1
2
TÜBİTAK 45. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARAŞTIRMA PROJELERİ
FİNAL YARIŞMASI PROGRAMI
05 Mayıs 2014 Pazartesi
10.00 Açılış Töreni ve Sergi
13.00Ara
14.00Sergi
18.00 Sergi Kapanış
06 Mayıs 2014 Salı
10.00 Sergi Açılış
13.00Ara
14.00Sergi
18.00 Sergi Kapanış
07 Mayıs 2014 Çarşamba
10.00 Sergi Açılış
13.00Ara
14.00Sergi
18.00 Sergi Kapanış
09 Mayıs 2014 Cuma
10.00 Ödül Töreni
3
4
İÇİNDEKİLER
Önsöz......................................................................................................................................07
Prof. Dr. Yücel ALTUNBAŞAK (TÜBİTAK Başkanı)
Sunuş......................................................................................................................................09
Doç. Dr. Murat ÖNDER (Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkan V.)
Bilgisayar Dalı Projeleri.......................................................................................................10
Biyoloji Dalı Projeleri............................................................................................................24
Fizik Dalı Projel eri...............................................................................................................51
Kimya Dalı Projeleri..............................................................................................................81
Matematik Dalı Projeleri.......................................................................................................99
Coğrafya Dalı Projeleri.......................................................................................................123
Psikoloji Dalı Projeleri................................................................................... .....................141
Sosyoloji Dalı Projeleri........................................................................................................158
Tarih Dalı Projeleri...............................................................................................................192
Ödüller...................................................................................................................................212
2014 Yılı Ortaöğretim Öğrencileri ....................................................................................213
Araştırma Projeleri Final Yarışmasında Sergilenen Projeler
2014 Yılı Ortaöğretim Öğrencileri ....................................................................... .............230
Araştırma Projeleri Yarışması Bölge Başvuruları
2013 Yılı Ortaöğretim Öğrencileri ....................................................................................231
Araştırma Projeleri Final Yarışması Sergilenen Projelerin Dereceleri
2013 Yılı Ortaöğretim Öğrencileri ....................................................................................233
Araştırma Projeleri Final Yarışması Fotoğrafları
5
6
Prof. Dr. Yücel ALTUNBAŞAK
TÜBİTAK Başkanı
Sevgili Gençler,
Ortaöğretim Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda 44 yılı geride bıraktık.
1996 yılından beri düzenlediğimiz Yarışmamızın 45. yılında öğrencilerimizden rekor sayıda
başvuru almanın gururu ve mutluluğunu yaşıyoruz. Yarışmamızın, öğrencilerimizi temel ve
sosyal bilimler alanlarında çalışmalar yapmaya teşvik etme ve bilimsel gelişmelerine katkıda
bulunmada başarılı bir örnek olduğunu memnuniyetle görüyoruz.
Yarışmamız kapsamında bu sene; Bilgisayar, Biyoloji, Fizik, Kimya, Matematik, Coğrafya, Psikoloji,
Sosyoloji, Tarih olmak üzere 9 dalda 17.486 öğrencimizden 10.418 proje başvurusu aldık. Bu
rakam proje başvuru sayısında geçen yıla göre %41’lik bir artışa işaret ediyor.
Bu projelerin 1200’e yakını Mart ayında 12 bölge merkezinde sergilenirken, 202’si de 5-7 Mayıs
tarihleri arasında final yarışmasında sergilenecek. 9 Mayıs’ta düzenlenecek olan ödül töreni ile
son bulacak süreçte, en başarılı proje ve araştırmacılar ödüllendirilecek.
Sevgili Gençler,
Bilmenizi isterim ki, bizler için Ortaöğretim Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’na başvuran
bütün öğrencilerimiz bu yarışmanın kazananları. Bu sebeple de hepinizi yürekten tebrik
ediyor ve başarınızda özverili çalışmaları ve engin bilgileriyle emeği geçen değerli danışman
öğretmenlerimize, bölge koordinatörlerimize ve TÜBİTAK Bilim İnsanı Destekleme Daire
Başkanlığı çalışanlarımıza teşekkür ediyorum.
TÜBİTAK olarak bilim hayatınız boyunca arkanızda olduğumuzu belirterek, hepinize başarılarla
dolu yıllar diliyorum.
7
Bu yıl
“45. Ortaöğretim Öğrencileri Araştırma Projeleri
Yarışması Final Sergisi” ATO Uluslararası Kongre
ve Sergi Sarayı’nda 05–07 Mayıs 2014 tarihleri
arasında düzenleniyor.
Türkiye genelinde 10418 proje başvurusu
arasından, 12 Bölge Merkezinde yapılan
değerlendirmelerin sonucunda belirlenen 202
proje Finalist olarak sergiye katılacaklardır.
Sergi, 05 Mayıs 2014 tarihinde saat 10.00’da
yapılacak açılış töreniyle başlayacak ve 07 Mayıs
2017 günü 18.00’da kapanacaktır.
09 Mayıs 2014 tarihinde saat 10.00’da MEB Şura
Salonu’nda yapılacak Ödül Töreni ile program
son bulacaktır.
Sergimizi gezen ziyaretçilerin, ülkemizin geleceği
olan gençlerimizin yaptıklarıyla geleceğe
ilişkin umut ve güvenlerini pekiştireceklerine
inanıyoruz.
8
Doç. Dr. Murat ÖNDER
Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkan V.
Sevgili Gençler,
Bu yıl 45’incisini düzenlediğimiz Ortaöğretim Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nın Final
Sergisinde sizlerle buluştuğum için mutluluk duymaktayım.
Siz gençlerimizde erken yıllarda, bilimsel araştırma merakını uyandırmak ve insanlığın karşılaştığı
problemlere bilimsel araştırmaya dayalı kalıcı çözümler üretebilmenin heyecanını birlikte
yaşamak amacıyla yaklaşık yarım asırdır düzenlemekte olduğumuz yarışmamıza duyulan ilgi
her yıl artarak devam etmektedir. Geçtiğimiz yıl 7.401 olan başvuru sayısı, bu yıl yaklaşık % 41
oranında artarak 10.418’e ulaşmıştır.
Gençlerimizin yarışmaya olan ilgisinin her geçen yıl artması, bilim ve teknoloji üretiminde
yüksek hedefleri olan ülkemiz açısından son derece umut verici bir gelişmedir. Nitekim, bilimsel
araştırma yapma ve üretme kültürünün ülkemizin en önemli değeri olan genç ve dinamik
zihinlerde bu derece yaygın hale gelmesi, bilim ve teknoloji alanında her geçen gün ilerleme
gösteren ülkemizin gücüne güç katacaktır.
Sevgili Gençler,
Bu yarışma vesilesi ile edindiğiniz bilimsel araştırma heyecanını eğitim hayatınızın bundan
sonraki dönemlerine de taşıdığınız takdirde, dünyanın önde gelen bilim insanları arasında yer
alabileceğinizden hiç şüpheniz olmasın. TÜBİTAK olarak, geleceğin bilim insanı olma yolunda
ilerleyen siz gençlerimize olan güvenimiz tamdır. Girdiğiniz bu aydınlık ve heyecan dolu yolda
yürürken, çeşitli destek ve teşvik programları ile TÜBİTAK’ın daima yanınızda olacağından da hiç
şüpheniz olmasın.
Sevgili Gençler,
Sözlerime son verirken başta hazırladığınız birbirinden değerli projelerle yarışmamıza
değer ve renk katan sizler olmak üzere, bu projelerin hazırlanmasında emeği geçen bütün
danışman öğretmenlerimize ve bu yarışmanın düzenlenmesinde katkılarını esirgemeyen bölge
koordinatörlerimize ve juri üyelerimize ayrı ayrı teşekkürlerimi sunuyorum. Yarışmanın sorunsuz
bir şekilde yürütülmesi için hemen hemen bütün aşamalarında büyük gayret sarf eden mesai
arkadaşlarıma, değerli Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığı çalışanlarına ayrıca teşekkür
ediyorum.
Sizleri bir kez daha tebrik ediyor, başarılarınızın ve araştırma merak ve sevdanızın devamını
temenni ediyorum.
9
Danışman: Mehmet Aşık ADIGÜZEL
Mustafa Berk KELEŞ
3DELEMENT- 3D OYUN İLE EĞLENEREK ÖĞREN
Günümüzde hızla gelişen 3d görselleştirme ve oyun geliştirme teknolojileri soyut ve ezbere dayanan zor
konuların öğretimi için kullanılabilir mi?
Hemen hemen bütün öğrenciler için öğrenmek bir mecburiyettir. Bu yüzden zevk, merak ve istekten
yoksun gerçekleşen öğrenme, kalıcı olmamakta öğrenciler için sıkıcı bir hal almaktadır. Öğrenciler öğrenmek için
saatlerini masa başlarında, defalarca konu tekrarları, ezber yaparak sosyal hayatlarını neredeyse söndürmektedirler.
Sürekli sınavlar ve öğrenilmesi gereken konular ve hatta başarısızlıklar onları ümitsizliğe ve hatta psikolojik
sorunlara bile sürükleyebilmektedir. Oysa öğrenme oyunla eğlenceli bir hale getirilerek bu sorunlar büyük ölçüde
ortadan kaldırılabilir. Bütün öğrencilerin oyuna büyük bir ilgisi vardır bu ilgi ve merak, eğlence zamanlarını farkında
bile olmadan öğrenme zamanına dönüştürebilir. Bu çalışmada 3D görselleştirme teknolojileri ile 3D oyun yazılım
teknolojisi bir arada kullanılarak soyut ve ezbere dayalı bir konunun eğlenerek öğrenilmesini sağlayabilecek
bir oyun geliştirilmiştir. Amacımız örnek olarak seçtiğimiz “Periyodik Sistem” konusu ile pek çok zor konunun
öğretimi için etkili ve eğlenceli araçlar geliştirilebileceğini ortaya koymaktır. Bu çalışma temel olarak 3 aşamadan
oluşmaktadır. Birinci aşamada, öğretimsel içeriğin oyun içinde nasıl kullanılacağı araştırılarak oyun senaryosu
hazırlanmıştır. Oyun, içinde öğrenciyi motive edecek oyuna bağlanmasını sağlayacak heyecan ve mücadele bu
senaryo ile sağlanacaktır. İkinci aşamada oyunda kullanılacak nesnelerin 3D modelleme çalışmaları yapılmıştır.
Üçüncü aşamada 3D oyun geliştirme motoru Torque ile oyun hayata geçirilmiştir. Bu çalışmanın ülkemizdeki 3D
eğitsel oyun teknolojileri ile ilgili çalışmalara önemli bir katkı sağlayacağını düşünüyoruz.
10
Danışman: M. Salih KAYA
Barış KARATAŞ
Hakan YANIK
EYECONS
Bu projede; bilgisayar kullanımı sırasında kullanıcıların maruz kaldığı göz rahatsızlıklarının en aza
indirilmesi ve daha sağlıklı bilgisayar kullanımının sağlanması amaçlanmıştır.
Günümüzde bilgisayarların yeri ve önemi yadsınamaz. Fakat bilgisayarların kullanımı yüksek oranda
görsel dikkat istemektedir. Bu proje; bilgisayarı doğru kullanım tekniklerini öğretirken, uzun süreli ekrana bakılması
sonucu oluşacak göz rahatsızlıklarını da en aza indirgemek için egzersizler içermektedir. Yazılım açık kaynak
kodlu uygulamaları da kullanmıştır. Beyaz renk gibi parlak zemin rengine sahip uygulamalar çalıştırıldığında
ekran sıcaklığını otomatik olarak artırarak sarıya yakın bir renk elde edilmesini sağlamakta ve bu sayede daha
rahat okunabilirlik sağlamaktadır. Web kamerası sayesinde, ortam ışığını olarak algılayıp, ekran parlaklığını
uygun düzeye getirmektedir. İçerisindeki egzersizler sayesinde gözün, basit hareketlerle, yorgunluğunun
alınmasını sağlanmaktadır. Uzun süreli bilgisayar kullanımlarında kullanıcıları uyararak dinlenmeleri gerektiği
hatırlatılmaktadır. Bu etkiler tamamıyla kullanıcının istekleri doğrultusunda düzenlenmesi, yazılımın kullanıcı dostu
olmasını sağlamaktadır. Yapılan testlerde kullanıcıların bu yazılım sayesinde daha rahat bilgisayar kullanabildikleri
gözlenmiştir.
11
Danışman: Sibel AKINCI
Efe SEVİM
Yekta Can TURSUN
BİLİŞİMİN FENDEKİ GÜCÜ
Arkadaşlarımı yaratıcılığa, araştırmacılığa ve girişimciliğe teşvik ederek; her geçen gün gelişen
dünyamızın hızını yakalamak istedik. Fen derslerindeki ezbere dayalı konuları eğlenceli bir 3D oyun yazılımı ile
somut hale getirerek, görsele dayalı ve ilgi çekici bir biçimde anlatmaya çalıştık. Çok zor gibi görünen konuların
bile animasyonlarla, 3 Boyutlu bilgisayar destekli oyunlarla ne kadar kolay anlaşılabileceğini gösterdik.
Öğrenciyi ya da oyuncuyu; sanal ve 3D bir müzede, FPS mekanikleri ile dolaştırarak, atom modellerini
incelemesini sağladık. Oyunda bulunan metinleri okuyarak ve modelleri inceleyerek konuyu kavramasını ve
sorularla pekiştirmesi için soruyu doğru cevaplamadığı taktirde oyuna devam edemediği bir sistem hazırladık.
Oyunu monotonluktan kurtarmak, oyuncunun dikkatini çekmek amacıyla oyunun içine minik sürprizler hazırladık.
(Kapının sıkışması ve oyuncunun yeni yollar araması gibi)
Oyunumuzun yapımında birçok programı kullandık. İlk olarak level tasarımlarını kağıt üstünde yaptık.
Sonra tasarımlarımızı, bilgisayar ortamında sanal olarak oluşturduk. Sonra da duvarda yazması gereken bilgilere
öğretmen eşliğinde karar verdik. Bunları oyunumuza ekledik. Daha sonra ise oyunu monotonluktan çıkarmak
farklı olaylar ekledik.
Modellediğimiz oyunun etkisini test etmek amacıyla arkadaşlarımızın üzerinde denedik. Oyundan
önce başarı %60 oranında iken, oyun sonrası başarının %88 ‘e çıktığını görmek bizi onurlandırdı ve projemize
olan inancımızı arttırdı. Bu ciddi başarı artışını gören kimya öğretmenimiz ve diğer fen dersleri öğretmenleri
oyunumuzun derste aktif olarak kullanılabileceğini düşündüler. Projemizin diğer deneye ve gözleme dayalı
derslerde de uygulanmasının verimli olacağını düşünüyoruz. Oyunumuza ulaşımı kolaylaştırmak için okulumuzun
web sayfasında, Google Play’de, App Store’da ve ilerleyen zamanlarda oyun konsollarında bile uygulamaya
geçirmeyi amaçlıyoruz. HEDEFİMİZ; DÜNYA İLE GELİŞEN,YARIŞAN BİR NESİL OLMAK !
12
Danışman: Mesut ÖZER
Mehmet Yusuf KINIK
Muhammed ÇELİK
GÜVENLİ OKUL
Bu proje ile pansiyonlu ve pansiyonlu olmayan okullarımızdaki öğrencilere bar kodla çalışan bir sistem
tasarlayarak, öğrenci giriş çıkışlarının kayıt altına alınması, pansiyonlu okullarda eğitim gören gündüzlü öğrencilerin
kartlarına yemek kontörü yükleyip yemekhaneden yararlanmaları, okul giriş çıkışları, yemekhane giriş çıkışları ve
etüt giriş çıkışlarının kayıt altına alınması, kayıt altına alınan bilgilerin anlık olarak velilerle paylaşılması, bilgi kayıt
ve paylaşımı sayesinde güvenli bir okul oluşturulması amaçlanmıştır.
Ülkemizde şehir hayatının gelişmesine paralel olarak öğrencilerini okullara gönderen velilerde de ciddi
bir güvenlik kaygısı oluşmaktadır. Veliler okula giden öğrencisinin okula yetişip yetişmediğini merak etmekte veya
okulu pansiyonlu ise çocuğunun yemek yiyip yemediğini merak etmektedir. Ayrıca şehir nüfus yoğunluğunun
artması ve ülke nüfusuna paralel olarak çok büyük okullar inşa edilmekte ve okulların nüfus yoğunluğundan
dolayı öğretmenlerin, öğrencilerinin hepsini tanıma olanağı ortadan kalkmaktadır. Dersleri erken biten öğrenciler
hemen eve gitmek yerine dışarıda kötü alışkanlıkları edinebilecekleri ortamlara girebilmektedirler.
Böyle bir ortamda öğrencilerin okul giriş – çıkışlarının, dersi erken bitse dahi kayıt altına alınarak velilere
bildirilmesi, velilerin kaygılarını azalmakla beraber öğrencilerinde güven içerisinde eğitim almasını sağlanacaktır.
Proje ile öğrenci okul giriş-çıkışları, yemekhane işlemleri ve etüt giriş-çıkış işlemlerinde kayıtların başarılı
bir şekilde alındığı ve bilgilerin velilerle hatasız bir şekilde paylaşıldığı gözlenmiştir.
Programımızın testi için bir barkod okuyucu temin edilmiş ve örnek seçilen öğrencilere öğrenci kartı
hazırlanmıştır. Yapılan testlerde verilerin hatasız bir şekilde işlendiği ve istenildiği zaman bu verilerin velilere
gönderilmesi sağlanmıştır. Öğrenci kartındaki barkod kodunun karttan okunup veri tabanına kaydolması 1 sn’den
daha kısa bir sürede gerçekleşmiştir. Verilerin elektronik ortamda velilere gönderilmesi İnternet hızına bağlı olarak
değişmiştir.
13
Danışman: İlyas YAĞCİOĞLU
Hacer DEMİR
Halil KÜPRAY
ANDROİD SÖZ DİNLEYEN EV (ANDSDEV)
Projemizin amacı; Android işletim sisteminin ses tanıma ve bluetooth özelliğinden faydalanılarak bir
evde kullanılan nesne veya cihazların (lambalar, perdeler, kombi, vb.) işlevlerine ait komutların konuşma diline
yerleşmiş farklı söylem şekillerini tanıyabilen ve bu cihazların sözel komutlarla kontrolünü sağlayan bir program
hazırlamaktır.
Evlerimizdeki cihazlarla ilgili işlevler, temel komutlar haline getirilmiş ve bir anket hazırlanarak
okulumuzdaki ve çevremizdeki yaklaşık 100 kişiye uygulanmıştır. Komutlarla ilgili farklı söylemler belirlenerek,
cihazların işlevine göre gruplandırılmıştır. Elde edilen bu verilerden işleve/komuta göre anahtar kelimeler
oluşturulmuştur. Hazırlanan tanımlama algoritması ile gelen ses tanıma sonuçlarından anahtar kelimeler
süzülerek farklı söylense bile aynı komutu gerçekleştirebilecek bir program, Android işletim sistemi için Ecilipse
ADT ortamında hazırlanmıştır. Bluetooth üzerinden model evdeki kontrol devresine her işlevin sayısal kod
karşılığı aktarılmış ve çalışması denenmiştir. Programda, ses tanıma işlemi, Google ses tanıma motoru üzerinden
Android “Recognition Listener” sınıfı ile gerçekleştirilmiştir. Komutların farklı söylemlerini tanımak için yeni sınıflar
oluşturulmuştur.
Temiz ses kaydının yapılabildiği ortamlarda ses tanıma başarısı oldukça yüksektir. Oluşturulan veri
tabanındaki anahtar kelimelerle belirlenen ana komutların günlük hayatta kullanılan farklı söylemleri oluşturulmuş,
kurulan farklı komut cümleleri ile denenmiştir. Ses tanımanın başarılı olduğu durumlarda işlemin yapıldığı
görülmüştür.
Yapılan çalışma sonucunda, örneğin “salon lambasını yak“ temel komutunun belirlenen/oluşturulan
350 farklı söylemi program tarafından tanınmış ve işlev gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada Eskişehir’deki söylem
farklılıkları araştırılmış ve kullanılmıştır. Çalışma bir eve uygulandığında burada yaşayan ve konuşmasında problem
olmayan, yaşlı, hasta veya bakıma muhtaç insanlar bu programla evlerindeki cihazların kontrolünü rahatlıkla
sağlayabilecektir. Oluşturulan sınıf yapısıyla da yeni anahtar kelimelerin eklenmesi sağlanmıştır.
14
Danışman: Mehmet BAŞARAN
Burak ERKILIÇ
İsmet Erdem DEMİR
GÖRÜNTÜ İŞLEME YÖNTEMİ İLE EN KISA YOLDAN LABİRENT ÇÖZME ALGORİTMASI VE YAZILIMI
Bu projede yapmayı planladığımız ana amaç; kendi geliştirmiş olduğumuz bir algoritma ve yazılım ile
verilen herhangi bir harita veya yolu, görüntü işleme tekniği ile çözümleyerek en kısa yoldan, hedeflenen noktaya
varmayı amaçlayan algoritma ve yazılımla ilgilidir.
Kameradan alınan görüntüleri karelere ayırdıktan sonra, oluşturmuş olduğumuz harita üzerinden
engellerin ve gidilecek yolların belirlenmesi işlemi gerçekleştirilmiştir. Çıkan BYTE matrix değerlerine göre,
gidilecek başlangıç ve bitiş noktalarına göre en kısa yolu bulmak için yeni geliştirdiğimiz algoritmanın adımları
gerçekleştirilmiştir. Algoritmamız temel olarak alternatiflere dayalı deneme yanılma yöntemiyle çalışmaktadır.
Kullandığımız bu yönteme göre alternatifleri almak için bulunduğun yerden 4 farklı yön mevcuttur (sağ, sol, aşağı
ve yukarı). Eğer alternatif yolda engel varsa engel olan kısma gidilemez. Başlangıç ve bitiş noktaları arasındaki yeşil
taralı alternatiflerin koordinat noktaları üzerinden yol bulmak için labirenti tersten çözmeye dayalı bir yöntem
kullanılmaktadır. Yukarıda adımlarını sıraladığımız algoritmamızda Java dili kullanılarak oluşturulan, OpenCV
bilgisayarla görme kütüphanesi, OpenGL açık grafik kütüphanesi LWJGL binding ile gerçekleştirilmiştir. En son
olarak en kısa yol harita üzerine çizdirilir.
Projemizde programın testi için programa uygun bir arayüz geliştirilmiştir. Bu arayüzde programın
kullanımı için geliştirilmiş harita editörü yazılmıştır. Geliştirilen arayüzden faydalanarak oluşturulan 48 adet farklı
labirent modelinde program test edilmiştir. Program yaklaşık olarak saniyede 20 görüntü işleyebilmektedir.
Çalışılan labirentte başlangıç ve bitiş noktaları arasındaki en kısa mesafeyi bulma başarısı %95 olarak ölçülmüştür.
Başarıyı etkileyen olumsuz faktörler ortamdaki ışık miktarı, kullanılan kameranın kalitesi, bilgisayarın hızı olarak
saptanmıştır. Geliştirilen bu program ve arayüzden faydalanarak günlük hayatta birçok kullanım alanı tespit
edilmiştir. Bunlardan bazıları; askeri amaçlı belirlenen alan üzerinde kısa sürede en kısa yolu bulma ve labirent
çözümleridir.
15
Danışman: Neslihan GENÇ
Furkan TETİK
Saliha BULUT
ACİL YARDIM (NFC TEKNOLOJİSİ İLE ANDROİD UYGULAMASI)
Günümüzde acil bir sağlık problemi olduğunda yakınlarımızı ya da acil yardım alabileceğimiz 112 gibi bir
merkezi ararız. Bunun için telefonu açıp yakınlarımızın ya da doktorumuzun telefonunu rehberden bulmamız ya da
acil yardım alabileceğimiz merkezi birimin telefonunu çevirmemiz gerekmektedir. Ayrıca bulunduğumuz konumu
da belirtmemiz gerekmektedir. Bu işlemler acil durumda zaman kaybına neden olmaktadır. Fakat geliştirdiğimiz
uygulama sayesinde zaman kaybı olmadan acil yardım istenebilecektir.
Özellikle hasta ve yatalak kişiler için; acil durum anında, kullanıcı üzerinde ya da herhangi bir noktada
bulunan NFC etiketin NFC destekli Android cihaza dokundurulmasıyla kişinin bilgilerinin merkeze veya daha
önceden tanımlanan kişilere gönderilmesini sağlayan bir uygulama yazmayı hedefledik.
NFC teknolojisi ile günümüze kadar birçok çalışma ve uygulama yapılmıştır. Ancak bu çalışmalar arasında
acil durum ile ilgili herhangi bir çalışma bulunmamaktadır. Geliştirdiğimiz uygulamayı diğer NFC uygulamalarından
ayıran en önemli özelliklerden biri de budur.
NFC (Near Field Communication) yani Yakın Alan İletişimi, yeni nesil bir kablosuz iletişim teknolojisidir. NFC
teknolojisi temelde, NFC standartlarına uyumlu elektronik cihazlar arasında yakın mesafeli haberleşmeyi sağlar.
Geliştirdiğimiz uygulamada; kullanıcı arayüzüne ilk olarak kişinin bilgileri girilir ve acil durumda ulaşmak
istediği yakınlarının, doktorunun bilgileri tanımlanır, bu bilgiler veritabanında saklanır. Daha sonra NFC etiketine
bu bilgiler yazdırılır. Acil durum anında kişi NFC etiketi Android cihazına okuttuğunda ya daha önceden tanımladığı
bir kişiyi arayacak, ya konum bilgisini içeren SMS gönderecek ya da twitter, facebook gibi sosyal paylaşım sitelerinde
acil durum bilgisi paylaşacaktır. Ayrıca yakınlarının telefonlarına yüklenen bakıcı uygulaması sayesinde anlık
bildirim gidecektir. Acil durum merkezinin web arayüzüne de kişinin konum, hastalık, kullandığı ilaçlar gibi bilgiler
gönderilecektir.
16
Danışman: Faruk BULUT
Büşra Nur KILIÇ
Dilara BOZYILAN
YAPAY SİNİR AĞLARIYLA DOĞRU MESLEK SEÇİMİ
Projemizde yapay sinir ağları üzerinde bir araştırma yaptık. Proje esnasında “yapay zeka kullanılarak
insanların meslek seçimini doğru bir şekilde yapmalarını sağlayacak bir program geliştirilebilir mi?” sorusuna
cevap aradık.
Projemizin amacı, meslek seçiminde kara vermek üzere olan lise öğrencilerine kendilerine en uygun
mesleği seçmelerinde yardımcı olmaktır. Bu amaçla meslek seçimini doğru bir şekilde yapmış ve mesleğinden
memnun kişilere yaklaşık 50 soruluk bir anket yaptık. Mühendislik, tıp ve hukuk gibi değişik sektörlerde çalışan
bireylerden elde ettiğimiz veriler ile bir veri seti oluşturduk. Bu verileri, yapay sinir ağları olarak isimlendirilen yapay
bir karar mekanizmasına aktararak sistemimizi eğittik. Yaptığımız çapraz doğrulama işlemleriyle sistemimizin
performansını ölçtük. Ayrıca diğer sınıflandırıcılarla üzerinde çalıştığımız sınıflandırıcının doğruluk oranlarını
karşılaştırdık.
17
Danışman: Musa DEMİRELLİ
Abdulkadir PAMUKÇU
Enes Kutay SEZEN
TNODE
Bu projede, ilişkisel bir grafikteki tüm düğümlereveri ulaştırılmasına yönelik zaman değişkenli algoritma
geliştirilmesi planlanmıştır.
TNode, projemizin amacı; çizge analizi, düğümler ve ilişkilerinin saptanması, en az zaman periyodunda tüm
düğümlere ulaşılması, veri veya sinyal aktarımı olan sistemlerde tüm alıcılara verinin en kısa zamanda ulaşmasını
sağlamak, bu konuda algoritma geliştirmek ve algoritmanın verimliliğini araştırmaktır.
Bilgisayar ve matematik bilimlerinde kullanılan çizgeler (Graphs) birçok problemin gösteriminde
kullanılabilmektedir. Bilindiği üzere çizgeler; düğümler, bağlantılar, dallar gibi kısımlardan oluşmaktadır. Çizge
yapıları en basit olarak komşuluk matrisleri (adjancy matrix) veya işaretçiler (pointers) kullanılarak hafızada
tutulabilir.
Hazırladığımız bu projede, verilen veya girilen çizgedeki düğümlerin (nodes) tamamına veri ulaştırmak
fakat bunu zamana bağlı olarak ve aynı zaman periyodundaki çakışmaları yok ederek yapmaya çalıştık. Amacımız;
bir çizgede düğümler seçerek bu düğümlerden en az zaman periyodunda verilen sinyalleri çizgedeki tüm
düğümlere ulaştırmaktır. Projemizde Genetik Algoritma ve Karınca Kolonisi Optimizasyonunu kullandık ve bu
algoritmalar için puanlama yöntemleri ve veri yapıları geliştirdik.
Programımızın kullanımını elimizden geldiğince kolay yapmaya çalıştık. Kullanıcı dostu ara yüzümüzde
kullanıcı “Yeni” butonuna bastıktan sonra sol taraftaki pencereye düğümlerin yerlerini işaretler, ardından bağlantı
penceresi yardımıyla düğümlerin birbirleriyle bağlantılarını belirler. Bu aşamadan sonra istediği algoritmayı
seçer ve “Başlat” butonuna tıklar. Programımız elindeki en iyi çözümü ekranda şekil üzerinde gösterir ve hangi
zaman diliminde hangi noktaları verici seçtiğini metin kutusuna yazar. Program “Durdur” butonuna basana kadar
çalışmaya devam eder.
18
Danışman: Melek TOTAN
Batuhan Celal YAMANER
Yasin ÖZMEN
NÖROLOJİK HASTALIKLARIN TEDAVİSİNDE VE SPORCULARIN GELİŞİMİNDE KULLANILAN KOGNİTİF BORD
Kognitif Bord; nörolojik rahatsızlık geçiren hastaların iyileşmesini sağlamak, hastalar sıkılmadan tedavi
olma imkanı sağlayarak hastaların iyileşme sürecini hızlandırmak, çoklu moduyla çeşitli egzersiz imkanları
sağlayıp, hasta, sağlıklı birey ve sporcularda kognitif ve motor performansını geliştirmek ve sonucu bilgisayar
yardımıyla görmek, polis, askeriye ve güvenlik görevlilerinin dikkat, yoğunlaşma, tepki süresi ve karar verme yeteneğini
artırmak, hastalar için oluşturulan veri tabanları sayesinde doktorlar; hastalarının gelişimini daha net takip imkanı
bulacaklardır. Ayrıca sporcuların gelişimlerini de yine aynı şekilde takip imkanı sağlamak, amacıyla tasarlanmıştır.
Nörolojik rahatsızlıklar bir çok rahatsızlığa neden olabilmektedir. Nörolojik kaynaklı hastalıkların tedavisi
zor ve uzun bir süreci kapsamaktadır. Hastalar bu uzun süreçte sıkılmadan, vücut performansını arttıracaktır.
Kognitif Bord, nörolojik rahatsızlıkların atlasılmasına yardımcı olmak ve bir çok alanda vücud performansını
arttırmaktır. Hastaların el-göz koordinasyonu , bilinç düzeyi , duyusal girdileri işleme ve yorumlama yeteneği, tepki
hızının ve kassal çevikliğin geliştirilmesinde; sağlıklı bireyler ve sporcularda ise kognitif düzey, yoğunlaşma ve
kassal çevikliğin geliştirilmesine yardımcı olacak bir Kognitif Bord geliştirmeyi hedefledik. Amaç; nörolojik hastalık
geçiren hastaların iyileşme sürecine sıkılmadan ve eğlenerek yardımcı olmaktadır. Bu nedenle Projemizde beş
kart kullandık. Kartlarda PIC 18F2550 , 16F877 ve ULN2803 kullandık. Projemizi PIC BASIC ve VISUAL BASIC
programları ile tamamladık. Proje deneysel olarak tamamlandı kullanılabilirliği test edildi.
19
Danışman: Bülent KOÇAK
Deniz KAYAR
Selçuk HOLEP
BOARD UNLEASHED & FOR [email protected]
Proje konusunu belirlemek için yaptığımız gözlemlerde; öğrenme - öğretme sistemlerinde ve ortamlarında
yeni yaklaşımların geliştirilmesini, teknolojik alt yapının iyileştirilmesini gerekli hale geldiğini, çağın gerektirdiği
bilgi ve becerilerin, geleneksel eğitim ortamlarının yanı sıra elektronik iletişim ortamlarında da sunulabileceği
sonucuna vardık.
Eğitim kurumları başta olmak üzere, resmi kurumlarda ve özel hastaneler de yaptığımız araştırmalarda bu
konudaki pek çok sorun (sorunlar için bkz. Proje Raporu) ile karşılaştık ve bu sorunları ortadan kaldıracak programı
yapmayı kendimize amaç edindik.
“Etkileşimli Tahta” uygulamasını ve “Veri Giriş Ekranı” uygulamasını; Windows Formun Control Class’ı
ile birlikte kendi kütüphanelerimizi oluşturarak C# programlama dilinde yazılmıştır.Android tabanlı “Tablet
Uygulaması” ise Java diliyle ve Android SDK kütüphaneleri kullanılarak Eclipse ortamında yazılmıştır. Uygulama
içindeki bazı noktaları vurgulamak için Showcase View kütüphanesi kullanılmıştır.
Zengin menü içeriğine sahip olan programımızın biten bölümleri ile zaman zaman denemeler yaptık (bkz.
Proje Raporu / Resimler). Bu denemelerden biri “Öğrenci Meclis Seçimleri” idi. Projemiz ile Türkiye’de ilk defa kâğıt
masrafı olmadan, yaklaşık 5 dk. içinde, etkileşimli tahtaları ve tabletleri kullanarak seçim işlemlerini demokrasi
kültürüne uygun bir şekilde biz gerçekleştirdik.
Eğitim kurumlarında yaptığımız uygulamalarda programımızın “uygulanabilir ve sürdürülebilir olduğunu”
gördük. Bu yüzden önce eğitim kurumlarında, sonra istenirse diğer devlet kurumlarında da uygulanabilecekti.
“Fatih Projesi” kapsamında kurulan etkileşimli tahtalar ve tabletler, projemizin maliyetini sıfıra indirgemiştir.
Bu nedenle MEB’den gelen talep yarışmadan sonra değerlendirilerek projemizin ülke çapında kullanılması
sağlanacaktır.
20
Danışman: Mesut BIYAN
Berna UZUNOĞLU
Mehtap KÖSE
BULANIK MANTIK (FUZZY LOGİC) TABANLI ÇALIŞAN DİSİPLİN KURULU YAZILIMI
Eğitim-öğretim sürecinde disiplin; öğrencilere yapmaları gereken davranış ve tutumları öğreterek,
bu amaçla öğrencileri kontrol etmek, olumlu davranış için öğrencileri ödüllendirmek, olumsuz davranışlar için
onları cezalandırmaktır. Okullarda bu iş için disiplin kurulu oluşturulmakta ve cezaları bu kurullar bazı hususları
değerlendirerek vermektedir. Fakat MEB’in ilgili yönetmeliği incelendiğinde öğrencilere ceza verilirken göz önünde
bulundurulması gereken birçok hususun bulunduğu ve disiplin kurulları her zaman bu hususların tamamını ceza
verirken değerlendirmediği gözlemlenmiştir. Bu projenin gerçekleştirilmesi için 7 Eylül 2013 Cumartesi günü 28758
sayılı resmi gazetede yayınlanan Millî Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği’nden nitel veriler elde
edilmiştir. Bulanık mantık kullanarak kodlanan yapay zekâ yazılımına elde edilen bu verileri girilecek ve sistem kendi
kural tabanı sayesinde bu girişlere göre öğrencinin yüzde kaç ile cezalandırılması hakkında bir tahmin yürütecektir.
Bu çalışmada, öğrenciler disiplin kurullarına sevk edildiklerinde bütün durumlar değerlendirilerek daha adil bir
karar verilmesine yardımcı olunması ve literatürde olmayan bu eksiklik tamamlanması amaçlanmıştır. Ayrıca
program ürettiği verileri kendi veri tabanında saklayacağı için disiplin kurulu kararlarının kurul defterleri haricinde
dijital ortamda saklanması ve istenildiğinde bu verilere rahatça ulaşılmasını sağlayacaktır. C#.NET ortamında
yapılan bulanık disiplin kurulu yazılımı 5 girişten oluşmaktadır ve 675 tane bulanık kuralları bulunmaktadır. Bu
675 adet kural konunun uzmanları ile görüşülerek belirlenmiş ve sisteme girilmiştir. Yazılımda bulanık mantığın
kullanılması sistemin daha hassas ve verimli olmasını sağlar. Yapay zekâ yazılımı bu kuralları kullanarak sadece
öneri olarak bir sonuç üretecektir. Teknolojinin gelişmesiyle makinelerin insan gibi düşünebilmesi yeteneğine sahip
olması neticesiyle değerlendirmenin bilgisayarlar aracılığıyla yapılmasının daha doğru sonuçlar çıkarılabileceği
öngörülmüştür.
21
Danışman: Ömer GÜNAYDIN
Asım DİLLİ
Tuğçe Nilay BOSTAN
GÖREN ELLER
Gören Eller projemizin amacı görme engelli insanların nesneleri kolaylıkla tanımalarını, bilhassa
karıştırdıkları nesneleri kolaylıkla ayırt edebilmelerini sağlamaktır.
Trabzon-Beşikdüzü Ticaret Meslek Lisesi Bilişim Teknolojisi Alanı öğrencileriyiz. Ders esnasında RFID
teknolojisi hakkında edindiğimiz bilgiler doğrultusunda Rfid ile nesneleri tanımlayabileceğimiz görme engellilerin
nesneleri tanıyabileceği Gören Eller projesini geliştirmeye karar verdik ve rfid teknolojisini ayrıntılı olarak araştırdık.
Projede ilk olarak nasıl bir eldiven kullanacağımızı düşünmeye başladık. Kullanacağımız eldivenin
üzerine ve avuç içi kısmına devreler takılacağından boyut olarak standart eldivenlerden biraz büyükçe olmalıydı.
İlçemizde bulunan giyim mağazalarını gezerek uygun eldiveni bulduk. Daha sonra eldivenin üst kısmına Arduino
Uno işlemcisini, eldivenin avuç içi kısmına da RFID okuyucusunu yerleştirmeyi düşündük. İşlemciyi ve RFID
okuyucuyu kullanıcıyı rahatsız etmeyecek şekilde itina ile eldivene monte ettik. Bu işlemlerin ardından hoparlörün
arduino üzerine ve pilin eldiven üzerine montajını gerçekleştirdik. Kullanılacak devreler ve elemanları eldiven
üzerine yerleştirdik ve gerekli bağlantıları yaptık. Sonra Arduino işlemcisini RFID okuyucudan aldığı bilgileri
kullanarak; tanımlı nesneleri hoparlörden işitsel yolla görme engellilere verecek şekilde programladık. Arduinoyu
programladıktan sonra test işlemlerini gerçekleştirerek projemizi hazır hale getirdik.
Sonuç olarak, projemiz sayesinde görme engelli insanların hayatları büyük derecede kolaylaşacaktır.
Görme engellilik onların istediği bir şey değil, onlara verilmiş bir özelliktir. Şu an bu proje özetini okuyabiliyorsanız
çok şanslısınız demektir. Unutmayınız ki engelli olmak engel değildir, asıl engel engellilerin karşılaştığı engelleri
kaldırmamaktır. Onların hayatını bu denli kolaylaştıracak bir projeyi hayata geçirmek ancak onların gerçek anlamda
mutlu olabilmelerini sağlayacaktır.
22
Danışman: Hasan ŞAHİN
Mert KARADENİZ
FLOWTURK GÖRSEL PROGRAMLAMA SİMÜLATÖRÜ
Bu projenin amacı; Akış diyagramlarını kullanarak görsel program tasarlamak ve bu programın çalışmasının
simülasyonunu gerçekleştirmektir.
Değişik eğitim kurumlarında, Endüstri Meslek Lisesi, Üniversitelerin Bilgisayar Mühendisliği, programcılığı
ve öğretmenliği alanlarında programlama dersi alan herkesin ortak bir sorunu vardır; bir program nasıl çalışır?
Programın çalışma mantığını çoğu kişi anlamakta zorlanır.
Yaptığımız bu program, akış diyagramı şekillerini kullanarak, görsel program geliştirip bu programın
çalışmasını test edebileceği, programın işlem basamaklarında gerçekleşen olayları ve değişkenlerin aldığı
değerleri görebileceği kullanımı kolay, programcılığı sevdirici ve programlama mantığını daha kolay ve anlaşılır
hale getirmeyi amaçlamaktadır.
Program yazmak için bilgisayar gibi düşünmek gerekir sözü çoğu programcının sloganı haline gelmiştir.
Programlamaya yeni başlayanlar program yazarken programlama dilinin yazım kurallarına bire bir uymak
zorundadırlar. Bu kurallara uyulmadığında bir nokta bir virgül eksik olduğunda, harflerden biri küçük veya büyük
olduğunda bir parantez eksik veya fazla olduğunda program onlarca hata verebilir. Bu durum öğrencilerin gözünü
korkutur ve programlamaya karşı bir korku oluşturur. Bu korkuyu gidermek için kullanıcı ile programlama dilinin
soğuk yününü doğrudan karşılaştırmadan işin mantığını daha kolay anlayabilecekleri bir geçiş programına ihtiyaç
duyulmaktadır.
Bu program sayesinde kullanıcı sadece yapmak istediği işlemlerle ilgili şekilleri, işlem sırasına göre
yerleştirerek, kolayca bir yapboz gibi program tasarımı yapabilir ve bu programları çalıştırıp adım adım programın
çalışmasını ve program içindeki değişkenlerin aldığı değerleri görebilir. Böylece programlamaya girişte
programlama mantığını öğrenmeden programlama dilinin soğuk yüzünden, hata kabul etmez halinden daha az
etkilenilir.
Son tahlilde bu program, programlamaya yeni başlayanların vazgeçemeyeceği, birçok kişiyi programlamaya
ısındıracak, programlamanın mantığının daha kolay anlaşılmasını sağlayacak, yerli imkânlarla yazılmış bu konudaki tek
programdır.
23
Danışman: Bülent IŞIK
Bünyamin ÇAKMAK
Mehmet Enes ARICI
SARI KANTARON (HYPERİCUM PERFORATUM)’UN TÜMÖR BASKILAYICI GENLER ÜZERİNE ETKİSİNİN
İNCELENMESİ
Ülkemizde ve dünyada milyonlarca insanı etkileyen kanser, çağımız için büyük bir problem teşkil
etmektedir. En sık görülen kanser tiplerinden biri olan baş, boyun kanseri pek çok insanın hayatını kaybetmesine,
toplum ve aile yapısında bozulmalara yol açmaktadır. Aynı zamanda birçok sosyal etkisi de bulunan kanseri
önleyebileceğini düşündüğümüz Sarı Kantaron (Hypericum perforatum) üzerinde çalıştık. Biyoloji olimpiyatında
yıllar geçirmemiz, aslında bu projenin kilometre taşlarını oluşturmuştur. Ayrıca proje çalışmaları bulunan alt
dönemlerimize kendi bilgilerimiz ışığında yardımcı olamaya çalıştık.
Projemizde; baş-boyun bölgesinde gelişen kanserden elde edilen primer kanser hücre hattı üzerinde,
Sarı Kantaron (Hypericum perforatum) bitkisinden elde edilmiş özütün antikanser özelliği tespit ettik. Ve bunu
ScratchAssay yöntemi ile inceledik.
Altın sarısına benzeyen çiçeklerinden dolayı Hypericumper foratum’a sarı kantaron da denilmektedir.
Hypericumper foratum’u hemen hemen her ülkede bulmak mümkündür. Avrupa, Asya, Kuzey Afrika ve Amerika
Birleşik Devletlerinde yetişen bir bitkidir.
Baş boyun kanserleri, çeşitli faktörlerin etkisi altında oluşabilmekte olup yaklaşık olarak tüm vücut
kanserlerinin %10’unu oluştururlar. Baş boyun kanserleri daha aşağı hatta çocukluk çağlarında bile gözlenebilmekle
birlikte esas olarak ileri yaşlarda ( 50-70 ) sık olarak gözlenirler. Baş, boyun kanseri erkeklerde sık rastlanır. Hastaların
%15-20’sinde ikinci bir solunum, sindirim yolu primer kanserine rastlanır. Genelde hastalığa yakalanan hastaların
%15-20’si yaşamını yitirir. Özellikle sigara gibi tütün mamullerini bırakmak adına bazı tiryakilerin dumansız
tütün, çiğnenebilir tütün kullanımına yönelmesiyle baş, boyun kanseri riski artar. Bu yalnızca kişideki kanser
riskini akciğerlerden dudağa taşır. Akciğer kanseri görülme sıklığı azalırken baş, boyun kanseri sayısında artış
görülmektedir.
Baş, boyun kanserinin erken belirti vermesi özelliği erken tanı konulabilmesini sağlar. Bu belirtilerden
bazıları şunlardır: Boyunda şişlik, ses değişimi, dudakta büyüme, kanama, yutma problemleri, ciltteki değişiklikler
ve devam eden kulak ağrıları. Erken tanı sayesinde tedavisi mümkün olabilmektedir.
Baş, boyun kanserli hücre kültürüne farklı dozlarda sarı kantaron ekstraktını uyguladık. Hücre kültürlerine
belli saatlerde yaptığımız Scratchassay çalışmaları sonucunda yaptığımız çalışmanın verimliliğini gösterdik. Daha
sonraki deneylerimizde sarı kantaron ekstratının p53, RB ve ING1 ekspresyonlarının nasıl etkilediğini inceledik.
Deneylerimiz sonucunda ve P53, RB tümör baskılayıcı genlerinin ekspresyonlarının arttığını gözlemledik.
24
Danışman: Bülent IŞIK
Alperen BÜYÜKBERBER
Mehmet Emin GÖZEL
BİR BARDAK ŞİFA, SALVIA SIIRTICA (SİİRT ADAÇAYI)
Halk ilacı olan Salvia siirtica bitkisinin insan patojeni bakteri ve mayalar üzerindeki etkilerini araştırarak
antimikrobiyal etkinliğini, DNA ve kanser hücre hatlarındaki etkisini tespit ederek antikanser ajan olarak
kullanılmasını amaçladık. Antikanser etkisinde apoptotik aktivitesini inceledik. İnsanın en önemli sermayesi
olan sağlığına neler yaparsak ülkemize büyük bir destek sağlayabiliriz? Bakteriler mevcut antibiyotiklere
direnç geliştiriyor, acaba antibakteriyel bitki bulabilir miyiz? Kanser dünyada çok yaygın, çözümsüz bir hastalık
acaba bitkisel tedavi yöntemi var mı? Kimyasal ilaçların belirli bir dönemden sonra etki etmediği patojen
mikroorganizmaların bu ilaçlara (antibiyotikler) karşı direnç gösterdiğini öğrendik. Bu bilgi bizi bitkisel kaynaklara
yönlendirdi.
Bitki; ülkemizde bulunmalı, ekonomik olmalı, folklorik bir temele dayanmalı, daha önce üzerinde çalışma
yapılmamış olmalıydı.
Günlük hayatta kullanılan şifalı olduğu düşünülen adaçayı türlerinden Salvia siirtica’ nın yeni tanıtıldığını
üzerinde hiç çalışılmadığını öğrendik. Yaptığımız literatür çalışmasında Salvia türlerinin içeriğinde bulunan Linalil
asetat ve terpenlerin patojenlere karşı oldukça etkili olduğunu gördük.
Bitkimizi kuruttuk etanolde çözüp buharlaştırarak özütümüzü oluşturduk. Patojenlerimizi ektik, kuyucuk
açarak özütümüzle muamele ettik. Oluşan zonları kaydettik. DNA etkileşimini inceledik. Fenolik içerik ve DPPH
testi ile antioksidan etkiye baktık. HUVEC ve MCF-7 hücre hattında antikanser özelliğini inceledik. AlamarBlue testi
yaptık. PI boyama yaptık, apoptotik ölümü inceledik.
Çok yüksek fenolik içerik ve antioksidan aktiviteye sahip olduğunu bulduğumuz S.siirticameme kanserinde
250 µg/mL de etkili bulunmuştur. Ayrıca bu konsantrasyonda normal hücrelere fazla zarar vermemiştir. Günlük
hayatta kullanılırsa vücut direncini arttırmaya yarayabilir, hastalıklardan koruyabilir. Endemik olması ülkemize
ciddi ekonomik katkı sağlayacaktır.
25
Danışman: Uğur Gürel YILMAZ
Betül ÜNAL
ANTALYA KÖRFEZİNDEKİ DENİZ İÇİ FALEZLERDE YAYILIŞ GÖSTEREN VE HAKKINDA FAZLA BİLGİYE SAHİP
OLUNMAYAN LITHOPHAGA LITHOPHAGA (L. 1758)’NIN BİYOLOJİK ÖZELLİKLERİNİN (BOY, ÇAP VE AĞIRLIK)
VE AĞIR METAL DÜZEYLERİNİN (PB, CD, HG, CU, ZN, CO, Nİ) BELİRLENMESİ
Bu projenin amacı Antalya körfezindeki deniz içi falezlerde yayılış gösteren ve hakkında fazla bilgiye sahip
olunmayan Lithophaga lithophaga (L. 1758)’nın biyolojik özelliklerinin (boy, çap ve ağırlık) ve ağır metal düzeylerinin
(Pb, Cd, Hg, Cu, Zn, Co, Ni) belirlenmesidir. Ayrıca projenin diğer bir amacıda midyenin yayılış gösterdiği yerdeki
falezde, midyenin etli kısmında ve kabuk kısmında ağır metal düzeyine bakılarak Antalya körfezinin ağır metal
kirliliğinin bu indikatör tür ile belirlenmesidir. Çalışmanın bir diğer amacı da midyenin morfolojik özelliklerinin
tespitidir. Bu çalışmalar ilk defa tarafımızdan yapılmıştır. Özellikle midyenin morfolojik olarak tanımlanması
ve bakılan ağır metal sayısı ile midyenin et, kabuk ve bulunduğu kayanın ağır metal birikiminin incelenmesi
çalışmamızı diğerlerinden farklı kılmaktadır.
Çalışmamızda materyal olarak Antalya Körfezi’nde deniz içindeki falezlerde yayılış gösteren Lithophaga
lithophaga L. 1758 kullanılmıştır. Popülasyonunun en yoğun olduğu iki bölgedenEylül ayı içerisinde iki farklı dalış
ile örnekler toplanmıştır. Örnekler (midye ve kaya) laboratuar ortamına içi buz dolu termos ile taşınmış ve her
bir midye örneğinin morfolojik ölçümleri yapılıp, ağırlıkları tartılmıştır. Ağır metal analizleri için derin dondurucuda
bekletilen örnekler (midye ve kaya) dışarı çıkarılıp distile suda yıkanmış, midyenin kabukları açılmış ve iç kısmı tamamen
çıkartılmıştır. Örnekler (kabuk, et ve kaya) fırında 70 ⁰C de 48 saat tutularak kurutulmuştur. Kurutulan örnekler
mikrodalga homojenizatör tarafından küçük parçalara ayrılarak homojenize edilmiş ve birebir oranında HNO3 ve
H2O2 kullanılarak yakılmıştır. Bütün örnekler 10 ml’ye tamamlanmış ve ICP-MS kullanılarak ağır metal düzeylerinin
ölçümü gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bütün bulgular istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Morfolojik verilere
T Testi, ağır metal verilerine Kruskal-Wallis testi uygulanmıştır. İki farklı lokaliteden alınan midye örneklerinin
boy, yükseklik ve ağırlık değerleri istatistiksel olarak incelendiğinde, iki lokalite arasında bu 3 değer bakımından
anlamlı bir fark yok iken en değerlerindeki fark anlamlıdır.
Et, kabuk ve kaya örneklerindeki ağır metal değerleri istatistiksel olarak Kruskall-Wallis testine tabi
tutulmuştur. Buna göre; birinci ve ikinci lokaliteden toplanan örneklerin ağır metal düzeyleri karşılaştırıldığında,
her iki lokaliteninde ağır metal düzeylerinin benzer olduğu ortaya çıkmıştır. Çalışmamızda Cd, Zn ve Cu’ın en
fazla ette, kabuk ve kayada ise yaklaşık aynı değerde ve en düşük olduğu, Ni’in kabuk ve kayada fazla ve yaklaşık
aynı, ette ise en düşük olduğu, Co’ın ette en fazla, kabuk ve kayada en düşük ve yaklaşık aynı olduğu, Pb’un ise
en fazla ette sonra kayada ve kabukta olduğu görülmüştür. Hg ise sadece ette ölçülebilmiştir, kaya ve kabukta
ölçülebilen değerler sınırında değildir. Çalışmamızda iki lokalite arasında midyenin boy, yükseklik ve ağırlık
bakımından değerlerde anlamlı bir farkın olmadığı, en bakımından değerlerdeki farkın anlamlı olduğu ortaya
çıkmıştır. Çalışmamızda Cd, Zn, Cu, Co ve Pb’nun en fazla ette, kabuk ve kayada ise yaklaşık aynı değerde ve en
düşük olduğu, Ni’in kabuk ve kayada fazla ve yaklaşık aynı, ette ise en düşük olduğu görülmüştür. Hg ise sadece
ette ölçülebilmiştir, kaya ve kabukta ölçülebilen değerler sınırında değildir. Elde ettiğimiz sonuçlara göre bizim
çalıştığımız midye türü olan Litophaga litophaga Antalya körfezinin ağır metal kirliliği için indikatör bir tür olarak
kullanılabilir.
26
Danışman: Çetin AKCA
Emre PEHLİVAN
Habip TURAN
ÇAM AĞACINDAN SÜZÜLEN GİZLİ HAZİNE: ÇAM REÇİNESİNDEKİ KOLOFAN MADDESİNİN A549 (AKCİĞER
KANSERİ) VE BEAS-2B (SAĞLIKLI AKCİĞER) HÜCRE HATLARI ÜZERİNE ANTİ-PROLİFERATİF VE ANTİKANSER AKTİVİTESİNİN XTT, WST-1 VE COMET YÖNTEMLERİYLE ARAŞTIRILMASI
Bu projede; kanserli hücreleri hedefine alarak ölümcül etki gösteren, onkogenik ilaç çalışmalarında
kullanılabilecek, fotosentez sonucu oluşan ve tamamen doğal bir madde olan kolofanın etken bir kemoterapik
ajan olarak kullanılmasının sağlanması amaçlanmıştır.
Çalışmamızda bir fotosentez ürünü olan, Sahil çamı ağacından (Pinus pinaster) elde edilen kolofan
maddesi kullanılmıştır. Bu madde Portekiz’ den temin edilmiştir.
Projemizin basamakları; etken maddemiz olan kolofanın tespiti ve temin edilmesi, A549 kanserli akciğer
ve BEAS-2B sağlıklı akciğer epiteli hücre kültürü çalışmaları, Canlılık testlerinde kullanılacak olan dozların ve kontrol
gruplarının belirlenmesi, kolofanın hücre ölümü üzerine etkisini incelemek için sağlıklı ve kanserli hücre dizilerinde
XTT ve WST–1 Hücre Canlılığını Belirleme Testi, kolofan maddesinin kanser hücreleri üzerindeki genotoksik
etkisinin bir göstergesi olan ve DNA hasar seviyelerinin ölçülmesini sağlayan COMET yöntemi ile belirlenmesidir.
XTT ve WST-1 testi ile sağlıklı akciğer hücre hatları üzerindeyapılan deneylerin IC50 değerlerinin
ortalaması 12,84 μg/ μl, 12 μg/ μl’ dir. Kanserli hücrelerin IC50 değerlerinin ortalama değerlerine bakıldığında 2.83
μg/ μl, 2,53 μg/ μl’ dir. Bu oranlar bize kanserli hücrelerin en küçük kolofan dozlarında bile ölüme sürüklendiğini
göstermektedir. Canlılık testleri sonucuna göre DNA hasarını belirleyen COMET yöntemi uygulanmıştır. COMET
yöntemiyle yaklaşık 2000 hücrenin DNA görüntüleri çekilerek hasar tespiti yapılmıştır. En yüksek dozumuz olan
2,4 μl’ de sağlıklı hücre DNA’ ları zarar vermezken (kuyruk uzunluğu; 9,06 μm), kanserli hücrelerde DNA hasarını
belirleyen kuyruk uzunluğu 40 μm’ dır. Kolofan maddesinin COMET testi sonucu sağlıklı hücre üzerinde etkisi
olmazken kanserli hücrelerde dozların artmasına paralel olarak kuyruk uzunlukları arttığı tespit edilmiştir.
İnsan vücudunda büyük yıkımlara sebep olan ve kanserli dokuların proliferasyonunu inhibe eden, Kanser
ilaçlarının yüksek maliyetine karşı (10.000 $ ) tamamen doğal ve 1 den daha az masrafı olan, sağlıklı akciğer
dokularını ayırt eden, bunu yaparken de kanserli dokuların DNA’ larını hasara uğratarak intihara sürükleyen,
ülkemizin kendi imkanlarıyla elde edilebilir, tamamen doğal bir kemoterapik ajan olan kolofan maddesi ile ilgili
umut verici sonuçlar alınmıştır.
27
Danışman: Faysal YILMAZ
M. Said TAŞDEMİR
Melih YAMAN
İN VİTRO’DA HİPERİSİN’İN İNSAN DERİ FİBROBLASTLARININ ÇOĞALMASI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
Fitotoksik hiperisin’in yara iyileştirici olarak kullanılması, kök hücre araştırmalarında popüler olan deri
fibroblast hücreleri ile olumlu etkileşime girdiğini düşündürmektedir. Bu çalışmada insan deri fibroblastlarının
çoğalmasında hiperisin’in etkisi araştırılmıştır. Çoğalmanın ölçülebilmesi için klonojenik test ve hücre sayım
analizörü kullanılmıştır.Kolonojenik testte kültürdeki insan deri fibroblast hücreleri (SF) 24 saat süresince
artan konsantrasyonlarda (1nM-100μM) hiperisin’e maruz bırakılmışlardır. Bulgulara dayanılarak hücre sayım
analizörü için kullanılacak konsantrasyonlar (100 nM, 1 μM, 10 μM ve 20 μM) belirlenmiştir. Hiperisin’in yüksek
konsantrasyonlarda (25μM-50μM ) sitotoksik olduğu görülmüştür. Modare konsantrasyonlarda (1 μM - 15 μM) ise
hiperisin, hücrelerin çoğalma yolunda bir etki göstermiştir.Hiperisin konsantrasyonu ve kültüre edilmiş insan deri
fibroblastları arasındaki ilişki %95 olarak bulunmuştur ve bu sonuç istatistiksel olarak önemlidir (p<0,05, r=0,9155).
28
Danışman: Gülnur YÜNGÜL
Deniz COŞKUN
Mehmet Selçuk ÖZERCAN
KİRAZIN (PRUNUS AVIUM) ZAYIFLATICI ETKİSİ YAĞ METABOLİZMASI ÜZERİNDEN MİDİR?
Günümüzde şişmanlık önemli bir sağlık problemi olarak güncel yerini korumaktadır. İnsanlar kilo verme
amacıyla birçok yönteme başvurmaktadır. Bunlar arasında spor ve egzersiz kadar piyasada bulunan ve zayıflatıcı
özellikleri bilinen birçok meyve sebze ve otlar ile bunların çayları bulunmaktadır. Biz bu çalışmamızda halk arasında
zayıflatıcı olarak bilinen kiraz meyvesinde zayıflatıcı bir hormon olan irisinin varlığını araştırdık. Bugüne kadar kiraz
meyvesinde araştırılmayan irisin 2012 yılında keşfedilen bir molekül olup vücutta beyaz yağ dokusunu kahverengi
yağ dokusuna çevirmektedir. Bu arada ısı salınımı yoluyla kilo kaybına yol açmaktadır. Çalışmamızda kirazda
irisinin olup olmadığını immünohistokimyasal ve biyokimyasal yöntemlerle araştırıldı. Araştırma sonucunda
kirazda irisinin varlığı her iki yöntemle de tespit edildi. Bu araştırma sonunda kilo kaybını sağlayan irisinin ucuz ve
kolay erişilebilir bir meyve olan kirazda bulunması nedeniyle irisin elde edilmesinde önemli bir kaynak olabileceği
düşünülmektedir.
29
Danışman: Osman COŞKUN
Asım ALBAYRAK
Ömer Faruk GARİBOĞLU
ARGAN YAĞININ GLUTAMATLA OLUŞTURULAN NÖROTOKSİSİTEDEKİ ETKİSİ
Bu projenin amacı; argan yağının nörotoksik hasarda koruyucu etkilerinin olup olmadığını ortaya koymaktır.
Glutamatın 10-6M ve 10-7M konsantrasyonlarında nörotoksik olduğu bilinmektedir. Argan yağı, güçlü
bir antioksidan olan alfa tokoferolü yüksek oranda içermesinden dolayı nöroprotektif olabileceği düşünülebilir.
Bu çalışmada, argan yağını HT22 hipokampal hücre hattında glutamatla oluşturulan nörotoksik hasarda koruyucu
etkilerinin olup olmadığını araştırdık.
HT22 hipokampal hücre hattında kontrol grupları ve 10-7M glutamat dozunda gruplar oluşturularak
argan yağının hücre kültürlerinde canlılık testleri yapıldı.
Canlı hücre yüzdesi kontrol grubunda 98.4±4.5 iken glutamat grubunda 10.34±8.8 idi (p 0.001). Argan
yağı %0.2, 0.5, 1 ve 2 konsantrasyonlarda kullanıldı. Argan yağının %0.2 ve % 0.5 konsantrasyonlarında glutamat
toksisitesi üzerine koruyucu etkisi yoktu (22.36±4.83 ve 23.38±7.59 sırasıyla; p 0.001).
Glutamat toksisitesine karşı en etkili koruma Argan yağının %1 ve %2 lik konsantrasyonu idi (61.68±11.39
ve 63.69±14.35; p 0.001 ).
Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar, 10-7M glutamatın oluşturduğu nörotoksisiteyi argan yağının
engelleyebileceğini ortaya koymuştur.
30
Danışman: Bige SÖZEN
Çagla Fatma DURSUNOĞLU
CİLT SAĞLIĞI İÇİN KULLANILAN FAKAT BİLİNÇSİZCE TÜKETİLEN TONİKLERİN CİLDE ETKİSİ
Bu deney, dünya genelinde insanlar tarafından sıklıkla kullanılan cilt temizleme toniklerinin içeriği
hakkında bireyleri bilgilendirmek amaçlı yapılmıştır. Toniklerin cilt sağlığına etkisini 3 inorganik ve 3 organik toniğin
normal cilt florasında bulunan ve cildin nemlendirilmesini sağlayan Staphylococcus epidermidis bakterisine
uygulanan Agar-Disk Difüzyon yöntemiyle incelemiştir. Etkinin incelenmesi için bakterinin ekildiği Baird Parker
Seçici Besiyeri’ne konulan disklere emdirilen toniklerin üremeyi engellendiği dairesel bölgenin çapı ve bu çapla
ilişkili olarak toniklerin içerikleri karşılaştırılacaktır. Bakteriye uygulanan farklı toniklerin agar-disk difüzyon
yöntemiyle disklerin etrafında oluşan ve bakterilerin büyüme oranını ifade eden çapların oluşması bakterilerin
büyüme oranlarının karşılaştırılabilmesini sağlamıştır. İnorganik tonik olarak A, B ve C kullanılırken organik tonik
olarak K, L ve M kullanılmıştır. Bakteri, Baird Parker Besiyeri’ne ekildikten sonra petriler iki gün boyunca inkübasyon
için etüve konulmuştur. İki gün sonunda disklerin çevresindeki üremelerin olmadığı bölgelerin çapları ölçülmüş
ve sonuçlar karşılaştırılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, beklenilenin aksine en büyük bölge organik C toniğinin
kullanıldığı petride oluşmuş ve bu tonikte phenoxyethanol, levulinic asit, p-anisic asit ve potasyum sorbat gibi
diğer organik ve inorganik toniklerden farklılık gösteren içerikler bulunmaktadır. Bu tür kimyasal maddelerin tonik
içeriğinde bulunması durumunda bu kimyasalların cilt florasındaki S. epidermidis bakterisine zarar verdiği tespit
edilmiştir. Bu deney sabunlar ve peeling jelleri üzerinde de daha kapsamlı bir şekilde geliştirilerek hangi kimyasalın
daha fazla etken olduğu araştırılabilinir.
31
Danışman: Mehmet Şah ÇELİK
Fatıma Beyza VURAL
KATI ATIK ALANLARININ BİTKİLERLE ISLAH EDİLMESİ (GÜMÜŞHANE ÖRNEĞİ)
Her türlü üretim ve tüketim faaliyetleri sonucu oluşan; fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri ile doğal
bileşim ve özelliklerinin değişmesine yol açan ve ortama doğrudan ve dolaylı zararlı unsurlar olan katı atıklar modern
dünyada önemli bir çevre sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Özellikle az gelişmiş-gelişmekte olan ülke ve/veya
şehirlerde katı atıklarının toplanması, taşınması ve yok edilmesi en önemli sorunlarından biridir. Gümüşhane’de
de olduğu gibi genellikle düzensiz (vahşi) tarzda boş alanlarda depolanan katı atıklar depolandıkları ortamda
ciddi çevre sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Gümüşhane katı atık alanında yapılan çalışmalarda sahanın
özellikle Cu, Pb, Zn, Mn, Ni, Cr, Co ve Cd elementleri açısından kirlenmeye maruz kaldığı tespit edilmiştir.
Bu çalışmanın amacı; yakın zamanda taşınması planlanan Gümüşhane katı atık alandaki ağır metal
kirliliğinin bitkilerle ıslah edilmesi imkanlarının araştırmasıdır. Proje kapsamında; Gümüşhane iklim koşullarında
bol olarak yetişen ve ağır metalleri yüksek miktarda biriktirme kapasitesine sahip bitkilerin atık alanında
yetiştirilmesiyle ağır metallerce kirlenmiş olan bu sahanın ıslah edilmesi ve aynı zamanda da bu atık sahasının
küçük bir botanik bahçesine dönüştürülmesi planlanmıştır. Bu amaçla uygun bitkiler araştırılmış olup, sahada
kirlilik oluşturan ağır metaller ve bölgenin bitki çeşitliliği dikkate alındığında; karahindiba (Taraxacum officinale),
Yayla çiçeği (Helichrysum arenarium ), Kafkas şifa otu (Erigeron caucasicus), gelincik (Papaver commutatum), kuduz
otu (Alyssum ), kanarya otu (Senecio vernalis), civan perçemi (Achillea millefolium), domuz ayrığı (Dactylisglomerata
L.), orman gülü (Rhododendron ponticum), çoban çantası (Thlaspi caerulescens) uygun bitkiler olarak seçilmiştir.
32
Danışman: Gülkan AVCI
Ahmet Çağrı HAMEŞ
Ömer Faruk OKKAN
SANAYİ KİRLETİCİLERİNİN BİTKİLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN İNCELENMESİ
Demir-çelik fabrikaları, yapılan üretimin doğasından kaynaklanan ağır metalleri ve zararlı gazları
bacalarından doğaya salmaktadır. Ağır metaller ciddi bir çevre kirliliğine neden olmaktadır. Yakın çevrede yaşayan
bitkilerin stoma faaliyeti, solunum ve fotosentez gibi önemli aktiviteleri kirlilik sonucunda olumsuz yönde
etkilenmektedir. Bu çalışmamızda kirlilik kaynağına olan mesafeye bağlı, toprak ve yapraktaki kirlilik ile çam ve
zakkum bitkisinin klorofil ve karotenoid miktarları incelenerek kirliliğe karşı bu bitkilerin geliştirdikleri davranışların
belirlemesi amaçlanmıştır.
Araştırmamız arazi ve laboratuvar çalışması olmak üzere iki aşamadan oluşmaktadır. Arazi çalışması ile
seçilen kaynağın etki alanında, belirlenen kirleticiden itibaren güneydoğu yönünde dağa doğru ilerlenerek, 7
farklı noktada bulunan bitki ve toprak örnekleri elde edilmiştir. Laboratuvar çalışması safhasında ise, elde ettiğimiz
yaprak örneklerinden klorofil ve karotenoid miktarları ile yaprak ve toprak örneklerindeki ağır metal içerikleri
belirlenmiştir. Elde edilen veriler grafiklere aktarılmış ve regresyon hatları çizilerek bu grafikler üzerinde korelasyon
analizleri yapılmıştır.
Analizler sonucunda, kirliliğe karşı fotosentez etkinliğini arttırmada her bitki türünün aynı tepkiyi
vermediği gözlemlenmiştir. Çam bitkisi kirlilikten uzaklaştıkça klorofil miktarını arttırırken, zakkum kirliliğe
yaklaştıkça klorofil miktarını arttırmaktadır. Buna göre çamdan daha fazla fotosentez etkinliği almak için kirlilikten
uzağa; zakkum bitkilerini ise kirliliğin bulunduğu bölgenin yakınına dikmenin daha doğru olacağı sonucuna
varılmıştır.
33
Danışman: Ferda Kurnaz KARAGÖZ
Leyla AL
Zühal ÖZTOK
ÇEKMEKÖY İLÇESİ’NİN ETNOBOTANİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
Bu çalışmada Çekmeköy (İstanbul) ilçesinde halkın yararlandığı ve yaşamında yeri olan bitkileri belirlemek
için etnobotanik araştırmalar yapıldı. Bu amaçla Çekmeköy ilçe merkezi ve merkeze bağlı köylere gidilerek anketler
yapıldı. Etnobotanik değere sahip 65 bitki örneği toplandı ve bu örnekler herbaryum tekniklerine göre kurutuldu.
Bu bitkilerle ilgili çeşitli etnobotanik bilgiler derlendi.
Araştırma sonuçlarına göre yörede etnobotanik kullanımı olan 65 bitki (takson) tespit edildi. Tespitedilen
65 taksonun 54 tanesi tıbbi, 51 tanesi gıda, 2 tanesi hayvansal gıda, 11 tanesi eşya, 12 tanesi kozmetik amaçlı olarak
kullanıldığı tespitedildi. Ayrıca bu bitkilerin familyalara göre dağılımı ve yüzdeleri belirlendi. En fazla kullanıma
sahip olan ilk dört familya sırasıyla Rosaceae, Asteraceae, Lamiaceae ve Brassicaceae olarak belirlendi.
34
Danışman: Nida YILDIZ
Güner Ali YENAL
TARHUN (ARTEMISIA DRACUNCULUS) VE KERKEDE (HIBISCUS SABDARIFFA) BİTKİLERİNİN GÖĞÜS
KANSERİNE KARŞI ANTİTÜMÖR ETKİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Deneyin amacı, Artemisi adracunculus ve Hibiscus sabdariffa bitkilerinden elde edilmiş özütlerin göğüs
kanseri üzerindeki antitümör etkilerinin araştırılması ve günümüzde kullanılan kemoterapi ilaçlarına bir alternatif
sunmaktır. Çalışmamızda Artemisia dracunculus ve Hibiscus sabdariffa bitkilerinin kurutulmuş örnekleri test
edilmiştir. İlk olarak, bitkilerin özütleri en çok verimin alınacağı oranlarda etanol ve saf su çözeltileri ile çıkartılmıştır.
Hücre ekimi ardından kanserli hücrelerin besiyerine özütlerden katılmıştır. Hücrelerin canlılığı 24, 48 ve 72.
saatlerde MTS işlemiyle kontrol edilmiştir. MTS Analizleri ardından MDA-MB-231 hücrelerinin ölüm oranlarının
apoptoza bağlı olup olmadığını belirlemek amacıyla hücrelere Annexin V protokolü uygulanmıştır. Bununla
birlikte, kanserin ayırıcı özelliklerini tespit etmek amacıyla Bcl-2, NF- κB ve CD44 genlerinin anlatım seviyesi GZPZR işlemi uygulanarak belirlenmiştir.
MTS hücre canlılık testleri ardından uygun dozaj ve zaman aralığı Artemisia dracunculus için 5mg/mL –
24h, Hibiscus sabdariffa için ise 6 mg/mL – 24h olarak belirlendi. Belirlenen konsantrasyonlara maruz bırakılmış
hücrelerin akış sitometri analizleri incelendiğinde Artemisia dracunculus özütünün uygulandığı hücrelerde %
91,02 oranında ve Hibiscus sabdariffa özütün uygulandığı hücrelerde %92,09 oranında pre-apoptotik hücre
görülmüştür. Ardından yapılan gerçek zamanlı PZR analizleri ile kanserli hücrelerin apoptoz, hücre çoğalması ve
metastaz durumları incelenmiştir. Sonuç olarak, Bcl-2 (hücre canlılığı/apoptoz için), NF-κB (hücre çoğalması için)
ve CD44 (metastaz için) genlerinin anlatımında dikkate değer düşüş gözlemlenmiştir.
35
Danışman: Özge Köseoğlu GÜRBÜZ
Uğur Deniz BALCI
Yağmur KARALAR
FARKLI SES FREKANSLARININ RHODODENDRON SIMSII, SAINTPAULIA IONANTHA VE KALANCHOE
BLOSSFELDIANA ÇİÇEKLERİNİN YAŞAM SÜRESİ ÜZERİNE ETKİSİ
Bu projede amaç bitkilerde çiçek senesensinin en düşük olduğu ses frekansını bulmaktadır. Dünya’da
tozlaşmaya yardımcı hayvanların sayısında hızlı bir azalma görülmektedir. Projede bu hayvanların yokluğunda
oluşabilecek tozlaşma açığının kapatılması amaçlanmaktadır.
Farklı ses frekanslarının tohum çimlenmesi ve bitki büyümesine etkisi üzerine yapılan araştırmalar
bulunmakla beraber, farklı ses frekanslarının çiçeklerde senesens oranına etkisi konulu araştırma bulunmamaktadır.
Bu projede farklı ses frekanslarının Saintpaulia ionantha, Rhododendron simsii ve Kalanchoe blossfeldiana
bitkilerinin çiçekleri üzerine olan etkisi incelenecektir. Düzeneklerde bulunan farklı ses frekansları ise 250 Hz,
2.500 Hz, 5.000 Hz, 10.000 Hz, 20.000 Hz ve 100.000 Hz olarak belirlenmiştir. Kontrol amaçlı ses verilmeyen bir
düzenek de kullanılmıştır. Belirtilen farklı ses frekansları osilatör devresi ve buzzer kullanılarak elde edilmiş ve bu
devre hazırlanan bir ışık devresiyle birleştirilerek uygun ebatlardaki köpük kutuların içine yerleştirilmiştir. Bitkiler,
sertifikalı üretim olup, çiçeklenmeden önce alınmış ve deneyde aynı gün çiçeklenen bitkiler kullanılmıştır. Bitkiler
bu kutulara yerleştirilmiştir ve her kutuda yukarıda belirtilen üç farklı bitki bulunmaktadır. Bitkilerin çiçekleri her
gün sayılmış ve görüntüleri elde edilmiştir.
Düzenekte S.ionantha, R.simsi ve K.blossfeldiana bitkilerinin kullanılmasının nedeni bu bitkilerin aynı
ortam koşullarını paylaşabilecek özellikte olmaları ve yaprak büyüklüklerinin farklı olmasıdır.
Deney sonucunda üç çeşit bitki için en verimli ses frekansının arı kanat çırpma frekansı olan 250 Hz
olduğu görülmüştür, fakat farklı bitkiler için farklı ses frekanslarının etkili olduğu anlaşılmıştır.
İlk paragrafta belirtildiği gibi çiçek senesensinin en yavaş olduğu ses frekanslarının bulunması başarıyla
gerçekleştirilmiştir. Bu kısım “Projenin Amacı” kısmında ayrıntılı olarak açıklanmakla birlikte bu düzenek tarım,
seracılık, çiçekçilik ve çiçek taşımacılığı gibi alanlarda kullanılabilir.
36
Danışman: Sibel ÜĞÜDEN
Başak TURAN
Ezgi AÇAR
İŞLENMİŞ ET ÜRÜNLERİNDE KULLANILAN KİMYASAL KATKI MADDELERİNİN YERİNE ORGANİK KATKI
MADDELERİ KULLANILABİLİR Mİ?
Bu projede, işlenmiş et ürünleri ve çeşitli gıdaların raf ömrünü uzatmak için kullanılan bazı kimyasal
katkı maddeleri (nitritler ve titanyum dioksit) yerine, tamamen doğal olan antioksidan ve antimikrobiyal katkı
maddelerinin (propolis ve üzüm ekstresi) kullanılmasının; gıdaların tat, koku, görüntü ve kimyasal içeriklerini
bozmadan uzun süreli korunmalarında ne kadar etkili olduğunun araştırılması hedeflendi.
Nitrit-nitrat tuzları et ürünlerinin kürlenmesinde yıllardır kullanılmaktadır.Fakat çoğunlukla bu katkı
maddeleri serbest-radikal oluşum nedeni olan N-nitrosaminleri oluştururlar. TiO2’se gıdalarda beyaz renklendirici
olarak kullanılır. Nano-parçacıklarının hücrelerin yapısını bozabilmesinden dolayı sağlığı tehdit edebilir. Doğal
maddeler olan propolis ve üzüm ekstresi ise, içerdikleriflavanoidler sayesinde antioksidan özelliği göstermektedir.
Ayrıca bu maddeler zararlı bakterilerin üremesini büyük ölçüde engellerler.
Projemiz katkı maddesi olarak kullanılacak antimikrobiyal maddelerin hazırlanması ve temini, işlenmiş et
örneğinin standart içeriğe göre hazırlanması, antibakteriyel-antifungal analizlerin mikrobiyoloji laboratuvarında
yapılması aşamalarını içermektedir.
Propolisin yayıldığı besi yerinde, S. aureus (Gram+) ve E. coli(Gram-) bakterilerinin yok olduğu, ayrıca
küf (A. niger) gelişimininde engellendiği gözlenmiştir. Siyah üzüm ekstreli besi yerindeyse, S. aureus çok büyük
oranda azalırken, E. coli’nin tamamen yok olduğu gözlendi. A. niger’inse büyük oranının üremesinin durdurulduğu
görüldü. Kimyasal katkı olan NaNO2’‘nin yayıldığı besi yerindeyse, S. aureus, E. coli ve A. niger’in tıpkı propolis besi
yerinde olduğu gibi üreyemediği gözlendi. TiO2 katkı maddeli besi yerinde, S. aureus ve E. coli’nin yok olduğu A.
niger’in büyük kısmının canlılığını yitirdiği görüldü.
Antimikrobiyal-antifungal olan, besinlerin raf ömrünü uzatan, kimyasal katkı maddeleri yerine yine
aynı özellikte olan doğal katkı maddelerinin kullanılmasını tavsiye etmekteyiz. Bu doğal katkı maddelerinin
raf ömrünü uzatması yanında, antioksidan ve nontoksik özellikte, ekonomik ve kolay temin edilebilir olması
önemli avantajlarındandır. Ayrıca işlenmiş etlerin etrafını saran zar ve ambalajların üretimi esnasında katılan
hammaddelerden biri olarak da propolis ve üzüm ekstresinin çok rahat kullanılabileceğini yaptığımız analizler
sonucu önermekteyiz.
37
Danışman: Ümit KARADEMİR
Serra DOĞANATA
ANTİBAKTERİYEL TEKSTİLLERE YENİ BİR YAKLAŞIM AMOKSİSİLİN BAĞLI POLİAKRİLONİTRİL KUMAŞ
Günümüzde mikroorganizmaların üremesinin önüne geçilmesi, enfeksiyonların kontrol altında tutulması,
mikroorganizmalardan kaynaklanan kalite kaybının engellenmesi gibi fonksiyonların yerine getirilmesi için
antibakteriyel tekstil ürünleri kullanılmaktadır. Kullandığımız antibakteriyel kumaşların her ne kadar yıkanma
sayısı ve ortam koşullarına göre antibakteriyel fonksiyonları azalsa da kullanım oranları çok fazladır.
Projeme antibakteriyel kumaşların fonksiyonlarının zamanla azalmasını engellemeyi hedefleyerek
başladım. Bu amaçla kullandığımız Poliakrilonitril (PAN) kumaşın mikrobiyal modifikasyonunu yaparak
(Pseudomona soleovorans) PAN kumaşı antibiyotik immobilizasyonu için uygun seviyeye getirip, modifiye PAN
kumaşın üzerine amoksisilini (AMX) kovalent olarak immobilize ettim. Elde edilen antibiyotik bağlı PAN kumaşın
antibakteriyel özelliklerinin test edilmesi için kullandığım yöntem agar difüzyon ve üzerinde deneme yaptığım
bakteri türü Staphylococcus aureus (ATCC 6538) oldu. Her yaptığım testin sonunda üçer kez saf suyla kumaşları
yıkadım ve antibakteriyel fonksiyonlarının hala devam edip etmediğini tekrar testler yaparak denedim. 8 hafta
boyunca antibakteriyel testler ve su yıkamaları yapılan AMX bağlı mikrobiyalmodifiye PAN kumaşın yıkama
deterjanından etkilenip etkilenmediğini belirlemek amacıyla geliştirdiğimiz ürünü yıkama deterjanı ile yıkayarak
antibakteriyel testi tekrarladım.
Antibakteriyel testlerin sonunda PAN kumaşımın yapısına katılmış olan AMX ’un yıkamalar sonunda da
hala etkisini kaybetmediğini gözlemledim. Böylece PAN kumaşta kalıcı antibakteriyellik sağlanmış oldu. Bu sonuçla
kumaşımın ekonomik, aynı zamanda biyokimyasal yöntemlerle yapıldığı için ekolojik olduğunu da kanıtladım.
Antibakteriyellik günümüzde sağlık açısından çok önemlidir. İnsanlar salgın hastalıklardan korunmaya
çalışırken de karşılaştıkları bazı ekonomik olumsuzluklar bulunmaktadır. Antibiyotik bağlı PAN kumaş tekrar tekrar
yıkandıktan sonra bile antibakteriyel etkisini kaybetmediği için hem ekonomik hem de hijyenik olumsuzlukların
önüne geçilmesinde çok yararlı olacağına inanıyorum.
38
Danışman: Figen ÖZYILDIZ
İbrahim Can KAYMAZ
ZnO NANOPARTİKÜL İLE BİRLEŞMİŞ ZEYTİN ÇEKİRDEĞİ VE CHLADOPHORA PROLİFERA EKSTRESİ
EKLENMİŞ TPU›DAN OLUŞTURULAN DIŞI BAKTERİYAL SELÜLOZ İÇİ HEPARİNLE KAPLI BİYOUYUMLU
ANTİMİKROBİYAL YAPAY DAMARLAR
Çalışmamızda antimikrobiyal özelliği saptanmış zeytin çekirdeği ve dolgu maddesi olarak Chladophora
prolifera (alg) ekstrelerinin özelliğinin korunması, taşınması için ZnO nanopartikülleriyle birleştirilip sentezlenen
ZnO-Zeytin çekirdeği (ZnO-ZÇ) ZnO-alg (ZnO-A) konjugatlarının dayanıklı elastik olan termoplastik poliüretana
(TPU) eklenerek yapay damarlara dönüştürülmesi ve biyouyumlu, antibakteriyal özellikli bir damar oluşturulması
hedeflenmiştir. Zeytin çekirdeği ekstresinin E. coli (NRRL B-3008), S. aureus (RSKK95047), C. albicans (DSMZ5817)
mikroorganizmalarına karşı antimikrobiyal etkisi disk difüzyon yöntemiyle saptanmıştır.
Çinko oksit nanopartikülleri (ZnO NP) yağ banyosunda hidrotermal yöntemle sentezlenmiştir. ZnO NP
kararlığını artırmak için tetraetil orta silikat kullanılarak silikalanmıştır. Zeytin çekirdeği ve alg ekstratının ZnO
NP’larıyla konjugasyonu gerçekleştirilmiştir. Üretilen istenilen özellikte 20 nm boyutundaki ZnO NP, ZnO-ZÇ ve
ZnO-Akonjugatları SEM’de görüntülenmiş, FTIR’da bağ yapılarındaki değişme saptanmıştır. MTT canlılık testi
kullanılarak ZnONP’nun 25µg, zeytin çekirdeği ekstresinin 100µg, alg ekstresinin 100µg, ZnO-A konjugatının 25µg
ve ZnO-ZÇ konjugatının 50µg konsantrasyonlarında toksik etkisi olmadığı saptanmıştır.
TPU’dan, TPU’yaZnO NP, ZnO-ZÇ ve ZnO-A konjugatları eklenerek ekstrüzyon işlemiyle pelletler
oluşturulmuştur. Oluşturulan pelletlerekstrüzyon işlemiyle yapay damar şekline dönüştürülmüştür. TPU polimerine
ZnO-ZÇ eklenerek, ZnO NP ilave edilerek, ZnO-A konjugatı konularak oluşturulan yapay damarların antimikrobiyal
etkisi AATCC-100-2004 standardına göre belirlenmiştir. ZnO –ZÇ konjugatı eklenmiş TPU polimerinden oluşturulan
yapay damarlar materyallerinde S. aureus, E. coli ve C. albicans’a karşı antimikrobiyal etkisi saptanmıştır.
Oluşturulan yapay damarların dışı biyouyumluğunu artırmak için HS besi ortamında Acetobacterxylinum (700178
(ATCC)) bakterisiyle inkübe edilmiş bakteriyal selülozla ve iç yüzeyi pıhtılaşmayı engellemesi biyouyumlu olması
için heparin sodyumla kaplanmıştır. Oluşturulan yapay damarların SEM görüntüleri alınmıştır. TPU polimerinden
ZnO NP, ZnO-ZÇ ve ZnO-A konjugatları eklenerek elde edilen materyallerin yapay damar olarak kullanılabilecek
ürünler haline dönüştürülmesine katkı sağlayacağını düşünmekteyiz.
39
Danışman: Berin TAKCI
Aleyna Gökçen ŞAHİN
DOĞAL ATIKLARLA KİRLENMİŞ SU KAYNAKLARININ DOĞAL YOLLARLA TEMİZLENMESİ MÜMKÜN MÜ?
Bu projede kanalizayon sularının ve kirlettiği alanların temizlenmesinde etkili olabileceğini düşündüğümüz
doğanın bir parçası olan bakteriyofaj ve küçük ipliksi solucanların (kurtcuklar, nematod) kullanılabilme
potansiyelinin gösterilmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma ile ucuz maliyette ve kolay uygulanabilir bir yöntemin
geliştirilmesi de amaçlanmıştır. Çalışmada Kafkas Üniversitesi, Veteriner Fakültesi, Mikrobiyoloji Anabilim Dalı
laboratuarı imkânlarından faydalanılmıştır.
Araştırma materyali olarak Kars Çayı’nın Kars’ı terk ettiği yerlerden alınan 2 adet su örneği, Veteriner
Fakültesi’nden temin edilen ve hastalık yapıcı nitelikte olmayan E. coli 0P50 bakterisi, Kafkas Üniversitesi yerleşim
alanından alınan 5 adet toprak örneği, Veteriner Fakültesi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı laboratuarı alet ve gereçleri
araştırmanın materyalini oluşturmuştur.
Bu çalışmada lağım suyu örneklerinden izole edilen 2 bakteriye ve model bakteri E. coli’ye karşı olmak
üzere 3 farklı bakteriye karşı fajizolasyonu sağlanmıştır. Alınan toprak örneklerinin tamamından nematod (ipliksi
solucan) izole edilmiştir.
Fajlar ve nematodlar tek tek ve karıştırlarak kirli suların dekontaminasyonunda kullanılmıştır. Ayrıca karışık
bakteri kültürüne ilave edilen nematod kültürüyle de bakterilerin mevcut ortamdan yok edilmesi amaçlanmış ve
kısmen başarılmıştır. Bu uygulama ile bakteriyle bulaşık bir ortamın temizlenmesi kolay, ucuz ve az teknolojiyle
sağlanabilir. Çevremizdeki zararlı mikroplarla mücadelede kullanılacak fajlar ve ipliksi solucanlarla (nematodlar)
ekolojik dengeyi kendi yararımıza döndürmeyi deneyebiliriz. Bu çalışmanın daha ileri çalışmalara yol açması
dileğiyle.
40
Danışman: Serkan KARACA
Enes KELEŞTEMUR
Semih KÖKSAL
MENTHA PULEGIUM L. BİTKİSİNDEN ELDE EDİLEN EKSTRAKTIN PROSTAT KANSER HÜCRE HATTI (LNCaP)
ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN İNCELENMESİ
Prostat kanseri tüm dünyada en fazla tanı konan kanserler arasında beşinci sırada yer almaktadır. Ayrıca
prostat kanseri yılda 220 bin kişinin ölmesine neden olmaktadır.
Projede sulak ve nemli bölgelerde yetişen Menthapulegium L. bitki ekstraktının LNCaP prostat kanser
hücre hattı üzerindeki etkisinin incelenmesi ve prostat kanserinde geleneksel tedavi yöntemlerine karşı pozitif ya
da negatif bir bilimsel açıklık getirmek amaçlanmıştır. Bunların yanında Menthapulegium L. bitkisi hakkında yeteri
kadar literatür bilgisi bulunmamasından dolayı proje ile literatür bilgisine de katkıda bulunulmuştur.
Erciyes üniversitesi, GENKÖK Merkezi’nden elde edilen LNCaP kanser ve Fibroblast kontrol hücre
hatlarındaki hücre sayısını belirlemek için thoma lamı adı verilen özel bir lamda sayım yapıldı. Sayıları belirlenen
hücreler laboratuvar ortamında 96’lık (12x8) platelere ekildikten sonra LNCaP prostat kanser ve fibroblast kontrol
hücre hatlarının yüzeye tutunmaları için belirli bir süre CO2 inkübatöründe bekletildi. Ardından bitkiekstraktı için
belirlenen konsantrasyonlar (1 g/L, 5 g/L, 10 g/L)ultra püre distile su kullanılarak demleme yöntemi ile hazırlandı.
Hazırlanan bitki ekstraktları, hücrelere verilerek tekrar CO2 inkübatörüne yerleştirilmiş ve 24-48 ve 72 saatlik MTT
sonuçları ölçüldü.
Menthapulegium L. bitki ekstraktının LNCaP ve fibroblast hücrelerinde sitotik etki gözlemlenmiştir. Bu
durum da Menthapulegium L. bitki ekstraktı tek başına prostat kanseri tedavisinde kullanılamasa bile, standart
tedavinin yanında verilecek ek bir tedavi edici ajan olarak umut vermektedir.
41
Danışman: Osman TUGAY
Kader ZEYTİN
YILAN BIÇAĞI (ARUM RUPICOLA BOISS. VAR. RUPICOLA) BİTKİSİ KULLANILARAK TATLI SÜT PIHTISI
OLUŞTURMA
Ülkemizde çok miktarda tüketilen yoğurda alternatif olarak farklı, yeni ve doğal bir yöntemle tatlı süt
pıhtısı oluşturmak ve bu yöntemi yaygınlaştırarak ülke ekonomisine katkı sağlamak ve özellikle gelişim çağındaki
çocukların gelişimini desteklemektir.
Konuyla ilgili gerekli araştırmalar yapılmış, halk arasında yılan bıçağı olarak bilinen Arum Rupicola var.
Rupicola detaylı olarak araştırılmıştır. Bu araştırmanın ardından bitki temin edilip gerekli koşulların sağlandığı
laboratuar ortamında süt pıhtısı oluşturulmasına başlanmıştır. Ev tipi yoğurt mayalama yöntemiyle tatlı süt pıhtısı
oluşturulmuştur. Deneyler yapıldıktan sonra değerlendirmeler yapılmış ve raporda belirtilmiştir.
Yapılan deneylerde Arum Rupicola var. Rupicola bitkisinden elde edilen süt pıhtısında tatlılığın diğer
yoğurtlara oranla daha fazla olduğu saptanmış ve bu, süt pıhtısını yiyenlerde güzel bir izlenim bırakmıştır. Böylece
daha önce keşfedilmemiş bir yöntemle tamamen doğal bir pıhtı oluşturulmuştur. Ayrıca pıhtının tatlı oluşu
çocukların bu pıhtıyı tüketmelerini kolaylaştırmıştır.
Tüm bu deneylerin sonucunda oluşturulan süt pıhtısının daha önce keşfedilmemiş bir yöntemle
oluşturulması ve doğallığının tüm dünyada büyük yankı uyandıracağı böylece insan sağlığı açısından sağlayacağı
katkının yanı sıra ülke ekonomisi için de büyük yarar sağlayacağı düşünülmektedir.
42
Danışman: Canan ÖZDEMİR
Birsu BOĞA
Deniz BULUT
SIĞIR, KOYUN VE KEÇİ DERİLERİNDEN TABAKLAMA ÖNCESİ ELDE EDİLEN ÜÇ BOYUTLU YAPILARIN, İNSAN
KÖK HÜCRESİ ÇOĞALTIMINDA YENİ BİR HÜCRE KALIBI OLARAK KULLANILMASI
Üç boyutlu bir yapıdan destek alarak hücrelerin doğal yapısının laboratuarda taklit edilmesi, bilim
insanlarının ilgisini çekmektedir. Çünkü hücre biyolojisi, gen çalışmaları ve doku mühendisliği araştırmalarını
kolaylaştırmaktadır. Bu güne kadar hücrelere mekanik destek sağlayan basit, ucuz ve içi boş dokuları taklit edecek
kadar esnek üç boyutlu yapılar geliştirilememiştir. Bu çalışmada, sama işlemi ile yumuşatılan, hücresiz ve geçirgen
hale getirilen tabaklama öncesi derilerin, insan kök hücrelerine ev sahipliği yapma özelliklerinin araştırılması ve
hücrelerin tutunabilecekleri yeni kalıpların geliştirilmesi amaçlanmıştır.
Sama yapılmış sığır, koyun ve keçi derilerinden üç boyutlu örnekler hazırlandı. Birinci çalışma kolunda
derilerin içerisine 10.000 tamir hücresi (mezenkimal kök hücre) ekildi. Kültür kuyucuklarına yerleştirilerek yedi
gün süre ile RPMI-1640 ve %10 sığır fetus serumu ile beslendi. İkinci kolda ise derilere ekim yapılmadı, aynı sayıda
hücreler besi yerine ilave edilerek kültür yapıldı. Pozitif kontrol olarak, işlenerek hücresiz hale getirilmiş insan
kadavra derisi kullanıldı. Testler en az 4 kuyucukta tekrarlandı. Deri örneklerine MTT testi yapılarak hücrelerin
çoğalma kapasiteleri ölçüldü ve örnekler ışık mikroskobunda incelendi.
Birinci kolda en yüksek çoğalma kapasitesi sığır ve keçi derisinde bulundu (%100’e karşı ikisi için % 32.2). İkinci
kolda ise sığır derisinde ölçüldü (%100’e karşı % 48.3). Mikroskopta hücrelerin deri örnekleri içerisinde çoğalabildiği
tespit edildi. Tabaklama öncesi derilerin tamir hücrelerine ev sahipliği yapabilecekleri anlaşılmıştır. Deri örnekleri
içerisinde hücrelerin çoğalabilmesi, doğal bir kalıp olarak geliştirilebilmesi konusunda cesaret vermektedir.
43
Danışman: İbrahim KOÇ
Merve GÜLER
Rümeysa ÖZTÜRK
MUŞ MURAT NEHRİNDEN İZOLE EDİLEN BAKTERİLERİN AMİLAZ, LİPAZ VE PROTEAZ ENZİMİ ÜRETME
YETENEKLERİ
Çoğalan dünya nüfusunun başta beslenme ihtiyacının karşılanması, çevre kirliliğinin gün geçtikçe artması
gibi problemlere çözüm amaçlı mikroorganizmalar ve enzimleri kullanılmaktadır. Bu projemizin amacı; Muş murat
nehrinden izole edilen bakterilerin ekstraselüler ortamda (deterjan, çevre temizliği, tekstil, gıda gibi alanlarda
vazgeçilmez olan enzimlerden) amilaz, lipaz ve proteaz gibi enzimleri üretebilme yeteneklerini tespit etmektir.
Projemizin uygulama kısmını yaklaşık 45 günde yaptık. Şehir merkezine 13 km uzaklıktaki Murat
Köprüsü'nden su örneğini TSE standartlarına göre aldık. Daha önceden hazırlamış olduğumuz PCA besiyerine
yayma yöntemi ile 27 ve 37 C’de ekimler yapıldı 24+24 saat inkübasyona bırakıldı,aynı yöntemle seyreltmelerden
sonra ortamdan 6 suş bakteri örneği izole edildi. Enzim aktivite tespiti için yaptığımız ekimlerde amilaz aktivite
testinde 1 nolu suş hariç 2, 3, 4, 5 ve 6 nolu suşlar pozitif sonuç verdi. Lipaz aktivite testinde 2 ve 3 nolu suşlar
pozitif sonuç verdi. Proteaz enzim aktivite testinde ise 2, 4, 5 ve 6 nolu suşlar pozitif sonuç verdi. Tüm testlere
pozitif sonuç veren 2 nolu suşu stokladık.
Kısıtlı imkanlarımızdan dolayı tüm suşlarımızın spektrometrede enzim aktivitelerini belirlemek imkansız
olacağından dolayı amilaz, lipaz ve proteaz’a pozitif sonuç veren sadece 2 nolu bakteri suşunun aktivitesini
belirlemek için sıvı besiyerlerine (amilaz için 5.5 ve 8.5 ph’larda iki adet, lipaz ve proteaz için ph’ın 7 olduğu ortamlara
ekim yapıldı). Öze yardımı ile aşılama yapıldı. Sıvı besiyerleri 40 oC’de 24+24 saat çalkalamalı etüvde inkübasyona
bırakıldı. Süre sonunda amilaz ph 5.5 olan örnekte üremenin olmadığını, diğerlerinin tamamında üremenin
olduğunu gördük. 2 nolu örneğimizin enzim aktivasyonu tespiti ve tür teşhisinin tanımlanması çalışmalarımız
devam etmektedir.
44
Danışman: Meltem CANOĞLU
Dilay YAYLA
MISIR SOMAK UNUNUN BESİN DEĞERİNİN İNCELENMESİ VE EKMEK YAPIMINDA KULLANILMASI
% 8,8 payla mısır bitkisel ürünlerin içerisinde üretimde üçüncü sıradadır. Mısır üretim alanları,
biçerdöverle hasat edilmekte, mısır somakları tarlada bırakılmaktadır. Ülkemizde atık sınıfına giren mısır somakları
çevreyi kirletmekte, ekonomik anlamda katkı sağlamamaktadır. Somağın yapısında buğdaya kıyasla daha fazla
çözünemeyen lif bulunur. Mısır somağı fonksiyonel gıda özelliği göstermektedir. Bu projeyle somak ununun fırın
ürünlerine katkılanması sağlanarak, insan sağlığı üzerindeki faydalı etkilerinden yararlanılması amaçlanmaktadır.
Mısır Somak Unu Analizlerini Samsun Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğü yapmış, TÜRKAK akredite
etmiştir. Gıda Kontrol Laboratuarında Brabender farinografı kullanılarak unun su absorpsiyonu, hamurun
yoğurmaya karşı direnci ölçülerek kaydedildi. Brabend erextensografı kullanılara hamurdan kesilmiş parçaların
uzama kabiliyetleri, uzamaya karşı göstermiş oldukları direnç hesaplandı. Ekmek denemeleri, spesifik hacim
ölçümleri İlkadım Halk Ekmekte yapıldı. Somak unu katılmış ekmeklerin spesifik hacimleri ölçülerek hamurlarının
gaz tutma kapasitesi, fermantasyon toleransı belirlendi. Duyusal analiz için ekmek numuneleri, OMÜ Gıda
Mühendisliği Bölümü üyesi panelistler tarafından incelendi.
Farinograf testlerine göre en iyi sonuçlar %5 somak unu ilavesi yapılmış grupta, ekstensograf testlerine
göre en iyi sonuçlar %10 somak unu ilavesi yapılmış grupta gözlenmektedir. Spesifik hacim ölçümlerine dayanarak
ekmek yapımında %15 somak unu ilavesi yapımı tavsiye edilmemektedir. Duyusal değerlendirmelere göre
%10’dan fazla somak unu ilavesi tavsiye edilmemektedir. Somak unu ilavesi hamuru güçlendirip ekmek kalitesini
yükseltir. Besin değeri incelendiğinde buğday ekmeğine katkılanması, ekmektekiprotein kalitesini, çözünmez lif
oranını arttırarak sindirim sistemi rahatsızlıklarının önlenmesine yardımcıdır %10’dan fazla somak unu katkılanması
ekmeğin hacminde düşüşe, tadında değişikliğe yol açmaktadır. Fırın ürünlerine %5- %10 oranında somak unu
katkılanması sağlanmalıdır.
45
Danışman: Cemile CANŞI DEMİR
Beyzanur ÖZKAPTAN
Nilay CAN
TOHUMLU BİTKİ BİYOÇEŞİTLİLİĞİ VE POLENLERİ İLE SİNOP ADLI REHBER KİTABIN HAZIRLANMASI
Bu projede; Sinop merkez ve yakın çevresinde doğal olarak yetişen ve kültüre alınmış bazı tohumlu
bitkilerin ve polen morfolojilerinin fotoğraflarının yer aldığı “tohumlu bitki biyoçeşitliliği ve polenleri ile Sinop”
adlı rehber kitabın hazırlanması amaçlanmıştır.
2010-2011 Eğitim-Öğretim yılında Sinop merkez ve yakın çevresinin tohumlu bitkilerinin ve polen
morfolojilerinin yer aldığı bir kitap hazırlamaya karar verdik. Bu çalışmaya gerek duymamızdaki neden Sinop
Florası konusunda araştırmalar olmasına rağmen, biz ve arkadaşlarımız bu araştırmalara ulaşamıyorduk, dolayısıyla
okul etrafı ve yakın çevre gezilerinde gördüğümüz bitkileri tanıyamıyorduk. 12.000 bitki çeşidine sahip bir ülkenin
gençleri olarak biyolojik zenginliklerimizin farkında değildik. Eğer yakın çevremizdeki çiçekli bitkilerin fotoğraf ve
isimlerinin bulunduğu bir rehber kitap hazırlarsak, bu soruna çözüm getirebilecektik. Bitkibiyoçeşitliliğimiz ve neyi
korumamız gerektiği konusunda farkındalık oluşturabilecektik. Bu amaçla 2011-2014 yılları arasında çalışmamızı
sürdürdük.
Projenin tamamlanması ile Sinop ili merkez, Boztepe, Akliman, Hamsilos, Osmaniye, Abalı, Bostancılı,
Gelincik, Tatlıca Şelaleri, İnceburun, Korucuk mevkilerine yapılan gezilerde örnek aldığımız bitkilerden 636’sına
kitapta yer verildi.636 bitkinin her birine ait bir sayfa hazırlandı. Sayfalara bitkinin Latince adı, Türkçe adı, alındığı
habitat, yer ve alındığı tarih yazıldı. Bitkinin genel görünüm, çiçeğinin yakın fotoğrafı ve bazılarının meyve
fotoğraflarına yer verildi. Sayfalara bitkinin polen şeklini en iyi yansıtan polen fotoğrafı yerleştirildi ve polenin
apertür, ornamentasyon şekli yazıldı.Böylece 549’ u yabani 87’si kültür bitkisi olan 636 bitkinin yer aldığı “Tohumlu
Bitki Biyoçeşitliliği ve Polenleri İle Sinop” adını verdiğimiz rehber kitabımız hazırlanmış oldu.
46
Danışman: Cemile CANŞI DEMİR
Mehmet Emin KURTOĞLU
Reyhan Nur KURTOĞLU
VICIA SATIVA L. SUBSP. INCISA(BIEB.)ARC. VAR. INCISA BİTKİSİNİN DOĞAL YAŞAM ALANININ
KORUNMASI VE EGE TARIMSAL ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ ULUSAL GEN BANKASINA GÖNDERİLMEK ÜZERE
TOHUMLARININ ÇOĞALTILMASI
Vicia sativa L. Subsp. Incisa (Bieb.) Arc. Var. Incisa Fabaceae familyasına ait bitkilerimizden biridir. Bitki,
“Türkiye’nin Bitkileri Kırmızı Kitabı”nda nadir bitkiler grubunda ve “DD” statüsünde yer almaktadır. Bitkinin Sinop
ilinde 2012 yılında varlığı tespit edilmiştir. Enlem ve boylam olarak bulunduğu konum 41° 59’ 39.30” K 35° 03’ 57.02”
D’ dir. Erfelek – Sinop yönünde karayolu kenarında, 260 metre uzunluğunda ve yaklaşık 2,5 – 3 metre genişliğindeki
bir alanda küçük bir popülasyon olarak varlığını sürdürmektedir. Ancak bulunduğu alanın araçlarve yayalar
tarafından kullanılmasıyla popülasyon gittikçe artan insan baskısı ile karşı karşıyadır. Aynı zamanda karayollarının
yapmış olduğu ot temizleme faaliyeti bitkinin generatif döneme geçemeden kurumasına neden olmaktadır. Bu
tespitler sonrasında ilimizde bulunan bu bitkinin popülasyonu zarar görmeden, yaşayabilmesi ve neslinin devam
edebilmesi adına çalışmalara başlandı. Öncelikle bitkinin bulunduğu alanın korunmasına yönelik çalışmalar
yapıldı. Karayolları 78.Şube Şefliği ile iletişime geçildi ve ot temizleme faaliyetlerinin durdurulması sağlandı. Bu
sırada bitkiye ait fenoloji gözlemleri ile beraber bitkinin biyolojik özelliklerine dair gözlemler yapıldı. Ege Tarımsal
Araştırma Enstitüsü Ulusal Gen Bankası ile iletişime geçildi, bitkinin tohumlarının korunmasına yönelik yapılacak
çalışmalar öğrenildi. Tüm popülasyonu temsil edecek şekilde, bütün alan taranarak 70 bitkiden 100 meyve(750
tohum) toplandı. Tohumların çimlenme özellikleri ile ilgili deneyler yapıldı. Bitkinin habitanın Kuzeybatısında ve
120 metre uzaklığında 108 metre yüksekliğindeki alana 470 adet tohum ekildi. Belli aralıklarla sulama işlemi yapıldı
ve çimlenen bitki sayıları tespit edildi. Ekilen tohumların %89’ unun çimlendiği ve ekim yapılan alanda gelişimini
sürdürdüğü görüldü.
47
Danışman: Sadi SEZGİNER
İlayda ÇETİN
KEKİK YAĞININ ANTİKANSER ETKİSİNDE ANTİANJİOGENİK ÖZELLİĞİNİN ROLÜ
Kanser, tedavi imkanlarındaki gelişmelere rağmen hâlihazırda ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer
almaktadır.Bu durum alternatif tedavi yaklaşımlarını gündeme getirmektedir. Kekik yüzyıllardır tedavi amacı ile
kullanılan bir bitkidir. Bazı kanser türlerinde antikanser özellik gösterdiği de bilinmektedir. Bu çalışmada kekiğin
antikanser etki mekanizmasında antianjiogenik etkisinin yeri olup olmadığının araştırılması amaçlanmıştır.
Çalışmamızda kekik bitkisinin uçucu yağ haline getirilmiş formu kullanılmıştır. Kekiğin antianjiogenik
özelliğinin, olup olmadığını değerlendirmek için 34,7 mg/ml, 3,47 mg/ml, 0,347 mg/ml ve 0,0347 mg/ml
konsantrasyonlarıkullanılmıştır.
Kuluçka makinesine konularak inkübe edilen Ross 308 cinsi döllenmiş tavuk yumurtalarından kuluçkanın
beşinci gününde enjektör yardımıyla 5 ml albumin çekilmiştir ve yumurtanın diğer ucundan 2-3 cm çapında
kabuk kesilerek çıkarılmıştır. CAM yaklaşık 2 cm çapa ulaştığında her bir yumurtaya bir pellet olacak şekilde
koryoallantoik membran üzerine etken madde içeren pelletler yerleştirilmiştir. İlaç uygulamasından sonra 24
saatlik ek inkübasyon süresi tanınmıştır. Stereoskopik mikroskop altında Bürgermeister ve arkadaşlarının skorlama
sistemi kullanılarak pellet uygulama bölgesindeki damar yapısı değerlendirilmiştir.
Negatif kontrol yumurtalarının hiçbirinde anjiogenez engellenmemiş ve anti-anjiogenik etki puanı “0”
olarak bulunmuştur. Bevacizumabın bu deney modelindeki en uygun antianjiogenik konsantrasyonunu bulmak
için bevacizumabın 100, 10 ve 1 nM konsantrasyonlarıyla pilot deneyler yapılmış ve antianjiogenik skor değerleri
sırasıyla 1,58 , 1,55 ve 1,00 olarak bulunmuştur.
Kekik uçucu yağının 34,7 mg/ml, 3,47 mg/ml, 0,347 mg/ml ve 0,0347 mg/ml konsantrasyonları için
ortalama antianjiogenik etki skor değerleri sırasıyla 1,65, 1,60, 1,05 ve 0,3 olarak bulunmuştur. Kekiğin34,7 mg/ml
ve 3,47 mg/ml konsantrasyonlarının çok güçlü bir antianjiogenik etki yaptığı gözlemlenmiştir.
Halk arasında birçok hastalığın tedavisinde sıklıkla kullanılan kekiğin antikanser, antimikrobiyal ve
antioksidan gibi özellikleri bilimsel olarak da ortaya konulmuştur. Bizim çalışmamız kekiğin 34,7 mg/ml ve 3,47
mg/ml konsantrasyonlarının çok güçlü bir antianjiogenik etkiyle antikanser özellik gösterdiğini ilk kez ortaya
koyan bir çalışmadır. Böylece antianjiogenezin sağlanmasıyla, metastazın daha aza indirgenerek hem kanserin
vücuda dağılması önlemede hem de mevcut kanser tedavilerinin daha etkili bir şekilde uygulanmasında fayda
sağlayacağı düşünülmektedir.
48
Danışman: Tuba KARAMAN
Aişe Nursima DAĞ
Ümmü Reyyan TOKLU
AKREPTEN ANTİRADYOAKTİF İZOLASYON MADDESİ ÜRETİLMESİ
Evrimsel süreçte doğal seleksiyonda en güçlü canlılardan birinin akrep olduğu şüphesizdir. Nitekim akrebin
radyasyona dirençli olduğu yönünde bilim adamları çalışmalar yapmış ve bu direncin sebebinin akrebin kanındaki
zehir olduğunu gözlemiştir. Biz de çalışmamızda akrebin karapaks, abdomen ve ekstremitelerinin radyasyona olan
direnci üzerinde çalıştık. Su, çimento ve kumdan harç yapıp bu harcı biri deney grubu olacak şekilde içine akrebin
karapaks, abdomen ve ekstremitelerinden elde ettiğimiz tozu ekleyerek önceden hazırladığımız kalıba döktük.
Diğer kontrol grubunda ise kalıba yalnızca harç koyarak iki ayrı beton elde ettik. Bu betonların geiger cihazında
radyasyon geçirgenliğini ölçtük. Deney grubundaki betonun radyasyon geçirgenliğinin kontrol grubundakinden
0,6 mR/h daha düşük olduğunu gördük.
Çalışmamız bilim insanlarını radyasyonun olumsuz etkilerini ortadan kaldırmak için zaman harcamalarının
önüne geçip radyasyondan korunabilecek daha birçok formülün olduğu yönünde ışık tutmuştur.
49
Danışman: İsmail IŞIK
M. Emin KIZILTAŞ
Merve YILDIRIM
ERCİŞ ÜZÜMÜNÜN İN VİTRO MİKROÇOĞALTIMI
Bu çalışmada Erciş Üzümü (Vitis vinifera) bitkisinin in-vitro çoğaltımları amaçlanmış ve bitki doku kültürü
çalışmalarında kullanılan çeşitli hormon konsantrasyonlarının, bu bitkinin yetişme sürecine olan etkileri
incelenmiştir.
Günümüzde bitki doku kültürü çalışmaları; yeni çeşit geliştirmek, mevcut türlerde genetik çeşitlilik sağlamak,
dayanıklı türler oluşturmak, kaybolmakta olan türleri korumak, çoğaltılması zor olan türleri üretmek gibi amaçlarla
sıklıkla kullanılmaktadır. Bu amaçla çeşitli bitki eksplantları değişik besi ortamlarında, farklı hormon çeşitleri ve
konsantrasyonları kullanılarak geliştirilmektedir. BPA, NAA, BAP ve 2,4-D bu çalışmalarda kullanılan hormonlardan
bazılarıdır.
Erciş Üzümüne ait tohumlar çimlendirilmiş, çimlenen fidelerin çeşitli kısımları hasat edilerek sterilize
edildikten sonra 2mg/l NAA, 1 mg/l NAA, 2mg/l BAP 1 mg/l BAP,2 mg/l 2,4D,1 mg/l 2,4D içeren MS kültür
ortamlarına alınmıştır. Yeterli inkübasyondan sonra bitki gelişimleri izlenmiştir. 2 mg/l NAA içeren MS kültür
ortamında köklenme ve kallus oluşumu görüldü. 2 mg/l BAP içeren MS kültür ortamında gövde ucundan sürgün
gelişimi görüldü. , 1 mg/l NAA içeren MS besi ortamında gövde ucundun sürgün gelişimi ve köklenme görüldü.
2 mg/l NAA içeren MS kültür ortamında köklenme görüldü. 2mg/l 2,4D içeren MS besi ortamında herhangi bir
gelişme görülmedi.
Sonuçta Erciş üzümü gibi ülkemiz ve bölgemiz için ekonomik önemi olan odunsu bir bitkinin in vitro
çoğaltımları başarıyla gerçekleştirildi. Bu bitkinin doku kültüründe olumlu ya da olumsuz etki yapan hormonlar
ve konsantrasyonları belirlendi. İleride yapılacak çalışmalarda farklı konsantrasyonlar veya farklı bitkilerin
kullanılabileceğini ve geliştirdiğimiz in vitro çoğaltım tekniklerinden faydalanılabileceğini düşünmekteyiz.
50
Danışman: Sİbel DUYMAZ
Murat Deha URUÇ
Özlem ÇOBAN
YAZIN EVLERİ SERİN TUTAN, KIŞIN İSE ISITAN DÖNER PANEL
Güneş’in yaydığı enerjinin ekvatorun yakınlarında yıllık ortalama değeri 2500 kW.sa/m²; Türkiye’de ise
1500 kWsa/ m²’nin biraz üstündedir. Yöremizde su ısıtma amaçlı Güneş enerji sistemi yaygın olarak kullanılmasına
rağmen, Güneş ışınlarını dik ve uzun süreli alan bölgede, farklı kullanım alanları yaygın değildir.
Yazın Güneş alan evlerin sıcak kışın ise Güneşten yeterince yararlanamayan evlerin soğuk olması ev ve
işyerlerinin ısıtma ve soğutma giderlerini arttırmaktadır. Aynı zamanda kullanılan enerji kaynaklarının dünyamızda
yarattığı küresel ısınma gibi büyük problemler de Güneşi daha etkin neden kullanmadığımız sorusunu sormamızı
sağlamıştır.
Güneş’ten çok az faydalanan kuzey cepheli ev ve işyerlerinin enerji kullanımı güney cepheli evlere göre
çok daha fazladır. 250 öğrenci üzerinde yapılan anket çalışması da ortaya konulan bu problemi doğrulamıştır.
Bu konuyla ilgili mevcut sistemler araştırılmış fakat Güneşten gelen ışınların yazın binaları fazla ısıtmasını
engellemek için yapılan birçok sisteme karşın, kışın bu enerjiyi soğurarak binanın ısıtılmasına yardımcı olacak bir
sistemle karşılaşılmamıştır. Bu nedenle yazın Güneş ışınlarının eve verdiği enerjiyi azaltırken yaz döneminde bu
enerjiyi arttıracak bir tasarım yapılmasına karar verildi. Binaların dış cephesinde yapılması planlanan sistem ile yenilenebilir bir enerji kaynağı olan Güneş
enerjisini daha verimli kullanarak kışın binaları ısıtmada yardımcı bir unsur olmasını, yazın ise binaları ısıtmasını
engelleyerek soğutma giderlerini azaltmasını sağlanacaktır.
Bu amaçla maket evde Güneş modeli olarak kullanılan infirared soba ile sıcaklık ölçümleri yapıldı. Sıcaklık
değişimi panelsiz ahşap duvar kullanıldığında 12,6°C, Alüminyum kaplı panel yüzeyi açıkken 6,7°C ve siyah
kaplı panel kullanıldığında ise 13,9°C olarak ölçüldü. Yaptığımız deney ve gözlemlerden elde ettiğimiz verilerin
hipotezimizi doğruladığı görüldü.
51
Danışman: Bülent YAMAN
Ali Sefa TOKGÖZ
MUTLAK SIFIR SICAKLIĞININ HAVA İLE ÖLÇÜLMESİ
Projemizin amacı Kelvin sıcaklığını (mutlak sıfır sıcaklığını) ölçmek için yeni yöntemlerin araştırılması.
Kelvin sıcaklığının ölçümünde eski klasik yöntemlerin yerine yeni yöntemler geliştirmek. Kelvin sıcaklığını ölçmek
için yapılan klasik deneylerde sıvı olarak kullanılan civa insan sağlığına zararlıdır. Civa yerine insan sağlığına zararlı
olmayan hava kullanmak. Kelvin sıcaklığını daha doğru ölçmektir.
İçinde yeteri kadar su bulunan beher içine içinde hava bulunan cam balon şekilde gösterildiği gibi ağzı
açık havaya açık olacak şekilde yerleştirdim. Ayrıca beher içine suyun sıcaklığındaki değişimleri izlemek için Celcius
termometresi koydum. Daha sonra ısıtıcı üzerine yerleştirilen sistemde suyun kaynaması bekledim.
Sıcaklıklar, sıcak su banyosu ve soğuk su banyosu için termometrelerden ayrı, ayrı okunarak tabloya kaydedildi.
Cam balon içindeki havanın hacminde meydana gelen değişiklik, soğuk su banyosu içinde açık hava basıncından
dolayı bir miktar suyun balon içine girerek havayı sıkıştırmasından yararlanılarak ölçüldü. Böylece açık hava basıncı
(sabit basınç) altında havanın hacmini sıcaklıkla değiştirmiş oldum. Bu hacimdeki değişiklik cam balon içinde
hapsedilen su dereceli silindire dökülerek ölçüldü ve tabloya kaydettim. Daha önceden yukarıda elde ettiğim,
To =
V .t - (V2 - ∆V).t
2 1
2
∆V
Bağıntısından yararlanılarak Kelvin sıcaklığını -273,19 olarak ölçtüm.
Civa yerine hava kullanılarak Kelvin sıcaklığı ölçüldü. Kelvin sıcaklığının deneysel olarak lise düzeyindeki
laboratuarlarda ölçülebilir. Kelvin sıcaklığı eski klasik yöntemlerin dışında yeni bir yöntemle ölçüldü. Kelvin sıcaklığı
kitaplardaki değerlere göre %1 hatalı ölçüldü. Bu yöntemi ısı ve sıcaklık konusunda Kelvin sıcaklığı bölümünde bir
deney olarak öneriyorum.
52
Danışman: Muzaffer KOLAY
Ömer Denizhan SATILMIŞ
KASİSLERİN GİZLİ ENERJİSİ
Araçların yollardaki hareketinin enerji üretilmesinde kullanılabileceğini düşünerek bu proje üzerinde
çalıştım. Araçların yolda hareketi sırasında önlerine konulan kasislerde oluşabilecek enerjiyi elektrik enerjisine
dönüştürüp bunun yol aydınlatmalarında ve ısıtma sisteminde kullanılabilirliği değerlendirildi. Yapılan
çalışmalarda bunun mümkün olduğu görüldü. Kasislere gelen araçların konulan düzeneğe olan etkisi hareket
enerjisine sonrada elektrik enerjisine dönüştürülerek aydınlatma da kullanıldı.
53
Danışman: Ayla Gülay TOZKOPARAN
Fatmanaz YAĞIZ
Fethiye ŞEVİK
SAÇ KALINLIŞMA ORANININ TEK YARIKTA GİRİŞİM DENEYİ İLE ÖLÇÜLMESİ
İnsanlar dış görünüşlerini önemsedikleri için estetik görünüm oluşturacak organlarını en iyi şekle sokmak
isterler. Bunun için hepsi birbirinden maliyetli birçok yöntem denerler. Fakat bilmezler ki en ucuz ve kalitesiz
gördükleri doğal yöntemler aynı işlevleri daha iyi gerçekleştirebilir. Estetik görünümleri ve sağlıklarına fayda
sağlamakla kalmaz, üstüne üstelik kimyasal madde kullanmayarak doğaya olumlu etki yaparlar. Biz de olumlu
sonuçlar doğuran doğal yöntemler varken maliyetli ve yapay yöntemlerin kullanılmasının gereksiz olduğunu
kanıtlayarak bu konuda farkındalık oluşturmayı amaçladık.
Saç, olumlu olumsuz birçok faktörden çabuk etkilenen bir organdır. Ama bu etkiyi en yararlı hale (maddi,
estetik) nasıl getirebiliriz? İşte biz de bu sorudan esinlenerek saçları araştırdık. Saçta doğal nem ve güzelliğini
sağlayan bir yağ (sebum) vardır. Bundan sonra ‘’Peki ya bitkisel yağlar da bu şekilde davranır mı?’’ dedik ve denedik.
20 gün boyunca saf zeytinyağını kökten uca uyguladık. Saçın yağ uygulanmamış (1.gün) ve uygulanmış
(20.gün) günlerinden birer numune aldık ve tek yarıkta girişim deneyi ile saçlarda oluşan kalınlık farkını ölçtük.
Çıkan sonuçlardan tablolar oluşturarak bu sonuçları karşılaştırdık. Böylece saçların ilk haline göre kalınlaştığını
ucuz ve işe yaramayacak gibi görünen bir maddeyle neler yapılabileceğini tek yarıkta girişim deneyiyle kanıtladık.
Alınan saç numunelerinin girişim deneyini yaparak saçak aralıklarını ölçtük. Formülde yerine yazdığımızda saçın
kalınlaştığını gösteren bulgular gördük. Kalınlaşması beklenen saçların hepsinin kalınlaştığı tek yarıkta girişim
deneyiyle kanıtlandı. Bunun da beraberinde zeytinyağı gibi doğal, ucuz ve zararsız bir maddenin, maliyeti yüksek
ve içinde zararlı kimyasallar bulunan bakım ürünlerine denk sonuçlar verdiği görüldü.
54
Danışman: Fatih ALAKUŞ
Murat CANKURTARAN
Yusuf OLĞUN
OTOMOBİLLERDE KAYBOLAN ENERJİYİ PELTİER DESTEĞİ İLE GERİ KAZANMAK
Bu projedeki amacımız araçlarda motorun çalışması sonrası ortaya çıkan ısı enerjisinden faydalanarak
peltier yardımıyla enerji tasarrufu sağlamaktır. Buna ek olarak peltier yardımıyla elde ettiğimiz bu enerjiyi hibrit
arabalarda akü doldurma amaçlı, benzin motorlu araçlarda ise oto-klimasını çalıştırmak için kullanmaktır. Bu proje
ile sağlanan tasarruf sayesinde ülke ve dünyada benzin kullanımını azaltarak buna bağlı küresel sorunlara bir
önlem almaktayız.
Biz araştırmaya öncelikle bir peltierin çalışma prensibini ve araç motorundaki sıcak suyun döngüsünün
nasıl olduğunu öğrenerek başladık. Peltierin çalışma sistemi raporumuzda ayrıntılı bir şekilde anlatılmıştır. Biz bu
peltierlerle, araç içinde devir-daim halinde bulunan sıcak suyu ve dış ortamın hava sıcaklığını kullanarak elektrik
enerjisi üretmeyi hedefliyoruz. Bununla da ciddi manada bir tasarruf yapmış oluyoruz.
Gözlemlerimize göre peltier sayısı arttıkça aldığımız verim daha da artmaktadır. Bundan dolayı da
motorla radyatör arasında ne kadar büyük bir levha yapabilirsek o oranda enerji elde ederiz. Buda enerjiden
tasarrufu arttırmakla kalmıyor aynı zamanda bu enerjiyi nerede kullanabileceğimiz sorusunu çıkarıyor karşımıza.
İlk akla gelen seçenekler araçlarda bu enerjinin klima, hibrit araçlarda akünün şarj edilmesi, araçların aydınlatma
sistemlerinde kullanılmasıdır ve bu kullanım alanları arttırılabilir.
Deneylerimiz ve gözlemlerimizin sonucunda elde ettiğimiz veriler ışığında enerjiden tasarruf etmiş olduk.
Sağladığımız oran bir otomobil için küçük bir değer gibi görünebilir fakat Türkiye ve dünyadaki tüm araçlara
uygulandığında elde edilen tasarruf miktarı devasa boyutlara ulaşmaktadır. Eğer şimdiden başlanıp tüm araçlara
uygulanırsa ciddi manada bir enerji tasarrufu sağlanacaktır.
55
Danışman: Vedat GÜL
Mehmetcan BİÇEN
Onur Ali ZEYBEKOĞLU
ATIK PİLLERDEKİ ANOT VE KATOTLARIN ÇIKARTILMASI İLE GÜNEŞ ENERJİSİNİ ELEKTRİK ENERJİSİNE
DÖNÜŞTÜREBİLECEK PANELLERİN ÜRETİMİ
Projenin ilk baştaki amacı atık pillerin çevreye verdiği zararı en aza indirgemekti. Daha sonra bu amacı
gerçekleştirirken günümüzde önemi giderek artan enerji ihtiyacına bir çözüm bulabileceğimizi farkettik. Bu
yüzden atık pillerdeki anot ve katotları ayırarak bu bölümleri elektron alıp verme prensibine göre bir güneş paneli
içinde değerlendirmeye karar verdik.
Araştırma öncellikle güneş panellerinin çeşitlerinin öğrenilmesi ve çalışma prensiplerinin araştırılması ile
başlandı. Daha sonra pillerin çalışma prensipleri ve atık pillerin doğaya verdiği zararlar maddeler halinde incelendi.
Böylece projenin yapılması için bir altyapı oluşturuldu.
Cihazın yapılması için öncelikle okulda bulunan atık pil kutusundan atık piller toplandı. Toplanan atık
piller anot ve katotlarına ayrılarak yapılacak olan güneş panelinde kullanılmak için hazırlandı. Atık pillerdeki anot
ve katotların kullanımı ile hazırlanan güneş paneli içinde akım oluşması için önce şoklandı. Sonra da şoklanan
cihaz bir projektörün altına konuldu. Bunun sonucunda güneş paneli projektörün altında kaldığı süre boyunca
voltaj üretmeye devam etti.
Projenin sonucunda başarıyla elektrik üretildi. Fakat ortaya çıkan voltaj ve akım büyük enerji ihtiyacını
karşılayacak miktarda değildi. Bunun nedeni ise hazırlanan panelin boyutlarının yeteri kadar büyük olmaması, ve
de enerji üretmek için gerçek güneş ışığının kullanılamaması olarak sıralanabilir.
Proje, bir güneş paneli üretmek olduğundan dünya çapında kullanılan bir çok güneş paneli teknolojisi ile
benzerlik göstermektedir. Örneğin anot, katot ve silisyum günümüzdeki çoğu fotovoltaik hücrelerde kullanılan
ana unsurlardır. Fakat bizim bu maddeleri atık pillerden elde etmemiz, bizim yaptığımız projeyi dünya çapındaki
diğer projelerden ayıran ana noktadır. Atık pillerin projemizde kullanılmasıyla hem atık pillerin geri dönüşümü
sağlandı, hem de çevreye zararsız enerji üretimi sağlandı.
56
Danışman: Muhittin YÜZEN
M. Veysel Kanık
Zeynep SASUNLU
TERMİK ISITMA
Ülkemizde enerji tüketiminin fazlalılığından kaynaklanan enerjinin pahalı olması sebebiyle enerji çok
değerli bir maden haline gelmiştir. Bu nedenle kullanılabilecek bütün enerji kaynakları altın değerindedir. Bizim
projemizde termik santrallerde; suyun ısınmasıyla açığa çıkan sıcak suyun değeri artmıştır. Bu projede ısınan suyun
evlerde kullanımı sağlanacaktır. Böylece enerji tasarrufu yapılacaktır. Santrallerdeki fazla suları değerlendirmek
gerektiğini düşündüğümüzden dolayı ve bunu günümüzde israfa hiç yer olmadığını da düşünürsek projemiz
bu kapsamda oldukça önemli yer tutuyor. Bu projeyle çevre kirliliğine neden olan fosil yakıtlarında kullanımını
azaltarak doğal kaynaklarımızı koruma amacı güdüyoruz. Santrali soğutmak için kullanılan suyun enerjisinden
faydalanarak santral çevresindeki vatandaşlarımıza yararlı olmayı amaçlıyoruz. Böylece bir nebze de olsa onlara
faydalı olacağımızı düşünüyoruz. Böylece enerji ithalatından kaynaklanan ticari açıklar kapanacaktır ve ülkemizin
enerji de dışa bağımlılığı bir nebze de olsa azaltacaktır.
57
Danışman: Yaşar CENİK
M. Fazıl YAŞAR
Süleyman Furkan DEĞERLİ
TERMOAKUSTİK ISITMA
Projemizin amacı; akustik titreşimler ile kapalı bir ortamda sıcaklık farkı oluşturmak, akustik titreşimler
ile oluşan ısı farkı büyüklüğünün nelere bağlı olduğunu ifade etmek, kalorifer borularındaki suyun sıcaklığından
daha fazla yararlanılabilecek bir sistem tasarlamaktır.
Ses dalgaları içerisinde basınç değişimlerine bağlı olarak basınç, pozisyon ve sıcaklık salınımları mevcuttur.
Bu etkilerden dolayı akışkan ve akışkana temas eden katı yüzey arasındaki ısıl etkileşimler termoakustik olarak
adlandırılır. Bu çalışmada öncelikle farklı uzunluk, çap ve cins de yapılmış rezonans tüplerinin farklı harmonik
değerleri için ayrı ayrı rezonans frekansları teorik ve deneysel olarak hesaplanmıştır. 50 cm’lik plastik bir boruda
sistemin rezonans frekansları birinci harmonikten itibaren yaklaşık olarak, olarak ölçülmüştür.
Bu çalışmada akustik kaynak olarak bir hoparlör kullanılmış olup basit bir termoakustik ısıtıcı tasarlanmıştır.
Ardından bu sistemde yığın kullanılarak farklı yığın pozisyonlarında yığın üzerindeki sıcaklık dağılımları ve yığın
uçları arasındaki sıcaklık farkları ölçülmüştür. Değerlendirme sonucu olarak pratikte kullanılabilecek derecede
ısıtma yapabilen bir termoakustik ısıtıcı olabileceği sonucuna varılmıştır
Bu projede basit bir termoakustik ısıtıcının tasarım ve inşası yapılmıştır. Kurulan termoakustik sistemin
öncelikle rezonans frekansları tespit edilmiştir. Rezonans frekanslarının tespiti sinyal jeneratöründe frekans
taraması yoluyla yapılmıştır. Daha sonra bulunan rezonans frekanslarındaki sıcaklık dağılımları ölçülmüş ve
grafiklerle ifade edilmiştir. Elde edilen verilerden akustik etkilerle kapalı bir ortamda sıcaklık farkı oluşturulabileceği
gösterilmiştir. Yapılacak bilimsel çalışmalarda ve termoakustik sistem tasarımında bu uzunluk değişiminin göz
önüne alınması önemlidir, çünkü bu uzunluk değişimi göz önüne alınmadığı taktirde yığın pozisyonu düğüm
noktasına denk gelip sistem ısıtma yapmayabilir ya da istenmeyen bir pozisyonda yetersiz ısıtma yapabilir. Bu
yüzden sistemin rezonans frekansının yığının sistemin içerisine konduktan sonra tekrar ayarlanması gerekebilir. Bu
durum sistem performansının artması açısından önemli bir sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılan bu proje
çalışması akustik etkilerle kalorifer borularındaki suyun sıcaklığından daha fazla yararlanılabileceğini göstermiştir.
58
Danışman: Salih ADEM
Mahmud Yasin ESMEK
Ömer KARAKAŞ
BAKIR BORUDA OLUŞAN ROTASYONEL (EDDY) AKIMLAR
Çözdüğümüz bir olimpiyat sorusunda karşımıza çıkan “eddy akımları” denen manyetik etkiyle oluşan akımlar
ilgimizi çekti ve bunu başka uygulamalarını düşündük. Daha sonra bir manyetik dipolün yani mıknatısın bakır
bir boru içerisinde serbest düşme hareketi yaparken oluşan rotasyonel akımların mıknatısın hareketine zıt yönde
kuvvet uygulayacağını farkettik. Yaptığımız deneylerle bu kuvvetin yer çekimi kuvvetine eşit olduğu hız değerinin
(limit hız değerinin) boru ve mıknatıs cinsinden nelere bağlı olduğunu deneysel olarak her değişkeni tek tek
değiştirerek ölçtük. Ve bu değerleri ana bir denklemde topladık. Denklemimizi diğer ölçümlerdeki değerleri yerine
koyarak test ettik ve doğruluğunu kanıtladık. Ayrıca bu tür bir sistemin uygulamaları hakkında fikirler belirttik.
59
Danışman: Hüsna KARAKOÇ
Mesut ÇEVİK
Sedat BİLGEHAN
FOSFOR TAŞINDAN ELEKTRİK ÜRETİMİ
Proje fosfor taşlarından elektrik üretimi. Bu projede güneş ışınlarını absorbe eden fosfor taşları karanlık
ortamda tuttukları ışınları ortama geri vermesi sayesinde gece de elektrik enerjisi üretildi. Gündüz güneş enerjisi
ile elektrik enerjisi elde edebilmek mümkün ancak gece bu mümkün değil. Gece de fosfor taşları kullanılarak
ortama yaydıkları ışınları güneş panellerinde dönüştürüp elektrik enerjisi olarak pilimize depoladık. Böylelikle
gece-gündüz sürekli bir elektrik enerjisi üretmiş olduk. Bu ürettiğimiz elektrik enerjisi ile elektronik aletlerimizi
çalıştırmamız mümkün. Bu proje geliştirilebilir bir durumdadır. Projede kullanılan fosfor taşı sayısı, kullanılan panel
sayısı artırılarak üretilen elektrik enerjisi de artırılabilir veya kullanılan ayna yöntemi, kutu hacmi değiştirilerek
üretilen elektrik enerjisi de artırılabilir.
60
Danışman: Enes AVCI
Servet KINALI
Sinan GEDİK
KOLAY PARK
Araçları park etmek birçok insan için önemli bir problemdir. Bu konuda birçok kişi stres yaşamaktadır.
Hatta sırf park etmede problem yaşayacağını düşünen kişiler trafiğin yoğun olduğu bir yerde park etmeleri
gerekiyorsa araçlarıyla gitmemektedir ve bu konuda psikolojik sorunlar yaşamaktadır. Amacımız tüm bu sorunlara
kökten çözüm üretip park etme sorununa son vermektir.
Bu doğrultuda mevcut bir aracın altına ilave tekerler ekleyerek park etme sorununa son verecek bir sistem
tasarladık. Bu sistem sayesinde araç hareket yönüne göre 90 derecelik bir açıyla hareket ettirilecek ve çok rahat bir
şekilde park edilebilecektir.
İlk olarak çalışmamızın bir maketini yapıp denemeye karar verdik. Ve bunun için gerekli malzemeleri
temin ettik. Uzun uğraşlar neticesinde maketimizin yapımını tamamladık ve deneme aşamasına geçtik. Deney
aşamasını da başarıyla tamamladık.
Bu sayede; park etme sorunu sona erecek, yaşanılan sıkıntılar ve stres de bitecektir. Aracın, iki araç arasına
park edilmesinde kolaylık sağlanacak ve geri giderek girilmesi mümkün olmayacak kadar dar alanlara bile aracın
park edilebilmesi sağlanacaktır. Aracın tekerlerinden biri patladığı zaman veya aracın alt kısmı ile ilgili herhangi bir
işlem yapılacağında tekerleğinin zemin ile teması anında kesilebilecektir. Zorlu arazi koşullarında, yağışlı havalarda
veya toprak zeminlerde aracın tekerlerinin biri veya birkaçı battığı zaman, araç bulunduğu yerden kolaylıkla
çıkarılabilecektir.
61
Danışman: Mehmet YILDIZ
Altınay DAŞDEMİR
Ayşe BELENİR
ÖLÜM SARKITLARINDAN ŞEBEKE SUYUNA GİDEN HAYAT KAYNAĞI
Merkezi sistem ile ısınan apartman, kamu alan ve işyerlerinde baca gazından faydalanılarak elde edilen
sıcak suyla çatılarda oluşan buzlanma ve sarkıtların önlenmesi amacıyla enerji harcamadan baca ısısından
yararlanmak suretiyle sıcak su elde edilmesini sağlayan sistem hazırlayarak, elde edilen belirli sıcaklıktaki suyun
saçak altında dolaştırılmasını sağlayarak, kayıp ısı enerjisinden geri dönüşümle kazanılan enerji ile çatı zeminine
düşen karı eritip, çatıdaki buzlanmayı önlemek aynı zamanda en üst katta bulunan dairelerin ısı kaybını önlemek
için izolasyon görevi görerek, bu yolla çatı saclarının ömrünün daha uzun olmasını sağlamak amaçlı çalışma
yaptık. Sonuç olarak baca gazından soğurulan enerjinin çatıya taşındığında; çatıda dış ortama geçen enerji miktarı
hesaplanan ortamın sağlanması durumunda daha küçük olduğundan hem çatı boşluğu ısıtılmış olacak hem de
bina çatısından ısı kaybı önlenmiş bina izolasyonu sağlanmış olacaktır. Çatı yüzeyinde kar tutması durumunda iç
ortam daha sıcak olacak ve sac yüzeyi +4 0C den yüksek olacaktır. (Çünkü iç ortam +15 0C olacak) Çatı yüzeyinde
buzlanma olmayacaktır. Çünkü iç ortamdan dış ortama ısı geçişi sürekli ve iç ortam daima +15 0C üzerinde
olduğunda dış sac yüzeyi 0 0C nin üzerinde olacaktır. Hatta çatı içi ortam sıcaklığı +4 0C de tutulması durumunda
dahi sac yüzeyinde buzlanma olmayacağı sonucunu elde ettik.
62
Danışman: Nihal BAYSAL
Duygu Naz DUMAN
Şevval Simay DOYUK
MANYETİK ALANIN AFRİKA MENEKŞESİNİN ÇİÇEK AÇMA SÜRECİNE ETKİSİ
Manyetik alanın çevremizde bir etki süreci oluşturduğu bilinmektedir. Yaşadığımız Dünya, diğer tüm
gezegenler, Güneş canlılar, iyon akışı içeren maddeler, mıknatıslar, mıknatıs özelliği gösteren maddeler manyetik
alan kaynağı olarak ilk akla gelen sistemlerdir. Bilim ve teknolojinin hızla gelişimi, beraberinde elektronik cihazların
sayı çeşit ve işlev bakımından artışına neden olmuştur. Dolayısıyla yerküre, sürekli olarak doğal bir manyetik
sürecin yapay etkilerle arttığı ortam haline gelmektedir. Öte yandan, cep telefonları baz istasyonları gibi iletişim
araçlarının özellikle insan sağlığı üzerindeki etkileri sürekli araştırılmakta ve incelenmektedir. Bu doğrultuda
bakıldığında artarak değişen manyetik alanın canlılar üzerindeki etkileri merak ve araştırma konusu olmuştur.
Bu çalışmada her mevsime dayanıklı bir süs bitkisi olan Afrika menekşesi dört ay kadar bir süre manyetik
ortamda bekletilmiş ve bu ortamdan alındıktan sonraki durumları kontrol grubu ile karşılaştırmalı gözlemlenerek
incelenmiş ve analiz yapılmıştır. Kontrol grubuna göre manyetik tabla üzerinde bekletilen bitki grubunun çiçek
açtığı gözlemlenmiş, kontrol grubundaki bitkilerin çiçek açmadığı gözlemlenmiştir.
63
Danışman: Hasan Gökhan ASLAN
Murat Can NACAK
Oğulcan AHİ
YERÇEKİMSİZ ORTAMDA KÜTLE ÖLÇÜMÜ
Eşit kollu terazi veya elektronik terazi gibi, çalışabilmek için yerçekimine ihtiyaç duyan aygıtların
çalışmadığı yerçekimsiz ortamlarda çalışabilen ve çok hassas ölçüm yapabilen yeni ekonomik ve kullanışlı bir kütle
ölçüm aygıtı tasarlamak.
Gelişmiş yada gelişmekte olan ülkelerin uzay araştırmaları için uzaya gönderdikleri uzay araçları ve
bu araçlarda bulunan ve araştırma çalışmalarını sürdüren astronotlar hepimizin malumudur. Gittikçe gelişen
teknolojiyle birlikte bu araştırma ve keşif çalışmalarının artarak devam edeceği de açık bir gerçektir. Her geçen
gün menzil artmakta ve çalışmalar uzayın derinliklerine doğru ilerlemektedir. Hal böyle olduğuna göre hem
günümüzde hem de gelecekte uzayın derinliklerinde veri toplarken kütle ölçümü sıklıkla yapılması gereken bir
işlem olacaktır. Mevcut terazilerin tümü çalışmak için yerçekimine ihtiyaç duyduğuna göre uzayda kütle ölçümü
nasıl gerçekleşecektir?
Uzayda kütle ölçümüne dair birtakım teorik yöntemler öngörülmüş olup bunlarla ilgili uygulama alanında
çalışma yapılmamıştır. Bizim projemizin, yerçekimsiz ortamda kütle ölçümünde öngörülen teorik yöntemlerden en
büyük farkı reel olarak ölçüm yapabilecek basit, ergonomik ve kullanışlı bir sistem tasarlamış olmamızdır. Ayrıca bu
aygıtın küçük bir alanda çalışabilecek olması, tek değişkenle sonuç verecek olması, salınım yöntemindeki gibi yay
kullanılacak olmasına rağmen salınım yapmayacağı için sürtünme ve ısınma dolayısıyla “k” da ve “T” de değişiklik
ve hata gibi sorunları barındırmayacak olması da bizce projenin en büyük artılarından olacaktır. Ayrıca projemizin
maliyeti de oldukça düşüktür.
Bütün çalışmalarımızın ve verilerimizin ışığında elde ettiğimiz sonuca göre projemizi hayata geçirirsek
yerçekimsiz ortamda kütle ölçümünü kolaylıkla isabetle yapabiliriz.
Prototipimiz bir uzay aracı için kaba gibi gözükse de geliştirilerek farklı boyutlardaki cisimler için çok
küçük boyutlardan uzay aracı düşünülerek olabildiğince büyük boyutlara kadar farklı çeşitleri yapılabilir. Uzay
boşluğunda bir cismin kütlesini ölçmenin, tencere büyüklüğünde bir sistemin kapağını açıp sistemin içindeki bir
“kefe” ye cismi koyup, kapağı kapatıp düğmeye basıp, ekrandan sonucu okumak kadar kolay olması projemize
dair en büyük hayalimizdir. Kim bilir beklide kütlesi ölçülen cisim uzayda yakalanmış ve henüz keşfedilmemiş bir
elementi içeriyordur.
Projemizin prototipini yaparken hata payını azaltmak anlamında en çok sürtünmeyle mücadele etmek
zorunda kaldık. Bu sorunu düşük sürtünmeli tekerleklere sahip olan deney arabasını kullanarak büyük ölçüde
aştık. Fakat uzayda buna bile ihtiyaç kalmayacağından hassaslık çok daha yüksek olacak diye düşünüyoruz.
64
Danışman: Ender YILDIRIM
Emrah TURAN
Serkan ÇİL
YAŞAM MESAFESİ
Ülkemizde her gün 600’e yakın trafik kazası meydana gelmektedir. Meydana gelen bu elim kazalarda
her yıl ortalama 5-6 bin kişi hayatını kaybetmekte ve 100-200 bin kişi de yaralanmaktadır. Yapılan araştırmalara
göre trafik kazalarının meydana gelmesinin en önemli etmeni insandır. İnsan kaynaklı oluşan trafik kazalarının
nedenleri acemilik, dikkatsizlik, uzun süre uykusuzluk ve aşırı hız şeklinde sıralanabilir.
Trafikte seyir halindeyken aracın hızı arttıkça sürücünün çevreyi algılama düzeyi yavaşlar. Göz 190 ile 200
derecelik bir alanı algılar. Ancak araç kullanırken görme açısı hız ile ters orantılıdır. Hızlı araç kullanırken görme
açısının daralması sonucu sürücünün bakışları, aracın hızı oranında uzağa odaklanır ve sürücü çevresindeki olayları
zamanında algılayamaz. Bu durumda sürücünün olaya reaksiyon (intikal) göstermesi de gecikmektedir.
Yapmış olduğumuz projeyle, trafikte seyir halindeyken anlık oluşabilecek ve sürücüyü tehlikeye
atabilecek durumları önceden algılayıp, reaksiyon süresini en aza indirgeyerek, aracın durma mesafesini azaltmayı
hedefliyoruz. Bunun yanı sıra öndeki aracın hızı tespit edilerek, aracın takip mesafesini koruması sağlanacaktır.
Böylece sürücü kaynaklı oluşan kazalar en aza inecektir.
Günümüzde sürüş emniyeti için araçlarda acil frenleme sistemi, mesafe takip ve hız kontrol sistemleri
geliştirilmektedir. Bizim amacımız projemizle bu güvenlik teknolojisini daha düşük maliyete gerçekleştirmek ve
portatif olmasından dolayı tüm araçlarda kullanılmasını sağlamaktır. Bu proje trafikte daha güvenli bir şekilde
hareket etmemizi, insan odaklı meydana gelen trafik kazalarını en aza indirgemeyi sağlayacaktır.
65
Danışman: Pınar ELGAY AYDIN
Bartu ÖREN
Mert YÜKSEKGÖNÜL
DİYAMANYETOPTİK TİTREŞİM ÖLÇER
Bazı maddeler, diyamanyetiklik özellikleri sayesinde kuvvetli mıknatısların üzerinde havada asılı
kalabilmektedir. Diyamanyetoptik Titreşim Ölçer’de, bu olaydan esinlenerek katı sürtünmesinden kurtulmasıyla
hassasiyeti arttırılan, düşük maliyetli bir titreşim ölçer tasarlanması amaçlanmıştır.
Sistem genel olarak üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde bir lazer ışık kaynağı kullanılmıştır.
Bunun sebebi lazer ışık kaynaklarının fotonları uyumlu bir hüzme şeklinde göndererek yapılacak gözlemi
kolaylaştırmasıdır. İkinci bölümde neodmiyum mıknatıs, neodmiyum mıknatısın üzerinde diyamanyetiklik özelliği
sayesinde havada asılı kalabilen bir levha ve üzerine sabitlenmiş yansıtıcı yüzey kullanılması planlanmıştır. Son
bölümde ise gözlemin yapılacağı bir ekran ve bir adet görüntü kayıt cihazı bulunmaktadır. Sistemin üzerinde
bulunduğu yüzeyin titreşimin ölçümü, diyamanyetik levhanın hareketiyle ölçülmektedir. Üzerine gönderilen ışığı
yansıtan lam, titreşimin gözlenebilmesini sağlamaktadır. Görüntü kayıt cihazıyla kaydedilen yer değişimi, titreşimi
gösterir.
Yapılan deneylerde kullanılması avantajlı olan levhanın tespiti için levhaların ağırlığı ve diyamanyetikliği
incelenmiş, en avantajlı levhanın grafit olduğu görülmüş, ayrıca en avantajlı yansıtıcı incelenmiş ve lam kullanılması
kararlaştırılmıştır. Piyasada bulunan titreşim ölçerlerin maliyetlerinin çok yüksek olduğu görülmektedir.
Diyamanyetoptik Titreşim Ölçer benzer işlevli cihazlara oranla maliyeti düşük olan bir sistemdir. Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı’nın Titreşim Yönetmeliği’nde yaptığı düzenlemelerle, titreşim ölçümünün önemi artmış ve
kullanılması zaruri hâle gelmiştir. Bu nedenle devlet ekonomisine zarar vermemesi için titreşim ölçerlerin düşük
maliyetli olması gereklidir.
Yapılan deneyler sonucunda projenin amacına uygun bir prototip başarıyla üretilmiştir. Bu titreşim ölçer
cihazının sismik aktivitelerin ölçümü, ivmeölçer yapımı, iş yeri güvenliğinin teşhisi, eğlence yerlerinde gürültü
tespiti ve raporlama gibi alanlarda kullanılması hedeflenmektedir. Ayrıca cihaz, kullanılan bileşenler geliştirilerek
daha hassas ve daha kompakt bir yapıya getirilebilir, gelişime açık bir hâldedir.
66
Danışman: Pınar ELGAY AYDIN
Arda AYDIN
Yusuf EFE
GÖZ KAPAKLARIYLA İLETİŞİM CİHAZI
Bu projede amaç, konuşma yetilerini kaybetmiş felçli bireyler için göz kapaklarının hareketlerine uyarlı
olarak hazırlanmış alfabenin kodunun yüklü olduğu bir bilgisayar ve bu hareketleri algılayacak kameradan oluşan
bir sistem geliştirmektir.
Yapılan araştırmalara göre, Locked-in ve ALS gibi rahatsızlıklara sahip olan bireylerde, vücudun büyük
bölümünde sinirsel fonksiyonların işlevlerini kaybettiği ve bu nedenle de bu bölgelerdeki kasların fonksiyonlarını
yitirdiği görülmektedir. Ancak işitme yetileri ve göz kapakları -yüksek olasılıkla- bu durumdan etkilenmemektedir.
Bu şartlar altında bu tarz hastalıklara sahip olan bireylerin ‘’Göz Kapaklarıyla İletişim Cihazı’’ nı kullanabilecekleri
aşikardır.
Sistemin en önemli noktası, göz kapaklarını algılayan bir webcam yardımıyla felçli bireyin gözlerini açıp
kapatarak kendini ifade edebilmesini sağlamasıdır. Sağ gözün ve sol gözün kapalı tutulduğu birim zamanlara
göre oluşturulan alfabe yardımıyla birey istediği kelimeyi harf harf ifade edebilir. Aynı zamanda günlük hayatta
bireylerin kullanmaya sıklıkla ihtiyaç duyduğu bazı kelime ve söz öbekleri harfler gibi kısa sembollerle kodlanmış
ve harfleri ifade eden sembollerin kolaylığı harflerin kullanım sıklıklarıyla doğru orantılı olarak atanmıştır.
Araştırmalar sonucunda yukarıda belirtilen özellikleri taşıyan bir prototip başarıyla üretilmiştir. Cihazın,
seçilmiş 10 kişilik bir grubun üzerinde testleri yapılmıştır. Teste tabi tutulan bireylerin %80`lik kısmının gözleri
sistem tarafından algılanabilmiş ve optimum koşullar altında bu bireylerin %70’i istedikleri kelimeyi başarıyla ifade
edebilmişlerdir. Böylece “Göz Kapaklarıyla İletişim Cihazı”nın konuşma yetilerini kaybetmiş felçli bireylere bir umut
olabileceği ve onların hayallerine ışık tutabileceği görülmüştür.
67
Danışman: Barış KAPTAN
Cerengül BAYRACI
Egehan YORULMAZ
BETONUN MUKAVEMETİNİ ARTIRACAK KATKI MALZEMELERİNİN TESPİTİ
Türkiye coğrafyası, birçok fay hattını barındırmakta ve sürekli olarak deprem riski altında bulunmaktadır.
Depremde yaşanan can ve mal kayıplarının çoğu dayanıksız, bakımsız binaların yıkılmasıyla oluşmaktadır. Projenin
amacı, yapılarda kullanılan betonun daha dayanımlı hale getirilmesi için kullanılabilecek katkı malzemelerinin
tespit edilmesidir. Bu amaç doğrultusunda, yaptığımız çalışmalar sonucunda uygun katkı malzemelerinin (Uçucu
kül, dişbudak ağacı yaprağı, yasemin yaprağı, dekstrin maddesi) betonun mukavemeti üzerine etkisi ve bu etkiden
maksimum dayanım elde etme yolları araştırıldı.
Yukarıda adı geçen bu katkı malzemeleri belirli oranlarda alınmış ve çeşitli fiziksel işlemlerden geçirilerek
beton harcının içine konulmuştur. Kalıplara konularak kurumaya bırakılan numunelerin 2, 7, 28 günlük basınçdayanım testleri yapılmıştır. Elde edilen veriler kontrol grubunu oluşturan standart betonla karşılaştırılmıştır.
Çevresel bir atık olan uçucu kül numunelerinin sıvı santrifüj işlemlerinden geçirilerek daha uçucu hale
gerilmesi sağlanmış olup elde edilen numuneler betonun içindeki boşlukları doldurarak mukavemetini artırmıştır.
Bunun yanında uçucu atık külün, beton maliyetini düşürmesi ve çevresel problemleri azaltması nedeniyle de
yapılarda geniş bir kullanım alanına sahip olması gerektiğini düşünmekteyiz.
Yasemin yaprağı ve dekstrin tozu yapısında glikozitler bulundururlar. Bu glikozitler yapı malzemesi ile
elektrostatik çekim kuvveti oluşturur. Bu da yapı malzemelerine yapıştırıcılık özelliği katarak dayanım gücünü
artırır. Belirtilen sebeplerden dolayı yasemin yaprağı ve dekstrin çözeltilerinin de yapı malzemelerinde kullanımını
önermekteyiz.
68
Danışman: Necdet YAVUZ
Burak Vural EKŞİ
Osman Ali KETENCİ
MANYETİK YÜZEN ROBOTLAR
Nano teknoloji, birçok bilim dalında olduğu gibi tıp alanında da oldukça çarpıcı gelişmelere sebep
olmaktadır. Sağlık için nano teknoloji son yıllarda tıbbın hızla ilerleyen alanlarından biridir. İnsan vücudundaki
hastalıkların erken teşhisi ve tedavisi, hastalıklı dokuların, diğer organ ve dokuların zarar görmeden yok edilmeleri,
nano teknolojinin tıpta kullanım alanlarından bazılarıdır. Ayrıca son yıllarda yapılan çalışmalarda, ilaçların kana
enjekte edilerek direkt hastalıklı hücrelere uygulanması, gereksiz ameliyat ve ilaçların yan etkilerinden korunması
yönünde atılmış büyük bir adımdır. Nano teknoloji sayesinde mikroskobik aletleri damarlarımız içerisine vererek,
dışarıdan uygulanan manyetik alanla kontrol edilerek, diğer organlara zarar vermeden direkt hastalıklı hücrelere
ulaşabilen manyetik robotlar yapılmakta, hastalıklı hücreler onarılmaktadır.
Bizde projemizde bu olayın fiziksel olarak nasıl oluştuğunu, alt yapısında hangi fizik konularının yer aldığını
ve bunların arasındaki bağlantıları açıklamaya çalıştık. Bir sıvıda (durgun ve hareketli sıvılarda) manyetik bir cismin
dışarıdan manyetik alanla kontrol edilerek nasıl yüzdürüldüğünü, sıvının sıcaklığını ve dolayısıyla viskozitesinin
değişimi sonucu hızının nasıl değiştiğini inceledik.
Projemizde bir cam tüpün içinde bulunan gliserin ve silikon sıvılarında çok küçük neodyum mıknatıslar
dışarıdan büyük bir neodyum mıknatısın döndürülmesi ile hareket ettirilmiştir. Cam tüpün üstüne takılı olan optik
sensör ile küçük mıknatısın hareket süresi ölçülerek mıknatısın ortalama hızı hesaplanmıştır. Ayrıca sıvıların sıcaklığı
arttırılarak farklı sıcaklıklarda ve dolayısı ile farklı viskozitelerde mıknatıs hızları bulunmuştur. Bunun yanında spiral
yapıya sahip manyetik robotlar yüzdürülerek hız değerleri hesaplanmıştır.
Deneylerden elde ettiğimiz sonuçlara göre, bir sıvı içinde hareket etmekte olan bir mıknatısın hızı
uygulanan manyetik alanın şiddetine, manyetik alanın uygulama açısına, sıvının viskozitesine ve dolayısıyla
sıcaklığına bağlıdır. Ayrıca hareket eden robotun yüzey alanı küçüldükçe sürtünme kuvvetleri azalmakta ve hız
artmaktadır.
69
Danışman: Ümit KARADEMİR
Yaren SEVER
KARBON NANOTÜP KATKILI ORGANİK GÜNEŞ HÜCRELERİNİN ÜRETİMİ VE KARAKTERİZASYONU
Günümüzde, yenilenemeyen enerji kaynaklarının hızla tükenmesi ve nüfusun artışı enerjiye olan ihtiyacı
beraberinde getirmiştir. Bu durum, bilim insanlarını yenilenebilen enerji kaynaklarını kullanabilecekleri teknolojiler
üretmeye yöneltmiştir. Yenilenebilir enerji kaynaklarından olan güneş, dünyamızın ihtiyacını karşılayabilecek
potansiyelde sınırsız bir enerji kaynağıdır. Organik güneş pili güneşten gelen ışığı aktif polimer tabakası ile
soğurarak doğrudan elektrik enerjisine çeviren bir cihazdır. Organik güneş pilleri, geniş yüzeylere kaplanabilir,
kolay üretilebilir ve düşük maliyetli olduğundan inorganik güneş pillerinden daha avantajlıdır.
Bu projede, belirli oranlarda karbon nanotüp (CNT) katkılanarak, organik güneş pili üretilmesi amaçlandı. Bu
amaç doğrultusunda, floresans spektroskopisi ile CNT’lerin organik güneş pillerinde kullanılabilirliği tespit edildi.
Daha sonra donör malzeme içine katkılanan tek duvarlı karbon nanotüplerin (SWCNT) homojen dağılımı Atomik
Kuvvet Mikroskobu (AFM) ile görüntülenerek, görüntüler ile doğru oranda SWCNT’ler seçildi. Organik güneş
hücresinin verimini artırmak amacıyla donör (verici) molekülü olarak SWCNT katkılı P3HT, akseptör (alıcı) molekülü
olarak PCBM kullanıldı. Hazırlanan cihazların yüzey karakterizasyonu AFM ile, elektriksel karakterizasyonu ise
havasız ortam kabini (glove-box) sisteminde azot ortamında yapıldı.
Sonuçta, siklohekzanon katılarak P3HT:SWCNT:PCBM ile hazırlanan cihazlarda karbon nanotüpler yeni yük
taşınım yolları sağlamış, alınan ölçümler sonucunda kısa devre akımı referansa göre %53 oranında artmıştır. En iyi
verimin %0.2 oranında SWCNT katkılı cihazda, %2.24 olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuç referansa göre verimin
%64 oranında iyileştiğini göstermektedir. Çalışmamın sonunda, belirli oranlarda karbon nanotüp katkılanarak
çevreci maddeler ile inorganik güneş pillerine göre üretimi ucuz ve geleneksel organik güneş pillerine göre verimi
daha yüksek, yapımı kolay, yüksek verimli organik güneş pili üretildi.
70
Danışman: Viki KALDERON
Büşra YILDIRIM
Koray ŞEKERİN
ALTIN TELDE DİRENÇ VE İLETKENLİĞİN KUANTİZE ÖZELLİĞİNİN GÖRÜNTÜLENMESİ
Günümüzde nano boyut ile ilgili yapılan bilimsel çalışmalar, gelişen teknoloji ile birlikte günlük yaşamımıza
girmiş ve günlük yaşam standartlarımızı değiştirmiştir. Moleküllerin hatta atomların bulunduğu yapı içerisinde
tek tek istenilen düzene sokulmak istenmesi, bu çalışmalarda yer alan bilim insanlarının karşısına birçok zorluk
çıkarmıştır. Bu zorlukların yanında bir takım yeni kavramları da beraberinde getirmiştir. Bu kavramlardan biri
direncin, buna bağlı olarak iletkenliğin kuantize olmasıdır.
Biz de mikro kalınlıkta olan telin bir noktasında küçük bir kırılma sağlayarak, iletken nano yapılarda
kuantize davranışı ve bulunduğu ortama DNA molekülleri eklendiğinde ne gibi bir değişiklik ortaya çıkacağını
gözlemlemeyi hedefledik.
Bu amaç doğrultusunda projemizde mikro kalınlıkta altın bir tel üzerinde küçük bir kırılma sağladık. Bu
kırılma bölgesinde gerçekleşen hassas hareketler sonucunda iletkenliğin kesikli olarak değiştiğini, uygun aparat
yardımıyla bilgisayara aktardık. Hazırladığımız ölçüm sistemine DNA molekülleri ekleyerek, kuantize davranıştaki
değişimi gözlemlediğimiz basit ve ucuz deney sistemimizi biyosensöre dönüştürmüş olduk.
Yapılan hassas ölçümler sonunda elde edilen grafikler, kopma ve birleşme anlarında direncin ve buna bağlı
olarak iletkenliğin belirli basamaklar şeklinde değiştiğini göstermiştir. Basamakların oluştuğu voltaj değerleri,
iletkenlik formülüne göre hesaplanmış voltaj değerleriyle örtüşmüştür. Bu ölçümün sonrasında iletken telin ayrık
olduğu durumda ortama DNA molekülü eklediğimizde hiç bir mekanik etki olmadan telin tekrar iletken hale
geçtiği gözlemlenmiştir.
Hazırladığımız sistem sayesinde kuantize değişim gibi önemli ve anlaması zor bir konu basit ve ucuz
bir labaratuar deneyi haline getirilmiştir. Sisteme biyomoleküllerden olan DNA’nın katılmasıyla, alınan voltajzaman grafiklerinde bir değişim gözlenmiş ve bu değişim sonunda hazırlanmış sistemin biyosensör olarak
kullanılabileceği saptanmıştır.
71
Danışman: Melahat PEKER
İbrahim Hakkı ERDOĞAN
Ramazan KÖYLÜ
AKTİF KARBON KATKILI NANO ELYAF MEMBRANLAR YARDIMIYLA AĞIR METAL FİLTRASYONU
AĞIR METAL FİLTRASYONU
Bu çalışmanın amacı içeriğinde aktif karbon bulunan ve nano gözeneklere sahip nano elyaf mebranlar
üretilmesi ve üretilen membranların atık sularda bulunan ağır metalleri filtreleme özelliğinin araştırılması ve
geliştirilmesidir.
İlk olarak projenin gerçekleştirilmesi için gerekli olan PoliAkriloNitril (PAN) temin edilmiştir. Daha sonra %7
lik PAN çözeltisi hazırlanmış ve içeriğine aktif karbon eklenmiştir. Hazırlanan çözeltiden elektro eğirme yöntemi ile
holytex tutucu malzeme üzerine nano elyaf katman oluşturularak membran elde edilmiştir. Son olarak elde edilen
membranın filtreleme özelliğinin belirlenmesi için 2 adet teflon hücrenin ortasına membran yerleştirilmiş ve
besleme tarafına 10-3 molar Cr(VI ) koyulmuş alıcı tarafa ise 1 molar HCl koyulmuş ve manyetik karıştıcı yardımıyla
24 saat karıştırılmıştır. Daha sonra süzüntüden alınan çözelti Atomik Absorpsiyon Spektrometresi ile incelenmiştir.
Yapılan deneyler sonucunda üretilmiş olan membranın Cr(VI) iyonlarını filtreleme değerlerinin % 70.30
un yukarısında olduğu Ph değerlerinin değiştirilerek daha iyi sonuçlar alınabileceği görüşüne varılmıştır. Bunun
yanı sıra üretilen Membranın gözenek boyutunun filtreleme kalitesini doğrudan etkilediği ve en uygun gözenek
boyutunun elde edilebilmesi için üretim esnasında kullanılan voltaj ve çözelti derişimi gibi değerlerin gözenek
boyutunu etkilediği gözlemlenmiştir.
Elde edilen diğer verilere göre aktifkarbon katkılı nano elyaf membranın diğer atık su arıtım sistemlerine
göre avantajları; düşük üretim maliyeti, kullanılan arıtım sistemlerine kolay adapte edilebilmesi, enerji
maliyetlerinin düşük olması şeklinde sıralanabilir. Sonuç olarak; Bugüne kadar yapılan tüm deney ve gözlemlerin
kurduğumuz hipotezi destekler nitelikte olduğunu ve membranın geliştirilerek daha iyi sonuçlar alınabileceğini
göstermektedir.
72
Danışman: İbrahim AYDIN
Jessica DURDU
KESİNTİSİZ SOĞUK ZİNCİR
Şeker hastalarının kullandığı insülin ilacı +4 0C ile +20 0C sıcaklık aralığında saklanmalıdır. Bu aralığın
dışındaki sıcaklıklar ilacın bozulmasına sebep olur. Bu nedenle insülin ilacı buzdolaplarında saklanır. Bir yerlere
gidildiğinde ilaç ya termosa ya da buz içerisine konur. Fakat termoslar sıcaklığı sabit tutamadığı, buz ise ilacı
dondurabildiği için ilacın bozulma süresi kısalır.
Ben, hazırladığım projede sıcaklığı istenilen değerlerde tutacak sürekli bir soğuk zincir oluşturdum. Bunun
için sıvıların buharlaşırken ortamdan ısı çekme özelliğini kullandım. İlacı sakladığım kap içersindeki sıcaklık +20
0
C nin üstüne çıkınca sistem otamatik olarak çalışır. Sprey makinesi kap içersindeki U şeklindeki bakır boruya sıvı
olarak kullandığım etil kloridi püskürtür. Basıçtan kurtulan sıvı buharlaşırken ortamı soğutur. Buharlaşan etil klorid
borudan dışarı çıkar. Kap içindeki sıcaklık +20 0C nin altına düşünce sistem durur. Böylece sürekli bir soğuk zincir
oluşturularak ilaç bozulmadan uzun süre muhafaza edilmiş olur. Benim yaptığım aracı kullanan şeker hastaları
süre sınırlamasına ve buzdolabına mahkum olmadan gezilerini gönül rahatlığıyla yapabilirler.
73
Danışman: Halil ULUTAŞ
Furkan KAYA
Ömer Faruk ARSLAN
AMONIS ( KAZA İZLEME SİSTEMİ )
Ülkemizin öncelikli problemleri arasında halen yerini korumakta olan trafik kazaları sonucu ölümlerin ve
sakat kalmaların azaltılması, araçlarda kullanılan iletişim teknolojileri sayesinde mümkün olabilir. Özellikle trafik
kazaları sonrası ilkyardımın etkisini artırabilmek için kaza tespiti ve kazanın konumunun belirlenmesi ile en yakın
ilkyardım ekiplerinin kaza yerine yönlendirilmesi sağlanabilir.
Bu proje ile kazaların anında bildirimin iyileştirilmesi ve acil servisin tepkisinin hızlandırılmasını
sağlayacak yeni bir iletişim sistemi oluşturmayı hedefledik. Bu sayede kaza sonucu meydana gelen ölümleri ve
sakat kalmaları en aza indirmeye çalışarak trafik kazalarının toplumsal ve maddi yükünün azaltılmasını hedefledik.
Projemizde araç koordinat verilerinin SMS (Short Message Service) aracılığı ile merkeze iletilmesi ve herhangi bir
internet bağlantısına gerek duyulamadan koordinat belirleme işleminin gerçekleştirilmesini amaçladık. Ek olarak
SMS ile alınan koordinat bilgileri Google Earth haritasını kullanan bir kullanıcı arayüzünde gösterilerek projemize
görsel bir fonksiyon kazandırdık.
74
Danışman: Turgay TUNÇER
Ahmet Hakan ALkan
Ömer Faruk BAŞARAN
MİMİK KONTROLLÜ PROTEZ KOL
Engelliler için iki türlü harekete (eli açma/kapama ve bileği döndürme) sahip mimik kontrollü protez kol
sistemi tasarlanması amaçlanmıştır.
Projemiz 2 bölümden oluşmuştur. Birinci aşama titreşim algılama ünitesinin hazırlanması, ikinci aşama
ise protez kol sisteminin tasarlanmasıdır. Mimik hareketinin meydana getirdiği titreşimin algılanması için 2 adet
dijital titreşim sensörü kullanıldı. Gömülü program yazılırken Arduino geliştirme platformunun kullandığı dil olan
Processing dili kullanıldı. Yazılım Arduino IDE’sinde derlenip, Arduino mikrodenetleyicisine atıldı.
Ucuz, hafif ve kolay işlenebilir olmasından dolayı protez kolun imalatında ahşap malzeme kullanılmıştır.
Öncelikle tasarımı yapılan kolun, ahşap ve metal parçaları belirtilen ölçülerde, gerekli mekanik işlemelerle
hazırlandıktan sonra kol mekanizmasının montajı yapılmıştır. Protez kolun dirsek hareketi için 1 adet DC motor,
parmak hareketleri için 5 adet servo motor kullanılmıştır. Servo motorlar belirli tutma ve kaldırma işlevleri için
yeterli güçtedir. Motor 5V’da dahi yüksek tork sağlayabilmektedir. (5.0kg.cm/4.8V) 180°dönüş hareketine sahip,
sürtünmeyi azaltmak için çift rulmana sahiptir. Bu şekilde kol mekanizmasının bilek dönme, el açma-kapama ve
tutma hareketleri rahatlıkla sağlanabilmiştir.
Her insan potansiyel engellidir. Dünyadaki engelli sayısı azımsanamayacak boyuttadır. Bu insanları
toplumdan soyutlayamayız. Biz de bu düşünceden yola çıkarak bir kontrol sistemi tasarladık.
Protez kol için ilk olarak kullandığımız servo motorlar istenilen hareketi gerçekleştirmekte başarısız
oldular. Yeni denediğimiz servo motorlar belirlediğimiz ölçülerde el açıp-kapama, kol döndürme hareketlerini
başarıyla gerçekleştirmiştir. Sistemin kullanıcı için rahat olması açısından kontrol ünitesinin kablosuz veri aktarımı
yapmasını sağladık. Bu sayede kullanıcı protez kolu kablosuz bir şekilde kontrol edebilecektir.
Bu sistem sayesinde engelli vatandaşlarımız günlük hayatta yapmak istedikleri pek çok şeyi
gerçekleştirebilecektir. Sistemin geliştirilmesiyle engelli insanlar mimikleriyle televizyonunu, bilgisayarını, engelli
arabasını kontrol edebilecek; evinin kapısını misafirlerine açabilecek yani günlük hayatını sorunsuz bir şekilde
devam edebilecektir.
75
Danışman: Harun BAL
Metehan EMLİK
İKİCİ NESİL YARI OTOMATİK GÜDÜMLÜ TANK SAVAR FÜZESİ GÜDÜM SİSTEMİ TASARIM, DONANIM VE
YAZILIM
Savaşların çıkmasına engel olan da, savaşları yaşatan da ne yazık ki silahlar. Türkiye’nin bulunduğu coğrafi
konum sebebiyle belki de caydırıcılık etkisine en çok sahip olması gereken ülkelerden birisi. Bu etkiye sahip olmanın
yolu ise en başta savunma silahlarına sahip olmaktan geçiyor. Ülkemizde savunma silahlarında zayıf olduğumuz
alanlarda birside tanksavar sitemleridir. Bizim projemizde tanksavar silahlarının geliştirilmesi düşünülmüş güdüm
sisteminin basitleştirilip üretim maliyetinin düşürülmesi amaçlanmıştır.
Projemizin ana teması güdüm sistemi üzerine olsa da, projemizi geliştirmek için tam manasıyla bir
tanksavar füze sistemi gerçekleştirme çabası içine giriştik. Çalışmalarımız sonucunda roket sistemine uzaktan
kontrol yetenekleri ve anlık görüntü iletimi gibi asıllarına benzer yetenekler kazandırdık. Projemiz için geliştirdiğimiz
güdüm sistemi tüm yönleriyle kendi tasarımımız olup sistemimiz radyo güdümlüdür. Füzenin dengeli uçabilmesi
için füze üzerinde dijital accelerometre ve gyroscope konulup ileri teknik bilgi gerektiren kalman filtresi
kullanılmıştır. Çalışma mantığı yönlü antenler ve RSSİ ile olmaktadır. Füzemizin kontrol mekanizması, füze operatör
tarafından ateşlendikten sonra operatör hedefin durumundaki değişikliği ve füzenin tahmini rotasını hesaplamaya
devam eder. Eğer füze rotası hedef dışına çıkıyorsa operatör füzeye yeni bir uçuş rotası vererek düzeltme yapar.
Hedef vuruluncaya kadar nişangâh hedefin üzerinde olmalıdır. Piyade tarafın omuzdan atılma ve kontrol etme,
roket rampası ile uzaktan el ile kontrol etme, roket rampası ile uzaktan baş hareketleri ile kontrol etme.
76
Danışman: Nevzat BULUT
Emre GÜLER
Mahsun ERKOÇ
ANTİ BUZ
Ülkemizde kış dönemlerinde, kar yağışı ve buzlanmanın oluşmasıyla trafik kazalarında artışlar olur. Kış
aylarının karlı ve soğuk geçmesi sebebi ile araçların teker kısmındaki davlumbazlarda biriken karın donması
buzlanmalar meydana gelmektedir. Bu buzlanma özellikle motorlu araçlarda yürüyen aksama ve tekerleklere zarar
vermektedir bundan dolayı da aracın hareket halindeyken kaza yapma riskini artırır.
Araç tekerlek davlumbazlarında meydana gelen buzlanmayı giderecek sistemi deney ortamında oluşturduk.
Araç tekerlek davlumbazlarında meydana gelen buzlanma ortamı giderilebilir mi? Sorusuna cevap aradık. Araç
tekerlek davlumbazlarında meydana gelen buzlanma ortamını çözecek sistemi oluşturduk. Yapılan deneylerde
Sistem gövdesinde 10 C0 lik bir ısı oluşturduk 20 C0 deki ortam sıcaklığında sistemi çalıştırdık ve ölçümler yaptık.
77
Danışman: Orhan SEVENCAN
Ali YURDUSEVER
Volkan SEVENCAN
FARIM DA AÇIK YOLUM DA
Ülkemiz karayollarında pek çok kaza meydana gelmektedir. Bu kazalarda pek çok insanımız yaralanmakta
ve hayatını kaybetmektedir. Bu kazaların birçok sebebi olmakla birlikte sürücülerin kurallara uymamaları başlıca
sebeplerdendir. Sürücülerin ihmal ettiği kurallardan biri de gece yolculuklarında uzun ve kısa farlarını doğru
kullanmamalarıdır. Yanlış kullanılan uzun farlar karşıdan gelen sürücünün gözlerini kamaştırarak kaza riskini
oldukça arttırmaktadır.
Gece yolculuklarında sürücülerin yanlış kullandığı uzun farlar diğer sürücülerin kaza yapmasına sebep olur
mu? Polarize filtreler kullanılarak uzun farların karşıdan gelen sürücülerin gözlerini kamaştırması engellenebilir.
Deneye başlamadan önce sürücülerin uzun kısa far kullanım alışkanlıklarını, hatalarını ve geliştirilebilecek
alternatif bir yönteme karşı tutumlarını tespit edebilmek için bir anket hazırlanmıştır. Bu anketten çıkan değerler
ışığında uzun kısa far kullanımına alternatif yeni ve daha güvenli bir yönteme ihtiyaç duyulduğu tespit edilmiştir.
Alternatif yöntem olarak polarize ışık ve polarize filtreler kullanılmış ve sürücülerin geceleri uzun-kısa far
kullanmalarına gerek kalmadan, sadece uzun farlarını kullanarak seyahat etmelerini sağlayacak bir yöntem
geliştirilmiştir.
78
Danışman: Osman ERHAN
Rozerin DENİRTAŞ
Tijda CAN
HAKİKİ BALIN TESPİTİ
Projemizin amacı balın iletkenliğinden faydalanarak basit bir yöntemle kaliteli bal ile kalitesiz balı
birbirinden ayırt etmektir. Çiçek ballarında kül oranı yüksek saf balların iletkenlikleri, şekerli veya arı görmemiş
balların iletkenliklerinden fazladır. Balın iletkenlik özelliğinden faydalanılarak kaliteli balı ayırt etmek için bir
düzenek hazırladık. Deney düzeneğimiz iki ayrı bölümden oluşmaktadır. Bunlar bal numunesinin konulduğu mini
bal havuzları diğeri balın iletkenliğini gösteren ledler, dirençler ve transistörden oluşmuş elektronik devredir.
Elektrik devresinde paralel kollarda, seri olarak bağlanmış ledler, dirençler bulunmaktadır. Numune
olarak seçilen bal, mini havuza konulup devreye seri olarak bağlandığında balın iletkenliğine göre devreden farklı
değerde akımlar geçer. Kaliteli balın direnci az olduğundan devre akımı kalitesiz bala göre fazla olur. Devrede
elektrik sinyalini yükseltmek için transistör kullanıldı. Ve bu sayede düşük akımın etkisi arttırıldı.
Üzerinde çalıştığımız üç farklı bal ile yapılan deneyde, kaliteli balda led sayısı fazla yanarken kalitesiz balda
çok az miktarda ledin yandığı görüldü. Daha önceden bilinen kaliteli balların yakmış olduğu led sayıları referans
alınarak balın kalitesi hakkında bilgi edinilmeye çalışıldı
79
Danışman: İlker YAVUZ
Taha Musadık ÖNSEVER
Yiğit YAŞAR
ENGELLERİ ENGELLEYELİM
Toplumumuzda görme engelli bireylerin yolda yürürken kullandıkları beyaz baston sayesinde
yaşamlarını sürdürmeye çalıştıklarını biliyoruz. Görme engellilerimiz beyaz bastonu kullanırken birçok zorlukla
karşılaşmaktadır. ’’Acaba yaşadıkları bu zorlukları giderebilme adına ne yapabiliriz?’’ diye düşündüğümüzde bu
problemi çözme adına ’’Engelleri Engelleyelim’’ adını verdiğimiz proje üzerinde çalıştık. İlk başta görme engelli
bireyleri düşünmüştük bundan dolayı sadece ses üzerinde çalıştık ama daha sonra hem görme engelli hem de
işitme engelli bireylerin de aynı zorluklar ile karşılaştığını düşündük ve titreşim üzerine de çalıştık. Bir beyaz
baston üzerine bireyin etrafındaki zararlı olabilecek duvar,engel, taş vb. cisimleri algılayabilecek bir sensör taktık.
Bu sensör ile bir kulaklık ve bir titreşim cihazı arasında bağlantı kurduk. Cisme yaklaşıldığını fark eden sensör
kulaklığa ve titreşim cihazına sinyal gönderir ve kulaklık ses çıkarmaya başlar, titreşim cihazı ise titremeye başlar.
Cisim ile engelli birey arasındaki mesafe azaldıkça sensör daha çok sinyal gönderir ve kulaklıktaki ses gittikçe daha
şiddetlenir. Bu şekilde birey cismin hangi tarafta olduğunu anlar ve doğru tarafa yönelir. Bu şekilde hem görme
hem de işitme engelli bireylerin yaşamı kolaylaştırılmış olur.
Bu proje ile toplumumuzdaki görme ve işitme engelli bireylerin hayatını ciddi manada
kolaylaştırabileceğimiz, oluşabilecek birçok tehlikelerden koruyabileceğimiz ve onları topluma kazandırma adına
bir adım atacağımızı göz önünde bulundurulduğunda ne kadar isabetli bir karar verdiğimizi bir kez daha anladık.
80
Danışman: Hüseyin Emre BÖYÜK
Ekrem Seyfi DEMİRBOĞA
Mustafa KALELİ
RENK KONTROLLÜ ŞARJ EDİLEBİLİR ÇEVRECİ BATARYA GELİŞTİRİLMESİ
Günümüzde taşınabilir bataryalar günlük kullanımlarda oldukça önemli bir yer almaktadır. Daha yüksek
güce sahip, uzun ömürlü ve daha hesaplı yeni batarya teknolojileri üzerinde çalışılmaktadır.
Vanadyum bataryaları yüksek enerji depolama sistemi olarak kullanılan batarya çeşitleridir. Vanadyum
ilginç elektrokimyasal davranışından dolayı batarya malzemesi olarak dikkat çekmektedir. Vanadyum +2, +3,
+4 ve +5 gibi yükseltgenme basamaklarına sahiptir. V+2/V+3 dönüşümü ve V+4/V+5 dönüşümü kullanılarak şarj
edilebilir vanadyum bataryalar geliştirilmiştir. Bataryanın anodunda V+2, V+3’e yükseltgenirken, katotta V+5, V+4’e
indirgenmektedir. Bu batarya tipi ile ilgili daha ilginç bir diğer özellik ise bu dönüşümler esnasında vanadyum
çözeltisinin renk değiştirmesidir. Vanadyum +5 değerliğinde sarı, +4 değerliğinde mavi renk vermektedir.
Çalışmamızda vanadyumun hem elektrokimyasal özelliği hem de renk değiştirme özelliği kullanılarak, yeni
bir batarya geliştirilmiştir. Geliştirilen hücrenin anodunda V+4 tamamen V+5’e dönüştüğünde (yükseltgendiğinde)
hücredeki vanadyum çözeltisinin rengi de tamamen sarıya dönüşmektedir. Bu esnada hücre elektrik üretmektedir.
Bu işlemden sonra hücre tekrar rengi tamamen maviye dönene kadar şarj edilerek (elektroliz) V+5’in V+4’e indirgenir.
Bu şekilde 10.000 çevrim yapılabilmesi vanadyum bataryaları dikkat çekici konuma yükseltmektedir. Diğer bir şarj
edilebilir batarya olan Lityum bataryalar ile kıyaslandığında hem şarj sayısı, hem de maliyeti açısından oldukça
avantajlı bir bir batarya türü olduğu görülmektedir.
Proje kapsamında hazırlanan bir bataryada anotta asidik V+4 çözeltisi, katotta asidik H2O2 (hidrojen
peroksit) çözeltisi kullanılmıştır. Batarya proton geçirgen bir membran ile iki yarı hücreye ayrılmıştır. 20 mA akımda,
0.45 V hücre potansiyelinde, maksimum 10 mW güç elde edilen renk kontrollü, şarj edilebilir ve çevreci bir batarya
geliştirilmiştir. Çalışmamızın patent başvurusunu da hazırlamış bulunmaktayız.
81
Danışman: Hüseyin Emre BÖYÜK
Ahmet Faruk KÜÇÜK
Mehmet Nevzat SANLI
ÇEVRECİ,ŞARJ EDİLEBİLİR VE UCUZ HİDROJEN SÜLFÜR BATARYASI» GELİŞTİRİLMESİ
Günümüzde fosil yakıtların yanması sonucunda zehirli bir gaz olan hidrojen sülfür ortaya çıkmakta ve
atmosferde kirliliğe sebep olmaktadır. Hidrojen sülfür istenmeyen ve uzaklaştırılmaya çalışılan bir yan üründür.
Yanma sonucunda gaz akımlarda oluştuğu gibi, deniz diplerinde havasız ortamlarda da kirlilik sonucunda oluşabilir.
Mesela Karadeniz’in dip suları aneorobik yapısından dolayı yüksek miktarda hidrojen sülfür (H2S) içermektedir.
Hidrojen sülfürün içeriğinde bulunan S= iyonları enerji taşıyıcıdır. Bundan dolayı H2S içeren gaz veya
sıvı akımların yakıt olarak davranacağı bilinmektedir. Bu çalışmada H2S içeren bir sıvı çözeltinin yakıt olarak
kullanılabileceği bir batarya sistemi geliştirilmesi amaçlanmaktadır.
Böylece membran kullanarak hazırlanan bir bataryanın anodunda bazik H2S çözeltisi ve katodunda
asidik H2O2 çözeltisi kullanılarak, elektrik elde edilen bir hücre oluşturulmuştur. Hücrede yakıt çözeltisinde
bulunan sülfürün metal elektrotların yüzeyinde toplanarak elektrotları deaktive etmesi beklenmektedir. Elektrot
yüzeylerinde sülfürün etkisinin incelenmesi için yüzey, çoklu tarama yöntemi ile analiz edilmiştir. Sonuçlar
göstermiştir ki, anotta kullanılan Ni elektrot yüzeyinde oluşan NiS tabakası hücreyi beklenenin aksine aktive
etmektedir.
Bu bataryanın akım-potansiyel değerleri kaydedilerek ürettiği güç hesaplanmıştır. Bu hücre kullanılarak
1 V hücre voltajında, 27 mA akımda maksimum 27 mW güce ulaşılmaktadır. Bu hücreden elektrik üretilirken, ortaya
çıkan sülfür bazik çözelti içinde (NaOH) polisülfiatlar (NaXSY ) olarak geri kazanılmakta, böylece çevrenin kirlenmesi
engellenmektedir. Bu çalışmanın patent başvurusu yapılmıştır.
82
Danışman: Gülay DEMİRCİ
Ezgi GÜNEŞ
Melisa RİGOLİ
EKMEKTEKİ NİŞASTANIN SAKKARİFİKASYONU İLE BİYOETANOL ELDESİ
Dünya’da süratle tükenmekte olan petrol türevi yakıtlar ve bu yakıtların yanmaları sonucu ortaya çıkan
zehirli gazların çevre ve insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri biyo-yakıt teknolojisinin gelişimini hızlandırmıştır.
Bu da biyoetanol üretim kapasitelerinin süratle artmasına imkân sağlamıştır. Ayrıca ülkemizde 2013 yılında çıkan
yasaya göre benzine % 4 oraninda biyoetanol eklenmesi zorunlu hale getirilmiştir. Şeker pancarı, mısır, buğday
ve odunsular gibi bir çok şeker veya nişasta içeren bitkilerden biyoetanol elde edilmiş, ancak atık ekmeklerden
biyoetanol üretimi daha önce denenmemiştir. Yapılan son araştırmalara göre Türkiye’de ekmek israfı; günde 1,486
ton, yılda 542 bin tondur.
Amacımız “Atık ekmeklerden etil alkol elde edilebilir mi?” sorusunun cevabını aramaktır. Bu projede atık
ekmeklerin içindeki nişastadan yararlanılarak, ‘’biyoetanol üretimi” amaçlanmıştır.
Ekmekteki nişastadan etanol üretimi için öncelikle mayanın kullanabileceği glikoz şurubu elde edilmelidir.
Bunun için de nişasta zincirlerinin parçalanması gerekmektedir. Nişasta sakkarifikasyonu için ekmeğe öncelikle ısıl
işlem uygulanarak nişasta jelatinizasyonu sağlandı. Jelatinize nişastaya α-amilaz enzimi eklenerek parçalanması
ve sıvılaşması sağlandı. Glikoamilaz enzimi eklenerek şekerler açığa çıkarıldı. Daha sonra maya ilave edilerek
fermantasyon ile biyoetanol üretildi. Elde edilen sıvı ürünün FT-IR spektrumu çekildi. FT-IR spektrumu ve KarlFischer analizatorü ile su tayininden, ürünün etil alkol- su karışımı olduğu görüldü. 100 gram ekmekten yaklasik
29.222 gram etil alkol üretildi. Literatüre göre, 100 gram buğdaydan 36-38 gram etilalkol üretilmektedir.
Bu projede atık ya da bayat ekmeklerden biyoetanol elde edildiği için, mevcut tarım ürünleri biyoetanol
üretimi için kullanılmamış, çöpe giden ya da bayatladığı için kullanılamayan artık ekmekler ekonomiye
kazandırılarak alternatif biyoetanol kaynağı bulunmuştur.
83
Danışman: Mustafa ŞEVİK
Seyit Alp HERDEM
Tahsin ELMAS
MİLLİ İMKÂNLARLA SENTEZLENEN VE KARAKTERİZE EDİLEN (FTIR, AAS, XRD, B2O3 ANALİZLERİ), NANOPARTİKÜLER
“SODYUM PENTABORAT” KULLANILARAK ÜRETİLEN MATERYALLERİN RADYASYON ÖNLEYİCİ PERFORMANSLARININ
NÖTRON, GAMA VE X-IŞINI TESTLERİ İLE ARAŞTIRILMASI
Projemizin amacı; “Milli imkânlar kullanılarak ülkemizde ilk defa sentezlenen ve nanopartiküler hale getirilen
sodyum pentaborat, insanlığı radyasyonun zararlı etkilerinden koruyabilmek için tüm dünyanın kullanımına sunulabilecek
nitelikte bir radyasyon önleyicisidir.” hipotezini dünya standartlarında deneyler yaparak kanıtlayabilmektir. Nanopartiküler
sodyum pentaborat kullanılarak; insanlığı radyasyonun zararlarından koruyabilmek amacıyla üretilen kumaşların, uçak
personelini kozmik radyasyona karşı koruyabilmek amacıyla üretilen milli uçak kanopisi (uçak camı) prototiplerinin ve
nanoteknolojik olarak kaplanan milli uçağımız HÜRKUŞ’un kanopi parçalarının radyasyon önleyiciliklerinin belirlenmesi işlem
basamaklarında;
Sodyum pentaboratın milli imkânlarla sentezlenmesi, Karakterizasyon çalışmaları; Sodyum pentaboratın FTIR, AAS
ve XRD analizleri, Sodyum pentaboratın Bor Oksit (B2O3) analizi, Sodyum pentaboratın nanopartiküler hale getirilmesi, tanecik
boyutunun ölçülmesi ve SEM görüntülerinin alınması, Radyasyonun zararlarını önlemeye yönelik, nanopartiküler sodyum
pentaborat kullanılarak yapılan uygulama çalışmaları kapsamında; Koruyucu kumaş üretimi, Milli uçağımız HÜRKUŞ’un
kanopi parçalarının nanoteknolojik olarak kaplanması, Milli uçak kanopisi (uçak camı) prototipi üretimi, Sodyum pentaborat
kullanılarak uygulama çalışmaları yapılmış materyallerin (üretilen kumaşlar, nanoteknolojik olarak kaplanan milli uçağımız
HÜRKUŞ’un kanopi parçaları ve üretilen milli uçak kanopisi prototipleri); Nötron, Gama ve X-ışını testlerinin yapılarak
malzemelerin radyasyon önleyiciliklerinin belirlenmesi test metotları kullanılmıştır.
Sonuç olarak; milli imkânlar kullanılarak sentezlenen bileşiğin sodyum pentaborat olduğu yapılan karakterizasyon
testleri (FTIR, AAS, XRD) ile kanıtlanmıştır. Bor ürünlerinin kullanımında esas olan içerdikleri bor oksit miktarı olup; ürünlerin ticari
değer ve kalitesi bor oksit içerikleri ile doğru orantılı değişmektedir. Yapılan bor oksit (B2O3) analizi ile sodyum pentaboratın
toz halinin %72, kristal halinin ise %74 gibi oldukça yüksek oranda bor oksit içerdiği tespit edilmiştir. Yapılan öğütme işlemleri
ile nanopartiküler hale getirilen sodyum pentaboratın tanecik boyutu ölçümü yapılmış ve alınan SEM görüntüleri ile de
tanecik boyutunun nano boyuta düşürüldüğü teyit edilmiştir. Nanopartiküler sodyum pentaborat kullanılarak uygulama
yapılan materyallerin nötron test sonuçları incelendiğinde; nanoteknolojik olarak kaplanan milli uçağımız HÜRKUŞ’un kanopi
parçalarının %12,23, üretilen milli uçak kanopisi prototiplerinin %49,13, üretilen koruyucu kumaşların ise %75,21 nötron
soğurma oranına ulaştığı tespit edilmiştir. Gama ve X-ışını testleri neticesinde; sodyum pentaborat miktarının artışına paralel
olarak radyasyon önleyiciliğin de arttığı, kurşun eşdeğeri belirlendiğinde ise sodyum pentaboratlı kumaşların aynı tutma
oranına sahip kurşun kumaşlara nispeten 2,5 kat daha hafif olduğu belirlenmiştir. Burada en heyecan verici husus; sodyum
pentaborat oranının artışıyla beraber, materyallerin radyasyon önleyici performanslarının da arttığının hem nötron hem de
gama testleri ile deneysel olarak ispatlanmasıdır. Ayrıca, kozmik radyasyonu oluşturan bileşenler içerisinde en tehlikeli ve
yüksek giriciliğe sahip olan nötronları önlemede başarılı sonuçlar elde edildiği değerlendirilmektedir.
Literatür bilgilerimize göre, sodyum pentaboratın milli imkânlar kullanılarak sentezlenmesi ülkemizde; radyasyon
önleyiciliği üzerine çalışma yapılması ise dünyada bir ilktir ve tamamen özgün bir uygulamadır. Çalışmamız doğada bulunan
birçok maddenin (özellikle bor türevleri) radyasyon önleyici maksatla kullanımının önünü açabilecek niteliktedir. Sodyum
pentaborat kurşuna göre hem sağlık hem de ağırlık açısından büyük avantajlara sahiptir. Bu kapsamda; ülkemizde çok zengin
varlığı bulunan borun özel bir türevi olan “sodyum pentaborat”ın; radyasyondan korunmada (nükleer saldırılardan korunma
materyalleri, koruyucu kıyafet, radyasyon önleyici özellik kazandırılmak istenen yerlere cam ve boya yapımı, radyasyon yayan
cihazların üzerine kılıf, radyoaktif madde taşıma çantaları, radyasyon önleyici çadır ve sığınak duvarlarının kaplanmasında
şeklinde) tüm dünyanın kullanımına sunulabileceği değerlendirilmektedir.
84
Danışman: Yaşar CENİK
Berk Kaan AKTAŞ
Enes ASLAN
REAKSİYON HIZ SABİTİNİN VE HIZININ IŞIĞIN GİRİŞİMİ İLE TAKİBİ
Bu projede reaksiyon hızının kimyasal ölçüm yöntemlerine alternatif olarak ışığın girişimine örnek verilen
Michelson İnterferometresi ile hesaplanması amaçlanmaktadır.
Etil asetatın sabunlaşması reaksiyonunun hızını literatürdeki yöntem ile tayin ettik. Ardından kendi
geliştirdiğimiz yöntem ile reaksiyonun hızını hesapladık. Literatürde hali hazırda bulunan yöntemlerden, pH
değişimini baz alan yöntemi seçtik. Kendi yöntemimiz ise, iki aşamadan oluşmaktadır. 1. aşamada, her dakikadaki
[OH-], Michelson İnterferometresi ile ölçülen kırıcılık indisine bağlı olarak hesaplanır. 2. aşamada ise; literatürdeki
yöntemle aynı olarak, grafik yöntemiyle k sabiti hesaplanır ve hız tayin edilmiş olur.
Reaksiyon hızı, literatürdeki ve kendi yöntemimizle hesaplandı. Sonuçlar karşılaştırıldı.Literatürdeki
yöntem ile elde edilen sonuçlar karşılaştırılınca, kendi yöntemimizin de uygulanabilir olduğu sonucuna vardık.
85
Danışman: Müjgan ÇİLTEPE
Eda AYDIN
Pınar Sema ONGUN
ATIK ÇORAPTAN MÜHENDİSLİK PLASTİĞİNE
Bu proje çalışmasında atık poliamid bayan çoraplarının geri dönüşümü ile ekonomiye kazandırılması
amaçlanmıştır. Poliamid bayan çoraplarının doğaya karışmasının uzun vadede gerçekleşmesi çevre kirliliğine yol
açmaktadır. Şu an için bayan çoraplarının geri dönüşümü bulunmamaktadır. Bu proje ile doğrudan geri dönüşüme
tabi tutulup ekonomiye kazandırılması amaçlanmaktadır.
İlk olarak, toplanan çorapların dezenfeksiyonu, ardından da elastan ipliğin çoraptan uzaklaştırılması
gerçekleştirilmiştir. Bunun için en uygun çözücünün bulunması için deneyler yapılmıştır. Çözücünün elastan ipliği
iyi çözmesi ve sağlığa zararının bulunmaması gibi ölçütler göz önüne alınmış, bu doğrultuda dimetil sülfoksit’ in
(DMSO) kullanılmasına karar verilmiştir. Toplanan çoraplar dezenfeksiyon işleminden sonra belirlenen çözücü ile
elastan ipliğin çözünmesi aşamasından geçmiştir. Yıkanan çoraplar kurutulduktan sonra makasla küçük parçalara
bölünmüş, ardından granülatör yardımıyla masterbach boya da katılarak granül haline getirilmiştir. Son olarak
ekstrüder makinasında, 285°C’ye kadar ısıtılan granüller basınç ile kalıba basılarak son ürün haline getirilmiştir.
Proje süresince dino-lite dijital mikroskop yardımıyla deney sonuçlarının görsel olarak da takibi sağlanmıştır.
Proje kapsamında atık olan poliamid bayan çoraplarının çeşitli basamaklardan geçerek ekonomiye
kazandırılabileceği görülmüştür.
86
Danışman: Oya ÇOŞKUN
Aslıhan Nur GÜLENGÜL
Alanur ÖZER
PROPOLİS’İN BİTKİLERDE ÇİMLENMEYİ ÖNLEYİCİ ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Meyve üreticileri için meyve ağaçlarının çiçek açmasının büyük ekonomik önemi vardır. Meyve
ağaçlarında çiçek açma meyve veriminin ilk başlangıç safhasıdır. Hemen hemen bütün meyve ağaçları, oluşan
çiçeklerin sayısı ve kalitesine bağlı olarak verim verirler. Erken açan çiçekler, ilkbahar soğukları, özellikle kaysı ve
şeftali gibi meyvelerde, meyve gözlerini öldürerek, üretimi riskli hale getirmiştir. Kötü çevre şarları sonucu oluşan
böyle bir ürün kaybı alternatif meyve verme (iki yılda bir meyve verme) olarak bilinen olaya yol açmaktadır. Meyve
ağaçlarında çiçek oluşturma üzerinde uzun yıllar çalışmalar yapılmış ve bitkilerde çiçek oluşumunun bir grup iç ve
dış faktörlerin kontrolü altında, fizyolojik ve morfolojik safhalar gerektiren karmaşık bir işlem olduğu bildirilmiştir.
Çiçek indüklenme zamanı dışarıdan verilen hormon uygulamaları çiçeklenmeyi (örn. elmada) durdurmaktadır.
Ancak bu tür maddeler meyve tüketimi sırasında insanlara da zarar verdiği çok iyi bilinmektedir. Bu nedenle çok
uzun yıllardan beri, erken çiçek açımını önlemek için kullanılan maddeler ilgi görmüştür.
Propolis en genel tanımı ile aslında doğadaki en güçlü koruyucu, kapatıcı, temizleyici ve en güçlü
antibiyotik maddedir. İşçi arıların kavak, meşe, kayın, okaliptüs, akasya ve kozalaklı ağaçlar başta olmak üzere
değişik ağaç ve çalılardan toplayarak kendilerini soğuk ve hastalıklardan korumak amacı ile kovanı kapladıkları
reçinemsi maddeye denir. Arılar propolisi kovanın iç duvarını düzgün hale getirmek, peteklerin ağzını kapatmak
ve kovanda ölen canlıları mumyalamak amacı ile de kullanır. Bu çalışmanın en önemli sonucu, çiçeklerin istenilmeyen dönemlerde açmasını önlemek için o dönemlerde
propolis içeren sıvılar sprey şeklinde serpilerek onların açılmasını önlemektir.
87
Danışman: Ayhan HOPUR
Alper KAYA
Bedir Taha ÖNDER
PORTAKAL LİFİ ÜRETİMİ VE YOĞURT ÜRETİMİNDE KULLANIMI
Araştırmada portakal kabuklarından portakal lifi üretimi yapılmış ve bu lif dört farklı oranda (%0, %1, %3
ve %5) gıda lifi olarak yoğurt üretiminde kullanılmıştır. Üretimden sonra yoğurtlar duyusal açıdan ve pH değeri
bakımından değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Duyusal değerlendirmede koku ve serum ayrılması açısından en
yüksek puanı %0 portakal lifi içeren kontrol grubu alırken, %1 portakal lifi içeren grup tekstür, lezzet ve genel kabul
edilebililik açısından en yüksek puanları almıştır. Renk ve görünüş açısından ise %1 portakal lifi içeren grup kontrol
grubu ile aynı puanı vermiştir. pH değerleri açısından ise kontrol ve %1 gıda lifi içeren gruplar neredeyse birbirine
yakın değerlere sahip olmuştur. Portakal lif oranının artırılması durumunda ise pH değerinde artış görülmüştür.
88
Danışman: Burgan DİCLE
Mehmet Yusuf KOCABAŞ
ARSENİK(III) TÜRÜNÜN SU MERCİMEĞİ (LEMNA MINOR) VE SU ŞAMDANI(CHARA) TARAFINDAN
BİYOAKÜMÜLASYONUNUN İNCELENMESİ VE BU YOLLA DOĞAL SULARDA GİDERİMİNİN ARAŞTIRILMASI
Arsenik ağır metaller arasında sağlık açısından büyük riskler oluşturabilecek bir elementtir. Dünya Sağlık
Örgütü (WHO) tarafından içme sularında izin verilebilen maksimum arsenik derişimi 0.01 mg/L dir. Arseniğin
toksiklik seviyesinin bu elementin kimyasal formlarına doğrudan bağlı olduğu yapılan bilimsel çalışmalarla
ortaya konulmuştur. As(III), As(VI) gibi inorganik arsenik türlerinin organik arsenik türlerine göre büyük oranda
toksik özellik gösterdiği bilinmektedir. Doğal sularda arseniğin büyük olasılıkla inorganik formda bulunduğu
bilim adamları tarafından ortaya konulmuştur. İnsan sağlığı açısından en tehlikeli arsenik türleri arasında yer alan
arsenik(III) türünün sularda doğal yolla gideriminde su mercimeği ve su şamdanı kullanılarak biyoakümülasyon
olup olmadığının tespiti, varsa zamana göre nasıl bir giderimin olduğunun ortaya çıkartılması projede esas amaç
olarak belirlenmiştir.
Su şamdanının belirtilen arsenik türü için biyoakümülasyon özelliğine sahip olduğu, böylece arseniğin
doğal sularda büyük oranda giderilebileceği tespit edilmiştir. Suda bulunan As(III) derişiminin (11.91 ± 0.09mg/L)
su şamdanı ile 28. günde 5,94 ± 0,03 mg/L değerine düştüğü görülmüştür. 7. günde giderim miktarı olan
%23,32 ± 0,11 değeri 28. günde 50,15 ± 0,25 değerine ulaşmıştır. Görüldüğü üzere suda bulunan arsenik(III)
derişiminin yarısından çoğu su şamdanının biyoakümülasyon özelliğinin yardımı ile sudan uzaklaştırılabilmiştir.
Su şamdanında kontrol grubuna göre solma ve sararmalar olmasına rağmen As(III) türünün sudan uzaklaştırılması
bitki tarafından devam etmiştir. Su mercimeği 7. günde %15,63 ± 0,16 değerinde bir giderim yapsada haftalar
ilerledikçe uzaklaştırılan arsenik(III) tekrar suya verilmeye başlanmış ve dört hafta sonunda As(III) giderim değeri
%7,24 ± 0,03’ e düşmüştür. Su mercimeğinde meydana gelen bu olay sararıp zaman ilerledikçe çürümeye
başlaması ile açıklanabilmektedir. Kontrol grubunda zamanla bir değişmenin tespit edilmemiş olması su
mercimeğinde meydana gelen bu etkininarsenik(III) türünden kaynaklandığını ortaya çıkartmaktadır. Su şamdanı
ve su mercimeğinin beraber kullanıldığı çalışma grubunda ise 28. günde As(III) giderim miktarı %40,62 ± 0,17
olarak bulunmuştur.
Doğal sularda bulunabilecek As(III), su şamdanının bu tür için biyoakümülasyon özelliğine sahip olması
sebebiylebu bitki yardımı ile sudan uzaklaştırılabilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından içme sularında
izin verilebilen maksimum arsenik derişimi olan 0.01 mg/L veya daha yüksek miktarda arseniğin göl, baraj, akarsu
ve diğer su kaynaklarında kirlilik olarak bulunması durumunda bu toksik türü uzaklaştırmak için su şamdanının
kullanılabileceği açıktır. Doğal sulara konulacak su şamdanınbelli süre sonrasında sudan alınması ile suyun As(III)
ten kolay bir şekilde arıtılabileceği düşünülmektedir.
89
Danışman: Ahmet GÜNGÖR
Fatih GÜLER
Tunahan ENGİNER
SHEAR THICKENING FLUID (STF) ESASLI SİLİKA NANOPARTİKÜL İÇEREN KOMPOZİT KUMAŞTAN
ALTERNATİF BALİSTİK KORUMA YELEĞİ YAPIMI
Balistik ürünler; belki de insanın ömründe sadece bir defa işine yarayacak olan hayat kurtarıcı öneme sahip
ürünlerdir. Günümüzde oldukça geniş bir kullanım alanına sahip balistik koruma ürünlerinin başında çelik yelekler
gelmektedir. Ancak çelik yeleklerin ağırlığı; bazı koşullarda terörle mücadele birimlerinin ve diğer güvenlik
güçlerinin hareket ve operasyon kabiliyetini olumsuz etkileyebilmektedir. Son zamanlarda ileri seramik zırh ürünleri
(alümina balistik plakalar, silisyum karbür plakalar, bor karbür plakalar) ve yüksek teknoloji ürünü paraaramid
(Kevlar, Twaron) ve ultra yüksek moleküler yoğunluklu polietilen (Dyneema) esaslı kompozit malzemelerle yüksek
koruma, konfor ve hafiflik amaçlı yürütülen araştırmalar halen devam etmektedir. Bununla birlikte özellikle nano
parçacıkların ve farklı durumlarda çok ilginç şekillerde beklenmedik davranışlar sergileyen Newtonyen davranış
göstermeyen akışkanların da bu alanda kullanılması ilgi çekici konuların başında gelmektedir.
Bu noktadan hareketle projemizde; “Shear Thickening Fluid, STF” (kayma ile kalınlaşan sıvı) esaslı silika
nanopartikül içeren kompozit kumaştan alternatif balistik koruma yeleğinin yapımı hedeflenmiştir.
Bu maksatla % 20 oranında hidrofilik füme silika ve % 80 oranında polietilen glikol (PEG 200) içeren STF’ler
hazırlanarak reoloji analizleri (partikül büyüklüğü dağılımları ve viskozite ölçümleri) yapılmıştır. Toplam 2 tür STF
ve 4 tür Kevlar esaslı kompozit kumaş elde edilmiş ve bu ürünlerin balistik testleri gerçekleştirilmiştir.
90
Danışman: Sinem KESTİOĞLU AVCI
Gamze CANTÜRK
Nur Ekin AYHAN
ATIK SULARDAKİ AĞIR METALLERİN VE BOYAR MADDELERİN ( REMAZOL MAVİSİ ) SUCUL BİTKİLER
TARAFINDAN BİYOSORPSİYONU
Bu çalışmanın amacı, endüstriyel atıklardan kaynaklanan toksik ağır metallerin (Hg,Cr,Pb,Zn,Cd,Ni) yüzen
ve batık sucul otsu bitkiler tarafından biyosorpsiyon yöntemi ile, su kirliliği kontrol yönetmeliği deşarj kriterlerine
kadar arıtılmasının araştırılmasıdır.
Su mercimeği ve Elodea bitkilerinin atık sulardaki adsorblama kapasitesini belirleyebilmek için, litresinde
+3
2 ml Cr iyonları, litresinde 1 ml Pb+2 iyonları içeren sentetik numuneler laboratuvar ortamında hazırlanmıştır.
Daha sonra Cr+3(2ml/l) çözeltisinden ve Pb+2çözeltisinden 2’şer tane, 4‘er litrelik numune alınarak içlerine iyi
birer adsorban olan, su mercimeği ve elodea bitkileri ilave edildi. Çözeltilerin içerisine manyetik karıştırıcı da
eklenerek çözeltilerde bulunan bitkilerin düzenli olarak oksijen alması sağlanmıştır. Daha sonra çözeltilerden 2
günde bir 500 ml örnek alınarak toplam üç kez çözeltilerde kalan Cr+3 ve Pb+2 miktarlarını öğrenmek amacıyla
DS/EN 15763-2010 yöntemine göre analiz yaptırılmıştır. Kullanılan yöntemin uygulanabilirliğinin test edilmesi
için Tuzla Deri Sanayi Krom Tabaklama tesisi çıkış suyundan örnekler alınmış ve belirlenen yöntemlerin aynısı
uygulanmıştır. Deney sonrası kalan Cr+3 ve Pb+2 iyonlarının bulunması için çözeltiler analize gönderilmiştir. Atık
sulardaki suyun rengini bozan remozal mavisinin renginin giderimini test etmek içinde sucul bitkilerle adsorban
deneyleri uygulanmıştır. Bunun için öncelikle metilen mavisi içeren temsili atık sular hazırlanmış, bu çözeltilerde
olumlu sonuç görüldüğü için aynı deney, atık su örneğinde de denenmiştir. Atık suyun renginin gözle görülür bir
şekilde açıldığı görülmüştür.
Bu çalışma, ekonomik sucul bitkilerin atık su arıtma tesislerinde kullanılıp kullanılamayacağının ortaya
konulması için yapılmıştır. Eğer etüd-fizibilite çalışmaları yapıldıktan sonra pilot adsorbsiyon üniteleri de kurulursa
elodea ve su mercimeğinin biosorplama kapasitesi daha da arttırılabilir. Böylelikle sanayi atık sularındaki toksik
ağır metaller arıtılarak tarımda sulama ve çevre temizliğinde yıkama gibi alanlarda kullanılabilir.
91
Danışman: Elvan ERCAN
Berfin TAŞ
Rengin Lal KILAVUZ
KÜÇÜK HÜCRELİ OLMAYAN AKCİĞER KANSERİNE ÖZGÜ APTASENSÖR GELİŞTİRİLMESİ
Geçtiğimiz 20 yıl içerisinde tanımlanıp karakterize edilen yapay nükleik asitler grubuna dahil olan aptamerler,
özel genetik diziler, proteinler, hücre yüzey reseptörleri ve steroidler gibi birçok küçük ya da büyük molekül grubuna karşı
sahip oldukları özgül bağlanma ilgisinden dolayı günümüzde birçok alanda kullanılmaktadır. Aptamerler, geleneksel olarak
kullanılan ve geniş bir uygulama alanı bulan antikor moleküllerine kıyasla, sahip oldukları birçok avantaj ile antikorlara rakip
moleküller olarak gösterilmektedir. Sahip oldukları yüksek özgüllükteki bağlanma ilgisinden dolayı, aptamerlerin biyosensör
çalışmalarında kullanımları yaygınlaşmaktadır.
Yüksek duyarlılık ve özgüllükte çalışması, kolay uygulanabilir ve düşük fiyatlı olmasından dolayı hayatımızın birçok
alanına girmiş olan biyosensör teknolojisi, kompleks analitlerin hızlı bir şekilde analizine imkan sunmaktadır. Günümüzde
biyosensör yaklaşımını kullanarak genetik kökenli hastalıkların ve çeşitli kanser türlerinin teşhisi konusunda yapılan çalışmalar
hız kazanmış böylelikle erken tanı ve teşhis alanında büyük ilerlemeler kaydetmiştir.
Dünyada her sene kanserle ilişkili ölüm nedenlerinin başında gelen akciğer kanseri, erken yayılım göstererek
vücuttaki diğer organlara metastaz gerçekleştirmesi ve hastalığa ancak geç safhalarında teşhis konulabilmesinden dolayı her
yıl birçok hastanın kaybına neden olmaktadır. Günümüzde hastaların sağ kalımları için son derece kritik olan erken safhalardaki
teşhisi gerçekleştirerek akciğer kanserinin alt tiplerini tanımlayacak yüksek duyarlılığa sahip metot henüz bulunmamaktadır.
Bu nedenle hücre temelli SELEX yaklaşımı ile oluşturulan akciğer kanserine özgül aptamer moleküllerinin kullanımı ile bu temel
problemlerin üstesinden gelinebileceği düşünülmektedir.
Bu çalışmada; akciğer kanser hücresinin hızlı ve spesifik tanısına yönelik elektrokimyasal aptamer temelli biyosensör
geliştirilmesi hedeflenmiştir. Geliştirilen biyosensör ile akciğer kanserinin erken safhalarında da teşhis imkânı sunması
amaçlanmaktadır.
Çalışmamızda sensör yüzeyi olarak tek kullanımlık perde baskılı grafit elektrot (SCPE) kullanılarak 45 baz
uzunluğundaki, insan akciğer kanser hücresini (A549) tanıyan aptamer dizisi elektrot yüzeyine kovalent olarak bağlanmıştır.
Aptamer molekülünün hedef molekül ile etkileşimi sonucu gerçekleşen bağlanmanın ardından, elektrokimyasal empedans
spektrometri tekniği (EIS) ile ölçümler alınmıştır. Geliştirilen aptasensörün özgüllüğünün test edilmesi için insan serviks kanser
hücresi (HeLA), insan karaciğer kanser hücreleri (HepG2) ile de aynı çalışmalar gerçekleştirilmiştir.
Çalışmadan elde edilen bulgular ışığında geliştirilen elektrokimyasal aptasensörün A549 hücre kültürü ile
etkileşiminden elektriksel dirençte oldukça anlamlı bir artış gözlenmişken, HeLA ve HepG2 hücre kültürleri ile etkileşiminde
elektriksel dirençte çok düşük miktarda artış tespit edilmiştir. Elde ettiğimiz veriler tasarlanan aptasensörün küçük hücreli
olmayan akciğer kanseri hücre hattı olan A549 hücresine seçici olduğunu göstermektedir.
Çalışmamızda elde edilen veriler küçük hücreli olmayan akciğer kanserinin tanı ve teşhisi için klinikte kullanılmak üzere
yeterli duyarlılığa sahip, ucuz maliyetli ve kolay uygulanabilir elektrokimyasal aptasensör temelli cihazların geliştirilmesinin
mümkün olduğunu göstermiştir. Yapılacak sonraki çalışmalar ile rutin kullanıma uygun performansı gösterebilen, ucuz
maliyetli elektrokimyasal temelli aptasensör cihazlarının geliştirilmesi hedeflenmiştir.
92
Danışman: Rüçhan ÖZDAMAR
Ardan HAN
Berker ALPÖZ
SOĞUK ZİNCİR İLE TAŞINAN ÜRÜNLER İÇİN AKILLI ETİKET GELİŞTİRİLMESİ
Bu projede soğuk ortamda muhafaza edilmesi gereken ürünlerin, gerekli standarda uyulup uyulmadığının,
anlaşılması kolay bir görsel uyarı ile belirten bir etiket tasarlanması hedeflenmiştir.
Etiketimizin sıcaklık değişimine bağlı olarak tepki veren maddeleri taşıyabilmesi için doğal bir madde olan
ipekten yararlanmaya karar verdik. Etiketimizin, sıcak ortamda kalması durumda iki tabaka arasında madde geçişi
sağlaması ve bu geçişe bağlı olarak dış ortamdan algılanabilecek bir renk değişimi göstermesi için bir tasarım
yaparak çalışmamıza başladık. Etiketimizdeki maddelerin taşıyıcı maddesi olan ipeği film haline getirdik. Ham
ipekten ayırdığımız fibroin kısmını döküm için elverişli olan sıvı hale getirmemiz gerekiyordu. Bu işlem için ipek
fibroini ufak parçalara ayırarak ajisawa solüsyonunun içine bıraktık. Bu karışımı iki saat boyunca orbital karıştıcıda
su banyosu ve çalkalama uygulandıktan sonra döküm için sıvı haldeki ipek fibroin solüsyonunu elde etmiş olduk.
Renk değişimini pH’a bağlı gerçekleştirmek için bitkisel bir pH indikatörü olan zerdeçalı özütledik, bazik madde
eklemesi yaparak renginin kırmızıya dönüşümünü sağladıktan sonra bu aşamadaki film solüsyonuna karıştırdık.
Asit ile temas sonucu renk değişimi gerçekleştirecek bir film tabakası elde etmiş olduk. Sıcak ortamda kalması
durumunda film üzerine asit salacak olan asetik asit içerikli sıcaklığa duyarlı bir hidrojel tabakası oluşturduk.
Sonuç olarak soğuk ortamdan sıcak ortama geçirilen bir ürünü tespit etmemize yardımcı olan bir etiket
tasarlamış olduk. Sıcaklık değişimini ısıl çift ile ölçerek soğutucuda 4oC olarak ölçülen etiket örneğimizin oda sıcaklığına
geçiş durumunda 1 dakika içinde hidrojelin 8,8oC’ye kadar ısındığını ve asit salımını gerçekleştirerek renk değişimini
sağladığını gözledik. Bu durumda örneğimiz, gerçek hayatta kulanıma son derece uygun bir etiket haline gelmiş oldu.
93
Danışman: Ahmet Merih SAHAR
Büşra BAYNAL
Merve Nur BARIN
ATIK POLİÜRETANIN VERİMLİ KULLANIMI
Projemizin amacı; atıkları yakılarak imha edilen poliüretanın çevreye verdiği zararı önlemektir.
4x4x16 boyutlarındaki kalıplara farklı boyutlarda poliüretan eklenmiş ve numuneler ve şahit numunesi
döküldü. Bu numuneler TS EN 12504-1 , TS 3114. ISO 4012, ASTM C31, ASTM C39 standartlarına uygun olarak
eğilme ve basınç dayanım testleri yapıldı.
Laboratuar şartlarında yaptığımız testler sonucunda ürettiğimiz betonun standartlara göre dayanıklılığını
kaybetmediğini ve yaklaşık 0,3-0,4 cm³ lük poliüretan ilave ettiğimiz numunenin şahit numunesine çok yakın
sonuçlar verdiğini gözlemledik. Aynı zamanda betonun içine poliüretan katarak betondan bir miktar kar etmiş olduk.
Yaptığımız araştırmalar ve deneyler sonucunda atık poliüretanı değerlendirmiş olup bunun yanında
yakılmasıyla oluşan çevre kirliliğini önlemiş olduk. Beton üretiminde maliyet olarak kullandığımız poliüretan ile
orantılı olarak kar ettik. Daha hafif bir beton elde ederken betonun dayanıklılığını da düşürmedik. Yalıtımı sağlayan
temel etken kullanılan maddenin içinde bulundurduğu hava boşluğudur bu nedenle poliüretan katkılı betonun
içinde hava boşluğu bulundurması ısı ve ses yalıtımı yapmasını sağlar.
94
Danışman: Turgay TUNÇER
Beyza ÇETİN
FOTOKUMAŞ
Bu projenin amacı; klorofil ve karotenoit pigmentlerinin kumaşlara eklenmesiyle oluşan etkilerin
araştırılmasıdır.
Bu projede, klorofil pigmentinin, ışığı absorblama ve floresans özelliği ele alınarak kumaşlarda ısı enerjisi
elde edilmesi amaçlanmıştır. Bunun yanı sıra atık kabul edilen bazı bitkilerin değerlendirilmesi hedeflenmiştir.
Proje üç aşamada gerçekleştirildi. İlk aşamada klorofil ve karotenoit özütü, Urtica dioica(ısırgan) ve
Spinacia oleracea (ıspanak), etil alkol, kum, su, süzgeç kâğıdı, benzen kullanılarak elde edildi. İkinci aşamada,
beyaz, kırmızı, siyah renkte olmak üzere, keten, viskon, saten, kadife kumaşlar kullanılarak, her çeşit ve renk için
dört grup oluşturuldu. Kontrol grubuna yalnız su, etil alkol, benzen emdirildi. Diğer üç gruba klorofil, karotenoit
ve klorofil-karotenoit özütü emdirildi. Kumaşlar, küp iskeletlere geçirilip onar dakika arayla altmış dakika ölçüm
yapıldı. Çıkan sonuçlar kaydedilip tablolaştırıldı. Üçüncü aşamada ise ilk ölçümlerden 20 gün sonra tekrar ölçüm
yapıldı.
Proje sonucunda yapraktaki klorofil ve karotenoit pigmentlerinin ışığı absorbe etme özelliği kullanılarak
ısı enerjisi üretildi. Bu özellik çeşitli alanlarda kullanılabilmekle birlikte bu projede farklı renk ve kumaşlara
emdirilerek kumaşların sıcaklığındaki etkisi üzerinde kullanıldı. Olumlu sonuçlar elde edildi.
Kışın kullandığımız ağır ve koyu renkli kumaşlar yerine pigment içeren ince ve açık renkli kumaşlar da
tercih edebileceğimiz sonucuna ulaştık. Özellikle bu uygulamanın askeri kıyafetler, çadır kumaşları gibi kumaşlar
üzerinde uygulanabileceği düşünüldü. Klorofil renk pigmentinin ışığı absorbe etme özelliği yanında boyar madde
olarak kullanılabileceği fark edildi. Doğadaki atık yeşil bitkilerin bu sayede değerlendirilebileceği sonucuna varıldı.
Projede ısı enerjisi elde etmek için yeni, kullanılabilir ve doğal bir yöntem sunulmuştur.
95
Danışman: Sibel AKPULAT
Simge Gizem ÇOBAN
BEBEK BEZLERİNDE PİŞİK ÖNLEMİ
Toplumdaki en hassas bireyler bebeklerdir. Onlar bakıma muhtaçtır ve bu bakım anne babalar tarafından
sağlanır. Anne baba bilinçliyse bebek sağlıklı yetiştirilir. Pişik bebeklik döneminde en sık karşılaşılan sağlık
sorunlarından biridir. Ne yazık ki ülkemizle annelerin çoğu bebeklerin bakımı hakkında yeterli bilgiye sahip değil
ve pişik sorunu karşısında doğru önlemler alamıyor. Ayrıca çalışan anneler için bebeklerinin bezini değiştirirken
pratiklik çok önemlidir. Pişik olmadan krem kullanmak zaman kaybına sebep olmaktadır. Eğer bebek bezlerinin
içine pişiği önleyen bir katman koyulursa bütün bu sorunların önüne geçilebilir. Bu çalışmada bebek bezlerine
lanolinli bir katman koyularak; bez tarafından çekilen sıvının geri dönmesi ve pişiğe neden olması, bebeğin cildi
yumuşatılarak cildin kuruması ve oluşabilecek cilt hastalıklarını engellemek amaçlandı.
Lanolin, vazelin ve dekspentanol belli miktarlarda tartıldı. Spatula kullanılarak karıştırılıp hazırlanan
karışım ince bir tabaka halinde pamuklu pedlere sürüldü. Pamuklu pedler bezin içine yerleştirildi. Pedlerin
aralarında boşluklar bırakıldı. Böylece sıvının bu boşluklardan geçerek bez tarafından emilirken, karışımın da
bebeğin cildini yumuşatmasını ve onarmasını sağlamış oldu. Hazırlanılan bu karışım bezin yüzeyine yakın bir
katman yapılmakta kullanılmış oldu.
Bebekler için önem taşıyan bu çalışmada, bebek bezlerine koyulan lanolinli katmanın pişiği önlediği
görüldü. Yapılan projede üstüne lanolinli karışım sürülmüş pamuklu pedler bezin emiciliğinde sorun yaratmadı,
emilen sıvının bezin yüzeyine geri dönmesini engelledi; yumuşatıcı, antiseptik ve onarıcı özelliği işe yaradı. Bebek
idrarını defalarca yapsa da cilt üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturarak, idrarın cilde temasını engelledi. Antiseptik
özelliği ile bakterileri öldürdü. Dekspentanol’ün onarıcı ve epitelizan özelliği ile de olası tahrişleri tedavi etti.
96
Danışman: Şerif BALCAN
Asiye YEŞİLMEN
Berfin ATAMAN
POLİMERLERİN DOĞADA ÇÖZÜNME SÜRESİNİ DÜŞÜRMEK İÇİN ALTERNATİF BİR YÖNTEM
Çevre kirliği için tehlike arz eden, doğada çözünme süresi yüzyılları bulan ve gün geçtikçe kullanımı
artmakta olan sentetik polimerlerin çevreye etkisini azaltmak için çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Polimerler,
hayatımızı kolaylaştıran ürünlerde kullanıldığı için azaltılmasının uzun sürecek katı atık politikaları sonucu
oluşabileceğini, geri kazanımının yüksek maliyetli oluşu ve elde edilen ürünlerin kalitesinin ham petrolden
üretilene göre kaliteli olmadığını gözlemleyerek çevreye zarar vermeden bertaraf edilmesi için ülkemizde rezervi
yüksek olan doğal bentoniti kullanarak bir yöntem geliştirdik.
97
Danışman: Şenel TÜRKYILMAZ
Güneş KOCAMAN
Sedef Mevlüde KARABÖCEK
DENİZ ERİŞTESİ (POSİDONİAOCEANİCA L.) YAPRAKLARINDAN KAĞIT ÜRETİMİ
Bu projede, Ege denizi sahil şeridinde gözlenen halk arasında yosun olarak ifade edilen deniz eriştesinin
değerlendirilmesi amaçlanmıştır.
Balıkesir Ayvalık-Altınovava yöresi sahillerinden toplanan deniz erişteleri yaprakları (kıyıdaki atıklardan)
toplandı. Bu amaçla 5 g deniz eriştesi yaprağı 250 ml’lik bir erlen içersine konularak üzerine 50 ml %50 lik hidrojen
peroksit ve 50 ml saf asetik asit ilave edildi. Bu karışım 60 oC sıcaklıktaki etüvde 48 saat bekletildi. Liflerine ayrışan
(masere olan) örnek cam krozede süzüldü. Saf su ile nötr hale gelene kadar yıkandı. Hazırlanan lif örnekleri 50
ml lik şişelere alındı. Yeterli miktarda lif alınarak daimi mikroskop slaytı (preparat) hazırlandı. Projektina markalı
polarize ışık filtreli mikroskobu kullanılarak mikroskop slaytındaki liflerin dijital görüntüleri alındı. Lif özelliklerinin
ölçümü Digimizer® görüntü analiz yazılımı ile yapıldı. Daha sonra elde edilen lifli beyaz hamur şeklindeki bulamaç,
kağıt yapımı için kullanıldı. Deney kağıtlarının yapımı Haage markalı Rapid Köthen deney kağıdı yapım makinesi
kullanılarak hazırlandı. Taslak kağıtlar aynı makine üzerinde vakum altında 10 dakika kurutuldu. Elde edilen kağıt da
deniz eriştesi liflerinin boyutları ve ağaç lifleri ile karşılaştırılması yapıldı. Lif özellikleri belirlenerek fotoğrafları alındı.
Elde edilen kağıt da deniz eriştesi liflerinin boyutları ve ağaç lifleri ile karşılaştırılması yapıldı. İbreli
odundan üretilen hamurlarla karıştırıldığında yazı ve baskı kağıdı imali için rahatlıkla kullanılabilir. Böylece kısa ve
ince lifleri sayesinde nihai kağıdın formasyon özelliklerini iyileştirebilme potansiyeli olduğu, sigara kağıdı olarak
kullanım potansiyeline sahip olduğu gözlenmiştir.
98
Danışman: İdris YALÇIN
Atahan ASLAN
İdil Dilan OĞURLU
ÜÇGENİN DÖRT NOKTA ÇEMBERLERİ
Bu çalışma üçgenin dört nokta çemberlerini konu edinmektedir. Üçgenin yükseklik ayakları, diklik merkezi,
çevrel çember merkezi, iç teğet çemberin merkezi gibi önemli dört noktasından geçen çemberleri sınıflandırarak,
merkezlerini bulmak, yarıçap uzunluklarını veren formüller elde etmek temel amacımızdır.
Dört nokta çemberlerinin çevrel çember, iç teğet çember, dokuz nokta çemberi ve dış teğet çemberleri ile
olan ilişkilerini ortaya çıkarmak da bir başka amacımızdır.
Dört nokta çemberlerinin anlaşılabilmesi için gerekli olan bilgileri temel kavramlar adı altında topladık. Bu
bilgilerden yararlanarak dört nokta çemberlerinin çizimini yaparak merkezlerini ve kuvvet merkezlerini bulduk.
Kuvvet merkezi diklik merkezi olan çemberlerin merkezlerinin dokuz nokta çemberi üzerinde; kuvvet merkezi iç
açıortayların kesişim noktası olanların merkezlerinin biri dışında çevrel çember üzerinde olduğunu gördük.
Dört nokta çemberlerini kuvvet merkezlerine göre sınıflandırdık. Trigonometrik biçimde yarıçap
uzunluklarını veren formüller oluşturduk. Sonra bu trigonometrik formüllerden yararlanarak yarıçap uzunluklarını
üçgenin kenar uzunluklarına bağlı olarak yazdık ve tablolarla gösterdik.
Çevrel çember, iç teğet çember, dış teğet çember ve dokuz nokta çemberlerinin yarıçaplarını dört nokta
çemberlerinin yarıçapları ve üçgenin kenar uzunluklarına bağlı olarak yazdık.
99
Danışman:
Melih ÜNSAL
PARÇACIKLARIN
DÜZLEMSEL
BÖLGEDE
RASTGELE
HAREKETİ
PARÇACIKLARIN
DÜZLEMSEL
BÖLGEDE
RASTGELE
HAREKETİ
PARÇACIKLARIN
DÜZLEMSEL
BÖLGEDE
RASTGELE
HAREKETİ
PARÇACIKLARIN
DÜZLEMSEL
BÖLGEDE
RASTGELE
HAREKETİ
PARÇACIKLARINDÜZLEMSEL
DÜZLEMSELBÖLGEDE
BÖLGEDE
RASTGELE
HAREKETİ
PARÇACIKLARIN
RASTGELE
HAREKETİ
PARÇACIKLARIN
DÜZLEMSEL
BÖLGEDE
RASTGELE
HAREKETİ
1827’de
İskoçyalı
Robert
Brown,
içinde
asılı
haldeki
çiçek
tozlarını
mikroskop
altında
incelemiş
sıvının
durgun
olmasına
1827’de
İskoçyalı
Robert
Brown,
su
içinde
asılı
haldeki
çiçek
tozlarını
mikroskop
altında
incelemiş
ve
sıvının
durgun
olmasına
1827’de
İskoçyalı
Robert
Brown,
susu
içinde
asılı
haldeki
çiçek
tozlarını
mikroskop
altında
incelemiş
veve
sıvının
durgun
olmasına
1827’de
İskoçyalı
Robert
Brown,
su
içinde
asılı
haldeki
çiçek
tozlarını
mikroskop
altında
incelemiş
ve
sıvının
durgun
olmasına
karşın
çiçek
tozlarının
sürekli
ve
rastgele
biçimde
devindiğini
gözlemişti.
Bu
hareketin
çiçek
tozlarının
canlılık
özelliğiyle
ilgili
karşın
çiçek
tozlarının
sürekli
ve
rastgele
biçimde
devindiğini
gözlemişti.
Bu
hareketin
çiçek
tozlarının
canlılık
özelliğiyle
ilgili
karşın
çiçek
tozlarının
sürekli
ve
biçimde
devindiğini
gözlemişti.
Bu
çiçek
tozlarının
canlılık
özelliğiyle
ilgili
çiçek
tozlarının
sürekli
verastgele
rastgele
biçimde
devindiğini
gözlemişti.
Buhareketin
hareketin
çiçek
tozlarının
canlılık
özelliğiyle
ilgili
karşın
1827’de
İskoçyalı
Robert
Brown,
su içinde
asılı
haldeki
çiçek
tozlarını
mikroskop
altında
ve
sıvının
durgun
1827’de
İskoçyalı
Robert
Brown,
su
asılı
haldeki
çiçek
tozlarını
mikroskop
altında
incelemiş
ve
sıvının
durgun
olmasına
1827’de
İskoçyalı
Robert
Brown,
suiçinde
içinde
asılı
haldeki
çiçek
tozlarını
mikroskop
altında
incelemiş
veincelemiş
sıvının
durgun
olmasına
olup
olmadığını
öğrenmek
için
aynı
deneyde
çiçek
tozu
yerine
toz
taneciklerini
kullanmış
ve
benzer
bir
sonuç
elde
etmiş.
olup
olmadığını
öğrenmek
için
aynı
deneyde
çiçek
tozu
yerine
toz
taneciklerini
kullanmış
ve
benzer
bir
sonuç
elde
etmiş.
olmasına
karşın
çiçeksürekli
tozlarının
sürekli
ve çiçek
rastgele
biçimde
devindiğini
gözlemişti.
Buvetozlarının
hareketin
çiçek
tozlarının
canlılık
olup
olmadığını
öğrenmek
için
aynı
deneyde
tozu
yerine
toz
kullanmış
benzer
sonuç
elde
olup
olmadığını
öğrenmek
için
aynı
deneyde
çiçek
tozu
yerine
toztaneciklerini
taneciklerini
kullanmış
ve
benzerbir
bir
sonuç
eldeetmiş.
etmiş.
karşın
çiçek
tozlarının
ve
rastgele
biçimde
devindiğini
gözlemişti.
Bu
çiçek
canlılık
özelliğiyle
ilgili
karşın
çiçek
tozlarının
sürekli
ve
rastgele
biçimde
devindiğini
gözlemişti.
Buhareketin
hareketin
çiçek
tozlarının
canlılık
özelliğiyle
ilgili
Buradan
yola
çıkarak
taneciklerin
sıvı
içinde
rastgele
hareket
ettiğini
düşünmüştür.
Ben
projemde
Brown
hareketinin
Buradan
yola
çıkarak
taneciklerin
sıvı
içinde
rastgele
hareket
ettiğini
düşünmüştür.
Ben
de
projemde
Brown
hareketinin
özelliğiyle
ilgili
olup
olmadığını
öğrenmek
için
aynı tozu
deneyde
çiçek
yerine toz
taneciklerini
kullanmış
ve benzer
bir
sonuç
Buradan
yola
çıkarak
taneciklerin
sıvı
içinde
rastgele
hareket
ettiğini
düşünmüştür.
Ben
dede
projemde
Brown
hareketinin
Buradan
yola
çıkarak
taneciklerin
sıvı
içinde
rastgele
hareket
ettiğini
düşünmüştür.
Ben
de
projemde
Brown
hareketinin
olup
olmadığını
öğrenmek
için
deneyde
çiçek
yerine
toz
taneciklerini
kullanmış
ve
benzer
bir
sonuç
elde
etmiş.
olup
olmadığını
öğrenmek
için aynı
aynı
deneyde
çiçek
tozu
yerine
toztozu
taneciklerini
kullanmış
ve
benzer
bir
sonuç
elde
etmiş.
elde
etmiş.
Buradan
yola
çıkarak
taneciklerin
sıvı
içinde
rastgele
hareket
ettiğini
düşünmüştür.
Ben
de
projemde
Brown
sonucundan
yola
çıkarak
parçacıkların
düzlemsel
bölgede
rastgele
hareket
kurallarını
olasılık
teorisi
yardımı
ile
inceledim.
sonucundan
yola
çıkarak
parçacıkların
düzlemsel
bölgede
rastgele
hareket
kurallarını
olasılık
teorisi
yardımı
ile
inceledim.
sonucundan
yola
çıkarak
parçacıkların
düzlemsel
bölgede
rastgele
hareket
kurallarını
olasılık
yardımı
ile
inceledim.
sonucundan
yola
çıkarak
parçacıkların
düzlemsel
bölgede
rastgele
hareket
kurallarını
olasılık
teorisi
yardımı
ile
inceledim.
Buradan
çıkarak
taneciklerin
sıvı
içinde
hareket
ettiğini
düşünmüştür.
Ben
de
projemde
Brown
hareketinin
Buradan yola
yola
çıkarak
taneciklerin
sıvı
içinde rastgele
rastgele
hareket
ettiğini
düşünmüştür.
Benteorisi
de
projemde
Brown
hareketinin
hareketinin sonucundan yola çıkarak parçacıkların düzlemsel bölgede rastgele hareket kurallarını olasılık teorisi yardımı ile
sonucundan
yola
çıkarak
parçacıkların
düzlemsel
bölgede
rastgele
hareket
kurallarını
olasılık
teorisi
yardımı
ile
inceledim.
sonucundan yola çıkarak parçacıkların düzlemsel bölgede rastgele hareket kurallarını olasılık teorisi yardımı ile inceledim.
inceledim.
Düzlemsel
bölge
üzerinde
rastgele
hareket
eden
parçacığın
nokta
arasındaki
hareket
durumlarının
olasılık
sayma
Düzlemsel
bir
bölge
üzerinde
rastgele
hareket
eden
bir
parçacığın
iki
nokta
arasındaki
hareket
durumlarının
olasılık
ve
sayma
Düzlemsel
birbir
bölge
üzerinde
rastgele
hareket
eden
birbir
parçacığın
ikiiki
nokta
arasındaki
hareket
durumlarının
olasılık
veve
sayma
Düzlemsel
bir
bölge
üzerinde
rastgele
hareket
eden
bir
parçacığın
iki
nokta
arasındaki
hareket
durumlarının
olasılık
ve
sayma
prensipleri
kullanarak
incelenmesi.
prensipleri
kullanarak
incelenmesi.
prensipleri
kullanarak
incelenmesi.
prensipleri
kullanarak
incelenmesi.
Düzlemsel
bir
hareket
eden
bir
durumlarının
olasılık
birbölge
bölgeüzerinde
üzerinde
rastgele
hareket
eden
birparçacığın
parçacığın
ikinokta
noktaarasındaki
arasındaki
hareket
durumlarının
olasılıkve
vesayma
sayma
DüzlemselDüzlemsel
bir
bölgerastgele
üzerinde
rastgele
hareket
eden bir iki
parçacığın
iki noktahareket
arasındaki
hareket durumlarının
olasılık
prensipleri
kullanarak
incelenmesi.
prensipleri
kullanarak
incelenmesi.
ve
sayma
prensipleri
kullanarak
incelenmesi.
1)Düzlemde
verilen
bir
noktaya
orijinden
başlayarak
en
kısa
yolu
bulmak.
1)Düzlemde
verilen
bir
noktaya
orijinden
başlayarak
en
kısa
yolu
bulmak.
1)Düzlemde
verilen
birbir
noktaya
orijinden
başlayarak
enen
kısa
yolu
bulmak.
1)Düzlemde
verilen
noktaya
orijinden
başlayarak
kısa
yolu
bulmak.
1)Düzlemde
1)Düzlemdeverilen
verilenbir
birnoktaya
noktayaorijinden
orijindenbaşlayarak
başlayaraken
enkısa
kısayolu
yolubulmak.
bulmak.
verilen
üçgen,
kare,
altıgen
üzerinde
hareket
eden
parçacığın
belli
noktaya
hareket
sayısını
bulmak.
2)Düzlemde
Düzlemde
verilen
üçgen,
kare,
altıgen
üzerinde
hareket
eden
bir
parçacığın
belli
bir
noktaya
hareket
sayısını
bulmak.
2)2)
Düzlemde
verilen
üçgen,
kare,
altıgen
üzerinde
hareket
eden
birbir
parçacığın
belli
birbir
noktaya
hareket
sayısını
bulmak.
2)
Düzlemde
verilen
üçgen,
kare,
altıgen
üzerinde
hareket
eden
bir
parçacığın
belli
bir
noktaya
hareket
sayısını
bulmak.
2)2)Düzlemde
Düzlemdeverilen
verilenüçgen,
üçgen,kare,
kare,altıgen
altıgenüzerinde
üzerindehareket
hareketeden
edenbir
birparçacığın
parçacığınbelli
bellibir
birnoktaya
noktayahareket
hareketsayısını
sayısınıbulmak.
bulmak.
3)Orijinden
başlayarak
N-yolla
istenilen
noktaya
gidilme
olasılığını
belirlemek.
3)Orijinden
başlayarak
N-yolla
istenilen
noktaya
gidilme
olasılığını
belirlemek.
3)Orijinden
başlayarak
N-yolla
istenilen
noktaya
gidilme
olasılığını
belirlemek.
3)Orijinden
başlayarak
N-yolla
istenilen
noktaya
gidilme
olasılığını
belirlemek.
3)Orijinden
istenilennoktaya
noktayagidilme
gidilmeolasılığını
olasılığınıbelirlemek.
belirlemek.
3)Orijindenbaşlayarak
başlayarakN-yolla
N-yollaistenilen
Olasılık
teorisi,
Kombinatorik,
eşitsizlikler
polinomlar.
Olasılık
teorisi,
Kombinatorik,
eşitsizlikler
ve
polinomlar.
Olasılık
teorisi,
Kombinatorik,
eşitsizlikler
veve
polinomlar.
Olasılık
teorisi,
Kombinatorik,
eşitsizlikler
ve
polinomlar.
Olasılık
Olasılıkteorisi,
teorisi,Kombinatorik,
Kombinatorik,eşitsizlikler
eşitsizliklerve
vepolinomlar.
polinomlar.
(a,b,c):Orijinden
koordinatları
a,b,c
olan
noktaya
N-yol
gidilme
sayısı
T
(a,b,c):Orijinden
koordinatları
a,b,c
olan
noktaya
N-yol
ile
gidilme
sayısı
N
TNT
koordinatları
a,b,c
olan
noktaya
N-yol
ileile
gidilme
sayısı
T(a,b,c):Orijinden
koordinatları
a,b,c
olan
noktaya
N-yol
ile
gidilme
sayısı
NN(a,b,c):Orijinden
TTNN(a,b,c):Orijinden
(a,b,c):Orijindenkoordinatları
koordinatlarıa,b,c
a,b,colan
olannoktaya
noktayaN-yol
N-yolile
ilegidilme
gidilmesayısı
sayısı
(a,b,c):
Orijinden
koordinatları
a,b,c
olan
noktaya
N-yol
gidilme
olasılığı
P
(a,b,c):
Orijinden
koordinatları
a,b,c
olan
noktaya
N-yol
ile
gidilme
olasılığı
N
PNP
Orijinden
koordinatları
a,b,c
olan
noktaya
N-yol
ileile
gidilme
olasılığı
P(a,b,c):
Orijinden
koordinatları
a,b,c
olan
noktaya
N-yol
ile
gidilme
olasılığı
NN(a,b,c):
PPNN(a,b,c):
olan noktaya N-yol ile gidilme olasılığı
(a,b,c):Orijinden
Orijindenkoordinatları
koordinatlarıa,b,c
a,b,c
! olan noktaya N-yol ile gidilme olasılığı
!!
!
−−
−
−
(a,b,c)=
T
(a,b,c)=
−,N
−,N
−,N
∑∑
−−
−−
N
,N
,N
,N
∑∑
TNT
+ +− −
++
− −+ +
T(a,b,c)=

+− −
−+
−+
00,N

0 x−
−
NN(a,b,c)=
! .
0
x,N
! .
! .
! .
! .
! .
! .
x xy,Nyy yz,Nzz z  
0.
! 
!−.! .
!+.! .
!−.! .
!+.! .
!−.! .
!+! !
00 !0. ! . ! . ! . ! . ! . !
!
!
+
+
+
−− +
−− +
−
000! !.
.−−−! !.
.++! !.
.
.+! !.
.−
.+! ! 
! !.
! !.
−−
−−
!
00 −−
!!
−
!
0
−−
−−
−
−. (



.
.. (
.
.(
.−(
)−
)−
.
. 0(
+
+
+
−
−
−
.
(
.
(
))).(
))). .. .
+
+
000
−
−
−
+
+
+
−
−
−
+
+
++
−
−
−
!!0.
!
.
!
.
!
.
!
.
!
.
!
0
!
.
!
.
!
.
!
.
!
.
!
.
!
0 x
y
z 0
0.






!
!
.
!
.
!
.
!
.
!
.
!
0 . ! . ! . ! . ! . ! . !
−−
−
−−
−
!

!
PPNN(a,b,c)=∑
(a,b,c)=∑000,N,N−x−x−x,N,N−y−y−y,N,N−z−z−z  ! !..−−−! !..+++! !..−−−! !..+++! !..−−−! !..+++! !.
.00000. .(
(−−)). .(
(−−)). .
00 ++
0




++ 
+
−
+
+

−
+

+
−
+

+

−
+
++ 
−
+
+ 
  + 
  .(
  .(



−−
++
++


.(
)−
)+
)+
+
.(
.(
.(
.(
..
))) .(
))) .(
))) ..

.(
.(
.(
++
+
++
+
−−
++
−
+
−− 
++ 
++  ++
.(
)
.(
)
.(
)
.
.( ) .( ) .( ) .
TTNN(a,b,c)=
(a,b,c)=∑∑000,N,N−x−x−x,N,N−y−y−y,N,N−z−z−z
−−
−
−
(a,b,c)=∑
P
(a,b,c)=∑
−,N
−,N
−,N
−−
−−
N
,N
PNP
P(a,b,c)=∑
(a,b,c)=∑

0 ,N
0
,N
0 x−x,N
NN

x,N
y,Ny yz,Nz z
1-Projede
parçacıkların
rastgele
hareket
kuralları
incelendi.
1-Projede
parçacıkların
rastgele
hareket
kuralları
incelendi.
1-Projede
parçacıkların
rastgele
hareket
kuralları
incelendi.
1-Projede
parçacıkların
rastgele
hareket
kuralları
incelendi.
1-Projede
1-Projedeparçacıkların
parçacıklarınrastgele
rastgelehareket
hareketkuralları
kurallarıincelendi.
incelendi.
2-Parçacıkların
eksende
düzlemde
rastgele
hareket
kanunu
tanımlandı.
2-Parçacıkların
eksende
ve
düzlemde
rastgele
hareket
kanunu
tanımlandı.
2-Parçacıkların
eksende
veve
düzlemde
rastgele
hareket
kanunu
tanımlandı.
2-Parçacıkların
eksende
ve
düzlemde
rastgele
hareket
kanunu
tanımlandı.
2-Parçacıkların
2-Parçacıklarıneksende
eksendeve
vedüzlemde
düzlemderastgele
rastgelehareket
hareketkanunu
kanunutanımlandı.
tanımlandı.
3-Düzgün
üçgenlerden
oluşmuş
düzlemde
parçacığın
hareketi
incelendi.
3-Düzgün
üçgenlerden
oluşmuş
düzlemde
parçacığın
hareketi
incelendi.
3-Düzgün
üçgenlerden
oluşmuş
düzlemde
parçacığın
hareketi
incelendi.
3-Düzgün
üçgenlerden
oluşmuş
düzlemde
parçacığın
hareketi
incelendi.
3-Düzgün
3-Düzgünüçgenlerden
üçgenlerdenoluşmuş
oluşmuşdüzlemde
düzlemdeparçacığın
parçacığınhareketi
hareketiincelendi.
incelendi.
4-Düzlemde
giden
N-yolların
sayısı
bazı
koşullar
altında
kısa
yolların
sayısı
üzerine
birkaç
4-Düzlemde
Onoktasından
noktasından
Anoktasına
noktasına
giden
N-yolların
sayısı
ve
bazı
koşullar
altında
en
kısa
yolların
sayısı
üzerine
birkaç
4-Düzlemde
OO
AA
giden
N-yolların
sayısı
veve
bazı
koşullar
altında
enen
kısa
yolların
sayısı
üzerine
birkaç
4-Düzlemde
Onoktasından
noktasından
Anoktasına
noktasına
giden
N-yolların
sayısı
ve
bazı
koşullar
altında
en
kısa
yolların
sayısı
üzerine
birkaç
teorem
ispat
edildi.
teorem
ispat
edildi.
teorem
ispat
edildi.
teorem
ispat
edildi.
4-Düzlemde
4-DüzlemdeOOnoktasından
noktasındanAAnoktasına
noktasınagiden
gidenN-yolların
N-yollarınsayısı
sayısıve
vebazı
bazıkoşullar
koşullaraltında
altındaen
enkısa
kısayolların
yollarınsayısı
sayısıüzerine
üzerinebirkaç
birkaç
teorem
teoremispat
ispatedildi.
edildi.
5-Ayrıca
karelerden
oluşmuş
düzlemde
parçacıkların
hareketine
örnekler
incelendi.
5-Ayrıca
karelerden
oluşmuş
düzlemde
parçacıkların
hareketine
ait
örnekler
incelendi.
5-Ayrıca
karelerden
oluşmuş
düzlemde
parçacıkların
hareketine
aitait
örnekler
incelendi.
5-Ayrıca
karelerden
oluşmuş
düzlemde
parçacıkların
hareketine
ait
örnekler
incelendi.
5-Ayrıca
5-Ayrıcakarelerden
karelerdenoluşmuş
oluşmuşdüzlemde
düzlemdeparçacıkların
parçacıklarınhareketine
hareketineait
aitörnekler
örneklerincelendi.
incelendi.
6-Altıgenlerden
oluşmuş
düzlemde
parçacıkların
rastgele
hareket
kuralları
belirlendi.
6-Altıgenlerden
oluşmuş
düzlemde
parçacıkların
rastgele
hareket
kuralları
belirlendi.
6-Altıgenlerden
oluşmuş
düzlemde
parçacıkların
rastgele
hareket
kuralları
belirlendi.
6-Altıgenlerden
oluşmuş
düzlemde
parçacıkların
rastgele
hareket
kuralları
belirlendi.
6-Altıgenlerden
6-Altıgenlerdenoluşmuş
oluşmuşdüzlemde
düzlemdeparçacıkların
parçacıklarınrastgele
rastgelehareket
hareketkuralları
kurallarıbelirlendi.
belirlendi.
100
Danışman: Mustafa EKEMEN
Vedat GÖÇMEN
Yusuf ELBASAN
ÜÇGENLERDE HERON AİLESİ
Üç kenarı tamsayı olarak verilen üçgenlerde Heron formülü olarak bilinen a, b, c kenarlı üçgende
formülünü kullanarak alan hesaplamaları yaparken alanları tamsayı çıkan üçgenler dikkatimizi çekti. Kök dışına
çıkabilmesi için tamkare haline getirebileceğimizi düşündük. Büyük sayılar için hesaplamalarda da kolaylık
sağlayabileceğini anlayınca araştırma yapmaya karar verdik.
Alanları tamsayı çıkan üçgenlerde birtakım hesaplamalar yaparak formülize ettik ve çok ilginç özel
üçgenler bulduk. Bunlar arasında Pisagor üçgeni ve bu üçgenleri içeren ikizkenar üçgenlerin bazıları tarafından
daha önceden araştırıldığını gördük. Biz de bunları geliştirerek bir Heron üçgeni ailesi tablosu oluşturduk, böylece
sonsuz sayıda Heron üçgenine ulaştık ve sınıflandırdık;
Alanları tamsayı olan heron üçgenlerinin sınıflandırılması
101
Danışman: Zafer ŞİMŞEK
Onur SULAK
Sadık Said KASAP
TEĞETLER DÖRTGENİ ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA
Bir teğetler dörtgeninin dış teğet çemberlerinden her biri dörtgenle üç teğet noktası oluşturur. Köşeleri
bir dış teğet çemberin teğet noktaları olan üçgenlerin alanları arasında bir ilişki var mıdır sorusuyla başlayan
projemizin amacı, bu teğet noktalarıyla ilişkili üçgenlerin, dörtgenlerin, çemberlerin ve kuvvet eksenlerinin
arasında bağıntılar keşfetmeye çalışmak ve bunları matematiğe kazandırmaktır.
Projede bulduğumuz özelliklere trigonometrik açılım formülleri, benzerlik, üçgenin alanı, teğetler
dörtgeninin özellikleri ve homoteti gibi bilgilerimizi kullanarak doğrudan ispatlarla ulaştık.
Bir soruyla başlayan araştırma projemizde bir teğetler dörtgeninin teğet noktalarıyla oluşan üçgenlerin
ve dörtgenlerin alanları arasında eşitlik ve eşitsizlik içeren yeni ve güzel özellikler bulduk. Dış teğet çemberler ve
iç teğet çemberin kuvvet eksenleri ve merkezleri arasındaki ilişkileri inceleyerek bazı bağıntılar elde ettik. Proje
çalışmamızı üç boyutlu uzaya taşıyarak bir dörtyüzlünün iç ve dış teğet kürelerinin düzlemlere teğet noktalarının
oluşturduğu dörtyüzlülerin hacimleri arasında da bağıntılar elde ettik.
102
Danışman: Sercan ÇÖMLEK
Enes Faruk ÇONA
Mehmet Ali ŞİMŞEK
EŞİTSİZLİKLERDE YENİ BİR METOT “ALTIN DOKUNUŞ”
EŞİTSİZLİKLERDE
YENİ
BİRkarşılaştığımız
METOT “ALTIN
DOKUNUŞ”
Projemizin konusu ulusal ve uluslararası
olimpiyatlarda
sıkça
eşitsizlik
sorularıyla ilgilidir.
Önbilgisi eşitsizlik olarak verilen eşitsizlik sorularında ifadeyi homojenleştirip önbilgiyi eşitlik olarak kabul
Projemizin
konusu ulusal
veMETOT
uluslararası
olimpiyatlarda sıkça karşılaştığımız eşitsizlik sorularıyla ilgilidir.
EŞİTSİZLİKLERDE
YENİ BİR
“ALTIN DOKUNUŞ”
etmenin
sorunun
çözümünde
bir problem
çıkarmadığını
ispatlayıp
olan soruları daha
basit düzeye
Önbilgisi
eşitsizlik
olarak verilen
eşitsizlik
sorularında
ifadeyizor
homojenleştirip
önbilgiyi
eşitlik olarak kabul etmenin
Projemizin konusu ulusal ve uluslararası olimpiyatlarda sıkça karşılaştığımız eşitsizlik sorularıyla ilgilidir.
indirgedik.
sorunun çözümünde bir problem çıkarmadığını ispatlayıp zor olan soruları daha basit düzeye indirgedik.
Önbilgisi eşitsizlik olarak verilen eşitsizlik sorularında ifadeyi homojenleştirip önbilgiyi eşitlik olarak kabul
etmenin
çözümünde
bir problem bir
çıkarmadığını
ispatlayıp
zor olan
soruları daha basit düzeye
 sorunun
Homojenlikten
faydalanarak
“altın fonksiyon”
tanımı
yaptık
indirgedik.
 Homojenlikten
faydalanarak
bir(“altın
yaptık önbilgi olarak verilen
P( x , x ,.....,
x )≥Q
x , xfonksiyon”
,....., xtanımı
) eşitsizliği
1
2
j
1
2
j
n
 P ( x1 , x2 ,....., x j ) ≥ Q ( x1 , x2 ,....., x j ) eşitsizliği önbilgi olarak
verilen
∀ 1 , 2 , ……..  pozitif reel sayıları için
n
m
∑ P ( x , x ,....., x ) ≥ ∑ Q ( x , x ,....., x )
i
1
2
j
m
l
∀ 1 , 2 , ……..  pozitif reel sayıları için ∑ Pi ( x1 , x2 ,....., x j ) ≥ ∑ Ql ( x1 , x2 ,....., x j )
i =1
l =1
1
j
2
eşitsizliğinin yukarıdaki önkoşulunun, aşağıdaki
şartlar altında eşitlik
kabul edilip eşitsizlik sorularının
i =1
l =1
daha kolayyukarıdaki
çözülebileceğini
gösterdik.
eşitsizliğinin
önkoşulunun,
aşağıdaki şartlar altında eşitlik kabul edilip eşitsizlik sorularının
daha kolay çözülebileceğini gösterdik.
min[der ( P ), der ( P ),.....der ( P )] ≥ max[der (Q ), der (Q ),.....der (Qm )]

1 ( P ),.....2der ( P )] ≥ max[
n der (Q ), der (Q ),.....
1
der (Qm2 )]
 min[der ( P1 ), der
2
n
1
2
ve
ve
der ( P ) der
> der
( P(Q) )> der (Q)
 max[der ( P1 ), der ( P2 ),.....der ( Pn )] ≤ min[der (Q1 ), der (Q2 ),.....der (Qm )]
 max[der ( P1 ), der ( P2 ),.....der ( Pn )] ≤ min[der (Q1 ), der (Q2 ),.....der (Qm )]
ve
der ( P) < der (Q)ve
der ( P) < der (Q)
 Yani
P( x1 , x2 ,....., x j ) = Q( x1 , x2 ,....., x j ) eşitliği
n
m
x ) ≥ ∑ Q ( x , x ,....., x )
∑ P ( x , x ,.....,
n
m
P(yeterlidir
x1 , x2 ,.....,
xj ) =
Q(altında)
x1 , x2 ,....., x j )
Eşitsizliğini
çözmek için
(yukarıdaki
şartlar
 Yani
i =1
i
1
2
j
∑
l =1
l
1
2
P ( x , x ,....., x j ) ≥
eşitliği
Eşitsizliğini çözmek için yeterlidir (yukarıdaki şartlar
altında)i =1 i 1 2
Yaptığımız çalışmanın sonucunda aşağıda belirttiğimiz sonuçlara ulaştık
j
∑ Q ( x , x ,....., x )
l =1
l
1
2
j
Eşitsizliğini
çözmek
için yeterlidir
(yukarıdaki
şartlar altında)
Yaptığımız
çalışmanın
sonucunda
aşağıda
belirttiğimiz sonuçlara ulaştık;
Yaptığımız
çalışmanın
sonucunda
aşağıda
belirttiğimiz
sonuçlara
ulaştık
1.
Önbilgisieşitsizlik
eşitsizlik
olarak
verilen
eşitsizlik
sorularında
ifadeyi homojenleştirip
eşitliğe
1. Önbilgisi
olarak
verilen
eşitsizlik
sorularında
ifadeyiönbilgiyi
homojenleştirip
önbilgiyi eşitliğe dönüştürecek
2.
dönüştürecek
etkin bir
metot geliştirdik
etkin
bir metot
geliştirdik.
Bu yöntemi kullanarak,her ülkeden 6 kişinin katıldığı,dünyanın en prestijli matematik
olimpiyatı
olan ve bir
soru için olarak
90 dakika
süre biçilen
IMO da
dahil olmak üzere
birçok
önemli sınavın önbilgiyi eşitliğe
1. Bu
Önbilgisi
eşitsizlik
verilen
eşitsizlik
sorularında
ifadeyi
homojenleştirip
2.
yöntemi
kullanarak,her
ülkeden
6 kişinin
katıldığı,dünyanın
en prestijli matematik olimpiyatı olan ve bir
sorularını projemizin uygulama kısmında gösterdiğimiz üzere çok daha kolay bir şekilde
soru
için
90
dakika
süre
biçilen
IMO
da
dahil
olmak
üzere
birçok
önemli sınavın sorularını projemizin uygulama
dönüştürecek
etkin
bir
metot
geliştirdik
çözebiliyoruz.
kısmında
üzere çokülkeden
daha
kolay
bir şekilde
çözebiliyoruz.
Bu gösterdiğimiz
yöntemi
kullanarak,her
kişinin
katıldığı,dünyanın
en prestijli matematik
3.2.
Özellikle
uluslar arası
sınavlarda sorulan
eşitsizlik6 sorularında
çözüme götürecek değişken
olimpiyatı
olan çok
ve bir
soru
için 90
dakika
süre biçilen
IMO sonuçları
da dahilgörmekte
olmak üzere
birçok önemli sınavın
atamalarını
yapmak
zorlu
bir süreç
olup
bu atamaların
doğurduğu
gerçekten
3. Özellikle
arasısayesinde
sınavlarda
eşitsizlik
sorularında
götürecek
çok
zordur. uluslar
Altın
Dokunuş
soruyasorulan
daha kolay
bir yaklaşımda
bulunuyoruz
ve uygulama
sorularını
projemizin
uygulama
kısmında
gösterdiğimiz
üzere çözüme
çok
daha
kolay birdeğişken
şekilde atamalarını yapmak
çok
zorlu
bir süreç olup
bu atamaların
doğurduğu
sonuçları
görmekte gerçekten çok zordur. Altın Dokunuş
kısmında
da
gösterdiğimiz
gibi
görülmesi
çok
zor
değişken
atamalarından
nispeten
kurtuluyoruz
çözebiliyoruz.
sayesinde
soruya daha kolay bir yaklaşımda bulunuyoruz ve uygulama kısmında da gösterdiğimiz gibi görülmesi
3. çok zor
Özellikle
uluslar
arası sınavlarda
sorulan
eşitsizlik sorularında çözüme götürecek değişken
değişken
atamalarından
nispeten
kurtuluyoruz.
atamalarını yapmak çok zorlu bir süreç olup bu atamaların doğurduğu sonuçları görmekte gerçekten
çok zordur. Altın Dokunuş sayesinde soruya daha kolay bir yaklaşımda bulunuyoruz ve uygulama
kısmında da gösterdiğimiz gibi görülmesi çok zor değişken atamalarından nispeten kurtuluyoruz
103
Danışman: Murat ŞAHİN
Mehmet Eren SAVAŞTÜRK
Mehmet Yiğit HUDUTİ
DÜZLEMDEKİ BİR NOKTANIN DÜZGÜN ÇOKGENİN KÖŞE NOKTALARINA OLAN UZAKLIKLARI ARASINDAKİ
BAĞINTILAR
Leibniz Teoremi araştırma problemimizin literatürdeki başlangıç problemidir. Düzlemde çokgenler
üzerine bu teoremin genellemesi yapılmıştır. Düzgün çokgenlerde Leibniz Teoreminin uygulamaları mevcuttur.
Düzgün bir çokgenle aynı düzlemde bulunan bir P noktasının düzgün çokgenin köşelerine olan
uzaklıklarının çift kuvvetlerinin toplamı ile ilgili bağıntılar elde edip edemeyeceğimizi merak ettik.
Düzgün çokgenleri koordinat düzlemine taşıdık ve köşelerini birer karmaşık sayı olarak ifade ettik.
Karmaşık sayıların özelliklerini kullanarak ve trigonometrik eşitliklerden yararlanarak herhangi bir noktanın
düzgün bir çokgenin köşelerine olan uzaklıklarının çift kuvvetlerinin toplamını araştırdık.
A1 A2... An düzgün n-gen ve çevresel çemberin yarıçapı R olsun. Düzlemde bir P noktasının A1 A2... An düzgün
n-genin çevrel çemberinin merkezine uzaklığı I PO I = r ve t < n olmak üzere;
bağıntılarını elde ettik.
Çalışmamız bu probleme yeni bir bakış açısı kazandırmıştır.
problemlerinin oluşturulmasında kullanılabilir.
Elde ettiğimiz bağıntılar olimpiyat
Bu konuda çalışmak isteyen arkadaşlara ve araştırmacılara önerimiz, bu problem üç boyutlu uzayda
araştırılabilir. Önerimiz; çevrel küresinin yarıçapı R olan bir çokyüzlünün uzayda bulunan bir P noktasının düzgün
çokyüzlünün köşe noktalarına uzaklıklarının çift kuvvetlerinin toplamını bulma problemi incelenebilir.
104
İKİZ ELİPSLER
İKİZ
ELİPSLER
İKİZ
İKİZELİPSLER
ELİPSLER
İKİZ
ELİPSLER
Projeye başlamamda geometriye olan sevgimin çok büyük katkısı oldu. İlk başlarda internet sitelerinden
Projeye
başlamamda
geometriye
olan
sevgimin
çok
büyük
katkısı
oldu.
İlk
başlarda
internet
sitelerinden
İKİZçok
ELİPSLER
Projeye
Projeye başlamamda
başlamamda geometriye
geometriye olan
olan sevgimin
sevgimin
çok
büyük
büyük katkısı
katkısı oldu.
oldu. İlk
İlk başlarda
başlarda internet
internet sitelerinden
sitelerinden
yapılmış
çalışmaları
inceledim.
Bir
sitede
gözüm
aşağıdaki
şekle
benzer
bir
şekil
üzerinde
yapılmış
Projeye
geometriye
olan
sevgimin
çok aşağıdaki
büyük katkısı
oldu.
İlk başlarda
internet
sitelerinden
yapılmış
çalışmaları
inceledim.
Bir
sitede
gözüm
aşağıdaki
şekle
benzer
bir
şekil
üzerinde
yapılmış
yapılmış
yapılmışbaşlamamda
çalışmaları
çalışmaları inceledim.
inceledim. Bir
Bir
sitede
sitede
gözüm
gözüm
şekle
şekle
benzer
benzer
bir
bir şekil
şekil
üzerinde
üzerinde
yapılmış
yapılmış
Projeye
başlamamda
geometriye
olan
sevgimin
çok aşağıdaki
büyük katkısı
oldu.
İlk başlarda
internet
sitelerinden
çalışmalar
dikkatimi
çekti.
Ben
de
bu
şekil
üzerinde
çalışmaya
başladım.
Önce
O
4 merkezli çemberin yarıçapı
yapılmış
çalışmaları
inceledim.
Bir
sitede
gözüm
aşağıdaki
şekle
benzer
bir
şekil
üzerinde
yapılmış
çalışmalar
dikkatimi
çekti.
Ben
de
bu
şekil
üzerinde
çalışmaya
başladım.
Önce
OO444merkezli
merkezli çemberin
çemberin
yarıçapı
çalışmalar
çalışmalarçalışmaları
dikkatimi
dikkatimiçekti.
çekti.
Ben
Bende
deBir
bu
buşekil
şekil
üzerinde
üzerinde
çalışmaya
başladım.
başladım.
Önce
ÖnceO
çemberinyapılmış
yarıçapı
yarıçapı
yapılmış
inceledim.
sitede
gözümçalışmaya
aşağıdaki
şekle benzer
birmerkezli
şekil üzerinde
Danışman:
İnan
DURUKAN
ile
bu
çemberin
merkezini
O
1 merkezli çemberin çapına uzaklığı arasındaki ilişkiyi hesaplayamaya çalıştım.
çalışmalar
dikkatimi
çekti. Ben
de bu şekil
üzerinde
çalışmaya
başladım.
Önce
O4 merkezli
çemberin
yarıçapı
ile
bu
çemberin
merkezini
OO111merkezli
merkezli
çemberin
çapına
uzaklığı
arasındaki
ilişkiyi
hesaplayamaya
çalıştım.
ile
ilebu
buçemberin
çemberin
merkezini
merkezini
O
merkezli
çemberin
çemberin
çapına
çapına
uzaklığı
uzaklığı
arasındaki
arasındaki
ilişkiyi
ilişkiyi
hesaplayamaya
hesaplayamaya
çalıştım.
çalıştım.
çalışmalar
dikkatimi
çekti. Ben
de bu şekil
üzerinde
çalışmaya
başladım.
Önce
O4 merkezli
çemberin
yarıçapı
ile bu çemberin merkezini O1 merkezli çemberin çapına uzaklığı arasındaki ilişkiyi hesaplayamaya çalıştım.
ile bu çemberin merkezini O1 merkezli çemberin çapına uzaklığı arasındaki ilişkiyi hesaplayamaya çalıştım.
Berfin YÜCEER
İKİZ ELİPSLER
Projeye başlamamda geometriye olan sevgimin çok büyük katkısı oldu. İlk başlarda internet sitelerinden
İKİZ ELİPSLER
yapılmış çalışmaları inceledim.Projeye
Bir başlamamda
sitede gözüm
aşağıdaki şekle benzer bir şekil üzerinde yapılmış çalışmalar dikgeometriye olan sevgimin çok büyük katkısı oldu. İlk başlarda internet sitelerinden
yapılmış çalışmaları
inceledim. Bir başladım.
sitede gözüm aşağıdaki
bir şekil üzerinde
yapılmış yarıçapı ile bu çemberin
katimi çekti. Ben de bu şekil üzerinde
çalışmaya
Önceşekle
O4benzer
merkezli
çemberin
çalışmalar dikkatimi çekti. Ben de bu şekil üzerinde çalışmaya başladım. Önce O4 merkezli çemberin yarıçapı
merkezini O1 merkezli çemberin
uzaklığı
arasındaki
ilişkiyi
hesaplayamaya
çalıştım.
ile buçapına
çemberin merkezini
O merkezli
çemberin çapına
uzaklığı arasındaki
ilişkiyi hesaplayamaya
çalıştım.
1
Yukarıdaki şekilde daima ℎ = 2 olması gerektiğini ispatladım.
Yukarıdaki
şekilde
daima
ℎℎ =
=
2
olması
gerektiğini
ispatladım.
Yukarıdaki
Yukarıdakişekilde
şekildedaima
daimaℎ
= 2
2olması
olmasıgerektiğini
gerektiğiniispatladım.
ispatladım.
Yukarıdaki şekilde daima ℎ =Yukarıdaki
2 olması
gerektiğini
ispatladım.
şekilde
daima
ℎ = 2 olması
gerektiğini
ispatladım.
Sonra bu koşula
uygun
merkezli
çemberin
takip
ettiği
yörüngenin denklemini buldum.
Yukarıdaki
şekilde
daimaO
= 2 olması
gerektiğini
ispatladım.
Sonra
bu
koşula
uygun
OO444ℎ4merkezli
merkezli
çemberin
takip
ettiği
yörüngenin
denklemini
buldum.
Sonra
Sonrabu
bukoşula
koşulauygun
uygunO
merkezli
çemberin
çemberin
takip
takip
ettiği
ettiği
yörüngenin
yörüngenindenklemini
denkleminibuldum.
buldum.
Sonra bu koşula uygun O merkezli çemberin takip ettiği yörüngenin denklemini buldum.
Sonra bu koşula uygun O4 merkezli çemberin takip ettiği yörüngenin denklemini
buldum.
 

(+
)
Sonra bu koşula uygun O4 merkezli
çemberin
takip ettiği yörüngenin
buldum.

2Bu denklem merkezi
4 + denklemini

= elipsi çıktı.
Elde
(0, − ) ve odakları  (0,0) ve  �0, − � olan

)
(+

2
4

(0,0)
)
ve
odakları

�0,
−
�
olan
+
 elipsi çıktı. Elde
ve

Bu denklem merkezi (0, − 2


(+
(+
1
2

2) ve odakları  (0,0) ve  �0, − 4
4� olan 
 + )) =
3
3
=
 elipsi
elipsi
çıktı.
Elde
Bu
denklem
merkezi
(0,
−

ettiği
(0,0)
Bu
)) ve
vebuodakları
odakları
111(0,0)
�0,
�0,−
− 3çemberlerin
�� olan
olantakip
+
+yörüngeyi
=
= 
elipsi çıktı.
çıktı. Elde
Elde
veüst yarı
ve
222düzlemindeki
Bu denklem
denklem merkezi
merkezi (0,
(0,−
− 3ettiğimiz


çemberin
elips sadece O merkezli












33
33

(+)
2
4


 
veriyordu. Alt yarı düzlem için bu elipsten
farklı
fakat
ilk
elipsin
ikizi
olan
başka
bir
elipsin
olması
gerektiğini





) =  elipsi çıktı. Elde
Bu
denklem
merkezi
(0, − 2 )merkezli
ve odakları
1 (0,0)
�0, − 4 � olançemberlerin
2düzlemindeki
  + (+
 takip

çemberin
üstve
ettiğimiz
bu merkezi
elips sadece
3 ) veYeni
ikiz elipsimiz
ilk 
elipsin
ox eksenine
göre
simetriğiydi.
odakları
�0, − 3 � olançemberlerin
=  ettiği
elipsi yörüngeyi
çıktı. Elde
veyarı
Bu
denklem
(0, −O
1 (0,0)
2düzlemindeki
 takip
 + 
merkezli
çemberin
üst
yarı
ettiği
yörüngeyi
ettiğimiz
bu
elips
sadece
OO3111buldum.



3
merkezli
merkezli
çemberin
çemberin
üst
üst
yarı
yarı
düzlemindeki
düzlemindeki
çemberlerin
çemberlerin
takip
takip ettiği
ettiği yörüngeyi
yörüngeyi
ettiğimiz bu
bu elips
elips sadece
sadece O
ettiğimiz
1
 olduğum 
Ayrıca
elipsleri
genel
konik
tanımından
farklı
bir
yöntemle
bulmuştum.
Bulmuş
yeni
veriyordu.
Alt
yarı
düzlem
için
bu
elipsten
farklı
fakat
ilk
elipsin
ikizi
olan
başka
bir
elipsin
olması
gerektiğini
merkezli
çemberin
üst yarı
düzlemindeki
çemberlerin
takipolması
ettiği gerektiğini
yörüngeyi
ettiğimiz
sadece
O
1yöntemde
veriyordu.
Alt
yarı
düzlem
için
bu
elipsten
farklı
fakat
ilk
elipsin
ikizi
olan
başka
bir
elipsin
olması
gerektiğini
bir
noktaya ve bir
doğruyafakat
uzaklıklarıilk
oranıelipsin
sabit olan ve
bir (e) olan
sayısı
yerine
bir çember
yayına
veriyordu.
veriyordu.bu
Alt
Altelips
yarı
yarıdüzlem
düzlemiçin
için
bu
buelipsten
elipsten
farklı
farklı
fakat
ilk
elipsin
ikizi
ikizi
olan
başka
başka
bir
bir
elipsin
elipsin
olması
gerektiğini
ettiğimiz
bu
elips
sadece
O
1 merkezli çemberin üst yarı düzlemindeki çemberlerin takip ettiği yörüngeyi
ve elipsin
bir doğruya uzaklıkları
oranı sabit olangöre
bir (b) sayısı
bulmuştum.
buldum.
Yeni
ikiz
elipsimiz
ilk
ox
eksenine
simetriğiydi.
veriyordu.
Alt ikiz
yarı
düzlem için
bu
elipsten
farklı fakat
ilksimetriğiydi.
elipsin
ikizi olan başka bir elipsin olması gerektiğini
buldum.
Yeni
ikiz
elipsimiz
ilk
elipsin
ox
eksenine
göre
simetriğiydi.
<elipsin
1 ise konik bir
elips,
 = 1 ise konikgöre
bir parabol,
> 1 ise konik bir hiperbol belirtir.
buldum.
buldum.Yeni
Yeni
ikizelipsimiz
elipsimiz
ilk
ilk elipsin
ox
ox
eksenine
eksenine
göre
veriyordu.
Alt yarı
düzlem için
bu
elipsten
farklı fakat
ilksimetriğiydi.
elipsin
ikizi olan başka bir elipsin olması gerektiğini
Bir diğer sonuç ise bulmuş olduğum bu elips, parabol ve hiperbollarınox eksenine göre simetrik
buldum. Yeni ikiz elipsimiz ilkbirerelipsin
ox
eksenine
göre
simetriğiydi.
ikizlerinin
elipsleri
genel
konikoluşudur.
tanımından
farklısimetriğiydi.
bir yöntemle bulmuştum. Bulmuş olduğum yeni
buldum. Ayrıca
Yeni ikiz
elipsimiz
ilk elipsin
ox
eksenine göre
Ayrıca
elipsleri
genel
konik
tanımından
farklı
bir
yöntemle
bulmuştum.
Bulmuş
olduğum
yeni
Ayrıca
Ayrıca elipsleri
elipsleri genel
genel konik
konik tanımından
tanımından farklı
farklı bir
bir yöntemle
yöntemle bulmuştum.
bulmuştum. Bulmuş
Bulmuş olduğum
olduğum yeni
yeni
yöntemde
bir
noktaya
ve
bir
doğruya
uzaklıkları
oranı
sabit
olan
ve
bir
(e)
sayısı
yerine
bir
çember
yayına
Ayrıca
elipslerive
konik tanımından
farklısabit
bir yöntemle
bulmuştum.
Bulmuş
olduğum
yeni
yöntemde
bir
noktaya
vegenel
bir
doğruya
uzaklıkları
oranı
sabit
olan
ve
bir
(e)
sayısı
yerine
bir
çember
yayına
yöntemde
yöntemde
bir
bir noktaya
noktaya
bir
bir doğruya
doğruya
uzaklıkları
uzaklıkları oranı
oranı
olan
olan ve
ve bir
bir
(e)
(e) sayısı
sayısı yerine
yerine
bir
bir çember
çember yayına
yayına
Ayrıca
elipsleri ve
genel
konik tanımından
farklı sabit
bir yöntemle
bulmuştum.
Bulmuş
olduğum
yeni
ve
bir
doğruya
uzaklıkları
oranı
sabit
olan
bir
(b)
sayısı
bulmuştum.
yöntemde
bir
noktaya
ve
bir
doğruya
uzaklıkları
oranı
sabit
olan
ve
bir
(e)
sayısı
yerine
bir
çember
yayına
ve
bir
doğruya
uzaklıkları
oranı
sabit
olan
bir
(b)
sayısı
bulmuştum.
ve
vebir
birdoğruya
doğruya
uzaklıkları
uzaklıkları
oranı
sabit
sabitolan
olan
bir
bir(b)
(b)sayısı
sayısı
bulmuştum.
yöntemde
bir noktaya
veoranı
bir doğruya
uzaklıkları
oranıbulmuştum.
sabit olan ve bir (e) sayısı yerine bir çember yayına

<
1
ise
konik
bir
elips,

=
1
ise
konik
bir
parabol,
> 1 ise konik bir hiperbol belirtir.
ve
bir
doğruya
uzaklıkları
oranı
sabit
olan
bir
(b)
sayısı
bulmuştum.

<
1
ise
konik
bir
elips,

=
1
ise
konik
parabol,
>
11 ise
ise
konik
bir
hiperbol
belirtir.
 <
< 11doğruya
ise
isekonik
konikuzaklıkları
bir
birelips,
elips, 
 =
= 11sabit
ise
isekonik
konik
bir
bir(b)
parabol,
parabol,
>
>1
isekonik
konikbir
birhiperbol
hiperbolbelirtir.
belirtir.
ve
bir
oranı
olan bir
sayısı bulmuştum.
Bir
diğer
sonuç
ise
bulmuş
olduğum
bu
elips,
parabol
ve
hiperbollarınox
eksenine göre simetrik
 < 1 iseBir
birsonuç
elips, ise
 =bulmuş
1 ise konik
bir parabol,
1 ise konik
bir hiperbol belirtir.
Birkonik
diğer
sonuç
ise
bulmuş
olduğum
bu
elips,
parabol
ve
hiperbollarınox
eksenine
göre
simetrik
diğer
diğer
olduğum
olduğum
bu
bu elips,
elips,>
parabol
ve
ve hiperbollarınox
hiperbollarınox
eksenine
eksenine göre
göre simetrik
simetrik
 < 1 iseBir
konik
birsonuç
elips, ise
 =bulmuş
1 ise konik
bir parabol,
>parabol
1 ise konik
bir hiperbol belirtir.
birer ikizlerinin
oluşudur.
Bir diğer
sonuç ise bulmuş olduğum bu elips, parabol ve hiperbollarınox eksenine göre simetrik
birer
ikizlerinin
oluşudur.
birer
birerikizlerinin
ikizlerinin
oluşudur.
oluşudur.
Bir diğer
sonuç ise bulmuş olduğum bu elips, parabol ve hiperbollarınox eksenine göre simetrik
birer ikizlerinin oluşudur.
birer ikizlerinin oluşudur.
105
4
2
3
1
1
2
4
3







(+ )
Danışman: Serap GÜNÇAL
Recep Altar ÇİÇEKSİZ
MATEMATİKSEL BİLARDO DÜZLEMLERİ KULLANILARAK TİYATRO BİNALARINDAKİ AKUSTİĞİN
İNCELENMESİ
Bu projenin amacı bilardo düzlemlerini ve noktasal topun bilardo düzleminde uyguladığı hareketleri
incelemek ve bunları gerçek hayatla ilişkilendirerek geometrik şekillerin hangisinin tiyatro binası inşa edilmede
kullanılmasının daha uygun olduğunu belirlemektir. Bu belirlenirken tiyatro binasını yapmada kullanılan şeklin
akustik özellikleri değerlendirilecektir.
Araştırmayı yaparken önceden bulunan katlama metodu gibi metodları, kendi amacım için yorumladım
ve çalışmamda uyguladım. Kullanılan matematiğe baktığımızda, matematiksel işlemler basit cebirden türeve
kadar değişiklik gösterse de anlaşılması güç bir matematik değildir.
Sonuç olarak, eliptik bir düzlemin tiyatro binası inşasında kullanılmasının diğer geometrik şekillerin
kullanılmasından (üçgensel ve dikdörtgensel düzlemden) daha verimli sonuçlar verdiğini buldum. Periyodik
yörünge kavramı üzerinden tartıştığım akustik özellikler eliptik bir düzlemde daha baskın bir şekilde gözüküyordu
ve tiyatro binasında kullanılması binanın ses özelliklerini optimuma çıkarmaya yarayacağını buldum.
106
Danışman: Özgür SEVİNÇ
Emirhan KÖSE
Mehmet Furkan ERTUĞRUL
ASİL ARİTMETRİK SAYILARIN KOMBİNASYON ÜZERE UYGULAMALARI
En az ve en fazla ifadeleriyle sorulan kombinasyonla ilgili alt küme sorularının çözümüne ulaşabilmek
için teker teker kombinasyonları toplamaktayız. Bu işlem çok uzun olduğu gibi büyük sayılarda işlem hatasına yol
açmaktadır. Bizim amacımız bu işlem hatası yapma olasılığını neredeyse sıfıra indirgenmesidir.
Yukarıda bahsettiğimiz duruma çözüm üretmek için bu tür alt küme sorularının sonuçlarına baktığımız
zaman bu sonuçların bir örüntü izlediğini gördük ve bu örüntüyle bir üçgen tanımladık. Kullandığımız bu üçgen ile
kombinasyonla ilgili alt küme sorularının çözümüne yeni bir bakış açısı getirdik.
Bu üçgeni somut ders anlatım araç-gereçlerine dönüştürdüğümüzde, Asil Aritmetik Sayıların Kombinasyon
Üzere Uygulamaları somut olarak görülüp, daha kolay soru çözülmesine yardımcı olması için kullanabiliriz.
107
Danışman: Özgür SEVİNÇ
Ebubekir KÜPE
Muhammed Çağrı ÖZCAN
DEĞIŞKEN ARTAN DIZILERIN FORMÜLIZE
x, yEDILMESI
R
n 1
n 1
(2 ( x Hazırlanan
 y)  y) projenin
(2 ( x amacı
 y)) değişken artan ve x, y є R olmak üzere (2n-1 (x+y) - y) + (2n-1 (x+y)) formatına
dönüştürülebilen dizilerin formülize edilerek bu tip dizilerin incelenmesinin kolaylaştırılmasıdır.
x, y  R
n1 Bu çalışmanın
n 1 konusu belli bir geometrik dizinin çeşitli yönlerden bazı bağıntılarının çıkarılmasıdır.
(2 ( x  yx),yy) 
x  y)) 2x  y
R(2 ( gibi
Fibonacci ve
Ramanujan
bilim adamlarının sayı dizileri üzerinde yapmış oldukları çalışmalardan esinlenerek
oluşturulmuş bir çalışmadır. Belirli bir formatta
sayıların
y değiştirilmesiyle
x belirli bir bağıntı üzerine
x  ( x  yazılabilen
y)
oluşan sayı dizilerinin çeşitli yönlerden incelenmesiyle bu çalışma meydana gelmiştir.
x, y  R
2x  y
Öncelikle x, y є R olmak üzere 2 x +y şeklinde
bir sayıx belirlendi ve bu sayı dizinin
y ilk terimi olarak yazıldı.
x  ( x yazılabilen
y)
Bu sayı x + ( x + y ) olarak ayrıldı. x diziyi başlatan terim ve y artış miktarı olmak üzere;
x  ( x  y)  2 x  y
(2 x  y )  (2 x  2 y )  4 x  3 y
x  ( x  y)  2 x  y
(4 x  3 y )  (4 x  4 y ) 8 x  7 y
(2 x  y )  (2 x  2 y )  4 x  3 y
(8 x  7 y )  (8 x  8 y )  16 x  15 y
(4 x  3 y )  (4 x  4 y ) 8 x  7 y
(16 x(8x 15
y )  (16 x  16 y ) 32 x  31 y
 7 y )  (8 x  8 y )  16 x  15 y
. x  31 y(2n1 ( x  y)  y)  (2n1 ( x  y))
(16 x  15 y )  (16 x  16 y ) n32
n.
(2n1 ( x  y)  y)  (2n1 ( x  y))
ayrıldı. Bu ayrılmaya göre
n n 2n x n(2n  1) y
n 2 x  (2  1) y
formülü belirlendi. Bu belirlemelerden sonra örüntünün terimleri arasındaki farklardan yola çıkarak bazı formüller
bulunmaya çalışıldı.
Matematikte tüm sayılar arasında bir bağıntı kurulabilir. Fakat burada önemli olan kurduğumuz bağıntının
işe yararlılığıdır. Buradaki bağıntı da elektrik devrelerinde, motorların sistemlerinde… kısacası tüm sistemlerde bu
algoritma kullanılabilir fakat kurulmadan önce sistem bu bağıntıya göre ayarlanmalıdır.
108
Danışman: Sırma Zeynep ALPARSLAN GÖK
Necati Berk GÜNLÜK
OYUN TEORİSİNİ KULLANARAK ISPARTA ŞEHRİNDE OLASI BİR DEPREM SONRASI İNSANLARI GENİŞ VE
GÜVENLİ BÖLGELERE TAŞIMA PROBLEMİ ÜZERİNE
Isparta’nın 1. Dereceden deprem bölgesi olması ve deprem sonrası can ve mal kaybını azaltacak bir planın
olmaması bu konu üzerine çalışmama sebep oldu. TÜBİTAK proje rehberinde açıkça belirtildiği gibi matematiğin
dalı olan “Oyun Teorisinin” farklı bir alana uygulanması ve farklı yönlerine ışık tutulması formatlarına uyarlayarak
çalıştım. Projemde Isparta’yı önceden belirlenmiş bölgelere ayırarak insanların deprem gibi acil bir durumda
ilk nereye gideceklerini belirledim ve sonra toplanılan noktaların geniş ve güvenli bir bölge olan stadyuma
bağladım. Uzunluklar Isparta Belediyesi Haritacılık Müdürlüğünden alınmıştır. Almış olduğum uzunlukların
çalışmaya uygunluğunu dağ durumu koşullarıyla karşılaştırarak kontrol ettim. Bu uzunluk değerlerini dört kişilik
dağ durumu olan minimum giderli ağaca yerleştirdim. Bu dağ durumundan oyun kavramına geçiş yaparak yeni
bir oyun oluşturdum. Bu oyunun Shapley değeri ve Bird kuralını hesapladım. Son olarak bu değerlerin PMAS
oluşturup oluşturmadıklarını kontrol ettim. Shapley değeri çözümünün 3. ve 4. oyuncuyu memnun ettiğini, 1.
ve 2. oyuncu için uygun bir çözüm olmadığını gördük. Bird kuralı çözümünün 1. ve 4. oyuncuları için kaliteli bir
çözüm olduğunu, 2. ve 3. oyuncular için uygun bir çözüm olmadığını saptadık. Önerdiğimiz çözümler 1., 3. ve 4.
oyuncuları memnun etti fakat 2. oyuncuyu memnun etmedi. Dağ durumundan bir oyunun nasıl oluşturulduğunu
gösterdik. Oluşturduğumuz oyun için Shapley değeri ve Bird kuralı olmak üzere iki çözüm önerdik. Isparta
Belediyesi’ nden aldığımız yol uzunluklarının 2. oyuncu için ideal olduğunu gördük. Yaptığımız proje sayesinde 1.,
3. ve 4. oyuncuların stadyuma daha kısa ve daha ucuz bir yoldan bağlanma olasılıkları olduğunu gördük.
109
Danışman: Kader BAYAR
Tuba Betül TAŞKIN
Safiye Hande ERDEM
DÜZLEM GEOMETRİDE BAZI ÖNEMLİ TEOREMLERİN DÖRTYÜZLÜLERE (TETRAHEDRON) UYGULAMALARI
Bu projede düzlem geometrinin önemli teoremlerinden olan Ceva, Menelaus, Leibniz, Van Aubel, Gergonne
teoremleri ve trigonometrinin önemli teoremlerinden Sinüs ve Kosinüs teoremlerinin bir dörtyüzlü üzerinde
uygulamalarını göstererek orijinal formüller bulunmuştur. Bu uygulamaların her biri örnek alınan teoremin bir
üç boyutlu uygulaması niteliğindedir. Ayrıca, elde ettiğimiz sonuçlar Uluslararası Matematik Olimpiyatı (IMO) ve
Ulusal Matematik Olimpiyatı sorularıyla uğraşan arkadaşlarımız için önemli bir yol gösterici olacaktır. Projemizde
üç boyutlu olarak daha rahat düşünmeyi ve istenen ifadeleri görmeyi sağlamak için teoremlerimizin her biriyle
ilgili dörtyüzlüler yaptık ( Metal ve plastikten).
110
Danışman: Meral KOÇAK
Yaren OTLATICI
İbrahim KAHRAMAN
BİR ÜÇGEN İLE AÇIORTAY AYAKLARINDAN OLUŞAN ÜÇGENİN İLİŞKİSİ
�
“Bir ABC üçgeninin [ AA1], [ BB1], [ CC1] iç açıortaylarının ayaklarından oluşan
ise,
�
ABC
�
A1B1C1 üçgeni ikizkenar
üçgeni de ikizkenar mıdır?”
Bu sorunun cevabı meşhur Steiner-Lehmus Teoreminde olduğu gibi kolay elde edilememekte ve ciddi bir
araştırma gerektirmektedir. Bu çalışmamızda ortaya koyduğumuz sorunun cevabının her zaman “evet” olmadığını
gösterdik.
Ayrıca iç açıortay ayaklarının oluşturduğu üçgenin ikizkenar olduğu fakat kendisinin ikizkenar olmadığı bir
üçgenin geniş açılı olduğunu keşfettik ve geniş açının değişim aralığının kesin sınırlarını da belirledik. Sorunun
cevabının “hayır” olduğu durumların heptagonal üçgen adıyla bilinen üçgenlerle bağlantılı olduğunu ortaya koyduk. Bu tip üçgenlerin farklı özelliklerini bulup ispatladık
111
Danışman: Abdulğafur TAŞKIN
Halil İbrahim YAZICI
Muhammed Enis ŞEN
PTOLEMY TEOREMİ VE BİR UYGULAMA
Projemizde Ptolemy Teoremi’ nden yola çıkarak kirişler dörtgeninde orijinal bağıntılar elde ettik. Aynı zamanda bir çembere
içten ya da dıştan teğet olan dört çemberin aralarındaki teğetlerinin uzunlukları arasında çok sade bir bağıntının olduğunu
gösterdik ve bunu ispat ettik. Öngördüğümüz ifadeleri ispatlamadan önce, bilgisayar uygulamalarını yaptık ve çalıştıklarını
gördük. Bilgisayar ortamında teoremlerimizi kesinleştirmiş, sağlam temellere dayandırmış olduk.
112
Danışman: Gülsüm ERYALÇIN
Hatice İrem IŞIK
Özgür ER
ÜÇ BOYUTLU CATALAN
Bu seneki permütasyon-kombinasyon konusunun işlenmesi sırasında öğretmenimiz Catalan sayılarından
bahsetti. Karenin bir köşesinden köşegenin ucundaki köşesine yalnızca sağa ve yukarı hareket ederek ve köşegen
çizgisini geçmeden gidilen en az yol sayısının Catalan sayıları ile hesaplanabildiğini öğrendik. Catalan sayıları
ilgimizi çekti ve bu konuyla ilgili kitaplardan ve çeşitli kaynaklardan araştırmalar yaptık. Araştırmalarımız sırasında
bu sayıların kullanıldığı kare probleminin benzerini küpte uygulamayı düşündük ve bununla ilgili bir proje
hazırlamaya karar verdik.
Öncelikle geometrik yol kullanarak sonuca ulaşmayı hedefledik ve nxnxn’lik küpte incelemeler yaptık.
Amacımız kübün bir köşesinden cisim köşegeninin diğer ucundaki köşesine sağa, içeri ve yukarı hareket ederek
bu düzlemi geçmeden gidilen en az yol sayısını bulmaktı. Düzleme göre simetriden faydalanarak karedeki ispat
yolunun benzerini küpte kullandık ve bir formül elde ettik. Üç boyutlu bir şekil olan küpten faydalandığımız
için bulduğumuz formülle oluşturulan sayı dizisine “Üç Boyutlu Catalan” adını verdik. Formülü bazı Catalan
problemlerinin üç boyutlu uygulamasında kullanmayı denedik ve birkaç problem çeşidi daha elde ettik.
Boncuk sıralama sorusunu küp problemine benzeterek düzleme göre simetri yardımıyla çözebildiğimiz
gibi standart Catalan sayıları kullanarak başka bir yoldan da çözülebileceğini gösterdik. Bu durumda bir problem
çözümünün ispatını iki farklı şekilde gerçekleştirmiş olduk. Uyguladığımız modeli geliştirdik. Boncuk problemi ve
bu probleme benzetilerek çözülebilecek başka sorular için genel bir Catalan formülü elde ettik, bu formülün de
çeşitli yollarla ispatlarını yaptık.
Çalışmamız, bulduğumuz formüllerin başka Catalan problemlerine uygulanması ve değişik yollardan
ispatlarla desteklenmesi ile geliştirilebilir.
113
Danışman: Ömer GÜRLÜ
Osman AKAR
Emre GİRGİN
YENİ GEOMETRİK EŞİTSİZLİKLER ÜZERİNE FARKLI BİR ÇALIŞMA
Geometrinin bilinen eşitlik ya da eşitsizliklerini kullanarak bunlardan ilgi çekici ve kullanışlı yeni sonuçlar elde etmek ve elde edilen
bu sonuçların doğruluğunu göstermek, üçgen üzerinde daha önceden tanımlanmış özel noktaları da içeren yeni ve genel bir nokta kümesi
oluşturup, bu noktaların da yardımıyla için yeni eşitsizliklerin varlığını araştırarak elde edilen yeni eşitsizliklerin doğruluğunu göstermek,
değişken noktalarının düzlemdeki yerlerine göre, noktalarının pedal üçgenlerinin alanları arasında oluşan eşitsizlikleri incelemekti.
Bu çalışmamızda üçgenin yarı çevresini u, iç teğet çemberinin yarıçapını r ve çevrel çemberinin yarıçapını R ile gösterirken alanını da S ile
göstereceğiz. Bilinen ve ispatlarını değişik kaynaklardan bulduğumuz teorem ve sonuçları kaynak göstererek verirken kendi bulduklarımızı ise
 2 aşağıdaki
3√3 
iddamız2ve ispatlarını ispatımız şeklinde ele aldık. Bu çalışmamızın sonunda,
eldevardır.
ettik.
3√3
1. 2≤
ve 
≤ sonuçları
. eşitsizliği
1. ≤ 3√3 3√3
ve  ≤ 4 . 2
vardır.
4 eşitsizliği
2

3√3 
1. ≤ 3√3
ve  ≤ 3√3
. 2
eşitsizliği vardır.
3√3 
 2
3√3 
222
3√3

4 
eşitsizliği vardır.
≤≤ 43√3. .2
3√3

� eşitsizliği
̂
1
 2
3√3 
1.
≤
ve

≤
vardır.
2� � .
2
1.1.
ve
eşitsizliği
vardır.
1.
≤
≤
ve
ve


≤
≤
.
.
eşitsizliği
eşitsizliği
vardır.
vardır.
�
̂
eşitsizliği
vardır.

3√3

2

3√3




1
1. ≤
≤ 3√3
ve  ≤
≤ 3√3
eşitsizliği vardır.
vardır.
3√3
. 2
. ≤
 . ≤ 3√3
eşitsizliği
vardır.
1. ≤ 3√3 ve  ≤ 4 . 2 eşitsizliği vardır.

2
44 . 2
2eşitsizliği
4
2
22
3√3
1.
≤. 3√3
3√3
1.
2
2.
2.

224.2ve
≤
eşitsizliği
vardır.
�3√3
�2
2eşitsizliği

3√3

3√3



̂44 . 
13√3
2 2ve

1.
≤
ve
≤
.
vardır.



3√3

4
2
2
3√3
1.
≤
ve

≤
.
eşitsizliği
vardır.
3√3
2
2

3√3

1.
≤1.
≤
ve
≤
eşitsizliği
.
eşitsizliği
vardır.
vardır.
2.1.
≤
 1.
. ≤
.



≤
eşitsizliği
vardır.
4 ve
2 ≤.
3√3
̂
1 vardır.
eşitsizliği
�
̂
�
ve

≤
.
eşitsizliği
vardır.





1
4
2
3√3
1.
ve

≤
.
eşitsizliği
vardır.
�
�
̂
̂
�
�
2
≤
ve

≤
.
eşitsizliği
vardır.
̂





1
1
4
2
4
2
3√3
2
3√3
2vardır.
2
≤eşitsizliği
1 eşitsizliği

� 3√33√3
. 
1 4 
2

2
�
�
̂
1
√3
eşitsizliği
vardır.
vardır.
2. . � . � 3√3
4 3√3
2.
2.
1.
3√3
. 2��2.. .ve
̂4̂ ≤
≤
eşitsizliği
vardır.
vardır.
� .vardır.

≤eşitsizliği
eşitsizliği
3√3
̂̂1 ≤ 3√3
1 vardır.
1 2
̂�2.�≤�
� .̂̂eşitsizliği
≤
. eşitsizliği
eşitsizliği
vardır.
2.
≤≤
eşitsizliği
vardır.
2
3√3
2
. 2.222eşitsizliği
vardır.
vardır.

3.
.

eşitsizliği
vardır.2. 2 .  2 .  2 ≤ 3√3 eşitsizliği vardır.
3√3
3√3
eşitsizliği
vardır.
3√3 2.
�2 .  22̂ 2≤
1 ̂ eşitsizliği
4
2
3√3
2.2
. 
≤
 3√3
vardır.
2.
 22��2..�
vardır.
3√3
�≤

.
.�
≤
eşitsizliği
4 2
�
�
̂ 3√3
1 vardır.
2̂1 eşitsizliği
3√3
2.3.

. ̂
.
2.
2
� . 
�
�
1
�
1eşitsizliği
2
2
2
2. .
2̂ ≤
2.







vardır.

̂ 3√3
1 eşitsizliği
2. 
̂
̂
�
2.



.


.

.





≤

≤
eşitsizliği
eşitsizliği
vardır.
vardır.
2
3√3
2
2
3.




.

≤
vardır.
eşitsizliği
vardır.
3√3
.≤
3√3
≤ 13√3
eşitsizliği
vardır.
1 3√3
3√3
2
2.2.
vardır.
22.
vardır.
3√3
. .
��2�22. .2.
≤
eşitsizliği
vardır.
2 2
3√3
3√3
2
�
2
̂ 23√3eşitsizliği
eşitsizliği
̂31̂≤1≤
3√3
1eşitsizliği
2≤3√3
≤
eşitsizliği
vardır.
vardır.
9 .
3√3
̂̂
̂2.≤
3√3
2
2
3.̂. �. ̂2 ≤ 2 22 2 eşitsizliği
vardır.
3.
3.
2.
vardır.
̂2̂.̂
.

. 
.
eşitsizliği
eşitsizliği
vardır.
vardır.vardır.

eşitsizliği
3√3

3√3
23√3
≤
eşitsizliği
.
3√3
� . vardır.
3√3 2 2
3.

≤
eşitsizliği
vardır.
≤3√3
≤3√3
eşitsizliği
eşitsizliği
vardır.
vardır.
veya

≤ 2eşitsizlikleri
 
eşitsizlikleri
4√3
≤eşitsizliği
3.
̂. 
̂ ≤ 2 eşitsizliği vardır.
3√39
̂≤
̂≤
� .9,
��...
2̂ ≤ 3√3
vardır.
3.

.�
≤

3√3
≤≤
3.
̂̂ .. 
2

eşitsizliği
vardır.
veya
vardır.
≤
vardır.
4.2√3
9,
4√3
2229
3√3
̂ .4.2√3
̂�
2
3√3vardır.
.3√3
3√3
1.
≤
ve
.3√3
eşitsizliği
3.




.


≤
eşitsizliği
̂
�
3.
eşitsizliği
vardır.
3√3
3√3
2
2
̂
̂
̂
̂
3.


.



.



≤
eşitsizliği
vardır.
2
2
�
3√3
4
2
3√3
3.3.
. . 
. .2. ≤2 ≤eşitsizliği
eşitsizliği
vardır.
vardır.
veya
vardır.
≤vardır.
 eşitsizlikleri vardır.
4.2√3
≤
9,
4√3
≤
9vardır.
. 3.
3√3
̂
̂
�
̂
̂
�
̂
̂
�
9
3√3
3.


.



≤
eşitsizliği
vardır.
3√3
3eşitsizliği
2


.



.



≤
eşitsizliği
3.


.



.



≤
eşitsizliği
9
9
.
.
3√3
3√3
2
2
2
.veya
≤≤≤23√3
eşitsizlikleri
√3
≤≤ 9
3√3
.2 veya≤≤3√3 eşitsizlikleri
3√3
3√3
2≤9
9 . [], []ve
3√3 [] kenarl
veya

 eşitsizlikleri
vardır.
9,
4√3
eşitsizliği
eşitsizliği
vardır.
2vardır.
5.Bir
ABC
iç
bölgesinde
alınan
P≤
noktasından
üçgenin
� ≤üçgeninin
�
̂
1 ≤
eşitsizliklerivardır.
vardır.4.2√3 ≤
4.2√3
4.2√3
4√3
4√3
�4√3
veya
vardır.
4√3
2 vardır.
3√3
. veya
3.
2̂9,
.9,
eşitsizlikleri

. ̂≤
≤9
eşitsizliği
vardır.
veya
 ≤ 3√3
 eşitsizlikleri
eşitsizlikleri
vardır.
4.2√3
≤≤
9,
≤
[],
[]ve
2
2 eşitsizliği
5.Bir
ABC
bölgesinde
alınan
bir
Pbir
noktasından
üçgenin
kenarlarına
eşitsizliği
vardır.
veya
 ≤ []
 eşitsizlikler
9,
4√3
≤
9
.9 .
3√3
2.≤
üçgeninin
.  22
. iç
≤
eşitsizliği
vardır.
2
2
222 
2 vardır.
9
3√3
≤  2eşitsizlikleri
4.2√3
eşitsizlikleri
vardır.
4.2√3
4√3
≤
2. veya  ≤
vardır.
4.2√3
≤
9,
4√3
≤
2
3√3
29,
2 .
2
9 veya
.9
3√3
3√3
2
2

3√3
[],
[]ve
[]
veya
≤. 2veya
vardır.
4.2√3
≤
9,
4√3
≤ 2 2
5.Bir ABC
üçgeninin
iç
bölgesinde
alınan
üçgenin
kenarlarına
3√3P noktasından
. veya
3√3
2
29
2 3√3
bir
eşitsizlikleri
vardır.
4.2√3
≤ 9,
4√3
≤ 9
.9 . ≤
veya

≤

≤

eşitsizlikleri

eşitsizlikleri
vardır.
vardır.
4.2√3
4.2√3
≤
9,
≤
9,
4√3
4√3
≤
≤
veya

≤

eşitsizlikleri
vardır.
[],
[]ve
[]
|
|
|
|
nin
iç
bölgesinde
alınan
bir
P
noktasından
üçgenin
kenarlarına
=

=

3 o
,

ve

olsun.
,
ve |
inilen
dikmelerin
ayakları
sırasıyla

veya

≤

eşitsizlikleri
vardır.
4.2√3
≤
9,
4√3
≤
9
9
.
.
3√3
3√3
2
2
4.
veya
eşitsizlikleri
vardır.
≤≤
9,
≤iç≤
veya
 ≤
3√3
eşitsizlikleri
vardır.
4.2√3
[],
[]ve
5.Bir
ABC
üçgeninin
iç
bölgesinde
P, noktasından
kenarlarına
veya
alınan
≤2 [],

eşitsizlikleri
vardır.
4.2√3
9,
1ve
1 üçgenin
1 , |
1 | = 1[]
2|
1 | =olmak
2
2bir
2 1 2 olsun.
[],
[],
[]ve
[]ve
[]
[]
3√3 alınan
5.Bir
5.Bir
ABC
ABC
üçgeninin
üçgeninin
iç
bölgesinde
bölgesinde
alınan
bir
bir
P
P
noktasından
noktasından
üçgenin
üçgenin
kenarlarına
kenarlarına
2
2≤
|
|
|
[]ve
[]
=

=
ve
inilen
dikmelerin
ayakları
sırasıyla

ninin
iç
bölgesinde
alınan
bir4√3
P4√3
noktasından
kenarlarına
9
.üçgenin
2
2
9
9
.
.veya
3√3
3√3
[],
[]ve
[]
2 2
̂
̂
veya


≤


eşitsizlikleri
eşitsizlikleri
vardır.
vardır.
≤2
5.Bir
ABC
üçgeninin
iç
bölgesinde
alınan
bir
P
noktasından
üçgenin
kenarlarına
�
1
1
1
1
1
1
2
1
5.BirP ABC
üçgeninin
iç bölgesinde
alınan
bir 
P3 nokta
3.
|
.üçgeninin

|. 
 ≤iç
eşitsizliği vardır.
veya
≤12bir
4.2√3
≤ 9,ayakları
4√3
≤ sırasıyla
[]ve
[]
[],
[]
alınan
bir
noktasından
üçgenin
kenarları
ABC
üçgeninin
içvardır.
bölgesinde
alınan
P1 eşitsizlikleri
noktasından
üçgenin
kenarlarına
2 veya
2 2
=
1 , |
=
[]ve
ve

olsun. |1 |vardır.
ve
olmak
inilen
dikmelerin
1, 
veya5.Bir

≤≤

eşitsizlikleri
eşitsizlikleri
vardır.
3≤≤ 2
2 bölgesinde
[],[],
[]ve
[]
1 |5.Bir
2ABC
1 =
3
5.Bir
ABC
üçgeninin
iç
bölgesinde
alınan
bir
P
noktasından
üçgenin
kenarlarına
3
2=[],
2
[],
[]ve
[]
5.Bir
ABC
üçgeninin
iç
bölgesinde
alınan
bir
P
noktasından
üçgenin
kenarlarına
2
2
2
|
|
|
|
|
|
,

ve

olsun.
,
ve
olmak

=

=

[],
[],
[]ve
[]ve
[]
[]
nrdır.
ayakları
sırasıyla

.ABC
[]
.|
≤
üzere,
5.Bir
5.Bir
üçgeninin
iç9bölgesinde
bölgesinde
alınan
bir
üçgenin
ke
ölgesinde
bir
Pdikmelerin
noktasından
kenarlarına
|noktasından
|=
|P1bir
=Pnoktasından
2 üçgenin
1alınan
olsun.
ve |1 | = 3 olmak kenarla
inilen
dikmelerin
ayakları
sırasıyla
iç, 
1ABC
1ABC
1 ayakları
1sırasıyla
2 noktasından
1|
3=
1
33
[]ve
[]
5.Bir
üçgeninin
içsırasıyla
bölgesinde
alınan
bir
P|
noktasından
üçgenin
kenarlarına
[],
[]
|
|=
, 
,1
ve
ve
P
olsun.
,|
ve
ve
olmak
=
olmak
11,, |
[]ve

=
=
kenarlarına
333olmak
5.Bir
ABC
iç üçgenin
bölgesinde
alınan
üçgenin
kenarlarına
inilen
inilen
dikmelerin
ayakları


1 ve 3√3
1 , |1ayakları
[]ve
|
|
|bir
|=
5.Bir
üçgeninin
iç
bölgesinde
bir
Polsun.
noktasından
üçgenin
.ABC

.|

üçgeninin
üzere,

ve

olsun.
, []ve
ve
1 1[],
=[]
nbölgesinde
ayakları alınan
sırasıyla

. 1
1alınan
11
1
1121[]
111|||
111||[],
2221
1121|≤
|
|
ve
olsun.
ve
olmak
=
==
[],
=
inilen
dikmelerin
ayakları
sırasıyla

2|
1 ,Püçgeninin
1 | = [],
1|
3
1 ve
olsun
inilen
dikmelerin
sırasıyla
1 ,|
3
[]ve
11
iç
bölgesinde
alınan
alınan
bir
bir
P1noktasından
noktasından
üçgenin
üçgenin
kenarlarına
kenarlarına
13
veya
≤, 21
eşitsizlikleri
vardır.
4.2√3
≤ 39,
4√3
≤ sırasıyla
| =, |
| =olmak
||ayakları
|
|
, 
1 olsun.
ve
olm
 ,1|
=ve
2|
dikmelerin
sırasıyla
11üçgenin
=
=
ayakları
,,[]ve

ve
[]
olsun.
, |
ve
olmak
inilen
sırasıyla

üçgeninin
.Pnoktasından
≤1 ayakları
üzere,
dikmelerin
[],
[]ve
5.Bir
ABC
içüçgenin
bölgesinde
alınan
Pnoktasından
noktasından
kenarlarına
1ve
1
1
1
1 []ve
1 || =
1 ||inilen
|1|
| |
| |
|=
1 .bir
2
3üçgeninin
ve
olsun.
=
=1|olması
inilen
dikmelerin
[],
[],
[]ve
[]
[]
2
iç
içbölgesinde
alınan
alınan
bir
P[]
noktasından
üçgenin
kenarlarına
kenarlarına
5.
Bir
ABC
iç bölgesinde
alınan
bir
P=
ve
kenarlarına
inilen
dikmelerin
ayakları
3bölgesinde
1sırasıyla
1 
1ve
1|
2
1
3||
|
|
|
| []
ve
111bir
olsun.
,=
ve
olmak
=üzere,
1|üçgenin
=inilen
22| ≤
= 33|ayakları
inilen
dikmelerin
ayakları
sırasıyla

3 1
[]ve
|
| 3=11içinde
|1sırasıyla
||
|2gerekir.
|3=ol
an
üçgenin
kenarlarına
≤
31
3| = ayakları
eşitsizliğin
için

nin

merkezlı

yarıçaplı
çember
,

,


ve
olsun.

olsun.
,
,
ve
ve

=
=

=
=

inilen
dikmelerin
dikmelerin
ayakları
sırasıyla
12,, 
1 
1 | |
1.|,|
1sağlanması
|
|
|
|sırasıyla
|
3
, üzere,

ve
111.dikmelerin
olsun.
,
ve
olmak

=


rı
sırasıyla
[],
.


1
1
1
1
1
1
1
1
1
1
2
1
1
|
3
,

ve

olsun.
ve
olmak

=

=

inilen
dikmelerin
|
|
|
|
1inilen
1
1
1
3
=

=

=


ve

olsun.
,
ve
olmak
dikmelerin
ayakları
sırasıyla

üzere,


.

.

.

≤
≤


1
2
3
|
|
|
|
|
|
=

=

=

,

ve

olsun.
,
ve
olmak
inilen
ayakları
sırasıyla

eşitsizliğin
sağlanması
için

nin

merkezlı

yarıçaplı
çember
içinde
olması
gerekir.
≤

1
11 1 1 1
125.Bir
2 1
133 3
3
1ve
1|
1
2. olsun.
333 ≤ |
üzere,
ve
. 1221olsun.
11ve
1 =
1
2 ABC
1
üzere, 1 . 2üçgenin
. 3 ≤ [],
 []ve [] kenarlarına
üçgeninin
|
|
|
|ayakları
|=
|1=
| 1=12
1.
ve
, 
olmak
,1|
çember
3olmak
kları
aklarısırasıyla
sırasıyla
, 1,inilen
1
1ve
1için
1=
1merkezlı
2 
1 |
1| =
üzere,
2≤
. 
. 1olsun.
≤ 33|
üzere,
eşitsizliğin
sağlanması
=1nin
içinde
|
|
| =3iç3bölgesinde
,ve
ve
ve|
olsun.
, |
olmak alınan bir P noktasından

sırasıyla
1. .
3 3≤1 

olmak
2dikmelerin
3olsun.
üzere,
6.ABC
.=

|
| 3|=
,11, 
ve

, |
, |
olmak
1
=
=3
yakları
sırasıyla
sırasıyla

1yarıçaplı
1 | = üzere,
1olması
11|gerekir.
2 3.ve
2
1
1
11
1
1çember
1
1 |1 |=
21 2
11|1 |=
3 3olmak
üzere,
|
.
1olsun.
≤ .33 |
|üzere,
| yarıçaplı
=
=
akları
ması
için
nin
üzere,
içinde
olması
aldığımız
P olsun.
noktasını
üçgenin
çevrel
çemberinin
iç bölgesinde
al
üzere,
üzere,
üçgeninin
.1düzleminde
için
. 3
. düzleminde
ayakları
3 ≤merkezlı
 3sırasıyla
1 .. 
2sağlanması
3
3için
1 | = 
1 , |
1nin
2üzere,
sağlanması
2≤
nin

çember
içinde
olması
1dikmelerin
2
≤
1çember
 3olmak
ve
eşitsizliğin
eşitsizliğin
için

nin
nin

merkezlı
merkezlı

gerekir.
yarıçaplı
yarıçaplıçember
çembereşitsizliğin
içinde
içindeolması
olması
gerekir.
gerekir.
|
|
6.ABC
üçgeninin
aldığımız
noktasını
üçgenin
alırsak
= 1 ,çevrel
2gerekir.
= iç

P
1eşitsizliğin
ve|
olmak  yarıçaplı
inilen
1 ,yarıçaplı
nması
için
merkezlı
merkezlı

yarıçaplı
içinde
olması
gerekir.
13. ≤
1 1sağlanması
2. .
1 ve
1 | sağlanması
1 | = çemberinin
1 | 
3 bölgesinde
eşitsizliğin
sağlanması
için

nin

merkezlı

yarıçaplı
çember
içinde
olması
gerekir.
2
32 ≤
için
nin
merkezlı
3
3
eşitsizliğin
sağlanması
için
nin
 merkezlı
 yarıçaplı
çember
içinde
olması
gerekir.
eşitsizliğin
sağlanması
nin
 merkezlı
 yarıçaplı
çember
içinde
olması
gerekir.
6.ABC
üçgeninin
aldığımız
P noktasını
üçgenin
çevrel
çemberinin
iç
bölgesinde
alırsak,
üzere,
1 . 2 .düzleminde
3 üçgenin
≤için
 
eşitsizliğin
sağlanması
için
nin 
merkezlı
merkezlı
yarıçaplı
çember
içinde
olması
gerekir.
3  için
eşitsizliğin
sağlanması
için

nin

merkezlı

yarıçaplı
çember
içinde
olması
gerekir.
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
çevrel
çemberinin
iç
bölgesinde
alırsak,
ile

arasında

≤

eşitsizliği
vardır.
elde
edilen
pedal
üçgeninin
alanı

eşitsizliğin
eşitsizliğin
sağlanması
sağlanması

için
nin


nin
merkezlı


yarıçaplı

yarıçaplı
çember
çember
içinde
içinde
olması
olması
gerekir.
gerekir.
.

.

≤

üzere,

n

nin

merkezlı

yarıçaplı
çember
içinde
olması
gerekir.
6.ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
üçgenin
çevrel
çemberinin
iç
bölgesinde
alırsak,




1
2
3
eşitsizliğin
sağlanması
 merkezlı
nin
PPmerkezlı

yarıçaplı
çember
içinde
olması
gerekir.
6.ABC
6.ABC
üçgeninin
üçgeninin
düzleminde
düzleminde
aldığımız
Pnoktasını
noktasını
üçgenin
çevrel
çevrel
çemberinin
çemberinin
iç
bölgesinde
bölgesinde
alırsak,
alırsak,
eşitsizliğin
için
 için
nin


yarıçaplı
çember
içinde
olması
gerekir.
 ≤  eşitsizliği
vardır.
elde
edilen
pedal
üçgeninin
alanı  ile  arasında
eşitsizliğin
sağlanması
için
Paldığımız
nin

merkezlı
yarıçaplı
çember
içinde
olması
gerekir.
nçin
düzleminde
aldığımız
Psağlanması
noktasını
üçgenin
çevrel
çemberinin
iç üçgenin
bölgesinde
alırsak,
6.ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
noktasını
üçgenin
çevrel
çemberinin
içiçbölgesinde
bölgesinde
alırsak,
6.ABC üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P noktasınıalırs
üçg
eşitsizliğin
sağlanması
için
nin
0ile
01
çember
içinde
olması
gerekir.
ı için
 
nin
nin
 
merkezlı
merkezlı


yarıçaplı
yarıçaplı
çember
çember
içinde
içinde
olması
olması
gerekir.
6.ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P noktasını
üçgenin
çevrel
çemberinin
iç bölgesinde
6.ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
Pgerekir.
noktasını
üçgenin
çevrel
çemberinin
iç
alırsak,
arasında
 ≤ çember
eşitsizliği
vardır.
elde
edilen
pedal
üçgeninin
alanı
olması
eşitsizliğin
sağlanması

nin
merkezlı
merkezlı
 yarıçaplı
yarıçaplı
içinde
olması
gerekir.
olması

6.ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
Paldığımız
noktasını
çevrel
çemberinin
iç bölgesinde
alırsak,alı
ası
ınde
için
için
nin
nin
merkezlı
merkezlı

yarıçaplı
yarıçaplı
çember
çember
içinde
gerekir.
gerekir.
eşitsizliğin
sağlanması
için
 nin aldığımız
P
çember
içinde
olması
gerekir.
6.ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
üçgenin
çevrel
çemberinin
iç
bölgesinde
alırsak,
ile

arasında

≤≤için
içinde
eşitsizliği
vardır.
üçgeninin
alanı
noktasını
mber
içinde
olması
6.ABC
6.ABC
üçgeninin
düzleminde
düzleminde
Pyarıçaplı
noktasını
Püçgenin
noktasını
üçgenin
çevrel
çevrel
çemberinin
iç bölgesinde
iç bölgesind
7.ABC
üçgeninin
Lüçgenin
(Lemoine
noktası),
Qçemberinin
(Brocard
noktası),
I (üçg
aldığımız
Pelde
üçgenin
çevrel
çemberinin
iç
bölgesinde
alırsak,
ile
merkezlı
arasında
noktasını

eşitsizliği
vardır.
eldeçevrel
edilen
pedal
üçgeninin
alanı

gerekir.
pedal
düzleminde
alanı
6.ABC
üçgeninin
P noktasını
üçgenin
çemberinin
içüçgeninin
bölgesinde
ile
ileP
arasında
arasında


≤
≤


eşitsizliği
eşitsizliği
vardır.
vardır.
6.ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
noktasını
üçgenin
çevrel
çemberinin
iç
bölgesinde
alırsak,
elde
edilen
edilen
pedal
üçgeninin
üçgeninin
alanı

aldığımız
 alırsak,
 ≤ edilen

6.ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
üçgenin
çevrel
çemberinin
iç
bölgesinde
alırsak,
ile

arasında


eşitsizliği
vardır.
al
üçgeninin
alanı

7.ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
L
(Lemoine
noktası),
Q
(Brocard
noktası),
I
(üçgenin







ile

arasında

≤

eşitsizliği
vardır.
elde
edilen
pedal
üçgeninin
alanı





ile

arasında

elde
pedal
üçgeninin
alanı

6.ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
üçgenin
çevrel
çemberinin
iç
bölgesinde
alırsak,
elde
edilen
pedal
üçgeninin
alanı
iç iç
 eşitsizliği vardır.
minde
emindealdığımız
aldığımız
P 6.ABC
Pnoktasını
noktasını
üçgenin
üçgenin
çevrel
çevrel
çemberinin
çemberinin
bölgesinde
alırsak,
alırsak,
 arasında
≤eşitsizliği
çemberinin
vardır.  alırsak,
elde
edilen
üçgeninin
alanı
ile
 ≤
alırsak,
elde
pedal
üçgeninin
alanı
aldığımız
6.ABC
üçgeninin
aldığımız
P noktasını
üçgenin
iç bölgesinde
7.ABC
düzleminde
aldığımız
P
L (Lemoine
noktası),
Q
(Brocard
noktası),
I düzleminde
(üçgenin
üçgeninin
düzleminde
Pbölgesinde
üçgenin
çevrel
çemberinin
içpedal
bölgesinde
alırsak,

 eşitsizliği
 ile
 arasında
arasında
≤çevrel
elde
edilen
pedal
üçgeninin
alanı
alanı
zleminde
eminde
aldığımız
aldığımız
Pedilen
Püçgeninin
noktasını
noktasını
üçgenin
üçgenin
çevrel
çevrel
çemberinin
çemberinin
iç
içnoktasını
bölgesinde
bölgesinde
 ile
 arasında
noktasını
arasında
 ≤
Ialırsak,
eşitsizliği
vardır.
elde
edilen
pedal
üçgeninin
alanı
alanı
n
çevrel
çemberinin
iç
alırsak,
ile
ağırlık
merkezi)
Q≤
eşitsizliği
vardır.
eşitsizliği
vardır.
vardır.
elde
elde
edilen
edilen
pedal
pedal
üçgeninin
üçgeninin
G(üçgenin
 ile
(Brocard
düzleminde
aldığımız
PPbölgesinde
noktasını
Lüçgeninin
(Lemoine
noktası),
Q
noktası),
(üçgenin
içvardır.
teğet
çemberinin
merkezi)
vealanı
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
ala
elde
pedal

eşitsizliği
vardır.
nin
alanı 
 ile

 arasında
 merkezi)
 ≤aldığımızda
7.ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
L
(Lemoine
noktası),
(Brocard
noktası),
I
(üçgenin
ile

arasında
≤

eşitsizliği
elde
edilen
pedal
üçgeninin

 ile
 arasında
 ≤

ile

arasında

≤

eşitsizliği
vardır.
elde
edilen
pedal
üçgeninin
alanı

7.ABC
7.ABC
üçgeninin
üçgeninin
düzleminde
düzleminde
aldığımız
aldığımız
P
P
noktasını
noktasını
L
L
(Lemoine
(Lemoine
noktası),
noktası),
Q
Q
(Brocard
(Brocard
noktası),
noktası),
I
I
(üçgenin
(üçgenin
ile

arasında

≤

eşitsizliği
vardır.
edilen
alanı





iç
teğet
çemberinin
merkezi)
ve
G(üçgenin
ağırlık
oluşan
üçgenlerin
alanlar
düzleminde
aldığımız
noktasını
L
(Lemoine
noktası),
Q
(Brocard
noktası),
I
(üçgenin








ile
arasında
eşitsizliği
vardır.
7.ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P noktasını
noktasını
(Lemoine
noktası), Q
Q (Brocard
(Brocard
noktası),
(üçgenin
 üçgeninin
≤L (Lemoine
vardır.
elde
edilen
pedal
üçgeninin
alanı
 ile Parasında
7.ABC
düzleminde
P noktasını
L (Le
ileteğet
elde
üçgeninin
arasında
arasında
pedal
≤≤
eşitsizliği
eşitsizliği
vardır.
vardır.
ninin
eninin
alanı
alanı
ile
 eşitsizliği
7.ABC




7.ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
noktasını
noktası),
Q aldığımız
(Brocard
noktası),
I (üçgen
düzleminde
aldığımız
LL (Lemoine
noktası),
II (üçgenin
iç
çemberinin
merkezi)
vealanı
G(üçgenin
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
ile ağırlık
arasında
 ≤noktası),
 eşitsizliği
vardır.
edilen
üçgeninin
P
ile
ile


arasında
arasında


≤
≤


eşitsizliği
eşitsizliği
vardır.
vardır.
eninin
geninin
alanı
alanı


7.ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
L
(Lemoine
noktası),
Q
(Brocard
noktası),
I
(üçgenin










7.ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
L
(Lemoine
noktası),
Q
(Brocard
noktası),
I
(üçgenin

eşitsizliği
vardır.
nin
ve
G(üçgenin
ağırlık
merkezi)
aldığımızda
oluşan
alanları
sırasıyla
,noktası),
, I
düzleminde
olsun.
Bu ağırlık
alanlar
arasında,
≤L (Lemoine

noktası),
ve(Brocard
||
≥ ||
≥ ||
≥I
7.ABC
7.ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
aldığımız
P merkezi)
noktasını
P(Lemoine
noktasını
L (Lemoine
noktası),
Q
Q
(Brocard
noktası),
noktası),
 merkezi)
nde
aldığımız
P7.ABC
Lüçgeninin
(Lemoine
noktası),
Q
(Brocard
Iüçgenlerin
iç
teğet
çemberinin
merkezi)
ve
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları

 ve
noktası),
 ≤(Brocard
||
7.ABC
düzleminde
aldığımız
Pağırlık
noktasını
L (Lemoine
noktası),
Q7.ABC
(Brocard
IG(üçgenin
(üçgenin
iç
içnoktasını
teğet
teğet
çemberinin
çemberinin
merkezi)
merkezi)
ve
ve
G(üçgenin
G(üçgenin
ağırlık
merkezi)
merkezi)
aldığımızda
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
üçgenlerin
alanları
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P noktasını
Lüçgenlerin
(Lemoine
noktası),
Qsırasıyla
(Brocard
noktası),
(üçgenin
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P noktasını
I (üçgenin
,
,üçgeninin

ve
olsun.
Bu
alanlar
arasında,

 ≤noktası),
ve
≥G(üçgenin
||
≥ ||
≥I (üçg
|
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P noktası),
noktasını
L(üçgenin
noktası),
Qoluşan
(Brocard
(üçgenin
rinin
merkezi)
aldığımızda
oluşan
alanları
içve
teğet
çemberinin
merkezi)
ve
G(üçgenin
ağırlık
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
noktası),
Ialanları
 ≤
 ≤ Q≤
iç Lağırlık
teğet
çemberinin
merkezi)
ve
ağırlık
me
minde
eminde
aldığımız
aldığımız
P7.ABC
noktasını
PG(üçgenin
noktasını
L (Lemoine
Lağırlık
(Lemoine
noktası),
noktası),
Q
Q
(Brocard
(Brocard
noktası),
I(Lemoine
I (üçgenin
iç
teğet
çemberinin
merkezi)
ve G(üçgenin
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanl
iç
teğet
çemberinin
merkezi)
ve
G(üçgenin
ağırlık
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
ve
merkezi)
Bu
alanlar
arasında,
≤
≤ 
içve
||
≥ ||
≥ ||
≥
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P noktası),
noktasını
L(üçgenin
Q
(Brocard
noktası),
I ||
(üçgenin
 ,
 , 
 olsun.
merkezi)
 ≤noktası),
teğet
çemberinin
merkezi)
vemerkezi)
G(üçgenin
ağırlık
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
eminde
leminde
aldığımız
aldığımız
P7.ABC
Pnoktasını
noktasını
L L(Lemoine
(Lemoine
noktası),
noktası),
QQ(Brocard
(Brocard
noktası),
noktası),
I(Lemoine
(üçgenin
I||
(üçgenin
iç
teğet
çemberinin
ve
G(üçgenin
ağırlık
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
ve

olsun.
Bu
alanlar
arasında,
≤

≤

≤
ve
||
≥
||
≥
≥
||
ne
noktası),
Q
(Brocard
noktası),
I
(üçgenin
iç
teğet
iç
teğet
çemberinin
çemberinin
merkezi)
ve
G(üçgenin
ve
G(üçgenin
ağırlık
ağırlık
merkezi)
merkezi)
aldığımızda
aldığımızda
oluşan
oluşan
üçgenlerin
üçgenleri
ala
iç
teğet
çemberinin
merkezi)
ve
G(üçgenin
ağırlık
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
eşitsizlikleri
vardır.
kezi)
ve
G(üçgenin
ağırlık
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
7.
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
L
(Lemoine
noktası),
Q
(Brocard
noktası),
I
(üçgenin
iç
teğet
çemberinin
merkezi)
ve
sırasıyla
,
,

ve

olsun.
Bu
alanlar
arasında,
≤

≤

≤

ve
||
≥
||
≥
||
≥
||





iç
teğet
çemberinin
merkezi)
ve
G(üçgenin
ağırlık
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
iç
teğet
çemberinin
merkezi)
ve
G(üçgenin
ağırlık
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
,
,
,
,


ve
ve


olsun.
olsun.
Bu
Bu
alanlar
alanlar
arasında,
arasında,
≤
≤


≤
≤


≤
≤


ve
ve
||
||
≥
≥
||
||
≥
≥
||
||
≥
≥
||
||
sırasıyla
sırasıyla








içalanlar
teğet
çemberinin
merkezi)
ağırlık
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
Bu
arasında,
aldığımızda
ve
≤G(üçgenin
oluşan
ve
||
≥ ||
≥alanları
||
eşitsizlikleri
vardır.
ağırlık
,

merkezi)
ve 
≤
 ≤merkezi)
 ≤||
ve
sırasıyla
olsun.
alanlar
arasında,
≤ ≥
||
≥ ||
||
≥
||
≥ alanları
||
 ve  olsun.
 ≤Bu
sırasıyla≤,
≤
Bu alanlar
arasında,
≤

merkezi)
erkezi)
veveG(üçgenin
G(üçgenin
ağırlık
merkezi)
aldığımızda
üçgenlerin
üçgenlerin
 ,≤
 ve
 olsun.
, 
ve
≥
olsun.
Bualanlar
alanlar
arasında,

||
ve ||
≥≥||
≥ ||
≥ |
sırasıyla
,
,, 
ve
 olsun.
Bu alanlar
arasında,
alanları
≤
≤aldığımızda
sırasıyla
ve sırasıyla
||
≥
≥
eşitsizlikleri
vardır.
iç teğet
merkezi)
veoluşan
G(üçgenin
ağırlık
oluşan
üçgenlerin
alanları
, ,
ve

 ||
 
ağırlık
çemberinin
 ≤
alanları
,
,
olsun.
Bu
alanlar
arasında,
≤
≤ve
ve
≥||
||
≥
||
||
merkezi)
merkezi)
veveG(üçgenin
G(üçgenin
ağırlık
merkezi)
merkezi)
aldığımızda
aldığımızda
oluşan
oluşan
üçgenlerin
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
,,||
,ABC

olsun.
Bu
arasında,
≤P≤
||
≥
||
≥

 ve
≤
sırasıyla
,≤
,
ve
olsun.
Bu
alanlar
arasında,
merkezi)
≤
eşitsizlikleri
≤
 ve
||
||
≥
||
bir
||

 ≤
zi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
sırasıyla
,


olsun.
BuBu
alanlar
Bu
alanlar
arasında,
arasında,
≤
||

≤≥
≤ve
veçemberinin
||
≥||
||
≥ ||
≥≥merkezi
||
≥me
≥
|
 ,

 
 ≤
 ≤
G(üçgenin
ağırlık
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla,
,olsun.
olsun.
alanlar
arasında,

r.sun.
8.Dar
açılı
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
noktasını
(üçgenin
içteğet
çemberinin
Bu alanlar
arasında,
≤
ve
||
||
≥ ||

 ≥
üçgeninin
 ve

ve
||
 ≤
I ≤
içteğet

sırasıyla
,

olsun.
Bu ≥
alanlar
arasında,

≤
≤

ve
≥
||
≥,≥
||
≥
,

 ≤
Bu
sırasıyla
, 

olsun.
alanlar
arasında,
≤≥≤
||
≤
ve
||
≥||
||
≥
||
≥
||
eşitsizlikleri
eşitsizlikleri
vardır.
sırasıyla
,ve
≤
olsun.
Bu
alanlar
arasında,
ve
||
≥
||
≥
||
 ve
ve
 ≤

vardır.
açılı
bir||
ABC
düzleminde
aldığımız
P noktasını
I≤
(üçgenin
dır.
 ,vardır.

≤
||

 
≤

 ≤
8.Dar
eşitsizlikleri
vardır.
eşitsizlikleri
vardır.
olsun.
olsun.
Bu
Bu
alanlar
alanlar
arasında,
arasında,


≤


≤
≤


ve
ve
||
||
≥
≥
||
||
≥
≥
||
≥
≥
||
||
 olsun.
  ≤
 ≤
 düzleminde
 
 ve
eşitsizlikleri
eşitsizlikleri
vardır.
eşitsizlikleri
vardır.
8.Darsırasıyla
açılı
bir
ABC
üçgeninin
aldığımız
noktasını
I (üçgenin
çemberinin
≥ve
≤
alanlar
||
≤  eşitsizlikleri
≤ içteğet
≥ vardır.
||
≥merkezi)
|| ≥ ||
olsun.
Bu
Budüzleminde
alanlar
alanlar
arasında,
arasında,

||
||
≥
≥arasında,
||
||P≥≥
||
||
≥≥
vardır.
 ,
 ≤
||
 ve ||
≤
 
, ≤
 
olsun.
≤≤
 Bu
 ve
eşitsizlikleri
vardır.
eşitsizlikleri
vardır.
||
≥
||
≥
||
||
C
aldığımız
PPnoktasını
I(üçgenin
içteğet
merkezi)
 olsu
ve
Heşitsizlikleri
(üçgenin
diklik
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
veolsun.
eşitsizlikleri
vardır.
vardır.
 ≤  ve
8.Dar
açılı
bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P noktasını
I (üçgenin
içteğet
çemberinin
eşitsizlikleri
vardır.
eşitsizlikleri
vardır.
8.Dar
8.Dar
açılı
açılı
bir
bir
ABC
ABC
üçgeninin
üçgeninin
düzleminde
düzleminde
aldığımız
PPnoktasını
noktasını
Imerkezi)
I(üçgenin
(üçgenin
içteğet
çemberinin
çemberinin
merkezi)
merkezi)
ve
Bu
veiçteğet
H
(üçgenin
diklik
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
merkezi)
eşitsizlikleri
vardır.
Cüçgeninin
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
noktasını
I (üçgeninaldığımız
içteğetçemberinin
çemberinin

8.Dar
açılı
bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
noktasını
(üçgenin
içteğet
çemberinin
merkezi)
8.Dar
açılı
bir
ABC üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P no
8.Dar
açılı
bir
ABC
üçgeninin
aldığımız
P noktasını
I (üçgenin
çemberinin
merkezi)
8.Dar
açılı
bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P noktasını
I içteğet
(üçgenin
içteğet
çemberinin
merke
8.Dar
açılı
bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
PP üçgenlerin
noktasını
II (üçgenin
içteğet
çemberinin
merkezi)
ve

olsun.
Budüzleminde
ve
H
(üçgenin
diklik
merkezi)
aldığımızda
oluşan
alanları
sırasıyla

eşitsizlikleri
vardır.
 üçgeninin
 merkezi)
8.Dar
açılı
bir
ABC
düzleminde
aldığımız
Paldığımız
noktasını
I (üçgenin
içteğet
çemberinin
merkezi)
8.Dar
açılı
bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
I
(üçgenin
içteğet
çemberinin
ve

olsun.
Bu
iklik
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla

≤

ve
||
≥
||
alanı
8.Dar
8.Dar
açılı
bir
açılı
ABC
bir
üçgeninin
ABC
üçgeninin
düzleminde
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
P
noktasını
I
(üçgenin
I
(üçgenin
içteğet
içteğet
çemberinin
çemberinin
mer
nin
düzleminde
aldığımız
Pbir
noktasını
Imerkezi)
(üçgenin
içteğet
çemberinin
merkezi)
ve

olsun.
Bu
ve
H
(üçgenin
diklik
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla

 olsun.


8.Dar
açılı
bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
I
içteğet
çemberinin
merkezi)
ve
ve
olsun.
olsun.
Bu
Bu
ve
ve
H
Haçılı
(üçgenin
(üçgenin
diklik
diklik
merkezi)
aldığımızda
aldığımızda
oluşan
oluşan
üçgenlerin
üçgenlerin
alanları
alanları
sırasıyla
sırasıyla


8.Dar
bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P 
noktasını
I
(üçgenin
içteğet
çemberinin
merkezi)


ve

olsun.
Bu
ve
H
(üçgenin
diklik
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla

≤
ve
||
≥
||
alanı
8.Dar
açılı
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
I
(üçgenin
içteğet
çemberinin
merkezi)
ve

Bu
diklik
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla






ve

olsun.
Bu
ve
H
(üçgenin
diklik
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla



 merkezi)
veoluşan
HH
(üçgenin
diklik
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üç
 olsun.
geninin
ninin düzleminde
düzleminde
aldığımız
Pbir
noktasını
Pdiklik
noktasını
I (üçgenin
I (üçgenin
içteğet
içteğet
çemberinin
çemberinin
merkezi)
 olsun.
Hiçteğet
(üçgenin
merkezi)
aldığımızda
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
 ve
ve
diklik
Bu aldığımızda
Haldığımız
(üçgenin
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
çemberinin
≤açılı
bir
||
≥
||
alanı
8.ve
Dar
açılı
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P noktasını
Ive(üçgenin
içteğet
çemberinin
merkezi)
ve
(üçgenin
diklik
merkezi)
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P merkezi)
noktasını
I (üçgenin
merkezi)

 ve
Bu
ve H
(üçgenin
diklik
merkezi)
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
sırasıyla
eninin
geninin
düzleminde
düzleminde
aldığımız
aldığımız
PABC
Pnoktasını
noktasını
I (üçgenin
I (üçgenin
içteğet
içteğet
çemberinin
çemberinin
merkezi)
 ve
 olsun.
ve diklik
olsun.
Bu merkezi)
ve
H8.Dar
(üçgenin
diklik
merkezi)
aldığımızda
üçgenlerin
alanları
H
|
≥≥aldığımızda
||
ını
I (üçgenin
içteğet
çemberinin
merkezi)
eşitsizlikleri
vardır.
||
≥olsun.
||
alanı
ve
olsun
 o
ve
H||
ve(üçgenin
(üçgenin
merkezi)
aldığımızda
oluşan
oluşan
üçgenlerin
üçgenlerin
alanları
alanları
sırasıyla

 ≤ve
ve
oluşan
Bu alanı
erkezi)
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
oluşan
≤sırasıyla
sırasıyla
≥
||

 ve
ve
diklik
ve
(üçgenin
diklik
merkezi)
aldığımızda
üçgenlerin

 olsun.
≤
≤
vediklik
||
||
≥
||
||
olsun.
BuBu Bu aldığımızda
alanı
alanı
ve
H oluşan
(üçgenin
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
vardır.
alanları
 vesırasıyla
eşitsizlikleri
ve
H
(üçgenin
diklik
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
||
||


 ve
ve
 
≤H

ve
||
≥≥||
||
alanı
 ve
 olsun.
≤  ve || ≥ ||
alanı

ve
ve


olsun.
olsun.
Bu
Bu
merkezi)
merkezi)
aldığımızda
aldığımızda
oluşan
oluşan
üçgenlerin
üçgenlerin
alanları
alanları
sırasıyla
sırasıyla



≤

ve
||
≥
||
alanı




≤

ve
||
≥
alanı
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
ve
olsun.
Bu
alanı
ve
eşitsizlikleri
vardır.
eşitsizlikleri
vardır.
ve≥||
Bu
ve H≤
(üçgenin
diklik||
sırasıyla
vardır.
 ve ||
≤eşitsizlikleri
alanıalanı
ve
olsun.Bu
Bu alanları
merkezi)
merkezi)aldığımızda
aldığımızda
oluşan
oluşan
üçgenlerin
üçgenlerin
alanları
alanlarıaldığımızda
sırasıyla
sırasıyla 
ve
 olsun.
9.Bir
oluşan
ve
 olsun.
 üçgenlerin
ve
ve
alanı
r.kerin
||
Bumerkezi)
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P noktasını
Ge (Gergonne
noktası),
I (üçgenin
iç
≤ 
||
ve
||
≥ ||
≥ ||
 ≤ 
| alanları sırasıyla
eşitsizlikleri
 olsun.

  ≤
düzleminde
≤

ve ≥
||
≥ ||
alanı
eşitsizlikleri
eşitsizlikleri
vardır.
||
≥
||
alanı
9.Birvardır.
ABCalanı
üçgeninin
aldığımız
Peşitsizlikleri
noktasını
Ge
(Gergonne
noktası),
I (üçgenin
iç teğe
ve
||
≥
||
alanı

  ≤
vardır.
eşitsizlikleri
vardır.
 ve
vardır.
≥ır.
≥||
||
eşitsizlikleri
vardır.
9.Birvardır.
ABC
üçgenininiçdüzleminde
aldığımız P noktasını
Ge (Gergonne
noktası), I (üçgenin iç teğet
eşitsizlikleri
vardır.
9.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
Ge
(Gergonne
noktası),
I
(üçgenin
teğet
≤

ve
||
≥
||
alanı
eşitsizlikleri
|
≥
≥
||
||


eşitsizlikleri
vardır.
nin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
Ge
(Gergonne
noktası),
I
(üçgenin
iç
teğet
,
çemberinin
merkezi)
ve

(Nagel
noktası)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla

eşitsizlikleri
eşitsizlikleri
vardır.
vardır.
9.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
Ge
(Gergonne
noktası),
I
(üçgenin
iç
teğet
Ge
eşitsizlikleri
vardır.
eşitsizlikleri
vardır.
9.Bir
9.Bir
ABC
ABC
üçgeninin
üçgeninin
düzleminde
düzleminde
aldığımız
aldığımız
P
P
noktasını
noktasını
Ge
Ge
(Gergonne
(Gergonne
noktası),
noktası),
I
I
(üçgenin
(üçgenin
iç
iç
teğet
teğet
çemberinin
merkezi)

noktası)
aldığımızda
üçgenlerin
alanları
eşitsizlikleri
vardır.
ninin düzleminde
aldığımız
P noktasını
Ge (Gergonne
noktası),
(üçgenin
iç teğet
Ge , ve
9.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
noktasını
Ge (Gergonne
(Gergonne
noktası),
(üçgenin
içdüzleminde
teğet
9.9.Bir
Bir
ABCüçgeninin
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P Inoktasını
Ge
(Gergonne
noktası),
Ive
(üçgenin
iç noktası)
teğet
çemberinin
merkezi)
ve
Nasırasıyla
(Nagel
,
çemberinin
merkezi)
ve
(Nagel
(Nagel
aldığımızda
oluşanoluşan
üçgenlerin
alanları
Gesırasıyla
9.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P noktasın
9.Bir
ABC
üçgeninin
aldığımız
P noktasını
Ge (Gergonne
noktası),
I  ve
(üçgenin
iç teğ
ABC
düzleminde
PP noktasını
Ge
noktası),
IIsırasıyla
(üçgenin
iç
teğet
çemberinin
merkezi)
ve

(Nagel aldığımız
noktası)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
eşitsizlikleri
vardır.
Ge
 ve aldığımız
9.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
P≥
noktasını
Ge
(Gergonne
noktası),
I noktası),
(üçgenin
iç(üçgenin
teğet
9.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P(üçgenin
noktasını
Ge
(Gergonne
noktası),
I ve
(üçgenin
iç ,
teğet
||
||
||
,
ve
ezi)
ve

(Nagel
noktası)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla

olsun.
Bu
alanlar
arasında,
≥

≤

≤

eşitsizlikleri
vardır.

9.Bir
9.Bir
ABC
ABC
üçgeninin
üçgeninin
düzleminde
düzleminde
aldığımız
aldığımız
P
noktasını
P
noktasını
Ge
(Gergonne
Ge
(Gergonne
noktası),
I
(üçgenin
I
iç
t
leminde
aldığımız
P
noktasını
Ge
(Gergonne
noktası),
I
iç
teğet
,
ve
çemberinin
merkezi)

(Nagel
noktası)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla

Ge




Ge
9.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
Ge
(Gergonne
noktası),
I
(üçgenin
iç
teğet
|| ≥≥||
,
, teğet
ve
ve ||
çemberinin
çemberinin
merkezi)
merkezi)
ve
ve


(Nagel
(Nagel
noktası)
noktası)
aldığımızda
aldığımızda
oluşan
oluşan
üçgenlerin
üçgenlerin
alanları
alanları
sırasıyla
sırasıyla
arasında,
Ge
9.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
Palanları
noktasını
GeGe
(Gergonne
IBu
iç
teğet
Bu alanlar
arasında,
≥ ||
 ≤

Ge
eşitsizlikleri
vardır.
 olsun.
Ge

||
||
olsun.
alanlar
≥
eşitsizlikleri
≤ 
Ge(Nagel
eşitsizlikleri
vardır.
9.Bir
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
noktasını
noktası),
I(üçgenin
(üçgenin
iç
, ve
ve noktası),
kezi)
ve  aldığımız
(Nagel
noktası)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
sırasıyla
(Gergonne
 ≤≤
Ge
noktası)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
olsun.
Bu
alanlar
arasında,
vardır.
,
ve
çemberinin
merkezi)
ve

(Nagel
noktası)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
ve
Ge
çemberinin
merkezi)
noktası)
aldığımızda
Ge
üzleminde
düzleminde
aldığımız
PABC
Pnoktasını
noktasını
Ge
Ge
(Gergonne
(Gergonne
noktası),
noktası),
I ≥IP(üçgenin
(üçgenin
iç
içteğet
teğet
,
çemberinin
merkezi)
ve,

(Nagel
noktası)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
Ge
||
||
ve
çemberinin
merkezi)
ve

(Nagel
noktası)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla

alanlar
arasında,
≥
iç
≤
(Gergonne
Ge 
eşitsizlikleri
vardır.

9.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P(üçgenin
noktasını
Ge
noktası),
I (üçgenin
teğet
Ge
 iç
 olsun.

 ≤ çemberinin
,
merkezi)
vemerkezi)
(Nagel
noktası)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
Ge
düzleminde
aldığımız
aldığımız
P||
PBu
noktasını
noktasını
Ge
Ge
(Gergonne
(Gergonne
noktası),
noktası),
I I||
(üçgenin
iç
teğet
teğet
ve ,
,
ve
çemberinin
merkezi)
ve

(Nagel
noktası)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla

||
||
nlar
arasında,
≥
≥

≤

≤

eşitsizlikleri
vardır.
eanlar
(Gergonne
noktası),
I
(üçgenin
iç
teğet
10.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını

(Lemoine
noktası),
(Brocard
noktası)
ve
M
10.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını

(Lemoine
noktası),
(Brocard
noktası)
çemberinin
çemberinin
merkezi)
ve

ve
(Nagel

(Nagel
noktası)
noktası)
aldığımızda
aldığımızda
oluşan
oluşan
üçgenlerin
üçgenlerin
alanları
alanları
sırasıyla
sırasıyla
Ge

,
ve
düzleminde
(Nagel
noktası)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla

||
||
||
olsun.
Bu
alanlar
arasında,
≥
≥

≤

≤

eşitsizlikleri
vardır.



Ge
Ge M
, ve
çemberinin
ve

(Nagel
aldığımızda
oluşan
alanları
sırasıyla
||
||
||
||
||
Geoluşan
 ≤
olsun.
Bu
Bualanlar
alanlar
arasında,
arasında,
≥
≥
≥||

≤

Ge
eşitsizlikleri
vardır.
vardır.


çemberinin
merkezi)
ve

aldığımızda
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
Ge


(Lemoine
Ge arasında,
||
10.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız Pnoktasını
Bu
noktası), ||
(Brocard
noktası)
ve
,ve
çemberinin
merkezi)
ve
(Nagel
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
,
arasında,
≥ ||
≥ merkezi)
(Nagel
≤
noktası)
≤
noktası)
eşitsizlikleri
Ge
olsun.

 ≤
Ge eşitsizlikleri
||
||
||
olsun.
Bu
alanlar
arasında,
≥≥
≥
≤
≤≤üçgenlerin
eşitsizlikleri
vardır.
||
Ge
 ve

 noktası)
Ge
olsun.
alanlar
≥ ||
≥ ||

,
Ge
,
ve

e 
(Nagel
(Nagelnoktası)
noktası)
aldığımızda
aldığımızda
oluşan
oluşan
üçgenlerin
üçgenlerin
alanları
alanları
sırasıyla
sırasıyla
 vardır.


||
||
||
||
||
||
olsun.
Buvardır.
alanlar
arasında,
≥üçgenlerin
≥ alanları
≤
≤, 
≤veeşitsizlikleri
eşitsizlikleri
vardır.
eşitsizlikleri
Ge
 ,
 ve
Bu
alanlar
arasında,
≥

≤
ve


10.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
noktasını
(Lemoine
noktası),
noktası)
veGeM
,
çemberinin
merkezi)
ve

(Nagel
noktası)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla

(Brocard

 Ge
Ge
 olsun.

 ≤
Ge olsun.
||
||
Bu
arasında,
≥ ||
≥||
sırasıyla
vardır.

,
eve

(Nagel
(Nagelnoktası)
noktası)
aldığımızda
aldığımızda
oluşan
oluşan
üçgenlerin
üçgenlerin
alanları
alanları
sırasıyla
sırasıylaGe
noktası)
olsun.
Bu alanlar
(antisimedyan
noktası)aldığımızda
oluşan
 ve ||

 L≤
||P≥
||


Ge
Lve
olsun.
Bu
arasında,
≥
≥
Ge
≤

ABC
eşitsizlikleri
vardır.

inin
düzleminde
aldığımız
Palanlar
noktasını
noktası),
(Brocard
ve
M
||
||
||
,
şan
alanları
sırasıyla
ve
olsun.
Bu al
(antisimedyan
noktası)aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
olsun.
olsun.
Bu
alanlar
Bu
alanlar
arasında,
arasında,
≥
≥
≥(Lemoine
≥
sırasıyla
sırasıyla
(Brocard
≤

≤
eşitsizlikleri
eşitsizlikleri
vardır.
vardır

alanlar


 ≤
||
||
||
nda,üçgenlerin
≥
≥

≤
ve
≤ ||
eşitsizlikleri
vardır.
10.
Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P||
noktasını
(Lemoine
noktası),
Q
(Brocard
noktası)
M
(antisimedyan
noktası)aldığımızda
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
Pvenoktasını
||
noktası),
noktası)
M
Ge

L , 
 ve

 ≤

 ≤

Ge
Ge
||
||
||
olsun.
Bu
alanlar
arasında,
≥
≥
10.Bir
≤
Ge
≤

eşitsizlikleri
vardır.

||
||
||
(Lemoine
Ge||
olsun.
Bu
alanlar
arasında,
≥
≥

≤

≤

eşitsizlikleri
vardır.
10.Bir
10.Bir
ABC
ABC
üçgeninin
üçgeninin
düzleminde
düzleminde
aldığımız
aldığımız
P
P
noktasını
noktasını


(Lemoine
(Lemoine
noktası),
noktası),
(Brocard
(Brocard
noktası)
noktası)
ve
ve
M
M

||
,
ve
olsun.
Bu
alanla
(antisimedyan
noktası)aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları

olsun.
Bu
alanlar
arasında,
≥
≥

≤

≤

eşitsizlikleri
vardır.

ninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını

(Lemoine
noktası),
(Brocard
noktası)
ve
M



Ge



Ge
L


10.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını

(Lemoine
noktası),
(Brocard
noktası)
ve
M



Ge
10.Bir
ABC vardır.
üçgeninin
düzleminde
aldığımız noktası)
P noktasını
||
||
||
arasında,
asında, ||
≥≥||
≥olsun.
≥||

≤arasında,
≤≤
≤Ge
aldığımız
eşitsizlikleri
vardır.
vardır.
≤ vardır.
düzleminde
ve
≥ ||
≥ ||
arasında,
Lnoktası)
ABC
düzleminde
aldığımız
Peşitsizlikleri
noktasını
 (Lemoine
noktası),
(Brocard
 ≤
Geeşitsizlikleri
10.Bir
ABC
P||
noktasını
 (Lemoine
(Brocard
M||aldığımız

ve
üçgeninin
olsun.
Bu
(antisimedyan
noktası)aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
L , 10.Bir
 ≤alanlar
 ve
||
||
Bu alanlar
≥
≥

≤ noktası),
10.Bir
eşitsizlikleri
||
ABC
üçgeninin
P noktasını
eşitsizlikleri
(Lemoine
noktası),
(Brocard
noktası)
venokt
Mvev
||
||
arasında,
arasında,||
≥≥
≥üçgeninin
≥||
düzleminde



eşitsizlikleri
vardır.
vardır.


 ≤
Ge
≤≤
sırasıyla
 ≤
GeGe
10.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P noktasını
ve
(Lemoine
noktası),
(Brocard
noktası)
ve
Mve


olsun.
Bu
alanlar
ktası)aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
eşitsizlikleri
||
eşitsizlikleri
vardır.
≤≤

≤alanlar
oluşan
≥aldığımız
||
≥ ||
arasında,
olsun.
10.Bir
10.Bir
ABC
üçgeninin
ABC
üçgeninin
düzleminde
düzleminde
P eşitsizlikleri
noktasını
Psırasıyla
noktasını
 (Lemoine
(Lemoine
(Brocard
noktası)
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
olsun.
Bu
alanlar
arasında,
eşitsizlikleri
leminde
P10.Bir
noktasını
üçgeninin
(Lemoine
noktası),
(Brocard
noktası)
M
venoktası),
 noktası),
olsun.
Bu(Brocard
alanlar
(antisimedyan
noktası)aldığımızda
üçgenlerin
alanları
L, vardır.
L , üçgenlerin
 ≤  ≤aldığımız
Geoluşan
Lnoktası)


ABC
düzleminde
aldığımız
Pnoktasını
sırasıyla
(Lemoine
ve||

ve
ve

olsun.
Bu
Bu
alanlar
(antisimedyan
(antisimedyan
noktası)aldığımızda
noktası)aldığımızda
oluşan
oluşan
alanları
sırasıyla

10.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
 (Lemoine
noktası),
(Brocard
ve
M
vardır.
≤
noktası)
ve
||
≥M
||
≥ aldığımız
||
vardır.

10.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
Pve
noktasını
ve
(Lemoine
noktası),
(Brocard
ve
M
,üçgenlerin

ve
olsun.
Bu
alanlar
oktası)aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla

LLL,, ,noktası),



ve
olsun.
Bu
alanlar
(antisimedyan
noktası)aldığımızda
oluşan
alanları
sırasıyla
arasında,
L(Brocard
noktası)

Lüçgenlerin
alanları
(antisimedyan
noktası)aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
al
≤
11.
>
ise

olsun.
üzleminde
düzlemindealdığımız
aldığımız
P
P
noktasını
noktasını

(Lemoine

(Lemoine
noktası),
noktası),
(Brocard
(Brocard
noktası)
noktası)
ve
M
M
 ve | | ≥ |oluşan
 |
 Bu alanlar
,

ve

olsun.
Bu
alan
(antisimedyan
noktası)aldığımızda
üçgenlerin
alanları
sırasıyla

,

ve

(antisimedyan
noktası)aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla

≤

≤

ve
||
≥
||
≥
||
eşitsizlikleri
vardır.
arasında,

L ve
 olsun.

10.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P noktasını
ve
(Lemoine
(Brocard
noktası)
ve M
noktası)aldığımızda
Lnoktasını
  (Lemoine

, 
Bu
oluşanoluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
Lsırasıyla
ndüzleminde
düzleminde
aldığımız
aldığımız
P≥
Pnoktasını
(Lemoine
noktası),
(Brocard
(Brocard
noktası)
noktası)
ve
MM (antisimedyan
,
ve

olsun.
Bu
alanlar
(antisimedyan
noktası)aldığımızda
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
LLnoktası),
≤  ve
||
≥
||
||
eşitsizlikleri
vardır.
noktası),
(Brocard
noktası)
ve
M||
veolsun.
alanlar
olsun.
Bu ala
B
(antisimedyan
noktası)aldığımızda
noktası)aldığımızda
üçgenlerin
üçgenlerin
alanları
alanları
sırasıyla
L , 

ve
≤Bu

vealanlar
|
|||
≥≥ |
11.
>
ise
ve
,noktası),
oluşan
veoluşan

olsun.
Bu
alanlar
dığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
vardır.
≤
≤
||
eşitsizlikleri
vardır.
arasında,
emoine

L , ve
,
olsun.
Bu
|
 |oluşan
(antisimedyan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla

L≥

≤

noktası)aldığımızda
≤
≤noktası)aldığımızda


ve
ve
||
≥
||
||
≥
≥
||
||
eşitsizlikleri
eşitsizlikleri
vardır.
vardır.
, 
ve

olsun.
Bu
alanlar
arasında,
arasında,

≥
(antisimedyan
noktası)aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
L11.



≥||
ve
olsun.
(antisimedyan
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla


||
≥
||
||
eşitsizlikleri


12.
≥
≥
≥
||
≥ ||
≥ ||
≤
ve
|
≥≥
>L
(antisimedyan
ise
LLL≤


≤

≤

ve
||
≥
||
≥
||
eşitsizlikleri
vardır.
arasında,

LL,

 ≤  ve oluşan


  ≥
alanlar


 |ve
 ||| ≥ ||
≤

≤

ve
||
≥
||
≥
||
eşitsi
arasında,



,

,

ve
ve


olsun.
olsun.
Bu
Bu
alanlar
alanlar
aldığımızda
ı)aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
üçgenlerin
alanları
alanları
sırasıyla
sırasıyla


L


≤

≤

ve
||
≥
||
≥
||
eşitsizlikleri
vardır.
arasında,

L
L




≤

ve
||
≥|
||
≥ve
||
eşitsizlikleri
vardır.
arasında,
L ≤≤

veve
|
11.
>üçgenlerin
üçgenlerin
ise
veL≤olsun.
alanlar
(antisimedyan
noktası)aldığımızda
alanları
sırasıyla
L , 
 veBu
||
≥||
||
≥
||
eşitsizlikleri
vardır.vardır.
arasında,
,|oluşan

veüçgenlerin

olsun.Bu
Bu
alanlar
alanlar
ı)aldığımızda
oluşan
oluşan
alanları
sırasıyla
sırasıyla
||


 | ≥≥
L ≤
 
L ,L

 ||
olsun.
≤ alanları
≤
||
≥
eşitsizlikleri
vardır.

,arasında,

ve

Bu
alanlar
rısı)aldığımızda
sırasıyla
L11.
≤

≤
≤


≤
ve

ve
||
≥
||
≥
||
≥
||
≥
||
eşitsizlikleri
eşitsizlikleri
vardır.
arasında,
arasında,


Lolsun.
 ≤
≤ve

ve
|
|
≥
|
|
||
≥
||
≥
||
eşitsizlikleri
vardır.
13.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
Δ
(Euler
çemberinin
merkezi
),
H
(üçgenin


12.
≥

≥

≥

≥

ve
||
≥
||
||
≥
||
≥
||
L
L




≤

ve
|
|
≥
|
|
11.
>

ise



≤


ve
||
≥
||
≥
||
eşitsizlikleri
vardır.
arasında,
≤

ve
||
≥
||
≥
||
eşitsizlikleri
vardır.
arasında,







ve
ve
|
|
| |≥
|
|
11.
>
>
||
|ise
ise
Leşitsizlikleri
≤≤

vardır.
ve||
≥ ||
≥ || eşitsizlikleri vardır. 12.≥  ≥
arasında,
L≤

ve
ve |
|11.
≥
|
L

  ≥  ≥  ve || ≥ || ≥
||

≤

|||



ve
|
≥ |
|
11.
>
ise

||
||
  ≤
 
≤ ||
 ve | | ≥ | |
11.
> ≥ise||
 ≥
 ||
≤ve
≥≥||
≥
≥
||
eşitsizlikleri
vardır.

 ve

≤ ve
 ve|
| ≥ |
>
ise

≤≤
|| ≥
| ||
11.
>
||
ise

||
≥
|| ≥eşitsizlikleri
vardır.
arasında,
12.

≥

ve
||
|| ≥ ||
|| ≥ ||
 |

≥
≤eri

ve||
||≥≥||
||
≥≥
||
eşitsizlikleri
eşitsizlikleri
vardır.
vardır.
≤
ise
≥oluşan
|
11.11.
>  ise


≤≥|
ve
 L
diklik
aldığımızda
üçgenlerin
alanları sırasıyla Δ ve H olsun. Bu alanlar

ve
merkezi)
 ≤
≤

ve
|
| |
≥
|
>
 ise
≥
≤
ve
| |
ve
| ≥|≥
|||
≥
>
ABC
ise
>
üçgeninin
|
 ≥
 ≥
 || | |
≥vardır.
≥≥|
 ve
||
≥
||
≥
||
||
13.Bir
aldığımız
P noktasını
Δ (Euler
çemberinin
merkezi
), H (üçg
|11.
ise

 |
|
 ||
12.
11.
≥ABC
11.

≥
||
≥P |||
≥ ||
|
 ≥
≤

ve
≥
>
≥

|
≤

ve
|
|ve
≥||
|
11.
>11.
≥ise
≥
 ||
 düzleminde

≤

ve
|
|
≥
|
11.
>

ise

12.
12.
≥




≥


≥
≥

ve
||
||
≥
≥
||
||
≥
||
||
≥
≥
||
||
≥
≥
||
||
 ≥13.Bir
 ≥
 ≥
 ve
≥

 ||
 ≥
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
noktasını
Δ
(Euler
çemberinin
merkezi
), H (üçgenin

≥
ve
||
||
≥
||
≥
||
≥
||




















12.
≥

≥

≥

≥

ve
||
≥
||
≥
||
≥
||
≥
||





12.
12.
≥ ≥≥||

ve
ve
|
|
| ≥|
|
≥ 
 ≥ 
 ≥  ve || ≥ || ≥ || ≥
 |≥
 |  || 

vardır.

ve
≥≥
≥≥
≥

ve
||
≥ ||
≥ ||
≥||
12.
≥

 düzleminde
ve ||
≥|
||
≥P ||
≥ ||
≥ ||
13.Bir
ABC
noktasını
Δ (Euler
çemberinin
),≤H
(üçgenin
 ve
∆≥
 eşitsizlikleri
≤
ve |
≥≥
11.
>üçgeninin
 ≥
ise
≥
||
 ≥
||
|
|
|
12.12.
≥arasında,|∆|
merkezi
≥≥
≥||
||
≥
||
≥||
||
≥
||
 
 | aldığımız
 | ≥
 ve|
 | |≥≥|
  
  ≥



12.
≥

≥

≥
ve
||
||
||
≥
||
≥
||
ninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
Δ
(Euler
çemberinin
merkezi
),
H
(üçgenin
ve

olsun.
Bu al
diklik
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla

12.
12.
≥

≥
≥


≥


≥
≥


≥
ve

ve
||
≥
||
≥
||
≥
≥
||
≥
||
≥
||
≥
||
≥
||




≥
 vedüzleminde
|| ≥12.
||12.
≥≥
||
≥≥P||
||
13.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
noktasını Δalanları
(Euler çemberinin
), Holsun.
Δ
H(üçgenin
merkezi
 
  aldığımız

 Püçgenlerin
≥
≥
≥düzleminde
≥≥
≥

ve
≥≥P||
≥≥
||
||
≥çemberinin
||
13.Bir
13.Bir
ABC
ABC
üçgeninin
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
aldığımız
P≥
noktasını
noktasını
Δ
ΔH
(Euler
(Euler
çemberinin
merkezi
),aldığımızda
),H
(üçgenin
(üçgenin

≥
Δ
||
≥||
||
||
||
≥
||
Bu
alanla
diklik
merkezi)
oluşan
sırasıyla düzleminde
merkezi
||
≥

≥
||
||
≥
||
≥
||
eninin
aldığımız
noktasını
(Euler
çemberinin
merkezi
),≥
(üçgenin
||
ve
13.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
noktasını
(Euler
çemberinin
merkezi
HH(üçgenin
(üçgenin
Δ ve H aldığımız

 
||
 ve
13.Bir
ABC üçgeninin
≥
≥ve
ve
||
||
≥12.
≥||
||
≥≥≥
||
||
≥aldığımızda
≥
≥
≥||
||
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P noktasını
Δ (Euler
çemberinin
merkezi
), PH noktas
(üçgen
 ≥
 ve
13.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
PP noktasını
ΔΔsırasıyla
(Euler
çemberinin
merkezi
),), H
veABC
Hmerkezi
olsun.
Budüzleminde
alanlar
diklik
merkezi)
oluşan
üçgenlerin
alanları
Δ 13.Bir
12.

≥

≥
≥

ve
||
≥
||
≥
||
≥
||
≥
||
13.Bir
üçgeninin
aldığımız
P
noktasını
Δ
(Euler
çemberinin
merkezi
),
H
(üçgenin
≥


≥


ve
||
||
≥
≥
||
||
≥
≥
||
||
≥
||
||
≥
≥
||
||





13.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
P
noktasını
Δ
(Euler
çemberinin
),
H
(üçgenin




||
ve

olsun.
Bu
alanlar
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla

|
≥ || aldığımız
arasında,|∆|
≤

≥  eşitsizlikleri
13.Bir
13.Bir
ABC
üçgeninin
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
aldığımız
Pvardır.
noktasını
P noktasını
Δ
Δ (Euler
çemberinin
merkezi
merkezi
), H (üçg
), H
üzleminde
PABC
noktasını
Δ alanları
(Euler
çemberinin
merkezi
H
ve
Hçemberinin
olsun.
Bu
alanlar
diklik
merkezi)
aldığımızda
oluşan
alanları
sırasıyla
Δ(Euler
Δ aldığımız
∆
13.
Bir13.Bir
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
Palanları
noktasını
(Euler
çemberinin
merkezi
Hüçgenlerin
(üçgenin
diklik
merkezi)
aldığımızda
oluşan
ABC
üçgeninin
düzleminde
P(üçgenin
noktasını
Δalanlar
(Euler
çemberinin
merkezi
),alanlar
H),düzleminde
(üçgenin
ve
ve
Hmerkezi
olsun.
olsun.
Bu
alanlar
13.Bir
ABC
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
PHnoktasını
Δ sırasıyla
(Euler
çemberinin
), H
(üçgenin
diklik
diklik
merkezi)
merkezi)
aldığımızda
aldığımızda
oluşan
oluşan
üçgenlerin
üçgenlerin
alanları

arasında,|∆|
||
≤ABC
vardır.
13.Bir
üçgeninin
düzleminde
aldığımız
PH), noktasını
Δsırasıyla
(Euler
çemberinin
),Bu
H
(üçgenin
ve
Bu
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
sırasıyla

ΔΔ
H merkezi
∆ ≥  eşitsizlikleridiklik
ve
olsun.
Bu
alanlar
diklik
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
Δmerkezi
merkezi)
aldığımızda
üçgenlerin
alan
düzleminde
düzlemindealdığımız
aldığımız
PABC
Pnoktasını
noktasını
Δ
Δ
(Euler
(Euler
çemberinin
merkezi
), olsun.
H
), H
(üçgenin
(üçgenin
ve olsun.
olsun.
Bu
alan
||
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
 oluşan
ve
HHmerkezi)
olsun.
Bu
diklik
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
ΔΔ diklik
arasında,|∆|
≤üçgeninin
(Euler
≥çemberinin

eşitsizlikleri
vardır.
13.Bir
aldığımız
Palanları
Δ (Eulerdiklik
merkezi
), alanlar
H (üçgenin
H
∆düzleminde

Bu olsun.
alanlar
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
sırasıyla
n
düzleminde
düzleminde
aldığımız
aldığımız
PABC
Pnoktasını
noktasını
ΔΔ(Euler
çemberinin
çemberinin
merkezi
merkezi
),noktasını
),HH(üçgenin
(üçgenin
Δ veΔH ve
≤Hve
olsun.
Bu≥
alanlar
diklik
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
sırasıyla
çemberinin

eşitsizlikleri
vardır.
|

∆ ≥≥
Δzda
(Euler
çemberinin
merkezi
),vardır.
H
(üçgenin

ve

olsun.
Bu
ala
B
diklik
diklik
merkezi)
merkezi)
aldığımızda
aldığımızda
oluşan
oluşan
üçgenlerin
üçgenlerin
alanları
alanları
sırasıyla

Δ ve
ve

olsun.
Bu
alanlar
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla

||
arasında,|∆|



eşitsizlikleri
vardır.
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
olsun.
Bu
alanlar
arasında,
eşitsizlikleri
vardır.
diklik
Δ
Δ
H
H

olsun.
Bu
alanlar
diklik
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla

||
||
Δ
H
arasında,|∆|
arasında,|∆|
≤
≤




≥
≥


eşitsizlikleri
eşitsizlikleri
vardır.
vardır.
ve

olsun.
Bu
alanlar
diklik
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla

∆

||
ve

olsun.
Bu
alanlar
merkezi)
aldığımızda
oluşan
üçgenlerin
alanları
sırasıyla



eşitsizlikleri
Δ Δ ΔH H H
|| 
≥ 
eşitsizlikleri
vardır.
≤alanları
∆∆∆≥
∆ arasında,|∆|
üçgenlerinalanları
arasında,|∆|
≤ ||  ∆ ≥  eşitsizlikleri vardır.

 üçgenlerin
olsun.BuBu
alanlar
alanlar
ğımızda
mızda oluşan
oluşan
üçgenlerin
sırasıyla
sırasıyla

||
arasında,|∆|
≤ ||

≥eşitsizlikleri
 eşitsizlikleri
vardır.
Δ
Δveve
H olsun.
arasında,|∆|
≤


eşitsizlikleri
vardır.
∆
olsun.
Bu
alanlar
diklikolsun.
merkezi)
aldığımızda
oluşan
alanları
sırasıyla
Δ ve H≤ ||
∆ ≥ 
arasında,|∆|


≥

vardır.
veH
olsun.
olsun. Bu
Bu alanlar
alanlar
ğımızda
ığımızda
oluşan
oluşan
üçgenlerin
üçgenlerin
alanları
sırasıyla
sırasıyla


∆||

||

eşitsizlikleri
arasında,|∆|
≤alanları


Δ Δve
H H vardır.
||
vearasında,|∆|

Bu
alanlar
Δ arasında,|∆|
≥

≥
eşitsizlikleri

eşitsizlikleri
vardır.
vardır.
arasında,|∆|
arasında,|∆|
≤
≤



∆ 
 eşitsizlikleri
vardır. ≤
sırasıyla
Harasında,|∆|
∆
∆


||
≥

eşitsizlikleri
vardır.
≤
||
∆ ≥  eşitsizlikleri


≥

vardır.
|| ∆∆ ≥∆ eşitsizlikleri
vardır.


 ≥
eşitsizlikleri
eşitsizlikleri
vardır.
vardır.≤ ≤
∆ ≥
eşitsizlikleri
arasında,|∆|
|∆
eşitsizlikleri
vardır.
vardır. ||  ∆ ≥  eşitsizlikleri vardır.
∆ ∆≥≥
 
114
Danışman: Güler KUTLU
Aydın DEMİRCİ
İrem PINAR
EŞKENAR ÜÇGENİN İÇ SODDY ÇEMBERİ ÜZERİNE BİR İNCELEME
Üçgenlerin Soddy çemberleri hakkında araştırma yapmak ve bu çemberlerle ilgili bazı bağıntılar bulmaya
çalışmak. Özel olarak eşkenar üçgenin incelenmesi.
“Eşkenar üçgenin iç soddy çemberi ile ilgili genel bir bağıntı bulabilir miyiz?”
“Farklı boyutlardaki üç madeni para ikişer ikişer birbirlerine dıştan teğet olacak şekilde bir araya getiriliyor.
Bu üç paraya da teğet olacak şekilde bir madeni paranın boyutu ne olmalıdır?” sorusu matematikte “4 Madeni Para
Problemi” olarak bilinir. 4. Dairenin yarıçapını veren bağıntıya “Descartes Çember Teoremi” denir. Küçük çember “İç
Soddy çemberi”, büyük çember ise “Dış Soddy Çemberi” olarak adlandırılır.
Buradan yola çıkarak aşağıdaki sorulara cevap bulmaya çalıştık:
1)Eşkenar üçgende soddy çemberi ile ilgili ne gibi bağıntılar bulunabilir?
2)Eşkenar üçgenin iç soddy çemberine teğet başka soddy çemberi çizsek işimize yarayan bağıntı bulunabilir
mi?
3)Eşkenar üçgende aynı şekilde devam ederek ardışık soddy çemberleri elde etsek nasıl sonuçlar elde
ederiz?
Bir kenarının uzunluğu 2x birim olan eşkenar üçgenin iç Soddy çemberini inceledik. Bu çemberin yarıçap
uzunluğunu x e bağlı olarak yazdık. İç Soddy çemberinden yararlanarak üçgen içinde birbirine teğet olan
(On )
merkezli ( rn ) yarıçaplı çember dizisini x’e ve n’ye göre tanımladık. Bu çember dizisinin yarıçaplarını veren sayı
dizisinin genel terimini bulmaya çalıştık.
Bu çemberlerin yarıçapları ile oluşturulan sayı dizisinin genel terimini bulduk. Bu sayede elde edilen
dairelerin alanları ve çevrelerinin seri toplamlarını eşkenar üçgenin bir kenarının uzunluğuna bağlı olarak veren
formüller elde ettik.
115
Danışman: Eray KANPAK
Fatih İDİZ
Samet Resul ÇELİK
BİR ÜÇGENİN ÇEVREL PARABOLLERİNİN PARAMETRELERİ İLE ELEMANLARI ARASINDAKİ BAĞINTILAR
Her üçgenin çevrel çemberi olduğu bilinen bir bilgidir. ‘’Peki, bu bilgiden yola çıkarak üçgenin çevrel
parabolü nasıl olabilir?’’ sorusu sorarak projenin temelini oluşturduk. Yaptığımız literatür taramasında bu konuda
herhangi bir çalışmaya rastlamadık. Üçgenin çevrel parabollerini tanımlayarak bu parabollerin parametreleri ile
üçgenin elemanları arasındaki ilişkilerini inceleyerek üç önemli sonuca ulaştık.
1. Çevrel parabollerin parametreleri ile çevrel çemberin merkezinin üçgenin kenarlarına olan uzaklıkları
ters orantılıdır.
2. Çevrel parabollerin parametreleri açıların sekantlarının mutlak değeri ile doğru orantılıdır ve bu oran
ABC üçgeninin ortik üçgeninin iç teğet çemberinin yarıçapının yarısıdır.
116
3. Çevrel parabollerin parametrelerinin toplamı, çevrel çemberin yarıçapının 3 katından küçüktür.
Danışman: Naci DURMUŞ
Halil İbrahim UZUNLU
Münir KIYICI
GÜÇLER TOPLAMININ BULUNMASI
15. Ulusal Bilim olimpiyatlarında çıkan bir sorudan yola çıkarak,
( x1 , x2 , , xn )
deniliyor. Bu tür tüm ( x1 , x2 ,
olmak üzere,
( x1 , x2 , , xn ) ≤ k
pozitif tam sayılar
n-lisi için bu sayıların en büyüğü ile en küçüğünün toplamına bu n-linin gücü
, x ) n-lilerinin güçleri toplamını veren bir kuralın var olup olmadığını inceleyerek,
çalışmamız sonucunda aşağıdaki kuralları bularak bunların ispatını yaptık ve durumları örneklendirdik.
Bu tür tüm
+
1. x, y, z , k ∈ Z ve
eşittir.
+
( x1 , x2 , , xn ) n-lilerinin güçleri toplamını veren bulduğumuz bu kural;
( x, y, z ) ≤ k olmak üzere tüm ( x, y, z ) üçlüleri için güçler toplamı; k 3 ⋅ ( k + 1) çarpımına
2. x, y, z , k ∈ Z ve x1 , x2 , , xn
dir.
≤ k olmak üzere tüm ( x1 , x2 , , xn ) n lileri için güçler toplamı; k n ( k + 1)
Yukarıda elde ettiğimiz bu sonuçlar
x1 , x2 , , xn ∈ Z + ve sonlu sayılar olmak üzere olabilecek tüm (
x1 , x2 , , xn ) sıralı n-lileri için, bu n lilerin en büyük ve en küçük elemanlarının değerlerinin toplamları için
kullanılabilir.
2007 yılında 15. Ulusal Matematik Olimpiyatında çıkan “ x, y, z
≤ 9 pozitif tam sayılar olmak üzere, her
( x, y, z ) üçlüsü için, bu sayılardan en küçüğü ile en büyüğünün toplamına bu üçlünün gücü diyoruz. Bu tür
tüm ( x, y, z ) üçlülerinin güçlerinin toplamı kaçtır?” sorusunun dahiliyet ve hariciyet prensibinden faydalanarak
çözdüğümüzde çözümün çok uzun ve karmaşık olduğunu gördük Yukarıda sonuçlarını verdiğimiz modelleme ile
daha anlaşılır ve basit çözümünün olduğunu gösterdik.
117
Danışman: Uğur ŞAHİN
Kübra ŞAHİN
ÜÇÜNCÜ DERECEDEN DENKLEMLERİN ÇÖZÜM KÜMELERİ ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA (KÖKLERİN TÜRÜNE
GÖRE ÇÖZÜM KÜMELERİNİN ARAŞTIRILMASI)
İkinci dereceden denklemlerin köklerinin çok rahat bir şekilde diskriminant yardımıyla bulunabildiğini
biliyoruz. Buna benzer ifadenin üçüncü dereceden denklemler için de yapılıp yapılamayacağı üzerine bir araştırma
yaptım. Ancak üçüncü dereceden denklemlerin köklerini veren bağıntılar bu kadar rahat bulunamamaktadır.
Fakat genelde ya denklem çarpanlarına ayrılarak kökler bulunmaya çalışılmış ya da köklerle katsayılar arasındaki
bağıntılar kullanılmıştır. Ancak farklı ya da aynı kökler ifadesi pek yer almamaktadır. Eğer köklerin durumları bilinirse
çözümlerin daha kolay olacağını düşündüm. Köklerin türlerinden yararlanarak üçüncü dereceden denklemlerin
çözümlerini kolaylaştırmaya dönük bir çalışma yaptım. Burada türevin geometrik yorumundan faydalandım.
Olimpiyat sorularının çözümünde de yöntemimizin kolaylık sağladığını gördüm.
118
Danışman: Selim ÇELİK
Samet YILMAZ
Furkan KARAMAN
DİSKRİMİNANT(?) İLE EĞRİLERİN ALANINI HESAPLAMA
İntegralde kullanılanılan alan formülünden hareket ederek alanı delta ile hesaplamak. Bunun için delta, kökler
toplamı,çarpımı , farkı ve parabolün tepe noktasının kullanılması f(x)=ax2+bx+c fonksiyonu ∆>0 olan bir parabol eğrisi
belirtmek üzere kökleri x1 ve x2 olsun. (x1>x2)Bu parabol eğrisiyle x ekseni arasında kalan bölgenin alanı;
ifadesine ulaşılır.
f(x)=ax2+bx+c fonksiyonunda tepe noktasının ordinat değerini hesaplarsak;
değerine ulaşılır ki bu yukarıda hesapladığımız değerle aynıdır.
değeri f (x) fonksiyonunun tepe noktasının ordinatı ve
olmak üzere
Parabol eğrisiyle x ekseni arasında kalan bölgenin alanı;
Kökler farkıyla tepe noktasının ordinat değerinin çarpımının 2/3 katına eşittir. Daha genelleştirirsek;
Kökler farkı x_1-x_2=√∆/|a| ve tepe noktasının ordinatı (-∆)/4a olmak üzere; A= .(kökler farkı).(tepe noktasının ordinatının mutlak değeri)
olarak bulunur. Buradan da
formülümüz bulunur.
bulunan bu formül ;
1-Parabolün x ekseni ile arasındaki bölgenin alanı
2-Parabol ile parabol arasındaki bölgenin alanı (ortak çözüm denkleminin deltasını kullanarak)
3-Parabol ile doğru arasındaki bölgenin alanını(ortak çözüm denkleminin deltasını kullanarak)
ve bir çok alan sorusu ;
parabolün veya ortak çözüm denkleminin deltasını kullanarak rahatlıkla bulunabilir.
Bu formül; lise 4 öğrencilerinin integralin yanı sıra alan sorularının farklı bir yöntemini zorlanmadan kullanmalarını ve lise 2 öğrencilerinin integral konusunu
görmeden delta yardımıyla paraboller üzerine kurulu koordinat eksenindeki eğrisel bölgelerin alanını rahatlıkla bulabilmesine imkan vermektedir..
119
Danışman: Süleyman AKSOY
Beyza Nur TAŞ
Zuhal BATUR
BAZI MAKSİMUM PROBLEMLERİ İÇİN PRATİK YÖNTEM
Toplamları bilinen iki reel sayının çarpımlarının en büyük değeri için sayıları eşit almamız gerektiğini
biliyoruz. Peki bu problemi daha kompleks hale dönüştürürsek çözüm için pratik bir yöntem bulabilir miyiz? Acaba
değişkenlerle katsayıları ve kuvvetleri arasında bir orantı var mı? Projemizde cevabını aradığımız sorular bunlardı.
ve
verildiğinde,
ifadesinin en büyük değerini bulmak için basit cebirsel bir yöntem geliştirmek
ifadesinin en büyük değerini veren bir formül bulmak.
Birkaç problem üzerinde çalışılarak, x ve y değişkenleri arasında çeşitli eşitlikler üretildi. Bu eşitliklerin çözüm olup
olmadığını test edildi. En son bulunan eşitlik farklı problemler için test edildiğinde doğru sonuçlar elde edildi.
Daha sonra bulunan bu eşitlik türev yardımıyla ispatlandı.
1) Yaptığımız araştırmaların sonunda
verildiğinde,
ifadesinin en büyük değerinin,
olduğunu bulduk.
2) Ama bizi daha çok heyecanlandıran,
alabilmesi için, x ve y değişkenlerinin ;
verildiğinde,
ifadesinin en büyük değeri
orantısından bulunabilmesi oldu.
Bulduğumuz formül yardımıyla yazılabilecek bir bilgisayar programı, bize
ifadesinin en büyük
değerini ya da en büyük değeri için x ve y değişkenlerini hesaplayabilir. Bu da çeşitli meslek alanlarında pratik
çözümler sağlayabilir. Örneğin bir kâr fonksiyonu;
şeklinde ise ve x ile y arasında;
eşitliği varsa, en yüksek kârı ve en yüksek kâr için x ve y değerlerini kolayca bulabilir. Bu formülle ayrıca örneğin bir
kürenin içine yerleştirilebilecek maksimum hacimli silindirin hacmi kolayca bulunabilir.
120
Danışman: Selim EĞRİ
Halil İbrahim KARAKOÇ
Mücahit EKİNCİ
ARALARINDA ASALLIK VE BÖLÜNEMEME DURUMLARINDA İŞLEVSEL FORMÜLLER
‘‘ Olimpiyat kitabında görmüş olduğumuz bir soruya daha kolay nasıl bir çözüm getirebiliriz? ’’ düşüncesi
ile bu projeyi yapmaya karar verdik.
Bu konuda olimpiyat kitaplarından ve internetten mevcut formülleri ve teoremleri inceleyerek
çalışmalarımıza devam ettik. Bulunan teoremlerin sorularımıza kolay bir çözüm getiremediğini gördük. Bu konuda
da biz mevcut yolların kullanışlı olmadığını görerek kendi formüllerimizi oluşturmaya çalıştık.
Uzun uğraşlar sonucunda belli koşullar altında çeşitli formüller elde ettik ve elde etiğimiz formüllerin
bölünememe ve aralarında asal olma gibi durumlarda son derece kullanışlı olduğunu gördük.
Bulduğumuz bazı önemli formüller;
a1 , a2 , , an ikişerli aralarında asal sayıları göstermek üzere; N’ i a = EKOK (a1 , a2 , , an ) ’una bölünecek
şekilde ( Yani
N = a.t , t ∈ Z + ) seçilmek şartıyla; a1 , a2 , , an sayılarının hepsine birden bölünmeyen N den
küçük olan sayıların
( k1 , k2 , ,kn ) sayısını ve toplamını veren formüller,
K = {k1 , k2 , ….. kn } , T =
( a1 − 1).(a2 − 1). .... (an − 1) olmak üzere;
s( K ) =
N .T
a
N 2 .T
k1 + k2 + ….. + kn =
’ dir.
2.a
Bulmuş olduğumuz 8 tane formülden gereken formül kullanılarak sorular tek hamlede zahmetsizce
çözülebilmektedir. Soru içeriğindeki sayı değerlerinin artmasına karşın bizim bulmuş olduğumuz formüller yine
aynı kolaylıkla sorulara cevap verebilmekte 17 adımlık ve her adımında 7 basamaklı sayılarla uğraşmayı gerektiren
sorularda bulmuş olduğumuz formüller tek adımda çözümü vermektedir.
Projemizi yaparken özellikle bazı denklemlerin çözümü için günlerce uğraşmamızın, ısrarımızın,
azmimizin ve biraz da matematiksel yeteneğimizin yardımı istediğimiz sonuçlara ulaşmamızı sağladı.
Bu bağlamda zahmetsiz bir çözüm yolu bulmak için geliştirdiğimiz projemizin bize çok zahmet
çektirdiğini söyleyebiliriz.
121
Danışman: Mehmet UÇAR
Ramazan KALKAN
Ömer ÇULCU
ARABA PARK EDİLMESİNİN ZORLAŞTIRILMASI (!) VE FİŞ FIRLATMA OYUNLARI
Araba park etme oyunları ve fiş fırlatma oyunları gerek zihin fonksiyonlarını geliştirmesi yönüyle gerekse
de içeriğindeki kombinasyonel problemlerle, günümüz matematikçilerinin zevkli uğraşlarındandır. Amacımız
araba park etme fonksiyonlarıyla ilgili genel teoremleri oluşturmak ve bunları kendi yöntemlerimizle ispatlamak.
Bununla birlikte araba park etme fonksiyonunun fiş fırlatma oyunlarıyla olan enteresan ilişkisini açıklamak da
projemizin amaçları arasında yer alıyor.
Projemizin ilk aşamasında araba park etme oyunlarıyla ilgili yaptığımız araştırmaların sonucunda bu
fonksiyonla ilgili genel birçok bilgiye ulaştık. Bu bilgileri tablolar ile yorumladığımızda karşımıza birçok ilginç
örüntü ve sayı dizileri çıktı. Daha sonraki aşamada araba park etme fonksiyonu ve etiketli ağaçlar arasında tam bir
eşleştirme tasarladık. Bu tasarımızda şablon olarak kanonik formu kullandık. Ağaçlandırma işlemlerinde bilgisayar
biliminde seçili özelliklere göre istenilen bilgileri bulan algoritmalardan BFS (Breadth-First Search) kullandık. Bu
algoritma listeler, metinler ve şekiller üzerinde çalışır. Bu yöntemle aşağıdaki teoremleri ispatladık. Bu teoremler
ışığında haritalama tekniğini kullanarak fiş fırlatma oyunlarının kritik durumlarını açıkladık.
( Pn , n sayısı kadar sürücünün başarılı bir şekilde parketmesini ifade etsin. Pn,k , a1=k ile n sayısı kadar
sürücü başarılı bir şekilde parketmesini ifade etsin.)
=2. n, k +1
n,1
Teoremlerini ispatladık ve fiş fırlatma oyunlarının kritik durumlarını açıkladık.
Projemiz ile;
sayısı kadar sürücünün başarılı bir şekilde parketmesini ifade etsin.
,
ile n sayısı kadar
sürücü başarılı bir şekilde parketmesini ifade etsin. Bunu çözerek mükemmel birçok sonuç ortaya çıkardık. Ayrıca
bütün “parketme fonksiyonları” ve alakasız görünen “fiş fırlatma oyunlarının kritik durumları” arasında tam eşleşme
uygunluğunu gösterebiliyoruz.
122
Danışman: Murat ÇOKSEYREK
Ali GÖLGE
Tolunay ÖFTEKLİ
ÜLKE BAYRAKLARINDA COĞRAFYANIN İZLERİ
Toplumların yaşam biçimini oluşturan kültür öğeleri coğrafyadan etkilenir. Bu çalışma ile; Ülkeler ve
toplumlar için özel bir anlam ifade eden bayrakların taşıdığı simge,renk ve diğer öğelerin yaşanılan coğrafyadan
etkilenme düzeyi ortaya konulmuştur.
Çalışma; Beşeri Coğrafyanın alt inceleme dalı olan Kültürel Coğrafya kapsamı içerisinde değerlendirilebilir.
Araştırma kapsamında toplam 203 ülkenin bayrağı incelenmiştir. Araştırmada, ülke bayrakları incelenirken;
bayraklardaki renklerin, ülkenin bulunduğu kıta ve coğrafi konuma göre anlamsal ifade farklılığı incelenmiş ve
ülkenin bulunduğu kıta ve coğrafi konum dikkate alınarak ülke bayrağının coğrafi unsurlardan etkilenme düzeyi
analiz edilerek haritalarla tasvir edilmiştir.
Araştırma sonucunda bayraklardaki renklerin farklı kıtalarda farklı anlamsal ifadeler taşıdığı tespit edilmiş
ve bayraklarda tercih edilen renklerin kıtasal anlamda farklılaştığı bulunmuştur.
Bayraklardaki Ay, Ay- Yıldız, Güneş, Güneş Işığı, Ekvator Çizgisi, Haç gibi kullanılan bazı simgeler ile biyolojik
çeşitlilik ve bitki örtüsü gibi figürlerinin kıtasal ve coğrafi konuma bağlı olarak ülke bayraklarında faklılaştığının
tespiti yapılmıştır.
123
Danışman: Kadir SANSARCI
Mustafa ÇATALATEPE
Ramazan TOTU
ISI YALITIMINDA KAMIŞ KULLANIMI
Projemizin adı “Isı Yalıtımında Kamış Kullanımı”. Projemizin adından da anlaşılacağı gibi biz yakın
çevremizde bulunan Eber Gölü’nde her zaman gördüğümüz kamış bitkisini binalarda kullanılan ısı yalıtımı
kaplamalarında kullanabileceğimizi göstereceğiz. Yakın zamana kadar Afyon Seka Kağıt Fabrikanın en önemli
iki ham maddeden birisi olan kamış, selüloz üretiminde kullanılmaktaydı fakat Fabrikası’nın kapanmasından
sonra kamış ekonomik değerini yitirdi. Eber Gölü çevresinde yaşayan yöre insanının en önemli geçim kaynağı
böylelikle bitmiş oldu. Biz bu projemizde hem yöre insanına yeniden ekonomik kazanç elde edebilecekleri hem de
ısı yalıtımı malzemelerinde ülkemizin dışa bağımlılığını azaltmak açısından kamışı yeniden üretime kazandırmayı
düşündük. Günümüzde kullanılan ısı yalıtım malzemeleri genellikle zamana karşı dayanıksız ve deforme olma
olasılığı yüksektir. Yöre insanı belki de binlerce yıldır meskenlerinde kamışı kullanmaktadır. Yaptığımız projede
gördük ki kamış ısı yalıtımı malzemeleri içerisinde daha sağlam, zamana karşı dayanıklı ve de ekonomik değeri
olan bir bitkidir. Kamışın kullanıldığı eski meskenlerde ortam sıcaklığı yazın serin kışın sıcaktır. Bu da bize kamışın
ısı yalıtımında ne kadar doğal bir malzeme olduğunu kanıtlamaktadır. Biz bunu yaptığımız ısı yalıtım plakalarında
gördük. Kamış bitkisinin Ar-Ge çalışmaları sonucunda daha da iyi bir şekilde kullanılabileceğini düşünmekteyiz.
124
Danışman: Hasan DEMİREL
Kübra Nur ÖZKAYA
Sadiye Berfin KANDEMİR
AĞRI DAĞI VE ÇEVRESİ JEOPARK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ PROJESİ
Jeoparklar dünayada gün geçtikçe sayıları artan alternatif bir turizm çeşidi ve aynı zamanda doğal
güzellikleri korumak içinde uygun bir fırsat olmasına rağmen ülkemizde çok az bilinmekte ve yasal olarak da
tanımlanması yapılmamaktadır. Ancak dünyada jeoparklar hem insanlara yaşadığı yerküre hakkında bilgi vermek
hem de regreasyonel açıdan insanların eğlenceli zamanlar geçirmesine olanak sağlayan çok faydalı gezi alanlarıdır.
Amacımız Ağrı ilimizde yer alan ve keşfedilmeyi bekleyen, çok önemli jeolojik yapılara sahip olan Ağrı
Dağı ve çevresinin doğal güzelliklerini bilimle birleştirip Türkiye’den başlayarak tüm dünyaya tanıtmak ve aynı
zamanda Ağrı ilini turizme kazandırıp cazibe merkezi haline getirmektir.
Türkiye’de yasal düzenleme olmadığı için şu an resmi olarak jeopark bulunmamaktadır. Ancak Türkiye
birçok jeolojik zamanda farklı oluşumlara ev sahipliği yaptığı için Kula Vokanik Konileri (Manisa), Nemrut Volkanı ve
Van Gölü Jeoparkı, Tuz Gölü Jeoparkı, Kapadokya Jeoparkı, Pamukkale Travertenler Jeoparkı, Karapınar Jeoparkı,
Narman Mutluluk Vadisi Jeoparkı, Mut Jeoparkı gibi sekiz adet jeopark proje önerisi vardır.
Projede ilk olarak Ağrı Dağı ve çevresinin jeolojik analizi yapıldı, daha sonra jeopark kurulması için Ağrı
Dağı ve fiziki çevresi taraması yapıldı. Dünyada kurulan jeoparkların topluma ne gibi katkılarının olduğu araştırılıp
değerlendirildi. Ayrıca Ağrı ölçeğinde 100 kişi üzerinde anket yapılıp jeopark kurulması halinde ilginin ne kadar
olacağı tahmini olarak hesaplanmıştır.
Yaptığımız çalışmalar sonucunda Jeopark gibi bir projenin birçok jeolojik devirdeki farklı oluşumlar
geçirmiş olan Anadolu yarım adası için çok uygun ve dünya üzerinde Jeopark kurulmasına en müsait yerlerden
biri olduğu anlaşılmıştır.
Bu proje ile hem Türkiye’ye alternatif bir turizim alanı kazandırmış olacağız hem de dünyada yeni yeni
tanınmaya başlanmış bir kavram olan Jeoparkla Türkiye’yi dünyaya tanıtmış olacağız.
Böyle bir parkın kurulmasının maliyetinin çok fazla olacağının farkında olarak yeterli kaynak sağlandığı
taktirde hem turizm gelirleri hem de insanlara kazandıracağı bilgi ve toplumsal eğitim açısından getirilerinin hem
yerel hem de ulusal anlamda çok fazla olacağını düşünüyoruz.
125
Danışman: Özlem ULUPINAR
Bedriye KOÇER
Naz Berçin KORGAN
KENTSEL TASARIMDA, YAYA YOLLARI VE ÜST GEÇİTLERDE GÖZ ARDI EDİLEN SORUNLAR: KIZILAY ÖRNEĞİ
Bu araştırmanın amacı kentsel tasarım ve planlamada, yayalar için kentlerin önemli simgelerinden olan
kaldırımların ve yaya üst geçitlerinin kentsel çevre kalitesinin yükseltilmesi, daha yaşanılır koşulların oluşması,
zararsız, olumluluk içeren pek çok kentsel ilişkinin var edilmesine yönelik öngörülerde bulunmaktır. Araştırmanın
çalışma grubunu 100 kadın, 68 erkek olmak üzere toplam 168 kişi oluşturmaktadır. Çalışmada veriler ve gözlemler;
Ankara kent merkezindeki (Kızılay) cadde, meydan ve sokaklarında gündelik yaşam içinde zamanının çoğunu
bu alanlarda geçiren yayaların bu mekânlardaki davranışlarını temel alarak yayalara yönelik anket uygulaması
yoluyla toplanmıştır. Ankette katılımcıların maddelere verdikleri cevaplar sayı ve yüzdelere dönüştürülerek kentsel
tasarımda yaya yollarının (kaldırım) ve üst geçitlerin yapımında kullanışlılığa, estetiğe daha fazla dikkat edilerek
iyileştirilmesi ve yapılması, yönünde öngörüde bulunmayı sağlamıştır. Yaya mekânlarının önemli simgelerinden
olan kaldırım ve yaya geçitlerinin belirtilen kent tasarım kriterlerine ve yaya haklarına uygun olarak iyileştirilmeleri
gereklidir. Daha konforlu, kullanışlı, nüfusa uygun genişlikte, güvenli yaşam alanları oluşturulmalıdır.
126
Danışman: Alper ÇEVİK
Efe ERİMOĞLU
Mustafa Reşit YÖRDEM
KATI+ SIVI=BİYOGAZ (BİGA’NIN BİYOGAZ POTANSİYELİ DEĞERLENDİRİLMESİ)
Türkiye’de yeni yeni yaygınlaşan biyogazın Biga İlçesindeki potansiyelinin araştırılması projenin esas amacıdır.
Biga’da biyogaz, biyogazdan elde edilecek elektrik ve biyogübre gibi ürünlerin potansiyelinin araştırılması
ve bunun ekonomik, ekolojik etkilerinin ortaya çıkaracağı sonuçların neler olduğu çalışamada sınanmıştır.
Hayvansal ve tarımsal ürünlerin istatistiksel verileri belli hesaplamalar yapılarak Biga’daki biyogaz
potansiyeli hesaplanmıştır. Arazi çalışması kapsamınnda biyogaz tesisi ziyaret edilip incelemelerde bulunulmuştur.
Ayrıca Biga’ya bağlı köylerde anket çalışması yapılmıştır. Literatürde yer alan yerli ve yabancı kaynaklardaki çalışma
yöntemleri incelenmiştir. Elde edilen tüm veriler sentezlenerek çalışmanın anahatları oluşturulmuştur.
Elde edilen veriler doğrultusunda Biga’da bir yılda 128.043.504 m³ biyogaz elde edilebilecektir. Aynı
zamanda bu biyogaz elektrik enerjisine çevrildiğinde 320.108.639 kWh/yıl elde edilebilecektir. Yapılan anketlerden
elde edilen veriler doğrultusunda hayvansal atıkların genelde gübre olarak değerlendirildiği belirlenmiştir. Yapılan
araştırmalar sonucunda biyogübre kullanımının daha fazla verim sağladığı belirlenmiştir.
Yapılan çalışmalar sonucunda; Biga’nın hayvancılık ve tarımsal ürün potansiyelinden elde edilecek
biyogazdan elektrik üretilerek Biga’nın toplam elektrik tüketimi fazlasıyla karşılanabilecektir.
Biga’daki biyogaz potansiyeli doğru bir şekilde yönlendirildiğinde kırsal alanda Biga halkı kendi enerjisini
düşük maliyetle üretebilir.
Yerel çalışmaların sonuçları halkla paylaşılarak biyogazın önemi yakın çevreden örnekle daha iyi
anlatılabilir, farkındalık yaratılarak çevre sorunlarının önüne geçilebilir.
Yerel çalışmaların sonucunda önce bölgesel sonra ülkesel çapta biyogaz tesisleri sayesinde atıkların
bertaraf edilmesi, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması ve ülke ekonomisinin kalkındırılması gibi hedeflere daha
planlı bir şekilde ulaşılabilir.
127
Danışman: Kadir SÜZER
Burak Gezer DURUŞ
Emrecan ASLAN
SOLUCAN MUCİZESİ: PİRİNA GÜBRESİ
Projemizin amacı başta Ege Bölgesi olmak üzere atık durumda bulunan pirinaların Kırmızı Kaliforniya
Solucanı yardımıyla gübreye dönüştürülmesi ve çiftçilerin bilinçlendirilerek tamamen organik olan solucan
gübresini kullanmasını sağlamaktır. Projemizi gerçekleştirmek için Türkiye’deki ve özellikle Ege Bölgesi’ndeki
zeytin ağacı sayısını ve bu ağaçlardan çıkan zeytinden elde edilebilecek pirina miktarını internet verilerinden ve
yaptığımız gezi-gözlemlerden istatistiksel olarak belirledik. Muğla Yatağan Zeytinyağı Fabrikası’na yaptığımız
gezimizle pirinayı fabrikada, yerinde inceledik. Ayrıca pirinanın çevreye verdiği zararı yerinde görmüş olduk.
Ardından Burdur’da hayvan dışkısından gübre üreten Akmesolidem Solucan Gübresi Fabrikası’na yaptığımız gezi
ve gözlem sonucunda solucanların pirinayı da gübreye çevirebileceği kanısına vardık. Solucanlarla yaptığımız
deneyler sonucunda gübreyi ürettik. Üç haftalık bir süre zarfında da bu gübreyi fasulye bitkisi üzerinde kullandık,
olumlu sonuç aldık.
128
Danışman: Öznur ŞİMŞEK
Nuray AYDIN
Yusuf İslam İLTER
NEŞELİ KAR ÇOCUKLARI
Parklar, çocukların sosyal, zihinsel ve bilişsel gelişimlerinde önemli rol oynayan mekânlardır. Ancak
parkların açık hâlde yapılandırılması iklimi karasal geçen sahalarda kullanımını kısıtlandırmıştır. Erzurum’da
0-14 yaş grubu çocukların parkları kullanmasında iklimin etkileri araştırılarak iklimden kaynaklanan bu sorunun
aşılmasında kapalı parkların yaygınlaştırılması önerilmektedir.
Araştırmada öncelikli olarak literatür taramasına gidilmiş olup daha sonra Erzurum’un iklimi, nüfusu, çocuk
yaş yapısı gibi veriler için TÜİK ve Orman Su İşleri Bakanlığı Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’ne başvurulmuştur.
Erzurum’da bulunan açık alanlı parklara, yerlerine, kullanım sürelerine ve işlerliğine bakılmıştır. Bunlar tablolarla
desteklenip fotoğraflarla zenginleştirilmiştir. Çalışmada etüt, veri toplama, analiz ve senteze dayalı araştırma
yöntemi kullanılmıştır.
Erzurum’da uzun yıllık (49 yıl ) rasat verilerine göre; ilde kışlar çok soğuk karlı olup yıllık yağışın neredeyse
% 45 ‘i kar şeklindeki yağışlardan meydana gelir. Ortalama kar yağışlı gün sayısı 65 günü bulmaktadır. Yağan karın
yerde kalma süresi ise 105,1 gündür. Erzurum ilinde çocuk oyun alanlarının halka hizmet etme süresi 3-4 ay gibi
kısa süreli gerçekleştirilmektedir. 2013 yılı TÜİK verilerine göre 766.729 nüfusu bulunan Erzurum’da çocuk sayısı
219.583 olup çocuk nüfus oranı %57.30 olup Türkiye ortalamasının üstündedir.
Erzurum ilinde karasal iklimin parklar üzerindeki etkisi araştırılmış olup parkların klimatik faktörlere göre
tasarlanmadığı sonucuna varılmıştır. 0-14 yaş grubu açısından zengin bir potansiyele sahip olan ilde çocuklar
sadece kış aylarında değil diğer aylarda da mağdur olmaktadır. İklimsel veriler dikkate alınarak yapılandırılmış
kapalı parklar çocukların sosyal aktivitelerinde önemli rol oynayacaktır.
129
Danışman: Kenan CANAN
Erzan ORHAN
Melisa ATAK
DOĞAM İÇİN RES (DİRES)
Rüzgâr gücünden elektrik üretimi, teknolojik imkânların da artmasıyla uzun vadede ülke adına ciddi
bir iktisadi tasarruf sağlamaktadır. Ayrıca ekolojik dengenin de bozulmadan korunmasına olumlu katkısı vardır.
Rüzgâr enerjisi santralleri, ham madde sıkıntısı ve dışa bağımlı olmayan, kısa sürede devreye alınıp gerektiği
zaman sökülebilen, doğaya ve insan sağlığına olumsuz etkisi olmayan ve kurulumunda arazi bakımından az yer
gerektiren tesislerdir. Rüzgâr enerjisi ile üretilen elektrik enerjisi, yenilenebilir enerji grubu içerisinde yer alarak
Kyoto Protokolü uyarınca elektrik enerjisi ihracına ortam oluşturmuştur. Ülkemizin en ücra köşelerinden birinde
yer alan Hakkâri ilimizin ise en büyük sıkıntılarından biri elektrik kesintileridir. Patlayan trafo sayısı, masrafı ve
tamiri esnasında geçen sürede elektriksiz kalan hane sayısı oldukça fazladır. Sık sık yaşanan bu olumsuz durumdan
bizlerde etkilendiğimiz için bu probleme ne tür bir çözüm bulabiliriz diye yola çıktık ve bölgemiz için en uygun
yenilenebilir enerji kaynağı olan rüzgâr enerjisi olduğu kanaatine vardık. Hakkâri ve çevresinde beş ayrı bölgede
rüzgâr santralinin kurulabileceğini tespit ettik. Yatırım maliyetinin yüksek olması ilk başlarda bir dezavantaj olarak
görülse bile yaptığımız araştırmalar sonucunda Hakkâri, elektrik enerjisini İran’dan aldığını tespit ettik. İlgili elektrik
kurumundan aldığımız bilgiler dahilinde Türkiye İran’dan 1 mwh elektrik enerjisini yaklaşık olarak 200 TL’ den
almaktadır. Hakkâri yılda 600,000 mwh tükettiği için yıllık alınan enerji tüketim bedeli olarak 120 milyon TL İran’a
verilmektedir. Rüzgâr santrallerinin 25 yıllık verimli çalışması göz önüne alındığında İran’a 25 yılda 3 milyar TL
ödenmesi gerekmektedir. Hakkâri’ye kurulacak rüzgâr santralinin maliyeti ise 315 milyon TL’dir. Bu da demek oluyor
ki ülke ekonomisine 2.685 milyar TL katkı sağlanmış oluyor. Enerjinin taşınması esnasında elektrik kablolarından
dolayı kaybolan elektrik de mesafe kısaldığı için direkt olarak kasamızda kalacaktır. Projemizin gerçekleşmesi
sonrasında rüzgâr santrallerinin topluma kazandıracakları düşünülünce rüzgâr santrallerinin kaçınılmaz bir enerji
kaynağı olduğunu kanıtlamış olacağız.
Projemizin gerçekleşmesiyle yöre halkının ülkesine, çevresine bakışı değişecektir. Ayrıca girişimci gençleri
motive eden bir çalışma olacaktır. Hem ülke kazanacak hem de halkımız.
130
Danışman: Mahmut DANİŞMENT
Büşra ŞAHİN
Dudu ARSLAN
ANTROPOJENİK FAKTÖRLERİN NEDEN OLDUĞU ÖTROFİKASYON: KOVADA GÖLÜ ÖRNEĞİ
Bu proje kovada gölünde meydana gelen ötrofikasyon üzerinde antropojenik (insan kaynaklı) faktörlerin
etkisini ve önleme yollarının araştırılmasını amaçlamaktadır. Çalışmalara kovada gölü ve kanalı haritası çıkarılarak
başlanmıştır. Kovada kanalı ve gölünden su örnekleri alınmıştır. Alınan su örnekleri SDÜ jeotermal enerji,yeraltı
suyu ve mineral kaynakları araştırma ve uygulama merkezi müdürlüğünde analiz yaptırılmıştır. Bu analizlerde
sudaki toplam fosfor ( TP ) miktarları tespit edilmiştir. Ayrıca Isparta DSİ Müdürlüğünden kovada kanalı ve gölünde
yapılan su analiz örnekleri de alınarak toplam azot ( TN ) miktarları tespit edilmiştir. Elde edilen bu veriler su kirliliği
kontrol yönetmeliğindeki verilerle karşılaştırılmıştır. Araştırma kapsamında Isparta İl Tarım Müdürlüğü, Milli
Parklar Şube Müdürlüğü ile görüşmeler yapılmış ve konu ile ilgili bilgiler alınmıştır. Yörede yapılan tezler ve diğer
çalışmalardan da yararlanılmıştır.
Veriler incelendiğinde kanaldaki ve göldeki toplam fosfor (TP) ve toplam azot (TN) miktarlarının sınır
değerlerin üzerinde olduğu görülmüştür. Değerlerin yüksek olması ötrofikasyona neden olmaktadır. Bu duruma
neden olan temel etkenlerin ise yörede yapılan tarımsal faaliyetlerde kullanılan kimyasal ilaç, gübre ve endüstriyel
atıkların olduğu tespit edilmiştir.
Oluşan ötrofikasyonu önlemek için atılması gereken adımlar şu şekilde sıralanabilir; kanal ve göl etrafında
uygulanan tarımsal yöntemler değiştirilmeli ve iyi tarım yöntemine geçilmelidir. Kullanılan kimyasal gübre ve
ilaçların oranı azaltılmalıdır. Bununla beraber havzada organik gübre ve ilaç kullanımına ağırlık verilmelidir. Kanala
ve göle atılan zirai ilaç kutuları kullanıldıktan sonra ilçe tarım müdürlüğüne teslim edilmesi ve kontrollü bir şekilde
imha edilmesi sağlanmalıdır. Kanal etrafındaki fabrikaların arıtma tesislerinin yenilenmesi ve atıkların kanala
atılmaması konusunda gerekli önlemler alınmalıdır. Yöredeki çiftçilerin bilinçlendirilmesi ve gerekli eğitimlerin
verilmesi gerekmektedir.
131
Danışman: Caner SAĞIR
Merve AYVAZOĞLU
Nurgül ARSLAN
ANADOLU SIĞLA AĞACI VE YAĞI
Dünyada sadece Fethiye, Dalaman, Köyceğiz ve Marmaris’te yetişen Sığla ağacı endemik bir ağaçtır.
Bu bölge odun dışı orman ürünleri üretimi bakımından büyük bir potansiyele sahiptir. Ancak bu kaynakların
yönetiminde önemli sıkıntılarla karşılaşılmaktadır. Bunlardan bazıları üretim, bazıları da kaynakların pazarlanması
ile ilgilidir. Bu proje Muğla Orman Bölge Müdürlüğü sınırları içerisinde üretimi yapılan odun dışı orman ürünlerinden
sığla yağının üretim ve pazarlama sorunlarının değerlendirilmesini ve çözüm önerileri getirilmesini kapsamaktadır.
Sığla yağı işletmeciliği ve yönetimi için en güçlü yön, sığla yağının gerek ulusal gerekse uluslararası
pazarlarda tüketim malı ve endüstriyel mal olarak aranması olarak belirlenmiş ve bu güçlü yönden yararlanılabilmesi
için sığla yağının işlenip nihai ürün olarak ihracatı önerilmiştir. En zayıf yön ise; işletmeciliğin devlet tekelinde
olmasının getirdiği üretilen ürünün pazarlanması konusunda bir pazar araştırmasının yapılmamış olması olarak
tespit edilmiş ve bu olumsuzluğun ortadan kaldırılması için de en kısa sürede bir pazar araştırmasının yapılması
önerilmiştir. En etkili fırsat olarak; insanların artan eğitim ve gelir düzeyleri sonucunda sentetik ürünlerden vazgeçip
doğal ürünlere yönelmeleri belirtilmiş ve bu fırsattan yararlanılması için sığla yağının yeni kullanım alanlarının
araştırılması ve reklamının yapılması önerilmiştir. Tarımsal, endüstriyel ve turizm gibi sığla ormanları üzerinde
artan sosyal baskılar en önemli tehdit olarak saptanmış ve bu tehdidin ortadan kaldırılması için devletin denetim
mekanizmalarının etkinliğinin artırılması, mevcut kaynakların etkin ve verimli yönetimi ve orman köylüsüne
ekonomik destek sağlaması önerilmiştir.
132
Danışman: Basriye HAPCIOĞLU
Deren DİRİCANLI
Melda TURAL
ORMAN YANGINLARININ YAYILMA VE HIZLANMASINDA KOZALAK ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI, YENİ
SÖNDÜRME SİSTEMLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ
Bu projenin amacı; orman yangınlarının en sık gözlendiği baskın orman türlerini saptamak, orman
yangınlarını söndürmede hidrojel, potasyum, amonyum poliakrilatın kullanılabilirliğini araştırmak, orman
yangınlarını söndürmede sodyum silikatın kullanılabilirliğini araştırmak, bu araştırmalara göre orman yangınlarını
söndürmede kullanılacak etkili malzemeleri saptamak ve bu malzemeleri kullanarak orman yangınlarını
söndürmede etkili ve hızlı yeni bir sistem geliştirmektir.
Yanma basit bir kimyasal olaydır. Daha açık bir ifadeyle yanma; kimyasal bir oksidasyon olup, yüksek
sıcaklık derecelerinde meydana gelir ve fotosentez yoluyla depo edilmiş olan ısı enerjisini açığa çıkarır. Tutuşma
sıcaklığı oksijen ve yanıcı madde yeterli miktarda bir araya gelirse yanma olayı meydana gelir.
Orman yangınları küreselleşen dünyada etkileri ve sonuçları itibariyle bütün ülkeleri ilgilendiren doğal
afetlerin başında gelmektedir. Ekolojik bir felaket olan yangınlar, dünya çapında her yıl milyonlarca hektar orman
alanının yanması, erozyon biokütle kaybı, su kaynaklarının bozulması, hava kirliliği çölleşme, sel, heyelan, çığ gibi
felaketleri de beraberinde getirmektedir.
Türkiye’de 1937 yılından günümüze kadar 68214 adet orman yangını meydana gelmiş ve 1533598 ha’lık
ormanlık alan zarar görmüştür.
Orman yangınlarının yayılmasını ve diğer alanlara sıçramasını önleyecek yöntemlerin geliştirmesi hedeflenerek;
Değişik kaynaklarda yangın ile ilgili yazılı ve görsel veriler, incelendi. Yanıcı, söndürücü maddelerle deneyler
yapıldı. Deney sonuçları, grafik, harita ve raporlar incelenerek metin yazısı oluşturuldu. Çeşitli kaynaklardan elde
edilen bilgiler kaynak gösterilerek kullanıldı Türkiye’de orman yangınları ve önleme konusunda yapılmakta olan
çalışmalar, alınan önlemler araştırıldı.
Tüm deney grupları incelendiğinde, tutuşma ve yanma sürelerini en etkili şekilde uzatan grubun sodyum
silikat +Cr-Ni tel+kozalak grubu olduğu gözlenmiştir. Yanma süresince sodyum silikat ile kaplanmış Cr-Ni telin
sertleştiği gözlenmiştir. Sodyum silikat ile kaplanmış bu tel, yanmakta olan kozalak üzerine konmuş ve kozalakların
hemen söndüğü gözlenmiştir. Bu durumda, bu madde ile kaplanmış Cr- Ni tel sisteminin orman yangınlarını söndürmede
etkin bir rol oynayabileceği sonucuna varılmıştır. Böylece tüketilen su miktarının büyük kısmı olan yangın söndürme
amaçlı suyu ekosisteme katmak için yöntem geliştirilmiştir. Kullanılan yangın söndürme metotlarından çok daha
hızlı şekilde yangına son verileceği için ormandaki tahribat en aza düşürülecektir. Böylece orman yangınlarının
ekosisteme verdiği geniş boyutlu birçok zarar azaltılacaktır. Geliştirdiğimiz sistem için kullanılan malzemeler;
90×50 dekapeden yapılmış olup, şanzımanlı motor, 1 tambur ve tambur kolları 12 V güç kaynağı, 250 mesh’lik
paslanmaz Cr-Ni tel, kasnaklar kullanılarak geliştirilmiştir.
Bir düğmeye basılarak, tambur ve kolları harekete geçmekte ve tambura sarılı olan sodyum silikat
kaplı paslanmaz teli yangın alanı üzerine örtmektedir. Geliştirdiğimiz bu sistem, toprak zemin üstünde 5’er
dönümlük parseller halinde uygulanabilir. Sistemimiz yangın olaylarında sadece bir düğmeye basılarak sodyum
silikat kaplanmış Cr- Ni paslanmaz teli yangın alanının üzerine örtmekte ve hava ile teması keserek yangını
söndürmektedir. Geliştirdiğimiz bu sistem üzerindeki geliştirme çalışmalarımız devam etmektedir.
133
Danışman: Okan ALDIRMAZ
Huzeyfe OKUMUŞ
Muhammet Nusret ÖZATEŞ
TARİHİMİZİN EN SOĞUK “SICAK SAVAŞI”: 100. YILINDA SARIKAMIŞ HAREKÂTI’NIN COĞRAFİ ANALİZİ
Bu projede; coğrafyanın ekonomik, politik, turistik ve özellikle stratejik açıdan önemini ortaya koymak,
yakın tarihimizin tartışmasız en dramatik olaylarından biri olan Sarıkamış Harekâtı’nda şehit düşen on binlerin
hatıralarını canlı tutmak ve genç neslin yaşanan olayları düşünmesini teşvik etmek, Bir askerî harekâta girişilmeden
önce coğrafi etkenlerin belirlenmesinin önemini vurgulamak, Gerekli tedbirler alınmadığı takdirde girişilecek bir
askerî harekâtın nelere mal olabileceğini ortaya koymak, Yapılacak benzer harekâtlarda acı olayların yaşanmaması için
alınacak tedbirleri belirlemek amaçlanmıştır.
Çalışma konusu ile ilgili kaynaklar taranarak tasnif edilmiştir. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nden
bölgeye ait meteorolojik veriler alınarak oluşturulan grafikler yorumlanmıştır. ArcGIS 9.2 programı ile haritalar
oluşturulmuştur. Kurmay subaylar ve akademisyenler ile görüşülmüş, konu hakkında görüşleri alınmıştır. 5 Ocak
2014 tarihinde arazi çalışması yapılarak iklim ve yer şekilleri yerinde görülmüştür.
Sarıkamış Harekâtı Osmanlı’nın 1. Dünya Savaşı’nda savaştığı ilk cephedir. Ancak komutanların bölge ile
ilgili bilgilerinin ve tecrübesizlikleri, haritaların yanlış olması ve en önemlisi de iklim ve yer şekillerinin dikkate
alınmaması başarısızlığı kaçınılmaz kılmıştır. Son derece engebeli ve yüksek olan bölgede sıcaklık değerleri -35
derecelere kadar düşmektedir. Kar kalınlığının 1,5 metreyi bulduğu bölgede özellikle kış aylarında yapılacak bir
askerî harekâtın çok iyi planlanması ve ikmalin eksiksiz yapılması hayati önem taşır.
Allahuekber Dağları’nda Türk askerî düşmana değil, coğrafî koşullara yenilmiştir. Maddi imkânsızlıklar
içinde, çetin iklim şartlarıyla mücadele eden erler, devletine karşı duyduğu bağlılığın eşsiz örneğini vermiş,
bu yolda canını feda etmiştir. Bu bakımdan harekât tarih boyunca Türk milletini ayakta tutan gücün, askerlik
kültürünün ölümsüz simgesidir. Onun için Allahuekber Dağları’nda yatan şehitleri, millî varlığı yaşatan inancın
sonsuza varacak hatırası olarak anmak ve benzer durumların yaşanmaması için alınacak tedbirleri belirlemek millî
görevimizdir.
134
Danışman: Özlem TANŞU
Buse ÇOBANOĞLU
Ece YILDIRIMŞIMŞEK
PARÇADAN BÜTÜNE GELİŞİR TÜRKİYE
Yakın dönemin en yaygın kentsel politikası olan kentsel dönüşüm projelerinin uygulama süreçlerinin
mahalle sakinlerinin yaşamını nasıl etkileyebileceği, her iki mahallede yaşayanların kentsel dönüşüm projelerine
ilişkin algıları, değerlendirmeleri ve önerileri ele alınmaktadır.
Kentsel dönüşüm; genel olarak kentsel alanlarda ortaya çıkan sorunlara çözüm olarak ekonomik, fiziksel,
sosyal ve çevresel koşulları gözeterek alana yönelik geliştirilen uygulama olarak tanımlanabilir. Genellikle kent
içi eski yerleşim alanları ve gecekondu bölgelerinin kentsel dönüşüm kapsamına alındığı görülmektedir. Sağlıklı
yaşam alanları oluşturma kaygısıyla bu alanlarda hayata geçirilen kentsel dönüşüm projeleri sonuçları itibariyle
bu alanlarda yaşayanların (konut, sosyo-kültürel ağlar, istihdam süreçleri vb) zorluklarla karşılaşmasına neden
olabilmektedir. Bunun nedeni kentsel dönüşüm sürecinde kentsel mekanların sadece fiziksel boyutlarının göz
önüne alınması ve ekonomik, sosyal, kültürel, çevresel boyutlarının göz ardı edilmesidir. Özellikle de dönüşüm
alanlarında yaşayanların yaşam alanlarına ilişkin sorunları en iyi bilen kesimler olmalarına karşın projelerin
planlama aşamasında yer almamaları sorunlar yaşanmasına neden olmaktadır.
Çalışmanın alan uygulaması İzmir İli Gaziemir İlçesi Aktepe ve Emrez Mahallelerinde yürütülmüştür.
100 kişiye birebir görüşme yoluyla anket uygulanmıştır. Anket uygulamasının sonucunda elde edilen bilgiler
istatistiksel yöntemlerle (SPSS 16 programıyla) analiz edilmiş, sonuçlar mahallelerin sosyo-ekonomik yapısıyla
ilişkilendirilerek değerlendirilmiş, çalışma alanında yapılan gözlem, görüşme ve araştırmalar sonucunda tespit
edilen sorunlara çözüm önerileri getirilmeye çalışılmıştır.
Bu çalışmada kentsel dönüşüm projelerinden doğrudan etkilenen Aktepe - Emrez mahallelerinde
yaşayanların kentsel dönüşüm projelerine ilişkin algıları, değerlendirmeleri, beklentileri ve önerileri saptanarak;
mahallelerin de yer aldığı bir projenin nasıl şekillendirilebileceği ortaya konmaya çalışılmaktadır. Çalışma
alanımızın çok yönlü olarak incelenmesi ve bu doğrultuda yerel yönetimin bilgilendirilmesi açısından çalışmamız
bir ilk niteliği taşımaktadır.
135
Danışman: Davut KARATEPE
Ahmet Hakan AYDOĞAN
Emre AKKAN
TARIMCIL HEXACOPTER
Günümüzde bakıldığında gelişen teknoloji ile uzaktan algılama ve sensörler sayesinde birçok soruna
gerçekçi çözümler bulunabilinmektedir. Bu amaçla ülkeler tarafından uzaya fırlatılan uyduların sayısı gittikçe
artmakta ve uzaktan algılamanın önemi her geçen gün artmaktadır.
Çünkü uydu verileri kullanılarak yapılan bitki örtüsü incelemeleri bir bölgenin ekolojisinin bilinmesi ve
arazi kapasitelerinin belirlenmesi için ihtiyaç duyulan temel konuları içerisine almaktadır. Bütün dünyada uydu
verilerinin bu tür çalışmalarda oldukça önemli ve pratik bilgiler ürettiği gözlenirken ülkemizde bu teknolojiden
yararlananların sayısı yok denecek kadar azdır.
NOAA’ya ait AVHRR algılayıcısını taşıyan meteorolojik uydular yerküreyi günde iki kez taramaktadır.
Bunların birincisi gündüz yerel saat 10 civarında, diğeri ise gece saat 2.30 da gerçekleşmektedir. Bütün bu toplanan
veriler çeşitli yer istasyonları vasıtasıyla toplanmaktadır. Son yıllarda Türkiye’de de bu uyduya ait verileri toplayan
ve depolayan merkezler kurulmuştur (Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü ve Van 100. Yıl Üniversitesi).
Uydu teknolojilerinin pahalı olması ve bu teknolojilerin yeteri kadar kullanılamaması bize bu teknolojileri
daha pratik ve ucuz yollardan elde edebilecek yeni çözümler bulma zorunluluğu getirmiştir.
Tüm olumlu taraflarına rağmen uydu teknolojilerinin sınırlılıkları da göz önüne alındığında daha pratik
ve kullanışlı yöntemler kullanmanın daha akılcıl olacağı düşünülmüştür. Çünkü uydularla her ne kadar bu tip
teknolojiler kullanılabilse de uyduların en hızlı olanın dahi günde bir bölgeyi en fazla iki defa taraması ve kapalı
havalarda alınan görüntülerin sağlıklı veriler oluşturamaması bu teknolojilerin daha pratik ve kullanılır bir hale
dönüştürülmesini de zorunlu kılmaktadır
Uzaktan algılama teknolojilerinin uydular yoluyla kullanılmasında meydana gelen bu tip aksaklıklar bizleri
bu teknolojileri daha pratik taşınabilir ve her zaman kullanılabilir yöntemler itmiştir. Bu nedenle yapılan çalışmalar
ve araştırmalar sonucunda bu teknolojileri robotlar ve uçabilen cihazlarla her zaman kolay bir şekilde kullanabilme
imkânı bize doğmuştur. Yaptığımız sistemle bitki indeks verileri almakta ve bununla bitkilerde verimlilik ve bitki
sağlığı kontrolünü yapabilmekteyiz. Bunun için IR dalga boyu ışınların bu iş için uygun olacağı tespiti yapılmış ve
çıkan sonuçlar bizlere bu tür bir çalışma yapmanın ekonomik ve değerli sonuçları çıkacağını göstermiştir. İşte bu
amaçla uzaktan algılama teknolojisini uydulardan kurtarıp günlük ve istenilen zamanlarda kullanmak amacıyla bu
proje geliştirildi.
Bu sorumluluğu da tarımcıl hexacopter üstlenmektedir. Çiftçilerimiz kullanacağı hexacopter da yapılması
gereken çok basittir çitfçiler sadece hexacopter’ı havalandıracak ve de tarlasını ölçecektir.
136
Danışman: Filiz ATİLA
Dilara Nur DOĞAN
Güldeste BEKAR
BANA AÇIYI SÖYLE SANA ENLEMİNİ SÖYLEYEYİM!
Güneş canlıların temel enerji kaynağıdır. Bilinen bir gerçektir ki güneşten, her geçen gün daha çok
yaralanmaktayız. Biz projemizde güneş ışınlarının geliş açısını ölçebileceğimiz bir alet tasarladık. Bu alete Dilametre
adını verdik.
Dilametre güneş ışınlarının 900 ile geldiği anda, zemine dikilen bir çubuğun gölgesinin oluşmaması
prensibi ile çalışır ve güneş ışınlarının geliş açısını ölçer.
Dilametre ; daire bir plakanın üzerine dik yerleştirilmiş , 180 eş parçaya bölünmüş bir yarım daire plakadan
oluşmuştur. Düz bir zeminde ölçüm yapabilmek için daire plakanın üzerine su terazisi yerleştirilmiştir.Ayrıca
yarım daire üzerinde bulunan, yarım daireye paralel hareket edebilen iki ibre bulunmaktadır. Bu ibreler daire
plaka üzerine yatay yerleştirilmiş bir çubuğa sabitlenmiştir. Bu sayede yatay çubuğun döndürülmesi ile birlikte
hareket edebilmektedir. Bir de Dilametre ile bulduğumuz açıdan yaralanarak bulunduğumuz enlem derecesini
bulabileceğimiz bir matematiksel formül geliştirdik. Bu formülde, ölçüm yaptığımız gün güneş ışınlarını dik geldiği
enlem derecesini ve dilametre ile ölçülen açı derecesini kullandık.
Bu yöntemle birlikte, yapılan çalışma ve incelemeler sonucu Kayseri’nin ve Samsun’un enlemini doğru
olarak hesapladık (380-410). Böylece hem güneş ışınlarının belli bir bölgeye geliş açısını ölçtük hem de ölçüm
yapılan yerin enlem derecesini bulduk
Sonuç olarak; dünyanın herhangi bir yerinde güneş ışınlarında yararlanarak enlem derecemizi
hesaplayabileceğimizi gördük.
137
Danışman: Zinnur KARADENİZ
Eda KIRTEKE
BEYDAĞI METEOROLOJİ KULESİ
İklim canlıların türünü, yaşam özelliklerini, miktarını, verimin etkileyen en önemli faktörlerden biridir.
Çiftçilerimiz pek çok ekonomik sorunla boğuşurken onları ayrıca bekleyen büyük doğal sorunlar da vardır. Bu
sorunlar; dolu, aşırı yağışlar ve sel, don olayı, aşırı sıcaklar, kuraklık olarak sıralanabilir.
Bunların her biri çiftçiye kâbus dolu günler yaşatmakta ve toplamda ülke ekonomisine büyük zarar
vermektedir. Projemizde çiftçilere erken uyararak tedbir almalarını sağlayan bir sistem geliştirmeyi amaçladık.
Genel olarak çiftçilerimizin eğitim durumu ve bilgisayar kullanımı yetersiz olduğu için hava durumunu anlık olarak
İnternetten takip etme imkânı yoktur. Televizyonlarda verilen hava durumu bilgisi de bazen Malatya’yı veya her
ili kapsamamaktadır. Genelde büyük şehirlerde daha fazla insan yaşadığı düşüncesiyle buraların hava durumunu
aktarmaya öncelik verilmektedir. Oysa hava durumu sadece insanlar düşünülerek verilmemeli çiftçiler ve ürünler
de hava durumu ile yakından ilişkilidir.
Bütün bunlar birleşince çiftçi hava olaylarının olumsuz etkisi ile karşı karşıya kalıp çok ciddi ekonomik
kayıp yaşamaktadır. Özellikle anlık değişimler takip edilemediği için çiftçi bir yıllık emeğini kaybedebilmektedir.
Sistemimiz ise çok basit bir mantığa dayanmaktadır. Malatya’nın merkezden 60-70 km çevresinde fayda sağlayacak
bir sistemdir.
Buna göre Malatya Meteoroloji Müdürlüğü’nce yapılan gözlem ve incelemelerin sonucu günlük hatta anlık
olarak Beydağı zirvesine yerleştirilecek olan Meteoroloji Kulesine yansıtılacak. Gelen bilginin değerine göre bu kuleden
farklı renklerde ışıklar yakılacak. Çiftçi de ona göre tedbirini alacaktır. Böylece ekonomik kayıp en aza inecektir.
138
Danışman: Aysel UYSAL
Hatiçe ÇELİK
Muhlis CÜLÜC
MUT VE ÇEVRESİNDE EKO-TURİZM POTANSİYELİ VE YEREL HALKIN EKO-TURİZME YAKLAŞIMININ TESPİT
EDİLMESİ
Eko-turizm biyo çeşitliliği koruyarak yöre halkının faaliyetlere aktif katılımını sağlayıp, yöre halkına
ekonomik fırsatlar sunan doğal alan seyahatidir.
Eko-turizmin gelişmesi yöre halkına iş imkanı tanıması, çevre koruma bilinci sağlaması açısından
önemlidir. Mut’ta eko-turizmi geliştirme çalışmaları Türkiye turizm stratejisi 2023 Eylem Planına uygun bir
çalışmadır. Bu projede amacımız; Mut ‘un doğal, tarihi, kültürel zenginliğini ulusal alanlarda tanıtıp bu sayede ekoturizm faaliyetini başlatarak, kırsalda yaşayan insanlarımıza, kendi topraklarında kendi kültürleriyle konuklarını
ağırlama ve bu şekilde gelir elde etme şansı tanımaktır. Biz eko-turizmin yayla turizmi, yamaç paraşütü, av turizmi,
rafting, şelale, tabiat müzesi, foto safari, yürüme ve tırmanış parkurları, faaliyetlerini geliştirmeyi hedefledik. Kültür
köyleri oluşturulup kırsalda yaşayan insanlarımıza, kendi topraklarında kendi kültürleriyle konuklarını ağırlama
ve bu şekilde gelir elde etme şansı tanıyıp, doğayı koruyarak turizm anlayışı kazandırmak istedik. Çünkü önceleri
kıyılarda gelişme gösteren turizm faaliyetleri, son yıllarda kırsal kesimlere, tanınmamış doğal ve kültürel varlıkların
bulunduğu yörelere doğru kaymaktadır. Mut ilçesindeki doğal, tarihi, kültürel zenginlikler araştırılmış, tanıtımı
yapılmış ancak eko-turizm konusunda çalışma yapılmamıştır. Bu nedenle tarih ve doğanın iç içe bulunduğu Mut
ilçesini eko-turizm pazarına kazandırmak için çalışma başlattık.
Yapılan çalışmalar kapsamında gezi, gözlem, araştırma ve anket sonucuna göre Mut’un doğal, tarihi
ve kültürel yönlerden zengin bir turizm mekânı olduğu belirlenmiştir. Mut halkının eko-turizme olumlu baktığı
ve turizm faaliyetlerinin ekonomik yönden getiri sağlayacağı tespit edilmiştir. Buna göre, bölgede eko-turizmin
gelişmesi için çevresel düzenlemelerin ve tarihi alanların restorasyonunun yapılıp eko-turizme kazandırılması
gerekliliği ortaya çıkmıştır.
139
Danışman: Lale YENİCE
Asena AKBULUT
Saniye SARISOY
KİTABI BAHRİYE EKSENİNDEN PİRİ REİS’İN 1513 TARİHLİ HARİTASININ ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ
AÇISINDAN ÖNEMİ VE FARKINDALIĞI
Projemizin amacı UNESCO’nun 2013 yılının ‘’Piri Reis’in Dünya Haritasının 500. Anma Yılı’’ seçilmesi
nedeniyle ortaöğretim öğrencileri arasındaki Piri Reis farkındalığını artırabilmektir.
Projemiz yeniçağın en önemli kartograflarından biri olan Piri Reis’in ortaöğretim öğrencilerine tanıtılması
ve özellikle 1513 tarihli dünya haritasının günümüze ulaşan parçasının CBS yardımı ile güncellenmesi, daha kolay
kullanılabilir ve anlaşılabilir hale getirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Projemiz Piri Reis ve eserleri vasıtasıyla geçmiş
yüzyıllarda yaşamış tüm dünyaca tanınan bilim adamlarımızın genç kuşaklarca model alınabilmesini sağlamaktır.
Bu durum genç kuşaklara toplumsal özgüven ve başarabilme gücü noktasında da katkı sağlamış olacaktır.
Coğrafya dersleri için öğretim materyali hazırlama amacıyla CBS (Coğrafya Bilgi Sistemleri) tekniği ile
koordinatlı harita hazırlanmıştır. Çalışmada coğrafi bilgi sistemlerine yönelik ArcGİS 10.2 ve Adobe Photoshop
CS6 programları kullanılmıştır. Bu sayede coğrafi bilgi sistemleri kullanılmış, Piri Reis’in haritası sayısal ortama
aktarılarak ilk defa koordinatlandırılmış ve ledli duvar haritası yapılmıştır.
Günümüz Türkçesiyle Lejandlı harita 100-150 cm ebatlarında led aydınlatmalı duvar haritası şeklinde
hazırlanmıştır. Piri Reis‘in 1513 tarihli haritasının Dünya üzerindeki konumu CBS yöntemiyle gösterilmiştir.
Bu çalışma CBS ve Google Earth teknolojilerinin birlikte kullanıldığı 1513 tarihli harita Dünya küresi üzerinde
gösterilmiştir. ArcGİS 10.2 programlarından biri olan ArcGlobe 10.2.1 ve ArcScene 10.2.1 programları ile Piri
Reis’in haritasının 3 boyutlu ve dünya küresi üzerinde kıtaların gösterimi hazırlanmıştır. Farkındalık araştırması
yapmak için 10 soruluk anket soruları hazırlanmıştır. Toplam 400 öğrenciye uygulanan anket soruları Microsoft
Ofis 2007 Excel programında değerlendirilmiştir. Ledli duvar haritaları çalışmalarından sonra harita ile ilgili doğru
cevap verme oranının arttığı gözlemlenmiştir. Kâğıt haritaların sayısallaştırılması süreci özellikle sayısal verilerine
ulaşamadığımız yerlere ait verilerin hazırlanmasında aynı zamanda fiziki ve beşeri coğrafya ders konularına ait
ders materyali hazırlama açısından önemli bir katkı sağlayacak niteliktedir. 1513 tarihli haritanın günümüz CBS
tekniği ile çalışılmış olması, haritanın güncellenerek eğitim öğretim hayatında katkılar sağlayacaktır.
Keşifler çağında günümüze Akdeniz ülkelerinden hiçbir kültürel miras kalmamış olup bu mirası ancak
Piri Reis’in 1513 tarihli haritasının sağladığı anlaşılmıştır. Piri Reis ile ilgili çalışmalarımızın internet ortamında web
sitesi oluşturularak paylaşılması ve eğitim öğretim hayatında kullanılabilir hale getirilmesi sağlanılabilir.
140
Danışman: Mustafa GÜMÜŞ
Abdullah ULUÇAY
‘EYVAH! MESAJ GELDİ!(ORTAÖĞRETİM OKULLARINDA ÖDEV DURUMLARININ KISA MESAJLA VELİYE
BİLDİRİLMESİNİN ETKİLERİ)
Günümüzde birçok veli, eğitim sürecine aktif olarak katılmadığı ve çocuklarıyla yeterince ilgilenmediği
için çocuklarının akademik ve sosyal gelişimi risk altına girmeye devam etmektedir (Birgin, 2006). Oysa veli - okul
işbirliğinin temel amacı, velilerin katılımı ve desteği ile öğrenci ve okul başarısını yükseltmektir (Gümüşeli, 2004).
Araştırmamızda öğrenci başarısını arttırmak için velileri daha fazla nasıl işin içine katabileceğimizi
düşünüp, öğretmen veli işbirliğini arttıracak ödev bilgilendirme mesajlarının etkisini ortaya koymayı amaçladık.
Böylece kısa mesajla ödev bildiriminin ne gibi katkılarının olduğunu belirleyerek diğer eğitim kurumlarına da ışık
tutacağını düşünmekteyiz.
Bu araştırmanın çalışma gurubunu Adıyaman Altınşehir Anadolu Lisesinde okuyan tüm öğrenciler
oluşturmaktadır. Öğrencilerin ödev durumlarının ve değerlendirilmesinin veliye kısa mesajla bildirilmesi sonucu
ortaya çıkan değişimlerin neler olduğunu ortaya koymayı düşündüğümüz araştırmaya 128 kişi katılmış olup
bunların 89(%69,5)’u öğrenci, 39(%30,5)’u da velidir.
Sonuç olarak çalışmamız ödevin ortaöğretim öğrencileri üzerinde olumlu etkilerinin olduğunu açıkça
ortaya koymuştur. Özellikle veliler bu konuda ciddi bir memnuniyet belirtmişler ve ‘kısa mesajla ödev durumunun
bildirilmesinin’ öğrencilerin ödev yapma oranlarını belirgin bir şekilde arttırdığını dile getirmişlerdir. Öğrencinin
sorumluluk duygusunu, konulara bakış açısını, düşünce yapısını ve hatta hayattan zevk alma güdüsünü dahi
geliştirdiği göz önüne alındığında uygulamanın da öğrencilerin bu yönlerini geliştirmelerine hizmet ettiği yapılan
araştırmada açıkça görülmektedir.
141
Danışman: Burcu Taşer GÜNEŞ
M. Siraç OSMANAĞAOĞLU
Elbruz Can DOĞAN
‘MATEMATİK KORKUSUNUN ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİSİNİN İNCELENMESİ
VE MATEMATİK KORKUSUNUN YENİLMESİ
Matematik dersinin konuları soyut kavramlar içermektedir. Bu nedenle karşılaşılan en büyük sorun olan
öğrencilerin formül ve sembolleri öğrenme güçlükleri olmuştur. Öğrencilerin var olan tutumlarını olumlu yönde
artırmayı ve matematiğe farklı gözle bakarak kendi deneyimleri sonucu matematiği yeniden inşa etmelerini
amaçladık. Matematiği somutlaştırmak ve öğrencilerin zihinlerinde canlandıramadıkları kavramları öğrenmelerini
sağlamak amacıyla bu projeyi geliştirdik. Matematik korkusunu yenmeyi ve matematik dersine karşı var olan
tutumu olumlu yönde artırmayı hedefledik.
Öncelikle araştırmaya katılan 150 öğrencinin tutum ölçeği değerlendirildi. Öğrencilerin tutumlarını
olumlu yönde artırmak için proje planı çerçevesinde sene içinde olumsuz tutuma sahip olan öğrenciler belirledik.
2012-2013 eğitim öğretim yılı boyunca okulumuz fotoğrafçılık kulübü öğrencileri ve danışman öğretmeni ile
birlikte ‘’Matematiğin Fotoğrafını Çek’’ isimli etkinliği düzenledik. Daha sonra öğrencileri okulumuz kütüphanesine
davet ederek onların çektiğimiz fotoğraflar üzerinde işlem yaparak matematiğe farklı gözle bakmalarını istedik.
Böylece matematiğin günlük hayatın içinde var olduğunu ve fotoğraflarla matematik korkusunu yenebileceğimizi
gösterdik.
Uygulamaya başlamadan önce “Matematik Dersine Yönelik Tutum Ölçeğinden aldıkları puanların
ortalaması 75 puan üzerinden 29,27 puan olarak belirlenmiştir. Öğrencilerin matematiğin fotoğrafını çek proje
çalışması sonrasında matematiğe yönelik tutumlarında olumlu yönde artış olduğu bulunmuştur, t(49)=81.432,
p<.0,01.Bu bulgu matematiğin fotoğrafını çek proje uygulamasının, öğrencilerin matematik dersine yönelik
tutumlarını artırmada önemli bir etkiye sahip olduğunu gösterir.
Bu proje bize gösteriyor ki öğrencilerin matematik dersine karşı var olan tutumlarının olumlu yönde
artırılması ve matematik korkusunun yenilmesi mümkündür. Bu aslında hem onların korkularını yenmelerini hem
de tutumlarında hedeflediğimiz sonuca ulaşmamızı sağladı.
142
Danışman: Bilge EMİL
Muhammed Halil TAŞKIN
Mustafa Erdi SÜMER
SOKAKTAN BİLGİSAYARA METAFORLARLA OYUN YOLCULUĞU
Bu çalışma, insanın gelişiminin her aşamasında bir ihtiyaç olan ve bilgi iletişim teknolojilerinin gelişmesi
ve kentleşmeyle birlikte bir yandan sokaktan sanal bir ortam olan bilgisayar ortamına taşınan oyun etkinliğinin lise
öğrenci ve öğretmenleri üzerinde oluşturduğu algıya ( metafora) dikkat çekmek; diğer yandan sokak ve bilgisayar
oyunlarının yaşamımızdaki yerini inceleyerek problemin çözümüne katkıda bulunmayı hedeflemektedir.
Araştırmanın örneklemi okulumuz TOKİ Anadolu Lisesi’nde okuyan 330 öğrenci ve yine bu okulda çalışan
48 öğretmenden oluşmaktadır. Bu araştırma nitel ve nicel yöntemin bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemi
ile yapılmıştır. Araştırmaya katılan, öğrenci ve öğretmenlerin bazı demografik özellikleri, boş zamanlarında
bilgisayar oyunu oynayıp oynamadıkları, bu oyunları ne sıklıkla oynadıklarını ortaya koymak amacıyla bir görüşme
formu oluşturulmuş, bu forma “oyun” kavramına ilişkin metaforları saptamak amacıyla “Oyun………..gibidir,
çünkü……….” ifadesini tanımlamaları istenilen bir soru eklenmiştir. Veriler SPSS 21 istatistik programı aracılığıyla
analiz edilmiş, açık uçlu sorulardan elde edilen nitel veriler üzerinde içerik analizi yapılmıştır. Böylece metaforların
kategorileri belirlenmiş araştırma sorularında belirlenen değişkenler bakımından farklılık olup olmadığını tespit
etmek için ki kare bağımsızlık analizi yapılmış, elde edilen sonuçlar tablolar halinde sunularak değerlendirilmiştir.
Bulgular değerlendirildiğinde oyun kavramına ilişkin öğrenciler toplam 103, öğretmenler ise 32
farklı metafor üretmişlerdir. Öğretmen ve öğrencilerin metaforları 8 ortak kategori altında toplanmıştır. Ayrıca
öğretmenlerin öğrencilerden farklı olarak “oyun rekabettir” ve “oyun gereksiz bir etkinliktir ve oyun yaratıcılığın
kaynağıdır” kategorilerine ait metafor üretmedikleri saptanmıştır. Ortaya çıkan kategorilerden oyun bağımlılıktır
kategorisinde öğrenci cinsiyetleri, sınıf düzeyi ve boş zamanlarını değerlendirme yöntemleri arasında anlamlı bir
fark olduğu tespit edilmiştir.
143
Danışman: Zemzem ÇEVİK
Hatice Zehra KAÇAN
Nursima EKİCİ
POLİJİNİNİN (ÇOK KARILILIK) ÇOCUK PSİKOLOJİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ BATMAN İLİ ÖRNEĞİ
Evlilik, oldukça farklı özelliklere sahip iki insanın yaşamlarında yeni ve önemli bir sayfa açtıkları, onların
geleceğe dair umutlarını, hayallerini süsleyen bir dönemin başlangıcıdır. Evlilikte bireyler her zaman istedikleri,
hayal ettikleri kişilerle karşılaşamayabilirler, böyle durumlarda da kişilik özelliklerinden, alışkanlıklarından sosyal
koşullardan kaynaklı, ekonomik, kültürel, cinsel sorunlarla karşı karşıya kalabilirler. Bu gibi durumlarda eşler
arasında çatışma yaşanması kaçınılmaz olmaktadır. Bazen bu çatışmaların yaşanmasına kültürel, sosyal, ekonomik
gibi konular yol açmayabilir. Eşlerin kişilik özellikleri çatışmayı tetikleyebilir. Bu da aileyi olumsuz etkiler.
Aile, insan toplumlarının çekirdeğini oluşturan birimdir. Gelecek nesillerin sağlıklı olması için sağlıklı aile
ortamında büyümesi gerekmektedir. Özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde çok yaygın olan polijini evliliklerde
sağlıklı bir aile ortamı bulunmadığından dolayı bu evliliklerden olan birçok çocuğun da ilgi eksikliğinden
kaynaklanan birçok psikolojik sorunlarla beraber madde bağımlılığı da artmaktadır. Polijini evliliklerde eşlerin
ve karıların birbiriyle anlaşamamasından dolayı aile içinde birçok sorunlar meydana gelmektedir. Bu sorunlar da
en çok 7 -16 yaş grubundaki çocukları etkilemektedir. İlgi, sevgi ve huzur eksikliğinden kaynaklanan bu sorunlar
daha ileriki yaşlarda bu çocukların psikoloji üzerindeki etkileri daha ciddi boyutlarda ortaya çıkmaktadır. Biz de bu
projede polijini evliliklerin, bu evliliklerden olan çocuklar üzerindeki psikolojik etkisini araştırdık.
144
Danışman: Mustafa ÖZKAN
Faruk Tahsin ARIK
Muhammed Enes ZEREN
ERGENLERDE PROSOSYAL DAVRANIŞLAR VE BAZI DEĞİŞKENLERİN ROLÜ
Bu araştırmanın amacı, ergen gelişimi açısından koruyucu nitelikteki bazı faktörlerin (okula yönelik tutumlar, öğretmen desteği, okul
etkinlikleri, okulun kontrol düzeyi, okuldaki öğrencilerin problem davranışları onaylamaması, arkadaşların uygun davranış modelleri, arkadaş
desteği, arkadaş kontrol düzeyi ve sosyal etkinliklere katılma) olumlu sosyal davranış eğilimlerini açıklamadaki katkılarını ortaya koymak ve
koruyucu faktörlerin ve bazı demografik değişkenlerin (cinsiyet, okul türü, sınıf düzeyi, akademik başarı, anne/baba eğitim düzeyi) olumlu
sosyal davranış eğilimleri ile ilişkisinin nasıl olduğunu incelemektir.
Konu ile ilgili literatür taraması yapılmış, genel bilgi verilip araştırma kapsamında Okan Üniversitesi’nden Arş. Gör. Zeynep Aydın
SÜNBÜL, Özyeğin Üniversitesi’nden Prof. Dr. Asiye KUMRU ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Doç. Dr. Diğdem Müge SİYEZ ile anketlerin
hazırlanması ve alt boyutlara göre hangi soruların seçileceği konusunda internet üzerinden e-mail yoluyla iletişime geçilmiş, anket sorularının
kullanılabilmesi için izinler alınmıştır. Konu ile ilgili olarak Uludağ Üniversitesi’nden Doç. Dr. Leman Pınar TOSUN ile röportaj yapılmıştır.
Bu araştırma, ortaöğretime devam eden 14-18 yaş grubundaki 9, 10, 11 ve 12. sınıf öğrencilerinde ergen gelişimi açısından koruyucu
nitelikteki bazı faktörlerin olumlu sosyal davranış eğilimlerini açıklamadaki etkisini ortaya koymaya ve bazı demografik değişkenlerin olumlu
sosyal davranış eğilimleri ile ilişkisinin nasıl olduğunu belirlemeye yönelik ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Bu doğrultuda
Işıklar Askeri Hava Lisesi, Bursa Ali Osman Sönmez Fen Lisesi, Bursa Anadolu Lisesi, Faik Çelik Kız Teknik ve Meslek Lisesi, Özel Şahinkaya
Lisesi ve BTSO Ali Osman Sönmez Sosyal Bilimler Lisesi 9, 10, 11 ve 12. sınıflardan birer sınıf her okuldan 80 kişi örnekleme dahil edilmiştir.
Araştırmanın örneklemini 255 kız, 225 erkek öğrenci olmak üzere toplam 480 öğrenci oluşturmuştur.
Araştırmada yer alan katılımcıların sosyo-demografik nitelikleri hakkında veri toplamak amacıyla araştırma değişkenleriyle ilgili
yapılandırılmış “Kişisel Bilgi Formu” hazırlanmıştır. Ergenlerin olumlu sosyal davranışlarına ilişkin verileri toplamak amacıyla Carlo ve Randall
(2002) tarafından geliştirilen ve Kumru (2004) tarafından uyarlama çalışması yapılan “Olumlu Sosyal Davranışlar Eğilimi Ölçeği” (Prosocial
Tendencies Measure); koruyucu faktörlere ilişkin verileri belirlemek amacıyla Jessor, Turbin ve Costa (2004) tarafından geliştirilen ve Siyez
(2006) tarafından uyarlama çalışması yapılmış “Ergen Sağlığı ve Gelişimi Envanteri” nin (Adolescent Health and Development Questionnaire)
“Kişisel İnanç Yapısı”, “Kontrol Düzeyi”, “Uygun Davranışlar”, “Uygun Davranışlar ile İlgili Modeller” ve “Sosyal Destek” alt ölçekleri kullanılmıştır.
Araştırmada kullanılan veri toplama araçları likert tipi ölçeklerdir. Çalışmadan elde edilen sonuçlarda Olumlu Sosyal Davranışlar Eğilimi
Ölçeği’nin Cronbach Alpha iç tutarlılık katsayısı 0,72 olarak bulunmuştur. Ergen Sağlığı Gelişimi Envanteri’nin Cronbach Alpha iç tutarlılık
katsayısı ise 0,85 olarak bulunmuştur. Kullanılan anketler uzmanlar tarafından hazırlanıp testlerin bireyin ölçülmek istenen özelliklerini doğru
ölçtüğü, güvenilirlik ve geçerlilik analizlerinin yapıldığı bilinmektedir.
Araştırmada toplanan veriler istatistik paket programlarından SPSS’in 20.00 sürümü kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırmada
öncelikle ergenlerdeki koruyucu faktörler ile olumlu sosyal davranışlar alt boyutları ve olumlu sosyal davranışlar toplam puanları arasındaki
ilişkiler Pearson Korelasyon Katsayısı ile incelenmiştir. Öğrencilerin olumlu sosyal davranışlar alt boyutları ve olumlu sosyal davranışlar toplam
puanlarının demografik değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaşıp farklılaşmadığına dağılımın normal olmadığı ve t
testi için gerekli koşulların sağlanamadığı ölçümlerde Mann-Whitney U tekniği ile; tek yönlü varyans analizi (ANOVA) için gerekli koşulların
sağlanamadığı ölçümlerde ise Kruskal Wallis tekniği ile bakılmıştır. Olumlu sosyal davranış eğilimlerinin koruyucu faktörler ile ilişkisini daha
ayrıntılı olarak incelemek ve koruyucu faktörlerin olumlu sosyal davranış eğilimlerini anlamlı bir şekilde yordayıp yordamadıklarını; bunların
göreli önemliliklerini saptamak için çoklu doğrusal regresyon analizi yapılmıştır. Bulguların anlamlı olup olmadığının yorumlanmasında .0,05
anlamlılık düzeyi ölçüt alınmıştır. Buna ek olarak araştırmada öğrencilerin olumlu sosyal davranışlar alt boyutları ve olumlu sosyal davranışlar
toplam puanlarının demografik değişkenlere göre dağılımı tek tek ortalama puanlar hesaplanarak karşılaştırılıp incelenmiştir. Öğrencilerin
demografik özelliklerine ilişkin verilerin betimlenmesinde frekans ve yüzde hesaplamaları yapılmıştır.
Ergen gelişimi açısından koruyucu nitelikteki bazı faktörlerin büyük çoğunluğunda olumlu sosyal davranış eğilimlerini açıklamadaki
katkıları ve ilişkileri anlamlı bulunmuştur ve bazı demografik değişkenlerin olumlu sosyal davranış eğilimlerine göre istatistiksel olarak anlamlı
farklılaşması ve dağılımı gösterilip yorumlanmıştır. Bunların yanında koruyucu faktörlerle prososyal davranış eğilimlerinin anlamlı yordayıcıları
tespit edilmiştir.
Ergenlerde genel prososyal davranış eğilimi en fazla kızlarda, 11. sınıflarda, askeri lisede, not ortalaması 3,00-4,00 arası olanlarda ve
annesi veya babası ilkokul mezunu olanlarda; en az ise erkeklerde, 9. sınıflarda, özel okulda, not ortalaması 2,00-3,00 olanlarda, üniversite ve
üzeri öğrenim düzeyinde annesi olanlarda ve okuma yazma bilmeyen babası olanlarda gözlemlenmiştir. Ergenlerde genel prososyal davranış
eğilimi ile okula yönelik tutumlar, öğretmen desteği, okul etkinlikleri, okulun kontrol düzeyi, okuldaki öğrencilerin problem davranışları
onaylamaması, arkadaşların uygun davranış modelleri, arkadaş desteği ve arkadaş kontrol düzeyi arasında olumlu yönde anlamlı bir ilişki
çıkarken; sosyal etkinliklere katılma arasında bir ilişki bulunamamıştır. Demografik değişkenlerin prososyal davranış eğilimleri ile anlamlı
farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Araştırmada ergenlerde koruyucu nitelikteki birtakım faktörlerin genel olumlu sosyal davranışları
yordama düzeyi regresyon analizi ile test edildiğinde okula yönelik tutum, öğrencilerin problem davranışları onaylamaması ve arkadaş kontrol
düzeyinin genel olumlu sosyal davranışlardan elde edilen toplam puanın anlamlı yordayıcıları olduğu görülmüştür.
145
Danışman: Serdar SAYGILI
Sena ASLANTAŞ
Damla KAŞIKÇI
‘GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ŞİDDETİN DEĞİŞEN YÜZÜ; SANAL (SİBER) ŞİDDET /(LİSE ÖĞRENCİLERİNİN
SANAL ZORBALIK EĞİLİMLERİ VE SANAL MAĞDURİYET SEVİYELERİNİN BAZI METAFORLAR AÇISINDAN
DEĞERLENDİRİLMESİ)
Zorbalık; isim takma, birini oyuna almama, alay etme, dışlama, aşağılama, korkutma, psikolojik baskı,
söylenti çıkarma, başkalarının malını alma ya da malına zarar verme ve fiziksel şiddet olarak tanımlanmıştır.
Zorbalık davranışının her ne kadar bölgesel ve ulusal farklılıkları olsa da yapılan araştırmalarda kişilerin zorbalık
davranışlarında kültürel anlamda ciddi bir fark olmadığı görülmektedir. Kültür farkı gözetmeksizin yetişkinlerin
birçoğu çocukluk ve ergenlik zamanlarında zorba, mağdur ya da zorba/mağdur olmuş veya zorbalık/mağdurluk
ile ilgili durumlara tanıklık edecek yaşantı geçirmiştir. Zorbaca davranışların nedeni güç duygusundan hoşlanma,
korkuları gizleme, mutsuz olma, kişinin kendisini sevmemesi, sevgi yoksunluğu, hakkı olandan fazlasını alma
dürtüsü, yetersizlik ve aşağılanmışlık duygusu, sert bir izlenim verme, başkaları tarafından beğenilme, popüler
olma, başarmışlık duygusundan noksan olma diye sıralanmaktadır. Zorbalık üzerine yapılan çalışmalarda zorbaca
davranışların bir tek nedene bağlı olarak ortaya çıkmadığı da görülmektedir.
Bu bağlamda projenin amacı, lise öğrencilerinin Sanal (Siber) Zorbalık Eğilimleri ile Sanal Mağduriyet
Düzeyleri konusunda öğrencilerinin bilgi, tutum ve davranışlarını cinsiyet, okul türü ve sosyo-ekonomik açıdan
incelemektir. Bu amaç çerçevesinde aşağıdaki sorulara çözüm aranmıştır; öğrencilerin Sanal Zorbalık Eğilimleri ile
Sanal Mağduriyet Düzeyleri konusunda, onların cinsiyetlerine göre anlamlı bir fark var mıdır? Öğrencilerin Sanal
Zorbalık Eğilimleri ile Sanal Mağduriyet Düzeyleri konusunda, onların okul türlerine göre anlamlı bir fark var
mıdır? Öğrencilerin Sanal Zorbalık Eğilimleri ile Sanal Mağduriyet Düzeyleri konusunda, onların sosyo-ekonomik
durumuna göre anlamlı bir fark var mıdır? Araştırma bulgularına göre, ortaöğretim Öğrencilerin Sanal Zorbalık
Eğilimleri ile Sanal Mağduriyet Düzeyleri konusundaki bilgi, tutum ve davranışlarında onların cinsiyet, okul türüne
göre anlamlı bir farklılık olduğu; buna karşın sosyo-ekonomik durumlarına göre anlamlı bir farklılık olmadığı
sonucuna ulaşılmıştır.
146
Danışman: Sonnur ÖZTÜRK ÖZEÇOĞLU
Büşra KUMRAL
Sümeyye Nur LİMON
BENİMLE OYNAMA ÇAKARIM SANA (BİLGİSAYAR OYUNLARININ LİSE (10.SINIF) ÖĞRENCİLERİNİN
SALDIRGANLIK DAVRANIŞLARINA ETKİSİ)
Bu proje bilgisayar oyunlarının 10.sınıf öğrencileri üzerindeki saldırganlık etkilerini ortaya koymak
amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla, şiddet içeren oyunları tercih etmenin saldırganlık eğilimlerini arttırıp arttırmadığı
hipotezi sınanmak istenmiştir.
Araştırmanın evrenini Eskişehir, Odunpazarı ilçesinde bulunan 2013-2014 eğitim -öğretim yılı ortaöğretim
kurumlarında eğitim gören 10. Sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemimizin evrenini en iyi şekilde temsil
etmesi için farklı türde eğitim gören 9 okul (1000 öğrenci) belirlenmiştir. Araştırmada veri toplamak amacıyla “Anket
Çalışması” ve “Saldırganlık Ölçeği” kullanılmıştır. Anket ve Ölçek ile elde edilen verilerin değerlendirilmesinde
SPSS18 programı kullanılmıştır.
Ankete katılan katılımcıların, bilgisayar oyunlarını oynama sıklığı ve süreleri, oyun türleri (seçme sebepleri),
boş zamanlarındaki etkinlik tercihleri, bilgisayar oyunlarının tutum ve davranışlarına etki algısı, bilgisayar
oyunlarının şiddet içerikleri tercih etme algısı, gençler arasında artan şiddet olaylarıyla bilgisayar oyunlarının
etkisinin olup olmadığı algısı ve saldırganlık ölçeği verilerine ulaşılmıştır.
Araştırmamızın sonucunda katılımcıların cinsiyet ve okul türüne göre bilgisayar oyunu tercihleri
ile saldırganlık ölçeği ilişkilendirilmiştir. Buna göre, bilgisayar oyunu oynamayı 1. olarak tercih edenlerin, 6.
Olarak tercih eden katılımcılara göre saldırganlık puan ortalamalarından anlamlı olarak daha yüksek olduğu
tespit edilmiştir. Bilgisayar oyunları başında şiddet içerikli oyunlarla geçirilen süre arttıkça saldırganlık içeren
davranışların ortaya çıkması durumunda tepkisizlik ve normal karşılanması durumunun ortaya çıkması ile ilgili
anlamlı ilişki bulunmuştur. Bilgisayar oyunlarının gençlere kötü örnek oluşturduğu ve gençleri olumsuz yönde
etkilediği bulgusuna ulaşılmıştır. Meslek Lisesi öğrencilerinin saldırganlık düzeyinin Anadolu Lisesi öğrencilerine
oranla daha çok bilgisayar oyunu oynadıklarından dolayı saldırganlık düzeylerinin daha yüksek olduğu bulgusuna
ulaşılmıştır.
147
Danışman: Cuma KESME
Yalçın TANIŞ
Şeyma MACAROĞLU
SİYAH ŞAPKALILAR (BLACK HAT HACKER)
İnsanlarımız, bilişim araçlarını kullanarak sosyal medya üzerinden yoğun bir şekilde kişisel bilgi paylaşımı
yapmaktadırlar. 26 milyon 588 bin vatandaşımız, bilişim araçları yardımıyla internet bankacılığını kullanmaktadır.
Teknolojinin her geçen gün; insanoğlunu daha rahat ve daha mutlu yaşaması için sürekli değişim
içerisinde bulunması sevindirici olmakla birlikte; bu değişim birçok kişinin veya kurumun zarara uğramasına,
mağdur olmasına neden olan, “BİLİŞİM SUÇU”, BİLİŞİM SUÇLULARI” ve “SİYAH ŞAPKALI HACKER” kavramlarını
ortaya çıkarmıştır.
Projemizle, Siyah Şapkalı Hackerların, psiko-sosyal altyapılarını inceleyerek, onları bilişim suçu işlemeye
yönelten nedenleri ortaya çıkartıp, insanların niçin hacker olmak istedikleri sorusunun cevabını bulmayı hedefledik.
Proje kapsamında,Siyah şapkalıların psiko-sosyal alt yapılarını araştırmak amacıyla İngilizce ve Türkçe
olarak hazırlayacağımız anket sorularının içeriği konusunda, Psikiyatri ve Adli Bilişim Uzmanlarıyla kişisel görüşmeler
yapıldı. Surveymonkey ve Google Doküman olarak hazırladığımız anketi, Siyah Şapkalı Hackerlara kullandıkları
paylaşım platformlarından(Blog-forum-web) ulaşarak doldurmalarını sağladık. Bilişim suçu işlemiş insanların kişisel
görüşlerini aldık. Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlar Şubesi yetkilileriyle kişisel görüşmeler yapıldı.Anket sonuçlarını
ve kişisel görüşme notlarını, Psikiyatri ve Adli Bilişim uzmanlarıyla değerlendirdik. Araştırmalarımız sonucunda
Siyah şapkalılar hakkında sanılanların aksine çok farklı bulgular elde ettik. Bilişim suçlularının, suça eğilimlerinin
farkında olmadan ve bilinçsizce, daha ilkokul yıllarında oynadıkları bilgisayar oyunlarında yaptıkları küçük hilelerle
başladığı ve zamanla benliklerinde yer ettiği ortaya çıkmıştır. siyah şapkalı hackerlar, sanılanın aksine başkasına
zarar vermek veya kolay yoldan para kazanmak amacıyla bu işe başlamamış, yetenekli bireylerdir. Aslında siyah
şapkalılar, suça eğilimli hale gelmeden, alınacak önlemlerle, toplumun ihtiyaçlarını karşılayacak teknik elemanlar
olarak yetiştirilebilir.
148
Danışman: Ahmet Cihat KAPÇIK
Ahmet Numan KILIÇ
Levent Faruk SOYSAL
FLIPPED CLASSROOM EĞİTİM MODELİNİN ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN
DEĞERLENDİRİLMESİ
Öğrenme olanakları bireyin oynamak, incelemek ve keşfetmek gibi doğal eğilimleriyle örtüştürüldüğü
zaman öğrenme hızlanmaktadır. Biz de yaptığımız çalışmada öğrencilerin daha istekli derse gelebildikleri,
motivasyon ve derse katılım oranlarını artıran bir model olan, öğrencileri zaman ve mekan sınırlamasından
çıkaran, istedikleri yerde ve istedikleri zamanda kendi öğretmenlerinden ders alabilmeleri temeline dayalı Flipped
Classroom modelini inceledik. Flipped Classroom modelinde öğrenciler evde ders anlatım videosunu izler ve
sınıfta tartışma, grup çalışmaları, sunumlar ve küçük projeler ile meşgul olurlar. Günümüzde uygulanan öğretim
metotlarının tam tersine bu metot öğretim teknolojilerinin yardımıyla öğrencilere sınıf içi ve dışında daha etkili ve
anlamlı öğrenme ortamı sunar.
Çalışma İstanbul’da özel bir okulda 7. Sınıf Sosyal Bilgiler dersinde Flipped Classroom metodunun
uygulandığı deney grubu ve mevcut sistemdeki gibi ders anlatımı yapılan kontrol grubu olarak 18’er kişilik
iki grup arasındaki başarı artış oranları değerlendirilmiştir. Başarıyı ölçmek için ön ve son sınavlar iki gruba da
uygulanmıştır. Çalışmamızda elde ettiğimiz sonuçlara göre kontrol grubu ve deney grubunda son sınav başarı
ortalamaları alınarak yapılan hesaplama da deney grubundaki öğrencilerin kontrol grubuna göre % 19,89 daha
fazla başarı elde ettikleri tespit edilmiştir. Kontrol grubu son sınav başarı artışı %58,25 olurken bu oran deney
grubunda %78.14’ kadar çıkmıştır. Gruplar içinde ön ve son sınav başarı seviyelerine bakıldığında kontrol grubu
%15,68, deney grubu ise %30’luk bir başarı artışı göstermiştir. Farklı soru stillerinin kullanıldığı sınavlarımızda
Flipped Classroom modelinin uygulanarak ders işleyişi gerçekleştiren öğrencilerin kontrol grubu öğrencilerine
oranla %19,89’luk bir artış görülmüştür. Ayrıca sınıfta ciddi oranda motivasyon artışı da gözlemlenmiştir.
149
Danışman: Nüket SERTKAYA
Selma Güneş HASGÖREN
İpek ÜNLÜ
İLK KARARDA ISRAR/KARAR VERMEDE BİLİŞSEL FARKINDALIK ETKİLERİ
Bireyler olasılığa dayalı ve sonucun belirsiz olduğu durumlarda karar verme sürecinde sonuç olumsuz olsa
dahi ilk seçimlerinde sabit kalma eğilimindedirler. Araştırmamızda deney grubundaki bireylerde olasılığa dayalı
kararlarda farkındalık düzeyi yaratarak seçimlerinde sabit kalmaya devam edip etmediklerini ve bu eğilimlerine
ilişkin gerekçelerini incelemeyi amaçladık.
Araştırmada deneysel yöntem kullanılmıştır. Deneyimiz deney grubunda 36, kontrol grubunda 36 olmak
üzere toplamda 72 deneğe uygulanmıştır. Deneysel düzenekler dokuz adettir ve her düzeneğin üstünde 3 adet
kapı vardır. 2 kapının arkasında keçi, 1 kapının arkasında ise ödül olarak nitelendirdiğimiz araba vardır. Deneklerin
amacı arabayı bulmaya çalışmaktır. Amacımız deneysel grupta bir farkındalık yaratarak sabit kalma eğilimlerinin
azalıp azalmadığını araştırmaktır. Bu nedenle her deneme sonrası deney grubundaki deneklere geri bildirim
verilmiş ve onlara bir anket uygulanmıştır. Kontrol grubunda ise bu anket işlemi tüm denemeler bittikten sonra
uygulanmıştır. Deneklerin neden ilk kararlarında sabit kalma eğilimi gösterdikleri bu yolla gözlenmiştir.
Katılımcılar toplam 864 denemenin 623’ünde (%72.11) ilk kararlarında sabit kalırken, 241’inde (%27.89)
değiştirmiştir; katılımcıların ilk kararlarında sabit kalmalarına ilişkin bu gözlem istatistiksel olarak anlamlı
bulunmuştur. Katılımcıların denemeler boyunca ilk kararda ısrar eğilimleri anlamlı bir biçimde azalmıştır. Fakat
deneysel gruptaki ilk kararda ısrar eğiliminin düşüşü anlamlıyken, kontrol grubundaki düşüş anlamlı değildir.
Denemeler boyunca katılımcıların ilk kararda ısrar eğilimindeki azalma deneysel koşullar dikkate alınarak
incelendiğinde, kontrol grubunda denemelere bağlı olarak anlamlı bir değişme gözlenmezken, deneysel gruptaki
katılımcıların ilk kararda ısrar eğilimleri denemelere bağlı olarak değişmiştir. Yani deneysel gruptaki uygulanan
anketler ve verilen geri bildirimler, deneme sayısı arttıkça etkisini göstermiş ve deneklere amaçlanan farkındalık
kazandırılmıştır.
150
Danışman: Halil ÖZTÜRK
Burcu KARABIYIK
Hanifenur TEKİR
LİSANS YERLEŞTİRME SINAVINA GİREN ÖĞRENCİLERİN ANNE-BABALARININ PSİKOLOJİK
BELİRTİLERİNİN İNCELENMESİ
Günümüzde sınavlar öğrencilerin yaşamındaki önemli dönüm noktalarından birini oluşturmaktadır.
Çünkü bir üst öğrenime yerleşmede önem teşkil etmektedir. Dolayısıyla sınav öğrenciler üzerinde stres ve
kaygının oluşmasında önde gelen nedenlerden sayılabilir. Sınavın sebep olduğu bu etkiyi anne ve babalar da
çocukları ile birlikte yaşamaktadır. Sınavın yapıldığı merkezlere anne-babaların çocuklarıyla beraber gelmeleri
ve saatlerce beklemeleri her sınavda dikkat çekmektedir. Bu durumun da anne-babaların birtakım psikolojik
rahatsızlıklarına kaynaklık eden bir sorun olabileceği ihtimali karşımıza çıkmaktadır. Hatta 2013 yılı Mart ayında
yapılan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS)’nda Erciyes Üniversitesi’nde sınava girecek olan oğlu ile birlikte gelen
babanın bekleme esnasında hayatını kaybettiğini hepimiz biliyoruz.
Biz de buradan yola çıkarak Lisans Yerleştirme Sınavı’nın anne-baba üzerinde meydana getirdiği psikolojik
belirtileri; sosyo-ekonomik durum ve başarı beklentisine göre incelemek istedik.
Araştırmada veriler, 15/16/22/23 haziran 2013 tarihlerinde yapılan lisans yerleştirme sınavları (LYS)
esnasında çocuklarıyla sınav merkezinin yapıldığı yere gelen ve sınav süresince sınavın yapıldığı merkezin önünde
bekleyen anne-babalara Kısa Semptom Envanteri uygulanarak elde edilmiştir. Ayrıca anne-babaların sosyoekonomik durumu ve çocuklarından bekledikleri başarı beklenti düzeyleri bilgi formu ile elde edilmiştir. Veriler
SPSS veri analizi programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırmamıza 126 anne-baba katılmıştır.
Anne-babanın sosyo-ekonomik düzeyi açısından baktığımızda, alt sosyo-ekonomik düzeye sahip annebabaların orta ve üst sosyo-ekonomik düzeye sahip anne-babalara oranla birtakım psikolojik rahatsızlıkların
belirtilerini daha fazla yaşadıklarını söyleyebiliriz.
Anne-babanın başarı beklentisi açısından baktığımızda, çocuğundan yüksek başarı beklentisine sahip
anne-babaların orta ve düşük başarı beklentisine sahip anne-babalara oranla birtakım psikolojik rahatsızlıkların
belirtilerini daha fazla gösterdiğini söyleyebiliriz.
Bu araştırmamız sonucunda anne-babaların sınav sürecini daha rahat yönetmeleri ve ruh sağlıklarını
korumaları için önerilerde bulunulmuştur.
151
Danışman: Volkan Alparslan KILIÇ
Alihan KANDİŞ
Yusuf KÜÇÜK
ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNDE SİGARA BAĞIMLILIĞI VE SİGARA YASAĞI AFİŞLERİNE KARŞI TEPKİLERİ
Bu araştırmanın amacı okulumuzda eğitim almakta olan öğrencilerin sigara kullanımının tespiti edilmesi
ve öğrencilerin sigara yasağına ilişkin levha, tabela ve görsel afişlere olan tepkilerinin araştırılmasını kapsamaktadır.
Araştırma evrenini Körfez Teknik ve End. Meslek Lisesinde eğitim almakta olan öğrenciler oluşturmaktadır.
Okulumuzun resmi kayıtlarına göre, 2013-2014 eğitim öğretim yılında 1278 örgün ve 528 aktif mesleki açık
öğretim öğrencisi olmak üzere toplam 1806 öğrencisi bulunmaktadır. Araştırmanın amaçları doğrultusunda
araştırmaya 610 öğrenci dahil edilmiştir. Araştırma bulgularına göre; araştırmaya katılan öğrencilerinin % 25’i
sigara kullanmaktadır. Sigara kullanan öğrencilerin % 92 sinin aile fertlerinin de sigara kullandığı sonucu elde
edilmiştir.
Araştırmaya katılan ve sigara kullanmayan öğrencilerin ise % 36 ‘sının aile fertlerinin sigara kullandığı
tespit edilmiştir. Sigara kullanmayan öğrencilerin anne ve babalarının eğitim düzeyi, sigara kullanan öğrencilerin
anne ve babalarına göre daha yüksek olduğu sonucu görülmüştür. Sigara kullanmayan öğrencilerin ailelerinin
gelir seviyeleri, sigara kullanan öğrencilerin ailelerinin gelir seviyelerine göre nispeten daha yüksek olduğu sonucu
elde edilmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin %43’ük çoğunluğu sigaraya başlama nedeni olarak sosyal çevre ve
arkadaş gurubunu belirtmiştir. Araştırmaya katılan ve sigara kullanan öğrencilerin %88’i hayatında en az bir kere
sigarayı bırakmayı denemiştir.
Araştırmada kullanılan sigara yasağına ilişkin afişlerde yoğun biçimde tahribatlar gözlemlenmiştir. Buna
karşın sigara zararlarına ilişkin bilgilendirici afişlerde ise daha az tahribatlar gözlemlenmiştir. Duygusal içerikli
ve dini değerlere atıfta bulunulan afişlerde ise çok daha az tahribat görülmüştür. Afişler önünde sigara içme
eyleminde ise yapılan gözlemlere göre herhangi bir değişiklik görülmemiştir.
152
Danışman: Seher AKDENİZ
Gamze Didar KARADİKME
Özden YALIM
ERGENLERDE YAŞAM DOYUMUNUN MESLEK KARARI VERME YETKİNLİĞİ AÇISINDAN İNCELENMESİ
Bu çalışmanın amacı, ergenlerin yaşam doyumların meslek kararı verme yetkinlik algıları ve cinsiyet, okul
türü değişkenleri açısından incelenmesidir. Bu araştırma genel tarama modelinde olup 9.sınıf öğrencilerinin yaşam
doyumları meslek kararı verme yetkinlikleri açısından karşılaştırmalı olarak çalışılmıştır.
Araştırmanın evrenini 2013-2014 yılında Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ ne bağlı liselerde öğrenim gören
9.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi Konya Sosyal Bilimler Lisesi, Selçuklu A. Öğretmen
Lisesi, Karatay Toki Anadolu Lisesi, Cemil Keleşoğlu Lisesi 9. Sınıf öğrencilerinden, 297’ si kız, 218’i erkek olmak
üzere toplam 515 kişilik gruptan oluşmaktadır.
Araştırmada meslek kararı verme yetkinliği puanlarını belirlemek için “Meslek Kararı Verme Yetkinlik
Ölçeği”, yaşam doyumu puanlarını belirlemek amacıyla “Yaşam Doyumu Ölçeği” ve öğrencilerin cinsiyet, yaş, okul
türü bilgilerini belirleyebilmek amacıyla araştırmacılar tarafından hazırlanan “Kişisel Bilgi Formu” kullanılmıştır.
Verilerin analizinde t-testi, varyans analizi, pearson momentler çarpımı korelasyon tekniği ve çoklu regresyon
analizi kullanılmıştır.
Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre ergenlerde yaşam doyumu ve meslek kararı verme
yetkinlik puanları cinsiyete ve okul türüne göre anlamlı olarak farklılaşmamaktadır. Araştırma bulgularına göre
ergenlerde yaşam doyumu ve meslek kararı verme yetkinlik puanları arasında pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki
mevcuttur. Yani ergenlerin meslek kararı verme yetkinlikleri yükseldikçe, yaşam doyumları da artmaktadır.
Araştırma bulguları meslek kararı verme yetkinliğinin bireysel ve mesleki özellikleri doğru olarak değerlendirme
ve mesleki bilgi toplama alt boyutlarının yaşam doyumunu anlamlı düzeyde yordadığını göstermektedir.
153
Danışman: Sema Bozacı DURNA
İrem Gül TİREN
Kader TUNA
ANA SINIFINA GİDEN KÖY VE ŞEHİR ÇOCUKLARININ KELİME HAZİNELERİNE ANNE-BABANIN
EĞİTİM SEVİYESİ, HİKÂYE KİTABI OKUMALARI VE OKUL ETKİNLİKLERİNİ TEKRAR ETTİRMELERİNİN
ETKİSİNİN İNCELENMESİ ANAMUR ÖRNEĞİ
Anamur ilçesi sınırları içinde şehir merkezinde ve köylerde Anasınıflarında MEB Okul Öncesi Eğitim
Programına devam eden çocukların dil gelişim düzeyleri-kelime hazinelerine; anne-babaların eğitim düzeyi, evde
hikaye kitapları okumaları, okul etkinliklerini tekrar ettirmelerinin etkisini belirlemektir.
Araştırma örneklemimiz Anamur ilçesinde şehir merkezi ve köylerinde 31 okuldan Anasınıfı bulunan ve
okula devam eden 1011 öğrenciden tesadüfî örneklem yöntemi ile şehir merkezinden 68, köylerden 68 olmak
üzere toplam 136 öğrenci ile oluşturulmuştur. Araştırmada Rehberlik Merkezinden temin edilen Peabody Resim
Kelime Testi kullanılmış ayrıca öğrenci velilerine anket uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen anket ve dil puanları
bir istatistik program olan SPSS kullanılarak değerlendirilmiştir.
Yaptığımız çalışmada şehir çocuklarının dil gelişim düzeyleri –kelime hazineleri puanları ile köy
çocuklarının dil gelişim düzeyleri –kelime hazineleri puanları arasında anlamlı derecede fark bulunmuştur.
Anne baba eğitimlerinin çocukların dil gelişimi-kelime hazinesine anlamlı derecede etki ettiği görülmüştür.
Evde çocuğa hikâye kitabı okunması ve okul etkinliklerinin tekrar edilmesinde şehir ve köy çocuklarının kelime
hazineleri açısından anlamlı fark görülmüştür. Araştırmada evde etkinliklerde annelerin daha çok görev aldığı
babaların tek başlarına görev almadığı ancak anne-babaların birlikte veya dönüşümlü etkinlik yaptıklarında
çocuğun dil gelişimi ve kelime hazinesine daha çok etki ettiği saptanmıştır. Araştırma sonucunda anne-baba
okullarının köylerde yaygınlaştırılmasını, babaların çocuklar ile evdeki çalışmalara etkin katılmasının çocuklardaki
dil ve kelime hazinesine olumlu yönde katkı yapacağı saptanmıştır. Böylelikle MEB okul öncesi eğitim programının
daha etkin kullanılabileceğini ortaya çıkarmıştır.
154
Danışman: Eyüphan ÇELİK
Kübranur USTAOĞLU
MORG ÇALIŞANLARININ İŞ DOYUMU VE TÜKENMİŞLİK DÜZEYLERİ İLE ARASINDAKİ İLİŞKİ
İş doyumu ve tükenmişlik ile ilgili birçok meslek için araştırmalar yapılmış çıkan sonuçlar incelenmiştir. Bu
sonuçların bazıları morg çalışanlarında farklılık göstereceği düşünüldüğünden bu araştırma yapılmıştır. Bu araştırmada amaç; morg çalışanlarının demografik özelliklerine göre tükenmişlik ve iş doyumu düzeyleri arasındaki farkı
ortaya koymak ve tükenmişlik ile iş doyumu arasındaki ilişkiyi tespit etmektir.
Araştırmaya Trabzon ilinde kamuda ve özel sektörlerde çalışan 39’ u morg görevlisi, 21’i hastane imamı
olmak üzere 60 kişi katılmıştır. Veri toplama aracı olarak Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ), Minnesota İş Tatmini
Ölçeğinden yararlanılmıştır. Ayrıca kişisel bilgileri almak için araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu
kullanılmıştır. Anket ile elde edilen verilerden SPSS15.00 for Windows Evaluation programı ile Frequencies, ANOVA
ve Kısmi Korelasyon analizi yapılmıştır.
Araştırma sonucunda morg çalışanlarından erkeklere göre bayanların, evlilere göre bekarların, aylık geliri
yüksek olanlara göre aylık geliri düşük olanların, üniversite mezunlarına göre ilkokul mezunlarının, maaşlarından
memnun olanlara göre memnun olmayanların, hizmet içi eğitim alanlara göre almayanların duygusal tükenme ve
duyarsızlaşma puanları daha yüksek, kişisel başarı ve iş doyumu puanları daha düşük çıkmıştır.
155
Danışman: Mesut TOPAL
Deniz KARANLIK
Nigar ERDEMİROĞLU
ENGELLİLERDE EVLİLİK PSİKOLOJİ
Engelliler toplumsal yaşamın vazgeçilmez unsuru olarak birçok araştırmaya konu oldu. Ancak yine
toplumsal yaşamın ana kaynaklarından olan aile ve evlilik olgularıyla engelli psikolojileri arasındaki ilişkiyi
betimleyen, açıklayan bir araştırmanın eksikliği bizi güdüleyen en önemli etken olmuştur. Bu çalışma, sosyal
politika açısından öncelikli gruplar içerisinde yer alan engellilerin evlilik olgusuna bakış açılarını, çevrenin engelli
evliliklerine karşı yaklaşımlarını ve bunların engelli psikolojisi üzerine etkilerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır.
Engelli bireylerin evlilik süreçlerine yaklaşımlarını belirlemek amacıyla anket, mülakat, gözlem görüşme
gibi nicel ve nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Ancak araştırma sürecinde engellilerin toplumsal bakış
açısını ana etken olarak işaret ettiklerinden toplumsal algıyı tespit etmek amacıyla bir toplumsal algı anketi de
düzenlenerek araştırmaya dahil edilmiştir.
Yapılan çalışmalar sonunda: Araştırmaya katılan bekar engellilerin yaklaşık % 80i evliliği düşünmektedir.
Çok azı engelli evliliğe olumsuz bakmaktadır. Bekar engellilerin büyük bölümü evlenememe sebebi olarak engelli
olmalarını ve toplumsal bakış açısını göstermişlerdir. Araştırmaya katılan engellilerin büyük bölümünün (özellikle
erkek engelliler) evlenebilecekleri kişilerin engelli olmasını istememektedirler. Engellilerin büyük bölümü evlilik
kurumunu yürütebileceğine inanmaktadırlar. Engellilerin yaklaşık %70 i meslek sahibi olan ve gelir düzeyi yüksek
engellilerin daha rahat evlenebileceklerini düşünmektedirler. Engelli bireyler içerisinde kadın engellilerin daha
dezavantajlı oldukları tespit edilmiştir.
Araştırmaya katılan toplum kesimlerinin evlilik kurumu ile statü, gelir gibi göstergelerle yüksek oranda
ilişki kurduğu görülmüştür. Araştırmaya katılan toplum kesimlerinin önemli bir bölümü engelli evliliklerine bir
hak olarak bakmaktalar. Ancak bu hak engellilere başka kişilerde kullanılmak üzere tahsis edilmektedir. Araştırma
sürecinde toplumsal belleğin önyargıları nasıl yeniden ürettiğine tanık olduk. Ve tüm önyargıları engelli olsun
olmasın herkesin zihninden silmek amacıyla bu çalışmayı ortaya çıkardık.
156
Danışman: Erdal BAŞTEMUR
Üzlifet POLAT
Şeymanur GÜLAÇAR
İMAM HATİP LİSESİ ÖĞRENCİLERİNİN MESLEKİ OLGUNLUK DÜZEYLERİ İLE ALGILADIKLARI SOSYAL
DESTEK DÜZEYLERİ ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ
Bu araştırmanın amacı, İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin mesleki olgunluk düzeyleri ile algıladıkları
sosyal destekleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu iki özellik araştırmanın temel değişkenlerini oluşturmaktadır.
Araştırmada veri toplama araçları olarak “Mesleki Olgunluk Ölçeği“ ve “Algılanan Sosyal Destek Ölçeği “kullanılmıştır.
Tesadüfi eleman örnekleme yöntemi ile seçilmiş Hüseyin Çelik Anadolu İmam Hatip Lisesi 11 ve 12. sınıflarında
okuyan 40 kız ve 40 erkek öğrenciye uygulanmıştır. Verilerin analizinde, araştırmanın sürekli değişkenleri arasında
ilişkilerin saptanması için Pearson Momentler Çarpımı Korelâsyon Katsayısı; ölçeklerden alınan puanların cinsiyete
ve sınıf düzeyine göre farklılaşıp farklılaşmadıklarının tespiti için de ilişkisiz gruplar için t testi kullanılmıştır.
Araştırma bulguları İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin mesleki olgunluk düzeyleri ile algıladıkları sosyal
destek arasında anlamlı bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmada öğrencilerin mesleki olgunluk
düzeylerinde birinci derecede etkili olan unsurların ailelerinden ve öğretmenlerinden algıladıkları sosyal destek
olduğu gözlenmiştir. Okullarda PDR servislerinde görev yapan psikolojik danışmanlar tarafından ailelerin ve
öğretmenlerin desteğinin artırılmasına yardımcı olabilecek psikoeğitsel programlar düzenlenebilir. Okul tabanlı
aile eğitimi programı hazırlanarak, aile okul öğrenci üçgeninin pozitif yönde etkileşime girmesi sağlanabilir.
Meslek seçiminin, tüm yaşamı etkileyecek çok özel bir tercih olduğu bilincinin öğrencilere kazandırılabilmesi
için, hazırlanacak uzun süreli kariyer planlama eğitimleri ile öğrencilerin tercihlerinde daha başarılı sonuçlar elde
etmeleri sağlanabilir.
157
Danışman: Orhan GEDİK
Tuncay SÜSLÜ
GEZİ OLAYLARININ, LİSE ÖĞRENCİLERİNİN “HAK ARAMA ve SANAL ÖRGÜTLENME” KONUSUNA BAKIŞI
ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN SOSYOLOJİK ANALİZİ - ADANA İLİ ÖRNEĞİ
Türkiye’nin gündemini uzun süre meşgul eden ve toplumun katmanları arasında ayrışmalara neden olan
Gezi Parkı Olayları, Türkiye’nin gelecek yıllarına da etki edecek sonuçlar meydana getirmiştir. Bu proje ile; Gezi Parkı
Olayları öncesinde, sanal örgütlenme ve hak arama konusunda lise öğrencilerinin düşüncelerini belirlemek, Gezi
Parkı Olayları sonrasında sanal örgütlenme ve hak arama konusundaki değişimleri ortaya koymak, lise öğrencileri
arasında Gezi Parkı Olaylarının etkilerini belirlemek amaçlanmıştır.
Yaşanan sürecin daha net anlaşılabilmesi için konunun siyasi yönü kadar, teknolojik yönünün de
iyi araştırılarak ve Türk milletinin bir anda sokağa inmesini sağlayan sosyal medyanın nasıl bir güç olduğunun
araştırılmasını sağlamak da hedeflenmiştir.
Gezi Parkı Olayları ile ilgili çıkan, ulaşabildiğimiz bütün yazılara, yorumlara ulaşarak bunları toparlamak.
Konunun uzmanlarından konu hakkında bilgi almak. Adana Asayiş Şube’den Adana’daki gelişmelerle ilgili bilgi
almak. 742 Lise öğrencisi ile birebir anket yapmak. Bu anketi SPSS Programına işleyerek verilerini almak ve bunları
değerlendirmek.
Gezi Parkı Direnişi ile başlayan olaylar, Türkiye’nin birçok iline sıçramış ve toplumsal bir olaya
dönüşmüştür. Gezi Parkı Olayları olarak başlayan gelişmeler toplumsal bir olaya dönüşmüştür. Toplumun değişik
katmanları arasında güvensizliklere, ayrılıklara neden olmuştur. Benzer durumlar için sanal alemin etkili bir şekilde
kullanılması konusunda örnek teşkil etmiştir.Sanal örgütlenmenin ne kadar etkili olduğunu ortaya koymuştur.
Devlet yetkililerinin daha dikkatli konuşmaları ve davranmaları gerektiğini göstermiştir.
158
Danışman: Pelin KAPTIKAÇTI
Berivan BULU
Gamze KUTLAY
KADINA ŞİDDET ALGISINDA FATALİZMİN ETKİSİ; AĞRI İLİ ÖRNEĞİ
Aile içi şiddet tüm toplumlarda ve sosyo-ekonomik gruplardaki kadınları etkileyen, birçok fiziksel ve psikososyal sorunlara yol açan, toplumu ilgilendiren önemli bir sorundur. Çalışmamızda, Ağrı il merkezinde ikamet eden
18 yaş üstü evli kadınların aile içi şiddete bakışında fatalizmin etkisini ve şiddete karşı tutumların araştırarak ortaya
çıkarmak ve bir dizi öneride bulunmak hedeflenmiştir.
Bu çalışma, alan araştırma modelindedir. Veri toplama tekniği anket görüşme olan bu çalışma büyük
ölçüde betimsel niteliğe sahiptir . Araştırmanın evreni, Ağrı Belediye sınırları içinde kalan, şehir merkezinde oturan
“yöredeki kadınlarla” ile sınırlıdır. Ağrı il merkezinde yaşayıp kentsel nüfusunu oluşturmayanlarla, şehir merkezinde
oturmakla birlikte araştırma evreni dışında tutuluyor. Anket soruları, 18 yaşından büyüklerle, Ağrı ili merkezinde
yaşayan evli kadınlara yöneltilmiştir.
Araştırma evreni, Örneklem hacminin belirlenmesinde esas alınan katılımcı sayısı, araştırmanın yapıldığı
tarih itibariyle geçerli olan TÜİK’in 2012 yılı adrese dayalı nüfus sayım verilerine dayanıyor. Buna göre, araştırma
evreni 107.839 olan Ağrı şehir merkezi nüfusundan şehir merkezindeki 51.475 kadın nüfustur. Anket uygulaması
için, % 1 örnekleme oranı ile 400 yetişkin kadından oluşan örnekleme hacmi hedeflendi. Anket uygulaması, 6–20
Aralık 2013 tarihleri arasında rastlantısal olarak seçilen katılımcılarla yüz yüze görüşmeyle gerçekleştirildi
Araştırma bulguları SPSS istatistik programında değerlendirilerk düz ve çapraz tablolara dönüştürülmüş,
Anova ve t- testi tardımıyla hipotezler sınanmıştır. Bulgulardan elde edilen tablolar yorumlanmıştır. Bulgularda
kadına uygulanan şiddette %38 civarında şiddeti kabullenme nedeni olarak Fatalizm(kadercilik) anlayışı
yatmaktadır. Diğer tablo ve bulgular raporumuzda mevcuttur.
400 evli kadına yapılan anket sonucu SPSS programında analiz edilerek tablolar ve bilimsel veriler
yardımıyla yorumlandı. Sonuçlar maddeler halinde yazıldı. Özetleyecek olursak: sonuç olarak anket örneklem
grubumuzda şiddete boyun eğilmesi gerektiğini söyleyenler olduğu kadar buna karşı çıkanlarda bulunmaktadır.
Aile ortamı kadınlar için her zaman güvenilir bir ortam oluşturmuştur. Bu yüzden kadın şiddete karşı evini terk
etmek istemez ve boyun eğmeyi tercih eder.
159
Danışman: Şeyma ÖZEKEN
Ayşegül ÖRDEK
Zeynep TEYFUR
DERSHANELERİN VARLIĞI EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ MİDİR YOKSA EŞİTSİZLİK Mİ; AĞRI İLİ ÖRNEĞİ
Son yıllarda ülkemizde dershaneler konusu oldukça sık gündeme gelen bir konu olmuştur. Biz de bu güncel
konu üzerinde öğrencilerin düşüncelerine alma amaçlı olarak bu projeyi hazırladık. Projemizde dershanelerin
varlığının eğitimde fırsat eşitsizliği mi oluşturduğu yoksa fırsat eşitliğine mi fırsat verdiği araştırılmıştır
Araştırmada amaç dershanelerin varlığının eğitimde fırsat eşitsizliği oluşturup oluşturmadığının ortaya
çıkarılmasıdır. Araştırmadaki hipotezler ise şunlardır; dershanelerde eğitim fırsat eşitsizliği cinsiyete göre farklılık
göstermektedir. Dershanelerde eğitim fırsat eşitsizliği yaşa göre farklılık göstermektedir. Öğrencilerin dershanelere
devam etmeleri ile eğitimde fırsat eşitsizliği arasında anlamlı bir fark vardır. Dershanelerde eğitim fırsat eşitsizliği
gelir durumuna göre farklılık göstermektedir.
Araştırmamızda betimsel tarama yöntemi kullanılmıştır. Bu amaçla bir anket düzenlenmiş ve random
yöntemi ile seçilen 400 öğrenciye uygulanmıştır.
Analiz sonuçları incelendiğinde eğitimde fırsat eşitsizliği ile cinsiyet arasında anlamlı ilişki tespit
edilmemektedir (p>0.05). Yani, dershanelerde eğitimde fırsat eşitsizliği cinsiyete göre farklılık göstermemektedir.
H1 hipotezi desteklenmemektedir. Analiz sonuçları incelendiğinde; eğitimde fırsat eşitsizliği ile yaş grupları
arasında anlamlı ilişki bulunmamaktadır (p>0.05). Yani, dershanelerde eğitimde fırsat eşitsizliği yaşa göre
farklılaşmamaktadır. H2 hipotezi desteklenmemektedir. Analiz sonuçları incelendiğinde, eğitimde fırsat eşitsizliği
ile gelir durumu arasında (p<0.05) anlamlılık düzeyinde istatistiki açıdan anlamlı bir fark vardır. Yani, eğitimde fırsat
eşitsizliği gelir durumuna göre farklılaşmaktadır. H3 hipotezi desteklenmektedir. Analiz sonuçları incelendiğinde;
öğrencilerin dershanelere devam etmeleri ile eğitimde fırsat eşitsizliği arasında anlamlı ilişki bulunmamaktadır
(p>0.05). Yani, dershanelerde eğitimde fırsat eşitsizliği, öğrencilerin dershanelere devam etmelerine göre
farklılaşmamaktadır. H4 hipotezi desteklenmemektedir.
160
Danışman: Cafiye ÇELİK
Süreyya Feryal ERKOÇAK
LİSE ÖĞRENCİLERİNİN MİZAH ANLAYIŞI VE MİZAH DERGİLERİNE DAİR TUTUMU
Bu araştırma betimleyici bir araştırmadır. Araştırma, günümüz Türkiye’sinde liseli gençlerin mizah algısını
ortaya koymayı hedeflediğinden her hangi bir hipotez sınamasına gidilmemiştir. Bu nedenle deneklerin anket
formunda sıralanmış olan ifadelere bakış açıları tespit edilmeye çalışılmıştır.
Araştırma şu anda liseye devam eden lise öğrencileri üzerinde gerçekleşmiştir. Araştırma, tüm Ankara’yı
temsil edeceği varsayılan merkez ilçelerinde, Ankara merkezdeki okulları temsil ettiği düşünülen 27 tane lisede
gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri anket soruları sınırlandırılmıştır. Örneklemimiz içine giren okulların evreni
temsil edeceği düşünülmektedir. Uygulamanın gerçekleştirildiği okullardaki öğrenciler tesadüfî örneklem yolu ile
seçilmiştir.
Bu konuya ilişkin kavramsal çerçeve belirlendikten sonra bir soru formu oluşturulmuştur. Anketler
halen lisede okuyan 4 farklı sınıftaki öğrencilere gerekli izinler alındıktan sonra doğrudan kendimiz tarafından
uygulanmıştır. Deneklerin soru formunu bizzat doldurmaları sağlanmış ve tarafımızdan hemen toplanmıştır.
Örnekleme dahil olan liselerde anketin uygulanması 11 Aralık 2013 – 26 Aralık 2013 tarihleri arasında yaklaşık
2 hafta sürmüştür. Toplanan anketler SPSS programında bilgisayar ortamına aktarılmış ve istatistikî analizleri
gerçekleştirilmiştir. Bu liselerde toplam 1447 öğrenci üzerinde anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların
902’si kız, 545’i de erkek öğrencilerden oluşmaktadır. Ayrıca öğrencilerin %32.1’i 9. sınıf, %20.7’si 10. sınıf, %23.1’i
11. sınıf, %24.2’si ise 12. sınıf, öğrencisidir.
Çalışmamız sonucunda öğrencilerin mizah dilinin faydalı olan fonksiyonlarını sıkça kullanırken, mizah
dergilerini takip etmediklerini ancak mizah dergilerinin yararına inandıklarını, sosyal medya üzerinden mizahi
paylaşımlarda bulunduklarını, erkek öğrencilerin kız öğrencilere göre mizahi konularla daha ilgilendikleri
saptanmıştır. Araştırmamız neticesinde Lise öğrencilerinin mizaha ve mizah dergilerine dair tutumları hakkında
anlamlı sonuçlar elde ettiğimiz görülmüştür.
161
Danışman: Zülal ÖZTAŞ
Esma Mervenur KARAKAŞ
Mahinur KOÇAK
ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN ‘ÖTEKİ’ ALGISI ve ‘ÖTEKİ’NE YÖNELİK TUTUMUNDA PANSİYON
FAKTÖRÜNÜN ETKİLERİ
Pansiyonlu ortaöğretim kurumlarında öğrencilerin “öteki” algısını, “öteki” olanı belirlerken dikkate aldığı
kriterleri saptamak ve “öteki”ne yönelik tutum ve davranışlarında pansiyon faktörünün etkileri araştırmaktır.
Bu doğrultuda 4 farklı okulda 200 yatılı, 200 gündüzlü ortaöğretim kurumu öğrencisine anket
uygulanmış; ayrıca 25 yatılı, 25 gündüzlü olmak üzere 50 kişi ile mülakat yapılmıştır. Bunun dışında araştırmacıların
pansiyonda dört yıldır kalıyor olması katılımlı gözlem yapma imkânı sağlamıştır. Veri analizi ise SPSS programı ile
gerçekleştirilmiştir.
Uygulanan anketler, yapılan mülakatlar ve katılımlı gözlem sonuçlarını şu şekilde yorumlamak
mümkündür: Pansiyon yatılı öğrencilere birlikte yaşamayı zorunlu kıldığı için pansiyona ilk geldiklerinde farklı
olana yönelik önyargılara sahip olan öğrenciler zamanla önyargı taşıdıkları insanları, olayları, durumları anlamaya,
tanımaya, kabullenmeye başlar. “Farklı, benden olmayan, dışlanması gereken” olarak tanımladığı “öteki” algısını
yıkar. “Ötekileştirmek” yerine arkadaşının geldiği yöredeki geleneklerden etkilenir, diline bilmediği kelimeler katar
ya da karşısındaki insanın fikirleri ve görüşleri sayesinde hayatına yeni bakış açıları kazandırır. Ayrıca ilk başta dile
getirmekten çekindiği düşünceleri artık açık açık söyleyebilecek duruma gelir. Çünkü pansiyonda herkes birbirinin
düşüncelerine saygı duymayı öğrenir. Herhangi bir durum ya da olay karşısında kendisinden farklı olanı yani “öteki”
olarak nitelendirdiğini baz almaktansa, olayın kendisine bakar –ki, bu da öğrencinin “öteki” olarak nitelendirdiği
kişilere ya da gruplara “ayrımcılık” yapmadığını gösterir.
Pansiyon hayatı yatılı öğrenciler için ortak bir geçmiş oluşturur ve bu da öğrencilerin “öteki” olarak
nitelendirdikleri kişi ya da gruplara karşı tutum ve davranışlarının olumlu yönde bir değişim göstermesine büyük
oranda katkı sağlar.
162
Danışman: Ali UYAR
Ayşegül AKALIN
Hatice Büşra KUŞAKSIZ
LİSE ÖĞRENCİLERİ ARASINDAKİ MOBBİNG (OKULDA PSİKOLOJİK ŞİDDET, YILDIRMA)
HAREKETLERİ; ELMALI ÖRNEĞİ
Günümüzün en popüler kavramlarından olan Mobbing (psikolojik baskı ve yıldırma ) hareketleri oldukça
sık yaşanmaktadır. Özgür bireyler olarak yaşamak tüm insanların en doğal haklarından biridir. Yıldırma hareketleri
ile başlayan tacizler zamanla tehdit, kavga, çeteleşme olarak daha büyük sorun olan çatışmalara dönmektedir.
İnsan hayatının en bunalımlı ve en hassas dönemi olarak bilinen ergenlik döneminde karşılaşılan mobbing
hareketleri izleri silinemeyecek sonuçlara yol açmaktadır. Geleceğin büyük sorunu olarak görülen yıldırma
hareketlerinin ergenlik döneminde çözümüne katkı sağlanmak amacı ile yapılan bildiğimiz ilk araştırma projesidir.
Bu doğrultuda belirlediğimiz sekiz amacımız içerisinde ana amaçlarımız; Lise öğrencilerini arasında mobbing
konusunda farkındalık yaratmak. Öğrenciler arasında yıldırma (mobbing) olup olmadığının tespit edilmesi.
Çağımızın ve geleceğin büyük sorunu olarak görülen yıldırma hareketlerinin ergenlik döneminde tespit edilmesi
ve çözümüne katkı sağlanmasıdır.
Likert tipi ölçekli, anket yöntemi kullanılarak yapmış olduğumuz araştırma olan Lise öğrencileri arasında
mobbing hareketleri konusunda önemli sonuçlara ulaşılmıştır. Proje başlangıcında hedeflemiş olduğumuz
amaçlar doğrulusunda; Lise öğrencileri arasında mobbing hareketleri olduğu tespit edilmiştir. (Liselerde en çok
karşılaşılan 9 mobbing hareketi ayrıntılı olarak çıkarılmıştır. (Bu hareketler raporumuzun devamında oranları ile
resimlerle karikatürize edilmiştir. )Lise öğrencilerinin mobbing hareketleri konusunda bilinçli olmadıkları tespit
edilmiştir.Liselerde görev yapan öğretmenlerin bir kısmının bilinçli ya da bilinçsiz olarak öğrencilerine mobbing
hareketleri uyguladıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anket uyguladığımız okullarda öğrenciler mobbing hareketlerinin,
okul ortamının klasik normal hareketleriymiş gibi görmeye başlamışlardır. Özellikle uygulayıcı öğrenci ve
öğretmenler.Mobbing konusunda kanun ve yönetmeliklerde eksiklikler tespit edilmiştir.Okullardaki rehberlik
servislerinin öğrenciler üzerinde Mobbing hareketleri konusunda yeterli bilgilendirme yapmadıkları görülmüştür.
Sınıf ortamında mobbing hareketlerine maruz kalan öğrencilerin başarıları da bu hareketlerin etkisi ile düştüğü,
okuldan soğuduğu ve kötü alışkanlıklara yöneldikleri sonucuna ulaşılmıştır.
Mobbing (yıldırma hareketleri) davranışı öğrenciler üzerinde göz ardı edilmeyecek düzeyde etkilidir.
Bu proje çalışması ile lise öğrencilerinin okul ortamında mobbing konusunda hedeflediğimiz amaçlarımıza
ulaştık. Öğretmenlerimiz ve Öğrenciler arasında farkındalık oluşturulmuştur. Biz son sözümüzü proje çalışması ile
sloganlaştırdığımız cümle ile bitirmek istiyoruz; “MOBBİNG! Bireylerde telafisi imkânsız hasarlar bırakır”.
163
Danışman: Adnan ULUDAĞ
Rüveyda GEYİK
DEMOKRATİKLEŞME PAKETİNİN AHLAT’TAKİ SOSYO-EKONOMİK YAPIDAKİ YANSIMALARI
Bu projenin amacı 30 Eylül 2013’te Başbakan tarafından açıklanan Demokratikleşme Paketi’nin Türkiye
demokrasisindeki önemi, muhalefetteki yansımaları ve bir sonraki demokratikleşme adımının hangi alanda ve
neler olabileceğini anlamak ve Demokratikleşme Paketinin Ahlat’taki sosyo-ekonomik yapıda nasıl bir algı ve
yansıma yarattığını araştırmaktır.
Proje için literatür taraması yapılmış ve diğer benzer çalışmalar çok az olduğu için konu ile ilgili bilgiler
internet, TV programları ile siyasilerin, akademisyenlerin ve gazetecilerin konu ile ilgili fikirleri incelenmiştir.
Katılımcılara uygulamak üzere bir anket çalışması oluşturulmuş ve ilgili örnekleme de bire bir görüşme metoduyla
bu anket çalışması uygulanmıştır.
Demokratikleşme Paketinin toplumun farklı kesimlerinde nasıl anlaşılıp ve yorumlandığı üzerine
yapılan diğer araştırmaların yetersiz ve tatmin edici olmadığı görülmüştür. Bu konuda konuyla yakından ilgili
kesimlerin görüşlerini alınması oldukça önemlidir. Bu amaç doğrultusunda yürütülen projemiz Ahlat örneği
ile Demokratikleşme Paketinin farklı sosyo-ekonomik yapılardaki algılarının tespit edilmesiyle birlikte yeni
oluşturulacak çalışmaların bu veriler doğrultusunda düzenlenmesi hedeflenmektedir.
Sonuç olarak vardığımız nokta; hükümet, Türkiye toplumunun tüm hak ve özgürlüklerden tam anlamıyla
yararlanmasının önündeki tüm engellerin gecikmezsizin ve bütünüyle kaldırılması için anayasal düzenlemeleri de
içerecek şekilde kapsamlı bir insan hakları stratejisi hazırlanmalı ve yasal düzenlemelerin her aşamasında insan
hakları örgütlerinin görüşlerine başvurulmalıdır. Bu çerçevede, Türkiye’de yaşayan herkesin insan haklarını ve
onurunu güvence altına alacak hukuki değişikliklerin, bütüncül bir bakışla, çok daha kapsamlı, özenli, danışma ve
tartışma süreçleri işleterek hızla gerçekleştirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
164
Danışman: Bülent BİLDİRİCİ
Samet KOÇAK
ORTAÖĞRETİM KURUMLARINDA KARŞILAŞILAN DİSİPLİN SORUNLARI VE EĞİTİM YÖNETİCİLERİNİN
ÇÖZÜM ÖNERİLERİ(BİTLİS İLİ ÖRNEĞİ)
Bu çalışmanın amacı; ortaöğretim kurumlarında karşılaşılan disiplin sorunlarına başta yönetici, öğretmen
ve veliler olmak üzere bütün toplumun dikkatini çekmek, disiplin olaylarına karsı uygulanan çözüm yollarını
gözden geçirerek elde edilecek verilerle, geleceğin nesillerini yetiştirmekle görevli olan okullarımızda daha sağlıklı
bir eğitim ortamının oluşturulmasına katkı sağlamaktır.
Araştırmada, okullarımızda görülen disiplin olaylarının okul türüne, sınıf düzeyine ve ceza türüne göre
nasıl dağılım gösterdiği inceleme konusu yapılmıştır. Yöneticiler ile yaptığımız görüşmelerde, disiplin olaylarını
azaltmak için okul içi sosyal aktivitelerin arttırılması ve okul-aile arasındaki iletişimin güçlendirilmesi gerektiği
sonuçlarına ulaşılmıştır.
165
Danışman: Şamil ÇAN
Ahmet Furkan CAN
Yunus Emre BALAK
KAFKASYA’DAN BAŞLAYAN VE ORTA ASYA STEPLERİNE KADAR UZANAN, HÜZNÜN COĞRAFYASINA
KAZINAN VE BURSA DA SON BULAN BİR GÖÇ HİKAYESİ: AHISKA TÜRKLERİ
Bursa’ya göç eden Ahıskalı Türklerin üzerine gerçekleştirdiğimiz bu çalışmamızda, Ahıskalı Türklerin
sosyo-kültürel yaşantılarında meydana gelen etkileşimler tanımlanmaya çalışılmıştır. Sürekli göç süreci yaşayan
Ahıskalı Türklerin kültürel yaşayışları, çeşitli toplumsal etkenlerle karşı karşıyadır. Sürgünün ilk yıllarından itibaren
anavatanından ayrı kalmak, hiçbir yere ait olamamak, yeni durumlara uyum sağlayamamak ve bundan dolayı da
arada kalmak sorunlarını yaşayan Ahıskalılar, ayrıca barınma, beslenme, sağlık, eğitim, vatandaşlık ve muhatap
alınmama gibi sorunlarını da göğüslemek zorunda kalmışlardır.
Ahıskalıların zorunlu ve gönüllü göç dönemlerinde kimliklerinin korunmasında en belirgin hareket
noktası toplumsal birlik ve beraberlikleri olmuştur. Ahıskalılar, bulundukları ülkelerde milli ve manevi değerlerini
koruyabilmişlerdir. Böylece birlikteliklerini devam ettirebilmişlerdir. Aile içindeki belirli ritüeller; doğum, sünnet,
düğün, bayram ve yas tutma gibi uygulamalar geleneksel kültürel özelliklerini koruma ve devam ettirmede önemli
bir işleve sahip olmuştur.
Araştırmamızda Ahıskalı Türklerin sürgün ve göçler sürecinde göçün kültürel yaşayışa etkileri incelenmiştir.
Bursa’da yaşayan Ahıskalı Türklerin genel özellikleri tespit edilmiş ve bu özelliklerle şekillenen toplum yapısındaki
kültürel fonksiyonları incelenmiştir. Göçmenler üzerinde uygulanan anket çalışmaları, konu ile ilgili uzmanların
görüşleri, Bursa halkının Ahıska Türkleri hakkında düşünceleri ve sürgün ile göçe tanıklık eden göçmenlerle yapılan
mülakatlar doğrultusunda elde edilen sonuçlarla, Ahıskalı Türklerin Bursa’ya göçünden sonraki yaşam standartları,
göçmenleri Bursa iline çeken etmenleri, göçle gelen sorunları, devam etmekte veya unutulmuş olan gelenekgörenekleri ve sosyo-kültürel değişimleri değerlendirilmiştir.
Araştırmamızın verilerinin değerlendirilmesine göre, Ahıskalı Türklerin zorunlu sürgünle farklı ülkelerde
başlayan ve günümüzde vatanlarına dönmelerine izin verilmediği için çok değişik ülkelerde devam eden
göçmenlik süreçlerine rağmen kimliklerini koruyabilme ve direnebilme enerjilerini, aile içi dayanışmaya ve bu
yapıda kazandıkları kültürel değerleri ile ilişkili olduğu ortaya çıkmaktadır.
166
Danışman: Fatih Şaban GÖZAYDIN
Muhammet Salih ALINDIRMAZ
Mehmet Onur YAŞA
TABLETLE EĞİTİMİN LİSELERDE ÖĞRENCİ VE ÖĞRETMENLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ (DENİZLİ ÖRNEĞİ)
2012-2013 eğitim öğretim yılında pilot okullarda uygulanmaya başlanan tabletli eğitimin; eğitim
açısından öğrenci ve öğretmen üzerindeki etkisini araştırmak ve konu ile ilgili öneriler sunmaktır.
Kullanılan Evren ve Örneklem: Bizim evrenimizi ve aynı zamanda örneklemimizi Denizli’deki Aydem
Fen Lisesisinde, Hilmi Özcan Anadolu Lisesinde ve İbrahim Cinkaya Sosyal Bilimler Lisesinde bir sene tabletli
eğitim görmüş öğrenciler ve bu öğrencilere öğretim yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Normal şartlarda bir
sosyoloğun bir araştırma evrenindeki tüm bireylere ulaşması zor hatta çoğu durumlarda olanaksızdır. Fakat biz,
evrenimiz pilot uygulama okulları olduğu için evrenimizi oluşturan bireylerin tamamına yakınına anket uygulama
olanağı bulduk. Bu okullarda bir yıl tabletli eğitim almış öğrenci sayısı 445 tabletli eğitim veren öğretmen sayısı
55’dir. Anket uyguladığımız öğrenci sayısı 425, öğretmen sayısı ise 46’dir.Bu yönüyle proje verilerimiz yüzde
yüze yakın gerçekliğe sahiptir. Verilerin Toplanması: Verilerin toplanmasında nicel bilgi toplama yöntemi olan
anket uygulamasına başvurulmuştur. Anket soruları hazırlanırken üç konu dikkate alınmıştır; tabletli eğitimde
karşılaşılması düşünülen muhtemel sorunlar ve etkiler, bu okullardaki öğretmenlerin ve öğrencilerin en çok
konuştukları sorunlar, bu eğitimin ( Fatih Projesi’nin) belirlenen amaçları.
Bu konular doğrultusunda öğretmenlere 26 soruluk; öğrencilere 31 soruluk iki ayrı anket hazırlanmıştır.
Bu anketler içerisinde hem öğretmenlere hem de öğrencilere yönelik 5 adet ortak soru sorulmuştur. Sorulan her
soru belli bir kategori i çerisinde sınıflandırılmıştır. Bu kategorilere proje raporunda yer verilmiştir. Her iki gruba
da sorulan sorulara “Tamamen Katılıyorum, Katılıyorum, Biraz Katılıyorum ve Hiç Katılmıyorum” şeklinde cevaplar
sunulmuştur.Bu anket çalışması bizzat okullara gidilerek öğrencilere ve öğretmenlere sunulmuş, istekli olanlardan
anketimizi doldurmaları ve fikirlerini bizimle paylaşmaları istenmiştir. Doldurulan anketler bilgisayar ortamına
aktarılmıştır.
Tabletli eğitimin, araştırma ve sonuçlarımıza göre örneklemimizdeki öğrenciler ve öğretmenler üzerinde
şu algılar gözlemlenmiştir. Tabletli eğitimin; ihtiyaç olup olmadığı, yorucu olup olmadığı, öğrenciler üzerindeki
sosyalleşmeye olumlu ya da olumsuz etkisinin olup olmadığı, aile ilişkilerine etkileri, öğretmen öğrenci etkileşimine
etkileri, ne kadar eğlenceli olduğu, kişilikler üzerine etkileri, öğrenme üzerine etkileri, ödevleri yapmaya etkisi,
başarı üzerine etkisi, öğrenmede kitaplar mı bilgisayarlar mı sorusunun cevabı, müfredatın bitirilip bitirilemediği,
bilgilerin kalıcılığı, öğrenme yöntemlerine etkisi, verimliliğe etkisi, bilgisayarların teknik yönden yeterli olup
olmadığı, bilişime ve teknolojiye ilginin artmasına etkisi, sorgulama, eleştirel düşünme, farklı bakış açılarına ve
araştırmaya etkisi, ekip çalışmasına etkisi, bilgiyi kullanma ve analiz etmeye etkisi, sağlığa etkisi, başarıyı izleme
ve değerlendirme kolaylığı veya zorluğu, zayıflayan yazılı ve sözlü iletişim sorunları hem öğrenci hem öğretmen
açısından bu algılar ile ilgili sonuçlara proje raporundaki bulgular bölümünde ayrıntılı olarak yer verilmiştir.
167
Danışman: Kemal BATMAZ
Elif Beyza SELEN
FEN LİSESİ ÖĞRENCİLERİNİN BAŞARI ALGISI VE MÜKEMMELİYETÇİ YAPILARININ MUTLULUK DÜZEYİNE
ETKİSİ
Başarı algısı bireyden bireye değişir. Bu değişkenlik Fen Lisesi öğrencilerinin mükemmeliyetçi kişilik
özelliği ile birleştiği zaman daha da kritik bir durum arz eder. La Rochefohcould’un da dediği gibi “İnsanların
mutlulukları ya da mutsuzlukları kaderin olduğu kadar da karakterlerinin de eseridir.” Hastalık olarak nitelendirilen
mükemmeliyetçilik karakteri ve Fen Lisesi öğrencileri üzerindeki yüksek başarı beklentisi; bireyin mutluluk,
depresyon, umut ve kaygı düzeyleri üzerinde büyük bir tehdit oluşturmaktadır.
Ülkemizde geleceğin beyin takımını oluşturması beklenen fen lisesi öğrencilerinin çoğunda
mükemmeliyetçilik karakteri gözlenmektedir. Bu durum bireyin mutluluk ve umut düzeyini minimum bir seviyeye
çekerken kaygı ve depresyon düzeyini maksimum seviyeye yükseltir.
Elazığ’daki ikisi devlet biri özel olan üç fen lisesi araştırma evreni olarak seçilmiştir. Elazığ Fırat Üniversitesi’nden
aldığımız yardım ile araştırma evreninin 344 öğrenciden oluştuğu tespit edilmiştir. Bu evrenden tesadüfü örnekleme
yöntemiyle 60 öğrenciden oluşan bir örneklem belirlenmiştir. Proje kapsamında örneklerden elde edilecek bilgi ve
verileri toplamak üzere önce Adana Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde yayımlanmamış olumlu ve
olumsuz mükemmeliyetçilik geliştirme çalışması yüksek lisans tezindeki sorular ile birlikte bizim de desteklediğimiz
sorulardan oluşan ad-soyad kısmından oluşan tespit bölümü ve 21 soruluk mükemmeliyetçilik ölçeği anketi
hazırlanmıştır. Daha sonra 60 öğrenciden oluşan örneklem içindeki mükemmeliyetçi 30 kişi test sonuçlarına göre
tespit edilmiş ve 20 sorudan oluşan mükemmeliyetçiliğin mutluluk düzeyine etkisi anketi yapılmıştır.
Fen lisesini kazanan öğrencilerin yadırganamaz bir kısmının mükemmeliyetçi kişilik özelliğine sahip
olduğu ortaya çıkmıştır. Fen lisesinde oluşan başarı algısının mükemmeliyetçilikle ilişkilendiği ve bu durumun
bireyi çeşitli yönlerden mutsuz ettiği sonucuna varılmıştır.
168
Danışman: Mehmet TAÇYILDIZ
Ebrar PALABIYIK
Yağmur AKSU
HAMİLİKART YAKINIMDIR! (TOPLUMUMUZDA KAYIRMACILIK, TARAFGİRLİK VE YANDAŞLIĞIN SOSYOLOJİK
ANALİZİ)
Günümüzde özellikle az gelişmiş, kurumsallaşma veya sistem sorunları yaşayan toplumlarda yaygın
olarak görülen yozlaşma türlerinden birisi tarafgirlik, adam kayırma, yandaşlık anlayışıdır. Toplumda bireyin eş,
dost, akraba, siyasal, cemaat veya ideolojik açılardan yakınlık duyduğu kesimleri haklı / haksız olup olmadığına
bakmaksızın kayırması, taraf olması, öncelik vermesi, koruması, maddi veya manevi çıkar sağlamasına yardımcı
olması kayırmacılıktır. Tarafgirliğin toplumumuzda çok yaygın ve herkesin başvurduğu sıradan bir davranış haline
gelmesi, hatta toplum nezdinde takdir toplayan bir davranış olarak kabul görülmesi, bireylerin hakkını alabilmek
için kendilerini bu yola başvurmak zorunda hissetmesi, kanun yapıcıların, siyasilerin bu işi kendi amaçları için normal
bir davranışmış gibi aleni yapıyor olmaları gibi sebepler bu konunun araştırılmasının gerekliliğini göstermektedir.
Veri toplama aracı olarak anket hazırlanmıştır. Tesadüfi örnekleme yoluyla anketler yapılarak, elde edilen
veriler grafikler ve tablolar halinde sunulmuştur. Kayırmacılık toplumsal bir sorundur. Toplumda sevgi, saygı,
güven duyguları gibi toplumsal yaşamın vazgeçilmez değerleri üzerinde olumsuz etkiye sahiptir. Torpil kullanım
oranı %34’tür. Bu durum her üç kişiden birinin torpil kullandığı anlamına gelmektedir. Toplumun yarıdan fazlası iş
bulmada, işe yerleşmede torpilin etkin olduğuna inanmaktadır. Toplumumuzda %31 oranında eş-dost kayırmacılığı
(kronizm), %31 oranında siyasal kayırmacılık (partizanlık), %20 oranında akraba kayırmacılığı (nepotizm), %13
oranında cemaat kayırmacılığı yapılmaktadır.
Bireyler torpil kullanmalarına gerekçe olarak hakkını koruma, işlerini hızlandırma ve herkesin torpile
başvurduğunu göstermektedir. Tarafgirlikle mücadelede toplumun elbirliği ile mücadeleye katılımının sağlanması
önemlidir. Bunun için sivil toplum kuruluşları, fikir önderleri, akademisyenler, aydınlar, kamu kurum ve kuruluşları,
siyasiler, din adamları, eğitimciler ve hukukçuların katılımıyla ulusal kampanyalar düzenlenmesi gereklidir.
169
Danışman: Hamza KOÇ
Emine GÜLER
ERZURUM’DAKİ SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLENMESİNE ELEŞTİRİSEL BAKIŞ
Bu çalışmada; “sivil toplum” olgusunun Erzurum izdüşümüne sorgulayıcı bir bakış açısı geliştirerek, sivil
adına kurulup bu paralelde inisiyatif üstlenmesi gereken birliklerin elitizme kaymaları, örgütlerin giderek tek tip
yönetim anlayışına dönüşmesi, kendi içinde kast ve jakobenizmi anımsatan tipolojilere bürünmesi, belli bir sınıfın
gücünü ve çıkarlarını koruyan kliklere benzemesi ve bütün sonuçlarının Erzurum’u kapalı bir toplum yapısına
götürmesi bağlamında; tüm sonuçlar eleştirisel bir zeminde incelenerek, sivil toplumların oluşumu, seçimi ve alanı
konusunda yeni modeller sunmak amaçlanmıştır.
Nitel olarak; Türkiye’de sivil toplumla ilgili tüm yasal düzenlemeler, makaleler, raporlara ilişkin kapsamlı
bir kaynak taramayı kapsamaktadır. Karşılaştırma yöntemi ise sivil toplum kuruluşları geçirdiği aşamaları ve kendi
içinde kıyaslamaların çözümde kullanılmıştır. Nicel olarak; araştırmada istatistik yöntem kullanılmıştır. İstatistik
yöntemin kullanılmasında ise önceden hazırlanmış sorular kullanılarak anket tekniğinden yararlanılmıştır.
Erzurum’da bireylerin STK’lara ilgi duymamaları, toplumsal yapıda egemen grupların yerlerini stabilize
etmiştir. Erzurum kent merkezinde oluşturulan STK’ları toplum, çıkar merkezi ya da ayrıcalıklı haklar kurumu
olarak değerlendirilmiştir. Erzurum’da STK’ların işbirliğine gitmedikleri görülür. Araştırmaya katılan bireylerin
büyük bir bölümünün STK’ları takip etmediği belirlenmiştir.Bu ilgisizlik STK’ları antidemokratik oluşumlara
götürmüştür. Erzurum’un STK’ların kamusal alanda yeterince faaliyette bulunmadıkları anlaşılmaktadır. STK’ların
toplumda kamuoyu oluşturabilme yetenekleri çok azdır. Erzurum’da STK’lar belli formalite törenlerin ötesine gidememiş,
kent kültürünün gelişmesine katkı sağlamamışlardır. Erzurum’da yerel medyanın bireyler üstünde yönlendirici etkisi
bulunmamaktadır. STK’ların oluşumunda bireylerin dini hassasiyetleri ön plana çıkmaktadır. Karar alma konusunda
cinsiyet eşitsizliği STK’larda başlıca sorundur.
170
Danışman: Elif ASLAN
Aslı KAĞIZMANLI
Halime TÜRKEŞ
UMUDA GELENLER...
Ülkemiz de yaşayan Suriyelilere karşı Türk halkının endişelerini ve sorunlarını öğrenmek, Suriyeli
sığınmacıların Türkiye’ye ve Türk Milletine bakış açılarını ortaya koymak, Suriye’deki iç savaş hakkında düşüncelerini
sorgulamak ve Suriyeli göçmenlerin problemlerini tespit edip çözüm yollarını ortaya koymaktır.
Gerek tüm Dünya’da, gerek Ülkemizde, gerekse yaşadığımız şehirde Ülkelerindeki iç savaştan ve ölümden
kaçıp umuda gelen mülteci sayısı her geçen gün artmaktadır. Suriye’de iç savaşın bitmemesi, Ülkemizde ki göçmen
sayısının bir milyonu bulması,Suriyelilerin çok kalabalık kamplarda yaşaması ve ekonomik sıkıntılar nedeniyle
sokaklarda dileniyor olması bizi bu araştırmaya yönelten temel sebeplerdir.
Bu araştırma iki aşamalı olarak gerçekleştirilmiştir.Birinci aşamada halkın Suriyeli mültecilere bakışı
sorgulanırken ikinci aşamada Adana Sarıçam kampında kalan göçmenlere anket uygulanmıştır.Araştırma yöntemi
olarak anket tekniğine karar verilmiştir. Erzurum Yakutiye Bölgesinde uygulanmak üzere 10 sorudan oluşan bir
anket formu hazırlanmıştır ayrıca Sarıçam kampında uygulanmak üzere 13 soruluk anket formu hazırlanmıştır.
Yapılan araştırmada ilk aşamada Yakutiye bölgesinde yaşayan 18 yaşından büyük ,yaş cinsiyet,eğitim
durumu dağılımı yaparak 100 kişi ile görüşme yapılmıştır.İkinci aşamada ise Adana Sarıçam kampında kampın
güvenliğinden sorumlu olan Akut görevlisi Serdar ASLAN yardımıyla 50 anket uygulaması yapılmıstır. Sonuçlar
SPSS programıyla değerlendirilerek yorumlanmıştır.
Yapılan araştırmada Erzurum halkı gelecekte yaşanacak olan etnik problemlerden dolayı, devletin
ekonomik olanaklarından büyük ölçüde pay aktarılması ve Türkiye’de sosyal yapıyı bozmaları sebebiyle Suriyelilere
kapıların açılmasını olumsuz karşılamaktadırlar. Suriyeliler ise kalabalık, dil bilmeme, kanalizasyon, pahalılık ,
ekonomik bozukluk gibi hayatlarını olumsuz etkileyen faktörlerden dolayı kendilerini mutsuz hissetmektedirler.
Her olumsuzluğa rağmen Türkiye’de yaşıyor olmak Suriyelilere güven vermektedir.
171
Danışman: Mehmet KONUKCU
Gülsün TAŞBUNAR
TÜRKİYE’DEKİ FORMAL EĞİTİM KURUMLARINDAKİ MİMARİ YAPININ DEMOKRASİ PARADİGMASINDA
SOSYOLOJİK ANALİZİ
Bu araştırmanın amacı Eskişehir Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde bulunan ve farklı türde eğitimöğretim yapan Tepebaşı ve Odunpazarı ilçelerindeki tüm fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, öğretmen liseleri,
anadolu liseleri, sağlık meslek liseleri, imam hatip liseleri, güzel sanatlar liseleri ve spor liselerinde mimari yapının
demokrasi algısıyla ilişkisini mimari yapıdaki farklı değişkenlere göre inceleyip ortaya koymaktır.
Eskişehir Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde bulunan farklı türde eğitim veren 33 lise araştırmamızın
evrenini olarak alınmıştır. Araştırmamızın örneklemini ise, çalışma evrenimizden Eskişehir merkez ilçelerinden
formlara cevap veren 15 farklı türde lisedir.
Bu araştırmada bulgular örneklemde uygulanan okul bilgi formu sonuçlarından elde edilmiştir. Bu
araştırmada betimleme ve ilişkisel tarama modelinden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler Excel programına
geçirilerek başlıklar altında sınıflandırılmıştır. Elde edilen veriler tablo halinde Word belgesine aktarılmıştır.
Okul binalarının yapılış tarihine göre okullardaki müdür, müdür yardımcısı ve öğretmenler odası
genişlikleri, giriş kapılarının eni ve açılan kısmı(cm), kız ve erkek öğrenci tuvalet sayıları, kadın ve erkek öğretmen
tuvalet sayıları, yönetici öğretmen sayıları değişkenlik gösterir. Okul türlerine göre giriş kapılarının eni ve açılan
kısmı(cm), kız ve erkek öğrenci tuvalet sayıları, yönetici öğretmen sayıları değişkenlik gösterir.
Araştırmamız sonucunda elde ettiğimiz sonuçlar şunlardır; okullardaki müdür, müdür yardımcısı ve
öğretmenler odası genişlikleri, giriş kapılarının eni ve açılan kısmı(cm), kız ve erkek öğrenci tuvalet sayıları, kadın
ve erkek öğretmen tuvalet sayıları, yönetici öğretmen sayıları değişkenlik gösterir. Hiçbir okul binası MEB’in Okul
Binaları Yönetmeliğine uymamaktadır. Okul binaları okuldaki demokrasi eğitimi açısından gereken niteliklere
sahip değildir
172
Danışman: Mehmet AKSOY
Beyza CELLAT
Muhammet Eren GÜRCAN
EĞİTİM FAKÜLTESİ SON SINIF ÖĞRENCİLERİNİN EVLİLİK ALGILARINA İLİŞKİN BELİRTTİKLERİ
METAFORLARIN SOSYOLOJİK ANALİZİ
“Eğitim Fakültesi Son Sınıf Öğrencilerinin Evlilik Algılarına İlişkin Belirttikleri Metaforların Sosyolojik
Analizi” kapsamında bu araştırmanın temel amacı, üniversite öğrencilerinin evlilik algısını sosyo-demografik
değişkenler bakımından ortaya koymak ve sosyolojik çerçevede analiz etmektir.
Üniversite öğrencilerinin “evlilik” algılarına ilişkin ifade ettikleri metaforlar farklılık göstermektedir. (çalışılan
hipotez) Üniversite öğrencilerinin evlilik algısı, aile yapısına göre farklılık göstermekte midir? Üniversite öğrencileri
evliliği ne tür metaforlarla belirtmektedirler? Üniversite öğrencilerinin evlilik algılarına ilişkin dile getirdikleri
metaforlar benzerlik ve farklılık göstermekte midir? (Araştırmanın problem cümlesi)
Araştırma kapsamında hedeflenen verileri toplamak üzere 2 bölümden oluşan bir anket kullanılmıştır.
Anketin 1.bölümünde sosyo-demografik özellikleri ölçmeye yönelik 15 soru bulunmaktadır. 2.bölümde ise
üniversite öğrencilerinin evlilik algılarına yönelik 1 adet metafor sorusu bulunmaktadır. Dolayısıyla araştırmanın
“çalışma evreni”ni ESOGÜ Eğitim Fakültesi son sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Bu çalışma evreninden “Random
Yöntemi” ile 40 kişilik bir örneklem oluşturulmuştur.
Eğlence Olarak Evlilik; bu kategori, evlilik kavramını eğlence olarak algılayan öğrenci ifadelerinden
oluşmaktadır. Detayları verilen bu kategoride 4 öğrencinin oluşturduğu 4 adet metafor yer almaktadır. Kategori,
araştırmaya katılan öğrencilerin toplamda % 10’unu temsil etmektedir.
Akdeniz ve Ege Bölgesi’nden gelen öğrencilerin 4’te 3’ü evliliğe olumlu bakmaktadır. Anketin uygulandığı
öğrencilerden ailesinin aylık gelir durumu yüksek olan bir öğrenci evliliği ortaklık olarak görmektedir. Anketin
uygulandığı öğrencilerden İç Anadolu Bölgesi’nden gelen 10 öğrencinin evliliğe karşı olumlu bir bakış açısı
vardır. Öğrencilerin belirttikleri metaforlar göz önünde bulundurulduğunda evliliğin korunması gereken bir yapı,
mutluluğun ve paylaşmanın önemli olduğu bir kurum olduğu görülmektedir.
173
Danışman: Gülkan AVCI
Elif İrem BOŞÇA
AİLE VE ÇEVRE ETKİSİNİN BİREYLERDEKİ BASKI ALGISI ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN
ARAŞTIRILMASI:İSKENDERUN ÖRNEĞİ
Bu projenin amacı; aile ve çevre baskısını İskenderun’un heterojen yapısını göz önüne alarak araştırmak,
bu konuyu iskenderun’da ilk kez incelemek, aile ve çevre baskısını özellikle cinsiyet, öğrenim durumu ve mesleki
durum parametrelerine göre incelemek, bu faktörlerin birbirleriyle etkileşimleriyle ilgili sonuçlara ulaşmak, bireyin
davranış ve kararlarının sosyal gruplar içinde gösterdigi degisimi incelemek Uyma davranısının cinsiyet, ögrenim
ve meslek durumu faktörlerine göre nasıl bir değişim gösterdiğini araştırmaktır.
Çalışma konusunun tespitinden sonra sosyal olay inceleme yöntemi olarak uygulamalı anket çalışması
yapmayı uygun gördüm. Hedef bireylerin bazılarıyla kısa röportajlar yaparak bunu destekledik. Yöntem olarak
anket seçildikten sonra anket sorularını tespit ettim. Bu arada anketimin özgün, anlaşılır ve tarafsız sorularla
mümkün olduğunca objektif bir nitelik taşımasına önem verdim. Daha sonra güvenirlik testi uyguladım. Geçerlilik
düzeyinin belirlenmesi ve standardın yakalanması için oluşturulan alt gruplarla ölçek durumunu saptadım ve
böylece hocalarımızdan aldığım yorumlarla testin geçerliliğini de belirledim.
Cevapların toplam sayıları karşılaştırıldığında bireylerin baskı olgusu ile arasına belli bir mesafe koymak
istediği göze çarpar. En az evet cevabi verilen 8. Soru incelendiğinde bireylerin kısmen daha çekingen davrandığı,
başkasının yaşam sınırlarına dokunmuş olarak algılanmak istemediği anlaşılır. Bu soruya evet cevabı vererek
başkasının yasam tarzlarına müdahale ettiğini onaylayan bireylerin büyük çoğunluğu lise düzeyindeki (Kadın:17,
Erkek: 12) öğrencilerden oluşmaktadır. Bulundukları sosyal konum itibariyle yakın çevresinin kararlarına ya da
yaşam tarzlarına karışan ve bunu kabul edenler öğrenci ve çalışmayan bireylerdir. Örneğin, üniversite düzeyindeki
erkek öğrenci bireylerde de nispeten daha yüksek bir kabullenme söz konusudur.
Soru en çok evet cevabı verilen soru olarak karşımıza çıkmaktadır. Sözkonusu soru, bireyin toplumsal
hiyerarsik düzen içindeki konumuna bağlı bir nitelik göstermektedir. Saygınlığı bir gereklilik olarak gösteren bir
eğilim ortaya çıkmaktadır. Saygınlık kazanmak da aile ya da yakın çevre tarafından kabullenmeyi, onaylanmayı
gerektirdiğinden, belirli bir baskı oluşturacağı kesindir. Sosyal çevresi içindeki konumuna gelebilecek eleştirilerden
kaçındıgı için çoğu birey, birçok şeyi yapmak istediği halde yapamamaktadır. Bu soruya da en çok evet cevabı
veren bireyler yine kız (59) ve erkek (47) lise öğrencileridir. Aynı şekilde üniversite öğrencileri (kadın: 28, erkek: 38)
ve ilkokul düzeyinde çalışmayan kadınlar (13) ile çalışan erkeklerde (10) de evet cevabı yoğunluk göstermektedir.
Anket uygulanan bireylerin öğrenim durumları ve mesleklerinin toplumsal yaşam içerisinde uyguladıkları
baskı düzeyini belirleme ya da karşılaştıkları yaptırımları hissetme derecesi üzerine herhangi bir etkisi olup
olmadığını anlamak için Tek Etken ANOVA kullandık. Bu analiz için etkin faktör olarak iça kullanıldı. “Baskıyı algılayan”
kavramını bireylerin baskı çeşitlerine olan mesafesini ifade etmek ve ister baskıyı görüyor ister baskı uyguluyor
olsun, eylemin etken ya da edilgenliğini saf dışı bırakmak için özellikle kullandım. (Baskıyı Algılayan=Baskı gören +
Baskı uygulayan). Yani olayla ilişkisi hangi açıda ya da mesafede olursa olsun baskı gerçeğini, sorunun çeşidine de
bağlı olmak koşuluyla kabul eden herkesi “baskı algılayan” olarak ele aldım. Burada amacımız, baskıyı, yaşamlarını
bir şekilde etkileyen gerçek bir sorun olarak gören bireylerin, bu sorundan etkilenme dereceleri ile öğrenim
durumları ve mesleki konumları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Cevaplardan ya da röportajlardan baskıyı
algılayan bireylerin kendilerini daha çok baskıyı gören olarak tanımladıkları anlasılsa da, tabloda da görüldüğü
gibi özellikle öğrenim düzeyi ile baskı algılaması arasında önemli bir ilişki olduğu ortaya çıkmaktadır.
174
Danışman: Necla Şükran GERÇEKER
Kemal Sedat CEYHAN
Ozan ADIGÜZEL
ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN BAŞARI ALGISI VE GELECEK BEKLENTİSİ: İSTANBUL İLİNDEKİ ANADOLU
LİSELERİNDE YAPILAN BİR UYGULAMA
Bu çalışmanın amacı, lise öğrencilerinin başarı algısı ve gelecek beklentilerinin belirlenmesidir. Bir grup
aracılığıyla bütünü yansıtan, kesitsel ve tanımlayıcı nitelikte olan bu araştırma, 01 Aralık 2013 – 20 Ocak 2014
tarihleri arasında, İstanbul ilinde gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında değişkenlerin ilişkilerini ölçmek
amacıyla toplam 9 adet hipotez geliştirilmiştir. Araştırma amacına uygun olarak hazırlanan ankete, 9 anadolu
lisesinden toplam 720 öğrenci katılmıştır. Anket verileri SPSS v21.0 programı ile değerlendirilmiştir. Veri ve bilgilerin
analizinde; faktör ve güvenilirlik analizleri uygulanmış, grup içi ve gruplar arası karşılaştırmalarda “Mann-Whitney
U Testi” ve “Kruskal Wallis Testi”nden yararlanılmıştır. Anlamlılık düzeyi olarak p<0.05 güven düzeyi belirlenmiştir.
Araştırmanın sonucunda, öğrencilerin başarı algısı ve gelecek beklentilerinde; okulların, okul kategorilerinin,
sınıf seviyelerinin, not ortalamalarının ve annenin eğitim seviyesinin anlamlı bir şekilde etkili olduğuna rastlanmıştır.
175
Danışman: Özgür AYDEMİR
Osman BAĞ
Volkan TOPLAYICI
TARİHİN DERİNLİKLERİNDEN GELEN SES
Toplumları kendine has bir şekilde değerlendirmemize yarayan en önemli unsur kültür olarak karşımıza
çıkmaktadır. Her bireyin bir kişilik yapısı olduğu gibi, toplumlarında kendilerine ait farklı bir inanç, gelenek
görenekleri bulunmaktadır. Bir toplum için iyi ve güzel olan bir şeyin diğer bir toplum için de iyi olması beklenemez.
Sosyolojik olarak kültürün yorumlanması süreci içerisinde, yukarıda da değindiğimiz gibi birçok değişken
bulunmaktadır. Güzel sanatlar bunun en önemli ögelerinden birisidir.
Araştırmamızda; kültürel bir değer olan mehter müziğini ve mehteran bölüğü incelenerek, İstanbul’da
eğitim alan orta ve yükseköğretim öğrencilerinin mehter ve mehteran hakkında ne kadar bilgi sahibi olduklarını
araştırmaktır. Türk Milletinin tarihine, kültürüne, sesine tanıklık ve eşlik eden en önemli maddi kültür zenginliğini,
ülkemiz gençlerine en iyi şekilde anlatmak öncelikli hedefimizdir.
Araştırmanın evrenini, İstanbul sınırları içerisinde eğitim alan orta öğretim ve yükseköğretim öğrencileri
oluşturmaktadır. Projemizde Örneklem içinde yer alan ortaöğretim ve yükseköğretim öğrencilerinden alınan
oransız eleman örnekleme yöntemi ile 505 kişiye anket uygulanmıştır. Verilerin analizi esnasında SPSS17 Evaluation
programından yararlanılmıştır.
İlköğretim ve orta öğretim kurumlarında müzik ve tarih dersi yıllık öğretim programlarında kültürel bir
öge olan mehteran hakkında yeterli bilgi olmadığı görülmüştür. Buna bağlı olarak öğrencilerin mehter hakkında
yeterli bilgi sahibi olmadığı değerlendirilmektedir.
176
Danışman: Mehmet AYGÜN
Ömer Faruk ÖZKILINÇ
Furkan DEMİRBAŞ
ADAPTASYON MU? YOZLAŞMA MI?; GÖÇ İLE GELEN KÜLTÜRÜN MODERN KENT YAŞAMINDAKİ
DEĞİŞİMİNİN ÇİĞ KÖFTE KÜLTÜRÜ ÜZERİNDEN İNCELENMESİ
Tarih boyunca kırsaldan kente doğru olan göçler Sanayi İnkılabı ile birlikte artmaya başlamıştır. Bu
göçlerin kentin gelişmişliğine bağlı olan birçok sebebi vardır. Bu göç dalgaları sırasında insanların kültürlerini
yaşatma isteği, var olagelmiştir. Türkiye’de özellikle yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren görülmeye başlayan
doğu-batı doğrultulu göç dalgaları, göç veren doğu bölgelerinden nüfusu kendine çeken batı bölgelerine doğru
kültür aktarımını kaçınılmaz kılmıştır.
Göçle birlikte yerel kültürden gelen ve kent hayatı içerisinde yorumlanarak toplumsal kültürde önemli bir
öğe haline gelen çiğ köfte kültürünün de değişimi tartışma konusudur. Bu süreç çiğ köfte kültürünün değişiminde
“Adaptasyon mudur? Yozlaşma mıdır?” sorusunu oluşturmaktadır.
Çiğ köfte kültürü kent hayatında karşımıza daha çok “etsiz çiğköfte” olarak çıkmaktadır. Etsiz çiğ köfte,
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ne dayanan çiğ köfte kültürünün kent hayatının şartları ve ihtiyaçları yönünde
yeniden yorumlanmış, adapte olmuş şeklidir. Bir yandan da fastfood tarzı reklam ve pazarlama; “franchaising”
tarzındaki büyüme yöntemleri ile ele alındığında çiğ köfte kültürü fastfood kültüründe de yer edinmiş, piyasada
önemli bir konuma gelmiştir. Bu yönlerden bakıldığında günümüzde toplumda da popüler bir konum bulan çiğ
köfte hakkında “kentli çiğköfte” adında bir kavram ortaya çıkmıştır.
Çiğ köfte kültürünün değişimi üzerindeki örnekten yola çıkılarak varılabilecek bir nokta vardır. Modern
kent kültürünün oluşumu birçok alt/lokal kültürün bir potada erimesiyle ortaya çıkmıştır. Bu potada erimenin
devamı çaya atılan şeker gibi düşünülürse, potadan geçtikten sonra birbirlerine karışmış şekilde varlıklarını
sürdüren kültürler katı olan her şeyin buharlaşması şeklinde görünse de kent hayatı içerisinde her kültürün tadı
alınmaktadır. Bu adaptasyonların birbiri içerisinde varlık göstermesi, mekân faktörünün de eklenmesiyle kent
kültürünün kendine haslığını oluşturur.
177
Danışman: Murat TOK
İsmail KURAL
Mustafa EMRE
“TÜKETİME KÜÇÜĞÜN BÜYÜK ETKISI” ÇOCUKLARIN AİLE TÜKETİM KARARLARINA ETKİSİNİN SOSYOLOJİK
ANALİZİ
Çocuklar; çok değişik yollarla oluşturulan pazarlama stratejileri, reklamlar ve promosyonlar aracılığıyla
günümüzde önemli bir pazar unsuru hâline getirilmiştir. Bu yüzden yetişkinler kadar çocuklar da tüketim
sarmalının içinde yer almaktadır. Araştırmamız söz konusu bakış açısıyla günümüz toplumunda aynı zamanda
bir tüketim nesnesi hâline dönüşmüş çocukların, bu süreci nasıl yaşadıklarını ve aile tüketim kararlarına etkisini
tespit etmeyi, hem süreç hem de kararlar noktasında ortaya çıkan sonuçları inceleyerek olası problemlere çözüm
önerileri sunmayı amaçlamaktadır.
Çalışmamızın temel varsayımı, tüketimle ilgili kararlar alınırken açıktan ya da gizli olarak çocukların bu
kararlarda etkili olduğudur. Bunun yanı sıra tüketim kararlarında çocukların etkisinin anne-baba eğitim düzeyine,
ailenin gelir durumuna, çocuk sayısına ve evlilik süresine göre farklılaşıp farklılaşmadığı da araştırmamızın alt
varsayımları olarak ele alınmıştır.
Araştırmamız, literatür taramasından elde edilen bilgilerden hareketle yazılmış teorik kısım ile anket
uygulaması sonucunda elde edilen istatistiki verilerin değerlendirildiği bulgular kısmından oluşmaktadır. Araştırma
sonucunda çocukların tüketim kararlarına katılımının anne-babanın eğitim seviyesine, ailenin gelir durumuna ve
ailenin sahip olduğu çocuk sayısına göre farklılaştığı görülmüştür. Anne ve babanın evlilik süresinin ise çocukların
tüketim kararlarına bir etkisi olmadığı ortaya çıkmıştır.
Günümüz toplumlarında çocukların da tüketim kararlarına katılma özgürlüğü vardır. Bu, çocuğun
hem yasal hem de vicdani hakkıdır. Ancak çocukların doğal olan bu hakkını tüketim toplumu çerçevesinde
düşündüğümüzde bunu engellemek yerine, onların doğru kararlar verebilmesini sağlayacak mekanizmaları
geliştirmek gerekmektedir. Çocukları tüketimin nesnesi değil; öznesi olarak yetiştirmek, büyük oranda ailelerin
sorumluluğudur. Bu sorumluluğun pekişmesi, daha bilinçli tüketicilerin yetiştirilmesi amacıyla araştırmamızın
sonuçları Millî Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile RTÜK gibi kurumların ilgili birimleriyle
paylaşılmıştır.
178
Danışman: Suat AYDOĞAN
Ahmet Muaz KÖMÜR
Musa Said ARIK
KİŞİ MESLEĞİDİR
Bandura “Kişi, mesleğidir” diyerek meslek seçiminin birey için ne kadar önemli olduğuna dikkat çeker.
Meslek seçimi, bireyin hayatındaki sayılı dönüm noktalarından biridir, bir anlamda da bireyin yaşamının en az üçte
birini ne gibi faaliyetler yaparak geçireceğine karar vermesidir. Birey bu kararının isabetine göre hayatını mutlu
geçirmektedir. Toplumun refahı ve huzuru da yine bireylerin bu alandaki tercihlerinin isabetlerine bağlıdır.
Meslek seçimi esnasında bazı faktörler vardır ki; ekonomik getiri, ailevi baskı, üniversite sınavı, arkadaş
çevresi, bulunulan sosyal ortamlar, mesleğin popülaritesi vb. bireyin tercihlerini doğrudan ya da dolaylı
etkilemektedir. Bunun sonucunda bazen bireyler kararını bağımsız verememekten ve bir baskı hissetmekten
yakınırken bazen de hayatlarındaki bu önemli karar aşamasında destek bulamadıklarını düşünerek yalnızlıktan
yakınmaktadırlar. Her iki durumda da bireyin sağlıklı karar verebilmesini sağlayacak asıl veri bireyin kişisel yetenek
ve yatkınlıklarının keşfedilmesidir. Bireyin meslek seçiminde karar verirken baskı ya da yalnızlık hissetmesi
nihayetinde kendi kişisel beceri ve yatkınlıklarını bilememesinden kaynaklanmaktadır. Bu araştırmamızda bu
genel tezin kişiler üzerinde ne derecede yaygın olduğunu, etki derecesini tespit etmeyi ve çözümler üretmeyi
amaçladık.
Yine projemiz doğrultusunda alt hipotezlerimiz ve hedeflerimiz açısından ortaöğretim seviyesindeki
bireylerin meslek seçimlerini hangi kriterlere göre yaptığını, meslek seçiminde etkilendikleri faktörleri çıkarmaya
çalıştık. Projemizin genel hedefi meslek seçiminde örnek teşkil edecek bir çalışma ortaya çıkararak, bireyin
hayatındaki bu seçimi isabetli yapabilmesine katkı sağlamaktır.
179
Danışman: Ali AKSU
Ahmet ŞAŞAR
KAYSERİ’DEKİ EV (AKŞAM) OTURMALARININ BİREYLERİN SOSYALLEŞMESİNE ETKİSİ, TOPLUM HAYATINA
YANSIMALARI VE KÜLTÜREL BİRİKİMİN GELECEK NESİLLERE AKTARILMASINDAKİ ROLÜ
Kayseri’deki yaygın sosyal aktivitelerden biri olan oturma kültürünün toplum birlik ve beraberliğine
etkisini belirlenmek, geçmişten günümüze kadar gelişim sürecini araştırmak hedeflenmiştir. Oturma kültürünün,
kültürel birikimin gelecek kuşaklara aktarılmasındaki rolünü ve bireylerin sosyal yaşama katılmasındaki olumlu ya
da olumsuz yönlerini sebep ve sonuçlarıyla birlikte araştırmak.
Araştırmaya konu olan verilerin toplanması için kaynak taraması, araştırma, kaynak kişilerle görüşme,
anket uygulaması ve örnek olay incelemesine gidilmiştir. Ancak bir araştırma evrenindeki tüm bireylere ulaşmak
zor ve çoğu durumda olanaksız olduğundan, doğru seçilmesi koşuluyla seçilen bir örneklem üzerinden tüm
evrenin karakteristiği saptanmaya çalışılmıştır. Kayseri’nin bütün oturmaya katılan veya katılmayan bireyleriyle
görüşmenin güçlüğünden ötürü anket ve kaynak kişiler için belli bir sayıya kadar yer verilmiştir.
Proje kapsamında ev oturmalarına katılan bireylerin memleketi, yaşı, mesleği, eğitim durumu, hangi
sıklıkta ve ne kadar süredir oturmaya katıldığı tespit edilmiştir. Ev oturmalarında karşılaşılan olumsuz davranışlarla
ilgili birtakım bulgulara ulaşılmıştır. Bunların çözümüne ilişkin görüşlere yer verilmiştir.
Toplum birlik ve beraberliğinin tesisinde, Kayseri kültür birikiminin gelecek kuşaklara aktarılmasında
ve bireylerin sosyalleşmesinde oturma kültürünün Kayseri’de önemli bir işlev gördüğünü tespit ettik. Araştırma
sonucunda oturmanın olumlu yönünün daha ağır bastığı bununla beraber bazı olumsuz durumların da meydana
geldiğini belirledik. Oturma kültürünün hayırseverler şehri olarak bilinen Kayseri’nin bu ismi almasında büyük
etkisi olduğu gözlemledik. Araştırmamız ve anket uygulamamızla elde ettiğimiz bulgulara göre oturmalar halk
tarafından benimsenmiş, sosyalleşme ve yerel kültürün devamlılığında önemli bir yer edinmiştir.
180
Danışman: Erşah KAYAPINAR
Rüya KÖKSAL
Damla BURUCU
MATERYAL DESTEKLİ SOSYOLOJİ EĞİTİMİ
Sosyoloji, insan toplum içindeki davranışlarını, insan toplum ilişkisini, toplumsal refleksi inceleyen bir
bilimdir. İnsan merak eden, öğrenme ihtiyacında olan bir varlıktır. Materyal destekli sosyoloji eğitimi kapsamında
“Sosyoloji Bilgi Kartları, Sosyoloji Bilgi Çarkı, Türkçe- İngilizce Sosyoloji Terimleri, Sosyoloji Monopoly” adlı 4 farklı
etkinlik ve materyal danışman öğretmen gözetiminde geliştirilmiştir. Geliştirilen materyaller lise 9-10-11-12. sınıf
öğrencilerine tanıtılmış, öğrencilerin düşüncelerini almak için mülakat ve anket çalışması yapılmıştır. Ayrıca Dünya
Sosyologları Haritası, Sosyolojinin Alt Dalları Dairesel Diyagramı, Mağara Adamı-Modern Adam-Postmodern
Adam Poster Çalışması, Sosyal Tabakalaşma Diyagramı, Türk Sosyolojisinde Ekoller Tablosu, Sosyoloji Kazanımları
Tablosu ve Sosyoloji 2013 Taban Puanlar Tablosu, Sosyoloji Tabu Kartları hazırlanmıştır.
Sosyoloji biliminin temel kavramlarını görsel ögeler kullanarak zenginleştirmek öğrenmeyi eğlenceli
hale getirmektedir. Kavramları oyun kartları şeklinde öğrenciye sunmak öğrenmeyi kolaylaştırmaktadır. Temel
kavramların somutlaştırılması ve görselleştirilmesi öğrenmenin kalıcılığına olumlu katkı yapmaktadır. Oyun kartları
öğrencilerin Sosyoloji bilimine olan ilgisini artırmaktadır. Oyun kartları kolaylıkla hazırlanabilir. Hazırlanan oyun
kartları ortaokul ve liselerde birçok dersin öğretiminde kullanılabilir. Ortaokul çağındaki çocukların Sosyoloji bilimine
olan ilgisini artırmak için de oyun kartlarından yararlanılabilir.
181
Danışman: Muzaffer Çağlar KURTDAŞ
Ezgi Zeynep ÇİMEN
Rabia Nur BUDAK
GENÇLİK ALT KÜLTÜR GRUPLARI
Projemizin amacı rap müziği etrafında oluşan rap ve arabesk rap gençlik gruplarını inceleyerek bu grupların
gerçekten gençlik alt kültür grup unsurları taşıyıp taşımadığını ve bu grupların özelliklerini ortaya koymaktır.
Bir toplumda hâkim olan kültürden belli bir düzeyde farklılık gösteren ve azınlıkta olan gruplarca
benimsenen kültüre alt-kültür denir. Gençlik ve gençler toplumda hâkim olan kültürden farklılaştıkları için bir
bütün olarak alt-kültür olarak kabul edilmektedir. Hemen hemen bütün toplumlarda gençler toplumun kuralları
ve ilişkileri dışında kendi kuralları ve ilişkileri, farklı bir ahlak anlayışı, iletişim biçimi, eğlenme tarzı geliştirmişlerdir.
Bu sayede kendilerinin farklı olduğunu belirterek bir alt-kültür oluştururlar. Gençlik kitlesinin içinde de hem
toplumdan hem de içinde yer aldıkları gençlikten ayrılan çeşitli gruplar bulunmaktadır ki bunlarda gençlik alt
kültürlerini oluşturmaktadırlar. Araştırmamız nitel bir araştırmadır ve veri toplamak için odak grup görüşmesi
yöntemi kullanılmıştır.
Odak grup görüşmesi yaptığımız Rap ve Arabesk Rap grupları dinledikleri müzik, kıyafetleri, saç biçimleri,
konuşma tarzları vb. özellikleriyle ait oldukları gençlik grubundan ayrılmakta ve alt kültür özellikleri taşımaktadır.
Kendilerinin olduğu gibi kabul edilmelerini isteyen bu gençlerin görünür beklentilerinin arka planında gençlere
özgü “kendilerini kanıtlama” mücadelesi yer almaktadır. Aslında marjinal ve geçici olan gençlik alt kültürleri
toplumsal sistemi tehdit etmezler. Çünkü bu gençler ergenlikten çıktıktan sonra bu gruba olan bağlılıklarını
büyük oranda yitireceklerdir. Bu bakımdan gençlik alt kültürleri özellikle günümüz parçalı toplumunda bir yere ait
olma, kendilerini ifade etme ve bir grubun parçası olabilme işlevlerini yerine getirmektedir. Bu bakımdan olağan
dışı, garip vb. tanımlamalar yerine toplumsal yapıda meydana gelen değişim ve dönüşümlerin olağan sonucu gibi
algılanmaları gerekmektedir.
182
Danışman: Mehmet CENGİZ
Cerenay CANATAN
SOSYAL MEDYA KULLANIMININ ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN SOSYOLOJİK
OLARAK İNCELENMESİ (TARSUS ÖRNEĞİ)
Çalışmamızda, dünyada giderek yaygınlaşan buna paralel olarak kullanıcısına topluma ve kitleye etkisi
artan sosyal medyanın Tarsus ortaöğretim okullarında okuyan lise öğrencileri üzerindeki, sosyolojik, psikolojik,
biyolojik, ekonomik etkilerini ve bu etkilerin öğrencinin başarısına veya başarısızlığına yansımasını incelemeyi
hedefledik. İletişim sosyolojisi olan bu çalışma araştırmasında öğrencilerin, sosyal medya kullanımının öğrenciders ilişkisi, öğrenci-aile ilişkisi, öğrenci-sağlık ilişkisi ve davranış durumlarındaki değişimler konu edilmiştir.
Problem tespitinden sonra araştırmanın evreninde sosyal medya ağlarını kullanan 737 lise öğrencisine
ulaşılarak sorular yöneltildi. Araştırmanın örneklemi sistematik tesadüfî örnekleme yöntemi ile farklı okul türlerinde
400 ortaöğretim öğrencisine uygulandı. SPSS 15.0 veri programı kullanılarak anket sonuçlarına ulaşıldı.
Anket sonuçlarına göre sosyal medya ağlarını kullanımından dolayı derslerde görülen aksama, gerileme
veya başarısızlık oranı %69,5, aileleriyle iletişim kopukluğu yaşayanların oranı %58, sosyal medya üzerinden
dolandırılanların oranı %8,8, sosyal medya seçimlerine ve paylaşımlara güvenmeyenlerin oranı %24, Sosyal
hareketlerde ve kitle önlendirmesindeki oranı %83, Sosyal medyadaki paylaşımdan etkilenme oranı %92,5, sosyal
medya kullanımından dolayı sosyal olaylar karısında değişen tepkilerin oranı %78,3, dil, konuşma veya fikirlerin
değişme oranı %65,3, popüler kişilerden etkilenme oranı %58.11 yanlış meslek/iş seçimine sebep olma oranı 19,
yanlış kararlar almalarına etki etme oranı %54,3 tacize uğrama oranı %29,9, kendilerini aktif hissetme oranı %76,6,
oyun oynayanların oranı %54,3, kumar, bahis vb. oynayanların oranı %13,3, motivasyon bozukluğu oranı %18,
uykusuzluk oranı %27,8, fiziksel rahatsızlık oranı %7, ruhsal rahatsızlık oranı %7, madde bağımlılığı oranı %4,3’tür.
Sosyal medya kullanımı lise öğrencilerinin ders başarı oranlarını olumsuz etkilemekte, öğrenciler kitle
yönlendirilmesine maruz kalmakta, dil ve düşüncelerinde değişme olmaktadır. Sosyal medya kullanımının hatırı
sayılır oranda dezavantajları olabilir. Bu durum kökten tavır takınma yerine otokontrol mekanizmalı yaklaşım tavrı
geliştirmeyi gerektirmektedir.
183
Danışman: Hülya CAYMAZ
Damla MELEMEZOĞLU
Ece TOK
“FARKINDA OL, GÖZLE, HAZIRLIKLI OL” 0-6 YAŞ GRUBU ÇOCUKLARDA EV KAZALARINDAN ZARAR
GÖRMEYİ ÖNLEMEYE YÖNELİK ÇÖZÜM ÖNERİSİ
Sağlık Bakanlığı’nın kayıtlarına göre; her yıl ortalama 2500 çocuk ev kazalarından hayatını kaybetmektedir.
Ev kazaları sonucu ölen çocukların %70’i 4 yaş ve altındadır. Araştırmanın amacı; çocukların ev kazalarından zarar
görme durumlarının sosyolojik nedenlerini ve bu durumun engellenmesine yönelik yapılabilecekleri belirlemektir.
Böylece; çocukların ev kazalarından zarar görmesini önleyecek bir programın geliştirilmesinde kullanılabilecek
verileri oluşturmaktır.
Bu araştırmada, nicel ve nitel yöntemler birlikte kullanılarak çalışılmıştır. Araştırmanın nitel yönünü; ev
kazasında çocuğunu kaybeden bir anne, bir başhekim, bir aile hekimi, halk sağlığı birimi çalışanı ve bir mimar ile
yapılan görüşmeler, hazırlanan anketin kapsam geçerliliği için alınan uzman görüşleri; nicel yönünü ise istatistikler,
veri toplama aracı olarak kullanılan anketten elde edilen veriler oluşturmaktadır.
Çocukların ev kazası yaşama oranı oldukça yüksektir. Ev kazaları sonucu çocuklar ciddi anlamda zarar
görmektedir. Çocukların ev kazalarından zarar görme sıklığı ebeveynin eğitim durumu, mesleği, gelir durumuna
göre ve ebeveynlerin; riskleri algılama düzeylerine, ilkyardım bilgi ve beceri düzeylerine, konut içerisinde aldıkları
önlemlere göre farklılık göstermektedir. Ebeveynlerin büyük bölümü ev kazaları/alınması gereken önlemler/ilk
yardım konusunda sahip oldukları bilgi düzeyini yeterli bulmamaktadır.
“FARKINDA OL”; kazanın önemi, kazaya yol açacak riskler ve bunların sonuçları iyi bilinmelidir. “GÖZLE”;
çocuklar gözetimsiz bırakılmamalıdır. Çünkü gözetimsiz bırakılan çocukların %82,5’i kaza yaşamaktadır. “HAZIRLIKLI
OL”; konut içinde gerekli tedbirler alınmalı ve ihtiyaç duyulabilecek ilk yardım bilgisine sahip olunmalıdır.
Çocukların ev kazalarından zarar görmesinin engellenmesi için öncelikle toplumda bilinç dönüşümüne ihtiyaç
duyulmaktadır. Konuya ilişkin farkındalık artırılmalıdır. Daha sonra sistematik ve kararlı bir eğitim programı ile
bu konuda ebeveynlerin bilgi ve beceri düzeyi artırılmalı, yasal düzenlemelerle ebeveynler tarafından konut
içerisinde gerekli önlemlerin alınması sağlanmalıdır.
184
Danışman: Recep EFE
Zeliha KÜÇÜK
Güler KÜÇÜKKÖŞKER
SURİYELİ MÜLTECİLERİN OSMANİYE TARIM ÇALIŞANLARINA ETKİSİ
Bu proje, Osmaniye iline gelen Suriyeli mültecilerin tarlalarda çalışmaya başlamalarının Osmaniyeli tarım
çalışanlarına etkisini ortaya koymak amacıyla yapılmıştır.
Projenin planlaması ve hazırlanması aşamasında iki defa konu değiştirdik; bunlar “Mültecilerin yerli
işçiye etkisi” ve “Mültecilerin tarıma, işverene ve işçiye etkisi” idi. Son olarak da ele aldığımız konu; “Mültecilerin
tarım çalışanına etkisi” oldu. Konuyu değiştirdiğimizden dolayı hipotez ve anketi de değiştirmek zorunda kaldık.
3 defa hipotezlerimiz gözden geçirilip değiştirilmiş, 3 defa da anket sorularımız değiştirilmiş olup dördüncüde
karar kılınmıştır. Anket sorularını otuz kişiye uyguladık. Bunlar; Çardak, Çona, Bahçe Köyleri, Adnan Menderes ve
Ahmet Yesevi Mahallelerindeki tarım çalışanlarına uygulandı. Anketi uygularken çalışmanın istediğimiz aşamaya
gelmeyeceğini, kimsenin ilgilenmeyeceğini söylediler ve TÜBİTAK, anket gibi sözler duyunca resmi bir araştırma
olduğundan, kendilerine kötü bir geri dönüş olabileceğinden, hatta üniversite, KPSS ve Polislik sınavlarına girecek
çocukları için korkarak ankete katılmaktan çekinmişlerdir. Bayan tarım işçileri eşlerinden çekinerek izinsiz ankete
katılmaktan kaçınmaktadırlar. Bazıları ev numaralarını vermediler veya telefon numaralarını vermekten çekindiler.
Bu gibi olumsuzluklar anketin uygulanacağı hedef kitlenin dar kalmasına sebep olmuştur.
Yaptığımız araştırma sonucunda mültecilerin yerli işçilerden daha az ücrette çalıştıklarından dolayı
işveren işçileri işten çıkardı veya ücretlerini düşürdü. Düşük ücrette çalışan insanların ekonomik sıkıntılardan
dolayı aile içi huzursuzluk yaşanmış. Düşük ücretten dolayı bazı insanlar il dışına gitmeyi veya işlerini değiştirmeyi
düşünmüşlerdir. İş sıkıntısından dolayı çocuklar boş vakitlerinde aile ile birlikte çalışıp destek olamıyorlar. Aileler
bu boşluktan dolayı çocuklarının kötü alışkanlıklar edinmesinden endişelenmektedir. Artan bir hızda Suriyeli
mülteciler özelinde bütün yabancılara karşı önyargı gelişmektedir.
185
Danışman: Tahsin AYDOĞAN
Muhammed Hanefi
SOYTEKİNOĞLU
DİN GÖREVLİLERİ VE İLAHİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN KADINA ŞİDDETE BAKIŞLARININ SOSYOLOJİK
ANALİZİ SAKARYA İLİ ÖRNEĞİ
Kadına şiddetin son yıllarda aratan ve sürekli medyaya yansıyan bir çok yönü olduğu bilinmektedir. Bu
nedenle bu büyük meselenin çok farklı açılardan incelenmesi gerektiği herkesçe kabul görmektedir. Bu farklı
açılardan biri de hiç şüphesiz din görevlileri ve ilahiyat Fakültesinden mezun olarak öğretmen olacak kişileridir.
Zira onlar dini bilginin halka inmesinde önemli rol oynamaktadır.
Çalışmada kadına şiddete benzer çalışmalardan farklı olarak din görevlilerinin bakış açısı hakim olmuştur.
Dini açıdan meseleye nasıl bakıldığının bu kitle tarafından analizi son derece önemlidir. Çalışma, kadana şiddetin
söz konusu kitlece nasıl tanımlandığı, şiddete uğrayan ve uygulayana nasıl bakıldığı ve sonuçta her iki tarafın nasıl
davranması gerektiği gibi ana konular üzerine temellendirilmeye çalışılmıştır. Bu araştırma da kadına bakışın ve
kadın algısının bu kitle üzerindeki etkisi özellikle incelenecektir.
186
Danışman: Çiğdem PİR
Sude YILMAZ
Ertuğrul KALE
GENÇLERDE SİYASAL KATILIM VE SEÇMEN TİPOLOJİLERİ
Bu yıl seçimlere ilk defa oy kullanacak gençlerin hangi seçmen tipine yatkın olduğunu belirlemek ve
siyasal algılarını ve katılımlarını anlamak projemizin amacıdır. Başlıca sorularımız:
Gençler kendini siyasal olarak konumlandırabilir mi? Genç kadın seçmenlerin siyasete ilgisi erkeklerden daha az
mıdır? Genç seçmenlerin ideolojik seçmen tipolojisine yatkınlığı fazla mıdır? Genç seçmenlerin yaşı gereği rasyonel
seçmen tipine yatkınlığı var mıdır? Genç kızlarda yüzergezer seçmen tipine yatkınlık erkeklerden fazla mıdır?
Evren olarak belirlenen 18 ve 19 yaş grubu eğitim gören gençler arasından örneklem olarak belirlediğimiz
400 kişiye hazırladığımız ölçeği uyguladık. Ölçek sorularımızı iç tutarlılığını SPSS istatistik programında kontrol
ettik ve güvenilirlik testi uyguladık. Ankete katılanların özelliklerini de dikkate alarak hangi tipolojik özellikleri
gösterdiğini belirledik. Ayrıca siyasal yaklaşımlarının niteliklerini çözümlemeye çalıştık.
Gençlerin %60’ı kendini siyasal anlamda konumlandırabilmektedir. Genç kadınların siyasal katılımı
erkeklerden daha azdır. Gençlerin ideolojik seçmen olma yatkınlığı vardır. Ancak bu durum ideolojileri çok iyi
bilmekten değil, heves etmekten ibarettir. Genç seçmenlerin asıl tipi rasyonel seçmene yatkınlık göstermektedir.
Rasyonel seçmenin bireysel düşünmesi, çıkarına olacak bir durumu değerlendirip oyunu ona göre kullanması,
gençlerin benmerkezci bir dünya görüşüne de yatkın olduğunu çağrıştırmaktadır. Genç kızlarda yüzergezer
seçmen sayısı erkeklerden fazla olsa da bu farklılaşma istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır.
Okul çağındaki gençler her ne kadar ideolojileri merak etseler de siyasal durumları takip etmekte
meraksızdırlar. Demokratik sistemlerde oy verme hakkının önemini bilerek, siyasal haberleri yorumlama ve
toplumun faydasına olacak düzenlemeleri anlayabilme becerisinin gelişmesi için gençler bilgilendirilmelidir.
187
Danışman: İdil KEFELİ
Neslişah ASLAN
NAMUS KAVRAMININ KADIN ÜZERİNDEKİ KELEBEK ETKİSİ: SAMSUN ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ
ÖRNEĞİ; EĞİTİM FAKÜLTESİ, İLAHİYAT FAKÜLTESİ, GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ
Çalışmamda, zaman içerisinde toplumsal yapıdaki farklılığa bağlı olarak değişen namus anlayışında
gençlerin kadına yüklediği yeni toplumsal rolü ve namus cinayetlerinin asıl nedeni olan kadın–namus arasındaki
ilişkiyi incelemeyi amaçladım. Bu amaç çerçevesinde ulaşılacak veriler namus cinayetlerinin azalması için çözüm
önerisi olarak da kullanılabilecektir.
Çalışmanın evrenini Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nin Eğitim Fakültesi (200), Güzel Sanatlar Fakültesi (200)
ve İlahiyat Fakültesi (200)’ndeki öğrenciler oluşturmaktadır. Bu evrende tesadüfi örnekleme yöntemiyle toplam
600 öğrenciye tutum ölçeklerimiz uygulanmıştır. Güzel Sanatlar Fakültesi ve İlahiyat Fakültesinde aktiviteler
hazırlanmıştır. Ayrıca ders yapılan bir sınıfa izin alınarak girilmiş ve konu hakkında bilgilendirme yapılmıştır.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi’nde yapılan bu çalışmalara ek olarak konuyla ilgili kurumlarla görüşmeler yapılmıştır.
Elde ettiğimiz sonuçlar SPSS paket programı yardımıyla değerlendirilmiştir. İlk olarak frekans değerlerine
bakılmıştır. Üç ve daha üzeri grupları karşılaştırmak için ANOVA analiz yöntemi uygulanmıştır. Değişkenlerin
çalışmamızın sorularına cevap niteliği taşıyan ölçeklerde yer alan önermelerle ilişkilerini anlayabilmek için de KİKARE analiz yöntemi uygulanmıştır.
Namus kavramında kadının yerinin anlaşılabilmesi için iki farklı kavram karşımıza çıkmıştır. Birincisi “Ataerkil
Ahlak” anlayışı; ikincisi ise “İslami Ahlak” anlayışıdır. Literatürde bu ayrıma bu kadar net olarak ulaşılamamıştır.
Namus anlayışının kadın üzerinde yarattığı baskı içselleştirilmiştir. Bu yüzden düşüncedeki farklılaşma henüz
yaşama aktarılamamıştır.
Elde ettiğimiz verilerden hareketle projeler geliştirilmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığına, namus cinayetlerine
yer veren “Müge Anlı ile Tatlı Sert” programına çalışmamız hakkında bilgi maili gönderilmiştir. Sonuçlarımız ŞÖNİM
ve İl-İlkadım ilçe müftülükleriyle paylaşılmıştır. Son olarak Kadın ve Aile Sosyal Politikalar Bakanlığının Samsun ve
Ankara merkezlerine mail gönderilmiştir.
188
Danışman: Gökher Şükrü BAYLAN
Aydanur BAYRAK
EVLİLİK Mİ , EVCİLİK Mİ ? (ÇATALÇAM KÖYÜNDE YAŞAYAN 15-76 YAŞ ARASINDAKİ ÇOCUK GELİNLERİN
ZAMANLA DEĞİŞEN SORUNLARI, ERKEN EVLİLİĞE İLİŞKİN TUTUM VE ALGILARI)
Dünyada her gün 127.000 erişkin olmayan kız çocuğu yetişkin erkeklerle evlendiriliyor. Peki günümüz
Türkiye’sinde gelişiyoruz ve geliştik desek de erken yaşta görülen evliliklerin engellenmesi konusunda neredeyiz?
Türkiye’de resmi rakamlara göre her gün 27 erişkin olmayan kız çocuğu yetişkin erkeklerle evlendiriliyor, iş gücü
olarak kullanılıp, eğitim hakları ellerinden alınıyor şiddete maruz kalıyor cinsel istismara uğratılıyor. Siz bu satırları
okurken Kim bilir Türkiye de kaç il, ilçe ve köyde sosyal ve ekonomik şartları nedeniyle kız çocukları bu yaşam
tarzına itiliyor! Kızlarımızın kulaklarda duyulmayan yardım çağrısı ancak düşünen zihinlerde ve hisseden kalplerde
karşılık buluyor.
Çalışmamız Şehirleşme olgusunun hız kazandığı Samsun Atakum ilçesinin Çatalçam köyünden yola
çıkarak Türkiye’deki çocuk gelin evliliklerin nedenlerini tespit etmek, bu evliliklerin bireysel, ailevi ve toplumsal
etkilerini ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmamız 3 farklı çocuk gelin neslinde zamanla gerçekleşen
sosyal değişime odaklanmıştır. Bu amaç doğrultusunda aşağıdaki çalışmalar gerçekleştirilmiştir
Erken yaşta evlilik, ilgili kitap, makale, tez ve araştırma raporları incelenmiş ve araştırmamızda yer
verilmiştir. TUİK’e üst yazıyla gidilerek Atakum ilçesi merkez köyleri erken evlilik verileri taranmış erken evliliklerin
en çok görüldüğü köy olarak Çatalçam köyü araştırma alanı olarak seçilmiştir. Çatalçam’ın demografik bilgilerinin
yer aldığı verilere ulaşılmıştır. Çatalçam köyüne gidilerek Güzelyurt ve Yeşilyurt Mahallesi eski muhtarlarıyla
görüşme sağlanmış anket uygulaması öncesi (20 Ekim Kurban Bayramının 3. Günü) Mahalle muhtarlarının evine
yapılan ziyaretler sırasında toplumsal cinsiyet davranış kalıpları incelenmiştir. Gözlem öncesi benzerleri incelenerek
hazırlanmış kırsal kesimde cinsiyete dayalı davranış kontrol testi ve sıklıkları föyüne işlenen gözlem sonuçlarına
raporda yer verilmiştir. 2013 yılında çocuk gelinler üzerine araştırma başlatan ve araştırmasını tamamlayarak
yayınlayan DİKASUM’DAN Prof.Dr. Remzi OTO’YA ulaşılmış 68 sorudan oluşan veri formu temin edilmiştir. İnceleme
sonrası, araştırmacı tarafından hazırlanan anket sorularının geliştirilmesinde bu sorulardan istifade edilmiştir.
Kartopu örneklem yöntemiyle farklı yaş guruplarından 112 çocuk geline ulaşılarak anket ve mülakat teknikleriyle
bilgi toplanmıştır. Anket verileri SPSS 20 kullanılarak analiz edilmiştir. Çözüm önerileri proje tabanlı olarak üst
başlıklar halinde verilmiştir.
189
Danışman: Memiş KOCATÜRK
Buse Özge ÇİÇEK
Gülcan AYDIN
GELİNCİKLER (ÇOCUK GELİN SORUNUNUN SEBEPLERİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİNDE ERBAA ÖRNEĞİ)
Bu çalışma, Erbaa’da ve Türkiye’de çocuk yaşlarda yapılan evliliklerin önlenmesine yönelik mücadeleye,
çocuk gelin olmaya giden yolda etkili olan sebepleri ortaya koyarak katkıda bulunmayı amaçlamaktadır.
Çalışmamızda kız çocuklarının erken yaşta evlenmelerinin başlıca sebepleri arasında, geçim sıkıntısı,
eğitim seviyesinin düşük olması, ailede erken yaşta evlenen bireylerin olması, kardeş sayısının fazla olması,anne
ve babanın mesleği, kadının çalışma hayatında olmaması sayılabilir. Ancak bu sebepler arasında,ekonomik
gerekçelerin ve eğitim durumunun ağır bastığını söylemek mümkündür. Ulusal ölçekteki araştırmalar, çocuk gelin
görülme sıklığı ile ailenin yoksulluğu arasında doğru orantı olduğunu; küresel ölçekte yapılan araştırmalarda da,
kız çocuklarında görülen erken yaş evlilikler ile ülkenin gelişmişlik düzeyi arasında doğrudan bir ilişki olduğunu
göstermektedir.
Belge tarama, içerik çözümleme ve betimsel tarama yöntemlerinin kullanıldığı çalışmamızda erken
evlilikler konusunda yayınlanmış bilimsel çalışmalar taranmış, ulusal ve uluslar arası raporlar incelenmiştir.
Çalışmamızın ülkemizde ve çalışmanın yapıldığı alanda çocuk gelin sorununa ortak bir bakış açısı oluşturmanın
ve çocuk gelin sorunuyla mücadele yöntemlerinin neler olabileceğine karar verilmesinin yeni tartışmalar açacak
olması bakımından önem arz ettiği düşünülmektedir.
Çalışmamızda çocuk gelin sorunu ile mücadele yöntemleri olarak mevzuatta değişiklik yapılması
ve mevzuatın hassasiyetle uygulanması, çocuk gelinleri onaylayan ve meşru gören sosyal ve kültürel değer
yargılarının değişmesi, kişi başına düşen milli gelirin artırılması yönünden ekonomik politikalar üretilmesi, erken
evlilikler konusunda farkındalık artırma ve bilgilendirme, çocuk hakları yaklaşımı ve eğitimle ilgili yapılacak
çalışmalar önerilmektedir. Bu çalışmada; Erbaa’da ve Türkiye’de çocuk gelin sorununa ekonomik, sosyal, kültürel,
siyasi ve hukuki açıdan yaklaşılmadığı müddetçe, her çabanın yarım kalacak bir çaba olacağı savunulmaktadır.
Buna karşın bahsedilen açılardan soruna yaklaşıldığı takdirde, çocuk gelin sorununun çözülebileceği ya da önemli
ölçüde azaltılabileceği düşünülmektedir.
190
Danışman: Özlem GÜLAY
Didem YURDAGÜVEN
Halenur BAKIRMAN
TRABZON İLİ BEŞİKDÜZÜ İLÇESİ İLKÖĞRETİM OKULLARINDA UYGULANAN KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNİN
SOSYOLOJİK AÇIDAN ÖNEMİ
Kaynaştırma eğitimi, ilköğretim okullarında en fazla konuşulan konulardan biridir. Genellikle de
konuşulurken sorunlarıyla dile getirilen bir konudur. Ancak ülkemizde yapılacak belli düzenlemelerle sorun
olmaktan çıkabilecek ve özel gereksinimli öğrencilerin hem sosyal hem de akademik gereksinimlerini karşılamada
çok etkili bir yol olabilecektir. Kaynaştırma sınıfına yerleştirilen özel gereksinimli öğrencilere ve sınıf öğretmenlerine
belli desteklerin sağlanması ile sorunların üstesinden gelinebilecektir.
İlçemizdeki (Trabzon ili, Beşikdüzü ilçesi ) ilköğretim okullarında uygulanan kaynaştırma eğitiminin
sosyolojik açıdan önemi nedir? Kaynaştırma eğitimi engelli öğrencilerin aile yapılarına, okul, öğretmen ve arkadaş
grubu gibi sosyal çevresine göre farklılaşmakla birlikte söz konusu öğrencilerin kendi ihtiyaçlarını kendileri
karşılayarak hayata tutunmalarına ve topluma kazandırılmalarına olumlu yönden katkı sağlar.
Hazırlık aşamasında taranan literatürden ve daha önce yapılmış benzer çalışmalardan yararlanılarak
bilimsel yaklaşımlar çerçevesinde konu anlatılmıştır. Konuyla ilgili canlı kaynaklarla görüşmeler yapılmıştır. Daha
sonra alanda gerçekleştirilen çalışmalardan da yararlanılarak bir anket formu düzenlenmiştir. Anket formu evreni
temsil eden örneklem üzerinde uygulanmıştır. Toplanan veriler analiz edilerek grafikleri oluşturulmuştur. Her bir
grafiğin ayrı ayrı analizi yapılmıştır.
Örneklem grubumuzda yer alan öğretmenler kaynaştırma eğitimiyle ilgili olarak üzerine düşen görevleri
yerine getirmektedir. Bu anlamda kaynaştırma öğrencilerinin yeteneklerine fırsat tanıma, başarılarını ödüllendirme
ve grup çalışması gibi etkinlikler düzenlenmektedir. Veriler her ne kadar öğretmenlerin bu eğitime olumlu
yaklaştığı yönünde ise de olumsuz yaklaşımların var olduğunu da söylemek mümkündür. Müfredatı yetiştirememe
düşüncesi, kaynaştırma öğrencilerinin özgüven eksiliği, dersin rahat işlenememe düşüncesi bu yaklaşımlardan
başlıcalarıdır.
Sonuç olarak kaynaştırma eğitiminin temel hedefi kaynaştırma öğrencilerinin potansiyel zekâlarını ortaya
çıkarıp, kendi ayakları üzerinde durup, sosyalleşmesini sağlamaktır. Veriler her ne kadar öğretmenlerin bu eğitime
olumlu yaklaştığı yönünde ise de olumsuz yaklaşımların da var olduğunu söylenmek mümkündür. Kaynaştırmalı
eğitimin amaçlarına ulaşabilmesi için ön hazırlıkların yapılması gereklidir. Bu ön hazırlıkların başında kaynaştırmalı
öğrencisinin okuyacağı sınıfın ve okulun bu eğitime hazırlanması gerekir. Rehberlik ve Araştırma Merkezleri, Okul
yönetimleri, öğretmenler ve aileler üzerine düşeni yaparak eğitimin kalitesinin artmasına yardımcı olmalıdır.
191
Danışman: Sinan DAĞ
Ayşe ŞAYLAN
BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞINDA OSMANLI UKRAYNA İLİŞKİLERİ
Osmanlı Ukrayna ilişkileri tarih boyunca Rusya bağlamında gerçekleşmiştir. Rusya bir yandan Ukrayna
ülkesi üzerinde yükselirken ve Ukrayna milletini kendine bağlı duruma getirirken, diğer yandan da Osmanlı ülkesini
Karpatlar, Kafkaslar ve Karadeniz üzerinden tehdit altında tutuyordu. Osmanlı ise Rusya’dan gelebilecek her türlü
tehdide karşı savunma seçeneklerinden birini Ukrayna üzerinden kurgulamaktadır. Osmanlıya göre bağımsız
bir Ukrayna Rusya’yla arasında tampon bir bölge olacak olup aynı zamanda Kırım ve Kafkaslarda kurulabilecek
bağımsız Türk-İslam devletlerinin de önünü açacaktır. Diğer taraftan Çarlık rejimi altında ezilen Ukrayna, Fransız
Devrimi sonrasında ortaya çıkan milletler çağında özgür bir millet olarak kendi devletini kurmak istiyordu. Bu
amacın önündeki en önemli etkense Rusların Moskova merkezli baskıcı politikalarıdır.
Birinci Dünya Savaşının başlamasıyla birlikte Ukrayna milliyetçileri bir taraftan Ruslarla birlikte savaşa
girmeye karar verirken diğer taraftan da dağınık ve teşkilatsız bir şekilde bulunan bağımsızlık taraftarlarını
birleştirmek ve seslerini dünyaya duyurabilmek için cemiyetler kurmaya başladılar. Bu cemiyetlerin en
önemlilerinden biri ise İstanbul’da kurulan Ukrayna Tahlis Cemiyetiydi. Ancak bu gelişmeler sırasında Rusya
ordusu içinde Osmanlılara karşı savaşan Ukraynalı askerler vardı ve bu askerlerin bir kısmı savaş sırasında
Osmanlı ordusuna esir düşmüştü. Osmanlılar bir taraftan Ukrayna’nın bağımsızlığı için çalışan Ukrayna Tahlis
Cemiyeti’nin İstanbul’da kurulmasını izin vererek faaliyetlerini desteklerken diğer taraftan esir aldığı Ukraynalıları
titizlikle Ruslardan ayırarak ülkelerine dönmelerine destek olmaktaydı. Bununla birlikte Ruslara esir düştükten
sonra Ukrayna’daki esir kamplarına yerleştirilen Osmanlı askerlerinin yurda dönüş çalışmaları da yapılmaktaydı.
Projede Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Ukrayna ilişkisini Osmanlı Devleti’ndeki Ukraynalı esirler ve İstanbul’da
kurulmasına izin verilen Ukrayna Tahlis Cemiyeti’nin faaliyetleri bağlamında inceleyerek Türk-Ukrayna ilişkilerine
katkı sağlamayı amaçladık.
192
Danışman: Salim DÜZGÜN
Ahmet Melih AÇIKGÖZ
Mustafa UYGUN
SEYYAH-I ALEM EVLİYA ÇELEBİNİN İZİNDE BURSA ROTAS
Türk kültür ve medeniyetinin en büyük hazinelerinden birisi olan Seyahatname’nin yazarı, Evliya
Çelebi’dir. XVII. yüzyılda yaşayan Evliya Çelebi, 70 yıllık ömrünün 50 yılını İstanbul dışı seyahatlerde geçirmiştir.
Kendi anlattıklarına göre Çelebi’nin yarım yüzyıl hiç ara vermeden gezmesinin en önemli sebebi Hz. Muhammed
tarafından “seyahat ve şefaat” ile müjdelenmesi, gördüğü yerleri kayıt altına alması ise Sa’d b. Ebu Vakkas’ın
“Gördüğün her şeyi muhakkak yaz” demesi sebebiyledir. Ayrıca Çelebi’nin, eserinde de bahsettiği gibi, gezmeye
aşk derecesindeki tutkusunu da unutmamak gerekir. Hatta Seyahatname’de düşünmeden ve ailesinden bile izin
almadan kabul etmiştir.
Bilindiği gibi Evliya Çelebi neredeyse dünyanın yarısının gezmiştir. Bu gezileri de at sırtında kimi zaman
yalnız, kimi zaman da birkaç kişiyle beraber gerçekleştirmiştir. Onlarca memleket gezdiği için çok farklı kültürlere
şahit olmuş, dillerini bilmediği birçok insanla da muhatap olmuştur. Yine gezdiği yerlerde birçok tehlikeyle
karşılaşmış; isyancısından Celâli’sine kadar çok farklı gruplarla iyi geçinmek zorunda kalmıştır. Evliya Çelebi’nin bu
şartlar altında Hollanda’dan İran’a, Rusya’dan Habeşistan’a geniş bir coğrafyayı şehir şehir gezmesi insanı hayrete
düşürmektedir. Bir de o zaman şartlarını düşündüğümüzde bunun ne kadar büyük bir başarı olduğunu daha iyi
anlayabiliriz. Bu yüzden Evliya Çelebi dünyanın en büyük seyyahlarından birisi, Seyahatname de dünyanın en
kıymetli gezi ve hatırat kitabıdır denilse yanlış olmaz.
Projemizin ilk amacı Seyyah-ı Âlem Evliya–yı bi–riya ve onun nadide eseri Seyahatname’yi tanıtmak.
Diğer bir amacı ise Evliya Çelebi’nin Bursa’sı ile günümüz Bursa’sının benzerlik ve farklılıklarını göstermektir. Bunu
yaparken Seyahatname’de geçen mekânlara giderek Evliya Çelebi’nin yaptığı gibi adım ve ayak çalışması yapılmış
ve sonuçlar ayrıntılı bir şekilde proje içerisinde paylaşılmıştır.
193
Danışman: Bülent BİLDİRİCİ
Fatmanur CANEVİ
Kader GÜLTAÇ
TARİH SAHNESİNİN BİLİNMEYEN YÜZLERİ: KUBBETÜ’L İSLAM’DA BABALAR
Anadolu’nun Türkleşmesinde ve İslamlaşmasında önemli rol üstlenen baba, şeyh, seyit, abdal, veli, dede,
eren ve zahit olarak isimlendirilen şahsiyetlerin yoğun faaliyet gösterdiği yörelerden birisi de Ahlat olmuştur.
Bu çalışmamızda mezarları kaybolmuş, unutulmaya yüz tutmuş bu şahsiyetleri konu edinerek Ahlat tarihinin
bilinmeyen bu yönüne dikkat çekmek ve sonraki nesillere kalıcı bilgiler bırakmak amacını taşımaktayız.
Anadolu’nun fethi, Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması ve bu süreçte baba, şeyh, seyit, abdal, veli,
dede, eren ve zahit gibi şahsiyetlerin üstlendiği misyonla ilgili kitaplar, makaleler ve tezler incelendi. Başbakanlık
Osmanlı Arşivinden belge taraması yapıldı. Elde edilen bu verilerle birlikte halk arasında babalarla ilgili bilinenler
toplanarak kayıt altına alındı.
Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması sürecinde baba diye isimlendirilen şahsiyetlerin Ahlat’ta yoğun
olarak faaliyet göstermelerine rağmen bu konuda detaylı bir araştırmanın olmadığını tespit ettik. Bu alandaki
çalışmaların Ahlat tarihine önemli katkı sağlayacağı düşüncesindeyiz.
Ahlat’ta faaliyet göstermiş olan babaların sayısı oldukça fazladır. Bizim tespitlerimize göre baba, şeyh,
seyit gibi unvanlarla anılan bu şahsiyetlerin sayısı 30’dur. Ahlat’taki bu tarihi şahsiyetlerin çokluğu Ahlat’ın aynı
zamanda Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması sürecindeki rolünün de işaretidir. Bu şahsiyetler keramet
sahibi kişiler olarak kabul edilmesine rağmen etraflarında batıl inanışlar oluşmamıştır. Yeni fethedilen yerlerde
yerleşim yerlerinin açılmasını sağlayan bu zatların isimleri Ahlat’ta bulundukları alanlara verilmiştir. Birçok mezarın
defineciler tarafından tahrip edilmesi, yol, bina yapımı nedeniyle zarar görmesi tarihi değerlerimize sahip çıkmada
ve bu değerlerimizi gelecek nesillere aktarmada ciddi eksikliklerin olduğunu göstermektedir.
194
Danışman: Arap Ali KOYUNOĞLU
Alican UZUN
Buğra KARACA
MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİĞİ ÇANAKKALE RUHU İLE YAKALAMAK
Milletleri millet yapan ve bir arada tutan en büyük ortak paydalardan birisi Tarih bilincidir. Bir milletin güçlü
olabilmesi de yine o milletin tarih bilinci yüksek, geçmişine ilgili ve duyarlı olmasından geçmektedir. Büyük zaferler ve
bir o kadar da büyük acılarla dolu tarihimizi kullanarak ve işleyerek tarihi “Milli Birlik ve Beraberliği” yakalamada bir araç
olarak kullanmayı amaçladık. Bu doğrultuda kendimize Çanakkale Savaşlarını örneklem olarak seçtik.
Tüm dünyanın “hasta adam” gözüyle baktığı Osmanlı Devleti’nin dünyanın o güne kadar şahit olmadığı
büyük bir askeri güç karşısında birlik ve beraberliğini sağlayarak istilacılara karşı şahlanışının sebeplerini ve
o dönemde yaratılan milli birlik ve beraberliğin günümüzde nasıl elde edilebileceğini araştırmak projemizin
amacıdır. Bu kapsamda; savaşın cereyan ettiği Gelibolu yarımadası ve savaş alanları ve bu bölgeye yapılan geziler
incelenmiş, bir gezi icra edilmiş ve katılımcılarla görüşülmüş, akademisyenlerle görüşülmüş, kütüphaneler
ve müzeler incelenmiş, kaynaklar taranmıştır. Ayrıca; ortaöğretim öğrencilerinin, Çanakkale Savaşları’yla ilgili
bilgi düzeyi ne seviyededir? Öğrencilerin, Çanakkale Savaşlarıyla ilgili algıları nasıldır? Çanakkale Savaşları’yla
ilgili okulların tutumu nasıldır? Tarih Öğretmenleri, Çanakkale Savaşları konusunun öğretimini yeterli düzeyde
gerçekleştirebilmekte midir? Öğrencilerin, “tarih bilinci” ne seviyededir? Tarih Öğretmenlerinin, “tarih bilinci” ne
seviyededir? soruları belirlenen değişik özelliklerdeki gruplara yapılan anketlerle ölçülmüştür. Böylece Çanakkale
muharebe alanlarına yapılan ve yapılacak gezilerin tarih bilincine katkıları ve öğrenciler üzerindeki etkileri
belirlenmeye çalışılmıştır.
Milli birlik ve beraberliği yakalamak amacıyla insanın iç dünyasını genişleten, manen yücelten, belki de
yeniden düşünmeye sevk eden Çanakkale’de 1915 yılında yedi düvelin çarpıştığı çağ açıp çağ kapatan Savaş’ın
anlatılması bir zorunluluktur. Bu noktadan hareketle biz Çanakkale’de yaşananların sadece tarih dersleriyle sınırlı
kalmasını istemiyoruz. Muharebe alanlarına yapılacak gezilerin tarih bilinci ve milli birlik ve beraberliğe olumlu
yönde katkısının olacağını savunmaktayız.
Bu kapsamda Bursa Uludağ Üniversitesi ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi öğretim üyeleri ile irtibat
kurarak, görüşerek onların görüşleri doğrultusunda Çanakkale tarihinin ne şekilde ve nasıl işleneceğini belirlemeye
çalıştık. Kaynak ve literatür taraması yaptık. Bir çok kitap, makale, inceleme, gezi yazısı, sempozyum tutanağı ve
fotoğraf gibi kaynaklara ulaştık. Yapılan gezileri inceledik. Okulumuz Işıklar Askeri Hava Lisesi olarak örnek bir gezi
icra etmeye çalıştık. Tarihi yerleri, savaş alanlarını, şehitlikleri ve müzeleri yerinde inceledik. Çanakkale gezilerine
katılan insanlarla görüştük. Ayrıca değişik özelliklere sahip ve Çanakkale gezilerine katılmış ve katılmamış Bursa
Işıklar Askeri Lisesi ve Nuri Nihat Asanoba Anadolu Lisesi öğrencilerine anket düzenleyip analiz ettik.
Tarih bir ders ve bir bilim dalı olmanın dışında Türk milletinin ortak paydası ve milli hafızasıdır. Bu bağlamda
tarih, sadece sınıf ortamıyla sınırlandırılıp öğrenilebilecek bir bilim ve ders olmamalıdır. Milli Birlik ve beraberliğin
aşılanması ve işlenmesinde üstlendiği rol öne çıkarılmalıdır. Örnek olarak ele aldığımız Çanakkale Savaşları ve her
yıl bölgeye yapılan ve artarak devam eden geziler bu açıdan incelenmeye değer görülmüştür. Yapılan incelemeler,
yaptığımız değerlendirmeler ve ulaşılan sonuçlar ışığında milli birlik ve beraberliğimizi geliştirmesi açısından
Çanakkale muharebe alanlarının yerinde gezilip görülmesi önemli bir farkındalık ve fark yaratmakta, halkımıza ve
öğrencilere büyük ve kalıcı katkılar sağlamaktadır.
195
Danışman: Filiz Çelik ZEYDAN
Ali Osman TAŞLI
İpek MUSAOĞLU
LİSE ÖĞRENCİLERİNİN TARİH BİLİNCİNİN GELİŞİMİNDE SİNEMANIN ETKİSİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA VE
SİNEMA FİLMLERİNİN TARİH DERSLERİNDE KULLANIMINA İLİŞKİN BİR MODEL ÖNERİSİ
Tarih öğrenmek ve tarih bilincine sahip olmak; geçmiş olayların, bugün ve yarın üzerindeki etkilerini
algılayabilmemizi sağlayarak, hayatımıza önemli katkılar sunar. Ancak okullardaki tarih öğretiminde kullanılan
yöntem ve teknikler tarih öğrenimine duyulan ilgiyi artırmada ve tarih bilinci oluşturmada yetersiz kalabilmektedir.
Bu nedenle tarih derslerinin öğrencilerin ilgisini çekecek biçimde sunulması önemlidir. Bu noktadan hareketle
projemizin amacı; lise öğrencilerinin tarih bilincinin gelişiminde sinemanın etkili bir araç olup olmadığını ortaya
koymak, sinema filmlerinin tarih derslerinde kullanımında karşılaşılabilecek sorunları tespit etmek ve sinema
filmlerinden ders ortamında nasıl yararlanılabileceğine dair bir model oluşturmaktır.
Çalışmamız iki aşamada gerçekleşmiştir. Birinci aşamada öncelikle literatür taraması yapılmış ve daha önce
yapılan çalışmalar incelenmiştir. Ardından yüz lise öğrencisine anket uygulanmış, yirmi beş öğrenci ile yüz yüze
görüşme yapılmış, on sekiz tarih öğretmeniyle de yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanarak veri elde edilmiştir.
Öğretmen ile öğrencilerin ifadelerinden ve daha önce yapılmış araştırmalardan elde edilen bulgulara
göre; sinemanın tarih bilincinin kazandırılmasında ve geliştirilmesinde şu an kullanılmakta olan yöntem ve
tekniklere göre, daha etkili bir dil olduğunu ve tarih derslerinde sinema filmlerinden de yararlanmanın bu anlamda
önemli katkıları olacağını söylemek mümkündür. Fakat tarih derslerinde sinema filmlerinden yararlanmak
pek çok sakıncalı durumu da beraberinde getireceğinden, görüşmelerden elde edilen verilerden yola çıkarak
karşılaşılabilecek sorunlar tespit edilmiştir. Çalışmamızın ikinci aşamasında tarih derslerinde sinema filmlerinin
kullanımını sağlayacak ve tespit edilen sorunları çözmeye yönelik bir model önerisi oluşturulmuştur.
196
Danışman: Elif Yelden SUNAY
Ayyüce AĞSAKALLI
Şeyma ÖZCAN
11. SINIF TARİH DERS KİTABININ ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİ DOĞRULTUSUNDA DEĞERLENDİRİLMESİ;
ERZURUM ÖRNEĞİ
Bu proje 11. sınıf Tarih ders kitabının niteliğini ve bu konuda Erzurum il merkezinde görev yapan tarih öğretmenlerinin görüşlerini, dersin işlenişi sırasında karşılaştıkları problemleri, kitapla ilgili önerilerini ortaya koymak
amacıyla yapılmıştır. Araştımada veri toplamak amacıyla Erzurum il merkezindeki oratöğretim okullarında görev
yapan 25 tarih öğretmenine 46 sorudan oluşan anket uygulaması yapılmıştır. Ayrıca öğretmenlere 8 sorudan oluşan açık uçlu soru yöneltilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin yüzde ve frekans değerleri tablolar
halinde gösterilerek değerlendirmesi yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda tarih öğretmenleri 11. sınıf tarih ders
kitabının Türk kültür ve uygarlığının gelişimini içerik olarak belirlemesini kendileri ve öğrencileri açısından çok
olumlu karşılamaktadırlar. Öğretmenler kitabın gençlerde Türk kültürünü tanıma, koruma, kendi kültürüne sahip
çıkma noktasında bilinç kazandırarak bu konuda önemli bir boşluğu doldurduğu düşüncesindedirler. Bu yüzden
bazı tarih öğretmenleri dersin seçmeli değil de zorunlu ders olarak okutulması gerektiği inancındadır. Tarih öğretmenlerinin bir kısmı ise bu konuda içeriğin daha doyurucu olmasını isteyerek hem Türk kültürünü öğretme hem
de Türk ve dünya kültürleri arasında karşılaştırma yapabilmede içeriğin düzenlenmesi gerektiği kanaatindedirler.
Araştırma sonucuna göre içeriğin Türk tarihinin eski çağlardan günümüze devlet teşkilatı, hukuk, toplum yapısı,
eğitim vs. gibi kültür ve medeniyet konularından oluşması öğrencinin derse olan ilgisini de artırdığı sonucunu
ortaya koymaktadır. Bunun yanında çalışmaya katılan tarih öğretmenleri özellikle müfredatın çok yoğun olması, gereksiz bilgilere fazla yer verilmesinden dolayı kitaptan bazı konuların çıkarılarak sadeleştirilmesi gerektiği
düşüncesindedir. Bu yüzden konu başlıkları öğrencinin dikkatini çekecek nitelikte olsa da içeriğin geniş olması
öğrencinin dersten sıkılarak kopmasına öğretmenin de müfredatı yetiştirmede süre sıkıntısı yaşamasına neden
olduğu ifade edilmiştir.
197
Danışman: Suha SAĞLAM
Dilan TURAN
Refik AKBULUT
TARİHİN GÖZLERİ; TARİH ÖĞRETİMİNDE GÖRSEL KAYNAKLARIN ROLÜ
Geçmişten bugüne tarihin çok değişik amaçlar için kullanıldığını görmekteyiz. Özellikle geçmişe yönelik
ilgiliyi artırmak, eğlence, ahlak ve din öğretimi, politik ve ideolojik menfaatler amacıyla tarih kullanılmaktadır.
Özellikle tarihsel sohbetler her dönemde insanların ilgisini çekmiştir. Buna ilaveten tarih, güçlü bir kimlik oluşturma
aracı olarak da kullanılmaktadır.
Bütün dünyada olduğu gibi ülkemizde de tarih öğretiminde ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Ancak bu
sorunlar için farklı çözüm önerileri de mevcuttur. Özellikle görsel kaynaklar `Geçmişin Gözleri’dir.`
Tarih öğretmenlerinin film kullanımıyla ilgili beceri ve tutumları ile ülkemizdeki okulların film kullanımına
yönelik fiziki imkanlarıyla alakalı detaylı ampirik çalışmalara rastlanılmamaktadır. Amacımız, ‘Tarih’in tarih
öğretimine entegrasyonunu sağlamaktır. Bu doğrultuda önce konu ile ilgili tezler, akademik makaleler, belgeler
ve yayımlanmış kitaplar incelenerek kaynak tarama yöntemi kullanılmıştır. Ayıca konuyla ilgili anket ve mülakat
çalışması yapılmıştır. Araştırmanın evreni, Erzurum ili Yakutiye ilçesinde ayrı türde beş lisede eğitim gören 200
öğrenci ve 15 tarih öğretmenidir. Elde edilen veriler SPSS 17.0 programı ile değerlendirilmiştir.
Sonuçta; öğrencilerin vermiş olduğu cevaplar incelendiğinde, tarih derslerinde film izleme oranının
düşük olduğu görülmüştür. Tarih öğretmenlerinin büyük çoğunluğunun film, belgesel, vb. kullanmadıkları,
kullananların ise çok nadiren kullandıkları ve ellerindeki materyallerin yetersiz olduğu görülmüştür. Öğrencilerin
ders kitabı, tarihi roman, öğretmen ve diğer yetişkinlerin anlatması, müze ve tarihi alanların ziyareti gibi ders içi ve
ders dışı sunum araçları içerisinde etkili ve kalıcı öğrenme açısından filmleri tercih etmişlerdir. Sonuçta insanlar,
okuduklarının %10 ’unu; duyduklarının % 20 ’ sini; Gördüklerinin % 30 ’unu; hem görüp hem duyduklarının % 50
’sini; görüp, işitip, söylediklerinin % 80 ’ini görüp, işitip, dokunup, söylediklerinin % 90’ını öğrenmektedirler.
198
Danışman: Şerife ALAN
Esma Hazal ARISAN
EVİMİZDE SAKLI KALMIŞ TARİH
Projemizin amacı genç kuşaklara kültürel değerlerimizi yansıtan tarihi araç,gereç ve eşyaları tanıtarak geçmiş
ile bugün ki yaşam arasında bağ kurmalarını sağlamak.Kültürel değerlerimize sahip çıkılmasında yardımcı olmak.
Araştırmamızın ilk aşaması olarak hemen hemen herkesin evinde bulunan ancak varlığı bile artık
unutulmuş olan tarihi eşyaları gün yüzüne çıkarmak için okulumuz Isparta Anadolu Lisesi 9.sınıf öğrencilerinin
evlerinden veya çevrelerinden bulup getirdikleri tarihi eşya,araç ve gereçlerle sergi açılmıştır.Serginin fotoğrafları
çekilmiştir.Sergiye gelen ziyaretçilerle önceden hazırlanmış olan sorular doğrultusunda röportaj yapılmıştır.
Yapılan röportaj sonuçları değerlendirilmiştir.Sergilenen eşyaların envanteri hazırlanmıştır. İnternet ve SDÜ
Kütüphanesi’nden yararlanılarak Kültür Tarihi ile ilgili yazılı kaynaklar taranmıştır.
Kültürel değerlere sahip çıkmak için kültürel değerlerin farkına varılması gerekliliğinden yola çıkarak
evimizde veya çevremizde bulunan tarihi araç,gereç ve eşyaların gün yüzüne çıkartılması gerekmektedir.Özellikle
gençlerin geçmişe ait bu eşyaların farkına varmaları, onlara sahip çıkıp korumaları konusunda ilk adım olacaktır.
Sergide bulunan eşyaların tamamı öğrenciler yani gençler tarafından kendi veya aile büyüklerinin evlerinden
getirilmiş olduğu için kültürel değerlerin farkına varılması konusunda önemli bir adım atılmıştır.Geçmişin izlerini
taşıyan bu eşyalar sayesinde kültürel özellikler gözler önüne serilmiştir.
Açtığımız sergi ve sergi sırasında ziyaretçilerimizle yaptığımız bilgi alışverişi kültürel değerlerin
hatırlanmasında katkı sağlamıştır. Kültürel değerlerimizi yansıtan bu eşyaların gün yüzüne çıkartılmış olması kültür
tarihine olan ilgiyi artırmıştır. Kültürel değerlerimizi tanıma, sahip çıkma ve koruma yönündeki bu çalışmamız genç
kuşakların ilgisinin bu yöne çekilmesini sağlamıştır. Böylece günümüz ile geçmiş arasında kültürel bağ kurmak
konusunda önemli bir adım atılmıştır.
199
Danışman: Mahmut Semih ERKAN
Hakan ÇOBAN
Hüseyin Oğulcan TÜFEKÇİ
BİR DOĞU TRAKYA KASABASI OLAN MİMARSİNANDAKİ RUM EVLERİNİ KEŞFETMEK.
Projenin amacı: Doğu Trakya şehir ver kasabalarının büyük bir çoğunluğu Bizans ve Osmanlı döneminden
kalmaktadır. 20. Yüzyıl Osmanlısında ve yeni türkiye cumhuriyetinin ilk yıllarında buraya yerleşen rumlardan
kalan tarihi rum evlerinin mimari özelliklerini anlatıp bu konuda bir duyarlılık oluşturmaktır. Bizans döneminden
1924 mübadelesine kadar bir rum kasabası olan mimarsinan zamanla farklı kültürlerle etkileşim içine girerek
özgünlüğünü yitirmiştir. Projemizde özgünlüğünü yitiren bu kültürel mirasa karşı duyarlılık uyandırmaktır.
Mimarsinan ilçesi hakkında suriçi diye tabir ettiğimiz bizansın dışında kaldığı için pek fazla kaynak
bulunamaktadır. Buna karşılık bu bölgede rumların yaşadığını tespit etmiş bulunmaktayız. Bu görüşümüze
kaynaklık eden Bizans döneminden günümüze ulaşmış rum kültürünü yansıtan kilise ve evlerin yapısına bakarak
rumların yaşadığını söyleyebiliriz. Bu yöredeki rumların geçim kaynağının balıkçılık olduğunu görmekteyiz.
Öncelikli olarak yerinde gözlem ve 100 yıllık tarihe tanıklık etmiş yöreden kişilerle röpörtajlar, konusunda
uzmanlaşmış kişilere danışma ve kültür kolu araştırmalarından doğan kaynak taraması. Ardından daha önce
yapılimış araştırmalardan doğan kaynakların taranması ve o zamana aıt belge inceleme.
Sonuç olarak: hayvancılıkla uğraşan yöre halkının hayvancılıktan elde ettiği sütlerden yoğurt ürettiklerinin
bilgisi, bu sütlerin suriçine (istanbula) deniz yoluyla kayıklara yüklenerek kapalı kovalarla gönderilmiştir, yoğurtların
tazeliğini korumak amacıyla koyunları kapakların üstüne oturttuklarının bilgisi, evlerin genelde 2 katlı olup alt
katlarının ağıl olduğunu öğrendik. Bu yöredeki rum haklı evleri taş yerine ahşaptan yaparak kırma çatı üzerine
alaturka kiremit döşemedir. Pencereleri düz atkılı giyotin pencere ve kanatlı pencerelerin kullanıldığı gördük.
200
Danışman: Kazım YAKUT
Nur ÖZDEMİR
Yaren GÜLER
ZAMANIN ELİNİ UZATTIĞI MANASTIR
Projemizin amacı Kırklareli ilinde, Vize kasabasında bulunan Aya Nikola Manastırı’nın tarihi önemine dikkat
çekerek, turizm açısından daha ilgi çekici bir yer haline getirilmesine yönelik öneriler getirmektir.
Yöntem olarak; Kıyıköy ve Manastır hakkında kaynaklar incelenerek gerekli bilgiler alınmıştır. Manastır
ve bölgesi yerinde incelenmiş, bazı örneklerin alınmasıyla birlikte gerekli kişilerin görüşleri alınmış, manastırın
yapısına detaylı şekilde şemalar ve görseller yardımıyla yer verilmiş, ilgili kişilerle röportajlar yapılmış ve neler
yapılabileceği konusuna değinilmiştir. Elde edilen veri ve bulgular, sözlü ve yazılı kaynaklar yardımıyla bir araya getirilerek
proje tamamlanmıştır.
Bilinen en eski adı Salmydessos olan Kıyıköy beldesi, tarih içerisinde Traklar, Persler, İskitler, Medler,
Ceneviz Kolonileri gibi birçok medeniyet tarafından önemli olagelmiş tarihi önemi çok büyük olan bir beldedir.
Aya Nikola Manastırı, Türkiye’de Kırklareli ilinde Kıyıköy Vize kasabasında yer almaktadır. Dünyanın en eski
taş oyma manastırlarından birisi olan Aya Nikola, 6. yy (MS 527-565) dönemine ait olup kaya manastırının
en iyi örneklerindendir. Beldenin tarihi zenginlikleri de manastırın turizm açısından ilgi görmesi için ayrıcalık
sağlamaktadır.
Kırklareli, Vize Kasabası, Kıyıköy’de bulunan Aya Nikola Manastırı’nı incelediğimizde 6. yüzyıl, İmparator
Jüstinyen döneminden kalma önemli, restorasyon yapılarak koruma altına alınması gereken bir eser olduğu
sonucuna vardık. Manastır bilinçsiz ziyaretçiler ve doğanın açık tahribatı sonucunda oldukça bakımsız durumdadır
ve bununla ilgili restorasyon olarak neler yapılabilir sorusunu İstanbul Üniversitesi Hande Günözü’ne yönelttik.
201
Danışman: Ümit KARADEMİR
Elifnur KURT
Utku Ege YILDIRIM
ANADOLU’ DA EKMEĞİN TARİHİ VE EKMEK İSRAFININ ÖNLENMESİNİN TOPLUMSAL ÖNEMİ
Bizi daha kültürlü yapan her şey, bizi daha insan kılar. Bireylerden başlayarak yaratılacak farkındalığın,
karar alma mekanizmaları tarafından da algılanmasını sağlayacak şekilde genişletilmesi, birey-toplum işbirliğinin
önemli çıktılarından biri olacaktır. Bu nedenle ekmeğin, hatta ekmekten önce buğdayın insanın varoluş serüveni
içindeki yerinden başlayarak ekmeğe dönüşümüne kadar olan yolculuğunu bu proje içinde inceleyeceğiz.
Ayrıca tüketicinin ekmeğin her kırıntısını inci tanesi kadar olmasa da değerli bulmasını, israf etmemesini
hedeflemekteyiz. Tüketilen ekmeğin üretici için dile getirilen anlamının toplum kesimlerince fark edilmesi bir
gerekliliktir. İnsanoğlu, yaklaşık 3.500.000 yıl avcılık ve toplayıcılıkla yaşamını sürdürmüş, toplumlar barınma,
beslenme gibi birincil ihtiyaçlarını karşılamayı ilke edindiklerinde doğanın suyunun, toprağının cömertliğini
keşfetmişlerdir. Ekmek, her toplumun temel besin kaynağıdır. Buğdaygiller içinde en çok dikkat çeken buğdayın
anavatanı, insanlığın yerleşik yaşama geçerek tarımsal faaliyetlerle tanıştığı ilk yerleşim alanı olan Güneydoğu
Anadolu ve Mezopotamya’dır.
1974 yılında söylendiği iddia edilen söz gıda maddelerinin önemine güçlü bir vurgu yapar. “Petrole
sahip olan devletlere sahip olur; gıdaya sahip olan halklara”. “Soğuk ekmek poşet içinde 6 tanesi 1 lira” yazısı
taze ekmek alamayanları incitmeden, elindeki bayat ekmeği israf etmeden satmaya çalışan bir fırıncıya aittir. İsraf
edilen ekmeğin ekonomik değeri bir yana ona ulaşamayanların sessiz feryatları nasıl giderilebilir? İsrafın önüne
geçilebileceği düşüncesi, ekmek israfı üzerine yapılan etkinlikler, anket çalışmaları, tarihsel olarak ekmeğin ve
buğdayın insanlık tarihi içindeki önemine değinilerek önlenebilir gibi gözükmektedir. Zira yedikleri hakkında
olabildiğince çok ilişkiyi, yansıtmayı, bağlantıyı ve bağlamı bilen kişilerin o nimetten alacağı tat da o denli güzel
olabilir ve ona duyacağı saygı da artar.
202
Danışman: Murat YAŞLI
Zeynep ACAR
Ece TAŞKENT
PAMİR YAYLALARINDAN ULUPAMİR KÖYÜ’NE UZANAN BİR GÖÇÜN HİKÂYESİ; PAMİR KIRGIZLARININ
TÜRKİYE’YE GÖÇÜ
Çalışmamız 1842 Rus İşgalinin Afganistan’ın Pamir Yaylalarını etkilemesiyle birlikte burada yaşayan ve bir
Türk Boyu olan Kırgızların buradan kaçarak başlayan yolculukları ve bu yolculuk donucunda Türkiye’ye gelmeleri
ilgili sürecin gün yüzüne çıkartılması amacını gütmektedir.
Kırgız Türkleri, Orta Asya Tarihinin en önemli kavimlerinden biri olarak bilinmektedir. Göktürk Yazıtlarında
onların çok eski bir Türk topluluğu olduğu işaret edilmektedir. Kırgızlar tarihte Hakas Devletini ve Ötüken merkezli
bir devleti kurmuşlar, Hokand Hanlığını yönetmişlerdir. 1842 yılından itibaren Hokand Hanlığı zayıflamış bu da
Çarlık Rusya’sının işgallerini başlatmıştır. Kırgızlar Rusya’ya karşı ayaklansalar da pek başarılı olamadılar. Yaklaşık
olarak 149 Yıl boyunca Rusya’nın işgali altında yaşamış olan Kırgızistan, bağımsızlığını 1991’de kazanmıştır. Pamir
Kırgızları ise Kırgızistan ve Tacikistan’dan büyük, Çin ve Afganistan’dan küçük bir bölüm kaplayan Pamir yaylalarında
yaşamaktaydılar. Pamir, Büyük Pamir Ve Küçük Pamir olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Kırgızların büyük çoğunluğu
Büyük Pamir’de yaşıyorlardı. Çarlık Rusya’sının buradaki işgalleri ve baskıları nedeniyle Küçük Pamir’den Afganistan
Pamir’ine geçen Kırgızlar, Rusya’nın burada da kendilerini rahat bırakmaması üzerine yeniden göç etmek zorunda
kaldılar. Hacı Rahmankul önderliğinde önce Doğu Türkistan’a (bu bölgeninde Çin işgali altında olması nedeniyle
buradan da geri döndüler) sonra yine Afganistan Pamir’ine, daha donra Pakistan’a, buradaki iklim şartların
alışamadıkları içinde en nihayetinde Türkiye’ye göç etmişlerdir. Şimdi Van’ın Erciş İlçesine bağlı Ulupamir köyünde
yaşamaktadırlar. Şu an hala Afganistan Pamir’inde yaşamakta olan Kırgızlar bulunmaktadır.
Çalışmamız sonucunda Pamir Kırgız Türklerinin Rus işgalleri nedeniyle anavatanlarından kopup Türkiye’ye
geldikleri, göç sırasında yaşanan zorluklar nedeniyle birçok Kırgız vatandaşının vefat ettiği anlaşılmıştır. Pamir’deki
çetin hava koşulları nedeniyle Kırgızların konargöçer yaşadıkları ve burada iklim şartları dolayısıyla çeşitli bitki,
meyve türlerinin yetişmediği, bunun sonucunda da Kırgızların sadece et ve süt ürünleriyle beslendikleri, giyim
kuşam ve kültürlerinin de buna bağlı olarak şekillendiği anlaşılmıştır. Öyle ki Kırgız bayrağı göçebe hayat tarzının
sembolü olan çadırından izler taşımaktadır. Pamir Kırgızlarının buradaki soğuk iklime alışmaları nedeniyle Pakistan’a
yaptıkları göçte buradaki sıcak iklime uzun süre uyum sağlayamadıkları, bu yüzden hayatlarını kaybedenlerin
olduğu görülmüştür. Bundan yola çıkılarak göç hareketlerinde göç edilecek yerdeki iklim ve toprak şartlarının
da tercihlerde etkili olduğu ve yanlış yapılmış tercihlerin göç eden toplumların bölgedeki kalıcılığını etkilediği
anlaşılmıştır. Kırgızların Hanı olan Hacı Rahmankul Han’ın ileri görüşlü, kıvrak zekâlı, sanata, bilime önem veren bir
olduğu ve Kırgızların Türkiye’ye gelmesinde en önemli etkenin o olduğu tespit edilmiştir.
203
Danışman: Cemile GÜMÜŞ
Rüveyda GÜVEN
Zeynep Büşra İNBAŞI
GÜHERÇİLE NEDİR? OSMANLI DÖNEMİNDE KAYSERİ GÜHERÇİLE FABRİKASI
Güherçilenin barut yapımında kullanımına yönelik fazla araştırma olmadığı için bu yönde bir çalışma
yürütülmüştür. Konuyla ilgili kitapları ve elektronik kaynaklar araştırılarak çalışma şekillendirilmiştir. Güherçile
maddesinin tarihteki önemi, Kayseri’nin güherçile maddesi açısından zengin olduğu, güherçile fabrikasında
çalışanlara devletin tanıdığı imkânlar ve güherçilenin özellikleri anlaşılmıştır.
Güherçilenin (NaNO3, KNO3, Ca[NO3]2)başka hangi alanlarda kullanıldığı araştırılmıştır. Kayseri’de
güherçile önemli bir madde olmasına rağmen fabrikanın çalışmasına muhalefet edenler çıkmıştır. Kayseri’deki
halkın güherçilenin önemini anlayamaması da fabrikanın zamanla işlevini kaybetmesine neden olmuştur.
Kayseri’de güherçile önemini kaybetmeseydi farklı iş alanları ortaya çıkabilirdi. Osmanlı’nın zamanla gücünü
kaybetmesiyle Kayseri Güherçile Fabrikasının önemi azalmıştır.
204
Danışman: Nusret AYVAZ
Nakharin SORMAD
Redhwan Mohammed AHMED
TAYLAND’DA OSMANLI İZLERİ
Yapmış olduğumuz araştırmalara göre yaklaşık 9000 km uzakta bulunan Tayland’da Osmanlı İmparatorluğu
ile Tayland Siyam karallığı arasında derin dostluk, ticari, kültürel, dini, askeri, ilişkiler olduğu ve bu ilişkilerin 400 yıl
önceye dayandığı sonucuna belgelerle varılmıştır.
Ayrıca Tayland ‘daki Müslüman halkın Osmanlı’dan Kültürel olarak etkilenmiş olduğu gözlenmiştir.
205
Danışman: Yakup TUNCEL
İrem TEKİN
Ahmet Yasir CİLVEZ
MALATYA TARİHİ YAPILARINDAKİ MÜHR-Ü SÜLEYMAN MOTİFİ VE TILSIMI
Malatya merkezindeki Yeni Caminin yıkık minaresinin önünden geçerken kapı kenarlarındaki Altı köşeli
yıldızları fark ettim. Yahudilerin bayrağında gördüğüm yıldızın minare üzerine işlenmesi dikkatimi çekmişti. Bu
konuyu araştırmak istedim. Hatta buradan hareketle bir proje çalışması yapmayı tasarladım. Proje danışmanımın
onayı ve desteğiyle proje arkadaşımla birlikte çalışmalara başladık.
Mühr-ü Süleyman motifine ilk rastladığımız Malatya Merkezden sonra bu cami müezzininden aldığımız
yönlendirmelerle Yeşilyurt ve Hekimhan ilçelerine, akabinde Gündüzbey ve Dilek Beldelerine gidildi. Disklerin
içinde Esmaü’l Hüsna ve Ashab-ı Kehf isimlerinin yazıldığı tespit edildi. Neden bu disklerin içinde bu isimlerin
yazılmış olduğunu anlamak için önce internetten makale, video ve görsellerden taramalar yapıldı. İnönü
Üniversitesinde Tarih Bölümü ve İlahiyat fakülteleri ziyaret edildi. İnönü Üniversitesi Kütüphanesinde kitaplar
tarandı. Mühr-ü Süleyman hakkında makaleleri olan yazarlar ile telefonda röportaj yapıldı. Motiflerin görüldüğü
camilerde imam ve müezzinlerle, evlerde ise ev sahipleriyle röportajlar yapıldı.
Malatya Merkez, Yeşilyurt, Hekimhan ilçe, Gündüzbey ve Dilek Beldelerine yapılan araştırma gezilerinde bu
disklerin muhtevası hakkında bilgiye ulaşmak çok zor olmakta idi. Hatta bu disklerin literatürde nasıl adlandırıldığını
öğrenmek için sanat tarihçileri, ilahiyatçılar, hattatlar ve tezhip ustaları ile görüşülüp eldeki materyaller paylaşıldı.
Mühr-ü Süleyman sembolünün tek başına değil de içerisinde Esmaü’l Hüsna ve Ashab-ı Kehf isimlerinin hat şekliyle
yazılması, motiflerin bir yuvarlak içine alınarak tılsımlanması projeyi daha karmaşık hale getirmişti. Bu disklerdeki
gizem bizim tarihimize, sanatımıza, kültürümüze olan hayranlığımızı bir kat daha artırmıştır.
Altı köşeli yıldız, bugün dünyada İsrail bayrağı ve Yahudi sembolü diye bilinmektedir. Yahudiler’in altı
köşeli yıldız’ı kendilerine sembol ve bayrak yapmaları, Musevi Hazar Türklerinden dolayıdır. Mühr-ü Süleyman,
metal, ahşap, mimari, dokuma gibi pek çok dalda nakış amaçlı kullanılmıştır. Taş, ağaç, cam, kağıt vb. yüzeylerde
merkezî motif niyetine kullanılmıştır. Osmanlılarda ise başta hamam kubbe delikleri olmak üzere mezar taşları, cami
tezyinatları, padişah gömlekleri, sancaklar, anıtlar ve kemer kilit taşlarıyla çini, seramik gibi mimariyi ilgilendiren
hususlarda, mutfak eşyalarında, çeşmelerde, sebillerde, giyim eşyaları ve takılarda kullanılmıştır. Malatya’da
gördüğümüz örneklerinde Mühr-ü Süleyman’ın altı köşeli yıldızı yalnız başına bir sembol olarak Battalgazi’deki
iki camide kullanılmıştır. Esmaü’l Hüsna ve Ashab-ı Kehf isimleri bir kapalı disk içine yuvarlanarak yazılmıştır. Hat
sanatı ile yazılan bu isimler ortada Mühr-ü Süleyman yıldızı oluşturacak şekilde bezenmiştir. Bir disk içerisinde
Mühr-ü Süleyman- Esmaü’l Hüsna ve bir disk içerisinde Mühr-ü Süleyman- Ashab-ı Kehf isimleri kullanılarak
her türlü görünen veya görünmeyen belalara karşı tılsım yapılmıştır. Dini ve sivil mimaride gördüğümüz tılsım
örnekleri Malatya’ya özgü nadir bir kültürel değer katmaktadır. Bu proje ile Malatya’ya has İslami ve sivil mimari
yapılarındaki duvar motifi ve çeşitliliğine dikkat çekmekle birlikte gizemli motifler ve tılsımlanmış mekanların
sırlarını Türk kültür ve mimari tarihine kazandırmış olacağız.
206
Danışman: Birol Bayram GÜNGÖR
Mina PERÇİN
ASLANTEPE HİTİT KÖYÜ
Ülkemizde zengin tarihi alanlar, eserler bulunmaktadır. Turistler restore edilen tarihi bir eserin içerisinde
konaklayabilmekte, yemek yiyip çay içebilmektedir. Turizm tesislerinde tarihi canlandıran köşeler yapılmakta,
nostaljik ortam sağlanmaktadır. Ancak hiç kazı yapılan ve açık hava müzesi olan Aslantepe Höyüğü gibi bir yerde,
höyükteki yaşanmış kültüre ait dönemin canlandırıldığı bir “Tarihi Köy” bulunmamaktadır.
Aslantepe kazılarını yapan Prof. Dr. Marcella Frangipane ile görüşülerek proje anlatılmıştır. Höyüğün
koruma sınırları Malatya müzesinden, İmar planı Orduzu Belediyesinden, mali destek için, Fırat Kalkınma
Ajansından bilgi alınmıştır. Hitit köyünün yapılabileceği bahçelik alanlar araştırılmıştır. Hitit köyünün ev modeli,
teknik bilgi Prof. Dr. Marcella Frangipane’ den, ilgili kaynaklardan, projenin uygulanacağı alandaki mimari ve peyzaj
projesi çizimi, uygulaması için gereken yaklaşık maliyet, Hitit köyünün tarihi canlandırmaları ve yapılabilecekler
akademik kaynaklardan öğrenilmiştir. Orduzu Beldesinde kerpiç ev yapan ustalarla görüşülmüştür. Tarihi peyzaj
ile uygulamalar için malzeme ve maliyet araştırılmıştır.
Dünya’da, Türkiye’de Aslantepe Höyüğü ve Açık Hava Müzesi’nin önemli yeri bulunmaktadır. Bu proje
çalışmasıyla gerçekleştirilmesi için araştırılan “Aslantepe Hitit Köyü” nün fizibilite çalışması sonucunda yapılabileceği
anlaşılmaktadır.
Turizmin geliştirilmesi amacıyla destek yardımında bulunan Fırat Kalkınma Ajansının proje mali desteğiyle
turizm geliştirilebilecek, tarihi herkese yaşayarak öğretecek olan “Aslantepe Hitit Köyü” hayata geçirilebilecektir.
Buraya gelenlerin tarihi, tarihi eserleri sevmeleri, koruma bilinçleri güçlenebilecektir. Turist sayısı ve
turistlerin memnuniyeti artacaktır. Burada yaşayan insanlar yöresel ürünlerini satabileceklerdir. Belde halkı
Orduzu Aslantepe Hitit köyünde çalışarak iş bulacak, buradan para kazandıkları için, buraların korunmasına önem
vereceklerdir. “Aslantepe Hitit Köyü”, çok yönlü olarak farklı kesimlere hitap ederek, katkı sağlaması sebebiyle,
herkes memnun olacaktır.
207
Danışman: Emine KARAŞAHİN
Şerife Selcan KÜÇÜK
Seda KUŞDEMİR
KAYBOLMAYA YÜZ TUTMUŞ KÜLTÜR MİRASIMIZ TARİHİ SİLİFKE EVLERİ
Kültür bir milleti ayakta tutan maddi-manevi değerler bütünüdür. Şehirlerimizde, kasabalarımızda ve
köylerimizde bulunan bizi geçmişe bağlayan ata yâdigarı değerlerin korunması, yaşatılması ve gelecek kuşaklara
aktarılması hepimizin ortak görevidir.
Kültürümüzün dış cephesini hiç şüphesiz maddi kültür içinde ele aldığımız mimari eserlerimiz oluşturur.
Bu eserlerin korunmasının temel amacı kültür varlıklarını bütün özellikleri ile gelecek nesillere aktarmaktır. Bunun
sağlanabilmesi için tarihî evlerin yapım sistemleri, yapı malzemeleri, mimari özellikleri vb. ile ilgili bilgilerin yerinde
toplanması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Ancak bu tür çalışmalarla yok olmakta olan kültür varlıklarını yazılı
ve görsel verilerle gelecek nesillere aktarabiliriz. Biz de Silifke’de var olan tarihî evlerin tespiti ve bu evlerin mimari
özelliklerinin ortaya çıkartılması, tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması düşüncesi ile böyle bir konu üzerinde
çalışma yapmaya karar verdik.
Araştırmamıza literatür taramasıyla başladık. Silifke tarihî evleri hakkında bilgi toplamak amacıyla Silifke
Mimarlar Odası, Silifke Belediyesi, Silifke Müzesi ve İlçe Kültür Müdürlüğüne gittik. Mimarlar Odasından aldığımız
bilgilerle Silifke tarihî evlerinin bulunduğu köy ve mahalleleri tespit ettik. Mara köyü, Ulugöz köyü, Evkaf Çiftliği
köyü ve merkezde bulunan Mukaddem, Saray, Camiikebir, Pazarkaşı mahalle muhtarları ile görüşüldükten sonra
saha keşif gezilerine başladık.
Silifke merkez ve köylerinde toplam olarak 147 ev tespit ettik. Bu evlerin 59’unun kullanımda olduğu
48’inin kullanımda olmadığı 40 tanesinin de yıkılmak üzere olduğunu belirledik. Bu evlerin dış ve içyapılarını
inceleyip fotoğraflarını çekerek mimari özelliklerini ortaya çıkarmaya çalıştık.
Bütün bu gezi ve araştırmalar neticesinde Silifke tarihî evlerinin büyük ölçüde yalnızlığa ve bakımsızlığa
terk edildiklerini ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya olduklarını gördük.
208
Danışman: Elvan ABALI
Meryem ETEŞ
TEPEALAN’DA YAŞAYAN BİR VAKANÜVİS ‘‘MUSTAFA DEDE ‘‘
İnsanlar her dönemde çevrelerinde olan olaylara duyarlı olmuşlar ve bu olayları değişik yöntemlerle
kaydetmişlerdir. Bu kayıtların günümüze ulaşanları geçmişi aydınlatmada tarih biliminin en önemli materyalleri
olmuştur. Tarihi belge niteliği taşıyan günlükler, birçok tarihi olayı aydınlatmada kullanılmıştır. Ülkemizde günlük
tutma alışkanlığı yeterli seviyede olmamakla birlikte özellikle genç nesillerin bu alışkanlığı kazanmaları için ciddi
bir çalışma da yapılmamaktadır. Oysaki tutulan günlüklerin öncelikle kendi bireysel tarihimizin önemli belgeleri
olduğunu unutmamak gerekir. Bazı insanlar günlüklerine özellikle yaşadıkları çevrede olup bitenleri yazarlar.
İşte Mustafa Eteş yaklaşık 60 yıldır böyle bir uğraşı kendisine görev edinmiş, Tepealan’da özellikle bu özelliğiyle
dikkatleri üzerine çeken bir büyüğümüz.
Yaptığımız projenin amaçları kendi yaşadıklarımızı ve çevremizde olup biten olayları kayıt altına alma
çalışmalarının, bazı özel insanların içinden gelen ve karşı konulmaz bir istek olduğunu ispatlamak, çevresinde
olan olayları günü gününe yazan insanlara bir örnek olarak Mustafa Dede’yi genç nesillere tanıtmak ve özellikle
kaydetme(belge oluşturma) alışkanlığına dikkat çekmektir.
Yöntem olarak yaptığımız çalışma esasında bir sözlü tarih çalışması olduğundan kaynak kişiyle görüşmeye
ve çalışmalarını görsel olarak belgelemeye önem verilmiştir.
Sonuç olarak: okuma-yazmayı kendi kendine öğrenmiş bir insan olan Mustafa Dede’nin günlük tutma
alışkanlığı bizlere, istenildiğinde eğitim durumu ne olursa olsun, herkesin çevresindeki olaylara duyarlı olma
ve bunu kayıt altına alma alışkanlığı kazanabileceğini göstermiştir. Osmanlı devletinde yaşanan olayları günü
gününe yazan vakanüvislerin, birebir aynısı olmasa bile, yaptıkları kayıt işleminin nasıl bir şey olduğu Mustafa
Dede örneği ile somutlaştırılabilir. Genç nesillerimizde, özellikle Avrupa gençlerinde yaygın olan, günlük tutma
alışkanlığı Mustafa Dede ve onun gibi modeller tanıtılarak geliştirilebilir.
209
Danışman: Tahsin AYDOĞAN
Fethiye Nur GENÇ
AMA HANGİ OSMANLI? TÜRK VE FARS LİSE ÖĞRENCİLERİNİN OSMANLI ALGILARININ METAFORLAR
ÜZERİNDEN İNCELENMESİ
Osmanlı Devleti’nin uzun yüzyıllar boyunca çok geniş bir coğrafyada hakim olmasının doğal sonucu
olarak zihinlerde iz bırakmıştır. Günümüz ifadeleriyle imaj ya da algı olarak adlandırılan bu izler, Osmanlı Devleti
ile münasebeti bulunan toplumlarda hala varlığını sürdürmektedir. 20. Yüzyılla birlikte imparatorlukların yıkılışı ve
milli devletler çağının başlaması hiç şüphesiz Osmanlı algısını da etkilemiştir.
Günümüz eğitim sisteminde Osmanlı Devleti tarihi dersi ile öğrencilerin zihninde bir Osmanlı algısı
oluşmaktadır. Ancak bunun Osmanlı Devleti ile münasebetleri bulunan diğer toplumların Osmanlı algılarıyla
karşılaştırılması yapılmamaktadır. Bu nedenle günümüzde Osmanlı Devleti hakkındaki öğretim süreci hakkında
sağlıklı bir değerlendirme yapma imkânına sahip bulunmamaktayız.
Bu çalışmada Türk ve Farslı öğrencilerin zihinlerde yer alan “Osmanlı” algısı metaforlarla incelecektir.
Bu yolla öğrencilerin zihinlerinde yerleşmiş olan ve değerlendirilmesi daha sağlıklı olacak bir yöntemle bu iki
toplumun lise öğrencilerinin tarih eğitimlerinin yansımaları hakkında fikir yürütülecektir.
210
Danışman: Gökher Şükrü BAYLAN
Sena ÇORUHLU
OLAYLAR BELGELER TANIKLARI İLE SAMSUN‘DA AMERİKAN ASKERİ VARLIĞI: SAMSUN TUSLOG 3-2
(1956-1970)
A.B.D. Türkiye’nin de içinde bulunduğu jeopolitik bölgenin en önemli aktörlerinden biridir. Bu yüzden
ülkemizin geleceğinde söz sahibi olacak biz gençlerin Türk-Amerikan ilişkilerini daha iyi bilip yorumlayabilmesi
gerekmektedir. Araştırmacı tarafından okulumuz öğrencilerinin bu alandaki bilgi birikimini ölçmeyi amaçlayan
ve 312 gence uygulanan mini anket formu okulumuzdaki orta öğretim gençliğinin mevcut konu hakkında yeterli
donanıma sahip olmadığını göstermiştir. Bu eksiğin giderilebilmesi amacıyla araştırmaya başlanmıştır.
Araştırmada İki ülke arasındaki ilişkilerin zirveye ulaştığı dönemin, ülkemizde kurulan Amerikan Askeri
Üsleri dönemi olduğu tespit edilmiştir. Bu askeri üslerden birinin SAMSUN TUSLOG 3-2 adıyla Samsun’da kurulduğu
bulgulanmıştır. Konu hakkında literatür araştırması, sözlü tarih çalışması, gerçekleştirilmiş, özel arşivlerden
istifade edilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde Türk-Amerikan ilişkilerinin Tarihsel seyri ortaya konmuş,
ardından ikinci bölümde Amerikan Askeri Üsleri konusu işlenmiştir. Çalışmamızın üçüncü ve son bölümünde
daha önce akademik bir çalışma ya da yayının bulunmadığı Samsun TUSLOG 3-2 konusu ele alınmıştır. Samsun
TUSLOG 3-2 hakkında literatür bilgileri toplanmış, gazete arşivleri taranmış, günümüzde az sayıda bulunan ve
üste sivil görevli olarak çalışan Türk Personele ulaşarak mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya yeni bir boyut
kazandıran önemli gelişme ise İnternet üzerinden Amerika’daki Samsun TUSLOG 3-2 sosyal gurubuna ulaşılmasıyla
gerçekleşmiştir. Çalışma gençlerin sosyal paylaşım sitelerini bilimsel bir projenin geliştirilmesi için etkin bir şekilde
kullanılabileceğine göstermesi bakımından yenilikçi ve önemli bir örnek sunmaktadır. İçlerinde otobiyografik
yazıların, askeri tarihçilerin konu hakkındaki araştırmalarının, üs içersindeki A.B.D.’Lİ askerler tarafından çekilmiş
fotoğraf ve videoların da yer aldığı 100 yakın dokümana ulaşılmıştır. Samsun TUSLOG 3-2’de çalışmış Daoug MORİS,
George W. DURMAND ve David CHAMBERLİNE ile internet üzerinden mülakat gerçekleştirilmiştir. Askeri üssün
birimlerinde bilirkişi eşliğinde tarihi mekân analizi gerçekleştirilmiştir. Bu sayede üssün birimleri tespit edilmiş,
üsteki işleyiş ve önemli olayların gerçekleştiği mekân birlikte analiz edilmiştir.
Bulgular: Amerika, 1830 yılında Seyr-i Sefain anlaşmasıyla elde ettiği adli imtiyazları, Lozan’ı reddeden
bir ülke olarak Cumhuriyet Tarihi boyunca yapılan ikili gizli anlaşmalarla kullanmaya devam etmiştir.1969 Kasım
ayında Samsun Mahkemelerinde, üç Amerikalı Askerinin yargılanması ve 2 sene hapis cezasına mahkûm olması,
Türkiye’nin Amerika’ya karşı ilk kez kendi topraklarında adli egemenliğini ortaya koyması bakımından tarihi bir
önem taşımaktadır.1961 Anayasası sonrasında üste yer alan Harp- İş Sendikası Türkiye’nin ilk resmi grevlerinden
birini ve toplu iş sözleşmesini gerçekleştirmiştir.
211
FİNAL YARIŞMASI ÖDÜLLERİ
DERECESİ
BİRİNCİLİK
İKİNCİLİK
ÜÇÜNCÜLÜK
TEŞVİK
ÖĞRENCİ ÖDÜLÜ
3.000,00-TL.
2.500,00-TL.
2.000,00-TL.
1.500,00-TL.
ÖĞRETMEN ÖDÜLÜ
YILIN GENÇ ARAŞTIRMACISI ÖDÜLÜ: 3.500,00-TL.
212
3.000,00-TL.
2.500,00-TL.
2.000,00-TL.
1.500,00-TL.
45. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARASI ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI
BİLGİSAYAR FİNALİSTLERİ
ÖĞRENCİ
ADI SOYADI
PROJENİN ADI
DALI ve SIRA NO
ÖĞRENCİ
ADI SOYAD
MUSTAFA BERK KELEŞ
3DELEMENT- 3D OYUN İLE EĞLENEREK ÖĞREN
BİLGİSAYAR 1
BÜNYAMİN ÇAKM
MEHMET ENES A
BARIŞ KARATAŞ
HAKAN YANIK
EYECONS
BİLGİSAYAR 2
MEHMET EMİN G
ALPEREN BÜYÜKB
YEKTA CAN TURSUN
EFE SEVİM
BİLİŞİMİN FENDEKİ GÜCÜ
BİLGİSAYAR 3
BETÜL ÜNAL
MUHAMMED ÇELİK
MEHMET YUSUF KINIK
GÜVENLİ OKUL
BİLGİSAYAR 4
HABİP TURAN
EMRE PEHLİVAN
HALİL KÜPRAY
HACER DEMİR
ANDROİD SÖZ DİNLEYEN EV (ANDSDEV)
BİLGİSAYAR 5
M. SAİT TAŞDEM
MELİH YAMAN
İSMET ERDEM DEMİR
BURAK ERKILIÇ
GÖRÜNTÜ İŞLEME YÖNTEMİ İLE EN KISA YOLDAN LABİRENT
ÇÖZME ALGORİTMASI VE YAZILIMI
BİLGİSAYAR 6
DENİZ COŞKUN
MEHMET SELÇUK
ÖZERCAN
FURKAN TETİK
SALİHA BULUT
ACİL YARDIM (NFC TEKNOLOJİSİ İLE ANDROİD UYGULAMASI)
BİLGİSAYAR 7
ÖMER FARUK GAR
ASIM ALBAYRAK
BÜŞRA NUR KILIÇ
DİLARA BOZYILAN
YAPAY SİNİR AĞLARIYLA DOĞRU MESLEK SEÇİMİ
BİLGİSAYAR 8
ÇAĞLA FATMA
DURSUNOĞLU
ABDULKADİR PAMUKÇU
ENES KUTAY SEZEN
TNODE
BİLGİSAYAR 9
FATIMA BEYZA V
BATUHAN CELAL
YAMANER
YASİN ÖZMEN
NÖROLOJİK HASTALIKLARIN TEDAVİSİNDE VE SPORCULARIN
GELİŞİMİNDE KULLANILAN KOGNİTİF BORD
BİLGİSAYAR 10
ÖMER FARUK OKK
AHMET ÇAĞRI HA
DENİZ KAYAR
SELÇUK HOLEP
BOARD UNLEASHED & FOR [email protected]
BİLGİSAYAR 11
LEYLA AL
ZÜHAL ÖZTOK
NİSANUR MEHTAP KÖSE
BERNA UZUNOĞLU
BULANIK MANTIK (FUZZY LOGİC) TABANLI ÇALIŞAN DİSİPLİN
KURULU YAZILIMI
BİLGİSAYAR 12
GÜNER ALİ YENAL
TUĞÇE NİLAY BOSTAN
ASIM DİLLİ
GÖRENELLER
BİLGİSAYAR 13
UĞUR DENİZ BALC
YAĞMUR KARALA
MERT KARADENİZ
FLOWTURK GÖRSEL PROGRAMLAMA SİMÜLATÖRÜ
BİLGİSAYAR 14
EZGİ AÇAR
BAŞAK TURAN
213
SERRA DOĞANAT
45. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARASI ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI
BİYOLOJİ FİNALİSTLERİ
DALI ve SIRA NO
ÖĞRENCİ
ADI SOYADI
PROJENİN ADI
DALI ve SIRA NO
ÖĞREN
ADI SOY
BİLGİSAYAR 1
BÜNYAMİN ÇAKMAK
MEHMET ENES ARICI
SARI KANTARON (HYPERİCUM PERFORATUM)'UN TÜMÖR
BASKILAYICI GENLER ÜZERİNE ETKİSİNİN İNCELENMESİ
BİYOLOJİ 1
TOLUNAY ÖFKE
GÖLGE
BİLGİSAYAR 2
MEHMET EMİN GÖZEL
ALPEREN BÜYÜKBERBER
BİR BARDAK ŞİFA, SALVİA SİİRTİCA (SİİRT ADAÇAYI)
BİYOLOJİ 2
RAMAZAN TOT
MUSTAFA ÇATA
BİLGİSAYAR 3
BETÜL ÜNAL
ANTALYA KÖRFEZİ'NDE YAYILIŞ GÖSTEREN FOSİL MİDYENİN
(LİTHOPHAGA LİTHOPHAGA L. 1758) BİYOLOJİK ÖZELLİKLERİNİN VE
AĞIR METAL DÜZEYLERİNİN (PB, CD, HG, CU, ZN, CO, Nİ) (ET,
KABUK VE KAYA) BELİRLENMESİ
BİYOLOJİ 3
SADİYE BERFİN
KÜBRA NUR ÖZK
BİLGİSAYAR 4
HABİP TURAN
EMRE PEHLİVAN
ÇAM AĞACINDAN SÜZÜLEN GİZLİ HAZİNE: ÇAM REÇİNESİNDEKİ
KOLOFAN MADDESİNİN A549 (AKCİĞER KANSERİ) VE BEAS-2B
(SAĞLIKLI AKCİĞER) HÜCRE HATLARI ÜZERİNE ANTİ-PROLİFERATİF
VE ANTİ-KANSER AKTİVİTESİNİN XTT WST-1 VE COMET
BİYOLOJİ 4
BEDRİYE KOÇER
NAZ BERÇİN KO
BİLGİSAYAR 5
M. SAİT TAŞDEMİR
MELİH YAMAN
İN VİTRODA HİPERİSİN'İN İNSAN DERİ FİBROBLASTLARININ
ÇOĞALMASI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
BİYOLOJİ 5
MUSTAFA REŞİ
EFE ERİMOĞLU
BİLGİSAYAR 6
DENİZ COŞKUN
MEHMET SELÇUK
ÖZERCAN
KİRAZIN (PRUNUS AVİUM) ZAYIFLATICI ETKİSİ YAĞ
METABOLİZMASI ÜZERİNDEN MİDİR?
BİYOLOJİ 6
BURAK CANER D
EMRECAN ASLA
BİLGİSAYAR 7
ÖMER FARUK GARİBOĞLU ARGAN YAĞININ GLUTAMATLA OLUŞTURULAN
ASIM ALBAYRAK
NÖROTOKSİSİTEDEKİ ETKİSİ
BİYOLOJİ 7
YUSUF İSLAM İL
NURAY AYDIN
CİLT SAĞLIĞI İÇİN KULLANILAN FAKAT BİLİNÇSİZCE TÜKETİLEN
TONİKLERİN CİLDE ETKİSİ
BİYOLOJİ 8
MELİSA ATAK
ERZAN ORHAN
BİLGİSAYAR 8
ÇAĞLA FATMA
DURSUNOĞLU
BİLGİSAYAR 9
FATIMA BEYZA VURAL
KATI ATIK ALANLARININ BİTKİLERLE ISLAH EDİLMESİ (GÜMÜŞHANE
ÖRNEĞİ)
BİYOLOJİ 9
BÜŞRA ŞAHİN
DUDU ARSLAN
BİLGİSAYAR 10
ÖMER FARUK OKKAN
AHMET ÇAĞRI HAMEŞ
SANAYİ KİRLETİCİLERİNİN BİTKİLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİNİN
İNCELENMESİ
BİYOLOJİ 10
MERVE AYVAZO
NURGÜL ARSLA
BİLGİSAYAR 11
LEYLA AL
ZÜHAL ÖZTOK
ÇEKMEKÖY İLÇESİNİN ETNOBOTANİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
BİYOLOJİ 11
MELDA TURAL
DEREN DİRİCAN
BİLGİSAYAR 12
GÜNER ALİ YENAL
TARHUN (ARTEMISIA DRACUNCULUS) VE KERKEDE (HIBISCUS
SABDARIFFA) BİTKİLERİNİN GÖĞÜS KANSERİNE KARŞI ANTİTÜMÖR
ETKİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
BİYOLOJİ 12
HUZEYFE OKUM
MUHAMMET N
ÖZATEŞ
BİLGİSAYAR 13
UĞUR DENİZ BALCI
YAĞMUR KARALAR
FARKLI SES FREKANSLARININ RHODODENDRON SİMSİİ,
SAİNTPAULİA İONANTHA VE KALANCHOE BLOSSFELDİANA
ÇİÇEKLERİNİN YAŞAM SÜRESİ ÜZERİNE ETKİSİ
BİYOLOJİ 13
ECE YILDIRIMŞİM
BUSE ÇOBANOĞ
BİLGİSAYAR 14
EZGİ AÇAR
BAŞAK TURAN
İŞLENMİŞ ET ÜRÜNLERİNDE KULLANILAN KİMYASAL KATKI
MADDELERİNİN YERİNE ORGANİK KATKI MADDELERİ
KULLANILABİLİR Mİ?
BİYOLOJİ 14
EMRE AKKAN
AHMET HAKAN
SERRA DOĞANATA
ANTİBAKTERİYEL TEKSTİLLERE YENİ BİR YAKLAŞIM AMOKSİSİLİN
BAĞLI POLİAKRİLONİTRİL KUMAŞ
BİYOLOJİ 15
DİLARA NUR DO
GÜLDESTE BEKA
214
BİLGİSAYAR 11
LEYLA AL
ZÜHAL ÖZTOK
ÇEKMEKÖY İLÇESİNİN ETNOBOTANİK AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
BİYOLOJİ 11
MELDA TURAL
DEREN DİRİCANL
BİLGİSAYAR 12
GÜNER ALİ YENAL
TARHUN (ARTEMISIA DRACUNCULUS) VE KERKEDE (HIBISCUS
SABDARIFFA) BİTKİLERİNİN GÖĞÜS KANSERİNE KARŞI ANTİTÜMÖR
ETKİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
BİYOLOJİ 12
HUZEYFE OKUMU
MUHAMMET NU
ÖZATEŞ
BİLGİSAYAR 13
UĞUR DENİZ BALCI
YAĞMUR KARALAR
FARKLI SES FREKANSLARININ RHODODENDRON SİMSİİ,
SAİNTPAULİA İONANTHA VE KALANCHOE BLOSSFELDİANA
ÇİÇEKLERİNİN YAŞAM SÜRESİ ÜZERİNE ETKİSİ
BİYOLOJİ 13
ECE YILDIRIMŞİM
BUSE ÇOBANOĞL
BAŞAK TURAN
MADDELERİNİN YERİNE ORGANİK KATKI MADDELERİ
KULLANILABİLİR Mİ?
SERRA DOĞANATA
İBRAHİM CAN KAYMAZ
BİLGİSAYAR 14
45. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARASI ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI
İŞLENMİŞ ET ÜRÜNLERİNDE KULLANILAN KİMYASAL KATKI
BİOLOJİ
FİNALİSTLERİ
EZGİ AÇAR
BİYOLOJİ 14
EMRE AKKAN
AHMET HAKAN A
ANTİBAKTERİYEL TEKSTİLLERE YENİ BİR YAKLAŞIM AMOKSİSİLİN
BAĞLI POLİAKRİLONİTRİL KUMAŞ
BİYOLOJİ 15
DİLARA NUR DOĞ
GÜLDESTE BEKAR
ZNO NANOPARTİKÜL İLE BİRLEŞMİŞ ZEYTİN ÇEKİRDEĞİ VE
CHLADOPHORA PROLİFERA EKSTRESİ EKLENMİŞ TPU'DAN
OLUŞTURULAN DIŞI BAKTERİYAL SELÜLOZ İÇİ HEPARİNLE KAPLI
BİYOUYUMLU ANTİMİKROBİYAL YAPAY DAMARLAR
BİYOLOJİ 16
EDA KIRTEKE
DOĞAL ATIKLARLA KİRLENMİŞ SU KAYNAKLARININ DOĞAL
YOLLARLA TEMİZLENMESİ MÜMKÜN MÜ?
BİYOLOJİ 17
HATİCE ÇELİK MU
CÜLÜC
ENES KELEŞTEMUR
SEMİH KÖKSAL
MENTHA PULEGIUM L. BİTKİSİNDEN ELDE EDİLEN BİTKİ
EKSTRAKTIN PROSTAT KANSER HÜCRE HATTI (LNCAP) ÜZERİNDEKİ
ETKİSİNİN İNCELENMESİ
BİYOLOJİ 18
SANİYE SARISOY
ASENA AKBULUT
KADER ZEYTİN
YILAN BIÇAĞI (ARUM RUPİCOLA BOİSS. VAR. RUPİCOLA) BİTKİSİ
KULLANILARAK TATLI SÜT PIHTISI OLUŞTURMA
BİYOLOJİ 19
ALEYNA GÖKÇEN ŞAHİN
SIĞIR, KOYUN VE KEÇİ DERİLERİNDEN TABAKLAMA ÖNCESİ ELDE
DENİZ BULUT BİRSU BOĞA EDİLEN ÜÇ BOYUTLU YAPILARIN, İNSAN KÖK HÜCRESİ
ÇOĞALTIMINDA YENİ BİR HÜCRE KALIBI OLARAK KULLANILMASI
BİYOLOJİ 20
MERVE GÜLER
RUMEYSA ÖZTÜRK
MUŞ MURAT NEHRİNDEN İZOLE EDİLEN BAKTERİLERİN AMİLAZ,
LİPAZ VE PROTEAZ ENZİMİ ÜRETME YETENEKLERİ
BİYOLOJİ 21
DİLAY YAYLA
MISIR SOMAK UNUNUN BESİN DEĞERİNİN İNCELENMESİ VE
EKMEK YAPIMINDA KULLANILMASI
BİYOLOJİ 22
BEYZANUR ÖZKAPTAN
NİLAY CAN
TOHUMLU BİTKİ BİYOÇEŞİTLİLİĞİ VE POLENLERİ İLE SİNOP ADLI
REHBER KİTABIN HAZIRLANMASI
BİYOLOJİ 23
VİCİA SATİVA L. SUBSP. İNCİSA(BİEB.)ARC. VAR. İNCİSA BİTKİSİNİN
MEHMET EMİN KURTOĞLU DOĞAL YAŞAM ALANININ KORUNMASI VE EGE TARIMSAL
REYHAN NUR KURTOĞLU ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ ULUSAL GEN BANKASINA GÖNDERİLMEK
ÜZERE TOHUMLARININ ÇOĞALTILMASI
BİYOLOJİ 24
İLAYDA ÇETİN
KEKİK YAĞININ ANTİKANSER ETKİSİNDE ANTİANJİOGENİK
ÖZELLİĞİNİN ROLÜ
BİYOLOJİ 25
ÜMMÜ REYYAN TOKLU
AİŞE NURSİMA DAĞ
AKREPTEN ANTİRADYOAKTİF İZOLASYON MADDESİ ÜRETİLMESİ
BİYOLOJİ 26
MERVE YILDIRIM
MUHAMMED EMİN
KIZILTAŞ
ERCİŞ ÜZÜMÜNÜN İN VİTRO MİKROÇOĞALTIMI
BİYOLOJİ 27
215
45. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARASI ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI
FİZİK FİNALİSTLERİ
ALI ve SIRA NO
ÖĞRENCİ
ADI SOYADI
PROJENİN ADI
DALI ve SIRA NO
ÖĞ
ADI
COĞRAFYA 1
MURAT DEHA URUÇ
ÖZLEM ÇOBAN
YAZIN EVLERİ SERİN TUTAN, KIŞIN İSE ISITAN DÖNER PANEL
FİZİK 1
MUSTAFA
EKREM SEY
COĞRAFYA 2
ALİ SEFA TOKGÖZ
MUTLAK SIFIR SICAKLIĞININ HAVA İLE ÖLÇÜLMESİ
FİZİK 2
AHMET FA
MEHMET N
COĞRAFYA 3
ÖMER DENİZHAN
SATILMIŞ
KASİSLERİN GİZLİ ENERJİSİ
FİZİK 3
MELİSA RİG
EZGİ GÜNE
COĞRAFYA 4
FETHİYE ŞEVİK
FATMANAZ YAĞIZ
SAÇ KALINLIĞININ TEK YARIKTA GİRİŞİM DENEYİ İLE ÖLÇÜLMESİ
FİZİK 4
TAHSİN ELM
SEYİT ALP H
COĞRAFYA 5
YUSUF OLĞUN
MURAT CANKURTARAN
OTOMOBİLLERDE KAYBOLAN ENERJİYİ PELTİER DESTEĞİ İLE GERİ
KAZANMAK
FİZİK 5
ENES ASLA
BERK KAAN
COĞRAFYA 6
ONUR ALİ ZEYBEKOĞLU
MEHMETCAN BİÇEN
ATIK PİLLERDEKİ ANOT VE KATOTLARIN ÇIKARTILMASI İLE GÜNEŞ
ENERJİSİNİ ELEKTRİK ENERJİSİNE DÖNÜŞTÜREBİLECEK PANELLERİN
ÜRETİMİ.
FİZİK 6
EDA AYDIN
PINAR SEM
COĞRAFYA 7
ZEYNEP SASUNLU
MUHAMMED VEYSEL
KANIK
TERMİK ISITMA
FİZİK 7
ASLIHAN N
ALANUR ÖZ
COĞRAFYA 8
SÜLEYMAN FURKAN
DEĞERLİ
M. FAZIL YAŞAR
TERMOAKUSTİK ISITMA
FİZİK 8
BEDİR TAHA
ALPER KAYA
COĞRAFYA 9
MAHMUT YASİR ESMEK
ÖMER KARAKAŞ
BAKIR BORUDA OLUŞAN ROTASYONEL (EDDY) AKIMLAR
FİZİK 9
MEHMET Y
OĞRAFYA 10
SEDAT BİLGEHAN
MESUT ÇEVİK
FOSFOR TAŞINDAN ELEKTRİK ÜRETİMİ
FİZİK 10
TUNAHAN
FATİH GÜLE
OĞRAFYA 11
SİNAN GEDİK
SERVET KINALI
KOLAY PARK
FİZİK 11
NUR EKİN A
GAMZE CA
OĞRAFYA 12
AYŞE BELEMİR ESEN
ALTINAY DAŞDEMİR
ÖLÜM SARKITLARINDAN ŞEBEKE SUYUNA GİDEN HAYAT KAYNAĞI
FİZİK 12
BERFİN TAŞ
RENGİM LA
OĞRAFYA 13
DUYGU NAZ DUMAN
ŞEVVAL SİMAY DOYUK
MANYETİK ALANIN AFRİKA MENEKŞESİNİN ÇİÇEK AÇMA SÜRECİNE
ETKİSİ
FİZİK 13
ARDAN HA
BERKER ALP
OĞRAFYA 14
OĞULCAN AHİ MURAT
CAN NACAK
YERÇEKİMSİZ ORTAMDA KÜTLE ÖLÇÜMÜ
FİZİK 14
BÜŞRA BAY
MERVE NU
EMRAH TURAN
SERKAN ÇİL
YAŞAM MESAFESİ
FİZİK 15
BEYZA ÇETİ
216
OĞRAFYA 15
K
Ş
N
COĞRAFYA 11
SİNAN GEDİK
SERVET KINALI
KOLAY PARK
FİZİK 11
NUR EKİN AYHA
GAMZE CANTÜ
COĞRAFYA 12
AYŞE BELEMİR ESEN
ALTINAY DAŞDEMİR
ÖLÜM SARKITLARINDAN ŞEBEKE SUYUNA GİDEN HAYAT KAYNAĞI
FİZİK 12
BERFİN TAŞ
RENGİM LAL KIL
COĞRAFYA 13
DUYGU NAZ DUMAN
ŞEVVAL SİMAY DOYUK
MANYETİK ALANIN AFRİKA MENEKŞESİNİN ÇİÇEK AÇMA SÜRECİNE
ETKİSİ
FİZİK 13
ARDAN HAN
BERKER ALPÖZ
YERÇEKİMSİZ ORTAMDA KÜTLE ÖLÇÜMÜ
FİZİK 14
BÜŞRA BAYNAL
MERVE NUR BA
COĞRAFYA 14
45. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARASI ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI
FİZİK OĞULCAN
FİNALİSTLERİ
AHİ MURAT
CAN NACAK
COĞRAFYA 15
EMRAH TURAN
SERKAN ÇİL
YAŞAM MESAFESİ
FİZİK 15
BEYZA ÇETİN
COĞRAFYA 16
BARTU ÖREN
MERT YÜKSEKGÖNÜL
DİYAMANYETOPTİK TİTREŞİM ÖLÇER
FİZİK 16
SİMGE GİZEM Ç
COĞRAFYA 17
MUHAMMED YUSUF EFE
ARDA AYDIN
GÖZ KAPAKLARIYLA İLETİŞİM CİHAZI
FİZİK 17
BERFİN ATAMA
ASİYE YEŞİLMEN
COĞRAFYA 18
EGEHAN YORULMAZ
CERENGÜL BAYRACI
BETONUN MUKAVEMETİNİ ARTIRACAK KATKI MALZEMELERİNİN
TESPİTİ
FİZİK 18
GÜNEŞ KOCAM
SEDEF MEVLÜD
KARABÖCEK
BURAK VURAL EKŞİ
OSMAN ALİ KETENCİ
MANYETİK YÜZEN ROBOTLAR
FİZİK 19
YAREN SEVER
KARBON NANOTÜP KATKILI ORGANİK GÜNEŞ HÜCRELERİNİN
ÜRETİMİ VE KARAKTERİZASYONU
FİZİK 20
BÜŞRA YILDIRIM
KORAY ŞEKERİN
ALTIN TELDE DİRENÇ VE İLETKENLİĞİN KUANTİZE ÖZELLİĞİNİN
GÖRÜNTÜLENMESİ
FİZİK 21
İBRAHİM HAKKI ERDOĞAN AKTİF KARBON KATKILI NANO ELYAF MEMBRANLAR YARDIMIYLA
RAMAZAN KÖYLÜ
AĞIR METAL FİLTRASYONU
FİZİK 22
JESSİCA DURDU
KESİNTİSİZ SOĞUK ZİNCİR
FİZİK 23
ÖMER FARUK ARSLAN
FURKAN KAYA
AMONIS ( KAZA İZLEME SİSTEMİ )
FİZİK 24
AHMET HAKAN ALKAN
ÖMER FARUK BAŞARAN
MİMİK KONTROLLÜ PROTEZ KOL
FİZİK 25
METEHAN EMLİK
İKİCİ NESİL YARI OTOMATİK GÜDÜMLÜ TANK SAVAR FÜZESİ
GÜDÜM SİSTEMİ TASARIM, DONANIM VE YAZILIM
FİZİK 26
MAHSUN ERKOÇ
EMRE GÜLER
ANTİ BUZ
FİZİK 27
ALİ YURDUSEVER
VOLKAN SEVENCAN
FARIM DA AÇIK YOLUM DA
FİZİK 28
TİJDA CAN
ROZERİN DEMİRTAŞ
HAKİKİ BALIN TESPİTİ
FİZİK 29
YİĞİT YAŞAR
ENGELLERİ ENGELLEYELİM
TAHA MUSADIK ÖNSEVER
FİZİK 30
217
45. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARASI ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI
KİMYA FİNALİSTLERİ
ÖĞRENCİ
ADI SOYADI
ve SIRA NO
PROJENİN ADI
DALI ve SIRA NO
FİZİK 1
MUSTAFA KALELİ
RENK KONTROLLÜ ŞARJ EDİLEBİLİR ÇEVRECİ BATARYA
EKREM SEYFİ DEMİRBOĞA GELİŞTİRİLMESİ
KİMYA 1
A
İ
FİZİK 2
AHMET FARUK KÜÇÜK
MEHMET NEVZAT SANLI
ÇEVRECİ,ŞARJ EDİLEBİLİR VE UCUZ"HİDROJEN SÜLFÜR BATARYASI"
GELİŞTİRİLMESİ
KİMYA 2
M
FİZİK 3
MELİSA RİGOLİ
EZGİ GÜNEŞ
EKMEKTEKİ NİŞASTANIN SAKKARİFİKASYONU İLE BİYOETANOL
ELDESİ
KİMYA 3
V
E
FİZİK 4
TAHSİN ELMAS
SEYİT ALP HERDEM
MİLLİ İMKANLARLA SENTEZLENEN VE KARAKTERİZEEDİLEN
(FTIR,AAS,XRD,B2O3ANALİZLERİ), NANOPARTİKÜLER
"SODYUMPENTABORAT" KULLANILARAK ÜRETİLEN MATERYALLERİN
RADYASYON ÖNLEYİCİ PERFORMANSLARININ NÖTRONGAMAVEX-IŞINIT.
KİMYA 4
O
S
FİZİK 5
ENES ASLAN
BERK KAAN AKTAŞ
REAKSİYON HIZ SABİTİNİN VE HIZININ IŞIĞIN GİRİŞİMİ İLE TAKİBİ
KİMYA 5
E
M
FİZİK 6
EDA AYDIN
PINAR SEMA ONGUN
ATIK ÇORAPTAN MÜHENDİSLİK PLASTİĞİNE
KİMYA 6
M
M
S
FİZİK 7
ASLIHAN NUR GÜLENGÜL
ALANUR ÖZER
PROPOLİS'İN BİTKİLERDE ÇİMLENMEYİ ÖNLEYİCİ ETKİSİNİN
DEĞERLENDİRİLMESİ
KİMYA 7
B
FİZİK 8
BEDİR TAHA ÖNDER
ALPER KAYA
PORTAKAL LİFİ ÜRETİMİ VE YOĞURT ÜRETİMİNDE KULLANIMI
KİMYA 8
R
FİZİK 9
ARSENİK(III) TÜRÜNÜN SU MERCİMEĞİ (LEMNAMİNOR) VE
MEHMET YUSUF KOCABAŞ SUŞAMDANI(CHARA) TARAFINDAN BİYOAKÜMÜLASYONUNUN
İNCELENMESİ VE BU YOLLA DOĞAL SULARDA GİDERİMİNİN
ARAŞTIRILMASI
KİMYA 9
M
E
E
FİZİK 10
TUNAHAN ENGİNER
FATİH GÜLER
"SHEAR THICKENING FLUID" (STF) ESASLI SİLİKA NANOPARTİKÜL
İÇEREN KOMPOZİT KUMAŞTAN ALTERNATİF BALİSTİK KORUMA
YELEĞİ YAPIMI
KİMYA 10
M
Ö
E
FİZİK 11
NUR EKİN AYHAN
GAMZE CANTÜRK
ATIK SULARDAKİ AĞIR METALLERİN VE BOYAR MADDELERİN
(REMAZOL MAVİSİ) SUCUL BİTKİLER TARAFINDAN
BİYOSORPSİYONU
KİMYA 11
N
FİZİK 12
BERFİN TAŞ
RENGİM LAL KILAVUZ
KÜÇÜK HÜCRELİ OLMAYAN AKCİĞER KANSERİNE ÖZGÜ
APTASENSÖR GELİŞTİRİLMESİ
KİMYA 12
S
T
FİZİK 13
ARDAN HAN
BERKER ALPÖZ
SOĞUK ZİNCİR İLE TAŞINAN ÜRÜNLER İÇİN AKILLI ETİKET
GELİŞTİRİLMESİ
KİMYA 13
Y
İ
FİZİK 14
BÜŞRA BAYNAL
MERVE NUR BARIN
ATIK POLİÜRETANIN VERİMLİ KULLANIMI
KİMYA 14
H
M
BEYZA ÇETİN
FOTOKUMAŞ
KİMYA 15
Ö
H
FİZİK 15
218
FİZİK 11
NUR EKİN AYHAN
GAMZE CANTÜRK
ATIK SULARDAKİ AĞIR METALLERİN VE BOYAR MADDELERİN
(REMAZOL MAVİSİ) SUCUL BİTKİLER TARAFINDAN
BİYOSORPSİYONU
KİMYA 11
N
FİZİK 12
BERFİN TAŞ
RENGİM LAL KILAVUZ
KÜÇÜK HÜCRELİ OLMAYAN AKCİĞER KANSERİNE ÖZGÜ
APTASENSÖR GELİŞTİRİLMESİ
KİMYA 12
S
T
FİZİK 13
ARDAN HAN
BERKER ALPÖZ
SOĞUK ZİNCİR İLE TAŞINAN ÜRÜNLER İÇİN AKILLI ETİKET
GELİŞTİRİLMESİ
KİMYA 13
Y
İ
ATIK POLİÜRETANIN VERİMLİ KULLANIMI
KİMYA 14
H
M
FİZİK 14
45. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARASI ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI
KİMYA
FİNALİSTLERİ
BÜŞRA
BAYNAL
MERVE NUR BARIN
FİZİK 15
BEYZA ÇETİN
FOTOKUMAŞ
KİMYA 15
Ö
H
FİZİK 16
SİMGE GİZEM ÇOBAN
BEBEK BEZLERİNDE PİŞİK ÖNLEMİ
KİMYA 16
O
E
FİZİK 17
BERFİN ATAMAN
ASİYE YEŞİLMEN
POLİMERLERİN DOĞADA ÇÖZÜNME SÜRESİNİ DÜŞÜRMEK İÇİN
ALTERNATİF BİR YÖNTEM
KİMYA 17
A
İ
FİZİK 18
GÜNEŞ KOCAMAN
SEDEF MEVLÜDE
KARABÖCEK
DENİZ ERİŞTESİ (POSİDONİAOCEANİCA L.) YAPRAKLARINDAN KAĞIT
ÜRETİMİ
KİMYA 18
S
F
FİZİK 19
H
M
FİZİK 20
K
FİZİK 21
S
F
FİZİK 22
Z
B
FİZİK 23
H
M
FİZİK 24
R
Ö
FİZİK 25
FİZİK 26
FİZİK 27
FİZİK 28
FİZİK 29
FİZİK 30
219
45. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARASI ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI
MATEMATİK FİNALİSTLERİ
ÖĞRENCİ
ADI SOYADI
O
220
PROJENİN ADI
DALI ve SIRA NO
Ö
AD
ATAHAN ASLAN
İDİL DİLAN OĞURLU
ÜÇGENİN DÖRT NOKTA ÇEMBERLERİ
MATEMATİK 1
ABDULLAH
MELİH ÜNSAL
PARÇACIKLARIN DÜZLEMSEL BÖLGEDE RASTGELE HAREKETİ
MATEMATİK 2
MUHAMM
OSMANAĞ
ELBRUZ CA
VEDAT GÖÇMEN YUSUF
ELBASAN
ÜÇGENLERDE HERON AİLESİ
MATEMATİK 3
MUSTAFA
MUHAMM
TAŞKIN
ONUR SULAK
SADIK SAİD KASAP
TEĞETLER DÖRTGENİ ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA
MATEMATİK 4
HATİCE ZE
NURSİMA
ENES FARUK ÇONA
MEHMET ALİ ŞİMŞEK
EŞİTSİZLİKLERDE YENİ BİR METOT "ALTIN DOKUNUŞ"
MATEMATİK 5
MUHAMM
FARUK TA
MEHMET YİĞİT HUDUTİ
MEHMET EREN
SAVAŞTÜRK
DÜZLEMDEKİ BİR NOKTANIN DÜZGÜN ÇOKGENİN KÖŞE
NOKTALARINA OLAN UZAKLIKLARI ARASINDAKİ BAĞINTILAR
MATEMATİK 6
SENA ASL
DAMLA KA
BERFİN YÜCEER
İKİZ ELİPSLER
MATEMATİK 7
BÜŞRA KU
SÜMEYYE
RECEP ALTAR ÇİÇEKSİZ
MATEMATİKSEL BİLARDO DÜZLEMLERİNİ KULLANARAK TİYATRO
BİNALARINDAKİ AKUSTİĞİN İNCELENMESİ
MATEMATİK 8
YALÇIN TA
ŞEYMA M
MEHMET FURKAN
ERTUĞRUL
EMİRHAN KÖSE
ASİL ARİTMETRİK SAYILARIN KOMBİNASYON ÜZERE
UYGULAMALARI
MATEMATİK 9
AHMET N
LEVENT FA
MUHAMMED ÇAĞRI
ÖZCAN
EBUBEKİR KÜPE
DEĞİŞKEN ARTAN DİZİLERİN FORMÜLİZE EDİLMESİ
MATEMATİK
10
SELMA GÜ
İPEK ÜNLÜ
NECATİ BERK GÜNLÜK
OYUN TEORİSİNİ KULLANARAK ISPARTA ŞEHRİNDE OLASI BİR
DEPREM SONRASI İNSANLARI GENİŞ VE GÜVENLİ BÖLGELERE
TAŞIMA PROBLEMİ ÜZERİNE
MATEMATİK
11
HANİFENU
BURCU KA
SAFİYE HANDE ERDEM
TUBA BETÜL TAŞKIN
DÜZLEM GEOMETRİDE BAZI ÖNEMLİ TEOREMLERİN
DÖRTYÜZLÜLERE (TETRAHEDRON) UYGULAMALARI
MATEMATİK
12
ALİHAN KA
YUSUF KÜ
YAREN OTLATICI
İBRAHİM KAHRAMAN
BİR ÜÇGEN İLE AÇIORTAY AYAKLARINDAN OLUŞAN ÜÇGENİN
İLİŞKİSİ
MATEMATİK
13
GAMZE D
KARADİKM
ÖZDEN YA
HALİL İBRAHİM YAZICI
MUHAMMED ENİS ŞEN
PTOLEMY TEOREMİ VE BİR UYGULAMA
MATEMATİK
14
KADER TU
TİREN
ÖZGÜR ER
HATİCE İREM IŞIK
ÜÇ BOYUTLU CATALAN
MATEMATİK
15
KÜBRANU
NECATİ BERK GÜNLÜK
OYUN TEORİSİNİ KULLANARAK ISPARTA ŞEHRİNDE OLASI BİR
DEPREM SONRASI İNSANLARI GENİŞ VE GÜVENLİ BÖLGELERE
TAŞIMA PROBLEMİ ÜZERİNE
MATEMATİK
11
HANİFENU
BURCU KA
SAFİYE HANDE ERDEM
TUBA BETÜL TAŞKIN
DÜZLEM GEOMETRİDE BAZI ÖNEMLİ TEOREMLERİN
DÖRTYÜZLÜLERE (TETRAHEDRON) UYGULAMALARI
MATEMATİK
12
ALİHAN KA
YUSUF KÜ
YAREN OTLATICI
İBRAHİM KAHRAMAN
BİR ÜÇGEN İLE AÇIORTAY AYAKLARINDAN OLUŞAN ÜÇGENİN
İLİŞKİSİ
MATEMATİK
13
GAMZE D
KARADİKM
ÖZDEN YA
45. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARASI ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI
MATEMATİK
FİNALİSTLERİ
HALİL İBRAHİM
YAZICI
MATEMATİK
MUHAMMED ENİS ŞEN
PTOLEMY TEOREMİ VE BİR UYGULAMA
KADER TU
TİREN
14
ÖZGÜR ER
HATİCE İREM IŞIK
ÜÇ BOYUTLU CATALAN
MATEMATİK
15
KÜBRANU
OSMAN AKAR
EMRE GİRGİN
YENİ GEOMETRİK EŞİTSİZLİKLER ÜZERİNE FARKLI BİR ÇALIŞMA
MATEMATİK
16
DENİZ KAR
NİGAR ERD
AYDIN DEMİRCİ
İREM PINAR
EŞKENAR ÜÇGENİN İÇ SODDY ÇEMBERİ ÜZERİNE BİR İNCELEME
MATEMATİK
17
ÜZLİFET P
ŞEYMANU
SAMET RESUL ÇELİK
FATİH İDİZ
BİR ÜÇGENİN ÇEVREL PARABOLLERİNİN PARAMETRELERİ İLE
ELEMANLARI ARASINDAKİ BAĞINTILAR
MATEMATİK
18
HALİL İBRAHİM UZUNLU
MÜNİR KIYICI
GÜÇLER TOPLAMININ BULUNMASI
MATEMATİK
19
KÜBRA ŞAHİN
ÜÇÜNCÜ DERECEDEN DENKLEMLERİN ÇÖZÜM KÜMELERİ ÜZERİNE
BİR ÇALIŞMA (KÖKLERİN TÜRÜNE GÖRE ÇÖZÜM KÜMELERİNİN
ARAŞTIRILMASI)
MATEMATİK
20
SAMET YILMAZ
FURKAN KARAMAN
DİSKRİMİNANT(?) İLE EĞRİLERİN ALANINI HESAPLAMA
MATEMATİK
21
ZUHAL BATUR
BEYZA NUR TAŞ
BAZI MAKSİMUM PROBLEMLER İÇİN PRATİK YÖNTEM
MATEMATİK
22
HALİL İBRAHİM KARAKOÇ
MÜCAHİT EKİNCİ
ARALARINDA ASALLIK VE BÖLÜNEMEME DURUMLARINDA
İŞLEVSEL FORMÜLLER
MATEMATİK
23
RAMAZAN KALKAN
ÖMER ÇULCU
ARABA PARKEDİLMESİNİN ZORLAŞTIRILMASI (!) VE FİŞ FIRLATMA
OYUNLARI
MATEMATİK
24
221
45. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARASI ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI
COĞRAFYA FİNALİSTLERİ
DALI ve SIRA NO
ÖĞRENCİ
ADI SOYADI
PROJENİN ADI
DALI ve SIRA NO
ÖĞRE
ADI SO
BİYOLOJİ 1
TOLUNAY ÖFKELİ ALİ
GÖLGE
ÜLKE BAYRAKLARINDA COĞRAFYANIN İZLERİ
COĞRAFYA 1
MURAT DEHA
ÖZLEM ÇOBAN
BİYOLOJİ 2
RAMAZAN TOTU
MUSTAFA ÇATALTEPE
ISI YALITIMINDA KAMIŞ KULLANIMI
COĞRAFYA 2
ALİ SEFA TOKG
BİYOLOJİ 3
SADİYE BERFİN KANDEMİR AĞRI DAĞI VE ÇEVRESİ JEOPARK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ
KÜBRA NUR ÖZKAYA
PROJESİ
COĞRAFYA 3
ÖMER DENİZH
SATILMIŞ
BİYOLOJİ 4
BEDRİYE KOÇER
NAZ BERÇİN KORGAN
COĞRAFYA 4
FETHİYE ŞEVİK
FATMANAZ YA
BİYOLOJİ 5
MUSTAFA REŞİT YÖRDEM KATI+SIVI=BİYOGAZ (BİGA'NIN BİYOGAZ POTANSİYELİNİN
EFE ERİMOĞLU
DEĞERLENDİRİLMESİ)
COĞRAFYA 5
YUSUF OLĞUN
MURAT CANKU
BİYOLOJİ 6
BURAK CANER DURUŞ
EMRECAN ASLAN
SOLUCAN MUCİZESİ: PİRİNA GÜBRESİ
COĞRAFYA 6
ONUR ALİ ZEYB
MEHMETCAN
BİYOLOJİ 7
YUSUF İSLAM İLTER
NURAY AYDIN
NEŞELİ KAR ÇOCUKLARI
COĞRAFYA 7
ZEYNEP SASUN
MUHAMMED
KANIK
BİYOLOJİ 8
MELİSA ATAK
ERZAN ORHAN
DOĞAM İÇİN RES (DİRES)
COĞRAFYA 8
SÜLEYMAN FU
DEĞERLİ
M. FAZIL YAŞA
BİYOLOJİ 9
BÜŞRA ŞAHİN
DUDU ARSLAN
ANTROPOJENİK FAKTÖRLERİN NEDEN OLDUĞU ÖTROFİKASYON:
KOVADA GÖLÜ ÖRNEĞİ
COĞRAFYA 9
MAHMUT YAS
ÖMER KARAKA
BİYOLOJİ 10
MERVE AYVAZOĞLU
NURGÜL ARSLAN
ANADOLU SIĞLA AĞACI VE YAĞI
COĞRAFYA 10
SEDAT BİLGEH
MESUT ÇEVİK
BİYOLOJİ 11
MELDA TURAL
DEREN DİRİCANLI
ORMAN YANGINLARININ YAYILMA VE HIZLANMASINDA KOZALAK
ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI, YENİ SÖNDÜRME SİSTEMLERİNİN
GELİŞTİRİLMESİ
COĞRAFYA 11
SİNAN GEDİK
SERVET KINALI
BİYOLOJİ 12
HUZEYFE OKUMUŞ
MUHAMMET NUSRET
ÖZATEŞ
TARİHİMİZİN EN SOĞUK "SICAK SAVAŞI": 100. YILINDA SARIKAMIŞ
COĞRAFYA 12
HAREKÂTI'NIN COĞRAFİ ANALİZİ
AYŞE BELEMİR
ALTINAY DAŞD
BİYOLOJİ 13
ECE YILDIRIMŞİMŞEK
BUSE ÇOBANOĞLU
PARÇADAN BÜTÜNE GELİŞİR TÜRKİYE
COĞRAFYA 13
DUYGU NAZ D
ŞEVVAL SİMAY
BİYOLOJİ 14
EMRE AKKAN
TARIMCIL HEXACOPTER
AHMET HAKAN AYDOĞAN
COĞRAFYA 14
OĞULCAN AHİ
CAN NACAK
DİLARA NUR DOĞAN
GÜLDESTE BEKAR
COĞRAFYA 15
EMRAH TURAN
SERKAN ÇİL
222
BİYOLOJİ 15
KENTSEL TASARIMDA, YAYA YOLLARI VE ÜST GEÇİTLERDE GÖZ
ARDI EDİLEN SORUNLAR: KIZILAY ÖRNEĞİ
BANA AÇIYI SÖYLE SANA ENLEMİNİ SÖYLEYEYİM!
BİYOLOJİ 11
MELDA TURAL
DEREN DİRİCANLI
ORMAN YANGINLARININ YAYILMA VE HIZLANMASINDA KOZALAK
ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI, YENİ SÖNDÜRME SİSTEMLERİNİN
GELİŞTİRİLMESİ
COĞRAFYA 11
SİNAN GEDİK
SERVET KINAL
BİYOLOJİ 12
HUZEYFE OKUMUŞ
MUHAMMET NUSRET
ÖZATEŞ
TARİHİMİZİN EN SOĞUK "SICAK SAVAŞI": 100. YILINDA SARIKAMIŞ
COĞRAFYA 12
HAREKÂTI'NIN COĞRAFİ ANALİZİ
AYŞE BELEMİR
ALTINAY DAŞ
BİYOLOJİ 13
ECE YILDIRIMŞİMŞEK
BUSE ÇOBANOĞLU
PARÇADAN BÜTÜNE GELİŞİR TÜRKİYE
DUYGU NAZ D
ŞEVVAL SİMA
BİYOLOJİ 14
COĞRAFYA 13
45. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARASI ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI
COĞRAFYA
EMRE AKKANFİNALİSTLERİ
AHMET HAKAN AYDOĞAN
TARIMCIL HEXACOPTER
COĞRAFYA 14
OĞULCAN AH
CAN NACAK
BİYOLOJİ 15
DİLARA NUR DOĞAN
GÜLDESTE BEKAR
BANA AÇIYI SÖYLE SANA ENLEMİNİ SÖYLEYEYİM!
COĞRAFYA 15
EMRAH TURA
SERKAN ÇİL
BİYOLOJİ 16
EDA KIRTEKE
BEYDAĞI METEOROLOJİ KULESİ
COĞRAFYA 16
BARTU ÖREN
MERT YÜKSEK
BİYOLOJİ 17
HATİCE ÇELİK MUHLİS
CÜLÜC
MUT VE ÇEVRESİNDE EKO-TURİZM POTANSİYELİ VE YEREL HALKIN
COĞRAFYA 17
EKO- TURİZME YAKLAŞIMININ TESPİT EDİLMESİ
MUHAMMED
ARDA AYDIN
BİYOLOJİ 18
SANİYE SARISOY
ASENA AKBULUT
KİTABI BAHRİYE EKSENİNDEN PİRİ REİS'İN 1513 TARİHLİ
HARİTASININ ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ AÇISINDAN ÖNEMİ VE
FARKINDALIĞI
EGEHAN YORU
CERENGÜL BA
COĞRAFYA 18
BİYOLOJİ 19
BURAK VURAL
OSMAN ALİ K
BİYOLOJİ 20
YAREN SEVER
BİYOLOJİ 21
BÜŞRA YILDIR
KORAY ŞEKER
BİYOLOJİ 22
İBRAHİM HAK
RAMAZAN KÖ
BİYOLOJİ 23
JESSİCA DURD
BİYOLOJİ 24
ÖMER FARUK
FURKAN KAYA
BİYOLOJİ 25
AHMET HAKA
ÖMER FARUK
BİYOLOJİ 26
METEHAN EM
BİYOLOJİ 27
MAHSUN ERK
EMRE GÜLER
ALİ YURDUSEV
VOLKAN SEVE
TİJDA CAN
ROZERİN DEM
223
YİĞİT YAŞAR
TAHA MUSAD
45. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARASI ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI
PSİKOLOJİ FİNALİSTLERİ
ÖĞRENCİ
ADI SOYADI
e SIRA NO
PROJENİN ADI
DALI ve SIRA NO
ÖĞR
ADI SO
EMATİK 1
ABDULLAH ULUÇAY
EYVAH! MESAJ GELDİ!(ORTAÖĞRETİM OKULLARINDA ÖDEV
DURUMLARININ KISA MESAJLA VELİYE BİLDİRİLMESİNİN ETKİLERİ)
PSİKOLOJİ 1
TUNCAY SÜSL
EMATİK 2
MUHAMMED SİRAÇ
OSMANAĞAOĞLU
ELBRUZ CAN DOĞAN
MATEMATİK KORKUSUNUN ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ
ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİSİNİN İNCELENMESİ VE MATEMATİK
KORKUSUNUN YENİLMESİ
PSİKOLOJİ 2
BERİVAN BULU
GAMZE KUTLA
EMATİK 3
MUSTAFA ERDİ SÜMER
MUHAMMED HALİL
TAŞKIN
SOKAKTAN BİLGİSAYARA METAFORLARLA OYUN YOLCULUĞU
PSİKOLOJİ 3
AYŞEGÜL ÖRD
ZEYNEP TEYFU
EMATİK 4
HATİCE ZEHRA KAÇAN
NURSİMA EKİCİ
POLİJİNİNİN (ÇOK KARILILIK) ÇOCUK PSİKOLOJİSİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ
BATMAN İLİ ÖRNEĞİ
PSİKOLOJİ 4
SÜREYYA FER
EMATİK 5
MUHAMMED ENES ZEREN ERGENLERDE PROSOSYAL DAVRANIŞLAR VE BAZI DEĞİŞKENLERİN
FARUK TAHSİN ARIK
ROLÜ
PSİKOLOJİ 5
ESMA MERVE
KARAKAŞ
MAHİNUR KO
EMATİK 6
SENA ASLANTAŞ
DAMLA KAŞIKÇI
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE ŞİDDETİN DEĞİŞEN YÜZÜ; SANAL (SİBER)
ŞİDDET /(LİSE ÖĞRENCİLERİNİN SANAL ZORBALIK EĞİLİMLERİ VE
SANAL MAĞDURİYET SEVİYELERİNİN BAZI METAFORLAR
AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ)
PSİKOLOJİ 6
AYŞEGÜL AKA
HATİCE BÜŞRA
EMATİK 7
BÜŞRA KUMRAL
SÜMEYYE NUR LİMON
BENİMLE OYNAMA ÇAKARIM SANA(BİLGİSAYAR OYUNLARININ LİSE
(10.SINIF) ÖĞRENCİLERİNİN SALDIRGANLIK DAVRANIŞLARINA
ETKİSİ)
PSİKOLOJİ 7
RÜVEYDA GEY
EMATİK 8
YALÇIN TANIŞ
ŞEYMA MACAROĞLU
SİYAH ŞAPKALILAR (BLACK HAT HACKER)
PSİKOLOJİ 8
SAMET KOÇA
EMATİK 9
AHMET NUMAN KILIÇ
LEVENT FARUK SOYSAL
FLIPPED CLASSROOM EĞİTİM MODELİNİN ORTAOKUL ÖĞRENCİLERİ
ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
PSİKOLOJİ 9
AHMET FURK
YUNUS EMRE
TEMATİK
10
SELMA GÜNEŞ HASGÖREN İLK KARARDA ISRAR/KARAR VERMEDE BİLİŞSEL FARKINDALIK
İPEK ÜNLÜ
ETKİLERİ
PSİKOLOJİ 10
MUHAMMET
ALINDIRMAZ
MEHMET ONU
TEMATİK
11
HANİFENUR TEKİR
BURCU KARABIYIK
LİSANS YERLEŞTİRME SINAVI'NA GİREN ÖĞRENCİLERİN ANNEBABALARININ PSİKOLOJİK BELİRTİLERİNİN İNCELENMESİ
PSİKOLOJİ 11
ELİF BEYZA SE
TEMATİK
12
ALİHAN KANDİŞ
YUSUF KÜÇÜK
ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNDE SİGARA BAĞIMLIĞI VE SİĞARA
YASAĞI AFİŞLERİNE TEPKİLERİ
PSİKOLOJİ 12
EBRAR PALAB
YAĞMUR AKS
TEMATİK
13
GAMZE DİDAR
KARADİKME
ÖZDEN YALIM
ERGENLERDE YAŞAM DOYUMUNUN MESLEK KARARI VERME
YETKİNLİĞİ AÇISINDAN İNCELENMESİ
PSİKOLOJİ 13
EMİNE GÜLER
TEMATİK
14
KADER TUNA İREM GÜL
TİREN
ANA SINIFINA GİDEN KÖY VE ŞEHİR ÇOCUKLARININ KELİME
HAZİNELERİNE ANNE-BABANIN EĞİTİM SEVİYESİ, HİKÂYE KİTABI
OKUMALARI VE OKUL ETKİNLİKLERİNİ TEKRAR ETTİRMELERİNİN
ETKİSİNİN İNCELENMESİ ANAMUR ÖRNEĞİ
PSİKOLOJİ 14
ASLI KAĞIZMA
HALİME TÜRK
KÜBRANUR USTAOĞLU
MORG ÇALIŞANLARININ İŞ DOYUMU VE TÜKENMİŞLİK DÜZEYLERİ
İLE ARASINDAKİ İLİŞKİ
PSİKOLOJİ 15
GÜLSÜN TAŞB
TEMATİK
15
224
TEMATİK
11
HANİFENUR TEKİR
BURCU KARABIYIK
LİSANS YERLEŞTİRME SINAVI'NA GİREN ÖĞRENCİLERİN ANNEBABALARININ PSİKOLOJİK BELİRTİLERİNİN İNCELENMESİ
PSİKOLOJİ 11
ELİF BEYZA SE
TEMATİK
12
ALİHAN KANDİŞ
YUSUF KÜÇÜK
ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNDE SİGARA BAĞIMLIĞI VE SİĞARA
YASAĞI AFİŞLERİNE TEPKİLERİ
PSİKOLOJİ 12
EBRAR PALAB
YAĞMUR AKS
TEMATİK
13
GAMZE DİDAR
KARADİKME
ÖZDEN YALIM
ERGENLERDE YAŞAM DOYUMUNUN MESLEK KARARI VERME
YETKİNLİĞİ AÇISINDAN İNCELENMESİ
PSİKOLOJİ 13
EMİNE GÜLER
TİREN
OKUMALARI VE OKUL ETKİNLİKLERİNİ TEKRAR ETTİRMELERİNİN
ETKİSİNİN İNCELENMESİ ANAMUR ÖRNEĞİ
TEMATİK
15
KÜBRANUR USTAOĞLU
TEMATİK
16
TEMATİK
17
TEMATİK
14
45. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARASI ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI
ANA SINIFINA GİDEN KÖY VE ŞEHİR ÇOCUKLARININ KELİME
PSİKOLOJİ
FİNALİSTLERİ
KADER TUNA
İREM GÜL
HAZİNELERİNE ANNE-BABANIN EĞİTİM SEVİYESİ, HİKÂYE KİTABI
PSİKOLOJİ 14
ASLI KAĞIZMA
HALİME TÜRK
MORG ÇALIŞANLARININ İŞ DOYUMU VE TÜKENMİŞLİK DÜZEYLERİ
İLE ARASINDAKİ İLİŞKİ
PSİKOLOJİ 15
GÜLSÜN TAŞB
DENİZ KARANLIK
NİGAR ERDEMİROĞLU
ENGELLİLERDE EVLİLİK PSİKOLOJİSİ
PSİKOLOJİ 16
MUHAMMET
GÜRCAN
BEYZA CELLAT
ÜZLİFET POLAT
ŞEYMANUR GÜLAÇAR
İMAM HATİP LİSESİ ÖĞRENCİLERİNİN MESLEKİ OLGUNLUK
DÜZEYLERİ İLE ALGILADIKLARI SOSYAL DESTEK DÜZEYLERİ
ARASINDAKİ İLİŞKİNİN İNCELENMESİ
PSİKOLOJİ 17
ELİF İREM BOŞ
TEMATİK
18
KEMAL SEDAT
OZAN ADIGÜZ
TEMATİK
19
OSMAN BAĞ
VOLKAN TOPL
TEMATİK
20
ÖMER FARUK
FURKAN DEM
TEMATİK
21
İSMAİL KURA
MUSTAFA EM
TEMATİK
22
AHMET MUA
MUSA SAİD A
TEMATİK
23
AHMET ŞAŞA
TEMATİK
24
RÜYA KÖKSAL
DAMLA BURU
EZGİ ZEYNEP
RABİA NUR BU
CERENAY CAN
ECE TOK DAM
MELEMEZOĞ
ZELİHA KÜÇÜ
KÜÇÜKKÖŞKE
MUHAMMED
SOYTEKİNOĞL
225
SUDE YILMAZ
ERTUĞRUL KA
45. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARASI ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI
SOSYOLOJİ FİNALİSTLERİ
DALI ve SIRA NO
ÖĞRENCİ
ADI SOYADI
PROJENİN ADI
DALI ve SIRA NO
ÖĞRENCİ
ADI SOYADI
PSİKOLOJİ 1
TUNCAY SÜSLÜ
GEZİ OLAYLARININ, LİSE ÖĞRENCİLERİNİN "HAK ARAMA VE SANAL
ÖRGÜTLENME" KONUSUNA BAKIŞI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN
SOSYOLOJİK ANALİZİ - ADANA İLİ ÖRNEĞİ
SOSYOLOJİ 1
AYŞE ŞAYLAN
BİR
ERİ
ATEMATİK
PSİKOLOJİ 2
BERİVAN BULUT
GAMZE KUTLAY
KADINA ŞİDDET ALGISINDA FATALİZMİN ETKİSİ: AĞRI İLİ ÖRNEĞİ
SOSYOLOJİ 2
AHMET MELİH AÇIKGÖZ
MUSTAFA UYGUN
SE
ULUĞU
PSİKOLOJİ 3
AYŞEGÜL ÖRDEK
ZEYNEP TEYFUR
DERSHANELERİN VARLIĞI EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ MİDİR YOKSA
EŞİTSİZLİK Mİ?: AĞRI İLİ ÖRNEĞİ
SOSYOLOJİ 3
FATMANUR CANEVİ
KADER GÜLTAÇ
TA
BA
PSİKOLOJİ 4
SÜREYYA FERYAL ERKOÇAK
LİSE ÖĞRENCİLERİNİN MİZAH ANLAYIŞI VE MİZAH DERGİLERİNE
DAİR TUTUMU
SOSYOLOJİ 4
ALİCAN UZUN
BUĞRA KARACA
Mİ
PSİKOLOJİ 5
ESMA MERVENUR
KARAKAŞ
MAHİNUR KOÇAK
ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN 'ÖTEKİ' ALGISI VE 'ÖTEKİ'NE
YÖNELİK TUTUMUNDA PANSİYON FAKTÖRÜNÜN ETKİLERİ
SOSYOLOJİ 5
ALİ OSMAN TAŞLI
İPEK MUSAOĞLU
LİS
ET
DE
PSİKOLOJİ 6
AYŞEGÜL AKALIN
HATİCE BÜŞRA KUŞAKSIZ
LİSE ÖĞRENCİLERİ ARASINDAKİ MOBBİNG (OKULDA PSİKOLOJİK
ŞİDDET, YILDIRMA) HAREKETLERİ: ELMALI ÖRNEĞİ
SOSYOLOJİ 6
AYYÜCE AĞSAKALLI
ŞEYMA ÖZCAN
11
DO
PSİKOLOJİ 7
RÜVEYDA GEYİK
DEMOKRATİKLEŞME PAKETİNİN AHLAT'TAKİ SOSYO-EKONOMİK
YAPIDAKİ YANSIMALARI
SOSYOLOJİ 7
REFİK AKBULUT
DİLAN TURAN
TA
RO
PSİKOLOJİ 8
SAMET KOÇAK
ORTAÖĞRETİM KURUMLARINDA KARŞILAŞILAN DİSİPLİN
SORUNLARI VE EĞİTİM YÖNETİCİLERİNİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ(BİTLİS
İLİ ÖRNEĞİ)
SOSYOLOJİ 8
ESMA HAZAL ARISAN
EV
PSİKOLOJİ 9
AHMET FURKAN CAN
YUNUS EMRE BALAK
KAFKASYA'DAN BAŞLAYAN VE ORTA ASYA STEPLERİNE KADAR
UZANAN, HÜZNÜN COĞRAFYASINA KAZINAN VE BURSA'DA SON
BULAN BİR GÖÇ HİKAYESİ: AHISKA TÜRKLERİ
SOSYOLOJİ 9
HAKAN ÇOBAN
HÜSEYİN OĞULCAN
TÜFEKÇİ
BİR
EV
PSİKOLOJİ 10
MUHAMMET SALİH
ALINDIRMAZ
MEHMET ONUR YAŞA
TABLETLE EĞİTİMİN LİSELERDE ÖĞRENCİ VE ÖĞRETMENLER
ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ (DENİZLİ ÖRNEĞİ)
SOSYOLOJİ 10
NUR ÖZDEMİR
YAREN GÜLER
ZA
PSİKOLOJİ 11
ELİF BEYZA SELEN
FEN LİSESİ ÖĞRENCİLERİNİN BAŞARI ALGISI VE MÜKEMMELİYETÇİ
YAPILARININ MUTLULUK DÜZEYİNE ETKİSİ.
SOSYOLOJİ 11
ELİFNUR KURT
UTKU EGE YILDIRIM
AN
ÖN
PSİKOLOJİ 12
EBRAR PALABIYIK
YAĞMUR AKSU
HAMİLİKART YAKINIMDIR! (TOPLUMUMUZDA KAYIRMACILIK,
TARAFGİRLİK VE YANDAŞLIĞIN SOSYOLOJİK ANALİZİ)
SOSYOLOJİ 12
ZEYNEP ACAR
ECE TAŞKENT
PA
HİK
PSİKOLOJİ 13
EMİNE GÜLER
ERZURUM'DAKİ SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLENMESİNE ELEŞTİRİSEL
BAKIŞ
SOSYOLOJİ 13
RÜVEYDA GÜVEN
ZEYNEP BÜŞRA İNBAŞI
GÜ
FA
PSİKOLOJİ 14
ASLI KAĞIZMANLI
HALİME TÜRKEŞ
UMUDA GELENLER...
SOSYOLOJİ 14
NAKHARİN SORMAD
REDHWAN MOHAMMED
AHMED
TA
PSİKOLOJİ 15
GÜLSÜN TAŞBUNAR
TÜRKİYE'DEKİ FORMAL EĞİTİM KURUMLARINDAKİ MİMARİ
YAPININ DEMOKRASİ PARADİGMASINDA SOSYOLOJİK ANALİZİ:
SOSYOLOJİ 15
İREM TEKİN
AHMET YASİR CİLVEZ
MA
TIL
PSİKOLOJİ 16
MUHAMMET EREN
GÜRCAN
BEYZA CELLAT
EĞİTİM FAKÜLTESİ SON SINIF ÖĞRENCİLERİNİN EVLİLİK ALGILARINA
SOSYOLOJİ 16
İLİŞKİN BELİRTTİKLERİ METAFORLARIN SOSYOLOJİK ANALİZİ
MİNA PERÇİN
AS
PSİKOLOJİ 17
ELİF İREM BOŞÇA
AİLE VE ÇEVRE ETKİSİNİN BİREYLERDEKİ BASKI ALGISI ÜZERİNDEKİ
ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI:İSKENDERUN ÖRNEĞİ
SOSYOLOJİ 17
ŞERİFE SELCAN KÜÇÜK
SEDA KUŞDEMİR
KA
EV
KEMAL SEDAT CEYHAN
OZAN ADIGÜZEL
ORTA ÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN BAŞARI ALGISI VE GELECEK
BEKLENTİSİ: İSTANBUL İLİNDEKİ ANADOLU LİSELERİNDE YAPILAN
BİR UYGULAMA
SOSYOLOJİ 18
MERYEM ETEŞ
TE
ÖDEV
N ETKİLERİ)
NDEKİ ETKİSİ
ŞKENLERİN
ANAL (SİBER)
MLERİ VE
AR
NLARININ LİSE
ARINA
ÖĞRENCİLERİ
NDALIK
N ANNEİ
VE SİĞARA
VERME
LİME
YE KİTABI
ELERİNİN
DÜZEYLERİ
LUK
LERİ
226
E SİĞARA
ERME
LİME
YE KİTABI
LERİNİN
DÜZEYLERİ
UK
ERİ
PSİKOLOJİ 12
EBRAR PALABIYIK
YAĞMUR AKSU
HAMİLİKART YAKINIMDIR! (TOPLUMUMUZDA KAYIRMACILIK,
TARAFGİRLİK VE YANDAŞLIĞIN SOSYOLOJİK ANALİZİ)
SOSYOLOJİ 12
ZEYNEP ACAR
ECE TAŞKENT
P
H
PSİKOLOJİ 13
EMİNE GÜLER
ERZURUM'DAKİ SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLENMESİNE ELEŞTİRİSEL
BAKIŞ
SOSYOLOJİ 13
RÜVEYDA GÜVEN
ZEYNEP BÜŞRA İNBAŞI
G
F
PSİKOLOJİ 14
ASLI KAĞIZMANLI
HALİME TÜRKEŞ
UMUDA GELENLER...
SOSYOLOJİ 14
NAKHARİN SORMAD
REDHWAN MOHAMMED
AHMED
T
SOSYOLOJİ 15
İREM TEKİN
AHMET YASİR CİLVEZ
M
T
EĞİTİM FAKÜLTESİ SON SINIF ÖĞRENCİLERİNİN EVLİLİK ALGILARINA
SOSYOLOJİ 16
İLİŞKİN BELİRTTİKLERİ METAFORLARIN SOSYOLOJİK ANALİZİ
MİNA PERÇİN
A
PSİKOLOJİ 15
GÜLSÜN TAŞBUNAR
TÜRKİYE'DEKİ FORMAL EĞİTİM KURUMLARINDAKİ MİMARİ
YAPININ DEMOKRASİ
PARADİGMASINDA
SOSYOLOJİK ANALİZİ:
45. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ
ARASI
ARAŞTIRMA
PROJELERİ YARIŞMASI
SOSYOLOJİ
FİNALİSTLERİ
MUHAMMET EREN
PSİKOLOJİ 16
GÜRCAN
BEYZA CELLAT
PSİKOLOJİ 17
ELİF İREM BOŞÇA
AİLE VE ÇEVRE ETKİSİNİN BİREYLERDEKİ BASKI ALGISI ÜZERİNDEKİ
ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI:İSKENDERUN ÖRNEĞİ
SOSYOLOJİ 17
ŞERİFE SELCAN KÜÇÜK
SEDA KUŞDEMİR
K
E
KEMAL SEDAT CEYHAN
OZAN ADIGÜZEL
ORTA ÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN BAŞARI ALGISI VE GELECEK
BEKLENTİSİ: İSTANBUL İLİNDEKİ ANADOLU LİSELERİNDE YAPILAN
BİR UYGULAMA
SOSYOLOJİ 18
MERYEM ETEŞ
T
OSMAN BAĞ
VOLKAN TOPLAYICI
TARİHİN DERİNLİKLERİNDEN GELEN SES
SOSYOLOJİ 19
FETHİYE NUR GENÇ
A
O
ÖMER FARUK ÖZKILINÇ
FURKAN DEMİRBAŞ
ADAPTASYON MU? YOZLAŞMA MI? : GÖÇ İLE GELEN KÜLTÜRÜN
MODERN KENT YAŞAMINDAKİ DEĞİŞİMİNİN ÇİĞ KÖFTE KÜLTÜRÜ
ÜZERİNDEN İNCELENMESİ
SOSYOLOJİ 20
SENA ÇORUHLU
O
V
İSMAİL KURAL
MUSTAFA EMRE
"TÜKETİME KÜÇÜĞÜN BÜYÜK ETKISI" ÇOCUKLARIN AİLE TÜKETİM
KARARLARINA ETKİSİNİN SOSYOLOJİK ANALİZİ
SOSYOLOJİ 21
AHMET MUAZ KÖMÜR
MUSA SAİD ARIK
KİŞİ MESLEĞİDİR
SOSYOLOJİ 22
AHMET ŞAŞAR
KAYSERİ'DEKİ EV (AKŞAM) OTURMALARININ BİREYLERİN
SOSYALLEŞMESİNE ETKİSİ, TOPLUM HAYATINA YANSIMALARI VE SOSYOLOJİ 23
KÜLTÜREL BİRİKİMİN GELECEK NESİLLERE AKTARILMASINDAKİ ROLÜ
RÜYA KÖKSAL
DAMLA BURUCU
MATERYAL DESTEKLİ SOSYOLOJİ EĞİTİMİ
SOSYOLOJİ 24
EZGİ ZEYNEP ÇİMEN
RABİA NUR BUDAK
GENÇLİK ALT KÜLTÜR GRUPLARI
SOSYOLOJİ 25
CERENAY CANATAN
SOSYAL MEDYA KULLANIMININ ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ
ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN SOSYOLOJİK OLARAK İNCELENMESİ
(TARSUS ÖRNEĞİ)
SOSYOLOJİ 26
ECE TOK DAMLA
MELEMEZOĞLU
"FARKINDA OL, GÖZLE, HAZIRLIKLI OL" 0-6 YAŞ GRUBU
ÇOCUKLARDA EV KAZALARINDAN ZARAR GÖRMEYİ ÖNLEMEYE
YÖNELİK ÇÖZÜM ÖNERİSİ
SOSYOLOJİ 27
ZELİHA KÜÇÜK GÜLER
KÜÇÜKKÖŞKER
SURİYELİ MÜLTECİLERİN OSMANİYE TARIM ÇALIŞANLARINA ETKİSİ SOSYOLOJİ 28
MUHAMMED HANEFİ
SOYTEKİNOĞLU
DİN GÖREVLİLERİ VE İLAHİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN
KADINA ŞİDDETEBAKIŞLARININ SOSYOLOJİK ANALİZİ? SAKARYA İLİ SOSYOLOJİ 29
ÖRNEĞİ
SUDE YILMAZ
ERTUĞRUL KALE
GENÇLERDE SİYASAL KATILIM VE SEÇMEN TİPOLOJİLERİ
SOSYOLOJİ 30
NESLİŞAH ASLAN
NAMUS KAVRAMININ KADIN ÜZERİNDEKİ KELEBEK ETKİSİ:
SAMSUN ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ ÖRNEĞİ; EĞİTİM
FAKÜLTESİ, İLAHİYAT FAKÜLTESİ, GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ
SOSYOLOJİ 31
AYDANUR BAYRAK
EVLİLİK Mİ , EVCİLİK Mİ ? (ÇATALÇAM KÖYÜNDE YAŞAYAN 15-76
YAŞ ARASINDAKİ ÇOCUK GELİNLERİN ZAMANLA DEĞİŞEN
SORUNLARI, ERKEN EVLİLİĞE İLİŞKİN TUTUM VE ALGILARI.)
SOSYOLOJİ 32
BUSE ÖZGE ÇİÇEK
GÜLCAN AYDIN
GELİNCİKLER( ÇOCUK GELİN SORUNUNUN SEBEPLERİ VE ÇÖZÜM
ÖNERİLERİNDE ERBAA ÖRNEĞİ)
SOSYOLOJİ 33
DİDEM YURDAGÜVEN
HALENUR BAKIRMAN
TRABZON İLİ BEŞİKDÜZÜ İLÇESİ İLKÖĞRETİM OKULLARINDA
UYGULANAN KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNİN SOSYOLOJİK AÇIDAN
ÖNEMİ
SOSYOLOJİ 34
227
45. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARASI ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI
TARİH FİNALİSTLERİ
LI ve SIRA NO
ÖĞRENCİ
ADI SOYADI
PROJENİN ADI
DALI ve SIRA NO
OSYOLOJİ 1
AYŞE ŞAYLAN
BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI'NDA OSMANLI UKRAYNA İLİŞKİLERİ
TARİH 1
OSYOLOJİ 2
AHMET MELİH AÇIKGÖZ
MUSTAFA UYGUN
SEYYAH-I ALEM EVLİYA ÇELEBİ'NİN İZİNDE BURSA ROTASI
TARİH 2
OSYOLOJİ 3
FATMANUR CANEVİ
KADER GÜLTAÇ
TARİH SAHNESİNİN BİLİNMEYEN YÜZLERİ: KUBBETÜ'L İSLAM'DA
BABALAR.
TARİH 3
OSYOLOJİ 4
ALİCAN UZUN
BUĞRA KARACA
MİLLİ BİRLİK VE BERABERLİĞİ ÇANAKKALE RUHU İLE YAKALAMAK
TARİH 4
OSYOLOJİ 5
ALİ OSMAN TAŞLI
İPEK MUSAOĞLU
LİSE ÖĞRENCİLERİNİN TARİH BİLİNCİNİN GELİŞİMİNDE SİNEMANIN
ETKİSİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA VE SİNEMA FİLMLERİNİN TARİH
DERSLERİNDE KULLANIMINA İLİŞKİN BİR MODEL ÖNERİSİ
TARİH 5
OSYOLOJİ 6
AYYÜCE AĞSAKALLI
ŞEYMA ÖZCAN
11. SINIF TARİH DERS KİTABININ ÖĞRETMEN GÖRÜŞLERİ
DOĞRULTUSUNDA DEĞERLENDİRİLMESİ ( ERZURUM ÖRNEĞİ)
TARİH 6
OSYOLOJİ 7
REFİK AKBULUT
DİLAN TURAN
TARİHİN GÖZLERİ ? TARİH ÖĞRETİMİNDE GÖRSEL KAYNAKLARIN
ROLÜ.
TARİH 7
OSYOLOJİ 8
ESMA HAZAL ARISAN
EVİMİZDE SAKLI KALMIŞ TARİH
TARİH 8
OSYOLOJİ 9
HAKAN ÇOBAN
HÜSEYİN OĞULCAN
TÜFEKÇİ
BİR DOĞU TRAKYA KASABASI OLAN MİMARSİNANDAKİ RUM
EVLERİNİ KEŞFETMEK.
TARİH 9
OSYOLOJİ 10
NUR ÖZDEMİR
YAREN GÜLER
ZAMANIN ELİNİ UZATTIĞI MANASTIR
TARİH 10
OSYOLOJİ 11
ELİFNUR KURT
UTKU EGE YILDIRIM
ANADOLU'DA EKMEĞİN TARİHİ VE EKMEK İSRAFININ
ÖNLENMESİNİN TOPLUMSAL ÖNEMİ
TARİH 11
OSYOLOJİ 12
ZEYNEP ACAR
ECE TAŞKENT
PAMİR YAYLALARINDAN ULUPAMİR KÖYÜ'NE UZANAN BİR GÖÇÜN
HİKÂYESİ-PAMİR KIRGIZLARININ TÜRKİYE'YE GÖÇÜ
TARİH 12
OSYOLOJİ 13
RÜVEYDA GÜVEN
ZEYNEP BÜŞRA İNBAŞI
GÜHERÇİLE NEDİR? VE OSMANLI DÖNEMİNDE KAYSERİ GÜHERÇİLE
FABRİKASI
TARİH 13
OSYOLOJİ 14
NAKHARİN SORMAD
REDHWAN MOHAMMED
AHMED
TAYLAND'DA OSMANLI İZLERİ
TARİH 14
İREM TEKİN
AHMET YASİR CİLVEZ
MALATYA TARİHİ YAPILARINDAKİ MÜHR-Ü SÜLEYMAN MOTİFİ VE
TILSIMI
TARİH 15
228
OSYOLOJİ 15
OSYOLOJİ 11
ELİFNUR KURT
UTKU EGE YILDIRIM
ANADOLU'DA EKMEĞİN TARİHİ VE EKMEK İSRAFININ
ÖNLENMESİNİN TOPLUMSAL ÖNEMİ
TARİH 11
OSYOLOJİ 12
ZEYNEP ACAR
ECE TAŞKENT
PAMİR YAYLALARINDAN ULUPAMİR KÖYÜ'NE UZANAN BİR GÖÇÜN
HİKÂYESİ-PAMİR KIRGIZLARININ TÜRKİYE'YE GÖÇÜ
TARİH 12
OSYOLOJİ 13
RÜVEYDA GÜVEN
ZEYNEP BÜŞRA İNBAŞI
GÜHERÇİLE NEDİR? VE OSMANLI DÖNEMİNDE KAYSERİ GÜHERÇİLE
FABRİKASI
TARİH 13
REDHWAN MOHAMMED
AHMED
TAYLAND'DA OSMANLI İZLERİ
TARİH 14
OSYOLOJİ 15
İREM TEKİN
AHMET YASİR CİLVEZ
MALATYA TARİHİ YAPILARINDAKİ MÜHR-Ü SÜLEYMAN MOTİFİ VE
TILSIMI
TARİH 15
OSYOLOJİ 16
MİNA PERÇİN
ASLANTEPE HİTİT KÖYÜ
TARİH 16
OSYOLOJİ 17
ŞERİFE SELCAN KÜÇÜK
SEDA KUŞDEMİR
KAYBOLMAYA YÜZ TUTMUŞ KÜLTÜR MİRASIMIZ TARİHİ SİLİFKE
EVLERİ
TARİH 17
OSYOLOJİ 18
MERYEM ETEŞ
TEPEALAN'DA YAŞAYAN BİR VAKANÜVİS ''MUSTAFA DEDE''
TARİH 18
OSYOLOJİ 19
FETHİYE NUR GENÇ
AMA HANGİ OSMANLI? TÜRK VE FARS LİSE ÖĞRENCİLERİNİN
OSMANLI ALGILARININ METAFORLAR ÜZERİNDEN İNCELENMESİ
TARİH 19
OSYOLOJİ 20
SENA ÇORUHLU
OLAYLAR BELGELER TANIKLARI İLE SAMSUNDA AMERİKAN ASKERİ
VARLIĞI: SAMSUN TUSLOG 3-2 (1956-1970)
TARİH 20
OSYOLOJİ 14
45. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARASI ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI
NAKHARİN
SORMAD
TARİH
FİNALİSTLERİ
OSYOLOJİ 21
OSYOLOJİ 22
OSYOLOJİ 23
OSYOLOJİ 24
OSYOLOJİ 25
OSYOLOJİ 26
OSYOLOJİ 27
OSYOLOJİ 28
OSYOLOJİ 29
OSYOLOJİ 30
229
230
171
220
97
726
TARİH
TOPLAM
ESKİŞEHİR
ERZURUM
100
ANKARA
100
90
25
471
52
63
49
52
58
69
39
64
24
591
65
77
39
79
68
91
44
104
606
59
81
35
63
64
85
73
97
49
İZMİR
659
73
134
47
35
59
122
76
85
28
KAYSERİ
569
50
70
30
90
55
120
48
79
27
MALATYA
1182
100
İSTANBUL
ASYA
100
İSTANBUL
AVRUPA
100
İZMİR
100
KAYSERİ
100
MALATYA
119
234
121
121
73
221
104
143
46
MERSİN
100
MERSİN
BÖLGE YARIŞMALARINDA SERGİLENEN PROJE SAYILLARI
ISPARTA
540
66
82
42
52
55
80
50
85
28
ISPARTA
BÖLGE BAŞVURULARI
İSTANBUL
AVRUPA
BİYOLOJİ
27
BİLGİSAYAR
14
18
COĞRAFYA
30
FİZİK
18
KİMYA
24
MATEMATİK
17
PSİKOLOJİ
34
SOSYOLOJİ
20
TARİH
FİNAL YARIŞMALARINDA SERGİLENEN PROJE SAYILLARI (Dallara Göre)
100
10418
BAŞVURU GENEL TOPLAM
1255
187
362
90
2079
100
149
78
SOSYOLOJİ
126
PSİKOLOJİ
109
264
55
174
72
MATEMATİK
214
358
KİMYA
116
217
53
110
FİZİK
75
157
96
239
ESKİŞEHİR
ERZURUM
COĞRAFYA
63
108
BİLGİSAYAR
BİYOLOJİ
ANKARA
İSTANBUL
ASYA
45. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI
202
TOPLAM
100
SAMSUN
1009
107
191
72
108
70
162
75
133
91
SAMSUN
101
VAN
731
51
145
50
111
55
152
56
79
32
VAN
1191
TOPLAM
10418
1130
1716
812
1156
912
1784
951
1373
584
DAL
TOPLAMLARI
100%
10,85%
16,47%
7,79%
11,10%
8,75%
17,12%
9,13%
13,18%
5,61%
BAŞVURUDA
YÜZDESİ %
44. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARAŞTIRMA PROJELERİ FİNAL YARIŞMASI
SERGİLENEN PROJELERİN DERECELERİ
ÖĞRENCİNİN
ADI SOYADI
REHBER
ÖĞRETMENLERİN
ADI SOYADI
OKULU
PROJENİN ADI
DALI
KARAR
TASARIMI YAPILAN DÜŞÜK MALİYETLİ TİTREŞİMLİ ÖRNEK
MANYETOMETRESİ İLE MANYETİK MALZEMENİN CURİE SICAKLIĞININ VE
MANYETİK DUYARLILIĞININ İNCELENMESİ
UYGULAMALI
FİZİK
BİRİNCİLİK
BİLGİSAYAR
BİRİNCİLİK
BİYOLOJİ
BİRİNCİLİK
COĞRAFYA
BİRİNCİLİK
UYGULAMALI
FİZİK
BİRİNCİLİK
KİMYA
BİRİNCİLİK
MATEMATİK
BİRİNCİLİK
YILIN GENÇ ARAŞTIRMACISI
MEHMET EGE KARAESMEN
AHMET BERK SELVİ
AYŞE RUHŞAH ERDUYGUN
İZMİR ÖZEL TAKEV ANADOLU LİSESİ
BİRİNCİLİK ÖDÜLLERİ
TALHA ZEKERİYA DURMUŞ
ESRA KILIÇ
NUR SENA UZUNAY
MERT RUŞEN GÜLŞEN
DUYGU ÖZTÜRK
ÇAĞRI KARSLI
NECİP HAMAMCI
GÜLKAN AVCI
MEHMET EGE KARAESMEN
AHMET BERK SELVİ
AYŞE RUHŞAH ERDUYGUN
ECEM EKER
EGE SALMAN
AYŞEGÜL TERZİ
İNAL ERGUN
YUNUS TUNÇBİLEK
İPEK DULUNDU
IRMAK SU TÜTÜNCÜ
BÜLENT KALAYCI
MEHMED EDİZ ÇELİK
SAMSUN TÜLAY BAŞARAN ANADOLU LİSESİ
RHODEUS INTERPRETER ÇALIŞMASI
ANKARA ÖZEL ARI ANADOLU LİSESİ
CİVCİV KORYOALLANTOİK MEMBRAN MODELİNDE ANKAFERD VE LKARNİTİN'İN ANJİOGENEZİS ÜZERİNE ETKİSİ
HATAY İSKENDERUN TOSÇELİK FEN LİSESİ
ANIZ YAKMANIN TOPRAK EKOSİSTEMİNE VE TOPRAK VERİMLİLİĞİNE
ETKİSİNİN ARAŞTIRILMASI
İZMİR ÖZEL TAKEV ANADOLU LİSESİ
TASARIMI YAPILAN DÜŞÜK MALİYETLİ TİTREŞİMLİ ÖRNEK
MANYETOMETRESİ İLE MANYETİK MALZEMENİN CURİE SICAKLIĞININ VE
MANYETİK DUYARLILIĞININ İNCELENMESİ
İZMİR ÖZEL TAKEV FEN LİSESİ
FLORESANS KARBON NANOTÜPLER İLE KANSER HÜCRELERİNİN
AYDINLATILMASI
İSTANBUL ÖZEL MEF LİSESİ
İSTANBUL ATATÜRK FEN LİSESİ
VİETA TEOREMİ YARDIMIYLA ÜÇGENLERDEKİ BAZI TRİGONOMETRİK
ÖZDEŞLİKLERİN VE EŞİTSİZLİKLERİN ELDE EDİLMESİ
SONGÜL SEVİM KARAKUŞ
İZMİR CENGİZ AYTMATOV SOSYAL BİLİMLER
LİSE ÖĞRENCİLERİNİN EĞİTİM SİSTEMİ ALGILARININ METAFORLARLA
LİSESİ
PSİKOLOJİ
BİRİNCİLİK
SONGÜL SEVİM KARAKUŞ
İZMİR CENGİZ AYTMATOV SOSYAL BİLİMLER
ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN OKUL TÜRLERİNE GÖRE KADIN
LİSESİ
SOSYOLOJİ
BİRİNCİLİK
TARİH
BİRİNCİLİK
BİLGİSAYAR
İKİNCİLİK
PLASENTA ZARI TAMİR HÜCRELERİNİN PEYNİR ALT SUYU BESİN
MADDELERİ VE SÜT İLE ÇOĞALTILMASI
BİYOLOJİ
İKİNCİLİK
KASTAMONU'NUN GİZLENMİŞ HAZİNESİ: SİYEZ
BİYOLOJİ
İKİNCİLİK
FINDIK KABUĞUNU KIRACAK
COĞRAFYA
İKİNCİLİK
GÜNEŞİ GÖR GÖLGEYİ AYDINLAT
COĞRAFYA
İKİNCİLİK
FİZİKSEL VE GEOMETRİK OPTİK UYGULAMALARIN BİR ÖLÇME
METODU OLARAK ÇÖZELTİ KONSANTRASYONUNU BELİRLEMEDE
KULLANIMI VE HASSASİYETLERİNİN İNCELENMESİ
TEMEL FİZİK
İKİNCİLİK
TEMEL FİZİK
İKİNCİLİK
FARADAY ETKİSİ İLE SIVILARIN KALİTATİF TAYİNİ
TEMEL FİZİK
İKİNCİLİK
BASİT BİR LAZER İŞARETLEYİCİSİ VE CEP TELEFONU KULLANARAK
PARMAK İZİ GÖRÜNTÜLEME
UYGULAMALI
FİZİK
İKİNCİLİK
ULTRASONİK SES TÜNELİ
UYGULAMALI
FİZİK
İKİNCİLİK
KİMYA
İKİNCİLİK
A018210 , A005995 , A210464
MATEMATİK
İKİNCİLİK
S.O.S. METODUNUN EŞİTSİZLİK SORULARINDAKİ UYGULAMALARI
MATEMATİK
İKİNCİLİK
TOPLUM YARARINA ÇALIŞMA PROGRAMI KAPSAMINDA
ÇALIŞANLARIN UMUT DÜZEYLERİ
PSİKOLOJİ
İKİNCİLİK
LİSE DÜZEYİNDEKİ ÖĞRENCİLERİN TERÖR ALGISI VE BU ALGIYI
ETKİLEYEN UNSURLAR (ANKARA ÖRNEĞİ)
SOSYOLOJİ
İKİNCİLİK
OKULDA AKRAN ZORBALIĞI(BULLYİNG) VE MOBBİNG
SOSYOLOJİ
İKİNCİLİK
ZAMANI BİLDİRİP ZAMANA YENİLEN MUVAKKİTHANELER
TARİH
İKİNCİLİK
KITLIK YILLARINDA (DR.REFİK SAYDAM HÜKÜMETİ DÖNEMİNDE) İZMİR
BASININDA KARABORSA VE EKMEK SORUNU
TARİH
İKİNCİLİK
GÜLDEREN TURAN ARS
DEĞERLENDİRİLMESİ
ALGILARININ BELİRLENMESİ
TÜRKİYE'NİN ZOR YILLARI: II. DÜNYA SAVAŞI YILLARINDA KIRSAL
KESİME YÖNELİK VERGİLENDİRME POLİTİKALARININ UŞAK VE
KÖYLERİNDEKİ ETKİLERİ
UŞAK FEN LİSESİ
İKİNCİLİK ÖDÜLLERİ
ÖMER ÖZBEKLER
MUSTAFA ERDOĞAN
KEMAL KAYMAK
BİRCAN BOĞA
MERVE AKBULUT
NERMİN YAZICIOĞLU
CEREN ÇAKIR
BETÜL KÜBRA AYDIN
MERVE GÜL YAĞCI
AYŞE DEMİR
MEHMET AKİF ALACA
MUSTAFA YASİN AKBAŞ
ÖMER ŞEKER
EYÜP KUMRU
SALİHA BEYZA ÜLKER
HALİL İBRAHİM HATA
SİNAN ASLAN
DİLEM ÇÖKLÜ
ALİBEY DELİMUSTAFAOĞLU
ALİ KAAN ERGÜN
BÜŞRA BAN
ERGÜN ÖZKAYA
BURSA ÖZEL NİLÜFER FEN LİSESİ
İLKER YAVUZ
ERZİNCAN ÖZEL OTLUKBELİ EĞİTİM
KURUMLARI HACI ALİ AKIN ANADOLU LİSESİ OCAKLARDA PİLOT ALEVİ VE AĞIRLIK SENSORU
THAMİ EL BOUKHARİ
İSTANBUL SAĞMALCILAR ANADOLU LİSESİ
GÜLAY ÖLMEZ
ANKARA MEV KOLEJİ ÖZEL ANKARA FEN
LİSESİ
FERHAT ÇEKİM
KAYSERİ MELİKGAZİ MUSTAFA EMİNOĞLU
ANADOLU LİSESİ
DİLEK SOLAK
CANSU ÇAKMAK
ECE AYLİN ÖZDEMİR
PINAR SAĞLAM SAFÖZ
EDA TAMER
KIZILÖTESİ LAZER İLE HEDEF İŞARETLEME VE TAKİP SİSTEMİ
YAŞAR CENİK
İHSAN YÜCEL
ORBEY ERÇETİN
COŞKUN UYAR
GİRESUN ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ
ISPARTA MUSTAFA GÜRKAN ANADOLU
MEHMET İSLAM ACEMBABA LİSESİ
AHMET BİLGEHAN ÖZDEMİR
CEM KAYA
MERVE YILMAZ
ADANA ÖZEL ADANA FINAL
ANADOLU LISESI
KASTAMONU GÖL ANADOLU ÖĞRETMEN
MEHMET CENGİZ BALOĞLU LİSESİ
ATA AYDIN USLU
MURAT ŞAHİN
HAMDİ GÖKTAN ÖZMENEKŞE
DİLARA KARACA
ZAHİD BAHADIR SEMİZ
İSTANBUL DENİZ ASKERİ LİSESİ
MUSTAFA ATABEK
LÜTFİYE İLKNUR ERDOĞAN
GÖKHAN DURAK
METİN TİRE
İZMİR ÖZEL ÇAKABEY LİSESİ
EDİRNE SÜLEYMAN DEMİREL FEN LİSESİ
İSTANBUL ÖZEL İSTANBUL ANAFEN FEN
LİSESİ
MERSİN EYÜP AYGAR FEN LİSESİ
ANKARA AYRANCI ANADOLU LİSESİ
ANKARA ÖZEL SAMANYOLU ANADOLU
LİSESİ
SAMSUN 19 MAYIS LİSESİ
İSTANBUL KULELİ ASKERİ LİSESİ
İZMİR ÖZEL TÜRK FEN LİSESİ
TİYOFEN ESASLI İLETKEN KOPOLİMERİN SENTEZİ VE ELEKTROKROMİK
CİHAZ ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ
231
AHMET BİLGEHAN ÖZDEMİR
CEM KAYA
İHSAN YÜCEL
CANSU ÇAKMAK
ECE AYLİN ÖZDEMİR
PINAR SAĞLAM SAFÖZ
DİLARA KARACA
ZAHİD BAHADIR SEMİZ
MUSTAFA ATABEK
MERVE YILMAZ
ORBEY ERÇETİN
COŞKUN UYAR
EDA TAMER
LÜTFİYE İLKNUR ERDOĞAN
GÖKHAN DURAK
METİN TİRE
İSTANBUL ÖZEL İSTANBUL ANAFEN FEN
LİSESİ
S.O.S. METODUNUN EŞİTSİZLİK SORULARINDAKİ UYGULAMALARI
MATEMATİK
İKİNCİLİK
TOPLUM YARARINA ÇALIŞMA PROGRAMI KAPSAMINDA
ÇALIŞANLARIN UMUT DÜZEYLERİ
PSİKOLOJİ
İKİNCİLİK
LİSE DÜZEYİNDEKİ ÖĞRENCİLERİN TERÖR ALGISI VE BU ALGIYI
ETKİLEYEN UNSURLAR (ANKARA ÖRNEĞİ)
SOSYOLOJİ
İKİNCİLİK
OKULDA AKRAN ZORBALIĞI(BULLYİNG) VE MOBBİNG
SOSYOLOJİ
İKİNCİLİK
ZAMANI BİLDİRİP ZAMANA YENİLEN MUVAKKİTHANELER
TARİH
İKİNCİLİK
KITLIK YILLARINDA (DR.REFİK SAYDAM HÜKÜMETİ DÖNEMİNDE) İZMİR
BASININDA KARABORSA VE EKMEK SORUNU
TARİH
İKİNCİLİK
KASİS -"ANDROİD TABANLI KAZA İHBAR SİSTEMİ"
BİLGİSAYAR
ÜÇÜNCÜLÜK
KOLEKTİF ÖĞRENME ALGORİTMALARIYLA ÇOCUKLARDA OBEZİTE
HASTALIĞINA YAKALANMA OLASILIKLARININ HESAPLANMASI
BİLGİSAYAR
ÜÇÜNCÜLÜK
BİYOLOJİ
ÜÇÜNCÜLÜK
IŞIĞIN FARKLI DALGA BOYLARININ CİCER ARİETİNUM, LACTUCA
SATİVA, PİSUM SATİVUM, PHASEOLUS VULGARİS TOHUM
TÜRLERİNİN ÇİMLENMESİ ÜZERİNE ETKİSİ
BİYOLOJİ
ÜÇÜNCÜLÜK
SİVAS FEN LİSESİ
YUMURTA SARISINDAN ELDE EDİLEN Y MADDESİNİN KARACİĞER
KANSERİ (HEPATOSELLÜLER KARSİNOM) ÜZERİNE ETKİSİ
BİYOLOJİ
ÜÇÜNCÜLÜK
ERZURUM ATATÜRK ANADOLU LİSESİ
ÇİÇEKTEN SOFRAYA ARICILIK FAALİYETİNİN VE ÜRÜNLERİNİN
İZLENEBİLİRLİĞİ
COĞRAFYA
ÜÇÜNCÜLÜK
MERSİN ANAMUR ANADOLU LİSESİ
TARIM ÜRÜNLERİNİ KARGA VE DOMUZ GİBİ YABANİ HAYVANLARDAN
KORUMA DÜZENEĞİ (ANAMUR ÖRNEĞİNDE)
COĞRAFYA
ÜÇÜNCÜLÜK
SUYUN YÜZEY GERİLİMİNİN HESAPLANMASI VE SUYUN YÜZEY
GERİLİMİNİN TUZUN DERİŞİMİNE BAĞLI DEĞİŞİMİ
TEMEL FİZİK
ÜÇÜNCÜLÜK
TEMEL FİZİK
ÜÇÜNCÜLÜK
UYGULAMALI
FİZİK
ÜÇÜNCÜLÜK
ANTİBAKTERİYEL BİYOBOZUNUR AMBALAJ
KİMYA
ÜÇÜNCÜLÜK
ANTİ BAKTERİYEL AMBALAJ
KİMYA
ÜÇÜNCÜLÜK
ÜÇGENDE EŞİTSİZLİĞE FARKLI BİR YAKLAŞIM
MATEMATİK
ÜÇÜNCÜLÜK
FN İN P. KUVVETİNİN FM Yİ BÖLME ŞARTININ ARAŞTIRILMASI
MATEMATİK
ÜÇÜNCÜLÜK
AL BOHÇANI YOLA ÇIK
PSİKOLOJİ
ÜÇÜNCÜLÜK
BİTLİS İLİ GÜROYMAK İLÇESİNDE KIZ ÇOCUKLARININ OKULU BIRAKMA
NEDENLERİNİN TESPİTİ VE BU NEDENLER ÜZERİNDE AİLENİN VE
TOPLUMSAL FAKTÖRLERİN ROLÜ
SOSYOLOJİ
ÜÇÜNCÜLÜK
DENİZLİ İLİ ÖRNEĞİNDE MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI OKUL
(İLK, ORTA VE LİSE) ÖĞRENCİLERİNİN SERBEST KIYAFETE OLAN
ALGISINI ÖLÇME
SOSYOLOJİ
ÜÇÜNCÜLÜK
AHADA ESKİ KOCAM!
SOSYOLOJİ
ÜÇÜNCÜLÜK
BİR SÖZLÜ TARİH ÇALIŞMASI; TÜRKİSTAN'DAN ANADOLU'YA UZANAN BİR
GÖÇ VE İSKAN HİKAYESİ (PAMİR'DEN ULU PAMİR'E VAN'IN KIRGIZLARI)
TARİH
ÜÇÜNCÜLÜK
GELENEKSEL TÜRK OKÇULUĞU VE MENZİL ŞAMPİYONU BİGA
SANCAK BEYİ OSMAN BEY
TARİH
ÜÇÜNCÜLÜK
SAMSUN MATER DOLOROSA KATOLİK KİLİSESİ DAVASI VE İTALYAN
NOTASI
TARİH
ÜÇÜNCÜLÜK
MERSİN EYÜP AYGAR FEN LİSESİ
ANKARA AYRANCI ANADOLU LİSESİ
ANKARA ÖZEL SAMANYOLU ANADOLU
LİSESİ
SAMSUN 19 MAYIS LİSESİ
İSTANBUL KULELİ ASKERİ LİSESİ
İZMİR ÖZEL TÜRK FEN LİSESİ
ÜÇÜNCÜLÜK ÖDÜLLERİ
HARUN GÜLEÇ
SELİM YILDIZ
ERDAL AKIN
BURSA POLİS KOLEJİ
BEYZA NUR KÖKCÜ
RUKİYE DİLRUBA KÖSE
FARUK BULUT
İSTANBUL ÖZEL BEYLİKDÜZÜ FATİH FEN
LİSESİ
NURTEN ERÜST
FATMA YÜKSEL
MUSTAFA YILDIRIM
AYBÜKE YARIKTAŞ
GÜLGÜN AĞYOL
İSTANBUL ÖZEL BAHÇEŞEHİR FEN VE
ÖZGE KÖSEOĞLU GÜRBÜZ TEKNOLOJİ LİSESİ
HAZAL KAYGINER
AHMET RESUL KARABABA
SADİ SEZGİNER
MUHAMMET TAHA ÇAKIR
ZAFER ERTEN
BAYRAM GÖKOĞLAN
UMUT DENİZ
SELÇUK BAŞDEMİR
AHMET BURAK ÇATLI
ASIM BURAK GÜNDÜZ
ALİ AYDIN
MURAT KÖKSAL
OSMAN MUTLU
SELİM ABDİOĞLU
LOKMAN ÇALIŞKAN
ÖMER GÜNAYDIN
MERVE ELİPEK
AYŞENUR MELEK KOYUNCU
FATMA EMEL İŞIK
YAĞMUR BESTE CANKORUR
EBRU KARADAĞ UZMAN
YELİZ ÇELİK
ŞİYAR POLAT
ÖMER FARUK CANPOLAT
ENES KOŞAR
ERDOĞAN ÇAĞLAR
SEZAİ BABUÇ
ENGİN YAKIN
CEREN YILDIZ
SONER HALLI DEMİRCİ
MUHAMMET SAİT SARAÇGİL
232
CAHİT GÜNEŞ
ŞAHSENEM ÇAMOĞLU
EZGİ BERFİN EREN
TANSU BAKIRCI
PATATES (SOLANUM TUBEROSUM L.)'İN DOKU KÜLTÜRÜ İLE
ANTALYA TED ANTALYA KOLEJİ ÖZEL LİSESİ ÇOĞALTILMASINDA FARKLI ŞEKER VE KATILAŞTIRICI
ORTAMLARININ KULLANIMI VE ÜRETİM MALİYETLERİNİN
DÜŞÜRÜLMESİ
ALİ DOLGUNYÜREK
MERYEM ÇAKIR
AYFER ASLAN
İREMGÜL ÇELİK
ŞAFAK ZİNİ
ABDÜLHADİ GENEL
SEÇKİN GÖRÜŞÜK
ELİF DİDE RÜBA ÇEPNİLER
BÜŞRA UÇGUN
GÖKHER ŞÜKRÜ BAYLAN
ANKARA ÖZEL ATLANTİK AHMET ULUSOY
FEN LİSESİ
PİEZOELEKTRİK KRİSTALLİ PROBLA BELİRLENEN AKUSTİK
ISPARTA ÖZEL ALTINBAŞAK ANADOLU LİSESİ EMPEDANSIN AEROJEL VE DİYATOME KAVKILI GELİŞTİRİLEN NANO
KOMPOZİTLERİN YALITIM PERFORMANSINA ETKİSİNİN
ARAŞTIRILMASI
TRABZON BEŞİKDÜZÜ TİCARET MESLEK
LİSESİ
EDİRNE SÜLEYMAN DEMİREL FEN LİSESİ
ORDU DR.M. HİLMİ GÜLER BİLİM VE SANAT
MERKEZİ
HATAY İSKENDERUN TOSÇELİK FEN LİSESİ
TOKAT BİLİM VE SANAT MERKEZİ
SAMSUN KÖKSAL ERSAYIN ANADOLU LİSESİ
BİTLİS GÜROYMAK ANADOLU LİSESİ
DENİZLİ ÖZEL SERVERGAZİ FEN LİSESİ
ERZURUM ATATÜRK ANADOLU LİSESİ
AMASYA GÜMÜŞHACIKÖY ANADOLU LİSESİ
ÇANAKKALE BİGA ATATÜRK ANADOLU LİSESİ
SAMSUN YEŞİLKENT ANADOLU LİSESİ
HAREKET KOPYALAYAN ROBOT EL
44. ORTAÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ ARASI ARAŞTIRMA PROJELERİ YARIŞMASI
FOTOĞRAFLAR
233
234
235
Bu kitabın içerisinde yer alan proje özetleri,
proje sahibi öğrencilerin Kurumumuza ilettiği şekliyle basılmıştır.
236
NOTLAR
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
237
NOTLAR
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
238
NOTLAR
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
239
NOTLAR
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
...................................................................................................................................................................................
240
Download

2014 Yılı Final Sergisi Proje Kitapçığı