb-i nuzül rivayetleri ayetlerdeki genel
anlamın tarihe hapsedilmesine ve ortaya çıkmamasına sebep olmaktadır
Rıza & Abduh, 1954: 10). Vecdi ise söz konusu rivayetleri önemsemekte,
n“zul sebepleri bilinmeden anlamın ortaya çıkamayacağını
belirtmektedir. Vecdi Abduh a göre daha selefi bir çizgide yer almıştır.
Tefsir gör“şleri açısından ele alındığında Vecdi modernist olarak
konumlandırılabilir. Ancak b“t“n modernist d“ş“n“rleri de aynı
kategoride
ele almamak gerekmektedir. O,
genel olarak
değerlendirdiğimizde, pozitivist bir modernist değildir. Bu, Kur'an da yer
alan cennet ve cehennem tasvirleriyle ilgili d“ş“ncelerinde kendini
göstermektedir. Vecdi, bazı Avrupalı m“elliflerin ve onlara meyleden
142
Geyin, Muhammed Ferid Vecdi nin Tefsir Anlayışı ve Yaşadığı Dönem Açısından
Tefsirinin Değerlendirilmesi
mukallit M“sl“manların gör“ş“ olarak naklettiği ve kendisinin sapma
olarak nitelendirdiği bir gör“ş nakletmektedir. Bu iddiaya göre, m“kâfat
ve ceza konusuyla ilgili ayetleri Allah, Arapların d“ş“ncelerinin ve
sevdiği şeylerin etkisiyle göndermiştir. Bunlar sırf ruhanidir. Bunun gibi
tekrar diriliş de sadece ruhla olacaktır, cesetle değil. Vecdi ye göre
onların bu te viline sebep olan şey doğum olmaksızın cesetle dirilişi
imkânsız görmeleridir (Vecdi, 1903: 176).
Vecdi, araştırmalarının sonucu olarak ruh ve cesedin birlikte dirileceği
sonucuna ulaştığını söylemektedir. Cennet de Allah ın bize anlattığı gibi
içinde ağaçlar, nehirler, s“t, bal… olan bir yerdir, maddidir. Vecdi,
ayetlerde tekrar tekrar belirtildiği halde kelam-ı ilahiyi te vili
gerektirecek bir şey olmadığının altını çizmektedir Vecdi,
:
.
Vecdi aynı konunun devamı olarak cehennem konusunda da benzer
tartışmalara değinmektedir. Cumhur, ayetleri zahiri olarak anlamıştır.
Ancak sufilerden ve mutezileden az bir topluluk bunun manevi bir ateş,
ayetlerin hakikat değil, mecaz olduğunu belirtmişlerdir. Döneminde din
konusunda gör“ş bildirenlerden bir kısmı da bu fikirdedir. Vecdi, bu
gör“şleri de uzun uzadıya verdikten sonra bunların zanlardan ibaret
olduğunu hakkında bilgin olmayan şeyin peşine d“şme İsra
/
ayetinde de buyrulduğu gibi zanlardan uzak kalmak gerektiğini
vurgulamaktadır (Vecdi, 1903: 179). Söz konusu ayetleri değerlendirme
şekli itibariyle Vecdi selefi bir çizgidedir. Ancak o, kelami meselerde
kelamiyenin metodunu kullanıp ayetleri te vil yoluna gitmektedir. Bazı
ayetleri ise modern ilmin verilerini esas alarak açıklayan Vecdi bu
yön“yle de ilmi tefsir taraftarı olarak kabul edilir. Bu durum onun
ayetleri yorumlarken belli bir ekole bağlı kalmadığını göstermektedir.
Vecdi nin mucizeler konusuna bakışı biraz daha farklıdır. Onun bu
konuya yaklaşımı modernizmin Vecdi nin zihninde meydana getirdiği
kırılmayı göstermesi açısından önemli bir örnek olarak kabul edilebilir.
Gerçi o, mucizeleri inkâr etmese de –ki mucizeleri inkâr etmekle de
itham edilmiştir- tam da selef âlimlerinin gösterdiği teslimiyeti
göstermez. Vecdi, mukaddimede bu konuyu ele alırken peygamberlerin
mucizeleri ve Salih kimselerin kerametlerinden bahsedildiğini belirterek
143
Journal of Intercultural and Religious Studies
ateşin İbrahim as ı yakmaması, Musa as ın asasının yılana dön“şmesi,
İsa as ın öl“leri diriltmesi, Ashab-ı Kehf in durumu, (ızır kıssası gibi
ayetlerde yer alan mucizeleri örnek olarak gösterir. Hatta o,
Peygamberimizin parmaklarından suların fışkırmasını da örnek olarak
verir. B“t“n bunları inkâr etmemekle birlikte pozitivst bir temele
oturttuğu dikkati çekmektedir. Vecdi bu t“r olayları şöyle açıklar: Nasıl
ki insan akli g“c“n“ geliştirip maddeye h“kmedebiliyor, önceden
olmayan bir şeyi icat edebiliyorsa bunun gibi nefsini bayağı şeylerden
uzaklaştırıp kalbini Allah ın gayrından saflaştırabilirse bazı dereceler
elde edebilir. Allah kendisine kâinat üzerinde tasarruf gücü verir. Bunun
için insan ruhi olgunluğunu ehl-i kurb ve marifet seviyesine getirmeli,
ruhani g“çlerini bu kesif cesedin ilgilerinden kurtarmalıdır. Vecdi
bunların yanında ilmin ve aklın da dışlanmaması gerekliliğine vurgu
yapmayı gerekli gör“r ve söz“ Avrupa da yapılan madde ötesi ile ilgili
çalışmalara getirir. Orada insanın ruhani g“çlerini keşif çalışmaları
yaptığı bilgisini verir. Son olarak da tevat“ren ve sahih rivayetle gelen
peygamber mucizelerinin ve evliya kerametlerinin sahih olduğunu söyler
(Vecdi, 1903: 169–170). Gör“lebileceği gibi Vecdi, sahih rivayetleri
dışlamamakla beraber nispeten pozitivist bir açıklamayla konuyu ilmi
bir şekilde ele almaktadır. D“ş“n“r, kendi döneminin insanlarına İslami
konuları anlatırken modern ilmin verilerinden istifade etmenin daha
ikna edici olacağını d“ş“nm“ş ve maddeci zihniyetle m“cadele edeyim
derken dini maddeci bakış açılarıyla açıklama yoluna gitmiştir.
Vecdi ye yöneltilen eleştiri noktalarından biri de yaşadığı çağın
değerlerini İslam “zerinden meşrulaştırma gayreti içinde olmasıdır
(Üveys, 1397: 453). Aslında bu çok da haksız bir eleştiri sayılmaz. Şefaat
konusuna yaklaşımı bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Vecdi bu
konuyu yaşadığı çağın y“kselen değerlerinden olan h“rriyet
meselesiyle bağlantılı olarak ele alır. Ona göre diğer dinlerde insanların
kurtuluşları az bir topluluğun veya bir kişinin şefaatine bağlıdır. Onlar
Allah ı yery“z“n“n sultanları gibi tasavvur etmekte ona yaklaşımın
ancak ona yakın olanların veya ileri gelenlerden birinin vesilesiyle
olacağını d“ş“nmekteydiler. Oysa M“sl“manın (âlıkı mahlûka
benzetmekten m“nezzehtir. O Erhamurrahimindir. Onunla kulları
144
Geyin, Muhammed Ferid Vecdi nin Tefsir Anlayışı ve Yaşadığı Dönem Açısından
Tefsirinin Değerlendirilmesi
arasında perde yoktur. O, dualara icabet eder. M“ minin Allah a ulaşmak
için ihtiyacı olan şey salih ameldir. Başkasına ihtiyacı yoktur. Şefaatin
olması ancak Allah ın izniyle sınırlı ve bağışlanmayı hak eden bazı
kişilere nispetledir. Vecdi nin (z. Peygamber in g“nahkârlara şefaat
edeceğiyle ilgili hadisi doğru kabul ettiğini de burada belirtmiş olalım
(Vecdi, 1903: 174).
Vecdi ye göre Avrupa nın dinden uzaklaşmasının en önemli sebebi şefaat
ve vasıtalardır. Bu son asrın insanı h“rriyet ve eşitlik duygularıyla
gönderilmiştir. Bu tasavvur da sadece İslam da vardır. İslam insanla
Allah arasındaki perdeleri kaldırmıştır (Vecdi, 1903: 47–48) Vecdi
sözlerine En am Sûresi
–164.ayetleri delil getirmiştir.13
Gör“ld“ğ“ “zere Vecdi şefaati dönemindeki benzer gör“şler gibi en
genel anlamıyla reddetmiştir. Onu diğerlerinden ayıran husus Vecdi nin
bu reddedişi çağının y“kselen değerleri olan h“rriyet ve eşitliğe aykırı
olması ile temellendiriyor oluşudur.
Vecdi nin genel olarak İslam ı, özelde de Kur'an ve tefsiri yorumlayışında
ruhçuluğun da rol oynadığı gör“lmektedir. Bu, onun yaşadığı dönemin
bakış açsından ne kadar etkilendiğini gösteren en çarpıcı yön“d“r.
(ayatını materyalizmle m“cadeleye adayan Vecdi konuyla ilgili eserler
kaleme almış, çıkardığı dergilerde, yazdığı gazetelerde bu konuya sıklıkla
değinmiş14, ruhun, dolayısıyla da madde ötesi âlemin varlığını
13 De ki: Ş“phesiz Rabbim beni doğru bir yola, dosdoğru bir dine, (akk a yönelen
İbrahim in dinine iletti. O, Allah a ortak koşanlardan değildi. Ey Muhammed! De ki:
Ş“phesiz benim namazım da, diğer ibadetlerim de, yaşamam da, ölümüm de âlemlerin
Rabbi Allah içindir. O nun hiçbir ortağı yoktur. İşte ben bununla emrolundum. Ben
m“sl“manların ilkiyim. De ki: (er şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mı arayayım?
(erkes g“nahı yalnız kendi aleyhine kazanır. (içbir g“nahkâr başka bir g“nahkârın g“nah
y“k“n“ y“klenmez. Sonra dön“ş“n“z ancak Rabbinizedir. O size, ihtilaf etmekte olduğunuz
şeyleri haber verecektir.
14 El-İslam fi Asri l-İlm ve ala İtlali Mezhebi l-Maddi gibi sadece bu konuya tahsis
ettiği kitaplarının yanında kendi çıkardığı el-Hayât dergisinde konuya özel bir köşe
ayırarak m“cadelesini s“rd“rm“şt“r. Bunların yanında materyalistlerin iddialarına da
cevaplar vermiştir. Örneğin Dr. İsmail Ahmed Ethem in Niçin M“lhidim isimli kitabında
ileri s“rd“ğ“ iddiaları Ezher Dergisinin .sayısında yerle bir ettiğini Beyyumi nin
kitabından öğrenmekteyiz. Bk. (Beyyumi, 1995: 105).
145
Journal of Intercultural and Religious Studies
ispatlayabilmek adına ruhçuluk öğretilerine sarılmıştır. Vecdi nin bu
tavrı eleştirilere sebep olmuştur (Yavuz, 1988: 395; er-Ravi, 2000: 508).
Muhammed (“seyin kitabında onun kendilerini ruhçu kabul eden
kimselerin önde gelen davetçilerinden olduğunu söyler (Hüseyin, 2004:
155). Batıda ruhla ilgili yapılan çalışmaların, ruh çağırma seanslarının
ruhun varlığını ispatladığına inanmaktadır. Peygamberlere iman,
mucizeler gibi bir takım imânî meseleleri de ruhçuluk “zerinden anlatan
müfessir (Vecdi, 1922-1925: 134ruhçuluğun bazı ayetleri
anlamada kolaylık sağladığını savunmaktadır. Örneğin; (ani İbrahim,
Rabbim! Bana öl“leri nasıl dirilttiğini göster demişti. Allah ona
İnanmıyor musun? deyince, (ayır inandım ancak kalbimin tatmin
olması için demişti. Öyleyse, dört kuş tut. Onları kendine alıştır. Sonra
onları parçalayıp her bir parçasını bir dağın “zerine bırak. Sonra da onları
çağır. Sana uçarak gelirler. Bil ki, ş“phesiz Allah mutlak g“ç sahibidir,
h“k“m ve hikmet sahibidir. Bakara /
ayetini açıklarken şöyle
demektedir:
Kur'an ın İbrahim in mucizesine işaret etmesi, cansız varlıklara hayat
verme konusunda Allah ın yardımıyla insanın ilahi bir g“c“n“n olduğuna
işarettir. Asrımızda canlılıkla ilgili manyetizma konusunda yapılan
araştırmalar bu mucizenin ilmi açıdan makul olduğuna işaret eder
(Vecdi, 1953: 58).
Konuyla ilgili olarak gösterebileceğimiz bir diğer örnek, Kendisine
âyetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu Muhammed i bir gece
Mescid-i (aram dan çevresini bereketlendirdiğimiz Mescid-i Aksa ya
göt“ren Allah ın şanı y“cedir. (iç ş“phesiz O, hakkıyla işitendir, hakkıyla
görendir, İsra / ayetidir. Vecdi, bu ayeti açıklarken öncelikle isra
olayının nasıl olduğuyla ilgili rivayetleri sıralamış ve çoğu âlimin söz
konusu olayın yakaza halinde ceseden ve ruhen gerçekleştiği gör“ş“nde
olduğunu ifade ettikten sonra icaz açısından da böyle olmasının imkânsız
olmadığını ifade etmiştir. Ona göre Avrupa da gelişen ruhi ilimler de bu
durumu akla yaklaştırmaktadır Vecdi,
:
.
Vecdi nin ruhçuluğun temel iddialarından olan tenas“he inanmadığını da
ayrıca belirtelim (Vecdi, 1925: 172–182). Yine de dini hurafelerden
146
Geyin, Muhammed Ferid Vecdi nin Tefsir Anlayışı ve Yaşadığı Dönem Açısından
Tefsirinin Değerlendirilmesi
arındırma amacında olan birinin modern hurafe diyebileceğimiz böyle
bir şeye bu denli inanması paradoksal gör“nmektedir.
Aslında n“zul sebepleri dışında rivayetler aktarmaktan kaçınan
Vecdi nin bazen ayetin anlaşılması açısından çok da önemli olmayacak
rivayetler aktardığı dikkat çekmektedir. Örneğin Bakara sûresi
–
15
59.ayetlerde
Musa as ın kavmiyle ilgili kıssanın tefsirinde ilginç
ayrıntılara yer verir. (z. Musa ya Allah ı görmek istediğini söyleyen
kişilerin İsrailoğullarından 7 kişi olduğunu, .ayette geçen َ‫ هـ القَريَة‬nin
Beyt-i Makdis veya Eriha şehri olduğunu, Allah ın zalimler “zerine gökten
indirdiğini söylediği ‫ ج ًزا‬in taun olduğunu onların çoğunu helak ettiğini
aktarmıştı (Vecdi, 1953: 12). Bu rivayetlerin hepsini ‫ قيل‬lafzıyla da vermiş
olsa gereksiz ayrıntıdan kaçındığını söyleyen birinin böyle ayrıntıları
nakletmesi bir anlamda kendi iç tutarlılığını koruyamama olarak kabul
edilebilir.
Vecdi nin yaşadığı dönemde kıssaların tarihi olarak gerçek olup olmadığı
tartışılmıştır. Örneğin Taha (“seyin Cahiliye Şiiri isimli kitabında bu
konuyu tartışmış ve b“y“k tepki almıştır. (“seyin in kitabına yazdığı
reddiyede bu iddiayı reddeden Vecdi nin gerek mukaddimede gerekse
tefsirinde bu konuya değinmemiş olması dikkat çekicidir.
Döneminin sosyal konularıyla yakından ilgili olan Vecdi tefsirinde çok
eşle evlilik, kadının şahitliği, kocası tarafından döv“lmesi, faiz gibi
sorunlu alanlara girmemiştir. O bu t“r konulara genellikle diğer
eserlerinde yer vermeyi tercih etmiştir. Örneğin kadın meselesiyle ilgili
İslam a yöneltilen eleştirilere Kasım Emin in el-Mer et“ l-Cedide isimli
15 (ani siz, Ey Mûsâ! Biz Allah ı açıktan açığa görmedikçe sana asla inanmayız
demiştiniz. Bunun “zerine siz bakıp dururken sizi yıldırım çarpmıştı. Sonra, ş“kredesiniz
diye öl“m“n“z“n ardından sizi tekrar dirilttik. Bulutu “st“n“ze gölge yaptık. Size, kudret
helvası ile bıldırcın indirdik. Verdiğimiz rızıkların iyi ve g“zel olanlarından yiyin dedik .
Onlar verdiğimiz nimetlere nankörl“k etmekle bize zulmetmediler, fakat kendilerine
zulmediyorlardı. (ani, Şu memlekete girin. Orada dilediğiniz gibi, bol bol yiyin. Kapısından
eğilerek tevazu ile girin ve hıtta! Ya Rabbi, bizi affet deyin ki, biz de sizin hatalarınızı
bağışlayalım. İyilik edenlere ise daha da fazlasını vereceğiz demiştik. Derken, onların
içindeki zalimler, söz“ kendilerine söylenenden başka şekle soktular. Biz de haktan
ayrılmaları sebebiyle, o zalimlere gökten bir azap indirdik.
147
Journal of Intercultural and Religious Studies
kitabına reddiye olarak el-Mer et“ l-m“slime , cahiliye şiiri ve Kur'an da
yer alan kıssalarla ilgili Taha (“seyin in kaleme aldığı Fi ş-şi ri l-câhilî
isimli kitabına reddiye olarak Nakdu kitabi ş-şi ri l-câhilî isimli
kitaplarını yazmıştır. Ayrıca m“steşriklerin saldırılarına da çeşitli kitap
ve makalelerle cevaplar vermiştir. Bu tartışmaları tefsirine taşımaması,
tefsiri kısa tutma isteğinden kaynaklanıyor olmalıdır. .
Sonuç
Muhammed Ferid Vecdi, tefsirinin mukaddimesinde tefsiri yazma
sebebini anlatırken amacının yeni şeyler söylemek olmadığını ifade
etmektedir. Onun derdi tefsir ilmine katkı sağlamak veya tefsir ıstılahına
yeni kavramlar kazandırmak değil, insanları Kur'an ın asıl anlamıyla
buluşturmaktır Vecdi,
:
. Kanaatimizce daha kendisi
hayattayken eserinin altı baskı yapması16 tefsirin dönem insanının h“snü kabulüne mazhar olduğunu göstermesi açısından anlamlı bir veri
olarak kabul edilebilir. Ayrıca Beyyumi nin tefsirin pek çok dile
çevrildiğini aktardığına bakılırsa Vecdi nin tefsirinin “n“ “lke sınırlarını
da aşmıştı (Beyyumi, 1995: 95).
Kanaatimizce Vecdi nin tefsirinin bu kadar geniş bir kabul görmesinin en
önemli sebebi son derece muhtasar bir tarzda kaleme alınmış olmasıdır.
Bu özelliğinden dolayı Vecdi nin tefsiri
cep tefsiri
olarak
adlandırılmıştır. Tefsir bu yön“yle döneminde yeni bir tarz olarak kabul
edilmiştir (Üveys, 1397: 95).
Tefsirde ilgi çeken yönlerden biri de mukaddimesinin uzunluğu ve
muhtevasıdır. Mukaddime, bir tefsir mukaddimesinden beklenmeyecek
yoğunlukta felsefi bilgiler ihtiva etmekte buna karşın tefsir ilmiyle ilgili
daha az bilgi bulunmaktadır. Mukaddime bu yönüyle sorunlu kabul
edilmektedir (Güven, 2010: 146-147).
Vecdi nin tefsirini farklı kılan bir başka yön“ basılış şeklidir. M“fessirin
Kur'an ı yazma amacı okuyucunun Kur'an ın ruhuna en kolay şekilde
16 Tefsirin elimizdeki n“shası . Baskı olup
148
yılında basılmıştır.
Geyin, Muhammed Ferid Vecdi nin Tefsir Anlayışı ve Yaşadığı Dönem Açısından
Tefsirinin Değerlendirilmesi
n“fuz edebilmesi olduğu için tefsiri de bu amaca uygun bir şekil almıştır.
Vecdi tefsirini mushafın kenarına hamiş şeklinde bastırmıştır. Böylece
okuyucu ayetlere istediği zaman dönebilecektir. Jansen bu şeklin daha
sonra başka m“fessirler tarafından da taklit edildiğini ifade etmektedir
(Jansen,
a:
. Basılış şekli itibariyle Vecdi nin tefsiri bug“nk“
meal-tefsirlerin atası olarak kabul edilebilir. Yine Jansen in ifadesiyle
Vecdi nin ayetleri dönemin Arapçasının kalıplarına dökerek açıklaması
kendisinden sonraki pek çok müfessir için örneklik teşkil etmişti Jansen,
1993a, s. 101).
(er m“fessir gibi Vecdi de döneminin değerlerinden ve bakış açısından
etkilenmiş, bunu ayet yorumlarına yansıtmıştır. M“cadele ettiği maddeci
zihniyeti ayetleri yorumlarken de kullanması son derece dikkat çekicidir.
Onun mucizeler konusuna yaklaşımında bunu görmek m“mk“nd“r. Yine
şefaat meselesini açıklarken çağının y“kselen değerleri çerçevesinde
konuyu değerlendirmesi manidardır. Bunların yanında Vecdi nin bazı
zayıf sebeb-i nüzul rivayetlerini tenkitsiz olarak aktarması, diğer
tefsirlerde eleştirmesine rağmen ayetleri anlamlandırmada çok da
gerekli olmayan bir kısım bilgilere yer vermesi, bir m“fessirin te vilden
kaçınması gerektiğini söylemesine rağmen ayetleri modern ilmin
verileriyle açıklama çabası onun tefsirinde tenkit edilecek noktalar
olarak karşımıza çıkmaktadır (Yavuz, 1988: 394-395).
Kaynakça
Abalı, N.
. Geleneksellik ve Modernizm Açısından Kılık Kıyafet
Basılmamış Doktora Tezi . Istanbul: Marmara Üniversitesi SBE.
Akarsu, B. (1994). Fesefe Terimleri Sözl“ğ“
Yayınevi.
Anay, (.
. Baskı b. . )stanbul: İnkılap
. Çağdaş Arap D“ş“ncesi Üzerine. Divan Dergisi.
Baljon, J. M. (1999). Kur'an Yorumunda Çağdaş Yönelimler. Ş. A. D“zg“n,
Çev. Ankara: Fecir Yayınları.
149
Journal of Intercultural and Religious Studies
Beyyumi, M. R. (1995). en-Nehdatü'l-İslâmiyye fî Siyeri A'lâmiha'lMuasırin. Beyrut: Dar“ ş-Şamiyye, .
Bulaç, A. (1995). İslam D“nyasında Toplumsal Değişme
)stanbul: İz Yayınları.
Cerrahoğlu, İ.
Cum'a, Ğ.
50-51.
. Baskı b. .
. Tefsir Tarihi Cilt )) . Ankara: Fecr Yayınları.
. Muhammed Ferid Vecdi. Mecellt“ l-Edebi l-İslamiyye,
Demir, Ş.
. Değişim S“reci Açısından Kur'an Yorumu Üzerine.
İslamiyat, (4), 217-225.
Demir, Ş.
. Kur'an'ın Yeniden Yorumlanması
İnsan Yayınları.
. Baskı b. . )stanbul:
el-Cündi, E. (1974). Muhammed Ferid Vecdi. Kahire: el-Hey'etü'lMısriyyet“'l-Amme li l-Kitâb.
el-Haciri, M. T. (1970). M.Ferid Vecdi. Kahire.
el-Haciri, M. T. (1973). Muhammed Ferid Vecdi. Mecelletu l-Ma hadi lBuhusi ve d-Diraseti l-Arabiyye, 417-418.
er-Ravi, A. (2000). Muhammed Ferid Vecdi. Mevsu atu Beyti l-Hikmeti li
E lami l-Arabi fi l-Karnini t-tasi Aşera ve l İşrin, ), s. 508-509.
er-Rumi, F. b. (1983). Menhec“ l-Medreseti l-Akliyyeti l-(adise fi t-Tefsir
. Baskı b. . Riyad.
Geyin, S. (2013). Son Devir Müfessirlerinden Muhammed Ferid Vecdi'nin
Tefsir Gör“şleri. Bursa: Emin Yayınları.
Görg“n, (.
. Mısır. DİA, XX)X, s. 578-584.
G“ven, Ş.
. Muhammed Ferid Vecdi ve el-Mushafu l-Müfesser
İsimli Tefsiri. Bilimname, 137-152.
Hüseyin, M. (2004). Modernizmin İslam D“nyasına Girişi. (S. Özel, Çev.)
)stanbul: İnsan Yayınları.
150
Geyin, Muhammed Ferid Vecdi nin Tefsir Anlayışı ve Yaşadığı Dönem Açısından
Tefsirinin Değerlendirilmesi
Jansen, J. (1993). Kur'an'a Yaklaşımlar. (H. R. Açar, Çev.) Ankara: Fecir
Yayınları.
Jansen, J. (1993). Muhammad Farid Wadjdi. VII.
Kehhale, Ö. R. (tarih yok). Mu cemu l-Müellifin. Lübnan.
Nebi, M. b. (2008). Kur'an Fenomeni. (Y. Kaplan, Çev.) Istanbul: Külliyat
Yayınları.
Öztürk, M. (2008). Kur'an Ve Tefsir Kültürümüz. Ankara: Ankara Okulu
Yayınları.
Paçacı, M.
. Çağdaş Dönemde Kur'an'a ve Tefsire Ne Oldu? Istanbul:
Klasik Yayınları.
Rahman, F. (1998). İslam ve Çağdaşlık. A. Genç, & M. (. Kırbaşoğlu, Çev.
Ankara: Ankara Okulu Yayınları.
Rıza, R., & Abduh, M.
Kahire: Daru'l-Menar.
. Tefsiru Kur'ani'l-Hakim
. baskı b., Cilt V)) .
Soysaldı, (. M.
. M. Ferid Vecdi ve "el-Mushafu'l-M“fesser" İsimli
Eserinin Tahlili Yayınlanmamış Y“ksek Lisans Tezi . Kayseri: Erciyes
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.
Soysaldı, (. M.
. Muhammed Ferid Vecdi, Tefsiri ve Tefsirdeki
Metodu. Fırat Üniversitesi İlahiyat Fak“ltesi Dergisi, 1(1), 1-30.
Şent“rk, R.
. İslam D“nyasında Modernleşme ve Toplumbilim.
)stanbul: İz Yayınları.
Üveys, A. (1397). Muhammed Ferid Vecdi. Edva“'ş- Şeria, K“lliyyet“'şŞeria bi'r- Riyad, 451-487.
Vecdi, M. F. (1903). Mukaddimetu Safveti l-İrfan fi Tefsiri l-Kur an. Mısır:
Matbaatu'ş-Şa'b.
Vecdi, M. F. (1922-
. Dâiratu Me ârifi l-Karni l- İşrin. I-X.
Vecdi, M. F. (1953). el-Mushafu'l-Müfesser. Kahire: Mektebetü'l-Kahire.
151
Journal of Intercultural and Religious Studies
Vecdi, M. F. (1972). M“sl“man Kadını. (M. A. Ersoy, Çev.) Istanbul: Sinan
Yayınevi.
Vecdi, M. F. (1992). el-Medeniyyetü ve'l-İslam. Mısır.
Yavuz, Y. Ş.
. Ferid Vecdi. DİA, X)), s. 393-395.
Zirikli, H. (1997). El-A'lam: Kamusu Teracimi li-Eşheri'r-Rical ve'n-Nisa,
(Cilt VII). Beyrut.
152
Download

MU(AMMED FERİD VECDİ NİN TEFSİR ANLAY)Ş) VE