NÖBETTE CİNNET
Türkiye, AB’yi iki
kimlikli yapacak
Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde, cinnet getiren bir askerin, piyade
tüfeğiyle aynı nöbet mevzisindeki 3 askeri şehit ettiği bildirildi.
Doğubayazıt ilçesinde Gökay Hudut Tabur Komutanlığı'na bağlı Şehit
Fehmi Altınordu Hudut Bölük Komutanlığı'nda nöbet tutan askerlerden Piyade Çavuş A.B.G'nin cinnet getirmesi
sonucu kendisine zimmetli piyade tüfeğiyle aynı
nöbet mevzisinde şehit ettiği 3 askerin isimlerinin
Piyade Uzman Çavuş Uğur Gülmez (Erzurum),
Piyade Çavuş Muhammet Can (Kırşehir) ve
Piyade Er Akın Buluş (Edirne) olduğu öğrenildi.
İtalyan parlamentosunda ‘Yeni Türkiye’ konferansı
28 Şubat 2015 Cumartesi
Eski bakanlardan ve iktidarın küçük ortağı Halk
Hareketi ittifakı milletvekili
Rocco Buttiglione
Fiyatı 25 Kr
www.yedigungazetesi.com
İtalyan'ın başkenti Roma'da, parlamentonun alt kanadı Temsilciler Meclisi'nin Regina Salonu'nda Yeni Doğu
Derneği'nce düzenlenen "Yeni Türkiye" konulu konferansta farklı bakış açılarıyla Türkiye değerlendirmeleri vardı.
TASFİYE EDİLEN VESAYET VE…
Başkan
Yaşar'a
bir ödül
daha
Alternatif Politikalar
Merkezi, “Halka
Hizmet Yoluna 10 yıl”
başlığıyla düzenlediği
ödül töreninde,
Türkiye’nin barış ve
güven ortamına katkı
sağlayan medya ve
sivil toplum kuruluşları
ile belediyelere ödül
verdi. Yapıcı söylemleri
ve kucaklayıcı tavrıyla
ödüle layık görülen
Yenimahalle Belediye
Başkanı Fethi Yaşar,
ödülünü aldı.
HABERİ 5’TE
ÇOK İSİMLİ
ÇOK KONULU
KONFERANS...
‘Allah böyle istedi’
Kartal
UCTU!
AK Parti’den
Ankara Milletvekili
Aday Adayı olan
Özlem Uludağ
Gülcan, AK parti
Altındağ İlçe Başkanı
Ahmet Karaca’yı
ziyaret etti. Ziyarette,
Ankara Dernekleri
Federasyonu Başkanı
Celalettin Uludağ da
bulundu.
HABERİ 12’DE
UEFA Avrupa Ligi ikinci tur rövanş maçında Beşiktaş tarihi bir başarıya
imza attı ve İngiliz devi Liverpool'u saf dışı bıraktı. Tam bir heyecan
kasırgası şeklinde geçen maçta, siyah-beyazlılar çok üstün oynadığı
maçın 90 dakikasını 1-0 önde tamamladı. 30 dakikalık uzatma bölümünde
gol olmadı. Penaltılarda rakibini 5-4 yenen Kara Kartal son 16’ya kaldı.
Fehmi Koru
Maç sonrası konuşan Beşiktaş'ın Senegalli yıldızı
Ba, Liverpool karşısında hak ettikleri bir galibiyet
aldıklarını belirterek, “Gerçekten gurur duyuyorum.
Sonuna kadar gitmek istiyoruz" dedi. Direkten
dönen şutu için ise, "Allah böyle istedi, maçın uzatmalara ve penaltılara gidip o şekilde tur atlamamızı
istedi" diye konuştu. Daniel Opare, maç sonrası
yaptığı açıklamada "Beşiktaş için ölürüm" dedi.
Beşiktaş Teknik Direktörü Slaven Bilic, Liverpool’u
penaltılarla mağlup ettikleri maçın ardından, “Ben
takımımla gurur duyuyorum" diye konuştu.
O fotoğrafı yarım
asırdır bekliyorduk
3. Sayfada
Prof.Dr. Nurullah Çetin
Türkçe Bakış
11. Sayfada
Hayrettin İvgin
Kültürel Boyut
M.Nuri Parmaksız
Hayata ve
Aşka dair
9. Sayfada
İKİ KİMLİKLİLİK…
Yeni Doğu Derneği tarafından İtalyan parlamentosunun alt kanadı Temsilciler Meclisi'nin Regina Salonu'nda "Yeni Türkiye" başlıklı konferans düzenlendi. Konferansa, Yeni Doğu Derneği Başkanı Atılgan Bayar, Başbakanlık Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkan
Yardımcısı Gürsel Dönmez, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Berat Çonkar, Başbakan
Ahmet Davutoğlu'nun Başdanışmanı Etyen Mahçupyan, İtalyan gazeteci ve siyasetçi Alberto Michellini ve Torino Üniversitesi tarih profesörü Alessandro Berbero'nun da yer aldığı konferansı Türkiye'nin Vatikan Büyükelçisi Mehmet Paçacı da katıldı.
Özlem Uludağ
Gülcan ziyaret
turuna başladı
9. Sayfada
TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı ve AK
Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Berat Çonkar,
"Vesayetçi yapılar tasfiye edildi. Yeni Türkiye yolu,
son 12 yılda yapılanlarla açıldı" derken; Başbakan
Ahmet Davutoğlu'nun Başdanışmanı Etyen
Mahçupyan da AK Parti'nin geliştirdiği "Yeni
Türkiye"nin, bir hedef slogan
olduğunu dile getirerek, "Bu
slogan halka, artık hiçbir
şeyin eskisi gibi olmayacak
olması sebebiyle cazip geldi"
yorumunu yaptı.
www.
gazetesi.com.tr
gazetemizi bu adresten
takip edebilirsiniz
’ü
’dan
takip edebilirsiniz
Gazetemizi
https://www.
.com/YediGün-Gazetesi
Gazetemizi
https://www.
/yedigun.gazetesi
Eski bakanlardan ve iktidarın küçük ortağı Halk
Hareketi ittifakı milletvekili
Rocco Buttiglione ise
Türkiye'nin kendisini bir
Avrupa ülkesi olarak konum- Etyen Mahcupyan
landırdığını anlatarak, İtalya'nın, Türkiye'yi AB'de
tanımlaması gerektiğini söyledi. Buttiglione,
"Avrupa bir Hristiyan kulübü müdür? Değildir. Din
Avrupa'nın sadece kimliğinin bir parçasıdır.
Türkiye, AB üyesi olursa iki kimliklilik birliğimize
güç katacaktır. Türkiye dünyaya İslami yeni bir
kimlik sunsun istiyoruz" dedi. HABERİ 12’DE
ARINÇ’TAN
OPERASYON
SAVUNMASI
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Şah
Fırat Operasyonu'nun her yönüyle başarılı
olduğunu, bunu hiç kimsenin görmezden gelmemesi gerektiğini söyledi ve
“Yakın bir tehlike karşısında
yapılması gereken
yapılmıştır” diye konuştu.
Arınç, "Ama yarın
gelebilir. Çünkü Ocak
ayında da, Şubat ayında
da, Mart ayında da DAİŞ'e
karşı kapsamlı, sadece
DAİŞ olarak da sınırlandırmayayım, diğer terör örgütleri de bu işin
içerisinde olacaktır, kapsamlı bir mücadele
başlayacaktır, başlaması düşünülüyor" dedi.
HABERİ 12. SAYFADA
Türkmenlere
DİŞ HİZMETİ
Çankaya Belediyesi, IŞİD zulmünden kaçan
Türkmenlere, ağız ve diş sağlığı hizmeti
veriyor. HABERİ 6. SAYFADA
Polis koleji
kapatılacak
TBMM Genel Kurulu'nun önceki gece
yapılan oturumunda kamuoyunda "İç
Güvenlik Paketi" olarak tasarının 7 maddesi daha kabul edildi.
Buna göre, Polis kolejindeki eğitim öğretim hizmetleri
sınıfında yer alan personel,
kadro derecelerine uygun
öğretmen unvanlı kadrolara atanacak. 12’DE
2
SİNEMA
TV / MAGAZIN
28 Şubat 2015 Cumartesi
Şarkıcı Levent Yüksel’den
100 gün üst üste konser
Şarkıcı Haluk Levent, uyuşturucu maddelerin zararlarına dikkati çekmek
amacıyla Türkiye'nin birçok yerinde 100 gün üst üste konser verecek.
İSTANBUL - Gerçekleştirdiği
sosyal projelerle gündeme gelen
rock müziğin tanınan ismi Haluk
Levent, yeni bir sosyal sorumluluk
projesine hazırlanıyor. Son dönemlerde bonzai kullanımının artması
nedeniyle bu soruna dikkati çekmek isteyen Levent, Türkiye'nin
dört bir yerinde 100 gün sürecek
konser dizisi gerçekleştirmeye
karar verdi.
Yaz aylarında her güne bir
konser sığdırmayı hedefleyen ve
konser maratonuna İzmir'in
Seferihisar ilçesinden başlayacak
olan Levent, 100. konserini
İstanbul'daki Harbiye Açık Hava
Sahnesi'nde yaparak bu maratona
son vermeyi planlıyor.
Daha önce 10 saat 55 dakika
sahnede kalarak bir rekora imza
atan Haluk Levent, 100 günlük
konser maratonuyla ilgili de
Guinness Rekorlar Kitabı'na
başvurduklarını söyledi.
Konserlerden elde edilecek
gelirin, uyuşturucu bağımlılarının
tedavisini yürütecek bir rehabilitasyon merkezinin açılması için kullanılacağını belirten Levent,
"Gençlerimizi bu bataktan kurtarabilmek, daha çok dikkati çekebilmek, ses getirebilmek için '100
Konser Üst Üste' projemi hayata
geçiriyorum. Aynı zamanda bu bir
dünya rekoru olacak" dedi. (AA)
Vizyona
yeni
girecek
filmler
"Netekim Karakolu"
Yasin Korkmaz'ın yönettiği, Deniz
Sandalcı, Sinan Uğuz, İbrahim Özcan
ile Caner Öztaş'ın oynadığı "Netekim
Karakolu"nda, 12 Eylül döneminde
siyasi olaylarla ilgisi olmayan insanların
yaşadığı trajikomik durumlar anlatılıyor.
Mersin'de yaşanmış gerçek bir
hikayeden uyarlanan komedi ve dram
türündeki filmin konusu şöyle:
"Torosların eteklerinde kendi halinde
köylerinde yaşayan bir grup genç,
amatör bir sevda ile sinema filmi çekmek için kolları sıvar. Gençler aksiyon
türündeki filme başlar ama başlarına
gelen bir takım ilginç olaylardan dolayı
film tamamlanamaz.
05:53 İstiklal Marşı ve Günün
05:55 Mazi Kalbimde Yaradır
07:20 Osmanlı Tokadı
09:00 Rüzgar Gülü
10:00 Yabancı Sinema
"Çılgın Köpek"
11:40 1'de Bugün
11:55 6 Mantı
13:10 Savaşta Barışta
Türk Ordusu
13:35 1'de Bugün
13:50 Türk Sineması
"Hasan Boğuldu"
15:35 Gezelim Görelim
16:15 1'de Bugün
16:30 Zengin Kız Fakir Oğlan
19:00 Ana Haber Bülteni
19:45 Spor
19:50 Hava Durumu
19:55 Beni Böyle Sev
23:00 Yabancı Sinema
"Görevimiz Tehlike 2"
01:20 Türk Sineması
"Hasan Boğuldu"
02:50 Gezelim Görelim
06:00 Çocuklar Duymasın
08:30 Adanalı
10:35Yahşi Cazibe
12:45Alemin Kıralı
15:40 Truvalı Helen 18:45 Hafta Sonu
atv Ana Haber
20:00 Kertenkele
23:20 Yabancı Sinema
02:05 Aliye
03:05 Hayat Devam Ediyor
05:00 Şöhret
20:00 KERTENKELE
İmkansız bir aşkın acayip
hikayesi...
Zekâsı ve sıra dışı yetenekleri sayesinde İstanbul polisi
tarafından bir türlü ele geçirilemeyen profesyonel bir
hırsız olan
KERTENKELE'nin 'Hayatın
yalan olsa da aşkın gerçek
olsun' dedirten hikayesi...
Dizi, yapımcı Yalçın Şen
imzasını taşıyor. Yapım
Atölyesi tarafından yapılan
dizinin senaryosu Savaş
Korkmaz ve Hakan Kandal'a
ait. Hasan Burakın konsept
danışmanı Ayşe Özerin proje
koordinatörü olduğu dizinin
uygulayıcı yapımcısı da
Erdoğan Sevinç.
"Yav He He"
Yücel Gökçek, Sabahattin Yakut,
Ayşenil Şamlıoğlu ile Yakup
Yavru'nun oynadığı "Yav He He",
komedi meraklılarının ilgisini çekmeye aday.
Volkan Özgümüş'ün yönettiği
filmin konusu şöyle:
"Doğu Anadolu'nun Cırtik
köyünde doğan Sabri ile Medeni,
hastalanan nenelerinin ilaç masrafları için çareyi sahip oldukları üç
koyunu satmakta bulur. İnternete
verdikleri ilana İstanbul'dan müşteri çıkınca, İstanbul'a gitmeye
karar verirler.
07:00 GAGGUK
08:30 BURADA NE YENİR?
09:30 SON TREND
10:30 DİZİ DOKTORU
11:30 HAFTASONU
12:50 GAGGUK
13:45 GÜRKAN ŞEF İLE
MANGAL ZAMANI
15:00 DOLU DOLU
ANADOLU
16:20 YABANCI
SİNEMA
18:15 EMRE BUGA İLE ANA
HABER
19:00 THE UNIT (EKİP)
20:00 SİNEMA
GODZİLLA
21:50 YABANCI
SİNEMA
23:50 BOKS GECESİ
BEST OF KICKBOKS GECESİ
02:20 THE UNIT (EKİP)
06:00 Dila Hanım
07:30 Akasya Durağı
10:00 Melek
12:00 Yerli Dizi
14:00 Yerli Dizi
16:30 Yerli Sinema
18:30 Star Haber
19:15 Star Life
21.30 Ateş Kapanı
00:30 Yerli Dizi
03:00 Yerli Sinema
04:30 Yerli Sinema
20:00 GODZİLLA
Orjinal İsmi:Godzilla
Yönetmen:Roland Emmerich
Oyuncular:Matthew Broderick,
Jean Reno, Maria Pitillo, Hank
Azaria, Kevin Dunn, Michael
Lerner, Harry Shearer
Yapım Yılı:1998
Tür:Korku / Bilim Kurgu
Filmin Konusu :
Dünyanın, özellikle de New York
un başı büyük dertte!.. Doğuda bir
yerlerde kör edici beyaz bir ışık
tüm gökyüzünü aydınlatıyor!..
Kilometrelerce ötede ise Pasifik
Okyanusunda bir yük gemisi
devasa dalgalar tarafından yutulmak üzere !.. Panama ormanları,
Tahiti köyleri ve Jamaika kumsalları dev ayak izleriyle adeta
ezilmiş!..
Deniz Seki'nin
sağlığı kötü
İSTANBUL - Uyuşturucu ticareti yapmaksuçundan cezaevinde bulunan,ancak
yumurtalığındaki kist nedeniyle hafta
başında hastaneye sevkedilen Deniz
Seki’nin önceki gün iki ziyaretçisi vardı.
Basın danışmanı Özgür Aras ve şarkıcı
Demet Akalın, dün savcılıktan aldıkları
özel izin belgeleriyle Seki’nin Cerrahpaşa
Tıp Fakültesi Hastanesi’ndeki odasına
girdi. Çıkışta habercilerin sorularını yanıtlayan Akalın, “Arkadaşımı moralsiz ve kötü
gördüm. Sonuçta zor bir operasyon geçirdi.Ayağa bile kalkamıyor. Biraz
ağlaştık,dertleştik, inşallah iyi olacak”
diyekonuştu.
Basın danışmanı Özgür Arasise
Seki’nin pataloji sonuçlarıyla ilgili karamsar bir tablo çizdi. “Laboratuvar sonuçları
henüz gelmedi, bekliyoruz.Ama kötü bir
sonuç bekleniyor” diyen Aras, “Kanseri mi
kastediyorsunuz?” sorusuna şöyle yanıt
verdi: “Evet, kanser.”
"Seni Seviyorum Rio"
Stephan Elliott, John Turturro ve
Paolo Sorrentino'nun da yer aldığı 10
farklı yönetmenin Rio'yu aşk teması
üzerinden hikayeleştirdiği, "Seni
Seviyorum Rio", "Cities of Love"
serisinin son halkasını oluşturuyor.
"Seni Seviyorum Paris" ve "Seni
Seviyorum New York" filmlerinden
sonra Rio'da devam eden seri,
dünyanın dört bir yanından yıldızlarla
dolu bir oyuncu kadrosu ile Rio'da
aşık olmanın hikayelerini anlatıyor.
Rio'nun egzotik doğal güzelliklerini
ve insan çeşitliliğini şehirde geçen
farklı aşk hikayeleri üzerinden anlatan
her bir kısa film, iki günlük sürede ve
Rio'nun farklı mahallelerinde geçiyor.
08:00 Ver Fırına
10:30 Ütopya
12:15 Ütopya
14:00 Kaçak Gelinler
16:45 Çok Güzel Hareketler
18:00 Yabancı Sinema
20:00 Bu Tarz Benim
01:15 Yabancı Sinema
03:15 Yabancı Sinema
05:00 Arda’nın Mutfağı
05:45 Ütopya
06:00 Kanal D Çocuk Kulübü
07:15 Akasya Durağı
09:30 Magazin D
12:15 Çok Güzel
Hareketler Bunlar
13:15 Yerli Dizi
16:00 Ben Bilmem Eşim Bilir
19:00 Ana Haber Bülteni
20:00 Tanrının Kitabı
23:00 Arkadaşım Hoşgeldin
01:00 Kaledeki Yalnızlık
02:45 Yabancı Sinema
04:00 Yabancı Sinema
01:00 KALEDEKİ YALNIZLIK
Futbol üzerine kurgulanmış bir
film gibi görünse de içinde
barındırdığı aile ilişkileri, yoksulluk, çaresizlik ve geçmişle
hesaplaşmalar nedeniyle naif bir
'kaybetmiş adam' hikayesidir aynı
zamanda. Kadrosu ile her karede
izleyiciye oyunculuk ziyafeti vadeden bu film, eşini kendi kullandığı arabada yaptığı trafik
kazasında kaybetmesi ile bir
anlamda hayata küsen bir babanın
da öyküsüdür. Maddi sıkıntılardan
kurtulmak için babanın başvurduğu ihanet ve gurur öğelerinin
yumuşak bir örgü ile iç içe sunulduğu film, varoşlarda yaşanan alt
kültürü mümkün olan en sade
dille yansıtıyor
Bonzai ile mücadelede
ortak tavır
Meclis'te bütün partilerin desteğiyle
geçen düzenleme, uyuşturucuyla
mücadelede polisin operasyon gücünü artıracak. Düzenlemeyle bonzai,
Türk Ceza Kanunu kapsamına alınıyor ve bu maddenin imali ve satışına
yönelik ceza yarı oranda artırılıyor.
ANKARA - TBMM Genel Kurulu'nda, tartışmalara yol açan İç Güvenlik Paketi görüşmelerinde, iktidar ve muhalefet partileri, uyuşturucuyla mücadeleyi güçlendiren düzenlemeye ortak
destek verdi.
Kabul edilen düzenlemeye göre, "sentetik
kannabinoidler (bonzai) ve türevi uyuşturucu
maddeler", TCK kapsamına alınıyor. Bu maddelerin imali ve satışına yönelik ceza yarı oranında
artırılıyor.
Uyuşturucu satışı cezasının okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim,
askeri ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve
tesisler ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü
veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen
sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki
umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi,
halinde verilecek ceza yarı oranında daha artırılıyor.
Okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane
gibi tedavi, eğitim, askeri ve sosyal amaçla toplu
bulunulan bina ve tesislerle bunların varsa çevre
duvarı, tel örgü veya benzeri engel ve işaretlerle
belirlenen sınırlarına 200 metreden yakın mesafe
içindeki açık yerlerde uyuşturucu bulunduran,
kullanan ve satın alanların cezaları yarı oranında
artırılacak. Böylece, 200 metrede uyuşturucu
kullanan veya bulunduranlara 7,5 yıla kadar
hapis cezası verilecek.
AA muhabirinin edindiği bilgiye göre, Emniyet
Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize
Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığına bağlı narkotik polisi, geçen yıl uyuşturucu kaçakçılarına
yönelik 4 bin 522 operasyon düzenledi.
2013 yılında 2 bin 137 operasyon düzenleyen
polis, geçen yıl uyuşturucu kaçakcılarına göz
açtırmadı. Tacirlere yönelik operasyonlarda
yüzde 111 artış oldu.
Uyuşturucu kaçakçılarına yönelik 2013'te
düzenlenen operasyonlarda 3 bin 906 kişiyi gözaltına alan polis, yüzde 91 artışla geçen yıl 7 bin
448 uyuşturucu kaçakçısını yakaladı.
2013 yılında 221 kilogram, 2014 yılında da
532 kilogram bonzai ele geçirildi. Narkotik polisi
bir önceki yıl 221 kilogram bonzai ele geçirmişti.
Yakalanan bonzai miktarında bir önceki yıla göre
yüzde 141 artış oldu.
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun da katıldığı
törenle 11 Aralık 2014'te göreve başlayan
Narkotimler, geçen sürede yaklaşık 10 ton uyuşturucu madde ele geçirdi.
2013 yılında bin 22 operasyon düzenleyen
güvenlik güçleri, narkotim polisinin devreye girmesiyle geçen yıl 2 bin 135 operasyon düzenledi. Operasyon sayısında yüzde 69'luk artış oldu.
Bu operasyonlarda geçen yıl 3 bin 532 kişi,
önceki yıl ise 2 bin 87 kişi yakalandı. Geçen yıl
gözaltına alınan 3 bin 532 kişiden 914'ü tutuklandı.
Güvenlik güçleri, bu yıl 2 ayda 4 bin 900 operasyon düzenledi. İki ayda 8 bin 200 uyuşturucu
kaçakçısı gözaltına alındı. Operasyonlarda 16
kilogram metamfetamin, 46 kilogram bonzai, 41
kilogram kokain, 92 kilogram afyon, 1 ton 33
kilogram eroin, 7 ton da esrar ele geçirildi
İki ayda 7 ton esrar yakalayarak önemli bir
başarı sağlayan narkotik polisi, 1 milyon 122 bin
ecstasy ile 164 bin captagona el koydu. (AA)
Tekirdağ'da fidye “Zihinsel engelli” genç askere çağrıldı
operasyonu
TEKİRDAĞ - Çorlu ilçesinde, bir zabıta
memurunu fidye için kaçırdığı iddia edilen 6
şüpheli yakalandı.
Alınan bilgiye göre, Çorlu Belediyesi Zabıta
Müdürlüğünde görevli V.A, evine giderken
yolunu kesen kişilerce, otomobile bindirilerek
gözü bağlı şekilde Çerkezköy ilçesindeki bir
depoya götürüldü.
Depoda V.A'ya işkence yapan kişiler, ailesini gizli numaradan arayarak 100 bin TL fidye
istedi. Aile, durumu Çorlu Emniyet
Müdürlüğüne bildirerek yardım istedi. Polis,
olayı aydınlatmak için çalışma başlattı.
Şüphelilerin isteği üzerine V.A'nın eşi, 100
bin TL'yi poşete koyup evinin yakınında, park
halinde bir otomobilin altına bıraktı.
Polis, parayı almaya gelen zanlıyı gözaltına
aldı. Şüphelinin ifadesi doğrultusunda, diğer
zanlıların da kimliği tespit edildi.
Bir arada, kaçırılan zabıta memuru V.A,
vatandaşlar tarafından Çorlu ilçesindeki bir
restoranın arka bahçesinde baygın bulundu.
V.A, Çorlu Devlet Hastanesine götürüldü.
Şüphelileri yakalamak için çalışma başlatan
asayiş ekipleri, zanlıların Çerkezköy ilçesinde,
kiralık bir otomobille kaçmaya çalıştığını tespit
etti. Polis, uyarısını dikkate almayan otomobildekileri ateş açarak durdurmak istedi. Bir süre
devam eden kovalamanın ardından 2'si kadın
5 zanlı yakalandı.
Operasyonun ardından emniyet müdürlüğü
bahçesine çekilen otomobilde, ruhsatsız
tabanca ve çok sayıda kesici alet bulundu.
Zanlılar, M.B, B.K, E.A, İ.E, G.S. ve Ö.Y'nin
emniyet müdürlüğündeki işlemleri sürüyor.
Bu arada V.A'nın, kısa süre öncesine kadar
Çorlu Belediyesinde Temizlik İşleri Müdürü
olarak görev yaptığı öğrenildi. (AA)
İZMİR - İzmir'de Alsancak Devlet
Hastanesi'nin yüzde 90 zihinsel engelli raporu
verdiği belirtilen Osman Toktaş'ın GATA
Haydarpaşa Eğitim Hastanesi'nden verilen sağlam raporuyla askere çağrıldığı iddia edildi.
Ege Tüm Engelliler Çevre Kültür ve İşletme
Kooperatifi'nde (EGE TEKO) düzenlenen basın
toplantısında Osman Toktaş'ın yüzde 90 zihinsel
engelli olduğuna dair Nevvar Salih İşgören
Alsancak Devlet Hastanesi'nden alındığını gösteren rapor ile Toktaş'ın yoklama kaçağı olduğunu bildiren çağrı kağıdı ve GATA Haydarpaşa
Eğitim Hastanesi'nden verilen sağlam raporu
gazetecilere dağıtıldı.
Burada konuşan 27 yaşındaki Toktaş, kendisine 2008 yılında Nevvar Salih İşgören Alsancak
Devlet Hastanesi'nden yüzde 90 oranında zihinsel engeli raporu verildiğini, annesi Cemil'e
Toktaş'ın engelli bakım ücretinden yararlandığını,
kendisinin de engelli maaşı aldığını söyledi.
Askere alma sevk kağıdı ile "şok" yaşadığını
ifade eden Toktaş, en geç 25 Şubat itibariyle
Zırhlı Birlik Okulu ve Eğitim Tümen Komutanlığı
Etimesgut Ankara adresinde bulunması gerektiğini belirtti.
Çağrı kağıdını alınca ilgili askerlik şubesine
gittiklerini ifade eden Toktaş, burada gösterdiği
engelli belgesinin sahte olduğunun söylendiğini
ve GATA'ya sevk edildiğini anlattı. GATA
Haydarpaşa Eğitim Hastanesi'nden kendisine
verilen sağlam raporuyla askere çağrıldığını belirten Toktaş, "Benim numara yaptığımı söylüyorlar.
Alsancak Devlet Hastanesi'nden 2008 yılında
rapor aldım. Bana Başbakanlık tarafından engelli
kartı verdiler ama askere gitmek için çürük vermediler" diye konuştu.
Askere gitmek için hazırlıklarını tamamladığını
belirten Toktaş, kendisinin askerlik heyecanı
yaşadığını, vatani görevini yapmak istediğini
ancak durumunun buna müsaade etmediğini
iddia etti.
Toktaş, yarın birliğine teslim olacağını, annesinin "oğlum gidecek, tek başına nasıl yapacak?" endişesi yaşadığını kaydetti.
EGE TEKO bünyesinde eğitim veren Güven
Aksaray ise 35 yıllık özel eğitimci olduğunu,
Osman Toktaş'ın bu haliyle askerlik yapamayacağını savundu. (AA)
İSTANBUL - Küçükçekmece'de eşiyle tartıştıktan sonra 8 aylık bebeğini yastıkla boğarak
öldürdüğü iddia edilen anneye, müebbet hapis
cezası verildi.
Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki
duruşmaya, 29 Eylül 2012'de eşiyle tartıştıktan
sonra çocuğu Zeynep Nisa Gül'ü boğarak öldürdüğü öne sürülen tutuklu sanık Elif Gül ile tarafların avukatları katıldı.
Duruşmada söz alan Gül, evlenmeden önce
psikolojik tedavi gördüğünü, ailesinin istemediği
bir evlilik yaptığını ve ailesiyle de görüşmediğini
dile getirdi. Gül, evliliğinde şiddet ve aldatma
olaylarının rahatsızlığını daha da tetiklediğini
anlatarak, ''Evlendikten 2 ay sonra ben pişman
oldum. Ayrılmayı düşündüm ancak hamile olduğum için ayrılamadım. Daha sonra da çocuğum
olduğu için ayrılamadım. Hamilelikte bile şiddet
gördüm. Kendimi tamamen çocuğuma adapte
ettim. Olaydan 2 gün önce eşimle tartıştık.
Çocuğum yüzünden yine evden ayrılamadık.
Evden çıktığım gün de niyetim bir daha geri
dönmemekti ancak eniştem ve ablam arayınca,
çocuğun ağladığını söyleyince, dayanamadım
geri döndüm. Eşim yine bana şiddet uygulamak
istedi. Kayınvalidem ve kayınpederim araya girdi,
engel oldu'' diye konuştu.
Kayınvalidesinin de kullandığı sinir ilaçlarından aldığını belirten sanık Gül, olay günü evden
ayrılmayı planladığını ancak kalktığında anahtarının çantasında olmadığını ve kapının kilitli olduğu gördüğünü ifade etti.
Eşinin odasına girdiğini ve amacının ona
zarar vermek olduğunu söyleyen Gül, şunları
kaydetti:
''Ancak yapamadım, geri döndüm. Bu sırada
çocuk ağlıyordu. Odaya girdim ve tam olarak ne
yaptığımı hatırlayamıyorum. Sadece çocuğun
ayakları bana çarpınca ne yaptığımı fark ettim ve
bu olayın üzerine evdekilerin bana zarar vereceğini düşündüğüm için karakola gitmeye karar
verdim. Evden çıktıktan kısa bir süre sonra 5-10
dakika içinde karakola gittim. Orada polislere
kendimi anlatmam 15-20 dakikayı buldu. Önce
bana çocuğun hastaneye götürüldüğü ve yaşama ihtimali olduğu söylendi. Sonrasında da
çocuğun öldüğü bildirildi. Ben böyle bir olayın
yaşanmasını istemezdim. Çok pişmanım.''
Son sözü sorulan sanık Elif Gül, ''Ben bu
olayda kastımın olmadığını, gerçekten bunu yapmak istemediğimi anlamanızı istiyorum'' dedi.
(AA)
8 aylık bebeğini öldüren anneye müebbet hapis
28 Şubat 2015 Cumartesi
Fehmi KORU
[email protected]
3
[email protected]
bölge haberlerİ
‘Yeni Türkiye’ için bir zihin
egzersizi
İZNİNİZLE, bugün, daha önce hiç denemediğim
bir zihin egzersizini yapmaya karar verdim.
Konumuz yine siyaset; üzerinde fikir yürüteceğimiz
kişiler de, siyasi hayatta her gün isimlerini işittiğimiz, her gün bir şeyler söyleyen siyasiler olacak...
Sizlerden istediğim, arkanıza yaslanarak şöyle bir
Türkiye hayali kurmanız: Cumhurbaşkanı,
Başbakan, CHP, MHP ve HDP liderleri bilinen
görüşlerini aynen muhafaza ediyorlar...
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ülkeye başkanlık
sistemi gelmesini istiyor ve bunu gerçekleştirmeyi
dert edinecek 400 milletvekili özlemi içinde...
Başbakan Ahmet Davutoğlu, ilk seçimden partisini başarıyla çıkararak liderliğini perçinlemek ve bu
arada Meclis’e arzu ettiği “yeni Türkiye” idealine
uygun bir kadro getirmeyi planlıyor...
Kemal Kılıçdaroğlu, başında bulunduğu CHP’nin
bu defa şeytanın bacağını kırarak yüzde 30 oranının
üstüne çıkması için çabalıyor ve bunu sağlamaya
yarayacak ittifaklar oluşturma amacıyla çevre
düzenlemesi yapıyor...
MHP Lideri Devlet Bahçeli, iktidarda bulunan ve
kendisinin bir türlü ısınamadığı siyasi kadronun ilk
seçimde büyük bir siyasi yenilgi tatması beklentisinde; Türkiye için öngördüğü millici bir iktidarın köşe
taşlarını kendi eliyle hazırlıyor...
HDP, Cumhurbaşkanlığı seçiminde Selahattin
Demirtaş’la zorladığı yüzde 10 barajını bu defa
aşmak, İmralı’nın dikte ettirdiği “10 maddelik” yol
haritasını siyasi iktidara uygulattırmak ve siyaseten
güçlenerek yoluna devam etmek istiyor...
Bildiğimiz, tahmin ettiğimiz planlar, niyetler,
arzular, istekler...
Liderler, önümüzdeki günler, aylar, hatta yıllar
içerisinde gerçekleşmesini, kendisi, partisi ve ülke
için yararlı bildiği planlar ve niyetlere yine sahip
olsunlar; her biri o arzusu istikametinde çalışmalarını yürütsün, çabalasın... Ancak, sadece bugüne kadar
tanığı olduğumuz bir kötü alışkanlıklarından vazgeçsinler: Kamuoyunun karşısına çıktıklarında birbirlerini ağır biçimde suçlayıcı konuşmalar yapmasınlar...
İstediğimin hepsi bu kadar: Arzularını, niyetlerini,
planlarını muhafaza etsinler, o yolda çalışmalarını
sürdürsünler; fakat bunları diğer siyasi figürlerle
kamuoyu önünde kavga ederek yapmaktan vazgeçsinler...
Hani, kimsenin kimseye gerdan kırmasını, gereksiz kibarlık gösterisinde bulunmasını beklemiyorum;
bütün istediğim, karşı tarafı rencide edecek bir üslup
kullanılmaması...
Ülkemiz birdenbire böyle bir siyasi ortama kavuşursa acaba ne olur?
Kendi cevabımı hemen vereyim: Ülkeye huzur
gelir. Huzurlu bir ülkenin bütün olumlu şartları
Türkiye’ye avdet eder.
Yasalar cepheleşerek değil, her fırsatta uzlaşma
yolları aranarak Meclis’ten çıkarılır.
En temel konular karşı cepheye yenilgi tattırma
sonucu doğuracak biçimde değil, ülkeyi kazandıracak biçimde ele alınıp sonuçlandırılır.
Tepede fark edilen rahatlama, hiç kuşkunuz olmasın, en aşağılara kadar sirayet eder, yeniden “millet”
olduğumuzu hatırlarız.
Dikkat ettiyseniz, partileri yerinde bırakan, liderlerine dokunmayan, her birinin amaçlarını aynen
muhafaza ettikleri bir senaryo benimki; bugün olan
bitenden tek farkı bu senaryonun, siyasetin üslubunun değişmesi...
40 askerimizi daha fazla hayati risk altında tutmamak, daha da önemlisi ülkemizin savaşa sürüklenmesinin önüne geçmek için girişilen bir operasyonun bile gerebildiği bir ülke olmaktan çıkmamız...
Her yeni açıklamayla doların bir inip bir çıkmasının durması...
Korku dağları bekliyor havasının dağılması...
“Çocuklarımın geleceği beni ürkütüyor” sözlerinin
artık duyulmaması...
Dışarıdan bakanların bize imrenmesi...
Çok mu zor? Ne dersiniz?
27 Şubat 2015/ HABER TÜRK
Kendisinden habersiz
adına şirket kuruldu
HATAY Kanser hastası
çiftçi Turgut
Şimşek, gittiği
hastanede,
İzmir'de adına şirket kurulduğu için
Bağ-Kur'a prim
borcu olduğunu
öğrenince, savcılığa suç duyurusunda bulundu.
İskenderun ilçesinde oturan evli ve 3 çocuk
babası 51 yaşındaki Turgut Şimşek, AA muhabirine, çiftçilik yaptığını ve tarım sigortasından faydalandığını söyledi.
Bir süre önce rahatsızlandığını ve kanser
teşhisi konulduğunu belirten Şimşek, tedavisi
için gittiği hastanede, İzmir'de, bilgisi dışında
adına şirket kurulduğunu öğrendiğinde şaşkınlık
yaşadığını belirtti.
Şimşek, evrak üzerinde ortağı göründüğü
şirketten dolayı Bağ-Kur'a 12 bin lira prim borcu
çıktığını da ifade ederek, şunları anlattı:
"Bilgim dışında adıma şirket açanlar hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundum.
Maddi durumum olmadığından tedavimi bile
yaptıramıyorum. Yeşil kart almak için başvuru
yaptım ancak adıma şirket olduğundan kart
verilemeyeceği söylendi. Ne yapacağımı bilemiyorum. Kimliğimi de kaybetmedim. Hiç gitmediğim İzmir'de ortağı olduğum bir şirketin nasıl
kurulduğuna anlam veremedim."
Şimşek'in eşi Cemile Şimşek de (36) kocası
çalışamadığı için evlere temizliğe gittiğini,
kazandığı paranın, eşinin tedavi masraflarına
yetmediğini söyledi. (AA)
4
ANKARA
28 Şubat 2015 Cumartesi
Şehrin değişik
yerlerine gelişi güzel
dökülen kaçak
hafriyat, moloz ve
çöplerle ilgili olarak
açıklamada bulunan
Ankara Büyükşehir
Belediyesi Zabıta
Dairesi Başkanlığı,
vatandaşların böyle
durumları Alo 153
Mavi Masa hattına
bildirilmesini istedi.
Gelişigüzel atılan molozları
ALO 153’e bildirebilirsiniz
HABER MERKEZİVatandaşların gelişigüzel atılan çöp ve
molozlar konusunda duyarlı olmaları gerektiğini
kaydeden Zabıta Daire Başkanı Abdurrahman
Karabudak, gezici ekiplerle ya da vatandaşlardan gelen ihbarlar sonucu tespit edilen kaçak
hafriyat ve moloz dökümü yapan kişi veya firmalara ağır para cezai işlem uygulandığını
söyledi.
Karabudak, Kaçak hafriyat döktüğü tespit
edilen aracın parka çekildiğini, Kabahatler
Kanununa göre 4 bin TL ile 10 bin TL arası
cezai işlem uygulandığını belirtirken, Kaçak
hafriyat ve moloz dökümü ile çevreye verilen
zararın büyüklüğüne göre de Çevre Kanunu
uyarınca 42 bin TL ile 126 bin TL arası cezai
işlem uygulandığını belirtti.
Abdurrahman Karabudak, Başkent’in dört
bir tarafında gezici ekiplerle denetimlerde
bulunduklarını ancak her an her yeri kontrol
etme imkanlarının olmadığını belirterek,
“Ekiplerimiz 24 saat esasına göre sürekli görev
yapmış olsa da kontrollerimiz imkanlarımız
dahilinde yapılıyor. Her an her yeri kontrol etme
imkanımız bulunmuyor” diye konuştu.
Vatandaşların da bu konuda duyarlı olmaları
gerektiğine vurgu yapan Abdurrahman
Karabudak, “Vatandaşlarımız kaçak hafriyat
dökümü yapan kişi yada araçları gördükleri
zaman, plakalarını alıp, varsa firma adını, yer
ve zaman tespiti yaparak ALO 153 Mavi
Masa’ya bildirsinler.
Ekiplerimiz tarafından olaya anında müdahale edilerek, kaçak hafriyat döken kişiye
döküm yapılan yer ve bölge temizlettiriliyor.
Gerekli olan cezai müeyyideler de uygulanıyor”
dedi.
Karabudak, kaçak hafriyat, moloz ve çöp
dökümü ile ilgili yasal işlemlerin uygulandığını
belirterek, 2014 yılında Zabıta Dairesi
Başkanlığı Çevre Denetim Merkez Amirliği
ekiplerince yapılan denetimlerde toplam; 1
milyon 326 bin 982 TL peşin para cezası uygulandığını söyledi.
Kaçak hafriyat dökenlere uygulanan yasal
işlemler hakkında bilgi veren Abdurrahman
Karabudak, “Kaçak hafriyat döktüğü tespit
edilen araç parka çekiliyor.
Kabahatler Kanununa göre 4 bin TL ile 10
bin TL arası cezai işlem uygulanıyor. Kaçak
hafriyat ve moloz dökümü ile çevreye verilen
zararın büyüklüğüne göre ise Çevre Kanunu
uyarınca 42 bin TL ile 126 bin TL arası cezai
işlem uygulanıyor.
Aynı zamanda dökülen alan da
temizlettirilerek görüntü kirliliği giderilmiş oluyor” diye
konuştu.
Eryaman Musiki Derneği’nden müzik ziyafeti
HABER MERKEZİEryaman Musiki Derneği Türk Sanat
Müziği Korosu 21. konserini vererek,
kulakların pasını sildi. Etimesgut
Belediyesi’nin Eryaman’daki Yunus Emre
Kültür ve Spor Merkezi’nde düzenlenen
konsere, Belediye Başkanı Enver Demirel
de eşi İlknur Demirel’le birlikte katıldı.
Dursun Ali Yağlı yönetimindeki koro,
Hacı Arif Bey, Saadettin Kaynak,
Selahattin Pınar gibi ünlü bestecilerin
eserlerini seslendirdi. Solo ve koro
şarkılara izleyiciler de eşlik etti. 29 şarkı
okuyan koro, konser sonunda büyük alkış
aldı. Dernek yönetimi tarafından
katkılarından dolayı Etimesgut Belediye
Başkanı Enver Demirel’e çiçek takdim
edildi.
Başkan Demirel, konseri çok
beğendiğini belirterek koro elemanlarına
teşekkür etti. Konserin yapıldığı Yunus
Emre Kültür ve Spor Merkezi’nin konser
ve diğer kültürel etkinlikler için yeniden
düzenlediklerini ve daha modern ve daha
kullanışlı bir yapıya kavuşturduklarını
hatırlatan Demirel, “Son 5-6 yıllık süreçte
ilçemize ciddi anlamda sosyal ve kültürel
tesisler kazandırdık. Bu tesislerimizle birlikte ilçemizde daha çok kültürel ve sanatsal etkinlikler düzenleniyor. Daha önce
konserler için Ankara’nın merkezi noktalarına gitmek zorunda kalıyorduk. Artık
bütün etkinliklerimizi kendi salonlarımızda
yapabiliyoruz” dedi.
Çankaya’da acil
temizlik ekibi
HABER MERKEZİÇankaya Belediyesi ilçeyi köşe bucak temizlemeye devam ediyor. Temizlik işleri bünyesinde kurulan
acil müdahale ekibiyle ilçeyi sokak sokak kontrol
altında tutmayı hedefleyen Çankaya Belediyesi,
vatandaşlardan da gelen bildirimler doğrultusunda
ekipleri temizlik ihtiyacı duyulan bölgeye yönlendiriyor.
Planlı toplu temizlik çalışmalarının yanı sıra
küçük gruplar halindeki mobil ekiplerle bildirim
yapılan bölgelerde temizlik çalışmaları yapan acil
temizlik ekibi, çalışmalarına hafta başı Zafertepe ve
Karapınar mahallelerinden başladı.
Özellikle gecekonduların yoğun olduğu bölgede
köşe bucak çöp toplama, süpürme işlemi gerçekleştiren 18 kişilik ekibin çalışması vatandaşlar
tarafından da takdir ediliyor. Görev dağılımı yapılan
ekipte 18 kişinin koordineli ilerleyişi sokağın da bir
an önce temizlenmesine olanak sağlıyor. Her gün bir
bölgenin temizliğini yapan ekipler, gezici ekibin yönlendirmesiyle de gün içerisinde hareket ediyorlar.
Vatandaşların ortak kullanım alanları olan cadde ve
sokaklarda temizlik çalışmalarını yürüten ekipler, bir
başka ortak kullanım alanı olan ibadethane ve pazar
yerlerindeki rutin temizliklerine de devam ediyor.
Tiran Valisi Vorpsi’den
Vali Kılıçlar’a ziyaret
HABER MERKEZİArnavutluk Tiran Valisi Sadi Vorpsi ve beraberindeki
heyet, Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar’ı makamında
ziyaret etti.
TİKA organizasyonunda ikili ilişkilerin geliştirilmesi
amacıyla gerçekleştirilen çalışma ziyareti kapsamında
ilimizde bulunan Tiran Valisi Vorpsi, kabulünden dolayı
Vali Kılıçlar’a teşekkür ederek, “Başta vizelerin kaldırılması olmak üzere iki ülke arasındaki ilişkiler hızla
gelişiyor. Buna bağlı olarak iki ülke vatandaşları arasında da bu dostluk karşılık buluyor. Bu ziyaretle karşılıklı
bilgi alışverişinde bulunuyoruz.” dedi.
Misafir Tiran Valisi Vorpsi’yi ilimizde ağırlamaktan
duyduğu memnuniyeti dile getiren Vali Kılıçlar, Balkan
ülkeleri ile çok güçlü tarihi ve kültürel bağlarımız
olduğunu ifade ederek, “Geçmişte kesintiye uğrayan
ilişkilerimiz her geçen gün daha da güçleniyor.
Temenni ederim konuk Vali’nin ziyareti ilişkilerimizin
daha da geliştirilmesi anlamında güzel bir başlangıç
olur. Her alanda ilişkilerimizi geliştirmek istiyoruz.” dedi.
Başkan Çetin, muhtarlarla buluştu
İlçedeki mahalle muhtarları ile kahvaltıda buluşan Pursaklar
Belediye Başkanı Selçuk Çetin, hem mahalleler hakkında bilgi aldı
hem de muhtarların taleplerini dinledi.
Vosvos Parkı’nda
buluştular
HABER MERKEZİYenimahalle Belediyesi Vosvos Parkı,
vosvoscuların yeni buluşma noktası oldu.
Ankara Volkswagen Fun Club’un düzenlediği
etkinlikte, renkli konvoylarıyla Vosvos Parkı’na
gelen vosvos severler, Yenimahalle Belediye
Başkanı Fethi Yaşar’ın kendilerine tahsis ettiği
Yenimahalle Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler
Müdürlüğü Vosvos Lokali’nde doyasıya eğlendi.
Parkın içinde bulunan lokalde sanatçılar Figen
Genç, Burak Yakut ve Rojda’nın şarkılarıyla renkli
bir gün yaşayan Volkswagen tutkunları, birbirleriyle de hasret giderdi. Buluşmada konuşma
yapan Volkswagen Fun Club Başkanı Olgun
Şensoy, katılan arkadaşlarına teşekkür ederek,
kendilerini bir çatı altında buluşturmaya olanak
sağlayan Başkan Yaşar’a minnettar olduklarını
söyledi.
Şensoy, “Bizleri unutmayarak, vatandaşın da
beğenisini kazanan bu parkı bizlere hediye eden
Yaşar, bununla yetinmeyip bize bir de lokal
hediye etti. Eksiklilerimizi giderdi. Bizde bugün
burada onun sayesinde buluştuk. Kendilerine çok
teşekkür ediyorum” dedi.
HABER MERKEZİPursaklar Belediyesi Mehmet Akif Ersoy
Sosyal Tesisleri Özler Restoran’da muhtarlarla buluşan Pursaklar Belediye Başkanı
Selçuk Çetin, mahalle halkına daha kaliteli
hizmet etmenin püf noktalarını muhtarlarla
paylaştı. İlçeye bağlı 21 mahalle muhtarı ile
buluşan Çetin, tecrübelerini paylaşarak
“Mahallelerimizi ve hemşerilerimizi çok iyi
tanıyın. Onların yanında olun. Sizler mahallelerin seçilmiş elçilerisiniz” dedi.
Seçilmişlerle halkın arasında bir engel
olmaması gerektiğini ifade eden Başkan,
“Sorunları olan hemşerilerimiz size gelmekten çekinmesin, halkla aranıza duvar
örmeyin. Mahallenizdekilerle yakın diyalog
içinde olmayı sakın ihmal etmeyin.
Belediyemizle ve ilçe idari amirleriyle iletişiminizi asla koparmayın. Parçalar ne kadar
güzel olursa bütün de o denli güzel olur. Siz
üstünüze düşen görevi layıkıyla yapmaya
gayret edin. Biz belediye olarak sizlere
elimizden gelen desteği veriyoruz” diye
konuştu.
Muhtarların sorularını da cevaplayan
Başkan Çetin, ilçenin daha da gelişmesi
için hep birlikte hizmet etmek gerektiğini
vurguladı.
Pursaklar Belediye Başkanı Selçuk
Çetin’i dikkatle dinleyen muhtarlar, ilçeye
yapılan hizmetlerden dolayı memnun olduklarını belirterek Başkan’a teşekkür ettiler.
Park ve Bahçeler Müdürlüğü
yeni hizmet binasına taşınıyor
HABER MERKEZİGölbaşı Belediyesi Park ve Bahçeler
Müdürlüğü, çalışmalarını yeni hizmet binasında
sürdürecek.
Park ve Bahçeler Müdürlüğü bundan böyle
sera ve üretim hizmetlerini gerçekleştirdiği alanda hizmet vermeye devam edecek.
Toplamda 600 m2lik 2 katlı hizmet binası
planlanmış olup, çalışmalarına başlandı. Park ve
Bahçeler Müdürlüğü’nün çalışmalarını gerçekleştireceği hizmet binasının birinci katında personel ihtiyaçlarını giderip, dinlenebileceği bir alan
planlanırken, ikinci katında ise idari birimlerin
olduğu müdürlük katı yer alacak.
Gölbaşı Belediye Başkanı Fatih Duruay ise bir
açıklama yaparak, “Park ve Bahçeler
Müdürlüğümüz artık yeni binasında hizmet verecek. Burası hem Müdürlüğümüzün ismine hem
de daha verimli hizmet vermesi bakımından
uygun bir yer” ifadelerini kullandı.
Park ve Bahçeler Müdürlüğü’nün hizmet vereceği binanın yapımında ise Ankara’nın yöresel
mimari dokusunu yaşatmak, kentsel dönüşüme
destek vermek ve kaçak yapıyı önlemek amacıyla Gölbaşılıların hizmetine sunulan Ankara Evleri
mimarisi örnek alınacak. Müdürlük, başarılı çalışmalarını yeni modern binasında sürdürecek.
ANKARA
28 Şubat 2015 Cumartesi
Büro
Memur-Sen,
vergi
haftasında
maliye
çalışanlarının
verilmeyen
haklarını
protesto
etti.
Büro Memur-Sen’den
verilmeyen hak protestosu
HABER MERKEZİBüro Memur-Sen’e üye Maliye Bakanlığı
çalışanları verilmeyen haklarını Türkiye
genelinde eş zamanlı olarak protesto etti.
Maliye çalışanları, Başkent Ankara’da ise Gelir
İdaresi Başkanlığı önünde toplanarak haklarının verilmesini istedi. ‘Hak gaspına hayır’
‘Tek çözüm mali hizmetler’ yazılı dövizler
taşıyan maliye çalışanları, ‘Memuruz, haklıyız,
kazanacağız’ ‘Mali hizmetler hakkımız, söke
söke alırız’ sloganları attı.
Grup adına açıklama yapan Büro MemurSen Genel Başkanı Yusuf Yazgan, ülke gelirlerinin büyük bir bölümünü oluşturan vergileri
toplayan, devletin bütçesini yapan, harcamalarını kontrol eden Maliye Bakanlığı çalışanlarının hak kayıplarına uğradığını söyledi.
Devlet gelirlerinin toplanmadığı ya da toplamada aksaklıklar yaşandığı takdirde mali,
sosyal gibi her alanda olumsuzluklar
yaşanacağını belirten Genel Başkan Yusuf
Yazgan, “Ülkemiz ekonomisi için gece gündüz
demeden, mesai mevhumu gözetmeden
çalışarak milyarlarca vergiyi tahsil eden maliye
çalışanları, maalesef emeklerinin karşılığını
alamamaktadır. Dünyanın hemen her ülkesinde
maliye çalışanlarının mali ve özlük hakları
ülkemiz çalışanlarından çok daha yüksektir. İş
yoğunluğunun, iş riskinin ve sorumluluğun
fazla olduğu Maliye Bakanlığı’ndaki çalışanlar,
ek ödemelerden yararlanamamaktadır. Tabiri
caizse ekonomi musluğunun başını tutan
maliye çalışanlarına bu musluktan bir damla
su dahi çok görülmektedir” dedi.
Büro Memur-Sen olarak kimseden haksız
bir uygulama istemediklerini, maliye çalışanlarının alın terinin, emeğinin karşılığını istediklerini vurgulayan Yazgan, çalışma verimliliğinin,
moral ve motivasyonun arttırılması için personelin mali ve özlük haklarda iyileştirme
yapılması gerektiğinin altını çizdi. Yazgan,
maliye çalışanlarının taleplerini şu şekilde
sıraladı:
“Gelir uzmanlığı ve defterdarlık uzmanlığı
özel sınavları yeniden açılmalıdır. Tüm birimlerde fazla mesai yapan çalışanlara fazla
mesai ücreti ödenmelidir. Yardımcı hizmetler
sınıfında çalışan personele görevde yükselme
sınavı açılmalı ve bu kadroda çalışanlara ek
gösterge verilmelidir. Şoför kadrosunda
çalışan personele veri hazırlama ve kontrol
işletmeni kadrosu sınavsız verilmelidir.
Büyükşehirlerde görev yapan çalışanlara
büyükşehir farkı verilmeli. Mali Hizmetler Sınıfı
oluşturularak, genel müdürden yardımcı
hizmetliye kadar tüm personelin ek
göstergeleri yeniden düzenlemelidir”
MÜSİAD Ankara, Vali
Kılıçlar’ı konuk etti
Başkan Yaşar’a
bir ödül daha
EMİNE ÖZCANAlternatif Politikalar Merkezi, Yenimahalle
Belediye Başkanı Fethi Yaşar'ı ödüle layık gördü.
Alternatif Politikalar Merkezi, “Halka Hizmet
Yoluna 10 yıl” başlığıyla düzenlediği ödül
töreninde, Türkiye’nin barış ve güven ortamına
katkı sağlayan medya ve sivil toplum kuruluşları ile
belediyelere ödül verdi. 30 isimin ödüllendirildiği
gecenin ev sahipliğini Alternatif Politikalar Merkezi
Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Koçak yaptı.
Merkezin çalışmaları hakkında davetlilere bilgi
veren Koçak, Mersin’in Tarsus ilçesinde katledilen
Özgecan Aslan’ı hatırlatarak olaydan duyduğu
üzüntüyü dile getirdi. "Böyle bir dinin mensubu
olacaksın ve böyle bir olay yaşayacaksın. Bunlar
ciddi travmalar yaşadığımızın vurgularıdır" ifadelerini kullanan Koçak, Ege Üniversitesi’nde karşıt
görüşlü öğrenciler arasında çıkan kavgada hayatını
kaybeden Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nu da unutmadı.
Törende yapıcı söylemleri ve kucaklayıcı tavrıyla
ödüle layık görülen Yenimahalle Belediye Başkanı
Fethi Yaşar, ödülünü Koçak’ın elinden aldı. Yaşar,
böylesine anlamlı bir ödüle layık görülmüş olmaktan duyduğu mutluluğu ifade ederek “Bizler, halkın
mutluluğunu, refahını arttırmak için gecemizi
gündüzümüze katarak çalışıyoruz. Herkesin yaşamaktan mutlu olacağı bir Yenimahalle için hizmet
üretiyoruz, bunu yaparken de her düşünceden
yurttaşıma eşit davranıyorum. İnsanları ayrıştırarak,
ötekileştirerek bir yere varamayız. Kin yerine, sevgi
ekerek Yenimahalle’de barış ve huzur ortamı sağlamaya çalıyorum” dedi.
Halkın kaynaklarını halk için harcadığına vurgu
yapan Yaşar, Ankara’nın her noktasının
cumhuriyetin başkentine yakışır olması gerektiğini
ifade ederek “Bu doğrultuda Ankara genelindeki
ilçe belediye başkanlarımızı ziyaret ederek
istişareler yapıyorum” diye konuştu.
Türkiye'nin huzur ve güvenliğinin vurgulandığı
törende, bu mesajın aktarılmasında rol oynayan
isimlere tek tek ödülleri verildi. Geceye barış elçileri
olarak adlandırılan; çocuklarını dağlarda kaybeden
Barış Anneleri, Şehit Anneleri, Yörük Türkmen
Beyleri ve Korucular Birliği üyeleri damgasını
vurdu.
HABER MERKEZİAnkara Valisi Mehmet Kılıçlar MÜSİAD
Ankara Şubesini ziyaret etti. Bu yılbaşında
seçilen yönetim kurulu ile bir arada gerçekleştirilen ziyarette, Ankara’nın sorunları da
sohbet ortamında masaya yatırıldı.
Konuşmasına MÜSİAD Ankara Şubesi
yeni dönem yönetim kurulunun hayırlı
olmasını dilekleriyle başlayan Vali Kılıçlar
“Ülke olarak 2023 ihracat hedeflerimiz ve
ciddi bir planlamamız var. Bu hedefin
yakalanabilmesi için, Ankara’nın üzerine de
büyük görevler düşmekte. Dünya ticaretinde
yer alan bir Ankara katma değeri daha yüksek, marka ürünler üreterek bu hedefe
katkıda bulunmalı” dedi. Konuşmasının
devamında Ankara’nın başkent olmasının
yanı sıra bir kent olarak da geniş bir yelpazeye sahip olduğunu belirterek “Ankara
bürokrasi, siyaset ve tarım için önemli bir
şehir olmasının yanı sıra, ciddi bir sanayi
kenti. Bu özelliğinin yanına sağlık turizmi
niteliklerini de koyarak büyüme ölçeğini
geliştirmeli” şeklinde Ankara perspektifini
ortaya koydu.
Ankara’nın gelişimi ile alakalı olarak
sorunların da dile getirildiği hasbihalde Vali
Kılıçlar “Ankara’nın gelişimi için Ankara’dan
direkt uçuşların arttırılması hususu da ciddi
önem arz etmekte. Yapılması planlanan fuar
alanı gibi yatırımlar, bu konunun da
çözümünde bir adım olacaktır.” şeklinde
Ankara’nın ticari gelişimine yönelik
düşüncelerini ifade etti. Vali Kılıçlar, direkt
uçuşların azlığının sadece fuar çalışmaları
gibi alanlarda değil, sağlık turizmi gibi
Ankara’nın ciddi potansiyele sahip olduğu
alanlar için de olumsuz etki doğurduğunu ve
bu konuyu aşmak için Ankara’nın kamu,
özel ve sivil toplum olmak üzere her
dinamiğinin katkı da bulunması gerekliliğinin
altını çizdi. Ankara’nın önde gelen yatırımcı
ve sanayicilerinin yer aldığı MÜSİAD Ankara
Şubesi yönetim kurulu üyelerinin de,
Ankara’ya dair düşüncelerini dile getirdiği
toplantıda, Ankara Fuar alanının bir an önce
hayat geçirilmesinin yanında, 2025 EXPO
adaylığı gibi önemli süreçlerde de,
işadamları ve sivil toplum kuruluşları olarak
Ankara’ya katkı anlamında vazifeye hazır
olunduğu görüşü ifade edildi. Bu konuda
tam işbirliği ve tek yürek olmuş bir
Ankara’nın ciddi mesafe kat edeceğinin altı
çizildi.
Program sonunda Şube Başkanı İlhan
Erdal ziyaretlerinden ötürü Vali Mehmet
Kılıçlar’a şükran duygularını sunarak, günün
anısına MÜSİAD Ankara plaketi takdim etti.
Programın sonrasında Vali Kılıçlar MÜSİAD
Ankara Şubesi anı defterini imzaladı.
5
Kızılcahamam'da
Hocalı şehitleri anıldı
HAKKI MURAT SÖBÜTAYAzerbaycan Büyükelçiliği ile Kızılcahamam
Belediyesi'nce yaptıılan Hocalı Özel Müzesi'nde,
Hocalı Katliamı Şehitleri Anma Programı düzenlendi.
Kızılcahamam Hocalı Anıt Parkı’nda yapılan programa; Azerbaycan Büyükelçilik Müsteşarı Ceyhun
Zeynelov, Azerbaycan Milletvekili Elman Memmedov ,
Kızılcahamam Kaymakamı Mehmet Yıldız,
Kızılcahamam Belediye Başkanı Muhittin Güney,
Kızılcahamam Belediye Başkan Yardımcısı Fahrettin
İlhan, Kızılcahamam Belediye Meclis Üyeleri, Kamu
Kurum Kuruluşları Müdürleri, Siyasi Parti İlçe
Başkanları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Hocalı Şehri’nde Ermeni zalimleri tarafından
katledilen şehit soydaşlarımız için saygı duruşunda
bulunulmasının ardından bir millet iki devlet
Azerbaycan ve Türkiye’nin milli marşları okundu.
Anma programında Kızılcahamam Belediye
Başkanı Muhittin Güney, Azerbaycan Büyükelçilik
Müsteşarı Ceyhun Zeynelov, Azerbaycan Milletvekili
Elman Memmedov, Hocalı sakini Ramis Kahramov,
Tarih endüstrisi başkan yardımcısı Cebi Behramov,
Tarih Endüstrisi Şube Müdürü Kasım Hacıyev ve
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı İdaresi Sosyal ve
Politik konular daire Başkan yardımcısı Erestun
Mehdiyev konuşma yaptılar.
Duruay’dan çölyak
hastalarına yardımeli
HABER MERKEZİGölbaşı Belediye Başkanı Fatih Duruay, meclis
komisyonuna sunulan, çölyak hastalarının glütensiz
un ve unlu mamüllerin temini noktasında yaşadıkları
sıkıntılara el uzattı.
Başkan Duruay açıklamasında ise, “Çölyak
hastalığı ile mücadele eden vatandaşlarımız normal
ekmek, makarna, pasta, börek, bisküvi ve benzeri
birçok gıdayı tüketemiyor. Gölbaşı’nda çölyak
hastalığına yakalanmış hastalarımıza eğitici seminerlerimiz belediyemizce verilecektir. Çölyak hastalığına
yakalanan vatandaşlarımıza bir kolaylık daha sağlayarak glütensiz un ve ürün temininde kendilerine
yardımcı olmaya çalışacağız” ifadelerini kullandı.
Gölbaşı’nda yaşayan ve belediyeye başvuran
vatandaşların glütensiz un ve ürün temininde çözüm
yoluna gidilirken, yaşanan sıkıntıların çözümü noktasında Gölbaşı Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü
Aile hekimleri ile istişareler yaparak, hastaların tespit
edilmesini sağlayacak.
Gölbaşı’nda yaşayan ve çölyak hastalığı ile
mücadele eden hastaların Sağlık İşleri Müdürlüğü’ne
başvurabileceklerini belirten Başkan Duruay,
“Başvurular dahilinde çölyakla mücadele eden vatandaşlarımızın ihtiyaçlarını karşılayacağız.
Çiğdem Mahallesi’nde
sandıklar kuruluyor
HABER MERKEZİÇankaya Belediyesi, yeni nesil katılımcılığı
İsveç Modeli ile hayata geçiriyor. Belediye 1 Mart
Pazar günü Çiğdem Mahallesi’nde sandık kuracak; kullanım süresi dolan halı sahanın yerine ne
yapılması gerektiğine Çiğdemliler karar verecek.
Çankaya Belediyesi, Çiğdem Mahallesi Muhtarı
ve Çiğdemim Derneğinin birlikte organize ettiği
halk oylaması için 1 Mart Pazar günü Mahalle
Muhtarlığına 3 adet sandık kurulacak. Oy kullanma işlemi 09.00-17.00 saatleri arası gerçekleştirilecek. Çiğdemliler bu saat aralığında, her hangi
bir şaibenin yaşanmasına fırsat vermemek
amacıyla imza karşılığı oy kullanabilecek.
Sandıkların başında Çankaya Belediyesi çalışanları ve mahalleli olacak. Ayrıca talep edildiği
takdirde Çiğdem Mahallesi’nin uzak noktalarına
görevliler eşliğinde vatandaşların oy kullanması
amacıyla 1 saatliğine sandık gönderilebilecek.
Daha önceki yıllarda özel şahıslara kiralanan,
geniş bir alana sahip halı saha kompleksinin
sözleşmesinin bitmesi üzerine Çankaya Belediyesi
alanın ne olarak kullanılacağını halka iki türlü
soracak. Oy pusulalarında, “Tesis mevcut haliyle
devam etsin”, “Tüm halkın kullanımına açık, spor
tesisi ve/veya park yapılsın” tercihleri yer alacak.
6
ANKARA
28 Şubat 2015 Cumartesi
Ankara Büyükşehir
Belediyesi Ankaraspor,
amatör 19 branşta
2000’in üzerinde
sporcuyu bünyesinde
barındıran Büyükşehir
Belediye Ankaraspor
Kulübü, sporcu
transferi yapmadan,
40 uzman antrenör ile
sporcuların eğitimleriyle de yakından
ilgileniyor.
Ankaraspor, geçen yıl
madalyaya boğuldu
HABER MERKEZİAnkara Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor,
amatör 19 branşta 2000’in üzerinde sporcuyu
bünyesinde barındıran Büyükşehir Belediye
Ankaraspor Kulübü, sporcu transferi yapmadan, 40 uzman antrenör ile sporcuların
eğitimleriyle de yakından ilgileniyor.
Kulüp aynı zamanda, sosyal sorumluluk
kapsamında Bedensel Engelli Tekerlekli
Sandalye Basketbol Takımı, Büyükşehir
Belediyesi’ne ait Sokakta Çalışan Çocuklar
Merkezi’ne üye çocuklardan oluşan Judo
Branşını da bünyesinde barındırıyor.
Geçtiğimiz yıl başarılı bir sezon geçiren
Büyükşehir Belediye Ankaraspor Kulübü,
çeşitli branş ve kategorilerde ulusal müsabakalarda 39 altın, 46 gümüş ve 40 bronz
olmak üzere toplam 125 madalya, uluslararası
müsabakalarda ise 7 altın, 3 gümüş ve 1
bronz olmak üzere toplam 11 madalya
kazandı.
Yeni sezona da fırtına gibi giren
Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor, bu güne
kadar katıldığı Türkiye şampiyonalarında,
Boks Branşı’nda 3 altın, 1 gümüş, 7 bronz,
Halterde yıldızlarda 5 altın, 2 gümüş, 5 bronz,
Yıldızlar Serbest Güreş Türkiye
Şampiyonası’nda 1 bronz, Uluslararası
Turkish Open Taekwondo Turnuvası’nda,
Büyük erkeklerde 1 gümüş, genç bayanlarda
1 bronz madalya elde etti.
Atletizmde Gençler Salon Türkiye
Şampiyonası’nda 1500 ve 3000 metrelerde 2
bronz, Kayak Branşı’nda Kayaklı Koşu B Ligi
Yarışları’nda, bütün kategori ve sitillerde 8
altın, 7 gümüş ve 3 bronz olmak üzere toplam
18 madalya kazanarak, başarılarına bir yenisini daha ekledi. Ferdi sporcuların yanı sıra
takım müsabakalarında da yer alan
Büyükşehir Belediye Ankaraspor, Hentbol
branşında Süper Lig’de, Masa Tenisi Bayanlar
Süper Lig’de, Bedensel Engelli Tekerlekli
Sandalye takımı, Buz Hokeyi takımı ile de 1.
Lig’de başarılı sonuçlar almaya devam ediyor.
Büyükşehir Belediyesi Ankaraspor Kulübü
Başkanı Seçkin Odabaşı, binlerce genç
sporcuyla Türk sporuna faydalı olabilmeyi
amaçladıklarını belirterek, “Büyükşehir
Belediyesi Ankaraspor, amatör branşlarda
adeta Türk sporunun lokomotifi konumunda”
dedi.
Odabaşı, şunları söyledi:
“Kulübümüz bünyesindeki 19 branşta
2000 sporcu ve 40 teknik direktör ile Türk
sporuna hizmetlerimizi sürdürüyoruz. Ana
hedefimiz sporla alakalı tüm unsurların, özen
ve gayret içerisinde hayata geçirilmesi. Ulusal
ve Uluslararası alanlarda katıldığımız müsabakalarda takım halinde ve ferdi branşlarda
hak ettiğimiz başarılara ulaşmış olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Hızla yükselen başarı
grafiğimizle Türk Sporu’nda adından sıklıkla
söz edilen bir kulüp olmanın gururunu yaşamaktayız. Kulübümüzün elde ettiği başarılarda
büyük katkıları bulunan Onursal Başkanımız
Sayın Melih Gökçek’e, yönetim kurulu üyelerimize, teknik heyetimize, sporcu
arkadaşlarımıza ve tüm kulüp çalışanlarımıza
sağlık, mutluluk ve başarı diliyorum.”
Çankaya Belediyesi
deneyimlerini paylaştı
Miniklere
eğlenceli seminer
HABER MERKEZİYenimahalle Belediyesi çevreci projelerine hız
kesmeden devam ediyor. Temizlik İşleri Müdürlüğü
ekipleri, birinci dönemde olduğu gibi sömestr
tatilinin hemen ardından okullarda eğitim seminerleri düzenleyerek öğrencileri bilinçlendiriyor.
Seminerlerde miniklere ambalaj atıklarının çöp
olmadığı aşılanırken, atık pillerin çevreye vereceği
zararlar da anlatılıyor.
Tüketici ve Çevre Eğitim Vakfı (TÜKÇEV) işbirliği ile sürdürülen Ambalaj Atıkları Geri Kazanım
Projesi, Batıkent Orhan Eren İlkokulu’nda devam
etti. Temizlik İşleri Müdürlüğü tarafından 2007
yılından beri sürdürülen proje kapsamında, okuldaki 1,2,3 ve 4’üncü sınıf öğrencilerine geri
kazanımın önemi anlatıldı. TÜKÇEV’den Funda
Ulutürk ve Nazlı Aygündüz tarafından verilen
eğitimde, çocuklar çevre konusunda duyarlı
olmaya davet edildi. Sunumda ambalaj atıkları ve
geri dönüşümün, doğa için ne kadar önemli
olduğuna vurgu yapılarak “1 ton kâğıt toplamak
17 ağacın kesilmesini engellemektir. Yine piller,
kontrolsüz bir şekilde çevreye bırakıldığı takdirde
bu zararlı kimyasal ve ağır metallerin toprak ve su
kirliliğine sebep olma riskleri vardır. Pillerin içinde
civa, kurşun, nikel gibi ağır metaller bulunur.
Bunlar, hem çevre hem de insan sağlığı açısından
zehirli maddelerdir. Atık pillerin çöpe atılması
çevre kirliliğine yol açar ve insan sağlığına zarar
verir. Bu yüzden atıkları atık kutularına atarak
duyarlı olalım” dedi.
Öğrencilerin seminere ilgisini arttırmak
amacıyla miniklere çevre konusunda mesaj veren
Karagöz ve Hacivat gölge oyunu ile çizgi film
izlettirildi.
Ambalaj çeşitleri hakkında bilgiler veren
Ulutürk ve Aygündüz, öğrencilerin sorularını da
cevapladı. Seminerin sonunda öğrencilere
TÜRKÇEV tarafından hazırlanan Önce Çocuk
kitabı dağıtıldı. Okula ise atık pil ve geri dönüşüm
kutuları yerleştirildi.
HABER MERKEZİÇankaya Belediyesi
Kadın Danışma Merkezi ve
Sığınmaevi'nde görevli
sosyal hizmet uzmanı ve
toplumsal cinsiyet kadın
çalışmaları uzmanı yetkililer
deeyimlerini paylaştı.
Yetkililer, Jandarma
Komutanlığı Çocuk ve
Kadın Kısım Amirliği personeline kadının maruz
kaldığı şiddet türleri ve
korunmalarına yönelik
yapılması gerekenler
konusunda deneyim paylaşımında bulundu. Kadına
yönelik şiddetin her yıl ciddi
oranlarda attığını kaydeden
yetkililer, 2013 yılında 214;
2014 yılında da 281 kadının
eşleri, sevgilileri ya da aile
fertleri olan erkekler tarafından öldürüldüğüne dikkat
çektiler.
Kadına yönelik şiddette
toplumsal yapı içerisindeki
cinsiyetçi anlayış, değer
yargıları ve davranış biçimlerinin etkileyici unsur oluşturduğunu belirten yetkililer,
şiddetin toplumsal bir sorun
olduğunu dile getirdiler.
Sığınmaevlerinin
Türkiye'de ilk olarak 1990
yılında kamuda, Şişli ve
Bakırköy Belediyelerinde
açıldığı bilgisini veren
yetkililer, Ankara'da ise
1993'te Ankara Kadın
Dayanışma Vakfı ve 1995'te
Mor Çatı Sığınağı Vakfı
tarafından açıldığını kaydettiler. Kadına şiddetin önlenmesi konusunda yeni politikalar üretilmez; mevcut
politikalar iyileştirilmez ve
cinsiyetçi yaklaşım ortadan
kalkmazsa daha çok kadın
cinayetine tanıklık edileceğini belirten yetkililer,
bunun sonucunda daha
fazla kadın sığınmaevine
ihtiyaç duyulacağını
söylediler.
Çankaya Belediyesi'nin
8 Mart 2008 yılından bu
yana kadın sığınmaevi
hizmeti verdiğini ifade eden
sığınmaevi yetkilisi,
belediyenin şiddete maruz
kalan kadınların tekrar hayata tutunmaları ve güçlenmelerine yönelik çalışmalar
yaptığını belirttiler.
Sığınmaevinin sadece
barınma değil şiddet mağduru kadınların fiziksel ve
ruhsal rehabilitasyonu ve
kendi ayakları üzerinde
durabilecek duruma
gelmeleri için yeni bir
başlangıç sağladığını da
sözlerine eklediler.
Kadına yönelik şiddete
ve bu sorunun çözümüne
daha geniş bir perspektiften
bakan ve sığınmaevinde
sunulan hizmetleri buna
göre dizayn eden Çankaya
Belediyesi Kadın Danışma
Merkezi ve Sığınmaevi,
burada kalan kadınların
meslek edinmesine yönelik
kurslar görmesini sağlıyor.
Psikolojik ve hukuki destek
alan; meslek edinen ve
istihdam alanına girmelerine
yardım edilen kadınlar
böylece daha kısa sürede
kendi ayaklarının üzerinde
durabiliyor; kendilerine şiddetten uzak bir hayat kurabiliyorlar. Çocuklarıyla birlikte kaldıkları sığınmaevinden
ayrılan kadınlar yine çocuklarıyla birlikte yeni bir hayat
kurma imkânı buluyorlar.
Çankaya Belediyesi
Kadın Danışma Merkezi ve
Sığınmaevi sorumluları
sığınmaevlerinin sadece
kapasite olarak değil
güvenliği ve mahremiyeti de
düşünülerek tasarlanması
gerektiğini belirterek şu
verilere yer verdiler;
Aile ve Sosyal Politikalar
Bakanlığı'na bağlı 2 bin 441
kişi kapasiteli 90 sığınmaevi,
yerel yönetimlere bağlı 773
kişi kapasiteli 32 sığınmaevi
ve sivil toplum kuruluşlarına
bağlı 36 kişi kapasiteli üç
sığınmaevi bulunuyor.
Bartın, Bitlis, Muş,
Niğde, Rize ve Sinop'ta hiç
kadın sığınmaevi yok;
İstanbul gibi bir metropolde
ise sadece 17 sığınmaevi
bulunuyor. Yasa, büyükşehir
belediyeleri ile nüfusu 100
bini geçen il ve ilçe
belediyelerine sığınmaevi
açma zorunluluğu getirirken
Türkiye'de yalnızca 149
belediye bu yükümlülüğü
yerine getiriyor.
Çankaya’dan Türkmenlere
diş sağlığı hizmeti
HABER MERKEZİTelafer’deki IŞİD zulmünden kaçarak Türkiye’ye sığınan Türkmenlere, Çankaya Belediyesi ağız ve diş sağlığı
taraması hizmeti veriyor. Daha önce genel sağlık taramasından geçen Türkmenler, şimdi de Çankaya
Belediyesi diş hekimlerinden ağız ve diş sağlığı desteği
görüyorlar.
Irak Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği Ankara
Şubesi’nin Çankaya Belediyesi ile iletişime geçmesiyle
başlayan sağlık taraması 900 Türkmen aileye yapılıyor.
Belediyenin 6 diş hekiminin hizmet verdiği Sağlık
Merkezi’nde, ağız ve diş sağlığı ile ilgili dolgu, diş çekimi
ve diş taşı temizliği gibi işlemler yapılıyor. İleri düzeyde
tedavi gerektirecek hastalar ise devlet hastanelerine
yönlendiriliyor. Hastalar Çankaya Belediyesi’nden ücretsiz aldıkları bu hizmeti, yönlendirildikleri hastanelerden
de ücretsiz olarak alabiliyorlar. Çankaya Belediyesi
Sağlık Merkezi’nde günde yaklaşık 30 hastaya bakan diş
hekimleri, muayene sonrası yazdıkları reçetelerin de Irak
Türkleri Kültür ve Yardımlaşma Derneği tarafından temin
edildiğini kaydettiler.
Çankaya Belediyesi Sağlık Merkezi diş hekimleri,
bahar aylarıyla birlikte okullarda ağız ve diş sağlığı taraması ve eğitim seminerlerine de başlayacaklar. Okullarda
yapılan taramalar sonrasında tespit edilen ağız ve diş
sağlığı sorunları da Sağlık Merkezi’nde uygulanacak
işlemlerle giderilecek.
Etimesgut Belediyespor
Demirel’i ziyaret etti
HABER MERKEZİEtimesgut Belediye Başkanı Enver Demirel, Etimesgut
Belediyespor Kulübü Başkanı Hasan Kartal ve
beraberindeki yönetim kurulu üyeleri ile yeni teknik direktör
Taner Öcal ve yardımcılarını ağırladı. Kartal, Başkan
Demirel’in her zaman sporun ve sporcunun yanında yer
aldığını ve kulübe büyük destek verdiğini belirterek,
Demirel’e teşekkür etti.
Başkan Demirel, yeni teknik direktör Taner Öcal’a hayırlı
olsun temennisinde bulunarak, şunları söyledi: “Takımımız
Taner Hoca ile birlikte 2 haftada 2 galibiyet aldı. İyi bir çıkış
yakaladı. İnşallah bu çıkış sürecektir. Kulüp yönetimimiz de
büyük bir özveride bulunarak kulübe sahip çıkıyor ve
destek oluyor. Yalnız kulüp yönetiminin değil, ilçemizde
faaliyet gösteren iş adamlarımızın, sanayicilerimizin bu
takıma sahip çıkmaları gerekiyor. Etimesgut Belediyespor
Etimesgut’un takımıdır, Ankara’nın takımıdır. Aldığı başarılı
sonuçlar 500 bini aşkın hemşehrimizi mutlu ederken, yine
alınan her kötü sonuç hepimizi üzüyor. 2 yıl öncesinde
amatör bir takımken, geçen yıl Bölgesel Amatör Lig’de
şampiyon olduk. 2014-2015 sezonunda profesyonel 3.
Lig’e yükseldik. Bu büyük bir başarıdır. Elbette şu anda 3.
Lig’de gönlümüzün istediği yerde değiliz. Kötü sonuçlar
aldık. Ancak lig uzun bir maraton, kötü gidişe dur demek
gerekiyordu. Son iki haftada yükselişe geçtik. Kulüp yönetimine, teknik ekibimize, futbolcularımıza ve taraftarlarımıza
güveniyorum. Etimesgut bu sezon hak ettiği yerde olacak
ve Ankara’nın takımı olma yolunda ilerleyecektir”.
Yenimahalleli
Yenimahalleli miniklerden,
miniklerden,
Masal
Masal Diyarı’na
Diyarı’na yolculuk
yolculuk
HABER MERKEZİYenimahalle Belediyesi, bu kez miniklerİ, masal
diyarında yolculuğa çıktı. Dört Mevsim Tiyatro
Salonu’nda sahnelenen ve La Fontaine Masalları’ndan
uyarlanan Masal Diyarı ile çocuklar, hem eğlendi hem
öğrendi. Karga ile Tilki, Ağustos Böceği ve Karınca,
Tavşan ile Kaplumbağa masallarından yola çıkılarak sahneye uyarlanan oyunlar, çocuklara masalsı bir dünyanın
kapılarını araladı.
Yenimahalle Belediyesi 80’inci Yıl Anaokulu ve
Mehmet Akif Ersoy İlkokulu’ndan yaklaşık 200 miniğin
izlediği oyunda, küçük tiyatro severler kahkahalara
boğuldu. On7 Organizasyon tarafından sahnelenen
Masal Diyarı’nda 4 oyuncu, 9 masal kahramanına can
verirken, zaman zaman minikler de oyuna dahil oldu.
Sahnelenen her masal, miniklere bir mesaj verirken
çocuklara paylaşmanın güzelliği, iyi bir insan olmanın
önemi anlatıldı. Oyunun sonunda küçük seyircilerine
masal kitabı dağıtan tiyatrocular, miniklerle fotoğraf da
çektirdi.
7
EKONOMİ
28 Şubat 2015 Cumartesi
Özellikle İtalya
ve İspanya'da
makarna sosu
hazırlanmasında
kullanılan, halk
arasında
"cik cik" olarak
bilinen kum
midyesi,
balıkçıların
büyük emeğiyle
denizden
çıkarılarak ihraç
ediliyor
Avrupa’ya “
DÜzCE - ÖMER ÜRER - Karadeniz'den
''dip avcılığı'' yöntemiyle çıkartılan kum
midyeleri, makarna sosu yapımında kullanıldığı
İtalya ve İspanya gibi ülkelerden yoğun talep
görüyor.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, sabahın
erken saatlerinde denize açılan balıkçılar, halk
arasında, "cik cik" diye bilinen kum midyesini
büyük emeklerle çıkarıyor.
Tekneye boşaltılan midyeleri önce yıkayan,
ardından da kontrollerini yapıp ambalajlayan
balıkçılar, bunları Türkiye'nin bazı illerindeki
fabrikalara işlenmesi için gönderiyor.
Fabrikada kabuğundan ayrılan midyeler
özellikle makarna sosu yapımında kullanılan
İtalya ve İspanya başta olmak üzere birçok
Avrupa ülkesine ihraç ediliyor.
"YILDA 90 BİN ToN MİDYE İŞLENİYoR"
Kum midyesi ticaretiyle uğraşan Veysel
Özbirinci, işlenmesi sırasında kabuğundan
ayrılan midyenin et haline getirildiğini söyledi.
Avrupa'dan yoğun talep aldıklarını vurgu-
” ihracatı
layan Özbirinci, "Nasıl Türkiye'de
birçok insan için kuru fasulye önemliyse İtalyan'da da kum midyesi sosu
öyle vazgeçilmez. Bu yüzden bu ürün,
İspanya ve İtalya başta olmak üzere
Avrupa ülkelerinde çok değerli" diye
konuştu.
Özbirinci, kum midyesinin avlanma
alanının Marmara Denizi ve Karadeniz
olduğunu, balıkçılara da önemli bir
gelir sağladığını dile getirdi.
Bu işi 1986 yılına kadar bilmediklerini aktaran Özbirinci, "O yıllara
kadar midyeye taş niyetine bakıyorduk. İtalyanlar Karadeniz'de bu ürünü
görünce avcılığına başlandı. Şimdi
yılda 90 bin tona yakın kum midyesi
fabrikalarda işleniyor ve et haline
getirilip ihraç ediyor. Ciddi manada bir
gelir kapısı haline geldi. Balıkçısından
nakliyecisine kadar herkes bu işten ekmek
yiyor" ifadesini kullandı. (AA)
Teşvik, "
"
üreticisini heyecanlandırdı
"Ayva lokumu"yla
ilçeyi tanıtıyorlar
BİLECİK - MUHSİN ARSLAN - Osmaneli
ilçesinin, Evliya Çelebi'nin Seyahatname'sine konu
olmuş en zengin tarımsal ürünü ayvanın yılın dört
mevsiminde tüketilmesini sağlamak isteyen üreticiler, "ayva lokumu"nun farklı çeşitlerini üretiyor.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, özgün aromasıyla doğal halde, içine katkı maddesi karıştırılmadan üretilen ve Osmaneli, bu ilçe ile çevresine
ekonomik anlamda değer katıyor.
"Osmaneli ayva lokumu" olarak tescillenen ürün,
Osmaneli'nde tesis kurulmadan önce Ankara'nın
Beypazarı ilçesinde bir lokum imalathanesinde
üretiliyordu. Kırsal Yatırımların Desteklenmesi
Programı kapsamında 2010 yılında Osmaneli'nde
460 metrekare alanda ayva lokumu üretim tesisi
kuruldu. Böylece hem ham madde temini hem de
işleme, üretim ve pazarlama aşamaları aynı bölgede
toplandı. Osmaneli Belediye Başkanı Münür Şahin,
tarihi özellikleriyle dikkati çeken ilçede, önceki
belediye başkanlarından merhum Selahattin
Çetintaş tarafından ayvanın lokumunun ekonomik
değer olarak kazandırılması amacıyla çalışma
başlatıldığını söyledi. İlk üretimin Beypazarı'nda
yapıldığını, daha sonra Osmaneli'nde kurulan tesiste
devam edildiğini anlatan Şahin, şöyle konuştu:
"Ayva lokumu şu anda yeni ürünleriyle gelişimini
sürdürüyor. Çok farklı bir boyutta, Türkiye çapında
tanınan markalı ürünümüz olacak. Sadece lokum
değil, salça üretimi, kurutması ve yakın dönemde
kurutulmuş ayvayı çikolata kaplamak suretiyle üretime geçilecek. Güzel tadı olan ürünler. Bunlarla
hem şirket büyümesine devam ediyor hem de rahmetli Çetintaş'ın döneminde başlanan ayva lokumu
gelişerek piyasa payını artırıyor, ilçenin bir markası
olarak öne çıkıyor. Büyük marketlerle bunun
pazarlanması konusunda çalışmalar yapılıyor. Kentin
tanıtımı anlamında çok önem verdiğimiz bir konu.
Osmaneli'ni turizm ve ayva lokumuyla öne çıkaracağız."
Üretici firmanın sahibi Abdullah Yavuz ise ayvayı
sezonunda üreticiden aldıklarını ve tesiste işleyerek
yarı mamul haline getirip yılın 12 ayında üretebilmek
için soğuk hava depolarında muhafaza ettiklerini
bildirdi. (AA)
ŞANLIURFA - EŞBER AYAYDIN Türkiye'deki pamuk üretiminin yüzde
42'sinin karşılandığı Şanlıurfa'da çiftçiler,
bu sektöre yönelik özel teşvik çalışmasını
memnuniyetle karşıladı.
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun
Ankara'da katıldığı "Tarım Bilgi Sistemleri"
toplantısında, pamuk üretiminin teşvikiyle
ilgili açıklamaları, bölge çiftçisini heyecanlandırdı.
Şanlıurfa Ziraat Odası Başkanı Ahmet
Eyyüpoğlu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tarıma verilen destekten dolayı
hükümete teşekkür etti.
Çiftçilere yönelik çalışmaların üretime ve
ülke ekonomisine olumlu yansıyacağını
belirten Eyyüpoğlu, kırmızı mercimek,
nohut ve kuru fasulyeye verilen prim
desteğinin ardından pamuk üreticisinin de
unutulmamasının kendilerini memnun
ettiğini söyledi.
Teşvik çalışmanın pamuk piyasasını canlandıracağını aktaran Eyyüpoğlu, şöyle
devam etti:
"Pamuk, dünya ve ülke ekonomisi için
önemli bir konuma sahip. Çalışmanın
gerekli olduğuna inanıyoruz. O yüzden son
3 yıldır uygulanan fiyat politikalarının tekrar
gözden geçirilmesi lazım. Pamuk üretiminin
artırılması için alınan teşvik kararının yanında çiftçilere yönelik desteklemenin artırılması gerekiyor.
Mazot, gübre ve tohum desteğinin artırılması çiftçiye rahat bir nefes aldıracaktır.
Pamuk üreticisinin ayakta kalabilmesi için
pamuk desteğinin en az 750 kuruş olması
gerekiyor."
"ÇIKACAK SoNUCU UMUTLA
BEKLİYoRUz"
Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO)
Şanlıurfa Şube Başkanı Ali Rıza Öztürkmen
de GAP Projesi sayesinde ekim alanları her
geçen yıl artan pamuğun, lifiyle tekstil,
çiğidiyle yağ sanayisine, küspesiyle de
hayvancılık sektörüne ciddi oranda ham
madde sağladığını söyledi.
Yörede "beyaz altın" olarak da nitelendirilen pamuğun, sağladığı avantajla
Türkiye'nin dünyada "tekstil devi" olması
yolunda katkı sunduğunu ifade eden
Öztürkmen, şöyle konuştu:
"Ülkemizdeki pamuk üretiminin yüzde
42'si Şanlıurfa'da gerçekleştiriliyor. Pamuk
üretiminde dünyada 7'nci tüketiminde ise
3'üncü sıradayız. Bölgede yılda yaklaşık
600 bin ton civarında kütlü pamuk
üretiliyor. Bu da yıllara göre değişiklik
gösterebiliyor. Çiftçilerimizin girdi maliyetleri fazla. Teşvikle, pamuğun üretim alanı
ve kalitesinde artış yaşanacağına inanıyorum."
Çiftçilerden Hasan Ayaz ise yaklaşık 400
dönüm alanda pamuk üretimi yaptığını,
üretimde girdi maliyetlerinin yüksek
olduğunu belirtti. Pamuk üretiminin teşviki
için yapılan çalışmaların kendilerini mutlu
ettiğini ifade eden Ayaz, çıkacak sonucu
umutla beklediklerini kaydetti. (AA)
KARA’CA
İsmail KARA
[email protected]
UNUTKANLIK
Gençliğimde hiçbir şeyi unutmazdım. Unutanlara
da kızardım.
Askerliğimi yaparken koskoca bölükteki askerlerin adlarını 10-15 gün içinde öğrenir ve unutmazdım. O zaman 28-29 yaşlarındaydım.
Otuzdan sonra ufak tefek unutmalar başladı.
Biraz yaşlanınca durum farklılaştı. 60-65 sonrasında arttı. Üç gelinim, altı torunum var.
Bazılarının adları bile bazen hemen aklıma
gelmeyebiliyor.
Benimki de bir şey mi? Bir arkadaşım anlatıyor;
“Asansörün önünde bekliyorum elimde gazetemle
yukarı çıkacağım. Ama o gelmiyor ki, bakıyorum
düğmeye basmamışım. Ya da asansör duruyor ve
iniyorum. Görüyorum ki, bizim kat değil orası…
Meğer bir başkası, o kata çağırmış. Yani dikkat
etmeyi unutuyorum.
Bazen, gözümdeki gözlüğü, elimdeki kalemi
aradığım oluyor”.
Dün, benden yaşça bir hayli küçük bir inşaat
mühendisi arkadaşım ve hemşerim Yücel Yazkan
facebook sayfasında bir yazısını yayınlamış;
“İnsanoğlu Unutkandır”. Aşağıya aynen alıyorum;
“Aynı hataları defalarca yapar; çünkü hatalarından ders alması gerektiğini unutur.
Verdiği sözleri unutur. . Çünkü bir zamanlar ne
hissettiğini unutur.
Minnet duymaz; çünkü nerden geldiğini unutur.
Endişelenir; çünkü geleceği kontrol edemeyeceğini unutur.
Pişmanlık ve suçluluk duygusu ile yaşar; çünkü
geçmişi değiştiremeyeceğini unutur.
Planlar yapar çünkü en güzel şeylerin biz onları
beklemezken geldiğini unutur.
Başkalarını kötüler; çünkü kendini yüceltmenin
yolunun başkasını eleştirmekle değil kendini
geliştirmekle olduğunu unutur.
Somurtur; çünkü gülümsemenin her kapıyı açan,
bulaşıcı bir iyilik olduğunu unutur.
Zamanını boş yere harcar; çünkü bu değerli
hayatın kısacık olduğunu unutur.
Böbürlenir çünkü her şeyin geçici olduğunu
unutur...
Dinlemeyi unutur ,çünkü gerçeği duyabilmek
için susması gerektiğini unutur.
Bazen de unutmak istediği için UNUTUR...
Vee..en önemlisi.....
Hep birilerini suçlar çünkü aynaya bakmayı
unutur....yani..
Kısacası insan unutur”.
"Azerbaycan,
petrol dışı alanlara
yatırım yapmalı"
ANKARA - ÖVÜNÇ KUTLU/BARIŞ SAĞLAM Petrol fiyatlarındaki düşüş nedeniyle ekonomisi
olumsuz etkilenen Azerbaycan'ın darboğazdan kurtulabilmesi için petrol dışındaki üretim faaliyetlerini
acilen artırması gerektiği belirtiliyor.
Ekonomisi yüksek oranda petrol ve doğalgaz
ihracına dayalı Azerbaycan, petrol fiyatlarının hızlı
düşüş yaşamasının ardından ekonomik darboğaza
girmiş ve bir süre önce Merkez Bankası ülkenin
para birimi manatın değerini dolar karşısında yüzde
33,8 düşürmüştü.
Stratejik Araştırmalar Merkezi Enerji Güvenliği ve
Doğal Kaynaklar Uzmanı Sijbren de Jong, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, Azerbaycan'da
devlet bütçesinin, petrolün varil fiyatı 90 dolar olacak şekilde hesaplandığını ifade ederek, "Bu, ülke
ekonomisinin yükselişte olduğu yıllarda geçerli olabilirdi fakat zamanında yeterli önlemleri alsalardı,
petrol fiyatlarının düşüşünden bugün bu kadar etkilenmezlerdi" dedi.
Azerbaycan Merkez Bankasının cumartesi günü
devalüasyona gitme kararını da değerlendiren de
Jong, bunun giderleri bir ölçüde azaltarak bütçeye
katkıda bulunacağını, fakat ülkenin petrol dışındaki
sektörlerinin gayrisafi yurt içi hasıladaki payının
acilen artırılması gerektiğini söyledi.
Sijbren de Jong, bunun için Azerbaycan'ın
hidrokarbon sektörü dışındaki alanlara da yatırımını
arttırarak ülkeye daha fazla yabancı sermaye çekebileceğini vurguladı.
ABD Houston Üniversitesi Enerji Ekonomisti
Prof. Dr. Ed Hirs de Azerbaycan'ın küresel sermaye
piyasalarından borç almakta zorlanacağını dile getirerek, ülkenin petrol kaynaklarını verimli kullanarak,
plastik, cam, çelik, otomotiv gibi enerji ağırlıklı sektörlerde ürünler imal etmesinin uygun yol olacağını
söyledi.
Ülke gelirlerinde düşüşün devam etmesi durumunda Azerbaycan'ın enerji dışındaki bazı büyük
projelerini iptal ederek ihtiyatlı davranabileceğinin
altını çizen Hirs, ticari açıdan ülkenin ekonomisini
çeşitlendirmeye çalıştığını kaydetti.
İhracatının yüzde 90'ından fazlası ve devlet gelirlerinin yaklaşık yüzde 70'i hidrokarbona bağlı olan
Azerbaycan'ın günlük ortalama ihraç ettiği petrol
miktarı 2010'da 908 bin varil iken, bu miktar 2013'te
738 bin varile, 2014'te ise 669 bin varile geriledi.
IMF'nin Nisan 2013'te yayınladığı bir raporda
ülkenin ham petrol üretiminin son yıllarda azaldığı,
petrol rezervlerinin gelecek 15-20 yıl içinde
tükenebileceği belirtildi.Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody's, 28 Mart 2014'te yayınladığı raporda, Azerbaycan ekonomisinin hidrokarbon sektörüne ve petrol gelirlerine yüksek derecede
bağlı olduğuna dikkati çekmiş, bunu "zayıflık"
olarak nitelendirmişti.(AA)
8
EKONOMİ
28 Şubat 2015 Cumartesi
Başbakanlık Toplu
Konut İdaresi
Başkanlığının
borcunu ödeyip
tapusuna hemen
sahip olmak isteyen
konut ve iş yeri
alıcıları için
düzenlediği indirim
kampanyasının ilk
gününde, yaklaşık
bin 300 başvuru
yapıldı.
Kazakistan'da araç
pazarı daraldı
ASTANA - Kazakistan'da toplam araç pazarı yüzde
40 daraldı.
Kazakistan Oto İşletme Birliği'nden yapılan açıklamaya göre ocak ayında sıfır otomobil ve ticari araç
satışları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 40
azaldı.
Yurt içinde üretilen araçların satışı geçen yılın aynı
dönemiyle karşılaştırıldığında yüzde 62 düşüş gösterirken, sıfır otomobil satışlarındaki ithalatın payı artarak
yüzde 88'e ulaştı.
Kazakistan Oto İşletme Birliği verilerine göre 2013
yılında 232 milyon dolar olan toplam araç satışı tutarı
2014 yılında 205 milyon dolara düştü.
Kazakistan'da 2013 yılında 57 milyon dolar tutarında
yerli araç satışı gerçekleşirken, bu rakam 2014 yılında
25 milyon dolara indi.
kampanyasına yoğun ilgi
ANKARA - Başbakanlık Toplu Konut
İdaresi Başkanlığının (TOKİ) borcunu ödeyip
tapusuna hemen sahip olmak isteyen konut
ve iş yeri alıcıları için düzenlediği indirim
kampanyasının ilk gününde, yaklaşık bin 300
başvuru yapıldı.
TOKİ'den yapılan yazılı açıklamaya göre,
borçlarını peşin ödeyeceklere yüzde 20
indirimin uygulayacağı kampanya, konut ve iş
yeri alıcılarından ilgi gördü.
Kampanyanın ilk gününde, yaklaşık bin
300 kişi başvurdu.
TOKİ Başkanı Ergün Turan, borcunu erken
kapatıp tapusunu almak isteyenlerin yoğun
talebinden memnun olduklarını ifade etti.
İndirim kampanyasına kamu bankaları ve
özel bankaların da destek verdiğini belirten
Turan, "19 Mart'a kadar başvuru sayısının
daha da artacağını düşünüyorum. Bu tarihten
sonra yapılacak borç kapatmalarında, söz
konusu indirim oranından yararlanılması
mümkün olmayacak" ifadelerini kullandı.
189 BİN Alıcı yARARlANABİleceK
İndirimin uygulanacağı projelerdeki konut
ve iş yeri alıcılarının, başvuru tarihi itibarıyla
İdare'ye ödemekle yükümlü oldukları aidat,
emlak vergisi gibi herhangi borcunun bulunmaması gerekiyor.
Kampanyadan, satışları 2012 sonuna
kadar gerçekleştirilmiş ve geri ödeme taksiti
2012 sonuna kadar başlamış, geri ödemeleri
süren konut ve iş yerleri sahipleri yararlanacak. Vadesi 12 aydan az kalan projeler,
indirim kampanyasına dahil edilmedi.
İndirim kampanyası için gerekli şartları
taşıyan 188 bin 230 konut ve 910 iş yeri
bulunuyor. (AA)
FİSKOBİrLİK yeni sezona
daha güçlü girecek
ORDU - Fındık Tarım Satış
Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK)
Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü
Bayraktar, "Son üç yıla bakıldığında
her yıl fındık alımımız artıyor, hatta
bir önceki sezona oranla rekolte
düşük olmasına karşın bu sezon
daha fazla fındık alımı yaptık" dedi.
Bayraktar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, FİSKOBİRLİK'in
gün geçtikçe iyiye gittiğini, ilerleyen
süreçte daha da iyiye gideceğini
söyledi.
Mali açıdan bilançolarının gider
gelir tablosunda denk hale geldiğini
anlatan Bayraktar, bundan sonra
yeni ürünler ve yeni yatırımlar
peşinde koşacaklarını anlattı.
Bayraktar, 2014 yılı fındık sezo-
nunu henüz bitmemesine rağmen
verimli geçirdiklerini vurgulayarak
şöyle konuştu:
"Son üç yıla bakıldığında her yıl
fındık alımımız artıyor, hatta bir
önceki sezona oranla rekolte düşük
olmasına karşın bu sezon daha
fazla fındık alımı yaptık. Dolaysıyla
üretici yaşıyor, görüyor. Zaten
kamuoyu durumu yakından takip
ediyor. Yani geçen yıl bizim için
gayet verimli geçti. Hala daha
devam ediyor, sezon tam bitmiş
değil. Gelecek sezon hem fındık
alımı hem de ürettiğimiz malların
pazar payı bakımından çok daha iyi
geçeceğine inanıyoruz. İyi
gidiyoruz, her geçen gün daha iyi
olacağız." (AA)
nitelikli Çıraklık ve
İşbaşında Eğitimin Teşviki
Konferansı yapıldı
ANTAlyA -G20-OECD Nitelikli Çıraklık ve
İşbaşında Eğitimin Teşviki Konferansı,
Antalya'da bir otelde yapıldı. Konferansın
açılışında konuşan TÜRK-İŞ Genel Başkanı
Ergün Atalay, nitelikli çıraklık ve stajyerliğin,
gerek çalışırken gerek çalışma dışında kazanılan
bir beceri gelişimi olduğunu ve doğrudan iş
yerinde öğrenildiğini söyledi.
İşletmelerin verimliliğini sağlamak için eğitilmiş iş gücüne ihtiyaç duyduklarını kaydeden
Atalay, bu nedenle işletmelerin kendilerine yarar
sağlayacak, güncelleşmiş becerilerle donatılmış
çalışanlar yaratmak amacıyla çıraklara yatırım
yaptıklarını, çırakların da bu fırsattan yararlandığını ifade etti.
Çırakların veya stajyerlerin de çalıştıkları
işletmelerde en azından uzun vadede kendilerine, insan onuruna yakışır istihdam sağlanacağı
beklentisi içinde bulunduklarını anlatan Atalay,
ancak uygulamalarda çoğu kez çıraklığın ucuz
iş gücü olarak görüldüğünü dile getirdi.
Çıraklıkta ulusal ve uluslararası standartlara
ihtiyaç duyulduğunu belirten Atalay, çok az
ülkede çıraklık ve stajyerliği düzenleyen mevzuat bulunduğunu, G20, L20 ve B20 gibi oluşumlara bu konuda uluslararası standart geliştirmek
için çok iş düştüğünü vurguladı.
Türkiye'de yaklaşık 13 milyon çalışan
olduğuna, buna karşılık sendikalı sayısının 1
milyon düzeyinde bulunduğuna işaret eden
Ergün Atalay, "2015 yılında G20'ye ev sahipliği
yaptığımız bu dönemde, bu bize de uygun
Kazakistan'da rubledeki düşüş nedeniyle 2014'ün
son iki ayında Rusya'dan ithal edilen otomobil sayısı 40
bin adadi geçti ve Rusya yurtdışından ithal edilen
araçlarda birinci ülke oldu.
Kazakistan, Rusya ve Belarus Avrasya Ekonomik
Birliği anlaşmasıyla aşamalı olarak kendi arasında mal,
hizmet ve iş gücünde serbest dolaşıma geçileceğini
beyan etmişti.
Geçen yıl şubat ayında tengeyi yüzde 18-20 devalüe
eden Kazakistan; Ukrayna krizinin yol açtığı bölgesel
türbülans, rubledeki düşüş, petrol fiyatlarındaki aşağı
seyir etkenlerine maruz kalmayı sürdürürken, ülkede
döviz piyasalarındaki kur farklarından kaynaklı arbitraj
eğilimi sonucu ucuzlayan Rus mallarına talep artıyor.
Kazakistan'da otomobil galerileri ucuzlayan rubleden
dolayı komşu ülke Rusya'dan ithal edilen ve sıfır gümrükle ülkeye giren otomobillerin artmasına karşılık kendi
sattığı araçlarda indirime gitmişti.
Kazakistan'ın iç pazarını tehdit ettiği gerekçesiyle
Rusya'dan tedarik edilen mallara yasak ve kısıtlama
getireceği iddiası Başbakan Birinci Yardımcısı Bakıtcan
Sagintayev tarafından yalanlanırken, 2015-2017 periyodu olarak revize edilen ve parlamento tarafından onaylanarak yürürlüğe giren hükümet bütçesinden, yerel otomotiv sektörünün desteklenmesi amacıyla yaklaşık 380
milyon dolarlık kaynak ayrıldığı açıklandı. (AA)
İran’dan elektrik ithalatı
Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu
(TÜRK-İŞ) ve l20 Türkiye Organizasyon
Komitesi Başkanı ergün Atalay, yaklaşık 13
milyon çalışanı bulunan Türkiye'de sendikalı
işçi sayısının sadece 1 milyon olduğuna dikkati
çekerek, "2015 yılında G20'ye ev sahipliği yaptığımız dönemde bu bize de uygun düşmüyor,
ülkeyi yönetenlere de uygun düşmüyor" dedi.
düşmüyor, ülkeyi yönetenlere de uygun
düşmüyor" diye konuştu.
Ülkeyi yönetenlerin, özellikle de
sendikacıların bu konuda çalışma yapması
gerektiğini ifade eden Atalay, şöyle konuştu:
"İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda yarım
asırdır kanunumuz yoktu, kanun çıktı. Kanun
çıktı çıkmasına ama 2014 yılında iş kazalarında
yalnız 13 Mayıs ve 28 Ekim'de 320 kardeşimiz
iş cinayetine kurban gitti. Şu anda biz bu
toplantıyı yaparken akşam olduğunda benim
ülkemde 3 kardeşim daha iş kazasına kurban
gidecek. G20'ye ev sahipliği yaptığımız bu
dönemde bunun önüne geçmek durumundayız.
Sorumlu ararsak sorumlu benim, sorumlu işverenler, sorumlu hükümet. Kısacası sorumlu bu
ülkede yaşayan herkes. Bu meseleyi çözmeden
G20 ile övünmemiz mümkün değil. Bilim
adamları iş kazalarının yüzde 95'inin önlenebileceğini düşünüyor. Para kazanabilirsiniz, mal
yapabilirsiniz, mülk yapabilirsiniz, hepsini
devredip gidersiniz. İki gün evvel Cidde'deydim.
Eski kralın resimleri gitmiş, yeni kralın resimleri
gelmiş. Hiç kimse giderken hiçbir şey götürmüyor. Herkes aklını başına almak durumunda."
Konferansın açılışında konuşan B20
İstihdam Gücü Koordinasyon Eş Başkanı ve
işadamı Ali Koç, İkinci Dünya Savaşı'ndan
sonra dünyanın çok zenginleştiğini, ülkelerin
gayrisafi milli hasılalarının arttığını, borsaların
değerlendiğini, hayal edilemeyecek teknolojik
gelişmelerin sağlandığını, buna rağmen prob-
lemlerin artarak devam ettiğini söyledi.
Gelir dağılımı eşitsizliğinin giderek derinleştiğini, zenginin daha zenginleştiği, fakirin
daha fakirleştiği bir ortamın bulunduğunu, orta
sınıfın zayıfladığını anlatan Koç, bunlar gibi pek
çok sürdürülemez sorun bulunduğunu ifade etti.
Çağın sorunlarının başında işsizlik, özellikle
de genç işsizlik sorununun geldiğini kaydeden
Koç, işsizlik sorunun insanların umutlarını yok
ettiğini, hayallerini kararttığını ve bunun da
beraberinde sosyal sorunlar ve ciddi gerginlikler
getirdiğini vurguladı. Koç, "Ben şahsen 6 ve 8
yaşında iki çocuk sahibi bir baba olarak çocuklarımızın geleceğinden bu gidişata baktığım
zaman endişe duymamak mümkün değil diye
düşünüyorum" dedi.
G20 ülkelerinin bütün toplantılarında genç
işsizlik sorununun ele alındığını, buna rağmen
arzu edilen iyileşmelerin sağlanamadığını
belirten Koç, bu sorunların ancak tüm paydaşların samimi şekilde katılımı ve işbirliğiyle
çözülebileceğinin altını çizdi.
Konferansta konuşan OECD İstihdam,
Çalışma ve Sosyal İşler Direktörü Stefano
Scarpetta da küresel finansal krizin başlamasıyla genç işsiz sayısının arttığını söyledi.
Sorunun çözümü için işçi sendikaları ve
işverenlerin bir araya gelerek, bir sinerji yakalamak zorunda olduğunu kaydeden Scarpetta, bu
tür konferansların hükümetlerin, işletmelerin ve
işçi sendikalarının ne yaptığını öğrenmek açısından önemli olduğunu sözlerine ekledi. (AA)
ANKARA- Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu
(EPDK), İran'dan mevcut Bazergan-Doğu Beyazıt
enterkonneksiyon hattını kullanarak elektrik enerjisi
ithal etmek isteyen tedarik lisansı sahibi şirketlerin,
11 Mart Çarşamba günü mesai bitimine kadar
başvurabileceklerini açıkladı.
EPDK'nın internet sitesinde yer alan duyuruya
göre, GENT Elektrik Enerjisi Toptan Satış Anonim
Şirketinin, İran'dan izole bölge besleme yöntemi ile
Bazergan-Doğu Beyazıt hattından elektrik enerjisi
ithal edilmesi yönünde Kuruma müracaatı üzerine,
söz konusu hattan elektrik enerjisi ithali için başvuru
süresi belirlendi.
İran'dan Bazergan-Doğu Beyazıt hattı üzerinden
elektrik ithal etmek isteyen tedarik lisansı sahibi tüzel
kişiler, Elektrik Piyasası İthalat ve İhracat Yönetmeliği
kapsamında 11 Mart Çarşamba günü mesai bitimine
kadar başvuru yapabilecek.
EPDK, İran'dan mevcut Khoy-Başkale hattından
elektrik ithal etmek isteyenlerin de 9 Mart Pazartesi
günü mesai bitimine kadar başvuru yapabileceğini
daha önce duyurmuştu. (AA)
Sanayide işgücü ve
çalışılan saat arttı
ANKARA - Sanayide istihdam ve çalışılan saat,
2014 yılının 4. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre
yüzde 0,5 arttı.
Türkiye İstatistik Kurumu, Sanayi İşgücü Girdi
Endeksleri 2014 yılı 4. çeyrek verilerini açıkladı.
Buna göre, mevsim ve takvim etkilerinden
arındırılmış sanayi istihdam endeksi yılın 4.
çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,5 arttı.
Takvim etkisinden arındırılmış sanayi istihdam endeksi ise geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,5 yükseldi. Söz konusu endeks, yıllık bazda ise yüzde 2,7
artış gösterdi.
Sanayide çalışılan saat endeksi de 4. çeyrekte bir
önceki çeyreğe göre yüzde 0,5 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış sanayide çalışılan saat endeksi ise
geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 1,8 yükseldi.
Söz konusu endeks yıllık bazda yüzde 1,5 artış kaydetti.
Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış
sanayide brüt ücret - maaş endeksi yılın 4.
çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 3,2 arttı.
Takvim etkisinden arındırılmış sanayide brüt ücret maaş endeksi ise geçen yılın aynı çeyreğine göre
yüzde 14,6 yükseldi. Brüt ücret - maaş endeksi yıllık
bazda yüzde 15,5 arttı. (AA)
KAYIP
Nüfus Cüzdanımı kaybettim.
Hükümsüzdür.
Yaşar YILDIRIM
KÜLTÜR-SANAT
KÜLTÜREL
BOYUT
Prof. Dr. Hayrettin İVGİN
[email protected]
ÂŞIK VEYSEL HALK ŞİİRİNİN
TÜMÜLÜSÜDÜR
Toprağında olduğu gibi, Anadolu insanının gönlü de kat
kattır. Toprağın her katında bir uygarlığın izleri vardır.
Kazınız o çorak ve kurak toprakları altından Osmanlı
çıkar, Selçuklu çıkar. Yeniden kazınız Bizans, Roma, Frig,
Hitit vb. uygarlıklarını bulursunuz. Dokuz kat, oniki kat
uygarlık izleri...
Âşık Veysel'in gönlünü eşeleyin. Orada da bu kültür katmanlarını görürsünüz. Kazın Veysel'in toprağını Âşık
Ruhsatî'yi bulursunuz:
Dünya geniş idi şimdi daraldı
Çıkıp gideceğim yer belli değil
Yetmişaltı yıldır alır satarım
Deftere bakmadan kâr belli değil
Vurun kazmayı, toprakları biraz eşeleyin, Karacaoğlan
karşınıza çıkar.
Her sabah her sabah suya giderken
Yar yolunda toprak olsam toz olsam
Bakıp dört köşeyi seyran ederken
Kara kaş altında elâ göz olsam
Eşeleyin Veysel'in tümülüsünü Kaygusuz Abdal'a rastlayacaksınız.
Türlü türlü dillerin var
Ne acaip hallerin var
Ne karanlık yolların var
Sırat köprün nerde senin
Derinlere dalın Pir Sultan'ın Yıldız Dağı'nı, Köroğlu'nun
kalıç-kalkanını bulursunuz:
Yıldız Dağı Pir Sultan'ın yaylası
Kılıç-kalkan kurak bellerin süsü
Değdi kulağıma Köroğlu sesi
Derildim dumanlı dağa sığındım
Yunus Emre, insan denilen Höyük'ün kabartısını yükselten şiir uygarlığının toprak piramididir. Veysel'in gönlünde
yapacağınız arkeolojik kazıda, o kazdığınız tümülüste
Yunus mutlak karşınıza çıkacaktır:
Göz gezdirdim dört köşeyi aradım
Ne sen var, ne ben var, bir tane Gaffar
İstersen dünyayı gez adım adım
Ne sen var, ne ben var, bir tane Gaffar.
Âşık Veysel denilen o kadim toprak, o yumuşak zigurat,
halk şiirinin geçmişini ve şiirin her türlüsünü bağrında saklıyor:
Neyim ne olacak elde neyim var
Karacaoğlan, Dertli, Yunus soyum var.
Âşık Veysel, halk pınarının o engin sularına göğsünü
bend yaparak saklamıştır. Çünkü o birikimlerini halk şiiri
kaynağından toplamıştı. Bu bend kapağını, Şair-EğitimciYazar Ahmet Kutsi Tecer aralamıştı. Tümülüsün topraklarını ilk eşeleyen odur. Bu bendden şırıl-şırıl, gürül-gürül
Yunus Emre, Karacaoğlan, Pir Sultan ve diğerleri akmıştır.
Veysel bir müze gibi, halk şiirinin uygarlığını saklamış
yüreğinde... Sekiz kat, on kat ve kat kat; Homeros'tan
günümüze tüm Anadolu ozanlarının şiir güzelliklerini birleştirivermiş tümülüsünde. En arkaik söyleyişler, en çağdaş
kavramlar; sazında, sözünde yerini ve anlamını bulmuştur.
Veysel işte böyle katmanları olan bir toprak. Halk şiiri
geleneğinin özgün bir temsilcisi. Onda Anadolu halk şiirinin en temiz, en saf yanını buluyoruz. Ezgilerinde ve sözlerinde sanat kaygısı yok. İçinden nasıl geliyorsa, öyle
çalıp çağırmış. İşte bu temizlik ve saflık Veysel'i ortaya
çıkarmış.
Âşık Veysel, bu toprakların binlerce yıldır süzülüp gelen
halk şiir geleneğinin ürünlerini ortaya koymuştur.
Halk şiiri geleneğini günümüze taşıyan yalnızca Âşık
Veysel mi? Değil elbette! Âşık Mahzunî Şerif, Âşık Kul
Ahmet, Âşık Ferrahî, Davut Sularî, Âşık Halil Karabulut,
Âşık Hüseyin Çırakman, Âşık Reyhanî, Âşık Şeref
Taşlıova, Âşık Murat Çobanoğlu, Âşık Emini Düştü ve
daha yüzlercesi bize Anadolu'nun binlerce yıllık duygularım günümüz dünyasına ulaştırmışlardır.
Âşık Veysel, yüzlerce güçlü Âşık arasında 20. yüzyıl
halk şiirinin sembolü oldu. Bizler o sebepledir ki yıllarca
"Veysel" deyip duruyoruz. Çünkü onun şahsında 20. yüzyıl
halk şiirinin temsil edildiğini görüyoruz.
Bizim çabamız; geçmiş yüzyıllara göre 20. yüzyıl halk
şiiri, özünü kaybetmeye başlasa da, gelenekten sapmalar
olsa da, biçim değiştirse de, gelenek azalsa da; bu geleneğin devam ettirilmesine katkı sağlamaktır. Neden? Çünkü,
bu gelenek bizim öz kültürümüzdür. Kültürümüzün önemli
bir parçasıdır. Ve kendimize bir simge bulduk: Âşık
Veysel.
Hobi ile başladı; şimdi
ise ders veriyor
ESKİŞEHİR - Eskişehir'de, hobi olarak başladığı ve patentini aldığı teknikle atık kağıtları takı,
tespih ve süs eşyalarına dönüştüren Ali Rıza Kart,
bu alanda ulusal ve uluslararası eğitim veriyor.
Kart, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yaklaşık 10 yıl önce evde televizyon izlediği sırada
farkında olmadan elindeki kağıt parçalarıyla
oynarken geri dönüşüm malzemesi niteliğiyle
kullanılabileceğini düşündüğünü söyledi. Atık
kağıtlardan takı, tespih, süs eşyaları olmak üzere
şimdiye kadar yaklaşık 60 bin ürün yaptığı belirten Kart, "Kağıdın çok atıldığını, israf edildiğini
zaten düşünüyordum. Kağıt israfının önlenmesi
adına tamamen atık kağıt kullanmak kaydıyla
böyle objeler yapmaya başladım" dedi.
Kart, geliştirdiği teknikle ilgili kendisine internet ortamında pek çok soru sorulduğunu aktardı.
İnsanların, bu ürünleri nasıl yaptığını merak ettiğini dile getiren Kart, şöyle devam etti: "Bunu
anlatmak gerçekten çok zor, görmek lazım. Ben
bunu memleketimdeki insanlara öğretebilmek
için çok savaştım. 2011 yılında geliştirdiğim tekniğin uluslararası patentini aldım. Patenti kötü
niyetli insanlara karşı tedbir amacıyla aldım.
Patenti aldıktan sonra başkalarına da geliştirdiğim tekniği öğretmeye başladım. Bu, kendimce
bulup geliştirdiğim bir teknik, benimle beraber
ölmesini adil olmadığını düşünüyorum. Bu bana
Allah'ın verdiği bir
yetenekse bunun
kaybolmaması için
insanlara öğretmem lazım. Bir de
memleketimin yeni
bir kültürel değeri
daha olsun istiyorum."
(AA)
Savaşın
kaderini
değiştiren gemi
28 Şubat 2015 Cumartesi
9
Çanakkale Deniz Zaferi'nin kazanılmasında önemli işlevi bulunan Nusret Mayın
Gemisi ile Türk topçusunun başarılı atışları sayesinde savaşlar sırasında batan İtilaf
Kuvvetlerinin bazı gemilere ait orijinal parçalar, aslına sadık kalınarak yeniden yapılan
TCG Nusret Gemisi'nin salonunda ziyaretçilere o günleri adeta yeniden yaşatıyor.
ÇANAKKALE - Çanakkale Deniz
Savaşları'nda, 7-8 Mart 1915'te
Karanlık Liman'a döktüğü sahile
paralel 26 mayınla 18 Mart 1915
Deniz Zaferi'nin kazanılmasında
büyük rol oynayan, 1955'e kadar
kesintili olarak Türk Donanmasına
hizmet verdikten sonra görevden
ayrılan, 1962'de sivil bahriyeye satılan 1990 yılında ise Mersin
Limanı'nda batan "Kahraman
Nusret"in yerini, Gölcük Tersanesi
Komutanlığı'nda aslına sadık kalınarak inşa edilen TCG Nusret Gemisi
aldı.
Ziyaretçilerini, Çanakkale Deniz
Müzesi'nde özel olarak oluşturulan
iskelede ağırlayan geminin salonlarında sergilenen, 100 yıl önceki
savaşta batırılan Ocean, Irresistible,
Saphir gemileri ile İngiliz E-15 denizaltısına ait orijinal parçalar ziyaretçileri adeta o günkü kanlı muharebelere götürüyor.
Camekanlar içinde sergilenen
malzemeler arasında torpido kovanı
gösterge etiketi, Irresistible'ın valf
kapağı etiketi, Ocean'ın torpido doldurucu etiketi, Saphir'e ait metal etiketler, E-15'in işaret flamaları,
Turquoise denizaltısında görev
yapan Fransız subayın şapkası ile
ölçü aletleri dikkati çekiyor.
Çanakkale Deniz Müzesi
Komutanlığı envanterinde kayıtlı olan
ve yıllar önce dalgıçlık marifetiyle su
altından çıkarılan malzemeler, pirinç
yapıları sayesinde bugüne kadar
sağlam olarak kaldı.
Gemide, Çanakkale Deniz
Harekatı'nda büyük etkisi bulunan,
mayınların nereye döküleceğine
karar veren kişi olan dönemin Mayın
Grup Komutanı Binbaşı Nazmi Bey'e
ait Deniz Harp Okulu diploması,
üsteğmenliğe terfisini gösteren meclis onay ve kaptanlık belgesi ile
gümüş üstün madalyasının beratı
ziyaretçilerden ilgi görüyor.
Kıdemli Yüzbaşı Tophaneli İsmail
Hakkı Bey komutasındaki Nusret
Mayın Gemisi, 8 Mart 1915'te saat
05.30'da Nara'dan hareketle seyre
başladı.
Mayın hatlarını başarıyla geçen
gemi, dumansız bir seyirle saat
07.00'ye doğru Erenköy bölgesindeki Karanlık Liman'a ulaştı. Saat
07.10'da geri dönüşe geçilirken her
biri 80 kilogram şarjlı 26 mayın, poyraz-lodos istikametinde, yüzer metre
aralık ve 4-5 metre derinlikte döşendi. Böylece Çanakkale Boğazı'nda
11'inci mayın hattının tesisi tamamlandı.
Savaşlar sırasında mayınların
dökülmesi, Çanakkale Mayın Grup
Komutanı Binbaşı Nazmi Bey'in orijinali Çanakkale Deniz Müzesi'ndeki
''Nazmi Bey ve Nusret Odası''nda
sergilenen, ''Çanakkale Deniz
Savaşları'' adlı 4 defterden oluşan
kendi el yazması hatıratında şöyle
anlatılıyor:
"23 Şubat 1331 (8 Mart 1915):
Alınan emir üzerine öğleden önce
saat 05.30'da Nusret vapuruyla akıntı üzerinde ve Paleo Kastro'dan başlayarak, Erenköy hizasında bitmek
üzere 26 karbonik mayınla hat oluşturulmuş ve yerleştirilmiştir. Düşman
görmemiştir. Mayınların aralıkları
100-150 metre, su yüzeyinden derinlikleri 4,5 metredir. Düşman, istihkamları hafif şekilde bombardıman
etmiştir."
Nusret Mayın Gemisi'nin orijinali
1912 yılında Almanya Kiel'de inşa
edilerek 1913'te Osmanlı
Donanmasına katıldı.
Gemi, Çanakkale Deniz
Savaşları'nda 7-8 Mart 1915'te
Karanlık Liman'a döktüğü sahile
paralel 26 mayınla 18 Mart 1915
Deniz Zaferi'nin kazanılmasında
büyük rol oynadı. Kesintili olarak
1955'e kadar Türk Donanmasına
hizmet verdikten sonra görevden
ayrılan gemi, 1962'de sivil bahriyeye
satıldı, 1990 yılında ise Mersin
Limanı'nda battı.
İstanbul'da, 1982'de Taşkızak
Tersanesi Komutanlığı'nda inşa edilen Nusret Mayın Gemisi'nin 1/1
ölçülerinde olanı, Çimenlik Parkı'nda
özel inşa edilen platformda sergileniyordu. Geminin girişinde plan ve
fotoğraflarla Nusret'in öyküsü anlatılırken alt güvertede ise Çanakkale
Deniz Savaşı'nın tarihi seyri, panolar
ve dijital sunuyla ziyaretçilere aktarılıyordu.
Gemide ayrıca döneme ait orijinal
objeler, Çanakkale Boğazı Mayın
Grup Komutanı Nazmi Bey'e ait
beratlar, Çanakkale Savaşları ile ilgili
Osmanlıca ve Latin harfleriyle yayımlanmış gazeteler sergileniyordu.
Bu eski maket gemi kaldırılarak
18 Mart 2011'de ziyarete açılan
"TCG Nusret" ile tarihe saygı projesi
gerçekleştirildi ve kahraman gemi ait
olduğu sularda hizmet vermeye başladı. (AA)
topraklarından bir kültür-sanat adamının yılın kişisi olduğunu vurgulayan Çelik, 2015'in Haldun Taner yılı
ilan edilmesinden duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Çelik, kültür sanat kurumlarında
Haldun Taner oyunlarının sergilenmesini önemsediklerine dikkati
çekerek, şöyle konuştu:
"Haldun Taner'in saygıdeğer eşi
bize bir mesaj göndermiş. Fakat
esas olan kültür-sanat insanlarının,
devlete ve siyaset adamlarına minnettarlık duyması değildir, devlet ve
siyaset adamları her zaman kültürsanat insanlarına minnettardır.
Çünkü onlar bizim kültürümüzü, tarihin derinliklerinden gelen duygu birlikteliğimizi, tarihdaşlığımızı, duygudaşlığımızı bugüne yansıtıyorlar ve
bugünden de geleceğe götürecek
şekilde eserler ortaya koyuyorlar. Bir
kere daha Türkiye Cumhuriyeti'nin
Kültür Bakanı olarak Haldun Taner'in
şahsında bütün kültür ve sanat
insanlarımıza minnettarlığımızı arz
etmek isterim."
Bütün Türki cumhuriyetlerde,
Haldun Taner adına tiyatro ve piyes
yarışması düzenleyeceklerini söyleyen Çelik, kazanan eserleri de ödüllendirerek, tüm Türki cumhuriyetlerde gösterime sokacaklarını bildirdi.
(AA)
Basın Onur Ödülleri sahiplerini buldu
ANKARA - Kültür ve Turizm
Bakanı Ömer Çelik, "Esas olan kültür-sanat insanlarının, devlete ve
siyaset adamlarına minnettarlık duyması değildir, devlet ve siyaset
adamları her zaman kültür-sanat
insanlarına minnettardır" dedi.
Çelik, Opera Sahnesi'nde düzenlenen "Uluslararası Türk Kültürü
Teşkilatı (TÜRKSOY), Haldun Taner
Yılı açılışı ve Basın Onur Ödülleri
Töreni"ne katıldı.
Bakan Çelik burada yaptığı
konuşmada, TÜRKSOY'un, Türk
dünyasının UNESCO'su olduğunu
söyledi.
TÜRKSOY'un, Türk kültürünün
bugün pek çok devlete yayılmış
ortak özelliklerini öne çıkarma konusunda vazgeçilmez bir kurum olduğunu belirten Çelik, "Devletlerin sayısı değişebilir, devletlerin ismi değişebilir ama bizi bu bağlamda birbirimize bağlayan ortak kültür tektir.
TÜRKSOY, devletleri oluşturan halkların arasındaki ortak yazılımı, ortak
duyguyu, tarihdaşlığı ve duygudaşlı-
ğı yaşatan kültürün bugün yenilenerek çeşitli temsillerle çeşitli ülkelerdeki soydaşlarımıza ulaştırılmasında
öncü ve stratejik bir rol üstleniyor"
şeklinde konuştu.
Çelik, TÜRKSOY'un şimdiye
kadar pek çok devletin önemli figürleriyle sanat ve fikir adamlarını yılın
kişisi ilan ettiğini kaydetti.
İlk defa Türkiye'den, Anadolu
MEHMET NURİ
PARMAKSIZ
[email protected]
BENCİLEYİN SÖZLER
HAYATA DAİR
Milleti millet eyleyen en önemli değer dildir, o
olmazsa birlik de olmaz, dirlik de…
Görünen ve görünmeyen bütün kabullerin merkezi ve temeli dindir.
Dinlemekten nasibini almayanların konuşması da
çekilmez.
Her aklın ve gönlün dinlenmeye ihtiyacı vardır;
kimileri çalışarak ve okuyarak dinlenir, kimileri
uyuyarak…
Adaleti şaşan gönül, hilekârlığı bile tartsa ondan
da çalar.
Zorluk dağlar kadar yüce, azmimiz ve şükrümüzle bütün zorluklar cüce.
Doğruluğu hiçbir güç eğemez,
eğilen varsa o doğruluk değil
eğriliktir.
Ey Dost! Dostlar meclisinde
gerçek dosttan gayrısı yabancı
bize.
Dostluk satın alınamaz, onu
satanların dostluğu fiyatları
kadardır.
Kalemi nimet, gönlü kıymet
bilenler acizliğimizi anlatma gayretiyle yazarlar.
Dürüstlüğü saflık zannedenler
akıllarınca uyanık olduklarını zan-
muşsa onda eşitlik aramak beyhudedir.
Eğitim, kalıpları kırabildiğimiz ölçüde insana
şekil verir.
Düşünür olmak, çözülmez zannedilenleri çözmeye talip olmaktır.
Aldatandır aldanan, aldatılandır uzun vadede
kazanan.
Ekip çalışması, uyumun ve ortak menfaatlerin
bileşkesidir.
Düşünce, bilginin doruklarında eriyen kar gibidir,
aklı besler.
Fırsatları kaçırmak istemiyorsak çıkarmalıyız
hayatımızdan ertelemek meselesini.
Ekonomi, direksiyonu para yakıtı kazanç olan
vasıtadır. Durdu mu hareket etmesi zordur ve kazası
da genellikle ölümlüdür.
neder.
Alçak gönüllüğü tartan tartının ismi nezakettir.
Pişmanlık ateşi bir gönülde kişi kendisini affedene kadar yanar.
Düşünce özgürlüğü fikrin taassubunu yaşayanları kızdırıyorsa,
GÜNÜN DÖRTLÜĞÜ
özgürlük onlar için esaretle eş
anlamlı demektir.
Ne yapsam da sönmüyor bende mahşer heycanı,
Edebiyat bazen de edepten
Sen rahat ol Sultanım unutmam imtihanı.
nasibini alamamış olanlara edebi
Sonsuza
dek dilemem hasretinden hiç aman
öğretir.
Yeter ki sen sev beni şad et bendeki canı.
Düzen denileni insanlar kur-
10
SAĞLIK
28 Şubat 2015 Cumartesi
Eşinin astım
krizlerini engellemek
için cihaz geliştirdi
Bozüyük ilçesinde yaşayan Naci Mercan, astım hastası olan eşinin nöbet krizlerini engellemek için karbondioksit gazını oksijene
çeviren bir cihaz geliştirerek patent başvurusunda bulundu.
BİLECİK - Bozüyük ilçesinde yaşayan Naci Mercan, astım
hastası olan eşinin nöbet krizlerini engellemek için karbondioksit gazını oksijene çeviren bir
cihaz geliştirerek patent başvurusunda bulundu.
Mercan, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "huzur" adını
verdiği cihazın, 220 volt elektriği 12 volta çevirip 10 bin voltluk
akım sağladığını, iki elektrot
arasında karbondioksitteki karbonu, azotu ve havada asılı
duran sigara dumanı, bakteri,
virüs gibi maddeleri zararsız
hale getirdiğini söyledi.
Bu sistemle ilgili 5,5 yıldır
çalıştığını belirten Mercan,
şöyle devam etti:
"Cihazı yapmamdaki tek
amaç; eşimin astım hastalığıyla
alakalı nöbet krizlerini engellemekti. Daha sonra cihazın grip,
burun enfeksiyonları ve sinüzit
gibi hastalıklarda da etkili olduğunu görmeye başladık.
Cihazın içindeki geçiş amperlerini yükselttik. Yaklaşık 10 bin
voltluk elektrik akımı sağlayarak
havada asılı bulunan virüs, bakteri, sigara dumanı, kötü kokular, parfüm ve tiner kokusu
dahil hepsini absorbe edecek
bir düzen haline getirdik. Ev
içinde rahatsız olan insanların
bu cihazdan yararlanabileceğini
düşündük. Cihaz ortamda
yoğun şekilde oksijen sağladığı
için havayı soğutarak klima
etkisi yaratmaya başladı. Cihaz
için patent başvurusunda
bulundum."
Mercan, havadaki karbonmonoksitteki karbonu parçala-
yarak oksijeni açığa çıkartmak
için düşünülen bu cihazın, 10
saatte 25 kuruşluk elektrik harcadığını bildirdi.
Cihaz sayesinde insanların
bulunduğu alanlarda kişilerin
nefes alma düzeylerinin iyileştiğini vurgulayan Mercan,
"Ortamdaki sigara dumanını
yok ediyor. Sigara içme isteğini
ortadan kaldırdı, kapalı burunları açmaya başladı. Şu anda
evimde kullanmaya başladım ve
eşimin astım hastalığına da iyi
geldi. Evde parfüm dahi sıkmamız problem iken şimdi parfüm
ve kolonya kullanabiliyoruz"
diye konuştu.
Naci Mercan'ın eşi
Mukaddes Mercan ise yaklaşık
25 yıldır astım hastası olduğunu
ve eşinin, evde temizlik yaparken kullandığı ürünlerin içindeki
kimyasal maddelerden rahatsızlık duymasından dolayı kendisine özel temizlik ürünü geliştirdiğini anlattı.
"Huzur" adlı cihazla evinde
daha rahat nefes alabildiğini
dile getiren Mercan, şunları
kaydetti:
"Evde, çam ormanındaymış
gibi çok rahat nefes alabiliyorum. Önceden eve gelen misafirlere kolonya bile ikram edemezken şimdi oda parfümü
dahi kullanabiliyorum. İnsanlar
temiz havada huzur bulabilmek
için ormanlık alanlara pikniğe
giderken ben evimde bu huzuru
yaşıyorum. Cihaz sayesinde
astım ataklarım neredeyse yok
gibi ve ilaçlarımı da bırakma
seviyesine geldim. Eşimin cihazı eve getirmesinin ardından
komşularım sık sık bize misafirliğe gelmeye başladı. İlk
zamanlar odanın içindeki çam
kokusunu herkes oda parfümü
sanıyordu. Kokuyu cihazın yaydığını söylediğimizde kimse inanamadı. Daha sonraki ziyaretlerinde ise cihazın faydasını görmeye başladılar." (AA)
İZMİR - Dr. Suat Seren Göğüs
Hastalıkları ve Cerrahi Eğitim ve
Araştırma Hastanesi'nden Doç.
Dr. Zeynep Zeren Uçar ile Kulak
Burun Boğaz ve Uyku Apnesi
Uzmanı Arman Afrashi'nin geliştirdiği özel düzenekli yatağın horlama ve uyku apnesi sorunlarını
çözmesi, dünyada bu alanda
araştırma yapan bilim adamlarının
da ilgisini çekti.
KBB ve Uyku Apnesi Uzmanı
Arman Afrashi, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, uyku apnesinin genellikle horlamayla seyreden, geceleri nefes kesilme atakları görülen bir hastalık olduğunu,
bu rahatsızlığın yeterince oksijen
alınmasını engellediği için bazı
konulara yoğunlaşmada zorlanmaya, sabahları yorgun uyanmaya, gündüzleri uykuya yol açtığını
bildirdi.
Dünyada yaklaşık 700 milyon
insanda görülen bu rahatsızlığın
yüksek tansiyon, kalp, şeker, iktidarsızlık ve ani ölümlere neden
olduğunu dile getiren Afrashi,
hastalığın dil ve damak bölgesinin
tıkanması sonucu oluştuğunu,
cerrahi ve cerrahi olmayan yöntemlerle tedavi edildiğini kaydetti.
Afrashi, uyku apnesinin neden
olduğu en büyük sorunlardan birinin de trafik kazaları olduğuna
dikkati çekerek, "Özellikle uzun
yol yapan şoförler uykusunu tam
alamadığı için trafik kazalarına
neden olabiliyorlar" dedi.
Bu rahatsızlığın cerrahi olmayan metotlarla tedavisine yönelik,
Doç. Dr. Zeynep Zeren Uçar ile
birlikte özel düzenekli yatak geliştirdiklerini ifade eden Afrashi
şöyle konuştu:
"Geliştirdiğimiz yatak masaj
sedyesine benziyor. Zaten o esin
kaynağı oldu. 1980'lerden sonra
bulduğumuz bu yöntem bir ilktir.
Adını PPP koyduk. 2011'de çalışmaya başladık ve 29 hasta üzerinde denedik. Hastayı ters yatırarak (yüzüstü) hem damak hem
dilin ters yönde hareket etmesini
sağladık ve horlamayı yüzde 100,
uyku apnesini yüzde 75 önlemeyi
başardık. Bu yöntemimiz çok zor
yayın kabul eden Sleep and
Breathing de, uluslararası bir tıp
dergisinde geçen ay yayımlandı.
Ayrıca bizden sonra aynı yöntemi
İsveçliler de kullandı ve onlar da
aynı sonuçları aldı. Zeynep hanım
bunu Havai'de sundu ve çok
güzel tepkilerle karşılaştı. Bu dergide yayımlandıktan sonra tıp
camiasından sürekli mailler geliyor. Bu konuda kitap yazmamız
istendi. Bu Türk tıbbı için bir ilk ve
dünya uyku apne camiası için de
üçüncü yöntemdir." (AA)
“Horlama ve apne tedavisi”ne yoğun ilgi
“Alo ilacını almayı unutma” hattı
BURDUR - Burdur Sağlık
Müdürlüğünün başlattığı proje
kapsamında hastaların tedavilerine düzenli devam edebilmeleri
için sesli mesaj gönderilerek, ilaçların zamanında alınması hedefleniyor.
Burdur Sağlık Müdürlüğü ilaç
israfının önlenmesi, hastaların
tedavilerine düzenli devam edebilmeleri ve gereksiz ilaç kullanımının önlenmesi amacıyla "Akıllı
İlaç Asistanı" isimli proje çalışması başlattı. İlaç kullanan hastalar
proje kapsamında aile hekimlerine ya da İl Sağlık Müdürlüğüne
başvurarak ücretsiz olan uygulamadan faydalanmak istediklerini
belirtiyor. Kullandıkları ilaçların
zamanları hakkında bilgi veren
hastalara, ilgili doktorların da
onayı alındıktan sonra sesli mesaj
gönderilerek hatırlatma yapılıyor.
Bu mesajdan 10 dakika sonra
ikinci bir mesaj daha gönderilerek
"ilaçları zamanında kullandıkları
için" hem teşekkür ediliyor hem
de gizli bir hatırlatma daha gerçekleştirilmiş olunuyor. İl Sağlık
Müdürü Uzman Dr. Sırrı
Şenbayram, gazetecilere yaptığı
açıklamada, özellikle kronik hastaların pek çok ilaç kullandığını
ancak bazen ilaçlarını zamanında
almadıkları için tedavilerin istenilen sonuçları vermediğini söyledi.
Bu hastaların daha sonra tekrar doktora giderek yeniden farklı
ilaçlar kullandığını anlatan
Şenbayram, şöyle konuştu:
"Bu durum hem ilaçların israfına hem de tedavinin etkin olmamasına yol açıyor. Özellikle belli
yaşın üzerinde olan, bize başvuran hastalarımıza gerekli saatlerde
ilaç kullanımlarını hatırlatan bir
proje hazırladık. Telekom alt yapısını kullanarak kişilerin bize beyanına göre, hekimlerce de teyit
edildikten sonra günün belirli
saatlerinde ilaçlarını almalarını
hatırlatıyoruz. Projeyle hastaların
ilaçlarını zamanında kullanmalarını
hedefledik. 5 kişilik bir grupla pilot
çalışma başlattık. İlk etapta 100
kişiye uzun vadede ise bin kişiye
ulaşmayı hedefliyoruz. Bildiğimiz
kadarıyla bu çalışma Türkiye'de
bir ilk oluyor." (AA)
Türk tabip bulduğu yöntemle
tıp literatürüne girdi
BURSA - Uludağ Üniversitesi (UÜ) Tıp
Fakültesi Hastanesinde görevli Genel Cerrahi,
Cerrahi Onkoloji ve Kolektoral Cerrahi Uzmanı
Doç. Dr. Ersin Öztürk'ün, anal fistül hastalığına
(kalın bağırsağın makata açılan kısmı -rektum
ve anüs- ile makat çevresi cildi arasında, olmaması gereken bir yol) ilişkin bulduğu yöntem,
"The Öztürk Plak" adıyla dünya tıp literatürüne
alındı.
AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, vücudun
anüs bölgesi, cilt ve anal kanal ile bağırsaklar
arasında, bölgedeki bezlerin iltihaplanması
nedeniyle oluşan ve dışkı, iltihap sızıntısına yol
açan kanallara anal fistül hastalığı deniliyor. Bu
hastalığa yakalananların yaşam kaliteleri, iltihap
ve benzer sızıntılar nedeniyle oldukça düşüyor.
Bir süredir söz konusu hastalığının tedavisine ilişkin çalışmalar yapan Öztürk, öğrenciyken
bir hocasının yaptığı burun ameliyatından esinlenerek ameliyat yöntemi buldu.
Hastanın vücudundan alınan kıkırdaklar, fistül kanallarını tıkayacak şekilde vücuda yerleştirilerek organik bir tıkaç görevi görüyor. Bu yöntemle hastalar, büyük abdest ve gazı tutmaya
yarayan kaslar tahrip edilmediği için diğer yöntemlerle gerçekleştirilen ameliyatlar sonrası
yaşanan dışkı tutamama sorunundan söz konusu yöntemde kurtuluyor.
Öztürk, ortaokul öğrencisiyken cerrah olmayı
ve adını bir ameliyat yöntemine vermeyi hayal
ettiğini söyledi.
Anal fistülün özellikle toplumda yaygın görülen, anüs bölgesi, cilt, anal kanal ya da bağırsaklar arasında bulunan istenmeyen bir yol
olduğunu, buna genelde oradaki bezlerin iltihabının yol açtığını bildiren Öztürk, "Bunun kesin
yüzde 100 tedavisi var. Tedavisi, oluşan fistülün
üstünü açarsanız, açık yara haline getirirseniz
bu iyileşir ama insanlar büyük abdestini tutamaz, gazını tutamaz. O yüzden bu üstünü açma
ancak fistül çok yüzeyselse az kas tutuyorsa
yapılır. Fazla kas tuttuğunda bunu yapmamak
lazım, aksi takdirde insanlar büyük abdest tutamaz" diye konuştu.
Öztürk, fistülü tıkama ve yakma gibi yöntemlerin başarı oranının yüzde 70'lerde olduğunu anlattı.
Bu tıkama için plak
adı verilen sentetik tıkaçlar kullanıldığını aktaran
Öztürk, şöyle devam etti:
"Bunlar özellikle
Amerika'da yapılıyor ve
bu ameliyat için ciddi
oranda çok pahalı.
Ayrıca yabancı cisim
olduğu için vücut bunlara reaksiyon gösteriyor
ve tutunamıyorlar, kanaldan kayıp gidiyor.
Tutunmayı sağlamak için
mikro çentikler dahil bir
sürü yol denediler, sağlayamadılar. Bunun üzerine ne yapılabilir diye
uzun süredir bu işlerle
uğraşırken öğrenciliğimde seyrettiğim bir ameli-
yat aklıma geldi. Hocam Prof. Dr. Onur Erol,
burun ameliyatlarından sonra çıkan kıkırdakları
emilebilen bir kağıda sarardı, sarma sigara gibi
ve burun kemiğini aldıktan sonra altına koyup
düz olsun diye ona şekil verirdi. Buna 'Turkish
delight' deniliyor ve tıp literatüründe var. Onun
bu tıkaç için kullanılabileceğini düşündüm. Onu
biraz modifiye edip anal fistül kanalına girecek
şekle getirdikten sonra da içine koydum.
Oradaki kıkırdak birkaç gün sonra oraya çok
güzel yapışıyor. Yapıştıktan sonra da insanların
büyük abdest kaçırmadan fistüllerinde iyileşmesine yardımcı oluyor."
Ersin Öztürk, bulduğu yöntemi ilk olarak, birçok kez ameliyat olmuş hastalarda uyguladığı
bilgisini verdi.
Uygulamayı, hastaların yazılı ve sözlü onaylarıyla gerçekleştirdiğini dile getiren Öztürk,
"Bunun sonucunda fistül kanalı kapandı.
Verilerimizi saygın tıp dergilerinden birine gönderdik. Uluslararası 7 bağımsız hakem tarafından değerlendirildi ve yayına kabul edildi.
Bunun sonucunda da tıp literatüründe 'The
Öztürk Plak' diye bir ameliyat yöntemi oldu" ifadesini kullandı.
Öztürk, ayrıca lazerle fistül ameliyatını popülerize ederek geliştirdiğini vurguladı.
Fistül konusundan hastalar çok mustarip
olduğuna değinen Öztürk, şunları kaydetti:
"Özellikle üniversite hastanesinde çalıştığınızda, diğer hastanelerde insanların tedavide
zorlandığı hastaları görüyorsunuz. Zaman içinde, en çok fistül konusunda insanların zorlandığını gördüm. Buraya eğilince de bu konuda ne
yapılabilir diye düşünüyorsunuz. Alman bir firma
vardı. Onların bir lazer ucu vardı fistül için üretilen ama faal olarak kullanılmıyordu. Sadece o
yöntemi popülerize edip geliştirdim ve o da yine
dünyanın en saygın tıp dergilerinden biridir;
Diseases Of The Colon Rectum. Orada yayınlandı ve yöntemin isim babası oldum. Fistüllerin
yüzde 70'i yüzeyseldir ve üzeri açıldığında iyileşir ama fistül birden fazla olduğunda veya çok
fazla kas tuttuğunda üstünü açmak son derece
tehlikeli oluyor. Orada da hastasına göre lazerle
ya da bu kıkırdaklı yöntemle tedavi edilerek
insanlar iyileşebiliyor." (AA)
T.C. KIZILCAHAMAM İCRA DAİRESİ 2014/358
ESAS TAŞINIRIN AÇIK ARTIRMA İLANI
Aşağıda cins, miktar ve değerleri yazılı mallar satışa çıkarılmış olup: Birinci artırmanın aşağıda
belirtilen gün, saat ve yerde yapılacağı ve o gün kıymetlerinin %50'sine istekli bulunmadığı taktirde, yine aşağıda belirtilen gün, saat ve aynı yerde 2. artırmanın yapılarak satılacağı; şu kadar ki,
artırma bedelinin malın tahmin edilen değerinin %50'sini bulmasının ve satış isteyenin alacağına
rüçhanı olan alacakların toplamından fazla olmasının ve bundan başka paraya çevirme ve payların paylaştırma giderlerini geçmesinin şart olduğu; birinci artırmadan on gün önce başlamak üzere
artırma tarihinden önceki gün sonuna kadar esatis.uyap.gov.tr adresinden elektronik ortamda teklif verilebileceği, birinci artırmada istekli bulunmadığı takdirde elektronik ortamda birinci artırmadan sonraki beşinci günden başlamak üzere ikinci artırma gününden önceki gün sonuna kadar
elektronik ortamda teklif verilebileceği, mahcuzun satış bedeli üzerinden aşağıda belirtilen oranda
KDV.'nin alıcıya ait olacağı ve satış şartnamesinin icra dosyasından görülebileceği; gideri verildiği
takdirde şartnamenin bir örneğinin isteyene gönderilebileceği; fazla bilgi almak isteyenlerin yukarıda yazılı dosya numarasıyla dairemize başvurmaları ilan olunur. 20/02/2015
1. İhale Tarihi: 01/04/2015 günü, saat 15:00 - 15:05 arası.
2.İhale Tarihi: 22/04/2015 günü, saat 15:00 - 15:05 arası.
İhale Yeri: KIZILCAHAMAM SANAYİ ÜNSALLAR OTO PARK
No
1
Takdir Edilen Değeri TL.
8.000,00
Adedi
1
KDV Cinsi (Mahiyeti ve Önemli Nitelikleri)
%1
06 HAK 44 Plakalı, 1998 Model, PROTON
Marka, PERSONA 1.5 Tipli, Beyaz renkli
Kaporta kısmında kısmı çürümeleri ve boya
atıkları bulunan lastikleri orta kullanımda
olan araç
Basın - 33410 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
T.C. ANKARA 25. ASLİYE HUKUK
MAHKEMESİ KAMULAŞTIRILACAK
TAŞINMAZ BİLGİLERİ
ESAS NO : 2015/123
MEVKİİ : Ankara ili , Altındağ ilçesi İnönü Mahallesi
ADA : 430
PARSEL :24
VASFI : Arsa ve üzerinde bulunan tesis ve müştemilatı
MALİKLERİNİN ADI SOYADI 1- Hilal Bozkurt (Hisseleri oranında malik)
KAMULAŞTIRMA YAPAN DAİRE - Altındağ Belediye Başkanlığı
DAVA TARİHİ :05/02/2015
Yukarıdaki gerekli bilgiler verilen taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile idare adına tescili için
mahkememizde dava açılmıştır.
2942 Sayılı Kanunun değişik 10. maddesinin 4. bendi gereğince ilan olunur. 05/02/2015
Basın - 33213 (www.bik.gov.tr)
Resmi İlanlar www.ilan.gov.tr.de
YAŞAM-ÇEVRE
BULMACA
Ankara'da 9 bitki
türüne koruma
Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün, Türkiye'nin sahip olduğu tabii
kaynaklardan verimli ve sürekli olarak faydalanılması amacıyla başlattığı "Karasal
ve İçsu Ekosistemleri Biyolojik Çeşitlilik Envanter ve İzleme Projesi" kapsamında,
Ankara'da varlığı "çok tehlike" altında olan 9 tür koruma altına alındı.
ANKARA - AA muhabirinin aldığı bilgiye
göre, Türkiye'nin sahip olduğu flora ve
fauna sayısı Orman ve Su İşleri Bakanlığı
tarafından yürütülen çalışmalarla birlikte
giderek önem arz eden rakamlara ulaştı.
Uygulamaya konulan Karasal ve İçsu
Ekosistemleri Biyolojik Çeşitlilik Envanter
ve İzleme Projesi'nin neticeleri de
Ankara'nın bitki çeşitliliği açısından oldukça ilginç ve önemli bir merkez olduğunu
ortaya koyuyor.
Proje öncesinde Ankara'da bilinen bitki
türü sayısı bin 500 iken, proje çalışmaları
ile 2 bin 200'e, endemik tür sayısı ise 290
iken 390'a ulaştı. Proje kapsamında,
Ankara'da tehlike altında bulunan türler ve
tehlike kategorileri de belirlendi. Buna
göre, kategoriler "22 takson Çok Tehlikede
(CR)", "25 takson Tehlikede (EN)" ve "42
takson Zarar Görebilir (VU)" şeklinde sıralandı. Bu türler, uzun vadede önceliklendirme sırasına göre izleme programına alınacak. Ankara'da bulunan Ayaş Aysantı Beli,
endemiklerce zengin, korunması ve izlenmesi gereken en önemli alan konumunda
bulunuyor. Bu alandaki türler, son yıllarda
zirai faaliyetler sebebiyle habitat parçalanmasına maruz kalıyor ve yok olmaya yüz
tutuyor.
Çok sayıda endemik türü barındıran bu
alanda projenin uygulanmasıyla tabii yapı
korunarak, alanda bulunan nadir endemikler yaşantısını sürdürmeye devam edecek.
Ankara'da tehlike kategorisi "Çok
Tehlikede (CR)" olan öncelikli 9 tür acilen
koruma ve takip çalışmasına alındı. Bu türler arasında, "Angora Tırfılı, Beypazarı
Geveni, Türk Kayagülü, Gürsöğüt Geveni,
Öldürgen, Ana Kardikeni, Bey Sümbülü,
Koca Soda ve Mermer Sığırkuyruğu" bulunuyor. Takip çalışması yapılacak bu türlerin
bulunduğu noktalara bilgilendirme panoları
yerleştirilecek ve habitatları tel örgü ile
çevrelenecek. Ayrıca yıllar içerisinde popülasyonlarında meydana gelen değişimler
de takip edilecek. Orman ve Su İşleri
Bakanı Veysel Eroğlu, yaptığı değerlendir-
mede, proje ile ulusal biyolojik çeşitliliğin
korunmasının, sürdürülebilir kullanım açısından önem taşıyan ulusal biyolojik çeşitlilik unsurlarının belirlenmesinin, takip edilmesinin ve verilerin saklanmasının hedeflendiğini belirtti.
Eroğlu, "Yapılan çalışmalar sayesinde
biyolojik çeşitliliğin tür, habitat ve ekosistem düzeyinde gidişatı hakkında fikir sahibi olunması sağlanacak. Gösterge türlerin
azalmasına veya yok olmasına sebep olan
tehditler belirlenecek ve bu tehditleri ortadan kaldıracak çözümler bulunacak" ifadesini kullandı. (AA)
Kuş oyuncaklarıyla yurt dışına açılacak
BALIKESİR - Balıkesir'in Sındırgı
ilçesinde yıllardır akvaryum balığı ve
kafes kuşu yetiştiriciliği üzerinde çalışan ziraat mühendisi Ömer Çapraz,
kendi imkanlarıyla yapımına başladığı
olimpik halka, gondol, salıncak gibi
muhabbet kuşu oyuncaklarından yılda
40 bin üretim rakamına ulaşırken, yurt
dışına açılmanın planlarını yapıyor.
Çapraz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, akvaryum balığı ve kafes kuşu
satışı kadar bakımlarına ilişkin aksesu-
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
1
2
3
4
5
6
arları da imkanları ölçüsünde ürettiklerini söyledi.
Küçük çapta başladıkları muhabbet
kuşu oyuncakları üretiminde gelen
talebin de etkisiyle yıllık 40 bin adetlik
rakama ulaştığını dile getiren Çapraz,
"Boncuk, tel, çubuk ve pullarla çeşitli
oyuncaklar yapıyoruz. Kendi imalatı
olan oyuncakları önce Balıkesir çevrelerine gönderdik. Duyuldukça talep
arttı komşu il ve ilçelere satmaya başladık. Derken internet ortamında tanı-
7
8
9
10
tımlarla şimdi ülkenin dört bir noktasına oyuncak gönderiyoruz" dedi.
İlk başta az sayıda olduğu için oyuncakları kendi yaptığını ancak binlerce
talebin gelmesiyle ilçedeki 15 aileye işi
öğrettiğini belirten Çapraz, şunları kaydetti: "Bu aileler belirli ücret karşılığında evlerinde oyuncak yapıyor. Özellikle
kadınlar hem boş zamanlarını değerlendiriyor hem de aile bütçesine bir
nebze de olsa katkı sağlıyorlar. Şu an
10 değişik renkte olimpik halka, gondol, salıncak gibi oyuncak yapıyoruz.
Biz toptancılara veriyoruz onlar ülkenin
değişik noktalarındaki bu işi yapanlara
satıyor. Sındırgı bu konuda neredeyse
merkez konumuna ulaştı."
Çapraz, kalitesiz Çin malı oyuncaklarla rekabet etmeye çalıştıklarını dile
getirerek, "Bizim kalitemizi gören
devamını istiyor. Arada çok fazla fiyat
farkı da yok zaten. Oyuncakların çeşidini artırmayı ve yurt dışına açılmayı
hedefliyoruz. Fabrikasyon değil el
yapımı oyuncakların yurt dışında da
talep göreceğine inanıyorum" diye
konuştu. (AA)
BULMACA
Soldan sağa:
1. Söz gelişi. – Avrupa Uzay Ajansının kısaltması. 2. Sonsuza değin, sürgit. 3.
Değme, dokunma. – Boğaya gelmemiş, 1-2 yaşında dişi sığır. 4. Bitki bilimi,
botanik. 5. Elma, armut gibi meyvelerin kurutulmuşu. – Satrançta beraberlik.
– Radyumun simgesi. 6. Sermaye, kapital. – Bir nota. 7. Bağırsakları tutan
karın iç zarı. 8. Bir yerde oturma, eğleşme. – Yaz yağmuru. 9. Mesafe. –
Kalın ve kaba kumaş. 10. Bir tarafa yatırma, eğme. – Yabancı. 11. Japon
çiçek düzenleme sanatı. 12. Avrupa’da bir göl. – Acı, üzüntü, dert, keder. 13.
Birlikte, bir arada. – Arapçada su. 14. İstikbal, gelecek. – Köpek. – Futbolda
savunucu. 15. Ray üzerinde işleyen motorlu taşıma aracı. 16. Mısır’ın plaka
işareti. – Mikroskop camı. 17. Japonların ulusal giysisi. – İri gövdeli bir
papağan türü. 18. Bir renk. – Hareket olaylarını inceleyen bilim dalı. 19.
Kanuni, yasal. – Suç işleyen bir kimsenin yaşantısına, özgürlüğüne, mallarına,
onuruna karşı devletin koyduğu sınırlama. 20. Kiraya verilerek gelir getiren
mülk. – Beyanat.
Yukarıdan aşağıya:
1. Milli İstihbarat Teşkilatının kısaltması. – Yeterli, yeterli ölçüde olan. –
Göçebelerin konak yeri. – Bilgiçlik taslayan kimse. 2. Öğe, unsur. – Küçük
ispirto ocağı. – Yaban incirinin döllenmesinde etkili olan sinek. 3. Ağı, zehir.
– Gemilerde oda. – Tıpta derinin kanlanmasına verilen ad. – Galyumun simgesi. 4. Şimdi, şu anda, henüz, daha. – Kaynar suda haşlanıp üzerine yağ
gezdirilen mısır unu yemeği. – Toplu geziler için yapılmış büyük otobüs. 5.
Bir sınırdan geçebilmek için verilen yazılı belge. – Büyükler, ileri gelenler. –
Afrika’da bir ırmak. 6. Evrensel alıcı kan grubu. – Motorlu araçlarda fren
yapmayı sağlayan yarım ay biçimindeki alet. – Ağırlık ve uzunluk ölçüleri
için kabul edilmiş kanuni ölçü modeli. 7. İlgeç. –
Bir sebze. – Şaşma anlatan ünlem. – Kraliçe. 8.
ÇÖZÜMÜ
Ön çalışma. – Mürekkep hokkalarına konulan ham
ipek. – Alüminyumun simgesi. – Yas. 9. Yazılı
BUGÜN
kâğıt. – Hayvanın erkekliğini gidermek, hadım
13. SAYFADA
etmek. – Bir ilimiz. 10. Atın yürüyüş şekillerinden
biri. – Avuç içi ile toplamak. – Dürbün.
Hazırlayan: Ercan BostaNcıoĞlu
11
28 Şubat 2015 Cumartesi
TÜRKÇE BAKIŞ
Prof. Dr. Nurullah Çetin
[email protected]
AYDIN ÜZERİNE MÜLAKAT 3
dığı, başka unsurların da bu ülkeye
Çünkü insan potansiyeli ve tabiat
ortak olduğu isteğini canlı tutmaya
kaynaklarını kolayca sömürebilmek
için karşılarında güçlü siyasi ve coğ- yarıyor. Çok kültürlülükçü söylemin
rafi birlik istemiyorlar. Türkiye’de
bir ucu buna dayanıyor.
millî devlet yapısını çözmek için
Eski Anadolu medeniyetlerine ait
etnik kimlikler, alt kimlikler üretebirçok ismin, kelimenin, terimin iş
rek, insanların kavmiyet damarlarını
yerlerine, şuraya buraya isim olarak
kaşıyarak parçalama çabasındalar. Bu verilmesi, restorasyon projelerine
bağlamda içerde yerli kimlikler, alt
fonlar tahsis edilmesi vs bu projeye
kimlikler, etnik yapılar laflarını kuldahil olan çalışmalardır.
lanan Türkiyeli aydın, batıyla aynı
2. Güncel Mahiyetteki Millî Kültür
düzlemde buluşmuş oluyor.
Bütünlüğünü Parçalara Ayırmak: Çok
Batılı politikacı ve düşünce adamkültürlülükçülerin üzerinde durduğu
ları, bizde Eski Yunandaki şehir dev- ikinci husus, canlılığını korumakta
let, site devleti, eyalet gibi küçük
olan ve millî kültür olarak var olan
devlet yapılanmalarını sürekli savuyapının sadece Türklere ait olmadığı,
nurlar. Ama kabile aşamasından millî başka etnik unsurların da kültür üretbirliğe geçmiş olan kendi ülkelerinde tiği, dolayısıyla Türkiye’de bir değil
sürekli milletler üstü birliği yani
birden çok kültür olduğu ve bunların
Avrupa Birliğini öne çıkarırlar.
birbirinden bağımsız ve ayrı olduğu
Avrupa ve ABD kendi içlerinde daha iddiasıdır. Türkiyeli aydın, bunu söyüst birlikleri, bizde ise parçalanmala- lerken millî yapıyı kültürel anlamda
rı dayatıyorlar. Bu dayatmaları
parçalamak isteğini zımnen dile getiTürkiyeli aydın, bize habire insan
riyor.
hakları, demokrasi, kültürel haklar
Türk millî kültürünün oluşmasında
gibi süslü laflar altında propaganda
etnik köken itibariyle farklı insanlar
ediyor.
katkı sağlamış olabilir, ama bu ayrı
Mehmet ÇEVİK: Yine bunlara
bir kültür oluşturma değil, ortak Türk
bağlı olarak Türkiyeli aydın, çok kül- kültürünü geliştirme, zenginleştirme
türlülükten bahsediyor.
bağlamında olan katkılardır.
Prof. Dr. Nurullah ÇETİN: Çok
Dolayısıyla Türkiye’de birden çok
kültürlülükçülük, millî yapıyı kültükültür yok, bir tek Türk millî kültürü
rel açıdan parçalama projesidir.
vardır. Mesela evlenme törenleri,
Türkiye’yi parçalamanın bir başka
âdetleri, giyinme, örtünme anlayışı
boyutu, kültürel açıdan parçalamakTürkiye’nin her yerinde aynıdır ama
tır. Türkiye’de birden çok kültürel
şekilde ve ayrıntıda farklıdır. Bu
yapı var söylemi, bir tek Türk kültüfarklılık, ayrı kültürel yapıları işaret
rü yok; bunun dışında başka kültürler etmez; aynı kültürel yapının zenginde var düşüncesini içeriyor. Bununla
liği olarak algılanır.
yapılmak istenen, kültürel ayrışmayı
Mehmet ÇEVİK: Bu arada
hızlandırmaktır. Türkiye’de çok kül“Türkiyeli aydın”ın Avrupa Birliği
türlülük söylemini dillendiren
hakkındaki tavrını nasıl değerlendiriTürkiyeli aydın, iki hususa yer veriyorsunuz?
yor:
Prof. Dr. Nurullah ÇETİN:
1. Arkeolojik Mahiyetteki Eski
Türkiyeli aydın, Avrupa Birliğinin
Kültürleri Diriltmek: Bu topraklarda
propagandasını yapmaktan zevk alıasırlar boyunca pek çok kavmin
yor. Çünkü Avrupa Birliğine giriş
yaşadığı, kültür ve medeniyetler üretsürecinde Türkiye, bütün kurumsal
tiği doğrudur. Sumerler, Hititler,
Etiler, Bizanslılar, Romalılar gibi pek yapı ve değerleriyle aşınıyor. Türk
milleti itilip kakılıyor, adeta bizimle
çok topluluk geldi geçti gitti.
alay ediliyor. Avrupa’nın bizi aralarıBütün bu kavimler, bugün için
na alacağı filan yok. Alacağız demigüncelliği olmayan, tarihte kalmış,
yorlar, almayacağız da demiyorlar.
arkeolojik mahiyette kültürlerdir.
Onlar için Türkiye’nin Avrupa
Bunlar, tarihsel kültür mirası olarak
Birliğine girmesi mümkün değil. Bu
gün yüzüne çıkarılır ve müzelerde
konuda kararlılar.
sergilenir. Bunlar, tarihi yazmada ve
Ama sonu belirsiz bir süreçte tutaanlamada malzeme olarak kullanılır.
Türk milletine istedikleri her
rak
Bunun dışında güncel bir anlamı ve
değeri yoktur. Çünkü bunların güncel türlü dayatmayı kabul ettirerek istedikleri kıvama getirmek, kolayca
anlamda hayatiyeti ve insanı yoktur.
güdülebilir ve yönetilebilir hâle getirBugün itibariyle eski Anadolu
mek istiyorlar. Avrupa’nın sürece
medeniyetlerini gündeme getirenler,
bakışı budur. Yani Türkiye elimizden
Mavi Anadolucular, Türkiye, çok
çeşitli ve zengin medeniyetlerin beşi- kaçmasın, kendimize yanaştırmayalım ama tamamen de uzaklaştırmayaği, köprüsü söylemini dillendirenler
lım. Belli bir mesafede tutalım, ip
vs. aslında bu meseleyi sadece tarihsel kültür mirası olarak algılayıp öyle bizim elimizde olsun, tam bağımsız
ve bağlantısız bir Türkiye olmasın,
sunmuyorlar; Türkiye’nin kültür
her bakımdan bize bağımlı ve güdüpolitikasını belirlemede, değiştirmemümüzde kalsın, istiyorlar.
de, yönlendirmede güncel anlamda
Bizim Türkiyeli aydınımızın bir
siyasi malzeme olarak kullanıyorlar.
kısmı, iyi bir şeydir, faydalıdır diye
Demek istiyorlar ki, Türkiye’de
iyi niyetle, samimiyetle Avrupa
İslam medeniyetinin Türk kültürü
Birliğini destekliyor. Bir kısmı ise
şeklinde bir görünümünün yanında
Avrupa Birliği fonlarından fonlanıbaşka kültürler de vardır, onlar da
yorlar, yemleniyorlar da diyebiliriz.
yer almalıdır, hatta yaşatılmalıdır.
Millî yapı ve değerlerimizi parçalayıBu tabii dolaylı olarak Batının bu
topraklarda hak iddia etmesine kültü- cı, hatta yok edici mahiyetteki projelere aldıkları büyük paralarla sadece
rel bir zemin hazırlıyor. Misyonerlik
şahsî menfaatlerini düşünüyorlar. O
faaliyetleriyle, hiçbir Hıristiyanın
yüzden Avrupa Birliğini destekliyoryaşamadığı yerlere kiliseler açılmalar. Bir kısım İslamcılar, cemaatler
sıyla, Dinler diyalogu çalışmaları ile
de özgürlük alanlarının genişleyeceği
vs ile birleşince Ermeni, Rum vs
aldanışıyla Avrupa Birliğine destek
iddialarını, toprak ve hak taleplerini,
veriyorlar. (DEVAM EDECEK)
Türkiye’nin sadece Türklerin olma-
Sınırda karne heyecanı
MARDİN - Nusaybin ilçesindeki
Melek Okulu'nda eğitim gören
Suriye uyruklu öğrencilere karneleri
sınırda dağıtıldı.
Okul müdürü Nadia Aziz, 7. sınıfa
kadar eğitim verdikleri 215 öğrencinin bulunduğu okulda eğitimin geç
başlaması nedeniyle yarıyıl tatilinde
gecikme olduğunu söyledi.
Suriye'ye dönecekleri günün
hayaliyle yaşadıklarını dile getiren
Aziz, şöyle dedi:
"Karneleri dağıttığımız için çok
mutluyum. Karne heyecanıyla tüm
zorluklarımızı unuttuk. Temennimiz
topraklarımıza güzel bir hediyeyle
dönmektir. Bu hediye de çocuklarımızı karşılıksız eğitmektir. Bugün
okulumuzda görev yapan tüm eğitimcilerimiz gönüllü hizmet veriyor.
İnşallah hep birlikte vatanımızı inşa
edeceğiz."
Okulun sınırda yer aldığını kaydeden Aziz, "Vatanımıza 10 metre
uzaktayız. Bu karneleri daha anlamlı
hale gelmesi için sınır kenarında
dağıttık" ifadesini kullandı.
Karne dağıtımından sonra öğrenciler Kürtçe ve Arapça şarkılar söyledi. (AA)
12
haber
28 Şubat 2015 Cumartesi
İtalyan parlamentosunda
“Yeni Türkiye” konferansı
ROMA -TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı
ve AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Berat
Çonkar, "Vesayetçi yapılar tasfiye edildi. Yeni
Türkiye yolu, son 12 yılda yapılanlarla açıldı"
dedi. İtalyan'ın başkenti Roma'da, parlamentonun alt kanadı Temsilciler Meclisi'nin Regina
Salonu'nda Yeni Doğu Derneği'nce düzenlenen
"Yeni Türkiye" konulu konferansta konuşan
Çonkar, Türkiye'nin demokratikleşme ve reformlarda önemli adımlar atarak, 12 yıl öncesine göre
çok farklı bir yerde olduğunu söyledi.
Çonkar, "Vesayetçi yapılar tasfiye edildi. Yeni
Türkiye yolu, son 12 yılda yapılanlarla açıldı"
değerlendirmesinde bulundu.
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun
Başdanışmanı Etyen Mahçupyan da AK Parti'nin
geliştirdiği "Yeni Türkiye"nin, bir hedef slogan
olduğunu dile getirerek, "Bu slogan halka, artık
hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacak olması sebe-
biyle cazip geldi" yorumunu yaptı.
Mahçupyan, Yeni Türkiye'de eskinin aksine
yeni bürokrasi, yeni siyaset, yeni muhalefet
anlayışı, herkesi dahil eden yeni vatandaşlık
kavramı, dini özgürlüğünse bunu içselleştirebilen
bir kavram olduğunu kaydetti.
Yeni Doğu Derneği Başkanı Atılgan Bayar ise
AB'nin, Türkiye'ye "Gel entegre ol bize. Kuralları
biz koyarız" dediğini, Yeni Türkiye'nin ise
"Kuralları da beraber koyalım" dediğini ve farkın
buradan kaynaklandığını ifade etti. Bayar,
Türkiye'nin AB'ye, güvenlik entegrasyonunu ve
Avrupa'yı laikleştirmeyi vadettiğini de belirtti.
Eski bakanlardan ve iktidarın küçük ortağı
Halk Hareketi ittifakı milletvekili Rocco Buttiglione
ise Türkiye'nin kendisini bir Avrupa ülkesi olarak
konumlandırdığını anlatarak, İtalya'nın, Türkiye'yi
AB'de tanımlaması gerektiğini söyledi.
Buttiglione, "Avrupa bir Hristiyan kulübü müdür?
Değildir. Din Avrupa'nın sadece kimliğinin bir
parçasıdır. Türkiye, AB üyesi olursa iki kimliklilik
birliğimize güç katacaktır. Türkiye dünyaya İslami
yeni bir kimlik sunsun istiyoruz" dedi.
Türkiye'nin AB üyeliği perspektifinde yapılan
diğer konuşmalarda da Türkiye'nin, AB'de söz
hakkı bulunan bir ülke olması gerektiği, aksi
düşünce ya da başka çözümlerin Türkiye için
uygun olmayacağı üzerinde duruldu.
Başbakanlık Yurt Dışı Türkler ve Akraba
Topluluklar Başkan Yardımcısı Gürsel Dönmez,
İtalyan gazeteci ve siyasetçi Alberto Michellini ve
Torino Üniversitesi tarih profesörü Alessandro
Berbero'nun da yer aldığı konferansı Türkiye'nin
Vatikan Büyükelçisi Mehmet Paçacı da izledi.
Konferansın ardından Türkiye'nin Roma
Büyükelçisi Aydın Sezgin, büyükelçilik rezidansında etkinliğe katılan heyet onuruna resepsiyon
düzenledi.
Arınç, operasyon her yönüyle başarı
ANKARA- Başbakan Yardımcısı Bülent
Arınç, Şah Fırat Operasyonu'nun her
yönüyle başarılı olduğunu, bunu hiç kimsenin görmezden gelmemesi gerektiğini
söyledi.Arınç, "Ama yarın gelebilir. Çünkü
Ocak ayında da, Şubat ayında da, Mart
ayında da DAİŞ'e karşı kapsamlı, sadece DAİŞ olarak da
sınırlandırmayayım, diğer terör
örgütleri de bu işin içerisinde
olacaktır, kapsamlı bir
mücadele başlayacaktır, başlaması düşünülüyor" dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent
Arınç, A Haber'de katıldığı programda, gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Afganistan'da Türk askerlerinin bulunduğu araca yönelik
gerçekleştirilen saldırıya ilişkin
değerlendirme yapan Arınç,
bazı olayların üst üste geldiğini,
Malatya'da düşen iki uçakta da
4 askerin şehit olduğunu anımsattı.
Arınç, ''Hayatını kaybeden
astsubayımıza Allah'tan rahmet diliyorum.
Bir kardeşimiz de yaralı, ona da acil şifalar
diliyorum'' dedi.
''Şah Fırat Operasyonu'' ile ilgili tartışmalara yönelik de açıklamalarda bulunan
Arınç, yorum yaparken veya siyasi söylemlerde bulunurken olayın gerçekleşmesinde
hangi şartların mevcut olduğunu, bir başarı
mı, bir yenilgi mi olduğunu rasyonel
düşünmek gerektiğini, hamaset kokan
söylemlerle bir neticeye varılamayacağını
ifade etti. Konuyla ilgili Başbakan Ahmet
Davutoğlu'nun basına ayrıntılı açıklamalarda bulunduğunu belirten Arınç, ''Bütün
samimiyetimle söylüyorum, bu operasyon
her yönüyle başarılıdır. Bunu hiç kimse
görmezden gelmesin. Hükümeti eleştirmek
gerekiyorsa, yıpratmaları gerekiyorsa, bu
operasyon üzerinden değil belki başka
sebeplerle bunu yapmaları gerekir'' diye
konuştu.
Daha önce Süleyman Şah Türbesi'nin
yerinin iki kere değiştirildiğini anlatan
Arınç, ''Şimdi ise başka türlü bir zaruret
var. Suriye'de istikrarsızlık var. Bunun
sebebi Suriye rejimidir'' dedi.
Musul'da konsolosluk görevlilerinin
alıkonulması olayını anımsatan Arınç, konsolosluk görevlilerinin kurtarılması için
hükümetin her türlü çabayı gösterdiğini
kaydetti. Arınç, ''O olaydan dolayı
hükümetimizi ne kadar tebrik etmemiz
gerekiyorsa şimdi bu olaydan dolayı da
aynı şartlar mevcut'' ifadesini kullandı.
Arınç, ''DAİŞ dediğimiz örgüt,
Süleyman Şah Saygı Karakoluna çok yaklaştı. Bu yeni de değil, birkaç aydan beri
biz buranın Türk bayrağı çekilmiş, Türkiye
toprağı sayılan bir vatan toprağının korunması için elimizden gelen tedbirleri de
aldık. DAİŞ'in türbelere karşı veya
yapacağı başka eylemlere karşı bizim tedbirli olmamız lazım'' dedi.
Arınç, bunun için iki savaş uçağının 24
saat, aniden müdahale edebilmek için
devriye görevi yaptığını, bütün bu tedbirlere rağmen bir tecavüz karşısında ne
yapılabileceğinin en ince teferruatına kadar
düşünüldüğünü aktardı. Arınç, ''IŞİD belli
noktalarda geri çekilme içerisinde çok çılgınca eylemler de yapabilir, Türkiye'yi
sorumlu da tutabilir. Bunların hepsini
hesaplamak mecburiyetindeyiz'' diye
konuştu.
''Yakın bir tehlike
karşısında yapılması gereken
yapılmıştır''
Bülent Arınç, şöyle
devam etti:
"Bir plan, program
dahilinde, sadece
Başbakanımızın, 'Başlayın'
demesi ve direktifine bağlı
olduğu bir konu olarak biz
bunu bir hafta öncesinden
biliyoruz. 15 gün öncesinden
biliyoruz. Hava şartları
müsait oldu mu, olmadı mı,
siyasi şartlar müsait oldu
mu, olmadı mı, konjonktürel
şartlar müsait oldu mu,
olmadı mı, bunun takdiri
Başbakanımızla, operasyonu
yapacak olan silahlı gücün
işidir. Belki bir kaç ay öncesinden
Süleyman Şah Saygı Karakolu'na bir
tecavüz vuku bulacağı takdirde, bulmasının muhtemel, güçlü, açık ve yakın bir
tehlike durumunda ne yapılacağı çok dakik
hesaplarla yapılmıştır. Bu konuda askerimizin, Genelkurmay'ımızın fevkalade hatta A,
B, C planlarıyla bunu yapmışlardır. Sadece
'Uygulayın' talimatı verildiği zaman, düğmeye basıldığında harekete geçmek, onların
bir görevi olarak kalmıştır."
Türbenin yeni yerinin Suriye toprağı
olmasına karşın, anlaşmalarla gereğince
Türkiye'nin hükümran olduğu bir toprak
olduğunu dile getiren Arınç, "Hatta bulunduğu yerden belki biraz daha büyük bir
toprak parçasıdır. Dolayısıyla 'Aldınız da
oradan kaçtınız' diyerek ucuz kasaba politikacılığı yapan insanların, bundan biraz
utanması ve sıkılması lazım" değerlendirmesinde bulundu.
Özlem Uludağ Gülcan
ziyaretlerini sürdürüyor
HABER MERKEZİ - Ankara’nın genç ve başarılı iş
kadınlarından Özlem Uludağ Gülcan, AK Parti’den 2.
Bölge Ankara Milletvekili Aday Adayı olmasının ardından
ziyaretlerini sürdürüyor.
AK Parti teşkilatlarını ve sivil toplum kuruluşlarını
ziyaret eden Gülcan son olarak AK parti Altındağ İlçe
Başkanı Ahmet Karaca’yı ziyaret etti
İlçe Başkanlığının başarılı çalışmalarını takip ettiğini
söyleyen Özlem Uludağ Gülcan, gazetemize yaptığı
açıklamada, neden milletvekili olmak istediğini anlattı.
Gülcan, Başkentin her geçen gün daha da geliştiğini
belirterek şunları söyledi:
“Ankara, Türkiye’nin gözbebeği. Bu kente ne kadar
hizmet yapılsa hakkıdır. Milletvekili aday adayı olarak şu
anda parti teşkilatları ve sivil toplum kuruluşlarını ziyaret
ediyorum. Kendini ve projelerimi anlatıyorum. İnşallah
partim beni aday gösterirse projelerimi ayrıntılı biçimde
kamuoyu ile de paylaşacağım.”
Avusturya’da
tepkilere rağmen
‘İslam Yasası’
meclisten geçti
ANKARA - Avusturya geçtiğimiz aylarda
önerdiği "İslam yasa tasarısını kabul etti. Tepkilere
rağmen meclisten geçen yasa, ülkede yaşayan
Müslümanların hayatını zorlaştıracak maddeler
içeriyor. Müslümanlara yönelik ayrımcı ifadeler
içeren yasada din ve örgütlenme özgürlüğü ile
eşitlik haklarını ihlal eden maddeler de bulunuyor.
Avusturya'da Meclis Genel Kurulu tarafından
oy çokluğuyla kabul edilen İslam Yasası, ülkede
yaşayan Müslümanların dini hayatını olumsuz etkileyecek maddeler içeriyor.
Müslümanların, "İslam cemaati için ayrı bir
yasa talebi, eşit haklar ve dış finansman yasağı"
konularındaki endişelerini dikkate almayan yasada, din ve örgütlenme özgürlüğü ile eşitlik haklarını ihlal eden maddeler bulunuyor.
Yeşiller Partisi Milletvekili Alev Korun ise "İslam
Yasa Tasarısı"nın iktidar partilerinin oylarıyla kabul
edildiğini, muhalefet partilerinin ise tasarıyı reddettiğini söyledi. Tasarının küçük değişiklikler
yapılarak yasalaştığını ifade eden Korun, camilerin
dönüştürülmesi konusunda 3 aylık uzatma
olduğunu aktardı.
İktidarın yasayı, güvenlik yasası ile karıştırdığını
kaydeden Korun, yasanın olumsuz yönlerinin,
olumlu yönlerinden çok fazla olduğu için reddettiklerini belirtti.
Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez,
Avusturya'da kabul edilen "İslam Yasası'na ilişkin,
bunun Avusturya'ya ve Avusturya'nın tarihine
yakışmadığını, Avrupa hukuk müktesebatı açısından dikkate alındığında pek çok maddenin büyük
sorunlar taşıdığını belirterek, "İnsan Hakları
Mahkemesinden bu kanunun geri döneceğine
inanıyorum. 1912’de İslamiyet’i ilk kabul eden
Avrupa ülkesi olan Avusturya, bu yasa tasarısını
kabul ederse dini özgürlükler konusunda 100 sene
geriye gitmiş olur. Avusturalya bu tasarıyı kabul
ederse Avrupa’nın özgürlüklere saygı iddiası
tümüyle tartışılır hale gelir" dedi.
(AA)
Polis koleji kapatılacak
TBMM - TBMM Genel Kurulu'nda kamuoyunda
"İç Güvenlik Paketi" olarak tasarının 7 maddesi
daha kabul edildi. Genel Kurul, Polis Vazife ve
Salahiyet Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev ve
Yetkileri Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın
görüşmeleri için önceki gün toplandı. Gündem dışı
konuşmalar grup önerileri ve beyan düzeltme
konuşmalarının ardından saat 21.00'de tasarının
görüşmelerine geçildi. Tasarının 33. maddesinin
kabul edilmesinden sonra Meclis Başkanvekili
Sadık Yakut, birleşime ara verdi. Aranın adından
komisyon ve hükümetin yerine almaması üzerine
Yakut, birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı. Tasarının kabul edilen maddelerine göre, polis
koleji kapatılacak ve burada öğrenimine devam
eden öğrenciler, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından
sınav puanları dikkate alınarak, durumlarına uygun
okullara naklen kaydedilecek. Polis kolejindeki
eğitim öğretim hizmetleri sınıfında yer alan personel, kadro derecelerine uygun öğretmen unvanlı
kadrolara atanacak. Mevcut amir rütbeleri için
ihdas edilen kadro sayılarının, her amir rütbesi için
öngörülen azami
kadro sayısından fazla
olması halinde, bu
fazlalık giderilinceye
kadar, boşalan kadrolar herhangi bir işlem
yapılmaksızın iptal
edilmiş sayılacak.
13
dış dünya
28 Şubat 2015 Cumartesi
İran Dışişleri Bakanı Zarif:
“IŞİD'e karşı savunma
savaşı yürütüyoruz”
Irak Dışişleri Bakanı
İbrahim el-Caferi,
Türkiye, Suriye, İran,
Kuveyt, Ürdün, Suudi
Arabistan ve bölgedeki
ülkelerle dostluk ve
sevgi üzerine kurulu
ilişkiler geliştirmek
istediğini belirterek,
"IŞİD'e karşı savunma
savaşı yürütüyoruz. Bu
konuda her ülkeden
destek isteriz" dedi.
BAĞDAT- Caferi, resmi temaslarda
bulunmak üzere Irak'a gelen, İran
Dışişleri Bakanı Cevat Zarif ile görüştü.
Basına kapalı gerçekleştirilen görüşmenin ardından, Caferi, konuk bakan ile birlikte başkent Bağdat'taki Yeşil Bölge'de
bulunan çalışma ofisinde ortak basın
toplantısı düzenledi.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan
Caferi, mevkidaşı Zarif ile iki ülke arasında diplomatik ve özel pasaportları ilgilendiren vizelerin kaldırılmasını öngören
mutabakat zabtını imzaladıklarını söyledi.
"Askıya alınan tüm alanlardaki ilişkilerin geliştirilmesi için çalışıyoruz" diyen
Caferi, Irak'ın sadece içerideki teröre
karşı güvenlik başarısı değil, dünya ülkeleriyle ilişkilerin geliştirilmesi konusunda
'yeni politika' benimsediğini ifade etti.
Terör örgütü IŞİD'e, ABD savaş uçakları tarafından havadan askeri mühimmat
desteğinin yapıldığı iddialarını değerlendiren Caferi, şimdiye kadar ki incelemelerinde herhangi bir ülkenin yardım yaptığı bulgusuna ulaşamadıklarını, tespiti
halinde, hiç çekinmeden ilan edeceklerini
kaydetti.
Türkiye'nin, Suriye topraklarında gerçekleştirdiği "Şah Fırat operasyonuna"
ilişkin bir soruyu Caferi, Irak'ın tüm ülkelerin egemenliğine saygı duyma ve içişlerine karışılmaması konusunda 'net' olduğunu belirterek şöyle cevapladı:
"Türkiye, Suriye, İran, Kuveyt, Ürdün,
Suudi Arabistan ve tüm bölge ülkeleri
ABD’nin Mısır
rahatsızlığı
WASHINGTON - ABD Dışişleri
Bakanlığı, Mısır'da izinsiz gösteri
düzenlemek suçlamasıyla yargılanan
aktivist Ala Abdulfettah ile diğer sanıklara "ağır" ceza verilmesinden rahatsız
olduklarını bildirdi.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jen
Psaki, günlük basın brifinginde, Kahire
Ceza Mahkemesi'nin aktivist
Abdulfettah ile 20'den fazla sanığa
verdiği cezaya ilişkin açıklama yaptı.
Mahkemenin kararlarını "ağır cezalar"
olarak tanımlayan Psaki, "ABD,
Mısır'ın gösteri yasaları altında, izinsiz
gösteri organize ettikleri için aralarında
Ala Abdulfettah'ın yer aldığı 20 Mısırlı
aktiviste yönelik üç veya beş yıllık ağır
cezasından derin rahatsızlık duyuyor.
Temyiz başvurusu da dahil sanıkların
itirazlarını tüm yasal alanlarda araması
çağrısında bulunuyoruz" ifadesini kullandı.
ABD'nin, bir ülkenin uzun sureli
istikrarını vatandaşlarının muhalif
görüşlerini barışçıl şekilde ifade etmelerini korumasıyla kuvvetlendirdiğine
inandığını dile getiren Psaki, Kahire'de
sanıklara dönük cezaların ve kanun
kapsamındaki diğerlerinin, önemli
ifade ve toplanma özgürlükleri üzerinde "soğuk duş etkisi" yaptığını kaydetti.
Psaki, Mısırlı liderlerin gösteri yasaları ve bu yasalar altında verdikleri
kararları acilen gözden geçirmeyi
tamamlamasını istedi.
Kahire Ceza Mahkemesi'nde
"Danışma Meclisi olayları" olarak bilinen davanın karar duruşması yapılmıştı. İzinsiz gösteri düzenlemek suçlamasıyla yargılanan "25 Ocak Devrimi aktivistlerinden" Ala Abdulfettah'a 5 yıl,
sanıklardan 20 kişiye üçer yıl hapis
cezasına hükmeden mahkeme, "izinsiz
gösterinin yanı sıra olay sırasında
güvenlik görevlisine saldırmak ve telsizine el koymak" suçundan dolayı da
gıyabi yargılanan 3 kişiyi 15'er yıl
hapse mahkum etmişti. (AA)
arasındaki ilişkilerin dostluk ve sevgi
üzerine kurulu olmasından yanayız.
Türkiye, terörden ciddi zarar gören bir
ülkedir. Musul Başkonsolosluğu'na
yönelik terör saldırısı da karşı karşıya kaldığı zararın boyutunun kanıtı olmuştu.
Biz terörü kınarken, yollayan, eğitim
veren, finanse eden, propaganda ve reklamını yapan ve topraklarından geçen
ülkeleri de kınarız. Fakat, dostluk ilişkilerin geliştirilmesi ve sorunların giderilmesi
için diplomatik yollarla çözüme ulaşılmasına da inanıyoruz."
IŞİD'e karşı yürüttükleri savaşın
'savunma savaşı' olduğunu dile getiren
Caferi, bu konuda, İran'nın mücadele
eden koalisyonun oluşmasında önce
insani ve arazideki askeri alanda ciddi
destekleri olduğunu ve her ülkeden de
destek istediklerini anlattı. Musul'u kurtarma operasyonuna ilişkin geri sayıma
askeri yetkililerin karar vereceğini ifade
eden Caferi, ülkelerin yapacağı askeri
yardımın içişlerine karışmak olarak
değerlendirmeyeceklerini vurguladı.
İran Dışişleri Bakanı Zarif ise "Irak'ın
güvenliği, istikrarı ve gelişmesini, istikrarımız, güvenliğimiz ve gelişmemiz olarak
görürüz" diyerek, iki ülkenin zorluk ve
risklerle karşı karşıya olduklarını ve
bunun çözümünde ortak çaba ve çalışmanın önemli olduğunu belirterek şunları
kaydetti:
"Irak'a terörle mücadelesinde ilk yardım yapan ülke İran oldu. Bu tür yardım-
lara devam edeceğiz ve bunu bir komşuluk görevi dahilinde değerlendiriyoruz.
İran'ın yardımını içişlerine karışmak olarak değerlendiren bazı grupların öncelikle
amacının hükümetin yeni vizyonuna
sahip çıkmak olması gerektiğini düşünüyoruz. Biz her şeyden evvel Irak halkının
çıkarını düşünüyoruz. Irak hükümetinin
yanında durmaya devam edeceğiz."
İranlı Bakan Zarif, "Şah Fırat operasyonu" konusunda, "Bize göre ülkelerin
egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı
göstermek ve herhangi bir gücün kullanılmaması uluslararası ilişkilerin temel
prensiplerinden biridir. Temel teşkil eden
bu prensibe uyulmaması güvensizliğe yol
açar. Tüm civar ve bölge ülkelerinin bu
konuya dikkat ve ciddiyetle saygı duyması gerekiyor. Bu tür adımlar, tüm bölge
ülkeleri için ciddi riskleri beraberinde
getirir" değerlendirmesinde bulundu.
Ortak basın toplantısının sonunda
Cevat Zarif, Bağdat'ı dördüncü kez ziyaret ettiğini anımsatarak, güvenlik alanında gözlemledikleri başarıdan ötürü Irak
hükümeti ve halkını tebrik etti. Zarif, Irak
hükümetinin, terör, mezhepçilik ve radikalizmle savaşında başarılı olduğunu
savunarak, "İran İslam Cumhuriyeti olarak, her zaman dost Irak halkı ve hükümetinin yanında olmaya ve terörle mücadelesinde yardım etmeye devam edeceğiz" diye konuştu. (AA)
İsrail, eylem yapan
Filistinlilerin
çadırlarını dağıttı
RAMALLAH - İsrail, Doğu Kudüs'te
Filistinlilerin Yahudi yerleşim birimlerini
protesto amacıyla kurduğu "sembolik
çadır köyü" dağıttı.
İsrail buldozerlerinin çadırları söktüğü sırada bölgedeki Filistinliler İsrail'in
projesine karşı çıkarak, oturma eylemi
yaptı. AA muhabirine konuşan Halk
Direniş Komiteleri Koordinatörü Hani
Halebiyye, İsrail askeri birliklerinin köyü
abluka altına aldığını ve buldozerlerin
yıktığı çadırlardaki Filistinlilerin bölge
dışına çıkarıldığını söyledi.
Halebiyye, "E1" olarak adlandırılan
"Büyük Kudüs projesi" kapsamında
gerçekleşen yıkımın amacının Kudüs
ile Batı Şeria'yı birbirinden ayırmak
olduğunu ifade etti.
Filistin Milli İnisiyatifi Hareketi Genel
Sekreteri Mustafa el-Bergusi ise köydeki çadırların 10. defa yıkıldığını söy-
ledi.
Oturma eylemine katılan Bergusi,
"İşgal güçlerinin yaptıkları halkın azmini kıramayacak ve direnişçiler köyü
yeniden inşa edecektir. Onlar bir ev
yıkarsa biz 100 ev inşa ederiz, bir ağaç
sökerse bin ağaç dikeriz. Filistin halkı
topraklarını ve özgürlüğünü savunmaktan geri durmayacaktır" dedi.
Bevvabetu'l Kudüs köyü, İsrail'in
Doğu Kudüs'ten Ölü Deniz'e kadar
uzanan yaklaşık 12 bin dönümlük arazinin "Filistinlilerden çıkarılmasını
öngören" E1 projesi kapsamında yer
alıyor. Filistinli aktivistlerin yerleşim birimi inşaatı için ayrılan bölgelerde kurduğu çadırlar daha önce de 9 defa
sökülmüştü.
"E1" bölgesi, yaklaşık 40 bin Yahudi
yerleşimcinin yaşadığı Ma'ale Adumim
yerleşim birimini de içine alıyor. (AA)
BM'den, IŞİD'in insan
hakları ihalleri raporu
BAĞDAT- Birleşmiş Milletler
(BM), terör örgütü IŞİD'in, savaş
suçu, soykırım ve insalık suçu
sayılabilecek insan hakları ihlalleri
yaptığını bildirdi.
BM İnsan Hakları Yüksek
Komiserliği ve BM Irak Yardım
Misyonu'nun (UNAMI) ortak raporunda, Irak'taki insan hakları ihlalleri ele alındı.
Raporda, 2014 yılının son üç
ayında sistemli bir şekilde Irak'ta
IŞİD ile silahlı milisler tarafından
çok büyük çapta insan hakları
ihlallerinin gerçekleştirildiği, örgütün kitlesel katliamlar yaptığı,
kadınları kaçırdığı, köleleştirdiği,
kadın ve çocukları pazarladığı,
erkek çocukları savaşçı olarak kullandığı, mabedleri ve kültürel
mekanları yıktığı belirtildi.
Bunların sistematik insan hakları ihlalleri olduğu ve savaş suçu
oluşturabileceği kaydedilen raporda, "Ülkedeki Hristiyan, Türkmen,
Kürt, Şii ve Şebek gibi çeşitli etnik
ve dini kimliğe sahip unsurlar, IŞİD
ve ona bağlı bazı silahlı gruplar
tarafından kasten ve sistemli bir
şekilde hedef alınıyor" denildi.
Raporda, sözde mahkemelerin
kararı sonucu son üç ay içerisinde
örgütün kontrolü altındaki bölgelerde 165 kişinin infaz edildiği dile
getirilerek, "IŞİD savaş suçu, soykırım ve insalık suçu sayılabilecek
insan hakları ihlalleri yaptı. Öte
yandan hükümete bağlı Şii milisler
de sivillerin kaçırılması, kasten
öldürme gibi ihlallere karıştı.
Hükumetin kontrolü dışında hareket eden bazı silahlı grupların da
Diyala ve Salahaddin başta olmak
üzere çeşitli kentlerde benzer ihlal-
leri gerçekleştirdiği tespit edildi"
ifadelerine yer verildi.
IŞİD'in hedefinin, Irak devletini
ve toplumunu yıkmak olduğu vurgulanan raporda, şunlar kaydedildi:
"Silahlı çatışmaların Enbar'dan
diğer bölgelere sıçradığı 1 Haziran
ila 10 Aralık 2014 tarihleri arasında
7 bin 801 sivil öldü, 12 bin 451 kişi
yaralandı. Öte yandan gıda ihtiyacını temin edemediği ve sağlık ihtiyaçları karşılanmadığı için ölen
sivillerin sayısı ise bilinmiyor."
BM Genel Sekreteri'nin Irak
Özel Temsilcisi Nikolay Mladenov
da bu rakamların sivil kayıpların en
düşük sınırı olduğunu söyledi.
Mladenov, Iraklı liderlerin IŞİD
ile devlet kontrolü altındaki milislerin ihlallerine engel olmak amacıyla
acilen harekete geçerek, milli uzlaşı hükumetinin kurulması için siyasi bir program belirlemesi ve uzlaşının sağlanması için çalışması
gerektiğini kaydetti. (AA)
İSLAMABAD - Pakistan'ın
Hayber Pahtunhva eyaletinin başkenti Peşaver'de, geçen yıl 16
Aralık'ta bir okula düzenlenen saldırıyla ilgili bir kişinin daha gözaltına alındığı bildirildi.
Ordu sözcülüğünden yapılan
açıklamada, geçen yıl 15
Haziran'da aşiretler bölgesi Kuzey
Veziristan'da Talibana karşı operasyon başlatılmasıyla evlerini terk
ederek Peşaver kentinin çevresindeki Pavakay bölgesine yerleşen
mülteciler arasına saklanan zanlının, güvenlik güçlerinin yaptığı
operasyonda gözaltına alındığı
belirtildi.
İsminin Tac Muhammed olduğu
açıklanan zanlının, Peşaver'deki
okula saldırı düzenleyen ikinci gru-
bun başındaki kişi olduğu ifade
edildi.
27 yaşındaki Tac Muhammed'in
sorgusunda, 2008 yılından beri
Pakistan Talibanı üyesi olduğunu,
Kuzey Veziristan'da ve Peşaver
kentinde birçok terör saldırısına
katıldığını söylediği kaydedildi.
Daha önce yapılan açıklamada,
saldırıdaki birinci grubun başındaki
Atikur Rahman takma adıyla
Osman olarak bilinen şahsın gözaltına alındığı ileri bildirilmişti.
Pakistan'da, 16 Aralık 2014'te
7 Pakistan Talibanı militanı tarafından, arasında asker çocuklarının
da bulunduğu Peşaver'deki okula
baskın düzenlenmiş, saldırıda
134'ü çocuk 150 kişi hayatını kaybetmişti. (AA)
Pakistan'daki okul baskını
zanlılarından biri yakalandı
BULMACANIN ÇÖZÜMÜ
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
14
28 Şubat 2015 Cumartesi
Safranbolu'ya Tayvanlı
turistlerden büyük ilgi
TURİZM
UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Karabük'ün Safranbolu
ilçesini geçen yıl yabancı turistler arasında en çok Tayvanlılar ziyaret etti.
İztuzu Plajı
dünyanın "en
iyileri" arasında
MUĞLA - İztuzu Plajı, dünya genelini kapsayan tatil, seyahat, otel yorumları, önerileri ve
eleştirilerinin paylaşıldığı internet sitesinin
ziyaretçileri arasında yaptığı, "2015'te
görülmesi gereken yerler" anketinde
Avrupa'da ilk 5'e, dünyada ise ilk 20'ye girdi.
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği
(TÜRSAB) Batı Akdeniz Bölgesel Yürütme
Kurulu Üyesi Mehmet Çobanoğlu, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, dünyadaki
tüm seyahat severlerin kullandığı internet
sitesinin, bir referans portalı olduğunu söyledi.
İztuzu'nun milyonlarca kullanıcısı bulunan
sitede dünyada ilk 20'ye girmesinin önemine
işaret eden Çobanoğlu, "Tripadvisor'da
yapılan '2015'te görülmesi gereken yerler'
anketinde İztuzu Plajı dünyada 20, Avrupa'da
5. sırada yer almıştır. Bu da bu plajın bu
zamana kadar ne kadar iyi korunduğunu
gözler önüne sermiştir. Turistler burayı çok iyi
korunduğu ve doğal olduğu için tercih ediyorlar" dedi.
Dalyan'da yılda 1,5 milyon turistin konakladığını, bölgenin günlük de yaklaşık 3 bin
turist tarafından ziyaret edildiğini belirten
Çobanoğlu, gelen turistlerin en çok doğaya,
Caretta caretta'lara ve plaja hayran kaldığını
ifade etti.
Dalyan Mahallesi'nin Marmaris ve
Fethiye'nin en meşhur tur destinasyonu
olduğunu vurgulayan Çobanoğlu, şöyle
konuştu:
"Dalyan; Marmaris ve Fethiye gibi bir sahil
kenti değil. Buraya gelen turistler teknelerle ve
minibüslerle plaja gidiyor. Buna rağmen
Dalyan'ı tercih ediyorlar. Bunu iyi irdelemek
gerekiyor. Çünkü buraya gelen turist, buranın
doğası için geliyor. Eğer burası korunmaz,
doğallığı bozulursa gelen turistler de başka
yerleri tercih edecektir."
Dalaman, Ortaca, Köyceğiz Turistik
Otelciler ve Turizm İşletmecileri Birliği (DOKTOB) Başkanı Yücel Okutur ise İztuzu Plajı'nın
bölgede ve dünya üzerinde ekolojik denge
olarak çok nadir bulunan bir yer olduğunu dile
getirdi.
İztuzu Plajı'nın açıklanan listede yer almasına hiç şaşırmadığını belirten Okutur, şunları
kaydetti:
"İztuzu Plajı, kumsalıyla Caretta caretta'ların korunması ve rehabilitasyonuyla dünya
üzerinde örnek bir yerdir. Dünya üzerinde
insanların, turizmin ve yaşamın olduğu ve
doğallığının eskisi gibi kaldığı ender yerlerden
biri İztuzu Plajı'dır. Bu nedenle İztuzu'nun
dünya çapında daha birçok ödülü alacağını
düşünüyorum. Burası her zaman birinci sıraya
oturacak bir doğa harikasıdır." (AA)
ISSN 1308-7622
Yıl: 45
Sayı: 15106
28 Şubat 2015
Cumartesi
GÜNLÜK SİYASİ GAZETE
Yayın Sahibi:
Grup Birikim Matbaacılık Yayıncılık Bil. Med. Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına
Ahmet Serkan Küçük
Genel Yayın Yönetmeni
Ahmet TEKEŞ
Haber Koordinatörü
Dursun ERKILIÇ
Yazı İşleri Müdürü
Şebnem ÜNAL
Sayfa Editörü
Abdülmecit KOYUNSAĞAN
İstihbarat Şefi
Ayşegül BALDEMİR
Muhabir - İnternet Editörü
Alparslan OĞUZ
Haber Merkezi
Şenol Günüç, Emine Özcan, Kenan Ergen,
Hakkı Murat Söbütay, Burcu Kerim, Ayşenur Gürer, Mihriban Demirel,
Tülay Canpolat, Zeynep Efsane Güzeldereli
İdari Merkez
Yeni Batı Mah. 2412 Sok. No: 12 Batıkent - Yenimahalle /
ANKARA Tel: 0312 397 49 79 - [email protected]
Basıldığı Yer:
Yayın Sahibi
Temsilcisi:
Yiğit YİĞİT
KARABÜK- AA muhabirinin derlediği
bilgiye göre, 2013'te ilçede konaklayan
239 bin 466 turist, geçen yıl 23 bin 978
artışla 263 bin 444'e ulaştı. Bunların 209
bin 843'ünü yerli, 53 bin 601'ini yabancı
turistler oluşturdu.
Osmanlı döneminden kalan han,
hamam, cami, çeşme, köprü ve konakların
bulunduğu ilçeyi İstanbul, Ankara, İzmir,
Kocaeli, Bursa ve Eskişehir başta olmak
üzere çok sayıda ilçeden ziyaretçi gezdi.
İlçeye 60 ülkeden gelen yabancı turistler arasında 15 bin 479'la Tayvanlılar ilk
sırada yer aldı. Tayvanlıları 8 bin 749'la
Çinliler ve 6 bin 295'le Almanlar takip etti.
Belediye Başkanı Necdet Aksoy, AA
muhabirine yaptığı açıklamada, ziyaretçi
artışında yurt içi ve dışındaki tanıtımların
etkili olduğunu söyledi.
2013'e göre geçen yıl 23 bin 978
ziyaretçi artışının önemli olduğunu aktaran
Aksoy, "2000 yılında başlayan turizm
hareketliliği, her geçen yıl artarak devam
ediyor. Geçen yıl ilçemizde 263 bin 444
kişi konakladı. Günübirlikçilerle bu sayı
yaklaşık 800 bin. İlçemizde günübirlikçilerle yılda bir milyon turisti ağırlama hedefimiz var. Bu sayıya ulaşmaya az kaldı"
diye konuştu.
Aksoy, bu yıl ilçede 300 bin yerli ve
Samur Dağı, ilk dağcı kafilesini ağırladı
HAKKARİ - Hakkari'de faaliyet
gösteren Reşko Doğa Sporları Kültür
Derneği üyesi 5 dağcı, yıllardır güvenlik nedeniyle yasaklı olan Çukurca
ilçesindeki 3260 rakımlı Samur Dağı'na
kış tırmanışı gerçekleştirdi.
Daha önce yasaklı olan bölgelerin
çözüm süreciyle turizme kazandırılmasının ardından Hakkari'ye gelen
dağcılar, yasaklı dağlara zirve yaptı.
Yıllarca acı haberlerle gündeme gelen
Çukurca'daki Samur Dağı da çözüm
sürecinin ardından ilk dağcı kafilesini
ağırladı. Reşko Doğa Sporları Kültür
Derneği üyeleri Ceylanlı-Meşelik-
Geçimli köyleri arasında yer alan 3260
metre yükseklikteki Samur Dağı'na tırmandı.
Taşlık köyü güzergahını kullanarak
tırmanışa geçen ve kalınlığı yer yer bir
metreyi geçen kara rağmen ilerlemeye
devam eden dağcılar, 3 günlük
yürüyüşün ardından zirveye ulaştı.
Samur Dağı'na tırmanın ilk dağcı
kafilesi olmayı başardıklarını belirten
Türkiye Dağcılık Federasyonu Hakkari
İl Temsilcisi Naci Ertunç, amaçlarının
bölgedeki dağları tanıtarak kış turizminin gelişmesine katkı sunmak
olduğunu söyledi. (AA)
yabancı turistin konaklamasını hedeflediklerini anlattı.
Ziyaretçi artışının turizm yatırımlarını
gündeme getirdiğine dikkati çeken Aksoy,
"Geçtiğimiz yıl turizm rakamları ortaya çıktıktan sonra Safranbolu'da 5 yıldızlı iki otel
inşaatı başladı. Konaklama rakamlarının
artmasıyla hediyelik eşya, yeme içme sektörleri de gitgide yükseliyor. Şu anda
Safranbolu'da artık turizmin birinci sektör
olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim.
Turizmde 10 bin civarında doğrudan, bir o
kadar da dolaylı istihdamla ilçedeki istihdam açığının büyük kısmı karşılanıyor"
değerlendirmesinde bulundu.
ABONE TALEP FORMU
$',62<$',
)ù50$$',
6$'(&(7h=(/.ùúù/(5
9(5*ù180$5$6,9(5*ù'$ù5(6ù
6$'(&(7h=(/.ùúù/(5
6$'(&(7h=(/.ùúù/(5
$'5(6
6(07ù/d(ú(+ù5
3267$.2'87(/()21*60
(3267$7&.ù0/ù.12
$%21(/ù.6h5(6ù<,//,.<,//,.
g'(0(ú(./ù3(úù1..$57,DOÖQPÖûWÖU
$ERQHOLNELWLûWDULKLQGHQLWLEDUHQJQ|QFHDERQHOLNLSWDOL\D]ÖOÖûHNLOGHLVWHQPHGLøLWDNWLUGHDERQHOLNVUHVL\ÖOX]D\DFDNWÖU
7$5ù+
)RUPGDNLELOJLOHULQHNVLNVL]GROGXUXOXSLP]DODQPDVÖQGDQYHWDUDIÖPÖ]DXODûPDVÖQGDQVRQUDDERQH
OLNLûOHPOHULQL]EDûOD\DFDNWÖU
<HGLJQ*D]HWHVLQH
$ERQH2OPDNùVWL\RUXP
Dağıtım: AK Dağıtım Abdulgani AKDAĞ Çağlayan Mah. Tıp
Fakültesi Caddesi No: 258/11 Mamak/ANKARA Tel: 0312 368 04 09
Resmi ilanlarımızı internet sitemizden de görebilirsiniz.
www.yedigungazetesi.com.tr
Sözleşmesiz yazarlara ücret ödenmez
YediGün Basın Meslek ilkelerine uymaya söz vermiştir
Büyük Anadolu Medya Grup Özel Eğitim Gıda ve İnşaat Ltd. Şti.
İstanbul Cad. Elif Sokak No:7/244 İskitler - Ankara TEL: 0 312 384 30 70 Pbx
Yayın Türü: Yerel - Süreli (Pazar hariç)
ù0=$
<XNDUÖGDNLELOJLOHULQGRøUXOXøXQXNDEXOYHEH\DQHGL\RUXP
%HOLUWWLøLPJD]HWHJD]HWHOHULQDGUHVLPHJ|QGHULOPHVLQLRQD\OÖ\RUXP
:2
<,91
4;
8735
*5; <97: 7/2
<+; .6/ <
. 3*
:8' 8<,
612
:11 4: <-65' 69<; 6/,;7
944 1-6
;6<
;<* 6<:6< 87;1;8#97927:;87 0.6$
438
98, 8; <5;4;/<;043 4:1<: 2< %698: 0/8 <*94 6<+%7- 9*<(
12
/. 6;5 <+9
5;28:7<.7;4;<: 0+:
(: 6/2 6989<5;;7' 87:69
4/ :7: .,0 4:
7:
8(
4: 8/8<, <8: 7795 %8:2 38
/ 8.295 :8: 9)<4 87;638 9$
:5. +9796$< <56 .6; 6<4:4
295
.7; 8. /&< -0.
:A
:5. 84:<, 6-7
4>
7:69 13#3<(%
:?
;61
BA
*
;B
>9@
-2
B=,
>?>
$
"$
$
>AB
$6@
&
# %
"
'
!
$
#
$
#
$ERQHOLNùûOHPOHULYH'DøÖWÖPÖ<DSDQ)LUPD
*UXS%LULNLP0DWEDDFÖOÖN
<D\ÖQFÖOÖN%LOLûLP0HG\D6$1YH7ù&$ú
%DWÖNHQW<HQL%DWÖ0DK6RNDN1R
<HQLPDKDOOH$1.$5$
ZZZ\HGLJXQJD]HWHVLFRPWU‡JD]HWH\HGLJXQ#JPDLOFRP
=8
;B9A
@(
-= ;
B92 @6 <[email protected]
9@> ;<5 ?B@ ?6A.
B+@ @=AB 8
=A. 9'B ,><A5
B), @=A
B), 0@>A <4B @=@ 41
94=
.B5 @
A9A
;>; ;> A:A>
<A 7B1?=B? A=B B89?:
@6 6@
0@
@B0 7 ?<:?'B# @: @+@/ [email protected];=>?>B?> 31A95
A: A>[email protected] &?& A=? B8@ ?8'
>;
8@
=A8 /6 >B@ 9?<< [email protected] ?=:
>
@/
)A @+@ ;&; "B8@'B!2- ?/9
7=1 3?- [email protected]@
9;'B :@:;5B
:;8 ?B:A(
50 @3 @/ B?<A %?>
A @/;>; @& =?>
7 A-B!AB# (<7 >B?
@5 B3A
>@
792 32 >.
A
>B+
@8
(@ @+ [email protected] =8A ;
1;= 1A>?>
:A
:2
94=
"
$= 5A9B" =B2 <;B /8@><7.
*0 8@><@@/@=;A<B#@ =2(
9A
1@ 8B1 A> :@
:?9 %
%2 B <B;<;%+<A9. 9A0 ;-B8@ =A
5@ B:A >B?<8B [email protected] =?69<A
A<
A %<4 ;<@ B1; =,
! &
4 <@/<@=;>; .B9A <A BA>
=/;
(?< A8 8?>
8@
[email protected]
B:A =5
92- 8<@ +A :?'B A<B!A >7 7
$%
"
5@ =6?>?B= B:A 4=6 [email protected] 2> ?<A
&
!
:A >7 9A=?B -A [email protected] 4B:
4>
'
'
!
&
!
&
2<7 8=A 0B2 2- 4/ A<
A .B @ @9B ,= A>
?6A (?<.B597=B)B
:A 7/ ?'B
2<59?=: <?
)A @0%A
B#
<A9 @0
A+
;B" 5@>B); @
@>
@3 8% ;=
/8 <A3
#@ .B 4 ?B+AB =8@;<5;/9 @-9;'
:A =1A6 2<[email protected] A6?B3
63
!4 [email protected] B1; ?=5
A=@ @>
@ &4694 >:
B2- ;6;>:<@=;>
34 (A=<A
3?
3A ;/B@%/;5
:A
?5
=8?
?=
!4 @[email protected]@8<@ ;<B1 ?B6A% A5
@6
2> B17
>B> A(?>6;<B,>=;>:@
<4>
1, @6A9A A=A :A.B@ %<@
B
6?3 >7%B+ =?> B62>7
$
62 8A9<A ?5
"*
#$ *
@> ?B6A% A(?&'
* *
<?6 =A
'B
),
#
'
& **
%
"*
5? @> >7
)
:4<0@@3;[email protected];>
?B [email protected]?:BB-A@>B@
$
9?
B
B
B
B
B
<
B
<
<
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
<
<
<
<
<
<
<
B
B
<
<
<
<
B
<
<
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
<
<
<
<
B
B
B
B
B
B
B
B
<
<
<
<
B
B
B
B
<
<
<
<
<
<
<
B
<
<
<
<
<
<
<
<
<
<
<
<
<
B
B
>
>@
7>
2=7
5?
92= >2(<7 :A 5?<<A%28B, A=@ B17 .B8
.
B2-4>:A <@[email protected]
5@ .B "A =8B ?>B
B?% 3<A
6 8?> B!4A:B?% -;<@>B,>
5@ :464@&@
@ ,&
?<?/ 1A6?.55
)4 0@ B@<5@ ?
94= 0@ 9<?:?='B9<A=B)
57 ;>@ :A<A6
7 5A ?3A
@<9 @ >7 8;3 [email protected]
54 (7 32
0@
<:7 >4 :?
B B
>
:A <A=
4> A>
<5 85
B&7 B!4= B
" @> 3A
<
B
B
:?
>B8?>1:4<0 B;[email protected] 35 5A ?B+A B17 =7
7> :7
5 5<
( 7<9@ 7B* .[email protected] &B4<A
9?.B >A 632> <7>
8
B%2
;[email protected] A=A "$
@0B A8B4&
:?'B
/9?=
2(<7.B?B),=4/5
8<A
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
B
$
28 Şubat 2015 Cumartesi
Ergin Ataman'ın cezasına itiraz edilecek
İSTANBUL -Galatasaray
Kulübü'nün basketboldan sorumlu
yönetim kurulu üyesi Ural Aküzüm,
Türkiye Futbol Federasyonu (TBF)
Disiplin Kurulu'nun, erkek basketbol
takımı başantrenörü Ergin Ataman'a
verdiği 75 bin lira para cezasına itiraz
edeceklerini açıkladı.
Aküzüm, kulüp televizyonu GSTV'ye
yaptığı açıklamada, Ataman'a, oyuncusu Göktürk Ural'a tokat attığı için verilen
cezanın isabetsiz olduğunu savunarak,
"Ergin Ataman için federasyon disiplin
kurulunun aldığı karara itiraz edeceğiz.
Kocaman, Fenerbahçe'yi
beşinci kez yenmek istiyor
Türkiye'de bazı takımların koçları saha
içinde ve maç sırasında oyuncularına
aleni sert fiziksel müdahalelerde bulundu, bu önemli takımlarda meydana
geldi. Soyunma odası değil, maç esnasında ve seyircilerin önünde oldu.
Ancak aleni olan şeylere ceza vermeyen
federasyon soyunma odasında meydana gelen bir olayı çok çabuk cezalandırdı" ifadelerini kullandı.
Sarı-kırmızılı yönetici, sakatlığının
tedavisi nedeniyle bir süredir ABD'de
bulunan Kelsey Bone'un da yarın takıma katılacağını duyurdu. (AA)
Yiğidolar'da
kombinelere
"Sergen Yalçın
dopingi"
KONYA - Spor Toto Süper Lig'de farklı
takımların başında Fenerbahçe'yi dört kez yenen
Aykut Kocaman, beşinci galibiyetini Torku
Konyaspor ile almak istiyor.
Başarılı futbolculuk yıllarının ardından teknik
direktörlük kariyerine 2000-2001 sezonunda
İstanbulspor ile başlayan Aykut Kocaman,
İstanbul ekibinin başında 4 yıl görev yaptı. Daha
sonra Malatyaspor'un teklifine "evet" diyen
Kocaman, Malatyaspor'un başında bir sezon
kaldı. 2005-2006 sezonunda zor günler geçiren
Torku Konyaspor'dan teklif alan Kocaman, yeşilbeyazlıların başında göreve başladı. Kocaman,
Konya ekibinin o dönem yüksek performans
göstermesinde büyük pay sahibi oldu. O sezon
Kocamanlı Torku Konyaspor, kulüp tarihinde en
başarılı sezonunu geçirmiş oldu. Torku
Konyaspor'da da bir sezon duran Kocaman,
daha sonra kendisi açısından "milat" sayılabilecek Ankaraspor'a imza attı.
Ankaraspor'da 2006-2009 yıllarında görev
yapan Kocaman, 2009-2010 yılında Christoph
Daum'un teknik direktörlük yaptığı
Fenerbahçe'de sportif direktör olarak çalışmaya
başladı. Daum'un takımdan gönderilmesinin
ardından Fenerbahçe'de teknik direktörlük
macerası başlayan Kocaman, Fenerbahçe'nin
başında büyük başarılara imza attı. Daha sonra
futbolda "3 Temmuz süreci"nin ardından "yorulduğunu" açıklayan ve Fenerbahçe'de teknik
direktörlük görevinden istifa eden Kocaman, yaklaşık 1,5 yıl futboldan uzak yaşadı. Daha sonra
Aykut Kocaman, Torku Konyaspor'da Mesut
Bakkal'dan boşalan teknik direktörlük koltuğuna
oturdu.
Kariyerinde 5 ayrı takımı çalıştıran Aykut
Kocaman, farklı takımların başında Fenerbahçe
ile 18 kez karşılaştı. Bu karşılaşmalarda 4 maçtan
galip gelen Kocaman, iki beraberlik elde etti, 12
kez de yenildi. 2000-2004 yılları arasında
İstanbulspor'un başında 8 kez Fenerbahçe ile
karşılaşan Kocaman, sarı-lacivertlileri 3 kez
yendi. Daha sonra Fenerbahçe karşısında galibiyet "suskunluğuna" giren Kocaman 4 yıl sonra
2008-2009 sezonunda Ankaraspor başında,
sahasında Fenerbahçe'yi 1-0 yendi. Şu ana
kadar sarı-lacivertlilerinin karşısında 4 müsabakadan galip ayrılan Torku Konyaspor, beşinci galibiyetini Konya ekibinin başında almak istiyor. Torku
Konyaspor-Fenerbahçe müsabakası cumartesi
günü saat 19.00'da oynanacak. (AA)
Karabükspor, kötü gidişe “dur” demek istiyor
KARABÜK - Geçen sezon lig tarihinin en
başarılı dönemini geride bırakan, ilk kez
UEFA Avrupa Ligi'nde mücadele eden
Karabük temsilcisi, kötü gidişe "dur" demek
istiyor.
1993-1994, 1997-1998, 1998-1999, 20102011, 2011-2012, 2012-2013, 2013-2014 ve
2014-2015 Spor Toto Süper Ligi'nde 21. haftalar itibarıyla tarihinin en kötü performanslarından birine imza atan Kardemir
Karabükspor, zor günler yaşıyor.
Lige Fenerbahçe yenilgisiyle başlayan,
oynadığı 21 maçın sadece 4'ünde sahadan
galip ayrılan Karabük ekibi, 5 de beraberlik
alarak sadece 17 puan toplayabildi.
Rakiplerine 12 kez yenilen, 17. sıraya
kadar gerileyen Kardemir Karabükspor, kötü
gidişe son vermek için teknik direktörlük
değişikliğine gitti ve Tolunay Kafkas'ın yerine
Yılmaz Vural'ı takımın başına getirdi.
Karadeniz temsilcisi, 1993-1994 ve 19981999 sezonlarının 21. haftaları itibarıyla tıpkı
bu sezon olduğu gibi, aldığı kötü sonuçlar
nedeniyle zor günler yaşadı ve her iki sezon
sonunda da alt lige düştü.
Teknik Direktör Yılmaz Vural, AA muhabirine yaptığı açıklamada, zor günleri atlatacağına inandığı için takımın başına geldiğini söyledi.
Kardemir Karabükspor'un ligde kalması
gerektiğini anlatan Vural, "Kulüp yönetimi,
sadece bu günü değil, geleceği planlayan
projeler ortaya koyuyor. Projeleriyle Türk futboluna hizmet ediyor. Ekonomik ve sportif
bakımdan diğer takımlara örnek olmuş ve
oluyor. Kardemir Karabükspor'un bu ligde
kalması için elimizden geleni yapacağız.
Bunun için buradayız" diye konuştu. (AA)
SİVAS- Spor Toto Süper Lig ekiplerinden
Medicana Sivasspor'da Sergen Yalçın'ın teknik
direktörlük görevine getirilmesinin ardından
kombine kart satışları yüzde 52'lik artışla 5 bin
89'a ulaştı.
Maçlarını UEFA kriterlerine sahip, 15 bin
630 seyirci kapasiteli 4 Eylül Stadı'nda oynayan kırmızı-beyazlı ekibin iç saha karşılaşmalarında geçerli kombine kartlarının satışında teknik direktör Sergen Yalçın'ın göreve başlamasının ardından yaşanan artış dikkati çekti.
Ligin ilk yarısında Sivasspor'un başarısız
performansı nedeniyle maçlara fazla ilgi göstermeyen taraftarlar, Yalçın dönemindeki galibiyetlerle takımın küme düşme hattının üzerine
çıkmasının ardından tribünlerdeki yerlerini
almaya başladı.
Süper Lig'in ilk yarısı tamamlandığında 3
bin 342 kombine kart satan kırmızı-beyazlı
kulübün kombineli taraftar sayısı, dün itibarıyla
yüzde 52'lik artışla 5 bin 89 oldu.
Kale arkası 40, maraton 70 ve VIP tribünü
100 liradan satılan kombine kartlar, Sivas ekibinin bu sezon iç sahada oynayacağı 7 Süper
Lig maçı ve Ziraat Türkiye Kupası karşılaşmalarında geçerli olacak.
Medicana Sivasspor, Spor Toto Süper Lig'in
ikinci yarısında sahasında Beşiktaş, Bursaspor,
Balıkesirspor, Mersin İdmanyurdu, Fenerbahçe,
Kasımpaşa ve Trabzonspor'u konuk edecek.
(AA)
Cannavaro'ya 10
ay hapis cezası
ANKARA - Eski İtalyan futbolcu Fabio
Cannavaro'nun, vergi kaçırdığı iddiasıyla el konulan
villasına izinsiz girdiği gerekçesiyle 10 ay hapis
cezasına çarptırıldığı iddia edildi.
İtalyan basınında yer alan haberlere göre, vergi
kaçırdığı iddiasıyla hakkında daha önce soruşturma
açılan eski İtalyan milli futbolcunun, Napoli kentinin
Posillipo bölgesindeki villasına ve 180 bin avro
değerindeki yatına mahkeme kararıyla polis tarafından el konuldu.
Çin'in Guangzhou Evergrande takımında teknik
direktörlük yapan Cannavaro'nun, söz konusu
yasağa rağmen villaya izinsiz olarak giriş yapması
gerekçesiyle 10 ay, aynı suça iştirak eden eşi
Daniela Arenoso'nun 4 ay, Serie A takımlarından
Sassuolo'da forma giyen kardeşi Paolo'nun ise 6
ay hapis cezası aldığı ileri sürüldü.
Cezalara itiraz başvurusu yapan tarafların, nihai
karar alınana kadar tutuksuz yargılanacağı belirtildi.
İtalyan stoper, İtalya'da Inter, Juventus, Parma,
Napoli ve İspanya'nın Real Madrid takımlarında
forma giymişti. (AA)
28 Şubat 2015 Cumartesi
Diyarbakır'da aralarında Irak ve Suriye'den
gelen sığınmacıların da bulunduğu kadınlar,
oyuncak bebekler için hazırladıkları yöresel
kıyafetlerle hem kültürlerini yaşatıyor hem de
aile ekonomisine katkı sağlıyor
“Oyuncak bebek” yaparak
kültürlerini yaşatıyorlar
DİYARBAKIR - AZİZ ASLAN Diyarbakır'da oyuncak bebekler için hazırlanan
ve çeşitli kültürlerin yansıtıldığı yöresel kıyafetler
büyük ilgi görüyor.
Alternatif Üretim ve İstihdam Derneği'nce,
Sur ilçesinde evlerinde üretim yapmaya teşvik
edilen aralarında Irak ve Suriye'den gelen sığınmacıların da bulunduğu kadınlar, hazırladıkları
oyuncak bebek kıyafetleriyle hem kültürlerini
yaşatıyor hem de ailelerine gelir sağlıyor.
Terör örgütü IŞİD'in saldırıları nedeniyle
Kobani (Ayn el Arap) ve Şengal'den gelenlerin
yanı sıra Türk, Kürt, Arap, Dom ve Süryanilerin
de bulunduğu kadınlar kendi evlerinde atık
kumaşlarla kıyafet üretimi yapıyor.
Dernek Başkanı Gülbahar Örmek AA
muhabirine, çalışmayı herkesin kendi evinde
ailesiyle birlikte yaptığını söyledi.
Kadınların, yabancısı oldukları bir kentte
yaptıkları üretimin karşılığını almaktan mutlu
olduklarını dile getiren Örmek, şöyle konuştu:
"Para harcamadan sadece onlara getirilen
kumaş parçalarıyla ürettikleri oyuncak bebek
başına 4 lira kazanıyorlar. Kadınlar günlük
olarak ev işlerini aksatmadan en az 10 bebeği
kendi kültürünün kıyafetleriyle yapıyorlar.
Bebeklerin satışını internet ortamı ve hediyelik
eşya satan firmaların toplu siparişi ile yapıyoruz.
Elde edilen gelirleri de emek veren ailelere
veriyoruz."
Çin, Fransa ve İspanya'da yerinde üretime
ilişkin bazı modellerin varlığından örnek aldıklarını belirten Örmek, şöyle devam etti:
"Çin'de her evin bir odası atölye olarak kullanılıyor. Türkiye'de 8 kişilik bir ailede 1 kişi
çalışıyor. Toplumumuzda öyle olması gerekiyor
gibi bir algı bulunuyor. Eğer bir yerde tüketim
varsa üretim de olmalıdır. Bu şekilde herkes
kendi yeteneği doğrultusunda üretim yapabilir.
Bu çalışmalar sayesinde kadınlar sadece para
kazanmak yerine neler üretebileceğini de
görüyor."
Kobani'den (Ayn el Arap) kaçarak
Diyarbakır'da yerleşen Muna Evdılah da
yaşadıkları kötü günleri bu çalışma sayesinde
unuttuklarını söyledi.
Kendi özel günlerinde giydikleri kıyafetleri
oyuncak bebeklere göre diktiklerini anlatan
Evdılah şunları söyledi: "Bebeklere hazırladığımız giysilerde kendi kültürümüzü yansıtan
modellere yer veriyoruz. Bu bebekleri alan
kişilere Kobanili kadınların giyim tarzını göstermiş oluyoruz. Yabancı bir kentte kendi
kültürümüzü yansıtarak para kazanıyoruz. Bu
mağduriyetimizin yanında böyle üretimde
bulunmak bizim için fırsattır." (AA)
Güneşin zararlı ışınlarını
süzen kumaş üretildi
Bu da
“Eşek
Hastanesi”
ADDİS ABABA- ORHAN KARSLI Etiyopya'da başta yük taşıma olmak
üzere birçok alanda kullanılan eşekler için
özel "hastane" bulunuyor.
Başkent Addis Ababa'nın 45 kilometre
güneydoğusundaki Bishoftu kentinde
bulunan "Eşek Hastanesi", İngiltere
merkezli bir kuruluşun finansmanıyla 1994
yılında faaliyete başladığı belirtildi. Bölge
halkının gıda, su, yakacak, inşaat ve
birçok ihtiyaç malzemesinin taşınmasında
kullanılan eşekler burada ücretsiz tedavi
ediliyor.
İnsanlar, maddi imkansızlık nedeniyle
eşeklerini, tedavi için bu merkeze
götürüyor. Söz konusu klinikte acil
durumlara müdahale için de bir ambulans
bulunuyor.
Klinikte, vahşi hayvanların saldırısına
maruz kalan eşeklerin yanı sıra, parazit ve
çeşitli nedenlerle hastalanan hayvanlar ve
bazı doğum operasyonları da gerçekleştiriliyor.
Kliniğin sorumlusu Alemayehu Fanta,
kliniğin kırsal kesimde yaşayan halkın
refahına önemli ölçüde katkıda bulunduğunu ifade ederek, "Kliniğimiz sadece
eşeklere özel olması bakımından Afrika'da
benzer kliniklerin ilk örneğidir. Uzun yıllar
boyunca Etiyopya'da eşeklerin ömrü 7 ila
9 yıl arasındaydı. Bizim burada köylülere
verdiğimiz eğitim ve tedavi çalışmalarımızın sonucunda, bu süre 13 ila 15
yıla kadar çıktı" diye konuştu.
Klinikte görevli veteriner hekim
Zelalem Assefa, yüksek teknolojiye sahip
bir sağlık merkezine sahip olduklarını
belirterek, "Laboratuvarlar, cerrahi müdahale odaları, gerekli aletler ve ilaçlarla
hizmet veriyoruz" dedi.
Veteriner hekim Manyaheleshal
Amente ise yaklaşık 7 milyon eşeğin
bulunduğu Etiyopya'nın, Çin'in ardından
en çok eşeğin yaşadığı ülke olduğunu
söyledi.
Bu hayvanların ülkenin askeri tarihinde
de önemli bir rolü bulunduğuna değinen
Amente, Etiyopya'nın tarihte girdiği
savaşlarda eşeklerle askerler için mühimmat, gıda ve su taşındığını anlattı.
(AA)
SONER KILINÇ-UŞAKUşak Üniversitesi'nde toz
haline getirilerek kumaş
yüzeyine uygulanan volkanik
kayaç perlitten güneşin
zararlı ışınlarını yüzde 98
oranında süzen tekstil
malzemesi geliştirildi.
Uşak Üniversitesi
Mühendislik Fakültesi Tekstil
Mühendisliği Bölümü Öğretim
Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bahar
Tiber, yaptığı açıklamada,
tekstil ürünlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar
yürüttüklerini, bu kapsamda
volkanik kayaç olan camsı
ürün perlitin kumaş yüzeyine
uygulanması yönünde
girişimlerde bulunduklarını
bildirdi.
Ozon tabakasındaki
incelmenin ardından
yerkürenin güneşin UV ışınlarına daha fazla maruz
kaldığına, buna bağlı olarak
da insanlarda cilt sorunlarının
arttığına dikkati çeken Tiber,
geliştirdikleri kumaşın süzme
özelliği sayesinde ciddi bir
kullanım alanı bulacağını
düşündüklerini söyledi.
Perlitin yanmayan, süngersi gözeneklere sahip
olduğunu, ısıtıldığında genleştiğini, farklı sektörlerde
yalıtım malzemesi olarak kullanıldığını belirten Yrd. Doç.
Dr. Tiber, ürünün kumaş
yüzeyine ilk kez uyguladıklarını ve bunun patendini
aldıklarını aktardı.
Volkanik kayaçların özel
bir türü olan perlitin dünya
rezervinin yaklaşık yüzde
70’inin Türkiye’de olmasından
yurt içinde kolay ve ucuza
bulunduğunu ifade eden
Tiber, toz haline getirdikleri
bu ürünü çeşitli bağlayıcılar
kullanarak pamuklu kumaş
yüzeyine uyguladıklarını kaydetti.
Elde edilen tekstil ürünü
üzerinde çeşitli test ve
inceleme gerçekleştirdiklerini
aktaran Bahar Tiber,
"Geliştirdiğimiz kumaşın
güneşin zararlı ışınlarının
yüzde 98 oranında
süzdüğünü belirledik. Güneş
ışınlarını geçiriyor ancak
zararlıları süzüyor" dedi.
Tiber, şu bilgileri verdi:
"Kumaştan güneşlik, şemsiye, perde hatta kıyafet yapmak mümkün. Özellikle ev ve
iş yerlerinde perde olarak
kullanılması sağlık yönünden
önemli avantajlar sağlayacağını öngörüyoruz. Çok
sıcak bölgelerde bu kumaştan yapılan perdeler evlerin
çok ısınmadan ışık almasını
sağlar. Gıda malzemelerinin
korunmasında da faydalanılabilir. Kumaş ayrıca radyan
ısıya karşı izolasyon da
sağlıyor, ışıma yoluyla oluşan
ısıyı engelliyor. Ses emici
özelliği var. Duvar kağıdı
olarak kullanıldığında yanmaz
özelliği dikkati çekiyor."
(AA)
Download

`Yeni Türkiye` konferansı